Tarikat – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Fri, 17 May 2024 21:30:37 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Tarikat ve cemaatlere bedava arazi tahsis https://www.foxhaber.com.tr/tarikat-ve-cemaatlere-bedava-arazi-tahsis/ https://www.foxhaber.com.tr/tarikat-ve-cemaatlere-bedava-arazi-tahsis/#respond Fri, 17 May 2024 21:30:37 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7390 MEB, tarikat, cemaat ve STK adı altında iktidara yakın derneklere, devletin kapılarını ardına kadar açtı. 2007’den bu yana 8 yıldır değiştirilmeyen, “Kamu Taşınmazları Üzerinde Eğitim ve Yurt Faaliyetleri İçin Üst Hakkı Tesis Edilmesi İçin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik”, yerel seçimlere 3 gün kala 28 Mart 2024’te, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca değiştirildi.

CANININ İSTEDİĞİNE TAHSİS

Milli Eğitim Bakanlığı’nca izin verilen vakıf ve dernekleri kapsayan yönetmelikteki, “vergi muafiyeti tanınan vakıflarla kamu yararına çalışan dernekler” ifadesi kaldırıldı. Diyanet Akademisi de kapsam içine alındı. Yönetmelikteki değişiklikle, “eğitim faaliyetleri ve yurt yapacaklar” gerekçesiyle AKP artık okul ve yurt yapımı için ayrılan araziler başta olmak üzere kamu arazilerini, canı kime isterse ona tahsis edebilecek.

YURTTA 517 BİN YATAK BOŞ

Yurt bahanesiyle çıkarılan yönetmeliğe rağmen MEB’e bağlı 524 bin 537 yatak kapasiteli 3 bin 43 pansiyonlu yurttaki yataklardan 284 bin 34’ü doluyken 240 bin 503’ü bomboş. Yükseköğretim dahil tüm eğitim kademelerindeki 4 bin 588 özel yurt var. Bu yurtların yatak kapasitesi 445 bin 812 olup 168 bin 807’si doluyken 277 bin 5’i boş. MEB’in denetimindeki devlet ve özel yurtlardaki yatakların 517 bin 508’i halen boş!

“KAMU YARARI” ŞARTI KALKTI

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Meclis’teki bütçe görüşmelerinde, “Sizin tarikat, cemaat dediğiniz bizim sivil toplum kuruluşu dediğimiz yapılarla protokol yapmaya devam edeceğiz” ifadesini kullanmıştı. Şimdi, “Değerler Eğitimi” gibi protokollerle kalmayıp eğitim arazilerinin tahsisi toptan açıldı. Arazi tahsisinde artık “kamu yararına çalışma” şartı da aranmayacak.

DİNCİLERLE PROTOKOLE DOYMADILAR!

İktidarın, “kamu yararına vakıf” statüsüne alarak vergi muafiyeti hakkı verdiği tarikat cemaat ve STK’larla protokole doymadı. Dinci ve siyasi yapıları arazi tahsisi dışında protokollerle okullara sokan MEB, en son Dini İlimler ve Değerler Araştırma Derneği adı altında medreseleri olan Safa Vakfı’yla bağlantılı Verenel Derneği’yle protokol imzaladı. 56 ilde TÜGVA’ya derslikler tahsis edildi. Nakşibendi Cemaati’nin Hayrat Vakfı ile Ensar Vakfı’nın, Değerler Eğitimi protokolleri sürüyor. İnsan Vakfı’nın ‘mescitsiz okul kalmasın” projesine de MEB sponsor oldu.

  “KAMU ARAZİLERİ PEŞKEŞ ÇEKİLEMEZ”

Eğitim Uzmanı Alaaddin Dinçer, “Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Meclis’teki konuşmasında ‘STK adı altında örgütlenmiş bazı dernek ve vakıflarla protokol yapmaya devam edeceğiz’ demişti. Bu düzenleme o sürecin bir parçası. Kamu arazileri, ‘tahsis’ adı altında belli kesimlere peşkeş çekilemez. KYK yurt ihtiyacı olduğu bir gerçek ama MEB’e bağlı yurt ve pansiyonların kontenjanlarında yüzbinlerce yatak boş.

ÜNİVERSİTE AÇABİLECEKLER

Öğrencilere yurt yapmak devletin asli görev ve sorumluluğu. Kamu arazileri, ne gerekçeyle olursa olsun devredilemez. Seçime 3 gün kala yapılan bu değişiklik tarikat ve cemaatlerden oy devşirme amacı taşıyor. Deprem bahanesiyle kamulaştırılacak rezerv alanlarının da tarikatlara tahsisinin önü açıldı. Bu uygulama sadece okul yurt değil üniversite açma yetkisini de toplumun malumu belli kesimlere devrediyor.”

OKUL ARAZİSİNE MORG, AMELİYATHANE, SPA İZNİ!

2024 yerel seçimlerinde CHP’nin kazandığı Üsküdar’da 9 yıl önce 12 dönüm arazi “eğitim amaçlı kamu yararı” gerekçesiyle Nakşibendi Tarikatı’na bağlı Mahmut Esad Coşan Vakfı’na tahsis edilmişti. Anaokulu kreş, ilkokul, lise ve yurt yapma izni verilip özel eğitim alanı ilan edilerek 30 yıllığına karşılıksız tahsis edildi. Arazi devredilince vakıf, ilk iş üzerindeki devlete ait öğrenci yurdunu yıktı. İBB Başkanı Kadir Topbaş dönemindeki tahsis sonrası arazide 1/5000 ölçekli imar plan tadilatı yapıldı. Tarikat vakfı, okul yapma amaçlı aldığı araziye spa, yüzme havuzu, mescit, ameliyathane, morg, laboratuvar, görüntüleme merkezi, yoğun bakım ünitesi gibi izinler de aldı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/tarikat-ve-cemaatlere-bedava-arazi-tahsis/feed/ 0
Kadınları taciz etmek için tarikat kurdu… Uzaylı peygamber yeniden gündemde https://www.foxhaber.com.tr/kadinlari-taciz-etmek-icin-tarikat-kurdu-uzayli-peygamber-yeniden-gundemde/ https://www.foxhaber.com.tr/kadinlari-taciz-etmek-icin-tarikat-kurdu-uzayli-peygamber-yeniden-gundemde/#respond Fri, 09 Feb 2024 21:09:38 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3123 Uzaylılar tarafından kaçırıldığını söyledi, UFO tarikatı kurdu. Uzaylıların insan klonladıklarını iddia etti. Ve onlardan öğrendiği öğretileri aktarma vaatlerinde bulundu.

1970’li yılların hiç şüphesiz dikkat çeken isimlerinden biri de Claude Vorilhon, yani Raël idi. Uzaylılarla ilgili ilginç iddialarda bulunarak kadınlarla birlikte olmaya çalışan Raël, şimdi Netflix’te yayınlanan belgeselle yeniden gündemde.

GÜNDEN GÜNE BÜYÜYEN BİR TARİKAT

Fransız asıllı olan Claude Vorilhon, aslında bir gazeteci ve otomobil yarışçısıydı. Ancak iki defa uzaylıların kendisini kaçırdığını ve ona insanlığın sırrını öğrettiklerini iddia ederek bir tarikat kurdu. Adını da Raël olarak değiştiren Vorilhon, bu vaatleri kullanarak kadınlarla birlikte olmakla kalmadı aynı zamanda tarikatını günden güne büyüttü.

Netflix’te dört bölümü yayınlanan belgesel, bir dönem üyelerinin televizyon programlarında da sık sık yer aldığı tarikatı inceledi.

İNSAN KLONLUYOR, ÖLÜMSÜZLÜĞÜN SIRRINI VERİYOR

Raël kendi kaleme aldığı bir kitapta Fransa’daki bir yanardağ kraterinin derinliklerinde uzaylılarla karşılaşmasını anlatıyor. Bu varlıkların onu insan klonlamayı sürdürmeye ve ölümsüzlüğün sırrını açığa çıkarmaya teşvik ettiğini yazdı.

Belgeselde, Raël’in kadınları, kendisine cinsel açıdan ayrıcalıklı hale getiren bir sözleşme imzalamaya zorladığı yönündeki suçlamalar, çıplak meditasyon seansları ve Raelyalıların insan klonlamada ustalaştıklarına dair iddialar inceleniyor.

Raël’in tarikatı hızla büyürken 1980’lerin başlarında, Raelyenler (Raël tarikatını izleyen kişiler) Fransa’nın güneyinde bir kamp alanı satın aldılar ve burayı, Claude veya ‘Raël’in bilgeliğini iddia ettiği İncil temalı eski uzaylılar ırkı olan ‘Elohim’i’ karşılamak için kitlesel çıplak ibadet törenleri için kullandılar.

Grup, Fransa’daki vahşi doğa inzivalarına da Eden adını verdi.

Jean-Paul adlı eski bir üyeye göre, “Onun anahtar bir sözü vardı: ‘Pantolonunu kafandan çıkarmak istiyorsan, önce pantolonu kıçından çıkarmalısın.’ Kendimi utanmadan çıplak bir grubun içinde bulmak… Kolay olmadı ama başardık.”

CİNSEL İSTİSMAR İDDİALARI TEPKİ TOPLADI

1990’larda, grubun takipçilerinin uluslararası düzeyde artmasıyla Raël ve takipçileri, sık sık televizyon programlarına katıldı ve haber programlarının konusu haline geldi.

Tarikat, 1992’de Kanada’nın Quebec kentinde Le Jardin du Prophète (Peygamberin Bahçesi) adını verdikleri 284 dönümlük bir mülk satın aldı. Ve ‘Elohim Elçiliği’ için para toplamak amacıyla UFO araştırmaları için bir müze inşa ettiler. Raël ve tarikatın önde gelen kişileriyle ilgili cinsel istismar iddiaları da ilk kez Kanada’da ortaya çıktı.

SEKS KÖLESİ OLMUŞLAR

Grubun içine gizlice giren gazeteci Brigitte McCann’in tarikat üyelerini seks kölesi olarak adlandırsa da Raelyenlerin kültüründe onlar ‘Melekler Tarikatı’ olarak biliniyordu. Hatta McCann, çıplak meleklerin peygamberin her isteğini yerine getirdiği törenler gördüğünü söylüyor.

Tarikat artık skandallarla ve tartışmalarla basında geniş yer almaya başlamıştı. Bu tartışmalar, Raelyenlerin Bahamalar’da Clonaid adında bir insan klonlama araştırma şirketi kurmasının ardından George W. Bush’un başkanlığı sırasında en yüksek noktaya ulaştı.

Mart 2001’de insan klonlama yasağı tartışılırken, Raël ve takpçileri, girişimlerinin etiği hakkında ifade vermek üzere çağrıldılar. Ve yine aynı süreçte, ABD Gıda ve İlaç İdaresi’nin Kriminal Soruşturma Bürosu, Batı Virginia’daki Nitro’daki bir liseden kiralanan bir Clonaid laboratuvarını denetledi.

Raelyenler, ilk iddia edilen insan klonlama başarısını Aralık 2002’de duyurdu. Başkan Bush, insan klonlama fikrini derinden rahatsız edici olarak niteledi. Ayrıca Demokratlar da Clonaid ve Raël ile ilgili skandalların, tıptaki terapötik klonlama araştırmalarını olumsuz yönde etkilemesinden endişeleniyordu.

Hareketin klonlama şirketi Clonaid’in bilimsel direktörü olarak görev yapan Dr. Brigitte Boisselier da yeni Netflix belgeselinin yapımcılarına röportaj verdi.

Netflix belgeseli daha uzun bir süre konuşulacak ve tarikatla ilgili ortaya çıkan yeni bilgilerle trtışmaları da beraberinde getirecek gibi görünüyor.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/kadinlari-taciz-etmek-icin-tarikat-kurdu-uzayli-peygamber-yeniden-gundemde/feed/ 0
Çocuklarımız üzerine kirli oyunlar oynanıyor https://www.foxhaber.com.tr/cocuklarimiz-uzerine-kirli-oyunlar-oynaniyor/ https://www.foxhaber.com.tr/cocuklarimiz-uzerine-kirli-oyunlar-oynaniyor/#respond Sat, 23 Dec 2023 09:06:19 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1367 Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in, STK adı altında tarikat ve cemaatleri okullara sokma ısrarı yargıya taşındı. Atatürkçü Düşünce Derneği ve Eğitim İş başta olmak üzere çok sayıda kuruluş, suç duyurusunda bulundu. Eğitim İş Genel Başkanı Kadem Özbay, bu protokollerin iptali için açtıkları davaların reddediliş sürecini SÖZCÜ’ye anlattı.

Tarikat ve cemaatlerle MEB’in yaptığı protokollerinin iptali için çok sayıda dava açtıklarını belirten Özbay, “Devam eden davalar da var. Danıştay, protokollerin iptali istemli açtığımız çok sayıda davayı, “Bakanlığın takdiri” diyerek, reddetti. Kazandığımız davalarda da mahkeme kararını, MEB uygulamıyor. Anayasa ve Milli
Eğitim Temel Kanunu açıkça ihlal ediliyor” diye konuştu.

PROTOKOLLER GİZLİ

Bakanlığın 10 yıl önce sadece 1-2 vakıf ve dernekle imzaladığı protokol sayısının, davalar sürerken bugün 2709’a kadar çıktığına dikkat çeken Başkan Özbay, “Protokol imzalanan Ensar, Hayrat, Türgev, Tügva, İlim Yayma gibi bazıları biliniyor. Başka kimler var? Gizli. Cumhuriyetin temeli, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkesi, MEB’de yerini keyfilik ve gizliliğe bıraktı. Öğrenciler, veliler hatta öğretmenler, bir sonraki gün sınıfta derse kimin gireceğini bilmiyor” dedi. Özbay sözlerini şöyle sürdürdü:

CEMAAT REFERANSI

“Cumhuriyet kurumlarında, liyakat değil sadakat hakim oldu. Tarikat ve cemaat referansları, diplomaların önüne geçti. MEB’in, çocuklara her istediğini yapma ve canının istediğini, derslere sokma gibi bir hakkı yok. STK adı altında toplumun huzurunu bozacak anlaşmaları, anayasanın 2. maddesi ve Milli Eğitim Temel Kanunu’na aykırı yapamazlar. MEB’in işi çocuklara eğitim vermek olsa da, tarikatları okullara sokarak, eğitim vermekten aciz olduklarını kanıtladılar.”

MÜRİT TOPLUYORLAR

“Tarikatlar bu protokollerle okullarda özellikle yoksul aile çocuklarına ulaşıyor. Kamp, gezi adı altında ‘Tarikatlar iyidir, yardımseverdir’ algısı yayarak, okullardan öğrenci topluyorlar. FETÖ’nün okullardan mürit toplama yöntemini, MEB bu protokollerle tüm tarikat ve cemaatler için açtı. Bakanın tarikat ve cemaatlerle ilgili meclisteki sözleri, okul gruplarında anında paylaşılıp, öğrenci yönlendirilmesi için okul idareleri cesaretlendirildi. Öğrenciler, tarikat ve cemaatler için açık hedef yapıldı.”

DERSLERE GiRMELERi SUÇ!

“Okul dışı faaliyet için izin verilmiş gibi görünse de, tarikat müritleri okullara yerleşti. Cübbeli, sarıklı, çarşaflı yani tarikatların sembol giysilerini giyen bu kişiler, ‘sohbet’ adı altında özellikle yatılı okullardaki öğrencilerle doğrudan temas kuruyor. MEB, ‘veli izin belgesi’ almadan, tarikat cemaat bağlantılı bu kişileri okullara hatta derslere sokuyor. MEB protokol yapsa bile, ‘veli izin belgesi’ olmadan çocuklara, tarikat müritleri ile temas kurduramaz. STK maskesiyle, tarikatçılar okullarda derslere giremez. Anayasa’ya aykırı bu duruma itirazı olan tüm velilere, hukuki desteğe hazırız.”

BAKANLIĞIN “TAKDİR YETKİSİ” ANAYASANIN ÜZERİNDE Mİ?

Milli Eğitim Bakanlığı, 2023 yılında çoğu tarikat ve cemaatlerle protokol anlaşması iptali ve idari soruşturma olan 24 bin 247 davaya müdahil oldu. Davalar için bu yıl eğitim bütçesinden, 297 milyon TL harcandı. Tarikat ve cemaatlerin kapatılması talepli davalar Danıştay’da, “Gönüllülük esas” ve “Bakanlığın takdir yetkisi” gerekçesiyle reddedildi. Tarikatların okullara girişi, bu kararlarla hukuken açıldı.

1- MAHKEME KARARIYLA TARiKAT KUMBARASI

İHH Vakfı, ‘Her Sınıfın Bir Kardeşi Var’ projesiyle, MEB’le protokol imzaladı. Devlet okullarına kumbara koyup para topladı. Eğitim İş Sendikası, protokol iptali için dava açtı. MEB, “Değerler eğitimi ile uyumluluk var. Vakıfları denetleme yetkisi bizde değil. Öğrencilerden zorla para toplanmıyor. Gönüllülük esası var” diye kendini savundu. Danıştay da, ‘Gönüllük esası var’ diyerek, davayı reddetti. Kumbaralar, ilkokul ve ortaokulda reşit olmayan çocuklarının önüne hâlâ konulup, para toplanılıyor.

2- MEB DEĞERLER EĞiTiMi VERMEKTEN ACiZ Mi?

MEB ve Hizmet Vakfı, ‘Değerler Eğitimi’ protokolü imzaladı. Anayasanın eşitlik ilkeleri ile Milli Eğitim Temel Kanunu’nun laiklikle ilgili 12. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 2022’de dava açıldı. Bakanlık mahkemede; milli, manevi, ahlaki değerleri benimsetmek amacıyla protokol imzaladığını savundu. Danıştay Tetkik Hakimi, eğitim ve öğretim hizmetini devlet adına verme sorumluluğunun MEB’de olduğunu hatırlatıp, örgün öğretimde iptal edilmesi için şerh düştü. Mahkeme, MEB’in Değerler Eğitimi verme yetkinliğinin tespit edilmesini istese de, davayı reddetti.

“DİNCİ EĞİTİME GÖZ YUMULUYOR”

ÇYDD Genel Başkanı Prof. Dr. Ayşe Yüksel: “Anayasanın 2. maddesinde vurgulandığı gibi Türkiye Cumhuriyeti, laik bir hukuk devletidir. Atatürk, 1925’te yanu 98 yıl önce tekke ve zaviyeleri kapattı. Bu yasa hâlâ yürürlükteyken tarikat ve cemaatlerin ülkenin her yerinde üstelik MEB onayıyla örgütlenmesi, dinci eğitim yapılanmasına göz yumulduğunu kanıtlıyor. Bakanın, ‘Öğrenciler dağa çıkmasın’ diye tarikat ve cemaatlerle işbirliği ısrarı, tam bir akıl tutulmasıdır. Çare; Atatürk’ün eğitim yasaları…”

“PSİKOLOJİK TRAVMALARA YOL AÇAR”

MEF Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Özcan: “Türkiye’deki bütün çocukların eğitiminden, Milli Eğitim Bakanı sorumlu. Okullarda ders veren öğretmenlerin pedagojik formasyonu olma şartı var. STK’lardan gelip öğretmenlik yapanların, pedagojik formasyonu olmadığı gibi pedagojik formasyonu olma şartı da yok. Çocuklara karşı çok büyük bir yanlış yapılıyor. Öğrenciyle nasıl konuşup, nasıl ödev, ödül vereceğini bilmeyen birinin derslere sokulması, çocukları okuldan soğutur. Çocuklarda, etkisi yıllarca sürecek, psikolojik travmalara yol açar.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/cocuklarimiz-uzerine-kirli-oyunlar-oynaniyor/feed/ 0
Eğitimciler karanlığa karşı alanlara çıkıyor https://www.foxhaber.com.tr/egitimciler-karanliga-karsi-alanlara-cikiyor/ https://www.foxhaber.com.tr/egitimciler-karanliga-karsi-alanlara-cikiyor/#respond Fri, 22 Dec 2023 09:27:06 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1309 AKP iktidarının 2016’dan beri ısrar ettiği kalıcı yaz saati uygulamasıyla özellikle kış mevsiminde, tüm ülkeyi karanlığa mahkum ettiğini belirten Eğitim İş üyesi eğitimciler, sabah karanlığında basın açıklaması yaptı. İktidarın bilimsel dayanaktan yoksun, inatla uyguladığı kalıcı yaz saati uygulamasının eğitimi ve çocukları olumsuz etkilediğini söyleyen Eğitim-İş Aydın Şube Sekreteri Funda Deniz, “Bu plansızlık ve inat sebebiyle çocuklarımız, daha günün ağarmadığı saatlerde yollara düşmek zorunda kalıyor.

Uykuya ve gün ışığına gelişimsel olarak en ihtiyaç duyduğu yıllarda çocuklarımızın bu kör, ışıksız saatlerde okula gitmek zorunda bırakılması velileri de zora düşürüyor. Kış mevsiminde, günün ilk ders saatlerinde çocuklar henüz uyku mahmurluğunu üzerlerinden atamadığı için verim alınamıyor. Hiçbir bilimsel temeli olmayan, milli eğitimi ve milli ekonomiyi baltalayan, ülkede koca bir güvenlik açığı oluşturan kalıcı yaz saati uygulamasından derhal vazgeçin” dedi.

VARDİYALI EĞİTİM

Eğitimin içine atıldığı zifiri karanlığın sadece saat ayarlamasıyla olmadığını söyleyen Deniz, “Okul ve derslik sayısındaki yetersizlik nedeniyle büyükşehirlerde bile birçok okulda ikili eğitim devam ediyor. Bir okul binasında birkaç okulu dolduracak kadar çok sayıda öğrenci, adeta vardiyalı biçimde eğitim görüyor. AKP’nin 5 yıl önce bitirme sözü verdiği ikili eğitim garabeti nedeniyle bir grup öğrenci okula daha gün ağarmadan giderken, okula geç gelen grup ise ancak akşam karanlığında evine dönebiliyor. Ailelerin sosyal ve kültürel yaşamlarını da baltalayan ikili eğitim sistemi devam ettikçe, öğrencilerin hem soyut hem de somut anlamda karanlıkta kalması kaçınılmazdır” diyerek iktidarın eğitim politikasını eleştirdi.

“EĞİTİMİ MANEVİ KARANLIKTAN KURTARACAĞIZ”

Deniz, “Yanlış ekonomi politikalarıyla, gerici hamlelerle, adaletsizliklerle manevi olarak koyu bir karanlığın içine itilen ülkeyi, bir de somut bir karanlığa mahkûm etmeyin! Üstelik eğitimin içine atıldığı soyut karanlık daha da büyüktür. Tarikatlar, MEB desteğiyle ve protokoller aracılığıyla eğitimde cirit atıyor. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in pişkince tarikatlarla protokolleri sürdüreceklerini açıklaması, eğitimdeki gerici kuşatmanın dozunun daha da artırılacağının emaresi olmuştur. Bu durumda Başöğretmen’in eğitim neferleri olarak bizlere düşen de eğitimi içine gömüldüğü bu manevi karanlıktan da kurtarmaktır. Kurtaracağız!” diyerek tüm yurttaşlara eğitime ve çocuklara sahip çıkma çağrısı yaptı.

EYLİMLİLİK SÜRECİ BAŞLATILDI

Eğitim-İş sekreteri Funda Deniz, şu ifadeleri kullandı;

*“Okullarımızda tarikat ve cemaatleri istemiyoruz!!!” sloganıyla eylemlilik sürecimizi başlatıyoruz. Tüm yurttaşlara eğitime ve çocuklarımıza sahip çıkma çağrısı yapıyoruz! Tüm siyasi partileri, sendikaları, meslek odalarını, dernekleri ve velilerimizi, bugünümüze ve yarınımıza sahip çıkmaya çağırıyoruz!

*Gelin hep birlikte Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’e, devrimlerine, emanetlerine ve Cumhuriyetimize ilelebet sahip çıkacağımızı bir kez daha ilan edelim!

*Tüm illerde, Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün “Efendiler ve ey millet! İyi biliniz ki Türkiye Cumhuriyeti; şeyhler, dervişler, müritler, mensuplar memleketi olamaz. En doğru ve en hakiki tarikat, tarikat-ı medeniyettir. Medeniyetin emrettiğini ve talep ettiğini yapmak, insan olmak için kâfidir” sözlerini içeren pankartları sendika binalarımıza asacağız.

* Bugün “Karanlıkta eğitime hayır” eylemliliğimizde “okullarda tarikat ve cemaatleri istemiyoruz, okullar öğretmenlerin iş yerleridir” diyor ve eylemliliğimizi ilan ediyoruz!

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/egitimciler-karanliga-karsi-alanlara-cikiyor/feed/ 0