Şiddet – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Tue, 24 Dec 2024 17:44:19 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Yunusemre’deki Kadın Cinayetinde Dava Ertelendi https://www.foxhaber.com.tr/yunusemredeki-kadin-cinayetinde-dava-ertelendi/ https://www.foxhaber.com.tr/yunusemredeki-kadin-cinayetinde-dava-ertelendi/#respond Tue, 24 Dec 2024 17:44:19 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/yunusemredeki-kadin-cinayetinde-dava-ertelendi/

MANİSA’nın Yunusemre ilçesinde çalıştığı pizza dükkanına motosikletiyle gelip, ruhsatsız tabancayla açtığı ateşte çalışanlardan Sultan Zencirci’yi (27) öldüren, Gül Demir’i (45) ise yaralayan Ferhat Kuru’nun tutuklu yargılandığı dava, daha önce istenen akıl sağlığının yerinde olup olmadığı yönündeki raporun beklenmesine karar verilerek ertelendi.

Olay, 30 Temmuz 2023’te saat 13.00 sıralarında Muradiye Mahallesi İstasyon Caddesi’ndeki bir pizzacıda meydana geldi. Çalıştığı pizzacıya motosikletiyle gelen Ferhat Kuru, yanında getirdiği ruhsatsız tabancayla iş yeri çalışanlarından Sultan Zencirci ve Gül Demir’e kurşun yağdırdı. Vücuduna 3 kurşun isabet eden Sultan Zencirci ile 2 kurşun isabet eden Gül Demir kanlar içinde yere yığıldı. Daha sonra Kuru, Gül Demir’i bıçaklamaya çalıştı. Diğer çalışanların araya girmesiyle Ferhat Kuru kaçtı.

Silah seslerini duyan çevredekilerin ihbarı üzerine adrese jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri, Sultan Zencirci’nin hayatını kaybettiğini belirledi. Olay yerinde müdahalesi yapılan Gül Demir ise ağır yaralı olarak ilçedeki özel bir hastaneye kaldırıldı. Yoğun bakıma alınan Demir, uzun süren tedavi süreci ardından taburcu edildi. Olayın ardından yakalanıp, gözaltına alınan Ferhat Kuru, tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Olaya ilişkin yürütülen soruşturma sonunda Ferhat Kuru hakkında ‘Kadına karşı tasarlayarak kasten öldürme’, ‘Kadına karşı kasten öldürmeye teşebbüs’ ve ‘Ruhsatsız silah temin etme ve bulundurma’ suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açıldı.

‘GÜL İLE SANIK ARASINDA BİR MÜNASEBET YOKTU’

Manisa 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ikinci duruşmasına tutuklu sanık Kuru, Gül Demir’in avukatı ve öldürülen Sultan Zencirci’nin avukatları katıldı. Duruşmada, Gül Demir’in ağabeyi Turgut Irmak (51), tanık olarak dinlendi. Kardeşi Gül Demir’in olaydan bir hafta öncesinde kendisini telefonla arayarak, Ferhat Kuru’nun hem kendisini hem de Sultan Zencirci’yi rahatsız ettiğini söylediğini belirten Irmak, “Bunun üzerine Ferhat’ı aradım cevap vermedi, sonra kendisi döndü. ‘Gül hanımı seviyorum onunla evleneceğim. Sultan araya girip, aramızı bozdu’ dedi. Yaptığının yanlış olduğunu söyledim. ‘Bir daha dükkanıma girme, önünden dahi geçme’ dedim. Gül ile sanık arasında bir münasebet yoktu. Sultan’ı tehdit ettiğine şahit olmadım” ifadelerini kullandı.

Gül Demir’in ağabeyi Turgut Irmak’ın konuşması ardından tanığın beyanına ilişkin sözleri sorulan Ferhat Kuru, tanığın beyanının gerçeği yansıtmadığını, kendi çıkarına göre konuştuğunu, Gül Demir ile gönül ilişkisi olduğunu ileri sürdü.

Mahkeme heyeti, İstanbul Adli Tıp Kurumu’ndan daha önce istenen akıl sağlığının yerinde olup olmadığı yönündeki raporun henüz mahkemeye ulaşmaması nedeniyle duruşmayı 24 Mart’a erteledi.

Duruşma sonrası, öldürülen Sultan Zencirci’nin avukatı Zehra Oyit ve Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Manisa Temsilcisi Semiha Hasgör, birer açıklama yaptı. Hasgör, 6284 sayılı kanunun kadınların can simidi olduğunu, kadın cinayeti ve şiddetin önlenmesi için etkin kullanılması gerektiğine dikkat çekti.

Avukat Zehra Oyit ise “Maalesef ülkemizde kadın olmanın zorluğu yüzümüze vuruyor. Taciz edildiği için rahatsızlık duyduğunu dile getiren bir kadından bahsediyoruz. 6284’ün etkin bir şekilde uygulanması ile cinayetlerin en azından azalacağını umuyoruz. Umudumuzu kaybetmeden bu davaların takipçisiyiz. Her kadının yanındayız” diye konuştu.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/yunusemredeki-kadin-cinayetinde-dava-ertelendi/feed/ 0
Başkan Çelik: Kadın Cinayetlerini Durduracak Yasal Düzenleme Şart https://www.foxhaber.com.tr/baskan-celik-kadin-cinayetlerini-durduracak-yasal-duzenleme-sart/ https://www.foxhaber.com.tr/baskan-celik-kadin-cinayetlerini-durduracak-yasal-duzenleme-sart/#respond Mon, 07 Oct 2024 10:36:10 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/baskan-celik-kadin-cinayetlerini-durduracak-yasal-duzenleme-sart/ Bozkurt Belediye Başkanı Birsen Çelik, İstanbul’un göbeğinde yaşanılan korkunç olayın ardından kadın cinayetlerinin önlenmesini isteyerek; “Artık yeter, kadın cinayetlerini durduracak bir yasal düzenleme hayata geçirilmeli” dedi.

Geçtiğimiz günlerde İstanbul’un göbeğinde yaşanan korkunç olay görenlerin kanını dondurdu. Semih Çelik isimli şahıs, 19 yaşındaki İkbal ve Ayşenur’u katlettikten sonra surlarda atlayarak hayatına son verdi. Yaşanılan olaylarından ardından Bozkurt Belediye Başkanı Birsen Çelik, kan dondurucu olaylar hakkında açıklamalarda bulundu. Yaşanılan kadın cinayetleri hakkında isyan eden Başkan Çelik, “Artık yeter, kadın cinayetlerini durduracak yasal düzenlemeler acilen hayata geçirilmelidir” şeklinde isyan etti.

Son günlerde yaşanılan olaylar hakkında açıklamalarda bulunan Bozkurt Belediye Başkanı Birsen Çelik, şu şekilde açıklamalarda bulundu;

“Henüz hayatının baharında, 19 yaşındaki iki kızımız; 1 yıl içinde 5 kez ruh hastalığı nedeniyle tedavi gören bir cani tarafından katledildi. Artık hayatın gerçeği haline gelen kadın cinayetleri ile kalıcı çözümler beklerken ne yazık ki; yasa koyucular tarafından bir umursamazlık, bir vurdumduymazlıkla karşı karşıyayız. Kadınlarımızı şiddete ve cinayetlere karşı koruma altına alan İstanbul Sözleşmesinden bir kararname ile çıkanlar, artan kadın cinayetleri için ivedilikle çözümcü kararlar almalıdır! Şiddetin her türü kayıtsız, şartsız insan hakları ihlalidir ve suçtur. Artık yeter, kadın cinayetlerini durduracak yasal düzenlemeler acilen hayata geçirilmelidir” – DENİZLİ

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/baskan-celik-kadin-cinayetlerini-durduracak-yasal-duzenleme-sart/feed/ 0
Polis ve Çalışan Arasındaki Kavga Kamerada https://www.foxhaber.com.tr/polis-ve-calisan-arasindaki-kavga-kamerada/ https://www.foxhaber.com.tr/polis-ve-calisan-arasindaki-kavga-kamerada/#respond Fri, 04 Oct 2024 04:05:22 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/polis-ve-calisan-arasindaki-kavga-kamerada/

ÇANKIRI’da özel harekat polisleri ile akaryakıt istasyonu çalışanı C.A.C. arasında çıkan tartışma kavgaya dönüştü. Güvenlik kamerasına yansıyan kavgada bir polisin, istasyon çalışanı C.A.C.’yi yerde tekmelediği görülürken, Valilikten yapılan açıklamada olaya karışan kişiler hakkında adli ve idari soruşturma başlatıldığı belirtildi.

Olay, 3 Ekim Perşembe günü saat 09.15 sıralarında il merkezindeki bir akaryakıt istasyonunda meydana geldi. Özel harekat polisleri ile akaryakıt istasyonu çalışanı C.A.C. ile çıkan tartışma yumruk ve tekmeli kavgaya dönüştü. İşyerindeki güvenlik kamerası tarafından kaydedilen kavgada bir özel harekat polisinin, C.A.C.’yi yerde tekmelediği ve sürükleyerek kapıdan çıkarmaya çalıştığı görüldü. Konuyla ilgili Çankırı Valiliği’nden yapılan açıklamada, “03.10.2024 Perşembe günü saat 09.15 sıralarında il merkezindeki bir petrol istasyonunda Özel Harekat Polisleri ile petrol istasyonunda çalışan görevliler arasında bir tartışma ve arbede yaşanmış olup konu Cumhuriyet Başsavcılığına intikal etmiştir. Olaya karışan ilgili kişiler hakkında adli ve idari soruşturma başlatılmıştır.” denildi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/polis-ve-calisan-arasindaki-kavga-kamerada/feed/ 0
‘Kadınlara yönelik şiddet yoksulluğu yenerek önlenir’ https://www.foxhaber.com.tr/kadinlara-yonelik-siddet-yoksullugu-yenerek-onlenir/ https://www.foxhaber.com.tr/kadinlara-yonelik-siddet-yoksullugu-yenerek-onlenir/#respond Sat, 18 May 2024 21:45:33 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7431 Seyhan’da en yakın rakibi olan Cumhur İttifakı adayına 10 puanlık fark atarak belediye başkanlığını kazanan avukat Oya Tekin, şimdi Adana Büyükşehir Belediye Başkanı olan Zeydan Karalar’ın eski koltuğunun sahibi oldu. Tekin, hedeflerini ve projelerini SÖZCÜ’ye anlattı.

Tekin şöyle konuştu: Avukatlığın bir serbest meslek bir de kamu görevi yanı vardır. Ben serbest meslek tarafını 2010 yılında bırakarak, aktivist kimliğimle kendimi hak ve adalet adayanların mücadelesine adadım. Nerede bir kadına şiddet, çocuğa istismar, çevre sorunu olduysa, orada toplumsal muhalefetin içinde yer aldım. 2018’de milletvekili adayı olduğum CHP’de daha sonra Kadın Kolları Başkanlığı yapmam bu rolümü daha da etkinleştirdi. Hep hak ve adalet arayanların mücadelesine omuz verdim. Bir hukukçu, siyasetçi, kadın
hakları savunucusu ve bu toplumda yaşayan bir kadın olarak kadınların sorunlarını yakından takip ettim. 

ŞİDDET HARİTASINI ÇIKARTACAĞIZ

Belediye Başkanı olduğum Seyhan, Türkiye’de kadına şiddet olaylarının yüksek olduğu bölgelerden birisi. Kadın cinayetleri ve kadına şiddet olaylarını mutlaka çözmemiz gerekiyor. Bunun için öncelikle bir şiddet haritası çıkartmalı ve bu haritaya göre çalışmalar yapmalıyız. Evet, şiddeti önlemek adına rehabilitasyon çalışmaları yapmak, eğitim önemli ama yoksulluk; şiddeti körükleyen en önemli unsur. Bu nedenle eğer kadına şiddeti sona erdirmek istiyorsak, önce yoksulluğu yenmemiz gerek. Kişi, yoksulluk nedeniyle kendisini bu topluma ait hissetmiyor, kamu kaynaklarından yararlanamıyor, dışlanmış, sesini duyuramaz, güvensiz  hissediyor ve sessiz çığlıklar içinde kalıyorsa, gençler parasızlıktan sokağa çıkamıyor, evlerde tencere kaynamıyorsa, tüm bunlar yoksulluğu körükleyen etkenler” dedi. 

“Belediye başkanı olarak ilk yapacağınız icraat ne olacak?” sorusuna da Tekin “Dinlemek olacak” diyen Oya Tekin, şunları söyledi: “Katılımcı demokrasi anlayışımız nedeniyle ilk önce her kesimi dinlemek ve öncelikli sorunlarının çözümü üzerinde durmak gerekiyor. Kadınları, gençleri, esnafı, mahalle sakinlerini can kulağıyla dinleyerek başlayacağız işe. Öncelikle çözülmesini istedikleri sorunlar nedir? İnsanlar kendilerine sorulmadan hizmet verilmesinden mutlu değiller. Yani bir mahallede öncelikle çocuk parkına mı, taziye evine mi ya da pazaryeri mi daha öncelikli ihtiyaç olduğuna mahalle sakinleri karar verecek. Bu yüzden, klasik belediyeciliğin yanı sıra yapacağımız hizmetlere mahalle halkıyla karar vereceğiz.”

İSTİHDAM ALANLARI AÇILACAK

Sosyal belediyeciliğin  CHP’nin köklerinde olan bir anlayış olduğunun altını çizen Tekin bu konuda yapacakları hakkında da bilği verdi. Tekin yapacaklarını, “Sosyal belediyeciliği insanlara makarna, şeker gibi gıda maddelerinden oluşan koli dağıtmak olarak algılamak son derece hatalı. Bunun adı sosyal belediyecilik değildir. Belediye olarak elbette ki işsizlik sorununu bütünüyle çözemeyiz ama gençlere ve kadınlara istihdam alanları açarak, üretici ve dayanışmacı belediyecilik anlayışla bu konudaki yangına su serpebilir, çok sayıda umutsuz bekleyen insanımızın yaşam sevincini yeniden yeşertebiliriz. Kamu arazilerini üretime açarak,  sanayinin en çok ihtiyacı olan sektörlerdeki ara eleman açığını tespit edip, mahallelerde açacağımız kurslarda yetiştireceğimiz gençlerle bu açığı kapatarak istihdamı artırabiliriz. Kadınları yaşadıkları semtlerde açılacak kurs ve üretim merkezleriyle üretken hale getirip, yaşlı ve evde bakım merkezlerinin, kreşlerin sayısını artıracağız. Burada artık klasikleşmiş ancak kadına para kazandırmayan, tezgahlarda salça, konserve, mantı ya da işledikleri sabun bezini satmaya çalışan kadınların bu emeklerini e ticaret yoluyla dünyaya pazarlamanın yollarını açmak gerekiyor” şeklinde aktardı. 

Bağımlılıkla mücadele merkezi kurulacak

Son yıllarda gençler arasında artan bağımlılığa da dikkat çeken Oya Tekin, “Uyuşturucu kullanımının neden arttığını ve nasıl mücadele edeceğimizi çok iyi tahlil etmeliyiz. Gözlemlerime dayanarak  ‘Bağımlılıkla mücadele merkezi’ kurulmasını, ayrıca sayısı son derece yetersiz olan ‘kadın sığınma evi’ sayısının artırılmasını da zorunlu olarak görüyorum” dedi.

Okullarda kahvaltı desteği verilecek

Seyhan’da ekonomik güçlük çeken çok sayıda ailenin çocuklarını aç olarak okula gönderdiğini belirten Tekin, bu çocuklara kahvaltı desteği vereceğini anlattı. Mahalle lokantaları da açacağını anlatan Tekin “Kimse yatağına aç girmeyecek. Daha çok insanı üretime katmak, daha çok insanın yoksulluğu yenmesini sağlayacak sosyal politikalar üzerine yoğunlaşacağız” dedi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/kadinlara-yonelik-siddet-yoksullugu-yenerek-onlenir/feed/ 0
Merve Taşkın yaşadığı kabusu paylaştı https://www.foxhaber.com.tr/merve-taskin-yasadigi-kabusu-paylasti/ https://www.foxhaber.com.tr/merve-taskin-yasadigi-kabusu-paylasti/#respond Fri, 26 Apr 2024 21:36:27 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6647 Onlyfans adlı sosyal medya platformıunda yetişkinlere yönelik içerik üreten Merve Taşkın eski sevgilisinden gördüğü fiziksel şiddetidin izlerini paylaştı.

Uğradığı şiddete dair detaylara da yere veren Taşkın “Tam bir yıl önce bugün, 10 aylık bir ilişkimin yaklaşık 7-8 ayında şiddet gördüğüm ve her geçen gün bu şiddetin arttığı bir ilişkiye başladım”

“3 ay önce değil de neden şimdi paylaşıyorsun sorusuna cevabım ise o zaman güçlü bir ruh halim yoktu” diyen Taşkın şunları kaydetti:

Belki o zaman böyle yorumlar gelecekti: ‘Sen şiddeti hak ediyorsun, iyi olmuş.’ Ama o zaman bu cümleyi kaldıracak bir psikolojik dayanıklılığım yoktu.

“PAYLAŞMAKTAN HATTA KONUŞMAKTAN KAÇINDIM”

Paylaşmaktan kaçındım, fotoğraflarıma bakmaktan kaçındım, hatta konuşmaktan bile kaçındım.

Yaşadıklarımı içimde bastırdım ve sanki hiç olmamış gibi davrandım. Ama maalesef bastırılan duygular er geç ortaya çıkıyor.

Kendimi daha güçlü hissettiğim bir zamana kadar mümkün olduğunca bastırdım. Ta bugüne kadar.

İlk zamanlar şiddet daha hafif gibiydi ve belki de kabul edilebilirdi, ama sonra tehlikeli boyutlara ulaşmaya başladı.

“BELKİ DE BUNU HAKETTİĞİMİ DÜŞÜNÜYORDUM”

Bir şekilde bunun bana yapıldığını kabul ediyordum. Her seferinde affediyordum çünkü içimdeki sorunlu olduğumu ve bunların benim yüzümden olduğunu ve belki de bunu hak ettiğimi düşünüyordum.

‘O’ da bana bunları hak ettiğimi hatta daha fazlasını hak ettiğimi söylüyordu. Benimki sevgiye muhtaçlık ve bağımlılıktı.

En ufak bir sevgi kırıntısına bile razıydım. Ama onunki sevgi olamazdı, çünkü sevdiğin bir insana şiddet uygulayamazsın. Özsaygımı fazlasıyla kaybettim.

Kendime bunların yapıldığını kabul ediyorsam kendimi ne kadar seviyor olabilirdim ki? Kendimi sevmezken bir başkası beni nasıl sevebilirdi?

“KARNIMA CİNSEL ORGANIMA TEKME ATIYORDU”

Şiddet o kadar tehlikeli bir seviyeye gelmişti ki, şükrediyorum çünkü ölmedim ya da sakat kalmadım. Kafamı, kulağımı, burnumu yumrukluyor, karnıma, cinsel organıma tekme atıyordu.

Bazen ise beni öldürmekle ya da sakat bırakmakla tehdit ediyordu. Belki öfkeden tehdit ediyordu ama isteyerek bile olmasa da vururken yanlışlıkla ölebilirdim çünkü tehlikeli yerlerime fazlasıyla vuruyordu.

Parmaklarımda kalıcı bir hasar dışında bir şey kalmadı. Parmaklarımda bağlar neredeyse kopuyormuş gibi olmuş, eğer kopmuş olsalardı ameliyat olmam gerekebilirdi, ama şükürler olsun ki kopmadı ve doktor 1 yıl içinde iyileşeceğimi söyledi”

“HİÇ BİR ŞEY HERGÜN ŞİDDET GÖRMEKTEN DAHA KÖTÜ DEĞİLDİR”

“Ben bu yazıyı, aynı şeyi yaşayıp kapanan kadınlar için paylaşıyorum” diyen Merve Taşkın paylaşımına şunları daekledi:

“Yalnız değilsiniz, evet, belki zor olacak ama bir gün içinizde o bırakma gücünü bulup bıraktıktan sonra yavaş da olsa iyileşeceksiniz.

Hiçbir şey, her gün şiddet görmekten daha kötü olamaz. Bu yaşadığım travmanın acımın görünür olmasını istedim sadece.

Çünkü görünür olursa, ben de kaçamayacağım, yüzleşmek zorunda kalacağım.

Bu süreçte beni kurtarmaya çalışan ama ben istemediğim için kurtaramayan, ama her zaman benim eski hayatıma geri dönmemi bekleyen ve döndüğümde de bana destek olan tüm arkadaşlarıma teşekkür ederim.

Her şey benim seçimimdi ve seçimlerimin sonuçlarını yaşadım”

MERVE TAŞKIN KİMDİR

Merve Taşkın, 21 Ocak 1998 yılında İstanbul’da dünyaya geldi. Sosyal medya paylaşımları ve açıklamalarıyla dikkat çekeb Merve Taşkın Onlyfans ve Twitter platformlarındaki paylaşımlarıyla defalarca gündeme geldi.

Taşkın ayrıca sosyal medyada teşhircilik yaptığı iddiasıyla yargılandı.

İstanbul 55. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada kendisine kendisine söz verilen Merve Taşkın, beraatini talep etmişti.

Mahkeme, “Müstehcenlik” suçundan dava açılmışsa da atılı suçun unsurları oluşmadığından Merve Taşkın’ın beraatine karar vermişti.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/merve-taskin-yasadigi-kabusu-paylasti/feed/ 0
Hekimler: Susmuyoruz, hiçbir yere gitmiyoruz https://www.foxhaber.com.tr/hekimler-susmuyoruz-hicbir-yere-gitmiyoruz/ https://www.foxhaber.com.tr/hekimler-susmuyoruz-hicbir-yere-gitmiyoruz/#respond Fri, 12 Apr 2024 21:48:44 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6018 Hekimler, 14 Mart Tıp Bayramı Haftası kapsamında “Şiddetsiz, güvenli ve güvenceli ortamda iyi hekimlik yapmak istiyoruz” sloganıyla ‘Büyük Hekim Yürüyüşü’ gerçekleştirdi.

Kadıköy Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünde toplanarak yürüyüşe geçen hekimler, “İnsanca yaşamak, yaşatmak istiyoruz”, “Hak hukuk adalet”, “Sarayın hekimi olmayacağız” sloganları attı.

Yürüyüşün ardından hekimler, Kadıköy İskele Meydanı’nda basın açıklaması gerçekleştirdi.

“SUSMUYORUZ, HİÇBİR YERE GİTMİYORUZ”

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi Başkanı Şebnem Korur Fincancı yaptığı açıklamada sağlıkta şiddete dikkat çekerek şunları söyledi:

* “Uzun zamandır meslektaşlarımız, kamu hastanelerinde şiddetle burun buruna kalmanın ağırlığı altında eziliyorlar. 5 dakikada bir muayeneye zorlandıklarında, yetemedikleri duygusuyla artık kamudan vazgeçmek zorunda kalıyorlar. İstanbul’da özel hastane sayısı ne yazık ki kamu hastanesi sayısının üç katına çıkmış durumda. Meslektaşlarımız bu çabalar içinde, ya birkaç dakika ayırdıkları hastalarına bakamamanın yükünü omuzlarında hissedecekler.

* Her gün şiddetle karşı karşıya kaldıklarında ölüme gitme kaygısıyla yaşayacaklar ya da kendilerini bu ülkeden gitme zorunda hissedecekler. Biz meslek örgütü olarak, onları sermayenin kollarına, onları yurtdışına göç etmek yoluna bırakmamak için mücadele ediyoruz. Hep birlikte, Türkiye’nin her yerinden, Türk Tabipleri Birliği ve Tabip Odaları, bugün bu 14 Mart’ı olmasa da önümüzdeki 14 Mart’ları hep birlikte, bayram tadında kutlama sözü vermeliyiz. Birlikte olacağız, birlikte kutlayacağız. Susmuyoruz, hiçbir yere gitmiyoruz.”

“İNSANCA YAŞAYACAĞIMIZ KOŞULLARA SAHİP OLMAK İSTİYORUZ”

İstanbul Tabip Odası (İTO) Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Nergis Erdoğan ise şöyle konuştu:

* “Aslında hekimlerin talepleri son derece basit. Biz şiddetsiz bir ortamda hekimlik yapmak istiyoruz. Gücümüz el ölçüsünde hasta görüp iyi hekimlik yapmak istiyoruz. İnsanca yaşayacağımız koşullara sahip olmak istiyoruz. Gelecek güvencesi yaşamaksızın ve de bütün enerjimizi, mesleğimize daha fazla yöneltmek üzere rahat koşullar istiyoruz. Vergide adalet bunlardan bir tanesi, göstergeler bir tanesi. Bulunduğumuz ortamlarda doktor odası istiyoruz. Kreş istiyoruz, kafeterya istiyoruz. Çünkü insanlara iyi hizmet verebilmek için nefes almaya ihtiyacımız var. Evet bunlar son derece basit, uygulanabilir istekler. Son derece insani istekler.

* Ama biz biliyoruz ki, bu bir tercih meselesi. Nereye ve kime yatırım yapacağınıza dair bir siyasi tercih meselesi ne yazık ki. Ve günümüzde bu tercihin nereleri nasıl yapıldığı belli. Vergi meselesinden tutun, depremdeki gördüğümüz ağır kayıplara kadar, tercihin nerelere yapıldığını hepimiz biliyoruz. Tercihi kendimizden yana döndürebilmek için, evet gücümüze ihtiyacımız var. Biz son derece güçlü bir meslek grubuyuz. Aynı anda davrandığımızda bütün taleplerimiz, insani taleplerimizin karşı karşılanacağına hiç kuşkum yok benim. Ama tabii o tarafımıza da darbe vurulmak isteniyor.

* 1980 anayasasından bu tarafa çok çeşitli yollarla örgütlülüğümüze de darbe vurulmak isteniyor. Bunlara meydan vermemek için birlikte insanca çalışacağımız koşullara kavuşmak için hep birlikte olmanın önemini bir kez daha vurguluyorum ve o günlerin geleceğini hep birlikte bu tercihleri değiştireceğimiz karar masalarına oturacağımız günlerin geleceğine inanıyorum.”

14 MADDELİK TALEPLERİNİ AÇIKLADI

İstanbul Tabip Odası (İTO) adına basın açıklamasını İTO Yönetim Kurulu üyesi Dr. Saffet Ercan okudu. “Hekimlere şiddetsiz, güvenli, güvenceli, demokratik çalışma koşulları sağlayan, halkımız için ulaşılabilir bir sağlık ortamı istiyoruz” diyen Ercan, hekimlerin 14 maddeden oluşan taleplerini şöyle açıkladı:

“1. TTB’nin sağlıkta şiddet yasa teklifi, şiddetsiz, güvenli çalışma ortamları için mekânsal önlem önerileri kabul edilmelidir. Güvenli çalışma ortamlarının sağlanması idarecilerin sorumluluğundadır. Şiddet olaylarında idarecilerin sorumluluğu öncelikli olarak dikkate alınmalıdır.

2. Hekimlerin/sağlık emekçilerinin dinlenme koşulları, sağlık hizmetinde hataya sevk etmeyecek şekilde yeniden düzenlenmelidir. Doktor dinlenme odaları, emzirme odaları, kreş her sağlık kurumunda yeterli sayıda sağlanmalıdır. Nöbet ertesi izin, idarecilerin insafına bırakılmamalıdır.

3. Pandemilerde, pandemiye yol açan hastalık, sağlık emekçileri için illiyet bağı aranmadan meslek hastalığı kabul edilmelidir.

4. Sağlık emekçileri için fiili hizmet süresi zammı 120 gün olmalıdır.

5. Hekimlerde ek gösterge üst sınırı 7600’e yükseltilmelidir.

6. Tüm sağlık emekçilerine hakları olan, hiçbir koşuldan negatif etkilenmeyen, emekliliğe yansıyan, gerçek enflasyona uygun, insanca yaşayabilecekleri tek kalem maaş verilmelidir.

7. Emekli sandığı, SSK, Bağ-Kur emekli aylıkları arasındaki uçurum giderilmeli, tüm emekli hekim aylıkları yoksulluk sınırının üzerine çıkarılmalı, tüm hekimler emeklerinin hakkı ölçüsünde emekli ikramiyesi alabilmelidir.

8. Vergide adalet istiyoruz! Vergi dilimi üst sınırı yüzde 15 olmalıdır.

9. Muayene süreleri, bilimsel ve nitelikli sağlık hizmeti gözetilerek düzenlenmelidir.

10. Acil servislerde yeşil alan kaldırılmalı, poliklinik hizmeti verilmemelidir.

11. Sağlık ortamına dair düzenlemeler, TTB ve ilgili sağlık emek-meslek örgütlerinin görüşleriyle yapılmalıdır.

12. Atamalar bilimsel ölçütlere ve liyakate dayalı olmalıdır.

13. Tıp fakültesi ve tıpta uzmanlık eğitimi kontenjanları, eğitimin niteliği gözetilerek azaltılmalıdır.

14. Koruyucu sağlık sisteminin öncelendiği, güçlü ve bölge tabanlı birinci basamak, basamaklandırılmış ve parasız bir sağlık sistemi inşa edilmelidir.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/hekimler-susmuyoruz-hicbir-yere-gitmiyoruz/feed/ 0
Annesine işkence eden babasını katletti… Ağır tahrikten 15 yıl https://www.foxhaber.com.tr/annesine-iskence-eden-babasini-katletti-agir-tahrikten-15-yil/ https://www.foxhaber.com.tr/annesine-iskence-eden-babasini-katletti-agir-tahrikten-15-yil/#respond Thu, 04 Jan 2024 09:15:40 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1871 Diyarbakır’ın Bismil İlçesinde sabah kahvaltısını geç hazırladığı için annesine şiddet uygulayan ve ahırda yere dökülen samanları annesine yediren babasını tabancayla alnının ortasından vurup öldüren 19 yaşındaki Yusuf Öner’e ilk duruşmada cinayeti ağır tahrik altında işlediği gerekçesiyle 15 yıl hapis cezası verildi.

EKİPLERİ TEPEDEN İZLEDİ, İTİRAF ETTİ

Bismil İlçesinde 12 Mart 2023’te Mustafa Öner’in silahla intihar ettiğine dair polise ihbarda bulunuldu. Olay yerine giden cinayet büro ekipleri alnından vurulmuş ceset üzerinde yaptığı titiz incelemede olayın intihar olmadığını belirleyince aile bireylerini ayrı ayrı sorguladı. Bu sırada olay yerinden 600 metre uzaklıktaki tepelik bir alanda olay yeri inceleme ekiplerini dikkatle izleyen ve şüpheli hareketlerde bulunan Yusuf Öner’in yanına gidildiğinde babası Mustafa’nın intihar etmediğini kendisinin öldürdüğün itiraf edince tutuklandı ve hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle dava açıldı.

“ANNEM, BEN VE KARDEŞLERİME YILLARCA ŞİDDET UYGULADI”

Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıkan Yusuf Öner, intihar süsü verilen babasını öldürdüğünü şu sözlerle itiraf etti:

– Erkenden kalkarak ahırda hayvanlarla ilgilendim. Kahvaltı için eve geldiğimde annem, babam, kardeşlerim, iki halam ve onların çocukları da bizdeydi. Babam kahvaltıyı geç hazırladığı için anneme bağırıyordu. Sofraya oturduğumda babam halen anneme bağırıp çağırıyordu. Bana ve anneme kahvaltı tabağı ile bardak fırlattı. Ben de moralim bozulduğu için sofradan kalkıp dışarı çıkmak için montumu alacağım esnada annemin adına ruhsatlı olan silahı gördüm. Babam yıllardır anneme, bana ve tüm kardeşlerime şiddet uygular, küfür ve hakaret ederdi.

“BOĞAZIMA BIÇAK DAYADI”

– Birkaç yıl önce de babam boğazıma bıçak dayadı ve çenemde delik açtı. Bir defasına gözümden beri yaraladı, 3 ay gözüm kapalı kaldı. Doğduğum günden beri aramızda problem vardı. Babamızdan çok ama çok korkuyorduk. Yine de babamdır diye bir şey demiyordum. Kendisini korkutmak için silahı üzerime aldım ve tekrar sofraya geri oturdum. Babam bağırmaya devam edince bende rastgele ateş açınca babam ayağa kalkınca kafasından vurdum. Nefes almakta zorlandığım için evin yamacındaki tepeye çıktım. Askerler gelip beni aldılar.

“DAYAK YEMEMEK İÇİN SAMAN YEMEK ZORUNDA KALDIM”

Sanığın iki kardeşi ve annesi de babalarının kendilerine sürekli şiddet uyguladığını doğruladı. Annesi Feyma Öner, şöyle konuşu:

– Eşimle ilgili bugüne kadar şikayetçi olmadık, çünkü olduğumuz taktirde bize daha kötüsünü yapacağını biliyorduk. Sinir hapları kullanıyordu, psikoloji bozuktu. Bir defasında bana hayvanlar için biriktirdiğimiz samanı neden döktüğümü sorup ardından bu samanları bana yedirmişti. Ben de dayak yememek için samanları yemek zorunda kaldım. Çocuklarımı banyoda hortumla döver, müdahale etmemem için de banyonun kapısını kilitlerdi. Ben ve çocuklarımız yüzümüz mor bir şekilde aylarca gezdik. Benim ailemle görüşmemi bile yasaklamıştı. Oğlumdan şikayetçi değilim. Bizi korumak için hareket etti.

“BİRİ OĞLUM DİĞERİ TORUNUM VİCDANIMLA MÜKELLEFİM”

Ölen Mustafa Öner’in babası Seyfettin Öner de oğlunun eşine ve çocuklarına şiddet uyguladığını doğrulayarak, şunları söyledi:

– Oğlum 10 yıldır ailesine şiddet uyguluyordu, ben müdahale etmek istediğimde ‘Sen karışma benim çocuklarımdır, sana ne’ diyordu. Ölen oğlumdur, öldüren de torunumdur. Vicdanen doğruları söylemekle mükellefim. Oğlum evlendiğinden beri eşine ve çocuklarına şiddet uyguluyordu, ben sürekli yapma etme diyerek araya girmeye çalışıyordum. Her seferinde ‘Sen ne karışıyorsun’ diyerek kızıyordu, döverim öldürürüm gibi sözler söylüyordu, oğlum eşi ahırda samanların bir kısmı döküldü diye o samanları eşine yedirmiştir. Torunumdan şikâyetçi değilim.

AĞIR MÜEBBETTEN 15 YILA DÜŞTÜ

Mahkeme salonda sanığın gözünde ve çenesindeki dikiş izleri olduğunu ve ifadesiyle uyumlu olduğunu da gözlemledikten sonra sanığı babasını kasten öldürdüğü için önce ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırdı, ardından cinayeti ağır tahrik altında işlediği gerekçesiyle cezayı 18 yıla indirdi. Sanığın pişmanlığı ve duruşmalardaki iyi hali de lehine taktiri indirim sebebi kabul edilerek ceza 15 yıla düşürüldü.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/annesine-iskence-eden-babasini-katletti-agir-tahrikten-15-yil/feed/ 0
Birlikte yaşadığı kadını katletti, istinaf akıl sağlığı raporu istedi https://www.foxhaber.com.tr/birlikte-yasadigi-kadini-katletti-istinaf-akil-sagligi-raporu-istedi/ https://www.foxhaber.com.tr/birlikte-yasadigi-kadini-katletti-istinaf-akil-sagligi-raporu-istedi/#respond Tue, 02 Jan 2024 09:18:39 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1801 Diyarbakır’da kendisinden 25 yaş küçük olan ve 25 yıldır birlikte yaşadığı Şirvan Dönmez’i 10 yerinden bıçaklayarak öldüren iki eşli 21 çocuk babası Şeyhmus Ay’a verilen müebbet hapis cezasını istinaf mahkemesi; akıl sağlığının yerinde olup olmadığının araştırılması gerektiğini savunup için bozdu. Davaya öldürülen kadının üç kızı ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı da suçtan zarar gördükleri için müdahil olarak katıldı.

“ARAMIZDA 10 YILDIR HUSUMET VAR”

Merkez Kayapınar İlçesinde kıskançlık krizine giren 73 yaşındaki Şeyhmus Ay, kendisinden 25 yaş küçük olan ve 25 yıldır birlikte yaşadığı Şirvan Dönmez’i 10 yerinden bıçaklayarak öldürdü. Tutuklanıp ve Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıkan Şeyhmus Ay, şunları söyledi:

– Eşimle 10 yıldır aramızda husumet var. Olay günü eşime elektrik, su faturalarını neden ödemediğini sordum. O da ödeme noktasının tahsilât yapmadığını ve ilgili kurumlara gitmek zorunda kaldığını söyledi. Ben buna inanmadım ve ödeme merkezine gittiğimde iki faturanın da sabah saatlerinde ödendiğini öğrendim. Balkondan birine öpücük atıyordu. Öpücükleri kime attığını sorduğumda bana ‘Moruk’ diyerek üzerime yürüdü, bende bıçak çıkarıp korkutmak istedim. Üzerime atlayınca yere düştü, bıçak mı elimden düştü bilmiyorum ama bir şekilde saplanmış. Ben şok geçirdim ve ‘Kendini de beni de yaktın’ diyerek birkaç kez daha sapladım. Ben namazında, niyazında işime gücüme bağlı insanım. Başkalarıyla geziyordu, sorduğumda tanıdıkları olduğunu söylüyordu.

“HİÇBİR ZAMAN ŞİKAYETÇİ OLAMADIK”

Annesi öldürülen Ş.D. ise şöyle konuştu:

– Annem, babam ve kardeşlerim E.D ile M.D birlikte yaşıyoruz. Balkonda halı yıkadık sonra mutfağa geçtim. Babam bağırıp anneme yardım etmemi istedi. Devlet soğan, patates yardımı yapıyordu. Annem de almak için aşağı inmişti. Annemin yalnız taşıyamayacağını düşünerek ona yardım için indiğimde babam perdenin arkasından gizlice annemi gözetliyordu. Annem ve babam tartıştılar, sonra ikisi birlikte uyumamaya karar verdi.

– Birden bağırma sesleri gelince kardeşime ‘Koş annenin yanına’ dedim. Odaya girdiğimde babam annemin üzerine çıkmış, ellerini dizleriyle sabitlemiş annemin yüzüne yumruklar atıyordu. Annemin yüzü gözü kan içinde kalmıştı. Sonra yemek hazırlamamı istedi. Ben sofrayı serdim. Babam anneme kötü kötü bakıyordu. Babam annemi defalarca dövüyordu. Hiçbir zaman şikâyetçi olamadık. Polisi aramak istediğimde annem izin vermiyordu, bir şey olmaz deyip geçiştiriyordu. Babam çok kıskanç biridir. Annemi öldürdüğü için cezalandırılmasını istiyorum.

“ANNEMİZİN EL VE AYAKLARINI ZİNCİRLEYİP DÖVERDİ”

M.D ile E.D adlı kızları da, babalarının annelerine şiddet uyguladığını belirterek, “Babam iki eşlidir. Biz öldürülen annemizden 3 kız kardeşiz. Babamın 2 eşinden 21 çocuğu var. Ama resmi nikâhlı eşiyle görüşmüyorlar. Babamla annem arasında ciddi yaş farkı vardır. Bu nedenle annemi çok kıskanıyordu. Annem balkonda çamaşır serdiğinde bile onu gizlice gözetliyordu. Annemizin el ve ayaklarını zincirle kilitleyip döverdi. Annem ise yaşı itibariyle karşılık vermezdi. Bu kıskançlığı yüzünden sürekli ev değiştiriyorduk. Anneme seni çok pis öldüreceğim zamanını bekle derdi. Sabah uyandığımda annemizin battaniyeye sarılı cesedini gördük” dedi.

“KAYINVALİDEM KENDİ HALİNDE GARİBAN BİR KADINDI”

Sanığın damadı B.B kayınpederinin cinayeti işledikten sonra gece kendisini eve çağırdığını belirterek “Gittiğimde bana kayınvalidemin vefat ettiğini söyledi. İçeri girdiğimde üzerinde battaniye örtülüydü. Ben de küçük kızları alıp korkmasınlar diye bizim eve götürdüm. Kayınvalidemin başka erkeklerle görüştüğünü görmedim, kendi halinde gariban bir kadındı” dedi.

Sanığın oğlu A.A ise, babasının annesine şiddetini doğrulayarak “Her defasında şikayetçi olmak istiyorduk, ama annemiz izin vermiyordu” dedi.

HEM FİZİKSEL, HEM SÖZLÜ ŞİDDET

Mahkeme, kadının birlikte yaşadığı Şeyhmus Ay’ı aldattığına dair delil bulunmadığını, sanığın bilakis ölüm olayından önce de defalarca şiddet uygulamış olması nedeniyle hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına kanaat getirdi.

Sanık her ne kadar pişman olduğunu belirtmiş olsa da, eşini aralarındaki yaş farkından dolayı sürekli kıskançlık krizine girip darp ettiğini, bu kıskançlığı nedeniyle kadını sürekli ev değiştirmeye mecbur bıraktığını belirtti. Mahkeme, ölen kadını uzun yıllar sadece fiziksel değil, sözlü ve psikolojik şiddete maruz kaldığını, kadına karşı şiddetin sadece darp ve cebirle değil psikolojik şiddet (tehdit, hakaret, bağırma, aşağılama, geliri olmayan kadına ev veya market alışverişi için para vermeme, sokağa çıkmasına izin vermeme) yoluyla da gerçekleşeceği dikkate alındığında sanığın tekrar suç işlemeyeceği yönünde mahkemede olumlu kanaat oluşmadığından hakkında iyi hal indirimini düzenleyen 62. Maddenin de uygulanmasına yer olmadığına kanaat getirilerek kasten öldürme suçundan indirimsiz müebbet hapisle cezalandırılmasına karar verdi. Kadınla resmi nikahlı evli olsaydı şayet “Eşi kasten öldürmek” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılacaktı.

AKIL VE RUH SAĞLIĞI ARAŞTIRILSIN TALEBİ

İstinaf Mahkemesi ise sanığın psikolojik tedavi ilaçlarını kullandığını belirtmiş olmasına rağmen bu hususun dikkate alınmadan karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna hükmetti. İstinaf Mahkemesi, sanığın öncelikle tüm muayene ve tedavi evraklarıyla birlikte İstanbul Adli Tıp Kurumu’na sevk edilerek akıl ve ruh sağlığının yerinde olup olmadığının belirlenmesini ve bu rapor alındıktan sonra hakkında buna göre bir karar verilmesi gerektiğini belirterek dosyayı Ağır Ceza Mahkemesi’ne iade etti.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/birlikte-yasadigi-kadini-katletti-istinaf-akil-sagligi-raporu-istedi/feed/ 0
Sağlıkta şiddette ürküten veriler https://www.foxhaber.com.tr/saglikta-siddette-urkuten-veriler/ https://www.foxhaber.com.tr/saglikta-siddette-urkuten-veriler/#respond Sat, 30 Dec 2023 21:36:25 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1707 İMDAT Şiddeti Önleme ve Rehabilitasyon Derneği’nin sağlıkta şiddeti araştırdığı raporu çarpıcı sonuçlar ortaya koydu. İMDAT Derneği Başkanı Adli Tıp Uzmanı Prof. Dr. Oğuz Polat, son 1 yıl içinde olay sayısının yüzde 86’ya varan oranda arttığını söyledi.

SİLAH-BIÇAK KULLANIMI ARTTI

Polat “Her 4 olgunun 3’ü sözel başlayıp fiziksel şiddete dönüşüyor. Korkutucu olan ise ateşli silah ya da bıçak gibi alet kullanımının yükselmiş olması. Kırsalda balta, keser, taş, hatta pompalı tüfekle sağlıkçılara saldırı olurken, şehirde daha çok bıçak ve silah görüyoruz. Maalesef her 5 olgunun 1 ‘inde adli sürecin dahi başlatılmadığını gözlüyoruz” dedi. Polat “Ama beyzbol sopası satışları Amerika’dan sonra dünyada en çok Türkiye’de. Hepsi sadece kavga etmek, dövüşmek ve birbirini dövmek için satılıyor. Şiddet, yaşamımızın çok içerisinde ve sanki çözümün bir parçası gibi algılanıyor” diye konuştu.

SADECE MEDYADA 457 ŞİDDET OLAYI

İMDAT Şiddeti Önleme ve Rehabilitasyon Derneği’nin yaptığı “Sağlıkta Şiddet” araştırması sonuçları açıklandı. Araştırmaya göre, sağlıkta şiddet olayları bir yıl önceye göre yüzde 86 oranında artış gösterdi.

Prof. Dr. Oğuz Polat, en dikkat çekenin artık tabanca, bıçak, balta, keser, pompalı tüfek gibi silahların şiddette çok sık görülmesi olduğunu kaydetti. Rapora göre 1 Ocak ile 20 Aralık 2023 tarihleri arasında sadece medyaya yansıyan “sağlıkta şiddet” olay sayısı 457.

HER BEŞ OLAYDAN BİRİ POLİSE İNTİKAL ETMİYOR

Saldırıların yaklaşık yüzde 43’ü hemşirelere, yüzde 41’i hekimlere, yüzde 15.8’i ise yardımcı sağlık personeline yapıldı. Saldırıların yüzde 60’dan fazlası ise hasta yakınları tarafından gerçekleştiriliyor. Şiddet vakalarının yüzde 75’i hem sözel hem fiziksel şiddet olarak kaydedilirken, şiddet olaylarının yüzde 86’sı darp ile yüzde 14’ü ise ateşli ve silahlı saldırı şeklinde gerçekleşiyor.

Ancak tüm bunlara rağmen şiddet olaylarının 5’te biri, adli süreçlere bile yansımadan kapatılıyor. Sağlıkta şiddetin en çok görüldüğü branşlarda ise başı, acil servis, genel cerrahi ve kadın doğum çekiyor.

“10 VAKADAN 9’U SÖZEL ŞİDDETLE BAŞLIYOR”

Polat, “Şiddet Önleme ve Rehabilitasyon Derneği olarak her yıl bir rapor yayınlıyoruz ve o yılın en önemli konularını kendimize baz seçiyoruz. Bu yıl sağlıkta şiddeti seçtik, çünkü çok fazla olay yaşamıyor” diyerek çalışmanın detaylarını şöyle özetledi:

– Medya üzerinden bir çalışma yaptık. Medyada 25 kanalı ve haber mecrasını taradık ve oralarda çıkan haberlere göre bir çalışma ortaya çıkardık. Ama biliyoruz ki bu çalışma aslında buzdağının sadece görünen yüzü. Altında çok daha fazlası var. En çok dikkat çeken olay, yüzde 85 gibi bir oran ki her 10 vakanın 9’u yapar, burada şiddet önce sözel başlıyor, ondan sonra fiziksel şiddete, darpa dönüyor. 2021’den 2022’ye sağlıkta şiddette yüzde 31 artış olmuş. Ama 2022’den 2023’e geldiğimiz zaman yüzde 86’lık bir artış var.

“YÜZDE 13 KONUŞMADAN YUMRUK ATIYOR”

Sağlıkta şiddette ikinci kötü boyutun bu olaylara maruz kalanların yüzde 87’sinin hekim ve hemşire olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Polat “Saldıran her 5 kişiden 3’ü de hasta yakını. Sözel şiddet oranı yüzde 10. Her 10 kişiden biri, bağırıyor çağırıyor sözel şiddet gösteriyor ama yüzde 13, hiç konuşmadan direkt yumruklarla, darp ederek giriyor. Bir de başka boyut daha giriyor işin içine, ateşli silahlar ya da kesici aletler konusu. Kırsalda balta, keser, sopa çok daha yoğun. Hatta taş ve pompalı silah bile kullanıldığını görüyoruz. Ama şehre geldiğimizde, metropollerde ateşli silah, bıçak, kesici aletlerin daha fazla kullanıldığını görüyoruz. Bu çok net bir ayrım gibi çıkıyor karşımıza” dedi.

“YETERLİ DOKTOR YOK”

Prof. Polat, hekim göçü ile sağlıkta şiddetin birbirinden bağımsız düşünülemeyecek konular olduğuna da işaret ederek şöyle konuştu:

– Evet fakülte sayımız arttı, doktor sayımız arttı ama halen yeterli sağlık personelimiz, doktorlarımız başta olmak üzere yok. Demek ki bunun için önlemler almamız gerekiyor. Doktorların ve sağlık personelinin değersizleştirilmesini görüyoruz. Bu birinci boyut. İkinci boyut ise sağlık personelinin ne yapması gerektiği, nasıl yapması gerektiği ile ilgili hastalarımızı ve toplumumuzu çok bilgilendirmemişiz.

– Vatandaş zannediyor ki, istediği zaman gelir, hastaneye girer, istediği işlemi yaptırır ve çıkar. Kurallar, yapılması gereken prosedürler, sanki onlara zorluk çıkarmak için konulmuş algısı var. oysa bir algoritma var. Bu algoritma içerisinde çalışmak zorunda sağlık sistemi.

“DÜNYADA AĞIR YAPTIRIMLAR VAR”

Prof. Dr. Polat, dünyada, sağlıkta şiddeti çözmüş ülkelerdeki dikkat çeken önlemlere de değinerek sözlerini şöyle tamamladı:

– Görev başındaki bir sağlık çalışanına şiddet uygulayan kişinin, çok acil olmadıkça sağlık hizmeti almaktan belli bir süre için men edilmesi gibi bir ceza var, ki bence çok geçerli, uygulanabilir bir cezadır. Bugün, Amerika’ya baktığımızda bu var. Almanya ve İngiltere’de ise şunu yapıyorlar: Hekimlere veya sağlık çalışanlarına herhangi bir şiddet uygulandığı anda, çok hızlı bir mahkeme aşaması var ve çok da ağır cezalar uyguluyorlar.

– Devlet görevlilerinin, Cumhurbaşkanından başlamak üzere, mutlaka ve mutlaka bu konuda doğru mesajları vermesi gerektiğini bir kez daha hatırlatmak isterim. Sonuçta, dünyada bu sorunu çözmüş ülkelere baktığımızda, emniyetin, hukukun, o ülkeyi yönetenlerin hepsinin birlikte, olaya bir tavır koyması söz konusu ve önlemleri almış olması söz konusu.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/saglikta-siddette-urkuten-veriler/feed/ 0
Eski eşinin ailesi sokakta pusu kurdu https://www.foxhaber.com.tr/eski-esinin-ailesi-sokakta-pusu-kurdu/ https://www.foxhaber.com.tr/eski-esinin-ailesi-sokakta-pusu-kurdu/#respond Fri, 22 Dec 2023 09:15:22 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1297 İstanbul Bağcılar’da gördüğü şiddet nedeniyle bir yıl önce eşinden ayrılan Songül Kaya (35) sokak ortasında eski eşinin ailesinin sopalı saldırısına uğradı. Eğitimci olan eski eşinden hâlâ tehdit aldığını söyleyen Kaya, çocukları için devletten yardım bekliyor.

İki çocuk annesi Songül Kaya, gördüğü şiddet yüzünden bir yıl önce eşinden boşandı. Ayrılığın ardından eski eşi ve ailesinden sürekli tehditler alan Kaya, 17 Aralık günü akşam saatlerinde çocuklarını almaya gittiği sırada eski kayınvalidesi ve kayınpederinin saldırısına uğradı. Sokakta saklanan F.C. ve S.C. sopa ile Kaya’ya saldırdı. Olayın ardından gözaltına alınan F.C. ve S.C. çıkarıldıkları mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi.

10 yıl evli kaldığı eski eşinin kendisini tehdit ettiğini belirten Kaya, eski eşi B.C.’den de şikayetçi oldu. Saldırı anları ise bir vatandaş tarafından cep telefonu ile kaydedildi.

“GÖZÜMDE SİGARA SÖNDÜRÜLDÜ”

Eski kayınvalidesi ve kayınpederinin saldırdığı olayı anlatan Kaya, şunları söyledi:

– Beni bu hale getiren eski eşimin anne ve babası. 10 yıldır evliydim. Geçen sene boşandım. Evliliğimde birçok şiddete maruz kaldım. Gözümde sigara söndürüldü, bıçakla saldırdı. Kemerle vurması son şiddeti oldu. ‘Boşanmazsam şikayetçi olacağım. Mesleğinden olacaksın’ dedim. O şartla anlaşarak boşandık. Ama beni yine rahat bırakmadı. Sokakta sürekli karşıma çıktı. Kapıma geldi tehdit etti. Çocukları bırakıp gitmemi, evde kalmamamı istediler. ‘Sen yaşamayacaksın. Boşanarak benden kurtulacağını mı sandın?’ tarzında tehditler etti. Bir süre durdu.

“ANNE-BABASI DURMADI”

– Annesi ve babası bu sefer durmadı. En son çocuklar mahkeme kararıyla iki haftada bir babalarına gidiyorlardı. O gün de babalarındaydılar. Ben almaya gittim. Sokak karanlıktı. Pusu kurup saklanmışlar. Birden yumruk yedim. Yumruk yememle düşmem bir oldu. Elindeki plastik sopayla kayınvalidem ve kayınpederim vurdular. Benim bağırmamla etraftaki insanlar toplandı. Polis ve ambulans geldi.

ÖLDÜRMEKLE TEHDİT ETMİŞ

Kaya şöyle devam etti:

– Bu durumu yaşatan eğitimci biri. Müdür yardımcılığı yapıyor. Ben mesleğine zarar gelmesin diye elimden geleni yaptım. Çocuklarım için sustum. ‘Mesleğimden olursam seni de aileni de öldürürüm’ şeklinde tehditler aldım. En az zararla kurtulmaya çalıştım ama kurtulamadım. Bu saatten sonra ne olursa olsun. Çünkü ben elimden gelen her şeyi yaptım. Bütün hakaretlere göz yumdum. Onların elinde bir ölmediğim kaldı. Bu gidişle o da olacak. Cezalarını çeksinler.

– Eski eşimin de ceza almasını istiyorum. Hala daha tehdit almaya devam ediyorum. Sanki ben dedim beni dövün. Eğitim vermeye de devam ediyor. Bugün bana ve çocuğuna bunu yapan adam yarın bir gün başka çocuklara da yapar. Yetkililere de sesleniyorum. Bu duruma artık el atsınlar. Benim bu şiddetim, bütün şiddetler son olsun. Ben bütün kadınların sesi olayım.

“11 KEZ DARP RAPORU ALDIM”

– Benim hikayem çok uzun. 11 kere darp raporu aldım. Karakola gittim, bir şey olmadı. Polisten de korkmuyordu. Bir de bana ‘Seni bir kere değil, acı çektire çektire öldüreceğim’ diyordu. Sanki çok kötü bir şey yaptım. Ben evliliğimi kurtarmak için çok şey yaptım. Bu saatten sonra hala daha tehdit ediliyorum. Buradan Cumhurbaşkanı’na ve Milli Eğitim Bakanlığı’na sesleniyorum. Bu adamı durdursunlar.

– Sırf benim için değil çocuklarım için. Korkudan okula da gönderemiyorum. Onların geleceği için. Uzaklaştırma kararı istedim. Şikayetçi oldum üçünden de. Kayınpederim ve kayınvalidem hapiste. Eşim dışarıda. Hala daha riskli durumdayım. Devletin beni korumasını istiyorum.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/eski-esinin-ailesi-sokakta-pusu-kurdu/feed/ 0