Sektör – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Sun, 14 Apr 2024 21:21:32 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 E-Ticaret 33 trilyon TL’ye koşuyor https://www.foxhaber.com.tr/e-ticaret-33-trilyon-tlye-kosuyor/ https://www.foxhaber.com.tr/e-ticaret-33-trilyon-tlye-kosuyor/#respond Sun, 14 Apr 2024 21:21:32 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6090 Pandeminin yarattığı çarpan etkisi ile tüm yaş ve gelir gruplarının hayatında vazgeçilmez bir noktaya ulaşan e-ticaret sektörü, ihracat ve sosyal medyanın yaratacağı domino etkisi ile 2024’te hızlı bir büyüme hedefliyor. Kozmetikten elektronik ürünlere, giyimden yemek siparişlerine kadar her alanda hızlı bir büyüme kaydeden sektör, özellikle enflasyon baskısı altındaki tüketicilerin fiyat performans odaklı alışverişlerinde önemli bir adres olarak öne çıktı. Ekonomide kaldıraç görevini üstlenen e-ticaret sektörünün 2023 yılını yüzde 100 artışla 1.6 trilyon TL işlem hacmi ve 5.3 milyar adet sipariş ile kapattığını açıklayan Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği (ETİD) Başkanı Hakan Çevikoğlu “Aynı şekilde 2022 yılında e-ticaretin genel ticaret içindeki payı yüzde 19.1 iken 2023’te bu oran yüzde 20’lere yükseldi. Geçtiğimiz sene yapılan her 5 alışverişten biri internet üzerinden gerçekleşti. Sektör olarak 2024’ün sonunda 3.3 trilyon liralık ciroya ulaşmayı hedefliyoruz ve e-ihracatın bu rakamlara ulaşılmasında oldukça etkili olacağını düşünüyoruz” değerlendirmesini yaptı.

ÇİN’DEN SONRA İKİNCİYİZ

Sektörle ilgili yorumlarında e-ihracata dikkat çeken Hakan Çevikoğlu, 2028 yılında da bu alanda 37.5 milyar dolarlık bir hedef belirlediklerini kaydetti. Şu anda e-ihracatın genel ihracat içindeki payının yüzde 2.1 olduğunu belirten Çevikoğlu, şöyle devam etti: “Ticaret Bakanlığı da bu oranı 2028 yılında yüzde 10’a çıkarmak için destekler veriyor. Dünya çapında her 4 e-ticaret paketinden biri yurt dışına gidiyor ve ülkemizde ise bu oran 20’nin üzerinde. Hindistan, Latin Amerika ve Çin gibi ülkelerde büyük fırsatlar bulunuyor. Çin’den sonra en çok e-ihracat ürünü olan ülkenin Türkiye olduğunu düşünüyorum.”

Sektörü 5 kategori sürükledi

Sektör verilerine göre tüketicinin online alışverişlerinde 5 kategori öne çıkarken, 2024’te de sektörün yine 5 kategorinin sürükleyici gücü ile büyümesi bekleniyor. Moda ve aksesuar, elektronik ve teknoloji, kozmetik ve kişisel bakım, hizmet, turizm ve seyahat’in en çok işlem gören sektörler arasında yer aldığını kaydeden Hakan Çevikoğlu, “Hatta bu beş sektör, 2022 yılında satış hacmi bakımından e-ticaret sektörün yüzde 63’ünü ve işlemlerin yüzde 66’sını oluşturdu. 2024 yılında da e-ticaret alışverişlerinin bu 5 sektör üzerinde yoğunlaşacağını söyleyebiliriz” dedi.

E-TİCARET SEKTÖRÜNÜN GELECEĞiNi YORUMLADILAR

Trendyol Grubu Ceo’su Erdem İnan: Türkiye için en önemli kırılma e-ihracatta olacak

Pandemiyle birlikte büyük bir sıçrama yaşayan e-ticaret sektörünün Türkiye’de önemli bir büyüme potansiyeli taşıdığını kaydeden Trendyol Grubu CEO’su Erdem İnan, dünyada perakende sektörü içinde yüzde 19.5 pay alan e-ticaretin, Türkiye’de ise yüzde 16 pay aldığını aktardı. Türkiye’nin coğrafi olarak 4 saatlik uçuş mesafesinde 4.2 trilyon dolarlık perakende sektörüne ve 500 milyonluk nüfusa kolaylıkla erişebildiğini anlatan İnan, “Ülkemizde e-ihracatın toplam ihracat içinden aldığı pay yaklaşık olarak yüzde 1 olarak hesaplanıyor. Ticaret Bakanlığımızın bu rakamı 2030 yılında yüzde 10’a çıkarma hedefi var. Dolayısıyla Türkiye için bu yıl en önemli kırılma e-ihracatta olacak.

Küresel olarak e-ticarette en büyük dönüşüm tedarik zincirinde yaşanıyor. Trendyol olarak bizim de e-ihracatta hedeflerimiz büyük. 300 binden fazla satıcımızın tamamının e-ihracatçı, çevremizdeki 500 milyonluk nüfusun da müşterimiz olmasını hedefliyoruz” değerlendirmesini yaptı. 2023’ü satıcıları aracılığıyla 650 milyon dolarlık bir ihracat hacmi ile tamamladıklarını kaydeden İnan “Bu yıl 2.5 milyar dolar, önümüzdeki üç yılda ise yaklaşık 10 milyar dolarlık e-ihracat hacmine ulaşmayı hedefliyoruz. E-ihracat için 2028 yılına kadar 5 milyar dolarlık bir yatırım gerçekleştireceğiz” dedi.

Hepsiburada CEO’su Nilhan Onal Gökçetekin: E-ticarette en önemli değişim online ödemelerde yaşanacak

E-ticarette satış hacmi, sepet büyüklükleri ve işlem sayılarının son 3 yılda keskin bir yükseliş gösterdiğini anlatan Hepsiburada CEO’su Nilhan Onal Gökçetekin, 2024 yılında en önemli değişimin online ödemelerde yaşanacağını kaydetti. “Türkiye’de online ödeme çözümleri, e-ticaret hacminin artmasıyla birlikte giderek daha önemli hale geliyor. Hepsiburada olarak Hepsipay ödeme çözümlerimizi 2023 yılında tüm perakende sektörü oyuncularının kullanımına açtık. 2024 yılı için bu alanı önemli bir gelişim ve büyüme alanı olarak değerlendiriyoruz” diye konuşan Gökçetekin, tüketici tarafındaki trendleri ise şöyle yorumladı: “Tüketicilerin fiyat hassasiyetlerinin arttığını gözlemliyoruz. Bu dönemde e-ticarette doğmuş büyümüş yerli kozmetik markalarına olan talep çok fazla. Tüketicilerin fiyat artış beklentisi, özellikle cep telefonu, güneş gözlüğü gibi yüksek fiyatlı ürünlere olan talebi artırıyor. Tüketiciler fiyat artışlarından etkilenmemek için başta teknoloji ürünleri olmak üzere, üst segment ürünlere yöneldiler.” 2024 yılında en büyük önceliklerinin “tavsiye” olduğunu aktaran Gökçetekin, “2024 Hepsiburada için tavsiye yılı olacak. Link Gelir programımızla C2C iletişimini destekleyerek, aldıkları ürünleri tavsiye eden kullanıcılara aylık 20 bin TL’ye kadar ek gelir kazanma imkanı sağlıyoruz” dedi.

Yemeksepeti CEO’su Mert Baki: Alım gücü tüketicinin en önemli gündem maddesi

Alışveriş alışkanlıklarını değiştiren pandemi sonrasında tüketici için bir alternatif niteliğinde olan ‘mekanda tüketim’in en büyük sektörel rakipleri olduğunu kaydeden Yemeksepeti CEO’su Mert Baki, artan mobilite penetrasyonu ve akıllı cihaz kullanımının ise büyük bir fırsat olduğunu kaydetti. Yaptıkları araştırmalarda tüketicilerin gündemlerini en meşgul eden konulardan birinin alım gücü olduğunu gördüklerini aktaran Baki, “Uygun fiyatlı alternatifler arayan tüketicilerimiz için 2023 yılında hayata geçirdiğimiz kampanyalarımıza bu sene de devam edeceğiz. Sağlıklı yiyeceklerin popülaritesinde belirgin bir artış var. Tüketiciler artık daha bilinçli seçimler yapıyorlar. Restoran sektöründe, ‘mahalle lokantaları ve ev yemekleri’ kategorisi dikkat çekici bir büyüme gösteriyor. Yine bu sektörde lokantaları büyüme oranlarıyla pizza ve tavuk zincirleri takip ediyor. Tüketicilerin kebap ve pide tercihlerinin farklı alternatiflere kaydığını gözlemliyoruz” değerlendirmesini yaptı. 2024’te sektörün büyümeye devam edeceğini aktaran Baki, “Vaktinde teslimat deneyimini en iyi seçenek haline getirme konusuna odaklanacağız. Yemeksepeti Express hizmetlerimizi genişleterek, sipariş süreçlerimizi daha da geliştireceğiz ve kullanıcı memnuniyetini artıracağız” dedi.

Dünyada sosyal ticaret pazarı hızlı büyüyor

OnlIne alışveriş kanalları kullanıcı trendleri ile birlikte her geçen gün genişlerken, sosyal medya tüketici siparişleri için en önemli kanallardan biri haline geliyor. Doğrudan sosyal medya platformlarında gezinerek alışveriş yapmanın artık e-ticaretin yeni normallerinden biri olduğunu ortaya koyan Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği açıklamalarına göre, ABD’de sosyal ticaret kanalları aracılığıyla 37 milyar dolarlık mal ve hizmet satın alınırken, 2025 yılına kadar bu rakamın yaklaşık 80 milyar dolara çıkması bekleniyor. Küresel olarak bakıldığında ise sosyal ticaret pazarının 2025 yılına kadar 2 trilyon doların üzerine çıkması öngörülüyor. Markaların yeni odak alanı olan sosyal medya üzerinden alışverişlerde 2024’te de hızlı bir büyüme bekleniyor.

Sepetler katlandı tüketiciler beş kategoriye ayrıldı

Enflasyon etkisi ve artan talep ile birlikte online alışveriş sepetleri katlanırken, tüketiciler alışveriş motivasyonlarına göre 5 farklı gruba ayrıldı. Ipsos tarafından yapılan araştırmada, son 2.5 yılda hanehalkı harcamalarında 3 katlık bir artış yaşandığına işaret edilerek, “Alışverişçiler online alışveriş motivasyon ve tutumlarına göre 5 farklı gruba ayrılıyor. Kaşifler, minimalistler, indirim takipçileri, araştırmacılar ve seçiciler adını verdiğimiz beş benzersiz alışverişçi personası farklı duygusal ve fonksiyonel ihtiyaçlarla hareket ederek online alışveriş çatısında buluşuyor” tespitleri yapıldı.

Sosyal medyadan alışveriş tüketiciyi mağdur ediyor

Tüketiciler en çok online alışverişlerde, GSM ve internet aboneliklerinde, özel okul fiyatları ile mobilya siparişlerinde sorun yaşıyor. Tüketiciler Konfederasyonu Başkanı Aziz Koçal, online alışverişlerdeki şikayetlerin sosyal medya platformları üzerinden yapılan alışverişlerde yoğunlaştığını kaydetti. Koçal, bu platformlardan verilen siparişlerde ürünün teslim edilmemesi, verilen sipariş harici ürün teslimi şikayetleri olduğunu ifade etti. Tüketici Birliği Federasyonu Başkanı Mehmet Bülent Deniz de tüketicilere, mağduriyet durumunda tüketici hakem heyetlerine başvurmaları çağrısında bulundu.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/e-ticaret-33-trilyon-tlye-kosuyor/feed/ 0
TÜRKBESD: Kredi kartı taksitlerinin azaltılması endişe kaynağı https://www.foxhaber.com.tr/turkbesd-kredi-karti-taksitlerinin-azaltilmasi-endise-kaynagi/ https://www.foxhaber.com.tr/turkbesd-kredi-karti-taksitlerinin-azaltilmasi-endise-kaynagi/#respond Sat, 16 Mar 2024 21:36:10 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4772 Türkiye Beyaz Eşya Sanayicileri Derneği (TÜRKBESD) iç piyasanın dinamizmi için kredi kartı taksitlendirmesinin önemli olduğunu, sektör için kritik bir öneme sahip olan iç piyasadaki bu olumlu seyrin devamlılığını sağlamada özellikle kredi kartı taksit sayılarının azaltılmasının büyük endişe kaynağı olmayı sürdürdüğünü bildirdi.

Türkiye Beyaz Eşya Sanayicileri Derneği, 2024 Ocak ayı sonuçlarını açıkladı.

Türkiye’nin lokomotif sektörlerinden Türkiye Beyaz Eşya Sektörü, iç pazardan aldığı güçle bir yıl önce yakaladığı ivmeyi sürdürerek 2024 yılına da istikrarlı bir giriş yaptığının sinyallerini verdi.

TÜRKBESD’in paylaştığı rapora göre 2024 yılı ocak ayı ihracatı bir önceki döneme kıyasla yüzde 2 azalma gösterirken, ihracat ve iç satışlardan oluşan toplam satışlar yüzde 5 arttı. 2023 yılının aynı dönemine bakıldığında ise ihracattaki düşüş bir önceki yıla kıyasla yüzde 10 gerçekleşmişti.

Üretim adedi 2 milyon 519 bin 175 ile geçen yılın ocak ayına kıyasla yüzde 3 yükselirken, 6 ana ürünün iç pazardaki satışları geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 22 artış gösterdi. Bu veriler ışığında iç pazar, Türkiye Beyaz Eşya Sektörünün bel kemiği olmayı sürdürüyor.

Bir süredir dış piyasalarda devam eden daralmanın ihracat üzerindeki olumsuz etkilerini iç piyasadan aldığı güçle dengeleyen beyaz eşya sektörü, birçok pazarda da çetin bir rekabet ortamı içerisinde olmaya devam ediyor.

‘PANİK ALIŞVERİŞ ENFLASYONU TETİKLEYEBİLİR’

İç pazarın canlılığı üretim ve istihdamın korunmasında önemli bir faktör olarak öne çıkarken, sektörün dünya çapındaki gücünü de destekliyor. Diğer taraftan kedi kartlarındaki 9 aylık taksit limitinin azalması, iç piyasadaki olumlu seyrin devamlılığı için risk oluşturmaya devam ediyor.

Kredi kartı taksit sayılarının azaltılması, taksit imkanının kaldırılması, kredi komisyon oranlarının yükseltilmesi gibi uygulamaların giderek daha da sıkılaştırılacağı endişesi ile kısa vadede tüketicilerin “panik alışveriş” yapmasına ve enflasyonun tetiklenmesine neden olabiliyor. Beyaz eşyaların halihazırda tabi olduğu 9 taksit limitinin daha da azalmasının tüketici cephesine olumsuz yansıması söz konusu.

Fiyatların hane halkı gelirinden daha hızlı artıyor olması sebebiyle, alışverişin temel unsuru olan kredi kartı taksit imkanının fiilen kullanılamaz hale gelmesi, orta vadede tüketimin yüksek oranda kesilerek pazarın daralmasına yol açacağı öngörülüyor. Bu durum 2023’te ihracatta karşılaşılan zorlukları iç piyasanın gücüyle telafi eden beyaz eşya sektörü için üretim ve istihdam yapısının bozulmasını gündeme getiriyor.

Küresel konjonktür bağlamında 2024 için ihracat kanallarında önemli bir açılım beklenmezken yüksek ihracat hedeflerine karşılık küresel pazarlarda yoğun rekabetle mücadele eden Türkiye beyaz eşya sanayisi ülkedeki maliyet baskısıyla karşı karşıya kalıyor.

SEKTÖR YENİ DÜZENLEME VE TEŞVİK BEKLİYOR

Sektör, geri kazanım katılım payı (GEKAP) uygulaması kapsamında da ödeme ve beyan yükümlülüklerine tabi.

GEKAP tutarlarının son bir yıl içinde yüzde 200 artış olması sektörde birim maliyetlerini artırırken gerek enflasyon gerek ihracat rekabetçiliği anlamında olumsuzluklara yol açıyor.

Bu gelişmeler ışığında sektör, iç pazarın canlılığını korumak ve büyümeyi desteklemek adına yeni düzenlemeler ve teşviklerin hayata geçirilmesini bekliyor.

2024 yılı için de küresel risklerin değişmeyeceği öngörüsü ile iç satışların son derece önemli olduğuna dikkati çeken TÜRKBESD, kredi kartı taksit sayılarının azaltılması, GEKAP ve diğer vergisel düzenlemeler gibi uygulamaların iç pazarın canlılığını olumsuz etkilemesinden ve sektörün büyüme potansiyelini kısıtlamasından endişe duyuyor.

Dernek bu doğrultuda, iç pazardaki hareketliliğin devamı için kredi kartı taksit sayılarının artırılması gibi adımların atılmasını, bu sayede tüketicilerin satın alma gücünün artırılarak piyasaya olumlu hareketlilik kazandırılmasını bekliyor.

Türkiye Beyaz Eşya Sektörü, Avrupa’nın en büyük, dünyanın ise ikinci en büyük üretim üssü olarak öne çıkıyor.

Sektör, 60 bini doğrudan olmak üzere, toplamda 600 bin kişiye istihdam sağlıyor. Yıllık 32,3 milyon adetlik üretim ve 23 milyon adetlik ihracat kapasitesiyle beyaz eşya sanayi, küresel pazarda önemli bir oyuncu olma özelliğini koruyor.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/turkbesd-kredi-karti-taksitlerinin-azaltilmasi-endise-kaynagi/feed/ 0
Depremzede besicilerden üretime kamu desteği talebi https://www.foxhaber.com.tr/depremzede-besicilerden-uretime-kamu-destegi-talebi/ https://www.foxhaber.com.tr/depremzede-besicilerden-uretime-kamu-destegi-talebi/#respond Wed, 07 Feb 2024 09:33:27 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3008 Kahramanmaraş merkezli meydana gelen 6 Şubat 2023’teki depremlerin ardından ev ve ahırları yıkılan, aldıkları tedbirlerle üretime devam eden Hataylı besiciler, kamunun hayvancılıkla ilgili tesisler kurup bölgeden alım yapmasının üretimi destekleyeceğini belirtiyor.

Oğlakören Mahallesi’nde ailesiyle besicilik yapan Bünyamin Beyazıt, depremde evlerinin ve ahırlarının yıkıldığını söyledi.

Depremin ardından alışılmışın dışında bir hayatla karşılaştıklarını ifade eden Beyazıt, ilk zamanlarda hayvancılığı bırakmayı bile düşündüğünü söyledi.

Sonunda direnmeye ve mahallelerini terk etmemeye karar verdiklerini anlatan Beyazıt, geride kalan bir yılı çok zor geçirdiklerini dile getirdi.

‘ÖZEL SEKTÖR SÜTÜ EDERİNDE ALMIYOR’

Beyazıt, hayvanları ve onlardan elde ettikleri ürünleri değerinde satamadıklarına dikkati çekerek, “İstediğimiz gibi pazara erişemiyoruz. Depremzede olmamıza rağmen aldığımız ilaçlar, hayvan yemleri aynı şekilde pahalı ve erişimi zor. Hayatımızı güç bir şekilde devam ettirdik bir yıl boyunca” dedi.

Hayvancılık sektörünün sorunlarının deprem bölgesi için daha ağır olduğunu anlatan Beyazıt, işlerini yapmakta ve para kazanmakta zorlandıklarını söyledi.

Beyazıt, sektörün yaşadığı sorunlara ilişkin çözüm önerilerini de sıralayarak, sadece özel sektörün varlığıyla işlerinin yürümeyeceğini bildirdi.

Beyazıt, “Özel sektör sütü ederinde almıyor. Kendi hesabına göre en minimum düzeyde sütü alıyor bizden, kâr amacını kendisine daha çok ayırıyor. Hayvancılıkta bu kazanç, bizim daha az gelir elde etmemize neden oluyor” diye konuştu.

‘DEVLET ALIM YAPSIN’ TALEBİ

Devletin deprem bölgelerinde süt ve et işleyici fabrikalar kurması, bu fabrikaların da sütü ve eti değerinde almaları gerektiğini vurgulayan Beyazıt, sektörün sadece desteklerle ayakta kalamayacağını söyledi.

Beyazıt, sattığı ürünlerin para etmesi durumunda köylünün üretmeye devam edeceğini dile getirerek, şunları kaydetti:

“Ama özel sektör, ürünleri bizden ucuza alıyor. Aldığı ürünler de hayatı çevirmeye, işi döndürmeye yetmiyor. Zarar ediyoruz bu şekilde. Bugün biz sütü 13,5 liraya satıyoruz. Bu 13,5 liranın içerisinde ilaç giderleri var, yem giderleri var, hayvanın ölüm riski var, emeğimiz var. Bize hiçbir şey kalmıyor.

Tüccar, bunu bu şekilde düşünmüyor. Kendi kârını düşünüyor, kendi hesabını düşünüyor. Ama devletburada kendi eliyle bu sütleri ve ürünleri tekrar değerinde alırsa biz daha çok kazanacağız ve ayakta kalmak daha kolay olacak. Köylerde bu işi yapan sayısı artacak. Ben daha güzel olacağını düşünüyorum.”

MAALİYETLER ARTTI

Depremin ardından başka geliri olmayan mahallelerindeki çiftçilerin çoğunun hayvancılığı bıraktığını ifade eden Beyazıt, bir ailenin sadece hayvancılıkla geçinmesinin zor olduğunu söyledi.

Ürün ya da malzeme alırken pazarlık yapamadıklarını belirten Beyazıt, şu ifadeleri kullandı:

“Her aldığımız yem bir sonrakinden daha pahalı. Ama süt, depremden bu yana sadece 3 lira arttı. Aldıklarımız yüzde 300, yüzde 200 zam yedi. Sattıklarımıza sadece 3 lira zam yapabildik. Onu da biz değil sadece alacak kişi sütün fiyatını belirliyor. Biz bir şey söyleyemiyoruz. ‘Ben bu kadara alacağım’ diyor, biz de kabul etmek zorunda kalıyoruz. Çünkü rekabet etme şansımız yok. Başka tüccar yok.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/depremzede-besicilerden-uretime-kamu-destegi-talebi/feed/ 0
Gayrimenkulde alternatif model aranıyor https://www.foxhaber.com.tr/gayrimenkulde-alternatif-model-araniyor/ https://www.foxhaber.com.tr/gayrimenkulde-alternatif-model-araniyor/#respond Mon, 05 Feb 2024 09:18:38 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2939 Zirveyi gören konut kredi faizleri ve yükselen fiyatların ardından zor bir seneyi geride bırakan gayrimekul sekörü, bu yılın ikinci yarısına odaklandı. Hükümetin de dile getirdiği ilk eve erişim ile ilgili kredi konusunun konut piyasasını canlandıracağını belirten sektör temsilcileri, bu yıl alternatif konut modellerinin gündemde daha fazla yer almasını bekliyor.

100 MİLYAR TL’LİK CAN SUYU

Konut kredisi faizlerinin aylıkyüzde 3 seviyelerinde olması sektör için önemli bir baskı kaynağı olurken, yüksek faiz trendinin, en azından yılın ilk yarısında, inşaat sektörüne yön vermeye devam etmesi bekleniyor. Sektörün temsilcileri konut satışları için kredi faizlerinin yüzde 1’in altında olmasının hayati bir öneme sahip olduğuna işaret ediyor.

Gayrimenkul Yatırımcıları Derneği Başkanı Neşecan Çekici, konut satışlarının 2023’te, 2022’ye göre 17.5 düşüşle 1 milyon 225 bin 926 olarak gerçekleştiğini anımsatarak, “Türkiye’nin ihtiyacı her yıl yaklaşık 800-900 bin konuttur. Şu anda 500-600 bin üretiliyor o da doğru kesime üretilmiyor” dedi. “Sektörün yaklaşık 100 milyar TL’lik can suyuna ihtiyacı var” ifadelerini kullanan Çekici, “Devlet bu imkanı sektöre sunduğunda, arsa temininde kamu-özel sektör iş birliklerinin, yeni modellerin önünü açtığında, barınma da dahil tüm krizlerin önüne geçebiliriz” diye konuştu. Ayrıca Çekici, seçim sonrası sektörün tekrar canlanmasını beklediklerini aktardı.

‘YÜZDE 35-36 ARTAR’

Konut Geliştiricileri ve Yatırımcıları Derneği Başkanı Ramadan Kumova da “Bu yıl konut fiyatlarında enflasyon hedefine paralel bir artış öngörmekteyiz. Bu oran da yüzde 35-36 civarında” dedi. “Satışlarımız 2023’te yaklaşık yüzde 20 geriledi ve 2024’ün 2023’ten daha temkinli olunması gereken bir yıl olduğunu düşünüyoruz” ifadelerini kullanan Kumova, “Satışın olmaması halinde sektör yeni konut üretemez çünkü bizler sattıkça üretebilen bir sektörüz. Ayrıca konut kredi faiz oranları aylık yüzde 3.5 seviyesinde kalmaya devam ettikçe, ipotekli satışlardaki düşüş de sürecek” dedi.

‘Maaş, kredi ödeme dengesi kayboldu’

Gayrimenkul Pazarlama ve Satış Profes­yonelleri Derneği olarak önerdikleri ‘yeni mülkiyet sistemi’ odaklı modellerine değinen İsmail Özcan, “Arsa payının yüksek olması nedeniyle, arsa ve konutun tapusu ayrılmalı. Biz artık bir değil, iki farklı tapu verebilmeliyiz. Bu tür yeni modeller gündemi daha fazla işgal edecek” dedi. “Üst ve orta kesim konut alırken, kredisini alıp, bunu da maaşıyla ödüyordu, o denge kayboldu” ifadelerini kullanan Özcan, “İnsanlar, 4-5 milyon gibi rakamların altına girmeyi, aylık 80-100 bin TL’lik taksit ödemeyi göze alamıyor. Herkes kiralamaya yöneliyor ama kiralanacak portföy de daraldı” diye konuştu.

‘Krediye dahil olacak projeler önemli’

Gayrimenkul Pazarlama ve Satış Profesyonelleri Derneği Başkanı İsmail Özcan, “Daire bazında yapı ruhsat sayısının 2023’te 600-650 bin adet olacağını düşünüyoruz. Ayrıca 2024’te ikinci el ve sıfır konut fiyatları arasındaki makasın da kapanacağını düşünüyoruz” diye konuştu. Özcan, “Bizim insanımız, genelde borçlanarak konut alıyor. Hükümetin ilk eve erişim ile ilgili kredi konusu gündemde. Bunun, 2024’te netleşeceğini düşünüyoruz. Ama orada da kredi paketine dahil olacak projeler, gelir düzeyi gibi konular belirleyici olacak” dedi.

SEKTÖRÜN ÖNDE GELENLERİ 2024’Ü BÖYLE DEĞERLENDİRDİ

Ağaoğlu Şirketler Grubu CEO’su Burak Kutluğ:


Gayrimenkul, bu yıl da kazandıran yatırım araçlarından biri olur

Hem dünyanın hem de Türkiye’nin geçen yıl yüksek enflasyonla mücadele ettiğini belirten Ağaoğlu Şirketler Grubu’nun CEO’su Burak Kutluğ, “Finans tarafında muslukların kısılması ile faizler yükseldi ve finansa erişim güçleşti. Avrupa’da da konut satışları ortalama yüzde 20 azaldı” dedi. “Türkiye’de de yüzde 17.5 daralma oldu. Türkiye, 2024’te de bu tabloyu düzlüğe çıkarmak için sıkı mali politika uygulayacak görünüyor” ifadelerini kullanan Kutluğ, “Finansa erişim maliyetlerinde, ikinci yarıdan itibaren rahatlamaya başlayan bir tablo görebiliriz. Konut satışlarında, şu anki tabloya göre daralmanın devam etmesi mümkün” diye konuştu. Bu sene, gayrimenkul yatırım ortaklığı, gayrimenkul yatırım fonu ve gayrimenkul proje yatırım fonlarının gündemde olacağını aktaran Kutluğ, “Kentsel dönüşümde başlayacak hareketlilikle birlikte sektördeki canlılığın korunacağını düşünüyorum. Türkiye’de konut her zaman kazandıran bir yatırım aracı oldu. 2024’te de gayrimenkul kazandıran yatırım araçlarından biri olacak” dedi.

Nef Yönetim Kurulu Başkanı Erden Timur:


2024’te arsanın yıldızı parlamaya devam edecek

Enflasyonist ortam, krediye erişim zorluğu, yükselen fiyatlar ve daralan talebin ardından sektörün zor bir yıl yaşadığını belirten Nef Yönetim Kurulu Başkanı Erden Timur, “Konut satışlarındaki düşüşe rağmen, kentsel dönüşüm hamleleri, beraberinde hem özel sektörün hem de hükümetin sektöre yönelik açıklayacağı kampanyalar, maliyetler tarafında daha stabil bir piyasanın oluşması ile 2024’te canlanma bekliyoruz. Dolayısıyla gayrimenkul, hâlâ güvenli liman olma statüsünü koruyacak. Sadece, bunun sürdürülebilir bir zemine oturması gerekli” dedi. “Türkiye’de konut talebi fiyatla buluşamıyor. Burada da arsa öne çıkıyor” açıklamasını yapan Timur, “Arsa, geçen yıl yatırımcısına konuttan, altından, dövizden ve borsadan daha fazla kazandırdı. 2024’te de arsanın yıldızı parlamaya devam edecek. Gayrimenkul yatırımı enflasyondan korunmak için bizde çok geleneksel bir yatırım refleksi. Yatırımlarını gayrimenkulde değerlendirmek isteyen insanlar, daha ulaşabilir fiyatlara arsa yatırımlarını tercih ediyorlar” dedi.

Polat Gayrimenkul İcradan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Kaan Yücel:


Lüks konut üretimi ve markalı projeler yaygınlaşıyor

Yıl sonu itibarıyla kur ya da enflasyonda sürpriz bir gelişme olmaması halinde konut fiyatlarının enflasyon oranına yaklaşan bir zemine oturacağını belirten Polat Gayrimenkul İcradan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Kaan Yücel, “2023’te konut satışları geriledi ama toplam rakam gene de yüksek çünkü talep kuvvetli. Bu sene de 1 milyonun üzerinde konut satışı olacağını ancak faizlerin yüksekliği sebebi ile ipotekli konut satışlarının sınırlı kalacağını öngörüyorum” dedi. İnşaat sektöründe maliyetlerinin yükseldiğini ve artan faizlerle finansman koşullarının orta sınıfın krediyle konut satın almasını son on yılda güçleştirdiğini anımsatan Yücel, bu kapsamda daha çok üst gelir grubuna yönelik lüks konut üretimi ile markalı konut projelerinin yaygınlaştığını belirtti. “Ucuz konut üretmek için devletin ucuz arsa imkanları sunması kısa dönemde en olabilecek senaryo gibi görünüyor” ifadelerini kullanan Yücel, “Böylelikle sadece TOKİ değil, özel sektör de daha ulaşılabilir konut üretme imkanına sahip olabilir” ifadelerini kullandı.

‘Konut kiralamada arz-talep dengesi hızla bozuluyor’

Barınma sorununun devam edeceğini belirten EVA Gayrimenkul Değerleme Genel Müdürü Cansel Turgut, “Gayrimenkul piyasasındaki stok erime hızına bakınca neler olduğunu daha iyi görüyoruz. Ocak 2023’ten bu yana ülke genelinde satılık konut stoku genel ortalamada yaklaşık yüzde 15 arttı. Kiralık miktarında ise stok genel bazda yüzde 72 arttı. Kiralıkta en fazla stok artışı olan kent yüzde ise 74 ile İstanbul” dedi.

“Ev sahibi ile mal sahibi arasındaki problemler maalesef değişiklikler yapılmazsa devam edecek” ifadelerini kullanan Turgut, “Gayrimenkulün orta, kısa, uzun vadeli çözümlere ihtiyacı var. Hukuk mahkemelerinin yükünün yüzde 40’ı bugün kira davalarında oluşuyor” dedi. Anadolu’da neredeyse her kentte kiralık ev bulmanın zorlaştığını aktaran Turgut, konut kiralamada arz ve talep dengesinin hızla bozulduğunu aktardı.

Konutta kademeli satış devri başlıyor

Konut satışları düşerken, şirketler de yeni formüller üretiyor. Bu kapsamda kademeli satış uygulaması devreye girdi. Kademeli sistemde önce arsa satın alınıyor, ardından inşaat maliyeti de ödenerek ev sahibi olunuyor.

Gayrimenkul uzmanı Mustafa Hakan Özelmacıklı, “Bir şirket ‘aşamalı konut sahibi olma sistemini’ kurdu. Bu modelde önce konutun arsa payı alınıyor, sonra inşaat maliyeti de ödenerek iki aşamada ev sahibi olunuyor. Başka bir şirket de iki yılda 10 projede 20 milyar liralık yatırım yapacağını açıkladı. Şirketin gündemindeki projelerden biri de erişilebilir fiyatlı konut üretmek” diye konuştu.

Yabancıların konut talebinde sert düşüş

Türkiye’de geçen yıl yabancılara toplam 35 bin 5 adet konut satıldı. Tapu Yabancı İşler Daire Başkanlığı’nın verilerine göre; 2022’de toplam 8 milyon 338 bin 976 metrekare olan yabancıların gayrimenkul edinimleri, geçen yıl yüzde 48 azalarak 4 milyon 354 bin 216 metrekare oldu. Geçen yıla ilişkin veriler, yabancıların Türkiye genelindeki toplam hisseye isabet eden yüzölçümü bazında tüm gayrimenkul yatırımları incelediğinde, ilk sıraya Suudi Arabistan vatandaşları yerleşti. Suudileri, Almanlar ve Ruslar izledi. Yabancılara yapılan toplam gayrimenkul satış adedinde ise Ruslar yine zirvede yer aldı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/gayrimenkulde-alternatif-model-araniyor/feed/ 0