Soru – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Thu, 25 Jul 2024 21:41:21 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 İYİ Parti’den ‘Kumpas soruşturması’ hamlesi https://www.foxhaber.com.tr/iyi-partiden-kumpas-sorusturmasi-hamlesi/ https://www.foxhaber.com.tr/iyi-partiden-kumpas-sorusturmasi-hamlesi/#respond Thu, 25 Jul 2024 21:41:21 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=9139 İYİ Parti Antalya Milletvekili Uğur Poyraz avukatı aracılığıyla hakkında kanunsuz şeklide telefon dinlemesi, fiziki takip yoluyla bilgi topladıkları iddiasıyla kamu, savcılığın yapacağı soruşturma sonucunda tespit edilecek kamu görevlileri hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.

Başvuru dilekçesinde, 3 Mayıs 2024 günü açık kaynaklara yansıyan bir kısım haber içeriklerinde, Ankara Emniyeti Organize Şube Müdürlüğü yetkilileri tarafından, tehdit ve baskı ile başta siyasiler olmak üzere birtakım kişilere ilişkin, siyasi linç amaçlı ifadelerle, asılsız şekilde suç isnat edilmek istendiğini şeklinde beyanlar hatırlatıldı.



İYİ Parti Antalya Milletvekili Uğur Poyraz

Dilekçede şu ifadelere yer verildi:

“Yine aynı konuyla alakalı olarak yapılan haberlerde Ankara Emniyet Müdürlüğü/ İstihbarat Şubenin, suçla mücadele için verilmiş yetkilerini amacı dışında kullandığından bahisle, bir kısım siyasilerin bu eylemlerin hedefinde olduğu belirtilmiştir. Bahsi geçen bu eylemlerin odağında, müvekkil Uğur Poyraz’ın da isminin bulunduğu, birçok siyasi kişinin isim listesi açıklanmış ve bu kişilerin kanunlar tarafından koruma altına alınan kişisel veri kapsamındaki bilgilerine, bir kısım Emniyet Müdürlüğü yetkililerinin hukuksuz eriştikleri belirtilmiştir.

Yukarıda belirtilen eylemlere ilişkin beyan ve haberler açık kaynak ve sosyal medyadan yayınlanmış ve tüm bunlarla ilgili olarak İçişleri Bakanlığı idari, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı adli tahkikat başlatmıştır. Konuların gerçekliğinin ispatı ve olabilirliği konusunda belirli kanaat oluştuğundan adli ve idari soruşturmaya konu olmuştur.

Müvekkil ile ilgili olarak son 12 ay içerisinde Ankara Emniyet Müdürlüğü veya Emniyet Genel Müdürlüğünün başkaca birimleri tarafından yapılan tüm adli ve önleme amaçlı çalışmaların, CMK 135 ve 140 kapsamında, Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu Ek 7. Madde kapsamında herhangi bir dinleme ve izleme yapılıp yapılmadığının araştırılması ve bununla birlikte kanun amir hükmü gereği suç soruşturması için depolanan önleme/adli amaçlı kullanılan tüm veriler üzerinden; telefon kayıtları, telefon baz kayıtları, IP üzerinden sosyal medya araçları üzerinden yapılan haberleşmeleri, Telefon İMEİ , TC, Adres, MERNİS kayıtları, konaklama, kayıtlı her türlü ödemeler, seyahat, yakıt alma, plaka tanıma sistemi, MOBESE vb. sistemlerde müvekkille ilgili olarak yapılan tüm incelemelerin yukarıda bahsi geçen iddialar çerçevesinde araştırılarak, bu işlemleri yapan birim ve kişiler hakkında cezalandırılmaları amacıyla iddianame tanzim edilmesini hususunda gereğini talep ederim.”

“GÖREVDEN AFFINIZI İSTEMENİZ YERİNDE BİR KARAR OLACAKTIR”

Poyraz sosyal medya üzerinde yaptığı paylaşımda da İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya istifa çağrısı yaptı. Poyraz, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın Ayhan Bora Kaplan soruşturmasıyla ilgili “komplo” iddialarına ilişkin, “Terör örgütleri ve onların uzantılarıyla, organize suç örgütleriyle bir olup, FETÖ taktikleriyle Sayın Cumhurbaşkanımıza, hükümetimize ve siyasilerimize, sosyal medya destekli ‘oyun kurmaya’ çalışıyorsa; onların oyunlarını da kurdukları tuzakları da yerle bir edeceğiz” paylaşımını alıntılayarak şunları ifade etti:

“Sayın Ali Yerlikaya size gönderdiğim soru önergelerini; okumayıp, cevaplamayıp, TBMM’de yaptığım çağrılara sessiz kalıp da şimdi bu ve benzeri paylaşımları yapmanız, bende nafile bir nedamet ve bolca hamaset yaptığınız hissi yaratmıştır. Bahse konu ekipler sizin sevk ve denetiminiz altındaki hatta bizzat sizin tarafınızdan seçilerek görev verilmiş isimlerdir. Bu isimlerin eylem ve faaliyetlerinin medya yönetimi ile aldığınız alkışların sesi sizi uyarılara sağır gerçeklere kör yapmıştır. Tweet atmak ve sorumluluğu ekiplerinize yıkarak haberiniz yokmuş gibi davranmak yerine sizin de görevden affınızı istemeniz yerinde bir karar olacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/iyi-partiden-kumpas-sorusturmasi-hamlesi/feed/ 0
Depremzedeler için 133 milyar toplandı, 83 milyar harcandı https://www.foxhaber.com.tr/depremzedeler-icin-133-milyar-toplandi-83-milyar-harcandi/ https://www.foxhaber.com.tr/depremzedeler-icin-133-milyar-toplandi-83-milyar-harcandi/#respond Wed, 17 Jul 2024 21:35:45 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8940 6 Şubat 2023 depremlerinden sekiz gün sonra 15 Şubat’ta televizyonların ortak yayını ile ünlü isimlerin katıldığı ‘Türkiye Tek Yürek’ kampanyası düzenlenmişti. 

213 televizyon kanalı ile 562 radyoda yayınlanan kampanyada 115.1 milyar liralık bağış rakamına ulaşılırken, 9 milyon adedi aşkın SMS gönderilmişti.

‘Türkiye Tek Yürek’ kampanyasına kulüp başkanları, sporcular, iş insanları ve oyuncular katılmıştı.

Spor, sanat ve iş dünyasından önde gelen isimlerin yer aldığı etkinlikte toplanan paranın akıbeti, program sonrası sık sık gündeme geldi.

Söz konusu programda yardım taahhüdünde bulunup uzun süre sözünün yerine getirmeyen kişi ve kurumların isimlerinin açıklanması yönünde kamuoyunda beklenti oluşmuştu.

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in toplanan paralarla ilgili soru önergesini yanıtlayan İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, toplam yardım tutarının 133 milyar 216 milyon 444 bin 143 TL olduğunu açıkladı.

Yerlikaya’nın yanıtına göre bu paranın 83 milyar 784 milyon 910 bin 635 TL’si harcandı. Yapılan harcamaların 48 milyar 975 milyon 698 bin 500 TL’sinin afetzedelere yönelik nakdi ödemeler olduğu belirtildi.

Yerlikaya “Bağış hesabında 133.216.444.143 TL toplanmış olup 83.784.910.635 TL’si harcanmıştır. Harcanan tutarın 48.975.698.500 TL’sini afetzedelere yapılan nakdi yardım ödemeleri (hasar hane ödemesi, taşınma yardımı, vefat edenlerin yakınlarına ödeme, kira ödemesi ve tahliye ödemesi) ve 34.809.212.135 TL’sini barınma giderleri (çadır-konteyner ahır ve konteyner altyapısı, gıda-hijyen seti alımı ve Esenkart ödemeleri) oluşturmaktadır” dedi.

Yerlikaya, aradan bir yılı aşkın süre geçmesine rağmen “Türkiye Tek Yürek Kampanyası” kapsamında toplanan ve kampanya hesaplarında bulunan 49.431.533.508TL’nin afetzedelere yapılacak nakdi yardım ödemeleri, konteyner kent kurulumu ve sosyal donatı için kullanılacağını belirtti.

“AFAD HESAPLARINDA DEĞERLENDİRİLİYOR”

Yerlikaya, Gürer’in paraların nasıl değerlendirildiğine ilişkin sorusuna da “Kampanya hesaplarında bulunan 49.975.698.500 TL’nin tutarın kamu bankalarında AFAD adına açılan hesaplarda değerlendirilmekte olup afetzedelere yapılacak nakdi yardım ödemeleri, konteyner kent kurulumu ve sosyal donatı çalışmaları kapsamında kullanılacaktır” yanıtını verdi.

“YARDIMLAR BİR YILDIR NEDEN ULAŞMADI?”

CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede; bağış kampanyasında toplanan yardımların bölgeye bir an önce yansıtılması gerektiğini bildirdi.

Gürer, şunları söyledi:

– Bir yardım kampanyası dahi depremin ardından geçen süreçte tamamı bölgeye ulaşmaması, bu bağlamda planlama sorununun göstergesidir. Bir yılı geçmiş kampanya yapılalı ve yardımlar toplanıp AFAD hesabına yatmış ve de halen tamamı bölgeye ulaşmamış. Orada sorun yaşayan mağdur olan binlerce yurttaşımız var. Deprem bağışları bir yıldır tamamı yerine neden ulaşmadı?

– Deprem sonrası yaşanan sorunlar ve eksiklikler kamuoyuna sıkça yansımıştır. Deprem acısı yürekleri dağlamış ve unutulmamıştır. Depremi o dönem milletvekillerimiz ile bölgede bizzat yaşamış ve tanıklık etmiş bir milletvekili olarak, deprem bölgesinin bir an önce tüm sorunlardan arındırılmasının önemini bir kez daha altını çizmek isterim. Hesapta bulunan toplanan yardımlar bir an önce bölgeye ulaşmalıdır.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/depremzedeler-icin-133-milyar-toplandi-83-milyar-harcandi/feed/ 0
Özel’den ‘Erdoğan’ın CHP içinde karışıklık planı var’ sözlerine yanıt https://www.foxhaber.com.tr/ozelden-erdoganin-chp-icinde-karisiklik-plani-var-sozlerine-yanit/ https://www.foxhaber.com.tr/ozelden-erdoganin-chp-icinde-karisiklik-plani-var-sozlerine-yanit/#respond Wed, 10 Jul 2024 09:06:30 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8750 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idam edilişlerinin 52’nci yılı dolayısıyla Karşıyaka Mezarlığı’nda düzenlenen anma törenine katıldı.

Özel, törenin ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. CHP liderine “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın CHP içinde bir karışıklık planı olduğu” iddiası da soruldu.

TUTUKLU GENERALLERİN DURUMU

Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesinde generallerle ilgili bir talimatı olup olmadığı sorusu üzerine şunları söyledi:

– İki genel başkan bir görüşme yaptıktan sonra ya ortak bir açıklama yapılır ya da herkes görüşmeyle ilgili kendine ait kısımlar hakkında bilgi verebilir. Diğeri son derece müzakere tekniğine aykırıdır. Ben şöyle dedim, bana böyle dediler dediğinizde, görüşmenin belli seyrini, bundan sonra olabilecek olumlu görüşmeleri engellemiş olursunuz. Ben gazetecilik merakına sonuna kadar saygılıyım ancak bu cevap için muhatap ben değilim. Benim söylemem doğru olmaz. Ben sadece kendimin ne yaptığını söyleyebilirim.

– Biz detaylı bir dosya hazırlamıştık. O dosyayı, Sayın Cumhurbaşkanı ile yaptığımız görüşmede gündemimize aldık, üzerinde konuştuk. Ben bu konuda, önümüzdeki günlerde olumlu gelişmeler olacağını ümit ediyorum, bu ümidimi koruyorum. Dikkatle takip edeceğiz. Belki Sayın Erdoğan bu konuda bir açıklama yaparsa ondan sonra o günle ilgili diğer detaylar aleniyet kazanabilir. Ama benim aksini yapmam müzakere tekniğine uygun bir davranış olmaz.

“BÜYÜK BİR NEZAKETLE MÜZAKERE EDİLDİ” 

– Herkesin içi rahat olsun. Gezi davasında da 28 Şubat davasında da yaşanan hukuksuzluklar ve toplumdaki tüm beklentiler, yani önceden bir gündem hazırladığımızı söylemiştim. O gündem içindeki herhangi bir madde konuşulmadan o toplantıdan ayrılınmadı. O gün de söylemiştim, daha önce söylediğimiz her şey ve daha fazlası toplantıda konuşuldu. Büyük bir nezaket ile karşılıklı müzakere edildi, görüş alışverişi yapıldı. Bizim tarafımızdan belli talepler çok net şekilde dillendirildi. Ben marj içinde kalmak zorundayım.

SİNAN ATEŞ İDDİANAMESİ 

Özel, Sinan Ateş iddianamesi ile ilgili soru üzerine şöyle konuştu:

– Sinan Ateş iddianamesi le ilgili kapsamlı bir çalışma ve açıklama yapacağız. Ancak iddianame hem aileyi son derece rahatsız etmiştir hem de Türkiye’deki gerçekten adalet isteyen herkesi rahatsız etmiştir. İddianameyi hazırlayan savcının görevi şudur; delilleri toplamak, şahitleri dinlemek, soruşturmayı genişletmek ve en geniş şekilde yargılanma safhası gelmeden önce iddianameyi hazırlamak.

– Kamuoyunun kapsamı savcıdan geniş. Sizler savcıdan daha çok şey biliyorsunuz. İddianamenin özelliği şudur; iddianameyi okuduğunuzda haber yaparsınız. İddianame ile ilgili yapılan haberler, iddianamede bir şey olmadığına yönelik. İddianamede yeni bilgiler yok. Sizlerden birisi eline kalem alsa daha güçlü bir iddianame yazar. Bunu kabul etmemiz mümkün değil.

AYŞE ATEŞ İLE GÖRÜŞECEK 

Bu arada Sayın Ayşe Ateş -Sinan Ateş’in eşi- bizden bir randevu talebi olmuştu. Kendisiyle bugün görüşeceğiz. Kendisinin bu konuyla ilgili topluma mal olan tepkisini biz de sizlerle takip ettik. Onun dışında kendisiyle de görüştükten sonra dah fazla, daha net şeyler söyleme imkanı buluruz.”

ERDOĞAN’IN ZİYARET TARİHİ NET DEĞİL

Erdoğan’ın iade-i ziyaretine ilişkin tarihin netleşip netleşmediği sorusu üzerine Özel, “Bize henüz böyle bir başvuru yapılmadı. Böyle bir talepte bulunulacağını biliyoruz. Tarih netleşince açıklanır” dedi.

“ÖZGÜVENSİZ DÖNEMDEN KALAN MESELELER” 

“Görüşmeden sonra bazı iddialar da ortaya atıldı. Sayın Cumhurbaşkanı’nın CHP içinde bir karışıklık planı olduğu şeklinde yorumlar yapılıyor. Bu konuda değerlendirmeniz nedir” sorusu üzerine Özel, şu yanıtı verdi:

– 47 yıl seçim kazanamamanın verdiği özgüvensizliği atamamış bazı arkadaşlarımızın değerlendirmeleri. Türkiye’nin birinci partisini, yüzde 38 oy almış bir partiyi, gelecek seçimlerde Türkiye’nin iktidar partisi olmak için canla, başla çalışan ve buna yürekten inanmış kadroların partisini kim karıştırmak isteyebilir, kim komplo teorileriyle bizleri meşgul etmek isteyebilir. Bunlar özgüvensiz dönemden kalan meseleler. Kendimize güvenimiz tam. Kayıt dışı siyasete karşıyız.

– Her şeyi gözlerinizin önünde yapıyoruz, açıklıyoruz, çalışıyoruz. Gayret ediyoruz. Hiç kimse korkmasın. CHP’yi topuyla, tüfeğiyle, tankıyla darbeciler karıştıramadı. Biz her seferinde bazen düştük, hep beraber düştüğümüz yerden kalktık. Şimdi yerdeyken kalkacağına inanan bir parti, tarihinin en önemli çıkışlarından birinde böyle özgüvensiz sorularla, özgüvensiz tartışmalarla kimse kimseyi meşgul etmesin. İşimiz var daha iktidar olacağız.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/ozelden-erdoganin-chp-icinde-karisiklik-plani-var-sozlerine-yanit/feed/ 0
Davutoğlu’ndan Erdoğan’ın açıklamasına destek https://www.foxhaber.com.tr/davutoglundan-erdoganin-aciklamasina-destek/ https://www.foxhaber.com.tr/davutoglundan-erdoganin-aciklamasina-destek/#respond Tue, 09 Jul 2024 21:04:55 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8725 Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, bugün partisinin ‘Genişletilmiş İstişare Kampı’nın kapanış konuşmasını yaptı. Davutoğlu’nun konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

*Kendi iklimini kurabilen, kendi kültürünü oluşturabilen siyasi partiler, kendi siyasi iklimini oluşturabilen ülkeler kalıcı kurumlar oluştururlar. Ve sorunlarla karşılaştıklarında akılla, yürekle bu sorunları çözmeyi başarılar.

*Siyasi partileri de ülkeleri de ayakta tutan, ortak ruhtur. Kurallar önemlidir ama iklim yoksa kuralların nasıl baypas edildiğini yakın dönemde ülkemizde müşahede ettik. Kuralları uygulayacağız ama iklimi kuracağız.

*Kampımızda, dört soruya cevap aradık. Bir: 31 Mart seçimlerinden sonra Türkiye’nin siyasi iklimi, görüntüsü, tablosu nedir ve ülkemizin nereye doğru gitmesi konusunda milletimiz hangi mesajları vermiştir?

*İkincisi: Alandan gelen bilgilerle Türkiye’nin her yerinden bu tabloya bakış açısı nedir? Üçüncü sorumuz: Partimizin bu tablo içindeki konumlanması ne olmalıdır? Dördüncü soru: Bu konumlanma esnasında alınması gereken tedbirler nelerdir?

“TOPLUMDA OTOKRASİYE DOĞRU GİDİŞ KAYGISININ YERİNİ…”

*Çok önemli sonuçlara ulaştık. İlk soru için hepimizi kaygılandırması ama ümitlendirmesi gereken bir olgu var. Türkiye’de siyasetin psikolojisi çok çabuk değişiyor. Geçen sene, 14 ve 28 Mayıs seçimlerinden sonra ülkede iktidarın mutlak egemen olduğu ve artık bazı demokratik kazanımların dahi tehlikeye düşebileceği, AK Parti kitlelerinin dahi ‘Acaba nereye gidiyoruz’ sorusunu sorduğu bir iklim mevcuttu.

*Muhalefet partileri dağınık, kafalar karışık, iktidar aşırı bir özgüvenle, kibir halinde geleceğe bakıyordu. 31 Mart seçimleri bunun tam tersi bir tablo ortaya koydu. Bu sefer iktidar partisi ilk kez ikinci kez parti konumuna geriledi.

*Muhalefet yaşadığı bütün travmaya rağmen, özellikle öfke oylarıyla ana muhalefet partisi öne çıktı. Ve toplumda otokrasiye doğru gidiş kaygısının yerini, ‘Demokratik bir dönem başlayabilir ama sonrası ne olacak’ kaygısı aldı.

“SİYASET ÖZGÜRLEŞİYOR”

*Dün ve bugün yaptığımız istişarelerde geldiğimiz sonuçları paylaşmak isterim. Birincisi: Yeni bir dönem başlıyor. Belki de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni, hatta 2016’dan bu yana ilk kez siyasetin tartışma alanı ve önü açılıyor. Bu önemli bir değişimdir. Geçmişte, son 8 yıldır ittifak partileri, Cumhur İttifakı düşmanlaştırma, şeytanlaştırma, terörle işbirliği iddiasıyla yöntemlediği bir kutuplaştırma stratejisi takip etti.

*Toplum karpuz gibi ortadan ikiye bölündü neredeyse. Birbiriyle konuşamaz niteliğe dönüştü insanlar. Siz iktidarı eleştirdiğinizde hain oldunuz, muhalefette olduğunuzda dış güçlerin ajanı oldunuz. Ama iktidar içindekiler de kendi hallerinden hiç memnun değillerdi. Çünkü ahlaki meşruiyetlerini kaybetmeye başlamışlardı.

*İktidar içindeki tartışmalar kapalı kapılar ardından yapılıyordu. İktidar bağımlılığı oluşmuştu, uyuşturucu gibi iktidarı ‘nasıl olsa güç bizde’ ataletine sevk etmişti. Şimdi siyaset özgürleşiyor. Bu, siyasi partilerin aldığı oyların ötesinde bir gerçektir.

*Belki de en önemlisi iktidar unsurları, AK Parti’nin içerisindeki kesimler ilk defa özgürleşiyorlar. Bu sağlık işaretidir. Muhasebe yapacaklar. ‘Neden 22 sene sonra, mutlak bir iktidar imkanına sahipken AK Parti ikinci parti konumuna düştü?’

“TARİHİ BİR AÇIKLAMA OLARAK GÖRÜYOR VE DESTEKLİYORUZ”

*Sayın Cumhurbaşkanı’nın ‘Millete küsmek olmaz. Oturup değerlendireceğiz’ sözünü ciddiye almıştık. Son attığı adımları, özellikle son cuma namazı çıkışı ‘Siyasi yumuşama dönemi başlamıştır’ ifadesini tarihi bir açıklama olarak görüyor ve destekliyoruz. Ancak içinin doldurulması lazım.

*Sayın Erdoğan’ın siyasi hayatının önemli bir kısmında yanında en yakın çalışma arkadaşı olarak bulunmuş, bir kısmında da yapılan yanlışlar karşısında hiç çekinmeden konuşmuş bir siyasetçi olarak şu soruyu sormak isterim kendisine: Bu siyasi yumuşama bir taktik manevra mı, Türkiye’nin geleceğini belirleyecek stratejik bir dönüşüm kararı mı?

*Hepimiz biliyoruz, Sayın Erdoğan bir siyasi taktik dehasıdır. Ama stratejik hedefler konusunda bir uçtan diğer uca gidecek esnekliğe de sahiptir. AK Parti içindeki arkadaşlarıma seslenerek ifade ediyorum: Onların taktik olarak gücü koruma sorusuna verdiği cevaplar, Türkiye’nin stratejik hedeflerini bir uçtan bir uca savrulur hale dönüştürmüştür.

*2002’de, ekonomik kriz sonrası yolsuzluklarla, hortumlamalarla, siyasi ahlak açısından yaşanan büyük zaaflarla, yasaklarla boğuşan bir Türkiye’den AK Parti kurulurken bunu alıp özgürlüklere, demokrasiye, insan haklarına dayalı yeni bir siyasal düzen, yoksullaşmayı durduracak sosyal adalet anlayışı, ve temiz siyaset anlayışıyla Türkiye’yi bir yere taşımayı hedeflemiştik. Sayın Erdoğan’ın ve iktidardakilerin taktik güçlerini koruma düşüncesi o stratejik hedefi yok etti.

“ERDOĞAN CHP’YE GİDECEKSE BİZDEN BİR KÜÇÜK ÖZRÜ BORCU VAR”

*İktidara ve Sayın Erdoğan’a seslenmek istiyorum: Siyasi yumuşama kararınız ve ifadeniz çok doğrudur, içini stratejik olarak doldurmak şartıyla. Ama amacınız, ‘İkinci parti konumuna düştüm. Bir müddet tartışmaları benim alanımdan çıkarıp muhalefetin içine taşımak için muhalefetin bir liderini öne çıkarıp diğerlerini göz ardı edeyim ve içeride böylece bir tartışma çıkartayım gibi bir taktik manevraysa Türkiye bir yerden diğer yere yine savrulur.

*Çok doğru bir tavır, eleştirmek için söylemiyorum; Sayın Erdoğan CHP Genel Merkez’e gidecekse bizden bir küçük özür borcu var. Eğer 2016 darbesinden sonra Yenikapı ruhu korunmuş olsaydı Türkiye’de ‘tek millet’ çağrısını her alanda söylemek gibi bir ihtiyaç hissetmeden milleti tek bir ruhta birleştirmek mümkün olmaz mıydı?

*Üslubumuzu bunda sonra değiştireceğiz, siyasi yumuşamaysa biz de aynısını yapacağız ama samimiyet görmek istiyoruz.

“NİYE EN YAKIN ARKADAŞLARINIZLA GÖRÜŞMÜYORSUNUZ”

*Arkasından atılması gereken adımların şunlar olduğunu düşünüyorum: Siyasi yumuşamanın bütün kesimlere aynı ölçüde yansıması. Eğer siyasi yumuşamaysa Sayın Erdoğan’ın Gazze konusunda bir özür dileme ihtiyacı var. bayramlarda bile bizimle bayramlaşmaktan kaçan AK Parti, neyin yumuşamasını yapmış olur?

*AK Partili kardeşlerime sesleniyorum: Dönün, Sayın Erdoğan’a sorun, Daha geçen sene terörle işbirliğiyle suçladığınız CHP, Erdoğan görüşmesinden bir gün sonra DEM ile de görüşme yapıp Erdoğan da şimdi orayı ziyaret edecek -ki bunların hepsi doğru- bir sene önce, ‘Masanın altında HDP var’ deyip terörle işbirliği yapmakla suçladığınız CHP ile görüşüyorsunuz -ve doğru da- niye en yakın arkadaşlarınızla görüşmüyorsunuz?

*Anayasa tartışmalarına siyasi yumuşamanın yansıması lazım. Siyasi yumuşama, dikte ettirilmiş anayasa değişikliği veya oyalama taktikleriyle olmaz.

*Numan Kurtulmuş, anayasa görüşmesinde grubumuzu ziyaret ettiğinde, ‘Usul için geldik, detaya girmeyeceğiz’ demiş. Siyasi yumuşama varsa anayasa tartışmalarına limit konmamalı. Türkiye gerçek anlamda sivil bir anayasaya kavuşmalı.

“SİNAN ATEŞ CİNAYETİNE BULAŞAN HERKES EŞKIYADIR”

*Yumuşama varsa görüşlerini beğenmesek bile milli iradeyle seçilmiş milletvekillerine saygı göstereceğiz. AYM kararının gereği olarak Can Atalay’ın TBMM’de göreve başlamasının önünü açacaksınız. AYM üzerindeki tartışmaları bitireceksiniz. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin gereği olan bireysel başvuru hakkını ortadan kaldıracak her teşebbüse karşı çıkacaksınız.

*Biliyorum, Sayın Bahçeli bunların hepsinde size karşı çıkacak. O zaman yol ayrımına geleceksiniz. Basın ve düşünce özgürlüğü başlıklı olarak hapishanelerde bulunan herkesi serbest bırakacaksınız. TRT başta olmak üzere sizin kontrolünüzdeki bütün basın kuruluşlarına, ‘Bundan sonra diğer siyasi partilere de söz hakkı tanıyın’ diye küçük mesaj göndereceksiniz.

*Türkiye’yi Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi diye Goebbelsvari bir yapının algı operasyonu yaptığı bir ülke halinden çıkaracaksınız. Sinan Ateş cinayetine bulaşan herkes eşkıyadır. Savunan da eşkıyadır vuran da eşkıyadır, katildir.

*Sayın Erdoğan, eşkıyayı korursanız siyasette yumuşama falan olmaz, herkes eşkıyalığa özenir. Devlet, katilin cezasını verir, maktulun de hakkını sorar ve arar. Devlet demişken devleti kastediyorum, ismi ‘Devlet’ olanları değil.

“KHK’LILARIN HAKLARINI VERECEKSİNİZ”

*Mafyatik yapılara karşı net bir tavır alın. Son beş yıldır siyaset mafyatik yapıların gölgesinde yapıldı. Sayın Erdoğan, o geçmişi bir temizleyin. Yumuşaması gereken en önemli unsurlardan biri yoksul halkla onun kanını sömürerek cebindeki son kuruşu çalarak oluşturulan rantiye sınıf arasındaki uçurumu kapatmalısınız.

*Bu halk, ıstakoz yiyenleri görüp nasıl yumuşasın? Niye siyasi ahlak yasasına hala ayak sürüyorsunuz? 15 Temmuz’un Çankaya’ya helikopterle inen darbecibaşını, kardeşini büyükelçi yapacaksınız; parasızlıktan burs alıp da o okullara giden çocukların anne-babalarını cezalandıracaksınız, sivil ölüme mahkum edeceksiniz.

*Yumuşama istiyorsanız darbecilerle iltisakı olmayan KHK’lıların da haklarını vereceksiniz. Özgür Özel ile bir resim verelim, demokrasi geri gelsin. Biz o resimleri çok gördük.

“YÜZDE 37’YE ÇIKABİLECEK MİYDİNİZ?”

*Altılı Masa’da bütün bu çabamızı sürdürdüğümüz için ve onun için bedeller ödediğimizi göre göre bize dönüp ‘Bizden şu kadar milletvekili aldınız’ diye hesaba çekenlere soruyorum şimdi: Eğer o masanın oluşturduğu yumuşama olmasaydı siz yüzde 37’ye çıkabilecek miydiniz?

*Oranlar değişir ama değişmeyecek olan tek şey ilkeleriyle davranan siyasetçilerin gün gelip halkın vicdanında hak ettiği yeri alacakları gerçeğidir.

“BÜTÜN PARTİLERE KAPIMIZ AÇIKTIR, BÜTÜN PARTİLERLE GÖRÜŞÜRÜZ”

*Alanda bize büyük bir teveccüh vardı ama niye oya dönmedi? Bu önemli bir sorudur. İktidara yönelik öfkenin en büyük alternatife yönelmesi önemli bir sebeptir. Bunun bize uygulanan medya ambargolarıyla da ilgili sebepleri vardır.

*Yeni bir yönetime ihtiyacımız var. İstikametimiz doğrudur. Siz, Gelecek Partisi’nin milletvekillerini satılık mal, şahsiyetsiz insanlar mı zannettiniz? İşte buradan bu fitneyi çıkaran tilkilere, çakallara söylüyorum: Gelecek Partisi’nin neferleri, milletvekilleri, il başkanları, kurucuları aslanlar gibi burada.

*Bu yeni üslup içerisinde en zayıf tarafımızın iletişim olduğunu biliyoruz. Biz bu milletin yürekten yüreğe iletişimine talibiz. İlkesel olarak aldığımız kararı paylaşıyorum: Bütün partilere kapımız açıktır, bütün partilerle görüşürüz, milletten oy almış hiçbir partiyi dışlamayız.

*Bugün AK Parti ile CHP’nin böyle görüşüyor olması, bazı ipotekleri siyasetin üzerinden kaldırmıştır. Bizim AK Parti ile görüşmemiz halinde, -görüşme peşinde değiliz- hiçbir CHP’linin ‘AK Parti ile iş mi tutuyorsunuz’ deme hakkı yoktur.

“BİR SİYASİ TUTUM BELGESİ KALEME ALACAĞIZ”

*Bundan sonra yolumuz açık ve nettir. Bizimle görüşmek, birleşmek, bir yapı kurmak, bir şekilde kurumsal ilişki kurmak isteyen bize gelecek. Biz ise doğru bildiğimiz yolda, hiçbir fire vermeden milletin ihtiyaç hissettiği konularda kararlı bir şekilde yürüyüşümüzü sürdüreceğiz. Üç kanatlı yapımızdan üçer temsilciyle bir koordinasyon kurulu kuracağız.

*Bu kurul, partinin gidişatıyla ilgili hem yön verici ve koordine edici çalışmalar yapacak hem de parti organlarının vazifesini ne kadar yaptığıyla ilgili denetim görevini üstlenecek.

*Bu bağlamda bütün bu tartıştıklarımızı, konuştuklarımızı ve özellikle de siyasi partimizin kimliğini kamuoyuyla açık ve net bir şekilde paylaşmak, bundan sonraki yol haritamızın ana unsurlarını milletimize açıklama üzere bir siyasi tutum belgesi kaleme alacağız. En geç bir ay içinde bir toplantıyla kamuoyumuzla paylaşacağız.

 

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/davutoglundan-erdoganin-aciklamasina-destek/feed/ 0
Özgür Özel açıkladı: Namık Tan, Erdoğan’la görüşmede neden yer aldı? https://www.foxhaber.com.tr/ozgur-ozel-acikladi-namik-tan-erdoganla-gorusmede-neden-yer-aldi/ https://www.foxhaber.com.tr/ozgur-ozel-acikladi-namik-tan-erdoganla-gorusmede-neden-yer-aldi/#respond Sat, 06 Jul 2024 21:04:48 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8651 DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile CHP genel merkezinde görüştü. DEM Parti heyetini CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Taşçıer karşıladı. Heyette Eş Genel Başkan Yardımcısı Özlem Gündüz de yer aldı. Yaklaşık 2 saat süren ziyaret sonrası basın mensuplarına açıklama yapan Özel, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ile dünkü görüşmesine ilişkin soruları da yanıtladı.

DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan ile seçim sonuçlarını değerlendirmek üzere bir araya geldiklerini anlatan Özel, yerel seçimlerden başarı ile ayrılan DEM Partili belediye başkanlarını kutladı.

“İKİNCİYE MAZBATA AYIBINDAN DÖNÜLDÜ”

Özel, açıklamalarını şöyle sürdürdü:

– Bu nazik ziyaret için teşekkür ederken DEM Parti’nin seçimleri kazanan belediye başkanlarını hem tebrik ediyorum, hem çalışmalarında başarılar diliyorum. Hem de geçmiş yerel seçimlerden sonra Türkiye demokrasisi önemli bir yara almıştı kayyum atamaları ile. Bu seçimde önce Van’daki durum ortaya çıktı. Orada çok önemli bir dayanışma sergilendi, toplumun tüm kesimleri tarafından. İkinciye mazbata verme gibi bir ayıptan, yanlıştan dönüldü. Şu ana kadar da herhangi bir kayyum uygulamasının yaşanmamış olmasından ihtiyatlı bir memnuniyet duyduğumu ifade etmek isterim.

“KRİZLERİ YENİDEN KONUŞMAK ANLAMLI DEĞİL”

Özel, bir soru üzerine Erdoğan ile yaptığı görüşmeye ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: 

– Aşılmış krizleri yeniden konuşmak anlamlı değil. Orada ortaya çıkan tablo ve aramızdaki görüşmeden sonra Sayın Erdoğan’ın CHP’ye bir ziyaret yapma talebini iletmesiyle birlikte olabilecek en iyi şekilde çözümlenmiş oldu. Burada artık dönüp de tekrar bir değerlendirme yapmayı doğru bulmam. Nezaketli de bir davranış olmaz.

“TÜRKİYE DEMOKRASİSİ İÇİN BİR KİLOMETRE TAŞI”

– Biz kamuoyunun gündeminde ne varsa hepsini dün Sayın Erdoğan ile konuşma imkanı bulduk. Benim ortaya koyduğum gündemlerin tamamını kendisi ve heyetinde bulunan arkadaşlar not aldılar. Biz de Sayın Erdoğan’ın yapmış olduğu değerlendirmeleri dinledik. Ben dünkü toplantının Türkiye demokrasisi açısından önemli bir kilometre taşı olduğunu ifade etmek isterim. Siyasetçilerin el sıkışmadığı dönemlerin sonu demokrasi açısından hep felaket olmuştur. 1977 ile 80 arası iktidar ile ana muhalefetin el sıkışmadığı ve konuşmadığı bir dönemdi.

– Türkiye’de de ana muhalefet ile iktidarın ve bütün siyasi partilerin birbirleri ile konuşabilen, el sıkışabilen, her şeyde anlaşmak mümkün değildir ama tartışabilen bir çizgide kalmalarını son derece önemli buluyoruz. Dünkü konuşmalar ve tartışmaların bu anlamda nasıl sonuç verdiğini önümüzdeki günlerde, haftalarda, aylarda biz de takip edeceğiz. Siz de takip edeceksiniz.

AHMET NECDET SEZER’DEN BÜYÜKELÇİ ÖNERİSİ

Özel, Erdoğan görüşmesine CHP İstanbul Milletvekili Namık Tan’ın da katılması ve deprem bakanlığı önerisine ilişkin sorulara da şöyle yanıt verdi:

– Namık Tan ile ilgili merakı giderelim. Ben Sayın Cumhurbaşkanını ziyaret etmeden önce seçilmiş son tarafsız Cumhurbaşkanı Sayın Ahmet Necdet Sezer’e bir ziyarette bulundum. Ziyaretim hem kendisinin bana nazik kutlama mesajına teşekkür etmek içindi, hem de bir Cumhurbaşkanı ile yapılacak görüşmeden önce kendisinin önerilerini almak ve bazı sorularıma kendisinden yardım istemek üzereydi. Kendisini uyarısı bana şöyle oldu.

– Cumhurbaşkanlığı’nın özel kaleminin ve protokol müdürlüğünün bir büyükelçi olduğunu, onun için benim de partimde bulunan büyükelçilerden birini görevlendirmek suretiyle bu protokol akışını, randevulaşmayı ve devamını özel kalemimizle koordineli bir büyükelçinin götürmesinin doğru olacağını ifade ettiler. Ben de partimizde görev yapan ve şu anda İstanbul Milletvekilimiz olan Namık Tan’ı bu konuda görevlendirdim. Kendisi de Cumhurbaşkanlığı Protokol Başkanı ve Özel Kalem Müdürü’yle dünkü görüşmenin detaylarını görüştüler.

– Heyet teşekkülü sırasında da kendi mesleki deneyimleri ve birikimleri gereğince görüşmeyi takip etmek ve gerekli notları tutmak üzere de Namık Tan’ı heyette bulundurduk. Kendileri de önce Sayın Elitaş, Sayın Cumhurbaşkanına eşlik ediyordu. Not tutma noktasında ilerleyen süreçte Sayın Cumhurbaşkanının daveti üzerine Özel Kalem Müdürü de eşlik etti ve böylece iki büyükelçinin görüşme ile ilgili not tuttukları süreci hep birlikte yaşamış olduk. İsim tercihini elbette ben yaptım. Milletvekili grubumuzdaki tek büyükelçidir kendisi. Ama bir büyükelçiyi görevlendirme önerisi kendi deneyim ve taktirleri ile Sayın Ahmet Necdet Sezer’in doğrudan bana teklifiyle olmuştur.

“DEPREM BAKANLIĞI ÖNERDİM”

Özel, Erdoğan’la görüşmesine ilişkin şöyle devam etti:

– Deprem bakanlığını önemsiyorum. Bu mesele ne iktidarın tek başına bir meselesidir. Ne o kenti yöneten belediyenin tek başına çözebileceği bir meseledir. Ne de muhalefete muhalefet alanı tanıyacak bir durumdur. Bu meselenin kendisi ülke için bir beka sorunudur. Bunun için de Sayın Erdoğan’a bir deprem üzerine, ismi doğrudan deprem bakanlığı olarak konur mu, yoksa doğal afetlerle mücadele ve depreme hazırlık bakanlığı mı olur ama bir bakanlık kurmasını önerdim. Dahasını önerdim, Meclis’te grubu bulunan bütün siyasi partilerden birer bakan yardımcısı talep etmesi durumunda ben partimden bir bakan yardımcısını görevlendireceğimi ve depreme meselesini siyaset üstü bir şekilde ele almanın, siyasetin kısır tartışmalarının dışına çıkarmanın, bir beka sorununu el birliği ile ortadan kaldırmanın önemine ilişkin değerlendirmelerde bulundum.

– Sayın Cumhurbaşkanı dikkatle takip etti, not aldı ve not aldırdı. Ancak bu konuda biliyorsunuz, Anayasa gereği yeni bakanlıklar kurulması kendi yetkisindedir. Kendi uhdesindedir. Nasıl bir adım atacağını bilmiyorum. Kurulmasını önemserim. Partimizden talep olduğu taktirde deprem bakanlığına bir bakan yardımcısı vermeyi de siyasi açıdan değil insani açıdan, vicdani açıdan ve o gün pişman olmamak için almamız gerekli bir sorumluluk olarak görürüm.

ATATÜRK VE ERDOĞAN’A HAKARET 

DEM Partili bir belediyede Atatürk, Erdoğan ve bayrağa yönelik sarf edildiği bildirilen sözleri de yorumlayan Özel, şunları söyledi:

– Olaylar yaşandığında da diyalog halindeydik. Birincisi bir Atatürk’e ve Sayın Erdoğan’a saygısızca ifadenin DEM Parti Eş Başkanları tarafından sarf edildiği noktasındaki yanlış iletişim kendileri tarafından düzeltildi. Ardından kolluk güçlerinin yapmış olduğu soruşturma ve kovuşturma aşamasında da netleşti. DEM Parti’nin seçilmiş başkanları değildi onu söyleyenler.

– İkinci husus da bayrak konusu. O konuda ben her iki Sayın Eş Başkanın yapmış olduğu açıklamaları DEM’in kurumsal tavrı olarak görüyoruz ve o noktada da yapmış oldukları açıklamalarda hem bayrağa, hem Atatürk resmine, simgelere ve sembollere karşı bir hürmetsizlik ve saygısızlıklarının olmadıklarına ilişkin açıklamalarını son derece önemli, yerinde ve yeterli buluyorum.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/ozgur-ozel-acikladi-namik-tan-erdoganla-gorusmede-neden-yer-aldi/feed/ 0
Milli Eğitim Bakanı Tekin’den yeni müfredat açıklaması https://www.foxhaber.com.tr/milli-egitim-bakani-tekinden-yeni-mufredat-aciklamasi/ https://www.foxhaber.com.tr/milli-egitim-bakani-tekinden-yeni-mufredat-aciklamasi/#respond Fri, 21 Jun 2024 21:03:43 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8405 Milli Eğitim Bakanı Tekin, katıldığı canlı yayında cuma günü askıya çıkan yeni müfredata ilişkin soruları yanıtladı, açıklamalarda bulundu.

MEB bünyesindeki öğretmenlerin her kademede görev yaptıklarını ifade eden Tekin, ÖSYM’nin soru hazırlama ekibine bakanlık öğretmenlerinin dahil edilmesini, Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezinden (ÖSYM) istediklerini söyledi.

Tekin, “Üniversite sınavında sorulacak soruların tamamı, bizim size dağıtımız ders kitaplarından ve müfredattan çıkacak. Öğrencilerin sorulara bakış açısı, soruları çözebilme kapasitesini görebilmek açısından da soru hazırlama havuzunun da yarısının, branşları itibariyle ortaöğretim kurumlarımızdaki öğretmenlerimizden seçilmesini istedik. ÖSYM Başkanımız da bunu kabul etti. Çocuklarımızın tedirgin olacakları hiçbir şey yok.” dedi.

Öğrencilerin okula gitmeleri, ders kitaplarını ve öğretmenlerini takip etmeleri gerektiğini vurgulayan Tekin, ilave bir şeye ihtiyaç olması durumunda, Ortaöğretim Genel Müdürlüğüne (OGM) bağlı Destekleme ve Yetiştirme Kurslarını (DYK) okul müdürlerinden talep etmelerini istedi.

“GÖREVİMİZ ÇOCUKLARIMIZIN İLAVE BİR EĞİTİME İHTİYAÇ DUYMAMALARI”

Bakan Tekin, “Ders kitaplarından üniversite sınavlarında soru gelip gelmeyeceği” sorusu üzerine, “Bizim OGM’nin materyalleri ve EBA üzerinden oluşturduğumuz materyallere öğrenciler odaklansınlar. İnanın başka bir şeye gerek yok. Bakanlık görevimiz, zorunlu eğitim çağındaki çocuklarımızın ilave bir eğitime ihtiyaç duymamalarını sağlamak, kademeler arası geçişteki mekanizmaları ücretsiz bir biçimde çocuklarımız, gençlerimiz, velilerimizle paylaştırmak.” yanıtını verdi.

“Yeni müfredat elden ele geziyor zaten adrese teslimdir” eleştirilerine yönelik de açıklamalarda bulunan Tekin, bakanlıkta ekiplerin kurulduğunu ve müfredata ilişkin tartışmaların takip edildiğini, askı sürecinin mantığının da takip olduğunu söyledi.

Tekin, müfredata en ağır eleştirileri yapanlar da dahil katkı veren herkese teşekkür ederek, “Yeni müfredat cuma günü saat 14.30 itibariyle yayınlandı. 14.30’dan itibaren bakanlığa bildirilen toplam görüş sayısı 14 bin 595. Programın indirilme sayısı da 978 bin. İndirenler bu programı inceliyor ve bize bunlar geri dönüş olarak gelecek.” ifadelerini kullandı.

Müfredat için binin üzerinde kişiyle çalıştıklarını dile getiren Tekin, şunları kaydetti:

“Türkiye koşullarında programımızın sızmadığını ya da birileri tarafından paylaşılmadığını iddia etmek çok mümkün değil. Çalışan arkadaşlarımız yakın çevresiyle iyi niyetle paylaşmışlardır. Eğer paylaşıldıysa taslak halidir o da. Son hali bizim askıya çıktığımız hali zaten ve bu da sır değil. Bundan bir rahatsızlığım yok. Bu programların ‘yayın evlerinde elde ele gezmesi’ yorumu esas beni rahatsız eder. Bunu söyleyen kişi kesinlikle iyi niyetli değildir. Biz kademeli bir biçimde programı hayata geçireceğimizi de ilan ettik.

Müfredat çalışmasını, 2024-2025 yılı başlarken eylül ayında okul öncesi 1, 5 ve 9’da yapacağımızı söyledik. Eğer sizin söylediğiniz ‘belli yayınevlerini koruduk ve onlara verdik, siz buyurun kitap hazırlayın’ iddiası doğru olsaydı eğer, o yayınevlerinin Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığımızın onay sürecine kitapları sunmaları ve onaylanıp basılması gerekirdi. Bu çok manipülatif bir bilgi.”

“ÖZEL YAYINEVLERİNDEN KİTAP TALEP ETMİYORUZ”

Bakan Tekin, kitap yazımları için yazım komisyonları oluşturduklarını ve bu kitapların Milli Eğitim Bakanlığı yayını olarak Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığının onay sürecine gireceğini aktararak, “Özel yayınevlerinden kitap talep etmiyoruz. Dolayısıyla bu, yalan bile diyemeyeceğim kadar iftiradır. Böyle bir şey mümkün değil.” diye konuştu.

Tekin, program askıya çıkıp son halini aldıktan sonra web sayfasında paylaşacaklarını, o andan itibaren de özel yayınevleri dahil herkesin istediği şekilde programa uygun kitap yazabileceğini, Talim Terbiye Kurulu Başkanlığının onay sürecini başlatacaklarını söyledi.

2025-2026’dan itibaren bu programa göre yazılmış, Talim Terbiye Kurulu Başkanlığının onayladığı kitapların bakanlık tarafından satın alınıp basılacağını bildiren Bakan Tekin, “2, 6 ve 10, 11 ve 12. sınıfların eski programı uygulandığı için onlarla ilgili olarak yayınevlerinin normal ihale süreci devam ediyor. Yayınevlerinin yazdığı kitaplar Bakanlığımızın başlattığı ihale sürecine girecekler ve daha önceki yıllarda olduğu gibi orada satın alıp, basıp çocuklarımıza dağıtmış olacağız.” bilgisini verdi.

“KARŞILAYACAK SAYIDA ÖĞRETMENİ İSTİHDAM ETMEK BENİM HAYALİM”

Bakan Tekin, “Bazı kavramların müfredattan çıkartıldığı, ‘cihat’ kavramı gibi kavramların dikte edildiğine yönelik eleştiriler var. Değerlendirmeniz nedir?” sorusu üzerine, bu eleştiriyi sosyal medyadan duyduğunu ifade etti.

Cihat kavramına yönelik eleştirilere özellikle baktığını belirten Tekin, “Cihat kavramı müfredata sayısı artırılarak konulmamış, mevcut programdaki versiyonlar devam ettirilmiş.” dedi.

Tekin, Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik (PDR) programı mezunlarının atamasına yönelik sorunun ardından rehberlik hizmetlerinin öneminin de altını çizerek, “Öğrencilerimizin bu tür ihtiyaçlarını karşılayabilecek sayıda öğretmeni istihdam etmek benim hayalim. Yani bunu ben de arzu ediyorum. Bu benim kişisel düşüncem. Ama bir de realite var. Her yıl nihayetinde atamak üzere bize tanımlanan bir kadro tanımı var.” değerlendirmesinde bulundu.

Bakan Tekin, yakın zamanda atama rakamlarının da açıklanacağını bildirdi.

“‘Bilgi çağındayız’, ‘yabancı dil eksildi’, ‘Resim ve müzikle ilgili çok bir şey göremedik’ şeklinde sosyal medya yorumlarından bahsedilmesi ve “Yabancı dil dersini neden çıkardınız?” sorusu üzerine Tekin, “Biz yüzlerce ders okutuyoruz, yüzlerce dersimiz var. Biz taslakta sadece ‘mihver dersler’ dediğimiz 21 zorunlu dersin programını açıkladık. Diğerleri zaten devam ediyor. Yani onlarla ilgili program açıklanmadı diye, onlarla ilgili durumda eksiltme ya da çıkartma söz konusu değil.” yanıtını verdi.

Tekin, müfredat taslağının yayınlanmasının ardından yarım saat içinde çeşitli eleştirilerle karşılaştıklarını belirtti. Bu eleştirilerin çeşitli boyutları olduğunu ve farklı toplumsal kesimlerden geldiğini dile getiren Tekin, bazı eleştirilerin popülist yaklaşımlarla yapıldığını vurguladı.

Bakan Tekin, müfredatın ne kadar süreyle askıda kalacağına ilişkin soru üzerine ise, Anadolu Ajansı ile röportajında da aynı soruyu cevapladığını anımsatarak, “Bir hafta diyoruz ama bir bakarız ki biz toplumsal tartı, toplumsal kesimlerden yine yoğun bir şekilde talep geliyor; eleştiri, düşünce, görüş geliyor; biz bunları uzatabiliriz yani burada bir problemimiz yok. Hiç endişe edilmesin, biz tamamen şeffaf kamuoyunu açık bir biçimde müfredatımızı revize etmek istiyoruz.” diye konuştu.

Mülakatla öğretmen seçimi konusunda da açıklamalarda bulunan Tekin, öğretmenlerin seçiminde en iyi ve en donanımlı adayların belirlenmesinin önemli olduğunu ve mülakatın doğru bir yöntem olduğunu söyledi.

“LGS TARİHİNDE DEĞİŞİKLİK YOK”

Tekin, ortaokul öğrencilerinin Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınava hazırlandıklarını hatırlatarak, sınav takviminde herhangi bir değişiklik olmayacağını, sınavın 2 Haziran’da gerçekleştirileceğini açıkladı.

“Şu andaki beklentiler, her yılki kalitede olacağı. Tek fark, artık öğrenciler kendi okullarında değil eskiden de olduğu gibi farklı okullarda girecekler.” ifadelerini kullanan Tekin, merkezi sınavla kademeler arası geçiş konusu üzerine ise çalışılması gerektiğini kaydetti.

Çok sayıda öğrencinin LGS’ye dahil edildiğini dile getiren Tekin, “Proje okullarının sayısının azaltılması gerekiyor, sadece proje okulu değil, genel anlamda toplam öğrenci kitlesinden yani sınavlı öğrenci alan okul sayılarını biraz azaltmamız gerekiyor.” açıklamasında bulundu.

Bakan Tekin, şöyle devam etti:

“Bugünün konusu değil yanlış bir anlaşılma olmasın. Ama nihayetinde biz çocuklarımızın üzerindeki sınav baskısını azaltmak istiyorsak eğer, bir milyon öğrencinin sınava girmesi çok doğru bir yaklaşım değil. Biz hem okulların kontenjanlarını hem de sınava giren öğrenci sayısını azaltacak tedbirleri kademeli bir biçimde hayata geçireceğiz.”

ÖĞRETMENLERİN YER DEĞİŞİKLİĞİ TALEBİ

Öğretmenlerin şiddetle karşı karşıya kaldığında yer değişikliği taleplerinin karşılanması için yönetmelikte düzenleme yapılacağını da belirten Tekin, İstanbul Sarıyer’deki Prof. Ali Kemal Yiğitoğlu Ortaokulu’nda bir öğretmenin, bir velinin yumruklu saldırısına uğradığını anımsatarak, şunları söyledi:

“Şimdi bu İstanbul’da yaşadığımız olayla ilgili teknik olarak bizim şöyle bir sıkıntımız var, öğretmen arkadaşımızın yerini değiştirmek istediğimizde mevzuatla ilgili bir sorunla karşı karşıya kalıyoruz. Ben personel genel müdürümüzden rica ettim, yönetmeliğimize bununla ilgili bir hüküm de koyuyoruz. Yani bu türden bir şiddetle karşı karşıya kalan arkadaşımız, eğer okulda çalışmak istemiyorsa başka bir okula da kadrosunun aktarılmasıyla ilgili bir hüküm. Öğretmen arkadaşlara bu vesileyle müjdeyi verelim.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/milli-egitim-bakani-tekinden-yeni-mufredat-aciklamasi/feed/ 0
LGS başvuru son günü! LGS başvurusu nasıl yapılır, başvuru ücreti ne kadar? https://www.foxhaber.com.tr/lgs-basvuru-son-gunu-lgs-basvurusu-nasil-yapilir-basvuru-ucreti-ne-kadar/ https://www.foxhaber.com.tr/lgs-basvuru-son-gunu-lgs-basvurusu-nasil-yapilir-basvuru-ucreti-ne-kadar/#respond Sat, 04 May 2024 21:06:13 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6914 Yüzbinlerce öğrencinin katılacağı, eğitim hayatlarına devam edecekleri liseyi belirlemede etkili olacak olan LGS için son başvuru günü geldi. LGS başvurusunu resmi ve özel ortaokullar ile imam hatip ortaokullarının 8’inci sınıflarında öğrenim gören öğrenciler başvuru gerçekleştirebilecek. LGS başvuru işlemleri için öğrencilerden başvuru ücreti talep edilmeyecek.

LGS BAŞVURU NASIL YAPILIR?

LGS başvuru işlemleri 18 Mart Pazartesi günü ile 29 Mart Cuma günü arasında, “e-Okul” üzerinden isteğe bağlı gerçekleştirilebilecek.

Geçtiğimiz yıllarda Milli Eğitim Bakanlığı olarak otomatik olarak yapılan başvurular bu sene isteğe bağlı olacak. LGS başvurusu yapmak isteyen öğrenciler, başvurularını e Okul sayfası üzerinden ücretsiz yapabilecek.

Okul müdürlükleri başvuru işlemleriyle ilgili öğrencilere rehberlik edecek ve sınav başvuruları 1 Nisan 2024’e kadar okul müdürlüklerince onaylanacak.

Yurt dışında e-Okul sistemine kayıtlı olmayan okullarda öğrenim gören öğrenciler ise başvurularını yayımlanan kılavuzda bulunan formu doldurarak yapacak.

Öğrenciler, başvurularının yapılıp yapılmadığını elektronik ortamdan takip edebilecek.

LGS BAŞVURU ÜCRETİ NE KADAR?

LGS başvurusu isteğe bağlı olacak ve başvuru gerçekleştiren öğrenciler hiçbir ücret ödemeyecek.

LGS SINAV GİRİŞ BELGESİ NE ZAMAN AÇILACAK?

Kılavuza göre fotoğraflı sınav giriş belgesi, 24 Mayıs 2024’ten itibaren elektronik ortamdan okul müdürlükleri tarafından alınacak, mühürlenecek ve onaylandıktan sonra öğrencilere teslim edilecek. Öğrenciler sınava gelirken fotoğraflı onaylı giriş belgeleri ile geçerli kimlik belgelerini yanlarında bulunduracaklar.

LGS NE ZAMAN?

2024’te gerçekleştirilecek LGS 2 Haziran Pazar günü gerçekleştirilecek.

Sınavın birinci oturumu saat 9.30’da, ikinci oturumu ise 11.30’da başlayacak. Birinci oturumda öğrencilere Türkçe, T.C. inkılap tarihi ve Atatürkçülük, din kültürü ve ahlak bilgisi ile yabancı dil derslerinden toplam 50 soru sorulacak ve yanıtlamaları için 75 dakika süre verilecek.

İkinci oturumda ise öğrencilere matematik ve fen bilimleri derslerinden toplam 40 soru sorulacak ve yanıtlamaları için 80 dakika süre verilecek. Sözel ve sayısal bölümlerdeki her bir alt test için doğru ve yanlış cevap sayıları belirlenecek. Her bir öğrencinin her bir alt testine ait ham puanı, ilgili teste ait doğru cevap sayısından yanlış cevap sayısının üçte biri çıkarılarak hesaplanacak.

Sınav sonuçları, 28 Haziran 2024’te www.meb.gov.tr internet adresinden ilan edilecek. Öğrencilere sınav sonuç belgeleri posta yoluyla gönderilmeyecek.

YANLIŞ CEVAPLARIN ÜÇTE BİRİ DOĞRU CEVAPLARDAN ÇIKARILACAK

Öte yandan sınavda her alan için 8’nci sınıf öğretim programlarında belirlenen kazanımlar esas alınarak öğrencinin okuduğunu anlama, yorumlama, sonuç çıkarma, problem çözme, analiz yapma, eleştirel düşünme, bilimsel süreç ve benzeri becerilerini ölçecek nitelikte sorular yer alacak. Birinci oturumda öğrencilere Türkçe, TC. inkılap tarihi ve Atatürkçülük, din kültürü ve ahlak bilgisi ile yabancı dil derslerinden toplam 50 soru sorulacak ve yanıtlamaları için 75 dakika süre verilecek. İkinci oturumda ise öğrencilere matematik ve fen bilimleri derslerinden toplam 40 soru sorulacak ve yanıtlamaları için 80 dakika süre verilecek. Sözel ve sayısal bölümlerdeki her bir alt test için doğru ve yanlış cevap sayıları belirlenecek. Her bir öğrencinin her bir alt testine ait ham puanı, ilgili teste ait doğru cevap sayısından yanlış cevap sayısının üçte biri çıkarılarak hesaplanacak.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/lgs-basvuru-son-gunu-lgs-basvurusu-nasil-yapilir-basvuru-ucreti-ne-kadar/feed/ 0
Vincenzo Montella: Sorunuza cevap vermeyeceğim çünkü provokasyon https://www.foxhaber.com.tr/vincenzo-montella-sorunuza-cevap-vermeyecegim-cunku-provokasyon/ https://www.foxhaber.com.tr/vincenzo-montella-sorunuza-cevap-vermeyecegim-cunku-provokasyon/#respond Tue, 30 Apr 2024 21:06:29 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6754 Hazırlık maçında deplasmanda Avusturya’ya 6-1 mağlup olan A Milli Futbol Takımı’nın teknik direktörü Vincenzo Montella, ağır yenilgiden dolayı çok üzgün olduklarını söyledi.

Başkent Viyana’daki Ernst Happel Stadı’nda oynanan maçın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Montella, “Öncelikle buraya gelen ve evden bizi izleyen taraftarlarımız için üzgün olduğumuzu söylemeliyim. Ama baktığınızda ilk yarıdaki futbolla ikinci yarıdaki futbol çok farklı iki maç oldu. İlk yarıda iyi futbol oynadığımızı söyleyebilirim, sadece bazı pozisyonlarda hatalıydık ve bu onlara golleri verdi. Geliştirmemiz gereken kesin bir şey var, o da gol atmak. İlk yarıda çok sayıda pozisyona girdik ama sadece bir gol attık. İkinci yarıda beni üzen konu ise onların golünden sonra birlikteliğimizi bozduk ve mesafeleri açmaya başladık ve sonrasında olanlar oldu. Bu sonuç için üzgünüm, bazı test etmemiz gereken bölgeler vardı, açıkçası istediğimiz cevapları aldım. Bugünden itibaren bütün maçları seyretmeye devam edeceğiz ve en iyi grubu en iyi şekilde getirmeye çalışacağız.” ifadelerini kullandı.

Bazı şeyleri geliştirmeleri gerektiğini aktaran Montella, “Denge getirmemiz gerekiyor. İyi gittiğimiz dönemde havaya giriyor gibi olsak da pozitif anları daha iyi sindirmemiz gerekiyor, bugün de negatif anları daha iyi sindirmemiz gerekiyor. Gelişebilmemiz için bunlar yapıcı olmalı. Geçmişte baktığınızda Fransa’yı yenip İzlanda’ya kaybediyorduk ya da Hollanda’yı yeniyorduk daha düşük bir takıma yeniliyorduk, baktığınızda şu anda olması en doğru zaman çünkü bu bizi geliştirecektir.” şeklinde konuştu.

“RİSK ALDIĞIMIZI DÜŞÜNMÜYORUM”

İtalyan teknik adam, “Geriden oyun kurarken kaptırdığınız toplar rakibe golleri getirdi. Bu konuda düşünceniz nedir?” sorusuna şu yanıtı verdi:

Aslında risk aldığımız bir nokta yoktu, o bölgede rakamsal üstünlüğümüz de vardı 7’ye 5 oyun kuruyorduk. O dönemde bazı iyi çıkışlarımız da oldu bazen de çıkamayınca öne oynamamız gerekiyordu. O konuda bir risk aldığımızı düşünmüyorum. Golleri biz ikinci yarıda yedik, ilk yarıya nazaran. Bu mağlubiyetin analizini çok iyi yapmamız gerekiyor.

“RİTME ALIŞIK OLMAYAN OYUNCULAR VARDI”

“İlk yarıda oynadığımız futbol çok fena değildi, tüm detayları unutmamak gerek. İlk yarıda sahaya sürdüğümüz oyuncular sürekli beraber oynamadı, kulüplerinde de az oynayan futbolcular vardı, belki bu ritme alışık olmayan oyuncular da vardı. Bunu da hesaba katmak gerek. İlk yarıda neden memnundum, çünkü hem cesaret vardı, hem de arzululardı, pozisyonlara da girdik.”

“İÇSEL SORUNLARI ÇÖZMEMİZ GEREKİYOR”

“Bu ağır mağlubiyetten sonraki dengelerin benim tarafımdan gelmesi gerekiyor. Almanya galibiyetinden sonra da dengeli kalmamız gereken anlar vardı, bunu bu maçta yaşamamız bizim için çok daha verimli olacak. Çünkü çok fazla da pozisyona girdik. Oynadığımız ilk yarı itibarıyla çalışmaya devam edeceğim, çünkü ikinci yarıda belki ağır tokatlar yemiş olabiliriz ama böyle bir ağır mağlubiyetten sonra kendi içsel sorunlarımızı da çözmemiz gerekiyor.”

“CESARET EKSİKLİĞİ YAŞANDI”

Montella, “Geriden oyun kurma konusunda ısrar ettiğinizi düşünüyor musunuz?” sorusunu ise, “O pozisyonda rakamsal üstünlüğün varsa oyunu kurmak zorundasın. Son 30 metrede 7 kişi varsa senden, rakipten 5 kişi varsa oyun kurmak zorundasın. Bu oyunu kuramıyorsan, üstünlüğü sağlayamıyorsan başka bir spor yapmamız gerek. Rakipler adam adama oynarlarsa tabii ki bu riski almayacağız. Bu tarz oyun kurmalar ve oyun kurguları oturduğunda sana maç esnasında cesaret veriyor. İkinci yarıyı tekrar seyretmedim ama ikinci yarıda arkadan daha az oyun kurduk ve daha fazla gol yedik. Zorlandığımız bir andı ve cesaret eksikliği yaşandı. Bu sadece benim için değil futbolcularım için de geçerli. 30 yıldır bu işin içindeyim, 30 yılda hep bu sorunların oluşturulduğunu görüyorum, zihinsel gücüm olmasaydı bu işi yapmamam gerekiyordu.” şeklinde yanıtladı.

“GEREKSİZ BİR PROVOKASYON”

Montella, Avusturya’da yaşayan bir gazetecinin “Avusturya, Türkiye’den neyi daha iyi yaptı? İstifa etmeyi düşünüyor musunuz?” sorusu üzerine, “Maçı tekrar seyrettiğimde pozisyonlara bakma fırsatım olacak ama açıkçası iki maçta bazı kararlar bizi arada bıraktı. İlk sorunuza cevap vermeyeceğim çünkü provokasyon olduğunu düşünüyorum. Siz soru sorarken hata yaptığınızda işi bırakıyor musunuz? Gereksiz bir provokasyon olduğunu düşünüyorum ve cevap vermeyeceğim.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/vincenzo-montella-sorunuza-cevap-vermeyecegim-cunku-provokasyon/feed/ 0
Vincenzo Montella kadroda değişikliğe gidecek https://www.foxhaber.com.tr/vincenzo-montella-kadroda-degisiklige-gidecek/ https://www.foxhaber.com.tr/vincenzo-montella-kadroda-degisiklige-gidecek/#respond Sat, 27 Apr 2024 21:09:27 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6687 A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Vincenzo Montella, Avusturya maçının oynanacağı Ernst Happel Stadı’nda düzenlenen basın toplantısına konuştu.

Avusturya’da yaşayan Türk vatandaşlarına sevgilerini ileterek sözlerine başlayan İtalyan teknik adam, “Macaristan maçına nazaran tabii ki farklı değişikliler görebilirsiniz. Geçen maçta başlamayan oyuncularla başlamak istiyorum. Ama yine de cesaretli, maçı sonuna kadar kovalayan, yüreğini ortaya koyan takımımızı tekrar görmek istiyorum. Her hocanın isteği son 20 metrede biraz daha isabetli olan tarafta bizim olmamızı istiyorum” ifadelerini kullandı.

Macaristan ve Avusturya’nın farklı tarzda takımlar olduğunu aktaran Vincenzo Montella, “İki farklı takım kurguları farklı ama baskı yemediklerinde yine çok benzer şekilde 3+1 formasyonuyla oyun kurmaya yatkınlar. Bu maç bizim için çok önemli bir test. Son 4 maçta yenilmeyen ve gol yemeyen bir takımdan bahsediyoruz” şeklinde konuştu.

“AVRUPA ŞAMPİYONASI’NIN EN GENÇ TAKIMLARINDAN BİRİ OLACAĞIZ”

Montella, “Özellikle genç oyuncular Arda, Kenan ve Can’ın durumları ayrıca merak ediliyor. Bu üç oyuncunun mental ve fiziksel durumları nasıl?” sorusuna şu yanıtı verdi:

“Bazen unutuyoruz ama Avrupa Şampiyonası’nda en genç milli takımlardan biri olacağız. Hoca olarak her zaman deneyim kazanmalarını tercih ediyorum. Hem bizimle vakit geçirmelerini hem de mümkün olduğunda onlara dakika kazandırmak istiyoruz. Biliyorsunuz temel bir detay var kendi kulüplerinde de alan ve zaman bulmaları gerekiyor ki gelişebilsinler. Dengelerini kaybetmezlerse geleceği çok sağlam olan üç futbolcudan bahsediyoruz. Benim tarafımdan şöyle bir düşünce var, sadece şimdiki zaman için değil gelecekte de bizler için çok önemli oyuncular olacaklar. Antrenmanlarına iyi şekilde devam ediyorlar ve geçen gün de hepsi oynadı.”

“KENDİSİNE ŞAMPİYON DİYORUM”

Montella, İtalyan bir gazetecinin Hakan Çalhanoğlu’nun milli takımdaki durumu hakkındaki bir sorusunu şöyle yanıtladı:

“Türk basını da gördü ki son maçta milli takım kariyerindeki en iyi performansını gösterdiğini söyleyebiliriz. Nasıl bir muazzam futbolcuyla sahip olduğumuzu hepimiz biliyoruz. Böyle şampiyon futbolcular her zaman eleştiriye açık oluyorlar. Bazı insanlar onların performans vermediğini düşündüğünde her zaman eleştiri olur, bunun da normal olduğunu düşünüyorum. Tabiri caizse kendisine (Hakan) şampiyon diyorum. Çünkü çok büyük bir futbolcu. Dünya standardında bir orta saha oyuncusu olduğunu söyleyebilirim.”

İtalyan teknik adam, EURO 2024 için ideal 11’ini belirlemeye ne kadar yakın olduğu yönündeki bir soruya, “Dürüst olmak gerekirse tahminde bulunmak çok zor. Çok büyük bir futbolcu grubuna sahibiz. Sezon sonu yaklaştığında bazı futbolular neredeyse 60 maç oynamış olacak, o yüzden kendi kafanızda ideal bir 11 modern futbolda yoktur. Çünkü oynanan maçların seviyesi çok farklı. Sadece 11 futbolcu oynamıyor. Hem zihinsel hem fiziksel olarak umarım kimsede sorun olmaz ve ona göre en doğru şekilde kararlarımızı vermeye çalışacağız” şeklinde yanıt verdi.

MERİH DEMİRAL: MİLLİ FORMAYA DÖNDÜĞÜM İÇİN ÇOK MUTLUYUM

Ay-yıldızlı ekibin savunma oyuncularından Merih Demiral, yarın oynayacakları Avusturya karşılaşmasının ciddi bir test olduğunu söyledi.

Hazırlıklarının iyi gittiğini belirten Merih, “Macaristan’a yenildik ama oyun olarak iyi bir oyun ortaya koyduk. Antrenmanlarımız da gayet iyi gidiyor, hazırlık dönemi kısa bir süre olsa da hocamız gerekli toplantılarla ve antrenmanlarla gerekeni yapıyor. Yarın çok önemli bir maçımız var. Avusturya çok güçlü bir rakip, inşallah elimizden geldiğince kampı en iyi şekilde bitiririz” ifadelerini kullandı.

Merih, performansı hakkında gelen soruyu, “Sakatlık dönemim oldu, milli takımdan uzak kaldım. Her futbolcu milli takımın içinde bulunmak ister. O dönem benim için biraz zordu ama şimdi milli formaya döndüğüm için çok mutluyum. Sakatlığım geçti oynamaya başladım, her şey yolunda. İnşallah yarınki maç da bizim için iyi geçer ve kampı güzel bitiririz” şeklinde yanıtladı.

“ŞU AN GAYET FORMDA OLDUĞUMU DÜŞÜNÜYORUM”

Milli futbolcu, “Zirve dönemindeki Merih’i yeniden görecek miyiz?” sorusuna, “Herkesin zirve dönemi oluyor. Şu an gayet formda olduğumu düşünüyorum. Sakatlık geçirdim, Atalanta döneminde son 3 ayda oynamamıştım. Transfer oldum hemen üstüne sakatlık geçirdim, sahalardan uzak kaldım. Farklı bir ülkedeydim, oraya alışmam gerekiyordu. O dönemler benim için çok zordu. Ama son 1 ayda tüm maçlarda oynadım kendimi gayet iyi hissediyorum, formda olduğumu düşünüyorum çok daha tecrübeliyim. Bu zorluklar bana çok şey kattı. Çok daha iyi olacağıma inanıyorum. İyi çalışıyorum, çok profesyonel yaşıyorum. Çok daha iyi olacağıma inanıyorum” yanıtını verdi.

Merih, bıyık bırakması hakkında ise “Yeni imajımla ilgili çok soru geliyor. Şu an böyle rahat ediyorum, beğenenler ve beğenmeyenler oluyor ama şu an böyle iyi gözüktüğümü düşünüyorum. İnşallah siz de öyle düşünüyorsunuzdur” sözlerini kullandı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/vincenzo-montella-kadroda-degisiklige-gidecek/feed/ 0
Yalçın Özden: Cem Yılmaz bana hayranmış https://www.foxhaber.com.tr/yalcin-ozden-cem-yilmaz-bana-hayranmis/ https://www.foxhaber.com.tr/yalcin-ozden-cem-yilmaz-bana-hayranmis/#respond Tue, 23 Apr 2024 21:09:24 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6474 Yalçın Özden, Milli Türk Talebe Birliği’nde başladığı Direklerarası Kabare, Lale Oraloğlu Tiyatrosu’nda devam ettiği profesyonel oyunculuk yılları, 1998’de hayatını kaybeden Zeki Yurtbaşı ile 20 yıl başarıyla sürdürdükleri ‘Uğurböcekleri’ programını, 26 yıldır her sene oyun üreterek seyirci karşısında dur duraksız aile boyu sergiledikleri tiyatro oyunlarını ve yaşama bakışını anlattı.

Soru: Sanat kronolojinize baktığımızda 50 yılı devirdiğinizi görüyoruz. Tabii ki bunlar bir rakam ama hiç yaşlanmıyorsunuz, maşallah.

Yalçın Özden: Teşekkür ederim. İçinde spor var, ondan da olabilir.

Soru: Sosyal medyada spor salonundaki videolarınızı gördüm. Zaten geçmişten gelen bir sporcu kimliğiniz var.

Yalçın Özden: Var tabii. Sporcu olduğum için o alışkanlığımı devam ettirdim. Bir de kendimi seviyorum, Çünkü kendini sevmeyen kimseyi sevmez ki. Önce sana verilenlere şükredip onu sevmen lazım. Ondan sonra da insanları, hayvanları, tüm varlığı sevmek lazım.

“FENERBAHÇE’YE TRANSFER OLDUM”

Soru: Evet bu dışınıza da yansıyor zaten. Halter ve kürek sporu yaptığınızı biliyoruz.

Yalçın Özden: Halter sporu yaptım lisedeyken. Halterin tüm inceliklerini biliyorum. Kendi branşımda, serbest güreşte şampiyon oldum. Bakırköy Kulübü’nde devam ettim. Sonra Samatya Deniz Kulübü’nde kürek çektim, iyi bir kürekçi olduğum için. Oraya gittiğimde kaslıydım, alt yapı olduğundan diğer kürekçilerden farklıydım. Orada başarılı bir kürekçi olunca Fenerbahçe’ye transfer oldum. Şimdi Fenerbahçe’nin 50 yılı aşkın yüksek divan kurulu üyesiyim. Çok keyifli bir spor.”

Soru: Samatya’da büyüdünüz değil mi?

Yalçın Özden: Samatya’da ortaokul ve liseyi okudum. Çünkü baba öğretmen olunca bir tur atıyor Anadolu’da. Kars’a, oradan Niğde’nin bir ilçesine ve Kırıkkale’ye gelmiş. Sonra Zeytinburnu Fatma Süslügil İlkokulu. Müdür muaviniydi. Yani 5. sınıfta İstanbul’daydım.

Soru: Mesleki kariyerinizdeki 50 yıl hem içinde ömrünüzü barındırıyor hem de içinde yüzlerce tiyatro oyunu, şov programı, TV programı, filmler ve diziler var. Sanat hayatına adımınızı kaç yaşında attınız? Biraz o dönemlerinizi anlatır mısınız?

Yalçın Özden: Amatör ve gerçek anlamda lise ikide. İlkokulda monolog yaptım. 5 yaşındayken çıkardılar sahneye, küçük bir şey oynadım. Onları saymıyoruz. Ama lise 2’deki ciddi ciddi bir İngiliz vodviliydi. Orada komik bir uşağı oynamıştım. Ertesi yıl beni gösterip ‘İşte Dominik bu’ diyorlardı. Akşam gazetesinin her yıl geleneksel Liselerarası Tiyatro yarışması vardı. Ertesi yıl oynadığımız oyunla katılmıştık ve biz birinci olduk bütün ekip olarak. Zaten ondan sonra Cağaloğlu’nda Milli Türk Talebe Federasyonu vardı, orada tiyatroya başladık. Şehir Tiyatrosundan yönetmenler geliyordu bize. O yönetmenler bizi eğitti orada. Değişik oyunlar ve çocuk oyunları sahneye koyduk. Sonlara doğru ben yazmaya başladım. ‘Ben de yapacağım bu işi, bireysel, kendim yapacağım.’ dedim. Güldüler, yaptım. Sonra ‘aferin.’ dediler. Sonra da profesyonel tiyatrolara geçtim tabii.”

“USTALARIM İHSAN YÜCE, LALE ORALOĞLU, MÜNİR ÖZKUL”

Soru: Ustanız ya da ustalarınız kim?

Yalçın Özden: Ustalarım İhsan Yüce, Lale Oraloğlu, Münir Özkul ve Zeki Yurtbaşı. Zeki Yurtbaşı benim ortağım. Çok tiyatro yaptı. Benden çok yaptı ve tiyatronun her şeyini bilirdi. Biz ikili olduk ya, benim hatalarımı da düzeltirdi.

Soru: 50 yılın içindeki 21 yılı, şov dünyasında fiili ortağınız Zeki Yurtbaşı ile geçirmeniz inanılmaz önemli bence.

Yalçın Özden: Tabii, çok önemli. Kavgalarımız oldu, her şeyimiz oldu ama hiç ayrılmadık.

Soru: Aslında evlilik gibi ve evlilikler bile bazen o kadar sürmüyor, size gerçekten bravo.

Yalçın Özden: Tabii, tabii. Evlilikler bile o kadar sürmüyor değil mi? Yani, 21 yıl. Şu anda ikili olarak Türkiye’nin en uzun süren ikilisiyiz. Yani şov dünyası diyorum. Metin (Akpınar) – Zeki (Alasya) ne kadar sürdü? Bilmiyorum ama biz tiyatromuz takla attığı için bu işe soyunduk ve tuttu. Yani biz o gün, ‘Para kazanalım da sonra tiyatroya döneriz’ dedik ama bizi döndürmediler. Çünkü ünlü olduk, çok tuttuk. Televizyona transfer olunca artık devamı geldi.

Soru: Peki adınız ‘Sivrisinekler’ iken ‘Uğur Böcekleri’ne nasıl döndünüz?

Yalçın Özden: Sivrisinekler, hani vızıldar, insanları ısırır, uyarır ya, o anlamdaydı. Biz mizah yapıyoruz ya, ‘Biz sizi ısırırız ama uyarırız.’ anlamındaydı. Fakat gazino dünyasında ünlü olunca, dediler ki ‘Sivrisinek mide bulandırır. İnsanlar orada yemek yiyor.’ Peki, ne yapalım? dedik. ‘Ya bu millet böcekten anlar.’ dediler. Ateş Böcekleri, Balarıları filan. O yüzden biz de ‘Uğur Böcekleri’ni bulduk. Bu sefer de Uğur Böcekleri tutar mı? diye korkarak çıktık sahneye, ‘Ateş Böcekleri’nden çaldılar’, falan derler diye. Fakat bir çıktık, insanlar çok iyi karşıladı. Her hafta da televizyondasın, gündemdesin, seviliyorsun. Tuttu.

Soru: TV şovlarınızın yanı sıra o dönem ünlü mizah yazarı, karikatürist Suavi Sualp’in senaryosunu yazdığı ‘Figüran Osman’ (Eşek Şakası ve Akıllı Deliler) filmleri ekrana sizinle taşındı değil mi?

Yalçın Özden: Evet, ekrana taşındı. O ara Şener Şen ve Kemal Sunal yoktu. Fakat sinemamız bunalımdaydı. Dekolte filmler yapılıyordu. Hatta diğerleri 4 bin lira alırken, bana 40 bin lira verdiler, oynamadım. Ama özeleştiri yapayım. Biz tutmuş bir ikiliyiz, para da kazanıyoruz. Belki ihtiyacımız olsa, mecbur olsaydık oynardık. Oynayanları onun için eleştirmiyorum.”

“HALK FİGÜRAN OSMAN’I ÇOK SEVDİ, TUTTU”

Soru: Peki bu Figüran Osman ile absürt bir komedi sundunuz seyirciye. Bekleneni mi verdiniz orada?

Yalçın Özden: Evet ya çok acayip tuttu.

Soru: Tutmasının nedeni neydi?

Yalçın Özden: Ben röportajları izlerdim TRT’de. Röportajları izlerken Anadolu’dan bir çocuk konuşuyor işte ezilmiş falan. Ben de doğal bir karakter bulayım ve ezilmiş bir karakter olsun. Çünkü halk daha sıcak buluyor öyle tipleri dedim. Bu arada müzisyenler kahvesinde de bir figüran Osman vardı, o da şiveliydi ama Kadir İnanır gibi boylu poslu, yakışıklıydı. Ama ben onu karikatürize ettim. Hafif çenemi çıkararak, ‘Vallahi Kadir İnanır’dan ne farkım var? Cüneyt abi filmde değil gerçekten dövüyor adamı ya. Gözümü morarttı’ diyorum. İnsanlar bayıldı. Sokakta yürüyemedim yani. Ondan sonra figüran Osman üzerinden önce ben yürüdüm biraz, sonra ‘Biz ikiliyiz.’ dedim, Zeki de katıldı. Çok daha renkli oldu tabii. Skeç halini aldı. Skeçleri genelde ben yazdım çünkü her hafta bir yazar sektörü yoktu. Her hafta bize iki skeç yazsın falan. Sadece rahmetli Ahmet Üstel, radyo skeçlerimizi yazmıştır. Nur içinde yatsın.

Soru: Mimikleriniz çok kuvvetli. Çok iyi taklit yeteneğiniz de var.

Yalçın Özden: Esas Zeki’nin daha iyiydi. Ben taklitten taklit alıyordum. O gerçekten taklit alıyordu. O daha büyük başarı. Ama şovmen olduysanız taklit yapacaksınız. Çünkü insanlar orada yiyor, içiyor, onları sizin çekmeniz lazım. Popüler tipleri taklit ederek skeç oynarsan daha çok çekiyorsun sahneye.

Soru: Evet aslında doğru, sizin mimikleriniz daha kuvvetli.

Yalçın Özden: Çok. Mimikler doğal olarak çıkıyor. Hatta hocam rahmetli Lale Oraloğlu bir gün kuliste, ‘Yalçın, sen evde çalışıyor musun bu kadar mimik?’ dedi. ‘Hocam ne diyorsunuz? Günde iki saat mimik çalışıyorum.’ dedim. Yalan söyledim. Mimik falan çalışmıyorum. Oynarken kendi çıkıyor. Yani ‘Hadi ya!’ diyorsun, o mimik yüzünde oluşuyor. Ama o yüzün ona uygun olması lazım. Sempati denen bir şey var. Şu üç ölçü, bu burun, bu alın eşit olmayacak, çene biraz uzun olacak. Onu bozduğun zaman sempatik oluyorsun.

“İÇİMDEN DRAMA OYNAMAK GELMİYOR”

Soru: Galiba bu mimiklerinizin rengarenk oluşu sizi sahnede komediye itti?

Yalçın Özden: Daha fazla itti. Bir de içimden gelmiyor dram oynamak. Çocuk oyunlarında oynarken amatörken, ‘Nalınlar’ı oynayacağız. Başladık prova yapmaya. ‘Kusura bakmayın, Ben oynamayacağım, konsantre olamıyorum.’ dedim. Olamıyorum yani. Ama ‘Seksenler’de dram oynadım, kızımı everirken. Ama profesyoneliz, oynarız artık. Ne olursa oynarım artık.

Soru: Sizi hep izlediğimiz komedinin ardından yakın dönemde Seksenler‘de izledik. Yıllar önce Tatlı Kaçıklar, Türk Malı, Arka Sokaklar gibi bir seri halinde oynadığınız diziler oldu. Seksenler‘in ardından yeni bir proje olmadı sanırım?

Yalçın Özden: Evet şu anda dizi anlamında yok. Çünkü ben hiçbir yere gitmiyorum. Kendimi hatırlatmıyorum. Seksenler‘de de Birol Güven’le karşılaştık bir yerde tesadüfen. Tatile gitmiştik. O da gelmişti eşiyle, çocuğuyla. Orada, ‘Kafamda bir ampul yandı. Seni Doksanlar‘da oynatacağım.’ dedi. Aramadı. Ben de sitem ettim ‘Ya bu hep böyle.’ dedim. Sonra ‘Seksenler’ için aradı. Yani rastlamanız, kapıyı açmanız, bir ‘Merhaba’ deyip kendinizi hatırlatmanız lazım. İnsanlar yoğun. ‘Türk Malı’na da, bir programa çıkmıştım, orada görmüşler, ‘Atletik, tam emekli Albay tipi.’ demişler. Beni aldılar ama orada biz bir türlü başrol oyuncusuyla uyuşamadık.

Soru: Anlıyorum. Aslında çok değişik skalada roller üstlenebilirsiniz gibi geliyor bana.

Yalçın Özden: Benim canım sıkılmayacak. Ben pozitif adamım. Benim setim güzel olacak. İnsanlar birbirine saygılı, sevgili olacak. Türk Malı’nda kaos vardı. İsim vermeyeceğim, özel odadan çıkıyor böyle, selam yok. Ya karımı oynuyorsun, böyle bir şey yok. Sen daha yokken Yalçın Özden vardı. Onun için beni itti o. Hele hele başrol oyuncusunun da böyle gel-gitleri olunca, ‘Ben oynayamayacağım’ dedim. Repliğimi söyleyemedim, söyleyemiyorum. ‘Kusura bakmayın’ dedim. Bunlar hoş değil yani, işte pişmek lazım. Hamlar maalesef. Bunları söyleyerek üzmedim değil mi sizi?

“HER YIL YETİŞKİN OYUNU YAZARIM”

Soru: Siz üretmekten hiç vazgeçmiyorsunuz. Neredeyse her yıl bir tiyatro oyunu yazıyor ve sahneliyorsunuz sanırım?

Yalçın Özden: Asla. Her yıl bir yetişkin oyunu yazarım. 2-3 yılda bir de çocuk oyunu yazarım.

Soru: Yazıp-yönettiğiniz ve oynadığınız bu oyunları belediyeler aracılığıyla turnelerle izleyiciye sunuyorsunuz değil mi?

Yalçın Özden: Belediyeler, turneler, kurumlar, bazen dernekler de oluyor. Ama o eski hızımız yok. Yani bir giderdik, 30 gün oynar gelirdik. Tiyatroyu 1998’de açtım. 26 yıl olmuş. Ama hiç durmadan her sene oyun yazdım. Her sene oynadık.

Soru: Yalçın Özden Tiyatrosu’na dönüşmek, Allah rahmet eylesin, Zeki Bey’in vefatından sonra bir bocalama döneminiz oldu mu?

Yalçın Özden: Eşinden ayrılıp İzmirli bir hanımla evlenince İzmir’e gitmek zorunda kaldı. O arada televizyonlar kurulmaya başladı. Star, TGRT, HBB ve daha birçok kanal çıkmıştı. Televizyonlar çoğalınca da gazino dünyasında bir sönme başladı. Yani alaka azaldı. İnsanlar televizyonu evinde izliyor. Birkaç televizyon kanalı olup, biraz uzaklaşınca, Zeki de ‘İş, güç çok yok artık. Gideyim.’ dedi. Gitmeseydi birlikte tiyatro yapardık ve çok da iyi olurdu. Ama eşi herhalde bastırınca o İzmir’e gitti. O zaman ben tek kaldım. Hemen özel televizyonlardan şov işleri gelmeye başladı.

Soru: O zaman vefatı dolayısıyla değil daha önce ayrıldınız öyle mi?

Yalçın Özden: Yok, biz öncesinde dostça ayrıldık. Hatta bir ara da Kanal 6’da eğlence programı sunuyorduk. ‘Zeki de gelsin, iyi olur.’ dedim. Çağırınca o da geldi. Ama Kanal 6, Zeki’nin şansına battı. Batınca da paramızı alamadık. İçeride de paramız kaldı. ‘Zeki gelme artık, paramızı da alamıyoruz.’ dedim. Yine birleşemedik.

“MÜNİR ÖZKUL STARDI”

Soru: Ramazan ayını geçirdiğimiz bu günlerde de aklıma geldi. Bir röportajınızda ramazandan, orta oyunu, meddah, eski filmlerden, kavuklu gösterilerinden bahsederken ‘Rahmetli Münir Özkul’dan İbiş karakterini devraldım’ demişsiniz, doğru mu?

Yalçın Özden: Evet, devraldım şöyle, ‘Al senin olsun.’ demedi tabii. Çok izledim. 20-30 kez Kanlı Nigar’ı izledim. Münir ağabeyle bizim filmde oynadık, lütfetti, şeref verdi rahmetli. Münir ağabeyi çok oyunda izledim. ‘Sersem Kocanın Kurnaz Karısı’, ‘Kanlı Nigar’. Muhteşem bir oyuncuydu. Ama sonrasında tabii yaşlandı. O dönemi başka. Ama onun Münir olduğu zaman, örnek alınacak bir virtüözdü, stardı. Ben de ondan öyle güzel almışım ki Kavuklu’yu. Yani bayağı oldu. Bir kabarenin içinde bir bölüm orta oyunu oynuyoruz. Ünlü bir yazar, adı aklıma gelmiyor, öldü, ‘İşte gerçek kavuklu bu.’ dedi. Sonra ‘Sensin.’ diyerek yanıma geldi. O anlamda onu örnek almak çok önemli. Bir de orta oyunu doğaçlama olduğu için doğaçlamayı seviyorum. Çok güzel oldu.

Soru: Geçmişten bugüne baktığımızda sahnede en büyük heyecan duyduğunuz anınız nedir?

Yalçın Özden: Üç Maymun Kabare’de oynuyoruz. Ercan Yazgan rahmetli, hep rahmetli olmuş andıklarımız vallahi, iyi bir oyuncuydu. Altan Erbulak Kocamustafapaşa’daki Çevre Tiyatrosu’nu açtı. Yani bazen maddi duygusallıklar oluyor. Ben de orada tiplemeleri oynuyorum. Bana dediler ki, ‘Yalçın 3 gün tiyatromuzu kapatıyoruz. Sen Ercan’ın rolünü oynuyorsun. Ercan’la ortağım Zeki de orada, ikisi başrol. ‘İki Kıza Bir Cızbız’ oyununu oynadık. Müjde Ar var, bir sürü baba oyuncular, Özcan Özgür var. Neyse, ‘Lütfen kapatmayın, bu akşam ezberlerim zaten oyunun içindeyim. Yarın oynarız.’ dedim. Ondan sonra beyni acayip yormuşum. Ertesi gün başladık. O bana sorular soruyor, ben cevap veriyorum. Ben ona sorular soruyorum hızlı hızlı gidiyor. Bir an şöyle bir kaldım. Trak geldi, ona trak derler tiyatroda. Hiçbir şey düşünemiyorsun, yani kötü hissetmeyi bile düşünemiyorsun. Sadece bekliyorsun, sonra kendine geliyorsun. Belki o 3 saniye sürüyor ama bana 10 dakika gibi geldi. Onu hiç unutamam mesela. Bunun gibi çok şey var.

“CEM’İ DE ATA’YI DA ÇOK SEVERİM”

Soru: Evet, bir şovmen için zor bir durum. Peki yine bir şovmen olarak beğendiniz kimler var?

Yalçın Özden: Başta tabii ki Cem Yılmaz. Çok zeki. Zaten kalemden, mizahtan gelmiş. Aynı zamanda semttaşızdır, Samatyalıdır. Sadece birinden fotoğraf almış, o da benim. Aynı semtteniz ya, hayranmış bana, vermişim. Hemen arkasından Ata Demirer. Çünkü Ata Demirer de müzisyen kökenli olduğu için, müziği de katıyor. Ama Cem’in de kulağı çok iyi. Mesela Av Mevsimi’nde ne güzel söyledi değil mi? ‘Haydi gidelum, haydi’ şarkısını. Seviyorum, evladımız gibi. Ata’yı da onu da çok severim. Saygılı çocuklar.

Soru: Röportaja başlamadan önce sohbet ederken aile boyu oynadığınızdan konuşmuştuk. Kızınız var sanırım kadroda, başka kimler var?

Yalçın Özden: Evet, bu kez daha çok oldu. Kardeşim, kızım, yeğenim ve ben olmak üzere 4 kişi aileden. İki de dışarıdan oyuncularım var. Altı kişiyiz. Oyunda altı kişi yetiyor.

Soru: Son olarak sizin bu röportajınızı okuyacak, izleyecek seyircilere ve gençlere mesajınız var mı?

Yalçın Özden: Gençlere şunu tavsiye ediyorum. Dijitalden başka bir de bayağı bir kitap okusunlar. Yani bizim bildiğimiz sayfaları olan kitap okusunlar. Onlardan alacakları çok şey var. Hem bellekleri, hayal dünyaları hep çalışacak. Beynin üstündeki o sıvı daha çok çoğalacak ve erken yaşlanmayacaklar. Beyin erken yaşlanmayacak, bunamayacaklar. Öbür türlü o sanalda çabuk bunayacaklar maalesef. Onun için en büyük tavsiyem kitap ve sanat.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/yalcin-ozden-cem-yilmaz-bana-hayranmis/feed/ 0
LGS başvuru nasıl yapılır, başvuru ücreti var mı? https://www.foxhaber.com.tr/lgs-basvuru-nasil-yapilir-basvuru-ucreti-var-mi/ https://www.foxhaber.com.tr/lgs-basvuru-nasil-yapilir-basvuru-ucreti-var-mi/#respond Tue, 16 Apr 2024 21:42:29 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6196 Önümüzdeki yıl lise eğitimi almaya başlayacak olan öğrencilerin katılacağı LGS için başvuru süreci başladı. Sınav, il ve ilçelerde belirlenen okullarda yapılacak. Fotoğraflı sınav giriş belgesi, 24 Mayıs’tan itibaren elektronik ortamdan okul müdürlüklerince alınacak, mühürlenecek ve onaylandıktan sonra öğrencilere teslim edilecek.

LGS BAŞVURU NASIL YAPILIR?

LGS başvuru işlemleri 18 Mart Pazartesi günü ile 29 Mart Cuma günü arasında, “e-Okul” üzerinden isteğe bağlı gerçekleştirilebilecek.

Geçtiğimiz yıllarda Milli Eğitim Bakanlığı olarak otomatik olarak yapılan başvurular bu sene isteğe bağlı olacak. LGS başvurusu yapmak isteyen öğrenciler, başvurularını e Okul sayfası üzerinden ücretsiz yapabilecek.

Okul müdürlükleri başvuru işlemleriyle ilgili öğrencilere rehberlik edecek ve sınav başvuruları 1 Nisan 2024’e kadar okul müdürlüklerince onaylanacak.

Yurt dışında e-Okul sistemine kayıtlı olmayan okullarda öğrenim gören öğrenciler ise başvurularını yayımlanan kılavuzda bulunan formu doldurarak yapacak.

Öğrenciler, başvurularının yapılıp yapılmadığını elektronik ortamdan takip edebilecek.

LGS BAŞVURU ÜCRETİ NE KADAR?

LGS başvurusu isteğe bağlı olacak ve başvuru gerçekleştiren öğrenciler hiçbir ücret ödemeyecek.

LGS SINAV GİRİŞ BELGESİ NE ZAMAN AÇILACAK?

Kılavuza göre fotoğraflı sınav giriş belgesi, 24 Mayıs 2024’ten itibaren elektronik ortamdan okul müdürlükleri tarafından alınacak, mühürlenecek ve onaylandıktan sonra öğrencilere teslim edilecek. Öğrenciler sınava gelirken fotoğraflı onaylı giriş belgeleri ile geçerli kimlik belgelerini yanlarında bulunduracaklar.

LGS NE ZAMAN?

2024’te gerçekleştirilecek LGS 2 Haziran Pazar günü gerçekleştirilecek.

Sınavın birinci oturumu saat 9.30’da, ikinci oturumu ise 11.30’da başlayacak. Birinci oturumda öğrencilere Türkçe, T.C. inkılap tarihi ve Atatürkçülük, din kültürü ve ahlak bilgisi ile yabancı dil derslerinden toplam 50 soru sorulacak ve yanıtlamaları için 75 dakika süre verilecek.

İkinci oturumda ise öğrencilere matematik ve fen bilimleri derslerinden toplam 40 soru sorulacak ve yanıtlamaları için 80 dakika süre verilecek. Sözel ve sayısal bölümlerdeki her bir alt test için doğru ve yanlış cevap sayıları belirlenecek. Her bir öğrencinin her bir alt testine ait ham puanı, ilgili teste ait doğru cevap sayısından yanlış cevap sayısının üçte biri çıkarılarak hesaplanacak.

Sınav sonuçları, 28 Haziran 2024’te www.meb.gov.tr internet adresinden ilan edilecek. Öğrencilere sınav sonuç belgeleri posta yoluyla gönderilmeyecek.

YANLIŞ CEVAPLARIN ÜÇTE BİRİ DOĞRU CEVAPLARDAN ÇIKARILACAK

Öte yandan sınavda her alan için 8’nci sınıf öğretim programlarında belirlenen kazanımlar esas alınarak öğrencinin okuduğunu anlama, yorumlama, sonuç çıkarma, problem çözme, analiz yapma, eleştirel düşünme, bilimsel süreç ve benzeri becerilerini ölçecek nitelikte sorular yer alacak. Birinci oturumda öğrencilere Türkçe, TC. inkılap tarihi ve Atatürkçülük, din kültürü ve ahlak bilgisi ile yabancı dil derslerinden toplam 50 soru sorulacak ve yanıtlamaları için 75 dakika süre verilecek. İkinci oturumda ise öğrencilere matematik ve fen bilimleri derslerinden toplam 40 soru sorulacak ve yanıtlamaları için 80 dakika süre verilecek. Sözel ve sayısal bölümlerdeki her bir alt test için doğru ve yanlış cevap sayıları belirlenecek. Her bir öğrencinin her bir alt testine ait ham puanı, ilgili teste ait doğru cevap sayısından yanlış cevap sayısının üçte biri çıkarılarak hesaplanacak.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/lgs-basvuru-nasil-yapilir-basvuru-ucreti-var-mi/feed/ 0
LGS başvuru nasıl yapılır, başvuru ücreti ne kadar? https://www.foxhaber.com.tr/lgs-basvuru-nasil-yapilir-basvuru-ucreti-ne-kadar/ https://www.foxhaber.com.tr/lgs-basvuru-nasil-yapilir-basvuru-ucreti-ne-kadar/#respond Sat, 13 Apr 2024 21:42:24 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6054 Her yıl milyonlarca öğrencinin katıldığı LGS için başvuru tarihi açıklandı. LGS başvurusu 11 gün boyunca sürecek olup, başvuru yapan öğrencilerin başvursununu okul müdrülerinin onaylaması gerecek. Öğrenciler başvurularını elektronik ortam üzerinden yapabilecek.

LGS BAŞVURU NE ZAMAN?

LGS kapsamında 2 Haziran’da uygulanacak merkezi sınav başvuruları, 18-29 Mart 2024’te “e-Okul” üzerinden isteğe bağlı gerçekleştirilecek.

LGS BAŞVURU NASIL YAPILIR?

LGS’ye katılım isteğe bağlı olacak, katılmak isteyen öğrenciler başvurularını e-Okul üzerinden elektronik ortam üzerinden yapabilecek.

Okul müdürleri başvuru işlemleri ile ilgili öğrencilere rehberlik edecek ve sınav başvuruları 1 Nisan 2024 tarihine kadar okul müdürlükleri tarafından onaylanacak. Yurt dışında e-Okul sistemine kayıtlı olmayan okullarda öğrenim gören öğrenciler ise başvurularını yayımlanan kılavuzda bulunan formu doldurarak yapacak. Öğrenciler, başvurularının yapılıp yapılmadığını elektronik ortamdan takip edebilecekler.

LGS BAŞVURU ÜCRETİ NE KADAR?

LGS başvurusu isteğe bağlı olacak ve başvuru gerçekleştiren öğrenciler hiçbir ücret ödemeyecek.

LGS SINAV GİRİŞ BELGESİ NE ZAMAN AÇILACAK?

Kılavuza göre fotoğraflı sınav giriş belgesi, 24 Mayıs 2024’ten itibaren elektronik ortamdan okul müdürlükleri tarafından alınacak, mühürlenecek ve onaylandıktan sonra öğrencilere teslim edilecek. Öğrenciler sınava gelirken fotoğraflı onaylı giriş belgeleri ile geçerli kimlik belgelerini yanlarında bulunduracaklar.

LGS NE ZAMAN?

2024’te gerçekleştirilecek LGS 2 Haziran Pazar günü gerçekleştirilecek.

Sınavın birinci oturumu saat 9.30’da, ikinci oturumu ise 11.30’da başlayacak. Birinci oturumda öğrencilere Türkçe, T.C. inkılap tarihi ve Atatürkçülük, din kültürü ve ahlak bilgisi ile yabancı dil derslerinden toplam 50 soru sorulacak ve yanıtlamaları için 75 dakika süre verilecek.

İkinci oturumda ise öğrencilere matematik ve fen bilimleri derslerinden toplam 40 soru sorulacak ve yanıtlamaları için 80 dakika süre verilecek. Sözel ve sayısal bölümlerdeki her bir alt test için doğru ve yanlış cevap sayıları belirlenecek. Her bir öğrencinin her bir alt testine ait ham puanı, ilgili teste ait doğru cevap sayısından yanlış cevap sayısının üçte biri çıkarılarak hesaplanacak.

Sınav sonuçları, 28 Haziran 2024’te www.meb.gov.tr internet adresinden ilan edilecek. Öğrencilere sınav sonuç belgeleri posta yoluyla gönderilmeyecek.

YANLIŞ CEVAPLARIN ÜÇTE BİRİ DOĞRU CEVAPLARDAN ÇIKARILACAK

Öte yandan sınavda her alan için 8’nci sınıf öğretim programlarında belirlenen kazanımlar esas alınarak öğrencinin okuduğunu anlama, yorumlama, sonuç çıkarma, problem çözme, analiz yapma, eleştirel düşünme, bilimsel süreç ve benzeri becerilerini ölçecek nitelikte sorular yer alacak. Birinci oturumda öğrencilere Türkçe, TC. inkılap tarihi ve Atatürkçülük, din kültürü ve ahlak bilgisi ile yabancı dil derslerinden toplam 50 soru sorulacak ve yanıtlamaları için 75 dakika süre verilecek. İkinci oturumda ise öğrencilere matematik ve fen bilimleri derslerinden toplam 40 soru sorulacak ve yanıtlamaları için 80 dakika süre verilecek. Sözel ve sayısal bölümlerdeki her bir alt test için doğru ve yanlış cevap sayıları belirlenecek. Her bir öğrencinin her bir alt testine ait ham puanı, ilgili teste ait doğru cevap sayısından yanlış cevap sayısının üçte biri çıkarılarak hesaplanacak.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/lgs-basvuru-nasil-yapilir-basvuru-ucreti-ne-kadar/feed/ 0
LGS başvuru ne zaman, başvuru ücreti ne kadar? https://www.foxhaber.com.tr/lgs-basvuru-ne-zaman-basvuru-ucreti-ne-kadar/ https://www.foxhaber.com.tr/lgs-basvuru-ne-zaman-basvuru-ucreti-ne-kadar/#respond Tue, 09 Apr 2024 21:39:33 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5886 Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB) 2 Haziran’da gerçekleştirilecek Liselere Geçiş Sistemi (LGS) için başvuru tarihi belli oldu. Geçtiğimiz yıllarda yapılan otomatik başvuruların aksine bu yıl sınava katılım isteğe bağlı olurken, katılmak isteyen öğrenciler başvurularını elektronik ortam üzerinden yapabilecek.

LGS BAŞVURU NE ZAMAN?

LGS kapsamında 2 Haziran’da uygulanacak merkezi sınav başvuruları, 18-29 Mart 2024’te “e-Okul” üzerinden isteğe bağlı gerçekleştirilecek.

LGS BAŞVURU NASIL YAPILIR?

LGS’ye katılım isteğe bağlı olacak, katılmak isteyen öğrenciler başvurularını e-Okul üzerinden elektronik ortam üzerinden yapabilecek.

Okul müdürleri başvuru işlemleri ile ilgili öğrencilere rehberlik edecek ve sınav başvuruları 1 Nisan 2024 tarihine kadar okul müdürlükleri tarafından onaylanacak. Yurt dışında e-Okul sistemine kayıtlı olmayan okullarda öğrenim gören öğrenciler ise başvurularını yayımlanan kılavuzda bulunan formu doldurarak yapacak. Öğrenciler, başvurularının yapılıp yapılmadığını elektronik ortamdan takip edebilecekler.

LGS BAŞVURU ÜCRETİ NE KADAR?

LGS başvurusu isteğe bağlı olacak ve başvuru gerçekleştiren öğrenciler hiçbir ücret ödemeyecek.

LGS SINAV GİRİŞ BELGESİ NE ZAMAN AÇILACAK?

Kılavuza göre fotoğraflı sınav giriş belgesi, 24 Mayıs 2024’ten itibaren elektronik ortamdan okul müdürlükleri tarafından alınacak, mühürlenecek ve onaylandıktan sonra öğrencilere teslim edilecek. Öğrenciler sınava gelirken fotoğraflı onaylı giriş belgeleri ile geçerli kimlik belgelerini yanlarında bulunduracaklar.

LGS NE ZAMAN?

2024’te gerçekleştirilecek LGS 2 Haziran Pazar günü gerçekleştirilecek.

Sınavın birinci oturumu saat 9.30’da, ikinci oturumu ise 11.30’da başlayacak. Birinci oturumda öğrencilere Türkçe, T.C. inkılap tarihi ve Atatürkçülük, din kültürü ve ahlak bilgisi ile yabancı dil derslerinden toplam 50 soru sorulacak ve yanıtlamaları için 75 dakika süre verilecek.

İkinci oturumda ise öğrencilere matematik ve fen bilimleri derslerinden toplam 40 soru sorulacak ve yanıtlamaları için 80 dakika süre verilecek. Sözel ve sayısal bölümlerdeki her bir alt test için doğru ve yanlış cevap sayıları belirlenecek. Her bir öğrencinin her bir alt testine ait ham puanı, ilgili teste ait doğru cevap sayısından yanlış cevap sayısının üçte biri çıkarılarak hesaplanacak.

Sınav sonuçları, 28 Haziran 2024’te www.meb.gov.tr internet adresinden ilan edilecek. Öğrencilere sınav sonuç belgeleri posta yoluyla gönderilmeyecek.

YANLIŞ CEVAPLARIN ÜÇTE BİRİ DOĞRU CEVAPLARDAN ÇIKARILACAK

Öte yandan sınavda her alan için 8’nci sınıf öğretim programlarında belirlenen kazanımlar esas alınarak öğrencinin okuduğunu anlama, yorumlama, sonuç çıkarma, problem çözme, analiz yapma, eleştirel düşünme, bilimsel süreç ve benzeri becerilerini ölçecek nitelikte sorular yer alacak. Birinci oturumda öğrencilere Türkçe, TC. inkılap tarihi ve Atatürkçülük, din kültürü ve ahlak bilgisi ile yabancı dil derslerinden toplam 50 soru sorulacak ve yanıtlamaları için 75 dakika süre verilecek. İkinci oturumda ise öğrencilere matematik ve fen bilimleri derslerinden toplam 40 soru sorulacak ve yanıtlamaları için 80 dakika süre verilecek. Sözel ve sayısal bölümlerdeki her bir alt test için doğru ve yanlış cevap sayıları belirlenecek. Her bir öğrencinin her bir alt testine ait ham puanı, ilgili teste ait doğru cevap sayısından yanlış cevap sayısının üçte biri çıkarılarak hesaplanacak.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/lgs-basvuru-ne-zaman-basvuru-ucreti-ne-kadar/feed/ 0
LGS başvuru tarihi belli oldu! LGS başvurusu nasıl yapılacak? https://www.foxhaber.com.tr/lgs-basvuru-tarihi-belli-oldu-lgs-basvurusu-nasil-yapilacak/ https://www.foxhaber.com.tr/lgs-basvuru-tarihi-belli-oldu-lgs-basvurusu-nasil-yapilacak/#respond Fri, 05 Apr 2024 21:27:29 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5683 Ortaöğretimden liseye geçiş yapacak öğrencilerin katılacağı LGS için Başvuru ve Uygulama Kılavuzu www.meb.gov.tr internet adresinden açıklandı. Geçtiğimiz yıllarda yapılan otomatik başvuruların aksine bu yıl sınava katılım isteğe bağlı olurken, katılmak isteyen öğrenciler başvurularını elektronik ortam üzerinden yapabilecek.

LGS BAŞVURU NE ZAMAN?

LGS kapsamında 2 Haziran’da uygulanacak merkezi sınav başvuruları, 18-29 Mart 2024’te “e-Okul” üzerinden isteğe bağlı gerçekleştirilecek.

LGS BAŞVURU NASIL YAPILIR?

LGS’ye katılım isteğe bağlı olacak, katılmak isteyen öğrenciler başvurularını e-Okul üzerinden elektronik ortam üzerinden yapabilecek.

Okul müdürleri başvuru işlemleri ile ilgili öğrencilere rehberlik edecek ve sınav başvuruları 1 Nisan 2024 tarihine kadar okul müdürlükleri tarafından onaylanacak. Yurt dışında e-Okul sistemine kayıtlı olmayan okullarda öğrenim gören öğrenciler ise başvurularını yayımlanan kılavuzda bulunan formu doldurarak yapacak. Öğrenciler, başvurularının yapılıp yapılmadığını elektronik ortamdan takip edebilecekler.

LGS BAŞVURU ÜCRETİ NE KADAR?

LGS başvurusu isteğe bağlı olacak ve başvuru gerçekleştiren öğrenciler hiçbir ücret ödemeyecek.

LGS SINAV GİRİŞ BELGESİ NE ZAMAN AÇILACAK?

Kılavuza göre fotoğraflı sınav giriş belgesi, 24 Mayıs 2024’ten itibaren elektronik ortamdan okul müdürlükleri tarafından alınacak, mühürlenecek ve onaylandıktan sonra öğrencilere teslim edilecek. Öğrenciler sınava gelirken fotoğraflı onaylı giriş belgeleri ile geçerli kimlik belgelerini yanlarında bulunduracaklar.

LGS NE ZAMAN?

2024’te gerçekleştirilecek LGS 2 Haziran Pazar günü gerçekleştirilecek.

Sınavın birinci oturumu saat 9.30’da, ikinci oturumu ise 11.30’da başlayacak. Birinci oturumda öğrencilere Türkçe, T.C. inkılap tarihi ve Atatürkçülük, din kültürü ve ahlak bilgisi ile yabancı dil derslerinden toplam 50 soru sorulacak ve yanıtlamaları için 75 dakika süre verilecek.

İkinci oturumda ise öğrencilere matematik ve fen bilimleri derslerinden toplam 40 soru sorulacak ve yanıtlamaları için 80 dakika süre verilecek. Sözel ve sayısal bölümlerdeki her bir alt test için doğru ve yanlış cevap sayıları belirlenecek. Her bir öğrencinin her bir alt testine ait ham puanı, ilgili teste ait doğru cevap sayısından yanlış cevap sayısının üçte biri çıkarılarak hesaplanacak.

Sınav sonuçları, 28 Haziran 2024’te www.meb.gov.tr internet adresinden ilan edilecek. Öğrencilere sınav sonuç belgeleri posta yoluyla gönderilmeyecek.

YANLIŞ CEVAPLARIN ÜÇTE BİRİ DOĞRU CEVAPLARDAN ÇIKARILACAK

Öte yandan sınavda her alan için 8’nci sınıf öğretim programlarında belirlenen kazanımlar esas alınarak öğrencinin okuduğunu anlama, yorumlama, sonuç çıkarma, problem çözme, analiz yapma, eleştirel düşünme, bilimsel süreç ve benzeri becerilerini ölçecek nitelikte sorular yer alacak. Birinci oturumda öğrencilere Türkçe, TC. inkılap tarihi ve Atatürkçülük, din kültürü ve ahlak bilgisi ile yabancı dil derslerinden toplam 50 soru sorulacak ve yanıtlamaları için 75 dakika süre verilecek. İkinci oturumda ise öğrencilere matematik ve fen bilimleri derslerinden toplam 40 soru sorulacak ve yanıtlamaları için 80 dakika süre verilecek. Sözel ve sayısal bölümlerdeki her bir alt test için doğru ve yanlış cevap sayıları belirlenecek. Her bir öğrencinin her bir alt testine ait ham puanı, ilgili teste ait doğru cevap sayısından yanlış cevap sayısının üçte biri çıkarılarak hesaplanacak.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/lgs-basvuru-tarihi-belli-oldu-lgs-basvurusu-nasil-yapilacak/feed/ 0
Yeni dönem bugün başladı: 10 soruda kira beyannamesi https://www.foxhaber.com.tr/yeni-donem-bugun-basladi-10-soruda-kira-beyannamesi/ https://www.foxhaber.com.tr/yeni-donem-bugun-basladi-10-soruda-kira-beyannamesi/#respond Fri, 15 Mar 2024 21:51:29 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4733

Kira geliri elde eden mülk sahipleri 1 Mart-1 Nisan tarihleri arasında beyannamelerini verilebilecekler.

Gelir İdaresi Başkanlığının (GİB) bilgilerinden yapılan derlemeye göre, milyonlarca gayrimenkul sahibini yakından ilgilendiren kira beyanname verme süreci bugün başladı.

Bu yıl GİB, “kira bildirim formu” ile kiracıları da sürece dahil etti. Kiracılar, eğer Dijital Vergi Dairesi’ne abonelerse kullanıcı bilgileri ve şifreleriyle sisteme giriş yaparak forma ulaşabiliyorlar, e-Devlet şifresi ile de gerekli bilgilere erişim sağlayabiliyorlar. Bu yöntemle mülk sahiplerinin beyan ettiği kira gelirleriyle kiracıların beyanlarını karşılaştırılması amaçlanıyor.

Uygulamayla düşük kira bedeli gösterenler, yanlış beyanda bulunanlar veya hiç beyanda bulunmayanlar ortaya çıkarılıyor. Ayrıca vergi kayıp ve kaçağının önlenmesi planlanıyor

10 SORU 10 CEVAP

Soru 1 : Kimlerin beyanname doldurma zorunluluğu bulunuyor?

2023’te konuttan yıllık 21 bin lira, iş yerinden 150 bin liranın üzerinde kira geliri elde eden gayrimenkul sahipleri gelir vergisi ödeyecek.

Soru 2 : Kira geliri elde eden mülk sahipleri ne zaman beyanname verebilecekler?

Beyannameler, 1 Mart-1 Nisan (31 Mart’ın hafta sonuna rastlaması nedeniyle) tarihleri arasında verilebilecek.

Soru 3 : Kira beyannamesi nasıl doldurulacak?

Mülk sahipleri, Gelir İdaresi Başkanlığının “gib.gov.tr” internet adresi üzerinden “hazır beyanname sistemini” doldurabilecekler, Dijital Vergi Dairesi’nden hazır beyana ulaşılabilecekler.

Soru 4 : Konut kira gelirlerinde istisna bedeli ne kadar oldu?

2023 yılı içerisinde yıllık 21 bin lira ve altında mesken kira geliri elde edenler gelir vergisi ödemeyecek. 2024 yılı için ise gelir vergisi istisnası 33 bin lira olarak açıkladı.

Soru 5 : İstisnadan kimler yararlanamayacak?

Ticari, zirai veya mesleki kazancını beyan etmek zorunda olanlar, yıllık 21 bin liranın üzerinde konut kira geliri elde edenler, ayrı ayrı veya birlikte elde ettiği ücret, menkul sermaye, gayrimenkul sermaye iradı ile diğer kazanç ve iratlarının gayri safi tutarları toplamı 2023 için belirlenen 550 bin lirayı aşanlar, kira gelirini süresinde beyan etmeyen veya eksik beyan edenler istisnadan yararlanamayacaklar.

Soru 6 : Gurbetçilerin, Türkiye’de kiraya verdiği mülkler için beyanname vermeleri zorunlu mu?

Yurt dışında yaşayan vatandaşlar Türkiye’de elde ettikleri kazanç ve iratları bakımından dar mükellef kapsamında vergilendiriliyor.

Soru 7 : Birden fazla kişinin meskene ortak olması durumunda beyanname nasıl verilecek?

Şahıslardan her birinin kendi hissesine karşılık gelen kira gelirini beyan etmesi gerekiyor.

Soru 8 : Beyanname verilmez ya da eksik beyan edilirse cezai işlem uygulanacak mı?

Elektronik ortamda verilmesi zorunlu olan beyannamelerin süresinde verilmemesi halinde özel usulsüzlük cezası kesilecek. Ayrıca verginin süresinde tahakkuk edilmemesi durumunda verginin bir katı vergi ziyaı cezası uygulanacak.

Soru 9 : Kira beyanıyla tahakkuk edilecek gelir vergisi nasıl ödenecek?

Dijital Vergi Dairesi’nden (dijital.gib.gov.tr) veya mobil uygulamadan 02.00-23.45 saatlerinde anlaşmalı bankaların banka kartı/kredi kartı, banka hesabından havale yoluyla, yabancı ülkede faaliyet gösteren bankalara ait kartlar ile vergi tahsiline yetkili bankalar ile vergi dairesi vezneleri aracılığıyla ve PTT şubelerinden ödenebiliyor.

Soru 10 : Ödemeler taksitlendirilebilecek mi?

Tahakkuk eden vergilerin birinci taksiti damga vergisiyle 1 Nisan’a, ikinci taksiti ise 31 Temmuz’a kadar ödenebilecek.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/yeni-donem-bugun-basladi-10-soruda-kira-beyannamesi/feed/ 0
‘Türk Escobar’a operasyonda yeni ayrıntılar: Haberleşme ağı deşifre edildi https://www.foxhaber.com.tr/turk-escobara-operasyonda-yeni-ayrintilar-haberlesme-agi-desifre-edildi/ https://www.foxhaber.com.tr/turk-escobara-operasyonda-yeni-ayrintilar-haberlesme-agi-desifre-edildi/#respond Thu, 07 Mar 2024 21:45:28 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4361 Ürfi Çetinkaya’nın elebaşı olduğu organize suç örgütüne yönelik soruşturmada nöbetçi sulh ceza hakimliğinin karar yazısında, bazı şifreli haberleşme programlarının deşifre edilmesi sonucu elde edilen görüşme kayıtları ile MASAK raporuna göre zanlılar arasında örgütsel birliktelik tespit edildiği belirtildi.

Ürfi Çetinkaya’nın elebaşı olduğu organize suç örgütüne yönelik 20 Şubat’ta İstanbul, İzmir, Afyonkarahisar, Malatya, Antalya, Çanakkale, Bilecik, Muğla ve Balıkesir’de düzenlenen “Kafes-44” operasyonunda 23 şüphelinin tutuklandığı soruşturma devam ediyor.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğinin karar yazısında, şüphelilerin kullandıkları örgütsel şifreli haberleşme programlarına yer verildi.

Karara göre, şüpheli Çetinkaya, kendisi hakkında “oyun oynandığını” ancak kimin yaptığını bilmediğini iddia etti.

Daha önce FETÖ’nün kendisini söz konusu duruma düşürdüğünü öne süren Çetinkaya, “Bana diyorlar, kripto telefonla bilmem ne olmuş. Bana ‘Japon’ diyorlar. Benim öyle bir kod adım yoktur. Japon’a benzeyecek bir tipim de yoktur. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum.” ifadelerini kullandı.

Şüpheli Yaman Namlı ise savcılıkta kendisine sorulan soru üzerine “Anom” cihazını Ali Korman Erbacıoğlu’nun verdiğini söylediğini ancak bu kişinin kendisine telefon verdiğini aktardı.

Tanımadığı kişilerle ve söz konusu olayla ilişkisi olmadığını öne süren Namlı, üzerine atılı suçlamaları reddetti.

Şüphelilerden Rüstem Çetinkaya, emniyetteki ifadesinin 20 saat sürdüğünü, hakkında delil elde edilemediğini iddia etti.

Babası Ürfi Çetinkaya’yla resmi ya da gayriresmi işlem yapmadığını savunan Çetinkaya, soyadı nedeniyle kara para akladığı iddiasının tarafına atfedildiğini belirterek suçlamaları kabul etmedi.

Kararda, sanıklar hakkında elde edilen delillerde, “Anom Enterprise”, “Sky-ECC” ve “Encrochat” isimli şifreli haberleşme programlarının deşifre edilmesi sonucu şüphelilere ait görüşme kayıtları ile MASAK raporuna göre aralarında örgütsel birliktelik tespit edildiği kaydedildi.

Hakimlik kararında 23 şüphelinin tutuklanmasına, 20 şüphelinin de adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına hükmedildiği bildirildi.

NE OLMUŞTU?

“Türk Escobar’ı” olarak bilinen Ürfi Çetinkaya’nın elebaşı olduğu organize suç örgütüne yönelik 20 Şubat’ta İstanbul, İzmir, Afyonkarahisar, Malatya, Antalya, Çanakkale, Bilecik, Muğla ve Balıkesir’de düzenlenen “Kafes-44” operasyonunda 43 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Almanya, Bulgaristan, İspanya, Moritanya, Portekiz ve Yunanistan’da 13 ton, Türkiye’de ele geçirilen 24 ton olmak üzere toplam 37 ton uyuşturucudan sorumlu oldukları tespit edilen zanlıların tanıdıklarıyla kendilerine ait gemi, ticari konteyner ve balıkçı tekneleriyle uluslararası uyuşturucu sevkiyatı yaptıkları belirlenmişti.

Soruşturma kapsamında, suç örgütüne ait toplam değeri yaklaşık 20 milyar olan 147 arsa, 56 konut, 8 apartman, 74 iş yeri, 53 lüks araç, tekne, 53 şirketteki ortaklık payları, 64 banka hesabı, 7 kiralık kasa ile çok sayıda ziynet eşyası, nakit para ve soğuk cüzdana tedbir konulmuştu.

“Teşekkül halinde uyuşturucu madde imal etmek ve nakletmek” suçlarından kesinleşmiş 24 yıl hapis cezası bulunan ve kırmızı bültenle aranırken İstanbul’da yakalanan Urfi Çetinkaya ise 12 Nisan 2023’te tutuklanmıştı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturması kapsamında, Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığının koordinesi ve İstanbul Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmasıyla İstanbul merkezli 9 ildeki operasyonda yakalanan 43 şüpheliden 23’ü tutuklanmış 20’si ise adli kontrol tedbirleri uygulanarak serbest bırakılmıştı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/turk-escobara-operasyonda-yeni-ayrintilar-haberlesme-agi-desifre-edildi/feed/ 0
Mansur Yavaş: Halkın vergisini istediği gibi harcıyorlar https://www.foxhaber.com.tr/mansur-yavas-halkin-vergisini-istedigi-gibi-harciyorlar/ https://www.foxhaber.com.tr/mansur-yavas-halkin-vergisini-istedigi-gibi-harciyorlar/#respond Thu, 22 Feb 2024 21:57:30 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3807 Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, bir üniversitenin düzenlediği ‘Yerel İdarelerin Sorunları’ başlıklı açılış dersine katıldı. Üniversitenin Hukuk Fakültesi’nin konferans salonunda üniversite öğrencilerinin yoğun katılımıyla gerçekleşen derste, salon dışarısından kalan üniversite öğrencileri Mansur Yavaş’ın ricasıyla sahne önüne oturdu.

“YEREL YÖNETİMLER BÜTÇESİ MAALESEF İSTENDİĞİ KADAR YETERLİ DEĞİL”

Gerçekleştirdiği projelerden ve yerel yönetimlerin karşılaştığı zorluklardan bahseden Yavaş, konuşmasında şunları söyledi:

* “Halkın vergisini istediği gibi harcıyorlar. Makamlardan ayrılmayacaklarını sanıyorlar ve popülist davranışlara giriyorlar. Bütçenin daha iyi harcanması mümkün. Yerel yönetimler bütçesi maalesef istendiği kadar yeterli değil. Bizler belediyenin aldığı harçlardan hariç, Ankara’da toplanan vergiler ve Türkiye’de toplanan vergilerin bir payı Ankara’ya geliyor. Belediye meclisi olarak bir bütçe hazırlıyoruz ama devletin karar alma mekanizmasında belediyeler yok. Dolayısıyla biz ancak rutin işleri yapıyoruz.

* Eğer belediye başkanı başarılıysa, kentin geleceğine yönelik bazı projeler getirip, kentin ekonomisinin de canlanması için çalışabiliyor. Tamamen kendi öngörüsüne bağlı. Bazı belediye başkanları bundan on yıl öncenin parası 22 milyon liraya düğün salonu yapmış. Bu paranın düğün salonuna harcanması son derece yanlış. Belediye kendisi de işletemez bunu. Belediyenin önceliklerinin çok farklı olması lazım. Kentin alt yapısıyla, toplu ulaşımla, sağlıklı suyla ilgilenmesi lazım. Her belediye başkanının bir çılgın projesi var. Çılgın projelerin çoğu da çöp proje. Bunun hesabını da soracak merci yok.

“BİZİM İÇİN ÖNEMLİ OLAN İNSANLARIN SAĞLIKLI YAŞAMASI”

* 60 bin civarında ortaokul ve lise öğrencisi bizden ücretsiz destek alıyor. Okullarına ücretsiz otobüsle binip gidiyor. 16 bin kadar çocuğun servis ücretini ödüyoruz. Kantinden alışveriş yapamayan çocuklar aç gidiyorlar, öğrenme güçlüğü çekiyorlar. Kantinlerle anlaşma yapıp onlara alışveriş yapma hakkı tanıyoruz.

* Kırtasiye, sınav ücreti ve en önemlisi tamamının düzenli et yiyebilmesini sağlamak için kasap ve marketlerde et alımını sağlayacak para yatırıyoruz. Evlerde nasıl bir hayat var görmüyorlar. ‘Ben çocuğuma üç aydır köfte yapamıyordum’ diye mesaj geldi. Çocuk protein almayınca devlete daha da yük oluyor. Doğal gaz yardımı veriyoruz çocukların ısınması için. Sadece kriterlere uyan kişilere yardımcı oluyoruz. Bizim için önemli olan insanların sağlıklı yaşaması.

“5 YILDA ANKARALILARIN KULLANIMINA AÇTIK”

* Kırsaldan kente göç önemli. Dünya kuraklığa doğru gidiyor. Gıdaya erişim güçleniyor. Biz bir kırsal kalkınma hamlesi yapmak suretiyle annesi babası çiftçi olan ailelerin tekrar tarım yapmasını sağlıyoruz. 880 milyon lira destek verdik. Çiftçiler, 7 milyar lira para kazandılar. Biz yaptığımız asfaltla övünmüyoruz. Bizden öncekilerin 25 yılda yaptığı yeşil alanı, 5 yılda Ankaralıların kullanımına açtık. Ailelerin yeşil alanlarda vakit geçirmesi için çalışma yapıyoruz. Temiz hava ve ulaşım için de çalışıyoruz.

“AKARYAKIT PARASINI KENDİSİ VERSE HİÇBİRİ BİNMEZ”

* Belediye başkanının yetkisi en büyük sorun. İhaleleri açık ve şeffaf yaptık. İhtiyaç olmayan hiçbir projeye beş kuruş yatırmadık. Diğerleri başka yere para harcayabiliyor. Belediye meclisinde çoğunluğu varsa çok rahat bir şekilde bu paralar harcanabiliyor. Bunun önüne geçmenin en önemli yollarından biri belediye başkanlığını insanların görmesini istiyorum. Çakarlı araçların hepsini söktük. İnsanlar niye çakar kullanıyorlar? Sizin paranızla kullanıyorlar…Akaryakıt parasını kendisi verse hiçbiri binmez. Gelir gelmez kamu görevlisi olduğumuzu tek farkımızın oraya seçilerek geldiğimizi, özünde farkımızın olmadığını, vatandaşa yardımcı olmak için burada olduğumuzu söyledim. Hepsini attım. Ben minibüse biniyorum, rahatsız olmuyorum.

“BİR TARAFTA ÇOCUĞUNA KÖFTE ALAMAYANLAR, BİR TARAFTA LÜKS ARABALARA BİNENLER VAR”

* Avrupa’da her şey kurallarla belirlenmiş, belli bir makamda olmak bir şeyi değiştirmiyor. Kamunun malını harcayan kişi ortaya çıksın da rahatsız olsun görevini bıraksın. Gençlerin hesap sorması lazım. Hepsi sizin cebinizden çıkıyor. Şeffaflık, açıklık hesap vermek gerekiyor. İnternet sitemizde yayınlıyoruz. Herkes görsün diye. Londra’da belediye başkanıyla görüştüm. Bir arena yapmışlar, tek başına koltukta oturuyor, belediye meclisi yukarıda oturuyor, kim soru sorarsa ona cevap veriyor. İnsan bu sorumluluğu hissetmezse sizlerin parasını istediği gibi harcar. Birilerinin buna son vermesi lazım. Bir yandan çocuğuna köfte alamayan bir tarafta lüks arabaya binenler var. Bunun bir sebebi de hesap sorulmamasıdır. Hesabı ‘öbür dünyada veririm’ diyorlar. Bu dünyada hesap veremeyen, öbür dünyada nasıl hesap verecek?

“KAMUYA YAZI YAZIYORUZ, CEVAP VERMİYORLAR”

* Dağ gibi borcu varken marka araba almış. Nereden nereye… Saygı uyandıran davranışları yoksa lüks arabaya biniyor diye saygı duyulabilir mi? Yerel yönetimlerin yetkilerinin artırılması, şehrin gelişimine yönelik fikirlerde destek olunması gerekiyor. Kamuya yazı yazıyoruz bize cevap vermiyorlar. ‘Siz bizim partiden değilsiniz’ diyorlar. Bu zihniyet ne zaman bitecek? Herhangi bir köye giderken, burada kime kaç oy çıkmış bakmadım. Hangi partiye oy verdiğinin önemi var mı? Yüzlerce köyde musluktan akan su yoktu. Yıllardır insanların suyu yok. Belediyenin önceliğinin bu olması gerekmez mi? Bu insanların hangi partiye oy verdiğinin önemi yok.

“BELEDİYELER İNSANLARIN DERTLERİNİ İÇİN VAR”

* Hukuk olmayan bir ülkede insan hakları gelişmez. İleride iş bulamazsınız arkadaşlar. Bu sistemin değişmesi gerekmez mi? Hukuk, liyakat ve kurallar… Maalesef ülkemizde bunlar rayına oturmadı. En önemlisi bir belediye başkanının kafasına göre para harcamasının önüne geçmesi lazım. 550 kuruluşa yazı yazdık önümüzdeki dönemin bütçesi için. Bütçemizde yer almasını istediğiniz ne varsa yazın dedik. Dijital ortam talepleri artırdı. 300 bin civarında başvuru geliyor. Başvuruların çoğunu bizzat arayıp soruyordum. Sosyal medyadan gelen mesajlar çoğaldı. Sorunları bize bildiriyorlar. Siz bildirirseniz biz görürüz. Önemli olan talebin yerine getirilmesi. Bunun için belediyeler var. İnsanların dertleri için var.

“AÇ KALSINLAR AMA SİZ YAPMAYIN’ DİYORLAR”

* Bütün görevler büyükşehirler tarafından yapılıyor. Karayolları her işini müteahhitlere yaptırdığı için biz müdahale ediyoruz. Ekipman olarak biz daha güçlüyüz. Kahramanmaraş’a mini bir belediye kuracak kadar güçlü olduk. Bu yönüyle büyükşehirler çok güçlü oldu. Afetlerde güçlü olmaya çalışıyoruz. Logonuz görünmesin anlayışı da maalesef var. Okula kantin yardımı yapacak belediyemiz. ‘Aç kalsınlar ama siz yapmayın’ diyorlar. Ülkemiz bu hale geldi. Bizim makam mevki isteyecek halimiz yok. Gençlere örnek olmak istiyor ve onların sorgulamasını istiyoruz. Seçildim her şeyi yaparım anlayışından çıktık. Ankara’ya ne yapabilirizi hep beraber konuşmamız lazım. Bu kuşak bir arada yaşamayı çok güzel beceriyor. Bizim kuşak her şeyi yargılayan bir kuşak. Güzel günler sizin olsun.”

“DEMEK Kİ İSTEMEMİŞLER”

Öğrencilerin sorularını da yanıtlayan Mansur Yavaş, “Cumhurbaşkanı adayı olmayı düşünüyor musunuz” sorusu üzerine, “Altılı Masa aday yaparsa olurum demiştim. Demek ki istememişler. Öyle söyleyeyim. Önümüzdeki günler ne getirir bilmiyorum. Siyaset her şeye gebe” yanıtını verdi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/mansur-yavas-halkin-vergisini-istedigi-gibi-harciyorlar/feed/ 0
Halkın soramadıklarını korkmadan soracağız https://www.foxhaber.com.tr/halkin-soramadiklarini-korkmadan-soracagiz/ https://www.foxhaber.com.tr/halkin-soramadiklarini-korkmadan-soracagiz/#respond Tue, 13 Feb 2024 09:06:39 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3298 Başarılı haberciliğinin yanı sıra Atatürk ilke ve inkılaplarının yılmaz savunucusu olan, kadın hakları konusunda mücadele eden cesur bir haberci Ece Üner… Hepimiz onu lafı eğip bükmeden yorumladığı haberlerle tam da toplumun sesi olarak tanıyoruz. Yıllardır sunduğu haberlere yaptığı cesur yorumlarla ‘Sözün Gücü’nü herkese gösteren Üner, şimdi SÖZCÜ TV’de haftanın iki günü memleketin
gerçeklerine ışık tutacak…


Ece Üner arkadaşımız Hande Zeyrek’in sorularını yanıtladı.

Öncelikle SÖZCÜ Ailemize hoş geldiniz. Sözcü Tv izleyicileriyle hangi duygularla buluşacaksınız?

Tarafsız ama bertaraf olmayan bir kanal burası. Resmin tamamını insanlara gösterebilme gücü olması çok önemli. Çünkü bugün neredeyse her kanalın bir takım siyasi angajmanları var. Bu da bir süre sonra siyasi bagaja dönüşüyor ve o bagajlar gazetecinin sırtında yük oluyor. İkincisi vicdan değimiz şey ve kendimi tanımlarken en çok kullandığım kelime “azapta gerek” vicdan azap çekiyorsa vicdandır. Rahatlatan bir vicdan olmaz. Bizim işimizi yapan insanların toplumun vicdanı olması gerektiğine inanıyorum. Onların da otoriteyi azapta bırakması, sorgulaması, rahat vermemesi, sırtını otoriteye dayayıp vatandaşa sırtını dönmemesi gerekir. Bugün Türkiye’nin en çok ihtiyacı olan şey sırtını otoriteye değil halka dayamış ‘azapta gerek bir vicdan’. Çünkü halkın halk için halk tarafından yönetilmesi sadece demokrasiyle ilgili bir şey değil. Haberle de ilgili. İnsanların hakikati bilmeye ihtiyacı var. Resmin tamamını gösterelim onlar da kendi kararlarını versinler.

‘ECE’CE YORUMLAR OLACAK

Sizin için ‘Haber merkezlerinin gözünü budaktan sakınmayan, kelimelere dokunan kadını’ diyorlar. Yeni programda izleyiciyi ne bekliyor?

Bu program meseleleri farklı bakış açılarıyla, konunun uzmanı yazar ve akademisyenlerin dahil edileceği bir program. Ama asıl mesele Ece aynı Ece. Tabii ki Ece’ce yorumlar da olacak. İzleyicinin çok alışık olduğu çıkışlarım olacak ama doğalında. Sözün Gücü ismi de cuk oturdu.
Jacques Ellul Sözün Düşüşü kitabında “Günümüzde insanlığı kurtarmak isteyen herkes önce sözü kurtaracak” diye bir söz var. Gerçekten söz bir büyüdür.Söz çok güçlü motive eden bir şey insanları. Graham Fuller’in bir sözü var “Türkiye’yi Atatürk’ten koparmadan parçalayamazsınız” diyor. Türkiye Atatürk’ten biraz koparılmaya çalışılıyor gibi görüyorum. O konuda da hassasiyetlerimiz olacak. Burası bizim vatanımız. Başka gidecek yerimiz yok. Parçalanmaması için Atatürk’ten kopmaması lazım. Benim tavırlarımdan biri de bu olacak.

Sözün Gücü nasıl bir formatta olacak? Uğur Dündar ve Ahmet Yavuz’un yorumcu olacağını biliyoruz.

Uğur Dündar ve Ahmet Yavuz çok kıymetli iki isim ve şansım. Yorumcu olarak değerli isimler. Formatımız katılımlı, sıcak başlıkların olduğu, gündemin öznesinin de dahil edildiği bir format. İnteraktif bir program. Seyirci de yorumlarıyla katılacak.

SUNİ GÜNDEM DAYATAMAZ

Yorumlarınızla halkın sesi olacaksınız öyleyse…

Aynen. Ben onların çıkaramadığı ses olmaya talibim. Başından beri bunu söylüyorum. Soramadıklarını soracağız. Yarının liderleri soru soran insanlar olacak. Bu programda sorulamayan bütün sorular sorulacak. Orada bir koltuk işgal ediyorsun ve insanlar sana en özel vakitlerini ayırıyor. Seni evine misafir ediyor. Sen hangi yüzle onun sofrasına oturabilirsin? Sadece doğruları söyleyerek ve çıkaramadığı ses olarak. Bana hiç kimse bu yaşımdan sonra suni gündem dayatamaz. Başkalarının benim konuşmamı istediği gündem değil, vatandaşın gündemi konuşulacak. Gün içinde yaşadığı sıkışmışlık ne ise. Ekonomi de olacak programda.

Türkiye’nin en büyük sorunlarından biri ekonomi. Çocukların da gündeminde dilinde… Umudu elden bırakmamak için ne yapmalı?

7 yaşındaki kızım ev ekonomisi biliyor. 9 yaşındaki çocuk da biliyor. Bilmek zorunda çünkü neyi nereden ucuza almak zorunda olduğunu ailesinden görüyor, duyuyor. Bu çocukları biz böyle bir şeye mahkum ettik. Sorumluluk ve umutsuzluk aynı cümlede olamaz gibi geliyor. Eğer sorumluluk sahibiysek tv karşısında uyuklamıyorsak bugünün kahramanı biziz. Atatürk diyoruz ya biz toplum olarak maalesef bir gecede Atatürk gelecek hepimizi kurtaracak diye bekliyoruz. Atatürk ne demiş: Benim manevi mirasım bilim ve akıldır. Atatürkçülük ne yapılması gerektiğini dayatan bir ideoloji değil. Atatürkçülük bilim ve akla dayanarak nasıl karar verilmesi gerektiğini söyleyen bir düşünce sistemi. Bunu bize miras bırakmış. Bugünün kahramanı, Atatürk gelmeyeceğine göre sizsiniz, benim, diğer insanlar ama ne; sorumluluk alan insan. Uyuyan insan değil. Sorumluluk almak zorundayım çünkü bir evladım var. Aynı cümlede umutsuzluk ve sorumluluğu telaffuz edemem. Sen insanların çıkaramadığı sesi çıkardığında anlıyorsun ki tahmininden çok daha fazla insanın ‘SÖZCÜ’lüğünü yapıyorsun. Tahmininizden çok daha kalabalığız. Umut orada zaten.

HASSAS TERAZİSİ VAR

Mesleğe diplomasi muhabirliğiyle başladınız, medyanın dünü bugünü arasında nasıl farklar var?

Patronun alacağı ihaleler, yapacağı yollar, açacağı şirketler her ne kadar bir beklenti içinde olsun ya da olmasın siyasi otoriteden; sizin televizyonculuğunuzun ve gazeteciliğinizin kaderini etkiliyor. SÖZCÜ bağımsız olduğu için rahat konuşabiliyorum. Gazete ve tv patronları ne zaman sadece gazete ve tv patronu olmaktan çıktılar, başka şirketlerin de patronu olmak istediler işte o zaman biz sarı öküzü kaybettik. Eğer güç odaklarıyla mesai yapmak zorunda kalıyorsanız medya patronu olarak çalışanlarınıza özgür basını vaat edemezsiniz. Bu zamanla daha da arttığı için patronlar birer iş adamına dönüştüğü ya da iş adamları medya patronlarına dönüştüğü için medya çalışanlarının kaderini feci şekilde etkiledi. İzleyici ise çok akıllı. Kuyumcu terazisi gibi hassas bir terazisi var, fark ediyor burada bir yanlışlık var diye. “Resmin bütününü göstermiyorsun” diyor. Basına güveni de orada kaybediyorlar.

TARİKATLA PROTOKOL OLMAZ

Yıllar önce ‘Türkiye, büyüdükçe budanır, kurudukça sulanır! Ne tam olarak gelişmesine izin verirler ne kuruyup gitmesine’ demiştiniz. Neden değiştiremiyoruz bu durumu?

Evet çünkü jeopolitik olarak kıymetli bir yerdeyiz. Kendi kaderi tamamen kendisinin elinde bir ülke değil Türkiye. Eğitim bakanı çıkıp “tarikatlarla protokol yapıyoruz” diyor. Sen o protokolü daha iyi eğitimcilerle yapmak zorundasın, asansörlerini tamir etmesi gereken yurtlarla yapmalısın. Öğrencilere burs için yapmalısın. Eğitim sistemi tarikat ve cemaatlerin eline düşemez. Hani anayasaya göre laiklik vardı. Hani din ve devlet işleri ayrılacaktı. Hani daha ilkokul seviyesinde çocuklar fikri hür vicdanı hür yetişecekti.
Atatürk’ün 1918’de verdiği röportaj var. “Kuvvetli olmak demek sadece silah omuzda kuvvetli olmak demek değildir” diyor. “İlmen, fennen, manen kuvvetli olacaksın” diyor. Biz böyle miyiz şu anda.

İnsanların düşünmekten korkar hale geldiği ülkede sizin doğrucu davutluğunuzu neye borçluyuz?

Bir mottom var. “Korkunun ECE’ye faydası yok.” Şaka bir yana Vedat Türkali’nin bir sözü var: “Düşündüğünü söylemekten korkarsa bir insan, düşünmekten de korkmaya başlar.” İnsanlar düşünmeyi bıraktı. Korkutulduğu için vazgeçti. Düşüncenin üstesinden gelemeyenler düşünenin üstesinden gelmeye çalışıyor. Korku her şeyden daha fazla zarar veriyor bana. Korku bir küçük ölüm. Aklın da katili. Her gün milim milim ölmektense aklımı öldürmektense çıkarım neyse söylerim, bedelini öderim. Korkmam ucunda ölüm dahi olsa… Kırılma noktam kızımın doğumu oldu. Ben bu çocuğun yüzüne bakamam insanlara eksik bir şey söylersem diye düşündüm.

Ece Üner’in penceresinden Türkiye nasıl görünüyor?

GENÇLER HER ŞEYİN FARKINDA

Çok zor bir soru. Genç potansiyelimiz çok yüksek. Gümbür gümbür gelen gençlik var. Net görüyorum. Düşünce uykudan uyandı. Günü geldiğinde o otoritenin sizi sarıp sarmaladığı zinciri atarsınız ve düşünce uykudan uyanır. Sadece hakikatin peşinde bir gençlik olduğunu görüyorum üniversitelerde. Her şeyin farkındalar. Türkiye tabii ki güllük gülistanlık diyemeyiz. Demirel’in söylediği gibi en acısı şunu görüyorum enflasyon dediğiniz sadece ekonomik bir olay değildir. Ahlaki bir çöküş de getirir. Ona kazık atar, parasını çalar. Şu anda hiç alışık olmadığımız asayiş olaylarıyla karşı karşıyayız. Taksicinin öldürülmesi, iyiliğin cezalandırıldığı bir ahlaki çöküş, çürüme hali. Bu durumda her karanlığın bir aydınlığı vardır. Neden SÖZCÜ Televizyonu bu kadar izleniyor. İnsanlar talep ediyor. Uçurumun kenarından her zaman dönmüş bir ülke Türkiye.

Atatürk demek, Türkiye demek

Ülkemiz Atatürk’ten koparılmak isteniyor dediniz. Bunu engellemek için yapılması gerekenler neler?

Atatürk’ten koparılma çabası ters tepiyor. Bu sene 29 Ekim’de Anıtkabir’deydim. Geçen sene ekimde 3 milyon 500 bin ziyaretçi vardı bu sene 4 milyondu ekim ayına kadar. Benim gittiğim gün ziyaretçi rekoru kırılmıştı. Demek ki sadece anmak değil anlamaya başladı insanlar Atatürk’ü. Cumhuriyet en çok bir kadın projesidir. Kadına seçme seçilme hakkı, hukukta, boşanmada hepsinde eşitliyor. Türkiye’de tam da en çok kadınların Atatürk’ü anması ve anlaması gerekiyor. Atatürk düşünce sisteminden ayrılmamamız gerekiyor. Çünkü bu kadar zorlu bir coğrafyada durabilmişsek tamamen Atatürk’ün anayasa ile kurduğu sağlam sistemi sayesinde. O yüzden yıkılması isteniyor. Denge ve denetleme sistemini kurmuş anayasamızda madde madde var. Atatürk bizim evimizin çatısı. Evin çatısını kaldırırsanız ne olur? Evi kaybedersiniz, sağlığınızı kaybedersiniz, yaşamınızı kaybedersiniz… Çivisi çıkmış bir dünyada çiviyle duvara asılan en güzel fotoğraftır Atatürk… Bütün şartlar bir araya toplanıp tartılınca asrın en büyük adamı… Dünyanın gördüğü en büyük devlet adamı. En yüksek derecede siyasi ve askeri dehanın bir araya gelmesiyle önce memleketi yok olmaktan kurtarmış, sonra da yeniden kurmayı başarmış… Devrimci muzaffer kumandan herkesi büyülemeye devam ediyor. Atatürk demek Türkiye demek. Gençliğe Hitabe bugün yaşananları anlatmıyor mu? Fikri liderliği hâlâ devam ediyor. Öldükten sonra da düşmanlarıyla savaşabiliyor. Farkındaysanız herkes zor zamanlarında Atatürk’e sığınır. Atatürkçü olmayanlar dahi. Yattığı yerden hâlâ yobazlarla gericilerle savaşabiliyor ve hâlâ da o kazanıyor.

Ece Üner’le Sözün Gücü programı, duayen gazeteci ve Sözcü Yazarı Uğur Dündar ile Sözcü Televizyonu Strateji ve Güvenlik Danışmanı Ahmet Yavuz’un yorumlarıyla her çarşamba ve cuma 20.15’te ekranda olacak.

ECE ÜNER HAKKINDA

Koç Lisesi, ardından Koç Üniversitesi’nde sosyoloji ve tarih okudu. Brüksel’de Avrupa Birliği konusunda eğitim aldı. İngilizce, Fransızca ve İspanyolca biliyor. Atletizmde İstanbul ve Türkiye birincilikleri var. Şiir yazıyor, çok okuyup araştırıyor. Mesleğe diplomasi muhabiri olarak başladı. Üst düzey devlet adamlarıyla özel röportajlar yaptı. Tartışma programları yönetti. Uzun yıllar ana haber sundu. Haber aralarında yaptığı yorumlarla halkın sesi oldu. Çok sayıda habercilik ödülü alan Üner’in, Güneş isminde 7 yaşında bir kızı var.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/halkin-soramadiklarini-korkmadan-soracagiz/feed/ 0