BEİJİNG, 8 Mayıs (Xinhua) — Çin’in başkenti Beijing, ağustosta 2025 Dünya Robot Konferansı’nın yanı sıra ilk kez düzenlenecek Dünya İnsansı Robot Oyunları’na ev sahipliği yapacak.
Çarşamba günkü basın toplantısında 8-12 Ağustos tarihlerinde düzenlenecek Dünya Robot Konferansı ile 15-17 Ağustos tarihleri arasında düzenlenecek Dünya İnsansı Robot Oyunları’nda robotik alanındaki en son gelişmelerin sergileneceği ve küresel sektör işbirliğinin teşvik edileceği belirtildi.
Organizatörlerin verdiği bilgilere göre 2025 Dünya Robot Konferansı’nda forum, sergi, yarışma ve ağ oluşturma etkinlikleri yer alacak ve yaklaşık 200 robotik şirketi en son yeniliklerini sunacak.
Konferansın küresel ölçekte büyüyen etkisine dikkat çeken Çin Elektronik Enstitüsü Başkan Yardımcısı ve Genel Sekreteri Chen Ying, bu yılki etkinliğe 30’dan fazla uluslararası kuruluş, 30’un üzerinde tanınmış küresel uzman ve 100’ü aşkın uluslararası takımın katılmasının beklendiğini belirtti. Katılımcıların en az yüzde 20’sininse uluslararası firmalardan oluşacağı tahmin ediliyor.
Öte yandan robotlar arasında birçok spor dalında düzenlenecek ilk yarışma etkinliği olan Dünya İnsansı Robot Oyunları kapsamında robotlar, atletizm, futbol, dans, malzeme taşıma ve tıbbi sınıflandırma gibi alanlarda hem atletik hem de işlevsel becerilerini sergileyecek. Oyunlar sırasında badminton, masa tenisi ve basketbol gibi branşlarda düzenlenecek etkinliklerle de eğlence ve izleyici etkileşimi ön plana çıkarılacak.
Beijing Belediyesi Ekonomi ve Bilişim Teknolojisi Bürosu Direktörü Jiang Guangzhi, “Oyunlar, robotların insan benzeri yeteneklere ulaşmaya ne kadar yakın olduğunu gösterecek” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Marmara Denizi’nde daha önce 2007-2008 ve 2021 yıllarında gözlemlenen müsilaj oluşumu, deniz ekosistemini bu yıl da tehdit ediyor. Deniz salyası olarak bilinen müsilaj, Anadolu Yakası’nda bulunan Maltepe sahil şeridinde yeniden görüldü. Denizin yüzeyinde tabaka halinde yayılan ve kıyıya yakın bölgelerde etkili olan müsilaj oluşumu havadan görüntülendi.
“Bu sorunun temeli, duyarsızlık ve eğitim eksikliği”
Ercan Kumru isimli bir vatandaş, “Akıntının yoğun olduğu yerlerde deniz bir şekilde kendini temizleyebiliyor. Ama akıntının olmadığı, insanların teknelerini bağladığı ve vakit geçirdiği yerlerde kirlenme daha hızlı oluyor. Denizlerdeki yararlı bakteriler azalıyor, ekosistem bozuluyor. Bu, kendi kendini hasta eden bir deniz demek. Üzücü olan, bu hastalığın sebebinin biz insanlar olması” dedi. Çevre bilincinin toplumda yeterince oluşmadığına dikkat çeken Kumru, “Bu sorunun temeli insanlarımızın duyarsızlığı ve eğitim eksikliği. Bizde çevre eğitimi yeterince önemsenmiyor” diye konuştu. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İzmir İktisat Kongresi Binası’nda Ege Denizi’ndeki sismik aktiviteye yönelik risk değerlendirme toplantısı düzenlendi.
Basına kapalı gerçekleşen toplantıda AFADDeprem ve Risk Azaltma Genel Müdürü Prof. Dr. Orhan Tatar, Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Nurcan Meral Özel, Meteoroloji Genel Müdür Yardımcısı Yüksel Yağan ve ODTÜ İnşaat Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Cevdet Yalçıner sunum yaptı.
Toplantıya ilişkin açıklamada bulunan Vali Süleyman Elban, Ege Denizi’ndeki Santorini Adası yakınlarında 28 Ocak’ta başlayan deprem fırtınasıyla ilgili tüm gelişmelerin büyük dikkatle takip edildiğini söyledi.
Toplantıda Santorini civarında oluşacak bir depremin, volkanik patlamanın ya da tsunaminin Türkiye kıyılarına, özelde İzmir’in kıyılarına etkisinin değerlendirildiğini aktaran Elban, “Deprem hareketliliğinin başladığı günden bu yana AFAD’ımız ilimize hızlı bir şekilde mobil ikaz ve alarm sistemi gönderdi ve Seferihisar’a kuruldu. İlimizde faal şekildeki afet yönetim merkezlerini 30 ilçenin tamamına yaygınlaştırmaya başladık. AFAD’ımız diğer illerimizden 71 takviye ekip görevlendirdi. 5 ekip Seferihisar’da görev yapıyor. Diğerleri de il merkezinde, herhangi bir olası sıkıntıda görev almak üzere bekliyorlar.” diye konuştu.
Elban, toplantıdaki tüm modellemelerde Santorini civarında oluşacak bir depremin İzmir’de olumsuz sonuçlar yaratacak bir etkisi olmayacağı sonucuna varıldığını vurgulayarak, şöyle devam etti:
“Bölgede oluşabilecek tsunaminin gerek Ege’deki ada sayısının fazlalığı gerekse 300 kilometre uzaklığında olması nedeniyle ilimize maksimum 50-60 santimetre bir dalga yüksekliğinin gelebileceği, bunun da ilimiz kıyılarında hemen hemen hiç hissedilmeyeceği sonucu çıktı. Ayrıca bir volkan patlaması durumunda oluşacak maksimum kül oluşumunda da ilimizde sıkıntıya yol açacak bir kül taşınımı da beklenmemektedir. Dolayısıyla Santorini Adası civarında oluşacak bir deprem, tsunami ve volkanik patlama kaynaklı ilimizin etkilenme ihtimalinin çok az olduğu ya da olmadığı yapılan tüm modelleme sonucunda ortaya çıkmış durumda. Ancak unutmamamız gereken bir şey var. İlimizin kendisine ait deprem riski ayrıca mevcut. Biz onu da düşünerek her türlü tedbirimizi alıyoruz. İnsanımızı, Santorini kaynaklı endişeye sevk edecek ciddi bir riskin olmadığını görmüş olduk.”
Toplantıya Ege Ordusu ve Garnizon Komutanı Orgeneralİrfan Özsert, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, rektörler, kaymakamlar, kurum il müdürleri, ilçe belediye başkanları da katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ŞİŞLİ Belediyesi, bu yıl Sevgililer Günü’nü aşkla birlikte ‘adalet’, ‘eşitlik’, ‘özgürlük’, ‘barış’, ‘dönüşüm’ ve dayanışmayı da vurgulayan özel bir konseptle karşılıyor. 14 Şubat’ta Şişli sokaklarında, aşkın farklı hallerini yansıtan sanatsal enstalasyonlar, canlı müzik performansları, moda tasarımcılarıyla düzenlenen etkinlikler ve lezzetli ikramlar yer alacak.
‘Aşk=Şişli’ sloganıyla hayata geçirilen bu etkinliklerle, Sevgililer Günü’nü yalnızca romantik bir kutlama olmaktan çıkarıp, birlikteliği ve toplumsal dayanışmayı vurgulayan bir festivale dönüştürmek hedefleniyor. Abdi İpekçi Meydanı ve Kurtuluş Caddesi girişi gibi merkezi noktalara yerleştirilecek bu büyük kalp enstalasyonları, sanatçılar ve tasarımcılar tarafından atık kumaşlarla işlenecek. Çalışma, Osmanbey bölgesinden toplanan atık kumaşlarla çevre dostu bir yaklaşımla hayata geçirildi.
Moda Tasarımcıları Derneği’nin katkılarıyla oluşturulan bu tasarımlar, sürdürülebilirlik ve sanatın bir araya geldiği özgün bir anlatı sunacak. Şişli’nin kalbinde yer alacak bu enstalasyonlar, ziyaretçileri aşkın doğa, sanat ve toplumsal dayanışmayla nasıl bütünleştiğini düşünmeye davet edecek.
‘ŞİŞLİ’NİN DEĞERLERİNİ YİNE ŞİŞLİLİLERLE BULUŞTURUYORUZ’
Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, kentte dayanışmayı ve birlikte yaşamı güçlendirecek bu etkinliklerle ilgili olarak, “Çok kültürlülüğün önemli simgelerinden biri olan Şişli’de icraat aşkıyla, birbirine saygı duyan ve dayanışmayı güçlendiren insanlarla ortak yaşamı güçlendiriyoruz. Şişli’nin değerlerini yine Şişlililerle buluşturuyoruz. Bu özel günü sanatseverlerle ve Şişli’ye değer katan esnafımızla kutluyoruz” dedi.
MODA VE DAYANIŞMA NİŞANTAŞI’NDA BULUŞUYOR
Sevgililer Günü kapsamında, Nişantaşı’ndaki showroom’lar özel etkinliklere ev sahipliği yapacak. Tasarımcıların en yeni koleksiyonlarını sergileyeceği bu alanlar, alışverişin ötesinde bir buluşma noktası olacak. Etkinlik kapsamında Özel Sevgililer Günü indirimleri sunulurken, tasarımcılar ve mağazalar satışlardan elde edilen gelirin bir kısmını patili dostlar için mama bağışına ayırarak aşkın sadece insanlar arasında değil, tüm canlılarla paylaşılması gerektiğini hatırlatacak.
ŞİŞLİ SOKAKLARINDA CANLI MÜZİK PERFORMANSLARI
Müzik, Sevgililer Günü’nün en güçlü ifade biçimlerinden biri olacak. Şişli’nin dört bir yanında gerçekleşecek canlı caz performansları, sokaklara romantik ve neşeli bir atmosfer kazandıracak. Nişantaşı Abdi İpekçi Meydanı’nda 16: 00-17: 00 ve 19: 00-20: 00 saatleri, Kurtuluş Caddesi girişinde 18: 30-19: 30 saatleri, Mıstık Parkı’nda 16: 00-17: 00 saatleri, Cevahir AVM önünde 15: 00-16: 00 ve Mecidiyeköy Meydanı’nda 17: 30-18: 30 saatleri arasında düzenlenecek performanslar, ziyaretçilere müziğin büyüsü eşliğinde keyifli anlar yaşatacak.
LEZZETLİ İKRAMLARLA ŞİŞLİ’NİN SICAK ATMOSFERİ
Etkinlik alanlarında ziyaretçilere sıcak içecek ve çeşitli ikramlar sunularak Sevgililer Günü’nün samimi atmosferi desteklenecek. Şişli’nin farklı noktalarına kurulan stantlarda sunulacak bu ikramlar, sokakları gezen ziyaretçilere küçük ama keyifli mola anları sağlayacak.
Abdi İpekçi Meydanı’na kurulacak özel photobooth alanları, etkinliğe katılan herkesin aşk dolu anlarını ölümsüzleştirmesi için tasarlandı. Ziyaretçiler, özel konseptle hazırlanmış fotoğraf alanlarında hatıra fotoğrafları çekerek Sevgililer Günü’nün coşkusunu sosyal medyada #İSTANBULUNKALBİNDESİN etiketiyle paylaşabilecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ahatlı Mahallesi Muhtarı Şerife Koç, kimsesiz olan 58 yaşındaki İzzet Yıldırım’a yardım edilmesi için Kepez Belediyesine başvurdu.
Başvuru üzerine mahalleye gönderilen belediye ekibi, Yıldırım’ın tek göz odadan oluşan evini ve bahçesini temizledi. Yıldırım daha sonra muayene için doktora götürüldü.
Yıldırım, gazetecilere, kimsesi olmadığı için bir hayırseverin evinin bahçesindeki tek odayı kalması için kendisine verdiğini söyledi.
Tuvalet ve banyosu olmayan odada yaşamaya çalıştığını anlatan Yıldırım, “Akciğer hastasıyım, her şeyi burada yapıyorum. Çöp toplayarak yaşamaya çalışıyorum. 2 aydır hastalığım ilerlediği için çalışamıyorum.” dedi.
Muhtar Koç ise mahalle sakinlerinin bildirmesi üzerine Yıldırım’ın durumundan haberdar olduğunu ve belediyeden yardım telep ettiğini dile getirdi.
Yıldırım’ın yardıma muhtaç olduğunu belirten Koç, “Eve geldim ve vatandaşın durumunun çok kötü olduğunu gördüm, ev yaşanmaz durumdaydı. Belediye ekipleri geldi, evi temizlediler ve yeni eşya alacaklar.” diye konuştu.
Mahalleli Ömer Karagöz de hastalığı ilerlediği için çalışamayan Yıldırım’a, kendi imkanları yettiğince yardımcı olmaya çalıştıklarını ifade etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ŞANLIURFA’da yenileme çalışmaları sırasında devrilen direğin altında kalan işçilerden Ömer Uğraş (40) hayatını kaybetti, Mehmet Kılıç (37) yaralandı.
Olay, öğle saatlerinde Gelibolu Mahallesi’nde meydana geldi. Elektrik dağıtım şirketi tarafından yürütülen direk yenileme çalışmaları sırasında, vinçle kaldırılan tonlarca ağırlığındaki direk, çalışma yapan işçilerin üzerine devrildi. İhbarla bölgeye jandarma, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ekipler tarafından direğin altından çıkarılan işçiler Ömer Uğraş ve Mehmet Kılıç, Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Ömer Uğraş kurtarılamazken, Mehmet Kılıç’ın hastanedeki tedavisi sürüyor. Vinç operatörü C.D. gözaltına alınırken, olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>NEVŞEHİR’de sokakta karşılaştığı eski eşi Servet Nur Şahin’i (26) tabanca ile vurarak öldüren Emre Y.’nin emniyetteki ifadesi ortaya çıktı. Eşinin çocukları 4 aydır kendisine göstermediğini öne süren, tartışmanın da bu nedenle çıktığını söyleyen Emre Y., “Seni vurdurturum diyerek üzerime saldırdı. Ben de bu esnada kaçarken aracın bagajını açtım ve ruhsatsız tabancayla bana saldırmaması için havaya doğru ateş açtım. Servet Nur’a mermilerin isabet edip etmediğini bilmiyordum” dedi.
Olay, dün akşam saatlerinde Güzelyurt Mahallesi 215’inci Sokak’ta meydana geldi. Diş kliniğinde çalışan Servet Nur Şahin, iş çıkışı bir süre önce boşandığı eski eşi Emre Y. ile sokakta karşılaştı. 2 çocukları bulunan eski eşler arasında bilinmeyen nedenle tartışma çıktı. Tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. Emre Y., üzerindeki tabanca ile Şahin’e 3 el ateş etti. Karnından tek kurşunla yaralanan Servet Nur Şahin, kaçarak çevredeki bir iş yerine sığındı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesinin ardından Şahin, NevşehirDevlet Hastanesi’ne kaldırılan Servet Nur Şahin, kurtarılamadı. Kaçan Emre Y. ise bir süre sonra polise teslim oldu.
‘TABANCAYLA HAVAYA ATEŞ AÇTIĞIM İÇİN TESLİM OLDUM’
Gözaltındaki şüphelinin emniyette verdiği ifadede, “Boşanma mahkemesinin kararına göre her hafta çocuklarımı görebilme hakkına sahipken bana 4 aydır çocuklarımı göstermedi. Ben bugün işim gereği perde ölçüsü almak için 200 Evler yolu üzerinde otomobil ile seyir halindeyken tesadüfen eski işim Servet Nur Şahin ile karşılaştım. Aracı onun yanında durdurdum. Kendisine 4 aydır çocuklarımı göremediğini ve bu nedenle psikolojimin bozulduğunu söyledim. O da bana ‘250 bin TL para verirsen çocukları gösteririm, yoksa git’ dedi. Ayrıca seni vurdurturum diyerek üzerime saldırdı. Ben de bu esnada kaçarken aracın bagajını açtım ve ruhsatsız tabancayla bana saldırmaması için havaya doğru ateş açtım. Sonrasında polis merkezine gelerek teslim oldum. Servet Nur’a mermilerin isabet edip etmediğini bilmiyordum. Burada öğrendim. Tabancayla havaya ateş açtığım için teslim oldum. Olayla ilgili pişman ve üzgünüm” dedi.
‘ÇOCUKLARI GÖSTERMİYOR DİYE BİR ŞEY YOKTU’
Nevşehir Devlet Hastanesi’nde otopsi işlemleri süren Servet Nur Şahin’in kuzeni Hasan Şahin, yaşanan olay nedeniyle üzgün olduklarını belirterek, “Servet Nur eşiyle ayrılmıştı. Kendisini katleden eski eşidir. Servet Nur diş kliniğinde çalışıyor, 2 çocuğu bulunuyordu. Çocuklarımız yetim ve öksüz kaldı. Servet Nur’un ve ailesinin çocukları göstermiyor diye bir şeyi yoktu” ifadelerini kullandı.
OLAY ANI KAMERADA
Öte yandan sokakta tartıştığı eski eşi tarafından silahlı saldırıya uğrayan Şahin’in vurulduktan sonra iş yerine sığındığı anlar ise güvenlik kamerasına yansıdı.
Şüphelinin emniyetteki işlemleri sürüyor.
Haber: Ahmet KORKMAZER/NEVŞEHİR,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>S.A. (65) idaresindeki 15 FF 746 plakalı otomobil, Kaş- Seydikemer D-400 kara yolunda karşı yönden gelen K.K. (24) yönetimindeki 35 SDH 02 plakalı kamyonla çarpıştı.
İki araç da çarpmanın etkisiyle yol kenarına savruldu.
Kazada yaralanan otomobil sürücüsü ile aynı araçta yolcu olarak bulunan K.A, Kaş Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>2021’de başlayan kazı çalışmaları, Konya Büyükşehir Belediyesi ve Karatay Belediyesinin destekleriyle, Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. İlker Işık başkanlığında yürütülüyor.
1890’lı yıllarda Rus mezaliminden kaçan KırımTatar Türklerinin yurdu haline gelen Savatra Antik Kenti, Anadolu’da Türk adının geçtiği ve 1071 öncesi Türk varlığını ispatlayan Türkopol (Türkoğlu) yazıtının olmasıyla dikkat çekiyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Konya Çevre Yolu 2. Kesimi” açılış töreninde konuştu.
Göreve geldikleri günden beri eser ve hizmet siyasetiyle Konya’ya ve Konyalılara layık olmak için gece gündüz çalıştıklarını belirten Erdoğan, “Üretimin, istihdamın ve ihracatın artırılması, şehrin dengeli şekilde kalkınması için tüm imkanlarımızı seferber etmiş durumdayız.” ifadesini kullandı.
Hem Konya’ya hem de bölgeye ekonomik, ticari ve tarımsal olarak katkı yapacak projelerine, yatırımlarına ve hizmetlerine her gün bir yenisini eklediklerini söyleyen Erdoğan, şöyle devam etti:
“Doğu-batı ve kuzey-güney istikametindeki ulaşım ağlarının adeta kavşak noktası olan Konya’nın, kara, demir ve hava yolu ulaşımının geliştirilmesi, temel önceliklerimizden biridir. Şu rakamı özellikle dikkatinizi çekiyorum, bugüne kadar ulaştırma alanında Konya’ya güncel rakamla 146,7 milyar liralık kamu yatırımı yaptık. Şehrimizi kuzeyde Ankara ve Eskişehir’e, batıda Isparta, Afyonkarahisar ve oradan İzmir’e, doğuda Aksaray, Niğde ve oradan Kayseri’ye, güneyde ise Antalya, Karaman ve Mersin’e bölünmüş yollarla bağladık. Ülkemizin en yüksek ayaklı ve en uzun dengeli konsol köprüsü olan Eğiste-Hadimi Viyadüğü’nü inşa ederek Konya’nın Akdeniz ve İç Anadolu Bölgesi’ne kesintisiz, konforlu ve güvenli ulaşımını temin ettik.
Şurası da çok önemlidir, Konya’mızın 2002’de 167 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 22 yıl içinde tam 1286 kilometreye çıkardık. Bitümlü sıcak karışım kaplamalı yol ağı ise 97 kilometreden 1296 kilometreye yükseldi. Yollarımızı daha güvenli, daha modern yapıya kavuşturduk. Konya-Ankara Yolu’nu, Konya-Akşehir-Afyonkarahisar Yolu’nu, Konya-Aksaray Yolu’nu, Konya-Karaman Yolu’nu, Konya-Belören-Hadim Yolu’nu şehrimizin istifadesine sunduk. Konya’yı Akdeniz’e en kestirme yoldan bağlayan 5 kilometre uzunluğundaki Demirkapı Tüneli’ni hizmete açtık.”
“Konya Çevre Yolu, şehrimize kazandırdığımız en önemli yatırımların başında geliyor”
Alacabel Tüneli ve bağlantı yolları ile Akşehir- Yunak Yolu, Taşkent- Balcılar Yolu, Ereğli-Halkapınar-İvriz Yolu ve Seydişehir- Bozkır Yolu gibi 11 ayrı kara yolu projesinin çalışmalarının da devam ettiğini bildiren Erdoğan, “İnşallah bu projeleri de yakın zamanda nihayete erdirecek ve Konyalı kardeşlerimizle birlikte bölgenin tüm şehirlerinin emrine vereceğiz.” dedi.
Konya’nın şehir içi ve şehirler arası ulaşımdaki merkezi konumunu güçlendirecek, tarım, ticaret ve sanayi birikimini çok daha üst seviyelere taşıyacak kara yolu yatırımlarını sürdürdüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İlk kısmı 22, ikinci kısmı 46, üçüncü kısmı ise 54 kilometre olmak üzere 122 kilometre uzunluğundaki Konya Çevre Yolu, şehrimize kazandırdığımız en önemli yatırımların başında geliyor. Projeyle Konya’nın transit trafik yükünü çevre yoluna aktaracak, şehir içinde kalan eski çevre yolundaki trafik yoğunluğunu azaltacağız.” bilgisini paylaştı.
“Yıllık 6 milyar lira tasarruf edeceğiz”
Ülkenin turizm ve ticaret merkezlerine hızlı ve güvenli trafik akışını sağlayacak, Konya’nın ulaşım imkanlarını çeşitlendirmiş olacaklarını bildiren Erdoğan, şunları kaydetti:
“Böylelikle şehrimizin ekonomik, sosyal ve ticari gelişimine de kayda değer katkılar yapacağız. Projemizin birinci kısmını, 2020’de tamamlayarak trafiğe açmıştık. Bugün ise ikinci kısmın Afyonkarahisar ve Aksaray aksındaki 30 kilometrelik kesimini ulaşıma açıyor, hizmete sunuyoruz. 3 köprü, 3 köprülü kavşak, 1 viyadük, 18 alt geçit ve 57 menfezin yer aldığı bu kesime tam 44 bin fidan diktik. İkinci kısmın geriye kalan 16 kilometrelik bölümü yani Aksaray- Adana aksı arasındaki 16 kilometrelik kesiminde çalışmalar devam ediyor. İnşallah yakın zamanda onu da tamamlıyoruz.
Bugün hizmete verdiğimiz Afyonkarahisar-Aksaray arasındaki 30 kilometrelik kesim ile mevcut yol üzerinden 40 kilometre katedilerek sağlanan ulaşımı 10 kilometre kısaltmış oluyoruz. Aynı şekilde seyahat süresini 49 dakikadan 17 dakikaya düşürüyoruz. Böylece zamandan 4,6 milyar, akaryakıttan 1,4 milyar olmak üzere yıllık toplam 6 milyar lira tasarruf edeceğiz. Çevreye zararlı karbon emisyonunu tam 81 bin 400 ton azaltıyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda çevre yolunun yapımında emeği geçenleri tebrik etti.
Notlar
Törene, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Ticaret BakanıÖmer Bolat, AK Parti genel başkan yardımcıları ve milletvekilleri ile Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay ve diğer ilgililer katıldı.
Bakan Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bir tablo hediye etti. Konya Müftüsü Ali Öge’nin yaptığı duanın ardından yolun açılış kurdelesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve protokoldekiler tarafından kesildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şehitkamil ilçesi Taşlıca Mahallesi Büyükşehir Sanayi ve Endüstri Merkezi (BÜSEM) yakınlarındaki bir inşaatın beton bloğu, beton pompası aracının üzerine düştü.
İhbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye ve sağlık ekibi sevk edildi.
Ekiplerce yaklaşık 1 saat süren çalışmanın ardından sıkıştığı yerden çıkarılan araç sürücüsü Turan Günbaş’ın hayatını kaybettiği belirlendi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ETÜ’de “Yaşam boyu öğren, yaşam boyu tazelen” temasıyla düzenlenecek eğitimlerde, 60 yaş üzeri vatandaşların teşvik edilerek yeni beceriler kazanmalarının sağlanması amaçlanıyor.
Bu çerçevede 60 yaş üzeri okuma yazma bilenlerin katılabileceği eğitimlere başvurular 3-14 Şubat tarihlerinde, eğitimler ise 17 Şubat’ta başlayacak. 60+ Tazelenme Üniversitesi’ne katılanlar, 4 yıl boyunca haftada 2 gün çeşitli alanlarda eğitim alacak.
ETÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, Edebiyat Fakültesi Prof. Dr. Muammer YaylalıKonferans Salonu’nda düzenlenen tanıtım toplantısında, öğrenme anlayışını temel alan programın, her yaşta öğrenmenin ve gelişmenin mümkün olduğu bilinciyle tasarlandığını söyledi.
Dünya Sağlık Örgütünün sağlığın korunması için yaşam boyu öğrenmeye vurgu yaptığını belirten Çakmak, “Amacımız, kıymetli büyüklerimizin bilgiye, beceriye ve sosyal hayata daha aktif katılımlarını destekleyerek onların sağlıklı, mutlu ve üretken bir yaşam sürmelerine katkı sunmaktır.” dedi.
“Yaşam kalitesini arttırmayı hedefliyoruz”
Üniversite olarak yaşam boyu öğrenmeyi temel ilke olarak benimsediklerini ifade eden Çakmak, şöyle devam etti:
“Sağlıktan sanata, kişisel fiziksel aktivitelere, bağımsız yaşam becerilerinden sosyal ve zihinsel aktivitelere kadar geniş bir yelpazede sunacağımız eğitimlerle, bireylerimizin yaşam kalitesini arttırmayı ve topluma daha aktif katılımlarını teşvik etmeyi hedefliyoruz. Hazırladığımız program, bilimsel temellere dayanarak multidisipliner bir ekip tarafından hazırlanmıştır. Katılımcılarımızı hayatlarının her döneminde öğrenmenin, üretmenin ve paylaşmanın mümkün olduğunu göstermek istiyoruz. Çıktığımız bu yolda büyüklerimizin hayatlarına yeni bir pencere açıp onların enerjilerini ve potansiyellerini yeniden keşfetmelerini sağlamayı hedefliyoruz. Hayata geçirdiğimiz bu programla büyüklerimizin de hayatlarına dokunmayı onların bizlerin akademik bilgi ve birikiminden faydalanmaları gibi bizlerin de onların hayat tecrübelerinden faydalanacağımız bir programı hayata geçiriyoruz.”
“Öğrenme ve gelişmenin yaşı yoktur”
Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı ve 60+ Tazelenme Üniversitesi Proje Yürütücüsü Prof. Dr. Elanur Yılmaz Karabulutlu da projeyle yaşam boyu öğrenmede önemli bir adım atıldığını söyledi.
Karabulutlu, yaşlı nüfusun Türkiye’de son 5 yılda yüzde 21,4 arttığını bildirerek, şunları kaydetti:
“İnsanlığa değer katan, öncü ve saygın bir üniversite olma vizyonuyla hareket eden üniversitemiz 60+ Tazelenme Üniversitesi Projesi’yle bölgemizdeki 60 yaş ve üzeri bireylerin yaşamına değer katmayı hedeflemektedir. 60+ Tazelenme Üniversitesi yaşanılan her dönemde öğrenmenin gelişmenin ve yenilenmenin mümkün olduğu inancından doğmuştur. Bu projeyle ileri yaş döneminde de aktif öğrenmenin paylaşmanın, üretmenin mümkün olduğunu göstermek istiyoruz, çünkü öğrenme ve gelişmenin yaşı yoktur.”
Programa, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mehmet Akarsu, Yakutiye Belediye Başkanı Mahmut Uçar, akademisyenler ve 60 yaş üzerindeki vatandaşlar katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Halep kentinde din adamı Ebu Abdullah Hasibi’nin türbesine zarar verildiği iddialarına ilişkin videoların bazı sosyal medya kullanıcıları arasında dolaşıma girmesinin ardından Hama, Humus, Lazkiye, Tartus illeri ile Ceble ve Banyas ilçelerinde bazı gruplar meydanlarda toplanarak eylem yaptı.
ÖLÜ VE YARALILAR VAR
Humus ve Tartus’da eylemciler ile güvenlik güçleri arasında çıkan arbedelerde taraflardan ölen ve yaralananlar oldu. Suriye Haber Ajansına (SANA) göre, Humus’ta 18.00-08.00 saatleri arası sokağa çıkma yasağı ilan edildi.
Geçici hükümete bağlı güvenlik güçlerinin son 3 gündür Lazkiye ve Tartus illeri başta olmak üzere bazı kentlerde, devrilen rejimin Suriye’de savaş suçları işlemiş yetkilileriyle ilgili arama tarama çalışmalarına hız vermişti.
İÇİŞLERİ BAKANLIĞI’NDAN AÇIKLAMA
Geçici hükümetin İçişleri BakanlığıMedya Ofisi’nden yapılan açıklamada, “Bazı sosyal medya hesaplarında Halep vilayetindeki bir tarikatın dini türbelerinden olan Şeyh Ebu Abdullah el-Hüseybi’nin türbesine baskın ve saldırı olayını gösteren videolar dolaşıma sokuldu. Bu videolar yakın zamanda gerçekleşmiş gibi lanse edildi. Dolaşıma sokulan videolar Halep kentinin bilinmeyen gruplar tarafından kurtarıldığı döneme ait eski bir video olup, kurumlarımızın mülklerini ve dini mekanları korumak için gece gündüz çalıştığımızı ve bu tür videoların yeniden yayınlanmasının amacının Suriye’nin içinden geçtiği bu hassas dönemde Suriye halkı arasına nifak sokmak olduğunu belirtiriz” ifadeleri kullanıldı.
LAZKİYE VALİSİ’NDEN ÇAĞRI
Açıklamada, Suriye’nin kıyı kesimlerindeki devrik rejimin bazı unsurlarının olayları fırsat bilip güvenlik güçlerine silahlı saldırılar düzenlediği ve güvenlik güçlerinden ölenler olduğu kaydedildi. SANA’nın haberine göre, Lazkiye Valisi Muhammed Osman, konuya ilişkin açıklamasında, yönetimin sivil barışı ve toplumsal uyumu korumakta kararlı olduğunu bildirdi. Osman, güvenlik güçlerinin görevlerini yerine getirdiğini belirterek, Suriyelilere tepkilerin etkilerine kapılmamaları çağrısında bulundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Suriye’de Esad rejimini deviren muhaliflerin iktidara gelmesinin ardından hayat normale dönüyor. Esad rejiminin ardından ülkede sakinlik hakim olsa da kimi zaman rejim destekçileri ile muhalifler arasında çatışmalar yaşanıyor. Başkent Şam’da bu gece silah sesleri yüskeldi. Kenar mahallelerde Esad yanlısı halk ile muhalifler arasında yaşanan çatışmaların ardından toplanan bir grup, “Suriye özgürdür, Suriye’de herkes eşittir, birdir” sloganları atarak, Emevi Meydanı’na yürüdü. Muhalif güçlerin yoğun önlem aldığı meydanda slogan atmaya devam eden göstericiler, bir süre sonra dağıldı. – ŞAM
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
GRÖNLAND, ABD İÇİN NEDEN ÖNEMLİ?
Sputnik’e konuşan askeri analist Aleksey Leonkov, Grönland’ın doğal kaynaklarının kayda değer olduğunu ancak Trump’ın Danimarka’dan bu adayı satın alma isteği her şeyden önce askeri kaygılardan kaynaklandığını belirtti. Leonkov, Grönland’da kürsel ısınmayla beraber ABD’nin burada tüm Kuzey Atlantik’i ‘örtmesine’ ve Kuzey Kutbu’nu izlemesine olanak tanıyacak bir deniz tesisleri zinciri kurabileceğini öne sürdü. Leonkov ayrıca ABD’nin daha önce Grönland’da bir deniz üssü kurma girişiminde bulunduğunu ancak orada elektrik ve ısınma kaynaklı maliyetler nedeniyle ileri karakolun inşasından vazgeçtiğini vurguladı.
ABD’nin Kuzey Atlantik bölgesindeki mevcut donanma varlıklarının Rusya’nın buradaki denizaltı operasyonlarını hala güvenilir bir şekilde takip edemediğini vurgulayan Leonkov, ABD’nin bu sorunu Grönland’a genişleme yoluyla donanma varlığını güçlendirerek çözmeye çalışabileceğini söyledi. İzlanda’nın hem nispeten küçük olması hem de volkanik faaliyetlerle ilgili tüm riskler barındırması nedeniyle İzlanda’nın üsler için kullanılmasının söz konusu olmadığını da ekleyen Leonkov ABD’nin Grönland’ı ele geçirme çabasının muhtemel nedenini, “Çözümleri orada daimi deniz varlığı, özellikle de Rus denizaltılarını aktif olarak arayacak deniz ve dalgıç insansız hava araçları bulundurmaktan geçiyor” cümlesiyle özetledi.
“GRÖNLAND BİR DEVLET OLARAK ABD’YE KATILACAK”
Leonkov, ABD’nin Grönland’ı ilhak edebilecek mi? sorusuna ise şöyle yanıt verdi:
“Bence büyük bir yaygara kopacak ama Grönland bir bölge hatta bir devlet olarak ABD’ye katılacak. Danimarka maddi tazminat alacak ve Rus tankerlerinin Baltık Denizi’ne açılan Danimarka boğazlarından geçişini engellemesi için kesin emir verilecek.

İLK TEKLİF 1946 YILINDA YAPILMIŞTI?
Grönland, 1979’da Danimarka’dan özerkliğini elde etmesine rağmen dışişleri, güvenlik ve mali konularda hala bu ülkeye bağlı. Eski ABD Başkanı Harry Truman, 1946’da, zengin uranyum, altın, petrol ve gaz rezervlerine sahip Grönland’ı satın almak için Danimarka’ya 100 milyon dolarlık altın teklif etmişti. Bu tekliften 73 yıl sonra dönemin başkanı Trump, Grönland’ı satın almak istediklerini belirtmiş, konu Danimarka ile ABD arasında kısa süreli diplomatik krize neden olmuştu. Diplomatik gerilim nedeniyle Trump, Danimarka’ya yapacağı resmi geziyi iptal etmişti.
DANİMARKA SAVUNMA HARCAMALARINI ARTIRDI
Danimarka, ABD’nin 47. Başkanı seçilen Donald Trump’ın, “Grönland’ın ABD kontrolünde olması gerektiği” yönündeki açıklamalarının ardından savunma harcamalarını arttırmayı planladığını açıkladı. Yeni savunma paketini açıklayan Danimarka Savunma Bakanı Troels Lund Poulsen, bölgede “daha güçlü bir varlık” sergilemeyi hedeflediklerini belirtti. Poulsen, Grönland için hazırlanan paket kapsamında bölgeye iki devriye gemisi, iki uzun menzilli insansız hava aracı ve kızaklı köpekler sevk edileceği bilgisini paylaştı. Trump’ın, “Grönland’ın ABD kontrolünde olması gerektiği” yönündeki açıklamalarına atıfta bulunan Poulsen, yeni savunma paketinin zamanlamasını “kaderin ironisi” olarak nitelendirdi. ABD’de görevi devralmaya hazırlanan Trump, 23 Aralık’ta Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, Grönland’ın ABD kontrolünde olması gerektiğine ilişkin söylemini yineleyerek Ada’nın mülkiyeti ve kontrolüne sahip olmanın “mutlak zorunluluk” olduğunu savunmuştu. Trump’ın bu sözleri, Grönland yetkilileri başta olmak üzere, birçok kesimden tepki çekmişti. Grönland Başbakanı Mute Bourup Egede, AA muhabirine yaptığı yazılı açıklamada, Grönland’ın “satılık olmadığını” vurgulayarak, “Grönland, Grönland halkına aittir. Biz satılık değiliz ve asla satılık olmayacağız. Uzun süredir devam eden özgürlük mücadelemizi kaybetmeyeceğiz.” ifadelerini kullanmıştı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Menteşe Belediyesi’nin ücretsiz kurslarına vatandaşlar 2024 yılında da yoğun ilgi gösterdi. Belediye bünyesinde uzman eğitmenler tarafından verilen farklı branşlardaki kurslarda 4 bin 647 kursiyer eğitim aldı.
Spordan sanata, tasarımdan dansa kadar farklı branşlardaki kurslara katılanların yeteneklerini keşfederek kendilerini geliştirdiklerini kaydeden Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal, “Farklı yaşlardan kursiyerlerimizin bu kurslar ile özgüvenleri artıyor, yaratıcılıkları ortaya çıkıyor ve sosyal çevreleri genişliyor. Ayrıca, disiplin, özveri ve problem çözme gibi hayat boyu fayda sağlayacak beceriler kazanıyorlar. Ücretsiz kurslarımız yaz ve kış dönemi olmak üzere yeni yılda da devam edecek” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kayseri AmatörSporKulüpleri Federasyonu tarafından başlatılan ‘Deprem Bölgesinde spora can suyu Kayseri’den’ kampanyası dahilinde kulüplerin katılımı ile 26 takım forma, 350 futbol topu, bin 500 oyuncak bebek,4 bin plastik top ve 50 çift ayakkabı toplandı. Kayseri ASKF Başkanı Mutlu Önal ve yönetim kurulu, futbol il temsilciliği ile kulüp temsilcileri toplanan yardımları Kahramanmaraş ve Hatay’a ulaştırdı. İki ilde bulunan ASKF başkanlıkları başta olmak üzere okullara giderek toplanan yardımları dağıtan Kayseri ekibi, deprem bölgesinde spora dahil yapılacak destekler konusunda istişarelerde bulundu.
TFF Bölge Müdürü ve ASKF Başkanı Mutlu Önal, “Projemize gönüllü olarak katılan spor kulüplerimiz ve hayırseverlerimizin desteği ile 26 takım forma, 350 futbol topu, bin 500 oyuncak bebek,4 bin plastik top ve 50 çift ayakkabı toplandı. Tüm bu yardımları Kahramanmaraş ve Hatay’da ilgili yerlerle ulaştırdık. Aynı zamanda bu illerde spora daha fazla nasıl katkı sağlayabiliriz konusun istişarelerde bulunduk. Emeği geçen herkese sonsuz teşekkür ederiz, Rabbim bir daha böyle acılar göstermesin” diye konuştu. – KAYSERİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yıldız Entegre Kocaeli Stadyumu’nda düzenlenen imza töreninde konuşan Kocaelispor Başkanı Recep Durul, istifa eden teknik direktör Ertuğrul Sağlam’a katkı ve emeklerinden dolayı teşekkür ederek, kariyerinde başarılar diledi.
Taşdemir’in başarıları ve şampiyonlukları olan bir teknik direktör olduğunu ifade eden Durul, Kocaelispor’un genlerinde başarı olduğu için Taşdemir’le görüşerek anlaştıklarını söyledi.
Durul, Taşdemir’in tecrübeli, gittiği takımlara vizyon katan bir yapısı olduğunu dile getirerek, şunları söyledi:
“Taşdemir, Kocaelispor’a bundan sonraki süreçte tecrübesini, bilgisini aktaracaktır. Camia olarak, şehir olarak finalde şampiyonluğa ulaşıp 16 yıl sonra Süper Lig’e çıkacağız. Taraftarlarımız da bu konuda müsterih olsunlar. Taraftarlarımıza da baktığımızda tepkiler olumlu, İsmet hoca herkesin kabul ettiği bir isim. İsmet hocamıza, ‘kulübümüze, şehrimize, camiamıza hoş geldin’ diyoruz. İnşallah şehrimizin uzun zamandır beklediği şampiyonluğu kucaklayacağız. Şampiyon olacağız ve inşallah Süper Lig’de şehrimizi temsil edeceğiz.”
“Her teknik direktör Kocaelispor’da başarılı olmak ister”
Teknik direktör Taşdemir de takıma bu zaman kadar verdiği emekten dolayı Ertuğrul Sağlam’a teşekkür ederek, Kocaelispor’u yakından tanıdığını kaydetti.
Kocaelispor’un her teknik direktörün başarılı olup tarihe geçmek isteyeceğini bir kulüp olduğunu belirten Taşdemir, “Herkesin hayal ettiklerini yaşamak için buradayız. Bunun için de ekibimle sonuna kadar savaş vereceğiz. Futbol da başarılar tek başına gelmiyor. Zor zamanlarda birlik olduğunuzda, zor zamanlarda beraberliği en üst seviyeye çıkardığınızda başarı kaçınılmaz oluyor. Teknik direktörlük hayatımda bunu yakaladığımız için başarılı olduk.” ifadelerini kullandı.
Taşdemir, herkesin tek istediği şeyin Süper Lig’e adım atmak olduğuna işaret ederek, “Şu anda lider bir takım, bunun sezon sonunu getirebilmemiz için hepimizin birlik olması lazım.” dedi.
Konuşmaların ardından Taşdemir, 1,5 yıllık sözleşmeyi imzaladı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TFF 2. Lig Beyaz Grup ekiplerinden Altınordu, ligin ilk yarısında 35 puan toplayarak devre arasına 3. sırada girmeyi başardı. Oynadığı 17 karşılaşmada 10 galibiyet, 5 beraberlik ve 2 mağlubiyet alan kırmızı-lacivertliler, play-off hattının iddialı takımları arasında yer alırken bir yandan da zirvede yer alan Sarıyer’i takip etmeye devam ediyor. İzmir ekibi, şu ana kadar oynadığı hücum oyunuyla taraftarlarını mutlu ederken gol yollarında da etkili bir performansa imza attı. Rakip fileleri 34 kez havalandırmayı başaran Altınordu, 37 gol kaydeden Sarıyer’den sonra Batman Petrolspor ile birlikte ligin en fazla skor üreten takımı konumunda bulunuyor. Böylece İzmir ekibi, ligin ilk yarısı itibarıyla golcü yönünü konuşturmuş oldu.
Altınordu, 17 hafta boyunca oynadığı maçlarda sadece golsüz berabere biten Kepezerspor ve Sincan BelediyesiAnkaraspor maçında rakip fileleri havalandırmayı başaramadı. İzmir ekibi kalan 15 maçta ise en az bir gol atarak önemli bir işe imza attı. – İZMİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bilgehan Demir’den büyük iddia: Muhammed Ali madalyasını nehre atmadı
– Yarım asır sonra ortaya çıkın gerçek
– Efsanevi boksör Muhammed Ali’nin yaşamını ve etki ettiği 1001 hayatı yerinde yaptığı araştırmalar sonucu kaleme alan Bilgehan Demir, ezberleri bozduğu ‘Kayıp Madalyon’ kitabında tüm gerçekleri yazdı
‘Madalyasını nehre attığı iddiası bir senaryo’
‘Heykeli dikilen köle dedesi tarihin en büyük kahramanlarından biri ama bunu Muhammed Ali asla öğrenemedi’
Gürsoy OLCA- Sacit GÖNCÜ/ İSTANBUL, – UZUN yıllar spor medyasında çalıştıktan sonra özellikle dövüş sporlarıyla ilgili anlattığı maçlar ve dünyanın dört bir yanında gerçekleştirilen organizasyonlarda dikkatleri üzerine çeken Bilgehan Demir son olarak dünya spor tarihinde iz bırakan efsanevi boksör Muhammed Ali’nin hayatını kitaplaştırdı. 5 yıl süren araştırmalarının sonrasında efsanevi boksör Muhammed Ali’nin yaşamını ve onun etki ettiği 1001 hayatı, ABD’de yaptığı araştırmalar sonucu kaleme alan gazeteci yazar Bilgehan Demir, ‘Kayıp Madalyon’ kitabında bilinen tüm ezberleri bozuyor.
Demir, Muhammed Ali’nin boksa başlamasında ve şampiyon olmasında önüne çıkan tüm engelleri, Müslümanlığı seçmesinin gerçek sebebi ile birlikte protest tavırlarıyla nasıl siyasi bir figüre dönüştüğünü ve özel yaşamı ile ilgili bilinmeyen ya da yanlış bilinen onlarca ezberi kitabında işledi. Bu konulardan biri de kitaba da ismini veren, ünlü boksörün bir restorana alınmayınca altın madalyasını Ohio nehrine atma olayı. Demir, DHA Spor’a yaptığı özel açıklamalarla, Muhammed Ali’nin hayatındaki bu ve benzeri sansasyonel olaylara ışık tutuyor ve bu konularda çarpıcı iddialar ortaya koyuyor.
Çocukluğundan bu yana sert mahalle ortamlarında büyümesinin de etkisiyle dövüş sporlarına gönülden bağlandığını belirten Bilgehan Demir, ring sporları yayıncılığıyla ise 2006 Kasım ayında tanışmasını ” Japonya’daki K-1 Kick Boks gecelerini yayınlamaya başladığımız andan itibaren ben de çok büyük bir heyecan uyandırdı. O ihtişam beni peşinden sürükledi” cümleleriyle anlattı.
Muhammed Ali efsanesini duyduğu günden itibaren Ali’nin kendisinde ciddi bir ilgi oluşturduğunu söyleyen Demir bu konudaki en önemli etkiyi ise şöyle aktardı: “Muhammed Ali’ye olan ilgimi aslında 2008 yılında onun hayatını anlattığım kısa bir VTR ile göstermiştim. Bu kaseti yayın yaptığım ulusal televizyonda herkese izlettim. Sonra da 17 Ocak 2019’da kendi yaptığım stüdyo programda Muhammed Ali’nin doğum gününü canlı yayında pasta keserek kutladım. Bunlar beni Muhammed Ali’ye iyice bağlamıştı”
‘KAYIP MADALYON’ FİKRİ NASIL DOĞDU?
Muhammed Ali’nin 2016 yılında vefat ettiği dönemi “Televizyon kanalları ama aklınıza ne gelirse, neredeyse hava durumunda bile Muhammed Ali konuşuluyordu. Böyle bir dönemde ekranda konuşan kişiler ne Ali’nin maçlarını anlatan Orhan Ayhan’dı, ne de boks yayınları ile reyting rekorları kıran Bilgehan Demir’di” diyerek hatırlatan Demir “Ekranda hep futbol muhabirleri, boksla alakası olmayan siyasi yazarlar, Muhammed Ali’yle belki de hiç ilgisi olmayan insanların Ali’yi konuşmasını televizyonda izlediğimde, kendi kendime ‘Ben neden yokum, neden benim fikirlerim sorulmuyor?’ diye düşündüğümde ‘Demek ki eksiksin Bilgehan daha fazla çalışman gerekiyor” dedim ve ufaktan araştırmalara başladım” ifadelerini kullandı.
Bunun üzüntüsünün ardından çok büyük araştırma içine girdiğini ve Muhammed Ali’yi araştırmaya başladığını belirten Demir Kitap fikrinin ortaya çıkışını şöyle anlattı: “Araştırmaya başladığımda başta ekranda Ali ile ilgili konuşan kişilerin ve kendimin Muhammed Ali’yle ilgili pek bir şey bilmediğini fark ettim. Hatta Ali hakkında kitap yazan yabancı yazarların da sürekli birbirleri ile çeliştiğini farkettim. Sonra Amerika Birleşik Devletleri’ne defalarca seyahatte bulundum. Ali’nin ailesiyle, menajerleriyle işin içinde olan birçok kişiyle röportajlar yaptım, sonra Muhammed Ali’yle ilgili yazılmış bütün eserleri, neredeyse tüm kitapları ve makaleleri okudum. Arkasından da dedim ki; çok büyük karmaşa ve kopyala yapıştır var. Bir kitabın yazdığını bir kitap, öbür eserin yazdığını öbür makale yalanlıyor. Bunların hepsini ortadan kaldırmam lazım dedim ve FBI dosyalarını deşifre ettirdim. 80 yıllık Amerikan gazete ve dergi arşivini bu 5 yıllık zaman diliminde taradım. Kütüphaneleri gezdim. Ardından da tüm karmaşayı ortadan kaldırarak gerçek Muhammed Ali’yi, işte bu kayıp madalyon kitabını ortaya çıkardım. Herkes şunu diyebilir. Tüm dünya bilmezken sen nasıl biliyorsun? Evet ben biliyorum. Çünkü herkesten daha fazla araştırdım. ve herkesten daha fazla belge sunuyorum. Bunu başaran bir Türk olduğu için herkesin övünmesi lazım. Yabancı biri yazsaydı bu kitabı o zaman herkes vay be derdi! Ama bizden biri araştırınca küçük düşürülmemeliyim. Desteklenirsem tüm dünya büyük efsaneyi her detayı ile daha iyi tanıyacak. Kimse merak etmesin ben Muhammed Ali’nin efsaneliğinden toz bile alamam. Ali neyse onu yazdım. Onun yaşadığı yaşattığı büyük kahramanlıkları da okuyacaksınız. Yanlış bilinen tüm gerçekleri de”…
‘MADALYASINI NEHRE ATTIĞI İDDİASI BİR SENARYO’
İnkılap yayın evine bağlı Gutenberg’den çıkan ve 2025’te İngilizce olarak da basılacak olan kitabın farkını ve içeriği kaynakları ile ortaya koyan Bilgehan Demir ABD’ye defalarca giderek deliller topladı. Muhammed Ali’nin eşi Khalilla Ali ile Miami’de buluşarak efsane boksör hakkında bilgiler alan Bilgehan Demir karşısına çıkan yanlış bilgileri ise şöyle anlattı: “O kadar büyük yanlışlar var ki, hatta Muhammed Ali’nin kendisinin anlattığı yanlışları bile düzelttik. Nasıl mı? Anlatayım! Çünkü Ali’nin bizzat kendisinin 1975’te çıkarmış olduğu ‘My Own Story’ ‘Benim Hikayem’ adlı kitabının içeriklerinin önemli bir kısmının senaryo olduğunu fark ettim, başta da madalyasını nehre attığı iddiası. Muhammed Ali’nin nehre attığını iddia ettiği madalyanın nerede olduğunun izini sürmeye başladım. Sonuç itibarıyla ‘Kayıp Madalyon’ kitabımda ben Muhammed Ali’nin madalyasını Ohio Nehri’ne atmadığını ispatlıyorum”
‘KİTABIN KALBİ MADALYA’
Kayıp Madalyon kitabının önce Türkiye’de çıkmasının nedeninin kendisinin Türk olmasına bağlan Demir kitabının önümüzdeki yıl ‘Lost Medal’ adıyla ABD’de de çıkacağının bilgisini verdi. Gazeteci-Yazar Bilgehan Demir kitabının isminin nasıl çıktığını ise “Kitap ismini kendi kendine verdi, kitabı yazarken isim kendiliğinden ortaya çıktı. Bir baktık kitabın kalbi madalya olmuş. Madalya nerede? Kayıp! O zaman ‘Kayıp Madalyon’ olsun dedim ve ismi böyle çıktı” şeklinde anlattı.
Madalyanın izini sürmek için Louisville’e giden ve Muhammed Ali’ye siyahi olduğu gerekçesi ile servis yapmayan 1881’de kurulmuş ve halen faaliyette olan o restoranı bulan Bilgehan Demir madalya olayının hikayesini şöyle aktardı: ‘İddiaya göre Muhammed Ali, olimpiyatlardan döndükten sonra altın madalyasıyla bir restorana gidiyor ve onu siyahi olduğu gerekçesiyle oradan kovuyorlar. O da ‘Koskoca Amerika Birleşik Devletleri için ben madalya kazanmışım, altın madalya kazanmışım, bana bir yemek bile servis etmiyorsunuz’ diye çıkartıyor ve madalyasını hemen yakınlardaki Ohio Nehri’ne atıyor. Peki olay gerçekten de böyle miydi? Ben o restoranı buldum ve gizli kamera ile içeri girip yemek yemek istedim. Beyaz biri olarak beni de almadılar. Çünkü o restorana giriş üyelikle. Üyeliği olmayan hiç kimse o lüks ötesi restorana giremiyor. Siyahi de olsan, beyaz da olsan, sarı da olsan kahverengi de olsan ne renk olursan ol, almıyorlar. Bunun renkle bir alakası olmadığını orada bizzat kendim içeri girmeye çalışarak test ettim, 1960’larda içeriye siyahilerin de girebildiğini dair belgeler buldum”
“Peki Muhammed Ali neden böyle bir yalan söylemek zorundaydı! Neden böyle bir şey yazdı kitabında, bu konuyu neden hemen 1960’ta değil de madalyayı atmasından tam 15 yıl sonra ortaya koydu?” Bu durumun kafasını çok kurcaladığını söyleyen Demir, madalyanın izini bulmaya bunu fark edince soyunuyor. Bilgehan Demir “İşin sırrı senaristte, yazarın bir pembe dizi senaristi olduğunu öğreniyorum. Muhammed Ali’nin madalyası gerçekten de kayıp. Bunu kitapta bir detaya bağlamak isteyen yazar Madalya’nın nehre atılması hikayesini restorana alınmamasına bağlayınca kıyamet kopuyor. Ama yaşadıkları süre boyunca bunun bir gerçek olduğu savunuluyor. Ancak ben bunun bir senaryo olabileceğini düşünerek madalyanın izini sürmeye başlıyorum ve konuyu neticelendirene kadar da peşini bırakmıyorum” ifadelerini kullandı.
Yıllar süren araştırma sonrasında ‘Kayıp Madalyon’ kitabı o madalyanın nehre atılmadığını şahitler, röportajlar ve belgeler eşliğinde sayfalarına taşıyor. Yazar Bilgehan Demir bütün verileriyle bütün araştırmalarıyla Muhammed Ali’nin bahsettiği, ‘Ben madalyamı nehre attım’ sözünün bir senaryodan oluşup oluşmadığına çok net bir cevap veriyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Son dakika haberi: Balıkesir’in merkez Karesi ilçesindeki mühimmat fabrikasında meydana gelen patlama ve çökme nedeniyle hayatını kaybeden kişilerin kimlikleri belirlendi.

İlçeye bağlı kırsal Kavaklı Mahallesi’nde Çek firmasına bağlı faaliyet gösteren mühimmat fabrikasının kapsül üretimi yapılan bölümündeki patlamayla ilgili ekiplerin olay yerindeki çalışması sürüyor.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

HAYATINI KAYBEDENLERİN KİMLİKLERİ BELLİ OLDU
Patlamada yaşamını yitiren fabrika personelinin Tuğba Demir (21), Çetin Karamüftüoğlu (38), Muhammet Ergin (34), Özlem Özçakır (33), Tuba Sert (41), Enes Kırmızı (28), Seda Akın (35), Seçil Çapa (24), Müberra Sönmez (45), Selin Karanlıkoğlu (27) ve Elif Özgür (19) olduğu belirlendi. Bu kişilerin cansız bedenleri, Bursa Adli Tıp Kurumu morguna gönderildi.
Cenazelerin, Bursa Adli Tıp Kurumu morgundaki otopsi işlemleri sürüyor.

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Balıkesir’in merkez Karesi ilçesinde patlayıcı üretilen mühimmat fabrikasındaki patlamaya ilişkin, “Önce 12 olarak açıklanan vefat sayısının şimdi 11 olduğunu sizlerle paylaşıyoruz. Takdir edersiniz ki bu üretim tesisindeki patlamanın tesiriyle vücut bütünlüğüyle ilgili, oradaki gelinen noktada arkadaşlarımız, 12 olarak söylemek durumunda kaldılar.” dedi.

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, olay yerinde incelemelerde bulundu, görevlilerden bilgi aldı.
İncelemelerin ardından gazetecilere açıklama yapan Bakan Yerlikaya, mühimmat fabrikasında sabah saatlerinde yaşanan patlamayla herkesin yüreğinin yandığını belirterek, olaydan duyduğu üzüntüyü dile getirdi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ELAZIĞ – ElazığFırat Üniversitesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Hematoloji Bilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Ayşe Uysal, kadınlarda her ay oluşan adet kanamaları, emzirme, gebelik ve diğer jinekolojik nedenlere bağlı olan kanaralardan dolayı demir eksikliğinin daha fazla görüldüğünü ifade etti.
Elazığ Fırat Üniversitesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Hematoloji Bilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Ayşe Uysal, Demir eksikliği hakkında bilgilendirmelerde bulundu. Demirin vücudumuzda birçok fonksiyonu için önemli bir mineral olduğunu dile getiren Doç. Dr. Uysal, “Vücudumuz demiri üretmediği için dışardan besinlerle vücudumuza alınması gerekiyor. Demirin yetersiz alımında veya vücuttan fazla kaybında ise eksiklik oluşuyor. Bu eksikliğin en büyük belirtisi de demirin yapısında bolca bulunan kırmızı kan hücrelerinin eksikliğine bağlı kansızlık oluşturmasıdır. Demir eksikliği anemisinin vücudumuzdaki belirtileri, yorulma, halsizlik, vücutta tende solukluk, uyku bozuklukları, özellikle egzersiz halinde oluşan nefes darlıkları, oryantasyon bozuklukları, unutkanlık, tırnaklarda kırılganlık, saç dökülmeleri, ağız ve dudak kenarlarında oluşan yaralar ve çatlakların demir eksikliğinde meydana gelebilecek belirtilerin bazılarıdır. Bu belirtilerin bir kaçının oluşması durumunda demir eksikliği anemisi tetkiki açısından kişilerin hekimlere başvurmasının önem arz ediyor. Demir eksikliğine bağlı oluşan kansızlık yani demir eksikliği anemisinin, en fazla görülen anemi çeşidi kadınlarda her ay oluşan adet kanamaları, emzirme, gebelik ve diğer jinekolojik nedenlere bağlı olan kanaralardan dolayı demir eksikliğinin daha fazla görülmesidir. Hem kadınlarda hem de erkeklerde mide ve bağırsak problemleri, Özelikle midedeki ülser, bağırsak ya da mide kanserlerinin demirin vücuttan kaybına neden oluyor” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MANİSA’nın Yunusemre ilçesinde çalıştığı pizza dükkanına motosikletiyle gelip, ruhsatsız tabancayla açtığı ateşte çalışanlardan Sultan Zencirci’yi (27) öldüren, Gül Demir’i (45) ise yaralayan Ferhat Kuru’nun tutuklu yargılandığı dava, daha önce istenen akıl sağlığının yerinde olup olmadığı yönündeki raporun beklenmesine karar verilerek ertelendi.
Olay, 30 Temmuz 2023’te saat 13.00 sıralarında Muradiye Mahallesi İstasyon Caddesi’ndeki bir pizzacıda meydana geldi. Çalıştığı pizzacıya motosikletiyle gelen Ferhat Kuru, yanında getirdiği ruhsatsız tabancayla iş yeri çalışanlarından Sultan Zencirci ve Gül Demir’e kurşun yağdırdı. Vücuduna 3 kurşun isabet eden Sultan Zencirci ile 2 kurşun isabet eden Gül Demir kanlar içinde yere yığıldı. Daha sonra Kuru, Gül Demir’i bıçaklamaya çalıştı. Diğer çalışanların araya girmesiyle Ferhat Kuru kaçtı.
Silah seslerini duyan çevredekilerin ihbarı üzerine adrese jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri, Sultan Zencirci’nin hayatını kaybettiğini belirledi. Olay yerinde müdahalesi yapılan Gül Demir ise ağır yaralı olarak ilçedeki özel bir hastaneye kaldırıldı. Yoğun bakıma alınan Demir, uzun süren tedavi süreci ardından taburcu edildi. Olayın ardından yakalanıp, gözaltına alınan Ferhat Kuru, tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Olaya ilişkin yürütülen soruşturma sonunda Ferhat Kuru hakkında ‘Kadına karşı tasarlayarak kasten öldürme’, ‘Kadına karşı kasten öldürmeye teşebbüs’ ve ‘Ruhsatsız silah temin etme ve bulundurma’ suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açıldı.
‘GÜL İLE SANIK ARASINDA BİR MÜNASEBET YOKTU’
Manisa 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ikinci duruşmasına tutuklu sanık Kuru, Gül Demir’in avukatı ve öldürülen Sultan Zencirci’nin avukatları katıldı. Duruşmada, Gül Demir’in ağabeyi Turgut Irmak (51), tanık olarak dinlendi. Kardeşi Gül Demir’in olaydan bir hafta öncesinde kendisini telefonla arayarak, Ferhat Kuru’nun hem kendisini hem de Sultan Zencirci’yi rahatsız ettiğini söylediğini belirten Irmak, “Bunun üzerine Ferhat’ı aradım cevap vermedi, sonra kendisi döndü. ‘Gül hanımı seviyorum onunla evleneceğim. Sultan araya girip, aramızı bozdu’ dedi. Yaptığının yanlış olduğunu söyledim. ‘Bir daha dükkanıma girme, önünden dahi geçme’ dedim. Gül ile sanık arasında bir münasebet yoktu. Sultan’ı tehdit ettiğine şahit olmadım” ifadelerini kullandı.
Gül Demir’in ağabeyi Turgut Irmak’ın konuşması ardından tanığın beyanına ilişkin sözleri sorulan Ferhat Kuru, tanığın beyanının gerçeği yansıtmadığını, kendi çıkarına göre konuştuğunu, Gül Demir ile gönül ilişkisi olduğunu ileri sürdü.
Mahkeme heyeti, İstanbul Adli Tıp Kurumu’ndan daha önce istenen akıl sağlığının yerinde olup olmadığı yönündeki raporun henüz mahkemeye ulaşmaması nedeniyle duruşmayı 24 Mart’a erteledi.
Duruşma sonrası, öldürülen Sultan Zencirci’nin avukatı Zehra Oyit ve Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Manisa Temsilcisi Semiha Hasgör, birer açıklama yaptı. Hasgör, 6284 sayılı kanunun kadınların can simidi olduğunu, kadın cinayeti ve şiddetin önlenmesi için etkin kullanılması gerektiğine dikkat çekti.
Avukat Zehra Oyit ise “Maalesef ülkemizde kadın olmanın zorluğu yüzümüze vuruyor. Taciz edildiği için rahatsızlık duyduğunu dile getiren bir kadından bahsediyoruz. 6284’ün etkin bir şekilde uygulanması ile cinayetlerin en azından azalacağını umuyoruz. Umudumuzu kaybetmeden bu davaların takipçisiyiz. Her kadının yanındayız” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AA’da yer alan habere göre bir helikopter, il merkezindeki Eğitim ve Araştırma Hastanesinin binasına çarptı. Helikopter daha sonra boş alana düştü.

İhbar üzerine kaza yerine itfaiye, sağlık, polis ve AFAD ekipleri sevk edildi.
MUĞLA VALİSİ’NDEN AÇIKLAMA
Muğla Valisi İdris Akbıyık, helikopterin Muğla’da Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne çarpması sonucu 2 pilot, 1 hekim ve 1 sağlık personelinin vefat ettiğini bildirdi. Ambulans helikopter, Menteşe ilçesindeki Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin binasına çarptı.
REKLAM
Helikopter daha sonra boş alana düştü. İhbar üzerine kaza yerine itfaiye, sağlık, polis ve AFAD ekipleri sevk edildi.
Helikopterin çaptığı hastanedeki toplantı odası4 KİŞİ VEFAT ETTİ
Muğla Valisi İdris Akbıyık, yaptığı açıklamada, saat 10.06 sıralarında Menşete ilçesinde Kötekli Mahallesi’ndeki Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünden kalkan Sağlık Bakanlığı’na ait ambulans helikopterin kalkış esnasında hastanenin 4. katına çarptığını söyledi.
Çarpma sonucu helikopterin düştüğünü dile getiren Akbıyık, “Helikopterde bulunan 2 pilot, 1 hekim ve bir personelimiz vefat ediyor. Yoğun sis var. Sebebi araştırılıyor.” dedi.
Olay sonrası itfaiye, AFAD ve diğer ekiplerin kaza yerine sevk edildiğini anlatan Akbıyık, ilk bilgilere göre helikopterin Antalya’ya gitmek üzere havalandığını kaydetti.
Hastanenin iç kısmında herhangi bir sıkıntı olmadığını sadece hasar meydana geldiğini aktaran Akbıyık, kazanın nedeniyle ilgili araştırmaların devam ettiğini bildirdi. Akbıyık, vefat edenlere başsağlığı diledi.
SAĞLIK BAKANLIĞI: OLAYLA İLGİLİ İNCELEME DEVAM EDİYOR
Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Bakanlığımıza bağlı hizmet veren bir ambulans helikopter havalanırken Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne çarparak boş bir alana düşmüştür. Meydana gelen kazada 2 pilot, 1 hekim ve 1 sağlık çalışanı olmak üzere 4 çalışma arkadaşımız hayatını kaybetmiştir. Şehitlerimize Allah’tan rahmet, ailelerine ve yakınlarına sabır dileriz. Başımız sağ olsun. Olayla ilgili incelemeler devam etmekte olup, kamuoyuna gerekli bilgilendirme yapılacaktır” ifadeleri kullanıldı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Son dakika… Suriye’de Beşar Esad’ın devrilmesinden sonra terör örgütü YPG de işgal ettiği bölgeleri bir bir kaybetmeye devam ediyor. Suriye Milli Ordusu (SMO) başlattığı Özgürlük Şafağı Operasyonu kapsamında, özellikle doğu kesimde yer alan illerin su ve elektrik kaynağının büyük bölümünü sağlayan Tişrin Barajı’nı, terör örgütü PKK/YPG’nin işgalinden kurtardı. SMO, operasyon kapsamında 2015’ten beri PKK/YPG terör örgütünün işgalindeki Tişrin Barajı’nın kontrolünü sağladı.

HEDEF AYN EL ARAB
Münbiç ilçesinin güneyinde yer alan ve Fırat Nehri üzerindeki önemli barajlardan biri olan Tişrin, şu ana kadar ele geçirilen en büyük ve önemli baraj. Suriye’nin elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 70’i Tişrin, Tabka ve Baas barajlarından karşılanıyor. Fırat Nehri’nin batı yakasındaki Tişrin Barajı, 27 Aralık 2015’te ABD desteğiyle YPG/ PKK’nın eline geçmişti. Baraj, terör örgütünün Fırat’ın batısında işgal ettiği ilk nokta olmuştu.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

ABD, Ocak 2016’da barajda üs kurmuştu. Özgürlük Şafağı Operasyonu kapsamında terör örgütü PKK/YPG’den kurtarılan Münbiç ilçesinde, örgütün terörist faaliyetler için kullandığı tünel ağları bir bir ortaya çıkarken, SMO askerleri, terör örgütünü Münbiç’ten tamamen temizledikten sonra yeni hedeflerinin Ayn el arab olduğunu söyledi.

Özgürlük Şafağı Operasyonu ile Tel Rıfat ve Münbiç terör örgütü PKK/ YPG’den arındırıldı. SMO askerleri bundan sonraki hedeflerinin Rakka, Aynelarab, Haseki ve Kamışlı olduğunu belirterek, “Suriye’den PKK/ YPG’yi temizleyecek ve buraları da terörden kurtarak insanlarımızı özgürleştireceğiz” dedi.

Öte yandan Anadolu Ajansı, Özgürlük Şafağı Operasyonu kapsamında terör örgütü PKK/YPG’den kurtarılan Münbiç ilçesinde örgüte ait TIR dahi sığabilecek genişlikte, bazı noktalarda yüksekliği 7 metreyi bulan tünel ağını görüntüledi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çömen, Almus Özel İdare Müdürü Ebubekir Sözkesen, Köylere Hizmet Götürme Birliği Müdürü Selahattin Çiğdem, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Müdürü Yusuf Sezer ile Gökköy, Bakımlı ve Çaykaya köyü ile Cihet beldesini ziyaret ederek, muhtalar ve vatandaşlarla bir araya geldi.
Çömen, “Köy ziyaretlerimizi vatandaşlarımızın talep ve ihtiyaçlarını dinlemek, sorunları yerinde görerek acil yapılması gereken işlere öncelik vermek için yapıyoruz. Yardıma muhtaç vatandaşlarımızı tespit edip onlara gereken yardımları yapıyoruz.” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CHP İlçe Başkanı Şener Geçit, başkanlığında yapılan toplantıdaki konuşmasında, parti programının güncellenmesi ve parti üyelerinin bu süreçteki katkılarının alınması amacıyla çalışma yapıldığını söyledi.
Toplantıyı partinin geleceğine yön verecek önemli bir fırsat olarak değerlendirdiklerini anlatan Geçit, “Üyelerin katılımı ile daha güçlü parti programı oluşturulması hedefleniyor. Bizler de elimizden geldiğince bu çalışmalara destek olma gayretindeyiz. Toplantıda ayrıca ilçemizi ilgilendiren sorunlar ve güncel konular hakkında fikir alışverişinde bulunacağız.” dedi.
Toplantıda ilçe sorunları ve güncel konuların görüşülmesinin ardından kurul üyelerine yönelik CHP parti programının yenilenmesi ile ilgili olarak anket çalışması yapıldı.
Toplantıya eski CHP SamsunMilletvekiliKemal Zeybek, İl Başkan Yardımcısı Ahmet Kesen ile partililer katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KASTAMONU’nun İnebolu ilçesinde orman muhafaza memuru Serdar Atmaca (26), evinde tabanca ile vurulmuş halde ölü bulundu.
Olay, sabah saatlerinde Camikebir Mahallesi Mehmet Şevki Caddesi’nde meydana geldi. İnebolu Orman İşletme Müdürlüğü’nde görevli orman muhafaza memuru Serdar Atmaca’nın sabah işe gelmemesi ve telefonlarına cevap vermemesi sonrası şüphelenen iş arkadaşları yaşadığı eve gitti. Eve giren iş arkadaşları Atmaca’yı tabanca ile vurulmuş halde hareketsiz yatarken buldu. İhbarla adrese polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Kontrolde Atmaca’nın hayatını kaybettiği belirlendi. Atmaca’nın cenazesi, otopsi yapılmak üzere Adli Tıp Kurumu’na kaldırıldı. Gaziantep nüfusuna kayıtlı Serdar Atmaca’nın 1 ay önce evlendiği, eşinin Hatay’da hemşire olarak görev yaptığı belirtildi. Atmaca’nın, eşinin tayinini İnebolu’ya aldırmak için girişimlerde bulunduğu öğrenildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sarayönü Halk Eğitim Merkezi Salon’unda düzenlenen etkinlikte projede hikayelerine yer verilen 4 öğrenci imza günü düzenledi.
Program, yazarlık heyecanını yaşayan öğrencilere ve öğretmenlerine teşekkür belgelerinin verilmesinin ardından sona erdi.???????
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Karaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi morgundan alınan Acaruygun’un cenazesi, Ahmet Yesevi Camisi’ne getirildi.
Cuma namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından Acaruygun’un cenazesi, Hamidiye Mahallesinde bulunan Şehir Mezarlığı’nda toprağa verildi.
Cenazeye, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yusuf Ziya Yılmaz, AK Parti Karaman İl Başkanı Murat Öztürk, BBP İl Başkanı Mesut Soyfidan ile vatandaşlar katıldı.
Dün, Zembilli Ali Efendi Mahallesi 708. Sokak’ta yaşayan Süleyman Acaruygun’un (40), oturduğu binanın kapalı garajındaki aracında hareketsiz olduğunu gören yakınları, sağlık ekiplerine haber vermiş, yapılan incelemede Acaruygun’un öldüğü belirlenmişti. Acaruygun’un, çalışır durumdaki aracının egzoz gazından zehirlenip ölmüş olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Valilikten yapılan açıklamaya göre, İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince bir otomobilde yapılan aramada, 69 gram metamfetamin ele geçirildi, 2 şüpheli yakalandı.
Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen zanlılardan biri, çıkarıldığı nöbetçi hakimlikçe tutuklandı. Diğer şüpheli, adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şehrin giriş ve çıkışlarında uygulama yapan Gümüşhacıköy İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Büro Amirliği ekipleri, sürücülerin araçlarına kış lastiği takıp takmadığını kontrol etti.
Uygulamada durdurulan araçların lastiklerinin diş derinliği, “kumpas” adı verilen aletle ölçüldü. Ekipler, araçlarında kış lastiği kullanan sürücülere teşekkür etti.
1 Nisan 2025’te sona erecek kış lastiği takma zorunluluğuna uymayan araç sürücülerine 4 bin 69 lira ceza uygulandı.
Ekipler, ayrıca sürücülere emniyet kemeri takmaları yönünde de uyarıda bulundu.
Yük ve yolcu taşıyan ticari araçlardaki kış lastiği denetimlerinin süreceği belirtildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sahil şeridindeki Atatürk Parkı’nda yürüyüş yapan kişi, çöp konteynerinin yanında kundağa sarılı bebek olduğunu görünce durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi.
İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.
Bebek, tedavi için Mersin Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı.
Erkek bebeğin, tedavisinin ardından Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünce koruma altına alınacağı öğrenildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BEYOĞLU’nda 5 katlı binanın 3. katındaki dairede yangın çıktı. Yangının devrilen sobadan çıktığı öğrenildi. Dumanların yükseldiği dairedeki yangına itfaiye ekipleri müdahale etti. Yangında 3 çocuk dumandan etkilendi; çocukların sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi.
Olay, saat 14.30 sıralarında Çukur Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre 5 katlı bir binanın 3. katında sobanın devrilmesi sonucu yangın çıktı. Yangının kısa sürede büyümesi ve daireden dumanların yükselmesi üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekipleri kısa sürede yangına müdahale ederken, dairede kalanlar dışarı çıkarıldı.
3 ÇOCUK DUMANDAN ETKİLENDİ
Yangın sırasında yaşanan panik anları cep telefonu kamerası tarafından kaydedildi. Polis ekipleri binanın çevresine güvenlik şeridi çekerek önlem aldı. Yangın sırasında dumandan etkilenen 3 çocuğa ihbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri müdahale etti.Oksijen verilen çocukların sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi. Polis olayla ilgili soruşturma başlattı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kaza, Nevşehir- Avanos yolunda meydana geldi. Soner Sayan’ın (31) kullandığı 50 ACP 294 plakalı motosiklet, sürücünün kontrolünden çıkarak metrelerce sürüklendi. Kazayı gören diğer sürücülerin ihbarı üzerine kaza yerine sağlık, polis ve jandarma ekipleri sevk edildi. Kazada ağır yaralanan Sayan, kaldırıldığı Nevşehir Devlet Hastanesinde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.
Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı. – NEVŞEHİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, dün gece saatlerinde ilçeye bağlı Tepealtı mevkisinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Tuğrul Demir’in (26) kullandığı 06 H 5748 plakalı otomobil, dolmuştan indikten sonra yolun karşısına geçmek isteyen Ozan Gönül’e çarptı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından ambulans ile ağır yaralı olarak Ordu Üniversitesi Eğitim Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan Gönül, yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Otomobil sürücüsü Tuğrul Demir ise polis ekipleri tarafından gözaltına alındı.
Hayatını kaybeden Ozan Gönül, bugün ikindi namazına müteakip AltınorduOrta Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından Gülyalı ilçesinde toprağa verildi.
Kazayla ilgili inceleme sürüyor. – ORDU
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, saat 16.00 sıralarında merkez Selçuklu ilçesi Sille Ak Mahallesi Korcan Caddesi üzerinde bulunan bir iş yerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, cadde üzerindeki tablo tasarımı yapan iş yerinde bulunan doğalgaz kombi girişinde oluşan gaz sıkışması sonrası patlama meydana geldi. Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine sağlık, itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. Polis ekipleri patlamanın meydana geldiği iş yeri çevresinde güvenlik önlemi alırken, sağlık ekipleri patlamada yaralanan 60 yaşındaki P.Y.’ye ilk müdahalesini yaptı. Yaralı kadın müdahalenin ardından ambulansla Konya Şehir Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındı. İtfaiye ekipleri tarafından iş yerinde muhtemel herhangi bir patlamaya karşı kontroller yapılırken, olayla ilgili tahkikat başlatıldı. – KONYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Vali Şefik Aygöl ve eşi Nazlı Aygöl, Bilecik Engelsiz Yarınlar Derneği’ni ziyaret ederek özel gereksinimli bireylerle bir araya geldiler. Dernek üyeleri ve aileleriyle sıcak bir sohbet gerçekleştiren Vali Aygöl, engelli bireylerin toplumsal hayata katılımını güçlendirecek çalışmaların önemine değindi. Konuşmasında, “Özel bireylerimizle tüm engelleri birlikte aşmaya kararlıyız. Onların azmi, hayalleri ve başarıları bizler için en büyük motivasyon kaynağıdır” ifadelerini kullandı.
Etkinlikte, engelli bireylerin gerçekleştirdiği el emeği çalışmalar sergilendi ve katılımcılarla keyifli anlar paylaşıldı. Vali Aygöl, dernek üyelerinin taleplerini dinleyerek, bu alandaki projelere her zaman destek olacaklarını belirtti.
Program, hatıra fotoğraflarının çekilmesi ve bireylerle yapılan samimi sohbetlerle sona erdi. – BİLECİK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yangın, Çenedağ Mahallesi Cevizli Sokak’taki apartmanda meydana geldi. Apartmanın ikinci katındaki dairenin balkonunda yangın çıktı. İhbar üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. İtfaiyenin müdahalesiyle alevler, dairenin içine sıçramadan kontrol altına alındı. Yangına müdahale etmek istediği esnada elinden yaralanan kadına sağlık ekipleri müdahale etti.
Olayla ilgili inceleme başlatıldı. – KOCAELİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>S.D’nin (42) kullandığı 79 AAG 199 plakalı otomobil, Mazıdağı- Derik kara yolunda M.K. idaresindeki 47 ADD 240 plakalı traktörün römorkuna çarptı.
İhbar üzerine bölgeye 112 Acil Sağlık, itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi.
Kazada, sürücü S.D. ile otomobildeki M.Ç. (45) ve S.Ç. (23) yaralandı.
Yaralılar Mazıdağı Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgilere göre, Aybastı Caddesi üzerinden gelen bir motosiklet, ana yola girmek isteyen bir otomobille çarpıştı. Çarpışmanın şiddetiyle motosiklet sürücüsü yaralandı. Olay yerine çağrılan sağlık ekipleri, yaralıya ilk müdahaleyi yaptıktan sonra hastaneye kaldırdı. Yapılan ilk incelemelerde yaralının kolunun kırıldığı belirlendi.
Kaza anı, çevredeki güvenlik kameralarınca saniye saniye kaydedildi. Görüntülerde, motosikletin otomobile hızla çarptığı ve sürücünün yola savrulduğu anlar yer alıyor.
Polis ekipleri, kaza ile ilgili inceleme başlattı. – ORDU
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Dün gece saatlerinde gelen sağanak yağış, Yarımada’nın batı mahallelerinde su taşkınlarına sebep oldu. Kadıkalesi’nde 18 binanın olduğu siteyi su bastı. Yazlık sitedeki 18 binanın alt katındaki daireleri sular altında kaldı.
Site görevlisi Ömer Güney, basın mensuplarına yaptığı açıklamada “Yukarıdaki dere bir anda taşınca burayı sel bastı. Site içerisinde su bir metreye kadar ulaştı. Bizim evimiz komple su altında kaldı. Her şey battı yani. Şu anda suları çekiyorlar. Burası yazlık site, şu anda yaşayan yok. 18 dairenin 18’i de su içinde. Ev sahiplerine haber verildi” dedi.
AkyarlarKemer mevkisinde bir sitede ise 12 evi su bastı. Bazı evlerde bodrum katlarının tamamen su dolu olduğu görüldü. Yağışta bazı sitelerin istinat duvarları yıkıldı, selin getirdiği taş ve kayalar yolları kapattı. İslamhaneleri’nde yola devrilen dev kaya, yolu trafiğe kapattı.
Bodrum Kaymakamlığı, AFAD, Muğla Büyükşehir Belediyesi, Bodrum Belediyesi ile arama kurtarma gönüllüleri 250 personel ve 80 araçla selin vurduğu noktalarda çalışma yapıyor. Su basan evlerde ve işyerlerinde temizlik ve su tahliye çalışmaları yürütülüyor.
Bodrum Kaymakamı Mustafa Çit ve Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci de taşkınların yaşandığı noktalarda incelemelerde bulundu. – MUĞLA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MUĞLA’nın Bodrum ilçesinde, dün akşam saatlerinden beri aralıklarla etkili olan sağanak nedeniyle su basan 60 ev ve 2 iş yerinde tahliye ve temizlik çalışmaları sürerken, suyla dolan yollarsa tekrar trafiğe açıldı.
Bodrum’da dün akşam saatlerinde başlayan ve aralıklarla etkili olan kuvvetli sağanak nedeniyle ev ve iş yerlerini su bastı, yollar trafiğe kapandı. Sabah saatlerinden itibaren Bodrum Kaymakamlığı, AFAD, Bodrum Belediyesi, MUSKİ, Bodrum Gönüllüleri Derneği olmak üzere yaklaşık 250 personel 80 araçla taşkınların yaşandığı bölgede aralıksız çalışma yürüttü. Öte yandan, Bodrum Kaymakamı Mustafa Çit ve Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci selin yaşandığı bölgelerde incelemelerde bulundu. Kadıkalesi’nde bir sitedeki 18 ev, Akyarlar mevkisindeki bir sitede bulunan 12 ev sular içinde kalırken, bölgede temizlik çalışması ve su tahliyesi başlatıldı. Ayrıca yarımada genelinde 30 ev ve 2 iş yerini de su bastı. Ekiplerce tahliye ve temizlik çalışmaları aralıksız sürerken, kapanan yollar temizlenerek trafiğe açıldı.
Site görevlisi Ömer Güney, “Site içerisinde su bir metreye kadar ulaştı. Bizim evimiz komple su altında kaldı. Tüm eşyalarımız battı. Şu an suları çekiyorlar. Burası yazlık site, şu anda yaşayan yok. 18 dairenin 18’i de su içinde. Ev sahiplerine haber verildi” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>YALOVA’da, evinin önünde tartıştıkları Ramazan Elkıtay’ı (57) tabancayla vurarak öldüren şüphelilerden K.B., Eskişehir’de yakalandı. Diğer şüphelilerin yakalanması için çalışmalar sürüyor.
Olay, dün saat 20.00 sıralarında Kemerköprü Caddesi’nde meydana geldi. Ramazan Elkıtay ile evinin önüne gelen 3 kişi arasında bilinmeyen nedenle tartışma çıktı. Tartışma kısa sürede kavgaya dönerken, gruptan biri yanında bulunan tabancayla Elkıtay’a 3 el ateş etti. Şüpheliler kaçarken, çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sırt ve karın bölgesinden vurulduğu belirlenen Elkıtay, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Yalova Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Ramazan Elkıtay, doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamadı.
Polis, kaçan şüphelileri yakalamak için çalışma başlattı. Ekipler, şüphelilerden birinin Eskişehir’e gittiğini belirledi. K.B. isimli şüphelinin kullandığı araç, Ankara- Bursa kara yolu üzerindeki uygulama noktasında polis ekipleri tarafından durduruldu. Ekiplerin gözaltına aldığı şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından Yalova’ya gönderildi.
Diğer şüphelileri yakalama çalışmaları sürüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KOCAELİ’nin Körfez ilçesinde yol kenarındaki beton bloka çarpan tankerin şoförü Necati D., yaralandı.
Kaza, D-100 kara yolu Hacı Osman Mahallesi mevkisinde meydana geldi. İstanbul yönüne giden Necati D.’nin kontrolünü kaybettiği 06 CIZ 166 plakalı tanker, kara yolunu kot farkıyla yan yoldan ayıran beton bloka çarptı. Çevredekilerin ihbarı üzerine kaza yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Kazada yaralanan sürücü, ambulansla hastaneye kaldırıldı.
Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANKARA’da Beypazarı Belediyesi, ülkelerine dönmek isteyen Suriyeliler için transfer hizmeti sağlanacağını duyurdu.
Beypazarı Belediyesi’nin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, “Suriye’de Esad rejiminin sona ermesi sebebiyle vatanlarına dönmek isteyen, şehrimizde uzun bir dönemdir misafir ettiğimiz Suriyeli dostlarımızı evlerine uğurlamak için Beypazarı Belediyesi olarak transfer hizmeti sağlayacağız. Belediye binamızın giriş katındaki danışma bölümünden form doldurarak başvuru yapabilirsiniz” denildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Doğanay, yaptığı yazılı açıklamada, ilçelerde koordinasyonu güçlendirmek amacıyla her ay bir araya geldiklerini belirtti.
Ortak çalışma grubu toplantılarının 4’üncüsünün Güdül Belediyesi ev sahipliğinde düzenlendiğini anlatan Doğanay, “Toplantılardan çok güzel sonuçlar çıkıyor. Belediyeler arasındaki koordinasyonu daha da güçlendirmenin çabasındayız.” ifadesini kullandı.
Toplantıya, Ayaş Belediye Başkanı İzzet Demircioğlu, Beypazarı Belediye Başkanı Özer Kasap ve Nallıhan Belediye Başkanı Ertunç Güngör katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ADANA’daki Suriyeliler, muhalif grupların başkent Şam’ın kontrolünü ele geçirmesi ve Beşar Esad’ın ülkeyi terk etmesi sonrası kent meydanında kutlama yaptı. İç savaşın başlangıcından bu yana Adana’da yaşayan Suriyeli Muhammad Al Musa (25), “Allah’a şükür Esad zulmünden kurtulduk” dedi.
Esad rejimine karşı mücadele veren muhalif gruplar, başkent Şam’a girip kontrolü ele geçirdi. Beşar Esad ülkeyi terk ederken, Adana’da yaşayan Suriyeliler bir araya gelip kutlama yaptı. Seyhan ilçesindeki kent meydanında toplanan yüzlerce Suriyeli, davul-zurna eşliğinde halay çekip, şarkılar söyledi. Suriyeliler, Esad karşıtı slogan attı. Kentin dört bir yanından gelen araç konvoyları da meydanda buluştu.
10 yıldır Türkiye’de yaşayan Suriyeli Muhammad Al Musa (25), “Allah’a şükür Esad zulmünden kurtulduk. Allah bizi her zalimden kurtarsın” dedi.
Türkiye’de 6 yıldır yaşayan Muhammad Al Ali (25) ise “Esad güle güle, cehennemde görüşürüz” diye konuştu.
‘HAKKIMIZI HELAL EDEMEYİZ’
Ülkelerine geri dönmek istediklerini belirten Ahmad Adnan Dahir (22) de “14 senedir bize uçakla saldırıyor, biz ona öylece hakkımızı helal edemeyiz. Bizden hiçbir yere kaçamaz. Yaklaşık 5 ay sonra ülkemize döneceğiz, burada artık işimiz yok” dedi.
Haber-Kamera: ADANA,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BATMAN’da, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını protesto etmek amacıyla basın açıklaması düzenlendi.
Sivil Toplum Kuruluşları tarafından, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını protesto etmek ve Filistin halkının yanında olduklarını göstermek amacıyla, Gülistan Caddesi’nde basın açıklaması düzenlendi. Basın açıklamasına siyasi partiler, bazı sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. Alanda toplanan kalabalık, ellerinde ‘Direnişin adı Aksa Tufanı’ ve ‘Hamas’a selam, direnişe devam’ yazılı döviz ve pankartlar taşıyarak sık sık tekbirler getirdi. Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan basın açıklaması, dua edilmesinin ardından sona erdi.
‘GAZZE UNUTTURULMAYA ÇALIŞILIYOR’
Kalabalık adına basın açıklamasını okuyan Cengiz Arı, “Siyonistler ve işbirlikçilerince soykırım alıştırılmaya, Gazze unutturulmaya çalışılıyor. Kardeşlerim alışmayalım, unutmayalım. Alıştığımız, unuttuğumuz gün Siyonizm’in pençesinde buluruz kendimizi. Unutmamak için de sürekli olarak Filistin’deki cihada maddi ve manevi destek verelim. Direniş devam ediyor, cihad devam ediyor. Yardımların ulaştığını unutmayarak, umutsuzluğa kapılmadan dualarla beraber yardımlarımıza devam edelim. Biliyoruz ki Siyonistlerin nihai amacı tüm İslam beldelerini tehdit etmektir. Buna mani olmanın, bu soykırımı durdurmanın tek yolu İsrail’e karşı her anlamda cephe almaktır, güç kullanmaktır. Ancak maalesef tüm dünya İsrail’e ya destek verdi ya da katliamlarına sessiz kaldı. Bu soykırımın durması ve Siyonizm’in amaçlarına ulaşmasını engellemek için halkı Müslüman olan ülkelerin liderlerinden Müslümanca tavır sergileyerek kendilerini özgür kılmalarını bekliyoruz” dedi.
Haber-Kamera: Bayram AYHAN/BATMAN,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KÜTAHYA’da bir araya gelen Suriyeliler, muhalif grupların başkent Şam’ın kontrolü ele geçirmesini kutlayıp, lokum dağıttı.
Esad rejimi karşıtı muhalif grupların Suriye’nin başkenti Şam’a girip kontrolü ele geçirmesi, Kütahya’daki Suriyeliler arasında büyük sevinçle kutlandı. Zafer Meydanı’nda toplanan Suriyeliler, Arapça şarkılar eşliğinde Esad yönetiminin devrilişini sloganlar atıp, kutladı. Toplanan kalabalık daha sonra lokum dağıttı.
Suriyeli üniversite öğrencisi Abdurrahman Şeyh İbrahim, “Gerçekten bizim için, Suriyeliler için ve öğrenciler için büyük bir zafer. 13 yıl sonra Esad düştü. Burada Türkiye’deyiz. Gerçekten Türkiye, halk, hükümet bizim için çok şeyler yaptı. Bu şeyler çok memnuniyet verici ve bu iş bitti. Döneceğiz inşallah. Suriye bizim için çok önemli ve bu savaştan çıktık, bitirdik ve kazandık. Bu savaştan sonra tam olarak yeni bir düzen yapacağız. Yeni bir cumhurbaşkanı seçeceğiz, yeni bir hükümet seçeceğiz. Esad rejimi kalmadı. Yeni şehirler yapacağız inşallah” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BİLECİK merkezli 8 ilde, sosyal medya üzerinden yaklaşık 1200 kişiyi dolandıran 19 şüpheli gözaltına alındı. Banka hesaplarında toplam 385 milyon lira para hareketi tespit edilen şüphelilerden 14’ü tutuklandı.
BilecikJandarma Komutanlığı ekipleri, mart ayında artan sosyal medya üzerinden dolandırıcılık şikayetleri üzerine inceleme başlattı. OsmaneliCumhuriyet Başsavcılığı koordinesindeki soruşturmada şüphelilerin sosyal medya üzerinden bulduğu yaklaşık 1200 kişiyi bungalov kiralama adı altında her türlü beyaz eşya, mobilya, elektronik cihaz, otomobil, evcil hayvan, tatil rezervasyonuyla kandırdığı, ayrıca sahte profille cinsel içerikli sohbet sonrası şantaj yaptıkları tespit edildi. MASAK ile yapılan iş birliğiyle kimlikleri tespit edilen şüphelilerin banka hesaplarında yaklaşık 385 milyon lira para giriş-çıkışının olduğu tespit edildi.
8 İLDE OPERASYON DÜZENLENDİ
Bilecik Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından şüphelilerin yakalanmasına yönelik operasyonlarda Bilecik’in yanı sıra Mersin, Adana, Antalya, Aydın, Diyarbakır, Elazığ ve İstanbul’da eş zamanlı baskınlar yapıldı, 19 şüpheli gözaltına alındı. İşlemlerinin ardından sevk edildikleri adliyede mahkemeye çıkarılan şüphelilerden 14’ü tutuklandı, 4’ü kadın 5 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
VALİ OPERASYON DETAYLARINI ANLATTI
Bilecik Valisi Şefik Aygöl, İl Jandarma Komutanı Ferdi Erbakıcı ve İl Emniyet Müdürü Beyti Kalaycı ile birlikte operasyonun detaylarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Vali Aygöl, bungalov kiralama adı altında sahte ilanlar veren şüphelilerin beyaz eşya, mobilya, elektronik cihaz, otomobil, tatil rezervasyonu ve evcil hayvan satışı gibi yollarla kişilerin dolandırıldığını söyledi. Vali Aygöl, “Sahte sosyal medya profilleri kullanarak şantaj yöntemiyle mağduriyet oluşturan şüphelilerin MASAK üzerinden yapılan incelemeler sonucu birbirleriyle bağlantılı olduğu belirlenen banka hesaplarında toplam 385 milyon lira para hareketi tespit edilmiştir. Ülke genelinde yaklaşık 1200 vatandaşımızın bu çete tarafından dolandırıldığı belirlenmiştir. Tutuklanan şüphelilerin bir kısmının banka hesaplarını suç şebekesine komisyon karşılığı kullandırdığı anlaşılmıştır. Elde edilen bu haksız kazanç ve suç gelirlerine yönelik çalışma da devam etmektedir. Vatandaşlarımızı bir kez daha uyarıyoruz, banka hesaplarınızı gelir elde etme vaadiyle kötü niyetli kişilere kullandırmayınız. İnternet üzerinden gerçekleştirilen dolandırıcılık olaylarına karşı daima dikkatli olunuz” diye konuştu.
Vali Aygöl, operasyona ilişkin 4 kişinin arandığını da sözlerine ekledi. Soruşturma sürüyor.
Haber-Kamera: BİLECİK,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Terme Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, Kul, Türkiye’den yerel yönetim temsilcisi olarak, Avrupa Belediyeler ve Bölgeler Konseyi’ne tekrar davet edildi.
Kul, 9-10 Aralık 2024 tarihlerinde yapılacak konsey toplantısına katılmak üzere Almanya’nın Karlsruhe şehrine gitti.
Toplantıda ulaşım, toplu taşımada dijitalleşme, akıllı ulaşım çözümleri, sosyal kapsayıcılık gibi konular işlenecek. Avrupa Belediyeler ve Bölgeler Konseyi (CEMR) tarafından Karlsruhe-Almanya’da düzenlenecek uluslararası toplantıda yer alacak Türkiye heyetinde 2’si büyükşehir belediye başkanı olmak üzere toplam 7 belediye başkanı ve Türkiye Belediyeler Birliği temsilcileri bulunacak.
Belediye Başkanı Kul, söz konusu temsilin önemine dikkati çekerek, “Türkiye’yi Avrupa’da temsil etmek üzere seçilen bir belediye başkanı olmanın onurunu ve gururunu yaşıyoruz. Toplantıya tekrar davet edilmemden dolayı Avrupa Belediyeler ve Bölgeler Konseyi ve Türkiye Belediyeler Birliği yetkililerine teşekkür ediyorum. Yerel yönetimleri ve ülkemizi en güzel şekilde temsil edeceğimi ifade etmek istiyorum.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KIZILAY’IN düzenlediği Kırmızı Yelek Uluslararası Gönüllülük Ödülleri, İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. Bu yıl 4’üncü kez düzenlenen törende, gönüllü faaliyetleriyle topluma dokunan kişi, kurum ve kuruluşlar ödüllerine kavuştu. Ulusal ve uluslararası alandan yaklaşık 4 bin gönüllünün katıldığı törende konuşan Kızılay Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz, “Gönüllülük aslında insanlığın en karanlık senaryosuna karşı verdiği en güçlü cevaptır. Gönüllülük yalnızca bir eylem değil, kalp meselesidir” dedi.
Ulusal ve uluslararası alanda gönüllülük kültürünün bir toplum değeri olarak yaygınlaştırılması, iyiliğin hatırlatılması ve gönülden değer katanların ödüllendirilmesi amacıyla düzenlenen Kırmızı Yelek Uluslararası Gönüllülük Ödülleri, İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlendi. Türk Kızılay 8 Aralık’ta, Türkiye dahil 30 ülkeden önerilen sivil toplum kuruluşları, özel sektör temsilcileri, ulusal dernekler ve bireyler arasından seçilen gönüllülere ödüllerini takdim etti. Törene Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Dr. Nazif Yılmaz, İstanbul Valisi Davut Gül, Sanatçı İpek Açar Kömürcü, Sporcu Mesut Özil, Yeşilay Genel Başkanı Dr. Mehmet Dinç katıldı.
YILMAZ: KIZILAY BAYRAĞINI UMUDUN BİR SİMGESİ OLARAK DALGALANDIRIYORUZ
Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Kızılay Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz, “Gönüllülük yalnızca bir eylem değil, kalp meselesidir. Dünyanın dört bir tarafında sınırları ve dilleri aşarak iyilik için koşan insanların ortak dilidir. Bu yüzden gönüllüler insanlığın sessiz kahramanlarıdır. Bugün burada dünyayı iyileştirmeye gönül vermiş bu kahramanlık hikayelerini birlikte paylaşacağız. Siz gönüllülerimizin desteği sayesinde dünyanın dört bir tarafında Kızılay bayrağını umudun bir simgesi olarak dalgalandırmaya devam ediyoruz” dedi.
‘GÖNÜLLÜLÜK HİKAYELERİ; GELECEĞE UZANAN İYİLİK ZİNCİRİNİN PARÇALARI’
Kızılay’ın gönüllü sayısı 370 bini aştığını belirten Başkan Yılmaz, “Gönüllülük aslında insanlığın en karanlık senaryosuna karşı verdiği en güçlü cevaptır. Türk Kızılay olarak gönüllülüğü toplumun geneline yayılan bir dayanışma hareketi olarak görüyoruz. Bu hareketi daha erişilebilir ve görünür kılmak için gonulluol.org’u harekete geçirdik. Bugüne kadar gonullulol.org üzerinden 25 binden fazla görev başarıyla tamamlandı ve 1 milyon saatten fazla görev gerçekleştirildi. Bu dayanışma ruhunu gelecek nesillere de aktarmakla mükellefiz. Bugün paylaşacağımız gönüllülük hikayelerinin en anlamlı tarafı, geleceğe uzanan iyilik zincirinin bir parçası olduğu zaman gerçekleşecek.” dedi.
ERDOĞAN: KIZILAY, MİLLETİMİZİN VİCDANININ AYNASIDIR
Ödül törenine dair özel mesajını paylaşan Emine Erdoğan ise “Kızılay, 156 yıldır yalnızca bir yardım kurumu değil, milletimizin vicdanının aynasıdır. Dünyanın dört bir yanına şefkat eli uzatırken, ülkemizi insani yardım alanında en cömert millet yapmanın gururunu taşır. Yeryüzünü daha güzel ve yaşanabilir kılmak için attığı her adım, gönül kapılarını aralar. İyiliğin soylu bir direnişe dönüştüğü çağımızda, gönüllülüğü yaygınlaştırmak amacıyla bu anlamlı organizasyonu düzenleyen Kızılay’a en derin şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.
BİRÇOK GÖNÜLLÜ ÖDÜLLERİNE KAVUŞTU
Kurduğu ‘Umut Dalı’ projesiyle bugüne kadar 50 bin çocuğun hayallerini gerçekleştiren Ömer Paşayikt, İlham Veren Gönüllü Ödülü’ne layık görüldü.
NAK Arama Kurtarma’nın gönüllü kadınları ile Hatay’da tarihi mirası korumak için çalışan 15 kadın gönüllüden oluşan Deprem Bölgesi Kazı Başkanlığı Afetin Gönüllüsü ödülünü paylaştı.
AmasyaOtizm Derneği’nde gönüllü antrenör olarak otizmli çocuklara ücretsiz yüzme eğitimi veren Berkay Mert Özyurt, Sporun Gönüllüsü ödülünü aldı. Bir bisiklet kazası sonrası vücudunun yüzde 98’i felç kalan Erkan Hürnalı, özel kafa takip sistemiyle yazılım geliştirmeye devam etti. Teknolojiyle engelleri aşma örneğini sergileyen Erkan Hürnalı, Engelleri Aşan Gönüllü ödülünü aldı.
81 ilde yürüttüğü gönüllülük faaliyetleriyle topluma katkı sağlamaya devam eden Türk Telekom Kurumsal Gönüllü Ödülüne layık görüldü.
‘Meleklerin Abisi’ olarak bilinen kanserle mücadele eden çocuklara umut olan Yasin Kirazlı, İletişim Gönüllüsü Ödülünü aldı.
Engelli ve yoksul çocuklara ücretsiz diş tedavisi sunan gönüllü hekimlerden oluşan Engel Tanımayan Diş Hekimliği Derneği, Sivil Toplumun Gönüllüsü Ödülü’ne layık görüldü.
16 yıl boyunca Gazze’deki Şifa Hastanesi’nde çalışmalarını sürdüren, doktor ve insani yardım gönüllüsü Prof. Dr. Mads Gilbert de Evrensel Gönüllü ödülüne layık görüldü.
FİLİSTİN KIZILAYI GÖNÜLLÜLERİNE ÖDÜL VERİLDİ
Yardım faaliyetlerini sürdüren Filistin Kızılayı gönüllüleri, Kızılay-Kızılhaç Gönüllüsü Ödülü’ne layık görüldü. Genel Başkan Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz, “Bizler oradaki kadınların, masumların, çocukların her zaman yanında olacak mıyız? Orada sonuna kadar iyilik için bir arada olmaya devam edecek miyiz” dedi.
ŞEYHMUS AMCA AYAKTA ALKIŞLANDI
Mardin’de ‘Şeyhmus Amca’ olarak bilinen, fidan diken, yeşil çevre için yaptığı çalışmasıyla örnek olan Şeyhmus Erginoğlu, Kızılay Özel Ödülü’yle onurlandırıldı. Şeyhmus amca sahneye çıktığında ayakta alkışlandı.
Türk Kızılay’ın dijital gönüllülük platformu gonulluol.org üzerinden elde edilen veriler doğrultusunda, Türk Kızılay bünyesindeki yapı ve gönüllülere takdim edilen Türk Kızılay Kurum İçi Ödülleri kapsamında bir çok şube ve gönüllü de ödüle layık görüldü.
Türk Kızılay Kurum İçi Ödüllerini kazananlar:
Hatay İl Merkezi: siteyi en etkin kullanan Kızılay İl Merkezi
Kartal Şubesi: siteyi en etkin kullanan Kızılay İlçe Şubesi
Genç Kızılay Çanakkale: siteyi en etkin kullanan Genç Kızılay Topluluğu
Kızılay Kadın Çorum: siteyi en etkin kullanan Kızılay Kadın Topluluğu
Kızılay Engelsiz Urla: siteyi en etkin kullanan Kızılay Engelsiz Topluluğu
Kilis İl Merkezi: Bu yıl nüfusa oranlı en fazla gönüllü kazanımı yapan il
Akdağmadeni Şubesi: Bu yıl nüfusa oranlı en fazla gönüllü kazanımı yapan ilçe
Nebile AKDAŞ: En fazla göreve katılan Kızılay Gönüllüsü
ADAYLAR JÜRİ OYLAMASINA SUNULDU
Tören öncesinde, Kızılay ve Kızılhaç ulusal dernekleri, Kızılay şubeleri, iştirakler, STK’lar ve ilgili birimlerden ödül aday önerileri alındı. Bu süreçte yurt içi ve yurt dışından toplam 450 aday arasından yapılan değerlendirmeler sonucunda 45 aday jüri oylamasına sunuldu. Jüri tarafından gerçekleştirilen değerlendirme sonucunda en yüksek puanı alan adaylar ödül törenine davet edildi.
Jüri üyeliklerini ise Türk Kızılay Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Sporcu Mesut Özil, Sanatçı İpek Açar Kömürcü, Araştırmacı Gazeteci Müge Anlı, Uluslararası Kızılay-Kızılhaç Dernekleri Federasyonu Türkiye Delegasyonu Başkanı Jessie Thomson, Yeşilay Genel Başkanı Mehmet Dinç, AA Genel Müdürü Serdar Karagöz, Akademisyen Dr. Shariq Ahmed Siddiqui, TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı, Masterchef Türkiye Şefleri Danilo Zanna, Mehmet Yalçınkaya ve Somer Sivrioğlu yaptı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÇANAKKALE’nin Bozcaada ve Gökçeada ilçelerine yarın yapılması planlanan bazı feribot seferleri, fırtına nedeniyle iptal edildi.
Çanakkale Boğazı ile Adalar hattında yolcu ve araç taşımacılığı yapan GESTAŞ firması, Ege Denizi’nin kuzeyindeki fırtına nedeniyle yarın yapılması planlanan bazı feribot seferlerinin iptal edildiğini duyurdu. Buna göre; Geyikli-Bozcaada hattında, yarın yapılması planlanan tüm feribot seferleri olumsuz hava şartlarından dolayı iptal edildi. Kabatepe-Gökçeada hattındaysa Kabatepe’den saat 09.00, 15.00, Gökçeada’dan saat 07.00, 11.00, seferleri yapılamayacak.
Haber-Kamera: Nazif Cemhan ŞEN/ ÇANAKKALE,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MANİSA’nın Saruhanlı ilçesindeki evinden yaklaşık 14 ay önce ‘Gazze’ye savaşmaya gidiyorum’ diyerek çıkan, Suriye’de rejim güçleri tarafından yakalanıp, cezaevine konulan Engin Arslan (30), dün gece özgürlüğüne kavuştu.
Saruhanlı ilçesinde yaşayan Engin Arslan (30), İsrail’in katliam yaptığı Gazze’ye gitmek için geçen yıl 11 Ekim’de evinden ayrıldı. 3 çocuklu Arslan ailesinin iki oğlundan biri olan Engin Arslan, Hatay’dan kaçak yollarla girdiği Suriye’de yakalandı. En son ablasına bir camide dinlendiğini belirten mesaj atan
Engin Arslan’dan bir daha haber alınamadı. Gözü yaşlı aile en azından oğullarının yaşadığını öğrenebilmek için yetkililerden yardım istedi.
Beklenen haberi AK Parti Grup Başkanvekili ve ManisaMilletvekiliBahadır Yenişehirlioğlu verdi. Yenişehirlioğlu, Suriye’de rejim güçleri tarafından tutuklanan Engin Arslan’ın dün gece itibarıyla özgürlüğüne kavuştuğunu söyledi. Bahadır Yenişehirlioğlu, Türkiye sınırına ulaşmak üzere olan Arslan’ın sınırdan sorunsuz bir şekilde geçmesi için İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ile görüştüğünü de söyledi. Arslan’ın kısa süre içerisinde Manisa’da olması bekleniyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KARABÜK’te yaşayan Suriyeliler, muhalif grupların başkent Şam’ın kontrolünü ele geçirmesini ve Beşar Esad’ın ülkeyi terk etmesini kutladı.
Muhaliflerin Şam’da kontrolü sağlaması Karabük’te yaşayan Suriyeliler tarafından sevinçle karşılandı. 100. Yıl Mahallesi Pazaryeri mevkinde toplanan yüzlerce Suriyeli, sevinç gösterisinde bulundu. Bazıları yüzlerini bayraklarının rengi ile boyadı, bazıları ise meşaleler yakarak Esad rejiminin gitmesini kutladı.
Kutlamalara katılan Suriyeli Erva Şeyh (40), çok mutlu olduklarını söyleyerek, “Böyle bir şey beklemedik. Çok mutluyuz. Özgürüz artık. Türkiye için çok teşekkürler. Böyle bir şey beklemedik. Artık memlekete gidebiliriz rahat rahat” diye konuştu.
Sidra Abdullah (18) ise Suriye’de muhalif grupların Başkent Şam’ın kontrolünü ele geçirmesini beklemediklerini ve tarif edilmez bir mutluluk yaşadıklarını belirtti.
Ömer Elmahmud (30) ise “Bu zafer hepimizin. Sadece Suriyelilerin zaferi değil bütün Müslümanların zaferi” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, 3 Aralık’ta nitelikli dolandırıcılık suçlarına yönelik Elazığ merkezli 7 ilde eş zamanlı operasyon gerçekleştirdi.
Belirlenen adreslere düzenlenen operasyonda, 16 şüpheli yakalandı, yapılan aramalarda ruhsatsız tabanca, bir miktar uyuşturucu ve çok sayıda dijital materyal ele geçirildi.
Gözaltına alınan şüpheliler, emniyetteki işlemlerin ardından adliyeye sevk edildi.
Şüphelilerden 7’si savcılıktaki ifade işlemlerinin ardından serbest bırakıldı.
Mahkemeye çıkarılan 9 zanlıdan 5’i tutuklandı, 4’ü ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Şüphelilerin, sosyal medya platformları üzerinden sahte veya bir başka hesabın içeriklerinin bulunduğu görseller ile “Sivrice bungalov kiralama” adı altında hesaplar açtığı, bu hesaplar üzerinden bungalov ev kiralamak isteyen Elazığ ve çevre illerden çok sayıda vatandaşı, kiralama bedelinin tamamını veya kapora bedelini alarak dolandırdıkları belirlendi.
Dolandırıcılığa konu olan banka hesap hareketleri incelendiğinde 38 milyon 811 bin 289 lira işlem hacmi olduğu tespit edildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KONYA’da bir sanat galerisinin mutfağındaki borudan sızan doğal gazın neden olduğu patlamada S.Y. (60), hafif yaralandı.
Selçuklu ilçesi Sille Ak Mahallesi Korcan Caddesi’nde 3 katlı binanın giriş katında bulunan Osman P.’ye ait sanat galerisinde saat 16.00 sıralarında patlama meydana geldi. Patlama sesini duyan çevredekiler, 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak haber verdi. İhbar üzerine olay yerine itfaiye, polis, sağlık ve doğal gaz dağıtım şirketi ekibi sevk edildi. Patlamada galeride bulunan S.Y., hafif yaralandı. S.Y., ilk müdahalesinin ardından ambulansla KonyaŞehir Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına aldı.
Ekipler yaptıkları incelemede patlamanın, galerinin mutfağındaki doğal gaz borusuna takılan ve metal olması gereken kelepçenin plastik olması nedeniyle gerçekleştiği ihtimali üzerinde duruyor.
Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
Haber- Kamera: Salih BÜYÜKSAMANCI KONYA DHA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kumluca Devecileri Koruma ve Yaşatma Derneği tarafından gerçekleştirilen etkinlikte, develer rakiplerine üstünlük sağlayabilmek için mücadele etti.
Güreşlere Antalya’nın yanı sıra Muğla, Aydın, İzmir ve Denizli’den getirilen 90 deve katıldı.
Görevliler zaman zaman güreşen develeri ayırmakta zorlanırken, aynı zamanda rakiplerinden kaçan develer de güreş sahasının dışına çıktı.
Dernek Başkanı Zafer Gemici, güreşlerden elde edilen gelirin İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne bağışlanacağını belirtti.
Güreşleri, Kumluca Kaymakamı Bahadır Güneş ve Belediye Başkanı Mesut Avcıoğlu da izledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Suriye’de muhalif grupların başkent Şam’ın kontrolünü ele geçirmesi sonrası Batman’da yaşayan Suriyeliler, Gülistan Caddesi’nde kutlama yaptı. Sık sık tekbir getiren grup adına açıklama yapan Özgür-Der Yönetim Kurulu Üyesi Şefik Sevim, bugünün tarihi bir gün olduğunu ifade ederek, “Bu meydandaki kardeşlerimin gözlerinde 70 yıllık zulmün intikamını görüyorum. 12 yıldır çok bedel ödedik. Suriye davası ve Suriye devrimi ümmetin bir parçasıdır. Yarımız Halep’tir, yarımız Antep’tir. Yarımız Kamışlı’dır, yarımız Nusaybin’dir. Suriye’de 700 bin insanımızı kaybettik. Bu zafer hepimizindir. Hepimiz Emevi Cami’sinde namaz kılmaya ant etmişiz. Bu zafer inşallah ümmet coğrafyasındaki diğer mazlum halklarımız için bir öncü, bir kıvılcım, bir zafer muştusu olacaktır inşallah” dedi.
‘TÜRK VE KÜRT KARDEŞLERİMİZİ ÇOK SEVİYORUZ’
13 yıldır Batman’da yaşayan Suriyeli İbrahim Bitar (23) ise “Buradan Türk kardeşlerimize ve Kürt kardeşlerimize sesleniyoruz. Suriye’de kurtuluş oldu ve bizim Beşar Esad gitti. Allah’a bin şükürler olsun. Ben bir Suriyeli olarak Türkiye’de 13 yıldır kalıyordum. Allah’a şükür 13-14 yıldır Suriye savaşın içindeydi ve Allah’a şükür bugünden sonra kurtuldu. Allah’ın izniyle bizim oralar düzelirse ve güzel olursa, bütün halk dönecek ama dönsek bile Türk milletinin kıymeti var bizde. Onlar hep bizim kardeşlerimizdir. Onlar bizi Türkiye’ye aldılar. 14 yıl bizi savundular burada. Allah onlardan bin defa razı olsun. Cumhurbaşkanından, Recep Tayyip Erdoğan’dan Allah razı olsun bizi aldığı için. Halktan Allah razı olsun çünkü onlar bizimle yaşadı. Biz onlarla yemek yedik. Biz onlarla kaldık. Biz Türk ve Kürt kardeşlerimizi çok seviyoruz. Biz hepimiz biriz. Müslüman, ümmet kardeşiyiz. Muhammed kardeşleriyiz. Recep Tayyip Erdoğan’ın ve Müslümanların bize yaptıkları iyilikler için çok çok teşekkür ediyoruz” diye konuştu.
Haber-Kamera: Bayram AYHAN/BATMAN,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Projeyi geliştiren Kocaeli Üniversitesinden Kılavuz Koustech takımının görüntü işleme ekibinden Akif Akbaş, Anadolu Ajansının (AA) düzenlediği, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının desteklediği, Kocaeli Büyükşehir Belediyesinin ev sahipliğinde, “Türkiye Yüzyılında Sanayi ve Teknoloji” ana temasıyla düzenlenen “Kocaeli Kent Ekonomileri Zirvesi”nde AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.
Üniversitenin ilk insansız hava aracı (İHA) takımı olduklarını belirten Akbaş, takım olarak 2017 yılından bu yana Kılavuz Teknoloji Merkezi atölyelerinde İHA’lar ve alt sistemleri üzerine faaliyet gösterdiklerini, bugüne kadar 6 araç ve birçok alt sistem ürettiklerini söyledi.
“Ürünlerimizi daha kompakt haline getirmeyi hedefliyoruz”
Akbaş, proje kapsamında yaptıkları SİHA’nın özellikleri hakkında da bilgi vererek, şunları kaydetti:
“Otonom kalkış, iniş ve otonom kilit ve otonom kamikaze görev yapabiliyor. Aynı zamanda uçağın, alt sistemlerini, yazılımlarını geliştiriyoruz. Kamerasının görüntü işlemesinden tutun da kontrolcülerine, tasarımlarına kadar biz yapıyoruz. Savunma sanayimiz için ucuz, yerli ve milli mühimmatlar, teknolojiler geliştirerek sadece askeri alanda değil sivil alanda da kendimizi geliştirmek istiyoruz. Bunlar gözlem olabilir, tarım olabilir. Bu sene bütün ürünlerimizi daha kompakt haline getirmeyi hedefliyoruz. Sadece bu uçak için AR-GE sürecimiz 4 yıl sürdü. Bu sene artık birleştirip ürün olarak sunmayı düşünüyoruz.”
Projeye 4 ödül
İlk olarak ABD’de düzenlenen AUVSI SUAS yarışmasına katıldıklarını ve finalist olduklarını anlatan Akbaş, Kovid-19 salgınıyla Türkiye’deki yarışmalara odaklandıklarını anlattı.
Türkiye’de 10 yarışmaya katıldıklarını anlatan Akbaş, 2021’den bu yana TEKNOFEST kapsamındaki “Savaşan İHA” yarışmalarına katıldıklarına, bu yarışmalarda 2022-2023’te “En Özgün Yazılım” ödülünü aldıklarına işaret etti.
Akbaş, 2023’te aynı yarışmada dördüncü olduklarını, 2024’te TEKNOFEST’te anılan yarışmada birincilik ödülünü aldıklarını dile getirerek, “Hem kamikaze hem otonom kilit görevlerini yapan ilk takım olarak bu sene birinciliğe nail olduk. Adana’daki TEKNOFEST’teyken, birçok şirketle görüşmeler gerçekleştirdik. Projemizi savunma sanayimize bir ürün olarak sunmak isteriz.” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bolu 100. Yıl Ortaokulunda görev yapan 50 yaşındaki Karaoğlu, Gazi Üniversitesi Endüstriyel Sanatlar Eğitim Fakültesindeki eğitimi sırasında mısır kabuğu kullanarak süs eşyası yapmayı öğrendi.
Karaoğlu, Kovid-19 salgını sürecinde evinde oluşturduğu atölyesinde kendi geliştirdiği teknikle doğadan topladığı çiçek, tahta parçaları, saman, kozalak ve farklı otları mısır kabuğu ve koçanlarla harmanlayarak dekoratif bebek, kapı ve duvar süsü gibi ürünler tasarlıyor.
Karaoğlu’nun yaptığı birbirinden güzel dekoratif eşyalar, kullanıldıkları mekanlara renk katıyor.
Bu zamana kadar çok sayıda ürün tasarlayan Karaoğlu, açtığı sergilerle beğeniye sunduğu süs eşyalarını çevresine hediye etmenin yanı sıra isteyenlere de satıyor.
“Zaman geçirmek için başladığım hobimi ilerlettim”
Ayten Karaoğlu, AA muhabirine, uğraşını yıllar sonra, üniversitede edindiği bilgilerle yaptığını söyledi.
Karaoğlu, üniversiteden mezun olduktan sonra öğretmen olarak göreve başladığı ilk yıllarda öğrencilerine mısır kabuğu kullanarak bebek yapmayı öğrettiğini ancak müfredat değişikliği nedeniyle artık bu dersin verilmediğini kaydetti.
Kendisinin de uzun yıllar bu işle meşgul olmadığını anlatan Karaoğlu, Kovid-19 salgını döneminde evde kaldığı sürede yeniden mısır kabuğu ve koçanlarını kullanarak süs eşyası yapmaya başladığını dile getirdi.
Karaoğlu, vakit geçirmek için başladığı hobisini zamanla geliştirdiğini anlatarak, “Koronavirüs zamanında can sıkıntısından hobi olarak yapmaya başladım. İlerlettikten sonra çok fazla çeşit yapmaya başladım. Daha sonra bunu etrafımdaki insanlar sergilemem gerektiğini tavsiye etti, birkaç sergi açtım.” diye konuştu.
“Her seferinde bir öncekinden farklı şeyler yapıyorum”
Ağırlıklı olarak dekoratif bebekler olmak üzere kapı ve duvar süsü gibi ürünler tasarladığından bahseden Karaoğlu, “Önceden bu bebekleri çocuklara oyuncak için yapıyorlarmış. Ancak biz şu anda dekorasyon amaçlı yapıyoruz ve kullanıyoruz. Nemlenmediği sürece uzun süre bozulmadan kalabiliyor.” dedi.
Karaoğlu, tasarımlarında doğal malzeme kullandığını vurgulayarak, bu şekilde geri dönüşüme de katkı sağladığını ifade etti.
Üniversitedeyken daha basit tasarımlar yaptıklarını aktaran Karaoğlu, “Eskiden olduğu gibi korkuluk gibi, dümdüz kollar ve bacaklar üzerine çalışmıştık. Ben bunu ilerlete ilerlete farklı bebekler yapmaya başladım. Şimdiye kadar yaklaşık 1000 bebek yapmışımdır. Her seferinde bir öncekinden farklı şeyler yapıyorum. Her seferinde ‘Şöyle denesem, şunu da eklesem, bunu da kullanabilirim’ dediğim zaman çok çok farklı ürünler ortaya çıkıyor.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Jandarmanın dedektifleri, 8 olay yeri inceleme, patlayıcı madde imha ile parmak izi inceleme timleri, kent genelinde adli olayların aydınlatılması için yoğun mesai yapıyor.
Timler, olay yerlerinde delil niteliğindeki bulgular üzerinde gelişmiş teknolojik cihazların desteğiyle yaptıkları çalışmalarla, olayların çözülmesine öncülük ediyor.
Patlayıcı imhasından parmak izine suçluların izini süren şube bünyesindeki görevliler, son 5 yılda 3 bin 735 olay yerinde elde ettikleri 36 bin 256 bulguyu inceleyip, 2 bin 460 şüpheliyi tespit etti.
“En küçük bulgular, olayın çözülmesine büyük katkı sağlamaktadır”
Şubede görevli Olay Yeri İnceleme Tim Komutanı Astsubay Üstçavuş Fatih Tutar, AA muhabirine, görev arkadaşlarıyla olaylara titizlikle müdahale ettiklerini söyledi.
Olayların aydınlatılmasında şubenin önemli görev yürüttüğünü ifade eden Tutar, “Şubemizin amacı adli ve idari soruşturmaların çözümüne ışık tutan, bilimsel ve teknik yöntemlerle elde edilerek incelenen her türlü bulgunun değerlendirilmesi sonucunda suç ve suçlunun tespit ve ispatını sağlayarak adaletin gecikmeden yerine gelmesine hizmet etmektir.” dedi.
Şubede toplam 20 personelin görev yaptığını anlatan Tutar, şöyle konuştu:
“Şube bünyesinde bulunan Olay Yeri İnceleme Timi ‘Her Temas Bir İz Bırakır’ prensibiyle olay yerinin sistematik ve bilimsel yöntemlerle incelenerek bulguların tespit edilmesi, fotoğraflanıp, kayıt altına alınması, toplanması, paketlenmesi ve Jandarma Kriminal Laboratuvarlarına gönderilmesini sağlamaktadır. Şubemize bağlı teknik timler, dedektiflik görevini de üstlenmektedir. Olay yerinde elde edeceğimiz en küçük bulgular, olayın çözülmesine büyük katkı sağlamaktadır. Şubeye bağlı teknik timler faaliyetlerini çağdaş yöntem ve gereçlerle ‘delilden suçluya’ prensibiyle hareket ederek olayların aydınlatılmasına katkı sağlanmaktadır. Şube son 5 yılda 3 bin 735 olaya müdahale ederek, bu olaylarda 36 bin 256 bulgu tespit etmiş olup, elde edilen bulgularda yapılan incelemeler sonucunda olaylarla ilgili 2 bin 460 şüpheli ve farklı kimlik kullanan 1280 kişi tespit edilmiştir.”
Tutar, şubede bu yıl Parmak İzi İnceleme Timi kurulduğunu belirterek, olaylarda elde edilen vücut izlerinin de laboratuvarlarda ayrıntılı şekilde incelendiğini dile getirdi.
Patlayıcı Madde İmha Timi’nin de etkili çalışmalar yaptığını söyleyen Tutar, şunları kaydetti:
“Patlayıcı Madde İmha Timi son 5 yılda 10’dan fazla terör, 3 de şüpheli cisim olayına müdahale etmiş, 998 mayın ve el yapımı patlayıcı arama faaliyeti gerçekleştirmiştir. Tim imha ve müdahale işlemlerinde yerli üretim uzaktan kumandalı bomba imha robotu (TMR -2 COŞKUN) ve bomba imha aleti kullanmaktadır. Kullanılan teknik cihazlar sayesinde müdahale esnasında personelin güvenliğini sağlamaktadır. “
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Cerrahpaşa Üniversitesi’nin Avcılar Kampüsü’nde düzenlenen ‘Liderler Zirvesi Yerli Teknolojiler Ticaret ve İnovasyon’ programına katıldı. Bolat’a programda İstanbul Valisi Davut Gül ve çok sayıda üniversitenin rektörü de eşlik etti. Programda konuşan Bakan Bolat, Türkiye’nin büyüme oranlarını ve ihracat rakamlarını paylaştı.
‘TÜRKİYE EKONOMİSİ BÜYÜME PERFORMANSINI SÜRDÜRMEYİ BAŞARDI’
Bakan Ömer Bolat konuşmasında, “Türkiye’de hükümetimizin kararlılıkla uyguladığı programı hamdolsun makro göstergelerin birçoğunda olumlu sonuçlar vermeye devam etmektedir. Geçtiğimiz yıl 6 Şubat’ta yaşadığımız 2 büyük depremin yaralarını hızlı bir şekilde sarıyoruz. ve diğer tarafta bizim de 16-17 yıl sonra tekrar yaşamak zorunda kaldığımız 2021’den bir yana 2 haneli yüksek oranlı enflasyonun düşürülmesi hedefi öncelikli olmak üzere ekonomik büyüme istihdam ihracat ve cari işlemler açığını azaltma çabalarımız hamdolsun olumlu neticeler vermektedir. Türkiye ekonomisi büyüme performansını sürdürmeyi başardı. Salgın yılı olan 2020’de yüzde 1,9 büyüyerek dünyada büyüme sıralamasında ilk üçün içinde yer alabildik. 2021’de yüzde 11,4 gibi rekor büyüme, 2022’de yüzde 5,5 2023’te de yüzde 5,1 büyümüştür. 2023 yılında yüzde 5,1 oranında büyüyerek OECD ülkeleri içinde 1., Avrupa’da 2., G-20 ülkeleri içinde ise 3. sırada yer almıştır. Geçen yıl 1 trilyon dolar bandını ilk defa tarihimizde aştık. 1 trilyon 130 milyon dolar milli gelir ve kişi başına da da 13 bin 243 dolara yükseltmiştik. 2024 yılında biraz daha yavaşlasa da ekonomik büyümemiz devam etmektedir. Yüzde 5.3 birinci çeyrek, yüzde 2.4 ikinci çeyrekte, yüzde 2.1 üçüncü çeyrekte büyüdük. Ortalama ilk 9 ayın sonunda Türkiye’miz yüzde 3.2 oranında ekonomik büyüme kaydetti. Bizim açımızdan en önemli faktör de bu 3.2’lik büyümenin 1.9 puanı bölümü mal ve hizmet ihracatının katkısı olarak sağlandı. Böylece sadece iç tüketime dayalı değil net mal ve hizmet ihracatı sağlayarak ülkemize döviz kazandırarak ve ekonomik stabilizasyona katkı vererek bu büyüme sağlandı” dedi.
‘TÜRKİYE, SATIN ALMA GÜCÜ KALİTESİNE GÖRE AVRUPA’NIN 4’ÜNCÜ BÜYÜK EKONOMİSİNE SAHİP ÜLKE KONUMUNA ULAŞTI’
Bakan Bolat, “2024 3’üncü çeyreğinin anlamı şu: Türkiye son 17 çeyrektir yani 4 yıl 3 aydır kesintisiz bir şekilde büyüme kaydetme başarısını gösterdi. 2024 Eylül itibari ile toplam milli gelirimiz 1 trilyon 260 milyon dolara yükseldi. Böylece rekor yenilenmiş oldu. Yıl sonunda inşallah 1 trilyon 300 milyon doları aşacağız. Türkiye, IMF’nin hesaplarına göre cari fiyatlar ve cari döviz kurları bazında dünyanın 17’nci, satın alma gücü kalitesine göre ise dünyanın 11’inci ve Avrupa’nın da 4’üncü büyük ekonomisine sahip bir ülke konumuna ulaştı. İstihdam tarafına bakacak olursak orada da hamdolsun olumlu göstergeler var. 2002 yılında Türkiye’deki toplam istihdam sayısı 21 milyon 300 bin kişiydi şu anda aktif çalışan sayımız 11 milyon kişi artarak toplamda 32 milyon 800 bin kişiye ulaştı. Sadece 2024 yılında son bir yılda 1 milyon 250 bin kişi yeni istihdam iş imkanları buldu. Bu yıl 11 ayda 5.5 trilyon 750 milyon doları geçtik. Bu yılı 6,5 milyar dolarlık savunma sanayi ihracatı ile inşallah kapatacağız. Hedefimiz 2028’e kadar savunma sanayi ihracatımızı yıllık 12 milyar doların üzerine taşımaktır. Özellikle otomotiv sanayinde elektrikli yerli otomobili üreterek bu alandaki rekabet ve yarışta ben de varım demiş olduk. TOGG gerçekten yüz akı iftihar projemiz. Türk otomotiv endüstrisi geçen yıl için söylüyorum 35 milyar dolar ihracat yapmıştır. Bunun yaklaşık 15 milyar doları araç, 20 milyar doları yan sanayi yedek parça sanayi ürünleridir. Elektrikli araç ve batarya üretiminde hedefimiz dünyanın önde gelen oyuncularından biri olmaktır” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BURSA’da TEKNOSAB Kavşağı’nın açılışını gerçekleştiren Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, gişelerden ilk geçişi kullandığı Togg’la, eski Sanayi ve Teknoloji BakanıMustafa Varank ile birlikte yaptı.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, TEKNOSAB Kavşağı açılış törenine katılmak üzere Bursa’ya geldi. Törene, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, AK Parti Bursa Milletvekilleri Mustafa Varank, Ahmet Kılıç, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz ve Karayolları Genel Müdürlüğü yetkilileri katıldı. Törende konuşan TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank, TEKNOSAB’da 11 firmanın üretime başladığını belirterek, “Şu ana kadar 40 milyar liranın üzerinde yatırım yapıldı. İnşallah 2025’in ikinci çeyreğinde, 37 büyük ölçekli firmamız burada üretime başlamış olacak. Allah’ın izniyle 2027 yılı sonunu bulmadan TEKNOSAB’daki tüm parsellerimizde üretime geçilmiş olacak. Bu aynı zamanda Türkiye’nin ihracat hedeflerini yakalamada, özellikle Bursa’nın 40 milyar dolarlık ihracat hedefinde, başta TEKNOSAB olmak üzere Bursa sanayisi bu ihracata en büyük katkıyı koyacak şehirlerden bir tanesi. Muratlı Kavşağı’na kadar olan bağlantının bir an önce tamamlanması sözü aldık. Burada yaklaşık 40 binin üzerinde çalışanımız olacak. Burada 160 bine yakın nüfus planlamasını düşünüyoruz. Bütün bunların sirkülasyonu inşallah otoban üzerinden olacak. Özellikle batı kavşağı çıkışında, TEKNOSAB girişine kadar olan bölümün ücretsiz olması gerçekten önemli” dedi.
‘BU KAVŞAK, TEKNOSAB’IN EKOSİSTEMİNE YENİ BİR CAN VERECEK’
Varank’ın ardından kürsüye gelen Bakan Uraloğlu, Bursa’nın, sanayi ve ihracatta önemli bir şehir olduğunu belirterek, “Bugün de ülkemiz ihracatında 3’üncü sırada yer alan, sanayimizin lokomotifi, üretim gücümüzün kalbi olan şehirlerimizden biridir. TEKNOSAB gibi organize sanayi bölgeleri ise bu kalbin odacıkları gibidir. Bu odacıkların çalışarak kalbin atması için, kan taşıyacak damarlar ise yollarımızdır. İşte bugün Bursa’nın kalbine yeni bir damar açmanın mutluluğunu ve gurunu yaşıyoruz. TEKNOSAB Kavşağı sadece bir yol değil, sanayimizin lokomotifine takılan yeni bir vagon, Bursa’nın sanayi, teknoloji ve inovasyon merkezi olan TEKNOSAB’ın gelişimine önemli katkı sağlayacak stratejik bir yatırımdır. Tıpkı bir tohumun toprağa düşerek filiz vermesi, kök salması ve göğe doğru uzanması gibi, bu kavşak da Bursa Teknoloji Organize Sanayi Bölgesi’nin ekosistemine yeni bir can verecek, üretim gücümüzü katlayacak ve istihdam imkanlarımızı genişletecektir” diye konuştu.
‘BURSA’DA BÖLÜNMÜŞ YOL, 95 KİLOMETREDEN 605 KİLOMETREYE ÇIKTI’
Bursa’nın, uluslararası birçok yatırıma ev sahipliği yapan sanayisiyle, Türkiye’nin önemli şehirleri arasında yer aldığını söyleyen Uraloğlu, şöyle konuştu:
“Marmara ve Ege bölgeleri arasında uzanan gelişmiş otoyol ve bölünmüş yol güzergahında, geçiş noktası olan şehrimiz her geçen gün büyüyor. Bu nedenle Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak, Bursa’nın şehir merkezi, ilçeleri ve çevre illerle ulaşım standardını, yeni ulaşım yatırımlarıyla güçlendiriyoruz. 2002 yılından bu yana Bursa’nın ulaşım ve iletişim altyapısına yaklaşık 230 milyar lira yatırım gerçekleştirdik. Bölünmüş yol uzunluğunu 195 kilometreden 605 kilometreye, bitümlü sıcak kaplama yol uzunluğunu 148 kilometreden 784 kilometreye çıkardık. Bursa’da 292 adet yeni köprü yaptık. Hiç tüneli yoktu, 15,1 kilometre uzunluğunda 5 adet tüneli de bitirerek trafiğe açtık. İstanbul-Gebze-Orhangazi- İzmir Otoyolu, Bursa Çevre Otoyolu, Bursa-Eskişehir- Ankara Yolu, Bursa- Karacabey Yolu, Bursa- Mudanya gibi nice güzergahı bölünmüş yol olarak tamamladık. Hatırlayacağınız üzere eylül ayı içerisinde 7,3 kilometre uzunluğundaki İznik Çevre Yolu’nun açılışını da gerçekleştirmiştik. Bugün itibarıyla da 20 milyar 437 milyon lira proje bedeliyle, Yenişehir- Bilecik Yolu, Orhangazi-İznik Yolu, Çalı Yolu, Gemlik- Armutlu Yolu, Mudanya Gemlik Yolu, Dursunbey- Tavşanlı Yolu, İnegöl- Domaniç Yolu gibi, 26 karayolu projesinde yapım çalışmalarına devam ediyoruz.”
‘YHT OSMANELİ-BURSA ARASI 2025 SONU, BANDIRMA ARASINI 2028’DE BİTİRECEĞİZ’
Bursa’ya yatırımların kara yoluyla sınırlı kalmadığını belirten Uraloğlu, “Bursa’nın ulaşım ağını, ulaşımın tüm modlarıyla birlikte geliştiriyoruz. Ankara-Bursa tren hattımızı, Ankara-İstanbul YHT hattına bağlantılı olarak, hızlı tren hattı inşa ediyoruz. 105 kilometrelik Osmaneli-Bursa arasındaki işleri inşallah 2025 yıl sonunda tamamlamayı, Bursa- Bandırma arasını ise 2028 yılında bitirmeyi hedefliyoruz. Bursa’da devam etmekte olan önemli ulaşım projelerimizden biri de Emek-YHT Gar- Şehir Hastanesi Hafif Raylı Sistem Hattı, kısa adıyla Şehir Hastanesi Metrosu’dur. Saatte 80 kilometre işletme hızı ile günlük 410 bin yolcuya hizmet verecek. İnşallah bu projemizi de 2025 yılı sonunda tamamlamayı hedefliyoruz” dedi.
‘TEKNOSAB’A ERİŞİM YOLLARINI DA YAPIYORUZ’
TEKNOSAB’a erişim sağlayacak yolları da yaptıklarını hatırlatan Uraloğlu, “Bursa-Karacabey Devlet Yolu’ndan ayrılan Zeytinbağı İl Yolu’na bağlanacak TEKNOSAB Kavşağı da Bursa’da hayata geçirdiğimiz önemli projelerden biridir. Projemiz ile Bursa Teknoloji Organize Sanayi Bölgesi’nin yüksek standartlı bir şekilde, İstanbul-İzmir Otoyolu’na ve Bursa-Karacabey Devlet Yolu’na bağlanmasını sağlıyoruz. Güzergahımız, Bursa-Karacabey Devlet Yolu’ndan ayrılıp, Taşpınar köyünün doğusundan geçerek, TEKNOSAB Kavşağı ile İstanbul-İzmir Otoyolu’na bağlanıyor. 10,5 kilometre uzunluğundaki Zeytinbağı İl Yolu’nu, 2 geliş 2 gidiş toplam 4 şeritli, bitümlü sıcak karışım kaplamalı bölünmüş yol standardında inşa ediyoruz. Bölgedeki yaşam alanları ve üretim merkezlerinin yol ağlarını, çeşitli noktalarından 7 adet kavşak ile bağlantısını tesis ediyoruz. Otoyol bağlantısını ise 1,8 kilometre uzunluğunda bölünmüş yol ve 4,2 kilometrelik kavşak kolu ile sağlanmasını planladık. Bugün ilk aşama olarak Taşpınar Mahallesi ile Hürriyet Mahallesi arasındaki 1,3 kilometrelik bölümü ve 1,8 kilometre uzunluğundaki otoyol bağlantısı ile kavşak kollarının 3 kilometresini tamamlayarak, hizmete açmanın mutluluğunu yaşıyoruz” diye konuştu.
‘BU PROJEYLE YILLIK 405 MİLYON LİRA TASARRUF ELDE EDECEĞİZ’
Bakan Uraloğlu, projeyle yıllık 405 milyon lira tasarruf elde edileceğine işaret ederek, “Bölgedeki yoğun ağır vasıta trafiğinin hızlı ulaşım imkanının sağlanması ile TEKNOSAB içerisinde yer alan sanayi tesislerinin gelişmesine katkıda bulunacağız. Şu anda Muratlı Kavşağı-Taşpınar Kavşağı arasındaki toprak ve sanat yapılarını da tamamlama aşamasındayız. Bu kesimin bitirilmesiyle, Bursa Teknoloji Organize Sanayi Bölgesi’nden İstanbul-İzmir Otoyolu’na kadar, bölünmüş yol bütünlüğü de sağlanmış olacak. Projemizin tamamı hizmete açıldığında zamandan 288 milyon lira, akaryakıttan 117 milyon lira olmak üzere, yıllık toplam 405 milyon lira tasarruf edeceğiz. Buraya yaptığımız yatırımı, birkaç yıl içerisinde esasında geride bu vesileyle kazanmış olacağız. Çevreye zarar veren araçların karbon emisyonunu da 8 bin ton azaltarak, doğanın korunmasına katkı sağlayacağız” dedi.
‘BU PROJE, TÜM BURSA’YA HİZMET EDECEKTİR’
TEKNOSAB Kavşağı’nın, Bursa’nın geleceğine açılan bir kapı olduğunu söyleyen Uraloğlu, “Bugün burada açılışını yaptığımız kesim ise sadece bir başlangıçtır. İnanıyorum ki bu başlangıç daha büyük başarılarla, daha büyük projelerle sürecektir. TEKNOSAB, uluslararası arenada daha güçlü bir konuma yükselecek, yatırımcılar için daha cazip bir hale gelecektir. Ayrıca bu proje, sadece TEKNOSAB’a değil, tüm Bursa’mıza hizmet edecektir. Bursa, sanayisiyle, iş adamlarıyla, tüccarlarıyla, üniversitesiyle, gençleriyle, dinamik yapısıyla Türkiye’nin lokomotif şehirlerinden biri olmaya ve geleceğin yol haritasını çizmeye devam edecektir. Bakanlık olarak biz de Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, AK Parti iktidarlarımızda Bursa’nın gelişimi, insanımızın kalkınması ve ‘Türkiye Yüzyılı’ için koyduğumuz hedeflere ulaşmada, gerekli her türlü gayret ve kararlılığı göstereceğiz. Bundan kimsenin şüphesi olmasın” dedi.
Konuşmaların ardından TEKNOSAB Kavşağı kesilen kurdele ile hizmete açılırken, Abdulkadir Uraloğlu direksiyonuna geçtiği Togg’la, Mustafa Varank ile birlikte gişelerden ilk geçişi yaptı.
Haber-Kamera: Mehmet İNAN/BURSA,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Katar’ın başkenti Doha’da düzenlenen ve Anadolu Ajansının (AA) Global İletişim Ortağı olduğu Doha Forum 2024’e katılan Şimşek, “Akıllı Ekonomiler Çağında Rekabet Edebilirlik” başlıklı panelde konuştu.
Şimşek, “Türkiye, küresel olarak önemli bir üretim üssü haline geldi.” diyerek, yapay zeka teknolojilerine hazırlık için önemli yatırımlar yaptıklarını anlattı. Şimşek, “Bu, insan sermayesi açısından olduğu kadar fiber optik hatlar, internet erişimi ve geniş bant abonelikleri gibi dijital altyapı yatırımlarını da içeriyor.” ifadelerini kullandı.
IMF’nin 174 ekonomiyi kapsayan Yapay Zeka Hazırlık Endeksi’ne göre Türkiye’nin gelişmekte olan ülkeler ortalamasının üstünde bulunduğuna dikkati çeken Şimşek, ülkede veri merkezlerine yönelik daha fazla yatırım yapılması gerektiğini vurguladı.
Birleşmiş Milletlerin (BM) öncü teknolojilere hazırlık konusunda bir endeks hazırladığını hatırlatan Şimşek, Türkiye’nin bu endekste de kişi başı gelirine oranla emsallerinin önünde olduğunu belirtti.
“Bizim için gerçekten de kilit konu KOBİ’lerin dijitalleşmesi”
Mehmet Şimşek, Türkiye’nin imalat sanayisi söz konusu olduğunda yatırımlarda ve ekosistemi genişletmede kayıtsız kalmadığını belirterek, şunları kaydetti:
“Bence bizim için asıl zorluk değer zincirini yukarı taşımak. Bu nedenle son 10 yıla bakacak olursanız AR-GE harcamalarını neredeyse iki katına çıkardık. Bu harcamaların GSYH içindeki oranı yüzde 1,4’ün biraz üzerinde ve gelişmiş ekonomilere kıyasla hala düşük. AR-GE harcamalarının yüzde 50’den fazlası özel sektör tarafından yapılıyor ancak devlet de büyük teşvikler sağlıyor.
1300’den fazla AR-GE merkezimiz, 300’den fazla tasarım merkezimiz ve ayrıca 100’den fazla teknoparkımız var. Yani bunlar, değer zincirinde yukarı çıkmamıza ve rekabetçi kalmamıza yardımcı olacak ekosistemin itici güçlerinden bazıları. Bizim için gerçekten de kilit konu KOBİ’lerin dijitalleşmesi. Çünkü gerçekten verimlilik açığı burada ortaya çıkıyor. Nispeten büyük şirketler veya orta ölçekli şirketler, yetenekli ve oldukça rekabetçi. Ancak daha küçük şirketlerde rekabeti artırmamız gerekiyor. Dijital becerilerin gerçekten çok önemli olacağı yer burası. Bu nedenle daha küçük şirketlerin dijitalleşmelerini artırarak verimlilik artışına yardımcı olacak programlar tasarlamaya çalışıyoruz. Türkiye için ileriye dönük en önemli zorluk da bu.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TÜRK Hava Yolları’nın (THY) markası Turkish Technology, Innova ve Apple iş birliğiyle düzenlenen Apple Vision Pro Hackathon yarışması başladı. Yarın sona erecek yarışma kapsamında havacılıkta geleceğin çözümlerini içeren projeler yarışıyor.
THY Basın Müşavirliğinden yapılan açıklamaya göre, yarın da devam edecek yarışma, Turkish Technology’nin Libadiye Yerleşkesi’nde gerçekleştiriliyor. Etkinlik, Apple Vision Pro cihazlarının gücünü kullanarak havacılık sektöründe operasyonel süreçleri iyileştirecek ve inovatif çözümler sunabilecek projeler geliştirmek amacıyla düzenleniyor.
İki günlük etkinlikte AJet, dijital, bakım ve onarım, yer hizmetleri, kabin hizmetleri, uçuş eğitimi, kargo operasyonları ve müşteri ilişkileri gibi farklı alanlardan seçilmiş 7 ekip, yenilikçi fikirlerini projeye dönüştürmek için yarışacak. Katılımcılar, Hackathon süreci olan bir aylık hazırlık döneminde Apple Vision Pro cihazlarını kullanarak, geliştirdikleri projeleri sergileyecek. Çalışmalar, sektördeki operasyonel verimliliği artırmak ve müşteri deneyimini iyileştirmek için tasarlanacak.
PROJE, HAYAL GÜCÜNÜ VE TEKNOLOJİK YETENEKLERİNİ ORTAYA KOYACAK
Gerçekleştirilen iş birliği ile ilgili olarak Türk Hava Yolları Bilgi Teknolojilerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Dr. Kerem Kızıltunç, “Havacılık sektörünün geleceğine yön vermek ve inovasyonu temel alarak operasyonel süreçlerimizi yeniden tasarlamak için Apple Vision Pro Hackathon’u hayata geçiriyoruz. Bu etkinlik, çalışanlarımızın hayal gücünü ve teknolojik yeteneklerini ortaya koymalarını sağlayacak. Apple Vision Pro’nun sunduğu ileri düzey artırılmış gerçeklik teknolojisiyle, iş süreçlerimizi optimize gerçek zamanlı simülasyonlar, insan-makine etkileşimli yeni nesil standartlar ve veri odaklı karar alma süreçleri gibi teknolojilerle şekillendirerek, daha verimli, akıllı ve kullanıcı odaklı hale getirme fırsatı sunuyoruz. Havacılık sektörünün dijitalleşme ihtiyaçlarına yanıt verebilecek, Apple Vision Pro gibi çığır açan teknolojiler sayesinde hem sektördeki dönüşümün öncüleri arasında yer almayı hem de müşteri deneyimini yeni bir boyuta taşımayı hedefliyoruz” dedi.
Hackathon’un ev sahipliğini üstlenen Turkish Technology, teknoloji ve havacılığın kesişim noktasında yenilikçi fikirleri destekleme misyonuyla etkinliğe ev sahipliği yapıyor. Innova ise teknolojik danışmanlık ve çözüm sağlama konusundaki uzmanlığıyla Hackathon’un önemli bir parçası olacak. Projelerin teknoloji altyapısını ise Apple’ın ‘dönüşüm niteliğinde bir uzamsal bilgisayar’ olarak tanımladığı cihazı Apple Vision Pro oluşturacak.
Hackathon’dan beklenen en büyük katkı, havacılık sektöründeki iş süreçlerine yenilikçi çözümler kazandırılması ve sürdürülebilir teknolojik projelerin ortaya çıkarılması olacak. Etkinlik, çalışanların yaratıcılıklarını ve problem çözme becerilerini geliştirmelerinin yanı sıra, sektördeki dijital dönüşüm süreçlerine de katkı sağlayacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgiye göre kaza, Onikişubat İlçesi Maarif Mahallesi’nde meydana geldi. Sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 46 AFP 294 plakalı Hafif ticari araç, seyir halindeyken direksiyon hakimiyetini kaybederek orta refüjdeki aydınlatma direklerine ardından da yolun karşısına geçmeye çalışan bir yayaya çarpıp yaraladı. İhbar üzerine olay yerine sevk edilen itfaiye ekipleri yaralıyı sağlık ekiplerine teslim etti.
Hastaneye kaldırılan yaralının hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi. – KAHRAMANMARAŞ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgilere göre, Adıyaman merkez Atatürk BulvarıDursun Çavuş Kavşağı yakınlarında 7 katlı bir binanın teras katında bulunan Azra Nisa A. (15), dengesini kaybederek aşağıya düştü. Ağır yaralanan Azra Nisa A., olay yerine gelen sağlık ekiplerince yapılan ilk müdahalenin ardından Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Hastanede tedavi altına alınan Azra Nisa A. yapılan bütün müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Azra Nisa A.’nın cenazesi yapılan işlemlerin ardından hastane morguna kaldırıldı.
Olayla ilgili soruşturma sürüyor. – ADIYAMAN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>HEP-SEN Diyarbakır Temsilcisi Faysal Yiğit, Acil Sağlık Hizmetlerinin ülke genelinde her ilin en uç noktalarına kadar yayılmış, 24 saat kesintisiz olarak hizmet veren sağlık ordusunun olmazsa olmaz bir sistemi olduğunu söyledi. Sağlık zincirinin güçlü bir halkası olan ve sağlık hizmetinin öncü kuvvetleri olan 112 Acil Sağlık Hizmetleri çalışanı meslektaşların haftasını kutladığını belirten Yiğit, “1-7 Aralık Acil Sağlık Hizmetleri Haftası münasebetiyle taleplerimiz; 112 Acil Sağlık Hizmeti Çalışanlarının fiziki çalışma koşulları kötü olan istasyonlar derhal iyileştirilmelidir. 112 Acil Sağlık Hizmeti Çalışanlarının deprem riski sayılan illerde bina altında istasyon olmaması ve bazı illerde aynı yerde birlikte çalışılacak ikili istasyon olmaması gerekir. 112’nin “çok riskli birim” ilan edilmesi ve teşvik ek ödemelerinin buna göre düzenlenmesi. Sağlıkta şiddetin önlenmesi için etkin yasaların çıkarılması ve adli vakalarda kolluk kuvvetleriyle koordinasyonun geliştirilmesi. Vaka elemeleri yapılarak 112 acil sağlığın yükünün azaltılması. Türkiye’nin Genel anlamında araçların hurdaya döndüğü yeni ambulansların verilmesi, personel yetersizliği ve çalışanların tükenmiş durumda olması ambulansların sürekli arıza yaptığı ve tamir işlemlerinin uzun sürdüğü bu konularda gerekli iyileştirilmesi yapılması, ambulans filosunun acilen artırılması ve hemen alım yapılması. Klima arızalarının tamiri için gerekli kaynakların sağlanması, kış lastiklerinin zamanında ihalesinin yapılması, acil olarak personel alımı yapılması. Disiplin soruşturmaları ile çalışanlara yönelik baskıların son bulması. 112’nin “çok riskli birim” ilan edilmesi ve teşvik ek ödemelerinin buna göre düzenlenmesi gerekir” dedi. – DİYARBAKIR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgiye göre, Samsun Emniyet MüdürlüğüNarkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Atakum ilçesinde bir bungalov eve düzenledikleri operasyonda, hakkında 23 yıl 10 ay 20 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan H.İ.G. (43) ile birlikte A.C. (38) ve N.A.(21) adlı kadını da gözaltına aldı.
Evde yapılan aramalarda 21 adet sentetik ecza, 9,23 gram metamfetamin, 0,95 gram esrar ve 1 adet hassas terazi ele geçirildi. Ayrıca, A.C.’nin ‘uyuşturucu madde kullanmak ve 6136 sayılı kanuna muhalefet” suçlarından 2 yıl 1 ay kesinleşmiş hapis cezası olduğu tespit edildi. Soruşturma devam ediyor. – SAMSUN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgilere göre, 27 Kasım Çarşamba günü evinden merkeze bağlı Göğem Göleti’nde balık tutmak için ayrılan Gökhan Tokay’dan (32) haber alamayan yakınları, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine bölgeye sağlık, jandarma ve AFAD ekipleri sevk edildi. Jandarma ve AFAD ekiplerince yapılan aramada Tokay’a ait otomobilin ve çadırın Göğem Göleti’nde olduğu tespit edildi. Görgü tanıklarının ifadesi doğrultusunda Tokay’ın balık tutmak için bot ile gölete açıldığı belirlendi. Gölette arama çalışmaları için 2 Aralık Pazartesi günü İzmir’den deniz polisi çağrıldı. Deniz polis ekipleri ve Jandarma Su Altı Arama Kurtarma ekiplerince yapılan arama çalışması sonucunda gölet içeresinde 4 metre derinlikte Tokay’ın cansız bedenine ulaşıldı. Olay yerine İzmir İl Emniyet Müdür Yardımcısı Alper Tuğbay ve Uşak İl Jandarma Komutan Yardımcısı Albay Ergün Yılmaz da gelerek bilgi aldı. Tokay’ın cansız bedeni otopsi için Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılırdı.
Olayla ilgili geniş çaplı inceleme başlatıldı. – UŞAK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“HASTANE VE FAKÜLTELERDE YAŞANAN USULSÜZLÜK İDDİALARI BİR BİR ARAŞTIRILMALI!”
“Yenidoğan Çetesi” olarak adlandırılan çetenin ardından gündeme gelen sağlık kurumlarındaki usulsüzlüklere dair konuşan Dinç, kendilerine iletilen bazı iddiaları kamuoyuyla paylaşarak yetkililere seslendi: “Bu çetenin kendi menfaat ve çıkarları için akla-hayale gelmeyecek şekilde masum bebekleri katlettiklerini hepimiz gördük. Sağlık kuruluşlarında yaşanan ahlaksızlık ve usulsüzlüğe millet olarak hepimiz şahit olduk. Bu olayın açığa çıkması sonrasında bazı fakültelerde yaşanan sıkıntılarla ilgili iddia ve talepler tarafımıza iletildi. Fakülte ve bağlı bulunduğu üniversitenin ismini vermiyorum ama bize iletilen iddiaları dile getirmek istiyorum.
Fakültelerde doktorların, öğretim görevlilerinin malzeme parası adı altında yasa dışı bir şekilde astronomik rakamlarla hastalardan ücret talep edildiğine dair iddialar var. Bu ücretler hastanelerdeki aracılar üzerinden veya hastane dışındaki danışmanlık merkezi olarak gösterilen yasa dışı muayenehanelerden bu ücretlerin tahsil edildiği iddiaları bize iletildi. Ayrıca hastanenin imkânlarını, alet ve edevatını kendi özel muayenehanelerinde kullandıklarına dair de iddialar var. Sağlık personeli tarafından hastalarla ilgilenmek yerine estetik işlemler yapıldığı, yasa dışı olarak heyet raporları verildiği, ameliyathanelerdeki randevuların bile satıldığı ve ücretini ödemeyen hastaların ücreti ödeyene kadar ameliyatlarının ertelendiği gibi ciddi iddialar var. Ayrıca öğretim görevlilerinin derslere girmediği, asistanların eğitimsiz bırakıldığı konusunda da ciddi iddialar var. Yetkililerin tüm bunlara rağmen herhangi bir yaptırımda bulunmadığına dair de iddialar var. Bu iddialar tek tek araştırılmalı, İçişleri ve Sağlık Bakanlığı bu iddiaların üzerine gitmeli ve görevini suiistimal eden her kim varsa hesabını vermelidir. Tabii bunları söylerken tüm sağlık çalışanlarını ve öğretim görevlerini töhmet altında bırakmak istemiyorum.”
“GAZZE’NİN KUZEYİNDE CİDDİ KATLİAMLAR YAŞANIYOR”
Filistin’de yaşanan soykırımın halen devam ettiğini belirterek sözlerine devam eden Dinç, “Bir yılı aşkın bir süredir Filistin’de kadın, çocuk ve siviller katlediliyor. Bununla birlikte 2 aydır Lübnan’da işgal güçlerinin saldırıları sonucu katliamlar yaşanıyor. İşgal güçleri, 2 aydır gerçekleştirdikleri saldırılara rağmen Lübnan’da bir köy dahi elde edemediler, o bölgede bir tampon bölge oluşturamadılar ve bundan dolayı ateşkes yapmak zorunda kaldılar. Bu kazanım, siyonist terör şebekesine karşı diz çökmeyen Lübnan halkınındır. Siyonist rejim, Lübnan’da bir ateşkes yaptı ama Gazze’de halen soykırımlarına devam ediyor. Özellikle Gazze’nin kuzeyinde ciddi katliamlar yaşanıyor. Gazze’nin kuzeyinde açlık krizi ile birlikte sağlık krizi de başlamış durumda. 7 Ekim Aksa Tufanı’ndan günümüze Gazze’de bin 50 sağlık çalışanı şehit edildi, 310 tanesi de işgal güçlerinin zindanlarında esirdir. Tüm bu saldırılara rağmen sağlık çalışanları hiçbir şekilde pes etmiyorlar. İnsanlığın onuru ve haysiyeti için mücadelelerine devam ediyorlar.” diye belirtti.
“ACİL BİR ŞEKİLDE GAZZE’DE İNSANİ YARDIM KORİDORU OLUŞTURULMALI”
Kuzey Gazze’de yaşanan ilaç sıkıntısını bir kez daha dile getiren Dinç, kronik hastaların tedavi edilemediğini, halkın kirli suyu tüketmek zorunda kaldığını ve oluşan çöp yığınlarından dolayı salgın hastalıkların baş gösterdiğini söyleyerek şunları kaydetti:
“Siyonist terör şebekesinin sağlık hizmetlerini hedef alması, Gazze’deki tüm insanları yok etmek istediği anlamına gelmektedir. Bu yüzden acil bir şekilde Gazze’de insani yardım koridoru oluşturulmalıdır. O bölgeye tıbbi malzemeler gönderilmelidir. Sağlık çalışanları o bölgeye ivedilikle gitmelidir. Gazze’de kronik hastalığı bulunanların o bölgeden tahliye edilip acilen tedavi altına alınması gerekmektedir. Ayrıca ateşkesin sağlanabilmesi için İslam ülkeleri tüm gücünü kullanmalı, sağlanabilecek ateşkes ile hiçbir şart ve koşula bağlanılmadan siyonist terör şebekesi o bölgeden çıkmalıdır.”
“AZAMİ SÜRE MAĞDURLARI İÇİN KAPSAMLI BİR AF ÇIKARILMALI VE BU ÖĞRENCİLER ÜNİVERSİTELERİNE DÖNÜP MEZUN OLMALI”
İç gündeme dair bazı sorun ve sıkıntıları da gündeme getiren Dinç, ilk olarak azami süre mağdurlarının sorun ve taleplerini dile getirerek, “2014 yılında çıkan bir yasaya göre; 2 yıllık üniversite okuyanlar 4 yıl içerisinde, 4 yıllık üniversite okuyanlar 6 içerisinde, 6 yıllık üniversite okuyanlar ise 9 içerisinde mezun olması gerekiyor. Ancak ülkemizde önce pandemi sonra büyük bir deprem yaşandı. Ayrıca ekonomik sıkıntılar yaşandı. Tüm bunlara bağlı olarak öğrencilerimiz bu süreçlerde okullarından mezun olamadılar. 2022 yılında bir af çıktı ancak bu af kapsamlı olmadığı için genel olarak tüm öğrenciler bu aftan yararlanamadı. Bu öğrencilerimizin mağdur olmaması için, kapsamlı bir af çıkarılmalı ve üniversiteden mezun olması gereken öğrencilerimiz tekrardan üniversite kayıtlarını yaparak öğrenimlerine devam etmesi sağlanmalı.” dedi.
“MERSİN, ADANA VE ANTALYA GİBİ İLLERDE HER YAĞMUR YAĞDIĞINDA SEL FELAKETİ YAŞANIYOR”
Son olarak bazı illerde yaşanan bir takım sorunları da gündeme getiren Dinç, bazı illerde yaşanan sel felaketlerinin önüne geçilmesi için, “Mersin, Adana ve Antalya gibi illerde her yağmur yağdığında sel felaketi yaşanıyor. Her yağmur yağdığında sel felaketinin yaşanmaması için altyapı ile ilgili ciddi çalışma yapılmalı. Vatandaşların mağduriyet yaşamaması için yağan yağmur sularının tahliye edilmesine yönelik ciddi çalışmaların yapılması gerekiyor. Yağmur yağmadan önce erken uyarı sistemi geliştirilmeli ve önlemlerin önceden alınması gerekiyor. Mazgal ve kanalizasyon giderlerinin temizlenmesi gerekiyor. Önceden yaşanan sel felaketleri göz önünde bulundurularak bir daha bu tür felaketlerin yaşanmaması için tedbirlerin alınması gerekmektedir.” ifadelerini kullandı.
“SUYUN DAR GELİRLİ VATANDAŞLARA BİR MİKTAR BELİRLENEREK ÜCRETSİZ OLARAK VERİLMESİNİ BEKLERKEN MAALESEF SU FİYATLARI HER YIL ASTRONOMİK BİR ŞEKİLDE YÜKSELMEKTE”
“Adana ve Mersin’deki su fiyatlarının diğer çevre illerdeki su fiyatları arasında astronomik farklar var.” diyerek sözlerine devam eden Dinç, “Mersin’de şu an su birim fiyatı 27,15 TL’dir. Bir ay sonra bu rakam 36,20 TL olacak. Adana’da da şu an su birim fiyatı, 17,85 TL’dir. Hatay’da ise bu rakam 7,63 TL’dir. Birbirine yakın farklı illerin arasında tüketilen suyun fiyatının bu kadar astronomik derecede farklı olması herhangi bir mantık sığmaz. Bu fiyatlar arasında neden bu kadar fark olduğunu soruyoruz ve cevabının şeffaf bir şekilde açıklanması gerektiğini belirtiyoruz. Ayrıca temel bir ihtiyaç olan suyun dar gelirli vatandaşlara bir miktar belirlenerek ücretsiz olarak verilmesi gerekmektedir. Fakat biz bunu beklerken maalesef su fiyatları her yıl astronomik bir şekilde yükselmektedir. Buna yönelik tedbirlerin alınıp düzenlemelerin yapılması lazım. Bu konuda seçim döneminde belediye başkanlarının vaatlerini uygulamaya koymaları gerekmektedir.” şeklinde konuştu.
“DİYARBAKIR-SİLVAN KARAYOLU’NDA ASFALTIN YAPISINDAN KAYNAKLI KAZALAR YAŞANIYOR, ARAÇLAR ZARAR GÖRÜYOR”
Dinç sözlerini “Diyarbakır-Silvan Karayolu’ndaki asfaltın yapısı ve kullanılan mıcır dolayısıyla bu yolu kullanan araçlar kaza yapıyor, can kayıpları yaşanıyor. En basiti olarak araçlarının camı kırılıyor. Bu konu ile ilgili Karayolları Müdürlüğü denetlemelerini yapmalı, sorunlar her neyse tek tek tespit edilip vatandaşların mağduriyeti giderilmelidir.” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Alınan bilgiye göre, Mersindere Mahallesi’nde yaşayan Hamza Altınay’dan, haber alamayan eşi Ferda Altınay durumu jandarma ekiplerine bildirdi.
Ekiplerin çalışmaları sonucu Altınay’ın cesedi Çaypınar Mahallesi yakınlarındaki, yaklaşık 200 metrelik uçurumda bulundu.
Manisa İl Jandarma Komutanlığı Jandarma Arama Kurtarma (JAK) Tim Komutanlığı ekipleri tarafından bulunduğu yerden çıkartılan ceset, İzmir Adli Tıp Kurumu Morguna kaldırıldı.
Üç çocuk babası olduğu öğrenilen Altınay’ın üzüm bağları için beton direk üreten tesiste yönetici olduğu öğrenildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Azra Nisa Arslan (15), Mehmet Akif Mahallesi Atatürk Bulvarı’ndaki 7 katlı bir binanın terasındayken aniden dengesini kaybetmesi sonucu yere düştü.
İhbarla bölgeye 112 Acil Servis ekipleri sevk edildi.
Ambulansla Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırılan Arslan, müdahaleye rağmen kurtarılamadı.
Cenaze otopsi için hastane morguna kaldırıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yonhap’ın haberine göre, sıkıyönetimin kaldırılmasını talep etmek üzere Ulusal Meclis’te acil oturum düzenlendi. Meclisin 300 üyesinden 190’ının katılabildiği kurulda sunulan önerge, oybirliğiyle kabul edildi.
Güney Kore Ulusal Meclis Başkanlığı Ofisinden yapılan açıklamada, ülkede ilan edilen sıkıyönetimin yapılan oylamanın ardından “hükümsüz” hale geldiği belirtildi.
Anayasa uyarınca sıkıyönetimin parlamento çoğunluğunun talebiyle kaldırılması gerekiyor.
Güney Kore Ulusal Meclisi Başkanı Woo Won-Shik, yaptığı açıklamada, “Meclisin ana binasına giren tüm askerler tamamen ayrıldı.” ifadesini kullandı.
CUMHURBAŞKANI SIKIYÖNETİM İLAN ETTİĞİNİ DUYURMUŞTU
Güney Kore Cumhurbaşkanı Yoon Suk Yeol YTN televizyonunda canlı olarak yayınlanan konuşmasında sıkıyönetim ilan ettiğini duyurdu.
Cumhurbaşkanı Yoon, ülke muhalefetinin ‘yıkıcı’ çabaları nedeniyle hükümetin felç olduğunu öne sürerken, sıkıyönetim kararıyla ülkenin demokrasisinin ve özgür bir Kore’nin yeniden inşa edileceğini söyledi.
Muhalefet partilerinin ülkeyi krize sokmak için parlamentoyu rehin aldıklarını öne süren Yoon, özgür ve anayasal düzeni korumak için böyle bir tedbire başvurmaktan başka çaresi olmadığını belirtti.
Yoon, “Özgür Kore Cumhuriyeti’ni Kuzey Kore komünist güçlerinin tehdidinden korumak, halkımızın özgürlüğünü ve mutluluğunu yağmalayan aşağılık Kuzey Kore yanlısı devlet karşıtı güçleri ortadan kaldırmak ve özgür anayasal düzeni korumak için sıkıyönetim ilan ediyorum” dedi.
REKLAM
Güney Kore ordusu, parlamento ve parti faaliyetlerinin yasaklandığını duyururken, tüm medya ve yayıncılık faaliyetlerinin kontrol altına alınacağını bildirdi.
Stajyerler dahil tüm sağlık personelinin 48 saat içinde işe dönmeleri emredildi. Ordunun kurallarına uymayanların ‘bir tutuklama emri olmaksızın’ tutuklanacağı duyuruldu.
“ORDU MİLLETVEKİLLERİNİ TUTUKLAYABİLİR”
Anamuhalefet partisi olan Demokrat Parti, kararın ardından milletvekillerini ‘acil’ koduyla parlamentoya çağırdı. Parti lideri Lee Jae-Myung, kararın anayasaya aykırı olduğunu söyledi. Sıkıyönetim kararını parlamentoda durdurmaya çalışacaklarını söyleyen Lee Jae-Myung, “Ancak ordu parlamento üyelerini tutuklayabilir” açıklamasını yaptı.
Parlamentoda çoğunluğu elinde bulunduran Lee Jae-Myung, internet üzerinden yaptığı canlı yayında “Tanklar, zırhlı personel taşıyıcılar, silahlı ve bıçaklı askerler ülkeyi yönetecek. Kore Cumhuriyeti ekonomisi geri dönüşü olmayacak şekilde çökecek. Yurttaşlarım, lütfen parlamentoya gelin” dedi.
Ülkenin iktidar partisi olan Halkın Gücü Partisi lideri Han Dong-Hoon da sıkıyönetim ilanının yanlış olduğunu belirtirken, kararı engelleme sözü verdi.
Parlamento Başkanı’nın ise oturumu toplamak için parlamentoya gittiği bilgisi paylaşıldı. Ancak polis araçlarının parlamentoyu çembere aldığı belirtildi.
Ülke para birimi Won, sıkıyönetim kararının duyurulmasıyla yüzde 1 değer kaybederek dolar karşısında son iki yılın dip seviyesine geriledi.
Kore Borsasının yarın açılıp açılmayacağına da henüz karar verilmedi.
ABD, KONUYU TAKİP ETTİKLERİNİ BİLDİRDİ
Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada, ABD Başkanı Joe Biden Yönetiminin, Güney Kore yönetimi ile temas hâlinde olduğu ve durumu yakından takip ettikleri ifade edildi. ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilileri ise olayları endişe ile takip ettiklerini açıkladı.
ABD Dışişleri Bakanlığı Yetkilisi Kurt Campbell yaptığı açıklamada “Güney Kore ile olan ittifakımız çelik gibidir, sarsılmaz. Ancak yaşananları endişe ile takip ediyoruz ve krizin anayasaya uygun olarak çözülmesini bekliyoruz.” dedi.
ORDU MECLİSE GİRMEYE ÇALIŞIRKEN PROTESTOLAR BAŞLADI
Sıkıyönetim kararını protesto etmek amacıyla Güney Kore Ulusal Meclisi’nin önünde toplanan protestocular, güvenlik güçleriyle arbede yaşıyor. Bu sırada Güney Kore Ordusuna bağlı birlikler de meclis binasına girmeye çalışıyor.

Yetkililerince yapılan açıklamaya göre sıkıyönetim, rejim karşıtı güçler hariç Güney Kore vatandaşlarının gündelik hayatında herhangi bir rahatsızlık yaratmayacak.

Güney Kore Ulusal Meclisi ise yapılan oylamada sıkıyönetim kararını engelleme yönünde karar aldı.
“EKONOMİYİ RAHATLATMAK İÇİN GEREKEN ÖNLEMLERİ ALACAĞIZ”
Güney Kore Maliye Bakanı Choi San-Mok, sıkıyönetim ilânı sonrası yaptığı açıklamada “Ekonomiyi rahatlatmak için bütün yöntemleri seferber edeceğiz. Buna piyasaya nakit akışı sağlamak da dâhil.” dedi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Antalya’da düzenlenen HIMSS Eurasia 2024 Sağlık Bilişim ve Teknolojileri Eğitimi Konferansı ve Fuarı’na katıldı. Pakistan, Fildişi, Karadağ gibi ülkelerden sağlık bakanı ve bakan yardımcıları, birçok ülkeden sağlık alanındaki teknoloji ve yapay zeka uzmanlarıyla Antalya Valisi Hulusi Şahin ve sağlık teknolojileri temsilcilerinin yer aldığı fuarda, sağlıkta yüksek teknolojiler birçok başlıkta ele alınıyor.
SAĞLIK SEKTÖRÜNDE DİJİTAL DÖNÜŞÜM
Sağlık Bakanı Memişoğlu, bilim ve teknoloji alanlarında yaşanan gelişmelerin hayatın her alanını derinden etkilediğine işaret ederek, günümüzde Endüstri 4,0 ile birlikte tüm dünyanın veri madenciliği, makineler arası iletişim, bulut bilişim, nesnelerin interneti, yapay zeka, artırılmış gerçeklik gibi kavramları çokça konuştuğunu kaydetti. Sağlık sektörünün, dijital dönüşümün en güçlü şekilde yaşandığı alanların başında geldiğini belirten Memişoğlu, “Sağlık sektöründeki dijital dönüşüm, elbette teknolojide yaşanan gelişmelere paralel gerçekleşiyor. Ancak bu dönüşümü tetikleyen başkaca gelişmeler de oldu. Dünya nüfusundaki artış, demografik değişiklikler ve ortaya çıkan küresel sağlık krizleri gibi sebepler, sağlık sistemlerinde hızlı bir değişim ve dönüşümü zorunlu kıldı” diye konuştu.
YAPAY ZEKA İLE YENİDEN YAPILANDIRMA
Devletlerin hızlı karar alma kabiliyetleri, sağlık yönetişim süreçlerinin etkin hale getirilmesi, vatandaşların sağlığa erişiminin kolaylaşması ve sağlığın takibi gibi birçok meselenin kritik önem kazandığını anlatan Memişoğlu, “Türkiye olarak sürekli gelişen bir sağlık sistemine sahibiz. Günümüzde hızla gelişen yapay zeka uygulamaları ile sağlık sektörünü yeniden yapılandırıyoruz. Yeni teknolojilerle sağlık kurum ve kuruluşlarının yönetimi başta olmak üzere, sağlığın korunması, tedavi süreçleri ve hastalarla iletişim gibi tüm süreçleri elden geçiriyoruz. Sağlık hizmetlerinin sunumunda randevu, takip, raporlama gibi işlemler, internet alt yapısı ve mobil bağlantı çözümleri ile büyük oranda sanallaşmış durumda. Klinik alanda yapay zeka uygulamaları ile teşhis, tanı, tedavi, rehabilitasyon ve sağlığın korunması gibi süreçlerde yeni yöntemleri hayata geçiriyoruz. Dijitalleşmede başarılı EMRAM validasyon deneyimine sahip sağlık kuruluşlarımızın sayısı her geçen gün artıyor. Bu durum aynı zamanda, dijitalleşen sağlık eko sisteminin kökleşmesine ve derinleşmesine yol açıyor” dedi.
E-DEVLET ÖLÇÜTÜ RAPORUNDA NÜFUSA GÖRE TÜRKİYE BİRİNCİ
Avrupa Komisyonu’nun 2024 yılında yayımladığı e-Devlet Ölçütü raporunda puanlama yapılırken kullanıcı odaklılık, şeffaflık, temel etkinleştiriciler ve sınır ötesi hizmetler şeklinde 4 temel kriter olduğunu kaydeden Memişoğlu, “Raporda, Avrupa Birliği hükümetlerinin genel performans puan ortalaması 76 olarak tespit ediliyor. Yine aynı raporda Türkiye 83 puanla AB ortalamasının üzerinde değerlendiriliyor. Aynı raporda Türkiye, 11 puanlık artış ile son dört yılda en çok gelişme gösteren ülkelerden biri olarak gösteriliyor. Burada en önemli göstergelerden biri de sağlık alanında yapılan değerlendirme. Türkiye ‘sağlık’ kategorisinde 90 puanla 4’üncü sırada yer alıyor. İlk 3 sırada Lüksemburg, Malta ve Estonya’nın yer aldığı dikkate alındığında, nüfus büyüklüğüne göre ülkemiz 1’inci sırada bulunuyor” diye konuştu.
DİJİTAL DÖNÜŞÜM ÖNCÜSÜ
Türkiye’nin dijital dönüşüm alanında son 22 yılda önemli mesafe katettiğini dile getiren Bakan Memişoğlu, şöyle dedi: “Sağlık hizmeti sunumunda devreye aldığımız teknoloji, altyapı, yazılım ve uygulamalar, Türkiye’de dijital dönüşümün öncüsü oldu. Dijital sağlık alanında dünya çapında marka ülke haline geldik. Sağlığın bugününü değiştiren ve geleceğini etkileyen bir dizi dijital sağlık uygulamasına imza atmış bulunuyoruz. Bakanlığımızın yeni dönem yol haritasında öne çıkan bazı başlıklarımızı da sizlerle paylaşmak istiyorum. Sağlık Bakanlığı olarak önümüzdeki dönemde bireyin, kendi sağlığı üzerindeki sahiplenmesini ve kontrolünü artırdığı koruyucu sağlık hizmetini geliştirmeyi hedefliyoruz. Elbette doğru yerde, doğru zamanda, etkin tedavinin mümkün olacağı, verimli ve sürdürülebilir sağlık sistemini güçlendireceğiz. Bu süreçte aile hekimliğimizi güçlendiriyoruz. İkinci ve üçüncü basamakla entegrasyonlarını arttırarak, vatandaşımızın doğru yerde, doğru zamanda, etkin tedaviyi alarak şifa bulmasına önem veriyoruz. Şeffaf, bilişim tabanlı, bilimsel verilere ve risk yönetimine dayalı, yapay zekanın kullanılacağı, çoklu denetim mekanizmasını geliştireceğiz. Çok sayıda branşta, Denetim ve Değerlendirme Bilim Kurulları oluşturuyoruz.”
BİLİM ÜRETECEK HEKİMLERE TÜSEB DESTEĞİ
Bakan Memişoğlu, Sağlık Bakanlığı olarak yeni dönemde hekimlerin bilim üretmeleri noktasında en güçlü şekilde teşvik edici bir rol oynayacaklarını da açıkladı. Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) üzerinden oluşturacakları ekosistemle bilhassa Faz 1 çalışmaları yürüten bilim insanlarına destek vereceklerini belirten Memişoğlu, şunları söyledi:
“‘Yeni bir şey söyleyeceğim, yeni bir şey üreteceğim’ diyen arkadaşlarımızın arkasında duracağız. Çünkü ülkemizin ekonomik büyümesine ve kalkınmasına katkı sunacak, marka ve katma değer oluşturacak, üreten sağlık modelini hayata geçirmek istiyoruz. Bu çerçevede Milli Sağlık hamlemizin lokomotifi olacak yeni TÜSEB vizyonumuzu hayata geçiriyoruz. TÜSEB öncülüğünde başlatmakta olduğumuz ve tüm paydaşları kapsayan Üreten Sağlık Modeli, sağlık sektörünü Türkiye’nin lokomotif sektörü haline getirmeyi ve sağlık alanında önemli bir dönüşüm sürecini tetiklemeyi hedefliyor.”
YILDA 1,8 TRİLYON DOLAR BOŞA HARCANIYOR
Kongre Başkanı Bakan Yardımcısı Şuayip Birinci de dijitalleşmenin hem hasta hem sağlık profesyoneline sağladığı bu avantajların, sağlık sisteminin çıktılarındaki verimliliği ciddi düzeyde artırdığını söyledi. Birinci, “Bunun önemini vurgulamak için şu veriyi sizlerle paylaşmak istiyorum. Her yıl dünyanın sağlığı için harcanan 1,8 trilyon doların verimsizlik sebebiyle boşa harcandığı değerlendirilmektedir. Dijitalleşme sayesinde, harcamaların hangi kalemlere yapıldığı tespit edilebilmekte ve buna yönelik eylem planları oluşturmak için veri analizi yapılabilmektedir. Dünya Bankası’na göre, insan merkezli ve kanıta dayalı dijital yatırımlar, hükümetlerin sağlık maliyetlerinde yüzde 15’e kadar tasarruf sağlamasına yardımcı olmaktadır” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Balıkesir İl Jandarma Komutanlığı Kriminal Şube Müdürlüğü, Kasım ayı boyunca meydana gelen ve olay yeri inceleme timlerince müdahale edilen; 2 kasten öldürme, bir terör (FETÖ), 8 hırsızlık, 4 adet ateşli silahla yaralama, 2 mala zarar verme, 4 genel güvenliği tehlikeye sokmak, 2 narkotik ve psikotrop madde kaçakçılığı olmak üzere toplam 23 olayda olay yerinden elde edilen delillerle olayın faili 29 şüpheli şahıs tespit edilerek olaylar aydınlatıldı. – BALIKESİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgiye göre Asayiş Şube Müdürlüğü Devriye Ekipler Amirliği ekipleri ile Yunus Timleri, Güven Timleri ve Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü personelince toplam 39 ekip 78 personelle çalışma yapıldı. Yapılan 27 şok uygulamada; 3 bin 61 şahıs ve bin 233 oto sorgusu yapıldı, 119 Park/ Bahçe kontrol edildi. Kontrollerde aranan 6 şahıs yakalandı, 2 yoklama kaçağı şahsa da işlem yapıldı. Aramalarda ise; 1 adet ruhsatsız tabanca, 1 adet kuru sıkı tabanca ve 21 adet fişek ele geçirildi.
Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada; “Halkımızın huzurunu bozmaya çalışanlar ile mücadelemiz aralıksız ve kararlı bir şekilde devam edecektir” ifadelerine yer verildi. – KAYSERİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Zorlu kış şartlarında ticari araçların olumsuz etkilenmemesi için 1 Aralık’ta kış lastiği uygulaması devreye girdi. Türkiye’nin en önemli geçiş noktalarından biri olan D-100 kara yolunun Bolu Dağı geçişinde de polis ekipleri denetimlerini sıkılaştırdı. Kışın zorlu geçtiği ve dik rampaların bulunduğu kara yolunda ticari araçlara yönelik Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Bölge Trafik Tescil ve Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından kış lastiği denetimi yapıldı. Hafif ticari, kamyon, tır ve yolcu otobüsleri denetim noktasında tek tek denetlendi.
Polis ekiplerinin bölgede denetimlerini artıracağı öğrenildi. – BOLU
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Vali Akbıyık, “Birleşmiş Milletler tarafından “Dünya Engelliler Günü” olarak kabul edilen 3 Aralık, toplumumuzun ayrılmaz bir parçası olan engelli bireylerin sorunlarına ve ihtiyaçlarına dikkat çekilen, onların seslerini daha güçlü duyurdukları anlamlı bir gündür. Devletimiz, son yıllarda engelli bireylerin hak ettikleri yaşam standartlarına ulaşmaları için fiziki engelleri kaldıracak yatırım ve hizmetlere öncelik vermekte, tüm imkanlarını seferber etmektedir. Eğitimde, iş hayatında, sporda ve sanatta elde ettikleri başarılar, engelli vatandaşlarımızın azmini ve kararlılığını gözler önüne sermekte ve hepimiz için büyük bir gurur kaynağı olmaktadır. Engelli bireylerimizi desteklemek, onları sosyal hayata dahil etmek ve yalnızca fiziki değil, kalplerdeki ve zihinlerdeki engelleri de kaldırmak, tüm toplumun ortak sorumluluğudur. Unutulmamalıdır ki her birey, bir engelli adayıdır. Bu bilinçle hareket ederek empatiyi, yardımlaşmayı ve dayanışmayı hayatımızın bir parçası haline getirmeliyiz. 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nün, toplumda engellilere yönelik farkındalığın artmasına ve herkesin daha fazla sorumluluk almasına vesile olmasını temenni ediyorum. Hayatın zorluklarına karşı mücadele azmini ve kararlılığını kaybetmeyerek topluma örnek olan tüm engelli kardeşlerimize ve ailelerine sağlık, mutluluk ve başarı dolu bir hayat diliyorum” dedi. – MUĞLA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AK Parti Denizli Teşkilatı İl Delegeleri Ortak Akıl Toplantısı geniş bir katılımla yapıldı. İl Delegeleri Ortak Akıl toplantısına İl Koordinatörü UşakMilletvekiliAlim Tunç, Denizli Milletvekili Cahit Özkan, İl Başkanı Yücel Güngör, Çameli Belediye Başkanı Osman Özpek, ilçe başkanları ve delegeler katılım sağladı. Toplantıya katılan 600 il delegesi, bundan sonraki süreçte yapılması gerekenlerle ilgili fikirlerini yazılı şekilde zarflar içerisinde sandıklara bıraktı. Talep ve önerilerin yazılı olarak ifade edildiği bu zarflar, İl Koordinatörü Tunç tarafından AK Parti Genel Merkez Teşkilat Başkanlığına götürüldü.
AK Parti Denizli İl Başkanı Yücel Güngör, İl Delegeleri Ortak Akıl Toplantısına yoğun bir katılım sağlamasından dolayı tüm il delegelerine teşekkür etti. Başkan Güngör, “AK Parti Denizli İl Teşkilatı olarak İl Delegeleri Ortak Akıl Toplantımızı yoğun bir katılım ile gerçekleştirdik. Katılım gösteren tüm delegelerimize teşekkür ediyorum. Toplantımız hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Durmak yok, yola devam” dedi.
AK Parti’nin milletin iradesine önem verdiğine vurgu yapan Başkan Güngör, “Bizim sicil amirimiz sadece milletimizdir. Bize ayar verecek olan da sade milletimizdir. Milletimizden başka hiç bir gücü tanımadık. Teşkilatımızla birlikte daha çok çalışacak daha çok koşacağız ve 2028 seçimlerinde bir zafere imza atacağız. İlk tümsekte hedeflerimizden vazgeçecek değiliz. Milletimize güveniyoruz, inanıyoruz. Bugüne kadar rotamızı milletimiz belirledi bundan sonrada milletimiz belirleyecek” diye konuştu. – DENİZLİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, Merkezefendi ilçesi Sarayalar Mahallesinde meydana geldi. edinilen bilgilere göre Mert T., kız arkadaşı Rabia O.’nun yaşadığı apart dairesine gitti. Burada ikili arasındaki tartışma kavgaya dönüştü. Öfkesine yenik düşen Rabia O., önce Mert T.’nin bir arkadaşını arayarak yanlarına gelerek Mert T.’yi götürmesini istedi. Daha sonra hararetlenen tartışma sonucunda Rabia O., eline aldığı bıçakla Mert T.’yi göğsünde yaraladı. Binadan çıkan Mert T., çevredeki vatandaşlardan yardım istedi. Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Bölgeye sevk edilen sağlık ekipleri göğsünden hafif yaralanan Mert T.’yi ambulansla Denizli Devlet Hastanesine sevk etti. Polis ekipleri ise Rabia O.’yu gözaltına aldı.
Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. – DENİZLİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Altun, Anadolu Ajansı (AA) ve Boğaziçi Üniversitesi işbirliğinde, Kültür ve Turizm Bakanlığının katkılarıyla Boğaziçi Üniversitesi Güney Kampüs’te “Albert Long Hall”da düzenlenen “II. Haberin Telifi ve Medyada Yapay Zeka Sempozyumu’nda konuştu.
Dünyanın en köklü haber ajanslarından AA ile ülkenin en itibarlı yükseköğretim öğretim kurumlarından biri olan Boğaziçi Üniversitesi işbirliğinde, Kültür ve Turizm Bakanlığının katkılarıyla 2’ncisi düzenlenen Haberin Telifi ve Medyada Yapay Zeka Sempozyumu’nda olmaktan memnuniyet ve şeref duyduğunu belirtti.
Altun, her şeyden önce medyada üretilen bilgi, haber ve eserlerin, bunların arkasındaki fikir işçilerinin haklarını ve hukuklarını korumak amacıyla bir araya geldiklerini söyledi.
Amaçları ve hedeflerinin belli olduğunu ifade eden Altun, “Muhabirlerin, gazetecilerin, basın emekçilerinin büyük emek ve özveriyle hazırladıkları özgün içeriklerin, bedeli ödenmeden ticari amaçla kullanılmasının önüne geçmek. Yayıncıların ürettiği içeriklerin bedelsizce kullanımıyla oluşan haksız rekabeti ortadan kaldırmak. Bu doğrultuda bir an önce basın haber içeriklerinin telifinin koruması için gerekli mevzuat çalışmalarının yapılması için gerekli ortamın hazırlanmasına katkıda bulunmak.” diye konuştu.
Altun, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın, “On Dokuzuncu Asır Türk Edebiyatı Tarihi” isimli abidevi eserinde gazeteciliğin doğuşuna bir yer ayırarak, burada modernleşme tarihinin içinde “Gazetelerin sadece haber üreten, ileten araçlar olmadığını, aynı zamanda kültürel ve sanatsal değerler taşıyan içerikler ürettiğini” ortaya koyduğunu anlattı.
İletişim Başkanı Altun, şöyle devam etti:
“Nitekim geriye dönüp baktığımızda edebiyatımızın pek çok nadide eserinin ilk kez gazetelerde tefrika edildiğini, gazetelerin kültür, düşünce tarihimiz açısından muhteşem bir araştırma vasatı teşkil ettiğini görürüz. Yine tarihsel olarak gazetelerde üretilen içeriklerin, velev ki bunlar doğrudan edebi içerikler olsun, dergiler ve kitaplar gibi hukuk nazarında korunması gereken fikir ve sanat ürünleri olarak telakki edilmediklerini görürüz. Elbette bunun bir nedeni gazete içeriklerinin ‘güncel’, ‘aktüel’, bugüne dair konularla ilgili ‘hızlı üretilmiş, olgusal aktarımlarda bulunan içerikler’ olarak ele alınması. Bir diğer nedeni de gazetelerin, haber ajanslarının edebiyat eserlerine günden güne daha az yer ayırması olmuştur. Ne var ki durum böyle olsa da haber üretimi yalın bir olgusal veri paylaşımı etkinliği olarak ele alınmaz.”
“Haber metni telif hakkı kapsamına alınarak korunması gereken eserdir”
Haber üretiminin bir yandan muhabirin emeğine, araştırma, soyutlama ve analizine öte yandan yayın kuruluşunun editöryal tercih, çaba, cesaret, imkan ve kabiliyetlerine muhtaç olduğuna dikkati çeken Altun, gerçek haber üretiminin zahmetli, maliyetli, emek isteyen, çetrefilli bir iş olduğunu vurguladı.
Fahrettin Altun, “Örneğin, Anadolu Ajansının pandemi döneminde yaptığı gazetecilik, yine Rusya- Ukrayna Savaşı’nda sergilediği habercilik performansı, yahut 7 Ekim’den bu yana İsrail’in Gazze’de soykırım uyguladığı dönemden bu yana verdiği hakikat mücadelesi ‘yalın birer olgusal veri paylaşımı etkinliği’ olarak ele alınamaz. Çok açık ve net bir şekilde vurgulamak istiyorum. Haber metni, mutlak surette telif hakkı kapsamına alınarak korunması gereken bir eserdir. Bu analog medya dönemi için de dijital medya dönemi için de geçerli olan bir gerçekliktir. Hatta ve hatta içinde bulunduğumuz şu dijital medya-iletişim ekosistemi içinde haberin telif hakkıyla korunması meselesi, analog medya döneminden çok daha önemli ve acil bir hal almıştır. Zira bugün orijinal haber içeriklerinin izinsiz bir şekilde kolaylıkla ve hızla dolaşıma sokulabildiğini görüyoruz.” diye konuştu.
“Bu gidişe bir dur denmesi gerektiği açıktır”
Bu durumun orijinal içerik üreten medya kuruluşlarının gelirlerinin azalmasına neden olduğu, dolayısıyla da medyanın iş modellerine zarar verdiğini kaydeden Altun, şunları söyledi:
“Ne yazık ki Batılı dijital medya şirketleri, sosyal medya platformları, teknoloji devleri bu durumdan haksız kazanç elde etmekte, dahası açık ve net şekilde medya sektöründe haksız rekabet ortamı oluşturulmakta. Bu gidişe bir ‘dur’ denmesi gerektiği açıktır. Bizler her platformda dilimiz döndüğünce şu gerçeği dillendirmeye çalışıyoruz: Bugün insanlık, küresel düzlemde bir adalet sorunuyla pençeleşmekte ve bu adalet krizini derinleştiren başlıca dinamiklerinden biri de bütün dünyanın muhatap olduğu medya emperyalizmi ve dijital faşizmdir. Batılı medya şirketleri küresel adaletsizliği yaymakta, kurumsallaştırmaya çalışmaktadır. Tam da bu nedenle toplumlararası iletişim, asimetrik şekilde cereyan etmekte, eşitler arası bir ilişki olarak karşımıza çıkmamaktadır. Sözünü ettiğimiz Batılı medya şirketleri, sosyal medya platformları, orijinal haber içerikleri başta olmak üzere dünya üzerindeki bilgi kaynaklarını sömürmekte, bu içerikleri istedikleri formatlarda dağıtarak büyük gelirler elde etmekte.”
Türkiye’de haberciliği de içine alacak şekilde telif haklarının 1952 yılında yürürlüğe giren “5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu” kapsamında korunduğunu aktaran Altun, gerçek haberin korunması kadar, haberciliğin geleceği açısından da bu kanunun bir an önce güncellenmesi, modern bir “Dijital Telif Yasası”nın yürürlüğe girmesinin elzem olduğunu bildirdi.
Altun, dijitalleşen medya sektöründe faaliyet gösteren yayıncıların bu faaliyetleri karşılığında gelir elde etmesine imkan tanıyacak, Avrupa Birliği müktesebatına da uyumlu şekilde telif haklarını düzenleyecek bir yasa yapılmasının gündemde olduğunu söyledi.
“Batılı sosyal medya şirketleri tarafından sömürülmesi sona erecek”
Söz konusu düzenleme için teknik çalışmaların Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, AA, Rekabet Kurumu ve Basın İlan Kurumu gibi paydaşların katkılarıyla sürdürüldüğünün altını çizen Altun, “Umudum odur ki yüce Meclis’imizin gündemine bu çalışmalar çok hızlı şekilde girer ve Dijital Telif Yasası hayata geçer. Sözünü ettiğimiz bu süreçte emek hırsızlığının önüne geçilir. Haber içeriklerinin telifinin korunması için gereken adımların atılması, her şeyden önce gerçek haberciliğin gelişmesine, kökleşmesine, gazetecilik mesleğinin güçlenmesine hizmet edecek. Medya kuruluşlarımızın, haber ajanslarımızın, Batılı sosyal medya şirketleri tarafından sömürülmesi böylelikle sona erecek. Karşımızda bir sömürü var ve bu sömürüyü gerçekleştirenler Batılı sosyal medya platformları ve büyük teknoloji şirketleri. Sömürülense bizim haber ajanslarımızdır, bizim gerçek haber üreten medya kuruluşlarımızdır. Haberin telif hakları korunursa bu medyada etik davranış kodlarının daha da güçlenmesine hizmet edecektir. Dahası her bir vatandaşımızın, toplumumuzun, devletimizin, ülkemizin verdiği yalan haberle, dezenformasyonla mücadele sürecinde önemli bir kazanım elde edilmiş olacak.” ifadelerini kullandı.
Altun, toplumsal, siyasal, askeri ve teknolojik gelişmelerin yeni hukuki düzenlemeleri zorunlu kıldığını, içinde bulunulduğu çağın, baş döndürücü bir hızla ilerleyen teknolojik dönüşüm, medya ve iletişim dünyasını yeniden şekillendirdiğini söyledi.
Dijital çağın getirdiği yeniliklerin, iletişim dünyasında köklü değişimlere yol açtığını, medyanın yapısı ve işleyişinin radikal biçimde dönüştüğünü dile getiren Altun, bu dönüşümün en önemli bileşenlerinden birinin de şüphesiz yapay zeka olduğunu kaydetti.
“Karşımızda yeni imkanlar kadar yeni riskler de var”
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Altun, yapay zekanın medya üzerinde oynadığı etkin rolün, bilgiye erişimden, içerik üretimine kadar geniş bir yelpazeyi kapsadığına dikkati çekerek, şunları belirtti:
“Günümüzde yapay zeka, haberlerin otomatikleştirilmesi, içeriklerin kişiselleştirilmesi ve hatta hedef kitlelere yönelik reklamların belirlenmesi gibi birçok alanda kullanılıyor. Ancak bu teknolojinin etkileri, sadece iş süreçlerini kolaylaştırmakla kalmıyor. Karşımızda yeni imkanlar kadar yeni riskler, meydan okumalar, tehditler de var. Yapay zeka araçları bir yandan, verimlilik, zaman tasarrufu, maliyet, pazarlama ve yenilikçi reklam pazarları gibi imkan ve fırsatlar sunarken, diğer yandan mahremiyet, gözetim, deepfake ve dezenformasyon gibi risk ve meydan okumaları da beraberinde getiriyor. Biz, yapay zeka teknolojilerine ihtiyatlı bir iyimserlikle yaklaşıyor ve şunun altını çiziyoruz: Esas olan yapay zekanın hakikat namına kullanılmasıdır. Bizim gayretimiz bu yöndedir. Yapay zekayla evrime uğrayan yeni medya düzenindeki en önemli risk, tıklama odaklı haber metinlerinin birer referansa dönüşmesi ve özgün metinler yerine sansasyon yaratan ya da dezenformasyon içeren haberlerin kontrolsüzce dolaşıma sokulması, bir diğer deyişle sahtenin gerçeğin önüne geçmesidir.”
Buna karşılık, yapay zeka teknolojilerinin medya üzerindeki etkisinin sadece içerik üretimi ve yayılımıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Altun, bu teknolojilerin aynı zamanda kimin sesinin daha çok duyulduğunu ve hangi içeriklerin ön plana çıkarıldığını da belirlediğini kaydetti.
Altun, “Benzer şekilde, kişisel verilerin izinsiz şekilde kopyalanması ve dağıtılması, yine kişisel verilerde tahrifat yapılması, genel ahlaka aykırı içeriklerin yayılması ve veri madenciliği gibi hususlar da masamızdaki sorunlar yumağından öne çıkanlardır. Hepimizin bildiği gibi medya, toplumu bilgilendirme ve kamuoyu oluşturma işleviyle demokrasi adına vazgeçilmez bir unsurdur. İşte tam da bu nedenle yapay zeka teknolojilerinin medya alanında kullanılması toplumsal adalet ve şeffaflık ilkelerine uygun olmak zorunda. Altını özellikle çizmek isterim ki İletişim Başkanlığımızın tüm birimleri, yapay zekanın toplum üzerindeki etkilerini göz ardı etmenin büyük bir hata olacağı bilinciyle toplumsal faydayı gözeten insan odaklı bir perspektifi öncelemekte.” değerlendirmesini yaptı.
“Yapay zeka üretimi olan içerikleri ayırt etmek daha da güçleşecek”
Bu çerçevede, birçok uluslararası aktörün dijital dünyada hesap verilebilirliği sağlamaya çalıştığı günümüzde İletişim Başkanlığı olarak her bir çalışan ile birimin profesyonel ve kaliteli gazeteciliği sürdürmesi, toplumun nitelikli ve doğru bilgiye erişim sağlaması ve dijital medyada haksız rekabetin önlenmesi amacıyla yürütülen çabaları en güçlü şekilde desteklemeyi sürdüreceklerine işaret eden Altun, şu ifadeleri kullandı:
“Yapay zeka teknolojileriyle birlikte haber içeriklerinin telifi konusunun günden güne daha ciddi bir meydan okumaya dönüştüğü de izahtan varestedir. Mevcut yasalar eser sahiplerinin maddi haklarını korumaya gayret etse de yapay zekanın aynı yazarın metninden hareketle oluşturduğu ürünün telifinin kimde olacağı dahi henüz muammadır. Sorun maalesef müzikten, sinemaya, senaryodan, fotoğrafa kadar çok çeşitli alanları da kapsıyor. Korsan yayın, izinsiz paylaşım, kişilik hakları ve mahremiyet ihlali gibi riskler de günden güne büyüyor. Kesin olan şu ki yapay zeka araçları gelişmeye devam ettikçe insan ve yapay zeka üretimi olan içerikleri ayırt etmek de güçleşecek. Bu güçlüğü aşmanın yolu ise telif başlığı altındaki yeni sorulara karşı her an teyakkuzda olmaktır. Söz konusu teknolojilere yönelik kendi stratejilerimizi geliştirmemiz bu yüzden önemli.Bu sempozyum da bu bağlamda inanıyorum ki önemli içerikler üretecektir. “
İletişim Başkanı Altun, bunun hem haber ve eser sahiplerinin haklarını korumak hem de küresel hegemonyanın tek taraflı ve yanlı tutumlarla yeni teknolojileri araçsallaştırmasını engellemek için elzem olduğunu anlattı.
“Küresel meydan okumalar küresel çözüm üretmeyi gerektirir”
Dijitalleşmenin neden olduğu sorunlara karşı hukuki ve etik bilinç uyanmış olsa da bu kaygıların henüz tümüyle hukuki çerçeveye büründürülmediğini aktaran Altun, “Mevcut telif hakkı yasalarının güncellenmesi sürecinde uluslararası bir işbirliğine gereksinim duyulduğunu da somut şekilde müşahede ediyoruz. İletişim Başkanlığı olarak 22 farklı ülkeyle iletişim ve medya alanında yaptığımız anlaşmalar, bu sorunların çözümünde benimsediğimiz uluslararası işbirliği yaklaşımımızın somut bir tezahürüdür. Zira dijitalleşme, fırsatları ve sorunları itibarıyla küresel bir meydan okumadır. Küresel meydan okumalar küresel çözüm üretmeyi gerektirir. Haberin Telifi ve Medyada Yapay Zeka Sempozyumu’nun yeni medya teknolojileri ile temel iletişim ilkelerimiz arasında nasıl bir köprü kuracağımız konusunda yol gösterici olacağına tüm kalbimle inanıyorum.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
3 Aralık Dünya Engelliler Günü tüm Türkiye’de olduğu gibi Bursa’da da çeşitli programlarla kutlanarak engellilerin yaşadığı sıkıntılara ve taleplerine dikkat çekiliyor. Bursa Büyükşehir BelediyesiSosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı da engelli bireyler için faaliyetlerde bulunan sivil toplum kuruluşlarının ve Büyükşehir Belediyesi’nde görevli engelli personelin katılımıyla program düzenledi. Merinos Atatürk Kongre Kültür Merkezi’ndeki programa, Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in yanı sıra CHP İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Bursa MilletvekiliHasan Öztürk, Büyükşehir Belediyesi bürokratları, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, engelli belediye personelleri, Bursa Kent Konseyi Engelliler Meclisi üyeleri, eğitmenler ve engelli bireylerin aileleri katıldı.
“Eşit şartlara sahip olmalıyız”
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, birbirimize güç vermek, dayanışma ve sevginin her türlü engeli aşabileceğini vurgulamak amacıyla bir araya geldiklerini söyledi. Engellerin ötesinde bir kenti birlikte planladıklarını ve birlikte yol aldıklarını belirten Başkan Bozbey, Dünya Engelliler Farkındalık Günü dolayısıyla Aralık ayı boyunca çeşitli etkinlikler ve çalışmalar düzenleyeceklerini açıkladı. Sadece bir gün değil her zaman engelli bireylerin yanında olduklarını ifade eden Başkan Bozbey, “En büyük engel, zihinlerdeki ön yargılardır. Hepimiz aynı havayı soluyor, aynı çevreyi paylaşıyoruz. Dolayısıyla eşitiz ve eşit şartlara sahip olmalıyız. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak yurttaşlarımızın hayatını kolaylaştıracak çözümler üretmek ve iş yerinde dezavantajlı çalışma arkadaşlarımızın haklarını gözeterek daha kapsayıcı bir çalışma ortamı kurmak bizim öncelikli görevlerimizden biridir. Bursa’mızda adil, katılımcı ve herkesin kendini değerli hissettiği yönetim anlayışımız doğrultusunda birlikte çalışıyoruz” dedi.
“Sizinle daha zengin ve anlamlıyız”
‘Sürekli Engelsiz Yol Yardım Hizmetleri’ (SEYYAH) projesi ile ortopedik engelli yurttaşların akülü ve manuel tekerlekli sandalyelerinin tamir ve bakımlarını karşıladıklarını hatırlatan Başkan Bozbey, “Şehir içinde ulaşım desteği veriyoruz. 17 ilçemizin tamamında lift donanımlı araçlarımız, ortopedik engelli yurttaşlarımızı hastane ve kamu kurumlarına ulaştırıyor. Bursa Engelsiz Kulüp uygulamamız ise özel ihtiyaçlı yurttaşlarımızın kentin imkanlarından faydalanmasını, bilgi ve teknolojiye erişim sağlamasına imkan sunan bir dayanışma ağıdır. Her alanda aktif rol alabileceğiniz projeleri hayata geçirmeye devam edeceğiz. Büyük bir ailenin fertleri olarak dayanışma ruhumuzu daha da güçlendireceğimize inanıyorum. Sizin yanınızda olarak birlikte daha güzel yarınlara yürümekte kararlıyız. Sizinle daha zengin ve anlamlıyız. Hep birlikte engellerin olmadığı, herkesin eşit ve mutlu yaşadığı Bursa planlıyoruz. Sizlere güveniyor ve sizlerle gurur duyuyoruz” dedi.
CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, Türkiye’de ciddi oranda engelli bireyin bulunduğunu belirterek sorunların ancak empati yapılarak aşılabileceğini söyledi. Engellilerin hayatını kolaylaştırarak geleceğin inşa edilebileceğini ifade eden Öztürk, engelli bireylerle birlikte daha fazla farkındalık çalışmaları yapacaklarını dile getirdi.
CHP İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, herkesin birer engelli adayı olduğunu hatırlattı. Başkan Mustafa Bozbey’in herkesin daha rahat yaşayabileceği engelsiz bir kent inşa etmek için çalıştığını söyleyen Yeşiltaş, ortak akılla daha yaşanabilir Bursa’yı tüm kesimlerle birlikte oluşturacaklarını dile getirdi. – BURSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sağlık Bilgi ve Yönetim Sistemleri Topluluğu (HIMSS) Avrasya Sağlık Bilişimi ve Teknolojileri Konferansı ve Fuarı, Antalya’nın Belek Turizm Merkezi’ndeki bir otelde başladı.
Bakan Memişoğlu, etkinliğin açılışında yaptığı konuşmada, bilim ve teknolojide yaşanan gelişmelerin hayatın her alanını derinden etkilediğini söyledi.
“Endüstri 4.0” olarak ifade edilen dijital dönüşümün, kendi kendini yöneten otonom sistemleri ve insansız iş akışları gibi kavramları öne çıkarttığına dikkati çeken Memişoğlu, ‘endüstri 4.0’ ile tüm dünyanın, veri madenciliği, makineler arası iletişim, bulut bilişim, nesnelerin interneti, yapay zeka, artırılmış gerçeklik gibi kavramları çokça konuştuğunu kaydetti.
Memişoğlu, sağlık sektörünün de dijital dönüşümün en güçlü yaşandığı alanların başında geldiğini vurgulayarak, şöyle konuştu:
“Sağlık sektöründeki dijital dönüşüm, elbette teknolojide yaşanan gelişmelere paralel gerçekleşiyor. Ancak bu dönüşümü tetikleyen başkaca gelişmeler de oldu. Dünya nüfusundaki artış, yaşanan demografik değişiklikler ve ortaya çıkan küresel sağlık krizleri gibi sebepler, sağlık sistemlerinde hızlı bir değişim ve dönüşümü zorunlu kıldı. Özellikle Kovid-19 küresel salgını sonrası dünyada, sağlık sistemlerinin kriz yönetme kabiliyetlerinin çok daha kapsamlı ve ayrıntılı bir şekilde planlanması, donatılması ve sağlık hizmetlerinin yeni yöntemlerle desteklenerek sunulması gerekliliği ortaya çıktı. Bu süreçte devletlerin hızlı karar alma kabiliyetleri, sağlık yönetişim süreçlerinin etkin hale getirilmesi, vatandaşların sağlığa erişiminin kolaylaşması, vatandaşların sağlığın takibi gibi birçok mesele kritik önem kazandı. Bu noktada dijital dönüşümün etkisiyle, dünyada değişen hasta profiline de dikkat çekmek gerekiyor. Hastalar, internet ve benzeri kitle iletişim araçları sayesinde sağlık bilgilerine daha kolay erişebiliyor ve kendi sağlık yönetim süreçlerinde daha fazla söz sahibi olmak istiyor.”
“Yapay zeka uygulamaları ile sağlık sektörünü yeniden yapılandırdık”
Türkiye’nin sürekli gelişen bir sağlık sistemine sahip olduğunu dile getiren Memişoğlu, “Sağlık hizmeti sunumunda son 22 yılda önemli bir mesafe katettik. Gelinen noktada bu süreci daha ileri bir noktaya taşırken, sağlığın bilim ve teknolojisini üretip sürdürülebilir altyapısını güçlendiriyoruz.” ifadelerini kullandı.
Memişoğlu, hızla gelişen yapay zeka uygulamalarıyla sağlık sektörünü yeniden yapılandırdıklarını, yeni teknolojilerle sağlık kurum ve kuruluşlarının yönetimi başta olmak üzere, sağlığın korunması, tedavi süreçleri ve hastalarla iletişim gibi tüm süreçleri elden geçirdiklerini anlattı.
Sağlık hizmetlerinin sunumunda randevu, takip, raporlama gibi işlemlerin, internet altyapısı ve mobil bağlantı çözümleri ile büyük oranda sanallaştığına işaret eden Memişoğlu, “Klinik alanda yapay zeka uygulamaları ile teşhis, tanı, tedavi, rehabilitasyon ve sağlığın korunması gibi süreçlerde yeni yöntemleri hayata geçiriyoruz. Dijitalleşmede başarılı EMRAM validasyon deneyimine sahip sağlık kuruluşlarımızın sayısı her geçen gün artıyor. Bu durum aynı zamanda, dijitalleşen sağlık eko sisteminin kökleşmesine ve derinleşmesine yol açıyor.” değerlendirmesinde bulundu.
“Türkiye sağlık kategorisinde 90 puanla 4. sırada yer alıyor”
Bakan Memişoğlu, Avrupa Komisyonunun 2024’te yayınladığı e-Devlet Ölçütü Raporu’nda puanlama yapılırken kullanıcı odaklılık, şeffaflık, temel etkinleştiriciler ve sınır ötesi hizmetler olmak üzere dört temel kritere yer verildiğini aktardı.
Raporda, AB hükümetlerinin genel performans puan ortalamasının 76 olarak tespit edildiğini belirten Memişoğlu, Türkiye’nin 83 puanla AB ortalamasının üzerinde değerlendirildiğini söyledi.
Türkiye’nin aynı raporda 11 puanlık artışla son dört yılda en çok gelişme gösteren ülkelerden birisi olarak gösterildiğinin altını çizen Memişoğlu, şöyle devam etti:
“Burada en önemli göstergelerden birisi de sağlık alanında yapılan değerlendirme. Türkiye sağlık kategorisinde 90 puanla 4. sırada yer alıyor. İlk üç sırada Lüksemburg, Malta ve Estonya’nın yer aldığı dikkate alındığında, nüfus büyüklüğüne göre ülkemiz birinci sırada bulunuyor. Türkiye olarak, gerçekten de dijital dönüşüm alanında son 22 yılda önemli bir mesafe katettik. Sağlık hizmeti sunumunda devreye aldığımız teknoloji, altyapı, yazılım ve uygulamalar, Türkiye’de dijital dönüşümün öncüsü oldu. Dijital sağlık alanında dünya çapında marka ülke haline geldik. Sağlığın bugününü değiştiren ve geleceğini etkileyen bir dizi dijital sağlık uygulamasına imza atmış bulunuyoruz.”
“Aile hekimliğini güçlendireceğiz”
Sağlık Bakanlığı olarak bireyin, kendi sağlığı üzerindeki sahiplenmesini ve kontrolünü artırdığı koruyucu sağlık hizmetini geliştirmeyi hedeflediklerini dile getiren Memişoğlu, doğru yerde, doğru zamanda, etkin tedavinin mümkün olacağı, verimli ve sürdürülebilir sağlık sistemini güçlendireceklerini kaydetti.
Memişoğlu, bu süreçte aile hekimliğini güçlendireceklerini vurgulayarak, “İkinci ve üçüncü basamakla entegrasyonlarını arttırarak, vatandaşımızın doğru yerde, doğru zamanda, etkin tedaviyi alarak şifa bulmasına önem veriyoruz. Şeffaf, bilişim tabanlı, bilimsel verilere ve risk yönetimine dayalı, yapay zekanın kullanılacağı, çoklu denetim mekanizmasını geliştireceğiz. Çok sayıda branşta, denetim ve değerlendirme bilim kurulları oluşturuyoruz.” dedi.
Sağlık Bakanlığı olarak yeni dönemde hekimlerin bilim üretmeleri noktasında en güçlü şekilde teşvik edici bir rol oynayacaklarına da değinen Memişoğlu, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) üzerinden oluşturacakları ekosistem ile “faz1” çalışmaları yürüten bilim insanlarına destek vereceklerini anlattı.
Memişoğlu, araştırma hastanelerinde teknoloji transfer ofisleri kurduklarını, AR-GE ve üretim süreçlerini planlayıp, AR-GE ekiplerine gerekli bilgi ve deneyim aktarılmasına rehberlik ettiklerini sözlerine ekledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, soyal medya hesabı üzerinde sosyal destek kapsamında çocuklara yapılan kantin desteğine ilişkin açıklamada bulundu. Yavaş’ın açıklaması şu şekilde:
“İyiliğin Başkenti Ankara’da evlatlarımıza destek olmaya devam ediyoruz. Belediyemizden sosyal destek alan 15 bin 514 ailemizin 18 bin 918 çocuğu için 15. kez kantin desteği ödemesi Başkent Kartlarına yatırıldı. Toplam destek tutarı: 20 milyon 809 bin 800 TL.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Fatih Mahallesi Vatan Caddesi’ndeki bir apartmanın çatısında henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.
İhbar üzerine bölgeye polis, sağlık, itfaiye, AFAD ve UMKE ekipleri sevk edildi. Polis ekiplerinin güvenlik önlemi aldığı caddede, bina sakinleri tedbir amacıyla tahliye edildi.
Dumandan etkilenen bazı vatandaşlara sağlık ekipleri müdahalede bulundu. İtfaiye ekiplerine dumandan etkilenmelerini önlemek için ayran dağıtıldı.
Ekiplerin yaklaşık 1,5 saat süren müdahalesiyle söndürülen yangın nedeniyle çatıda hasar oluştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(TBMM) – TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Cumhurbaşkanlığı bütçe görüşmeleri devam ediyor. CHP İzmirMilletvekiliRahmi Aşkın Türeli, “Cumhurbaşkanlığı bütçesini görüşüyoruz. 14 kuruma ait 30’u aşkın bütçe kesin hesap ve Sayıştay denetim raporu var. Bu kadar kısa sürede bu kadar bütçenin görüşülmesi mümkün değil. TMSF’nin Cumhurbaşkanlığı ile ilişkisi ne, niye burada? Savunma Sanayi’nin burada ne işi var, Savunma Bakanlığı’nda olması gerekmiyor mu? Bakanlıklara paralel bakanlık gibi bir yapı oluşmuş” dedi.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, Komisyon Başkanı AK PartiSamsun Milletvekili Mehmet Muş’un başkanlığında toplandı. Komisyonda, Cumhurbaşkanlığı ve bağlı kuruluşların 2025 yılı bütçesi görüşülüyor. CHP İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli, konuşmasında, “Bu ucube Cumhurbaşkanlığı sistemini sahiplenmeyin, sürdürülebilir değil. Daha üzerinden beş yıl geçti, bu sistem yürümüyor” dedi.
Rahmi Aşkın Türeli, konuşmasında şunlara değindi:
“Ülkenin kaynaklarını iki şekilde kullanacağız; doğru ve yerinde. Hiçbir usulsüzlüğe, hırsızlığa mahal vermeden, yerinde kullanılmasıyla da zaten kıt olan kaynaklarımızın yerinde olan ve ülkenin ihtiyacı olan yatırımlarda kullanılması gerekiyor. Kamu özel işbirliği, kur korumalı mevduat böyle değil. Bu ülkede merkezi hükümet ile yerel yönetimler birbirinin tamamlayıcısıdır. Yerel yönetimlerde zaten merkezi hükümetin vesayet yetkisi var. Sanki sizin belediyelerinizde her şey mükemmelmiş gibi bizim belediyelerimize çamur atarak siyaset yapılmaz. Ortada bir parti devleti var. Bunlar doğru şeyler değil.
Cumhurbaşkanlığı bütçesini görüşüyoruz. 14 kuruma ait 30’u aşkın bütçe kesin hesap ve sayıştay denetim raporu var. Bu kadar kısa sürede bu kadar bütçenin görüşülmesi mümkün değil. TMSF’nin Cumhurbaşkanlığı ile ilişkisi ne, niye burada? Savunma Sanayi’nin burada ne işi var, Savunma Bakanlığı’nda olması gerekmiyor mu? Bakanlıklara paralel bakanlık gibi bir yapı oluşmuş.
Bütçe hakkını yerine getirebiliyor muyuz? Hala kesin hesap komisyonu yok. Biz şimdi bütçeyi mi, kesin hesabı mı, Sayıştay raporlarını mı görüşeceğiz? Böyle bir görüşme sistemi yok. Biz bütçeyi layıkıyla görüşmüyoruz. Hesap verilebilirlik ilkesi işlemiyor.”
” Recep Tayyip Erdoğan’a göre bir hükümet sistemi değişikliği yapıldı”
Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini eleştiren Türeli şunları söyledi:
Parlamenter sistem için en büyük eleştiri şudur; koalisyonların varlığı karar alma süreçlerini yavaşlatıyor ve sistemi istikrarsızlaştırıyor denilir 2017 referandumunda 15 yıldır siz zaten ülkeyi tek parti olarak yönetiyordunuz. Ne istediniz de yapamadığınız için bu sisteme geçtiniz? Burada amaç belli; Recep Tayyip Erdoğan’a göre bir hükümet sistemi değişikliği yapıldı.
Türkiye’nin tarihsel olarak başkanlık sistemine dair bir deneyimi yok, parlamenter sistem içerisinde şekillenmiş bir yapı var. Türkiye’de siyasi yelpaze çok geniş. Böyle bir yapının içerisinde başkanlık sistemi işlemez. Siyasi parti yapıları disiplinli parti yapılarıdır Türkiye’de. Bir partinin tüzüğüne, yapısına uymadığınız zaman ihraca kadar gider bu süreç. Türkiye’nin siyasi kültürü uzlaşmacı olmayan daha çok çatışmacıdır. Bütün bu kriterlerin şekillendirdiği bir yapı var. Bu yapı yeni geçilen sistemle birlikte bir zorunlulukla geldi ama bu sistem işlemiyor. Anayasa değişikliğinin altında da bunlar yatıyor. Bu sistemi işlemesi için nasıl revize ederiz çabası.
Ülkede her şey toz pembeymiş gibi konuşmayın. Ülkede Türkiye’nin belki de en büyük bölüşüm şoku yaşanıyor. En düşük ve en yüksek yüzde 5’lik gruplar arasında 26 kat fark var. Gelir dağılımı bozulmuş, yoksulluk artıyor. Asgari ücret açlık sınırının altında. Ekonomi yavaşladı. Bu krizin varlığını ücretler olarak görerek bir yere gidemeyiz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, Komisyon Başkanı AK PartiSamsun Milletvekili Mehmet Muş’un başkanlığında toplandı. Komisyonda, Cumhurbaşkanlığı ve bağlı kuruluşların 2025 yılı bütçesi görüşülmeye devam ediyor. Komisyon’da konuşan DEM Parti Antalya Milletvekili Saruhan Oluç, şunları söyledi:
“Kürt sorunu, Türkiye’nin tarihsel ve toplumsal sorunu”
“Bugün Türkiye’deki sistemi, sizin deyiminizle ‘revize etmek’, bizim deyimimizle demokratikleştirme meselesini konuşacaksak, bütün bunların ele alınmasında fayda olduğunu düşünüyorum. Demokratikleşme deyince kaçınılmaz olarak Türkiye’nin tarihsel ve toplumsal bir sorunu var. Kürt sorunu. Bu sorunun demokratikleşme ile iç içe geçtiğini düşünüyoruz. Türkiye demokratikleşirse, Kürt sorununu çözer. Kürt sorununun çözülmesi için adımlar atıldığı halde Türkiye demokratikleşir. Bunlar birbirini besleyen konular. Demokratikleşme dediğimiz zaman bizim aklımızın önemli bir yerinde Kürt sorununun çözümünde barışçıl ve demokratik bir çözümün gerçekleşmesi yer alıyor.
“Hem yerel hem de bölgesel çözümlerin gerçekleşmesi gerekiyor”
Geçmişte baktığımızda Kürt sorunu yerel bir sorundu ağırlıklı olarak. Fakat bugün yerel bir sorun olmaktan çıktı. Türkiye sınırları içerisinde bir sorun olmanın ötesinde bölgesel bir sorun haline geldi. Hatta daha ileri gitti. Küresel güçlerin de içine dahil olduğu bir süreç durumuna geldi. Dolayısıyla bunun hem yerel hem de bölgesel çözümlerinin gerçekleşmesi gerekiyor. Türkiye sınırları açısından baktığımızda, yerel çözüm açısından, biraz önce sözünü ettiğim yerel demokrasinin gelişmesi gibi konuları tartışarak adımların atılması gerekiyor. Kürt halkının ana dilde eğitim gibi taleplerinin konuşulması gerekiyor.
“Türkiye’nin bölgede önemli bir yeri olduğunu düşünüyoruz”
Orta Doğu’da çok önemli bir döneme giriyoruz. Bu dönem çok büyük riskleri de barındıran, tehditleri de barındıran, çok önemli imkanları da içeren bir dönem. Kürt sorununun bölgesel çözümü olarak meseleye bakmak kaçınılmaz hale geldi. Bölgesel çözüm açısından baktığımızda Türkiye’nin bölgede önemli bir yeri olduğunu düşünüyoruz. Sorun şu. Bölgedeki Kürt halkı açısından bakarsak, Irak, Suriye… Hangi parçasını değerlendirirsek değerlendirelim Türkiye’nin her zaman yeri başkadır.
“Kilit mesele, Türk-Kürt ittifakının kurulup, kurulmayacağıdır”
Türkiye aslında bölgede güçlü bir model ülke olmak istiyorsa, bunu yapmanın yolu esas itibariyle demokrasi, hukukun üstünlüğü açısından model bir ülke haline gelmesidir. Burada bölgesel çözüm de gündeme geliyor. Kürt sorununda bölgesel adımlar atılacaksa eğer, Türkiye’nin bu konuda kendi iç sorunlarını da çözerek model ülke olma adımını atması gerekiyor. Burada da kilit bir mesele var. Tarihsel bir mesele. Bölgesel olarak baktığımızda sadece Türkiye açısından değil, Türk- Kürt ittifakının kurulup, kurulmama meselesidir. Kilit mesele bizce bu. Eğer Türkiye, attığı adımlarla ve geliştireceği politikalarla, alacağı önlemlerle, demokratikleşmesiyle Türk-Kürt ittifakının zeminini güçlendirse, bu sadece Türkiye sınırları açısından değil, baktığımızda bütün Kürdistan coğrafyasını da kapsayan şekilde ve Orta Doğu’da adımlar atılmasının mümkün hale gelebileceğini düşünüyoruz.
“Tarihsel bir fırsat”
Böyle bir dönemde tabi ki yeni bir Anayasa’nın tartışılması, tabi ki yeni bir toplumsal sözleşmenin yaratılması, demokratikleşme ve bununla birlikte hem Türkiye’deki hem de bölgedeki Kürt sorununun çözümü doğrultusunda adım atmak çok belirleyici bir noktaya geldi. Tarihsel bir fırsattır. Bu konjonktürü kaçırmamak gerekiyor. Fırsatın kaçırılmaması gereken bir andayız. Bu bir süreçtir. Bunun iklimin yaratılması, bunun demokratik ve politik ikliminin ortaya çıkmasının hem Türkiye sınırları açısından hem de bölge açısından baktığımızda imkanların geliştirilmesi önem taşıyor.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>O.E. (39) idaresindeki 41 L 1709 plakalı otomobil taşıyan tır, Afyonkarahisar – Eskişehir kara yolu Beyören köyü yakınlarında seyir halindeyken dorse kısmı henüz bilinmeyen nedenle yanmaya başladı.
Yangını fark eden sürücü, aracı durdurup 112 Acil Çağrı Merkezi’ne durumu bildirdi.
Olay yerine itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi.
Ekiplerin müdahalesiyle söndürülen yangında, tırın dorsesinde bulunan 6 otomobilde hasar meydana geldi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Valilikten yapılan açıklamaya göre, İl Jandarma Komutanlığı Çevre, Doğa ve Hayvanları Koruma Timi, soğuk kış günlerinin başlaması nedeniyle özellikle şehir merkezinden uzak ve soğuk havanın etkisini daha çok gösterdiği yüksek rakımlı bölgelerde sokak hayvanlarının beslenme ihtiyacının karşılanmasına yönelik çalışma yürütüyor.
Bu kapsamda ekiplerce belirlenen noktalara, kedi ve köpekler için mama bırakılıyor.
Ayrıca ekipler, sokak hayvanlarının yoğun olarak bulunduğu bölgelerde gerekli denetim ve kontrolleri sürdürüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hatay Emniyet Müdürlüğü ekiplerince aranan şahısların yakalanmasına yönelik çalışmalarda İskenderun ilçesinde bina içinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçundan toplam 5 yıl 10 ay hapis cezası bulunan R.D. ile bina içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hırsızlığı suçundan 3 yıl 9 ay hapis cezası aranan B.E. yakalandı.
Adli makamlara çıkarılan şüpheliler R.D. ile B.E. tutuklanarak cezaevine teslim edildi. – HATAY
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Savunma sanayinin lider firması olan ASELSAN geliştirdiği milli ve yerli ürünlerle göz dolduruyor. Hava savunmasından, kara ve deniz savunmasına kadar geliştirdiği yerli ve milli ürünlerle adından sık sık söz ettiren ASELSAN Türkiye’nin dışa bağımlılığını azaltmak için çalışmalarını sürdürüyor. ASELSAN tarafından üretilen hava savunma sistemleri, radarlar, elektro optik sistemler, MİLGEM projesi çerçevesinde inşa edilen gemiler de kullanılıyor. Sistemlerle gemilerin yerli ve millilik oranı arttırdığı gibi Türkiye’nin mavi vatandaki gücüne de güç katıyor.
MİLGEM gemilerinde kullanılan sitemlerden bahseden ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, “Mavi vatanda bizim için çok öncelikli bir konu. Burada da Deniz Kuvvetlerimizin yerli ve milli platformlarının akıllı elektronik sistemlerle donatılması da ASELSAN olarak bizim görevlerimizden biri. Milli gemimizin üzerinde 50’ye yakın ASELSAN’nın sistemi var. Radarı, elektro optik sistemleri, elektronik harbi sonar sistemleri, hava savunması, haberleşme sistemleri, bir dizi elektronik sistemlere baktığınız zaman bir geminin üzerinde ihtiyaç duyulan bütün sensör ve silahları artık millileştirdiğimizi çok rahatlıkla söyleye bilirim. Bunu aslında bir geminin üzerinde göstermiş oluyoruz. Mavi vatanda da platformlarımız kendi sensör ve silahlarımızla donatılmış olarak Deniz Kuvvetlerimize hizmet veriyor şu anda. Bu alanda da ciddi bir başarıyı ciddi bir ivmeyi yakaladık” dedi. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İSTANBUL Valisi Davut Gül, Güngören’de yıkımı sırasında meydana gelen çökmede göçük altında işçinin kurtarılma çalışmalarının sürdüğü binada yetkililerden bilgi aldı. Olay yerinde açıklama yapan Vali Gül, “Çalışmalar çok dikkatli bir şekilde yürütülüyor. Alanda çalışmak oldukça zor, içeride bir vatandaşımız olduğu düşünülüyor. Onu sağ salim kurtarmak için büyük bir titizlikle çalışmalar sürdürülüyor” dedi.
Olay, 15.30 sıralarında Mehmet Nesih Mahallesi, Gülsever Sokakta meydana geldi. Kentsel dönüşüm nedeniyle kontrollü şekilde yıkımı devam eden binanın üst kısmında henüz belirlenemeyen bir nedenle çökme meydana geldi. Çökme sonrası bölgeye çok sayıda itfaiye, sağlık ve polis ekibi sevk edildi. Göçük altında kalan işçilerden Ümit Kurt, itfaiye ekiplerinin çalışması sonucu kurtarılarak sağlık ekiplerine teslim edildi. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan Kurt, BakırköySadi KonukEğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Kurt’un sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. Göçük altında kalan diğer işçiye ulaşmak için itfaiye ve AFAD ekiplerinin çalışmaları devam ediyor.
VALİ GÜL, OLAY YERİNDE İNCELEME YAPTI
İstanbul Valisi Davut Gül, olay yerinde incelemelerde bulunarak çalışmalara ilişkin bilgi verdi. Vali Gül, yaptığı açıklamada, “AFAD, UMKE ve ilçe belediyesi ekiplerimiz hemen olay yerine intikal etti. Çalışmalar çok dikkatli bir şekilde yürütülüyor. Alanda çalışmak oldukça zor, içeride bir vatandaşımız olduğu düşünülüyor. Onu sağ salim kurtarmak için büyük bir titizlikle çalışmalar sürdürülüyor. İş makineleri, ekipmanlar ve personel oldukça fazla, ancak çalışma alanı dar olduğu için süreç biraz zaman alıyorö dedi.
‘SAĞLIK DURUMUNA DAİR BİR BİLGİMİZ YOK’
Vali Gül, içeride kalan vatandaşa henüz ulaşılamadığını belirterek, “Sağlık durumuna dair bir bilgimiz yok. Daha önce enkazdan bir vatandaşımız yaralı olarak kurtarıldı ve sağlık durumu iyi. Çalışma sırasında bulunan toplam 6 kişiden 4’ü olaydan etkilenmeden kurtulmuştu. Bir kişi kurtarıldı, bir kişinin de kurtarılması için çalışmalar sürüyor” ifadelerini kullandı.
Basın açıklamasının ardından çevredeki vatandaşlarla sohbet eden Vali Gül, çökmeden etkilenen kişiler ve yakınlarına geçmiş olsun dileklerini iletti. Enkaz altındaki vatandaşa ulaşılması için ekiplerin çalışmaları devam ederken İstanbul İtfaiyesi çalışmaları sosyal medya hesabından paylaştı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Londra merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi tarafından yapılan açıklamada, Heyet Tahrir Şam (HTŞ) ile müttefiklerinin Cuma sabahı “Halep’in kapısına” ulaştığı, günün ilerleyen saatlerinde de Halep’e girerek beş mahallede kontolü ele geçirdiği duyuruldu. Günlerdir süren çatışmalarda en az 255 kişinin hayatını kaybettiğini aktaran Gözlemevi, “HTŞ ve Türkiye tarafından desteklenen grupların, Halep ve İdlib bölgelerinde 50’den fazla köy ve kasabayı” kontrolü altına aldığı iddia edildi.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin “terör organizasyonları” listesinde bulunan HTŞ’yi Türkiye de “terör örgütü” sayıyor.
Suriye hükümetinde yer alan bir güvenlik yetkilisi ise ordunun Halep’e takviye kuvvetler gönderdiğini ve bu kentin batısında “şiddetli çatışmalar yaşandığını” ancak saldırganların Halep’e ulaşmadığını ifade etti. AFP haber ajansının bölgede bulunan bir muhabiri, Halep’e birkaç kilometre mesafede ağır çatışmalar olduğunu ve cihatçı grupların zırhlı araçlarla ilerlediğini aktardı.
Beş yıl aranın ardından savaş sesleri
Halep’te yaşayan 51 yaşındaki bir görgü tanığı, “Beş yıldan bu yana ilk kez aralıksız füze, topçu ateşi ve zaman zaman da savaş uçaklarının sesini duyuyoruz” diyerek insanların, “savaş senaryosunun tekrarı ve vatandan kaçmak zorunda kalma” endişesi yaşadığını dile getirdi.
Suriye’nin resmi haber ajansı Sana ise muhalif grupların Halep’te bulunan bir öğrenci yurduna saldırdıklarını ve söz konusu saldırıda dört sivilin hayatını kaybettiğini duyurdu. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi de, Halep ile 300 kilometre güneyindeki başkent Şam arasındaki otoyol trafiğinin, cihatçı gruplar tarafından kesildiğini bildirdi.
Halep’in bir başka sakini, 36 yaşındaki Nasır Hamdo, karayolu trafiğinin kesilmesi ile ilgili olarak “Ablukanın yakıt fiyatlarını fahiş derecede artırmasından ve şehre gerekli mal ve mamüllerin gelememesinden endişe ediyoruz” dedi.
Türkiye Dışişleri Bakanlığı’ndan açıklama
Ankara ise Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla yaptığı açıklamada, dünya kamuoyuna “Sınırımızın sıfır noktasında bulunan İdlip ve mücavir bölgede sükunetin muhafazası ülkemiz açısından öncelikli bir meseledir” mesajını verdi. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, X hesabından paylaştığı mesajda, “Yeni ve daha büyük istikrarsızlıklara yol açılmaması ve sivil halkın zarar görmemesi, Türkiye bakımından büyük önem teşkil etmektedir. Diğer taraftan, mevcut istikrarsızlık ortamından istifade etmeye çalışan Tel Rıfat ve Münbiç’teki terör gruplarının sivil halkı ve Türkiye’yi hedef alan saldırılarındaki artışı da dikkatle izliyoruz” ifadelerini kullandı.
13 yıldır devam eden savaş
2011 yılında, hükümete karşı düzenlenen protestoların, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad tarafından şiddet kullanılarak bastırılmaya çalışılmasının ardından başlayan iç savaşta bugüne dek 500 binden fazla kişi hayatını kaybetti, milyonlarca kişi de göç etmek zorunda kaldı. Aralarında Esad’ın müttefiki olan Rusya, İran ve Lübnan’daki Hizbullah’ın da bulunduğu pek çok dış güç de bugüne dek bu savaşa fiilen katıldı.
Cihatçı grupların Çarşamba günü başlattığı operasyonu kınayan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in sözcüsü Dimitri Peskov, saldırıların “Suriye’nin egemenliğine karşı yapıldığını” belirterek Suriye hükümetine, operasyona maruz kalan bölgelerde destek verebileceklerini ifade etti.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi de, Suriyeli mevkidaşı Bessam Sabbah ile yaptığı telefon görüşmesinde, “Suriye yönetimine, ulusuna ve ordusuna, teröre karşı destek” taahhüdünde bulundu.
HTŞ’li bir yetkili, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, hedeflerinin “Suçlu düşmanın ateş kaynaklarını, cephe hattından uzaklaştırmak” olduğunu dile getirmişti. El Kaide terör ağına bağlı HTŞ, Suriyenin kuzey ve kuzeybatısında, aralarında İdlib ve Halep’in de bulunduğu pek çok bölgeyi kontrolü altında tutuyor. Türkiye ile Rusya’nın arabuluculuğunda, 2020’de İdlib’de sağlanan ateşkese, bugüne dek zaman zaman ihlal edilmiş olsa da, taraflarca büyük oranda uyulmuştu. 2015 yılında Suriye İç Savaşı’na müdahale eden Rusya, savaşın seyrini Beşar Esad yönetimi lehine değiştirmişti.
AFP/ ET,JD
DW Türkçe’ye VPN ile nasıl erişebilirim?
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bakan Kurum, TRT’nin bu yıl 8’incisini düzenlediği TRT World Forum 2024’te “Yarını Dönüştürmek: Eko-Rejenerasyonun Gücü” başlıklı oturumun açılış konuşmasını yaptı.
Dünyanın yaradılışından bugüne belki de en meşakkatli dönemlerinden birini yaşadığını kaydeden Kurum, bir yanda İsrail eliyle Gazze’de sürdürülen korkunç bir soykırım olduğunu, diğer yanda ise Rusya- Ukrayna Savaşı’nın neden olduğu acılarla boğuşulduğunu söyledi.
İnsanların iklim krizinin getirdiği sorunlarla küresel bir yıkımın tam eşiğinde hatta ortasında durduğunu ifade eden Kurum, şöyle konuştu:
“Bu noktada doğamızın kendi kendini yenileyebilme kapasitesini konuşmamız bu konferansta gerçekten çok kıymetli. Bu salondaki tüm katılımcılarla, iklim krizinin insan eliyle oluştuğu konusunda hemfikir olduğumuzu düşünüyorum. Zira tüm bilimsel çalışmalar, iklim değişiminin başlangıç noktası olarak sanayi devrimini işaret etmektedir. Ben de bu ortak kanaati paylaşıyorum ama sanayi devrimiyle başlayan kirlenmenin sadece bir sebep olduğunu değil, insanlığın çarpık doğa anlayışının bir sonucu olduğunu düşünüyorum. İklim değişikliği konusunda mevzubahis doğadır, insandır, ortak evimiz dünyamızdır. Doğa ve insan arasındaki ilişkiyi doğru tanımlamadan atacağımız her adımın parçalı olacağını ve bütünü kapsamayacağını düşünüyoruz.”
Doğa ve insan uyumu söz konusu olduğunda başvuru kaynağının Türk-İslam medeniyeti olduğuna dikkati çeken Kurum, “Bizim medeniyetimiz, dört mevsimin gereklerine en uygun şekilde yurt tutmayı emreden; dağların, ormanların, denizlerin, hayvanların ve bitkilerin doğal durumuna müdahale etmeyen, tek bir dalı bile incitmeyi suç sayan bir medeniyettir.” ifadelerini kullandı.
“Bu adil dünya bir gün mutlaka kurulacaktır”
İstanbul’dan bütün dünyaya Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu adil gelecek vizyonunu ifade etmekten şeref duyduğunu kaydeden Kurum, “Doğasıyla, çevresiyle, ekonomisiyle, demokrasisiyle, insan haklarına saygısıyla daha adil bir dünya mümkündür. ve bu adil dünya bir gün mutlaka kurulacaktır.” dedi.
Kurum, Türkiye’nin Akdeniz Havzası’nda yer alan ve iklim krizinden en çok etkilenen ülkelerden biri olduğunu, buna da yaşanan afetlerle şahitlik edildiğini belirterek, Türkiye’de her yıl 1500’e yakın sel, orman yangını, su taşkını ve kuraklık gibi iklim kaynaklı doğal afetler yaşandığına işaret etti.
Türkiye’de geçen 10 yıllık süreçte yenilenebilir enerji kapasitesini iki katına çıkardıklarını vurgulayan Kurum, “Önümüzdeki 10 yıl içinde güneş ve rüzgar enerjisi kapasitemizi 4 kat daha arttıracağız. Emisyonların yaklaşık üçte ikisi çevremizde gerçekleşiyor. Bu nedenle ulaştırma ve yapılaşma konularında da yenilikçi çözümler bulmaya devam ediyoruz.” diye konuştu.
Kurum, 6 Şubat depremlerini anımsatarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“11 ilimizi, 14 milyon vatandaşımızı etkileyen ve 6 Şubat sabahı tüm Türkiye’yi derin acılara götüren o afette binlerce canımızı yitirdik ama tek yürek olduk. 11 ilimizde asrın birlikteliğini göstererek 453 bin konutun inşa ve yapım faaliyetlerini sıfır atık uyumlu ve enerji verimli uygulamalarla inşa etmeye devam ediyoruz. İnşallah yarın da Sayın Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle Kahramanmaraş’ımızda 155 bininci konutumuzun anahtarlarını söz verdiğimiz gibi vatandaşlarımıza teslim edeceğiz. Tabii ki şehirlerimizi ihya ederken, konutlarımızın dönüşümünü gerçekleştirirken bu konutların iklim değişikliğine uyumlu ve duyarlı olmasını da önemsiyoruz. Sıfır atık anlayışıyla binalarımızı inşa ediyor, gerek yenilenebilir enerjilerden faydalanmak gerekse yağmur sularının toplanmasıyla birlikte tüketimi azaltacak, bize emanet edilen o doğanın suyunu, havasını, yeşilini koruyacak adımları atmaya gayret gösteriyoruz. Kentsel ulaşımda metro, hafif raylı ve tramvay sistemlerimizi de iki katına çıkarmak için yoğun gayret gösteriyoruz.”
Sıfır Atık projesi
Sıfır atık hareketini çok önemsediklerini belirten Kurum, “Sıfır atığın önemini daha iyi anlayabilmeniz için çarpıcı bir gerçeği sizlerle paylaşmak istiyorum. Konuşmama başlayalı 10 dakika oldu. Bu 10 dakikada dünyamızda toplam 5 bin 900 ton plastik atık oluştu ve 370 ton atık da okyanuslara karıştı. 20 deniz kuşu ve 2 kaplumbağa maalesef şu 10 dakika içerisinde öldü ve yine bu 10 dakikada 77 hektar ormanlık alan yok olmuştur. Şu geçen 10 dakikada çöpe attığımız 25 bin ton gıdayla tam 2,2 milyon Gazzeli kardeşimizin bir haftalık gıda ihtiyacını çöpe atmış oluyoruz.” değerlendirmesini yaptı.
Kurum, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayesinde yürütülen Sıfır Atık projesinin insanlığı küresel israf uçurumundan kurtarmanın en önemli adımı olduğunu söyleyerek, “Türkiye de bu kapsamda 193 bin binada sıfır atık yönetim sistemini kurmuş ve toplamda 60 milyon ton atığı geri kazandırmış, bu çerçevede tam 498 milyon ağacın kesilmesinin önüne geçilmiştir. Yeni dönemde Sıfır Atık hareketimizi tüm ülke geneline yaygınlaştıracağız. 7 bölgemizde Sıfır Atık pilot ilçeleri belirleyecek ve depozito yönetim sistemimizin kurulumunu ülke genelinde 2025 yılı sonuna kadar uygulamaya geçireceğiz.” diye konuştu.
İklim Kanunu bu yıl yasalaşıp yürürlüğe girecek
İklim Kanunu’nun bu yıl içerisinde yasalaşıp yürürlüğe girerek, iklim değişikliği konusunda atılacak adımlara kolaylık sağlayacağını vurgulayan Kurum, şöyle devam etti:
“İki hafta boyunca can Azerbaycan’da COP29 toplantılarına katıldık. Sayın Cumhurbaşkanı’mızın liderliğiyle 2053’e ilişkin stratejilerimizi, hedeflerimizi tüm dünyayla paylaştık. Türkiye olarak, iklim krizinin maliyetini bu krizin oluşmasında en ufak katkısı olmayan devletlere yüklemenin adaletsizlik, vicdansızlık ve insafsızlık olduğunu en yüksek sesle dile getirdik. Dünyanın en zengin yüzde 1’lik kesiminin en yoksul yüzde 66’lık kesiminden daha fazla karbon salınımına neden olduğu bir ortamda bu adaletsizliğin devam etmemesi gerektiğini de en gür sesle tüm dünyaya ilettik ve bu tezimizi savunduk. İnsanlık doğanın yeniden kendisini toparlamasını istiyorsa finansal destek meselesini süratle çözmelidir ve herkes verdiği sözü acilen yerine getirmelidir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin tarihsel sorumluluğu yok denecek kadar azdır. Yani dünyanın kirletilmesinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin suçu neredeyse yoktur. Ama bugün uğraştığımız, 1,5 santigrat derecede tutmaya çalıştığımız ortalama sıcaklığımız için bu mücadeleyi veriyoruz.”
Kurum, Filistin meselesine değinerek konuşmasını, “Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğiyle tüm Türkiye adil bir dünya için, Filistin’in özgürlüğü için, Filistinli kardeşlerimizin gür sesi olmaya devam ediyor. Bugün Türkiye Cumhuriyeti Devleti, İsrail’le ilişkisini tamamen dondurmuş ve tüm dünya ülkelerine baktığımızda Filistin’e en çok yardım yapan ülkedir. Bu kararlılığımız ve duruşumuzdan asla ödün vermeyeceğiz. Ne pahasına olursa olsun Filistinli kardeşlerimizin yanında durmaya devam edeceğiz. Filistin’in özgürlüğünü, dünyanın 5’ten büyük olduğunu Sayın Cumhurbaşkanımız her yerde dile getirmeye devam edecek.” şeklinde tamamladı.
Oturumda, Absolute Foods Kurucusu ve Üst Yöneticisi (CEO) Agam Khare, EKI Enerji Hizmetleri, Uluslararası İşletmeler Kıdemli Genel Müdürü Bhuwan Shukla, Çevre Savunma Fonu Küresel İklim İş Birliği Müdürü Christopher Dekki, E+ Enerji Geçiş Enstitüsü İcra Direktörü Dr. Rosana Rodrigues dos Santos ve Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı Türkiye Ülke Ofisi Temsilcisi ve Ülke Direktörü Stephen John Cahill konuşma yaptı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yunus Emre Y. idaresindeki 55 ZP 545 plakalı otomobil, Çarşamba- Salıpazarı kara yolu Alibeyli Mahallesi’nde yol kenarına devrildi.
Kazada otomobil sürücüsü ile araçta bulunan Yasin Y, Cemil Y, Ümit Ş, Sebahat Ş. ve 1 yaşındaki Uras Y. yaralandı.
Yaralılar, ihbar üzerine gelen 112 Acil Sağlık ekipleri tarafından Çarşamba Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.
Durumu ağır olan Uras bebek, buradaki müdahalenin ardından Ondokuz Mayıs Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi’ne sevk edildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KOCAELİ Sanayi Odası’nın (KSO) yeni binasının açılış ve ödül töreni Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun katılımıyla gerçekleştirildi. Hisarcıklıoğlu Kocaeli’nin vergi konusunda 69 kente eşit olduğunu söyledi.
KSO’nun yeni binasının açılışı ve Sürdürülebilirlik Performans Ödülleri Töreni odanın yeni binasında gerçekleştirildi. Açılış ve ödül töreninin bir arada olduğu programa Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, KSO Başkanı Ayhan Zeytinoğlu ve yönetimi ile davetliler katıldı.
‘KOCAELİ 69 KENTE EŞİT’
Programda konuşan TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, “TOBB veri tabanında 4 bin üründe en çok üretim kapasitesine sahip iller içerisinde Kocaeli’miz 788 üründe ilk 3 arasında yer almaktadır. OSB’ler, TEKNOPARK’lar, serbest bölgeler, üniversiteler ve limanıyla komple bir üretim ve ihracat merkezi konumdadır. Kocaeli kazanınca Türkiye de kazanmaktadır. 69 ilin vergi gelirlerinin toplamından daha fazla vergiyi Kocaeli’miz ödüyor. Yani 1 Kocaeli 69 ile eşit” dedi.
‘DENİZİN DOLMASIYLA OLURSA SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK KAVRAMININ HİÇBİR ANLAMI KALMIYOR’
Sanayicilere seslenen Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, “Lojistik meselesi bu kentin en hayati meselelerinden bir tanesi. Bu kentin meselesi olmakla birlikte Türkiye’nin de meselesi. Türkiye dış ticaret hedeflerini tutturacaksa, bu hedeflere karşılık gelen bir liman elleçleme kapasitesi var. O limanların büyümesi denizin dolmasıyla olursa ‘Sürdürülebilirlik’ kavramının hiçbir anlamı kalmıyor. Bizler bazen bazı kelimeleri konuşuyoruz, çokça bahsediyoruz ama gerçekten yapılması gereken şeyler hususunda şöyle bir sakince düşünüp, kafamızı kaldırıp hedefe odaklanmıyoruz. Bu kentin geleceğinin temel meselelerinden bir tanesi, en önemlisi lojistik meselesidir. Bu kentte inşa edilecek olan lojistik köy meselesidir” dedi.
‘SU YÖNETİMİ BAŞARILI OLMAYAN BİR ŞEHRİN SANAYİSİNİN DE BAŞARILI OLMA ŞANSI YOK’
Su yönetimi başarılı olmayan şehirlerin sanayisinin de başarılı olma şansının olmadığını ifade eden Tahir Büyükakın, “Su yönetimi meselesi küresel ısınma ile birlikte düşündüğünüzde, o mesele ile beraber ele aldığınızda sadece Kocaeli’nin değil Türkiye’nin meselesi ama su yönetimi konusunu başarıyla, yüksek bir performans ile sürdürmek istiyorsanız, sürdürülebilirlik kavramının kaçınılmaz bir bileşeni başta su olmak üzere diğer tüm doğal kaynaklarımızı doğru yönetmek. Su yönetimi başarılı olmayan bir şehrin sanayisinin de başarılı olma şansı yok” ifadelerini kullandı.
Program, açılış kurdelesi kesilmesi ve ödül alan firmalara ödüllerinin verilmesiyle son buldu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Valiliğin sosyal medya hesabından yapılan açıklamaya göre, ilçedeki taş evlerde Valilik, Çukurca Belediyesi ve Doğu Anadolu Ajansı Kalkınma Ajansı’nın (DAKA) işbirliğiyle başlatılan restorasyon çalışmaları tamamlandı.
Vatandaşın hizmetine sunulan evlerin açılış töreninde konuşan Vali ve Belediye Başkan Vekili Ali Çelik, kentlerin bazı değerlerinin ve karakteristik özelliklerinin olduğunu söyledi.
Taş evlerin de ilçeyi tanımlamak için geçmişin ruhunu yansıtan bu yapılardan olduğu belirten Çelik, “Bunların restore edilmesi, ayağa kaldırılması, emek sarf edilmesi de çok değerli. Emeği geçenlere teşekkür ederim. İkinci etabın da en kısa sürede tamamlanmasını temenni ediyorum.” dedi.
Çukurca Belediye Başkanı Nazmi Demir ve DAKA Genel Sekreter Vekili Mehmet Emin Çakay da birer konuşma yaptı.
Ardından katılımcılar, butik otel, Gençlik ve Kültür Evi, Çukurca Müzesi ile Dengbej Evi olarak kullanılan taş evleri gezdi.
Açılışa Vali Yardımcısı Buğra Karadağ, Çukurca Kaymakamı Mert Kumcu ve kurum amirleri katıldı.
Daha sonra Çukurca Devlet Hastanesini ziyaret eden, muhtarlar ve ilçe sakinleriyle bir araya gelen Çelik, etüt merkezinin açılışını yaptı, 2. Hudut Tugay Komutanlığı’na ziyarette bulundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Valilikten yapılan açıklamada, Yalova Emniyet MüdürlüğüKaçakçılık ve Organize suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, kaçakçılığın önlenmesine dair yapılan çalışmalar kapsamında durdurulan otomobilde arama yaptı.
Aramada, gümrük kaçağı ve sahte bandrollü olmak üzere 20 bini içi kıyılmış tütünle doldurulmuş 70 bin makaron ele geçirildi.
Operasyonda gözaltına alınan Ş.A. hakkında adli tahkikata başlandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, Komisyon Başkanı AK PartiSamsun Milletvekili Mehmet Muş’un başkanlığında toplandı. Komisyon’da, Cumhurbaşkanlığı ve bağlı kuruluşların 2025 yılı bütçesi görüşülüyor. Komisyon’da konuşan CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, şunları söyledi:
“Sabah söz alarak İletişim Başkanı nerede, Diyanet İşleri Başkanı nerede diye sordum. O soruyu sorduktan yaklaşık on – on beş dakika sonra bir büyük saldırı başladı. Aynı tweetler atıldı. İletişim Başkanlığı… İletişim Başkanlığı demek doğru değil, troll başkanlığı benimle ilgili binlerce tweet atmış. İçeriğinde de bir tane dolu bir şey olsa. Ben bunlardan korkmam. Trollerden korkan troller gibi olsun. Bir kelime eksik söylersem, bir milim eğilirsem namussuzum. Hiç kimseye ben teslim olmam. Devletin vergisiyle kurulan troll başkanlığı, trollük yapıyor.
“Deprem bölgesi mücbir sebebin uzatılmasını istiyor”
Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımız Malatya’yı çok iyi biliyor. Kendisi de hemşehrimiz. Mücbir sebep diye sadece Malatya’nın değil bütün deprem bölgesinin problemi var. Maalesef yarın bitiyor. İnşaatlar devam ediyor. Hayat normale dönmüş değil. Hatırlarsanız Van’da beş yıl mücbir sebep ilan edildi. Depremin yaraları hala sarılmış değil. Esnaf konteynerde hizmet vermeye çalışıyor. Bölgenin bütün odaları bas bas bağırıyor. ‘Lütfen mücbir sebebi uzatın’ diyor. Bu konunun bir daha değerlendirilmesini istiyoruz.
“Dünyadaki en yoksul ülkeler ya tek adam sistemiyle yönetiliyor ya da bu benzer rejimlerle yönetiliyor”
Az önce AK Partili İsmail Güneş konuşurken ‘Koalisyonlar tehlikeli, koalisyonlar yok’ dedi. Bu sistemle koalisyon eskiden seçimden sonra kuruluyordu. Şimdi MHP ile koalisyonsunuz. Büyük Birlik Partisi ile koalisyonsunuz ya da Yeniden Refah Partisi ile koalisyon kurdunuz seçimden önce. En büyük fikir ideologunuz Doğu Perinçek ile ittifaksınız. HÜDA-PAR’ı unuttuk. Gaffar Okkan’dan dolayı hatırlarsınız. Onlara bir bakın. Biz bu sistem gelirken, eleştirimiz şuydu; Başında kim olursa olsun, bu sistemin Türkiye’yi refaha ulaştırması mümkün değildi diyorduk. Bu iddiamızda yanılmadığımızı gördük. Tek adamlıkla ya da bu tür başkanlık sistemiyle yönetilen ülkelerin zenginleşmediğini görürsünüz. Dünyadaki en yoksul ülkeler ya tek adam sistemiyle yönetiliyor ya da bu benzer rejimlerle yönetiliyor. Bu sistem başında kim olursa olsun, ülkeyi büyütmesi mümkün görünmüyor. Sayın Erdoğan, ‘verin yetkiyi, görün etkiyi’ diyordu. Hakikaten doğru söylüyormuş. 24 Haziran 2018’de çeyrek altın 315 lira iken, 28 Mayıs seçimlerinde 2 bin 808 lira, bugün ise 4 bin 988 lira. Dolar o tarihte 4.6 lirayken, bugün 34.6 lira. 2018’de faiz oranı 17,75 iken bugün faiz oranı yüzde 50.
“Birisine ‘katil’ deniliyor, ertesi gün havalimanında karşılanıyor”
Kur Korumalı Mevduat Sistemi geldi ülkenin başına bela oldu. Sonra Mehmet Şimşek bakan oldu tekrar. Rasyonel ekonomiye geçildi. ya da S-400’lerin alınması Türkiye’nin başına bela oldu. Türkiye’de birçok özel kuruluş, F-35’den dolayı fabrikalar açtı. Onların hepsi iptal edilen anlaşmalar dolayısıyla kapanmak zorunda kaldı. ya da düşürülen Rus uçağı… O da Türkiye’nin başına bela açtı. ya da dış ilişkiler. Birisine ‘katil’ deniliyor, ertesi gün havalimanında karşılanıyor.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TARIM ve Orman Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider, “Şu anda bizim göller dahil kullanılabilecek temiz suyumuz Türkiye Cumhuriyeti Devleti sınırlarında kişi başına düşen 1313 metreküp hakkımız var. Eğer gerekli tedbirleri alamazsak, o zaman bu rakam 2030 yılı itibariyle 975 metreküpe düşüyor. Eğer tedbirleri almazsak 5 yıl sonra su fakiri olmamız, kaçınılmaz bir gerçek” dedi.
Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider, çeşitli ziyaretler için Kayseri’ye geldi. İlk olarak Kayseri Valiliği’ni ziyaret eden Gizligider, ardından Büyükşehir Belediyesi’ne geçti. Büyükşehir Belediyesi meclis salonunda ‘Tarımsal Üretimin Planlanması’ bilgilendirme toplantısı düzenlendi.
85 milyon olan Türkiye nüfusunun 2030’da yaklaşık yüzde 10 artışla 93 milyonu aşacağını tahmin ettiklerini söyleyen Gizligider, şöyle konuştu:
“Şu anda bizim göller dahil kullanılabilecek temiz suyumuz Türkiye Cumhuriyeti Devleti sınırlarında kişi başına düşen 1313 metreküp hakkımız var. Uluslararası bir endeks, ‘eğer 1700 sınırını geçerse o ülke su bakımından zengindir ama 1000’in altına düşerse su fakiri sayılırsınız’ diyor. Eğer gerekli tedbirleri alamazsak, o zaman bu rakam 2030 yılı itibariyle 975 metreküpe düşüyor. Eğer tedbirleri almazsak 5 yıl sonra su fakiri olmamız, kaçınılmaz bir gerçek. Lakin Ekim 2023’teki rakam 36,6 milimetre. Ekim 2024’te düşen yağış ortalaması ise 26,8 milimetre. Bunu 30 yıllık Türkiye ortalaması ile karşılaştırdığımızda ise yarı yarıya. Oysa ki nüfusumuz yarı yarıya düşmüyor, tersine artıyor. Yani bizim bu planlamayı yaparken suyu temele koyma felsefemizin zaruretinin size sayısal değerlerini anlatmaya çalışıyorum.”
Haber-Kamera: Nuray UZATMAZ/KAYSERİ,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SAMSUN’un Çarşamba ilçesinde tefecilere yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 5 şüpheliden 2’si tutuklanırken, 3’ü ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü ile Çarşamba İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, Çarşamba Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde ‘tefecilik’ yaptığı tespit edilen 5 şüpheliye ait adreslere bu sabah saat 07.00’de eş zamanlı operasyon düzenledi. Yapılan aramalarda, 4 senet, 10 yazılı çek, 3 boş çek, 1 çek defteri, 5 ipotek belgesi, 4 borç- alacak defteri, 5 tapu, 15 cep telefonu, 4 dizüstü bilgisayar, 2 bilgisayar kasası, 6 harici bellek, 5 sabit disk, 1 kurusıkı tabanca, 2 av tüfeği ve 188 tabanca fişeği ele geçirildi. Olayla ilgili 5 şüpheli gözaltına alındı. Jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Cihan Öz ve Mustafa Bala çıkarıldığı hakimlik tarafından tutuklanırken, Y.Ö., S.Ö. ve H.Ö. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay:
“Liman, tersane, sanayi kuruluşları gibi kirleticilere karşı önlem alınmadığı sürece bizim tek taraflı çabalarımız boşa gitmeye mahkumdur”
İZMİR – İzmir Büyükşehir Belediyesi ekipleri, Karşıyaka Vapur İskelesi yakınlarında sabah saatlerinde yoğun yakıt kokusu ile birlikte deniz yüzeyinde görülen siyah renkli yağ tabakasının temizlenmesi ve kirliliğin yayılmaması için müdahalede bulundu. Kirliliğin kaynağının tespiti ve gerekli işlemlerin yürütülmesi adına Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı İzmir Liman Başkanlığı yetkililerine de bilgi verildi.
İzmir Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı, Deniz Koruma Şube Müdürlüğü bünyesindeki Karadan Müdahale Ekibi bu sabah erken saatlerde yaptığı denetimlerde Karşıyaka Vapur İskelesi bölgesinde çok yoğun bir yakıt kokusu ile birlikte, deniz yüzeyinde siyah renkli yağ tabakası tespit etti. Acil olarak temizlik çalışmalarına başlayan ekipler öncelikle, tehlikeli maddeleri absorbe edici özelliği olan sosis şeklindeki yüzer bariyerler ile kirliliğin olduğu alanı çevreledi ve daha fazla alana yayılmasını önledi. Ardından absorbe edici özelliği olan örtü şeklindeki pedler ile kirliliğin deniz yüzeyinden alınması sağlandı. Kirliliğe sebep olan durumun, petrol kaynaklı atık olduğu tespit edildi. Kirlilik kaynağının tespiti ve denetimi için, yetki ve sorumluluk sahibi olan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı İzmir Liman Başkanlığı yetkililerine bilgi verildi.
“Bakanlık yetkililerine bunu anlatmaya çalıştık”
Yaşanan durum hakkında değerlendirme yapan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay şunları ifade etti:
“Sürecin en başından beri anlatmaya çalıştığımız durumun bu kez somut ve üzücü bir örneğine tanık olduk. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından oluşturulan Bilim Kurulu’nun hazırladığı 15 maddelik eylem planını ‘şerh’ koyarak imzalarken de bunu anlatmaya çalıştık. İzmir Körfezi’nin temizlenmesi konusunda tüm sorumluluğu İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin üzerine yıkıp, bakanlık ve merkezi idare kurumlarının görevlerini yok sayan bir anlayışla körfezi temizleyemeyiz. Söz konusu arıtma tesisleri olduğunda en ufak söylentiyi ihbar kabul edip İzmir Büyükşehir Belediyesi kurumlarına ceza yazmaya koşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yetkilileri, lütfen bu ihanetin de gereğini yapsın. Liman, tersane, sanayi kuruluşları gibi kirleticilere karşı önlem alınmadığı sürece bizim tek taraflı çabalarımız boşa gitmeye mahkumdur.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DÜ’den yapılan açıklamaya göre, Azerbaycan Mingeçevir Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Veysel Eyyubov ile Sürekli Gelişim ve Bölgesel İnovasyonlar Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Asım Memmedov’u makamında ağırlayan Sözbir, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Öğrenci değişim programları, ortak projeler ve işbirliği imkanlarının görüşüldüğü ziyaret, hediye takdimiyle sona erdi.
Ziyarette, DÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Öztürk ile DÜ Uluslararası Ofis Koordinatörü Doç. Dr. Sibel Bayram da yer aldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Emek Büroları Koordinatörü ve Genel Başkan Yardımcısı, AnkaraMilletvekili Gamze Taşcıer, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın 2025 bütçesini eleştirerek, iktidarın kadına yönelik şiddetle mücadeleyi önemsemediğini savundu. Taşcıer, yaptığı yazılı açıklamada son bir yılda en az 673 kadının erkekler tarafından öldürüldüğüne dikkat çekerek, kadın cinayetlerinin politik olduğunu vurguladı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının, Kadının Güçlenmesi Programı kapsamında kişi başına günlük yalnızca beş kuruşluk bir bütçe ayırdığını ifade eden Taşcıer, “Kadının Güçlenmesi Programı var. Bütçe sunumuna göre 2024’e kıyasla ödeneği yüzde 68 artırılmış. Ancak bu ödeneğin yüzde 79’u personel ve SGK gideri. Geri kalan 1 milyar lira ile Türkiye’deki yaklaşık 43 milyon kadını günlük beş kuruş ödenekle güçlendireceklermiş. Şiddet ve eşitsizlikle mücadelede için önerdikleri bu bütçe ile kadın hayatının beş kuruş etmeyeceğini söylüyorlar. Bu tablo, kadınları korumadığınızın en açık göstergesidir, bu bütçe utanç belgesidir” dedi.
Taşcıer, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzasıyla İstanbul Sözleşmesi’nden çekilen Türkiye’de artan kadın cinayetlerine de dikkat çekti. Son dört yılda, 2 bin 473 kadının öldürüldüğüne işaret eden Gamze Taşcıer, Cumhurbaşkanının İstanbul Sözleşmesi’ni “ideolojik kavga aparatı” olarak nitelendirmesine tepki gösterdi. “Kadına yönelik şiddetle mücadele ideolojik bir tercih değil, evrensel bir insan hakkıdır” diyen Taşcıer, bakanlığa somut adımlar atma çağrısında bulundu.
“Ayrımcılığı ortadan kaldıracak politikalar üretin”
Kadınların istihdama katılımı konusunda hükümetin yetersiz politikalarına da değinen Taşcıer, çalışan annelerin kreş hizmetine erişimde büyük sorunlar yaşadığını ifade etti. Taşcıer, Türkiye’de kreşlerin hem sayısının hem de bütçesinin yetersiz olduğunu belirterek, “Kadınları yalnızca ev içinde tanımlıyor, ekonomik katkı sağlamalarını engellemek için politikalar üretiyorsunuz. Sosyal belediyecilik uygulamalarıyla kadınları destekleyen CHP’li belediyelerle uğraşacağınıza, görevinizi yapın, eşitsizliği, şiddeti ve ayrımcılığı ortadan kaldıracak politikalar üretin” dedi. Taşcıer, OECD ülkelerine kıyasla Türkiye’nin bu konuda çok geride kaldığını vurguladı.
Taşcıer, kadına yönelik şiddet ve toplumsal eşitlik mücadelesinin bir anayasal zorunluluk olduğunu hatırlatarak, hükümeti sorumluluk almaya çağırdı. “Kadınları kontrol altında tutan, ücretsiz ev içi emeğe yönlendiren politikalarınız utanç verici. Kadınlar bir lütuf değil, anayasal haklarını istiyor” dedi.
“Sosyal muhtaçlar ordusu yaratıyorsunuz”
Taşcıer, hükümetin sosyal yardım politikalarını da hedef aldı. 4 milyonun üzerinde haneye aylık 260 lira elektrik faturası desteği sağlanmasıyla övünen iktidarı eleştirerek, “Elektrik gibi temel bir ihtiyacı karşılayamayan milyonlarca insanın varlığı sizin sosyal yardım politikalarınızın başarısızlığını gösteriyor. Bu yardımlarla yoksulluk döngüsünü kıramazsınız, aksine sosyal muhtaçlar ordusu yaratıyorsunuz” ifadelerini kullandı.
“Hassas kurumlarda güvenliği sağlayamıyorsanız, başka ne yapıyorsunuz?”
Niğde’de bir Engelsiz Yaşam ve Rehabilitasyon Merkezi’nde engelli bir çocuğun dövülerek öldürülmesi olayına da değinen Taşcıer, bakanlığın denetim mekanizmalarının işlememesini de eleştirerek, “Korumanız altındaki bir çocuğun hayatını kaybetmesi skandaldır. ‘Olayı basından öğrenmedik açıklamanız’ ise utançtır. Neden zamanında müdahale etmediniz? Hassas kurumlarda güvenliği sağlayamıyorsanız, başka ne yapıyorsunuz” diye sordu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Mezitli Belediyesi tarafından sosyal belediyecilik çalışmaları kapsamında başlatılan sıcak çorba dağıtım hizmeti ilçenin birçok noktasında sabah erken saatlerde eş zamanlı olarak sürüyor. Hijyen koşullarına uygun olarak hazırlanan çorba, ekipler tarafından bardakla vatandaşa dağıtılıyor.
Başkan Tuncer, “‘Kalpten kalbe bir yol vardır, görülmez’ sloganıyla başlayan çorba dağıtımımız ile vatandaşların soğuk havalarda bir nebzede olsa yanlarında oluyoruz. İkram ettiğimiz çorbalarla vatandaşımıza bir nebze de olsa destek oluyoruz” diye konuştu.
Vatandaşlar çorba dağıtım noktalarını haftalık olarak Mezitli Belediyesi sosyal medya hesaplarından takip edebilecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şaban P. (39) yönetimindeki tomruk yüklü 54 RG 625 plakalı kamyon, Vezirhan beldesi Ocaklar Yolu mevkisinde kontrolden çıkarak devrildi.
Sürücü Şaban P. ile aynı araçta bulunan Ensar T. (23) ve İrfan B’nin (16) yaralandığı kaza yerine durumun bildirilmesi üzerine jandarma ve 112 Acil Sağlık ekipleri sevk edildi.
İlk müdahalenin ardından Bilecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan yaralıların hayati tehlikelerinin bulunmadığı öğrenildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANTALYA’da dün kıskançlık nedeniyle evde tartıştığı eşi Abdullah Poyraz (55) tarafından tabancayla vurularak öldürülen 6 çocuk annesi Hale Akbaş Poyraz’ın (39), 15’inci yaşına giren kızının doğum gününü kutlamaya hazırlandığı ortaya çıktı.
Olay, dün saat 13.00 sıralarında Muratpaşa ilçesi Güzeloba Mahallesi’nde 9 katlı binanın 3’üncü katındaki dairede meydana geldi. 6 çocuk annesi Hale Akbaş Poyraz ile 3 çocuğunun babası Abdullah Poyraz arasında iddiaya göre, kıskançlık nedeniyle tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine Abdullah Poyraz, yanındaki tabancayla Hale Akbaş Poyraz’a ateş etti. Hale Akbaş Poyraz kanlar içerisinde yığılırken, Abdullah Poyraz ise tabancayı olay yerinde bırakıp, evden ayrıldı. Abdullah Poyraz, yaklaşık 2 saat sonra polis merkezine ‘Eşimi vurdum’ diyerek, teslim oldu.
Poyraz’ın itirafı üzerine adrese giden polis ekipleri, eve girdiklerinde Hale Akbaş Poyraz’ın cansız bedeniyle karşılaştı. Polis ekiplerinin olay yerinde yaptığı inceleme sırasında eve gelen Hale Akbaş Poyraz’ın ismi öğrenilemeyen kızı, “Annemi göreyim lütfen, anneme ne oldu, o şerefsiz annemi öldürdü” diyerek uzun süre gözyaşı döktü. Komşuların sakinleştirmeye çalıştığı kız fenalaşınca ambulans çağırıldı. Cumhuriyet savcısı ve polis ekiplerinin evde yaptığı incelemenin ardından ense kısmından vurulduğu belirlenen Hale Akbaş Poyraz’ın cansız bedeni, Antalya Adli Tıp Kurumu’nun morguna götürüldü.
4 ÇOCUĞU KORUMA ALTINDA
Hale Akbaş Poyraz’ın dün 15’inci yaş gününe giren ilk eşinden kızı G.’nin doğum günü kutlamaları için hazırlık yaptığı öğrenildi. Doğum günü için komşularının da Hale Akbaş Poyraz’ı arayıp ulaşamadığı belirtildi. Poyraz’ın 4 küçük çocuğuysa Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından korumaya alındı.
Polis merkezinde gözaltına alınan Abdullah Poyraz’ın olayla ilgili verdiği ilk ifadesinde, “İşe başladıktan sonra evden uzaklaştı. Bana kötü davranmaya, hakaretler etmeye başladı. Ben de hayatında başkası olduğunu düşündüm. Aldatma mesajlarını yakaladım” dediği öğrenildi.
Abdullah Poyraz’ın uzun süredir kıskançlık krizi nedeniyle Hale Akbaş Poyraz’a zor günler yaşattığı, işten bu sebeple ayrılmasına neden olduğu ve evden çıkmasına dahi izin vermediği öne sürüldü.
Hale Akbaş Poyraz’ın cenazesinin defnedilmek üzere Adana’ya götürüleceği, Abdullah Poyraz’ın ise polis merkezindeki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edileceği öğrenildi.
Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
Haber-Kamera: Adem AKALAN- Semih ERSÖZLER/ANTALYA,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KARABÜK – Karabük’ün Eflani ilçesinde karla kaplı arazide gezinen 3 karaca cep telefonu kamerası ile görüntülendi.
Eflani ilçesinde cep telefonu kameralarıyla kaydedilen bir görüntü, bölgedeki yaban hayatına dikkat çekti.
Aracıyla ilerleyen bir vatandaş tarafından karla kaplı arazide bekleyen 3 karacayı fark etti. O anları ölümsüzleştirmek isteyen vatandaş karacaları cep telefonu kamerası ile görüntüledi.
Görüntülerde vatandaşın korna çalmasının ardından karacaların koşmaya başladıkları yer alıyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>2 bin 500 litre etil alkol ele geçirildi
AYDIN – Aydın’ın Efeler ilçesinde emniyet ekiplerince 2 işyerine yapılan baskında 2 bin 520 litre etil alkol ele geçirildi, 3 şüpheli yakalandı.
Aydın İl Emniyet Müdürlüğü koordinesinde yürütülen çalışmalar aralıksız sürerken, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince alkollü içki sahteciliği faaliyetlerinin önlenmesine yönelik koordineli çalışma gerçekleştirildi. Edinilen bilgiye göre ekipler, Efeler ilçesindeki 2 adreste sahte alkol üretildiği bilgisine ulaştı. Operasyon için düğmeye basan ekipler, belirlenen adreslere baskın düzenledi. İş yeri ve eklentilerinde yapılan aramalarda 2 bin 520 litre etil alkol, 174 adet alkol aroma likidi, 1 adet hassas terazi, 1 adet vakumlama makinası ve bin 600 adet plastik bidon ele geçirildi. Olayla ilgili 3 şüpheli şahıs yakalanarak gözaltına alınırken, haklarında gerekli adli işlemler başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BATMAN’da kapısını kırıp, girdikleri kuruyemişçiden para, bilgisayar ve çok sayıda ürün çalan 4 şüpheli, polis tarafından 13 kameradan 96 saatlik görüntü izlenerek yakalandı. Şüphelilerin yakalanma anları kameralara yansıdı.
Olay, 22 Kasım’da 04.30 sıralarında Sağlık Mahallesi Hamidiler Caddesi’nde meydana geldi. 4 şüpheli araçla kuruyemiş dükkanının önüne geldi. Yüzleri maskeli 3 şüpheli, iş yerinin kapısını kırarak içeri girerken, diğeri ise araçta bekledi. Şüpheliler 40 bin lira, 2 dizüstü bilgisayar, sigara ve çok sayıda market ürününü yanlarında getirdiği torbalara doldurup, geldikleri araçla kaçtı. Sabah dükkana gelen iş yeri sahibi, durumu polis ekiplerine bildirdi. Hırsızlık anları iş yerinin güvenlik kamerasına yansırken, şüphelilerin yakalanması için çalışma başlatıldı.
KOVALAMA SONRASI YAKALANDILAR
İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, çevredeki 13 güvenlik ve Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) kameralarından izlenen 96 saatlik görüntü ile şüphelilerin K.Y., S.S.Ç, M.F.K ve F.S. olduğunu tespit etti. Operasyon düzenleyen ekipleri gören şüpheliler, bulundukları araçla kaçmaya başladı. Yaşanan kovalama sonrası şüpheliler yakalandı. İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheliler, çıkarıldıkları mahkemede tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Canik Belediyesi, sosyal belediyecilik alanında gerçekleştirdiği çalışmalarla gönüllere dokunmaya devam ediyor. Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, ilçede sosyal yardım çalışmalarını büyük bir hassasiyetle sürdürdüklerini ifade etti. Canik’teki ihtiyaç sahibi, dar gelirli ve engelli vatandaşları hiçbir zaman yalnız bırakmadıklarını vurgulayan Başkan İbrahim Sandıkçı, “Canik’te gönüllere ulaşmaya devam ediyoruz” dedi.
Yakın takip
İlçedeki ihtiyaç sahibi, dar gelirli ve engelli vatandaşların ihtiyaç takiplerini düzenli olarak gerçekleştirdiklerini belirten Başkan Sandıkçı, “Canik’imizde sosyal destek çalışmalarımızı büyük bir hassasiyetle sürdürmeye devam ediyoruz. İlçemizdeki ihtiyaç sahibi, engelli ve dar gelirli vatandaşlarımızın ihtiyaç takiplerini ekiplerimizle birlikte gerçekleştiriyoruz. Belediyemiz Sosyal Yardım Hizmetleri Birimi’nin tespitleri ve talepler doğrultusunda, ayni ve nakdi desteklerimizi hemşehrilerimize ulaştırıyoruz. Üzerimizdeki sorumluluğun bilinciyle çalışıyor kapı kapı, sokak sokak hemşehrilerimize ulaşıyoruz. Canik’te gönüllere dokunmaya devam ediyoruz” diye konuştu. – SAMSUN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bursa Emniyet MüdürlüğüKaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, kaçakçılık faaliyetlerinin önlenmesine yönelik çalışmalar kapsamında A.Ç. yönetimindeki otobüsü durdurdu.
Araçtakileri indirerek arama yapan ekipler, yedek kaptanın uyuması için ayrılan bölme ile merdivenin altına gizlenmiş gümrük kaçağı 140 cep telefonu, 475 elektronik sigara ve 300 paket sigara ele geçirdi.
Merdiven basamaklarının altına gizlenen paketler halindeki telefonların, kolaylıkla alınabilmesi için çamaşır ipleriyle birbirine bağlandığı görüldü.
Gözaltına alınan A.Ç. hakkında “Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet” suçundan yasal işlem başlatıldı.
Yolcular ise başka bir otobüsle gidecekleri şehirlere gönderildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri yaptıkları çalışmalar sonucu market hırsızlığı ve birçok iş yerinden hırsızlık olaylarının faillerini tespit etti. Araç içerisinde olan K.Y., S.S.Ç., M.F.K. ve F.S., kovalamaca sonucu yakalandı. Şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildikleri adli makamlarca tutuklandı. – BATMAN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, Bakanlık Şehit Gazeteci Hasan Tahsin Salonu’nda haftalık bilgilendirme toplantısı yaptı.
“Son bir haftada 72 terörist etkisiz hale getirilmiştir”
Aktürk, terörle mücadeleye ilişkin, “Türk Silahlı Kuvvetlerimizin; kaynağında, sürekli ve kapsamlı olarak Irak ve Suriye’nin kuzeyinde gerçekleştirdiği terörle mücadele operasyonlarıyla; son bir haftada 72 terörist etkisiz hale getirilmiştir. Böylece, 1 Ocak’tan bugüne kadar etkisiz hale getirilen terörist sayısı 2 bin 611 olmuştur. Pençe-Kilit bölgesinde bugüne kadar icra edilen operasyonlar ve hava harekatları neticesinde; toplam bin 128 terörist etkisiz hale getirilmiş, bölgede teröristlerin döşediği 3.146 mayın/EYP temizlenmiş, bin 317 mağara ve sığınak kullanılamaz hale getirilmiş ayrıca 948’i ağır silah olmak üzere 2 bin 408 muhtelif silah ile 900 bine yakın farklı tip ve cinste mühimmat ele geçirilmiştir” bilgisini paylaştı.
“Son bir haftada yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 186 şahıs yakalanmıştır”
Sınır güvenliğiyle ilgili bilgi paylaşan Aktürk, “Yoğun ve etkin tedbirlerle güvenliği sağlanan hudutlarımızda; son bir haftada yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 186 şahıs yakalanmıştır. 790 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. Yakalanan şahıslardan 5’i terör örgütü mensubudur. Böylelikle, 1 Ocak’tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 13 bin127, hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 90 bin 479 olmuştur.” dedi.
“Lübnan’da ateşkes sağlanmasından memnuniyet duyuyoruz”
Lübnan’daki ateşkese ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Aktürk, “Bölgemizde şiddeti tırmandıran İsrail, Gazze’de kadınları ve çocukları öldürmeye devam etmektedir. Bugüne kadar 45 bine yakın Filistinlinin ölümüne sebep olan İsrail’in süregelen bu saldırıları karşısında alınan kararların yetersizliği görülmektedir. Uluslararası toplum, acil ve kalıcı ateşkesin sağlanması ve bölgeye insani yardımların ulaştırılması yönünde kararlı davranmalı ve zorlayıcı tedbirler almalıdır. Lübnan’da ateşkes sağlanmasından memnuniyet duyuyor, varılan ateşkesin kalıcı olması ve benzer uluslararası girişimlerin Filistin’de de bir an önce kalıcı ve kapsamlı ateşkes sağlanması için yoğunlaştırılması gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz” dedi.
“Her türlü tedbiri aldık”
Milli Savunma Bakanlığı kaynakları, Suriye’nin kuzeyindeki muhalif grupların hareketliliği ile ilgili sorular üzerine, “Bölgedeki bazı yerel grupların başlattıkları hareketliliği ve buna bağlı gelişmeleri yakinen takip etmekteyiz. Birliklerimiz için her türlü tedbiri aldık ve almaya da devam etmekteyiz” yanıtını verdi.
“Kilit kapatılmıştır ama bizim mevcut harekat alanlarındaki faaliyetlerimiz devam edecektir”
Bakanlık kaynakları, Irak’ın kuzeyindeki Zap’ta kilidin kapatılmasıyla ilgili sorular üzerine şu bilgileri paylaştı:
“2016 yılından itibaren uygulamaya başladığımız sınırlarımızın emniyetini ileriden sağlama ve terörü kaynağında yok etme’ stratejisi kapsamında 17 Nisan 2022’de Irak kuzeyinde başlatılan Pençe-Kilit Operasyonu ile Pençe harekatlarımızın kilidi kapatılmış ve Irak sınırımızın tamamının emniyeti ileriden tesis edilmiştir. Pençe-Kilit bölgesinde bugüne kadar icra edilen operasyonlarımız ve hava harekatlarımız neticesinde; toplamda bin 128 terörist etkisiz hale getirilmiş, bölgede teröristlerin döşediği 3 bin146 mayın/EYP temizlenmiş, bin 317 mağara ve sığınak kullanılamaz hale getirilmiş; ayrıca 948’si ağır silah olmak üzere 2 bin 408 muhtelif silah ile 889 bin 412 farklı tip ve cinste mühimmat ele geçirilmiştir. Ayrıca, kontrol altına alınan bölgede henüz girilmemiş mağara, sığınak, barınak ve depo olabileceğini değerlendiriyoruz. Kilit kapatılmıştır ama bizim mevcut harekat alanlarındaki faaliyetlerimiz devam edecektir. Bölgedeki çetin hava ve arazi şartlarına rağmen, Pençe Kilit Harekat alanındaki unsurlarımız, üstün bir feragat ve kararlılıkla tüm terör inleri yıkılıp son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar terörü kaynağında yok etme parolasıyla görevlerine devam edecektir.”
Bakanlık kaynakları, Pençe-Kilit Operasyon bölgesini de içine alan Irak kuzeyindeki Pençe Serisi Operasyonların tümündeki son duruma ilişkin de şunları söyledi:
“Bahse konu operasyon serisi ile toplam 2 bin 202 bölücü terör örgütü mensubu etkisiz hale getirilmiştir. Buna ilave olarak; toplam 5 bin 239 mağara ve sığınak kullanılamaz hale getirilmiş, 6 bin 220 mayın ve el yapımı patlayıcı imha edilmiş, toplam 3 bin 987 adet silah ve yaklaşık 1 milyon 539 bin adet mühimmat ele geçirilmiştir. Böylece teröristlere ağır bir darbe indirilerek bir gece ansızın terör inlerini yerle bir etme kararlılığımız gösterilmiştir.”
“Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin NATO’ya üyelik başvurusu, Türkiye açısından kabul edilemez bir gelişmedir”
Bakanlık kaynakları, ABD Başkanı Biden ile görüşen GKRY Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis’in NATO üyeliği için girişimlerine ilişkin sorulara şu cevabı verdi.
“Türkiye, NATO üyesi bir ülke olarak, ittifakın genişleme kararlarının oy birliği ile alındığını hatırlatır ve bu süreçlerin herhangi bir ülkenin ulusal güvenlik endişelerini dikkate alarak yürütülmesi gerektiğini savunur. Mevcut durumda, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin NATO’ya üyelik başvurusu, Türkiye açısından kabul edilemez bir gelişmedir. Bu girişim, Kıbrıs meselesindeki hassas dengeyi bozacak ve çözüme yönelik müzakere süreçlerini olumsuz etkileyecektir.”
“40 adet F-35 talebimiz resmi olarak iletilmiştir”
Bakanlık kaynakları, F-16 BLOCK 70/ EUROFIGHTER/ F-35 tedariklerine ilişkin sorulara şu yanıtı verdi:
“Hava Kuvvetleri Komutanlığımızın ihtiyaçları doğrultusunda milli uçağımız KAAN hizmete girinceye kadar gelişmiş teknolojiyle donatılmış modern savaş uçaklarının envantere alınması ve envanterin çeşitlendirilmesi çalışmalarımız devam etmektedir. Bu kapsamda, 40 adet F-16 Blok 70 ve özellikli mühimmatın tedariki kapsamında 1,4 milyar dolarlık başlangıç ödemesi yapılarak sözleşme yürürlüğe girmiş, teknik görüşmeler devam etmekte, 40 adet Eurofighter tedarikine yönelik ise teknik görüşmeler olumlu devam etmektedir. Muhataplarımıza 40 adet F-35 talebimiz resmi olarak iletilmiştir. F-35 konusunda da daha önce yaptığımız bir ödeme ve hangara alınan 6 adet uçak var. Ancak ilk defa bir NATO üyesi ülkeye (CAATSA) yaptırım uygulanarak teslimat gerçekleştirilmemiştir. Biz en başından beri bu yaptırımın yanlış olduğunu söylüyoruz.
Beklentimiz, müttefiklerimizin ittifakın ruhuna ve ortak güvenlik perspektifine uygun karar alınması, örtülü/örtüsüz tüm yaptırımların kaldırılmasıdır.”
“YDK’nın toplantı zamanı belirlendiğinde, en az 10 gün öncesinden ilgili personele tebligat yapılacaktır”
Bakanlık kaynakları, Yüksek Disiplin Kurulu’na (YDK) sevk edilen teğmenler ve diğer personelle ilgili sürecin nasıl işleyeceğine dair sorular üzerine şunları söyledi:
“Yüksek Disiplin Kurulu süreci başlamıştır. YDK’nın toplantı zamanı belirlendiğinde, en az 10 gün öncesinden ilgili personele tebligat yapılacaktır. Bu tarih zamanı gelince kamuoyuna duyurulacaktır.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MİLLİ Savunma Bakanlığı (MSB) Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, Irak ve Suriye’nin kuzeyinde gerçekleştirilen terörle mücadele operasyonlarıyla son bir haftada 72 teröristin etkisiz hale getirildiğini, 1 Ocak’tan bugüne kadar etkisiz hale getirilen terörist sayısının 2 bin 611’e ulaştığını duyurdu.
MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, son 1 haftada yapılan faaliyetlere ilişkin bakanlıkta bilgilendirme toplantısı düzenledi. Tuğamiral Aktürk, Irak ve Suriye’nin kuzeyinde gerçekleştirilen terörle mücadele operasyonlarıyla son bir haftada 72 teröristin etkisiz hale getirildiğini belirtti. Aktürk, böylece, 1 Ocak’tan bugüne kadar etkisiz hale getirilen terörist sayısının 2 bin 611 (Irak 1362/Suriye 1249) olduğunu kaydetti. Aktürk, “Sınırlarımızın emniyetini ileriden sağlama ve terörü kaynağında yok etme stratejisi kapsamında 17 Nisan 2022’de Irak’ın kuzeyinde başlatılan Pençe-Kilit Operasyonunda kahraman ordumuzun büyük özveri ve gayretiyle Zap’ta kilit kapatılmış, Irak sınırımızın tamamının emniyeti sınır ötesinden tesis edilmiştir. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz ülkemizin ve milletimizin beka ve güvenliği için bölgedeki operasyon ve arama-tarama faaliyetlerine tek bir terörist kalmayıncaya kadar devam edecektir. Pençe-Kilit bölgesinde bugüne kadar icra edilen operasyonlar ve hava harekatları neticesinde toplam 1128 terörist etkisiz hale getirilmiş, bölgede teröristlerin döşediği 3 bin 146 mayın/EYP temizlenmiş, 1317 mağara ve sığınak kullanılamaz hale getirilmiş ayrıca 948’i ağır silah olmak üzere 2 bin 408 muhtelif silah ile 900 bine yakın farklı tip ve cinste mühimmat ele geçirilmiştir” ifadelerini kullandı.
‘790 KİŞİ HUDUDU GEÇEMEDEN ENGELLENDİ’
Hudutlarda, son 1 haftada yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 186 kişinin yakalandığını aktaran Aktürk, “790 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. Yakalanan şahıslardan 5’i terör örgütü mensubudur. Böylelikle, 1 Ocak’tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 13 bin 127, hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 90 bin 479 olmuştur” dedi.
Aktürk, Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nca muhtelif miktarda Sungur Füzesi ile Orta Menzilli Tanksavar (OMTAS) Silah Sisteminin muayene ve kabul faaliyetlerinin tamamlandığını kaydetti.
‘KİLİT KAPATILMIŞTIR AMA FAALİYETLERİMİZ DEVAM EDECEKTİR’
Tuğamiral Zeki Aktürk’ün sunumu sonrası, bakanlık kaynakları gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bakanlık kaynakları, Suriye’nin kuzeyindeki muhalif grupların hareketliliğine ilişkin olarak, “Bölgedeki bazı yerel grupların başlattıkları hareketliliği ve buna bağlı gelişmeleri yakinen takip etmekteyiz. Birliklerimiz için her türlü tedbiri aldık ve almaya da devam etmekteyiz” dedi.
Bakanlık kaynakları, Irak’ın kuzeyindeki Zap’ta kilidin kapatılmasına ilişkin olarak, “2016 yılından itibaren uygulamaya başladığımız sınırlarımızın emniyetini ileriden sağlama ve terörü kaynağında yok etme stratejisi kapsamında 17 Nisan 2022’de Irak kuzeyinde başlatılan Pençe-Kilit Operasyonu ile Pençe harekatlarımızın kilidi kapatılmış ve Irak sınırımızın tamamının emniyeti ileriden tesis edilmiştir. Ayrıca, kontrol altına alınan bölgede henüz girilmemiş mağara, sığınak, barınak ve depo olabileceğini değerlendiriyoruz. Kilit kapatılmıştır ama bizim mevcut harekat alanlarındaki faaliyetlerimiz devam edecektir. Bölgedeki çetin hava ve arazi şartlarına rağmen, Pençe Kilit Harekat alanındaki unsurlarımız, üstün bir feragat ve kararlılıkla tüm terör inleri yıkılıp son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar terörü kaynağında yok etme parolasıyla görevlerine devam edecektir” ifadelerini kullandı.
‘PENÇE SERİSİNDE 2 BİN 202 TERÖRİST ETKİSİZ HALE GETİRİLDİ’
Bakanlık kaynakları Pençe serisindeki son duruma ilişkin olarak ise “Bahse konu operasyon serisi ile toplam 2 bin 202 bölücü terör örgütü mensubu etkisiz hale getirilmiştir. Buna ilave olarak; toplam 5 bin 239 mağara ve sığınak kullanılamaz hale getirilmiş, 6 bin 220 mayın ve el yapımı patlayıcı imha edilmiş, toplam 3 bin 987 adet silah ve yaklaşık 1 milyon 539 bin adet mühimmat ele geçirilmiştir. Böylece teröristlere ağır bir darbe indirilerek bir gece ansızın terör inlerini yerle bir etme kararlılığımız gösterilmiştir” ifadelerini kullandı.
‘GKRY’NİN NATO GİRİŞİMİ KABUL EDİLEMEZ’
Bakanlık kaynakları, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulis’in NATO üyeliği girişimine ilişkin, “NATO’ya Türkiye, NATO üyesi bir ülke olarak, ittifakın genişleme kararlarının oybirliği ile alındığını hatırlatır ve bu süreçlerin herhangi bir ülkenin ulusal güvenlik endişelerini dikkate alarak yürütülmesi gerektiğini savunur. Mevcut durumda, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin NATO’ya üyelik başvurusu bulunmamaktadır, ancak girişimleri dahi Türkiye açısından kabul edilemez bir gelişmedir. Bu girişim, Kıbrıs meselesindeki hassas dengeyi bozacak ve çözüme yönelik müzakere süreçlerini olumsuz etkileyecektir” dedi.
‘EUROFİGHTER’DA TEKNİK GÖRÜŞMELER OLUMLU’
Bakanlık Kaynakları, F-16 Block 70/ Eurofighter/ F-35 tedariklerine ilişkin olarak ise “Hava Kuvvetleri Komutanlığımızın ihtiyaçları doğrultusunda milli uçağımız KAAN hizmete girinceye kadar gelişmiş teknolojiyle donatılmış modern savaş uçaklarının envantere alınması ve envanterin çeşitlendirilmesi çalışmalarımız devam etmektedir. Bu kapsamda, 40 adet F-16 Blok 70 ve özellikli mühimmatın tedariki kapsamında 1,4 milyar dolarlık başlangıç ödemesi yapılarak sözleşme yürürlüğe girmiş, teknik görüşmeler devam etmekte, 40 adet Eurofighter tedarikine yönelik ise teknik görüşmeler olumlu devam etmektedir. Muhataplarımıza 40 adet F-35 talebimiz resmi olarak iletilmiştir. F-35 konusunda da daha önce yaptığımız bir ödeme ve hangara alınan 6 adet uçak var. Ancak ilk defa bir NATO üyesi ülkeye (CAATSA) yaptırım uygulanarak teslimat gerçekleştirilmemiştir. Biz en başından beri bu yaptırımın yanlış olduğunu söylüyoruz. Beklentimiz, müttefiklerimizin ittifakın ruhuna ve ortak güvenlik perspektifine uygun karar alınması, örtülü/örtüsüz tüm yaptırımların kaldırılmasıdır” dedi.
‘YDK SÜRECİ BAŞLAMIŞTIR’
Kaynaklar ayrıca, Yüksek Disiplin Kurulu’na (YDK) sevk edilen teğmenler ve diğer personelle ilgili sürecin nasıl işleyeceğine ilişkin olarak ise “Yüksek Disiplin Kurulu süreci başlamıştır. YDK’nın toplantı zamanı belirlendiğinde, en az 10 gün öncesinden ilgili personele tebligat yapılacaktır. Bu tarih zamanı gelince kamuoyuna duyurulacaktır” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(DİYARBAKIR) –Diyarbakır’ın Sur ilçesindeki Dört Ayaklı Minare önünde 28 Kasım 2015’te basın açıklaması yaptığı sırada öldürülen eski Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi, katledilişinin dokuzuncu yılında anıldı. Elçi’nin adı, katledildiği Dört Ayaklı Minare Sokağı’na verildi.
Diyarbakır’ın Sur ilçesinde 28 Kasım 2015’te basın açıklaması yaptığı sırada güvenlik güçleri ile PKK’lı teröristler arasındaki silahlı çatışma sırasında vurularak öldürülen eski Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi, öldürüldüğü Dört Ayaklı Minare önünde anıldı.
Diyarbakır Adliyesi önünde bir araya gelen Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, CHP milletvekilleri Sezgin Tanrıkulu, CHP Ankara Milletvekilleri Okan Konuralp ve Aliye Timisi Ersever, Tahir Elçi’nin eşi CHP İstanbulMilletvekiliTürkan Elçi, CHP Sakarya Milletvekili Ayşe Taşkent, DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Ayşe Serra Bucak Küçük, Diyarbakır Baro Başkanı Abdulkadir Güleç ve yüzlerce avukat, Elçi’nin öldürüldüğü Dört Ayaklı Minare önüne yürüdü. Dört Ayaklı Minare önündeki anma programında Ahmet Kaya’nın “Diyarbakır Türküsü” ile Tahir Elçi’nin katledilmeden önce yaptığı son konuşma dinletilmesinin ardından konuşmalar yapıldı.
Burada ilk sözü alan Diyarbakır Baro Başkanı Abdulkadir Güleç, Tahir Elçi cinayetinin, toplumun bağrında derin yaralar bıraktığını ifade ederek, “Tahir Elçi suikastı egemenlerin isteği doğrultusunda süregelen karanlık dehlizlerde tutma politikasıyla örtüşmektedir. Cinayetin işlendiği ilk gün dönemin Başbakanı ve Adalet Bakanı tarafından faillerin bulunacağı yönündeki beyanının bir aldatmaca ve klasik bir iktidar refleksi olduğu bir kez daha görülmüştür. Tahir Elçi cinayetinin siyasi bir suikast olduğuna dair bu itiraf bu cinayetin ancak siyasi bir iradeyle aydınlatılabileceğini göstermişse de siyasi irade yargı makamı tarafından adaletin yerini bulması için bir cesaret dahi gösterememiştir maalesef. Tahir Elçi, avukatlık hayatını ağır insan hakları ihlalleriyle mücadeleye adaya Kürt sorunun barışın demokratik çözümünü savuna bir barış elçisiydi” diye konuştu.
‘Zulmün aynası olan bu karanlık sokaktayız’
Baro Başkanı Güleç’in ardından söz alan Tahir Elçi’nin eşi CHP İstanbul Milletvekili Türkan Elçi, 9 yıldır bu kanlı sokakta olduklarını belirterek, “Bugün yine hain bir pusunun kurulduğu, masum bir hukuk insanının kanıyla kirlenen bir caminin avlusunda, acı figanımıza şahitlik yaparak göğe yükselen bir minarenin ayaklarının altındayız. 9 yıldır biz burada, bu kanlı sokaktayız. Biz zulme uğrayanlar, hakkı olan adaleti arayıp da bulamayanlar, en az kendileri kadar başkaları için de huzur isteyenler, hukukun gücüne inananlar, kul hakkına riayet edenler, kardeşçe bir ülke hayal edenler, canavarın pençesinin arasında saklı tutulan temel hak ve özgürlüklerimizin, yaşam hakkımızın ve adalet hakkımızın talebi için, adaletsizlik ve zulümle tescillenmiş bu çıkmaz sokaktayız. Bugün biz yine burada, zulmün aynası olan bu karanlık sokaktayız” dedi.
‘Biz barışa inananlar olarak geldik’
Her yıl biraz daha çoğalarak, her yıl biraz daha inanarak bu sokağa geleceklerini aktaran Elçi, şunları söyledi:
“Gözünü kırpmadan insan öldürenlere, hukuku yok sayanlara, kardeşi kardeşe kırdıranlara, tarihi miraslarımızı yok edenlere, şehirlerimizi savaş meydanına çevirenlere, huzurumuzu delik deşik edenlere, yaşam hakkının kutsal olduğunu ve hukuka inandığımızı, kardeşçe ve huzur içinde bir ülke tahayyülümüzün olduğunu anlatmak için yine bu sokaktayız. Biz geldik, gizli cebimizde savaşı saklamadan toplumu kandırma niyetiyle türlü türlü, hileye, desiseye, kandırmacaya tevessül etmeden, ülkemizin hak ettiği huzuru, barışı ve insanın yaşam hakkının kutsallığını bıkmadan usanmadan anlatmak için biz kardeşçe geldik. Yalansız, dolansız, riyasız, karşıdakini kandırmaya tevessül etmeden barışın bu topraklar için şart olduğuna, biz barışa inananlar olarak geldik. Her yıl biraz daha çoğalarak, her yıl biraz daha inanarak geleceğiz. Kürt geleceğiz, Türk geleceğiz, Laz ve Çerkez geleceğiz. Rengimiz, dilimiz, mezhebimiz birbirinden farklı olsa da biz insan olduğumuz için, aynı yaradan tarafından yaratıldığımıza inandığımız için geldik, gelmeye devam edeceğiz Alçakça bir cinayetin üzerinden değil 9 yıl, yıllar yılı geçse de derdimizi; burada, bu sokakta bu topraklar için dilinden barış dökülürken gadre uğramış yerde yatan bu masuma bıkmadan, usanmadan, yalnızlığa kapılmadan çoğalarak anlatacağız. Andımız olsun ki biz mazlumun yanında durarak zalimlerin zulmünün karşısında durmaya devam edeceğiz.”
’10 yıldır bu insanlardan babalarının nasıl öldürüldüğünü bilmeyi esirgiyoruz’
Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, 9 yıldır anmaya değil, bu mücadeleyi devam ettirecekleninin mesajını vermek için toplandıklarını ifade ederek, şunları söyledi:
“28 Kasım’ın dokuzuncu yıl dönümü yine Dört Ayaklı Minare’nin önündeyiz. Aslında 28 kasımları anma etkinliği olarak düzenliyoruz ama bizim bu yaptığımız anmak değil. Çünkü anabilmemiz için önce ne olduğunu bilmemiz gerekiyor. Maalesef 9 yıldır bizden ne olduğunu bilmemiz esirgende. Bu esirgeme yargı kılıfı arkasına gizlenmeye çalışıldı. Biz 9 yıldır anmaya değil bu mücadeleyi devam ettireceğimizin mesajını vermek için toplanıyoruz. Hep bu toplantılarda Tahir başkanın bugüne kadar verdiği insan hakları mücadelesinden bahsediyoruz. Cezasızlık politikasına karşı verdiği mücadeleden bahsediyoruz. Burada Dört Ayaklı Minare’nin önünde öldürüldüğü anda bile verdiği kültürel değer sahip çıkma mücadelesinden bahsediyoruz. Ama tüm bunları bir tarafa bırakalım. Sadece bir insan olarak değerlendirelim. Sıradan sade bir vatandaş olarak değerlendirelim. Onun sıradan ailesini bir düşünelim. Çocuklarını bir düşünelim. Eşini bir düşünelim. En azından bilmek hakları yok mudur? Geçtim cezalandırılmayı. Bugün belki Türkan Hanım burada ifade edemez ama eminim iki dost olarak sohbet etsek, geçtim cezalandırılmayı, biz sadece ne olduğunu bilmek istiyoruz der. Çocukları biz babamız nasıl öldürüldü? Biz sadece bunu bilmek istiyoruz der. 10 yıldır bu insanlardan babalarının nasıl öldürüldüğünü bilmeyi esirgiyoruz. 10 yıldır bir eşe hayat yoldaşını, yol arkadaşını nasıl kaybettiğini bilmeyi esirgiyoruz.”
‘Yargının araçsallaştırılarak bir cinayetin üstünün örtmesine alet edildiği ilk derece mahkemesinin kararıyla ilan edildi’
Dört Ayaklı Minare Sokağı’na her gelişinde mahcubiyet yaşadıklarını söyleyen Sağkan, şunları kaydetti:
“Geçtiğimiz yıl ben bu sokaktan girdiğimde çok derin bir mahcubiyet duyduğumu ifade etmiştim. İşte duyduğum mahcubiyet bundandır. Bu sokağa her girdiğimde bünyemde çok derin bir mahcubiyet hissediyorum. Çünkü yargı kılıfı altına gizlenerek, bu aileden saklanan gerçeğin maalesef ki sistemin içerisinde bulunan savunma makamını temsil eden, yargı sistemini ne kadar eleştirsem de, bağımsız olması için ne kadar çabalasam da sistemin bir parçası olarak bunun mahcubiyetini duyuyorum. Çünkü bu aileden bilme haklarını esirgedik 10 yıldır. Sadece bilme haklarının. Bu kadar basitti aslında. Tek istediğimiz nasıl katledildi Tahir Başkan, ailesi bilsin, meslektaşları bilsin, Diyarbakırlılar bilsin, bizler bilelim. Tabii bu mahcubiyet yerini umutsuzluğa değil, aksine tam bir umuda eviriyor. Çünkü yargı görünümü altındaki süreç artık bu şekilde yürütemeyeceğini gördü ve ilk derece mahkemesi kısmı bu sürecin aslında bir yargısal süreç olmadığını alenen kararıyla ilan etti. Aslında malumun ilanını yaşadık. O yüzden umutluyum. Çünkü görüntü süreci, bu yargısal görüntü süreci son buldu artık. ve ilan edildi. Maalesef yargının araçsallaştırılarak bir cinayetin üstünün örtmesine alet edildiği ilk derece mahkemesinin kararıyla ilan edildi. Şimdi mücadelemiz daha da büyüyecek. Belki bugün burada anamıyoruz ve bu mücadeleyi büyüteceğimizi göstermek adına burada bulunuyoruz. Ama andolsun söz veriyorum belki 19 yıl sonra, belki 29 yıl sonra, belki 99 yıl sonra bu sokak yine binlerce avukatla dolacak ve o avukatlar ne olduğunu bilerek gerçekten dört ayaklı minarenin önüne anmak için girecekler. Andolsun bunu Diyarbakır avukatları, Türkiye’deki tüm avukatlar, hak savunucuları elbet bir gün hayata geçireceğiz.”
Daha sonra söz alan Diyarbakır Baro Başkanı Abdulkadir Güleç, Sur Belediyesi tarafından Dört Ayaklı Minare Sokağı’nın adı Tahir Elçi Sokağı olarak değiştirildiğinin bilgisini paylaştı.
Konuşmaların ardından Elçi’nin öldürüldüğü yere karanfiller bırakıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Son dönemde piyasaya yüklü miktarda 50’lik ve 100’lük sahte doların piyasaya sürüldüğü haberleri üzerine dün Kapalıçarşı başta olmak üzere çok sayıda yerde döviz büroları dolar alımını durdurdu. Sahte dolarların gerçeğinden ayrılmasının oldukça güç olduğu belirtilirken İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlatıldığını açıkladı. Açıklama şöyle:
“İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından sosyal medyada ve bazı basın yayın organlarında gündeme getirilen İstanbul merkezli sahte para basımı ve dağıtımı konuların araştırılması amacıyla Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Büromuzca re’sen soruşturma başlatılmıştır.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SEUL, 28 Kasım (Xinhua) — Güney Kore’nin başkenti Seul kasım ayında 16 santimetreyi aşan kar yağışıyla rekor kırdı. Bu, 1972’de kaydedilen 12,4 santimetrelik önceki kasım ayı rekorunu geride bıraktı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TİKA’dan yapılan yazılı açıklamaya göre, Cezayir’in doğusundaki Annebe şehrinde kurulan “Geleneksel Kıyafet Eğitim ve Üretim” atölyesinin açılışına Türkiye’nin Cezayir Büyükelçisi Muhammet Mücahit Küçükyılmaz’ın yanı sıra Cezayir Turizm ve Geleneksel El Sanatları Bakanlığı yetkilileri, Vilayet Meclisi üyeleri ve kentteki yöneticiler katıldı.
Büyükelçi Küçükyılmaz, açılışta yaptığı konuşmada, “Geleneksel Kıyafet Üretim ve Eğitim Atölyesinde üretilen kıyafetleri görünce Anadolu’da bir yerde olduğumu düşündüm. Çünkü kıyafetler ve özellikle desenler hemen hemen aynı özelliklere sahip” diyerek, iki ülke arasındaki kültürel benzerliğe işaret etti.
TİKA tarafından kurulan atölyenin gençlere meslek öğretmenin yanı sıra kültürel değerlerin yaşatılmasına da yardımcı olacağına dikkati çeken Küçükyılmaz, “Biz Türkiye Cumhuriyeti olarak her zaman ve her konuda kardeş Cezayir halkının yanında olmaya devem edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Annebe’deki atölyede, genç kızlara geleneksel kıyafetlerin dikişi konusunda eğitim verileceği ve aynı zamanda bu kıyafetlerin üretiminin yapılacağı ve elde edilen gelirin üretimde görev alanlara dağıtılacağı kaydedildi.
“Hurma Mumülleri” atölyesi
TİKA, başkentin güneydoğusunda bulunan ve ülkenin önemli hurma üretim merkezlerinden biri olan Biskra kentinde ise “Hurma Mamulleri Üretimi ve Eğitimi Atölyesi” kurdu.
Türkiye’nin Cezayir Büyükelçisi Küçükyılmaz, TİKA Cezayir Program Koordinatörü Gökçen Kalkan, Cezayir Turizm ve Geleneksel El Sanatları Bakanlığı yetkilileri ve ildeki bazı kurum yöneticilerinin katıldığı bu törende de yaptığı konuşmada, Biskra’da Cezayir’in “en kaliteli hurmalarının yetiştiğini” vurgulayarak, atölyede bölgedeki hurmaların işlenerek yüzden fazla ürüne dönüştürüleceğini ve böylece ekonomik değerinin artırılacağını ifade etti.
Hurma mamullerini üretmek için kurulan atölyenin aynı zamanda AR-GE ve eğitim merkezi olarak işletileceğini aktaran Küçükyılmaz, kurulan atölyede verilecek eğitim ve yapılması planlanan üretimin bölgede ve Cezayir genelinde örmek teşkil edeceğine inandığını kaydetti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ŞenobaSpor Salonu’nda düzenlenen konsere, öğrenciler ve vatandaşlar ilgi gösterdi.
Marş ve türküleri seslendiren bandoya dinleyiciler zaman zaman eşlik etti.
Konseri, Uludere Kaymakamı Ekrem Ender Ergün, İlçe Jandarma Komutanı Binbaşı İbrahim Halil Çiftçi ve İlçe Milli Eğitim Müdürü Mikail Demirtaş da izledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“Sosyal medyada yasakçı bir zihniyette değiliz”
Komisyonda sosyal medya platformları ile ilgili açıklamada da bulunan Bakan Uraloğlu, Avrupa Birliği’nin Facebook, YouTube, Twitter, TikTok ve Instagram gibi büyük sosyal medya platformları kullanıcılarının güvenliğini sağlama amacıyla önlemler aldığını belirtti. Bakan Uraloğlu, bahsi geçen tedbirlilerin yasa dışı içerikleri önlemeyi hedeflediğini bildirdi.
Amerika, Birleşik Krallık, Avustralya gibi ülkelerde sosyal medyaya ilişkin alınan tedbirler hakkında bilgi veren Uraloğlu sözlerine şu şekilde devam etti:
“Sosyal medyada biz gerçekten yasakçı bir zihniyette değiliz; ama herkesin de gerçekten haddini bilmesi lazım. Oraya koyulan her şeye susacak mıyız? Bütün milli manevi değerlerimize hakaret eden hiçbir disiplini olmayan bir mecraya hiç müdahale etmeyelim mi? Ama ben size şunu söyleyeyim sosyal medya platformları sağlayıcılarından kesinlikle çok daha özgür yaklaşımımız var.”
“Gerekirse Rekabet Kurumu ile bu konunun üzerine gideceğiz”
Bakan Uraloğlu, Google’ın algoritma değişikliğinin bazı haber sitelerinin görünürlüğünü düşürdüğü sorusu hakkında da açıklamada ve değerlendirmede bulundu. Bakan Uraloğlu, “Google Türkiye ile bu konuyu takip ediyoruz, gerekirse Rekabet Kurumu ile bu konunun üzerine gideceğiz” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AA muhabirine açıklama yapan Gedik, kodlamanın bir bilgisayarın veya elektronik cihazın belirli bir işlemi yapabilmesi için verilen komutlar dizisi olduğunu belirterek, robotik kavramının ise robotların tasarımı, üretimi, programlanması ve kullanımıyla ilgili mühendislik dalı olduğu bilgisini paylaştı.
Bir robotun hareket etmesi, bir iş yapması veya çevresine tepki vermesi için kodlanması gerektiğini aktaran Gedik, “Örneğin, bir robot kolunun bir nesneyi alıp yer değiştirmesi için motorlara ve sensörlere uygun komutlar yazılmalıdır. Sonuç olarak, kodlama bir robotu ‘hareket ettirir’ ve ona ne yapması gerektiğini söyler, robotik ise robotun bu komutları fiziksel dünyada hayata geçirebilmesi için gerekli mühendislik süreçlerini içerir.” ifadelerini kullandı.
Gedik, eğitimin öğrencilere yalnızca teknik bilgi kazandırmakla kalmadığına, aynı zamanda problem çözme, yaratıcılık, eleştirel düşünme ve işbirliği gibi becerilerini de geliştirdiğine vurgu yaptı.
Bu becerilerin, öğrencilerin 21. yüzyılda iş hayatına ve günlük yaşama başarılı bir şekilde uyum sağlamalarına olanak tanıdığını söyleyen Gedik, eğitim sürecinin sonunda, öğrencilerin sadece teknolojiyi kullanmakla kalmayarak aynı zamanda bu teknolojiyi geliştiren, iyileştiren ve topluma değer katacak projeler üreten bireyler olarak yetiştiğinin altını çizdi.
Teknolojinin doğru kullanımını ve güncel teknoloji becerilerini öğrencilere kazandırmak üzerine içerik geliştirdiklerine dikkati çeken Gedik, kodlama ve robotik dersinin anasınıfı 5 yaş itibarıyla başlayıp 11. sınıfa kadar devam ettiğini dile getirdi.
Gedik, tüm sınıflarda “Dijital Vatandaşlık” konusunu önemsediklerini kaydederek, “Çünkü bu konu teknolojide donanımlı ve bilinçli bir altyapı oluşturma sürecinin bir başlangıcı. Müfredatımızda öğrencilerimize algoritma becerilerini, problem çözme becerilerini kazandırıyoruz.” değerlendirmesini yaptı.
Tüm sınıflarımızda 3 boyutlu tasarım geliştirme, yazılıma giriş, oyun ve mobil uygulama geliştirme, arduino, grafik tasarım oluşturma becerileri kazandıklarına işaret eden Gedik, şöyle devam etti:
“Bu beceriler oluşturulduktan sonra proje odaklı bir içeriğimiz ortaya çıkıyor. Devamında öğrencilerimizin kendi içeriklerini, uygulamalarını, oyunlarını, kodlarını ve robotlarını geliştirmelerini amaçlıyoruz. Derslerimizde öncelikli hedefimiz öğrencilerimizin teknolojiyi tüketen değil üreten bilinç ve deneyimde olmalarıdır.”
“Öğrencilerimiz, teknoloji firmalarını tanıma ve staj imkanlarına sahip”
Bölüm Başkanı Reşit Şafak Gedik, müfredatlarında birçok araç ve yazılım dili bulunduğuna değinerek, örnek olarak Python, C ve Java’yı verdi.
Öğretim araçlarında ise Microsoft ve Massachusetts Teknoloji Enstitüsü gibi kurumların araçlarını kullandıklarına dikkati çeken Gedik, “Günümüz teknoloji gelişmelerini de ele aldığımızda Python yazılım dilleri arasında hem kolay öğrenilebilir hem de güçlü ve çok yönlü bir dil olduğundan, okullarda programlama öğretimi için uygun bir dildir.” açıklamasını yaptı.
Gedik, Python’ın öğrencilerin sadece teknik becerilerini geliştirmekle kalmadığını, aynı zamanda problem çözme, mantıksal düşünme ve yaratıcılık gibi becerileri de kazanmalarına yardımcı olduğunu anlatarak, “Aynı zamanda yapay zeka alanında da çokça kullanılan bir dildir. Bu sebepleri ele aldığımızda yazılım dilleri arasında Python’ı bir adım öne çıkarmaktayız.” dedi.
Üniversite hayatlarında teknoloji alanında devam etmek isteyen öğrenciler için Uluslararası Robotik Turnuvalarında gösterdikleri başarılardan dolayı İstanbul Bilgi Üniversitesi, MIT, Yale, Georgia Tech gibi üniversitelerden burs imkanları sağlandığını aktaran Gedik, “Öğrencilerimiz, Doğa Koleji tarafından gerçekleştirilen Yerli Teknoloji Zirvelerinde ülkemizin en önde gelen teknoloji firmaları yöneticileriyle tanışma, firmaları tanıma ve staj imkanlarına sahip.” dedi.
Gedik, eğitimlerin Doğa Kolejinde olduğu gibi projeler, turnuvalar ve etkinliklerle uygulamalı bir hal aldığında, öğrencilerin yeri geldiğinde bir mühendis veya mimar tecrübesini deneyimlediklerine vurgu yaparak, deneyimler sonucunda da geri bildirimlerin, daha fazla keşfetme ve meslek seçiminde teknolojinin ön plana çıkması şeklinde gözlemlendiğini kaydetti.
Velilerin, çocuklarının gelişen becerilerinden memnuniyet ve gurur duyduğuna işaret eden Gedik, yeri geldiğinde kendilerinin de öğrencilerle birlikte deneyim ve tecrübeleri paylaştığını sözlerine ekledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Belediyecilik anlamında geliştirdiği farklı uygulamalarla adından söz ettiren Nilüfer belediyesi, dijital belediyecilik anlamında da geliştirdiği Mobil uygulama “Nilüfer Her Yerde” ile örnek oluyor. Nilüfer’deki her mahalle sakininin oyunu dijital ortamda kullanıp komite üyelerini belirleyeceği “Nilüfer Her Yerde” mobil uygulamasını Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir Nilüfer’lilere tanıttı.
25 Kasım’da başlayan adaylık başvuruları 6 Aralık tarihine kadar devam edecek. Adaylar uygulamadan kişisel bilgilerini ve fotoğraflarını yükleyip başvurularını yapmaya başladı. Mernis sisteminden sorguları yapılan aday adayların komite üyesi olmak istedikleri mahallede oturup oturmadıkları belirlendikten sonra başvuruları otomatik olarak onaylanıyor.
Tüm başvuruların tamamlanmasının ardından 9 Aralık’ta adaylar ilan edilecek. 15 Aralık ve 22 Aralık tarihleri arasında dijital ortamda yapılacak seçimde ise tüm Nilüfer’liler kendi mahallelerinde görmek istedikleri komite üyeleri için telefonlarına yükledikleri “Nilüfer Her Yerde” uygulamasına girip oylarını kullanabilecek. 24 Aralık tarihinde ise seçimlerin sonuçları ilan edilip Mahalle komiteleri açıklanacak.
Bursa ve Nilüfer’de bu güne kadar ilk defa yapılacak olan dijital seçim öncesi “Nilüfer Her Yerde” uygulamasını basına tanıtan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, “Nilüfer Her Yerde” uygulaması ile dijital ortamda yapacağımız Mahalle Komitesi seçimleri için her 500 kişide bir kişi aday olabiliyor. 25 kasımda başladı 6 aralık tarihinde adaylık süreci tamamlanmış olacak. Sonrasında o mahallede oturan vatandaşlarımız kendi mahallesinde kendi haklarını savunacak yönetici arkadaşları dijital platform üzerinden seçerek belirleyecek. Seçimlerin dijital platformalar üzerinden yapılması Türkiye’de gündem oldu ama, burada herhangi bir güvenlik sorunu yok. Zaten mahallede oturan kişilerin TC numaralarından belediye üzerinden Mernis üzerinden sorgulamaları yapılıyor. O mahallede oturuyorsa o mahallede aday olma ve oy kullanma hakkına da sahip oluyor. Her bir kişi 1 tek oy hakkına sahip oluyor. Türkiye’de ilk defa denenen bir uygulama biz dijital katılım süreçlerini arttırmak çoğaltmak istiyoruz. Bu bir başlangıç oldu bu yüzden Nilüfer’li hemşerilerimizin buralara katılıp hem adaylık, hem de adayları seçme süreçlerinin içinde olmalarını istiyoruz. Bu dijital platformu Nilüfer’li hemşerilerimizin görüşlerini almak içinde daha sonrasında aktif olarak kullanmayı planlıyoruz. Bu uygulama Türkiye’de ilk kez deneniyor. Halkın katılımcılığını doğrudan sağlayacak yeni bir yaklaşım olarak bu uygulamayı devreye aldık. Diğer belediyelerimizin de dijital katılımcılık konusunda vatandaşlarımızla iletişim kurmalarını öneriyoruz” diye konuştu. – BURSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>???????Rosatom’dan yapılan açıklamaya göre, şirket, nükleer farkındalığı küresel düzeyde artırmak amacıyla aralarında Türkiye’nin de olduğu 100 ülkede Global Atomic Quiz ve belgesel gösterimi etkinlikleri düzenledi.
Dünya Bilim Günü kapsamında yapılan Atomic Quiz’e 25 bin kişi katılırken, Türkiye katılan ülkeler arasında katılımcı sayısı ve ilgi düzeyi açısından 3’üncü sırada yer aldı. Rosatom’un, Türkiye’de düzenlediği etkinlik kapsamında Hacettepe Üniversitesi, Sinop Üniversitesi, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi ve Tarsus Üniversitesi olmak üzere 4 üniversitede öğrencilerle bir araya gelindi. Üniversitelerde dünyaca ünlü yönetmen Oliver Stone’un “Nuclear Now” belgesel gösterimi ile akademisyen ve uzmanların katılımıyla söyleşiler yapıldı.
Hacettepe Üniversitesi
Hacettepe Üniversitesi’nde çoğunluğu geleceğin nükleer enerji mühendislerinden oluşan 150’den fazla öğrenci, Atomic Quiz’de yer alan farklı zorluk ve kategorilerdeki 25 soruyu yanıtladı. Nükleer enerji hakkındaki bilgilerini test etmelerinin yanı sıra yeni şeyler öğrenmelerine olanak sağlayan testi çözen öğrenciler, etkinlik kapsamında soruların doğru yanıtları üzerine tartışma fırsatı da buldu.
Nükleer İletişim Uzmanı ve Nükleer Sanayi Derneği (NIATR) Yönetim Kurulu Üyesi Nesrin Sevimli moderatörlüğünde öğrencilerle buluşan Hacettepe Üniversitesi Nükleer Enerji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Şule Ergün, Atomic Quiz’de yer alan soruların doğru yanıtlarını nedenleri ve ayrıntılı açıklamalarıyla katılımcılara aktardı. Öğrenciler, Ergün’ün anlatımıyla hem nükleer enerji hakkında yeni şeyler öğrenme hem de kendi yanıtlarını değerlendirme fırsatı buldu.
Tarsus Üniversitesi
Tarsus Üniversitesi’nde farklı mühendislik fakültelerinden 110’u aşkın öğrenciyi bir araya getiren etkinlik çerçevesinde öğrenciler Atomic Quiz’de yer alan soruları yanıtladı. Rektör Vekili Prof. Dr. Ali Özen, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Deran ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Osman Murat Özkendir’in de katıldığı etkinlikte soruları cevaplayan öğrenciler, yanıtlarının doğruluğunu Akkuyu Nükleer AŞ Ticari Operatörler Grubu Baş Uzmanı Ahmet Yasin Öner’le değerlendirme fırsatı buldu. Öner, bazı sorular için detaylı açıklamalar yaptı.
NIATR Yönetim Kurulu Üyesi Sevimli’nin yönettiği söyleşide, Türkiye ve Rusya arasında imzalanan anlaşma çerçevesinde Rusya’da eğitimlerini tamamlayarak Akkuyu’da görev yapan Türk mühendisler arasında yer alan Öner, Türkiye’nin ilk nükleer santrali Akkuyu projesi hakkında da bilgi ve deneyimlerini paylaştı.
Panelin ardından Tarsus Üniversitesi öğrencileri de nükleer enerjinin dünyadaki yolculuğunu benzersiz bir şekilde aktaran Nuclear Now belgeselini izledi.
Sinop Üniversitesi
Hacettepe Üniversitesi’nden sonra Türkiye’nin ikinci Nükleer Enerji Mühendisliği Bölümü’ne ev sahipliği yapan Sinop Üniversitesi’nde düzenlenen etkinliğe 80’e yakın öğrenci katıldı. Etkinliğe, Sinop Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Rıza Bayrak ve Nükleer Enerji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Meryem Seferinoğlu’nun da aralarında olduğu pek çok öğretim görevlisi de katıldı. Etkinlikte belgesel gösteriminden önce Seferinoğlu ve Öner’in katılımıyla söyleşi yapıldı.
Öğrencilerle Akkuyu NGS’de görev yapmak için Rusya’da aldığı eğitimin ayrıntılarını paylaşan Öner, kendisiyle aynı yolu izlemek isteyen öğrencilere deneyimlerini aktardı.
Hacı Bayram Veli Üniversitesi
Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi, Nuclear Now belgeselinin gösterildiği ve söyleşi yapılan bir diğer durak oldu. Belgesel, İletişim Fakültesi öğrencileri ve öğretim üyeleri tarafından büyük ilgiyle izlendi. Belgeselin ardından Ergün, katılımcılara nükleer enerji hakkında bilgi verdi, soruları yanıtladı. Ergün, geleceğin iletişimcileri, gazetecileri ve sinemacıları tarafından ilgiyle dinlendi.
Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özge Güven Akdoğan da belgeseli sinematografik açıdan ele aldı ve Stone’un belgeselciliği hakkında bilgi verdi.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Rosatom Orta Doğu ve Kuzey Afrika Direktörü ve Bölge Başkan Yardımcısı Alexander Voronkov, yönetmenin karmaşık bir konuyu basit bir dil kullanarak ele aldığını, böylece izleyici ile kolayca iletişim kurduğuğunu belirterek, “‘Nuclear Now’ hem nükleer enerjinin günümüzde geldiği noktayı göstermeyi vadediyor hem de insanlığın nükleer enerjiye ihtiyacı olduğuna dair bir eylem çağrısında bulunuyor. ‘Yeniden düşünme vakti’ sloganı, izleyicileri, özellikle günümüzün çevresel zorlukları ve aşırı enerji tüketimi bağlamında, nükleer enerjiyi temiz bir enerji alternatifi olarak yeniden düşünmeye teşvik ediyor. İzleyicilerin belgeseli izledikten sonra bu bakış açısını benimseyeceklerini umuyorum.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İLETİŞİM Başkanı Fahrettin Altun, “Bir yandan ülkemizin küresel itibarını, marka değerini arttırmak için çabalıyoruz, daha da güçlendirmek için çabalıyoruz, öte yanda hakikat odaklı iletişim anlayışını hakim kılmaya çalışıyoruz” dedi.
İletişim Başkanı Altun, İletişim Başkanlığı Konferans Salonu’nda ‘Stratcom Youth 2024 Küresel İletişimde Gençlik ve Teknoloji: Yeni Dönem’ programında konuştu. Altun, İletişim Başkanlığı olarak küresel iletişim konusunu farklı boyutlarıyla ele aldıklarını söyledi. Altun, bugün karşılarında sömürü ilişkilerini meşrulaştıran bir küresel iletişim rejimi bulunduğunu belirterek, “Nasıl ki karşımızda adaletsiz bir küresel düzen varsa aynı şekilde bu düzene dayanak oluşturan bir küresel iletişim düzeni var. Bu adaletsiz iletişim üzerinden gerçek anlamda adil bir iletişim düzenine geçmek için mücadele ediyoruz. Elbette bir yandan ülkemizin küresel itibarını, marka değerini arttırmak için çabalıyoruz, daha da güçlendirmek için çabalıyoruz, öte yanda hakikat odaklı iletişim anlayışını hakim kılmaya çalışıyoruz. ve bu doğrultuda ülkemizin Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde sürdürdüğü küresel adalet mücadelesine katkı sunmaya gayret ediyoruz. Bu süreçte bizler gençlerimizin öncü bir rol oynadığına inanıyoruz. Bu nedenle küresel iletişim alanında yaşanan eşitsizlikleri, adaletsizlikleri, sorunları ve çözüm ödevlerini gençlerimizle birlikte konuşalım, müzakere edelim istiyoruz ve bu toplantıyı da tam da bunun için düzenliyoruz” diye konuştu.
‘GÖKYÜZÜ ARTIK SINIR DEĞİL’
Gençlerin günden güne uzay çalışmaları alanına daha fazla ilgi gösterdiğini söyleyen Altun, “Bir diğer başlığımız, Milli Teknoloji Hamlemiz. Milli Teknoloji Hamlemiz; gençlerimizin, genç beyinlerin ülkemize armağanıdır. Genç mühendislerimiz, genç bilim insanlarımız sayesinde bu hamle başarılı sonuçlar üretmiştir. İnsansız otonom araçlar alanındaki ilerlemeler ve savunma sanayimizde gelinen yüksek teknolojik düzey, yerli otomobilimizin, yerli uydularımızın imalatı gibi kilometre taşları, az önce de altını çizdiğim uzay yolculuğumuz gibi başarılar ve elbette TÜBİTAK başta olmak üzere kurumlarımızın ilköğretimden doktora düzeyine kadar verdiği proje destekleri, Türkiye’nin Milli Teknoloji Hamlesi’nin somut tezahürleridir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın da dediği gibi tüm bu ilerlemelerin katalizarü, ‘TEKNOFEST gençliği’ olarak adlandırılan, dinamik yeni nesildir. TEKNOFEST markasının bu yıl 1 milyon 630 bin yarışmacının başvurusuna kucak açması da ülkemizin gelecek nesillere verdiği değerin, gençlerimizin dinamizminin somut göstergeleridir. Karşımızdaki bu gençlik, çok şükür öz güvenlidir ve sınırların aşılabilirliğine dair farkındalığa sahiptir. Bu ülkenin gençliği için gökyüzü artık sınır değil, sadece başlangıçtır. Ülkemiz merkezinde gençlerin olduğu 21’inci yüzyıl Türkiye’sini bilim ve teknoloji ile inşa etmenin gayreti içerisindedir” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Teknolojiyle beraber gelişerek son yıllarda insanların hayatına giren yapay zeka, eğitim alanında birçok kolaylık sağlıyor.
Geçmiş yıllarda kütüphanelerde indeksler kullanılarak yürütülen araştırmalar, yapay zeka aracılığıyla kısa sürede zamandan tasarruf edilerek yapılabiliyor.
Araştırmaları için vakit bulamayan kişiler, yapay zeka desteğiyle geliştirilen çeşitli uygulamalarla bilgiyi kısa sürede ve kolayca buluyor.
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Bilişim Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kemal Bıçakcı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, son yıllarda yapay zeka araçlarının iyiden iyiye günlük hayata girdiğini söyledi.
Prof. Dr. Bıçakcı, yapay zekayı artık öğrencilerin ve akademisyenlerin de kullandığını dile getirerek, “Devrim niteliğinde, eğitim ve istihdam da dahil, her şeyi değiştirme potansiyeline sahip yeni bir teknoloji olduğunu çok rahat söyleyebiliriz. Eskiden biz bir konuyu araştırırken kütüphanelere gidiyorduk.” dedi.
Kütüphanelerde indekslerin yer aldığını anlatan Bıçakcı, şöyle devam etti:
“Bayağı bir zaman kaybı da yaşanıyordu. Şimdi İTÜ’de kütüphanemiz var. Eski günleri anıp, orada kitap karıştırmayı ve araştırmayı çok seviyorum. Ancak kütüphanelerimiz günümüzde daha çok ders çalışma mekanları olarak kullanılıyor. Bir taraftan bu eleştirilebilir ama öbür taraftan da bir kütüphanede edinilecek bilgilerin tamamı yapay zeka araçlarıyla daha öncesinde de internet teknolojisi yardımıyla her öğrencinin, her araştırmacının elinin altında. Dolayısıyla ‘Yapay zeka araştırmayı azaltıyor, araştırma ihtiyacını azaltıyor.’ demekten daha çok ‘Araştırmayı kolaylaştırıyor ve verimliliğini artırıyor.’ demek çok daha doğru olacaktır diye düşünüyorum.”
“Öğrenci bilinçliyse tabii ki olumsuz etkilenmez”
Prof. Dr. Bıçakcı, yapay zekanın büyük bir ilerlemeyi kaydetmek ve araştırmayı tetiklemek için büyük fırsat olduğunu dile getirdi.
Geçmişte kişiler arasında coğrafi konumlardan dolayı kütüphane kaynaklarına erişme konusunda adaletsizlikler yaşanabildiğini ifade eden Bıçakçı, “Artık internete bağlı cihaza sahipseniz, bir cep telefonunuz veya bilgisayarınız varsa yapay zeka araçlarına, internet kaynaklarına erişebiliyorsunuz. Araştırma yapmanız eskisine göre çok daha kolay oluyor. O yüzden bu işin birazcık fırsat boyutuna belki vurgu yapmak gerekiyor.” diye konuştu.
Bıçakcı, öğrencilerin araştırmalarında yapay zekadan faydalandığını fark edebildiklerini anlattı.
Yapay zeka araçlarının da bir üslubu olduğuna değinen Bıçakcı, “O üslubu kendi gözümle, okumamla tespit ediyorsam elbette bu araçların kullanılıp kullanılmadığını tespit eden araçlar geliştirebilir. Bu araçların varlığını kabul edip öğrencilerin erişiminin olacağını her zaman için kabul edip, ‘Biz eğitimi nasıl şekillendireceğiz, ölçme ve değerlendirmeyi nasıl yapacağız?’ konusunu düşünmemiz gerekir.” ifadelerini kullandı.
Öğrencilerin bilinçli oldukları takdirde yapay zekadan olumsuz etkilenmeyeceklerini ifade eden Bıçakcı, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Çok muazzam bir tehlike var tabii. Sen bunu ölçümlemezsen, dersen ki ‘Al sana ödev, bunu nasıl yaparsan yap getir, ben de sonuçlarını değerlendireyim. Netice de sonuçlar doğruysa, cevapları doğru verdiysen sen bu dersten geçersin.’ mantığıyla biz eğitimciler olarak konuya yaklaşırsak öğrencileri de tembelliğe itmiş oluruz. Dolayısıyla iş birazcık eğitimcilerde. Öğrenci bilinçliyse tabii ki olumsuz etkilenmez. Öğrenci bilinçli değilse bu araçları kullanıp kısa vadeli düşünüyorsa, öğretim üyeleri de üniversitede eski geleneksel klasik yöntemlerle eğitime devam ediyorsa o zaman olumsuz etkilenme kaçınılmazdır.”
“Yapay zeka da aslında standart işlerin daha kolay yapılmasını sağlıyor”
İTÜ Bilişim Enstitüsü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ömer Melih Gül ise yapay zekanın tüm dünyada çok fazla etki oluşturduğunu söyledi.
Özellikle tüm dünyada ChatGPT’nin etkisiyle beraber çok fazla ses getirmeye başladığına değinen Gül, “Aslında yapay zekaya baktığımız zaman meta sezgisel algoritmalardan itibaren hayatımızda on yıllarca kullanılmaktaydı. Fakat insanların son yıllarda sorduğu esas soru şu: Biz yapay zekayı insan yerine kullanabilir miyiz, yani insanların yerini alabilir mi? İşte bu insanları çok daha fazla heyecanlandırıyor.” dedi.
Doç. Dr. Gül, yapay zekanın her yeni popüler oluşum gibi dikkatle kullanılması ve değerlendirilmesi gereken bir kavram olduğunu dile getirdi.
Dikkatle kullanıldığında ülkenin gelişimi için verimli bir kaynak olabileceğine dikkati çeken Gül, şöyle devam etti:
“Eskiden insanların elinde hesap makinesi yoktu. Hesapları kendileri yapıyorlardı. Hesap makinesi çıkınca hesaplama kapasitesi olmayan öğrenciler de bunu yapabilmeye başladı. Baktığımız zaman yapay zeka da aslında standart işlerin daha kolay yapılmasını sağlıyor. Bizim ülkemizde de dünyada da insanlar eğitime aynı ölçekte erişemiyorlar. Bu, her zaman bir sorun. İşte yapay zeka bazen eğitim ve bazı yetileri elde etmede bazen eğitime ulaşmada bazen de yeteneklerinden dolayı sıkıntı yaşayan öğrencilerin bazı görevleri daha rahat yapabilmesine imkan sağlıyor.”
Akademisyenlerin de yapay zekadan faydalandığını aktaran Gül, bu teknolojinin iyi yönde kullanılmadığı takdirde öğrencileri ve akademisyenleri tembelliğe iteceğini anlattı.
Gül, yapay zekanın insanların çok temel fonksiyonları yapmasına engel olacağını vurgulayarak, “Bence neyin, nereden geldiğini insanların bilmesi lazım. Zamandan kazanmak ve hızlı sonuç alabilmek için işleri yapay zekaya aktarmak bana biraz daha verimli gibi geliyor.” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Uluslararası Ekonomi Zirvesi’nden (UEZ) yapılan açıklamaya göre, Türkiye ile bölgedeki iş ve ekonomi temsilcilerini bir araya getiren zirve, gelecek yıldan itibaren yoluna yeni ismi ve geliştirilen kurgusuyla devam edecek.
Bu yılın teması, zirvenin yeni ismine uygun olarak “Değişen Küresel Gerçekler ve Gelecek 5.0” olarak belirlendi.
Capital, Ekonomist, Start Up ve CeoLife dergilerince 17-20 Nisan’da Sapanca’da düzenlenecek UEZ’ye, ulusal ve uluslararası çok sayıda konuşmacı ve iş insanının yanı sıra alanında önde gelen akademisyenler, sivil toplum önderleri ve sektörel liderler katılacak.
UEZ 2025’te “Eğitimden sağlığa, endüstriden tarıma her alanda ‘Gelecek 5.0’ yaratılabilir mi?”, “Adil ve kapsayıcı bir enerji geçişini sağlayarak jeopolitik şokları ve gerilimleri azaltmak mümkün mü?”, “Gelecek 5.0 ve Ekonomi 5.0 hedefine dünya nasıl ulaşabilir?” gibi sorulara yanıt aranacak.
Zirve, 2012’de 50 iş insanı ve 650 izleyicinin katılımıyla yola çıkarken, yıllar içinde gelişerek Türkiye ve dünyadan üst düzey 110 konuşmacı ve 2 bin katılımcıya ev sahipliği yaptı.
UEZ, 2021’de salgın döneminin hızlı değişen gündemi ve dinamiklerini yakalamak üzere bahar ve güz olmak üzere iki kez hibrit formatta İstanbul’da hayata geçirildi.
Zirve, tamamen yenilenip Sapanca’da 6-9 Ekim 2022’de 80’den fazla konuşmacı ve 1000 üst düzey katılımcıyla düzenlendi. Eski Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande da programa “özel konuşmacı” olarak iştirak etti.
Geçen sene 27-30 Nisan’da “Tek Dünya, Ortak Bir Gelecek: Yeni Nesiller İçin Yarını Şekillendirecek Politikalar ve İş Stratejileri” ana temasıyla düzenlenen zirveye, “özel konuşmacı” olarak eski Almanya Cumhurbaşkanı Christian Wulff’un yanı sıra eski İtalya Başbakanı Enrico Letta, İngiltere’de Cameron, May ve Johnson hükümetleri eski Devlet Bakanı Jo Johnson katıldı.
Bu yıl ise zirve, “Sorumlu ve Duyarlı Liderlik: Yenilik, Teknoloji ve Yapay Zeka Çağında Gezegen ve İnsanlıkla Uyumlu Bir Sisteme Öncülük Etmek” temasıyla, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, eski İsveç Başbakanı Fredrik Reinfeldt, eski Yunanistan Maliye Bakanı Yanis Varoufakis, Uber Başkan Yardımcısı Anabel Diaz, yapay zeka uzmanı ve girişimci Daniel Doll Steinberg, HSBC Baş Ekonomisti Janet Henry, Missouri Üniversitesi İktisat Tarihi Profesörü Max Gillman gibi çok sayıda yerli ve yabancı konuğun katılımıyla gerçekleştirildi.
Zirveye “www.uluslararasiekonomizirvesi.org” internet adresinden kayıt yapılabiliyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Siber Suçların gerçekleşmeden engellenmesi, maddi manevi zararların en aza indirgenmesi, farkındalık ve bilinçlendirme faaliyetleri yapılması amacıyla oluşturulan SİBERAY Programı kapsamında; vatandaşlar Çevrimiçi Dolandırıcılık, Yasadışı Bahis, Dijital Bağımlılıkla Mücadele Yöntemleri, Siber Zorbalık, İnternette Kişisel Güvenlik ve Bilinçli İnternet Kullanımı, Sosyal Medya Kullanımı ve Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar, Siber Suçlar konularında bilgilendirildi.
Yapılan çalışma kapsamında TRT Radyosunda, Kazım Karabekir Stadyumu’nda, Erzurum Büyükşehir Belediyesine dijital panolarda ve alışveriş merkezlerine ait dijital panolarda halkın bilinçlendirilmesi için yayınlar yapılarak, Kıraathane, çay evleri ve iş yerlerinde, Üniversiteler ve halkın yoğun olduğu alanlarda stantlar kuruldu, broşür dağıtımı yapılarak halkın görebileceği uygun yerlere afişler asıldı. Palandöken Kaymakamlığı paydaşlığında sinema etkinliği düzenlenirken kentte bulunan kurum çalışanları, muhtarlar ve imamlara, ilkokul, ortaokul, lise ve üniversite düzeyindeki okullarda öğrenci, öğretmen ve velilerin katılımı ile seminerler düzenlendi.
Yapılan etkinlikler kapsamında toplam 67 bin 267 vatandaşa ulaşılırken, Siberay Programı kapsamında halkı bilgilendirme faaliyetlerinin kararlılıkla devam edeceği belirtildi. – ERZURUM
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şirketten yapılan açıklamaya göre, Vodafone Sigorta Aracılık Hizmetleri AŞ çatısı altında hayata geçirilen anlaşma kapsamında MetLife, Vodafone Sigorta müşterilerinin, Vodafone Sigorta’nın yeni internet sitesi üzerinden kullanıcı dostu bir deneyimle Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) ve Tamamlayıcı Sağlık Sigortası (TSS) ürünlerini kolayca satın alabilmesini sağlayacak. Vodafone Sigorta müşterileri, ayrıca MetLife’ın 0-18 yaş arası katılımcılara yönelik tasarladığı “İlk BES’im” veya TSS ürünlerini aileleri için satın alabilecek.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Vodafone Sigorta Yönetim Kurulu Üyesi Yusuf Aysal, Vodafone Sigorta Aracılık Hizmetleri ile sigorta pazarının dijitalleşmesine katkıda bulunmayı ve müşterilerine dijital ortamda ayrıcalıklı sigorta teklifleri sunmayı hedeflediklerini belirtti.
Aysal, bu hedefle müşteri içgörüleri doğrultusunda, güvenilir sigorta sağlayıcılarının müşteri ihtiyaçlarına cevap verebildiği ürünlerin satışına aracılık ettiklerini aktararak, şunları kaydetti:
“Bu ürünleri dijital servislerimizle entegre ederek, müşterilerimizin ihtiyaç duydukları anlarda doğru sigorta ürünleriyle buluşmasını sağlıyoruz. Vodafone Sigorta’nın yeni internet sitesi üzerinden Türkiye’deki en iyi sigorta şirketleriyle çalışarak müşterilerimizin sigorta ihtiyaçlarını tek noktadan karşılamayı hedefliyoruz. Bu doğrultuda, 2021’den beri birlikte çalıştığımız MetLife ile işbirliğimizi geliştirmekten memnuniyet duyuyoruz. Müşterilerimizin ihtiyaç duyduğu güvencelere uçtan uca bir dijital deneyimle erişebilmesi için çalışmaya devam edeceğiz.”
“Daha geniş kitlelere ulaşmayı hedefliyoruz”
MetLife Emeklilik ve Hayat Genel Müdürü Deniz Yurtseven de müşterilerini işlerinin odak noktasına alan bir kurum olduklarını, değişen ihtiyaç ve beklentilere en iyi şekilde yanıt vermek için dijitalleşmenin sunduğu fırsatları değerlendirerek projelerimizi tasarladıklarını aktardı.
Yurtseven, “Vodafone müşterilerine sunduğumuz ‘CepFaturam Güvende Sigortası’nın ardından Vodafone ile olan başarılı işbirliğimizi bir adım daha ileriye taşımaya karar verdik. Bu anlaşma kapsamında, katılımcılarımızın emeklilik dönemleri için birikim yapmalarını teşvik ettiğimiz ‘BES’ ve müşterilerimizin sağlık ihtiyaçlarına yanıt vermenin yanı sıra birbirinden değerli ek hizmetlerle yaşam kalitelerini koruma imkanı sunduğumuz ‘TSS’ ürünlerimizi Vodafone Sigorta internet sitesi üzerinden Vodafone Sigorta müşterilerine sunarak daha geniş kitlelere ulaşmayı hedefliyoruz. Yeni iş birliğimizin her iki taraf için de hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum.” ifadelerini kullandı.
En uygun sigorta ürünleri ve özel faydalar
Vodafone, teknoloji üretimindeki avantajıyla müşterilerinin ihtiyaç duyduğu güvencelere uçtan uca bir dijital deneyimle erişebilmesi için sigorta sektörüne de adım atarak müşterilerine ayrıcalıklı sigorta teklifleri sunmak amacıyla Vodafone Sigorta Aracılık Hizmetleri AŞ’yi kurdu.
Böylece, faaliyet alanlarına “sigorta acenteliğini” de eklemiş oldu. Vodafone, “Güvencem Yanımda” anlayışıyla hayata geçirdiği Vodafone Sigorta Aracılık Hizmetleri üzerinden, müşterilerine dijital ortamda ayrıcalıklı sigorta teklifleri sunuyor. Vodafone Sigorta Aracılık Hizmetleri çatısı altında, bir yandan sigorta pazarının dijitalleşmesine katkıda bulunurken, bir yandan da müşterilerini dijital ortamda en uygun sigorta ürünleri ve özel faydalar ile buluşturuyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şirketten yapılan açıklamaya göre, her yıl, HackZone Open Insurance ve Hackzone Scale Up Accelerator isimli açık inovasyon programlarını geliştirmeye devam eden Allianz Türkiye, bu yıl itibarıyla iki programını birleştirerek, HackZone markası altında 6 aylık hızlandırma program formatıyla devam edecek.
Program ortağı Tenity ile birlikte düzenlenen ve startuplarla birlikte sigorta sektöründe yenilikçi iş modelleri geliştirerek, girişimleri hızlandırmaya odaklanan programın yeni dönemi için başvurular başladı.
Programın 5. döneminde yerini almak isteyen startuplar, Üretken Yapay Zeka ve Makine Öğrenmesi, Dijital Sağlık Çözümleri, Finansal Danışmanlık ve Küresel İklim Kriziyle Mücadele kategorilerinde başvuru yapabilecek.
Programa katılacak startuplar, bu alanlarda sigorta çözümleri geliştirerek, sektöre yenilikçi ürün ve hizmetler kazandırmayı hedefleyecek.
Sigorta sektöründe yenilikçi gelişmelere öncülük etmek isteyen startuplar için son başvuru tarihi ise 12 Aralık olarak belirlendi.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Allianz Türkiye Pazarlama ve Dijital Sigortalar Genel Müdür Yardımcısı Onur Kırcı, programın önemli bir ilerleme kaydettiğini belirterek, sektöre pek çok yenilikçi çözüm kazandırıldığını aktardı.
2020’den bu yana Tenity ile işbirliğiyle 450’den fazla startupı değerlendirdiklerini kaydeden Kırcı, “35’ten fazla girişimle işbirliği yaparak girişimlerinin hızlanmasına katkıda bulunduk. Programda yer alan startupların ekosistemden şimdiye kadar aldığı yatırım tutarı ise 12 milyon doları geçti. Startupların kurumsal işbirlikleri gerçekleştirerek büyümelerini hedefleyen Hackzone programımızla dört yılda 34 farklı PoC çalışmasına imza attık. Programımıza olan ilginin her geçen yıl artarak devam ettiğini görmekten ve sigorta sektörüne odaklanan startup sayısının artmasından memnuniyet duyuyoruz.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>RUSYA Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom tarafından Mersin’de inşa edilen Akkuyu Nükleer Güç Santrali (NGS) projesinde yer alan Bayramoğlu Endüstriyel Çelik’in Yönetim Kurulu Başkanı Burak Çeliktaş, proje sayesinde edindikleri deneyimi, “Santral sayesinde hem istihdam artışı sağlandı hem de eğitim ve sertifikasyon konusunda yetkinlik kazanıldı” sözleriyle ifade etti.
Türk firmalarının Akkuyu NGS projesinde inşaat ve altyapı işlerinin yanı sıra çelik ve metal üretimi alanında da önemli tedarikçiler arasında yer aldığını belirten Çeliktaş, “Akkuyu projesi ile Türk mühendis ve teknisyenlerinin teknolojik ilerlemedeki yetkinlikleri artmış, bilgi ve deneyim paylaşımı için fırsatlar oluşmuştur. İhracat ve yatırım fırsatlarına baktığımızda ise Türk firmaları önemli bir oyuncu konumuna gelmiştir. Ekonomik katkıları düşünüldüğünde yerel işletmeler desteklenerek, bölgesel kalkınmada fırsatlar yaratılmıştır. Tüm bu deneyimlerin dünya çapındaki nükleer santral projelerinde kullanılabileceğini düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.
1960’tan bu yana faaliyet gösteren Bayramoğlu’nun, Akkuyu NGS projesinde gömülü eleman üretiminin yanı sıra boru spool, buhar ve yağ hatları imalatı ve ekipman imalatı gibi pek çok kritik aşamada görev aldığının altını çizen Çeliktaş, projede yer alan ilk 10 firmadan biri olduklarını belirtti. Burak Çeliktaş şunları söyledi:
” Türkiye’nin Akkuyu NGS de dahil nükleer güç santrali kurma hedefleri ve küçük modüler reaktör (SMR) projeleri, Türk sanayisine büyük katkılar sağlayabilir. Bu projeler sadece enerji üretimiyle ilgili değil, aynı zamanda sanayinin modernleşmesi, teknolojik gelişimi ve yeni ihracat fırsatları anlamında da kritik bir rol oynayacaktır. Hem ekonomik büyüme hem de küresel rekabetteki güçlenme açısından önemli fırsatlar sunan bu projeler, Türkiye’yi sadece bölgesel bir enerji oyuncusu değil, aynı zamanda nükleer enerji teknolojileri konusunda önemli bir aktör haline getirebilir.”
Türkiye’nin önümüzdeki yıllarda hayata geçirmeye hazırlandığı yeni nükleer santral ve SMR inşa etme hedeflerinin sanayinin teknolojiye erişimini artırmak ve yerli üretimi teşvik etmek açısından çok önemli fırsatlar sunduğunu vurgulayan Çeliktaş, Türk sanayicisinin bu projelerde çelik ve metal üretimi, elektrik ekipmanları, kontrol sistemleri, soğutma ve ısı transfer teknolojileri gibi alanlarda önemli bir roller üstlenebileceğini belirtti.
‘NÜKLEER ENERJİ, HEDEFLERE ULAŞMADA ÖNEMLİ BİR YER TUTUYOR’
Çeliktaş, “Yerli firmalar, SMR teknolojilerinin geliştirilmesi ve üretim süreçlerinin yerelleştirilmesiyle büyük bir potansiyel kazanabilir. Bu durum, nükleer enerji sektöründeki yerli tedarik zincirinin güçlenmesini sağlayacaktır. Enerji Güvenliği ve Sıfır Karbon Hedefine baktığımızda ise Türkiye, enerji güvenliği açısından dışa bağımlılığı azaltmayı ve yenilenebilir enerji kaynaklarıyla entegre bir enerji sistemini oluşturmayı hedefliyor. Nükleer enerji, bu hedefe ulaşmada önemli bir yer tutmaktadır. Yüksek teknoloji altyapıları, Türk sanayisinin verimliliğini artırma, dijital dönüşümünü hızlandırma ve global tedarik zincirlerine entegrasyonunu sağlama konusunda önemli bir itici güç olabilir” diye konuştu.
‘AKKUYU NGS’DE EDİNDİĞİMİZ TECRÜBEYLE YENİ NÜKLEER PROJELERDE AKTİF ROL ALABİLECEĞİZ’
Akkuyu NGS projesinde 1 ve 2 numaralı pompa istasyonlarının kurulumunu üstlenen Aydıner İnşaat’ta Kıdemli İnşaat Mühendisi olarak görev yapan Ferhat Türker de ‘ilklerin projesi’ olarak tanımladığı Akkuyu NGS’nin inşasında yer almaktan gurur duyduklarını söyledi. Akkuyu NGS’nin Türk sanayisine önemli katkılarda bulunduğunun altını çizen Türker, “Akkuyu ile biz de bir ilki yaşıyoruz. Burada edindiğimiz tecrübeyle gelecekte yeni nükleer projelerde aktif rol alabileceğiz” dedi.
Nükleer Düzenleme Kurumu’ndan verilen bir imalatçı onay belgesine sahip olduklarını vurgulayan Türker, “Diğer bir deyişle, bir nükleer santral inşasında yer alma yetkimiz bulunuyor. Dolayısıyla, Türkiye’de yeni bir nükleer enerji santrali yapılacaksa hem devletimizin hem de Nükleer Düzenleme Kurumu’nun referansıyla bu işe uygun ve yeterli olduğumuzu kanıtladık” ifadelerini kullandı.
“PROJE SÜRECİNDE HIZLA İLERLİYORUZ”
Aydıner İnşaat A.Ş. olarak 2021 yılında Akkuyu NGS projesinde, çalışmaya başladıklarını söyleyen Türker, “Şu anda 1 numaralı pompa istasyonunun kaba inşaatını bitirdik ve 2 numaralı istasyonda ise kaba inşaatı yüzde 80 oranında tamamladık. Bölge halkından istihdam sağlamak, projeye olan katkımızı artırıyor. Personel sayımız, inşaat sürecinin hızına göre aylık olarak artıyor. Projede toplam 19 taşeron firmayla çalışıyor, 2 bin kişiye istihdam sağlıyoruz. Akkuyu NGS projesi, sadece bizim değil, taşeron firmaların da gelişimine katkı sağlıyor” diye konuştu.
“AKKUYU NÜKLEER ENERJİYE GEÇİŞİN ANAHTARIDIR”
Akkuyu’nun Türkiye için bir dönüm noktası olduğuna dikkat çeken Türker, şunları kaydetti:
“Akkuyu, ülkemize nükleer enerjinin girmesine olanak tanıyan, yani; nükleer enerjiye geçişin anahtarı bir proje. Sektördeki köklü firmalardan biri olarak burada çalışmaktan gurur duyuyoruz. İlkler daima zor ve sancılıdır. Fakat bu ilk eşik aşıldığında süreç daha profesyonel ve hızlı ilerliyor. Akkuyu ile biz de bir ilki yaşıyoruz ve gelecekte yapılacak diğer nükleer projelerde daha aktif rol alarak büyük projelerde yer alabileceğimizi kanıtlıyoruz.”
“AKKUYU İLE İŞ BİRLİĞİMİZ, BİZİ NİTELİKLİ NÜKLEER SANTRAL TEDARİKÇİSİ YAPIYOR”
Akkuyu NGS projesinde aktif rol alan SMS Sanayi Malzemeleri Üretim ve Satış A.Ş. de, ‘TORK’ markasıyla nükleer sektörde önemli bir oyuncu haline geldi. Akışkanlığı kontrol eden endüstriyel vanaların imalatını yapan şirket, 2016 yılında Varnasan isimli firmayı bünyesine katarak küresel vana üretiminde imalat hacmini artırdı. SMS-TORK, emniyet valfleri gibi farklı alanlarda üretim yapıyor.
SMS-TORK Genel Müdürü Ömer Kaya, “Sektördeki 39. yılımızda 180 kişilik kadromuzla 80 ülkeye ihracat yapıyoruz. Akkuyu NGS ile iş birliğimiz, bizi nitelikli nükleer santral tedarikçisi konumuna getiriyor. Böylece bu alanda tecrübemizi artırırken, gelecekte diğer nükleer projelerde de yer alma şansı bulacağız. Şirket olarak, tanındıkça ve güvenilirliğimiz arttıkça bu alanda daha önce çalışmış olan firmalarla ortaklık yapma şansı yakaladık. Nükleer enerji alanında tecrübe edindikçe, şu anda diğer ülkelerde inşası süren nükleer tesislerde yer alma şansımız olduğuna da inanıyoruz” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Sosyal belediyecilik anlayışıyla takdir toplayan çok sayıda projeyi kısa sürede hayata geçiren Ataşehir Belediyesi, bütçesinde de vatandaşın menfaatlerini gözetecek sürdürülebilir adımlar atıyor. İlçe genelinde daha hızlı ve etkin hizmet sunabilmek için araç filosunu güçlendiren belediye yönetimi, kiralama modeli yerine 59 yeni aracı doğrudan bünyesine katarak bütçesindeki yükleri hafifletiyor. Bu stratejik hamle ile belediye bütçesinde uzun vadeli büyük bir tasarruf elde edilmesi planlanırken, belediyenin öz kaynaklarının da çeşitlendirilmesi hedefleniyor.
Temizlik İşleri Müdürlüğü’ne bağlı alanda sergilendi
Belediye filosuna katılan 59 yeni aracın tanıtımına ilişkin Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in ev sahipliğinde, Sancaktepe Belediye Başkanı Alper Yeğin’in de katılımıyla ‘Kiralamadık Filomuza Kattık’ sloganıyla bir lansman düzenlendi. Lansmanda, kiralama yerine satın alma modeliyle filoya katılan yeni araçlar Ferhatpaşa Mahallesi’ndeki Temizlik İşleri Müdürlüğü’ne bağlı alanda sergilendi. Belediye bütçesine ciddi anlamda tasarruf sağlayacak modelle bünyeye dahil edilen araçlar, altyapı hizmetlerinden çevre sağlığına kadar pek çok alanda büyük kolaylık sağlayacak. Aralarında çok sayıda otobüs, minibüs, kamyon ve kamyonet ile iş makinesinin de yer aldığı araçlar ilçedeki çeşitli faaliyetlerin etkinliğini artırmak ve vatandaşlara daha hızlı ve verimli bir şekilde hizmet verebilmek için tasarlandı.
“Bir yıllık kiralama maliyetleriyle araçları filomuza kattık”
Lansmanda konuşan Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, sürdürülebilirlik ve ekonomik yönetim odaklı projelerle halkın güvenini kazanmaya devam ettiklerini belirtti. Yeni araç filosunun da bu anlayışın somut bir göstergesi olduğunu ifade eden Başkan Adıgüzel, “Hizmet kalitesini artırmak için her alanda sürdürülebilir çözümler üretiyoruz. Kiralama yerine satın alma modeline geçerek, halkımızın vergilerini en verimli şekilde kullanmayı hedefledik. Bu adım, hem maliyetleri düşürdü hem de belediyemizin operasyonel gücünü artırdı. Göreve geldiğimiz ilk günden beri akıllı belediyecilik anlayışıyla daha kaliteli, daha verimli hizmetleri Ataşehir’e nasıl sunarız diye çalışıyoruz. Kaynaklarımızı israf etmeden Ataşehir’de şeffaf, hesap verebilir, katılımcı belediyeciliği ayağa kaldırmak için ciddi bir tasarruf ediyoruz. Bu kapsamda bir yıllık kiralama maliyetleriyle bu araçları filomuza kattık” dedi.
Çöp toplamada yapay zekalı çözüm
Öte yandan “Akıllı Belediyecilik” vizyonuyla projelerini hayata geçiren Ataşehir Belediyesi faaliyetlerini teknolojik yeniliklerle buluşturmaya da devam ediyor. Bu kapsamda verimli atık yönetimini sağlamak amacıyla yeni bir teknolojik sistemi devreye alan Ataşehir Belediyesi, lansmanda ‘Akıllı Atık Toplama Sistemi’nin entegre edildiği araçları da tanıttı. Kısa adı ÇAÇA olan Çok Amaçlı Çöp Aracı’na entegre edilen sistem, atık türlerini ve yoğunluklarını izlemek için konteyner ve atık tankına kolayca monte edilebilen sensörler aracılığıyla çalışıyor. Sistem, yapay zeka ile rota optimizasyonu sağlayarak çok sayıda alanda tasarrufun da önünü açıyor.
Maliyetleri yüzde 50 azaltacak
Çöp konteynerlerine yerleştirilen sensörler sayesinde, hangi konteynerin dolu hangisinin boş olduğunun anlık olarak belirlenebildiği yenilikçi teknoloji sayesinde, Ataşehir Belediyesi’nin temizlik ekipleri, trafikte harcadıkları zamanı önemli ölçüde azaltarak daha hızlı ve etkili bir hizmet sunabilecek. Ayrıca, sistemin sağladığı operasyonel verimlilik, ekiplerin performansını artırırken, yakıt tüketimini de yüzde 50’ye düşürecek ve bu sayede karbon emisyonlarını da azaltarak çevreye duyarlı bir atık yönetimi sağlamış olacak.
300 konteynerden sensörlerle veri toplanıyor
Ataşehir Belediyesi Akıllı Atık Toplama Sistemi’nde yer alan sensörleri, ilçe genelindeki 300 konteynere yerleştirerek, aldığı veriler üzerinden denetlemelerini sürdürüyor ve dolum sınırına ulaşan konteynerleri takip ederek, atıkları topluyor. Bu projeyle yerleştirilen sensörlerden alınan sinyaller sayesinde; ekipler, daha az zaman kaybıyla daha fazla atık toplama kapasitesine ulaşarak temizlik faaliyetlerini daha etkin kılmayı, doğal kaynakları ise daha verimli kullanmayı başarıyor.
‘Teknolojik belediyecilik anlayışını bir adım daha ileri taşıyoruz’
Akıllı Atık Toplama Sistemi ile çevreye duyarlı teknolojik belediyecilik anlayışını bir adım daha ileri taşıdıklarını vurgulayan Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, “Ataşehir Belediyesi olarak, çevreyi koruma ve kaynaklarımızı verimli kullanma konusunda yenilikçi adımlar atıyoruz. Akıllı Atık Toplama Sistemi, bu anlayışımızın en güzel örneklerinden biri. Bu sistem sayesinde atık toplama süreçlerini gerçek zamanlı olarak takip ediyor, doluluk oranlarına göre hareket ederek hem maliyetleri azaltıyor hem de karbon salınımını düşürüyoruz. Bu proje, yalnızca çevre dostu bir uygulama olmakla kalmıyor; aynı zamanda şehir genelinde daha düzenli, temiz ve yaşanabilir bir ortam sağlıyor. Amacımız, Ataşehir’i hem bugünün hem de geleceğin ihtiyaçlarına cevap veren bir şehir haline getirmek” dedi. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>HACETTEPE Teknopark’ta yer alan BenPetto, evcil hayvan sağlığının dijital platformdan takip edileceği ‘Pet Nabız’ Sistemi’ni hayata geçirdiğini duyurdu. Sistem, evcil hayvan sağlığını dijital bir platformda yöneterek hem evcil hayvan sahiplerine hem de veterinerlere büyük kolaylık sağlıyor.
BenPetto’nun sunduğu sistem, insanlardaki e-Nabız sistemine benzer şekilde evcil hayvanların tüm sağlık bilgilerini dijital ortamda topluyor ve kullanıcıların erişimine açıyor. Aşı geçmişlerinden tedavi notlarına, muayene kayıtlarından acil durum müdahalelerine kadar her bilgi, evcil hayvan sahiplerinin ve veterinerlerin parmaklarının ucunda olacak şekilde düzenleniyor.
‘HEM EVCİL HAYVAN SAHİPLERİNE HEM VETERİNERLERE DESTEK’
Firma Yetkilisi Gökhan Hocaoğlu, “BenPetto’nun Pet Nabız Sistemi, toplumun her kesimi için önemli bir gelişme olarak öne çıkıyor. Evcil hayvan sahipleri, sevdikleri dostlarının sağlığını güvenle takip ederken; veterinerler de hasta geçmişine daha hızlı ulaşarak daha kapsamlı sağlık hizmetleri sunabiliyor. Bu sistemle birlikte, Türkiye’de evcil hayvan sahiplenmenin daha bilinçli ve sorumlu bir şekilde yapılması da teşvik ediliyor. Türkiye genelinde büyük ilgi gören bu yenilikçi sistem, yalnızca bir teknoloji uygulaması değil; aynı zamanda toplum sağlığına, hayvan haklarına ve refahına hizmet eden bir girişim olarak geniş bir yankı uyandıracağa benziyor” dedi.
Şirketten yapılan açıklamada uygulama ile ilgili şu bilgilere yer verildi:
“Sağlık bilgilerine kolay erişim imkanı, hayvanların doğru bakım almasını ve ihtiyaç duyduklarında en hızlı şekilde tedavi edilmelerini mümkün hale getiriyor. Veterinerler, anlık verilere ulaşarak daha etkili tedavi kararları alabiliyor ve evcil hayvan sahipleri de dostlarının sağlık durumunu düzenli olarak takip edebiliyor.
Bu dijital yenilik sayesinde, hayvan refahı konusunda farkındalık artarken, özellikle acil müdahale gerektiren durumlarda veterinerler hayati önem taşıyan bilgilere anında ulaşabiliyor. Böylece evcil hayvanların yaşam kalitesi yükseliyor ve toplumda evcil hayvan sahiplenme oranlarının artmasına da katkı sağlanıyor.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KAYSERİ’de evli ve 4 çocuk babası Yaşar Gülcü (67), 42 yıldır tarihleri 200-500 yıl arasında değişen farklı kitaplar ile Kur’an-ı Kerimleri ciltleyip, onarıyor. Gülcü, ” Kayseri’de benden başka eski kitap tamir eden yok. Olsa iyi olurdu ama merak eden yoktur. Sevdiğim için bu işi yapıyorum” dedi.
Kayseri’de yaşayan Yaşar Gülcü, okulu bıraktıktan sonra sanayide çırak olmaya başladı. Sanayideki işini beğenmeyen Gülcü, 6 ay sonra kentteki bir matbaada ciltçi olarak işe başladı. 15 yaşından beri Kayseri’de ciltçilik yapan, evli ve 4 çocuk babası Gülcü, 42 yıldır tarihleri 200-500 yıl arasında değişen farklı kitaplar ile Kur’an-ı Kerimleri ciltleyip, onarıyor. Şehrin tek ciltçisi olan Gülcü, işletmesine getirilen kitapların arasında tarih kitaplarını görünce sevindiğini belirterek, “Ortaokulu bırakıp, ciltçiliğe başladım. Bu işi, 42 senedir yapıyorum. Eskiden çok cilt yaptıran olurdu ama şimdi azaldı. Bilgisayar çıktığından dolayı azaldığını düşünüyorum. Bu işe 15 yaşında başladım. Okulu bırakınca önce sanayiye gittim. Sanayiyi sevmedim. Oradan matbaaya geldim. Matbaada cilt işi vardı. Askere gitmeden yaptım. Askerden gelince devam ettim” dedi.
‘MUTLU OLUYORUM’
Kitapları çok sevdiğini belirten Yaşar Gülcü, “Kitapları sevdiğim için ciltliyorum. Bu işe elimden geldiği kadar, ömrüm yettikçe devam etmek istiyorum. Tarih kitapları geldiğinde severek yapıyorum. Bu kitaplar önemli olduğu için zarar görmüş halde kaybolmasını istemiyorum. Eski kitaplar geliyor. 100- 200 yıllık tarih kitapları, Kur’an’ı Kerimler ve Osmanlıcalar geliyor. Onları ciltleyerek müşterilerime veriyorum. Cilt yaptığım için çok mutlu oluyorum. Bu kitapları müşterilerimize yenilenmiş halde verip, kütüphanelerine kazandırmak istiyorum” diye konuştu.
‘MESLEĞİMİZ YOK OLMAK ÜZERE’
Teknolojinin gelişmesi ile birlikte kitapların eski değerini görmediğini kaydeden Yaşar Gülcü, “Meslek yok olmak üzere. Bu kitaplardan yapan yok. Gençler şimdi hazır alıp okuyor. Bilgisayardan, cep telefonundan okuduğu için kitap okuyan da azaldı. Cilt yapan da kalmadı. Bu meslek belli bir zaman sonra yok olacak diye üzülüyorum. Bu kitapların tamiri eskiliğine, dağınıklığına göre eğer az eskiyse 2 gün yoksa 3-4 gün sürüyor. Tamir ediyoruz, eksikleri varsa aynı kitaptan bulup fotokopi çektirip içine renkli ise renkli siyah beyazsa siyah beyaz koyarak, o kitabın eksiğini tamamlayıp 1 hafta içinde yapıp, müşteriye teslim ediyoruz” dedi.
‘SEVEREK BU İŞİ YAPIYORUM’
Yaşar Gülcü, “Kitap tamiri mesleğinin geleceği için üzülüyoruz. Bu işleri yapacak çırak yok. Zaten yaptığımız meblağlarda 1 ayda asgari ücretin yarısı kadar kazanıyoruz. Bununla ev falan geçinmez. Emekli olduğum için bu işi yapıyorum. Hem hobi olarak hem de severek bu işi yapıyorum. Çok büyük bir para kazandırmasa da tarih kitapları, dini kitapları ve Kur’an-ı Kerim yok olmasın diye yapıyorum. İnşallah devam ettiren gençlerden olur ama zor. Para kazanmadığı için bu işi gençlerden yapan kalmadı. Bu işleri yapmaya elimden geldiği kadar gayret ediyorum. Kayseri’de benden başka eski kitap tamir eden yok. Olsa iyi olurdu ama merak eden yoktur. Sevdiğim için bu işi yapıyorum. İnşallah ileride başka tamirciler de çıkar” diye konuştu.
‘KUYUMCU TİTİZLİĞİ İLE KİTAPLARA ÇOK HASSAS DAVRANIYORUM’
Eski kitaplara daha çok emek verdiğini söyleyen Gülcü, şöyle konuştu:
“Bir müşterim 3 tane kitap getirdi. 1 tanesi Osmanlıcaydı. Çok eskiydi ona 2-3 gün emek verdim. Tek tek sıraya dizdim. Forma haline getirip, ciltledim. Bu eski kitapları kıymetli olduğu için deriden ciltliyorum. Eski kitaplara daha çok özen gösteriyorum. Bu mesleğin kaybolmaması için elimden gelen gayreti gösteriyorum. Kitap bana geldiğinde çok dağınık ve eskimiş haldeydi. Özenle kenarından tıraş almadan orijinalliğini koruyarak yeniden ciltledim. 3 gün uğraştım, 4’üncü gün okunur hale getirdim. 200 yılık Osmanlıca bir kitap olduğu için bunun zayi olmasını istemedim. Kuyumcu titizliği ile kitaplara çok hassas davranıyorum. İnce ince işleyip okunur hale getiriyorum.”
Haber-Kamera: Nuray Uzatmaz-Samed Aydın SUN/KAYSERİ,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Trendyol 1. Lig’in 13. haftasında Iğdır FK, sahasında Amed Sportif Faaliyetler ile 1-1 berabere kaldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Iğdır FK Teknik Direktörü Yalçın Koşukavak, lider takım ile arayı kapatabilecekleri bir maç olduğunu belirterek, “Maçın önem değeri haftanın son maçı olması ve dünkü maçların sonuçları bakımından bizim için çok değerliydi. Yukarıyla puan farkımızı çok rahat kapatabileceğimiz bir maçtı. İşte futbol böyle, rakip size fırsatı verdi mi maçı öldürmeniz gerekiyor, öldürmediniz mi rakip canlı kalıyor, bu fırsatlar gelmese anlayabileceğim” dedi.
Yalçın Koşukavak: “Geçiş hücumlarında problem yaşıyoruz”
Geçiş hücumlarında problem yaşadıklarını söyleyen Koşukavak, “İlk yarı itibarıyla çok net 3-0 devreyi bitirebileceğimiz bir maçtı. Rakip bize geçiş hücumundan çok fırsat verdi. Geçiş hücumlarında haftalardır buna benzer problemler yaşıyoruz, maçı öldürmediğimiz için rakip sürekli canlı kalıyor” ifadelerini kullandı.
“Anlam veremediğim durum var”
Bazı kişilerin Iğdır FK’nın gol yemesini istediğini dile getiren Koşukavak, “Çok üzülüyorum. Sonuçta biz Iğdır şehrine hizmet ediyoruz, profesyoneliz, benim anlam veremediğim bir durum var, kulübenin arkasında uzun zamandır var. Bu takım 20 transferle yeni kurulmuş, bir alt ligden çıkmış, bugünkü rakibiniz sizden çok daha fazla maliyetle bir kadro kurmuş, ligde şu anda kırmızı alanda, siz beşinci sıradasınız, ben anlamlandıramıyorum. Arkadaki arkadaşlar Iğdır FK’nın gol yemesini bekliyor” dedi.
Servet Çetin; “Takviye yaparsak çok iyi bir takım olacağız”
Amed SF Teknik Direktörü Servet Çetin ise kazanmak için geldiklerini söyleyerek; “Aslında biz buraya kazanmak için geldik, beraberliği hiç düşünmedik. Maçın başından sonuna kadar sürekli oynayan taraf olduk, topa hakim olmaya çalıştık. Bence 2 haftadır da bunu iyi gösteriyoruz. Gol bölgelerinde sıkıntılarımız var, oraya kadar getiriyoruz topu hem sonuçlandırma hem de son paslarda sıkıntılarımız var, bunu geliştirmemiz gerekiyor. İnşallah devre arasına kadar o bölgelere de biraz takviye yaparsak çok iyi bir takım olacağımızı düşünüyorum” diye konuştu.
“Kazanmaya çalışan ekip olacağız”
Oyuncularını tebrik eden Çetin, “Bugün 1-0 mağlup duruma düştük, oynamaya devam ettik, 1-1’i yakaladıktan sonra da golü düşündük. Tamamen yaslanıp da 1 puan alalım gayesinde olmadık olmayız da. Çünkü biz içeride, dışarıda oynayan, kazanmaya çalışan ekip olacağız. İnşallah bu oyunumuzun üstüne koyacağız. Çok kısa süredir çalışıyoruz ama oyuncu arkadaşlarımızı gerçekten çok tebrik ediyorum” diye konuştu. – IĞDIR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Doğukent Sahası’nda oynanan karşılaşmada Ağrı temsilcisi, başından sonuna kadar üstün bir oyun sergileyerek sahadan galip ayrıldı. Sinan Sünbül, Kadriye Akgül ve Ekin Demirkol’un yönettiği mücadelede Ağrı ekibi, disiplinli futboluyla göz doldurdu. İlk yarıda bulduğu gollerle rakibini zor durumda bırakan Ağrı, ikinci yarıda da etkili oyununu sürdürdü ve farkı artırarak karşılaşmayı 4-0 kazandı. Maçın ardından açıklamalarda bulunan Ağrı Aile ve Sosyal Politikalar Gençlik ve Spor Kulübü Teknik Direktörü Önder Tunay, oyuncularını tebrik ederek, “Hedefimiz üst lige çıkmak. Bu galibiyet bize moral oldu. Ligin kalanında da aynı disiplinle çalışarak Ağrı’yı daha üst seviyelerde temsil etmek istiyoruz” dedi.
Kulüp Başkan Yardımcı Ertuğrul Alp ise, “Bu galibiyetle birlikte ligde 2 maçta 6 puan aldık. Takımımızın gösterdiği mücadeleden dolayı çok mutluyuz. Ağrı’mızı en iyi şekilde temsil etmeye devam edeceğiz.” şeklinde konuştu. – AĞRI
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Maçın ardından açıklamalarda bulunan Cham, takımla birlikte başardıklarından gurur duyduğunu ve önemli bir galibiyet aldıklarını söyledi.
Cham, mental olarak galibiyetin büyük destek olacağını ifade ederek, “Dolayısıyla böyle bir maçta hat-trick ile katkıda bulunmak benim adıma çok önemliydi. Ben aslında bu anı çok uzun süredir beklemiştim. Çünkü kulübün ve taraftarın benden beklentilerinin farkındayım. Ben de bu beklentilere karşılık verebilmek için uzun aylardır sıkı çalışıyorum. Çok mutlu hissediyorum kendimi.” diye konuştu.
Adaptasyon sürecinin kolay olmadığını belirten Cham, “Kolay olmayan bir süreçti ancak Trabzonspor’a katılmak burada olmak beni çok mutlu ediyor. Burası farklı bir ülke, buraya alışabilmek için bir süreye ihtiyacınız var. Daha önceden de belirtmiştim aslında ama sanırım bugünle birlikte döndüm ve o adaptasyon sürecini aştım diyebilirim.” ifadelerini kullandı.
Cham, transfer sürecinin uzun sürdüğünü hatırlatarak, şunları kaydetti:
“7-8 aylık bir transfer sürecinden bahsediyoruz aslında. Taraftarımızdaki o sevgiyi ve beklentiyi hissettiğimi söyleyebilirim. Başka tekliflerde vardı ama ben Trabzonspor’u tercih etmek istedim. Bugün benim için çok önemliydi tekrar döndüğümü hissettim. Bu sevgiye layık olabilmek için çalışmaya devam ediyorum.”
Teknik direktör Şenol Güneş’in kendine güvendiğini vurgulayan Cham, şöyle devam etti:
“Hocamıza teşekkür ederek sözlerime başlamak istiyorum. Benimle hocam uzun süren görüşmeler yaptı. Neler istediğini, neleri yapmam gerektiğini, neleri yanlış yaptığımı ya da neleri daha iyi yapabileceğimi ifade etti. Yeteneğime her zaman inandığını, belki de gördüğü en yetenekli oyunculardan biri olduğumu söyledi. Aynı zamanda yardımcı hocalarımıza da teşekkür ediyorum. Onlar da bana inanmışlardı, goller atabileceğimi biliyorlardı.”
Cham, sahada sorumluluk almaktan hiçbir zaman kaçmadığını belirterek, “Tam bu tarzda biriyim aslında. Sahada sorumluluk almaktan hiçbir zaman kaçan birisi olmadım. Her zaman elimden gelenin en iyisini yapmaya, örnek biri olmaya çabaladım. Trabzonspor dev bir kulüp. Ben de buraya geldiğimde bu karakterimi, kendi özelliklerimi yapabileceğim en iyi şeyleri yapmaya çalışıyorum her zaman. Ben futboldan zevk alan biriyim. Belki aslında saha içerisinde çok konuşabilen birisi değilim aslında ben konuşmayı ağzımla değil ayaklarımla yapmaya çalışıyorum.” değerlendirmesinde bulundu.
Önlerinde zorlu bir fikstür olduğuna ilişkin gelen soru üzerine de Cham, “Galibiyetten öteydi bizim adımıza, mental olarak da bize büyük katkılar sağlayacak, önümüzü açacaktır. Bugün kazanmak önemliydi ama bu şekilde kazanmak belki bizi daha da mutlu etti. Bizim adımıza gerçekten kolay olmadı. Biz de şehir için, kulübümüz için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Bu şekilde doğru yoldayız diye düşünüyorum.” ifadesini kullandı.
Arif Boşluk: “Formayı bırakmak istemiyorum”
Defans oyuncusu Arif Boşluk da alınan galibiyete ihtiyaçları olduğuna işaret ederek, “Bugün çok mutluyum, galibiyete ihtiyacımız vardı. Bugün sahada mutlu olduğum bir şey vardı. Altyapıda beraber oynadığım arkadaşımla beraber sahayı paylaştım, zaten Trabzonspor altyapısında olmak büyük bir şey. Orada oynuyorsanız kaliteniz var demektir. Bugün onları sahada görmek, onlarla oynamak çok duyguluydu.” şeklinde görüş belirtti.
Formayı almak için çok çalıştığını kaydeden Arif, “Son zamanlarda çok iyi çalışıyordum. Yılmadık, bıkmadık. Oynama fırsatı bekliyordum. Antrenmanlarda en iyisini yapmaya çalışıyordum. Hocama da teşekkür ediyorum bana güvendi ve bana formayı verdi. İnşallah bundan sonra da formayı bırakmak istemiyorum.” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>NATO Genel Sekreteri Mark Rutte Florida’da ABD’nin yeni Başkanı Donald Trump ile bir araya geldiğini söyledi. Sözcü Farah Dakhlallah, Rutte ve Trump’ın ‘ittifakın karşı karşıya olduğu bir dizi küresel güvenlik meselesini ele aldıklarını’ belirtti.
TRUMP BİDEN’I FÜZE KARARI NEDENİYLE ELEŞTİRMİŞTİ
Donald Trump’ın Rusya-Ukrayna Savaşı ve NATO’nun yapısıyla ilgili görüşlerinin mevcut Başkan Biden’dan çok daha farklı olduğu biliniyor. Trump kampanya döneminde birçok kez, göreve geldikten sonra Rusya-Ukrayna Savaşı’nı hızla bitireceğini vurgularken, Trump’ın ekibi Biden yönetiminin Kiev’e uzun menzilli füzelerin kullanılması yetkisi vermesini sert bir biçimde eleştirmişti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Lübnan’daki haber kurumlarına göre merkezdeki sekiz katlı bir bina beş füze ile vuruldu.
Cumartesi yerel saatle sabaha karşı saat 04:00’te gerçekleşen saldırılar şehri sarstı.
İsrail ordusu saldırılarla ilgili bir yorum yapmadı.
Merkezdeki Basta mahallesinde arama ve kurtarma ekipleri karanlıkta çalışmalarını yürütmek zorunda kaldı.
Son aylarda İsrail’in Lübnan’a düzenlediği hava saldırılarında Hizbullah’ın lideri Hasan Nasrallah da dahil olmak üzere örgütün çok sayıda lideri öldürüldü.
Hizbullah, Filistin’deki Hamas’a destek olmak için attığı füzeleri sıklaştırmasıyla İsrail’in hedefi oldu.
Lübnanlı yetkililere göre çatışmalarda şimdiye kadar 3.500 kişi hayatını kaybetti.
İsrail ve Lübnan arasında ateşkesin gerçekleştirilmesi için ABD bölgeye bir arabulucu gönderse de henüz görüşmelerde bir ilerleme sağlanamadı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Muratpaşa Belediyesi’nin düzenlediği 9. Antalya Edebiyat Günleri, ödül gecesi ile başladı. Türkan ŞorayKültür Merkezi’nde gerçekleşen gecede En İyi Öykü Kitabı ödülü “Ne Yeni Ne Başka” adlı eseriyle Ayşen Işık’a, En İyi İlk Öykü Kitabı ödülü “Kıran Yeli” adlı eseriyle Gülser Kut Arat’a ve Onur Ödülü ise kadın edebiyatının öncülerinden Ayla Kutlu’ya takdim edildi.
Gecede konuşma yapan Başkan Uysal, “iyi kitapların çok az satıldığı bir dönemde” başlattıklarını söylediği Antalya Edebiyat Günlerinin 9’uncu yılına girmesinin önemine vurgu yaptı. Uysal, bunu bir tip ‘direniş’e benzetti.
Türkiye’nin kültür ve sanat alanında yeni bir merkez inşasının arifesinde olduğunu aktaran Uysal, şöyle konuştu:
“Benim sadece çağrım şu. İnsandan yana, bilimsel, düzgün, akli, samimi, sahici, otantik, kişilikli, kimlikli bir sanat için merkez inşa etme konusunda herkesi göreve ve yardıma davet ediyorum. Çünkü bu olmadan diğer kaostan bir demokrasi asla çıkmıyor. Doğrunun, güzelin bir merkezinin inşası önümüzdeki süreçte mutlaka sanatta ve kültürde de toplumların, ülkelerin gündeminde olacak diye düşünüyorum.”
Gecede onur ödülü alan Ayla Kutlu, “Yazarlık çok zor bir iştir gerçekten ama Türk kadını güçlüdür, nihayetinde bir aslan, bir kaplandır” dedi. En İyi Öykü Kitabı ödülünün sahibi Ayşen Işık, “Edebiyat bize yoldaşlık ediyor. Acılarımızı, kederimizi belki kurtaramıyoruz ama. Minnettarım. Öykü kitabıma verilen bu ödül benim için çok kıymetli. Antalya Muratpaşa Belediyesi’nin yaptığı bu etkinlikler, eminim burada bir sürü kişinin hayatlarında fark yaratacak” diye konuştu.
Gülser Kut Arat ise aldığı En İyi İlk Öykü Kitabı Ödülü’ne ilişkin “Ben bu ödülü daha iyi, daha güzel, daha insanca bir yaşama inanan ve bu uğurda kendini feda eden devrimin çocuklarına ve unutamadığım arkadaşlarıma gönderiyorum” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İbrahim Erkal Kültür Merkezindeki, Öğretmenler Müzik Topluluğunun, Öğretmenler Günü Konseri, saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı. Öğretmen olan Ruşen Hattatoğlu Ece ile eşi Bilal Ece’nin sunduğu programda, ERSANDER Başkanı olan eğitimci Ümit Gergit, açılış konuşması yaptı.
Programın ilk bölümünde; ERSANDER Kadın Kolları Başkanı ve eğitimci Sevnur İçyar, Cumhuriyet dönemi edebiyatının önemli şairlerinden Ceyhun Atuf Kansu’nun ‘Dünyanın en güzel çiçekleri’ şiirini seslendirdi.
Ardından Türk Halk Müziği Sanatçısı, ERSANDER Genel Sekreteri Vahit Alkır’ın yönetmenliğini yaptığı programda öğretmenlerden oluşan solistler Yasemin Deniz Akköse, Uğur İdem, Berna Kılıç, Hayrullah Yabatu, saz sanatçıları Ahmet Erdoğan, Bekir Karamollaoğlu, Burhanettin Kaya, Burhan Yakut, Cihangir Koşapınar, Çağatay Çapan, Eda Alemdar Çankaya, Gönül Kürkçüoğlu, Murat Yakut, Rıdvan Şanlı sahne aldı.
Vahit Alkır, ERSANDER yönetiminde görev alan Gazeteci- Fotoğraf sanatçısı Öztürk Akkök ve Ahşap Yakma sanatçısı Canip Cihangir’in hastanede tedavi gördüklerini dile getirdi, izleyicilerden alkış göndermelerini istedi.
Sonra birer ses sanatçısı gibi öğretmenler, Vahit Alkır’la birlikte Türk Sanat ve Türk Halk Müziği eserlerini, okudular. Vahit Alkır’ın isteği üzerine sahneye çıkan Milli Eğitim Müdürü Yakup Yıldız da öğretmenlerle beraber ‘Eski Dostlar’ şarkısını söyledi.
Programın son bölümünde Milli Eğitim Müdürü Yakup Yıldız, seyirciler tarafından alkışlanan sanatçı öğretmenlere çiçek verdi ve teşekkür etti. Yakup Yıldız, “Öğretmenler Gününü bir günle sınırlamamak gerekir. Öğretmenler her gün hatırlanmalı ve anılmalı” diye konuştu. – ERZURUM
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İnsanlık tarihi boyunca ellerden hiç düşmeyen ve insanoğlunda özel bir yeri bulunan tespihler bazen duaların ve yakarışların aracı kimi zaman erkeklerin aksesuarı kimi zaman da koleksiyoncuların vazgeçilmezi oldu. Birbirinden özel taşlar ve bin bir emek ile yapılan tespihler özellikleri kadar fiyatlarıyla da hep dikkat çekiyor. Elazığ’da bir tespih dükkanında satılan Osmanlı sıkma kehribarı da hem fiyatı hem de görüntüsüyle görenlerin ağzını açık bırakıyor. Osmanlı döneminden kalma taşların özel ellerde işlenmesi ile elde edilen kehribar tespih, görüntüsü kadar fiyatı ile de dikkat çekiyor. Yaklaşık 200 yıl önce yapılan ve bugüne kadar orijinalliğini koruyan Osmanlı kehribarı tespih Elazığ’da 330 bin liraya satılıyor.
Tespih ustası Hadin Bulut yaptığı açıklamada, “Bu tespih Osmanlı sıkma kehribardır. Ortalama 150-200 yıllık bir tespihtir. O dönemde tespihe çevrilmiş bir üründür. Bu yıla kadar vişne rengi olarak gelmiş. Bazı müşterilerimiz var tekrar tıraşlayalım iç rengi ortaya çıksın dediklerinde tıraşlandı ve kayısı rengine doğru gitti. Ortalama 10-15 yıl sonra tekrar vişne rengine dönecek. Bu tespih kıymetli ve antika üründür. Genelde kıymetini bilenler alıyor. Yatırım için alıyorlar. Şu an istediğimiz rakam 300 bin lira. Altın püskülü ile 330 bin liraya buluyor. Çok nadir bir üründür. Mesela koleksiyoncular ya da tespihçiler bilir, imamenin ve habbenin temizliği ve o dönemden bu güne kadar çatlak olmamış yani değişen olmamış bir üründür. Osmanlının ham döküm fabrikası 1900’lü yılların sonunda kapandı. Ortalama 150-200 yıllık bir tespihtir. Tam yılını bilemeyiz ama kokusuna ve özelliklerine baktığımız da o kadar bir yılı olduğunu düşünüyoruz. Talep oldukça fazla. Özellikle Araplar ilgi gösteriyor. Son zamanlarda ülkemizde de ilgi görmeye başladı. Yatırımlık alanlar oluyor. Koleksiyon için alanlar oluyor” dedi. – ELAZIĞ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ziyarette, resim bölümü öğrencilerinin Bilecik Valiliği iş birliğiyle sürdürülen ‘Bilecik İlinin Tarihi ve Kültürel Mirası’ teması kapsamında tuval üzerine ürettikleri eserler incelendi. Aynı zamanda, Aralık ayında açılması planlanan ‘Kent Belleği-Kent İzlenimleri’ sergisi için hazırlanan çalışmalar da değerlendirildi.
Rektör Prof. Dr. Zafer Asım Kaplancıklı, öğrencilerle bir araya gelerek projeleri ve eserlerin üretim süreçleri hakkında bilgi aldı. Öğrencilerin sanatsal bakış açısı ve çalışmalarına duyduğu memnuniyeti dile getiren Rektör Kaplancıklı, bu tür iş birliklerinin üniversitenin sanatsal ve kültürel katkılarını artırdığına dikkat çekerek, yapılan çalışmalara desteklerinin devam edeceğini ifade etti. – BİLECİK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Adana’da yaşayan 4. sınıf öğrencisi Ada Mila Irmak, sergide yer alan 28 eserini Mersinli sanatseverlerin beğenisine sundu
MERSİN – Adana’da yaşayan 9 yaşındaki Ada Mila Irmak, sulu boya, kuru boya, akrilik ve pastel boya çalışmalarıyla yaptığı resimleri, Mersinli sanatseverlerin beğenisine sundu. Küçük yaşta açtığı ikinci sergi ile sanatseverlerin dikkatini çeken 4. sınıf öğrencisi Irmak, yazmayı planladığı öyküleri kendi resmetmek istiyor.
Adana’da yaşayan 9 yaşındaki Ada Mila Irmak, özel bir okulda eğitimini sürdürmenin yanında kitap okumayı ve piyano çalmayı seviyor. Adana Atlı Spor Kulübü’nde lisanslı tenis oyuncusu olan Irmak, 3 yaşından itibaren resim yapmaya başladı. Annesi de amatörce resimle uğraşan Irmak’ın yaptığı resimleri gören dede İhsan Toksöz, torununa destek oldu. Irmak, zamanla yaptığı resimleri geliştirmesi üzerine, dedesinin de desteğiyle geçen yıl ilk kişisel resim sergisini açarak, gelirini de depremzedelere bağışladı. Yaklaşık 2 yıldır Bilimsel Sanat Merkezleri öğrencisi olarak sanata olan ilgisini geliştiren Irmak, serbest şekilde çalışarak özgün eserler ortaya koyuyor. İleride yazacağı öyküleri kendisi resimleyerek sanatını birleştirmek isteyen Irmak, sulu boya, akrilik, kuru boya, pastel boya ile çalışmalarını sürdürüyor. Sanatını, yönlendirilmeden kendi seçtiği konular ve malzemelerle geliştiren genç ressam, geçen yıl İçel Sanat Kulübü’nde açtığı ilk kişisel sergisinin ardından, bu kez ikinci sergisini Mersin’de sanatseverlerle buluşturdu. İSK’da açılan ve 28 eserin yer aldığı sergi, 28 Kasım’a kadar gezilebilecek.
“İleride hikayeler yazıp bunları resimlendirmek istiyorum”
Özel bir ilkokulda eğitimini sürdüren Irmak, 3 yaşında çizmeye başladığını, bir süre sonra dedesi İhsan Toksöz’un bu yeteneğini keşfettiğini söyledi. Dedesinin kendisini bu konuda sürekli desteklediğini dile getiren Irmak, böylelikle ilk kişisel sergisini geçen yıl açtığını ifade etti. Sergideki eserlerin beğenilmesi üzerine bu yıl da ikinci sergisini açmaya karar verdiğini belirten Irmak, her türlü resim çizmeyi sevdiğini kaydeti. İleride iyi bir ressam olmayı hedeflediğini vurgulayan Irmak, “İleride hikayeler yazıp bunları resimlendirmek istiyorum” dedi. Irmak, çevresinden de olumlu tepkiler aldığını kaydetti.
“İleride inşallah Mersin ve Türkiye bir sanatçı kazanacak”
Dede İhsan Toksöz ise torununu küçük yaştan beri takip ettiklerini belirterek, “Çok ilginç resimler ortaya çıkardı. Şu anda da BİLSEM’de okulun yanı sıra eğitim görüyor. Resim yeteneğinin yanında tenis sporunda lisanslı oyuncu. Piyano çalıyor, öyküler yazıyor” diye konuştu. İSK yöneticilerinin geçen seneki serginin ardından bu yıl için de söz aldıklarını ifade eden Toksöz, torununun bütün yaz çalışarak bu sergiyi açtığını aktararak, “Onun adına çok mutluyum. İleride inşallah Mersin ve Türkiye bir sanatçı kazanacak” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Konak Belediyesi’nin Umurbey Mahallesi’ni sanatın merkezi haline getiren Darağaç Kolektifi’yle ortaklaşa hayata geçirdiği “Darağaç Fermantasyon” Projesi, kamusal ve özel alanlarda farklı yöntemlerle çalışan sanatçıları konuk etmeye başladı. İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı (İKSV) yürütücülüğünde, Avrupa Birliği desteğiyle gerçekleştirilen ‘Ortaklaşa: Kültür, Diyalog ve Destek Programı kapsamında gerçekleştirilen projenin ilk sergisi Oksidasyon, 1519 ve 1532 Sokak’ta ziyarete açıldı.
Sanatseverlerin yoğun ilgi gösterdiği sergide fermantasyonun çift yönlü doğasına vurgu yapıldı. “Fermantasyon sürecin ilk adımı Oksidasyon” adıyla duyurulan etkinlikte sergilerin yanı sıra canlı performans ve enstalasyonlar da yer aldı. Etkinlik programında ilerleyen günlerde film gösterimi, konser ve söyleşiler de yapılacak.
Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, ‘Ortaklaşa: Kültür, Diyalog ve Destek Programı’ndan hibe alan 10 proje arasında yer alan ‘Darağaç Fermantasyon’ Projesi’nin kente değer kattığını vurguladı. Bir yıl sürecek projenin sanatçıları ve sanatın her boyutuyla yaşatıldığı Umurbey Mahallesi’ni her geçen gün daha yaratıcı ve üretken kıldığını belirten Başkan Mutlu, “Ne şanslıyız ki Konak’ımızda sanatla yoğrulmuş, sanatla yol almış, kolektif üretimi başarmış bir mahallemiz var. Yıllardır çalışmalarını hayranlıkla takip ettiğimiz Darağaç Kolektifi ile bu yıl, Konak Belediyesi olarak ortak bir proje içinde olmaktan dolayı mutluyuz” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kültürel mirasın korunması ve sürdürülebilirliği gibi konuların ele alınacağı Tarihi Kentler Birliği toplantısı Muğla’nın Marmaris ilçesinde Tarihi Kentler Birliği ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın başkanlığında toplandı.
Toplantının açış konuşmasını Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras yaptı. Aras şunları söyledi:
“Memleketimiz Muğla, kesintisiz insan yerleşimiyle 8 bin yıllık geçmişe sahip, Akdeniz’in en önemli kentlerinden biridir. Bir Akdeniz kenti olarak Muğla, antik çağlardan günümüze kadar birçok farklı kültüre ev sahipliği yapmıştır. Günümüzde bu kültürel çeşitliliğin mirası, günlük yaşamımızın pratiklerinde yaşamaya devam etmektedir.
“Muğla, içinde bulunduğumuz dünyayı şekillendiren paha biçilemez düşüncelerin oluştuğu bir şehirdir”
Muğla, içinde bulunduğumuz dünyayı şekillendiren paha biçilemez düşüncelerin oluştuğu bir şehirdir. Bugün her zamankinden daha çok ihtiyaç duyduğumuz ‘demokrasi’ gibi sosyal yeniliklerin ortaya çıktığı bir tarihe Muğla’da ev sahipliği yapmaktayız.
Muğla gibi dinamik bir şehre hizmet etmek ve dünya çapında şehirlerle güçlü bağlar kurma geleneğini sürdürmek müthiş bir ayrıcalık. Ege’nin incisi kentimiz doğal, tarihi ve kültürel zenginlikleriyle insanları kendine çekerken, her biri ayrı güzelliklere sahip 13 ilçesi ve keşfedilmemiş yönleriyle ziyaretçilerini adeta büyüler. Böylesine eşsiz bir coğrafya ve fırsata sahip olmanın verdiği sorumlulukla çalışmalarımıza hızlıca başladık. Bugün, 8 bin yıllık kültürel mirasıyla şehrimiz, dünyayla bir kez daha buluşmanın heyecanını yaşıyor. Oluşturduğumuz yol haritası ile Muğla’nın kültürel mirasını dünyaya tanıtma yolculuğuna büyük bir heyecanla çıktık.
Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı olarak, uluslararası ve bölgesel bağlarımızı güçlendirmeye ve hem şehirlerimiz hem de küresel topluluğumuz için fayda sağlayacak iş birliği yollarını keşfetmek için büyük bir kararlılıkla çalışmalarımıza başladık. Ortak fayda sağlayan girişimlerle, karşılıklı öğrenmeyi, en iyi uygulamaların değişimini kolaylaştırabileceğimize ve toplumlarımızın ilerlemesine önemli ölçüde katkıda bulunabileceğimize inanıyorum. Kentsel planlama, iklim krizi, sürdürülebilir kalkınma, tarım, turizm, kültür ve kültürel miras gibi alanlarda birçok ortak proje ve iş birliği gerçekleştirmeyi planlıyoruz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(ANKARA) – CHP Antalya Milletvekili Aykut Kaya, Side Antik Kenti Anıtsal Çeşme Yapısı 2. Etap Restorasyon ihalesini gündeme getirerek, “Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü 423 metrekare işin 700 TL birim fiyat üzerinden yapılmasını öngörmüşken yüklenici ise bu iş için 19 bin 415 TL birim fiyat teklifiyle almış. Yani 28 kat daha fazla bir bedel üzerinden işi almış. Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü bu kalem iş için 296 bin TL toplam harcama öngörürken yüklenici aynı iş için 8 milyon 214 bin 913 TL harcama öngörmektedir” dedi.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Kültür ve Turizm Bakanlığı bütçesinde konuşan CHP AntalyaMilletvekili Aykut Kaya, “Kültürel ve tarihi mirasımızın korunmasını ve ortaya çıkartılmasını amaçlayan çalışmaların doğru olduğunu düşünüyoruz. Ancak bu çalışmaların kamu yararını gözeterek yapılıp yapılmadığı, birim fiyatlarının doğru hazırlanıp hazırlanmadığı konusunda ciddi endişelerim var” dedi. Kaya, “Bu konuyu size somut olarak örnek bir olay üzerinden resmi belgelerle anlatmak istiyorum” diyerek, şu ifadelere yer verdi:
“296 bin liralık iş için 8.2 milyon TL ödenmiş”
“2023 yılında ihalesi yapılan Side Antik Kenti Anıtsal Çeşme Yapısı 2. Etap Restorasyonu işinin birim fiyat teklif cetveline baktığımız zaman, Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü’nün yaptığı maliyet cetveline uygun hareket edilmediği görülmektedir. Örneğin, 9 numaralı harcama kaleminde ‘imitasyon yapılması pozu’ işi için Rölövö ve Anıtlar Müdürlüğü 423 metrekare işin 700 TL birim fiyat üzerinden yapılmasını öngörmüşken yüklenici ise bu iş için 19 bin 415 TL birim fiyat teklifiyle almış. Yani 28 kat daha fazla bir bedel üzerinden işi almış. Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü bu kalem iş için 296 bin TL toplam harcama öngörürken yüklenici aynı iş için 8 milyon 214 bin 913 TL harcama öngörmektedir.
Yine aynı şekilde 44 numaralı harcama kalemindeki enjeksiyon harcında, Rölöve ve Anıtlar Kurulu birim fiyat olarak 62 ton kalem iş için 30.81 TL belirlerken, yüklenici aynı iş için 130 TL birim fiyatı vermiş. Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü’ne göre bu kalem iş için 1 milyon 916 bin 998 TL harcama öngörülmüşken yüklenici 8 milyon TL olarak işi almış. Aradaki farka bakın ve sadece bu iki kalemde metrekareler arttıkça yüklenicinin karını siz düşünün. Hakediş raporlarında da bu gözükecektir.”
“Yapılacak işe yüksek, yapılmayacak işe düşük fiyat”
Aynı ihale kapsamında, 7 numaralı iş kalemindeki montaj işini, Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü’nün birim fiyatını 4 bin 268 TL olarak öngördüğü işi, yüklenici 250 TL birim fiyat üzerinden yapmayı taahhüt ettiğine dikkat çeken Milletvekili Aykut Kaya, “Sayın Bakan, yüklenici bu kalem iş için birim fiyatını neden düşük vermiş, hiç düşündünüz mü? Çünkü bu işi yapmayacağı için düşük fiyat vermiş. Yapacağı kalemlerin birim fiyatını yüksek vermiş. Yani Birim Fiyat teklif cetveli ile kamu adına 15-20 milyon TL’ye imal edilecek bir iş, nasıl oluyor da 75 milyon TL’ye yapılıyor? Lütfen bu konuları araştıralım” diyerek Kültür ve Turizm BakanıMehmet Nuri Ersoy’a seslendi.
“Devlet kaynakları israf olacak”
Aykut Kaya, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Elimdeki resmi belgeleri de sizlerle paylaşıyoruma ama işin sonunda siz de göreceksiniz ki yüklenici karlı olan kalemleri yapmış, karı düşük olanları yapmamış ve ödeneğin tümünü kullanmış, ancak iş bitmemiş. Siz diğer yüklenicinin düşük karlılık sebebi ile yapmadığı işler için ikmal ihalesine çıkacaksınız ve devletin kaynaklarını israf edeceksiniz. Lütfen Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü’nün hazırladığı yaklaşık maliyetlere uygun ihale yapın ve ihale sürecini ona uygun yönetin. İhaleyi alanların hesap oyunlarıyla kamu kaynaklarını haksız yere edinmelerine izin vermeyin. Kanaatimce bu tür ihalelerde bu kötü niyet uygulamalarının yaygın olduğunu düşünüyorum. Bu konuları siz hiç takip etmiyor musunuz? Bugüne kadar herhangi bir tespitte bulundunuz mu? Merak ediyorum, bulunduysanız, sorumlulardan hesabını sordunuz mu?”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay saat 23.30 sıralarında Orhaniye Mahallesi’nde meydana geldi. Polis ekipleri şüphelendikleri 16 ANU 328 plakalı araca “dur” ihtarında bulundular. Ekiplerin “dur” ihtarına uymayan sürücü hızla kaçmaya başladı. Çok sayıda polis ekibi aracın peşine düştü. Tehlikeli şekilde devam sürücü, tüm kuralları ihlal etti. Sürücü 25 kilometre süren kovalamaca sonucu İnegöl’ün Mahmudiye Mahallesi’nde önü kesilerek durduruldu.
Yapılan incelemede sürücü Arda Ö.’nün (19) ehliyetinin olmadığı ve aracın çekme belgeli olduğu tespit edildi. Sürücüye ehliyetsiz araç kullanmaktan 12 bin 977 TL, drift atmaktan 32 bin 233 TL, makas atmaktan 6 bin 439 TL, çekme belgeli araçla trafiğe çıkmaktan 6 bin 439 TL cezai işlem uygulandı. Araç çekici yardımıyla otoparka çekildi. – BURSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya’nın seçim vaatleri arasında yer alan ve ilki 12 Temmuz’da İskenderpaşa Mahallesi’nde açılan Kent Lokantası’nın ikincisi, İnönü Mahallesi’nde yoğun bir katılımla hizmete girdi. Kent Lokantası’nda ilk güne özel yemekler ücretsiz dağıtıldı.
Açılış törenine Başkan Kaya’nın yanı sıra Yomra Belediye Başkanı Mustafa Bıyık, CHP Trabzon İl Başkanı Mustafa Bak, Ortahisar İlçe Başkanı Haluk Batmaz, Ortahisar Muhtarlar Derneği Başkanı Muhittin Eyüboğlu, Muharip Gaziler Derneği Trabzon Şube Başkanı Seyyah Sağıroğlu, Trabzon Şehit Aileleri Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Şeref İşler, Belediye Başkan Yardımcıları, Belediye Meclis Üyeleri, birim müdürleri, STK temsilcileri, muhtarlar ile çok sayıda vatandaş katıldı.
Kent Lokantası projesinin önemine değinen Kaya, şunları söyledi:
“Sizlerin de bildiği gibi biz seçildiğimiz günden beri sosyal belediyecilik demiştik. Vatandaşa dokunan, vatandaşın derdiyle dertlenen ve o dertleri çözme gayreti içinde olan bir anlayışla Trabzonumuza ve Trabzonlu hemşehrilerimize hizmet edeceğiz demiştik. Seçildiğimiz günden beri de bu gayret içinde çalışıyoruz. Bu kapsamda ilk kent lokantamızı ki bu işin mimarı İstanbul’daki gururumuz, Türkiye’nin gururu Sayın Ekrem İmamoğlu’dur, ilk kent lokantasını Sayın Ekrem İmamoğlu İstanbul’da açtı. Orada yarattığı marka, dalga dalga Türkiye’ye yayıldı. ve bugün bütün illerde, bütün ilçelerde bir şubesi açılsın diye vatandaşlardan talep gelen bir kent lokantası gerçeğine dönüştü. Bazıları tabi bunu küçümseyebilir, bazıları bu konuda gerekli gerekli sözler söyleyebilir ama ben vatandaşa, halka bakıyorum, ben vatandaşın içindeyim. Kent Lokantası’na gittiğimde orada vatandaşlara selam verdiğimde, ‘nasıl memnun musunuz’ dediğimde binlerce insandan ‘Allah razı olsun, çok doğru bir iş, sayenizde sıcak yemeye uygun fiyata kavuşuyoruz’ diyorlar.
‘Bizim derdimiz millete hizmet’
Biz buna bakıyoruz. Bizim derdimiz millet, bizim derdimiz millete hizmet. Biz saraylarda sırça köşklerde yaşamıyoruz. Biz vatandaşın içindeyiz. Biz sokaktayız. Vatandaşımızın derdi, vatandaşımızın sıkıntısı, vatandaşımızın önceliği ne, bunu biliyoruz. Bugün üzülerek söylüyorum. Bugün bu ülkede yüzlerce insan gıdaya ulaşma sıkıntısı çekiyor, geçim sıkıntısı çekiyor. O her gün gelen zamların altında insanlarımız inim inim inliyor. İşte sosyal belediyecilik, halkçı belediyecilik bunu gerektiriyor. Vatandaşın derdi neyse onunla dertleneceksin. Onu çözmeye gayret edeceksin. Böyle bir yoksulluk sıkıntısı, böyle bir geçim sıkıntısı varken biz gidip keyfi işler yapamayız arkadaşlar. Şuraya şunu yaptım, buraya bunu yaptım diyemeyiz. Biz vatandaşın önceliği neyse onu çözmeye çalışıyoruz.
‘Önceliğimiz vatandaşlarımızın memnuniyetidir’
Tabi biz bunu çözerken, yaptığımız işler bugüne kadar bu alanda, çok hizmeti olmayan, ihtiyaçları duymayan birçok arkadaşa da ilham veriyor. Bakıyorsun biz Kent Lokantası açıyoruz, Halk Ekmek büfesi açıyoruz. Bugüne kadar bu işler hiç aklına gelmeyenler de bu alanda adım atıyorlar. Mesela bir market açıldı Trabzon’da. Teşekkür ediyoruz. Güzel bir hizmet, vatandaşımıza uygun fiyattan et temin edeceklerini söylüyorlar. Ben teşekkür ediyorum. Arkadaşlar mesele vatandaşın, milletin, memleketin faydasına iş yapmaktır. Kim yaptığından bağımsız olarak yapılan işin doğru ya da yanlış olduğuna bakmaktır. Tabi orada bir hassasiyet var. Kasap esnafımızı da mağdur etmemek lazım. Biz Kent Lokantalarını açarken özellikle esnafımız, lokantacı esnafımız mağdur olmasın ama vatandaşımıza da hizmet verebilelim diye hem nitelikli, kaliteli, uygun fiyata yemek veriyoruz ama bir yandan da çalışma saatlerini kısıtlayarak ve alanı dar tutarak da lokantacı esnafımızın mağdur olmasını önlemeye çalışıyoruz. Yoksa biz burada buranın on katı büyüklüğünde bir lokanta yapabilirdik. Günün yirmi dört saati açık bir lokanta yapabilirdik. Ama bütün lokantacı esnafımızı mağdur ederdik. Bu mağduriyetleri de dikkate alarak esnafımızı da koruyacak tedbirleri alarak yol almaya çalışıyoruz. Önceliğimiz tabii vatandaş memnuniyetidir.
‘Gıda mühendisi denetiminde yemeklerimiz yapılıyor’
Biraz sonra lokantamıza sizler de gireceksiniz. Yemeklerimizden takma olanağı bulacaksınız. Birbirinden lezzetli, kaliteli, besleyici ki, gıda mühendisi denetiminde yemeklerimiz yapılıyor. Öyle tesadüfen yemek pişirmiyoruz. Gıda mühendisi denetiminde her türlü hijyen şartlarında, besleyici nitelikli, kaliteli yemekler yapıyoruz. Tabii bugün açılışa özgü hiçbir vatandaşımızdan para almıyoruz. Yemek paralarını bugün ben ödüyorum, belediye başkan yardımcılarım ödüyor, il başkanımız ödüyor, ilçe başkanımız ödüyor. Kredi kartlarımızı vereceğiz. Bugünkü yemeğin parasını biz ödeyeceğiz. Bütün misafirler bugün bizim misafirimizdir. Sonrasındaki günlerde de dört çeşit yemeği burada 50 liraya vatandaşlarımızla buluşturmuş olacağız. Ben Trabzonumuza vatandaşlarımıza hepimize hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Nice nice güzel hizmette, nice nice güzel günlerde buluşmak dileğiyle hepinize saygılar sunuyorum sevgiler sunuyorum. Hayırlı uğurlu olsun diyorum.”
Bak: Trabzon’a sosyal belediyeciliğin en güzel örneklerini sunuyoruz
CHP Trabzon İl Başkanı Mustafa Bak, yerel seçimlerde Trabzon’a sosyal belediyeciliği en güzel şekliyle getireceklerini, halka yaşatacaklarının sözünü verdiklerini hatırlatarak, “Şimdi bugün bunun en güzel örneklerinden birini yaşıyoruz. Öncelikle Belediye Başkanımız Ahmet Kaya’ya, yedi ay gibi kısa bir süre içerisinde ikinci kent lokantasını bu şehre kazandırdığı için yürekten teşekkürlerimi sunuyorum. Burada emek veren belediye çalışanları, meclis üyeleri, il ve ilçe yöneticileri, mahalle sakinlerinin hepsine teşekkür ediyorum. Şimdi emeklinin aldığı maaş ortada mı? Dar gelirlinin aldığı maaş ortada mı? Hepsinin açlık sınırının altında yaşadığı da acı bir gerçek. Bu durumda Belediye Başkanımızın bu kadar kısa sürede ikincisini açtığı kent lokantası gibi bir hizmeti küçümseyecek kadar bu şehrin sorunlarından ve şehirden habersiz bir siyasi kadro, Trabzon şehrini yönetme kabiliyetinden uzak ve şehirden habersizdir. Onun için burada bugün açılan kent lokantamızı çok kıymetli buluyorum. Sevgili halkımıza hayırlı, uğurlu olsun diyorum. Hizmet etme sevdasından asla vazgeçmeyeceğiz. Ömrümüz yettiğince bu şehre hizmet edeceğiz. Belediye başkanlarım, meclis üyelerim, ilçe başkanlarım, bütün yöneticilerimiz, muhtarlarımız, STK’larımız bir araya geleceğiz ve bu şehri kalkındırma adına büyük işlere imza atacağız” diye konuştu.
Hüseyin Avni Aker Millet Parkı’nın karşısında hizmete açılan ikinci Kent Lokantası’nın ilk gün menüsünde mercimek çorbası, fırında köfte, pirinç pilavı, yoğurt, tatlı, ekmek ve su yer aldı. İlk gün yemeği ücretsiz olarak sunulurken, Başkan Kaya vatandaşlara yemek servisi yaptı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Polisten kaçan ehliyetsiz sürücü 58 bin lira ceza yedi
BURSA – Bursa’nın İnegöl ilçesinde polisin “dur” ihtarına uymayan sürücü 25 kilometre süren kovalamaca sonucu yakalandı. Sürücüye 58 bin 88 TL cezai işlem uygulandı.
Olay saat 23.30 sıralarında Orhaniye Mahallesi’nde meydana geldi. Polis ekipleri şüphelendikleri 16 ANU 328 plakalı araca “dur” ihtarında bulundular. Ekiplerin “dur” ihtarına uymayan sürücü hızla kaçmaya başladı. Çok sayıda polis ekibi aracın peşine düştü. Tehlikeli şekilde devam sürücü, tüm kuralları ihlal etti. Sürücü 25 kilometre süren kovalamaca sonucu İnegöl’ün Mahmudiye Mahallesi’nde önü kesilerek durduruldu.
Yapılan incelemede sürücü Arda Ö.’nün ehliyetinin olmadığı ve aracın çekme belgeli olduğu tespit edildi. Sürücüye ehliyetsiz araç kullanmaktan 12 bin 977 TL, drift atmaktan 32 bin 233 TL, makas atmaktan 6 bin 439 TL, çekme belgeli araçla trafiğe çıkmaktan 6 bin 439 TL cezai işlem uygulandı. Araç çekici yardımıyla otoparka çekildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KONYA – Konya’da galericilik yapan iki esnaf arasında çıkan kavgada 1 kişi öldü, 1 kişi yaralandı. Olayın yaşandığı aynı dükkanda ise geçtiğimiz mayıs ayında 1 mimarın öldürüldüğü ortaya çıktı.
Olay, gece saatlerinde merkez Selçuklu ilçesi Yazır Mahallesi Mahallesi Türkerler Sokak üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, sokak üzerinde Muhammed Paytar’a ait iş yerine henüz kimliği belirlenemeyen kişi veya kişiler geldi. 2 grup arasında çıkan tartışmanın kavgaya dönüşmesi sonrası Muhammed Paytar ve henüz ismi belirlenemeyen 1 kişi iş yerine gelen kişiler tarafından tabancayla vurularak ağır yaralandı. Ağır yaralanan Muhammed Paytar ve 1 kişi ihbar üzerine olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerince hastaneye kaldırıldı. Beyhekim Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırılan Muhammed Paytar yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alınan 1 kişinin ise tedavisi ise sürüyor. Asayiş Şube Müdürlüğüne bağlı ekiplerin olaya karışan 4 kişiyi gözaltına alarak ifadesi alınmak üzere emniyete götürüldüğü öğrenildi.
Öte yandan, olayın yaşandığı aynı dükkanda ise 5 ay 5 gün önce geçtiğimiz mayıs ayında 1 mimarın çıkan silahlı kavgada öldürüldüğü ortaya çıktı.
Olayla ilgili tahkikat sürüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Olay, saat 00.00 sıralarında Kemalpaşa Mahallesi İsmail Efendi Caddesi’nde meydana geldi. Enes Ç. (17) yönetimindeki 16 F 9394 plakalı kamyonet, yoldan karşıya geçmeye çalışan Bölge Trafik Büro Amirliğinde görevli polis memuru Çağrı T.’ye (48) çarptı. Çarpmanın etkisiyle yere düşen polis yaralandı. Çarpan sürücü aracıyla kaçarak kayıplara karıştı.
Yaralı, kaza yerine sevk edilen Ambulansla İnegöl Devlet Hastanesine kaldırıldı. Başından yaralanan polisin sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.
Araç park halinde bulundu
Devriye atan polis ekipleri kamyoneti Hamidiye Mahallesi Kutlu Sokak’ta park halinde buldular.
Kaçan sürücü Enes Ç. (17) park halinde bulunan kamyonete yakın alanda polis ekiplerince yakalanarak gözaltına alındı. Sürücünün ehliyeti olmadığı tespit edildi.
Kaza anı kameraya yansıdı
Kaza anı bir iş yerinin güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Güvenlik kamera görüntülerinde; aracın, başka bir aracı hızla sollayıp kaldırımda yürüyen trafik polisine çarpıp 20 metre sürüklediği görüldü. – BURSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Trafik polisine çarpıp yaralayan kamyonet sürücüsü yakalandı
BURSA – Bursa’nın İnegöl ilçesinde 17 yaşındaki sürücünün kullandığı kamyonet, kaldırımda yürüyen trafik polisine çarpıp 20 metre sürükledi. Sürücü aracıyla olay yerinden kaçarken yaralı polis ambulansla İnegöl Devlet Hastanesine kaldırıldı. Kaza anı bir iş yerinin güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı.
Olay, saat 00.00 sıralarında Kemalpaşa Mahallesi İsmail Efendi Caddesi’nde meydana geldi. Enes Ç. yönetimindeki 16 F 9394 plakalı kamyonet, yoldan karşıya geçmeye çalışan Bölge Trafik Büro Amirliğinde görevli polis memuru Çağrı T.’ye çarptı. Çarpmanın etkisiyle yere düşen polis yaralandı. Çarpan sürücü aracıyla kaçarak kayıplara karıştı.
Yaralı, kaza yerine sevk edilen Ambulansla İnegöl Devlet Hastanesine kaldırıldı. Başından yaralanan polisin sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.
Araç park halinde bulundu
Devriye atan polis ekipleri kamyoneti Hamidiye Mahallesi Kutlu Sokak’ta park halinde buldular.
Kaçan sürücü Enes Ç. park halinde bulunan kamyonete yakın alanda polis ekiplerince yakalanarak gözaltına alındı. Sürücünün ehliyeti olmadığı tespit edildi.
Kaza anı kameraya yansıdı
Kaza anı bir iş yerinin güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Güvenlik kamera görüntülerinde; aracın, başka bir aracı hızla sollayıp kaldırımda yürüyen trafik polisine çarpıp 20 metre sürüklediği görüldü.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>GÖRÜŞMELER GECE GEÇ SAATLERE KADAR SÜRDÜ
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Sırrı Süreyya Önder’in başkanlığında toplandı. Genel Kurul’da ateşli silahlara ve yetkisiz çakar kullanımına ilişkin ceza hükümleri ile iç güvenlik alanında düzenlemeler içeren “Memurları Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”nin birinci bölümü üzerindeki görüşmelere devam edildi. İçişleri Komisyonu Başkanı Süleyman Soylu, milletvekillerinin sorularını yanıtladı. Görüşmeler gece geç saatlere kadar sürdü.
HELALLİK DİYALOĞU SÜLEYMAN SOYLU’YU KAHKAHALARA BOĞDU
Görüşmeler devam ederken şöyle bir diyalog yaşandı. AK Parti İstanbul Milletvekili ve İçişleri Komisyonu Başkanı Süleyman Soylu konuşmasına devam ederken bir anda mikrofonu kapandı. Meclis Başkanvekili Sırrı Süreyya Önder ise anında müdahale ederek mikrofonu açtırdı.
Soylu, mikrofonunu açtıran Önder’e “Hakkını helal et” dedi. Önder ise helallik isteyen Soylu’ya ‘O başka’ diyerek yanıt verdi. Yanıtı duyan Soylu’nun anlık bir duraksama yaşadığı görüldü. Süleyman Soylu, duraksamanın ardından kendini tutamayarak kahkaha attı. Yaşanan duruma Genel Kurul’daki vekiller de gülerek eşlik etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AMASYA’nın Merzifon ilçesinde durdurulan arı yüklü kamyonette kaçak göçmen taşıdığı belirlenen 2 şüpheli, tutuklandı.
Ardahan’dan aldıkları 4 kaçak göçmeni batı illerine taşıyan Telat Yılmaz (44) yönetimindeki arı kovanı yüklü kamyonet, dün Merzifon ilçesinde polis uygulama noktasında durduruldu. İl Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Merzifon İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından kamyonette yapılan aramada; özel düzenekli bölmede yaşları 18 ile 30 arasında değişen Afganistan uyruklu 4 göçmen yakalandı. Kamyonet sürücüsü Telat Yılmaz ve yanındaki arkadaşı Gökhan Orak (34), gözaltına alındı. Kaçak göçmenler, işlemlerinin ardından sınır dışı edilmek üzere İl Göç İdaresi’ne teslim edildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından bugün adliyeye sevk edilen 2 şüpheli, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Haber: Şerife Serap KARA-AMASYA-DHA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sivas Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun, İl Genel Meclisi 2024 Yılı Kasım Ayı 13. birleşimine konuk oldu. Başkan Uzun, Sivas Belediyesi’nin 2024 yılı faaliyetleri hakkında meclis üyelerine bilgi vererek soruları yanıtladı. İl genel Meclisi Kasım ayı 13. birleşimi İl Genel Meclisi Başkanı Mehmet Şarkışla’nın yönetiminde başladı. Gündem maddelerinin görüşülerek karara bağlandığı toplantının ardından Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun tarafından Sivas Belediyesi’nin çalışmaları anlatıldı.
Başkan Uzun, göreve başladıkları günden bu yana kent merkezinde hayata geçirilen; parklar ve yeşil alan projeleri, altyapı ve üstyapı projeleri, ulaşım projeleri, tarih kültür ve turizm projeleri, Sosyal yaşam ve engelsiz şehir projeleri, gençlik spor ve eğitim projeleri, çevre ve yaşam projeleri gibi ana başlıklar altında yapılan çalışmaları özetledi. Başkan Uzun ayrıca, seçim döneminde vaat ettikleri ve halk tarafından merak edilen emekliler için 2 bin lira nakit destek ödemelerinin Ocak ayında yapılacağının müjdesini verdi. İçme suyunda ciddi boyutlara varan kayıp-kaçak oranının minimuma indirilmesi adına yoğun bir çalışma yürüttüklerini dile getiren Başkan Uzun, SCADA sistemi ile su yönetimini daha verimli hale getireceklerini ifade etti. Şehir kültürünü yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak adına hassasiyetle çalıştıklarını kaydeden Başkan Uzun, özellikle şehir hafızasında yer alan eski isimlerin tekrar kullanılacağını vurguladı. – SİVAS
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(İSTANBUL)Yenidoğan Çetesi Davası’nın duruşması 3’üncü gününde Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde sanıkların savunmalarıyla devam ediyor. Telefon görüşmelerinde Kaya bebek için, “Fişi çek” dediği ileri sürülen sanık doktor Rıza Keykubad’ın baba olduğunu, çocukları olduğunu söylemesi üzerine Mehmet Hanifi Kaya’nın avukatı, “Benim müvekkilim çocuğunu morgtan bisküvi kutusunda almış bir babadır” diyerek sanığın savunmasını kabul edemediğini söyledi.
Yenidoğan Çetesi Davası’nda 22’si tutuklu 47 sanığın yargılandığı duruşma 3’üncü gününde Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam ediyor. 22 tutuklu sanık cezaevinden getirilirken 20 tutuksuz sanık ve taraf avukatları duruşmada hazır bulundu. Duruşmaya, 2 sanık ise SEGBİS yöntemiyle bağlandı. Duruşmayı, çok sayıda avukat ve basın mensubu takip ediyor.
Kaya bebek için “Fişini çek” dediği öne sürülmüştü
Kaya bebek hakkında, “Fişini çek” dediği ileri sürülen tutuklu sanık doktor Rıza Keykubad, mahkemedeki savunmasında, “Dosyadaki olaylarla alakam olmamasına rağmen sanık olarak karşısınızda bulunmam beni kahretmektedir. Aylardır tutukluyum. Soruşturma aşamasında beni dinlemediler. Hiç görmediğim bir bebeğin ölümünden sorumlu tutuluyorum. Türk adaletine güveniyorum, haksız tutukluluğumun sonlanacağına inanıyorum. Benim Kaya bebeğin vefatıyla ilgili hiçbir alakam yoktur. Maddi veya manevi hiçbir menfaatim yoktur. İki aydan fazladır tutukluyum haksız yere” dedi. Keykubad savunmasının devamında şunları söyledi:
“Ben hiçbir zaman Güney Hastanesi’nde çalışmadım. Doktoru olmadım. Diplomam Güney Hastanesi’ne kayıtlı değil. Kaya bebeği hiç görmedim. Müdahale yapmadım. Tedavi yapmadım. 2023 yılının Kasım ayının ikinci haftasında benimle iletişime geçerek part time çocuk doktoruna ihtiyacı olduğunu söyledi. Eşim Duygu Hastanesi’nde çalışıyordu. ‘Süreç sürüncemede kalınca size haber vereceğim. Sizin için uygunsa Hilda hanım işe başlayabilir’ dedi.
“Bizim bebek Kaya’dan haberimiz bile yoktu”
Kaya bebeğin vefatından sonra denetim olacağını düşündükleri için doktor arayışındalarmış meğerse. Eşim bu tarihte Güney Hastanesi’nde çalışmıyordu. Ben hiçbir delil olmaksızın suçlu ilan edildim. Kaya bebeğin vefat edeceğini düşündükleri için denetimler öncesi doktor aradıklarını konuştukları tapelerde mevcuttur. ‘Çözeceğiz, halledeceğiz’ diye kendi aralarında konuşuyorlar. 13 Kasım 2023 tarihinde konuşuyorlar kendi aralarında. Mert Özddemir, ‘çözeceğiz’ diyor. Bebek Kaya’nın değerleri çok yüksek olması sebebiyle vefat ediyor. Denetimlerden kurtılmak için doktor arıyorlar. Birkaç kişiyle görüşüyorlar. En son eşimin orada başlamasını kararlaştırıyorlar. Bebek 15 kasım da ex oluyor. (ölüyor) Başhekim ’17’sinde başlayabilirsin’ diyor. Bizim bebeğin ölümünden haberimiz bile yok. Bebek kaya ex olmadan birkaç saat önce eşimin sigorta kaydı yapılmıştır. Part time olarak eşimin çalışacağı konusunda anlaştılar. Yenidoğan doktoru diye anlaşmadık biz. Benim yenidoğanla ilgili hiçbir anlaşmamız olmadı. Bizim part time anlaşmamız 1 saatti. 1 saatte nasıl yenidoğana bakalım bunu sorarım.
“Bebek tedavi görürken biz çalışmaya başlamamıştık zaten”
Kaya bebekten sonra iyi ki de denetim gelmiş. Denetimde her şeyi açık bir şekilde yazmışlar. Ne benim ne de eşimin adı geçiyor o raporda. ‘Hilda da geldi müdahale etti’ diyeceğim ben orada diyor halbuki böyle bir şey yok. Ne eşim ne de ben bu bebeği görmedik. Hiçbir bilgimiz yoktur. Bebek tedavi görürken biz çalışmaya başlamamıştık zaten.
“Tüm işlemler Şehmus Çelik adınadır”
Denetim raporunda bizim üstümüze oyun oynandı. Ayın 15’inde doktor Şehmus Çelik’in 3 yıldır sorumlu olduğu yazıyor. Benim eşim ise 19-20 arası sorumlu ifadeleri geçiyor. Sağlık Bakanlığı resmi sisteminden de görebilirsiniz. Yukarıda Allah var bize oynadılar bu oyunu. Biz yabancı olduğumuz için mi bu oyun oynandı bilmiyorum onu. Bebeğin epikirizi dosyada mevcuttur. Tüm işlemler Şehmus Çelik adınadır. Ben 4 aydır tutukluyum. Tek sebebi 3 hemşirenin kendi aralarında benim hakkımda dedikodu yapması. Ben sadece bunun üzerine tutuklandım. Fırat Sarı ve İlker Gönen’le hiçbir zaman çalışmadım.”
“Müvekkilim çocuğunun cenazesini bisküvi kutusunda almış bir babadır”
Sanığın baba olduğunu, çocukları olduğunu söylemesi üzerine Mehmet Hanifi Kaya’nın avukatı, “Benim müvekkilim çocuğunu morgtan bisküvi kutusunda almış bir babadır” diyerek sanığın evladından bahsettiği savunmasını kabul edemediğini söyledi.
SÜRECEK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(TBMM) – TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, İçişleri Bakanlığı’nın 2025 yılı bütçesinin görüşüldüğü TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda çıkan kavgaya ilişkin, “Bu sabah saatlerinde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu girişinde yaşanan görüntüler fevkalade üzüntü vericidir ve TBMM’ye yakışmamıştır. Plan ve Bütçe Komisyonu günlerdir Meclis’in en önemli fonksiyonlarından olan denetim fonksiyonunu yerine getirmek için fedakarca bir çalışma yürütüyor. Bu görüntülerin komisyon girişinde ortaya konulmuş olması her şeyden evvel Meclis’in demokratik işleyişine, Meclis’in yasamanın yanında denetleme fonksiyonunu gerçekleştirmesine karşı yapılan saygısızca bir davranıştır” dedi.
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Bakanlığı’nın 2025 yılı bütçesinin görüşüleceği TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu salonuna gelişinde CHP’li vekillerin kayyum tepkisiyle ve fiziksel engeliyle karşılaştı. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, konuya ilişkin açıklama yaptı. Kurtulmuş, bu görüntülerin Meclis’e yakışmadığını belirterek konuya ilişkin CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile de telefonla görüştüğünü söyledi.
“Bu durumun makul görülmesi mümkün değildir”
Numan Kurtulmuş konuşmasında şunları söyledi:
“Bu sabah saatlerinde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu girişinde yaşanan görüntüler fevkalade üzüntü vericidir ve TBMM’ye yakışmamıştır. Plan ve Bütçe Komisyonu günlerdir Meclis’in en önemli fonksiyonlarından olan denetim fonksiyonunu yerine getirmek için fedakarca bir çalışma yürütüyor. Bu görüntülerin komisyon girişinde ortaya konulmuş olması her şeyden evvel Meclis’in demokratik işleyişine, Meclis’in yasamanın yanında denetleme fonksiyonunu gerçekleştirmesine karşı yapılan saygısızca bir davranıştır. Bunu kabul etmek mümkün değildir. Bu kadar büyük fedakarlık içinde çalışan Plan ve Bütçe Komisyonu üyelerine karşı da bir haksızlık olduğu kanaatindeyim. TBMM, her türlü fikrin konuşulduğu her türlü müzakerenin yapılabileceği ama bütün bunların kaba kuvvetle, engellemeyle, ağır ve yaralayıcı sözlerle değil medeni ilişkiler içerisinde ve sözün gücünü kullanarak gerçekleştirilebileceği bir alandır. TBMM, 86 milyon Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının dört gözle beklediği, kendisinin lehine olan kararların alınabilmesi için teşvik ettiği ve herbir milletvekili arkadaşımızın da kendisini temsil yetkisini en iyi şekilde kullanmasını istediği bir büyük demokratik platformdur. Ancak fiili olarak müdahale etmek, İçişleri Bakanımıza ‘sen buraya giremezsin’ demek hiçbir demokratik anlayışa sığmaz. Bu durumun makul görülmesi mümkün değildir.
“TBMM’de herhangi bir engellemelere müsade etmememiz lazım”
Bundan sonraki süreçte bütün partilerden beklentimiz bu sürecin daha olumlu bir şekilde TBMM’nin demokratik fonksiyonlarını uygulaması için bütün Meclis gruplarının yöneticisi arkadaşlarımızın üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesini bekliyoruz. Olay yaşandıktan sonra CHP Genel Başkanı Özgür Özel beyi aradım, burada ortaya konulan yaklaşımdan, tutum ve davranışlardan asla memnun olmadığımızı, büyük bir rahatsızlık duyduğumuzu kendisiyle de paylaştım. TBMM’ye sadece 86 milyon vatandaşımız değil aynı zamanda Türkiye’yi dikkatle izleyen bütün devletler de TBMM’de neler olup bittiğini takip ediyor. O anda söylenen bir söz, maksadını aşan tavırların kalıcı olarak Türkiye demokrasisi üzerinde hasarlar bıraktığını da arkadaşlarımızın görmesi lazım.
Bu Meclis bir sonraki seçim dönemine kadar iş yapacak. Burada milletin hayrına olacak kararları alacak bir Meclis olmalı. Burada ne kaba söze ne fiili müdahaleye ne herhangi bir engellemelere müsade etmememiz lazım.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda 6 Şubat depremlerinde 75 depremzedenin arama çalışmalarının devam ettiğini açıkladı. Yerlikaya, “Asrın Felaketi olan Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinden; 14 milyon insanımız derinden etkilendi. 53 bin 725 can kaybı yaşandı, 107 bin 213 kişi yaralandı. Depremden sonra 161’i çocuk, 379’u yetişkin 540 depremzede hakkında kayıp müracaatı yapıldı. Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde yürütülen çalışmalar neticesinde, DNA eşleşmesi, ölüm tespiti ve ölüm karinesi düzenlendi. Bu çalışmalar sonrası 13 Kasım 2024 tarihi itibarıyla 30’u çocuk, 45’i yetişkin olmak üzere toplam 75 depremzedenin arama çalışmaları devam ediyor. Arama çalışmaları devam eden 75 depremzedenin 50’si Türk vatandaşı, 25’i yabancı uyrukludur” dedi.
“Deprem davalarında adalet ne zaman tecelli edecek?”
Yerlikaya’nın konuşması sonrasında Adalet Peşinde Aileleri Platformu, sosyal medya hesabı üzerinden konuya tepki gösterdi. Platformun açıklaması şöyle:
“21 ay sonra hala kayıplarımız var: Neden?
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, 6 Şubat deprem kayıplarına ilişkin ’30’u çocuk, 45’i yetişkin olmak üzere toplam 75 depremzedenin arama çalışmaları devam ediyor’ bilgisini paylaştı.
Arama çalışmalarının 21 ay sürmesi, koordinasyon eksikliği, yetersiz kaynak kullanımı ve şeffaflık sorunlarını gündeme getiriyor.
Soruyoruz: Neden bu insanlar hala bulunamadı?, 21 ayın sonunda depreme dair kaç dava açıldı? Kaçının ‘daha’ soruşturması bitmedi? 11 ilde 53 bin insanın öldüğü depremde sadece 42 kamu görevlisi mi yargılanıyor? Firari suçluları ne zaman mahkemeye çıkaracaksınız? Deprem davalarında adalet ne zaman tecelli edecek? Yetkililer, bu sorulara yanıt vermek ve sorumluluk almak zorunda.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ulusal basındaki haberlere göre, sendika ve meslek odalarının çağrısıyla doktorlar ve hemşireler, hükümeti 2025 bütçesinde sağlığa az kaynak ayırdığı gerekçesiyle protesto etmek ve hastanelerde sağlık çalışanlarının güvenliğinin yetersiz olmasına tepki göstermek için bir günlük iş bırakma eylemi yaptı.
Sendikalar, ülke genelinde greve katılım oranının yüzde 85 civarında olduğunu belirtti.
Grevde acil durumdaki hastalar için hizmetler garanti edilirken, durumu acil olmayan 15 binin üzerinde operasyon ile 100 bin muayenenin ertelenme riski olduğu kaydedildi.
Grev nedeniyle 500’ü aşkın sağlık çalışanı da başkent Roma’nın Apostoli Meydanı’nda miting düzenledi.
Hastanelerde sağlık personeline daha fazla saygı gösterilmesini talep eden gruptakiler, İtalyanca “saygı” yazılı dövizler taşıdı. Katılımcılar, kaynak yetersizliğine de tepki gösterdi.
Sağlık sektörü temsilcilerinden ve muhalefetten hükümete yöneltilen 2025 bütçesinde sağlığa az kaynak ayrıldığı eleştirilerine karşı çıkan Başbakan Giorgia Meloni, hükümetinin ulusal sağlık hizmetlerine benzeri görülmemiş bir kaynak ayırdığını savunuyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ULAŞTIRMA ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Bakü’de Pakistan Özelleştirme, Yatırım Kurulu ve İletişim Federal Bakanı Abdul Aleem Khan ile görüştü.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Bakü’de gerçekleştirilen COP29 İklim Değişikliği Konferansı kapsamında Pakistan Özelleştirme, Yatırım Kurulu ve İletişim Federal Bakanı Abdul Aleem Khan ile bir araya geldi. İki bakan, Türkiye-Pakistan arasındaki ticaret ve yatırım iş birliğini güçlendirmek adına karşılıklı istişarelerde bulundu.
Bakan Uraloğlu sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Yapacağımız ortak projeler sayesinde ilişkilerimizi daha da ileriye taşıyacağımıza inanıyoruz” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CHP’Yİ ZİYARET EDECEK
Muhalefetin itirazları sonucu Noterlik Kanun Teklifi’nden çıkarılan ‘etki ajanlığı’ maddesinin AKP ve CHP arasında yeniden değerlendirileceği belirtildi.
Bu kapsamda AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin, saat 17.00’de CHP Grup Başkan vekilleriyle bir araya gelecek. Görüşmede ‘etki ajanlığı’ düzenlemesi de ele alınacak.
TEKLİF NEYİ İÇERİYOR?
Yasa teklifi, TCK’daki “casususluk” suçunu düzenleyen 339’uncu maddeye “devletin güvenliği veya siyasal yararları aleyhine suç işleme” başlığı altında yeni bir suç ihdası ekliyor.
Teklif, “casusluk suçu” kapsamı dışında olmak kaydıyla, “devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları aleyhine yabancı bir devlet veya organizasyonun stratejik çıkarları veya talimatı doğrultusunda suç işleyenler hakkında üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası” verilmesini öngörüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Manavgat ilçesini ziyaret etti. Belediye Başkanı Niyazi Nefi Kara ile makamında bir araya gelen Başkan Böcek, Manavgat’a çalışma ziyareti gerçekleştirdiklerini belirterek, “Güzel Manavgat’ımıza yeni dönemde yapacağımız çalışmaları ele alacağız. Manavgatımızın 106 muhtarımızın, meclis üyelerimizin, ilçe başkanımızın talepleri doğrultusunda Manavgat’ımıza yapılması gereken projeleri hayata geçireceğiz. Manavgat’ımızın ihtiyaçlarını değerlendirerek, yapacağımız çalışmalar hakkında fikir alışverişinde bulunacağız” dedi.
Manavgat Belediye Başkanı Kara, Başkan Böcek’e ziyareti için teşekkür ederek, “Muhittin Başkanımızın Manavgat’a ne kadar önem verdiğini biliyoruz. Büyükşehir Belediyesi bürokratlarıyla, Manavgat Belediyesi bürokratları sık sık bir araya geliyor. Bugün başkanlar nezdinde bir çalışma toplantısı yaptık. Muhittin Başkanımıza ziyaretleri için teşekkür ederim” diye konuştu.
Başkan Böcek ve Manavgat Belediye Başkanı Kara, bürokratların da hazır bulunduğu bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantıda, Manavgat’a yapılacak hizmet ve projeler masaya yatırılarak, görüş alışverişinde bulunuldu. Toplantının ardından Manavgat Belediye Başkanı Kara, ziyaret anısına Başkan Muhittin Böcek’e hediye takdim etti.
Başkan Böcek, Manavgat temasları kapsamında Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Manavgat İlçe Örgütü’ne de ziyaret gerçekleştirdi. Başkan Muhittin Böcek, CHP Manavgat İlçe Başkanı Oykun Başar ve yönetimi, Manavgat Belediye Başkanı Niyazi Nefi Kara, Gençlik Kolları Başkanı Hasan Özer, Kadın Kolları Başkan Yardımcısı Esra Alpaydın ve partililerle bir araya geldi. Başkan Böcek, ziyarette Manavgat için yaptıkları ve yapacakları çalışmaları değerlendirdiklerini belirterek, CHP İlçe Başkanı Oykun Başar’a misafirperverliği için teşekkür etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, bugünkü Ankara temasları kapsamında, ilk olarak Ankara büyükşehir Belediyesi’ni (ABB) ziyaret ederek ABB Başkanı Mansur Yavaş ile görüştü. İmamoğlu ardından, TBMM’de CHP Grup Başkanvekilleriyle bir araya geldi. İmamoğlu ardından CHP Genel Merkezi’ne gelerek CHP Lideri Özel’i ziyaret etti. Saat 14.00 itibarıyla başlayan görüşme yaklaşık bir saat 20 dakika sürdü. İmamoğlu, görüşmenin ardından basın açıklaması yaptı. Açıklamada kendisine CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke’nin eşlik ettiği İmamoğlu, şunları söyledi:
“Bugün Ankara programımız kapsamında, ilk olarak Sayın Mansur Yavaş Başkanımızı ziyaret ettim. Gerçekten kendisiyle hem çok kıymetli hem verimli bir görüşme gerçekleştirdik. Mansur Başkanımız ve ben aynı ilkeleri paylaşan iki belediye başkanıyız ve iki yol arkadaşı olarak her zaman iş birliği ve dayanışma içerisinde olduk ve olmaya devam edeceğiz. Türkiye’nin en büyük iki şehrine belediye başkanlığı yapıyoruz. Nüfusun tam dörtte biri. Adaletle hizmet ediyoruz, milletin kaynağını sadece milletimize hizmet için harcamakta kararlı iki belediye başkanıyız. Şehirlerimizde geçmişten bugüne artarak devam eden israf dönemini bitirdik ve tabiri caizse tarihe gömdük. Bizler, 2019’da büyük bir umudu başlatan başarılara imza atmış iki belediye başkanıyız. Elbette bizimle beraber bir kısım büyükşehir belediye başkanımızı da burada anmaktan ve onlara teşekkür ve minnet duygularımı iletmekten geri durmam. 2023’te milletimizin sarsılan hayallerini, yine 2024’te umutla ayağa kaldırdık.
“Milletimiz bilmelidir ki aramızda koltuğa, makama, rollere değil; sadece ama sadece milletin menfaatlerine odaklanan bir yol arkadaşlığı vardır”
Bugün iktidarda olanların milletin tercihlerine saygı duymak yerine, kendi gündelik çıkarları ve kendi fikirlerine hizmet etsinler anlayışı uğruna bizlere yönelik fütursuzca saldırılar başlattığını görüyoruz. Bu saldırılarla ne amaçladıklarının da farkındayız. Siyasi münafıklık yaparak, fitne ateşini yakarak çalışanlara söyleyecek sözümüz yok. Ancak milletimizin elbette bilgilendirilmeye ihtiyacı vardır. Milletimiz bilmelidir ki bizim aramızda koltuğa, makama, rollere değil; sadece ama sadece milletin menfaatlerine odaklanan bir yol arkadaşlığı vardır ve bundan asla vazgeçmeyiz. Biz kutuplaşmanın değil, beraberliğin tarafındayız. Birlikte güçlü olduğunun ve birlikteyken kazandığının bilincinde olan siyasetçileriz, belediye başkanlarıyız. Bize yapılan saldırıları tesadüf asla bulmuyoruz, tekil olarak asla değerlendirmiyoruz. Bunlar bizim ortak paydamız olan ve ülkemizin tek güçlü ve en önemli lokomotifine yani partimize, çatısı altında bulunduğumuz CHP’ye yönelik topyekun bir saldırı boyutuna ulaştığını da tespit ediyoruz ve halkımızla paylaşıyoruz. Bu saldırıları ilk genel seçimde tecelli edecek millet iradesini engelleme girişimi olarak da görüyoruz. Bir nevi, bugünden saldırıların başlamasının altında yatan gerçek budur.
“Meseleye asla kişisel pencereden bakmayan insanlarız. CHP bünyesinden bulunan her arkadaşımız böyledir ve böyle davranmalıdır”
Tüm saldırılara karşı, partimizle ve milletimizle tek yumruğuz. Karşımızdaki, kesinlikle geçmişten bugüne tariflediğim şekliyle organize kötülüktür. Ancak bu kötülük ardına milletin iradesini alan bizlerle mücadele edemediğini ve açıkçası biçare olduklarını da yaşıyoruz. Mertçe bir mücadele için ne ahlaka ne kapasiteye sahip olmadığını ne yazık ki bize yaşatıyorlar. Her seçimden önce avaz avaz bağırarak ‘Mertçe mücadeleye sizi davet ediyorum’ demiş bir kişiyim. Milletimizin bize bağladığı umutların, bizden beklenen görevlerin farkındayız. Millete karşı görevlerimizi her zaman, her koşulda, bugünkü kardeşlik ve dayanışma duygularımızla ve tam bir sorumluluk içerisinde, el ele yerine getireceğimizden kimsenin şüphesi olmasın. Çünkü biz davaya hizmet eden insanlarız. Biz meseleye asla kişisel pencereden bakmayan ve bakmayacak insanlarız. Bizim bu yürüyüşümüzde CHP bünyesinden bulunan her arkadaşımız böyledir ve böyle davranmalıdır.
“Tüm siyasi parti liderlerine teşekkür ediyorum”
Mansur Başkan ile buluşmamızdan ve birliğimizi, dayanışmamızı tazeleyen samimi sohbetten hemen sonra TBMM’ye geçtim ve partimizin çok kıymetli grup başkanvekilleriyle buluştum. Sadece bir grup başkanvekilimizin başka bir önemli toplantısı olduğu için Gökhan Günaydın Başkanımız ve Ali Mahir Başarır Başkanımız ile birlikte oldum. TBMM’deydim ve partimizin grup başkanvekilleriyle yaptığımız toplantımızda önemli bir hususu değerlendirdik. Biliyorsunuz, iki hafta önce Ankara’ya gelmiş ve siyasi partilerin liderlerine ziyarette bulunmuştum. Bu kapsamda sırasıyla Meclis’te temsil olan partileri ziyaret ettim. Elbette önce bu süreci başlatırken sürece dair CHP’yi, Sayın Genel Başkanımızı ziyaret ederek, bilgilendirerek sürece başladım. ve Demokrat Parti, DEVA Partisi, Gelecek Partisi, İYİ Parti, Saadet Partisi, DEM Parti, Yeniden Refah Partisi (YRP) ve Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanlarını ama aynı zamanda Meclis’te temsil edilmeyen Zafer Partisi ve Memleket Partisi Genel Başkanlarını ziyaret ettim veya görüşmeler yaparak sürecimi tamamladım. Tüm siyasi parti liderlerine bir kez daha huzurunuzda öncelikle teşekkür ediyorum.
“Yaptığımız çalışmalar karşılık buldu ve oluşan fikir birliği zemini beni mutlu etti”
Bu ziyaretlerdeki temel amacımız, iktidarın giderek bir yönetim sistemine dönüşen ne yazık ki kayyum sürecine dair ortak bir tutum geliştirmek ve ülkemizi milletin iradesine darbe vuran bu antidemokratik yaklaşımdan kurtarmak için bir süreç aydınlatması yapmak, iki TBB çerçevesinde bu süreci tamamen bu ülkenin üzerinden kaldırabilecek bir kısım adımı, TBMM üzerinden atabilmenin tarifini yapmaktı. Bu manada bu yaptığımız çalışmalar çok değerli karşılık buldu ve açıkçası bu oluşan fikir birliği zemini de beni ziyadesiyle mutlu etti. Bu kapsamda partimiz, Meclis’te oluşan bu altyapıyla bir kanun tasarısı hazırlamak ve tüm partilerin katılımıyla ülkemizi bu kötü yükten kurtarmak üzere bir çalışma başlattı. Grup başkanvekillerimizle bu çalışma süreci hakkında görüş alışverişi yapma fırsatını bu vesileyle yakalamış olduk ve çok değerli bir sonuca doğru evrilmek üzere, elbette tümden bazı hususları değiştirmek ya da dönüştürmek mümkün olmuyor bugünkü Meclis çatısı altında. Ama bir yerden başlamak ve makul ölçüde bugünkü sorunları, en azından bir bölümünü, antidemokratik bir noktadan demokratik bir noktaya evirmek adına, adımların atılmasıyla ilgili süreç tarifinin öncü fikirlerini kendilerinden almış oldum.
“Genel Başkanımız ile kumpaslara boyun eğmeden nasıl bir yol izlememiz konusunda görüş alışverişlerinde bulunduk”
Meclis’ten sonra, Sayın Genel Başkanımız Özgür Özel ile görüşmek üzere Genel Merkezimize geldim. Genel Başkanımız ile iktidarın izlediği kumpas politikalarını, vesayetçi düzeni, iktidarın başta ekonomi olmak üzere halkın gerçek gündemini görünmez kılan hileli adımlarının nasıl büyüdüğünü konuştuk. Bunlara karşı halkın gündeminden kopmadan halkımızla gerçek gündemi yakalayan ve kumpaslara da boyun eğmeden nasıl bir yol izlememiz konusunda çok kıymetli görüş alışverişlerinde bulunduk. TBB ve İBB Başkanı olarak Genel Başkanımıza belediyelerin iktidarın saldırıları karşısındaki dirençli, öz güvenli tutumlarını, milletin iradesini vesayetçilere kurban etmeme konusundaki kararlılığını anlattım. Bu doğrultuda izleyeceğimiz adımları ortak akılla tespit etmeye ve hayata geçirilmesi için sonuna kadar birlikte mücadele etmeye kararlı bir süreç gördüğümü ve bütün ülkenin her noktasında yerel yöneticilerin bu kararlılıkta olduğunu kendilerine ifade ettim. Bu vesileyle Genel Başkanımız ile bu çerçevedeki geniş anlamda görüşlerimi paylaştım. Bundan sonra da Genel Başkanımızla bir bütün olarak partililerimizle, belediyelerimizle birlikte çalışmaya kararlılıkla da devam edeceğiz.
“Yerel yönetimleri kayyumcu, vesayetçi anlayıştan kurtarıp milletin egemenliğini kayıtsız, şartsız sağlamak için acilen atılması gereken demokratik ve hukuki adımlar vardır”
Şehirlerimizi ve ülkemizi iktidarların atadığı şahıslar değil, milletin seçtiği siyasetçiler ve belediye başkanları yönetmelidir. Hükümetin yargı ve kayyumlar eliyle kendi iradesini millete dayatma politikası ne yazık ki demokrasimizi, kardeşliğimizi, birliğimizi baltalıyor, boynumuzu büküyor, başımızı öne eğdiriyor. Bakın, bugün hükümetin en büyük, ülkemizi en derinden sarsan ekonomi politikalarındaki, süreçteki yetersizlik, kapasitesizlik ve sıkıntıları çözme adına atmak istedikleri bir kısım adımları dahi dünya ölçeğinde itibarsızlaştıran bir sürece taşıyor. İşte milleti hiçe sayan bu anlayış yüzünden ekonomiden eğitime, sağlıktan adalete her alanda ne yazık ki çürümeler ve gerilemeler yaşanıyor. Bugün demokrasi ve hukuk için mücadele etmek, milletin iradesine sahip çıkmak kesinlikle ve kesinlikle aslında ülkemizin bugünlerine değil, geleceğine sahip çıkmaktır. Yerel yönetimleri kayyumcu, vesayetçi anlayıştan kurtarıp milletin egemenliğini kayıtsız, şartsız sağlamak için acilen atılması gereken demokratik ve hukuki adımlar vardır.
“Konser tartışması, SGK borcu tartışması, müfettişler, kayyumlar… Her biri birbirinden trajikomik hamleler”
Anlaşılıyor ki bugün iktidarda olanlar, ilk seçimlerde ortaya çıkacağı belirginleşen milletin kararını engellemek üzere her türlü hukuksuzluğa tenezzül eden adımlar atmaya karar vermiştir. ve ne yazık ki bu adımları atma konusunda, belli hazırlıklar artık sokakta kahvehane dedikodusuna kadar ulaşmıştır. İşte yaşıyoruz; konser tartışması, SGK borcu tartışması, müfettişler, kayyumlar… Her biri birbirinden trajikomik hamleler. Kendi menfaatini, koltuğunu, iktidarını; milletin menfaatinin üstünde görenlerin çaresizliğini gösteren detaylardan ibarettir bu çalışmalar. Dolayısıyla biz belediyelerimize, millet iradesine karşı atılan adımları birbirinden kopuk, tekil vakalar olarak görmüyoruz. Milletimiz de bunu böyle görmemelidir.
“Güçlü bir millet cephesi tahkim edilecektir. ve bu cephe organize kötülüğe karşı mutlak bir zafer elde edecektir”
Bunlara karşı mevzi direnişiyle de yanıt veremeyiz. Bu organize kötülüğe karşı yanıtımız da topyekun olmalıdır. Milletimiz bu konuda en ciddi şekilde bilinçlendirilmelidir. Çünkü milletin iradesine karşı, devletin imkanlarıyla düşmanlık yapmanın karşılığı ancak milletin topyekun gücünün arkasına alan topyekun mücadeleyle verileceğini bilen bir ekibiz. Bu yönüyle vatandaşlarımızla, milletimizle ama pazarda ama çarşıda ama vatandaşlarımızı birebir evlerde ziyaret ederek, hizmetlerimizi yaparken onları bilinçlendirerek birlik ve beraberliğimizi her zamankinden güçlü bir seviyeye taşıyarak kesinlikle güçlü bir millet cephesi tahkim edilecektir. ve oluşan milletin demokratik ve güçlü cephesi bugünkü organize kötülüğe karşı mutlak bir zafer elde edecektir. Ben de her zaman ifade ettiğim gibi, kendisini bu yola adamış hem partimizin bir evladı hem bir cumhuriyet vatandaşı ama bir yanıyla da kendi görevleri itibarıyla yılmaz bir mücadeleyi vermeye devam edecek bir siyasetçiyim.”
“Süreci takip edeceğimizi buradan duyururuz”
İmamoğlu, açıklamasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. İmamoğlu, “DEM Partili Tunceli Belediye Başkanı Cevdet Konak ile CHP’li Ovacık Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, ‘terör örgütüne üye olma’ suçlamasıyla yargılandıkları davada 6 yıl 3’er ay hapis cezasına çarptırıldı. Bir yandan da olası kayyum atamaları gelir mi, ne dersiniz” sorusuna şu yanıtı verdi:
“Mahkemeyle ilgili detayları, -bu haberi Sayın Genel Başkanımız ile toplantıya girmeden önce almıştık- detayları takip ediyoruz. Sonuçta bir mahkeme var, mahkemede alınmış bir karar var. Muhtemeldir ki birinci derece mahkemenin itiraz süreçleri söz konusudur. Hukuki mücadelenin devam ettiği bir hususta hem bugüne kadar gelinen noktada süreç nasıl işlemiş onu irdeleyeceğiz hem de bundan sonraki mücadele nasıl yürütülmelidir, ona dikkatle bakacağız. Şu anda bu detaylara hakim değilim. Şimdilik bu şekilde süreci en ciddi biçimde; başta partimiz, sonra TBB olarak bizler, yerel yönetim adına takip edeceğimizi buradan duyururuz.”
“Arbede güzel bir görüntü teşkil etmez”
İmamoğlu, “Bugün Meclis’te Plan ve Bütçe Komisyonu’nda İçişleri Bakanı ve CHP’li vekiller arasında bir arbede oldu. O görüntüleri izleyebildiniz mi, neler söylersiniz” sorusunu ise şöyle yanıtladı:
“Her türlü arbede görüntüsü güzel bir görüntü teşkil etmez. Arbedeyi istemeyiz. Sadece böyle bir an gözüm ekranda gördü, o şekilde karşılıklı tartışma anını. Bu tür ortamlarda her iki tarafı da suhulete davet etmekten başka bir şey söyleyemem.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AMASYA’nın Merzifon ilçesinde durdurulan arı yüklü kamyonette kaçak göçmen taşıdığı belirlenen 2 şüpheli, tutuklandı.
Ardahan’dan aldıkları 4 kaçak göçmeni batı illerine taşıyan Telat Yılmaz (44) yönetimindeki arı kovanı yüklü kamyonet, dün Merzifon ilçesinde polis uygulama noktasında durduruldu. İl Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Merzifon İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından kamyonette yapılan aramada; özel düzenekli bölmede yaşları 18 ile 30 arasında değişen Afganistan uyruklu 4 göçmen yakalandı. Kamyonet sürücüsü Telat Yılmaz ve yanındaki arkadaşı Gökhan Orak (34), gözaltına alındı. Kaçak göçmenler, işlemlerinin ardından sınır dışı edilmek üzere İl Göç İdaresi’ne teslim edildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından bugün adliyeye sevk edilen 2 şüpheli, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
ATO Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Mine Coşkun, Yönetim Kurulu Üyesi Alpertan Açar ve TTB Merkez Konseyi Başkanı Dr. Alpay Azap, Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülen Sağlık Bakanlığı’nın 2025 yılı bütçesiyle ilgili Ankara Tabip Odası’nda (ATO) basın toplantısı düzenledi.
ATO Yönetim Kurulu Başkanı Coşkun şunları kaydetti:
“Sağlık Bakanlığı 2025 bütçe teklifini incelediğimizde kamu yararı doğrultusunda Türkiye sağlık ortamını gözeten bir anlayış yerine, ‘Sağlıkta Dönüşüm Programı’na ve neoliberal sağlık politikalarına dayalı bir bütçenin hazırlandığını görmekteyiz. Uygulanan sağlık modelinin ve finansman sisteminin yıllardır hekim emeğine, halk sağlığına ve kamu bütçesine verdiği zararlar bilinmesine rağmen, hükümet ve Sağlık Bakanlığı söz konusu modelde ısrarını sürdürmektedir. Sağlık Bakanlığı’nın bütçelendirme anlayışı, sorunların çözümünden uzak, mevcut sorunlara yenilerini ekler niteliktedir.
“Sağlığa ayrılan kaynak resmi enflasyonun da altında kalırken, yüzde 10’u bulmamaktadır“
14,7 trilyon liralık Merkezi İdare Bütçesinin yüzde 6,9’u sağlık hizmetlerine ayrılarak, Sağlık Bakanlığı’nın 2025 yılı bütçesi 1 trilyon 20 milyar 317 milyon 291 bin lira olarak teklif edilmektedir. 2024 yılı bütçe teklifi ile kıyasladığımızda sağlığa ayrılan kaynakta ciddi bir artışın olmadığı görülmektedir. Bir önceki yıl da Merkezi İdare Bütçesinin yüzde 6,6’sı yani 732 milyar 562 milyon 378 bin lirası sağlığa ayrılmıştı. Sağlığa ayrılan kaynak resmi enflasyonun da altında kalırken, yüzde 10’u bulmamaktadır. Sağlık harcamalarının GSYH’ya oranı düşmektedir. 2002 yılında kamu ve özel sağlık harcamaları toplamının GSYH’ya oranı yüzde 5.2 iken, 2022 yılında yüzde 4’e gerilemiştir. OECD’ye üye ülkeler ortalaması 9.2 iken Türkiye sondan üçüncü sırada yer almaktadır.”
“Toplum sağlığını korumaya yönelik birinci basamak planlamasına yeterince kaynak ayrılmamaktadır”
Yönetim Kurulu Üyesi Açar ise şöyle konuştu:
“Sağlık Bakanlığı toplam bütçesinden koruyucu sağlık hizmetlerine 273 milyar 585 milyon 813 bin lira, tedavi edici sağlık hizmetlerine 733 milyar 273 milyon 977 bin lira ayrılmıştır.
2025 yılı toplam bütçesinde tedavi edici sağlık hizmetlerine ayrılan kaynak yüzde 72’yi bulurken, sadece yüzde 28’i birinci basamak koruyucu sağlık hizmetlerine tahsis edilmiştir. Bir önceki yılın bütçe teklifine kıyasla birinci basamağa ayrılan kaynak 71 milyar lira, tedavi edici sağlığa ayrılan kaynak ise 215 milyar lira artmıştır. Koruyucu sağlık hizmetleri, halk sağlığının yapı taşlarından biridir. Sadece hastalıkla mücadeleye değil, hastalığa neden olan risk etkenlerini tespit ederek bunların bertaraf edilmesine, halk sağlığını doğrudan ve dolaylı olarak etkileyen toplumsal etkenlerin saptanmasına, buradan hareketle de sağlığın yalnızca bireysel düzlemde ele alınmaksızın toplumsal düzlemde de korunmasına ve geliştirilmesine odaklanır.
“‘Eziyet Yönetmeliği’ ile aile hekimlerinin üzerlerindeki baskıyı artıyor”
Sağlık Bakanlığı, birinci basamak koruyucu sağlık hizmeti sunumunun asli özneleri olan Aile Hekimliği ve Aile Sağlığı Merkezi (ASM) emekçilerinin haklarını ve çalışma koşullarını iyileştirmek yerine ‘Eziyet Yönetmeliği’ ile üzerlerindeki baskıyı artırmayı tercih etmektedir.
2023 yılında Aile Hekimliği Birim Başına Düşen Nüfus sayısı 2 bin 700 olarak planlanmasına karşılık aynı yılın gerçekleşmesi 3 bin 65 olmuştur. Benzer bir projeksiyon yaptığımızda 2025 yılı için hedeflenen 2 bin 800 nüfusun gerçekleme sayısının en az 3 bin 100 nüfus olacağı tahmin edilebilir. Sağlık Bakanlığı, Aile Hekimliği Birim sayısını artıramadığı gibi, sanal ASM ile de bu sorunu çözememektedir. Yeni AHB’lerin faaliyete geçmemesinin palyatif çözümü kendi içinde birim başına düşen nüfusu artırmakta görülmektedir. Bu çözüm değil, çözümsüzlüktür.”
“Hekime başvuru sayılarında olağan dışı artış sistemi kilitlemekte”
ATO Yönetim Kurulu Başkanı Coşkun ise şunları söyledi:
Sağlık Bakanlığı kışkırtılmış sağlık talebini kontrol altına almaya yönelik önlemler ve düzenlemeler yerine kişi başı hekime müracaatı 2025 yılında 11,9, 2026 yılında 12,2, 2027 yılında 12,6 olarak tahmin etmektedir.
Hekime başvuru sayılarında olağan dışı artış sistemi kilitlemekte, muayene sürelerini 5 dakikaya ve altına çekmekte, bazı branşlarda randevu krizine neden olmaktadır. Sağlık çalışanlarını daha fazla, daha esnek ve güvencesiz çalıştırma, angarya görev dayatma stratejisiyle bu sorunları çözme girişimleri ise yeni sorunlara yol açmaktadır.
“Şehir Hastaneleri’ne ayrılan ödenek bütçenin yüzde 10’una karşılık geliyor”
37 milyar 420 milyon 717 bini hizmet alımı, 67 milyar 181 milyon 365 bini kullanım bedeli olmak üzere şehir hastanelerine ayrılan ödenek Sağlık Bakanlığı bütçesinin yüzde 10’una karşılık gelmektedir.
2024 yılı bütçesinde yer alan 57 milyar 554 milyon liralık kullanım bedeli teklifi, 2024 yılı tamamlanmadan ilk altı ayda 33 milyar lirayı geçmiştir. 2024 yılında Şehir Hastaneleri için ayrılan ödeneğin aşıldığı rakamlardan anlaşılabilir. Yüksek enflasyon ve bundan kaynaklı maliyetlerin artışı göz önüne alındığında 2025 yılı için de benzer bir projeksiyon yapılabilir. Kamu bütçesinin özel şirketlerin çıkarlarına göre yapılandırılmasının en net göstergelerinden birisi, Şehir Hastanelerine ayrılan ödenekler ve kira bedelleridir.
“Sağlık Bakanı suçluları ‘çürük elma’ olarak nitelese de ağacı kurtçuklar sarmıştır”
Bebeklerimizi öldüren ‘Yenidoğan çetesi’ olayında gördüğümüz üzere sağlık planlamasında özel sektörü daha çok büyütmeyi hedefleyen piyasacı anlayış, suç ve suçlu üreten bir yapıya dönüşmüştür. Sağlık Bakanlığı’nın ‘Türkiye’de Bebek Ölümleri Durum Raporu’na göre yenidoğan yoğun bakım yataklarının yüzde 56’sının özel hastanelerin kontrolünde olması bu skandalın altındaki somut nedenlerden birisidir. Sağlık Bakanı suçluları ‘çürük elma’ olarak nitelese de ağacı kurtçuklar sarmıştır.
Özel sektörün sağlıktaki hacmini büyütmek amacıyla kamudan özele daha yoğun kaynak aktarımı yapılmaktadır. 2002 yılında 774 kamu hastanesi, 50 üniversite hastanesi, 271 özel hastane varken; 2023 yılı itibariyle 933 kamu hastanesi, 68 üniversite hastanesi, 565 özel hastane faaliyet göstermektedir. Özel sektör, kamu sektörüne göre 20 yılda 2 kattan fazla büyürken, sağlık sektörünün üçte birini kontrol etmektedir. Buna paralel şekilde özel sektör sağlık harcamaları da neredeyse yüzde yüze ulaşmış durumda.”
“2025 yılı için öngörülen bütçe yine istenilenin çok altında kalmış durumda”
TTB Merkez Konseyi Başkanı Azap ise şu değerlendirmeyi yaptı:
“Komisyonda umarız ki, halkın yararına hekimlerin yararına sağlık çalışanlarının yararına bir takım değişiklikler olur. Bu konuda da takipteyiz. Genel kurula geldiği zaman Sağlık Bakanlığı bütçesi TTB olarak biz de halkı ve sağlık kamuoyunu hekim arkadaşlarımızı bilgilendirecek bir açıklama yapacağız ama şimdiden Ankara Tabip Odamızın açıkladığı verilerle maalesef kötü bir sağlık bütçesi ile karşı karşıya olduğumuzu rahatlıkla söyleyebiliriz. Bunun tabii sağlık alanında yine kötü sonuçları olacaktır. Üstelik de bu az miktardaki kaynağın nerelere ayrıldığına baktığımızda da işlemekte olan sistemin daha da kötüleşerek devam edeceği görebiliyoruz rahatlıkla. Bu bütçe ‘yenidoğan çeteleri’ne yeni sağlık çetelerine yol açacak bir bütçedir o yüzden kabul edilemez buluyoruz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Valilik Toplantı Salonu’ndaki programda konuşan Vali Özkan, bol ve bereketli bir kış mevsimi geçmesini temenni etti.
Kış mevsiminde yerleşim yerlerinde hem trafik güvenliğini sağlamak hem de vatandaşın yaşayabileceği mağduriyetin şimdiden önüne geçmek istediklerini belirten Özkan, “İnşallah bereketli, yağışlı bir yıl olur. Kışın mesai harcadığımız üç aylık ya da dört aylık süreç bizleri yorsa da yazın yaşadığımız su problemleri de bizi ayrıyeten düşündürüyor. Onun için öncelikle inşallah bereketli bir kış olur. Bizler de burada alacağımız tedbirlerle hem insanımızın işini kolaylaştırmak hem olası kazaların önüne geçmek üzere tedbir almış oluruz.” dedi.
Konuşmanın ardından emniyet, jandarma ve ilgili kurumlar, alınan kış tedbirlerini katılımcılara anlattı.
Toplantıya, Vali Yardımcısı Adnan Kayık, kaymakamlar, Belediye Başkan Yardımcısı Talip Karslıoğlu, İl Jandarma Komutan Vekili Kıdemli Albay Tuncay Caferoğlu, İl Emniyet Müdürü Recep Tecimer, İl Özel İdare Genel Sekreteri Nazif Yılmaz ve daire müdürleri katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, günlük basın toplantısında medya kanallarında yer alan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in, ocak ayında göreve başlayacak olan ABD Başkanı Donald Trump ile bir ateşkes müzakeresine açık olduğu haberlerine ilişkin açıklamalarda bulundu.
Söz konusu haberlerde Moskova ve Kiev arasındaki çatışmanın dondurulması, bir tampon bölge oluşturulması, Kursk ve Harkov bölgelerini içeren bazı toprak değişimleri ile uzlaşmaya varılabileceği öne sürülüyor.
Peskov, “Bu çatışmanın dondurulması bizim için bir seçenek değildir ve herkes tarafından bilinen hedeflerimize ulaşmamız önemlidir” dedi. Moskova, temel hedefleri arasında Kiev’in tarafsızlık statüsüne yasal olarak bağlanması ve NATO’ya katılma çabalarından vazgeçmesi bulunduğunu söylüyor.
Haziran ayında Putin, Kiev ile müzakerelere hemen başlanması için Ukrayna birliklerinin Donetsk, Luhansk, Herson ve Zaporijya bölgelerinden tamamen çekilmesi gerektiğini içeren bir şartlar listesi sunmuştu.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da kısa bir süre önce Peskov’unkine benzer bir açıklama yapmış ve Ukrayna’daki çatışmanın mevcut cephe hattında dondurulmasını öneren görüşlerin, Minsk anlaşmalarının daha kötü bir versiyonuna benzeyeceğini ifade etmişti.
Rus nüfusun yoğunlukta olduğu Luhansk ve Donetsk bölgelerine özerk bir statü tanıyarak Ukrayna’nın bir parçası olarak kalmalarını sağlamayı hedefleyen Minsk anlaşmalarının çerçevesi Kiev tarafından uygulanmamıştı.
Lavrov, Batı’nın Minsk anlaşmalarını sadece Rusya’ya karşı bir zaman kazanma stratejisi olarak kullandığını ve aslında Kiev’i yeniden silahlandırmayı amaçladıklarını savunmuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Uluslararası Basın Kurumu’nun (IPI) öncülük ettiği, Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF), Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ) ve Avrupa Basın ve Medya Özgürlüğü Merkezi’nin (ECPMF) katıldığı Ankara’daki basın özgürlüğü misyonu, AK Parti’nin yasalaştırmak üzere gündeme getirdiği “etki ajanlığı” düzenlemesinin geri çekilmesi için çağrıda bulundu. Misyon, gelecek günlerde düzenlemeye ilişkin tüm bu konuları detaylandıran bir rapor yayınlayacağını açıkladı.
Basın özgürlüğü misyonu yayımladığı ortak açıklamada. yasama gündeminde olan casusluk yasa teklifinin mevcut haliyle kabul edilmesi halinde casusluk tanımının önemli ölçüde genişletileceğini belirtti. Teklifin, yabancı devletler veya kuruluşlarla uyumlu hareket eden veya onların yönlendirmesiyle “devletin siyasi çıkarlarına” karşı suç işlediği düşünülen herkesi kapsayacağının ve herhangi bir suçtan mahkum olan kişinin bu yasayla birlikte yedi yıla kadar ek ceza alabileceğinin altını çizdi.
Basın meslek örgütlerinin basın özgürlüğü için ciddi bir tehdit olarak gördüğü “etki ajanlığı” düzenlemesi AK Parti tarafından gözden geçirilmesi sonrasında yasalaştırılacağı açıklanarak, geçen hafta TBMM Genel Kurulu gündemindeki yasa teklifinden çıkarılmıştı.
“Etki ajanlığı olarak bilinen yasa tasarısı hükümeti eleştiren herkesi casuslukla suçlayabilecek“
Basın özgürlüğü kuruluşlarının üç gün boyunca devam eden misyonu yayımladığı ortak açıklamada, şu ifadelere yer verdi:
“Sivil toplum kuruluşlarının yabancı finansmanının şeffaflığını artırmaya yönelik bir çaba olarak yansıtılan yasa tasarısının ve sıklıkla Gürcistan’da birkaç ay önce kabul edilen ‘yabancı ajan’ yasasıyla karşılaştırılıyor. Ancak bu karşılaştırmalar, Türkiye’de önerilen mevzuatın ciddiyetini yansıtmakta başarısız ve yanıltıcı olmuştur. Gürcistan’daki yasa, sivil toplum kuruluşlarına finansman şeffaflığı konusunda idari yükler ve kısıtlamalar getirirken hükümeti eleştirenleri sindirmek için keyfi olarak uygulanabilecek kurallar da içeriyor. Bu yasayla uyumsuzluk durumunda en ağır ceza ise kuruluşun kapatılması olarak uygulanıyor.
Türkiye’nin ‘etki ajanlığı’ tasarısı ise ülkenin casusluk yasasını değiştirerek yabancı çıkarlar doğrultusunda hareket ettiği düşünülen bireylerin yargı süreçlerinde fiilen casus muamelesi görmesine ve ardından hapis cezasına çarptırılmasına olanak tanıyor. Yasa teklifi, ülkedeki herkese uygulanabilir bir nitelik taşıyor.
14 Kasım’da hükümet, ‘etki ajanlığı’ olarak bilinen casusluk maddesini mecliste oylanacak teklif metninden çekti ve muhalefeti bu metinde uzlaşmak üzere iş birliğine davet etti.
Bu yıl düzenlenen basın özgürlüğü misyonuna katılan medya özgürlüğü kuruluşları, bu tasarıda kabul edilebilir tek uzlaşmanın ‘yabancı devletler veya kuruluşlar’ ile uyumlu veya onların yönlendirmesiyle hareket etmeye yapılan tüm atıfların ‘yabancı bir istihbarat ajansı adına hareket etmek’ ile değiştirilmesi olabileceğine dikkat çekiyor. Tasarı bununla sınırlı kalmazsa, hükümeti eleştiren herkesin keyfi olarak hedef alınması için kullanılması olasılığı doğacaktır.
2024 Türkiye’de basın özgürlüğü uluslararası misyonu 13-15 Kasım tarihleri arasında Ankara’da gerçekleşti. Uluslararası Basın Enstitüsü’nün (IPI) öncülük ettiği misyona Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF), Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ) ve Avrupa Basın ve Medya Özgürlüğü Merkezi (ECPMF) katıldı. Heyet; Anayasa Mahkemesi, yayın düzenleyicisi Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), muhalefet partileri, gazeteciler ve diplomatik temsilcilerle görüştü. Hükümet yetkilileriyle görüşme talepleri ise ya reddedildi ya da görmezden gelindi.
Ziyaretler sırasında şu acil konular da ele alındı: Eleştirel gazetecilere yönelik devam eden yargı baskısı ve Anayasa Mahkemesinin ifade özgürlüğünü koruma konusundaki rolü; yayın düzenleyicisi RTÜK’ün Açık Radyo’nun karasal yayın lisansına son vermesi, eleştirel yayıncılara para cezası verme eğilimi ve çevrimiçi gazeteciliğin dijital sansürü.
Misyon, önümüzdeki günlerde tüm bu konuları detaylandıran bir rapor yayınlayacak.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KASTAMONU – Kastamonu’da uyuşturucu sebebiyle çıkan kavgada bıçakladığı arkadaşını balkondan aşağı atan şahsın yargılanmasına başlandı. Duruşmada kendisini savunan sanık, olayın kendisinden uyuşturucu satılmasının istenmesinin ardından yaşandığını söyledi.
Olay, 29 Mayıs’ta İnönü Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, İran uyruklu 44 yaşındaki B.D. ile 34 yaşındaki Afganistan uyruklu M.N.K. arasında, uyuşturucu ticareti sebebiyle kavga çıktı. Çıkan tartışmanın büyümesi üzerine B.D., eline aldığı bıçakla M.N.K.’yi vücudunun çeşitli yerlerinden bıçaklayarak yaraladı. Ardından B.D., balkona kaçan M.N.K.’ye demir sandalye ile saldırarak üçüncü kattan aşağıya attı. Ağır yaralanan M.N.K., Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tedavi edildi.
Polis ekiplerince İran uyruklu B.D., suç aleti bıçak ile birlikte yakalanarak gözaltına alındı. Adli makamlara sevk edilen B.D. tutuklandı.
Olayın ardından İran uyruklu B.D. ile Afganistan uyruklu M.N.K. hakkında “basit yaralama ve kasten öldürme” suçlarından Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde dava açıldı.
“Aramızda tartışma uyuşturucu satışı yüzünden çıktı”
Duruşmada kendisini savunan tutuklu sanık B.D., İran’da şoförlük yaptığını belirterek, “Olaydan bir gün öncesinde arkadaşla beraber alkol aldık. Ardından uyuşturucu ticareti sebebiyle aramızda tartışma çıktı. Poşette uyuşturucu vardı. Benim uyuşturucu satmamı istediler. Ben buna karşı geldim. Ardından kızıp poşeti alıp gitti” dedi.
6 aydır cezaevinde suçsuz yere bulunduğunu söyleyen B.D., “Bu zaman zarfında kimse benim ziyaretime gelmedi. Olayın olduğu gün yine aramızda uyuşturucu satışı yüzünden tartışma çıkınca bu sefer bana bıçak çekti. Kablo vardı, kablo ile eline vurup bıçağı elinden aldım. Sonra telefonu aldım ve polisi arayacağımı söyledim. ‘Polisi bırak’ deyip üzerime oturdu. Ben de kendimi savunmak amaçlı bıçakladım. Sonra balkona gidip kendisini balkondan aşağıya attı. Ben kendisini balkondan atmadım. Aramızda tartışma uyuşturucu satışı yüzünden çıktı. Aramızda şimdiye kadar husumet yoktu” diye konuştu.
M.N.K. ile bir husumetlerinin olmadığını savunan B.D., “Bu arkadaşla bir husumetimiz yoktur. Ben olay günü bu arkadaşı bıçakladım. Kafam bir dünyaydı. Uyuşturucu etkisindeydim. Belki benden korktu, balkona gitti, bende arkasından gidince balkondan aşağıya kendisini attı. Ben tüm paramı eşime verdim. Eşimde ben, bu şahsı tanıyorum dedi. Eşim bana ne dediyse ben kabul ettim. Arkadaştan şikayetçi değilim. Tahliyemi istiyorum” ifadelerini kullandı.
“Vücudumda 10’dan fazla yerde bıçak yarası oluştu”
Davada tutuksuz yargılanan sanık M.N.K. ise, “Olay günü evdeydik. Benden uyuşturucu taşımamı istedi. Daha önce kendisi uyuşturucudan ceza aldığı için ben kabul etmedim. Aramızda bu yüzden tartışma çıktı. Kendisiyle bir husumetimiz yoktur. Teyzem ile boşandılar. Teyzem Trabzon’da kalıyordu, oradan Kastamonu’ya taşındı. Teyzemin eşi, eniştem oluyor, kendisi uyuşturucu satıyordu. Teyzemi Kastamonu’da da buldu. Uyuşturucu sattığı için İran’da yakalandı ve cezaevinde kaldı. Bunu bile benden bildi. Olay gecesi de benden alkol istedi. Alkol alırken aramızda tartışma çıktı. Eve geldiğinde zaten kafası bozuktu. Bir şeyler içmiş gibiydi. Sabah uyurken başıma geldi ve kalk dışarı çıkacağız diyerek beni uyandırdı. Ben hazırlanırken kablo ile başıma vurdu. Sonra elinde bıçak vardı, bıçak ile vücudumun birçok yerini yaraladı. Vücudumda 10’dan fazla yerde bıçak yarası oluştu. Kaçmak istedim, kapıya gittim ama kapı kilitliydi, açılmıyordu. Ardından evin balkonuna doğru kaçtım. Balkonun camını kırıp balkona çıktım. Balkonda da demir sandalye ile bana bir kez daha saldırdı. Demir sandalye ile bana saldırınca dengemi kaybettim, beni balkondan aşağıya itince de balkondan aşağıya düştüm. Ben uyuşturucu hiç kullanmadım. Şikayetçiyim. Ben, bu arkadaşa hap ya da uyuşturucu sat demedim. Ben hiç uyuşturucu kullanmadım. Mutfaktan bıçağı alıp geldi, beni öldürecekti. Çünkü kendisi İran’a geri dönme planı yapıyordu. Ben ona saldırmadım, o bana saldırdı. Ben, onu yaralamadım. Canımı zor kurtardım”
Tarafları dinleyen mahkeme heyeti, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe ertelerken, tutuklu sanık B.D.’nin tutukluluğunun devamına karar verdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Giresun Belediye Meclisi Kasım ayı üçüncü toplantısı yapıldı. Belediye Başkanı Fuat Köse başkanlığında gerçekleşen toplantıda, Belediye’nin 2025 mali yılı bütçe ve tarifeleri görüşüldü. Oylamaya sunulan belediyenin 2025 yılı bütçesi 2 milyar 500 milyon TL olarak oy çokluğuyla kabul edildi. Belediye’nin 2024 yılı bütçesi ise 1 milyar 750 milyon TL olarak onaylanmıştı. Bütçe yüzde 45 artırılarak 2025 yılı bütçesi 2 milyar 500 milyon TL’ye yükseltilmiş oldu. Toplantıda ayrıca, bütçe gelir kalemleri, gider kalemleri ve müdürlüklere ayrılan bütçe tutarları da ayrı ayrı görüşülerek karara bağlandı.
Belediye Başkanı Fuat Köse, yeni bütçenin hayırlı olmasını dileyerek, “Bütçenin hazırlanmasında emeği geçen arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Giresun şehri daha büyük bütçeler hak ediyor ama bunun içinde gelir kalemlerimiz artmalı. İnşallah ileride daha büyük bütçeler oluştururuz. Bu bütçeyle Giresun halkımıza hizmet edeceğiz. Ben sürekli el birliği mesajı veriyorum. Beraber yönetim tarzını benimsiyorum. Onun için muhalefet meclis üyesi arkadaşlarımızın görüş ve önerileri bizim için önemli” diye konuştu.
Bir sonraki Belediye Meclisi toplantısının 4 Aralık 2024 Çarşamba günü yapılması kararlaştırılarak oturuma son verildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yunanistan İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (GESEE) ülke çapında hayat pahalılığına karşı grev çağrısı üzerine çeşitli sektörlerde çalışanlar, bir gün süreyle iş bıraktı. Başkent Atina’da greve giden binlerce çalışan sokaklara döküldü. Gösteriye katılan işçi sendikaları, öğrenci birlikleri, sağlık çalışanları, öğretmenler, siyasi parti üyeleri ve itfaiye çalışanları, parlamento binasına yürüdü. Kalıcı ve istikrarlı çalışma için kapsamlı sigorta, tüm sektörlerde toplu iş sözleşmeleri yapılmasını, maaşların artırılmasını ve 8 saatlik çalışma süresinin uygulanmasını talep eden göstericiler, “Patronların olmadan devam edebilirsin”, “Tek yol yine direnmek”, “Toplu sözleşmeler, istikrarlı çalışma” şeklinde sloganlar attı. İşçilerin eylemleri nedeniyle toplu taşımada aksaklıklar yaşandı.
Yunanistan’da günde 8 saat çalışma sistemi zorunlu olmasına rağmen birçok işveren bu kurala uymuyor. Hükümetin denetimlerinin yetersiz kaldığını belirten işçiler, elektrik, ekmek, benzin gibi temel ihtiyaçların fiyatlarının yükselmesine ve artan enflasyona karşı maaşların düşük kalması nedeniyle zam talep ediyor. – ATİNA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MALATYA – Malatya’nın Yeşilyurt ilçesinde, depremlerde hasar alan 4 katlı bir bina yıkım işlemleri esnasında çöktü. Çökme sonucu enkaz altında kalan kepçe operatörü, uzun süren çalışmaların ardından kurtarıldı.
Olay, 15.30 sıralarında Yeşilyurt ilçesine bağlı Seyran Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Semazen Sokak’ta bulunan ve 6 Şubat 2023 depremlerinde ağır hasar alan 4 katlı bir bina yıkım işlemleri esnasında çöktü. Çöken binanın bir bölümü iş makinesinin üzerine devrilirken, operatör Hamza Ç. enkaz altında kaldı. İhbar üzerine bölgeye AFAD, İtfaiye ve AKUT ekipleri sevk edildi.
Polis ekiplerinin olay yerinde güvenlik önlemi aldığı olayda, ekipler enkaz altındaki operatörü sağ salim çıkarabilmek için yoğun bir çaba sarf etti. Yaklaşık 1 saat süren titiz çalışmaların ardından, kepçe operatörü yaralı olarak enkazdan çıkarıldı.
İlk müdahalenin ardından, yaralı kepçe operatörü ambulansla Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Operatörün sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilirken, olayla ilgili inceleme başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DİYARBAKIR’da hemzemin geçitte yolcu treninin çarptığı otomobilin sürücüsü yaralandı.
Kaza, akşam saatlerinde Bağlar ilçesi Bağıvar mevkisinde meydana geldi. Batman’dan Diyarbakır’a gelen yolcu treni hemzemin geçitte M.E. idaresindeki 34 PF 4666 plakalı otomobile çarptı. Kazada sürücü M.E. yaralandı. İhbarla olay yerine sağlık, itfaiye, AFAD ve polis ekipleri sevk edildi. Kazada yaralanan kadın sürücü M.E., yapılan ilk müdahalenin ardından hastaneye kaldırıldı. Sürücünün sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Malatya’nın Yeşilyurt ilçesine bağlı Yesiltepe Mahallesi’nde 6 Şubat depremlerinde ağır hasar alan 4 katlı binanın yıkımı esnasında bina kepçenin üzerine çöktü. Olayda kepçe operatörü Hamza Çetin’in göçük altında kaldı. Çetin’in kurtarılması için bölgeye AFAD, Malatya Büyükşehir Belediyesi itfaiye, UMKE ve emniyet ekipleri yönlendirildi. Molozlar arasına sıkışan operatörün çıkarılması için yürütülen çalışmaların ardından kepçe operatörü enkaz altından çıkarılarak hastaneye kaldırıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yeşil Körfez Su Birliğinden alınan bilgiye göre, kentin günlük 100 bin metreküp su ihtiyacını karşılayan Gökçe Barajı’nda su seviyesi yüzde 20’lere geriledi.
Kasım 2023’te yapılan ölçümlerde yüzde 35 olan su seviyesi, bu yıl yağışların yeterli olmaması nedeniyle azaldı.
Kentin tek içme suyu kaynağı olan barajın, 43 günlük suyunun kaldığı belirtilirken, vatandaşlara suyu tasarruflu kullanmaları noktasında uyarılarda bulunuldu.
Öte yandan yatırım programına alınan ve Selimandıra Deresi’nin çıkışından sonraki bölümde inşa edilmesi planlanan 25 milyon metreküp su kapasitesine sahip Çağlayan Barajı (Gökçe 2) ile kentin özellikle yaz aylarında yaşadığı su sıkıntısının önüne geçilmesi hedefleniyor.
Yapılacak yeni barajın gelecekte 61 milyon metreküp içme ve kullanma suyu kapasitesi ile kentin uzun dönem su ihtiyacını karşılayabileceği ifade edilirken, şu an yaşanan su sıkıntısının yağışlar ile ortadan kalkacağı öngörülüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kandemir, Dereköy Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen AK Parti Karamürsel 8. Olağan İlçe Kongresi’nde yaptığı konuşmada, AK Parti teşkilatları içerisinde Kocaeli’nin müstesna bir yere sahip olduğunu, kendi içindeki huzur, birlik ve bir o kadar da inanmışlığıyla tüm Türkiye’ye örnek teşkil ettiğini anlattı.
AK Parti ailesinin bir ferdi olmaktan gurur duyduğunu dile getiren Kandemir, AK Parti’nin milletin hikayesinin bir özeti, Recep Tayyip Erdoğan’ın ayağa kalkışı, mücadelesi, itirazları, başarılarının milletin bir hikayesi olduğunu ifade etti.
“Tayyip Erdoğan ve AK Parti’yle Türkiye varacağı limanı gözüne kestirdi. Kendi iradesi, milletin çizdiği istikamet üzere yol yürüme iradesini ortaya koymuş, ne yaptığını bilen, nereye varacağını bilen bir siyasal anlayışla yola çıktı.” diyen Kandemir, teşkilatlarının her bir ferdine özverili çalışmalarından dolayı teşekkür etti.
Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ın çalışkanlığıyla örnek yönetim sergilediğine de değinen Kandemir, şöyle konuştu:
“Keşke CHP’liler örnek alsa, yaptıklarına baksalar, ilham alsalar ama onlarda ne böyle bir akıl, ne böyle bir dert, ne de böyle bir samimiyet var. CHP hiç değişmedi. Şöyle tarihin yapraklarını karıştıralım, Meclis tutanaklarını okuyalım, gazete kupürlerinde göz gezdirelim, 50’lerde ne söylüyorlarsa bugün de aynı şeyi söylüyorlar. 60’larda hangi iftiraları atmışlarsa bugün de aynı iftiraları atıyorlar. Çünkü bunların meşrepleri, siyasal ahlaklarında yalan söylemek onların yüzü olmuş. Yüzleri kızarmaz. Bunların derdi millet değil, bunların aklı, bu coğrafya, bu topraklarda değil. Çünkü bunların akıl hocaları, istikamet verenler bu coğrafyanın insanları değil. Bunların gözü ve gönlü batılı efendilerinde. Hep böyle olmuş. Bir bahane bulmuşlar milletin değerleriyle kavga etmişler.”
“Cumhurbaşkanımızı bir kere daha Allah’ın izniyle seçtireceğiz”
Kandemir, CHP’nin ahlakının yalan söylemeye, çarpıtmaya müsait olduğunu savunarak, “Biz işimize bakacağız, bunlar ne kadar bizi ayağımızdan aşağıya çekmeye çalışırlarsa çalışsınlar. Kimlerle ittifak kurarlarsa kursunlar, hangi terör örgütünün koluna girerse girsinler Allah’ın izniyle biz bu millete hizmet etmeye devam edeceğiz. Sakın bunların koparttığı gürültüye aldanmayın. İlk genel seçimde, Cumhurbaşkanımız’ın liderliğinde birinci turda Cumhurbaşkanımızı bir kere daha Allah’ın izniyle seçtireceğiz. Meclis’te de Cumhur İttifakı olarak birliğimizi perçinleyecek, ilk genel seçimde inşallah yine çoğunluğu elde edeceğiz.” diye konuştu.
Kongre sürecinin Türkiye’de ayağa kalkışa vesile olduğunu, yapacakları büyük kongre ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bir manifestoyla yeni dönemin kapısını aralayacağına değinen Kandemir, ” Türkiye Yüzyılı’ derken nasıl bir hayal kurduğumuzu, varmak istediğimiz menzilin ne olduğunu, bugüne kadar ki mücadelemizin, orada biriktirdiğimiz tecrübemizin Türkiye’mizi nereye taşıyacağını dünyaya ilan edeceğiz.” ifadesini kullandı.
AK Parti İl Başkanı Şahin Talus, Kocaeli MilletvekiliRadiye Sezer Katırcıoğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ın da konuşma yaptığı kongreye, AK Parti İstanbul Milletvekili Yahya Çelik, Bursa Milletvekili Osman Mestan, Kocaeli Milletvekilleri Cemil Yaman, Saadettin Hülagü, Veysal Tipioğu ve Mehmet Akif Yılmaz, AK Parti MKYK üyeleri Davut Coşkun Şiviloğlu, İlyas Şeker ve Serpil Yılmaz ile partililer katıldı.
Tek listeyle seçime giren Mecit Erdoğan, AK Parti Karamürsel İlçe Başkanlığına yeniden seçildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırıları devam ediyor. Bu sabah saatlerinde Lübnan’ın başkenti Beyrut’un güneyine yönelik saldırılar şiddetini arttırırken; ABD medyasına konuşan bir Hizbullah yetkilisi, İsrail’in bir aydan uzun süredir Beyrut’un merkezine düzenlediği hava saldırısında, Hizbullah’ın Ana Sözcüsü ve Medya Sorumlusu Muhammed Afifi’nin öldüğünü ileri sürdü. Hizbullah yetkilisine göre Afifi, Arap sosyalist Baas Partisi’nin Beyrut’un merkezindeki ofisine düzenlenen saldırıda öldürüldü.
ABD medyasında yer alan haberlere göre Afifi, özellikle İsrail’in eylül ayındaki askeri tırmanışından ve İsrail’in hava saldırısında öldürülen Hizbullah’ın uzun süreli lideri Hasan Nasrallah’ın suikastından sonra ön plana çıkmıştı.
İsrail savaş uçakları daha önce de Beyrut’un güney banliyölerini vurmuş; bunun üzerine İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), halkı bazı binaları boşaltmaları konusunda uyarmıştı. İsrail’in saldırıları, Lübnanlı yetkililerin ABD arabuluculuğunda bir ateşkes önerisini değerlendirdiği sırada gerçekleşti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BURSA’da hafif ticari aracıyla seyir halindeyken Kenan C.’yi (30) tabancayla başından vurup yaralayan Selami S. (27) ile yanındaki M.M.Ç. (22), M.E.Ç. (21) ve A.T. (22) yakalandı. Olay öncesi tarafların bir kafede buluşup borç meselesi nedeniyle tartıştıkları belirtildi.
Olay, 15 Kasım’da saat 21.00 sıralarında Yıldırım ilçesi Çınarönü Mahallesi Çınarönü Caddesi’nde meydana geldi. Çınarönü Mahallesi yönünde ilerleyen Kenan C. idaresindeki 16 BEE 013 plakalı hafif ticari araca yanına yaklaşan başka bir araçtan tabancayla ateş açıldı. Saldırıda başına mermi isabet eden Kenan C., ağır yaralandı. Yaralı, yapılan ilk müdahalenin ardından ambulansla Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Tedaviye alınan Kenan C.’nin hayati tehlikesi sürerken, polis ekipleri 4 şüpheliyi gözaltına aldı.
Şüphelilerden Selami S. ve M.M.Ç. ile Kenan C.’nin arasında borç meselesi nedeniyle husumet olduğu, olaydan kısa süre önce de bir pastanede bir araya gelerek, tartıştıkları iddia edildi. Tartışmanın ardından pastaneden ayrılan ve aracına binerek uzaklaşan Kenan C.’yi, otomobille takip eden Selami S.’nin, tabancayla ateş açarak başından vurduğu, M.M.Ç.’nin de o sırada otomobilde olduğu tespit edildi. Kiralık olan otomobilin, şüphelilerden M.E.Ç.’nin üzerine kayıtlı olduğu, diğer şüpheli A.T.’nin ise olaydan bir süre sonra, Selami S. ve M.M.Ç.’yi olay yerine getirerek, video çektirdiği öğrenildi.
4 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AK Parti İlkadım 6. Olağan İlçe Kongresi, Büyükşehir Belediyesi Çok Amaçlı Salon’da gerçekleştirildi. Mevcut İlçe Başkanı Ersin Kasap’ın tek aday olarak gösterildiği kongreye AK Parti Genel Merkez Dış İlişkiler Başkanı ve İstanbulMilletvekiliZafer Sırakaya, AK Parti Genel Merkez Yerel Yönetimler Başkanı ve Samsun Milletvekili Yusuf Ziya Yılmaz, önceki dönem Sağlık Bakanı ve Samsun Milletvekili Ahmet Demircan, AK Parti Samsun Milletvekilleri Orhan Kırcalı ve Ersan Aksu, AK Parti Genel Başkan Vekili Yardımcısı Fuat Köktaş, önceki dönem Samsun Milletvekili Mehmet Kurt, AK Parti Samsun İl Başkanı Mehmet Köse, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, AK Parti ilçe Başkanları, ilçe belediye başkanları, önceki dönem ilçe başkanları ve AK Parti teşkilat mensupları katıldı.
Konuşmasına tüm teşkilat mensuplarına teşekkür ederek başlayan İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, “Daha önce ben de partimize, İlkadım İlçe Başkanı olarak uzun süre hizmet ettim. Bunun dışında partimizin farklı kademelerinde görev aldım. 31 Mart 2024 Mahalli İdareler Yerel seçimleri sonucunda ise İlkadım Belediye Başkanlığı görevi ile İlkadım’a hizmet etme fırsatı bize nasip oldu. İlkadım Belediyesi inşallah 6 ay içerisinde borçsuz bir belediye olacaktır. Bu noktada çalışmalarımızı ve hizmetlerimizi sürdürüyoruz. AK Partimizin İlkadım İlçe Başkanlığı görevi, kendisine yeniden tevdi edilen Ersin Kasap başkanımıza da görevinde başarılar diliyorum. Kongremizin şenlik ve bayram havasında geçmesine vesile olan tüm teşkilat mensuplarımıza da ayrı ayrı tekrar teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. – SAMSUN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bosna-Hersek’in kuzeybatısında, Hırvatistan sınırı yakınlarındaki Bihaç kentinde yer alan Humci Kent Mezarlığı, insani yardım gönüllülerinin girişimiyle yeniden düzenlendi. Mezarlığın bir bölümü göçmen mezarlığına dönüştürüldü. Mezarlığın ön kısmına üzerinde “Daha iyi bir hayat arayışında, hayalleri de kendileriyle birlikte ölen tüm göçmen ve mültecilerin anısına” yazılı bir levha yerleştirildi.
Avusturya merkezli SOS Balkan Route isimli insani yardım kuruluşunun bağlantısıyla açılan mezarlığa şimdiye kadar tehlikeli Avrupa yolculuğu sırasında bölgede hayatını kaybeden ve birçoğunun kimliği bilinmediği için mezar taşlarında isimleri yer almayan 18 göçmenin cenazesi defnedildi.
Göçmen mezarlığının dün gerçekleştirilen açılışına Bihaç şehir yönetimi temsilcileri, insani yardım gönüllüleri ve vatandaşlar katıldı. Açılış programında basına konuşan SOS Balkan Route Başkanı Petar Rosandic, “Bu, hem Avrupa hem de bizlere bu insanların geleceğini düşünmemiz için bir mesajdır. Bu insanlar niçin sınırlarımızın dışında ölüyorlar, neler yaşıyorlar ve bunlardan kim sorumlu? Bu sadece göçmenlerin değil aynı zamanda bizim toplumsal sorumluluğumuzdur” dedi.
Ocak- Eylül 2024 döneminde 16 bin 968 kaçak geçiş tespit edildi
Bosna-Hersek’in de üzerinde yer aldığı Balkan Rotası, düzensiz göçmenlerin Batı Avrupa ülkelerine ulaşmak için tercih ettiği başlıca göç güzergahları arasında yer alıyor. Avrupa Birliği’nin sınır koruma ajansı Frontex tarafından yayınlanan son verilere göre, Ocak-Eylül 2024 döneminde Balkan Rotasında 16 bin 968 kaçak geçiş tespit edildi.
İnsani yardım kuruluşlarının raporlarına göre ise, birçok göçmen, Avrupa Birliği sınırını geçtikten sonra pasaportları dahil tüm kişisel eşyaları yakıldıktan sonra illegal bir şekilde sınır dışına geri itiliyor. Çok sayıda göçmen, Avrupa Birliği sınırında defalarca sınırı geçme teşebbüsünde bulundukları bölgelerde hayatını kaybediyor. – SARAYBOSNA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bir düğün salonunda düzenlenen kongrede, saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu.
Tek listeyle gidilen kongrede Abdullah Aydemir yeniden ilçe başkanı seçildi.
Programa, AK Parti BatmanMilletvekiliFerhat Nasıroğlu, AK Parti Batman İl Başkanı Hüseyin Şansi ve partililer katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÇİN Dışişleri Bakanlığı, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile ABD Başkanı Joe Biden’ın Lima’da gerçekleştirdiği görüşmeye dair bir açıklama yaptı.
Çin Dışişleri Bakanlığı, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile ABD Başkanı Joe Biden’ın Peru’nun başkenti Lima’da gerçekleştirdiği görüşmeye ilişkin açıklamada bulundu. Açıklamada, iki liderin bir yıl sonra ilk kez görüştüğü hatırlatıldı.
Görüşmede, ikili ilişkilerin son dört yıldaki gidişatı değerlendirilirken, ABD’de yeni döneme geçiş sürecinde iki ülke arasındaki diyalog ve iş birliğinin sürmesi, fikir ayrılıklarının yönetilmesi ve her iki ülkeyi ilgilendiren uluslararası ve bölgesel meseleler üzerinde fikir alışverişinde bulunulmasının önemine vurgu yapıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SAĞLIK Bakanı Kemal Memişoğlu, İstanbul’daki ‘Yenidoğan çetesi’ soruşturmasına ilişkin, “Her meslek grubunda maalesef insani duygulardan nasibini almamış insanlar çıkabiliyor. Bizlerin görevi bu çürük elmaları, bu yanlış insanları ayıklamaktır. Bu tür çetelerle mücadelemizi yaptık, yapmaya da devam edeceğiz” dedi.
Türk Neonatoloji Derneği, ’17 Kasım Dünya Prematüre Günü’ nedeniyle Ankara’daki CerModern Sanat Galerisi’nde çeşitli etkinlikler düzenlendi. Etkinliklere katılan Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Türkiye’nin, dünyanın en iyi sağlık hizmetlerini sunan ülkelerden biri olduğunu belirterek, “Ulaşılabilir, ücretsiz, üstelik de çok kaliteli ve bilgili sağlık çalışanları ve sağlık altyapısıyla dünyaya örnek olan sağlık hizmeti sunan bir ülkeyiz. 2023 senesinde 958 bin doğumdan 123 bini 37 haftanın altında. Yani toplam doğumun yüzde 13’ü prematüre. Bunların içinden 28 haftanın altında olan, yani çok küçük dediğimiz prematürelerde, bunları yaşatma oranlarının yüzde 95’in üstünde olduğunu ve bunları sağlık sistemindeki özverili, çok başarılı hemşirelerimiz, hekimimiz ve altyapımızla, annelerin desteğiyle, ailelerin desteğiyle yaşattığımızı düşünürseniz bu dünya standartlarının üstünde bir başarı oranı” diye konuştu.
‘SAĞLIKTA ŞİDDETE SIFIR TOLERANS’
Ardından sağlıkta şiddet olaylarına değinen Bakan Memişoğlu, “Sağlıkta şiddete anlam veremiyoruz ve üzülüyoruz. Onun için biz Sağlık Bakanlığı olarak hep şunu söylüyoruz; sağlıkta şiddete sıfır tolerans. Çünkü bizim sağlık çalışanlarımız, bizim hekimlerimiz, bizim hemşirelerimiz dünyanın en özverili ve en çalışkan insanları” ifadelerini kullandı.
Bakan Memişoğlu, ‘Yenidoğan çetesi’ soruşturmasına ilişkin de “Özellikle son zamanlarda malum üzüntü verici yenidoğanla ilgili olaylar oldu. Burada özellikle bir şey ifade etmeyi istiyorum. Her meslek grubunda maalesef insani duygulardan nasibini almamış insanlar çıkabiliyor. Sağlık çalışanları arasında da bu çok az da olsa çıkabiliyor. Bizlerin görevi bu çürük elmaları, bu yanlış insanları ayıklamaktır. Bu tür çetelerle, bu tür yanlış davranışlar içinde olan insanlarla mücadelemizi yaptık, yapmaya da devam edeceğiz. Bu yolda bu kadar iyi sağlık hizmeti sunan, toplumu sağlıklı kılmak için gecesini gündüzüne katan sağlık çalışanlarımızı bu tür çürük elmalarla birleştirmeyi ve eşleştirmeyi kabul etmiyoruz. Bunlarla mücadeleye devam ediyoruz. Bunu unutmamanızı istiyorum” diye konuştu.
‘TOPLUMUN SAĞLIK ÇALIŞANLARINA SAHİP ÇIKMASINI İSTİYORUM’
Toplumun sağlık çalışanına sahip çıkması gerektiğini vurgulayan Bakan Memişoğlu, “Özellikle prematüre bebeklerin aileleri, bu insanların nasıl çalıştığını hepimizden daha iyi biliyor. O küçücük bebekleri yaşatmak için neler yaşadıklarını, nasıl özveriyle hareket ettiklerini hepimiz biliyoruz. Bu sadece sağlıkçıların değil, bütün toplumun bilmesi gereken bir husustur. O nedenle bizim hekimimizi, sağlık çalışanımızı, hemşiremizi el üstüne tutmamız lazım” ifadelerini kullandı.
Bakan Memişoğlu, Dünya Prematüre Günü’nü kutlayarak konuşmasını tamamladı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, AK Parti’nin Amasra 8. Olağan İlçe Kongresi’ne katıldı. Burada gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Tunç, şunları söyledi:
“Hangi ırktan olursa olsun hepimiz biz Türk milletiyiz”
“Ülkemizi huzursuz eden her türlü şer şebekesi ile kararlı biçimde mücadele edeceğiz. Çetelerden temizlemeye, bu milletin güvenliğini, huzurunu bozmak isteyen her türlü şer şebekesi ile sonuna kadar mücadele edeceğiz. Terörün her türlüsü ile mücadele kararlıyız. 40 yıldan bu yana ülkemizi sıkıntıya sokan, binlerce şehit vermemize neden olan PKK terör örgütünü bitirinceye kadar bu mücadelemiz devam edecek ve elimizdeki her türlü imkanı kullanarak bunu başaracağız.
Bizi kimse birbirimizden ayıramaz. Türkü, Kürdü, Lazı, Çerkezi… Hangi ırktan olursa olsun hepimiz biz Türk milletiyiz, kardeşiz, beraberiz. O nedenle aramıza nifak tohumları sokmak isteyenlere müsaade etmeyeceğiz. İç cephemizi güçlendireceğiz, daha güçlü olacağız ve güneyimizde bir terör devleti kurulmasına kesinlikle müsaade etmeyeceğiz. Türkler, Kürtler, Çerkezler, Lazlar. Hangi kökene sahip olurlarsa olsunlar hepimiz biz Türkiye’de yaşayan Türk milletinin fertleriyiz ve hepimiz kardeşiz. Dolayısıyla bu kardeşliğimizi hiçbir zaman bozdurmayacağız. İç cephemizi güçlendireceğiz ve birlik beraberlik içerisinde ülkemizi daha güçlü kılacağız. Dünyada hakkaniyeti, adaleti daha güçlü sağlayacağız inşallah.
Gezi Direnişi’ni hedef gösterdi: “Burada öldürülenler var, şehit edilen polisler var, taşlanan dükkanlar var, sokakları ateşe verenler var”
Bize ‘tünel lazım değil, betona yatırım’ diyorlardı. Öyle miymiş? Bunlar sadece Amasra tünelleri için değil ki. Bunlar İstanbul’daki köprülere de aynısını söylediler. Söylemediler mi? İstanbul Havalimanı, İstanbul Köprüsü yapılmasın diye o Marmaraylar, Avrasyalar yapılmasın diye Gezi olaylarına gerekçe gösterdikleri şeyler onlar değil miydi? İki ağaç bahaneydi. Bildiri okudular, o bildiride ne dediler? ‘Şunlar, şunlardan vazgeçilirse biz dükkanları taşlamayı, polise taş atmayı bırakırız’ dediler. Şimdi bazıları çıkmış ‘Gezi olayları masumdu, niye bunlar mahkum oldu’ diye soruyor. Tarafsız ve bağımsız yargı elbetteki maddi gerçek neyse ona göre karar veriyor. Kesinleşmiş bir hüküm var. ‘E batı böyle istiyor.’ Tamam da kardeşim Türk yargısı bağımsız ve tarafsız ve dosyadaki delillere göre ilk derecesi, istinafı, Yargıtay’ı karar vermiş. Burada öldürülenler var, şehit edilen polisler var, taşlanan dükkanlar var, sokakları ateşe verenler var. Bir hukuk devletinde şiddete yer var mı? Hukukta, adalette şiddete yer olur mu? Hukuk devletinin olduğu yerde dükkan taşlamak serbest mi? Polise taş atmak, basın araçlarını taşlamak, terörist elebaşlarının posterlerini o binalara asmak hukuk devletinde mümkün olabilir mi? Kendisine hukuk devletiyim diyen batı ülkeleri bunlara müsaade ediyor mu?
“Sırtını teröre yaslayanlara, sırtını PYD’ye PKK’ya yaslayanlara bu millet hiçbir zaman müsaade etmez”
Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Hukuk devletinde şiddete, teröre yer yoktur. Hukuk devletinde şiddet çağrısı, Türk Ceza Kanunu’na göre de evrensel hukuka göre de suçtur. Hukuk devleti, şiddet çağrısına eğer müsaade ederse orası hukuk devleti değildir. İşte Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin hukuk devletinden uzaklaştığını söyleyenler ama bir taraftan da ‘biz sırt sırtayız’… Sırtını teröre yaslayanlara, sırtını PYD’ye PKK’ya yaslayanlara bu millet hiçbir zaman müsaade etmez. Bunu böyle bilelim. Bu ülkenin huzurunu bozdurmayacağız. Çocuklarımızın geleceği için, gençlerimizin geleceği için, Türkiye’yi huzurlu bir geleceğe kavuşturmak için Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Cumhur İttifakı ile beraber, milletimizle beraber gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
AK Parti Pamukkale 4. Olağan İlçe Kongresi Nihat Zeybekçi Kongre ve Kültür Merkezi Özay Gönlüm Salonunda gerçekleşti. 18 ilçede tamamlanan kongrelerin 19’uncusu Pamukkale’de gerçekleşti. Divan heyetinin seçilmesinin ardından saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile kongre başladı. Kongrede konuşan ve Pamukkale ilçesini bir kez daha AK Parti Belediye Başkanı ile inşa edeceklerini vurgulayan AK Parti Denizli İl Başkanı Yücel Güngör, “Çalışacağız, koşacağız dünkünden daha çok çalışacağız. Pamukkale bir kez daha AK Partili Belediye Başkanı sizlerle birlikte inşa edeceğiz. Allah’ın izniyle 2028 yılında ve 2029 yılında göreceksiniz hep beraber Pamukkale’de bir zafere sizlerle birlikte imza atacağız” dedi.
“Pamukkale’yi bir kez daha AK Partili Belediye Başkanı ile inşa edeceğiz”
Kongrede konuşan ve daha da çok çalışacaklarını, 2028 ve 2029 yılındaki seçimlerde Pamukkale’de bir zafere imza atacaklarını belirten AK Parti Denizli İl Başkanı Yücel Güngör, “Vazgeçmeyeceğiz. Biz çalışacağız. Zafer Allah’a ait, çalışmak bize ait. Çalışacağız, koşacağız dünkünden daha çok çalışacağız. Pamukkale bir kez daha AK Partili Belediye Başkanı sizlerle birlikte inşa edeceğiz. Allah’ın izniyle 2028 yılında ve 2029 yılında göreceksiniz hep beraber Pamukkale’de bir zafere sizlerle birlikte imza atacağız. Bizim arkasında durmamız gereken bir tane liderimiz var. O da hayattayken sıkı sıkı sarılıp sahip çıkmamız gereken bir lider. O da adam gibi adam milletin adamı Recep Tayyip Erdoğan’dır” diye konuştu.
“Kapı kapı gezerek gönül köprüleri kurmaya devam edeceğiz”
Pamukkale İlçe Başkanı ve tek listeden aday olan Osman Özpek, “Göreve geldiğimiz günden bu güne ahlak, cesaret, gayret ve samimiyetle Pamukkale’miz için çalışmalara başladık. Teşkilat mensubu arkadaşlarımla durmadan, yorulmadan kapı kapı gezerek gönül köprüleri kurmaya gayret ettikve devam edeceğiz. Cumhurbaşkanımızın yükü çok ağır. Onun liderliğinde yılmak yok yedi düvele karşı mücadeleye devam edeceğiz. Bizim bir yeminimiz var. Bu bayrak inmeyecek, bu ezanlar susmayacak, bu millet diz çökmeyecek, bu ülke ilelebet payidar kalacak. Yine ve yeniden yeni zaferler diyerek kongremizin hayırları olsun diyorum ve katılımlarınız için herkese çok teşekkür ediyorum” dedi.
Konuşmaların arından faaliyet raporu okundu. Gelir gider tablosunun okunmasının ardından gelecek dönem için tahmini bütçe de açıklandı. Kongrede son olarak seçime gidilirken, tek liste halinde gidilen seçimde Osman Özpek tekrardan ilçe başkan olarak seçildi. – DENİZLİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(TBMM) – CHP DiyarbakırMilletvekili Sezgin Tanrıkulu, ” Hukuk, yasalarla yurttaşların başı derde girdiğinde vatadandaşın öngörüsü demektir. Yasa koyucu olarak bizim açımızdan bile öngörüden bahsetmek mümkün değil. Neden torba yasa yapıyorsunuz? Adı Noterlik yasası ama noterlikle ilgisi olmayan 12 yasa var. Bir parlamento bu kadar çok Anayasa’ya aykırı yasa yapabilir mi? Ondan sonra ya buradan ya da Anayasa Mahkemesi’nden geri dönüyor. Amacınız şu; Anayasa’ya aykırı bir kamu düzeni oluşturuyorsunuz. Anayasa Mahkemesi kararları geriye dönük yürümüyor. Yürümediği için de o arada oluşturduğunuz kamu düzeni yasallaşmış oluyor” dedi.
TBMM Genel Kurulu’nda Noterlik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin birinci bölümü üzerindeki görüşmeler devam ediyor. CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, şunları söyledi:
” Türkiye’deki rejimin demokrasi olmadığını göstermek istiyorsunuz”
“Hukuk, yasalarla yurttaşların başı derde girdiğinde vatadandaşın öngörüsü demektir. Yasa koyucu olarak bizim açımızdan bile öngörüden bahsetmek mümkün değil. Neden torba yasa yapıyorsunuz? Adı Noterlik yasası ama noterlikle ilgisi olmayan 12 yasa var. Bir parlamento bu kadar çok Anayasa’ya aykırı yasa yapabilir mi? Ondan sonra ya buradan ya da Anayasa Mahkemesi’nden geri dönüyor. Burada yasama uzmanları var, biz varız ama Anayasa’ya aykırı yasa yapılıyor. Amacınız şu; Anayasa’ya aykırı bir kamu düzeni oluşturuyorsunuz. Anayasa Mahkemesi kararları geriye dönük yürümüyor. Yürümediği için de o arada oluşturduğunuz kamu düzeni yasallaşmış oluyor. Kanun Hükmünde Kararname ile bu kadar çok işlemin yapılmayacağını Cumhurbaşkanı’nın hukukçuları bilmiyor mu? Ama Anayasa’ya aykırı bir düzen oluşsun sonra Anayasa’ya aykırılık arkadan gelir. Böyle bir düzen olmaz. Hiçkimse Türkiye’ye demokratik demiyor. Yumuşak mı sert mi bir otokrasi arasında gidip geliyoruz. Etki Ajanlığı Yasası’na teorik olarak ihtiyacınız var mı? Bana göre yok. Torba ceza maddeleri var. Onlar sizin ihtiyacınızı zaten karşılıyor. Yargı düzeni bağımsız değil. İstediğiniz insanı istediğiniz biçimde bir soruşturma açıp, bir gizli tanık bulup içeri alabiliyorsunuz. Buna neden ihtiyaç duyuyorsunuz? Çünkü Türkiye’deki rejimin demokrasi olmadığını hem içeriye hem de dışarıya, aynı sınıfta yarıştığınız devletlere göstermek için. O devletler Rusya, Gürcistan, Kırgızistan, Macaristan. Artık biz demokrasi liginde değiliz. O nedenle kayyum yasasına ihtiyaç duyuyorsunuz. Ahmet Özer’in, Ahmet Türk’ün suçsuz olduğunu bilmiyor musunuz? Toplumsal barışımızın altına bu kayyum siyasetiyle, uyguladığınız dille en büyük dinamiti koyuyorsunuz. Böyle bir barış siyaseti, demokratik siyaset olmaz. Siyaseti bütün bu uygulamalarla zehirlediniz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’a karşı barışçıl eylemlerle başlayan olaylar, 2011 yılında iç savaş boyutlarına ulaşmıştı. Bölgedeki diğer ülkeler, Rusya ve ABD’nin de dahil olmasıyla vekalet savaşına dönüşen çatışmalarda bugüne kadar 500.000 kişi hayatını kaybetti.
Bugün Suriye dört farklı bölgeye ayrılmış durumda. Bunlar Esad yönetiminin ya da farklı ideoloji ve bağlantılara sahip çeşitli silahlı grupların ve tek taraflı ilan edilmiş oluşumların kontrolünde.
Suriye’de hangi grupların nerelere hakim olduğu, savaşın başından beri önemli ölçüde değişti.
Başlangıçta muhalif gruplara büyük miktarda toprak kaybeden Esad yönetimi, 2015 yılında Rusya’nın savaşa aktif müdahalesi sayesinde, bugün ülkenin üçte ikisini kontrol ediyor.
Ancak özellikle ülkenin kuzeyinde Türkiye ile sınır bölgesinde, kendilerini yetkili ilan eden gruplar ve uluslararası aktörlerin desteklediği silahlı örgütler tarafından çizilen birçok iç sınır bulunuyor.
Pros&Cons Güvenlik ve Risk Analizi Merkezi Direktörü Prof. Dr. Serhat Erkmen, “Şam’ın doğusundan Fırat Nehri’ne kadar olan bölgede daha yoğun bir İran etkisi var” diyor.
“ Akdeniz kıyı şeridinden Şam’a kadar uzanan bölge ile ülkenin güneyindeki topraklar, Rusya’nın etki alanı.”
İran ve Rusya, Esad yönetimine en fazla destek veren ülkeler.
Suriye’nin Akdeniz’deki başlıca limanının bulunduğu ve iç savaşın başından beri kritik önem taşıyan Lazkiye, Esad’ın kontrolünde.
İdlib kimin kontrolünde?
Suriye’nin Türkiye sınırındaki İdlib, Esad karşıtı cihatçı silahlı grupların ellerinde kalan son kaleleri.
Şam yönetiminin 2015 yılında kontrolünü kaybetmesinden bu yana İdlib, birçok rakip muhalif grubun kontrolü altına girdi.
İdlib’in hakimiyeti şu anda Sünni İslamcı siyasi ve silahlı örgüt ’ın (HTŞ) elinde.
BBC İzleme Servisi Cihatçı Medya Uzmanı Mina Al-Lami HTŞ’nin eski isminin “Nusra Cephesi” olduğunu belirtiyor ve “Bu isim birçok kişiye tanıdık gelecektir. Bu örgüt El Kaide’nin Suriye’deki koluydu” diye hatırlatıyor.
Suriye’deki muhalif gruplar El Kaide bağlantıları sebebiyle Nusra Cephesi ile işbirliği yapmayı reddederken, örgüt 2017’de El Kaide ile bağlarını kopardığını açıkladı.
Al-Lami, “Herkes, El Kaide etiketinden korkuyordu. Örgüt de, bağımsızlığını ilan etti.” diyor.
HTŞ bağımsız olduğunu, herhangi bir dış güçle bağlantısı bulunmadığını ve küresel cihat hedefleri olmadığını iddia ediyor. Ancak Birleşmiş Milletler (BM), ABD ve Türkiye, HTŞ’nin El Kaide ile bağlantısı olduğunu düşünüyor ve HTŞ’yi terör örgütü olarak sınıflandırıyor.
Suriyeli gazeteci ve Annaharar Gazetesi Türkiye Editörü Sarkis Kassargian bölgede HTŞ’yi destekleyen birçok radikal grup bulunduğunu, çoğunluğu Çinli Uygurlardan oluşan Türkistan İslam Partisi’nin de bunlardan biri olduğunu söylüyor.
HTŞ, Türkiye destekli silahlı grupların çoğunu İdlib’den çıkardıktan sonra İdlib’de fiili idari kontrolü ele aldı.
BBC İzleme Servisi’nden Mina al-Lami, “HTŞ’nin bakanlıkları var, sosyal medyayı aktif olarak kullanan bakanları var. Bakanlar yeni projeler duyuruyorlar, yeniden yapılandırma çalışmalarına odaklanıyorlar, mezuniyet törenlerine katılıyorlar” diyor ve ekliyor.
“Yani gerçekten kendini devletin içindeki bir alt devlet olarak sunmaya çalışıyor, kendi hizmetlerini sunuyor ve gerçekten uluslararası kamuoyunun onayını kazanmaya çalışıyor.”
Şam yönetimine muhalif Türkiye ile Şam yönetiminin müttefikleri Rusya ve İran, 2017 yılında Kazakistan’ın başkenti Astana’daki görüşmelerinde çatışmaları azaltmak için, İdlib’in de aralarında bulunduğu çatışmasızlık bölgeleri oluşturma kararı aldı.
Sonraki yıl Rusya ile Türkiye, İdlib’de muhalifler ve Suriye Ordusu arasında tampon bölge oluşturmak üzere anlaştı.
Afrin kimin kontrolünde?
Bir zamanlar Kürt grupların denetimindeki, Suriye’nin kuzeybatısında yer alan bölgesinin kontrolü bugün Türkiye destekli Esad muhaliflerinin elinde.
2018 yılında ABD’nin, Halk Savunma Birlikleri (YPG) ile Afrin’de sınır güvenlik gücü oluşturma kararının ardından Türkiye, sınırın karşı tarafındaki Kürt gruplara yönelik ‘nı başlattı. Ankara YPG’yi, ülkenin güneydoğusunda 30 yılı aşkın süredir çatıştığı PKK’nın bir kolu olarak ve milli güvenlik tehdidi olarak görüyor.
Zeytin Dalı Harekatı’ndan beri Afrin bölgesi Türkiye ile müttefiki Suriyeli grupların kontrolünde.
Türkiye 2017 yılında, desteklediği silahlı örgütleri (SMO) şemsiyesi altında toplamıştı. SMO, ilk etapta Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) olarak adlandırılmıştı.
SMO’nun oluşumunda, Sultan Murat Tugayı gibi Türkiye ordusu ve istihbaratı ile bizzat bağlantılı olan örgütler ile Müslüman Kardeşler ve Katar’a bağlı diğer gruplar yer almıştı.
BBC İzleme Servisi’nden Mina al-Lami, “Bildiğimiz kadarıyla bu gruplar cihatçı gruplarla beraber çalışmıyor. Türkiye’nin bölgedeki gündemi, öncelikleri ve hedefleri ile eşgüdüm içindeler. Yani, Kürtlerin yönetimindeki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ve Suriye hükümetinin güçlerinin kesinlikle karşısındalar” diyor.
Türkiye’nin desteğiyle SMO’nun kontrolünü ele aldığı bölgeler Afrin’den Cerablus’a, Fırat Nehri’nin batısına ve doğuda da Tel Abyad’dan Resulayn’a kadar uzanıyor.
SMO, Suriye Geçici Hükümeti isimli idari yapının parçası. Türkiye devleti ve ordusu da Afrin bölgesinde büyük rol oynuyor.
Menbic kimin denetiminde?
Suriye Demokratik Güçleri (SDG) de, ülkenin kuzeyinde büyük etkiye sahip.
Kürt ve Arap kökenli milisler ile muhalif gruplardan oluşan koalisyon, Fırat Nehri’nin doğusundan Irak sınırına kadar olan bölge ile batıdaki Tel Rıfat ve Menbic kentlerinin kontrolünü elinde tutuyor.
SDG 2018 yılında, Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’ni kurarak tek taraflı olarak özerkliğini ilan etti. Suriye topraklarının dörtte biri SDG’nin kontrolünde ve bu alanda ABD ile Rusya’nın askeri üsleri bulunuyor.
Güvenlik uzmanı Serhat Erkmen, SDG’yi “Diğer muhalif yapılardan farklı olarak, bir tarafıyla Moskova, diğer tarafıyla Washington olmak üzere, iki ayrı kanaldan kendisine uluslararası meşruiyet yaratma hedefinde olan bir yapı” olarak tanımlıyor.
“Bir yandan Rusya’nın da yönlendirmesiyle Suriye hükümetiyle görüşmeler yapıp Suriye’nin geleceğine nasıl entegre olabileceğine dair mevcut Beşar Esad yönetimiyle görüşmelerini devam ettirirken, diğer tarafıyla onun kendi ülkesinde kesinlikle reddettiği ABD ile yakın politik, ekonomik ve askeri işbirliği yapıyor.”
Suriye’deki IŞİD tehdidi bitti mi?
(IŞİD) ya da Arapça ismiyle DAEŞ olarak da bilinen örgüt, 2014 yılında halifelik ilan etmiş, yıllar içinde Suriye ve Irak’ta geniş toprakları ele geçirmişti.
IŞİD’in ortaya çıkması Suriye’deki savaşın gidişatını değiştirmişti. ABD öncülüğünde 70’ten fazla devlet, IŞİD’e karşı koalisyon kurmuştu.
2019 yılında bu koalisyon IŞİD’i, Suriye’de elinde kalan son topraktan da çıkardı. Ama Suriye’de IŞİD tehdidi tamamen sona erdi mi?
BBC İzleme Servisi’nden Mina al-Lami, “Yeniden, vur-kaç saldırıları düzenleyen bir muhalif gruba dönüştü. Ancak hala Suriye’de çok aktifler, hatta bu sene saldırıları kayda değer miktarda arttı” diyor.
Al-Lami’ye göre IŞİD, Suriye Demokratik Güçleri’nin kontrol ettiği kamplardaki savaşçılarını ve ailelerini serbest bırakabilirse bir dönüm noktası yaşanabilir.
Uluslararası Af Örgütü, IŞİD’in yenilmesinin üzerinden beş yıldan uzun süre geçmesine rağmen hala on binlerce kişinin alıkonduğunu söylüyor.
El Hol ve Roj kampları ile en az 27 gözaltı tesisinde 11.500 erkek, 14.500 kadın ve 30.000 çocuğun alıkonduğu tahmin ediliyor.
Mina al-Lami, “IŞİD’in gözü o kampların üzerinde. Bu kampları ve hapishaneleri basıp, alıkonulan insanları serbest bırakmak için herhangi bir kriz çıkmasını, güvenlik önlemlerinde herhangi bir zayıflama olmasını bekliyor” diyor.
“Örneğin Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyindeki Kürt güçlere karşı büyük bir askeri operasyon düzenlemesi, ya da ABD’nin Suriye’deki Şii milis gruplara yönelik bir operasyon düzenlemesi, bu tarz bir kriz oluşturabilir.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(ANKARA) – ABD Başkanı seçilen Donald Trump, görevi 20 Ocak’ta devralacağı Joe Biden ile Beyaz Saray’da bir araya geldi. Trump’ı karşılayan Biden yaptığı açıklamada, Trump’a Ocak ayında sorunsuz bir iktidar devretme sözü verdi. Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karine Jean-Pierre, yaklaşık iki saat süren görüşmede, Trump ve Biden’ın ulusal güvenlik ve iç politika konularını ele aldığını açıkladı.
ABD’de 4 Kasım’da yapılan seçimlerde 47’inci Başkan seçilen Donald Trump, “Beyaz Saray’ı geri kazanmasından” bir hafta sonra Başkan Joe Biden ile görüşmek üzere Beyaz Saray’a geldi.
Trump’ı karşılayan Biden, basına yaptığı kısa açıklamada, “yumuşak bir iktidar geçişi” çağrısında bulundu.
Biden, “Söylediğimiz gibi, yumuşak bir geçiş geçirmeyi, ihtiyaç duyduğunuz her şeyi karşılamak için elimizden geleni yapmayı dört gözle bekliyoruz. Tekrar hoş geldiniz” dedi. Görevi 20 Ocak’ta devralacak olan Trump ise “Siyaset zordur ve pek çok durumda pek hoş bir dünya değildir, ancak bugün hoş bir dünya ve olabildiğince sorunsuz bir geçişi çok takdir ediyorum ve bunu çok takdir ediyorum” dedi.
Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karine Jean-Pierre, iki saat süren görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, Başkan Joe Biden’ın seçilmiş Başkan Donald Trump ile Oval Ofis’te yaptığı görüşmenin “önemli bir toplantı – görüş alışverişi” olduğunu söyledi.
Jean-Pierre, “Toplantıda ulusun ve dünyanın karşı karşıya olduğu önemli ulusal güvenlik ve iç politika konuları ele alındı. Başkan Biden ayrıca Kongre’nin halefinin seçildiği ancak görev süresinin başlamasından önceki dönemi için yapılacaklar listesinde yer alan, hükümetin finanse edilmesi ve Başkan’ın talep ettiği afet ek fonunun sağlanması gibi önemli konuları da gündeme getirdi” ifadelerini kullandı.
Jean-Pierre, Biden’ın, seçimden bir gün sonra seçilmiş Başkana ve geçen hafta Rose Garden’da Amerikan halkına yönelik yaptığı “Düzenli bir geçiş ve barışçıl bir iktidar geçişi sağlayacağız” ifadelerini yinelediğini belirtti.
Joe Biden’ın Donald Trump ile görüşmesine, Biden’ın özel kalem müdürü Jeff Zients’in yanı sıra seçilmiş başkan Trump’ın kısa süre önce Beyaz Saray Özel Kalem Müdürü olarak görev yapacağını açıkladığı Susie Wiles da katıldı. Trump’ın kampanyasını yöneten Wiles, bu görevi üstlenen ilk kadın olacak.
Joe Biden’ın eşi Jill Biden da Trump’ı karşılama töreninde Biden’a eşlik etti.
Beyaz Saray, Jill Biden’ın Trump’a eşi Melania Trump için el yazısıyla yazılmış bir tebrik mektubu verdiğini ve “ekibinin geçiş sürecine yardımcı olmaya hazır olduğunu ifade ettiğini” bildirdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Polonya’nın kuzeyindeki Redzikowo köyü yakınlarında inşa edilen ABD füze savunma sisteminin bir parçası olan Aegeis Ashore Füze Savunma Üssü bugün düzenlenen törenle faaliyete girdi. ABD ve onun Avrupalı müttefiklerini İran başta olmak üzere Orta Doğu’dan gelecek füze tehditlerine karşı korumayı amaçlayan füze savunma üssünün her biri 8’er SM-3 IIA önleyici füzesine sahip 3 adet MK41 dikey atım sistemi ve 1 adet SPY-1D balistik füze erken uyarı radarı ile donatıldığı bildirildi.
Bin ile 3 bin kilometre arasında menzile sahip füzelerinin bulunduğu üssün aynı zamanda NATO savunma sisteminin önemli bir unsuru olduğu belirtildi. Üssün açılışında konuşan Polonya Cumhurbaşkanı Andrzej Duda, ABD ordusu gibi dünyanın güvenliğini koruyacak olan Aegeis Ashore Füze Savunma Üssü’nün açılışından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. “Şimdi tüm dünya açık ve net bir şekilde burasının artık Rusya’nın etki alanı olmadığını görecek” ifadelerini kullanan Duda, Polonya genelinde halihazırda 10 bine yakın ABD askerinin görev yaptığını, ABD’nin Polonya ve tüm NATO’nun güvenliğinin garantörü olduğunu söyledi.
Aegeis Ashore Füze Savunma Üssün’nde 500’e yakın ABD askerinin görev yapacağı belirtilirken Polonya hükümeti üssün gelecekte Rusya’dan gelebilecek tehditlere karşı da Polonya’yı savunmasını bekliyor. – VARŞOVA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ABD Kongresi’nin iki yasama organından biri olan Senato’da Çoğunluk Lideri içim seçim yapıldı. Senatonun çoğunluk liderliğine Güney Dakota Senatörü John Thune seçildi. Cumhuriyetçi Partili senatörler tarafından seçilen Thune, görevi 2007 yılından bu yana Senatodaki Cumhuriyetçilerin liderliğini üstlenen 82 yaşındaki Kentucky Senatörü Mitch McConnel’dan devralacak.
Halihazırda Senato Azınlık Lider Yardımcısı olarak görev yapan Thune’un Senatonun Çoğunluk Lideri olarak görevi, ocak ayında yeni seçilen senatörlerin göreve gelmesiyle birlikte devralması bekleniyor.
ABD basınında yer alan haberlere göre, kapalı kapılar ardında yapılan gizli oylamada, Thune 29 oy, rakibi Texas Senatörü John Cornyn ise 24 oy aldı. Haberlerde, daha önce kendisini seçilmiş başkan Donald Trump’ın adayı olarak tanıtan ve Trump’ın sağcı müttefikleri tarafından desteklenen Florida Senatörü Rick Scott ise önceki oylama turunda sadece 13 oy aldı ve diğer adaylar Thune ile Cornyn’in oldukça gerisinde kalması nedeniyle yarıştan çekilmek zorunda kaldı.
1961 doğumlu Thune, 2005 yılından bu yana Güney Dakota Senatörü olarak görev yapıyor. Senatoda dördüncü döneminde bulunan Thune, 2021’den bu yana da Azınlık Lideri Yardımcısı vazifesinde bulunuyor. – WASHINGTON
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TARIM ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, fotokapan ile görüntülenen Anadolu Parsının görüntülerini sosyal medya hesabından paylaştı.
Bakan Yumaklı, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımında, “Tüm ihtişamıyla, bugüne kadar kaydedilen en net görüntülerinden biriyle ormanlarımızın gizli kahramanı Anadolu Parsı. Tüm imkanlarımızla bu kıymetli hazinemizi korumaya devam edeceğiz” dedi. Bakan Yumaklı paylaşımında Anadolu Parsı’nın görüntülerine de yer verdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Lübnanlı yetkililerden alınan bilgiye göre, Beyrut’taki Camille Chamoun Sports City Stadium’un, yerinden edilenlerin yerleştirileceği bir merkez haline getirilmesi için inşa ve donatım çalışmalarına başlandı.
Onlarca işçi, söz konusu spor tesisinde oda inşası ve su tesisatı kurulumuna yönelik çalışmalarını sürdürüyor.
Beyrut Belediyesi ve sivil toplum kuruluşlarının işbirliğiyle inşa edilecek merkeze, İsrail saldırılarında evleri yıkılan veya evlerinden ayrılmak zorunda kalan aileler yerleştirilecek.
Merkeze, yerinden edilenler ve Beyrut’taki okullarda veya özel mekanlarda kalanlar kabul edilecek.
Yerel kaynaklara göre, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırıları nedeniyle bugüne kadar 1 milyon 200 binden fazla insan yerinden edildi. Bu da Lübnan nüfusunun yüzde 20’sinden fazlasını oluşturuyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ABD’de 5 Kasım’da yapılan başkanlık seçimlerini kazanan ve 20 Ocak 2025’te göreve başlaması beklenen Donald Trump’ın kabinesinde bir isim daha belli oldu. Trump, yaptığı açıklamada, Ulusal İstihbarat Direktörü olarak eski Demokrat Kongre Üyesi Tulsi Gabbard’ı seçtiğini aktardı. Trump, “Tulsi 20 yılı aşkın bir süredir ülkemiz ve tüm ABD’lilerin özgürlükleri için mücadele etmekte. Demokratların eski başkan adayı olarak her iki partide de geniş bir desteğe sahip olan Tulsi, artık gururlu bir Cumhuriyetçi. Tulsi’nin kariyerini tanımlayan korkusuzluğunu istihbarat topluluğumuza yansıtacağına, anayasal haklarımızı savunacağını ve barışı güvence altına alacağını biliyorum. Tulsi hepimizi gururlandıracak” dedi. – WASHINGTON
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Vietnam’ın başkenti Hanoi’de bu yıl yedincisi düzenlenen “Hanoi Uluslararası Film Festivali”nin geliştirme bölümünde yarışan film, “Jüri Özel Ödülü”ne layık görüldü.
Festivalin geliştirme bölümünde Bangladeş, Malezya, Hindistan, Türkiye, Arjantin ve Vietnam’dan 8 proje yarıştı.
Bir hafta süren festivalde iki gün konuk olarak ağırlanan yönetmen Soysal, “Rahma” projesini tanıtmanın yanı sıra Türk sineması hakkında da Vietnamlı sinemaseverlere bilgi aktardı.
Soysal, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, çekimlerine hazırlandığı “Rahma” filminin ödüle değer görülmesinden mutluluk duyduğunu ifade ederek, “Vietnam’da düzenlenen festivalde bulunmak benim için farklı bir deneyimdi. Festivallerin en güzel tarafı farklı coğrafyalardan insanlarla bir araya gelmek, onları sinema penceresinden tanıyabilmek. İki günlük konukluğum sırasında bölgenin sineması hakkında yakından fikir edinme fırsatım da oldu. Hanoi Uluslararası Film Festivali’nin değerli jürisine projemi ödüle layık gördükleri için teşekkür ediyorum. Festival yönetimine ve ekibini de başarılı organizasyonları için kutluyorum.” dedi.
Proje, 2023’te TRT 12 Punto Senaryo Geliştirme Platformu’ndan “Ön Alım”, geçen ay Çanakkale’de ilki düzenlenen Troya Proje Geliştirme Platformu’ndan ise “En İyi Proje” ödüllerini kazanmıştı.
Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü tarafından da desteklenen “Rahma”, yurt dışında da BulgaristanKültür Bakanlığı Film Fonu’ndan ortak yapım desteği aldı.
Konusunda “Anne sadece doğuran kişi midir, yoksa daha çok bağ kuran mıdır?” sorusunun cevabını arayacak olan film için ayrıca Balkon Film Yapım ve Ars Digital Yapım ortaklığında Avrupa’nın büyük fonu olan Euroimage’a da başvuru için hazırlanılıyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ICARDI’NIN YERİNİ JOVİC DOLDURACAK
Calcio Mercato’da yer alan habere göre; Galatasaray, Milan forması giyen Luka Jovic ile ilgileniyor. Mauro Icardi’nin sakatlığı sonrası forvet transferi yapmak isteyen sarı kırmızılı takım, Milan’ın 26 yaşındaki golcüyü radarına aldı. Sözleşmesi sezon sonunda bitecek olan Sırp golcünün ayrılığa sıcak baktığı belirtildi. Ayrıca yıldız isme İtalya’dan da taliplerin olduğu vurgulandı.

JOVIC’İN RAKAMLARI
Luka Jovic, bu sezon Milan’da istediğini bulamadı. Sadece 4 maçta forma giyebilen 26 yaşındaki golcü, 1 kez gol sevinci yaşadı. Kızılyıldız, Benfica, Frankfurt, Real Madrid ve Fiorentina formaları giyen Jovic, kariyeri boyunca tüm kulvarlarda çıktığı 297 maçta 82 gol, 26 asistlik performans sergiledi. Sırbistan Milli Takımı’nın da formasını terleton deneyimli forvet, 42 karşılaşmada 11 gol attı ve 2 asist yaptı. Luka Jovic’in güncel piyasa değeri ise 5 milyon euro.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TFF Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri’nde Teknik Direktör Vincenzo Montella yönetiminde gerçekleştirilen idmanda ısınmanın ardından kuvvet ve çabukluk çalışmaları yapıldı. Daha sonra taktik varyasyonlar üzerinde duruldu. Son bölümde 3 takıma ayrılan futbolcular, turnuva şeklinde düzenlenen maç yaptı ve kazanan yeşil ekip oldu.
Öte yandan sol arka adalesinde gerilme ve ödem olan Ahmed Kutucu çalışmada da yer almazken, yüksek ateş nedeniyle iki gündür idmanlara çıkamayan Emirhan Topçu, bugünkü antrenmana katıldı. Hakan Çalhanoğlu ise takımdan ayrı bireysel antrenman yaptı.
Ay-yıldızlıların bu akşamki çalışmasını TFF Başkanı İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu, TFF Başkan Vekili Ceyhun Kazancı ve Genel Sekreter Abdullah Ayaz da tribünden takip etti.
Ay-yıldızlılar, yarın saat 16.30’da basına kapalı olarak yapacağı antrenmanla Galler maçının hazırlıklarını sürdürecek. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ABD’de 5 Kasım’da yapılan başkanlık seçimlerini kazanan ve 20 Ocak 2025’te göreve başlaması beklenen Donald Trump’ın kabinesi belli oluyor. Trump, yaptığı açıklamada, ABD Dışişleri Bakanlığı için Florida Senatörü Marco Rubio’yu aday gösterdi. Trump, “Marco son derece saygın bir lider ve özgürlük için çok güçlü bir ses. Ulusumuzun için güçlü bir savunucusu, müttefiklerimiz için gerçek bir dost ve düşmanlarımıza karşı asla geri adım atmayacak korkusuz bir savaşçı olacaktır” dedi. – WASHINGTON
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BURSA’nın İnegöl ilçesinde ambulans şoförü Mustafa Ç., hastaneden evine bıraktığı kadın hastanın oğlu O.K. (41) tarafından darbedildi. Şüpheli, polis ekiplerince gözaltına alındı.
Olay, saat 19.30 sıralarında Hamidiye Mahallesi Kavak Sokak’ta meydana geldi. Ambulans şoförü Mustafa Ç. ve Acil Tıp Teknisyeni (ATT) Seçil S., İnegöl Devlet Hastanesi’nden sedye ile aldığı kadın hastayı ambulansla evine götürdü. Sağlık ekipleri evine götürdüğü kadın hastanın oğlu O.K. ile tartıştı. Yaşanan arbede sırasında ambulans şoförü Mustafa Ç.’ye yumruk atarak darbeden O.K., ardından tehditler savurdu.
Sağlık görevlilerinin ihbarı üzerine adrese polis ekipleri sevk edildi. Polis, şüpheli O.K.’yı gözaltına alırken, ambulans şoförü ile Acil Tıp Teknisyeni Seçil S., şikayetçi oldu. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KOCAELİ’nin Gebze ilçesinde, Kuzey Marmara Otoyolu’nda TIR ile çarpışan kamyonun sürücüsü yaralandı. Ulaşımİstanbul istikametinde tek şeritten kontrollü olarak sağlanırken, araçların kaldırılması için çalışmalar sürüyor.
Kaza, saat 18.00 sıralarında Kuzey Marmara Otoyolu’nun Gebze Kadıllı mevkisinde meydana geldi. İstanbul yönüne giden A.A. idaresindeki 34 GDV 49 plakalı marul yüklü kamyon ile Ö.E. yönetimindeki 41 VM 019 plakalı sabun yüklü TIR çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle kamyon sürücüsü yaralandı. İhbar üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve jandarma ekibi sevk edildi. Yaralanan sürücü sağlık ekipleri tarafından yapılan ilk müdahalesinin ardından ambulans ile DarıcaFarabiEğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı.
Kazada kamyonda ve TIR’da bulunan malzemeler yola saçıldı. Kaza nedeniyle İstanbul istikametinde ulaşım tek şeritten kontrollü olarak sağlanırken uzun araç kuyruğu da oluştu. Ekiplerin dökülen malzemelerin ve kazaya karışan araçların yoldan kaldırılması için başlattığı çalışma devam ediyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Gözcüler Konteyner Kent sakini Acip Fahracı, Gözcüler Mahallesi’nde bitkin haldeki yavru karacayı fark etti.
Karacayı konteynerine getiren Fahracı, hayvanı besleyerek, durumu mahalle muhtarı Züher Ekenel’e ve Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğüne bildirildi.
Ekiplerin yaptığı tıbbi müdahale ve sağlık kontrolünde durumunun iyi olduğu belirlenen karaca, doğaya salındı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KOCAELİ’nin İzmit ilçesinde geçen yıl 9 Ocak’ta sağlık teknisyeni kuzeni Hürrem Doğan’ı (31) tabancayla vurarak öldüren sağlık personeli İrfan Özbay (52), yargılandığı Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında ‘Tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet, ‘Ruhsatsız silah bulundurma’ suçundan ise 1 yıl hapis ve 30 gün adli para cezasına çarptırıldı.
Olay, 9 Ocak 2023’te İzmit’in Ayazma Mahallesi 17 Ağustos Bulvarı’ndaki bir sitenin bahçesinde meydana geldi. Kocaeli Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Radyoloji Bölümü’nde görevli sağlık teknisyeni Hürrem Doğan, oturduğu binadan çıkıp, otomobiline yaklaştığı sırada silahlı saldırıya uğradı. Tabancadan çıkan mermilerden 10’u, Doğan’ın vücuduna isabet etti. Çağrılan ambulansla hastaneye kaldırılan Doğan, hayatını kaybetti. Saldırganın yakalanması için çalışma başlatan polis, Hürrem Doğan’ın kuzeni sağlık personeli İrfan Özbay olduğunu tespit etti. Gözaltına alınan Özbay, çıkarıldığı mahkemece ‘Tasarlayarak kasten ateşli silahla öldürme’ suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Öte yandan Özbay’ın evinde yapılan aramada Hürrem Doğan’ın ev adresinin yazılı olduğu kağıt da bulunduğu öğrenildi.
İLK DURUŞMADA HUSUMETİN SEBEBİNİ ANLATMIŞTI
Kocaeli 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasında tutuklu sanık İrfan Özbay, dini nikahla birlikte yaşadığı kadının, kendisini Hürrem Doğan’ın babasıyla aldattığını ve bu yüzden aralarında husumet olduğunu iddia etmişti. Bir önceki duruşmada ise cumhuriyet savcısı mütalaasında, sanığın ‘Tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını, ‘Ruhsatsız silah bulundurma’ suçundan ise 2 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmasını talep etmişti.
MAHKEME, KARARINI VERDİ
Davanın karar duruşması bugün görüldü. Duruşmada Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla dinlenen tutuklu sanık Özbay, olayı tasarlayarak gerçekleştirmediğini söyleyerek tahliyesini istedi. Mağdur ailenin avukatı ise sanığın cezalandırılmasını talep etti.
Mahkeme, Özbay’ın ‘Tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet, ‘Ruhsatsız silah bulundurma’ suçundan ise 1 yıl hapis ve 30 gün adli para cezasına çarptırılmasına hükmetti.
HABAER: Nazım Özgün ERBULAN/İZMİT(Kocaeli),
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ahmet Çakır (27) idaresindeki 09 AOJ 352 plakalı motosiklet, Yavuzköy Mahallesi’ndeki yolda karşı yönden gelen Gültekin Giray (47) yönetimindeki plakasız motosikletle çarpıştı.
İhbar üzerine kaza yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi.
Sağlık ekiplerince yapılan kontrollerde Giray’ın yaşamını yitirdiği belirlendi. Kazada Çakır ise yaralandı.
Ambulansla Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Hastanesi’ne kaldırılan Çakır’ın hayati tehlikesinin bulunduğu öğrenildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Otoyolda İstanbul yönüne giden A.A. idaresindeki 34 GDV 49 plakalı marul yüklü kamyon, Ö.E’nin kullandığı 41 VM 019 plakalı sabun yüklü tır ile çarpıştı.
Kazada, kamyon sürücüsü A.A. yaralandı.
İhbar üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi.
Ambulansa Darıca FarabiEğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan sürücü A.A’nın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.
Kaza nedeniyle otoyolun İstanbul istikametinde ulaşım tek şeritten kontrollü olarak sağlanırken, uzun araç kuyruğu oluştu.
Kazaya karışan araçların kaldırılması için çalışmalar devam ediyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KOCAELİ’nin İzmit ilçesinde geçen yıl 9 Ocak’ta sağlık teknisyeni kuzeni Hürrem Doğan’ı (31) tabancayla vurarak öldüren sağlık personeli İrfan Özbay (52), yargılandığı Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında ‘Tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet, ‘Ruhsatsız silah bulundurma’ suçundan ise 1 yıl hapis ve 30 gün adli para cezasına çarptırıldı.
Olay, 9 Ocak 2023’te İzmit’in Ayazma Mahallesi 17 Ağustos Bulvarı’ndaki bir sitenin bahçesinde meydana geldi. Kocaeli Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Radyoloji Bölümü’nde görevli sağlık teknisyeni Hürrem Doğan, oturduğu binadan çıkıp, otomobiline yaklaştığı sırada silahlı saldırıya uğradı. Tabancadan çıkan mermilerden 10’u, Doğan’ın vücuduna isabet etti. Çağrılan ambulansla hastaneye kaldırılan Doğan, hayatını kaybetti. Saldırganın yakalanması için çalışma başlatan polis, Hürrem Doğan’ın kuzeni sağlık personeli İrfan Özbay olduğunu tespit etti. Gözaltına alınan Özbay, çıkarıldığı mahkemece ‘Tasarlayarak kasten ateşli silahla öldürme’ suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Öte yandan Özbay’ın evinde yapılan aramada Hürrem Doğan’ın ev adresinin yazılı olduğu kağıt da bulunduğu öğrenildi.
İLK DURUŞMADA HUSUMETİN SEBEBİNİ ANLATMIŞTI
Kocaeli 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasında tutuklu sanık İrfan Özbay, dini nikahla birlikte yaşadığı kadının, kendisini Hürrem Doğan’ın babasıyla aldattığını ve bu yüzden aralarında husumet olduğunu iddia etmişti. Bir önceki duruşmada ise cumhuriyet savcısı mütalaasında, sanığın ‘Tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını, ‘Ruhsatsız silah bulundurma’ suçundan ise 2 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmasını talep etmişti.
MAHKEME, KARARINI VERDİ
Davanın karar duruşması bugün görüldü. Duruşmada Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla dinlenen tutuklu sanık Özbay, olayı tasarlayarak gerçekleştirmediğini söyleyerek tahliyesini istedi. Mağdur ailenin avukatı ise sanığın cezalandırılmasını talep etti.
Mahkeme, Özbay’ın ‘Tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet, ‘Ruhsatsız silah bulundurma’ suçundan ise 1 yıl hapis ve 30 gün adli para cezasına çarptırılmasına hükmetti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KOCAELİ’nin Gebze ilçesinde, Kuzey Marmara Otoyolu’nda TIR ile çarpışan kamyonun sürücüsü yaralandı. Ulaşımİstanbul istikametinde tek şeritten kontrollü olarak sağlanırken, araçların kaldırılması için çalışmalar sürüyor.
Kaza, saat 18.00 sıralarında Kuzey Marmara Otoyolu’nun Gebze Kadıllı mevkisinde meydana geldi. İstanbul yönüne giden A.A. idaresindeki 34 GDV 49 plakalı marul yüklü kamyon ile Ö.E. yönetimindeki 41 VM 019 plakalı sabun yüklü TIR çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle kamyon sürücüsü yaralandı. İhbar üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve jandarma ekibi sevk edildi. Yaralanan sürücü sağlık ekipleri tarafından yapılan ilk müdahalesinin ardından ambulans ile DarıcaFarabiEğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı.
Kazada kamyonda ve TIR’da bulunan malzemeler yola saçıldı. Kaza nedeniyle İstanbul istikametinde ulaşım tek şeritten kontrollü olarak sağlanırken uzun araç kuyruğu da oluştu. Ekiplerin dökülen malzemelerin ve kazaya karışan araçların yoldan kaldırılması için başlattığı çalışma devam ediyor.
HABER: Erol POLAT/GEBZE(Kocaeli),
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Tarım ve Orman Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, TAKE Projesi kapsamında Akçadağ, Arapgir, Arguvan, Battalgazi, Darende, Doğanşehir, Doğanyol, Hekimhan, Kale, Kuluncak, Pütürge, Yazıhan ve Yeşilyurt ilçelerinde 2 bin 78 üretici desteklendi.
Çiftçilere 118 kilo 300 gram nohut, 8 kilo 300 gram kuru fasulye, 400 bin kilogram arpa ve 421 kilo 900 gram buğday olmak üzere toplam 948 kilo 500 gram tohum, 906 bin 144 adet sebze fidesi dağıtıldı.
Desteklerle 49 bin 755 dekar arazi tarıma kazandırıldı.
Tarım ve Orman Bakanlığı, 14 milyon 528 bin 782 lira proje desteği, üreticilere ise 7 milyon 176 bin 261 lira katkı sundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BURSA’nın İnegöl ilçesindeki mobilya imalathanesinde çıkan yangın, itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle 1 saatte söndürüldü.
Yangın saat 19.30 sıralarında Mahmudiye Mahallesi 2’nci mobilya sokakta faaliyet gösteren 2 katlı mobilya imalathanesinin 2’nci katında çıktı. Alevler kısa sürede büyürken, çevredekilerin ihbarıyla adrese itfaiye ekipleri sevk edildi. Yangın, itfaiyecilerin müdahalesiyle diğer iş yerlerine sıçramadan kontrol altına alınıp, yaklaşık 1 saatte söndürüldü. Mobilya imalathanesinde, maddi zarar meydana geldi. Yangının çıkış nedeniyle ilgili çalışma başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Mehmet Akdeniz (68) idaresindeki 09 H 2207 plakalı traktör, Esençay Mahallesi’nde devrildi.
İhbar üzerine kaza yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi.
Sağlık ekipleri, traktörün altında kalan Akdeniz’in yaşamını yitirdiğini belirledi.
Akdeniz’in cenazesi, incelemenin ardından Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Hastanesi morguna kaldırıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Karaağaç Mahallesi İkinci Kerte Sokak’ta İ.E.E.G. (29) yönetimindeki 64 AEB 814 plakalı panelvan, 4 yaşındaki Yasemin Gülcan’a çarptı.
Ağır yaralanan Gülcan, yakınları tarafından Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürüldü.
Gülcan, buradaki müdahaleye rağmen kurtarılamadı.
Olayın ardından hastaneye giden sürücü, polis ekiplerince gözaltına alındı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KOCAELİ’nin İzmit ilçesinde geçen yıl 9 Ocak’ta sağlık teknisyeni kuzeni Hürrem Doğan’ı (31) tabancayla vurarak öldüren sağlık personeli İrfan Özbay (52), yargılandığı Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında ‘Tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet, ‘Ruhsatsız silah bulundurma’ suçundan ise 1 yıl hapis ve 30 gün adli para cezasına çarptırıldı.
Olay, 9 Ocak 2023’te İzmit’in Ayazma Mahallesi 17 Ağustos Bulvarı’ndaki bir sitenin bahçesinde meydana geldi. Kocaeli Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Radyoloji Bölümü’nde görevli sağlık teknisyeni Hürrem Doğan, oturduğu binadan çıkıp, otomobiline yaklaştığı sırada silahlı saldırıya uğradı. Tabancadan çıkan mermilerden 10’u, Doğan’ın vücuduna isabet etti. Çağrılan ambulansla hastaneye kaldırılan Doğan, hayatını kaybetti. Saldırganın yakalanması için çalışma başlatan polis, Hürrem Doğan’ın kuzeni sağlık personeli İrfan Özbay olduğunu tespit etti. Gözaltına alınan Özbay, çıkarıldığı mahkemece ‘Tasarlayarak kasten ateşli silahla öldürme’ suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Öte yandan Özbay’ın evinde yapılan aramada Hürrem Doğan’ın ev adresinin yazılı olduğu kağıt da bulunduğu öğrenildi.
İLK DURUŞMADA HUSUMETİN SEBEBİNİ ANLATMIŞTI
Kocaeli 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasında tutuklu sanık İrfan Özbay, dini nikahla birlikte yaşadığı kadının, kendisini Hürrem Doğan’ın babasıyla aldattığını ve bu yüzden aralarında husumet olduğunu iddia etmişti. Bir önceki duruşmada ise cumhuriyet savcısı mütalaasında, sanığın ‘Tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını, ‘Ruhsatsız silah bulundurma’ suçundan ise 2 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmasını talep etmişti.
MAHKEME, KARARINI VERDİ
Davanın karar duruşması bugün görüldü. Duruşmada Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla dinlenen tutuklu sanık Özbay, olayı tasarlayarak gerçekleştirmediğini söyleyerek tahliyesini istedi. Mağdur ailenin avukatı ise sanığın cezalandırılmasını talep etti.
Mahkeme, Özbay’ın ‘Tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet, ‘Ruhsatsız silah bulundurma’ suçundan ise 1 yıl hapis ve 30 gün adli para cezasına çarptırılmasına hükmetti.
Haber: Nazım Özgün ERBULAN/İZMİT(Kocaeli),
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Başkan Faruk Özlü’nün üzerinde önemle durduğu projelerinden biri olan Kent Estetiği Projesi Cedidiye Cami ve meydanı etabında çalışmalar tamamlandı. 5 bin 450 metrekare alan üzerinde yapılan çalışmada ilk olarak atıl vaziyette bulunan işyerlerinin hak sahipleri ile görüşülerek anlaşma sağlandı. Burada yapılan düzenleme ile Cedidiye Cami mimarisine uygun olarak yatay mimaride 20 yeni işyeri inşa edildi. Aynı zamanda Düzceli İş Adamı Burhan Özdemir’in gönüllü ve hayırsever tutumu ile 70’li yıllarda inşa edilen Cedidiye Cami bugüne kadarki en detaylı yenileme çalışmasına ev sahibi oldu. Cedidiye Kent Meydanı 1. Etap Projesiyle Cedidiye Cami’nin 12 Kasım Depremi’nde yıkılarak daha sonra sac malzemeden yapılan minareleri kaldırılarak EdirneSelimiye Cami’nin minarelerinin tarzında iki minarenin yapımı tamamlandı. Ayrıca cami taş kaplaması kumlama tekniği ile temizlendi. Kubbelerinde temizlik yapılarak mermer, aydınlatma, iklimlendirme, doğu ve batı girişleri yeniden düzenlendi.
Yenilenen Cedidiye Cami alanında gerçekleştirilen törene Vali Selçuk Aslan, Başkan Faruk Özlü, Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir, ilçe ve belde belediye başkanların yanı sıra STK temsilcileri, belediye başkan yardımcıları ve çok sayıda vatandaş katıldı.
“Bu vizyonu hayata geçirenlere teşekkür ediyorum”
Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan törende konuşan Vali Aslan, 12 Kasım Düzce depreminde yaşanan kayıplar ve yıkılan bina istatistiklerini kısaca paylaşarak, devletin desteği ile bugünkü Düzce’nin yeniden inşa edildiğini dile getirdi. Aslan, Cedidiye Meydan Projesi vizyonunu hayata geçiren Faruk Özlü başta olmak üzere emeği geçenlere ve hayırsever iş insanı Burhan Özdemir’e teşekkür etti.
“İkinci etaba da en kısa sürede başlayacağız”
Başkan Faruk Özlü, bundan 5 yıl önce belediye başkanı seçildiğinde makam odasından meydana baktığını dile getirerek, “Hatırlayın, bu binaların olduğu yerde gece kondu gibi yapılar vardı. Bir tarafta da klasik tarzda bir cami vardı. Caminin minareleri de tenekeden. İçinde olduğumuz bina modern mimaride bir bina. Büyük bir çelişki. Bütün bu binalar son 50-60 yılda yapılmış. Ardından çalışmalara başladık ve cami-meydan-çarşı konseptinde, cami mimarisine uygun bir proje hazırladık. Burada bulunan 20 dükkan özel mülkiyet sahiplerine ait dükkanlardır. Burhan Özdemir ile görüşürken cami minareleri konusunu konuştuk. Hiç ikiletmedi projelere baktık. Bir kardeşimiz de ‘Ben inşasını yaparım’ dedi. Bu eser bu şekilde ortaya çıktı. Bu projenin birinci etabı. Sıra ikinci etapta. Ona da baharda başlayacağız ve uzun sürmeyecek, kısa sürede bitireceğiz. Hepimiz sizin Düzce’nin İzzet Baysal’ı olmanızı temenni ediyoruz. Allah sizden razı olsun. Bugün 12 Kasım olalı çeyrek asır oldu. Birinci önceliğimiz depremlere ve doğal afetlere hazırlık olmalı. Bu vesile ile 12 Kasım depreminde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diliyorum. Allah bize bir daha deprem acısı yaşatmasın” dedi.
“Bu hayır değerli büyüğüm Faruk Özlü sayesinde nasip oldu”
Cami minareleri ve tadilatının yapılmasına büyük destek veren hayırsever iş insanı Burhan Özdemir ise yaptığı konuşmada, “12 Kasım 1999 depreminde hayatını kaybeden hemşehrilerimize yüce Allah’tan rahmet niyaz ediyorum ve Rabbimin tekrardan böyle büyük bir acı bize yaşatmaması için dua ediyorum. Bugün hayırlı bir iş için bir araya gelmiş bulunmaktayız. Cedidiye Cami minarelerini yapar mısın dendiğinde ben bunu bir onur olarak kabul ettim. Çünkü bazı hayırlar vardır ki siz ne yaparsanız yapın size nasip olmadıktan sonra olmaz. Cedidiye Cami’nde hamdolsun böyle bir hayrı işlemek de bize nasip oldu. Sayın Bakanım da buna vesile oldular” dedi.
Minarenin yapımı noktasında işe başladıklarını bu arada caminin birçok eksiğini de olabildiğince, gücü yettiğince gidermeye çalıştıklarını dile getiren Özdemir, Cedidiye Cami’nin yapımında geçmişten bugüne emeği geçenlere teşekkürlerini dile getirdi.
Başkan Faruk Özlü’nün Burhan Özdemir’e teşekkür plaketi takdimi ve Konuralp Pilavı ikramının ardından program sona erdi. – DÜZCE
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Emir A’nın (22) kullandığı 42 ABE 809 plakalı tır, Çay- Bolvadin kara yolu Kavakdibi mevkisinde babası Mahmut A’nın (54) idaresindeki 42 AFF 720 plakalı tıra arkadan çarptı.
Kazada ağır yaralanan Emir A, araç içerisinde sıkıştı.
İhbar üzerine kaza yerine sağlık, polis, jandarma ve AFAD ekipleri sevk edildi.
Ekiplerin müdahalesiyle tırdan çıkarılan Emir A, kaldırıldığı Bolvadin Devlet Hastanesi’nde müdahaleye rağmen kurtarılamadı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“Xtopia Immersive Journey” programı kapsamında açılan sergi, doğa ve teknoloji arasındaki bağlantıları keşfetmeyi ve izleyicilere yenilikçi deneyimler sunmayı hedefliyor.
Yapay zeka yazılımlarıyla insan ile makine ilişkisini ele alan serginin küratörü ve Xtopia World’ün kurucusu Lalin Akalan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sergide, sanatçının 360 derece mekana entegre olmuş bir görüntüsüyle ziyaretçilere seslendiği bir bölümün yer aldığını söyledi.
Akalan, “Bir sanat eseri içinde zamanda koro performansı var. Koro performansından sonra sanatçının ahtapotlardan esinlendiği ve ahtapotların zekasını yapay zekayla birleştirdiği bir manifestosu var. Bu, doğanın insanlığa bir çağrısı ve insanlığa bir geri dönüş manifestosudur.” dedi.
Sergideki eserlerin birbiriyle bağlantılı olduğuna dikkati çeken Akalan, şunları ifade etti:
“Memo Akten, 20 yıldır yapay zekayla çalıştığı için aslında buradaki eserler de yapay zekanın son 15 senedeki gelişimini kapsıyor. Bir tanesi evrenimizin derin tarihiyle alakalı. Evrenin toz ve gaz bulutu halinden bugüne kadar gelen serüvenini anlatıyor. Hızlı bir şekilde bize kim olduğumuzu hatırlatıyor. Biraz daha meditatif bir eser. Sergiye ayrıca koro, yoga, sesle şifa etkinliği gibi şeyler de eşlik edecek.”
Lalin Akalan, sergide ayrıca hareket, dans ve teknolojiyi birleştiren bir eser olduğunu dile getirerek, “Bir dansçının bir anda balığa, farklı doğa elementlerine dönüştüğü ve aramızda aslında ne kadar bağlı olduğumuzu anlatan, ekoloji odaklı bir deneyim. Deneyimler aslında kendimizle ve kendi insanlığımızla bağ kurmamıza alan açıyor. O yüzden bir tür farkındalık. İzleyicilerin buradan ‘geleceğimizi özenle tasarlayabileceğimiz umuduyla’ ayrılmalarını istiyoruz.” diye konuştu.
Üçlemenin ilki olarak açılan “Dağıtılmış Bilinç” sergisinden sonra “Somutlaştırılmış Simülasyon” ve “Derin Meditasyonlar” sergileri açılacak. Program süresince ayrıca atölyeler, performanslar, söyleşiler yapılacak.
Sergi, 15 Aralık’a kadar ziyaret edilebilecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
SON DAKİKA: İstanbul’da dün hareketli saatler yaşandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, sosyal medya üzerinden yasadışı bahisi öven, teşvik eden kişilere yönelik “Yasadışı bahse teşvik” suçundan soruşturma başlattı.

Soruşturma kapsamında, 20 kişinin gözaltına alınması talimatı verildi. Bu kişilerin arasında Serdar Ortaç ve Mehmet Ali Erbil, Batuhan Karadeniz ve İbrahim Yılmaz da vardı.

Gözaltına alındıktan sonra adliyeye sevk edilen Yılmaz tutuklandı. Serdar Ortaç ve Mehmet Ali Erbil ise ev hapsi kararıyla serbest bırakıldı.

Bugün ise önemli bir gelişme yaşandı. Mehmet Ali Erbil ve Serdar Ortaç dün yasadışı bahis soruşturması kapsamında ev hapsi adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Mehmet Ali Erbil ve Serdar Ortaç’ın serbest bırakılmasına itiraz etti.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Son dakika: Kahreden olay dün akşam saatlerinde Selçuk ilçesi Cumhuriyet Mahallesi’ndeki bir evde yaşandı. Hurdacılık yaparak geçimini sağlayan Melisa Akcan, iddiaya göre yaşları 1 ila 5 arasında değişen 5 çocuğunu evde bırakarak hurda toplamaya çıktı.

SOBA DEVRİLDİ
Çocuklar evde bulunduğu sırada ısınmak amacıyla kullanılan elektrikli soba bir anda devrildi ve yangın çıktı. Yangının kısa sürede büyümesiyle ev dumanla doldu ve 5 kardeş içerde kapının kilitli olması nedeniyle mahsur kaldı.

Yangını fark eden mahalle sakinleri, itfaiye ve sağlık ekiplerine haber verdi. Olay yerine gelen ekipler yangına müdahale ederek söndürürken, içeride mahsur kalan; Aras Bulut (1), Masal Işık (2), Aslan Miraç (3), Funda Peri Akcan (4) ve Fadime Nefes (5) adlı kardeşlerin cansız bedenine ulaşıldı.

Dumandan zehirlenerek ölen ve yangın sırasında evde yalnız olan çocukların acı ölümü İzmir’i ve ilçeyi yasa boğdu. Babanın cezaevinde olduğu öğrenilirken, annenin hurda ve kağıt toplayarak geçimini sağladığı öğrenildi.
Beş kardeşin öldüğü faciada acı detay: “Üst üste ölmüşler. Anne kapıyı kilitleyip gitmiş” | Video

“BAZEN ANNE GİTTİĞİ ZAMAN GELMİYORDU”
Komşulardan Esma Şahin, dehşet anlarını anlattı. Yangın sırasında koşup yardım ettiklerini ifade eden Şahin, “Çok acı bir olay. Çocukların üstlerini kapıyı kilitlemiş annesi gitmiş. Hepsi üst üste ölmüşler” dedi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yavaş şunları söyledi: “Biz yaptığımız hizmetlerle neredeyse 3 Ankaralıdan 2’sinin oyunu aldık. Reklam alacak hiçbir şeyin içine girmedik bir kuruş harcırah almadık. Uçak biletlerimi tamamını kendim karşılarım. Zaman zaman niye açılışlarda konserler yapmıyorsunuz diye eleştiri aldık. Ancak biz şu kadara mal oldu diye köprülere astık. Başka belediyeler de rol model olarak alsın dedik. 5 bine yakın ihaleyi canlı yayınladık. Bu iş artık tüm Türkiye’de herkese emsal olsun dedik. Ekonomik sıkıntıların israftan şatafattan olduğunu biliyoruz. 210 bin aileye düzenli olarak protein desteği veriyoruz. 48 bin emekliye destek verdik. Ortalama 180 bin aileye düzenli olarak doğalgaz desteği veriyoruz.”
REKLAM
“SANATÇILARIN KAŞE BEDELİ ADI ALTINDA ÜCRETLERİ BELLİDİR”
“Gelelim belediyemize ait sosyal medyada tetiklenen tartışmalara. 2021 yılından itibaren yaptığımız tüm konserleri ekranda göreceksiniz. İlan edildiği gibi, algı yapıldığı gibi sanatçılara ödenen para yok arkadaşlar. Sanatçıların kaşe bedeli adı altında ücretleri bellidir. Yani, ben bir sanatçının bedelini bilmiyorum diye kimse diyemez. Dolayısıyla tam bir algı operasyonunun içindeyiz. Bir konser için şu kadar para verdi diye maalesef bir algı operasyonuna maruz kalmış bulunuyoruz. Bakın arkadaşlar tabloda sağ tarafında bedelleri var. Yani gençlik parkında, tiyatro salonunda vs konserler için rakamlar var. Yapılan yerleri işaret etmek isterim. Milli günler için yapılan konserler.”
“Devam edelim. Kırmızıları özellikle göstermek istiyorum. Yine 27 Ağustos 2021’de BURAY, Koray Avcı, 30 Ağustos Bengü konseri ve Sakarya Meydan Muharebesi ile ilgili program, sağ tarafta ödenen ücretleri görüyorsunuz. Bunların içerisinde tabii ki sanatçıların ücretleri de var. Evet, 29 Ekim 2021, Gençlik Parkı’nda kutlanmış, Gazapizm konserine ödenen rakamları da kenarda görüyorsunuz.”
REKLAM
Cumhuriyet’in 100. yılı. ‘Candan Erçetin’e 84 milyon ödendi’ diyen müfterilere duyurulur. 8 tane konser var. Teknik bir sefer kuruluyor. 8’i birden orada hizmet alıyor. Toplam 94 milyon lira. Bunu 8’e böleceksiniz. Bir sanatçıya 60 milyon, 100 milyon veriliyor iddialarına karşılık rakamlar burada. Devam edelim, 2024 yılı. Evet, 23 Nisan, Semicenk, Gazapizm ve Ediz. Üç tane sanatçı. Teknik yine 46 bin lira. Burada ses, sahne vs ekipmanlar var. Devam ediyoruz. Bunu yazmamışlar. Burada da Mor ve Ötesi’ne de 70 milyon verildi diye internete yaydılar. 17-18-19’da 3 adet konser, teknik kurulum 48 milyon lira, sanatçılara ve ekiplerine ödenen de 38 milyon lira. 3’e böldüğünüzde konser başına ne düştüğünü göreceksiniz. 30 Ağustos’ta yine Tan Taşçı konserine 41 milyon 950 bin lira ödenmiş kurulumla beraber.
EBRU GÜNDEŞ KONSERİ
“Evet. 28-29 Ekim, en fazla problemin yaşandığı. Kiminin sanatçı yüzünden bize saldırdığı.. Çünkü, Türkiye’de sanatçıların birçoğu da insanların istediğine, istemediğine, siyasi görüşüne göre değerlendiriliyor. Ancak, bu konseri aslında ilk defa sözleşmesi yapılıyor, ancak TUSAŞ saldırısı nedeniyle ben iptal ettim. Bu sefer kamuoyundan ısrarlı bir şekilde bir devlet ya da belediye terör karşısında bunu yapamaz, mutlaka bu konser yapılmalı diye çok büyük baskı oldu. Yani, teröre teslim mi oldunuz diye. Bunun üzerine 4 gün sonra, yani o gün biz TUSAŞ saldırısının olduğu gün konser iptal edilmiştir dedik ve iptal ettik. Ve 4 gün hiçbir çalışma yapılmadı. Daha sonra baskılar üzerine devam ettik. Devam edince, sözleşme üzerindeki işlerin tamamı yapılamadı. Sahne, ışık, dekor vs 31 milyon 680 bin lira. Ebru Gündeş ve ekibine ödenen 13 milyon 250 bin lira. Bunun içerisinde, Ebru Gündeş’in kendi izniyle açıklıyoruz, kaşe bedeli zaten belli, ekibiyle beraber, makyözü vs dahil ödenen para 4 milyon 750 bin lira arkadaşlar. Bunun içinde de Ebru Gündeş, kaşe bedelini almıştır. Yani, kalkıp da bir sanatçıya şu kadar ödendi demek tamamen algı operasyonudur. Kurulumda çalışan personel tam 90 kişi. Tek tek bunların sigorta girişlerini, bordrolarını istedim. Ayrıca teknik, ses, ışık ve led ekranda çalışan 56 kişi. Bunların arzu eden olursa tamamının sigorta fişlerini kendilerine gösterebiliriz. Bunların yemesi, içmesi, konaklaması dahildir. 12 TIR şehir dışından, 8 TIR da Ankara’dan olmak üzere toplam 20 TIR malzemeyle kurulum yapılmıştır. Bunların da sevk irsaliyelerini bizzat kendim inceledim. Toplam kurulum ve sökümde günlük çalışan 146 kişi. “
“BÖYLE BİR SAHNE İLK DEFA KURULDU”
“Şimdi, değerli Ankaralılar, Cumhuriyetin 101. yılı kutlaması için Türkiye’nin en büyük sahnesini kurduk. Bunu milli bayramların en yüksek standartlarda kutlanması amacıyla yaptık. Sıradan bir konser yapmak istemedik. Hep Gençlik Parkı ve Atatürk Orman Çiftliği olmasının nedeni de bizzat Mustafa Kemal Atatürk’ün içinde gezdiği yürüdüğü ve AOÇ’nin bize emanet ettiği bir yer olmasıydı. Sıradan yerler değildi. Bu şükran duygusu ortaklığını yaşamak için büyük ekran kuruldu. Böyle bir ekran, böyle bir sahne yok. Böyle bir sahne ilk defa kuruldu.
Mor ve Ötesi konseri. Bunu daha detaylı vermek istedik. Niye? Mor ve Ötesi’ne 70 milyon verildi diye internette yazılar çıktı. Candan Erçetin konserinde 8 tane sanatçı var. Onlara verilen ücret 80 milyon değil, hepsine verilen 94 milyondur. Hep iki firma işi alıyor diyorlar. Tek tek incelettim. Tam 904 tane konser ve etkinlik yapmışız. İddia edilen firmalara yaptığımız ödemeler, toplam bütçenin yüzde 39’una denk geliyor. 6 tane firmaya teftiş kurulunun teklif verdiğini belirtmiştim. Bu çapta bir sahne yapmak tabi kolay değil. Sadece 1 firma yanıt vermiş. Verdiği teklif sahne kurulumu için 56 milyon lira.”
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Atatürk Anıtı önünde düzenlenen törene Türkiye’nin Bakü Büyükelçisi Cahit Bağcı, Askeri Ataşe Tuğgeneral Gaffar Gören, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) Bakü Temsilcisi Ufuk Turganer, Büyükelçilik çalışanları, Türk kurumlarının temsilcileri ve Türk eğitim kurumlarının öğrencileri katıldı.
Saat 09.05’teki saygı duruşunun ardından anıtın yakınında bulunan Büyükelçilik’teki Türk bayrağı yarıya indirildi. Büyükelçi Bağcı, anıta çelenk bıraktı, törende İstiklal Marşı okundu.
Törende konuşan Bağcı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve ebediyete intikal etmiş tüm kahramanları, gazileri ve şehitleri rahmet ve şükranla andığını belirtti.
Bağcı, hayatını ülkesine ve milletine adayan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ülkenin içinde bulunduğu zorluklara ve sahip olduğu kısıtlı imkanlara rağmen milletinden aldığı güç ve destekle Türk milletinin kaderini ve tarihin akışını değiştirdiğini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini kurduğunu söyledi.
Atatürk’ün “Yurtta sulh, cihanda sulh” sözlerinin bugün de Türk dış politikasının temel yol gösterici ilkesi olmayı sürdürdüğünü dile getiren Bağcı, “Atatürk, döneminin çok ötesindeki devlet anlayışı, ileri görüşlülüğü ve milletine olan inancıyla sadece Türk milletine değil tüm dünyaya örnek olmuş bir devlet adamıdır. Fikir ve eserleriyle yaşadığı dönemin çok ötesine damgasını vurmuş bir liderdir.” dedi.
Bağcı, devlet, millet, vatan ve bayrağın en büyük değer ve Türk toplumunu birbirine bağlayan ortak paydalar olduğunu vurgulayarak, “Atatürk’ün bizlere vasiyeti, çağdaş uygarlık düzeyinde olmak, bayrağımızı şanla, şerefle ve başarıyla tüm dünyada dalgalandırmak, milletimizi ve vatanımızı karşılıksız sevmektir. Bu tarihi sorumluluklarımızı yerine getirmek bakımından usanmadan, yılgınlığa kapılmadan ve şikayet etmeden çalışmak ise gelecek nesillere karşı en büyük sorumluluğumuz ve ödevimizdir.” ifadelerini kullandı.
Atatürk’ün “Azerbaycan’ın sevinci sevincimiz, kederi kederimizdir.” sözlerinin Türkiye’nin Azerbaycan’la kardeşlik ilişkilerine ışık tuttuğuna ve yol gösterdiğine işaret eden Bağcı, “Bugün de tıpkı tarihte olduğu gibi, Ulu Önder Atatürk’ün bizlere gösterdiği hedef doğrultusunda Sayın Cumhurbaşkanlarımız Recep Tayyip Erdoğan ve İlham Aliyev’in güçlü liderlikleri ve iradelerinin açtığı müstesna yolda, Azerbaycan ile kardeşlik ilişkilerimizi geliştirerek daha da derinleştirmeye ve köklerini tarihin derinliklerinden alan ulu bir çınara dönüştürmeye çalışmaktayız.” şeklinde konuştu.
Bağcı, dünya tarihine damga vuran Atatürk gibi bir lidere sahip oldukları için her zaman büyük gurur duyduklarını vurgulayarak, şunları kaydetti:
“Bundan bir asır önce İstiklal Harbi’ni başlatarak Anadolu topraklarına gömülmeye çalışılan milletimizin önünde yeni bir ufuk açan Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bu milletin en önemli değerlerinden birisidir. Atatürk’e ve Cumhuriyetimize yapılacak en büyük katkı, ülkemizin içinden geçtiği şu kritik dönemde birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize, özellikle de ‘Türkiye Yüzyılı’ hedeflerimize sıkı sıkıya sahip çıkmaktır. Türkiye’nin asıl gücü, insanımızın birliği, beraberliği, kardeşliğidir ve bundan kaynaklanan cesaretidir. Akıl ve alın teriyle geleceğimizi birlikte inşa edeceğiz. Güçlenen Türkiye’nin yükselen yıldızı, amiral gemisi, yerli ve milli savunma sanayimiz ile tam bağımsız, ‘Lider Ülke, Güçlü Türkiye’ hedefimize emin adımlarla yürüyoruz. Güçlü ordumuzla dosta güven, düşmana korku veriyor, mazlumlara umut oluyoruz. Dış politikamızı ‘Yurtta sulh, dünyada sulh’ ilkesi doğrultusunda sürdürüyoruz. Bugün sahada ve masada güçlü Türkiye vardır.”
Bakü Türk Anadolu Lisesi’nde anma programı düzenlendi
Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Bakü Türk Anadolu Lisesi’nde Büyük Önder Atatürk’ün vefatının 86. yılı dolayısıyla anma programı düzenlendi.
Atatürk ve silah arkadaşlarıyla Türkiye ve Azerbaycan’ın bağımsızlığı için canlarını feda eden şehitlerin anısına bir dakikalık saygı duruşuyla başlayan programda iki ülkenin milli marşları okundu.
Programda öğrenciler, Cumhuriyet Oratoryosu ve Atatürk’le ilgili şiirler seslendirdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yavaş şöyle devam etti: “Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olarak iki şeye odaklıyım. Ankara’ya hizmet etmeye ve Genel Başkanımızın liderliğinde Türkiye’nin birinci partisi olan Partimizin ilk genel seçimlerde birinci çıkmasına. İktidarı değiştirerek, güçlendirilmiş parlamenter sistemi getirene kadar Cumhuriyet Halk Partisi ailesi olarak Belediye Başkanlarımızla, milletvekillerimizle, örgütümüzle, üretilmeye çalışılan fitnelere prim vermeden bir bütün halinde çalışacağız.”
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Son dakikaNarin Güran Cinayeti Davası: Diyarbakır’da 21 Ağustos tarihinde kaybolduktan 19 gün sonra cansız bedeni Eğertutmaz Deresi’nde bulunan 8 yaşındaki Narin Güran davasında 2’inci gün tanıkların dinlenmesine devam edildi. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, aralarında anne Yüksel Güran, ağabey Enes Güran ile amca Salim Güran ve Nevzat Bahtiyar’ın da bulunduğu sanıkların yargılanmasına devam edildi.

300 kişilik 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, tanıklar dinlendi. Duruşmada dün gece dinlenen Gazal Bahtiyar, olayla ilgili ciddi iddialar da bulundu.

“ALİ RIZA BİZE ARACI VASITASIYLA TEKLİFTE BULUNDU”
Nevzat Bahtiyar’ın eşi Gazal Bahtiyar, “Ali Rıza Güran komşu köydeki Hasan Kaya’ya gitmiş, Kaya bana gelerek ‘Nevzat bu işi üstlensin ailesi de gelip köyde yaşasın, her türlü ihtiyaçlarını karşılarız’ teklifinde bulundu.” dedi.

Gazal Bahtiyar sözlerine, “Ben de kesinlikle hayır dedim, bu kızı kim öldürdüyse cezasını çeksin dedim. Güran ailesiyle bir husumetimiz yok. Salim ve Nevzat kardeş gibiydi. Salim kardeşim dediği kocamı sırtından vurdu. Salim, bu olayda Nevzat’ı kullandı.” şeklinde devam etti.

“TESELLİ İÇİN GİTTİK, AİLE TOPLANTIMIZ VAR DEDİLER EVE ALMADILAR”
Gazal Bahtiyar ifadesinde Narin’in Güran’ın kaybolduğu 2’inci günden sonra Güran ailesindeki davranış hareketlerine dikkat çekti.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
SON DAKİKA FENERBAHÇE HABERLERİ UEFA Avrupa Ligi’nin 4. haftasında Fenerbahçe, deplasmanda Hollanda temsilcisi AZ Alkmaar’a konuk oldu. AZ Stadyumu’nda oynanan karşılaşmayı 3-1 kaybeden Fenerbahçe, UEFA Avrupa Ligi’ndeki ilk mağlubiyetini aldı.

EFA Avrupa Ligi’nin 4’üncü haftasında Fenerbahçe deplasmanda Hollanda ekibi AZ Alkmaar’a 3-1 mağlup oldu. Sarı-lacivertliler, bu mağlubiyetle grup aşamasında ilk kez sahadan puansız ayrıldı. Fenerbahçe, 4’üncü maçlar sonunda 5 puanla 21’inci sırada kaldı.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Fenerbahçe, Avrupa’da kalesini gole kapatamıyor. Süper Lig’de oynadığı 10 maçın 6’sını gol yemeden tamamlayan sarı-lacivertliler, aynı başarıyı Avrupa’da sahaya yansıtamadı. Fenerbahçe, ön eleme turlarında 4, grup aşamalarında 4 olmak üzere Avrupa arenasında oynadığı 8 maçın tamamında kalesinde gol gördü. Bu maçlarda 13 gol atan sarı-lacivertliler, kalesinde de 13 gole engel olamadı.

GRUP AŞAMASINDA İLK MAĞLUBİYET
Deplasmanda AZ Alkmaar’a 3-1 mağlup olan sarı-lacivertliler, grup aşamasındaki ilk mağlubiyetini yaşadı. Grupta oynadığı ilk 3 maçtan 1 galibiyet, 2 beraberlikle ayrılan Fenerbahçe, Avrupa arenasındaki son mağlubiyetini Şampiyonlar Ligi Ön Elemeleri’nde Lille deplasmanında almıştı.

AVRUPA’DAKİ SON 3 DEPLASMANDA KAZANAMADI
Fenerbahçe, AZ Alkmaar karşılaşmasıyla birlikte bu sezon dördüncü kez Avrupa kupasında deplasman karşısında çıktı. Sarı-lacivertliler, sadece Şampiyonlar Ligi 2’nci Ön Eleme Turu’nda Lugano’yu dış sahada mağlup edebildi. Sonrasında yine ön eleme turunda Lille’e mağlup Fenerbahçe, Avrupa Ligi grup aşamasında Twente ile deplasmanda berabere kalıp, AZz Alkmaar’a ise mağlup oldu.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İSTANBUL’un Avrupa Yakası’nda elektrik dağıtımını üstlenen Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş. (BEDAŞ), Marmara Bölgesi’nde beklenen büyük depreme karşı enerji altyapısını güçlendirme amacıyla İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ile bir proje geliştirmek için iş birliği protokolü imzaladı. ‘MASS Haberleşme Protokolüne Uyumlu Deprem İvmeölçer Sensörü Geliştirilmesi’ isimli proje kapsamında trafo merkezlerinin depreme dayanıklılığı önceden belirlenirken anlık olarak alınacak olan ivmeölçer verilerinin kaydedilmesi ve bu verilerin bilimsel analizlerde kullanılması sayesinde İstanbul’un deprem risk haritası çıkarılacak.
Protokole göre, BEDAŞ, ABE Teknoloji A.Ş. ve İstanbul Teknik Üniversitesi Marmara Aktif Fay Tehlike ve Risk Uygulama Araştırma Merkezi (İTÜ MATAM) tarafından Prof. Dr. Cenk Yaltırak yürütücülüğünde geliştirilen ‘MASS Haberleşme Protokolüne Uyumlu Deprem İvmeölçer Sensörü Geliştirilmesi Projesi’ ile gerçek zamanlı olarak toplanan ivmeölçer verileri kaydedilecek. Ardından elde edilen bu veriler bilimsel analizlerle değerlendirilerek deprem risk haritaları çıkarılacak ve gerekli adımlar atılacak.
İstanbul’un enerji altyapısının depreme karşı çok daha güçlendirilmesini sağlayacak proje ile ilgili 5 Kasım’da İTÜ Ayazağa Kampüsü’nde düzenlenen imza töreni İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal ve BEDAŞ Genel Müdürü Murat Yiğit ve çok sayıda davetlinin katılımı ile gerçekleştirildi.
MANDAL: DEPREM İVMEÖLÇER CİHAZI SAYISI İSTANBUL’DA 1500’LERE ÇIKACAK
Projenin hem şehre hizmet sağlayacağını hem de enerji sektöründe örnek bir çalışma olarak öne çıkacağını belirten İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal, “BEDAŞ ile birlikte deprem araştırmalarında yenilikçi teknolojilerin kullanılması amacıyla Türkiye’de örnek teşkil edebilecek bir protokole imza attık. Bu protokolle olası Marmara depremine hazırlıklı olmak, tehlike ve risk analizlerini doğru verilerle elde etmek amacıyla MASS protokollü sayaçlar ile çalışacak bir ivmeölçer ve sismik hız ölçer prototipi kullanılacak. Bilim temelli çözümler üreten bir araştırma üniversitesi olarak, bu tür ivmeölçerlerin kamu ve enerji kuruluşlarıyla birlikte geliştirilmesi, yapay zeka ile sürekli izlenen geniş bir ağ haline getirilmesi ve toplumun doğru verilerle bilgilendirilmesini çok kıymetli buluyoruz. Yapay zeka yöntemiyle tespitte bulunup, gelecek odaklı, bilim ve teknoloji temelli bir çözüm üretme noktasında gereğini yapacak bu iş birliği için BEDAŞ’a teşekkür ediyoruz. Veri yönetimi yaklaşımıyla yapay zekayı en üst düzeyde kullanmak ve yapay zeka ile bilgiyi kıymetlendirmek de çok önem taşıyor. Türkiye’de bilgi üreten kurumların başında gelen İstanbul Teknik Üniversitesi ile bu süreci yürütmeleri çok kıymetli. Konu toplumsal açıdan da önemli, bunun topluma aktarılması önemli. Toplumun gerçekten doğru bilgiye ihtiyacı var. İTÜ’de sadece deprem sonrası için değil depremden önce tehlike ve risk analizini yapabilecek çok değerli bilim insanlarımız var. Günümüzde en kıymetli olan şey veri. Dolayısıyla bu veriyi de üretecek olan, donanımlar, cihazlar. İTÜ MATAM’ın (İstanbul Teknik Üniversitesi Marmara Aktif Fay Tehlike ve Risk Uygulama Araştırma Merkezi) en önemli girdisi de veridir. Veri olmadan gerekli bilgiyi üretmek ve doğru şekilde kullanmak mümkün değil. Biz BEDAŞ üzerinden o verilere ulaşmış olacağız. İlk etapta 50 adet üretilmesi planlanan deprem ivmeölçer cihazı sayısı İstanbul’da 1500’lere çıkacak daha sonra tüm Türkiye’ye yaygınlaştırılması söz konusu olabilecek. Dünyada deprem ile gündem olan birçok yere de bu sistemi teknoloji ve bilgi aktarma anlamında paylaşıyor olacağız. Bu cihazların bize bilgi ve veri sağlayacak olması çok önemli. Ne kadar çok veriye ulaşabilirsek, gelecekte o kadar fazla riski azaltacak önlemler alabiliriz. Üzerimize düşen sorumlulukla, hocalarımızla, tüm ekibimizle bu çalışmayı en iyi şekilde değerlendirip en uygun çözümü üretmeye çalışacağız. Başta projeyi yürüten Cenk hocamız olmak üzere bu çalışmanın içinde yer alan arkadaşlarımıza teşekkür ederim” dedi.
YİĞİT: TRAFO MERKEZLERİNİN DEPREME DAYANIKLILIĞI BELİRLENECEK
Deprem gibi büyük afetlere karşı dağıtım şirketlerinin envanterinde bulunan trafo ve dağıtım merkezleri, bina altı trafo yerleşimlerinin sağlamlığı ve mukavemetleri hakkında bilgi sahibi olmalarının önemine dikkat çeken BEDAŞ Genel Müdürü Murat Yiğit ise “Mevcut şebeke altyapımızın depreme karşı hasar riskini bilmek, yatırım planlarında zemin ve yapısal riskleri göz önünde bulundurmak, deprem riski olan bölgelerde daha hızlı aksiyonlar almak, olası bir deprem durumunda elektrik dağıtım altyapısının çökmemesi için büyük önem taşıyor. Görev sahamızda bulunan trafo merkezlerinin yüzde 10’unu bina altı trafolar oluşturmakta. Marmara Bölgesi’nde beklenen büyük deprem anında kritik noktalarda trafo merkezlerinin yıkılması veya ciddi hasar görmesinin şebekeyi etkilemesine karşı AR-GE birimimiz ile İTÜ MATAM (İstanbul Teknik Üniversitesi Marmara Aktif Fay Tehlike ve Risk Uygulama Araştırma Merkezi) ortak bir proje geliştiriyoruz. Trafo merkezlerinde karot örneği alınması ve zemin etüdü yapılması yerine deprem ivmeölçer sensörler yerleştirilmesi ile trafo merkezinin deprem dayanımı ve mukavemeti hakkında önceden ve daha kısa zaman içinde bilgi sahibi olacağız. Teknolojinin ve yeni fikirlerin değerini çok iyi bilen bir Şirket olarak bu projede emeği ve katkısı olan İTÜ camiasına, AR-GE ekibimize ve projemizi AR-GE olarak kabul edip destekleyen EPDK’ya (Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu) çok teşekkür ediyorum” dedi.
PROJE KAPSAMINDA 50 ADET İVMEÖLÇER SENSÖR GELİŞTİRİLECEK
İki kurum arasında imzalanan protokol kapsamında, yabancı muadillerine kıyasla daha üstün özelliklere sahip, maliyet açısından verimli, dağıtım şebekesine uygun yerli üretim MASS Haberleşme Protokolüne uyumlu 50 adet deprem ivmeölçer sensörü geliştirilecek. Sensörlerden elde edilen ivme verileri, yüksek işlem kapasitesine sahip süper bilgisayarlarla analiz edilerek deprem risk haritası üzerine işlenecek ve risk sınıfları gözlemlenebilecek. Bu sayede, BEDAŞ saha envanteri için deprem risk bilgisine ulaşılabilecek. Yine bir deprem sırasında yayılan ilk dalga olan P-dalgasının analiz edilmesi ile sayaç dışı orta gerilim kesici ekipmanlarına enerji kesme sinyali gönderebilmesi de araştırılacak.
TOPLANAN VERİLER HARİTA ÜZERİNDEN İŞLENECEK
MASS Haberleşme Protokolü entegrasyonlu deprem ivmeölçer cihazı devre kartının tasarlanmasını öngören projeyle, sensörlerden toplanan verilerin, yüksek işlem gücü kapasiteli süper bilgisayarlar ile anlamlandırılması ve harita üzerinden işlenmesi hedefleniyor. Bu arada geliştirilecek olan ivmeölçer cihazların, RS485, Ethernet, seri haberleşme gibi bağlantı yöntemleri ile endüstriyel standartlar içerisinde MASS Haberleşme protokolü ile entegre çalışması da planlanıyor.
DEPREMLER KARŞISINDA UYGUN ÖNLEMLERİN ALINMASI KOLAYLAŞACAK
MASS Pro sayaçlarının bulunduğu, sürekli deprem riski taşıyan bir bölgede kurulacak bir ağ ile ivmeölçerlerin parsel ve dağıtım şebekesi unsurlarının deprem etkilerini yüksek hassasiyetle ölçmesine olanak tanıyacak olan proje; olası yıkıcı bir deprem meydana gelmeden önce, BEDAŞ’ın dağıtım sürekliliğini sağlamak amacıyla dağıtım şebekesi bileşenlerinin yerleştirilmesi, deplase edilmesi ve yatırım planlaması gibi konularda avantajlar sunacak. Ayrıca, bir deprem dalgasının etkisi, zemin ve bina etkileşimleri ile birlikte sayısal verilere dönüştürülebilecek. Böyle bir sistem aracılığıyla gerçekleştirilecek ölçümler, senaryo depremler için gerçekçi verilerle özel azalma ilişkileri üretmeye olanak tanıyacak. Böylece zemin ve bina, senaryo depremler karşısında bilgisayar ortamında test edilerek uygun önlemlerin alınması kolaylaşacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Milano Cumhuriyet Başsavcılığının geçen hafta kamuoyuna duyurduğu; bir dönem üst düzey yetkilere sahip olması sebebiyle “süper polis” olarak anılan Carmine Gallo ile Milano Fuar Vakfı Başkanı Enrico Pazzali’nin nüfuzlarını kullanarak bazı ünlü firma ve simalara ilişkin özel bilgileri devletin veri tabanından temin etmesine ilişkin siber casusluk skandalının yankıları sürüyor.
Gallo ve Pazzali’nin elde ettikleri veri ve bilgileri, ortak şirketleri “Equalize” üzerinden kötü amaçlarla kullandığı, para ya da bazı bilgiler karşılığında İsrail ve Vatikan’ın gizli servislere verdiği iddiaları, hem iç hem dış basında ses getirmiş durumda.
Il Giornale gazetesi, “InsideOver” isimli internet sitesi ve İtalya Hava Kuvvetlerinin süreli yayınlarından “Hava Kuvvetleri Dergisi” gibi farklı basın yayın organlarında yazıları yayımlanan savunma ve güvenlik analisti Mauri, siber casusluk skandalına ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.
Mauri, İtalya’da gündem olan skandalla ilgili, “Bu soruşturma çok önemli çünkü insanlar hakkında karalama maksatlı bilgilerin toplandığı bir dosyalama sistemi ortaya çıktı. Bu, özel bağlamda oluşturulan bir dosyalama sistemi. İtalya’da özel bir kuruluşun dosyalama faaliyetinde bulunması yasa dışıdır. İtalyan tarihinde, özellikle 60’lı ve 70’li yıllarda buna benzer pek çok vaka yaşandı.” dedi.
Söz konusu dosyalama faaliyetinin aralarında İtalyan endüstrisinin üst düzey isimlerinin de olduğu 800 bin kişiyi ilgilendirdiğini aktaran Mauri, “‘Equalize’ adındaki bu şirket, tüm araçlarını yasa dışı araştırmalar yürütmek için kullandı. Bu araştırmalarda, bilgisayar korsanlarının katkısından da yararlanıldı çünkü İçişleri Bakanlığının veri tabanlarının ihlal edilebilmesi için bir siber saldırı düzenlemesi gerektiği ortaya çıktı. Örneğin aynı zamanda, insanları izleyebilmek için bilgisayarlarına casus yazılımlar yerleştirildi. Bunlar, dediğimiz gibi istek üzerine yapıldı.” diye konuştu.
Soruşturmada bugüne kadar yansıyan bilgiler ışığında bütün bunların talep üzerine yapıldığı sonucunun çıktığını belirten Mauri, şunları kaydetti:
“Özellikle bu tür bir araştırma, uluslararası düzeyde de gerçekleştirildiği için bir ulusal güvenlik meselesi ortaya çıkıyor. Soruşturmadan ilk öğrendiğimize göre, hangi İsrail gizli servisine bağlı oldukları tam olarak bilinmeyen, Mossad veya başka bir servis olabilir, bazı kişilerin eski bir jandarma memuru aracılığıyla bu şirketten faydalandığı ve Wagner Grubu’nun bağlantıları ve finansmanı hakkında belirli bir tür araştırma talep ettikleri anlaşılıyor. Ödeme sadece parayla yapılmamış; görünüşe göre İsrailliler, ENI ve İran arasındaki ilişkilere dair bazı belgeler de teklif etmiş. Yani burada, sadece özel tekil şahıslar değil, birçok ulusal şirketi ve özellikle yabancı istihbaratı içeren geniş bir ağ olduğu söz konusu. Örneğin Vatikan’dan da bahsediliyor. Görünüşe göre Vatikan, Ukrayna’daki Rus faaliyetlerine nasıl karşı koyabileceklerini anlamak için bu türde bir araştırma talep etmiş olabilir. Tam olarak ne olduğu konusunda bir bilgimiz yok zira ön soruşturma hakimi henüz konunun hassas detaylarını açıklamadı. Ancak genel çerçeve, bu.”
Başbakan Giorgia Meloni ile ilgili bazı bilgilere ulaşıldığına dair iddiaların hem ulusal hem de dış basında yer aldığı hatırlatılan Mauri, “Başbakanımıza yönelik bir tür şantaj amaçlı bu eylemin, İsrail’in bizim askerlerimizi de etkileyen Birleşmiş Milletler Geçici Barış Gücüne (UNIFIL) yönelik saldırılarına ve bu saldırıların siyasi düzeyde getirdiği sonuçlara İtalya’nın verdiği tepkiden kaynaklandığına inanıyorum.” ifadesini kullandı.
İtalya’nın Gazze Şeridi’ndeki Filistinli yaralılar için donanma gemisini gönderdiğini, bununla beraber Roma ile Tel-Aviv arasında her zaman iyi bir diyalog olduğunu ifade eden Mauri, “Ancak dediğim gibi geçen ay UNIFIL misyonuna yönelik kasıtlı saldırılar ortaya çıkınca bu diyalog biraz bozuldu. Dolayısıyla şu anda ortaya çıkanların bir bakıma bunun sonucu olduğuna inanıyorum çünkü gerçekten de başbakana saldırmaya yönelik siyasi bir niyet var. Çünkü genellikle bazı soruşturmalar tamamen gizlilik içinde kalır. Eğer bunlar halka açıklanıyorsa Tel-Aviv’den ama özellikle de İtalya tarafından bir tür sinyal gönderilmek istenildiği anlamına geliyor.” dedi.
Mauri, Mayıs 2023’te İtalya’nın Maggiore Gölü’nde İtalyan ve İsrailli ajanların öldüğü tekne kazasını hatırlatarak “Milano savcısının adaletinin elindeyiz. Şunu belirtmek isterim ki, soruşturmanın Milano’dan başlatılmasının bir tesadüf olmadığını düşünüyorum. Hatırlarsak geçen yıl Maggiore Gölü’nde İsrailli ajanların ya da eski ajanların, İtalyan ajanlarla birlikte karıştığı bir kaza olmuştu. Bu yüzden hala keşfedilecek çok şey olduğuna inanıyorum. Dediğim gibi büyük ihtimalle başka detaylar da ortaya çıkacak ve yurt dışı servisleriyle bu özel şirket arasındaki ilişkileri daha iyi anlayacağız.” değerlendirmesinde bulundu.
Mauri, buz dağının görünen kısmıyla karşı karşıya olabileceklerini ifade ederek sözlerini şöyle bitirdi:
“Kesinlikle bu soruşturma, kişisel verilerimizin hiçbir şekilde güvende olmadığını gösterdi. Bildiğim alandan konuşursam, hiçbir sistemin saldırılara karşı tamamen dayanıklı olmadığını söyleyebilirim. Bu yüzden, özellikle devlet kurumları düzeyinde, tüm kurumların korunmasını sağlamak için bir işbirliği yapılması gereklidir. Bu da siber güvenlik alanında faaliyet gösteren ve bu alanda teknoloji kullanan tüm güvenlik güçlerini kapsamalıdır.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Trabzon’da düzenlenen bir kongreye katılan Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Umut Toprak, AA muhabirine, yöneticisi de olduğu Moleküler Entomoloji Laboratuvarında zararlılarla mücadelede biyolojik yöntemlerle yeni iki ürün geliştirdiklerini söyledi.
Toprak, zararlılarla mücadelede çevre dostu ve aynı zamanda etkili yaklaşımlara ihtiyaç duyulduğunu belirterek, “Bunlardan bir tanesi de aslında örümceklerden elde edilen, ‘venom’ adını verdiğimiz, örümceklerin hayat döngülerinde salgılamış olduğu bazı zehirler. Zararlı böceklerle bir mücadele ajanı olarak örümceklerin salgılamış olduğu zehirler kullanılabiliyor.” dedi.
Bu yöntemin 2019’da ABD’de ruhsatlandırıldığını dile getiren Toprak, şöyle devam etti:
“Bu bizim için şöyle bir önem arz ediyor, bu şekilde, daha bulunmayı bekleyen pek çok venom var. Ülkemiz ciddi bir örümcek faunasına sahip. Biz de laboratuvarımızda araştırıyoruz, yeni venomlar buluyoruz. Bunların bir tanesinin insektisit yani böcek öldürücü olarak bir prototipini geliştirmiş durumdayız. Bunun güzel yanı ise sadece o zararlı böceklerle ilişki içerisinde olması, diğer taraftan çevrede bulunan, hedef alınmayan diğer organizmalara olumsuz bir etkisinin olmaması.”
Doğanın döngüsünden yola çıkarak araştırmalar yaptıklarını vurgulayan Toprak, şu değerlendirmede bulundu:
“Biz de bu kapsamda böceklerin doğadaki yaşam döngülerinde rakiplerine bakıyoruz. Yani böcek bir taraftan bitki üzerinde besleniyor ama o böcekleri de yiyen, onlarla beslenen, doğada ‘doğal düşman’ adını verdiğimiz düşmanları var. İşte o ilişkiyi yakaladığımız zaman ardından, acaba nasıl oluyor da o doğal düşman, o böceği öldürüyor? Bu durumda bir örümcekten bahsediyorduk. İşte örümceğin salgıladığı bir zehrin burada önemli olduğunu bulduk.”
Toprak, ürünün 5 yıl araştırma ve uygulama süreçlerinden sonra hazırlandığını, kullanıma girebilmesi için de bazı test aşamalarından geçmesi gerektiğini anlattı.
İki ürün de patates böceğine karşı test aşamasında
Laboratuvarda geliştirilen bir diğer kaynağın da çift sarmallı RNA olduğunu ifade eden Toprak, “RNA interferans” adı verilen ve iki sarmallı RNA kullanımına dayalı bu stratejinin ABD’de Aralık 2023’te ruhsat aldığını söyledi.
Toprak, laboratuvarda böceğe iki sarmallı RNA’ları verdiklerini belirterek, bunun için çok ciddi bir AR-GE süreci gerektiğinin altını çizdi.
Yaptıkları çalışmada sadece zararlı böceklerde yer alan fizyolojik mekanizmaları hedeflediklerine dikkati çeken Toprak, “Yani dolayısıyla arazide karşılaştığımız sadece zararlı böceklerde bulunan oradaki mRNA yapısına göre bizim bir şekilde üretmiş olduğumuz çift sarmallı RNA’larla önemli bir mekanizmayı bozmak suretiyle böceğin fizyolojisi bozuluyor.” dedi.
Toprak, iki ürünün de şu an ülkenin önemli zararlısı patates böceğine karşı test aşamasında olduğunu belirterek, bunların ilerleyen zamanda gerekli izinlerin alınması durumunda kullanıma sunulabileceğini sözlerine ekledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>‘FİBER Mobilite’ hamlesiyle dikkat çeken Türk Telekom, 2024 yılı üçüncü çeyrek finansal ve operasyonel sonuçlarını açıkladı. Buna göre, 2024’ün üçüncü çeyreğinde konsolide gelirlerini yıllık bazda yüzde 15 artışla 40,4 milyar TL’ye yükseltti. Sabit internet ARPU’da yıllık bazda yüzde 21,2’lik artışla beklenen ivmeyi yakalarken, mobil gelir büyümesini korudu. Türk Telekom’un üçüncü çeyrekteki FAVÖK’ü yıllık bazda yüzde 30,8 artarak yüzde 40,8 marjla 16,5 milyar TL’ye ulaşırken, üçüncü çeyrekteki net karı 1,1 milyar TL oldu. Gelir büyümesinde görülen hızlanma ile FAVÖK ve nakit akışı üretimi arttı.
Mobil abone sayısını 27 milyona yükselten Türk Telekom’un, son on iki ayda mobil faturalı net abone kazanımı 2 milyonu aştı. 2024 üçüncü çeyreği itibarıyla fiber altyapı uzunluğu 459 bin kilometreye, fiber hane kapsaması 32,7 milyona, fiber abone sayısı ise 13,4 milyona ulaştı. Fiber Mobilite çağını başlatan şirketin, fibere bağlı LTE mobil baz istasyonu oranı ise yüzde 53’e yükseldi.
FAVÖK’Ü YILIK BAZDA YÜZDE 30,8 ARTTI
Türk Telekom, 2024 yılı üçüncü çeyrek finansal ve operasyonel sonuçlarını açıkladı. Yılın üçüncü çeyreğinde güçlü performansıyla konsolide gelirlerini yıllık bazda yüzde 15,9 artışla 40,4 milyar TL’ye yükselen Türk Telekom’un FAVÖK’ü yılık bazda yüzde 30,8 artışla yüzde 40,8 marjla 16,5 milyar TL’ye ulaştı. Şirketin 2024 üçüncü çeyreğinde net karı 1,1 milyar TL oldu.
Türk Telekom’un 2024 üçüncü çeyrek itibarıyla toplam abone sayısı 53,2 milyon olurken, Türkiye’nin her köşesinde yüksek hızlı internet sunma amacıyla sürdürdüğü çalışmaların sonucunda, fiber ağının uzunluğu 459 bin kilometreye yükseldi. 2024 ikinci çeyrek itibarıyla 32,4 milyon haneyi kapsayan fiber ağ, 2024 üçüncü çeyreğinde 32,7 milyon hane kapsamasına ulaştı.
‘GÜÇLÜ FİNANSAL PERFORMANSIMIZI KORUMAK’
2024 yılı üçüncü çeyreğine dair finansal ve operasyonel sonuçlarını değerlendiren Türk Telekom CEO’su Ümit Önal, “Ülkemizin her noktasında hem fiber hem de mobil teknolojilere hız kesmeden yaptığımız yatırımlarla, dijital dönüşümde öncü rolümüzü sürdürüyoruz. Üçüncü çeyrek pek çok temel performans göstergesinde zirveyi gördüğümüz olağanüstü bir dönem oldu. Bölgemizin teknoloji taşıyıcısı olma ve küresele açılma vizyonumuz kapsamında öncü çalışmalarımız devam ediyor. Üçüncü çeyrek performansımız hedeflerimizi gerçekleştirmek için attığımız kararlı adımların göstergesi. Fiber hane kapsamamız 32,7 milyona yükselirken, fiberin gücünü mobile taşıyarak başlattığımız Fiber Mobilite çağında 27 milyon mobil aboneye ulaştık ve son on iki aylık mobil abone kazanımında tarihi rekorumuzu yeniledik. Yıl sonuna hızla yaklaşırken, Türk Telekom için en az 2024 kadar heyecanlı olacağına inandığımız gelecek yıla hazırlanıyoruz. Faaliyet gösterdiğimiz pazarlardaki konumumuzu daha da güçlendirmek, müşteri deneyimini artırmak ve güçlü finansal performansımızı korumak, yatırımlarımıza devam etmek, değişmez odaklarımız olacak” diye konuştu.
‘GELECEK YILA HAZIRLANIYORUZ’
Önal, “Beklediğimiz üzere üçüncü çeyrek pek çok temel performans göstergesinin zirve yaptığı olağanüstü bir dönem oldu. Gelir büyümesinde öngördüğümüz hızlanma ile birlikte FAVÖK ve nakit akışı üretimi önemli ölçüde arttı. Sabit internet ve mobil, üçüncü çeyrekte operasyonel gelirin yüzde 74,5’ini oluşturdu. Üçüncü çeyrekte sabit ses segmenti dışındaki tüm iş kollarımız, makroekonomik ve diğer zorlukların üstesinden gelmek üzere hayata geçirdiğimiz stratejilerin meyvelerini vermesi ve olumlu etkilerini hissettiğimiz yüksek sezon sayesinde reel gelir büyümesi kaydetti. Bu nedenle, daha önce yüzde 36-38 olan FAVÖK marjı öngörümüzü yüzde 38 olarak güncelliyoruz. Yıl sonuna hızla yaklaşırken, Türk Telekom için en az 2024 kadar heyecanlı olacağına inandığımız gelecek yıla hazırlanıyoruz. Faaliyet gösterdiğimiz pazarlardaki konumumuzu daha da güçlendirmek, müşteri deneyimini artırmak ve güçlü finansal performansımızı korumak, yatırımlarımıza devam etmek, değişmez odaklarımız olacak” dedi.
“MOBİLDE 27 MİLYON ABONEYE ULAŞTIK’
Uzun zamandır izledikleri stratejinin sonucu olarak mobilde yine üstün bir performans sergilediklerini vurgulayan Ümit Önal, “Müşteri memnuniyeti odaklı çalışmalarımız ve doğru yatırımlarla büyümeye devam eden mobil segmentte bu çeyrekte de kayda değer sonuçlar elde ettik. 651 bin net abone kazanan mobil segment toplamda 27 milyonluk bir müşteri kitlesine ulaştı. Faturalı segment önceki iki çeyrekteki güçlü performansını aşarak 568 bin net abone kazandı. Tarihi rekorunu tazeleyen faturalı segment son on iki aylık net abone kazanımında ilk kez toplamda 2 milyonu aştı. Kapsama ve kapasite olarak mobildeki konumumuzu günden güne güçlendirmeye devam ediyoruz. 4.5G ihalesi sonrası frekans sahipliğimizi 3 katına çıkardık. Hız için önemli olan abone başı frekansta ve 5G için de kritik öneme sahip 1800 Mhz frekans sahipliğinde pazar lideriyiz. Temmuz ayında elde ettiğimiz tarihi yüksek aylık net abone kazanımı sayesinde üçüncü çeyrekte MNT pazarındaki liderliğimizi sürdürdük, bu anlamda en çok tercih edilen operatör olduk. Uzun yıllardır yaptığımız yatırımların ve elde ettiğimiz birikiminin bir sonucu olan bu kazanımlarla, mobil iş kolumuzu daha da büyütmeye devam edeceğiz. Türkiye’nin 81 ilini uçtan uca bağlayan fiber ağımızın gücünü mobile yansıtarak Fiber Mobilite çağını başlattığımız bu dönemde güçlü büyüme ivmemizi sürdürmeyi hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.
SABİT GENİŞBANTTAKİ FİBER ABONE ORANI YÜZDE 90’A YAKLAŞTI
Herkes için erişilebilir yüksek hızda internet için Türkiye’nin her köşesini fiber ağlarla ördüklerine dikkat çeken Ümit Önal, “Sabit genişbant tabanı üçüncü çeyrekte 59 bin net abone kazanımıyla 15,3 milyona, fiber abone tabanı ise 219 bin net abone kazanımıyla 13,4 milyona ulaştı. Fiberdeki gücünü mobile aktararak Fiber Mobilite çağını başlatan Türk Telekom’un, fibere bağlı LTE mobil baz istasyonu oranı ise yüzde 53’e yükseldi. FTTC abone sayımız 8,5 milyon olurken, FTTH/B abone sayımız 4,9 milyona yükseldi. Geçen yıl yüzde 83,3 olan fiber abonelerimizin toplam sabit genişbant aboneleri içindeki payı yüzde 87,9’a yükseldi. İkinci çeyrekte 449 bin km olan fiber ağ uzunluğumuz 459 bin km’ye yükseldi. İkinci çeyrekte 32,4 milyon haneyi kapsayan fiber ağ üçüncü çeyrek sonu itibarıyla 32,7 milyon haneyi kapsar duruma geldi. FTTC hane kapsaması 19,9 milyon olurken, FTTH/B hane kapsaması 12,8 milyona yükseldi. Dijital geleceğin inşası için Türkiye’nin her köşesinde fiber yatırımlarımıza ara vermeden devam ediyoruz” diye konuştu.
‘SİBER GÜVENLİK ALANINDA ÜÇ BAŞLIKTA AKREDİTE EDİLEN TEK KURUMUZ’
Sürekli yenilenen ürün ve hizmetlerle siber güvenlik alanında müşterilerine dünya standartlarında çözümler sunduklarını belirten Önal, “Türkiye’nin en geniş koruma kapasitesine sahip olan Türk Telekom Siber Güvenlik Merkezi’nde, 250’den fazla alanında uzman mühendisle müşterilerimize destek veriyoruz. Bu alandaki liderliğimizi uluslararası tescillerle de kanıtladık. Sertifikasyon kuruluşu CREST tarafından siber güvenlik alanında üç başlıkta akredite edilen Türkiye’deki tek kurumuz. Ayrıca yerli ve milli ürün kullanma vizyonu ile ürünlerin yerlileştirilmesi konusunda kararlı çalışmalarımız sürüyor. Siber güvenlik alanında 2018’de yüzde 26 olan yerli ve milli çözümlerle ikame oranını, 2023 itibarıyla yüzde 65’e yükselttik. Verinin iletilmesi, saklanması ve korunması aşamalarının tümünde müşterilerimize yüksek standartlarda çözümler sunmaya, yerli ekosistemi destekleyerek ürün portföyümüzü zenginleştirmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
DAHA YEŞİL BİR GELECEK İÇİN YENİLİKÇİ VE ÇEVRECİ TEKNOLOJİLER
Önal, “Türkiye genelinde hem fiber hem de mobil teknolojilere hız kesmeden yaptığımız yatırımlarla ülkemizin dijital dönüşümünde öncü rol üstleniyoruz. Türkiye’nin dijital geleceğini inşa ederken, yarınlara daha iyi dünya hazırlamak hedefiyle Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ile uyumlu çalışmalar yürütüyoruz. 2023 yılı itibarıyla enerji verimliliği projelerimiz sayesinde 47 GWh enerji tasarrufu sağlarken, yenilenebilir enerji sistemlerimizin toplam gücünü 4,3 MW’a çıkardık. 405,8 MWe kurulu güç kapasite izni ile yenilenebilir enerji yatırımlarımızı hızlandırıyoruz. Bu kapasite 2023 yılı elektrik tüketimimizin yüzde 65’ini karşılayacak seviyede. 2023 itibarıyla emisyonlarımızı yüzde 22 oranında azalttık. Bu yıl ilk kez yayınladığımız Entegre Faaliyet Raporu ile sürdürülebilirlik stratejilerimizin çevresel etki, toplumsal fayda, dijital eşitlik ve ekonomiye olan katkılarını da ortaya koyduk. Tüm emisyon hesaplamaları bağımsız bir üçüncü tarafça doğrulandı. 2030 yılına kadar Kapsam 1 ve 2 emisyonlarımızı yüzde 45 oranında azaltmayı ve 2050 yılına kadar net sıfır emisyona ulaşmayı hedefliyoruz. Geleceği iyileştiren teknoloji anlayışımızla tüm faaliyet alanlarımızda değer yaratmaya odaklanıyoruz. Dijital dönüşümün her alanında sürdürülebilirlik ilkesini benimseyerek, gelecek nesillere daha yeşil bir dünya emanet etmek istiyoruz” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Son dönemde mobilite alanındaki çalışmalarına hız veren Vestel, 7-9 Kasım tarihleri arasında İstanbul’da düzenlenen, Türkiye’nin güneş enerjisi ve enerji depolama sektörlerine yönelik önemli fuar organizasyonu konumundaki Solar+Storage NX’te yer alıyor. Fuarda 88 metrekarelik bir alanda, hall 11/ A5 standında enerji depolama için geliştirdiği ürün ve teknolojileri ziyaretçilerin beğenisine sunuyor.
Vestel Mobilite Genel Müdürü Hakan Kutlu, günümüzde dünya genelinde güneş ve rüzgar gibi yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelik depolama çözümlerinin hızla yaygınlaştığını hatırlattı. Başta Avrupa ülkeleri olmak üzere pek çok ülkede gündüz güneş panelleri aracılığıyla depoladıkları enerjiyi akşam evlerinde kullanan pek çok insan bulunduğunu belirten Kutlu, “Bu kullanıcılar batarya çözümleri sayesinde enerji maliyetlerinde önemli tasarruf elde ediyorlar. Şirket olarak biz de bu bakış açısıyla dünya kaynaklarını daha verimli kullanmayı sağlayacak çözümler üretiyoruz” dedi.
Vestel Mobilite’nin bugün konut, ticari ve endüstriyel alanlarda, yenilenebilir güneş ve rüzgar enerjisi santrallerinde, ayrıca telekomünikasyon sektöründe kullanılan enerji depolama sistemleri geliştirdiğini ve ürettiğini kaydeden Kutlu, ” Güneş ve rüzgar gibi kesintili yenilenebilir enerji kaynaklarının enerji üretmediği durumlarda, bu kaynakların enerji depolama teknolojileri ile desteklenmesi gerekiyor. Bu ihtiyaca yanıt olarak 3 ila 5 MWh kapasiteli konteyner boyutunda enerji batarya depolama üniteleri tasarlayıp üretiyoruz” diye konuştu.
Çalışmaları kapsamında yakın zamanda Türkiye’nin ilk yerli batarya enerji depolama sistemini devreye aldıklarını ifade eden Hakan Kutlu, ” Bilecik’in Bozüyük ilçesinde bulunan SARAR Outlet tesislerinde kurduğumuz ticari ve endüstriyel işletmeler için çözüm sunan enerji batarya depolama sistemi 400kW gücündeki dört adet EVC’ye aynı anda kesintisiz enerji sağlıyor” dedi.
Dünyada çok az EVC arkası kullanım örneği olduğunu hatırlatan Kutlu, “Şirketimizin mühendisleri tarafından geliştirilen sistemimiz 300kWh kapasite ve 200kW maksimum çıkış gücüne sahip. EMS (enerji yönetim sistemi) ile uzaktan kontrol edilebilen enerji batarya depolama sistemi, tesiste bulunan 400kW gücündeki EVC’lere aynı anda aynı performansla enerji sağlıyor. Batarya enerji depolama sistemi, hibrit olarak solar panelleri vasıtasıyla şarj oluyor, solar panellerin kullanılamadığı durumlarda ise şebekeden şarj olabiliyor. EVC-Batarya-Solar- Şebeke entegrasyonu sağlanan sistemde güneş panelleri üzerinden depolanan enerji, ihtiyaç duyulduğu anda şebekeye destek vererek elektrikli şarj istasyonlarının kullanılmasını sağlıyor” şeklinde konuştu.
NextGen Mobility Expo & Summit kapsamında gerçekleştirilen Solar+Storage NX, güneş enerjisi ve enerji depolama teknolojilerinin gelişimine katkıda bulunmak amacıyla düzenleniyor. Fuar, yatırımcılarla proje geliştiricileri, tüketicilerle tedarikçileri, karar vericilerle enerji sektörünü aynı ağda buluşturarak uzun vadeli kalıcı iş birlikleri ve ticari anlaşmalar oluşturan fırsatlar sunuyor. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>HAVELSAN, gelecek nesillerde bilim ve teknoloji farkındalığı yaratmak, “istekli ve yetenekli” çocukların bu yönde eğitim almalarını sağlamak için bir süre önce Mühendis Çocuk Sosyal Sorumluluk Projesi başlattı. Projeyle, bir mucidin, mühendisin henüz ilkokulda keşfedilmesi ve eğitim hayatı boyunca desteklenmesi amaçlanıyor.
Proje kapsamında HAVELSAN gönüllüleri, düzenledikleri çeşitli etkinliklerle, geliştirdikleri teknolojilerle çocukları buluşturuyor ve kendilerinin de ilerde bunların benzerlerini, daha iyilerini üretebileceklerini anlatıyor.
Mühendis Çocuk Projesi kapsamında HAVELSAN mühendisleri bu kez AnkaraCahit Zarifoğlu İlkokulu’nu ziyaret etti. Geleceğin mühendislerine robotik otonom sistemler hakkında bilgi veren, sorularını yanıtlayan mühendisler, insansız hava aracı BAHA ve insansız kara aracı BARKAN ile minikleri hem eğlendirdi hem de mühendisliğe teşvik etti.
Etkinlik sonrasında pek çok okuldan benzer bir faaliyet için HAVELSAN’a davette bulunuldu.
HAVELSAN Ürün Geliştirme Direktörü Veysel Ataoğlu, etkinliğe ilişkin, Cumhuriyet’in 101. yılında çocukların geleceğine yapılacak her yatırımın, Cumhuriyet’in ilelebet yaşaması için bir adım olduğu düşüncesiyle, geliştirdikleri insansız teknolojileri Ankara Cahit Zarifoğlu İlkokulu’nda tanıttıklarını söyledi.
Mühendis Çocuk Projesi kapsamında çocuklara mühendisliğe ve teknolojiye ilgilerini artıracak mesajlar verdiklerini anlatan Ataoğlu, “Çocukların ilgisi, merakı, heyecanı gelecekte yapacaklarının işaretlerini taşıyor. Bu yaşlarda atılan tohumların ileride meyvelerini vereceğini çocukların gözlerinde gördük. Amacımız çocuklarda mühendislik, teknoloji kıvılcımı yakmaktı, bunu da başardığımıza inanıyorum. Öğretmen ve velilerden aldığımız olumlu tepkilerde bu düşüncemizi güçlendirdi. Bu buluşmaya vesile olan Cahit Zarifoğlu İlkokulu yönetimi ve öğretmenlerine de teşekkür ediyorum. ” diye konuştu.
Ziyarete ilişkin bazı öğretmen ve öğrenci velileri de şu değerlendirmelerde bulundu:
“- HAVELSAN’a, öğrencilerimize İHA ve insansız kara araçlarını tanıttıkları sunumları için teşekkür ederiz. Çocuklarımızın merakını ve ilgisini artırarak, teknolojiye olan bakış açılarını genişletmelerine katkı sağladınız. Geleceğin mühendisleri ve bilim insanları için ilham kaynağı oldunuz. Teşekkürler HAVELSAN.
Bir veli olarak çocuklarımızda çok güzel bir deneyim bıraktığınız söylemek istiyorum. Tüm akşam heyecanla gördüklerini paylaştılar.
Tebrik ederim. Ben öğretmenim, eğitim budur. Gerçek eğitim tam da böyle olmalıdır.
Çok güzel, ne kadar şanslılar. İçlerinde birazcık heves olan bile varsa artık çok daha farklı düşüncelerdedir.
Bunu izleyen çocukların arasından daha iyisini yapmak isteyenler olacak ve daha iyisini yapacaklar eminim.
Keşke her ilde yapılmış olsa çocukların dünyası değişir.
Teşekkür ederiz. Çocuklarımız çok mutlu oldular.
Tüm okullarda görmek istiyoruz.
Tüm çocuklara ulaşmak ne güzel olurdu.
Tüm Türkiye’de yapılmalı.
İnşallah bizim okula da gelir.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>9 milyon 224 bin 881 adet arılı kovana sahip olan Türkiye, bal üretiminde dünyada ikinci sırada yer alıyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre ülkede geçtiğimiz yıl 114 bin 889 ton bal üretimi gerçekleşirken, iklim değişikliği sonucu hava sıcaklığının değişkenlik göstermesi ve kentlerin büyümesi sonucu değişen elektromanyetik alanlar arıları tehdit ediyor. Amerika Birleşik Devletleri merkezli “Journal of Experimental Biology” ve “Prooceeding of the National Academy of Science” dergilerinde yayımlanan araştırmalara göre bal arılarının kovan ve besinlerini bulmalarında onlara yol gösteren bir manyetik etkileşim söz konusu. Arıların her gün takip ettiği elektromanyetik dalgaların değişmesi, arının besinini ve kovanını bulmada problem oluşturuyor.
Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ender Yarsan, arı varlığının korunması noktasında İHA muhabirine değerlendirmede bulundu. Arıların sağlığı gözetilmediği takdirde toplu arı ölümleri ve kolonilerin sönme durumu ile karşı karşıya kaldıklarını anlatan Prof. Dr. Yarsan, zirai ilaçlama yapılırken arılar noktasında dikkat edilmesi gerektiğini belirtti.
“Zirai mücadele yapılırken arıların sağlığına dikkat edilmeli”
Arılarda toplu ölümlere ve kayıplara neden olacak faktörlere değinen Prof. Dr. Yarsan, şunları kaydetti:
“Bunları ortadan kaldıracak hususları özelikle ifade etmek gerekir. Bunların başında zirai mücadele ilaçları gelir. Pestisit adını verdiğimiz ilaçlar bilinçsiz kullanılırsa, arılığa yakın bir bölgede bu türden bir ilaçlama yapılırsa ve zamanlama doğru ayarlanmazsa. Örneğin Çukurova, Bursa ya da Aydın’da olacak şekilde yakın zamanda toplu arı ölümleri meydana gelmiştir. Bu anlamda pestisitler son derece önemli. Pestisitlerden kaynaklanacak çok önemli zehirlenmeler ve ölüm olayları şekillenmiş arılarda. 2018 yılından itibaren de yasaklanmıştır pestisitlerin kullanılması.”
Yarsan, arı hastalıklarında uygulanan ilaçların da bilinçli kullanılması gerektiğini aktardı. Yarsan, arılarda önemli bir hastalık olan varroaya karşı kullanılan ilaçlar için Türkiye’de yapılan çalışmada yüzde 69 oranında dirençlilik tespiti yapıldığını vurguladı.
Arılara “yalancı bahar” tehdidi
İklim değişikliğinin arılar konusunda da olumsuz yanları olduğunu dile getiren Prof. Dr. Yarsan, “15 derecenin altına indiği zaman hava sıcaklığı kış uykusu adını verdiğimiz fizyolojik bir duruma geçerler. Yani kendilerini kapatırlar. Sıcaklık ‘yalancı’ olarak 15 derecenin üzerine çıkarsa hızlı bir şekilde sanki bahar gelmişçesine ‘yalancı bahar’ havasıyla kovanlarından dışarı çıkar polen ve nektar toplamak için. Ama ağaçlar da çiçeklenmediği için poleni bulamadıkları için arılar açısından olumsuz bir durum ortaya çıkar. Dolayısıyla iklim değişikliği ya da aşırı şekilde yağışların olması ‘lösema’ adını verdiğimiz bağırsak sistemiyle ilgili hastalıkları beraberinde getirir. Dolayısıyla bunlar iklim değişikliğinin arılar üzerindeki olumsuz faktörleridir” dedi.
Prof. Dr. Yarsan, iklim değişikliği haricinde sel, yangın, fırtına, deprem gibi afetlerin de arılarda önemli olumsuz etkiler meydana getirdiğini ifade etti.
“Elektromanyetik alan arı sağlığını olumsuz etkiliyor”
Prof. Dr. Yarsan, elektromanyetik alanların arılar üzerinde ciddi etki oluşturduğunu belirterek, “Elektromanyetik bir alanın oluşması, baz istasyonlarıyla ya da yüksek gerilim hatlarıyla, cep telefonlarıyla farklı bir şekilde oluşacak elektromanyetik alan arı sağlığı üzerinde olumsuz etki meydana getirir. Arı çıktığı zaman kovanından kendine özgü hareketlerle ortamın polarizer ışığı, güneşi ve o ortamda bulunan elektromanyetiği takip ederek hedefi niteliğinde olan poleni ya da nektarı toplar” ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Yarsan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“İşçi arı yaklaşık 13 kilometrelik bir alanda faaliyet gösterir. Elektromanyetik bir alan burada kırılması söz konusuysa arı hedef niteliğindeki bu söylediğimiz ürünleri, gıda maddesini toplayamaz. Topladı, geri kovana dönerken kovanı bulamaz. Elektromanyetik alan, arının fizyolojik ve davranış şekillerinde bozulmaya neden olur.”
Söz konusu durumun kraliçe arı üzerinde de olumsuz etkiye neden olduğunu dile getiren Prof. Dr. Yarsan, kuluçka üzerinde ve yumurtadan çıkma oranı üzerinde olumsuzluklar meydana getireceğini dile getirdi. Yarsan, “Peki gıda maddesini getiremedi kovana. O zaman da protein konusunda bir eksiklik söz konusu olur. Protein de arının çeşitli bağışık ile ilgili mekanizmalarında kullandığı bir yapıdır. Hemolenfinin yüzde 1 ile 10’unu oluşturur. Elektromanyetik bir alan var ve arı besini getiremedi kovana, hemolenfindeki protein oranı söylediğimiz miktarların altına inerse o zaman arıda doku hasarıyla ilgili olaylarda olumsuzluklar gelişebilir” diye konuştu.
Prof. Dr. Yarsan, bu olumsuzlukların başında enzim fonksiyonları ve bağışıklık sistemi olduğunu da vurguladı. – ANKARA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bankalararası Kart Merkezi (BKM) 2014’te hayata geçirilen ve başta kamu kurumları olmak üzere kamu yararına çalışan çok sayıda kurumun banka kartı, kredi kartı veya ön ödemeli kartlarla ödeme almasını sağlayan ‘Kamu Ödeme Geçidi’ hizmetinin altyapısını yeniledi. Tamamen BKM’nin kendi kaynakları ile geliştirerek bünyesinde işlettiği yeni altyapı sayesinde artık kamu kurumlarının kartla ödeme alması çok daha hızlı hale gelirken, vatandaşlar da hizmetten işlem kesintisi olmadan ve güvenle yararlanabiliyor.
Yapılan açıklamaya göre, aralarında Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB), Karayolları Genel Müdürlüğü – HGS, Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü, MüzeKart, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, otoyol şirketleri, belediyeler ve iştirakleri gibi önemli kurumların yer aldığı ve yakın zamanda Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Türk Kızılay, Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı gibi kamu yararına çalışan kuruluşların da dahil olduğu 180 farklı kurum bu altyapı ile internet üzerinden ödeme alıyor. Ödemelerin hızlı ve güvenli bir şekilde gerçekleşmesini sağlayan Kamu Ödeme Geçidi’ne dahil olan tüm kurumlar hizmetten ücretsiz bir şekilde yararlanıyor. Bu altyapı sayesinde kamu hizmeti veren kurumlar diledikleri kart kabul eden kuruluş ile hızlı bir şekilde çalışmaya başlama esnekliğini yakalarken altyapı, bakım ve işlem başına maliyet gibi ek masraflardan tasarruf da sağlamış oluyor. Ödeme yapan vatandaşlar ve şirket temsilcileri ise bu sistem kanalıyla tüm bankaların TROY kart dahil diledikleri şemaya ait kartları ile ödemelerini kolayca ve güvenle gerçekleştirebiliyor.
Yeni yapı ile birlikte kurum ve banka entegrasyonları da kolaylaşmış oldu Kamu Ödeme Geçidi altyapısının bütünüyle BKM bünyesinde yenilenmesi ve geliştirilen esnek altyapı sayesinde zaman içerisinde ihtiyaç duyulacak yeniliklerin ve geliştirmelerin devreye alınma süreleri kısalıyor. Hizmetin modern çözümlere çok daha kolay uyum sağlayabilmesi, kullanıcı dostu çözümlerle dijital ödemelerdeki verimliliğin artırılabilmesi ve taleplerin çok daha etkin ve hızlı çözülebilmesi mümkün hale geliyor. Dijital ödeme ve tahsilat sistemleri alanında dünyada öncü konumda bulunan Türkiye için oldukça kıymetli bir hizmet altyapısı sunan bu sistem uluslararası standartlarda hizmet sunulması ve dijital ödeme çözümlerindeki gelişimin sürekliliğini sağlama noktasında değer taşıyor.
Kamu Ödeme Geçidi’ne dahil olmak çok kolay Kartla ödeme alma süreçlerini hızlı ve güvenli hale getiren altyapıdan yararlanmak isteyen kurumlar, BKM ile doğrudan entegrasyon sağlayabiliyor. Aynı zamanda TÜRKSAT ile de entegrasyon yaparak e-Devlet kapısı (turkiye.gov.tr) üzerinden tahsilatlarını gerçekleştirebiliyor. Vatandaşlar ise ilgili kurumun web sayfasında yer alan online tahsilat alanından ya da e-Devlet kanalıyla ilgili kurum özelinde açılan sayfa üzerinden ödeme gerçekleştirmek istediğinde Ödeme Geçidi ekranlarına otomatik olarak yönlendirilerek ödemelerini gerçekleştirebiliyor.
‘Kamu Ödeme Geçidi’ hizmeti sayesinde BKM’nin diğer ürünleriyle de koordineli bir şekilde çalışabilen sisteme dahil olan kurumlar, tüm paydaşlar açısından entegrasyon maliyetlerini optimize ederken sunucularında sadeleşme sağlayarak operasyonel verimlilikle işlemlerini gerçekleştirmeye devam ediyor. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şimşek, bir etkinliğe katılmak üzere geldiği Gaziantep’te AA muhabirine açıklamalarda bulundu.
Dünyada hissedilen iklim değişikliğiyle mücadele için yeşil ve dijital dönüşümü sağlamak adına uluslararası kaynakları bölgeye kazandırmaya çalıştıklarını ifade eden Şimşek, yeni destek mekanizmalarını öncelik haline getirdiklerini söyledi.
Şimşek, şunları kaydetti:
“Çalışmalarımızı yoğun şekilde devam ettiriyoruz. Yakın zamanda Dünya Bankası ile Türkiye’nin yeşil dönüşüm konusunda daha dirençli olmasını sağlamak üzere yeni bir uygulamayı hayata geçireceğiz. Yaklaşık 400 milyon dolar kredi sağladığımız sosyal kapsayıcı yeşil dönüşüm projesiyle sektörlerimizin bu etkilerini asgariye indirmeyi ve daha dirençli hale getirmeye yönelik destekler sağlayacağız. Özellikle bölgelerde yeşil dönüşümün en fazla etkileneceği sektörlerde ortak kullanım tesisleri ve altyapıları oluşturmayı düşünüyoruz.”
Sektörlerin tamamının istifade edebileceği ekosistem desteklerini sunmayı planladıklarını anlatan Şimşek, çalışmalara devam ettiklerini belirtti.
Girişimcilerin destek alması için ajansların çalıştığını dile getiren Şimşek, şöyle devam etti:
“Uluslararası finansmanı ajanslarımız eliyle şehirlerimize kazandırıyoruz. Bugüne kadar 570 milyon avronun üzerinde tamamı hibe olan desteği kazandırdık. Uygulaması devam eden projelerle, yeni aldığımız kredi imkanlarıyla da çok büyük bir bütçeyi şehirlerimize kazandırmış olacağız.”
“Desteklerimiz ilden ile farklılık gösteriyor”
Şimşek, birçok alanda destek verdiklerini ve bunların her il için ayrı olduğunu kaydetti.
İllerde verilen desteklerin önemine işaret eden Şimşek, şunları söyledi:
“Biz yerelin özelliklerini önceleyen destek mekanizmaları uyguluyoruz. Desteklerimiz ilden ile farklılık gösteriyor. Yani Gaziantep’in yüksek potansiyeli olan alanlarda destekler veriyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın da müjdesini verdiği Yerel Kalkınma Hamlesi, aslında bu desteklerden bir tanesi olacak. Gaziantep’in yeni teknoloji geliştirebileceği alanların tekstil, gıda ve makine olduğunu tespit ettik. Cari açığı kapatmaya katkı sağlayacak alanlarda destekleme amacımız var.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Eğitim, ASO Kağıt Ürünleri ve Baskı İşleri Sanayi Meslek Komitesi, İstanbul Sanayi Odası Basım Yayın Sanayi Meslek Komitesi ve Basım Sanayi Eğitim Vakfı (BASEV) işbirliğinde düzenlendi.
ASO Başkanı Ardıç, açılış konuşmasında, yatırım süreçleri, üretim teknolojileri ve ticaret ortamında yaşanan değişime işaret etti. Bu değişime uyum sağlamak için beşeri sermayenin çağın gereklerine uygun donatılması gerektiğini belirten Ardıç, iş gücü piyasasının ihtiyaçlarını karşılayabilmek açısından mesleki bilginin öneminin her geçen gün arttığını söyledi.
Ardıç, geçen ay açıklanan Küresel Ekonomik Görünüm Anketi’nin sonuçlarına göre, küresel iş dünyası ve işletmeler için en önemli sorunun nitelikli iş gücü eksikliği ile enflasyon olduğunu dile getirdi.
“İş gücü politikalarının bütüncül yaklaşımla dizayn edilmesi gerekiyor”
Kalifiye iş gücü ihtiyacının dünyada da sorun olduğunu anlatan Ardıç, şu ifadeleri kullandı:
“Ülke olarak insan kaynağımızı etkin kullanıp rekabet gücümüzü artırabilmemiz için eğitim kalitesini mutlaka yükseltmeliyiz. Mesleki eğitimi hem ekonominin ihtiyaçlarını hem de küresel rekabet ve teknolojideki değişimleri dikkate alarak planlamalıyız. Bu noktada sanayi, teknoloji, eğitim ve iş gücü politikalarının bütüncül bir yaklaşımla dizayn edilmesi gerekiyor.”
Ardıç, ASO’nun mesleki eğitime yönelik yürüttüğü projelere de değinerek, “Amacımız sanayinin nitelikli insan kaynağı ihtiyacına çözüm üretmek, bunu yaparken de doğru projelerle tüm Türkiye’ye örnek modeller ortaya koymaktır.” dedi.
Ankara’daki pek çok üniversiteyle imzaladıkları işbirliği protokolleriyle gençlerin başkentteki sanayi tesislerinde staj yapmalarına imkan sağladıklarını belirten Ardıç, “Ankara Sanayi Odası Sürekli Eğitim Merkezinde meslek geliştirme ve meslek edindirme kursları ile sanayimizin farklı sektörlerinin iş gücü ihtiyacını karşılamaya çalışıyoruz.” diye konuştu.
ASO Kağıt Ürünleri ve Baskı İşleri Sanayi Meslek Komitesi Başkanı Beste Rodoslu da komitenin matbaa bölümü bulunan iki okulla protokoller imzaladığını söyledi.
BASEV Yönetim Kurulu Başkanı Murat Demir de kalifiye iş gücünün katma değerli üretim için önemini vurguladı.
Konuşmaların ardından Demir, ASO Başkanı Ardıç’a teşekkür belgesi ile ülkenin Cumhuriyet dönemindeki matbaacılık tarihini anlatan kitap takdim etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, ?”Türk dünyası için ortak bir gelecek inşasını hedef alıyoruz. Türk dünyası yüzyılı için birlikte çalışacağız” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ?Türk Devletleri Teşkilatı 11. Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’nde konuştu. Türk dünyası için ortak bir gelecek inşasını hedef aldıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ata yurdumuz Bişkek’te bulunmaktan memnuniyet duyuyorum. Zirvemizin tüm Türk dünyası için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Türk Devletleri Teşkilatı, örnek alınan bir platform haline gelmiştir. Türk dünyasını ilelebet payidar kılacak güçlü irade masanın etrafındaki tüm dostlarımda ziyadesiyle mevcuttur. Teşkilatımızı çok daha ileriye taşıyacağız” dedi.
Erdoğan, Gazze başta olmak üzere işgal altındaki Filistin topraklarında yaşanan soykırımın durdurulması noktasında uluslararası toplumun kötü bir sınav verdiğini belirterek, “Karar dahi alamıyor, almak istemiyor. İsrail’in kan ve gözyaşını tüm bölgeye yayma hedefini Lübnan’da görüyoruz. Türkiye olarak bu vahşeti, katliamı kabul etmiyoruz. İsrail’i durdurmak Filistin devletini kalıcı tesis etmek için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz” diye konuştu.
Azerbaycan’ın şehitler vererek elde ettiği tarihi kazanımların bir barış anlaşması imzalanması suretiyle masada da perçinlenmesini ümit ve temenni ettiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “KKTC’nin teşkilatımızın bugünkü zirvesinde onur konuğu olarak yer alması dayanışma irademizin tezahürüdür. Kendilerinin yakın zamanda tam üye olarak yer almasını bekliyoruz. Kıbrıs’ta adil çözüm için Türk dünyasına sorumluluk düşüyor. Ukrayna’da da kalıcı ve adil bir barışı destekliyoruz” ifadelerini kullandı.
‘POTANSİYELİMİZİ ORTAYA ÇIKARMAK İÇİN İŞ BİRLİĞİMİZİ GELİŞTİRELİM’
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bilim, enerji ve ulaştırma gibi alanlardaki iş birliğine vurgu yaparak, “175 milyona ulaşan genç ve dinamik nüfusumuz ve ticaret hacmimizle büyük atılımlar gerçekleşebilir. Bilim, enerji ve ulaştırma gibi alanlarda potansiyelimizi ortaya çıkarmak için iş birliğimizi geliştirelim. Geçen sene hayata geçirdiğimiz Türk projelerimize destek sağlayacağından eminim. Enerji konusunda da tek kaynağa bağımlılığı azaltmalıyız” dedi.
Ortak alfabe oluşturulması girişimlerinin Eylül 2024’te tamamlandığı belirten Erdoğan, “Ortak alfabemiz geleceği birlikte inşa etmemizin de nişanesidir. Bundan sonra üye ülkelerin bu alfabeyi esas alarak gerekli dönüşümü gerçekleştirmesi gerekiyor. Üyelerimizin yeni alfabeye geçişte adım atması isabetli olacak. Türk dünyası yüzyılı için birlikte çalışacağız” diye konuştu.
…………………………………………………………………………………………..
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ABD’de yapılan seçimlerde zaferini ilan eden Donald Trump’a liderlerden tebrik mesajları gelmeye başladı. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, sosyal medya hesabından Trump’ı tebrik etti. Rutte, “Az önce Donald Trump’ı ABD Başkanı seçilmesi vesilesiyle tebrik etim. Trump’ın liderliği ittifakımızın güçlü kalmasında yine kilit bir rol oynayacaktır. NATO aracılığıyla barışı ilerletmek için kendisiyle yeniden çalışmayı dört gözle bekliyorum” ifadelerini kullandı.
“Etkileyici zaferi için Donald Trump’ı tebrik ederim”
Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ise, “Etkileyici zaferi için Donald Trump’ı tebrik ederim” dedi. Trump ile eylül ayında Ukrayna-ABD stratejik ortaklığını, Zafer Planı’nı ve Rusya’nın Ukrayna saldırılarını sonlandırma yollarının ele alındığı bir toplantı yaptıklarını hatırlatan Zelenskiy, “Güç yoluyla barış yaklaşımına bağlılığını takdir ediyorum. Ukrayna’da adil barışı getirebilecek ilke budur. Bunu birlikte hayata geçireceğimizden umutluyum” dedi.
“Başkan Trump’ın kararlı liderliği altında güçlü bir ABD dönemini dört gözle bekliyoruz” diyen Zelenskiy, açıklamasını şu şekilde tamamladı:
“Her iki ülkenin de yararına olacak karşılıklı fayda sağlayan siyasi ve ekonomik işbirliği geliştirmek istiyoruz. Avrupa’nın en güçlü askeri güçlerinden biri olan Ukrayna, müttefiklerimizin de desteğiyle Avrupa’da ve Transatlantik toplumunda uzun vadeli barış ve güvenliği sağlamaya kararlı. Başkan Trump’ı şahsen tebrik etmek ve Ukrayna’nın ABD ile stratejik ortaklığını güçlendirmenin yollarını görüşmek için sabırsızlanıyorum.”
“Dünya için çok ihtiyaç duyulan bir zafer”
Macaristan Başbakanı Viktor Orban ise sosyal medyadan yaptığı paylaşımda, “ABD siyasi tarihinin en büyük geri dönüşü. Başkan Trump’ı muazzam zaferinden dolayı kutluyorum. Dünya için çok ihtiyaç duyulan bir zafer” ifadelerini kullandı.
“Daha fazla barış ve refah için”
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise Trump’ı tebrik ederek, “Dört yıl boyunca yaptığımız gibi birlikte çalışmayı dört gözle bekliyorum. İnancımızla. Saygı ve hırsla. Daha fazla barış ve refah için” ifadelerini kullandı. – BRÜKSEL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Adem Kalaç ayrıca, Fetullah Gülen’in son anına kadar yanından ayrılmayan ‘Uzun Cevdet’ lakaplı Fetullah Gülen’in kara kutusu olan Cevdet Türkyolu’nun da bacanağı. Hansa Zeynep ile evli olması nedeniyle damat kadrosunda yer alan Adem Kalaç’ın 4 çocuğundan Hayreddin Kalaç’ın ABD askeri olduğu ortaya çıktı.
Hayreddin Kalaç, New Jersey’de bulunan ve ABD ordusuna subay yetiştiren The Scarlet Knight Battalion-Army ROTC at Rutgers Üniversitesi’nde okudu.
23 Mayıs 2023 tarihinde okuldan teğmen rütbesiyle mezun oldu. Mezuniyetine örgütün yönetim kadrosunda yer alan babası Adem Kalaç ile Fetullah Gülen’in öz yeğeni olan annesi Hansa Zeynep Kalaç da katıldı. ABD vatandaşı gibi hayatını sürdüren Hayreddin Kalaç, ABD ordusunda subay olarak görevine devam ediyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Konuşmasına destekçilerine teşekkür ederek başlayan Trump, “Bu, ülkemizde daha önce hiç görmediğimiz bir siyasi zaferdir. 47. başkan seçilmem dolayısıyla Amerikan halkına teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
KAMALA AÇIKLAMA YAPMADAN ORTADAN KAYBOLDU
Seçim zaferi sonrası açıklama yapmadan bir anda ortadan kaybolan rakibi Kamala Harris’i de unutmayan Trump dikkat çeken ifadeler kullandı.
“KOVULDUN, ÇIK ORADAN”
Trump “Ayağa kalkmalısın ve Kamala’nın en kötü başkan yardımcısı olduğunu söylemelisin. Kamala, sen kovuldun, çık oradan” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Eski First Lady, Fox News’teki Eylül ayı röportajında da giydiği Christian Dior imzalı uzun, kısa kollu, siyah-beyaz puantiyeli elbisesiyle görüntülendi. Kusursuz şekilde şekillendirilmiş saçları, siyah topuklu ayakkabıları ve büyük güneş gözlükleriyle dikkat çekti.
Ancak sosyal medyada bazı kullanıcılar, 54 yaşındaki bir çocuk annesi Melania’nın yerine kameralar için bir dublör kullanıldığını, özellikle kapalı mekanda taktığı büyük güneş gözlüklerini kanıt göstererek iddia etti.
X platformunda bir kullanıcı “Bu kesinlikle Melania değil. Bu sahte kişi bütün gün kapalı mekanda güneş gözlüğü takıyor” yorumunda bulundu. Liberal görüşlü kullanıcılar, “Sahte bir eşle gezen biri nasıl başkan adayı olabilir?” gibi eleştiriler yöneltti.
Melania, Florida’daki oy kullanma işleminin ardından sosyal medya hesaplarında “Oy Kullandım” çıkartması ve Amerikan bayrağı paylaştı. Seçim merkezinde sadece “Çok iyi hissediyorum” açıklamasını yaptı.
“Amerika’yı Yeniden Büyük Yap” şapkasıyla görünen eski Başkan Donald Trump ise gazetecilerin sorularını yanıtlayarak, ülke genelindeki oy merkezlerinde yaşanan karmaşa haberlerini eleştirdi. Trump özellikle yarışın başa baş gittiği Pennsylvania’da sonuçların açıklanmasının 2-3 gün sürebileceğini belirterek, “Bu durum kesinlikle kabul edilemez” dedi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Odunpazarı ve Tepebaşı merkez ilçelerinin sınırını oluşturan çayı süsleyen yeşil alanlara, sarı, kahverengi ve yeşilin tonları hakim oldu.
Çayın yanında yer alan ve sonbaharın güzelliklerini yaşatan Kanlıkavak Parkı, yürüyüş yapmak, bisikletle gezmek ve fotoğraf çektirmek isteyenlerden ilgi görüyor.
Porsuk Çayı’nın dinginliği ve çevresindeki söğüt, kestane, çınar ağaçlarının yapraklarının sararmasıyla ortaya çıkan manzaralar, dronla görüntülendi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Uzun süredir baş ve karın ağrısı ile mide bulantısı olan Demirel, nefes darlığı ve ani tansiyon yükselmesi gibi şikayetlerinin artması üzerine hastaneye gitti.
Hastanede sol böbreğinin alınması önerilen hasta, tavsiye üzerine kentteki Lokman Hekim Hastanesi’ne başvurdu.
Üroloji uzmanı Doç. Dr. Kasım Ertaş’ın muayene ettiği Demirel’in tetkiklerinde, böbreğinde 4 santimetrelik kötü huylu kitle tespit edildi.
Ertaş ve ekibi tarafından ameliyata alınan kadının sol böbreğindeki kitle, parsiyel nefrektomi tekniğiyle (açık yöntemle böbrekteki kanser dokusunun alınması) çıkarıldı.
4 saat süren ameliyatın ardından şikayetlerinden kurtulan Demirel, taburcu edildi.
“Koruyucu cerrahi yöntemlerle böbrekler kurtarılabiliyor”
Ertaş, AA muhabirine, böbrek kanserinde erken tanının önemli olduğunu söyledi.
Böbrek tümörünün genellikle 60’lı yaşlardan sonra gelişen, ölümcül bir hastalık olduğunu belirten Ertaş, “Özellikle ailesinde böbrek kanseri hikayesi olanların mutlaka düzenli kontrole gitmelerini tavsiye ediyoruz. Görüntüleme yöntemlerinin gelişmesiyle erken evrede tanı konulabiliyor. Bu tarz durumlarda koruyucu cerrahi yöntemlerle böbrekler kurtarılabiliyor. Bu ameliyatlar hastanın hem yaşam süresini hem de kalitesini olumlu etkiliyor.” diye konuştu.
Hastaya daha önce böbreğinin alınmasının önerildiğini ifade eden Ertaş, “Tecrübeli ekibimizle böbreği koruyarak başarılı bir ameliyat gerçekleştirdik. Yaklaşık 4 saat süren operasyonla kitleyi böbreğin içinden çıkardık. Sağlık durumu iyi.” dedi.
Demirel ise kontrollerinin devam ettiğini dile getirerek, “Sürekli başım, karnım ağrıyordu, midem bulanıyordu. Birçok doktora gittim. Böbreğimin alınacağını söylediler. Kabul etmedim. Tavsiye üzerine Kasım hocaya başvurduk. Allah razı olsun. Ameliyat oldum. Onun sayesinde sağlığıma kavuştum.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Eğitim yardımlarını gerçekleştirmek amacıyla okulları ziyaret eden ÇTB Meclis Başkanı Hacı Toraman, okul müdürlerine belirlenen eğitim yardımlarını teslim ederek, yetkililerden okulların şartları ve öğrenciler hakkında detaylı bilgi aldı.
“Eğitim ilim yayacak gençlerin en aydınlık yoludur”
Çocukların aydınlık bir geleceğe sahip olması için, aldıkları eğitimle yetkin bir öğrenim kazanmış donanımlı bireyler olması gerektiğinin altını çizen Başkan Toraman, bu hususta her yıl eğitim yardımlarının düzenli olarak yapılmasına büyük önem verdiklerini vurguladı. Toraman, “Her yıl olduğu gibi bu yıl da Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin desteği ile Çarşamba ilçe merkezinde ve kırsal mahalle okullarında belirlenen öğrencilerimize kışlık bot yardımlarımızı meclis kurulumuz ve personellerimiz aracılığıyla ulaştırmanın mutluluğu içerisindeyiz. Eğitime gereken tüm desteği vermeyi amaçlayarak tüm öğrencilerimize ulaşmaya çalışıyoruz. Öğrencilerimizin eşit şartlarda okuyabilmesi adına gerekli adımları atmaya hazır olduğumuzu bir kez daha yineliyoruz. Eğitim, ilim yayacak gençlerimizin tek aydınlık yoldur, öğrencilerimizin destekçisi olamaya devam edeceğiz” dedi.
Başkan Toraman konuşmasının devamında, “TOBB Başkanımız Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu başta olmak üzere, eğitim yardımlarının öğrencilerimize ulaşmasında emeği geçen İl Milli Eğitim Müdürlüğümüze, okul müdürlerimize, öğretmenlerimize ve personelimize teşekkür ediyoruz” ifadelerine yer verdi.
Ziyaretlere Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Servet Zeren, Genel Sekreter Sercan Yaşar, Genel Sekreter Yardımcısı Saliha Şen, Meclis Üyeleri Mehmet Çalışkan ile Onur Bahattin Yılmaz ve Kurucu Meclis Başkanı Nurettin Öztekin iştirak etti. – SAMSUN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>GAZZE, 6 Kasım (Xinhua) — Gazze’de mahsur kalan onlarca Filistinli öğrenci salı günü protesto gösterisi düzenleyerek bölgeden ayrılmak ve yurtdışındaki öğrenimlerine devam etmek için izin verilmesi talebinde bulundu.
Uygulanan abluka ve devam eden savaş yüzünden 13 aydır Gazze Şeridi dışındaki üniversitelere gitmeleri ve kayıt olmaları engellenen öğrenciler, Gazze’nin güneyindeki Han Yunus kentinde bulunan Nasır Hastanesi’nin önünde toplanarak eğitimlerine devam hakkı için pankartlar taşıdı ve sloganlar attı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Son dakika haberleri: Kocaeliİzmit’te bulunan TÜPRAŞ rafinerisinde patlama meydana geldi.

Patlamanın ardından tesisten dumanlar yükselirken, bölgeye çok sayıda ekip sevk edildi.
İzmit TÜPRAŞ rafinerisinde patlama! Bölgeye çok sayıda ekip sevk edildi | Video

PATLAMANIN NEDENİ BELLİ OLDU
Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, TÜPRAŞ rafinerisinde meydana gelen patlamaya ilişkin yaptığı açıklamada, “Tatbikat sırasında patlama oldu, yaralı bilgisi yok” dedi.

Öte yandan patlamanın ardından çıkan yangının kontrol altına alındığı bildirildi.

14 KİŞİ DUMANDAN ETKİLENDİ
Öte yandan olayla ilgili olarak açıklamada bulunan Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın “Şu anda herhangi bir problem yok, yangın kontrol altında, vatandaşımızın endişe edeceği bir durum yok. Tatbikat sırasında patlama oldu, yaralı bilgisi yok.” dedi. Olayla ilgili ilk edilen bilgilere göre patlamadan 14 kişinin etkilendiği bildirildi
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Son dakika: Diyarbakır’ın Bağlar ilçesine bağlı Tavşantepe Köyü’nde yaşayan 3’üncü sınıf öğrencisi 8 yaşındaki Narin Güran, 21 Ağustos Çarşamba gününe başına geleceklerden bir haber uyandı. Ailesiyle birlikte babası Arif Güran’ı Batman’a uğurlayan Narin, bir süre arkadaşlarıyla oyun oynadıktan sonra evine 200 metre mesafede yer alan kuran kursuna gitti.

Kurstan bir saat erken çıkan Narin’in başına ne geldiyse işte bu bir saat için de geldi. En son saat 15:12’de kuzenleriyle birlikte okul kameralarına takılan Narin Güran, patika yoldan eve gitti ve bir daha küçük kızın izine rastlanmadı. Kaybolduktan sonra ailesinin jandarmaya yaptığı ihbar üzerine Narin’i, bulmak için güvenlik güçleri geniş bir alanda arama çalışmaları yaptı, ancak talihsiz kızın izine bir türlü rastlanmadı.

Başta jandarma olmak üzere AFAD ile farklı kurtarma ekipleri köy içinde ve dışında bakılmadık yer bırakmadı. İnsansız Hava Aracı (İHA) ile helikopterlerin de katıldığı çalışmalarda, küçük kızın izine rastlanmadı. Önce ‘kaçırılma ihtimali’ üzerine duran jandarma, köylülerin ifadesi ve ailenin şüpheli davranışlarından dolayı Narin’in cinayete de kurban edilmiş olabileceğine yoğunlaştı.

Olayla ilgili Ankara’dan bir ‘özel ekip’ de gelerek Narin, çalışmalarına dahil oldu. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturma kapsamında, tüm köylü, ailenin birden fazla ifadeleri alındı, ama bir türlü ‘Narine ne oldu’ cevabının yanıtı bulunamadı. Kolunda diş izlerine rastlanan ağabey Enes Güran, gözaltına alındı. İstanbul Adli Tıp Kurumu’nda Narin’in diş röntgeni ile karşılaştırıldı ancak, izlerin kime ait olduğu belirlenemedi. Arama çalışmaları da artık, Narin’in cesedini bulmaya evrildi.

İLK AMCA TUTUKLANDI
Jandarma tarafından yapılan çalışmalarda amca Salim Güran’ın Narin cinayete kurban gittiği saatlerde aracıyla hızla köyden çıktığı kameralarla tespit edildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BURSA’da, otoyolun karşısına geçmeye çalışırken yolcu otobüsünün çarpması sonucu hayatını kaybeden 2 çocuk annesi Elif Kanderun’un (52), alzheimer hastası olduğu ve ailesinin 2 hafta önce polise kayıp başvurusunda bulunduğu öğrenildi.
Kaza, saat 00.30 sıralarında Gebze-Orhangazi- İzmir Otoyolu Alaşar Mahallesi mevkisinde meydana geldi. İzmir istikametine seyir halinde olan Şeref G. (26) yönetimindeki 46 AJS 600 plakalı şehirlerarası yolcu otobüsü, otoyolda yolun karşısına geçmeye çalışan Elif Kanderun’a çarptı. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ağır yaralı kadın, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla kaldırıldığı BursaŞehir Hastanesi’nde, doktorların müdahalesine rağmen kurtarılamadı.
AİLE 2 HAFTA ÖNCE KAYIP BAŞVURUSUNDA BULUNMUŞ
Elif Kanderun’un Alzheimer hastası olduğu ve 2 hafta önce Osmangazi ilçesi Alemdar Mahallesi’ndeki evinden çıktıktan sonra, kendisinden haber alınamadığı ve ailesinin polise kayıp başvurusunda bulunduğu öğrenildi. 2 çocuk annesi Kanderun, bugün Hamitler Mezarlığı’nda toprağa verildi.
Öte yandan otobüs şoförü Şeref G., ifadesinin ardından sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, eğitim faaliyetleri kapsamında Ferizli Tekstil İşverenler Sendikası Halit Narin Ortaokulu öğrencileriyle bir araya geldi.
Öğrencilere trafikte uyulması gereken kuralları anlatan ekipler, uyuşturucunun zararları hakkında da bilgilendirme yaptı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İsrail ordusuna bağlı işgalci askerler, yerinden edilmiş Lübnanlı kadınların kıyafetlerini giyerek kameralara poz verdi. Fotoğrafa binlerce kullanıcıdan tepki yağdı.
Öte yandan bölgede ateşkes yapılacağı konuşulurken, İsrail ordusu dün Lübnan’ın Baalbek kenti ve çevresindeki köyleri vurdu. İsrail’in gerçekleştirdiği saldırılarda 8’i kadın 19 kişi hayatını kaybetti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Merkez Şafak Mahallesi’nde 7 yaşından beri marangozluk yapan babasının yanında zanaat öğrenen Sima Elhilali, açık öğretimden lise eğitimini de sürdürüyor. Liseyi bitirdiğinde askeri alanda veya hukuk eğitimi almak istediğini söyleyen Elhilali, dükkanda matkap, tutkal vurma, bant ve freze gibi işler yaparken insanların şaşkın bakışlarıyla karşılaştığını belirtti. Elhilali, “Genellikle inşaata babam gidiyor, ben gitmiyorum. Babam diyor ki, ‘Ağır iş olduğu için yapmana gerek yok, başka masaüstü işlerde çalışabilirsin.’ Kadınların bu meslekte daha fazla yer alması gerekiyor. Kadının değdiği her yer güzelleşiyor. Kadınlar ve erkekler birlikte çalışabilir” dedi.
Babasının neredeyse 40 yıldır marangozluk yaptığını anlatan Elhilali, “10 yıldır çocukluğumdan beri buraya gidip geliyorum. Bu meslekte ilerlemek istiyorum. Gelecekte kendi işimin içinde aktif olmak, çalışabilmek istiyorum. Bir kadın olarak bu mesleği bilmek bile yeterli. Meslek, genellikle erkekler tarafından yapıldığı için kadın görünce insanlar şaşırıyor. Genç yaşta insanlara örnek olmak mutluluk veriyor” şeklinde konuştu. – BATMAN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çıldır Mahallesi Orgeneral Mustafa Muğlalı Caddesi’nde ikamet eden T.Y. (44), polis merkezine giderek boşanma aşamasındaki eşi Yasemin Y’yi (50) öldürdüğünü söyleyip teslim oldu.
Eve giden sağlık ve polis ekipleri, kadının yatak odasında darbedilerek ve bıçaklanarak öldürüldüğünü tespit etti. Yasemin Y’nin cenazesi, incelemenin ardından Marmaris Devlet Hastanesi morguna gönderildi.
Çiftin yaklaşık 1 yıldır evli olduğu öğrenildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, kentte cep telefonu kaçakçılığı faaliyetlerini önlemek amacıyla Sivas Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde çalışma yürüttü.
Kaçak yollarla cep telefonu temin edildiği bilgisi alınan 2 iş yerinde arama yapıldı. Aramada, 28 kaçak cep telefonu, 3 kulaklık, 9 şarj kablosu ve 4 şarj adaptörü ele geçirildi.
Ekipler, 2 şüpheli hakkında Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet suçundan yasal işlem yaptı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MİLLİ Savunma Bakanı Yaşar Güler, Türk- Katar Birleşik Müşterek Kuvvet Komutanlığı’nı ziyaret etti.
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Katar’da Deniz Unsur Komutanlığı’nın ardından Türk-Katar Birleşik Müşterek Kuvvet Komutanlığı’na ziyarette bulundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Türkiye ile Senegal arasında farklı alanda önemli işbirliklerini kapsayan 5 anlaşma Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Senegal Cumhurbaşkanı Bassirou Diomaye Diakhar Faye’nin huzurunda imzalandı. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleşen imza töreninin ardından Erdoğan ve Faye ortak basın toplantısı gerçekleştirdi.
Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Senegal Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Şehircilik Alanında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı’na, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Senegal Şehir Planlama, Yerel Yönetimler ve Bölge Planlama Bakanı Balla Moussa Fofana imza attı.
“Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Senegal Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Enerji ve Hidrokarbonlar Alanlarında Mutabakat Zaptı”, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ve Afrika Entegrasyonu ve Dışişleri Bakanı Yassine Fall tarafından imzalandı.
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ve Senegal Tarım, Gıda Egemenliği ve Hayvancılık Bakanı Mabouba Diagne, “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Senegal Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Tarımsal Mekanizasyon Alanında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı”nı imza altına aldı.
“Türkiye Cumhuriyeti Yükseköğretim Kurulu ile Senegal Cumhuriyeti Yükseköğretim, Bilimsel Araştırma ve İnovasyon Bakanlığı Arasında Yükseköğretim Alanında İşbirliğine Yönelik Mutabakat Zaptı”nı da Yükseköğretim Kurulu Başkan Erol Özvar ile Afrika Entegrasyonu ve Dışişleri Bakanı Yassine Fall imzaladı.
Bu kapsamda iki ülke arasındaki “Türkiye Cumhuriyeti ile Senegal Cumhuriyeti Arasında Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Kurulmasına İlişkin Mutabakat Protokolü” ise Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Senegal Cumhurbaşkanı Fay tarafından imzalandı. – ANKARA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çayırhan Termik Santrali ve maden işletmeleri çalışanları, bölgede yaptıkları yürüyüşle termik santral ve maden sahalarının özelleştirilmesine tepkilerini dile getirdi. MADEN-İŞ Sendikası Genel Başkanı Nurettin Akçul, yaptığı açıklamada Türkiye ekonomisi ve madencilik sektörü için kritik öneme sahip Çayırhan Termik Santrali ve maden sahalarının özelleştirilmesi kararının nelere mal olacağını anlatmak ve satışa dur demek için bir araya geldiklerini belirtti. Akçul, “Bu maden işletmesi uzun yıllardır devletin güvenilir eli altında faaliyet göstermektedir. Bu faaliyetlerden de binlerce kişi ekmek yemektedir. Yüzlerce maden emekçisinin bu topraklarda alın teri, madenin her taşında, her kömür parçasında emeği vardır. Bu maden aynı zamanda ülkemizin ortak zenginliğidir, halkımızın malıdır. Ancak bugün bu madenin kapısına özelleştirme adı altında kilit vurulmak istenmektedir. Net olarak ifade etmek istiyorum, bunun adı özelleştirme değil, varlık satışıdır. Ülkemizin geleceğini satmaktır. Emekçilerin ve bu bölgede yaşayan her insanın ekmeğiyle oynamak demektir” dedi.
“Satış sonrası işçileri işten çıkarabilirler”
Akçul, ihale şartnamesinde madencilerin kazanılmış haklarına ilişkin hiçbir maddenin bulunmadığını söyleyerek, “İçeriğini tam olarak bilemiyoruz ancak özelleştirmenin hem madencinin hem de bölge halkının çıkarlarına zarar vereceği aşikardır. Yarın bu satış sonrası maliyetleri düşürmek için işçi haklarını göz ardı edebilirler, işçileri işten çıkarabilirler, mevcut işçi sayısını azaltabilirler. Yani emekçinin emeğini yok sayabilirler. Bu durum çalışanların iş güvencesini ortadan kaldırırken, yerel ekonomiyi de tehdit eder. Özelleştirilen işletmelerde işçi ücretleri düşer, sosyal haklar azalır, bu da bölge halkının yaşam standartlarının düşmesine yol açar. Yani bu sadece madencinin, emekçinin sorunu değil, Çayırhan’ın, Nallıhan’ın, Beypazarı’nın, Ankara’nın, Türkiye’nin sorunudur” ifadelerine yer verdi.
“Çayırhan, Nallıhan ve Beypazarlılar bu kaybın sonuçlarıyla yüzleşmek zorunda kalacak”
Çayırhan kömür işletmelerinin ilklerin yapıldığı ve Türkiye ekonomisi için vazgeçilmez bir değer olduğuna işaret eden Akçul, “Burası Türk madenciliği için örnek teşkil eden bir okuldur. Burada yetişen kalifiye elemanlar, ülkemizin diğer madenlerine transfer edilerek sektördeki işleyişe büyük katkılar sağlamaktadır. İşte bu nedenle Çayırhan’ın ulusal anlamda ne denli önemli bir merkez olduğunu hatırlatmak gerekiyor. Böylesine bir başarı öyküsünün yok sayılmasını asla kabul etmiyoruz. Özelleştirme idaresinin işgüzarlığı, emekçi kardeşlerimizi belirsizliğe terk etmekte, haklarımızı ve geleceğimizi hiçe saymaktadır. Madencinin gelirinin düşmesi, bölge halkı için sadece ekonomik bir kayıp değil, aynı zamanda esnafın kazancının da azalması demektir. Çayırhan, Nallıhan ve Beypazarı gibi yerlerde yaşayan insanlar, bu kaybın sonuçlarıyla yüzleşmek zorunda kalacaklar” şeklinde konuştu.
Akçul, özelleştirme kararlarının kamu yararını gözetmeden alınmaması, kararın çok geç olmadan geri çekilmesi gerektiğini vurguladı.
TES-İŞ Genel Başkanı İrfan Kabaloğlu ise, maden işletmesi ve termik santral işçileriyle birlikte Nallıhan, Çayırhan ve Beypazarı halkının da bu eyleme destek vermesi gerektiğini dile getirdi. Gelişmiş ülkelerin birçok sektörü devletleştirmeye çalıştığını aktaran Kabaoğlu, Türkiye’de de enerji ve maden işletmelerinin özelleştirilmemesi gerektiğini kaydetti. – ANKARA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Alınan kararı Eskişehir Valiliği duyurdu. Eskişehir Büyükşehir Belediye BaşkanlığıUlaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME) tarafından; otomobil (M1)-(M1G), minibüs (M2), kamyonet (N1)-(NGT) ve panelvan (N1) türü araçlar için hız limitleri saatte 82 kilometre olarak belirlendi. Kamyon, çekici (N2)-(N3), otobüs (M2)-(M3) ve L3, L4, L5 VE L7 sınıfı motosiklet türü araçlar için ise hız limitleri saatte 70 kilometre olarak kararlaştırıldı. Bahsi geçen kararın 1 Kasım 2024 tarihi itibariyle uygulamaya başlanacağı duyuruldu.
Açıklamada ayrıca, “Vatandaşlarımızın can ve mal güvenliklerinin sağlanmasının önceliğimiz olduğunu, sürücülerimizin yasal hız sınırları başta olmak üzere trafik kurallarına uymaları gerektiği hususunu hatırlatırız” ifadelerine yer verildi. – ESKİŞEHİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, İmranlı ilçesi ve köylerinde “uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti” ile tarihi eser kaçakçılığına yönelik operasyon düzenledi.
Eş zamanlı olarak 6 ayrı adreste arama yapan ekipler, iklimlendirme tertibatı, 250 gram esrar, 5 gram kenevir tohumu, 3 kubar esrar öğütücü aparatı, hassas terazi, 3 ruhsatsız tabanca, 7 ruhsatsız av tüfeği, 113 tabanca mühimmatı, 15 av tüfeği fişeği, 48 tarihi eser niteliği taşıyan sikke ve obje ile 3 arama dedektörü ele geçirdi.
Operasyonda gözaltına alınan 7 şüpheliden 4’ü çıkarıldığı mahkemece tutuklanırken, 2 şüpheli adli kontrol şartıyla, 1 şüpheli ise ifadesinin ardından salıverildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Hizbullah’tan yapılan açıklamada, Hizbullah Şura Konseyi’nin Naim Kasım’ı yeni Genel Sekreter olarak seçtiği belirtildi.

Naim Kasım daha önce Hizbullah Genel Sekreter Yardımcılığı görevini yürütüyordu. Hizbullah lideri Hasan Nasrallah, İsrail ordusunun 27 Eylül’de Beyrut’a düzenlediği hava saldırılarında hayatını kaybetmişti.


“DİRENİŞ YENİLMEYECEK”
Naim Kasım yaptığı son konuşmada İsrail’e yönelik saldırıların meşru olduğunu belirterek, “İsraillilere söylüyorum. Çözüm saldırıları durdurmak. Çözüm ateşkes. Ateşkesten sonra İsrailli yerleşimciler kuzeye dönebilir” ifadelerini kullanmıştı.

İsrail’in Lübnan ve Gazze’deki saldırılarına devam etmesi durumunda kuzeydeki 2 milyondan fazla İsraillinin sürekli bir tehdit altında olacağını vurgulayan Kasım, “Direniş yenilmeyecek çünkü bu toprakların sahibi onlar. Onurlu bir şekilde savaşacak ve ölecekler. Zafer sabırla gelecek” demişti.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>

“ALAN SARP VE YOL ULAŞIMI YOK”
Devam eden yangınla ilgili açıklama yapan Vali Ömer Faruk Coşkun, orman yangınına bütün kurum ve kuruluşların etkili şekilde müdahale ettiklerini belirterek, “Yangının çıktığı alan oldukça sarp ve yol ulaşımı yok. Yangın mahalli çok sarp ve kayalık bir bölge. Dolayısıyla bu müdahaleyi zorlaştırıyor. Bu dediğimiz bölgelerde çoğunlukla yol yok. Yani özellikle arasözlerin ulaşımı noktasında ciddi sıkıntılar söz konusuydu. Tabii ilk günden itibaren arkadaşlarımız iş makineleriyle, dozerlerle, kırıcılarda bu bölgelere yol açtılar. Bir çok bölgede yeni yol açıldı ve arazözlerle yerden müdahale imkanına kavuşuldu. Ancak bizi zorlayan arazi şartları; yani buradaki mevcut arazi şartları bizim müdahalemizi çok zorlaştırmaktadır. Ancak ona rağmen her türlü imkanımızı seferber ederek ve yol açarak müdahale etmeye çalışıyoruz. Gün boyunca havadan 7 helikopter, karadan ise bini aşan personel ve orman gönüllüsüyle yangına müdahale devam ediliyor. İnşallah temennimiz bir an önce yangını kontrol altına almak. Bütün kurumlarımızın hedefi bu. Malum hava şartları ve özellikle nem noktasında diğer hususlarda biraz sıkıntılı ama inşallah bütün bunlara rağmen bütün bu çalışmalarla birlikte inşallah önümüzdeki süreçte yangını kontrol altına almayı hedefliyoruz.” dedi.

“13 DAKİKA SONRA İLK MÜDAHALE YAPILDI”
Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey ise özellikle iklim değişikliğinin olumsuz etkileriyle birlikte her geçen yıl orman yangını riskinin daha da artarak devam ettiğini belirterek, “Bu konuda tabii biz iklim şartlarını kısa sürede değiştiremeyeceğimize göre durumumuzu kendi imkanlarımızı ve kabiliyetlerimizi buna göre değiştirmemiz, ayarlamamız gerekiyor. Biz de Orman Genel Müdürlüğü olarak her geçen gün 185 yıllık tecrübemizi gelişen bütün teknolojileri, bilimsel gereklilikleri yerine getirerek adapte oluyoruz ve kendimizi bu şekilde hazırlıyoruz. Tabii bütün bunlara rağmen maalesef istenmese de hiçbirimiz istemesek de orman yangınları da meydana geliyor. Buradaki yangın ihbarının yapılmasının ardından 13 dakika sonra ilk müdahale yapıldı. Arazi çok sarp ve kayalık; bu bizim yangına müdahaledeki en önemli unsur olan arazözlerimizin yangına müdahalesini maalesef kısıtlı hale getirdi. Bununla birlikte tabii arazi şartlarını değiştiremeyeceğimiz için biz tedbirlerimizi buna göre alarak hemen iş makinalarıyla yangına ulaşabilmek için yol yapım çalışmalarına başladık. Şu an itibariyle 7 ayrı noktadan iş makinalarıyla yaptığımız yollarda arasözlerle müdahale ederek yangını kontrol altına almak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Hava araçlarının da bu yangında kullanıldığını biliyorsunuz.” ifadelerini kullandı.

“YANGIN ÖRTÜ YANGINI”
Denizli’deki yangının örtü yangını olduğunu ifade eden Karacabey, “Bu sahadaki ağaç türünün kabuğu kalın olan karaçam ağaç türü olması hasebiyle ağaçların tepelerinde yanma olmadığı için yüzde 90 oranında bu sahadaki ağaçların hayatiyetini devam ettireceğini ifade etmek istiyorum. Örtü yangını olduğunu ifade ettik. Hava araçları da çalışıyor. Ancak hava araçları daha çok tepe yangını diye ifade ettiğimiz yangınlarda tepedeki yangını yere indirip, yerdeki ekiplerin müdahalesine imkan tanıyan araçlardır. Dünyanın hiç bir yerinde sırf hava araçlarıyla yangın söndürülemez. İnsanın ayakta bile durmakta güçlük çektiği bu ortamda her türlü olumsuzluğa rağmen geceli gündüzlü arkadaşlarımızla birlikte biz, yangını kontrol altına alabilmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Arazinin kayalık ve çok sarp olması nedeniyle yol yapım çalışmaları zorlaşıyor. Biz pes etmiyoruz, mücadelemize devam ediyoruz, yılmıyoruz, yılmayacağız. Yol açma çalışmalarını sürdürerek yangının şu an için iyiye giden çalışmaları daha iyiye götürüp, bir an önce kontrol altına alabilmek için yol yapım çalışmalarıyla birlikte arazözlerimizden hortum çekerek de yangını kısa sürede kontrol altına almak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Sahanın tamamındaki ağaçlar yanmadı. Sanırım ormanın tümü yanmadığı için bir rakam telaffuz etmek çok sağlıklı olmayacak. Yangının 400 hektara yakın bir alan, dıştan dışa yakın bir alanda etkili olduğunu söyleyebiliriz. Yangının başından itibaren biz yangının şu ana kadar herhangi bir yerleşim yerini tehdit etmediğini özellikle vurguladık. Şu ana kadar da çok şükür insan canı bakımından herhangi bir zayiat yok. Yangında rahatsızlanan arkadaşlarımız ve gönüllülerin haricinde vatandaşlarımızın canıyla ilgili sıkıntı çok şükür yok.” dedi.


Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Körfez Gençlerbirliği Spor Kulübü güreş sporcuları, Yıldızlar Türkiye ve Okullar Arası Türkiye Şampiyonaları için hazırlıklarına ara vermeden devam ediyor. Yağlı güreş sezonunun kapanmasının ardından minder güreş liglerinin başlamasına az bir zaman kala güreşçilerin hazırlıkları da sürüyor. Körfez Gençlerbirliği SK güreş takımları antrenörler Veysel Şirin ve Levent Gürbüz nezaretinde haftanın 4 günü 60 sporcunun katılımıyla Körfez Çok Amaçlı Spor Salonu’nda yapılıyor. Teknik, taktik ve kondisyon olarak çalışan Körfezli güreşçiler minik, yıldız ve gençler minder güreşçileri olarak ekipler halinde hazırlanıyor. – KOCAELİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Amedspor, 27 Ekim Pazar günü sahasında Pendikspor ile oynanması planlanan karşılaşmanın stadyum zeminin futbol oynamaya elverişli olmaması sebebiyle Iğdır’a alınması için TFF heyetine başvuruda bulundu. Yapılan görüşmelerin ardından Amedspor yönetimi, maçın Iğdır Şehir Stadyumu’na alındığını duyurdu. Trendyol 1. Lig’in 10. hafta mücadelesi olan bu karşılaşmanın saati ise henüz kesinleşmedi. Maç saatinin ilerleyen günlerde açıklanması bekleniyor. – IĞDIR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>FIBA Kadınlar EuroLeague B Grubu’nda mücadele eden ÇBK Mersin, Avrupa’da kazanmaya devam ediyor. FIBA Kadınlar EuroLeague’e Fransa temsilcisi Bourges’i deplasmanda 77-66 yenerek galibiyetle başlayan ÇBK Mersin, sahasında oynadığı ikinci hafta mücadelesinde ise Çekya’nın Zabiny Brno ekibini 88-74’lük skorla mağlup ederek ikinci galibiyetine ulaştı. Yunan temsilcisi Olympiakos’u da Natasha Howard’ın 35 sayı kaydettiği karşılaşmada 81-67’lik skorla geçen Mersin temsilcisi, bu galibiyetle Avrupa’da 3’te 3 yaptı.
ÇBK Mersin iki kulvarda da iddiasını sürdürmek istiyor
Kadınlar Basketbol Süper Ligi’nde 26 Ekim Cumartesi günü BOTAŞ’ı ağırlayacak olan ÇBK Mersin, 29 Ekim Salı günü de FIBA Kadınlar EuroLeague dördüncü haftasında ilk maçta yendiği Fransa’nın Bourges takımı ile sahasında mücadele edecek. Her iki kulvarda da iddiasını sürdürmek isteyen ÇBK Mersin, taraftarların da desteğiyle iki maçtan galibiyetle ayrılmak istiyor. – MERSİN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Gölbaşı Kaymakamlığı tarafından organize edilen koşu, kapsamında katılımcılar birinci olmak için mücadele etti.
Yarışın startını vererek tüm katılımcılara başarılar dileyen Kaymakam Tarık BuğraSeyhan, yarışmada derece elde öğrencileri tebrik etti ve ödüllerini 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın da vereceklerini belirtti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kayseri Şeker Mustafa Kılıç Süper Amatör Küme’de 2024-2025 sezonu 20 Ekim’de başladı. A ve B Grubu’nda oynanan 7 maçla 1. hafta geride kalırken, 2. hafta müsabakaları ise 27 Ekim Pazar günü oynanacak. 2. haftada oynanacak olan 7 karşılaşma 5 farklı sahada oynanacak. A ve B Gruplarında bir birinden önemli maçların oynanacağı 2. hafta öncesi takımları son çalışmalarını yaparak maç saatini beklemeye başlayacak. Kayseri Şeker Mustafa Kılıç Süper Amatör Küme’de 2. hafta maç programı şu şekilde;
27 Ekim Pazar – Argıncık Stadı 1 Nolu Saha
14.00 1966 Turanspor-Argıncıkspor
16.00 İsmail Okumuş FK-Amaratspor
27 Ekim Pazar – Argıncık Stadı 2 Nolu Saha
14.00 Kayserigücü FK- Özvatan Belediyespor
16.00 Kayseri Atletikspor- Hacılar Erciyesspor
27 Ekim Pazar Erkilet Stadı 1 Nolu Saha
15.00 Kayseri Şekerspor-Kayseri Döğerspor
27 Ekim Pazar – Erkilet Stadı 2 Nolu Saha
15.00 Kayseri Esen Metal SK-Erciyes Esen Makina FK
27 Ekim Pazar – Tomarza İlçe Stadı
13.00 Tomarza Belediyespor- Kocasinan Şimşekspor – KAYSERİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kocaelisporlu futbolcular Mesut Can Tunalı ile Furkan Gedik, Tüysüzler mahallesinde bulunan Şehit Öğretmen Erkan Aydın İlköğretim Okulu’nda öğrenciler ile buluştu. Tüysüzler Mahalle Muhtarı Songül Yalçın ve okul müdürü Hamza Şahin’in karşıladığı oyuncular ile Kocaelispor Organizasyon Müdürü Mehmet Açık yoğun ilgiyle karşılandı.
Öğrenciler, ‘Yeşil-Siyah Şampiyon Kocaelispor’ tezahüratları ile futbolcuları karşıladı. Organizasyonda futbolcular, miniklere çeşitli hediyeler verdi. Okul müdürü Hamza Şahin ve Tüysüzler Mahalle Muhtarı Songül Yalçın, organizasyona katılan Kocaelisporlu futbolculara teşekkür etti. – KOCAELİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bozüyük Merkez Kapalı Spor Salonu’nda oynanan karşılaşmayı İlçe Kaymakamı Adem Öztürk, Belediye Başkanı Mehmet Talat Bakkalcıoğlu, Kent Konseyi Başkanı Nermin Nalbantoğlu, takıma sponsor olan fabrika yöneticileri, teknik ekipler, takım taraftarları ve voleybolsever Bozüyüklüler ilgi ile izledi. Bozüyük Belediye Başkanı Mehmet Talat Bakkalcıoğlu’da maç öncesinde “Bizim Kızlar”a başarılar diledi. Yoğun bir seyirci katılımı ile oynanan maçta taraftarlar maç boyunca tezahüratlarıyla takıma destek verdi. Oldukça heyecanlı geçen maçın ilk setini (21-25) kaybeden “Bizim Kızlar” 2. ve 3. seti (25-23), son seti de (25-21) alarak maçı 3-1 kazandı.
Maç bitiminde Kaymakam Adem Öztürk ve Belediye Başkanı Mehmet Talat Bakkalcıoğlu sahaya inerek “Bizim Kızlar”ı ve teknik ekibi tebrik ettiler. Başkan Bakkalcıoğlu ayrıca takımın başarılarının devamını diledi ve seyircilere takıma verdikleri destek nedeniyle teşekkür etti. – BİLECİK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İzmir’in plajları, festivalleri ve eşsiz Ege lezzetlerinin yer aldığı Çeşme’de Veloturk Gran Fondo rüzgarı esecek. Çocukları karne hediyesi olarak bisikletleriyle buluşturabilmeyi amaçlayan amatör yol bisiklet yarışı, spor ile sosyal farkındalık oluşturacak. “Bir Çocuk Gülerse Dünya Güler” projesine destek olmak için bisikletseverleri bir araya getiren Veloturk Gran Fondo Çeşme, bu sene 8. kez Çeşme’de 2-3 Kasım tarihlerinde gerçekleşecek.
Çeşme Kaymakamlığı ve Çeşme Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenecek yarış; Gençlik ve Spor Bakanlığı, İzmir Valiliği ve Bisiklet Federasyonu destekleri ile gerçekleşecek. Gran Fondo World Tour takvimine dahil edilen ve dünya şampiyonalarına puan veren Veloturk Gran Fondo Çeşme bu yıl da yerli ve birçok ülkeden yabancı sporcu katılım sağlayacak.
Nefesleri kesen parkurlar olacak
Üç ayrı güzergahtan oluşan amatör yol bisikleti yarışı Veloturk Gran Fondo Çeşme’de katılımcılar 91K, 67K ve 41K’lık parkurlarda kıyasıya mücadele verecek. Organizasyon UCI ve Türkiye Bisiklet Federasyonu yönetmeliklerine göre düzenlenecek.
Çeşme merkezden başlayarak adayı turlayan 91K’lık Salcano parkuru, saat 08.00’de start alacak. 1500 metrenin üzerinde bir tırmanışla pedal basacak sporcular kıyasıya mücadelenin ardından Çeşme merkezde finişi görecekler.
67K’lık Hybrid parkuru Çeşme merkezden start alacak ve aynı yerde son bulacak. 777 metrenin üzerinde bir tırmanışa sahip olan parkurda saat 08.30’da başlayacak.
41K’lık Çeşme parkurunda ise yine Çeşme merkezden start alacak. 382 metrenin üzerinde toplam tırmanışın ardından yarış, Çeşme şehir merkezinde sona erecek.
Kategoriler
Veloturk Gran Fondo Çeşme, 4 ayrı kategoride koşulacak. Yarışta erkeklerde; Genç Erkek (16-17) (Hybrid ve Çeşme parkurunda) Elit Erkek (18-34), Master Erkek (35-39), Master Erkek (40-44), Master Erkek (45-49), Master Erkek (50-54), Master Erkek (55-59), Master Erkek (60-64), Master Erkek (65+), Genel Klasman ve PRO Kategori (Genel Klasman), kadınlarda; Genç Kadın (16-17) (Yalnızca HYBRID parkurunda), Elit Kadın (18-34), Master Kadın (35-39), Master Kadın (40-44), Master Kadın (45-49), Master Kadın (50-54), Master Kadın (55-59), Master Kadın (60-64), Master Kadın (65+), Genel Klasman ve PRO Kategori (Genel Klasman), pro kategoride son 2 yıl içerisinde UCI puanı kazanmış sporcular ile bisiklet ya da triatlon federasyonu milli takımında ya da UCI’a kayıtlı bisiklet takımında yer alan sporcular, Hybrid parkurunda yer alan paralimpik kategorinin B – Genel Klasmanında görme engelli sporcular 2 kişilik tandem bisikletleri ile önde gören arkada ise görme engelli sporcunun katılımı ile C – Genel Klasmanında normal bisiklet kullanabilen ampute, uzuv kısalığı veya fonksiyonunu tam olarak yerine getiremeyen uzuv, hafif serebral palsi gibi engeli olan sporcular yer alacak.
41K’lık Çeşme parkuru ise sadece genel klasmanda koşulacak. – İZMİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Gençlik ve Spor Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, minik karateciler antrenörler eşliğinde her geçen geçen gün ustalaşıyor.
Mimar Sinan Spor Salonunda çalışmalarını sürdüren sporcular, kendini savunmayı öğrenirken disiplin, özgüven ve mücadele ruhunu da kazanıyor.
Öğrenciler Musabeyli korusunda spor yaptı
Lalaşahinpaşa ilk ve orta okulu öğrencileri Musabeyli Korusu Mesire Alanı’nda spor yaptı.
İl Gençlik ve Spor Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, öğrenciler ve öğretmenler doğayla iç içe bir gün geçirirken çeşitli oyunlar, spor aktiviteleri ve kültürel etkinliklerle dolu keyifli anlar yaşandı.
Öğrenciler birlik ve beraberliği güçlendiren bu etkinlikte doğanın tadını da çıkardı.
Raşit Efendi İlkokulunda Pilav Günü etkinliği yapıldı
Keşan ilçesindeki Raşit Efendi İlkokulunda Pilav Günü etkinliği düzenlendi.
Belediyeden yapılan açıklamaya göre, Keşan Belediye Başkan Vekili Rasim Ergene ve belediye yetkilileri etkinliğe katıldı.
Öğrencilerin talep ve önerilerini dinleyen Ergene, ülkenin geleceği gençlerin fikirlerinin çok önemli olduğunu kaydetti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“NEDEN ÇEKİYORSUN ACABA?”
Etkinliğin haberini yapan haber siteleri arasında yer alan 61 saat de muhabirini etkinliğe gönderdi. Gazetenin muhabiri konuşmalar sırasında Zehra Güneş’i kayda almaya başladığı anlarda Zehra’dan tepki gördü.
Güneş,”Neden fotoğraf çekiyorsunuz acaba” diyerek tepkisini dile getirdi. Muhabirin “Gazeteciyim” yanıtı vermesinin ardından ise önüne dönerek etkinliği takip etmeye kaldığı yerden devam etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>UEFA Avrupa Ligi 3. haftasında Galatasaray evinde oynadığı Elfsborg ile ilk kez Avrupa kupalarında karşılaştı. Sarı-kırmızılılar ayrıca bu maçla birlikte İsveç takımlarıyla da 8. karşılaşmasına çıktı ve 2. galibiyetini elde etti. Aslan diğer mücadelelerde 2 beraberlik, 4 yenilgi almıştı.
Sahadan 4-3’lük skorla galip ayrılan Galatasaray bu sonuçla birlikte 48 yıl sonra bir İsveç takımını mağlup etmeyi başardı. Sarı-kırmızılılar, daha önce İsveç temsilcilerine karşı tek galibiyetini 15 Eylül 1976 tarihinde deplasmanda AIK takımını 2-1’lik skorla yenerek almıştı.
Cimbom bu müsabaka öncesinde İsveç’ten; Östersund, Helsingborg, Göteborg ve AIK takımlarıyla oynamıştı. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KAZAN – İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Tataristan Cumhuriyeti’nin başkenti Kazan’da 16’ncısı düzenlenen BRICS Liderler Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, “ABD’nin bağımsız ülkeleri kontrol etmek için doları bir silah ve yaptırım aracı olarak kullanmasına izin verilmemeli. Bu konuda BRICS üyesi ülkeler ortak hareket edebilir” dedi.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Rusya Federasyonu’na bağlı Tataristan Cumhuriyeti’nin başkenti Kazan’da 16’ncısı düzenlenen BRICS Liderler Zirvesi’nde konuştu. BRICS’in bölgesel gelişmeler karşısında daha fazla rol alması gerektiğini belirten Pezeşkiyan, “İsrail ordusu Gazze’den tamamen geri çekilmeli ve Lübnan’ı da kapsayacak ateşkes ilan edilmelidir. Bölgeye insani yardımlar ulaştırılarak, Filistinli ve Lübnanlı mültecilerin yerleşim yerlerine dönmeleri sağlanmalıdır” ifadelerini kullandı.
BRICS’in önemine ve dünya siyasetinde alacağı role değinen Pezeşkiyan, ABD yönetiminin başını çektiği tek kutuplu dünya sistemine karşı bağımsız ülkelerin ortak hareket etmesi gerektiğini söyledi. Pezeşkiyan, “BRICS’e üye ülkelerin ekonomik ve ticari iş birliğinin arttırılması konusunda daha hızlı hareket etmeleri gerekiyor. ABD’nin bağımsız ülkeleri kontrol etmek için doları bir silah ve yaptırım aracı olarak kullanmasına izin verilmemeli. Bu konuda BRICS üyesi ülkeler ortak hareket edebilir” şeklinde konuştu.
“Doların egemenliği sona ermeli”
Uluslararası ticarette dolar egemenliğinin sona erdirilmesi gerektiğini kaydeden Pezeşkiyan, BRICS’in doların gücünü zayıflatacak ve ulusal para birimlerini devreye koyacak bir kuruluş olarak ön plana çıkabileceğini söyledi. Pezeşkiyan, “BRICS üyesi ülkelerin enerji, gıda ve diğer malların en büyük üreticileri ve tüketicileri olmaları, ayrıca önemli ulaşım ve transit hatlarına sahip olmaları, ulusal para birimlerinin kullanımını kolaylaştırmaktadır” dedi.
BRICS bünyesinde kurulan Yeni Kalkınma Bankası’nın güçlendirilmesi gerektiğini belirten Pezeşkiyan, “Gelişmiş kuzey ülkeleri, elde ettikleri teknolojik gelişmeleri güney ülkeleri ile paylaşmıyor. Bu nedenle tecrübe ve bilgi paylaşımı yapılarak ortak yatırımlarla yeni teknolojilere ulaşmak için adımlar atılmalıdır. Ayrıca yeni üyeler kabul edilerek, BRICS kapsamında sermaye artırımı sağlanmalı ve üye ülkelerin altyapı çalışmalarına destek verilmelidir” ifadelerini kullandı.
BRICS, 2006 yılında Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin tarafından kuruldu. 2011 yılında ise Güney Afrika birliğe katıldı. Bu yıl 1 Ocak’ta Mısır, İran, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve Etiyopya gruba tam üye oldu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Buharkent Kaymakamlığı’ndan yapılan açıklamada, “Mülki İdare Amirleri Atama Kararnamesi ile ilçemize atanan, Kaymakam Abdullah Emre Özefe, ilçemizdeki görevine 23.10.2024 tarihi itibariyle başlamıştır” denildi. – AYDIN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, terör saldırısına yönelik Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatıldığını açıkladı. Terör Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturmada, 1 Başsavcı Vekili ve 8 Cumhuriyet savcısı görevlendirildi.
YAYIN YASAĞI VERİLDİ
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Ebubekir Şahin, terör saldırısı sonrasında mahkeme tarafından yayın yasağı kararı alındığını bildirdi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz “TUSAŞ yerleşkesine yönelik hain terör saldırısını lanetliyorum. Hain terör saldırısı, Türkiye’nin savunma sanayisindeki başarıları hedef almıştır.” dedi.
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş’tan “Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) Ankara Kahramankazan tesislerine yapılan menfur saldırıda can veren şehitlerimize Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum.” mesajı geldi.
ÖZGÜR ÖZEL TERÖRÜ LANETLEDİ
TBMM Başkanvekili Celal Adan, saldırıya ilişkin “Bu hain terör saldırısını kınıyoruz. Hiçbir terör eylemi ülkemizi yolundan döndüremez. Döktükleri kanda da boğulacaklardır.” diye konuştu.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel de, terör saldırısını lanetleyerek “Ankara Kahramankazan’da TUSAŞ tesislerine yönelik olarak gerçekleştirilen terör saldırısını lanetliyorum. Saldırıda şehit olan yurttaşlarımıza Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar, milletimize başsağlığı diliyorum. Terörü kimden ve nereden gelirse gelsin lanetliyorum.” dedi.
FATİH KACIR “ASLA GERİ ADIM ATMAYACAĞIZ”
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu da sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:
“Ülkemizin savunma sanayi alanında önemli kurumlarından biri olan TUSAŞ’ta gerçekleşen alçak terör saldırısını lanetliyorum. Şehitlerimize Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar; ailelerine ve aziz milletimize sabır diliyorum. Ülkemizin birliğini, güvenliğini ve geleceğini tehdit eden Türkiye düşmanı teröristlere karşı son ana kadar mücadelemizi sürdüreceğimizi bir kere daha ifade ediyorum. Cenab-ı Allah bu aziz vatanımızı tüm tehlikelerden korusun.”
BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, terör saldırısına ilişkin, “Türkiye’nin savunma sanayisindeki ilerleyişini durduracaklarını zannedenler asla başaramayacaklardır.” ifadesini kullandı.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Savunma sanayisinden, Milli Teknoloji Hamlesi yolculuğundan asla geri adım atmayacağız. Milli Teknoloji Hamlesi ve milli savunma sanayisi tam bağımsız Türkiye’nin anahtarıdır.” ifadesini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, “Türk savunma sanayisinin lokomotif kuruluşlarından olan TUSAŞ’a yönelik düzenlenen terör eylemi; ülkemizin bekasını, milletimizin huzurunu ve tam bağımsız Türkiye idealimizin timsali olan savunma atılımlarımızı hedef alan alçakça bir saldırıdır” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Türk savunma sanayisinin lokomotif kuruluşlarından olan TUSAŞ’a yönelik düzenlenen terör eylemi; ülkemizin bekasını, milletimizin huzurunu ve tam bağımsız Türkiye idealimizin timsali olan savunma atılımlarımızı hedef alan alçakça bir saldırıdır. Terör eyleminin ilk anından itibaren güvenlik kuvvetlerimiz olaya süratle müdahalede bulunmuş ve teröristleri etkisiz hale getirmiştir.
Milletimiz şunu bilsin ki Türkiye’ye uzanan kirli eller mutlaka kırılacak; güvenliğimize kasteden hiçbir yapı, hiçbir terör örgütü, hiçbir şer odağı emellerine ulaşamayacaktır. Her türlü terör tehdidiyle ve destekçileriyle mücadelemiz azimle, kararlılıkla ve çok boyutlu bir şekilde devam edecektir. Kalleş terör eyleminde şehit olan kardeşlerimize Allah’tan rahmet niyaz ediyor, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Savunma sanayimizin gurur kaynağı TUSAŞ’ımızın fedakar çalışanlarına ve milletimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DIŞİŞLERİ Bakanı Hakan Fidan, TUSAŞ’a yönelik gerçekleştirilen terör saldırısına ilişkin, “İçeride ve dışarıda, tüm terör unsurlarıyla ve onları besleyen güçlerle mücadelemizi azimle sürdüreceğiz” dedi.
Bakan Fidan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ” Ankara’da, TUSAŞ’a yönelik gerçekleştirilen alçak terör saldırısında şehit olan kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifa diliyorum. İçeride ve dışarıda, tüm terör unsurlarıyla ve onları besleyen güçlerle mücadelemizi azimle sürdüreceğiz. Önümüzdeki dönemde de milli savunma yeteneklerimizi güçlendirmeye devam edecek, Türkiye’yi hedef alan odaklar ve vekillerinin ülkemiz üzerindeki emellerine ulaşmalarına asla izin vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TBMM Genel Kurulunda, Ankara’nın Kahramankazan ilçesindeki Türk HavacılıkUzay Sanayi A.Ş.’ye (TUSAŞ) yönelik gerçekleştirilen terör saldırısı ele alındı.
TBMM Genel Kurulu, ‘Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ni görüşmek üzere Meclis Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı. Genel Kurulda, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) Lübnan’daki görev süresinin 1 yıl uzatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı Tezkeresi görüşmeleri sürerken, Meclis Başkanvekili Celal Adan söz aldı. Adan, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın TUSAŞ’a yönelik terör saldırısıyla ilgili sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayı okudu ve birleşime ara verdi. Genel Kurul, aranın ardından yeniden toplandı. Meclis Başkanvekili Celal Adan, “Bu hain terör saldırısını kınıyoruz. Şehitlerimize başsağlığı, yaralılarımız için Allah’tan şifa diliyoruz. Hiçbir terör eylemi ülkemizi yolundan döndüremez, döktükleri kanda da boğulacaklardır” ifadelerini kullandı.
SP’Lİ ÖZDAĞ: TERÖRE KARŞI HEP BİRLİKTE OLMAK MECBURİYETİNDEYİZ
Saadet Partisi (SP) Grup Başkanı Selçuk Özdağ, TUSAŞ’a yapılan saldırıyı kınayarak, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurulduğu andan itibaren zaman zaman darbelerle, zaman zaman çatışmalarla, sağ- sol kavgalarıyla, zaman zaman kamplaşma ve kutuplaşmalarımızı, ötekileştirmeleri ön plana çıkararak, çoğu zaman da terör örgütleriyle vekalet savaşları yaptırarak Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ekonomik olarak kalkınmasını, milletleşmesini ve aynı zamanda demokrasiyi içselleştirmesini önlemek istediler. Egemen güçler burada güçlü bir Türkiye Cumhuriyeti Devleti istemiyorlar; ekonomisi, sanayisi, demokrasisi, insan hakları güçlü, hukukun üstünlüğünü istemiyorlar. Bunlara karşı, teröre karşı hep beraber, birlikte olmak mecburiyetindeyiz. Kimden gelirse gelsin, nereden gelirse gelsin, kesinlikle, hep beraber, 85 milyon Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak eğer teröre karşı birlikte mücadele edersek, birlikte karşı çıkarsak Türkiye’de çok rahat bir şekilde huzurlu ortamları inşa edebiliriz. Aksi takdirde Türkiye, çok ciddi ve ağır bedeller öder” diye konuştu.
İYİ PARTİLİ ÇÖMEZ: TERÖRDEN MEDET UMANLARA LANET OLSUN
İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez ise “Grup olarak terör örgütünü, arkasındaki iradeyi, bundan medet umanları şiddetle ve lanetle kınıyoruz. Allah bu ülkenin birliğini, beraberliğini, huzurunu sonsuza dek muhafaza etsin. Hangi enstrümanı kullanırlarsa kullansınlar, arkalarına hangi gücü alırlarsa alsınlar, ne yapmak isterlerse istesinler terör, bu güzel ülkede asla bizim huzurumuzu bozamayacak ve biz bir ve beraber olarak, güçlü olarak Türkiye’yi aydınlık günlere taşıyacağız. Allah birliğimizi, beraberliğimizi bozmasın, dostluğumuzu kardeşliğimizi bozmasın ve terörden medet uman bütün çevrelere lanet olsun” dedi.
MHP’Lİ AKÇAY: BÜTÜN TERÖR ÖRGÜTLERİ VE TERÖRİSTLER YOK EDİLECEK
Terör saldırısı ile ilgili resmi makamların takip edilmesi gerektiğini söyleyen MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay da “Birtakım kara propaganda ve dezenformasyon mecralarının iddialarına asla itibar edilmemesini özellikle istirham ediyoruz. Bu saldırılar Türkiye üzerine habis emelleri olan güçlerin terör örgütlerini kullanarak yaptığı saldırılardır. Türkiye Cumhuriyeti güçlüdür ve terörle mücadelemiz de kararlı ve sebatlı bir şekilde devam etmektedir. Asıl olan, ülke olarak, millet olarak ay yıldızlı bayrağımızın altında birlik ve beraberlik içinde kenetli olmamızdır. Saflarımızı sık tutarak Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı bütün tehdit ve tehlikeleri sezerek, sürekli uyanık ve tedbirli olma lüzumumuz vardır. Fakat eninde sonunda Türkiye Cumhuriyeti, Türk milleti ve ülkemiz bu mücadeleden galip gelecektir. Bütün terör örgütleri ve teröristler de berhava edilecektir, yok edilecektir” değerlendirmesinde bulundu.
DEM PARTİLİ TEMELLİ: PROVAKASYON HER TARAFINDAN BELLİ
DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli de insanların hayatlarını kaybetmesinden ötürü üzgün olduklarını kaydederek, “Tabii, sadece bu olaya bu olay kapsamında bakmamak gerekiyor. Bu ülkede kaç gündür, son birkaç haftadır aslında çok önemli bir tartışma sürdürülüyor. Bu tartışmaların çok çok büyük bir kısmı Türkiye toplumunun beklentilerine yanıt veriyor çünkü uzun süredir Türkiye toplumu bu savaş, şiddet, bu ölümlerden kurtulmak isterken böyle bir olayla karşılaşıyoruz. Zamanlaması manidardır, provokasyon her tarafından belli olmaktadır. Dolayısıyla da bu tür şeylere karşı halkın, toplumun beklentisi olan, barış içinde bir arada yaşama beklentisine ısrarla, inatla yanıt vermek zorundayız. Geç kaldığımız her adım aslında işte bu yitip giden canlara mal olmaktadır. Dolayısıyla ben bu olayı bir kez daha kınıyorum” ifadelerini kullandı.
CHP’Lİ EMİR: TERÖRİZMİ LANETLİYORUZ
Saldırı nedeniyle sarsıldıklarını ifade eden CHP Grup Başkanvekili Murat Emir ise “Soğukkanlı, sağduyulu olmamız gereken saatlerdeyiz. Umuyorum ki daha fazla şehidimiz, daha fazla yaralımız olmadan güvenlik güçlerimiz bir an evvel bu çatışmaları sonlandırırlar ve teröristler en sert şekilde cezalandırılır. Teröre, terörizme asla boyun eğmeyeceğiz. En sert şekilde nereden gelirse gelsin terörizmi lanetliyoruz ve Türkiye Cumhuriyeti’nin eninde sonunda teröristlerle hesaplaşacağını ve terörizme asla boyun eğmeyeceğini Yüce Meclisimizden bir kez daha ifade ediyoruz” diye konuştu.
AK PARTİLİ ZENGİN: ZAMANLAMASI MANİDAR
AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin de terör saldırısının Türkiye’nin gündemini sarstığını dile getirerek, “Türkiye adına hepimiz üzgünüz ve başsağlığı diliyorum. Şehitlerimiz var; ümit ediyorum sayıları artmaz. Yaralılarımız var, onlara da acil şifalar diliyorum. Bütün Türkiye takip ediyor çünkü TUSAŞ çok önemli bir kurumumuz. Uçak sanayisi üzerine 1973’te kurulmuş bir kuruluş, Türkiye’nin savunma sanayisinde dışa bağımlılığına son vermek için kurulmuş ve son yıllarda da özellikle önemi artan çok önemli bir kuruluşumuz. Son derece başarılı gençlerin, Türkiye’nin en parlak mühendislerinin çalıştığı bir kuruluş. Ben de zamanlamasını çok manidar buluyorum. Bu terör örgütünü, yapanları muhakkak Türkiye Cumhuriyeti bulacak, yakalayacak. Onları bulmak kadar bunların arkasındaki yapılar; neden bugün, neden TUSAŞ, bununla alakalı bütün bu soruların cevaplanması Türkiye’nin geleceğine dair çok önemli diye düşünüyorum. Bugün burada ne kadar tartışırsak tartışalım, bütün siyasi partilerin aynı anda aynı hissiyat içerisinde buluşarak terörü kınamasını, lanetlemesini ve aynı zamanda da Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak Türkiye’nin barışına dair bütün sorumluluğu ve yapması gerekene dair bir anlamda taahhüt olarak bu birlikteliğin altını çizmesini bugün şu anda Türkiye için çok anlamlı bulduğumu belirtiyorum” dedi.
TEZKERE ÜZERİNE GÖRÜŞMELER DEVAM EDİYOR
Grup başkanvekillerinin konuşmalarının ardından tezkere üzerindeki görüşmelere devam ediliyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Kürtlerin yaşadığı sorunlar sadece bir kişinin Meclis’te konuşmasıyla değil, 86 milyonun temsilcilerinin parlamentoda oturmasıyla, konuşmasıyla, demokratik siyasetin önünün açılmasıyla ve kurulacak masaya 86 milyonun oturmasıyla çözülecektir” dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, bir dizi ziyaret ve programlara katılmak üzere geldiği Diyarbakır’da, bir otelde, kentteki kadın sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle buluştu. Toplantıya CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, CHP Kadın Kolları Genel Başkanı ve Osmaniye Milletvekili Asu Kaya, CHP İl Başkanı İsmail Akyıl, İl Kadın kolları Başkanı Güler Koçyiğit ile kadın sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. Toplantının ardından açıklamalarda bulunan Özel, ilk adımın kadına yönelik şiddetin engellenmesiyle başlanması gerektiğini ifade ederek, şöyle konuştu:
“Dün akşam saatlerinde Kayapınar’da sokak ortasında Evin Demirtaş isimli bir kadın daha katledildi. Bundan duyduğumuz derin üzüntüyü ve başsağlığı duygularımızı ifade ederek söze başlamak isterim ve 2024 yılında bu 321’inci kadın cinayeti oldu, resmi kayıtlara geçmiş olan. Daha geçtiğimiz günlerde Adana’da bir günde 5 kadın cinayeti işlendiğini ve kadın cinayetlerinin kartopu gibi artarak devam ettiğini, tüm mücadeleye, iyi niyetli çabalara rağmen içerdiği sistemik sorunlar yüzünden bu noktaya geldiğinizin altını çizmek isterim. Malum, Sayın Demirtaş ile Edirne Kapalı Cezaevinde bir çalışma gerçekleştirdik. Öncesinde bu toplantının gündemi için hazırlık ziyaretleri olmuştu, karşılıklı olarak avukatlar ve Sezgin Bey aracılığıyla. Orada kendi gündemimizin başına kadına karşı şiddeti koymuştuk. Ziyaret öncesi avukatları eliyle de kamuyla paylaşacağı bir çağrı metnini ilk olarak bana ulaştırmıştı. O çağrı metnindeki çağrı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, bana ve tüm siyasi liderlere ve sırasıyla Türkiye’de kamu gücü kullanan ya da sivil toplumu temsil eden tüm başkanlara yönelikti ve kadına karşı şiddet için, içimizdeki erkekle yüzleşmek ve devamında sorumluluk almayı tartışan ve İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasının karşı taraftaki yarattığı, katillere ve şiddete başvuranlarda yarattığı cesareti gören bir metindi ve buna karşı bir duruş sergileyen, kısa veya orta vadeli yapılması gerekenleri ifade eden bir metindi. O metin kamuoyunca da malum, ilk metni almış kişi olarak orada da ifade ettim ama burada, Diyarbakır’da, o çağrı metninin her kelimesine katıldığımı ve altını imzaladığımı aynı şekilde bu konuda ilk adımı kadına karşı şiddetten atmamız gerektiğini bir kez daha sabah da konuştuk, şimdi de ifade ediyorum. Tabii biz STK’lardan gelen arkadaşlarımızla hem Türkiye’nin dünden beri iyice belirginleşen ve Diyarbakır’da da gündemleşen ana konuyu konuştuk ama yoksulluk herkesi vuruyor, kırılgan grupları daha çok vuruyor. Doğu, Güneydoğu’daki kadınları en çok vuruyor”
’31 MART BİR SON VE ZAFER ANI DEĞİL, BİR BAŞKANLIK, BİR BAŞLANGIÇ VE SORUMLULUK ANI’
Konuşmasında, sonraki ilk genel seçimde ‘Türkiye İttifakı’nın iktidar olacağına inandıklarını belirten Özel, ” Cumhuriyet Halk Partisi, 31 Mart’ta da çok önemli bir başarı elde ederek Türkiye’nin birinci partisi oldu. Cumhuriyet Halk Partisi Türkiye’nin kurucu partisidir. Cumhuriyet Halk Partisi, son 47 yıldır seçimlerden birinci parti çıkamazken, 31 Mart’ta yüzde 38 gibi bir oy oranıyla Türkiye’de 413 belediye başkanlığını, bugün Türkiye’de 413 belediyeyi yöneten belediye başkanlıklarını kazanarak çok önemli bir başarı elde etti. Biz o güçlüyü ifade etmiştik, tekrar edeyim. Biz bunu bir zafer değil, bir sorumluluk olarak omuzlarımızda hissediyoruz. Verilen oyların içinde Cumhuriyet Halk Partisi’nin klasik tabanının dışında, çağrıda bulunduğumuz Türkiye İttifakı vardır. Bu oyunun içinde, sosyal demokratların yanında muhafazakar demokratlar, milliyetçi demokratlar ve Kürt demokratlar vardır. Bu tüm demokratların bir araya gelip ortaya çıkardıkları büyük seçim başarısını bundan sonra yapılacak ilk genel seçimlerde ‘Türkiye İttifakı’nın iktidar yaparak, Türkiye’nin birikmiş bütün sorunlarının çözme noktasında bir ortak iadeye dönüştürmenin ve bunu demokratik siyasetin önünü, Türkiye’de siyaseti olması gibi demokratikleştiren bir büyük adım olacağına inancımız var. 31 Mart’ın bir son ve zafer anı değil, bir başkanlık, bir başlangıç ve sorumluluk anı olarak ifade ettiğimizi gördüğümüzü ifade etmek isterim” diye konuştu.
‘NARİN CİNAYETİNDE İDDİANAMEDE BİLMEDİĞİMİZ HİÇBİR ŞEY YOK’
Özel, Bağlar ilçesinde kaybolduktan 19 gün sonra cansız bedeni bulunan Narin Güran cinayetine ilişkin şunları söyledi:
“Biz bugünkü toplantıda İstanbul Sözleşmesi’nden aslında çıkılmadığını, Meclis’in oy birliğiyle girdiği bir sözleşmeden bir kişinin tek imzasıyla çıkılamayacağını, sorumluluğun devam ettiğini, hukuki süreçlerin devam ettiğini ve bu konuda daha dirençli, hep birlikte mücadele edilmesi gerektiğini ifade ettik. İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılması her ne kadar 6284 duruyorsa da devlet bütün ihtişamıyla, bütün caydırıcılığıyla kadınların arkasından çıkmıştır. Katillere ve şiddet uygulayanlara demiştir ki, ‘Eskisi kadar kararlı değiliz’, ‘Siz anladınız dediğimi’ demiştir. Onlar da anlamıştır. Kadınların arkasından, çocukların arkasından devleti çekerseniz karşısındaki canilere cesaret verirsiniz. O yüzden rakamlara kimsenin şaşırmaması gerekir. Dün akşam yine Diyarbakır’dayken biz 14 sayfalık bir iddianame gördük ama içinde bir şey göremedik maalesef. Narin evladımız katledildi. İddianamede 4 kişi müştereken Narin’i öldürmekle suçlanıyor. Anne, amca, ağabey ve itirafçı komşu ama cinayeti kimin işlediği yok. Cinayet işlenirken orada bulunduğu söylenen kardeşin 2 arkadaşının hakkında bir şey yok. Bu cinayetin işlenme sebebi, işlenmesinden önce ne oldu da bu cinayet işlendi? Bir anne, bir amca, bir kardeş, 6 yaşında bir sabiyi, bir kızı neden katlettiler, bu yok. Bilmediğimiz hiçbir şey yok maalesef. Son zamanlarda toplumsal infial uyandıran bütün davalarda olduğu gibi ya da toplumda merak uyandıran tüm konularda olduğu gibi, yasama olsun, yürütme olsun ve yargı olsun, topluma bilmediğimiz hiçbir şeyi söylememeye devam ediyor. Biz davayı çok yakından takip edeceğiz. Gündemde tutacağız. En ciddi dayanışmayı bu salonda bulunan kadın örgütlerinin yöneticileriyle ve tüm üyeleriyle göstererek bu işin peşini bırakmayacağız. Ama AK Parti’li milletvekilinin 60 gün önce bildiğini dün akşam saatlerine kadar savcı bilmediğini kağıda derç ediyorsa, burada bir tuhaflık var. Burada ittifak kurulmuş. Geçmişi karanlık, geleceğe de kaygı veren bir siyasi yapının kollandığı meselesini görmezden gelemeyiz.”
‘ÖNEMLİ BİR EŞİKTEYİZ’
Özgür Özel, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin açıklamalarıyla önemli bir eşikte olduklarını ifade ederek, “Şimdi herkes neyin ne olduğunu anlamaya çalışıyor ama meseleye şuradan bakıyoruz; eğer Sayın Bahçeli’nin söylediği söz ‘Bir kişinin özgürlüğü, bir kişiye af, ona verilecek bir kürsü, oradan söylenecek bir söz, lağvolacak bir örgüt ve her şey tamamdır’ ise maalesef hiçbir şey tamam değildir o anlamda. Son söyleyeceğimi baştan bir kez daha söylüyorum. Cumhuriyet Halk Partisi, barışa giden, annelerin gözyaşını durdurmaya yönelik olan, şehit gelmesine, çatışmalar olmasına ve Türkiye’nin gelişimine engel olan, bu sürecin tamamlanması, bitmesi, ortadan kalkması için, terörün durması için, terör örgütünün ortadan kalkması için Türkiye’nin 86 milyon birden barış içinde kucaklaşabilmesi için atılacak her adımı da önemsiyor ve engel olmayacak. Kimin sözü varsa da kıymetlidir, söylesin. Ama şu söz söylenmesin; ‘Türkiye’de Kürt sorunu yoktur, bir sorun vardır, onu da birisi konuşunca bitecektir’. O zaman işte şu noktaya geliyorsunuz; bu masayı, Diyarbakır’daki kadınların sorunlarını, bu masayı daha da genişleyerek Diyarbakır’daki Kürtlerin sorunlarını, Türkiye’deki 26 milyon Kürt’ün sorununu yok sayıyorsunuz. O zaman aslında ‘İyi bir şey yapayım’ derken hepimizi çok daha kötü bir şeye razı etmeye çalışıyorsunuz. Bunu kabul etmek mümkün değil. Kürt sorunu vardır, tam da şuradadır Kürt sorunu. Kürt sorununun olup olmadığına Kürtler karar verir, devlet karar veremez. ‘Büyük devlet karar vermiş, küçük devlet de dün ilan etmiş’ gibi görünüyor. Onların demesiyle Kürt sorunu bitmez, aksine onlar böyle dedikçe derinleşir. O yüzden Kürtlerin sorunları, Kürtler ‘Sorunum kalmadı’ diyene kadar vardır ve çözülmesi gerekir. Birisine ‘Senin sorunun yok’ demek, otoriterliktir. Demokrasilerde, o birisi ‘Sorunum yok’ diyene kadar sorunu var demektir. Biz de bununla ilgili elimizden gelen her türlü katkıyı ifade etmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
‘ANAYASA ÇİĞNEYENLERLE BİR ANAYASA YAPMAYIZ’
Terörün tüm Türkiye’nin sorunu olduğunu ifade eden Özel, şöyle konuştu:
“Ülkemizin bütün vatandaşlarımızın istediğini konuşabildiği, istediği dilde konuşabildiği, kamuda temsil edildiği, siyaset yapma haklarının olduğu, ayrıştırılmadığı, hukuki öngörülebilirliğin olduğu bir ülke olana kadar, Cumhuriyet Halk Partisi sosyal demokrat bir parti olma sorumluluğuyla, çalışmaya ve mücadele etmeye devam edecektir. Terörün varlığı tüm Türkiye’nin sorunudur ama Kürtlerin sorunları da sadece Kürtlerin değil tüm Türkiye’nin sorunudur. Bu 2 sorunun eş zamanlı olarak çözülmedikten sonra bu 2 sorun birbirini doğurmaya devam edecektir. Bunun olmaması için biz Diyarbakır’daki iyi niyeti, Diyarbakır’daki umudu görüyoruz ama Diyarbakır’daki endişeyi sabah yaptığımız toplantıda da kaydettik. Çünkü bir kez daha bir süreç yürütülürse, bir kez daha bir umut ve bir kez daha başarısızlık, geçen sefer ne acılar yaşattıysa çok daha fazlasını yaşatabilir. Bu sebepten dolayı son derece dikkatli olmak durumundayız. Kürtlerin yaşadığı sorunlar sadece bir kişinin Meclis’te konuşmasıyla değil, 86 milyonun temsilcilerinin parlamentoda oturmasıyla, konuşmasıyla, demokratik siyasetin önünün açılmasıyla ve kurulacak masaya 86 milyonun oturmasıyla çözülecektir. Bugün Cumhur İttifakı’nın Kürtlerin sorunlarını görmediği, gündemine almadığı, alelacele bir şeyler yapmaya çalıştığı süreç son derece riskler, tehlikeler barındırmaktadır. Bir yandan bir sorunu çözeceğiz derken hangi sorunun çözülmeye çalışıldığı konusunda değişmeler vardır. Kürt sorununu yok sayıp bir sorunu çözenlerin, Erdoğan’ın sorununu çözmek üzere bir süreç yürüttüklerini ilişkin endişeler hızla bertaraf edilmelidir. Cumhuriyet Halk Partisi olarak da daha önce farklı vesilelerle kamuoyu önünde açık biçimde Meclis Başkanı ağzıyla Sayın Erdoğan’ın çağrısıyla, sivil anayasa söylemiyle davet edildiğimiz anayasa masasına oturmadık. Bütün antidemokratik tavırlardan vazgeçilmedikçe, Anayasa Mahkemesi kararları, AİHM kararları kabul edilmedikçe, yani anayasanın en ufak virgülüne kadar tam sadakat göstermedikçe, biz anayasa çiğneyenlerle bir anayasa yapmayız. Bu yüzden ‘Öyle yaptık olmadı, böyle yaptık olmadı, CHP Kürt sorununa duyarlı, o sorunu çözecekmiş gibi yapıp CHP’yi masaya böyle sokabilir miyiz?’ diyorsa, niyet buysa, biz o oyuna gelmeyiz. Sonuç olarak kapalı kapılar ardında, ‘Biz yaptık oldu’ diyen anlayışı değil, Kürtlerin yaşadığı sorunları gören, çözme iradesi gösteren, önerileri ortaya koyan ve zemini 86 milyonun temsilcilerin olduğu Meclis’te kuran bir anlayışı savunuyoruz. Bu ülkede yaşayan herkesin, Türklerin de Kürtlerin de geleceği yalnızca sivil demokratik siyasetten geçer. Doğru yol budur, biz bu noktada üzerimize düşen ne varsa bunu yapacağız. Buna katkı koymak, risk almak, haklı haksız tüm eleştirilere muhatap olmak dahildir. Dün ifade ettiğimiz sözü bir daha ifade edelim. Devlet Bey, beklenmedik bir şey söyleyince beklenmedik bir şeyi de ben söyleyeyim size. ‘Kürtlere devlet vadediyorum’ dedim, cümlenin buraya kadarki kısmından bile medet uman bir kötücül akıl var. Ben Kürtlere, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin eşit, ayrımsız, kendilerini tamamen mensubu ve sahibi hissettikleri, 86 milyonla birlikte eşit vatandaşlığı iliklerine, kemiklerine kadar hissettikleri, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bizlerle birlikte sahibi olmalarına teklif ediyorum. Bu noktaya geldiğimizde zaten bütün sorunlar çözülecek. Bu noktada geçen gün Sayın Demirtaş’la da mutabıktık, bugün kadın STK’larıyla da mutabıkız. Yarın görüştüğümüz tüm Kürtlerle de bu bölgenin insanlarıyla da mutabık olacağız.”
‘TAHİR ELÇİ CİNAYETİNİN TÜM YÖNLERİYLE ORTAYA ÇIKARILACAĞI GÜNE KADAR TAKİPÇİSİYİZ’
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, sabah saatlerinde sivil toplum kuruluşlarının kadın temsilcileriyle yaptığı toplantının ardından, Sur ilçesindeki Gazi Caddesi’ni parti otobüsüyle şehir turu atıp, vatandaşları selamladı. Tarihi 4 Ayaklı Minare’ye geçerek esnafı ziyaret eden Özel, Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’nin yaşamını yitirdiği yere kırmızı karanfiller bıraktı. Özel’e, Tahir Elçi’nin eşi Türkan Elçi de eşlik etti.
Burada konuşan Özel, Tahir Elçi olayının açıklığa kavuşturulması konusunda beklentilerin boş çıktığını belirterek, “Arkadaşlar, çok duygusal bir anda ve çok duygusal bir yerdeyiz. Bir yanımızda Türkan Elçi, onun hayat arkadaşı Tahir Elçi, bir yanımızda Sezgin Tanrıkulu, kendisi baro başkanıyken baroda birlikte çalıştıkları ve o anda burada Diyarbakır Baro Başkanı sıfatıyla Diyarbakır için, kent için ve Diyarbakırlılar için bir basın açıklaması yaparken katledilmişti. Bütün süreci Türkan Hanım ile birlikte Türkiye’nin dört bir yanından CHP örgütleri ve tüm sivil toplum kuruluşları tarafından takip edildi. Ancak biliyorsunuz olayın açıklığa kavuşturulmasına yönelik bütün beklentiler boş çıktı. Bir gün bu cinayetin de tüm yönleriyle ortaya çıkarılacağı güne kadar takipçisi olmaya devam edeceğiz. Tahir Elçi’nin hatırasının önünde saygıyla eğiliyoruz. Onun şahsında Diyarbakır’da kardeşlik için, hukukun üstünlüğü için, eşitlik için mücadele ederken, hayatını kaybetmiş olan herkesi ve Tahir Elçi’yi bir kez daha rahmetle ve minnetle anıyorum” dedi.
‘HÜKÜMETİ SAMİMİYETE DAVET EDİYORUZ’
Diyarbakır’a siyasi çıkar sağlamak için gelmediklerini belirten Özel, toplumsal barış için üzerlerine ne düşüyorsa yapacaklarını ifade ederek, “Cumhuriyet Halk Partisi’ne olan ilginin katbekat artmış olduğunu memnuiyetle görüyorum. Bunun için ilin milletvekiline, biraz önce eşinin katledildiği yere çiçek koyduğumuz Sayın Türkan Elçi’ye, il ve ilçe başkanlarımıza teşekkür ediyoruz. Diyarbakır, Cumhuriyet Halk Partisi’ni bağrına basıyor. Bu çok önemli. Bunun çok farklı sebepleri var. Ancak Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz buraya siyasi çıkar odaklı değil gerçekten buraya toplumsal barışın sağlanması için üzerimize ne düşüyorsa onu yapmak üzere, yani oy toplamak, oy kazanmak maksadıyla değil. Türkiye’nin şu an seçim gündemi yokken çok kolay şekilde çok popülist politikalarla bugün iktidar ne diyor? Tam tersini söyleyerek, oy toplanabilecek, tırnak içerisinde söylüyorum ‘Görece verimli bir alan’ varken, biz son derece yapıcı bir yerden hükümeti samimiyete davet ediyoruz. Burada sokaklarda gördüğümüz aynı kaygılar var. ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin yaklaşımının inanılmaz destek gördüğünü görüyoruz. Bunu takip etmekten büyük memnuniyet duyuyorum. Üzerimize düşeni fazlasıyla yapacağız” diye konuştu.
‘TOPLUMSAL BARIŞI SAVUNUYORUZ’
Özel, CHP’nin Türkiye’nin birinci partisi olduğunu belirterek, “Bir zamanlar ‘Ankara’nın doğusuna, Sivas’ın doğusuna gidilemez’ denen partinin 7 bölgede belediyeleri var. İlerde de 7 bölgeden aldığı destekle sadece partisini değil, Türkiye’nin mağdurları, mazlumlarını iktidar yapacak. Biz Türkiye ittifakını yani sosyal demokratların yanında partimizdeki muhafazakar demokratları, milliyetçi demokratları ve elbette Kürt demokratları ile birlikte kucaklayan bir anlayışa sahibiz. Toplumsal barışı savunuyoruz. Bizim için üzerimize ne düşüyorsa yapıyoruz. Bu da Diyarbakır’da ciddi karşılık görmüş görünüyor” dedi.
‘BURADAN GERİ ADIM OLMAMASI LAZIM’
Kürtlerin toprak değil, eşit vatandaş olma taleplerinin olduğunu belirten Özel, şöyle konuştu:
“Ülkedeki bir meselenin sorun olup olmadığına, otokratik düzenlerde ülkeyi yönetenler karar verir, demokratik düzenlerde sorunun sahibi karar verir. Bugün maalesef, Erdoğan da Bahçeli de ‘Kürt sorunu yoktur’ diyorlar. Oysaki Diyarbakır’a gelince görüyorsunuz, Kürt sorunu vardır. Kürklerin en başta demokratik katılım sorunu vardır. Bizim memleketlerimizde belediye başkanı seçilebilirken, bu memleketin 2019’da seçilmiş belediye başkanı Selçuk Mızraklı, halkın doktoru 5 yıldır cezaevinde tutuluyor. Bu sürece de kayyım niyetiyle başladılar. Van’da mazbatayı ikinciye vereceklerdi. Birinci parti olmanın da gücüyle orada kararlı bir duruş gösterdik. Hakkari’de kayyım atadılar ona itirazı hep beraber yükselttik. Bu insanların bir kere demokratik temsil sorunları var. Özgürlüklerle ilgili, hak ihlalleriyle ilgili sorunları var. Bir de en yakın bir şekilde hissettikleri yoksulluk sorunu var. Hepsinin çözümü toplumsal barıştan, Türkiye’nin 86 milyonuyla kucaklaşmasından ve ileriye doğru bir hamle yapmasından geçiyor. Birbiriyle uğraşmasından değil. Biz bu anlamda ‘Kürt sorunu yoktur’ demiyoruz. Kürtler, ‘Sorunlarımız çözüldü’ diyene kadar vardır. Ayrıca ben dün de söyledim. ‘Ben size devlet vaat ediyorum’ diye. Kürtlerin bir ayrılma talebi yok, toprak talebi yok. Kürtlerin, bu devletin sahibi olma, bizimle birlikte eşit vatandaş olma talebi var. Benim Manisa’daki komşum olan Türklerin eşit vatandaşlıkla ilgili bir sıkıntıları yok. Ama bu bölgedeki insanların aldıkları hizmet, seçtiklerine hürmet, kendilerinin demokratik haklarını kullanma yaklaşımları açısından baktığımızda ciddi sorunlar var. Bu yüzden herkes kendini eşit ve mutlu hissedene kadar, bu sorun çözülsün diye elimizden geleni yapmaya, elimizi taşın altına koymaya devam edeceğiz. Eğer Türkiye’nin en önemli sorununu çözmek için adım atıyorlarsa buradan geri adım olmaması lazım. Ama Tayyip Erdoğan’ın sorununu çözmek için bir hazırlık yapıyorlarsa ve bu insanların bu kadar samimi duygularını kullanarak Tayyip Erdoğan için bir hazırlık yapıyorlarsa orada da bir adım ileri atamazlar.”
HABER: Gıyasettin TETİK-Seyfettin EKEN- Selim KAYA/DİYARBAKIR,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, BRICS Zirvesi’ndeki temasları kapsamında, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüştü.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, BRICS Zirvesi kapsamında Rusya Devlet Başkanı Putin ile bir araya geldi. Putin, zirvenin düzenlendiği Kazan EXPO’daki görüşmenin basına açık kısmında TUSAŞ’a yapılan terör saldırısını kınayarak, taziye dileklerini iletti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, BRICS Zirvesi Genişletilmiş Liderler Oturumu’na daveti ve ev sahipliği için Putin’e teşekkür etti, Astana’daki görüşmenin ardından Putin ile yeniden bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Putin’in, TUSAŞ’a yönelik terör saldırısında hayatını kaybedenler için taziye dileklerine teşekkür eden Erdoğan, “4 şehidimiz var, 14 yaralımız var. Bu menfur terör saldırısını lanetliyor, şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Dışişleri Bakanınız 3+3 Bölgesel İşbirliği Platformu vesilesiyle Cuma günü İstanbul’daydı. Artık siz değerli dostumu da en kısa zamanda Türkiye’de görelim istiyorum. Banka ödemelerindeki sıkıntıların çözülmesine yönelik çabalar sürüyor. Bu hususta bir mekanizma tesis edilmesi maksadıyla Hazine ve Maliye bakanlıklarımız, Merkez Bankalarımız temas halinde. Ticaret bakanlıklarımız arasında da bir kurumlar arası çalışma başlatıldı. Yaptırım kapsamında yer almayan, ticari açıdan risk arz etmeyen ürünlerden oluşan bir listeyi geçen hafta heyetinize ilettik. Liste üzerinde mutabık kalınmasının ardından ödemeler için nasıl bir platform geliştirileceğine odaklanılacak” diye konuştu.
Bugünkü toplantının çok önemli olduğunu belirten Putin, “Ticari ve ekonomik işbirliğimiz gelişmeye devam ediyor. Geçen sene ticaret hacmimiz 55 milyar dolardı. Bu yılın ilk 8 ayında yüzde 6,2 artış gösterdi. Türk iş dünyası da burada makine ve otomotiv sanayisine önemli yatırımlar yaptı. Geçen sene boru hatları üzerinde 20,5 milyar metreküp doğal gaz sevk edildi. Doğal gaz merkezi üzerinde çalışmalar devam ediyor” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, TUSAŞ’a yönelik terör saldırısına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Aksakal, “Savunma sanayimizin kalbi olarak kabul ettiğimiz TUSAŞ’a yönelik gerçekleştirilen terör saldırısını nefretle, şiddetle kınıyor ve lanetliyorum. Zamanlaması itibarıyla manidar olduğu açıkça ortadadır. Olayda, bu saldırıda şehit olan kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum. Allah güvenlik güçlerimizi korusun diyorum. Devletimiz güçlüdür, bu melaneti mutlaka bertaraf edecektir. Milletimizin başı sağ olsun” ifadesini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Firari FETÖ’cü Hakan Şükür, terörist Fetullah Gülen’in ölüm haberi sonrası örgütteki ilk satışı gerçekleştiren isimlerden biri oldu. Terörist Gülen için ülkesini satan Hakan Şükür, Gülen’in adını bile anamadan bir mesaj yayınladı. Şükür’ün yayınladığı mesaj sosyal medyanın gündemleri arasında yer aldı.

TERÖRİST FETULLAH GÜLEN ÖLDÜ
Türk Milleti’nin bütünlüğüne kast ederek 15 Temmuz 2016’da hain bir darbe girişimi planlayan ve 252 vatandaşımızı şehit ettiren Fetullah Gülen isimli terörist öldü. ABD’de ölen FETÖ elebaşı Fetullah Gülen vatansız kaldı.

FİRARİ FETÖ’CÜ HAKAN ŞÜKÜR JET HIZIYLA SATTI
Terörist Fetullah Gülen’in ölümü sonrası gözler firari FETÖ’cülere çevrildi. Vatandaşlar, Gülen’in ölümü sonrası sevinç mesajları atarken, firari FETÖ’cülerin bir kısmı üzüntü mesajları paylaşırken, bir kısmı örgütü motive edecek mesajlar paylaştı.
Bir kısım FETÖ’cü ise şimdiden terörist Fetullah Gülen’i sattı. Onların başında da terörist Gülen uğruna ülkesini satan Hakan Şükür yer aldı.
Şükür, taziye mesajında terörist Fetullah Gülen’in ismini bile anmadı.

“ALLAH KİM NE HAK ETTİYSE HAKKINI VERECEKTİR”
Firari FETÖ’cü Hakan Şükür’ün mesajı şöyle:
Allah kim ne hakkettiyse hakkını verecektir. Ne eksik ne fazla. Herkes sıfatlarından ayrılmış olarak o teraziye çıkacak; çırılçıplak. Ölüm hak. Her canlı ölümü tadacak. Tatmayacakmış gibi yaşayanlar bile. Allah rahmeti ve Adaleti ile muamele etsin herkese..
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM'deki haftalık grup toplantısında, gündeme ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Siyasetteki 'çözüm süreci' tartışmasına tepki gösteren Bahçeli, "Türkiye Cumhuriyeti'nin terörle müzakeresi, görüşmesi, meritking yeni giriş anlaşma yolları araması, yeni süreçlerin çabası sadece ve sadece terör örgütünün değirmene su taşımaktır" dedi.
Açıklamasının devamında PKK terör örgütünün elebaşı Abdullah Öcalan'a Öcalan'a çağrı yapan Bahçeli, " Türkiye'ye getirilirken 'her türlü hizmete hazırım' diyen terörist başı buyursun terörün bittiğini, örgütünün tasfiye edileceğini tek taraflı ilan etsin" ifadelerini kullandı.
Meclis'teki kapalı İsrail oturumuna ilişkin konuşan ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel'i hedef alan Bahçeli, "Meclis'te yapılan kapalı oturumdan sonra Özgür Bey'in açıklamaları büyük bir hezeyandır. CHP'nin baktığı yer milli bir bakış değildir" diye konuştu.
Anayasa'nın 3. maddesini hedef alan Numan Kurtulmuş'a sert sözler sarfeden meritking giriş Bahçeli, "Devlet millettir, millet de devlettir. Devlet, ülkesi ve milletiyle bir ve bütündür. İkisini birbirinden ayırmak, ayrı değerlendirmek, zaman zaman da çatıştırmak fahiş bir yanlış olmanın yanı sıra devlet onurunu hazmedemeyen nevzuhur demokrat yobazların handikap ve hüsranıdır. Devleti milletten ayırmak, milleti devletten ayrıştırmak su katılmamış bölücülüktür ve çok tehlikelidir" dedi.
DEM Parti Grubu ile tokalaşması ile ilgili de konuşan Bahçeli, "Uzattığım el, meritking güncel giriş hesapsız bir eldir. Uzattığım el, samimi ve iyi niyetli bir eldir. Uzattığım el, Türkiye'de birleşelim, Türk milletinde kenetlenelim tebliğidir. Günlerdir uzattığım elden farklı sonuçlar çıkarıp uyduruk yorumlar yapanlar elbette yanılgının ve yanlışın pençesine düşmüştür. Elimi vatan, millet ve devlet için uzattığımı, dışarıda sert rüzgarlar eserken içimizde barışsever ve hoşgörülü bir havanın olmasını gönülden istediğimi herkesin bilmesinde yarar olacaktır. Biz elimizi bir süreç için değil, kardeşlik ve kaderdaşlık için uzatırız" şeklinde konuştu.
]]>Sürücüsü ve plakası henüz belirlenemeyen yolcu otobüsü, Cumhuriyet köyü mevkisinde şarampole devrildi.
İhbar üzerine kaza yerine sağlık, AFAD, itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi.
Kazada yaralanan otobüsteki 21 kişi, Afyonkarahisar’daki hastanelere kaldırıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Son 50 yılda görülme sıklığı iki katından fazla artan meme kanseri, her 8 kadından birinin karşılaştığı bir risk haline geldi. Türkiye’de, dünya ortalamasından 10 yıl daha erken yaşlarda ortaya çıkabilen meme kanseri, toplumda yaygınlaşan bir sağlık sorunu olarak öne çıkıyor. UEDAŞ’ın Pembe Lambalar Projesi ise erken teşhisin hayat kurtarıcı rolüne dikkat çekmek amacıyla her yıl Ekim ayında sokakları pembeye büründürerek toplumsal farkındalık oluşturmaya devam ediyor. Proje, bu yıl ONKODAY iş birliğiyle hayata geçirilirken, aydınlatma direklerine eklenen pembe çalar saatler erken teşhis için “Geç Kalma” mesajına vurgu yaptı.
Bursa, Balıkesir, Çanakkale ve Yalova’da 5 milyonun üzerinde nüfusa kesintisiz enerji sağlayan UEDAŞ, 2017’den bu yana sürdürdüğü “Pembe Lambalar Projesi” ile meme kanseri hakkında farkındalık oluşturuyor. Bu yıl ONKODAY (Uludağ Onkoloji Dayanışma Derneği) iş birliğiyle gerçekleştirilen proje yeni bir boyut kazanarak, erken teşhisin önemini vurgulayan pembe çalar saatlerle desteklendi. Her yıl Ekim ayında hayata geçirilen proje, dünya genelinde her sekiz kadından birinin karşılaşabileceği meme kanserine dikkat çekiyor ve erken teşhisin hayat kurtarıcı etkisine dair toplumsal farkındalığı artırıyor. UEDAŞ’ın toplumsal sorumluluk anlayışını gözler önüne seren Pembe Lambalar Projesi, her yıl farklı kadın dernekleriyle yapılan iş birlikleri sayesinde daha da güçlenerek kadın sağlığı konusunda bilinç oluşturmayı sürdürüyor.
Her Ekim, erken teşhis için pembe ışıklar yanıyor
Meme kanserinde erken teşhisin hayati önemine dikkat çeken UEDAŞ Genel Müdürü Gökay Fatih Danacı, “7 yılı aşkın süredir Pembe Lambalar Projesi ile Ekim aylarında şehirlerimizi meme kanserine karşı bilinçlendirme amacıyla pembe ışıklarla donatıyoruz. Kadınlarda en sık görülen kanser türlerinden biri olan meme kanseri, her yıl dünyada milyonlarca yeni vaka ile ciddi bir sağlık sorunu olmaya devam ediyor. Proje kapsamında erken tanının yaşamı kurtarma potansiyelini gündelik hayata taşıyoruz. Türkiye’de meme kanserinin dünya genelindeki ortalama yaş sınırından yaklaşık on yıl daha önce görüldüğünü göz önüne aldığımızda, farkındalığın yaygınlaşması büyük bir önem taşıyor. Bu sebeple bu yıl ONKODAY ile güçlerimizi birleştirerek, Pembe Lambalar projemiz ve şehrin uğrak noktalarındaki aydınlatma direklerimize yerleştirdiğimiz çalar saatlerle meme kanser riskine dikkat çekmeyi, farkındalığı arttırmayı hedefledik. Kadınların sağlıkla dolu bir yaşam sürebilmesi için, farkındalığı artırmak ve tarama oranlarını yükseltmek adına bu projeye kararlılıkla devam ediyoruz” dedi.
Erken teşhisin gücünü topluma hatırlatıyoruz
Projenin sadece görsel bir etki oluşturmakla kalmadığını, aynı zamanda sağlık bilincini güçlendirdiğini belirten Onkoday Yönetim Kurulu Üyesi Ülkü Şimşek, “Bu projeyle, kadınların meme kanserine karşı bilinçlenmelerini ve düzenli taramaların ne kadar önemli olduğunu hatırlatıyoruz. Farkındalık çalışmaları sayesinde kadınlar, erken teşhisin getirdiği tedavi avantajlarından haberdar oluyor. Ayrıca, pembe ışıklarla şehirde oluşturulan bu güçlü semboller, herkesin aklında meme kanseri konusunda kalıcı bir iz bırakıyor. ONKODAY olarak, toplum sağlığını iyileştirecek her projede var olmaktan gurur duyuyoruz ve UEDAŞ ile yürüttüğümüz bu farkındalık projesinin geniş kitlelere ulaşmasını amaçlıyoruz” açıklamasında bulundu. – BURSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Valilikten yapılan açıklamaya göre, Narkotik Suçlarla Mücadele Şube ekipleri, Bitlis Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde uyuşturucu satıcılarına yönelik operasyon düzenledi.
Özel harekat timlerinin de desteğiyle 8 Ekim’de Bitlis merkez, Tatvan ve Ahlat ilçeleri ile Burdur’da yapılan eş zamanlı operasyonlarda 9 şüpheli gözaltına alındı.
Polisteki işlemlerin ardından cumhuriyet savcılığına sevk edilen 9 şüpheli, çıkarıldıkları hakimlikçe tutuklandı.
Şüphelilerin ikametlerindeki aramalarda, 142,4 gram sentetik uyuşturucu, 55 uyuşturucu hap, yarı otomatik tüfek ve ruhsatsız tabanca ele geçirildi.
Dosya kapsamında 22 şüpheli hakkında da işlem yapıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DÜŞÜK riskini artıran faktörlere dikkat çeken Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Aslıhan Alp Öztürk, “Gebelerin kontrolsüz diyabet, hipertansiyon, tiroit ve hormonal bozukluklar gibi devam eden bir sağlık sorunları varsa, düşük yapma riski artmaktadır. ‘Yetersiz serviks’ olarak da adlandırılan bazı rahim rahatsızlıkları veya zayıf rahim ağzı dokuları, düşük yapma olasılığını artırabilir. Sigara içen kişilerin düşük yapma riski sigara içmeyenlere göre daha yüksektir. Kafein veya alkolün yoğun kullanımı da riski artırır” dedi.
İAÜ VM Medical Park Florya Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Aslıhan Alp Öztürk, düşük konusunda açıklamalarda bulundu. Düşüğün 20’nci haftadan önce gebeliğin ani olarak sonlanması olduğunu belirten Op. Dr. Aslıhan Alp Öztürk, “Bilinen gebeliklerin yaklaşık yüzde 10 ila yüzde 20’si, düşükle sonuçlanır. Ancak gerçek sayı muhtemelen daha yüksektir. Bunun nedeni, düşüklerin gebeliğin erken dönemde, insanlar hamile olduklarını fark etmeden önce gerçekleşmesidir. ‘Düşük’ terimi, hamilelik sırasında bir şeylerin ters gittiği izlenimi verebilir. Bu nadiren doğrudur. Birçok düşük, doğmamış bebeğin düzgün gelişmemesi nedeniyle gerçekleşir. Düşük yapmak oldukça yaygın bir deneyimdir ancak bu onu daha kolay hale getirmez. Düşük yapmaya neyin sebep olabileceğini, riski neyin artırdığını ve hangi tıbbi bakımın gerekebileceğini anlamak gerekir” diye konuştu.
‘İLK 3 AYDAKİ DÜŞÜKLERİN YARISI EKSİK YA DA FAZLA KROMOZOMLA İLİŞKİLİ’
Düşüklerin çoğunun doğmamış bebeğin düzgün gelişmemesi nedeniyle gerçekleştiğine değinen Op. Dr. Öztürk, “İlk üç aylık dönemdeki düşüklerin yaklaşık yarısı ile üçte ikisi, fazladan veya eksik kromozomlarla bağlantılıdır. Kromozomlar, insanların nasıl göründüğü ve işlev gördüğüne dair talimatları olan genleri içeren her hücrede bulunan yapılardır. Bir yumurta ve sperm birleştiğinde, iki kromozom seti (her bir ebeveynden birer tane) bir araya gelir. Ancak herhangi bir set normalden daha az veya daha fazla kromozoma sahipse, bu düşükle sonuçlanabilir” dedi.
‘DÜŞÜK RİSKİNİ ARTIRAN ETKENLER’
Düşük riskini artıran faktörleri anlatan Op. Dr. Öztürk, şu bilgileri paylaştı:
“35 yaşından büyükseniz, daha genç bir kişiye kıyasla düşük yapma riskiniz daha yüksektir. 35 yaşında, yaklaşık yüzde 20 riskiniz vardır. 40 yaşında, risk yaklaşık yüzde 33 ile yüzde 40 arasındadır. 45 yaşında ise, bu oran yüzde 57- yüzde 80 arasında değişir. Daha önce bir veya daha fazla düşük öyküsü mevcutsa, gebelik kaybı riski daha da yüksektir. Kontrolsüz diyabet, hipertansiyon, tiroit ve hormonal bozukluklar gibi devam eden sağlık sorunları varsa, düşük yapma riski artmaktadır. Bazı rahim rahatsızlıkları veya zayıf rahim ağzı dokuları, yetersiz serviks olarak da adlandırılır, düşük yapma olasılığını artırabilir.”
‘SİGARA İÇENLERDE RİSK DAHA FAZLA’
Sigara içen kişilerin düşük yapma riskinin sigara içmeyenlere göre daha yüksek olduğunu işaret eden Op. Dr. Aslıhan Alp Öztürk, “Kafein veya alkolün yoğun kullanımı da riski artırır. Yasadışı uyuşturucuların kullanımı da riski çok artırmaktadır. Düşük kilolu olmak veya obez olmak, düşük riskinin daha yüksek olmasıyla ilişkilendirilmiştir. Bazen partnerlerden biri sağlıklı olabilir ancak düşük riskini artıran genetik bir sorun taşıyabilir. Örneğin, bir partnerin iki farklı kromozomun parçaları birbirine bağlandığında oluşan benzersiz bir kromozomu olabilir. Buna ‘translokasyon’ denir. Partnerlerden biri kromozom translokasyonu taşıyorsa, bunu embriyoya geçirmek düşük olasılığını artırır” ifadelerine yer verdi.
‘BELİRTİLER GÖZ ARDI EDİLMEMELİ’
Op. Dr. Öztürk, dikkat edilmesi gereken bazı belirtileri şu şekilde sıraladı:
“Vajinadan ağrılı veya ağrısız kanama, lekelenme adı verilen hafif kanamalar da dahildir.
Kasık bölgesinde veya bel ile sırt bölgesinde ağrı veya kramp.
Vajinadan sıvı veya doku gelmesi.
Hızlı kalp atışı (taşikardi).”
Op. Dr. Öztürk, “Vajinadan doku geldi ise temiz bir kaba koyarak hekime başvuru sağlanmalıdır. Düşük belirtilerini kontrol etmek için doku incelenebilir. İlk trimesterde vajinal lekelenme veya kanama yaşayan çoğu hamilenin başarılı gebelikler geçirdiği de unutulmamalıdır. Ancak kanamanız şiddetliyse veya kramp tarzında ağrılarla birlikteyse mutlaka hekime başvuru sağlanmalıdır” dedi.
‘DÜŞÜĞE NEDEN OLABİLEN BESİNLER’
Bazı yiyeceklerin kontaminasyon, bakteriyel enfeksiyonlar veya yüksek düzeyde zararlı maddeler nedeniyle risk oluşturabileceğini söyleyen Op. Dr. Öztürk, düşük riskini azaltmak için kaçınılması gereken bazı yiyecekler hakkında şunları söyledi:
“Pastörize edilmemiş süt ve peynirler, düşük veya yenidoğanlarda ciddi hastalıklara yol açabilen enfeksiyona yol açabilen bir bakteri olan Listeria’ya ev sahipliği yapabilir. Pastörize olarak etiketlenmediği sürece taze, yumuşak ve küflü peynirlerden kaçınılmalıdır. Çiğ veya az pişmiş et tüketmek, düşükle sonuçlanabilen bir enfeksiyon olan toksoplazmoza yol açabilir. Kılıç balığı, uskumru ve kiremit balığı gibi balıklar, fetüsün gelişmekte olan sinir sistemine zarar verebilecek yüksek cıva seviyelerine sahiptir. Suşi ve diğer çiğ deniz ürünleri zararlı bakteri ve parazitler içerebilir. Yüksek kafein tüketiminin düşük riskini artırdığı görülmüştür. Bazı bitki çayları ve takviyeleri, rahim kasılmalarını tetikleyebilen ve potansiyel olarak düşükle sonuçlanabilen içerikler içerir. Yapay katkı maddeleri, koruyucu maddeler ve aşırı tuz içeren yiyecekler hamilelik sağlığını olumsuz etkileyebilir. Alkol, fetal alkol sendromuna ve düşüklere yol açabilir. Tamamen uzak durmanız önerilir. Pastörize edilmemiş meyve suları da hamilelikte risk oluşturabilecek E. coli gibi zararlı bakteriler içerebilir.”
‘DUYGUSAL OLARAK İYİLEŞME ZAMAN ALABİLİR’
Bazen her ne kadar istenmese de çeşitli faktörler sonrasında yaşanabilen düşük durumu sonrasında dikkat edilmesi gerekenlerden bahseden Op. Dr. Öztükrk, “Düşük yapan bazı kişiler kendilerini suçlarlar, gebeliğin sonlanması yıkıcı olabilir ve sizi bir dizi duygu ve birçok soruyla baş başa bırakabilir. Ancak çoğu zaman düşük, kimsenin hatası olmayan rastgele bir olay nedeniyle gerçekleşir. Düşük sonrası duygusal olarak iyileşmek genellikle fiziksel iyileşmeden daha zor ve uzundur. Kaybınız için yas tutmak için ihtiyacınız olan zamanı kendinize ayırın. Duygularınız hakkında eşinizle, arkadaşlarınızla ve ailenizle konuşun, kendinizi destekleyici insanlarla çevreleyin veya kaybınızla başa çıkmanıza yardımcı olması için profesyonel danışmanlık hizmeti almalısınız” diyerek açıklamalarını sonlandırdı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>EN ÇOK HİLE LAHMACUNDA YAPILIYOR
Bir köfte firmasının köfte ve dönerinde domuz eti tespit edilmesi, skandalı daha da derinleştirdi. Listeye bakıldığında, en çok hilenin lahmacunda yapıldığı dikkat çekiyor. Peki, hilesiz bir lahmacunun fiyatı en az kaç lira olmalı? Ustalar, gerçek et kullanılarak yapılan bir lahmacunun en az 50-60 TL olması gerektiğini, bu fiyatın altında satılan lahmacunlardan kaçınılması gerektiğini belirtiyor.
Lahmacun, içine eklenen bol baharat, soya sosu ve tavuk taşlık gibi ürünler sayesinde müşterinin sahteciliği fark etmesinin en zor olduğu yiyeceklerden biri. Kıyma katılmadan, sanki et varmış gibi bir lezzet elde edilmesi bu yöntemlerle sağlanabiliyor. Bu durum, tüketicilerin gerçek et kullanılıp kullanılmadığını anlamasını oldukça zorlaştırıyor.
60 LİRAYA DA 250 LİRAYA DA BULMAK MÜMKÜN
Fiyatı düştükçe şüpheler artıyor. Piyasada 60 liraya da 250 liraya da lahmacun bulmak mümkün. Tarım ve Orman Bakanlığının açıkladığı tağşiş listesine göre sıklıkla kanatlı eti kullanıldığı tespit edildi. Gerçek lahmacunun fiyatı, kullanılan etin kalitesine, diğer malzemelere ve işletmenin genel maliyetlerine bağlı olarak değişir.
BU FİYATIN ALTINDAYSA SAKIN ALMAYIN
Uzmanlar, maliyetler göz önünde bulundurulduğunda gerçek et kullanılan bir lahmacunun 100 TL civarında olması gerektiğini ifade ediyorlar. Daha düşük fiyatlara satılan lahmacunlarda ise tağşiş riski olabileceği belirtiliyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANTALYA’da iki grup arasında çıkan kavgayı telefonuyla görüntüleyen kişinin, ‘Polisi ara’ diyen kadına ‘Aradım’ diyerek video çekmeye devam ettiği görüldü.
Kepez ilçesi Habipler Mahallesi’nde dün akşam saatlerinde iki grup arasında henüz bilinmeyen nedenle kavga çıktı. Çok sayıda kişinin katıldığı kavgada bazıları sopa, demir ve terliklerle birbirine saldırdı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda polis ve motorize yunus ekipi sevk edildi. Ekipler, tarafları ayırmak için biber gazıyla müdahale etmek zorunda kaldı. Kavga güçlükle sona erdirilirken, yaralananlar ise Kepez Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. 2 taraftan yaralılar aynı hastaneye götürülünce, bu kez hastane önünde kavga yaşandı. Polis ekiplerine zorluk çıkartan gruptan 3-4 kişi gözaltına alındı.
‘POLİSİ ARADIM’
Yaşanan kavgayı, bazıları cep telefonlarıyla kayıt altına aldı. Cep telefonuyla görüntü çeken bir kişiye kavgaya karışan bir kadın ‘Polisi ara, polisi ara’ dedi. Cep telefonuyla kavgayı görüntüleyen kişinin ‘Aradım’ karşılığını verip, görüntü çekmeye devam ettiği görüldü.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KIRIKKALE’nin Çelebi ilçesinde 16 gündür haber alınamayan Sevgi Gülden Yalçıner’in (47) ortadan kaybolması ile ilgili 2 şüpheli daha tutuklandı, soruşturmada tutuklu sayısı 4’e çıktı.
İlçeye bağlı Karaağıl köyünde 25 Eylül’de evinden ayrıldıktan sonra bir daha haber alınamayan Sevgi Gülden Yalçıner’in bulunması için jandarma ve AFAD ekipleri tarafından çalışma başlatıldı. Kızılırmak çevresinde yoğunlaştırılan aramalardan sonuç alınamadı. Olayın cinayet olabileceği ihtimali üzerine jandarma tarafından gözaltına alınan 8 şüpheliden 2’si tutuklanırken, diğerleri serbest bırakıldı. Arama çalışmaları da 16’ncı gününde devam etti. Aramalarda, Yalçıner’e dair herhangi bir ize rastlanamazken, olayla ilgili soruşturmada 2 şüpheli daha bugün jandarma tarafından gözaltına alındı. Sorgu işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheliler, tutuklanarak cezaevine gönderildi. Olay ile ilgili tutuklu sayısı 4’e yükseldi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>GAZZE, 10 Ekim (Xinhua) — Filistinli kaynaklar, İsrail’in Salı günü Gazze’nin orta ve güney bölgelerine düzenlediği hava saldırılarında en az 24 Filistinlinin öldürüldüğünü söyledi.
Sivil Savunma Teşkilatı’na göre, İsrail savaş uçakları Gazze’nin iç kesimlerindeki Bureyc Mülteci Kampı’nda dört katlı bir konut binasını vurarak 16 kişiyi öldürdü.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MALATYA Büyükşehir Belediyesi Meclis Toplantısı’nda, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’a ‘Fahri Hemşehrilik Beratı’ verilmesi teklifi oy birliğiyle kabul edildi.
Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinden etkilenen şehirlerin inşa çalışmalarında yoğun çaba sarf eden Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum için Malatya Büyükşehir Belediyesi Meclis Toplantısı’nda ‘Fahri Hemşehrilik Beratı’ takdim edilmesine yönelik teklif verildi. Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Ramazan Ayhan başkanlığında toplanan meclis oturumunda; Bakan Murat Kurum’a ‘Fahri Hemşehrilik Beratı’ teklifi AK Parti, CHP ve MHP gruplarının oy birliğiyle kabul edildi.
Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Bakan Kurum’un sarf ettiği çaba nedeniyle kentin ‘Fahri Hemşehrisi’ olduğunu vurgulayarak, “6 Şubat tarihinde yaşanan depremlerin ilk anından itibaren Malatya’mızın ve hemşehrilerimizin yanında olan, depremin yaralarının sarılması ve şehrimizin bir an önce yeniden ayağa kalkması için büyük gayret gösteren, hemşehrilerimizin gönlünde müstesna bir yer edinen kıymetli Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Sayın Murat Kurum’a ‘Fahri Hemşehrilik Beratı’ verilmesi kararı, Büyükşehir Belediye Meclisimiz tarafından oy birliğiyle alındı. Bu vesileyle, Sayın Bakanımıza tüm hemşehrilerim adına şükranlarımı sunuyorum. Ayrıca bu kararın oy birliğiyle alınmasına katkı sağlayan Büyükşehir Belediye Meclisi üyelerine de tek tek teşekkür ediyorum” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANKARA’da bugün yapılan Türkiye Cimnastik Federasyonu 6’ncı Olağan Genel Kurulu ve 5’inci Mali Genel Kurulu’nda başkanlık seçimine tek aday olarak giren Suat Çelen, delegelerden 159 oy alarak 4 yıllığına tekrar başkan seçildi.
Mevcut başkan Suat Çelen’in tekrar aday olduğu Türkiye Cimnastik Federasyonu başkanlık seçimi Ankara’da bir otelde gerçekleştirildi. Yönetim ve Mali raporların ibra edildiği Türkiye Cimnastik Federasyonu 6’ncı Olağan Genel Kurul ve 5’inci Mali Genel Kurulu’na 223 delegeden 170 kişi katıldı. 11 oyun geçersiz olduğu kurulda 159 oy alan Suat Çelen, yeniden Türkiye Cimnastik Federasyonu başkan seçildi.
Türkiye Satranç Federasyonu başkanlığına tekrar seçilen Suat Çelen yönetiminde; ‘ Ahmet Çotuk, Cumhur Özçelik, Deniz Varol, Hakan Ünal, İsmail Göktekin, Mehmet Günbaş, Natalia İmga, Onur Çağlar, Tolga Atıcı ve Yasemin Üner’ yer aldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Mudanya Üniversitesi’nin 2024-2025 akademik yılı açılışına katılan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç yaptığı konuşmada, ülkelerin kalkınması için eğitimin en önde gelen unsurlardan bir tanesi olduğunu belirterek, “Gençlerin eğitimi, çocukların geleceğe hazırlanması eğitimle mümkün. Eğitim olmadan kalkınma olmaz. İlköğretimden ortaöğretime, liseden üniversiteye varıncaya kadar eğitimin her kademesi birbirinden değerli. Özellikle yükseköğretim, gençlerin geleceğe hazırlanması çok çok önemli. Bu anlamda da son yıllarda ülkemiz çok önemli mesafeler aldı. Üniversite sayıları, 66’dan 208’e çıkarıldı. Tüm ülke genelinde 81 vilayetimizde üniversiteler kurulurken, vakıf üniversitelerinin önü açıldı. Bu anlamda eğitimin kalitesini arttırmak için akademik kadroların güçlendirilmesi için destekler verildi. Bütçede en fazla pay eğitime ayrıldı. Eskiden savunmaya ayrılıyordu. Üniversitelerde okuyan öğrencilerin okuma imkanları, burs, yurt imkanları arttırıldı. Tabii insanı güçlendirmenin en önemli yolu da çocukları daha ilk baştan itibaren güçlü bir eğitimle desteklemek. Eğitime bütçede en fazla payı ayırdık. Tabii istikrarlı kalkınma hamleleriyle ülkemizin dört bir yanını eserlerle donattık. Bursa’mız bu eserlerden çok çok faydalanırken, faydalanmaya da devam ediyor” diye konuştu.
Yüzde 20’lik savunma sanayinde yerlilik oranı varken bugün yüzde 80’e çıkardıklarını belirten Bakan Tunç, “Bunun ne kadar önemli olduğunu işte görüyoruz. Yüzde 100’e varmamız lazım. Hatta ihraç eder noktaya gelmemiz lazım. Teknolojinin tüm imkanlarını her alanda kullanmamız lazım. Eğitimde de, adalette de artık dijital çağdayız. İstikrarlı kalkınma hamlelerinde bugüne kadar aldığımız mesafeyle yetinmememiz lazım. Dünyada Türkiye’yi en güçlü ülkeler arasında görmemiz lazım. Bunun mücadelesini milletçe birlik beraberlik içerisinde vermemiz lazım. Dünyada hakkaniyeti, adaleti savunmanın yolu da güçlü olmaktan geçiyor. Bugün maalesef, üniversite rektörümüzün de açılışta belirttiği gibi dünyada adaletsiz bir sistem var. Bu adaletsizliği Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler kürsüsü de dahil olmak üzere sürekli dile getiriyoruz. Uluslararası sistemin artık insanlığın sorunlarına cevap veremediğini, uluslararası kuruluşların etkisiz olduğunu, dünyadaki sıkıntıları çözme noktasında başarısız olduğunu ve dünyanın 5’ten büyük olduğunu ve daha adil bir dünyanın mümkün olduğunu her fırsatta söylüyor. Sadece tek başımıza söylememiz bir şey ifade eder mi diye düşünüyorken, bugün dünyanın birçok lideri de aynı söze geldi. Aynı cümleleri kurmaya başladı. Uluslararası sistemin Birleşmiş Milletler’in yapısının güvenlik konseyinin yapısının adil olmadığını, artık dünyanın birçok lideri, ülkenin devlet başkanı da söylemeye başladı. Seslendirmeye başladı. Hatta Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri dahi, Güvenlik Konseyi’nin yapısının sorunları çözmediğini, bir reforma tabi tutulması gerektiğini söylemeye başladı. Yani dünyada adaletin, hakkaniyetin sözcülüğünü, insan haklarının savunuculuğunu yapan bir liderimiz ve bir ülke noktasında dikkat çekmeye başladık. Bunu daha da güçlü yapmanın yolu Türkiye’yi her alanda güçlü kılmak. Fiziki kalkınma hamleleriyle de demokrasisiyle de daha güçlü hale gelmelidir” ifadelerine yer verdi.
“İsrail aslında bir maşa. O maşayı kullanan eller maalesef insanlık düşmanı, oradaki soykırımın asıl azmettiricileridir”
Bugün Filistin’de dünyanın gözü önünde çocukların katledildiğini belirten Tunç, “41 binden fazla Filistinli şehit edildi. Bunun yüzde 80’i kadın ve çocuklardan oluşuyor. Ama maalesef bu katliamı durdurabilecek bir güç, bir uluslararası kuruluş yok. Birleşmiş Milletler soykırım sözleşmesinin tüm unsurları ihlal ediliyor. Cenevre Sözleşmesi’nin bütün hükümleri, insancıl hukukun bütün hükümleri ayaklar altına alınıyor. Uluslararası kuruluşların aldığı kararlar sınırlı ve alınan kararlar da maalesef uygulanmıyor. Aslında bir asırdan bu yana orada yerlerinden, yurtlarından edilmek istenen insanlar var. 400 yıl boyunca Osmanlı hakimiyetinde her dinden insanın barış içerisinde, huzur içerisinde yaşadığı Filistin orada Siyonizm Kongresi’nden sonra Yahudi devletinin kurulması fikriyle beraber oluşan ve oradaki yerli halkı yerinden yurdundan ederek bir işgal süreci başladı. O işgal sürecine yönelik Birleşmiş Milletler’in Güvenlik Konseyi’nin çok sayıda kararları olduğu, işgal edilmemesi, işgal topraklarından çekilmesi noktasında kararlar oldu. Sayısız kararlar var ama bu kararların hiçbirisine uymayan bir İsrail devleti maalesef bugünlere kadar gelindi. 7 Ekim’den bu yana da artık olay çok daha farklı bir boyuta geldi. Dünyanın gözü önünde bir soykırım işlendi. Bu soykırım tanımının tamamına uyan bir durum. Bir milletin sırf Müslüman olduğu için yaşadığı topraklardan çıkarılması, sürgüne tabi tutulması, katledilmesi soykırımın ta kendisi. Birleşmiş Milletler soykırım sözleşmesi ihlal edildi. Güney Afrika’nın başlatmış olduğu Uluslararası Adalet Divanı’ndaki davaya biz ilk günden beyan dilekçemizi verdik. Dışişleri Bakan Yardımcımız da beyanda bulundu. Bunun bir soykırım olduğunu, ateşkesin bir an önce sağlanması gerektiğini, insani yardımların engellenmemesi gerektiğini, hatırlayın o günlerde güvenlik konseyinin huzuruna gelen insani yardım önergeleri dahil reddedilmiştir. Yani insani yardım önergesi reddedilebilir mi? ‘Oradaki çocuklar aç kalsın veya ölsün. Kadınlar katledilsin.’ İşte uluslararası sistem maalesef bu. Uluslararası Adalet Divanı yargılamaya başladı. Tabii oradaki durumun soykırım olmadığını söylemek, hukukçular için mümkün değil. Tedbir kararları aldı. Soykırım sözleşmesi ihlal ediliyor dedi. Esas hakkında karar olmamakla beraber dedi. Ateşkesin bir an önce sağlanması ve insani yardımların engellenmemesi konusunda karar alındı. Bu tedbir kararlarını uygulayacak, icra edecek olan mekanizma neresi? Güvenlik konseyi. Güvenlik konseyinin huzuruna gidildi ama maalesef güvenlik konseyinin kararları birçok zaman oy çokluğuyla reddedildi. Tabi İsrail özellikle Amerika Birleşik Devleti başta olmak üzere Avrupa ülkelerinin büyük desteğini alıyor. Burada İsrail aslında bir maşa. Asıl o maşayı kullanan eller maalesef insanlık düşmanı, oradaki soykırımın asıl azmettiricileridir. Dolayısıyla, insanlık bunu da gördü. Bu soykırımı ve tutumunu destekleyenler de azmettiriciler olarak dünyanın tarihine kara leke olarak geçtiler. Bunlar bütün dünyanın gözü önünde gerçekleşiyor. Şimdi tabii oradaki savaşı, soykırımı daha da genişletmenin çabası içerisinde Lübnan’a saldırdılar. Biz Türkiye olarak dünyada adaleti, hakkaniyeti savunmaya devam edeceğiz. Filistin sorununun kesin ve kalıcı çözümü orada 1967 sınırlarında yani İsrail’in işgal ettiği Batı Şeria, Gazze ve diğer bölgelerden çekilerek 1967 sınırlarında bağımsız bir Filistin devleti kurulmadan oradaki akan kanın durmayacağını bir an önce bağımsız Filistin devletinin kurulması gerektiğini de biz bütün dünyaya, söylemeye, haykırmaya devam edeceğiz. Dünyada hakkaniyeti, adaleti savunmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.
Diğer yandan, ülkedeki adalet sisteminin daha güvenilir, gecikmeyen, hukukun üstünlüğüne dayanan öngörülebilir bir adalet sisteminin tesisi noktasında çok mesafeler alındığını ifade eden Bakan Tunç, “Biraz önce Mudanya Üniversitesi kurucusu Gıyasettin Bingöl, gençlik yıllarındaki üniversite hayatından bahsetti. Nasıl sıkıntılar çektiğinden bahsetti. Hangi kitapların yasaklandığından, nelerin konuşulamadığından bahsetti. İşte burada örnek. Bugün bu sıkıntıların hiçbirisi yok. Düşünce ve ifade özgürlüğünün önü alabildiğine açıldı. Düşünce ve ifade özgürlüğü, basın özgürlüğü, fikir özgürlüğünün olmadığı bir yerde gelişme olmaz. Özgürlükler, düşünce ve ifade kesinlikle kısıtlanamaz. Ama belli şartlarda kısıtlanabilir. O da şiddeti teşvik ediyorsa, şiddet çağrısı. Orada artık düşünce özgürlüğünden bahsetmek mümkün değildir. Dolayısıyla özellikle ülkemiz terörle mücadele eden bir ülke. Terörle, 40 yıldan bu yana PKK terör örgütüyle mücadele ediyoruz. Hemen yanı başımızda bir terör devleti kurulmaya çalışıldı. Son yıllarda, son 5-6 yıldır bunun mücadelesini veriyoruz. Diğer yandan 15 Temmuz’da hain bir darbe kalkışmasıyla karşı karşıya kaldık. O darbeci teröristlerle mücadele sürecimiz hem yargı alanında var hem diğer alanlarda devam ediyor. Dolayısıyla ülkemizde terörün her türlüsüyle mücadele ediyoruz. Terörün her türlü mücadele ederken de iktidarıyla, muhalefetiyle birlik olmak durumundayız. Birlik ve beraberlik içerisinde milletimizin huzurunu, güvenliğini sağlayabiliriz. Bu anlamda ülkemiz 22 yıldan bu yana temel hak ve özgürlüklerin daha da alanının genişletmesi genişletilmesi anlamında çok önemli mesafeler aldık. Bir kere mevzuatımızın temel kanunlarımızın tamamını biz yeniledik” dedi.
“Yargıda yeni reform paketiyle ilgili çalışmalarımızı milletvekillerimizin takdirlerine sunacağız”
Toplumun geliştiğini, ihtiyaçların çeşitlendiğini, bilişim teknolojilerinin de gelişmesiyle yeni yeni suç tiplerinin ortaya çıktığına dikkat çeken Bakan Tunç, “Sosyal medyanın görünürlüğün artması nedeniyle suçlardaki artış tüm bunlar tabi ki yeni ihtiyaçları da doğuruyor. Bu yeni ihtiyaçları da süratli bir şekilde gerçekleştirmek, ihtiyaçlara uygun mevzuat düzenlemelerini yapmak gerekiyor. Özellikle son günlerde tartışılan, işte cezasızlık algısına yönelik eleştiriler. Bu eleştirileri elbette ki dikkate alıyoruz. Bir buçuk yıldan bu yana yargı reformu strateji belgesiyle ilgili bir hazırlığımız var. Önümüzdeki birkaç hafta sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kamuoyuyla paylaşacak. Özellikle suç ve suçluyla mücadelede bir kere suçun önlenmesinden tutun da soruşturma aşaması, dava aşaması ve infaz aşamasının her biri birbirinden değerli. Bu anlamda caydırıcılığı sağlamak, özellikle suç işlemesini önlemek, suç işleyenlerin cezalarını çektikten sonra onların topluma kazandırılmasını sağlayabilmek için çok önemli çalışmalar bugüne kadar yaptık. Bundan sonra da özellikle gelişen durumlar nedeniyle yapmak durumundayız. Yargı reformu strateji belgemizde özellikle eleştiri konusu olan denetimli serbestlikle ilgili uygulamalarla ilgili, koşullu salıvermeyle ilgili ve bazı suçlar, özellikle öne çıkan, toplumun huzur ve sükunetini bozmaya yönelik davranışlara yönelik cezaların, alt sınırların arttırılmasına yönelik tutuklama tedbirinin şekline gerek mevzuatımızda gerekli uygulamaya yönelik önemli çalışmalarımız var. Bu taslak çalışmalarımızı milletvekillerimizin takdirlerine sunacağız ve bu anlamda suç şebekeleriyle mücadeleyi emniyet güçlerimizle de yargı teşkilatımızla beraber bu mücadelemizi sürdüreceğiz. Toplumun huzurunu bozan suç şebekelerine, örgütlerine hiçbir zaman taviz vermeyeceğiz. Özgürlüklerin alanını alabildiğine genişlettik dedik. Tabii bunu yaparken hem mevzuatımızdaki değişiklikler hem de anayasal düzenlemeler yaptık. Anayasamızda kadın haklarıyla ilgili, çocukların korunmasıyla ilgili. Hak arama yollarının genişletilmesiyle ilgili önemli reformları hayata geçirdik. Kamu Denetçiliği’nin kurulması, bilgi edinme hakkı, bireysel başvuru hakkı gibi birçok düzenlemeyi hayata geçirdik. Özel hayatın korunması, kişisel verilerin korunması. Bunlar anayasamızda olmayan şeylerdir. Darbe anayasasında bunlar yoktu. Ama bunlar ihtiyaçtı ve bu mekanizmaların kurulması gerekiyordu ve bunlar önümüzdeki işte 2010, 2004, 2005 ve 2017 anayasa değişiklikleriyle bir kısmı referandumla, bir kısmı mecliste oy birliğiyle yapılan düzenlemeler olarak hayata geçti. Tabii ülkemizin yüksek standartlı bir demokrasiye kavuşması önemliydi. Çok önemli düzenlemeleri hayata geçirdik. İşte Milli Güvenlik Kurulunun yapısı, Yüksek Askeri Şura’nın yapısı, Hakimler ve Savcılar Kurulu, Anayasa Mahkemesi, demokratik hukuk devleti ilkelerine daha uygun hale getirilebilmesi için önemli çalışmalar yapıldı. Tabii bundan sonra yapılamaz mı? Özellikle o kurum ve kuruluşların bundan sonra bu ülkede bir daha milli iradenin, demokrasinin önü kesilmesin diye vesayetçi ruhtan tamamen arındırılabilmesiyle ilgili olarak yapılabilecekler elbette ki var. Anayasamızda yapılan bunca değişiklik darbecilerin yargılanabilmesinden tutun da sıkıyönetimin ilan edilebilmeyeceğine yönelik hükümlerin kaldırılmasına yönelik sıkıyönetimin ilan edilebileceğine yönelik hükümlerin kaldırılmasından tutun da birçok demokratik düzenlemeleri anayasamızda hayata geçirdik. Ama biz şimdi diyoruz ki Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına başladık. Türkiye Yüzyılı diyoruz inşallah. Gençlerimiz burada, onların omuzlarında Türkiye Yüzyılı inşa edilecek. Bizler özellikle ön sıradakiler temeli attı. Şimdi asıl inşaat sürecini bu gençlerimiz yapacak. O nedenle gençlerimize biz güveniyoruz” diye konuştu.
Mudanya Üniversitesi kurucusu Gıyasettin Bingöl ise yaptığı konuşmada, “Mudanya Üniversitesi’ni elimizden geldiği kadar dünya üniversitesi yapmak için bütün çabaları sarf edeceğiz. Çok iyi bir ekip kurduğumuzdan emin olabilirsiniz. Liyakata, puana önem verdiğimizden emin olabilirsiniz. Bütün ilanlarımız bağımsız bir şekilde ilan edilir. Layık olan kişi tercih edilir. Mudanya Üniversitesi’nde rektörümüzden hocalara, düşünülmüş, tartışılmış, sınavlardan geçip hak ederek buraya geldiler. Eski rektörümüz ve danışma kurulu başkanımız, nerede bir akıl buluyorsak oraya hemen müracaat ediyoruz. İstişare etmek, büyümek, gelişmek istiyoruz. Adalet Bakanımızın öğrencilerimize ilk dersi vermesinden dolayı çok onur duyuyoruz” ifadelerini kullandı. – BURSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Efeler Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, kent genelindeki yoğun denetimlerini sürdürüyor. Yapılan çalışmalar şehrin huzurlu yapısına katkı sunarken, yasalara aykırı davrananlara da gerekli yaptırımların uygulanmasını sağlanıyor. Bu çerçevede ekipler, Efeler Mahallesi’nde gerçekleştirdikleri çalışmalarda, kaldırım taşlarını sökerek kendine ait alanda kullanan bir kişiyi tespit etti. Söz konusu şahsa, yasal çerçevede gerekli yaptırımlar uygulandı. Zabıta ekiplerinin, kamu düzenini korumak ve halkın huzurunu sağlamak amacıyla, kamuyu zarara uğratacak her türlü davranışa karşı çalışmalarını kararlılıkla sürdürecekleri bildirildi. – AYDIN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, dün akşam saatlerinde Karamürsel ilçesi 4 Temmuz Mahallesi’nde meydana geldi. Özel halk otobüslerinin ilk durağı olan Karamürsel Otogarı’ndan evine gitmek için 41 J 3272 plakalı araca binen Enes Yiğit Toraman, araca 4 Temmuz durağında binen eşinin dayısı Volkan A.’nın bıçaklı saldırısına uğradı. Toraman araçta kanlar içerisinde kalırken, Volkan A. kaçtı. Ambulansla Karamürsel Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Enes Yiğit Toraman, kurtarılamadı.
Olayla ilgili çalışma başlatan polis ekipleri, Volkan A.’yı kısa süre sonra Gölcük ilçesinde yakaladı. Saldırgan gözaltına alınırken, olayın detayları da ortaya çıktı. Volkan A.’nın yeğeninin Enes Yiğit Toraman ile kaçarak evlendiği, bu nedenle aralarında husumet olduğu öğrenildi. Olaydan bir önceki gün Volkan A. ile Enes Yiğit Toraman’ın telefonda tartıştığı da belirlendi. Volkan A.’nın Enes Yiğit Toraman’ı takip ederek aynı otobüse bindiği tespit edildi.

Diğer yandan olay, özel halk otobüsünün güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde; saldırgan Volkan A.’nın otobüse binip, ücretini ödedikten sonra sakince arkaya doğru ilerlediği ve aniden Toraman’a bıçakla saldırdığı anlar yer aldı. Kocaeli İl Emniyeti Müdürlüğü’ne getirilen ve işlemleri tamamlanan Volkan A., Karamürsel Adliyesi’ne sevk edildi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, 8 Ekim’de İnegöl ilçesinde meydana geldi. Hasan S., iddiaya göre kavga ettiği kız arkadaşı Sümeyye K.’yi (26) evine tüfekle giderek tehdit etti. Hasan S. ardından Sümeyye K.’nin ablası Hülya K.’ya (28) sosyal medya hesabından, “Bu kızın organlarını yakmayı düşünüyorum, sonra satacağım” diyerek mesaj attı. Abla-kardeş, tehdit mesajlarını sosyal medyada yayınlayıp, polis merkezine giderek şikayetçi oldu. Şüphelinin “Ben o kızın organlarını satıp, yakmayı düşünüyorum. Yakmadan önce tadına bakmak istiyorum” mesajı attığı belirlendi. Sümeyye K.’nin yardım istediği sosyal medya mesajları da ortaya çıktı. Sümeyye K.’nin “Kaçmaya çalışırken kolumu ısırdı. Korkuyorum. Keleşle kapıma geldi” yazdığı görüldü. Polis ekipleri tarafından dün yakalanan ve emniyetteki ifadesinde, “O mesajları atmadım. Suçlamayı kabul etmiyorum” diyen Hasan S. işlemleri sonrası tutuklandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MERSİN’de, Kredi ve Yurtlar Kurumu’na (KYK) ait yurtta kalan kız öğrencinin cinsel saldırıya uğradığı iddiası üzerine öğrenciler sokağa çıkıp eylem yaptı. İddiaların doğru olmadığı ortaya çıkınca eylem sona erdi. Mersin Valisi Ali Hamza Pehlivan, yapılan araştırmada iddiaların tamamen asılsız olduğunu, iddiaları gündeme getiren sosyal medya paylaşımları yapanlar hakkında yasal işlem başlatıldığını açıkladı.
Mersin’de dün gece Kredi ve Yurtlar Kurumu’na (KYK) ait Müfide İlhan Kız Öğrenci Yurdu’na gidiş güzergahında 2 kız öğrenciye yönelik, yoldan geçen araçtaki 2 erkek tarafından uygunsuz ve rahatsız edici sözler söylendiği iddiasıyla, 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarda bulunuldu. Adrese çok sayıda ekip sevk edilirken, bazı sosyal medya hesaplarından kız öğrencinin zorla araca bindirildiği, cinsel saldırıya uğradığı, ardından araçtan atlayarak kaçıp yurda sığındığı iddiaları yayıldı. Bu paylaşımlar üzerine yurtta kalan kız öğrenciler, sokağa çıktı. Alkışlarla yürüyüp, slogan atarak tepki gösteren öğrenciler, güvenlik görevlilerinin uyarısıyla yurtlarına döndü.
İNCELEME YAPILDI
İddialarla ilgili yapılan inceleme sonucunda Vali Ali Hamza Pehlivan, beraberindeki Cumhuriyet Başsavcısı Tolgahan Öztoprak, İl Emniyet Müdürü Kamil Karabörk, Gençlik ve Spor İl Müdürü Göksun Öz ile birlikte açıklama yaptı. Vali Pehlivan, açıklamasında, ihbar üzerine polis ve yurtta görevli ekiplerin harekete geçtiğini belirterek, “Kredi ve Yurtlar Kurumu’na ait Müfide İlhan Kız Öğrenci Yurdu’na gidiş güzergahı üzerinde 2 kız öğrencimize yönelik olarak, yoldan geçen 1 araçta bulunan 2 erkek şahıs tarafından uygunsuz ve rahatsız edici sözler söylendiği iddiasıyla 112 Acil Çağrı Merkezimize dün akşam saatlerinde ihbar gelmiştir. Gelen ihbar üzerine ilgili Emniyet birimlerimiz ve yurtta görevli ekiplerimiz ivedilikle harekete geçmiş ve olay yerine intikal etmiştir. Öğrencilerle bire bir yapılan görüşmelerde, sosyal medya mecralarında iddia edildiği gibi herhangi bir mağduriyet veya şikayet konusu bildirilmemiştir. Sosyal medya paylaşımlarından etkilenerek yurdun dışında toplanan öğrencilerimiz, iddiaların asılsız olduğunun anlaşılması üzerine kaldıkları yurtlarına dönmüştür” dedi.
‘ÖĞRENCİLERİMİZ, AİLELERİNİN EMANETİDİR’
Vali Pehlivan, adli ve idari tahkikat sürecinin devam ettiğini ifade ederek, “Yapılan araştırmalar neticesinde, bazı sosyal medya hesaplarında Mersin KYK Kız Yurdu’nda, bir kız öğrencinin zorla araca bindirilip cinsel saldırıya uğradığı yönündeki iddiaların tamamen asılsız olduğu anlaşılmış olup, bu tür sosyal medya paylaşımları yapan hesaplarla ilgili olarak ‘Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçu kapsamında Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından inceleme başlatılmıştır. Bu kapsamda, asılsız haber yaptığı ve yaydığı tespit edilen sosyal medya hesapları hakkında gerekli yasal işlemler yapılmaktadır. Kredi Yurtlar Kurumuna bağlı yurtlarımızda barınan bütün öğrencilerimiz ailelerinin bizlere emanetidir. Öğrencilerimizin huzuru ve güvenliği birinci derecede önceliğimizdir. Bu konuda her türlü tedbir alınmış durumdadır ve tavizsiz bir şekilde uygulanmaktadır. Öğrencilerimizi ve halkımızı tedirgin edecek, huzurunu bozacak provokatif haberlere itibar edilmemelidir” diye konuştu.
Haber-Kamera: Mersin,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“100 YIL GEÇSE DE UNUTMAYIZ”
Konuyla ilgili ne diyeceği merak konusu olan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugünkü parti grubunda dikkat çeken ifadeler kullandı. Konuşmasında 6-8 Ekim olaylarına değinen Erdoğan, “Dün 6-8 Ekim olaylarının yıl dönümüydü. İhtiyaç sahiplerine kurban eti dağıtırken katledilen 16 yaşındaki Yasin Börü’ye ve arkadaşlarına yapılanları değil üzerinden 10 yıl 100 yıl geçse de unutamayız. 6-8 Ekim olaylarında rolü olanlar hak ettikleri cezaya çarptırıldı. Demokratik siyasette asla şiddete ve teröre asla yer olmadığının herkesin anlaması gerekiyor. ‘Türkiye Yüzyılı’nda şiddetle arasına mesafe koyan anlayışa elbette yer vardır ama sırtını dağa yaslayan terör siyasetine asla yer yoktur” dedi.
“SAMİMİ BİR KOBANİ MUHASEBESİ…”
Konuşmasının devamında “Kobani olaylarının hukuki açıdan hesabı sorulmuştur” diyen Erdoğan, “Kobani olaylarına dair samimi bir muhasebe yapılmasını önemsiyoruz. Böyle bir tavrın yumuşama iklimine katkı sunacağı açıktır. Biz yeni yasama yılında siyasette farklı bir üslup ve söylem görmek istiyoruz. Bölgemizin için de olduğu atmosferi düşünerek daha fazla konuşmaya, daha fazla uzlaşıya, diyalog zeminin daha fazla genişletmeye ihtiyaç var. Milletin faydasına olacak her konuda diyalogdan kaçınmayız” ifadelerine yer verdi.
“BAHÇELİ’NİN AÇIKLAMALARINI ANLAMLI BULUYORUM”
Bahçeli’nin “Uzattığım el ‘Türkiye partisi olun’ teklifidir, milli birlik ve kardeşliğimizin mesajıdır” şeklindeki açıklamalarını olumlu bulduğunu vurgulayan Erdoğan, “Sayın Bahçeli’nin yaptığı açıklamaları 85 milyonun kardeşliği adına çok anlamlı buluyorum. Bölgemizin içinde bulunduğu atmosferi düşünerek daha fazla konuşmaya, uzlaşıya, diyalog zeminini genişletmeye ihtiyacımızın olduğu kanaatindeyiz” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki kabul basına kapalı gerçekleşti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu İslamofobi ve Irkçılık İnceleme Alt Komisyonu, AK PartiİstanbulMilletvekiliAdem Yıldırım başkanlığında toplandı.
Komisyonun çalışmalarını anlatan Yıldırım, İslamofobi ve ırkçılığın doğma noktasının Batı olduğunu dile getirerek, ırkçılığın da İslam düşmanlığının da kabul edebilecekleri bir yaklaşım olmadığını kaydetti.
Komisyonda sunum yapan RTÜK Başkan Yardımcısı Deniz Güler, İslamofobinin ortaya çıkış nedenlerini 4 ana başlıkta değerlendirdiklerini belirterek, bunların kültürel farklılıklar, küresel güvenlik kaygıları, bilgi eksikliği ve siyasi faktörler olduğunu ifade etti.
Güler, 11 Eylül saldırıları gibi küresel terör olaylarının İslam diniyle ilişkilendirilmesinin, İslam dini ve Müslümanlar hakkında yeterli bilgi sahibi olunmamasının, ön yargıların önemli bir etkeni olduğunu dile getirerek, “Bazı siyasi liderlerin ve Avrupa’da son dönemde çıkan aşırı sağcı grupların kendi çıkarları için İslam dinini farklı yöne çekmesi de İslamofobiyi körükleyen etkenler olarak karşımıza çıkmakta.” diye konuştu.
Sosyal medyada nefret söylemlerine, aşağılayıcı, dışlayıcı ve tehdit edici ifadelere sıkça rastlanıldığını, provokatif paylaşımlarla da Müslümanların diğer gruplarla çatışmasının amaçlandığını belirten Güler, “Özellikle 2001 yılı sonrasında İslam karşıtlığının sistematik bir şekilde inşa edildiğini ve bu dönemde Müslümanların sıklıkla radikalleşmeyle ilişkilendirildiği gözlenmekte. ‘ Terör, saldırı, örgüt, militan, ayrılıkçı grup ve radikal grup’ gibi terimlerin medya söyleminde Müslümanlarla özdeşleştirildiği dikkat çekmekte.” ifadelerini kullandı.
Sosyal medya platformlarının, bu söylemlerin zirveye çıktığı yerler olduğunu dile getiren Güler, geleneksel ve dijital medyadaki yansımaları incelendiğinde, İslam’ın ve Müslümanlığın öncelikle şiddetle ilişkilendirildiğinin çok açık görüldüğünü kaydetti.
Güler, “Avrupa Birliği Temel Haklar Ajansının verilerine göre, Avrupa’da Müslümanların neredeyse yüzde 40 olumsuz bir bakış açısıyla karşılaşmakta, yüzde 27’si dışlanmakta, yaklaşık dörtte 1’i ayrımcılığa uğramakta.” dedi.
Türk medyasında da İslamofobik söylemlerin dünya medyasında olduğu gibi artış eğiliminde bulunduğunu belirten Güler, RTÜK’ün, çeşitli müeyyideler uygulamasının yanı sıra çeşitli forum ve farkındalık artırıcı organizasyonlarla İslamofobik ve ırkçı eylem söylemlere karşı net bir tutum sergilediğini söyledi.
Güler, medya çalışanlarına eğitimler verilerek farkındalık oluşturulabileceğini dile getirerek, İslamofobiyi önlemek için kapsamlı hukuki düzenlemelerin gerekli olduğunu da bildirdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sosyal medyada yer alan ve geçtiğimiz günlerde İstanbul’da işlenen kadın cinayetleriyle alakalı olarak suçu övücü mahiyette paylaşımlar yapan şahıs hakkında AdıyamanCumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı.
Adıyaman Emniyet Müdürlüğü Siber, İstihbarat ve Çocuk Şube Müdürlükleri ekiplerince yapılan çalışmalar neticesinde paylaşımları yapan şahsın U.B.H., isimli şahıs olduğu tespit edildi.
U.B.H. isimli şahsın sosyal medya üzerinden “Devletin Egemenlik Alametlerini Aşağılama ve Suçu ve Suçluyu Övme, Halkı Kin ve Düşmanlığa Sevk Etme” konularıyla ilgili yapmış olduğu paylaşımlar sonucu şahıs Gerger Çocuk Büro Amirliğine bağlı ekipler tarafından yakalanarak gözaltına alındı.
Gerger Sulh Ceza Hakimliğince tutuklanan şahıs Diyarbakır Çocuk Cezaevine teslim edildi.
Konuyla ilgili soruşturma sürüyor. – ADIYAMAN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgiye göre, Samsun’un Ayvacık ve Salıpazarı ilçelerinde jandarma ekipleri tarafından, kaçakçılık olaylarının önlenmesine yönelik yapılan araştırma neticesinde, ruhsatsız silah bulundurdukları tespit edilen şahıslara yönelik operasyon düzenlendi. Samsun İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü, İstihbarat Şube Müdürlüğü, Ayvacık, Salıpazarı ve Terme İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri 8 farklı adreste eş zamanlı arama yaptı. Yapılan aramalarda; 1 adet tabanca, 1 adet kurusıkı tabanca, 3 adet ruhsatsız av tüfeği, 4 adet şarjör, 39 adet tabanca fişeği ve 622 gram patlayıcı madde ele geçirildi. Olayla ilgili soruşturma devam ediyor. – SAMSUN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MERSİN’de 9 yıl önce Özgecan Aslan cinayetinin ardından savunma amaçlı tekvando sporuna başlayan Özge Özbey (20) ile ikiz kardeşi Öykü Özbey, ulusal ve uluslararası müsabakalarda şampiyonluklar kazandı. İkizlerden Öykü Özbey, hedefinin önce Avrupa ardından dünya ve olimpiyat şampiyonluğu olduğunu söyledi.
Üniversite öğrencisi 19 yaşındaki Özgecan Aslan’ın 2015 yılında cinayete kurban gitmesinin ardından Özge ve Öykü Özbey, okullarına gelen milli takım antrenörü Ercan Aldemir ile tanışıp, onun yönlendirmesiyle tekvandoya başladı. Tekvandoya kendilerini savunmak için başlayan ikizler, yıllar içinde kendilerini geliştirerek ulusal ve uluslararası arenada başarılar elde etti. İkizler önce Balkan, ardından Türkiye şampiyonu olarak milli takıma seçildi. Milli takıma katılan ikizlerden Özge Özbey 2022’de Arnavutluk’ta düzenlenen Ümitler Avrupa Şampiyonu oldu. Öykü Özbey ise aynı turnuvada kendi kategorisinde Avrupa ikincisi olma başarısını elde etti.
BU DEFA HEDEF ŞAMPİYONLUK
Son olarak Ümitler Türkiye Şampiyonası’nda rakiplerini farkla yenen Öykü, Bosna Hersek’te düzenlenecek olan Ümitler Avrupa Şampiyonası’na katılmaya hak kazandı. Çalışmalarına antrenörü Fuat Can Aldemir ile devam eden Öykü’nün hedefi Arnavutluk’ta yarım kalan hedefine ulaşarak Avrupa şampiyonu olmak. Tekvandoya başlama hikayesini anlatan ikizlerden Öykü Özbey, “Tekvandoya 2015 yılında Özgecan Aslan’ın katledilmesinden sonra Ercan Aldemir hocamızın okullara gelip bize bu sporu tanıtmasıyla başladım. İkizimle beraber başladık 9-10 yıldır devam ediyoruz. Yaşımız küçük olduğu için öncelikle yarışmalara yıldızlar kategorisinde başladık. Yalızlarla Türkiye şampiyonu, Dünya Başkanlık Kupası şampiyonu ve Balkan şampiyonu oldum. İkimizle birlikte ülkemizi Ümitler Avrupa Şampiyonası’nda temsil ettim. Ben Avrupa ikincisi ve ikizim ise Avrupa şampiyonu oldu. Aynı salondan hem Avrupa şampiyonu hem de Avrupa ikincisi çıktı. Bu bizim için gurur verici” dedi.
‘EN BÜYÜK HEDEFİM OLİMPİYAT MADALYASI’
Arnavutluk’ta 20-23 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek olan Ümitler Avrupa Şampiyonası’nın hazırlıklarını sürdüren Özbey, “Maç döneminde çift antrenman yapıyoruz. Antrenmanlarımız iki saat sürüyor. Tabii ki bu konuda antrenörlerim bana çok destek oluyor. Ayrıca Türkiye Olimpiyat Hazırlık Merkezi’nde antrenman yapıyorum. Önceki Avrupa Şampiyonası’nda ikinci olmuştum. İnşallah bu defa birinci olup bayrağımızı dalgalandıracağım. Sonrasında inşallah büyükler kategorisinde Avrupa ve Dünya şampiyonalarına gidebilmek. En önemlisi de olimpiyatlarda ülkemizi en iyi şekilde temsil edebilmek” diye konuştu. Tekvandoya savunma amaçlı başlayan ardından şampiyonluklar elden Özbey, tüm kız çocuklarının savunma sporlarına katılmasını istedi.
İkizlerin antrenörü Fuat Can Aldemir ise şunları söyledi:
“İkizler tekvandoya 2015 yılında başladı. 9 yılda ulusal ve uluslararası birçok başarı elde etti. Bu sene inşallah hedefimiz Avrupa şampiyonluğu. En büyük hedefimiz 2028 Los Angeles Olimpiyatları. Orada ülkemizi temsil edip altın madalya kazanacağız. Ama bundan öncesinde büyükler Avrupa ve Dünya şampiyonları var. İkizlerin madalya ile ülkemizi temsil edeceğine inanıyorum.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bilecik’te 13 yaşında genç yetenek Çağrı Karakuş, 3. Lig temsilcisi Eskişehir Anadolu Üniversite U-13 futbol takımına transfer oldu. Bu transfer öncesi de yine takımın 13 yaşında genç yeteneği Emir Koca’da 3. Lig temsilcisi İnegöl Kafkas Spor’un alt yapısına birçok oyuncu yetiştiren Kafkas Futbol Akademisi futbol takımına transfer olmuştu. – BİLECİK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Zeytinburnu Belediyesi’nin Zeytinburnu’nda yaşayan gençlere yönelik düzenlediği “Kış Spor Okulları”na kayıtlar başladı. 10 farklı spor branşında eğitim vermeye devem eden olan Kış Spor Okulları’ndan, Zeytinburnu’nda ikamet eden 5 -16 yaş arası tüm çocuk ve gençler ücretsiz olarak faydalanabiliyor. Zeytinburnu Belediyesi tarafından yapılan duyuruda, ön kayıtların 18 Ekim 2024 tarihine kadar www.zeytinburnu.istanbul adresinden çevrimiçi olarak kabul edileceği bildirildi. Daha sonrasında asıl kayıt ve kabullerin Zeytinburnu Belediyesi Hizmet Binası, Merkezefendi ve Beştelsiz Yüzme Havuzu’na müracaatla gerçekleşeceği öğrenildi.
10 farklı spor branşında eğitimler verilecek
Sadece cumartesi ve pazar günleri ilçedeki farklı okulların spor salonları, yüzme havuzu ve spor tesislerinde verilecek eğitimlerde yüzme, okçuluk, tenis, masa tenisi, voleybol, taekwondo, basketbol, jimnastik, buz pateni ve karate kategorileri yer alıyor. Okullara kayıt yaptıran öğrencilerin sadece tek bir branşı seçme hakkı var. Eğitimlerin tamamı alanında uzman eğitmen kadrosu tarafından veriliyor. Kış Spor Okulları’na katılan çocuk ve gençlere eğitim sırasında kullanmaları için eşofman takımı Zeytinburnu Belediyesi tarafından hediye ediliyor. Zeytinburnu Belediyesi’nin bu yıl 4’üncüsünü hayata geçirdiği “Kış Spor Okulları” projesiyle, gençlerin ve çocukların fiziksel ve ruhsal yönden gelişimine katkı sağlamasını hedeflerken, onlara sporu sevdirmek, spor yapma alışkanlığı kazandırıp, kendilerini keşfetmelerini ve zararlı alışkanlıklardan uzak durmalarını amaçlıyor. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İzmir Spor Zirvesi, bugün saat Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde (AASSM) başladı. ‘İzmir Spor Zirvesi’nin açılışında İzmir Ticaret Odası (İZTO) Başkanı Mahmut Özgener, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, AK Parti İzmir Milletvekili Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu ve İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban açılış konuşması gerçekleştirdi. Açılıştan önce İstiklal Marşı’nın okunmaması ise konuklar tarafından tepki çekti. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay da konuşmasından önce İstiklal Marşı’nı talep etti ve marş okunduktan sonra organizasyona kaldığı yerden devam edildi.
Mahmut Özgener: “Buluşmamızın temel sebebi Türk sporunu geliştirmek”
İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener zirvenin Türkiye’nin spor kültürünü geliştireceğini vurgulayarak, “Ülkemizin spor tarihine baktığımızda, hem ulusal hem uluslararası alanda birçok başarıya imza attığımızı görüyoruz. Ancak buluşmamızın temel sebebi sadece geçmiş başarılar değil, gelecekte neler başarabileceğimizi planlamak ve sporun toplum üzerindeki dönüştürücü gücünü daha da derinlemesine incelemektir” dedi.
Türkiye’nin İtalya ile 2032 Avrupa Futbol Şampiyonası’na ev sahipliği yapacağını hatırlatan Özgener, “Bu organizasyonda ev sahibi kentler arasında İzmir’in de olması gerektiğinin altını bugün özellikle çizmek istiyorum. Avrupa Şampiyonası’ndaki maçların oynanacak kentlerle ilgili kararın gözden geçirilmesi için gerekli girişimleri hep beraber kuvvetli bir şekilde gerçekleştirmemiz gerekiyor” diye konuştu.
Cemil Tugay: “İzmir için Spor Zirvesi çok önemli”
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, zirvenin İzmir’de spor alanında yapılacaklarının planlanması açısından son derece değerli olduğunu söyleyerek, “Bir süre sonra dönüp bakıldığında İzmir Spor Zirvesi’nin ne kadar önemli olduğunu, kenti ne kadar değiştirdiğini çok daha iyi göreceğiz” diye konuştu.
İzmir’i gerçek bir spor kentine dönüştürmek istediklerini belirten Tugay, “Sporu görünür kılmak, spor kültürünü ve bilincini yaygınlaştırmak zorundayız. Avrupa Spor Haftası’nda buna dair pek çok şey yaptık. Vapur seferlerimizde egzersiz eğitimleri başlattık. Cumhuriyet Meydanı’nda ÇocukAtletizm Şenliği düzenledik. Buca ve Karşıyaka’daki yeşil alanlarda ücretsiz halk oyunları atölyesi başlattık. Spor ve sağlıklı yaşamın, kentin her yerinde hissedilmesi için gayret gösteriyoruz. Yakında, açık alanlarda spor malzemelerini ücretsiz olarak İzmirlilerle buluşturduğumuz konteynerler göreceksiniz” diye konuştu.
Mehmet Kasapoğlu: “İzmir’imizin spor yarınlarını güçlendirmek için buradayız”
İzmir’den yetişen birçok sporcunun Türkiye’nin sportif gelişimine önemli katkı verdiğini vurgulayan AK Parti İzmir Milletvekili Mehmet Kasapoğlu, “Bugün hep birlikte Türkiye’nin spor geleceğine yön verme noktasında, İzmir’imizin spor yarınlarını güçlendirme noktasında bir araya geldik. Türkiye’nin spor kültürünü güçlendirmek, spor kültürünü derin bir şekilde daha güçlü bir şekilde yarınlara taşımak amacıyla hep birlikte sorumluluklar üstlendik. O yüzden bugünkü bu birliktelik sadece bir etkinlik değildir. Aynı zamanda spor dünyasında nasıl bir geleceği hedeflediğimiz, nasıl bir vizyonu paylaştığımızın da göstergesidir” dedi.
Sporun bir ekonomi olduğunu da vurgulayan Kasapoğlu, “Spor denildiğinde aklımıza ilk olarak fiziksel bir aktiviteyle yapılan bir yarışma ve bir müsabaka geliyor. Sadece bu tanımlamayla sporu değerlendirdiğimizde eksik bir tanımlama yaparız. Spor eğitimidir, spor gençlerimize, spor yapanlara ahlaki değerleri öğreten bir etkinliktir. Spor bilimdir, spor bir ekonomidir. Aynı zamanda da diplomasidir. Uluslararası ilişkilerde bir güçtür. Diyaloğu, empatiyi ortaya koyma açısından, krizleri zaman zaman aşma açısından önemli bir unsurdur. Dolayısıyla spor kültürüne sahip bir ülkenin çok güçlü olması gerekir. Spor unsurunun yaşam biçimi olarak, hayat anlayışı olarak, kültür olarak hayatımızda olması gerektiğinin özellikle altını çizmek istiyorum” dedi.
Süleyman Elban: “Aru ettiğimiz başarı istediğimiz düzeyde değil”
Türkiye’de son dönemde spor altyapısının çok iyi bir duruma geldiğini dile getiren İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban, “Ancak arzu ettiğimiz başarı henüz daha beklediğimiz düzeyde değil. Demek ki o zaman sporla ilgili başka şeyler de konuşmamız gerekiyor artık. Her şeyden önce sporla ilgili bir spor ahlakının oturması, Aziz Atatürk’ün sporcunun sadece zeki ve çevik olması değil, aynı zamanda ahlaklı olması vurgusu bu anlamda önemli. Spor kültürünün hem spor insanları arasında hem de tüm insanlar arasında yerleştirilmesi gerekiyor” dedi. – İZMİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>A Milli Takım, UEFA Uluslar B Ligi 4. Grup’ta 11 Ekim Cuma günü Samsun Yeni 19 Mayıs Stadyumu’nda Karadağ ile karşı karşıya gelecek. 21.45’teki maç için stadyumun kapıları müsabaka saatinden 3 saat önce yani 18.45’te açılacak. Maç öncesinde TFF’nin resmi internet sitesinden yayımlanan duyuruda, “Seyircilerin stadyuma, girişlerde sorun yaşamaması adına stada erken gelmeleri önem arz etmektedir. Stadyum çevresindeki yolların trafiğe kapalı olacağı göz önünde bulundurularak, trafik yoğunluğuna sebebiyet vermemek ve maça zamanında ulaşabilmek için seyircilerin stada özel araçlarıyla gelmemeleri, toplu taşıma araçlarını kullanmaları önemle rica olunur” ifadeleri kullanıldı.
Toplu taşıma bilgileri
Maçın oynanacağı Samsun Yeni 19 Mayıs Stadyumu çevresindeki yolların trafiğe kapatılacağı göz önünde bulundurularak yapılan uyarıda, “Müsabakaya gelecek seyircilerimizin SAMULAŞ Tramvay, SAMULAŞ otobüs gibi yerel toplu ulaşım sistemini kullanarak stadyuma ulaşımlarını sağlaması önem arz etmektedir. Tüm toplu ulaşım sistemlerinin maç sonu geç saatlere kadar seferleri ve ek seferleri bulunmaktadır. SAMULAŞ tramvay ile gelecek seyircilerimiz Stadyum durağını, SAMULAŞ otobüsü kullanacaklar da T4″nolu otobüslerle 19 Mayıs Stadı durağını kullanarak stadyuma ulaşabilirler. Stadyuma sadece Passolig kart sistemi ile yüklenmiş bileti olan seyirciler giriş yapabilecektir. Bu bilet sağlayıcıdan satın alınan biletler ile giriş yapılabilecek olup, Passo dışında farklı sitelerden alınan biletler hususunda sorumluluk kabul edilmeyecektir. Stadyum dışında Güney kale arkasında karşılıklı olan stadyum gişeleri ve AVM Passolig gişelerinden hizmet verilecektir. Gişeler saat 22.30’a kadar (1. devre sonuna kadar), kart sorunu olan seyircilerimiz için yardım masası olarak açık olacaktır. Gişelerden; Tek Geçişlik Kart ve yardım masası hizmetleri verilecektir. Müsabaka günü gişelerden kart başvurusu alınmayacaktır. Cep telefonundaki biletle girmek isteyen seyircilerimizin, cep telefonu ışığını en üst seviyede ayarlayıp, turnikede bileti okutması gerekmektedir, aksi takdirde girişleri yavaşlatacak durumlar oluşabilir” denildi.
Otopark kullanımı
Açıklamada stada araçlarıyla gelecek kişiler için yapılan uyarıda ise, “Stadyuma araç ile sadece TFF tarafından organize edilmiş araç kartı olan araçlar kabul edilecek olup, araç kartı olmayan seyircilerin araçların stadyuma yakın otoparkları kullanarak stadyuma ulaşması gerekecektir. Araç kartı olmayan araçlar Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından stadyuma yaklaşım yollarına sokulmayacaktır” ifadeleri kullanıldı.
Seyircilerin dikkat etmesi gereken hususlar ve yasaklar
TFF’den yapılan açıklamanın devamında şu ifadeler kullanıldı:
“Maça gelecek seyircilerimizin stadyuma rahat ve zamanında ulaşmaları, emniyetli ve güvenli şekilde maç atmosferini yaşamaları adına, kurallara riayet etmeleri gerekmektedir. Tribündeki sorun yaşanmaması ve emniyetli şekilde maç organizasyonunun yapılması adına; tüm tribün merdivenlerinin boş bırakılması ve merdivenlere oturulmaması, stadyuma aşağıda belirtilen yasaklı maddeler ile girilmemesi ve kesinlikle saha alanına girilmemesi ya da teşebbüs edilmemesi gerekmektedir. Stadyuma meşale, ses bombası, torpil, duman bombası sokulmaması, sokmaya çalışanların en yakın güvenlik görevlisine bildirilmesi önem arz etmektedir. Stadyuma, İl SporGüvenlik Kurulu kararı gereğince din, dil, ırk, etnik köken, cinsiyet veya mezhep farkı gözeterek hakaret oluşturan, siyasi, şiddet içerikli ve rakibi küçük düşürecek pankartlar kesinlikle alınmayacaktır. Stadyuma girişlerde, İl Spor Güvenlik Kurulu kararı gereğince bayrak olarak sadece iki ülke bayrağı alınacaktır, bunun dışında herhangi bir bayrak, pankart, flama vb. malzeme stadyuma alınmayacaktır. Stadyum içerisinde tüm seyircilerimize, turnike girişi sonrası Türk bayrağı dağıtılacaktır.
Bozuk para, çakmak, selfie çubuğu, A4 boyutundan büyük çantalar, parfüm ve deodorant şişeleri, lazer pointer, kamera, fotoğraf makinası, şarj cihazı, sarj güç adaptörü (powerbank), ses çıkaran araçlar (vuvuzela, megafon, düdük), tahta, demir sopalı bayrak flamalar, ağzı kapalı (cam-kutu) içecek kutuları, sırt çantası, valiz, ruhsatlı olsa dahi ateşli silahlar, delici, kesici, ezici, bereleyici veya delici aletler ile patlayıcı, parlayıcı, yanıcı veya yakıcı maddeler, uyuşturucu veya uyarıcı maddeler ve ilgili mevzuatın belirlediği esaslara aykırı olarak alkollü içecekler. İçecek kutuları ağzı açık dahi olsa alınmayacaktır. Gazlı içecekler büfelerde bardakta satılacak, su ise yine büfelerde ağzı açılmış bardak su olarak satılacaktır. Acil durumlarda, tribünlerde bulunan seyirci sağlık odalarındaki ve stadyum dışındaki ambulanslarda bulunan, acil müdahale görevlilerinden, ilk yardım konusunda yardım alınabilir. Stadyum etrafında yeterli miktarda ambulans görevlendirilmesi yapılmıştır. İl Sağlık Müdürlüğü ve özel sağlık kuruluşumuz tarafından toplamda 4 adet ambulans acil durumlar için görev yapacaktır.” – SAMSUN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SAMSUNSPOR kurulduğu tarihten bugüne kadar Süper Lig’de oynadığı 19 sezonun en iyi başlangıcını yaptı. 2024-2025 Süper Lig sezonunda 8 maçın 6’sını kazanan kırmızı-beyazlı ekip, 36 yıl sonra kendi rekorunu kırdı.
Samsunspor, günümüzde Süper Lig olarak adlandırılan ancak 1962-1963 sezonundan, 2001-2002 sezonuna kadar ‘Türkiye 1’inci Futbol Ligi’ olarak bilinen Türkiye’nin en yüksel futbol ligine ilk olarak 1969-1970 sezonunda katılım sağladı. 1987-1988 sezonunda ise ilk 8 maçında 5 galibiyet, 2 mağlubiyet ve 1 beraberlik alarak 17 puan toplayan Samsunspor, daha sonra Süper Lig’de yaşadığı inişli çıkışlı dönemlerinden dolayı bu rekoru egale edemedi. 2024-2025 sezonu öncesinde transfer yasağı alan Samsunspor, Alman Teknik Direktör Thomas Reis ile ilk 8 maçta 6 galibiyet, 2 mağlubiyet alarak toplamda 18 puan ile 36 yıl aradan sonra kendi Süper Lig rekorunu kırdı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SÜPER Lig ekiplerinden Antalyaspor’un kaptanlığını yapan Veysel Sarı’nın (36) futbola başlama ve kariyerindeki yükselme hikayesi şaşırtıyor. Toprak sahada oynarken fark edilen Sarı, 16 yaşındayken diz kapağından vurulup ‘Bir daha yürüyemez’ denilmesine rağmen 2 hafta önce Süper Lig’deki 400’üncü maçına çıktı.
İstanbul’da dünyaya gelen Veysel Sarı, çocuk yaşlarında mahalle arasında futbol oynamaya başladı. Arkadaşlarıyla futbol oynadığı sırada, Beyoğlu Yeniçarşı’nın antrenörünün kendisini görüp takıma çağırmasıyla futbol hayatı başlayan 11 yaşındaki Veysel Sarı’yı ailesi de destekledi. İmkansızlıklar içerisinde büyüyen Sarı, antrenmanlara yürüyerek gidip geldi. En büyük hayali ve hedefi futbolculuk olan Veysel Sarı, bu sevdasından vazgeçmedi.
DİZ KAPAĞINDAN VURULDU
Bir yandan çalışan diğer yandan futbol hayatına devam eden Veysel Sarı, forvet mevkiinde oynarken Galatasaray’ın efsanesi Metin Kurt’un yönlendirmesiyle stoper olarak görev yapmaya başladı. Ancak Sarı, 16 yaşındayken talihsiz bir olay yaşadı. Okul çıkışı arkadaşlarıyla yürürken kimliği belirlenemeyen kişinin silahlı saldırısına uğradı. Diz kapağından vurulan Sarı, hastaneye götürülürken haberi alan anne ve babası da hemen yanına gitti.
‘BU ÇOCUK ARTIK YÜRÜYEMEZ’
İlk kontrolleri yapan doktor ailesine, ‘Bu çocuk artık yürüyemez’ dedi. Ailesi gözyaşı dökerken Veysel Sarı ise yürümeden nasıl hayatına devam edeceğini düşündü. Ancak bir süre sonra gittiği başka bir hastanenin doktoru Sarı’ya, tedaviyle yürüyebileceğini, hatta tekrar futbol oynayabileceğini söyledi. Pes etmeyen Sarı, yaklaşık 3 ay boyunca yoğun tedavi ve fizik tedavinin ardından iyileşip tekrar futbol oynamaya başladı.
20 YAŞINDA PROFESYONEL OLDU
En büyük hayali olan futbola odaklanan ve yaşadıklarıyla daha da hırslanan Veysel Sarı, kariyer basamaklarını tek tek çıkmaya başladı. Önce Beylerbeyi’ne transfer olan Sarı, gösterdiği üstün performansla 20 yaşındayken profesyonel sözleşmeye imza atarak o dönem Süper Lig’de oynayan Eskişehirspor’un kadrosuna katıldı. Burada gösterdiği başarının ardından sırasıyla Galatasaray, Kasımpaşa ve Antalyaspor’da forma giyen Veysel Sarı, 2 kez de A Milli Takım’ın formasını terletti.
ANTALYASPORUN’UN VAZGEÇİLMEZ OYUNCULARI ARASINDA
Başarılarıyla adından söz ettiren, Antalyaspor’un vazgeçilmez oyuncuları arasında yer alan Sarı, aynı zamanda takımın kaptanlığını yapıyor. Sarı, Süper Ligde 2 hafta önce Antalyaspor’un Kasımpaşa ile oynadığı karşılaşmada takımıyla 150’nci, Süper Lig’de ise 400’üncü maçına çıktı.
‘İLK DEFA ANNEMLE BABAMIN GÖZYAŞI DÖKTÜĞÜNÜ GÖRDÜM’
Süreçte yaşadıklarını Antalyaspor’un sosyal medya hesabında anlatan Sarı, “16 yaşımdayken kötü bir anı oldu benim için. Ayağımdan bir darbe aldım, diyelim. Ondan sonraki dönem benim için hem negatif hem pozitif oldu. Hastaneye gittiğimiz zaman babam ve annem doktorla konuştuklarında ben de oradaydım. Doktor babama ‘Çocuk bir daha yürüyemeyecek’ dedi. Yürüyemezsem hayatım nasıl devam edecek, diye düşündüm. İlk defa annemle babamın gözyaşı döktüğünü gördüm” dedi.
‘FİZİK TEDAVİDEN SONRA MAÇA ÇIKTIM, 2 GOL ATTIM’
Vurulmasının kendisini hem negatif hem pozitif etkilediğini belirten Veysel Sarı, “Hastanede yatarken doktor MR istedi. Sonuçları almaya giderken ben yürüyemiyordum. Annem, ağabeyim ve ben birlikte gittik. Doktor MR sonuçlarına bakarken ‘Ben de anlamadım ama şu an hiçbir şey yok ayağında. Yarın tedaviye başlasın, 3 ay sonra top oynayabilir’ dedi. Orada hayatım pozitife döndü. 3 aylık fizik tedaviden sonra maça çıktım ve 2 gol attım. O sene 35 karşılaşmaya çıktım” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ziraat Türkiye Kupası 2.Tur maçlarının programı ve bu maçları yönetecek hakemler açıklandı. Programın açıklanmasının ardından Erciyes 38 FK için ilginç bir durum ortaya çıktı. Mavi-siyahlı takım ilk olarak ZiraatTürkiye Kupası 2. Tur maçında 10 Ekim Perşembe günü kendi sahasında Orduspor 1967 A.Ş.’yi konuk edecek. Karşılaşma RHGEnertürk Enerji Stadı’nda saat 19.00’da oynanacak.Bu maçı Berat Buğra Çelik yönetirken, yardımcılıklarını Demirhan Emir ile Murathan Çomoğlu yapacak. Bu maçın da 3 gün sonrası 13 EkimPazar günü Erciyes 38 FK, bu kez Orduspor 1967 A.Ş. takımını lig maçında konuk edecek. Bu maç ise Atatürk Spor Komleksi Yan Açık Saha’da saat 15.00’da başlayacak.
Maç öncesinde Orduspor 1967 A.Ş., 3. Lig 4. Grup’ta 13 puan ile lider durumda bulunurken, Erciyes 38 FK ise topladığı 5 puan ile aynı grupta 9. sırada yer alıyor. – KAYSERİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>NESCO Dünya Mirası listesinde yer alan Kapadokya’nın tepelerinde ve vadilerinde gerçekleşecek Salomon Cappadocia Ultra Trail’e, dünyanın dört bir yanından 2 bin 368 patika koşucusu kayıt yaptırdı. Bu yıl 11. kez düzenlenecek Cappadocia Ultra-Trail, 19-20 Ekim tarihlerinde koşulacak. Cappadocia Ultra Trail; Gençlik ve Spor Bakanlığı, Nevşehir Valiliği, Ürgüp Kaymakamlığı, Ürgüp Belediyesi, TürkiyeTurizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA), Türkiye Atletizm Federasyonu katkılarıyla yapılacak.
Bu sene yarışa 73 ülkeden 2 bin 368 sporcu kayıt yaptırırken, yarın ise katılımcılara geç kayıt imkanı sunulacak. 119K’lık parkura 233, 63K’lık parkura 565, 38K’lık parkura 1147 sporcu kayıt yaptırdı.
Ayrıca kadın ve erkek sporculardan oluşan, kurumsal takımların yer aldığı Team Games yarışlarında ise toplam 423 sporcu mücadele edecek.
9 Ekim Çarşamba gününe özel kayıt yaptırmak isteyenler geç kayıttan faydalanırken, elde edilecek gelirler de Lösemili Çocuklar Vakfı’na (LÖSEV) bağışlanacak. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>A Milli Futbol Takımı, UEFA Uluslar B Ligi 4. Grup’ta 11 Ekim Cuma günü saat 21.45’te Samsun Yeni 19 Mayıs Stadyumu’nda Karadağ ile karşı karşıya gelecek. Bu mücadeleyi İtalya Futbol Federasyonu’ndan Daniele Chiffi yönetecek. Chiffi’nin yardımcılıklarını Alessio Berti ve Luigi Rossi yapacak. Müsabakanın dördüncü hakemi de Matteo Marchetti olacak.
Daniele Chiffi, millilerin Avusturya’ya 6-1 kaybettiği hazırlık maçında da düdük çalmıştı. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>OFSAYT TARTIŞMALARI VARDI
Gaziantep FK-Beşiktaş mücadelesinin 26. dakikasında, konuk ekibin atağında Immobile ceza sahası içerisinde yerde kaldı. Hakem Muhammet Ali Metoğlu, potansiyel penaltı için kenara geldi. VAR’ın tavsiyesi üzerine kalecinin teması olduğunu belirledi ve sahaya dönerek penaltı kararı verdi. Öte yandan Rafa Silva’nın pozisyonun içerisinde yer aldığı konum ofsayt tartışmalarını beraberinde getirmişti.
HAKEMLER NE KONUŞTU?
Gaziantep FK-Beşiktaş maçında Ciro Immobile’ye yapılan müdahele sonrası verilen penaltı pozisyonu ile ilgili VAR konuşması şu şekilde;
Muhammet Ali Metoğlu: Bir dakika. Tamam, evet.
VAR: Şu anda kaleci topla oynamıyor.
Muhammet Ali Metoğlu: Evet, 17 numara. Tamam, gördüm.
VAR: Şimdi diğer bir açıdan da kalecinin oyuncuya olan etkisini gösteriyorum.
Muhammet Ali Metoğlu: Tamam. Penaltı veriyorum, kart gösteriyorum.
VAR: Doğrudur.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SOL ARKA ADALESİNDEN SAKATLANDI
Siyah-Beyazlı kulüpten yapılan açıklama şu ifadeler kullanıldı;
“Futbol A Takımımızın Gaziantep Futbol Kulübü ile oynadığı müsabakada, sol uyluk arka adalesinde ağrı hisseden oyuncumuz Gabriel Paulista’nın yapılan değerlendirme ve Acıbadem Altunizade Hastanesi’nde gerçekleştirilen MR görüntülemesinde sol uyluk üst arka adalesi (biceps femoris) gerilme ve kısmi yırtık tespit edilmiştir.
Gabriel Paulista’nın tedavisine sağlık ekibimiz tarafından başlanmıştır.”
NE ZAMAN DÖNECEK?
Gabriel Paulista’nın 2-3 hafta sahalardan uzak kalması bekleniyor. 33 yaşındaki tecrübeli stoperin Galatasaray ile oynanacak derbiye yetişme ihtimali bulunuyor. Beşiktaş,Trendyol Süper Lig’in 10. haftasında 28 Ekim Pazartesi günü ezeli rakibine konuk olacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BEŞİKTAŞ’IN AÇIKLAMASI
Siyah Beyazlı kulüp, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı;
“Olympique Lyon – Beşiktaş Maçı Hakkında Taraftarlarımıza Önemli Duyuru
Lyon Valisi, Futbol Takımımızla Olympique Lyon arasında 24 Ekim Perşembe günü OL Stadyumu’nda oynanacak UEFA Avrupa Ligi müsabakası ile ilgili olarak, taraftarlarımızın stadyuma ve Lyon kentine alınmamasına karar vermişti.
Kulübümüzün söz konusu kararın gözden geçirilmesi için yaptığı girişimler doğrultusunda; Lyon Valiliği, Fransız Emniyeti, UEFA Güvenlik Birimi, Türkiye Futbol Federasyonu Güvenlik Koordinatörlüğü ve Türkiye NFIP’nin katılımıyla gerçekleşen güvenlik toplantısı neticesinde, 2017 yılında yaşanan ciddi olayların tekrar etme ihtimali ve yüksek güvenlik riski nedeniyle Lyon Valiliği’nin aldığı karar kesin olarak onandı.

Olympique Lyon – Beşiktaş müsabakasında taraftarlarımızın deplasman tribününde yer alamayacağını belirtir, herhangi bir mağduriyet yaşanmaması adına söz konusu maç için seyahat programı yapılmaması hususunu taraftarlarımızın bilgisine sunarız.”

LYON-BEŞİKTAŞ MAÇI NE ZAMAN?
Beşiktaş, UEFA Avrupa Ligi’nin 3. haftasında deplasmanda Fransız temsilcisi Lyon ile kozlarını paylaşacak. 24 Ekim Perşembe günü Groupama Stadyumu’nda oynanacak karşılaşma TSİ 22.00’de oynanacak. Siyah-beyazlılar, UEFA Avrupa Ligi’nin ilk 2 haftasında Ajax’a deplasmanda 4-0, Frankfurt’a ise sahasında 3-1 kaybetmişti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Geçtiğimiz günlerde İstanbul’un göbeğinde yaşanan korkunç olay görenlerin kanını dondurdu. Semih Çelik isimli şahıs, 19 yaşındaki İkbal ve Ayşenur’u katlettikten sonra surlarda atlayarak hayatına son verdi. Yaşanılan olaylarından ardından Bozkurt Belediye Başkanı Birsen Çelik, kan dondurucu olaylar hakkında açıklamalarda bulundu. Yaşanılan kadın cinayetleri hakkında isyan eden Başkan Çelik, “Artık yeter, kadın cinayetlerini durduracak yasal düzenlemeler acilen hayata geçirilmelidir” şeklinde isyan etti.
Son günlerde yaşanılan olaylar hakkında açıklamalarda bulunan Bozkurt Belediye Başkanı Birsen Çelik, şu şekilde açıklamalarda bulundu;
“Henüz hayatının baharında, 19 yaşındaki iki kızımız; 1 yıl içinde 5 kez ruh hastalığı nedeniyle tedavi gören bir cani tarafından katledildi. Artık hayatın gerçeği haline gelen kadın cinayetleri ile kalıcı çözümler beklerken ne yazık ki; yasa koyucular tarafından bir umursamazlık, bir vurdumduymazlıkla karşı karşıyayız. Kadınlarımızı şiddete ve cinayetlere karşı koruma altına alan İstanbul Sözleşmesinden bir kararname ile çıkanlar, artan kadın cinayetleri için ivedilikle çözümcü kararlar almalıdır! Şiddetin her türü kayıtsız, şartsız insan hakları ihlalidir ve suçtur. Artık yeter, kadın cinayetlerini durduracak yasal düzenlemeler acilen hayata geçirilmelidir” – DENİZLİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Hatay ziyaretleri kapsamında, Arsuz ilçesinde bulunan Füsun Sayek Sağlık ve Eğitim Derneği bünyesindeki dokuma atölyesini ziyaret etti.
Partisinin MYK toplantısı öncesinde, burada kadın dokumacılarla bir araya gelen Özel, dokumacılarla sohbet etti. Kadın dokumacılar Özel’e ve eşi Didem Özel’e kendi dokudukları atkılardan hediye etti. Dokuma tezgahının nasıl çalıştığını dinleyen Özel, tezgahın başına oturarak atkı dokudu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Merkez Yönetim Kurulu toplantısına katılmak üzere Hatay’ın Arsuz ilçesine geldi. Özel, MYK toplantısının yapılacağı Füsun Sayek Sağlık ve Eğitim Geliştirme Derneği’nin konteynerlerinde incelemelerde bulundu. Dokuma tezgahının başına geçen Özgür Özel, kadınlarla birlikte kilim dokudu. Özel ve beraberindeki MYK üyeleri, daha sonra basına kapalı toplantıya başladı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Annesinin rahatsızlığı nedeniyle 7 yaşında yemek yapmayı öğrenen Halaç, yıllardır bir restoran açmanın hayalini kurdu.
Kastamonu’da 40 yaşından itibaren birçok firmada aşçı olarak çalışan Halaç, 3 ay önce restoran açmaya karar verdi.
Kuzeykent Ulu Cami karşısında “Türkan Sultan Mutfağı” adında restoran açan Halaç, çocukluk hayalini gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyor.
Halaç, restoranında Kastamonu’nun coğrafi işaretli ürünlerinden Devrekani hindi banduması, İhsangazi ekşili pilavı, Daday etli ekmeği ve Kastamonu tiridi gibi birçok yöresel lezzeti vatandaşlarla buluşturuyor.
Türkan Halaç, AA muhabirine, 20 yılı aşkın süredir birçok firmada aşçı olarak çalıştığını söyledi.
Çalışmaktan gurur duyduğunu anlatan Halaç, “Sürekli yöresel yerlerde çalıştım. Hep tarihi yerlerde çalıştım. Mesleğimi severek yapıyorum. Adeta bağlıyım mesleğime.” dedi.
Yemek yapmaya 7 yaşında başladığını ifade eden Halaç, “7 yaşımda annem hastalanınca hamurlu ekmek yapmaya başladım. Sonra kendimi geliştirdim. Köylerde düğün, mevlit olurdu. Onlara börek yapmaya giderdim. Mesleğimi çok seviyorum. Yemeğe ilgim var. Yurtta çalıştım. Eşime sürekli ‘benim dükkanım olsun’ dedim.” ifadelerini kullandı.
Çocukluk hayalini 3 ay önce gerçekleştirdiğini belirten Halaç, eşi ve oğlu ile birlikte çalıştığını söyledi.
Hayatının çalışmakla geçtiğini belirten Halaç, şunları kaydetti:
“Çok çalıştım, aşırı çalıştım. Çocukluk hayalim 60 yaşımda gerçekleşti. Keşke daha önce başlasaydım. Yine de yaşlanmış değilim kendimi 18 yaşımda hissediyorum. Hamur açmaya başladığımda sabaha kadar açsam yorulmuyorum. Yöreseli çok seviyorum. Burada baklava, su böreği, tirit, banduma, çene çarpan, mantı, etli yaprak sarması yapıyorum. Yöresele daha ağırlık veriyorum. Buraya gelenler de çok memnun. Eşim bana çok büyük destek oldu. Kendi başıma yapamazdım. Hedefim vatandaşlara hizmet etmek, daha da ileriye gitmek.”
Vatandaşlardan Müberra Yadigar ise kadın girişimci sayısının artması gerektiğini söyledi.
Restorandaki yemekleri çok beğendiğini ifade eden Yadigar, “Böyle bir yer açılması bizleri çok mutlu etti. Yöresel yemekler için buradayız. Kadın girişimcinin böyle bir yer açması ihtiyaçtı, herkesi bekliyoruz.” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(ANKARA) – Saadet Partisi Kurucu Genel Başkanı, Milli Görüş Hareketi’nin önde gelen isimlerinden Recai Kutan, 94 yaşında hayatını kaybetti. Saadet Partisi Kutan’ın vefatını; “Saadet Partisi Kurucu Genel Başkanımız, Yüksek İstişare Kurulu üyemiz, ESAM Genel Başkanı muhterem büyüğümüz Recai Kutan hakkın rahmetine kavuşmuştur” ifadeleriyle duyurdu.
Saadet Partisi Kurucu Genel Başkanı, Milli Görüş Hareketi’nin önde gelen isimlerinden, Eonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi (ESAM) Genel Başkanı Recai Kutan, 94 yaşında yaşamını yitirdi. Kutan’ın vefatını Saadet Partisi duyurdu. Saadet Partisi tarafından yapılan açıklamada; “Saadet Partisi Kurucu Genel Başkanımız, Yüksek İstişare Kurulu üyemiz, ESAM Genel Başkanı muhterem büyüğümüz Recai Kutan hakkın rahmetine kavuşmuştur. Milletimizin ve camiamızın başı sağ olsun” denildi.
Necmettin Erbakan’ın yakın çalışma arkadaşıydı
Malatya’da 5 Nisan 1930’da doğan Recai Kutan, Milli Görüş Hareketi’nin kurucusu ve eski Başbakan Necmettin Erbakan’ın yakın çalışma arkadaşıydı.
Kutan, ilk, orta ve lise tahsilini Malatya’da tamamladı. İstanbul Teknik Üniversitesiİnşaat Fakültesi’nden 1952 yılında mezun olan Kutan, 1952-1969 yılları arasında Devlet Su İşleri’nde (DSİ) çalıştı. Kutan, 1969’da Türk Mühendislik Müşavirlik Anonim Şirketi’ni kurdu. Kutan, 1974-1980 yılları arasında MSP Genel Başkan Yardımcılığı göreviyle siyasi çalışmaların içerisinde oldu.
1977 seçimlerinde, Milli Selamet Partisi’nden Malatya Milletvekili seçilen Kutan, 1977 koalisyon hükümetinde İmar ve İskan Bakanı olarak görev aldı. Kutan, 12 Eylül Darbesi’nden sonra diğer MSP yöneticileriyle beraber 9,5 ay hapis yattı.
Kutan, 1983’ten sonra kurulan Refah Partisi’nin Genel Başkan Yardımcısı oldu ve Refah Partisi’nin Malatya Milletvekili olarak meclise girdi. 1996-1997 yılları arasında 54. Hükümet’te Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı olarak görev yaptı.
Refah Partisi’nin kapatılmasının ardından yeni kurulan Fazilet Partisi’nin Genel Başkanlığına seçilen Kutan, 1999 genel seçimleri sonucu Meclis’e girdi. Kutan, Rahşan Affı’na destek verdi, 21 Aralık 2000’de yapılan oylamada kabul oyu verdi.
Fazilet Partisi’nin de kapatılmasıyla, Kutan, 2001 yılında Saadet Partisi’nin kurucuları arasında yer aldı ve kurucu Genel Başkanlık görevini üstlendi. Kutan, sürdürdüğü Genel Başkanlık görevini, 11 Mayıs 2003 tarihinde yapılan 1. Olağan Kongrede Necmettin Erbakan’a devretti ancak 29 Aralık 2003’te Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Necmettin Erbakan’ın kesinleşmiş hapis cezası nedeniyle görevlerinden ayrılmasını istedi. Bunun üzerine Erbakan, 30 Ocak 2004’te parti üyeliğinden ve Genel Başkanlıktan istifa etti.
Bu tarihten itibaren Recai Kutan, Genel Başkanlık görevini vekaleten yürütmeye başladı. Kutan, 8 Nisan 2006’da yapılan 2. Olağan Kongre’de, Genel Başkanlık görevini bu sefer seçimle üstlendi. Kutan, 2007 genel seçimlerinden sonra Genel Başkanlığı, 26 Ekim 2008’de yapılan 3. Olağan Kongrede Numan Kurtulmuş’a devretti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(ANKARA) –Gazze’de savaşın birinci yılı dolarken, İsrail ordusu Gazze Şeridi genelinde Hamas’a karşı tedbir ve saldırılarını yoğunlaştırdığını açıkladı. Hamas’ın askeri kanadı Kassam Tugayları, Tel Aviv’e roket saldırısı düzenledi . Ateşkes çabaları gölgede kalırken çatışmaların Lübnan’a da yayılması bölgeyi geniş çaplı bir savaş riskiyle tehdit ediyor.
Hamas’ın silahlı kanadı Kassam Tugayları, Tel Aviv’e yönelik bir roket saldırısı başlattığını duyurdu. Hamas’ın saldırısı sonrası Tel Aviv ve çevresinde siren sesleri duyulurken İsraillli yetkililer Gazze’nin güneyindeki Han Yunus’tan Tel Aviv’e 5 roket ateşlendiğini, saldırı neticesinde şarapnel parçaları nedeniyle hafif yaralanan 30’lu yaşlardaki iki kadına tıbbi müdahale yapıldığını açıkladı.
Gazze’deki savaş birinci yılını doldururken, sabah erken saatlerde İsrail ordusu Gazze Şeridi genelinde Hamas’ın olası bir saldırısına karşı sınır bölgelerinde tedbirleri artırdığını ve bölgedeki Hamas mevzilerinin hedef alındığını açıklamıştı. İsrail’de Hamas’ın “Aksa Tufanı” olarak isimlendirdiği 7 Ekim 2023 saldırılarında öldürülen 1200 İsrailli ve rehin alınan 250 kişi için anma törenleri düzenleniyor.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu Hamas’ı yok edeceklerini söylerken 7 Ekim’den bu yana Gazze’de öldürülen kadın ve çocukların da aralarında bulunduğıu 41 bin Filistinli’nin büyük bir kısmının Hamas militanı olduğunu iddia etti. İsrail ordusu ayrıca Lübnan’a yönelik kara operasyonunu yeni birlikler göndererek genişlettiğini duyurdu.
Ateşkes çabaları gölgede kaldı
Hafta sonu dünya genelinde düzenlenen savaş karşıtı protestolarda Gazze ve Lübnan’da ateşkesin sağlanması çağrısı yapıldı. Hamas’ın İsrail’e saldırısının yıldönümü olan 7 Ekim’de öncesinde planlanan protesto ve anma etkinlikleri nedeniyle Avrupa, Asya ve ABD’nin birçok büyük kentinde güvenlik önlemleri artırıldı.
Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden, 31 Mayıs’ta Gazze’de ateşkesin sağlanması ve rehinelerin serbest bırakılması için üç aşamalı bir ateşkes planı sunmuştu. Hamas’ın kabul ettiği üç aşamalı ateşkes önerisi önerisi, ilk aşamada altı haftalık bir ateşkes ve rehinelerin bir kısmının serbest bırakılmasını öngörüyordu, ilerleyen aşamalarda da kalıcı ateşkese yönelik adımlar atılacaktı.
Temmuz ayında Roma’da düzenlenen ateşkes görüşmelerde, İsrail, “üç aşamalı ateşkes planına” eklemeler yapılmasını talep etmişti. Bu eklemeler Mısır-Gazze sınırındaki Philedelpia ve Gazze’nin ortasından geçen Netzarim koridorlarının İsrail tarafından kontrol edilmesini içeriyordu. Washington’ın İsrailli yetkililerle müzakere ederek hazırladığı düşünülen ateşkes önerisinin uygulanmasına ilişkin görüşmeler bu noktada tıkandı.
Roma görüşmelerinin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından ABD, Mısır ve Katar liderleri ağustos ayında Gazze’de ateşkes ve rehinelerin serbest bırakılması anlaşmasını sağlamak üzere İsrail ve Hamas arasında ortak çabalarla arabuluculu ateşkes görüşmeleri başlattı. ABD’li yetkililer Doha ve Katar’da gerçekleştirilen görüşmelerin yapıcı geçtiğini ve teknik detaylar üzerinde heyetlerarası görüşmelerin devam ettiğini duyurmuştu. Görüşmelerin üzerinden neredeyse iki ay geçmişken ateşkes sağlanamamasıyla birlikte savaş Lübnan’a sıçradı.
İsrail’in İran’a nasıl bir cevap vereceği belirsizliğini koruyor
İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarını genişletmesi ülkedeki İran destekli Hizbullah’ın lideri Hasan Nasrallah’ın bir İsrail saldırısı sırasında öldürülmesi İran’ın İsrail’e yönelik bir misilleme saldırısını kışkırttı. Geçen hafta yaklaşık 180 balistik füzeyle İsrail’e saldıran İran’a İsrail’in vereceği yanıtın bölgesel çatışmaları daha da derinleştirmesinden endişe duyuluyor. Beyaz Saray İsrail’in İran’ın nükleer altyapılarını hedef alabileceği olası bir saldırısını desteklemeyeceğini duyurmuştu. Ancak Biden’ın İsrail’in İran’a ait petrol tesislerine yönelik olası misilleme saldırısının değerlendirdiklerine ilişkin açıklamalarının ardından petrol fiyatlarında yüzde 5’in üzerinde artış kaydedildi.
Hizbullah ve İsrail arasında 7 Ekim’den sonra başlayan karşılıklı roket saldırıları, geçen ay İsrail ordusunun Lübnan’a yönelik hava saldırılarını yoğunlaştırması ve Lübnan’a yönelik bir kara operasyonu başlatmasının ardından derinleşmişti. 7 Ekim’den sonra başlayan çatışmalardan etkilenen bölgelerde 3 milyondan fazla insanın yerinden olduğu tahmin ediliyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ŞAHAN GÖKBAKAR’IN BAŞI VİLLASIYLA DERTTE
Mülkiyeti Şahan Gökbakar’ın ortağı olduğu Çamaşırhane Film Yapım Anonim Şirketi’ne ait villa ve eklentilerinin yapı kayıt belgeleri, kaçak yapılar nedeniyle 9 Kasım 2022’de MuğlaÇevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün Yapı Kayıt Belgesi Değerlendirme Komisyonu tarafından iptal edildi. Ardından izinsiz faaliyet olması sebebiyle villanın sahipleri hakkında suç duyurusunda bulunuldu. MarmarisBelediye Başkanlığı da yıkım kararlarının alınması ve yapı ilgilisine yıkım tebligatlarının yapılması için uyarıldı.

Marmaris Belediye Başkanlığı, 15 Aralık 2023’te iptal kararının aleyhine Muğla 1’inci İdare Mahkemesi’nde dava açıldığını gerekçe göstererek, söz konusu davanın sonucuna göre inceleme ve tespitlerin yapılacağını ve konu hakkında bilgi verileceğini bildirdi. Bakanlık tarafından 21 Aralık 2023’te Marmaris Belediye Başkanlığı’na gönderilen resmi yazı ile kanundaki ilgili madde hatırlatılıp söz konusu davaların, konu hakkında yapılması gereken iş ve işlemlerin yürütülmesinde herhangi bir engel teşkil etmediği bildirildi. Yapı Kayıt Belgesi Değerlendirme Komisyonu’nun 9 Kasım 2022 tarihli iptal kararıyla ilgili mahkemelerden bugüne kadar Bakanlık aleyhine yürütmeyi durdurma veya iptal gibi herhangi bir karar çıkmadı.
BELEDİYEYE VİLLANIN YIKIM KARARI GİTTİ
6 Eylül 2024’te Marmaris Belediye Başkanlığı’na gönderilen yazı ile Komisyon’un iptal kararı ile ilgili karşı açılan davalarda iptal ya da yürütmeyi durdurma kararı olmadığı bir kez daha hatırlatıldı. Ayrıca, yıkım işlemlerinin tesis edilmesi için Marmaris Belediye Başkanlığı bir kez daha uyarıldı. Yıkımın, Marmaris Belediyesi tarafından gerçekleştirilmemesi durumunda kanun gereği Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın gerçekleştirmesi gerektiği hatırlatıldı. Gerekli işlemlerin yasada belirlenen süreler içinde gerçekleştirilmemesi durumunda nedenine dair bilgi istendi. Sorumluluklarının yerine getirilmesi için gerekli uyarılar yapıldı.

“MAKİNE VE EKİPMAN DESTEĞİ VERİLEBİLİR”
İlgili kanunlar gereğinde Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin yıkım için destek verebileceği hatırlatıldı. Yıkım için yeterli araç gereç bulunamaması halinde yine kanunlar gereğince makine ve ekipman desteğinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nden karşılanabileceği belirtildi. Buna rağmen yıkımın yapılmaması durumunda, yapıların yıkım maliyetlerinin yüzde 100 fazlası ilgili Belediye Başkanlığı’ndan tahsil edilmek üzere Bakanlık tarafından yıkılabileceği hatırlatıldı. Yasal süresi içerisinde yıkım iş ve işlemlerinin ilgili ilçe belediye ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından gerçekleştirilmemesi halinde bakanlığın denetim yetkisinin bulunduğu belirtildi
MÜHÜRLENDİ
Muğla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü ile Marmaris Belediyesi ekipleri, Çamaşırhane Film Yapım Anonim Şirketi’ne ait olan ve ‘Nitelikli Doğal Koruma Alanı’nda yer alan yapıda inceleme yapıp, yapı tatil tutanağı düzenleyerek, mesken ile eklentileri mühürledi.

İDDİANAME HAZIRLANDI
Şahan Gökbakar’ın Marmaris’teki Birinci Derece Doğal SİT Alanı’nda bulunan villasında izinsiz güneş paneli ve su deposu yaptırmasıyla ilgili iddianame hazırlandı. İddianameye göre soruşturma, Muğla Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün şüpheliler hakkında suç duyurusunda bulunmasıyla başlatıldı. Müdürlük, yaptığı suç duyurusunda şüphelilerin Turgut Mahallesi’nde yer alan yapıya izinsiz fiziki ve inşai müdahalede bulunduğuna yer verdi. Söz konusu taşınmazda kaçak olarak beton dolgu üzerine ahşap iskele, taş duvar, bir adet konut yapısı, bir adet depo yapısı, çardak, güneş paneli ve su deposu inşa edildiği vurgulandı.
“AYKIRILIKLARI BİZ YAPMADIK, SATIN ALDIĞIMIZDA BÖYLEYDİ”
Şahan Gökbakar, kardeşi Togan Gökbakar ve Çağrı Özeren’in ifadelerine de yer verilen iddianamede, şüphelilerin; “Biz taşınmanızı 2020’de satın aldık. Aykırılıkları biz yapmadık, satın aldığımızda böyleydi” diye savunma yaptığı hatırlatıldı. Taşınmazın önceki sahibi Osman Bayındır’ın da suçlamayı kabul etmediği ifade edildi.
GÖKBAKAR’IN 10 YILA KADAR HAPSİ İSTENİYOR
İddianamede Şahan Gökbakar, kardeşi Togan Gökbakar, Çağrı Özeren ve Osman Bayındır’ın Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nu ihlal ve imar kirliliğine neden olma suçlarından 3’er yıldan 10’ar yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması istendi. Hazırlanan iddianame Marmaris Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. İddianame kabul edilirse sanıklar önümüzdeki günlerde hakim karşısına çıkacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ENİŞTESİNE GÖĞÜSLERİNİN FOTOĞRAFINI YOLLAMIŞ
4 yıldır evli olan ve 24 eylül salı günü akşamı ortadan kaybolan Cennet, günler sonra bir video yayınlayarak eşinin kendisine ihanet ettiğini ve bu yüzden evi terk ettiğini belirtti. Yayınladığı videoda “Neslihan seni affetmeyeceğim. Sen bana en büyük kazığı attın” diyen Cennet, ablası Neslihan’ın göğüslerinin fotoğrafını kocasına yolladığını öne sürdü.
SAVUNMASI ŞAŞIRTTI
Stüdyoda soğuk duş etkisi yaratan bu sözler sonrası gözlerin çevrildiği Neslihan ise “Göğsümde bir kitle vardı. Eniştemin tanıdığı uzman vardı. Video istedi, videoları attığım için yanlış anlaşıldım” diyerek kendini savundu.

KOCA DA YAYINA BAĞLANDI
Yayına bağlanan Cennet’in kocası da “Göğsünü attı, buradaki uzmana gösterdim. Sonra Neslihan hastaneye geldi. Cennet görünce kızdı. Sadece yaranın olduğu kısım vardı” sözleriyle Neslihan’ın sözlerini destekledi.

“GÖĞÜSLERİNİ KOMPLE ÇEKMİŞ”
Tüm bu olan bitenden sonra stüdyoya gelen Cennet, “Kocam defalarca ihanet etti. Kaçmadan 2 gün önce birileriyle iletişime geçti. Sözünde durmadı, yine aynısını yaptı. Ben hiçbirini istemiyorum. Hastalığını bahane ederek böyle bir şey yapamaz. Göğüslerini komple çekmiş. Doktor mu kendisi? Doktor önerebilirdi?” dedi.

ENİŞTESİ ÇOCUKKEN İSTİSMAR ETMİŞ!
Cennet, ayrıca ablasının kocasıyla ilgili bir istismar iddiası da ortaya attı. Ablasına “Ben 11 yaşındayken senin kocan beni taciz etti siz niye beni korumadınız? Yanımda durmadınız? Bana nenem sahip çıktı. 13 yaşında yine taciz etti beni.” dedi. Cennet, tacize rağmen boşanmayan ablası Neslihan’a isyan etti. Ablaları Rabia ve Neslihan ise Cennet’in Osman Köse isimli bir erkekle birlikte olduğunu iddia etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÜNLÜ komedyen Şahan Gökbakar’ın, Marmaris’te yer alan ve Birinci Derece Doğal Sit Alanı olarak sınıflandırılan villasında yapılan izinsiz güneş paneli ve su deposu inşaatıyla ilgili Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından iddianame hazırlandı. İddianamede, Şahan Gökbakar, kardeşi Togan Gökbakar, Çağrı Özeren ve Osman Bayındır hakkında Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nu ihlal ve imar kirliliğine neden olma suçlarından 3’er yıldan 10’ar yıla kadar hapis cezası istendi.
Mülkiyeti Şahan Gökbakar’ın ortağı olduğu Çamaşırhane Film Yapım Anonim Şirketi’ne ait villa ve eklentilerinin yapı kayıt belgeleri, kaçak yapılar nedeniyle 9 Kasım 2022’de MuğlaÇevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün Yapı Kayıt Belgesi Değerlendirme Komisyonu tarafından iptal edildi. Ardından izinsiz faaliyet olması sebebiyle villanın sahipleri hakkında suç duyurusunda bulunuldu. Marmaris Belediye Başkanlığı da yıkım kararlarının alınması ve yapı ilgilisine yıkım tebligatlarının yapılması için uyarıldı.
MAHKEMEDEN ALEYHTE KARAR ÇIKMADI
Marmaris Belediye Başkanlığı, 15 Aralık 2023’te iptal kararının aleyhine Muğla 1’inci İdare Mahkemesi’nde dava açıldığını gerekçe göstererek, söz konusu davanın sonucuna göre inceleme ve tespitlerin yapılacağını ve konu hakkında bilgi verileceğini bildirdi. Bakanlık tarafından 21 Aralık 2023’te Marmaris Belediye Başkanlığı’na gönderilen resmi yazı ile kanundaki ilgili madde hatırlatılıp söz konusu davaların, konu hakkında yapılması gereken iş ve işlemlerin yürütülmesinde herhangi bir engel teşkil etmediği bildirildi. Yapı Kayıt Belgesi Değerlendirme Komisyonu’nun 9 Kasım 2022 tarihli iptal kararıyla ilgili mahkemelerden bugüne kadar Bakanlık aleyhine yürütmeyi durdurma veya iptal gibi herhangi bir karar çıkmadı.
6 Eylül 2024’te Marmaris Belediye Başkanlığı’na gönderilen yazı ile Komisyon’un iptal kararı ile ilgili karşı açılan davalarda iptal ya da yürütmeyi durdurma kararı olmadığı bir kez daha hatırlatıldı. Ayrıca, yıkım işlemlerinin tesis edilmesi için Marmaris Belediye Başkanlığı bir kez daha uyarıldı. Yıkımın, Marmaris Belediyesi tarafından gerçekleştirilmemesi durumunda kanun gereği Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın gerçekleştirmesi gerektiği hatırlatıldı. Gerekli işlemlerin yasada belirlenen süreler içinde gerçekleştirilmemesi durumunda nedenine dair bilgi istendi. Sorumluluklarının yerine getirilmesi için gerekli uyarılar yapıldı.
‘MAKİNE VE EKİPMAN DESTEĞİ VERİLEBİLİR’
İlgili kanunlar gereğinde Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin yıkım için destek verebileceği hatırlatıldı. Yıkım için yeterli araç gereç bulunamaması halinde yine kanunlar gereğince makine ve ekipman desteğinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nden karşılanabileceği belirtildi. Buna rağmen yıkımın yapılmaması durumunda, yapıların yıkım maliyetlerinin yüzde 100 fazlası ilgili Belediye Başkanlığı’ndan tahsil edilmek üzere Bakanlık tarafından yıkılabileceği hatırlatıldı. Yasal süresi içerisinde yıkım iş ve işlemlerinin ilgili ilçe belediye ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından gerçekleştirilmemesi halinde bakanlığın denetim yetkisinin bulunduğu belirtildi
MÜHÜRLENDİ
Muğla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü ile Marmaris Belediyesi ekipleri, Çamaşırhane Film Yapım Anonim Şirketi’ne ait olan ve ‘Nitelikli Doğal Koruma Alanı’nda yer alan yapıda inceleme yapıp, yapı tatil tutanağı düzenleyerek, mesken ile eklentileri mühürledi.
Şahan Gökbakar’ın Marmaris’teki Birinci Derece Doğal SİT Alanı’nda bulunan villasında izinsiz güneş paneli ve su deposu yaptırmasıyla ilgili iddianame hazırlandı. İddianameye göre soruşturma, Muğla Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün şüpheliler hakkında suç duyurusunda bulunmasıyla başlatıldı. Müdürlük, yaptığı suç duyurusunda şüphelilerin Turgut Mahallesi’nde yer alan yapıya izinsiz fiziki ve inşai müdahalede bulunduğuna yer verdi. Söz konusu taşınmazda kaçak olarak beton dolgu üzerine ahşap iskele, taş duvar, bir adet konut yapısı, bir adet depo yapısı, çardak, güneş paneli ve su deposu inşa edildiği vurgulandı.
‘AYKIRILIKLARI BİZ YAPMADIK, SATIN ALDIĞIMIZDA BÖYLEYDİ’
Şahan Gökbakar, kardeşi Togan Gökbakar ve Çağrı Özeren’in ifadelerine de yer verilen iddianamede, şüphelilerin; “Biz taşınmanızı 2020’de satın aldık. Aykırılıkları biz yapmadık, satın aldığımızda böyleydi” diye savunma yaptığı hatırlatıldı. Taşınmazın önceki sahibi Osman Bayındır’ın da suçlamayı kabul etmediği ifade edildi.
İddianamede Şahan Gökbakar, kardeşi Togan Gökbakar, Çağrı Özeren ve Osman Bayındır’ın Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nu ihlal ve imar kirliliğine neden olma suçlarından 3’er yıldan 10’ar yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması istendi. Hazırlanan iddianame Marmaris Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. İddianame kabul edilirse sanıklar önümüzdeki günlerde hakim karşısına çıkacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
54 yaşındaki Combs, geçtiğimiz günlerde çete suçu, seks ticareti ve fuhuş amaçlı taşımacılık suçlamalarıyla tutuklandı. Manhattan’da bir otelde gerçekleşen tutuklamanın ardından, ünlü yapımcı kefaletle serbest bırakılma talebinin reddedilmesiyle halen hapiste bulunuyor. Combs, kendisine yöneltilen tüm suçlamaları reddediyor.
Bu gelişmeler, Diddy’nin uzun yıllardır düzenlediği ünlü partileriyle de bağlantılı görülüyor. Leonardo DiCaprio gibi bazı ünlüler, Diddy ile olan ilişkilerini kestiklerini açıkladı.
Öte yandan, rap yıldızı 50 Cent, Diddy’nin davası hakkında Netflix için bir belgesel dizi hazırlayacağını duyurdu. 50 Cent, bu projenin “önemli insani etkileri olan karmaşık bir hikaye” olduğunu vurguladı.
Combs’un avukatı, müvekkilinin ırkçılık nedeniyle hedef alındığını iddia ederken, belgesel yapımcıları bu olayların hip-hop kültürünün tamamını yansıtmadığını hatırlatıyor.
Bu skandallar, müzik endüstrisinde güç dengeleri ve ünlülerin özel yaşamları hakkında tartışmaları yeniden alevlendirdi. Soruşturma devam ederken, kamuoyu ve müzik dünyası gelişmeleri yakından takip ediyor.


Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı ve Teknoloji Bakanlığının ana yürütücülüğünde düzenlenen, Anadolu Ajansının global iletişim ortağı olduğu TEKNOFEST, Adana Havalimanı’nda devam ediyor.
Festivali gezen “Mehmed: Fetihler Sultanı” dizisinin oyuncuları Serkan Çayoğlu, Sena Çakır ve Esila Umut, TRT standında düzenlenen etkinliğe katıldı.
Dizinin hayranları, oyuncuları görebilmek için stant önünde yoğunluk oluşturdu.
Etkinlikte oyuncular, imza verdikleri izleyicilerle hatıra fotoğrafı çektirdi.
Sena Çakır, AA muhabirine, ilk kez TEKNOFEST’te yer aldığını söyledi.
Festivalin çok büyük bir organizasyon olduğunu belirten Çakır, “Müthiş bir katılım var. İmza etkinliğinden sonra festival alanını gezmeye devam edeceğiz. Seyircilerimize buraya kadar geldikleri için teşekkür ediyorum.” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BURSA’da Furkan K. (25), sevgilisinin 2’nci kattaki evinin penceresine vinçle çıkıp evlilik teklif etti. O anlar, çevredekiler tarafından cep telefonuyla kayda alındı.
Kentte yaşayan Furkan K., bir süredir birlikte olduğu kız arkadaşına evlilik teklif etmek için farklı bir yola başvurdu. Kiraladığı vinçle kız arkadaşının evinin önüne giden Furkan K., ışıklarla süslediği sepete binip 4 katlı binanın 2’nci katındaki pencereye ulaştı. Arkadaşları, ellerindeki meşalelerle Furkan K.’ye destek verirken, çalan camı açan genç kızın, sevgilisini gördüğü andaki şaşkınlığı, çevredekilerin cep telefonu kameralarına yansıdı. Çiçek ve yüzükle edilen teklifi kabul eden genç kız, mutluluğunu Furkan K.’ye sarılarak gösterdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının ana yürütücülüğünde düzenlenen, Anadolu Ajansının global iletişim ortağı olduğu TEKNOFEST, Adana Havalimanı’nda devam ediyor.
Festivali ziyaret eden “Teşkilat” dizisinin oyuncuları Yunus Emre Yıldırımer, Serdar Yeğin ve Melisa Akman, TRT standında düzenlenen etkinliğe katıldı.
Oyuncular, imza verdikleri hayranlarıyla hatıra fotoğrafı çektirdi.
Yunus Emre Yıldırımer, AA muhabirine, TEKNOFEST’in çok özel ve gurur verici bir organizasyon olduğunu söyledi.
Festivalde olmaktan mutluluk duyduklarını belirten Yıldırımer, teknolojik gelişmeleri görme şansı bulduklarını anlattı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÇANKIRI’da özel harekat polisleri ile akaryakıt istasyonu çalışanı C.A.C. arasında çıkan tartışma kavgaya dönüştü. Güvenlik kamerasına yansıyan kavgada bir polisin, istasyon çalışanı C.A.C.’yi yerde tekmelediği görülürken, Valilikten yapılan açıklamada olaya karışan kişiler hakkında adli ve idari soruşturma başlatıldığı belirtildi.
Olay, 3 Ekim Perşembe günü saat 09.15 sıralarında il merkezindeki bir akaryakıt istasyonunda meydana geldi. Özel harekat polisleri ile akaryakıt istasyonu çalışanı C.A.C. ile çıkan tartışma yumruk ve tekmeli kavgaya dönüştü. İşyerindeki güvenlik kamerası tarafından kaydedilen kavgada bir özel harekat polisinin, C.A.C.’yi yerde tekmelediği ve sürükleyerek kapıdan çıkarmaya çalıştığı görüldü. Konuyla ilgili Çankırı Valiliği’nden yapılan açıklamada, “03.10.2024 Perşembe günü saat 09.15 sıralarında il merkezindeki bir petrol istasyonunda Özel Harekat Polisleri ile petrol istasyonunda çalışan görevliler arasında bir tartışma ve arbede yaşanmış olup konu Cumhuriyet Başsavcılığına intikal etmiştir. Olaya karışan ilgili kişiler hakkında adli ve idari soruşturma başlatılmıştır.” denildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“İsrail meselesinde tehdit varsa bilmek istiyoruz, İsrail’in gücü Türkiye’ye yetmez. Netanyahu’nun alnını karışlarız ama bu sorunla Türkiye’nin gerçek sorunlarının üstünü örttürmeyiz”
ANTALYA – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “İsrail meselesinde tehdit varsa bilmek istiyoruz, İsrail’in gücü Türkiye’ye yetmez. Netanyahu’nun alnını karışlarız ama bu sorunla Türkiye’nin gerçek sorunlarının üstünü örttürmeyiz” dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Antalya’da bir dizi ziyaret gerçekleştirecek. İlk programını CHP Antalya İl Başkanlığında düzenleyen Özgür Özel, İl Başkanı Nail Kamacı ve partililerle bir araya geldi. Ardından Antalya Büyükşehir Belediyesini ziyaret eden Özel, Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek eşliğinde basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “İsrail’in bir sonraki hedefi Türkiye” açıklamasını değerlendirdi. Özel, “Sayın Erdoğan’ın yaptığı konuşmada sarf ettiği cümleler son derece dikkat çekici, endişe verici. Çünkü Sayın Erdoğan herhangi birisi değil, TBMM kürsüsünde İsrail’in gelecek hedefleri arasında topraklarımız olduğunu söylediğinde bu çok mühim bir konudur. TBMM’nin derhal bilgilendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. En kısa sürede Sayın Erdoğan’ın Meclisi bilgilendirmesini, ilgili bakanların TBMM’ye hem askeri açıdan hem dış politika açısından bu tip bir durumda Türkiye’de yaşanacaklar noktasında tüm bilinmezlikleri ortaya çıkaracak, tüm spekülasyonları ortadan kaldıracak şekilde bir bilgilendirme yapmalarını diliyoruz. Şüphesiz böyle bir bilgilendirmenin Sayın Erdoğan’ın da mutlaka mecliste bulunduğu, bakanların yanıtlayamadığı konularda da soruları yanıtlayacağı şekilde olması son derece önemlidir. Bir kapalı oturum şeklinde yapılmasını istiyoruz, çünkü istihbarat değeri olan bilgiler vardır, onu burada söyleyemem dedikten sonra bu spekülasyonların önü alınmaz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne böyle açıktan bir tehdidi Cumhurbaşkanı dillendiriyorsa, bunu bütün somut gerekçeleriyle milletin meclisinden, milletin vekillerinden gizleyemez” ifadelerini kullandı.
“Bir risk görüyorlarsa anlatsınlar, gereğini hep beraber yapalım”
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, bilgilendirilme yapılmadığı sürece insanların aklında farklı düşünceler oluşabileceğine dikkat çekerek, “‘Tehlike büyük, bir arada duralım, savaş tehlikesi var’ söylemleriyle bunun Erdoğan açısından geçmişte de gerilimi artırdığı, büyük tehlikelere işaret ettiği ve ‘Açsınız, yoksulsunuz, işsizsiniz’ ama ‘Tehlike büyük, beni desteklemelisiniz’ noktasındaki faydacılığından herkes endişe ediyor. Elbette İsrail’in yaptığı insanlık suçunu ilk günden beri lanetledik. Dünyadaki tüm sol sosyal demokrat parti liderlerine ıslak imzayla Filistin’i tanımları için mektup yolladım. Sosyalist Enternasyonel’in her toplantısında Filistin’i ekletiyorum. İsrail’in saldırganlığına karşı her türlü diplomatik atak, uluslararası kurumların harekete geçilmesi noktasında hükümet ne yapacaksa destekliyoruz. Ama meclis açılışında ‘Yakında bize saldıracaklar, tehlike büyük’ deyip endişe sağlamak, şu sonucu doğurmasın; bugün Türkiye’de en büyük sorun ne denildiğinde ortaya yoksulluk çıkıyor, güvenlik kaygıları öne çıktığında bunlar geriye gidiyor. Hayat pahalılığını gidermeyip, ‘tehlike büyük’ söylemlerine milletin karnı tok, çünkü milletin karnı aç. Bir risk görüyorlarsa anlatsınlar, gereğini hep beraber yapalım. Gün birlik olma günüyse en iddialı parti biziz, bugüne kadar Türkiye’yi kutuplaştırdınız. Bundan kim fayda gördü?” diye konuştu.
Birliğin ve beraberliğinin teminatının CHP olduğunu kaydeden Başkan Özgür Özel, “Bütün muhaliflere düşman hukuku uygulayanlar şimdi ‘İsrail saldıracak, birlik beraberlik zamanı’ diyor. Bu ülkede her zaman birlik beraberlik zamanı. Bir savaş olduğunda bu ülkeyi savunmayı dedelerimiz gibi Çanakkale’de Conk Bayırı’nda Anadolu’nun dört bir karışında kefensiz yatanların torunları burada. Tehlike büyükse önce bu milletin her bir ferdiyle kucaklaşılacak. Bu ülkenin dört bir tarafıyla helalleşilecek. Bir İsrail tehlikesini ortaya koyup, toplanın arkama geçin devri geride kaldı. Bu ülke için İsrail kim cürmü kadar yer yakar, eğer ki bu ülkede birlik beraberlik olacaksak; bu ülkeyi Samsun’dan yola çıkıp, Sivas’tan başlayıp bu ülkeyi kurtarana kadar nefes almadan koşturan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu parti buradadır. Canıyla, bütün iradesiyle ortada. İsrail meselesini varsa tehdit bilmek istiyoruz, İsrail’in gücü Türkiye’ye yetmez. Netanyahu’nun alnını karışlarız ama bu sorunla Türkiye’nin gerçek sorunlarının üstünü örttürmeyiz” dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Büyükşehir Belediyesi Kepez ve Santral Mahallesi Kentsel Dönüşüm Projesi’nde bin 68 dairenin hak sahiplerine teslim edileceği törene katılacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>10 DEPREMZEDEDEN, 7’Sİ HALA ÇADIRLARDA KALIYOR’
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği Kepez Santral Mahallesi Kentsel Dönüşüm Projesi’nin anahtar teslim törenine katıldı. Bin 68 dairenin anahtarlarının hak sahiplerine teslim edildiği törende konuşan Özel, kentsel dönüşüm projesinin kendi dönemlerinde bu seviyeye getirildiğini söyledi. Son evin anahtarını alan kişinin evinde çay içeceklerini söyleyen Özel, “İktidar depremde yıkılan şehirlerimizde sözler verdi. Aynı bu mahalleye 2017’de verdikleri söz gibi. Dediler ki ‘650 bin konutu yapıp, herkese 1 ev vereceğiz’ dediler. Depremin üzerinden neredeyse 2 yıl geçti. Konutların sadece yüzde 30’unu yaptılar. Görünen o ki daha yıllarca depremzedeler çadırlarda, konteynerlerde kalmaya devam edecekler. Devlet sözü verdiler, 1 yılda anahtar teslim dediler. 10 depremzeden, 7’si hala çadırlarda kalıyor. 2 gün Hatay’da olacağım, MYK’yı orada toplayacağım. Size nasıl sahip çıktıysak, depremzedelere de biz sahip çıkıyoruz” dedi.
SİNAN ATEŞ DAVASINDAKİ KARARLARI ELEŞTİRDİ
Sinan Ateş cinayetiyle ilgili dün Ankara’da görülen davayla ilgili konuşan Özel, “Sinan Ateş ile siyaseten zıttık. Geçmişte bizi çok ağır eleştirmiş. O gencecik akademisyenin naaşı Ankara’nın orta yerinde kaldı. Ne bir başsağlığı dilediler, ne cenazesine gittiler. Elbette ülkücüler, gerçek dostları, MHP’de yüreği buna dayanmayanlar cenazeye de mahkemeye de koştular. Dün karar açıklanmadan bir gün önce 4 gazeteci ve Sinan Ateş’in ailesi açıkça tehdit edildi, hedef gösterildi. Dün ablasına arkadan haince saldırdılar, yakalandılar, bugün içeri tıkıldılar. Mahkeme, tetikçiye, azmettirene, taşıyana, keşif yapana cezaları verdiler ama bunların hepsi uyuşturucu çetesiydiler, kiralanmıştılar. Esas hedef gösterenleri, talimat verenleri, finanse edenleri, bu işe polisi karıştıranları, gerçek katilleri görmezden geldiler” diye konuştu.
‘O DAVA UYUŞTURUCU ÇETELERİYLE SİYASET BAĞLANTISININ DÜĞÜM NOKTASIDIR’
CHP iktidarında yeniden yargılama yapılacağını belirten Özel, “Bir dava daha yürüyor. Bu davadaki torbacılara müebbet verince sanki kamu vicdanı tatmin olmuş diyecekler. Gizli yürütülen soruşturmadan sır vermiyorlar. Sanki orada takipsizlik verecekler. O dava uyuşturucu çeteleriyle siyaset bağlantısının düğüm noktasıdır. O davayla ilgili takipsizlik verilmemesi, siyasi bağlantılarına ulaşılması gerekmektedir. Bugün olursa bugün olmazsa CHP iktidara geldiğinde Sinan Ateş davası da bu kamuoyunun vicdanın yara olarak kalan davalar da yeniden görülecek, suçlular hesap verecek” dedi.
ENFLASYON ELEŞTİRİSİ
Enflasyonun artmaya devam ettiğini belirten Özel, “Aylık yüzde 3 açıklanan enflasyon rakamı dünyadaki 83 ülkenin 1 yıllık enflasyonunun üzerinde. TÜİK, Tayyip’i üzmeyen istatistik kurumunun baş harfleri. Emekçiyi, memuru, bizleri üzüyor. Gerçek enflasyon yüzde 88. Bunların enflasyonu tek haneye indiremeyecekleri belli. Mehmet Şimşek geldi enflasyonu düşürmeyi vaat ediyor. O göreve geldiğinde enflasyon yüzde 38’di. Algılara kimse kanmasın. Asgari ücret 9 ayda 5 bin 600 lira, emekli maaşı 4 bin 500 lira eridi. ‘Ekonomi programımız işliyor’ diyenlere bıçağın kemikte olduğunu göstermek lazım” diye konuştu.
‘ANAYASAYI KONUŞMAYA DEĞİL, KURTULUŞU KONUŞMAYA İHTİYACIMIZ VAR’
Anayasa görüşmeleri hakkında konuşan Özel, “Erdoğan ve Bahçeli bugün 42 dakika konuştular. Ne konuştular bilmiyoruz. Deniyor ki anayasa yapalım diyecekler. Anayasa yapılacak her doğan için yapılır, Erdoğan için yapılmaz. Önce mevcut anayasaya uyularak yapılır. Hatay’ın seçtiği vekil hapiste, masumlar hapiste, AİHM kararları uygulanmıyor, anayasal haklar hiçe sayılıyorken onlarla oturup anayasayı konuşmaya değil, kurtuluşu konuşmaya ihtiyacımız var. Maaşları düzeltmeye, yaşam koşullarını düzeltmeye, bu ülkeyi zengin, güçlü bir ülke olmaya ant içtik. Ülkede kimseyi zenginlere ezdirmeyiz” dedi.
TELEFERİK DAVASINDA TUTUKLANAN KOCAGÖZ’Ü ZİYARET ETTİ
Konuşmaların ardından Özel, Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ile birlikte 11 hak sahibine anahtarlarını teslim etti. Özel, teleferik davasında tutuklanan ve ardından tahliye edilen Mesut Kocagöz’ün belediye başkanlığı yaptığı Kepez Belediyesi’ne de ziyarette bulundu. Daha önce Kocagöz ve ailesine ziyaret için söz verdiğini söyleyen Özel, konuşmasında Mesut Kocagöz’ün cezalandırılmak için hiçbir sorumluluğu olmamasına rağmen tutuklandığını belirtti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TEL AVİV – İsrail ordusunun, aralarında öldürülen Hizbullah lideri Hasan Nasrallah’ın halefi olarak görülen Haşim Safiyuddin’in de yer aldığı üst düzey Hizbullah yöneticilerinin bulunduğu bir yeraltı sığınağına saldırı düzenlediği bildirildi. Saldırının hedefinin Safiyuddin olduğu iddia edildi.
Lübnan’a yönelik saldırılarını sürdüren İsrail ordusunun, bir kez daha üst düzey Hizbullah yöneticilerini hedef aldığı bildirildi. İsrail basınının hükümet yetkililerine dayandırdığı haberlere göre, aralarında öldürülen Hizbullah lideri Hasan Nasrallah’ın halefi olarak görülen Haşim Safiyuddin’in de yer aldığı Hizbullah yöneticilerinin bulunduğu Dahiya’daki bir yeraltı sığınağına saldırı düzenlendiği belirtildi. İsrail’in Nasrallah’ı öldürmesinden bu yana bölgedeki en ağır bombardımanlardan biri olan saldırının hedefinin Safuyiddin olduğu iddia edildi. Saldırının Beyrut’un güneyindeki yoğun nüfuslu mahallelerin yanı sıra başkentin merkezinde de şiddetli şekilde hissedildiği kaydedildi. Safiyuddin’in saldırıda öldürülüp öldürülmediğine ilişkin ise açıklama yapılmadı.
İsrail ordusu: “1 esir kurtarıldı”
İsrail ordusundan yapılan açıklamada 10 yıldan uzun bir süre önce Irak’ta DAEŞ tarafından kaçırılan ve Gazze Şeridi’nde tutulan 21 yaşındaki Ezidi bir kadının kurtarıldığı bildirildi. ABD ve Ürdün dahil farklı devletlerin desteğiyle “karmaşık” bir kurtarma operasyonu gerçekleştirildiği belirtilirken, Fawzia Amin Sido adlı kadının fiziksel olarak iyi durumda olduğu kaydedildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, “İsrail’in Lübnan’a kara saldırısı başlatarak bu ülkenin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü ihlal etmesi, hukuksuz bir işgal girişimidir. Bu saldırının bir an önce sona ermesi ve İsrail askerlerinin Lübnan topraklarından çekilmesi gerekmektedir.” ifadelerine yer verildi.

Saldırının, sadece bölge ülkelerini değil, bölge dışı ülkelerin de güvenlik ve istikrarını hedef aldığı belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Bu tehlikeli işgal girişimi sonucunda yeni bir göç dalgasının ortaya çıkması ve tüm dünyada aşırıcıların zemin kazanması kuvvetle muhtemeldir. Bu gelişmelerin İsrail’e siyasi destek ve silah sağlayan ülkeleri de etkileyeceği unutulmamalıdır.”
BMGK’YE ÇAĞRI: SALDIRIYA KARŞI GEREKEN ÖNLEM ALINMALI
Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyinin, uluslararası hukukun gereğini yapması ve Lübnan’ın işgaline yönelik bu saldırıya karşı gereken önlemleri alması gerektiği ifade edilen açıklamada, İsrail tarafından işlenen her suçun, “uluslararası hukuka ve BM Şartı’na indirilen bir darbe” olduğu vurgulandı.
Açıklamada, bölgede sükunetin tesisi için atılması gereken başlıca adımın “Gazze’de acil ve kalıcı ateşkesin sağlanması” olduğuna dikkat çekilerek Gazze’ye barış getirilmesinin tüm insanlığın sorumluluğu olduğu hatırlatıldı.

İSRAİL’İN LÜBNAN’A ŞİDDETLENEN SALDIRILARINDA 1273 KİŞİ ÖLDÜ
Hizbullah’la 8 Ekim 2023’ten beri kontrollü çatışmalara devam eden İsrail ordusu, 23 Eylül’de Lübnan’ın güney kentlerinin yanı sıra Bekaa ve Baalbek bölgelerine yüzlerce hava saldırısı düzenledi.
Lübnan makamlarına göre, Hizbullah’ın kullandığı iletişim cihazlarının patlatıldığı 17 Eylül’den beri 104’ü çocuk ve 194’ü kadın olmak üzere toplam 1273 kişi öldü.


Hizbullah lideri Hasan Nasrallah, İsrail ordusunun 27 Eylül’de Beyrut’a düzenlediği hava saldırılarında öldürüldü. Hizbullah ise İsrail’e roket ve füzelerle karşılık veriyor. İsrail tarafında çoğunlukla ordu üslerini hedef alan bu saldırılarda büyük bir hasar bildirilmedi.
İsrail bombardımanı nedeniyle ülke içerisinde yüz binlerce kişi yerinden oldu. Ülkenin güney kesimlerinden başkent Beyrut ve kuzeye göç dalgası devam ederken, Suriye’ye 10 binlerce kişinin göç ettiği belirtiliyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Zonguldak ve Bartın Valilikleri’nce x hesabı üzerinden eğitime 1 günlük ara verildiği bildirildi. Zonguldak Valiliği’nden yapılan yazılı açıklamada “Olumsuz hava koşulları nedeniyle; ilimiz genelindeki resmi, özel örgün ve yaygın eğitim kurumları, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri ile özel eğitim kurslarında 1 Ekim 2024 Salı günü eğitim-öğretime bir gün süreyle ara verilmiştir” denildi.
Bartın Valiliği’nden yapılan açıklamada ise “Meteorolojik verilere göre ilimiz genelindeki olumsuz hava koşulları göz önüne alınarak 01.10.2024 Salı günü il genelinde özel ve resmi tüm eğitim kurumlarımızda eğitim-öğretime 1 gün süreyle ara verilmiştir. Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan engelli ve hamile personel de 1 gün süreyle idari izinli sayılacaktır” ifadelerine yer verildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ZONGULDAK’ta olumsuz hava koşulları nedeniyle 1 Ekim Salı günü tüm okullarda eğitim öğretime 1 gün ara verildi.
AFAD’ın turuncu kod uyarısı verdiği Zonguldak’ta, valilik sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, kent genelinde beklenen olumsuz hava koşulları nedeniyle 1 Ekim Pazartesi günü tüm okullarda eğitim öğretime 1 gün süreyle ara verildiği duyuruldu. Vali Osman Hacıbektaşoğlu imzasını taşıyan açıklamada, “Olumsuz hava koşulları nedeniyle; ilimiz genelindeki resmi, özel örgün ve yaygın eğitim kurumları, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri ile özel eğitim kurslarında 1 Ekim Pazartesi günü eğitim-öğretime bir gün süreyle ara verilmiştir.” denildi.
Açıklamada, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan engelli ve hamile personelin de idari izinli sayılacağı ifade edildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Üniversitenin 1071 Malazgirt Kongre ve Kültür Merkezinde başlayan etkinlik, birçok yazara ev sahipliği yapıyor.
İlgi gören etkinlikte, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, öğrencilere hediye çeki dağıttı.
Vali Vekili Mustafa Batuhan Alpboğa, yaptığı konuşmada, etkinliği geleneksel hale getirmeyi amaçladıklarını söyledi.
Alpboğa, “Bu güzel programla bir araya gelmemizden dolayı mutluluk duyduğumuzu belirtmek istiyoruz. İnşallah önümüzdeki yıllarda da program devam edecek.” dedi.
Rektör Prof. Dr. Mustafa Alican da “Onlarca yazarı burada ağırlayacağız. Yine üniversitemizin değişik salonlarında yazarların söyleşileri ve imza günleri olacak. Fırsatı olan herkesi buraya bekliyorum. İnşallah bu kitap fuarı kalıcı olur.” diye konuştu.
Gençlik ve Spor İl Müdürü Mehmet Arif Taşdemir de üniversite öğrencisi 4 bin 500 öğrencinin GSB yurtlarında barındığını hatırlattı.
Taşdemir, “Çocuklarımızı ve gençlerimizi kitap okumaya teşvik ediyoruz. Bugün burada da birbirinden değerli yazarlarımızla buluşuyoruz. Bir hafta sürecek etkinlikte gençlerimiz kitap okumayı sevecek. 500 adet hediye çekimizi gençlerimize verdik.” diye konuştu.
Konuşmaların ardında protokol üyeleri, stantları gezerek yazarlarla sohbet etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Etkinliğe, Hindistan’ın Ankara Büyükelçiliği Müsteşarı Anto Alphonse, Dışişleri BakanlığıDoğu Asya Genel Müdür Yardımcısı Sadin Ayyıldız, ITEC programı mezunları ve çok sayıda davetli katıldı.
Alphonse, 1964’ten beri yürütülen ITEC programı kapsamında, yaklaşık 160 ülkeden 200 binin üzerinde memurun eğitim gördüğünü söyleyerek, programın her yıl binlerce kişiye Hindistan’daki enstitülerde eğitim görme imkanı sağladığını kaydetti.
Programın Türkiye ile Hindistan arasında dostluk köprüleri kurmaya katkı sunduğunu dile getiren Alphonse, 1964’ten beri birçok Türk memurun programdan faydalandığını belirtti.
Alphonse, iki ülke arasındaki tarihsel ilişkilere dikkati çekerek, halklar arasındaki etkileşimin önemli olduğunu vurguladı.
Türkiye-Hindistan ilişkileri
Ayyıldız da haziranda hayatını kaybeden Hindistan’ın Ankara Büyükelçisi Virander Paul’u anarak, taziyelerini dile getirdi.
Dışişleri Bakanlığının merhum Büyükelçi hakkında yayınladığı taziye mesajına atıfta bulunan Ayyıldız, Paul’un görevi sırasında Türkiye-Hindistan ilişkilerini geliştirmek için çaba sarf ettiğini anlattı.
Ayyıldız, iki ülke arasındaki ilişkilere değinerek, Hindistan ve Türkiye ilişkilerinin tarihinin köklü geçmişi olduğuna dikkati çekti.
İki ülke arasında ve halkları arasında her zaman dayanışma örneklerinin görüldüğünü vurgulayan Ayyıldız, dayanışmanın sadece ihtiyaç anlarında değil, teknik, bilimsel, kültür ve diğer işbirliği alanlarının da teşvik edilmesi gerektiğini ifade etti.
Ayyıldız, “ITEC bu tür işbirliklerinin çok başarılı bir örneğidir. ITEC’in Türkiye’deki kapasite geliştirme çalışmaları sayesinde, birçok devlet kurumundan çok sayıda Türk yetkili, Hindistan’da çeşitli alanlarda ve sektörlerde eğitimler aldı.” diye konuştu.
Hindistan hükümeti tarafından 1964’ten bu yana finanse edilen ITEC programı çerçevesinde Hindistan, kalkınma deneyimlerini gelişmekte olan yaklaşık 160 ülke ile paylaşıyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MUŞ – Muş’ta ‘Okutan şehir okuyan nesil’ mottosuyla düzenlenen 2. Kitap Günleri başladı.
Muş Valiliği ile Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü iş birliğiyle düzenlenen “2. Kitap Günleri” kitapseverleri buluşturdu. 7 gün boyunca MAUN kampüsünde ziyaretçilerini ağırlayacak olan etkinlik, birçok yazarın katılacağı söyleşilere de ev sahipliği yapacak. Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından stantları ziyaret eden öğrencilere ise hediye çeki verildi.
Etkinliğin açılışında konuşan Muş Vali Vekili Mustafa Batuhan Alpboğa, geçen yıl ilkini yaptıkları programın ikincisini düzenlediklerini ifade ederek, “2. Kitap Günleri etkinliği yapmanın mutluluğu ve sevinci içerisindeyiz. Önümüzdeki zamanlarda da üçüncüsünü, dördüncüsünü, beşincisini, böyle devamını getirerek bu programın geleneksel hale gelmesi bizim en büyük temennilerimizden birisidir. Bu vesileyle katılımcıların hepsine teşekkür ediyorum. Öncelikli olarak bu yıl Zeliha hocamıza teşekkür etmek istiyorum. Kendisi öncelikle bizlere geldi. Kitap günleri programını yapmak istediklerini söylediler. Daha sonra sayın rektörümüzle beraber birlikte bir organizasyon içinde programın başlangıcını yaptık. Valiliğimiz ve Gençlik ve Spor İl Müdürlüğümüz, yine Milli Eğitim Müdürlüğümüz vasıtasıyla programı icra etme aşamasına geldik. Bu güzel programla bir araya gelmemizden dolayı mutluluk duyduğumuzu belirtmek istiyoruz. İnşallah önümüzdeki yıllarda da programın devam edeceğini temenni ediyoruz” dedi.
Muş’ta yaklaşık 4 bin 500 üniversite öğrencisinin Gençlik ve Spor Bakanlığı yurtlarında barındığını söyleyen Gençlik ve Spor İl Müdürü Mehmet Arif Taşdemir ise, “Burada her faaliyeti desteklediğimiz gibi kitap okumanın önemi ehemmiyetine binaen gençlik merkezimizde kitap okuma halkalarını düzenliyor ve zaman zaman okuryazar buluşmasıyla çocuklarımızı, gençlerimizi kitap okumaya teşvik ediyoruz. Bugün burada da birbirinden değerli yazarlarımız ve okurlarla beraber inşallah bir hafta sürecek bu kitap fuarında gençler kitap okumayı sevecek. Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü olarak 500 tane hediye çekimizi gençlerimize verdik. Burada yazarlarımızın kitaplarını almak suretiyle kitaplarını imzalayacaklar. İnşallah yazarlarımız kitapseverlerle buluşacaklardır. Kitap stantlarımızı boş bırakmayacağız” ifadelerini kullandı.
Konuşmaların ardından protokol üyeleri stantları gezerek, yazarlarla sohbet etti. Etkinliğe Cumhuriyet Başsavcısı Hüseyin Kantar, Adalet Komisyonu Başkanı İbrahim Karlı, İl Milli Eğitim Müdürü Enver Kıvanç, akademisyenler, yazarlar, öğrenciler ve kitapseverler katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BARTIN’DA EĞİTİME 1 GÜN ARA
Meteorolojinin sarı kodla yağış uyarısında bulunduğu 21 il arasında yer alan Bartın’da okulların 1 gün tatil olduğu duyuruldu. Kentte uyarı üstüne uyarı yapılarak, sel, su baskını ve taşkınlar konusunda vatandaşların dikkatli olması isteniyor.
Bartın Valiliği tarafından okulların tatil edildiğini belirtilen açıklamada “Meteorolojik verilere göre ilimiz genelindeki olumsuz hava şartları göz önüne alınarak 01.10.2024 Salı günü il genelinde özel ve resmi tüm eğitim kurumlarımızda eğitim-öğretime 1 (bir) gün süreyle ara verilmiştir. Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan engelli ve hamile personel de 01.10.2024 tarihinde 1 (bir) gün süreyle idari izinli sayılacaktır” denildi.

ZONGULDAK’TA DA EĞİTİME ARA VERİLDİ
Zonguldak’ta olumsuz hava koşulları nedeniyle eğitime 1 gün ara verildi. Valiliğin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, olumsuz hava koşulları nedeniyle kent genelindeki resmi, özel örgün ve yaygın eğitim kurumları, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri ile özel eğitim kurslarında 1 Ekim Salı günü eğitim öğretime bir gün süreyle ara verildiği belirtildi. Ayrıca belirtilen tarihte engelli ve hamile kamu personeli de idari izinli sayılacak.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kavacık Mahallesi, Şehit Teğmen Ali Yılmaz Sokak’ta geçtiğimiz gün sosyal medya platformunda yayınlanan spor programından çıktığı sırada silahlı saldırıya uğrayan eski futbolcu Serhat Akın’a, 2 sol, 1 sağ ayak olmak üzere 3 mermi çekirdeği isabet etti.

Silahlı saldırı sonucu yaralanan Serhat Akın, Ataşehir’deki özel bir hastaneye kaldırıldı. Akın’ın hastanedeki ameliyatı başarıyla gerçekleştirildi, genel sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Eski milli futbolcunun servisteki takibi sürerken, sol ayağı parçalı kırık nedeniyle alçıya alındı.

TUZLA’DA SAKLANDIKLARI ADRESTE YAKALANDILAR
İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü’ne bağlı ekipler Serhat Akın’ı hedef alan şüphelilere yönelik çalışmalarında bölgedeki güvenlik kameralarına ait görüntüleri didik didik inceledi.

Yapılan çalışmalarda bir aracın saldırganı olay yerine getirdiği belirlendi. O aracı kullanan kişi gözaltına alındı. Ardından saldırganın olayı yaptıktan sonra kaçtığı motosiklet tespit edildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hakemler: Özlem Yalman, Uğur Yüksel, Hasan Ok
Melikgazi KayseriBasketbol: Kübra Erat 8, Dangerfield 21, Doğa Adıcan, Fall 14, Williams 16, Diallo 7, Feray Dalkılıç, Meltem Avcı 5
Danilos Pizza: Henderson 11, Ferda Yıldız, Gizem Mürüvet Uca 3, Sümeyye Özcan, Hande Çelebi, Deniz Aygül 5, Yağmur Bul 2, Louis 16, Mompremier 27, Palenikova 19
1. Periyot: 18-22
Devre: 36-47
3. Periyot: 52-68
ING Kadınlar Basketbol Süper Ligi’nin ilk haftasında Danilos Pizza, deplasmanda Melikgazi Kayseri Basketbol’u 83-71 yendi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hakemler: Özlem Yalman, Uğur Yüksel, Hasan Ok
Melikgazi Kayseri Basketbol: Kübra Erat 8, Crystal Dangerfield 21, Williams 16, Doğa Adıcan, Meltem Avcı Yılmaz 5, Christelle Diallo 7, Feray Dalkılıç, Sokhna Adji Fall 14
Danilos Pizza: Destanni Henderson 11, Ferda Yıldız, Sümeyya Özcan, Gizem Mürüvet Uca 3, Hande Çelebi, Deniz Aygül 5, Yağmur Bul 3, Pierre Louis 16, Beatrice Mompremier 26, Palenikova 19
1. Periyot: 22-18 (Danilos Pizza lehine)
Devre: 47-36 (Danilos Pizza lehine)
3. Periyot: 68-52 (Danilos Pizza lehine) – KAYSERİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İlyas KAPLAN/ KAYSERİ,
SALON: Kadir Has
HAKEMLER: Özlem Yalman, Uğur Yüksel, Hasan Ok
MELİKGAZİ KAYSERİ BASKETBOL: Kübra 8, Dangerfield 21, Williams 16, Doğa, Meltem 5, Diallo 7, Feray, Fall 14
BURSA ANT SPOR: Henderson 11, Ferda, Sümeyya, Gizem Mürüvet 3, Hande, Deniz 5, Yağmur 3, Louis 16, Mompremier 26, Palenikova 19
1’İNCİ PERİYOT: 18-22
DEVRE: 36-47
3’ÜNCÜ PERİYOT: 52-68
Kadınlar Basketbol Süper Ligi’nin 1’inci haftasında Melikgazi Kayseri Basketbol sahasında Bursa Ant Spor’a 83-71’lik skorla mağlup oldu.
Müsabakanın en skorer ismi 29 sayı ile Bursa Ant Spor’dan Mompremier oldu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İÇİŞLERİ Bakanı Ali Yerlikaya, 19-26 Eylül tarihleri arasında 2 milyon 686 bin 321 aracın denetlendiğini ve 474 bin 317 araca/sürücüye işlem yapıldığını duyurdu.
Bakan Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Emniyet ve jandarma trafik ekiplerimizce 19-26 Eylül 2024 tarihleri arasında 2 milyon 686 bin 321 araç denetlendi. Işıklı ya da sesli uyarı işareti bulunan cihazları (çakar) mevzuatta izin verilmeyen araçlara takarak kullanan 272 sürücüye işlem yapıldı. Hız ihlalinde bulunan 126 bin 331, periyodik muayenesi yaptırılmamış 27 bin 988, emniyet kemeri kullanmayan 22 bin 201, sürücü belgesiz araç kullanan 17 bin 962 ve zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan 10 bin 921 olmak üzere diğer işlemlerle birlikte; toplam 474 bin 317 araca/sürücüye işlem yapıldı” dedi.
‘KAZALARIN YÜZDE 65,9’UNDA MOTOSİKLET SUÇLU’
Ardından motosiklet kazalarına değinen Bakan Yerlikaya, “2024 yılının ilk 8 aylık döneminde 74 bin 451 motosiklet ve motorlu bisiklet ölümlü veya yaralanmalı trafik kazasına karıştı ve bu kazaların 65,9’unda motosiklet ve motorlu bisiklet sürücülerinin kusurlu olduğu tespit edildi. Motosikletlerin karıştıkları kazaların önlenmesi için trafik ekiplerimizin yanı sıra polis ve jandarma asayiş motosikletli timleri başta olmak üzere diğer birimlerimizce de denetimlerimiz yoğun bir şekilde devam edecek. Motosiklet kullanırken lütfen daha dikkatli olalım, tüm trafik kurallarına harfiyen uyalım ve sürüş esnasında kask ve koruyucu ekipman kullanmayı ihmal etmeyelim. Yolculuklar sizleri sevdiklerinize kavuşturmak için vardır, ayırmak için değil” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Buca Belediyesi, kent genelinde nem ve sıcakların etkisi ile özellikle yeşil alanların çevresinde yoğunlaşan beyaz sineklere karşı ilaçlama çalışması başlattı.
Yaz ayları boyunca sinek ve koku oluşumunun önüne geçebilmek için ilaçlama çalışmalarını düzenli olarak sürdüren Buca Belediyesi, mevsim normalleri üzerinde seyreden sıcaklıklar nedeniyle ortaya çıkan beyaz sineklere karşı ilaçlama çalışmasına başladı. Çalışmalar kapsamında kent genelinde nem ve sıcakların etkisi ile özellikle yeşil alanların çevresinde ilaçlama faaliyetleri sürdürülüyor.
Vatandaşlardan gelen şikayetleri değerlendiren belediye, ilk çalışmayı, Yenigün Mahallesi’nde gerçekleştirdi. İlaçlama çalışmasında çevre ve insan sağlığına zararsız biyolojik ürünler kullanılırken, Buca Belediye Başkanı Görkem Duman, çalışmanın sinek sorunu son bulana kadar tüm mahallelerde devam edeceğini bildirdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Karaçayır Mahallesi Yılmaz Sokak’ta kullanılmayan 2 katlı ahşap evde yangın çıktı. Alevleri gören mahalle sakinleri, durumu itfaiyeye bildirdi.
Olay yerine sevk edilen ekiplerin yaklaşık 1 saat süren çalışmasıyla yangın söndürüldü.
Ahşap yapı kullanılamaz hale gelirken, bitişikteki bir ev zarar gördü.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KATMANDU, 29 Eylül (Xinhua) — Nepal’de aralıksız devam eden yağışların yol açtığı heyelan ve sellerde Pazar günü itibarıyla 104 kişi hayatını kaybetti, 74 kişi de yaralandı.
Nepal Polis Sözcüsü Dan Bahadur Karki, 64 kişiden haber alınamadığını açıkladı.
Karki, Katmandu Vadisi’nde 48 kişinin öldüğünü, 15 kişinin yaralandığını, 21 kişinin ise kayıp olduğunu belirtti.
İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Rishiram Tiwari, ülkenin çeşitli bölgelerinde birçok otoyol ve köprünün hasar gördüğünü belirterek, otoyolların temizlenmesinin hükümetin öncelikleri arasında olduğunu söyledi.
Nepal polisinden yapılan açıklamaya göre, başkent Katmandu’yu ülkenin diğer bölgelerine bağlayan otoyollar da dahil olmak üzere, neredeyse tüm otoyollar felaketler nedeniyle kapanmış durumda.
Nepal Eğitim, Bilim ve Teknoloji Bakanlığı, tüm yerel yönetimlere Pazar gününden itibaren üç gün süreyle eğitime ara verilmesi ve Salı gününe kadar yapılması planlanan üniversite sınavlarının ertelenmesi çağrısında bulundu.
Nepal’de bu yıl 10 Haziran’da başlayan ve sona ermekte olan muson mevsiminde ortalamanın üzerinde yağışlar kaydedildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İZMİR’de yaşayan Davut Dinçel (54), dezavantajlı yerlerde yaşayan ihtiyaç sahibi ailelere destek olmak için’ Kanatsız Melekler İyilik Grubu’ adıyla bir WhatsApp grubu kurdu. Üye sayısı 1023’e ulaşan grup aracılığıyla hayırseverler hem birçok aileye eşya yardımı götürüyor hem de iş arayanların istihdamına katkı sağlıyor.
Gaziemir ilçesinde oturan Davut Dinçel, 5 yıl önce Gaziemir Kızılay Şube Başkanı olarak görev yaparken WhatsApp üzerinden Kanatsız Melekler İyilik Grubu’nu kurdu. Hayırseverlerin ihtiyaç sahiplerine ulaşması amacıyla kurulan grup, yüzlerce aileye eşya ve maddi yardımlar götürülmesini sağlarken iş arayan çok sayıda insana da yeni bir kapı aralıyor. Kızılay faaliyetlerini organize etmek için gönüllüler ve bağışçıların katılımıyla bu grubu kurduğunu anlatan Davut Dinçel, 1 Nisan 2024 tarihinde kurumdaki görevini bıraktığını belirterek, “Bu grubun bozulmasını istemedik. Ortak kararla grubun faaliyetlerine devam etmeye başladık. 1023 kişiyiz. Vatandaşların bizden iş talepleri oluyor. Günlük 10-15 iş ilanı paylaşıyoruz. 1023 kişi içinden 500’ü kendi WhatsApp gruplarından bu ilanları paylaşıyor. Grupta yayınlanan bir ilan 50 bin kişi tarafından görülüyor. İşe giren arkadaşlarımızdan güzel geri dönüşler alıyoruz. İhtiyaç sahibi aileleri ziyaret edip ihtiyaçları grupta paylaşıyoruz. Bağışçı ile ihtiyaç sahibi ailenin direkt temasa geçmesini sağlıyoruz. Bağışçı, aileye direkt yardım ediyor. Ayni olarak aldığımız bağışları vatandaşlara teslim ediyoruz” dedi.
‘DUYARLI VATANDAŞLARDAN DESTEK BEKLİYORUZ’
Bazı ailelerin de tepeden tırnağa tüm ev eşyalarını bağışlarla temin ettiklerini anlatan Dinçel, Van’dan İzmir’e tedavi amacıyla gelen bir aileye de ulaştıklarını belirterek, “Van’dan gelen ailemize soba, buzdolabı ve kanepe getirdik. Oturdukları evin çatısı akıyor. Sağlık sorunları nedeniyle daha düzgün bir evde yaşamaları gerekir. Kiralarının düzenli ödenmesi gerekiyor. Kısıtlı imkanları var. Vatandaşlardan duyarlılık bekliyoruz. Yardım etmek isteyen herkes bize sosyal medyadan ulaşabilir” ifadelerini kullandı.
‘DÖRT FARKLI CİHAZ KULLANIYORUM’
Van’dan 4 yıl önce sağlık sorunları nedeniyle eşi Yıldız Toktaş (58) ile birlikte İzmir’e gelip Gaziemir’e yerleşen 5 çocuk babası Mehmet Toktaş (56), hayırseverlerin yardımıyla yaşamlarını sürdürdüklerini belirterek, “Bana 4 yıl önce akciğer kanseri teşhisi konuldu. Tedavi için İzmir’e geldim. Suat Seren Göğüs Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedaviye başladık. Belirli aralıklarla yatarak tedavi görüyorum. 35 gün hastanede yattım, yeni çıktım. Buhar cihazı, bipap cihazı, oksijen tüpü ile birlikte 4 farklı cihaz kullanmam gerekiyor. 3 bin lira engelli gelirim var. Cihazları devlet verdi. Evin kirası 3 bin lira. Komşular bize yardım ediyor. Elektrik faturasını ödeyebilmek için eşim gündelik işlerde çalışıyor” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AVCILAR’da park halindeki minibüs, 4 şüpheli tarafından bir dakikada çalındı. Hırsızlar, güvenlik kamerası tarafından kaydedilen olayda kaçarken başka bir araca çarparak hasar verdi.
Olay, dün gece 04.00 sıralarında Gümüşpala Mahallesi D-100 yan yol Eski Londra Asfaltı mevkiinde meydana geldi. Park halindeki 59 AJU 082 plakalı minibüsün yanına gelen dört şüpheliden üçü etrafı kontrol ederken biri kapıyı açarak sürücü koltuğuna oturdu. Saniyeler içinde minibüsü çalıştıran şüpheli diğer kapıları da açarak arkadaşlarını araca aldı. Bir dakika süren hırsızlığın ardından kayıplara karışan şüpheliler manevra sırasında başka bir otomobile de çarparak hasar verdi. Polis, güvenlik kamera kayıtlarını incelemeye alarak kaçan şüphelilerin yakalanabilmesi için çalışma başlattı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Denizli’nin Beyağaç ilçesinde uzun yıllar üretilen, ilçenin adıyla anılan ince uzun, dışı beyaz içi kırmızı, lezzetli, karpuzlar 20 yıl aradan sonra iki yıl önce tekrar üretilmeye başlandı. Adına festivaller düzenlenen, ihraç edilen karpuzların tohumlarını ilçe halkından toplayan çiftçi Mehmet Özdemir, tarlasına 2022 yılında tohumu çoğaltmak için ‘Beyağaç Karpuzu’ ekti. Meşhur karpuzlardan elde ettiği tohumlardan fide yetiştiren Özdemir, ilçeye bağlı Hürriyet Mahallesinde bulanan 10 dönümlük tarlasına karpuz ekti. Ağırlıkları 20 kilograma yaklaşan büyük karpuzları üretmeyi başaran çiftçi Özdemir, karpuz fiyatı toptan 1 TL’ye gerileyince satmaktan vazgeçti.
Arayış içine girdi
Ürettiği karpuzlar para etmeyince tarlasındaki 30 tona yakın meşhur Beyağaç Karpuzunun heba olmaması için arayış içine giren çiftçi Mehmet Özdemir, karpuzdan pekmez üreterek ürününü değerlendirmek için hareke geçti. Sabah erken saatlerde aracının arkasına bağladığı römorka karpuz toplayan Özdemir, karpuzları tek tek yıkadıktan sonra kabuklarını soyup, karpuzları ezerek, karpuz suyu elde ediyor. Karpuz suyunu süzerek çekirdeklerinden ayıran Özdemir, odun ateşinde bakır kazanlarda karpuz suyunu yaklaşık sekiz saat kaynatarak karpuz pekmezi elde ediyor.
Fiyatı düştü, pazarı bitti
Büyük bir hevesle 10 dönümlük tarlasına meşhur karpuzdan diktiğini ancak ilk zamanlar dilimle çok yüksek fiyatlara satılan karpuzun son dönemde para etmediğine dikkat çeken Mehmet Özdemir, “Bir zamanlar çok meşhur olan ilçemizin uzun karpuzu artık üretilmiyordu. Ben ilçedeki yaşlılardan ata tohumlarını toplayarak iki yıl önce tohumu çoğaltmak adına tarlama karpuz ektim. Meşhur karpuzun tohumunu çoğalttıktan yılbaşında tohumları ekerek karpuz fidanları ürettim. 10 dönümlük tarlama bu karpuz fidanları diktirdim. Çapalattım. Suladım, aylarca emek verdim, masraf ettim. Gerçekten de istediğim gibi çok büyük karpuzlar üretmeyi başardım. Karpuz rekoltemiz çok güzel oldu. Ancak, hasada başladığımızda kilogramı toptan 7 TL olan karpuz fiyatı bir anda kilogramı toptan 1 TL’ye geriledi. Fiyat düşüp Pazar bitince bin bir emekle ürettiğim karpuzları tarlada çürümeye bırakmak istemedim. Arayış içine girdim” dedi.
20 kilogram karpuz suyundan bir kilogram pekmez
Tadı, rengi ve aromasıyla çok farklı olan Beyağaç meşhur karpuzundan pekmez üretmeye karar verdiğini anlatan Mehmet Özdemir, “İşçilere para verip daha çok zarar etmemek için her sabah arabamın arkasına bağladım römorka karpuz toplayıp geliyorum. Karpuzları tek tek yıkadıktan sonra kabuklarını soyuyorum. Karpuzları ezerek karpuz suyu elde ediyorum. Çekirdeklerinden ayrılmış karpuz suyunu bakır kazanlarda, odun ateşinde yaklaşık sekiz saat kaynattıktan sonra karpuz pekmezi elde ediyorum. Karpuzdan pekmez yapmak için daha öncede çalışmalar yapıldı ancak başarılı olunamadı. Ben pekmez yapmayı çok iyi bildiğim için karpuz pekmezini üretmeyi başardım. Yaklaşık 20 kilogram karpuz suyundan 1 kilograma yakın karpuz pekmezi elde ediyorum. Karpuz pekmezinin tadı aroması, üzüm pekmezine göre çok farklı ve bana göre daha güzel. Kışın insanların sağlıklarını koruması, daha çok enerjik olması için mutlaka tamamen organik, ürettiğim karpuz pekmezinin tadına bakmaya davet ediyorum” şeklinde konuştu. – DENİZLİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bornova Belediyesi hayata geçirdiği sosyal projeler kapsamında ilk Kent Bostanı’nı hayata geçirdi. Pınarbaşı Mahallesi’nde uygulanmaya başlanan projenin amacı dezavantajlı bölgelerde yaşayan kadınlar tarıma ve ekonomik hayata katılımını sağlamak. Pınarbaşı’nda 38 parsele kurulan Kent Bostanı, 38 kadının aktif olarak üretim yapacağı bir alan olacak.
Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, kadınlarla birlikte ilk dikimi gerçekleştirdi. Toprağa brokoli, karnabahar, lahana, ıspanak ve soğan dikildi. Başkan Eşki, “Kadınların tarımı yaparak öğrenecekleri ve kendi ürettikleri sağlıklı gıdayla beslenecekleri bir kent hedefliyoruz” dedi.
Eşki: “Hasadı da birlikte yapacağız”
Seçim döneminde söz verdiği projelerden birini daha hayata geçirmiş olmanın mutluluğunu yaşadığını söyleyen Eşki, “Bu bostanda yetiştirilen ürünler sosyal yardım projeleri kapsamında ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza ulaştırılacak. Hep birlikte nasıl ekime başladıysak hasadı da birlikte yapacağız” ifadelerini kullandı.
Mahalle muhtarından teşekkür
Kemalpaşa Mahallesi Muhtarı Mustafa Karadeniz de Pınarbaşı’nda böyle bir projeyi hayata geçiren Bornova Belediyesi’ne ve Başkan Ömer Eşki’ye teşekkür ederek, “İnşallah bu projeyle güzel işlere imza atılmaya devam edilecek” diye konuştu.
Kadınlar projeden memnun
Proje kapsamında ilk fidanlarını diken kadınlar da duydukları memnuniyeti dile getirerek, böylesine anlamlı bir projede yer almanın kendileri için büyük bir gurur kaynağı olduğunu belirtti ve Başkan Eşki’ye teşekkür etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANTALYA Ticaret Borsası (ATB) Başkanı Ali Çandır, dünyada coğrafi işaretli ürünlerin ekonomik değerinin 200 milyar dolar düzeyinde olduğunu belirterek, “Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX 12 yıl önce başladığında 109 olan coğrafi işaretli ürün sayısı, 1632’ye ulaştı. 588 yöresel ürünün de tescili bekleniyor. Avrupa Birliği’nde tescillenen yöresel ürün sayımız 27 oldu. Türkiye’de 3 bin 500 coğrafi işaret alabilecek yöresel ürün tespit etmiştik. Bu ürünlerin yaklaşık yarısının coğrafi tescilini yaptık” dedi.
ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) desteğiyle yerel ve yöresel ürünlere sahip çıkmak, kaybolmaya yüz tutan ürünleri gün yüzüne çıkarıp ekonomiye kazandırmak için Yöresel Ürünler Projesi’ni hayata geçirip, 12 yıldır da Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’i düzenlediklerini anlattı. Yöresel ürünlerin ekonomiye faydasına dikkati çeken Çandır, dünyada coğrafi işaretli ürünlerin ekonomik değerinin 200 milyar dolar düzeyinde olduğunu, Türkiye’nin bu pastadan payını alması gerektiğini vurguladı.
12 YILDA 109’DAN 1632’YE YÜKSELDİ
Yöresel ürünlerin korunması, gelecek nesillere aktarılması, ekonomiye kazandırılmasında coğrafi işaretin önemine değinen Çandır, “YÖREX başladığında 109 olan coğrafi işaretli ürün sayısı 1632’ye ulaştı. 588 yöresel ürünün de tescil için bekleniyor. Coğrafi işaretle ilgili farkındalığı artıran YÖREX’in ardından Avrupa Birliği’nde tescillenen yöresel ürün sayımız 27 oldu. Türkiye’de 3 bin 500 coğrafi işaret alabilecek ürün tespit etmiştik. Şu anda bu ürünlerin yaklaşık yarısının coğrafi tescilini yaptık” dedi.
ÜRETİCİLERLE İŞ BİRLİĞİ
YÖREX’in 14 bin yıllık Anadolu’nun yöresel ürünlerini tekrar ticarete sunmak, üreticilere destek sağlamak amacıyla gerçekleştirildiğine değinen Çandır, “Fuarda yapılan yüz yüze görüşmeler sonrası birçok yerel ürün büyük market zincirlerinin raflarına taşındı, önemli iş bağlantıları sağlandı. Bu yıl da bu konuda önemli iş birlikleri bekliyoruz. YÖREX ile amacımız kırsal ekonomiye can suyu olabilmekti, yerel ekonomiye can suyu olabilmekti bu konuda önemli yol katettik” diye konuştu.
ANADOLU ZENGİNLİĞİ
Çandır, 9-13 Ekim’de bu yıl 13’üncüsünü düzenleyecekleri YÖREX’e 81 il ve KKTC’nin katılımını hedeflediklerini belirtti. YÖREX’te Anadolu’nun zenginliğini yerli, yabancı misafirler, yeme içme sektörü, perakende ve ticaret sitelerine sunacaklarını aktaran Çandır, fuarda oda ve borsalar, belediyeler, kooperatifler, üretici birlikleri ve firmalardan oluşan çok sayıda katılımcının yer alacağını söyledi.
ÜCRETSİZ GİRİŞ
ANFAŞ Fuar Merkezi’nde 10 bin metrekare alanda düzenlenen YÖREX’e herkesi davet eden Çandır, fuara girişin ücretsiz olduğunu vurguladı. Çandır, YÖREX’in 10.00 ile 20.30 saatleri arasında ziyarete açık olduğunu dile getirdi. Çandır, “7’den 70’e herkesi Anadolu şölenine bekliyoruz. Özellikle çocuklarımız YÖREX’e gelerek kültürümüzün zenginliklerini görmeli, tatmalı, yaşamalı. Memleket hasreti çekenleri YÖREX’e davet ediyorum” dedi.
ANNELERE ÇOCUKLARINIZLA GELİN ÇAĞRISI
Çocukların Anadolu’nun ürünleriyle buluşması gerektiğine dikkati çeken Çandır, annelere YÖREX’e çocuklarıyla gelmeleri çağrısında bulundu. Çandır, “Atalarımızdan bizlere emanet, bizlerden ise çocuklarımız ve gençlerimize miras kalacak olan yöresel ürünlerimizi görmek, tatmak ve hissetmek için YÖREX’e davet ediyorum. Özellikle çocuklarımızın YÖREX’i görmesini arzu ediyorum” diye konuştu.
Haber: Tolga YILDIRIM – Kamera: Burak YALMAN/ANTALYA, –
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kayseri’de bir kişi sarrafa girerek, incelediği ziynet eşyasının fotoğrafını çekmek bahanesiyle eline aldı. Bir süre elinde altınla oyalanan şahıs, daha sonra kaçtı. Yapılan ihbarın ardından Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Kocasinan İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekipleri tarafından yapılan kamera inceleme çalışmalarında; şahsın S.K. (22) olduğu tespit edildi. Ekipler tarafından yapılan araştırmalarda S.K.’nın; ‘hırsızlık’, ‘cinsel saldırı’, ‘genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması’ suçlarından kaydı bulunduğu öğrenildi. 77 bin TL değerindeki ziynet eşyasını çalma girişiminde bulunan S.K. düzenlenen operasyonla yakalandı. S.K. hakkında işlem başlatıldı.
Olay anı kamerada
Öte yandan, S.K.’nın ziynet eşyasının fotoğrafını çekmek bahanesiyle eline aldığı ve daha sonra işletmeden koşarak uzaklaştığı anlar anbean güvenlik kamerasına yansıdı – KAYSERİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edirne Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, Edirne Belediyesi Gençlik Korosu seçmeleri 8-18 yaş arası gençler arasında olacak.
Kontenjanın sınırlı olduğu seçmeler, 30 Eylül-4 Ekim tarihleri arasında Edirne Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi ve Belediye Konservatuvarında gerçekleşecek.
Belediye Başkanı Akın, çocuklara süt dağıttı
Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan Akın, 28 Eylül Dünya Okul Sütü Günü kapsamında çocuklara süt dağıttı.
Belediyeden yapılan açıklamaya göre, Akın, Edirne Belediyesi Romacted Çocuk Evi’ni ziyaret ederek burada eğitim gören çocuklarla bir araya geldi.
Çocuklara süt ikram eden Akın, eğitimde fırsat eşitliği sağlamak ve dezavantajlı çocukların eğitime erişimini arttırmak amacıyla hizmet veren Romacted öğrencilerine belediye olarak desteklerini sürdüreceklerini söyledi.
Programa Belediye Başkan Yardımcısı Ertuğrul Tanrıkulu, Edirne Belediyesi Sağlık Hizmetleri Birimi Hemşiresi İnci Özer ve Çavuşbey Mahalle Muhtarı Serkan Kuş da katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Mayıs ayında çoğunlukla taşlık arazilere ekilen pirinç, eylül ayında düz arazilerde biçerdöverle biçilirken, eğimli arazilerde ise işçiler tarafından orakla toplanıyor.
Türk Patent ve Marka Kurumunca tescillenen Karacadağ pirinci, bölge halkı tarafından büyük rağbet görüyor.
Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, Karacadağ eteklerindeki Eskihan Mahallesi’nde düzenlenen hasat törenine katılarak, çiftçilerle birlikte orak kullanıp pirinç saplarını biçti.
Karacadağ’ın mikroklima özelliğine sahip bir bölge olduğunu belirten Şıldak, “Yükseltisi volkanik dağ özelliği ve kıraç arazi yapısıyla aslında tarıma zor koşullarda elverişlilik sağlayan bir yapıda Karacadağ. Ancak burada insanımız bu güzel ürünü, çeltiği keşfetmiş. Yıllardır ekiyor ve az önce bir vatandaşımızın da söylediği gibi çok ekonomik olmasa bile lezzeti, tadı, sağlığa olan faydaları sebebiyle artık burası benimsenmiş. 3 bin 500 dekar alanda ve en çok da Eskihan Mahallemizde yaklaşık 2 bin dekar olduğunu öğrendik.” dedi.
“Bu yıl rekoltemiz 1400 ton civarında olacak”
Rengi, aroması ve tadıyla ayrışan Karacadağ pirincinin hasat döneminin tüm çiftçilere hayırlı olmasını dileyen Şıldak, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu yıl rekoltemiz 1400 ton civarında olacak. Tarım Bakanlığımızın destekleriyle arkadaşlarımız büyük bir gayret gösteriyorlar. Bütün tarım ürünlerinin geliştirilmesi konusunda olduğu gibi Karacadağ’daki bu istisnai ürün çeltik konusunda da çalışıyoruz. Şanlıurfa, biliyorsunuz bir tarım cennetidir, adeta tarımın başkenti diyebiliriz, GAP’ın başkenti ve sulama projeleri ile birlikte verimi artmış topraklara sahip. Pirincin de bu iklimde, bu coğrafyada, bu tadıyla lezzetiyle sağlığa olan faydalarıyla geliştirilmesi, ürün miktarının ve verimliliğin artırılması için projeler uygulayacağız. Nitekim 12 tona yakın bir tohum desteği sağlamış İl Tarım Müdürlüğümüz, ben arkadaşlarımızı tebrik ediyorum. Aynı zamanda vatandaşlarımızın, çiftçilerimizin bir gölet talebi var. Bugün bunu da inceleyeceğiz, ilgili kurumlarımızı görevlendireceğiz. Burada bir çalışma başlatmak istiyoruz. Üretenin, çalışanın her zaman yanındayız. Devletimizin bütün kurumlarıyla kuruluşlarıyla destekleriyle, köylerimizde yenilikçi tarım uygulamalarını çok önemsiyoruz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Tasarruf tedbirleri kapsamında okullarda temizlik hizmetlerinin sınırlandırılmasıyla ortaya çıkan hijyen sorunu çözmek için harekete geçen Ankara Büyükşehir Belediyesi, “Temiz Okul, Sağlıklı Gelecek” projesiyle Başkent’teki okullara destek vermeye başladı. Çankaya, Keçiören ve Gölbaşı Belediyeleri de okullara temizlik desteğinin ilk gününde Büyükşehir Belediyesi’ni yalnız bırakmadı.
Projenin ilk gününde toplamda 22 okulun 454 dersliği temizlendi
Büyükşehir Belediyesi, yeni başlattığı projeyle okullara hem temizlik malzemesi sağlıyor hem de hafta sonları belediyeye bağlı ekiplerle okullarda temizlik hizmeti sunuyor. Başkent’te yaşayan öğrencilerin sağlıklı ve hijyenik bir ortamda eğitim almasını hedefleyen Büyükşehir Belediyesi, projenin ilk gününde 208 personel ve 44 aracıyla toplam 10 bin 376 öğrencinin öğrenim gördüğü 22 okulun 454 dersliğini detaylı bir şekilde temizledi. Okullarda ayrıca ilaçlama işlemleri de yapıldı.
Başvuruların 106’sı son dakika iptal edildi
Büyükşehir Belediyesi’nin okulların temizlik taleplerini almaya başlamasının ardından toplam 265 okul hizmetten faydalanmak için başvuruda bulundu. Başvuran okullardan 106’sı “Milli Eğitim Bakanlığı talimatıyla başvurumuzu iptal ediyoruz”, “Okulda tadilat var”, “Okulda sınav var”, “Velilerin talebi üzerine başvurumuzu iptal ediyoruz” gibi çeşitli nedenlerle son dakikada başvurularının iptalini istedi.
208 personel ve 44 muhtelif araçla temizlik başladı
Kent Estetiği Daire Başkanı Esra Güngör, okullara temizlik desteğine ilişkin, “Ankara’da eğitim öğretim veren okullarımızda temizlik ve hijyen malzemelerinin dağıtılmasının yanında, hafta sonları da belediyemizin tüm ekiplerinin seferberliğiyle temizleme ve dezenfekte çalışmalarına başlamış bulunmaktayız. Her hafta sonu 50 okulumuzun bu hizmetten yararlanmasını hedefliyoruz. Kısa sürede 208 personel ve 44 muhtelif araçla ekibimizi kurduk” dedi.
28 ve 29 Eylül’de 52 okul için temizlik planlaması yaptıklarını kaydeden Güngör, “Talep formunda bize iletilen bilgilere göre 1199 derslikte toplam 30 bin 985 öğrencinin kullandığı 52 okulda okul içi ve avlusunda temizlik, dezenfekte ve ilaçlama çalışması programlanmıştır” diye konuştu. Bazı okulların taleplerini son dakika iptal ettiklerini belirten Güngör, temizlik desteği programında ilk ve orta dereceli okullara öncelik verdiklerinin altını çizerek, “Avlu temizliğiyle başlayıp iç mekanlarda sınıf ve ortak kullanım alanlarının temizliği yapılacak, tüm sıraları silip, tuvaletleri yıkayacağız. Okulu komple dezenfekte edip belediyemizin kendi şirketinin ürettiği el dezenfektanlarını okullara bırakacağız” ifadelerini kullandı.
Okullara malzeme ve hizmet desteği
“Temiz Okul, Sağlıklı Gelecek” projesiyle talepte bulunan tüm okullara hem temizlik malzemesi sağlanıyor hem de hafta sonları belediyeye bağlı ekiplerle okullarda temizlik hizmeti sunuluyor. Okullar, temizlik malzemesi talebi için “https://forms.ankara.bel.tr/okul-temizlik”, hafta sonu temizlik hizmeti için ise “https://forms.ankara.bel.tr/temizlik-hizmeti” adreslerinden başvurabiliyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ankara’nın Çubuk ilçesinde Ankara armudu olarak bilinen kış armudunun hasadına başlandı. En büyük özelliğinin kış aylarında olgunlaşması olan armut, hasat edilmesinin ardından önce üretici depolarında bekletiliyor. Bu depolarda 2-3 ay bekleyerek olgunlaşan Ankara armudu, yumuşayıp tüketime hazır olduğunda ise manavlardaki yerleri alıyor. Tadının yoğun olmasıyla bilinen Ankara armudu, kış aylarında komposto ve tatlı gibi birçok alanda kullanılabiliyor.
Armut Hasadına ilişkin konuşan Kuruçay Köyü Derneği Başkanı Ali Tohumcu, köylerinde yapılan armut hasadına ilişkin bilgilendirmelerde bulundu. Tohumcu, “Ankara armudunun özellikle İç Anadolu bölgesinde yetişen ve İç Anadolu bölgesinde yoğunluğu Ankara’da olan özellikle Çubuk’ta yetişen armut çeşididir” diye konuştu.
“Bu armut aralık ayına kadar üreticinin depolarında saklanır”
Ankara Armudunun diğer armut türlerine göre çok daha dayanıklı olduğunu sözlerine ekleyen Tohumcu, “Mesela şu an hasat yapıyoruz. Ama bu sene 20 gün önceden hasat yapıyoruz. Biraz erken oldu. Normal şartlarda Ekim ayının ortalarına doğru hasadı başlardı. Bu armut aralık ayına kadar üreticinin depolarında saklanır. Oluşmaya başladıktan sonra tüketiciye sunulur. Armudumuz, sulu aroma değeri yüksek ve kaliteli bir armut çeşididir” açıklamasında bulundu.
“Armut toplandığı anda yenmiyor”
Armudun olgunlaşma süresine ilişkin de konuşan Tohumcu, “Armut toplandığı anda yenmiyor. Armut, özellikle biraz depolarda bekleyecek. Havalar soğuduğunda armut oluşacak ve tüketiciye, pazara sunulacak. Kış armudumuz şu anda dağlık arazideki bahçemizde olduğu gibi buralardan köydeki üreticinin deposuna inecek. Aralık ayına kadar bekleyecek. Aralık ayında sonra olgunlaşma başladıktan sonra armut oluştukça pazara ve tüketiciye sunulacak” şeklinde konuştu.
“Ankara armudunun şeker oranı düşüktür”
Ankara armudunun neden bu kadar ünlü olduğuna da dikkati çeken Tohumcu, “Tamamen iklimsel olarak değerlendirilir. Burada yüksek bir rakım var, Ilıman bir iklim var. Toprağın humuslu olması armudun oluşumuna katkı sağlıyor. Armut, insanların bağırsaklarının temizlenmesinde, kalp sağlığında da Ankara armudunun özellikleri var. Ankara armudunun şeker oranı düşüktür. O yüzden kaliteli bir armuttur” ifadelerini kullandı.
“Ankara armudunun coğrafi işaret belgesinin Çubuk’a kazandırılması gerek”
Tohumcu Çubuk’un şu anda 4 tane coğrafi işaretli ürünü olduğunu belirterek, “Bunlardan bir tanesi Çubuk Turşusu. Dünyaca ünlü. Dünyada 22 ülkeye pazarlanabilen bir marka Çubuk Turşusu. Ardından Çubuk Vişnesi var. Agat Taşı ve Homaça var. Bunlara ilaveten Ankara armudunun da coğrafi işaret belgesinin Çubuk’a kazandırılmasının gerektiğini düşünüyorum” değerlendirmesinde bulundu.
“Armut üretiminde bu sene masraflar arttı”
Ankara Armudu üreticisi Orhan Çakır ise bahçesinde yaklaşık 300 armut ağacını bulunduğunu ve bu ağaçlardan 6-7 ton arası armut hasadı beklediğini söyleyerek, “Normalde daha fazla bekliyorduk. Ama iklimden dolayı yarı yarıya belki yarıdan fazla bir düşüş oldu. Kalitede olmadı fazla yağmur yağması sebebiyle fazla ilaç yaptık, masraflar arttı” açıklamasında bulundu.
“Armudun üretilmesine devam edilmesi gerekiyor, dışarı bağımlı olmak da iyi değil”
Ankara armudunun üreticideki fiyatlarına değinen Çakır, “Fiyatlar düştü. Şu anda ben bu armudu 25’e satmam lazım ki tatlı para kazanayım. Seneye devam edeyim. Ama öyle para şu an yok. Pazarlarda ortalama fiyat 15-20 arası konuşuluyor. Bizim işçiliğimiz kendimizden olduğundan iyi kötü karşılıyor. Dışardan olduğu zaman zor. İşçiliğimizi kendimiz karşılayarak devam ediyoruz. Gücümüzün yettiği yere kadar yapmaya devam edeceğiz. Başka işimiz yok zaten. Üretime devam edilmesi gerekiyor. Yoksa durum kötüye gidiyor. Üretmedikten sonra millet ne yiyecek? Hep dışarı bağımlı olmak da iyi değil” ifadelerine yer verdi.
“Eve gittiğiniz zaman hemen çürüyecek bir armut değil”
Kuruçay armudunun tadına herkesin bakması gerektiğini de vurgulayan Çakır, “Diğer şehirlerden gelen halde satılan armutlar gibi değildir bizim armudumuz. Görünüşü biraz ufak ama çok lezzetli, tatlı, sulu ve dayanıklı bir armuttur. Eve gittiğiniz zaman hemen çürüyecek bir armut değil. Evin ısı durumuna göre 1-2 ay hiçbir şey olmadan durur. Biz ayıklama yaptığımız zaman hafif bir çizik olsa dahi biz onu ıskartaya ayırıyoruz. Çizik olmasa bu armut 3 ay hiçbir şey olmadan bekler” dedi. – ANKARA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AVM içerisinde kurulan eğitim parkurunda çocuklar, itfaiyecilik mesleğini keşfetme fırsatı buldu. Çocuklar aynı zamanda parkurda yer alan çeşitli aktivitelerle yangın güvenliği ve acil durum müdahale yöntemleri hakkında bilgi sahibi oldu. Ayrıca, etkinlik alanında kurulan bilgilendirme standında uzman itfaiyeciler, ziyaretçilere meslekleri hakkında detaylı bilgi vererek yangın güvenliği konusunda bilinçlendirme çalışması yaptı.
Mersin Büyükşehir Belediyesinin bu etkinliği, çocukların itfaiyecilik mesleğine olan ilgisini ve yangın güvenliği konusundaki farkındalığını arttırdı. – MERSİN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KONYA – Konya’da bayan kuaföründe çalışırken tıraş olup eve gelen erkek kardeşinin tıraşını beğenmeyen genç kız, kardeşini tekrar tıraş ettikten sonra erkek kuaförlüğüne merak sardı. Daha sonra erkek kuaföründe çalışmaya başlayan Şükran Kocabaş’ın ilk önce tedirgin olan müşterileri ise sonrasında alıştı.
Konya’da yaşayan 22 yaşındaki Şükran Kocabaş, bir bayan kuaförünün yanında küçük yaşlarda çırak olarak işe başladı. Şükran Kocabaş saç tıraşı olan ve kuaförden gelen kardeşinin saç kesimini beğenmeyerek kardeşinin saçını düzeltmek için kolları sıvadı. Kocabaş daha sonra erkek kuaförlüğüne merak sardı. Çalıştığı iş yerine yakın bir erkek kuaförü ile görüşen ve işe başlayan Kocabaş’ın 7 ay önce çalışmaya başladığı erkek kuaförüne gelen müşteriler ilk önce şaşırıyor ardından tıraş olmak için tekrar Şükran Kocabaş’ı tercih ediyor.
“Mesleğin bu alanını daha çok sevdim”
Kuaförlüğe erkek kardeşinin saçını keserek başladığını anlatan Şükran Kocabaş, “Bir gün kardeşim eve geldiğinde saçına baktım ve beğenmedim yani bayan kuaförlüğünde de bazen kısa kesim tarzları yapıyorduk, oradan aklımda kaldığı kadar beğenmedim. ‘Otur bakayım, bir de ben deneyeyim’ dedim. Yapmaya başladığım zaman bayan kuaförlüğünden daha çok erkek kuaförlüğünü sevmeye başladım. Bir ben yaptım, iki ben yaptım artık karar verdim dedim ki; ‘benim erkek kuaförü olmam gerekiyor’ elim daha çok yatkın ve mesleğin bu alanını daha çok sevdim. Bu süreç içerisinde Mustafa Ceylan ile tanıştım, sağolsun üzerimde çok emeği var o şekilde ilerledim erkek kuaförlüğünde” dedi.
“Sıkıntıları 2-3 ay içerisinde atlattım”
Erkek kuaförlüğüne ilk başladığı sıralarda tedirginliğinin olduğunu söyleyen Kocabaş, “Biraz tedirginliklerim oldu ilk başlarda. Arada kalmışlığım oldu ama ben de şöyle bir şey vardır aklıma koyduğum her şeyi yapmak gibi ve bunu da aklıma koyduğum için başardım. İlk 2-3 aylık süreç zordu. Müşteri zaman geçtikçe bana alışmaya başladı. Ben alışmaya başladım. Sanki yıllardır yapıyormuş gibi devam etmeye başladım. Sıkıntıları 2-3 ay içerisinde atlattım” şeklinde konuştu.
İş yerine gelen müşterilerin şaşkınlığını anlatan kuaför Şükran Kocabaş, “Üstümde üniformalarımız olmasa çalışan olduğumu bile bazen anlayamıyorlardı. ‘Buyurun hoş geldiniz’ diyorum, gelen müşteri ile genelde öncelikle ben ilgileniyorum. ‘Bayan mı çalışıyor’ deniliyordu, ‘aynen abi buyurun yardımcı olayım’ diye başlıyorduk. Zaten bir dahaki tıraşa beni seçiyorlar” ifadelerini kullandı.
“Sonucu ne olursa olsun iyi veya kötü en azından denedim diyebilirsiniz”
Meslek seçimi yapmak isteyen kişilere ‘hayallerinizin peşinden ilerleyin’ diyen Kocabaş, “Hayallerinizin peşinden koşmaya devam edin. Sonucu ne olursa olsun iyi veya kötü en azından denedim diyebilirsiniz. Bir insanın aklına koyduğu her şeyi başarabileceğine inanıyorum. Hedefim ileride kendi dükkanımı açmak, işletmek ve çok ileri hedeflerim var” dedi.
Şükran Kocabaş’ın ustası Mustafa Ceylan ise, “12 kişi ekip arkadaşımız var. Bunların içerisinde 2’si bayan. Bayanlarımızı işe aldık, mesleği öğrettik. Kısa bir süre içerisinde 7-8 aylık bir sürede bayan arkadaşlarımıza elimizden geldiği kadar destek verdik. Mesleklerini ellerine aldılar” diye konuştu.
Şükran Kocabaş’a tıraş olmaya gelen Emre Tepe, “İlk başta tedirgin olmuştum Şükran hanımdan, Rümeysa hanımdan. Tedirgin olduk ama şimdi onlara tıraş oluyoruz” ifadelerini kullandı.
Tıraş olmaya gelen Enes Tutar ise, “Kuaförü zaten buradan tanıyorduk. Konsept de biraz farklı, Konya’da alışmadığımız, bayan arkadaşların da burada desteğiyle beraber farklı bir konsept oluşturmuşlar” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Büyükkarıştıran Beldesinde bir fabrikanın bahçesindeki su kuyusundan köpek sesi geldiğini fark eden fabrika çalışanları durumu yetkililere bildirdi.
İhbar üzerine olay yerine AFAD ve jandarma ekipleri sevk edildi.
Ekiplerin çalışması sonucu kurtarılan köpek, serbest bırakıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Valilikten yapılan açıklamada, Vali Hasan Şıldak’ın Taş Tepeler Projesi kapsamında il genelinde 10 noktada devam eden kazı çalışmalarını yakından takip ettiği belirtildi.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Vali Şıldak, Dünya Neolitik Kongresi’nin bir ilk olacağını, birçok ülkeden akademisyen ve uzmanın Şanlıurfa’da bir araya geleceğini ifade etti.
Kongre öncesi tüm planlamaları gözden geçirdiklerini belirten Şıldak, şunları kaydetti:
“Bu buluşma ile birlikte yine neolitik sözcüğünün gerçek değerinin Şanlıurfa’da çok daha değer kazanacağını düşünüyorum. Böylesine bir buluşmanın dünyada ilk kez olacak olması ilimiz adına mutluluk verici. İnşallah 4-8 Kasım tarihleri arasında ilimizdeki tüm arkeolojik çalışmalara ivme kazandıracak bu girişim, Valiliğimiz ile birlikte Büyükşehir Belediyemiz, Kalkınma Ajansımızın desteği ve iki güzide üniversitemiz ev sahipliğinde ilimizde yapılacaktır. Şanlıurfa adına gurur duyacağımız bir buluşma olacak. Bizler de bu organizasyona katkı sunmak için heyecanlanıyoruz. Tüm bu çerçevede Şanlıurfa, zengin tarihi ve kültürel mirasıyla göz kamaştırıyor. Son yıllarda hızla ilerleyen arkeolojik kazılar şimdi Taş Tepeler Projesi ile çok daha kapsamlı bir boyutta gelişiyor. Bizler de Dünya Neolitik Kongresi öncesi tüm planlamalarımızı gözden geçirerek, ilimizi en iyi şekilde bu dev buluşmaya hazırlıyoruz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bunge Gıda Türkiye ve Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) arasında gerçekleştirilen iş birliği çerçevesinde kurulan KomiliZeytin ve Zeytinyağı Enstitüsü’nün Sonbahar dönemi eğitimlerinin ikinci etabı tamamlandı. Geçen yıl eğitimlerine başlayan Komili Zeytin ve Zeytinyağı Enstitüsü’nde 2023 yılı boyunca 127 kadın zeytin çiftçisi eğitim alarak zeytin yetiştiriciliği sertifikasına sahip olurken proje kapsamında beş yılın sonunda en az 600 kadın çiftçiye eğitim verilmesi hedefleniyor. Proje Koordinatörü Bülent Önder, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’nın ekonomik desteğiyle yürütülen Kadın Zeytincilerin Sürdürülebilir Tarıma dahil edilebilmesi projesinin bir etabının daha başarılı bir şekilde sona ermesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. 2023 yılında başladıkları eğitim serüveni yolculuğunda bugüne kadar 7 eğitim verdiklerini aktaran Önder, “Geçen yıl 127 kadın zeytin üreticimize yönelik bu eğitimleri verdik. Bu yıl Edremit Körfezi bölgesinde 150 kadın üreticimize eğitim verebilmek için yola çıktık. Bundan sonra da Ayvalık Ticaret Odası’nda bir eğitim daha yapacağız. Devamında da Burhaniye ve Edremit’te de eğitimlerimizi sürdüreceğiz” dedi.
Bülent Önder, verdikleri eğitimlerde öncelikle dünya ve Türkiye’de zeytincilik ile başlayıp; zeytincilik ve zeytinyağındaki genel durumun yanı sıra zeytin filizinin seçiminden, ekimine, aşılanmasına, budanmasına, bakımına, hasadına, hasatta dikkat edilmesi gerekenlere, ambalajlamaya, gıda regülasyonuna, devamında ise işin ticarileşme boyutuna, markalaşmasına, nihayetinde de zeytinyağı ve turizm ilişkisiyle de eğitimlerimizi tamamlıyoruz. 2023 yılında eğitim verdikleri 127 kadın zeytinci üzerinde olan etkilerini ölçmek için bu yıl içerisinde ‘etki enerjisi’ çalışması yapacağız. Bu eğitimlerde o kadın zeytincilerimizin hayatlarına nasıl dokunduğumuzu ve neleri değiştirebildiğini ölçerek, bunların sonucunu bir rapor halinde yayınlayacağız” diye konuştu.
Bünge -Komili Zeytinyağları Operasyon Şefi Mehmet Cavlı ise Türkiye geneline bakıldığında zeytin üreticilerinin bilimsel olarak bazı eksikliklerinin olduğunu ve bu tür bir eğitime ihtiyaçları olduğunu tespit ettikten hemen sonra Kadın Zeytin Çiftçilere yönelik söz konusu eğitimlere başladıklarını anlattı. Zeytin ağaçlarının verimini ve daha kaliteli zeytinyağı üretimini arttırabilmek adına Kadın Çiftçilere yönelik verdikleri eğitimlerin oldukça başarılı olduğunu belirten Cavlı, “Eğitimlerin ardından bu eğitimlere katılan kadın çiftçilerimiz kendi aralarında oluşturdukları sosyal medya gruplarında bilgi birikimlerini paylaşıyorlar. Zeytin hasadı yaptıklarında; hasat konusunda yaptıkları çalışmaları bu gruplarda bulunan diğer arkadaşlarıyla paylaşarak, aslında kendi aralarında bambaşka bir eğitim sürecine daha girmiş oluyorlar. Hatta bazı sosyal medya guruplarındaki kadın çiftçilerimiz kooperatifleşmeye kadar gidebiliyorlar. Bizler, bu gelişmeleri izledikçe, sektörel anlamda gerçekten çok önemli bir meşale yaktığımızı gözlemleyebiliyoruz. Bu durumda bizleri sonsuz mutlu kılıyor” dedi.
Kadın çiftçiler için verilen sonbahar eğitimlerinin ikinci etabının sertifika töreninde; Bülent Önder ve Mehmet Cavlı’nın yanı sıra Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, ATO Yönetim Kurulu Mehmet Çokkorkmaz ve proje eğitmenleri yer aldı.
Öte yandan, Komili Zeytin ve Zeytinyağı Enstitü’nün düzenlediği ‘Kadın zeytinciler için zeytin yetiştiriciliği, zeytinyağı üretimi ve girişimcilik’ eğitim programına katılan kadın zeytin çiftçilerinin eğitimini desteklemesi için ‘Zeytincinin Başucu Rehberi’ kitabı hazırlandığı da gelen bilgiler arasında. – BALIKESİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>HAİKOU, 28 Eylül (Xinhua) — 2024 Dünya Yeni Enerjili Araç Kongresi Cuma günü Çin’in güneyindeki Hainan eyaletinin merkezi Haikou’da başladı.
“Düşük Karbonlu Evrim ve Küresel İşbirliği” temalı üç günlük etkinlik, yeni enerjili araçların sürdürülebilir ve sağlıklı gelişimini teşvik etmeyi ve karbon nötrlüğü hedefine ortaklaşa ulaşmak için küresel işbirliğini güçlendirmeyi amaçlıyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şırnak Meslek Yüksekokulunda, yeni nesil teknoloji cihazlardan oluşan 40 masaüstü bilgisayarın bulunduğu Bilgisayar Laboratuvarı kuruldu.
Laboratuvarın açılışını, Şırnak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abdurrahim Alkış ve Şırnak Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Mahmut Dirik yaptı.
Rektör Pof. Dr. Alkış, üniversitenin fiziki ve teknik altyapısını iyi yapmak amacıyla çalışmalarını sürdürdüklerini ifade ederek, laboratuvarda yer alan ileri teknoloji bilgisayarların yüksek hızlı internet aracılığıyla öğrenci ve akademisyenlerin kullanımına sunduklarını söyledi.
Bilgisayarların yeni nesil teknolojiye sahip yazılım ve programlarla donatıldığını belirten Alkış, şöyle konuştu:
“Bilgisayar teknolojileri önümüzdeki yılların en gözde meslekleri olacak. Biz de üniversite olarak gençlerimizin kendilerini geliştirmeleri için her türlü desteği vermeye çalışıyoruz. Her alanda artık bilgisayar teknolojileri ve yapay zeka programları kullanılıyor. Önümüzdeki 40 yıla bu alanlardaki meslek gruplarının damga vuracağına inanıyorum. Gençlerimizin de bu alanda kendilerini geliştirmeleri için her türlü imkanı sunmak için çalışıyoruz. Laboratuvarımızın hayırlı olmasını diliyorum.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Doğubayazıt Ahmed-i Hani Meslek Yüksekokulu’nda bulunan Otel Uygulama Dersliği, Mutfak Uygulama Dersliği, Halıcılık Uygulama Dersliği, Dans Stüdyosu, Animasyon Stüdyosu, İlk ve Acil Yardım Uygulama Laboratuvarı ile Çocuk Gelişimi Uygulama Sınıfı hakkında Müdür Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Salih Yıldırım’dan bilgi alan Prof. Dr. Abdulhalik Karabulut, Meslek Yüksekokulu bünyesine kazandırılan laboratuvarlar ve donanımlı özgün sınıflarla öğrencilerin teorik eğitimin yanı sıra uygulamalı eğitimlerini modern imkanlara sahip laboratuvarlarda alma imkanı bulduğunu söyledi.
Meslek Yüksekokulu bünyesinde bulunan Bilgisayar Laboratuvarı’na ek olarak yeni Bilgisayar Laboratuvarı’nın açıldığını ifade eden Prof. Dr. Karabulut, bilgisayar laboratuvarının açılmasında emeği bulunan herkese teşekkür ettiğini belirtti. – AĞRI
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>T3 Vakfı Elazığ il sorumlusu Sinan Koçak, Türkiye’nin 81 ilinden ortaokul, lise, ön lisans, lisans ve lisansüstü seviyesinde eğitim gören tüm öğrencileri kapsayan burs programı hakkında bilgilendirmede bulundu. 5 bin öğrenciye destek olması hedeflenen program hakkında açıklamalarda bulunan Koçak, Yükselen Yıldız Burs Programı ile 100 öğrenciye 5 bin lira burs desteği, Eğitmen Mentor Burs Programı ile 720 öğrenciye 5 bin lira burs desteği, Sen Geleceksin Burs Programı ile 300 öğrenciye 5 bin lira burs desteği ve Eğitim Desteği Burs Programı ile 3 bin 880 öğrenciye 3 bin lira burs desteği sağlanacağını ifade etti.
Detaylı bilgi hakkında öğrencileri Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı’nın resmi sayfasına yönlendiren Sinan Koçak, vakfın gençlerin teknoloji ve inovasyon alanındaki yolculuklarına güç katmayı hedeflediklerine dikkat çekti. – ELAZIĞ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
9 üniversitenin bulunduğu İstanbul’un Beşiktaş ilçesinde Belediye, öğrencilerin ücretsiz yemek yiyebilmesi için TURYİD ile iş birliği yaparak bir sosyal dayanışma uygulaması olan Öğrenci-Ye projesini hayata geçirdi. İlçede öğrenim gören üniversite öğrencileri, Öğrenci-Ye uygulamasını telefonlarına indirerek anlaşmalı restoranlarda ücretsiz yemek yiyebiliyor.
Arnavutköy’de esnaflık yapan Kadir Şaki, projeyi desteklediğini belirterek, “Yaklaşık 6 yıldır burada esnaflık yapıyorum. Beşiktaş Belediyesi’nin başlatmış olduğu kampanyayı severek ve isteyerek destekliyoruz. Talebi ne kadar karşılayabilirsek biz de o kadar mutlu oluyoruz. Belediyemize ve belediye başkanımıza bu konudan teşekkürlerimi iletiyorum. Bu desteğin devamlı olması gerekliliğini bütün esnaf arkadaşlarla da paylaşıyorum” diye konuştu.
Öğrenci-Ye uygulamasını kısa bir süre önce kullanmaya başladığını belirten İstanbul ÜniversitesiHukuk Fakültesi 2. sınıf öğrencisi Sıla Kayış da yemeklerin çok lezzetli olduğunu ve kendi imkanlarıyla bu standartlarda yemek yiyemeyeceğini belirterek, “Öğrenci-Ye uygulamasıyla bir pano da görerek tanıştım. Daha sonra başvuru yaptım ve başvurum onaylandı. Onaylandığı günden bu yana neredeyse her gün kullanıyorum. Öğrenciler için çok yararlı bir uygulama. Yemekler çok lezzetli ve normalde bir öğrencinin bütçesinin yetmeyeceği yerlerde yemek yiyebiliyoruz. Bu bir öğrenci için çok kıymetli bir şey” dedi.
Bahçeşehir Üniversitesi Hemşirelik Bölümü öğrencisi Zeynep Arda, Öğrenci-Ye uygulamasından duyduğu memnuniyeti şöyle dile getirdi:
“Beşiktaş Belediyesi’nin Öğrenci-Ye uygulaması gerçekten çok güzel. Birçok imkandan yararlanabiliyorsunuz. Öğrenci-Ye uygulamasının olduğu yerdeki yemekler gerçekten çok lezzetli. Belediyenin bu imkanından diğer bütün öğrencilerin de yararlanmasını isterim. Belediye başkanımıza ve diğer bütün çalışanlara teşekkür ediyorum.”
Etiler’de bir restoranda işletme müdürü olarak görev yapan Mustafa Korkmaz ise öğrencilere her zaman destek olduklarını aktararak, “Etiler Develi olarak belediye tarafından gelen öğrencilere günlük karavana yemek hizmeti vermekteyiz. Karavana olmasa bile biz yemek, lahmacun, pide, kebap yaptırıyoruz. Biz de elimizden geldiği kadar destek olmaya çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ENERJİ ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın kuruluşu olan Nükleer Düzenleme Kurumu (NDK) tarafından kurulan ve Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde görev üstlenen Nükleer Teknik Destek Anonim Şirketi (NÜTED), Macaristan’da bulunan PAKS-II Nükleer Santral Projesi’nde imalat denetim hizmeti verecek.
NÜTED, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın ilişkili kuruluşu olan NDK tarafından 2020 yılında kuruldu. Türkiye’nin nükleer alandaki ilk teknik destek şirketi olan NÜTED, nükleer alanda ihtiyaç duyulan her türlü teknik destek, analiz, danışmanlık, denetim, eğitim ve sertifikalandırma hizmeti yürütüyor. NÜTED, Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde de görev üstlenerek saha, inşaat, imalat ve işletmeye alma süreçlerinde denetim, gözetim, değerlendirme, eğitim ve mühendislik hizmetleri olmak üzere birçok alanda çalışmalar yapıyor.
Akkuyu’dan elde edilen kazanımları uluslararası geçerliliği olan sertifikalar ile güçlendiren NÜTED, Macaristan’da kurulumu devam eden PAKS-II Nükleer Santral Projesi ile sözleşme imzaladı. Sözleşme kapsamında NÜTED, santrale imalat denetim hizmeti verecek. Macaristan’daki santral ile daha yüksek kapsamlı farklı hizmetlere yönelik görüşmelerin de devam ettiği belirtildi. Sözleşme ile Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde Türk mühendislerin elde ettiği yetkinlik, ilk kez ihracata konu olmuş oldu. Türkiye’nin nükleer alandaki ilk hizmet ihracı olan sözleşmenin, Türk mühendislerinin nükleer alanda sahip olduğu yetkinliği de gösterdiğine işaret edildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>17 takımın yer aldığı yarışmada, Atatürk Üniversitesi Mühendislik Fakültesi öğrencilerinden oluşan iki takım, ilk beş içerisinde yer alarak gurur kaynağı oldu. Prof. Dr. Köksal Erentürk’ün danışmanlığını yaptığı TTURKS ROCKET Team ikinci olurken, Dr. Öğr. Üyesi Ruhi Yeşildal’ın danışmanlığını yürüttüğü Atauni Rocket Team V dördüncü sırayı elde etti. İlk beşte aynı anda iki takım bulundurabilen tek üniversitenin Atatürk Üniversitesi olması ise dikkat çekti.
TTURKS ROCKET Team: Altı Yıldır Süren Başarı Hikayesi
2018 yılında Atatürk Üniversitesi Mühendislik Fakültesi öğrencileri tarafından kurulan ve Havacılık- Uzay ve Savunma Teknolojileri Kulübü çatısı altında faaliyetlerini sürdüren TTURKS ROCKET Team, milli teknoloji hamlesine katkı sağlama vizyonuyla hareket ediyor. Farklı mühendislik disiplinlerinden gelen üyeleriyle bir araya gelen ekip, takım çalışmasının ve disiplinli yaklaşımın meyvelerini topluyor.
Takım, kurulduğu günden bu yana model roketçilik, dikey inişli roket teknolojileri, model uydu, hava savunma sistemleri ve insansız hava araçları gibi birçok alanda özgün projeler geliştirdi. TTURKS ROCKET Team, uluslararası alanda da dikkat çeken bir ekip olmayı başardı. ABD’nin New Mexico eyaletinde düzenlenen Esra Irec Roket Mühendisliği Yarışmasında Boston, Yale, California, Stanford gibi dünyanın önde gelen üniversitelerinden takımlarla yarışarak finalistler arasında yer aldı. Tasarladıkları roket, tam görev başarıyla iniş yaptı.
Dikey İnişli Roket Teknolojisinde Öncü
TTURKS ROCKET Team’in üzerinde çalıştığı projelerden biri olan dikey inişli roket teknolojisi, soğuk gaz itki sistemi ile güvenli ve kontrollü iniş yapmayı amaçlıyor. Bu teknoloji, Türkiye’nin savunma sanayii ihtiyaçlarına çözüm bulma hedefiyle geliştirildi. Teknofest aracılığıyla dikkat çeken bu projede Muhammet Emir Akdeniz, Arda Gümrükçü, Beyza Korkmaz, Enes Gökay Nuroğlu, Abdussamet Mehlep, Muhammet Veli Sarı, Hüseyin Allale, Metehan Örs, Olkan Saraç, Ufuk Şahin, Yağmur Yurdigül’den oluşan ekip, Türkiye’de TÜBİTAK SAGE tarafından desteklenen yarışmada, inovatif tasarımlarını sergileyerek büyük bir başarı elde etti. – ERZURUM
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CHONGQİNG, 28 Eylül (Xinhua) — Çin’in güneybatısındaki Chongqing Belediyesi’nde Cuma günü Fortune 500 ve çok uluslu şirketlerin iş dünyası liderleri, yerel hükümet yetkilileriyle bir araya gelerek dışa açılma ve kalkınma stratejilerini görüştü.
Chongqing Belediye Başkanı’na bağlı Uluslararası Ekonomik Danışma Konseyi’nin 18. Yıllık Toplantısı’na katılan 17 iş insanı, akıllı üretim yeteneklerinin geliştirilmesi, yeşil endüstriyel gelişimin araştırılması, pazar erişiminin genişletilmesi ve önde gelen teknolojilerin etkileşiminin teşvik edilmesi gibi kilit öneme sahip konuları ele alarak görüşlerini paylaştı.
Konsey, bu yıl iki yeni danışman üye eklediğini duyurdu. 2006 yılında kurulan konsey, ticaret, enerji tedariki, finans, sigorta ve bilgi teknolojileri gibi sektörlerde faaliyet gösteren 38 uluslararası şirketi bünyesine katarak büyümeye devam ediyor.
Ford Motor Company Başkan Yardımcısı Wu Shengbo, toplantıda yaptığı açıklamada, “Chongqing, bu kanal aracılığıyla küresel sesleri dinliyor. Biz de kentin sosyal, ekonomik ve endüstriyel gelişimine fikir ve önerilerimizle katkıda bulunuyoruz” dedi.
Wu, belediye yönetiminin, konseyin önerilerini sosyal canlılığı artıran politika ve tedbirlere dönüştürdüğünü ve bu yaklaşımın şirketlerin Chongqing’deki gelişimlerine olan güven ve bağlılığını güçlendirdiğini söyledi.
Danışma konseyi, geçtiğimiz 18 yıl boyunca yerel hükümete 1.000’den fazla tavsiye sunarak yabancı yatırımcıların yerel pazarda karşılaştıkları sorunların ele alınmasına yardımcı oldu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Firma yetkilisi Erdal Gamsız, Avrupa Serbest Bölgesi’nde (ASB) düzenlenen açılışta yaptığı konuşmada, ilk üç yılda 50 milyon avroluk üretim hedeflediklerini söyledi.
Gamsız, Türkiye’ye hem ileri teknoloji hem de yatırım getirdiklerini ve Tayvanlı ortaklarıyla tesisi kurduklarını ifade ederek, “CNC takım tezgahları dediğimiz, aslında bizim eskiden beri bildiğimiz torna ve fireze makinelerinin yeni ve teknolojik halleri. Bu makineler, tamamen insan eli değmeden bilgisayar kontrollü olarak çalışma sistemine sahip. Bu sistemde bu makineler, bilgisayarda ne programladıysanız ne üretmek ya da ne yapmak istediyseniz onu yapıyor. Bu bir otomobil parçası da olabilir, bir kalıp da olabilir ya da savunma sanayindeki bir silahın parçası da olabilir.” diye konuştu.
İnşaattan savunma sanayine kadar her yerde bu makinelerin işlevsel olarak aktif rol oynadığını aktaran Gamsız, makinelerin uzay ve havacılık sektörlerinde de kullanıldığını dile getirdi.
Yeni fabrikanın önemli bir üretim noktası olacağını belirten Gamsız, şöyle devam etti:
“Elektrikten, zamandan ve insan gücünden de tasarruf edilebildikleri için tamamen çevreye yararlı, duyarlı ve tam anlamıyla çevre dostu makineler. Bu makineler, içinde bulunduğumuz inşaat da dahil, uzay, havacılık, savunma sanayi de olmak üzere sanayinin içinde olduğu her yerde kullanılan ana üretim makineleridir. Türkiye’de bu teknoloji maalesef yoktu. Biz, yıllardır beraber çalıştığımız Tayvanlı firmayı bir şekilde ikna ederek buraya yatırım yapmalarını sağladık. Yani hem teknoloji hem de yatırım getirdik. Doğrudan yatırım ülkemiz için önemli ve değerli. Hem teknoloji hem de döviz gelmiş oldu buraya.”
Ciddi bir üretim ve ciro hedeflediklerini aktaran Gamsız, şunları kaydetti:
“Burada başlangıç olarak ilk yıl 220 makineyle başlıyoruz. İkinci yıl 400 makineye çıkacağız, üçüncü yıl ise 600-650 makine üretimine çıkacağız. Burada teknoloji kullanılıyor. Burada bizim başarımız az adamla çok iş, çok ciro yapmak. Biz burada, 50-60 kişiyle 60 milyon dolar ciro yapacağız. Serbest bölgeye gelmemizin ana sebebi de yurt dışına üretim yapmak. Ana firma olan Tayvanlı firmanın zaten dünyanın 54 ülkesinde müşterisi var, otomatik olarak bu ülkelerdeki firmalar bizim fabrikamızın da müşterisi oluyor.”
Konuşmalarının ardından açılışı yapılan fabrika katılımcılar tarafından gezildi.
Programa, Kaymakam Kadir Duman, Belediye Başkanı Müge Yıldız Topak, Trakya Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mahmut Şahin, Avrupa Serbest Bölge Müdürü Eyüp Daşkın, firma yetkilileri ve sektör temsilcileri katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ULAŞTIRMA ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, yıl sonunda devreye alınması planlanan otomatik tren muayene istasyonları (OTMİ) ile trenlerin hareket halinde dahi otonom olarak muayene edilebileceğini açıkladı.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye Cumhuriyet Devlet Demiryolları (TCDD) ile Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırmalar Kurumu Raylı Ulaşım Teknolojileri Enstitüsü (TÜBİTAK RUTE) tarafından geliştirilen OTMİ hakkında yazılı açıklama yaptı. Bakan Uraloğlu, yerli imkanlarla geliştirilen muayene istasyonları ile trenlerin tekerlerinde oluşması muhtemel çatlak, kırık, fren sistemi hataları ve olağan dışı ısınma gibi kusurların, önceden tespit edilebileceğini ifade etti. OTMİ’lerin demir yolu ağının çeşitli noktalarına yerleştirileceğini aktaran Uraloğlu, “Yerli ve milli imkanlarla geliştirilen OTMİ’ler trenler hareket halindeyken dahi otonom olarak demir yolu araçlarını muayene edilebilecek. Böylece araçlardaki kusurlar büyük kayıplara yol açmadan tespit edilecek” dedi.
‘KONFORLU TAŞIMACILIĞA İMKAN SAĞLAYACAK’
Kara yollarındaki akıllı ulaşım sistemleri dönüşümünü, demir yollarında da başlattıklarını vurgulayan Uraloğlu, “Demir yollarında dijitalleşme ve akıllı sistemler alanında imza attığımız en önemli projelerden biri olan OTMİ, uluslararası standartlara ve gelişen teknolojiye uygun, güvenli, hızlı ve konforlu yolcu ve yük taşımacılığına imkan sağlayacak” açıklamasında bulundu. Gelişen teknolojinin tüm imkanlarını kullanacak OTMİ sistemleri ile demir yollarında bakım ve onarımda dışa bağımlılığın önüne geçerek, işletme maliyetlerini düşüreceklerini belirten Bakan Uraloğlu, TCDD ve TÜBİTAK RUTE arasında OTMİ Geliştirme Projesi Protokolü’nün 2021 yılında imzalandığını aktardı. Bakan Uraloğlu, “Uygulama yeri olarak seçilen Köseköy İstasyonu’nda çalışmalarımıza devam ediyoruz. Proje kapsamında ilk olarak geliştirdiğimiz tren tanıma pantograf denetleme ve tekerlek apleti tespit sistemlerini, 2023 yılında devreye almıştık. Şimdi de bu yıl sonuna kadar fren sabo, fren balata, disk aşıntı ve aks rulman sıcaklık ölçüm sistemlerini devreye almaya planlıyoruz” dedi.
‘İZLEME MERKEZİNDEN TAKİP EDİLECEK’
Geliştirilen sistemlerin Avrupa Birliği araştırma ve inovasyon projeleri içerisinde öncelikli projelerden olduğunun altını çizen Bakan Uraloğlu, şunları kaydetti: “Yerli ve milli imkanlarla geliştirilen OTMİ, tamamen otonom olarak, demir yolu araçlarını mevcuttaki muayene istasyonlarından daha ileri seviyede muayene edilebilecek. Toplanan bilgiler, akıllı algoritmalarla makine öğrenmesi ve görüntü işleme teknikleri ile analiz edilerek anomali tespiti yapılabilecek. Bir araçtan toplanan bilgilerin zamana göre değişimi ve tarihçesi toplanarak bakım çalışmaları, olası bir arızadan önce yapılabilecek. Böylece araçlardaki kusurlar, büyük kayıplara yol açmadan tespit edilebilecek. OTMİ’ler ile hem tesis edildiği bölgelerden gelen veriler hem de tüm ülke ağındaki sistemlerden gelen veriler, Ankara’da kurulacak izleme merkezinden takip edilecek. Böylelikle olası raydan çıkmaların önüne geçilmesi sağlanacak.” Mini OTMİ tesisleri kurulumu yapılacağını, mevcut hatlara kurulacak istasyonlarda ise lokasyon özelliklerini dikkate alacaklarını kaydeden Uraloğlu, “Hat kapasitesi ve yoğunluğu, güzergah üzerinden taşınan yük cinsi, kent içi ve dışına ulaşım yapan hatlar gibi bazı sınıflandırmalar yaparak tren muayene istasyonları kurulumlarını yapacağız” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ulus Caddesi’nde bir mobilya mağazasını işleten Şahin Bozdağ (52) ile nişanlısı Ayşe Ekinci’nin bakımını üstlendiği “Efe” isimli kedileri, iki yıl önce apartmanın 7’inci katından düşerek ağır yaralandı.
Omuriliğinde kırıklar nedeniyle iki ameliyat geçiren kedi, hayata tutundu ancak arka iki ayağı felç kaldı.
Şahin Bozdağ, kedinin sürünmeden hareket edebilmesi için sosyal medyadan gördüğü yürütecin benzerini tasarlayarak dükkanındaki atölyede imal etti.
Kedilerinin tekerlekli yürüteç sayesinde rahatlıkla hareket edebildiğini ifade eden Bozdağ, onunla tekrar oyunlar oynayabildiklerini ifade etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde Yatırım Danışma Konseyi 10. Toplantısı’nda konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Artık ürün sepetimizin yarıya yakını yüksek ve orta yüksek teknolojili ürünlerden oluşuyor. Son 21 yılda ortalama yüzde 5,4’lük büyüme kaydederek satın alma gücü paritesine göre 11’inci sıraya yükseldik” dedi.
Yatırım Danışma Konseyi, 8 yıl aradan sonra bugün İstanbul’da, Dolmabahçe’de bulunan Cumhurbaşkanlığı Çalışma Ofisi’nde toplandı. Küresel şirketlerin katıldığı toplantıda açılış konuşmasını yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘Yatırım Danışma Konseyi’ni uluslararası iş dünyasının görüş ve önerilerini almak amacıyla 2004 yılında oluşturduk. Konseyde iletilen birçok teklif ve tavsiyeyi ülkemizin yatırım ortamını iyileştirirken daima göz önünde bulundurduk. Doğrudan yabancı yatırımlar kanunundan sermaye piyasaları düzenlemelerine, bankacılık ve finans sisteminin etkinleştirilmesinden yatırım teşviklerine, fikri mülkiyetten gümrük ve rekabet düzenlemelerine uzanan geniş bir yelpazede devrim niteliğinde adımlar attık. Tüm bunlar sayesinde ülkemiz bugün, uluslararası doğrudan yatırımların yöneldiği öncü destinasyonlardan biri haline geldi’ dedi.
‘BUGÜN 256 MİLYAR DOLARA ULAŞAN İHRACATIMIZA PAYIMIZI YÜZDE 1’İN ÜZERİNE ÇIKARDIK’
256 milyar dolar ihracata ulaşıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘Yakın dönemde yaşanan birçok gelişme Türkiye’nin küresel ekonomideki rolünü daha da öne çıkarmıştır. Mesela bu yılbaşında Süveyş Kanalı’nda yaşanan kriz, dünya ticaretinin ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur. Türkiye, Süveyş kanalındaki tıkanma döneminde alternatif ulaşım rotaları sunarak, küresel ticarette ne kadar güvenilir bir partner olduğunu ispatlamıştır. Ülkemizin küresel tedarik zincirlerindeki konumu her geçen yıl daha da güçleniyor. 2002 yılında 36 milyar dolar ihracatla dünya ticaretinden binde 5 oranında pay alırken, bugün 256 milyar dolara ulaşan ihracatımıza payımızı yüzde 1’in üzerine çıkardık. Bakınız burada sadece bir hacim artışından bahsetmiyoruz. İhraç ettiğimiz ürünlerin teknoloji kompozisyonu da genişlettik. Artık ürün sepetimizin yarıya yakını yüksek ve orta yüksek teknolojili ürünlerden oluşuyor. Son 21 yılda, yılda ortalama yüzde 5,4’lük büyüme kaydederek satın alma gücü paritesine göre 11’inci sıraya yükseldik’ ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANKARA – Memorial Hastanesi tarafından üçüncüsü düzenlenen ‘Cardiac Memorial 24’ isimli etkinliğe dünyaca ünlü kalp cerrahları katıldı.
Ankara’da bir otelde düzenlenen ‘Cardiac Memorial 24’ isimli etkinlik kapsamında 250 doktor bir araya geldi. Etkinlik, Memorial Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. Serkan Durdu, Prof. Dr. Cengiz Bolcal ve Doç. Dr. Fatih Gümüş’ün liderliğinde gerçekleşti. Minimal İnvaziv cerrahinin dünyadaki öncüleri arasında bulunan Oleksandr Babliak, Patrick Perier, Marco Solinas, Theo Kofidis ve Antonios Pitsis tecrübelerini aktardı.
“Robotik cerrahiyle ilgili eğitimler veriyoruz”
Toplantı kapsamında doktorları konuk ettiklerini dile getiren Prof. Dr. Serkan Durdu, “Toplantı kapsamında ve eğitim amaçlı yurtdışından birçok meslektaşımızı merkezimizde konuk ediyoruz ve robotik cerrahiyle ilgili eğitimler veriyoruz. Moskova’dan 5 kişilik bir cerrah topluluğu aramızda. Suudi Arabistan’dan önemli bir cerrah arkadaşımız yine bizimle eğitim amaçlı burada. Bugünkü toplantıda paradigmanın değiştiği ve modern kalp cerrahisinin artık robotik, hastaya daha az zarar veren, sonuçları itibariyle başarılı işlemlerin uygulandığı bir sempozyumun konu başlıklarını tartışmak amacıyla buradayız” diye konuştu.
“Türkiye kalp damar cerrahisinde belli dönemlerde gerçekten liderliğe oynayan ülkelerden”
Türkiye’nin kalp cerrahisi alanında iyi bir noktada olduğunu aktaran Memorial Sağlık Grubu CEO’su Bora Uludüz, “Cerrahi olarak Türkiye çok iyi bir noktaya sahip. Bugün de bir sunumda paylaşıldı. Türkiye kalp damar cerrahisinde belli dönemlerde gerçekten liderliğe oynayan ülkelerden bir tanesi. Bugün baktığımızda teknoloji yatırımları ve destekleriyle bunu daha da ileriye taşımaya çalışıyoruz. Kendi kurumumuzda 3 robotumuz var. Bu robotlar sayesinde hastalar için çok daha konforlu ve kaliteli girişimler yapılabiliyor. Bunun en büyük faydası ameliyat sonrasında hastaların iyileşme sürecinin çok daha rahat ve hızlı geçmesini sağlayan teknolojiler olması. Ortalama 8-9 gün olan bir yatış sürecini 3-5 güne indiren bir teknoloji söz konusu” açıklamasında bulundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Nükleer Teknik Destek Anonim Şirketi (NÜTED), Akkuyu’nun birçok sürecinde edindiği tecrübeyi Macaristan’a taşıdı. Macaristan’da bulunan PAKS-II Nükleer Santral Projesi’nde imalat denetim hizmeti verecek olan NÜTED, Macar tarafıyla yeni sözleşmeler için de görüşmeleri sürdürüyor.
Akkuyu’dan elde edilen kazanımları uluslararası geçerliliği olan sertifikalar ile güçlendiren NÜTED, Macaristan’da kurulumu devam eden söz konusu projeyle imzaladığı sözleşme kapsamında santrale imalat denetim hizmeti verecek.
Macaristan’daki santral ile daha yüksek kapsamlı farklı hizmetlere yönelik görüşmeler de devam ediyor. Türkiye’nin nükleer alandaki ilk hizmet ihracı olan bu sözleşme, Türk mühendislerinin nükleer alanda sahip olduğu yetkinliği de gösteriyor.
NÜTED, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın ilişkili kuruluşu olan Nükleer Düzenleme Kurumu (NDK) tarafından 2020 yılında kuruldu. Türkiye’nin nükleer alandaki ilk teknik destek şirketi olan NÜTED, nükleer alanda ihtiyaç duyulan her türlü teknik destek, analiz, danışmanlık, denetim, eğitim ve sertifikalandırma hizmetleri yürütüyor.
NÜTED, Akkuyu NGS’de de görev üstlenerek saha, inşaat, imalat ve işletmeye alma süreçlerinde denetim, gözetim, değerlendirme, eğitim ve mühendislik hizmetleri olmak üzere birçok alanda çalışmalar yapıyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ULAŞTIRMA ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, yıl sonunda devreye alınması planlanan otomatik tren muayene istasyonları (OTMİ) ile trenlerin hareket halinde dahi otonom olarak muayene edilebileceğini açıkladı.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye Cumhuriyet Devlet Demiryolları (TCDD) ile Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırmalar Kurumu Raylı Ulaşım Teknolojileri Enstitüsü (TÜBİTAK RUTE) tarafından geliştirilen OTMİ hakkında yazılı açıklama yaptı. Bakan Uraloğlu, yerli imkanlarla geliştirilen muayene istasyonları ile trenlerin tekerlerinde oluşması muhtemel çatlak, kırık, fren sistemi hataları ve olağan dışı ısınma gibi kusurların, önceden tespit edilebileceğini ifade etti. OTMİ’lerin demir yolu ağının çeşitli noktalarına yerleştirileceğini aktaran Uraloğlu, Yerli ve milli imkanlarla geliştirilen OTMİ’ler trenler hareket halindeyken dahi otonom olarak demir yolu araçlarını muayene edilebilecek. Böylece araçlardaki kusurlar büyük kayıplara yol açmadan tespit edilecek dedi.
‘KONFORLU TAŞIMACILIĞA İMKAN SAĞLAYACAK’
Kara yollarındaki akıllı ulaşım sistemleri dönüşümünü, demir yollarında da başlattıklarını vurgulayan Uraloğlu, Demir yollarında dijitalleşme ve akıllı sistemler alanında imza attığımız en önemli projelerden biri olan OTMİ, uluslararası standartlara ve gelişen teknolojiye uygun, güvenli, hızlı ve konforlu yolcu ve yük taşımacılığına imkan sağlayacak açıklamasında bulundu. Gelişen teknolojinin tüm imkanlarını kullanacak OTMİ sistemleri ile demir yollarında bakım ve onarımda dışa bağımlılığın önüne geçerek, işletme maliyetlerini düşüreceklerini belirten Bakan Uraloğlu, TCDD ve TÜBİTAK RUTE arasında OTMİ Geliştirme Projesi Protokolü’nün 2021 yılında imzalandığını aktardı. Bakan Uraloğlu, Uygulama yeri olarak seçilen Köseköy İstasyonu’nda çalışmalarımıza devam ediyoruz. Proje kapsamında ilk olarak geliştirdiğimiz tren tanıma pantograf denetleme ve tekerlek apleti tespit sistemlerini, 2023 yılında devreye almıştık. Şimdi de bu yıl sonuna kadar fren sabo, fren balata, disk aşıntı ve aks rulman sıcaklık ölçüm sistemlerini devreye almaya planlıyoruz dedi.
‘İZLEME MERKEZİNDEN TAKİP EDİLECEK’
Geliştirilen sistemlerin Avrupa Birliği araştırma ve inovasyon projeleri içerisinde öncelikli projelerden olduğunun altını çizen Bakan Uraloğlu, şunları kaydetti Yerli ve milli imkanlarla geliştirilen OTMİ, tamamen otonom olarak, demir yolu araçlarını mevcuttaki muayene istasyonlarından daha ileri seviyede muayene edilebilecek. Toplanan bilgiler, akıllı algoritmalarla makine öğrenmesi ve görüntü işleme teknikleri ile analiz edilerek anomali tespiti yapılabilecek. Bir araçtan toplanan bilgilerin zamana göre değişimi ve tarihçesi toplanarak bakım çalışmaları, olası bir arızadan önce yapılabilecek. Böylece araçlardaki kusurlar, büyük kayıplara yol açmadan tespit edilebilecek. OTMİ’ler ile hem tesis edildiği bölgelerden gelen veriler hem de tüm ülke ağındaki sistemlerden gelen veriler, Ankara’da kurulacak izleme merkezinden takip edilecek. Böylelikle olası raydan çıkmaların önüne geçilmesi sağlanacak. Mini OTMİ tesisleri kurulumu yapılacağını, mevcut hatlara kurulacak istasyonlarda ise lokasyon özelliklerini dikkate alacaklarını kaydeden Uraloğlu, Hat kapasitesi ve yoğunluğu, güzergah üzerinden taşınan yük cinsi, kent içi ve dışına ulaşım yapan hatlar gibi bazı sınıflandırmalar yaparak tren muayene istasyonları kurulumlarını yapacağız dedi.
Haber Eda KOÇ/ ANKARA,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Çarşamba ilçesinde Motorlu Taşıtlar Sürücü Kursu e-Sınav Merkezi’nde elektronik haberleşme cihazı kullanarak kopya çekildiğine ilişkin bilgi üzerine çalışma başlattı.
A.S’yi (30) kopya düzeneğiyle girdiği sınavda suçüstü yakalayan polis, sistem üzerinden kopya veren ve zanlının üzerine sistemi kuran M.S. (22) ile N.E’yi (42) de gözaltına aldı.
Bu kişilerin üzerinde ve yanındaki eşyada yapılan aramada ?2 mikro casus kulaklık, ??4 mikro casus kulaklık pili, ?2 kamufle edilmiş yaka kamerası, mobil wifi cihazı, ?2 mobil aktarım cihazı, ?5 cep telefonu, powerbank, ?3 şarj kablosu, cımbız ile flash bellek ele geçirildi.
Şüpheliler hakkında “Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Hizmetleri Hakkında Kanun’a muhalefet” suçundan adli işlem başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yerli ve Milli Tren Muayene sistemi geliyor
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu:
“Demiryolu ağına yerleştirilecek muayene istasyonları ile trenlerin yürüyen aksam, yük dengesi ile muhtemel arızaları önceden tespit edeceğiz”
“Yerli ve milli otomatik tren muayene istasyonlarını yıl sonunda devreye almayı planlıyoruz”
“Trenler hareket halindeyken dahi tamamen otonom olarak muayene edilebilecek”
ANKARA – Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, tamamen Türk mühendislerce geliştirilen Otomatik Tren Muayene İstasyonlarını yıl sonunda devreye almayı planladıklarını açıkladı. Bakan Uraloğlu, “Trenler hareket halindeyken dahi otonom olarak demiryolu araçlarını, mevcuttaki muayene istasyonlarından daha ileri seviyede muayene edilebileceğiz. Böylece araçlardaki kusurları büyük kayıplara yol açmadan tespit edeceğiz” dedi.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye CumhuriyetiDevlet Demiryolları ve Tübitak Raylı Ulaşım Teknolojileri Enstitüsü tarafından geliştirilen OTMİ çalışmalarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Bakan Uraloğlu, yerli ve milli imkanlarla geliştirilen muayene istasyonları ile trenlerin tekerlerinde oluşması muhtemel çatlak, kırık, fren sistemi hataları ve olağan dışı ısınmalar gibi kusurların bu sistem ile önceden tespit edilebileceğini ifade etti.
Arıza hareket halindeyken tespit edilecek
Demiryolu ağının çeşitli noktalarına yerleştirilecek OTMİ’ler ile trenlerin tekerlerinde oluşması muhtemel çatlak, kırık, fren sistemi hataları ile olağan dışı ısınmalar gibi kusurların önceden tespit edilebileceğini söyleyen Bakan Uraloğlu, “Yerli ve milli imkanlarla geliştirilen OTMİ’ler trenler hareket halindeyken dahi otonom olarak demiryolu araçlarını, mevcuttaki muayene istasyonlarından daha ileri seviyede muayene edilebilecek. Böylece araçlardaki kusurlar büyük kayıplara yol açmadan tespit edilecek” şeklinde konuştu.
Hedef daha güvenli yolculuk
Karayollarındaki akıllı ulaşım sistemleri dönüşümünü demiryollarında da başlattıklarını vurgulayan Uraloğlu, “Demiryollarında dijitalleşme ve akıllı sistemler alanında imza attığımız en önemli projelerden biri olan OTMİ, uluslararası standartlara ve gelişen teknolojiye uygun, güvenli, hızlı ve konforlu yolcu ve yük taşımacılığına imkan sağlayacak” diye konuştu
Akıllı yazılımlarla erken tespit
Daha önceleri doğrudan insan eliyle yapılan demiryolu araçları yürüyen aksam, yük dengesi ve muhtemel arıza kontrollerinin OTMİ sayesinde tamamen elektronik sensörler ve akıllı yazılımlar ile trenlerin hareket halindeyken dahi yapılabileceğini kaydeden Bakan Uraloğlu, demiryolu ağının çeşitli noktalarına yerleştirilecek muayene istasyonları ile trenlerin tekerinde oluşması muhtemel çatlak, kırık, aşınma, fren sistemi hataları ve olağandışı ısınmalar gibi kusurların önceden tespit edilebileceğini söyledi.
“Yıl sonuna kadar devreye alınacak”
Yerli ve milli imkanlarla üretilen ve gelişen teknolojinin tüm imkanlarını kullanacak OTMİ sistemleri ile demiryollarında bakım ve onarımda dışa bağımlılığın önüne geçerek işletme maliyetlerini düşüreceklerinin altını çizen Bakan Uraloğlu, TCDD ve TÜBİTAK RUTE arasında OTMİ Geliştirme Projesi protokolünün 2021 yılında imzalandığını hatırlattı. Bakan Uraloğlu, “Uygulama yeri olarak seçilen Köseköy İstasyonu’nda çalışmalarımıza devam ediyoruz. Proje kapsamında ilk olarak geliştirdiğimiz Tren Tanıma Pantograf Denetleme ve Tekerlek Apleti Tespit Sistemlerini 2023 yılında devreye almıştık. Şimdi de bu yıl sonuna kadar Fren Sabo, Fren Balata, Disk Asıntı ve Aks Rulman Sıcaklık Ölçüm Sistemlerini devreye almaya planlıyoruz” bilgilerini verdi.
“Sistem Ankara’dan kontrol edilecek”
Bakan Uraloğlu, geliştirilen sistemlerin Avrupa Birliği Araştırma ve İnovasyon projeleri içerisinde öncelikli projelerden olduğunun altını çizerek, “Yerli ve milli imkanlarla geliştirilen OTMİ tamamen otonom olarak demiryolu araçlarını mevcuttaki muayene istasyonlarından daha ileri seviyede muayene edilebilecek. Toplanan bilgiler, akıllı algoritmalarla makine öğrenmesi ve görüntü işleme teknikleri ile analiz edilerek anomali tespiti yapılabilecek. Bir araçtan toplanan bilgilerin zamana göre değişimi ve tarihçesi toplanarak bakım çalışmaları muhtemel bir arızadan önce yapılabilecek. Böylece araçlardaki kusurlar, büyük kayıplara yol açmadan tespit edilebilecek. OTMİ’ler ile hem tesis edildiği bölgelerden gelen veriler hem de tüm ülke ağındaki sistemlerden gelen verilerle birlikte Ankara’da kurulacak izleme merkezinden takip edilecek. Böylelikle muhtemel raydan çıkmaların önüne geçilmesi sağlanacak” ifadelerini kullandı.
“OTMİ Kurulumunda hattın kapasitesi esas alınacak”
Anlaşma kapsamında Mini OTMİ tesisleri kurulumu yapılacağını, mevcut hatlara kurulacak istasyonlarda ise lokasyon özelliklerini dikkate alacaklarını kaydeden Bakan Uraloğlu, “Hat kapasitesi ve yoğunluğu, güzergah üzerinden taşınan yük cinsi, kent içi ve dışına ulaşım yapan hatlar gibi bazı sınıflandırmalar yaparak tren muayene istasyonları kurulumlarını yapacağız” değerlendirmesini yaptı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANKARA’da anne ve babası dahil ailesinin yüzde 60’ı işitme engelli olan Samet Ünal (33), Sağlık Bakanlığı bünyesinde kurulan Engelsiz Sağlık İletişim Merkezi’nde (ESİM) sağlık sorunu yaşayan işitme engellilerin tercümanlığını yaparak, sağlık hizmetlerine kolay erişmelerini sağlıyor.
Bireylerinin yüzde 60’ı işitme engelli olan bir ailede dünyaya gelen Samet Ünal, 5 yaşında konuşmayı öğrenerek annesi Meryem (61), babası Vedat Ünal (61) ve birçok akrabasının dışarıya açılan dünyada sesi ve tercümanı oldu. Samet Ünal, Hacettepe ÜniversitesiEdebiyat Fakültesi’ni 2017’de bitirdikten sonra Sağlık Bakanlığı bünyesinde işitme engellilerin sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırmak amacıyla kurulan ESİM’de tercüman olarak işe başladı. İşitme engelli bireylerin acil sağlık sorunlarında 112 acil servis başta olmak üzere, hastanelere erişimini kolaylaştıran sistem ESİM, 2016 yılında hayata geçti. 8 işaret dili tercümanı ve 4 sağlık profesyoneli ile 7 gün 24 saat hizmet veren sistem ile işitme engelliler ambulans çağırıp, hekim randevusu alabiliyor, muayene sırasında doktora sorunlarını iletebiliyor. Samet Ünal da merkezde işitme engellilerle işaret diliyle konuşup, sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırmaya çalışıyor.
‘İŞARET DİLİ, BENİM ANA DİLİM’
Samet Ünal, işitme engelli ebeveynlere sahip olduğu için doğuştan itibaren işaret dilini bildiğini söyleyerek, “Benim gibilerin hayatlarında aslında bu durumu meslek olarak yapan pek çok arkadaşımız var. Ben de o isimlerden birisiyim. Esasen edebiyat öğretmeni olmama rağmen kendimi daha çok işaret dilinde var edebildiğimi ve işaret dilinde daha rahat hissettiğimi düşünerek, işaret dilini hem meslek olarak hem de hayatımda pek çok anlamda insanlara dokunabildiğim bir yönüm olarak kullanmaya özen gösteriyorum. Annem ve babam işitme engelli. Aynı zamanda amcalarım, yengelerim, geniş ailemin yüzde 60’ı işitme engelli. Aslında tam anlamıyla sağır toplumunda doğup, dünyaya gelen ve o toplumla birlikte yetişen bir bireyim. İşaret dili, benim ana dilim. Annem ve babam bu dili konuşuyor. Onlardan öğrendim. Daha sonra onların doğalında tercümanları oldum. 5 yaşındaydım, annem ve babam için düzenli olarak tercümanlık yapar bir haldeydim. Çünkü onların bir uzuvları gibi onların dilleri olmuştum resmen. Bu aslında işitme engelli bir ailede dünyaya gelirken, sosyal bir sorumlulukla birlikte dünyaya geldiğinizi de ortaya koymuş oluyor” diye konuştu.
‘TÜM SAĞLIK SÜREÇLERİNİ YÖNETİYORUZ’
ESİM’de çalışmaya başladıktan sonra da tüm işitme engellilerin sesi olduğunu anlatan Samet Ünal, ” Türkiye’nin her yerindeki işitme engelli vatandaşlara hizmet sunuyoruz. ESİM, Türkiye’deki ilk görüntülü çağrı merkezi ve ilk kamu görüntülü çağrı merkezi aslında. 2016 yılından bu yana on binlerce belki yüz binlerce işitme engelli vatandaşa doğrudan canlı destek sunmuş olduk. Günde ortalama 50 ile 150 arasında işitme engelli vatandaşlarımızdan görüntülü çağrı alarak yardımcı oluyoruz. Randevu alma, randevuya giderken oradaki işlemlerde, hekim yanındaki işlemlerinde, hekimle olan diyaloğunda doğrudan tercüme hizmeti alabiliyor. Acil durumlarda da biz vatandaşlarımıza destek sunuyoruz. Ambulans çağırırken ya da bir işitme engelli vatandaşımız yalnız bulunduğu anlarda, eşi, yakınları, çocukları evde olmayan işitme engelliler bize ulaşabiliyor. Hastaneye giden vatandaşın, akşama kadar sarkan bütün işlemlerinde, gece yaşadıkları sorunlarda, o vatandaşın hastane, ambulansla evinden alınıp, hastaneye götürülmesi, hastanede tedavi olması sürecinde ve acilden taburcu olana kadar yanında oluyoruz. Bizim uygulamamızı kullanan işitme engelli vatandaşların aslında tüm hastane ve sağlık süreçlerini yönetmiş oluyoruz” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Konuşmasında, “Maksimalist yaklaşımların sürece zarar verdiğini düşünüyoruz” diyen Erdoğan şunları söyledi: “Siviller eliyle yapılmış, tamamen sivil iradenin ürünü bir anayasa, 15 Temmuz gecesi göğsünü tanklara siper eden kahraman milletimize karşı borcumuzdur. Milletimizi darbe anayasasından kurtarmak, Türkiye’nin önünü açmak istiyoruz. Siyaset kurumunun da yapıcı ve mutedil yaklaşması gerektiğine inanıyoruz” ifadelerine yer verdi.
NE OLMUŞTU?
Hüda Par Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, bir televizyon kanalında yaptığı açıklamada, Anayasa’nın 4. maddesinin kaldırılmasını istediklerini söylemişti. Yapıcıoğlu, şunları kaydetmişti: “Ahmağa anlatır gibi tek tek söyledim, buna rağmen anlamamakta ısrar ediyorlar. Biz, anayasanın 4’üncü maddesi olmasın diyoruz. Kameraya bakarak söyleyeyim bir daha; anayasanın 4. maddesi olmasın diyoruz. Anayasada değiştirilemez maddeler olması demek, bütün değiştirilemez dediğiniz maddelerin hepsini değiştirelim anlamında değildir. Anayasanın 4. maddesine karşıyız. Tamam mı, anladınız mı? 4. madde, gelecek nesillerin iradesine ipotek koymaktır. Diğer maddeleri oturalım beraber yazalım. İlk 4 madde değil, 4. madde.”
“Değiştirilmezlik ilkesi korunmalı”
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SAMSUN – Samsun’da narkotik polisinin takibi sonucu 4 kilo metamfetamin ile yakalanan 3 kişi gözaltına alındı.
Edinilen bilgiye göre, Samsun Emniyet MüdürlüğüNarkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, uyuşturucu madde ticareti yapan şahısların yakalanmasına yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında, İlkadım ve Atakum ilçelerinde operasyon düzenleyerek 3 kişiyi gözaltına aldı. Gözaltına alınan şahısların ikamet adreslerinde yapılan aramalarda 4 kilo metamfetamin, 2 adet hassas terazi ve uyuşturucu madde ticaretinden elde edildiği değerlendirilen 81 bin 900 TL nakit para ele geçirildi. Olayla ilgili soruşturma devam ediyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kaza, Sungurlu- Kırıkkale karayolunun 20. kilometresinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Sungurlu’dan Ankara istikametine seyir halinde olan İhsan D. yönetimindeki 19 HS 255 plakalı otomobil, yağışlı havada direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu önünde seyir halinde olan 05 FD 255 plakalı çekiciye arkadan çarptı. Kazayı gören diğer sürücüler durumu polis, itfaiye ve sağlık ekiplerine haber verdi. Kazada sürücü İhsan D. ile otomobilde yolcu olarak bulunan Yasemin D., Aymira D. ve Aybike D. yaralandı. İlk müdahalesi kaza yerinde yapılan yaralılar, ambulanslarla Sungurlu Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı.
Kazayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor. – ÇORUM
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>HAKKARİ’nin Şemdinli ilçesinde, yolun karşısına geçerken kamyonetin çarptığı Ferizat Uysal (60) ağır yaralandı. Kaza, bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı.
Kaza, dün saat 11.00 sıralarında Şemdinli ilçesi Çevre Caddesi’ndeki Fedzende Uysal Sokak’ta meydana geldi. Sürücüsünün ismi ve plakası öğrenilemeyen kamyonet, yolun karşısına geçmek isteyen Ferizat Uysal’a çarptı. Uysal ağır yaralanırken, ihbar üzerine kaza yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekibinin ilk müdahale sonrası Şemdinli Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Uysal, buradan da Van’a sevk edildi. Kazanın ardından kaçan sürücü, polis tarafından yakalanıp. Gözaltına alındı.
Bu arada kaza güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde, sürücünün kazanın ardından uzaklaştığı, çevredekilerin kadının yardımına koştuğu görüldü.
Kaza ile ilgili soruşturma başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>21 Eylül Dünya Alzheimer Günü dolayısıyla, Beyoğlu’nda toplumu Alzheimer hastalığı üzerine bilinçlendirmek ve 65 yaş üstü bireyleri beyin sağlığını korumaya özendirmek amacıyla ‘Dünya Alzheimer Günü Etkinliği’ düzenlendi. Türkiye Alzheimer Derneği Marmara Şubesi ve Beyoğlu Belediyesi işbirliğinde Bilim Beyoğlu’nda gerçekleştirilen erkinlikte, alanında uzman akademisyenler ve sanatçılar vatandaşlarla bir araya getirildi.
Hasta ve hasta yakınlarına alzheimer seviye testi yapıldı
Türkiye Alzheimer Derneği Başkanı Prof. Dr. Başar Bilgiç ve Marmara Şube Başkanı Prof. Dr. Aslı Demirtaş Tatlıdede ile alanında uzman akademisyenlerin katıldığı etkinlikte, hastalığın seyri ve alınabilecek tedbirler katılımcılarla paylaşıldı. Etkinlikte, Prof. Dr. Başar Bilgiç’in, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney adına takdim ettiği plaketi Beyoğlu Belediyesi Sağlık İşleri Müdürü Murat Aydın aldı. Canlı müzik ve ikramların ardından, etkinliğe katılan hasta ve hasta yakınlarına Alzheimer Seviye Testi yapıldı. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TEKİRDAĞ – TekirdağKapaklı ilçesi Bahçeağıl Mahallesi’nde kimyasal boya üretimi yapan bir fabrikada çıkan yangın büyük ölçüde kontrol altına alındı. Mahalle sakinleri, itfaiye ekiplerine destek için yangın bölgesine ayran taşıdı.
Kimyasal üretim yapan Goldfix isimli fabrikada çıkan yangın, fabrikanın büyük bölümünü etkiledi. Alevler ve dumanlar gökyüzünü sararak çevrede paniğe yol açtı. Olay yerine sevk edilen çok sayıda itfaiye ekibi, yangını kontrol altına almak için çalıştı ve yangının çevreye yayılması engellendi. Yangın büyük ölçüde kontrol altına alınırken, mahalle sakinleri de itfaiye ekiplerine yoğun dumandan etkilenmemeleri için ayran taşıdı.
Jandarma ve polis ekipleri de alana gelerek geniş güvenlik önlemi aldı.
İtfaiye ekiplerince soğutma çalışmaları başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kaza, öğle saatlerinde Kelkit ilçesi Balkaya köyünde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Kelkit’ten Erzincan istikametine giden 61 AD 077 plakalı otomobilin sürücüsü Kamuran Tuna (58), Balkaya köyü mevkiinde direksiyon hakimiyetini kaybedince otomobil yoldan çıkarak takla attı.
İhbar üzerine olay yerine 112 acil sağlık, jandarma ve polis ekipleri sevk edildi. 112 acil sağlık ekipleri kazada yaralanan sürücü Kamuran Tuna ile birlikte, Zehra Tuna (48), Merve Tuna (19), Melek Kalaycı (47), Canan Çırak (42) ve 7 yaşındaki C.S. Çırak’ı olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından tedavileri için Kelkit Devlet Hastanesi’ne kaldırırken hayati tehlikelerinin olmadığı öğrenildi.
Öte yandan, kazada yaralanan ve iç kanama şüphesi olan 7 yaşındaki C.S. Çırak buradan KTÜ Tıp Fakültesi Farabi Hastanesi’ne sevk edildi. – GÜMÜŞHANE
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sağlık Mahallesi Belde Sokak’ta iş yeri bulunan Pelin Fidandalar (28), sipariş almak üzere müşterilerin yanına gittiği sırada kasadaki ekranın kablosunu takan çalışan soda şişesini yere düşürdü. Beton zemine çarpan şişe fırlayarak Fidandalar’ın kafasına çarptı.
Çarpmanın etkisiyle baş dönmesi yaşayan Fidandalar, ihbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekiplerince Bolu İzzet Baysal Devlet Hastanesi Köroğlu Ünitesi’ne kaldırıldı. Fidandalar, tedavisinin ardından taburcu edildi.
Fidandalar, gazetecilere, olaydan sonra görüntüleri gülerek izlediğini belirterek, “Çok şükür Allah’ın iyi kuluyum ki, kazasız belasız atlattım.” dedi.
İş yerinin güvenlik kamerasınca kaydedilen görüntülerde, Fidandalar’ın müşterilerden sipariş almak için hareketliğinde kasadan düşen cam şişenin fırlayarak kafasına çarptığı görülüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
CHP Sağlık Bakanlığından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Zeliha Aksaz Şahbaz, Sağlık Bakanlığı depolarında bulunmayan ve tedarik edilemeyen aşılara ilişkin yazılı açıklama yaptı. Aksaz Şahbaz’ın açıklamaları şöyle:
“Sağlık Bakanlığı’nın beceriksizliği ve ihmalkarlığı nedeniyle ülke genelinde aşı stokları tükenerek halk sağılığı tehdit altına girdi. Günümüzde bir yandan aşı tereddüdü artarken bir yandan da aşı stoklarımız düşüyor, ‘yok’ deniliyor, hekimlerimiz temkinli olmaya davet ediliyor. Bebeklerin, çocukların ve yetişkinlerin sağlığı hiçe sayılıyor. Uyarılara rağmen ihale yapmaktan ve devlete aşı temin etmekten aciz bir yönetimle karşı karşıyayız. Artık günü kurtarmak için alınan aşıların sonuna geldik. Bebeklerde ve çocuklardaki aşı takvimi belli. Ülkemizde yıl içinde gerçekleşen doğum sayısı belli. Kaç çocuğa kaç doz aşının yapılacağı da belli. Bu sayılar göz önüne alınarak belirlenebilecek kritik stok, bizim Sağlık Bakanlığımız tarafından sağlanmadığı için biz bu krizi yaşıyoruz. Depolarda aşı yok çünkü Türkiye’yi yönetenler halkımızın sağlığını umursamıyor veya basit matematik hesaplarını bile yapamıyor.
“Krizin en ağır yükünü sağlık çalışanlarımız çekiyor”
Türkiye’de bir aile hekimine iki aşı düşüyor. Bu krizin en ağır yükünü sağlık çalışanlarımız çekiyor. ASM’lerde çalışan hekimlerimiz ellerinde az sayıda bulunan aşılarla sadece kendi bölgelerinde olan bebek ve çocukların aşısını yapabiliyor. Farklı bölgelerden gelen misafir bebek ve çocuklarımızı ise kendi bölgelerine yönlendirmek zorunda kalıyor. Aile hekimleri öncelik sıralaması yapmak zorunda bırakılıyor. ‘Hangi çocuk aşılanacak, hangisi bekleyecek’ kararını hekimlerimize bırakmak, halk sağlığını hiçe saymaktır. Sağlık çalışanlarımızın omuzlarına yüklenen bu sorumluluk kabul edilemez.
“Aşı olmak için gidip yetersizlik nedeniyle aşı olamayan vatandaşlarımız hekimlerimizi suçluyor”
Aşı reddi ülkemizde günden güne artarken üzerine bir de aşı yokluğu eklenince aşı tereddüdüne karşı verilen mücadele de sekteye uğruyor. Kriz sadece bununla da sınırlı kalmıyor. Aşıya ihtiyaç duyan yetişkin hastalarımızın öncelik sıralamasında bebek ve çocuklardan sonra gelmesi, hekimlerimizle vatandaşlarımızı karşı karşıya getiriyor. Örneğin Hepatit B aşısının yetişkinlerde yeni başlayan sağlık çalışanlarına, diyalize girenlerde, ailede Hepatit B varsa diğer bireylere, evlenmek üzere çiftlerden ihtiyaç duyanlara belli sürelerde, üç doz halinde yapılması gerekiyor. Ancak aşı olmak için gidip yetersizlik nedeniyle aşı olamayan vatandaşlarımız hekimlerimizi suçluyor. Bu da sağlıkta şiddeti artırıyor.
“Bu sorumsuzluğun hesabını kim verecek”
Sorumluluk almaktan kaçınan Sağlık Bakanlığı, faturayı aile hekimleri ve vatandaşlara kesiyor. Zamanında ihaleye çıkıp aşıları almayan Sağlık Bakanlığı’nın krizin gündem olmasıyla birlikte temmuz ayında ihaleye çıktığı bilgisini aldık. İki aylık sürecin ardından aşılar Türkiye’ye gelecek, kontrolden geçecek ve dağıtımı yapılacak. Toplam süreç neredeyse beş ayı bulacak. Her şey yolunda gitse bile, aşıların eksiksiz şekilde temin edilmesi kasım ayını bulacak. Kasım ayına kadar geçen süreçte aşı temini nasıl sağlanacak? Kim bu sorumsuzluğun hesabını verecek? Aynı durumun tekrar yaşanmaması ve vatandaşlarımızın mağdur edilmemesi için hangi bölgeye, ne kadar nüfusa kaç doz aşı gerekeceğinin net bir şekilde belirlenmesi ve doğru planlamanın yapılması gerekir. CHP olarak halkın sağlığını güvence altına alacak uygulamaları acilen hayata geçireceğiz. Vatandaşımızın aşıya ulaşımının önündeki her türlü bürokratik ve hukuki engeli ortadan kaldıracağız.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kaza, Çankırı’nın Şabanözü ilçesi Gümerdiğin mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, sürücüsü ve plakası öğrenilemeyen otomobil, otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu şarampole devrildi. Kazada otomobil içerisinde bulunan C.Y. (25), A.S. (21), Ö.A.G. (8), O.A.G. (3), M.S. (51), D.E.Y. (3), G.G. (32) yaralandı. İhbar üzerine olay yerine ekipler sevk edildi. İlk müdahalesi sağlık ekipleri tarafından olay yerinde yapılan yaralılar, Çankırı Devlet Hastanesine kaldırıldı.
Kazayla ilgili inceleme başlatıldı. – ÇANKIRI
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DÜNYADAKİ yaşlı nüfusun artmasıyla birlikte Alzheimer hastalığının da artış gösterdiğini ifade eden Nöroloji Bölümünden Uzm. Dr. Firdevs Kuserli, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, küresel olarak her yıl yaklaşık 9,9 milyon kişinin demans geliştirdiğini belirtti. Bu rakamın her üç saniyede bir yeni vaka anlamına geldiğini ifade eden Kuserli, Alzheimer hastalığına yönelik farkındalık oluşturmanın önemini vurguladı.
Güven Hastanesi Nöroloji Bölümünden Uzm. Dr. Firdevs Kuserli, Dünya Alzheimer Günü nedeniyle hastalığa dikkat çekmenin ve farkındalığı artırmanın herkesin sorumluluğu olduğunu belirtti. Kuserli, “DSÖ’nün demansa ve özellikle Alzheimer hastalığına yönelik açıkladığı eylem planında, kamu sağlığı müdahaleleri ile demansın önlendiği, demanslı kişilerin ve bakıcılarının iyi yaşadığı bir dünya yaratmak hedefleniyor” dedi. Kuserli, Türkiye’de de bu amacın gerçekleştirilebilmesi için Alzheimer hastalığı hakkında bilinç oluşturmanın büyük önem taşıdığını söyledi.
‘HALK ARASINDA ‘BUNAMA’ OLARAK BİLİNİYOR’
Alzheimer hastalığının, en sık görülen demans nedeni olduğunu belirten Kuserli, hastalığın halk arasında genellikle ‘bunama’ olarak bilindiğini söyledi. Kuserli, “Alzheimer hastalığını, beyin hücrelerinin zamanla yaşlanması ve işlevini yitirmesi sonucu bilişsel fonksiyonların kaybedilmesi olarak tanımlayabiliriz. Hastalıkla ilgili koruyucu faktörlerin bilinmesi ve önlenmesine yönelik stratejilerin uygulanması, hastalıkla mücadelede en önemli aşamadır. Erken tanı ve doğru destek tedavileriyle, hastalığın yıkıcı etkileri azaltılabilir” dedi.
‘UNUTMAK HİÇBİR YAŞTA NORMAL DEĞİL’
Kuserli, “Yaşın ilerlemesiyle öğrenme ve zihinsel performansta azalma olduğu bilinse de normal yaşlanmayla ilişkili bilişsel gerileme genellikle hafıza ve bilgi işleme hızındaki hafif değişikliklerden ibarettir” ifadelerini kullandı.
‘AİLE BİREYLERİ TANIMAKTA GECİKİYOR’
Kuserli, hafızada belirgin bir etkilenmenin beklenmediğini ifade ederek şunları ekledi:
“Normal yaşlanmayı demanstan ayıran en önemli özellik, bilişsel eksikliklerin çok ilerleyici olmaması ve günlük işlevleri etkilememesidir. Demans hastalarının çoğu hafıza kaybından dolayı kendi kendine şikayette bulunmuyor. Genellikle bu sorunu fark eden eş veya çocuklar oluyor. Ancak, aile üyeleri çoğu zaman yanlış bir şekilde yaşlanmaya atfedilen demans belirtilerini tanımakta gecikiyor.”
‘ALZHEİMER HASTALIĞININ BELİRTİLERİNİ BİLMEK ÖNEMLİ’
Kuserli, Alzheimer hastalığının belirtilerinin bilinmesinin önemine dikkat çekerek, “Demans türüne göre değişmekle birlikte, Alzheimer hastalığının en yaygın başlangıç belirtisi ilerleyici hafıza bozukluğudur” dedi.
Kuserli, diğer yaygın erken belirtileri ise şu şekilde sıraladı:
“Dikkat ve konsantrasyon bozuklukları,
Yeni bilgileri öğrenme ve işleme zorlukları,
Karmaşık veya çoklu görevleri yapmada güçlük,
Problem çözmede zorlanma ve zihinsel esneklikte azalma.”
Kuserli, bu belirtilerin yaşlı bireylerde içe kapanma, depresyon veya sinirlilik hali ile de kendini gösterebileceğini belirtti. Hastalığın ilerledikçe, davranışsal ve psikolojik belirtiler ile uyku bozukluklarının daha yaygın hale geldiğini ifade etti.
‘DÜZENLİ EGZERSİZ FAYDALAR SAĞLIYOR’
Kuserli, Alzheimer hastalığı riskini azaltmak için zihinsel olarak zorlayıcı ve karmaşık aktivitelerle meşgul olmanın önemini vurguladı. “Zihni sürekli canlı tutmak, yeni bilgiler öğrenmeye ve yeni uğraşlarla meşgul olmaya her yaşta açık olmak gerekir” diyen Kuserli, sağlıklı ve yeterli uyku sağlıklı zihinsel aktivite için olmazsa olmaz. Hipertansiyon, diyabet, yüksek kolesterol gibi kronik hastalıkların kontrol altında tutulması, sigara ve alkolden uzak durulması, Akdeniz tipi beslenme ve düzenli egzersiz öneriyoruz. Kalbinize iyi gelen şeyler beyninize de iyi gelecektir” ifadelerini kullandı.
‘GENİŞ VE ÇEŞİTLİ SOSYAL AĞLAR İÇİNDE OLAN KİŞİLER DAHA SAĞLIKLI KALIYOR’
Kuserli, özellikle fiziksel aktivitenin sürdürülmesinin zihinsel aktivite üzerine oldukça faydalı etkilerde bulunduğunu ifade ederek, mümkün olduğunca stres kontrolünün sağlanması gerektiğini belirtti. Aktif bir sosyal yaşamın içinde olmanın ve hayattan kopmamanın yaşlı bireyler için büyük önem taşıdığını vurgulayan Kuserli, “Araştırmalar, geniş ve çeşitli sosyal ağlar içinde olan kişilerin daha sağlıklı kaldığını gösteriyor” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İSTANBUL – Pendik’te denize düşen kadın bir vatandaş tarafından kurtarıldı. O anlar cep telefonu kamerasına yansıdı.
Olay, Pendik sahilde geçtiğimiz gün akşam saatlerinde meydana geldi. İddiaya göre, sahilde gezinen G.K. isimli bir kadın dengesini kaybederek denize düştü. Durumu fark eden çevredeki vatandaşlardan biri kadını kurtarmak için hemen denize atladı. Denizde sürüklenen kadının yanına yüzerek giden şahıs, kadını kurtararak kıyıya çıkardı. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri G.K.’yı olay yerinde yaptıkları ilk müdahalenin ardından hastaneye kaldırdı. Boğulma tehlikesi geçiren kadının sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. Öte yandan, denize düşen kadının kurtarılma anı bir vatandaşın cep telefonu kamerasına yansıdı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Alınan bilgiye göre, İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, uyuşturucu ticaretinin önlenmesine yönelik çalışma başlattı.
Ekiplerce belirlenen adreslere düzenlenen operasyonda, uyuşturucu ticareti yaptıkları iddia edilen M.K, Y.E.D, N.B, A.E. ile G.D. gözaltına alındı.
Adreslerde yapılan aramalarda çeşitli miktarlarda sentetik uyuşturucu bulundu.
Şüpheliler işlemleri için emniyete götürüldü.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Narlıdere Huzurevi Toplantı Salonu’ndaki etkinliğin açılışında konuşan dernek başkanı ve Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Geriatri Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Turan Işık, uluslararası boyutu bulunan programın temasının “kırılgan hastalıklara çok boyutlu yaklaşımlar” olduğunu söyledi.
Işık, 21 Eylül’ün DünyaAlzheimer Hastalığı Farkındalık Günü olduğunu hatırlatarak, “Dernek olarak Alzheimer ve demans gibi geriatrik hastalıklara dikkat çekmek için böyle toplantılar düzenliyoruz. Toplumda her geçen yıl bu hastalıklar nedeniyle hastanelere başvurular artma eğilimi gösteriyor. Toplumun tüm kesimlerine ulaşarak, hastalıkların teşhis konmasının önemine vurgu yapmak istiyoruz.” dedi.
Alzheimer hastalığının tedavisinde ilaçların bulunduğunu kaydeden Işık, şunları ifade etti:
“Bu herkes için umut verici oldu. Bu çalışmaların devamının geleceğini düşünüyorum. Bu ilaçlar konusunda çok romantik davranmamak lazım. Bazı yan etkileri de beraberinde getirmesi nedeniyle seçilmiş hastalarda uygun dönemlerde verilmesi gerekir. Çok erken dönemde bu hastalıkları yakalarsanız faydalı oluyor. Belli bir süreci yaşamış hastalarda bu ilaçlar çok önerilmiyor. Hastalığa karşı bilinçli olmak çok önemli. Alzheimer ve demans gibi geriatrik hastalıkların önlenmesinde kişilerin egzersiz ve zihinsel aktivitelerin yapılmasının önemli.”
Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz da toplantıyı düzenledikleri için Işık ve ekibine teşekkür etti.
Programda “Alzheimer önlenebilir mi?” konulu söyleşi yapıldı, ardından Alzheimer hastalığına dikkati çekmek amacıyla “Alzheimer’a karşı el ele” sloganıyla Güzelbahçe sahilinde yürüyüş yapıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SAMSUN’un Atakum ilçesinde polisin şüphe üzerine durdurduğu kamyonda yapılan aramada, 2 bin 40 litre etil alkol ele geçirildi. Kamyon şoförü R.A. (32), gözaltına alındı.
İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, kaçak alkol üretimi ve ticareti yapan şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışma yürüttü. Atakum ilçesi İncesu Mahallesi’nde şüphe üzerine durdurulan kamyonette yapılan aramalarda, 2 bin 40 litre etil alkol ele geçirildi. Kamyon şoförü R.A. gözaltına alınırken, olayla ilgili inceleme devam ediyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÇORUM – Çorum’da iki otomobilin çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında 1 kişi yaralandı.
Kaza, Çorum- Samsun karayolunda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Hacı Bekir Tataroğlu idaresindeki 34 EK 8981 plakalı araç Baraj kavşağından Samsun istikametine dönmek istediği sırada Hasan Aytaş idaresindeki 05 AAS 122 plakalı araç ile kavşakta çarpıştı. Kazada Ümmühan Aytaş yaralandı. Sağlık ekipleri tarafından olay yerinde ilk müdahalesi yapılan yaralı Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı.
Kazayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Prizren’in tarihi Lumbardhi Sineması’ndaki törene, Türkiye’nin Priştine Büyükelçisi Sabri Tunç Angılı, Prizren Başkonsolosu Celal Doğan, Kosova Demokratik Türk Partisi (KDTP) Genel Başkanı ve Bölgesel Kalkınma Bakanı Fikrim Damka, KDTP Milletvekili Fidan Brina Jılta, Uluslararası Sanatla Uyanmak Festivali Direktörü Ethem Baymak, ülkedeki Türk kurumlarının temsilcileri ile çok sayıda davetli katıldı.
Protokol konuşmalarıyla başlayan tören kapsamında Yazar Ayşe Kulin’e yılın sanatçısı ödülü verildi.
Törende ayrıca AnkaraMüzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi Türk Dünyası Müzikleri Topluluğu tarafından “Altaylar’dan Balkanlar’a” adlı konser verildi. Konserde Prizrenli müzikseverler söylenen şarkılara eşlik ederek eğlendi.
Öte yandan, festival kapsamında, Yazar Kulin ve gazeteci, yazar, belgesel yönetmeni Nebil Özgentürk ile söyleşi ve imza günü yapıldı. Ayrıca Prizren’e birçok ülkeden gelen ressamların festival kapsamında hazırladığı tablolarından oluşan sergi açıldı.
17 Eylül’de başlayan ve yarın sona erecek festival kapsamında, atölye çalışmaları, kişisel ve karma sergiler, belgesel gösterimleri, panel ve konserler düzenlendi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>‘BEYPAZARI BELEDİYE BAŞKANI KASAP: KİŞİSEL BİR OLAYI, SİYASİ MALZEME YAPMAYA ÇALIŞIYORLAR’
Beypazarı Belediye Başkanı Özer Kasap, dün gece belediye personeli Kamil Kasap ile Serkan Damak ve beraberindeki Murat Köksal arasında yaşanan kavga hakkında yazılı bir açıklama yaptı. Başkan Kasap, “20 Eylül 2024 tarihinde saat 23.00-23.30 sularında, Beypazarı Belediyesi personellerinden Kamil Kasap’ın da aralarında bulunduğu bir grup arasında çıkan kavga ile ilgili sosyal medya hesapları üzerinden farklı yorumlar yapılmaktadır. Olay sırasında Kamil Kasap da saldırıya uğramış ve kendisi de yaralıdır. Olayın kişisel bir husumetten kaynaklandığı ve kamuoyuna yanlış aktarıldığı, ilk olarak 3 kişinin belediye personeline saldırdığı, piyasadaki videoda boğuşma esnasında yaralanmaların gerçekleştiğinin göründüğü, Kamil Kasap’ın ağır şekilde darp edildiği görülmektedir. Personelimizin yaptığı kişisel olayı, siyasi malzeme yapmaya çalışıyorlar” dedi.
Muammer DAŞDELEN/BEYPAZARI (Ankara),
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>GAZİANTEP – CHP’li Nizip Belediye Başkanı Ali Doğan’ın, açılışını gerçekleştirdiği laboratuvar ziyaretinde sunum yapan ziraat mühendisi kadın çalışanın elini cebinden çıkarmasını istemesi sosyal medyada tepkiye neden oldu. Konuyla ilgili açıklamada bulunan Doğan, kadın personelin kızı gibi olduğunu ve aile dostları olduğunu belirterek, yaptığı hareketin samimiyetlerinden kaynaklandığını söyledi.
Cumhuriyet Halk Parti’li Nizip Belediye Başkanı Ali Doğan, Nizip Belediyesi tarafından yapılan Yaprak, Toprak ve Gübre Analizi Laborantının açılışını yaptı. Başkan Doğan’ın, açılışta sunum yapan ziraat mühendisi personelin elinin cebinden çıkarmasını istemesi sosyal medyada büyük tepki uyandırdı. Başkan Doğan, sosyal medyada yayınlanan görüntülerin hızlandırıldığını ve personele temas etmeden uyarıda bulunduğunu ifade etti. Doğan, “Ben personelimizin sunum yaparken elinin cebinde olmasını ciddiyetsizlik olarak düşündüm. Bu yüzden de onu ikaz etmek istedim. Personelimizde durumu ben müdahale etmeden anlayıp elini cebinden çıkararak sunumuna devam etti. Orada benim hiçbir art niyetim yoktu. Zaten kadın personel bizim aile dostlarımız. Kadın personel elimde büyümüştür. kızım gibidir bunu istememin nedeni samimiyetten” dedi.
“Biz o gün orada Nizip’e açtığımız laboratuvarın açılışının mutluluğunu yaşıyorduk”
Başkan Doğan, sunum yaparken elin cebinde olmasının ciddiyetsiz bir görüntü oluşturduğunu söyleyerek, “Biz Nizip’in çiftçilerine çok değer veriyoruz. Biz o gün Yaprak, Toprak ve Gübre Analizi Laborantının açılışını yaptık. Açılışta birçok kurum amirleri ve bürokrattan isimler vardı. Biz o gün orada Nizip’e açtığımız laboratuvarın açılışının mutluluğunu yaşıyorduk. Oradaki açılışta benim yol arkadaşım olan hanımefendiyle birlikte kurdele kestik. Personelimiz benim kızım gibidir. Ben onu kızım gibi gördüğüm için müdahalede bulunmak istedim. Benim personelime ne kadar değer verdiğimi onunla açılış kurdelesi keserek belli ettiğimi düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
“Ben üzerimde oluşturulmak istenen algıyı kabul etmiyorum”
Doğan, işçilerine çok değer verdiğini belirterek, “Ben 6 aydır Nizip’te görev yapmaktayım. İlk toplantımı işçilerle yaptım. Ben üzerimde oluşturulmak istenen algıyı kabul etmiyorum. Orada art niyetli bir arkadaşımız görüntüyü hızlandırıp sanki ben elini tutup çıkarmışım gibi bir algı veriyor. Ben böyle bir algının oluşturulmak istenmesi beni çok üzdü. Benim için tüm vatandaşlarım çok değerli. Biz Nizip Belediyesi olarak 250 kız çocuğuna burs vereceğiz. Bu da benim kız çocuklarına ne kadar değer verdiğimin bir göstergesidir” şeklinde konuştu.
“Benim hatamı gördüklerinde doğrusuyla beni uyarmalarını bekliyorum”
Başkan Doğan, “Basında yanlış algıyla benim üzerimde yapılan algıları kınıyorum. Benim hatamı gördüklerinde doğrusuyla beni uyarmalarını bekliyorum. Böyle hızlandırılmış videolarla yalan haber yapılmasın” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Mahkeme ara kararında, Bahar Candan ile birlikte 6 sanığın tahliyesine hükmetti
Nihal Candan: “Yaz meyvesi tadında dondurma gibisin Bahar diyeceğim”
İSTANBUL – Dolandırıcılık ve suç örgütüne üye olmak suçlarından Alisya Bahar Candan’ın 44 yıla kadar, Nihal Candan adıyla bilinen Gülnihal Çiçek’in ise 24 yıla kadar hapsi istenen 21 sanıklı davada ara karar açıklandı. Mahkeme ara kararında tutuklu sanık Bahar Candan’ın tahliyesine hükmetti. Öte yandan geçtiğimiz aylarda tahliye edilen tutuksuz sanık Nihal Candan konuya ilişkin açıklama yaptı. “Kardeşinize ilk ne söylemek istersiniz diye sorulması üzerine Nihal Candan “Yaz meyvesi tadında dondurma gibisin Bahar diyeceğim” dedi. Candan “Özgürlüğü ve adaleti savunan baronun bana savunma hakkı vermeden stajımı iptal etmesi mesleğe karşı hayal kırıklığına uğrattı. Onun dışında çok mutluyum. Kardeşime sarılmak istiyorum” dedi.
Dolandırıcılık ve suç örgütüne üye olmak suçlarından Alisya Bahar Candan’ın 14 yıldan 44 yıla kadar, Nihal Candan adıyla bilinen Gülnihal Çiçek’in ise 8 yıldan 24 yıla kadar hapsi istenen davanın görülmesine devam edildi.
Küçükçekmece 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada tutuklu sanık Bahar Candan ile bir kısım diğer tutuklu sanıklar hazır bulundu. Duruşmaya tutuksuz sanık Nihal Candan da katıldı.
Duruşmada savunma yapan Nihal Candan “Bu kadar zaman sonra masum olduğumuz anlaşılmıştır diye düşünüyorum. En gerçekçisinden ‘Pardon’ filmini çektik. Ben beraatımı talep etmekle beraber kız kardeşimin tahliyesini talep ediyorum. Telefonumun da iadesini istiyorum. Teşekkür ederim” dedi.
Sanık savunmalarının ardından mahkeme heyeti değerlendirme yapmak için duruşmaya yaklaşık bir saatlik ara verdi. Ardından ara kararını açıklayan mahkeme, tutuklu sanık Bahar Candan’ın da arasında bulunduğu 6 sanığın mevcut delil durumu, savunmaların alınmış olması, tutuklulukta geçirdikleri süre göz önünde bulundurularak yurt dışına çıkmama yasağı şeklindeki adli kontrol şartı ile tahliyesine hükmetti.
Tahliye kararını duyan Nihal Candan yakınlarını arayarak mutluluğunu dile getirdi. Kardeşinin tahliye olmasına ilişkin konuşan Nihal Candan “İlahi adalete çok güveniyorum” dedi. Nihal Candan “Özgürlüğü ve adaleti savunan baronun bana savunma hakkı vermeden stajımı iptal etmesi mesleğe karşı hayal kırıklığına uğrattı. Onun dışında çok mutluyum” dedi. “Kardeşinize ilk ne söylemek istersiniz?” diye sorulması üzerine Nihal Candan “Yaz meyvesi tadında dondurma gibisin Bahar diyeceğim” şeklinde cevap verdi. Candan ardından “Konu yargıda. Ben kardeşime sarılmak istiyorum” dedi. Bahar’a en büyük nasihatiniz ne olacak diye sorulması üzerine ise Nihal Candan “Ya göründüğümüz gibi olalım ya da olduğumuz gibi görünelim artık” cevabını verdi.
Nihal Candan ardından babasına sarıldı. Candan kardeşlerin babası Hakan Candan ise “Zor acı bir süreçti. Böyle bir şey yaşansın istemezdik ama oldu. Bundan sonra bu yaşananlardan dersler çıkararak hep doğru şeyler yapmanın peşinde olacağız. İnşallah adalet yerini bulacaktır. Biz buna inanıyoruz” dedi.
İddianameden
Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede 38 müşteki, 1 müşteki şüpheli ve Nihal ile Bahar Candan’ın aralarında bulunduğu 21 sanık yer almıştı. İddianamede tutuklu Gülnihal Çiçek’in tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak adli kontrol şartıyla tahliye edildiği de aktarılmıştı. İddianamede Onur Apaydın ve İlker Oflu’nun liderliğindeki şebekenin ucuza araç sattıklarını söyleyerek vatandaşları sazan sarmalı yöntemiyle dolandırdığı belirtilmişti. Bahar ve Nihal Candan’ın suç örgütünün hiyerarşik ve organik yapısı içerisinde yer aldığı iddianamede kaydedilmişti. İddianamenin devamında “Şüphelilerin önceki tarihlerde çeşitli televizyon programlarına uzun süre katıldığı, ünlü olduktan sonra magazin programlarında da yer aldığı, sosyal medya platformunda çok sayıda takipçiye ulaşması sebebiyle günümüzde sosyal medya fenomeni ve ekran yüzü olarak tabir edilen bir sıfatının bulunduğu, dolayısıyla toplumun geniş kesimleri tarafından tanınan bir sima olduğu, bu özelliği sebebiyle de suç örgütü tarafından dolandırıcılık eylemlerine yönelik düzenlenen özel toplantılarda mağdurların kandırılmasında etkin rol oynadığı” ifade edilmişti. İddianamede örgüt lideri Onur Apaydın’ın örgüt içerisinde ‘gizli muhasebeci ve kasa’ konumunda olan Alisya Bahar Candan üzerinden bankacılık faaliyetlerini gerçekleştirdiği ve elde edilen suç gelirinin aklandığı belirtilmişti. Öte yandan mağdur temin etme görevlisi olan şüpheli Hacı İsrafil Sağlam iddianamede yer verilen ifadesinde örgüt toplantılarına katıldığını söyleyerek “Toplantılara üst kademeden herkes katılıyordu. Saha elemanları ve alt kademe asla katılamazdı. Örgütün üst yönetimindeki herkes iştirak ediyordu. Toplantıların ikisinde Nihal Candan’ı gördüm. Nihal Candan örgüt lideri Onur Apaydın’ın sevgilisiydi. Diğer şahıslar Nihal Candan’a saygı gösteriyor ve mesafeli davranıyordu. Nihal Candan’ın yanında örgütün iç işleyişine ilişkin konular araba alım satım işler konuşuldu” şeklinde beyanda bulunduğu da iddianamede ifade edilmişti. İddianamede Bahar Candan’ın ‘suç örgütüne üye olmak’ suçundan 2 yıldan 4 yıla kadar ‘kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık’ suçundan ise 2 kez 12 yıldan 40 yıla kadar olmak üzere toplamda 14 yıldan 44 yıla kadar hapisle, Nihal Candan’ın ise aynı suçlardan 8 yıldan 24 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi. Öte yandan diğer 20 şüpheli hakkında ise değişen oranlarda hapis cezası istenmişti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Küçükçekmece 5. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada, Alisya Bahar Candan’ın da aralarında yer aldığı bazı tutuklu sanıklar hazır bulundu. Duruşmada, Gülnihal Çiçek’in de olduğu bir kısım tutuksuz sanıklar, müştekiler ve taraf avukatları da yer aldı.
Duruşmada, müştekilerin beyanları ve sanıkların savunmalarının alınmasının ardından ara karar açıklandı.
Heyet, Alisya Bahar Candan’ın da aralarında bulunduğu tutuklu 6 sanığın tahliyesini kararlaştırdı.
İddianameden
Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, 38 müşteki, 1 müşteki sanık, Gülnihal Çiçek ve Alisya Bahar Candan’ın da aralarında bulunduğu 21 sanık yer alıyor.
İddianamede, Onur Apaydın ve İlker Oflu’nun şebekenin elebaşları olduğu, dolandırıcılık ve tefecilik suçlarından gelir elde etmek üzere teşekkül eden organize suç örgütünün üyesi olan şüphelilerin, örgüt yapısı ve iş bölümünün sağladığı kolaylıktan faydalanarak suç dünyasında “sazan sarmalı” olarak tabir edilen dolandırıcılık yöntemini uyguladıkları belirtiliyor.
İddianamede, Alisya Bahar Candan’ın ablası Gülnihal Çiçek’e göre suç örgütü içinde daha etkin rol oynadığı, sanık Çiçek’in tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınıp adli kontrol şartıyla tahliye edildiği anlatılıyor.
Alisya Bahar Candan’ın, “suç örgütüne üye olmak” ve “kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık” suçlarından 14 yıldan 44 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.
Gülnihal Çiçek’in ise aynı suçlardan 8 yıldan 24 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
Diğer sanıklar hakkında ise farklı suçlardan değişik sürelerde hapis cezası talep ediliyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÇANAKKALE’de bisiklet turuna katılmak için antrenman yapan üniversite öğrencisi Zeliha Güneş’e (23) çarpıp ölümüne neden olduğu ileri sürülen kamyonet sürücüsü S.Ç. (56), tutuksuz yargılandığı davanın duruşmasında, “Kamyonetimle en fazla 60-70 kilometre hızımla seyir halindeyken birden maktul bisikleti ile kamyonetimin sağ tarafına çarptı. Sola manevra yapmaya çalışsam da kazaya mani olamadım” dedi.
Kaza, 28 Nisan’da saat 19.00 sıralarında Eceabat ilçesi Kocadere köyü yakınlarında meydana geldi. S.Ç. yönetimindeki 17 UR 284 plakalı kamyonet, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü öğrencisi Zeliha Güneş’in kullandığı bisiklete çarptı. 5 Mayıs’ta düzenlenen 11’inci Geleneksel Yeşilay Bisiklet Turu’na katılmak için antrenman yapan Güneş, kaldırıldığı Eceabat Devlet Hastanesi’nde kurtarılamadı. Kazanın ardından gözaltına alınan S.Ç., çıkarıldığı mahkeme tarafından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Kazaya ilişkin bilirkişi raporu hazırlandı. S.Ç. hakkında Zeliha Güneş’e karşı ‘Taksirle ölüme neden olma’ suçundan 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası istemiyle 2’nci Asliye Ceza Hakimliği’nde dava açıldı.
‘BİSİKLET SÜRÜCÜSÜ BİRKAÇ METRE SAĞ TARAFA SAVRULDU’
Davanın ilk duruşması bugün görüldü. Duruşmaya sanık S.Ç. ve hayatını kaybeden Zeliha Güneş’in yakınları katıldı. S.Ç., duruşmadaki savunmasında, “Olay günü kullandığım 17 UR 284 plakalı kamyonetim ile Gökçeada’dan Eceabat istikametine gidiyordum. Kamyonetim boştu. Olay yeri olan eski toprak mahsulleri ofisi mevkiine geldiğimde yolun sağ tarafında yani tali yolda 2 bisikletliyi gördüm. Bisikletliler yan yana tali yoldaydı. Kamyonetimle en fazla 60-70 kilometre hızımla seyir halindeyken birden maktul bisikleti ile kamyonetimin sağ tarafına çarptı. Sola manevra yapmaya çalışsam da kazaya mani olamadım. Bisiklet sürücüsü birkaç metre sağ tarafa savruldu. Az ileride durdum. Hemen düşen yolcunun başına geldim. Baktığımda maktul cansız vaziyette, genç bir delikanlının kucağındaydı. Hemen 112’yi aradım, ambulans çağırdım. Ambulans geldi, onları alıp götürdü ve jandarma geldi. O sırada alkollü değildim. Ehliyetimi 2012 yılında aldım. Daha önce hiç kaza yapmamıştım. Suçsuzum. Kazada kusurum yoktur. Bu nedenle beraatimi istiyorum. Ben de trafik kazasında 4 yaşındaki torunumu kaybettim. Bu acıyı bilirim, huzurunuzda müştekilerden özür diliyorum, acılarını paylaşıyorum, başsağlığı diliyorum. Kazadan sonra kendilerine ulaştık. Taziye için görüşmek istedik fakat kabul etmediler. Buna da saygı duyuyorum. Müteveffanın anne babasının varsa maddi, manevi zararlarını karşılamak isterim” diye konuştu.
‘3 EVLADIM VARDI, 1’İ BU ŞEKİLDE VEFAT ETTİ’
Duruşmada Zeliha Güneş’in babası Satılmış Güneş ise “Kızım Zeliha Güneş kazada vefat etmiştir. Evladım 23 yaşındaydı. Kazayı görmedim. Kazadan sonra sanık hiçbir şekilde bize ulaşmadı. Bir başsağlığı dahi dilenmedi. Perişan olduk, akıl sağlığım bozuldu. 3 evladım vardı, 1’i bu şekilde vefat etti. Acım çok büyük. Kendisi üniversite öğrencisiydi. Kızım çocukluğundan beri bisiklet kullanır. Yeşilay’ın tertip ettiği bisiklet maratonuna dahi iştirak etmiştir” ifadelerini kullandı.
‘MANEVİ ACILARIMIZI BİR NEBZE HAFİFLETMEK İSTİYORSANIZ BU KİŞİNİN TUTUKLANMASINA KARAR VERMENİZİ TALEP EDİYORUM’
Anne Gülsüm Güneş de “Kızımın olay sırasında üzerinde bulunan sırt çantasını size gösteriyorum. Kızımın ayakkabıları ve her yeri kana bulandığı halde sırt çantasında en ufak bir kan izi yoktur. ve gördüğünüz gibi sırt çantasının askıları kopmuştur. Bu çantayı delil olarak dosyaya sunuyorum. Demek istediğim kamyonetin aynası veya başka bir yeri sırt çantasına takılmış ve sırt çantasının bağcıkları, askıları böylelikle kopmuştur. Kızımın bütün kemikleri kırılmış, çok feci halde can vermiştir. Kendisi durduğunu ve 112’yi aradığını söylemektedir fakat bu beyan yalandır. Olay yerinden kaçarken motosikletli bir çocuk kendisini durdurmuş. 112’yi de oradan geçen bir kadın avukat aramış, buna dair çokça görgü tanığımız vardır. Bu avukat kadın bizimle iletişime geçmiştir. 5 aydır 1 saat uyku uyumuş değilim, acım çok büyüktür. Kendisi tutuklanmamıştır. Bizim manevi acılarımızı bir nebze hafifletmek istiyorsanız bu kişinin tutuklanmasına karar vermenizi talep ediyorum” dedi.
Tarafların dinlenmesinin ardından hakim S.Ç.’nin adli kontrol şartıyla tutuksuz yargılanmasına, 4 Kasım’da olay yerinde keşif yapılmasına ve dosyadaki eksikliklerin giderilmesine karar verip, duruşmayı 6 Aralık’a ertelendi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bahar Candan:
“Bizi soruşturmaya rock grubu gibi dahil ettiler kameralara gülümseyelim diye”
Bahar Candan:
“Ablam ve benim bu dosyada olmamız dikkat dağıtıyor ve gerçeğin ortaya çıkmasına engel oluyor”
İSTANBUL – Dolandırıcılık ve suç örgütüne üye olmak suçlarından Alisya Bahar Candan’ın 44 yıla kadar, Nihal Candan adıyla bilinen Gülnihal Çiçek’in ise 24 yıla kadar hapsi istenen 21 sanıklı davanın görülmesine devam edildi. Duruşmada cumhuriyet savcısı sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verilmesini talep etti. Öte yandan savunma yapan Bahar Candan “Bizi soruşturmaya rock grubu gibi dahil ettiler kameralara gülümseyelim diye. Ablam ve benim bu dosyada olmamız dikkat dağıtıyor ve gerçeğin ortaya çıkmasına engel oluyor” dedi.
Dolandırıcılık ve suç örgütüne üye olmak suçlarından Alisya Bahar Candan’ın 14 yıldan 44 yıla kadar, Nihal Candan adıyla bilinen Gülnihal Çiçek’in ise 8 yıldan 24 yıla kadar hapsi istenen davanın görülmesine devam edildi.
Küçükçekmece 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada tutuklu sanık Bahar Candan ile bir kısım diğer tutuklu sanıklar hazır bulundu. Duruşmaya tutuksuz sanık Nihal Candan ile babaları da katıldı.
Duruşmada bir müşteki beyanda bulunduğu sırada Nihal Candan kardeşi Bahar Candan’a “Seni çok seviyorum. Kıyafetlerini yerleştirdim” dedi.
Beyanların ardından görüşü sorulan cumhuriyet savcısı, müştekilerin zararlarının giderilmesi için süre verilmesine, hakkında adli kontrol kararı olan sanıkların bu halinin devamına ve tutuklu sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verilmesini talep etti.
Ardından savunma yapan Bahar Candan “Ben hesabıma 13 milyon gelmiş gibi bir paylaşımda bulundum. Halbuki hesabımda 1 milyon TL para var. Gerçek değil bu. Yok böyle bir para. Bizi soruşturmaya rock grubu gibi dahil ettiler kameralara gülümseyelim diye. Ablam ve benim bu dosyada olmamız dikkat dağıtıyor ve gerçeğin ortaya çıkmasına engel oluyor. Ben yine suçluların en ağır cezayı alması için medyada en ağır yükü omuzlarıma alırım ama bu durum maddi gerçeğin ortaya çıkmasına engel oluyor” dedi.
Bahar Candan savunma yaptıktan sonra ablası Nihal Candan “Harikaydın” dedi.
Duruşma sanık avukatlarının savunmaları ile sürüyor.
İddianameden
Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede 38 müşteki, 1 müşteki şüpheli ve Nihal ile Bahar Candan’ın aralarında bulunduğu 21 sanık yer almıştı. İddianamede tutuklu Gülnihal Çiçek’in tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak adli kontrol şartıyla tahliye edildiği de aktarılmıştı. İddianamede Onur Apaydın ve İlker Oflu’nun liderliğindeki şebekenin ucuza araç sattıklarını söyleyerek vatandaşları sazan sarmalı yöntemiyle dolandırdığı belirtilmişti. Bahar ve Nihal Candan’ın suç örgütünün hiyerarşik ve organik yapısı içerisinde yer aldığı iddianamede kaydedilmişti. İddianamenin devamında “Şüphelilerin önceki tarihlerde çeşitli televizyon programlarına uzun süre katıldığı, ünlü olduktan sonra magazin programlarında da yer aldığı, sosyal medya platformunda çok sayıda takipçiye ulaşması sebebiyle günümüzde sosyal medya fenomeni ve ekran yüzü olarak tabir edilen bir sıfatının bulunduğu, dolayısıyla toplumun geniş kesimleri tarafından tanınan bir sima olduğu, bu özelliği sebebiyle de suç örgütü tarafından dolandırıcılık eylemlerine yönelik düzenlenen özel toplantılarda mağdurların kandırılmasında etkin rol oynadığı” ifade edilmişti. İddianamede örgüt lideri Onur Apaydın’ın örgüt içerisinde ‘gizli muhasebeci ve kasa’ konumunda olan Alisya Bahar Candan üzerinden bankacılık faaliyetlerini gerçekleştirdiği ve elde edilen suç gelirinin aklandığı belirtilmişti. Öte yandan mağdur temin etme görevlisi olan şüpheli Hacı İsrafil Sağlam iddianamede yer verilen ifadesinde örgüt toplantılarına katıldığını söyleyerek “Toplantılara üst kademeden herkes katılıyordu. Saha elemanları ve alt kademe asla katılamazdı. Örgütün üst yönetimindeki herkes iştirak ediyordu. Toplantıların ikisinde Nihal Candan’ı gördüm. Nihal Candan örgüt lideri Onur Apaydın’ın sevgilisiydi. Diğer şahıslar Nihal Candan’a saygı gösteriyor ve mesafeli davranıyordu. Nihal Candan’ın yanında örgütün iç işleyişine ilişkin konular araba alım satım işler konuşuldu” şeklinde beyanda bulunduğu da iddianamede ifade edilmişti. İddianamede Bahar Candan’ın ‘suç örgütüne üye olmak’ suçundan 2 yıldan 4 yıla kadar ‘kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık’ suçundan ise 2 kez 12 yıldan 40 yıla kadar olmak üzere toplamda 14 yıldan 44 yıla kadar hapisle, Nihal Candan’ın ise aynı suçlardan 8 yıldan 24 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi. Öte yandan diğer 20 şüpheli hakkında ise değişen oranlarda hapis cezası istenmişti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olayda ölen ya da yaralanan olmadığı öğrenilirken, araca çarpan tır dron ile görüntülendi
İSTANBUL – Sultangazi’de freni boşalarak yokuş aşağı kayan tır, binanın önündeki jeneratöre çarpıp park halindeki hafif ticari aracın üzerine düştü. Yaşanan olayda şans eseri ölen ya da yaralanan olmadığı öğrenildi.
Olay dün saat 14.00 sıralarında Uğur Mumcu mahallesinde yaşandı. Edinilen bilgiye göre, çiğköfte imalatı yapan bir fabrikaya malzeme getiren tırın şoförü, aracı park ettikten sonra aşağı indi. Bir süre sonra freni boşan tır, sokağın dik yokuş olması nedeniyle kaymaya başladı. Önce fabrika önündeki jeneratöre çarpan tır, duvarın dibindeki hafif ticari aracın üzerine düştü. Haber verilmesi üzerine olay yerine polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekipleri bölgeyi güvenlik şeridi ile çevirirken, başka bir kaza yaşanmaması için önlem aldı. Polis ekipleri ise olay yerinde incelemeler yaptı. Kazada zarar gören hafif ticari araç, çekici yardımıyla bulunduğu yerden çıkartılırken, duvarı üzerinde kalan tır ise olay yerine çağrılan çekiciyle bulunduğu yerden kaldırıldı. Olayda ölen ya da yaralananın olmazken, duvar üzerindeki tır drone kamerasına yansıdı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Eskişehir’de bugün Sivrihisar ve Mihalıççık ilçelerinde düşman istilası ile başlayıp günler süren esareatin ardından 20 Eylül 1921 tarihinde Türk askerlerinin Yunan tümenlerini geri püskürtmelerinin 103’üncü yıl dönümü kutlanıyor. Bu çerçevede Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, 2 ilçenin kurtuluşu için de ayrı mesajlar yayımladı. Aksoy, sosyal medya hesabı üzerinden yayımlamış olduğu mesajlarında, “Sivrihisar ve Mihalıççık ilçelerimizin düşman işgalinden kurtuluşunun 103’üncü yıl dönümünü kutluyor, milli mücadelemizin kahramanlarını rahmetle anıyorum” ifadelerine yer verdi. – ESKİŞEHİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Raporda, ‘cinsel saldırıya maruz kalıp kalmadığı hususunda tıbben değerlendirme yapılamadığı’ ve bacağın kopmasına neden olan travmanın, ölüm sonrası hayvanlar tarafından oluşturulmuş nitelikte olduğu belirtildi
DİYARBAKIR – Diyarbakır’da 21 Ağustos’ta kaybolan, 8 Eylül’de cansız bedeni bulunan 8 yaşındaki Narin Güran’ın ‘ağız burun kapanması ve boyuna bası sonucu oksijensiz bırakılması’na bağlı olarak öldüğü tespit edildi.
Bağlar ilçesi Tavşantepe Mahallesi’nde 21 Ağustos’ta kaybolan, 8 Eylül’de cansız bedeni bulunan 8 yaşındaki Narin Güran cinayetine ilişkin Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma sürüyor. Narin’in otopsi işleminde 91 örnek alınıp, bunların bir kısmı İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderilmişti. Adli Tıp 1. İhtisas Kurulu, Eğertutmaz Deresi’nde cansız bedeni bulunan Narin Güran’a ilişkin adli belgeler ile otopsi raporu değerlendirilerek hazırladığı raporu Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdi.
Raporda, ‘mevcut verilerle Narin Güran’ın cinsel saldırıya maruz kalıp kalmadığı hususunda tıbben değerlendirme yapılamadığı’, çocuğun ölümünün kaybolduğu tarih olan 21 Ağustos’ta meydana geldiği yer aldı. Sol diz altından bacağın kopmasına neden olan travmanın, ölüm sonrası hayvanlar tarafından oluşturulmuş nitelikte olduğu aktarılan raporda, “Çocuğun ölümünün ağız burun kapanması ve boyuna bası sonucu oksijensiz bırakılmasına bağlı meydana gelmiş olduğu, oy birliği ile mütalaa edilmiştir” ifadesine yer verildi.
Narin Güran’ın ağabeyi Enes Güran’ın kolundaki diş izleriyle ilgili inceleme yapan Adli Tıp 2. İhtisas Kurulunun mütalaasının çıkması bekleniyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANKARA’da eski eşi Sinan Özçelik (41) tarafından çocuklarının gözü önünde 7 yerinden bıçaklanarak ağır yaralanan Sinem T. (33), 11 ve 13 yaşındaki kızlarını eski eşine göstermediği gerekçesiyle 16 Eylül’de girdiği cezaevinden 72 saat sonra çıktı. Sinem T., 3 gün kendi babasının yanında kalan ve bu süreçte okula gidemeyen kızlarına sarılıp, hasret giderdi.
Güzellik merkezinde çalışan Sinem T., yaklaşık 2 yıl önce 2 çocuğunun babası Sinan Özçelik ile şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşandı. Özçelik, geçen yıl 24 Ekim’de kızlarıyla görüştükten sonra onları teslim etmek için buluştuğu Sinem T.’yi, bıçakladı. 7 bıçak darbesiyle ağır yaralan Sinem T, 10 gün yoğun bakımda kaldı ve tedaviyle sağlığına kavuştu. Tutuklanan Sinan Özçelik, ‘Kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan yargılandığı Ankara 23’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki 3’üncü duruşmada olaydan 9 ay sonra tahliye edildi. Özçelik, Sinem T.’nin itirazı üzerine yeniden tutuklandı. Bu arada Sinem T,’ye, eski eşinin şikayeti üzerine 11 ve 13 yaşındaki kızlarını göstermediği gerekçesiyle Ankara 30’uncu Aile Mahkemesi tarafından 3 günlük hapis cezası verildi. Sinem T., karara itirazının 1’inci Aile Mahkemesi tarafından da kabul edilmemesi üzerine kızlarını kendi babası H.T.’nin yanına bırakıp, 16 Eylül’de polise teslim oldu. Kızlarıyla vedalaşıp Sincan Kapalı Cezaevi’ne giren Sinem T., 3 günlük hapis cezasını tamamladı. 72 saat sonra dün akşam cezaevinden çıkan Sinem T., kızlarının yanına koştu. Sinem T., bu süreçte okula gidemeyen ve kendisini kapıda karşılayan kızlarıyla kucaklaşıp, hasret giderdi.
‘ÇOCUKARIMI ONDAN TESLİM ALIRKEN BIÇAKLANDIM’
Sinem T., çocuklarının gözü önünde bıçaklanıp, üzerine 3 gün kapalı cezaevinde hapis yatmasının büyük talihsizlik olduğunu söyledi. Sinem T., Bu düşüncemin yine arkasındayım, doğru bulmuyorum. Bundan sonraki süreci yine adalete bırakıyorum. İnşallah 1 ay sonra davamızda ‘kasten öldürmeye teşebbüs’ten yargılanan Sinan Özçelik’in en ağır şekilde cezalandırılmasını talep ediyorum. En azından bu çektiğim cezaya da değsin. O da çeksin. Çünkü çok fazla yalan söyleyerek, her şeyi bu duruma getirdi. Üzerime bir sürü davalar açtı. Çocukları gösterdiğim halde ‘göstermiyor’ dedi. Ben çocuklarımı ondan teslim alırken bıçaklandım. Göstermeme gibi bir durumum yoktu. Çocukları kendisinden teslim aldığım sırada planlı bir şekilde beni bıçakladı. Yine de adaletin verdiği karara saygı duydum ve cezamı da çektim. İnşallah adalet sistemi bundan sonra doğru bir şekilde ilerler. Tek umudum bu dedi.
‘KIZLARIM HUKUK OKUSUN İSTERİM’
Çocuklarına kavuştuğu için mutlu olduğunu söyleyen Sinem T., Anneliğin verdiği güçle daha çok şeyi başaracağıma inanıyorum. Çocuklarım en iyi yerlere gelsin istiyorum. Elimden gelen her şeyi yapacağım. İsterim ki; avukat, hakim ve savcı olsunlar, hukuk alanında okusunlar. Benim gibi insanların haksız yere ceza almalarını engellesinler. Hukuk alanında okuyarak, haksız yere ceza gören insanları savunsunlar. Ben her zaman çocuklarımın yanındayım. Onlar bana güç veren, Allah’ın verdiği hediyeler. Tek başıma, boşanma aşmamızdan sonra da 5 yıllık süreçte maddi manevi her anlamda çocuklarıma ben baktım. Yine aynı şekilde bakmaya devam edeceğim. Çocuklarımın özellikle hukuk alanında savcı, avukat ve hakim olmaları için savaşacağım. Ben güçlü bir insanım. Çocuklarımı da özellikle bu yaşadığımız kötü süreçleri göz önüne alarak güçlü bireyler, güçlü kadınlar olarak yetiştirmek tek hedefim diye konuştu.
Haber-Kamera Mikail KARAMAN- Emirhan YÜZÜGÜLDÜ/ ANKARA,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, çeşitli toplantılara katılmak üzere Konya’ya geldi. AK Parti Konya İl Başkanlığı tarafından Ali Ulvi KurucuGençlik Merkezi’nde düzenlenen Türkiye Buluşmaları Konya Toplantısı’na katılan Bakan Yumaklı, burada yaptığı açıklamada, üretim planlamasının önemine değinerek, “Bu ülkeye gelen turistlerin veya diğer misafirlerin ihtiyaçlarını karşılayacak, fazlasını da ihraç etmeye devam edeceğiz. 2024 yılı ihracat rakamının 35 milyar dolara doğru gittiğini de buradan belirtmek istiyorum. Tarımsal üretim destekleri artık 3 yıllığına ve üretim sezonu açılmadan önce açıklanmış oldu bu da ilk olarak yapılanların bir tanesi. Desteklerin nakdi olarak verilmesi uygulamasını tekrar yürürlüğe soktuk. En önemlisi de çoğumuz gençlerimizin ve kadınların, kadın girişimcilerimizin mutlaka ama mutlaka üretimin içerisinde tarımsal üretimin içerisinde olmasını sağlamak adına birçok pozitif ayrımcılık yaptık. Bunu buradan net bir şekilde söyleyeyim ve bunu da yapmaya devam edeceğiz. Cumhurbaşkanımızın ‘Türkiye Yüzyılının inşasında herkes yorulmak bilmeden gece gündüz çalışacak’ sözüne istinaden çalışarak enerjimizi harcıyoruz” şeklinde konuştu.
“Suyu merkeze alarak bir üretim planlaması çalışması yaptık”
Konya’daki sürdürülebilir tarım hakkında konuşan Bakan Yumaklı, “Konya’da tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinin çok önemli olduğunu bir kez daha ifade etmek istiyorum. Bu konumunu koruması için suyu merkeze alan bir üretim plan ve AR-GE çalışmaları şart. Bu nedenle Konya’da diğer bütün Türkiye’mizin illerinde olduğu gibi suyu merkeze alarak bir üretim planlaması çalışması yaptık. Bu çalışma elbette 2 yıldır çok ivme kazandı ya da onun öncesindeki çalışmaları da belki zaman zaman gündeme geldi ama bu konuda bundan önceki dönemlerde gayret sarf etmiş, bu konuya kafa yormuş, emek vermiş bütün bakanlığımıza, bütün bürokrat arkadaşlarımıza da buradan sizlerin huzurunda teşekkür etmek istiyorum. Çünkü ben eminim Konya başta olmak üzere diğer bütün illerimizdeki vekillerimizden, teşkilatlarımızdan, üreticimizden o ile ait, o ile dair fikir beyan eden, ileri gelenlerden herkesin eminim katkısı olmuştur. Dolayısıyla bu konudaki başarı Türkiye’nin başarısı olacaktır” diye konuştu.
“Konya’nın çok önemli üretim merkezi olduğunu biliyoruz”
Hayvansal üretim hakkında konuşan Bakan Yumaklı, “Hayvansal üretimle alakalı da yine Konya’nın çok önemli üretim merkezi olduğunu biliyoruz. Özellikle burada mevcut hayvancılık tesislerinin altyapılarının güçlendirilmesiyle ilgili bundan sonraki dönemde çalışmalarımız devam edecek. Atıl durumda olanların da aktif hale getirilmesi için özellikle Ziraat Bankası desteklerinin veya kredilerinin ekstradan ilave indirimlerle bunlara sevk edileceğini söylemek istiyorum” ifadelerini kullandı.
“Su konusu kendi içinde hakikaten yerini çok fazla artıran bir konuma gelmiş durumda”
Su konusun tüm dünya için çok önemli bir sorun olduğunu ifade eden Bakan Yumaklı, “Konya’ya havza dışından su getirme konusu en önemli başlıklardan bir tanesi. Su konusu kendi içinde hakikaten yerini çok fazla artıran bir konuma gelmiş durumda. Hep söyledik, tekrar söyleyelim bunu. Su konusu iklim değişikliği başta olmak üzere çok farklı etkenlerle sadece bizim ülkemizin değil Akdeniz başta olmak üzere ülkelerin tamamının bundan sonra yönetmek zorunda oldukları bir sorun. Yönetmekten kastım ne? Elbette bir iklim değişikliğiyle ilgili konulara direkt etki edemeyeceğiz. Ancak elimizde bir suyu kullanmakla alakalı eğer yapılması gerekenleri yapmazsak çok değil sadece 5-6 sene sonra bugünkü pozisyonumuzdan çok daha farklı ve istemeyeceğimiz sonuçları görebiliriz. Bir tarafta vahşi sulama bir tarafta damla sulama. Devlet damla sulama yatırımlarının yarısını bunu yapan üreticilerimize veriyor. Sulama kanallarını kapalı sulama sistemlerine çevirmek için bütçesinin büyük bir kısmını harcamaya devam ediyor. Belediyelerimizin kayıp kaçak oranlarının arttırılması konusunda Ulusal Su Kurulunda başta olmak üzere çok yoğun çalışmalar var. Sanayimizin kullandığı suyu yani gri su dediğimiz suyu arıtarak tekrar üretim proseslerinde bir daha bir daha mümkün olduğu kadar kullanılmasının da yine suyun yönetiminin en önemli unsurlarından bir tanesi olduğunu söylemek istiyorum” dedi.
Programa, Konya AK Parti milletvekilleri, AK Parti Konya İl Başkanı Hasan Angı, ilçe belediye başkanları, partililer ve çeşitli illerden gelenler katıldı. – KONYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Fidan, saldırılara ilişkin, “Hizbullah’ın yapacağı satın almaları İsrail önceden öğreniyor daha sonra paravan şirketlerle nüfuz ediyorlar” dedi. Bunun yeni bir konsepti olmadığını ancak büyük bir çapta gerçekleştiğini ve binlerce insanı etkileyen bir operasyon olduğunu söyledi.
LÜBNAN BAŞBAKANI İLE TELEFONDA GÖRÜŞTÜ
Saldırıların ardından Lübnan Başbakanı Necib Mikati’yi aradığını belirten Fidan, “Hem geçmiş olsun dileklerimi ilettim. Hem de Türkiye olarak her türlü tıbbi desteğe hazır olduğumuzu söyledim” diye konuştu. Bakan Fidan bölgedeki tırmanmanın endişe verici olduğuna dikkat çekerek, “İsrail’in operasyonlarının giderek daha provokatif bir şekle dönüşmesi ve İran ile Hizbullah’ın karşılık vermeme ihtimalinin kalmadığı bir duruma geldik” ifadelerini kullandı.
“CUMHURBAŞKANIMIZ BU KONUDA BİR İRADE KOYDU”
Fidan, Türkiye’deki siber güvenlik durumuna ilişkin ise şunları söyledi: “Siber güvenlikle ilgili ülkemizde büyük bir farkındalık var. Ulaştırma Bakanlığı’nda kurumlarımız var ve MİT’te oldukça kabiliyetli birimler var. Müstakil bir siber güvenlik çalışması önerisi hükümetimize getirildi. Cumhurbaşkanımız da bu konuda bir irade koydu. En kısa zamanda hayata geçirilmesini bekliyoruz” dedi.
“İSRAİL’E DUR DİYECEK BİR GÜÇ LAZIM”
Dışişleri Bakanı, İsrail’deki “fanatik hükümetin” bütün tehditleri yok etme stratejisi güttüğünü, Gazze’de aşamalı strateji yürüttüğünü, şimdi bunu Lübnan’da hayata geçirdiğini söyleyerek “Bunu Amerika’nın da desteğiyle yapıyor. Buna dur diyecek bir güç lazım.” diye ekledi. Fidan, şunları ekledi: “Bu çılgınlık sadece Filistinlilere değil İsraillilere de zarar veriyor. Tepkilerin altında yıllarca kalırsınız. Bu sizi gelecek 10 yıllar 100 yıllar güvencesizlik altında tutacak. Aklı selim İsrailliler bunu görüyor.”
SURİYE İLE İLİŞKİLER
Fidan, Suriye ile normalleşmeye yönelik sorulara da yanıt verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ile görüşmeye hazır olduğuna yönelik açıklamalarını hatırlattı. Fidan, görüşmelerin bir süredir dolaylı olarak devam ettiğini dile getirdi ve şunları ekledi: “İstihbari ve askeri çeşitli formatlarda görüştük. Bizim özellikle 2017’den itibaren Astana formatı ve Ruslarla yaptığımız askeri mutabakat neticesinde dondurulmuş bir savaş var artık, çatışma yok, sessizlik ortamı var. O zamandan beri belli konuların kalıcı çözümüne yönelik adımlar atılması gerektiğini düşündük.”
Rejim ve muhaliflerin savaşında iki tarafın kendi anlaşabilecekleri bir siyasal çerçeve görmek istediklerini söyleyen Fidan, “Türkiye ile normalleşmeden önce yurtdışındaki milyonlarca Suriyeli mülteci düşünülmeli” dedi. “Türkiye’nin istediği tarzda bir çözümün olması halinde diğer sorunları da Suriye’nin daha rahat çözeceğine inanıyorum” diye ekledi. Suriyelilerin 3 milyondan fazlasının Türkiye’ye geldiğini ifade eden Fidan, “5 milyonu orada rejim kontrolü dışında yaşıyor. Biz orada belli bir sistem kurmasaydık, 5 milyon Suriyeli daha gelirdi. Orada kendilerini güvende hissetmiyorlar” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şirketten yapılan açıklamada yayımladığı mesaja yer verilen Aral, geçmişten bugüne elde ettikleri başarılarla güçlü büyüme hikayeleri paylaşmaktan büyük mutluluk duyduklarını belirtti.
Aral ailesinin 75 yıllık sanayicilik geçmişinin ardından SYS olarak 1998’de çıktıkları yolculukta savunma sanayisi alanında yüksek kaliteli çözümler sunan teknoloji odaklı bir grup olarak büyümeyi sürdürdüklerini kaydeden Aral, “SYS’nin ilk adımlarını atarken hedefimiz, Türk savunma sanayisinin en güvenilir ve yenilikçi oyuncularından biri olmaktı. Bugün, CANiK markasıyla dünya çapında tanınan bir silah ve teknoloji üreticisi haline geldik. 2005’te uluslararası pazara adım atmamız ve ürünlerimizin kalitesi yanında da dünyanın dört bir tarafında en büyük silah fuarlarında boy göstermemiz, büyümemizin önemli aşamalarını oluşturuyor.” ifadelerini kullandı.
CANiK’in dünya genelinde 70’ten fazla ülkeye ihracat yapması ve başta ABD olmak üzere birçok pazarda güçlü bir yer edinmesinin, markanın küreselleşmesini sağladığına vurgu yapan Aral, 2020’de kurdukları UNIROBOTICS’ın, 2022’de gruba katılan İngiliz AEI Systems ve son olarak da 2024’te üretime başlayan CANiK USA fabrikalarıyla da şirketin, küresel bir oyuncu haline geldiğini kaydetti.
SYS Grup, CANiK Türkiye, CANiK USA, CANiK Europe, AEI Systems, UNIROBOTICS, MECANIK ve CANiK Academy gibi alanlarında lider şirketleri tek bir çatı altında toplayarak savunma sanayisi ve güvenlik güçlerine geniş bir ürün ve çözüm yelpazesi sunduklarının bilgisini paylaşan Aral, 2024 itibarıyla SYS’nin Türkiye’deki tesislerinde yıllık 450 bin adet tabanca, 6 bin adet uçaksavar, İngiltere ve Türkiye’deki tesislerinde 250 adet orta kalibre top ve İstanbul’daki tesisinde de bu silahların atış kontrol sistemlerinin üretiminin gerçekleştirildiğini bildirdi.
Aral, “Silah üretim kapasitemiz, dünya standartların çok ötesindeki üretim teknolojilerimiz ve mühendislik gücümüzle, yerli ve milli ürünlerimizle Türk güvenlik güçlerine de hizmet ediyoruz. SYS, Türkiye ve İngiltere’nin yanı sıra Amerika’daki tesisinde de 2025’te ayrıca 100 bin adet tabanca üretimi gerçekleştiriyor olacak. Özellikle, Türk Silahlı Kuvvetleri ve Emniyet Genel Müdürlüğü’nün ihtiyaçlarını karşılamak adına yaptığımız çalışmalar ve yeni yatırımlarımızla milli güvenliğe olan katkılarımız artarak devam edecek.” değerlendirmesinde bulundu.
Aral, SYS’nin son 5 yıldır Türkiye’nin en büyük 10 savunma şirketi arasında yer almayı başardığını, gurubun savunma ve havacılık ihracatında da ilk 8’de yer edindiği bilgisini vererek, her geçen gün büyümeye ve Türkiye’ye değer katmaya devam ettiğinin altını çizdi.
26 yıl boyunca, Türk savunma sanayisi için kritik bir rol üstlendiklerini ve Türkiye’nin savunma gücünü artıran projelere imza attıklarına dikkati çeken Aral, mesajnda şu ifadelere yer verdi:
“Bu süreçte, yerli ve milli üretim anlayışını ilke edinerek, dışa bağımlılığı azaltma yönündeki stratejimizi kararlılıkla sürdürdük. Bundan sonraki hedefimiz, uluslararası pazarlardaki gücümüzü daha da artırmak ve dünya savunma sanayinde öncü bir rol oynamak. Gelecek hedeflerimizde teknoloji ve yeniliği en üst seviyeye çıkararak savunma sanayinde liderliğimizi pekiştirmeyi amaçlıyoruz. Dijitalleşme ve yapay zeka destekli üretim tekniklerine yatırımlarımızı sürdürmek, silah ve savunma teknolojilerinde geleceğin projelerine imza atmak ve dünya çapında daha fazla ülkeye erişim sağlamak vizyonumuzun temel taşlarını oluşturuyor.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kerevitaş’tan yapılan açıklamaya göre, Sustainable Brands Türkiye 2024 kapsamında panel düzenlendi.
Projenin gelecek dönem hedeflerinin aktarıldığı panele, Kerevitaş Üst Yöneticisi (CEO) Mert Altınkılınç’a, Tabit kurucusu Tülin Akın ve Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Tamer Atabarut eşlik etti.
Panelde, akademi-sanayi- sivil toplum işbirliği açısından etkili örnek teşkil eden projede yapılan çalışmalar aktarılırken tarım alanında akıllı çözümler sunan sosyal girişim Tabit ile sahadaki işbirliğine ilişkin detaylara da yer verildi.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Altınkılınç, Kerevitaş olarak çevresel performansın yanı sıra fırsat eşitliği ve kapsayıcılık odağında kararlılıkla çalıştıklarını belirtti.
Sosyal sürdürülebilirlik alanında dönüştürücü etkilerini pekiştirecek projeler geliştirmenin en önemli hedefleri arasında yer aldığını vurgulayan Altınkılınç, 150 bin ton ürün hacmiyle Türkiye’nin en büyük tedarikçilerinden biri olduklarını kaydetti.
2022’de Tarım ve Orman Bakanlığı’nın desteğiyle başlattıkları projeyle, destekledikleri kadın çiftçi oranını 3 yılda yüzde 100 artırmayı hedeflediklerini hatırlatan Altınkılınç, bu hedeflerine bir yılda ulaştıklarını bildirdi.
Altınkılınç, “Projemiz kısa sürede globalde de 8 ödüle layık görüldü. Geçtiğimiz eylülde Birleşmiş Milletler’deki (BM) özel oturumda örnek proje olarak sunuldu. Doğru yolda olduğumuzu gösteren bu ödüller bizi daha da yüreklendirdi. Bu sebeple bu yıl projenin ikinci etabında deyim yerindeyse vites büyüttük ve daha fazla sayıda kadın çiftçiye ulaşma hedefiyle çalışmalarımızı hızlandırdık. Yeni dönemde, tohum seçiminden hasada kadar her aşamada yanında olduğumuz kadın çiftçilerimize proje paydaşımız Tabit ile yapay zeka, finansal ve ekolojik okuryazarlık ile girişimcilik eğitimleri vermeye devam edeceğiz.”
IPSOS ve Boğaziçi Üniversitesi ile yaptıkları “Sosyal Etki Araştırması” ile projenin ortaya koyduğu etkinin yanı sıra Türkiye’de tarıma bakış, tarımda kadının rolü gibi önemli konularda içgörüler elde ettiklerine değinen Altınkılınç, bu araştırmaya dahil olan kadınların, Tarımın Kadın Yıldızları’nın hayatlarında önemli ve olumlu değişim oluşturduğunu belirttiğini aktardı.
Altınkılınç, “Yeni dönemde Tabit’in başarılı saha çalışmalarını ve geniş çiftçi ağını, SuperFresh’in gücüyle birleştirerek daha çok kadın çiftçimizi Tarımın Kadın Yıldızları arasına katacağımıza inanıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Dünya genelinden birçok madeni yağ markasının buluştuğu “Lubricant Expo”, Almanya’nın Düsseldorf kentinde bulunan Messe Düsseldorf fuar alanında gerçekleşti. Türkiye madeni yağlar ve kimyasallar pazarının önde gelen firmalarından Petrol Ofisi Madeni Yağlar da bu yıl 3. kez katıldığı fuarda, geniş ürün portföyünü ve yenilikçi çözümlerini misafirlerle buluşturdu.
2021 yılından bu yana düzenlenen fuar, her geçen yıl artan ilgi ve katılımcı sayısı nedeniyle bu yıl Almanya’nın Essen kentinden Düsseldorf’a taşındı. 5 binden fazla ziyaretçinin bir araya geldiği fuar, madeni yağ çözüm sağlayıcıları ile son kullanıcıların yanı sıra tüm kimyasal ve ekipman tedarik zincirini bir araya getirdi. Ziyaretçiler madeni yağlar, katkı maddeleri, otomasyon sistemleri, veri teknolojileri, son kullanıcı uygulama sistemleri ve daha fazlasını içeren teknolojileri yerinde görüp deneyimleme fırsatını yakaladı.
Petrol Ofisi Grubu Madeni Yağlar Direktörü Sezgin Gürsu, fuara katılımları hakkında yaptığı açıklamada, “Lubricant Expo, sektörümüzün kıymetli paydaşlarının bir araya geldiği ve Petrol Ofisi’nin global görünürlüğünü güçlendirdiğimiz etkinliklerden biri. Türkiye madeni yağlar ve kimyasallar pazarının 2010’dan beri geleneksel lideri olarak yenilikçi çözümlerimizi ve yüksek kalite standartlarımızı bu prestijli platformda 3. kez sergilemiş olmaktan mutluluk duyduk. Aynı zamanda bu yıl Türkiye’nin madeni yağ tüketiminin yarısını sağlayan firma apoletiyle burada bulunmak da bizim için ayrı bir gurur kaynağı oldu. Bu fuar ülke sınırlarımızın ötesinde global pazardaki varlığımızı daha da güçlendirmemiz için benzersiz fırsatlar sundu. Lubricant Expo’da hem mevcut hem de potansiyel iş ortaklarımızla bir araya gelerek sektördeki en son gelişmeleri ve trendleri değerlendirme imkanı bulduk” dedi. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Uysal, Kariyer.net’in verilerinden yola çıkarak analizler gerçekleştirdiklerini, bunlardan birinin de “Global Yeteneklerin Şifresi” araştırmaları olduğunu söyledi.
Yaptıkları araştırmalarla Türkiye’de istihdam piyasasının çeyrek asrını ve geleceğini mercek altına aldıklarını belirten Uysal, “Son 10 yılın verilerini analiz ettiğimizde, teknoloji sektörü en hızlı ve belirgin değişimi yaşayan alanlardan biri olarak öne çıkıyor.” ifadelerini kullandı.
2013-2015 döneminde pozisyonlar, yazılım geliştirici, web mobil geliştirici gibi genel ve geniş kapsamlı olurken bugün çok daha spesifik ve uzmanlık gerektiren pozisyonların oluştuğuna işaret eden Uysal, 2022-2024 aralığında, MongoDB Geliştirici, React Native Geliştirici, Robotik Proses Otomasyonu Geliştiricisi gibi uzmanlık alanı daha net rollerin karşılarına çıktığını aktardı.
Uysal, araştırma sonuçlarına göre, işverenlerin daha net beklentilere sahip olduğunu ve adayların daha özelleşmiş becerilere ihtiyaç duyduğunu dile getirdi.
“‘Çok yönlülük’ işverenlerin önemli beklentileri arasında”
Global Yeteneklerin Şifresi araştırmalarına göre Türkiye’deki yeteneklerin yüzde 45’inin ayda birden fazla kez üretken yapay zeka araçlarını kullandığını ve yüksek eğitimli kesimde bu oranın yüzde 65’e çıktığını vurgulayan Uysal, şu bilgileri verdi:
“Profesyonellerin neredeyse yarısı üretimsel yapay zekayı çalışma, öğrenme ve araştırma için kullanırken her 3 kişiden biri ise yaratıcı görevlerde üretimsel yapay zekadan faydalanıyor. Üretimsel yapay zekayı kullananların yarısı, yapay zeka tarafından verilen öneride küçük değişiklikler yaparak kullandığını belirtirken, dörtte biri sadece girdi olarak kullandığını ve hala işin çoğunu kendisinin yaptığını belirtiyor.”
Uysal, 2013-2015 döneminde açılan ilanlara bakıldığında, bayi satış şefi, satış elemanı, bölge satış şefi gibi genel ve geleneksel pozisyonların karşılarına çıktığını, bugün daha stratejik, analitik ve koordinasyon odaklı rollere ihtiyaç duyulduğunu aktardı.
Satış pazarlama koordinatörü, kıdemli satış geliştirme yöneticisi, satış raporlama birim yönetmeni gibi pozisyonlar için ilanların arttığına dikkati çeken Uysal, bu değişimin, satış ve pazarlama alanlarının daha veri odaklı ve stratejik bir yaklaşıma doğru evrildiğini gösterdiğini anlattı.
“Çok yönlülük” ilkesinin işverenlerin önemli beklentileri arasında yer aldığının bilgisini paylaşan Uysal, “Yapay zeka entegrasyonunun geleneksel roller için de otomasyon, dijitalleşme ve veri gibi kavramları iş süreçlerine dahil ettiğini söyleyebiliriz. Aynı zamanda spesifik alanlarda uzmanlaşmanın bir ihtiyaç haline geldiğini görüyoruz.” şeklinde konuştu.
İstihdam piyasasının dönüşmesine öncülük eden yapay zeka teknolojilerinin, sadece dönüşüm ve değişime yol açmakla kalmadığını aynı zamanda yeni meslek gruplarının doğmasını sağladığını dile getiren Uysal, “2023’ten önce Kariyer.net’te yayınlanan iş ilanları arasında yapay zeka odağındaki pozisyonlar daha genel ve yaygın şekilde bilinen rollerdi. 2023 sonrasında ise üretken yapay zekanın da daha güçlü şekilde istihdam piyasasına etki etmesiyle beraber yeni ve özelleşmiş pozisyonlar görmeye başladık. Hayatımıza yeni giren bu pozisyonlar arasında ‘Yapay Zeka Ürün Müdürü’ ve ‘Prompt Engineer’, son dönemde en fazla ilan açılan ve en fazla adayın başvuru yaptığı roller oldu. Eğilimin bu iki pozisyon özelinde daha net olduğunu söylemek mümkün.” değerlendirmesinde bulundu.
“Eğitimde ya da sağlıkta yapay zeka teknolojilerini kullanmayı bilen profesyoneller tercih nedeni olacak”
Yenibiriş Yönetici Ortağı Uğur Karaboğa da iş hayatını doğrudan etkileyen alanlarda büyük değişimlerin yaşandığını kaydetti.
Teknolojiyle direkt bağlantılı meslek gruplarında yaşanan farklılıkların öne çıktığının altını çizen Karaboğa, şunları söyledi:
“Üretim ve lojistik hizmetleri de yine önemli gelişmelere sahne oldu. Bu sektörlerde robotik otomasyon ve yapay zeka tabanlı süreç optimizasyonu arttı. Ancak tüm bu değişimleri yapay zeka ve teknoloji alanında değerlendirmek çok yeterli olmayabilir. Yaşanan pandemi süreci, müşteri hizmetlerinden, finans sektörüne, inşaat sektöründen ulaşıma kadar pek çok işi ve mesleği değiştirdi. Gelişmeleri yakalamanın ve değişime uyum sağlayabilmenin sürdürülebilir bir iş hayatı için vazgeçilmez olduğu tüm unsurlarıyla ortaya çıktı.”
Karaboğa, yapay zeka teknolojilerinin çok büyük aşamalar kaydettiğini, özellikle de otonom teknolojilerin çoğalması, böylece rutin ve tekrarlayan işlerin otomatikleşerek verimliliğin artmasının işgücü piyasasının öncelikli hedefleri arasında yer aldığına dikkati çekti.
Müşteri hizmetleri alanında kullanılan sistemlerin önemli bir gelişme olarak karşılarına çıktığından söz eden Karaboğa, “Aynı zamanda, perakende sektöründe, yapay zeka stok yönetimi, müşteri analizleri ve kişiselleştirilmiş alışveriş deneyimleri sağlamak için kullanılan sistemler alışveriş deneyimlerini bambaşka bir noktaya taşımaya hazırlanıyor. Öte yandan finans sektöründe yapay zeka risk analizi, dolandırıcılık tespiti ve otomatik ticaret sistemleri her geçen gün yoğunluğunu artırıyor.” açıklamalarında bulundu.
Karaboğa, rutin işlerde verimlilik artarken yapay zeka teknolojisini kullanacak insan gücüne ihtiyacın olacağını ve bazı hizmet alanlarında makinelerin yapamayacağını, insan unsurlarının olduğu gerçeğini de göz ardı edemeyeceklerinin altını çizdi.
Kişiselleştirilmiş hizmet sunmak, müşteri ihtiyaçlarını anlamak, karmaşık durumları yönetmek için iletişim becerilerini geliştirmenin her zaman gerekli olacağını dile getiren Karaboğa, “Bugünkü tabloda henüz yapay zeka nedeniyle büyük bir iş gücü kaybından söz edemeyiz. Ancak işgücü piyasasının her iki tarafı için yani hem işverenler hem çalışanlar için bu sürece hazırlanmak zorunluluğunu geri plana atamayız. Özellikle çalışanlar için uzmanlaşmanın öneminin bir kez daha altını çizmek gerekiyor. Belirli bir alanda uzmanlaşmak ve bu konudaki tüm gelişmeleri yakından takip etmek günümüz iş hayatının en önemli becerilerinden biri olarak öne çıkıyor.” ifadelerini kullandı.
Bilgiye ve veriye dayalı birçok işte yeni kavramlar ortaya çıktığını söyleyen Karaboğa, veri madenciliği kavramına dikkati çekerek sözlerini şöyle tamamladı:
“Verinin ve bilginin bu kadar önemli olduğu bir dünyada onun doğru kullanımı iş süreçlerinin de doğru yönetimi anlamına geliyor. Veri ve özellikle kişisel veri bu kadar önemli oldukça etik ve yönetişim uzmanlığı da yine önemli alanların başında gelecek. Örneğin duygu analizi yakın dönemde yepyeni bir meslek olarak karşımıza çıkacak. ve tüm bunlarla birlikte şirketlerde yapay zeka uyumluluk uzmanları, yapay zeka eğitmenleri gibi yeni pozisyonlar göreceğiz. Elbette öğretmenlik ya da doktorluk gibi bireysel işlerin önemi azalmayacak ancak eğitimde ya da sağlıkta yapay zeka teknolojilerini kullanmayı bilen profesyoneller tercih nedeni olacak.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türkiye Noterler Birliği Başkanı İstemez: “Güvenli Ödeme Sistemi’yle birlikte hem olası, dolandırılma tehlikesi önlenecek”
ANKARA – Türkiye Noterler Birliği Başkanı Abdullah İstemez, “Güvenli Ödeme Sistemi’yle birlikte hem alıcının hem satıcının olası sahte banknot, dolandırılma tehlikesi önlenecek ve para sayma gibi zaman kayıplarından tasarruf yapma gibi faydaları söz konusu olacak” dedi.
İkinci el araç alışverişinde yeni dönem başlıyor. Ticaret Bakanlığı ve Türkiye Noterler Birliği işbirliğiyle ikinci el araç alışverişini çok daha güvenli hale getirmek amacıyla Güvenli Ödeme Sistemi geliştirdi. Uygulama, 27 Eylül’den itibaren tüm vatandaşlara zorunlu olacak. Sistemle önce satıcı güvenli ödeme sürecini başlatacak. Satışın onaylanması ile para satıcının hesabına geçecek. Taşıt alım satımında güven tesis edilmesi, dolandırıcılık, sahtecilik ve çalınma risklerinin bertaraf edilmesi amaçlanan uygulamanın nasıl işleyeceğini ise Türkiye Noterler Birliği Başkanı Abdullah İstemez, adım adım İhlas Haber Ajansı Muhabirine aktardı.
“Hem alıcı hem satıcı güven içerisinde işlemlerini yapmış olacak”
İstemez, Güvenli Ödeme Sistemi’nin noterliklerde yapılan ikinci el kara taşıtı satışlarının güvenli bir şekilde yapılmasıyla ilgili olduğunu ve bununla alıcı ve satıcının araç bedelini güvenli bir şekilde aktaracağını kaydetti. Sistemin nasıl uygulanacağını da aktaran İstemez, “Satıcı önce, ya aracı bankanın web sayfasından ya mobil uygulamadan veya bizzat şubesine giderek güvenli ödemeyle ilgili işlemini başlatmış olacak. Bu sistemlerden birine girdiği zaman kendi adını, soyadını, T.C. Kimlik Numarasını ve arabasının plakasını girmiş olacak. Ardından alıcının adını soyadını ve T.C. Kimlik Numarasını sisteme girmiş olacak. İşlemlerin ardından bir referans numarası verilecek. Bu referans numarasına istinaden alıcı belirtilen meblağı hesaba yatıracak. Alıcı ve satıcı beraber notere gidecekler. Burada sistem otomatik olarak güvenli ödemenin hem meblağsını hem de taraflarını göreceği için işlem başlatılmış olacak. Noterlikte yapılan işlem bittiği anda alıcının hesaba yatırmış olduğu para 5 dakika içerisinde hesabına geçmiş olacak. Hem alıcı hem satıcı güven içerisinde işlemlerini yapmış olacak” açıklamasında bulundu.
Aracı kuruluşlara ilişkin de bilgilendirmede bulunan İstemez, bunların banka, elektronik para kuruluşu ve ödeme kuruluşları olmak üzere imzalayan kuruluşlardan oluşacağını kaydetti.
“Para transferi güvenli hale gelecek, sahtecilik önlenmiş olacak”
İstemez, uygulamanın sektördeki dolandırıcılıkların giderilmesi açısından önemine değinerek, “Noterlik kurumu güven kurumudur. Bizim varlık sebebimiz kamu düzenin sağlanmasına yönelik faaliyetlerde bulunmak. Bu Güvenli Ödeme Sistemi de bunun bir parçası. Güvenli Ödeme Sistemi’yle birlikte hem alıcının hem satıcının olası sahte banknot, dolandırılma tehlikesi önlenecek ve para sayma gibi zaman kayıplarından tasarruf yapma gibi faydaları söz konusu olacak. Şimdi bir defa para transferi güvenli hale gelecek. Sahtecilik önlenmiş olacak. Hizmette sağlanan kolaylık sayesinde vatandaşlarda memnuniyet artacak. Bir de kamu düzeni sağlandığı için devlete güven artacak” diye konuştu.
“Bütün ikinci el kara taşıtları bu uygulamaya dahil olacak”
Vatandaşların güven içerisinde gelip işlemlerini noterlerden yapacaklarını ifade eden İstemez, “Biz sistem olarak hazır hale getirdik. Özellikle sistem ikiye aşamada uygulanmaya konuldu. 27 Ağustos tarihinde yetki belgesine dayalı olarak veya yıl içerisinde 3’ten fazla satış yapan vatandaşların yetki belgesi statüsünde kabul edilmesiyle Güvenli Ödeme Sistemi uygulanmıştı. Bununda dışında kalan bütün gerçek ve tüzel kişiler ise yönetmelik gereği 1 ay sonrası olan 27 Eylül’de kapsama dahil edilecek. Dolayısıyla istisnalar dışında bütün ikinci el kara taşıtları bu uygulamaya dahil olacak. Böylece hem alıcının hem satıcının güven içerisinde para transferi yapmasına vesile olacağız” değerlendirmesinde bulundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Emniyet MüdürlüğüKaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü, İstihbarat Şube Müdürlüğü ve Başkale KOM Büro Amirliği görevlilerince kaçakçılığın önlenmesi amacıyla gerçekleştirilen operasyonda tespit edilen bir araçta arama yapıldı. Başkale’de durdurulan araçta yapılan aramada, piyasa değeri yaklaşık 2 milyon 500 bin TL olan gümrük kaçağı 202 adet cep telefonu ele geçirildi.
Ele geçirilen suç unsurlarıyla ilgili 1 şüpheli şahıs hakkında gerekli yasal işlem başlatıldı. – VAN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CHP Milli Savunma Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, Türkiye’nin 2024-2028 Ulusal Siber Güvenlik Stratejisi ve Eylem Planı’nın geçtiğimiz günlerde yayınlanmasının ardından, siber savaş, elektronik harp, suikast ve sabotaj faaliyetlerinin günümüz harekat ortamının temel harp türleri haline geldiğine değindi. Bağcıoğlu, Türkiye çapında siber savunma tatbikatı çağrısında bulunarak şunları kaydetti:
“Çağrı cihazları ve el telsizleri adeta bir silah haline dönüşmüş durumda. Dijital teknolojiye bağımlılık arttıkça, milli güvenliğimiz içinde tehdit oluşturmakta. Hal böyle olunca da tehditlere karşı zafiyetler büyüyor ve ülkemizin güvenliği risk altında kalıyor, bölgedeki son gelişmelerden de anlaşılacağı üzere ivedi tedbirler alınmasını zorunluluk haline gelmiştir.
Bu anlamda; geniş kapsamlı bir siber savunma tatbikatının tüm devlet kurumları ve kritik özel sektör aktörlerinin katılımıyla, mümkün olan en kısa sürede yapılması gerekmektedir. Tatbikatın, olası tüm senaryoları kapsayacak şekilde, gerekirse farklı safhalarda ve günlerde gerçekleştirilmesi ve sivil, askeri unsurlar dahil olmak üzere tüm devlet kurumları bu tatbikata katılmalıdır.”
Bağcıoğlu ayrıca, tatbikatın sadece “yapılmış olmak için” yapılmaması gerektiğini de vurgulayarak 6 Şubat depremleri öncesinde gerçekleştirilen ve çok başarılı olduğu bildirilen deprem tatbikatı ile sonrasında yaşananlara dikkat çekti. Bağcıoğlu, “Deprem sonrası yaşananlar hala hatıralarımızda. Aynı hatalara bir daha düşülmemeli ve gerekli hazırlıklar ciddiyetle yapılmalıdır” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Belediyeden yapılan açıklamaya göre, imar durumu, yapı ruhsatı, yapı denetim, iskan süreçleri ve eksper inceleme süreçleri için geliştirilen dijital e-Belge platformu ile baştan sona tüm süreçlerin dijital ortamda takip edilmesine imkan sağlayacak uygulamanın tanıtımı Bafra Belediyesi Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi.
Toplantıda katılımcılara uygulama ile ilgili teknik bilgi verildi.
Belediye Başkanı Hamit Kılıç, vatandaşların yapı ruhsatı işlemlerini internet üzerinden daha hızlı ve pratik yapmasına destek olmak amacıyla e-Çap, e-Ruhsat, e-İskan, e-Eksper başvuru sistemini vatandaşların hizmetine sunduklarını belirterek, uygulama ile vatandaşların belediyeye gelmeden hizmetlere kolay erişim, zaman ve kaynak tasarrufuyla dijital ortamın kolaylıklılarından faydalanabileceklerini anlattı.
Toplantıya Bafra Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Serdal Sefa Kocabaş ile yapı denetim firma yetkilileri ve ilgililer katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İklim değişikliğinin çevre, ekosistemler ve toplumlar üzerindeki kapsamlı etkileri, enerji, su, kentsel gelişim, ulaşım ve sanayi gibi temel sektörlerde dönüşümü zorunlu kılıyor. İnşaat, taahhüt ve gayrimenkul sektörlerinin sürdürülebilirlik odağındaki dönüşümüne öncülük eden Hollanda merkezli Ballast Nedam, Rönesans Holding çatısı altında Avrupa, Karayipler, Afrika ve Asya’daki faaliyetlerini artırarak uluslararası varlığını güçlendirmeyi hedefliyor.
Köprü, tünel, kamu binası, liman, konut ve otoyol inşaatı gibi farklı projeleri hayata geçiren şirket, ekonomik kalkınma, hareketlilik ve erişilebilirliği artırmak amacıyla sunduğu yenilikçi çözümlerle sürdürülebilir yaşam alanları oluşturuyor.
Hedef, 2040’ta enerji nötr inşaat
2024 yılı boyunca enerji, su, konut, ulaşım ve sanayi gibi temel sektörlerde sürdürülebilir dönüşümleri hayata geçirerek büyümeyi hedefleyen şirket, temiz ve yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı, iklim krizine karşı dirençli sistemler kurmaya odaklanıyor. Şirket, sürdürülebilirlik vizyonu doğrultusunda, 2030 yılına kadar şantiyelerde yüzde 100 karbon nötr olmayı, 2040 yılına kadar ise ‘enerji nötr inşaat’ hedefini gerçekleştirmeyi amaçlıyor.
Yenilikçi projelerle dönüşen altyapılar
Hollanda’nın temel altyapısını yenileme konusunda önemli adımlar atan Ballast Nedam, Rijkswaterstaat ile iş birliği içinde, DEME ve Macquarie konsorsiyum ortaklığıyla A24 Blankenburgverbinding yol bağlantısı projesini hayata geçiriyor. Rotterdam bölgesinde erişilebilirliği ve ulaşımı geliştirmeyi, sürdürülebilir altyapı yoluyla bölgenin geleceğini güvence altına almayı hedefleyen proje kapsamında, iki kavşak, bir kara tüneli ve Scheur Nehri’nin altından geçen bir tünelin tasarımı, inşası, finansmanı ve 20 yıllık bakımı üstleniliyor.
Tünel parçalarının suyun altına yerleştirilmesi gibi karmaşık ve hassas bir operasyon gerektiren Maasdeltatunnel projesi, Ballast Nedam’ın 2023 yılına attığı başarılı bir imza olarak değerlendiriliyor. Hollanda’da bir ilk olarak kabul edilen bu operasyon, dünya çapında önemli bir teknik başarı olarak görülüyor. Bölgedeki trafiği rahatlatmak ve ekonomik büyümeyi desteklemek açısından önemli bir role sahip olacak tünelin inşasının 2024 yılı sonunda tamamlanması planlanıyor.
Proje Direktörü Patrick van Os, proje hakkında şöyle konuştu: “Bu proje, üstün teknik yetenek ve yenilikçi düşünce gerektiren bir çalışmaydı. Çığır açan bu projeyi başarıyla tamamlayan ekibimizle büyük gurur duyuyorum. BAAK ve Rijkswaterstaat yetkilileri, danışmanlar, çok sayıda alt yüklenici ve Rotterdam Liman İdaresi gibi paydaşlar da dahil olmak üzere yüzlerce kişi bu projenin gerçekleşmesini mümkün kıldı. Ballast Nedam çalışmalarımızın 2024 sonunda kullanıma girdiğini görmeyi sabırsızlıkla bekliyoruz. Bizi en çok heyecanlandıran, Rotterdam bölgesinin erişilebilirliğini geliştirmek ve ekonominin büyümesine katkıda bulunmak.”
Cartesius: Kent yaşamını sürdürülebilirlik ve refah ile birleştiriyor
Ballast Nedam, sürdürülebilir yaşam alanları kurma hedefi kapsamında, yenilenebilir enerjiye yönelik küresel stratejisini de genişletiyor. Bu stratejinin bir parçası olan Cartesius projesi, dünya genelinde insanların daha uzun, mutlu ve sağlıklı yaşadığı “Mavi Bölgeler” biliminden esinlenerek hayata geçirildi.
Mavi Bölgeler bilimi, modern kentleşme projelerinde ve sürdürülebilir yaşam alanlarının tasarımında ilham kaynağı olarak kullanılıyor. Proje, yoğun kent yaşamını sürdürülebilirlik ve refah ile birleştirirken, modern ulaşım yöntemlerini de entegre ediyor. Cartesius’taki tüm evler, düşük enerji tüketimi ve yeniden kullanılabilir malzemelerle inşa edilerek çevresel etkiler minimize ediliyor. Sıcak su ve ısıtma, ortak toprak enerji kaynağı ve güneş panelleri aracılığıyla sağlanırken, binalar iklimle uyumlu beyaz çatılarla donatılarak yaz aylarında soğutma ihtiyacı azaltılıyor.
Rönesans Holding Yönetim Kurulu Başkanı İpek Ilıcak Kayaalp’in, projeye yönelik değerlendirmeleri şöyle: “Amacımız, yaşam alanları ile sürdürülebilirliği bir araya getiren, kendi kendine yeten, akıllı ve yeşil binalar inşa etmekti. Ballast Nedam’ın bu alandaki global başarılarından ve sürdürülebilirlik odaklı yürüttüğü öncü çalışmalardan büyük gurur duyuyoruz.”
Hidrojenle güçlenen gelecek
Ballast Nedam, sürdürülebilirlik taahhüdünü bir adım daha ileri taşıyarak, kablo kanallarından temellere ve çatıya kadar tamamı sürdürülebilir malzemelerle inşa edilen çok işlevli bir hidrojen istasyonu geliştirdi.
Hollanda’nın ilk 700 bar hidrojen dolum istasyonu olan Mexicostraat Hidrojen İstasyonu, hidrojen üretimini yerinde elektroliz yöntemiyle gerçekleştiriyor. Bu yenilikçi tesis, otomobillerden otobüslere, kamyonlardan teknelere kadar geniş bir yelpazede taşıma araçlarının fosil yakıtlar yerine hidrojenle dolum yapmasına olanak tanıyor ve temiz enerjiye geçişi hızlandırıyor.
Jonas Projesi
Şirket, Rönesans Holding ile birlikte, bu yıl Edie Ödülleri’nde Jonas Projesi ile finalistler arasında yer alırken, SEAL Sürdürülebilirlik İş Ödülleri’nde ise Yılın Sürdürülebilir Ürün Ödülü’nü kazanarak, önemli bir başarıya imza attı. Amsterdam’ın IJburg bölgesinde yer alan bu yeni ikonik bina, sağlıklı yaşam, sürdürülebilir malzeme kullanımı ve enerji verimliliği esas alınarak tasarlandı. Projede ahşap ve sürdürülebilir beton gibi çevre dostu malzemeler kullanılırken, yapı yüzde 97’lik atık ayırma oranına ulaşarak sürdürülebilirlik alanında en yüksek BREEAM sertifikasına layık görüldü.
Jonas Projesi, modern şehir yaşamının gereksinimlerini karşılayan, çevresel etkiyi en aza indiren ve geleceğe yön veren bir model olarak öne çıkıyor. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İkinci el araç alışverişinde yeni dönem başlıyor. Ticaret Bakanlığı ve Türkiye Noterler Birliği işbirliğiyle ikinci el araç alışverişini çok daha güvenli hale getirmek için Güvenli Ödeme Sistemi geliştirildi. 27 Eylül’den itibaren zorunlu hale gelecek olan uygulama ile önce satıcı güvenli ödeme sürecini başlatacak. Satışın onaylanması ile para satıcının hesabına geçecek. Taşıt alım satımında güven tesis edilmesi, dolandırıcılık, sahtecilik ve çalınma risklerinin bertaraf edilmesi amaçlanan uygulamanın nasıl işleyeceğini ise Türkiye Noterler Birliği Başkanı Abdullah İstemez, İhlas Haber Ajansı muhabirine anlattı.
“Hem alıcı hem satıcı güven içerisinde işlemlerini yapmış olacak”
İstemez, Güvenli Ödeme Sistemi’nin noterliklerde yapılan ikinci el kara taşıtı satışlarının güvenli bir şekilde yapılmasıyla ilgili olduğunu ve bununla alıcı ve satıcının araç bedelini güvenli bir şekilde aktaracağını kaydetti. Sistemin nasıl uygulanacağını da aktaran İstemez, “Satıcı önce ya aracı bankanın web sayfasından ya mobil uygulamadan veya bizzat şubesine giderek güvenli ödemeyle ilgili işlemini başlatmış olacak. Bu sistemlerden birine girdiği zaman kendi adını, soyadını, T.C. kimlik numarasını ve arabasının plakasını girmiş olacak. Ardından alıcının adını soyadını ve T.C. kimlik numarasını sisteme girmiş olacak. İşlemlerin ardından bir referans numarası verilecek. Bu referans numarasına istinaden alıcı belirtilen meblağı hesaba yatıracak. Alıcı ve satıcı beraber notere gidecekler. Burada sistem otomatik olarak güvenli ödemenin hem meblağsını hem de taraflarını göreceği için işlem başlatılmış olacak. Noterlikte yapılan işlem bittiği anda alıcının hesaba yatırmış olduğu para 5 dakika içerisinde hesabına geçmiş olacak. Hem alıcı hem satıcı güven içerisinde işlemlerini yapmış olacak” açıklamasında bulundu.
Aracı kuruluşlara ilişkin de bilgi veren İstemez, bunların banka, elektronik para kuruluşu ve ödeme kuruluşları olmak üzere imzalayan kuruluşlardan oluşacağını kaydetti.
“Para transferi güvenli hale gelecek, sahtecilik önlenmiş olacak”
İstemez, uygulamanın sektördeki dolandırıcılıkların giderilmesi açısından önemine değinerek, “Noterlik kurumu güven kurumudur. Bizim varlık sebebimiz kamu düzeninin sağlanmasına yönelik faaliyetlerde bulunmak. Bu Güvenli Ödeme Sistemi de bunun bir parçası. Güvenli Ödeme Sistemi’yle birlikte hem alıcının hem satıcının muhtemel sahte banknot, dolandırılma tehlikesi önlenecek ve para sayma gibi zaman kayıplarından tasarruf yapma gibi faydaları söz konusu olacak. Şimdi bir defa para transferi güvenli hale gelecek, sahtecilik önlenmiş olacak. Hizmette sağlanan kolaylık sayesinde vatandaşlarda memnuniyet artacak. Bir de kamu düzeni sağlandığı için devlete güven artacak” diye konuştu.
“Bütün ikinci el kara taşıtları bu uygulamaya dahil olacak”
Vatandaşların güven içerisinde gelip işlemlerini noterlerden yapacaklarını ifade eden İstemez, “Biz sistem olarak hazır hale getirdik. Özellikle sistem iki aşamada uygulanmaya konuldu. 27 Ağustos tarihinde yetki belgesine dayalı olarak veya yıl içerisinde 3’ten fazla satış yapan vatandaşların yetki belgesi statüsünde kabul edilmesiyle Güvenli Ödeme Sistemi uygulanmıştı. Bunun dışında kalan bütün gerçek ve tüzel kişiler ise yönetmelik gereği 1 ay sonrası olan 27 Eylül’de kapsama
dahil edilecek. Dolayısıyla istisnalar dışında bütün ikinci el kara taşıtları bu uygulamaya dahil olacak. Böylece hem alıcının hem satıcının güven içerisinde para transferi yapmasına vesile olacağız” değerlendirmesinde bulundu. – ANKARA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çarşı Mahallesi’nde esnaf K.E. (45) kuyumcu dükkanında bir yakını ile oturduğu sırada tabancayla başına ateş etti.
K.E. ile seken kurşunun yüzünü sıyırdığı yakını yaralandı.
Silah sesini duyan çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine 112 Acil Sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.
Yaralanan 2 kişi ambulansla Batman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı.
K.E’nin sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu öğrenildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgiye göre, Samsun Emniyet Müdürlüğü ekipleri, uyuşturucuyla mücadele kapsamında yaptıkları takip ve çalışma doğrultusunda İlkadım ilçesinde Ş.T. (56) adlı şahsın uyuşturucu ticareti faaliyetlerine karıştığı bilgisine ulaştı. Polis, şüphelinin aracında ve ikamet adresinde arama yaptı. Yapılan aramada, 15 bin 148 adet sentetik ecza hap ile uyuşturucu ticaretinden elde edildiği değerlendirilen 19 bin 385 TL nakit para ele geçirildi. Olayla ilgili Ş.T. polis tarafından gözaltına alındı. – SAMSUN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ankara Lösemili Hastalar Derneği (LÖSEMA) yetkilileri ve 35 kanser hastası, Nallıhan Belediyesinin misafiri olarak ilçeyi gezdi.
Dernek Genel Sekreteri Arzu İncidiş, hastaların stres atması için geldikleri Nallıhan’da güzel karşılandıklarını belirtti.
Tarihi ve turistik yerlerini gezerek moral bulduklarını anlatan İncidiş, kendilerine destek olan Belediye Başkanı Ertunç Güngör’e teşekkür etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bursa İl Emniyet Müdürlüğü İznik İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, ilçe genelinde aranan şahıslara yönelik operasyonlarını aralıksız sürdürüyor. Son yapılan operasyonda, 35 suç kaydı bulunan ve 13,5 yıl kesinleşmiş hapis cezasıyla aranan E.S. gözaltına alındı.
Öte yandan, yaralama suçundan 5 yıl hapis cezası bulunan A.A., hırsızlık suçundan 4 yıl hapis cezası bulunan E.A., uyuşturucu madde suçundan 4 yıl hapis cezası bulunan B.O. ve dolandırıcılık suçundan 17 yıl hapis cezası ile aranan A.C. cezaevine gönderildi.
İlçe Emniyet Müdürlüğü yetkilileri, ilçenin huzur ve güveni için çalışmaların aralıksız süreceğini belirtti. – BURSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yalçın’ın sosyal medya hesabından yaptığı açıklamaya göre, Yalçın ve beraberinde Memur-Sen Genel Başkan Yardımcısı Hacı Bayram Tonbul, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ı ziyaret etti.
Görüşmeyi 29 Ağustos’ta tanıtımı yapılan İşgücü Uyum Programının (İUP) okulların personel ihtiyacını çözmesi amacıyla gerçekleştirdiklerini belirten Yalçın, “Okulların temel hizmet ihtiyaçlarını karşılamayan, iş ve sosyal güvenceden yoksun ve ücret adaletsizliği üreten İUP, çözümde anahtar olamamıştır. Öğrencilerimize, çocuklarımıza iyi bir eğitim, sağlıklı ve hijyenik bir okul ortamı sağlanabilmesi için idarecisinden öğretmenine tüm eğitim çalışanları seferber olmak zorunda kalmıştır. Yan hizmetlerin eksiksiz yerine getirilmesiyle eğitim sistemimiz çok daha iyi sonuçlar verecektir.” ifadelerini kullandı.
Ücret adaletsizliğinin giderilerek programın işlevsel hale getirilebileceğini ve asgari ücretin altındaki rakamların ilgi görmediğinin bilinmesini istediklerini ifade eden Yalçın, programın cazip hale getirilmesi gerekliliğini Bakan Işıkhan’a ilettiklerini bildirdi.
Yalçın, bunun üzerine Bakan Işıkhan’ın, İUP kapsamında ödenecek ücretin 12 bin liraya yükseltilmesi ve ilgili mevzuattaki eksikliklerin giderilmesi için çalışma yapacaklarını belirttiğini aktardı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TOKAT’ın Turhal ilçesinde telefon şarj aletinin patlaması nedeniyle iki katlı evde çıkan yangında ev sahibi yaralandı.
Turhal ilçesi Fatih Mahallesi’nde Dursun ve Fadime Dönmez çiftine ait evde saat 16.00 sıralarında prize takılı olan şarj aletinin patlaması nedeniyle yangın çıktı. Eve girip yangını söndürmeye çalışan Fadime Dönmez’in elinde ve yüzünde yanıklar oluştu. Dönmez alevlerin büyümesi üzerine evden çıktı. Mahallelinin ihbarı üzerine olay yerine Turhal Belediyesi itfaiyesi sevk edildi. Yangın, ekiplerin müdahalesiyle söndürüldü. Fadime Dönmez, çağırılan ambulansla Turhal Devlet Hastanesine kaldırıldı. Evde zarar meydana geldi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kilis İl Emniyet Müdürlüğü, 2024-2025 eğitim-öğretim yılının başlamasıyla birlikte, okullar ve çevresinde denetimlerini sıkılaştırdı. Okulların bulunduğu bölgelerde trafiğin yoğunlaşmasından dolayı kazaların önlenmesi amacıyla sıkı denetim yaptı. Denetimler sonucunda Karayolları Trafik Kanununun ilgili maddelerinin eksiği olan araç ve motosiklet sürücülerine gerekli cezai işlem uygulandı. Okul çevrelerinde GBT ve ehliyet sorgulamasında bulunan ekipler sürücülere ise kurallara uymaları konusunda uyarılarda bulundu.
Okullar bölgesinde yaya ve öğrenci güvenliği sağlanabilmesi için uygulamaların devam edeceği bilgisi öğrenildi. – KİLİS
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BURSA’da mide kanseri tedavisi görürken emekliye ayrılan polis memuru Aydın Eryaşar (53) hayatını kaybetti. 2 çocuk babası polis memuru, düzenlenen törenle toprağa verildi.
İnegöl İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde görevli polis memuru Aydın Eryaşar’a 6 ay önce mide kanseri teşhisi kondu. Tedavisine başlanan Eryaşar, sağlığı düzelmeyince emekliye ayrıldı. Durumu ağırlaşınca İnegöl Devlet Hastanesi’nde tedaviye alınan Eryaşar, bu sabah doktorların tüm müdahalesine rağmen hayatını kaybetti.
30 yıllık polis memuru için İlçe Emniyet Müdürlüğü’nün bahçesinde tören düzenlendi. Törene Kaymakam Eren Arslan, Belediye Başkanı Alper Taban, Başsavcı Veli Ecir, İnegöl Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Yavuz Uğurdağ, İl ve ilçe Emniyet Müdürlüğü personelleri ile Eryaşar’ın ailesi ve yakınları katıldı. 2 çocuk babası Aydın Eryaşar, buradaki törenin ardından Alanyurt Yeni Mahalle Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından İnegöl Alanyurt Kent Mezarlığı’na defnedildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kaza, TEM Otoyolu İzmit Batı gişeler mevki Ankara istikametinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Erkan Elmas (48) idaresindeki 34 BAD 833 plakalı pikap, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde yol ayrımındaki bariyere saplanıp yaklaşık 10 metre ilerledi. Bariyer aracın ön kısmından girip arka camından çıktı. O esnada yoldan geçen Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne ait ambulans ilk müdahaleyi yaptı. İhbar üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Kısa sürede olay yerine gelen sağlık ekiplerince yapılan kontrollerde Erkan Elmas’ın hayatını kaybettiği belirlendi. İtfaiye ekiplerince sıkıştığı yerden çıkartılan Erkan Elmas’ın cenazesi otopsi işlemleri için morga kaldırıldı. Olay yeri inceleme ekipleri kaza yerinde incelemelerde bulundu.
Kaza sebebiyle otoyolun Ankara istikametinde trafikte yoğunluğu oluştu. Polis ekiplerince 2 şeritten kontrollü geçişlerin sağlanırken trafik aracın çekici vasıtasıyla kaldırılmasıyla normal seyrine döndü.
Kazayla ilgili inceleme başlatıldı. – KOCAELİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KİLİS – Kilis’te polis ekipleri, yeni eğitim öğretimin yılının başlamasıyla birlikte okul önlerinde denetim gerçekleştirdi.
Kilis İl Emniyet Müdürlüğü, 2024-2025 eğitim-öğretim yılının başlamasıyla birlikte, okullar ve çevresinde denetimlerini sıkılaştırdı. Okulların bulunduğu bölgelerde trafiğin yoğunlaşmasından dolayı kazaların önlenmesi amacıyla sıkı denetim yaptı. Denetimler sonucunda Karayolları Trafik Kanununun ilgili maddelerinin eksiği olan araç ve motosiklet sürücülerine gerekli cezai işlem uygulandı. Okul çevrelerinde GBT ve ehliyet sorgulamasında bulunan ekipler sürücülere ise kurallara uymaları konusunda uyarılarda bulundu.
Okullar bölgesinde yaya ve öğrenci güvenliği sağlanabilmesi için uygulamaların devam edeceği bilgisi öğrenildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TUNCELİ’nin Ovacık ilçesinde Muzaffer Y. (50), boş sandığı av tüfeğinin ateş alması sonucu karnından yaralandı. Muzaffer Y., ambulans helikopterle hastaneye yetiştirildi.
Olay, öğle saatlerinde Ovacık ilçesine bağlı Aslıca köyünde meydana geldi. İddiaya göre, Muzaffer Y., boş sandığı av tüfeğinin tetiğine yanlışlıkla dokundu. Bu sırada ateş alan tüfekten çıkan saçmalar, Muzaffer Y.’nin karın boşluğuna isabet etti. Muzaffer Y.’nin yakınları, 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak ihbarda bulundu. İlçe merkezine uzak ve dağlık olan olay yerine, Sağlık Bakanlığı’ndan ambulans helikopter istendi. Malatya’dan kalkan ambulans helikopter, kısa sürede bölgeye ulaşarak yaralıyı Tunceli Devlet Hastanesi’ne yetiştirdi. Muzaffer Y.’nin ameliyata alındığı, hayati tehlikesinin olmadığı öğrenildi.
Jandarma, olayla ilgili inceleme başlattı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yalçın, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Bakan Işıkhan ile toplu sözleşme hükümlerini engelleyen tasarruf genelgesinin revize edilmesi konusunu ele aldıklarını belirtti. Yalçın, “Geçtiğimiz ay Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile yapmış olduğumuz görüşmede Anayasa, Kanunlar ve uluslararası sözleşmelere aykırı olarak toplu sözleşme hükümlerimizi engelleyen Tasarruf Tedbirlerini görüşmüş, yanlışın düzeltilmesi gerektiğini belirtmiştik” dedi.
Yalçın, Bakan Işıkhan ile yaptıkları görüşmede de toplu sözleşme görüşmelerinde karar altına alınan servis hizmeti kazanımının engellenmesinin oluşturduğu mağduriyeti ve toplumsal maliyet oluşturduğunu, okulların açılmasıyla artan trafik ve bazı kurumlarda servis sözleşme yenileme dönemlerinin gelmesi sebebiyle sorunun bir an önce çözülmesi gerektiğini söyledi. Yalçın, ilk toplu sözleşmeden itibaren 12 yıldır uygulanan koruyucu giyim kazanımının kapsamının genişlemesi yönüyle memurların memnuniyetinin arttığını, usulsüz idari işlemlerle engellenerek masaya olan güveni zedelediğini belirterek, “Kamu İşveren Heyeti ve Kamu Görevlileri Sendikaları Heyetinin masada kararlaştırılanı sahada uygulama noktasında ortak hareket etmesi gerektiğini, fazla çalışma ücreti T.S’deki kazanımlarımızla hemen hemen bütün kurumlarda uygulanan, emeğin ve akıtılan alın terinin karşılığının verilmesi noktasında emekçinin hakkı olan bir kazanımdır” ifadelerini kullandı.
Fazla çalışma ücretinin eksiksiz verilmesi ve masanın dışında karar alınmaması gerektiğini ifade eden Yalçın, şunları kaydetti:
“Seyyanen ilave ödemenin emekli aylığına yansıtılması, 1. Dereceye 3600 Ek Gösterge çalışmasının tamamlanması, 4688 sayılı Kanun’da değişikliğin gerçekleşmesi, koruma ve güvenlik görevlilerinin ek ödemesi, Ayniyat saymanlarının ÖHT sorununun çözülmesi, Mühendislik Meslek Kanunu, YHS ve diğer kamu görevlilerinin beklentilerinin karşılanması gerektiğini belirterek, çözümde geç kalınmaması, hızlı hareket edilmesi gerektiğini aktardık.”
“İyi bir eğitim sağlanabilmesi için tüm eğitim çalışanları seferber olmak zorunda kalmıştır”
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ile İşgücü Uyum Programının (İUP) okulların personel ihtiyacını çözmesi amacıyla görüştüklerini de belirten Yalçın, “Okulların temel hizmet ihtiyaçlarını karşılamayan, iş ve sosyal güvenceden yoksun ve ücret adaletsizliği üreten İUP, çözümde anahtar olamamıştır. Öğrencilerimize, çocuklarımıza iyi bir eğitim, sağlıklı ve hijyenik bir okul ortamı sağlanabilmesi için idarecisinden öğretmenine tüm eğitim çalışanları seferber olmak zorunda kalmıştır. Yan hizmetlerin eksiksiz yerine getirilmesiyle eğitim sistemimiz çok daha iyi sonuçlar verecektir” şeklinde konuştu.
Ücret adaletsizliğinin giderilerek programın işlevsel hale getirilebileceğini ve asgari ücretin altındaki rakamların ilgi görmediğinin bilinmesini istediklerini ifade eden Yalçın, programın cazip hale getirilmesi gerekliliğini Bakan Işıkhan’a ilettiklerini belirtti.
Yalçın, Bakan Işıkhan’ın, İUP kapsamında ödenecek ücretin 12 bin liraya yükseltilmesi ve ilgili mevzuattaki eksikliklerin giderilmesi için çalışma yapacaklarını belirttiğini kaydetti. – ANKARA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kaza, saat 14.30 sıralarında İzmir- Ankara D300 karayolu Kovukdere rampalarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, İzmir’den Uşak istikametine seyir halinde olan Hasan Başer (58) idaresindeki 35 BCV 796 plakalı hafif ticari araç, aynı yönde seyir halinde olan Mehmet K. idaresindeki 63 AGC 126 plakalı tıra arkadan çarptı. Kazayı görenlerin ihbarı üzerine olay yerine itfaiye, ambulans, jandarma ve trafik polisleri sevk edildi. Çarpmanın şiddetiyle otomobil içerisinde sıkışan otomobil sürücüsü Hasan Başer ile yolcu konumunda bulunan İsmail Ç. (59), Kula İtfaiye Amirliği ekipleri tarafından sıkıştıkları yerden kurtarılarak sağlık ekiplerine teslim edildi. Hafif ticari araç sürücüsünün olay yerinde yaşamını yitirdiğini belirlenirken, kazada ağır yaralanan İsmail Ç. ise Salihli Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Hasan Başer’in cansız bedeni ise Cumhuriyet Savcısı’nın olay yerinde yaptığı incelemenin ardından Kula Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.
Öte yandan kaza sebebiyle İzmir-Ankara D300 karayolunun Uşak istikametinde trafik bir süre tek şeritten kontrollü olarak sağlandı. Kazaya karışan araçların yoldan kaldırılmasıyla trafik akışı normal seyrine döndü.
Kaza ile ilgili soruşturma başlatıldığı bildirildi. – MANİSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ahi Evran Kongre ve Kültür Merkezi’ndeki etkinlikte konuşan Rektör Prof. Dr. Mustafa Kasım Karahocagil, Ahiliğin bir meslek örgütü olmasının dışında insan yetiştirme ve medeniyet projesi olduğunu söyledi.
Ahiliğin toplumsal dayanışmayı güçlendirdiğini, toplumsal hayata düzen getirdiğini, yeni bir anlayışın hakim olmasını sağladığını, dışarıdan tehditlerin olduğu dönemlerde devleti ve milleti ayakta tutabildiğini vurgulayan Karahocagil, “Ahiliğin bizim ne kadar önemli bir değerimiz olduğu daha çok ortaya çıkmaktadır. Bir yıla yakın bir süredir Gazze’de insanlık katliamı ve soykırım yapılıyor, bütün dünyanın seyirci kaldığı bu sistem devam ediyor. Yarın bunların başka yerlerde olma ihtimalini görüyoruz. Bunun için mazlumların sesi ve güvencesi olmak, onların güvendiği yer olmak gibi tarihi bir sorumluluğumuz var. Ahilik öyle bir değer ve sistem ki içindekilerle toplumsal düzeni, barışı sağlarken, insanın gelişimine de odaklanmaktadır.” diye konuştu.
Daha sonra öğrencilere üniversite, yerleşke, imkanlar ve kent hakkında bilgiler verilirken, her fakülte, yüksekokul ve meslek yüksekokulu da kendi bünyesinde öğrencilere yönelik seminer düzenledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÇALIŞMA ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Memur- Sen Genel Başkanı Ali Yalçın’ı kabul etti.
Yalçın’ın sosyal medya hesabından yaptığı açıklamaya göre, Yalçın ve beraberinde Memur- Sen Genel Başkan Yardımcısı Hacı Bayram Tonbul, Bakan Işıkhan’ı ziyaret etti. Görüşmeyi 29 Ağustos’ta tanıtımı yapılan İşgücü Uyum Programının (İUP) okulların personel ihtiyacını çözmesi amacıyla gerçekleştirdiklerini ifade eden Yalçın, “Okulların temel hizmet ihtiyaçlarını karşılamayan, iş ve sosyal güvenceden yoksun ve ücret adaletsizliği üreten İUP, çözümde anahtar olamamıştır. Öğrencilerimize, çocuklarımıza iyi bir eğitim, sağlıklı ve hijyenik bir okul ortamı sağlanabilmesi için idarecisinden öğretmenine tüm eğitim çalışanları seferber olmak zorunda kalmıştır. Yan hizmetlerin eksiksiz yerine getirilmesiyle eğitim sistemimiz çok daha iyi sonuçlar verecektir” dedi.
Yalçın, ücret adaletsizliğinin giderilerek programın işlevsel hale getirilebileceğini ve asgari ücret altı rakamların ilgi görmediğinin bilinmesini istediklerini ve uygulamanın cazip hale getirilmesi gerekliliğini Bakan Işıkhan’a ilettiklerini ifade etti.
Yalçın, bunun üzerine Bakan Işıkhan’ın, İUP kapsamında ödenecek ücretin 12 bin liraya yükseltilmesi ve ilgili mevzuattaki eksikliklerin giderilmesi için çalışma yapacaklarını kaydetti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Törene, Kaymakam Semih Doğanoğlu, Belediye Başkanı Ertunç Güngör, İlçe Milli Eğitim Müdürü Hakan Keşküş, Nallıhan Meslek Yüksekokulu Müdürü Ayhan Aydın ve öğrenciler katıldı.
Bilgisayar programcılığı ve elektronik teknolojisi alanında 2 yıl eğitim görecek öğrencilere başarılar dileyen Aydın, her zaman öğrencilerin yanında olacaklarını kaydetti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KARTAL’da 4 katlı binanın çatısında yapılan tadilat sırasında yangın çıktı. Yangın itfaiye ekipleri tarafından kısa sürede söndürüldü.
Yangın, saat 15.00 sıralarında Esentepe Mahallesi, Garajaltı Sokak’ta bulunan 4 katlı bir binanın çatı kısmında çıktı. İddiaya göre, çatıda tadilat yapıldığı sırada henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Kısa sürede büyüyen yangın tüm çatıyı sardı. Alevler, bitişiğindeki binaya da sıçradı. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Yangın, itfaiye ekipleri tarafından kısa sürede söndürüldü.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bakırhan, bir restoranda düzenlenen “Ekmek ve Adalet Mücadelesinde Buluşuyoruz Programı”na katılarak, basın mensuplarıyla bir araya geldi.
Burada konuşan Bakırhan, yerel basının Türkiye’nin aynası olduğunu ifade etti.
Toplumun her kesimiyle bir araya geldiklerini dile getiren Bakırhan, adalet ve özgürlük arayanların yanında olmaya devam edeceklerini anlattı.
Bir gazetecinin Anayasa çalışmaları hakkındaki sorusu üzerine Bakırhan, şu cevabı verdi:
“Yeni bir Anayasa olmalı, demokratik olmalı. Toplumun dinamikleri yapım sürecine katılmalı. Bu konuda samimiyet olmalı. Anayasa 3-5 farklı partinin bir araya gelerek yapacağı bir şey değil, toplum sözleşmesidir. Toplumun dahil olmadığı bir Anayasa, Anayasa olmaz. Öncekilerinin kötü bir örneği olur. Adı Anayasa olur, yine olur, demokratik olmaz.”
Bakırhan, daha sonra Akdeniz ilçesindeki Karaduvar Balıkçılar Kooperatifi’ni ziyaret etti, ardından Kazanlı Taziye Evi’nde “Kazanlı Örtü Altı Üreticileri Toplantısı”na katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>2 TAKIM DA 10 KİŞİ KALDI
İlk yarısı golsüz geçilen karşılaşmada Bodrum FK’dan Fredy 59. dakikada kırmızı kart gördü. RAMS Başakşehir’de ise 66. dakikada oyuna giren Dimitrios Pelkas, 75. dakikada kırmızı kartla oyun dışında kaldı.

GALİBİYET GOLÜ 90’DA GELDİ
İki takımın birer kişi eksildiği maçta zaman zaman tehlikeli pozisyonlar yaşandı. RAMS Başakşehir, 90. dakikada Leo Duarte’nin attığı golle galibiyete ulaştı. Berat’ın savunma arkasına attığı topa hareketlenen Duarte, çapraz pozisyonda yaptığı vuruşla topu filelere göndermeyi başardı.

RAMS BAŞAKŞEHİR PUAINI 10 YAPTI
Bu galibiyetin ardından RAMS Başakşehir puanını 10’a yükseltti. Bodrum FK 3 puanda kaldı. Süper Lig’de gelecek hafta Bodrum FK, Hatayspor’a konuk olacak. Başakşehir, Samsunspor deplasmanına çıkacak.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çaykur Rizespor maçının ardından
Metin ARSLANCAN – Sacit GÖNCÜ/ İSTANBUL, – Süper Lig’in 5’inci haftasında Galatasaray, konuk ettiği Çaykur Rizespor’u 5-0 mağlup etti.
RAMS Park’ta oynanan karşılaşmanın ardından düzenlenen basın toplantısında Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk ile Çaykur Rizespor Teknik Direktörü İlhan Palut mücadeleyi değerlendirdi.
Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, bugün maça iyi başladıklarını anlatarak, “Rakibimizin 5’li savunmayla maça başlayacaklarını biliyorduk. Savunmada 3’lüye döndüğümüz anlar oldu ve 3-4-3 ile üstlerine gittik. Erken gol bizi rahatlattı. Rakibimiz dizilişini bozmadı. Daha rahat çıkma şanslarımız oldu. Kendi üstünlüğümüzle devreye girdik. Rakibi kendi kalemize getirmedik. İlk yarıda bu önemliydi. Pozisyon pek vermedik. Gol yemeden maçı tamamladık. Savunma hattını önde kurunca rakibe üstünlük kuruyoruz. Diziliş olarak da üstünlüğü ele geçirdik. Ofansif anlamda ürettiğimiz bir maç oldu. Artık salı günü oynanacak maça hazırlanacağız” diye konuştu.
‘TAKIMIMA GÜVENİYORUM’
Orta saha transferi için girişimlerde bulunduklarını anlatan Buruk, “Bazen profillere bakıyoruz. nasıl farklı şeyler oynayabiliriz diye. Çok beğendiğimiz iki üç oyuncuya teklifler de oldu. Yapabileceğimiz oyun dizilişleri üzerine oyuncular düşündük. Elimizde iyi oyuncular var. Bir oyuncu daha katar mıyız diye düşündük. Farklı sistemler için oyuncular düşündük. Oyuncu alırsak kadromuzdaki oyunculardan daha iyisi olmalı. Düşüncelerimiz vardı ancak sonuç olarak olmadı. Kadromdan memnunum, oyuncularımdan da. Üç yabancı oyuncumuz Icardi, Sallai ve Ziyech olmamasına rağmen başlayan ve oyuna girenleri değerli buluyorum. Genç oyuncularımızı da değerli buluyorum. Gayet mutluyum ve takımıma güveniyorum. Bu oyuncularla başarılar elde edeceğimizi düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
‘İKİ FORVETLE OYNAYACAĞIMIZI DÜŞÜNÜYORUM’
Çift forvetle oynamayı düşündüğünü belirten Buruk, “Hep söyledik. Elinizde Osimhen, Icardi ve Batshuayi varken her zaman iki forvetle oymamayı düşüneceğiz. Farklı sistemleri düşüneceğiz. Biraz da çalışmamız lazım. Hazırlık maçında 3’lü savunma oynadık. Öndeki oyuncuları yerleştirmiş oldu ancak tam kadro olmayınca biraz olmuyor. Oyuncu yapısı olarak farklı sistemlere uyguluyoruz. Yunus’un performansı çok iyiydi. Farklı sistemleri ve iki forvetle oynayacağımızı düşünüyorum” açıklamasını yaptı.
‘RAHATLAMAK ONA ÇOK YARADI’
Okan Buruk, Benfica’ya transfer olan eski öğrencisi Kerem Aktürkoğlu’nun takımıyla çıktığı ilk maçta gol atmasının hatırlatılması üzerine, “Rahatlamak ona çok yaradı. Milli maçta da özgüvenini gösterdi. Orada da gösterecek. Kerem gibi cesur oyuncuların istediğini yapabilmeleri çok önemli. Bu anlamda seviniyoruz. Elimizdeki oyuncuların aynı performansları göstermeleri için gayret edeceğiz. Oyuncuların performansları, bizim de iyi oynamamız onları yurt dışına taşıyor” şeklinde konuştu.
‘KISA VADEDE ÇOK İYİ ŞEYLER BEKLEMİYORUM’
Elias Jelert ile ilgili de konuşan Buruk, şunları kaydetti:
“Bütün yeni transferlerin bir adaptasyon süreci oluyor. Oyuncuların süreci iyi değerlendirmesi gerekiyor. Bazıları hemen alışabiliyor. Oyun içine çabuk adapte olabiliyor. Jelert de genç oyuncu. Kısa vadede çok iyi şeyler beklemiyorum. Oyunculara süre vermek gerekiyor. İyi oldukları yerde oynatmak gerek. Sezon başını takımıyla geçiremedi, bizde de geçiremedi. Sakatlıklar yaşadı. En kısa sürede hazır olacak. Bir sonraki maç için düşündüğümüz oyunculardan biri.”
‘MERTENS’İN PERFORMANSI ÇOK İYİYDİ’
Okan Buruk, tecrübeli futbolcu Dries Mertens’in Çaykur Rizespor maçındaki performansından övgüyle söz ederek, “Mertens bu sezonki en iyi maçını oynadı. Geçen senenin son bölümünü müthiş bitirmişti. Geçen senenin sonunu gördüm. Takıma pozitif hava veren bir isim. Topla da topsuz da iyi iş yaptı. Osimhen ile de birbirlerini tanıyorlar. Bugünkü performansına bunun da katkısı olmuştur. Bugünkü performansı çok iyiydi” diye konuştu.
İLHAN PALUT: KÖTÜ BİR SONUÇLA AYRILDIK
Çaykur Rizespor Teknik Direktörü İlhan Palut, farklı bir dizilişle farklı bir oyun formatıyla maça başladıklarını belirterek, “Top Galatasaray’da iken kompakt bir savunma, merkezi kalabalık tutan bir anlayış. En azından Galatasaray’ın iştahlı başlarken ki temposunu biraz düşürebilmek ve daha emniyetli bir oyun gibi sağlamaktı amacımız. Daha bu çalışmanın neler getirebileceğini nasıl yansımaları olacağını daha görmeye fırsat olmadan iki tane duran toptan gol yedik. Alikulov’un sakatlığıyla sistem değişti. İkinci yarının başında yine taçtan bu sefer bir gol daha yemeyi başardık. Zaten ondan sonrası gerçekten kolay olmuyor. Kötü bir sonuçla ayrıldık. Galatasaray’ı tebrik ediyorum. Önümüzdeki haftanın maçına çok kırılma yaşamadan hazırlanmaya yarın itibariyle başlayacağız” ifadelerini kullandı.
‘AYAKLARIMIZIN YERE BASMASI LAZIM’
Mourinho’nun “Çaykur Rizespor bu ligde gördüğüm en iyi takımlardan biri” açıklamasına değinen Palut, şunları kaydetti:
“Umarım oyuncularım bu sözü Mourinho’nun bilerek söylediğini anlamışlardır. Fenerbahçe maçı öncesi bunun savaşını verdim. Böyle bir durumumuz yok. Ayaklarımızın yere basması lazım. Takımıma baskı yapmak istemiyorum. Bugün bir şey yapamadık ama bu rehavetin 1 maçlık olduğunu düşünüyorum. Kasımpaşa ve Galatasaray maçlarını ise rehavetten dolayı kaybettiğimizi düşünmüyorum.”
Palut, konuşmasına şöyle devam etti:
“Birinci opsiyon, geri oynamak ve kaleci. Bunu bir kenara bırakalım. Öndeki o pozisyonlara odaklanalım. Onu konuştuk. Yani dönem dönemde yapmaya çalıştık açıkçası ama dediğim gibi bu golleri yediğimiz zaman saha içerisindeki moral, motivasyon çok önemli. Kırılmamak lazım. Çok güçlü durmak lazım ama bazen de mümkün olmadığını görebiliyoruz. Amir girdikten sonra ilk opsiyonumuz Amir’di. Ama işte yediğimiz gol evet kolay olmayan bir ambiyans. Belki oyuncuları hata noktasında tedirgin ediyor ve daha garantiye gidiyor. Daha garantiye gittikçe de oyunun merkezinden kendi kalemize gidiyoruz.”
‘KENDİ FELSEFEMİZDEN RAKİP KİM OLURSA OLSUN ÖDÜN VERMEMEK GEREKİYOR’
Rakip kim olursa olsun çıkıp mücadele etmenin öneminde bahseden Palut, “Rizespor’daki ilk sorun görev süremdeki Fenerbahçe de olsa Galatasaray da olsa, işte Beşiktaş da olsa biz yine çıkalım, oyunumuzu oynayalım. Bu maçlara özel herhangi bir formasyon ya da daha oyunu çok geride kabul eden bir yapıda olmayalım. Biz de rakip kim olursa olsun çıkalım ve bu mücadeleyi gösterelim. Aslında temel felsefem her zaman olduğu gibi buydu. Hatayspor’da bir alt ligdeki takımla da buraya geldiğim zaman yine temel felsefem buydu. Ama bunu bu maç öncesi artık bir inatlaşma olarak içinde kabul etmeye başladım ve bir şeyleri değiştirmem gerektiğini düşündüm. Zaten maça başlangıcımız içindeki bu kararın bir yansımasıydı. Bunu yaparak da yani bir fazla merkez defans oyuncusunu da ekleyerek bazen daha iyi savunma yapamıyorsunuz. Şimdiki düşüncem evet maç bitti. Kendime şunu diyebilirim: ‘Yine inandığım oyunla, inandığım sistemle, belki önde baskıyla devam edip gerekirse yenilseydim.’ Tabii sonuçtan sonra bunu söylemek kolay. Yenilebiliriz evet iyi takımlar ama kendi felsefemizden rakip kim olursa olsun ödün vermemek gerekiyor. Bir dahaki maçlar için çok daha özel bir savunma prensibi içerisinde olmayı düşünüyorum” diyerek konuşmasını tamamladı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Trendyol Süper Lig’in 5. haftasında Çaykur Rizespor deplasmanda oynadığı Galatasaray’a 5-0 yenildi. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Rizespor Teknik Direktörü İlhan Palut, “Farklı bir formasyonla maça başladık. Bu hafta ona hazırlamıştık. Kompakt bir savunma yaparak merkezi kalabalık tutmak istedik. Galatasaray’ın iştahlı başlamasını temposunu düşürmek istedik. Top bize geçerken de pas oyunu oynamayı planlıyorduk. Bunun nasıl yansımaların olacağı görmeye fırsat olmadan duran toptandan 2 gol yedik. Alikulov sakatlığı sistem değişti. İlk yarını sonuna kadar dengeli oyun oldu. İkinci yarının başında taştan gol yedik. Ondan sonrası hiç de kolay olmuyor. Kötü bir sonuçla ayrıldık. Galatasaray’ı tebrik ediyorum. Önümüzdeki haftanın maçına çok kırılma yaşamadan yarın başlayacağız” diye konuştu.
Büyük takımlarla oynadıkları maçlarda aldıkları sonuçların sorulması üzerine İlhan Palut, “Rizespor’daki görev süremdeki ilk sorun Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş olsa biz çıkalım oyumuzu oynayalım, bu maçlara özel herhangi bir yapıda olmayalım, rakip kim olursa oluşun bu mücadeleyi gösterelim istedik. Temel felsefem her zaman buydu. Hatayspor’da da buydu. Bunu bu maç öncesine inatlaşma olarak kabul etmeye başladım. Değiştirmem gerektiğimizi düşündüm. Bir fazla merkez defans oyuncusu ekleyerek bazen daha iyi defans yapamıyorsunuz. Bundan sonraki maçlarda, kendi felsefemizden ödün vermemiz gerekiyor. Bir dahaki maçlara özel bir savunma prensibi düşünmüyorum” şeklinde konuştu.
İlhan Palut ayrıca büyük maçlarda fazla gol yemelerinin temel nedeninin kırılganlık olduğunu söyledi.
Fenerbahçe Teknik Direktörü Jose Mourinho’nun Rizespor için, ‘Rizespor, ligde gördüğüm en iyi takım’ açıklamasının hatırlatılması üzerine Palut, “Bizim için ‘Ligin iyi takımı Rizespor’ dediği için ‘Çok iyiyiz’ dememiz mi gerekiyor ama bu işte bir terslik var, bizim ligin iyi takımı nereden oluyoruz diye kendimizi sorgulayıp, ayaklarımızı yere daha sağlam mı basmamız mı gerekiyor. Fenerbahçe maçı öncesi bunun mücadelesini verdim. Böyle bir durum yok, ayaklarımız yere bassın. Bugünkü maç dışında kalan 4 maçta istediğimiz birçok şeyi sahaya yansıttık. Bu maç hiçbir şey yapamadık” şeklinde konuştu. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TFF 2’nci Lig Kırmızı Grup’ta sezonun ilk 2 haftasını 4’er puanla kapatan iki Ege ekibi Somaspor ve Bucaspor 1928 yarın Soma’da karşı karşıya gelecek. Soma Atatürk Stadı’nda saat 16.30’de başlayacak maçta Taner Tuncer görev alacak.
Ev sahibi Somaspor’un teknik direktörü Erman Güraçar, zorlu bir karşılaşma oynayacaklarını belirterek, “İki takımın da bu sezon hedefi üst sıralar olacak. Sahamızda kayıp yaşamak istemiyoruz” diye konuştu.
Bucaspor 1928’in tecrübeli çalıştırıcısı Uğur Balcıoğlu, Soma’ya 3 puan için gittiklerini belirterek, “Rakibimizi iyi analiz ettik. Kolay deplasman maçı olmayacak ancak kazanacağımazyürekten inanıyoruz” dedi.
ARDA USLUOĞLU SÜPER LİG’E GİTTİ
Bucaspor 1928’in altyapısından yetiştirip vitrine çıkardığı 17 yaşındaki forvet Arda Usluoğlu, Süper Lig’e transfer oldu. Daha önce adı Galatasaray’la da anılan genç oyuncu Alanyaspor’a imza attı. Uzun süredir Arda’nın peşinde olan, temmuz ayında da genç oyuncu için Buca yönetimiyle pazarlık masasına oturan Alanyaspor, bonservisini aldığı Arda ile 3 yıllık sözleşme imzaladı.
2021-2022 sezonunda ilk profesyonel maçlarına çıkan Arda, geçen sezon ise istikrarlı bir şekilde sarı-lacivertli formayı giydi. Geçen sene 26 maçta oynayan Arda 4 gol attı. Bu sezon da Bucaspor 1928’le ilk 3 maça çıkan oyuncu 126 dakika sahada kaldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TÜRK futbolunun en tecrübeli savunma oyuncularından İbrahim Öztürk, 43 yaşında futbolu bırakma kararı aldı. Süper Lig’de 2009-2010 sezonunda Bursa spor formasıyla şampiyonluk yaşayan İbrahim, 1’inci Lig’de 2016-2017’de Sivasspor ile şampiyonluk sevincine ortak oldu. Altay ile 2017-2018’de 2’nci Lig’de şampiyonluk kupası kaldıran İbrahim Öztürk, siyah-beyazlı kulüpte 2017-2018’de 1’inci Lig’de Play-Off şampiyonluğu yaşadı.
Tecrübeli defans oyuncusu kariyerindeki ilk kupayı ise 2003-2004’te 3’üncü Lig’de Karamanspor formasıyla kaldırmıştı. Bir kez A Milli Takım’a davet edilen İbrahim, 17 Kasım 2010’da deplasmanda Hollanda ile oynanan özel maçta yedek soyunmuş ancak süre alamamıştı. Profesyonel tüm liglerde kupa kaldıran İbrahim Öztürk, Altay formasıyla 21 Mayıs 2022’de 41 yaşındayken Kasımpaşa’ya attığı golle Süper Lig’de gol atan en yaşlı futbolcu ünvanını elde etti.
‘YENİ BİR SAYFA AÇMANIN ZAMANI GELDİ’
İbrahim Öztürk, sosyal medya hesabından paylaştığı gönderide şu ifadelere yer verdi:
“Uzun yıllar boyunca büyük bir tutku ve sevgiyle oynadığım futbola veda ettiğimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Ancak hayatımda yeni bir sayfa açmanın zamanı geldiğine inanıyorum. Futbol benim için sadece bir spor değil, aynı zamanda hayatımın büyük bir parçası oldu. Sahada geçirdiğim her an, rekor kırarak attığım her gol, kazandığım her zafer, şampiyonluklar ve beni ben yapan değerli anılar olarak kalacak. Bu süreçte bana destek olan aileme, arkadaşlarıma, takım arkadaşlarıma, antrenörlerime ve en önemlisi siz değerli futbolseverlere sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Futbol sahasında öğrendiğim disiplin, azim ve takım ruhu, hayatımın her alanında bana rehberlik etmeye devam edecek. Bu vedanın bir son değil, yeni başlangıçlar için bir adım olduğunu biliyorum. Gelecekte, futbolun farklı alanlarında, belki de genç yeteneklere rehberlik ederek bu güzel oyuna katkıda bulunmaya devam edeceğim. Bu yolculukta yanımda olan herkese minnettarım. Futbolun bana kattığı değerleri ve anıları her zaman kalbimde taşıyacağım. Hepinize en içten sevgi ve saygılarımla veda ediyorum. Sevgilerimle.”
SAKATLANARAK VEDA ETTİ
İbrahim Öztürk’ün kariyerine son vermesinde geçen sezon yaşadığı sakatlık önemli rol oynadı. Geçen sezonun ilk yarısında 1’inci Lig’de Altay formasıyla 18 karşılaşmada görev yapan deneyimli stoper, siyah-beyazlı kulüpteki maddi sorunlar nedeniyle ara transfer döneminde 3’üncü Lig’de mücadele eden Talasgücü Belediyespor’a transfer oldu. Kayseri temsilcisi ile 9 karşılaşmaya çıkan İbrahim, 7 Nisan’da iç sahada oynadıkları 52 Orduspor FK maçında çapraz bağlarından sakatlandı. Dizinden ameliyat olan İbrahim, bu sakatlık sonrası kariyerini noktaladı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TFF 2. Lig Beyaz Grup ekiplerinden Altınordu, 3. hafta mücadelesinde Isparta 32 Spor’la karşı karşıya gelecek. Torbalı’daki Metin Oktay Yerleşkesi Serpil Hamdi Tüzün Sahası’nda saat 16.30’da başlayacak müsabakayı Sinop bölgesi hakemlerinden Erdal Yılmaz yönetecek. Karşılaşma öncesinde Altınordu’nun 1 beraberlik ve 1 galibiyeti yer alırken, konuk ekip Isparta 32 Spor’un ise 1 beraberliği ve 1 mağlubiyeti bulunuyor. İzmir ekibi, bu müsabakayı da hatasız geçerek yenilgisiz bir şekilde yoluna devam etmek istiyor.
Öte yandan Altınordu’da sakatlıkları devam eden orta saha oyuncusu Kaan Baysal ile sol kanat oyuncusu Hüseyin Bulut’un bu mücadelede forma giymesi beklenmiyor. Fakat U20 Milli Takımı’ndan dönen forvet oyuncusu İlkan Sever’in ise kadroda yer alabileceği öğrenildi. – İZMİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Yakutiye Gençlik Merkezi Tiyatro ekibi Deprem Bölgesinde, çocuklar için gösteri oyunları sergileyecek.
Gençlik ve Spor Bakanlığının ‘Gülümseyin Geliyoruz’, ‘Okula Hazırlık’ projesi kapsamında 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş Merkezleri depremlerden etkilenen Hatay, Adıyaman, Gaziantep, Kahramanmaraş ve Malatya gibi illerde tiyatro gösterisi yaparak minik öğrencilere bir nebze olsun moral aşılamaya çalışacak olan tiyatro ekibi yola çıktı. Yönetmen Ferhat Raşit Kına ve 16 kişilik ekibini Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürü Levent Çakmur ile Gençlik Hizmetleri Müdürü Zülküf Yılmaz uğurladı.
6. kez deprem bölgesinde
Yakutiye Gençlik Merkezi Tiyatro ekibi 6. Kez deprem bölgesinde depremzede çocuklara moral aşılayacak. ‘Asrın felaketi’nden etkilenen tüm illerde sahne alacak olan tiyatro ekibine başarılar dileyen Gençlik ve Spor İl Müdürü Levent Çakmur, yönetmen Ferhat Raşit Kına ve ekibine ‘Hayırlı yolculuklar’ diledi.
Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Yakutiye Gençlik Merkezi Tiyatro hocası Ferhat Raşit Kına, ekip olarak anlamlı bir yolculuğa çıkacaklarını belirterek, afetten bu yana deprem bölgesine 5 kez gittiklerini ve 6. Kez deprem bölgesinde afetzede çocuklarla buluşacakları için heyecanlı olduklarını söyledi. – ERZURUM
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Dr. Kasapoğlu, Denizli programına bir tekstil fabrikasını ziyaret ederek başladı. Burada Pamukkale eski Belediye Başkanı Hüseyin Gürlesin ve fabrika çalışanlarıyla bir araya gelen Kasapoğlu daha sonra AK Parti Pamukkale İlçe Başkanlığına geçerek burada bulunan partililerle bir toplantıya katıldı. Mehmet Kasapoğlu, AK Parti Pamukkale ilçe başkanlığında yaptığı konuşmada, “Hem Denizli genelinde hem de Pamukkale’de yaptığımız spor tesisleriyle, gençlik yatırımlarıyla, bu toprakların evlatlarına yıllarca hizmet edecek güçlü bir altyapıyı birlikte inşa ettik. Tüm bu eserlerimizle gurur duyuyoruz. Hizmet etmek herkese nasip olmaz. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 23 yıllık bir gönül hareketi, hizmet siyaseti var. Amacımız, davamız 85 milyon insanımızın mutlu olması, derdine derman olunması. Eminim ki bundan sonra da Türkiye Yüzyılında çok daha yüksek hedeflere birlikte ulaşacağız. Bu 23 yıllık süreçte emek, gayret ve birliktelik var. Bu birlikteliğin, güzel tablonun temelinde de AK Parti teşkilatlarımız var. Teşkilatlarımız tüm kademeleriyle bu ülkenin evlatları için gençleri, kadınları için durmadan çalışıyor. Öz eleştirimizi yaparak, varsa eksiklerimizi ortaya koyarak tüm kademelerimizle bu yolu daha güçlü nasıl yürüyeceğimizi belirleyip koşar adım milletin hizmetinde olmaya devam edeceğiz. Çünkü bu davanın temelinde dinamizm var, yenilenme var, tazelenme ve umut var. Biz ‘iki günü eşit olan ziyandadır’ düşüncesiyle hep daha iyisini bulma, farklılık oluşturma felsefesindeyiz. İşte önümüzde bir kongre süreci var. Liyakatiyle, gayretiyle, inanmışlığıyla bu harekete omuz veren tüm dava arkadaşlarımızla bu yolu yürümeye devam edeceğiz. ‘Türkiye Buluşmaları’ serimizi Pamukkale’den başlattık. Teşkilatlarımızla ve milletimizle her zaman olduğu gibi bir araya gelip hasbihal etmeye devam edeceğiz.” dedi.
Mehmet Kasapoğlu Ak Parti Pamukkale ilçe başkanlığı ziyaretinin ardından Güzelpınar ve Akköy köylerinde vatandaşlarla bir araya gelerek sohbet etti.
“Golbol milli sporcularımız yalnız Denizli’nin değil Türkiye’nin gururları”
Dr. Kasapoğlu stat incelemesinin ardından Paris Paralimpik oyunlarında Türkiye’yi temsil ederek şampiyonluğa ulaşan Golbol paralimpik Takımı oyuncularından Şeydanur Kaplan ve Berfin Altan’la bir araya geldi. Denizli Merkezefendi ilçesinde Şeydanur Kaplan’ın evinde gerçekleşen buluşmada Kasapoğlu, Paralimpik oyunlarına üst üste üçüncü kez altın madalya alarak şampiyon olan sporcuları kutlarken hem Paris Paralimpik oyunları hazırlık sürecini hem de Tokyo Paralimpik oyunlarındaki hatıralarını tazelediler. Kasapoğlu, şampiyon sporcularla yaptığı görüşmede, “Sizler yalnızca burada bulunan kıymetli ailelerinizin ve Denizli’nin değil, Türkiye’nin gururusunuz. Üst üste üçüncü kez şampiyonluk demek bu sporun artık rol modeli oldunuz demektir. Sizden sonra gelecek nesiller sizin başarılarınızı örnek alacak ve sizlerin başarılarına erişmeye çalışacaklar. Bu hem gurur verici hem de mesuliyet gerektiren bir başarı. Sizler Türkiye’nin örnek sporcularısınız. Sizi uzun yıllardır tanıyorum, birçok vesile ile sohbetlerimiz oldu her sohbetimizde karşımda duran güzel gönüllü sporcularla gurur duydum. Bu şampiyonluğun arkasında elbette çok kişi var ancak ailenin özellikle annelerin yeri ayrı. Size verdikleri destek için özellikle onlara teşekkür ederim. Başarılarınızla, azminizle göğsümüzü kabarttınız. Canı gönülden tebrik ediyorum.” ifadelerini kullandı.
Golbol milli takım sporcusu Sevda Altunoluk’la da bir telefon görüşmesi de yapan Kasapoğlu, milli sporcuları tekrar bir araya gelmek üzere TBMM’ye davet etti. Dr. Mehmet Kasapoğlu milli sporcularla gerçekleştirdiği buluşmanın ardından Gülay Kaynak Anadolu Lisesi Ragbi Takımı ve dereceye giren Judo sporcularıyla da bir araya geldi. Kasapoğlu burada genç sporcuların yoğun ilgisiyle karşılaştı.
Dr. Mehmet Kasapoğlu, AK Parti Türkiye Buluşmaları kapsamında gittiği Pamukkale’de, 2022 yılında açılışını gerçekleştirdikleri Güzelpınar ve Akköy statları ile 2 bin 796 kişi kapasiteli 7 blok ve sosyal tesisten oluşan Pamukkale Kız Öğrenci yurdu ve Kınıklı Spor tesisleri ziyaretiyle devam etti. Burada bir açıklama yapan Dr. Kasapoğlu, “Bu statların ve bu muhteşem yurdumuzun protokollerini imzaladığımız günden açılışını yaptığımız güne kadar tüm süreçleri özenle planladık. Hizmet siyaseti dediğimiz, gönülden hizmet dediğimiz işte burada ete kemiğe bürünmüş şekilde karşımızda duruyor. Ortaya koyduğumuz eserlerin milletimizin hizmetinde olduğunu, gençlerin, çocukların ve tüm sporseverlerin bu tesislerden yararlandığını görmek mutluluk verici.” dedi.
“Denizli’de yurt sorunu kalmadı”
Kasapoğlu, Pamukkale Kız Öğrenci Yurdu’nda yaptığı açıklamada, “Bakın bu yıl Denizli merkezde yurt başvurusunda bulunan tüm öğrencilerimiz istisnasız yerleştirildi. Başvurup açıkta kalan, kız ya da erkek, bir tek öğrencimiz bile yok. Türkiye benzersiz bir yurt altyapısına sahip. Buralara kolay gelinmedi. Ancak planlı ve sistemli bir büyüme ile bu başarı sağlanabilirdi. Gençlerimizin üniversite yıllarındaki evi olacak bu mekanların her bir metrekaresi için özenli ve titiz çalışmalar yaptık. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde gençlerimiz için çalışmaya ve üretmeye devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.
“Bu ülke şehitlerimizin bize emaneti”
Denizli programının son bölümünde 2016 yılında DiyarbakırLice’de şehit olan Jandarma Uzman Çavuş Özkan Bilgiç’in ailesini ziyaret eden Dr. Kasapoğlu, “Tüm şehitlerimiz bizim kırmızı çizgimiz. Bugün ülkemizde huzurla yaşayabiliyorsak şehitlerimiz sayesindedir. Bu ülke ve kıymetli aileleri aziz şehitlerimizin bize emanetidir. Bu emaneti canımız pahasına korumaya ve el üstünde tutmaya devam edeceğiz Onlar Allah katında mükafatların en güzeli ile şerefleniyorlar” ifadelerini kullandı.
Kasapoğlu, daha sonra tüm şehitler için dua okuyarak evden ayrıldı. – DENİZLİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>2024-2025 Eğitim ve Öğretim yılının başlamasıyla birlikte Zabıta Müdürlüğü ekipleri, okul servis araçlarına yönelik denetim gerçekleştirdi. Öğrencilerin ulaşımda güvenli ve sağlıklı bir hizmet almaları amacıyla gerçekleştirilen denetimde birçok başlıkta inceleme yapıldı. Eğitim Kampüsü girişinde önlem alarak servisleri denetleyen zabıta ekipleri, araç sürücülerinin ruhsat ve ehliyetini, ruhsatta belirlenen yolcu sayısını, emniyet kemerini, güzergah izin belgesini, klimayı, yangın söndürme tüpünü, araç içinin temizliğini ve uyarıcı yazıların olup olmadığı ile okul servisi yönetmeliğine uyup uymadıklarını kontrol etti.
Servis şoförlerine gerekli uyarı ve bilgilendirmelerde de bulunan Zabıta Müdürlüğü personeli, yeni eğitim-öğretim yılının başladığı ilk haftadan itibaren, öğrencilerin huzur ve güven içerisinde okullarına gidip gelmelerini sağlamak için denetimlerine devam edecek. – BAYBURT
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İÇİŞLERİ Bakanı Ali Yerlikaya, silah kaçakçılığı ve ruhsatsız silah taşıma suçuna yönelik yurt genelinde gerçekleştirilen ‘Mercek-25’ operasyonlarında, 2 bin 738 ruhsatsız silah ele geçirildiğini, 2 bin 459 şüpheli hakkında işlem yapıldığını açıkladı.
Bakan Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, İl Jandarma Komutanlıkları ve İl Emniyet Müdürlükleri tarafından 81 ilde ‘Mercek-25’ operasyonları düzenlendiğini belirtti. Buna göre; evlerde, iş yerlerinde, halka açık alanlarda ve yol aramalarında yapılan çalışmada, 1596 tabanca, 442 kurusıkıdan çevrilmiş tabanca, 45 uzun namlulu tüfek, 655 tüfek olmak üzere toplam, 2 bin 738 ruhsatsız silah ele geçirildi. Ayrıca, 2 bin 459 şüpheli hakkında işlem yapıldı.
Operasyonlarda emeği bulunan kamu görevlilerini tebrik eden Yerlikaya, “Aziz milletimizin bilmesini isterim ki ruhsatsız silah temin edenleri bir bir yakalayıp adalete teslim etmeye devam edeceğiz. Sizlerin dua ve desteğiyle kendi karanlık düzenlerinin hakim olmasını isteyen suç odaklarıyla mücadelemiz aralıksız sürecek” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamaya göre Yumaklı, Brezilya’nın Mato Grosso eyaletinin başkenti Cuiaba’da düzenlenen G20 Tarım Bakanları Zirvesi’ne katıldı.
Açılış oturumunun ardından bakanlar, günün anısına fidan dikerken, Bakanlar Toplantısı Birinci Oturumu’nda konuşan Yumaklı, son yıllardaki gelişmelerin, dayanıklı ve sürdürülebilir tarım ve gıda sistemlerine ilişkin sorumluluklarının her zamankinden daha da önemli olduğunu gösterdiğine işaret etti.
Yumaklı, toprak, su ve gıdanın ulusal politikaları ve küresel ilişkileri belirleyen stratejik unsurlar olduğunu aktararak “İklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin yanı sıra, Kovid-19 gibi krizler ve bölgesel çatışmalar giderek tüm dünyayı etkilemekte ve küresel gıda güvenliğini tehdit etmektedir. Bu, barış ve güvenlikle tarımın sürdürülebilirliği arasında yakın bir ilişki olduğunu göstermektedir. Ancak su olmadan tarımın sürdürülebilirliğini sağlayamayız. Bu nedenle suyu tarım politikalarımızın merkezine koyuyoruz.” ifadelerini kullandı.
Tüm dünya olarak bir geçiş döneminde olunduğunu, bunu da “yeni normal” olarak adlandırdıklarını belirten Yumaklı, şöyle devam etti:
“Bu yeni normale uyum sağlayabilmek amacıyla, etkili arazi kullanımı, su yönetimi ve üretim planlaması için yeni stratejiler oluşturmaktayız. Şimdi neyi, nerede ve ne kadar üreteceğimizi planlayacağız. Bu yıl itibarıyla planlı üretim uygulamalarını hayata geçireceğiz. Su merkezli tarımsal üretim planlamasıyla en uygun yerde stratejik ürünler üreterek tarımsal verimliliği artırmayı hedeflemekteyiz. Tüm bu politikalarla gıda tedarik güvenliğimizi garanti altına almayı ve üreticilerimizin hasat döneminde pazarlama sorunlarıyla karşılaşmasını engellemeyi amaçlıyoruz.”
“Sürdürülebilir tarım uygulamalarını yaygınlaştırmak önemli”
Yumaklı, “Sıfır Açlık” için birlikte çalışılması gerektiğine vurgu yaparak, yiyeceğin temel bir insan hakkı olmasına rağmen 800 milyondan fazla insanın bu hakka erişemediğini bildirdi.
Yaklaşık 500 bin kişinin gıda güvensizliğiyle karşı karşıya kalmasına neden olan Gazze’deki katliama dikkati çekmek istediğini belirten Yumaklı, “Gazze’de Filistinlilere uygulanan katliam, milyonlarca insanın kabul edilemez bir şekilde gıda ve suya erişimini engelliyor. Neredeyse bir yıldır devam eden bu zihinsel tutulmanın, insanlık adına sona ermesi gerekiyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Yumaklı, Gazze’de olduğu gibi, yetersiz hasat veya kıtlığa neden olan doğal afetler gibi farklı sebeplerle kronik açlık çeken birçok bölgenin bulunduğuna dikkati çekerek, “Bu noktada, gıda ticaretinin ne kadar önemli olduğu ortaya çıkıyor. Uluslararası ticaretin gıda güvenliği ve beslenme üzerindeki rolü, gıda bulunabilirliğini ve gıda güvenliğinin istikrarını doğrudan etkileyecek hassas bir konudur. Ticaret, gıdanın daha bol olduğu bölgelerden ihtiyacı olan bölgelere gıda aktararak bu açığı kapatabilir.” ifadesini kullandı.
Türkiye’nin küresel ticaret ağlarına giderek daha fazla entegre olduğuna vurgu yapan Yumaklı, “Türkiye olarak, sürdürülebilir tarım uygulamalarının yaygınlaştırmanın önemini kabul ediyoruz. Bu yaklaşım yalnızca fayda sağlamakla kalmayacak, aynı zamanda iklim değişikliğini ele almak ve gıda sistemlerinin uzun vadeli dayanıklılığını sağlamak için küresel çabalarla da uyumlu olacaktır.” şeklinde konuştu.
Yumaklı, sürdürülebilir geleceğin sadece bir olasılık değil, gereklilik olduğuna işaret ederek, tüm dünyanın kendisini çevresel olarak güvenli, gıda açısından yeterli ve iklim değişikliğine dayanıklı bir dünyaya adaması gerektiğini bildirdi.
Bazı ülkelerin bakanlarıyla ikili görüşme
Bakan Yumaklı, zirve kapsamında bazı ülkelerin tarım bakanlarıyla da buluştu. Toplantıya ev sahipliği yapan Brezilya’nın Tarım ve Balıkçılık Bakanı Carlos Favaro ile görüşen Yumaklı, yine Brezilya’nın Tarımsal Kalkınma ve Aile Çiftçiliği Bakanı Paulo Teixeira ve Balıkçılık ve Su Ürünleri Bakan Yardımcısı Edipo Cruz ile bir araya geldi.
Yumaklı, zirveye katılan Azerbaycan Tarım Bakanı Majnun Mammadov, Suudi Arabistan Çevre, Su ve Tarım Bakanı Abdulrahman Al Fadley, İspanya Tarım, Balıkçılık ve Gıda Bakanı Luis Planas, ABD Tarım Bakan Yardımcısı Xochitl Toores Small, Rusya Tarım Bakan Yardımcısı Sergey Levin ile görüştü.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Manisa İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve Akhisar KOM Büro Amirliği ekipleri tarafından 5607 SKM (Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa Muhalefet) suçunun önlenmesine yönelik Turgutlu ve Akhisar ilçelerinde operasyon düzenlendi.
M.Ç. (35), E.S. (38), İ.S. (60) isimli şüphelilerin ev ve iş yerlerinde yapılan aramalarda; 38 bin 600 adet içi kıyılmış tütün doldurmuş makaron (sigara), 92 bin 600 dal boş makaron, 556 paket gümrük kaçağı sigara, 782 adet kesilmiş TAPDK bandrolü, 118 kilogram kıyılmış tütün, 32 paket pipo tütünü, 20 adet elektronik sigara, 5 adet elektronik sigara likiti, 2 adet kompresör, 2 adet elektrikli sigara sarma makinesi, 1 adet 7.65 mm ruhsatsız tabanca ele geçirildi.
Şüpheli 3 kişi hakkında 5607 SKM suçundan adli tahkikata başlandığı bildirildi. – MANİSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İZMİR’in Karabağlar ilçesinde birlikte yaşadığı eski eşi Fulya Öztürk’ü (35) çalıştığı pastanede tabancayla öldüren ve verilen müebbet hapis cezası, istinaf mahkemesi tarafından ‘akıl sağlığı’ raporu alınmadığı gerekçesiyle bozulan Hasan Ozan Baştosun (35) için istenen raporda, akıl sağlığının yerinde ve cezai ehliyetinin tam olduğu belirtildi.
Olay, 9 Aralık 2020’de Fulya Öztürk’ün çalıştığı pastanede meydana geldi. İlki ilk eşinden 2 çocuk annesi Fulya Öztürk’ün yanına, bir süre önce boşandığı ancak birlikte yaşadığı Hasan Ozan Baştosun geldi. Öztürk ve Baştosun arasında tartışma çıktı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine Baştosun, tabancasını doğrultup Öztürk’e ateş etti. Öztürk, vücuduna isabet eden mermilerle yere yığıldı. Baştosun, Öztürk’ün aracını alıp, kaçtı. İş yeri çalışanları, durumu sağlık ekiplerine bildirdi. İhbarla gelen sağlık ekibi, Fulya Öztürk’ün yaşamını yitirdiğini belirledi. Adli Tıp Kurumu morgundaki otopsinin ardından Öztürk’ün cenazesi, memleketi Muğla’nın Fethiye ilçesindeki Taşkaya Mahallesi Mezarlığı’nda toprağa verildi.
‘KISKANÇLIK YÜZÜNDEN ÖLDÜRDÜM’
Polise teslim olan ve ifadesinde Fulya Öztürk’ü kıskançlık nedeniyle öldürdüğünü söyleyen Hasan Ozan Baştosun ise sevk edildiği adliyede çıkarıldığı hakimlik tarafından tutuklandı. Soruşturmanın ardından Baştosun hakkında, ‘tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle İzmir 7’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Davanın 25 Nisan 2022’deki duruşmasında savcı, esas hakkında mütalaasını açıkladı. Toplanan deliller ve alınan ifadeler ışığında, sanık Baştosun’un ‘kasten öldürme’ suçundan müebbet hapse çarptırılması talep edildi. Geçen yıl mayıs ayındaki karar duruşmasında tutuklu sanık Baştosun, ‘kasten öldürme’ suçundan müebbet hapse çarptırılırken, cezasında indirim de uygulanmadı.
DOSYA YENİDEN YEREL MAHKEMEDE
Avukatların itirazı üzerine dosya, istinaf mahkemesine taşındı. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4’üncü Ceza Dairesi, sanık Baştosun’un 2021 yılının mayıs ayında görülen davada, olaydan önce Fulya Öztürk ile telefonda görüştükleri sırada tartıştıklarını, tartışmadan sonra epilepsi hastası olduğu için nöbet geçirdiğini belirtti. Daire, Bastosun’un işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olup olmadığı konusunda raporunun aldırılması gerektiğini vurguladı. Daire, sanığı hukuki durumunun buna göre değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmediğine de kanaat getirdi.
‘HERHANGİ BİR AKIL HASTALIĞI VE ZEKA GERİLİĞİ SAPTANMADI’
Öte yandan, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4’üncü Ceza dairesi, yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulduğuna da kanaat getirdi ve yerel mahkemenin verdiği kararın bozulmasına hükmederek dosyanın yeniden yerel mahkemeye gönderilmesine oy birliğiyle karar verdi. Davanın yeni duruşması beklenirken, İstanbul Adli Tıp Kurumu’ndan sanıkla ilgili istenen akıl sağlığı raporu geldi. Raporda, “Baştosun’un Kurulumuzca 21/02/2024 tarihinde yapılan muayenesi sonucunda elde edilen bilgi ve bulguların yorumlanmasından; cezai sorumluluğunu müessir ve kişide şuur ve harekat serbestisini ortadan kaldıracak veya azaltacak mahiyet ve derecede herhangi bir akıl hastalığı ve zeka geriliği saptanmadığı, adli dosya tetkikinde sanığın mezkur suçu işlediği sırada fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını idrak etme ve bu fil ile ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğini ortadan kaldıracak veya azaltacak boyutta bir akli arizanın içinde olduğuna delalet edecek herhangi bir tıbbi bulgu ve belgeye de rastlanmadı” ifadelerine yer verildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Terörden arananlar listesinde kırmızı kategoride yer alan PKK/KCK’lı Azad Akıncı, MİT’in hedef listesinde yer alıyordu. MİT, haber kaynakları aracılığı ile terörist Akıncı’nın konumunu tespit etti. MİT, Türkiye sınırına 160 kilometre derinlikte yer alan Mahmur’da Azad Akıncı’yı adım adım takip etti. En uygun anda nokta operasyonla terörist Azad Akıncı etkisiz hale getirildi.
Azad Akıncı, 2006 yılında PKK/KCK güdümünde faaliyet gösteren Özgür Liseli Gençlik Derneği yapılanmasında yer aldı. 2008 yılında “terör örgütü adına suç işlemek, terör örgütü adına faaliyetlerde bulunmak, terör örgütünün propagandasını yapmak” suçlarından tutuklandı. Aynı yıl Batman Kapalı Cezaevi’nde açlık eylemine katılan örgüt mensupları arasında yer aldı. Aralık 2008 itibarıyla PKK/KCK terör örgütünün sözde gençlik yapılanması olan Siirt Yurtsever Devrimci Gençlik sorumluluğu yaptı. 2009 yılında sözde Serhat alanına geçiş yaptı. 2011 yılında Yurtsever Devrimci Gençlik Merkezi Türkiye yürütmesi sorumluluğu yaptı. 2014 itibarıyla Metina’da lojistik faaliyetlerin sözde sorumluluğunu yürüttü. 2016 yılında Mahmur’da düzenlenen PKK/KCK Gençlik Kongresi’ne katıldı. 2017 yılında İran alanında KCR (Doğu Kürdistan Gençlik Topluluğu) biriminde sözde sorumlu düzeyde görev aldı. 2023 itibarıyla PKK/KCK Mahmur Genel Sekretarya sözde sorumlusu olarak faaliyet yürüttü. – ANKARA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kozan Ülkü Ocakları tarafından düzenlenen program ile ilçede 12 Eylül şehitlerini anma etkinliği düzenlendi. Programa 12 Eylül darbesinde 5 yıl tutuklu kalan ve işkence gören 65 yaşındaki Yavuz Selim Aktaş yaşadığı işkence sürecini anlatırken, ” Türkiye’nin şu anki Türk dünyası liderliği ile rüyalarımız gerçek oldu” diye konuştu.
78 gün boyunca yaşadığı insanlık dışı işkenceleri anlatarak hakikati savunduğu için pişman olmadığını ifade eden Aktaş, “Hak bir dava. Türk devleti için mücadele veren ülkücüler idama gitmemeliydi. Hatta yargılanmamalıydı. Ama Amerikancı sistem bizi yargıladı. Beş yıl hapishanede kaldık. Neticesinde birçok davadan beraat ettik. Bir kısmından hüküm aldık. Hiç pişmanlığımız yok. Yolumuz hak yolu çünkü. Cezaevinde şartlar çok ağırdı. Dışarıdan gelen yiyecek alınmaz, kıyafet alınmazdı. Tek elbiseye mahkumsun. Para yok. Günlük dayak atarlardı. Beni ayaklarımdan bağladılar ve çamaşır ile Adana Barajı’nda iple sallandırdılar. En ağır işkence su işkencesi. Çok tazyikli su sıkarlardı. Bağırıp düşersin geri kaldırırlar yine. Elektrikli işkence bunların yanında hafif kalırdı. Bir de psikolojik tarafı var. Birçok arkadaşımıza işkence anındayken eşlerini, annelerini getirdiler. Onların kıyafetlerini çıkararak yanlarında anlatılmayacak işkenceler yaptılar. İşkence hanelerden birçok ülkücüyü de kaçıyor gibi gösterip attılar. Onlarca kayıp arkadaşımız var” dedi.
Güçlü Türkiye hayalinin gerçek olduğunu aktaran Aktaş, “Bizim rüyamız Kızıl Elma idi ve Cumhur İttifakı Kızıl Elma’yı kuruyor. Azerbaycan, Türkmenistan, Türk Devletleri Teşkilatı kuruluşu. Bunlara Pakistan gibi dost bir ülkenin askeri tatbikatlarda yer alması bizleri mutlu ediyor. Bunlar bizim onurumuz, gururumuz, hayalimiz. Amerikan emperyalizmini yok ederek kendi yerli silah sanayimizin kurulması bizleri çok mutlu ediyor. Geleceğe ümitle bakıyoruz, hayallerimiz gerçek oldu” diyerek yaşadığı tüm sürece rağmen güçlü Türkiye’nin başarılarının acılarını dindirdiğini söyledi.
Anma törenine Kozan Ülkü Ocakları Başkanı Murat Mercan, MHP Kozan İlçe Başkanı Şerif Köşeli, Kozan Belediye Başkan Yardımcısı Alev Ataş, sivil toplum kuruluşları ve çok sayıda genç katıldı. – ADANA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bu, Kuzey Kore’nin 2010’dan bu yana uranyum zenginleştirme tesisini ilk kez açıklaması anlamına geliyor. Uzmanlar, bu hamlenin ABD ve müttefiklerine baskı uygulamak ve Kasım ayındaki ABD başkanlık seçimlerini etkilemeye yönelik olabileceğini belirtiyor.
Kim, ziyareti sırasında Kuzey Kore’nin nükleer teknolojisinden duyduğu memnuniyeti ifade etti ve santrifüj sayısının artırılması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, son günlerde nükleer kapasiteli roketlerin test atışlarını gözlemledi ve bir özel operasyon grubunun eğitim üssünü ziyaret etti.
Güney Kore Birleşme Bakanlığı, Kuzey Kore’nin bu hamlelerini şiddetle kınadı ve bunun uluslararası barışa ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirtti.
Uzmanlar, yayınlanan görüntülerin Kuzey Kore’nin ürettiği nükleer malzeme miktarını tahmin etmek için değerli bir kaynak olabileceğini söylüyor. Fotoğraflarda yaklaşık 1.000 santrifüj görülüyor ve bu santrifüjlerin yıllık yaklaşık 20-25 kilo yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum üretebileceği tahmin ediliyor.
Kuzey Kore’nin her yıl kaç nükleer bomba ekleyebileceğine dair tahminler altıdan 18’e kadar değişiyor. Ülke, 2022’den bu yana ABD ve Güney Kore’yi hedef alan nükleer füze cephanesini genişletmek için silah test faaliyetlerini artırdı.




Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Gaziantep Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle düzenlenen Gaziantep Kültür Yolu Festivali açılışı Bakan Mehmet Nuri Ersoy’un katılımıyla gerçekleştirildi. Açılış toplantısında konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Nuri Ersoy, Türkiye’nin dünyada turizm konusunda ilk 5’te yer aldığını belirterek, turizmden 60 milyar dolar gelir elde etmeyi hedeflediklerini vurguladı.
Bakan Ersoy, “Ülkemizin kültür ve sanat alanındaki en büyük organizasyonu Türkiye Kültür Yolu Festivalleri’nin Gaziantep ayağında sizlerle bir arada olmaktan duyduğum memnuniyeti ifade ederek sözlerime başlamak istiyorum. Dört yıl önce yalnız bir bölgede ve bir şehirde başladığımız Kültür Yolu Festivalini 4 yıl gibi çok kısa bir sürede 7 bölgeye ulaştırmış durumdayız. Bu yıl 16 şehrimizde gerçekleştirdiğimiz festival ülkemizin en büyük ve en zengin marka projelerinden biri haline geldi. Şehirlerimizin marka değerine önemli katkılar sağlayan festivalin kapasitesini inşallah her yıl daha da yukarılara çekeceğiz. Kültür ve Sanatla bütünleşmiş bir turizm vizyonuyla ortaya konan kültür politikalarının bir sonucu olan Türkiye Kültür Yolu Festivali, katılımcı sayısı ile bugün dünyanın en büyük festivallerinin başında geliyor. Dört yıl içinde, Avrupa’nın en seçkin kültür sanat festivallerini bünyesinde barındıran Avrupa Festivaller Birliği üyeliğine kabul edilmemiz ne kadar başarılı çalışmalar ortaya koyduğumuzu göstermektedir” dedi.
“Türkiye, dünyada turizm konusunda ilk 5’te yer almaktadır”
Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, Türkiye’nin dünyada turizm konusunda ilk 5’te yer aldığını belirterek, “Ülkemiz, turizm konusunda dünyanın en güçlü potansiyeline sahip ülkeleri arasında bulunmaktadır. Ancak bu potansiyel geçmiş dönemlerde maalesef doğru değerlendirilmedi. Türkiye’de turizm dendiğinde sadece deniz, kum, plaj anlaşılıyordu. Fakat doğa harikası sahillerimizle ilgili dahi gereken çalışmalar yapılmamıştı. Biz, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde turizm konusunda devrim niteliğinde kararlar alarak Türkiye’de turizmin niteliğini arttıracak, turizmi 12 aya çıkaracak ve Türkiye’nin dünya turizm pastasından çok daha güçlü bir pay alabilmesini sağlayacak çalışmalar yaptık. Yapmış olduğumuz bu çalışmalar neticesinde bugün Türkiye, dünyada turizm konusunda ilk 5’te yer almaktadır” dedi.
“Turizmde 60 milyar dolar gelir elde etmeyi hedefliyoruz”
Bakan Ersoy, “2002 yılında ülkemize 13 milyon turist gelirken turizmden elde ettiğimiz gelir 12 milyar dolardı. Bugün biz 60 milyon turist hedefine doğru emin adımlarla yolumuzda ilerlerken 60 milyar dolar gelir elde etmeyi hedefliyoruz. İşte bu başarıların altında doğru politikalar geliştirmek ve alınan kuralları uygulama iradesi yatmaktadır. Bu doğru politikalardan biri de her yaş ve kesimden vatandaşımızın kültür ve sanatın her dalına kolay ve yoğun şekilde erişim sağlayabildiği bu tarz festivallerdir” şeklinde konuştu.
“Turizmde çeşitliliği arttırdık”
Bakan Ersoy turizmde çeşitliliği arttırdıklarını belirterek, “2021 yılında 2 binden fazla sanatçının katılımıyla başlayan festivalimize her geçen dönem Türkiye ve dünyadan farklı sanatçıları ve sanat kurumlarını dahil ettik. 2023 yılına gelindiğinde festivale katılım sağlayan sanatçı sayısı çok daha yüksek seviyelere ulaştı. Bu yılki hedefimiz ise bu sayıları daha da yukarılara çekmek. Gerçekleştirdiğimiz etkinliklere halkımızın katılımı, sanatseverlerin yoğun ilgi göstermesi, ne denli doğru bir çalışma yaptığımızı gösteriyor. Ayrıca turizmdeki başarımızın altında yatan nedenlerden biri de turizmdeki çeşitliliği arttırıp, tarih, inanç, kültür, doğa, sağlık, gastronomi gibi alanlarda da önemli çalışmaları hayata geçirmek olmuştur. Gastronomi dendiğinde de artık sadece Türkiye’de değil dünyada ilk akla gelen şehirlerden biri de Gaziantep’tir. Şehrimizin bu konuda sahip olduğu potansiyelin farkındayız. Tarihi İpek Yolu’nun üzerinde bulunan, Anadolu tarihi boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmış, mimarisi, doğası ve benzersiz gastronomi kültürüyle herkesi kendine hayran bırakan kadim Gaziantep’in marka değerine katkı sağlayacak çalışmalara her zaman destek olduk ve destek olmaya devam edeceğiz. Evet, Gaziantep bugün, sahip olduğu tarihiyle, kültürüyle, ekonomisiyle, turizm imkanlarıyla ve gastronomisiyle ülkemizin önde gelen şehirlerinden biridir. Fakat bize ve hatta hepimize bu konuda düşen ise bu özel şehrin tüm güzelliklerini, tarihini ve değerlerini daha da görünür ve bilinir kılıp dünyaya tanıtmaktır. İşte biz bu anlayışla aylardır özenli bir şekilde çalışarak Gastroantep Kültür Yolu festivali için 9 günlük bir program hazırladık. Bu yıl ikinci kez Türkiye Kültür Yolu Festivali rotasında yer alan Gaziantep’te festival, 14 EylülCumartesi günü başlayacak ve 22 Eylül Pazar gününe kadar konserler, sergiler, söyleşiler ve her yaşa uygun etkinliklerle devam edecek. Festival kapsamında 50’ye yakın noktada 500 civarı etkinlik planladık. 1000’e yakın sanatçımız da sanatseverlerle buluşacak. Bu kapsamda tam 21 noktayı Festival Lezzet Durağı olarak belirledik. Belli kriterlerle seçtiğimiz bu noktalarda asırlara dayanan lezzetleri hikayesiyle, malzemesiyle ziyaretçilerimiz deneyimleme imkanına sahip olacaklar. Ayrıca şehirdeki kültür-sanat mekanlarının, müze ve ören yerlerinin hemen hemen tamamı festivalimize ev sahipliği yapacak ve sanatseverlerimizi misafir edecek” ifadelerini kullandı.
“12 bin 154 eserin Türkiye’ye dönmesini sağladık”
Yurtdışına kaçırılan eserlerin geri getirildiğini belirten Bakan Ersoy, “Öte yandan güzel bir gelişmenin de müjdesini sizinle paylaşmak istiyorum. Kültürel mirasımızın en nadide parçaları Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü Kaçakçılıkla Mücadele Dairesi Başkanlığının çalışmalarının ardından 14 tarihi eserimiz daha yeniden Vatan topraklarında. Boubon Antik Kenti kökenli iki bronz heykel başı ve anıtsal boyutlarda bir bronz kadın heykelinin yanı sıra, çeşitli dönemlere ait seramik eserler, madeni paralar, bir mücevher parçası ve Osmanlı dönemine ait iki hançerden oluşan 14 arkeolojik ve etnografik eser yıllar süren çabanın ardından yeniden milletimizin kültürel mirasına katıldı. Türkiye’nin tarihi zenginliklerini koruma kararlılığıyla yürüttüğümüz bu çalışmalarda Manhattan Bölge Savcılığı ve Amerikan İç Güvenlik Soruşturma Birimi’ne destekleri için özellikle teşekkür ediyorum. Doğduğu topraklara dönen son eserlerimizle birlikte 2024 yılında 35 eserin iadesi sağlandı. 2018 yılından bu yana 7 bin 839 eser ülkemize dönerken 2002 yılından bu yana 12 bin 154 eserin Türkiye’ye dönmesini sağladık. Bu eseler binlerce yıllık geçmişimizin ve köklü mirasımızın sembolleri olarak ait oldukları yerde korunarak gelecek nesillere aktarılacak. Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak Gaziantep’in kültür ve sanat hayatına her alanda katkı sağlamaya devam edeceğimizi sizlerin huzurunda bir kez daha ifade etmek istiyorum. İnşallah hep birlikte el ele vererek, kadim şehrimiz Gaziantep’in dünyadaki yıldızını daha da parlatacağız. Bu güzel şehrin gelişimine katkı sağlayan herkese ayrı ayrı teşekkürlerimi sunuyor, Gastroantep Kültür Yolu festivalinin hayırlı olmasını diliyor, hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum” ifadelerine yer verdi.
Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, GastroAntep Kültür Yolu Festivali’ne katılacak olan Bakan Ersoy’a katılımından ve desteklerinden dolayı teşekkür etti. Şahin, “GastroAntep’i biz yıllardır yapıyoruz. Kültür Yolu’na dahil olunca biz evrensel bir bakışla bir dünya şehri normuna geldik. Çok önemli bir zaman dilimine şahitlik ediyoruz. Kültür bir kimliktir. Medeniyetimizin aynası ve özüdür, mayasıdır. Bizi biz yapan değerlerdir. Bizi diğerlerinden ayıran şey bu duruştur. Kültür Yolu’nun, bizi biz yapan medeniyet yolunun ne kadar önemli bir olduğu zaman diliminden geçiyoruz. Bizi biz yapan değerlerde kültür dediğimiz şey, Anadolu irfanıdır, Ahi evrandır. Bu şehir misafirperverdir. Bu şehir Ahi evranın devamı olan bütün değerleri özümsemiş, hoşgörü ve merhamet şehridir. Kültür ve sanat dediğiniz şey bizi birleştiriyor. Aklıselim, kalbi selim, zevki selim bir şehir için, mutlu şehir için yapacak çok işimiz, gidecek çok yolumuz var. Yemek dediğiniz şey yemek sanattır diyor. Yemek sanatı, senin tencerede gördüğün coğrafyadır. Mustafa Kemal Atatürk’ün bize bıraktığı en büyük mirastır bilim ve akıl. Bilim ve akıl o coğrafyanın içerisindeki alaca çorbanın, Mezopotamya’nın en güzel nohutunun, maltıhasının, makarnalık ununu yetiştiren bir şehrin Doğu Akdeniz’e geçen hattıyız. Gastronomiye, Gastroekonomi dedik. Bilerek söyledik. Bu şehri eğitim şehri, bilim şehri, spor şehri, kültür ve sanat şehri yapacağız. Hep birlikte başaracağız. Bu şehre sevgi tohumu ekeceğiz. İyilik kazanacak. Yaşatanlar kazanacak. Gaziantep modeli bir Türkiye, bir modeli olana kadar kültür ve sanat hak ettiği yeri bulana kadar hep birlikte çalışacağız” diye konuştu. – GAZİANTEP
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MİLLİ İstihbarat Teşkilatı (MİT), PKK/KCK terör örgütünün Mahmur kampı sözde genel sorumlusu ‘Adıl Mardin’ kod adlı Azad Akıncı’yı Irak’ın Mahmur bölgesinde etkisiz hale getirdi.
Terörden arananlar listesinde kırmızı kategoride bulunan, MİT’in de hedef listesindeki ‘Adıl Mardin’ kod adlı Azad Akıncı’nın konumu tespit edildi. MİT, Türkiye sınırına 160 kilometre derinlikte yer alan Mahmur’da, Azad Akıncı’yı adım adım takip etti. Terörist, düzenlenen nokta operasyonla etkisiz hale getirildi.
Azad Akıncı, 2006 yılından itibaren PKK/KCK güdümünde faaliyet gösteren sözde gençlik derneklerinde faaliyet yürüttü. 2008 yılında ‘Terör örgütü adına suç işlemek’, ‘Terör örgütü adına faaliyetlerde bulunmak’, ‘Terör örgütünün propagandasını yapmak’ suçlarından tutuklandı. Aynı yıl Batman Kapalı Cezaevi’nde açlık eylemine katılan örgüt mensupları arasında yer aldı. 2014 itibarıyla Metina’da lojistik faaliyetlerin sözde sorumluluğunu yürüttü. 2016 yılında Mahmur’da düzenlenen PKK/KCK’nın sözde gençlik kongresine katıldı. 2017 yılında İran alanında KCR biriminde sözde sorumlu düzeyde görev aldı. 2023 itibarıyla PKK/KCK Mahmur genel sekretarya sözde sorumlusu olarak faaliyet yürüttü.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Valilikten yapılan açıklamaya göre, Bursa Valisi Erol Ayyıldız başkanlığında gerçekleştirilen, Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy ile yönetim kurulu üyelerinin yer aldığı toplantıda Aygöl, “Edebali Havzası Tanıtım ve Karşılama Projesi”nin BEBKA Yönetim Kurulunca ön onayının alındığını bildirdi.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığındaki sürecin ardından gerekli çalışmalara başlanacağını kaydeden Aygöl, projenin kente “hayırlı uğurlu olmasını” diledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Eşsiz mutfağı ve kültürüyle Gazi şehir, GastroAntep ile bir kez daha dünya sahnesine çıkıyor. Dünyaca ünlü ödüllü şefler, gastronomi yazarları, sektör temsilcilerinin katılımıyla gastronominin kalbi Gaziantep’te atacak. 14-22 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek GastroAntep Kültür Yolu Festivali’nde etkinlikler, festivalin kentte katkısı, bu yılın özellikleri ve program konusunda basın mensuplarına 25 Aralık Panorama Müzesi Konferans Salonu’nda düzenlenen toplantıyla bilgilendirme yapıldı.
Toplantıya Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Gaziantep Valisi Kemal Çeber, AK Parti Gaziantep Milletvekiliİrfan Çelikaslan katıldı.
GastroAntep Kültür Yolu Festivali basın toplantısında “Güvenli ve Dirençli Şehir Gaziantep” sunumu gerçekleştiren Başkan Fatma Şahin; nüfus artışı, su yönetimi, gıda güvenliği için yapılan ve yapılacak yatırımlarla bakanlıklarla ilgili temaslara değindi. Bu yatırımların önemini vurguladı. Güvenli şehir modeli hakkında bilgi veren Şahin başlıklar ve örneklerle çeşitlendirdi. Gaziantep’in dünyada gastronomi alanındaki yeri, Gaziantep mutfağının değerlerinin tanıtımı ve önemi ile coğrafi işaret alanındaki çalışmalara değindi.
“Kültür, medeniyetin özüdür”
Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin toplantıda yaptığı konuşmada GastroAntep’in geliştiğini ve büyüdüğünü festivalin büyüklüğünün belli olacağını belirterek, “İnsanın canının malının bize emanet olduğu bir dönemde kültürün ne kadar önemli olduğunu görüyoruz. Kültür aynı zamanda medeniyetin özüdür. Çıkardığımız sofra son üründür. Oysa daha GastroAntep’e başlarken biz ne dedik. Güneşten, doğadan, tarihten gelen lezzet dedik. Kültür yoluna dahil ettik. Kültür yoluna dahil olmamızın ne anlama geldiğini yarınki büyüklükten, genişlemeden çok net bir şekilde göreceksiniz. Artık panel yerlerinin, konser yerlerinin, workshopların ayrıldığı Roma’yla Napoli’yle yarışan Gaziantep’in dünyaya söyleyeceği başka bir söz var diyoruz. O yüzden bu dönemki başlığımızı gastroekonomi diyoruz” dedi.
“Gastroekonomi dediğiniz şey aile ekonomisi”
Gastroekonomi’nin ne olduğunu detaylı anlatan Başkan Şahin, “Gastroekonomi dediğiniz şey aile ekonomisi, kadın kooperatiflerinde çalışan kadının çocuğunun bursunun hiç kimseye ihtiyacı olmadan sağlayabilmesidir. Dedenin toruna nesiller arası geçişi sağlamasıdır. Sözlü tarihin yazılı tarihe dönüşmesi, Kültür A.Ş. tarafından 85 kitaba çevrilmesidir. İşte tam bu noktada sevgili katılımcılar, bilerek söylediğimiz gastroekonomide ikinci başlığımızın da özellikle Osmanlı’nın, Selçuklu’nun, Roma döneminin en güzel hazinelerinden biri herkesin birbirinden öğreneceği geçirgenlik. Gastrobotanik ve beraberindeki gastrosağlık bize yeni bir başlangıcı işaret veriyor” diye konuştu.
Basın mensuplarına toplantıda GastroAntep hakkına sunum yapan Başkan Fatma Şahin festival başlıklarının ardından sunum ve bilgilendirme sonrası soruları yanıtladı. – GAZİANTEP
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Savunma Bakanlığı, bilgi edinme yasası kapsamında yaptığı açıklamada ayı postu şapkaların 2 bin pounddan fazla bir maliyeti olduğunu duyurdu.
Yapılan açıklamada son bir yılda şapkaların fiyatının son yıllarda yüzde 30 arttığı da kaydedildi.
Tartışma hayvan hakları savunucusu PETA isimli örgütün başvurusu ile başladı.
Örgüt İngiltere’nin sembollerinden biri olan bu şapkalarda, gerçek hayvan kürkü kullanılmasını engellemek istiyor. Bu amaçla İngiliz halkına maliyeti olduğu da öne çıkarılıyor.
İngiltere Savunma Bakanlığı da “gereklilikleri karşılamaları durumunda” imitasyon kürk seçeneğini değerlendirmeye hazır olduklarını kaydetti.
Ordu sözcüsü, imitasyon kürk seçeneğinin hayata geçirilmesi için “dayanıklılık ve güvenlik” beklentilerinin karşılanması gerektiğini savundu.
Sözcü bu beklentileri karşılayan bir seçeneğin henüz sunulmadığını da söyledi.
PETA örgütünden Elisa Allen ise Savunma Bakanlığı’na çağrı yaptı ve “Katledilen yaban hayatından yapılan şapkalara vergi mükelleflerinin parasını harcamayı bırakıp imitasyon ürüne geçmelerini” istedi.
Söz konusu şapkalar Kanada’da avlanan siyah ayıların kürkünden yapılıyor.
Kral Muhafızları tarafından giyilen şapkaların, 2022’deki 1560 sterlinlik maliyeti, 2023’te 2040 sterline yükseldi.
Bakanlık bu değişimde üreticilerle yenilenen sözleşmenin yattığını kaydediyor.
Ülkenin sembolleri arasında olan şapkalar Kral’ın doğum günü törensel etkinliklerde giyiliyor.
Savunma Bakanlığı’nın açıkladığı rakamlara göre, 2022’de 13, 2023’te ise 24 yeni şapka satın alındı.
Son on yılda ordu bu şapkalara 1 milyon sterlinden fazla para harcadı.
Ayı kürkü geleneğinin korunmasını savunanlar, bu şapkaların uzun ömürlü olmasına vurgu yapıyor.
Savunma Bakanlığı, şapkalarda kullanılan kürkün lisanslı avlarda öldürülen ayılardan elde edildiğini savunuyor. Bakanlık, şapka siparişi için ayı öldürülmediğini de açıklamaya ekledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Samsun’un Bafra ilçesinde iki işçi, Evrenuşağı Mahallesi üzerinde bulunan bir fındık tarlasında su kuyusu açma çalışması için işe koyuldu.
Çalışma sırasında yaşanan toprak kaymasıyla işçiler Sabri Bayraktar ile Mustafa Aydın toprak altında kaldı.
KURTARMA ÇALIŞMALARI BAŞLATILDI
Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye, İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD), Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE) ve itfaiye görevlileri ile jandarma ekipleri sevk edildi.
Olay yerine gelen ekipler işçilerin kurtarılması için çalışma başlattı.

İŞÇİLERİN CANSIZ BEDENLERİNE ULAŞILDI
Ekiplerin yürüttüğü çalışma sonucunda 2 kişinin cenazesine ulaşıldı.
Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, yaptığı açıklamada, göçüğün bir kuyu kazısında yaşandığını anımsattı.
BAŞKAN DOĞAN AÇIKLAMA YAPTI
İlk bilgilere göre 2 kişinin kuyu kazdığının 1 kişinin de dışarıda beklediğinin anlaşıldığını belirten Doğan, “Göçük oluşunca haber veriyorlar. AFAD, belediye, itfaiye ve sağlık ekipleri olay yerinde hızlı bir çalışma yürüttü. İş makinelerinin çalışması sonucu, kısa süre önce söz konusu vatandaşların cansız bedenine ulaşıldı.” dedi.





Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Büşra Yıldız
Editör
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hankendi Ortaokulu’nda görev yapan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni Nurullah Kaya’dan 3 gündür haber alamayan yakınları, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. Kaya’nın yalnız yaşadığı eve sağlık, itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. Çilingir yardımıyla girilen evde, Kaya’nın cansız bedeni bulundu. Kaya’nın cenazesi, otopsi için Fırat Üniversitesi Hastanesi morguna götürüldü. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bilgii Edinme Değerlendirme Kurulu üyeliklerine, Bilgi Edinme Hakkı Kanununun 14’ncü maddesi gereğince yapılan atamalar Cumhurbaşkanı imzası ile Resmi Gazete’de yayımlandı.
Buna göre; İbrahim Acarlı, Ahmet Hüsrev Vural, Prof.Dr. Mehmet Koca, Prof.Dr.Engin Saygun, Prof.Dr. Hasan Tahsin Fendoğlu, Veli Küçük, Hayrettin Kurt, İsmail Kurul ve Hakan Öztatar Bilgii Edinme Değerlendirme Kurulu üyeliklerine atandı.
Resmi Gazete’de yayımlanan kararla Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdür Yardımcısı Alper ÖZKAN, Tarım ve Orman Bakanlığı; 11. Bölge Müdürü Halim ÖZDEMİR, 9. Bölge Müdürü Musa KAYA ve 2. Bölge Müdürü Adil ŞENCAN görevden alındı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Erzincan Vali Yardımcısı Rumeysa Sena Kurt, 100. Yıl Atatürk Huzurevi’nde kalan yaşlılara sürpriz bir ziyaret gerçekleştirdi.
Her biri ayrı ayrı tarih kokan yaşlılarla tek tek ilgilenerek sohbet eden Rumeysa Sena Kurt, huzurevi sakinleriyle birlikte pasta kesti.
Ardından Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Serdar Demirci’ den kuruluşun işleyişi ve yaşlıların genel durumu hakkında bilgi alan Vali Yardımcısı Kurt, “Sosyal devlet anlayışı içerisinde geçmişin izlerini taşıyan, bir nevi tecrübe ve yaşanmışlık kütüphanesi olan yaşlılarımıza her türlü imkan ve hizmeti sunmak bizlerin asli görevidir. Her zaman yaşlılarımız için elimizden gelenin en iyisi yapmaya çalışacağız.” dedi. – ERZİNCAN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İSTANBUL – İstanbul Tem Otoyolu Başakşehir mevkiinde seyir halindeki motosiklet sürücüsü, arıza yapıp emniyet şeridinde duran tıra arkadan çarptı. Kazada motosiklet sürücüsü hayatını kaybetti.
Olay, dün saat 22.30 sıralarında Tem Otoyolu İstanbul Başakşehir Ziya Gökalp Mahallesi mevkii Ankara istikametinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre yol üzerinde arızalan tırın şoförü, aracı emniyet şeridine çekip güvenlik önlemi alarak yardım için beklemeye başladı. Bir süre sonra otoyolda süratli şekilde ilerleyen motosiklet sürücüsü Yavuz Selim Çiçek, tırı fark edemeyerek arkasından çarpıp altına girdi. İhbar üzerine olay yerine itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekipleri, Çiçek’i sıkıştığı yerden çıkararak sağlık ekiplerine teslim etti. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinde Çiçek’in hayatını kaybettiği belirlendi. Yavuz Selim Çiçek’in cenazesi Adli Tıp Morguna götürüldü. Kaza sonrası tır sürücüsü, polis ekiplerince ifadesi alınmak üzere polis merkezine götürüldü.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KAHRAMANMARAŞ – Depremin merkez üssü Kahramanmaraş’ta bir esnaf sektöründeki fiyatlara kıyasla, vatandaşlara uygun fiyatla hizmet verdiği için Ticaret Bakanlığı tarafından Ahilik Beratı ile ödüllendirildi.
Yaşanan 6 Şubat depreminin ardından sektöründeki fiyatlara kıyasla uygun fiyat ile tüketicilere hizmet sunan Altın Kaşık EV Yemekleri işletmesine, Esnaf, Sanatkarlar ve Kooperatifçilik Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Akif Memiş’in katılımıyla Ahilik Beratı verildi.
Kahramanmaraşlı Esnaf İbrahim Yılmaz’ın Ahilik bilincini kendilerine yeniden hatırlattığını dile getiren Esnaf, Sanatkarlar ve Kooperatifçilik Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Akif Memiş, “Güzide İllerimizden Kurtuluş Savaş’ında gösterdiği kahramanlık ile adını tarihe altın harflere yazmış Kahramanmaraş ilimizde tam da bu kültürün temsili ve yaşatılması açısından örnek teşkil eden yöresel ev yemekleri, ülkemizi derinden sarsan deprem felaketinden itibaren sektörel piyasanın fiyatlarına kıyasla uygun fiyatla tüketicilere hizmet sunma hususundaki özverili gayretleri nedeniyle Sayın Bakanımız Prof. Dr. Ömer Bolat Beyefendi adına, Altın Kaşık Ev Yemekleri Şirketi’nin sahibi İbrahim Yılmaz kardeşimizin esnaf ve halk arasındaki ahilik bilincine yeniden bizleri hatırlattığı ve saygı uyandıran bu tavrı ile yeni yeşerecek genç, genç ailelere de örnek teşkil ettiği için tebrik ediyor, takdirlerimizin bir nişanesi olarak da kendilerine ahi esnaf beratı ödülüyle ödüllendiriyoruz.” ifadelerini kullandı.
Ahi Beratı ile ödüllendirilen esnaf İbrahim Yılmaz ise “Biz bu Altın Kaşık Ev Yemeklerini 2019 yılında başlatmış olup pandemi hastalığı ile kapatmak zorunda kaldık. Deprem oldu ilk şubemiz yıkıldı ardından bu dükkanı ise bir vatandaştan kiralayarak tekrardan Deprem bölgesi olan Kahramanmaraş’a hizmet vermeye devam etmeye karar verdik. Fiyatlarımızda ve güzelliğimizde daha titiz daha güzel hizmet vermeye devam ettiğimizden dolayı halkımıza ve devletimize teşekkür ediyoruz.” ifadelerine yer verdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Vali Çiftçi, Erzurum Havalimanı’nda yaptığı açıklamada, Hindistan Vistara Hava Yolları’na ait yolcu uçağının, Mumbai- Frankfurt seferi sırasında bomba ihbarı üzerine saat 16.30 sıralarında Erzurum Havalimanı’na acil inmek durumunda kaldığını söyledi.
Bütün yolcular ile mürettebatın tahliyesinin ardından bomba imha ekiplerinin arama tarama çalışmaları yürüttüğünü dile getiren Çiftçi, şu bilgileri paylaştı:
“Uçağın bagaj kısmındaki bütün yolculara ait bavullar, bagajlar indirildi. Onların da hem X-ray cihazıyla hem de arama köpeği marifetiyle arama çalışmaları tamamlandı. Saat 23.30 itibarıyla bütün arama tarama çalışmalarını sonlandırmış olduk. Yaptığımız çalışmaların neticesinde bomba ihbarının asılsız olduğunu tespit ettik. Bunun neticesinde de ilimiz havaalanında uygulanan uçuş yasağı kaldırılmış oldu. Artık ilimize gelecek veya ilimizden gidecek bütün uçaklar rahatlıkla havalanabilecek durumda.”
“Yolcuların bütün ihtiyaçları karşılanmış durumda”
Vistara Hava Yolları’na ait yolcu uçağının havaalanında durmaya devam edeceğini belirten Çiftçi, uluslararası uçuş kurallarına göre pilotların belirli süre uçuş yapma imkanının bulunduğunu söyledi.
Vali Çiftçi, pilotların belirlenen süreyi tamamladıkları için istirahate çekildiklerini dile getirerek, “Yolcular, havaalanımızın dış hatlar terminalinde istirahat ediyor. Onların da bütün ihtiyaçları karşılanmış durumda. Yarın saat 07.25 gibi Hindistan’ın Mumbai şehrinden yeni bir uçak gelecek. O uçakla yolcular tekrar yollarına, Frankfurt’a devam edecekler.” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TUNCELİ – TunceliErzincan sınırında yer alan Karasu Nehrindeki kirlilik vatandaşları tedirgin ediyor. Yağış olmamasına rağmen kirliliğin yaklaşık bir aydır devam ettiğini belirten vatandaşlar, bunun bölgedeki madencilik faaliyetlerinden kaynaklandığını iddia etti.
Erzincan ile Tunceli sınırında yer alan Karasu Nehrinin yaklaşık bir aydır kirli olarak aktığını kaydeden yöre sakinlerinden Ali Hıdır Eren, “Burası, Tunceli ile Erzincan’ın sınır bölgesinde yer alan Mutu. Burada Karasu akıyor. Erzincan’a bağlı Mercan bölgesinde maden çıkarılıyor, maden bu suda yıkandığı için suyun halini görüyorsunuz. Bu suda bir tane canlının yaşayacağına ben inanmıyorum” dedi.
Karasu Nehri’nin Erzincan ovası boyunca uzandığını aktaran Eren, ” Tarım, hayvanlar, ne kadar canlı varsa bu sudan besleniyor. Bu suyun kat ettiği 50 kilometreden sonraki durulanmış hali. Bu suda hiçbir canlının yaşayacağına inanmıyorum. Bu su olmazsa hayat olmaz. Bu sudan tarım, hayvancılık ve tüm canlılar etkilenecek. Lütfen buna bir müdahale edilsin” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Elbistan- Malatya kara yolunda sürücüleri henüz belirlenemeyen 06 AB 2943 plakalı otomobille 35 KG 5176 plakalı hafif ticari araç çarpıştı.
İhbar üzerine kaza yerine polis ve 112 Acil Sağlık ekipleri sevk edildi.
Kazada yaralanan 3’ü çocuk 11 kişi, 112 Acil Sağlık ekiplerince Elbistan Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DİYARBAKIR’ın Bismil ilçesinde amca çocukları arasında borç-alacak nedeniyle çıkan kavgada 3’ü kardeş 5 kişi yaralandı.
Olay, öğle saatlerinde Bismil ilçesi Barış Bulvarı’nda meydana geldi. İddiaya göre amca çocukları arasında borç-alacak husumeti nedeniyle çıkan tartışma, bıçaklı ve sopalı kavgaya dönüştü. Kavgada yaralanan M.Y. (24), İ.Y. (35) ve V.Y. (25) isimli kardeşler ile F.Y (35) ve T.Y (41) yaralandı. İhbarla bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralılar, ilk müdahalenin ardından Bismil Devlet Hastanesi ve Diyarbakır’daki hastanelere kaldırılarak tedaviye alındı. Yaralıların sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilirken, olayla ilgili inceleme başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Muş’ta Genç Birikim Derneği tarafından düzenlenen “11. Uluslararası Onkoloji Günleri” çerçevesinde dünyanın farklı ülkelerinden ve il dışından gelen gönüllüler, meme kanserine dikkati çekmek için istasyon caddesi üzerinde yürüyüş düzenledi. Pembe bayrak sallayan gönüllü gençler, şarkılar eşliğinde Millet Bahçesi’ne kadar yürüdü.
Muş Vali Yardımcısı Cihat Abukan, Onkoloji Günleri’nin çok yoğun geçtiğini belirterek, “Farkındalık oluşturmak için Millet Bahçesi önüne kadar yürüyüş yaptık. Muş halkımızdan çok yoğun bir katılım oldu. İnşallah bir sonraki yıl daha hareketli ve güzel bir şekilde yapmayı planlıyoruz. Gençlerimiz 7’den 70’e herkes burada. Allah kimsenin başına vermesin ama erken teşhis tanısı önemli ve vatandaşınıza da duyurmaya çalışıyoruz” dedi.
Dernek Başkanı Salih Yüce ise düzenlenen 11. Uluslararası Onkoloji Günleri’ne 10 ülkeden yaklaşık 350 kişinin katıldığını belirtti. Her yıl farklı konu ele aldıklarını ifade eden Yüce, “Onkoloji Günleri’nde meme kanseri, akciğer kanseri ve jinekolojik kanser konusu ele alındı. Programının ilk günü genellikle kansere karşı farkındalık yürüyüşü yapıyoruz. Bugün yaptığımız yürüyüşün sonunda da müzik dinletisi etkinliği oldu. Yürüyüşe katılanları minik bir müzik keyfi sunduk” ifadelerini kullandı.
Müzik etkinliği ile yürüyüş sona erdi.
Düzenlenen yürüyüşe, Vali Yardımcısı Mustafa Batuhan Alpboğa, yurt içi ve yurt dışından gelen akademisyenler, kanser hastaları, gönüllü gençler ve vatandaşlar katıldı. – MUŞ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BALIKESİR – Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde, Mesut Duran Müzik Derneği tarafından düzenlenen konsere ilgi yoğun oldu. Koro üyelerinin birbirinden güzel eserleri solo ve korist olarak seslendirmeleri TSM severler tarafından ayakta alkışlandı.
Mesut Duran Müzik Derneği’nin Ayvalık Belediyesi’ne ait amfi tiyatroda verdiği konser, TRT sanatçısı Şef Selim Gönüldaş’ın öncülüğünde gerçekleşti.
Dernek Başkanı Funda Öztolan’ın sunuculuğunu üstlendiği gecede, dernek üyesi sanatçıların seslendirdiği Türk Sanat Müziği’nin en güzel eserleri, amfi tiyatroyu dolduran yüzlerce TSM sever tarafından büyük bir keyifle dinlendi.
İkinci bölümünde halk müziğinden örneklerinde seslendirildiği konserde, Dernek Başkanı Funda Öztolan’ın icra edilmesi en zor eserleri son derece profesyonelce izleyicilere aktarması takdirle karşılandı.
10. Yıl Marşı ile başlayıp, aynı marş ile sona eren konserlerin kış mevsiminde de süreceği açıklandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Müzikseverlerin ve plak koleksiyoncularının yoğun ilgi ve katılım gösterdiği ‘Şişli Plak Festivali’nin açılışı bu yıl, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın yanı sıra davetlilerin katılımıyla gerçekleşecek.
RENKLİ ETKİNLİKLERE SAHNE OLACAK
Geleneksel hale gelen; müzik dünyasının önemli isimlerini ve plak tutkunlarını 4’üncü kez buluşturacak olan Şişli Plak Festivali, iki gün boyunca birbirinden renkli etkinliklere ve konserlere ev sahipliği yapacak. Feriköy Organik Pazarı otopark alanında gerçekleşecek festivalde; söyleşiler, mezatlar, imza günleri, kahve ve yeme-içme stantları ile müzikseverler, keyifli zaman geçirecekler. Festivalde gerçekleşecek konserler kapsamında; Karsu, Sena Şener, Gaye Su Akyol ve Miskinler gibi ünlü sanatçılar da müzikseverlerle buluşacak. Plakseverler, tüm etkinlik ve konserlere ücretsiz olarak katılabilecek.
TOLGA AKYILDIZ’IN ANISINA ÖZEL PROGRAM
Şişli Plak Festivali’nde, yakın zamanda hayatını kaybeden gazeteci ve müzik yazarı Tolga Akyıldız da anılacak. Festival programında, ‘Tolga Akyıldız Anısına Açık Sahne’ etkinliğinde sürpriz isimler sahne alacak. Ayrıca festival katılımcıları, Plaktan DJ Mix ve Scratching atölyesine de katılabilecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Saraybosna Üniversitesi Rektörlüğü’nde yapılan tanıtım toplantısına YTB Başkanı Abdullah Eren, kitabın yazarı Dr. Sedat Beslija, akademisyenler, öğrenciler ile Türk kurum ve kuruluşlarının temsilcileri katıldı.
Osmanlı Devleti’nin Balkanlar’da “gönül alma siyaseti” olarak bilinen ve fethedilen bölgelerdeki halkların uyum içinde yaşayarak, hoşgörünün hakim kılınması için uygulanan ve “istimalet” olarak adlandırılan kavram Dr. Beslija tarafından anlatıldı.
YTB Başkanı Eren, programda yaptığı konuşmada, yurt dışındaki Türklerle ve akraba topluluklarla ilişkilerin geliştirilmesine önem verdiklerini, kardeş topluluklardan Bosna Hersek’in de kendileri için önemi olduğunu söyledi. Türkiye’nin 1000’den fazla Bosna Hersekli öğrenciye burslu okuma imkanı verdiğini aktaran Eren, şu an Türkiye’de 100’den fazla Bosna Hersekli öğrencinin de üniversite eğitimini sürdürdüğünü belirtti.
Balkanlar’daki öğrencilere yönelik birçok program yürüttüklerini dile getiren Eren, “Akademik çalışmalarımız var, konferanslar düzenliyoruz ve kitaplar basıyoruz.” dedi.
Eren, dünyanın yaşadığı çok farklı sorunlar bulunduğunu belirterek, şunları kaydetti:
” Gazze’de 11 aydır devam eden hadiseler, bize uluslararası sistemin tamamen çöktüğünü gösteriyor. Artık dünya üzerinde sürdürülebilir bir uluslararası hukuk sistemi olmadığı kanaati hepimizde yerleşiyor. Bugün karşılaştığımız sorunlar bugüne özgüdür. Bugün dünyada 8 milyar insan var. Tarihin hiçbir döneminde bu kadar insan yaşamadı. Tarihin bir döneminde bu coğrafyada kurulan bir huzur ve istikrar ortamı var. Bunu da görmek ve anlatmak tarihçiliğin görevi diye düşünüyorum. Osmanlı Devleti’nin bu coğrafyaya ilk geldiğinde yürütmüş olduğu siyaset bizlere anlatılacak.”
“Türkçesi gönül alma siyaseti”
Dr. Sedat Beslija, yaptığı açıklamada, kitabın kendisinin akademik araştırmaları sonucu ortaya çıktığını belirterek, Boşnakça olan eserinin YTB tarafından Türkçe ve İngilizceye çevrildiğini kaydetti.
Beslija, kitabın yazılmasının kendisine onur ve şeref verdiğini dile getirerek, şöyle konuştu:
“Bosna’da yazılan, Boşnakça yazılan tarih kitapları çok sık Türkçeye, İngilizceye çevrilmiyor. O yüzden bu bize bir şeref verdi. Osmanlı tarihçileri başta rahmetli Halil İnalcık olmak üzere bu ‘istimalet’ kavramını ele almışlardı. Biz bu kavramı Balkanlar ve özellikle de Bosna özelinde araştırmaya, tarihi bağlama oturtmaya çalıştık. Osmanlı istimalet siyasetini anlamak ve anlatmak lazım. İstimalet, Arapça kökenli bir kelime. Çağdaş Türkçesi ise ‘gönül alma siyaseti.’ Osmanlı Devleti, meylettirme, cezbetme, kendi tarafına çekme gibi siyasi stratejileri 15, 16 ve 17. yüzyılda kullanmıştır.”
Osmanlı Devleti’nin istimalet stratejisini diğer Balkan ülkelerinde de kullandığını aktaran Beslija, bu metotlarla Osmanlı’nın yüzyıllar boyunca Balkanlar’da kalıcı olduğunu belirtti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Peyzaj Mimarları Odası tarafından Türkiye’deki peyzaj mimarlığı faaliyetlerinin tanıtılması, özendirilmesi, ödüllendirilmesi, güzel sanatların teşvik edilmesi, mesleğin gelişiminin desteklenmesi ve kamuoyunun gündeminde bulundurulması amacıyla düzenlenen 15. Ulusal Peyzaj Mimarlığı Ödülleri’nin töreni, İstanbul Kongre Merkezi’ndeki “60. IFLA Dünya Kongresi” kapsamında yapıldı.
Törende, “genel kategori proje”, “kentsel tasarım proje”, “analiz ve planlama”, “Prof. Dr. Hayran Çelem genç peyzaj mimarı”, “mesleğe katkı”, “onur”, “teşvik” ve “iletişim” kategorilerinde dereceye girenlere ödülleri verildi.
AA muhabiri Yıldız Nevin Kasım, basılı ve elektronik ortamda peyzaj mimarlığı konularına yer vermesi dolayısıyla “İletişim Ödülü”ne layık görüldü. Bu kategoride ayrıca Doç. Dr. Emrah Yalçınap da ödüllendirildi.
Kasım’ın ödülü AA ekibine takdim edildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kent merkezine 17 kilometre mesafedeki Karaca Mağarası, sarkıt ve dikit yoğunluğu ile tavan yüksekliği açısından dünyanın sayılı mağaraları arasında gösteriliyor.
Mağara, beyaz renkte sarkıtlar, dikitler, sütunlar, org desenli duvarlar, bayrak şekilleri, perde damla taşları, mağara çiçekleri ve incileri, traverten havuzları ve basamaklarıyla dikkati çekiyor.
Mağaranın içerisindeki 12 ile 17 derece arasındaki sıcaklık ise ziyaretçilerine serinletici bir hava sağlıyor.
Bakım çalışmaları için her yıl kasımda kapatılan ve nisanda yeniden açılan Karaca Mağarası, bu yıl 5 aylık sürede 21 bin 351’i yabancı olmak üzere 100 bin 250 turisti ağırladı.
Bayburt’tan gelen Beyzanur Sena Ayaydın, AA muhabirine, Karaca Mağarası’nı internette gördüğünü ve çok merak ettiğini söyledi.
Mağarayı ilk defa ziyaret ettiğini, gördüklerinden çok etkilendiğini dile getiren Ayaydın, “Hiç böyle bir şey beklemiyordum. Karadeniz’de ilk defa böyle büyük ve görkemli mağara gördüm. Mağaranın geçmişi beni çok etkiledi.” dedi.
Ayaydın, Karaca Mağarası’nın beklentisinin çok üzerinde olduğunu vurgulayarak, herkese ziyaret etmeleri tavsiyesinde bulundu.
Köksal Ayaydın da mağaranın kendisinde güzel bir izlenim bıraktığını ifade ederek, “Çok beğendim. Dışarıya göre içerisi gayet serin. Herkese tavsiye ederim.” diye konuştu.
Ankara’dan gelen Hatice Ebrar Güneş, Karaca Mağarası’nın içerisinin serin olduğunu kaydederek, “Trabzon gezimizde çok fazla nem vardı. Şu an burada üşüyorum. Çok güzel.” ifadelerini kullandı.
Eşi Ahmet Yusuf Güneş, geziye Van’dan başladıklarını, Trabzon ziyaretinin ardından Gümüşhane’ye geldiklerini anlatarak, “Karaca Mağarası’nı ziyaret etmek istedik. Mağaranın içerisindeki oluşumlar beklentilerimizin çok üzerinde. Yeni oluşumların olması beni çok etkiledi.” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Büyükşehir Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, Vali Çeber ile Başkan Şahin, devam eden çalışmalar hakkında antik kentin kazı başkanlığını yürüten Münster Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Michael Blömer’den bilgi aldı.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Gaziantep Valisi Kemal Çeber, kentin öne çıkan özelliklerinden birinin de tarihi ve kültürel miraslar olduğunu belirtti.
Kazıların devam ettiğini ve antik kentin önemli bir alan olduğunu aktaran Çeber, şunları söyledi:
” Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, elinden geldiğince buraya ve diğer antik kentlere destek veriyor. Biz valilik olarak da bulabildiğimiz kaynakları kullanıyoruz. Şimdi daha fazlasını yaparak çok daha hızlı yol alacağız.”
Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin de antik kentin önemli kazı alanları arasında yer aldığını ifade etti.
Dülük Antik Kenti’nin dünyanın önemli antik kentlerinden olduğunu belirterek, “Burada çıkan eserler Roma Dönemi’nin en önemli eserleri. İnsanların daha çok buraya gelmesi için artık bir neden daha var. Dülük Antik Kenti’nde bir restorasyon çalışması ve giriş kapısı yaptık. Buranın diğer antik kentlerden ne farkı olduğu yönünde çalışmamızı yaptık. Valimiz ile birlikte bu detaylı sunumu yapıp bakanımızdan güçlü desteği alıp yolumuza devam edeceğiz.” ifadelerine yer verdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Farklı ekole sahip iki sanatçının eserlerine yer verilen sergi, Filistin’de yaşananlar ile Kudüs’ün tarihi, kültürel ve dini önemi gibi konulara odaklanıyor.
Açılışta konuşan Vakıf Katılım Genel Müdürü Mehmet Ali Akben, Kudüs’le ilgili bir serginin İstanbul gibi kadim bir şehirde açılmasının önemine işaret ederek, “Üsküdar, İstanbul’un eski bir başlangıcı. Bugün büyük usta Mimar Sinan’ın yaptırdığı tarihi mekanda bu serginin açılışını gerçekleştirmek bizler için de çok anlamlı. En az bunun kadar önemli olan bir diğer husus, ebru sanatının yaşayan en büyük üstatlarından Hikmet Barutçugil ve değerli sanatçımız Amine Hanım’ın katkılarıyla Kudüs üzerine bir serginin açılmasıdır. Biz de adımıza yakışır bir şekilde bu tür faaliyetlerin destekçisi olduğumuz için çok mutluyuz.” ifadelerini kullandı.
” Türkiye’de çok ciddi bir şekilde şuur kaybettirme politikaları uygulandı”
Sanatçı Hikmet Buratçugil, ait oldukları kültürü anlatmak ve tanıtmak mecburiyetinde olduklarını vurgulayarak, “Medeniyetler, kültür ve sanatla oluşuyor. Biz, daha önceki medeniyetleri, yaptıkları eserlerle tanıyoruz. Gelecek nesiller için de bugünden bir medeniyet oluşturmamız gerekiyor. Ne yazık ki yakın tarihimizde başlayan Batılılaşma hareketleri içinde kendi özümüzden uzaklaştık. Türkiye’de çok ciddi bir şekilde şuur kaybettirme politikaları uygulandı. Çok şükür ki altını çamura da atsanız, değerinden bir şey kaybetmiyor. O koca çınarları kestiler ama kökleri o kadar sağlam olduğu için yeniden neşvünema buldu.” dedi.
Ebru sanatına 51 sene önce başladığını dile getiren sanatçı, “Bu sanata başladığımda herkes alay ederdi. Hatta o yıllarda bu sanatlarla uğraşanlar ‘yobaz’, ‘bağnaz’ gibi sıfatlarla anılırdı. Bugünlere geldik ve şimdi gençler bu işlere çok hevesli. Kendi sanatlarımızı güncelleyerek ve yenileyerek bu sanatları yaşatmış oluyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
“Kudüs, bizim kanayan yaramızdır.” diyen usta sanatçı, sergide emeği geçenlere teşekkür etti.
“Filistin halkı bize zimmetlidir ve bunu gün yüzüne çıkarmak istedik”
Ressam Amine Sultan Tan da sanatın temel görevinin, var olanı görünür kılmak olduğunu altını çizerek, şunları söyledi:
“Hikmet hocama, böylesi bir görsel şölene imza attığı, Vakıf Katılıma ise sergiye destekleri için çok teşekkür ediyorum. Bildiğiniz gibi, her şey çok güzel bir ahlak içinde yaratılmış. Bizim yaptığımız bunu ufak bir şekilde tuvale yansıtmak, biraz daha farkındalık oluşturmak ve bu gerçek güzelliklere dikkat çekmek. Hikmet Hocamızın da vurguladığı gibi, Kudüs bizim yaramız. Filistin halkı bize zimmetlidir ve resimlerimizle bunu gün yüzüne çıkarmak istedik. İnşallah bu niyetlerle, hayırlar feth olsun, şerler def olsun.”
Kudüs ve Gazze’yi siyasi, askeri, kültürel ve sosyolojik olarak her açıdan gündeme getirme kabiliyetinin çok önemli olduğunu aktaran yazar İsmail Kılıçarslan ise “Bütün dünyanın Gazze katliamı için ayakta olduğu böyle bir dönemde, elbette sanat da üzerine düşeni yapmalı. Bu sergiyi çok özel yapan, barut ebrusunun da bulucusu Hikmet Hoca’nın ebrularının üzerine, Kudüs’ün köklerini, Amine Hanım’ın resimleriyle bize sunmasıdır. Vakıf Katılımı da böyle bir sorumluluk aldığı için ayrıca tebrik etmek gerekiyor. Bugün, ağız ve dil Gazze’yi, Kudüs’ü söylemeli.” dedi.
Sergi, 29 Eylül’e kadar, pazartesi günleri hariç, ziyaret edilebilecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Adana’da nisan ayında başlayan festival yolculuğu Şanlıurfa, Bursa, Samsun, Trabzon, Van, Nevşehir ve Erzurum’un ardından 9’uncu durağı Çanakkale’de devam ediyor.
Etkinlikler kapsamında kurulan ve birbirinden renkli aktiviteler, atölye çalışmaları, sahne gösterileri, tiyatro oyunları, çocuk oyun alanları ve daha birçok etkinliğin yer aldığı Çocuk Köyü, miniklere eğlenceli anlar yaşatıyor.
Çocukların ekranlardan tanıdığı çizgi film karakterlerinin sahne gösterileri, panayır çadırları, tematik oyun alanları, müzik, drama, dans, bale ve resim gibi sanat eğitimlerinin yapıldığı aktivite çadırları festival boyunca bu alanda yer alıyor.
Çanakkale’de 8 Eylül’de sona erecek festivalin en renkli etkinliklerinden biri olan Anadolu Hamidiye Tabyası Çocuk Etkinlik Alanı’nın misafirleri, okulların açılmasına sayılı günler kala bu alanda gönüllerince eğleniyor.
Türkiye Kültür Yolu Festivallerinde çocuk etkinlikleri gerçekleştiren tiyatro sanatçısı ve çocuk kitapları yazarı Özgür Özgülgün, AA muhabirine, festival kapsamında gittikleri şehirlerde çok güzel çocuk etkinlik alanlarının oluşturulduğunu, sahneler kurulduğunu söyledi.
Özgülgün, bu kapsamda geleneksel Türk tiyatrosunun temelini oluşturan gölge oyunu Karagöz ile Hacivat’ın yanı sıra hikaye anlatımı, çocukların fiziksel aktivitelerini geliştirecek büyük şişme balonlar, pedagojik yardım alınarak hazırlanan oyunlar, Troya Müzesi’nin görüntülü olarak kamyon içinde gösterilmesi ve okçuluk gibi miniklerin psikomotor gelişimlerine katkı sağlayan etkinliklerin yer aldığını dile getirdi.
Festivaller en çok çocukları mutlu ediyor
Bir kente festival geliyorsa, bundan en çok çocukların mutlu olduğunu vurgulayan Özgülgün, “Çocuklara yaptığımız yatırım, 10, 20, 30 yıl sonra bize geri dönüyor. Bizim bütün varlığımız, geleceğimiz çocuklar. Onlara yapılan yatırım hiçbir zaman boşa gitmiyor. Bir kente festival gelince çocuklar o festivalin içinde ücretsiz olarak sabahtan akşama kadar vakit geçirdiklerinde bunu hiç unutmayacaklar. Belki arkadaşlarına, dostlarına, okulda öğretmenlerine anlatacaklar. Bu bir kartopuyken çığ gibi büyüyecek. Her sene gelişen bir kültür festivali var. O kültür festivaliyle ilgili çocuk belki oturduğu şehrin bir müzesine gidecek.” diye konuştu.
Ayrıca, Troya Müzesi’nde Karagöz ile Hacivat gösterisinin düzenlendiğini anlatan Özgülgün, çocukların bu oyunda kendi geçmişini, tarihsel sürecini görüp çok mutlu olduklarını ifade etti.
Gölge oyunu gösterimlerinin sürmesini isteyen anne ve babaların müzeye mesaj gönderdiğini aktaran Özgülgün, “Önümüzdeki yıl Çanakkale Kültür Yolu Festivali yine var. Belki müze içinde bir dans, enstrüman, tiyatro ya da sergi olacak. Çocuğun müzeye 2-3 kere gelmesini sağlayacak nitelikte etkinlikler olacak.” dedi.
Özgülgün, sahnedeki sanatçıların tamamının konservatuar mezunu olduğunu, çocuk etkinliklerini bundan dolayı çok önemsediğini belirtti.
Bu tür çalışmaların kendisini geliştirmesine de katkı sağladığını söyleyen Özgülgün, şunları kaydetti:
“Sahne üzerinde bir şey yapmak, maraton koşmak gibidir. Koşmadığınız zaman enerjiniz bitiyor, çabuk yorulmaya başlıyorsunuz. Kültür Yolları ile her türlü faaliyeti gerçekleştirdiğinizde maraton koşucusu gibi genç ve dinamik oluyorsunuz. Siz de onların yaş grubuna inmiş oluyorsunuz. Onlarla bir şey yaratmanın güzelliği ve o festivalde örtüşmesi, geleceğin en büyük yatırımı olan çocuklara çok faydalı oluyor. Önemli olan eğlenmek. Festivallerin amacı sosyalleşmek, bir arada olabilmek, kentin turizmine katkı sağlamak, kentteki kültürel varlıkların kendi varlığımız olduğunu bilip, onlarla kaynaşıp çok daha ileri götürmek. Festival kapsamında gittiğimiz her yerde minimum 50 bin çocuğa ulaşmış oluyoruz. Çünkü 9 gün boyunca kentteki en büyük alanda yapılıyor. Bugün yaptığınız bir şey seneye, ondan sonraki senelerde karşılığını buluyor. Festivalle, sanat ortamı içinde büyüyen bir çocuk vatanına, milletine, ailesine faydalı, başarılı, evrensel ve kültürün değerini bilen bir çocuk olarak yetişiyor. Bu anlamda Türkiye Kültür Yolu Festivallerinin çocuklara yaptığı yatırımı çok kıymetli buluyorum.”
Özgür Özgülgün, Anadolu coğrafyasının örf ve adetlerinin festival potası altında eritilerek hiç bilinmeyen bir bölgede, başka bir yerin halk oyununu, tiyatrosunu oynamanın, hikayesini icra etmenin, enstrümanını çalmanın, her bölgenin bir çatı altında etkileşimini sağladığını sözlerine ekledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İzmir Kavram Meslek Yüksekokulu, İzmir Tarihi Liman Kentinin UNESCO Dünya Miras Listesi adaylığı sürecine destek vermek için harekete geçti. Proje kapsamında akademisyenler ve öğrenciler, bölgenin kültürel mirasını daha geniş kitlelere tanıtacak çalışmalar yürütecek. Çalışmaların, bölgenin UNESCO Dünya Miras Listesi’ne kabul edilmesine yönelik farkındalık yaratması bekleniyor.
Mimari Restorasyon, Radyo ve Televizyon Programcılığı, Fotoğrafçılık ve Kameramanlık, Grafik Tasarım, Halkla İlişkiler ve Tanıtım ile İç Mekan Tasarımı programlarının öğretim elemanları, Alan Başkanı Abdülaziz Ediz, şehir plancısı Bilge Bektaş ve mimar Ahu Sönmez ile Konak Meydanı’nda bulunan Saat Kulesi’nde bir araya geldi. Mimar Burçak Çıkıkçı eşliğinde, Kemeraltı ve Basmane bölgesinin mimari, kültürel, gastronomik ve turistik unsurlarını kapsayan bir rotada teknik gezi gerçekleştiren öğretim elemanları, 2024-2025 akademik yılında öğrencileriyle gerçekleştirecekleri projeler için bilgi topladı.
8 bin 500 yıllık bir geçmişe sahip İzmir Tarihi Liman Kentinin tüm dünya için önemli bir değer olduğuna dikkati çeken Alan Başkanı Abdülaziz Ediz, İKMYO öğretim elemanları ve öğrencileri tarafından üretilecek projelerin, alanın tanıtımına ve kültürel miras farkındalığının artırılmasına büyük katkı sağlayacağını belirtti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgiye göre, Tokat Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince tarihi eser kaçakçılığına yönelik operasyon düzenlendi. Bir ikamette gerçekleştirilen operasyon sonucunda; 36 adet farklı ebat ve şekillerde sikke, 3 adet kulplu küçük metal bakraç, 1 adet taşlı yüzük, 1 adet deve kuşu figürlü metal obje, 1 adet bakır renkli metal kılıflı hançer, 1 adet sarı ve kahverengi renkli, üzerinde hayvan figürleri bulunan vazo, 1 adet metal ok ucu, 1 adet kaşık benzeri metal obje, 1 adet kuş figürlü metal kolye ucu, 1 adet üst kısmı yuvarlak alt kısmı sap şeklinde metal obje olmak üzere toplamda 47 adet tarihi eser ele geçirildi. Operasyon sonrasında, ikamet sahibi hakkında 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununa Muhalefet suçundan adli işlem başlatıldı. – TOKAT
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Melikgazi Belediyesi, 7 yıldır vatandaşların sosyal hayatlarını zenginleştirmek ve geleneksel lezzetleri yaşatmak amacıyla Belsin Kocatepe Mahallesi, Eskişehir Bağları ve Mimarsinan Evliyalar Parkı’nda salça kaynatma etkinliği düzenleniyor.
Salça kaynatmak isteyenler belediyeden randevu alarak kazan, kürek, tuz ve domateslerin yıkanıp çekilmesi gibi işlemlerini ücretsiz yaptırıyor, belirlenen alanlarda geleneksel yöntemlerle kışlık salçalarını hazırlıyor.
Köz ateşinde yaptıkları yiyecekleri birbirlerine ikram eden aileler, odun ateşinde semaverde demledikleri çayla da günün yorgunluğunu atıyor.
“Sosyal ve kültürel faaliyet oluyor”
Melikgazi Belediye Başkanı Mustafa Palancıoğlu, AA muhabirine, vatandaşların mağduriyetini önlemek için özel tahsis edilen alanlarda salça kaynatma ortamı hazırladıklarını söyledi.
İsteyenlerin randevu alarak 50 bakır kazanda salça kaynattığını, 24 saat açık olan alanlarda 3 vardiya şeklinde 150 kişinin çalıştığını anlatan Palancıoğlu, şöyle devam etti:
“Patlıcan, biber ve patates közlüyorlar, salçalarını yapıyorlar. Kışlık hazırlıklarını sürdürüyorlar. Bunların ötesinde daha güzel bir şey var. Burada vatandaşların iletişimi güçleniyor. Çocuklar ve gençler internet ortamından çıkıp, burada aileleriyle piknik havasında zaman geçiriyorlar. Burada samimiyet yakalayıp, aile ortamında dost olanlar var. Buralar birlik ve beraberliğimizi güçlendiren sosyal ve kültürel bir alana dönüştü. Şu anda 3 bin 500 aileyi geçmiş durumdayız. Toplam 15 bin kişiye ulaşacak bir hizmet oldu. Hem sosyal ve kültürel faaliyet oluyor hem de geleneğimiz devam ediyor.”
Kent sakinlerinden Dudu Cihan da ev salçasının daha güzel ve temiz olduğunu, hazır salçayı tercih etmediğini dile getirdi.
Salça yaparken yeni dostluklar edindiklerini vurgulayan Cihan, “Önceden köylerimizde yapıyorduk ama binaların arasında yapılmadığı için burada yapmak daha hoşumuza gidiyor. Burada birlik ve beraberlik var. Yeni arkadaşlıklar, dostluklar ediniyoruz. Komşularımızla beraber geliyoruz. Neşeli bir ortamımız oluyor. Güzel insanlarla karşılaşıyoruz.” dedi.
Nurhan Emmi ise salça yapmanın yorucu bir iş olduğunu belirterek, “Gelecek yıl yine burada olacağız. Ortamımız çok güzel, yeni dostluklar ve arkadaşlıklar ediniyoruz. Hava da çok güzel. 100 kilo domates aldık. O da bize bir yıl yetecek. Salçayı bidonlara koyuyoruz ve 100 kilogram domatesten 4 bidon umuyoruz.” diye konuştu.
“Dostluğumuzu ve arkadaşlığımızı da kaynatıyoruz”
Fuat Cihan da alandakilerle sohbet ederek salçalarını kaynattıklarını söyledi.
Güzel bir ortamın olduğunu aktaran Cihan, “Her ilçeden gelen vatandaşlar burada arkadaşlık, dostluk edinebiliyor. Salçalarımızın yanında dostluğumuzu ve arkadaşlığımızı da kaynatıyoruz.” ifadesini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Efeler Belediyesi Kuvayı Milliye Anı Evi, Kurtuluş Savaşı Dönemine ait aydınların ve kahramanların hatıralarını yaşatıyor. İçinde dönemin sembol isimlerine ait heykeller, dönemde kullanılmış bazı silahlar ve çeşitli araç gereçler yer alıyor. Ziyaretçiler, teknolojik imkanlarla desteklenen bu mekanda, dijital olarak döneme dair bilgilere ulaşabiliyor.
Kuvayi Milliye Anı Evi’nin sadece bir anıt olmadığını aynı zamanda bölgedeki direnişin ve milli bilincin simgesi olduğunu söyleyen Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin: “İşgale karşı Aydın’da başlatılan direniş hareketine Albay Mehmet Şefik Bey, Yüzbaşı Faik Bey ve Teğmen Zekai Bey gibi cesur subaylarımız öncülük etti. Yörük Ali Efe, Demirci Mehmet Efe ve Danişmentli İsmail Efe gibi Kuvayı Milliye gönüllüleri, bu direniş hareketine büyük destek verdi. Özellikle 16 Haziran 1919’da gerçekleştirilen Malgaç Baskını, milli bilinç ve bağımsızlık anlayışının bir simgesi olarak tarihe geçti” sözleriyle bağımsızlık mücadelesi hakkında bilgiler paylaştı.
Veysipaşa Mahallesi 1607. Sokak Numara 1’de yer alan Efeler Belediyesi Kuvayi Milliye Anı Evi, bu kahramanlık öykülerini ve tarihi mücadeleyi yaşatmaya devam ederken, ziyaretçilerine geçmişin izlerini sürme fırsatı sunuyor. Bu eşsiz mekan, hem tarihi bir miras hem de milli bilincin bir parçası olarak, gelecek nesillere önemli bir kültürel değer bırakıyor. – AYDIN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÖSYM’nin internet sitesinde yer alan duyuruya göre adaylar, 2024-YKS ek yerleştirme için tercihlerini, 6-11 Eylül’de T.C. kimlik numaraları ve şifreleriyle ÖSYM’nin “https://ais.osym.gov.tr” adresinden veya ÖSYM Aday İşlemleri mobil uygulamasından bireysel yapacak.
Tercih işlemleri yarın saat 14.30’da başlayacak, 11 Eylül saat 23.59’da sona erecek. Adaylar, yayımlanan 2024-YKS Yükseköğretim Programları Ek Yerleştirme Kılavuzu’ndan ön bilgi edinebilecek.
2024-YKS Yükseköğretim Programları Ek Yerleştirme Kılavuzu’na, ÖSYM’nin internet adresinden erişilebiliyor. Ön bilgi vermek amacıyla yayımlanan kılavuzu tercih yapacak adayların dikkatle incelemeleri ve işlemlerini kılavuzdaki bilgiler doğrultusunda yapmaları gerekiyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AA’da yer alan habere göre THY Basın Müşaviri Yahya Üstün, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, dün gece saatlerinde İstanbul’dan kalkış yapan ve Tayvan’ın başkenti Taipei’ye giden uçağın inişine 2 saat kala olumsuz hava koşulları nedeniyle türbülansa maruz kaldığını açıkladı.
Uçağın sorunsuz bir şekilde Taipei Songshan Havalimanı’na iniş yaptığını belirten Üstün, olayda 4’ü yolcu 2’si uçuş ekibinden 6 kişinin hafif yaralandığını belirterek, şunları kaydetti:
“TK24 sefer sayılı İstanbul-Taipei uçuşumuzu icra eden TC-JJE kuyruk kodlu uçağımız, Taipei meydana yaklaşık 2 saat mesafede olumsuz hava koşullarına (türbülans) maruz kalmıştır. 214 yolcumuz ve 17 kişilik uçuş ekibimizin bulunduğu uçağımızda, türbülans nedeniyle 4 yolcumuz ve 2 kabin personelimiz hafif şekilde yaralanmıştır. Uçağımız Taipei meydana inişini sorunsuz şekilde gerçekleştirmiş olup, sağlık ekipleri uçağı karşılamış ve gerçekleştirilen ilk müdahaleye göre ciddi bir bulguya rastlanmamıştır. Ayrıca 2 yolcumuz talepleri doğrultusunda hastaneye sevk edilmiştir. Uçuş ve yolcu güvenliğini her zaman ön planda tutan Türk Hava Yolları, yaşanan olay nedeniyle büyük üzüntü duymaktadır. Yolcularımızın ve ekibimizin sağlık durumu yakından takip edilmektedir.”
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Manisa’nın Alaşehir ilçesinde bu sene 6’ncısı gerçekleştirilen Üzüm Festivali renkli görüntülere sahne oldu
Omuzlarına aldıkları 2 kelterde toplam 50 kilogram üzümü 500 metre koşarak taşıyan yarışmacılardan bazıları düşerken bazıları da koşmak yerine yürümeyi tercih etti
MANİSA – Manisa’nın Alaşehir ilçesinde bu sene 6’ncısı düzenlenen ve ilçenin tanıtımına büyük katkı sağlayan Üzüm Festivalinde yapılan kelter yarışması renkli görüntülere sahne oldu. 20 yarışmacıdan 10’unun tamamlayabildiği yarışmada bazı yarışmacılar üzümlerle birlikte yere düşerken bazıları da koşmak yerine yürümeyi tercih etti.
Dünyaca ünlü Manisa Sultani Çekirdeksiz Üzümün yetiştiği Manisa’nın Alaşehir ilçesinde bir yandan hasat devam ederken, diğer yandan üreticiler günün yorgunluğunu ve stresini, Alaşehir Belediyesi organizasyonunda düzenlenen 6. Üzüm Festivalinde attı.
Manisa’nın Alaşehir ilçesinde 30 Ağustos Zafer Bayramı’nda başlayan ve 5 Eylül Alaşehir’in kurtuluşuna kadar devam edecek olan Alaşehir 6. Üzüm Festivalinde 20 kişi 50 kiloluk üzüm kelterleriyle 500 metrelik mesafeyi en hızlı koşabilmek için yarıştı. Pazar Camii önünden Belediye binasına kadar yaklaşık 500 metrelik Sevgi Yolunda Motosikletli Zabıtaların eşliğinde 5’erli gruplar halinde koşan yarışmacılar zaman zaman zor anlar yaşadı. Bazı yarışmacılar kelterleri bırakırken bazıları da dengelerini kaybedip üzüm yüklü kelterlerle birlikte düştü.
Yarışmanın sonunda Mehmet Özcan 1 dakika 13 saniye 93 salise ile birinci, Hüseyin Ula 1 dakika 18 saniye 23 salise ile ikinci, Uğur Özcan ise 1 dakika 18 saniye 71 salise ile üçüncü oldu.
Bağdan geldi yarışmada birinci oldu
Üzüm bağında öğlen saat 14.00’a kadar çalıştıktan sonra yarışmaya katıldığını belirten yarışmanın birincisi Mehmet Özcan, “Biraz zorlandım. Bağda çalışıp da geldim yine de kazandım. Biraz zorlandım.”
Yarışmada üçüncü olan Uğur Özcan ise yarışmaya hasta bir şekilde geldiğini belirterek katılıp katılmamakta tereddüt ettiğini ancak katılarak yarışmada üçüncü olduğu için mutlu olduğunu söyledi.
Yarışmanın ikincisi olan Hüseyin Ula ise şunları söyledi: “Belediyenin parkında çalışıyorum. Çift iş yapıyorum. Sabah bağda öğleden sonra da belediyenin parkında garson olarak çalışıyorum. Zorluk çekmedim ama yine de yoruldum.”
“Görevlerimizden biri yöresel ürünlerimizi n plana çıkarmak”
Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu ise Alaşehir’in ve ilçeye özgü yöresel ürünlerin tanıtımı için festivallerin önemine değinerek, “Üzüm Festivalimiz geleneksel hale geldi. Her sene Üzüm Festivalimizi yapıyoruz. Bu Festivalimizin bir etabı da kelter çekme yarışması. Çocuklarımız Sevgi Yolunda yukarıdan aşağıya doğru, arada yaşanan kazalar da oluyor, koşarak dereceye girenler belli oldu. Bizim görevlerimizden bir tanesi de yöresel ürünlerimizi ön plana çıkarmak. Alaşehir Ekmeği, Tahinli Pidesi, Kapaması, Sultani Üzümü, Yaprağı meşhurdur. Sultani Üzümümüzü Türkiye’ye tanıtmayı hedefliyoruz. Bu festivaller de buna aracı oluyor. En güzel üzüm yarışmamızı yaptık, kelter çekme yarışmamamızı yaptık akşam da Ceylan Ertem konserinde halkımızla buluşacağız.” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>” Kars, Ardahan ve IğdırTürkiye’nin enerjisine enerji katan üç şehirdir”
“Hem Türkiye’nin hem de Avrupa’nın doğalgaz ve petrol arzına çok önemli katkılar yapan üç önemli ve güzide şehrimizdir”
ANKARA – Ankara’da düzenlenen ‘Kars-Ardahan-Iğdır Lezzetleri ve Kültür Festivali’nde konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, “Doğalgazın ulaşmadığı ilçe ve beldelerimizi de doğalgazla buluşturmak istiyoruz” dedi.
Ankara’nın Altındağ ilçesinde bulunan Başkent Millet Bahçesinde Kars-Ardahan-Iğdır Dernekler Federasyonu’nun düzenlediği ‘Kars-Ardahan-Iğdır Lezzetleri ve Kültür Festivali’ başladı. 3 şehre özel yemekler Başkentte görücüye çıktı. Etkinliğe getirilen kazlardan birine ise yılın altın kaz ödülü verildi. Ardahan’ın Göle ilçesinden gelen kaşar üreticileri Ankaralılara geleneksel kaşar yapımını uygulamalı olarak gösterdi. Etkinlik, 8 EylülPazar günü saat 22.00’de son bulacak.
“Kars, Ardahan ve Iğdır Türkiye’nin enerjisine enerji katan üç şehirdir”
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, enerji açısından Kars, Ardahan ve Iğdır’ın Türkiye’nin enerjisine katkı sağlayan önemli şehirler olduğunu ifade etti. Bu şehirlerde Türkiye’nin elektriğinin üretildiğine ve hidroelektrik santrallerden enerji sağlandığına değinen Bakan Bayraktar, “Kars, Ardahan ve Iğdır’da Türkiye’nin en önemli güneş potansiyelini, güneş enerjisinden elektrik üretimi için bu şehirleri değerlendiriyoruz. Ama bunların ötesinde; Kars, Ardahan ve Iğdır sadece Türkiye için değil aynı zamanda dünya ve Avrupa için Bakü-Tiflis- Ceyhan ile Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı Projesi’yle hem Türkiye’nin hem de Avrupa’nın doğalgaz ve petrol arzına çok önemli katkılar yapan üç önemli ve güzide şehrimizdir. Sadece balıyla, peyniriyle, kaz etiyle değil bize verdiği enerjinin yanı sıra doğalgazıyla, petrolüyle, beton iletimiyle ve elektrik üretimiyle Kars, Ardahan ve Iğdır Türkiye’nin enerjisine enerji katan üç şehirdir” diye konuştu.
“Doğalgazın ulaşmadığı ilçe ve beldelerimizi de doğalgazla buluşturmak istiyoruz”
Kars, Ardahan ve Iğdır’ın Türkiye’nin enerjisine enerji kattığını ifade eden Bayraktar, “Bu üç şehrimize de henüz doğalgazın ulaşmadığı ilçe ve beldelerimizi de doğalgazla buluşturmak istiyoruz” şeklinde konuştu.
Konuşmanın ardından bakana plaket takdim edildi ve kurdele kesildi. 8 Eylül’e kadar devam edecek olan etkinliğin açılış gününde alana getirilen beş kazdan en güzel olanına altın kaz ödülü verildi. Kars kaşarı, kaz eti ve lokma ikramları yapıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Düzce’de S plaka öğrenci servis taşımacılığı 2024-2025 eğitim öğretim yılı kilometre ücret tarifelerinin belirlenmesi için Düzce Belediyesi Meclis Toplantı Salonu’nda toplantı düzenlendi.
Belediye Başkan Yardımcısı Cihan Ünal başkanlığında gerçekleştirilen toplantıya, Düzce Ticaret ve Sanayi Odası, İl Milli Eğitim Müdürlüğü, İl Emniyet Müdürlüğü, SS Otobüsçüler Minibüsçüler ve Servis Araçları Odası ile Düzce Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası temsilcileri katıldı. Görüşmelerde çevre illerdeki ücret tarifeleri de göz önünde bulunduruldu. Görüşmeler sonucu, kar oranı düşürülerek yeni servis ücretleri maliyetin altında ve diğer şehirlerden daha düşük tutuldu.
Buna göre, 2024-2025 eğitim-öğretim döneminde Düzce’de uygulanacak servis ücret tarifesi en kısa mesafe (0-1 km) için bin 670 lira, en uzun mesafe (23-25 km) için ise 3 bin 900 TL olarak belirlendi. 25 kilometreyi aşanlar için kilometre başına alınacak ücret ise 39 TL olarak tespit edildi.
Ayrıca, 36 hafta üzerinden hesaplanan servis ücret tarifesinde; aynı aileden 2 çocuğun aynı servisten yararlanması halinde ve ayrıca peşin ödemelerde yüzde 10 indirim uygulanması da kararlaştırıldı.
Yeni ücret tarifesinin 1 yıl süreyle artış planlanmadan uygulanacağı açıklandı. – DÜZCE
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İstanbul’da 9 Eyül’de başlayacak yeni eğitim öğretim yılında 2 milyon 951 bin 685 öğrenci ders başı yapacak. İstanbul Valiliği, servis araçları ve ilk günlerde velilerin yaratacağı sirkülasyonun şehir trafiğinde yoğunluk yaşanmasına neden olabileceği gerekçesiyle, eğitim – öğretim saatlerinde düzenlemeye gidildiğini duyurdu.
Konuyla ilgili İstanbul Valiliği’nden yapılan açıklama şöyle:
“2024 – 2025 Eğitim öğretim yılı, 09.09.2024 Pazartesi günü başlayacak. İstanbul’da resmi ve özel okullarımızda 2.951.685 öğrencimiz eğitim öğretime başlayacak olup bu öğrencilerimizden 715.835’i ilk kez yeni okullarında eğitim – öğretime başlayacaklardır. Okulların açılmasıyla birlikte 16.000’i aşkın öğrenci servisi trafiğe çıkacaktır. Servis araçları ve velilerimizin ilk günlerde yaratacağı sirkülasyonun, şehir trafiğinde yoğunluk yaşanmasına sebep olacağı değerlendirilmektedir. Bu nedenle İstanbul’daki tüm okullarda okulların açılacağı 09.09.2024 Pazartesi günü eğitim öğretimin 10.00 ile 15.00 saatleri arasında yapılmasına karar verilmiştir.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kassam Tugaylarının Telegram’dan paylaştığı videoda, 1 Eylül’de cesetlerine ulaşılan Alexander Lobanov ve Carmel Gat adlı İsrailli esirler, içinde bulundukları durumdan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’yu sorumlu tuttu.
Reim bölgesinden 7 Ekim’de kaçırıldığını belirten Lobanov, çok zor şartlarda tutulduklarını söyleyerek “su, yiyecek, elektrik ve temizlik ürünlerinden mahrum kaldıklarını” ifade etti.
Lobanov, “Netanyahu hükümetine sesleniyorum. 7 Ekim’de başarısız oldunuz ve bizi ihmal ettiniz. ve şimdi bizim canlı olarak serbest kalmamız için her çabayı sonuçsuz bırakıyorsunuz.” dedi.
“Anlaşma yapmamak için bizi öldürmeye çalışıyorsunuz.” şeklinde konuşan Lobanov, “Geride hamile eşimi, iki yaşındaki oğlumu ve hasta anne babamı bıraktım.” ifadelerini kullandı.
Lobanov, Netanyahu yönetimine karşı İsrail halkına sokaklara çıkma ve seslerini çıkartarak protesto yapma çağrısında bulundu.
“Lütfen bizi ihmal etmeyin ve bombardımanı durdurun”
Ailesiyle birlikteyken esir alındığını anlatan Carmel Gat ise İsrail saldırılarının durmaksızın devam ettiğini belirterek, “Saldırılar yüzünden buradan canlı çıkıp çıkamayacağımı bilmiyorum.” dedi.
Gat, İsrail hükümetine ve Netanyahu’ya seslenerek, “Lütfen bizi ihmal etmeyin ve bombardımanı durdurun, bizim eve dönmemizi sağlayın.” diye konuştu.
İsrail halkından kendileri için “protestoya ve mücadeleye devam etmesini” isteyen Gat, “Kimsenin müzakere kapısını kapatmasına izin vermeyin.” ifadelerini kullandı.
Hamas, 1 Eylül’de cesetlerine ulaşılan esirlerin İsrail saldırısında öldürüldüğünü açıklarken İsrail ise esirleri Hamas’ın öldürdüğünü iddia etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ordu’dan Şanlıurfa’ya giden tarım işçilerini taşıyan Cengiz G. idaresindeki 02 ABZ 139 plakalı minibüs, Kayapaşa Mahallesi’nde devrildi.
Kazada yaralanan 26 kişi, ambulanslarla Niksar Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.
Yaralılardan 5 yaşındaki Eylem Debek, müdahaleye rağmen kurtarılamadı.
Tokat Valisi Abdullah Köklü, yaralıları Niksar Devlet Hastanesi’nde ziyaret ederek, geçmiş olsun dileğinde bulundu.
Köklü, gazetecilere, kazada aralarında çocukların da olduğu 26 kişinin yaralandığını belirterek, “Şoför hatasından dolayı araç yuvarlandı. Kazada 1 çocuğumuzu kaybettik. Başka yaralımızda hayati tehlike gözükmüyor. 4 yaralımız Tokat’taki hastanelere sevk edildi. Kapasite üzeri yolcu taşıdığı anlaşılıyor. Savcılık ve emniyet gerekli tahkikatları yapıyor.” ifadelerini kullandı.
Minibüsteki yolculardan Fatma Gezi ise fındık hasadından döndüklerini, yolda giderken bir anda kendini yerde bulduğunu kaydetti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>A Milli Futbol Takımı video toplantı ve fitness salonundaki ısınma/mobilizasyon çalışmalarını takiben, Teknik Direktör Vincenzo Montella yönetiminde gerçekleştirilen saha antrenmanında, önce pas ve rondo çalışmaları yapıldı. Sonrasında Galler maçının taktiği üzerinde duruldu ve antrenman maçı oynandı. Kalçasındaki ağrısı süren Hakan Çalhanoğlu, takımdan ayrı düz koşu yaptı.
Millilerin bugünkü idmanını, TFF Başkan Vekilleri Mecnun Otyakmaz, Fuat Göktaş ve Ceyhun Kazancı, Yönetim Kurulu Üyesi Ural Aküzüm ve Genel Sekreter Abdullah Ayaz da izledi.
Ay-yıldızlılar, Galler ile oynayacağı karşılaşma öncesindeki son çalışmasını yarın saat 10.45’te TFF Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri’nde yapacak. Bu antrenmanın ilk 15 dakikalık bölümü medyaya açık olacak. Kafile saat 15.00’te ise İstanbul Havalimanı’ndan kalkacak Türk Hava Yolları’na ait uçakla Cardiff’e seyahat edecek.
A Milli Futbol Takımı Teknik Direktör Vincenzo Montella ve aday kadrodan bir futbolcu, Galler – Türkiye maçının oynanacağı Cardiff City Stadyumu’nda yerel saatle 20.00’de (TSİ 22.00) bir basın toplantısı düzenleyecek. Ay-Yıldızlılar, bu toplantı öncesinde stadyumda kısa bir yürüyüş yapacak. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ROMA – İtalya açıklarında düzensiz göçmenleri taşıyan teknenin batması sonucu 3’ü çocuk toplam 21 kişi kayboldu.
İtalya’nın Lampedusa Adası açıklarında düzensiz göçmenleri taşıyan tekne battı. İtalyan basınında yer alan haberlerde, kazadan 7 kişinin sağ kurtarıldığı, 3’ü çocuk 21 kişide ise haber alınamadığı ifade edildi. Haberlerde, teknenin geçtiğimiz cumartesi günü Libya’dan yola çıktığı ve 28 kişi taşıdığı aktarıldı. Teknede bulunan düzensiz göçmenlerin Suriye uyruklu olduğu belirtildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>30 yıl hapisle aranan şüpheli, aldığı nefesler yüzünden ranzanın altında yakalandı
Ranzanın altında yakalanma anları kamerada
BURSA – Bursa’da hakkında 30 yıl 1 ay 20 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan şüpheli, evindeki ranzanın altında kıskıvrak yakalandı. Zanlı, evine yapılan operasyonda ranzanın altında aldığı nefes sayesinde yakalanırken, şahsın emniyetteki işlemleri sürüyor.
Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Yıldırım İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekipleri, aranan şahıslarla mücadelesini aralıksız sürdürüyor. Son olarak, Şükraniye Mahallesi’nde 30 yıl 1 ay 20 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan bir şüphelinin evi tespit edildi. Alınan izinlerin ardından eve giren ekipler şüpheliyi bulamadı.
Gerginlikten aldığı nefesler, saklandığı ranzanın altında ele verdi
Ekipler, ranzanın altından nefes sesleri çıktığını fark etti. Ranzanın altına bulunan halıları boşaltan ekipler, aradıkları şüpheliyi saklanırken buldu. Hemen orada gözaltına alınan şüphelinin kelepçelenerek sorgusu yapıldı. Yapılan incelemede şüphelinin 39 suç kaydı bulunan Faruk P. olduğu, bu kişinin “bina içinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık” ve “hükümlü ve tutuklunun kaçması” suçundan hakkında 30 yıl 1 ay 20 gün kesinleşmiş cezası olduğu tespit edildi.
Şüphelinin ranzanın altında yakalanma anları cep telefon kamerasına saniye saniye yansıdı.
Faruk P.’nin emniyetteki işlemleri sürüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Trabzon Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Yusuf Aksoy:
“Arıcılar açısından bu yıl, son 10 yılın en zor senesi diyebiliriz”
“Türkiye geneline bakıldığında yüzde 40 oranında bal kaybı var”
“Dünyada bal üretiminde 10., arı sayısı bakımından ise 3. sıradayız”
TRABZON – Doğu Karadeniz Bölgesindeki arıcılar bu sezon, son on yılın en verimsiz sezonunu yaşarken bunun nedeninin iklimsel koşullardan kaynaklandığı ifade etti
Dünyada son yıllarda görülen iklim değişiklikleri özellikle gıda sektörünü olumsuz yönde etkiliyor. İklim değişikliğinden Türkiye de nasibini alırken, özellikle son yıllarda üretilen bal oranında ciddi düşüşler yaşandığı gözleniyor. Trabzonlu arıcılar bu sezonki hasattan umduğunu bulamazken, bölgeye özgü kestane balında da önemli ölçüde düşüş yaşandığı, Türkiye genelinde ise yüzde 40 oranında bal kaybının yaşandığını ifade edildi.
Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Trabzon Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Yusuf Aksoy, son 10 yılın en verimsiz sezonunu yaşadıklarını belirterek “Bu yıl Karadeniz’de gerek kestane balı, gerek orman gülü balı gerekse yaylalardaki yayla ballarımız istediğimiz oranda olmadı. İklim şartlarının olumsuzluğundan dolayı sıkıntı yaşadık. Yağmurdan dolayı kestane balı olmadı. Yukarlarda dolu, yağmur daha sonra da kurak derken hasadımız çok zayıf. Arıcılar açısından son 10 yılın en zor senesi diyebiliriz. Türkiye geneline bakıldığında yüzde 40 oranında bal kaybı var. Ayrıca bal olmayan yılların akabinde arı ölümleri meydana geliyor” dedi.
“Arılar ve kovanlar giderek azalıyor”
Arıların giderek azaldığına dikkat çeken Aksoy, “Arılar giderek azalıyor. Mesela 3 yıl önce göreve geldiğimde Trabzon’da arıcıların 225 bin kovanı var idi. Önceki sene 181 bin, geçen sene ise 161 bin kovan tespit ettik. Dolayısıyla git gide arı ve kovan sayısında azalma söz konusu. Her önüne gelen arıcılık yapmaması lazım maalesef bunların olumsuz sonuçları oluyor. Bilgisizlikten dolayı hastalıkların yayılma ihtimali çok yüksek. Karadeniz’de bu sene pek kestane balı olmadı. Zaten kestane ağaçlarında oluşan bir gal arısı söz konusu şu an Orman Bölge Müdürlüğümüz bu konuda bir çalışma yapıyor ama yeterli değil. Zaman alacak bir mücadele ve mücadelede 10 yıldan bahsediyorlar. Dolayısıyla 10 yılda Karadeniz arıcısı olumsuz etkilenecek” diye konuştu.
Bal üretimi bakımından dünyada 10. sırada olduklarını kaydeden Aksoy, “Dünyada bal üretiminde 10. sıradayız ancak arı sayısı bakımından dünyada 3. sıradayız. İhracatımızın bir bölümünde sıkıntı var giden ballarımız piyasadaki bazı firmaların ballar geri dönüyor bu da sektörümüze büyük darbe vuruyor. Sahte ballar, merdiven altı yapımlar, laboratuvarlarda yapılan ballar, arı görmeden yapılan ballar” ifadelerini kullandı.
“Aracıdan değil arıcıdan alın”
Vatandaşlara balı mutlaka arıcıdan almaları tavsiyesinde bulunan Aksoy, “Mutlaka balı arıcıdan alsınlar, aracıdan almasınlar. Özellikle birlik dolumu olan balları alsınlar çok dikkatli olmaları gerekiyor. Yaylalarda yol kenarlarında satılan ballar normalde bizim arıcılarımızın balı ama güneş ışığı altında olduğu için onlara da rağbet etmesinler. Mutlaka ışık görmeyen raflardan, kapalı alanlardan ballarını alsınlar. Balın hakiki olduğunu görerek anlayamayız ancak tahlille anlaşılır. Tatmayla anlamak söz konusu değil. Özellikle eski sistem makinelerde sahte balı ayırt etmede yanılma olabiliyor yeni sistem makineler devreye girerse yanılma riski olmayacak. Bizim arıcımız genellikle bin 500 rakımın üzerinde bal üretiyor. Dolayısıyla bu ballar çok değerli ballardır. Bilim adamları bunu böyle öngörüyorlar. Çünkü gübre görmemiş, tarımsal ilaçlama yok değerli ballardır. Kesinlikle gıda değil ilaçtır” şeklinde konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğünden yapılan açıklamada, “Türkeli Feneri açıklarında makine arızası nedeniyle sürüklenen ve içinde 1 kişi bulunan 7 metre boyundaki tekne, KEGM-8 hızlı tahlisiye (can kurtarma) botumuzca yedeklenerek Türkeli Feneri’ne emniyetle yanaştırıldı.” ifadeleri yer aldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Eşsiz manzara sunan lavantalar orakla toplanıyor
Lavanta tarlası sahibi Erhan İnan:
“100 kilo çiçekten 2 kilo civarında yağ elde ediliyor”
“Hasatta orak, mazı ve çit budalama makineleri kullanıyoruz”
ESKİŞEHİR – Eskişehir’de yağdan gazoza kadar birçok ürünün elde edildiği lavantanın el yordamı ve oraklarla hasadına başladı.
Eskişehir’de yaşayan Erhan İnan, Akçakaya Mahallesinde bulunan tarım arazisine 4 yıl önce lavanta ekmeye karar verdi. 20 boyunca kökü duran ve hasat edilebilen lavantanın bu yılki hasadı ise başladı. İşçilerin orak yardımıyla topladığı lavantalar işlenmeye götürülmek üzere istifleniyor. Sapları ile birlikte işlenen 100 kilo lavantadan 2 litre yağ elde edilebiliyor. Oldukça hoş kokusu ve görüntüsü olan mor çiçekli bitkilerden yağ dışından gazoz, bal, sirke, parfüm gibi ürünler elde edilebiliyor. Tam fiyatı belli olamayan lavanta yağının kilogram fiyatı ise 600 ile 700 lira arasında değişiyor.
Öte yandan lavanta tarlasına başta evlenecek çiftler olmak üzere birçok vatandaş gelip fotoğraf çekiyor.
“Destinasyon ve buhar metodu yöntemi ile yağını elde ediyoruz”
Eskişehir’de tarım arazinde lavanta hasadı hakkında konuşan Erhan İnan, ” Isparta’da yoğun olarak ekilmekte olan lavantayı burada kendi tarlamızda toprak tahlilleri yaptırdıktan ve uygun olacağını gördükten sonra ekiyoruz. Bu işe 4 yıl önce başladık, şimdi çiçeklerimiz 4 yaşında. Yaklaşık toprakta 20 yıl kalan bir bitki türüdür. Biz buradan lavantanın yağını elde edip yağından da yan ürünlerini temin ediyoruz. Makinenin kullanıldığı bölgeler de var ama biz orak, mazı ve çit budalama makineleri kullanıyoruz. Normalde traktör arkasına bağlanan biçim makineleri de var ama bölgemizde bulunmadığı için biz kendi imkanlarımızı kullanıyoruz. Sapları ile beraber 100 kilo çiçekten 2 kilo civarında yağ elde ediliyor. Dönümle kıyasladığınız zaman çiçeğin yaşı toprakla bağdaşması sonucunda daha da güçleniyor. Küçük çiçeklerden daha az verim alırsınız, çiçek büyüdükçe verim de artıyor. İlk yıl ektiğimizden bu yana verim giderek artıyor. Artık çiçeklerin verimli olduğu bir döneme girdik. Özellikle şu an lavantanın hasadını yaptıktan sonra destinasyon ve buhar metodu yöntemi ile yağını elde ediyoruz. Yağın pek çok alanda kullanımı var” dedi.
“İnsan gücüyle yapılan bir iş olduğu için masrafları çok fazla”
Ürettikleri lavanta hakkında konuşan Erhan İnan şöyle devam etti;
“Bizim bu ektiğimiz tür melez bir türdür. Dolasıyla görsel ve yağ kalitesi angustifolia lavantasına göre düşüktür ama yağ oranı çok daha fazladır. Reçelinden, gazozuna, balından, sirkesine kadar yapılan bir üründür. Biz de bunları kendi imkanlarımızla yönetmeye çalışıyoruz. Şu anda bu bitkiler kozmetik alanda kullanılıyor. Kilogram fiyatı sabit bir şekilde belirlenmediği için herkes kafasına göre bir rakam belirliyor. Ama Isparta’da 600-700 lira civarında kilogramının satılacağı belirledi. İnsan gücüyle yapılan bir iş olduğu için masrafları çok fazla.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yeni sezonun başlamasına sayılı günler kala, Kuşadası spor kadrosuna kattığı 22 futbolcu için imza töreni gerçekleştirdi. Özer Türk Stadı’ndaki törene Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel, belediye başkan yardımcıları ve meclis üyeleri, Kuşadasıspor Başkanı İsmet Türker ve kulüp yöneticileri ile çok sayıda taraftar katıldı. Büyük bir coşkuya sahne olan imza töreninde teknik heyet ve futbolcular tarafından camia ve taraftarlara 2’inci Lig’e çıkma sözü verildi.
İmza töreninde konuşan Kuşadasıspor Başkanı İsmet Türker; “Takım, camia ve taraftarlar olarak bu sezon 2’nci Lig’e yükselmek için kenetlenmiş durumdayız. Transferlerimizi ince eleyip, sık dokuyarak yaptık. Bize her zaman destek olan Belediye Başkanımız Ömer Günel’e çok teşekkür ediyorum” dedi.
“Kuşadasıspor futbolcu fabrikası gibi olacak”
Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel ise “Kuşadasıspor 24 yıl aradan sonra bizim görevde olduğumuz dönemde Bölgesel Amatör Lig’den çıkarak yeniden profesyonel lige yükseldi. O günden bugüne kadar takımımıza destek veren özverili arkadaşlarımızla uyum içerisinde çalışıyoruz. Kuşadası Belediyesi olarak yetki ve imkanlarımız dahilinde her zaman kentimizin ortak değeri olan takımıza sahip çıkmayı sürdüreceğiz. Bu sezon diğer sezonlardan farklı olarak altyapıya daha çok önem verilecek. Kuşadasıspor’un profesyonel ligde alacağı başarılı sonuçlarla daha çok gencimizi spor yapmaya teşvik etmeyi hedefliyoruz. Böylece Kuşadaspor yetiştirici bir kulüp olma kimliğine bürünerek futbolcu fabrikası gibi olacak” diye konuştu.
Kuşadasıspor’un yeni transferleri ise şu şekilde: Tolga Yakut (Serik Belediye), Ali Eren Konday (Niğde Anadolu), Batuhan Çevik (İstanbulBaşakşehir), Bartu Kulbilge (Boluspor), Alperen Özdemir (1922 Konya), İsmail Onur Kalkan (Etimesgut Belediye), Emir Yazıcı (Karagümrük), Bilal Selamet (Şanlıurfa), Mirza Can Yıldırım (Eynesil Belediye), Ufuk Er (Eynesil Belediye), Berke Avcı (Beyoğlu Yeni Çarşı), Vefa Gültek (Ankara Demir), Orkan Batın Kilmen (Bergama Belediye), Ferhat Özdaşdelen (Bergama Belediye), Abdülkadir Kuzey (Bornova 1877), Miraç Fatih Değirmenci (Adana FK), Serkan Yola (Bulvarspor), Muhammet Fatih Öztekin (Kırıkkalegücü), Muhammet Sait Özvardar (Belediye Kütahya), Eyüp Öskan (Amed Sportif), Yunus Çetin (Eskişehir), Hakan Temizhan (Reyhanlı). – AYDIN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ferdi E. (24) Arapçeşme Mahallesi Gençlik Caddesi’nde yürüdüğü sırada yoldan geçen taksiden açılan ateş sonucu yaralandı.
Çevredekilerin ihbarıyla bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.
Sağlık ekiplerince Gebze Fatih Devlet Hastanesine kaldırılan yaralının sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.
Polis silahlı saldırıyı gerçekleştiren kişi veya kişileri yakalamak için çalışma başlattı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BİTLİS – Bitlis il merkezi ile Mutki ilçesine bağlı köylerde meydana gelen orman yangınları, ekiplerin müdahalesiyle kontrol altına alındı.
Yangınlar, Bitlis merkeze bağlı Yukarı karaboy ve Yaygın köyleri ile Mutki ilçesine bağlı Yazıcık ve Kayran köylerinde meydana geldi. Bitlis İl Özel İdaresi ve Orman Müdürlüğü ekiplerinin özverili çalışmaları sayesinde yangınlar büyümeden kontrol altına alındı. Yangınlarla ilgili Bitlis İl Özel İdaresi sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, “Merkez ilçemiz Yukarı Karaboy ve Yaygın köyleri ile Mutki ilçemiz Yazıcık ve Kayran köyleri bölgelerinde çıkan orman yangını, ilgili kurumlarla beraber personellerimizin özverili çalışmaları sonucunda kontrol altına alınarak söndürülmüştür” ifadelerine yer verildi.
Bölgede yangın söndürme ve soğutma çalışmaları devam ederken, yetkililer ise vatandaşları orman yangınlarına karşı dikkatli olmaya davet etti.
Yangınların çıkış nedeni ile ilgili soruşturmanın sürdüğü belirtildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TİCARET Bakanı Ömer Bolat, resmi temaslarda bulunmak üzere gittiği İsveç’te Uluslararası Kalkınma İşbirliği ve Dış Ticaret Bakanı Johan Forssell ile bir araya geldi.
Bakan Bolat, görüşmeye ilişkin yaptığı açıklamada, “İsveç’te Uluslararası Kalkınma İşbirliği ve Dış Ticaret Bakanı Sayın Johan Forssell ile JETCO II. Dönem Toplantısı vesilesiyle bir araya gelerek, ülkelerimiz arasındaki işbirliğini ve fırsatları değerlendirdik. Toplantıda, ikili ekonomik ilişkilerimizin geliştirilmesini teminen özellikle yenilenebilir enerji, sağlık turizmi, yeşil ekonomi, teknoloji, savunma, KOBİler ve start-uplar konusunda yeni işbirlikleri için güçlü bir zemin inşa ettik, yol haritamızı imzaladığımız JETCO Protokolü ile kayda geçirdik. Özel sektör kuruluşlarımız, iş dünyamız, sanayicilerimiz ve şirketlerimizle el ele vererek ikili ticaret hacmimizi kısa süre içerisinde 5 milyar doların üzerine çıkarmayı hedefliyoruz. İsveç ile ikili düzeydeki işbirliğimizi ilerletmenin yanı sıra Gümrük Birliğinin modernizasyonu için de ortak çalışmalar yapmaya devam edeceğiz” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>