Bir iş yerinde Yeniden Refah Partisi İlçe Başkanı Ali Yazıcı ile karşılaşan Akşener, seçimlerin hayırlı olması temennisinde bulunarak, Necmettin Erbakan ile olan anılarını anlattı.
“GÖZÜNÜZÜN ÖNÜNDE OLACAK”
Daha sonra Beşikdüzü ilçesine geçen Akşener, halka hitaben yaptığı konuşmada, halkın sesi olmaya çalıştıklarını belirterek, “Siyasetin çok rahat yapıldığı bu kutuplaşma sistemini yıkmak için partimiz kuruldu. Bizim partimiz sizin sesiniz olmak üzere kuruldu. Bu sesi de duyurmak için elimizden geleni yaptık. Şimdi 2023 yılında bana dediniz ki siz seçmen olarak ‘Ey Meral Akşener ve İYİ Partililer biz sizi muhalefet ettik, gözümüzün önünde bulunacaksınız, takip ediyoruz sizi.’ Verdiğiniz görev ne? Halkın avukatı olmak, yani sizin sesiniz olmak, sizin sesiniz olmaya devam etmek.” diye konuştu.
“ÜZERİMİZE DÜŞENİ YAPTIK”
Akşener, halkın kendilerine verdiği görev çerçevesinde üzerlerine düşeni yaptıklarını ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
*Fakat bir ara bu ucube sistemin getirdiği ittifak sistemine mecbur kaldığımız için biz de malum seçmenin bir denge kurabilmesi için, bu sisteme muhalefet edenlerin güç edinebilmesi için, güç hissetmesi için, umutlanması için bu ittifak sisteminin birinin içine dahil olduk. Yapılan eksiklikleri gördük 2018’de, sonra 2019’a giderken.
*Sizin hemşehriniz Koray Aydın karşımda, geldi bana ‘Bacım.’ dedi, ‘Bu seçmen umutsuz halde, yani bu ucube sistemi değiştirmeye yönelik yetersiz kalındığını hissediyor.’ Dolayısıyla ‘Ne yapalım ağabey?’ dedim. Dedi ki ‘Biz Cumhuriyet Halk Partisine gidelim, belediye dahil bir ortaklaşmayı, bir ittifakı teklif edelim.’ Bakın karşımızdakiler akıl etmedi ha gene sizin hemşehriniz akıl etti.
*Randevuyu bizzat ben aldım. Sayın Kılıçdaroğlu’na gitti, görüştü ve Allah’ım şahittir ki ‘Biz Türkiye mi, İYİ Parti mi?’ dendiğinde Türkiye’yi tercih ettik. Sonuç itibarıyla İstanbul ve Ankara kazanıldı.
“BU SİSTEMİ DEĞİŞTİREMEDİK”
Kimseyi kötülemek için konuşma yapmadığını dile getiren Akşener, “2023’e giderken bu iki arkadaşımızı istediniz. İç Anadolu Mansur Bey’i istedi, bu bölgeler Akdeniz, Ege Bölgesi, Marmara Bölgesi de Sayın İmamoğlu’nu istedi. Sonuç itibarıyla öyle oldu, böyle oldu derken mesele Tayyip Erdoğan’a düşmanlık veya dostluk değil. Bu sistemin yamukluğu, bu sistem yamuk bir sistem, bu sistem sizi yok farz eden sistem. Sonuç itibarıyla bu sistemi değiştiremedik.” dedi.
“REKABET PROJE ÜZERİNDEN OLSUN”
Akşener, sonra kuruluş felsefelerine dönmeye karar verdiklerini kaydederek, “Nedir bu? Sizin sesiniz olmak, hür ve müstakil olarak kutuplaşmış bu sistemin içerisinden sadece sizi düşünen, sadece köylüyü, esnafı, atanamayan öğretmeni, mülakatta elenen çocukları, şiddet gören kadınları, ülkenin refahını ve elbette dertli olan insanların sesi olmayı öne koyalım. Rekabet hizmet üzerinden, rekabet proje üzerinden olsun. Nasıl sizin için müşteri velinimetse, seçmen de siyasetçi için velinimet olmalı.” ifadesini kullandı.
İYİ Parti lideri Akşener, emekli maaşlarını eleştirerek, “Erdoğan’a diyorum ki ‘Emekliyi rahat ettirirsen oylarını alabilirsin.’, ona diyecek bir şeyimiz yok. Dönüp diyorlar ki ‘Erdoğan’a Akşener oy istiyor.’ Ne alakası var kardeşim? Ben sizin sesinizim, yapsın, gereğini yaparsınız yapmazsınız, o beni ilgilendirmez ama yapmadığı takdirde oylarınıza talibim. Tutun elimi bakın 2028’e kadar muhalefet nasıl yapılır görün, göstereyim herkese.” diye konuştu.
Akşener, konuşmasının ardından esnafı ziyaret ederek belediye başkan adayları için oy istedi.
Son olarak Yomra ilçesine giden Akşener, esnaf ziyaretinde bulundu.
]]>Proje çalışmalarında sona geldiklerini dile getiren Prof. Dr. Sözbilir, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ile imzaladıkları protokol kapsamında 12 ayrı noktaya sistemi yerleştireceklerini ifade etti.
Sistem sayesinde depremin 16 saniye öncesinden bilinebileceğini söyleyen Prof. Dr. Sözbilir,”Üniversitenin öz kaynaklarıyla desteklenen bir projeydi. Mühendislik fakültesinde jeoloji, jeofizik, inşaat, bilgisayar ve elektronik bölümü hocalarından oluşan bir ekip oluşturduk. Bu ekip 3 yıl boyunca çalışıp, projeyi tamamladı. Hem yazılı hem tasarım hem de mekanizma açısından tamamen yerli, yeni bir deprem uyarı sistemi geliştirdik. Geliştirdiğimiz sistemi önümüzdeki aydan itibaren 6 aylık bir deneme sürecine sokacağız. İzmir’de farklı lokasyonlardaki 12 AFAD istasyonuna yerleştireceğimiz bu sistem saniye saniye bize oluşacak depremlerle ilgili bilgi aktaracak” ifadelerini kullandı.

‘DEPREMİ 16 SANİYE ÖNCESİNDEN ÖĞRENEBİLİYORUZ’
Bu sistemin daha önce İstanbul, Bursa, Kocaeli gibi yerlerde kurulduğunu dile getiren Prof. Dr. Hasan Sözbilir, sistemin birçok ilde kurulması gerektiğine dikkati çekip, sözlerini şöyle sürdürdü:
-Deprem erken uyarı sistemleri, diyelim ki 70 kilometre uzaklıktaki bir fay deprem oluşturduğu anda onu algılıyor.
-Mesela Bayraklı ilçesine gelebilecek bir depremi 16 saniye öncesinden öğrenebiliyoruz. Bu sayede insanlara bilgi verilebilir ya da büyük ölçekli yapılarla ilgili önlem alınabilir. Amaç deprem olduğu anda kaynağında yakalamak.
-Fayın bizden ne kadar uzak olduğuna göre depremin geliş süresi değişir. Bu bilginin online ve gerçek zamanlı olarak bilgisayarlara naklini gerçekleştirecek.
‘DEPREM SAYISINDA ARTIŞ YAŞANDI’
Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen yıkıcı depremin ardından 1 yıl içinde yaklaşık 100 bin deprem yaşandığını anlatan Prof. Dr. Sözbilir, “Normal şartlarda Türkiye’de bir yılda ortalama 25 bin tane deprem oluyor. Ama 6 Şubat’tan sonra 1 yıl içerisinde yaklaşık 100 bin tane deprem oldu yani deprem sayısında artış yaşandı. Bu da çok yüksek bir enerjinin açığa çıkması olarak değerlendirilebilir. Bu hareketlilik sürüyor” dedi.

Türkiye genelinde son 100 yılda kırılmayan çok fazla fay bulunduğunu da hatırlatan Prof. Dr. Sözbilir, “Türkiye’de 485 tane faydan sadece 25 tanesi kırıldı. Bu yıl sonunda bir proje başladı. 14 tane üniversiteden 100’e yakın bilim insanı olarak yüzün üzerindeki fayı çalışıyoruz. Aynı anda iki yıl boyunca bu çalışmalar sürecek. Antakya, Ölüdeniz, Cizre faylarında çalışmaya başladım. Onları kesip içine bakacağız. ‘Bu faylar geçmişte ne kadar sıklıkla deprem üretmiş?’, ‘Bundan sonra ne zaman kırılabilir?’ gibi soruların yanıtlarını bulmaya çalışacağız. Deprem tehlikesi düzeyini ölçmeye çalışıyoruz” açıklamalarında bulundu.
İZMİR’DE TUZLA FAYINA DİKKAT ÇEKTİ
İzmir’de son 100 yılda fayların yıkıcı bir deprem üretmediğini de belirten Prof. Dr. Hasan Sözbilir, 17 fayın 6 ile 7.2 büyüklüğünde deprem üretebileceğini kaydetti.
Denizdeki faylardan birinin 30 Ekim 2020’de kırıldığını anlatan Prof. Dr. Sözbilir, “6.9 büyüklüğünde deprem olmuştu ve 117 vatandaşımız yaşamını yitirmişti. ‘Denizdeki hangi faydan kaynaklanan bir depremde ne tür bir tsunami tehlikesine maruz kalabiliriz?’, ‘Hangi kıyılarımızı su basar?’, ‘Bu sular ne kadar içeri girecek?’, ‘O bölgede altyapı stokumuz nasıl?’, ‘Nüfus yoğunluğumuz ne kadar?’ gibi konuları önceden bilmemiz gerekiyor” dedi.
İzmir faylarını kesip inceleme yaptıklarını da söyleyen Prof. Dr. Sözbilir, 5 fayda çalışmaları tamamladıklarını söyleyip “Tuzla Fayı’nın 2 bin yıllık deprem üretme aralığı var. Son depremi de yaklaşık 2 bin yıl önce yaptığı için bu fayın deprem üretme zamanının yaklaştığını söyleyebiliriz. 7’ye varan büyüklükte bir deprem üretme potansiyeli var” ifadelerini kullandı.

‘DEPREM KONUTLARI DEPREMDEN ÖNCE YAPILMALI’
Türkiye’de kentsel dönüşümün 1999 depreminden sonra devreye girdiğini vurgulayan Prof. Dr. Hasan Sözbilir, 2015 yılına kadar gecekonduların yıkılarak yerine bina yapıldığını dile getirerek, “Az nüfusun olduğu binaları değil de çok nüfusun olduğu 1999 öncesi yapılan binalar ekseninde kentsel dönüşümü yapmak lazım. Zemine göre ve nüfus yoğunluğuna göre önceliklendirme yapmak gerekiyor. 6 Şubat depreminde şunu gördük; depremden sonra sağ kalan insanları koyacak yerimiz yok. Çadır, konteyner var ama insanların yaşam kalitesi çok düşüyor. Deprem olmadan önce deprem konutları yapmak gerekir. İzmir’de deprem konutlarını ne kadar arttırırsak, şehir içinde mevcut yapı stokundaki insanları deprem olmadan önce oralara taşırsak deprem olduğunda kentsel dönüşüm kapsamında değerlendirilmesi gereken binalar yıkılır ama içinde insan olmadığı için kimse ölmez. Bu mekanizmanın Türkiye ölçeğinde devreye girmesinde fayda var” diye konuştu.
]]>İOS 18 HANGİ MODELLERE GELECEK?
• iPhone 15
• iPhone 15 Plus
• iPhone 15 Pro
• iPhone 15 Pro Max
• iPhone 14
• iPhone 14 Plus
• iPhone 14 Pro
• iPhone 14 Pro Max
• iPhone 13
• iPhone 13 mini
• iPhone 13 Pro
• iPhone 13 Pro Max
• iPhone 12
• iPhone 12 mini
• iPhone 12 Pro
• iPhone 12 Pro Max
• iPhone 11
• iPhone 11 Pro
• iPhone 11 Pro Max
• iPhone XS
• iPhone XS Max
• iPhone XR
• iPhone SE (ikinci nesil)
• iPhone SE (üçüncü nesil)
İOS 18 NE ZAMAN ÇIKACAK?
İOS 18 için henüz resmi çıkış tarihleri paylaşılmadı ancak;
iOS 18’in ilk beta sürümü: Haziran 2024’te Apple’ın Dünya Geliştiriciler Konferansı’nda (WWDC) tanıtılması ve ardından geliştiricilere sunulması bekleniyor.
iOS 18’in halka açık beta sürümü: Temmuz-Ağustos 2024 gibi bir tarihte kullanıma sunulabilir.
iOS 18’in resmi çıkış tarihi: Eylül 2024’te iPhone 14’ün lansmanıyla birlikte olması muhtemeldir.

İOS 18 ÖZELLİKLERİ NELER?
Apple henüz yeni iOS 18 sistemine nelerin dahil edileceğini resmi olarak onaylamasa da teknoloji dünyasının önemli isimlerinden biri olan Bloomberg’den Mark Gurman, yaklaşmakta olan işletim sisteminin iddialı ve ilgi çekici olduğunu bildirdi.
YAPAY ZEKÂ ODAKLI GÜNCELLEMELER
Tahmin edilen yazılım güncellemelerinden bazıları arasında gelişmiş yapay zekâ tarafından desteklendiği söylenen “Siri” ve “Mesajlar” uygulamalarının revize edilmiş sürümlerinin olduğu konuşuluyor. Güncellemenin, daha akıllı ve doğru yanıtlar vermek için AI ve LLM’leri kullanan revize edilmiş bir Siri sürümünü içermesi bekleniyor.
Mesaj uygulaması aynı zamanda soruları anlama ve cümleleri otomatik tamamlama gibi yeni özellikleri de içerecek.
Apple Music’de de yeni gelişmeler yaşanacak; iOS 17 ile Spotify gibi ortak çalma listelerine de olanak tanıyan yeni bir tasarıma sahip olan uygulama, iOS 18 ile kullanıcılara öneri şarkı listeleri oluşturmak için yapay zekâ kullanılarak otomatik çalma listeleri oluşturması bekleniyor.
GELİŞTİRİCİLER İÇİN KOLAYLIK
Ayrıca teknoloji, kullanıcıların uygulamaları geliştirmesine, test etmesine olanak tanıyan Xcode’a da eklenebilecek ve böylece geliştiriciler yeni uygulamaları daha hızlı yazabilecek.
Gurman, “Bana yeni işletim sisteminin şirket tarihindeki en büyük olmasa da en büyük iOS güncellemelerinden biri olarak görüldüğü söylendi. Bu bilgiyle Apple’ın haziran ayındaki geliştirici konferansı oldukça heyecan verici olacak” dedi.
Yeniden tasarlanan işletim sisteminin, Apple’ın iPhone 15 satışlarındaki yüzde dörtlük düşüş için aldığı bir aksiyon olduğu düşünülüyor.
RAKİPLERİNE YETİŞEBİLECEK Mİ?
Apple, şimdiye kadar yapay zekâ konusunda oldukça geri planda durdu. ChatGPT’nin domine ettiği alanda Microsoft ve Google gibi rakiplerinin karşısında oldukça zayıf kaldı. Haliyle işletim sistemindeki yapay zekâ odaklı güncellemeler, bu alanda ilerleyen diğer şirketlerin karşısında iki yıl gibi uzun bir süre sonra alınmış geç hamleler olarak yorumlanıyor.
Gurman da “Apple için bu oldukça büyük bir eksiklik. Uzun lafın kısası: Apple yapay zekâ konusunda çok geride ve kendisini tüketici teknolojisinde en büyük yenilikçi olarak gören bir şirket için bu büyük bir risk” diyerek bu duruma dikkat çekiyor.
KENDİ YAPAY ZEKÂ SİSTEMİ ÜZERİNDE ÇALIŞIYOR
Ancak Apple’ın ‘Ajax’ olarak da bilinen bir ‘Apple GPT’ yapay zeka botu üzerinde çalıştığına dair spekülasyonlar var.
Geçen yıl Apple CEO’su Tim Cook, bir konferans görüşmesinde hâlâ çözülmesi gereken bir takım konuların bulunduğunu belirterek, Apple’ın gelecekte ürünlerine yapay zekâyı ekleyeceğini ancak bunu çok düşünceli bir şekilde yapacağını söylemişti.
Apple, iOS 18 güncellemesinin beta sürümünü temmuz ayında yayınlayacak ve genel sürümü Eylül 2024’te yayınlanacak. Şimdiden tartışmalara konu olan sürümün tanıtımının ise haziran ayında gerçekleşecek Dünya Geliştiriciler Konferansı’nda sunması bekleniyor.
]]>
Hangi sorunlara neden olur?
■ Vücutta toksin artışı, sindirim sistemimizde, cildimizde, karaciğerimizde ve böbreklerimizde birikerek bu organların görevlerini yapmalarına engel olur. Genlerimize, DNA’mıza zarar vererek diyabet, kanser gibi kronik hastalıklara ve erken yaşlanmaya neden olur. Kan üretimini engeller. Kemiklerden kalsiyum çekerek kemik yapısının zayıflamasına yol açar. Vücutta üretilen ve işçilerin besini olarak görevi yapan hormonların üretimini engeller ve dengesizliklere neden olur. Örneğin, dokular arası iletişimi sağlayan tiroit hormonunu bozar. Sonuç, sebebi açıklanamayan yorgunluktur. Genişleyen bir göbek ve önlemeyen kilo artışı da toksinlerin vücudumuzda neden olduğu önemli sorunlardandır. Ancak hızlı kilo vermeyin. Zira bu durum da toksin yükünüzü artırır. Zira eriyen yağlarla birlikte toksinler kana karışarak, sağlığınız tehdit eder.
Nasıl beslenelim?
■ Vücudunuzun toksin yükünü azaltmak için her gün düzenli olarak birkaç diş sarımsak tüketin.
■ Tam tahıllar, baklagil, kuruyemiş, sebze ve meyve gibi lifli gıdalar önemli. Çünkü bunlar toksinleri vücuttan atarken onları bağlayıp dışkıyla çıkarabilmemizi sağlar. Günlük beslenmenizde özellikle havuç, kereviz, pancar, maydanoz, brokoli, karnabahar, lahana, lahana, enginar, pırasa, Brüksel lahanası, greyfurt, limon soğanın yanı sıra detoks molekülü işlevi gören tarçın, biberiye, zencefil ve zerdeçala da yer verin.
■ Gün içinde bol bol su için.
Lenf sisteminiz iyi çalışmalı
Birçoğumuz lenfatik sistemin farkında değiliz ama basitçe lenf sisteminiz olmazsa yaşayamazsınız. Vücutta kan damarlarının 2 katı lenf damarları vardır. Bu ikinci dolaşım sistemi diğer vücut sıvılarını temizlemede besin ve çöplerin atılmasında önemlidir. İşte lenf sisteminizi iyi çalıştırmanın yolları:
■ Günde en az 3 kez 5-10 dakika derin nefes egzersizi yapmaya çalışın. En etkili çalışma yöntemi zıplamak ve ip atlamaktır.
■ Bir diğer lenfatik fonksiyonu iyileştiren cilt fırçalamaktır. Cilt fırçalamak ölü deriyi alır ve dolaşımı hızlandırır, cildinin daha kolay nefes almasını sağlar. Banyo öncesi günlük cilt fırçalamanızı öneririm.
■ Her gece 7-8 saat uyuyun ve 11.00’den önce yatağa girmeye çalışın.

■ Vücut kendini korumak için tüm toksinleri yağda depolamaya çalışır. Sauna vücut ısısını artırır, yağ hücreleri toksinleri salar ve ciltte biriken toksinler atılır.
KENDİNİZİ TEST EDİN
Eğer aşağıdaki sorulardan en az 4 tanesine ‘Evet’ yanıtını verirseniz, toksinlere maruziyet riskiniz yüksek demektir.
1- Evde mikrodalga fırın var ve haftada 3’ten fazla kullanıyor musunuz?
2- Yılda 3 krizden daha sık boğaz enfeksiyonu olur musunuz?
3- Günde 2 saatten fazla televizyon ve internet ortamında vakit geçiriyor musunuz?
4- Cep telefonunuz geceleri yatarken açık ve başucunuzda mı?
5- Eşyalara dokunurken ya da arkadaşınızla tokalaşırken sık sık elektriklenme olur mu? Saçınızda elektriklenme sık hisseder misiniz?
6- Eviniz kalabalık bir cadde üzerinde mi? Etrafında elektrik trafosu baz istasyonu var mı?
7- Sebebini açıklayamadığınız şiş bir göbeğiniz ya da kilo artışınız var mı?
8- Cildiniz hep sivilceli soluk ve gözaltlarınız mor mu?
9- Evinizde banyo küvet etrafında veya duvarlarınızda küf var mı?
10- İşlenmiş hazır gıdalar tüketiyor veya haftada 3’ten fazla dışarda yemek yiyor musunuz?
Evinizi de arındırın
Evinizden toksinleri atmanın ideal yolları şöyle özetlenebilir: Bitkisel bazlı veya etiketinde “toksik olmayan” yazan yeşil temizlik ürünleri kullanın. Sirke de doğal bir temizleyicidir. Mumları ve oda spreylerini doğal uçucu yağlarla değiştirin. Daha temiz hava yaratmak için evinize biraz bitki koyun. Doğal ve organik olan cilt bakım ürünleri kullanın. Yemek pişirmek, temizlik yapmak ve içmek için şebeke suyunu arıtın. Tüm teflon pişirme kaplarından kurtulun. Yiyeceklerinizdeki antioksidanları önemli ölçüde azaltabileceğinden mikrodalga fırınınızı mümkün olduğunca kullanmaktan kaçının. Mümkün olan her yerde plastikleri azaltın. Odaları sık sık havalandırın.
Beslenmeden toksinleri çıkarma yolları
Düzenli olarak maruz kaldığınız toksinlerin çoğu yediklerinizdedir. Diyetinizde bazı değişiklikler yaptığınızda, doğru besinleri almanız ve toksik yükünüzü ortadan kaldırmanız kolaylaşır. Diyetinizde rafine tohum ve bitkisel yağlara, plastikte bulunan gıdalara (plastikteki BPA hormon fonksiyonlarını bozar). trans yağlara, organik olmayan kırmızı ete, ilave şekere ve cıva oranı yüksek balıklara yer vermeyin. Organik olan ve herhangi bir pestisit kullanılarak yetiştirilmeyen yiyeceklere ulaşmaya çalışın. Evde bir bahçe oluşturabiliyorsanız, bu en güvenli seçenek olabilir.
]]>