Sorumlu – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Thu, 06 Jun 2024 21:03:57 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Kur’an kursunda 18 öğrenci ölmüştü, 16 yıl sonra yeniden karar çıktı https://www.foxhaber.com.tr/kuran-kursunda-18-ogrenci-olmustu-16-yil-sonra-yeniden-karar-cikti/ https://www.foxhaber.com.tr/kuran-kursunda-18-ogrenci-olmustu-16-yil-sonra-yeniden-karar-cikti/#respond Thu, 06 Jun 2024 21:03:57 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7992 Konya’da gerçekleşen olay, 1 Ağustos 2008’de Taşkent ilçesinde, o dönem belde statüsünde olan Balcılar Mahallesi’nde meydana geldi. Balcılar Kasabası Okul ve Kurs Talebelerine Yardım Derneği´ne ait Özel Boğaziçi Öğrenci Yurdu´nda sabah namazı için kalkan öğrencinin elektrik düğmesine basmasıyla patlama meydana geldi. LPG tankından sızan gazın neden olduğu patlamanın şiddetiyle 3 katlı yurt binası yıkıldı.

Olayda, 1 eğitmen ve 17 yatılı öğrenci öldü, 29 öğrenci de yaralandı. Olayın ardından yurt müdürü Hüseyin Çömlek, dernek ve yurt temsilcileri Mehmet Semerci ve Mehmet Göktaş, jandarma tarafından gözaltına alındı. Mehmet Göktaş ifadesi alındıktan sonra serbest bırakıldı. Hüseyin Çömlek ve Mehmet Semerci ise tutuklandı. Kısa bir süre sonra Çömlek ve Semerci de tutuksuz yargılanmak üzere tahliye oldu.

İLK YARGILAMA 9 YIL SÜRDÜ

Konya 2´nci Ağır Ceza Mahkemesi´nde 2´si kadın eğitmen, 6´sı dernek ve yurt sorumlusu, 3´ü de LPG tankını kuran ve gaz dolumu yapan şirket sorumluları olmak üzere toplam 11 kişi hakkında ‘taksirle birden fazla kişinin ölümüne sebep olma’ suçundan dava açıldı. 14 Şubat 2017’deki karar duruşmasında yurt müdürü Hüseyin Çömlekçi 10 yıl, LPG şirketinin montaja uygunluk onayını veren yetkilisi İzzet Yanık ile teknik destek sorumlusu İbrahim Yılmaz 7’şer yıl 6´şar ay hapis cezası aldı. Diğer sanıklar dernek ve yurt yöneticilerinden Mümin Eğilmez, Hasan Kosalak, Ahmet Akdede, Mehmet Semerci, Mehmet Göktaş, Abdullah Bostancı, İlhan Biçici ve Ahmet Türkyılmaz beraat etti.

YARGITAY, KARARI 5 YIL SONRA BOZDU

Kararın ardından Yargıtay 12´nci Ceza Dairesi, 5 yıl süren incelemenin ardından yerel mahkemenin kararını bozdu. Yargıtay, sanıkların her birinin kendi sorumlulukları ve taksirli davranışlarına göre yargılanmasına karar vererek dosyayı yeniden yerel mahkemeye gönderdi.

3 SANIĞA CEZA, 8 SANIĞA BERAAT

Konya 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde yeniden görülmeye başlanan davada LPG şirketinin avukatlarının itirazları üzerine daha önce yargılanan tekniker İbrahim Yılmaz yerine, sorumlunun şirketin mali işler çalışanı Oğuz Cengiz olduğu beyan edildi. Bunun üzerine Yılmaz’ın yerine Oğuz Cengiz’in ifadesi alınarak yargılamaya dahil edildi.

Cengiz mahkemedeki ifadesinde, “Bakım hak ediş formları olan, mali formların üzerindeki ödemeye dair imzamdan dolayı buradayım. Bu teknik kontrol imzası değildir. LPG şirketi, 5-6 tane resmi yazışmada elinde olduğunu belirttiği evraka rağmen, mahkemenizce sorulan müzekkereye verilen cevapta ‘bize mail olarak gelen evraktan anlaşıldığı üzere’ denilerek beni sorumlu tutmuştur. Evraklar LPG şirketi arşivinde olduğu bellidir. LPG şirketi, yüksek konumundaki kişileri korumak için taraflı davranmaktadır. Beraatımı talep ederim” dedi.

Toplam 16 yıl süren yargılama sonucunda 19 Mart 2024’te, yurt müdürü Hüseyin Çömlek’e 15 yıl, LPG şirketinin bölge müdürü İzzet Yanık’a 10, şirketin mali işler çalışanı Oğuz Cengiz’e 10 yıl hapis cezası verildi. Diğer 8 sanık ise beraat etti.

‘BAZI SANIKLAR, SUÇLARINI İTİRAF ETMESİNE RAĞMEN BERAAT ETTİ’

Mağdur 4 ailenin, 16 yıldır ücret almadan hakkını savunan, o dönem Konya Çocuk Hakları Koruma Derneği Başkanı olan avukat Hakkı Ünalmış, sanıklardan bazılarının suçlarını itiraf etmelerine rağmen beraat ettiğini söyledi. Karara itiraz edeceklerini ifade eden Ünalmış, ”Abdullah Bostancı, mahkeme huzurunda verdiği beyanlarda; yurt yöneticileriyle, LPG şirketi arasında bir anlaşma gereğince LPG tesisatında alarm düzeneğine gerek olmadığını, bundan dolayı da alarmı koymadığı belirlenmiştir. Bu kontrole giden bir teknikerin bunu yapabilmesi düşünülemez. Bundan dolayı da o patlama sonucunda 18 kişinin ölümüne, 29 çocuğun da yaralanmasına neden olmuştur. Buna rağmen Abdullah Bostancı’nın beraat kararı alması akla, hayale sığacak bir durum değildir. Oğuz Cengiz’in yıllarca mahkeme huzuruna çıkartılmamasına rağmen, son zamanlarda sorumlu olduğu ortaya çıkmış ve yargılanarak gerekli ceza verilmiştir” dedi.

‘ŞİKAYETÇİ OLURSANIZ CENNETE GİREMEZSİNİZ, DİYEREK KANDIRDILAR’

Yargılama sürecinde ailelerin şikayetçi olmaktan vazgeçirildiğini öne süren Hakkı Ünalmış, şunları söyledi:

“Ölen ve yaralanan çocukların, anne ve babaları başlangıçta hiçbiri şikayetçi olmadılar. Onlara ‘Çocuklarınız bir kaza sonucu öldü. Sizi, onlar cennetin kapısında bekliyorlar. Şikayetçi olursanız cennete bile giremezsiniz’ şeklinde kandırıldılar. Üç beş kuruş da verilerek aileler susturuldular. Biz, ancak 4 velinin vekaletiyle bu davaya girebilirdik. Bu davaya dahil olmasaydık çoktan bitmişti. Çünkü esaslı bir soruşturma, esaslı bir araştırma yapılmamış. Bilirkişi raporları da birbiriyle çelişkili şekilde devam etmiş ve davada uzadıkça uzamış. Biz istinaf yoluyla bu insanların yeniden değerlendirilmesini ve yargı önüne çıkartılmasını, beraat edenlerin, beraatinin bozulmasını talep edeceğiz. Çocuklar patates gibi toprağa gömülmüş olmasın, onların ruhları rahat etsin.”

‘YARGI SİSTEMİMİZLE OYUN OYNAMAYA KALKTILAR’

Soruşturma aşamasında ve yargılamadaki eksiklikleri dile getiren Ünalmış, sözlerini şöyle tamamladı:

“Yargılama boyunca LPG şirketi yöneticileri kimin yargı önüne çıkacağını, kimin yargıdan kurtulacağına kendileri karar veriyormuş gibi farklı isimler vermiş, kendilerine göre hangisi uygunsa onları yargı önüne sürmüşlerdir. Asıl yargılama mahkemede değil de LPG şirketinin yöneticileri tarafından bir yargı organıymış gibi bu suçlu veya bu değil gibi adeta yargı sistemimizle oyun oynamaya kalktılar ki bu çok korkunç bir şey. Bir zamanlar İbrahim Yılmaz, LPG tesisat elemanı olarak sorumlu tutulurken, LPG şirketi yöneticileri tarafından ‘Asıl eleman İbrahim Yılmaz değil, Oğuz Cengiz’dir’ denildi. Bu kez Oğuz Cengiz dava edildi. Diğerleri de yavaş yavaş kurtarıldı. Bir hukukçu olarak bu yargılamanın gidişatını hiç doğru bulmadığımızı, zamanında soruşturmaların yapılmadığını, dilekçelerimizin nazara alınmadığını gördük. Sonuçta birkaç kişinin cezalandırılmasıyla bu kapatılmak istendi. Bakalım yüksek mahkeme ve Yargıtay buna ne karar verecek merak ediyorum”

‘2 VELİ İLE BU DAVAYI SÜRDÜRDÜK’

Davanın ilk gününden bugüne çocukların haklarını herhangi bir ücret almadan savunduğunu dile getiren Ünalmış, “16 yıl boyunca benim gayretimle bu dava sürdürüldü. 4 aile vekaletname verdi ve bu dava böylelikle sürdü. Ancak hiçbirinde beş kuruş bir menfaatim olmadı ve bir talebim de söz konusu olmadı. 2 veli vefat etti, 2 veli ile bu davayı sürdürdük. Çocukların ruhlarının rahat edebilmesi yönünde elimden gelen gayreti gösterdik. Fakat benim beklediğim bir sonucu alamadım ne yazık ki. Ne yazık ki bu olayı herkes unutup gitti.” dedi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/kuran-kursunda-18-ogrenci-olmustu-16-yil-sonra-yeniden-karar-cikti/feed/ 0
Mahra’nın ceza davası ‘soruşturma izni’ nedeniyle durduruldu https://www.foxhaber.com.tr/mahranin-ceza-davasi-sorusturma-izni-nedeniyle-durduruldu/ https://www.foxhaber.com.tr/mahranin-ceza-davasi-sorusturma-izni-nedeniyle-durduruldu/#respond Mon, 29 Apr 2024 21:03:43 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6728 Serik’te 5 Mart 2022’de sahipsiz köpeklerden kaçarken kamyonun altında kalıp ağır yaralanan Mahra Melin Pınar, 28 Mart’ta tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.

Mahra Melin Pınar’ın ölümüyle ilgili ailenin ‘sahipsiz hayvanlarla ilgili sorumluluklarını yerine getirmediklerinden dolayı hizmet kusuru ilkesi kapsamında sorumlu oldukları gerekçesiyle’ Antalya Valiliği, Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Serik Belediyesi aleyhine açtığı tazminat davası sonuçlandı.

Mahkeme geçen yıl eylül ayında verdiği kararda, yüzde 100 kusurlu olduğuna hükmettiği bu kurumların toplam 3 milyon 920 bin lira tazminat ödemesine karar verdi.

‘ASIL SORUMLULUK BELEDİYE BAŞKANININ’

Ailenin şikayeti üzerine Serik Belediyesi Veterinerlik Müdürlüğü aleyhine açılan ceza davasının görülmesine bugün devam edildi. Serik 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, Mahra Melin’in babası Murat Pınar ve annesi Derya Pınar, avukatları ve çok sayıda seveni katıldı. Mahkeme heyeti, dosyada sanık olarak yer alan dönemin Serik Belediyesi Veteriner İşleri Müdürü veteriner hekimin, memur olması nedeniyle ilgili soruşturma izninin alınması için davayı durdurdu.

Duruşma sonrası açıklama yapan Murat Pınar, “Tüm sorumlulardan şikayetçi olduk. Araç şoförü, köpekleri başıboş bırakan idare ve aklınıza gelebilecek herkes. Köpekler bilinçsiz varlıklar olduğu için onları başıboş sokakta bırakan, hizmet kusuru ile kızımın ölümüne sebep olan Serik Belediyesi Veteriner İşleri Müdürü yargılanıyor. Bu doğru fakat eksik bir tespit. Oysa ki asıl sorumluluk, o makamda oturan ve başta sağlık, güvenliğimizi temin etmek zorunda olan belediye başkanının. Bu idare mahkemesi kararlarına göre tartışmasız. Belediye başkanının ‘Ben değil şu çalışan sorumlu’ diyerek bu sorumluluktan kaçması düşünülemez” dedi.

‘BEN UNUTMADIM, DEVLETİMİZ DE UNUTMASIN’

Başıboş köpek sebepli pek çok yaralanma, ölüm yaşandığını belirten Murat Pınar, “2 gün sonra, kızımı toprağa vereli 2 yıl olacak ve hala evimin önünde Mahramızı kaybettiğimiz yerde tüm şikayetlerimize rağmen başıboş köpekler var. Diğer iki evladım için, bütün evlatlar için her gün aynı korkuları yaşıyoruz. Biz artık başka Mahralar olmaması için yapılacak önlemleri görmek istiyoruz. Kızımla yaz tatil planları yapmam gerekirken, katillerinin duruşmasını düşünüyor, kaybedişimin ikinci yılı anmasını planlıyorum. Kızımın yaşadığı korkuyu, kamyon bacağını ezdiğinde çektiği acıyı, hastanede 23 gün yaşadıklarını, bacağının kesilmesini, çaresiz bakışlarını asla unutmadım, unutamam, devletimiz de unutmasın” diye konuştu.

Ailenin avukatlarından Anılcan Öcal, “Yargılama kapsamında kusur eksikliği bulunması nedeniyle idari makamlardan soruşturma izni alınacağı gerekçesi ile davanın görülmesinin durdurulmasına karar verildi. Sadece bir eksiklik nedeniyle idari makamlardan Türk yargısının önünü açmasını istiyoruz” dedi.

Avukat Devrim Koçak ise “Sadece Mahra için değil, bütün evlatlarımızın iyiliği için bir an önce bu soruşturma izninin verilmesi lazım. İçişleri Bakanlığı, Antalya Valiliği, Serik Kaymakamlığı bir an önce bu sorumlular hakkında soruşturma iznini verip, dosyanın tamamlanmasının sağlanması için destek istiyoruz” dedi.

Davayı izlemek için Erzurum’dan gelen Atatürk Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi’nden Prof. Dr. Nilüfer Sabuncuoğlu ise “Türkiye’nin her yerinde başıboş köpekler devamlı mobil halde geziyor. Hiçbiri sabit bir yerde değil, devamlı yer değiştiriyorlar. Bakırköy’den çıkan bir köpek, Tuzla’ya kadar ilerleyebiliyor. Bu şartlarda ne başıboş köpeklerin sağlıklı üreme yönetimi yapılabilir, ne sağlık yönetimi yapılabilir, ne de onların insanlara verdiği zararlar engellenebilir. Mobil bir hayvanı yönetemezsiniz. Sayın Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği gibi sokakta başıboş köpek olmaz, olamaz. Meclisimizin bir an önce insanlara zarar veren bu kanunu revize etmesini bekliyoruz” dedi. Duruşma sonrası gözyaşlarına hakim olamayan anne Derya Pınar’ı ise yakınları teselli etti.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/mahranin-ceza-davasi-sorusturma-izni-nedeniyle-durduruldu/feed/ 0
Anagold Madencilik’in Türkiye Müdürü: Çatlak fotoğraflarını mailimde üç gün sonra gördüm https://www.foxhaber.com.tr/anagold-madencilikin-turkiye-muduru-catlak-fotograflarini-mailimde-uc-gun-sonra-gordum/ https://www.foxhaber.com.tr/anagold-madencilikin-turkiye-muduru-catlak-fotograflarini-mailimde-uc-gun-sonra-gordum/#respond Thu, 29 Feb 2024 21:21:34 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4037 Erzincan’ın İliç ilçesinde maden ocağında meydana gelen toprak kaymasına ilişkin soruşturmada yurt dışına çıkış yasağı getirilerek adli kontrol şartıyla serbest bırakılan şirketin Türkiye’deki müdürü C.Y.D. ifadesinde, maden sahasındaki yığın liç alanında oluşan çatlaklarla ilgili kendisine gönderilen uyarı e-postasını 3 gün sonra gördüğünü belirtti.

“DENETLEMENİN NASIL YAPILDIĞINI BİLMİYORUM”

İliç ilçesine bağlı Çöpler köyündeki altın madenini işleten şirketin Türkiye Ülke Müdürü C.Y.D, savcılıktaki ifadesinde, 6 Şubat 2024’te şirketin yönetim kurulu başkanı olarak göreve başladığını söyledi.

Toprak altında kalan işçilerden 4’ünün ana firmanın, 5’inin ise alt yüklenici firmanın çalışanları olduğunu anlatan C.Y.D, maden sahasında yapılan yığın liçlerin dizaynıyla ilgili projeyi, şirketin bünyesindeki proje birimi ile bir firmanın hazırladığını belirterek, “Projelendirmenin olurunu aldıktan sonra oksit birimine vermektedir. Oksit birimi projeye uygun şekilde yükleme yapmaktadır” ifadelerini kullandı.

Denetlenmesinin ne şekilde yapıldığını bilmediğini belirten C.Y.D, şunları kaydetti:

– Bu olayla ilgili yerin güvenliğinden bildiğim kadarıyla oksit proses birimi ve İSG birimi sorumludur. Bu olayda jeoteknik birimi kayıtları incelediği için ilgili birime bilgi vermek, gerekli önlemlerin alınması konusunda öneride bulunmak ve durdurmakla yükümlüler. Kayan kütlenin ne kadar miktar olduğunu bilmemekteyim.

– Radar sistemindeki tehlike seviyeleri hakkında bilgim bulunmamaktadır ancak risk analizleri sonucunda jeoteknik birimi seviyeye göre ilgili kişilere bunu bildirmekle yükümlüdür hatta yüksek riskli durumlarda şirketin üst yöneticilerine bu bilgilerin verilmesi gerekmektedir.

“SORUMLU DEĞİLİM”

Maden sahası ile ilgili sorumlu Kanadalı I.R.G’nin tutuklanması nedeniyle toprak kaymasının ardından yapılan operasyonu kendisinin yönettiğini söyleyen C.Y.D savunmasında şöyle devam etti:

– Bu olayla ilgili sorumlu olduğumu düşünmemekteyim. Söz konusu olayda ilgili birimlerin kendi bünyesinde inisiyatif ve sorumlulukları bulunmaktadır. Eğer bir sorumluluğum bulunsaydı alt birimde çalışanlar bana bir şekilde ulaşıp talimatları alırlardı. Sadece bilgilendirme amaçlı I.R.G’den benim bulunduğum mail grubuna mail gelmiştir. Suçlamaları kabul etmiyorum.

OLAYDAN İKİ SAAT ÖNCEKİ FOTOĞRAFLARI ÜÇ GÜN SONRA GÖRDÜ

C.Y.D, Sulh Ceza Hakimliği’ne verdiği ifadede ise olay günü ABD’de bulunduğunu, ABD saatine göre 04.30’da olayla ilgili kendisine telefonla aranarak bilgi verildiğini, daha sonra I.R.G. ile görüştüğünü ifade etti.

C.Y.D, yığın liç alanındaki çatlaklarla ilgili fotoğraflara ilişkin, şunları anlattı:

– Olaydan 2 saat önce bölgede çatlakların olduğuna dair I.R.G. bilgilendirme amaçlı fotoğraf attı ve önlem aldığına dair mail attı. Bu maili yurt dışındaki saat farkı nedeniyle görmemiştim.

– Olaydan sonra direktör arkadaşların uyarması ile olaydan 3 gün sonra maili gördüm. Böyle durumlarda üst yöneticilere mail atılmaktadır. Bunlar rutin bilgilendirme mailleridir. Bununla ilgili I.R.G. herhangi bir talimat almak için bu maili atmış değildir.

GÖREVİM ‘FİNANSAL’ DEDİ

Radar sistemlerinin alımıyla ilgili C.Y.D, “2023 yılı Aralık ayında radar sistemine ait cihazların bu yılki bütçeye girdiğini biliyorum hatta alımı ile ilgili onay alındığını bilmekteyim. Bu cihazlar yurt dışından alındığı için alım süreci uzamış olabilir” ifadesini kullandı.

C.Y.D, kendisinin yığın liç sahasından sorumlu olmadığını, finansal yapı ile ilgili işlemlerden yükümlü olduğunu ileri sürdü.

Avukatı da suçlamaları reddederek, müvekkilinin göreve olaydan bir hafta önce başladığını, görevinin finansal yapı ile ilgili olduğunu, maden sahasındaki operasyon, teknik konuda görev ve yetkisinin bulunmadığını savundu.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/anagold-madencilikin-turkiye-muduru-catlak-fotograflarini-mailimde-uc-gun-sonra-gordum/feed/ 0