Sık – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Sat, 27 Apr 2024 21:27:29 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Saç boyaları ne kadar güvenli https://www.foxhaber.com.tr/sac-boyalari-ne-kadar-guvenli/ https://www.foxhaber.com.tr/sac-boyalari-ne-kadar-guvenli/#respond Sat, 27 Apr 2024 21:27:29 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6692 Bilimsel araştırmalar günlük yaşamda kullanılan kişisel bakım ürünlerinin çoğunun sağlığa zararlı kimyasallar içerdiğini ortaya koyuyor. Bunlar arasında en çok tartışılanlardan biri de saç boyaları… Saç boyatmak; özellikle kadınların vazgeçilmez bakımları arasında yer alıyor. Üstelik pek çok kişi bu işlemi sıkça yaptırıyor. Zararlı etkileri ise genellikle görmezden geliniyor. Oysa bu durumun sağlık açısından önemli riskler yaratabildiğine dikkat çeken Dermatoloji Uzmanı Dr. Hülya Süslü, bu konuda bilinmesi gereken noktaları şöyle açıkladı:

NELER İÇERİR?

Kalıcı saç boyaları, saça rengini veren, genellikle amonyak veya monoetanolamin içeren renk özü ve hidrojen peroksit denilen açıcı olmak üzere iki ana bileşenden oluşur. Bu bileşenler saç derisinde kızarıklık, kaşıntı gibi alerjik reaksiyonlara neden olabilir. Hidrojen peroksit, saçlarda sülfür kaybı ortaya çıkardığı için dökülmelere yol açabilir. Amonyak içermeyenlerde, toksik maddelerden Monoethanolamin (MEA) bulunabilir.

Ne kadar ara verilmeli?

Yeniden uzayan, boyanmamış saçlardan kaynaklanan fark edilir bir kök hattını önlemek için her 4 ile 8 haftada bir yeniden saç boyatmak yeterlidir.

Kansere sebep olur mu?

Saç boyalarının içerdiği benzen, formaldehit, parafenilendiamin (PPD), aminofenol ve naftilamin gibi bazı kimyasallar nedeniyle özellikle hematolojik kanserler, meme kanseri ve mesane kanseri riskini artırdığını gösteren çalışmalar mevcuttur. PPD karaciğerde de hasara yol açabilir. Bütün bu riskler sık sık saç boyatan kişilerde artmaktadır.

Bitkisel boyalar ve kınalar sağlıklı mı?

Saç boyalarının bitkisel kökenli olması zehirli olmadığı veya kesinlikle güvenli olduğu anlamına gelmez. Siyah kına olarak satılan paketlerde de alerji riski yüksek parafenilendiamin bulunmaktadır. Yeşil ceviz kabuğunda bulunan, bitkisel boyalarda renklendirici olarak kullanılabilen juglon; hücre hasarı yapan sitotoksik (hücreye toksik şekilde etki edip hücreyi öldüren ya da fonksiyonunu durduran) bir maddedir. Ayrıca saç boyalarında kullanılan bitki özlerinin renklendirici içerikleri ve zehirli etkileri; farklı bitki kaynaklarına, hasat mevsimine ve elde edilme tekniğine göre değişkenlik gösterebilir. Birçok bitkisel renklendirici; antioksidan, iltihap ve mikroorganizma önleyici etkilere sahiptir. Fakat kadmiyum, kurşun, krom gibi ağır metal iyonları içerebilmesi, çevresel kirleticilerin varlığı ve güneş ışınlarına karşı duyarlı olabilmeleri kullanımlarını kısıtlamaktadır. Bitkisel kökenli saç boyalarının da dikkatli bir şekilde kullanılması ve içerdikleri maddelere dair bilgi sahibi olunması önemlidir.

Kimler için daha risklidir?

Gebelik ve emzirme döneminde saçını boyayan annelerin çocuklarında astım gibi solunumsal hastalıkların ve lösemi riskinin arttığına dair vaka bildirimleri mevcuttur. Bu nedenle özellikle gebeliğin ilk 3 ayında saç boyatılmaması önerilir. Saç boyasının içindeki etken maddelere karşı bilinen alerjisi olanların da boyamaması gerekir. Alerjiye yatkın bireyler, saç boyamadan

1 gün önce kollarına bir miktar boya sürerek alerjileri olup olmadığını deneyebilir.

İşte tavsiyeler

Saç boyalarının içeriği mutlaka okunmalı, bahsettiğim kimyasalları içerenler tercih edilmemelidir. Boyama işlemi de sadece görünen ve yeniden uzayan bölgeye yapılmalıdır. Bu sayede saçın büyük kısmı aşırı işlemden korunmuş olur. Boya sonrası, saç derisinde veya gözlerde kaşıntı, yanma, kızarıklık gibi şikayetler gelişirse bol suyla yıkanmalıdır. Boya işleminden sonra özel olarak geliştirilmiş bir şampuan ve saç kremi kullanılmalıdır. Saç hasarını azaltmak ve saç şaftındaki boya moleküllerinin bozulmasını engelleyip saç rengini korumak için güneş maruziyetini en aza indirmek gerekir. Sık sık saçların suya maruz kalması da saç renginin solmasına neden olur. Bu nedenle yeni boyanmış saçların yıkama sıklığı azaltılabilir.

Bu şikayetlerde doktora başvurun

Saç boyalarının içeriğinde bulunan parafenilendiamin ve paratoluenediamine maddeleri saç köklerinde yara, kaşıntı, kızarıklık, şişlik gibi alerjik reaksiyonlara neden olabilir. Böyle bir durumda hemen bol suyla boya saçlardan uzaklaştırılmalı ve dermatolojik muayeneye başvurulmalıdır.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/sac-boyalari-ne-kadar-guvenli/feed/ 0
Gaffar Okkan ölümünün 23. yılında anılıyor https://www.foxhaber.com.tr/gaffar-okkan-olumunun-23-yilinda-aniliyor/ https://www.foxhaber.com.tr/gaffar-okkan-olumunun-23-yilinda-aniliyor/#respond Wed, 24 Jan 2024 21:36:18 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2595 Gaffar Okkan Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğü görevinde iken 24 Ocak 2001 günü saat 17:40 sıralarında Valilik Binası’na makam aracıyla seyir halindeyken, Sezâi Karakoç Bulvarı üzerinde Et Balık Kurumu ile Eflatun Park arasında, kimliği belirsiz kişilerce pusuya durdurularak ateşlenen olay olayı kaybetti.

GAFFAR OKKAN KİMDİR?

Sakarya’nın Hendek ilçesinde 1952 yılında dünya çapında gelen, 30 Eylül 1970’te Polis Kolejinden, 29 Eylül 1973’te Polis Akademisinden mezun olup İzmir Emniyet Müdürlüğüne komiser bölümü olarak atanan Ali Gaffar Okkan, çeşitli yerlerde görevlendirildikten sonra 1983 yılında Şanlıurfa Emniyet Müdürlüğünde göreve başladı. 1985’te şube müdürlüğüne terfi etti.

1986 yılında Eskişehir Emniyet Müdürlüğü kadrosunda görev yapan Okkan, 1992 yılında ise Emniyet Müdür Yardımcısı oldu. 6 Aralık 1993’te 1’inci Sınıf Emniyet Müdürlüğü’ne terfi edip, Kars Emniyet Müdürü olarak ataması yapılan Ali Gaffar Okkan, 18 Kasım 1997’de ise Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü görevine başladı. Okkan bu arada Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünden de mezun oldu.

Evli ve 2 çocuk babası Okkan, 24 Ocak 2001 günü saat 17.40 sularında sabırlı Valilik evindena doğru seyir halindeyken, Şehitlik semti Sezai Karakoç Bulvarı’nda pusuya düşürüldüğü grupta saldırıda bulundu.

Hain saldırısında Okkan’ın yanı sıra polis memurları Mehmet Kamalı, Sabri Kün, Mehmet Sepetçi, Atilla Durmuş ve Selahattin Baysoy da şehit oldu.

İHTİYAÇ SAHİBİ AİLELERE VE ÖĞRENCİLERE DESTEK OLDU

Görev yaptığı süre boyunca kentteki huzuru en üst seviyeye ulaştıran Okkan, meslektaşları ve hayırseverlerden topladığı yardımlarla ihtiyaç sahibi ailelere ve destek oldu.

Ali Gaffar Okkan, şehirde küçükten büyüğe herkesle geliştirilen iyi pazarlarla Diyarbakırlıların gönlünde taht kurdu.

KADIN POLİSLER DİYARBAKIR’DA İLK KEZ ONUN EMRİYLE SOKAĞA ÇIKTI

Kadın polisler Diyarbakır’da ilk kez Okkan’ın emriyle işlemlerinin sistemlerini yönetti. İki otomobil alan Ali Gaffar Okkan, mavi ve beyaz renklere boyattığı araçlarda 2’şer kadın polis görevlendirdi. Bir otomobil kaybolan çocukları toplayıp ailelerine teslim ederken, diğer kişi de yürümekte zorlanan yaşlılara yardım etti.


TEBDİLİ KIYAFETLE KENTİ DOLAŞTI

Geceleri tebdili kıyafetiyle sık sık esnaf ziyaretinde bulunup sokakta karşılaşılana cep telefonu numarasını veren Okkan, zaman yolda gördüğü yaşlılar da makam aracıyla evlerine bıraktı.

Okkan, bu sayede talep ve sıkıntılarını iletme fırsatı bulan Diyarbakırlıları sık sık makamında ağırladı.

ÇOCUKLARI EĞİTİME KAZANDIRDI, GENÇLERİ SPORA YÖNLENDİRDİ

Sokakta çalıştırılan çocukların sorunlarıyla yakından ilgilenen Okkan, ailelerine destek sunarak onlara eğitim kazandırdı. Gençlerin terör örgütlerinden ve şebekelerinden uzak tutmak için spora yönlendirdi, amatör spor kulüplerine de malzeme yardımında bulundu.

GECE ŞEHİRDEKİ GÜVENLİĞİ TAKİP EDİYORDU

Okkan, yurt içi huzur ve güvenliğin sürdürülmesi için devam eden mesainin yanı sıra, Diyarbakır’ın kritik noktalarında, kameralardan da gece geç saatlere kadar makam odalarındaki dev ekranlardan sokaklardaki mevcutları takip etti.

DİYARBAKIRSPOR’UN ONURSAL BAŞKANI İLAN EDİLDİ

Diyarbakırspor’un 1’inci Lig’e (Süper Lig) yükselmesi için uğraş veren Ali Gaffar Okkan, bunun için yoğun mesaisi arasında bir kulüp üyesi gibi çaba gösterdi.
Yeşil kırmızılı takımın sahasında oynadığı tüm maçlar, sahaya çıkış tünelinin kapısından izleyip futbolcuların gol sevincine ortak olması nedeniyle taraftarın da gönlünü kazanan Okkan’a, tribünlerden maç öncesinde büyük sevgi gösterileri yapılıyordu.

Diyarbakır’a ve Diyarbakırspor’a beslediği sevgiyi sık sık dile getiren Okkan, Diyarbakırspor’a katkılarından dolayı dönem yönetimi tarafından kulüp tarafından “onursal başkan” ilan edildi.

DİYARBAKIRLILAR ÇOCUKLARINA İSMİNİ VERDİ

Diyarbakırlılar Okkan’a sevgi nedeniyle hatırasını yaşatmak için doğan çocuklara onun üstünlüğünü verdi.

Kentte “Ali Gaffar”ın onlarca çocuktan oluşan kısmı, şehadetinin yıl dönümünde Sakarya’ya giderek Okkan’ı mezarının başında yadıyor.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/gaffar-okkan-olumunun-23-yilinda-aniliyor/feed/ 0
Domuz gribi yükselişe geçti https://www.foxhaber.com.tr/domuz-gribi-yukselise-gecti/ https://www.foxhaber.com.tr/domuz-gribi-yukselise-gecti/#respond Tue, 16 Jan 2024 09:00:39 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2306 Bu yıl geçtiğimiz yıldan daha ciddi bir grip salgınıyla karşı karşıyayız. Hastane poliklinikleri, aciller doldu ve yoğun bakımlarda yatak sıkıntısı yaşanıyor. Toplumda son dönemde görülen grip vakalarında domuz gribi olarak da bilinen Influenza A yani H1N1 vakalarında da yoğunluk görüldüğünü belirten Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Duran Tok, çok sayıda kişiyi yatağa düşüren hastalıkla ilgili şu bilgileri paylaştı:

DAHA AĞIR SEYREDİYOR

Son zamanlarda öksürük, hapşırık gibi solunum yolu semptomlarının ve toplumun kapalı alanlarda geçirdiği sürenin artmasıyla sadece Covid-19 değil; domuz gribinde, diğer influenza çeşitlerinde ve RSV’de de önemli artışlar söz konusu. Ayrıca son birkaç yıldır bağışıklık sistemimiz diğer solunum yolu virüsleriyle pek karşılaşmadığından başta influenza olmak üzere klinik tablo hem daha ağır seyrediyor hem de hastalık daha yaygın görülüyor.

EN ÇOK KİMLER RİSK ALTINDA?

Domuz gribi; 65 yaş üzerindekiler, kronik hastalığı olanlar (akciğer, karaciğer, kalp-damar, diyabet, kanser hastaları), gebeler, küçük çocuklar ve aşırı kilolu kişiler için yüksek risk oluşturuyor.

2-3 HAFTA SÜREBİLİYOR

Son dönemlerde solunum yolu enfeksiyonlarının oldukça uzun sürdüğünü hatta 2-3 haftaya kadar uzadığını biliyoruz. Çünkü; son bir kaç yıldır bağışıklık sistemimiz diğer solunum yolu virüsleriyle pek karşılaşmadığından başta influenza olmak üzere klinik tablo daha ağır ve solunum yolunda oluşturduğu tahribat daha fazla. Bu da solunum yollarının koruyucu mekanizmasını sekteye uğrattığından tablo sadece ağır ve uzun sürmekle kalmıyor, üzerine yeni enfeksiyonların binmesine de davetiye çıkarıyor. Bazen enfeksiyonun üzerine binen diğer bir virüs tabloyu uzatıyor. Örneğin, RSV’nin buna neden olup hatta akciğerlerde enfeksiyon oluşturarak tabloyu ağırlaştırabildiğini söyleyebiliriz.

TESTLE AYIRT EDİLEBİLİR

İnfluenza virüslerinin A, B ve C olarak tanımlanan üç tipi bulunmaktadır. En sık pandemiye neden olan influenza A suşlarıdır. Influenza tip A virüsleri, virüsün yüzeyinde bulunan iki farklı proteinine göre alt tiplere ayrılarak sınıflandırılır. Toplumda hali hazırda en çok hastalık oluşturan alt tipler influenza A (H1N1) ve influenza A (H3N2)’dir. İnfluenza A (H1N1) her ne kadar domuz gribi olarak adlandırılmış olsa da günümüzde artık mevsimsel grip etkenleri arasında yer almaktadır. Test yapmadan Covid-19, mevsimsel grip ve domuz gribini ayırt etmek mümkün değildir. Zaten mevsimsel grip etkeni virüslerle örneğin influenza A (H3N2) ile domuz gribi (influenza A-H1N1) aynı aileden yani influenza A grubundandır. Öte yandan bu süreçte doktora danışılmadan gelişigüzel ilaç özellikle antibiyotik kullanılmamalıdır.

NASIL KORUNABİLİRİZ?

Kısaca özetlersek; kişisel koruyucu önlemlerle birlikte toplumun da bu konuda bilinçli ve duyarlı olmasıyla korunabiliriz. El hijyeni ile işe başlamalıyız. Ellerimizin sık sık ve özenle yıkanması oldukça önemlidir. Mart ayına kadar kalabalık ortamlardan uzak durmalıyız ancak mecbur isek maske ve mesafeye azami dikkat etmeliyiz. Hasta kişilerle yakın temastan kaçınmalıyız. Toplu yaşam yerlerinde kapı kollarını ve lavabo başlıklarını sık sık dezenfekte etmeye özen göstermeliyiz. Bunun dışında, aşı da önemli bir korunma metodudur. Mevsimsel grip aşısı her yıl güncellenmektedir. Domuz gribine karşı koruma da içermektedir. Bağışıklığımızı güçlü tutmak için de normal uyku düzeni sağlanmalı, düzenli egzersiz yapılmalı. Dengeli bir beslenme planı oluşturulmalı, vitamin eksikliği varsa (özellikle C ve D vitamini) giderilmelidir. Moral motivasyonun sağlanması da güçlü bir bağışıklık için oldukça önemlidir.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/domuz-gribi-yukselise-gecti/feed/ 0