Sistem – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Fri, 28 Jun 2024 21:05:20 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 ‘Anayasayı değiştirmek, Erciyes dağını taşımaktan zordur’ https://www.foxhaber.com.tr/anayasayi-degistirmek-erciyes-dagini-tasimaktan-zordur/ https://www.foxhaber.com.tr/anayasayi-degistirmek-erciyes-dagini-tasimaktan-zordur/#respond Fri, 28 Jun 2024 21:05:20 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8562 TBMM Başkanlığı döneminde bütün siyasi partilerin seçim beyannamelerinde, Anayasa değişikliğinin yer aldığını hatırlatan Cemil Çiçek, “Buna rağmen yeni Anayasa yapamadık. Mecliste Anayasa ile ilgili 30 bin sayfalık dokuman hazır. Önce ne yapılacağına karar verilmeli” dedi.

Çiçek, ülkemizin saygın siyasetçilerindendir. Hedef haline geleceğini bilse bile gerçeği, inandıklarını söylemekten çekinmez. TBMM Başkanlığı döneminde Anayasa görüşmelerini başlattı. Bugün TBMM arşivinde siyasi partilerin ve sivil toplum kuruluşlarının görüşlerinin yer aldığı on binlerce sayfalık dokuman var.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Anayasa görüşmeleri için siyasi partilere gidiyor. Ancak, gidilse bile sonuç alabilmek öyle kolay değil. 2011’de parlamentoda 4 siyasi partinin grubu vardı. AKP, CHP, MHP ve HADEP’in seçim beyannamelerinde yeni Anayasa talebi ve bu konuda mutabakat vardı. Çiçek, TBMM Başkanı seçilince partileri ziyaret etti, Anayasa değişikliği konusunda seçim öncesi vaatlerindeki gibi aynı fikirdelerse çalışma başlatacağını söyledi. Hepsi de “Evet” dedi. Bunun üzerine Çiçek çalışmaya başladı. O süreci SÖZCÜ’ye şöyle anlattı:

“Anayasa değişikliğine partiler destek vereceğini söyleyince kendilerine yazı gönderip uygun buldukları arkadaşlarla komisyon kuracağımı bildirdim. Yöntemlerden birisi buydu. İkincisi ise onlardan onay aldıktan sonra akademik çevrelerde tartışılan o günkü meclisin yeni bir Anayasa yapma yetkisini konuşacaktık. Bazı akademisyenler ‘Bu meclisin anaysa yapma yetkisi yok. Çünkü anayasayı kurucu meclisler yapar. Bu meclis anayasa yapmak üzere yetkilendirilmemiştir. Dolayısıyla kurucu meclisin yapacağı işi bugünkü meclis yapamaz’ diyorlardı. Prof. Dr. Atilla Özer ise ‘Her meslek grubundan belli sayıda insanlardan bir meclis oluşsun, anayasayı bu meclis değil, onlar yapsın’ görüşündeydi.

26 ANAYASA HOCASINI DAVET ETTİM

Yani o günlerde ‘Bu meclis anayasa yapar- yapamaz’ tartışması var. Ben, bunun üzerine üniversitelerde aktif olarak görev yapan hemen her görüşten 26 anayasa hukuku Profesörünü davet ettim. Böyle bir şey ilk defa oluyordu. Çoğu o toplantıda birbirini tanıdı. Onlar da yeni bir Anayasaya ihtiyaç olduğunu belirtip tutanak düzenlediler. Siyasi partilerin yeni Anayasa için görüşleri var.  Yani bir anayasa ihtiyacı olduğu da ortada.

Mevcut Anayasa, daha yapılırken tartışılmış ve halende 42 yıldır tartışılmaya devam ediyor. Toplumun her kesiminin tartıştığı ama varlığını sürdüren tek anayasa metnidir. O da orijinal bir durum. Yani herkes tartışıyor ama kısmi değişiklikler hariç bir türlü değiştirilemiyor. 26 hocadan 3’ü hariç meclisin anayasa yapabileceğini söyledi. Ben siyasetçilerden onay aldıktan sonra ilim çevrelerinin desteğini almaya, yol göstericiliğine ihtiyaç duyduğumu söyledim. Dolayısıyla bu da ilk defa oluyor.

SIFIR KİLOMETRE ANAYASA MI, YOKSA…

Şimdi bir şey yapılacaksa, TBMM Başkanı Sayın Numan Kurtulmuş ‘Yeni bir anayasa mı?’ diyor onun netleşmesi lazım. Anladığım kadarıyla ‘yeni anayasa’ denilince başlangıçtan son maddesine kadar sıfır km bir araba mı yoksa zaman içerisinde eskimiş maddeler var değişiklikler yapıldı o değişikliklere rağmen yine de değişmesi gereken maddeler olabilir, kısmı bir değişiklik mi arzu ediliyor netleşmesi lazım.

Yapılan açıklamalara bakarsanız yeni bir anayasa gözükmüyor. Bazıları ‘ilk 4 madde ve 66. Madde değişmez’ diyor. Bununla ilgili farklı görüşleri olan da var. Daha işin başında yeni bir anayasa konusu tam netleşmiş olmuyor. Meclis başkanının önce bunu netleştirmesi lazım. Bazıları ‘Biz onu çözdük, Artık bu meclis yeni bir Anayasa yapabilir. Artık kurucu meclis safhası geride kaldı. Bu tartışmalar akademik olarak yapılabilir ama fiilen bir karşılığı yok’ diyor.

Bu değişiklikler nerede yapılacak?1921 ve 1924 anayasalarının ismi Anayasa değil, Teşkilat-ı Esasiye Kanunu. Yani devletin esas teşkilatı, anayasada yer alacak organları, bunların görev yetki ve sorumluluklarını belirleyen bir düzenleme. Halbuki günümüzdeki bir kısım anayasalarda teşkilatlarla ilgili bölümün dışında bir de hak ve özgürlüklerle, temel haklarla ilgili hükümler var. Dolayısıyla bu anayasanın değiştirilmek istenen kısmı, kısmi bir değişiklikse hak ve özgürlüklerle ilgili kısmı mı, erkler arasındaki ilişkilerle ilgili kısmı mı yeniden ele alınacak?  Meclistir, yasamadır, yürütmedir, yargı kısmı mı ele alınacak. Evet, birinci bölümü anladık temel ilkler, değiştirilemez maddeler, hak ve özgürlükler. Ondan sonra işte esas teşkilat kısmı geliyor. Anayasanın yani meclisin görev, yetki ve sorumluluğu, icra organı, yürütme organı sonra da yargı ile ilgili maddeler var.

ORTA SAHADA TOP ÇEVİRİRLER

Şimdi işin bu kısmına gelince bir taraftan ‘yeni anayasa’ diyoruz ama öbür taraftan da yapılan açıklamalara baktığımızda seçim öncesi ve sonrası cumhur ittifakı dışında olanlar ‘Doğru olanı parlamenter sistem’ diyor. Cumhur ittifakı ise Sayın Devlet Bahçeli’nin bu konuda yazdığı metin de ortada. 100 maddelik bir anayasa taslağı var. Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Başkanı Mehmet Uçum’un yaptığı açıklamalar var. Onlara bakarsanız ‘Bu iyi bir sistem. Sadece aksayan yönleri var’ diyor. Dolayasıyla teşkilat kısmında çok ciddi görüş farklılığı var.

‘Parlamenter sistem’ diyenler, ‘Başkanlık sistemini düzeltelim biz ona evet mi diyoruz’  diyorlar, yoksa cumhurbaşkanı hükümet sistemi diyenler ‘Tamam eksiklikleri var ama biz parlamenter sistemi de konuşabiliriz mi?’ diyorlar.  Bu soru netleşmeden sadece orta sahada top çevirmek bir yere götürmez. Çünkü parlamenter sistem veya cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi dediğinizde hangisini tercih edecekseniz en az 30-40 madde ona göre yazılacak. Öyle bir tek madde değil.

‘Onu anayasaya koymasak da olur’ diyebilirsiniz ama meclisin görev, yetki ve sorumlulukları, yürütme organının  görev, yeki ve sorumlulukları, yargı ve yargının yönetimi bu sisteme göre şekilleneceği için en az 30-40 maddeyi yazmayacaksınız demektir. Daha baştan ihtilaf var. O zaman nasıl bir anayasa olacak? ‘Yeni’ demekle, yeni olmaz, içeriğine bakarak yeni demek lazım. Önce bunların bir netleşmesi gerekiyor.”

CİDDİ İTİBAR KAYBEDER

Çiçek, “42 senedir konuşup konuşup yine sonunda anlaşamadılar yine bu iş olmadı” tarzında bir sonuca varılırsa, parlamentonun, siyasi partilerin ciddi bir itibar kaybına uğrayacağını,  darbecileri bir manada haklı çıkaracak bir sonuca götüreceğini belirtti.

Nasıl bir usulle bu değişiklik ya da yeni bir Anayasa yapılacağının önemli olduğunu hatırlatan Çiçek, “Başkanlığım döneminde ‘4 parti bir araya gelecek, her madde ittifakla çıkacak’. Daha bunu derken baştan bu işin yapılma şansı çok zorlaştı. 60 maddede anlaşılabilmesi için göbeğimiz çatladı. Çünkü, A partisinin ‘Evet’ dediğine, B partisi ‘Hayır’ dedi.  Yalnız partiler arasında değil, aynı partinin temsilcileri arasında da köklü görüş ayrılıkları çıkıyordu. O yüzden komisyonda görev alacak aynı parti mensuplarının da birbiriyle uyumlu olması son derece önemli. Şimdi her maddeye 6 partinin temsilcisinin ‘evet’ demesiyle mi, yoksa çoğunluk oyuna göre mi karar verilecek? Bunların netleşmesi gerekir” dedi.

HER TÜRLÜ ÖNERİ VAR

2012’de Anayasa değişikliği çalışmalarına aralarında TOBB, TESK’, işçi ve işveren sendikaları konfederasyonlarının da bulunduğu 7 çatı kuruluş aracılığıyla 13 bölgede toplantı yaptıklarını,  hemen her toplantıda 700-800 kişinin bulunduğunu hatırlatan Çiçek, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Her kesimin görüşünü yansıtan yaklaşık 30 bin sayfalık dokuman meclis arşivinde. Toplumun ne düşündüğü, anayasadan ne beklediği o metinlerde var. Önemli bir kaynak. Bunlardan yararlanabilirler. Kaldı ki 60’a yakın maddenin müzakeresi sırasında hangi partinin neyi nasıl düşündüğü de var. Orada bu müzakerelere katılan 4 partinin anayasa taslağı da peyderpey de olsa münakaşa müzakere edilmek üzere meclise verdiler. Yani mutfakta iyi bir menü çıkarmak için her şey var. Geri kalanı mutfakta çalışanlara kalmış.

O zaman kabul edilen bir ilke var. Ona bakmak lazım. ‘Usul önemlidir’ derim. 6 parti anayasanın tümüyle ilgili genel bir onay vermedikçe maddeler üzerindeki mutabakatın bir anlamı yok. Anayasayı değiştirmek öyle sanıldığı kadar kolay bir şey değil. Emin olun Erciyes dağını taşımaktan daha zor. Kimse kolay gösterip de o fiyakalı laflara bakarak bu işin kolay olacağını zannetmesin. Gerçekçi olmak lazım. İnşallah şeytanın bacağını bu sefer kırarız.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/anayasayi-degistirmek-erciyes-dagini-tasimaktan-zordur/feed/ 0
Naci Görür’den ‘erken uyarı sistemi’ uyarısı https://www.foxhaber.com.tr/naci-gorurden-erken-uyari-sistemi-uyarisi/ https://www.foxhaber.com.tr/naci-gorurden-erken-uyari-sistemi-uyarisi/#respond Fri, 07 Jun 2024 21:15:52 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8030 Bilim Akademisi üyesi, yer bilimci ve deprem uzmanı Prof. Dr. Naci Görür, ortaya atılan yeni erken uyarı sistemine ilişkin konuştu.

Sistemin beklenen Marmara depreminde can kurtarıcı olmayacağına, erken uyarı sisteminin kurumlar arası bazı uygulamaları ve işleyişleri devre dışı bırakmaya yarayacağından söz etti.

Depremde asıl hayat kurtarıcılığın kenti depreme hazırlamak olduğunu anlattı. 

Ayrıca çalışmalara bugün başlanması halinde ortalama 15-20 yıl içerisinde İstanbul’un depreme hazır olacağını belirtti.

Görür değerlendirmesinde şunlara yer verdi:

“MİNİMUM 7.2 BÜYÜKLÜĞÜNDE DEPREM BEKLİYORUZ”

-Şu anda gündemde deprem var. Deprem uyarısı verildi senelerdir. Depremi bekliyoruz, ne zaman olacağını da bilmiyoruz.

-Ama diğer bütün özelliklerini sistemi biliyoruz. Dolayısıyla bekliyoruz ki yetkililer yerel ve merkezi ve halkın kendisi depreme hazırlansın. İstanbul’u depreme hazırlasınlar. Minimum 7.2 maksimum 7.5 büyüklüğünde bir deprem bekliyoruz. Yeterince hazır değiliz.

“ERKEN UYARI SİSTEMİ BİLİNEN BİR ŞEY”

-Erken uyarı sistemi çok eski bilinen ilk bir şey. Bizim Türkiye’de bile 2000 yılından beri uygulanan bir şey.

-Ve hatta Bakanlar Kurulu kararıyla ilgili Boğaziçi Kandilli’de 2000 yılından beri bu çalışmalar yürüyor. Basit bir sistem. Sırf deprem sırasında hemen deprem olur olmaz bazı stratejik tesislerin devre dışı bırakılması için ortaya atılmış bir sistem.

-Diyelim ki itfaiyede, doğalgazda işte diyelim metrolarda, trenlerde yani deprem olur olmaz vanayı veya düğmeyi kapatıp o sistemlerin zarar görmemesi için devre dışı bırakan bir sistem. Yani aynen sigorta gibi.

“BU SİSTEM DEPREME HAZIRLIK ANLAMINDA BİR ŞEY İFADE ETMİYOR”

-Yani İGDAŞ’ta mesela, böyle şeyleri zaten İGDAŞ kendi yapıyor. Yani bu yeni bir sistem değil bir şey değil yani.

-Siz bir yazılım yaparsanız onun bilgisayara koyarsınız veya telefona koymuşsunuz o bir şey ifade etmiyor. Böyle depreme hazırlanma noktasında bir şey ifade etmiyor. Limitli bir faydası olur.

-Yani amacı farklı, amacı deprem olduğu an hastaneye haber vermek, okula haber vermek, metroya haber verip çalışmasını durdurmak, İGDAŞ’a haber verip İGDAŞ’taki doğalgaz faaliyetini kesmek, elektrik idaresine haber verip, elektriği durdurmak, asansörlerin çalışmasına engel olmak.

-Bunun amacı bu. Yani kalkıp da halka ‘Biz bunu yaptık. O zaman biz depreme hazırız. Alın bu sistemi ve hayatınızı kurtarın’ derseniz bu çok yanlışmış. Bu işin vebali var. Bu iş yasak. Yasa da buna engel olur.

-Yani siz erken uyarı yapacağınız zaman depremin yerini zamanını, şiddetini ve vereceği zararı, hesabını yapmak zorundasınız. Ve onu bildirmek zorundasınız. Ve bu insanları belli ölçüde eğitmek zorundasınız, anlatmak zorundasınız.

-Yani ben şöyle söyleyeyim diyelim ki dörtlük bir deprem olacak. Dört buçukluk bir deprem oldu. Siz vaveyle koparıp da deprem oldu falan diye çıkartırsanız biri de kendini balkondan atarsa vebalini kim alacak? O hesabı sormazlar mı?

-Kaldı ki böyle bu tür şeyler yasak olmalı. Erken uyarı sistemi, sistemler arası bazı sistemleri devre dışına koymak için ağırlıklı olarak ortaya konulmuş bir sistemdir. Yeni falan değildir.  

“BUGÜNKÜ ALTYAPI DEPREME DAYANIKSIZ”

-Siz yeni yazılımlar yapabilirsiniz. Yıllardır bu sistem var. Onu diyorum işte Kandilli 2001’den beri yapıyorlar. Bir takım çalışmalar oluyor. İGDAŞ bu işi yapıyor.

-Bu halka bir can kurtarıcı olmaz, yanlış. İşin doğrusu Marmara Bölgesi’nin İstanbul’un depreme hazırlanmasıdır.

-Kentimizin deprem dirençli hale getirilmesidir. Bu da ancak devlet eliyle yerel yönetimler eliyle, halkla birlikte uzun bir çalışma, disiplinli bir çalışma sonucu olabilir. Bir kentin tüm bileşenlerini, deprem dirençli olmalıdır.

-Başlangıç olarak o kentte yaşayan insanların tümünü can güvenliğini büyük ölçüde sağlamış olursunuz. Deprem, en büyük çevre felaketidir. Hangi zararlar verebilir deprem olursa. Ne zararı olabilir.

-Onların hesabını yapıp deprem olmadan önce onları düzeltmen gerekir. Mesela altyapısı, bugünkü altyapı depreme dayanıksız.

-Çalışacaksın, hangi kısmın nereler depreme dayanıksız oraları depreme nasıl dayanıklı hale getirebiliriz. İstanbul 15-20 senede rahatlıkla depreme hazırlanılabilir. Bunun dünyada örnekleri var. Genelde on senede İstanbul kadar büyük olmasa bile yani o kentte depreme hazır hale getiriyorlar.

“ASIL CAN GÜVENLİĞİ, KENTİ DEPREM DİRENÇLİ HALE GETİRME ÇALIŞMALARIDIR”

-Özetlemek gerekirse erken uyarı sistemi çok yararlı bir sistemdir. Çok faydalı bir sistemdir. Bu sistem bazı stratejik kurumlar arasında iletişim ve konuşmayı sağlar.

-O stratejik kurumlar da kendi işlemlerini bir an önce devre dışı bırakmak için vardır.  Diyelim ki doğalgaz aniden kesilmeli bir deprem olunca.

-Aksi halde yangınlar oluyor. İtfaiye aniden uyarılmalıdır. Hastaneler hemen uyarılmalıdır. Erken uyarı bu amaçla yapılmıştır. Deprem tahmini değildir.

-Deprem olduktan sonra birtakım hesapların çok hızlı yapılıp bildirilmesi ve bu saniyeler mertebesindedır, bilemedim 1-2 dakika meselesi. Bu hayatı fazla kurtarmaz. Ama yani öyle olaylar olur ki senin benim hayatımı da kurtarır.

-Yani kurtarmaz diye bir kaide de yok. Çok da yararlıdır, çok da faydalıdır ve bu bilinen bir sistemdir. Yıllardır mevcuttur.

-Türkiye’de de mevcuttur. Bunu şimdi böyle yeni bir sistem gibi çıkarıp rant uğruna halka bunları söyleyip belli şeyler yapmak doğru değildir. Bunları bırakalım kendi işleri içerisinde bunu yapsınlar.

-Asıl can güvenliği, insanlarımız ölmesin diye uğraşmamız gereken büyük boyut bir kenti deprem dirençli hale getirme çalışmalarıdır. Onu da yerel yönetimlerle ve halkla beraber birlikte omuz omuza el birliğiyle, inanç birliğiyle yapılması gereken bir iştir. Hayat kurtarmak budur.

 

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/naci-gorurden-erken-uyari-sistemi-uyarisi/feed/ 0
CHP’lilere açıköğretim ile belediyecilik dersi https://www.foxhaber.com.tr/chplilere-acikogretim-ile-belediyecilik-dersi/ https://www.foxhaber.com.tr/chplilere-acikogretim-ile-belediyecilik-dersi/#respond Wed, 05 Jun 2024 21:04:14 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7961 Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen’in belediye başkanlığı 25 yılın ardından sonra sona erdi. Ancak uygulamaları, geliştirdiği modeller hep örnek oldu. Türkiye’de ve yurtdışında yaşayan vatandaşlarımız için uzaktan eğitim sistemini başlatmıştı. Şimdi benzerini sosyal demokrat belediyeler için uygulamaya hazırlanıyor. Bu eğitime yalnız başkanlar, belediye meclis üyeleri değil, personelde alınacak. Alanında uzman isimler, partide uzun yıllar görev yapmış kişiler de deneyimlerini aktaracak. Her dönem sonunda sınav yapılacak.

YENİ BAŞKANLARA ÖNERİM

Özellikle ilk kez belediye başkanı seçilenlerin seçilmişliğin baş döndürücü havasına kapılmamasını, çok dikkatli olmalarını, plan-proje yapma konusunda acele etmemelerini, büyük projelere birden bire girmemelerini öneren Büyükerşen şunları söyledi:

“Biraz sükunetle bekleyip içinde bulundukları yönetimin sisteminin nasıl bir sistem olduğunu anlamaya çalışsınlar. Çünkü yerel yönetimler bozuk da değil bombozuk bir sistem. Bunun ıslah edilmesi için yapılacak çok önemli işler var. Rastgele ‘Şunu yapalım, bunu yapalım’ demesinler. Bir ortalık durulsun, Türkiye’nin üzerine çöken kara bulutları dağıtmaya çalışmak lazım. Etraf toz- toprak hiçbir şey gözükmüyor. Belediye sistemi karışık. Öncelikle büyükşehir belediyeleri için ayrı bir belediye meclisi seçilmeli. Bu yapılmadıkça büyükşehirlerde belediyelerin hizmet yapabileceği sağlıklı bir sisteme sahip olduklarını iddia etmek mümkün değil. Yani Yerel Yönetimler Yasası değiştirilmeli.”

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’le ayrıntılı bir görüşmenin henüz olmadığını kaydeden Büyükerşen şu bilgileri verdi:

KOORDİNASYON GÖREVİ

“Şimdilik Sayın Genel Başkanın söylediği, bir koordinasyon görevi. Ama koordinasyon görevinden çok bir sistemin kurulması gerekiyor. Önerileri şöyle yapalım, böyle yapalım diye yanlış yollara gitmemek, kalıcı çözümler bulmamız lazım. Türkiye’nin dört bir tarafında seçilmiş CHP’li belediye başkanlarımız görevlerinin başında. Bunlara nasıl ulaşılacak, nasıl eğitim içerisine alınacaklar bunları önce planlamalıyız. Bunun için CHP yönetimiyle, parti meclisiyle çok zaman almayacak şekilde tartışıp bir yol bulmalıyız. Ülkemizin hemen her tarafında belediyelerimiz var. Bunları nasıl bir eğitim sistemi içerisine alacağımızı belirlemeliyiz. Sosyal demokrasi, sosyal demokrat belediyecilik eğitimiyle başlamalıyız. Bir eğitim teşkilatımız olacak. Bana göre adeta ikinci açıköğretim gibi bir model üzerinde durmak gerekiyor. Eğitimden sonra bunun sınavları da olacak. Bu eğitim yalnız belediye başkanlarını değil belediye meclis üyelerini, personeli de kapsayacak.”

DENEYİMLERİMİZİ AKTARACAĞIZ

Deneyimli belediye başkanlarının, önceki genel başkanların, bu alanda başarılı çalışmalarını bildiğimiz hocaların da tecrübelerini, önerilerini anlatacağını kaydeden Büyükerşen, uygulamanın başlanmasından sonra yeni gelişmelerle eğitimin daha da güçlendirileceğini belirtti. Bazı eğitim konularının büyükşehir başkanları için ayrı ilçe belediye başkanları için farklı olacağını ifade eden Büyükerşen açıklamasını şöyle tamamladı:

“Sosyal demokrasi çizgisi içerisinde, hedef sosyal demokrasi, sosyal belediyecilik olmakla beraber kalkınma, demokrasi, siyaset, özgürlük, özlem duyduğumuz milletçe hatasız bir düzene geçmek için ne gerekiyorsa o dersleri de hocalarımıza hazırlatırız. Sistemsizlikle mücadele edecek bir sosyal demokrasiyi gerçekleştirmeliyiz. Türkiye, bugün merkezi yönetimden, yerel yönetimlere kadar sistemsizlik içerisinde boğuşup duruyor.”

Erken seçim mutlaka gerekli

Yılmaz Büyükerşen, Türkiye’nin bir an önce genel seçime gitmesinden yana olduğunu belirtti. Nedenini şöyle açıkladı: “İflas ettirilmiş bir memleketle karşı karşıyayız. Bunun kurtuluşu bir an önce bu hükümeti genel seçime zorlamaktır. Cumhurbaşkanı ‘Parlamenter rejime dönmek değil de bu rejimi düzeltelim’ diyor. Nesini düzelteceksin bu rejimin? Mevcutta bir sistem yok ki düzelteceksin. Türkiye’nin bugünkü durumu bir sistem değil. Bunun çözümü için Türkiye’yi yeniden kuruluş ayarlarına döndürmek lazım. Bunun için genel seçim mutlaka gerekli. İktidarı parlamenter sisteme geçmeye zorlamalı.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/chplilere-acikogretim-ile-belediyecilik-dersi/feed/ 0
Akşener’den Başkanlık açıklaması: Erdoğan’a çok acıyorum https://www.foxhaber.com.tr/aksenerden-baskanlik-aciklamasi-erdogana-cok-aciyorum/ https://www.foxhaber.com.tr/aksenerden-baskanlik-aciklamasi-erdogana-cok-aciyorum/#respond Tue, 09 Jan 2024 21:18:30 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2086 İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, 31 Mart yerel seçimleri için Edirne’de başlattığı il gezilerine devam ediyor. Akşener, bu kapsamda bugün Manisa’ya geldi, ilk olarak Irak’ın kuzeyinde teröristlerin saldırısı sonrası şehit edilen Piyade Sözleşmeli Er Enes Budak’ın ailesini ziyaret etti.

Akşener’in sonraki durağı ise İYİ Parti Manisa İl Başkanlığı oldu. Akşener, burada yerel seçim süreci ve Başkanlık Sistemi’ne ilişkin konuştu, şunları söyledi:

– Biz yalnız başımıza hür ve müstakil diye tariflediğimiz bir sistem içerisinde seçime gidiyoruz. Hep şu söylendi bize ‘Yerel seçimler bunun sırası mı?’ Halbuki yerel seçimler tam zamanı bu ayrı yürümenin.

“İNSANIN RUH SAĞLIĞI GİDER”

– Ortaya bir şey çıktı bu kutuplaştırma sisteminin herkes için çok kolay bir politika yapma tarzı ortaya çıktı ve bitmedi, bizim farklılıklarımızın üzerinde tepinmek bitmedi. Ceketimi assam seçilirim gettoları doğdu. Vatandaşın çırak çıktı. Bunu taçlandıran da şu ucube sistem oldu. Bir de bu yapılan yanlışlığın hukuki bir sitemi ortaya çıktı partili Cumhurbaşkanlığı… Bugün Cumhurbaşkanı sayın Erdoğan, yarın bir başkası olacak, bu sistem devam etsin herkese çok acıyorum, sayın Erdoğan’a da çok acıyorum, yeni gelecek seçilecek ona da çok acıyorum. Gerçekten ruh sağlığı gider insanın.

“İSTANBUL VE ANKARA YETMİYORMUŞ”

– Biz kurulduğumuz günden beri 2017’de kabul edilen sistemin yanlışlığını anlata anlata geldik. 2018’de bunu değiştirmek için ittifak sistemi mecburiyetti çünkü Cumhurbaşkanlığı yüzde 50 artı 1 ile seçiliyor. 2018’de iki tarafta ittifak kuruldu. Cumhur İttifakı’nda tek aday vardı sayın Erdoğan, Millet İttifakı’nda ise üç aday vardı sayın İnce, ben ve Temel bey… Bizim üçümüzün aldığı oy 2014’te sayın Ekmeleddin İhsanoğlu’nun aldığı oy kadar oldu.

– Muhalefet diye kendini tarifleyen seçmen yıkıldı. 2019’da onun için biz teklif ettik CHP’ye, seçmeni ayağa kaldırmak için. 2023’ü kazanırız ümidiyle. Bu sistemin neticesinde ortaya çıkan sonuç İstanbul ve Ankara’yı almanın esasında bu ucube sistemini değiştirecek bir zafere yetmediği ortaya çıktı.

“HEYECANI YENİDEN GETİRTTİK”

– Bu yerel seçimler ayrı tek başımıza, hür ve müstakil girme kararı verdik. Sonra ortaya tuhaf bir iş çıktı. Biz simbiyotik bir ilişkiyi hep reddettik, et tırnak ilişkisini hep reddettik. Bu et tırnak ilişkisi sürecekse burada bizim oturmamıza gerek yok, herkes gider arzu ettiği siyasi parti bünyesinde çalışır, bize ne gerek var?

– Bizim bir iddiamız var, bu iddiayı hayata geçirebilmek için de en önemli fırsat yerel seçimler. Bu yerel seçimlerde epeyce bir haksızlığa, hakarete, iftiraya uğradık uğramaya da devam ediyoruz. Ama geldiğim nokta şu iyi ki bu kararı almışız, iyi ki de hür ve müstakil olarak bu seçime giriyoruz. Türkiye’yi farklı bir rekabet anlayışını, heyecanını yeniden getirttik.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/aksenerden-baskanlik-aciklamasi-erdogana-cok-aciyorum/feed/ 0
500 milyon TL ile böyle kaçmış https://www.foxhaber.com.tr/500-milyon-tl-ile-boyle-kacmis/ https://www.foxhaber.com.tr/500-milyon-tl-ile-boyle-kacmis/#respond Thu, 04 Jan 2024 21:39:32 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1890 Orhangazi ilçesinde 80 yıldır sarrafiye sektöründe faaliyet gösteren firmanın 3’üncü nesil işletmecisi Ahmet Ö., ‘Yavru’ adını verdiği sistemle yakın çevresinden emanete bırakmaları şartıyla piyasa değerinin altındaki fiyata cumhuriyet altını sattı.

Sisteme dahil olan kişilere 1 ay sonra taahhüt edilen oran sayısında altın, kar olarak verildi. Bir süre sonra kar amaçlı emanete altın bırakanların sayısı arttı. Sistem büyüyünce, katılımcılara, altın üzerinden komisyon verilmesine dönüştü. Sisteme katılan kişilere yüzde 4 ile 30 arasında komisyon verilmeye başlandı. ‘Yavru’ adı verilen sistemde, parasıyla gelen kişilere piyasa fiyatından daha uygun fiyatla altın satılıyor, 1 ay sonra taahhüt edilen oran sayısında altın, kar olarak veriliyordu.

MAĞDURLARDAN SAVCILIĞA ŞİKAYET

Kuyumcu Ahmet Ö., bir süre önce taahhüt ettiği altınları ya da altınlar değerinde parayı, sahiplerine zamanında teslim etmekte zorlandı. Endişe yaşayan iştirakçiler, birbirlerinden habersiz sistemden paralarını çıkarmak istedi. Ancak, altın ya da paraların iadesi konusunda sorunlar yaşanmaya başladı. Dün, gün boyu kuyumcunun kapalı olması endişeleri artırdı. Sistemde altınları olanlar, bilgi almak için aradıklarında Ahmet Ö.’ye ulaşamazken, kuyumcunun bir önceki gün, akşamdan iş yerini boşaltıp kaçtığı bilgisi kulaktan kulağa yayıldı. Kuyumcunun kaçtığını öğrenen mağdurlar savcılığa şikayette bulundu.

SAVCILIKTAN ARAMA KARARI

Kuyumcu Ahmet Ö. hakkında yapılan çok sayıda şikayet üzerine, Orhangazi Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı. Akşam saatlerinde Mustafa Kemalpaşa Caddesi’nde kuyumcunun yer aldığı bölge, emniyet şeridiyle kapatıldı. Savcılık izniyle kuyumcunun kapısının açılması için itfaiye ve çilingirle çalışma yapıldı ancak kapalı olan kepenkler açılamadı.

TOPLANAN PARA 500 MİLYONDAN FAZLA

Dededen kuyumcu olan Ahmet Ö.’nün, kar dağıtım amaçlı kurduğu sistem sayesinde katılımcılardan topladığı para miktarının 500 milyon liradan fazla olduğu iddia edildi. Savcılığa başvuran kişi sayısının sistemdekilerin çok küçük kısmı olduğu, sistemde ilçenin iş ve sivil toplum camiasından tanınmış kişilerin de bulunduğu iddia edildi. Topladığı paralarla ortadan kaybolduğu belirtilen Ahmet Ö.’nün yakalanması için çalışma başlatıldı.

ÖZEL EKİP 4 SAATTE YAKALADI

Dolandırıcılık şikayetleri üzerine Orhangazi Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Dolandırıcılık Şube Müdürlüğü ve Orhangazi Emniyet Müdürlüğü personelinden oluşan özel ekip oluşturuldu. Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen koordineli soruşturmayla ekipler tüm detayları en ince ayrıntısına kadar inceledi. Titiz çalışma sonrasında özel ekip, kuyumcu Ahmet Ö. ve evinde saklandığı arkadaşı R.E.’yi, 4 saatlik takibin ardından İstanbul’un Beyoğlu ilçesinde yakaladı. Polisin eş zamanlı operasyonunda, Ahmet Ö.’nün ortağı A.F.Ş. ile İstanbul’a otomobiliyle götüren H.Ş. ve kuyumcu çalışanı S.İ. de Bursa’nın Orhangazi ilçesinde yakalanıp gözaltına alındı.

ÖNCE İDDİALARI KABUL ETMEDİ

Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Dolandırıcılık Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından İstanbul’da gözaltına alınıp Bursa’ya getirilen Ahmet Ö., Asayiş Şube Müdürlüğü’ne getirildiği sırada basın mensuplarının, “İddiaları kabul ediyor musunuz?” sorusuna “İddiaları kabul etmiyorum” diyerek yanıt verdi. Ahmet Ö.’nün emniyetteki sorgusunda ise “İflas ettim parayı döndüremedim, pişmanım” dediği öğrenildi.

Olayla ilgili 20’nin üzerinde mağdur olduğu belirlenirken, soruşturma sırasında gelecek şikayetlere bağlı olarak sayının artabileceği belirtildi.

ALTINLARI BAVULLA İSTANBUL’A KAÇIRMIŞ

Şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürerken, Ahmet Ö.’nün kuyumcudaki altınları bavula doldurup kaçtığı anlar güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde Ahmet Ö. ile H.Ş.’nin kuyumcuya geldiği ve altınları doldurdukları bavullarla bir süre sonra iş yerinden çıktıkları görüldü.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/500-milyon-tl-ile-boyle-kacmis/feed/ 0
Akşener: Artık biz, kendimiz olmalıyız https://www.foxhaber.com.tr/aksener-artik-biz-kendimiz-olmaliyiz/ https://www.foxhaber.com.tr/aksener-artik-biz-kendimiz-olmaliyiz/#respond Fri, 22 Dec 2023 21:27:20 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1348 İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, belediye başkan aday tanıtım toplantısı için Nevşehir’e geldi. Burada partililerle bir araya gelen Akşener, şunları söyledi:

* “İlk kurulduğumuz heyecanla 6 yılı doldurduk, 7’ye bastık. 6-7 yıl sonra şimdi Türkiye’nin her bir şehrinde, her bir ilçesinde Nevşehir’de olduğu gibi kendi adaylarımızla çıkıp onları kazandırmak, onların şahsında iyi belediyeciliği ve o iyi belediyeciliğin uygulaması sonucunda 2028’de Türkiye’yi yönetmek iddiamızla yine yeniden yola düştük. Biz bu ülkeyi canından çok, istikbalinden çok ve geleceğinden çok sevenleriz.

* Elbette bu ülkenin her bir ferdi, bu ülkeyi, bu milleti canından çok elbette sevmektedir. Biz de onlardan, onların içinden birileriyiz. Şimdi biz büyüklerimizin yaptığı gibi bu ülkenin var kalması, bu ülkenin kadim bir uygarlık olarak ilanihaye, ilelebet bizden sonra, torunlarımızdan sonra, hepimizden sonra da yaşayabilmesi için üzerimize düşen her türlü sorumluluğu yerine getirenleriz.”

Bugüne kadar pek çok adım attıklarını belirten Akşener, “Artık onların tekrarına lüzum yoktur. Ama geldiğimiz noktada artık biz, biz olmalıyız. Artık biz kendimiz olmalıyız. Artık biz bu ülkeyi yönetmeye ciddiyetle, inatla ve cesaretle varın demek durumundayız. Aksi takdirde kendimize göre fedakarlık saydığımız, Türkiye için, milletimiz için faydalı olduğuna inanıp attığımız hiçbir adımın esasında sonuç itibariyle Türkiye’nin geleceğinde çok da büyük bir faydası olmadığını gördük” ifadelerini kullandı.

“BURADA ÖZNE ERDOĞAN DÜŞMANLIĞI DEĞİL”

Akşener, sözlerini şöyle sürdürdü:

* “Bugün Türkiye ucube bir sistemle yönetiliyor. Tek bir kişinin iki dudağının arasında her ne karar alınacaksa bir kişinin kararına bırakılmış bir yönetim anlayışının ne Türk tipi Cumhurbaşkanlığı sistemiyle ne başkanlık sistemiyle ne de yarı başkanlık sistemiyle hiçbir alakası yoktur. Burada özne Sayın Erdoğan düşmanlığı değildir.

* Sayın Erdoğan bugün ‘Hadi bana eyvallah. Ben yokum kardeşim. Yoruldum gidiyorum’ demiş olsa yerine bu salondan her kimi o sandalyeye oturtursak oturtalım ki her birine kişisel olarak güvenim yiğitliklerine, namuslarına, şereflerine ve dürüstlüklerine kefaletim vardır, inancım vardır. Ama buna rağmen 1 sene sonra gerçekten yoldan çıkarlar.

* Yani şunu söylemek istiyorum her türlü kararı 1 kişinin aldığı herhangi bir tayin, terfi için dahi yapılan bir yanlışlık sebebiyle bir bakanı arasanız o bakanın kendi adına karar veremeyip tekrar cumhurbaşkanlığı makamında her kim varsa onu aradığı ve o insanı yorgunluktan büktükleri bir sistem bu. O sandalyede, o koltukta oturana da yazık, bu ülkenin insanlarına da yazık.”

“DERTLERİNİZİ MECLİS’TE GETİRMEYE KARARLIYIZ”

Asgari ücret konusuna da değinen Akşener, şöyle konuştu:

* “Aranızda emekli maaşıyla geçinen kaç kişi var? Esnaf olan kimler? Şimdi bütün bu arkadaşlarıma baktığım zaman asgari ücretin ne kadar olacağını heyecanla bekliyorsunuz. Ama aldığınız parayla Nevşehir’de bile geçinmeniz mümkün değil. 4 kişilik bir aileyi bir asgari ücretle geçindirmeniz mümkün değil. Hele kiradaysanız hiç mümkün değil ve gıda fiyatlarının son derece artmış olmasının getirdiği bir sonuçla evlerde artık yemek miktarı günde iki öğüne düşmüşken, hele büyükşehirlerde bu iki öğünde son derece azken, çocuklarımız aç ve gelişmek zorluğu çekerken, büyükşehirlerde evlatlarımızda bodurluk başlamışken biz bunları konuşmak yerine lagada, lugada işlerle meşgulsek, ‘sen şucu musun? ben bucu muyum?’ diye konuşuyorsak bu işten millet çırak çıkmış demektir. Biz ısrarla ve inatla sizin dertlerinizi, sizin problemlerinizi Meclis’te dile getirmeye, kanun teklifi vermeye, gerekirse araştırma önergesi, soru önergesi gibi o konuya dikkat çekmeye kararlıyız.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/aksener-artik-biz-kendimiz-olmaliyiz/feed/ 0