“FİLİSTİN’İ ‘ÖZGÜRLÜĞÜN SEMBOLÜ’ DUYGUSUYLA TAKİP EDİYORUZ”
Kassis’i ağırlamaktan mutluluk duyduğunu belirten İmamoğlu şunları söyledi:
* “Sizinle en son, Mega Şehirler Zirvesi’nde bir arada olmuştuk. Çok ilginç bir şekilde, biraz da o ağırlama esnasında saldırının başlama anını yaşamıştık. Bölge çok ağır zamanlar geçiriyor. Biz, çok büyük ve derin üzüntüyle takip ediyoruz süreci. Filistin, dünyadaki bütün insanların, tabii bizim için de özellikle Türk halkı için her zaman öyle olmuştur; ama bu dönemde de yine özgürlüğün sembolü şeklinde bir duyguyla takip ediyoruz süreci. Tabii bir yandan atak ve saldırılar devam ediyor. Bunun acısı büyük.
* Ama bir yandan da 2 milyon civarında insan, yurtlarından ayrılmak zorunda kalan insanların ihtiyaçları da hepimizin içini acıtıyor. Tüm uluslararası platformlarda, Filistin halkının haklı mücadelesinin yanında olduğumuzu belirtmek isterim. Yaşanan vahşetin bir an önce durmasını ve kanın akmamasını, savaşın sona erdirilmesini, artık ne yazık ki katliama dönen bu saldırının sona ermesi gerektiğini, her yerde, sesimizin son noktasına kadar haykırarak dile getiriyoruz.

“GAZZE’YE ULAŞTIRILMAK ÜZERE YARDIM TIRLARIMIZI GÖNDERDİK”
* İstanbul özelinde de aynı duyarlılığı sürdürüyoruz. Burada yaşayan Filistinli öğrencilere katkı sunduk ve ihtiyaçlarını takip ediyoruz. Gazze’ye ulaştırılmak üzere yardım tırlarımızı gönderdik. Bu ve buna benzer aksiyonlarla, ihtiyacı olan her hususta, Filistin halkına da yardıma hazır olacağız. Bu tür ortamlarda, özellikle yerel yönetimler olarak süreci çok hassas irdelemeli ve birbirimize her yönüyle de destek olmalıyız. Ben, ilk tanıştığımız andan beri, bu konudaki hem olgun tutumunuzdan hem aynı zamanda şehrin ihtiyaçlarıyla beraber hem bölgeye hemşehrimize hem ülkemize olan güçlü bakışınızdan dolayı da sizi tebrik ederim.
İBB, RAMALLAH’TAKİ OSMANLI ADLİYESİ’NİN YENİDEN YAPIMINA KATKI SUNACAK
* Ramallah Filistin’in en önemli şehirlerinden bir tanesi. Bugün, yönetici arkadaşlarımı da dış ilişkilerdeki sorumlu arkadaşlarımla birlikte çağırdım. Oradaki Osmanlı Adliyesi’yle ilgili olan alakanızı biliyorum. Oraya vereceğimiz destekle ilgili süreci konuşmak da istediğinizi biliyorum. Ben, oradaki süreçte, -ki dün de bu konuda bir kısım görüşme yaptığınızdan da haberdarım- o projede olmak istiyoruz ve mutlaka süreci destekliyoruz. İnşallah birlikte çok güzel bir eseri şehrinize kazandırırız. Hem şehrinizde hem ülkenin genelinde, bir an önce insanların yaşam ve mücadeleleri noktasında, bütün hizmetlerden iyi faydalanması gerekiyor. Bu yönde sizin atacağınız her örnek çalışmada da İstanbul’un yanınızda olduğunu bilin. Ve öyle de imkanlar sunma gayreti içerisinde olacağız.
* Şehrinizdeki dayanışmaya katkı sunmaya, atık yönetimi ve çevreyle ilgili atacağınız adımlarda sizi her türlü desteği sunmaya hazırız. Bu yönüyle gerçekleştireceğimiz şehre dönük iyileştirici bütün projelere de destek olma konusunda kararlıyız. Şahsım ve tüm İstanbullular adına, Filistinlilerin yanında olduğumuzu belirtmek istiyorum. Kalacağınız süreç içerisinde arkadaşlarımla yapacağınız toplantılardan çıkacak sonuçları hızlıca değerlendirip, mutlaka size hızlıca dönüş yapacağımızı da bilmenizi isterim. Bu adımlarla Ramallah için çok güzel hizmetler sunacağınıza da son derece eminim.”

“SİZİNLE OLAN İLİŞKİMİZDEN DOLAYI ÇOK MEMNUNUZ”
Ülkesinde ve yönettiği şehirde yaşadıkları zorluklardan örnekler veren Ramallah Belediye Başkanı Kassis de şunları söyledi:
* “Hem kişisel anlamda hem de resmi anlamda sizinle olan ilişkimizden dolayı çok memnunuz. Bildiğiniz üzere ülkemizde deki durum çok acı. Bütün gözler Gazze’de. Ama Batı Şeria’da durum, gün geçtikçe çok daha ciddileşiyor. Böyle bir durumda, insanların üzerindeki gerginliği almak ve yerel hizmetleri sürdürmek, yerel yönetimler için çok zorlu bir durum. Biz de sizin gibi genç bir toplumuz.
* Dün, BM Genel Kurulu çok önemli bir karar aldı ve tabii ki Türkiye bizim yanımızda yer aldı. Bu topraklarda, insanlarımızın varlığını sürdürmesi için elimizden geleni yapıyoruz. Bu topraklarda var olmak için direniyoruz. Biz, ülkemiz için ölmek istemiyoruz, ülkemiz için yaşamak istiyoruz. Yerel yönetimler açısından bu çok zorlu bir durum.”

Washington’da hem ABD’li mevkidaşı Antony Blinken, hem ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan, hem de Kongre üyeleriyle yaptığı görüşmelerde ABD’nin YPG/PKK’ya desteği ve FETÖ ile ilgili atması gereken adımlar, ikili ve bölgesel konuları kapsamlı şekilde ele aldıklarını anlatan Fidan, özellikle Gazze konusuna görüşmelerinde geniş şekilde yer ayırdıklarını belirtti.
PKK AÇIKLAMASI
ABD’nin YPG/PKK’ya verdiği desteğin sadece silah olmadığını, bunun yanında aktarılan kapasite, verilen eğitimler ve oluşturulan kurumsallaşmanın Türkiye için tehdit olduğunun altını çizen Fidan, “Türkiye Cumhuriyeti devleti, sınırları içerisinde veya dışında kendine tehdit oluşturan bütün tehdit ve terör odakları ile meşru ulusal ve uluslararası hukuk çerçevesinde savaşmaktadır ve savaşmaya devam edecektir. Bundan hiç kimse bizi alıkoyamaz” şeklinde konuştu.

Fidan, “Sizin geçici olarak başlattığınız bu sürecin artık bir kalıcılığa dönüşmesinin iki ülke arasındaki stratejik ilişkinin ilerlemesinin önündeki en büyük engel olduğunu söyledik, bunun bir an önce son bulması, buna bir çözüm getirilmesi gerekiyor, aksi taktirde iki ülke daha büyük bir karşı karşıya geliş riskini taşıyor terör örgütü üzerinden. Bu, iki ülkenin de menfaatine olan bir konu değil” dedi.
Fidan, “Suriye’de YPG ile olan ilişkilerinden memnuniyetsizliğimizi ve bunun iki ülke arasında iki NATO üyesi ortak arasında ortaya çıkardığı stratejik tehlikenin ne olduğunun altını bir kez daha çizdik” ifadesini kullandı. Fidan, FETÖ’nün halen bir tehdit olduğunu ve bu konuda ABD’nin atması gereken adımlar olduğunu da muhataplarına net bir şekilde ilettiğini vurguladı.
İKİLİ İLİŞKİLER
Gazze’nin ağırlıklı gündem olduğunu anlatan Fidan Türk-Amerikan ilişkileri hakkında konuştu. Fidan, “Geldiğimiz aşamada yenilenmiş bir psikolojiyle, daha pozitif bir gündemle yeni bir sayfa açarak yolumuza devam etme imkanı var.” ifadesini kullandı ve Türk-Amerikan ilişkilerinin uzun bir maziye ve sorunları çözme refleksine sahip olduğunu vurguladı.

ABD ile Türkiye arasındaki ticaret hacminin 30 milyar dolardan 100 milyar dolara çıkarılması yönünde ortaya konulmuş bir vizyon olduğunu aktaran Fidan, bu hedefe nasıl ulaşılabileceğine ilişkin görüşmeler yaptıklarını ifade etti.
F-35 VE F-16 SÜRECİ
F-16’larla ilgili siyasi sürecin tamamlandığını ve bu süreçte Biden yönetiminin bir irade koyarak Kongre’yi bilgilendirdiğini kaydeden Fidan, artık uçakların üretim ve teslimatıyla ilgili teknik süreçlerin başladığını belirtti.
Fidan “Amerikan yönetimi burada bir irade ortaya koydu, Kongre’yi bu konuda bilgilendirdi. Kongre’den de geçti belli bir sürecin sonunda ve irade oluşturma süreci tamamlandı. Bundan sonrası aslında teknik süreç. Savunma bakanlıkları arasında ve ilgili firmalar arasında devam edecek olan bir süreç” şeklinde konuştu.
F-35 konusuna da temas eden Fidan, şunları söyledi:
– F-35 konusunda biliyorsunuz biz bu programın bir parçasıydık, daha sonra haksız yere buradan bir çıkarma söz konusu oldu, S-400 konuları bahane edilerek. Biz tekrar pozisyonumuzu koruyoruz, yani buraya yapmış olduğumuz bir ulusal ödeme var, almamız gereken uçaklar var.
– Türkiye tabii bu konuları geniş fikirli açık bir şekilde konuşmaya tartışmaya her zaman hazır. Geldiğimiz aşamada aslında bu konuları farklı perspektiflerle tartışabileceğimize de inanıyoruz. Amerika’nın da bu konuda açık fikirli olması lazım diye düşünüyoruz, bazı görüş alışverişleri var.
]]>“EN AZ 400 BİN KAMYONA İHTİYACIMIZ VAR”
Bakan Bayraktar, 9 işçiye ulaşmak için yoğun bir çaba sarf edildiğini belirterek, “Bütün ilgili arkadaşlarımız, gece-gündüz yoğun bir mesai harcıyor. Burası halen çalışan bir yapı, belli alanlarda heyelan tehlikesi halen devam ediyor. Özellikle büyük kütlenin olduğu alanda çalışırken onlara zarar gelmemesini önemsiyoruz. Bir kurtarma yaparken diğer arkadaşlarımızın zarar görmesini istemeyiz. Çok dikkatli bir şekilde arama faaliyeti yürütüyoruz. Bu elbette ki zaman alıyor. Çok büyük bir toprak kütlesinden bahsediyoruz. Yaklaşık 10 milyon metreküplük toprak kütlesi. Elimizde imkan olsa bugün kaldırmaya kalksak; en az 400 bin kamyona ihtiyacımız var. Böyle bir büyüklükle karşı karşıyayız. Dün de ifade etmiştik. İşçi kardeşlerimizin olduğunu tahmin ettiğimiz konteyner ve bir aracın içinde olduklarını öngörüyoruz. O yönlere aramaları yoğunlaştırmış durumdayız. Metal dedektörler, dron radarlarımız, MT’nın ekipmanları, AFAD’ın ekip ve ekipmanları, tüm teknik imkanları kullanarak faaliyetleri yürütmeye gayret ediyoruz. İnşallah olumlu bir netice almak ve kardeşlerimize ulaşmayı hedefliyoruz” diye konuştu.
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ile dün aileleri ziyaret ettiklerini belirten Bayraktar, “Onları bilgilendirdik, konuştuk. Onları teskin etmeye, bilgilendirmeye gayret ettik. Bu, stresli ve zor bir bekleyiş. Hepimiz için de böyle. Bu süreci onlarla irtibat halinde, sahada bilgilendirmek suretiyle yürütmeye gayret ediyoruz” dedi.
‘İNŞALLAH EN KISA ZAMANDA’
Çevreye ilişkin de Bayraktar, “Bütün ilgili kurumlarımız başta Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız, Tarım Orman Bakanlığımıza bağlı DSİ, yoğun bir şekilde çalışmalarını yaptı. Bütün planlamalarımız herhangi bir halk sağlığına, çevreye zarar vermeyecek, buradaki Fırat Havzası’na zarar vermeyecek gerekli tedbirleri aldık, alıyoruz. Bunları belli kademelerde gerçekleştireceğiz. Hem o açıdan hem de arama- kurtarma yönünden yoğun bir faaliyeti devam ettiriyoruz. Üniversitelerden, çok farklı disiplinlerden hocalarımız burada. Onlarla da görüş alışverişinde bulunuyoruz. Uygulamayı hedeflediğimiz programları onlarla da paylaşıyoruz. Herkesin katkısını alarak yapılması gereken neyse onu yapmaya gayret ediyoruz. İnşallah öncelikle arama- kurtarma faaliyetlerinde netice almak istiyoruz. Beraberinde eş zamanlı olarak ilave yeni bir durum oluşturmadan gerekli tedbirleri alarak inşallah en kısa zamanda bu süreci tamamlamak istiyoruz. Sonraki aşama ciddi bir rehabilitasyon süreç. Gerek bölgede gerekse maden özelinde” dedi.
‘HALA SÖZ KONUSU YABANCI ŞİRKETİN TEMSİLCİLERİ BURADA DEĞİL’
Müfettişlerin de yoğun mesai sarf ettiğini ifade eden Bayraktar, “O konuya da çok yoğun mesai harcıyoruz. Bunların tekrar etmemesi için, burada yapılanın nerede eksik veya yanlış yapıldı; onları da ortaya çıkaracağız. Bu konularla alakalı kimlerin sorumluluğu varsa, onların yargı önüne çıkmasını, hesap vermesini de temin edeceğiz. Milletimizin hiçbir endişesi olmasın. Burada, biraz işletmeci şirketin yönetim düzeyinde özellikle zafiyet içerisinde olduğunu görüyoruz. Çünkü hala söz konusu yabancı şirketin temsilcileri, burada değil. Bu tabii işin beraberinde bakmamız gereken konudur. Bu konuya da arama-kurtarma sürecini bitirdikten sonra bakacağımız ifade etmek istiyorum” diye konuştu.
‘HİÇBİR ŞEYİN ÜSTÜ ÖRTÜLMEYECEK’
Gazetecilerin şirketin çalışmaları ve izin durumuna ilişkin sorulara yönelik Bayraktar, “Gerekli izinler, ilgili tüm kurumlardan alınmış gözüküyor. Ama işletmecilik anlamında, uygulama noktasındaki konuları hem bizim bakanlığımız hem Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı hem Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımız soruşturuyor. Bunların neticelerini alıp, kamuoyuyla paylaşacağız. Hiçbir şeyin üstünün örtülmeyeceğini ifade edebilirim.” dedi.
GÖZALTI SAYISI 8 OLDU
Sorumlu bir yöneticinin daha gözaltına alındığını, bununla beraber gözaltı sayısının 8’e çıktığını ifade eden Bayraktar hem hukuki sürecin hem de bakanlıklar düzeyinde inceleme sürecinin devam ettiğini söyledi. Teknik sorular ile ilgili bilim insanlarının bilgilendirmeye yapacağını aktaran Bayraktar, işletmenin faaliyetinin de durduğunu belirtti.
‘ÖNCELİKLİ HEDEFİMİZ; KARDEŞLERİMİZE ULAŞMAK’
Bakan Vedat Işıkhan da şunları söyledi: “Aziz milletimiz ve Erzincan’a geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Bakanlık olarak olayın ortaya çıktığı andan itibaren bakan yardımcımız, 3 başmüfettişimiz ve 1 müfettişimizle olay yerine intikal ettik. Buradaki çalışmalara destek vermeye çalışıyoruz. Siz de şahit oluyorsunuz, devletin tüm kurumları AFAD başta olmak üzere ilgili bakanlıklarımız, bütün yetkililer burada. Bu olayın daha iyi şekilde yönetilmesi konusunda neler yapılabilir noktasında çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bizim öncelikli hedefimiz; madencilerimize, kardeşlerimize ulaşmak. Özellikle madenci kardeşlerimizin aile ve yakınlarıyla bir araya gelmek için geldim. Onların yanında olmak için geldim. Süreç sonra nasıl işleyecekse işler. Bu noktada odaklanmamız gereken konu, göçük altında kalan kardeşlerimize bir an evvel ulaşmak.”
]]>