Türkiye genelinde cari kira fiyatlarının yıllık artış oranı şubatta enflasyonun altında kaldı ve reel düşüş görüldü.
Ocak 2024’te yüzde 80,5 olan cari kira fiyatlarının yıllık artış oranı, Şubat 2024’te yüzde 65,2’ye geriledi. Bu oran, TÜİK’in açıkladığı yüzde 67,07’lik şubat enflasyonunun altında kaldı.
Böylece Türkiye genelinde kira fiyatlarında enflasyondan arındırılmış yıllık reel artış oranı şubatta yüzde -1,1 oldu ve Mart 2020 sonrasındaki dört yıllık dönemin ardından ilk kez negatif bölgeye geçti.
Ortalama reel kirada yıllık artış Şubat 2023’te yüzde 86,6 ile zirve yaptıktan sonra inişe geçmiş, aralıktan ocağa 4 puanlık azalışla yüzde 9,5’e gerilemişti.
REEL KİRALAR HAZİRAN 2023’TE ZİRVEYİ GÖRMÜŞTÜ
Türkiye genelindeki reel kira endeksi (2017 Eylül=100) Haziran 2023’te 216,2 ile zirve yaptıktan sonra düşmeye başlamıştı.
Şubat 2024’te bir önceki aya göre ortalama cari kira fiyatları yüzde 3,8 artarken TÜFE’nin aynı dönemde yüzde 4,5 artması sonucu reel kira fiyat endeksi 1,1 puan azalarak 169,7 oldu.
Reel kira fiyat endeksi İstanbul’da ve İzmir’de beş aylık düşüşten sonra aralık ayında bir miktar artmış, ocak ayında ise üç büyükşehirde de düşüş devam etmişti. Şubat ayında endeks İstanbul’da 1,9 puan, İzmir’de ise 1 puan düşerken, Ankara’da 1,6 puan arttı.
Neticede reel kira endeksi şubat ayında İstanbul’da 170,7, Ankara’da 231, İzmir’de ise 190,2 oldu. Buna göre reel ortalama kiralar referans dönemi olan 2017 Eylül’e kıyasla İstanbul’da yüzde 70,7, Ankara’da yüzde 131, İzmir’de ise yüzde 90,2 oranında arttı.

İSTANBUL’DA REEL DÜŞÜŞ YÜZDE 4,9
Yıllık reel kira artışları İstanbul’da Ocak 2023’ten (zirve yüzde 55,8), İzmir’de marttan (zirve yüzde 90,3) Ankara’da ise depremin neden olduğu gecikmeyle mayıstan itibaren (zirve yüzde 109,3) düşüşe geçti.
Geçtiğimiz ay Ankara’da yüzde 47,9 olarak gerçekleşen yıllık reel kira artışı bu ay yüzde 29,7 olarak gerçekleşti. İzmir’de geçtiğimiz ay (ocak) yüzde 22 olarak gerçekleşen yıllık reel kira artışı bu ay (şubat) yüzde 13,2 oldu.
İstanbul’da ise geçtiğimiz ay durma noktasına gelen yıllık reel kira artışı bu ay artık negatife döndü ve reel kira İstanbul’da yıllık bazda yüzde 4,9 azaldı.
Geçen yıl şubatta 86,9 TL olan Türkiye geneli güncel ortalama metrekare kira fiyatı şubatta 143,5 TL oldu.
Kiralık ilan metrekare fiyatlarındaki yıllık artış oranları üç büyükşehirde azaldı.
Yıllık kira fiyatı artış oranı ocaktan şubata İstanbul’da yüzde 66,2’den yüzde 58,9’a, Ankara’da yüzde 143,9’dan yüzde 116,7’ye, İzmir’de ise yüzde 101,2’den yüzde 89,1’e düştü.
Şubatta ortalama kiralık konut ilan metrekare fiyatları İstanbul’da 185,7 TL, Ankara’da 131,6 TL, İzmir’de ise 160 TL oldu.

YILLIK ARTIŞTA DİYARBAKIR BİRİNCİ, ANTALYA SONUNCU
Şubatta cari kirada yıllık bazda en yüksek fiyat artışı görülen il, yüzde 185,5’lik oranla Diyarbakır oldu.
6 Şubat depremlerinin yaşandığı Kahramanmaraş, yıllık yüzde 184,5’lik kira artışıyla ikinci olurken, Ordu yüzde 171,4’lik artışla üçüncü, Erzurum yüzde 170’lik artışla dördüncü ve Van yüzde 168,5’lik artışla beşinci oldu.
Şubatta yıllık bazda en düşük kira artışının görüldüğü il, yüzde 25’lik artışla Antalya oldu.
En az kira artışında yüzde 42,9’luk oranla Muğla ikinci, yüzde 58,9’luk oranla İstanbul üçüncü, yüzde 61,5’lik oranla Mersin dördüncü, yüzde 64,7’lik artışla Adana beşinci oldu.
Şubat verilerine göre bu 5 şehirde yıllık kira fiyatı artış oranı yıllık TÜFE enflasyon oranından düşük oldu.
Kiralık konut talep göstergesi ağustos ile kasım arasında düşerken aralıkta ve ocakta bir miktar yükseldi. Şubat ayında ise talep yatay seyretti. Kiralık konut talep endeksi ocaktan şubata yüzde 0,1 arttı. Yıllık bazda bakıldığında ise kiralık konut talebinde yüzde 25’lik bir düşüş mevcut.
]]>İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG Meclisi), Şubat 2024 dönemine ait İş Cinayetleri Raporu’nu açıkladı.
Raporda öne çıkan bölümler şöyle:
* Şubat ayında Kanada ve ABD kökenli Anagold Madencilik’e ait Çöpler Altın Madeni’nde 10 milyon ton siyanürlü toprağın 800 metre kayması sonucu 9 işçi göçük altında kaldı ve 20 gün geçmesine rağmen cenazeleri çıkarılamadı.
* Şubatta İnşaat, Yol işkolunda 39 işçi; Taşımacılık işkolunda 17 işçi; Madencilik işkolunda 13 işçi; Tarım, Orman işkolunda 12 emekçi (5 işçi ve 7 çiftçi); Metal işkolunda 11 işçi; Belediye, Genel İşler işkolunda 8 işçi; Gemi, Tersane, Deniz, Liman işkolunda 7 işçi; Konaklama, Eğlence işkolunda 6 işçi; Tekstil, Deri işkolunda 4 işçi; Ağaç, Kağıt işkolunda 4 işçi; Ticaret, Büro, Eğitim, Sinema işkolunda 4 işçi; Çimento, Toprak, Cam işkolunda 3 işçi; Sağlık, Sosyal Hizmetler işkolunda 3 işçi; Gıda, Şeker işkolunda 2 işçi; Petro-Kimya, Lastik işkolunda 2 işçi; elimizdeki veriler ışığında çalıştığı işkolunu belirleyemediğimiz 9 işçi hayatını kaybetti.
EN ÇOK ÖLÜM İNŞAAT İŞ KOLUNDA
* En çok ölüm inşaat işkolunda meydana geldi. Burada geçen ay dikkat çektiğimiz hususu tekrar hatırlatmamız gerekiyor: 11 deprem şehrimizdeki inşaatların başlaması ile işçi ölümleri haberleri gelmeye başladı. Ocak ayında 17 ve Şubat ayında 12 olmak üzere bu yılın ilk iki ayında en az 29 inşaat işçisinin ölümü bu şehirlerde meydana geldi.
* Şubatta 64 sanayi sektörü işçisi, 42 inşaat sektörü işçisi, 26 hizmet sektörü işçisi ve 12 tarım sektörü işçisi hayatını kaybetti.
* 26 ölüm İstanbul’da; 12 ölüm İzmir’de; 10 ölüm Bursa’da; 9 ölüm Erzincan’da; 6’şar ölüm Antalya ve Konya’da; 5 ölüm Gaziantep’te; 3’er ölüm Balıkesir, Kayseri, Malatya, Sakarya, Şanlıurfa, Zonguldak ve Abhazya’da; 2’şer ölüm Adana, Aksaray, Ankara, Aydın, Çanakkale, Elazığ, Erzurum, Kahramanmaraş, Kocaeli, Manisa, Muğla, Muş ve Tekirdağ’da; 1’er ölüm Adıyaman, Artvin, Bilecik, Burdur, Çankırı, Çorum, Diyarbakır, Hatay, Isparta, Kastamonu, Kırıkkale, Kilis, Mardin, Nevşehir, Ordu, Osmaniye, Trabzon, Tunceli, Uşak, Yalova, Yozgat, Gana ve Sırbistan’da meydana geldi.
6 ÇOCUK HAYATINI KAYBETTİ
* Şubat ayında 18 yaş altında 6 çocuk işçinin hayatını kaybetti. Ocak ayını da eklediğimizde ilk iki ayda 13 çocuk işçi ölümü olduğunun altını çizelim. Çocuk işçi ölümlerinin yarısından fazlasının meydana geldiği sektörün tarım olduğunu düşününce (Mayıs-Eylül arasında) bu yıl çocuk işçi ölümlerinde büyük bir artışın meydana geldiğini söylemeliyiz.
* Yüksekten Düşme nedeniyle 31 işçi; Ezilme, Göçük nedeniyle 31 işçi; Trafik, Servis Kazası nedeniyle 25 işçi; Kalp Krizi, Beyin Kanaması nedeniyle 14 işçi; Zehirlenme, Boğulma nedeniyle 11 işçi; Şiddet nedeniyle 6 işçi; Patlama, Yanma nedeniyle 5 işçi; Nesne Çarpması, Düşmesi nedeniyle 4 işçi; İntihar nedeniyle 3 işçi; Elektrik Çarpması nedeniyle 1 işçi; diğer nedenlerden dolayı 13 işçi hayatını kaybetti…
]]>Türkiye genelinde otomotiv satışları geçen ay 2023’ün aynı dönemine göre yüzde 30,6 artarak 105 bin 990 adet oldu ve tüm zamanların şubat ayı rekorunu kırdı.
Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği (ODMD) verilerine göre, şubatta bir önceki yılın aynı ayına göre otomobil satışları yüzde 39,67 artarak 82 bin 277 adede, hafif ticari araç pazarı ise yüzde 6,6 yükselişle 23 bin 713’e ulaştı.
Otomobil ve hafif ticari araç pazarı, 10 yıllık şubat ayı ortalama satışlarına göre ise yüzde 112,6 artış gösterdi.
Otomotiv pazarı ocak-şubat döneminde yıllık bazda yüzde 40,6 artarak 185 bin 691 adet olarak gerçekleşti.
İTHALATTA DA YÜKSEK SEYİR
Otomotiv satışlarıyla birlikte otomotiv ithalatı da yüksek seyrini korudu.
Ticaret Bakanlığı verilerine göre, motorlu kara taşıtları ithalatı şubatta bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 28,4 artışla 2 milyar 693 milyon dolara yükseldi.
Ocak-şubat döneminde bir önceki yılın aynı ayına göre motorlu taşıtlar ithalatı yüzde 29,7’lik artışla 4 milyar 661 milyon dolara yükseldi.
Ocak-şubat döneminde motorlu taşıtlar ihracatı da yıllık yüzde 11,7’lik artışla 5 milyar 127 milyon dolar oldu. Bu dönemde ithalattaki artış hızı, ihracatın altında kaldı.
Motorlu kara taşıtları ithalatı 2023’te bir önceki yıla göre yüzde 82,5’lik artışla 32,3 milyar dolara yükselmiş ve tüm zamanların zirvesini görmüştü.
Türkiye otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı, 2023 yılında yıllık bazda yüzde 57,4 büyüdü ve 1 milyon 232 bin 635 satış rakamıyla rekor kırmıştı.
FAİZLER İKİYE KATLANDI
Mayıs 2023 seçimleri öncesinde yüzde 25 olan taşıt kredisi faizleri, Ocak 2024’te yüzde 50 ile 21 yılın zirvesini gördü ancak yüksek faizlere rağmen otomotiv pazarında satışlar yüksek seyretti.
Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre, taşıt kredileri son dönemde dalgalı bir seyir izliyor. Ocakta yüzde 50’yi gören ortalama taşıt kredisi faizleri, önceki hafta ortalamada yüzde 40 oldu.
SEÇİM SONRASI FİYAT ARTIŞI BEKLENTİSİ
Otomotiv sektörü temsilcisi Aykan Ceylan, faiz artışlarına rağmen satışlardaki yüksek seyrin nedenlerini sozcu.com.tr’ye anlattı.
“En büyük neden, özel tüketim verigisi (ÖTV) muafiyetli satışlar” diyen Ceylan, geçen yıl araç fiyatları hızlı artınca ve arz sorunu olunca birçok kişinin bu kapsamdaki alımını bu yıla ertelediğini, bu yüzden ocak, şubat aylarında ÖTV muafiyetli araç satışlarının yüksek seyrettiğini, martta da bu kapdamdaki satışların yüksek seyretmesini beklediklerini dile getirdi.
Eylül ayından bu yana otomotiv firmalarının kur artışını fiyatlara yansıtmayıp indirim kampanyaları düzenlediğini, son 6 ayda maksimum zam oranının yüzde 6-10 aralığında olduğunu, bunun da satışları artırdığını belirten Ceylan, imart ayında da bu nedenle satışların yüksek seyretmesini beklediğini söyledi.
İnsanların 31 Mart seçimleri sonrasında araç fiyatlarında artış beklentisi olduğunu, bu yüzden de seçim öncesinde yoğun talep ortaya çıktığını belirten Ceylan, kendisinin de seçim sonrasında sadece nisan ayında en az yüzde 10’luk fiyat artışı beklediğini kaydetti.
Seçim sonrasında hem kur artışının fiyatlara yansımasını hem de indirim kampanyalarının sona ermesini beklediğini belirten Ceylan, otomobillerde 150 bin ile 500 bin TL arasında nisanda zam beklediğini söyledi.
Ceylan, 2023’te 1 milyon 232 bin olan otomotiv pazarının bu yıl 800 bine düşeceği beklentisiyle firmaların siparişleri verdiğini ancak bu rakamın aşılmasını beklediğini, insanların otomobili yeniden yatırım aracı olarak görebileceğini dile getirdi.
]]>Denizin 51 metre derinliğinde tabana oturan gemiye yapılan dalışların koordinasyonu “TCG Akın Gemisi”nden sağlanıyor. Batan gemi üzerinde konuşlu Nene Hatun Gemisi de İnsansız Su Altı Robotu (ROV) ile görüntüleme ve tarama yaparak kayıp mürettebattan iz arıyor.
Bölgede, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) Sualtı Savunma (SAS) komandoları ve AFAD ekipleri, havadan, deniz yüzeyinden ve karadan arama çalışması yürütüyor.
55 FARKLI UNSUR ARAMA GERÇEKLEŞTİRİYOR
Arama kurtarma faaliyetlerinin 7. gününde denizden 48, havadan 2 ve karadan 7 olmak üzere 55 farklı unsur görev alıyor.
Sahil Güvenlik uçağı Kapıdağ yarımadası kuzeyinde sahil hattı ile Bandırma Körfezi ve tüm arama kurtarma sahasının yüzey aramasını yapıyor. Emniyet Genel Müdürlüğüne ait insansız hava aracı UÇBEY VTOL ile arama kurtarma bölgesinin üzeri taranıyor.
Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğüne bağlı “Nene Hatun”, “Kıyem 5”, “Kıyem 4” ve “Tahlisiye 11” botları tarafından arama kurtarma sahası güney ve güneybatı istikametinde sahil hattında arama gerçekleştiriyor.
Emniyet Genel Müdürlüğüne ait “KB1001”, “YKB1601”, “KB7701” ve “KB1601” ile Balıkesir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığına ait lastik bot Kurşunlu önlerinde, Jandarma Genel Komutanlığına ve AFAD Bursa İl Müdürlüğüne ait lastik botlarla da Marmara Adası doğusunda sahile yakın mesafelerde yüzey araması yapıyor.
Sahil Güvenlik Komutanlığına bağlı TCSG 85 botu da bölgedeki arama faaliyetlerine katılan yaklaşık 30 balıkçı teknesinin koordinasyonunu sağlıyor.
SAS KOMANDOLARI MAKİNE DAİRESİNE DALIŞI SÜRDÜRECEK
Bursa Valisi Mahmut Demirtaş, AA muhabirine, arama faaliyetlerinin hız kesmeden devam ettiğini söyledi.
Geminin batığına SAS komandolarının bugün de dalış gerçekleştireceğini vurgulayan Demirtaş, şunları kaydetti:
“Bursa’da 620 personelle arama çalışmaları devam ediyor. Ayrıca 355 personel de Balıkesir Bandırma tarafında arama yapıyor. Yine deniz yüzeyindeki arama çalışmalarına 30 balıkçı teknesi destek veriyor. Gemiye yapılan dalışlarda 30 dalgıç görev alıyor. Arama çalışmaları SAS komandolarının dalışıyla makine dairesinde yoğunlaştırılacak. Ayrıca Sahil Güvenlik, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ve deniz polisinin dalgıçları da farklı bölgelerde dalışlar gerçekleştiriyor.”

GEMİNİN ENKAZINA 20’NCİ DALIŞ BAŞLADI
Aramaların devam ettiği bölgeye gelerek ekiplerden son duruma ilişkin bilgi alan Demirtaş, kayıp mürettebatın yakınlarıyla görüştü.
Vali Demirtaş, gazetecilere, dalgıçların geminin enkazına 20. dalışı gerçekleştirdiğini anlattı.
Makine dairesinde aramaların sürdüğünü bildiren Demirtaş, şunları kaydetti:
“Arkadaşlarımızı bulana kadar buradayız. Ekiplerin koydukları bir gün veya sayı yok. Tarama bitene kadar buradayız. 20. dalış şu an devam ediyor. Hareket kabiliyeti pek bulunmuyor. Arkadaşlarımız büyük fedakarlık yapıyorlar. Ciddi risk de var. Aramalar devam ediyor, umudumuz bitene kadar aramalara devam edeceğiz. Bugün gemiler, botlar, helikopterlerle aramalar devam etti. Bizim yaptığımız aramanın bir benzeri Balıkesir’de de yapılıyor. Bizim amacımız kayıp mürettebatı bulmak.”
TOPLAMDA 64 FARKLI UNSUR GÖREV ALDI
Deniz Arama ve Kurtarma Koordinasyon Merkezi (DZAKKM) tarafından “Batuhan A” gemisinin batmasının ardından15 Şubat saat 07.30 ile 20 Şubat saat 23.59’a kadar yapılan arama faaliyetlerinin detayları paylaşıldı.
Bu kapsamda Deniz Kuvvetleri Komutanlığının 4, Sahil Güvenlik Komutanlığı 10, Kıyı Emniyet Genel Müdürlüğünün 5, Emniyet Genel Müdürlüğü 4, Balıkesir İl Jandarma Komutanlığı, AFAD, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi, Bandırma 911 Arama Kurtarma Ekibinin birer unsurunun yanı sıra balıkçı tekneleri, acente botları ve Bağfaş römorkörü ile denizde aramalar yapıldı.
Su altı dalış faaliyetleri kapsamında TCG AKIN tarafından batık üzerinde satıhtan ikmalli 16 baş dalış, Sahil Güvenlik DEGAK 11 timi tarafından Kurşunlu Limanı doğusunda bulunan midye çiftliğine toplam 2 saat 3 dakika olmak üzere 2 baş dalış ve batığın 1000 yarda güneybatısında 50 dakika olmak üzere 2 ROV dalışı, Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından batığın 1000 yarda güneyinde toplamda 1 saat 10 dakika olmak üzere 2 ROV dalışı gerçekleştirildi.
Havadaki çalışmalar kapsamında 1 Sahil Güvenlik Komutanlığı helikopteri, bir Sahil Güvenlik Komutanlığı uçağı ve 4 Deniz Kuvvetleri Komutanlığı uçağı 45 saat 10 dakika uçuş gerçekleştirdi.
Denizden ve havadan su üstü, karadan sahil şeridini tarama ile su altı dalış faaliyetlerini kapsayacak şekilde olmak üzere 15-20 Şubat’taki çalışmalarda toplam 64 farklı unsur görev aldı.
ZEYNEP KILINÇ VE HÜSEYİN TUTUK’UN CESEDİNE ULAŞILMIŞTI
Balıkesir’in Marmara Adası’ndan 14 Şubat saat 20.30’da Bursa’nın Gemlik ilçesindeki Roda Limanı’na gitmek üzere 6 kişilik mürettebat ve 1250 ton mermer tozu yüküyle hareket eden 69 metre uzunluktaki “Batuhan A” adlı kargo gemisi, kötü hava ve deniz şartları nedeniyle 15 Şubat’ta saat 06.20’de Karacabey ilçesi açıklarında kıyıdan 4 mil açıkta batmıştı. Görüntüleme cihazlarıyla yapılan çalışmalarda geminin enkazının 51 metre derinlikte denizin tabanına oturduğu belirlenmişti.
Deniz Kuvvetleri Komutanlığına bağlı dalgıçların 17 Şubat’ta gerçekleştirdiği 2 dalışta, gemide aşçı olarak çalışan 33 yaşındaki Zeynep Kılınç’ın cansız bedenine ulaşılmıştı. Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) Sualtı Savunma (SAS) komandosu dalgıçlarının 20 Şubat’ta yaptığı dalışta da gemi batmadan önce çektiği videoyu eşine gönderen Hüseyin Tutuk’un cesedi bulunmuştu.
]]>Fırat Nehri’nin batı yakasındaki İran destekli gruplar, 7 Şubat’ı 8 Şubat’a bağlayan gece de ABD güçlerinin konuşlandığı Ömer Petrol Sahası Üssü’ne kamikaze insansız hava araçlarıyla (İHA) saldırısı düzenlemişti.
Terör örgütü PKK/YPG, 4 Şubat’ta, Ömer Petrol Sahası’nın yakınındaki karargaha düzenlenen kamikaze İHA saldırılarıyla 6 teröristin öldüğünü iddia etmişti.
ABD, 28 Ocak’ta Suriye-Ürdün sınırındaki Amerikan üssüne yönelik saldırıya karşılık olarak 3 Şubat’ta Suriye ve Irak’ta İran Devrim Muhafızları Ordusu Kudüs Gücü ile bağlı milis gruplara ait en az 85 hedefin hava saldırısıyla vurulduğu duyurmuştu.
Suriye’de ABD güçlerinin konuşlandığı üslere Ekim 2023’ten bu yana roket ve aidiyeti bilinmeyen kamikaze insansız hava araçlarıyla çok sayıda saldırı gerçekleştirilmişti.
Fırat Nehri’nin doğusunda kalan Deyrizor toprakları, ABD destekli terör örgütü PKK/YPG’nin işgalinde, il merkezi ve diğer kırsal bölgeler ise Suriye ve İran destekli grupların kontrolünde bulunuyor.
İRAN’DAN ABD’YE KINAMA
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasır Kenani, yaptığı yazılı açıklamada, söz konusu eylemin, Irak’ın “ulusal egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün ihlali” olduğu değerlendirmesinde bulunarak uluslararası hukuk ve ilkelere aykırı olduğunu belirtti.
ABD’nin Bağdat’ta Şii milis gücü Haşdi Şabi çatısı altında bulunan Ketaib Hizbullah’a bağlı komutanlardan Abu Bakır es-Saadi’yi hedef aldığı hava saldırısına tepki gösteren Kenani, “ABD CENTCOM terör gücünün Bağdat’taki saldırgan eylemi, Siyonist rejimin (İsrail’in) mazlum Filistin halkına karşı işlediği suçlara verdiği tam desteğin devamı doğrultusunda gerçekleştirdiğini” ifade etti.
Kenani, Irak halkı ve hükümetine başsağlığı dileğinde bulunarak “ABD’nin bu tür maceralarının devam etmesinin bölgesel ve uluslararası barışa ve güvenliğe karşı bir tehdit” olduğu değerlendirmesinde bulundu.
ABD’nin bölgedeki eylemlerini “yasa dışı ve tek taraflı saldırılar” olarak nitelendiren Kenani, saldırıların önlenmesi ve istikrarsızlığın genişlemesinin engellenmesi konusunda Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin yanı sıra uluslararası toplumun da sorumluluğunun bulunduğunu ifade etti.
ABD’NİN SALDIRILARI
Haşdi Şabi’nin komutanlarından Abu Bakır es-Saadi’nin dün Bağdat’taki hava saldırısında öldürüldüğü belirtilmişti.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) ABD güçlerinin, ABD askerlerine yönelik saldırılara yanıt olarak Irak’ta 7 Şubat Çarşamba günü saat 21.30 sularında tek taraflı bir saldırı düzenlediğini ve (Şii milis gücü) Ketaib Hizbullah grubundan bir komutanın öldürüldüğünü duyurmuştu.
Irak hükümetine bağlı Güvenlik Medya Ağı Başkanı General Tahsin Hafaci ise yaptığı yazılı açıklamada, ABD’nin Bağdat’ta Haşdi Şabi komutanına yaptığı saldırının Irak ve ABD arasındaki tüm anlaşmaları baltaladığını belirterek, “Irak’ın güvenliği ve selametini tehdit eden bu saldırıdan ABD ve koalisyon güçlerini sorumlu tutuyoruz.” ifadesini kullanmıştı.
CENTCOM, bir süre önce, 3 Amerikalı askerin öldüğü, 40’tan fazla askerin yaralandığı ABD’ye ait Kule 22 adlı üsse yapılan saldırıya karşılık olarak Irak ve Suriye’de İran Devrim Muhafızları Ordusuna ait hedeflere yönelik 2 Şubat’tan itibaren hava saldırıları düzenlediğini duyurmuştu.
]]>Hafta boyunca “Bir Halk Düşmanı” Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde, “Yaftalı Tabut” Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde, “Kuğunun Şarkısı” Ümraniye Sahnesi’nde temsil yapacak.
Ayrıca “Ben Medea Değilim” Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde, “Komik Para” Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde, “Sivrisinekler” ve “İfigenya” Müze Gazhane’de izleyici karşısına çıkacak.
Hafta sonunda ise çocuk oyunları “Benim Küçük Yıldızım”, “Çöpsüz Dünya”, “Herkes Sihirbaz Olacak”, “Bir Gece Masalı” ve “Fındıkkıran” Şehir Tiyatrolarının sahnelerinde boy gösterecek.
İstanbul Devlet Tiyatrosunda (İDT) bu hafta 30 Ocak-3 Şubat tarihleri arasında farklı oyunlar seyircilerin beğenisine sunulacak. Mecidiyeköy Büyük Sahne’de “Profesyonel”, Mecidiyeköy Stüdyo Sahne’de “Bir Picasso”, Üsküdar Stüdyo Sahne’de “Yalnızlık İntiharı” oyunları sahnelenecek.
Üsküdar Tekel Sahnesi’nde “Parmak” 1 Şubat itibarıyla “Sonbahara Son Güller”, Garibaldi Sahnesi’nde ise “Tamamen Doluyuz” oyunları yer alacak.
Çocuk oyunları “Güneşle Buluşmak İsteyen Kardan Adam” AKM Tiyatro salonunda, “Kırmızı Küre” de Mecidiyeköy Büyük Sahne’de 4 Şubat’ta minik izleyicilerle buluşacak.
SAHNE SANATLARI VE KONSERLER
Maximum Uniq Hall’de tiyatroseverlerle buluşacak oyunlardan “Hücreler” 29 Ocak, “Aydınlıkevler” 31 Ocak-1 Şubat, “Richard” 2 Şubat, “Küheylan” 3 Şubat ve “Güldüy Güldüy Show Çocuk” ise 4 Şubatta sahnelenecek.
Fransa’daki 1830 ve 1848 devrimleri arasındaki dönemde siyasal ve toplumsal yaşamı konu alan 3 perdelik “La Bohème” Operası 31 Ocak’ta, Wolfgang Amadeus Mozart tarafından bestelenen “Don Giovanni” Operası 29 Ocak’ta AKM Türk Telekom Opera Salonu’nda izleyiciyle buluşacak.
Jazz ile Mugam’ın birlikteliğini müziğine taşıyan Azerbaycanlı sanatçı Alafsar Rahimov, Piyano’da Kaan Bıyıkoğlu, Bass Gitar’da Enver Muhamedi, Davul’da Burak Durman ve Elektro Gitarda Tümer Uluçınar eşliğinde 2 Şubat’ta CRR’de müzikseverlerle buluşacak. Sanatçı konserinde, Doğu ve Batı ezgilerini bir araya getirerek geleneksel müziği ve aynı zamanda kendi bestelerini deneysel bir yaklaşımla harmanlayacak.
Brooklyn, New York’taki tarihi Kings Theatre’da biletleri tükenen dünya prömiyerinin ardından Birleşik Kralık turnesine çıkan “Spider-Man: Into the Spider-Verse Live in Concert”, 3-4 Şubat tarihlerinde BKM iş birliğiyle Zorlu PSM’de izlenebilecek.
Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi Öğrenme Programları Yarıyıl Tatili Atölyeleri kapsamında farklı yaşlardaki çocuklar ve öğretmenler için düzenlenen yüz yüze sergi turu ve atölyeler 4 Şubat’a kadar sürecek.
Zeytinburnu Kültür Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilen Karne Festivali’nde 30 Ocak-4 Şubat arasında çocuklar için eğlence, sahne şovu, tiyatro ve sinema gösterimleri yapılacak.
En iyi üç fotoğraf karesinin Esenler Belediyesi tarafından ödüllendirileceği “Esenler’in Dönüşümü” yarışmasının başvuruları 31 Ocak’ta sona erecek.
DEVAM EDEN BAZI SERGİLER
İstanbul Klasik Sanatlar Merkezi tarafından düzenlenen, “Klasik Sanatlar” karma sergisi, Altunizade Kültür ve Sanat Merkezi’nde görülebiliyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Konya Büyükşehir Belediyesinin katkılarıyla hazırlanan “750. Vuslat Yılında Hz. Mevlana” sergisi de Sultanahmet’teki Türk İslam Eserleri Müzesi’nde (TİEM) meraklılarını ağırlamaya devam ediyor.
Milli İstihbarat Teşkilatının 97. kuruluş yılına ithafen hazırlanan “Temas İstanbul” sergisi AKM Galeri’de, Ömer Koç Koleksiyonu’ndan seçilen eserlerle oluşturulan “Farz Et Ki Sen Yoksun” adlı sergi Arter’de ziyaret edilebilir.
Üsküdar Belediyesince organize edilen “Osmanlı Filistin’ine Üç Boyutlu Yolculuk” sergisi Nevmekan Sahil Galeri’de, Kudüs’ün kültürel mirasını fotoğraf karelerine taşıyan ve 58 eserden oluşan “Osmanlı Döneminde Kudüs” sergisi de Dr. Kadir Topbaş Kültür Sanat Merkezi’nde izlenebilir.
Neyzen, besteci ve yapımcı Mercan Dede’nin 30 yıllık görsel sanat çalışmalarının bir seçkisinden oluşan “Sen Potansiyellerle Doğdun” sergisi Beyoğlu’ndaki Casa Botter Binası’nda, “Meşgul Şehir: İşgal İstanbul’unda Siyaset ve Gündelik Hayat, 1918-1923” sergisi ise İstanbul Araştırmaları Enstitüsü Galerisi’nde sanatseverleri bekliyor.
]]>