Galatasaray’a konuk olan sarı-lacivertli ekip, şampiyonluk şansını koruyabilmek için mutlak galibiyet parolasıyla sahaya çıktı. Maçın 21. dakikasında Alexander Djiku’nun ikinci sarı karttan kırmızı kart görmesiyle 10 kişi kalan Fenerbahçe, 71. dakikada Çağlar Söyüncü’nün golüyle 1-0 öne geçti.
Maçın kalan süresinde de rakibine gol şansı tanımayan Fenerbahçe, sahadan 1-0 galip ayrıldı. Bu sonuçla lider Galatasaray 99 puanda kalırken, Fenerbahçe puanını 96’ya yükseltti. Sarı-lacivertliler bu galibiyetle ikili averajda da üstünlük sağladı ve son haftaya umutlu girdi.
RAMS PARK’TA YİNE 10 KİŞİ
Sarı-lacivertli ekip, deplasmanda oynadığı son 3 Galatasaray maçını da 10 kişiyle tamamladı.
2021-2022 sezonunda oynanan maçta 82. dakikada Marcel Tisserand kırmızı kart görmüş ve Fenerbahçe, 90+4. dakikada Miguel Crespo’nun golüyle 2-1 galip gelmişti. 2022-2023 sezonunda ise 61. dakikada Luan Peres kırmızı kartla oyun dışı kalmış ve Galatasaray, bu karşılaşmadan 3-0 galip ayrılmıştı.
Son olarak dün oynanan maçta Alexander Djiku, 21. dakikada kırmızı kart görerek takımını 10 kişi bıraktı.

GALATASARAY’IN ÜÇ SERİSİ DE BİTTİ
Fenerbahçe, Süper Lig’in 37. hafta derbisinde Galatasaray’ı deplasmanda 1-0 yenerek rakibinin üç önemli serisine son verdi.
Sarı-kırmızılılar, Fenerbahçe maçı öncesinde ligde en son 12. haftada Hatayspor’a yenilmiş ve 24 maçlık yenilmezlik serisi yakalamıştı. Fenerbahçe karşısında aldıkları mağlubiyetle bu seri sona erdi. Ayrıca, Galatasaray ligdeki son 17 maçını kazanmışken, bu seri de Fenerbahçe karşısında noktalandı.
Sezon boyunca iç sahada oynadığı 18 maçın tamamını kazanan Galatasaray, Fenerbahçe’ye yenilerek bu seriyi de kaybetti ve sezonu iç sahada yenilgisiz kapatma şansını yitirdi.
İSABETLİ ŞUT ATAMADILAR
Fenerbahçe, derbide 10 kişi kalmasına rağmen sergilediği performansla takdir topladı.
Sarı-lacivertliler, uzatma dakikalarıyla birlikte 80 dakika eksik mücadele etmelerine rağmen Galatasaray’a isabetli şut fırsatı tanımadı. Karşılaşmada Fenerbahçe 1.41 xG (Gol Beklentisi) yaratırken, Galatasaray ise 0.67 xG ile maçı tamamladı. Ayrıca Galatasaray, bu sezon iç sahada en az şut çektiği maçı Fenerbahçe’ye karşı oynadı.

DEPLASMANDA YENİLGİSİZ
Fenerbahçe, Galatasaray’ı 1-0 yenerek bu sezon deplasman maçlarında yenilgi yüzü görmeden sezonu tamamladı. Süper Lig’in son deplasman maçında sahadan galibiyetle ayrılan sarı-lacivertliler, sezonu 16 galibiyet ve 3 beraberlik ile kapattı. Bu performansla 51 puan toplayan Fenerbahçe, deplasmanlarda 40 gol atarken kalesinde sadece 11 gol gördü.
ÇAĞLAR SÖYÜNCÜ İLKİ BAŞARDI
Fenerbahçe’nin milli stoperi Çağlar Söyüncü, Galatasaray’a karşı galibiyeti getiren golü atarak dikkat çekti. Süper Lig’in 36. haftasında Kayserispor’a karşı gol atan Söyüncü, Galatasaray maçında da gol atarak üst üste iki maçta gol sevinci yaşadı. Tecrübeli futbolcu, profesyonel kariyerinde ilk kez üst üste iki maçta gol atma başarısı gösterdi.
FENERBAHÇE’DE 2 CEZALI
Süper Lig’in son haftasında İstanbulspor’u ağırlayacak olan Fenerbahçe’de, kırmızı kart gören Alexander Djiku ve sarı kart cezalısı Michy Batshuayi bu maçta forma giyemeyecek. Sarı kart cezasını tamamlayan Rodrigo Becao ise İstanbulspor karşısında takımdaki yerini alacak.

DÜĞÜM SON HAFTA ÇÖZÜLECEK
Süper Lig’de 2023-2024 sezonunun şampiyonu, son hafta oynanacak maçların ardından belli olacak. 99 puanla lider durumda olan Galatasaray, son haftada deplasmanda Konyaspor ile karşılaşacak.
Fenerbahçe ise sahasında İstanbulspor’u konuk edecek. Galatasaray, Konyaspor deplasmanından 1 puanla ayrıldığı takdirde şampiyonluğunu ilan edecek. Fenerbahçe’nin şampiyon olabilmesi için Galatasaray’ın Konyaspor’a mağlup olması ve kendi sahasında İstanbulspor’u yenmesi gerekiyor.
Haftalar öncesinden küme düşmesi kesinleşen İstanbulspor, 16 puanla son sırada yer alırken, Konyaspor ise 41 puan ve averajla 15. sırada bulunuyor. Küme düşme tehlikesi yaşayan Konyaspor, Galatasaray karşısında alacağı 1 puanla ligde kalmayı garantileyecek.
]]>Kane’in sezon başında transfer olduğu Bayern Münih, mücadele ettiği 4 kulvarda da havlu attı.
Sezon başında oynanan Almanya Süper Kupa’da Leipzig’e yenilen Münih ekibi, Almanya Kupası 2. turunda 3. lig ekibi Saarbrücken’e elendi. Bayern Münih, bitime iki hafta kalan Bundesliga’da ise şampiyonluğunu ilan eden Bayer Leverkusen’in 15 puan gerisinde kaldı.
Bayern Münih, son olarak UEFA Şampiyonlar Ligi yarı finalinde İspanya temsilcisi Real Madrid’e elenmekten kurtulamadı.
BAYERN MÜNİH 12 YIL SONRA KUPASIZ KALDI
Alman futbolunun en başarılı takımı Bayern Münih, 12 yıl sonra ilk kez sezonu kupasız tamamlayacak.
Münih ekibi, 2012’den bu yana her sezon en az bir kupa kazanmasına rağmen Kane’in takıma transfer olduğu ilk sezonda kupa kazanmayı başaramadı. Kane, Bayern Münih formasıyla 45 karşılaşmada 44 gol kaydederek başarılı bir bireysel performans sergiledi.
KUPASIZ GEÇEN TOTTENHAM YILLARI
Harry Kane, altyapısına 2004’te girdiği Tottenham ile 2010’da profesyonel sözleşme imzaladı.
Tottenham’da sahaya çıktığı 435 maçta 280 gol atma başarısı gösteren yıldız oyuncu, futbol dünyasında adını en etkili santrforlar arasına yazdırdı.
Kane, etkileyici performansına rağmen 2008 İngiltere Lig Kupası’ndan bu yana kupa sevinci yaşayamayan Tottenham’ın makus talihini değiştiremedi. Golcü futbolcu, kariyerinin başlarında kiralık olarak top koşturduğu Leyton Orient, Milwall, Norwich City ve Leicester City’de de kupa sevinci yaşayamadı.
TOTTENHAM’DA ÜÇ KEZ FİNAL KAYBETTİ
İngilizlerin “gol makinesi” Harry Kane, Tottenham formasıyla üç kez kupa finali kaybetti.
Tottenham, Kane’in oynadığı dönemde 2014-2015 sezonunda Chelsea, 2020-2021 sezonunda Manchester City’ye İngiltere Lig Kupası finalinde yenildi. UEFA Şampiyonlar Ligi’nde 2018-2019 sezonu finalini Liverpool’a kaybeden Londra ekibi, Premier Lig’de ise 2016-2017 sezonunu ikinci sırada tamamlayarak şampiyonluğun bir adım uzağında kaldı.

MİLLİ TAKIMDA DA KUPASI YOK
İngiltere Milli Takımı’nın en golcü futbolcusu Kane, kupa şanssızlığını milli takımda da kıramadı.
Harry Kane, 89 maçta 62 gol attığı milli formayla bir kez final oynamasına rağmen mutlu sona ulaşamadı. Kane’in forma giydiği dönemde 2020 Avrupa Şampiyonası finalinde İtalya’ya yenilen İngiltere, 2018-2019 sezonunda ise UEFA Uluslar Ligi’nde üçüncü oldu.
6. KEZ GOL KRALLIĞININ EŞİĞİNDE
Bu sezon Bundesliga’nın en skorer ismi Kane, kariyerinde 6. kez gol krallığı yaşamak için gün sayıyor.
İngiltere Premier Lig’de 2015-2016, 2016-2017 ve 2020-2021 sezonlarında gol krallığına ulaşan tecrübeli oyuncu, 2018 FIFA Dünya Kupası ve 2020 Avrupa Futbol Şampiyonası Elemeleri’nde de en çok gol atan futbolcu oldu. İngiliz futbolcu, Bundesliga’da bu sezon gol krallığına ulaşmaya en yakın isim olarak dikkati çekiyor. Ligde 36 gol kaydeden Kane, Stuttgartlı Serhou Guirassy’nin (25 gol) önünde bitime iki hafta kala zirvede bulunuyor.

LEWANDOWSKI’NİN REKORUNA YAKLAŞTI
Bayern Münih efsaneleri arasına giren Robert Lewandowski’nin Bundesliga rekoru, Harry Kane’in bir sonraki hedefi olarak göze çarpıyor.
Lewandowski, 2020-2021 sezonunda 29 maçta kaydettiği 41 golle Bundesliga tarihinin bir sezonda en çok gol atan futbolcusu ünvanını elde etti. Polonyalı oyuncu, Gerd Müller’in 1971-1972 sezonundaki 40 gollük performansını geçerek yaklaşık 50 yıllık rekoru kırmıştı.
Kane, ligin son iki haftasında 5 gol daha atması halinde Lewandowski’nin 41 gollük rekoruna ortak olacak.
]]>Galatasaray’ın çok ciddi bir puan avantajıyla girdiği son düzlükte Fenerbahçe de iddiasını korumak için mücadele edecek. Sarı-kırmızılıların başında Okan Buruk, sarı-lacivertlilerin başında da İsmail Kartal yer alırken sonuç ne olursa olsun, Süper Lig’de son 16 sezondur yaşanan Türk teknik direktörlerin şampiyonluk geleneği değişmeyecek.
Ligde 2007-2008 sezonundan bu yana olduğu gibi yine bir yerli teknik adam, 17. kez takımını şampiyonluğa taşıyacak. Sezon sonunda kupa İstanbul’un hangi yakasına giderse gitsin Türk futbolunda yerli teknik direktörlerin başarılarına bir yenisi daha eklenecek.
Türk teknik adamlar son 16 sezona damga vurdu
Süper Lig’de geride kalan 65 sezonun 30’unda Türk teknik adamların yönettiği takımlar zirvede yer aldı. Türk teknik direktörler, son 16 sezonda şampiyonluklara ambargo koydu.
Ligde 2007-2008 sezonunda Karl Heinz Feldkamp’tan devraldığı Galatasaray’ı son haftalarda şampiyonluğa taşıyan Cevat Güler’le başlayan seride, 2008-2009 sezonunu Mustafa Denizli yönetimindeki Beşiktaş, 2009-2010 sezonunu Ertuğrul Sağlam teknik direktörlüğündeki Bursaspor kazandı.
2010-2011 sezonunda Aykut Kocaman, Fenerbahçe’yi şampiyonluğa taşırken 2011-2012 ile 2012-2013 sezonlarında Fatih Terim yönetimindeki Galatasaray mutlu sona ulaştı.
Ersun Yanal yönetimindeki Fenerbahçe 2013-2014 sezonunda zirvede yer alırken, 2014-2015’de Hamza Hamzaoğlu idaresindeki Galatasaray, 2015-2016 ve 2016-17 sezonlarında Şenol Güneş yönetimindeki Beşiktaş, 2017-2018 ve 2018-2019 sezonlarında yine Fatih Terim idaresindeki Galatasaray aynı başarıyı gösterdi. 2019-2020 sezonunu Okan Buruk’un çalıştırdığı İstanbul Başakşehir, 2020-2021 sezonunu Sergen Yalçın idaresindeki Beşiktaş, 2021-2022 sezonunu Abdullah Avcı’nın yönetimindeki Trabzonspor, 2022-2023 sezonunu da Okan Buruk’un yönettiği Galatasaray şampiyon tamamlayarak Türk teknik adamların geleneğini sürdürdü.
Fatih Terim zirvede
Süper Lig’de 8 kez şampiyonluk yaşayan teknik direktör Fatih Terim, bu alanda rekoru elinde bulunduruyor.
Tecrübeli teknik adam, dört dönem çalıştığı Galatasaray’da 1996-1997, 1997-1998, 1998-1999, 1999-2000, 2011-2012, 2012-2013, 2017-2018 ve 2018-2019’da şampiyonluk sevinci yaşadı.
Ligde Terim’in ardından en fazla şampiyonluk yaşayan ikinci isim ise 4 kez ile Ahmet Suat Özyazıcı oldu. Özyazıcı, Trabzonspor ile 1975-1976, 1976-1977, 1979-1980 ve 1983-1984 sezonlarında şampiyonluk ipini göğüsledi.
Daha önce Başakşehir ve Galatasaray ile Süper Lig’i kazanan Okan Buruk, bu sezon da mutlu sona ulaşması durumunda şampiyonluk apoletini üçüncü kez takacak. Gündüz Kılıç ve Şenol Güneş’i geride bırakacak Buruk, 3 şampiyonluğu bulunan Mustafa Denizli’yi yakalayacak.
Dört puanlık dezavantaja rağmen sezon sonunda ipi önde göğüslemesi durumunda Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal ise ilk kez bu sevinci yaşayacak.
Şampiyonluk yaşayan son yabancı teknik adam
Ligde şampiyonluk yaşayan son yabancı teknik adam, 2006-2007 sezonunda Fenerbahçe ile mutlu sona ulaşan Brezilyalı Zico olmuştu.
Son 16 sezonda Galatasaray 7, Beşiktaş 4, Fenerbahçe 2, Bursaspor, İstanbul Başakşehir ve Trabzonspor ise birer kez şampiyonluk kupasını kazandı.
Galatasaray forması giyen Icardi, Süper Lig’de oynadığı son altı karşılaşmada 7 kez rakip fileleri havalandırarak formunu gözler önüne serdi. Adana Demirspor karşısında kaydettiği gol ile Dzeko’yu geride bırakan Icardi, bu performansıyla Galatasaray tarihinde en çok gol atan yabancı oyuncular listesinde üçüncü sıraya yükselerek Bafetimbi Gomis’i yakaladı.
DZEKO İKİ HAFTADIR SUSKUN
Öte yandan Fenerbahçe’nin golcüsü Edin Dzeko, ligdeki son iki haftada gol atma başarısı gösteremedi.
En son golünü 32. haftada Fatih Karagümrük ağlarına gönderen Dzeko, sonraki haftalarda golle tanışamadı. 34. haftadaki kritik Beşiktaş derbisine yedek başlayan ve maçın 73. dakikasında sahaya giren Bosna Hersekli oyuncu, bu sürede gol kaydedemedi. Dzeko, bu sezon Süper Lig’de çıktığı 33 maçta 20 gol atma başarısını gösterdi.

REY MANAJ SİVASSPOR’U SIRTLADI
Sivasspor, Süper Lig’de 48 puanla dokuzuncu sırada yer alıyor ve takımın golcüsü Rey Manaj, özellikle sezonun ikinci yarısında sergilediği performansla dikkat çekiyor. Arnavut forvet, ligdeki son dört maçında üç kez gol sevinci yaşayarak toplamda 18 gole ulaştı ve takımının gelecek sezon Avrupa kupaları için umutlanmasını sağladı.
Rey Manaj, bu sezon Süper Lig’de çıktığı 29 maçta 18 gol atarak etkileyici bir performans sergiliyor. Gol krallığı yarışında ise Icardi, Dzeko ve Manaj’ın ardından en yakın rakipleri, Pendikspor’dan Mame Thiam (15 gol) ve Antalyaspor’dan Adam Buksa, Kasımpaşa’dan Aytaç Kara ve Başakşehir’den Krzysztof Piatek (her biri 14 gol) olarak sıralanıyor.

AYTAÇ KARA, TÜRK KRAL
Bu sezon Süper Lig’de en çok gol atan Türk oyuncu, Kasımpaşa’nın orta saha oyuncusu Aytaç Kara oldu. Aytaç, kariyerinin en golcü sezonunu yaşayarak 33 lig maçında 14 gol kaydetti ve özellikle ceza sahası dışından attığı etkileyici gollerle göz doldurdu.
Aytaç Kara’yı, Fenerbahçeli İrfan Can Kahveci ve Galatasaraylı Kerem Aktürkoğlu 12’şer golle takip ediyor. Alanyaspor’dan Oğuz Aydın 11, Beşiktaş’tan Semih Kılıçsoy ise 10 golle diğer çift haneli Türk golcüler arasında yer alıyor.

BATSHUAYI EN VERİMLİ GOLCÜ
Fenerbahçe’nin Belçikalı santrforu Michy Batshuayi, Süper Lig’de en iyi gol ortalamasına sahip oyuncu oldu. Genellikle yedek kulübesinden maçlara dahil olan Batshuayi, bu sezon 24 lig maçında 564 dakika süre alarak 11 gol attı. Her 51 dakikada bir gol atma başarısı gösteren Batshuayi, bu alanda ligin zirvesinde yer alıyor.

Batshuayi’nin takım arkadaşı Cengiz Ünder, 900 dakikada 9 gol atarak her 100 dakikada bir gol ortalamasıyla onu takip ederken, Trabzonspor’un Nijeryalı forveti Paul Onuachu, 1315 dakikada 12 gol atarak her 110 dakikada bir gol kaydetti.
]]>34. haftaya 90 puan ile başlayan sarı-kırmızılılar, maç fazlasıyla lider durumdayken Adana’da güçlü bir performans sergiledi. Karşılaşmanın ilk yarısında her iki takımın da kalecileri kritik kurtarışlar yaparken, skor eşitliği bozulmadı.
Maçın ikinci yarısında etkili bir oyun ortaya koyan Galatasaray, 53. dakikada Hakim Ziyech, 64. dakikada Kerem Demirbay ve 90+1. dakikada Mauro Icardi’nin attığı gollerle galibiyete ulaştı.
Bu zaferle birlikte Galatasaray, Süper Lig’de bu sezonki 30. galibiyetini elde etti ve toplam puanını 93’e yükseltti. Sarı-kırmızılı takım, bu skorla Fenerbahçe ile arasındaki puan farkını artırdı.
Adana Demirspor ise bu mağlubiyetle sezonun 11. yenilgisini yaşadı ve 41 puanda kaldı.

GALATASARAY’IN MÜTHİŞ SERİSİ
Süper Lig’de 22 maçtır yenilgi yüzü görmeyen Galatasaray, bu seriyi sürdürmeye devam ediyor. 12. haftada Hatayspor’a yenildikten sonra, ligdeki son 22 karşılaşmada 20 galibiyet, 2 beraberlik elde etti.
Galatasaray, art arda kazandığı 15 maçla kendi rekorunu kırdı. Okan Buruk yönetimindeki ekip, bu başarısıyla önceki sezondaki 14 maçlık galibiyet serisini geçti.
Fenerbahçe’nin bir sezonda en fazla puan toplama rekoruna eşitlenen Galatasaray, 1988-1989 sezonundaki 93 puanlık rekoru yakaladı. Ayrıca, 1987-1988 sezonunda elde ettiği 90 puanlık kendi rekorunu da geçmiş oldu.
AVERAJDA DA ÖNE GEÇTİ
Ligde 77 gol atarak ve yalnızca 21 gol yiyen Galatasaray, +56 averaj ile haftaya girmişti ve bu maçtan önce Fenerbahçe’nin bir averaj puanı gerisindeydi. Ancak Adana Demirspor karşısında 3 gol bulan ve kalesini koruyan Galatasaray, averajını +59’a yükselterek Fenerbahçe’nin iki averaj puanı önüne geçti.

ICARDI GOL KRALLIĞINDA ZİRVEDE
Arjantinli forvet Mauro Icardi, ligdeki gol sayısını 21’e çıkararak gol krallığı yarışında liderliğe oturdu.
Son 6 maçında 7 gol atan Icardi, haftaya Fenerbahçe’den Edin Dzeko ile 20’şer golle başabaş durumdayken, Adana Demirspor karşısında attığı golle zirveye yerleşti. Icardi, bu performansıyla Galatasaray’da en çok gol atan yabancı oyuncular listesinde Bafetimbi Gomis’le eşitlenerek üçüncü sıraya yükseldi.
MUSLERA REKORUNU YENİLEDİ
Deneyimli kaleci Fernando Muslera, Galatasaray adına bir sezonda en çok maçta kalesini gole kapama rekorunu yeniden kırdı. Uruguaylı kaleci, bu sezon ligde oynadığı 32 maçın 17’sinde kalesini gole kapatarak, kendi rekorunu bir kez daha geliştirdi ve Taffarel ile Mondragon’un rekorlarını geride bıraktı.

ZIYECH VE DEMİRBAY ARA VERMEDİ
Galatasaray’ın bu sezon Chelsea’den transfer ettiği Hakim Ziyech, Adana Demirspor karşısında sezonunun 4. golünü atarken, Kerem Demirbay ise 6. golünü kaydetti.
Ziyech, bu maçla birlikte ligdeki toplam gol sayısını 6’ya çıkardı. Sezon başında Bayer Leverkusen’den kadroya katılan Kerem Demirbay ise bu golle toplamda 7 golüne ulaştı.
]]>Ülker Spor ve Etkinlik Salonu’nda yer alan Fenerbahçe Basketbol Müzesi’nde açıklamalarda bulunan Uzun; FIBA Süper Kupası, Kadınlar Türkiye Kupası, Kadınlar Avrupa Ligi ve ING Kadınlar Basketbol Süper Ligi şampiyonluğunu kazandıkları dört kupalı sezonu ‘İnanılmaz’ kelimesiyle ifade etti.
Tarihi ve çok başarılı bir sezonu geride bıraktıklarını ifade eden Uzun, Kadınlar Avrupa Ligi kupasının yanında, “Kimsenin unutmayacağına çok eminim. Yanımda da en değerlisi, en büyüğü var. Her gördüğümde geriye dönüp bakıyorum, sanki dün olmuş gibi. Çok yoğun bir hafta geçirdik. Avrupa Ligi’nin ardından Süper Lig finalini de oynadık. Bizim için sezonun sonu çok yoğundu. Başarıyla bittiği için, kupaları aldığımız için çok mutluyuz” açıklamasını yaptı.
Fenerbahçe taraftarının kendilerini sezon boyunca yalnız bırakmadığını da dile getiren Uzun, şöyle devam etti:
“Sadece iç sahada değil, gittiğimiz her deplasmanı evimiz yaptılar bize. Bizi hiç yalnız bırakmadılar. Onlarla daha güçlü olduğumuzu her zaman söylüyoruz. Salonun her zaman dolu olmasını istiyoruz. Gerçekten çok keyifli oluyor ve maçların atmosferi değişiyor, biz çok farklı hissediyoruz. İç sahada ve deplasmanda bizleri yalnız bırakmadıkları için, gücümüze güç kattıkları için onlara teşekkür ediyoruz. Bu kupalar da onlara armağan olsun.”
“TARİHİ BİR SEZON YAŞAMAK ÇOK BÜYÜK BİR GURUR”
Avrupa Ligi şampiyonluğunu kazandıktan sonra rüya gibi bir güne uyandığını söyleyen Uzun, bu kupanın ardından lig şampiyonluğu için mücadele ettiklerini hatırlatarak şunları söyledi:
“Ancak sonrasında başka bir maçımız vardı. Keyfini çıkaralım derken sonra bir kupa daha aldık. Sabah 5’te döndük. Başkanımızı görmeye gittik. Herkes idrak etmeye çalışıyor ama edemiyor. Sadece sezonun bitmiş olması, görevini tamamladığımızı bilmek ve 4 kupayı alıp tarihi bir sezon yaşamak çok büyük bir gurur. Hepimiz şu anda derin bir nefes alıp başardık diyebiliyoruz.”
Fenerbahçe Basketbol Müzesi’ne bir gün çocuklarıyla gelip ‘Biz bunları yaptık’ demek istediğini söyleyen Uzun, bu sezon kazanılan 4 kupanın ardından önümüzdeki sezonun hedefleri için de “4 aslında bir rakam. Bu 5 de olabilir, 3 de olabilir. Yarıştığımız kulvar sayısı kaçsa, o kulvarların hepsinde bütün kupaları kazanmak yine bizim hedefimiz olacaktır” diyerek sözlerini tamamladı.
“AVRUPA’NIN EN BÜYÜĞÜNDEYİM”
Yaz sezonunu WNBA ekiplerinden Dallas Wings’le geçirecek olan başarılı sporcu, ABD’ye salı günü gideceğinin altını çizerek “Arkadaşlarımla kupaların keyfini çıkarıp aileme vakit ayırmak istiyorum. Sonra da gideceğim ve antrenman süreci olacak. Umarım çok güzel geçer. Takıma da girersem harika ve eğlenceli bir sezon olur. Orada sezon bitince Türkiye’ye döneceğim. Birbirini bağlayan bir süreç olacak. Yeni sezon nasıl giderse ona göre diğer adımları atacağım.” ifadelerini kullandı.
Fenerbahçe’nin Avrupa’nın en büyük takımı olduğunu, buna karşın kariyerinde bir sezon dahi olsa Avrupa tecrübesi yaşamak istediğini söyleyen Uzun, şöyle konuştu:
“Avrupa’nın en büyüğündeyim. Avrupa tecrübesi yaşamak istiyorum, kariyerimde bir Avrupa senesi olsun istiyorum. Ama Avrupa’nın en büyüğünde oynadığınızda, yarıştığınız her kulvarda kupa aldığınızda insan bırakmak istemiyor. En iyisinden gidip başka bir yerde maceraya girmek ayrı bir tecrübe. Tabii ki Türkiye’de kadın basketboluna çok şey katacağını düşünüyorum Avrupa’nın. Ama şu anda bu kupaların keyfini çıkarıyorum. Belki ileride olabilir.”
]]>UEFA Avrupa Ligi’nde son 8 takım arasına kalmayı başaran Bayer Leverkusen, Almanya Kupası’nda ise finale yükseldi.
Aktif futbol kariyerini 2017’de noktalayan Alonso, saha kenarına ilk adımını 2018’de Real Madrid’de attı.
İspanya ekibinin altyapısında antrenörlük yapan Alonso, teknik direktör olarak ilk deneyimini ise Real Sociedad’ın B takımında yaşadı. Xabi Alonso, 2019-2022 yıllarında görev aldığı bu ekiple 98 maça çıktı ve 1,46 puan ortalaması tutturdu.
İspanyol teknik adam, üst seviye liglerdeki ilk şansı ise Bayer Leverkusen ile yakaladı. Almanya kulübü, 2022’nin ekim ayında teknik direktör Gerardo Seoane’yi görevden alarak takımı Alonso’ya emanet etti. Bundesliga’da geçen sezonun ilk 8 maçında 5 puan alabilen Bayer Leverkusen, Alonso ile çıktığı 26 maçta 13 galibiyet, 7 mağlubiyet, 6 beraberlik yaşadı ve 50 puana ulaşarak ligi 6. sırada tamamladı.
Xabi Alonso’nun Bayer Leverkusen’in başında ses getirdiği sezon ise 2023-2024 oldu.
43 MAÇTA YENİLMEDİ
Bu sezon Bundesliga’da 29 haftada 25 galibiyet ve 4 beraberlikle 79 puan toplayan Bayer Leverkusen, en yakın rakipleri Bayern Münih ve Stuttgart’ın 16 puan önünde şampiyonluğu garantiledi.
Başarılı performansını UEFA Avrupa Ligi’nde de sürdüren Bayer Leverkusen; Karabağ, Molde ve Hacken ile mücadele ettiği H Grubu’nda lider olarak tur atladı.
Son 16 turunda Karabağ’ı eleyen 42 yaşındaki Alonso’nun takımı, çeyrek final ilk maçında ise West Ham United’ı 2-0 mağlup etti.
Bayer Leverkusen, bu sezon Almanya Kupası’nda oynadığı 5 karşılaşmadan da galibiyetle ayrıldı ve finalde ikinci lig ekibi Kaiserslautern ile eşleşti.
Bu sezon tüm kulvarlarda oynadığı 43 maçta mağlubiyet yüzü görmeyen Bayer Leverkusen’in yenilmezlik serisi devam ediyor.
ADI ŞİMDİDEN BÜYÜK TAKIMLARLA ANILIYOR
Xabi Alonso’nun adı şimdiden Avrupa’nın büyük takımlarıyla anılmaya başlandı.
Almanya basınında Real Madrid, Bayern Münih ve Liverpool’un Alonso ile ilgilendiği öne sürüldü.
Tüm bu ilgiye rağmen Bayer Leverkusen ile 2026’ya kadar sözleşmesi bulunan Alonso’nun takımın başında kalması bekleniyor.
Futbolculuk kariyeri başarılarla dolu Xabi Alonso; Real Sociedad, Eibar, Liverpool, Real Madrid ve Bayern Münih’te forma giydi.
Alonso, 18 yıllık futbolculuk kariyerinde 2005 ve 2014’te Şampiyonlar Ligi ile UEFA Süper Kupa, 2012’de LaLiga, 2015, 2016 ve 2017’de Bundesliga şampiyonluğu gördü.
Xabi Alonso, 114 kez giydiği İspanya Milli Takımı formasıyla ise 2010’da Dünya Kupası, 2008 ve 2012’de Avrupa şampiyonluğuna uzandı.
BAYER LEVEKURSEN’İN LİGDE İLK ŞAMPİYONLUĞU
Bayer Leverkusen, 119 yıllık tarihinde Almanya’nın en üst ligi Bundesliga’da ilk şampiyonluğuna ulaştı.
Leverkusen, sonuncusu 2010-2011 sezonunda olmak üzere 5 kez de ligi ikinci sırada bitirdi.
UEFA Şampiyonlar Ligi’nde 2001-2002 sezonunda final oynayan Bayer Leverkusen, 1988’de UEFA Kupası’nı kazandı.
Bu kupa, kulübün Avrupa’daki tek başarısı olarak kayıtlara geçti. Bayer Leverkusen ayrıca 1993’te Almanya Kupası’nı müzesine götürdü.
]]>Batı Konferansı’nda play-in oynama hakkı kazanan Golden State Warriors, sahasında Utah Jazz’ı 123-116 mağlup ederek sezonu 46 galibiyetle tamamladı.
Stephen Curry’nin forma giymediği mücadelede Warriors adına Klay Thompson 25 ve Andrew Wiggins 19 sayı kaydetti.
Jazz’da mücadeleye ilk 5’te başlayıp yaklaşık 30 dakika süre alan milli basketbolcu Ömer Faruk Yurtseven, 11 sayı, 18 ribauntla “double-double” yaptı. Sezonu 51. mağlubiyetle Batı Konferansı 12’ncisi olarak bitiren Jazz’da Keyonte George 21 ve Taylor Hendricks 16 sayı attı.
BATI’DA THUNDER ZİRVEYİ ELDE ETTİ
Oklahoma City Thunder, sahasında Dallas Mavericks’i 135-86 yenerek 57. galibiyetini aldı ve Batı Konferansı’nı zirvede bitirdi.
Thunder’da Shai Gilgeous-Alexander 15 ve Aaron Wiggins 14 sayıyla galibiyete katkı sağladı.
Luka Doncic ve Kyrie Irving gibi yıldızlarına dinlenme imkanı tanıyan Batı Konferansı 5’incisi Mavericks’te (50 galibiyet, 32 mağlubiyet) Brandon Williams 22 ve Olivier-Maxence Prosper 15 sayı üretti.
SUNS DOĞRUDAN PLAY-OFF BİLETİ ALDI
Phoenix Suns, deplasmanda Minnesota Timberwolves’u 125-106’lık skorla geçti ve Batı’da 6. sırayı alarak doğrudan play-off bileti elde etti.
Sezonu 49 galibiyetle tamamlayan Suns’ta Bradley Beal 36 ve Devin Booker 23 sayıyla ön plana çıktı.
Batı üçüncüsü Timberwolves’ta (56 galibiyet, 26 mağlubiyet) Rudy Gobert 21 ve Mike Conley 17 sayı buldu.
SONUÇLAR
PLAY-OFF VE PLAY-INN EŞLEŞMELERİ
Normal sezon maçlarının tamamlanmasının ardından NBA’de play-off ve play-in eşleşmeleri belli oldu.
Play-in maçlarının 17-20 Nisan’da oynanacağı ligde play-off karşılaşmaları ise 21 Nisan’da başlayacak.
Eşleşmeler şu şekilde:
Ligde bugüne kadar oynadığı 30 maçta 26 galibiyet, 3 beraberlik ve yalnızca 1 yenilgiyle 81 puan toplayan Galatasaray, Fenerbahçe’nin 2 puan önünde liderliğini sürdürüyor.
Öte yandan Atakaş Hatayspor, 7 galibiyet, 12 beraberlik ve 11 mağlubiyetle topladığı 33 puanla 15. sıraya yerleşmiş durumda.
GALATASARAY’DA TEK EKSİK
Galatasaray’ın tecrübeli kalecisi Günay Güvenç, aldığı ceza sebebiyle bu hafta forma giyemeyecek.
Kasımpaşa maçının ardından Türkiye Futbol Federasyonu Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu tarafından kendisine verilen 2 maçlık ceza nedeniyle, Akdeniz ekibiyle oynanacak maçta kadroda yer alamayacak.
Sarı-kırmızılı ekibin önemli oyuncuları Sergio Oliveira, Davinson Sanchez, Hakim Ziyech, Kaan Ayhan ve Kerem Aktürkoğlu da sarı kart ceza sınırında bulunuyorlar. Bu oyuncular, yarınki maçta kart görmeleri halinde 32. haftada Alanyaspor ile yapılacak maçta oynayamayacaklar.

AURIER İLK MAÇINA ÇIKABİLİR
Galatasaray’ın kış transfer döneminde Nottingham Forrest takımından kadrosuna kattığı Fildişi Sahilli defans oyuncusu Serge Aurier, Okan Buruk tarafından forma şansı verilmesi halinde, Hatayspor karşısında ilk kez sahaya çıkma fırsatı bulacak.
Afrika Uluslar Kupası’nda ülkesi adına mücadele ederken sakatlanan ve şampiyonluk sevinci yaşayan Aurier, bu yüzden yaklaşık bir buçuk ay futboldan uzak kalmıştı. 31 yaşındaki oyuncunun, son dönemde takım antrenmanlarına katılmaya başlamasıyla birlikte, Hatayspor maçında sahada olması bekleniyor.
Defansın önemli isimlerinden Davinson Sanchez de geçirdiği bir aylık sakatlık dönemini geride bırakarak Hatayspor karşısında oynama ihtimali yüksek.
OKAN BURUK REKOR PEŞİNDE
Teknik direktör Okan Buruk, Mircea Lucescu’nun elinde bulunan 18 maçlık iç saha galibiyet serisi rekorunu geçmeyi hedefliyor.
Geçtiğimiz sezonun sonunda üç, bu sezon ise 15 iç saha maçını kazanarak Lucescu ile eşitlenen rekoru, Hatayspor maçıyla aşmayı amaçlayan Buruk, bu başarıya ulaşarak Rumen teknik direktörün rekorunu geride bırakmak istiyor.
Lucescu’nun bu rekoru, Galatasaray’ın başında bulunduğu Mayıs 2001’den Mayıs 2002’ye kadar süren dönemde elde etmişti.

YENİLMEZLİK SERİSİ
Galatasaray, Süper Lig’deki son 11 mücadelesini zaferle tamamladı. Sivasspor ile 16. haftada deplasmanda 1-1 beraber kaldıktan sonra, sarı-kırmızılı ekip üst üste 11 lig maçından da galibiyetle ayrıldı.
Bu sezon iç saha performansında da kusursuz bir tablo çizen Galatasaray, RAMS Park’taki 15 Süper Lig maçını da kazanarak, bu alanda 15’te 15 yapma başarısı gösterdi. Böylece, ligde evinde hiç puan kaybetmeyen tek takım oldu.
Ayrıca Galatasaray, Süper Lig’de kendi sahasında oynadığı son 32 maçta yenilgi yüzü görmedi. Geçen sezon Giresunspor ile evinde oynadığı ilk maçta mağlubiyet alan sarı-kırmızılılar, bu maçın ardından gelen 32 karşılaşmada mağlubiyet yaşamadı.
Bu süreçte, Seyrantepe’de lig maçlarındaki performansı 30 galibiyet ve 2 beraberlik oldu.
BU SEZON TEK YENİLGİ HATAYSPOR’DAN
Süper Lig’in zirvesinde yer alan Galatasaray, bu sezon ligde yalnızca Hatayspor’a yenilgiyle boyun eğdi.
Sarı-kırmızılı ekip, ligin 12. haftasında Hatayspor’a konuk olduğu maçtan 2-1’lik skorla mağlup ayrıldı. Bu mağlubiyetin ardından Galatasaray, izleyen 18 müsabakada 16 zafer ve 2 beraberlik elde etti.
]]>Okan Buruk, Galatasaray’ın başına geçtiği ilk sezonda Süper Lig şampiyonluğunu elde etti ve bu süreçte pek çok başarıya imza attı.
Deneyimli teknik direktör, geçen sezon son üç, bu sezon ise iç sahada oynadığı 15 karşılaşmadan zaferle ayrılarak, 18 maçlık bir galibiyet serisine ulaştı. Bu başarıyla Buruk, Gündüz Kılıç’ın, Galatasaray’la kendi evinde üst üste en fazla galibiyet alan Türk teknik direktör rekorunu egale etti.
Daha sonra bu başarıyı aşan Buruk, Mircea Lucescu’nun 18 maçlık iç saha galibiyet serisi rekoruna da ortak oldu. Lucescu, Mayıs 2001 ile Mayıs 2002 arasında, Galatasaray’la iç sahada 18 maçlık bir galibiyet serisi elde ederek bu rekoru kırmıştı.
Okan Buruk, Hatayspor karşısında zafer elde etmesi halinde, Rumen teknik direktörün rekorunu geride bırakacak.

SÜPER LİG’DE PUAN REKORUNU KIRDI
Okan Buruk’un yönetiminde Galatasaray, Süper Lig’in en başarılı sezonunu geçiriyor.
Takım, ligde şu ana kadar oynadığı 30 maç sonunda 26 galibiyet, 3 beraberlik ve sadece 1 mağlubiyetle 81 puan topladı ve lig tarihinde bir sezonda bu noktaya en çok puan toplayan takım oldu.
REKORLARLA DOLU SEZON
Galatasaray, teknik direktör Okan Buruk liderliğinde, Süper Lig’de eşine az rastlanır bir galibiyet serisi elde ederek tarihe geçti.
Sarı-kırmızılı takım, geçen sezonun 12. ile 25. haftaları arasında oynadığı 14 karşılaşmayı (bunlardan biri hükmen olmak üzere) kazanarak, Beşiktaş’ın 63 yıl boyunca kırılamayan seri galibiyet rekorunu ele geçirdi.
Okan Buruk, Galatasaray’ın başında resmi maçlarda art arda 17 galibiyet elde ederek, bu alanda da en başarılı Türk teknik direktör olma unvanını kazandı.

EN KISA SÜREDE 50 GALİBİYETE ULAŞAN TEKNİK DİREKTÖR
Okan Buruk, Galatasaray’ın başında Süper Lig’de 50 galibiyete en hızlı ulaşan teknik direktör oldu.
Deneyimli çalıştırıcı, geçen sezon 36 maçta 28 galibiyet, dört beraberlik ve dört yenilgi alırken, bu sezon 30. hafta itibarıyla 26 galibiyet, üç beraberlik ve bir mağlubiyetle sahadan ayrıldı.
Buruk, bu başarısıyla lig tarihinde 50 galibiyete en kısa sürede ulaşan teknik direktör olarak kayıtlara geçti.

TÜRK FUTBOL TARİHİNDE EŞSİZ BAŞARI
Okan Buruk, futbolcu ve teknik direktör olarak elde ettiği şampiyonluklarla Türk futbol tarihinde önemli bir yere sahip oldu.
Futbolculuk kariyerinde 7 defa şampiyonluk yaşayan Buruk, teknik direktörlük kariyerinde de bu başarıyı 2 kez elde etti. Başakşehir ile ilk teknik direktörlük şampiyonluğunu yaşayan Buruk, Mustafa Denizli’den sonra üç farklı takımı şampiyon yapma başarısını gösteren ikinci Türk teknik direktör oldu.
Ayrıca, Galatasaray’da Hamza Hamzaoğlu’nun ardından hem futbolcu hem de teknik direktör olarak şampiyonluk sevinci yaşayan Buruk, bu nadir başarıya ulaşan ikinci isim olarak tarihe geçti.
]]>Bu süre zarfında, yapılan onlarca transfere rağmen beklenen sonuçlar alınamayınca, sürekli teknik direktör değişimi yaşandı ve kulüp teknik direktör öğütmeye başladı. Buna son örnek de dünyaca ünlü teknik adam Fernando Santos’un, büyük şovlarla takımın başına getirilmesine rağmen, 14 maç sonunda kalıp kalmayacağının sorgulanır hale gelmesi oldu. Hatta yönetim içinde kendisini istemeyen yöneticilerin olduğu, bu durumun sezon sonunda değerlendirmeye alınacağı yönündeki haberler de sıklıkla basında yer almaya başladı.

ŞAMPİYONLUKTAN SONRAKİ SEZONLAR İYİ PLANLANAMADI
Sergen Yalçın’la kazanılan 2021 şampiyonluğundan sonraki sezonlarda, transfer başarısını neredeyse hiç sağlayamayan Ahmet Nur Çebi başkanlığındaki eski yönetim, çareyi sürekli teknik direktör değiştirmekte aradı.
Önce Şampiyonlar Ligi’nde sıfır çektikten sonra Sergen Yalçın görevi bıraktı ve yerine altyapı antrenörü Önder Karaveli geldi. Sonu gelmeyen hoca değişiminin ilk hareketiydi bu. Önder Karaveli 30’uncu haftaya kadar takımın başında kaldı ve 30’uncu haftadaki Hatayspor beraberliğinden sonra baskılara dayanamadığını söyleyip görevini bıraktı.

DONANIMLI TEKNİK DİREKTÖR BEKLENİRKEN VALERIEN ISMAEL GETİRİLDİ
Tüm taraftarlar Önder Karaveli’den sonra çok donanımlı bir teknik direktör beklerken, Fransız Valerien Ismael göreve getirildi ve 2021-2022 sezonuna da onunla başlandı.
Mükemmel derecede kondisyon idmanları yaptıran Valerien Ismael, aynı mükemmeliyeti teknik, taktik ve hücum anlamında gösteremedi ve takımın oynadığı çözümsüz futbol sonu oldu. Hatayspor’a karşı alınan 2-1’lik mağlubiyetin ardından Valerien Ismael gönderildi ve 1 yılda 3’üncü kez teknik direktör aranmaya başlandı.

ŞENOL GÜNEŞ DÖNEMİNDE BÜYÜK TRANSFER BAŞARISIZLIĞI
Valerien Ismael’in gönderilmesinden 2 gün sonra taraftarın çok istediği Şenol Güneş, Beşiktaş’ın başına 2’nci kez teknik direktör olarak geldi.
İkinci Şenol Güneş dönemi iyi başlayıp, bir sonraki sezon için büyük umutlarla bitse de, yeni sezon çok büyük hayal kırıklığına döndü. Şenol Güneş’in onay verdiği hatta 2-3 tanesi için ısrarcı olduğu yeni transferlerin hiçbirisinden fayda sağlanamadı. Kötü oyun ve sonuçlar gelmeye başlayınca Güneş daha 7’nci haftada istifa etti ve hiçbir açıklama yapmadan ayrıldı. Aynı zamanda Ahmet Nur Çebi yönetimi de olağanüstü kongre kararı aldı.

BURAK YILMAZ VE RIZA ÇALIMBAY DÖNEMİ YİNE BAŞARISIZLIKLA BİTTİ
Bu noktada seri şekilde teknik direktör değişimine başlandı. Önce ‘takımı tanıyor’ bahanesiyle, en ufak bir tecrübesi bulunmayan Burak Yılmaz teknik direktör yapıldı. 6 maçta sadece 2 galibiyet alabilen Yılmaz da hemen istifa etti ve bu kez Rıza Çalımbay göreve getirildi.
Çalımbay, Ahmet Nur Çebi ile başladığı görevini yeni başkan Hasan Arat’la devam ettirmek iste de, Arat yönetimi 3-1’lik Alanyaspor mağlubiyeti sonrası efsane kaptan Çalımbay’ın görevine son verdi.

ŞİMDİ DE FERNANDO SANTOS İÇİN ‘GİTSİN’ DENİLİYOR
Beşiktaş’ın bu sezonki 4’üncü teknik direktörü geçici olarak altyapıdan getirilen Serdar Topraktepe oldu. Topraktepe’nin 3 maçlık görevi Fernando Santos’un gelişiyle son buldu.
Fernando Santos son 3 sezondaki 8’inci, bu sezonki de 5’inci teknik direktör olarak 7 Ocak’ta görevine başladı. Defans güvenliğini ön planda tutan futbol düşüncesiyle, ilk başlarda hoş görülen Santos, son 3 maçta mağlubiyet alması, sadece 1 gol atabilmesiyle taraftarların ve spor kamuoyunun hedefi haline gelmeye başladı.
Beşiktaş yönetiminin Fernando Santos’a sonuna kadar destek olup olmayacağını ve yeni sezona başlayıp başlamayacağını büyük ihtimalle ligde değil, kupada alınacak sonuçlar belirleyecek.
]]>Geçen sezonun başında çalıştırmaya başladığı sarı-kırmızılı takımla ilk yılında Süper Lig şampiyonluğu yaşayan Okan Buruk, geride kalan sürede birçok rekora da imza attı.
Tecrübeli teknik adam, Süper Lig’de geçen sezon son 3, bu sezon da 14 iç saha karşılaşmasından galibiyetle ayrılarak 17 maçlık galibiyet serisi yakaladı. Buruk, iç saha serisindeki 14. galibiyette Gündüz Kılıç’ın Galatasaray’ın başında evinde üst üste en çok maç kazanan Türk teknik adam rekoruna ortak oldu.
Sonrasında kırdığı rekoru geliştirerek 17 maça çıkaran Buruk’un Mircea Lucescu’nun 18 maçlık iç saha galibiyet rekoruna ortak olmasına sadece 1 galibiyet kaldı.
Lucescu, Galatasaray’ın başında Mayıs 2001-Mayıs 2002 arasında iç sahada 18 maçlık galibiyet serisi yakalayarak rekor kırmıştı. Okan Buruk, yarınki Çaykur Rizespor mücadelesinden galibiyetle ayrılması durumunda Rumen teknik adamın rekoruna ortak olacak.
İKİNCİ KEZ 10 MAÇLIK SERİ PEŞİNDE
Okan Buruk’un öğrencileri, Çaykur Rizespor’u yenmesi halinde bu sezon ikinci kez 10 maçlık galibiyet serisi yakalayacak.
Sarı-kırmızılı ekip, bu sezon 2 ila 11. haftalar arasında 10 maçlık galibiyet serisi yakaladı. Sonrasındaki 8 müsabakada 5 galibiyet, 2 beraberlik ve 1 yenilgi yaşayan “Cimbom” 20 ila 28. haftalar arasında üst üste 9 maçı kazandı.
Galatasaray, yarın Çaykur Rizespor’u mağlup etmesi durumunda Süper Lig tarihinde bir sezonda iki kez 10 maçlık galibiyet serisi yakalayan ilk takım olacak.
28 HAFTA SONUNDA PUAN REKORU ELİNDE
Okan Buruk, Süper Lig tarihinin en başarılı sezonunu geçiriyor.
Ligde geride kalan 28 maçta 24 galibiyet, 3 beraberlik ve 1 yenilgi yaşayan Buruk, 75 puan topladı. Galatasaray, lig tarihinde bu haftayı en fazla puanla geçen takım oldu.
Tecrübeli teknik adam, sarı-kırmızılıların bu başarısında başrolü oynadı.
REKORLARI KIRDI, TARİHE GEÇTİ
Galatasaray, Okan Buruk yönetiminde Süper Lig tarihinin en uzun galibiyet serisine imza attı.
Ligde geçen sezon 12 ile 25. haftalar arasındaki 14 maçı (biri hükmen) kazanan sarı-kırmızılı ekip, Beşiktaş’a ait olan ve 63 yıldır geçilemeyen üst üste kazanma rekorunun da yeni sahibi oldu.
Okan Buruk, ayrıca Galatasaray’da resmi maçlarda 17 kez ile üst üste en fazla galibiyet gören teknik adam olarak da adını tarihe yazdırdı.
50 GALİBİYET EN HIZLI ULAŞAN TEKNİK DİREKTÖR
Okan Buruk, Süper Lig’de 50 galibiyete en hızlı ulaşan teknik adam oldu.
Buruk, Galatasaray’ın başında geçen sezon 36 müsabakada 28 galibiyet, dörder beraberlik ve yenilgi yaşadı. Tecrübeli teknik adam, bu sezon ise 28. haftası geride kalan ligde 24 galibiyet, 3 beraberlik ve 1 yenilgi gördü.
Okan Buruk, ligde 50 galibiyete 62 maç sonunda ulaşarak bunu en kısa sürede başaran teknik adam ünvanını da aldı.
TÜRKİYE’NİN EN FAZLA ŞAMPİYONLUK YAŞAYAN İSMİ
Okan Buruk, Süper Lig’de futbolcu ve teknik adamlık kariyerinde en fazla şampiyonluk gören isim olarak tarihe adını yazdırdı.
Futbolcu olarak 7 kez kupayı havaya kaldıran Buruk, teknik direktörlük kariyerinde ise 2 kez bu sevinci yaşadı.
Teknik direktör olarak ilk şampiyonluk sevincini Başakşehir’in başında yaşayan Okan Buruk, Süper Lig’de üç farklı takımı şampiyon yapan Mustafa Denizli’nin ardından iki farklı takımı bu başarıya taşıyan ilk Türk teknik adam olarak tarihe geçti.
Buruk, Galatasaray’da Hamza Hamzaoğlu’ndan sonra hem futbolcu hem de teknik adam olarak şampiyonluk yaşayan ikinci isim oldu.
]]>Trendyol Süper Lig’in 27. haftasında RAMS Park’ta yapılan Bitexen Antalyaspor maçında biri penaltıdan olmak üzere 2 gol atan Kerem, 2-1’lik galibiyetin mimarı oldu.
Kerem, Antalyaspor ağlarını 2 kez sarsarak bu sezon Süper Lig’deki gol sayısını 11’e çıkardı. UEFA Şampiyonlar Ligi’nde de 3 kez fileleri havalandıran Kerem, toplamda 14 gole ulaştı.
Sarı-kırmızılılara TFF 3. Lig takımlarından Anagold 24Erzincanspor’dan 2020-2021 sezonu başında gelen Kerem, toplamda 160 resmi maça çıktı. 25 yaşındaki kanat oyuncusu, söz konusu müsabakalarda 43 kez fileleri havalandırarak takımının en önemli hücum ayaklarından oldu.
Dördüncü sezonunu geçirdiği Galatasaray’da 14 kez ağları sarsan Kerem Aktürkoğlu, kendi rekorunu geliştirerek en golcü sezonunu yaşıyor.

BU SEZON 4 KEZ “DOUBLE” YAPTI
Kerem Aktürkoğlu, bu sezon Trendyol Süper Lig’de 4 kez “double” yaptı.
25 yaşındaki futbolcu, bu sezon 5. haftadaki Yılport Samsunspor, 21. haftadaki Trabzonspor, 22. haftadaki İstanbulspor ve 27. haftadaki Bitexen Antalyaspor mücadelelerinde ikişer gol atma başarısı gösterdi.
KEREM’İN GALATASARAY PERFORMANSI
Kerem Aktürkoğlu’nun sezonlara göre Galatasaray kariyerindeki maç ve gol sayıları şöyle:

DEPREMDE ENKAZDAN KURTARILDI
Türk futbolunun son 4 sezondaki parlayan yıldızı olan Kerem Aktürkoğlu, hayat hikayesiyle de dikkati çekiyor.
Kocaeli’nin Gölcük ilçesinde 21 Ekim 1998 dünyaya gelen Kerem, henüz 10 aylıkken 1999 depremini yaşadı. Ailesiyle enkaz altından akrabalarının yardımıyla çıkarılan Kerem Aktürkoğlu, zorluklarla başladığı hayatında Türk futbolunun zirvesine çıktı.

TFF 3. LİG’DEN ŞAMPİYONLAR LİGİ’NE UZANAN KARİYER
Kerem Aktürkoğlu, futbola Gölcükspor altyapısında başladı.
Kerem, 2013’te 15 yaşındayken doğduğu mahallenin takımı olan Hisayernspor’un altyapısına geçti. Burada dikkati çeken genç yıldız adayı, 2015’te İstanbul Başakşehir’in altyapısına transfer oldu.
Kiralık olarak Bodrumspor ve Karacabey Belediyespor’da top koşturan Kerem, Başakşehir’de yaşadığı sorunlar nedeniyle ayrılık kararı aldı. Kariyerinde birkaç adım geri atmak zorunda kalan Kerem, TFF 3. Lig temsilcisi 24Erzincanspor’a gitti.
2019-2020 sezonunda Erzincan temsilcisinin Türkiye Kupası’nda Beşiktaş ile yaptığı maçlarda dikkati çeken Kerem, 2020’nin eylül ayında Galatasaray’a transfer oldu. Kerem, sarı-kırmızılı takımla 1 kez Süper Lig şampiyonluğu yaşadı.
UEFA Şampiyonlar Ligi ve UEFA Avrupa Ligi’nde sahne alan Kerem, bu sezon Manchester United ağlarına gönderdiği topla, haftanın golü ödülünü kazandı.
MİLLİ TAKIMIN DEĞİŞMEZLERİ ARASINA GİRDİ
Kerem Aktürkoğlu, Galatasaray’daki performansıyla A Milli Futbol Takımı’nın da değişmezlerinden oldu.
Sarı-kırmızılı takıma gelmeden 2015-2017 arasında alt yaş milli takımlarda 4 maça çıkan Kerem, sarı-kırmızılılardaki performansıyla A Milli Takım’a yükseldi.
Kerem Aktürkoğlu, 4 sezonda ay-yıldızlı takımda 26 maça çıktı ve 5 kez fileleri havalandırdı.
FİLİSTİN’E DESTEK MESAJLARI
Kerem Aktürkoğlu, İsrail’in Gazze’ye yaptığı saldırılar ve sivillerin katledilmesi karşısında sessiz kalmadı.
Milli futbolcu, Gazze’de yaşanan dramla ilgili sık sık sosyal medya hesabından paylaşım yaptı.
Bir paylaşımında, “Gazze’deki masumlar vahşice bombalamalardan sonra şimdi de açlıktan ölümle yüz yüzeler. Tek bir çocuk daha ölmesin. İnsanlık ölmesin!” ifadelerini kullanan Kerem, kamuoyu oluşmasına destek verdi.
]]>Buruk, yarın RAMS Park’ta yapılacak maç öncesinde Florya Metin Oktay Tesisleri’nde düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu.
Bu sezon UEFA Şampiyonlar Ligi’nde mücadele edip, UEFA Avrupa Ligi’nde yollarına devam ettiklerini hatırlatan Buruk, “Avrupa bizim için çok değerli. UEFA Şampiyonlar Ligi’nde oynadık ve buradan UEFA Avrupa Ligi’ne geçtik. Bu kulvardaki hedeflerimize ulaşmak için çok önemli bir karşılaşmaya çıkacağız. Maç maç düşüneceğiz. İlk maçı sahamızda oynuyoruz. Deplasmandaki gol avantajının ortadan kalktığı, iki sahada da gollerin eşit olduğu bir maç olacak. Bu da bu tür maçların önemi ve zevkini biraz daha artırdı. Kendi sahamızda kazanarak devam etmek istiyoruz. Sahamızda taraftarımızla birleşince neler yapabileceğimizi bu zamana kadar gösterdik. Amacımız bu maçı kazanarak rövanş öncesi avantaj yakalamak.” diye konuştu.
“AVANTAJ MI, DEZAVANTAJ MI BİLEMİYORUM”
İyi bir takımla karşılaşacaklarını dile getiren 50 yaşındaki teknik adam, “Sparta Prag, kendi liginde geçen sezonun şampiyonu. Bu sezon da lider durumdalar. Liglerinde uzun bir aradan çıktılar. Bu avantaj mı, dezavantaj mı bilemiyorum. Bizim de yüksek tempo ve yoğun fikstür dönemimize denk geldi. Bu maç öncesi hem dinlenme hem de çalışma şansımız oldu. Yüzde 100’ümüzle bu maça hazırız. Kazanmak için her şeyi yapacağız. Umarım ilk maçı kazanarak avantajlı bir şekilde ayrılırız. İyi ve zor bir rakip. İyi başlayıp maçın sonuna kadar devam etmek zorundayız. Burada da sabra ihtiyacımız var. Taraftarımıza ve Galatasaray’a yakışır bir oyun ortaya çıkacağından şüphem yok. Oyuncularıma güveniyorum.” ifadelerini kullandı.

“GÜÇLÜ BİR TAKIMA KARŞI OYNAYACAĞIZ”
Okan Buruk, Sparta Prag’ın güçlü bir takım olduğunu dile getirdi.
Çekya temsilcisinin UEFA Şampiyonlar Ligi elemelerinde sonradan kendi gruplarına düşen Kopenhag’a elendiğini hatırlatan Buruk, “Kopenhag’ı kimse tanımıyor ama kolay olarak görüyor. Ne Kopenhag’ı seyretmiş ne de oyuncusunu biliyor ama herkes ‘Kopenhag kolay takım’ diyor. Kopenhag ile ilk maçta 2-2 berabere kaldıktan sonra çok büyük eleştiri aldık. Avrupa’da özellikle Şampiyonlar Ligi’nde kolay bir rakip yok. Sparta Prag da sezon başında Kopenhag’a elenerek UEFA Avrupa Ligi’ne geldi. İki maçta berabere kaldı ve penaltılarda elendi. İyi bir takım. Oyun olarak güçlü bir takıma karşı oynayacağız. Kaliteli oyunculara sahipler. Biz de büyük maçları çok daha iyi oynuyoruz. Bu maçı önemsiyoruz. Karşımızda oynamak isteyen bir takım olacak. Yarınki hedefimiz ilk maçta galip gelmek.” şeklinde görüş belirtti.
“İNİŞLER ÇIKIŞLAR OLABİLİYOR”
Okan Buruk, bu sezon mücadele ettikleri dört kulvarda da şampiyonluk hedeflediklerini söyledi.
Galatasaray camiasının birlik olduğunda başarıların yakaladığına aktaran Buruk, sözlerini şöyle sürdürdü:
Bir takım oyunu içindeyiz. Ben başında olsam da oyuncularım, çalışanlarımız ve yönetimimizle performans sergiliyoruz. Bu performansta inişler ve çıkışlar olabiliyor ama ana amacımız Galatasaray’ın başarısı. Camia olarak bir birliktelik sergiliyoruz. Son 1,5 senede bu artarak ilerliyor. Bu birliktelik bize galibiyetler ve başarılar getiriyor. Geçen sezon bir şampiyonluk getirdi.
“DÖRT KUPA DA HEDEFİMİZDE”
“Bu sezon önümüzde daha fazla hedef var. Birincisi Süper Lig’deki hedefimiz. Ziraat Türkiye Kupası ve Turkcell Süper Kupa oynayacağız. Avrupa Ligi de hedeflerimizden biri. Dört kupayı kazanma hedefimiz var. Bunu gerçekleştirmek için bu birlikteliğe ihtiyacımız var. Bu birlikteliği sağladığımızda Galatasaray’ın büyüklüğünü ortaya koyuyoruz. Bu birliktelik için etkili bir oyun ortaya koymak lazım.”
“EN BÜYÜK HEDEFİMİZ BU”
“Stada gelen herkesin oyunumuza katılmasını istiyorum. Futbolun içinde farklı hikayeler ve maçlar var. Bazen sabırlı olmak gerekiyor. Hedefimiz her maçı kazanmak. Bunu oyun ve duruş olarak Şampiyonlar Ligi’nde gösterdik. Sırada Avrupa Ligi ve Süper Lig var. Buralarda başarılı olmak ve Galatasaray armasını bir kupayla taçlandırmak istiyoruz. En büyük hedefimiz bu. Kazandıkça rekorlar geliyor ama kazanan her zaman Galatasaray oluyor.”

“TAKIMDAN BEKLENTİM YÜKSEK”
Sarı-kırmızılı takımın teknik direktörü, takımından beklentilerinin yüksek olduğunu dile getirdi.
Ara transfer döneminde Sacha Boey’in ayrıldığının hatırlatılması üzerine Buruk, takım olmanın önemine değinerek şunları kaydetti:
“Ara transfer dönemi zor geçiyor. Bu dönemi güzel bir şekilde tamamladık. Serge de bugün geldi, bizimle beraber olacak. Kadromuzu geliştirmeye çalışıyoruz. Başkanımız ve yönetim kurulumuz istediğimiz takviyeleri yaptı. Derrick Köhn’ün transferini daha erken bitirebilseydik farklı olabilirdi ama elimizdeki oyuncularla en iyisini yapmaya çalışıyoruz. Bunu da zorlu iki maçı kazanarak gösterdik. Takım olduğunuz sürece hiçbir oyuncunun eksikliğini aramazsınız. Ancak takım olgusunu yakalamak lazım. Son iki maçta takım olgusunu yakaladık. Kimin olup olmadığı değil oyun önemli. Geniş bir kadroya sahibiz. Bu kadroyla 4 kulvarda mücadele edeceğiz. Sacha bizim için önemli bir oyuncuydu ama yerine oynayacak her futbolcu elinden geleni yapmaya çalışacak. Elimdeki oyunculara güvenerek yarınki maça çıkacağız. Takımımdan beklentim yüksek. İyi performans bekliyorum.”
Okan Buruk, sakatlığı geçen Abdülkerim Bardakcı’nın durumuyla ilgili, “Abdülkerim, 2 gün takımla antrenmanlara çıktı. Şu anda oynayabilecek durumda.” dedi.
Buruk, sadece Hakim Ziyech’in sakatlığının devam ettiğini dile getirdi.
“TÜM SORUMLULUK TFF’NİN”
Okan Buruk, Trendyol Süper Lig’in 26. haftasında MKE Ankaragücü ile yapacakları maçın oynanacağı Eryaman Stadı’nın zeminiyle ilgili de konuştu.
Stat zeminiyle ilgili tartışmalar hatırlatılarak, Sparta Prag maçındaki tercihlerinin etkilenip etkilenmeyeceğinin sorulması üzerine Buruk, “Bakım çalışmalarının ne sonuç verdiğini bilmiyoruz. Gittiğimizde göreceğiz. Bu, Türkiye Futbol Federasyonunun (TFF) sorumluluğunda olan bir durum. Demek ki oynanmasını uygun gördüler. Maça çıktığımızda federasyonun doğru karar verip vermediğini net bir şekilde göreceğiz. Bence bütün sorumluluk TFF’nin. Biz sahayı düşünmeden gidip oynayacağız. Kumda da oynasak kazanmak için mücadele edeceğiz. Benim zamanımda toprak sahalar vardı. Ben alışığım ama oyuncularımı hazırlayacağım. Ancak 10 günlük bakım süresinde sahanın düzeleceğini düşünüyorum. Tüm sorumluluk TFF’nin. Olumsuz şeyler de TFF’nin hatalarından biri olacak.” değerlendirmesinde bulundu.
]]>Ligde de Fenerbahçe ile zirve yarışını sürdüren “Cimbom” ara transferde önemli bir gelir elde etti.
Galatasaray, 2021-2022 sezonu başında 1 milyon 150 bin avro karşılığında Fransa’nın Rennes takımından transfer edilen Sacha Boey’i 30 milyon avro bonservis ve 5 milyon şarta bağlı avro bonus karşılığında Bayern Münih’e sattı. Bu transfer, Türk futbol tarihi adına bonservis bedeli rekoru olarak kayıtlara geçti.
Sarı-kırmızılılar, sezon başında Birleşik Arap Emirlikleri’nin Al-Nasr takımından 700 bin avroya aldığı Demokratik Kongolu Cedric Bakambu’dan yarım sezonda 4 milyon 300 bin avro kar elde etti. Galatasaray, yarım sezon oynattığı 32 yaşındaki santrforu, İspanya’nın Real Betis kulübüne 5 milyon avro bonservis ve 5 milyon 50 bin avro bonuslar karşılığında sattı.
“Cimbom” ara transferde net 35 milyon avro bonservis geliri elde ederken, bonusların gerçekleşmesi durumunda önemli bir geliri de kasasına koyacak.
ANGELINO, ROMA’YA GİTTİ
Galatasaray’ın sezon başında Almanya’nın Leipzig takımından kiraladığı İspanyol sol bek Angelino ile yollar ayrıldı.
Yarım sezonda sarı-kırmızılı formayla 19 resmi müsabakaya çıkıp 1 kez de gol sevinci yaşayan 27 yaşındaki savunma oyuncusunun performansı yeterli bulunmadı. Leipzig ile yapılan görüşmelerde kiralık sözleşmesi feshedilen Angelino, İtalyan temsilcisi Roma’ya kiralandı.
Kadroda düşünülmeyen Christian Luyindama’nın sözleşmesini fesheden Galatasaray ayrıca Halil Dervişoğlu’nu Atakaş Hatayspor’a, Kazımcan Karataş’ı ise MKE Ankaragücü’ne kiralık olarak gönderdi.
BERKAN KUTLU KİRALIKTAN DÖNDÜ
Sarı-kırmızılılar, ara transferde İtalya’nın Genoa takımına kiraladığı Berkan Kutlu’yu geri getirdi.
Ağustos ayı sonunda 250 bin avro geçici transfer bedeli ve 5 milyon avro opsiyon hakkıyla Genoa’ya kiralanan 25 yaşındaki orta saha oyuncusu, ara transferde takıma döndü.
Teknik direktör Okan Buruk’un joker oyuncularından olan Berkan, döndükten sonra orta saha, sol bek ve stoperde görev yaptı.
Berkan Kutlu, Genoa’da İtalya 1. Futbol Ligi’nde (Serie A) 6, İtalya Kupası’nda 2 müsabakada forma giydi.
GİDENLERİN YERİ UCUZA DOLDURULDU
Galatasaray, takımdan ayrılan oyuncuların yerini fazla para harcamadan doldurdu.
Sacha Boey ve Cedric Bakambu’dan hatırı sayılır bir miktar gelir sağlayan, Angelino’nun gidişiyle de hem yıllık ücreti hem de zorunlu satın alma maddesini kullanmadığı için ciddi bir miktardan tasarruf eden sarı-kırmızılılar, bu oyuncuların yerine yaptığı hamlelerde eli sıkı davrandı.
Brezilyalı santrfor Carlos Vinicius için Fulham’a 600 bin avro kiralama bedeli ödeyen Galatasaray, Serge Aurier için de Nottingham Forest’a 100 bin avro transfer bedeli verdi.
Sarı-kırmızılı kulüp, Angelino’nun yerine Almanya’nın Hannover 96 takımından Gana asıllı Alman sol bek Derrick Köhn’ü aldı. “Cimbom” 25 yaşındaki oyuncu için 3 milyon 350 bin avro bonservis bedeli ödeyecek.
GALATASARAY’IN ARA TRANSFER RAPORU
Sarı-kırmızılı takımda ikinci transfer ve tescil döneminde gelen ve giden futbolcular şöyle:
Gelenler: Carlos Vinicius (Fulham-Kiralık), Serge Aurier (Nottingham Forest-Kiralık), Derrick Köhn (Hannover 96), Berkan Kutlu (Genoa-Kiradan döndü)
Gidenler: Sacha Boey (Bayern Münih), Cedric Bakambu (Real Betis), Angelino (Leipzig-Kiralıktan döndü), Halil Dervişoğlu (Atakaş Hatayspor-Kiralık), Kazımcan Karataş (MKE Ankaragücü-Kiralık)
]]>Türkiye Futbol Federasyonu ve kurullarının standart dışı uygulamalar olduğunu söyleyen Koç, sarı lacivertli camiaya yapılan saldırılardan bahsetti.
Konuşmasının son bölümünde, haziran ayında gerçekleştirilecek başkanlık seçimine değinen Ali Koç, aday olmayı düşünmediğini ve Sadettin Saran’ın adaylık sürecine ilişkin çarpıcı ifadeler kullandı.
Ali Koç’un açıklamaları:
“Çağlar Söyüncü’nün transfer sürecine değinmek istiyorum. Kendisiyle ve kulübüyle görüştüğümüzde aramızda kapatılması imkansız ekonomik fark vardı. Öyle bir noktaya geldi ki, masadan çekildik. Sonrasında futbolda daha evvel rastlamadığımız bir olayla karşılaştık.”
“Çağlar, sadece 4 ay Fenerbahçe’de oynayabilmek için, Atletico’dan alacağı olan imza parasının büyük bölümünden fedakarlık etti. Kendisine sormadığım için rakamları telaffuz etmiyorum ama milyon Euro seviyesinde bir bedelden vazgeçti. Ve bu transfer böyle gerçekleşti. Bu ekonomik fedakarlık için kendisine teşekkür etmek istiyorum.”
“LİGİN KADERİNİ ETKİLİYORLAR”
“Bu kadar kısa sürede bu kadar çok olağanüstü olayların yaşandığı ülkemizde, futbol hiçbir şey olmamış gibi devam ediyor. Futbol takımımızın inancı, ruhu, doğru kadro mühendisliği, yatırımlar, emin adımlarla ilerliyoruz dedim. Ama kadro mühendisliğindeki başarı, camianın kenetlenmesi, şampiyonluk mücadelesi için ülkemizde yeterli olmuyor. TFF’nin, kurullarının, hakemlerinin saha içi ve saha dışında aldıkları kararlar, yarışın kaderini etkilemektedir.”
“KURALLAR RENKLERE GÖRE FARKLI MI”
“Saha içinde tartışmalar her hafta devam etmektedir. Standartsız hakem performansları norm haline gelmiştir. Futbolda kurallar renkler üzerinde farklı mı uygulanıyor sorusunu sorma mecburiyetinde kalıyoruz. Her puanın, her golün, her kararın kritik öneme sahip olduğu dönemeçte, sorumlu olanlar bu durumu nasıl düzeltecekler merakla bekliyoruz.”

PFDK’NİN VERDİĞİ CEZALAR
“Saha dışında söz konusu Fenerbahçe olunca kurulların nasıl çelişkili kararlara imza attığını görüyoruz. Fenerbahçe, sezon başından bu yana PFDK’den 7 milyon 379 bin TL ceza almış. Bu federasyonun geçmiş federasyonlara nazaran bizleri ceza keserek disipline edeceğini düşünmesi de çok talihsiz bir gerçek. Tahkim’e başvurmuşuz, 6 milyon 549 bin TL’ye inmiş. Rakibimiz de bu sezon başından beri 4 milyon 934 bin TL ceza almış, onlar da Tahkim’e başvurmuş, 3 milyon 591 bin TL’ye inmiş. Geçen sezon da bir sürü, hatta MHK Başkanı’na ağza alınmayacak sözlerin söylendiği statta, sevk yapılmadığını biliyoruz.”
7 sezonda 3 kez, 2’si kendi sahamızda olmak üzere son maçta şampiyonluğu kaybettik. Bu dünyada hiçbir takımın başına gelmeyecek istatistiktir. 2005-06 sezonunu hatırlayalım. Dönemin federasyon başkanı Haluk Ulusoy’un kurgularını, rakiplerimizin ‘kupa senin, lig benim’ ittifakını unutmamız mümkün mü?
“SİZCE BU TESADÜF MÜ?”
“Bu sezon bir tanesi çıkıp ‘Fenerbahçe devletle anlaştı, bu sezon şampiyon olacaklar’ dedi. Bu niye sadece Fenerbahçe’ye oluyor? Türk spor tarihinde, sportif ve ekonomik anlamda, rakiplerimizden fersah fersah önde olduğumuz dönemde, her alanda şampiyon olduğumuz, kulübümüz FETÖ kumpasına maruz bırakılarak maddi, manevi zarar gördü. Bu kumpas Fenerbahçe’ye öyle zarar verdi ki, aslında biz son 10 senede değil, son 13 senede 1 kere şampiyon olduk. Sizce bu tesadüf mü? Sportif rekabetle açıklanabilecek bir tablo mu?”
“CANIMIZA KAST EDİLDİ”
“Fenerbahçe’nin maddi manevi hasar yediği ortamda kim bize yardım eli uzattı? Kim bunun hesabının sorulması için vesile oldu? Kim olabilir? Olursa, devlet olur. Yeri geldiği zaman Fenerbahçe’nin mücadelesini takdire şayan sözlerle ifade etmek iyi güzel de, bu camianın uğradığı maddi, manevi zararlar ne olacak? Fenerbahçe şampiyonluğa giderken, yine İsmail hoca döneminde takım otobüsümüz kurşunlandı. Canımıza kast edildi.”
“SORUMLULARIN EN BÜYÜK AYIBI”
“Fenerbahçe’nin mevcudiyetine kast edilip, bu olayın hala faili meçhul olması tüm sorumluların en büyük ayıbı. Bu dosya emniyet seviyesinde çok iyi araştırılmasına rağmen, sonrasında tamamen savsaklanmıştır. Arzu edildiği takdirde, hedefe ulaşmanın çok kolay olduğu bir dosya. Ama niye arzu edilmiyor? Bunların dışında yakın zamana gelelim.”
“CUMHURBAŞKANINA MÜTEŞEKKİRİZ AMA…”
“Bu salonda 26 Ekim 2019 yılında, Sayın Cumhurbaşkanımız toplantımıza teşrif etti. O gün yaptığı konuşmada, hem tarihimizi, hem duruşumuzu hem de FETÖ’ye karşı mücadelesini övgü dolu cümlelerle anlattı. Konuşmayı biz yazsaydık, bu kadar iyi yazamazdık. Bu konuda kendisine müteşekkiriz. Ancak bu ziyaretten sonra ne olduysa, ziyaret tarihini takip eden 110 gün içinde, bugün de bize saldıran bazı yapılar, şahsımı 33 defa negatif biçimde sosyal medyada trend topic yaptılar. Yani 3-4 günde bir saldırıya uğramışız.”
“O DÖNEMİN BAŞKANINI HATIRLARSINIZ”
“Harcama limitlerinin ilk defa uygulandığı 2019-20 sezonunda, hatırlayacağınız gibi çok ihtiyacımız olan sol bek transferimiz, keyfi biçimde engellendi. Her şekilde limitlerin içinde kalmamıza rağmen, daha evvel kabul gören finansal hesaplarımız değiştirilerek bu transfer engellenmişti. O dönemin federasyon başkanını hatırlarsınız.”
“DAVALAR SÜRÜNCEMEDE BIRAKILIYOR”
“3 Temmuz süreciyle ilgili açtığımız tazminat davaları sürüncemede bırakılıyor. Hain terör örgütüne karşı kazandığımız hukuk zaferlerinin sonrasında manevi zararlarımız karşılanamaz, maddi zararlarımızın bir nebze olsun telafi edilmesini bekledik, istedik, helalleşmemiz gerekiyor dedik. Ama bu uzlaşı talebimiz karşılık bulmayınca tazminat davalarını açtık. Davamızı açalı 2,5 sene olmasına rağmen, davayı sürüncemede bırakma çabaları karşısında 21 Aralık 2023 tarihinde esas yargılama aşamasına nihayet geçilebildi.”
“GALATASARAY KULÜBÜ’NÜN YERİNDE OLSAM…”
“Son 6 sezondur muhtelif konularda pek çok kez tanık olduğumuz gibi, Süper Kupa mevzusunda da Fenerbahçe’ye ve özellikle şahsıma organize, sistematik, planlı şekilde saldırılar oldu. Olmaya da devam ediyor. Vallahi ben Galatasaray Kulübü olsam, ‘beni niye unuttunuz’ derdim. ‘Ben de bu kararın alınmasındaki ana faktörlerdenim’ derdim. Sporla ilgisi olmayan, genelde siyasetle meşgul olan bazı yapılar, troller devreye sokularak şizofrence senaryolarla kulübümüz ve şahsım hedef gösterildi. Şunu net şekilde söyleyebilirim ki, bu yapılan saldırılar, daha evvel ki saldırılarda olduğu gibi birilerinin düğmeye basmasıyla gerçekleşmektedir. Kendiliğinden olan konular değildir.”

“BUNLARIN ORTAK YANI…”
“Bu troll hesaplarının kimlere hizmet ettiği herkesin bildiği gerçeklerdir. Bu yapıların hedef aldığı başka kulüp veya başkan var mıdır? Sadece Fenerbahçe’dir. O yüzden tehlikenin farkında olun deme ihtiyacı duyuyorum. Bunlar yoruyor insanı. Bunlar gibilerin ortak yanı, Fenerbahçe’mizin sıkı sıkıya bağlı olduğu ilke ve değerlerle ilgili sıkıntıları mıdır? Bu kişilerin bazıları, terör örgütüne hizmet etmekteydi. Bu kişiler niye bizleri hedef almaktadır?”
“ESAS HATIRLAYACAĞIM DOSTLARIN SESSİZLİĞİ”
“Şu sözlerimi hatırlamanızı istiyorum. Başkanınız olarak, 6 sezondur yaşadıklarımızda esas hatırlayacağım, düşmanlarımızın sözleri ve saldırıları değil. Dost bildiklerimizin sessizliğidir.”
“SÜPER KUPA SÜRECİ ARAŞTIRILSIN”
“Dönelim Arabistan konusuna. Süper Kupa finaliyle ilgili TFF ve TFF’den aldığı bilgilerle Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nin yaptığı açıklamalar ile bizim yaptığımız açıklamalar siyahla beyaz kadar birbirinden farklı. Ya biz ya da TFF gerçekleri tam olarak yansıtmıyor. Fenerbahçe Spor Kulübü olarak, devletimizin bu süreçte yaşananları etraflıca soruşturmasını talep ve rica ediyoruz.”
“MAÇIN İPTALİ KASITLI MIYDI?”
“Yapılacak kapsamlı soruşturma sonunda, neler yaşandığını, kimlerin sorumlu olduğunu, TFF’nin söylediğinin aksine, milli değerlerimiz ve Atatürk ilkelerimizin tartışma konusu olup olmadığını, maçın iptaline TFF’nin organizasyon beceriksizliği mi, kulüplerin taleplerinin mi sebep olduğu ortaya çıkacaktır. Hatta maçın iptaline giden süreçte kasıt olup olmadığı da netleşecektir. Kasıt şüphesi üzerinde durulmasını özellikle rica ediyoruz.”
BAŞKAN ADAYLIĞI AÇIKLAMASI
“İnşallah haziran ayında yeni bir başkanımız, yeni bir yönetimimiz olacak. Bu kararımın Fenerbahçe’nin hayrına olduğuna inanın. Fenerbahçe Spor Kulübü’ne başkan olacak çok değerli kongre üyelerimiz her zaman vardır, ortaya çıkacaktır.”
]]>Sarı lacivertli kulübün yeni transferi Çağlar Söyüncü’nün transferinde, milli oyuncunun fedakarlığına değinen Ali Koç, gündemdeki konularla ilgili önemli ifadeler kullandı.
Türkiye Futbol Federasyonu ve kurullarının standart dışı uygulamalar olduğunu söyleyen Koç, sarı lacivertli camiaya yapılan saldırılardan bahsetti.
Ali Koç’un açıklamaları:
“Çağlar Söyüncü’nün transfer sürecine değinmek istiyorum. Kendisiyle ve kulübüyle görüştüğümüzde aramızda kapatılması imkansız ekonomik fark vardı. Öyle bir noktaya geldi ki, masadan çekildik. Sonrasında futbolda daha evvel rastlamadığımız bir olayla karşılaştık.”
“Çağlar, sadece 4 ay Fenerbahçe’de oynayabilmek için, Atletico’dan alacağı olan imza parasının büyük bölümünden fedakarlık etti. Kendisine sormadığım için rakamları telaffuz etmiyorum ama milyon Euro seviyesinde bir bedelden vazgeçti. Ve bu transfer böyle gerçekleşti. Bu ekonomik fedakarlık için kendisine teşekkür etmek istiyorum.”
“LİGİN KADERİNİ ETKİLİYORLAR”
“Bu kadar kısa sürede bu kadar çok olağanüstü olayların yaşandığı ülkemizde, futbol hiçbir şey olmamış gibi devam ediyor. Futbol takımımızın inancı, ruhu, doğru kadro mühendisliği, yatırımlar, emin adımlarla ilerliyoruz dedim. Ama kadro mühendisliğindeki başarı, camianın kenetlenmesi, şampiyonluk mücadelesi için ülkemizde yeterli olmuyor. TFF’nin, kurullarının, hakemlerinin saha içi ve saha dışında aldıkları kararlar, yarışın kaderini etkilemektedir.”
“KURALLAR RENKLERE GÖRE FARKLI MI”
“Saha içinde tartışmalar her hafta devam etmektedir. Standartsız hakem performansları norm haline gelmiştir. Futbolda kurallar renkler üzerinde farklı mı uygulanıyor sorusunu sorma mecburiyetinde kalıyoruz. Her puanın, her golün, her kararın kritik öneme sahip olduğu dönemeçte, sorumlu olanlar bu durumu nasıl düzeltecekler merakla bekliyoruz.”

PFDK’NİN VERDİĞİ CEZALAR
“Saha dışında söz konusu Fenerbahçe olunca kurulların nasıl çelişkili kararlara imza attığını görüyoruz. Fenerbahçe, sezon başından bu yana PFDK’den 7 milyon 379 bin TL ceza almış. Bu federasyonun geçmiş federasyonlara nazaran bizleri ceza keserek disipline edeceğini düşünmesi de çok talihsiz bir gerçek. Tahkim’e başvurmuşuz, 6 milyon 549 bin TL’ye inmiş. Rakibimiz de bu sezon başından beri 4 milyon 934 bin TL ceza almış, onlar da Tahkim’e başvurmuş, 3 milyon 591 bin TL’ye inmiş. Geçen sezon da bir sürü, hatta MHK Başkanı’na ağza alınmayacak sözlerin söylendiği statta, sevk yapılmadığını biliyoruz.”
7 sezonda 3 kez, 2’si kendi sahamızda olmak üzere son maçta şampiyonluğu kaybettik. Bu dünyada hiçbir takımın başına gelmeyecek istatistiktir. 2005-06 sezonunu hatırlayalım. Dönemin federasyon başkanı Haluk Ulusoy’un kurgularını, rakiplerimizin ‘kupa senin, lig benim’ ittifakını unutmamız mümkün mü?
“SİZCE BU TESADÜF MÜ?”
“Bu sezon bir tanesi çıkıp ‘Fenerbahçe devletle anlaştı, bu sezon şampiyon olacaklar’ dedi. Bu niye sadece Fenerbahçe’ye oluyor? Türk spor tarihinde, sportif ve ekonomik anlamda, rakiplerimizden fersah fersah önde olduğumuz dönemde, her alanda şampiyon olduğumuz, kulübümüz FETÖ kumpasına maruz bırakılarak maddi, manevi zarar gördü. Bu kumpas Fenerbahçe’ye öyle zarar verdi ki, aslında biz son 10 senede değil, son 13 senede 1 kere şampiyon olduk. Sizce bu tesadüf mü? Sportif rekabetle açıklanabilecek bir tablo mu?”
“CANIMIZA KAST EDİLDİ”
“Fenerbahçe’nin maddi manevi hasar yediği ortamda kim bize yardım eli uzattı? Kim bunun hesabının sorulması için vesile oldu? Kim olabilir? Olursa, devlet olur. Yeri geldiği zaman Fenerbahçe’nin mücadelesini takdire şayan sözlerle ifade etmek iyi güzel de, bu camianın uğradığı maddi, manevi zararlar ne olacak? Fenerbahçe şampiyonluğa giderken, yine İsmail hoca döneminde takım otobüsümüz kurşunlandı. Canımıza kast edildi.”
“SORUMLULARIN EN BÜYÜK AYIBI”
“Fenerbahçe’nin mevcudiyetine kast edilip, bu olayın hala faili meçhul olması tüm sorumluların en büyük ayıbı. Bu dosya emniyet seviyesinde çok iyi araştırılmasına rağmen, sonrasında tamamen savsaklanmıştır. Arzu edildiği takdirde, hedefe ulaşmanın çok kolay olduğu bir dosya. Ama niye arzu edilmiyor? Bunların dışında yakın zamana gelelim.”
“CUMHURBAŞKANINA MÜTEŞEKKİRİZ AMA…”
“Bu salonda 26 Ekim 2019 yılında, Sayın Cumhurbaşkanımız toplantımıza teşrif etti. O gün yaptığı konuşmada, hem tarihimizi, hem duruşumuzu hem de FETÖ’ye karşı mücadelesini övgü dolu cümlelerle anlattı. Konuşmayı biz yazsaydık, bu kadar iyi yazamazdık. Bu konuda kendisine müteşekkiriz. Ancak bu ziyaretten sonra ne olduysa, ziyaret tarihini takip eden 110 gün içinde, bugün de bize saldıran bazı yapılar, şahsımı 33 defa negatif biçimde sosyal medyada trend topic yaptılar. Yani 3-4 günde bir saldırıya uğramışız.”
“O DÖNEMİN BAŞKANINI HATIRLARSINIZ”
“Harcama limitlerinin ilk defa uygulandığı 2019-20 sezonunda, hatırlayacağınız gibi çok ihtiyacımız olan sol bek transferimiz, keyfi biçimde engellendi. Her şekilde limitlerin içinde kalmamıza rağmen, daha evvel kabul gören finansal hesaplarımız değiştirilerek bu transfer engellenmişti. O dönemin federasyon başkanını hatırlarsınız.”
“DAVALAR SÜRÜNCEMEDE BIRAKILIYOR”
“3 Temmuz süreciyle ilgili açtığımız tazminat davaları sürüncemede bırakılıyor. Hain terör örgütüne karşı kazandığımız hukuk zaferlerinin sonrasında manevi zararlarımız karşılanamaz, maddi zararlarımızın bir nebze olsun telafi edilmesini bekledik, istedik, helalleşmemiz gerekiyor dedik. Ama bu uzlaşı talebimiz karşılık bulmayınca tazminat davalarını açtık. Davamızı açalı 2,5 sene olmasına rağmen, davayı sürüncemede bırakma çabaları karşısında 21 Aralık 2023 tarihinde esas yargılama aşamasına nihayet geçilebildi.”
“GALATASARAY KULÜBÜ’NÜN YERİNDE OLSAM…”
“Son 6 sezondur muhtelif konularda pek çok kez tanık olduğumuz gibi, Süper Kupa mevzusunda da Fenerbahçe’ye ve özellikle şahsıma organize, sistematik, planlı şekilde saldırılar oldu. Olmaya da devam ediyor. Vallahi ben Galatasaray Kulübü olsam, ‘beni niye unuttunuz’ derdim. ‘Ben de bu kararın alınmasındaki ana faktörlerdenim’ derdim. Sporla ilgisi olmayan, genelde siyasetle meşgul olan bazı yapılar, troller devreye sokularak şizofrence senaryolarla kulübümüz ve şahsım hedef gösterildi. Şunu net şekilde söyleyebilirim ki, bu yapılan saldırılar, daha evvel ki saldırılarda olduğu gibi birilerinin düğmeye basmasıyla gerçekleşmektedir. Kendiliğinden olan konular değildir.”

“BUNLARIN ORTAK YANI…”
“Bu troll hesaplarının kimlere hizmet ettiği herkesin bildiği gerçeklerdir. Bu yapıların hedef aldığı başka kulüp veya başkan var mıdır? Sadece Fenerbahçe’dir. O yüzden tehlikenin farkında olun deme ihtiyacı duyuyorum. Bunlar yoruyor insanı. Bunlar gibilerin ortak yanı, Fenerbahçe’mizin sıkı sıkıya bağlı olduğu ilke ve değerlerle ilgili sıkıntıları mıdır? Bu kişilerin bazıları, terör örgütüne hizmet etmekteydi. Bu kişiler niye bizleri hedef almaktadır?”
“ESAS HATIRLAYACAĞIM DOSTLARIN SESSİZLİĞİ”
“Şu sözlerimi hatırlamanızı istiyorum. Başkanınız olarak, 6 sezondur yaşadıklarımızda esas hatırlayacağım, düşmanlarımızın sözleri ve saldırıları değil. Dost bildiklerimizin sessizliğidir.”
“SÜPER KUPA SÜRECİ ARAŞTIRILSIN”
“Dönelim Arabistan konusuna. Süper Kupa finaliyle ilgili TFF ve TFF’den aldığı bilgilerle Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nin yaptığı açıklamalar ile bizim yaptığımız açıklamalar siyahla beyaz kadar birbirinden farklı. Ya biz ya da TFF gerçekleri tam olarak yansıtmıyor. Fenerbahçe Spor Kulübü olarak, devletimizin bu süreçte yaşananları etraflıca soruşturmasını talep ve rica ediyoruz.”
“MAÇIN İPTALİ KASITLI MIYDI?”
“Yapılacak kapsamlı soruşturma sonunda, neler yaşandığını, kimlerin sorumlu olduğunu, TFF’nin söylediğinin aksine, milli değerlerimiz ve Atatürk ilkelerimizin tartışma konusu olup olmadığını, maçın iptaline TFF’nin organizasyon beceriksizliği mi, kulüplerin taleplerinin mi sebep olduğu ortaya çıkacaktır. Hatta maçın iptaline giden süreçte kasıt olup olmadığı da netleşecektir. Kasıt şüphesi üzerinde durulmasını özellikle rica ediyoruz.”
]]>The Guardian’da yer alan haberde, Altay Bayındır’ın kariyer gelişimi ele alınırken, eski takım arkadaşı Mustafa El Kabir ve Fenerbahçe’deki eski kaleci antrenörü Michael Kraft’ın, yıldız kaleci hakkındaki yorumlarına yer verildi.
Altay Bayındır, henüz 20 yaşındayken Süper Lig ekiplerinden Ankaragücü’nün üçüncü kalecisiydi ve takıma girdiğinde diğerleri hata yaparken o izliyordu. Yazın Fenerbahçe’den United’a imza attıktan sonra ocak ayı sonundan önce forma giymesi bekleniyordu. Ancak Andre Onana, Afrika Uluslar Kupası’na gitmeden önce form düşüklüğüne rağmen bu sezon tüm maçlarda oynadı.
Bayındır’ın Ankaragücü’nden eski takım arkadaşı Moestafa El Kabir, 25 yaşındaki kaleci hakkında şu yorumu yaptı:
Altay genç bir çocuktu, çoğunlukla çizgi kalecisiydi, harika refleksleri vardı ve ayaklarını iyi kullanıyordu. As kalecimiz sakatlanınca ikinci kalecimiz bir maça çıktı ve başarılı olamadı. Takımın as oyuncularından biri olarak biraz etkim olduğu için hocaya Altay’ı oynatmasını söyledim. Çünkü antrenmanlarda çok iyi performans gösteriyor, iyi kurtarışlar yapıyor ve genç yaşına rağmen sesini duyuruyordu.
“SAHADA ÇOK KARİZMATİKTİ”
Bayındır kaleci meslektaşlarından 10 yaş daha gençti ama yetenekli olduğunu kanıtladı ve sezonun geri kalanında yerini korudu. 2019 yazında Fenerbahçe’ye transfer oldu ve burada hemen düzenli bir oyuncu haline geldi.

“Harika kurtarışlarla bizim için bir maç kazandığını hatırlıyorum” diyen El Kabir, “20 yaşında bir çocuktu. Kendine güveni vardı ve sahada çok karizmatikti. Bu kadar genç bir kaleci olduğunu düşünürsek, kendine çok güveniyordu. Saha dışında çok içe dönüktü; fazla konuşmazdı ama kendinden büyük oyunculara karşı çok saygılıydı.” ifadelerini kullandı.
FENERBAHÇE’DE İLK SEZON HAYAL KIRIKLIĞI
Fenerbahçe’deki ilk sezonu kulüp için hayal kırıklığı oldu ve sezonu yedinci sırada tamamladı. Ancak Bayındır ligde 32 kez forma giydi. Cardiff’in şu anki menajeri Erol Bulut, işleri tersine çevirme umuduyla Fenerbahçe’de göreve geldi ve kaleci antrenörü Michael Kraft da dahil olmak üzere kendi ekibini getirdi.

Kraft, Bayındır için şu sözleri sarf etti:
Tam bir analiz yaptım. Çok dikkat çekiciydi; 1.80 boyunda olmasına rağmen Altay çok hızlı ve hafif ayaklıydı. Sadece 22 yaşındaydı ve üst düzey bir Türk kulübünde ikinci sezonunu oynuyordu. Hareketleri çılgınca ve bazen plansızdı. Ceza sahası kontrolü tutarlı değildi. Oyunla ilgili antrenmanlar ve video analizleriyle tüm detayları çalıştık. Altay çok zeki, bu yüzden sadece birkaç hafta içinde en iyi duruma geldi. Cesareti, patlayıcılığı ve hızlı reaksiyonları var. Boyu sayesinde durdurulamaz şutları tutabilmek için inanılmaz bir uzanma mesafesine sahip.
FITIK SORUNU ORTAYA ÇIKTI
Bayındır, Mayıs 2021’de ilk uluslararası maçına çıktı, ancak sekiz kez milli oldu ve hiçbir zaman Türkiye’nin 1 numaralı formasını giyemedi. Fenerbahçe’deki son sezonu karışık bir form grafiğiyle geçti ve fıtık sorunu nedeniyle son haftaları kaçırdı. Ayaklarını kullanma ve yan toplarla başa çıkma becerisi konusunda hala soru işaretleri var.

“TÜRKİYE’DE YA KAHRAMANSIN YADA KAYBEDEN”
Türkiye’deki futbol ortamının zorluğundan bahsede Kraft, “Türkiye’de oyuncular büyük bir baskı altında. Taraftarlar için orta yol yok. Ya kahramansınız ya da kaybeden. Manchester United’a transfer olmak Altay için iyi bir başlangıç. United’da onunla çok eğleneceksiniz.” dedi.
MANU’DA OYNAYAN İLK TÜRK OLACAK
United, Onana’ya ekonomik bir yedek ararken potansiyeli gördü ve Fenerbahçe’ye 4.7 milyon sterlin ödedi. Erik ten Hag, Onana’nın hatalarına rağmen Carabao Kupası’nda yedeği denemeyi tercih etmedi ama Bayındır nihayet United’ı temsil eden ilk Türk oyuncu olmaya hazırlanıyor.

“Dürüst olmak gerekirse, onu Türkiye’deki üç büyüklerden birinde oynarken görebilirdim ama United seviyesinde değil” diyen El Kabir, sözlerini şu şekilde sürdürdü:
Çok yetenekli olduğunu ve Türk milli takımına kadar yükseleceğini biliyordum ve büyük kulüplerden birine gidebileceğini de görebiliyordum ama United bambaşka bir seviye. Onun adına çok mutluyum, onunla gurur duyuyorum. Şu anda United’ın üzerinde çok büyük bir baskı var ama bence bunu kabullenecektir. Böyle büyük bir kulüpte ve böyle bir sahnede oynayabilmek… Başarılı olacağından hiç şüphem yok.
]]>2016-2017 sezonunda Eskişehirspor’dan transfer edilen 33 yaşındaki Ali Şaşal Vural, kırmızı-beyazlı takımda geçirdiği 8. sezonda gösterdiği üstün performansla dikkatleri üzerine çekti.
Takımın sezon başında Servet Çetin yönetiminde başlayıp, daha sonra Bülent Uygun’un çalıştırdığı dönemde de Ali Şaşal Vural, her iki hocanın da tercih ettiği ana kadro oyuncuları arasında kendine yer buldu.
Ligin ilk yarısında oynanan 19 haftalık süreçte her maçın tamamında 90 dakika boyunca sahada kalarak, Sivasspor’un en istikrarlı ismi oldu Ali Şaşal Vural.
19 MAÇTA 29 GOL YEDİ
19 lig maçında 29 kez kalesinde gol gören Ali Şaşal Vural, toplamda 1710 dakika boyunca sahada yer aldı. Başarılı kaleci, kariyeri boyunca toplamda Süper Lig’de 123, Türkiye Kupası’nda 23, Avrupa kupalarında 15 ve Süper Kupa’da 1 kez forma giydi.

Sivasspor’da sezonun ilk yarısında en fazla süre alan oyuncular arasında kaleci Ali Şaşal Vural’ın hemen arkasından, defans hattında Uğur Çiftçi 19 maçta 1699 dakika, Caner Osmanpaşa ise yine 19 maçta 1678 dakika ile sahada yer aldılar.
Takımın orta sahasında Charis Charisis 18 maçta 1507 dakika, Samuel Saiz 18 maçta 1440 dakika oynarken, Brentford’a transfer olan Yunus Emre Konak da 17 maçta 1330 dakika ile en tutarlı oyunculardan biri oldu.
GOLCÜ REY MANAJ
Sivasspor’da sezonun ilk yarısında en fazla gol atan oyuncu Rey Manaj oldu.
Sivasspor, sezonun ilk 19 haftasında toplam 24 gol atarken, kalesinde 29 gol gördü. Arnavut golcü Rey Manaj, bu gollerin 8’ini kaydederek takımına önemli katkıda bulundu.
Manaj, Pendikspor, Alanyaspor, Trabzonspor (2), Fenerbahçe, İstanbulspor ve Kayserispor (2) maçlarında gol attı.

Takımda orta saha oyuncusu Samuel Saiz 5 gol atarken, forvet Fode Koita ve orta saha oyuncuları Clinton N’jie ile Gerson Rodrigues de 2’şer golle katkı sağladılar.
Ayrıca Sivasspor adına Aaron Appindangoye, Caner Osmanpaşa, Modou Barrow ve Roman Kvet birer kez gol sevinci yaşadılar. Ligdeki 19. haftada Sivasspor’un Mondihome Kayserispor ile oynadığı maçta, rakip takım oyuncusu Arif Kocaman kendi kalesine gol attı.
CHARISIS 6 KART GÖRDÜ
Sivasspor’da, disiplin cezaları açısından öne çıkan isimlerden biri Charis Charisis oldu. Charisis, bu sezon 6 kez sarı kart görmesiyle dikkat çekti. Takımda ayrıca Clinton N’jie, 1 kırmızı ve 1 sarı kart alarak en hırçın oyuncular arasında yer aldı.
Takımın golcüsü Rey Manaj 4 sarı kart alırken, Caner Osmanpaşa, Samuel Saiz, Roman Kvet ve Uğur Çiftçi ise 3’er sarı kartla cezalandırıldılar. Bunun yanı sıra Yunus Emre Konak, Gerson Rodrigues, Fode Koita ve Emrah Başsan 2’şer kez sarı kartla karşı karşıya kaldılar.
Samba Camara, kaleci Ali Şaşal Vural, Ziya Erdal, Burak Kapacak ve Aaron Appindangoye ise sahada 1’er sarı kart gördüler.
]]>Alman ekibinde antrenör olarak görev alacak olan 35 yaşındaki genç teknik adam 4,5 yıllık sözleşme imzalarken, sezon sonunda ise teknik direktör Edin Terzic’in yerine takımın teknik direktörlüğünü yapacak.
Nuri Şahin’in 2 Ocak Salı günü Dortmund ile ilk antrenmanında yer alması bekleniyor.
TEKNİK DİREKTÖRLÜK KARİYERİ ADANA DEMİRSPOR MAÇINDAN SONRA BAŞLADI
Nuri Şahin, 19 Ağustos 2020 tarihinde Almanya’dan ve diğer ülkelerden gelen teklifleri redderek, Süper Lig ekibi Antalyaspor’a 2 yıllık imza attı. 2020-21 sezonunda takımda aktif futbolcu olarak görev alan ve aynı zamanda takım kaptanı olan Şahin, sezonu 42 maçla tamamlarken, 4 asist yapma başarısı gösterdi. Sonraki sezonun 8’inci haftasında iç sahada oynanan ve 2-1 kaybedilen Adana Demirspor maçının ardından görevi bırakan teknik direktör Ersun Yanal’ın yerine futbol sorumlusu olarak takımın başına geçti.
KULÜP REKORLARINI KIRDI
2021-22 sezonun 9’uncu haftasında teknik direktör olarak ilk maçına deplasmanda Sivasspor maçıyla çıkan Nuri Şahin sahadan 2-2 beraberlikle ayrıldı.
Sonrasında kalan maçlarda büyük bir başarı yakalayan Nuri Şahin ve ekibi kulüp rekorlarını kırarak sezonu tamamladı. Nuri Şahin, göreve geldikten sonra kulüp tarihinde 6 rekorun tek sahibi oldu. Şahin, 2021-2022 sezonunda takımının ligi 7’nci sırada bitirmesiyle gösterdiği performansla kulüp tarihinde puan, gol, yenilmezlik, bir devrede en yüksek puanı toplama, sahasında yenilmezlik serisi ve deplasmanda yenilmezlik serisi rekorlarını kırmayı başardı.
817 GÜNDE 92 MAÇA ÇIKTI
Antalyaspor’dan ayrılarak Borussia Dortmund’a giden Nuri Şahin, 5 yıllık sözleşme imzaladığı Akdeniz ekibi Antalyaspor’un başında 817 gün kaldı.
Şahin, 2021-22 sezonunun 9’uncu haftasıyla futbol sorumlusu olarak görev aldığı Antalyaspor’un başında Süper Lig’de 81 maça çıkarken 30 galibiyet, 23 beraberlik ve 28 yenilgi ile maç başına 1,40 puan ortalaması yakaladı. Şahin’in takımı 81 maçta rakiplerine 112 gol atma başarısı yakalarken, kalesinde ise 107 gole engel olamadı. Türkiye Kupası maçlarında da kenarda olan Şahin, 10 maçta 8 galibiyet ve 2 yenilgi elde etti. Nuri Şahin, bu maçlarda bir kez çeyrek finale yükselme başarısı gösterirken 2,40 puan ortalaması yakaladı. Şahin, Katar’da oynanan 2021-22 sezonun TFF Süper Kupa karşılaşmasında takımın başında yer alırken, kupayı penaltı atışlarında Beşiktaş’a karşı kaybetti.
ANTALYASPOR İLE GÖSTERDİĞİ PERFORMANSLA MİLLİ TAKIMDA İSMİ GEÇTİ
Antalyaspor’a oynattığı başarılı ve etkili oyunun ardından birçok takımdan teklif alan Nuri Şahin’in ismi Stefan Kuntz’un A Milli Takım’dan gönderilmesinin ardından göreve getirilen Vicenzo Montella’nın ekibinde yer alması için geçti. Nuri Şahin, ilk gelen teklifi Antalyaspor’dan ayrılmak istemediği için reddederken, 3 maçlık görevlendirme talebini de bir süre düşündükten sonra kabul etmedi.
HAYALİ DORTMUND’DAN HER SEFERİNDE BAHSETTİ
Antalyaspor’da başarılı grafiğiyle ön plana çıkan Nuri Şahin; katıldığı paneller, sohbetler ve basın toplantılarında hep hayalinin Borussia Dortmund olduğundan bahsetti.
Şahin, katıldığı bir toplantıda, “Benim, diğer teknik adamların hayalleri var. Ben olabildiğim kadar iyi bir hoca olmak istiyorum. Olabildiğim kadar insanlara dokunmak istiyorum. Tabi ki hayallerim var. Bunu her zaman söylüyorum, söylemekten de sıkılmıyorum. Türkiye’de büyüyen çocuklar nasıl Antalyaspor, Beşiktaş, Fenerbahçe, Trabzonspor taraftarı ise ben de Borussia Dortmund ile büyümüş bir insanım. Çok çok şanslı bir insanım. Hem taraftarı olup hem de kaptanlığını yapmış, şampiyonluklar yaşamış bir insanım. Orası benim her zaman evim olacak. Borussia Dortmund’un benim için yeri çok çok farklı. Ben bir taraftarım. İnşallah Allah nasip eder bir gün o stadyumda bir maç olsa bile solumda o sarı duvarı hissetmek istiyorum. En büyük hayalim bu” ifadelerini kullanmıştı.
]]>