Sıcak – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Thu, 23 May 2024 21:57:41 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 İstanbul’a bu yıl kar yağmadı uzmanlar yorumladı: Artık sürpriz olacak https://www.foxhaber.com.tr/istanbula-bu-yil-kar-yagmadi-uzmanlar-yorumladi-artik-surpriz-olacak/ https://www.foxhaber.com.tr/istanbula-bu-yil-kar-yagmadi-uzmanlar-yorumladi-artik-surpriz-olacak/#respond Thu, 23 May 2024 21:57:41 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7618 Bu yıl İstanbul’da etkili bir kar yağışı gerçekleşmedi. Ancak İstanbul’un tarihinde birçok unutulmaz kış yaşandı. 1918’de hiç kar yağmazken, 1929’daki şiddetli kış, İstanbul’un hafızasında uzun süre yer etti. 1954’te ise benzer bir sert kış daha yaşandı. 1987 kışında, Balkanlar’dan gelen kar fırtınası şehri etkisi altına aldı, Boğaziçi Köprüsü’nün bile halatları kopmuştu. Ancak, 2004 kışı İstanbul için bir dönüm noktası oldu. Yoğun kar ve fırtına, ulaşımı felç etti ve TEM Otoyolu saatlerce kapalı kaldı. 2017’de de, şehir yoğun kar yağışıyla mücadele ederken, 2020’de kar yağmadı. 2022’de ise kar yağışı nedeniyle araçlar yollarda mahsur kaldı ve uçuşlar durduruldu. Ancak son yıllarda, bu manzaraları görmek pek mümkün değil.

Prof. Dr. Orhan Şen’e göre, şehirdeki ısı adası etkisi, kar yağışını nadir hale getiriyor. İstanbul’un sıcaklığını 5 derecenin üzerinde tutan bu etki, kar yağışını engelliyor. Ayrıca, küresel ısınma ve Akdeniz ikliminin değişmesiyle birlikte kar yağışlarının azalması kaçınılmaz hale geliyor. Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Levent Kurnaz da aynı fikirde. İstanbul’da kar yağışı olmamasının nedeni ise şehrin geniş coğrafyası ve ısı adası etkisinin yanı sıra küresel ısınma ve değişen iklim koşulları. Prof. Dr. Kurnaz’a göre, İstanbul’da kar yağışını görmek isteyenler artık daha doğuya, Kars ve Sarıkamış gibi bölgelere gitmek zorunda kalabilirler. Uzmanlar, artık İstanbul’a kar yağmasının beklenen bir sürpriz olacağını değerlendiriyor.

Orhan Şen

“ISI ADASI ETKİSİNDEN DOLAYI İSTANBUL’A KAR YAĞIŞI ÇOK NADİR OLUR”

Prof. Dr. Orhan Şen, şehir içindeki sıcaklıkların genellikle 5 derecenin üzerinde seyretmesi, kar yağışını engellediğini ifade ederek, “İstanbul’da yağmadı bu sene kar ama İstanbul’da bundan 40-50 sene önceki kar yağışları yok artık. Yok olmasının nedeni nedir? Yok olmasının nedeni metropol bir şehirde, betonlaşmış bir şehirde ısı adası etkisidir. Isı adası etkisinden dolayı, İstanbul’da kar yağışı çok nadir olur. Çünkü kar yağışı nedir? 5 derecenin altına düşmesi lazım hava sıcaklığının. 5 derecenin yukarısında kar yağışı yağmaz. 5 derecenin altına düşecek ama yağış da olacak, ikisi birlikte olması lazım. Şimdi baktığımız zaman İstanbul’un etrafında 5 derecenin altına düşüyor ama 2-3 derecelik ısı adası etkisi hep, 5 derecenin üzerinde tutuyor İstanbul’da sıcaklığı. Dolayısıyla İstanbul’da kar yağmıyor. Hiç mi yağmadı? Geçen sene de yağdı, ondan önceki sene de yağdı. Hatırlarsınız, yollarda kalmıştık iki sene önce. Bu dediğim gibi şehir ısı adası etkisi, İstanbul’a çok bariz olarak kendisini gösteriyor. Düşünün kışın o gökdelenler ısıtılıyor değil mi? Ne ile? Doğal gaz ile ısıtılıyor. O ısı enerjisi nereye gidiyor? Atmosfere gidiyor. Atmosfere gittiği için dışı, havayı 2-3 derece daha ısıtıyor. Dolayısıyla bu büyük şehirlerdeki kar yağmamasının nedenlerinden bir tanesi odur. Bu genel bir değerlendirmedir” şeklinde konuştu.

“ARTIK KAR YAĞIŞI AZALACAK

Bu yıl kar yağışının azalmasında küresel iklim değişikliğinin de etkili olduğunu belirten Prof. Dr. Orhan Şen, “Bunun özelliğini de bu sene El Nino, biraz daha geneline bakarsak küresel ısınmanın artık 1.5 dereceye vardığı için artışı, dolayısıyla bizim enlemlerimizde yani 40 derece enlemlerinde kar yağışı azalacak. Şunu da söyleyelim, biz Akdeniz iklimine tabii idik. Yani şimdiye kadar Akdeniz yazları sıcak ve kurak, kışları soğuk ve yağışlıydı. Şimdi Akdeniz ikliminden Türkiye çıkıyor, bunun yerine nereye geliyor? Yarı kurak bir iklime geliyor. Yarı kurak iklim dediğimiz, 30 derece enlemlerdeki tropik iklimin kuzeye doğru kaymasından, küresel ısınmadan dolayı. Dolayısıyla artık yarı kurak iklime döndüğümüz için sıcaklıklar da artık biraz yüksek görünüyor. Şundan anlıyoruz biz bunu; yaz sıcaklıkları minimum sıcaklıklar, yani gece yarısından sonra sabah olmadan bir saat önce ölçülen sıcaklığa, biz ‘minimum sıcaklık’ deriz. 20 derecenin üzerindeki sıcaklıklara ‘tropik şehir’ deriz. Geçen sene bunlar çok fazla arttı Türkiye’de. Dolayısıyla bizim bulunduğumuz enlemlerde artık kar yağışı azalacak” diye konuştu.

“2020’DE VE 1918’DE KAR YAĞIŞI OLMAMIŞTI”

2020 ve 1918 yıllarında da kuraklıkla birlikte kar yağışının olmadığını belirten Şen, “Şimdi muhakkak bir kar yağışı gördük. Nerede gördük? Havada gördük ama yerde göremedik mesela. Öyle şeyler vardı. Ama en çok ne zaman gördük, 1987’de. Çok büyük bir kar yağışı vardı. Bir buçuk metreye yakın kar yağışı vardı. Bundan 4 sene önce 2020 ve 1918’de de üstelik kuraklık da vardı, kar yağışı da olmamıştı. Bu sene hiç kar yağışı olmadı. Ama seneye ne olacak? Seneye bakacağız” dedi.

“İSTANBUL’A UZUN ZAMANDIR KAR YAĞMIYOR

İstanbul’a uzun zamandır kar yağmadığını belirten Prof. Dr. Levent Kurnaz, “Şimdi öncelikle şunu anlayalım. Ben vatandaşım. Benim için İstanbul’a kar yağdı demek; bilmem ne tepesinin bilmem neresinde şu kadar dakika kar yağdı falan değil. Eğer Kadıköy’de ya da Eminönü’nde çocuklar kartopu oynayabiliyorsa İstanbul’a kar yağdı demektir. İstanbul’a uzun zamandır öylesine bir kar yağmıyor. İstanbul çok geniş bir coğrafya. Çatalca’ya gittiğinizde Çatalca’ya mutlaka kar yağıyordur ya da Karadeniz kıyısında Şile’yi geçtiğiniz yerlerde kar yağıyor olabilir ama İstanbul olarak baktığımızda bulunduğumuz yere kar yağdı mı? Yağmadı”  dedi.
Prof. Dr. Levent Kurnaz, “1987 kışında bu bulunduğumuz yerde bir metreden fazla kar vardı. Dolayısıyla yağdığı zamanlar oldu mu, oldu. 2003’te, 2004’te falan bayağı kar yağdığı zamanlar oldu ama bunu epey zamandır söylüyoruz, Türkiye’de yaklaşık olarak Sivas’ın batısına artık pek kar düşmesini beklemiyoruz. İstanbul zaten çok kar yağan bir yer değil ama bu sene Ankara’ya da çok fazla bir kar yağmadı. Dolayısıyla biz artık yavaş yavaş bu bölgelerde karın çekildiğini görmeye başlayacağız. Uludağ’a bile baktığımızda Uludağ’da bile parçalı kaldı kar. Dolayısıyla artık Batı’da çok fazla kar yok. Kar görmek isteyen Kars’a, Sarıkamış’a gidecek” diye konuştu.

Levent Kurnaz

“2030 YILINDA KAR YAĞMASI SÜRPRİZ OLACAK”

Gelecek yıllarda İstanbul’da kar yağışının beklenen bir sürpriz haline gelebileceğini dile getiren Prof. Dr. Levent Kurnaz, “Gittikçe kar yağışı azalıyor. Her yağan kar yağışı biraz daha sürpriz olacak. İstanbul’un normali artık bu ya da buna benzer bir hava. Bundan sonra artık Nisan başı gibi yazlık kıyafetleri giyeceğiz, böyle devam edecek. Kar yağarsa ‘Ne kadar güzel sürpriz oldu’ diyeceğiz. Son 5 yıl veya 10 yıl içerisinde değil, bu yavaş yavaş bu hale gelen bir durum. 1980’den bugüne baktığımız zaman düşen kar miktarı azala azala bu seneyi buldu, yani hiç kar yağmadı. Daha önce de hiç kar yağmadığı oldu mu, oldu. Yalnız bu gittikçe artacak. 2000 yılında kar yağması sürpriz değilken, 2030 yılında İstanbul’a kar yağması sürpriz olacak” dedi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/istanbula-bu-yil-kar-yagmadi-uzmanlar-yorumladi-artik-surpriz-olacak/feed/ 0
Yayımlanan son rapor ‘dünyanın sonu mu geliyor?’ dedirtti! Çarpıcı Türkiye detayı https://www.foxhaber.com.tr/yayimlanan-son-rapor-dunyanin-sonu-mu-geliyor-dedirtti-carpici-turkiye-detayi/ https://www.foxhaber.com.tr/yayimlanan-son-rapor-dunyanin-sonu-mu-geliyor-dedirtti-carpici-turkiye-detayi/#respond Wed, 17 Apr 2024 21:48:14 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6240 Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) Genel Sekreteri Celeste Saulo, WMO’nun “2023 Küresel İklim Durumu” başlıklı raporunu düzenlenen basın toplantısında paylaştı.

YENİ REKORLAR KIRILDI

Raporda, 2023’te iklim durumunun alışılmışın dışında olduğu belirtilirken, sera gazı seviyeleri, yüzey sıcaklıkları, okyanus ısısı, deniz seviyesinin yükselmesi ve buzulların geri çekilmesinde yeni rekorların kırıldığı bildirildi.

Sıcak hava dalgaları, seller, kuraklıklar, kontrol edilemeyen yangınlar ile hızla yoğunlaşan tropikal kasırgalar gibi aşırı iklim olaylarının sefalet ve kargaşaya yol açtığı, bunun milyonlarca insanın günlük hayatını etkilediği ve milyarlarca dolarlık ekonomik kayba neden olduğu bildirildi.

EN SICAK YIL OLDU

“2023 kayıtlara geçen en sıcak yıl oldu” ifadelerinin yer aldığı raporda, küresel ortalama yüzeye yakın sıcaklığın sanayi öncesi taban çizgisinin 1,45 santigrat derece üzerinde ölçüldüğü hatırlatıldı.

2014-2023 arasının tarihteki “en sıcak on yıllık dönem” olduğu bildirilen raporda, bu süreçteki on yıllık ortalama küresel sıcaklığın 1850–1900 yıllarındaki ortalamanın yaklaşık 1,20 santigrat derece üzerinde olduğu vurgulandı.

Raporda, 2023’te küresel olarak hazirandan aralığa kadar her ayda rekor düzeyde sıcaklık görüldüğü kaydedilirken, en büyük sıcaklık artışının 0,46-0,54 santigrat derece civarında yükselişle Eylül 2023’te yaşandığı ifade edildi.

“Küresel sıcaklıktaki uzun vadeli artış, atmosferdeki sera gazı konsantrasyonlarının artmasından kaynaklanıyor.” bilgisi verilen raporda, 2023’ün ortasında La Nina’dan El Nino hava olayları koşullarına geçişin, 2023’te sıcaklığın hızlı yükselişine katkıda bulunduğu bildirildi.

2023’te küresel ortalama deniz seviyesinin, 1993’ten bu yana tutulan uydu kayıtlarına göre rekor seviyeye ulaştığı, bu durumun, devam eden okyanus ısınmasının yanı sıra buzulların ve buz tabakalarının erimesini de yansıttığı vurgulandı.

1950’DEN BERİ EN BÜYÜK KAYIP

Raporda, 2014-2023 küresel ortalama deniz seviyesi artış oranının, uydu kayıtlarının ilk on yılındaki (1993-2002) deniz seviyesi artış oranının iki katından fazla olduğu belirtildi.

Öncü verilere göre, küresel referans buzul setinin, hem Kuzey Amerika’nın batısı hem de Avrupa’daki aşırı erimenin etkisiyle (1950’den bu yana) kayıtlardaki en büyük buz kaybının yaşandığı kaydedilen raporda, İsviçre’deki buzulların son iki yılda mevcut hacimlerinin yaklaşık yüzde 10’unu kaybettiği aktarıldı.

Kuzey Amerika’nın batısında 2023’te, 2000-2019 dönemi için ölçülen oranlardan beş kat daha yüksek oranda buzul kaybının yaşandığı ve buradaki buzulların, 2020-2023 döneminde, 2020’ye kıyasla tahmini olarak hacimlerinin yüzde 9’unu kaybettiğine işaret edildi.

Hava koşullarından kaynaklanan tehlikeler 2023’te yerinden edilmeleri tetiklediği belirtilen raporda, “Bu durum, iklim şoklarının dayanıklılığı nasıl zayıflattığını ve en savunmasız nüfuslar arasında yeni koruma riskleri oluşturduğunu gösterdi.” ifadeleri kullanıldı.

ÇARPICI TÜRKİYE DETAYI

Aşırı hava ve iklim olaylarının tüm kıtalarda önemli sosyoekonomik etkilerinin olduğu, bunlar arasında büyük seller, tropikal kasırgalar, aşırı sıcaklık ve kuraklık ile bunlara bağlı kontrol edilemeyen yangınlar olduğu kaydedildi.

Raporda, “Akdeniz Daniel Kasırgası’ndan kaynaklanan aşırı yağışlarla bağlantılı sel felaketi eylülde özellikle Libya’da ağır can kayıplarına neden oldu, Yunanistan, Bulgaristan ve Türkiye’yi de etkiledi.” ifadelerine yer verildi.

Aşırı sıcakların dünyanın birçok yerini etkilediği belirtilen raporda, özellikle temmuzun ikinci yarısında Güney Avrupa ve Kuzey Afrika’nın çok etkilendiği hatırlatıldı.

333 MİLYON KİŞİYE ULAŞTI

İtalya’da sıcaklıkların 48,2 santigrat dereceye ulaştığı, Fas’ta ise termometrelerin 50,4 santigrat dereceyi gösterdiği bildirildi.

Raporda, iklim değişikliğinden dolayı dünya çapında akut gıda güvensizliği yaşayan insanların sayısı Covid-19 salgını öncesi 149 milyonken bu sayının 2023’te 333 milyon kişiye yükseldiği belirtildi.

‘İMDAT’ ÇAĞRISI

Basın toplantısına video mesaj yollayan Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, iklimle ilgili yaşanan olaylar karşısında “Dünya imdat çağrısında bulunuyor.” değerlendirmesinde bulundu.

“ALRM ZİLLERİ ÇALIYOR”

Fosil yakıt tüketiminden kaynaklanan kirliliğin iklim dengesini “kaosa” sürüklediğini kaydeden Guterres, alarm zillerinin her alanda çaldığını bildirdi.

Guterres, sıcaklığın rekor seviyeye ulaştığını, deniz seviyelerinin yükseldiğini ve deniz suyu ısısının arttığını, buzulların çok daha hızlı eridiğini anımsatarak, “Tüm bunların etkisi çok şiddetli, acımasız ve ölümcül bir hızla artıyor.” uyarısını yaptı.

Acilen harekete geçilmesi gerektiğine işaret eden Guterres, iklim değişikliğindeki hıza oranla radikal adımlar atılması ve sürdürülebilir kalkınmaya uygun hareket edilmesi gerektiğinin altını çizdi.

WMO’DAN IKLIM KONUSUNDA EYLEME GEÇME ÇAĞRISI

WMO Genel Sekreteri Saulo, bu raporun, insanlığın iklim kriziyle ilgili karşı karşıya olduğu zorlukları gösterdiğine işaret etti.

Artan gıda güvensizliği, insanların yer değiştirmeleri ve biyolojik çeşitlilik kaybının savunmasız nüfuslar için tehdit oluşturduğunu vurgulayan Saulo, şunları kaydetti:

“Aşırı iklim koşulları, sıcak hava dalgaları, seller, kuraklıklar, kontrol edilemeyen yangınlar ve yoğun tropikal kasırgalar Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nin tamamını baltalıyor, her yıl milyarlarca dolarlık ekonomik kayıplara neden oluyor. İklim eyleminin maliyeti yüksek görünebilir ancak bu konudaki eylemsizliğin maliyeti çok daha yüksek.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/yayimlanan-son-rapor-dunyanin-sonu-mu-geliyor-dedirtti-carpici-turkiye-detayi/feed/ 0
En sıcak kışın ardından yeni uyarı… En sıcak bahar geliyor https://www.foxhaber.com.tr/en-sicak-kisin-ardindan-yeni-uyari-en-sicak-bahar-geliyor/ https://www.foxhaber.com.tr/en-sicak-kisin-ardindan-yeni-uyari-en-sicak-bahar-geliyor/#respond Sun, 07 Apr 2024 21:00:39 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5770 El Nino hava olayının etkili olduğu 2023, tüm zamanların en sıcak yılı olurken rekor sıcaklıkların 2024’ün ilk aylarında da devam etmesiyle tarihin en sıcak kışı yaşandı. Dünya genelinde 1941-1980 yılları arasında aralık, ocak ve şubat aylarının ortalama sıcaklığı 11,9 dereceyken geçen kış mevsiminde sıcaklık, bu ortalamanın 1,29 derece üzerinde, 13,24 derece ölçüldü.

Muhabirlerin sorularını yanıtlayan Kurnaz, dünyanın genel ikliminin El Nino ve La Nina hava olaylarıyla çok yakından alakalı olduğunu kaydetti.

Pasifik Okyanusu’nun dünyanın yaklaşık yarısını kapladığını ve El Nino’nun bu suların normalden sıcak, La Nina’nın ise normalden serin olmasını sağladığını anlatan Kurnaz, “Bu nedenle bu sular sıcak olursa dünyanın ortalama sıcaklığı da artıyor, yani sadece orası sıcak olduğu için ortalama artmıyor. Oranın sıcak olması dünyada geri kalan her yerin sıcaklığının biraz daha yükselmesine neden oluyor.” dedi.

İklim değişikliğinin sıcaklıkların devamlı artmasına neden olduğunu, sıcaklıkların El Nino senelerinde daha fazla, La Nina senelerinde ise biraz daha az arttığını belirten Kurnaz, şöyle devam etti:

“Dünya geçen sene haziran ayında El Nino dönemine girdi, dolayısıyla temmuz ayının başından itibaren bütün dünya ısındı ve yaşadığımız her ay, tarihte yaşadığımız en sıcak ay oldu. Bu da doğal olarak geçirdiğimiz kışı, en sıcak kış yaptı. Aralık, ocak ve şubat ayları dünyada geçirdiğimiz en sıcak kış oldu, muhtemelen mart, nisan ve mayıs da en sıcak ilkbahar mevsimi olacak.”

El Nino etkisinin mayıs ayı sonunda etkisini kaybedeceği öngörüsünü paylaşan Kurnaz, daha sonra sıcaklıkların biraz daha azalacağını, gelecek yaz mevsiminin 2023 yazı kadar sıcak olmayacağını ve geçen seneki gibi rekorlar görülmeyeceğini ifade etti.

Isınmada asıl faktörün iklim değişikliği olduğunun altını çizen Kurnaz, “İklim değişikliği dünyayı zaten ısıtıyor, düzenli bir şekilde yukarı doğru giden bir eğri var. Bu eğrinin üzerinde bazen biraz daha yüksek, bazen biraz daha düşük olarak, sıcaklıklar dalgalanıyor. Bundan 6 sene sonranın La Nina sıcaklıkları, bu senenin El Nino sıcaklıkları kadar olabilir.” değerlendirmesinde bulundu.

KIŞ KURAKLIĞI

Ocak ve şubatta Türkiye’de ciddi kış kuraklığı görülmediğini, dünyada da tablonun benzer olduğunu aktaran Kurnaz, “Her 1 derece sıcaklık artışı, düşen yağış miktarını yüzde 7 artırır. ‘Bütün dünyada kuraklık’ diye bir kavram yoktur. Amerika’nın batı kesimleri çok ciddi yağış aldı, ama 2 sene önce susuzluk alarmı içindelerdi. Onun için bir tarafta çok yağış olan bir zamanda, başka bir tarafta tablo çok farklı olabilir, bu normal.” diye konuştu.

Kış kuraklığını, mevsim normallerinin altında düşen yağış miktarı şeklinde tanımlayan Kurnaz, şu görüşleri paylaştı:
“Türkiye’de aralık ve ocak ayları oldukça yağışlı geçti. Şubatta ve şimdiye kadar martta çok fazla yağış görmedik, bu çok beklediğimiz bir şey değil ama hiç olmayan bir şey de değil. Ama bu yazın sonunda itibaren El Nino etkisini kaybedip La Nina geldiğinde eylül, ekim ve kasım ayları nispeten daha az yağışlı geçecek gibi duruyor. Gelecek sonbahar ve kış, yağışlar azalabilir, bunun için de hazırlıklı olmamız gerekiyor ama bu ‘kuraklık’ demek değil.”

Tarımda ihtiyaç duyulan yağışların esasında mart ve nisan yağışları olduğunu işaret eden Kurnaz, şubat ayı boyunca Türkiye’nin hiçbir bölgesine yeterli yağış düşmediğini, bunun mart boyunca sürmesi ve nisan ayına sarkması durumunda Türkiye’de tarım sektöründe ciddi sorunlar yaşanabileceği uyarısında bulundu. Kurnaz, “Kış kuraklığı yaşamadık ama bahar kuraklığı tarımı etkileyecektir.” sözlerini sarf etti.

1,5 DERECE HEDEFİ

Paris Anlaşması’nda küresel ısınmayı sınırlamak için belirlenen 1,5 derece hedefinin son 12 ayda aşıldığını ancak bu hedefin kalıcı olarak aşıldığını söylemek için henüz erken olduğunu bildiren Kurnaz, sözlerini şöyle tamamladı:

“Her yıl 1,5 derecenin üzerinde ısınma yaşandığında 1,5 derece hedefinin aşıldığı söylenebilir. Şu anda son 12 ayın sıcaklığı 1,5 derecenin üzerinde. Haziran ya da temmuz ayı birazcık normalin hafif çevresinde olursa rakam 1,48’e düşebilir. Bu yüzden 1,5 derece hedefinin aşılması bugün, yarın olacak şeyler değil. Önümüzdeki 3-5 yıl içinde aşılacak, her ayın ortalaması 1,5 derece sıcak olacak ki ‘kalıcı olarak aşıldı’ diyebilelim. Bunu demek için daha birkaç sene var.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/en-sicak-kisin-ardindan-yeni-uyari-en-sicak-bahar-geliyor/feed/ 0
Uzman isim uyardı: Kararsız kışlar geliyor https://www.foxhaber.com.tr/uzman-isim-uyardi-kararsiz-kislar-geliyor/ https://www.foxhaber.com.tr/uzman-isim-uyardi-kararsiz-kislar-geliyor/#respond Sun, 24 Mar 2024 21:54:18 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5163 Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre; 2024 Şubat ayında sıcaklıklar ortalamanın 3,4 derece üzerinde gerçekleşirken, son 53 yılın en sıcak ikinci şubat ayı olarak kaydedildi. Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi Fiziki Coğrafya Anabilim Dalı’ndan iklim bilimci Prof. Dr. İhsan Çiçek, ocak ayının da 1972’den bu yana yaşanmış en sıcak ocak ayı olarak kayıtlara geçtiğini hatırlattı. Prof. Dr. Çiçek, “Şubat ayı da en yüksek ikinci oldu. Türkiye’nin ve dünyanın sıcaklık gidişine baktığımızda, bu zaten Türkiye’deki koşulların dünya ile paralel geliştiğini gösteriyor. Zaten dünyaya da bakarsanız her yıl sıcaklık rekorları kırılıyor. 2023 yılı dünyanın en sıcak yıllarından biri oldu. O yüzden de bu durum esasında çok yadsınacak, çok üzerinde şaşılacak bir durum değil. Tüm dünyada iklim değişikliği nedeniyle sıcaklıklar artıyor. Türkiye de bunun etkilerini yaşıyor” dedi.

‘YAZA KADAR SICAKLIK HEP NORMALİN ÜZERİNDE’

Türkiye’nin ortalama sıcaklığının 2,9’dan 5,9 dereceye çıktığını bildiren Prof. Dr. Çiçek, “Doğu Anadolu’ya bakıyorsunuz ki Türkiye’de en soğuk yeri eksi 4,7 derece olan ortalama sıcaklık ocak ayında eksi 0.2’ye gelmiş. Tüm Türkiye’de 2,5 derece civarında ortalamaların üzerinde bir kış mevsimi yaşadık. Bu dönem iklim değişikliğinin Türkiye’de kötü bir örneği. Olumsuzluk olarak baktığımızda, kışı yaşamadığımız bir yıl oldu. Bu yılın sevindirici tarafı bana göre, Türkiye’de zaten öngörüler, yapılan uzun vadeli tahminler kış aylarının ortalamalar üzerinde geçeceğini gösteriyordu. Ama bu sıcaklıklara rağmen Türkiye nispeten yağışlı bir dönemi de geçirdi. Kuraklığı yaşamadık. Geçen sene çok ciddi bir kuraklık yaşamıştık. Bu sene Türkiye, sıcak ve yağışlı bir dönemi geçirdi ve bu trend böyle devam edecek. Önümüzdeki yaz aylarına kadar da bizim sıcaklığımız hep normallerin üzerinde geçecek” diye konuştu.

İklim değişikliğinin içinde uç değerlerin görülmesinin doğal olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Çiçek, “Seneye bundan daha soğuk bir kış yaşayabiliriz, bu olabilir. Ama önemli olan ne? Baktığımız zaman işte ocak ayı en sıcak ocak ayı oldu. Şubat ayı ikinci oldu. 2000’li yıllardan sonra dünyada belirgin bir ısınma eğilimi var ve her sene neredeyse sıcaklık rekorları tekrarlıyor. Genel bir artma var; ama bu ‘hiç soğuk bir kış görmeyeceğiz, kar yağmayan kış görmeyeceğiz’ demek değildir” dedi.

‘İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ RÜZGARI DA ETKİLİYOR’

Prof. Dr. Çiçek, ‘jet rüzgarları’ isimli, kış aylarında yaşanacak sıcaklık ve yağış miktarlarını belirleyen bir rüzgar türü olduğunu ifade ederek, “Eğer bu rüzgarlar çok kuvvetli olursa Türkiye biraz ılıkça koşulları yaşıyor; ama eğer bu rüzgarlar yavaşlar ve salınım yapmaya başlarsa bizim üzerimizde serin ve yağışlı koşullar yetişiyor; çünkü kutup havasını bize doğru getiriyor. İşte iklim değişikliği bu rüzgarları da etkiliyor; çünkü kutup bölgesi ile ekvatoral bölgedeki, tropikal bölgedeki sıcaklık farkı azaldıkça bu rüzgarların yapısı değişiyor, o da böyle kararsız kış koşullarını yaşamamıza sebep oluyor” diye konuştu.

DOĞU ANADOLU İÇİN KAR UYARISI

Kararsız kış koşulları yaşanacağını ve bazı yılların soğuk olabileceğini aktaran Prof. Dr. Çiçek, “Bazı yıllar bu sene görüldüğü gibi çoğunlukla kar yağışsız koşulları yaşayacağız. Bazı yıllarda da özellikle mesela bu sene Doğu Anadolu’da kar koşulları iyiydi, karın olduğu yıllar yaşayacağız. Şimdi bu önümüzdeki günlerde de hafta sonuna kadar kutup havasının Türkiye üzerine gelmesi ve Türkiye’nin doğu yarısında kar yağışlarına sebep olmasını bekliyoruz. Özellikle yüksek kesimlerde kar yağışları olacak; ama bu kar yağışları bundan sonra çok etkili kar yağışları olmayacak” dedi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/uzman-isim-uyardi-kararsiz-kislar-geliyor/feed/ 0
Çıban nasıl geçer, ne iyi gelir? https://www.foxhaber.com.tr/ciban-nasil-gecer-ne-iyi-gelir/ https://www.foxhaber.com.tr/ciban-nasil-gecer-ne-iyi-gelir/#respond Tue, 05 Mar 2024 21:36:32 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4280 Çıban, stafilokok bakterisinin ciltte oluşturduğu iltihaplı bir oluşumdur. Genellikle 1-2 cm çapında, kırmızı, şiş ve ağrılı bir yumru şeklindedir. Çıbanlar genellikle kendiliğinden 2-3 hafta içinde iyileşir. Ancak bazı durumlarda tedaviye ihtiyaç duyulabilir.

ÇIBAN NASIL GEÇER?

Çıban, cilt altında bir kıl veya ter bezi etrafında oluşan ağrılı ve iltihaplı bir enfeksiyondur. Genellikle Staphylococcus aureus adı verilen bakterinin neden olduğu bir enfeksiyondur. Çıbanlar genellikle sıcak, kızarık ve şişmiş bir yumru şeklinde başlar ve zamanla bir irin dolu kitleye dönüşebilir. Çıbanlar çoğunlukla tedavi edilebilir ve genellikle evde uygulanabilecek bazı yöntemlerle geçebilir. Ancak, bazı durumlarda doktor müdahalesi gerekebilir. İşte çıbanın geçmesine yardımcı olabilecek bazı yöntemler:

Sıcak kompresler: Sıcak suya batırılmış bir bez veya sıcak su torbası kullanarak çıbanın üzerine düzenli olarak sıcak kompresler uygulamak, iltihabın dışarıya akmasını sağlayabilir ve ağrıyı hafifletebilir.

Temizlik: Çıbanın etrafını temiz tutmak ve hijyenik bir şekilde bakmak enfeksiyonun yayılmasını önleyebilir.

Antibakteriyel sabun kullanımı: Enfeksiyonu kontrol altında tutmak için antibakteriyel sabun kullanılması önerilir.

Antibiyotik merhemler: Eczanelerden temin edilebilecek antibiyotik merhemler çıbanın iyileşme sürecini hızlandırabilir.

Doktora başvurmak: Çıbanlar büyük veya çok ağrılı hale gelirse veya yaygın bir şekilde vücuda yayılıyorsa bir doktora başvurmak önemlidir. Doktor, gerekirse antibiyotik reçete edebilir veya çıbanın drene edilmesi gerekebilir.

ÇIBAN İÇİN NE İYİ GELİR?

Çıbanlar genellikle kendiliğinden iyileşir, ancak bazı durumlarda tedaviye ihtiyaç duyulabilir.

Çıbanın kendiliğinden iyileşmesi için:

Çıbana dokunmaktan kaçının. Çıbanı patlatmak veya kurcalamak enfeksiyonun yayılmasına neden olabilir.

Bölgeyi temiz tutun. Günde birkaç kez sabun ve ılık suyla yıkayın.

Sıcak kompres uygulayın. Ilık ve nemli bir bezle günde birkaç kez 10-15 dakika kompres yapmak ağrıyı ve iltihabı azaltabilir.

Ağrı kesici alın. Reçetesiz satılan ağrı kesici ilaçlar ağrıyı ve iltihabı azaltmaya yardımcı olabilir.

Çıban için doktora görünmeniz gereken durumlar:

Çıban 2-3 hafta içinde kendiliğinden iyileşmezse

Çıban büyürse veya daha ağrılı hale gelirse

Çıban ateş, titreme veya halsizlik gibi sistemik belirtilere eşlik ediyorsa

Çıban yüzünüzde veya boynunuzda bulunuyorsa

Diyabet veya bağışıklık sistemi zayıflığı gibi kronik bir hastalığınız varsa

Doktorunuz çıban için aşağıdaki tedavileri önerebilir:

Antibiyotikler: Enfeksiyonu tedavi etmek için oral veya topikal antibiyotikler reçete edilebilir.

Drenaj: Büyük veya iltihaplı çıbanlar cerrahi olarak boşaltılabilir.

Ağrı kesici ilaçlar: Reçetesiz satılan veya reçeteli ağrı kesici ilaçlar ağrıyı ve iltihabı azaltmaya yardımcı olabilir.

Çıbanları önlemek için:

Ellerinizi sık sık yıkayın. Özellikle tuvalete gittikten sonra, yemek yemeden önce ve hasta kişilerle temastan sonra ellerinizi sabun ve ılık suyla yıkayın.

Cildinizi temiz tutun. Cildinizi düzenli olarak sabun ve ılık suyla yıkayın.

Yaraları ve kesikleri kapatın. Yaraları ve kesikleri temiz bir bandajla kapatın.

Diyabet veya bağışıklık sistemi zayıflığı gibi kronik bir hastalığınız varsa doktorunuzun tavsiyelerine uyun.

Çıbanlara iyi gelen bazı doğal yöntemler:

Sarımsak: Sarımsak, antibakteriyel ve anti-enflamatuar özelliklere sahiptir. Bir diş sarımsağı ezerek çıbanın üzerine uygulayabilirsiniz.

Soğan: Soğan da antibakteriyel ve anti-enflamatuar özelliklere sahiptir. Bir dilim soğanı çıbanın üzerine uygulayabilirsiniz.

Aloe vera: Aloe vera, iltihap önleyici ve yatıştırıcı özelliklere sahiptir. Aloe vera jeli çıbanın üzerine uygulanabilir.

Zerdeçal: Zerdeçal, antibakteriyel ve anti-enflamatuar özelliklere sahiptir. Zerdeçal tozu suyla karıştırılarak macun haline getirilebilir ve çıbanın üzerine uygulanabilir.

Bu doğal yöntemleri kullanmadan önce doktorunuza danışmanız önemlidir.

Çıbanı patlatmak veya kurcalamak çok tehlikelidir. Bu, enfeksiyonun yayılmasına ve daha ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir.

Çıbanınız varsa, doktorunuza danışmanız ve onun tavsiyelerine uymanız en önemlidir.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/ciban-nasil-gecer-ne-iyi-gelir/feed/ 0
İklim krizi fındığı da vurdu: Rekoltede sert düşüş https://www.foxhaber.com.tr/iklim-krizi-findigi-da-vurdu-rekoltede-sert-dusus/ https://www.foxhaber.com.tr/iklim-krizi-findigi-da-vurdu-rekoltede-sert-dusus/#respond Sun, 18 Feb 2024 21:42:23 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3593 Karadeniz Bölgesi’nde, istilacı böcek türleri kaynaklı hasarın yanı sıra küresel iklim değişikliğinin etkileri, fındık tarımını olumsuz etkiledi. 2022’de 765 bin 287 ton olarak belirlenen fındık rekoltesi, 2023’te 717 bin 931 tona geriledi.

Ulusal Fındık Konseyi (UFK) Yönetim Kurulu Üyesi Sebahattin Arslantürk, “Son 3 yıldır iklim değişikliğine bağlı ciddi oranda rekolte kaybı olduğunu çok net. Son 30 yılın en sıcak kışını yaşıyoruz; böyle sürerse fındık üretimimiz yüzde 50 oranında azalabilir” dedi.

‘Türkiye’nin fındık ambarı’ Karadeniz Bölgesi’nde, küresel iklim değişikliği kaynaklı kuraklık ve hava sıcaklıklarındaki ani değişimler, fındık tarımını olumsuz etkiliyor.

Baharda gündüz sıcaklarının ani yükselmesi sonucu aldanıp, çiçek açan ağaçlar, gece sıcaklıkların düşük seyretmesiyle dona maruz kalıyor. Zararlı istilacı böcek türlerinin tehdidi altında da olan fındıkta, son yıllarda ciddi rekolte kayıpları yaşanıyor.

2022’de 765 bin 287 ton olarak belirlenen fındık rekoltesinin, 2023’te 717 bin 931 tona geriledi. Bölgede son 30 yılın en sıcak kış mevsiminin yaşandığını belirten uzmanlar, olumsuzlukların sürmesi halinde fındık üretiminde ciddi azalmalar yaşanabileceğine dikkati çekip, üreticilerin modern tarıma yönlenmesini öneriyor.

‘ZARAR 500 MİLYON DOLARA ÇIKACAK’

UFK Yönetim Kurulu Üyesi Sebahattin Arslantürk, ‘Drakula’ olarak bilinen ‘Turunçgil Uzun Antenli Teke Böceği’ ve ‘kahverengi kokarca’ istilasının artacağını öngördüklerini belirterek, “Son yıllarda istilacı türlerin verdiği zararlardan ötürü fındıkta ciddi bir rekolte kaybı var. Bu zararlar artmaya da başladı. İstilacı türlerin verdiği zararlar her yıl yüzde 10 civarında olurken bu zararın önümüzdeki yıllarda artarak 500 milyon dolara kadar çıkacağını öngörüyoruz. Bu anlamda üretimde her geçen yıl daha fazla şekilde yaşadığımız kayıp ihracat gelirlerimizi de doğal olarak azaltacaktır” diye konuştu.

İklim değişikliğinin fındık üretiminde olumsuz etkilerini anlatan Arslantürk şöyle devam etti:

“2023 yılı fındık üretim miktarı 600 bin ton civarında idi. Bu da son yılların en düşük üretim miktarı. 2024 mahsul yılını da iklim açısından incelediğimizde maalesef bu yıl son 30 yılın en sıcak kışını yaşıyoruz. Elimizde bölgemizin iklim koşullarına ilişkin 30 yıllık bir veri var ve bu verilerden yola çıkıldığında son 3 yıldan beri iklim değişikliğine bağlı ciddi oranda bir rekolte kaybı olduğunu net olarak görebiliyoruz. Geçen yıl bunu çok daha belirgin bir şekilde yaşamış olduk. Bunun da ürüne olumsuz bir yansıması olacağını düşünüyoruz.”

‘FINDIK ÜRETİMİ YÜZDE 50 ORANINDA AZALABİLİR’

Modern tarım uygulamaları ve damla sulama sistemlerine geçilmesi gerektiğini de söyleyen Arslantürk, “Acil önlem alınması gerekiyor. Zaten yaşlı olan fındık bahçelerinin yenilenmesi gerekiyor. Bu önlemler kapsamında yaşlı bahçelerin iklim koşullarına uygun türler seçilerek kanun doğrultusunda her yıl belli bir oranda yenilenmesi gerekiyor. Bunun bir an önce yapılması lazım” dedi.

Aslantürk, sözlerini şöyle tamamlandı:

“Sıcaklıklar arttığı için de toprağı soğutmak adına artık damla sulama sistemlerine geçmemiz gerekiyor. Modern tarım uygulamalarını yapmamız lazım ki sürdürülebilir üretimi sağlayıp, 5 milyar dolarlık ihracat hedefimize kısa zamanda ulaşabilelim.

İklim değişikliğinin etkileri her geçen yıl hissedilir düzeyde kendini gösteriyor. Böyle devam ederse fındık üretimimiz yüzde 50 oranında azalabilir. Bu azalma da üreticinin alternatif tarım ürünlerine yönelmesine ve gelirlerimizin ciddi oranda azalmasına neden olacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/iklim-krizi-findigi-da-vurdu-rekoltede-sert-dusus/feed/ 0
Ocak ayında sivrisinek kâbusu! Neden kanımızı emiyorlar? İşte sebebi… https://www.foxhaber.com.tr/ocak-ayinda-sivrisinek-kabusu-neden-kanimizi-emiyorlar-iste-sebebi/ https://www.foxhaber.com.tr/ocak-ayinda-sivrisinek-kabusu-neden-kanimizi-emiyorlar-iste-sebebi/#respond Fri, 19 Jan 2024 09:12:37 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2384 Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre Türkiye’de 2023 eylül ayı ortalama sıcaklığı 22,4 derece ile 1991-2020 normallerinin 1,5 derece, ekim ayı ortalama sıcaklığı 17,1 derece ile normallerin 1,5 derece üzerinde ölçüldü.

Kasım ayı ortalama sıcaklığı ise 12,5 derece ile normallerinin 3,2 derece, aralık ayı ortalama sıcaklığı da 8,3 derece ile normallerinin 3,5 derece üzerinde gerçekleşti.

Son yıllarda kış aylarındaki sıcaklık değişimi, sivrisinek rahatsızlığının 12 ay sürmesine yol açtı.

‘YILDA 25 NESİL VERMEYE BAŞLADI’

Akdeniz Üniversitesi Fen Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Çetin, meteorolojik verilere göre son yıllarda özellikle kış aylarındaki sıcaklık artışının, sinek popülasyonunun çoğalmasına neden olduğunu dile getirdi.

Türkiye’de yaygın görünen culeks sinek türünün 1980’lerde yılda 22 nesil verirken, son yıllarda 24-25 nesil vermeye başladığının altını çizen Prof. Dr. Çetin, “Nesil sayısının artması popülasyonun artmasına, hastalık riskinin çoğalmasına sebep oluyor” dedi.

Türkiye’de yaklaşık 60 sivrisinek türü bulunduğunu anlatan Prof. Dr. Çetin, “Culeks, anopheles cinsi sıtmayı taşıyan sivrisinek türleri, kış uykusunu erişkin halde bina içlerinde, ahırlarda, foseptik çukurları gibi noktalarda saklanarak geçiriyordu. Mevsim sıcaklıkları özellikle Akdeniz ve Ege kıyılarında normalin üzerinde olduğu için birçok tür kış uykusuna yatmadı. Şu anda bu türler erişkin halde saldırmaya ve kan emmeye devam ediyor. Belediyeler ile yaptığımız görüşmelerde kış aylarında sivrisinek şikayetlerinde artış görülüyor” diye konuştu.

‘KANALLAR, KÜÇÜK HAVUZLAR SİNEKLERİN GİZLENME YERİ’

Prof. Dr. Çetin, sıcaklık artışının, sinek gelişim sürelerini kısalttığını, hızlı üremelerine neden olduğunu ve popülasyonlarını artırdığını söyledi. Yerel yönetimlerin seçim sonrası nisan ayı itibarıyla yoğun ilaçlama uygulaması yapması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Çetin, şunları söyledi:

-Aksi halde yaz ayları sivrisinek nedeniyle sıkıntılı geçecektir. Mevsim değişkenliği, yağış düzensizliğini ortaya çıkardı.

-Normal ilaçlama yapılsa da yağışların düzensizliği nedeniyle biriken bina çevresindeki kanallar, küçük havuzlar, kullanılmayan otomobil lastikleri gibi bölgelerde su birikmeleri arttı.

-Havaların sıcak seyretmesi nedeniyle bu alanlar sineklerin gizlenme yeri olmaya başladı. Bu alanlar kontrol edilmezse büyük problemle karşı karşıya kalacağız. İklim değişikliği etkileriyle yaşıyoruz.

Prof. Dr. Hüseyin Çetin

‘GELECEK YILLAR SİNEĞİN TAŞIDIĞI HASTALIKLARLA KARŞILAŞMA OLASILIĞI ARTIYOR’

Son yıllarda, dünyada yapılan çalışmalarda özellikle kış dönemlerinde sıtmayı taşıyan sinekler uyuşuk hale geçmediğinden saldırmaya ve kan emmeye devam ettiği için hastalık bulaştırdığı bulgularının varlığından bahseden Prof. Dr. Çetin, şöyle konuştu:

-Normal koşullarda sivrisineklerin kış uykusunda olması gerektiği dönemlerde sıtma gibi sivrisinek kaynaklı sarı humma, zika gibi hastalıkların görülmemesi gerekiyor.

-Ülkemiz ekolojik, iklimsel olarak birçok sivrisinek türüne uygun habitat olduğu için kış aylarında da sivrisinek mücadelesinin devam etmesi gerekiyor. İlaçlama yapılan noktalar ani yağışlarla yıkanıp gittiğinde ilacın etkisi kalmayabiliyor.

-Bu nedenle düzenli kontrole devam edilmesi lazım. Sarı humma, zika gibi hastalıkları taşıyan Asya kaplan türü sivrisinek türünün Türkiye’de yayılış göstermesi gelecek yıllarda bu tür sineğin taşıdığı hastalıklarla karşılaşma olasılığımızı artırıyor.”

VATANDAŞLARA ‘SU BİRİKİNTİSİ’ UYARISI

Sivrisineklere karşı vatandaşlara uyarıda bulunan Prof. Dr. Çetin, “Vatandaşlarımıza önemli rol düşüyor. Bu sivrisinek, foseptik çukuru, rögar gibi sadece kirli, kötü ortamlarda yaşamıyor. Konutların içerisinde, etrafında küçük su birikintileri, kovalarda biriken suda geliştiği için vatandaşlarımızı uyarmalıyız. Konutların etrafında su birikmemesi gerekiyor. Balkon yıkamak için kovada biriken suyun içerisinde sivrisinek gelişebilir. Vatandaşlarımız bu bilince sahip olmalı. Bu hususlar dikkate alınmazsa gelecek bahar ve yaz aylarında ciddi sivrisinek riskiyle karşı karşıya kalabiliriz” dedi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/ocak-ayinda-sivrisinek-kabusu-neden-kanimizi-emiyorlar-iste-sebebi/feed/ 0
Son 53 yılın en sıcak aralık ayı https://www.foxhaber.com.tr/son-53-yilin-en-sicak-aralik-ayi/ https://www.foxhaber.com.tr/son-53-yilin-en-sicak-aralik-ayi/#respond Sat, 13 Jan 2024 09:18:24 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2229 Türkiye genelinde, 2023 yılının aralık ayı, son 53 yılın en sıcak aralık ayı olarak kayıtlara geçti. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerinden derlenen bilgilere göre, geçen ay ortalama sıcaklıklar, Batman çevresinde mevsim normalleri civarında, yurdun diğer bölgelerinde ise mevsim normallerinin üzerinde kaydedildi.

NORMALİN 3,5 DERECE ÜSTÜNDE

Türkiye genelinde 1991-2020 yılları arasında 4,8 derece olarak ölçülen aralık ayı ortalama sıcaklığı, geçen ay 8,3 derece ile normallerinin 3,5 derece üzerinde gerçekleşti. Sıcaklık analizlerinde, 1971’den itibaren yapılan karşılaştırmaya göre, 2023 Aralık ayı son 53 yılın en sıcak aralık ayı olarak kayıtlara geçti. Geçen ay en düşük sıcaklık sıfırın altında 21,3 derece ile Van’ın Özalp ilçesinde, en yüksek sıcaklık ise 27,4 derece ile Sinop’ta tespit edildi.

BURSA 25’İ GÖRDÜ

Marmara Bölgesi’nde ortalama sıcaklıklar, bölgenin genelinde mevsim normallerinin üzerinde görüldü. Bölgenin aralık ayı uzun yıllar ortalama sıcaklığı 7 derece iken, 2023 Aralık ayında 10,3 derece olarak ölçüldü. Bölgede en düşük sıcaklık sıfırın altında 2,4 dereceyle Balıkesir’de, en yüksek sıcaklık ise 25 dereceyle Bursa’da gözlendi.

Ege Bölgesi’nde ise ortalama sıcaklıklar, bölgenin genelinde mevsim normallerinin üzerinde tespit edildi. Bölgenin 7,9 derece olan uzun yıllar ortalama sıcaklığına göre, geçen ay 11,2 derece olarak kayıtlara geçti. Bölgede en düşük sıcaklık sıfırın altında 4 derece olarak Kütahya’da, en yüksek sıcaklık ise 24 derece olarak Salihli’de ölçüldü.

Akdeniz Bölgesi’nde ortalama sıcaklıklar, bölgenin genelinde mevsim normallerinin üzerinde gerçekleşti. Bölgenin uzun yıllar ortalama sıcaklığı 9,1 derece iken, geçen ay 12 derece olarak gerçekleşti. Bölgede en düşük sıcaklık sıfırın altında 6 dereceyle Göksun’da, en yüksek sıcaklık ise 25,9 dereceyle Kale (Demre)’de kaydedildi.

İÇ ANADOLU’DA 4 DERECE YÜKSELDİ

İç Anadolu Bölgesi’nde de ortalama sıcaklıklar, bölgenin genelinde mevsim normallerinin üzerinde görüldü. Bölgenin 1,4 olan aralık ayı uzun yıllar ortalama sıcaklığı geçen ay 5,5 derece olarak kayda geçti. Bölgede en düşük sıcaklık sıfırın altında 10,9 derece olarak Kangal’da, en yüksek sıcaklık ise 19,5 derece olarak Çumra’da görüldü.

Karadeniz Bölgesi’nde ortalama sıcaklıklar, bölgenin genelinde mevsim normallerinin üzerinde gerçekleşti. Bölgenin 4,8 derece ölçülen uzun yıllar ortalama sıcaklığı ise 2023 Aralık ayında 8,4 derece oldu. Bölgede en düşük sıcaklık sıfırın altında 11,8 dereceyle Bayburt’ta, en yüksek sıcaklık ise 27,4 dereceyle Sinop’ta gözlendi.

ESKİ 21 İLE EN SOĞUK VAN

Doğu Anadolu Bölgesi’nde ortalama sıcaklıklar, bölgenin genelinde mevsim normallerinin üzerinde ölçüldü. Bölgenin aralık ayı uzun yıllar ortalama sıcaklığı sıfırın altında 1,6 derece iken geçen ay 2,5 derece olarak tespit edildi. Bölgede en düşük sıcaklık sıfırın altında 21,3 dereceyle Özalp’te, en yüksek sıcaklık ise 16,3 dereceyle Ergani’de kaydedildi.

Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde ortalama sıcaklıklar, Batman çevresinde mevsim normalleri civarında, bölgenin diğer kesimlerinde mevsim normallerinin üzerinde gerçekleşti. Bölgenin 6,4 derece olan uzun yıllar ortalama sıcaklığı, 2023 Aralık ayında 9,3 derece olarak kayda geçti. Bölgede en düşük sıcaklık sıfırın altında 5,2 dereceyle Ceylanpınar’da, en yüksek sıcaklık ise 22,5 dereceyle Cizre’de tespit edildi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/son-53-yilin-en-sicak-aralik-ayi/feed/ 0
Türkiye son 53 yılın en sıcak kasımını yaşadı https://www.foxhaber.com.tr/turkiye-son-53-yilin-en-sicak-kasimini-yasadi/ https://www.foxhaber.com.tr/turkiye-son-53-yilin-en-sicak-kasimini-yasadi/#respond Fri, 22 Dec 2023 09:06:17 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1288 Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre 1991-2020 normalleri kasım ayı ortalama sıcaklığı 9,3 derece olan Türkiye’de 2023 Kasım ayı sıcaklığı 12,5 derece ile normallerinin 3,2 derece üzerinde gerçekleşti.

2023 yılı Kasım ayı, 2010 Kasım ayı ile son 53 yılın en sıcak kasım ayı olarak kayıtlara geçti.

2023 Kasım ayı maksimum sıcaklıkları kıyı bölgelerde 25-32 derecelik sıcaklık bandına ulaştı. En yüksek sıcaklık ise 32,9 derece ile Salihli’de yaşandı.

2023 Kasım ayı ortalama minimum sıcaklıkları 1991-2020 minimum sıcaklık normallerinin 0,8 derece üzerinde gerçekleşti. En düşük sıcaklık, -15,3 derece ile Erzurum’da ölçüldü.

2023 yılı kasım ayı ortalama minimum sıcaklıkları 1991-2020 minimum sıcaklık normallerinin 0,8 derece üzerinde kaydedildi.

2023 Kasım ayı ortalama maksimum sıcaklıkları, 1991-2020 maksimum sıcaklık normallerinin 4,1 derece üzerinde yaşandı.

MEVSİM NORMALLERİNİN ÜZERİNDE

Türkiye’nin birçok yerinde, geçen ay hava sıcaklıkları mevsim normallerinin üzerinde gerçekleşti. Kasım ayında Türkiye’nin 67 merkezinde sıcaklıklar uzun yıllar ortalamalarının üzerinde gerçekleşerek ekstrem değerlerine ulaştı.

Kasım ayında 67 yeni ekstrem sıcaklık gerçekleşen bazı merkezler şunlar:

Salihli’de uzun yıllar maksimum sıcaklık 3 derece farkla 32,9, Yalova’da 3,1 derece farkla 32,8, Lüleburgaz’da 3,2 derece farkla 31,8, Osmaniye’de 0,7 derece farkla 31,7, Akhisar’da 0,9 derece farkla 31,6, Denizli’de 1,7 derece farkla 31,6, Manisa’da 1,7 derece farkla 31,6, Alanya’da 1,2 derece 31,5, Erdemli’de 0,4 derece farkla 31,4, Selçuk’ta 1,3 derece farkla 31,3, Gönen Balıkesir’de 2,1 derece farkla 31,2, Balıkesir’de 2,2 derece farkla 31,2, Bartın’da 0,6 derece farkla 31,2, Cizre’de 0,7 derece farkla 31,1 derece ölçüldü.

34 YILIN EN YAĞIŞLI KASIM AYI

Yağış verilerine göre Türkiye genelinde son 34 yılın en yağışlı kasım ayı gerçekleşti. 1991-2020 kasım ayı normali 58,3 milimetre olan ve 2022 yılı kasım ayında 46,2 milimetre yağış alan Türkiye’de 2023 Kasım ayı yağışı 109,3 milimetre kaydedildi.

Yağışlar normaline göre yüzde 88, geçen yıl kasım ayı yağışlarına göre yüzde 100’den fazla artış gösterdi. En fazla yağış 295,5 milimetre ile Zonguldak’ta, en düşük yağış ise 25,7 milimetre ile Iğdır’da ölçüldü.

Yağışlar, Kırklareli, İstanbul, Zonguldak, Sakarya, Kocaeli, Yalova, Bilecik, Bursa, Balıkesir, Çanakkale, Düzce, Bartın, Tunceli, Erzincan, Erzurum, Bingöl, Adıyaman, Diyarbakır ve Şırnak çevrelerinde yer yer normalinin 3 katına varan artışlar gösterdi.

EN FAZLA YAĞIŞ ZONGULDAK’TA

Antalya’nın batısı, Burdur, Niğde, Karaman, Ordu, Hatay ve Iğdır çevrelerinde ise normallerine göre yüzde 40’a varan azalma kaydedildi.

İl geneli en fazla yağış 295,5 milimetre ile Zonguldak’ta meydana gelirken, en az yağış alan il ise 25,7 milimetre ile Iğdır oldu. İstanbul, Yalova, Kocaeli, Bilecik, Bingöl, Zonguldak, Bursa, Bolu, Düzce, Bartın, Tunceli, Sakarya, Diyarbakır illerinde son 63 yılın en yüksek kasım ayı yağışı gerçekleşti. Normaline göre en fazla azalma ise yüzde 21 ile Ordu’da meydana geldi.

KASIM AYINDA ORTALAMA 12,7 YAĞIŞLI GÜN

Yağışlı gün sayısı verilerine göre Türkiye genelinde kasım ayında ortalama 12,7 yağışlı gün gerçekleşti.

1991-2020 normali 8,4 gün olan Türkiye’de, yağışlı gün sayıları Marmara Bölgesi, Batı Karadeniz, Orta ve Doğu Karadeniz’in kıyı kesimleri, Ege Bölgesi’nin orta ve kuzey kesimleri ile Antalya ve Kahramanmaraş çevrelerinde 15-20 gün aralığında gerçekleşti. Adana ve Mersin çevrelerinde ise yer yer 5 günün altına düştü.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/turkiye-son-53-yilin-en-sicak-kasimini-yasadi/feed/ 0