Süt – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Thu, 20 Jun 2024 21:31:40 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Salgın hastalık paniği büyüyor: İneklerden insanlara geçiyor, vaka sayısının artması an meselesi https://www.foxhaber.com.tr/salgin-hastalik-panigi-buyuyor-ineklerden-insanlara-geciyor-vaka-sayisinin-artmasi-an-meselesi/ https://www.foxhaber.com.tr/salgin-hastalik-panigi-buyuyor-ineklerden-insanlara-geciyor-vaka-sayisinin-artmasi-an-meselesi/#respond Thu, 20 Jun 2024 21:31:40 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8385 Corona virüsü salgınının etkileri devam ederken ABD’de H5N1 adıyla bilinen kuş gribi salgını büyük bir endişe ve panik yaratıyor…

İlk olarak 25 Mart’ta kayıtlara geçen ABD’deki süt inekleri arasındaki H5N1 kuş gribi salgını şu anda sekiz eyalette en az 33 sürüye yayılmış durumda. Çarşamba günü, piyasada satılan sütte virüsün genetik kalıntıları ortaya çıkarken yetkililer sütlerin güvenli olduğunu duyurdu. Buna rağmen olası bir salgın riskinin önüne nasıl geçileceği de merak konusu oldu.

Bu virüsün hayvanlardan insanlara geçmesinden endişe edilirken şu an kayıtlara geçmiş tek bir vaka bulunuyor… Fakat ABD Başkanı Joe Biden’ın corona virüsü danışma kurulunda görev alan bilim insanı Rick Bright durumun daha da kötüye gidebileceğini New York Times’a açıkladı. Bright, “H5N1 bulaşmış bir kişi ile 10 kişi arasında ince bir çizgi var. Rakam 10 kişiye çıktığında büyük ihtimalle çok geç kalmışızdır” ifadesini kullandı. 

HASTALIK NASIL YAYILIYOR?

Teksas eyaletinde tarımdan sorumlu komiseri Sid Miller, salgının izlerinin Şubat ayına kadar gidebileceğini söylerken bölgedeki birçok sürünün de bundan etkilenmiş olabileceğini dile getirdi. Öte yandan Bright, bu tür verilerin tutulmadığını söylerken New York Times, hayvanların telef olmasına sebep olan bu hastalığın insanlık için de korkunç bir trajediye evrilebileceğini dile getirdi. 

İnek sütlerindeki enfeksiyon oranının çok yüksek olmasından dolayı hastalığın süt sağım makineleri ya da ahırların temizliği sırasında bulaşabileceği ihtimali üzerinde duruluyor. Hastalığın hayvanlar arasındaki bir diğer yayılma ihtimali de ineklerin yemleri olarak öne çıkıyor. New York Times, ABD’de çiftçilerin kümes hayvanlarının artık yatak malzemelerini (tüyler, dışkı, dökülen tohumlar) ucuz bir ek protein kaynağı olarak süt ve besi sığırlarına vermesine izin verildiğine dikkat çekti. 

“SÜTÜ İÇEN KEDİLER ÖLDÜ”

Öte yandan ABD’deki birçok eyalette pastörize olmayan sütlerin yasal olarak satılabildiği hatırlatılırken bu durumun çok ciddi sağlık sorunları oluşturabileceği de belirtildi. 

Dr. Bright yaptığı açıklamada, “Bu çok ciddi bir sağlık sorunu teşkil ediyor. Özellikle enfekte olmuş sütleri içen kedilerin öldüğü göz önünde bulundurulursa” dedi. 

Yetkililer hayvanların doğru bir şekilde virüs testi yapılması gerektiğini açıklarken buna rağmen çok dağınık bir şekilde virüs testlerinin yapıldığı vurgulandı. Testlerin hangi ortamlarda yapılıp yapılmadığının bilinmediği duyurulurken bunların doğru bir şekilde tasnif edilmediğine de dikkat çekildi.

ABD Tarım Bakanlığı’nın hastalanan hayvanların gen dizilimlerini ve diğer verilerini zamanında paylaşmadığı da  açıklanırken, paylaşılan verilerin de çok farklı bir formatta olmasının bilim insanlarının elini kolunu bağladığı açıklandı. New York Times’ın haberinde ABD’nin önde gelen kurumlarından Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri’nin (CDC) hastanelerin acil servislerindeki verileri izlediği belirtilirken, gözle görülür bir artış yaşanması durumunda çok geç kalınabileceği de aktarıldı. New York Times’a konuşan CDC yetkilileri şu ana kadar 23 kişinin hastalık testi olduğunu da söyledi. 

 

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/salgin-hastalik-panigi-buyuyor-ineklerden-insanlara-geciyor-vaka-sayisinin-artmasi-an-meselesi/feed/ 0
Yörüklerin zorlu mesaisi https://www.foxhaber.com.tr/yoruklerin-zorlu-mesaisi/ https://www.foxhaber.com.tr/yoruklerin-zorlu-mesaisi/#respond Wed, 01 May 2024 21:18:17 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6791 Küçükbaş hayvanları için yılda iki kez yer değiştiren Tokaç ailesi, Anadolu’daki yüzlerce yıllık Yörük geleneğini sürdürüyor.

Geçimini keçi yetiştiriciliği yaparak sağlayan aile, günün neredeyse tamamını İzmir’in en batı kesimindeki kırsal alanda hayvanlarıyla ilgilenerek geçiriyor.

Elektrik hatlarının bulunmadığı bölgede güneş panelleri sayesinde enerjiden yararlanma imkanı yakalayan ailenin şu günlerdeki yaşamı, ramazan ayında tutulan oruç, sobanın başında yapılan iftar ve sahurla tamamlanıyor.

Sahurun ardından mesainin başladığı ağıllarda, oğlakları annelerinden ayıran çobanlar sürüleri meralara götürüyor.

Bu sırada evde kalan aile bireyleri yeni doğan oğlakların süt emmesine yardımcı olup, evde kalan hayvanları besliyor.

Meraya çıkan keçiler ise çoban ve köpeklerle yarımadanın sarp kayalıklarında yol alıyor.

Kadınların gün boyunca süt sağımı, peynir, yoğurt ve ev işlerini yaptığı yayla yaşamında erkekler ise çobanlık, süt sağımı ve hayvanların bakımıyla ilgileniyor.

İftara yakın mesai yoğunlaşıyor

Güneşin batmasına saatler kala sürüler tekrardan ağıla gelmeye başlıyor. Sağım işlemi yapıldıktan sonra iftara yakın anlarda tekrar oğlaklar annelerine kavuşuyor.

Yoğun mesainin ardından aile bireyleri de sobanın başında oruçlarını açmanın mutluluğunu yaşıyor. Ailenin tükettiği gıdalar ise kendi ürettikleri süt ve süt ürünlerinin yanı sıra evin yanında yetiştirdikleri sebzeler oluyor.

Kış ve ilkbahar dönemini daha ılık olan ilçe merkezine yakın Uzundere mevkisinde geçiren besiciler, havalar ısınınca 1200 rakımlı Akdağ’daki ağıllara götürecek.

Aile reisi 78 yaşındaki Hamza Tokaç, yaklaşık 5 nesildir hayvancılık yaptıklarını ve işlerini severek sürdürdükleri için zorluk yaşamadıklarını söyledi.

Çocukluktan itibaren bu işin içinde olduğunu anlatan Tokaç, ramazan mesailerini şu sözlerle anlattı:

“Saat 04.30 gibi sahura kalkıyoruz, ondan sonra mesaimiz de başlıyor. Hayvanları 7.30 gibi çıkarıyoruz, akşam da iftar yapacağımız için biraz erken içeri alıyoruz. Severek yapılan iş zor olmaz o yüzden oruç da bizi zorlamıyor, herhangi bir sıkıntı yaşamıyoruz.

Çok şükür emeğimizin karşılığını alıyoruz. Zaten kanaat etmezsen zengin olamazsın, hakkına razı olmadığında da mutlu olamazsın. Kimsenin işinde gözümüz yok, çok şükür kendi halimizde gidiyoruz yavaş yavaş. Çok şükür aksatmadan oruçlarımızı tutuyoruz, ramazan güzel gidiyor. Rabb’im hepimizi hayırlı bayramlara ve günlere çıkarsın.”

Keçilerin mayısa kadar doğumlarının devam edeceğini dile getiren Tokaç, daha sonra yüksek rakımlı yaylalara göç edeceklerini, burada da yaklaşık 6 ay kalacaklarını ifade etti.

Güneş enerjisi sayesinde teknolojiden yararlanabildiklerini anlatan Tokaç, “Eksiksiz hayat olmaz ama halimize şükürler olsun. Kimsenin canını yakmayacaksın, hayvana haram yedirmeyeceksin, işin sırrı bu.

Bundan ekmek yemek istersen, huzur bulmak istersen kimseye zarar vermeyeceksin, helalinden yapıp helalinden satacaksın. Bu işi yaparken keyif alıyorum çünkü bu keçileri seviyoruz” şeklinde konuştu.

Tokaç’ın oğlu Halil İbrahim Tokaç ise işlerinin zor olduğunu ama geçmişte bunun daha zorunu gördüklerini ifade etti.

Eskiden katırlarla yolculuk yaptıklarını şimdilerde ise otomobil, traktör, ATV gibi araçlarla işlerini çözdüklerini aktaran Tokaç, “Eskiden bizimkiler çadırlarda kalıyordu ama şimdi kapalı yerimiz güneş enerjisi sistemi, televizyon, buzdolabı internetimiz var” dedi.

Ürettikleri süt ve süt ürünlerinin çok rağbet gördüğünü ve taleplere yetişemediklerini anlatan Tokaç, oruç tutmanın işlerini aksatmadığını dile getirdi.

İlçe merkezinde 5. sınıfa devam eden ve her fırsatta ailesine yardım etmeye gelen Görkem Tokaç da burada olmaktan çok keyif aldığını ve ata mesleğini sürdürmek istediğini anlattı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/yoruklerin-zorlu-mesaisi/feed/ 0
İnek sütü sağlığa zararlı mı? https://www.foxhaber.com.tr/inek-sutu-sagliga-zararli-mi/ https://www.foxhaber.com.tr/inek-sutu-sagliga-zararli-mi/#respond Sun, 11 Feb 2024 09:09:38 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3202 BİRÇOK kişinin severek içtiği, kemikleri güçlendirdiğine inandığı sütün sağlığa zararlı etkilerinin de olabileceği hususu tartışılmaya devam ediyor. ‘‘İneklerin hormon ve antibiyotiklerle desteklenmesi, sütün içinde bulunan laktoz ve kazein proteininin, hormon ve büyüme faktörlerinin zararlı etkilerinin bilimsel araştırmalarla ortaya çıkması sütün aslında yararlı bir besin maddesi olmayabileceği tartışmalarına neden oluyor’’ diyen İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Osman Erk, konuyla ilgili şu bilgileri paylaştı:

VÜCUDU NASIL ETKİLER?

İneklerin hormon ve antibiyotiklerle desteklenmesi, sütün içinde bulunan laktoz ve kazein proteininin, hormon ve büyüme faktörlerinin zararlı etkilerinin bilimsel araştırmalarla ortaya çıkması sütün aslında yararlı bir besin maddesi olmayabileceği tartışmalarına neden oluyor. Öte yandan inek sütündeki laktozun güçlü bir insülin uyarıcısı olduğu, zamanla insülin direncine, obezite ve metabolik sendroma yol açtığı, bağırsaklarda kötü bakterilerin sayısını artırdığı ve demir emilimini azaltarak kansızlığa neden olduğu ileri sürülmektedir.

KEMİKLERİ GÜÇLENDİRİR Mİ?

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre en fazla süt tüketen ülkelerde osteoporoz, prostat ve göğüs kanseri, diyabet ve alerji gibi hastalıklar en yüksek oranda görülmektedir. Önerilen günlük kalsiyum tüketimi 1000-1500 miligramın çok altında kalsiyum alan Çin, Japonya, Kore ve Afrika ülkelerinde osteoporoz ve kemik kırıkları yüksek kalsiyum alan Avrupa ve ABD’li kadınlardan azdır. Bu verilerden de sütün kemikleri güçlendirmediği hatta osteoporoza da iyi gelmediği sonucu çıkarılmaktadır. Dünya nüfusunun yarısı süt ürünleri tüketmez. Yaygın inanışın aksine süt ve süt ürünlerinde yeterince kalsiyum yoktur. Brokoli, pazı, lahana, karalahana gibi yeşil yapraklı sebzeler kalsiyum yönünden daha zengindir. Sütün içindeki kalsiyumun ancak sınırlı bir kısmı vücuda alınırken, yeşil sebze ve meyvelerdeki kalsiyumun yüzde 50’sinden fazlası emilir. Sebze-meyvelerde kemikler için gerekli olan kalsiyumun yanı sıra potasyum, magnezyum, K vitamini ve C vitamini de bolca bulunur. Vejetaryenlerin kemikleri bu yüzden süt içenlerden daha sağlamdır. Sağlam kemikler için sadece kalsiyum da yetmez. Düzenli egzersiz ve D vitamini de gereklidir.

KİMYASAL BİR KOKTEYL Mİ İÇİYORUZ?

Süt ineklerinin büyük bölümü kapalı alanlarda, küçük bir bölmede hiç hareket etmeden, gün ışığı görmeden yaşıyor. Hayvanlara GDO’lu mısır ve soya, buğday, kan proteinleri yediriliyor. Sütünü artırmak için bolca büyüme hormonu, şişmanlasın diye de antibiyotik veriliyor. Böylelikle 4-5 kilo süt verebilecek ineklerin 10-15 kat fazla süt vermesi sağlanıyor. Bu yüzden de süt adeta kimyasal bir kokteyle dönüşüyor. Süt ve süt ürünlerinde bulunan kazein maddesi ise sindirim sisteminde parçalanarak kazomorfin denilen, bildiğimiz morfin benzeri bileşikler ortaya çıkarıyor. Bu bileşikler bağırsakları aşarak beyindeki hücrelerde bulunan morfin reseptörlerine bağlanarak bağımlılık yapıyor. Kazein proteinlerinin kanserojen etkisi vardır. Bir bardak sütte ortalama 6 gram kazein bulunur. Kazein miktarı yağı alınmış sütte daha fazla, peynirde ise en fazladır. Bir su bardağı (250 cc) tam yağlı süt 5 gram doymuş yağ içerir ve 150 kaloridir. Doymuş yağlar sağlık için zararlıdır. Süt ürünleri kolesterol yapımını uyarıp insülin direncine neden olur. Araştırmalarda süt ürünleri tüketimiyle prostat, yumurtalık kanserleri arasında neden-sonuç ilişkisi bulunmuştur. Sütün içindeki süt şekeri (laktoz) koroner kalp hastalığı ve yumurtalık kanseri ile yakından ilgilidir. Öte yandan bazı endüstriyel faaliyetler ve tarım ilaçlarıyla ortaya çıkan kanserojen bileşikler (dioksinler) suya-toprağa karışır. Bunlar tarım ürünlerine ve bunları yiyen hayvanlara bulaşır. Dolayısıyla süt, peynir, tereyağı dioksin içeren besinler arasında başı çekmektedir. Süt ve süt ürünlerinden vücudumuza geçen toksik maddeler de sağlığımızı olumsuz etkilemektedir.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/inek-sutu-sagliga-zararli-mi/feed/ 0