Sen – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Tue, 25 Jun 2024 21:58:17 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 İstanbulspor’dan Dursun Özbek’e çağrı: TFF Başkanını sahiplenme https://www.foxhaber.com.tr/istanbulspordan-dursun-ozbeke-cagri-tff-baskanini-sahiplenme/ https://www.foxhaber.com.tr/istanbulspordan-dursun-ozbeke-cagri-tff-baskanini-sahiplenme/#respond Tue, 25 Jun 2024 21:58:17 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8525 Trendyol Süper Lig ekiplerinden İstanbulspor, sosyal medya hesabından Galatasaray Başkanı Dursun Özbek için flaş bir açıklamada bulundu. 

Yapılan açıklamada; “Şimdi TFF Başkanının Genel Kurul tarihini Haziran ayı başına almaması nedeniyle SENİN SÖZÜN DE YERE DÜŞMÜŞKEN; bizlere verdiğin imza sözünü tutmanı bekliyor ve artık sana verdiği sözlerin dahi arkasında durmayan ve zavallı bahanelere sığınan TFF Başkanını hiçbir ortamda sahiplenmeni istemiyoruz Dursun Abi.” denildi.

İşte İstanbulspor’un o açıklaması:

“HATIRLA DURSUN ABİ!

16.04.2024 tarihli Süper Lig Kulüpler Birliği Vakfı toplantısındaki ifadelerini hatırlıyor musun Dursun Abi?

Bize olan ifadelerini hatırlamıyorsan da; en azından TFF Yönetimine ilişkin, birebir görüşmelerin öncesindeki açıklamalarını unutmamışsındır Abi.

Mevcut TFF Yönetimine “gelmiş geçmiş en kötü federasyon” dediğin günler de üzerinden çok geçmiş değil Abi.

“BUNLARI HATIRLATMAK İSTERİZ”

Ama halen bir büyüğümüz olduğun, “Abi” dediğimiz ve temsil ettiğin Türkiye’nin en büyük kulüplerinden Galatasaray Camiasına duyduğumuz saygıdan ötürü aşağıdaki hususları yeniden hatırlatmak isteriz Dursun Abi.

16.04.2024 tarihli toplantıda “mevcut TFF Yönetimi’nin kesinlikle değişmesi gerektiğini ve bunun en geç Haziran ayı başında yapılacak genel kurul ile yapılmasının zaruri olduğunu” Kulüpler Birliği Vakfı tarafından yapılan sunumda ve Kulübümüzün 23.04.2024 tarihli açıklamasında yer alan detaylar nedeniyle TFF’nin belirlediği Temmuz ayının kesinlikle kabul edilemez bir tarih olduğu hususunda, sizin de dahil olduğunuz şekliyle, katılan 16 Kulüp olarak nasıl ortak bir fikre vardığımızı hatırlıyorsundur Dursun Abi.

Söz aldığında “Ben kendisiyle görüşüyorum, merak etmeyin. Seçimi Haziran başına alacaktır” diyerek “imza vermeyi bu görüşme sonrasına bırakalım” diyen de, “18 Temmuz çok geç bir tarih, en geç Haziranın ilk haftası olması gerekli” diyen de sen değil miydin Dursun Abi?

Toplantıya katılan 16 Kulübümüzün temsilcileri önünde “en azından imzayla gitmesin, saygısızlık olmasın, diyalog kapımız açık kalsın” diye bizleri ikna etmeye çalışırken; “merak etmeyin, bu seçim Haziran başında yapılacak.” dedin diye sözüne itimat ettiğimiz Başkan da sendin Dursun Abi.

“İMZA VERECEĞİZ DEMİŞTİN”

“Eğer seçimi öne almazlarsa biz de imza vereceğiz.” diyen de sendin Abi.

Kulüplerimizle yapılan müzakerede, TFF ile yapılacak görüşmeleri yürütecek İstişare Heyetine seçilen ve TFF ile olan toplantıya Galatasaray Spor Kulübü Başkanı olarak değil, Süper Lig Kulüpler Birliği Vakfının yetkilendirdiği İstişare Heyeti olarak katılacağını söyleyen de sendin Abi.

Vakfımıza yapılan terbiyesizliğe ve alaycı tavra karşı, istişare heyetinin diğer üyeleri olan güzide Kulüplerimizin Başkanları gibi tepki koymak yerine; kameralara “Bu ne güzel soru Serhan” diye cevap vermen doğru oldu mu Dursun Abi ?

“SANA YAKIŞTI MI?”

Türk futbolunu her gün bataklığın içine çekenler için “İmzayla giderse saygısızlık olur” hassasiyetine sahipken; katıldığın toplantıda Vakfımıza saygısızlık yapılmasına müsaade etmen yakıştı mı Dursun Abi ?

Kameralara “Kulüpler Birliği içerisinde bölünme var.” derken, son istişare toplantısında senin taleplerine istinaden “bölünme var” dediğin Kulüplerin TAMAMININ ittifakıyla diyalog kapısının açık bırakıldığını unuttun mu Dursun Abi ?

Şimdi TFF Başkanının Genel Kurul tarihini Haziran ayı başına almaması nedeniyle SENİN SÖZÜN DE YERE DÜŞMÜŞKEN; bizlere verdiğin imza sözünü tutmanı bekliyor ve artık sana verdiği sözlerin dahi arkasında durmayan ve zavallı bahanelere sığınan TFF Başkanını hiçbir ortamda sahiplenmeni istemiyoruz Dursun Abi.

Temsil ettiğin Milyonlarca onurlu Galatasaray Taraftarına ve Galatasaray Spor Kulübü Camiasına olan saygımızdan ötürü sen bizim ABİMİZ kalmaya devam edeceksin. Ama tüm konuştuklarımızı iyi hatırlamanı ve Türk Futbolu’nun geleceği için bizlere verdiğin imza sözünü tutarak gereğini yapmanı bekliyoruz Dursun Abi.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/istanbulspordan-dursun-ozbeke-cagri-tff-baskanini-sahiplenme/feed/ 0
Meclis’te İsrail gerginliği https://www.foxhaber.com.tr/mecliste-israil-gerginligi/ https://www.foxhaber.com.tr/mecliste-israil-gerginligi/#respond Wed, 05 Jun 2024 21:01:19 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7958 TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Sırrı Süreyya Önder başkanlığında toplandı. Genel Kurul’da oturumu yönetirken rahatsızlanan Önder’in yerine AKP Başkanvekili Bekir Bozdağ, başkanlık görevini sürdürdü.

Meclis’te Saadet Partisi’nin ‘İsrail’e karşı getirilen ihracat kısıtlamasının etkinliğinin ve bugüne kadar yapılan ticaretin Gazze halkına yönelik olumsuz etkilerinin araştırılması’ başlıklı grup önerisi Genel Kurul’da tartışmalara neden oldu. AKP İstanbul Milletvekili Adem Yıldırım İle CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır arasında tartışma çıktı.

YILDIRIM: FİLİSTİN İLE SERBEST TİCARET ANLAŞMASINI AK PARTİ İMZALADI

AKP’li Yıldırım, Saadet Partisi’nin grup önerisi ile ilgili, “Türkiye ile İsrail arasındaki serbest ticaret anlaşmasını kim imzalamış diye bakıyoruz; ne zaman imzalanmış? 1996 yılında. Peki, Türkiye ile Filistin arasındaki serbest ticaret anlaşması ne zaman imzalanmış? 2004’te. Kim imzalamış, soruyorum. Tabii ki AK Parti hükûmeti, CHP’nin imzalayacak hâli yok ya. Biz buraya gelip CHP’li arkadaşların da başka arkadaşların da, bir taraftan Hamas’a ‘Terörist’ diyeceksin, bir taraftan da gelip burada duyarlılık çakacaksın; kusura bakma ama her şeyden önce bu ikiyüzlülükten vazgeçin, böyle ikiyüzlülük olmaz” dedi. 

BAŞARIR: HANİ İSRAİL İLE TİCARET YAPMIYORDUNUZ

Yıldırım’a cevap veren CHP Grup Başkanvekili Başarır, “Ticaret Bakanlığı bir liste yayınladı, ‘Biz ticareti kısmen yasakladık.’ dedi. Peki, hani yapmıyordunuz? Kısmen yaptığınız ticaret nedir? Silah yardımında bulunmaktan bahsetmedi. Kablo yollayacaksın, dikenli tel yollayacaksın, yakıt yollayacaksın, bu ticareti yapacaksın, ‘Silah vermedik’ diyeceksin. Bir de silah verseydin. Bu mu savunma? İkiyüzlülük o gün bunu yalanlayıp ertesi gün ‘Kısmen ticareti yasaklıyorum’ demektir. Kuvayımilliye’nin başında Gazi Mustafa Kemal Atatürk vardı. Önündeki, İsrail gibi emperyalist devletleri ayağıyla çiğnedi geçti, senin gibi onunla görüşmedi. Kimi örnek veriyorsun sen, neyin örneğini veriyorsun” ifadelerini kullandı.

YILDIRIM: SEN ÖNCE GENEL BAŞKANINA HESAP SOR

CHP’li Başarır’ın sözleri üzerine Adem Yıldırım, “Filistin meselesi Türkiye’nin millî meselesidir. Senin Türkiye’nin millî meseleleriyle ilgili problemin olduğunu biliyorum, o yüzden Hamas’a ‘Terörist’ diyorsun. Sen önce git genel başkanına hesap sor. Genel başkanına hesap soramayan burada gelip hesap soramaz. Genel başkanına hesap sor; ‘Sayın genel başkanım, Hamas’a ‘Terörist’ diyemezsin’ de, o cesareti göster. O cesareti gösteremeyenler burada gelip bağırıp çağıramaz, kusura bakma” dedi. 

İSA MESİH ŞAHİN: ÖZÜR DİLEMEYE DAVET EDİYORUZ

Saadet Partisi Grup Başkanvekili İsa Mesih Şahin, AKP’li Yıldırım’ın Refahyol iktidarı döneminde İsrail ile ticaret yapıldığına dair sözleri üzerine, “Şunu düzeltmemiz gerekiyor, bahsettiği Serbest Ticaret Anlaşması 14 Mart 1996 tarihinde yapılmıştır ve 14 Mart 1996’daki hükûmet Refahyol Hükûmeti değildir. Bu anlamda da bu yanlışından dolayı da kendisini özür dilemeye davet ediyoruz” ifadelerini kullandı. 

“YASAKLANAN TİCARİ ANLAŞMALAR, ÜRÜNLERİ ARAŞTIRALIM DİYORUZ”

Genel Kurul’da tartışmalar sürerken Yıldırım’a cevap vermek üzere bir kez daha kürsüye gelen Başarır, “Değerli hatip tarihten bahsediyor, güzel ama şu anda fiilî bir durum var. 30 bini aşkın çoğu kadın ve çocuk öldürülüyor. Ticari ilişkiden bahsediyoruz, onun dışında her şeye cevap veriyorsun, Çetin Doğan’a kadar geliyorsun. Bu kısmen yasaklanan ticari anlaşmalar, ürünler nedir, bunu araştıralım diyoruz. Bırak kısmen kablo, dikenli tel, yakıt vermeyi, sen İsrail’e zıkkımın dibini bile ihraç edemezsin. Neyi konuşuyorsun sen? Gel, bunun hesabını ver. Bugün ne yapıyorsun sen, iftira atmaktan başka, miting yapmaktan başka, suçlamaktan başka ne yapıyorsun” diye konuştu. 

“İSRAİL’İN DEMİR ÇELİĞİ TÜRKİYE’DEN GİDİYOR”

İyi Parti Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez ise Saadet Partisi’nin sunduğu grup önerisi hakkında şu ifadeleri kullandı:

“7 Ekim’den bu yana her gün Türkiye’den ortalama 8 gemi kalktı ve İsrail limanına yanaştı yanı sıra çok sayıda kargo uçağı yine Türkiye’den İsrail’e mal taşıdı. Bütün bunlar hepimizin gözü önünde yaşanırken iktidar cephesi önce bu ticareti reddetti sonra ‘Biz yapmıyoruz, özel sektör yapıyor’ dedi sonra da ‘Aslında bu ticaret var, sandıktan da bunun çok sert bir cevabını aldık onun için hiç olmazsa birazını azaltmaya karar verdik’ dedi. Gazze yerle yeksan oldu, ayakta kalan bina yok ama çimento İsrail’e gidiyor. Gazze’de açlık, sefalet, yokluk diz boyu ama taze meyve, sebze, su ve her çeşit gıda İsrail’e gidiyor. İsrail’in demir çeliği Türkiye’den gidiyor, bunlardan bomba mı yapılıyor bilinmez.” 

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/mecliste-israil-gerginligi/feed/ 0
Eminönü’nde alışveriş yapan Almancı hayrete düştü: Burada millet nasıl geçiniyor https://www.foxhaber.com.tr/eminonunde-alisveris-yapan-almanci-hayrete-dustu-burada-millet-nasil-geciniyor/ https://www.foxhaber.com.tr/eminonunde-alisveris-yapan-almanci-hayrete-dustu-burada-millet-nasil-geciniyor/#respond Mon, 20 May 2024 21:54:28 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7521 Ramazan Bayramı’nın yaklaşmasıyla alışveriş hareketliliği de başladı. Türkiye’nin en merkezi yerlerinden olarak bilinen İstanbul Eminönü’nün nabzını da ANKA Haber Ajansı tuttu. Çoğu zaman adım atacak yer zor bulunan Eminönü, pazar günü olmasına ve bayramın yaklaşmasına karşın daha sakindi.

Alışverişe gelenler de hem pahalılıktan hem geçim sıkıntısından hem de kullanmak zorunda kaldıkları kredi kartlarındaki faizlerden şikâyetçi. Almanya Frankfurt’tan ziyarete gelen ve ikinci günü olduğunu söyleyen bir kişi, şunları söyledi:

“Ben her sene gelip gidiyorum fakat her sene üzerine koyarak devam ediyor. Bunlar söylenmez. Ben dün 200 avro bozdurdum, 7 bin lira para. Cebimde 10 lira para var. Burada millet nasıl geçiniyor, ne yiyor burada millet? Şimdi kredi kartı… Burada da benim bir akrabam var.

İnanın, adam intihara geldi, ödeyemedi. Ondan al, ondan al, ödeyemedi. Nasıl düzecek bu memleket? Bu memleket düzelmez. Şurada denk gelse de ‘Avrupa çöktü’ diyen adamları bir göreyim.

Ben diyeyim 20 sene, sen de 30 sene; biz oraya yetişemeyiz. Ben Frankfurt’ta devlet dairesinde çalışıyorum. Belediyede görevliyim. Bu yardım sistemleri filan benim elimden geçiyor. Emeklilere, yardıma muhtaç olanlara, bunların ödemelerini ben yapıyorum, kayıt altına alıyorum.

Orada açlıktan ölen adam yok, açlıktan sürünen adam yok. Orada sabah kalkıp da ‘Çocuğumun çantasına ne koyacağım’ diyen adam yok. Sistem yerleşmiş. Burada da benim okul arkadaşlarım var.

Adamlar 20-30 bin lira maaş alıyorlar ama bu İstanbul’da geçinmek zor. Allah herkesin yardımcısı olsun. İmkânı olan adam gelsin oraya da bir insanlık görsün. Şu millete bakıyorum. Evet, kalabalık da inan, ben şuradan bunu alıp yemeye utanıyorum. Orada torunlar da var.

Hans’ın bebesi doyuyor da niye Kemal’in bebesi doymuyor? Onlar da yesin. Dünya hepimize yeter. Biri yiyip de aşağıda da yememezlik olmasın. Herkes yesin. Durum bu.”

“BİR YEMEĞE 850 LİRA VERDİM”

Yurttaş, 200 avro ve Türk lirası üzerinden alım gücü kıyaslaması da yaparak sözlerini şöyle sürdürdü:

“Benim orada inşaat firması olan arkadaşlarım var. Orada bir vasıfsız işçi diyelim. Mesleği ve Almancası yok, oraya gelmiş turist olarak. Sabah saat 7’de kalkıp akşam saat 4’e kadar çalışan bir kişi 130-140 avro para alır. Bu 140 avroyla ne alır diyorum.

10 kilo kanat alır, 35 avro. 10 kiloluk but alır, 25 avro. Sucuk alır, 12 avro kilosu. Pastırma alır, 25 avro kilosu. Bunların hepsini 15 avrodan hesaplayalım. Cebime bakıyorum. Cebimde 20 avro daha var.

Şimdi dönüyorum buraya. Ben sabah saat 7’de burada kalkıyorum, çalışıyorum. Akşam saat 6’ya kadar çalışıyorum, 500 lira alıyorum. Ben burada, Eminönü’nde bir yemek yedim şimdi hanımla beraber, 850 lira verdim. Yediğinde bir şey yok, normal bir et yemeği.

Paranın alım gücünü düşünüyorsunuz. Efendim niye burada çalışmıyor? Çalışayım da ben sabah saat 7’den akşam saat 5’e kadar çalışıp bir kilo et alamıyorum. Paranın gücünü görüyor musunuz oradaki?

Adam 130 avro alıyor. Almış olduğuna bak, etini alıyor, sucuğunu alıyor, peynir alıyor, zeytin alıyor, pastırmasını alıyor, ekmeğini alıyor, sebzesini alıyor, meyvesini alıyor. Adam cebinde 10-20 avro daha para kalıyor. İşte emek bu. Anlatabiliyor muyum?

“200 AVROYA FİNLANDİYA’YA GİDİYORUM”

Devlet diyor ki -devlet böyle olur- ‘Halkım, sen sağlığını düşün. Para benim işin. Ben sana bakmak zorundayım. Sen yeter ki sağlığını düşün. Yetişmiyor mu? Gel bana’ diyor devlet.

Tamam, ev kirası bin avro olabilir. Senin kazancın kaç, bin 500 avrodan hariç, isterse milyon borcun olsun, devlet bir lira senden alamıyor. Çünkü bin 500 avro senin hakkın diyor.

Frankfurt’ta çalışan adam 4 bin avro maaş alır. Mesela İstanbul’da çalışan adam 20, 30, 40 bin lira maaş alacak ki o adam yesin 10 bin lira. Sivas’taki adam da veriyor 15 bin lira ev kirası. Bu iş paranın gücü.

Şimdi cebimden 200 avroyu çıkartacağım, bir de 200 lirayı çıkartacağım. Bununla bir kıyaslayalım. Bu memlekette en büyük para 200 lira mı? E ben burada 200 liraya yemek yiyemiyorum.

Ben 200 avroya hanımımla Finlandiya’ya gidip geliyorum. Hollanda’ya gidip, gezip geliyorum 200 avroyla. Benim biletim hanımla hafta sonu Hollanda, Belçika, o sınıra 35 avro. Düşünün işte.

Allah herkesi orayı görmeyi bir nasip etsin de ben de insanım desin. Geçinmek de para, huzur da para, her şey para. Para olmayınca da huzursuzluk oluyor, sevgi, olmuyor, hiçbir şey olmuyor.

Yeter ki para olsun. O nedenle bu Avrupa ülkelerine biz yetişemeyiz. Allah herkesin yardımcısı olsun.”

“DEVLET BİZİ DÜŞÜNMÜYOR”

Emekli olduğunu ve asgari ücretin altında maaş aldığını söyleyen bir kişi de sorunlarını şöyle anlattı:

“Sabırlı, metanetli gitmeye çalışıyoruz. ‘Geçiniyorum’ dersek yalan olur. Memleket, bizim memleket. Alamayız, satamayız, ortalığı birbirine katamayız. Bu koşullarda boynumuz her zaman devlete kıldan ince ama oy zamanı geldiği zaman gerekli ders verildi, ikaz yapıldı. Bundan sonra da ne yaparsa bakacağız. Kredi kartı bir tane var. Çekme kartı var, gerisi yok. Ne alırım ne öderim. Aldığım belli, verdiğim belli. Bu işler hep böyle gidiyor. Ben doğdum, orta direklerle büyüdük. Ben onun yaşına geldim. Ne orta direk kaldı ne başka bir şey kaldı. Şimdi kredi kartları da bizim gibi emeklinin Allah yardımcısı olsun. Alırsak vallahi kalp krizinden gideriz galiba. Bu sıkıntıyı yaşıyoruz. Bizim kaldırabileceğimiz bir güç değil yani. Aldığımız zaman nasıl ödeme yapacağız? Kredi kartı insanlara veriliyor ama geri ödemesi gelince şu sazıma bir düzen ver, teller de muradını alsın diye ağlamaya başlıyoruz. Bu oluyor işte. Ben beni düşünüyorum, sen seni düşünüyorsun ama devlet bizi düşünmüyor. Mecbur, istersen yapma. Sen de benim yaşıma geleceksin. Çoluğun çocuğun olacak. Onların geleceği olacak. Sen kendi geleceğini de bırakıyorsun. Bir de böyle kredi kartlarının içine girersen Allah yardımcın olsun. Varsa zaten mesele yok, hep ne gelirse yokluktan geliyor”

“HALKIN PARASINI SARAYA DÖKTÜ”

Kredi kartlarının faizlerinden dert yanan başka bir yurttaş da “Kullanmasam dönmez. Ben çalışıyorum, herkes için zor. Ülkeye güzel bir yatırım olması lazım. Daha doğrusu Ankara’daki sarayın kapanması lazım. Orası bir ton elektrik yakıyor. Günde 4-5 milyon elektrik gidiyor Ankara’daki Cumhurbaşkanlığı Saray’ına. Oranın aylık gideri 50 milyon rahat var, belki daha fazla. Orası kapanırsa ekonomi düzelir. Bu tarz şeylerde eğer kısarlarsa ekonomi düzelir. Milletin parasını aldı oraya döktü. Halkın parasını aldı, o saraya döktü. Yatırım halka yapsın, iş sahası kursunlar, insanlara iş versinler, ekmek versinler, fabrika kursunlar. Büyükçekmece’de oturuyorum, alışverişe geldim. Fiyatlar çok pahalı. Elbise alacağım. Yeme içmeden kısıyorum, her şeyden kısıyorum. Öyle idare ediyorum. Yazık günah, halkı ne hâle soktular… Başımızdaki, halkı ne hâle soktu, eve ekmek götüremiyor insanlar” diye konuştu.

“ÖNCEDEN KREDİ KARTI ŞART DEĞİLDİ”

Para olmayınca kredi kartından harcadığını anlatan bir kişi, “Bir banka kartı var, bir normal kredi kartı var. Aylığı alınca yatırıyoruz. Dikkatli kullanmaya çalışıyorum aslında. Önceden şart değildi. Çalışınca demek ki şart oldu. Çarşıya daha tam bakamadık, şimdi gireceğiz. Bir bakalım. İşte yine kredi kartı kullanacağız” dedi.

“MARKETLER BİZİ DEVAMLI EZİYOR”

Emekli bir yurttaş, pahalılığı “Geziyorum. Biraz ucuzluk var. Az bir şey ama o kadar değil. Dolaştım, bazı yerler çok farklı. Sıkışıyoruz tabii. Bu ucuzluğa bir şey demeleri lazım. Böyle gitmez. Değil mi? Nereye kadar gidecek? Geçiniyoruz ama öyle geçiniyoruz. Torbayla paran olacak. Ucuzluk yapsınlar, bizim derdimiz o. Şu marketlere bir frenleme yapsınlar. Marketler bizi devamlı eziyor. Kredi kartı ben kullanmıyorum. Bir hanım, bir ben, ikimiz daha alıyoruz. Kredi kartıyla çekiyor, çekiyor; ay başı geldi, maaş karta gidiyor” diyerek anlattı.

“ADALET OLMAZSA EKONOMİ OLMAZ”

Kredi kartının 4-5 tane olduğunu belirten bir kişi, şunları dile getirdi:

“Ödemesi ondan ona, ondan ona aktarma yapıyorsun. Yani kredi kartı olmazsa bu millet yaşayamaz, imkânı yok. Herkes kullanıyor. Faizler çok yüksek. Toplumun alım gücü yok.

Mecburen ne yapacak? Kredi kartına yüklenecek. Habire borçlanıyor. Yani bu ekonominin bozuk olmasından dolayı seçim sonuçlarını gördünüz.

Kredi kartı olmazsa yaşam olmayacak bu ülkede. Bu sistemin değişmesi lazım önce. Sistem değişmezse bu böyle devam eder.

Önce sistem değişecek. Önce bu ülkeye adalet gelmesi lazım. Adalet olmazsa ekonomi olmaz. Önce adalet olacak. Ondan sonra ülke gelişime, yatırıma başlar. Yoksa olmaz.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/eminonunde-alisveris-yapan-almanci-hayrete-dustu-burada-millet-nasil-geciniyor/feed/ 0
Bakanlığa yürüyen Agrobay işçileri: Sendika haktır engellenemez https://www.foxhaber.com.tr/bakanliga-yuruyen-agrobay-iscileri-sendika-haktir-engellenemez/ https://www.foxhaber.com.tr/bakanliga-yuruyen-agrobay-iscileri-sendika-haktir-engellenemez/#respond Fri, 26 Apr 2024 21:21:26 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6632 İzmir’in Bergama ilçesinde Agrobay Seracılık’ta çalışırken Tarım İşçileri Sendikası’na (Tarım-Sen) üye oldukları gerekçesiyle işten atılan ve 23 Ağustos 2023’ten bu yana hakları için mücadele eden işçilerin 18 Mart’ta Ankara’ya başlattıkları yürüyüş, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde sona erdi.

Bakanlık önünde eylem yapan işçiler “Patronlar bunca kişinin emeğini gasbediyor, koskoca bakanlar duymuyor” tepkisini dile getirdi.

Sabah erken saatlerden itibaren Bakan Vedat Işıkhan ile görüşme talebiyle beklemeye başlayan işçiler, ”Agrobay işçisi köle değildir”, ”Sendika haktır engellenemez” ve ”Agrobay hakkımızı ver” sloganları attı.

Kadın işçilerden biri, “Türkiye’nin en zengini bizi 7 aydır kapının önüne koydu. Jandarma, albay kimse kalmadı bize hakaret etmeyen. Arzu Şentürk bizim hakkımızı ver” dedi.

”BİR HAFTADIR YAYA YÜRÜYORUZ”

İşçilerden Naime Tekkahraman da haklarının verilmesini, tazminatlarının ödenmesini isteyerek, “Hakkımız için geldik. 7 aydır mücadele ediyoruz. Senelik iznimiz, aylıklarımız var, tazminatımız var. Sendikali olduk, arkadaşlarımıza destek olduk. Ertesi gün bizi kapının arkasına koydular. Sadece biz değildik, 300 kişiydik. Sadece bizi seçtiler. Bir haftadır yaya yürüyoruz. Hakkımız için geldik. Arzu hakkımızı versin” diye konuştu.

14 yıldır Agrobay işçisi olan Şehriban Kapaklıkaya ise Bakanlık önüne çözüm bulabilmek için geldiklerini belirterek, şunları söyledi:

”Biz buraya kavgaya, dövüşe gelmedik. Hakkımızı almaya geldik. Büyüğümüzdür, devlettir diye geldik. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bizi davet edip, çözüm bulsun diye geldik. Çözüm alana kadar buradan dönmüyoruz. Emeğimiz kaldı. 8 aydır direnişteyiz. Kimse sesimizi duymadı. Bizim gibi fakir fukaranın sesini kimse duymaz. Patrona dokunulmasın… Onlar zaten işçinin sırtından geçinirler. O patronlar bunca kişinin emeğini gasp ediyor. Koskoca bakanlar duymuyor. Çözüm yolu bulamıyor. İstese bulurlar. Ölüm var dönmek yok. Sadaka değil bizim istediğimiz, sadece emeğimiz. Aylığımız, mesailerimiz kaldı. Bu patron değil işçi düşmanı. Kimseyle gürültü değil, emek istiyoruz”

Bekleyiş sürerken Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdürü Mehmet Baş’ın daveti üzerine Tarım Sen Genel Başkanı Umut Kocagöz ve temsilen seçilen işçiler görüşme gerçekleştirdi.

“BAKAN YARDIMCISI İLE GÖRÜŞECEĞİZ”

Görüşmenin ardından Tarım Sen Genel Başkanı Kocagöz, şu açıklamada bulundu:

“18 Mart 2024 tarihinde Bergama’dan başladığımız Ankara yürüyüşümüzde şu an Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın önündeyiz. Sendikal sebeple işten atılan arkadaşlarımızın haklarını almak için 7 aydır mücadele yürütüyoruz. Sendikal sebep Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı kapsamında olduğu için daha önce bu konuda pozitif gelişme olmadığından, Bakanlığı muhatap olarak gördüğümüz için buradayız. Geçtiğimiz perşembe günü de bir görüşme gerçekleştirmiştik Çalışma Genel Müdürlüğü ile. Bu görüşmede herhangi bir sonuç alamamıştık. Temel yaklaşm; muhatap alınacak kesimin kendileri olmadığı yönünde. Şimdi tekrar bir görüşme yaptık Çalışma Genel Müdürü ile. Kendisi, Çalışma Bakan Yardımcısı Faruk Özçelik’le bugün saat 16.00’da görüşme yapılacağına dair teyitte bulundu. Biz de heyet olarak saat 16.00’da Bakanlıkta görüşme gerçekleştireceğiz.”

Kocagöz, işçilerin haklarının bir an önce verilmesini ve işten çıkarmaların cezasız kalmamasını istediklerini dile getirerek, “Bakanlığın muhatap olarak karşımıza çıkması olumlu bir gelişme, ancak yeterli değildir. Biz programımıza devam edeceğiz. Buradan sonra AKP, İYİ Parti ve CHP Genel Merkezlerinde görüşmeler yapacağız. Akşam da 18.30’da Madenci Anıtı önünde basın açıklamamız olacak” dedi.

İşçiler daha sonra AKP Genel Merkezine gitmek üzere Bakanlık önünden ayrıldı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/bakanliga-yuruyen-agrobay-iscileri-sendika-haktir-engellenemez/feed/ 0
İmamoğlu elindeki parayı gösterip anlattı: Bu, çöküş demektir https://www.foxhaber.com.tr/imamoglu-elindeki-parayi-gosterip-anlatti-bu-cokus-demektir/ https://www.foxhaber.com.tr/imamoglu-elindeki-parayi-gosterip-anlatti-bu-cokus-demektir/#respond Sun, 24 Mar 2024 21:00:30 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5125 İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve CHP Bahçelievler Belediye Başkan adayı Emine Gülizar Emecan ile birlikte toplumun farklı katmanlarından kanaat önderleriyle buluştu.

Görevi devraldıktan sonraki bütçe durumlarından borçlanma yetkilerinin tırpanlanmasına kadar birçok finansal bilgiyi kanaat önderleriyle paylaşan İmamoğlu, “Onların kullandığından daha az bütçeyle, çok daha fazla iş başardık” dedi. Katılımcılarla devletin resmi rakamlarını paylaştığını kaydeden İmamoğlu, “Ben, devletin resmi rakamlarını anlatıyorum. Öyle aşağısını yukarıya çeken, yukarısını aşağı çeken ‘Esenler İstatistik Ofisi’ olarak anlatmıyorum yani. Büyükşehir belediyesinin resmi rakamlarını söylüyorum” diye konuştu.

“AÇIKTA İNSANIN KALMAMASI LAZIM

“Devletin bütçesini, ekonomisini, teknik işlerini, çevreyi yöneten insanları, sosyal hizmetleri yöneten insanları iyi seçerseniz ve bu milletin iyi yetişmiş evlatlarını oraya oturtursanız… Biz buna gayret ettik” diyen İmamoğlu, özetle şunları söyledi:

*En iyilerini seçtim, demiyorum. Her zaman bu milletin evlatlarında iyiden daha iyi vardır. Bu milletin evlatlarına güvendiğiniz zaman, başarısız olmanız gerçekten mümkün değil. Siyaseti de başarısız kılan, aslında bir sıkışmışlık.

*Mesela bugünkü siyaset, bugün ülkeyi yöneten akıl, iddiayla söylüyorum; bir parti devleti kurma arzusunda. Yani her şey partiye ait. Sanki mesela yardımı AK Parti veriyor. Lütufmuş gibi. Ben de diyorum ki, ‘Ey milletim; açta açıkta yoksulluğunuz var ise, bu bizim kusurumuz. Yani bu devletin, bu milletin bir kusuru. Bunu kapatmak da devletin, milletin sorumluluğu. Açta, açıkta bırakmamak.

*Eğer güçlü milletsen, devletsen senin açta açıkta insanın kalmaması lazım. Peki nasıl bir anlayış var? ‘Biz milleti yardımla ikna edelim, millet bizi oy versin.’ Biz aslında bu ülke olarak, bu millet olarak yoksulluğu değil, zenginliği konuşursak, o hükümet başarılıdır. Biz yoksulluğu konuşuyoruz kardeşim.

200 LİRAYI GÖSTERİP ANLATTI

*14 yıl önce, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin en büyük parası, banknotu diye 200 lira açıklandı ve aldık cebimize koyduk. Bir tane aldım yanıma. 200 lira. Bakın bu 200 lira, 130 dolar alıyordu açıklandığı zaman. 14 sene…

*Milattan önce anlatmıyorum size. 200 lira, 130 dolar alıyordu. Şu an, 6 dolar alıyor. Bu, çökmüşlük demektir. Bakın sevgili dostlar siyaset yapmıyorum. Gerçekleri anlatıyorum. Ve şu para düşüşü, parasının değeri, yüksek enflasyon, 3 haneli enflasyon ya 2 haneli enflasyon sayısı bile, dünyada iki elin parmaklarını geçmez iken; enflasyonu aşağı çekmiş bir dünya ülkeleri seviyesi varken, biz, üç haneli enflasyon yaşıyoruz.

*Savaşın içinde olan ülkeler bile, tek haneli enflasyonla ülke yönetiyor. Bizim kadar yoksulluk konuşmuyorlar. Allah savaşı kapımıza yanaştırmasın. Allah korusun bu ülkeyi, bu milleti. Barışı, hep daim kılsın. Ama biz, savaştaki ülkeler kadar ekonomisini iyi yönetemeyen bir devletiz, bir hükümetiz. O bakımdan başarısız bir hükümetle karşı karşıyayız.

“BİR KİŞİ HER ŞEYİ BİLİYOR

*Bu hükümet; ekonomide başarısız, kucaklamada başarısız, parti devleti üretme çabası var. Bir kişi her şeyi biliyor. Bir kişinin gözünün içine bakıyoruz. ‘Otur’ diyecek, oturacaklar. ‘Kalk’ diyecek, kalkacaklar. ‘Tensipleriyle’ göreve gidecek, girecekler ya da ‘emirleriyle’ iş yapacaklar. ‘Buyruklarıyla’ koşacaklar.

*Ya da ya da ‘aflarıyla’ görevden ayrılacaklar, aflarıyla. Böyle bir şey olur mu ya? Bu millet, 100 sene önce Cumhuriyet kurdu. Bu millet, herkesin özgür iradeye sahip olduğu bir devlet, bir millet olduğunu Mustafa Kemal Atatürk’ün Cumhuriyeti’yle yaşadı.

*Bu çok net. Bizim bu duyguyu hakim kılmamız lazım. Yani seçimle geliyoruz, seçimle gidiyoruz. Ve bu milletin bir kişiye değil; kurallara, hukuka, başarıya, beceriye ihtiyacı var.

“FİLİSTİNLİ YUSUF, FİLOZOF GİBİ LAF ETTİ

*Bugün ben çok duygulandım. Çünkü Gazze’ye yardımlarımızı organize etmiştik. Bugün yola çıktı. İnanın hiç haberim yok. Hatta törene 100 metre kala koruma müdürüm camı açtı, dedi ki, ‘Başkanım, Filistinli bir öğrenci buraya gelmiş. Size bir hediye verecek ve birkaç cümle etmek istiyor.’ Tanımıyorum. Yusuf diye bir delikanlı. O kadar güzel şeyler söyledi ki; çok şaşırdım. Hatta konuşmamı bitirdim, ona mikrofonu uzattım. Çocuğun bilgilerini orada ayaküstü almışlar. Bu açılışı duymuş, kalkmış gelmiş. Çocuk dedi ki, ‘Topla, tüfekle, silahla savaş çıkarıyorlar ama biz barışı, topla tüfekle, savaşla kazanmayacağız; bilimle, akılla kazanacağız’ dedi.

*Filozof gibi laf etti. Gencecik delikanlı. Türkiye’de öğrenci, üniversite öğrencisi. Gözlerim doldu. Hala içimi dağlıyor.

“ÜLKENİN BİR PARADİGMA DEĞİŞİMİNE İHTİYACI OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM

*O bakımdan ben, ülkenin bir paradigma değişimine ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Biz, o değişime talibiz. Ben, Cumhuriyet Halk Partisi’nin has evladıyım. Burada siyaset yapıyorum ve burada çok başarılı olmak istiyorum.

*Ama biz, İstanbul’a ve Türkiye’deki siyaset anlayışının değişimine dönük, o paradigma değişimine dönük, oluşumuna dönük bir yolculuk tariflemeye çalışıyoruz. Bunun adına, ‘Halk Meydanı’ diyelim, ‘Halk İttifakı’ diyelim, ‘İstanbul İttifakı’ diyelim, birlikte düşünmek, birlikte yönetmek diyelim.

*Bütün bu işleri başarmak diyelim… Bunu yapmak zorundayız. Siyaset ötesi, partiler ötesi bir durumdan bahsediyorum. Bir kişi, bizi partinin cenderesine, partinin çatısının altına sıkıştırmaya çalışıyor.

*Ben de diyorum ki, bizim bu yerel seçimde şehirlerimizi özgürleştirmemiz, şehrimizi korumamız, halkçı politikalarla, insanını düşünen, malın sahibinin insanlarımız, şehrimizin insanları olduğunu hissettiren bir dönemi var etme çabası içerisindeyiz. Ben, onu temsil ediyorum.

ONLARIN 25 YILDA YAPTIĞINI, BEN 5 YILDA YAPTIM

*Şunu söyleyeyim. Proje mi? Vallahi onların 25 yılda yaptığını, ben iddia ediyorum, 5 yılda yaptım. Bunu paradigmalarını, değişimlerini, parametrelerini tek tek anlatacak seviyedeyim. Bu kadar iddialıyım. 10 yılda, göreceksiniz bu kardeşiniz, onların 50 yılda yapamayacağını yapacak.

*Şöyle düşünün: Biz bir yandan başarıyoruz, onlar hiçbir şey mi yapmadı? Hayır, yaptı. Şöyle ama; bir şeyler yapıyorlar ama yani yaptıkları şu seviyede artarken, öyle kötüleştirdikleri şey var ki; geri gelmiyor. Ataköy’ün sahilleri bir daha geri gelmeyecek mesela. Yok oluyor. Allah muhafaza, karşı çıkmasak, direnmesek, Kanal İstanbul denen baş belasını yapsalar, şehir bitti. Şehrin geleceği bitti.

*O kadar riyakar bir tavır ki; ‘Şehrin gündeminde olmayan, bizim de gündemimizde olmaz.’ Yani dolambaçlı lafları utanç verici biliyor musunuz? Mertçe yapın işinizi. Niye 2 sene önce ‘ya-pa-ca-ğız’ diye heceliyorsun? Bugün ağzına alamıyorsun Niye?

*Milleti kandırıp, oy alacaksın. Bu millet, aldatanı sevmez. Aldananı, hiç sevmez. Dolayısıyla biz, bunlar değişsin istiyoruz. Bunlar bitsin, tarihe gömülsün. İnşallah bir daha bu tavırlar olmaz.

“EFENDİM GAZZE KURTULACAKMIŞ!”

*Efendim, hemen sıkıştılar mı geçen seçimde ‘Esenyurt düşerse, Mekke düşüyordu!’ Şimdi, ‘31 Mart’tan sonra Gazze kurtulacakmış!’ Allah’tan korkun yahu! Ağzınızı açamadınız yahu! Lahey’e Uluslararası Adalet Divan’na, Afrika’nın ta dibindeki Güney Afrika Cumhuriyeti dava açtı. Sen ağzını açamadın.

*Ondan sonra, ‘Efendim Gazze kurtulacakmış!’ Sıkıştılar mı biz Yaradan’a sığınıyoruz, onlar Yaradan’ın bize emanet ettiği inancımızı, dinimizi her yerde kullanmaya çalışıyorlar. Ayıptır. Ayıptır. Hadi oradan. Hadi oradan. Ben sizin nelerinizi gördüm? Ben bu anlatıyorum, şaka yapıyorum zannediyorlar.

*Yaptığım camilere imam vermediniz siz yahu!. Ne zaman ki kaymakamı arayıp, ‘Sayın Kaymakam, siz ne yapıyorsunuz’ dedim ya. ‘Bir bakayım, sorayım’ dedi. ‘Bak’ dedim, ‘Seni müezzinliğe davet ediyorum, oraya imam gelmezse. Ben imamlık yapacağım. Bu akşam geleceksin oraya’ dedim.

*O gün oraya, iman yolladı. İnancımıza hakaret yahu! Burada din görevlileri var. Allah’la kul arasına biri girebilir mi? Böyle bir şey var mı? Bana biri desin ki, ‘Girebilir.’ Ben, duymadım. Ben öyle bir şey öğrenmedim yani. Ben inancımı onun için seviyorum.

“BU ANLAYIŞ, BU MİLLETİN SAĞDUYUSUNUN KARŞISINDA BOYUN BÜKECEK

*Bizim inancımız, mazlumların inancıdır. Mazlumların şahıdır. Mazlumların yanındadır. Böyle bir anlayışı temsil eder. Bunlar, bu anlayış baş edemeyecek, bu milletin sağduyusunun karşısında boyun bükecek. Zaten bir avuçlar, bir avuç. Bu 31 Mart var ya… İddia ediyorum 1 Nisan’da bizim milletimizin alacağı o derin nefes var ya, son 50 yıldır aldığı en derin nefes olacak, göreceksiniz.

*Ve Allah’ın izniyle biz, o derin nefesi bu ülkede demokrasiye, hakka, hukuka, özgürlüğe, berekete dönüştüreceğiz. Berekete dönüştüreceğiz. Onlar, yoksulluktan oy almaya gayret ettiler, biz zenginlikle oy alacağız. Bu milleti biz zengin etmek zorundayız. Yazık. Ülkemiz hak etmediği yerlerde.

*O bakımdan benim baktığım pencere bu. Milletin yüzüne, sosyal yardım desteğinin lütuf olmadığını anlatıyorum. Bu, size lütuf değil. Ben sorumluluğu az yaparsam, bana kızın. Çok yaparsam, bana minnet duymayın. ‘Ne iyi görevini yapıyor’ deyin. Ticarette var, ‘Çekini ödüyor. Ne iyi adam.’ Çekini ödemek zorunda zaten.

“ALLAH, HERKESE ANA DUASI NASİP ETSİN

*Ben, vadettiğim borcumu ödeyen bir belediye başkanıyım. Vadettiği görevini yapan bir belediye başkanıyım. O bakımdan, bu millete yapılan ayrımcılığa karşıyız. Buna da mücadele edeceğiz. Bu milletin inancıyla kimse uğraşamayacak kardeşim. Bu milletin inancıyla kimse uğraşamayacak, göreceksiniz.

*Milletin etnik kökeni üzerinden kimse bu milleti bölemeyecek. Annemin güzel bir duası var. ‘Allah seni iyi insanlarla buluştursun’ der hep. Genelde de öyle oluyor. Bazen arıza çıkabilir yani. Denk düşmeyebilir. Olabilir. Ama çoğu zaman öyle oluyor. Yolda gelirken bazen düşünüyorum… Ya Yusuf, Filistinli…

*Soyadı da Bereket. Yusuf, kalkıyor Muğla’daki üniversitesinden, kendi bilet parasını alıyor, geliyor Sultangazi’yi buluyor. Filistinlilerin poşusunu da omzuna koymuş. Orada konuşuyor. Omzuma alıyor, tutuyorum. Allah yolladı adamı ya. Bunu ben yapamam yani. Bunu kimse yapamaz. Sen doğruyu yap, Yaradan seni iyi insanla buluşturuyor zaten. Ben bir gün konuşsam, onları ben konuşamazdım. Bir gün konuşsam, iki cümlesi yeter. O bakımdan herkese Allah, ana duası nasip etsin.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/imamoglu-elindeki-parayi-gosterip-anlatti-bu-cokus-demektir/feed/ 0
Vatandaştan İmamoğlu’na: Tansu Çiller’e özel imar çıkaran Kurum’a oy yok https://www.foxhaber.com.tr/vatandastan-imamogluna-tansu-cillere-ozel-imar-cikaran-kuruma-oy-yok/ https://www.foxhaber.com.tr/vatandastan-imamogluna-tansu-cillere-ozel-imar-cikaran-kuruma-oy-yok/#respond Sat, 16 Mar 2024 21:30:33 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4766 İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP Ümraniye Belediye Başkan Adayı Aykut Erdoğdu ile Topağacı Mahallesi’nde semt pazarında esnaf ve vatandaşlarla bir araya geldi. Vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılanan İmamoğlu ve Erdoğdu, yurttaşlardan gelen destek, eleştiri, talep, temenni ve sorunları dinledi. Pazar girişine konumlandırılan AK Parti mobil seçim standına uğrayan İmamoğlu, başarı dileklerini iletti.

“SENDEN MEMNUN İSTANBUL HALKI”

İmamoğlu, tezgahına uğradığı bir pazarcının, “Çalışıyorsun. Senden memnun İstanbul halkı. İnşallah, Allah’ın izniyle, bütün desteğimiz seninle” sözleriyle karşılandı. Eesnafın, “Ben, Ümraniye’de yaşayan bir vatandaş olarak, İsmet Yıldırım’ın (Ümraniye Belediye Başkanı) yüzünü görmüş değilim. Çok teşekkür ederim. İyi yaptın. Güzel bir jesttir insanlarla buluşmak” sözlerine İmamoğlu “Pazarlarda aldığım öneriler, eleştiriler ya da pazarda duyduğum şeyler, bana belki de en fazla yardımcı olan şeyler. Vatandaşın yüzde 70’ini burada görüyoruz. Çünkü, gidip de bir ofiste, orada, burada olmuyor. Biz de diyoruz ki; halkın önüne her zaman çıkacak, enerjisi yüksek, benim de dostum Aykut Erdoğdu, Ümraniye’ye başkanlık yapacak. Onun da desteklenmesini istiyoruz” karşılığını verdi.

“ONLARIN 20 SENEDE YAPAMADIĞI PLANLAMALARI, BİZ 5 SENEDE YAPTIK”

Aynı esnaf, Ümraniye’deki kentsel dönüşüm sorununu gündeme getirerek, ilçe belediyesinin sorunun kaynağı olarak İBB’den gerekli dosyaların gelmemesini gösterdiğini aktardı.

İmamoğlu’nun esnafa yanıtı, “Öyle bir şey yok. Biz İstanbul’da, onların 20 senede yapamadığı planlamaları 5 senede yaptık. 100’ün üstünde noktada planları biz geçirdik bu 5 yılda. Onun için öyle bir şey yok. Ama Ümraniye’nin her mahallesinin farklı sorunu var. Kimi yerde tapu sorunu var, kimi yerde 2B sorunu var, kimi yerde Hazine sorunu var, kimi yer ilçe belediyesinin sorumluluğunda, bizim sorumluluğumuzda olan alanlar var. Her birinin farklı yorumu var. Ama sana öz, net bilgiyi sunabilme şansına sahibiz. Nerede tam sorunu yaşıyorsan, alırız arkadaşlarımla, misafir de ederiz, sana da anlatırız; nasıl çözülecek, kime aittir sorumluluk, sana anlatabiliriz” oldu.

“ABİM” DİYEREK İMAMOĞLU’NA SARILDI

Genç bir kadın vatandaşın, “Abim” diyerek İmamoğlu’na sarılması, ilginç anların yaşanmasına neden oldu. İmamoğlu, “Ne güzel ‘abim’ dedin” diyerek genç kadına sarıldı. Bu sırada İmamoğlu’nun yanına yaklaşan bir vatandaş da duygularını, “Başkanım, sen gidersen İstanbul biter. Seni alnından öpüyorum” sözleriyle dile getirdi. Bir başka vatandaş da İmamoğlu’na oy vermek için köye gitmeyi ertelediğini söyledi.

“TANSU ÇİLLER’E ÖZEL İMAR ÇIKARAN MURAT KURUM’A OY YOK”

“Sen iyi olduktan sonra biz de iyiyiz. Tansu Çiller’e özel imar çıkaran, bu vatandaşın, fakir fukaranın, tüyü bitmemiş yetimin hakkını peşkeş çeken Murat Kurum’a oy yok. 25 yıldır bu ülkeyi yönettiler, kentsel dönüşüm yeni mi akıllarına geldi” diyen başka bir vatandaşa da İmamoğlu “Biz, hakkınızı koruyacağız” yanıtını verdi.

Pazar ziyaretinin ardından Topağacı Şehit Fatih Mehmet Han Camii’ne geçen İmamoğlu ve Erdoğdu, önce cami derneği yöneticileriyle bir araya geldi, sonra cuma namazlarını kıldı. İmamoğlu ve Erdoğdu, namaz sonrasında da cami çevresinde bulunan esnafa ve Ordu Mesudiye Güvenli Köyü Güzelleştirme ve Yardımlaşma Derneği’ne ziyaretler gerçekleştirdi. Topağacı’ndan Kazım Karabekir Cemevi’ne geçen İmamoğlu ve Erdoğdu, burada Alevi vatandaşlarla buluştu.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/vatandastan-imamogluna-tansu-cillere-ozel-imar-cikaran-kuruma-oy-yok/feed/ 0
‘Doktorum’ dedi, yaşlı kadını taciz etti: ‘Şalvarını çıkardım’ https://www.foxhaber.com.tr/doktorum-dedi-yasli-kadini-taciz-etti-salvarini-cikardim/ https://www.foxhaber.com.tr/doktorum-dedi-yasli-kadini-taciz-etti-salvarini-cikardim/#respond Mon, 26 Feb 2024 21:00:36 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3923 Bursa’da gerçekleşen olay, 2023 Haziran’da, Kurban Bayramı’nın 1’inci günü Orhangazi ilçesinde meydana geldi. Felçli ve yalnız yaşayan N.T., iddiaya göre, kulakları işitmediği ve yürümekte zorlandığından, bayram ziyaretine gelecek misafirleri için evinin kapısını yarı açık halde bıraktı. N.T. tek başınayken, Serkan Tutkun, iddiaya göre kapının açık olmasından faydalanarak kadına, “Doktorum seni muayene edeceğim” diyerek eve girdi.

Tutkun, muayene etme bahanesiyle kıyafetlerini çıkardığı kadına cinsel saldırıda bulundu. Kendisine tepki gösterip direnen felçli kadının ağzını kapatıp tokat atan Tutkun, para istediği kadından olumsuz yanıt alınca, çekmeceleri ve dolapları karıştırdı. Kadının bağırmasıyla Tutkun evden kaçtı. N.T., telefonla aradığı yakınlarının yardımıyla polis merkezine gidip şikayetçi oldu. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı, yakalanan şüpheli tutuklandı. N.T. ise olaydan 15 gün sonra beyin kanaması geçirip hayatını kaybetti.

HAKKINDA İDDİANAME HAZIRLANDI

Serkan Tutkun hakkında, Orhangazi Asliye Ceza Mahkemesi’nde hakkında ‘Basit cinsel saldırı’, ‘Kadına karşı basit yaralama’, ‘Bina içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık’ suçlarından 5 yıldan 10 seneye kadar hapis cezası istemiyle iddianame hazırlandı. Tutkun, savcılık sorgusunda verdiği ifadede, bayramlaşmak için zilini çaldığı sırada, kapısı açık olan evden ses geldiğini ve N.T.’nin kendisini içeri davet ettiğini iddia ederek, “Eve girdiğimde, 70 yaşlarında bir kadının yalnız oturduğunu gördüm. Bu kadın bana yürümekte zorluk çektiğini söyledi ve beni içeriye buyur etti. Ben de kadına ‘Hasta mısın, ben doktorum, seni muayene edeceğim’ dedim ve dışarıdan görünmemek için perdeleri kapattım” dedi.

“MUYANE EDECEĞİM DEYİP ŞALVARINI ÇIKARDIM”

Tutkun, psikolojik tedavisine kullandığı ilaçların parasını bulmak için hırsızlık amacıyla eve girdiğini öne sürerek, şunları söyledi:

“Seni muayene edeceğim’ dedim ve şalvarını çıkardım. Bana, ‘Ne yapıyorsun’ dediğinde, ‘Seni muayene ediyorum’ dedim. Kadına tokat attım. Bacaklarını okşadım, yüzünü öptüm. Ona sarılarak, bağırmaması için ağzını elimle kapadım. Ancak kendi kıyafetlerimi hiç çıkarmadım. Kadın bana bağırmaya devam edince, ben de ‘Bağırma paran var mı’ diye sordum. Bana kurbanlık aldığını ve parası olmadığını söyledi. O esnada evdeki çekmeceleri aradım. Para bulamayınca kaçtım.”

Yargılamada tanık olarak dinlenen N.T.’nin gelini H.T., “O gün ben evde değildim. Kayınvalidem daha sora bana, eve yabancı bir şahsın girdiğini, ağzını sıkı sıkı kapadığını, evin perdelerini çektiğini, pijama ve çamaşırını indirdiğini, ‘Doktorum’ diyerek kendisini öptüğünü, sarıldığını ve ‘Sana sarılıyorum, sen de bana sarıl’ dediğini anlattı. Annem bu olay nedeniyle şok içerisindeydi, sürekli olarak ‘Benim başıma bu da mı gelecekti?’ diyerek bacaklarına vuruyordu. Kayınvalidemin bu sözlerini, kamera kaydına aldık. Bu olaydan sonra toparlanamadı. Kendisi tansiyon hastasıydı. 15 gün sonra da beyin kanaması geçirerek vefat etti” dedi.

Olayla ilgili yargılamaya devam edildi. Duruşmaya, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi SEGBİS ile katılan Serkan Tutkun, daha önceki ifadeleri tekrarlayarak, “Bu suçu bilinçli olarak işlemedim. Üzgünüm. Tahliyemi istiyorum” dedi.

Mahkeme hakimi, N.T.’nin ailesinin sanıktan şikayetçi olduğu duruşmayı erteledi, sanığın tahliye talebini ise kabul etmedi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/doktorum-dedi-yasli-kadini-taciz-etti-salvarini-cikardim/feed/ 0
Adnan Oktar Suç Örgütü dosyasında dikkat çeken AKP detayı! Furkan Sezer, SÖZCÜ TV’de açıkladı https://www.foxhaber.com.tr/adnan-oktar-suc-orgutu-dosyasinda-dikkat-ceken-akp-detayi-furkan-sezer-sozcu-tvde-acikladi/ https://www.foxhaber.com.tr/adnan-oktar-suc-orgutu-dosyasinda-dikkat-ceken-akp-detayi-furkan-sezer-sozcu-tvde-acikladi/#respond Tue, 13 Feb 2024 21:30:29 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3345 Adnan Oktar dosyası bir kez daha SÖZCÜ TV ekranlarında masaya yatırıldı. İpek Özbey’in sunduğu Nokta Atışı programına katılan Adnan Oktar Silahlı Suç Örgütü soruşturmasını yürüten eski Mali Suçlarla Mücadele Şube Başkanı Furkan Sezer, örgütün siyasi ayağıyla ilgili çarpıcı bir isim verdi.

İşte Sezer’in AKP MKYK üyesi Hayati İnanç’a dikkat çektiği o diyalog;

İpek Özbey: Siyasi ayak nerede?

Furkan Sezer: Belgeselde finans ayağı neden yok, ilk belgeselde şu yok bu yok… 40 yıllık bir örgütten bahsediyoruz, 1 saat 40 dakikaya sığdırabilir misiniz? Şimdi siyasi ayağa geliyorum. Siyasi ayak zaten ortalığa saçıldı. Bir sürü isim var ortada, konuşuluyor, yazılıyor. Bu soruların ne yazık ki muhatabı biz oluyoruz.

İpek Özbey: Yazılıyor çiziliyor dediğiniz hep 90’larda kalıyor. Ama siz diyorsunuz ki bugün muhalefetin içinde de, iktidarın içinde de… Bir tweet attınız mesela değil mi? Hala bu örgütü içeriden çıkarmaya çalışan insanlar olduğunu iddia ettiniz.

Furkan Sezer: Evet. AK Parti MKYK üyesinin örgütle ilgili skandal istinaf kararını veren hakimler hakkında HSK’nın yürüttüğü soruşturmayı akamete uğratmak için bir AK Parti MKYK üyesi can hıraş şekilde koşturuyor dedim.

İpek Özbey: İsim verdiniz mi?

Furkan Sezer: Vermedim. Bekledim. Bir baktım ki benim bu tweetime… İsim yok, zaman yok, ima yok. Birisi üzerine alınmış, gidip adliyeden mahkemeden benim bu tweetime erişim engeli kararı aldırmış.

İpek Özbey: Doğru kişi mi üzerine mi alınmış?

Furkan Sezer: Tabii ki.

İpek Özbey: İsim verecek misiniz?

Furkan Sezer: Tabii ki. Hayati İnanç. Avukatları vasıtasıyla gitmiş, benim bu tweetime erişim engeli kararı aldırmış. Siyasi ayak nerede? Hiçbir şey yapmanıza gerek yok ki, kendi kendini tutamıyor. Siyasi ayak kendini tutamıyor.

İpek Özbey: niye tutamıyor?

Furkan Sezer: İsim vermediğim, ima yok… Üzerine alınacağı hiçbir şey yok. Gidip buna niye erişim engeli kararı alırsın sen? Hadi sen talep ettin, ilgili mahkeme nasıl veriyor bunu? Bu kadar kolay mı erişim engeli kararı almak, vermek. İtiraz ettik. Tabii ki haklı bulundu benim itirazım. Erişim engeli kararı kalktı. Sadece benim tweetimle ilgili kalkmadı, konuyla ilgili haberlerle erişim engeli kararı kalktı.

*Ben şuna dayanamıyorum. Şimdi bunu acayip bir şekilde parayı, gücü, şöhreti kovalayan bir avukat yapsa ya da başka biri yapsa anlarım. Sen din diyeceksin, sen İslam diyeceksin, peygamber diyeceksin, bununla ilgili konferans konferans, kanal kanal dolaşacaksın, ondan sonra 12 yaşında kız çocuğunu bir yetişkin kadın gibi giydirip, makyaj yapıp o Dragos’un içinde gezdirip taciz eden adamları dışarı çıkartmak için karar veren insanları kurtarmak için gidip kapı kapı dolaşacaksın. Ve ağzında da din olacak.

*Ya onu yapma, ya bunu yapma. Dosya takipçiliği yapabilirsin, yap kardeşim ama gidip insanların gözünün içine baka baka Allah, kitap, peygamber deme yahu. Bıktı bu insanlar bundan. Aynı şeyi Adnan Oktar da, Fethullah Gülen de yapıyor. Senin farkın ne? Derdin ne senin? O skandal kararı açıp bir kere okumuş mu?

*O skandal kararın içinde bu çocuklar kendi rızalarıyla bu adamla birlikte olmuş, kendini taciz ettirmiş, istismar ettirmiş diyor. Açıp okusana o kadarı. Avukatsın sen. Sen bu kararı nasıl verdin de ya. Kararı gören bütün hukukçular skandal diyor.

*İstinaf kararını alın, bugün hukuk fakültesinde yeni kaydolmuş öğrenciye verin, bakalım ne diyecek size. Ona da gerek yok, okuma yazma bilen birine verin. Sen bu dosyayı bu kadar delil varken bu kadar mağdur, müşteki varken… Sadece ifadelere dayalı değil dosya, ağzına kadar delil dolu. Bu dosyada gizli tanık yok. Akamete uğramasın diye yok.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/adnan-oktar-suc-orgutu-dosyasinda-dikkat-ceken-akp-detayi-furkan-sezer-sozcu-tvde-acikladi/feed/ 0
Beşiktaş’tan imza şov https://www.foxhaber.com.tr/besiktastan-imza-sov/ https://www.foxhaber.com.tr/besiktastan-imza-sov/#respond Sat, 10 Feb 2024 21:24:31 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3184 Beşiktaş’ta ara transfer döneminde kadroya dahil edilen futbolcular için imza töreni düzenlendi. Tüpraş Stadyumu’ndaki Moda Evi’nde düzenlenen imza törenine başkan Hasan Arat ve yönetim kurulu üyeleri de katıldı.

23 yaşındaki Arnavut oyuncunun boynunda kartal dövmesi olduğunu hatırlatan ve transferin çok zorlu koşulların ardından gerçekleştiğini ifade eden Hasan Arat, “2001 doğumlu. Aynı zamanda boynunda Kartal var. Sanırım bu bir kader. Çok uğraştık. Arnavutluk milli takım oyuncusu. Bu sene Avrupa Şampiyonası’na katılacak. İlk profesyonel maçını Tiran’da 16 yaşında oynadı. 2021 yılında Varşova’ya geldi. Babası da şu an aramızda. Muçi, sen Beşiktaşlıların çok sevdiği ve güvendiği bir futbolcu olacaksın. Santos hocam ve Samet hocam seni çok istiyordu. Samet hocam 2 aydır senle ilgili çalışmalar yapıyordu. Evine, Beşiktaş’a hoş geldin. Boynundaki kartal dövmesi hayattır, kaderin cilvesidir. Bütün Beşiktaşlılarla kucaklaş” şeklinde konuştu.

“BU İŞ SADECE BİR TRANSFER DEĞİL”

Muçi için yapılan anlaşmanın çok zor olduğunu dile getiren Arat, “Bu anlaşma çok zor oldu. Muçi, takımıyla kamptaydı. Varşova’nın başkanıyla olan dostluğumuz, Polonya Cumhurbaşkanı, ricamızı kırmadılar. Bu iş sadece bir transfer değil. Çok geniş, anlamlı bir anlaşma oldu. Muçi’nin babası süreci takip etti. Muçi’nin menajeri masaya oturduğunda bu işin olma ihtimali yok diyordu. Hüseyin Bey kendisine reaksiyon gösterdi, olacak dedi. Muçi’nin bu olanlardan haberi yok. Santos hoca, Muçi’nin gelmesini istiyorum dedi. 80’e yakın oyuncu gösterdi Samet hocam. 2 kişiyi istedi. O 2 kişi bugün burada. Hüseyin Yücel, masada benle birlikte Dino’yu ve Varşova’yı ikna etmeye çalışırken, Kaan Bey Antalya’dan gece döndü. Çarşı’daki ofisine gitti ve sabaha kadar kontratı bitirdi. İnanılmaz bir enerji gösterdi. Buradan Kaan Şakul’a çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.

“AL-MUSRATI, SAMET HOCANIN BİR NUMARASIYDI”

Al-Musrati transferinin detaylarını aktaran Arat, “Musrati benim oğlumdan iki yaş küçük. Karısı hamile ve onu bırakıp geldi dün gece. Çünkü ben Beşiktaş’a gelmek istiyorum dedi. Çok enteresan bir görüşmemiz oldu kendisiyle. Santos hoca geldiği ilk günden beri kendisini istiyordu. Samet hocamın bir numarasıydı. Buraya, Beşiktaş’a gelmez dediler. Beşiktaş çok büyük kulüptür, camiadır, gelir dedik. Kendisinden gelmek istiyorum telefonunu duyunca ben gereken tüm kanalları açıp, Hüseyin Bey, Samet hocam ve Kaan bey ile büyük bir trafiğe girdik. Çok yakın dostlarımızdan destekler aldık. Santos hocam kendisine çok güveniyor. Tanıdığı bir oyuncu. Daha sonra değerli dostlarımız PSG’nin sahipleri Naaser, bize yardımcı oldu. Pazarlığı Kaan beye bıraktık. Sabah bıraktığın Muçi sözleşmesinin ardından uçak kalkarken, öbür uçağı Porto’ya indirdi. Al-Musrati ile anlaşmamızı yaptık. Al-Musrati’nin menajeri çok. Kendisi direkt bizle konuştu. Tam Beşiktaş ruhuna uygun bir oyuncu. Samet hocam işin bitmeye yakın olduğunu duyunca çok mutlu oldu. Mutlaka gelsin dedi. Libya’nın büyük kartalı hoş geldin Beşiktaş’a. Türkiye, Beşiktaş seni çok sevecek. Sen gerçek bir lidersin. Genç bir kaptanı transfer ettik. Camiamıza hoş geldin” ifadelerini kullandı.

“JOE’NUN KARAKTERİ ÇOK KUVVETLİ”

Joe Worral’ın Beşiktaş’a gelmeden önce yüksek bir teklifi geri çevirdiğini belirten Hasan Arat, “2011’den bu yana takım kaptanı. Joe’nun karakteri çok kuvvetli. Son gece kulübüne ve Joe’ya çok yüksek bir teklif aldı. Joe bu teklife hayır diyerek Beşiktaş’a gitmek istiyorum dedi. Santos isim değil, karakter istiyorum dedi. Joe bunun en önemli örneklerinden biridir. Antalya’da son bir dakikada oyuna girerken koşusunu gördünüz. Tam bir takım oyuncusu, tam bir lider. İyi sporcu” şeklinde konuştu.

“HEM BEŞİKTAŞLILARIN HEM TÜRKİYE’NİN ÖRNEK ALDIĞI BİR SPORCU”

Semih Kılıçsoy ile gurur duyduklarını belirten Hasan Arat, şu ifadeleri kullandı:

Semih, 2016 yılında daha 10 yaşındayken Beşiktaş altyapısına geldi. Samet hocanın gözdesi. 2 Ocak’ta Semih’in sözleşmesini yaptı. Beşiktaş’ın Avrupa liglerinde gol atan en genç oyuncusunu ağırlıyoruz. Santos’un güvendiği ve yerine kimseyi istemediği Beşiktaş’ın idolü, evladımız… Sen hem Beşiktaşlıların hem Türkiye’nin örnek aldığı bir sporcusun Semih. Seninle gurur duyuyoruz. Ailene ve seni yetiştiren hocalarına teşekkür ederiz. Karakterin her şeyden önemli. Türkiye’nin senin gibi örneklere ihtiyacı var. Seni gururla izleyeceğiz ve seneye Türkiye’de şampiyon olacağız.

SAMET AYBABA: SEMİH, 2028’E KADAR BİZİM OYUNCUMUZ

Beşiktaş Futbol Takımları Genel Koordinatörü Samet Aybaba ise şunları aktardı:

“Semih bizim değerli bir oyuncumuz. Ne kadar değerli olduğunu önce ben, sonra herkes anladı. Mukavelesinde şart yok. Kendisiyle her konuştuğumuzda ‘Beşiktaş dünyanın en büyük markası’ diyor. Diksiyon dersleri aldırıyoruz, styling bulduk. İngilizce dersleri de alıyor. Kaderi ne gerektiriyorsa o olacak. Semih 2028e kadar bizim oyuncumuz.”

MUÇİ: TARAFTARIMIZIN ÖNÜNDE OYNAMAK İÇİN SABIRSIZIM

Beşiktaş taraftarının önünde oynamak için sabırsızlandığını belirten Ernest Muçi, “Bu kulüpte oynadığım için büyük gurur duyuyorum. Ben ve ailem, yeni yolculuk için çok heyecanlıyız. Taraftarımızın önünde oynamak için çok sabırsızım. Bu büyük kulübün parçası olmaktan dolayı çok mutluyum. Takımla ve takım arkadaşlarımla tanıştım. Çok dostça karşılandım. Takımla birlikte antrenman yaptım. Hazırım. Maçta oynayıp, oynamama konusu hocamızın kararı olacak” dedi.

AL-MUSRATI: BEŞİKTAŞ’A VE TARAFTARIMIZA HER ŞEYİMİ VERECEĞİM

Siyah-beyazlı kulüp için her şeyi yapacağının sözünü veren Al-Musrati, “Burada olmaktan dolayı çok mutluyum. Büyük geçmişi olan bir kulüpteyim. Beni buraya getiren herkese teşekkür ederim. Beşiktaş’a ve taraftarımıza her şeyimi vereceğim. Bunun sözünü vereceğim” diye konuştu.

JOE WORRALL: CENNETTE GERÇEKLEŞEN BİR EVLİLİK GİBİ

Bütün özellikleriyle Beşiktaş’a uyduğunu ifade eden Joe Worrall, şu ifadeleri kullandı:

Takımda geçirdiğim bir hafta çok iyi geçti benim adıma. Çok dostça karşılandım. Oyuncular, çalışanlar, yönetim beni çok dostça karşılandım. Tutkulu taraftarımızın önünde oynayacak olmaktan dolayı çok memnunum. Buraya gelmek benim için kolay oldu. Burayı temsil ederken, elimden gelenin en iyisini yapmaya gayret göstereceğim. Saha içinde lider olmaya çalışacağım. Benim için çok kolay bir karardı. Beşiktaş’ı herkes çok fazla tanıyor. Herkes son derece sevgi gösteriyor. Her şeyimle Beşiktaş’a uyuyorum. Cennette gerçekleşen bir evlilik gibi diyorum bu konuya. Buna benzetiyorum.

SVENSSON: HER ŞEY GÜZEL OLACAK

Siyah-beyazlı ekibin Adana Demirspor’dan kadrosuna kattığı Jonas Svensson, imza töreninde Türkçe konuştu. Beşiktaş’a transfer olduğu için çok mutlu olduğunu söyleyen tecrübeli sağ bek “1 ay önce imza attım. Bu ilk ay güzel geçti. Ben çok mutluyum. Beşiktaş güzel bir kulüp. İnşallah her şey güzel olacak. Özellikle başkanımıza ve Samet hocamıza çok teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

SEMİH KILIÇSOY: İNÖNÜ’DE GOLLER ATMAK, TARAFTARIMIZIN ÖNÜNE ÇIKMAK HAYALİMDİ

Beşiktaş’ta oynadığı için kendisini şanslı hissettiğini belirten Semih Kılıçsoy, “Destekleri için Samet hocama ve başkanımıza çok teşekkür ederim. 10 yaşında Fulya’nın kapısından içeri girdim. İnönü’de goller atmak, taraftarımızın önüne çıkmak hayalimdi. Bunları yaşadığım için çok mutluyum. Dünyanın en güzel, büyük kulübünde oynuyorum. Kendimi şanslı hissediyorum. Elimden gelenin fazlasını vermeye çalışıyorum. Bunları şu an pek düşünmüyorum. Burada uzun yıllar forma giymek istiyorum. Bu formayı giymek büyük onur ve gurur. Elimden gelenin fazlasını yapmak istiyorum” diye konuştu.

EMİR YAŞAR: BEŞİKTAŞ’A LAYIK BİR FUTBOLCU OLMAK İSTİYORUM

Beşiktaş’ın futbol akademisinden yetişen genç kaleci Emir Yaşar ise “İlk olarak çok mutluyum, gururluyum, heyecanlıyım. Başkanımız ve Samet Hoca’ya teşekkür ederim. Beşiktaşa layık bir futbolcu olmak istiyorum” dedi.

YAĞIZ KARABULUT: İDOLÜM QUARESMA VE SEMİH KILIÇSOY

Bandırmaspor altyapısından transfer edilen 2010 doğumlu Yağız Karabulut, “Buraya geldiğim için çok mutluyum. Sol açık ve forvet oynuyorum. Samet Hocam ile başkanımıza çok teşekkür ediyorum” dedi.

Yağız, bir basın mensubunun ‘Örnek aldığın bir futbolcu veya idolün var mı?’ sorusuna “Ricardo Quaresma ve Semih Kılıçsoy” yanıtını verdi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/besiktastan-imza-sov/feed/ 0
Miraç kandili ibadetleri neler, kandilde neler yapılır? https://www.foxhaber.com.tr/mirac-kandili-ibadetleri-neler-kandilde-neler-yapilir/ https://www.foxhaber.com.tr/mirac-kandili-ibadetleri-neler-kandilde-neler-yapilir/#respond Tue, 06 Feb 2024 21:21:36 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2980 Recep ayının 27. gecesi idrak edilecek olan Miraç Kandilinde Müslümanlar ibadetlere yönelecek. Allah’ın huzuruna çıkarıldığı ve beş vakit namazın farz kılındığı bu mübarek gecede hangi ibadetleri yapabiliriz.

MİRAÇ KANDİLİ İBADETLERİ NELER?

Miraç Kandili, Miraç olayının gerçekleştiği geceyi kutlamak için düzenlenen bir dini gündür. Bu gecede Müslümanlar, ibadet, dua, zikir ve tefekkür gibi ibadetlerde bulunurlar.

Miraç Kandili ibadetleri arasında şunlar yer alır:

Kur’an-ı Kerim okumak

Namaz kılmak

Dua etmek

Tesbih çekmek

Tefekkür etmek

Sohbet etmek

Miraç Kandili, Müslümanlar için önemli bir dini gündür. Bu gecede ibadet, dua, zikir ve tefekkür gibi ibadetlerde bulunmak, Allah’ın rahmetine nail olmak için bir fırsat olarak kabul edilir.

MİRAÇ KANDİLİNDE OKUNABİLECEK DUALAR

“Allah’ım! Doğru söyleyen bir dil ve teslim olmuş bir kalp lütfetmeni istiyorum.” (Tirmizi, Daavat, 23)

“Ya Rabbi! Sen affedicisin, affetmeyi seversin, beni affet.” (İbn Mace, Dua, 5)

“Allahım! Senden hidayet, takva, iffet ve(başkalarına muhtaç olmayacak) zenginlik niyaz ediyorum.” (Müslim, Dua, 72)

“Ey kalpleri evirip çeviren Allahım! Kalbimi dininde sabit kıl.” (Tirmizi, Daavat, 124)

“Allahım! Zulmetmekten ve zulme uğramaktan sana sığınırım.” (Nesai, İstiaze, 14)

“Allah’ım! Günahlarımı, bilgisizlik yüzünden yaptıklarımı, haddimi aşarak işlediğim kusurlarımı, benden daha iyi bildiğin bütün hatalarımı bağışla.” (Buhari, Daavat, 60)

“Allah’ım acizlikten, tembellikten, korkaklıktan, cimrilikten, ihtiyarlık düşkünlüğünden ve kabir azabından sana sığınırım. Allah’ım! Bana sana karşı gelmekten sakınma duygusu kazandır.Nefsimi günahlardan arındır, çünkü onu en iyi arındıracak olan Sensin.Nefsimin sahibi ve efendisi sensin.Allah’ım! Faydasız bilgiden, ürpermeyen gönülden, doyma bilmeyen nefisten, kabul olmayacak duadan sana sığınırım.” (Müslim, Zikir, 73; Nesai, İstiaze, 13, 65)

“Allah’ım! Senden senin sevgini ve beni sana yakın kılacak herkesi sevmeyi bana nasip etmeni niyaz ediyorum.” (Tirmizi, Daavat, 73)

“Allah’ım! Beni güzellikler işleyip müjdesine nail olanlardan, kötülük işlediklerinde de bağışlanma dileyenlerden eyle.” (İbn Mace, 57)

“Rabbimiz! Bize dünyada da ahirette de iyilik ver ve bizi ateş(cehennem) azabından koru.” (Bakare, 2/201)

“Ey Rabbimiz! Unutur ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma! Ey Rabbimiz! Bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme! Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği şeyleri yükleme! Bizi affet bizi bağışla, bize acı! Sen bizim mevlamızsın.Kafirler topluluğuna karşı bize yardım et.” (Bakare,2/286)

“Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır, ayaklarımızı sağlam bastır(kaydırma) ve şu kafir kavme karşı bize yardım et.” (Bakare, 2/250)

“Rabbimiz! Bizi hidayete erdirdikten sonra kalplerimizi eğriltme.Bize katından bir rahmet bahşet.Şüphesiz sen bağışı en çok olansın.” Al-i İmran, 3/8)

“Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır ve Müslüman olarak bizim canımızı al.” (A’raf, 7/126)

“Rabbim günlüme ferahlık ver.İşimi bana kolaylaştır.Dilimdeki tutukluluğu çöz ki sözümü anlasınlar.” (Taha, 20/25-28)

“Rabbim ilmimi artır.” (Taha, 20/114)

“Rabbim beni tek başıma bırakma!” (Enbiya, 21/89)

“Ey Rabbimiz! Eşlerimizi ve çocuklarımızı bize göz aydınlığı kıl ve bizi Allah’a karşı gelmekten sakınanlara önder eyle.” (Furkan,25/74)

“Ey Rabbimiz! Bana bir hikmet bahşet ve beni salih kimselerin arasına kat.” (Şuara, 26/83)
11-Ey Rabbimiz! Ancak sana dayandık, içtenlikle yalnız sana yöneldik.Dönüş de ancak sanadır.” (Mümtehine, 60/4)

“Ey Rabbim! Beni, bana ve ana babama verdiğin nimetlere şükretmeye ve razı olacağın salih ameller işlemeğe sevket ve beni rahmetinle salih kulların arasına kat.” (Neml, 27/19)

“Ey Rabbimiz! Bizi ve bizden önce iman etmiş olan kardeşlerimizi bağışla.Kalplerimizde, iman edenlere karşı hiçbir kin bulundurma! Ey Rabbimiz! Şüphesiz sen çok esirgeyicisin, çok merhametlisin.” (Haşr, 59/10)

MİRAÇ KANDİLİ ANLAMI

Miraç, İslam inancında, Peygamber Hz. Muhammed’in göğe yükselmesi hadisesidir. Aslen “yükseğe çıkma” anlamına gelen söz, Arapça uruc (merdiven) kökünden gelir. “Yolculuk yapmak” anlamındaki fiilin türevi olan ve “gece yolculuğu” anlamında kullanılan İsra, dini terminolojide Hz. Muhammed’in geceleyin Mekke’deki Mescid-i Haram’dan Burak adı verilen binek üzerinde Kudüs’teki Mescid-i Aksa’ya götürülmesini, Miraç ise göğe yükselmesini ifade eder. Dolayısıyla İsra ve Miraç olarak da anılır. İsra ; Gece yürüyüşü ve yolculuğu demektir. Mirac ; Yükseğe çıkmak demektir. Miraç, müslümanlar tarafından kandil gecesi olarak kutlanır.

MİRAÇ NEDİR? MİRAÇ GECESİNDE NELER OLDU?

Arapça’da merdiven, yukarı çıkmak, yükselmek anlamlarını dile getirir. Peygamber Efendimiz (s.a.s)’ in göge yükselerek Allah’ın huzuruna kabul edilmesi olayıdır. Mirac olayı hicretten bir yıl ya da onyedi ay önce Receb ayının yirmi yedinci gecesi gerçekleşir. Olayın iki aşaması vardır. Birinci aşamada Peygamberimiz (s.a.s) Mescidül – Haram’dan Beytü’l-Makdis’e (Kudüs) götürülür. Kur’an’ın andığı bu aşama, gece yürüyüşü anlamında “İsra” adını alır. İkinci aşamayı ise Peygamberimiz (s.a.s)’in Beytü’l-Makdis’ten Allah’a yükselişi oluşturur. Mirac olarak anılan bu yükselme olayı Kur’an’da anılmaz, ama çok sayıdaki hadiste ayrıntılı biçimde anlatılır.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/mirac-kandili-ibadetleri-neler-kandilde-neler-yapilir/feed/ 0
Seçil Erzan’ın yeni mesajı ortaya çıktı: ‘Muslera ve Podolski’ detayı https://www.foxhaber.com.tr/secil-erzanin-yeni-mesaji-ortaya-cikti-muslera-ve-podolski-detayi/ https://www.foxhaber.com.tr/secil-erzanin-yeni-mesaji-ortaya-cikti-muslera-ve-podolski-detayi/#respond Wed, 03 Jan 2024 21:27:39 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1853 Spor dünyasının ünlü isimleri Arda Turan, Emre Belözoğlu, Fernando Muslera ve Selçuk İnan’ın da bulunduğu 21 mağdurun dolandırdığı iddiasıyla tutuklu yargılanan DenizBank’ın Levent’teki şube müdürü Seçil Erzan’ın kırık telefonu ve bir sim kartının incelenmesi sonucunda yapılan çözümlemelere ilişkin rapor tamamlandı.

Bilirkişi raporu davanın görüldüğü İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesine ulaştı.

553 sayfalık raporda, arka kısmının kırılmış ve parçalanmış olan telefonda Erzan’ın öncelikle sanıklarla ve müştekilerle mesajlaşmaları, sonrasında Erzan’ın avukatının belirttiği isimlerle mesajlaşmaları ve daha sonrada telefon içerisinde yer alan mesajların dökümü yapıldı.

Bilirkişi raporunda, Seçil Erzan’ın Fatih Terim, Fulya Terim ve Arda Turan’ın ardından eski Galatasaray kulüp tercümanı Musa Mert Çetin ve eski sevgilisi olduğu iddia edilen avukat Candaş Gürol ile yaptığı mesajlaşmalara ulaşıldı.

“CANIM SEN MUSLERA VE POLDİ’Yİ MUTLAKA HALLET”

Tercüman Musa Mert Çetin’in 2022 Aralık ayında Seçil Erzan’la konuşmaya başladığı ve o dönem Galatasaray’da forma giyen Podolski hakkında konuştukları ve Erzan’ın Podolski’yi ikna etmesi yönünde mesajlar attığı görüldü.

Seçil Erzan; Canım sen Muslera ve Poldi mutlaka hallet, Çok çok iyi çünkü

Musa Mert Çetin; Tmm Seçom 2’siylede konuşucamm

Seçil Erzan; Yolunda mı her şey

Musa Mert Çetin; Kardeşin çok çalışıyor. Seçoo

Seçil Erzan; Poldi?

Musa Mert Çetin; Sabahtan poldiyle buluşucam banka hesabı varmış onu kapatıp bütün parayı denizbank floryaya aktarıcak. bitsin hemen gelirim yanına

Musa Mert Çetin; Muslera, ok

Seçil Erzan; Uçaktayım, yaa süpersin, ne kadar? Sabah erkenden giriş yapmam gerekiyor, diğerinide yapalım onda çok var.

Musa Mert Çetin; 500 dedi ama yarın akşam gel bana dedi ben sabah podolskinin işi halledip gelicem yanına

Şeklinde Erzan ve Çetin arasında konuşmaların gerçekleştiği görülüyor. Raporun devamında Mert Çetin’in fona para yatırması için Muslera ve Podolski’yi ikna etmeye çalıştığı anlaşılıyor. Mert Çetin’in her adımını Erzan’a bildirmesi ise dikkat çekti. Konuşmaların devamı ise şöyle:

Musa Mert Çetin; Dün yeni yıllarını kutladım dedim direk girmiyim konuya bugün poldiye dalıcam, bence brumaya gerek yok çok yaymayalım derim ama yüz yüze konuşuruz

Seçil Erzan; Tamam 11 de evdeyim Candaş gidiyor sen direk bana gel.

Musa Mert Çetin; Şu haftayayı bi atlatalım alnımızın akıyla. Seçomm cumaya kadar benimkinin bir kısmınıda alsam efsane olacak ev sahibiyle sözleştim.

Musa Mert Çetin; Seçom ben aceleye getirmedim Nando beni sıkıştırmaya başladı pazar yurt dışına çıkıcam planımızı yapalım ona göre bende gününü söliyim kendisine normalde 5 inde bitiyor 9-10 gibi veririz dioduk ben fazla fazla 15 dedim ona biliosun.

Seçil Erzan; Canım benim burda sıkışmam sorun bizim işlerle ilgili değil

Mert Çetin’in Muslera’nın fona yatırdığı para sonrası geri ödeme istemesi üzerine Çetin’in Seçil Erzan’ı sürekli Muslera’ya ödeme yapması konusunda sıkıştırdığı, Erzan’ın ise Çetin’i ödeme yapacağını belirterek oyaladığı konuşmalar raporda görüldü.

Mert’in Şubat 2023’ün sonuna doğru Erzan’a sisteme güveninin kalmadığını, Muslera’nın geç yapılan ödeme sonrası tedirgin olduğunu ve durumu başkalarına anlatacağı konusunda korkuları olduğunu ifade eden mesajlar attığı görüldü.

Mert Çetin’in Erzan’a gönderdiği bazı mesajlar ise şöyle:

“SEN DİREKT FATİH HOCAYI ARA”

Musa Mert Çetin; Senden Sonra Arda aradı naptınız die dedim bu hafta 650 ödiycez haftaya 550 hatta sana faydam olsun diye Göyle bişey rica ettim Dedim Kaptan senin bu hafta alacağın varsa ne olur birazcık sabret önce buna ödeyelim yoksa Seçili patlatacak Tamam tamam hiç problem değil dedi o yüzden şu 2 hafta tamamen Musleraya odaklanabilirsin

Musa Mert Çetin; Cuma günü 650 gelmezse Direk Hocayla Hakan Ateşi arayacakmış

Seçil Erzan; Tövbeler olsun yarabbim

Musa Mert Çetin; Cuma 650 yi veremezsen büyük skandal olur o yüzden Ardadan ve Selçuktan rica et istersen bende ederim önce Nandoyu ödememiz lazım..

Seçil Erzan; Mert etme şimdi rica Selçuk ok zaten Arda gerilmesin iyice karışıyor

Musa Mert Çetin; Sen direk Fatih Hocayı ara

Musa Mert Çetin; Çünkü kaleci arayacak hiç olmazsa adam şok olmasın. Meblayı söylemezsen gelmiycem Yeter hep aynı şeyi yaşamaktan yıldım artık.

Musa Mert Çetin; Ya sen bizden ne istedin yaa Bize bu stresi niye çektiriosun ya yazık günah değil mi ya canımdan bezdim yalanlardan bezdimmm

Devamında ise kaleci Muslera’nın Seçil Erzan’a yazdığı kısa mesajlar da raporda yer aldı.

“YENİ KURBANLAR, PARDON YENİ MÜŞTERİLER BULDUNUZ MU”

Seçil Erzan’ın bir dönem sevgilisi olduğu öne sürülen avukat Candaş Gürol ile de konuşmalar raporda yer aldı. Avukat Candaş adıyla Erzan’ın telefonunda kayıtlı olan Candaş Gürol’a söylediği yalanlar nedeniyle Gürol’un kariyerini bitireceğini söyleyerek Erzan’la evlenmekten vazgeçtiğine dair mesajlar tespit edildi. Raporda yer alana mesajlardan bazıları ise şöyle:

“SEN NELERİN İÇİNDESİN”

Avukat Candaş; Sen nelerin içindesin, nelerin, ama konuşmaya bile halin yok.

Seçil Erzan; Candaş

Avukat Candaş; Çok yoruldum yalanlarından bana gerçeği anlat

Seçil Erzan; beni yalnız bırakma bu akşam Candaş, lütfen gel, dayanamıyorum lütfen gel, Candaş acil aç, hemen ara lütfen

Avukat Candaş; beni arama

Avukat Candaş; Ne oldu? Ceten ve sen, Isleri cozdunuz mu?, Yoksa yeni kurbanlar, Pardon Yeni musteriler buldunuz mu

Seçil Erzan; sorun yok

“SÖYLEDİĞİM HER ŞEY DOĞRU”

Seçil Erzan’la Candaş Gürol’un Mart 2023’te yaptığı konuşmalar ise şu şekilde;

Avukat Candaş; Bana soylediklerinde kucuck bir yalan yoksa insallah cozersin. Bana yalan soylediysen insallah çözemezsin. Hep boyle dua ediyorum

Avukat Candaş; Fatin isin icinde !!! Ben eminim! hocayla bir yakinlasman oldu ben eminim. Bilmedigim daha cok sey var ben eminim. Kafayi yiyirum kafayı

Avukat Candaş; Bir aksam icip geldin bankadan srkadaslarla karsilastik dedin, O da kimbikir neydi, Beni aldattin belki de Defakarca

Seçil Erzan; Bak bu işten kurtulmayayım ki yok ne fatin ne hoca ilişkisi, Söylediğim herşey doğru

Avukat Candaş; Bana yasattıklarına bak, Uc kurusluk ınsanlar koseyı donsun dıye

Seçil Erzan; Söz veriyorum hepsini telafi edeceğim

Avukat Candaş; Bana layık gordugun seylere bak

Candaş Gürol’un mesajlaşmaların son bölümlerinde Erzan’a herkesi dolandırdığı için kızdığına dair mesajlar yer aldı.

TELEFON REHBERİNDE 5 BİN 689 KİŞİ KAYITLI

Raporda Seçil Erzan’ın telefonuna ait verilere de yer verildi. Veriler ise şöyle; Arama Günlüğü 591, Kişi listesi 5 bin 689, Notlar 19, Veriler 365, Ses 2 bin 175, Videolar 793, Arşivler 75, gibi verilerde raporda yer aldı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/secil-erzanin-yeni-mesaji-ortaya-cikti-muslera-ve-podolski-detayi/feed/ 0