Otomobil satın alırken, fiyat, yakıt ve motor tipi önemli bir rol oynuyor. Aracın şanzıman tipi de otomobil kullanıcılarının tercihlerinde önemli bir faktör olarak görülüyor. Özellikle yoğun şehir içi trafikte konforlu sürüş imkanı sunan otomatik vites otomobillere ilgi de giderek artıyor.
Türkiye otomotiv pazarında, bu yılın ocak-mart döneminde otomatik vites araç satışları yükselmeye devam etti. Söz konusu artışta küresel anlamda otomatik vites otomobil üretiminin manuel vitese kıyasla daha fazla olmasının da etkisi bulunduğu belirtiliyor.
AA muhabirinin Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği (ODMD) verilerinden derlediği verilere göre, Türkiye otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı, yılın ilk çeyreğinde 2023’ün aynı dönemine göre yüzde 25,2 büyüyerek 295 bin 519 adet oldu.
Bu dönemde, otomobil satışları yüzde 33,05 artarak 233 bin 389 adet, hafif ticari araç satışları da yüzde 2,6 artışla 62 bin 130 adet olarak kayıtlara geçti.
Mart sonu itibarıyla otomatik şanzımanlı otomobiller, satışlardan 208 bin 441 adetle yüzde 89,3 pay alırken, manuel şanzımanlı otomobillerin payı 24 bin 948 adetle yüzde 10,7 oldu. Böylece söz konusu dönemde satılan her 10 otomobilden 9’u otomatik vites olarak kayıtlara geçti.
EN DÜŞÜK PAY C SEGMENTİNDE
Segment bazında ele alındığında, en yüksek otomatik şanzıman payına yüzde 100 ile ultra lüks segmenti (F), lüks segmenti (E) ve üst-orta segment (D) sahip oldu. Bu segmentleri, yüzde 97,4 ile en küçük şehir otomobilleri olarak bilinen A segment, yüzde 94,8 ile küçük araç sınıfı olarak bilinen B segment ve yüzde 84,2 ile de kompakt sınıf ya da alt orta sınıf olarak adlandırılan C segment takip etti.
Mart ayı otomobil satışları baz alındığında da otomatik vites satışları manuel vites satışlarının üzerinde gerçekleşti. Geçen ay toplam 40 bin 512 otomobil satışının 29 bin 276’sını otomatik vites otomobiller oluşturdu.
MANUEL VİTES PAYI DÜŞÜYOR
Dönemler itibarıyla bakıldığında manuel vites otomobillerin pazar payı azalış trendini sürdürdü.
Geçen yılın ocak-mart döneminde otomatik şanzımanlı otomobillerin pazar payı yüzde 73,2 ve satışı 128 bin 403 adet, manuel şanzımanlı otomobillerin pazar payı da yüzde 26,8 ve satışı 47 bin 18 seviyesinde gerçekleşmişti.
2022 yılının ocak-mart döneminde manuel şanzımanlı otomobillerin toplam satışlardaki payı yüzde 21,8, 2021’in aynı döneminde yüzde 23,5, 2020’de yüzde 28,49, 2019’da yüzde 36,42, 2018’de yüzde 34,94, 2017’de yüzde 41,13, 2016’da yüzde 45,87 ve 2015’te de yüzde 53,23 seviyesinde kayıtlara geçmişti.
ODMD sitesinde ilk verilerin yer aldığı 2006 raporunda ise tüm segmentler içindeki otomatik vitesli araç satışlarının payı yüzde 22, manuel vitesli araç satışlarının payı da yüzde 88 olarak kaydedilmişti.
]]>Gökçeoğlu, zarar verme potansiyeline sahip doğa olaylarının, yapılaşma ve planlamadaki yanlışlar, mühendislik prensiplerinin yeterince veya hiç dikkate alınmaması sonucu afete dönüştüğünü vurguladı.
Özellikle depremlerin, afete karşı hazırlıklarını tamamlamayan, yoğun yerleşik nüfus ve ekonomik aktiviteye sahip bölgelerde gerçekleşmesi sonucu kayıp ve zararların arttığına dikkati çeken Gökçeoğlu, nerede hangi doğal tehlikenin gelişebileceğinin farkında olunması gerektiğini söyledi.
PLAN OLURSA AFETE DÖNÜŞMEZ
Gökçeoğlu, “Bu farkındalığa göre yapacağımız planlamalarla, seçeceğimiz yerleşimlerle, yapacağımız binalarımızla, kamu ve hizmet binalarımızla, demir yolu, kara yolu, otoyol gibi ulaştırma yapılarımızla; bunların altyapı sistemlerini, elektrik, kanalizasyon, su sistemlerini buna göre planlar, projelendirir ve yaparsak hiçbir doğal tehlike bizim için afete dönüşmez. Ufak tefek kayıplarımız olabilir ama afete dönüşmez” dedi.
Karlıova’dan başlayıp Saros Körfezi’ne kadar giden Kuzey Anadolu Fay Zonu’nun birçok segmentten oluştuğuna değinen Gökçeoğlu, bu segmentlerin neredeyse tamamının son yüzyılda kırıldığını dile getirdi.
Gökçeoğlu, kırılmayan iki segmentten birinin Marmara Denizi, diğerinin Bingöl-Erzincan arasındaki Yedisu segmenti olduğunu anlatarak, şöyle devam etti:
– Dolayısıyla bu ikisi üzerinde bilimsel olarak da teknik olarak da deprem beklentisi var. Depremin, Marmara Denizi’nde daha yakın zamanda olması muhtemel çünkü 1999 depreminden 3 ay sonra Düzce Depremi gerçekleşti. Oradaki segment de kırıldı. 1912’de Saros Depremi var. 1912 ile 1999 depremleri arasındaki bölge şu anda depreme hazır biçimde bekliyor. Halk arasındaki deyimle artık eli kulağında bekliyoruz. Kimilerine göre bu iki parçada kırılır 7’yi bulmaz, kimilerine göre tek parçada kırılır 7,4’e ulaşır.
MARMARA’NIN TAMAMINI ETKİLER
Gökçeoğlu, Marmara Denizi’nde sismik çalışmalardan yola çıkılarak elde edilen verilerin olduğunu ancak deniz dibini karadaki kadar net göremediklerine değinerek, “Bu deprem ister 6,9 ister 7,2 olsun öyle ya da böyle İstanbul’u, Kocaeli’yi, Yalova’yı, Bursa’yı, Bandırma’yı hatta Tekirdağ’ı ciddi biçimde etkileme potansiyeline sahip. Yani Marmara Bölgesi’ne hep ‘İstanbul İstanbul’ deniyor ama o bölgenin neredeyse tamamını ciddi biçimde etkileme potansiyeline sahip” değerlendirmesinde bulundu.
Depremi üretecek aktif fay Marmara Denizi içinde kaldığından kıyısı bulunan kentlerin etkileneceğine işaret eden Gökçeoğlu, İstanbul’a dikkati çekerken diğer şehirleri de gözden kaçırmamak gerektiğini çünkü fayın diğer illere de oldukça yakın konumda bulunduğunu söyledi.
TSUNAMİ UYARISI
Gökçeoğlu, Marmara Denizi’ndeki fayın kuzey bölgesinde olan ciddi boyuttaki deniz altı heyelanlarının depremin ardından tetiklenmesinin söz konusu olduğunu, bu nedenle tsunami etkisinin görülebileceğini kaydetti.
Bu kapsamda Anadolu yakasının Avrupa yakasına göre jeolojik açıdan biraz daha şanslı olduğunu belirten Gökçeoğlu, yine de yapı kalitesi, ulaşım ve altyapı ağının, yaşanması muhtemel depremdeki kayıpların boyutunu etkileyecek parametreler olduğunu anlattı.
İstanbul’daki yeni yapıların birçoğunun iyi mühendislik hizmeti aldığını ifade eden Gökçeoğlu, olası depremde İstanbul’daki köprü, tünel ve metro sistemlerinde hasar oluşmasını beklemediklerini, eski, birbirine girmiş, planlama ve mühendislik hizmeti doğru olmayan eski yapılarda ise hasarın kaçınılmaz olduğunu sözlerine ekledi.
]]>