Şirket – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Sat, 06 Jul 2024 09:04:03 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Kozlu faciasında üst düzey yöneticilere beraat talebi https://www.foxhaber.com.tr/kozlu-faciasinda-ust-duzey-yoneticilere-beraat-talebi/ https://www.foxhaber.com.tr/kozlu-faciasinda-ust-duzey-yoneticilere-beraat-talebi/#respond Sat, 06 Jul 2024 09:04:03 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8645 Zonguldak’ta 11 yıl önce Türkiye Taşkömürü Kurumu’na (TTK) ait kömür ocağında metan gazı püskürmesi sonucu 8 madencinin ölümüyle ilgili yargılanan, içlerinde TTK’nin üst düzey yöneticilerinin de olduğu 9 sanık hakkında savcı mütalaasını açıkladı.

Savcı, şirket yetkilisi Şafak Sırrı Demirel, şirket görevlisi Ersin Koparan ve TTK Şube Müdürü Ahmet Aktaş hakkında ‘Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne veya yaralanmasına neden olmak’ suçundan ayrı ayrı 22,5 yıla kadar hapisle cezalandırılmalarını talep etti. Mütalaada TTK’nin dönemin üst düzey yöneticileri olan 6 sanığın bilinçli taksir suçlamasından beraati istendi.

YERİN 630 METRE ALTINDA

TTK Kozlu Müessese Müdürlüğü’ne ait maden ocağında 7 Ocak 2013’te yerin 630 metre altında ani metan gazı püskürmesi sonucu taşeron olarak çalışan Star İnşaat A.Ş.’nin 8 işçisi hayatını kaybetti, 8 işçi yaralandı.

Kazanın meydana geldiği dönemde TTK Kozlu Müessese Müdürü olan Kazım Eroğlu, TTK Kozlu Müessese Müdür Yardımcısı Nurettin Yılmaz, Şube Müdürü Ahmet Aktaş, taşeron firma Star İnşaat Genel Müdürü Şafak Sırrı Demirel, şirket ortağı İlal Köksal, şirket görevlileri Ersin Koparan, Mustafa Ünlü ile firma mühendisleri Yüksel Keskin, Murat Çınar ve Uğur Öztürk hakkında ‘Bilinçli taksirle ölüme sebebiyet vermek’ten, Zonguldak 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı.

YENİ İDDİANAME HAZIRLANDI

Dava sürerken dönemin TTK üst düzey yöneticilerinden Rıfat Dağdelen, Burhan İnan, Mahmut Yılmaz, Mehmet Açıkel, Mustafa Şimşek ve Çetin Onur hakkında Anayasa Mahkemesi’nin kararıyla yeni iddianame yazıldı. Yöneticilerin yargılaması ana davadan bağımsız olarak devam etti. Ana davada, Star İnşaat Genel Müdürü Şafak Sırrı Demirel, şirket ortağı İlal Köksal, şirket görevlisi Ersin Koparan’a ‘iyi hal’ indirimi uygulayarak ‘Basit taksirle ölüme neden olma’ suçundan 8 yıl 4 ay hapis cezası verildi.

Dönemin Kozlu Müessese Müdürü Kazım Eroğlu ile Müessese Müdür Yardımcısı Nurettin Yılmaz ‘tali kusurlu’ oldukları gerekçesiyle 3 yıl 4’er ay hapis cezasına çarptırıldı. Eroğlu ile Yılmaz’ın cezaları para cezasına çevrilirken, ana davadaki şube müdürü Ahmet Aktaş ve firma çalışanları Mustafa Ünlü, Murat Çınar, Uğur Öztürk ve Yücel Keskin beraat etti.

DAVALAR BİRLEŞTİRİLDİ

Yargıtay 12’nci Ceza Dairesi ana davadaki kararı, “Bilinçli taksir’ uygulanmalı” diyerek bozdu. Ardından üst düzey yöneticilerin de yargılandığı dava ile bozulan dosya birleştirildi. Birleştirilen dosya ile 9 sanığın bu kez ‘Bilinçli taksirle öldürme’ suçundan TTK üst düzey yöneticilerinden Rıfat Dağdelen, Burhan İnan, Mahmut Yılmaz, Mehmet Açıkel, Mustafa Şimşek ve Çetin Onur ile TTK Kozlu Müessese Müdürlüğü Yapı Denetim Grup Başkanı ve Hizmet Alım Şube Müdürü Ahmet Aktaş, Star İnşaat Genel Müdürü Şafak Sırrı Demirel, şirket görevlisi Ersin Koparan hakkında 22,5 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılama devam etti.

Bozma kararının ardından yeniden görülen davanın 2’nci duruşması yapıldı. Duruşmaya tutuksuz sanıklar Rıfat Dağdelen, Ersin Koparan, Mehmet Açıkel, ölen madencilerin yakınları ile taraf avukatları katıldı.

SAVUNMALARINI YAPTILAR

Bozma kararına karşı söz verilen şirket görevlisi Ersin Koparan, “Ben talimatla çalışırım, idarenin yap dediğini yaparım, yapma dediğini yapmam” dedi.

Yaşanan degaj olayının yönetmelikleri ve yönergeleri değiştirdiğini, dünyada yaşanan en büyük 2’nci degaj olayı olduğunu belirten Koparan, “Bu yaşanan olaydan sonra yönergeler değişti. Tedbirlerin seviyesi arttırıldı. Yönerge ve yönetmeliklerin bile öngörmediği bir kaza yaşandı. Türkiye’de yaşanan en büyük degaj olayıydı. Dünyada ise 2’nci en büyük degaj olayıydı. Ayrıca bu olay yönetmelikleri değiştiren bir olay olduğu için bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmamasını talep ederim” diye konuştu.

Mehmet Açıkel de “İhalenin tüm aşamaları Sayıştay denetçileri tarafından her yıl inceliyor. İhaleyi alan firmanın yetersiz olduğuna dair hiçbir tespit yapılmamış. Eğer bu kaza olmasaydı firmanın yetkin olmadığına dair bir konu gündeme gelmeyecekti. Firmanın yetkin olmadığını söylemek, suç üretmek gibi oluyor. Beraatimi talep ederim” dedi.

“BEN EMEKLİYDİM”

TTK’nin eski genel müdürü Rıfat Dağdelen, “Ben emekli olalı 15 sene oluyor. Ben emekli olduktan 3 sene sonra bu hadise oluyor. Ben bununla suçlanmaya karşıyım” diyerek kendini savundu.

Madencilerin ve hayatını kaybedenlerin ailelerinin avukatları, sanıkların bilinçli taksir suçundan cezalandırılmalarını talep etti. Avukatlardan Murat Kemal Gündüz, Yargıtay kararı ile ana dava ve birleşen dosyadaki bilirkişi raporlarının çeliştiğini ve birleşen dosya açısından yeni bilirkişi raporu alınmasını talep etti. Mahkeme heyeti, dosyanın geldiği aşama gereği yeniden bilirkişi raporu alınmasına gerek olmadığını belirterek bu talepleri reddetti.

MAHKEME ERTELENDİ

Savcı duruşmada mütalaasını açıkladı. Sanıklardan Ersin Koparan, Şafak Sırrı Demirel ve Ahmet Aktaş hakkında ‘Bilinçli taksirle birden çok kişinin ölümüne neden olmak’ suçundan ayrı ayrı 22,5 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep edilen mütalaada, diğer sanıkların bilinçli taksir suçundan beraati istendi.

Buna göre Yargıtay’ın bozduğu ana dava dosyasının 3 sanığına ceza istenirken, TTK’nin üst düzey yöneticilerinin yargılandığı birleştirilen dava sanığı 6 kişiye beraat talep edildi. Mahkeme, mütalaaya karşı avukatların savunma hazırlamaları için ertelendi. 

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/kozlu-faciasinda-ust-duzey-yoneticilere-beraat-talebi/feed/ 0
Martta 1678 şirket kapandı https://www.foxhaber.com.tr/martta-1678-sirket-kapandi/ https://www.foxhaber.com.tr/martta-1678-sirket-kapandi/#respond Tue, 18 Jun 2024 21:06:35 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8320

Türkiye’de kurulan şirket sayısı, martta bir önceki aya göre yüzde 12,2 azalarak 8 bin 783, kapanan şirket sayısı ise yüzde 13,9 gerileyerek 1678 oldu.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), mart ayına ilişkin kurulan-kapanan şirket istatistiklerini açıkladı.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, mart ayına ilişkin kurulan ve kapanan şirket istatistiklerini yayımladı.

Buna göre, martta bir önceki aya göre kurulan şirket sayısı yüzde 12,2, gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 16,2, kooperatif sayısı yüzde 0,4 azalış gösterdi.

Aynı dönemde kapanan şirket sayısı yüzde 13,9, gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 31,5 azalırken, kooperatif sayısı yüzde 36,5 arttı.

Martta geçen yılın aynı ayına göre kurulan şirket sayısı yüzde 22,4, kooperatif sayısı yüzde 11,8, gerçek kişi ticari işletme sayısı ise yüzde 47,4 azaldı. Bu dönemde kapanan şirket sayısında yüzde 15,6, kooperatif sayısında yüzde 29,1 artış olurken, gerçek kişi ticari işletme sayısında yüzde 17,2 azalış gerçekleşti.

YÜZDE 86,2’Sİ LİMİTED ŞİRKET

Mart ayında Ardahan’da şirket kurulumu gerçekleşmedi. Söz konusu ayda kurulan toplam 9 bin 14 şirket ve kooperatifin yüzde 86,2’si limited şirket, yüzde 11,3’ü anonim şirket, yüzde 2,6’sını ise kooperatifler oluşturdu. Şirket ve kooperatiflerin yüzde 37,7’si İstanbul, yüzde 11,3’ü Ankara, yüzde 7,3’ü İzmir’de kuruldu.

Geçen ay kurulan şirket ve kooperatiflerin 2 bin 963’ü ticaret, 1235’i imalat ve 1173’ü inşaat sektöründe yer aldı. Kurulan gerçek kişi ticari işletmelerinin ise 440’ı inşaat, 313’ü toptan ve perakende ticaret, motorlu taşıtların ve motosikletlerin onarımı, 121’i imalat sektöründe faaliyet göstermek üzere çalışmalarına başladı.

KAPANANLARIN 628’İ PERAKENDE SEKTÖRÜNDE

Martta kapanan şirket ve kooperatiflerin 628’inin toptan ve perakende ticaret, motorlu taşıtların ve motosikletlerin onarımı, 259’unun imalat ve 179’unun inşaat sektöründe olduğu kayıtlara geçti.

Kapanan gerçek kişi ticari işletmelerinden 565’inin toptan ve perakende ticaret, motorlu taşıtların ve motosikletlerin onarımı, 200’ünün inşaat, 141’inin imalat sektöründe faaliyet gösterdiği belirlendi.

Martta 231 kooperatif kurulurken bunların 155’i konut yapı, 46’sı işletme, 9’u turizm geliştirme amaçlı kooperatif olarak işbaşı yaptı.

YABANCI ORTAK SERMAYELİ ŞİRKETLER

Geçen ay kurulan 623 yabancı ortak sermayeli şirketin 368’i Türkiye, 33’ü İran ve 16’sı Almanya ortaklı oldu.

İşbaşı yapan yabancı ortak sermayeli şirketlerin 62’si anonim, 561’i limitet şirket statüsünde faaliyet gösteriyor. Şirketlerin 264’ü belirli bir mala tahsis edilmemiş mağazalardaki toptan ticaret, 99’u ikamet amaçlı olan veya olmayan binaların inşaatı, 97’si işletme ve diğer idari danışmanlık faaliyetleri sektöründe kuruldu.

Kurulan yabancı ortak sermayeli şirketlerin toplam sermayelerinin yüzde 64,1’ini yabancı sermayeli ortak payı oluşturdu.

3 AYDA 5 BİN 309 ŞİRKET KAPANDI

Türkiye’de bu yılın ocak-mart döneminde kurulan şirket sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 15,5 azalışla 29 bin 593’e geriledi.

Aynı dönemde kapanan şirket sayısı da yüzde 26,6 artışla 5 bin 309’a yükseldi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/martta-1678-sirket-kapandi/feed/ 0
Çalışanlar hevesli, sonuçlar olumlu… 4 günlük çalışma haftası nasıl uygulanır? https://www.foxhaber.com.tr/calisanlar-hevesli-sonuclar-olumlu-4-gunluk-calisma-haftasi-nasil-uygulanir/ https://www.foxhaber.com.tr/calisanlar-hevesli-sonuclar-olumlu-4-gunluk-calisma-haftasi-nasil-uygulanir/#respond Mon, 10 Jun 2024 21:42:50 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8132 Dört günlük çalışma haftası artık bir hayal değil. Dünyada pek çok şirket dört günlük çalışma sistemi için denemelere çoktan başladı hatta bazısı geçişi bile tamamladı.

ABD’de çoğu eyalet dört günlük çalışma haftası denemelerini ve bu sisteme geçen şirketleri destekleme sözü veriyor. Geçtiğimiz haftalarda da Türkiye’den bir şirket, dört günlük çalışma haftasına geçerek dikkat çekmişti.

Dünyaca ünlü bir yazılım şirketi olan Quickbase’in CEO’su Ed Jennings de dört günlük çalışma haftasının çok daha yararlı olduğuna inananlardan. Jennings, “Yoğunlaştırılmış, daha üretken bir haftanın çok büyük ekonomik ve sosyal faydaları olduğuna inanıyorum. Yine de, iş gücünün büyük bir kısmı işlerini beş günde bitirmek için çabalarken, dört günlük çalışma haftasının gerçekçi olup olmadığını merak etme içgüdüsünü anlıyorum” diyor.

Peki çalışanlar için adeta bir hayal, yöneticiler için çoğu zaman şüpheyle yaklaşılan bu sistemin ne gibi yararları var? Uygulamak için hangi adımları takip etmeli?

TÜKENMİŞLİĞE ÇARE OLURKEN ÜRETKENLİK ARTTI

Çoğu iş kolunda 5 gün hatta bazılarında 6 günlük çalışma haftası görülürken, çalışma günü sayısının 4 güne inmesiyle aslında çalışanların zihinsel sağlıklarında iyileşme, üretkenliklerinde artış gibi pek çok olumlu etkiler görülüyor.

Cambridge Üniversitesi’nde yapılan son araştırmalar, 40 saatlik çalışma haftasını 32 saate yoğunlaştırmanın stres düzeylerini yüzde 39, tükenmişlik vakalarını ise yüzde 71 azalttığını, aynı zamanda uyku kalitesi ve fiziksel sağlık üzerinde de olumlu bir etkiye sahip olduğunu buldu.

DAHA İYİ PERFORMANS GÖSTERİYORLAR, DAHA AZ HASTA OLUYORLAR

Araştırma, daha mutlu ve daha iyi dinlenmiş çalışanların daha iyi performans gösterme ve daha az hasta olduğunu da ortaya çıkardı.

Birleşik Krallık’taki 4 günlük çalışma haftasını deneyen işletmelerin yüzde 95’i, pilot uygulama boyunca üretkenliğin istikrar kazandığını ve gelirin 200 kat arttığını gördü.

BU ŞİRKETLER DAHA CAZİP

Ayrıca çalışanlar arasında yankı uyandıran popülaritesi nedeniyle, dört günlük çalışma haftası uygulayan şirketlerin, personeli elinde tutma ve ilk etapta üst düzey yetenekleri çekme olasılığının daha yüksek olduğu da görüldü. Yani bu yeni çalışma sistemiyle sadece üretkenlik artmıyor; aynı zamanda bu ilerici iş yeri trendinin ön saflarında yer almak, kuruluşlar için harika bir tanıtım yöntemi haline de geliyor.

Peki 4 günlük çalışma haftasına geçmek için neler yapılmalı?

1. HEDEFLERİN TANIMLANMASI

Çalışma saatlerini başarılı bir şekilde azaltan çoğu şirket, bunu belirli hedefleri göz önünde bulundurarak yaptı. İşletme için başarı ne anlama geliyorsa, ister çalışan mutluluğu, ister üretkenlik, isterse personeli elde tutma olsun, hedefler bu önceliklere uygun olmalı.

Stratejinin geri kalanı da bu hedeflere bağlı olacaktır; bu nedenle  zamana dayalı, spesifik ve ölçülebilir hedefler kullanılmalı.

2. UYGUN PROGRAMI BELİRLEMEK

Dört günlük çalışma haftasına geçmenin doğru ya da yanlış bir yolu yok. Programı hazırlamak aslında işin ihtiyaçlarına ve çalışanların tercihlerine bağlı. Cuma veya pazartesinin tatil olması, esnek izin günleri gibi yaygın yöntemlerden iş akışına uygun olanla ilerlenebilir.

3. PİLOT PROGRAM BAŞLATMAK

4 günlük çalışma haftası için gerekli tüm hazırlıklardan sonra işletmenin deneme süreci olacak pilot program uygulamaya alınmalı.

Philadelphia merkezli JB Motor Works’ün sahibi John Lin, işletmesi için dört günlük pilot programı uygulamaya koyarken iş döngüsünün yavaş bir dönemini seçti. Lin, “Bu, çok fazla risk olmadan etkinin ölçülmesine yardımcı oldu” diye açıkladı. 

Bu dönem boyunca mutlaka sorunların ortaya çıkacağını ve bunun tamamen normal olduğunu unutmamak son derece önemli. Bu sorunları ortaya çıktıkça ele almak ve onlardan ders almak, planı gerçek anlamda uygulamaya koymadan önce güçlendirmeye yardımcı olacaktır.

4. UYGULAMA ZAMANI

Pilot programın sonuçları da son derece tatmin ediciyse artık uygulamaya geçilebilir. Ancak bu süreç burada bitmiyor. Bu geçişin uzun vadede başarılı olmasını sağlamak için anketler, yüz yüze görüşmeler veya odak grupları aracılığıyla çalışanlardan geri bildirim toplamak şart.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/calisanlar-hevesli-sonuclar-olumlu-4-gunluk-calisma-haftasi-nasil-uygulanir/feed/ 0
İsrail paylaşımı işinden etti https://www.foxhaber.com.tr/israil-paylasimi-isinden-etti/ https://www.foxhaber.com.tr/israil-paylasimi-isinden-etti/#respond Mon, 27 May 2024 21:52:09 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7752 İsrail’in Gazze işgaline tepki gösterdikleri paylaşımlarda bulundukları gerekçesiyle İsrail menşeili teknolojik yazılım firmasıyla iş akitleri sonlandırılan Muhammed Oçan ve Esat Aykurt, haklarını mahkemede arayacak. 

İsrail menşeili teknolojik yazılım markasının Türkiye distribütörlüğünü yapan şirkette çalışan Muhammet Oçan ile Esat Aykurt tepkilerini, diğer insanlar gibi sosyal medya hesapları üzerinden ortaya koydu. İsrail işgalini eleştiren paylaşımlarda bulunan ikili, bu paylaşımları nedeniyle daha sonra işten çıkarıldıklarını öne sürdü. 

TAZMİNAT DAVASI 

İşine son verilen Muhammet Oçan, alacaklarını tam alamadığı gerekçesiyle şirket aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açtı. Oçan, avukatı aracılığıyla İstanbul 29. İş Mahkemesine açtığı davada, 2023 yılında geçirdiği iş kazasına rağmen çalıştırıldığı iddiasında da bulundu. 

Mahkemeye sunulan dilekçede, İsrail aleyhine yapılan paylaşımdan, şu şekilde bahsedildi: 

– Müvekkilim, Muhammed Durra isimli 12 yaşındaki Filistinli çocuğun babasının kucağında ölümüne ilişkin videoyu paylaştığı gerekçesiyle şirketin genel müdürü tarafından bizzat aranmış ve davalı şirketle iş ilişkisi bulunan E.S’nin isteği üzerine uyarılmıştır. E.S, 27 Eylül 2022’de TÜYAP makine fuarında müvekkilim ile tanışmış ve ‘Paylaşımlarını takip ediyorum, gözüm üzerinde.’ diyerek baskısını sürdürmüştür. Müvekkilimin iş akdi, buna benzer bir paylaşım yapmasından 2 gün sonra sona erdirilmiştir.

Dilekçeyi değerlendiren iş mahkemesi, kısmi tazminat talepli davayı kabul etti. Davanın görülmesine ilerleyen günlerde başlanacak.  İşten çıkartılan Esat Aykurt’un da önümüzdeki günlerde benzer şekilde bir dava açacağı öğrenildi. 

Muhammed Oçan (sağda) ve Esat Aykurt (solda)

MÜDÜRÜ ARAYIP UYARMIŞ 

Paylaşımları ve işten çıkarılma sürecini anlatan Muhammed Oçan, şirketin İsrailli ortağı ve genel müdürü tarafından aranarak uyarıldığını belirterek, paylaşımlarına devam etmesi nedeniyle işine son verildiğini öne sürdü. 

Oçan, sosyal medyada ilk kez 2010 yılındaki Mavi Marmara olayları sonrası paylaşımda bulunduğunu anlatarak, “Bu paylaşımım sonrası şirket yönetim kurulunun bir üyesinin oğluyla tartışma yaşadım. Ve onun uyarısıyla paylaşımımın kaldırılması istendi. Ve o paylaşımı kaldırmıştım” dedi. 

Muhammed Durra isimli 12 yaşındaki bir çocuğun, 2021 yılında İsrail askerlerince öldürülmesine ilişkin bir video paylaştığını da aktaran Oçan, bu sefer de şirketin genel müdürünün kendisini aradığını ve İsrail aleyhine olan bu paylaşımı kaldırması yönünde ikaz ettiğini dile getirdi. 

Paylaşımıyla ilgili bilgiyi genel müdürüne, distribütörü oldukları, Almanya’da yer alan İsrail asıllı firman yöneticisinin verdiğine dikkati çeken Oçan, bu yöneticinin İstanbul’daki fuarda parmak sallayarak kendisini uyardığını ancak 7 Ekim’de başlayan katliamların ardından tekrar paylaşımlar yapmaya başladığını ifade etti. 

“TÜRKİYE’DE İLK”

Oçan, süreci şöyle anlattı: 

– İlk yaptığım paylaşımın hemen 2 gün sonrasında insan kaynakları tarafından arandım. ‘Özelliklerime uygun bir işin şirkette bulunmadığı’ iddiasıyla işten çıkartıldım. Benimle birlikte aynı paylaşımları yapan Esat Aykurt isimli arkadaşım da aynı sebepten işten çıkarıldı. Buna istinaden ben bir hukuki süreç başlattım. İstanbul 29. İş Mahkemesinde bu süreç devam ediyor. İngiltere’de gazeteciler, Kuveyt’te sporcular ve tüm dünyada insanların bu gibi durumlarda işlerini kaybettiklerine şahit oluyoruz. Şu an gördüğümüz kadarıyla Türkiye’deki ilk vaka bu. Bunun kabul edilemez olduğunu düşünüyoruz.

7 YILDIR ÇALIŞIYORDU

Esat Aykurt ise aynı gerekçelerle işine son verildiğini iddia ederek, 7 yıl makine mühendisi olarak bu şirkette görev yaptığını, çalıştığı süre zarfınca İsrail aleyhine paylaşımlar yapmaması konusunda zaman zaman iş yerinden tepkiler aldığını söyledi. 

Aykurt, şöyle konuştu: 

– Daha öncesinde, iş arkadaşlarımdan Muhammed Oçan’ın paylaşımlarından dolayı bu tarz tepkiler aldığını duymuştum. Gazze’de yaşanan son olaylardan sonra ben de sosyal medyada bütün Müslümanlar gibi Filistin’i destekleyen, çocukların ölmemesi gerektiğini içeren paylaşımlar yaptım. İş yerindeki bazı arkadaşlar, ‘İsrail menşeili bir firmayla çalışıyorsunuz, yapmayın böyle şeyler.’ şeklinde geri bildirimler aldık. Ama ben yine de her Müslümanın yapması gerektiği gibi Filistin halkına destek olmaya devam ettim.

Şirketin insan kaynakları departmanından arandığını kaydeden Aykurt, kendisine şirketin küçülmeye gittiği gerekçesi sunularak işten çıkartıldığını, ancak çıkarıldığı iş pozisyonu yerine yeni iş ilanı verildiğini vurguladı. 

Kendisi gibi işten çıkartılanın olup olmadığı araştırdığını ve aynı şeyin Muhammed Oçan’ın da başına geldiğini duyduğunda şaşırdığını aktaran Aykurt, “Onunla ortak noktamız Filistin paylaşımlarımızdı. Zaten diğer arkadaşlarımız İsrail menşeli yazılım satan bir şirkette çalıştığımız için başlarının ağrıyacağını bildikleri için böyle paylaşımlar yapmıyordu. Paylaşımları yaptıktan sonra ikimiz de işten çıkarıldık” dedi. 

 

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/israil-paylasimi-isinden-etti/feed/ 0
Yapay zeka sayesinde milyarder oldular https://www.foxhaber.com.tr/yapay-zeka-sayesinde-milyarder-oldular/ https://www.foxhaber.com.tr/yapay-zeka-sayesinde-milyarder-oldular/#respond Fri, 24 May 2024 21:18:41 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7633 ChatGPT öncülüğünde tüm dünyayı kasıp yapay zeka çılgınlığı teknoloji firmalarının hisse senetlerini yükseltirken Forbes’un ‘Dünya Milyarderler Listesi’ne bir çok yeni yapay zeka milyarderi girdi.

Yapay zeka sayesinde servetini en çok artıran isim Nvidia’nın kurucu ortağı ve CEO’su Jensen Huang oldu. Nvidia’nın hisse senedi fiyatı geçtiğimiz yıl yaklaşık yüzde 300 artarken Huang da ilk kez dünyanın en zengin 20 kişisi arasına girdi. 

Diğer şirketler de bu yükselişten nasibini aldı. Yapay zeka uygulamalarını yöneten sunucular üreten Super Micro Computer’ın hisseleri Nvidia’dan bile daha iyi bir performans göstererdi ve geçen yıl S&P 500’deki tüm şirketlerden 10 kat fazla arttı. Şirketin kurucuları Charles Liang ve Sara Liu da ‘Dünya Milyarderler Listesi’ne girdi.

Yarı iletken firması Advanced Micro Devices’ın CEO’su Lisa Su da şirketin hisse fiyatındaki yüzde 120’lik artış sayesinde bu yıl yeni milyarderler arasına girdi. Büyük ölçüde yapay zekaya dayanan bir siber güvenlik şirketi olan Cloudflare hisseleri de yüzde 86 arttı. Bu şirketin ortakları da milyarder listelerine adını yazdırdı.

İşte yapay zeka işiyle bağlantılı sekiz yeni milyarder:

CHARLES LİANG

Net Servet: 6,1 Milyar dolar, Servet Kaynağı: Bilgisayar donanımı, Ülke: ABD

Liang, 1993 yılında Amerikan bilgi teknolojisi şirketi Super Micro Computer’ın kurucu ortağı oldu.

Sunucuları ve depolama sistemleri şu anda yapay zeka ve bulut bilişim firmaları arasında talep gören şirketin gelirleri 2023’te 7 milyar dolara ulaşarak rekor kırdı.

Şirket hisseleri son 12 ayda yüzde 100’den fazla artış göstererek Nvidia, Intel ve AMD gibi çip üreticilerini geride bıraktı.

Liang’ın eşi Sara Liu da Super Micro’da kıdemli başkan yardımcısı ve aynı zamanda yeni bir milyarder.

KWAK DONG SHİN

Net Servet: 2,9 Milyar dolar, Servet Kaynağı: Yarı İletkenler, Ülke: Güney Kore

Shin, babasının 1980 yılında kurduğu Hanmi Semiconductor’ı yönetiyor.

Hanmi, çip üretiminin son aşamalarından biri olan ‘yarı iletken paketleme’de kullanılan ekipmanları üretiyor. 

Şirketin en önemli müşterileri ise Samsung ve SK Hynix. Yapay zeka çılgınlığı sayesinde şirketin işleri hızla büyürken firmanın hisseleri geçtiğimiz yıl yüzde 560’tan fazla artış gösterdi.

SHUNSAKU SAGAMİ

Net Servet: 1,9 Milyar Dolar, Servet Kaynağı: Birleşme komisyonculuğu, Ülke: Japonya

Sagami’nin sahibi olduğu 33 yıllık bir şirket olan M&A (Şirket Birleşmesi) Araştırma Enstitüsü, küçük ve orta ölçekli işletmelerin satıcıları için aracılık yapıyor.

Genellikle mirasla boğuşan veya şirketleri nakde çevirmek isteyen yaşlı insanlara ait olan kuruluşlara potansiyel alıcılar bulmak için yapay zeka kullanan firma 2022 yılında Tokyo’da borsaya kote olmuştu.

BRETT ADCOCK

Net Servet: 1,4 Milyar Dolar, Servet Kaynağı: Robotlar, Ülke: ABD

Adcock’un 2022 yılında kurduğu Figure, yapay zeka destekli insansı robotları hayata geçirmek ve işgücüne dahil etmek için çalışıyor.

Şirket şubat ayında Jeff Bezos, Microsoft, Nvidia ve OpenAI gibi büyük yatırımcılardan 2,6 milyar dolar değerleme ile 675 milyon dolar topladı.

37 yaşındaki Adcock, şirketin yüzde 50’sine sahip.

LISA SU

Net Servet: 1,3 Milyar Dolar, Servet Kaynağı: Yarı İletkenler, Ülke: ABD

Advanced Micro Devices’ın hisseleri, Su’nun zor durumdaki yarı iletken firmasını yapay zekanın gözdesi haline getirmesinden bu yana 60 kattan fazla arttı.

Bir matematikçi ve muhasebecinin kızı olan Su, Tayvan’da doğdu ve ailesi ile 3 yaşında New York’a göç etti. MIT’de elektrik mühendisliği okuyan Su şimdi dünyanın önemli teknoloji girişimcilerinden birisi…

MICHELLE ZATLYN

Net Servet: 1,2 Milyar Dolar, Servet Kaynağı: Siber Güvenlik, Ülke: Kanada

Daha önce Google ve Toshiba’da çalışan Kanada doğumlu Zatlyn, Montreal McGill Üniversitesi’nde kimya okudu ve 2009 yılında Cloudflare’i Harvard Business School’dan sınıf arkadaşı Matthew Prince ile birlikte kurdu. 

Cloudflare, müşterilerini korumak ve siber saldırıları engellemek için yapay zekadan yararlanıyor. San Francisco merkezli firma ayrıca geliştiricilerin kendi yapay zeka modellerini oluşturmaları için bulut alanı da sağlıyor.

Zatlyn, geçen yıldan bu yana yüzde 65 artış gösteren şirket hisselerinin yaklaşık yüzde 2’sine sahip.

SAM ALTMAN

Net Servet: 1 Milyar Dolar, Servet Kaynağı: Yatırımlar, Ülke: ABD

OpenAI CEO’su Sam Altman, 2022’de ChatGPT’yi piyasaya sürerek yapay zeka patlamasını başlatması ile tanınıyor. Ancak ünlü CEO 80 milyar dolardan fazla değere sahip olduğu tahmin edilen firmada herhangi bir hisseye sahip değil.

Geçtiğimiz kasım ayında OpenAI yönetim kurulu tarafından kovulan ve yeniden işe alınan 38 yaşındaki CEO, servetini 2014-2019 yılları arasında yaptığı çeşitli startup yatırımlarına borçlu.

HARVEY JONES

Net Servet: 1 Milyar Dolar, Servet Kaynağı: Nvidia, Ülke: ABD

Uzun süredir teknoloji yatırımcısı olan Harvey Jones, Nvidia’nın kurucu yönetim kurulu üyesi ve bu şirketin hisselerinin yüzde 0,03’üne sahip.

Nvidia hisselerinde yaşanan yapay zeka destekli yüzde 300’lük patlama ise Jones’un sahip olduğu hisseler sayesinde onu milyarderler listesine sokmayı başardı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/yapay-zeka-sayesinde-milyarder-oldular/feed/ 0
Haftada 4 gün mesaiye geçen ilk Türk şirket https://www.foxhaber.com.tr/haftada-4-gun-mesaiye-gecen-ilk-turk-sirket/ https://www.foxhaber.com.tr/haftada-4-gun-mesaiye-gecen-ilk-turk-sirket/#respond Mon, 20 May 2024 21:48:39 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7519 Akrilik elyaf üreticisi Aksa Akrilik, 200 beyaz yakalı çalışanı için ‘dört günlük çalışma haftası’ denemesini başlatmasından bir yıl sonra bu sistemi kalıcı olarak benimsedi ve ülkenin haftada 4 gün çalışan ilk şirketi oldu.

Haftada dört gün çalışma uygulamasına katılım oranı yüzde 94’e ulaşırken ksa Akrilik CEO’su Cengiz Taş, dört günlük çalışma haftasının çalışanlardan güçlü bir destek aldığını ve şirket içinde artan işbirliği ve ekip ruhunu teşvik ettiğini belirtti.

ABD’li haber kuruluşu Bloomberg’in haberine göre, çalışanların maaşlarını veya sosyal haklarını değiştirmeden 4 günlük çalışma düzenine geçen şirket, geçtiğimiz yıl operasyonel verimliliği artırmak ve iş-yaşam dengesini teşvik etmek amacıyla daha kısa çalışma haftasını test etmeye başlamıştı.

İŞ BAŞVURULARI ARTTI

Denemelerin başarılı olması üzerine şirket bu çalışma düzenini kalıcı hale getirdi. Pilot çalışma döneminin ardından Aksa çalışanlarıyla yapılan bir ankette, dört günlük çalışma haftası çalışan bağlılığını, üretkenliği, motivasyonu ve iş-yaşam dengesini yüzde 85’in üzerinde destekledi. CEO Cengiz Taş’a göre iş başvuruları da artış gösterdi.

Şirketin Ar-Ge ve sürdürülebilirlik grup müdürü Aslı Ertan ise, “Çalışma arkadaşlarımın ve ekibimin motivasyonu açıkça arttı” dedi.

İZİN GÜNÜ SABİT DEĞİL

Aksa’daki olumlu sonuca rağmen, uygulama sırasında çeşitli zorluklar da yaşandı.

Başlangıçta salı ve perşembe günleri izin günü olarak belirlenmişti. Ancak sabit gün sistemindeki aksaklıklar nedeniyle şirket izin günlerini daha esnek bir şekilde belirlemeye karar verdi.

Bazı çalışanlar da tam gün izin yapmak yerine izinleri saatlere bölerek kullanmayı tercih etti. Bu talepler doğrultusunda Aksa, dört günlük çalışma haftasının bir parçası olarak kısmi molalar uygulamaya başladı.

Merkezi Yalova’da bulunan şirket, mavi yakalı işçiler de dahil olmak üzere 1200 kişilik bir işgücüne sahip. Ancak saat bazında ücretlendirilen ve fazla mesai ücreti alan mavi yakalı işçiler daha kısa çalışma haftasına dahil edilmiyor.

DÜNYADA ARTIYOR

Aksa, Türkiye’de bu denemeleri yapan ilk büyük şirket olurken, son yıllarda dünya genelinde başka şirketler de bu tür denemeler yapıyor.

Geçen yıl İngiltere’de yapılan bir araştırma, denemeye katılan şirketlerin çoğunun beş günlük standarda geri dönmediğini ortaya koydu.

Ayrıca, Alman şirketleri de işgücü kriziyle mücadele etmek için kısa çalışma haftasını test etmeye başladı. Yaklaşık 45 şirketin katıldığı ve 1 Şubat’ta başlayan altı aylık bir programla yüzlerce çalışana tam ücret ödenirken her hafta bir gün ekstra izin verilecek.

Milyarder Steve Cohen de geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada, daha fazla işletmenin ‘haftada dört gün çalışma’ uygulamasına geçebileceğini söyledi.

Öte yandan her şirket ‘kısa çalışma haftası’ uygulamasında başarılı olamadı. Deutsche Telekom AG’nin Macaristan birimi Magyar Telekom, dört günlük çalışma haftasının pilot uygulamada beklentileri karşılamaması üzerine bu yılın başlarında standart çalışma programına geri döndü.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/haftada-4-gun-mesaiye-gecen-ilk-turk-sirket/feed/ 0
İşten çıkarma dalgasına yeni şirketler ekleniyor https://www.foxhaber.com.tr/isten-cikarma-dalgasina-yeni-sirketler-ekleniyor/ https://www.foxhaber.com.tr/isten-cikarma-dalgasina-yeni-sirketler-ekleniyor/#respond Sat, 27 Apr 2024 21:57:24 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6704 AABD’de geçen yıldan bu yana hız kesmeden devam eden işten çıkarmalar, şirketlerin verimliliği artırma ve maliyetleri düşürme çabaları nedeniyle artmaya devam ediyor.

Enflasyon karşısında yükselen faiz oranları ve küresel ekonomik belirsizliklerin baskısı altındaki şirketler, “kemer sıkma” politikalarını sürdürüyor.

Daha az kaynakla daha fazlasını yapma hedefindeki şirketler, personel sayısını azaltırken verimliliğe odaklanıyor.

Şirketlerin yapay zeka ve otomasyona yönelmesi de işten çıkarma nedenleri arasında gösteriliyor.

Yapay zeka heyecanı, şirketlerin kaynaklarını bu alanda yoğunlaştırmasına ve iş güçlerinde otomasyonu artırmasına yol açıyor.

İŞTEN ÇIKARMALAR ŞUBATTA YÜZDE 9 ARTTI

Chicago merkezli küresel bir işe yerleştirme ve kariyer geçişi firması olan Challenger, Gray&Christmas’ın verilerine göre, ABD’de işten çıkarılanların sayısı şubatta geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 9 artarak 84 bin 638’e çıktı. Bu sayı geçen yıl mart ayından sonraki en yüksek seviye oldu.

Ülkede işten çıkarılanların sayısı geçen yıl bir önceki yıla göre yüzde 98 artarak 721 bin 677’ye ulaşmıştı.

Teknolojiden imalata, finansal hizmetlerden perakendeye kadar pek çok sektörden şirket çalışan sayısında azalmaya giderken, işten çıkarmaların teknoloji sektöründe yoğunlaşmaya devam ettiği görüldü. Challenger, Gray&Christmas verilerine göre, teknoloji sektöründe 12 bin 412’si şubat ayında olmak üzere bu yıl toplam 28 bin 218 kişi işten çıkarıldı.

Layoffs.fyi verilerine göre ise yılın başından bu yana 219 teknoloji şirketi 50 bin 841 çalışanın işine son verdi.

Uzmanlar, işten çıkarma dalgasının devam ettiğini ve şirketlerin agresif şekilde maliyetlerini düşürürken personel ihtiyaçlarını önemli ölçüde yeniden şekillendiren teknolojik yenilikleri benimsediğini belirtti.

Teknoloji sektöründeki işten çıkarmaların büyük ölçüde şirketlerin daha yalın ve verimli çalışmaya yönelik yeni çabalarını yansıttığını dile getiren uzmanlar, yeni yapay zeka araçlarının yavaş da olsa şirketlerin bu hedeflere ulaşmalarına yardımcı olmasını beklediğini ifade etti.

İŞ GÜCÜ PİYASASI GÜCÜNÜ KORUYOR

Ülkede işten çıkarmalar devam etmekle birlikte veriler iş gücü piyasasının gücünü koruduğuna işaret ediyor.

ABD’de istihdam artışı sürerken, işsizlik oranı geçen ay artış kaydetmiş olsa da düşük kalmaya devam ediyor.

ABD Çalışma Bakanlığı verilerine göre, ülkede tarım dışı istihdam şubat ayında 275 bin kişi artarak beklentilerin üzerinde gerçekleşti.

ABD’de aynı dönemde işsizlik oranı ise yüzde 3,7’den yüzde 3,9’a yükseldi.

YENİDEN YAPILANMA VE YAPAY ZEKA GEREKÇESİ

Şirketlerin çoğu işten çıkarma gerekçesi olarak “yeniden yapılanma” planlarını gösteriyor.

Mağaza, birim veya fabrika kapanmaları ile maliyet düşürme de işten çıkarma gerekçeleri arasında öne çıkıyor.

İşten çıkarma gerekçesi olarak ekonomik koşulları ve piyasa koşullarını gösteren şirketler de mevcut.

Ayrıca şirketlerin işten çıkarma gerekçesi olarak “yapay zekayı” göstermeleri dikkati çekti.

Google, Amazon, Twitch, eBay, Riot Games, Discord, Duolingo, Unity, Brex, Wayfair, Macy’s, Citigroup ve Blackrock, bu yıla işten çıkarma kararlarıyla başlayan şirketler arasında yer alıyor.

Stellantis, Sony, Cisco, DocuSign, Estée Lauder, Expedia, Snap, Zoom, UPS, Levi’s ve Nike da işten çıkarma kararı alan şirketler arasında bulunuyor.

İŞTEN ÇIKARMA DALGASINA DAHİL OLAN ŞİRKETLER

Otomobil üreticisi Stellantis, verimlilik ve maliyet optimizasyonu kapsamında ABD’de mühendislik, teknoloji ve yazılım birimlerindeki çalışanlarının yüzde 2’sinin işine son verileceğini bildirdi.

Stellantis’ten yapılan açıklamada, otomobil endüstrisinin dünya çapında benzeri görülmemiş belirsizliklerle ve artan rekabet baskılarıyla karşı karşıya kalmaya devam ettiği, şirketin verimliliği artırmak ve maliyet yapısını optimize etmek için kararlar almayı sürdürdüğü belirtildi.

ABD basınında çıkan haberlerde, işten çıkarmaların yaklaşık 400 çalışanı kapsadığı ifade edildi.

– Sony

Genel merkezi ABD’nin California eyaletinde bulunan, Sony’nin video oyunu ve dijital eğlence alanında faaliyet gösteren yan kuruluşu Sony Interactive Entertainment, küresel iş gücünün yüzde 8’ine karşılık gelen 900 çalışanını işten çıkarma planını duyurdu.

– Cisco

ABD merkezli ağ teknolojileri şirketi Cisco, yeniden yapılanma planı kapsamında küresel iş gücünü yaklaşık yüzde 5 azaltacağını açıkladı.

Cisco’dan yapılan açıklamada, yeniden yapılanma planıyla şirket organizasyonunun yeniden düzenlenmesi ve temel öncelikli alanlara daha fazla yatırım yapılmasının sağlanmasının hedeflendiği belirtildi.

– DocuSign

Dijital imza hizmeti sunan DocuSign, yeniden yapılanma kapsamında iş gücünü yüzde 6 azaltacağını duyurdu.

– Estee Lauder

Amerikan kozmetik şirketi Estee Lauder, yeniden yapılanma programı kapsamında küresel iş gücünü yüzde 3 ila yüzde 5 arasında azaltacağını bildirdi.

İşten çıkarma kararı kozmetik devinin üç aylık dönemde kar ile gelirinde düşüş olması ve yıllık kar tahminini düşürmesi üzerine gelirken, işten çıkarmaların 3 bin 100 çalışanı etkileyeceği ifade edildi.

– Expedia

Çevrim içi seyahat şirketi Expedia’nın “organizasyonel ve teknolojik dönüşümün” bir parçası olarak yaklaşık 1500 çalışanını işten çıkaracağı bildirildi.

– Fisker

Elektrikli araç startupı Fisker, çalışanlarının yüzde 15’ini işten çıkaracağını açıkladı.

– Instacart

ABD ve Kanada’da market alışverişi ve teslimatı hizmeti sunan Instacart’ın karlılığa odaklandığı için yaklaşık 250 çalışanını, personelinin yaklaşık yüzde 7’sini işten çıkaracağı belirtildi.

– Morgan Stanley

ABD’nin büyük bankalarından Morgan Stanley’nin varlık yönetimi bölümündeki yüzlerce kişiyi işten çıkarmayı planladığı bildirildi.

İşten çıkarmaların Bankanın söz konusu biriminin çalışanlarının yüzde 1’inden azını etkilemesinin beklendiği ifade edildi.

– Nike

ABD merkezli spor giyim markası Nike, maliyetleri düşürmek amacıyla iş gücünü yaklaşık yüzde 2 oranında azaltacağını açıkladı.

– Okta

San Francisco merkezli kimlik ve erişim yönetimi şirketi Okta’nın iş gücünün yaklaşık yüzde 7’sini işten çıkaracağı bildirildi.

Okta Üst Yöneticisi Todd McKinnon, “Gerçek şu ki maliyetler hala çok yüksek.” değerlendirmesinde bulundu.

– Paramount Global

ABD’li medya şirketi Paramount Global’ın 800 kişiyi işten çıkaracağı belirtildi.

– Snap

ABD’li sosyal medya şirketi Snap, küresel iş gücünü yüzde 10 azaltmaya yönelik planını duyurdu.

ABD medyasında çıkan haberlerde, işten çıkarmaların şirketin 500’den fazla çalışanını etkileyeceği bilgisi verildi.

Ağustos 2022’de çalışanlarının yüzde 20’sinin işine son vereceğini açıklayan Snap, o tarihten bu yana birkaç kez işten çıkarmaya gitmişti. Şirket son olarak geçen yıl kasım ayında işten çıkarma yapmıştı.

– Warner Music

Amerikan müzik şirketi Warner Music, 600 çalışanını işten çıkaracağını bildirdi.

Warner Music Üst Yöneticisi Robert Kyncl, şirketteki değişikliklerin maliyetten yıllık 200 milyon dolar tasarruf sağlayacağını ve bunun çoğunlukla şirketin ana faaliyet alanını desteklemek için kullanılacağını açıkladı.

– Zoom

Çevrim içi video konferans uygulaması Zoom’un yaklaşık 150 kişiyi işten çıkarma kararı aldığı belirtildi.

ABD basınında yer alan haberlere göre, Zoom iş gücünün yüzde 2’sinden azını oluşturan yaklaşık 150 kişiyi işten çıkarma kararı aldı.

Şirketin bu yıl yapay zeka gibi alanlarda işe alımlara devam edeceği bildirildi.

– UPS

Amerikan kargo devi UPS’in şirketin “kaynaklarını yeniden ayarlama” planı kapsamında iş gücünü 12 bin kişi azaltacağı ifade edildi.

İş gücünü azaltmanın şirketi yaklaşık 1 milyar dolarlık maliyetten kurtaracağı kaydedildi.

– Levi’s

ABD’li giyim firması Levi Strauss&Co, küresel iş gücünü yüzde 10 ila yüzde 15 azaltacağını duyurdu.

Şirketten yapılan açıklamada, uzun vadeli karlı büyümeyi destekleme stratejisi doğrultusunda 2024 mali yılında 100 milyon dolarlık net maliyet tasarrufu sağlanmasının hedeflendiği belirtildi.

– PayPal

Çevrim içi ödeme sistemi PayPal’ın küresel iş gücünü yüzde 9 azaltacağı bildirildi.

PayPal Üst Yöneticisi Alex Chriss, karmaşıklığın ve tekrarların azaltılması için şirket genelinde daha fazla odaklanma ve verimliliğin sağlanması, otomasyonun uygulanması ve teknolojinin sağlamlaştırılması gerektiğini ifade etti.

– Microsoft

ABD’li teknoloji devlerinden Microsoft’un oyun biriminden yaklaşık 1900 çalışanı işten çıkaracağı bildirildi.

– Rivian

ABD merkezli elektrikli otomobil şirketi Rivian, “ekonomik ve jeopolitik belirsizlikler ile baskılar, özellikle de tarihsel olarak yüksek faiz oranlarının etkisi” nedeniyle iş gücünü yüzde 10 oranında azaltacağını açıkladı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/isten-cikarma-dalgasina-yeni-sirketler-ekleniyor/feed/ 0
Boeing’i ifşa eden eski çalışanı aracında ölü bulundu https://www.foxhaber.com.tr/boeingi-ifsa-eden-eski-calisani-aracinda-olu-bulundu/ https://www.foxhaber.com.tr/boeingi-ifsa-eden-eski-calisani-aracinda-olu-bulundu/#respond Fri, 05 Apr 2024 21:54:23 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5704 Boeing’in aleyhine yürütülen davada ifade veren firmanın eski çalışanı John Barnett’in ölü bulunması ile ilgili arka arkaya açıklamalar geliyor…

John Barnett (62), 32 yıl boyunca Boeing firmasında çalışmış, 2017 yılında emekli olmuş ve en son şirket aleyhine yürütülen bir davada ifade vermişti.

Barnett, ayrıca çeşitli medya organlarında firmanın uçaklara ‘kasıtlı olarak standartların altında parçalar’ taktığını ileri sürmüştü. Barnett’in 9 Mart günü ifade vermeye devam etmesi beklenirken kaldığı otelin otoparkında bulunan aracında ‘kendi kendine açtığı’ yaralardan dolayı öldüğü açıklandı.

New York Post’un haberine göre, eski Boeing çalışanı John Barnett, dün South Carolina’da kaldığı otelin otoparkında aracının içerisinde ölü bulundu.

Barnett’in cesedi, Boeing şirketine açılan davada ifade vermesi beklenirken mahkemeye gelmemesinin ardından bulundu.

Charleston bölgesinden bir adli tıp yetkilisi BBC’ye yaptığı açıklamada, Boeing şirketinin fabrikalarındaki güvenlik ihlallerine dikkati çeken Barnett’in, aracında “kafasına silah ile ateş etmiş halde” bulunduğunu kaydetti.

Beoing, 2017’ye kadar şirket için çalışan Barnett’in vefatından üzüntü duyduğunu açıkladı.

John Barnett, 2019’da “787 Dreamliner” tipi yolcu uçaklarında kabin basıncının aniden düşmesi halinde yolcu koltuklarının üzerinde bulunan oksijen maskelerini otomatik açan sistemlerin büyük bölümünde üretim hatası olduğunu ileri sürmüştü.

Boeing’de 32 yıl görev yapan Barnett, 2016’da şirketin South Carolina’daki fabrikasında çalışırken, 787 Dreamliner’lar üzerine yaptığı kalite kontrol testlerinde, acil durum oksijen sistemlerinin yüzde 25’inin doğru çalışmadığını, oksijen maskelerinin doğru zamanda çıkmadığını tespit ettiğini belirtmişti.

Barnett, söz konusu sistemlerdeki üretim hatasını anlamak üzere daha ileri testler yapmayı talep ettiğini ancak bu talebinin Boeing yöneticileri tarafından engellendiğini kaydetmişti.

Bunun üzere 2017’de ABD Federal Havacılık Komisyonuna (FAA) şikayette bulunduğunu belirten Barnett, kurumun çözüm için adım atmadığını ileri sürmüştü.

Boeing hakkında birçok iddia ortaya atan Barnett, geçmişte BBC’ye verdiği demeçte, işçilerin parçaların fabrika boyunca takip edilmesine yönelik prosedürleri takip etmediklerini ve kusurlu parçaların kaybolmasına izin verdiklerini söylemişti.

Barnett, bazı durumlarda standart altı parçaların hurda kutularından çıkarıldığını ve üretim hattındaki gecikmeleri önlemek için inşa edilmekte olan uçaklara takıldığını söylemişti.

Barnett ayrıca Boeing 787’ye takılacak acil durum oksijen sistemleri üzerinde yapılan testlerin %25’lik bir arıza oranı gösterdiğini, bunun da her dört uçaktan birinin gerçek hayatta karşılaşılabilecek bir acil durumda açılamayacağı anlamına geldiğini iddia etmişti.

Barnett endişeleri konusunda yöneticileri uyardığını ancak herhangi bir önlem alınmadığını söyledi.

Boeing ise onun iddialarını kabul etmediğini duyurmuştu.

Bununla birlikte, ABD düzenleyici kurumu Federal Havacılık İdaresi (FAA) tarafından 2017 yılında yapılan bir inceleme, Barnett’in endişelerinden bazılarını doğruladı.

KENNEDY AİLESİNDEN AÇIKLAMA GELDİ

ABD başkanlık seçimlerinde bağımsız olarak adaylığını açıklayan Robert F. Kennedy, olayla ilgili bugün konuştu. Kennedy, “John Barnett, 32 yıl boyunca Boeing’de çalıştı. Şirket, onun güvenlik endişelerini ortaya çıkardıktan sonra hayatını mahvetmeye çalıştı. Kız kardeşim Rory’nin, ödüllü belgeseli ‘Çöküş: Boeing’e Karşı Dava’da onun hikayesini anlatmaya çalışmasından gurur duyuyorum. Boeing açgözlülük yüzünden 346 kişiyi öldürdü. Umarız John Barnett’in ‘intiharına’ ilişkin gerçek bir soruşturma yapılır” dedi.

Oscar ve Emmy adaylıkları da bulunan belgesel yönetmeni ve suikasta kurban giden ABD Başkanı John Kennedy’nin yeğeni Rory Kennedy ise “Şirket aleyhinde konuşan ve Çöküş: Boeing’e Karşı Dava’ya katılan cesur Boeing muhbiri John Barnett, Boeing’e karşı açılan bir davada ifade verdikten sonra bugün iddiaya göre kendi kendine kurşun yarası nedeniyle ölü bulundu” dedi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/boeingi-ifsa-eden-eski-calisani-aracinda-olu-bulundu/feed/ 0
ABD 52 yıl sonra Ay’a döndü https://www.foxhaber.com.tr/abd-52-yil-sonra-aya-dondu/ https://www.foxhaber.com.tr/abd-52-yil-sonra-aya-dondu/#respond Sat, 02 Mar 2024 21:18:35 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4104 ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Ajansı’nın (NASA) internet sitesinden yapılan canlı yayında, Odysseus’un, Ay’ın güney kutbuna yakın bir bölgesine TSi ile 02.23’te güvenli bir şekilde indiği duyuruldu.

NASA’nın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda da “Siparişiniz Ay’a teslim edildi.” ifadesi kullanılırken uzay aracının Ay’a inişi, Intuitive Machines şirketinin hesabından ise “Odysseus’un yeni bir evi var” ifadesiyle duyuruldu.

NASA Yöneticisi Bill Nelson, canlı yayında, “Bugün, yarım yüzyılı aşkın süredir ilk kez ABD, Ay’a geri döndü. Bugün NASA’nın ticari ortaklıklarının gücünü ve vaadini gösteren bir gün” dedi.

İnişten 15 dakika sonra zayıf da olsa sinyal göndermeye başlayan Odysseus, 50 yıldan fazla bir süre sonra Ay’ın yüzeyine inen ilk özel şirket yapımı uzay aracı oldu.

Odysseus, inişiyle 1972’deki “Apollo 17” misyonundan bu yana Ay’ın yüzeyine yumuşak iniş yapan ABD’ye ait ilk özel uzay aracı olarak tarihe geçti.

ABD’li özel şirket Intuitive Machines’in “IM-1” misyonu kapsamında Ay’a iniş için geliştirdiği uzay aracı, 15 Şubat’ta SpaceX üretimi Falcon 9 roketiyle ABD’nin Florida eyaletindeki Kennedy Uzay Merkezi’nden fırlatılmıştı.

4,3 metre yüksekliğindeki altı ayaklı karbon fiber ve titanyum iniş aracı, NASA’nın Artemis Misyonu kapsamında kullanmayı planladığı 6 farklı deney için de yük taşıyordu.

NASA, birkaç yıl içinde Ay’a insan gönderme planları kapsamında Ay teslimatlarını ticarileştirme çabalarının bir parçası olarak, Odysseus’u inşa etmesi ve uçurması için Intuitive Machines şirketine 118 milyon dolar ödemişti.

VİDEOSU YOK

Odysseus’un Ay’a yaklaşık 73 dakika süren yavaş inişinin videosu ise yayınlanmadı.

Ancak Florida’daki Embry-Riddle havacılık üniversitesindeki öğrenciler tarafından inşa edilen bir kamera inişten hemen önce düşüp fotoğraf çekecek şekilde tasarlandı ve Nasa kameraları da uzay aracından zemini fotoğraflayacak şekilde ayarlandı.

Intuitive Machines çalışanları tarafından sevgiyle Odie olarak adlandırılan 14 ft (4,3 metre) altıgen, altı ayaklı Nova-C iniş aracı, Nasa’nın ticari ay yükü hizmetleri (CLPS) girişiminin bir parçası ve ajans, büyük ölçüde Artemis programını desteklemek için özel ortaklarla sözleşme imzalıyor.

Nasa bu girişimin hayata geçirilmesi için 118 milyon dolar katkıda bulunurken, Intuitive Machines de Elon Musk’ın SpaceX şirketinin Falcon 9 roketiyle Florida’daki Kennedy uzay merkezinden 15 Şubat’ta fırlatılmasından önce 130 milyon dolar daha finanse etti.

IM-1 görevi, tıpkı başarısızlıkla sonuçlanan Peregrine gibi, Nasa’nın iki yıl sonra gerçekleştirmeyi planladığı mürettebatlı Artemis III görevi için iniş yeri olarak seçilen kayalık bölge başta olmak üzere Ay ortamı hakkında veri toplamak üzere tasarlanmış bilimsel ekipmanlardan oluşan bir yük taşıyor.

Nelson’a göre burası tehlikeli bir bölge – “tüm bu kraterlerle dolu” – ancak gelecekte Mars’a yapılacak insan misyonları için çok önemli olan kalıcı bir Ay üssünün sürdürülmesine yardımcı olabilecek donmuş su açısından zengin olduğuna inanıldığı için seçildi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/abd-52-yil-sonra-aya-dondu/feed/ 0
Maden faciası sonrası tutuklanan 6 kişinin ifadesi ortaya çıktı https://www.foxhaber.com.tr/maden-faciasi-sonrasi-tutuklanan-6-kisinin-ifadesi-ortaya-cikti/ https://www.foxhaber.com.tr/maden-faciasi-sonrasi-tutuklanan-6-kisinin-ifadesi-ortaya-cikti/#respond Fri, 23 Feb 2024 21:21:34 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3819 Erzincan’ın İliç ilçesindeki altın madeni sahasında kayan toprağın altında kalan 9 işçi ile ilgili başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınıp, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilen 6 kişinin ifadeleri ortaya çıktı.

Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından görevlendirilen 4 savcı tarafından sürdürülen soruşturmada bugüne kadar olayla ilgili olarak 9 kişi gözaltına alındı. Bu kişilerden 6’sı ‘taksirle ölümü ve yaralanmaya neden olmak’ suçundan tutuklanırken, aralarında şirketin Türkiye müdürü C.D. ile A.R.K. ve M.T.A., adli kontrol ve yurt dışı yasağıyla serbest bırakıldı.

Soruşturma çok yönlü olarak devam ederken, tutuklanan Murat Bayraktar, Şenol Demir, Soysal Doğan, Abdulkadir Cansız, Hüseyin Üstündağ ve Kanada uyruklu Jain Ronald Guille’nin ifadeleri ortaya çıktı.

“KENAN ÖZ ‘YIĞIN LİÇ BÖLGESİNDE ÇATLAKLAR’ VAR DEDİ”

Savcılıktaki ifadesinde sabah saatlerinde çatlakların fotoğraflarının geldiğini belirten oksit kırıcı mühendisi olarak görev yapan Şenol Demir şunları söyledi:

* “Yanımdaki arkadaşımla beraber yığma liç bölgesine çıktık. Buradan online toplantıya katıldık. Toplantıda iş güvenliği anlamında sıkıntı olup olmadığı soruldu. Yığın liç kıdemli süpervisörü Kenan Öz ‘Yığın liç bölgesinde çatlaklar’ var diyerek bakılmasını söyledi. Daha sonra toplantı sonlandırıldı. Murat Bayraktar yığın liç bölgesine geldi. Jeofizik Departmanına iş sağlığı ve güvenliği sorumlu personeline çatlaklar ile ilgili bilgi verilerek sahaya gelmesi istendi. Toplu bir şekilde çatlaklar incelendi. Bu sırada ben yığın liç alanından ayrılarak ofisler bölgesine geçtim.

* Ofis bölgesinde ben Anagold Güvenlik Müdürü Hakan Şahin, finans departmanından Serkan Köse ve Mehmet Sarıtaş ile beraber Anagold’un ay başından planladığı denetleme üzere yığın liç bölgesine gittik. Denetlemenin yarısında Kaan Murat Akpolat ve ekibi ile karşılaştık. Kaan Murat bizlere hitaben sahayı boşaltıyoruz. Bana da ayrıca ‘bilgilendirme maili atar mısın’ dedi. İdari ofisler bölgesine giderek maili hazırladım ve ‘ikinci bir bildirime kadar yığın liç bölgesine girişler kapatılmıştır’ diyerek maili hatırladığım kadarıyla iş güvenliği grubuna, bakım grubuna, sülfit operasyon, oksit operasyon, İliç white gruplarına 10.50’de gönderdim. Rutin işlerime geri döndüm.

* 14.28’de ofisteydim, deprem olduğunu düşünerek dışarı çıktım. Dışarı çıktığımda da yığın liçin kaymış yıkılmış olduğunu gördüm. Hemen apar topar olayın olduğu yığın liç kırıcı bölgesine gittim. Gitmemdeki amaç personelleri veya yardıma muhtaç olan varsa yardım etmekti. Yığın liç bölgesine giden yolda yolun çatallaşan kısmında güvenlikler tarafından durduruldum. Burada personelleri tek tek aradım. 8 kişiye ulaşamadım.”

“OLAYIN OLDUĞU GÜN ÖNCESİNE KADAR TEDBİR ALINMADI”

Bahse konu iş kazası hakkında aynı gün saat 10.50’de Anagold personellerine talep üzerine mail yolu ile bildirdim yaptığını belirten Şenol Demir, şu ifadeleri kullandı:

* “Konuyu daha önceden bilmiyordum. Aynı günün sabahı Whatsapp grubundan gelen mesaj ile öğrendim. Güvenlik tedbiri almak benim görevim değildir. Ancak her ihtimale karşı bildirilmesi istenen girişlerin kapatılması hususunu mail yolu bildirdim. Bununla ilgili olayın olduğu gün öncesine kadar tedbir alınmadı. Bununla ilgili bilgimiz yoktu. Yarılma/çatlama durumu söz konusu değildi. Ben en son yığın liç bölgesine 11.02.2024 Pazartesi günü öğleden sonra gitmiştim. Yığın liç bölgesinde sorun yoktu.

* Kabahatin yığın liçin dizayn, yani yığını yapan şirkette olduğunu düşünüyorum. Maden içerisinde bulunan yığın liç bölgesinin faz/ alan genişletmesi için yapılan patlatmalarda etkili olabileceğini düşünüyorum. 13.02.2024 günü Anagold Maden sahasında patlama yapıldı. Her gün saat 12.00 ile 12.30 arasında patlatma yapılmaktadır. Ancak olayın olduğu 13.02.2024 günü patlatma, olayın olduğu yere 500 metrelik alandan daha uzaktır. Maden sahası boşaltılmadı, bilgim yoktur. Boşaltılması yetkisi de bende yoktur. Kimse böyle bir şey olmasını istemez. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum.”

“HAREKETLENMEYE BAŞLADIĞINI FARK ETTİM, KOŞARAK UZAKLAŞTIM”

Olay günü yapılması gereken işleri ve görevlerini yaptıklarını söyleyen Soysal Doğan ise ifadesinde şunları söyledi:

* “Yığın liç sahasında bulunan kendi konteynerlerimize gittim. Günlük rutin olan saha kontrollerimizi yaptım. Sahada çalışan İshak Demir, İsa Taşdelen ve yığın liç ekip liderlerinden Kenan Öz beni cep telefonundan aradı ve ‘sahada çatlak olduğunu araç ile beni alacağını’ söyledi. Saat 08.20 sıralarında, Kenan Öz ile beraber olayın meydana geldiği sahaya çıktık. Mühendisimiz Kaan Murat Akpolat, Murat Bayraktar, İSG Mühendisi Gizem Gazcı, Çevre Mühendisi Can Serdar Hastürk, Jeoloji Mühendisi Ali Rıza Kalender de olaya konu sahaya saat 09.00 sıralarında geldiler.

* İncelemeleri sonrası sahada bulunan YESTİ firması ve Mürekkepçiler firması sahadan çıkarıldı, çalışması durduruldu. Arkadaşlarımla lift 20 noktasına kontrol için görevlendirdim, kendim de yalnız olarak lift 33 bölgesine gittim, aramızdaki mesafe yaklaşık 30 metredir. Çatlakları kontrol ederken alanın hareketlenmeye başladığını fark ettim ve alandan koşarak uzaklaştım. Alan komple kaymaya başladı, kendim güvenli bir alana gittim. Kendi konteylerimize baktığımda hiçbir şey göremedim ve derhal güvenlik birimimizi aradım.”

“DOĞU BÖLGESİNDE 2 RADAR VE 2 ROBOTİK MAKİNE EKSİKTİ”

Şirkette Oksitproses Müdürü olarak görev yapan Hüseyin Üstündağ, ifadesinde şunları söyledi:

* “Anagold Maden şirketinde Okitproses Müdürü olarak yaklaşık 5 aydır görev yapıyorum. Aynı zamanda 15 yıldır maden mühendisiyim. Liç bölgesindeki projelendirme yurt dışı kaynaklı firma olan GRE isimli şirkete aitti. Bu şirket projelendirmeyi yaptı ve bizim şirket bünyesindeki proje ofisine uygulaması bırakıldı. Şirket bünyesindeki projeye göre 36 kata kadar yükleme yapılmasında bir sıkıntı yoktu. Biz daha 33’üncü kattaydık.

* Liç bölgesinde kırılmış malzemenin serilmesi ve sulama işlerini yapıyorum. Benim altımda başmühendis Murat Bayraktar çalışmaktadır. Ben olmadığım zaman vekil olarak yerime Murat Bayraktar bakıyordu. Olayın meydana geldiği liç 2010 yılından itibaren yapılmaya başlanan liçti. Bu bölgedeki ana yönlendirmeyi Anagold’un mühendisleri yapmaktadır. Ancak bölgede çalışanlar taşeron firmanın işçileri olabilmektedir.

* Radar işletme kısmı her pazartesi raporlarını bizle paylaşırdı. Bu kısmın amiri Mehmet Türk’tür. Ancak radara bakan kişi Ali Rıza Kalender’dir. Liç projesine gerek kaplanılan alan gerekse de yükseklik olarak uyulmuştur. Fazla yükleme yapılmamıştır. Doğu bölgesinde 2 radar ve 2 robotik makine eksikti. Bunun için açık işleme birimi bütçesinde yer ayrıldı. Ancak olay olduğu tarihte bu bölgede henüz cihazlar alınmamıştı. Serme işleminde serilen toprak içerisine çimento ve kireç eklenmektedir. Bunun azaltılması yahut çoğaltılması analize gönderdiğimiz şirket içerisindeki teknik birim ve dışında analizi yapan firmaya aitti.

* Oradan gelen talimatlar doğrultusunda miktarı azaltma veya çoğaltma yapabiliyorduk. Biz kendi bünyemizde bunun kararını veren kişi değildik. Bu olayın olduğu gün İstanbul’a araç almak için gitmiştim. Olay olduktan sonra duyar duymaz hızlı bir şekilde olay yerine intikal ettim. Göreve başladığım ilk dönemde liç bölgesinde bir açılma olmuştu ancak bu radarla tespit edilmeyecek kadar az bir alandı. Burayı çakılla jeoteknik birimin verdiği bilgi doğrultusunda kapattık. Herhangi bir sıkıntı olmadı.”

“ALAN GENİŞLEMESİ İÇİN PATLATMA YAPILIYORDU”

Oksit bölümü başmühendisi Murat Bayraktar, şöyle konuştu:

* “Oksit bölümü başmühendisi olarak görev yapıyorum. 2023 yılında liç bölgesindeki görevime başladım. Onun öncesinde Anagold şirketinde 2010 yılında kırıcı ve yığın liçi kısmında süpervisor olarak başladım. Ben 2010 yılından bu yana kırma eleme ve yığın liçini döküm işinde çalışıyorum. Borulama ayrı bir birime aitti. Borulama işi oksit bölümü içerisinde ayrı bir birimdi. Liç bölgesi benim göreve başladığım dönemde oluşmaya başlıyordu. 2020 yılından 2020 yılına kadar maden mühendisi olan şirket müdürlerimizce nereye ne miktarda dökeceğimiz söyleniyordu. Bu dönemde ayrıca dışardan destek de alıyorduk. Ancak 2020 yılından itibaren GRS şirketiyle danışmanlık konusunda anlaşıldı.

* O tarihten itibaren nereye ne dökeceğimizi bu şirket çiziyordu. Bizim Anagold birimi içindeki proje birimi bu şirketle birlikte yığın liç işinde bizi yönlendiriyordu. Oradan gelen talimatlar doğrultusunda nereye ne kadar dökeceğimizi dizayna uygun belirliyorduk. Liç bölgesinde mebran işini Yesti firması yapmakta, inşaat işlerini ise Çiftay şirketi yapmaktadır. Çiftay şirketi kamyonla malzeme taşınması, delme patlatma işlerini yapmaktadır. O gün de 12.00 gibi patlama yapıldı. Mürekkepçi isimli firma da aynı Çiftay gibi inşaat ve kaba hafriyat işlerini liç bölgesinde yapmaktadır. Ancak projeye uygun yönlendirmeyi Anagold şirketi proje birimi yapmaktadır.

* Her basamak 8 metreden oluşturulmakta projeye göre 36’ncı basamağa kadar çıkma yetkimiz vardı. Biz 33’üncü basamaktayken bu olay meydana geldi. Liç içerisine katılacak çimento 16, kireç 2-4 kilogram arasında değişmektedir. Kireci PH için kullanmaktayız. Çimentoyu ise bağlayıcılık özelliği nedeniyle kullanmaktayız. Son zamanlarda ton başına 16 kilogram şeklinde karışım yapardık. Karışımı denetleyen kişi kırıcı mühendisimiz Şenol Demir’dir. Bu karışım yapılarak büyütme yapılır. Döktüğümüz liç, topak topak hale getirilir aynı zamanda bu dökülen malzeme teste gider. Herhangi bir eksiklik olduğunda çimento ve su karışımıyla bu eksiklik giderilir.

“ÇATLAKLAR ÇİZGİ HAT BOYU ŞEKLİNDEYDİ”

* Olayın meydana geldiği gün saat 08.30’da iş güvenliğiyle ilgili rutin yaptığımız toplantıyı yapmak üzere toplandık. Yığın için kıdemli süpervisorumuz Kenan Öz bize çatlaklar olduğunu söyledi. Ben direkt toplantıyı bırakarak sahaya çıktım. Çıkmadan önce de Abdulkadir Cansız Bey’e konu hakkında bilgi verdim. Ben çıktığımda yukarıda Kenan Öz, Ramazan Çimen, Kaan Murat Akpolat ve Yesti firmasının çalışanları yaklaşık 25 kişi ve Mürekkepçi firması çalışanlarından bir kısım çalışan vardı. Yine proje departmanından İsak Aslan vardı. Biz alanda önce çatlakların olduğu yeri gezdik. Çatlaklar çizgi hat boyu şeklindeydi. Güneybatıdan kuzeydoğuya süreklilik arz ediyordu.

* Jeoteknik Berkay Mısır ile görüşme yaptık. Kendisi 70 milim kayma olduğunu söyledi. Bu kayma miktarı tehlikeli bir miktardır. Bütün çalışanların alanı terk etmesi için süratli bir şekilde bağırarak uyarıda bulundum. Ellerinde ne malzeme varsa bırakıp çıkmalarını söyledim. Onlar alanı terk edene kadar ben alanı terk etmedim. Biz alanı tamamen boşalttık. Saat 10.00’da toplantıya katılmak için oradan ayrıldım. 10.30’da liç bölgesine gittik yolların hepsini kapattırdım. Sonra liç bölgesine gittik. Biz gidene kadar solüsyon devam ediyordu. Gider gitmez tüm yolları kapattık, çalışmayı bitirdik. Alanı tamamen boşalttık. Ancak şirket bünyesinde çalışan üst düzey yönetici olduğunu düşündüğüm 3 yabancı şahıs vardı. Bu kişiler liç alanını görmek istiyorlardı. Bizim dubalarla yolu kapattığımız görünce Soysal Bey, engel olmaya çalışıyordu.

* Kaan Murat Akpolat’ı arıyor. Kaan Murat Bey müsaade verince 3 arabayla liç bölgesine giriyorlar. O arabanın birisinde Adnan Keklik, ikisinde Elif Hanım ile Kaan Murat Bey, üçüncü araçta ise 3 yabancı şahıs bulunuyormuş. Kesinlikle bu kişilerin alana girmesinde bilgim olmamıştır. 3 yabancı şahıs, Elif Hanım ve Kaan Murat Bey liç bölgesinin üst kısmına çıkıyorlar. Ancak Adnan Keklik alt orta kısımdan geri dönüyor. 14.28’de tam dönerken olay meydana geliyor.

* Kenan Öz ve Ramazan Çimen de ayrı arabayla yine onlarla bölgeye girmişler. Benim bunlardan haberim yok. Bu alanın yıkılmasına sebep olarak ilk aklıma gelen sebep dizaynında bir sorun olmuş olabilir. Ben projelendirmede sıkıntı olduğunu düşünüyorum. Ayrıca patlamanın da bu olayı tetiklemiş olabileceğini düşünüyorum. Çünkü hibliç alanının genişletilmesi için de hibliçin arka tarafından patlamalar yapılıyordu. Bunun da bu olaya sebep olabileceğini düşünüyorum.”

“EN BÜYÜK ÇATLAK 6 SANTİM BÜYÜKLÜĞÜNDEYDİ”

Mahkemede tercüman eşliğinde ifade veren Kanadalı Jain Ronald Gulle şöyle konuştu:

* “Kanada vatandaşıyım. Maden sahasında yapılan işlemlerin gözlemlenmesi ve raporlanmasından sorumluyum. Madenden asıl sorumlu kişi operasyon direktörü olarak görev yapan Kenan Özdemir olmadığı için Abdullah Cansız’dır. Oksidasyon bölüm sorumlusu ise Murat Bayraktar’dır. Görevim maden sahasını gözlemleyerek şirket merkezindeki ülke müdürüne raporlama yapmaktır. Murat Bayraktar’dan aldığım bilgileri şirket merkezindeki ülke sorumlusuna aktarmaktayım. 18 yıldır şirkette çalışmaktayım. Liç bölgesinde benim herhangi bir görevim yok. Ben olay günü liç bölgesine Murat Bayraktar ile giden kişilerdenim.

* Oradaki çatlakları gördük, ardından bunu da bildirmek için Anagold madendeki odama gittim. Amerika’daki merkeze bu durumu saat 11.00’de bildirdim. Saat farkından dolayı gece 02.00 olması nedeniyle tarafıma herhangi bir dönüş yapılmadı. Bana 2022 yılı Ağustos ayında 8 metre olması gereken yüksekliğin geçildiği bildirildi. Ben başlamadan önce söz konusu raporlama yapılmıştı. Hatta gereken seviyeye indirilmesi için rapor düzenlenmişti. Projeye uygun hale gelmesini raporladım. Zaten liç bölgesinde düzenli olarak firmalar denetim yapıyordu. Olay günü sahaya çıktığımda küçük çatlaklar gördük. En büyük çatlak 6 santim büyüklüğündeydi.

* Daha iyi görebilmek için yüksek bir noktaya çıktık. Solüsyon verilmeye devam ediliyordu. Tehlike anlaşıldığından solüsyonun farklı noktalara aktarılmasını söyledim. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Ayrıca kalp rahatsızlığım var. Kalp krizine sebep olan Angina isimli hastalığım var. İlaç kullanıyorum. Kanada hastanesinden alınmış belgelerim var. Tutuklanma talebimi reddediyorum. Herhangi bir kusurum olmadığı için adli kontrol uygulamasını da kabul etmiyorum. Ancak mahkeme aksi kanaatte ise adli kontrol hükümlerinin uygulanmasını talep ediyorum.”

“LİÇ BÖLGESİNİN GENİŞLEMESİ İÇİN YAPILAN PATLAMALARA İLİŞKİN BİLGİM YOKTUR”

Mahkemede, 2018 Haziran ayından beri Anagold Çöpler Madeninde Bakım Müdürü olarak görev yaptığını anlatan Abdulkadir Cansız, şunları belirtti:

* “Çalışma alanım oksit ve tesis ekipmanlarının bulunduğu yer. ADR ve sart kısımlarıyla bir de sülfit tesisinin bakımlarını yapan kişiyim. Liç bölgesinde benim herhangi bir görevim bulunmamaktadır. Ben 5 Şubat’tan itibaren sınırlı şekilde bakıyordum. Operasyonlar direktördeydi. Oksit bölümü liç bölümü kırma bölümü hepsi ona bağlıydı. O olmadığı için toplantılarına ben vekalet ediyordum. Olay sabahı oksitten sorumlu başmühendis olan aynı zamanda da liçten sorumlu olan bana gelerek çatlaklar konusunda bilgi verdi. Ben de saat 10.00 toplantısında bunun aktarılması için söyledim. Bu toplantıya o da katılıyordu. Ona aktarmasını söyledim.

* Bütün operasyonlar ve iş güvenliği birimleri ona bağlıydı. Olay günü liç bölgesine gitmedim. Teknik bir bilgim olmadığı için katılmadım. Davet de edilmedim. Benim altımda elektrik sistemleri başmühendisi mekanik bakım başmühendisi, bakım planlama ve güvenlik başmühendisi bir de proses başmühendisi vardı. Benim birimimde toprak altında kalan herhangi bir kimse yoktu. Taşeronlarımızdan da yoktur. Liçe verilen solüsyon borulardan başka bir kişi sorumludur. Ancak ne kadar solüsyon verileceğini bildiğim kadarıyla mühendisler hesaplıyordu. Liç bölgesinin genişlemesi için yapılan patlamalara ilişkin bilgim yoktur.

* Ben teknik olarak liç bölgesinin herhangi bir bölümünden aktivitesinden sorumlu değilim. O konularda teknik bilgim de bulunmamaktadır. Bu soruşturmada olmam ise sanıyorum vekil olmam nedeniyledir. Benim İngilizcemin iyi olması ve daha iyi iletişim kurabileceğim sebebiyle vekaleten yerine bakmam söylendi. Aslında benim onunla çalıştığı birimle ilgili çok bilgim yok. Ben ona yardımcı olma maksadıyla yerine bakıyordum. Liç bölgesinin fizibilitesinde asıl görevli birim proje birimidir. Benim uzmanlık alanım elektrik mühendisliğidir. Benim bu alanla ilgili herhangi bir görevim yoktu. Benim herhangi bir risk durumda yığın liçinde bir görevim yoktu. Ayrıca radarla ilgili bir olaydan bahsedilmiş. Benim radarla ilgili de bir görevim yoktur. Tutuklama talebinin reddiyle tutuksuz yargılanmayı talep ederim.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/maden-faciasi-sonrasi-tutuklanan-6-kisinin-ifadesi-ortaya-cikti/feed/ 0
Altının yarısını yabancılar üretiyor https://www.foxhaber.com.tr/altinin-yarisini-yabancilar-uretiyor/ https://www.foxhaber.com.tr/altinin-yarisini-yabancilar-uretiyor/#respond Sun, 18 Feb 2024 21:06:23 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3569 Erzincan’ın İliç ilçesinde Anagold Madencilik tarafından işletilen Çöpler Altın Madeni’nde yaşanan toprak kayması; ‘ülkemizin yer altı kaynaklarının yabancılar tarafından işletilmesi’, ‘çevresel felaketler’ ve iş güvenliği’ gibi sorunları gündeme taşıdı.

Kanadalı Anagold tarafından işletilen Çöpler Altın Madeni sektör geneline bakıldığında yalnızca buzdağının görünen yüzü.

9 işçinin toprak altında kaldığı Erzincan’ın İliç ilçesindeki Çöpler Altın Madeni, 2010 yılından bu yana Anagold Madencilik tarafından işletiliyor.

Anagold Madencilik’in büyük ortağı ABD merkezli SSR Mining. Denver merkezli şirket, Türkiye’deki Çöpler madeni dışında ABD, Kanada ve Arjantin’de de maden sahaları işletiyor.

Şirketin raporlarına göre, Çöpler Madeninden 2019’da 391 bin ons, 2023’te 221 bin ons altın üretildi. 2023’ün ortalama altın fiyatlarıyla bu üretim, 428,7 milyon dolarlık değere denk geliyor. Şirket, 2023’te toplam 707 bin onsluk altın üretiminin yüzde 31,3’ünü Erzincan’daki Çöpler madeninde üretti.

ANAGOLD TEK DEĞİL

Daha önce de siyanür sızıntısı iddiaları ile gündeme gelen şirket, Türkiye’nin yer altı kaynaklarını işleten ve altın madenciliği alanında faaliyet gösteren tek yabancı şirket değil.

Türkiye’de Kanadalılar başta olmak üzere pek çok yabancı şirket madencilik alanında faaliyet yürütüyor.

Bu madenlerde genellikle siyanür kullanılarak yürütülen altın üretim faaliyetleri, çevreyi tehdit ettiği gibi çalışan sağlığı açısından da büyük tehdit oluşturuyor.

YABANCI İSTİLASI

Türkiye’de son yıllarda madencilik faaliyetleri büyük bir hızda artarken Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre 2008-2023 arasındaki son 15 yılda ruhsat sayısı 386 bin.

Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi’nin aktardığı bilgiye göre ise Türkiye’de 2004 yılında sadece 138 olan uluslararası maden şirketi sayısı bugün 773’e çıkmış durumda.

Yatırım Ofisi, Türkiye’nin madencilik sektöründeki şirketlere sunduğu avantajların “iş gücü, lojistik, sondaj maliyetleri, cazip devlet teşvikleri ve oldukça rekabetçi vergileri” de içerdiğini belirtiyor.

Madencilik sektöründe yüzlerce yabancı şirket faaliyet yürütürken altın madenciliğinde de Türkiye’de pek çok yabancı şirket faaliyet gösteriyor.

Türkiye’de altın madenciliği konusunda faaliyette bulunan şirketler arasında Fronteer Eurasia (Cayman Adaları), Ariana (ABD), Odyssey (Kanada), Stratex (ABD), Tüprag Madencilik (Kanada), Eldorado Gold (Kanada), Teck Cominco (Kanada), Galata Madencilik (İngiltere), Doğu Truva Madencilik (Cayman Adaları), Kuzey Truva Madencilik (Cayman Adaları) gibi şirketler bulunuyor.

Bunların bir kısmı altın arama faaliyeti yürütürken kimileri Türk ortaklarla iş yapıyor.

ALTININ YARISI YABANCILARDA

Altın Madencileri Derneği’nin Ocak 2023’te yayınladığı bir rapora göre ise Türkiye’de altın üretiminde yabancı şirketlerin payı yüzde 50 seviyesinde.

Altın Madenciliği Derneği verilerine göre, Türkiye’de 19 adet altın madeni bulunuyor. Bu şirketlerden Tüprag, Anagold, Stratex, Öksüt Madencilik ve Lidya Madencilik yabancılara ait şirketler olarak öne çıkıyor.

Maden arama faaliyetlerinin tamamı madenciliğe dönüşmüyor. Madencilik yatırımı yapyaya değecek bir rezerv bulunamadığı takdirde arama ruhsatı alan alan şirketler madene başlamıyor. Ancak arama faaliyeti de doğaya oldukça ciddi zararlar verebiliyor.

DEVLET HAKKI ÇOK DÜŞÜK SEVİYEDE

Enerji Bakanlığı’nın aktardığı bilgiye göre, ülkemizde altın üretimi ilk olarak Cumhuriyet döneminde resmi olarak 2001 yılında İzmir-Bergama’da Ovacık altın madeninde başladı.

Başlangıçta 1,4 ton/yıl olan altın üretimi, yeni işletmeye alınan altın madenleri ile 2022 yılında 31 ton olarak gerçekleşti.

Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre, Türkiye’de 2023 yılında toplamda 36,5 ton altın üretildi. 2018’de bu rakam 27,1 ton, 2019’da 38 ton, 2020’de 42 ton, 2021’de 39,5 ton seviyesinde gerçekleşmişti.

Madencilik faaliyeti yapan şirketler ise yeraltı madenlerinden elde ettiği kazançlardan ‘Devlet Hakkı’ ödüyor. Önceki Enerji Bakanı Fatih Dönmez’in verdiği bilgilere göre, önceki 3 yılda yaklaşık 120 ton altın üretilldi ancak 2018-2022 arasında sadece 2,5 milyar TL devlet hakkı tahsil edildi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/altinin-yarisini-yabancilar-uretiyor/feed/ 0
Milyarları götüren Sedat Ocakçı: ‘FETÖ’cüler olabilir’ https://www.foxhaber.com.tr/milyarlari-goturen-sedat-ocakci-fetoculer-olabilir/ https://www.foxhaber.com.tr/milyarlari-goturen-sedat-ocakci-fetoculer-olabilir/#respond Sat, 17 Feb 2024 21:42:24 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3528 Dünyanın ilk şehir tokeni olan İzmir Token’i halka arz eden Barış Turgut’la yaptığı protokol sonucu, 15 milyonluk yatırım yaparak gündeme gelen Ocakcı Holding’de, holdingin sahibi Sedat Ocakcı’nın yeğeni siber güvenlik uzmanı Salih Han, 1 Ocak’ta kuruma ait 2,5 milyar liralık soğuk cüzdanla Dubai’ye kaçtı. Yüksek kar vaadiyle paralarını verenler, dolandırıldıkları iddiasıyla polise şikayetçi oldu.

Şüphelilerin, satışını yaptıkları token ile kripto piyasalarında para kazandıracaklarını vadettiği, ayrıca dron fabrikası kurarak da yine kar sözü verdikleri öğrenildi. Şüphelilerin 3 bin 100 kişiden yaklaşık 5 milyar 123 milyon TL topladıkları öne sürüldü.

YAZILIMLA İKNA ETMİŞ

Sedat Ocakcı’nın ilk olarak, borsada değerlendirdiğini söyleyerek para toplamaya başladığı, ardından kripto paraya girdiği, sonrasında yazılım firması kurduğu öğrenildi. Kripto için para topladığı sırada vatandaşları, ‘Bir yazılım sistemi geliştirdim. Bu sayede borsa ve kripto para işinde piyasanın iniş veya çıkış dönemleri yaşansa bile hiç kaybetmiyorum’ diyerek ikna ettiği belirtildi. Sedat Ocakcı’nın en az yüzde 17 kar vadettiği de kaydedildi.

Sedat Ocakcı’nın yakın dönemde bütün varlığı kripto borsasına aktardığı, soğuk cüzdana yüklediği, bu varlığı şoförüyle İstanbul’daki kuzeni Salih Han’a gönderdiği öğrenildi. Salih Han’ın bu soğuk cüzdan ile Dubai’ye kaçması üzerine Ocakcı’nın 31 Ocak’a kadar yatırımcıya ödeme yapmaması üzerine mağdurların Emniyet Müdürlüğü’ne şikayetçi oldukları kaydedildi.

OPERASYON 7 ŞUBAT’TA BAŞLADI

Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı, dolandırıcılık iddiaları üzerine soruşturma başlattı. Savcılığın talimatıyla 7 Şubat sabahı harekete geçen İzmir Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve nitelikli dolandırıcılık’ suçlarından haklarında gözaltı kararı çıkarılan, aralarında, Ocakcı Holding sahibi Sedat Ocakcı, eşi Seçilay Ocakcı (30) ve holdinge bağlı bir şirketin genel müdür yardımcısı emekli Tuğgeneral Mehmet Rıfat Alkan’ın da bulunduğu 30 kişiye yönelik eş zamanlı operasyon düzenledi. Ocakcı Holding ve bağlı işletmelerinde arama yapıldı.


Ocakçı çiftinin lüks yaşamları dikkat çekiyordu

OCAKCI ÇİFTİ ADANA’DA YAKALANDI

Ocakcı çifti, İzmir Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğü ve Adana Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerinin desteğiyle Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından, Adana’da saklandıkları kiralık evde yakalandı. Ocakcı çiftinin operasyon öncesi Türkiye’yi terk etmeye çalıştıkları ortaya çıktı. 1 Ocak 2023’te Ocakcı Holding’i kurduğu belirtilen Sedat Ocakcı hakkında ilk olarak geçen 1 Şubat’ta İzmir Emniyet Müdürlüğü’ne şikayette bulunulduğu bildirildi.

Şikayetin ardından emniyetin talebiyle mahkeme tarafından hakkında yurt dışı çıkış yasağı getirildiği kaydedilen Ocakcı’nın 5 Şubat’ta Ankara Esenboğa Havalimanı’ndan eşiyle yurt dışına gitmeye çalıştığı, ancak hakkındaki yurt dışı çıkış yasağını öğrenince Adana’ya geçip, eşyalı kiralık ev tuttuğu belirtildi. Sedat Ocakcı’nın Adana’ya gitmesindeki amacının, buradan da yasa dışı yollardan Kıbrıs’a gitmek olduğu öğrenildi.

DRON FABRİKASI İÇİN TAHSİS EDİLEN ALANA HİÇBİR ŞEY YAPILMADI

Operasyonda haklarında gözaltı kararı verilen şüphelilerden 29’u yakalandı. Ayrıca 1 kişi yardım ve yataklıktan, Ankara’da 2 şüpheli de Sedat Ocakcı ile iş birliği yaptığı tespitiyle gözaltına alındı. Böylelikle İzmir merkezli Antalya, Ankara ve Aksaray’da gerçekleştirilen operasyonlarda toplam 32 kişi gözaltına alındı. 1 şüpheli ise halen aranıyor. Şüpheliler arasındaki emekli Tuğgeneral Mehmet Rıfat Alkan’ın, üsteğmen olarak görev yaptığı Türk Silahlı Kuvvetleri’nden FETÖ soruşturmasında 2019 yılında ihraç edilen holding sahibi Sedat Ocakcı’nın geçmişte komutanı olduğu ortaya çıktı.

Alkan’ın Yüksek Askeri Şura Toplantısı’nda alınan kararla tuğgeneral olarak görev yaptığı Kara Kuvvetleri Komutanlığı’ndan 30 Ağustos 2022’de emekli edildiği belirtildi. Alkan’ın, emekli olduktan sonra holdinge bağlı şirketlerden Metayıldız’ın genel müdür yardımcılığı görevini yürüttüğü kaydedildi. Şirkete, 15 Temmuz 2023’te, Yozgat Bozok Organize Sanayi Bölgesi Yatırım Alanı’nda yer tesis edildiği öğrenildi.

Dron imalatı üzerine fabrika kuracağını beyan eden şirket yetkililerinin, bu alanda 3-4 ay kadar hafriyat alım çalışması yaptığı ancak ‘Bozok Organize Sanayi Meta Yıldız Dron Fabrikası Meta Yıldız Bilişim Teknolojileri Dış Ticaret Sanayi Anonim Şirketi’ ibarelerinin yazılı tabelanın dışında, alanda başka hiçbir icraat gerçekleştirmediklerinin ortaya çıktığı belirtildi.

17 YAŞINDAN BERİ BORSAYLA İLGİLENİYORMUŞ

Polisteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, 9 Şubat’ta adliyeye sevk edildi. Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği, şüphelilerden holding sahibi Sedat Ocakcı, eşi Seçilay Ocakcı ile holdingdeki bir şirketin genel müdür yardımcısı emekli Tuğgeneral Mehmet Rıfat Alkan’ın da aralarında olduğu 27 şüpheliyi tutukladı. Diğer 5 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. 13 Şubat’ta aranan 1 şüphelinin daha yakalanıp tutuklanması üzerine, operasyondaki tutuklu sayısı 28’e yükseldi. Ayrıca Dubai’ye kaçan Salih Han hakkında da yakalama kararı çıkarıldı. Sedat Ocakcı’nın hakimlikteki ifadesi ortaya çıktı. 17 yaşından beri borsayla uğraştığını, askeriyeden ihraç edilince borsa eğitimi aldığını belirten Ocakcı, borsa robotları kullandığını ve bu nedenle zarar etmediğini söyledi.

‘PARASI ÇALINAN VE MAĞDUR BENİM’

Mağdurlara paralarını vermek ve borsadan çıkmayı istediğini söyleyen Ocakcı, soğuk cüzdanı kaçıran Salih Han’ın arkasında kimin olduğunu bilmediğini, şirketinde FETÖ’den atılan 3 kişinin bulunduğunu belirterek, “Bunlar bana karşı gelen FETÖ’cüler de olabilir. Salih’e cüzdanı nakde çevirsin diye verdim. Çalındığını, mesaj attığı zaman anladım. Dubai’ye kaçtığını öğrenince, polis merkezine giderek şikayetçi oldum. Salih hakkında yakalama kararı var. Asıl parası çalınan ve mağdur olan benim” dedi.

EŞİ SOSYALLEŞSİN DİYE ODA VERMİŞ

Eşinin şirket faaliyetleriyle ilgisinin bulunmadığını söyleyen Ocakcı, “Evde durmasın, sosyal olsun diye ona şirkette bir oda yaptım. Odasında ‘Yönetim Başkan Yardımcısı’ yazmasına rağmen imza yetkisi yoktur. Soysal medyadaki paylaşımlar, ona sürprizlerimdir” dedi.

Olayların sosyal medyada yayılmasından sonra güven kaybettiğini, mafya tipli kişilerin hedefi olup tehdit aldığını belirten ve kaçarken yakalanan Ocakcı, Kıbrıs’a gitme amacının eşini ve kayınvalidesini bırakıp geri dönmek olduğunu ifade etti. Ocakcı’nın ifadesinde “Ödemeleri yapacaktım. Suçlamaları kabul etmiyorum. Suçsuzum” dediği öğrenildi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/milyarlari-goturen-sedat-ocakci-fetoculer-olabilir/feed/ 0
Akşener: İspat eden olursa Türkiye’yi terk ederim https://www.foxhaber.com.tr/aksener-ispat-eden-olursa-turkiyeyi-terk-ederim/ https://www.foxhaber.com.tr/aksener-ispat-eden-olursa-turkiyeyi-terk-ederim/#respond Sat, 17 Feb 2024 09:00:23 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3498 İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Aydın Teşkilat Buluşması’na katıldı. Akşener, Aydın Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak Özer Kayalı’yı açıkladı. Teşkilat buluşmasında konuşan Akşener, şunları söyledi:

*Büyükşehir Belediye Başkan adayımız ki inşallah belediye başkanımız olacak, daha evvel bir dönem belediye başkanlığı yaptı. Eğer yamuğu olsaydı bizim partimize gelme cesaretinde bulunabilir miydi? Bulunamazdı.

*2024’te belediyeleri alacağız. 2028’de de emeklinin 10 bin liradan kurtulacağı, atanamayan öğretmen diye bir kavramın kalmayacağı bir Türkiye olacak.

“EMEKLİ MAAŞININ EN DÜŞÜĞÜ ASGARİ ÜCRET KADAR OLMALIDIR”

*Bizim yolculuğumuzun ana hedefi sizin sesinizi duyurmaktır. 3 yıl boyunca Türkiye’nin her tarafında, bütün il ve ilçelerde esnaf dolaştım ve orada hem tarım işçisini dinledim hem de tarımda meslek sahibi olmuş mühendisi dinledim, teknikeri dinledim hem çiftçiyi, toprak sahibini dinledim hem o dükkanların içindeki üreten sanayicilerin mensupların dinledim hem de müşteriyi dinledim.

*Geldiğim nokta şu oldu: İlk defa emeklilerin 5 tane ayrı maaş aldığını gördüm o dükkanlarda. 1500 liradan 12 bin liraya kadar uzanan bir maaş skalası vardı ve o günden sonra biz emeklileri konuşmaya başladık.

*Bütün hesaplamalara göre o günün emekli maaşı bu insanları aç gezdirir dedik. Bugün geldiğimiz noktada 10 bin lira emekli maaşı yetmez. En düşüğü asgari ücret kadar olmalıdır dedik, söylemeye devam ediyoruz. İktidar olduğumuz da da bunu yerine getireceğiz.

“POLİTİKAYI BIRAKIRIM”

*Bu seçim; şımarıklığın, sizi duymamazlığın, ‘her şartta bu insanları ben parmağım ucunda oynatırım’ deme şımarıklığına son verebileceğiniz bir seçim. 2019 belediye seçimlerine CHP ile beraber girdik. Aydın, İstanbul, Adana, Antalya, Ankara, İzmir gibi belediyeleri birlikte çalışarak aldık. Biz aldırdık demiyorum -öyle de demiyorum- beraber aldık. Zannettik ki 2023’te bu ucube sistemi değiştirebiliriz.

*Biz de İYİ Parti olarak 19 ilçe aldık. Ailemden birinci dereceden yakınım olan herhangi bir şahsın, herhangi bir belediyeyle iş ya da para ilişkisini ispat eden olur ise politikayı bırakırım, Türkiye’yi terk ederim.

*Sayın Erdoğan ve arkadaşlarıyla, onların belediyeleri, onların bakanlarıyla da ailemin herhangi bir ferdiyle ilgili olarak herhangi bir iş, güç, para ahbaplığım var ise ortaya koysunlar bakalım.

*Benim ailemden hiçbir kişinin ne Ankara Anlaşması’yla ne bir başka anlaşmayla ne Avrupa’da ne Amerika’da da şirketi yok. Benim yok, beni kim tehdit edebilir? Hadi oradan ulan derim ben. Bunu diyebilen var mı?

*Oğlunun, kızının, gelinin, yeğeninin, damadının Almanya’da, Amerika’da, Londra’da, Paris’te, Lyon’da herhangi bir şirket ortaklığı yoktur. Siyaset yaparken çoluğuna çocuğuna yurt dışında şirket kuranlara soracaksınız.

*Niçin şirket kurdun kardeşim, sebebi ne? Ama dünyanın en dürüst siyasetçisi dümenini çevirip çocuğunun üstün siyaset yaptığı andan itibaren yurt dışında şirket açar, oralara para gönderirsen sen hırsızsın demektir.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/aksener-ispat-eden-olursa-turkiyeyi-terk-ederim/feed/ 0
Vurgunun miktarı dudak uçuklattı! Holding sahibinden pişkin savunma https://www.foxhaber.com.tr/vurgunun-miktari-dudak-ucuklatti-holding-sahibinden-piskin-savunma/ https://www.foxhaber.com.tr/vurgunun-miktari-dudak-ucuklatti-holding-sahibinden-piskin-savunma/#respond Fri, 09 Feb 2024 21:30:32 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3132 Dünyanın ilk şehir tokeni olan İzmir Token’i halka arz eden Barış Turgut’la yaptığı protokol sonucu, 15 milyonluk yatırım yaparak gündeme gelen Ocakcı Holding’de, holdingin sahibi Sedat Ocakcı’nın yeğeni siber güvenlik uzmanı Salih Han, 1 Ocak’ta kuruma ait 2,5 milyar liralık soğuk cüzdanla Dubai’ye kaçtı.

Yüksek kar vaadiyle paralarını verenler, dolandırıldıkları iddiasıyla polise şikayetçi olmaya başladı.

Şüphelilerin, satışını yaptıkları token ile kripto piyasalarında para kazandıracaklarını vaat ettiği, ayrıca dron fabrikası kurarak da yine kar sözü verdikleri öğrenildi. Şüphelilerin 3 bin 100 kişiden yaklaşık 5 milyar 123 milyon TL para topladıkları öne sürüldü.

EN AZ YÜZDE 17 KAR VAADİ

Sedat Ocakcı’nın ilk olarak parayı borsada değerlendirdiğini söyleyerek para toplamaya başladığı, ardından kripto paraya girdiği, sonrasında yazılım firması kurduğu öğrenildi.

Kripto için para topladığı sırada vatandaşları ‘Bir yazılım sistemi geliştirdim. Bu sayede borsa ve kripto para işinde piyasanın iniş veya çıkış dönemleri yaşansa bile hiç kaybetmiyorum’ diyerek ikna ettiği belirtildi.

Sedat Ocakcı’nın en az yüzde 17 kar vadettiği de kaydedildi. Sedat Ocakcı’nın yakın bir dönemde bütün varlığı kripto borsasına aktardığı, soğuk cüzdana yüklediği, bu varlığı şoförü ile İstanbul’daki kuzeni Salih Han’a gönderdiği öğrenildi.

Salih Han’ın bu soğuk cüzdan ile Dubai’ye kaçması üzerine Ocakcı’nın 31 Ocak tarihine kadar yatırımcıya ödeme yapmaması üzerine mağdurların emniyete müdürlüğüne şikayetçi oldukları kaydedildi.

30 ŞÜPHELİ İÇİN GÖZALTI KARARI

Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı, dolandırıcılık iddiaları üzerine soruşturma başlattı.

Savcılığın talimatıyla 7 Şubat sabahı harekete geçen İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve nitelikli dolandırıcılık’ suçlarından haklarında gözaltı kararı çıkartılan aralarında Ocakcı Holding sahibi Sedat Ocakcı, eşi Seçilay Ocakcı’nın da bulunduğu 30 kişiye yönelik eş zamanlı operasyon düzenledi.

Ocakcı Holding ve bağlı 10 işletmelerinde arama yapıldı. Ocakcı Holding bünyesinde 10 şirketin bulunduğu bildirildi.

YURT DIŞINA KAÇMAYA KALKIŞTILAR

Ocakcı çifti, İzmir Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğü ve Adana Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerinin desteği ile Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, Adana’da saklandıkları kiralık evde yakalandı.

Ocakcı çiftinin operasyon öncesi Türkiye’yi terk etmeye çalıştıkları ortaya çıktı. 1 Ocak 2023’te Ocakcı Holding’i kurduğu belirtilen Sedat Ocakcı hakkında ilk olarak 1 Şubat 2024’te İzmir İl Emniyet Müdürlüğü’ne şikayette bulunulduğu bildirildi.

Şikayetin ardından emniyetin talebi üzerine mahkemece Ocakcı hakkında yurt dışı çıkış yasağı getirildiği kaydedildi.

Ocakcı’nın 5 Ocak’ta Ankara Esenboğa Havalimanı’ndan eşiyle yurt dışına gitmeye çalıştığı ancak hakkında yurt dışı çıkış yasağını öğrenince Adana’ya geçip, eşyalı kiralık ev tuttuğu belirtildi.

Sedat Ocakcı’nın Adana’ya gitmesindeki amacının, buradan da yasa dışı yollardan Kıbrıs’a gitmek olduğu öğrenildi.

EMEKLİ GENERAL DE GÖZALTINDA

Operasyon kapsamında hakkında gözaltı kararı verilen şüphelilerden 29’u yakalandı. Ayrıca 1 kişi yardım ve yataklıktan, Ankara’da 2 şüpheli de Sedat Ocakcı ile iş birliği yaptığı tespiti ile gözaltına alındı.

Böylelikle İzmir merkezli Antalya, Ankara ve Aksaray’da gerçekleştirilen operasyonlarda toplam 32 kişi gözaltına alındı. 1 şüphelinin ise arandığı bildirildi. Şüpheliler arasında emekli Tuğgeneral Mehmet Rıfat Alkan’ın da bulunduğu belirtildi.

Alkan’ın, üsteğmen olarak görev yaptığı Türk Silahlı Kuvvetleri’nden FETÖ soruşturması kapsamında 2019 yılında ihraç edilen holding sahibi Sedat Ocakcı’nın geçmişte komutanı olduğu öğrenildi.

Alkan’ın Yüksek Askeri Şura Toplantısı’nda alınan kararla tuğgeneral olarak görev yaptığı Kara Kuvvetleri Komutanlığı’ndan 30 Ağustos 2022’te emekli edildiği belirtildi. Alkan’ın, emekli olduktan sonra holdinge bağlı şirketlerden Metayıldız’ın genel müdür yardımcılığı görevini yürüttüğü kaydedildi.

Şirkete, 15 Temmuz 2023’te, Yozgat Bozok Organize Sanayi Bölgesi Yatırım Alanı’nda yer tesis edildiği öğrenildi.

Dron imalatı üzerine fabrika kuracağını beyan eden şirket yetkililerinin, bu alanda 3-4 ay kadar hafriyat alım çalışması yaptığı ancak ‘Bozok Organize Sanayi Meta Yıldız Dron Fabrikası Meta Yıldız Bilişim Teknolojileri Dış Ticaret Sanayi Anonim Şirketi ibarelerinin’ yazılı tabelanın dışında alanda başka hiçbir icraat gerçekleştirmediklerinin otaya çıktığı belirtildi.

LÜKS HAYATLARI KAMERADA

Öte yandan Sedat Ocakcı’nın yaşadığı lüks hayat paylaştığı videoda görüldü.

Holdingin bahçesinde eşi ile yürüyen Ocakcı’nın, iki büyük hediye paketinin kurdelesini eşine açtırdığı, eşinin ‘İnanmıyorum’ diyerek şaşkınlık yaşadığı, açılan paketlerde lüks spor arabaların ortaya çıktığı görüldü. Biri siyah, diğeri kırmızı renkteki iki otomobili gören eşinin, Sedat Ocakcı’ya sarıldığı da video görüntülerinde yer alıyor.

İFADELERİ ORTAYA ÇIKTI

Holding sahibi Sedat Ocakcı ve eşi Seçilay Ocakcı’nın da aralarında bulunduğu 32 şüpheli, bugün polisteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Sedat Ocakcı, bir gazetecinin “Paralar nerede” diye sorması üzerine “Herkes parasını alacak. Paralar faaliyette” diyerek karşılık verdi.

Sedat Ocakcı ve eşinin polisteki ifadeleri de ortaya çıktı. Sedat Ocakcı’nın ifadesinde yaptığı işin yasal olduğunu, pişman olmadığını belirtip, “Hiçbir zaman kaybetmem, hep kazanırım” dedi.

Seçilay Ocakcı’nın ise suçlamaları kabul etmediğini, şirket faaliyetleri ile hiçbir alakası olmadığını, yatırımlarla kocasını ilgilendiğini söylediği öğrenildi.

Buna karşın şirket yönetiminde Sedat Ocakcı ile eşinin isminin de yer aldığı ve holdingin 13 kişilik yönetim kurulu üyelerinin tamamının gözaltına alındığı belirtildi. Ayrıca şirkette hiçbir bağlantısının olmadığını söylemesine karşın Seçilay Ocakcı adına özel hazırlanmış bir tuvaletin de şirket binasında bulunduğu kaydedildi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/vurgunun-miktari-dudak-ucuklatti-holding-sahibinden-piskin-savunma/feed/ 0
Ocakcı Holding operasyonunda yeni detaylar https://www.foxhaber.com.tr/ocakci-holding-operasyonunda-yeni-detaylar/ https://www.foxhaber.com.tr/ocakci-holding-operasyonunda-yeni-detaylar/#respond Thu, 08 Feb 2024 21:06:22 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3069 Dünyanın ilk şehir tokeni olan İzmir Token’i halka arz eden Barış Turgut’la yaptığı protokol sonucu, 15 milyonluk yatırım yaparak gündeme gelen Ocakcı Holding’de, iddiaya göre; holdingin sahibi Sedat Ocakcı’nın yeğeni siber güvenlik uzmanı Salih Han, kuruma ait 2,5 milyar liralık soğuk cüzdanla Dubai’ye kaçtı.

Yüksek kar vaadiyle paralarını verenler, dolandırıldıkları iddiasıyla polise şikayetçi olmaya başladı. Şüphelilerin, satışını yaptıkları token ile kripto piyasalarında para kazandıracaklarını vaat ettiği, ayrıca dron fabrikası kurarak da yine kar sözü verdikleri öğrenildi. Şüphelilerin 2 bin 500 kişiden yaklaşık 2,5 milyar TL para topladıkları öne sürüldü. Şu an 30 mağdurun şikayetçi olarak polise başvurduğu ortaya çıktı.

Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı, dolandırıcılık iddiaları üzerine soruşturma başlattı. Savcılığın talimatıyla dün sabah harekete geçen İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, haklarında gözaltı kararı çıkartılan aralarında Ocakcı Holding sahibi Sedat Ocakcı, eşi Seçilay Ocakcı’nın da bulunduğu 30 kişiye yönelik eş zamanlı operasyon düzenledi. Ocakcı Holding ve bağlı işletmelerinde arama yapıldı.

SEDAT OCAKCI, TSK’DAN İHRAÇ EDİLMİŞ

Ocakcı çifti, İzmir Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğü ve Adana Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerinin desteği ile Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, Adana’da saklandıkları kiralık evde yakalandı. Ocakcı çifti ile 1’i yardım ve yataklık suçundan olmak üzere toplam 28 kişi gözaltına alındı.

Hakkında gözaltı kararı bulunan 3 kişinin arandığı bildirildi. Türk Silahlı Kuvvetleri’nde üsteğmen olarak görev yapan Ocakcı’nın, 2017 yılında Van Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü FETÖ soruşturması kapsamında önce açığa alındığı, 2 yıl sonra da ihraç edildiği de ortaya çıktı.

YURT DIŞINA ÇIKMAYA ÇALIŞMIŞ

Ocakcı çiftinin operasyon öncesi Türkiye’yi terk etmeye çalıştıkları da ortaya çıktı. 1 Ocak 2023’te Ocakcı Holding’i kurduğu belirtilen Sedat Ocakcı hakkında ilk olarak 1 Şubat 2024’te İzmir İl Emniyet Müdürlüğü’ne şikayette bulunulduğu bildirildi. Şikayetin ardından Emniyet Müdürlüğü’nün talebi üzerine mahkemece Ocakcı hakkında yurt dışı çıkış yasağı getirildiği kaydedildi.

Ocakcı’nın 2 Ocak’ta Ankara Esenboğa Havalimanı’ndan eşiyle yurt dışına gitmeye çalıştığı ancak hakkında yurt dışı çıkış yasağını öğrenince Adana’ya geçip, eşyalı kiralık ev tuttuğu belirtildi. Sedat Ocakcı’nın Adana’ya gitmesindeki amacının, buradan da yasa dışı yollardan Kıbrıs’a gitmek olduğu öğrenildi. Ocakcı Holding bünyesinde 10 şirketin bulunduğu bildirildi.


Tuğgeneral Mehmet Rıfat Alkan

EMEKLİ TUĞGENERAL DE GÖZALTINDA

Öte yandan şüphelilerin polisteki işlemleri sürüyor. Gözaltına alınan şüphelilerden birinin emekli Tuğgeneral Mehmet Rıfat Alkan olduğu ortaya çıktı. Yüksek Askeri Şura Toplantısı’nda alınan kararla, Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nda görevli Tuğgeneral Alkan’ın, 30 Ağustos 2022’de emekli edildiği öğrenildi. Alkan’ın, emekli olduktan sonra holdinge bağlı şirketlerden Metayıldız’ın genel müdür yardımcılığı görevini yürüttüğü kaydedildi.

Şirkete, 15 Temmuz 2023’te, Yozgat Bozok Organize Sanayi Bölgesi Yatırım Alanı’nda yer tesis edildiği öğrenildi. Dron imalatı üzerine fabrika kuracağını beyan eden şirket yetkililerinin, bu alanda 3-4 ay kadar hafriyat alım çalışması yaptığı ancak ‘Bozok Organize Sanayi Meta Yıldız Dron Fabrikası Meta Yıldız Bilişim Teknolojileri Dış Ticaret Sanayi Anonim Şirketi ibarelerinin’ yazılı tabelanın dışında alanda başka hiçbir icraat gerçekleştirmediklerinin otaya çıktığı belirtildi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/ocakci-holding-operasyonunda-yeni-detaylar/feed/ 0
Denizli’de ‘Seçil Erzan’ vakası https://www.foxhaber.com.tr/denizlide-secil-erzan-vakasi/ https://www.foxhaber.com.tr/denizlide-secil-erzan-vakasi/#respond Thu, 25 Jan 2024 21:09:33 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2614 Denizli’de Pamukkale ilçesi Çamlık Mahallesi’nde 2022 yılında Ertuğrul S. (39) tarafından ‘dijital finans’ alanında hizmet verdiği belirtilen bir şirket kuruldu. Çevrede kendisini dünyaca ünlü iş insanı olarak tanıtıp, güven sağlayan Ertuğrul S., bir süre sonra Dubai merkezli ünlü bir finans şirketinin Denizli temsilciliğini yaptığını belirterek, yüksek kar vaadiyle yatırımcılara çağrıda bulundu. Ertuğrul S., başta Fransa, Belçika ve İsviçre gibi ülkelerdeki gurbetçiler olmak üzere çok sayıda kişiden 20 bin euro ile 300 bin euro arasında para topladı.

İddiaya göre, yatırımcılara yatırdıkları paranın üzerinden aylık yüzde 15, yıllık ise ana paranın 5 katı kar payı yatırma vaadinde bulunuldu. Ayrıca her bir yatırımcı getirene de yüzde 10 ödeme sözü verildi. Bir süre sonra para yatıranlar, kar paylarını alamayınca dolandırıldıklarını anlayıp, Ertuğrul S. ile onunla birlikte hareket ettikleri ileri sürülen Hicabi P. (29) ve Tolga D. (26) hakkında savcılıklara suç duyurusunda bulunmaya başladı.


JEREMY PETIT

‘LÜKS HAYATLAR VE AÇILIŞLARLA GÖZ BOYAMIŞLAR’

Dolandırılan kişilerden bazılarının avukatı olan Gizem Üğür, olayın ikinci ‘Seçil Erzan’ vakası olduğunu, tek farkının ise dolandırılan kişilerin ünlü olmaması olduğunu söyledi. Yaptıkları araştırmada şüphelilerin, lüks yaşam tarzlarıyla çevrelerini etkileyerek şirkete para yatırmaya ikna ettiklerini belirten Avukat Üğür;

“Dolandırıcılık sistemi ‘Ponzi Sistemi’ gibi işliyor. Piramitsel dolandırıcılığın bir türüdür. Şüpheliler önce akrabalarından şirkete yatırım yapmalarını isterler. Bir verip, üç alacaklarını ya da aylık yüzde 15 kar vereceklerini söylerler. Ardından da çevrelerine bu karları birkaç ay dağıtırlar. Etraftan bunu gören insanlar da yatırım yapma kararı alırlar. Müvekkillerim de bu şekilde dolandırıldılar. Yatırılan paraya aylık yüzde 15, yıllık da çarpı 5 katı iade edeceklerini vadetmişler. Lüks hayatlar, lüks açılışlarla da insanların gözünü boyamışlar. Yaptığımız araştırmada 20 bin euro ile 300 bin euro arasında yatarım yapanlar var. Çoğunluğu Avrupa’da yaşayan gurbetçiler ve yabancılardan oluşan 750 kişi parasını bu şirkete ve kişiye göndermiş. Para yatıranların büyük kısmı kar payı alamadı, bir kısmı da ancak 2 ay yüzde 15 alabilmiş. Hiç alamayanlar da var” dedi.

Savcılığına suç duyurusunda bulunduklarını, soruşturmanın devam ettiğini belirten Avukat Üğür, “Şüphelilerin soruşturma kapsamında polis tarafından ifadeleri alındı. Kendilerinin kimseden yatırım amaçlı para almadıklarını, Dubai merkezli şirketinde Denizlide reklamını yaptıklarını söylemişler. Bunların şirketine ve kendi isimlerine gönderilen büyük miktarlardaki paraların dekontları bizde var. Hepsi suç duyurusundaki dosyada mevcut. Dolandırılan kişileri de ‘Suç duyurusunda bulunursanız paranızı alamazsınız’ diye korkutmuşlar. 2 yıldır ana parasını alamayanlar var. Türlü türlü bahaneler buluyorlarmış. Ortada çok büyük bir para var ve nerede olduğu belli değil. Dolandırılan yabancı uyruklu kişiler de kendi ülkelerinde gerekli kurumlara şikayetlerini yaptılar. Şüphelilerin yurt dışına kaçma şüphesi var, acilen yurt dışı yasağı gibi önlem alınması gerekiyor” diye konuştu.


CELINE GEISER

‘HEP BAHANELER UYDURUP, BEKLEMEMİZ GEREKTİĞİ SÖYLENDİ’

İsviçre’de yaşayan ve 120 bin eurosunun dolandırıldığını belirten Celine Geiser, “Yatırımımın sonuna geldiğimde paramı geri almak için Ertuğrul S. ile iletişime geçtim. Bana, Covid-19 nedeniyle ve fonları bloke eden paranın durumu ile ilgili sorunlar olduğunu söyledi. Her aramada bana Türkiye’deki enflasyondan tutun da ofis sitesinin güncellenmesine kadar başka birçok bahane uydurup, beklemem gerektiğini söyledi” dedi.

Fransa’da yaşayan ve 50 bin euro dolandırılan Jeremy Petit ise “Ertuğrul S.’yi 2012 yılından beri tanırım. Sahibi olduğum kafemin önüne çok büyük bir lüks araçla geliyordu. Bu sebeple ona nasıl lüks araçlar satın aldığını sordum. Bana ‘Sen de alabilirsin’ deyip, yatırımdan bahsetti. Ben de parayı gönderip, yatırım yaptım. Ancak vadedildiği gibi hiç para alamadım. Kendisi her görüşmemizde vaatlerin yerine getirileceğini Corana19 pandemisi nedeniyle Türkiye Cumhuriyeti’nin paraları bloke ettiğini ve bu durumun kendilerinden kaynaklanmadığını söyledi. En son enflasyon nedeniyle devletin, euro hesaplarına el koyduğunu, bu nedenle elleri kolları bağlı olduğunu söyledi. Devlet izin verir vermez paraları yatıracaklarını söyledi” diye konuştu.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/denizlide-secil-erzan-vakasi/feed/ 0
AKP’li başkan yediğini, içtiğini giydiğini belediyeye fatura etti https://www.foxhaber.com.tr/akpli-baskan-yedigini-ictigini-giydigini-belediyeye-fatura-etti/ https://www.foxhaber.com.tr/akpli-baskan-yedigini-ictigini-giydigini-belediyeye-fatura-etti/#respond Mon, 22 Jan 2024 09:12:30 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2494 15 yıldır Isparta’nın Atabey ilçesinde AKP’den Belediye Başkanlığı yapan Tevfik Atasoy, belediye şirketinde muhasebeci olarak çalışan Ecir Taşkıran tarafından İçişleri Bakanlığı’na şikayet edildi. Taşkıran, 11 Aralık 2023’te bakanlığa verdiği dilekçede yapılan usulsüzlükleri anlattı.

Atabey Belediyesi’ne ait Ertokuş Hazır Beton firmasının muhasebe müdürlüğünü yapan Ecir Taşkıran emekli olduğunda Belediye Mali Hizmetler Müdürü tarafından “… şirketin kestiği ve şirkete kesilen faturalar ile şirketin yaptığı ödemelerin, şirket ana faaliyetine uygun olduğu ve şirket ödemelerinin tarafımca yapıldığına…” dair tutanağını imzalaması istendi. Taşkıran direnince Atasoy, emeklilik işlemlerinin usulsüz olduğu iddiasıyla savcılığa şikayette bulundu. Taşkıran da elindeki tüm belgeleri İçişleri Bakanlığı Teftiş Kurulu’na verdi. Dilekçede yer alan iddialar şöyle:

ŞİRKETLE İLGİSİ OLMAYAN HARCAMALAR

– Atasoy’a Antalya’da Muna sağlık firmasında implant ve diş tedavisi yapıldı, belediye şirketinden 96 bin lira ödendi. 5 tane İphone 14 pro max telefon, oyun bilgisayarı alındı. Tarhan Hafriyat’a hizmet alınmadan 800 bin ve 260 bin liralık fatura kesildi. Kuyumcudan tam altın ve çeyrek altın alındı. Şirketin faaliyet kapsamıyla alakası olmayan birçok giysi, ayakkabı ve spor malzemelerine ilişkin fatura bulunmaktadır.

– Belediyeden 40 bin lira maaş alan Atasoy’un, Ertokuş’tan ise 90 bin lira ikinci maaş bordrosu var. Atasoy, belediyede sigortalı çalışan kişilere Ertokuş üzerinden ‘gider pusulası’ diye ayrı ödemeler yaptırdı. Gider makbuzlarında gösterilen hizmet alınmadığı gibi, yapılan ödemeler Atasoy tarafından geri alınmıştır. Şirketten çıkan, Atasoy’a geçen meblağların akıbeti bilinmemektedir.

Başkan Atasoy daha önce de zimmet suçundan yargılandı

AKP’li Başkan Tevfik Atasoy, Isparta 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde Başkanı olduğu Atabey Sulama Birliği’yle ilgili zimmet suçlaması da olan davada 8 yıl 4 ay hapis cezası aldı. Atasoy, 28 Eylül 2023 tarihinde verilen cezayla ilgili Bölge İdare Mahkemesi’ne itiraz etti. Atasoy’un avukatlığını ise AKP Isparta Milletvekili Osman Zabun’un oğlu Bünyamin Talha Zabun ve gelini Ahsen Zabun üstlendi. 10 Ekim’de Zabun çiftine vekalet verilirken, cezaya itirazlar 31 Ekim’de yapıldı.

130 bin lira maaşı olan başkan Atasoy, zimmetten8 yıl 4 ay ceza aldı, itiraz etti.

Başkan ATASOY, iddİaları SÖZCÜ’ye değerlendirdi: Kazada takma dişlerim kırıldı

SÖZCÜ’ye konuşan AKP’li Başkan Tevfik Atasoy ise kendisini şikayet eden eski Muhasebe Müdürü için “Bizim şirkette muhasebeci idi, kendi hesabına paraları aktarıp gitti” dedi. Şirketin kartıyla yaptığı şahsi harcamalar için de şu yanıtı verdi:

“İki yıldır şirketin müdürü ve yetkilisiyim. Aylık 20 milyonluk iş yapıyor, 280 müşterimiz var, Isparta’nın yüzde 70’ine bu şirket beton döküyor. Burası belediye şirketi bile olsa ticari şirkettir. Herkes yurtdışına müşterisini götürüyor. Bu müşterilere hediye verilemez mi? Şirketin müdürü olarak bir gömlek alıp giyebilirim. Arabayla inşaata giderken kaza yaptım, takma dişlerimin hepsi kırıldı. Bunları yaptırdım, kanunen hakkım olduğu halde sonradan parayı iade ettim, yatırmayabilirdim. Kaza sonrasındaki tedavi harcamasını benim mi karşılamam lazım? Dişlerim kırıldı, 8 ay dişsiz kaldım. İphone telefonlar şirket yetkililerine verildi. Güneş gözlüğünü bilmiyorum, benim dönemimde değil.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/akpli-baskan-yedigini-ictigini-giydigini-belediyeye-fatura-etti/feed/ 0
Talu çiftinin ifadeleri ortaya çıktı: Sarmala girdim, Porsche ve tekne sattım https://www.foxhaber.com.tr/talu-ciftinin-ifadeleri-ortaya-cikti-sarmala-girdim-porsche-ve-tekne-sattim/ https://www.foxhaber.com.tr/talu-ciftinin-ifadeleri-ortaya-cikti-sarmala-girdim-porsche-ve-tekne-sattim/#respond Tue, 09 Jan 2024 09:06:30 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2062 150 milyon liralık vurgun yaptıkları iddia edilen ve tutuklanarak cezaevine gönderilen sosyal medya fenomeni Kıvanç Talu ve eşi Beril Talunun hakimlik ifadesi ortaya çıktı. Kıvanç Talu hakimlikteki ifadesinde “Son dönemlerde bir sarmala girmiştim. Öyle ki kendi kullandığım ancak eşimin babası adına olan Porsche marka bir araç ve şirkete ait bir araç ve tekneyi satmak zorunda kaldım. Hatta pek çok kredi çektim. Borcu borçla kapatmaktaydım” dedi.

Sosyal medya fenomeni Kıvanç Talu ve eşi Beril Talu’nun yaklaşık 150 milyon liralık vurgun yapıp yurtdışına kaçtıkları iddia edilmişti. Türkiye’ye geldikten sonra gözaltına alınan Kıvanç ve Beril Talu çifti, Anadolu Adliyesi’ne getirildi. Savcılık ifadelerinin ardından Sulh Ceza Hakimliğine sevk edilen Talu çifti “Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında dolandırıcılık” suçundan tutuklandı.

“ÇOCUĞUMUZ ÜZERİNDEN TEHDİT ETMEYE BAŞLADILAR”

Kıvanç ve Beril Talu çiftinin hakimlikte verdiği ifadeler ortaya çıktı. Kimlik tespiti sırasında aylık kazancının 60 bin lira olduğunu savunan Beril Talu ifadesinde şunları söyledi:

– Şirketten ayrıldıktan sonra eşimle birlikte kendimize ait ‘ Var böyle tipler’ organizasyon ve nakliye hizmetleri limited şirketinde faaliyet göstermeye başladık. Yaklaşık 60 adet proje aldık, proje oluşturduk. Bunlardan 5-6 tanesini gerçekleştirdik. 10-15 tanesi türlü sebeplerden dolayı iptal oldu ya da ertelendi. Biz faaliyetlerimize devam ederken istifaya zorlandığım şirkete dair alacaklılar ve projelerini yürüttüğüm kişiler tarafından ödeme yapmam istendi.

– Biz de bir kısmını kendime ait araç, babama ait bir araç ve tekne satmak suretiyle ödemeye çalıştık ancak faaliyetlerimiz aksadığı için çevremizden borç almak zorunda kaldık. Zamanla borç aldığımız kişiler bize tehditvari konuşmaya başladılar. Kendilerini tahsilatçı olarak tanıtan kimi kişiler, bizi çocuğumuz üzerinden tehdit etmeye başladılar. Ben ve eşim bu kişilerle konuşmayı denedik ancak hayatımızla ve çocuğumuzla tehdit edildiğimiz için konuşmanın bir faydasının olmayacağını gördük.

“YÜZDE 100’ÜN ÜZERİNDE FAİZ TALEP ETTİLER”

Beril Talu ifadesinin devamında, şu iddiaları dile getirdi:

– Bundan ötürü can güvenliğimizden dolayı 15 Ekim’de Gürcistan’a gittik. Gittiğimizin ertesi günü sosyal medya ve kimi haber sitelerinde eski arkadaşım olan bir muhabirin şahsımızı zan altında bırakacak ve tarafımızla ilgili dolandırıcı algısı oluşturacak kimi haberler yaptığını gördük. Eşim Gürcistan’dayken dahi şirket faaliyetlerini sürdürmeye çalışmaktaydı ancak haberler çok farklı yönlere gidince bizden alacaklı olan herkes suç duyurularında bulunmaya ve asparagas twitler atmaya başladılar.

– Bunların artık sonu gelmiyordu. Bizim eşimle birlikte hiçbir şekilde bu kişileri dolandırmak veya borçlarımızı ödememek gibi niyetimiz yoktu ancak borç aldığımız kişiler yüzde 100’ün üzerinde dahi faizler talep etmeye başladılar. Dosyada bulunan suç duyurularından da bunu zaten görebilirsiniz. Borçlarımız tahmin edemeyeceğimiz şekilde çok büyüyünce ödeyemez duruma düştük.

“BORCU BORÇLA KAPATIYORDUM”

Kimlik tespitinde aylık kazancının 40 bin lira olduğunu söyleyen Kıvanç Talu ise ifadesinde şunları söyledi:

– Ülkenin içinde bulunduğu ekonomik durumdan dolayı bazı projeler iptal edildi. Bu noktada ben kalan projeleri sürdürmek için sermayeye ihtiyaç duydum. Bundan dolayı eşimin yakın çevresinden borç talep ettik. Aldığımız bu borçlarla hem önceki borçları hem de mevcut projelere dair nakit ihtiyacı karşıladık. Bir zaman sonra alacaklılar beni ve eşimi tehdit eder duruma geldiler. Biz bu borcu ödemek zorundaydık zira hepimiz aynı piyasada çalışıyorduk. Ödemememiz halinde piyasada iş yapamaz duruma gelirdik. Bunun sebebi şirkete ait borçlardı.

– Son dönemlerde bir sarmala girmiştim. Öyle ki kendi kullandığım ancak eşimin babası adına olan Porsche marka bir araç ve şirkete ait bir araç ve tekneyi satmak zorunda kaldım. Hatta pek çok kredi çektim; borcu borçla kapatmaktaydım. Bu zamana kadar bir mal varlığına sahip olmamamın sebebi kazanmış olduğum parayı düzgün şekilde değerlendiremediğim içindir.

“TEHDİTLERDEN DOLAYI KAÇTIK” İDDİASI

Kıvanç Talu ifadesinin devamında, “Eşim çevresinden sürekli borç istediği için alacaklılar çok yüksek oranlarda faiz talep etmeye başladılar. Hatta anapara borcunu ödediğimiz ama faizini ödeyemediğimiz durumlar dahi oldu çünkü faizler çok yüksek değerlerdeydi. Zaten tarafım hakkında suç duyurusunda bulunan kişilerin dilekçelerinde bu husus açıktır. Yurtdışına çıkma iradem kesinlikle insanları dolandırma veya paralarını kaçırma kapsamında değil, eşim ve çocuğumun can güvenliğini sağlamak amacıylaydı. Zira eski bir muhabir balon bir haber yapmış, bunu duyan tüm alacaklılarımız dolandırıldığını düşünmüş, bize karşı suç duyuruları ve tehditlerde bulunmuşlardır.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/talu-ciftinin-ifadeleri-ortaya-cikti-sarmala-girdim-porsche-ve-tekne-sattim/feed/ 0
Çinli iş adamı Wang Chuanfu, Elon Musk’ı solladı https://www.foxhaber.com.tr/cinli-is-adami-wang-chuanfu-elon-muski-solladi/ https://www.foxhaber.com.tr/cinli-is-adami-wang-chuanfu-elon-muski-solladi/#respond Thu, 04 Jan 2024 21:18:36 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1877 Çin’de Wang Chuanfu liderliğindeki Shenzhen merkezli BYD şirketi, Tesla’nın en büyük elektrikli araba üreticisi konumunu ele geçirdi.

1995’te kurulan ve Warren Buffett’ın da hissedarı olduğu BYD, 2023’ün dördüncü çeyreğinde Tesla’nın 484 bin adetlik satışına karşılık 526 bin adetlik rekor elektrikli araç satışı gerçekleştirdi.

BYD’nin net kârı 2023’ün ilk dokuz ayında bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla iki kattan fazla artarak 21,37 milyar yuana (3 milyar dolar) ulaştı. Hisse fiyatı 2020’nin başından bu yana beş kattan fazla artan şirket ayrıca 622 milyar yuanlık bir piyasa değerine ulaştı.

Pekin merkezli bir danışmanlık şirketi olan Sino Auto Insights’ın kurucusu Tu Le, “Dört ila beş yıl önce hiç kimse Çinli elektrikli araçların rekabet edebilecek kalite veya güvenilirliğe sahip olacağını düşünmezdi” dedi.

Ayrıca Tesla’nın 2022’nin sonlarında fiyat indirimleri yoluyla Çin’de daha yüksek satış hacmi kovalama kararı da BYD’nin ivmesini düşürmedi. Tesla’daki indirimlere rağmen tüketiciler BYD’nin daha ucuz ve yeni modellerine yöneldi.

MUSK DALGA GEÇMİŞTİ

BYD’nin Tesla’yı sollaması ise Elon Musk’ın bir dönem şirketle ilgili alaylarını akıllara getirdi. 2011 sonlarında Elon Musk, Çinli otomobil üreticisi BYD’nin Tesla’ya meydan okuyabileceği fikri sorulduğunda gülerek yanıt vermişti.

Bir televizyon programında konuşan Musk, “Arabalarını gördün mü? Bunların çekici olduğunu düşünmüyorum. Teknolojileri çok güçlü değil. Ve BYD’nin bir şirket olarak kendi sahasında oldukça ciddi sorunları var” demişti.

WANG’IN SIRRI MALİYETİ DÜŞÜRMEK

Öte yandan BYD’nin yükselişi Wang’ın sıfırdan zengin olma hikayesinin de önemli bir parçası. Malzeme bilimleri profesörünün teknoloji, tedarik zincirleri ve maliyet düşürme konularına titizlikle odaklanan bir yöneticiye dönüşmesinin öyküsü Çin işletme okullarının en önemli konularından birisi.

Çalışanları arasında sadece “Başkan” olarak bilinen 57 yaşındaki Wang, hem saygı duyulan hem de korkulan bir milyarder. Asya odaklı otomobil danışmanlık şirketi Dunne Insights’ın CEO’su Michael Dunne’a göre, ‘iş-yaşam dengesi kavramı onun sözlüğünde yok.’

Uzmanlar Wang’ın mühendislik becerilerinin yanında, BYD’nin başarısını büyük ölçüde acımasız bir maliyet düşürme kültürüne bağlıyor. İlk yıllarında Siemens, Nokia ve Motorola için cep telefonu bataryaları ve diğer bileşenleri üretirken edindiği tecrübelerle kendi şirket içi yeteneklerini geliştiren BYD’nin bu başarısının ardında büyük ölçüde maliyet kontrolü kültürü yatıyor.

Donanım ya da hizmetler için başka şirketlerle sözleşme yapmak son çare olarak görülüyor. Maliyete verilen önem şirketin kaynak tedarikinden batarya ve bilgisayar çiplerine kadar pek çok alanda tecrübe edinmesine neden oldu. BYD artık dünyanın en iyi batarya üreticilerinden biri olarak Tesla ve Toyota gibi rakiplerine tedarik sağlıyor.

DIŞ PAZARA YÖNELECEK

Çin pazarını fetheden Wang, şimdi gözünü yabancı kıyılara dikmiş durumda. Citigroup analizine göre, BYD yönetimi uzun vadede ABD ve Avrupa dışındaki denizaşırı pazarlarda yaklaşık yüzde 10’luk bir pazar payı hedefliyor.

Buna göre şirket, iki önemli batı pazarı dışında bu yıl yaklaşık 240 bin adet olan yıllık denizaşırı satışlarını 2-3 milyon araca çıkartabilir.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/cinli-is-adami-wang-chuanfu-elon-muski-solladi/feed/ 0
2023’te teknoloji dünyası bunları konuştu… https://www.foxhaber.com.tr/2023te-teknoloji-dunyasi-bunlari-konustu/ https://www.foxhaber.com.tr/2023te-teknoloji-dunyasi-bunlari-konustu/#respond Sat, 30 Dec 2023 09:15:39 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1694 2024’e sayılı günler kaldı ve geçtiğimiz yılın gelişmeleri ışığında şimdiden gelecek yılın trendleri de konuşulmaya başlandı. Peki 2023 yılında teknoloji dünyasında neler oldu?

İşte 2023 yılında teknoloji dünyasında olanlar…

TWITTER GÜNDEMDEN DÜŞMEDİ

Ünlü milyarder Elon Musk’ın Twitter’ı satın almasından sonra, kullanıcılar adeta platformun eski günlerini özler oldu. 2023’e popüler sosyal medya platformu bir skandalla başladı ve milyonlarca kullanıcısının elektronik posta adresleri, internette yayınlandı.

Siber güvenlik firması Hudson Rock’un yöneticilerinden Alon Gal, bilgisayar korsanlarının milyonlarca Twitter kullanıcısına ait verileri ele geçirdiğini söyledi. Gal, ele geçirilen bilgiler arasında 200 milyondan fazla Twitter kullanıcısına ait elektronik posta adresinin de olduğunu belirtti.

Ardından ABD’deki 6 Ocak Kongre baskınının ikinci yıl dönümünde, eski Ulusal Güvenlik Danışmanı Michael Flynn’in hesabını tekrar kullanıma açtı. 6 Ocak 2021’deki Kongre baskınının ikinci yılında Twitter’a geri dönen Flynn, baskının nedeni olan 2020’deki ABD başkanlık seçimlerinde hile iddialarının önde gelen destekçilerinden biri olarak biliniyordu. Bu aslında Musk’ın ilerleyen aylarda eleştirilerin hedefi olacak yeni kararlarının bir işaretiydi.

Musk, genel olarak Twitter’da yaptığı değişikliklerle eleştirilse de Taliban tarafından övüldü. Taliban, Twitter’ı satın alan Elon Musk’ı platformu yeniden harika bir hale getirdiği için överken bir yandan da ücretli mavi tik’lerden almaya başladı.

KRALİYET AİLESİ İLE BİLE KARŞI KARIŞYA KALDI

Şirket sadece dijital dünyasında değil, gerçek dünyada da kendini zor durumlar içinde buldu. Musk’ın ödemediği kiralar başına bela oldu ve Londra’daki genel merkezinin kirasını ödememekle suçlandı. Bu durum da aslında, şirketin yeni sahibi Elon Musk ile İngiltere Kraliyet Ailesi’ni karşı karşıya getirdi.

Krallığın emlak portföyünü denetleyen Crown Estate, Yüksek Mahkeme’de sosyal medya devine karşı dava açtı. Crown Estate sözcüsü, anlaşmazlığın Twitter’ın West End genel merkeziyle ilgili olduğunu söyledi.

TÜRKİYE’DEKİ ERİŞİM ENGELİ TÜM DÜNYADA KONUŞULDU

Sosyal medya platformunun, inanların olağanüstü durumlarda daha çok haberleşmek, bilgi alışverişinde bulunmak için kurulduğu düşünüldüğünde 6 Şubat depremleri sırasında uygulanan erişim yasağı Türkiye’de öfkeyle karşılanırken, tüm dünyada haber oldu.

Yaşanan depremlerden sonra Twitter ve bazı sosyal medya sitelerine erişim sınırlandırıldı. Gelen tepkiler üzerine 9,5 saat sonra bant daraltma uygulamasına son verildi.

MUSK, TÜM YETKİLERİNİ KULLANIYOR

Musk’ın, sadece platformun genel çalışma prensiplerini etkileyen kararlar almıyor. Sıkı bir Twitter kulanıcıs olan ünlü milyarder, paylaşımlarının daha fazla kişiye ulaşması için kolları sıvadı.

Her şey, Super Bowl etkinliği sırasında Joe Biden’ın bir tweet’inin, Musk’ın bir gönderisinden üç kat daha fazla görüntülenmesi ile başladı. Twitter CEO’su, tweet’lerinin daha geniş çapta görüntülenmesi için platformun algoritmasını yeniden yapılandırmak üzere yaklaşık 80 mühendisten oluşan bir ekip topladı.

37 milyon takipçisi olan başkanın tweet’i yaklaşık 29 milyon gösterim alırken, 128 milyon takipçisi olan Musk’ın benzer bir tweet’i 9,1 milyondan biraz fazla gösterim aldı.

TWITTER DEĞİL, X!

Ünlü milyarder, Twitter’ı adeta yeniden yapmaya çalışıyor ve platformun adını bile değiştiriyor. Musk, bir zamanlar sevimli kuş logosuyla dijital dünyada var olan platformun adını ve logosunu X olarak değiştirdi. Ancak ekim ayında Florida’da faaliyet gösteren ve adı X Social Media olan bir reklam ajansı Musk’a dava açtı. Söz konusu şirket, X Corp.’un haksız rekabet, ticari marka ve hizmet markası ihlali yaptığını iddia etti.

X Social Media, şikayetinde tescilli markası olan “X SOCIALMEDIA”yı 2016 yılından bu yana sürekli olarak kullandığını yazıyor.

Girişimci Jacob Malherbe tarafından 2015 yılında kurulan Florida merkezli şirket, marka bilinirliği oluşturmak ve tüketicilere ulaşmak için bugüne kadar 2 milyon doların üzerinde yatırım yaptığını belirtti ve X Corp’un yeniden markalanması ve ‘X’ işaretini kullanması ile bağlantılı olarak gelir kaybı yaşadığını iddia etti.

ŞOKE EDEN İDDİALAR

2023’ün en tartışmalı isimlerinden biri olan Fox News’den Tucker Carlson’a konuşan Musk, hükümetin platformdaki özel iletişimlere tam erişimi olduğunu öğrendiğinde ne kadar şoke olduğunu belirtti. Milyarder iş insanı, Carlson’a şirkete katılana kadar bu gerçeğin farkında olmadığını söylerken, devlet kurumlarının sosyal medyayı izlemedeki yetkinliği konusunda şaşkınlığa uğradığını anlattı:

“Devlet kurumlarının Twitter’da olup biten her şeye etkin bir şekilde tam erişim derecesi aklımı başımdan aldı. Farkında değildim.”

Musk’ın bu sözleri üzerine, Carlson’ın, “Bu, insanların DM’lerini de içeriyor mu?” sorusunu da “Evet” diye yanıtladı.

DEV İSİMLER X’İ TERK ETTİ

Sıra dışı açıklamalarıyla sık sık tepkilere hedef olan Musk’ın “antisemitist” olarak nitelenen çıkışı, sahibi olduğu X’e pahalıya mal oldu. Birçok dev şirket, halihazırda büyük gelir kaybı yaşayan X’le reklam anlaşmalarını bitirdi.

Musk’ın X’te “Yahudilerin beyazlardan nefret ettiği” yönündeki bir antisemitist komplo teorisini destekleyip “İşte asıl gerçek” notuyla yeniden paylaşması, Filistin-İsrail savaşı sürerken büyük tartışma yarattı. Birçok Yahudi haham şirketlere X’e reklam vermeyi durdurma çağrısı yaparken Beyaz Saray da Musk’ın paylaşımını “tiksindirici” olarak niteledi.

Elon Musk ise şirketine saldırı olduğunu savunarak Media Matters ve diğer medya takip kurumlarına dava açacağını söyledi.

Tartışma büyürken teknoloji devleri Apple ve IBM, Elon Musk’ın sahibi olduğu X’e reklam vermeyi durdurma kararı aldı. Disney de artık X’e reklam vermeyeceğini açıkladı.

TEKNOLOJİ LİDERLERİYDİLER KAFES DÖVÜŞÇÜSÜ OLDULAR

Bu yıl teknoloji dünyasında sadece platformlardaki çeşitli değişimler, yeni keşifler konuşulmadı, aynı zamanda pek çok kişinin şaşkınlıkla izlediği ilginç bir tartışma da dikkat çekti. İki teknoloji lideri Mark Zuckerberg ve Elon Musk birbirlerine meydan okuyarak kafes dövüşünde kozlarını paylaşmak için restleştiler.

CASUS YAZILIM KRİZİ

İsrailli casus yazılım şirketi QuaDream’in geliştirdiği casus yazılımla, en az 10 ülkede gazetecilerin, muhalif figürlerin ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarının telefonlarına sızıldığı ortaya çıktı. Toronto Üniversitesi’ne bağlı Citizen Lab’ın araştırma raporunda, söz konusu casus yazılımla dünyanın farklı yerlerindeki pek çok sivil toplum örgütü üyesinin iPhone marka telefonlarına sızıldığı belirtildi.

Citizen Lab’ın raporuna göre, QuaDream’in işlemcilerinin bulunduğu ve kullanıldığı ülkeler arasında Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti, Macaristan, Gana, İsrail, Meksika, Romanya, Singapur, Birleşik Arap Emirlikleri ve Özbekistan var.

APPLE’DA ŞARJ DEĞİŞİKLİĞİ

Avrupa Birliği’nin en küçük ülkesinden Malta’dan bir politikacı dünyanın önde gelen teknoloji şirketlerinden biri olan Apple’a diz çöktürdü. Agius Saliba geçen yıl Avrupa Parlamentosu önünde yaptığı konuşmada Malta’daki evinden aldığı bir kutuya uzandı ve birbirine dolanmış kablo yığınını çıkardı, bir diğer elinde ise USB-C şarj cihazını tuttu. Saliba, herkesin aynı sorundan muzdarip olduğunu hatırlattı: “Bugün bu şarj cihazı yığınını sadece, bununla değiştiriyoruz. Bunlar artık geçmişte kaldı.”

Saliba, “Apple, ürünlerini pazarlamak ve ürünlerini iç pazarımızda satmak istiyorsa bizim kurallarımıza uymak zorunda. Apple’ın istediklerini yapmasına izin vermeyeceğim” demişti ve dediğini de yaptı. Apple, şarj cihazlarında değişikliğe gitmek zorunda kaldı.

Şirket, düzenlemenin yeniliği önleyeceğini ve şu anda yakında geçerliliğini yitirecek kablolara bağımlı olan bir milyardan fazla insan olduğunu belirtse de şirketin dünya çapındaki pazarlamadan sorumlu kıdemli başkan yardımcısı Greg Joswiak, “Açıkçası buna uymamız gerekecek. Başka çaremiz yok” dedi.

KOKU ALABİLEN ROBOT

Yapay zeka ve robotik buluşlara bir yenisi daha eklendi; bilim insanları koku alabilen robot geliştirdi. Robot, eklenen antenler ve yapay zeka sayesinde kokuları tanımlayabiliyor. Tel Aviv Üniversitesi’nden bir grup araştırmacı, bazı özel elektroniklerden 10.000 kat daha fazla hassasiyetle bazı kokuları tanımlayabilen bir robot yarattıklarını söyledi.

İNSANSI ROBOT YENİLENDİ

Boston Dynamics’in geliştirdiği Atlas isimli robot ise yeni hareket yetenekleriyle dikkat çekti. Atlas, artık nesneleri tutup fırlatabiliyor. Boston Dynamics, geliştirdiği Atlas robotunun parkuruna bazı eklemeler yaptı, böylece robotun yeni yetenekleri de ortaya çıktı.

ROBOTİK AMELİYATTA DEVRİM

İspanya’da ilk kez robotik ameliyat yöntemiyle bir hastaya akciğer nakli yapıldı. Barselona kentinde Vall d’Hebron Hastanesi’nde yapılan robotik ameliyata ilişkin ayrıntılar da basın toplantısında paylaşıldı.

META’DA MİLYON DOLARLIK ZARAR

Meta, Giphy’i sattı… 260 milyon dolar zarar etti. Facebook’un sahibi Meta, stok görüntü hizmeti Shutterstock’a ünlü gif arama motoru Giphy’i 53 milyon dolara sattı. Meta, Giphy’den 260 milyon dolardan fazla zarar etti.

GOOGLE’DA İNTİHAR ŞOKU

31 yaşındaki kıdemli bir yazılım mühendisi, Google’ın New York’taki ofis binasının 14. katından düşerek hayatını kaybetti. Hayatını kaybeden mühendis, Bellevue Hastanesi’ne kaldırılsa da kurtarılmadı.

Google İletişim Müdürü Alex Joseph yaptığı açıklamada, “Çalışanlarımızdan birinin dahil olduğu bu trajik olaydan dolayı çok üzgünüz. Düşüncelerimiz ailesiyle birlikte ve mahremiyetlerine saygımızdan dolayı daha fazla yorum yapmıyoruz” dedi.

Daha önce de bir Google çalışanının, ofise yakın bir apartman dairesinde intihar ederek öldüğü bildirilmişti.

THREADS İLE MUSK’A MEYDAN OKUDU

Geçtiğimiz yıl Twitter’ı oldukça olaylı bir şekilde satın alan ve satın aldığından bu yana yaptığı değişikliklerle tepki toplayan Elon Musk’a Mark Zuckerberg’den iddialı bir hamle geldi. Facebook, WhatsApp ve Instagram gibi platformların ana şirketi Meta’nın CEO’su olan Zuckerberg, Twitter’a rakip yeni bir uygulama üzerinde çalıştığını duyurmuştu.

Meta CEO’su Threads’i piyasaya sürdü ve nihayet merakla beklenen platform kullanıma açıldı. Zuckerberg’e göre, lansmanından sonraki ilk dört saat içinde beş milyondan fazla kişi, yedi saat içinde ise 10 milyon kullanıcı Threads’e kaydoldu.

OPENAI’DE DEPREM

Teknoloji dünyası, yapay zekâ alanının en tanınan isimlerinden biri olan ve ChatGPT’yi geliştiren OpenAI’nin CEO’su Sam Altman’ın şirketten kovulmasıyla sarsıldı.

Kararın ardından şirketten istifa kararları art arda geldi. Altman’ın dönmesi için çalışanlardan ynetime istifa tehditi savulurken sonunda ALtman şirkete geri döndü.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/2023te-teknoloji-dunyasi-bunlari-konustu/feed/ 0