BİZE KALAN ÖLÜM OLDU
Çevrecilerin, İliçlilerin, siyasilerin, madencilerin ‘Geliyor’ dediği facia 13 Şubat’ta geldi. Toprak altında 9 canımız kaldı. Facia ile ilgili gözaltına alınan 9 şüpheliden 8’si Türk, 1’i İngiliz vatandaşı. SSR Mining, siyanürle çıkardığı altından 2020-2023 yılları arasında yaklaşık 1.5 milyar dolar gelir ve 334.6 milyon dolar kar elde etti. Kısaca maden bizim, çıkaran da ölen de hesap veren de biziz, kazanan yabancı!
Toprak altındaki bir işçinin yakınının söylediği gibi “Bizlere kalan şey ölüm, onlara kalan altın oldu…”
AİLELER UMUDUNU KESTİ:

Orada yaşayan biri yok birbirimizi kandırmayalım
ÇÖPLER Maden Sahası’nda çıkarılıp istiflenen 10 milyon metreküp (Toprağın türüne ve nem oranına göre yaklaşık 16-18 milyon ton) toprağın vadiye akması sonucu yaşanan faciada 4’üncü güne girildi. Toprak altında kalan 9 işçiye henüz ulaşılamazken ailelerin umudu da zaman geçtikçe azalıyor, Bazı ailelerin ‘Orada yaşayan biri yok, birbirimizi kandırmayalım’ diyerek feryat ettiği görülüyor. AFAD, JAK, TSK, Emniyet Genel Müdürlüğü, madenciler ve sivil toplum kuruluşlarından oluşan yaklaşık 1000 kişi alanda görev yapıyor. Çalışmalarda 5 dron, 2 kimyasal biyolojik ve nükleer araç, 5 metale duyarlı radar cihazı ve 5 kurtarma köpeği de kullanılıyor. Çalışma yapılan alanda ayrıca zaman zaman sis etkili olduğu da görüldü. Bölgede ayrıca gece saatlerinde de yağmur etkili oldu. Kayan toprağın yağmur nedeniyle sıvılaşması da ekiplerin alandaki çalışmasını zorlaştırıyor.
Anagold tedbir almadı, bol bol reklam yaptı

İliç’teki facia ile gündeme gelen Anagold Madencilik, maden sahasında tedbir almak yerine “Kurumsal sosyal sorumluluk projeleri” adı altında reklama önem verdi.
■ Anagold desteği ile Erzincan Organize Sanayi Bölgesi’nde anaokulu ve kreş yapıldı.
■ Erzincanspor, Anagold ile protokol imzaladı. 9 milyon TL karşılığında adını ‘Anagold 24 Erzincanspor’ olarak değiştirdi.
■ 14 arıcılık, 5 tarım, 12 hayvancılık, 2 sosyal gelişim, 4 küçük işletme gelişimi projesine 4.2 milyon TL destek verildi.
■ Ramazan ayında iftar programı düzenlendi, belediye ve kaymakamlığa araç hediye edildi.
■ 4-6 yaş Kur’an Kursu çocukları için etkinlik düzenledi. TRT’deki Rafadan Tayfa ekibini de ilçeye getirip çocuklarla buluşturdu. Tarık IŞIK/ANKARA
Toprağı kaldırmak için 400 bin kamyon gerekli

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, maden faciasının yaşandığı İliç’te yaptığı açıklamada çökme sonrasında bölgedeki toprağın tamamının kaldırılması için en az 400 bin kamyona ihtiyaç olduğunu söyledi. Bayraktar, “Buradaki şirketin yönetim düzeyi içerisinde bir zafiyet içerisinde olduğunu görüyoruz. Bu tesisin izinleri ile alakalı süreçlerde herhangi bir sıkıntı yok. Ama uygulama noktasında ilgili bakanlıklar soruşturmayı yürütüyor. Hiçbir şeyin üstünün örtülmeyeceğini söyleyebiliriz” dedi. (DHA)
Yeni İliçler olmasın
ERZINCAN İliç’teki altın madeninde yaşananlar, diğer altın madenlerinin taşıdığı risklerini de gündeme getirdi. Birçok madende benzer görüntüler var.

Sivas’ta Çetinkaya demir madeni ve Bakırtepe Altın İşletmesi’nin olduğu Kangal maden bölgesinde fazla toprak yığılmadan kaynaklı yarıklar oluştu. SÖZCÜ TV’ye konuşan Pınargözü Köyü Eski Muhtarı Hüsnü Engin, madenin yarattığı tahribatı ve olası tehlikeyi şöyle anlattı: “İlk önce bize zararı suyumuz gitti. Üç köye su veren kaynak kurudu. Bir damla su yok. Aynı yörede heyelan başladı. İliç’tekinin bir benzeri de bizde oluyor şu anda. Hala yaşanmakta. Haddinden fazla toprak yığdıkları için tarlalarda 3-4 metrelik yarıklar var. Kullanılamıyor. Burası köye 200 metre mesafede.”
ZEHİR BIRAKIP GİDECEKLER
Engin, madene izin verenlere isyan etti: “Bu ülkenin tüm kaynaklarını sömürüp her şeyi elinden alıp buraya zehir bırakarak gidecekler.”
Bakırtepe Altın İşletmesi’nde bir işçi, ÇED toplantısında siyanürün taştığını itiraf etti. İşletme müdürünün de olduğu ÇED toplantısında konuşan işçi “Parayı verselerdi susacaktım. Bu bir gerçek. 2020 yılında liçe siyanür verdiler, onu havuza akıttılar. Yığılı toprak taştı ve siyanür toprakla birleşti. Hepsi kanıtlı videosu da var” dedi.

Altıntepe Madencilik, Yukarıbahçeler mevkiinde yaklaşık 25 hektar alanda siyanürle altın madeni
işletiyor.
SUDA KİRLİLİK TESPİT EDİLDİ
Riskli madenlerden bir diğeri de Ordu Fatsa’da. Altıntepe Madencilik, siyanürle altın aramayı sürdürüyor. Projenin ÇED raporu Çevre Bakanlığı tarafından iptal edildi. Ruhsatı da yok. Fakat madende buna rağmen faaliyetler devam ediyor. CHP Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel, “Şu anda yeni bir ÇED’i yok. Ruhsatı da tekrar almak istedi, mahkeme tarafından iptal edildi. Ruhsatsız ve ÇED’siz şekilde beklemekte” dedi. Adıgüzel, madenin yakınındaki Elekçi Irmağı’na ağır metallerin döküldüğünü söyledi ve bağımsız kuruluş tarafından tetkiklerle bunu kanıtladıklarını belirterek şunları söyledi: “Buranın kapatılması için daha ne yapalım? Burada fay hattı var, yağmurlu bir bölge. Yarın olası bir deprem ve selde buradaki liç havuzunun patlama olasılığı çok yüksek.”
Bir diğer riskli maden Kastamonu Hanönü’nde. SÖZCÜ TV’ye konuşan köylüler Gökırmak Bakır Madeni bölgesindeki barajda kayma olduğunu söyledi. Ortaya çıkan görüntülerde barajdaki kaymayı önlemek için fore kazıkları çakıldığı ortaya çıktı. Çanakkale de bir maden ‘cenneti’. Kazdağları’ndan Bayramiç’e onlarca maden çevreyi tehdit ediyor. Çevreciler ve köylüler, davalarda iptal kararları alınsa da tüm madenlerde faaliyetin devam ettiğinden yakınıyor. ■ Fırat FISTIK

Aynı faciayı Fatsa’da yaşamak istemiyoruz
Fatsa’da Altıntepe Madencilik tarafından işletilen maden sahası önünde açıklama yapan CHP Ordu Milletvekili Seyit Torun, şunları söyledi:
■ Burada da siyanürle altın madeni işletiliyor ve daha da fazla alanın kullanılması için ÇED raporu alınmaya çalışılıyor. Burada geçmiş dönemlerde de eylem yaptık bütün arkadaşlarımızla. Buranın nasıl bir tehdit oluşturduğunu söyledik ama kulak tıkadılar.
■ Buradaki siyanür havuzu patladığı anda Elekçi Deresi’ne karışır ve Fatsa’yı değil, belki bütün Karadeniz’i tehdit eder hale gelebilir. Bir an önce buranın kapatılması ve bu tehdidin ortadan kaldırılması için yetkilileri bugünden uyarıyoruz. Şimdiden tedbirinizi alın. İliç’te yaşanmış bir felaketi burada yaşamak istemiyoruz. (ANKA)
]]>Bölgeye gelerek incelemeler yapan akademisyenler, gözlemleri hakkında bilgi verdi.
Bilgilendirme toplantısına İstanbul Teknik Üniversitesi Maden Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Mustafa Kumral, Maden Mühendisliği Öğretim Üyesi Doç.Dr. Cüneyt Atilla Öztürk, Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü Öğretim üyesi Prof.Dr. Tolga Görüm, Jeoloji Mühendisliği Öğretim Üyesi Doç.Dr. Ömer Ündül, Cevher Hazırlama Mühendisliği Öğretim Üyesi Doç.Dr. Hüseyin Baştürkcü, Cevher Hazırlama Mühendisliği Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Özer, Çevre Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Atilla Arıkan, Jeoloji Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. İrfan Yolcubal, Jeoloji Mühendisliği Öğretim Üyesi Doç.Dr. Yılmaz Mahmutoğlu, İstanbul Teknik Üniversitesi Afet Yönetimi Enstitüsü’nden Doç. Dr. Ömer Ekmekcioğlu, Çorum Hitit Üniversitesinden Prof. Dr. Dursun Ali Köse, Araştırma Görevlisi Ömer Yurdakul, Öğretim Görevlisi Tuğrul Yıldırım katıldı.

İstanbul Teknik Üniversitesi Maden Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Kumral, toprak kaymasının olduğu bölgede inceleme ve tespitlerini yaptıklarını belirterek, “Yapılanların neler olduğunu bizzat gözlemledik bu anlamda ilgili kurumlarla da görüştük. Sonuç olarak bizler hem devletimizin yetkili mercilerine hem de kendi uzmanlık alanlarımızda hangi tür çalışmalar yapılabilir durumunu ortaya koymaya çalıştık” dedi.
800 METRE UZUNLUĞUNDA 30 METRE DERİNLİĞİNDE 50 METRE GENİŞLİĞİNDE
Bölgede çok büyük bir kayma meydana geldiğini ifade eden Prof. Dr. Mustafa Kumral, şöyle konuştu:
-800 metre uzunluğunda 30 metre derinliğinde 50 metre genişliğinde bir alan kaymış vaziyette.
-Hem Sabırlı Deresi’ne hem de arka tarafta daha önce üretim yapılmış ancak terkedilmiş olan maden sahasına da kaymış vaziyette. Maden sahasının içinde kamyonun içinde bir arkadaşımızın olduğunu duyduk. Diğer tarafta 8 çalışanın olduğunu duyduk.
-AFAD geniş bir ekiple çalışıyor. Mümkün olduğunca teknolojiyi kullanıyorlar. Uzaktan dronlarla manyetik olarak yer altındaki bölgeleri tarama, aynı zamanda geniş çalışma ekibiyle kendi canlarını da tehlikeye atarak toprakların üzerinde fiziksel arama da gerçekleştiriyorlar.
-Bizim burada gözlemlediğimiz konulardan biri toprak kaymasının arkası ve önünde yeni bir atık sahası olduğudur.
-Buralarda bazı çatlamalar olduğunu gözlemledik. Bu riski de göze alarak bu çalışmaların bir an önce bitmemesi gerekiyor. Risk var olduğu için diğer konular siyanür, falan bu tür konular biraz daha ikinci plana atılmış vaziyette.
-Heyelanı da göz önüne aldığımız da AFAD çalışanlarını da düşünmemiz gerekiyor. Yani öyle bir kontrolle gitmesi gerekiyor ki işi yapalım derken başka bir önemli kötü sonuca sebebiyet vermemek için tedbirli davranmamız gerekiyor.

‘SİYANÜR VAR, ÇEVREYE NE KADAR ETKİ YAPAR ARAŞTIRILIYOR’
Basın mensuplarının sağlık açısından risk olup olmadığı sorusuna cevap veren Prof. Dr. Mustafa Kumral, şunları söyledi:
-DSİ olsun, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı olsun, İçişleri Bakanlığı olsun, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı olsun bizler de burada Hitit Üniversitesi’nden siyanürde uzman hocalarımız, Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nden hocalarımız burada çalışıyor.
-Bir defa şunu söylemek istiyorum; burada bir siyanür olayı var. Ama bu siyanür olayı çevreye ne kadar etki yapar bunun araştırmaları devam ediyor. Kendilerinin ilk buldukları verilere göre şu anda düşük seviyede devam ediyor.
-Ama DSİ, siyanürün ortamdan uzaklaştırılması, akarsuya, yer altı suyuna ulaşmaması için kısa, orta ve uzun vadede almaya çalışıyor. Kısa vadede hemen atığın altında set oluşturdular.
-Hem kaymanın içinde bulunan sıvıların ortamdan uzaklaştırılması, orada birikecek ve oradan da iç havuzlara geri pompalıyorlar.
-Orta vadede madenin bütün etrafını oradaki suyu ortamdan uzaklaştıracak set kurmaya çalışıyorlar. Atığa gelebilecek olan suların temiz bir şekilde başka taraftan deşarjı söz konusu olacak bu da bizim için son derece önemli.

‘OLUMSUZLUKLAR GÖRÜYORUZ’
Madende insan eliyle yapılan bazı olumsuzluklar olduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Mustafa Kumral, şöyle konuştu:
-Burası uzun süredir çalışan bir maden. Bazı insan etkisiyle yapılan olumsuz şeyler var. Bunu gözlemledik.
-Bunlar yargıya taşınmış vaziyette. Yargı bunu eminim bilirkişilerle sonucunu ortaya koyacaktır. Ama bizim gözlemlediğimiz bazı olumsuzluklar olduğunu görüyoruz. Atık sahasının yanında ikinci bir atık sahası yapmışlar. Bunu biraz daha eğilimini ayarlayabilirlerdi.
-Bunu gözlemleyebiliyoruz. Onu ön görememişler, diyebiliriz. Olayın neden olduğuyla ilgili araştırmalar devam ediyor. Bir günlük çalışmayla olay şu şekilde meydana gelmiş demek çok kolay değil.
-Ama öncesi ve sonrası incelenecektir. Ondan sonra ortaya konulabilir bu. Ben şunu söylemek istiyorum.

-Burada her şey şeffaf yürüyor. Bakanlıklar şeffaf hareket ediyorlar. Atığın her tarafından, sulardan örneklemeler yapılıyor. Bunlar düzenli olarak yapılacak ve şeffaf bir şekilde paylaşılacak. Bizler de bu konu da gerekli desteği sunmaya hazırız.
]]>SİYANÜR NEDİR?
Siyanür, hidrojen siyanür (HCN) veya metal siyanür tuzları (örneğin, sodyum siyanür) şeklinde bulunabilen bir bileşiktir. Endüstriyel proseslerde, madencilikte, metal işleme endüstrisinde ve bazı tarım ilaçlarında kullanılabilir. Ancak, doğru şekilde kullanılmadığında veya maruziyet durumunda ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir. Siyanür, solunum sistemi, kardiyovasküler sistem, nörolojik fonksiyonlar ve metabolizma gibi vücut sistemlerine zarar verebilir.
Siyanürün kullanım alanları:
Altın madenciliği: Siyanür, altın cevherinden altın çıkarmak için kullanılır.
Elektrokaplama: Siyanür, metal kaplama işlemlerinde kullanılır.
Kimyasal sentez: Siyanür, bazı organik kimyasalların sentezinde kullanılır.
Zararlı kontrol: Siyanür, bazı böcek ve haşerelerden kurtulmak için kullanılır.
SİYANÜRÜN ZARARLARI NELER?
Siyanür, son derece zehirli bir maddedir ve yutulması, solunması veya cilt yoluyla emilmesi halinde ölüme neden olabilir. Siyanür zehirlenmesinin belirtileri arasında baş dönmesi, baş ağrısı, bulantı, kusma, kas krampları ve nefes darlığı yer alır.
Siyanürün zararları:
Hücresel solunumu engeller: Siyanür, hücrelerin oksijen kullanmasını engelleyerek hücre ölümüne yol açar.
Sinir sistemine zarar verir: Siyanür, sinir sistemini etkileyerek felç, koma ve ölüme neden olabilir.
Kalp ve dolaşım sistemine zarar verir: Siyanür, kalp kaslarının zayıflamasına ve kalp yetmezliğine yol açabilir.
Metabolik asidoza neden olabilir: Siyanür, kandaki asit seviyesinin yükselmesine neden olarak metabolik asidoza yol açabilir.
Gelişimsel toksisiteye neden olabilir: Siyanür, hamile kadınlarda düşük ve doğum kusurlarına yol açabilir.
Siyanüre maruz kalma riskini azaltmak için:
Siyanür içeren ürünlerden uzak durun.
Siyanürle çalışırken her zaman eldiven, gözlük ve maske gibi koruyucu giysiler giyin.
Siyanür içeren ürünlerin etiketlerini dikkatlice okuyun ve talimatlara uyun.
Siyanür içeren ürünleri çocukların ve evcil hayvanların erişemeyeceği yerlerde saklayın.

SİYANÜR ZEHİRLENMESİ NASIL OLUR?
Siyanür zehirlenmesi, vücuda siyanürün farklı yollarla girmesi sonucunda ortaya çıkar. İşte yaygın siyanür zehirlenme yöntemleri:
Solunum Yoluyla Maruziyet: Siyanür gazı veya buharı solunduğunda zehirlenme olabilir. Bu durum özellikle endüstriyel alanlarda veya siyanür içeren maddelerin yanması sonucunda ortaya çıkabilir.
Yutma: Siyanür içeren maddelerin yutulmasıyla zehirlenme meydana gelebilir. Bu durum, intihar girişimlerinde veya siyanür içeren maddelerin yanlışlıkla alınması sonucunda ortaya çıkabilir.
Ciltle Temas: Bazı durumlarda, siyanür içeren maddeler ciltle temas ederek emilebilir ve zehirlenmeye neden olabilir. Ancak, genellikle diğer maruziyet yolları daha yaygındır.
SİYANÜR ZEHİRLENMESİ BELİRTİLERİ NELER?
Siyanür zehirlenmesi, siyanür içeren bir madde yutulduğunda, solunduğunda veya cilt yoluyla emildiğinde ortaya çıkar. Siyanür, hücrelerin oksijen kullanmasını engelleyerek hücre ölümüne yol açar. Bu da doku ve organ hasarına ve ölüme neden olabilir.
Siyanür zehirlenmesinin belirtileri şunlardır:
| Siyanür zehirlenmesi belirtileri |
|---|
| Baş dönmesi |
| Baş ağrısı |
| Bulantı |
| Kusma |
| Kas krampları |
| Nefes darlığı |
| Konuşma bozukluğu |
| Görme bulanıklığı |
| Felç |
| Koma |
| Ölüm |