İran’ın desteklediği Yemen’deki Husilerin Kızıldeniz’de Babu’l Mendep Boğazı’nda İsrail ile bağlantılı ticari gemilere yönelik başlattığı saldırılar sonrası denizcilik şirketlerinin rotalarını Ümit Burnu’na çevirmesi nedeniyle gemilerin seyahat süreleri 10 ila 14 güne uzuyor. Bazı gemilerin seyahat sürelerinin 20 güne kadar uzadığı belirtiliyor.
ABD ve İngiltere öncülüğünde Husilere karşı başlatılan saldırılar ve denizcilik şirketlerine bölgeyi kullanmamalarının tavsiye edilmesinin ardından Kızıldeniz’deki gemi trafiği hızla azalmaya devam ederken, Ümit Burnu’nu dolaşan gemilerin seyahat süreleri ve maliyetlerindeki artış nedeniyle navlun fiyatları katlandı.
Kızıldeniz’deki gerilimde yaklaşık üç ay geride kalırken, navlun fiyatlarındaki artış hız kesmesine rağmen, fiyatlar hala oldukça yüksek seyrediyor.
YÜZDE 187 ARTTI
Drewry’nin Dünya Konteyner Endeksi’nden derlenen bilgilere göre, 40’lık konteyner bileşik endeksi 30 Kasım’da 1382 dolar seviyesinde idi.
Kızıldeniz’de gerilimin tırmanması ve gemilerin rotalarını hızla daha uzun bir rota olan Ümit Burnu’na kaydırmasına bağlı olarak fiyatlar, sekiz hafta boyunca artarak 25 Ocak’ta 3 bin 964 dolara kadar çıkmıştı. Navlun fiyatları bu dönemde yüzde 186,8 arttı.
40’lık konteyner bileşik endeksi 1 Şubat itibarıyla 3 bin 824 dolara, 8 Şubat itibarıyla da 3 bin 786 dolara indi. Böylece fiyatlar, son iki haftada yüzde 4,5 geriledi.
Ancak, navlun fiyatları 8 Şubat itibarıyla geçen yılın aynı haftasına göre yüzde 90 artış gösterirken, 30 Kasım’daki seviyesine göre de yüzde 174 ve salgın öncesi seviyesinden yüzde 167 daha yüksek.
Şanghay-Cenova hattında 40’lık konteynerin navlun fiyatı 8 Şubat itibarıyla haftalık bazda yüzde 11 gerileyerek 5 bin 225 dolar, Şanghay-Rotterdam hattında yüzde 5 düşüşle 4 bin 426 dolar ve New York-Rotterdam hattında ise yüzde 4 azalarak 611 dolar oldu. Fiyatlar, Şanghay-Los Angeles hattında bu dönemde yüzde 8 yükselerek 4 bin 771 dolara ve Şanghay-New York hattında yüzde 2 artışla 6 bin 268 dolara çıktı.
KIZILDENİZ’DE KRİZ UZUN SÜREBİLİR
Uzmanlar nakliye şirketlerinin planlamalarını ve bütçelerini daha uzun rotaya göre ayarlamaya ve gerilim sürmesine rağmen ilk dönemde yaşanan telaşın normalleşmeye başladığını ifade ediyor.
Kızıldeniz’deki gerilimin ABD’yi etkilemediğini ancak Avrupalı ithalatçıların krizden en çok etkilenen kesim olduğunu dile getiren uzmanlar, Kızıldeniz’de bir çözüm bulunana kadar krizin bir süre daha devam edeceğini öngörüyor.
KONTEYNER HACMİ YÜZDE 80 AZALDI
Almanya merkezli ekonomi araştırma kuruluşu Dünya Ekonomisi için Kiel Enstitüsü (IfW Kiel) verilerine göre, Kızıldeniz’den taşınan yük miktarı geçen yıl aralıkta yarıdan fazla düşüş gösterirken, ocakta Kızıldeniz ve Süveyş Kanalı’ndan geçen konteyner sayısı kriz öncesine göre yüzde 80 daha az.
Gemilerin Afrika ve Ümit Burnu’nu dolaşması nedeniyle güney ve Kuzey Avrupa’daki limanlara varışlar gecikiyor. Hamburg ve Bremerhaven’in yanı sıra Rotterdam ve Antwerp’te, Ocak 2024 itibarıyla 2023 ortalamasına göre yüzde 25 daha az gemi yanaşıyor.
Kiel Ticaret Göstergesi Başkanı Julian Hinz, şu anda konteyner gemilerinin orijinal planlarına kıyasla önemli ölçüde geciktiğini ve bunun da birçok Avrupa limanına daha az gemi gelmesine neden olduğunu dile getirdi.
Ancak daha uzun seyahat rotalarının lojistik planlamalarda hesaba katılmasıyla bu farkın normalleşeceğini belirten Hinz, “Özellikle küresel olarak sevk edilen malların miktarı, küresel ticaretin krizde olmadığını, ticaretin stabil kaldığını gösteriyor. Bazı şirketler teslimat gecikmelerinden muzdarip olsa da genel olarak ham madde veya tüketim mallarında herhangi bir kısıt beklenmiyor. Ticaretteki canlılığın bir nedeni de Çin Yeni Yılı olabilir, çünkü Çin’de ticaret genellikle tatillerden önce artar ancak sonrasında azalma eğilimi gösterir.” ifadelerini kullandı.
SÜVEYŞ’TEN GEÇİŞLER KRİTİK
Danimarkalı denizcilik şirketi Maersk Üst Yöneticisi Vincent Clerc, dün yaptığı açıklamada, şirketin konteyner hacminin üçte birinin Kızıldeniz trafiğindeki aksamalardan etkilendiğini belirterek, gemilerinin yeniden Kızıldeniz’den geçişlere başlaması için bunun kalıcı olarak devam edeceğinden emin olmaları gerektiğini söyledi.
Clerc, mevcut durumun navlun fiyatları ve gemicilik şirketlerinin karlarının büyük artış gösterdiği salgın dönemiyle karşılaştırılamayacağını ve Süveyş Kanalı’ndan gemi geçişlerinin başladığı anda fiyatların hızla düşeceğini ifade etti.
ROTASINI DEĞİŞTİREN ŞİRKETLER
Yemen’deki Husilerin Kızıldeniz’de Babu’l Mendep Boğazı’nda İsrail ile bağlantılı gemilere saldırıları sonrası Maersk, gemilerin rotasını Ümit Burnu’na çeviren ilk şirketler arasında yer almıştı. Maersk, gemilerinden birinin Husilerin saldırısına uğramasının ardından 5 Ocak’ta yaptığı açıklamada, Kızıldeniz-Aden Körfezi’nden geçiş yapacak tüm gemilerinin yakın gelecekte Ümit Burnu çevresinden güneye yönlendirilmesine karar verildiğini bildirmişti.
Dünyanın en büyük konteyner şirketi İtalyan-İsviçre ortaklı Mediterranean Shipping Company, Alman taşımacılık şirketi Hapag-Lloyd, Fransız gemicilik şirketi CMA CGM ve İngiliz enerji şirketi bp, bölgedeki seferlerini askıya almış ve gemilerin rotasını Ümit Burnu’na kaydırmıştı.
Danimarkalı tanker şirketi Torm, Kızıldeniz’in güneyinden tüm geçişlerini durdururken, enerji şirketi Shell de Kızıldeniz’den geçişlerini askıya almıştı.
Katar’ın Avrupa’ya giden sıvılaştırılmış doğal gaz kargolarında da uzayan transit mesafeleri nedeniyle 10-12 günü bulan gecikmeler yaşanacağı açıklanmıştı.
Küresel ticaretin yaklaşık yüzde 12’si Akdeniz’i Kızıldeniz’e bağlayarak Avrupa ile Asya arasındaki en kısa rotayı sunan Süveyş Kanalı üzerinden yapılıyor.
]]>AA muhabirinin gemi takip ve denizcilik analiz sağlayıcısı MarineTraffic’ten edindiği verilere göre, Yemen’deki Husilerin Kızıldeniz’den geçen ticari gemilere yönelik saldırılarının ardından, çok sayıda gemicilik şirketinin buradaki seferlerini durdurma kararı almasıyla özellikle Aralık 2023’ün ikinci yarısında gemi trafiği gözle görülür şekilde azaldı.
Kızıldeniz’deki trafiğin azalmasında konteyner gemilerinin Kızıldeniz’den geçişleri durdurarak rotalarını Ümit Burnu’na çevirmeleri en etkili faktör oldu.
MarineTraffic verilerine göre, Aralık 2023’te Kızıldeniz’den geçen konteyner gemilerinin sayısı Aralık 2022’deki gemi sayısına göre yüzde 25 geriledi.
Bu dönemde, Kızıldeniz’den geçen ro-ro gemilerinin sayısı da yüzde 25 azalırken, sıvılaştırılmış doğalgaz, LPG, kuru ve yaş yük gemilerinin sayısında önemli bir değişim görülmedi.
Yemen’deki Husilerin Kızıldeniz’de Babu’l Mendep Boğazı’nda “İsrail’le bağlantılı” gemilere saldırıları sonrası Danimarkalı denizcilik şirketi Maersk, dünyanın en büyük konteyner şirketi İtalyan-İsviçre ortaklı Mediterranean Shipping Company (MSC), Alman taşımacılık şirketi Hapag-Lloyd, Fransız gemicilik şirketi CMA CGM ve İngiliz enerji şirketi bp, bölgedeki seferlerini askıya alma kararı almıştı.
Şirketlerin bu kararları sonrası Kızıldeniz’deki günlük gemi trafiği ise Aralık 2023’ün ikinci yarısında, ayın ilk yarısına göre yüzde 20 azaldı. Kızıldeniz’deki gemi trafiğinde 16 Aralık 2023 itibarıyla hızla düşüş görüldü.
Kızıldeniz’de 1 Aralık’ta seyahat eden gemi sayısı 646 iken, bu sayı 16 Aralık’ta 681’e kadar yükseldi. Kızıldeniz’deki toplam günlük gemi sayısı 31 Aralık’ta 521’e kadar düştü.
Gemi trafiği söz konusu bölgede günlük olarak bulunan ve seyir halindeki toplam gemilerin sayısını ifade ederken, Kızıldeniz’i ay boyunca kullanan toplam gemi sayısı, giriş yapan her geminin bir kez sayıldığı anlamına geliyor.
ÜMİT BURNU’NDAN GEÇİŞLER YÜZDE 27 ARTTI
İngiltere merkezli denizcilik veri sağlayıcısı Lloyd’s List Intelligence verilerine göre de gemi trafiği 25-31 Aralık haftasındaki keskin düşüşle ay içinde yüzde 20 yavaşladı.
Konteyner gemilerinin Kızıldeniz’deki geçişlerinin Ümit Burnu’na yönlendirilmesinin ardından, Ümit Burnu’ndan gemi geçişlerinde, 25-31 Aralık haftasında bir önceki haftaya göre yüzde 27 artış görüldü.
Konteyner gemileri, İsrail’e yurt dışından deniz yoluyla varışların hacim olarak yüzde 40’ını oluştururken, ülkeye yanaşan konteyner gemileri Kasım ve Aralık 2023’te yıllık bazda sırasıyla yüzde 11 ve yüzde 16 azaldı.
Tayvanlı konteyner gemi şirketi Evergreen ve Hong Kong merkezli OOCL, İsrail limanlarına teslimatı askıya aldı. Maersk ve MSC’nin İsrail limanlarına teslimatı sürüyor.
Maersk, gemilerinden birinin Husilerin saldırısına uğramasının ardından 5 Ocak’ta yaptığı açıklamada, Kızıldeniz/Aden Körfezi’nden geçiş yapacak tüm gemilerinin yakın gelecekte Ümit Burnu çevresinden güneye yönlendirilmesine karar verildiğini bildirdi.
Veri analitik şirketi Vortexa Kıdemli Navlun Analisti Ioannis Papadimitriou, AA muhabirine, uluslararası ticaret yapma olasılığı en yüksek olan 10 bin DWT üzerinde büyüklükteki ve Babu’l Mendep Boğazı’ndan geçen tanker sayısında, Aralık 2023’ün ikinci yarısında ilk yarısına göre yüzde 15’i aşan düşüş görüldüğünü söyledi.
Papadimitriou, Süveyş Kanalı ve Babu’l Mendep Boğazı’ndan geçişlerin Aralık 2023’te geçen yılın aynı ayına göre daha yüksek olduğunu belirterek, “Ancak bu durum normal çünkü Süveyş Kanalı ve Babu’l Mendep Boğazı trafiği yıllık bazda artış gösterdi. Bu artış, Avrupa Birliği ve G7 ülkelerinin Rus petrolüne uyguladığı ambargo sonrası ticaret rotalarının değişmesinden kaynaklandı. Ancak, Aralık 2023’ün ilk yarısı ve ikinci yarısında gemi trafiğinde bir miktar düşüş görüyoruz.” ifadelerini kullandı.
KÜRESEL TİCARETİN YÜZDE 12’Sİ SÜVEYŞ’TEN
Küresel ticaretin yaklaşık yüzde 12’si Süveyş Kanalı üzerinden yapılırken, her gün 50’den fazla gemi kanalı geçerek yaklaşık 10 milyar dolarlık malı Kuzey Avrupa, Akdeniz ve Kuzey Amerika’nın doğu kıyılarına taşıyor.
Süveyş Kanalı 154 yıldır, Akdeniz’i Kızıldeniz’e bağlayarak Avrupa ile Asya arasındaki en kısa rotayı sunuyor.
Mısır’ın kuzeyinde Süveyş Kanalı’nın inşa edilmesiyle Akdeniz ile Doğu Asya arasındaki bağlantının bir parçasını oluşturan Babu’l Mendep Boğazı ise özellikle deniz yoluyla taşınan petrol tedariki açısından kritik bir konumda. Dünyada deniz yoluyla taşınan ham petrol ve petrol ürünleri tedarikinin yüzde 10’u Babu’l Mendep Boğazı’ndan yapılıyor.
Gemilerin rotasının Afrika’nın güneyindeki Ümit Burnu’na yönlendirilmesi, seyahat süresinin 10-14 gün üzerinde uzaması ve 4 bin deniz mili (6 bin 500 kilometre) daha fazla yol kat edilmesi anlamına geliyor. Bu şekilde daha uzun bir yolculuk, yaklaşık bir milyon dolarlık ekstra yakıt maliyeti oluştururken sigorta masrafları ve teslimat süresi de artıyor.
]]>Denizcilik otoriteleri, bölgedeki seyirlere karşı uyarıda bulunurken, nakliye şirketlerinden seferlerin askıya alındığına ya da gemilerinin rotalarının değiştiğine yönelik açıklamalar gelmeye devam ediyor.
170 GEMİ ROTAYI AFRİKA’NIN GÜNEYİNE ÇEVİRDİ
ABD’li nakliye şirketi C.H. Robinson’dan yapılan açıklamada, geçen hafta boyunca 25’ten fazla geminin Süveyş Kanalı’ndan Ümit Burnu’na yönlendirildiği bildirildi.
Açıklamada, “Kızıldeniz’de devam eden savaş riskleri ve Panama Kanalı’ndaki kuraklık nedeniyle bu sayının artmaya devam etmesi muhtemel” ifadeleri kullanıldı.
Ayrıca ABD’li lojistik şirketi Flexport’tan yapılan açıklamada, 20 Aralık itibarıyla firmaların 170 gemiyi Afrika’nın güneyine yönlendirdiği ve 35 geminin seyirlerini durdurduğu kaydedildi.
Açıklamada, bu durumun mevcut nakliyelerin çoğunda büyük gecikmelere neden olduğu, Asya ile Avrupa ve Asya ile ABD’nin doğu kıyısı arasındaki rotalar için daha uzun transit süreleriyle karşı karşıya kalınmasının beklendiği aktarıldı.
EK ÜCRET UYGULAMASI
Öte yandan, Almanya’nın en büyük konteyner taşımacılık şirketi Hapag-Lloyd, gemileriyle Orta Doğu’ya ve Orta Doğu’dan yapılan taşımalar için yeni yılda ek ücret uygulayacağını duyurdu.
Şirketin internet sitesindeki açıklamasında, Asya ve Okyanusya’dan Kızıldeniz bölgesine yapılan seferler için 1 Ocak’tan itibaren mevsimsel bir ek ücret uygulanacağı belirtildi.
Mısır, Ürdün, Suudi Arabistan ve Yemen’i kapsayan bölgeden Asya ve Okyanusya’ya yapılan taşımalar için de yılbaşından itibaren özel ek ücretler uygulanacağı belirtilen açıklamada, 22 Ocak’tan itibaren Hindistan, Orta Doğu ve Kuzey Amerika arasındaki rotaya da bu ücretlerin uygulanacağı aktarıldı.
Açıklamada, güzergaha ve konteynerin boyutuna bağlı olarak ek ücretlerin konteyner başına 250 ila 1000 dolar arasında değişeceği belirtildi.
Danimarkalı denizcilik şirketi Maersk, daha önce konteynerler için ek taşıma ücretleri açıklarken, Fransız CMA CGM şirketi de benzer uygulamayı duyurmuştu.
KIZILDENİZ’DEKİ SALDIRILAR
Yemen’deki Husilerin lideri Abdulmelik el-Husi, 14 Kasım’daki televizyon konuşmasında, Kızıldeniz’de İsrail gemilerini hedef alabilecekleri tehdidinde bulunmuştu. Husilerin askeri sözcüsü Yahya Seri ise 19 Kasım’da X sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, İsrail’in abluka altındaki Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarına tepki olarak İsrail bandıralı her türlü gemiyi hedef alacaklarını duyurmuştu.
Ardından Husiler, Babu’l Mendep Boğazı’nda “Unity Explorer” ve “Number Nine” adlı iki İsrail gemisine İHA ve füze saldırısı düzenlemişti.
CENTCOM ise 4 Aralık’ta X sosyal medya platformundan, Kızıldeniz’in güneyindeki uluslararası kara sularında 3 ticari gemiye 4 saldırı düzenlendiğini açıklamıştı.
Bölgede güvenlik durumunun kötüleşmesinin ardından dünyanın en büyük konteyner şirketi İtalyan-İsviçre ortaklı Mediterranean Shipping Company (MSC), Danimarka merkezli deniz nakliye şirketlerinden Maersk, Alman taşımacılık şirketi Hapag-Lloyd, Fransız gemicilik şirketi CMA CGM ve İngiliz enerji şirketi bp Kızıldeniz’deki tüm seferlerini askıya almıştı.
Kızıldeniz’de ticari gemilerin uğradığı saldırılar ve şirketlerin peş peşe aldığı kararlar, küresel ekonomide yeni bir “tedarik zinciri krizinin” başlayacağına ilişkin endişeleri artırmıştı.
ABD yönetimi, 18 Aralık’ta Husilerin Kızıldeniz’de uluslararası gemilere yönelik artan saldırılarına karşı çok uluslu bir misyon kurulduğunu açıklarken, Avrupa Birliği’nin (AB) de ABD’nin Kızıldeniz’deki ticari gemilerin güvenliğini sağlamaya yönelik girişimine katılmaya hazırlandığı bildirilmişti.
]]>