Tahliye – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Sat, 08 Jun 2024 21:18:39 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Teleferik kazasındaki kurtarma anları kamerada https://www.foxhaber.com.tr/teleferik-kazasindaki-kurtarma-anlari-kamerada/ https://www.foxhaber.com.tr/teleferik-kazasindaki-kurtarma-anlari-kamerada/#respond Sat, 08 Jun 2024 21:18:39 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8074 Sarısu mevkisindeki Tünektepe Teleferik Tesisi’nde 12 Nisan’da meydana gelen kazada, AFAD’ın yanı sıra JAK, UMKE, 112 Acil Servis, itfaiye ve sivil toplum kuruluşu üyelerinin yer aldığı kurtarma operasyonunda Sahil Güvenlik Komutanlığı ile Hava Kuvvetleri Komutanlığı helikopterleri de görev yaptı. 

Kabinlerde mahsur kalan 174 kişinin tahliye operasyonunda, 607’si arama kurtarma olmak üzere 2 bin 202 personel görev aldı, 304 araç, 11 ambulans, 10 helikopter, gece görüş kabiliyetine sahip dronlar, keşif ve askeri kargo uçağı kullanıldı. 

Zorlu arazi şartları ve yüksekliği nedeniyle müdahalenin zor olduğu 24 kabindeki 174 kişi burunları bile kanamadan tahliye edildi. 

Sahil Güvenlik Komutanlığı helikopteriyle 73, Hava Kuvvetleri Komutanlığı helikopteriyle de 24 kişi olmak üzere toplam 97 kazazede havadan kurtarıldı. 

Mahsur kalanların 77’si ise teleferik üzerinde ip hatları, uzun bomlu vinç ve itfaiye merdivenleriyle tahliyesinin ardından sağlık durumlarının kontrolü için ekiplere teslim edildi. 

Bu anlar kurtarma personelinin kaskları üzerindeki kameralarla da kayda alındı. 
Görüntülerde, personelin teleferik kabinlerinin üzerine inmesi, yıkılmış hat, gündüz ve gece şartlarında sürdürülen tahliye anları görülüyor. 

Engebeli, 70-75 derecelik eğime sahip dağlık alanda, karadan ulaşımın mümkün olmadığı noktalarda çalışmalarını sürdüren ekipler, helikopterlerden iple sarkarak kabinlerde mahsur kalanlara ulaşıyor. 

“DERS NİTELİĞİNDE BİR KURTARMA OPERASYONU”

Kurtarma operasyonunun görüntülerini değerlendiren terör ve güvenlik uzmanı, eski Hava Kuvvetleri İstihbarat Daire Başkanı emekli Kurmay Albay Gürsel Tokmakoğlu, kazanın ardından hızlı aksiyon alındığına dikkati çekti. 

Havadan yapılan müdahaleyi “ders niteliğinde bir kurtarma operasyonu” olarak niteleyen Tokmakoğlu, “Arama kurtarma büyük bir motivasyon ve savaşma azmi yaratan bir güçtür ve o bakımdan önemsenir. Özellikle Türk Hava Kuvvetleri arama kurtarma timleri dünyaca ünlüdür.” dedi. 

Hava Kuvvetlerinin Türkiye’nin arazi yapısı nedeniyle eğitimlerini gerçek şartlarda yaptığına işaret eden Tokmakoğlu, İçişleri Bakanlığı bünyesinde de Sahil Güvenlik Komutanlığı ve jandarmanın kendi arama kurtarma birimlerinin olduğunu, bu ekiplerin imkan ve kabiliyetlerinin çok yüksek olduğunu kaydetti. 

“İNSANÜSTÜ BİR ÇABA SARF EDİLDİ”

İnsanüstü bir çaba sarf edildiğini dile getiren Tokmakoğlu, şöyle konuştu: 

“Kurtarmayı helikopterle yapıyorsanız bu faaliyetin planını gecesi ayrı, gündüzü ayrı yapacaksınız. O helikopteri bir direk mesafesine yaklaştırmak ve oraya personel indirmek, mağduru sedyeye alıp yukarıya çekmek zor bir iş. 

Bunlar önemlidir çünkü bir hava akımında, bir rüzgarda ters yönde olan bir şeyde orada tutunmanız gerekiyor. Bu tür kurtarmalar ayrıca bir kazayı da beraberinde getirebilirdi ki dünyada bunun örnekleri vardır. 

Teleferikte teller var, direkler var ve orada insanüstü kurtarma çalışması var. 174 kişinin kurtarılması 23 saat içerisinde yapıldı yani 1 günde büyük kısmı tamamlandı ama normalde dört güne yayılırdı.” 

174 KİŞİ KURTARILDI 

Ramazan Bayramı tatili dolayısıyla yoğunluğun yaşandığı teleferik tesisinde 12 Nisan’da meydana gelen kazada parçalanan kabinden düşen 1 kişi hayatını kaybetmiş, aynı kabindeki 2’si çocuk 7 kişi yaralanmıştı. 

Diğer kabinlerde tahliyeleri yapılan 11 kişi de kontrol amaçlı hastaneye kaldırılmıştı. 

Sistemin durması nedeniyle havada asılı kalan 24 kabindeki 174 kişi ise AFAD’ın koordinesinde yaklaşık 22,5 saat süren çalışmaların sonunda kurtarılmıştı.
 
Kazaya ilişkin gözaltına alınan 14 şüpheliden aralarında eski ANET Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü olan Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz’ün de bulunduğu 5’i tutuklanmıştı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/teleferik-kazasindaki-kurtarma-anlari-kamerada/feed/ 0
Doktora saldırdı tahliye oldu, tehdit etti yine tahliye oldu! https://www.foxhaber.com.tr/doktora-saldirdi-tahliye-oldu-tehdit-etti-yine-tahliye-oldu/ https://www.foxhaber.com.tr/doktora-saldirdi-tahliye-oldu-tehdit-etti-yine-tahliye-oldu/#respond Thu, 06 Jun 2024 21:25:00 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8003 Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Dahili Yoğun Bakım Servisi’nde kanser tedavisi gören Nazife Kuşçu, 6 Şubat’ta çoklu organ yetmezliği nedeniyle hayatını kaybetti. Serviste asistan doktor olarak görev yapan B.B.Ö., hastanın oğlu Volkan Kuşçu’ya ölüm belgelerinin doldurulması yönünde bilgi vermek istedi.

Bu sırada Volkan Kuşçu, doktor B.B.Ö.’ye yumruklu saldırıda bulundu. Güvenlik görevlileri araya girerken; hastane yönetimi ‘beyaz kod’ bildiriminde bulundu. Hastaneye gelen polis ekipleri, Volkan Kuşçu’yu gözaltına aldı. Kuşçu’nun yapılan kontrolünde, 1.30 promil alkollü olduğu tespit edildi. 

Emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede çıkarıldığı hakimlikçe ev hapsiyle cezalandırılan Volkan Kuşçu, Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazı üzerine yeniden gözaltına alındı ve çıkarıldığı nöbetçi hakimlikte 9 Şubat’ta tutuklandı.

İKİNCİ DURUŞMADA TAHLİYE EDİLDİ

Volkan Kuşçu hakkında Edirne 3’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. İkinci duruşmada mahkeme heyeti, saldırı mağduru doktor B.B.Ö. ile ilgili kati doktor raporunun beklenmesine ve sanık Volkan Kuşçu’nun tahliyesine karar verip, duruşmayı 12 Haziran’a erteledi.

SOSYAL MEDYADAN PAYLAŞIM YAPINCA YENİDEN TUTUKLANDI

Duruşmanın ardından tahliye olan Kuşçu, sosyal medya üzerinden tehdit içerikli mesaj paylaştı. Sosyal medyasından ‘Ne olursa olsun, cezaevine giren insan bir süre sonra katile dönüşür’ repliğinin geçtiği bir dizi sahnesini paylaşıp, mesaj gönderdiğini iddia edilerek savcılığa şikayette bulunuldu. Haberleşme ve iletişim yasağı bulunan Kuşçu’nun paylaşımını ‘tehdit’ olarak kabul eden savcılık, hakkında tutuklama talebinde bulundu. Kuşçu, bu şikayetin üzerine yeniden tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Kuşçu hakkında darp davasının yanı sıra tehditle ilgili de Edirne 5’inci Asliye Mahkemesi’nde açılan ikinci davanın ilk duruşması bugün görüldü. Duruşmaya doktor B.B.Ö. katılmazken avukatları ile Edirne Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Gürkan Altun, oda yönetim kurulu üyeleri ve çok sayıda meslektaşı ile sanık Volkan Kuşçu katıldı. 

‘TEHDİT ETMEDİM’

Duruşmada savunmasını yapan Kuşçu, darp olayının ardından ev hapsi cezası aldığını sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımların ardından yeniden tutuklandığını söyledi. Darp olayından dolayı pişman olduğunu söyleyen Kuşçu, sosyal medya paylaşımlarında ise doktor B.B.Ö.’yü tehdit etmediğini iddia etti. Kuşçu, bakmakla yükümlü 2 çocuğu olduğunu, tehdit gibi bir niyetinin olmadığını söyleyerek, “Ben elime hiç silah almadım, geçim derdine düşmüş bir insanım” dedi.  

ADLİ KONTROL ŞARTIYLA TAHLİYE EDİLDİ

Mahkeme heyeti, Kuşçu’yu 1 aylık tutukluluk halini göz önünde bulundurarak adli kontrol şartıyla tahliye etti. Kuşçu’ya yurt dışı çıkış yasağı ve haftada 1 gün imza verme zorunluluğu getirilirken, duruşma 4 Temmuz’a ertelendi. 

‘DİYECEK BİR ŞEY BULAMIYORUM’

Edirne Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Gürcan Altun, duruşmadan sonra yaptığı açıklamada, karardan dolayı çok üzgün olduklarını söyledi.

Altun, “Dün 17 Nisan Sağlıkta Şiddete Karşı Mücadele Günü’ydü. Gerçekten çok üzülüyorum. Şimdi bakıldığında daha önce bir meslektaşımıza karşı şiddet uygulamış olan birisi, tahliye olduktan sonra bu sefer sosyal medya üzerinden yine üstü kapalı ölüm tehditlerinde bulunuyor. Duruşmada gördüğünüz gibi ilk duruşmada tahliye kararı veriliyor. Buradan sesleniyorum; Sağlık Bakanı’na sesleniyorum. Meclisteki milletvekillerine sesleniyorum. Caydırıcı yasal düzenlemeler yapılmadığı takdirde bunun önüne geçilebilme olasılığı yok. Bugüne kadar 10’un üzerinde hekim görevi başında katledildi. Diyecek başka bir şey bulamıyorum” dedi.   

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/doktora-saldirdi-tahliye-oldu-tehdit-etti-yine-tahliye-oldu/feed/ 0
Kirayı fazla bulan Alman öğretmene tahliye şoku https://www.foxhaber.com.tr/kirayi-fazla-bulan-alman-ogretmene-tahliye-soku/ https://www.foxhaber.com.tr/kirayi-fazla-bulan-alman-ogretmene-tahliye-soku/#respond Tue, 07 May 2024 09:00:29 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7018 2022’de Ankara’daki Alman Okulu’nda çalışmak için gelen Denissa Appel, Etimesgut ilçesindeki Eryaman semtinde 6 bin 750 liraya 1+1 ev kiraladı.

Bir yıl sonra ev sahibi, yüzde 25 kira zammının üzerinde fahiş artış yapmak istedi.

Appel, kira için istenen 17 bin lirayı çok bulup kabul etmeyince, ev sahibinin talebi üzerine Ankara Batı İcra Müdürlüğü tarafından tahliye emri gönderildi.

Appel, tahliye taahhütnamesinin düzenlendiği tarihte herhangi bir evrak imzalamadığını, kontrat yaparken kendisine imzalatılan boş evrak üzerinde daha sonra tahrifat yapıldığını ileri sürerek, avukatı Kürşat Kaan Yıldırım aracılığıyla itirazda bulundu. Bunun üzerine tahliye durduruldu.

Denissa Appel, taahhütnamenin iddia edilen tarihte imzalanmadığını söyleyerek, “Yabancı olarak mağduriyetimi belirtmek istiyorum; çünkü Türkçe bilmiyorum. Bana kontratı imzalattılar. Ek bir belge verdiler, onu da kontrata aitmiş gibi gösterdiler. Ama orada tarih belirtilmemiş. Bir sene sonra evden çıkacakmış gibi bir evrak bana imzalatmışlar. Bu benim çok zoruma gitti. Çünkü ben burada yabancıyım. Türkiye’de böyle bir şey yaşayacağımı hiç düşünmemiştim” dedi

‘3 KAT ARTIŞ TALEP EDİYOR’

Avukat Kürşat Kağan Yıldırım ise müvekkilinin Türkçe bilmediğini belirterek, şöyle konuştu:

-Kendisi evi kiralarken emlakçı ve ev sahibiyle bir araya geliyor. Kendisinin tek niyeti aslında bir ev kiralamak ve orada uzun seneler oturmak. Bununla birlikte tabii o anda kira sözleşmesi yapılırken herhangi bir tercüman bulundurulmuyor.

-Müvekkile bir metin imzalatılıyor kira sözleşmesi olarak; ama müvekkilin metinin içeriğinde anladığı tek şey oturacağı adres ve kira bedeli. Bir yıl sonra müvekkilimizin mevcut ödediği kiranın 3 katına yakın bir kira artışı talep ediliyor.

-Müvekkil bunu karşılayamayacağını söylüyor. Ev sahibi de müvekkilimizle iletişimi keserek kira sözleşmesinin imzalandığı gün müvekkilimizden ayrıca alınan üzerinde tarih bulunmayan taahhütnameyi icraya veriyor.

-Müvekkilim, ‘Ben evi kiraladığım gün dışında ev sahibiyle hiç bir araya gelmedim, sadece bana o gün bir kira sözleşmesi imzalatıldı, başka bir belge imzalatıldıysa da ben zaten mahiyetini bilmiyorum diyerek, şikayette bulundu.

‘SIKLIKLA KARŞILAŞILAN BİR DURUM’

Tahliye emrine itiraz ettiklerini ve sürecin tahliye davası olarak devam edeceğini belirten Yıldırım, “Arabuluculuk süreci de geçti. Yargılama sürecinde biz bu iddialara karşı cevaplarımızı vereceğiz. Bu, kiracı olan vatandaşlarımızın da sıklıkla karşılaştıkları bir durum. Bugün Ankara’da veya başka büyük bir şehrimizde bir ev kiralamaya gittiğinizde emlakçı ve ev sahipleri sizlere kira sözleşmesiyle birlikte üzerinde herhangi bir tarih olmayan bir taahhütname imzalattırıyorlar. Bunu imzalamazsanız da size evi kiralayamayacaklarını söylüyorlar. Kiracılar mecburen o eve ihtiyaçları olduğu için bu taahhütnameleri üzerinde tarihi olsa da olmasa da imzalıyorlar. Yargıtay’ın kararlarına göre üzerinde eğer siz tarih belirtilmeyen bir taahhütnameyi boş bir imza şeklinde verirseniz bunu baştan kabul ettiğiniz yönünde yargı kararları var ve sizin dava sonucunda tahliyenize karar veriliyor” ifadelerini kullandı.

Yıldırım, kontrat yapılırken kiracılara boş taahhütnameye imza attıklarına bunun fotoğrafını çekip, ileride yaşanabilecek hukuki bir durumda delil olarak saklamaları tavsiyesinde bulundu.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/kirayi-fazla-bulan-alman-ogretmene-tahliye-soku/feed/ 0
Antalya yaralarını sarmaya çalışıyor https://www.foxhaber.com.tr/antalya-yaralarini-sarmaya-calisiyor/ https://www.foxhaber.com.tr/antalya-yaralarini-sarmaya-calisiyor/#respond Wed, 14 Feb 2024 21:21:31 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3388 Antalya’da felaketin izleri silinmeye çalışılıyor… Metrekare başına 24 saatte Kepez’e 372 kilogram, Muratpaşa’ya 277 kilogram, Döşemealtı’na da 69 kilogram yağış düştü. 1 ayda yağması beklenen yağışın 3 katı 1 günde yağdı.

UMKE timleri tarafından 112 ambulanslarının ulaşamadığı 9 vakaya müdahale edildi, 1’i ağır olmak üzere 8 kişinin tedavisi devam ediyor. Yağışlar bugün saat 18.00’e kadar yoğun, sonrasında ise yarın saat 12.00’ye kadar etkisini azaltarak devam edecek.

112’ye beş bin ihbarın yapıldığı şehirde 2 bin 493 su baskını yaşandı, 426 noktadaki su tahliye çalışmaları ise devam ediyor. En az 14 hayvanın telef olduğu selde 211 çiftçinin 1200 dekarlık alanında, özellikle Aksu’daki seralarda büyük zarar oluştu.

İl Defterdarlığı bünyesinde oluşturulan Afet Zarar Komisyonu da dün itibarıyla çalışmalara başladı. Meteoroloji ise felakete neden olan sağanağa ilişkin ‘turuncu kod’ uyarısını kaldırıp bunu ‘yeşil’e çevirdi.

Kepez Devlet Hastanesi’nde, dün sabah saatlerinde aşırı yağış nedeniyle yaşanan olumsuzluklar hızlıca giderilip kesintisiz hizmete devam edildi. Şehzade Korkut, Elmalılı Hamdi Yazır ve Muratpaşa yurtlarının bodrum katlarında biriken sular tahliye edildi. Tarım ve Orman İl Müdürlüğü’ne ait Gıda Kontrol Laboratuvarı’nın bodrum katındaki suyun tahliyesi devam ediyor.

Kepez ilçesinde 109 okulun 24’ünün bahçesine su doldu. 27 okulun elektrik sistemlerinde arızalar meydana geldi. 22 okulun çatısı su akıttı, 24 okulun bodrum katını, 9 okulun spor salonunu ve 3 okul pansiyonunu su bastı. Muratpaşa ilçesinde 7 okulun bodrum katlarında su baskınları oldu ve bahçeleri suyla doldu.

Bölgede Afyonkarahisar, Aydın, Burdur, İzmir, Denizli, Konya, Isparta, Ankara, Düzce, Eskişehir, Mersin illerinden gelen destek ekipleriyle 2 bin 544 personel, 432 araç, 356 motopomp ve 7 bot görev yapıyor.

Afet Zarar Tespit Grubu’na 4 bin 109 başvuru yapılırken, 140 konuta ait zarar tespiti belirlendi. Bugün 360 kişiden oluşan zarar tespit ekipleri çalışmalarını sürdürüyor. Kepez ilçesi Güneş Mahallesi’nde riskli görülen 1 binanın tedbiren tahliye edilmesine karar verildi. Tahliye edilen ve barınma talebi olan 26 vatandaşa geçici barınma imkanı sağlandı. Bugün diğer hasar ihbarlarına yönelik saha çalışmaları sürdürülecek.

ZARARIMIZ YOK AMA…

Muratpaşa ilçesinde karton bardak ve ambalaj fabrikası Kutluhan Karamahmutoğlu, yaşanan felaket ile ilgili şunları söyledi: Kentimiz iki gündür çok şiddetli yağmur altında. Son yılların en büyük doğa olayını yaşıyor Antalya. Çok şükür işletmemizde bir zararımız yok ancak çalışmalarımıza ara vermek zorunda kaldık. Birçok esnaf arkadaşımızın işyerlerini ve evini su bastı. Ekipler çalışmalarına devam ediyor.

HER ŞEYİM GİTTİ

Yeşildere Mahallesi’nde evi su basan Aynur Derge, gece saatlerinde yağışın arttığını, kapı ve camlarından içeriye suların girmeye başladığını söyledi. Evi su basınca üst kattaki komşusuna sığındıklarını anlatan Derge, “Her şeyim gitti, eşyalarım su içinde kaldık. Bir şey yapamaz olduk, kızımın odası, banyo ve evin her yerini su bastı, ne yapacağız bilmiyoruz. Kapılar kırıldı, çok mağdur olduk.” dedi.

KURYELERİN YASAĞI KALKTI

Antalya Valiliği, Aksu, Döşemealtı, Kepez, Konyaaltı, Muratpaşa ilçelerinde olumsuz hava koşulları nedeniyle moto kuryelerin trafiğe çıkışına yönelik kısıtlamayı ise kaldırdı.

CENAZESİ AİLESİNE TESLİM EDİLDİ

Kepez ilçesinde alt geçitte itfaiye ekiplerinin su ve çamur tahliye çalışmaları sırasında otomobilden cansız bedeni çıkarılan Halil Yıldız’ın (47) Antalya Adli Tıp Kurumu’ndaki otopsi işlemleri tamamlandı. Yıldız’ın naaşı ailesine teslim edildi. Yıldız’ın cenazesini teslim alan oğulları Akın, Umut ile yakınları ve mesai arkadaşları üzüntü yaşadı.

KOMANDOLARDAN SU TAHLİYESİ

Muratpaşa’daki tek katlı evlerin ve iş yerlerinin bulunduğu Yeşildere Mahallesi’nde yaşayanlar, dün evlerinden tahliye edildi. 300 evin su baskınlarından zarar gördüğü mahallede, bugün, sabah saatlerinde vatandaşlar evlerine gelerek biriken suları tahliye edip eşyalarını kurtarmaya başladı. İl Jandarma Komutanlığı’nın jandarma komando ekipleri de mahalleye gelerek destek verdi.

300 komando ellerinde süpürge ve küreklerle evlerin içinde ve bahçelerde biriken suyu tahliye etti. Ekipler vatandaşlara ihtiyaçlarının olup olmadığını da sordu, hasar tespiti yaptı.

KALEİÇİ YAT LİMANI’NDA SURLAR YIKILDI

Antalya’nın tarihi Kaleiçi’nde Yat Limanı’nın bulunduğu bölgedeki surların bir kısmı, gece saatlerinde çöktü. Üzerinde daha önceden bir restoranın bulunduğu ancak kapandığı belirtilen surlar, Yat Limanı’nda Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne ait tuvalete yıkıldı. Tuvaletin duvarının bir kısmı da devrildi.

Surların bir kısmının yıkıldığı ve diğer kısımlarının yıkılma tehlikesi ile karşı karşıya olduğu alanda emniyet şeridi çekilerek giriş yasaklandı.

Antalya’da sağanak felaketinden etkilenen vatandaşların yardımına, itfaiye ve belediye ekiplerinin yanı sıra Jandarma Arama Kurtarma (JAK) ekipleri de koştu. Muratpaşa ilçesi Yeşildere Mahallesi’nde evleri su altında kalan ailelerin yardımına giden JAK ekipleri, süpürgelerle evleri temizleyip, su içerisinde kalan malzemeleri dışarı çıkardı. Bir jandarma ise evin içerisinde ıslanan Türk bayrağını düzelttikten sonra katlayıp, kanepenin üst kısmına bıraktı.

SU SEVİYESİ 1.5 METRE

Evini su basan ve jandarma ekiplerinin yardımıyla evi temizlenen Bülent Gembeş ise yağmura uykuda yakalandıklarını söyledi. Gembeş, “Babam 90 yaşında, o da ilk kez böyle bir şey yaşadıklarını söyledi. Ne yapacağımızı şaşırdık ve kendimizi dışarıya zor attık. Su seviyesi 1,5 metre kadar vardı. Evin içerisi suyla dolu. Emekli maaşımla inşallah tekrar evimi kurmaya çalışacağım. Jandarmadan Allah razı olsun, sular altında kalan eşyaları çıkartıyorlar. Biz de kurtarılacakları kurtaracağız, sonrasında elimizden geleni yapacağız” diye konuştu.

PLAKALAR YOL KENARLARINA BIRAKILDI

Şiddetli yağış sonrası yollardaki su birikintileri nedeniyle araçların plakaları düştü. Düşen plakaları vatandaşların ya bir elektrik trafosunun yanına ya da bir ağacın kenarına bıraktıkları görüldü. Vatandaşlar plakaları sosyal medya hesaplarından da paylaşarak düşüren vatandaşların bulmasını sağlamaya çalışıyor.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/antalya-yaralarini-sarmaya-calisiyor/feed/ 0
Yargıtay onayladı: Boş taahhütname ile kiracıya tahliye https://www.foxhaber.com.tr/yargitay-onayladi-bos-taahhutname-ile-kiraciya-tahliye/ https://www.foxhaber.com.tr/yargitay-onayladi-bos-taahhutname-ile-kiraciya-tahliye/#respond Tue, 30 Jan 2024 21:21:17 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2795 Ankara’da F.T., kira sözleşmesi yaparken imzalattığı ‘tahliye taahhütnamesi’ ile kiracısı K.Y.’ye tahliye davası açtı. Kiracı K.Y., tahliye taahhütnamesinin boş olduğunu, sonradan ev sahibi tarafından doldurulduğunu iddia ederek, davanın reddini istedi. Mahkeme, tahliye taahhütnamesini geçerli sayarak, tahliyeye karar verdi. Karar, Yargıtay 3’üncü Hukuk Dairesi tarafından da onandı.

YARGITAY YEREL MAHKEMENİN KARARINI ONAYLADI

F.T, evden çıkması talebini kabul etmeyen kiracısı K.Y.’ye, kira sözleşmesini imzalarken imzaladığı ‘tahliye taahhütnamesi’ ile tahliye davası açtı. Kiracı K.Y, tahliye taahhütnamesinin kendisi tarafından boş verildiğini; sonradan ev sahibi tarafından doldurulduğunu iddia ederek, davanın reddini istedi.

Ankara 5’inci Sulh Hukuk Mahkemesi’nde görülen davada tahliye taahhütnamesi geçerli sayılarak, kiracı hakkında tahliye kararı verildi. Karar, Yargıtay 3’üncü Hukuk Dairesi tarafından da onandı. Yargıtay kararının gerekçesinde; davalı kiracının tarih bölümü boş olan taahhütnameye imza atarak, davacı ev sahibine istediği tarihi yazma yetkisi verdiği ve sonucuna katlanmak zorunda olduğunu belirtildi. Ayrıca söz konusu taahhüdün kiralanan mülkün tesliminden önce verildiği veya taahhütnamede yazılı tarihin sonradan ev sahibi tarafından doldurulduğu iddiasını ispat yükümlülüğünün de davalı kiracıda olduğuna hükmetti.

YARGITAY İÇTİHAT OLUŞTURDU”

Avukat Senem Yılmazel, tahliye davalarında ciddi bir artış olduğunu söyleyerek, şöyle devam etti:

– Tahliye taahhüdü ile ilgili yerleşmiş Yargıtay kararı oluştu. Tahliye taahhütnamesinde kira kontratı ile aynı tarih yazıyorsa bu geçersizdir. Ama kiracı boş bir tahliye taahhüdü verdi ise bu ev sahibi lehine bir belgedir. Şu an Yargıtay bu konuda yerleşmiş bir içtihat oluşturmuştur. İmzalanan bomboş bir tahliye taahhütnamesi de olabilir. Yalnızca tahliye tarihi de boş bırakılmış olabilir. Yargıtay kararları gereğince bu geçerli bir tahliye taahhüdüdür.

– Ancak kiracının bunun aksini ispatlaması gerekir. Bu da çok zor bir ispat yoludur. Dolayısıyla bu tip tahliye taahhütnameleri ev sahipliği lehine bir belgedir. Sözleşmeler, karşılıklı yapılır. Her iki tarafın sözleşme özgürlüğü vardır. İki taraf da ister sözleşmeyi imzalar ister imzalamaz. Borçlar kanunu ve icra iflas kanunu kiracı lehinedir. Dolayısıyla aslında ev sahiplerinin daha çok dikkat etmesi gerekiyor bu konuda.

EV SAHİBİ DE KİRA TESPİT DAVASI AÇABİLİR

Kiralara yapılacak zammın yüzde 25 ile sınırlı tutulmasının kiracıyı koruyan bir madde olduğunu belirten Yılmazel, şunları söyledi:

– Ancak ev sahiplerinin de hakları bulunmakta. 5 yıla kadar süreli olan kira sözleşmeleri için ‘kira uyarlama davası’ açılabiliyor. 5 yıldan uzun süreli sözleşmeler için ise ‘kira tespit davası’ açılabilir. Aslında bu iki dava da her ne kadar hukuki düzenlemeleri farklı olsa da aynı amaca hizmet ediyor. İkisi de değişen piyasa koşullarına göre kiranın rayiç bedele uyarlanmasını sağlayan davalardır.

– Ev sahipleri, eğer kira sözleşmesi süresi 5 yıla kadarsa ‘kira uyarlama davası’ açıp, bedel çok altta kaldıysa kiranın artırılmasını isteyebilir. Eğer 5 yıldan uzun süreli bir kira sözleşmesi ise ‘kira tespit davası’ açabilir. Yüzde 25’ten daha fazla bir kira artışını dava yoluyla alabilirler.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/yargitay-onayladi-bos-taahhutname-ile-kiraciya-tahliye/feed/ 0
Üç Hizbullah tetikçisine daha sessiz sedasız tahliye https://www.foxhaber.com.tr/uc-hizbullah-tetikcisine-daha-sessiz-sedasiz-tahliye/ https://www.foxhaber.com.tr/uc-hizbullah-tetikcisine-daha-sessiz-sedasiz-tahliye/#respond Mon, 29 Jan 2024 09:12:26 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2737 Güneydoğu’yu 1990’lı yılların başında kan gölüne çeviren Hizbullah terör örgütünün hükümlü tetikçilerinden üçünün daha sesiz sedasız tahliye edildikleri ortaya çıktı. Tahliye edilen tetikçilerden biri daha önce tahliyesine karar verilen ve Gaffar Okkan suikastına katılmaktan ağırlaştırılmış müebbet hapis hükümlüsü olan Bedran Salamboğa’nın ağabeyi Mehmet Salih Salamboğa olduğu belirlenirken, üç Hizbullah hükümlüsünün tahliyelerinin milletvekili seçilerek dokunulmazlık elde eden Can Atalay dosyasının Yargıtay’a gönderildiği 20 Ekim 2023 tarihinde gerçekleştiği ortaya çıktı.

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Can Atalay’ın tahliyesi önündeki engele Yargıtay’ın kesinleşmiş kararını gerekçe göstermişti. Üç Hizbullahçının da Yargıtay tarafından cezalarının onanarak kesinleşmesine rağmen serbest bırakılmaları dikkat çekti.

YAKLAŞIK 300 SANIĞA TAHLİYE

Diyarbakır ve Batman başta olmak üzere Güneydoğu’da yüzlerce cinayet işleyen, aralarında Emniyet Müdürü Gaffar Okkan suikastı faillerinin de bulunduğu yaklaşık 300 Hizbullah terör örgütü tetikçisi, ağırlaştırılmış müebbet hapis hükümlüsü olmalarına rağmen 2018-2023 yılları arasında tahliye edildiler.

Haklarındaki mahkûmiyet kararları Yargıtay tarafından onanarak kesinleşmesine rağmen, Hizbullah tetikçileri adil yargılanmadıkları, gözaltında işkence gördükleri, avukatsız ifadelerinin alındığı gerekçesiyle yargılandıkları mahkemelere toplu başvurular yaparak yargılamanın yenilenmesi ve haklarındaki infazın durdurulması talebinde bulundular. Bu talepler jet hızıyla yerine getirildi ve yaklaşık 300 tetikçi hakkında infaz durdurma kararı verilerek serbest bırakıldı. Bir elin parmağını geçmeyecek sayıda kalan tetikçilerin de serbest kalması için sürecin 3 ay öncesine kadar da devam ettiği ortaya çıktı.

BİRİ OKKAN SUİKASTI FAİLİNİN AĞABEYİ

Kapatılan Diyarbakır 2 No’lu Devlet Güvenlik Mahkemesinde yargılanıp “Türkiye Cumhuriyeti Anayasal düzenini silah zoruyla yıkarak yerine Şerri esaslara dayalı İran modeli bir İslam devleti kurmak amacıyla vahim nitelikte silahlı eylemlerde bulunmak” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılan ve bu cezaları Yargıtay tarafından onanarak kesin hükme bağlanan İsmail Yoldaş, Mehmet Salih Salamboğa ile Mehmet Nesih Salamboğa’nın 20 Ekim 2023 günü haklarındaki infazın durdurularak yargılamanın yenilenmesi gerekçesiyle tahliye edilerek serbest bırakıldıkları ortaya çıktı.

Bu üç tetikçiden Mehmet Salih Salamboğa’nın aynı zamanda Gaffar Okkan suikastına katılan tetikçilerden Bedran Salamboğa’nın ağabeyi olduğu belirlendi. Bedran Salamboğa’da ağabeyi gibi Okkan cinayetinden hüküm almasına rağmen tahliye edilmişti.

AVUKATSIZ İFADE YENİDEN YARGILAMA SEBEBİYMİŞ

Tahliye edilen 3 hükümlü tetikçinin, Diyarbakır merkeze bağlı Güleçoba Köyü Hatuni mezrasında televizyon izlemenin günah olduğu gerekçesiyle 3 köylüyü öldürmekten mahkum oldukları öğrenildi. Mahkeme tahliyeye gerekçe olarak da “dinlenmeyen tanık ifadelerinin ortaya çıkmış yeni güçlü delil” olduğunu, bu kişilerin dinlenerek yeniden yargılama taleplerinin esastan kabul edilebilir olduğunu belirtti.

Mahkeme, cinayet suçlarıyla ilgili itiraflarda bulundukları gözaltı ifadelerinin alındığı sırada avukat bulundurulmadığı için sanıkların müdafii yardımından da yararlanmadıkları için yargılamanın yenilenmesi şartlarının oluştuğunu tahliye kararına gerekçe gösterirken, zorunlu müdafilik 1 Haziran 2005’te yürürlüğe giren TCK’yla birlikte hayata geçirildi. Tetikçilerin yargılandıkları tarihte zorunlu müdafilik yasal olarak yürürlüğe girmemesine rağmen mahkeme bu gerekçe ile tetikçileri serbest bıraktı.

Bu üç Hizbullahçının, 2020-2022 tarihlerinde de iki kez infaz durdurma ve yeniden yargılama talebinde bulundukları, mahkemenin ise şartları oluşmadığı gerekçesiyle bu talebi reddettiği, ancak mahkeme heyetinin bu yıl değişmesiyle birlikte daha önce ret kararı verilen üç Hizbullahçının oy çokluğuyla tahliye edildikleri bildirildi.

CAN ATALAY HÜKÜMLÜ DİYE TAHLİYE EDİLMEMİŞTİ

Üç tetikçinin tahliye olduğu gün milletvekili seçilerek dokunulmazlık elde eden Avukat Can Atalay’ın tahliye talebiyle ilgili dosyası da İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesince Yargıtay 3. Ceza Dairesi’ne gönderilmişti. Daire AYM’nin ihlal kararına rağmen tahliyenin mümkün olamayacağını, çünkü Atalay’ın cezasının onanıp kesinleştiği için hükümlü olduğunu ısrarla vurgulamıştı.

Oysa aynı günlerde tahliye edilen bu üç tetikçinin de ağırlaştırılmış müebbet hapis hükümlüsü olmalarına rağmen tahliye edilmeleri dikkatlerden kaçmadı. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç da, Can Atalay’ın tahliyesine engel olarak hakkındaki mahkumiyet karının kesinleşmiş olmasını gerekçe göstermişti.

BİR HAKİM TAHLİYELERE KARŞI ÇIKTI

Oy çokluğuyla alınan bu karara heyetin bir üye hakimi tetikçilerin tahliye edilmemeleri gerektiği yönünde muhalif kaldı. Üye hakim muhalefet şerhinde şu görüşlere yer verdi:

– Yargılamanın yenilenmesi olağanüstü bir kanun yoludur. Kanunda tahdidi olarak sayılan sebeplere dayanılarak yargılamanın yenilenmesi yoluna gidilmektedir. Hükümlü Mehmet Nesih Salamboğa’nın başvurusu CMK’da yer alan yargılamanın yenilenmesi sebepleri arasında yer almadığından talebinin reddi ile yine hükümlüler İsmail Yoldaş ile Mehmet Nesih ve Mehmet Salih Salamboğa’nın avukatlarınca verilen dilekçe incelendiğinde taleplerinin CMK’nın 311. Maddesinde öngörülen şartları taşımadığı görülmüştür. Bu maddeye dayanılarak yargılamanın yenilenmesi taleplerinin kesinleşmiş bir mahkumiyet kararına dayanması gerekmektedir.

– Bu sebeple dayanak gösterilen belgenin de sahteliğinin mahkeme kararıyla belirlenmesi, tanık veya bilirkişinin yalan tanıklık, veya gerçeğe aykırı görüş bildirme suçlarından hüküm altına alınması aranmalıdır. Sahtelik ve yalan tanıklığa ilişkin kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı veya kuvvetli bir delil sunulmadığından yapılan başvurunun CMK’nın 319/1 maddesi uyarınca kabule değer görülmeyerek reddine karar verilmesi gerekmektedir.

– Yargılamanın yenilenmesini düzenleyen CMK’nın 311/1 maddesi yönünden yapılan incelemede ise iddia edilen konulan yargılama aşamasında gündeme getirilip değerlendirildiğinden yeni delil vasfı taşımadığı, ayrıca aynı talebe ilişkin daha önce de mahkememizce karar verilmiş olması nedeniyle yeniden yargılama talebinin reddedilmesi gerektiği düşüncesiyle sayın çokluğun kararına katılmamaktayım.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/uc-hizbullah-tetikcisine-daha-sessiz-sedasiz-tahliye/feed/ 0
Ev sahibiniz hesabını kapatırsa ne yapacaksınız https://www.foxhaber.com.tr/ev-sahibiniz-hesabini-kapatirsa-ne-yapacaksiniz/ https://www.foxhaber.com.tr/ev-sahibiniz-hesabini-kapatirsa-ne-yapacaksiniz/#respond Sun, 28 Jan 2024 09:03:20 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2701 1-Ev sahibi-kiracı ilişkileri neden bozuldu?

Kiracı kiralayan ilişkilerinin bozulmasının elbette ki asıl nedeni, paranın çok hızlı bir şekilde değer kaybetmesi yani enflasyon karşısında erimesi. Bu bağlamda kiracılardan alınan kira bedellerinin mal sahiplerini tatmin etmemesi, ağırlaşan ekonomik şartlar karşısında aslında kira ilişkisinde her iki tarafın da ekonomik olarak durumunun ağırlaşması ne yazık ki ilişkilerin istenmeyen boyutlara gelmesine neden oldu.

2-Konut kiralarına getirilen yüzde 25 artış sınırlaması kiracıyı korudu mu?

Aslına bakarsanız Türk Borçlar Kanuna 11 Haziran 2022 tarihinde eklenen geçici birinci madde düzenlemesi ile konut kiralarındaki yasal artış miktarının yüzde 25 ile sınırlandırılması kiracıyı tam olarak korumadı. Zira söz konusu düzenlemeye güvenerek artış yapmayan kiracılar karşısında birçok nedenle ev sahipleri tahliye davaları ve geçmişe dönük alacakları nedeniyle de icra takipleri yapmaya başladı. Açılan bu takip ve davalar neticesinde de birçok kiracı evinden istemediği halde tahliye edildi.

3-Kiracılar en çok hangi nedenle tahliye edilmeye çalışılıyor?

Sadece yasal artış miktarı olarak kanunla belirlenen yüzde 25’i uygulayacağını söyleyen kiracılarına karşı bazı ev sahipleri, önce geçmiş dönem kiralarından ödenmeyen yahut eksik ödenen bir miktarın varlığı halinde geçmişe dönük kira alacakları için icra takipleri başlattı. Temerrüt nedeniyle tahliye takipleri sonrasında alınan tahliye taleplerinden tutun da, “kızım yurt dışından gelecek, oğlum önümüzdeki ay evleniyor”a kadar birçok nedenden kiracılar tahliye edilmeye çalışılıyor.

4-Kiracısını çıkarmak için bazı ev sahiplerinin evlerini akraba yahut arkadaşları üzerine sahte satışlarla geçirdikleri doğru mu peki?

Bu süreçte, bazı ev sahipleri kira sözleşmesi yeni olduğundan kiracısını hukuken tahliye edemeyeceği için evini satılığa çıkardı.Ancak sadece bir tahliye nedeni ortaya çıkarabilmek adına evini başka birisinin üzerine geçirmek tamamen çılgınlık, aynı zamanda bu gibi davranışlar çok tehlikeli. Kiracıyı evden tahliye edeceğim derken evleri gerçek anlamda kaybetme tehlikesi ile karşı karşıya kalabilirler.

5-Tahliye taahhüdü düzenlenirken nelere dikkat edilmeli?

Tahliye taahhüdünün geçerli olabilmesi için öncelikle yazılı olması gereklidir. Taraflar arasında sözle bulunulan taahhütlerin hukuken bir geçerliliği yoktur. Tahliye taahhüdü kiralananın teslim edilmesinden sonra verilmiş olmalıdır. Tahliye taahhüdünün kiracı tarafından bizzat verilmiş olması gereklidir. Kiralanan ev yahut iş yerinin hangi tarihte tahliye edileceği net bir şekilde belirtilmiş olması, kiracının kayıtsız şartsız tahliyeyi kabul etmesi ve kiracının herhangi bir baskı ve tesirden uzak tamamen hür ve özgür iradesi ile taahhütte bulunması gerekir.

6-Tahliye taahhüdünün noter huzurunda veya yazılı şekilde yapılmasının bir farkı var mıdır?

Tahliye taahhüdünün noter huzurunda yapılması halinde icra dairesinden başlatılan takip sonrasında kiracının yapacağı itiraz icra hukuk mahkemesince reddedilerek tahliye işlemi görece daha hızlı gerçekleştirilebilecek iken adi yazılı şekilde tahliye taahhüdünün taraflar arasında yapılması sonrasında kiracı tarafından imzaya itiraz edilmesi halinde genel hükümlere göre uyuşmazlığın çözümü yoluna gidilmesi gerekecek ve bu durum bazı hallerde aylarca sürecek uyuşmazlıkların giderilmesinden sonra ancak tahliye işlemi gerçekleşebilecek.

7-Kiracının kira bedelinden başka bir ödeme yapma zorunluluğu var mıdır?

Kiracıya kira bedeli ve yan gider dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemeyeceği Türk Borçlar Kanunu’nda düzenleme altına alınmıştır. Buna göre kiracı kira sözleşmesinde yazılı tarihte kiralayana (ev sahibine) sadece kira bedelini ve yan giderleri (site-apartman aidatı, merkezi sistem yakıt gideri, ortak alan aydınlatma gideri, güvenlik giderleri, apartmanın peyzaj giderleri, apartman görevlisinin ücreti gibi giderler) ödemek zorundadır.

8-Ev Sahibi tarafından kiranın ödendiği banka hesabı kapatılırsa kiracının ne yapması gerekir?

Kiracının temerrüde düşmemesi için kira sözleşmesinde yazılı banka hesabına gönderilecek paranın hesabın kapalı olması nedeniyle kiracıya iade edilmesi halinde, kiracının söz konusu kira ödemesini PTT üzerinden “konutta ödemeli kira bedeli” şeklinde gerçekleştirmesi gerekir. Bunun da mümkün olmaması halinde ödeme yapılacak yerin mahkeme tarafından belirlenmesi sonrasında kira bedelini mahkemenin belirlediği hesaba yatırması doğru olandır.

9-Riskli yapılarda kiracıların sözleşmeyi fesih hakkı bulunur mu?

Kiralayan kiralananı sözleşmede amaçlanan kullanıma elverişli bir durumda teslim etmek ve sözleşme süresince bu durumda bulundurmakla yükümlüdür. Kiralanan sonradan ayıplı duruma gelirse kiracı, kiraya verenden ayıpların giderilmesini veya kira bedelinden ayıpla orantılı bir indirim yapılmasını ya da zararının giderilmesini isteyebilir. Kiralanan yerin riskli yapı olduğunun tespit edilmesi halinde kiracı sözleşmeyi feshedebilir.

10-Olağan kullanım hasarı kiracıdan talep edilebilir mi?

Türk Borçlar Kanunu 316. maddesi hükmü uyarınca kiracı kiralananı tam bir özenle kullanmak ve aynı kanunun 334. maddesi gereğince sözleşme sonunda aldığı hali ile kiralayana teslim etmekle yükümlüdür. Ancak kiracı sözleşmeye uygun olağan kullanma dolayısıyla oluşan eskime ve bozulmalardan sorumlu olmayıp münhasıran kötü kullanım nedeniyle oluşan zarar ve hasardan sorumludur. Kiraya konu taşınmazda kullanım süresine bağlı olarak olağan kullanım içerisinde mutlaka yıpranma ve eskimeler olacaktır. Kiracı bunların bedelini karşılamak zorunda değildir. Son olarak kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda zorunlu arabuluculuk sürecinin uygulamada özellikle kira davalarına bakmakla görevli olan sulh hukuk mahkemelerinde neredeyse yarıya yakın bir uyuşmazlığın özellikle kira tespit davalarında önemli ölçüde faydalı olduğunu ve mahkemeler önüne gelen uyuşmazlıkları azalttığını söylemek yanlış olmayacaktır. Ancak tahliyeye ilişkin uyuşmazlıklarda tarafların arabulucu etrafında pek anlaşamadığı ve bu nedenle açılan davalarda ciddi bir yığılma olduğunu da belirtmek gerekiyor.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/ev-sahibiniz-hesabini-kapatirsa-ne-yapacaksiniz/feed/ 0