Tarım – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Fri, 17 Jan 2025 15:13:58 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Konya Çevre Yolu 2. Kesimi” açılış töreninde konuştu Açıklaması https://www.foxhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-konya-cevre-yolu-2-kesimi-acilis-toreninde-konustu-aciklamasi/ https://www.foxhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-konya-cevre-yolu-2-kesimi-acilis-toreninde-konustu-aciklamasi/#respond Fri, 17 Jan 2025 15:13:58 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-konya-cevre-yolu-2-kesimi-acilis-toreninde-konustu-aciklamasi/ Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “İlk kısmı 22, ikinci kısmı 46, üçüncü kısmı ise 54 kilometre olmak üzere 122 kilometre uzunluğundaki KonyaÇevre Yolu, şehrimize kazandırdığımız en önemli yatırımların başında geliyor. Projeyle Konya’nın transit trafik yükünü çevre yoluna aktaracak, şehir içinde kalan eski çevre yolundaki trafik yoğunluğunu azaltacağız.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Konya Çevre Yolu 2. Kesimi” açılış töreninde konuştu.

Göreve geldikleri günden beri eser ve hizmet siyasetiyle Konya’ya ve Konyalılara layık olmak için gece gündüz çalıştıklarını belirten Erdoğan, “Üretimin, istihdamın ve ihracatın artırılması, şehrin dengeli şekilde kalkınması için tüm imkanlarımızı seferber etmiş durumdayız.” ifadesini kullandı.

Hem Konya’ya hem de bölgeye ekonomik, ticari ve tarımsal olarak katkı yapacak projelerine, yatırımlarına ve hizmetlerine her gün bir yenisini eklediklerini söyleyen Erdoğan, şöyle devam etti:

“Doğu-batı ve kuzey-güney istikametindeki ulaşım ağlarının adeta kavşak noktası olan Konya’nın, kara, demir ve hava yolu ulaşımının geliştirilmesi, temel önceliklerimizden biridir. Şu rakamı özellikle dikkatinizi çekiyorum, bugüne kadar ulaştırma alanında Konya’ya güncel rakamla 146,7 milyar liralık kamu yatırımı yaptık. Şehrimizi kuzeyde Ankara ve Eskişehir’e, batıda Isparta, Afyonkarahisar ve oradan İzmir’e, doğuda Aksaray, Niğde ve oradan Kayseri’ye, güneyde ise Antalya, Karaman ve Mersin’e bölünmüş yollarla bağladık. Ülkemizin en yüksek ayaklı ve en uzun dengeli konsol köprüsü olan Eğiste-Hadimi Viyadüğü’nü inşa ederek Konya’nın Akdeniz ve İç Anadolu Bölgesi’ne kesintisiz, konforlu ve güvenli ulaşımını temin ettik.

Şurası da çok önemlidir, Konya’mızın 2002’de 167 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 22 yıl içinde tam 1286 kilometreye çıkardık. Bitümlü sıcak karışım kaplamalı yol ağı ise 97 kilometreden 1296 kilometreye yükseldi. Yollarımızı daha güvenli, daha modern yapıya kavuşturduk. Konya-Ankara Yolu’nu, Konya-Akşehir-Afyonkarahisar Yolu’nu, Konya-Aksaray Yolu’nu, Konya-Karaman Yolu’nu, Konya-Belören-Hadim Yolu’nu şehrimizin istifadesine sunduk. Konya’yı Akdeniz’e en kestirme yoldan bağlayan 5 kilometre uzunluğundaki Demirkapı Tüneli’ni hizmete açtık.”

“Konya Çevre Yolu, şehrimize kazandırdığımız en önemli yatırımların başında geliyor”

Alacabel Tüneli ve bağlantı yolları ile Akşehir- Yunak Yolu, Taşkent- Balcılar Yolu, Ereğli-Halkapınar-İvriz Yolu ve Seydişehir- Bozkır Yolu gibi 11 ayrı kara yolu projesinin çalışmalarının da devam ettiğini bildiren Erdoğan, “İnşallah bu projeleri de yakın zamanda nihayete erdirecek ve Konyalı kardeşlerimizle birlikte bölgenin tüm şehirlerinin emrine vereceğiz.” dedi.

Konya’nın şehir içi ve şehirler arası ulaşımdaki merkezi konumunu güçlendirecek, tarım, ticaret ve sanayi birikimini çok daha üst seviyelere taşıyacak kara yolu yatırımlarını sürdürdüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İlk kısmı 22, ikinci kısmı 46, üçüncü kısmı ise 54 kilometre olmak üzere 122 kilometre uzunluğundaki Konya Çevre Yolu, şehrimize kazandırdığımız en önemli yatırımların başında geliyor. Projeyle Konya’nın transit trafik yükünü çevre yoluna aktaracak, şehir içinde kalan eski çevre yolundaki trafik yoğunluğunu azaltacağız.” bilgisini paylaştı.

“Yıllık 6 milyar lira tasarruf edeceğiz”

Ülkenin turizm ve ticaret merkezlerine hızlı ve güvenli trafik akışını sağlayacak, Konya’nın ulaşım imkanlarını çeşitlendirmiş olacaklarını bildiren Erdoğan, şunları kaydetti:

“Böylelikle şehrimizin ekonomik, sosyal ve ticari gelişimine de kayda değer katkılar yapacağız. Projemizin birinci kısmını, 2020’de tamamlayarak trafiğe açmıştık. Bugün ise ikinci kısmın Afyonkarahisar ve Aksaray aksındaki 30 kilometrelik kesimini ulaşıma açıyor, hizmete sunuyoruz. 3 köprü, 3 köprülü kavşak, 1 viyadük, 18 alt geçit ve 57 menfezin yer aldığı bu kesime tam 44 bin fidan diktik. İkinci kısmın geriye kalan 16 kilometrelik bölümü yani Aksaray- Adana aksı arasındaki 16 kilometrelik kesiminde çalışmalar devam ediyor. İnşallah yakın zamanda onu da tamamlıyoruz.

Bugün hizmete verdiğimiz Afyonkarahisar-Aksaray arasındaki 30 kilometrelik kesim ile mevcut yol üzerinden 40 kilometre katedilerek sağlanan ulaşımı 10 kilometre kısaltmış oluyoruz. Aynı şekilde seyahat süresini 49 dakikadan 17 dakikaya düşürüyoruz. Böylece zamandan 4,6 milyar, akaryakıttan 1,4 milyar olmak üzere yıllık toplam 6 milyar lira tasarruf edeceğiz. Çevreye zararlı karbon emisyonunu tam 81 bin 400 ton azaltıyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda çevre yolunun yapımında emeği geçenleri tebrik etti.

Notlar

Törene, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Ticaret BakanıÖmer Bolat, AK Parti genel başkan yardımcıları ve milletvekilleri ile Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay ve diğer ilgililer katıldı.

Bakan Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bir tablo hediye etti. Konya Müftüsü Ali Öge’nin yaptığı duanın ardından yolun açılış kurdelesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve protokoldekiler tarafından kesildi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-konya-cevre-yolu-2-kesimi-acilis-toreninde-konustu-aciklamasi/feed/ 0
Su Kıtlığı Tehlikesi: Türkiye 2030’da Su Fakiri Olabilir https://www.foxhaber.com.tr/su-kitligi-tehlikesi-turkiye-2030da-su-fakiri-olabilir/ https://www.foxhaber.com.tr/su-kitligi-tehlikesi-turkiye-2030da-su-fakiri-olabilir/#respond Fri, 29 Nov 2024 18:59:40 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/su-kitligi-tehlikesi-turkiye-2030da-su-fakiri-olabilir/

TARIM ve Orman Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider, “Şu anda bizim göller dahil kullanılabilecek temiz suyumuz Türkiye Cumhuriyeti Devleti sınırlarında kişi başına düşen 1313 metreküp hakkımız var. Eğer gerekli tedbirleri alamazsak, o zaman bu rakam 2030 yılı itibariyle 975 metreküpe düşüyor. Eğer tedbirleri almazsak 5 yıl sonra su fakiri olmamız, kaçınılmaz bir gerçek” dedi.

Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider, çeşitli ziyaretler için Kayseri’ye geldi. İlk olarak Kayseri Valiliği’ni ziyaret eden Gizligider, ardından Büyükşehir Belediyesi’ne geçti. Büyükşehir Belediyesi meclis salonunda ‘Tarımsal Üretimin Planlanması’ bilgilendirme toplantısı düzenlendi.

85 milyon olan Türkiye nüfusunun 2030’da yaklaşık yüzde 10 artışla 93 milyonu aşacağını tahmin ettiklerini söyleyen Gizligider, şöyle konuştu:

“Şu anda bizim göller dahil kullanılabilecek temiz suyumuz Türkiye Cumhuriyeti Devleti sınırlarında kişi başına düşen 1313 metreküp hakkımız var. Uluslararası bir endeks, ‘eğer 1700 sınırını geçerse o ülke su bakımından zengindir ama 1000’in altına düşerse su fakiri sayılırsınız’ diyor. Eğer gerekli tedbirleri alamazsak, o zaman bu rakam 2030 yılı itibariyle 975 metreküpe düşüyor. Eğer tedbirleri almazsak 5 yıl sonra su fakiri olmamız, kaçınılmaz bir gerçek. Lakin Ekim 2023’teki rakam 36,6 milimetre. Ekim 2024’te düşen yağış ortalaması ise 26,8 milimetre. Bunu 30 yıllık Türkiye ortalaması ile karşılaştırdığımızda ise yarı yarıya. Oysa ki nüfusumuz yarı yarıya düşmüyor, tersine artıyor. Yani bizim bu planlamayı yaparken suyu temele koyma felsefemizin zaruretinin size sayısal değerlerini anlatmaya çalışıyorum.”

Haber-Kamera: Nuray UZATMAZ/KAYSERİ,

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/su-kitligi-tehlikesi-turkiye-2030da-su-fakiri-olabilir/feed/ 0
TİKA Cezayir’de Eğitim Atölyeleri Açtı https://www.foxhaber.com.tr/tika-cezayirde-egitim-atolyeleri-acti/ https://www.foxhaber.com.tr/tika-cezayirde-egitim-atolyeleri-acti/#respond Wed, 27 Nov 2024 22:41:28 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/tika-cezayirde-egitim-atolyeleri-acti/ Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından Cezayir’de “Geleneksel Kıyafet” ve “Hurma Mumülleri” eğitim ve üretim atölyeleri açıldı.

TİKA’dan yapılan yazılı açıklamaya göre, Cezayir’in doğusundaki Annebe şehrinde kurulan “Geleneksel Kıyafet Eğitim ve Üretim” atölyesinin açılışına Türkiye’nin Cezayir Büyükelçisi Muhammet Mücahit Küçükyılmaz’ın yanı sıra Cezayir Turizm ve Geleneksel El Sanatları Bakanlığı yetkilileri, Vilayet Meclisi üyeleri ve kentteki yöneticiler katıldı.

Büyükelçi Küçükyılmaz, açılışta yaptığı konuşmada, “Geleneksel Kıyafet Üretim ve Eğitim Atölyesinde üretilen kıyafetleri görünce Anadolu’da bir yerde olduğumu düşündüm. Çünkü kıyafetler ve özellikle desenler hemen hemen aynı özelliklere sahip” diyerek, iki ülke arasındaki kültürel benzerliğe işaret etti.

TİKA tarafından kurulan atölyenin gençlere meslek öğretmenin yanı sıra kültürel değerlerin yaşatılmasına da yardımcı olacağına dikkati çeken Küçükyılmaz, “Biz Türkiye Cumhuriyeti olarak her zaman ve her konuda kardeş Cezayir halkının yanında olmaya devem edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Annebe’deki atölyede, genç kızlara geleneksel kıyafetlerin dikişi konusunda eğitim verileceği ve aynı zamanda bu kıyafetlerin üretiminin yapılacağı ve elde edilen gelirin üretimde görev alanlara dağıtılacağı kaydedildi.

“Hurma Mumülleri” atölyesi

TİKA, başkentin güneydoğusunda bulunan ve ülkenin önemli hurma üretim merkezlerinden biri olan Biskra kentinde ise “Hurma Mamulleri Üretimi ve Eğitimi Atölyesi” kurdu.

Türkiye’nin Cezayir Büyükelçisi Küçükyılmaz, TİKA Cezayir Program Koordinatörü Gökçen Kalkan, Cezayir Turizm ve Geleneksel El Sanatları Bakanlığı yetkilileri ve ildeki bazı kurum yöneticilerinin katıldığı bu törende de yaptığı konuşmada, Biskra’da Cezayir’in “en kaliteli hurmalarının yetiştiğini” vurgulayarak, atölyede bölgedeki hurmaların işlenerek yüzden fazla ürüne dönüştürüleceğini ve böylece ekonomik değerinin artırılacağını ifade etti.

Hurma mamullerini üretmek için kurulan atölyenin aynı zamanda AR-GE ve eğitim merkezi olarak işletileceğini aktaran Küçükyılmaz, kurulan atölyede verilecek eğitim ve yapılması planlanan üretimin bölgede ve Cezayir genelinde örmek teşkil edeceğine inandığını kaydetti.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/tika-cezayirde-egitim-atolyeleri-acti/feed/ 0
Muğla, 8 Bin Yıllık Kültürel Mirasıyla Dünyayla Buluşuyor https://www.foxhaber.com.tr/mugla-8-bin-yillik-kulturel-mirasiyla-dunyayla-bulusuyor/ https://www.foxhaber.com.tr/mugla-8-bin-yillik-kulturel-mirasiyla-dunyayla-bulusuyor/#respond Sat, 23 Nov 2024 09:50:31 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/mugla-8-bin-yillik-kulturel-mirasiyla-dunyayla-bulusuyor/ (MUĞLA)- Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Tarihi Kentler Birliği Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “8 bin yıllık kültürel mirasıyla şehrimiz, dünyayla bir kez daha buluşmanın heyecanını yaşıyor” dedi.

Kültürel mirasın korunması ve sürdürülebilirliği gibi konuların ele alınacağı Tarihi Kentler Birliği toplantısı Muğla’nın Marmaris ilçesinde Tarihi Kentler Birliği ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın başkanlığında toplandı.

Toplantının açış konuşmasını Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras yaptı. Aras şunları söyledi:

“Memleketimiz Muğla, kesintisiz insan yerleşimiyle 8 bin yıllık geçmişe sahip, Akdeniz’in en önemli kentlerinden biridir. Bir Akdeniz kenti olarak Muğla, antik çağlardan günümüze kadar birçok farklı kültüre ev sahipliği yapmıştır. Günümüzde bu kültürel çeşitliliğin mirası, günlük yaşamımızın pratiklerinde yaşamaya devam etmektedir.

“Muğla, içinde bulunduğumuz dünyayı şekillendiren paha biçilemez düşüncelerin oluştuğu bir şehirdir”

Muğla, içinde bulunduğumuz dünyayı şekillendiren paha biçilemez düşüncelerin oluştuğu bir şehirdir. Bugün her zamankinden daha çok ihtiyaç duyduğumuz ‘demokrasi’ gibi sosyal yeniliklerin ortaya çıktığı bir tarihe Muğla’da ev sahipliği yapmaktayız.

Muğla gibi dinamik bir şehre hizmet etmek ve dünya çapında şehirlerle güçlü bağlar kurma geleneğini sürdürmek müthiş bir ayrıcalık. Ege’nin incisi kentimiz doğal, tarihi ve kültürel zenginlikleriyle insanları kendine çekerken, her biri ayrı güzelliklere sahip 13 ilçesi ve keşfedilmemiş yönleriyle ziyaretçilerini adeta büyüler. Böylesine eşsiz bir coğrafya ve fırsata sahip olmanın verdiği sorumlulukla çalışmalarımıza hızlıca başladık. Bugün, 8 bin yıllık kültürel mirasıyla şehrimiz, dünyayla bir kez daha buluşmanın heyecanını yaşıyor. Oluşturduğumuz yol haritası ile Muğla’nın kültürel mirasını dünyaya tanıtma yolculuğuna büyük bir heyecanla çıktık.

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı olarak, uluslararası ve bölgesel bağlarımızı güçlendirmeye ve hem şehirlerimiz hem de küresel topluluğumuz için fayda sağlayacak iş birliği yollarını keşfetmek için büyük bir kararlılıkla çalışmalarımıza başladık. Ortak fayda sağlayan girişimlerle, karşılıklı öğrenmeyi, en iyi uygulamaların değişimini kolaylaştırabileceğimize ve toplumlarımızın ilerlemesine önemli ölçüde katkıda bulunabileceğimize inanıyorum. Kentsel planlama, iklim krizi, sürdürülebilir kalkınma, tarım, turizm, kültür ve kültürel miras gibi alanlarda birçok ortak proje ve iş birliği gerçekleştirmeyi planlıyoruz.”

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/mugla-8-bin-yillik-kulturel-mirasiyla-dunyayla-bulusuyor/feed/ 0
Anadolu Parsı’nın Net Görüntüleri Paylaşıldı https://www.foxhaber.com.tr/anadolu-parsinin-net-goruntuleri-paylasildi/ https://www.foxhaber.com.tr/anadolu-parsinin-net-goruntuleri-paylasildi/#respond Wed, 13 Nov 2024 21:06:39 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/anadolu-parsinin-net-goruntuleri-paylasildi/

TARIM ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, fotokapan ile görüntülenen Anadolu Parsının görüntülerini sosyal medya hesabından paylaştı.

Bakan Yumaklı, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımında, “Tüm ihtişamıyla, bugüne kadar kaydedilen en net görüntülerinden biriyle ormanlarımızın gizli kahramanı Anadolu Parsı. Tüm imkanlarımızla bu kıymetli hazinemizi korumaya devam edeceğiz” dedi. Bakan Yumaklı paylaşımında Anadolu Parsı’nın görüntülerine de yer verdi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/anadolu-parsinin-net-goruntuleri-paylasildi/feed/ 0
Malatya’da 49 bin dekar arazi tarıma kazandırıldı https://www.foxhaber.com.tr/malatyada-49-bin-dekar-arazi-tarima-kazandirildi/ https://www.foxhaber.com.tr/malatyada-49-bin-dekar-arazi-tarima-kazandirildi/#respond Tue, 12 Nov 2024 19:51:57 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/malatyada-49-bin-dekar-arazi-tarima-kazandirildi/ Malatya’da, Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğünce yürütülen Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi (TAKE) Projesi kapsamında 49 bin 755 dekar arazi tarıma kazandırıldı.

İl Tarım ve Orman Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, TAKE Projesi kapsamında Akçadağ, Arapgir, Arguvan, Battalgazi, Darende, Doğanşehir, Doğanyol, Hekimhan, Kale, Kuluncak, Pütürge, Yazıhan ve Yeşilyurt ilçelerinde 2 bin 78 üretici desteklendi.

Çiftçilere 118 kilo 300 gram nohut, 8 kilo 300 gram kuru fasulye, 400 bin kilogram arpa ve 421 kilo 900 gram buğday olmak üzere toplam 948 kilo 500 gram tohum, 906 bin 144 adet sebze fidesi dağıtıldı.

Desteklerle 49 bin 755 dekar arazi tarıma kazandırıldı.

Tarım ve Orman Bakanlığı, 14 milyon 528 bin 782 lira proje desteği, üreticilere ise 7 milyon 176 bin 261 lira katkı sundu.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/malatyada-49-bin-dekar-arazi-tarima-kazandirildi/feed/ 0
Traktör Devrildi, Sürücü Hayatını Kaybetti https://www.foxhaber.com.tr/traktor-devrildi-surucu-hayatini-kaybetti/ https://www.foxhaber.com.tr/traktor-devrildi-surucu-hayatini-kaybetti/#respond Tue, 12 Nov 2024 19:51:46 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/traktor-devrildi-surucu-hayatini-kaybetti/ Aydın’ın Karacasu ilçesinde devrilen traktörün altında kalan sürücü hayatını kaybetti.

Mehmet Akdeniz (68) idaresindeki 09 H 2207 plakalı traktör, Esençay Mahallesi’nde devrildi.

İhbar üzerine kaza yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi.

Sağlık ekipleri, traktörün altında kalan Akdeniz’in yaşamını yitirdiğini belirledi.

Akdeniz’in cenazesi, incelemenin ardından Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Hastanesi morguna kaldırıldı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/traktor-devrildi-surucu-hayatini-kaybetti/feed/ 0
Rusya ve Kuzey Kore arasında kritik anlaşma https://www.foxhaber.com.tr/rusya-ve-kuzey-kore-arasinda-kritik-anlasma/ https://www.foxhaber.com.tr/rusya-ve-kuzey-kore-arasinda-kritik-anlasma/#respond Mon, 11 Nov 2024 03:15:45 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/rusya-ve-kuzey-kore-arasinda-kritik-anlasma/ Rusya Devlet Başkanı Putin, ülkesi ile Kuzey Kore arasındaki kritik anlaşmayı onayladı. Anlaşmadaki savunma maddesi gereğince, taraflardan birine saldırı yapılması halinde diğer taraf askeri yardım sağlayacak.

İMZALANAN ANLAŞMADA KRİTİK BİR MADDE VAR

Putin’in onayladığı, Rusya ile Kuzey Kore arasında stratejik ortaklık kurulmasını içeren anlaşma, ülkenin yasal bilgi sisteminde yayımlandı. İki ülke arasındaki ilişkilerin savunma, tarım, sağlık, eğitim gibi çok sayıda alanda geliştirilmesini öngören anlaşma, taraflardan birine saldırı yapılması halinde diğer tarafın askeri yardım sağlayacağına yönelik bir madde de içeriyor.

ORTAK ASKERİ TATBİKATLAR DÜZENLEYEBİLECEKLER

Anlaşmaya göre, iki ülke “savaşı önlemek ve savunma kabiliyetlerini güçlendirmek” amacıyla ortak askeri tatbikatlar da düzenleyebilecek. Söz konusu anlaşma, Putin’in Kuzey Kore’ye haziran ayında gerçekleştirdiği ziyarette imzalanmış, ardından Rus parlamentosunun alt kanadı Duma ve parlamentonun üst kanadı Federasyon Konseyi tarafından onaylanmıştı.

Rusya ve Kuzey Kore arasında kritik anlaşma

Uluslararası İlişkilerVladimir PutinKuzey KoreDiplomasiPolitikaGüvenlikSavunmaGüncelDünyaTarımRusya

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/rusya-ve-kuzey-kore-arasinda-kritik-anlasma/feed/ 0
Örümcek Zehri ile Tarım İlaçları Geliştirildi https://www.foxhaber.com.tr/orumcek-zehri-ile-tarim-ilaclari-gelistirildi/ https://www.foxhaber.com.tr/orumcek-zehri-ile-tarim-ilaclari-gelistirildi/#respond Thu, 07 Nov 2024 10:30:53 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/orumcek-zehri-ile-tarim-ilaclari-gelistirildi/ Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Moleküler Entomoloji Laboratuvarında yapılan çalışmada, zararlı böceklerle mücadelede örümcek zehri ve çift sarmallı RNA’dan prototip tarım ilaçları geliştirildi.

Trabzon’da düzenlenen bir kongreye katılan Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Umut Toprak, AA muhabirine, yöneticisi de olduğu Moleküler Entomoloji Laboratuvarında zararlılarla mücadelede biyolojik yöntemlerle yeni iki ürün geliştirdiklerini söyledi.

Toprak, zararlılarla mücadelede çevre dostu ve aynı zamanda etkili yaklaşımlara ihtiyaç duyulduğunu belirterek, “Bunlardan bir tanesi de aslında örümceklerden elde edilen, ‘venom’ adını verdiğimiz, örümceklerin hayat döngülerinde salgılamış olduğu bazı zehirler. Zararlı böceklerle bir mücadele ajanı olarak örümceklerin salgılamış olduğu zehirler kullanılabiliyor.” dedi.

Bu yöntemin 2019’da ABD’de ruhsatlandırıldığını dile getiren Toprak, şöyle devam etti:

“Bu bizim için şöyle bir önem arz ediyor, bu şekilde, daha bulunmayı bekleyen pek çok venom var. Ülkemiz ciddi bir örümcek faunasına sahip. Biz de laboratuvarımızda araştırıyoruz, yeni venomlar buluyoruz. Bunların bir tanesinin insektisit yani böcek öldürücü olarak bir prototipini geliştirmiş durumdayız. Bunun güzel yanı ise sadece o zararlı böceklerle ilişki içerisinde olması, diğer taraftan çevrede bulunan, hedef alınmayan diğer organizmalara olumsuz bir etkisinin olmaması.”

Doğanın döngüsünden yola çıkarak araştırmalar yaptıklarını vurgulayan Toprak, şu değerlendirmede bulundu:

“Biz de bu kapsamda böceklerin doğadaki yaşam döngülerinde rakiplerine bakıyoruz. Yani böcek bir taraftan bitki üzerinde besleniyor ama o böcekleri de yiyen, onlarla beslenen, doğada ‘doğal düşman’ adını verdiğimiz düşmanları var. İşte o ilişkiyi yakaladığımız zaman ardından, acaba nasıl oluyor da o doğal düşman, o böceği öldürüyor? Bu durumda bir örümcekten bahsediyorduk. İşte örümceğin salgıladığı bir zehrin burada önemli olduğunu bulduk.”

Toprak, ürünün 5 yıl araştırma ve uygulama süreçlerinden sonra hazırlandığını, kullanıma girebilmesi için de bazı test aşamalarından geçmesi gerektiğini anlattı.

İki ürün de patates böceğine karşı test aşamasında

Laboratuvarda geliştirilen bir diğer kaynağın da çift sarmallı RNA olduğunu ifade eden Toprak, “RNA interferans” adı verilen ve iki sarmallı RNA kullanımına dayalı bu stratejinin ABD’de Aralık 2023’te ruhsat aldığını söyledi.

Toprak, laboratuvarda böceğe iki sarmallı RNA’ları verdiklerini belirterek, bunun için çok ciddi bir AR-GE süreci gerektiğinin altını çizdi.

Yaptıkları çalışmada sadece zararlı böceklerde yer alan fizyolojik mekanizmaları hedeflediklerine dikkati çeken Toprak, “Yani dolayısıyla arazide karşılaştığımız sadece zararlı böceklerde bulunan oradaki mRNA yapısına göre bizim bir şekilde üretmiş olduğumuz çift sarmallı RNA’larla önemli bir mekanizmayı bozmak suretiyle böceğin fizyolojisi bozuluyor.” dedi.

Toprak, iki ürünün de şu an ülkenin önemli zararlısı patates böceğine karşı test aşamasında olduğunu belirterek, bunların ilerleyen zamanda gerekli izinlerin alınması durumunda kullanıma sunulabileceğini sözlerine ekledi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/orumcek-zehri-ile-tarim-ilaclari-gelistirildi/feed/ 0
Elektromanyetik Alanlar Arı Sağlığını Tehdit Ediyor https://www.foxhaber.com.tr/elektromanyetik-alanlar-ari-sagligini-tehdit-ediyor/ https://www.foxhaber.com.tr/elektromanyetik-alanlar-ari-sagligini-tehdit-ediyor/#respond Thu, 07 Nov 2024 10:30:45 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/elektromanyetik-alanlar-ari-sagligini-tehdit-ediyor/ Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ender Yarsan, “Baz istasyonlarıyla ya da yüksek gerilim hatlarıyla farklı bir şekilde oluşacak elektromanyetik alan, arı sağlığı üzerinde olumsuz etki meydana getirir” dedi.

9 milyon 224 bin 881 adet arılı kovana sahip olan Türkiye, bal üretiminde dünyada ikinci sırada yer alıyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre ülkede geçtiğimiz yıl 114 bin 889 ton bal üretimi gerçekleşirken, iklim değişikliği sonucu hava sıcaklığının değişkenlik göstermesi ve kentlerin büyümesi sonucu değişen elektromanyetik alanlar arıları tehdit ediyor. Amerika Birleşik Devletleri merkezli “Journal of Experimental Biology” ve “Prooceeding of the National Academy of Science” dergilerinde yayımlanan araştırmalara göre bal arılarının kovan ve besinlerini bulmalarında onlara yol gösteren bir manyetik etkileşim söz konusu. Arıların her gün takip ettiği elektromanyetik dalgaların değişmesi, arının besinini ve kovanını bulmada problem oluşturuyor.

Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ender Yarsan, arı varlığının korunması noktasında İHA muhabirine değerlendirmede bulundu. Arıların sağlığı gözetilmediği takdirde toplu arı ölümleri ve kolonilerin sönme durumu ile karşı karşıya kaldıklarını anlatan Prof. Dr. Yarsan, zirai ilaçlama yapılırken arılar noktasında dikkat edilmesi gerektiğini belirtti.

“Zirai mücadele yapılırken arıların sağlığına dikkat edilmeli”

Arılarda toplu ölümlere ve kayıplara neden olacak faktörlere değinen Prof. Dr. Yarsan, şunları kaydetti:

“Bunları ortadan kaldıracak hususları özelikle ifade etmek gerekir. Bunların başında zirai mücadele ilaçları gelir. Pestisit adını verdiğimiz ilaçlar bilinçsiz kullanılırsa, arılığa yakın bir bölgede bu türden bir ilaçlama yapılırsa ve zamanlama doğru ayarlanmazsa. Örneğin Çukurova, Bursa ya da Aydın’da olacak şekilde yakın zamanda toplu arı ölümleri meydana gelmiştir. Bu anlamda pestisitler son derece önemli. Pestisitlerden kaynaklanacak çok önemli zehirlenmeler ve ölüm olayları şekillenmiş arılarda. 2018 yılından itibaren de yasaklanmıştır pestisitlerin kullanılması.”

Yarsan, arı hastalıklarında uygulanan ilaçların da bilinçli kullanılması gerektiğini aktardı. Yarsan, arılarda önemli bir hastalık olan varroaya karşı kullanılan ilaçlar için Türkiye’de yapılan çalışmada yüzde 69 oranında dirençlilik tespiti yapıldığını vurguladı.

Arılara “yalancı bahar” tehdidi

İklim değişikliğinin arılar konusunda da olumsuz yanları olduğunu dile getiren Prof. Dr. Yarsan, “15 derecenin altına indiği zaman hava sıcaklığı kış uykusu adını verdiğimiz fizyolojik bir duruma geçerler. Yani kendilerini kapatırlar. Sıcaklık ‘yalancı’ olarak 15 derecenin üzerine çıkarsa hızlı bir şekilde sanki bahar gelmişçesine ‘yalancı bahar’ havasıyla kovanlarından dışarı çıkar polen ve nektar toplamak için. Ama ağaçlar da çiçeklenmediği için poleni bulamadıkları için arılar açısından olumsuz bir durum ortaya çıkar. Dolayısıyla iklim değişikliği ya da aşırı şekilde yağışların olması ‘lösema’ adını verdiğimiz bağırsak sistemiyle ilgili hastalıkları beraberinde getirir. Dolayısıyla bunlar iklim değişikliğinin arılar üzerindeki olumsuz faktörleridir” dedi.

Prof. Dr. Yarsan, iklim değişikliği haricinde sel, yangın, fırtına, deprem gibi afetlerin de arılarda önemli olumsuz etkiler meydana getirdiğini ifade etti.

“Elektromanyetik alan arı sağlığını olumsuz etkiliyor”

Prof. Dr. Yarsan, elektromanyetik alanların arılar üzerinde ciddi etki oluşturduğunu belirterek, “Elektromanyetik bir alanın oluşması, baz istasyonlarıyla ya da yüksek gerilim hatlarıyla, cep telefonlarıyla farklı bir şekilde oluşacak elektromanyetik alan arı sağlığı üzerinde olumsuz etki meydana getirir. Arı çıktığı zaman kovanından kendine özgü hareketlerle ortamın polarizer ışığı, güneşi ve o ortamda bulunan elektromanyetiği takip ederek hedefi niteliğinde olan poleni ya da nektarı toplar” ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Yarsan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“İşçi arı yaklaşık 13 kilometrelik bir alanda faaliyet gösterir. Elektromanyetik bir alan burada kırılması söz konusuysa arı hedef niteliğindeki bu söylediğimiz ürünleri, gıda maddesini toplayamaz. Topladı, geri kovana dönerken kovanı bulamaz. Elektromanyetik alan, arının fizyolojik ve davranış şekillerinde bozulmaya neden olur.”

Söz konusu durumun kraliçe arı üzerinde de olumsuz etkiye neden olduğunu dile getiren Prof. Dr. Yarsan, kuluçka üzerinde ve yumurtadan çıkma oranı üzerinde olumsuzluklar meydana getireceğini dile getirdi. Yarsan, “Peki gıda maddesini getiremedi kovana. O zaman da protein konusunda bir eksiklik söz konusu olur. Protein de arının çeşitli bağışık ile ilgili mekanizmalarında kullandığı bir yapıdır. Hemolenfinin yüzde 1 ile 10’unu oluşturur. Elektromanyetik bir alan var ve arı besini getiremedi kovana, hemolenfindeki protein oranı söylediğimiz miktarların altına inerse o zaman arıda doku hasarıyla ilgili olaylarda olumsuzluklar gelişebilir” diye konuştu.

Prof. Dr. Yarsan, bu olumsuzlukların başında enzim fonksiyonları ve bağışıklık sistemi olduğunu da vurguladı. – ANKARA

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/elektromanyetik-alanlar-ari-sagligini-tehdit-ediyor/feed/ 0
Türkiye ile Senegal Arasında 5 Mutabakat Zaptı İmzalandı https://www.foxhaber.com.tr/turkiye-ile-senegal-arasinda-5-mutabakat-zapti-imzalandi/ https://www.foxhaber.com.tr/turkiye-ile-senegal-arasinda-5-mutabakat-zapti-imzalandi/#respond Thu, 31 Oct 2024 16:01:45 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/turkiye-ile-senegal-arasinda-5-mutabakat-zapti-imzalandi/ Türkiye ile Senegal arasında eğitim, tarım, enerji, şehircilik ve stratejik iş birliği alanlarında 5 ayrı mutabakat zaptı imzalandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Senegal Cumhurbaşkanı Bassirou Diomaye Diakhar Faye’nin huzurunda gerçekleşen törende, iki ülkenin farklı sektörlerdeki ilişkilerini güçlendirmeyi amaçlayan anlaşmalar imza altına alındı.

Türkiye ile Senegal arasında farklı alanda önemli işbirliklerini kapsayan 5 anlaşma Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Senegal Cumhurbaşkanı Bassirou Diomaye Diakhar Faye’nin huzurunda imzalandı. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleşen imza töreninin ardından Erdoğan ve Faye ortak basın toplantısı gerçekleştirdi.

Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Senegal Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Şehircilik Alanında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı’na, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Senegal Şehir Planlama, Yerel Yönetimler ve Bölge Planlama Bakanı Balla Moussa Fofana imza attı.

“Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Senegal Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Enerji ve Hidrokarbonlar Alanlarında Mutabakat Zaptı”, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ve Afrika Entegrasyonu ve Dışişleri Bakanı Yassine Fall tarafından imzalandı.

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ve Senegal Tarım, Gıda Egemenliği ve Hayvancılık Bakanı Mabouba Diagne, “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Senegal Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Tarımsal Mekanizasyon Alanında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı”nı imza altına aldı.

“Türkiye Cumhuriyeti Yükseköğretim Kurulu ile Senegal Cumhuriyeti Yükseköğretim, Bilimsel Araştırma ve İnovasyon Bakanlığı Arasında Yükseköğretim Alanında İşbirliğine Yönelik Mutabakat Zaptı”nı da Yükseköğretim Kurulu Başkan Erol Özvar ile Afrika Entegrasyonu ve Dışişleri Bakanı Yassine Fall imzaladı.

Bu kapsamda iki ülke arasındaki “Türkiye Cumhuriyeti ile Senegal Cumhuriyeti Arasında Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Kurulmasına İlişkin Mutabakat Protokolü” ise Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Senegal Cumhurbaşkanı Fay tarafından imzalandı. – ANKARA

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/turkiye-ile-senegal-arasinda-5-mutabakat-zapti-imzalandi/feed/ 0
Beyağaç Karpuzundan Pekmez Üretimi https://www.foxhaber.com.tr/beyagac-karpuzundan-pekmez-uretimi/ https://www.foxhaber.com.tr/beyagac-karpuzundan-pekmez-uretimi/#respond Sun, 29 Sep 2024 08:06:01 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/beyagac-karpuzundan-pekmez-uretimi/ Denizli’nin Beyağaç ilçesinde adına festivaller düzenlenen beyaz uzun karpuzu tarlasına eken çiftçi, karpuz para etmeyip tarlada kalınca arayış içine girdi. Tadı, rengi ve aroması diğer karpuzlardan farklı olan Beyağaç Karpuzundan ilk kez pekmez üretildi.

Denizli’nin Beyağaç ilçesinde uzun yıllar üretilen, ilçenin adıyla anılan ince uzun, dışı beyaz içi kırmızı, lezzetli, karpuzlar 20 yıl aradan sonra iki yıl önce tekrar üretilmeye başlandı. Adına festivaller düzenlenen, ihraç edilen karpuzların tohumlarını ilçe halkından toplayan çiftçi Mehmet Özdemir, tarlasına 2022 yılında tohumu çoğaltmak için ‘Beyağaç Karpuzu’ ekti. Meşhur karpuzlardan elde ettiği tohumlardan fide yetiştiren Özdemir, ilçeye bağlı Hürriyet Mahallesinde bulanan 10 dönümlük tarlasına karpuz ekti. Ağırlıkları 20 kilograma yaklaşan büyük karpuzları üretmeyi başaran çiftçi Özdemir, karpuz fiyatı toptan 1 TL’ye gerileyince satmaktan vazgeçti.

Arayış içine girdi

Ürettiği karpuzlar para etmeyince tarlasındaki 30 tona yakın meşhur Beyağaç Karpuzunun heba olmaması için arayış içine giren çiftçi Mehmet Özdemir, karpuzdan pekmez üreterek ürününü değerlendirmek için hareke geçti. Sabah erken saatlerde aracının arkasına bağladığı römorka karpuz toplayan Özdemir, karpuzları tek tek yıkadıktan sonra kabuklarını soyup, karpuzları ezerek, karpuz suyu elde ediyor. Karpuz suyunu süzerek çekirdeklerinden ayıran Özdemir, odun ateşinde bakır kazanlarda karpuz suyunu yaklaşık sekiz saat kaynatarak karpuz pekmezi elde ediyor.

Fiyatı düştü, pazarı bitti

Büyük bir hevesle 10 dönümlük tarlasına meşhur karpuzdan diktiğini ancak ilk zamanlar dilimle çok yüksek fiyatlara satılan karpuzun son dönemde para etmediğine dikkat çeken Mehmet Özdemir, “Bir zamanlar çok meşhur olan ilçemizin uzun karpuzu artık üretilmiyordu. Ben ilçedeki yaşlılardan ata tohumlarını toplayarak iki yıl önce tohumu çoğaltmak adına tarlama karpuz ektim. Meşhur karpuzun tohumunu çoğalttıktan yılbaşında tohumları ekerek karpuz fidanları ürettim. 10 dönümlük tarlama bu karpuz fidanları diktirdim. Çapalattım. Suladım, aylarca emek verdim, masraf ettim. Gerçekten de istediğim gibi çok büyük karpuzlar üretmeyi başardım. Karpuz rekoltemiz çok güzel oldu. Ancak, hasada başladığımızda kilogramı toptan 7 TL olan karpuz fiyatı bir anda kilogramı toptan 1 TL’ye geriledi. Fiyat düşüp Pazar bitince bin bir emekle ürettiğim karpuzları tarlada çürümeye bırakmak istemedim. Arayış içine girdim” dedi.

20 kilogram karpuz suyundan bir kilogram pekmez

Tadı, rengi ve aromasıyla çok farklı olan Beyağaç meşhur karpuzundan pekmez üretmeye karar verdiğini anlatan Mehmet Özdemir, “İşçilere para verip daha çok zarar etmemek için her sabah arabamın arkasına bağladım römorka karpuz toplayıp geliyorum. Karpuzları tek tek yıkadıktan sonra kabuklarını soyuyorum. Karpuzları ezerek karpuz suyu elde ediyorum. Çekirdeklerinden ayrılmış karpuz suyunu bakır kazanlarda, odun ateşinde yaklaşık sekiz saat kaynattıktan sonra karpuz pekmezi elde ediyorum. Karpuzdan pekmez yapmak için daha öncede çalışmalar yapıldı ancak başarılı olunamadı. Ben pekmez yapmayı çok iyi bildiğim için karpuz pekmezini üretmeyi başardım. Yaklaşık 20 kilogram karpuz suyundan 1 kilograma yakın karpuz pekmezi elde ediyorum. Karpuz pekmezinin tadı aroması, üzüm pekmezine göre çok farklı ve bana göre daha güzel. Kışın insanların sağlıklarını koruması, daha çok enerjik olması için mutlaka tamamen organik, ürettiğim karpuz pekmezinin tadına bakmaya davet ediyorum” şeklinde konuştu. – DENİZLİ

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/beyagac-karpuzundan-pekmez-uretimi/feed/ 0
Bornova Belediyesi’nden Kadınlara Tarım Desteği https://www.foxhaber.com.tr/bornova-belediyesinden-kadinlara-tarim-destegi/ https://www.foxhaber.com.tr/bornova-belediyesinden-kadinlara-tarim-destegi/#respond Sun, 29 Sep 2024 08:05:59 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/bornova-belediyesinden-kadinlara-tarim-destegi/ (İZMİR) – Bornova Belediyesi, yerel üretimi desteklemek amacıyla Pınarbaşı’nda ilk Kent Bostanı’nı hizmete açtı. Kent Bostanı projesiyle dezavantajlı mahallelerde yaşayan kadınların tarıma katılması ve sağlıklı gıdalarla beslenmeleri amaçlanıyor. Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, “Kadınların tarım yaparak öğrenecekleri ve kendi ürettikleri sağlıklı gıdayla beslenecekleri bir kent hedefliyoruz” dedi.

Bornova Belediyesi hayata geçirdiği sosyal projeler kapsamında ilk Kent Bostanı’nı hayata geçirdi. Pınarbaşı Mahallesi’nde uygulanmaya başlanan projenin amacı dezavantajlı bölgelerde yaşayan kadınlar tarıma ve ekonomik hayata katılımını sağlamak. Pınarbaşı’nda 38 parsele kurulan Kent Bostanı, 38 kadının aktif olarak üretim yapacağı bir alan olacak.

Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, kadınlarla birlikte ilk dikimi gerçekleştirdi. Toprağa brokoli, karnabahar, lahana, ıspanak ve soğan dikildi. Başkan Eşki, “Kadınların tarımı yaparak öğrenecekleri ve kendi ürettikleri sağlıklı gıdayla beslenecekleri bir kent hedefliyoruz” dedi.

Eşki: “Hasadı da birlikte yapacağız”

Seçim döneminde söz verdiği projelerden birini daha hayata geçirmiş olmanın mutluluğunu yaşadığını söyleyen Eşki, “Bu bostanda yetiştirilen ürünler sosyal yardım projeleri kapsamında ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza ulaştırılacak. Hep birlikte nasıl ekime başladıysak hasadı da birlikte yapacağız” ifadelerini kullandı.

Mahalle muhtarından teşekkür

Kemalpaşa Mahallesi Muhtarı Mustafa Karadeniz de Pınarbaşı’nda böyle bir projeyi hayata geçiren Bornova Belediyesi’ne ve Başkan Ömer Eşki’ye teşekkür ederek, “İnşallah bu projeyle güzel işlere imza atılmaya devam edilecek” diye konuştu.

Kadınlar projeden memnun

Proje kapsamında ilk fidanlarını diken kadınlar da duydukları memnuniyeti dile getirerek, böylesine anlamlı bir projede yer almanın kendileri için büyük bir gurur kaynağı olduğunu belirtti ve Başkan Eşki’ye teşekkür etti.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/bornova-belediyesinden-kadinlara-tarim-destegi/feed/ 0
Karacadağ Pirincinde Hasat Başladı https://www.foxhaber.com.tr/karacadag-pirincinde-hasat-basladi/ https://www.foxhaber.com.tr/karacadag-pirincinde-hasat-basladi/#respond Sun, 29 Sep 2024 08:05:56 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/karacadag-pirincinde-hasat-basladi/ Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde, rengi, aroması ve lezzetiyle dikkati çeken Karacadağ pirincinde hasat başladı.

Mayıs ayında çoğunlukla taşlık arazilere ekilen pirinç, eylül ayında düz arazilerde biçerdöverle biçilirken, eğimli arazilerde ise işçiler tarafından orakla toplanıyor.

Türk Patent ve Marka Kurumunca tescillenen Karacadağ pirinci, bölge halkı tarafından büyük rağbet görüyor.

Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, Karacadağ eteklerindeki Eskihan Mahallesi’nde düzenlenen hasat törenine katılarak, çiftçilerle birlikte orak kullanıp pirinç saplarını biçti.

Karacadağ’ın mikroklima özelliğine sahip bir bölge olduğunu belirten Şıldak, “Yükseltisi volkanik dağ özelliği ve kıraç arazi yapısıyla aslında tarıma zor koşullarda elverişlilik sağlayan bir yapıda Karacadağ. Ancak burada insanımız bu güzel ürünü, çeltiği keşfetmiş. Yıllardır ekiyor ve az önce bir vatandaşımızın da söylediği gibi çok ekonomik olmasa bile lezzeti, tadı, sağlığa olan faydaları sebebiyle artık burası benimsenmiş. 3 bin 500 dekar alanda ve en çok da Eskihan Mahallemizde yaklaşık 2 bin dekar olduğunu öğrendik.” dedi.

“Bu yıl rekoltemiz 1400 ton civarında olacak”

Rengi, aroması ve tadıyla ayrışan Karacadağ pirincinin hasat döneminin tüm çiftçilere hayırlı olmasını dileyen Şıldak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu yıl rekoltemiz 1400 ton civarında olacak. Tarım Bakanlığımızın destekleriyle arkadaşlarımız büyük bir gayret gösteriyorlar. Bütün tarım ürünlerinin geliştirilmesi konusunda olduğu gibi Karacadağ’daki bu istisnai ürün çeltik konusunda da çalışıyoruz. Şanlıurfa, biliyorsunuz bir tarım cennetidir, adeta tarımın başkenti diyebiliriz, GAP’ın başkenti ve sulama projeleri ile birlikte verimi artmış topraklara sahip. Pirincin de bu iklimde, bu coğrafyada, bu tadıyla lezzetiyle sağlığa olan faydalarıyla geliştirilmesi, ürün miktarının ve verimliliğin artırılması için projeler uygulayacağız. Nitekim 12 tona yakın bir tohum desteği sağlamış İl Tarım Müdürlüğümüz, ben arkadaşlarımızı tebrik ediyorum. Aynı zamanda vatandaşlarımızın, çiftçilerimizin bir gölet talebi var. Bugün bunu da inceleyeceğiz, ilgili kurumlarımızı görevlendireceğiz. Burada bir çalışma başlatmak istiyoruz. Üretenin, çalışanın her zaman yanındayız. Devletimizin bütün kurumlarıyla kuruluşlarıyla destekleriyle, köylerimizde yenilikçi tarım uygulamalarını çok önemsiyoruz.”

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/karacadag-pirincinde-hasat-basladi/feed/ 0
Ankara Armudunun Hasadı Başladı https://www.foxhaber.com.tr/ankara-armudunun-hasadi-basladi/ https://www.foxhaber.com.tr/ankara-armudunun-hasadi-basladi/#respond Sun, 29 Sep 2024 08:05:54 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/ankara-armudunun-hasadi-basladi/ Kış aylarına kadar depolarda olgunlaşmaya bırakılan ve kışın tüketilen Ankara armudunun hasadına başlandı.

Ankara’nın Çubuk ilçesinde Ankara armudu olarak bilinen kış armudunun hasadına başlandı. En büyük özelliğinin kış aylarında olgunlaşması olan armut, hasat edilmesinin ardından önce üretici depolarında bekletiliyor. Bu depolarda 2-3 ay bekleyerek olgunlaşan Ankara armudu, yumuşayıp tüketime hazır olduğunda ise manavlardaki yerleri alıyor. Tadının yoğun olmasıyla bilinen Ankara armudu, kış aylarında komposto ve tatlı gibi birçok alanda kullanılabiliyor.

Armut Hasadına ilişkin konuşan Kuruçay Köyü Derneği Başkanı Ali Tohumcu, köylerinde yapılan armut hasadına ilişkin bilgilendirmelerde bulundu. Tohumcu, “Ankara armudunun özellikle İç Anadolu bölgesinde yetişen ve İç Anadolu bölgesinde yoğunluğu Ankara’da olan özellikle Çubuk’ta yetişen armut çeşididir” diye konuştu.

“Bu armut aralık ayına kadar üreticinin depolarında saklanır”

Ankara Armudunun diğer armut türlerine göre çok daha dayanıklı olduğunu sözlerine ekleyen Tohumcu, “Mesela şu an hasat yapıyoruz. Ama bu sene 20 gün önceden hasat yapıyoruz. Biraz erken oldu. Normal şartlarda Ekim ayının ortalarına doğru hasadı başlardı. Bu armut aralık ayına kadar üreticinin depolarında saklanır. Oluşmaya başladıktan sonra tüketiciye sunulur. Armudumuz, sulu aroma değeri yüksek ve kaliteli bir armut çeşididir” açıklamasında bulundu.

“Armut toplandığı anda yenmiyor”

Armudun olgunlaşma süresine ilişkin de konuşan Tohumcu, “Armut toplandığı anda yenmiyor. Armut, özellikle biraz depolarda bekleyecek. Havalar soğuduğunda armut oluşacak ve tüketiciye, pazara sunulacak. Kış armudumuz şu anda dağlık arazideki bahçemizde olduğu gibi buralardan köydeki üreticinin deposuna inecek. Aralık ayına kadar bekleyecek. Aralık ayında sonra olgunlaşma başladıktan sonra armut oluştukça pazara ve tüketiciye sunulacak” şeklinde konuştu.

“Ankara armudunun şeker oranı düşüktür”

Ankara armudunun neden bu kadar ünlü olduğuna da dikkati çeken Tohumcu, “Tamamen iklimsel olarak değerlendirilir. Burada yüksek bir rakım var, Ilıman bir iklim var. Toprağın humuslu olması armudun oluşumuna katkı sağlıyor. Armut, insanların bağırsaklarının temizlenmesinde, kalp sağlığında da Ankara armudunun özellikleri var. Ankara armudunun şeker oranı düşüktür. O yüzden kaliteli bir armuttur” ifadelerini kullandı.

“Ankara armudunun coğrafi işaret belgesinin Çubuk’a kazandırılması gerek”

Tohumcu Çubuk’un şu anda 4 tane coğrafi işaretli ürünü olduğunu belirterek, “Bunlardan bir tanesi Çubuk Turşusu. Dünyaca ünlü. Dünyada 22 ülkeye pazarlanabilen bir marka Çubuk Turşusu. Ardından Çubuk Vişnesi var. Agat Taşı ve Homaça var. Bunlara ilaveten Ankara armudunun da coğrafi işaret belgesinin Çubuk’a kazandırılmasının gerektiğini düşünüyorum” değerlendirmesinde bulundu.

“Armut üretiminde bu sene masraflar arttı”

Ankara Armudu üreticisi Orhan Çakır ise bahçesinde yaklaşık 300 armut ağacını bulunduğunu ve bu ağaçlardan 6-7 ton arası armut hasadı beklediğini söyleyerek, “Normalde daha fazla bekliyorduk. Ama iklimden dolayı yarı yarıya belki yarıdan fazla bir düşüş oldu. Kalitede olmadı fazla yağmur yağması sebebiyle fazla ilaç yaptık, masraflar arttı” açıklamasında bulundu.

“Armudun üretilmesine devam edilmesi gerekiyor, dışarı bağımlı olmak da iyi değil”

Ankara armudunun üreticideki fiyatlarına değinen Çakır, “Fiyatlar düştü. Şu anda ben bu armudu 25’e satmam lazım ki tatlı para kazanayım. Seneye devam edeyim. Ama öyle para şu an yok. Pazarlarda ortalama fiyat 15-20 arası konuşuluyor. Bizim işçiliğimiz kendimizden olduğundan iyi kötü karşılıyor. Dışardan olduğu zaman zor. İşçiliğimizi kendimiz karşılayarak devam ediyoruz. Gücümüzün yettiği yere kadar yapmaya devam edeceğiz. Başka işimiz yok zaten. Üretime devam edilmesi gerekiyor. Yoksa durum kötüye gidiyor. Üretmedikten sonra millet ne yiyecek? Hep dışarı bağımlı olmak da iyi değil” ifadelerine yer verdi.

“Eve gittiğiniz zaman hemen çürüyecek bir armut değil”

Kuruçay armudunun tadına herkesin bakması gerektiğini de vurgulayan Çakır, “Diğer şehirlerden gelen halde satılan armutlar gibi değildir bizim armudumuz. Görünüşü biraz ufak ama çok lezzetli, tatlı, sulu ve dayanıklı bir armuttur. Eve gittiğiniz zaman hemen çürüyecek bir armut değil. Evin ısı durumuna göre 1-2 ay hiçbir şey olmadan durur. Biz ayıklama yaptığımız zaman hafif bir çizik olsa dahi biz onu ıskartaya ayırıyoruz. Çizik olmasa bu armut 3 ay hiçbir şey olmadan bekler” dedi. – ANKARA

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/ankara-armudunun-hasadi-basladi/feed/ 0
Ayvalık’ta Kadın Çiftçilere Eğitim Sertifikaları Verildi https://www.foxhaber.com.tr/ayvalikta-kadin-ciftcilere-egitim-sertifikalari-verildi/ https://www.foxhaber.com.tr/ayvalikta-kadin-ciftcilere-egitim-sertifikalari-verildi/#respond Sun, 29 Sep 2024 08:05:49 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/ayvalikta-kadin-ciftcilere-egitim-sertifikalari-verildi/ Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde, kadın çiftçilere yönelik verilen sonbahar dönemi eğitimlerinin ikinci etabı tamamlandı. 5 gün süren 26 kadın çiftçinin katıldığı eğitimlere ait sertifikalar Ayvalık Ticaret Odası salonunda takdim edildi.

Bunge Gıda Türkiye ve Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) arasında gerçekleştirilen iş birliği çerçevesinde kurulan KomiliZeytin ve Zeytinyağı Enstitüsü’nün Sonbahar dönemi eğitimlerinin ikinci etabı tamamlandı. Geçen yıl eğitimlerine başlayan Komili Zeytin ve Zeytinyağı Enstitüsü’nde 2023 yılı boyunca 127 kadın zeytin çiftçisi eğitim alarak zeytin yetiştiriciliği sertifikasına sahip olurken proje kapsamında beş yılın sonunda en az 600 kadın çiftçiye eğitim verilmesi hedefleniyor. Proje Koordinatörü Bülent Önder, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’nın ekonomik desteğiyle yürütülen Kadın Zeytincilerin Sürdürülebilir Tarıma dahil edilebilmesi projesinin bir etabının daha başarılı bir şekilde sona ermesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. 2023 yılında başladıkları eğitim serüveni yolculuğunda bugüne kadar 7 eğitim verdiklerini aktaran Önder, “Geçen yıl 127 kadın zeytin üreticimize yönelik bu eğitimleri verdik. Bu yıl Edremit Körfezi bölgesinde 150 kadın üreticimize eğitim verebilmek için yola çıktık. Bundan sonra da Ayvalık Ticaret Odası’nda bir eğitim daha yapacağız. Devamında da Burhaniye ve Edremit’te de eğitimlerimizi sürdüreceğiz” dedi.

Bülent Önder, verdikleri eğitimlerde öncelikle dünya ve Türkiye’de zeytincilik ile başlayıp; zeytincilik ve zeytinyağındaki genel durumun yanı sıra zeytin filizinin seçiminden, ekimine, aşılanmasına, budanmasına, bakımına, hasadına, hasatta dikkat edilmesi gerekenlere, ambalajlamaya, gıda regülasyonuna, devamında ise işin ticarileşme boyutuna, markalaşmasına, nihayetinde de zeytinyağı ve turizm ilişkisiyle de eğitimlerimizi tamamlıyoruz. 2023 yılında eğitim verdikleri 127 kadın zeytinci üzerinde olan etkilerini ölçmek için bu yıl içerisinde ‘etki enerjisi’ çalışması yapacağız. Bu eğitimlerde o kadın zeytincilerimizin hayatlarına nasıl dokunduğumuzu ve neleri değiştirebildiğini ölçerek, bunların sonucunu bir rapor halinde yayınlayacağız” diye konuştu.

Bünge -Komili Zeytinyağları Operasyon Şefi Mehmet Cavlı ise Türkiye geneline bakıldığında zeytin üreticilerinin bilimsel olarak bazı eksikliklerinin olduğunu ve bu tür bir eğitime ihtiyaçları olduğunu tespit ettikten hemen sonra Kadın Zeytin Çiftçilere yönelik söz konusu eğitimlere başladıklarını anlattı. Zeytin ağaçlarının verimini ve daha kaliteli zeytinyağı üretimini arttırabilmek adına Kadın Çiftçilere yönelik verdikleri eğitimlerin oldukça başarılı olduğunu belirten Cavlı, “Eğitimlerin ardından bu eğitimlere katılan kadın çiftçilerimiz kendi aralarında oluşturdukları sosyal medya gruplarında bilgi birikimlerini paylaşıyorlar. Zeytin hasadı yaptıklarında; hasat konusunda yaptıkları çalışmaları bu gruplarda bulunan diğer arkadaşlarıyla paylaşarak, aslında kendi aralarında bambaşka bir eğitim sürecine daha girmiş oluyorlar. Hatta bazı sosyal medya guruplarındaki kadın çiftçilerimiz kooperatifleşmeye kadar gidebiliyorlar. Bizler, bu gelişmeleri izledikçe, sektörel anlamda gerçekten çok önemli bir meşale yaktığımızı gözlemleyebiliyoruz. Bu durumda bizleri sonsuz mutlu kılıyor” dedi.

Kadın çiftçiler için verilen sonbahar eğitimlerinin ikinci etabının sertifika töreninde; Bülent Önder ve Mehmet Cavlı’nın yanı sıra Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, ATO Yönetim Kurulu Mehmet Çokkorkmaz ve proje eğitmenleri yer aldı.

Öte yandan, Komili Zeytin ve Zeytinyağı Enstitü’nün düzenlediği ‘Kadın zeytinciler için zeytin yetiştiriciliği, zeytinyağı üretimi ve girişimcilik’ eğitim programına katılan kadın zeytin çiftçilerinin eğitimini desteklemesi için ‘Zeytincinin Başucu Rehberi’ kitabı hazırlandığı da gelen bilgiler arasında. – BALIKESİR

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/ayvalikta-kadin-ciftcilere-egitim-sertifikalari-verildi/feed/ 0
Tarım Bakanı Yumaklı: 2024 İhracat Rakamı 35 Milyar Dolar Olacak https://www.foxhaber.com.tr/tarim-bakani-yumakli-2024-ihracat-rakami-35-milyar-dolar-olacak/ https://www.foxhaber.com.tr/tarim-bakani-yumakli-2024-ihracat-rakami-35-milyar-dolar-olacak/#respond Fri, 20 Sep 2024 10:20:24 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/tarim-bakani-yumakli-2024-ihracat-rakami-35-milyar-dolar-olacak/ Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, tarımda 2024 yılı ihracat rakamının 35 milyar dolara doğru gittiğini, ilk defa tarımsal üretim desteklerinin artık 3 yıllığına ve üretim sezonu açılmadan önce açıklandığını söyledi.

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, çeşitli toplantılara katılmak üzere Konya’ya geldi. AK Parti Konya İl Başkanlığı tarafından Ali Ulvi KurucuGençlik Merkezi’nde düzenlenen Türkiye Buluşmaları Konya Toplantısı’na katılan Bakan Yumaklı, burada yaptığı açıklamada, üretim planlamasının önemine değinerek, “Bu ülkeye gelen turistlerin veya diğer misafirlerin ihtiyaçlarını karşılayacak, fazlasını da ihraç etmeye devam edeceğiz. 2024 yılı ihracat rakamının 35 milyar dolara doğru gittiğini de buradan belirtmek istiyorum. Tarımsal üretim destekleri artık 3 yıllığına ve üretim sezonu açılmadan önce açıklanmış oldu bu da ilk olarak yapılanların bir tanesi. Desteklerin nakdi olarak verilmesi uygulamasını tekrar yürürlüğe soktuk. En önemlisi de çoğumuz gençlerimizin ve kadınların, kadın girişimcilerimizin mutlaka ama mutlaka üretimin içerisinde tarımsal üretimin içerisinde olmasını sağlamak adına birçok pozitif ayrımcılık yaptık. Bunu buradan net bir şekilde söyleyeyim ve bunu da yapmaya devam edeceğiz. Cumhurbaşkanımızın ‘Türkiye Yüzyılının inşasında herkes yorulmak bilmeden gece gündüz çalışacak’ sözüne istinaden çalışarak enerjimizi harcıyoruz” şeklinde konuştu.

“Suyu merkeze alarak bir üretim planlaması çalışması yaptık”

Konya’daki sürdürülebilir tarım hakkında konuşan Bakan Yumaklı, “Konya’da tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinin çok önemli olduğunu bir kez daha ifade etmek istiyorum. Bu konumunu koruması için suyu merkeze alan bir üretim plan ve AR-GE çalışmaları şart. Bu nedenle Konya’da diğer bütün Türkiye’mizin illerinde olduğu gibi suyu merkeze alarak bir üretim planlaması çalışması yaptık. Bu çalışma elbette 2 yıldır çok ivme kazandı ya da onun öncesindeki çalışmaları da belki zaman zaman gündeme geldi ama bu konuda bundan önceki dönemlerde gayret sarf etmiş, bu konuya kafa yormuş, emek vermiş bütün bakanlığımıza, bütün bürokrat arkadaşlarımıza da buradan sizlerin huzurunda teşekkür etmek istiyorum. Çünkü ben eminim Konya başta olmak üzere diğer bütün illerimizdeki vekillerimizden, teşkilatlarımızdan, üreticimizden o ile ait, o ile dair fikir beyan eden, ileri gelenlerden herkesin eminim katkısı olmuştur. Dolayısıyla bu konudaki başarı Türkiye’nin başarısı olacaktır” diye konuştu.

“Konya’nın çok önemli üretim merkezi olduğunu biliyoruz”

Hayvansal üretim hakkında konuşan Bakan Yumaklı, “Hayvansal üretimle alakalı da yine Konya’nın çok önemli üretim merkezi olduğunu biliyoruz. Özellikle burada mevcut hayvancılık tesislerinin altyapılarının güçlendirilmesiyle ilgili bundan sonraki dönemde çalışmalarımız devam edecek. Atıl durumda olanların da aktif hale getirilmesi için özellikle Ziraat Bankası desteklerinin veya kredilerinin ekstradan ilave indirimlerle bunlara sevk edileceğini söylemek istiyorum” ifadelerini kullandı.

“Su konusu kendi içinde hakikaten yerini çok fazla artıran bir konuma gelmiş durumda”

Su konusun tüm dünya için çok önemli bir sorun olduğunu ifade eden Bakan Yumaklı, “Konya’ya havza dışından su getirme konusu en önemli başlıklardan bir tanesi. Su konusu kendi içinde hakikaten yerini çok fazla artıran bir konuma gelmiş durumda. Hep söyledik, tekrar söyleyelim bunu. Su konusu iklim değişikliği başta olmak üzere çok farklı etkenlerle sadece bizim ülkemizin değil Akdeniz başta olmak üzere ülkelerin tamamının bundan sonra yönetmek zorunda oldukları bir sorun. Yönetmekten kastım ne? Elbette bir iklim değişikliğiyle ilgili konulara direkt etki edemeyeceğiz. Ancak elimizde bir suyu kullanmakla alakalı eğer yapılması gerekenleri yapmazsak çok değil sadece 5-6 sene sonra bugünkü pozisyonumuzdan çok daha farklı ve istemeyeceğimiz sonuçları görebiliriz. Bir tarafta vahşi sulama bir tarafta damla sulama. Devlet damla sulama yatırımlarının yarısını bunu yapan üreticilerimize veriyor. Sulama kanallarını kapalı sulama sistemlerine çevirmek için bütçesinin büyük bir kısmını harcamaya devam ediyor. Belediyelerimizin kayıp kaçak oranlarının arttırılması konusunda Ulusal Su Kurulunda başta olmak üzere çok yoğun çalışmalar var. Sanayimizin kullandığı suyu yani gri su dediğimiz suyu arıtarak tekrar üretim proseslerinde bir daha bir daha mümkün olduğu kadar kullanılmasının da yine suyun yönetiminin en önemli unsurlarından bir tanesi olduğunu söylemek istiyorum” dedi.

Programa, Konya AK Parti milletvekilleri, AK Parti Konya İl Başkanı Hasan Angı, ilçe belediye başkanları, partililer ve çeşitli illerden gelenler katıldı. – KONYA

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/tarim-bakani-yumakli-2024-ihracat-rakami-35-milyar-dolar-olacak/feed/ 0
Tarımda Kadın Eşitliği Projesi https://www.foxhaber.com.tr/tarimda-kadin-esitligi-projesi/ https://www.foxhaber.com.tr/tarimda-kadin-esitligi-projesi/#respond Thu, 19 Sep 2024 09:26:45 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/tarimda-kadin-esitligi-projesi/ SuperFresh’in, tarımda fırsat eşitliğini sağlamak ve kadın iş gücünü görünür kılmak amacıyla yürüttüğü “Tarımın Kadın Yıldızları” projesi, Sustainable Brands Türkiye 2024 etkinliğinde detaylarıyla ele alındı.

Kerevitaş’tan yapılan açıklamaya göre, Sustainable Brands Türkiye 2024 kapsamında panel düzenlendi.

Projenin gelecek dönem hedeflerinin aktarıldığı panele, Kerevitaş Üst Yöneticisi (CEO) Mert Altınkılınç’a, Tabit kurucusu Tülin Akın ve Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Tamer Atabarut eşlik etti.

Panelde, akademi-sanayi- sivil toplum işbirliği açısından etkili örnek teşkil eden projede yapılan çalışmalar aktarılırken tarım alanında akıllı çözümler sunan sosyal girişim Tabit ile sahadaki işbirliğine ilişkin detaylara da yer verildi.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Altınkılınç, Kerevitaş olarak çevresel performansın yanı sıra fırsat eşitliği ve kapsayıcılık odağında kararlılıkla çalıştıklarını belirtti.

Sosyal sürdürülebilirlik alanında dönüştürücü etkilerini pekiştirecek projeler geliştirmenin en önemli hedefleri arasında yer aldığını vurgulayan Altınkılınç, 150 bin ton ürün hacmiyle Türkiye’nin en büyük tedarikçilerinden biri olduklarını kaydetti.

2022’de Tarım ve Orman Bakanlığı’nın desteğiyle başlattıkları projeyle, destekledikleri kadın çiftçi oranını 3 yılda yüzde 100 artırmayı hedeflediklerini hatırlatan Altınkılınç, bu hedeflerine bir yılda ulaştıklarını bildirdi.

Altınkılınç, “Projemiz kısa sürede globalde de 8 ödüle layık görüldü. Geçtiğimiz eylülde Birleşmiş Milletler’deki (BM) özel oturumda örnek proje olarak sunuldu. Doğru yolda olduğumuzu gösteren bu ödüller bizi daha da yüreklendirdi. Bu sebeple bu yıl projenin ikinci etabında deyim yerindeyse vites büyüttük ve daha fazla sayıda kadın çiftçiye ulaşma hedefiyle çalışmalarımızı hızlandırdık. Yeni dönemde, tohum seçiminden hasada kadar her aşamada yanında olduğumuz kadın çiftçilerimize proje paydaşımız Tabit ile yapay zeka, finansal ve ekolojik okuryazarlık ile girişimcilik eğitimleri vermeye devam edeceğiz.”

IPSOS ve Boğaziçi Üniversitesi ile yaptıkları “Sosyal Etki Araştırması” ile projenin ortaya koyduğu etkinin yanı sıra Türkiye’de tarıma bakış, tarımda kadının rolü gibi önemli konularda içgörüler elde ettiklerine değinen Altınkılınç, bu araştırmaya dahil olan kadınların, Tarımın Kadın Yıldızları’nın hayatlarında önemli ve olumlu değişim oluşturduğunu belirttiğini aktardı.

Altınkılınç, “Yeni dönemde Tabit’in başarılı saha çalışmalarını ve geniş çiftçi ağını, SuperFresh’in gücüyle birleştirerek daha çok kadın çiftçimizi Tarımın Kadın Yıldızları arasına katacağımıza inanıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/tarimda-kadin-esitligi-projesi/feed/ 0
Su Merkezli Tarımsal Üretim Stratejileri https://www.foxhaber.com.tr/su-merkezli-tarimsal-uretim-stratejileri/ https://www.foxhaber.com.tr/su-merkezli-tarimsal-uretim-stratejileri/#respond Fri, 13 Sep 2024 08:10:37 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/su-merkezli-tarimsal-uretim-stratejileri/ Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, etkili arazi kullanımı, su yönetimi ve üretim planlaması için yeni stratejiler oluşturduklarını belirterek, “Bu yıl itibarıyla planlı üretim uygulamalarını hayata geçireceğiz. Su merkezli tarımsal üretim planlamasıyla en uygun yerde stratejik ürünler üreterek tarımsal verimliliği artırmayı hedeflemekteyiz.” ifadesini kullandı.

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamaya göre Yumaklı, Brezilya’nın Mato Grosso eyaletinin başkenti Cuiaba’da düzenlenen G20 Tarım Bakanları Zirvesi’ne katıldı.

Açılış oturumunun ardından bakanlar, günün anısına fidan dikerken, Bakanlar Toplantısı Birinci Oturumu’nda konuşan Yumaklı, son yıllardaki gelişmelerin, dayanıklı ve sürdürülebilir tarım ve gıda sistemlerine ilişkin sorumluluklarının her zamankinden daha da önemli olduğunu gösterdiğine işaret etti.

Yumaklı, toprak, su ve gıdanın ulusal politikaları ve küresel ilişkileri belirleyen stratejik unsurlar olduğunu aktararak “İklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin yanı sıra, Kovid-19 gibi krizler ve bölgesel çatışmalar giderek tüm dünyayı etkilemekte ve küresel gıda güvenliğini tehdit etmektedir. Bu, barış ve güvenlikle tarımın sürdürülebilirliği arasında yakın bir ilişki olduğunu göstermektedir. Ancak su olmadan tarımın sürdürülebilirliğini sağlayamayız. Bu nedenle suyu tarım politikalarımızın merkezine koyuyoruz.” ifadelerini kullandı.

Tüm dünya olarak bir geçiş döneminde olunduğunu, bunu da “yeni normal” olarak adlandırdıklarını belirten Yumaklı, şöyle devam etti:

“Bu yeni normale uyum sağlayabilmek amacıyla, etkili arazi kullanımı, su yönetimi ve üretim planlaması için yeni stratejiler oluşturmaktayız. Şimdi neyi, nerede ve ne kadar üreteceğimizi planlayacağız. Bu yıl itibarıyla planlı üretim uygulamalarını hayata geçireceğiz. Su merkezli tarımsal üretim planlamasıyla en uygun yerde stratejik ürünler üreterek tarımsal verimliliği artırmayı hedeflemekteyiz. Tüm bu politikalarla gıda tedarik güvenliğimizi garanti altına almayı ve üreticilerimizin hasat döneminde pazarlama sorunlarıyla karşılaşmasını engellemeyi amaçlıyoruz.”

“Sürdürülebilir tarım uygulamalarını yaygınlaştırmak önemli”

Yumaklı, “Sıfır Açlık” için birlikte çalışılması gerektiğine vurgu yaparak, yiyeceğin temel bir insan hakkı olmasına rağmen 800 milyondan fazla insanın bu hakka erişemediğini bildirdi.

Yaklaşık 500 bin kişinin gıda güvensizliğiyle karşı karşıya kalmasına neden olan Gazze’deki katliama dikkati çekmek istediğini belirten Yumaklı, “Gazze’de Filistinlilere uygulanan katliam, milyonlarca insanın kabul edilemez bir şekilde gıda ve suya erişimini engelliyor. Neredeyse bir yıldır devam eden bu zihinsel tutulmanın, insanlık adına sona ermesi gerekiyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Yumaklı, Gazze’de olduğu gibi, yetersiz hasat veya kıtlığa neden olan doğal afetler gibi farklı sebeplerle kronik açlık çeken birçok bölgenin bulunduğuna dikkati çekerek, “Bu noktada, gıda ticaretinin ne kadar önemli olduğu ortaya çıkıyor. Uluslararası ticaretin gıda güvenliği ve beslenme üzerindeki rolü, gıda bulunabilirliğini ve gıda güvenliğinin istikrarını doğrudan etkileyecek hassas bir konudur. Ticaret, gıdanın daha bol olduğu bölgelerden ihtiyacı olan bölgelere gıda aktararak bu açığı kapatabilir.” ifadesini kullandı.

Türkiye’nin küresel ticaret ağlarına giderek daha fazla entegre olduğuna vurgu yapan Yumaklı, “Türkiye olarak, sürdürülebilir tarım uygulamalarının yaygınlaştırmanın önemini kabul ediyoruz. Bu yaklaşım yalnızca fayda sağlamakla kalmayacak, aynı zamanda iklim değişikliğini ele almak ve gıda sistemlerinin uzun vadeli dayanıklılığını sağlamak için küresel çabalarla da uyumlu olacaktır.” şeklinde konuştu.

Yumaklı, sürdürülebilir geleceğin sadece bir olasılık değil, gereklilik olduğuna işaret ederek, tüm dünyanın kendisini çevresel olarak güvenli, gıda açısından yeterli ve iklim değişikliğine dayanıklı bir dünyaya adaması gerektiğini bildirdi.

Bazı ülkelerin bakanlarıyla ikili görüşme

Bakan Yumaklı, zirve kapsamında bazı ülkelerin tarım bakanlarıyla da buluştu. Toplantıya ev sahipliği yapan Brezilya’nın Tarım ve Balıkçılık Bakanı Carlos Favaro ile görüşen Yumaklı, yine Brezilya’nın Tarımsal Kalkınma ve Aile Çiftçiliği Bakanı Paulo Teixeira ve Balıkçılık ve Su Ürünleri Bakan Yardımcısı Edipo Cruz ile bir araya geldi.

Yumaklı, zirveye katılan Azerbaycan Tarım Bakanı Majnun Mammadov, Suudi Arabistan Çevre, Su ve Tarım Bakanı Abdulrahman Al Fadley, İspanya Tarım, Balıkçılık ve Gıda Bakanı Luis Planas, ABD Tarım Bakan Yardımcısı Xochitl Toores Small, Rusya Tarım Bakan Yardımcısı Sergey Levin ile görüştü.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/su-merkezli-tarimsal-uretim-stratejileri/feed/ 0
Alaşehir Üzüm Festivali’nde Renkli Kelter Yarışması https://www.foxhaber.com.tr/alasehir-uzum-festivalinde-renkli-kelter-yarismasi/ https://www.foxhaber.com.tr/alasehir-uzum-festivalinde-renkli-kelter-yarismasi/#respond Thu, 05 Sep 2024 17:05:19 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/alasehir-uzum-festivalinde-renkli-kelter-yarismasi/ Alaşehir’in tanıtımına kelterli destek

Manisa’nın Alaşehir ilçesinde bu sene 6’ncısı gerçekleştirilen Üzüm Festivali renkli görüntülere sahne oldu

Omuzlarına aldıkları 2 kelterde toplam 50 kilogram üzümü 500 metre koşarak taşıyan yarışmacılardan bazıları düşerken bazıları da koşmak yerine yürümeyi tercih etti

MANİSA – Manisa’nın Alaşehir ilçesinde bu sene 6’ncısı düzenlenen ve ilçenin tanıtımına büyük katkı sağlayan Üzüm Festivalinde yapılan kelter yarışması renkli görüntülere sahne oldu. 20 yarışmacıdan 10’unun tamamlayabildiği yarışmada bazı yarışmacılar üzümlerle birlikte yere düşerken bazıları da koşmak yerine yürümeyi tercih etti.

Dünyaca ünlü Manisa Sultani Çekirdeksiz Üzümün yetiştiği Manisa’nın Alaşehir ilçesinde bir yandan hasat devam ederken, diğer yandan üreticiler günün yorgunluğunu ve stresini, Alaşehir Belediyesi organizasyonunda düzenlenen 6. Üzüm Festivalinde attı.

Manisa’nın Alaşehir ilçesinde 30 Ağustos Zafer Bayramı’nda başlayan ve 5 Eylül Alaşehir’in kurtuluşuna kadar devam edecek olan Alaşehir 6. Üzüm Festivalinde 20 kişi 50 kiloluk üzüm kelterleriyle 500 metrelik mesafeyi en hızlı koşabilmek için yarıştı. Pazar Camii önünden Belediye binasına kadar yaklaşık 500 metrelik Sevgi Yolunda Motosikletli Zabıtaların eşliğinde 5’erli gruplar halinde koşan yarışmacılar zaman zaman zor anlar yaşadı. Bazı yarışmacılar kelterleri bırakırken bazıları da dengelerini kaybedip üzüm yüklü kelterlerle birlikte düştü.

Yarışmanın sonunda Mehmet Özcan 1 dakika 13 saniye 93 salise ile birinci, Hüseyin Ula 1 dakika 18 saniye 23 salise ile ikinci, Uğur Özcan ise 1 dakika 18 saniye 71 salise ile üçüncü oldu.

Bağdan geldi yarışmada birinci oldu

Üzüm bağında öğlen saat 14.00’a kadar çalıştıktan sonra yarışmaya katıldığını belirten yarışmanın birincisi Mehmet Özcan, “Biraz zorlandım. Bağda çalışıp da geldim yine de kazandım. Biraz zorlandım.”

Yarışmada üçüncü olan Uğur Özcan ise yarışmaya hasta bir şekilde geldiğini belirterek katılıp katılmamakta tereddüt ettiğini ancak katılarak yarışmada üçüncü olduğu için mutlu olduğunu söyledi.

Yarışmanın ikincisi olan Hüseyin Ula ise şunları söyledi: “Belediyenin parkında çalışıyorum. Çift iş yapıyorum. Sabah bağda öğleden sonra da belediyenin parkında garson olarak çalışıyorum. Zorluk çekmedim ama yine de yoruldum.”

“Görevlerimizden biri yöresel ürünlerimizi n plana çıkarmak”

Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu ise Alaşehir’in ve ilçeye özgü yöresel ürünlerin tanıtımı için festivallerin önemine değinerek, “Üzüm Festivalimiz geleneksel hale geldi. Her sene Üzüm Festivalimizi yapıyoruz. Bu Festivalimizin bir etabı da kelter çekme yarışması. Çocuklarımız Sevgi Yolunda yukarıdan aşağıya doğru, arada yaşanan kazalar da oluyor, koşarak dereceye girenler belli oldu. Bizim görevlerimizden bir tanesi de yöresel ürünlerimizi ön plana çıkarmak. Alaşehir Ekmeği, Tahinli Pidesi, Kapaması, Sultani Üzümü, Yaprağı meşhurdur. Sultani Üzümümüzü Türkiye’ye tanıtmayı hedefliyoruz. Bu festivaller de buna aracı oluyor. En güzel üzüm yarışmamızı yaptık, kelter çekme yarışmamamızı yaptık akşam da Ceylan Ertem konserinde halkımızla buluşacağız.” dedi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/alasehir-uzum-festivalinde-renkli-kelter-yarismasi/feed/ 0
Bal Üreticileri Son 10 Yılın En Verimsiz Sezonunu Geçirdi https://www.foxhaber.com.tr/bal-ureticileri-son-10-yilin-en-verimsiz-sezonunu-gecirdi/ https://www.foxhaber.com.tr/bal-ureticileri-son-10-yilin-en-verimsiz-sezonunu-gecirdi/#respond Wed, 04 Sep 2024 20:05:16 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/bal-ureticileri-son-10-yilin-en-verimsiz-sezonunu-gecirdi/ Bal üreticileri son 10 yılın en verimsiz sezonunu yaşadı

Trabzon Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Yusuf Aksoy:

“Arıcılar açısından bu yıl, son 10 yılın en zor senesi diyebiliriz”

“Türkiye geneline bakıldığında yüzde 40 oranında bal kaybı var”

“Dünyada bal üretiminde 10., arı sayısı bakımından ise 3. sıradayız”

TRABZON – Doğu Karadeniz Bölgesindeki arıcılar bu sezon, son on yılın en verimsiz sezonunu yaşarken bunun nedeninin iklimsel koşullardan kaynaklandığı ifade etti

Dünyada son yıllarda görülen iklim değişiklikleri özellikle gıda sektörünü olumsuz yönde etkiliyor. İklim değişikliğinden Türkiye de nasibini alırken, özellikle son yıllarda üretilen bal oranında ciddi düşüşler yaşandığı gözleniyor. Trabzonlu arıcılar bu sezonki hasattan umduğunu bulamazken, bölgeye özgü kestane balında da önemli ölçüde düşüş yaşandığı, Türkiye genelinde ise yüzde 40 oranında bal kaybının yaşandığını ifade edildi.

Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Trabzon Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Yusuf Aksoy, son 10 yılın en verimsiz sezonunu yaşadıklarını belirterek “Bu yıl Karadeniz’de gerek kestane balı, gerek orman gülü balı gerekse yaylalardaki yayla ballarımız istediğimiz oranda olmadı. İklim şartlarının olumsuzluğundan dolayı sıkıntı yaşadık. Yağmurdan dolayı kestane balı olmadı. Yukarlarda dolu, yağmur daha sonra da kurak derken hasadımız çok zayıf. Arıcılar açısından son 10 yılın en zor senesi diyebiliriz. Türkiye geneline bakıldığında yüzde 40 oranında bal kaybı var. Ayrıca bal olmayan yılların akabinde arı ölümleri meydana geliyor” dedi.

“Arılar ve kovanlar giderek azalıyor”

Arıların giderek azaldığına dikkat çeken Aksoy, “Arılar giderek azalıyor. Mesela 3 yıl önce göreve geldiğimde Trabzon’da arıcıların 225 bin kovanı var idi. Önceki sene 181 bin, geçen sene ise 161 bin kovan tespit ettik. Dolayısıyla git gide arı ve kovan sayısında azalma söz konusu. Her önüne gelen arıcılık yapmaması lazım maalesef bunların olumsuz sonuçları oluyor. Bilgisizlikten dolayı hastalıkların yayılma ihtimali çok yüksek. Karadeniz’de bu sene pek kestane balı olmadı. Zaten kestane ağaçlarında oluşan bir gal arısı söz konusu şu an Orman Bölge Müdürlüğümüz bu konuda bir çalışma yapıyor ama yeterli değil. Zaman alacak bir mücadele ve mücadelede 10 yıldan bahsediyorlar. Dolayısıyla 10 yılda Karadeniz arıcısı olumsuz etkilenecek” diye konuştu.

Bal üretimi bakımından dünyada 10. sırada olduklarını kaydeden Aksoy, “Dünyada bal üretiminde 10. sıradayız ancak arı sayısı bakımından dünyada 3. sıradayız. İhracatımızın bir bölümünde sıkıntı var giden ballarımız piyasadaki bazı firmaların ballar geri dönüyor bu da sektörümüze büyük darbe vuruyor. Sahte ballar, merdiven altı yapımlar, laboratuvarlarda yapılan ballar, arı görmeden yapılan ballar” ifadelerini kullandı.

“Aracıdan değil arıcıdan alın”

Vatandaşlara balı mutlaka arıcıdan almaları tavsiyesinde bulunan Aksoy, “Mutlaka balı arıcıdan alsınlar, aracıdan almasınlar. Özellikle birlik dolumu olan balları alsınlar çok dikkatli olmaları gerekiyor. Yaylalarda yol kenarlarında satılan ballar normalde bizim arıcılarımızın balı ama güneş ışığı altında olduğu için onlara da rağbet etmesinler. Mutlaka ışık görmeyen raflardan, kapalı alanlardan ballarını alsınlar. Balın hakiki olduğunu görerek anlayamayız ancak tahlille anlaşılır. Tatmayla anlamak söz konusu değil. Özellikle eski sistem makinelerde sahte balı ayırt etmede yanılma olabiliyor yeni sistem makineler devreye girerse yanılma riski olmayacak. Bizim arıcımız genellikle bin 500 rakımın üzerinde bal üretiyor. Dolayısıyla bu ballar çok değerli ballardır. Bilim adamları bunu böyle öngörüyorlar. Çünkü gübre görmemiş, tarımsal ilaçlama yok değerli ballardır. Kesinlikle gıda değil ilaçtır” şeklinde konuştu.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/bal-ureticileri-son-10-yilin-en-verimsiz-sezonunu-gecirdi/feed/ 0
Yaş çay fiyatına tepkiler sürüyor: Ulusal Çay Konseyi’nden istifa ettiler https://www.foxhaber.com.tr/yas-cay-fiyatina-tepkiler-suruyor-ulusal-cay-konseyinden-istifa-ettiler/ https://www.foxhaber.com.tr/yas-cay-fiyatina-tepkiler-suruyor-ulusal-cay-konseyinden-istifa-ettiler/#respond Mon, 22 Jul 2024 21:14:45 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=9055 Tarım Bakanlığı’nın 19 TL olarak açıkladığı yaş çay fiyatına tepkiler sürüyor. Rize merkez, İyidere, Derepazarı, İkizdere, Kalkandere Oda Başkanları ve  Artvin merkez, Hopa, Kemalpaşa, Borçka, Arhavi Ziraat Odası Başkanları ortak bir basın açıklaması yaptı.

Başkanlar, Tarım Bakanlığı’ndan önce çay fiyatını açıklayan Rize Ticaret Borsası (RTB) ve Ulusal Çay Konseyi (UÇK) Başkanı olan özel sektör Orçay fabrikasının sahibi Mehmet Erdoğan’a da tepki gösterirken, kendilerini temsil etmediklerini belirterek Ulusal Çay Konseyi’nden istifa ettiklerini duyurdu.

‘İSTİFA EDİYORUZ’

Oda başkanları adına açıklamayı yapan Fındıklı Ziraat Odası Başkanı Mehmet Özsoy şunları söyledi:

“Biz çay bölgesi Ziraat Odaları olarak maliyet çalışması yaptık, neredeyse bütün odalarımızdan çıkan ortak maliyet 17 buçuk – 18 TL arası iken bugün görüyoruz ki Tarım ve Orman Bakanlığı, Ulusal Çay Konseyi ve Borsanın görüşleriyle hareket ederek bir fiyat çalışması yapmış ve gece yarısı Tarım ve Orman Bakanlığı’nın resmi sayfasında 17 TL’lik bir fiyat açıklandı. Bu fiyatı kesinlikle kabul etmiyoruz ve Ulusal Çay Konseyi’nin üreticiyi temsil etmediğine inanarak topluca Ulusal Çay Konseyi’nden istifa ediyoruz. Ulusal Çay Konseyi bizim için, sanayicileri temsil ediyor bu saatten sonra. Üretici temsilcisi olarak Ulusal Çay Konseyi’nden istifa ederek ilk tepkimizi gösteriyoruz.

Bundan sonra ki süreçte bu fiyatın kesinlikle revize edilmesi ile ilgili çalışmalarımız olacak. Orman Bakanlığı’na Sayın Cumhurbaşkanımıza mesajlarımız olacak. Çünkü bu maliyet fiyatıdır. Çiftçimizin günün sonunda sattığı çaydan alacağı para 17 TL’dir. Eklenen 2 TL’lik destekleme yılın sonunda alınacak bir fiyattır ve bunun çay taban fiyatı ile alakası yoktur. Yüzde 69 enflasyonun olduğu bir ülkede, çiftçinin cebine yansıyan gerçek enflasyonun yüzde 125 olduğu bir ülkede, çay üreticisinin emeğine ekmeğine yüzde 54 zammı kesinlikle kabul etmiyoruz ve tekrar açıkladığımız 25 TL’lik fiyatı talep ediyoruz.”

Özsoy, Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan açıklanan çay taban fiyatının belirlenmesinde dikkate aldıkları maliyet çalışmasını açıklamalarını talep etti. 

‘ANKARA’DA MAKAM ODALARINDA BELİRLENMEMELİ’

Artvin, Kemalpaşa Ziraat Odası Başkanı Olcay Muti “Çay fiyatı aslında bence Ankara’da makam odalarında belirlenmemeli. Çay fiyatı Aslında Rize’de, Trabzon’da, Hopa’da, Borçka’da, Artvin’de gelip yerinde incelenmeli, çiftçilerle temasa girilmeli, çiftçilerin sorunları dile getirmeli o günün enflasyon koşulları, o ayın enflasyon sonuçları dile alınmalı, diye düşünüyoruz. Bir gece yarısı operasyonuyla belirlenen 17 TL çay fiyatı, çay üretici açısından kabul edilebilir bir fiyat değil. Net 16.629 lira elimize geçecek” dedi.

Arhavi Ziraat Odası Başkanı Sadık Yıldırım Bayrak ise, “Ülkemizin en çok göç veren bölgesinde ikamet ediyoruz. 210 bin ruhsatlı üreticinin çay tarımı yaptığı bakan ve Çaykur verilere karşı belirlenmiştir. Biz doğduğumuz topraklarda yaptığımız tarımdan doymak istiyoruz. Yani hak ettiğimizi, emek ettiğimiz çayın karşılığı olarak alacağımız parayla doğduğumuz topraklarda hayatımızı idame etmek istiyoruz” diye konuştu.

‘FİYATIN REVİZE EDİLMESİNİ TALEP EDİYORUZ’

Artvin Borçka Ziraat Odası Başkanı ve Bölge Koordinatörü Tolga İskenderoğlu, şu şekilde konuştu:

“Karadeniz için ciddi anlamı olan hayatımızı idame ettirdiğimiz bir tarım ürünü çay. Ve Tirebolu’dan, Borçka’ya kadar çay üretimi yapılıyor ve bütün Karadeniz halkının doğrudan ve dolaylı olarak geçimini sağladıkları bir ürün çay. Aynı zamanda ülkemiz için de stratejik bir ürün çay, o yüzden devlet yetkililerimiz çay maliyetlerini ve sahadaki talepleri dikkate alarak tekrar konuyu değerlendirerek üreticinin memnun olacağı, STK’nın memnun olacağı, sektörün memnun olacağı bir fiyatın açıklanmasına ihtiyaç vardır.

Bu bir zincir halkası üretici işleyecek. Üretici üretecek, sanayi işleyecek. Dolayısıyla birbirinden ayrılmaz bir sektör. Dünyada üretimde beşinci olduğumuz, tüketimde de birinci olduğumuz bir ürünün hem kanuna hem taban fiyata hem de sanayinin, üretenin ve tüketenin memnun olduğu bir ortama ihtiyaç vardır. Bu açıklanan fiyat bu ortamı sağlamakta özellikle üreticinin mağduriyeti bu anlamda ciddi olmakta. O yüzden tekrar devlet yetkililerimizden bir Ziraat Odaları olarak üreticilerin temsilcileri olarak devlet yetkililerimiz maliyetlerin tekrar incelenerek bu fiyatın revize edilmesini talep ediyoruz.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/yas-cay-fiyatina-tepkiler-suruyor-ulusal-cay-konseyinden-istifa-ettiler/feed/ 0
130 köylü yılladır toprak için savaşıyor https://www.foxhaber.com.tr/130-koylu-yilladir-toprak-icin-savasiyor/ https://www.foxhaber.com.tr/130-koylu-yilladir-toprak-icin-savasiyor/#respond Sat, 13 Jul 2024 21:00:31 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8828 Türkiye’nin önemli meyve üretim bölgelerinden Korkuteli ilçesi Dereköy yaylasındaki 130 köylü, birinci sınıf mutlak sulu tarım arazilerinden oluşan 39 hektarlık alanda açılmak istenen kömür ocağı için verilen ‘ÇED Gerekli Değildir’ kararının iptali amacıyla 2021’de yargıya başvurdu.

Antalya 3’üncü İdare Mahkemesi’nin iptal kararı, Danıştay’dan ‘bilirkişi raporu eksik’ denilerek iade edildi. Keşif yapılmadan eksiklik giderildi, ancak mahkeme yeniden iptal etti ve karar geçen yıl Danıştay tarafından onandı.

130 KÖYLÜ DAVALARA MÜDAHİL OLDU

130 köylü ikinci davayı ise Toprak Koruma Kurulu’nun, alanın tarım dışı kullanımına izin veren kararının iptali için açtı. Antalya 3’üncü İdare Mahkemesi bu davada da iptal kararı verdi. Konya’da istinaf mahkemesine yapılan itiraz sonrası, bilirkişi heyetinin raporu yine eksik görüldü ve iade edildi. Geçen hafta bilirkişi heyeti, aynı alanda üçüncü kez keşif yaptı.

Köylülerin avukatı Tuncay Koç, Dereköy’de 39 hektarlık mutlak tarım arazisi üzerinde 2021 yılında kömür ocağı açılmasına yönelik ‘ÇED Gerekli Değildir’ kararının iptaline yönelik dava hazırlanırken, proje dosyası içinde Toprak Koruma Kurulu kararına göre 39 hektar tarım arazisinin, Toprak Koruma Kanunu dışına çıkarıldığını gördüklerini söyledi.

Tarım vasfı niteliğini değiştiren bu kararın iptali için de aynı yıl dava açtıklarını belirten Koç, “2022 yılında ise bakanlık, alanın 8 hektarlık kısmında ‘kamu yararı’ olduğunu kabul etmiş. Bu işlemi öğrenince o işleme de dava açtık. ÇED Gerekli Değildir kararı davasında bilirkişi raporları doğrultusunda mahkeme iptal kararı verdi. Karar Danıştay’dan geçerek, onandı. Dolayısıyla şirket şu aşamada Dereköy yaylasında ‘ÇED Olumlu’ kararı almadan hiçbir faaliyette bulunamaz” dedi.

İKİNCİ DAVA TOPRAK KORUMA KURULUNA

İkinci davada mahkemenin Toprak Koruma Kurulu kararına karşı ilk bilirkişi heyetinin raporu doğrultusunda iptal kararı verdiğini belirten Koç, şunları söyledi:

“Biz davayı kazanıyoruz, üst mahkemeler bozuyor. Bu sefer de Konya’da istinaf mahkemesi ‘eksik inceleme var’ gerekçesiyle kararı bozdu. Bu nedenle geçen hafta Korkuteli Dereköy’de üçüncü defa keşfe gidildi.

Bu, Antalya’da açtığımız, 130 davacının olduğu en kalabalık davalarımızdan biri. Çünkü Dereköylü orada kesinlikle kömür ocağı istemiyor.

Arazi çok değerli, mutlak sulu tarım arazisi, böyle bir arazinin kömür ocağı için tarım vasfının değiştirilmesi, tarım dışına çıkarılması kamu yararınca uygun değil”

BİLİRKİŞİ RAPORU BEKLENİYOR

Dünyanın en değerli topraklarından birinin tarım toprağı olduğuna dikkati çeken Koç, “Bunu dört yıllık bir kömür ocağı yerine ikame etmek mümkün değildir. Oradaki toprak binlerce yıldır burayı beslemiştir. Binlerce yıldır da torunlarımızı besleme potansiyeline sahiptir. Bu nedenle verilen kararın Toprak Koruma Kanunu’na da uygun olmadığını düşünüyoruz. Bilirkişi raporu şu anda bekleniyor. Bu rapor neticesi mahkeme yeniden bir karar verecek” dedi.

ÜRETİLEN MEYVELER İHRAÇ EDİLİYOR

Buradaki tarım arazilerinde çok nitelikli erik, kayısı, vişne gibi meyve ve hububat üretimi yapıldığını anlatan Koç, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Meyveler özellikle erik ve vişne ihraç ediliyor ve döviz kazandırılıyor. Durmadan gelir getiren, döviz getiren bir alana 4 yıllık faaliyet uğruna, özellikle bütün dünyanın üretiminden artık çekildiği, kullanmaktan imtina ettiği kömür gibi bir enerji kaynağıyla ikame etmek akıl dışı bir karar.

Dolayısıyla mahkemenin bu akıl dışılığın önüne geçeceğine güveniyoruz. Zaten ilk ÇED Gerekli Değildir kararı iptal edildi.

Dolayısıyla köylüler bu haklı mücadelede öne geçti. Şimdi Toprak Koruma Kurulu davasında da önce bilirkişi raporunu bekliyoruz, sonra kararı bekleyeceğiz”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/130-koylu-yilladir-toprak-icin-savasiyor/feed/ 0
İstilacı türün en büyük düşmanı: 30 ilde doğaya salınacak… https://www.foxhaber.com.tr/istilaci-turun-en-buyuk-dusmani-30-ilde-dogaya-salinacak/ https://www.foxhaber.com.tr/istilaci-turun-en-buyuk-dusmani-30-ilde-dogaya-salinacak/#respond Tue, 18 Jun 2024 21:52:40 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8331 Türkiye ve Avrupa’ya Asya’dan yayılan kahverengi kokarca ile biyolojik mücadele için Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü laboratuvarında üretilen Çin menşeli 150 bin samuray arısı, 30 ilde doğaya salınacak.

Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü, başta fındık olmak üzere tarımsal ürünlere zarar veren kahverengi kokarca (Halyomorpha halys) zararlısı ile biyolojik mücadele için laboratuvarda 150 bin samuray arısı üretti.

Kahverengi kokarcanın yumurta larvalarına kendi yumurtasını bırakan samuray arıları, böylece zararlının çoğalmasını engelliyor.

Enstitüde görevli entomolog (böcek bilimci) Mustafa Kılıç, kahverengi kokarcanın Türkiye’de 2017 yılından itibaren tespit edilmeye başlandığını söyledi.

Zararlının tespitinin ardından Tarım ve Orman Bakanlığının zararlı ile mücadelede yoğun çaba sarf ettiğini anlatan Kılıç, “Tarım ve Orman Bakanlığımız hem biyolojik mücadele ajanlarının yetiştirilmesinde hem de kimyasal mücadele ve diğer yolların araştırılması ve uygulanmasında öncü olmuştur. Bununla birlikte hem ekiplerimiz hem İl Tarım ve Orman müdürleri birlikte arazi çalışmaları yürütmekteyiz. Kahverengi kokarcanın yoğunluk, popülasyon takibini yapmaktayız. Bunun yanı sıra mücadele için faydalı böceğin üretimini gerçekleştirmekteyiz.” dedi.

Üretimini yaptıkları 20 bin parasitoidin (ev sahibiyle yakın ilişki içinde yaşayan ve sonunda konağın ölümüyle sonuçlanan bir organizma) geçen yıl Artvin ve Rize’de doğaya salındığına dikkati çeken Kılıç, “Bu yıl da hedefimiz 150 bin parasitoidin 30 ilde doğaya salınması. Parasitoid dediğimiz, halk arasında samuray arısı olarak bilinmektedir. Burada böcek kendi yumurtasını zararlının yumurtasının içine koyuyor. Doğada zararlı böcek yerine faydalı böcek çıkışları yapıyor yumurtadan. Çünkü biz bütün arazileri kontrol etsek de ağaçların üst kısmında zararlı böcek yine yumurtasını bırakabiliyor. Burada amacımız, biyolojik mücadele etmenini kullanarak oralara da ulaşabilmek.” ifadesini kullandı.

Kılıç, çiftçilerin bu zararlı böceği bahçelerinde gördüklerinde ruhsatlı bitki koruma ürünlerini kullanması gerektiğini belirterek, “Bu zararlı ile mücadelede vatandaşımıza da görev düşmektedir. Kendi bahçelerinde yoğunluk gördüğünde ilgili kurumlara danışarak ilaçlama yapabilirler.” diye konuştu.

Kahverengi kokarcanın 300’ün üzerinde bitkiyi etkilediğini vurgulayan Kılıç, şunları kaydetti:

-Doğada kolay kolay aç kalmayan bir böcek. Özel ağız yapısı sayesinde bitki dokularını emerek besleniyor ancak hayvanlar ve insanlar üzerinde zarar oluşturmamaktadır. Sadece ufak tefek alerjilere belki bazı ciltler reaksiyon gösterebilir. 

-Onun haricinde ısırma veya sokma gibi davranışları yok. Doğaya saldığımız parasitoidlerin de insan, hayvan ve özellikle bal arıları üzerinde hiçbir yan etkisi bulunmamaktadır. Samuray arıları, kahverengi kokarcanın doğal düşmanıdır.

– Zaten böceğin bulunduğu yerlerde doğal olarak bulunan bir böcek. Kahverengi kokarca Avrupa’ya da bulaştı ve yayılıyor.

-Bakanlığımız mücadele için bu konuda önce davranarak parasitoid böceğin hızlıca işlemlerden geçirilerek salınmasında büyük rol oynadı. Amerika, İtalya ve İsviçre’de de parasitoid üretip doğaya salmaktadır. Türkiye hızlı şekilde karar aldı.

Kılıç, üretilen samuray arılarını mayıs ayı itibarıyla doğaya salmaya başlayacaklarını sözlerine ekledi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/istilaci-turun-en-buyuk-dusmani-30-ilde-dogaya-salinacak/feed/ 0
13. Alaçatı Ot Festivali “Öz’e Dönüş” konseptiyle kapılarını açıyor https://www.foxhaber.com.tr/13-alacati-ot-festivali-oze-donus-konseptiyle-kapilarini-aciyor/ https://www.foxhaber.com.tr/13-alacati-ot-festivali-oze-donus-konseptiyle-kapilarini-aciyor/#respond Thu, 16 May 2024 21:45:45 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7359 “Öz’e Dönüş” konseptiyle 18-21 Nisan tarihleri arasında 13’üncü kez kapılarını açmaya hazırlanan Alaçatı Ot Festivali’nin lansman toplantısı İstanbul’da yapıldı.

Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli’nin yönetiminde yapılan lansman toplantısına müzisyen Ayhan Sicimoğlu, basın mensupları ve çok sayıda davetli katıldı.

Farklı coğrafyalarından yerli ve yabancı birçok ziyaretçiyi ağırlaması beklenen festivalin bu seneki teması ‘Şevketi Bostan’lı lezzetler olarak belirlendi.

Ünlü şeflerin özel tariflerinin gastronomi meraklılarıyla buluşacağı etkinlikte aynı zamanda 18 Nisan Perşembe akşamı Ayhan Sicimoğlu & Latin All Stars, 19 Nisan Cuma günü Edis ve 20 Nisan Cumartesi günü Mor ve Ötesi sahne alacak.

Jüri başkanlığını Ayhan Sicimoğlu’nun üstlendiği ‘En Güzel Ot Yemeği’ ve ‘En Çok Ot Çeşidini Toplama’ yarışmalarının sunuculuğunu ise Doğa Rutkay üstlenecek.

Çeşitli söyleşilere, atölyelere ve sergilere de ev sahipliği yapacak olan festival bu yıl da renkli görüntülere sahne olacak. 

“İLK ZAMANLARDAKİ RUHU YAKALAYARAK ÜZERİNE KENDİMİZDEN DE BİR ŞEYLER KATMAYI AMAÇLADIK”

Ot Festivali’nin son dönemde özünden uzaklaştığını ifade eden Lal Denizli, “Böyle bir sorumluluğu aldığımda henüz başkan bile değildim. Seçildikten sonra Ot Festivali’ni hayata geçirmemem söz konusu olamaz diye düşündüm.

Bu nedenle de hızlıca bir komite kurarak çalışmalarımıza başladık. Bu yılki Alaçatı Ot Festivali’nde ilk zamanlardaki ruhu yakalayarak üzerine kendimizden de bir şeyler katmayı amaçladık. Bu dar zamanda ortaya tam da istediğimiz gibi bir şey çıktı.

Önümüzdeki sene için daha farklı planlarımız var. Festival alanının, yani tüm Alaçatı’nın kullanıldığı bir versiyon hayata geçirmek istiyoruz. Bunu bu sene kısmi olarak önümüzdeki sene de tamamıyla hayata geçireceğiz. Güzel konserlerimiz olacak.

Gastronomiyle özdeşleşmiş yeme içme alanlarımız olacak. Bölgeye ait otların ön planda olduğu bir festival bizi bekliyor. Bu senenin otu Şevketi Bostan. Şevketi Bostanlı lezzetlerin ünlü şefler tarafından hazırlanacağı ve yarışmaların yapılacağı bir festival olacak” dedi.   

“GASTRONOMİ ALANIDA BÜYÜMEYİ HEDEFLİYORUZ”

Gastronomi alanında büyümeyi hedeflediklerini söyleyen Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli, “Biliyorsunuz yanı başımızda Urla’da üç restoranımız Michelin yıldızı aldı. Çok kıymetli şeflerin hayata geçirdiği restoranlar. Biz de Çeşme’de aynı başarıyı elde edecek girişimlerde bulunmak veya girişimleri desteklemeyi arzu ediyoruz.

Gastronomi, turizmin en önemli rotalarından biri. Önümüzdeki dönemde en büyük planlarımızdan biri Agro Turizm dediğimiz, tarım turizmini gastronomiyle birleştirecek bir anlayışla hareket etmek olacak. Çünkü tarım anlamında bölgemiz gerçekten çok elverişli.

Çeşme’nin toprakları çok verimli. Özellikle sakız, enginar, kavun, beyaz soğan, anason ve üzüm gibi tarımsal alanları daha da kalkındırmak için büyük yatırımlar düşünüyoruz. Aynı zamanda susuz tarımın elverişli olduğu sakız, susam gibi tarımsal alanlar sürdürülebilirlik açısından da önemli.

Komşumuz Sakız Adası bugün dünyaya ihraç edilen sakızların yüzde 80’ini karşılıyor. Bir ada olarak bunu başarabiliyorlarsa biz de sakız konusunda önemli adımlar atarak bu konuda ülkemizi temsil edecek girişimlerde bulunabiliriz” diye konuştu.

“TEŞVİK PAKETLERİYLE ÇİFTÇİLERİMİZİN KALKINMASINI SAĞLAMAYI AMAÇLIYORUZ”  
Yerel üreticilere de büyük önem verdiklerini ifade eden Denizli, “Yerel üreticilerin bazı dönemlerde yeterince ilgi görmediklerine ilişkin şikayetleri var. Bizim birincil önceliğimiz her şeye rağmen tarımı ayakta tutmaya çalışan çiftçilerimizi teşvik paketleriyle bölgemizde kalkınmasını sağlamak. Bu anlamda festivalde de görünürlüklerini artırmayı arzuluyoruz” dedi.

ALTYAPI ÖNCELİKLİ KONULAR ARASINDA YER ALIYOR

Yeni dönemde hayata geçirmeyi hedefledikleri yatırımlardan da söz eden Lal Denizli, “Çeşme’de altyapı öncelikli konulardan biri. Çeşme’de altyapı alanında özellikle kanalizasyon ve atık sularla ilgili ciddi bir eksik var.

Bu noktada İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ile çok uyumlu bir bakış açımız var. O nedenle altyapıya ilişkin çalışmalarımız çok verimli olacak. Aynı zamanda doğalgaz eksiğimiz var.

Halkın en çok beklediği alanlardan biri olan doğalgazda belli bir aşamaya gelindi ancak biz bunu nihayete erdirmek istiyoruz. Barınma, çevre ve plaj temizliği, yol çalışmaları da en büyük önceliklerimiz arasında yer alıyor.”

“KISIRLAŞTIRMAYI ARTIRACAĞIZ”

Sokak hayvanlarıyla ilgili de çalışmalar hayata geçireceklerini aktaran Denizli, “Sokak hayvanlarıyla ilgili en büyük problem kısırlaştırmanın düzenli bir şekilde yapılmaması. Bu dönemde kısırlaştırmayı artıracağız.

Aynı zamanda hayvan yaşam alanı projemiz de var. Mevcut Çeşme Belediyesi’nin barınak olarak kullandığı alanı yaşam alanına dönüştüreceğiz. Burada sokak hayvanlarının tedavilerinin, beslenmelerinin en iyi şekilde yapılmasını sağlayacağız.

Hayvan düşmanlarına son derece karşıyız. Bu dünyada yaşayan tek canlılar insanlar olmadığı için diğer canlılara aynı saygıyı göstermek en önemli önceliğimiz. Hayvanları Çeşme’de güzel bir zaman bekliyor” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/13-alacati-ot-festivali-oze-donus-konseptiyle-kapilarini-aciyor/feed/ 0
Türkiye’de çiftçi sayısı 2 milyon 177 bine düştü https://www.foxhaber.com.tr/turkiyede-ciftci-sayisi-2-milyon-177-bine-dustu/ https://www.foxhaber.com.tr/turkiyede-ciftci-sayisi-2-milyon-177-bine-dustu/#respond Sat, 24 Feb 2024 21:06:26 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3851 Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in soru önergesine verdiği yanıtta; Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) kayıtlı çiftçi sayısının 2 milyon 177 bin, bunlardan sözleşmeli bitkisel üretim yapanların sayısının ise 167 bin 547 olduğunu belirtti.

Yumaklı’nın yanıtını değerlendiren Gürer, “Görünen o ki organik tarımdan vazgeçen çiftçi sayısı da 4 bin geçmiş durumda. Tarım ülkesi olan 85 milyonluk Türkiye’de çiftçi sayısı 2 milyon 177 bine düştü” dedi.

CHP Niğde Milletvekili Gürer, Türkiye’deki çiftçi sayısı, organik tarım yapan çiftçiler ile sözleşmeli tarım yapan çiftçilerin sayısıyla ilgili Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na soru önergesi vermişti.

Gürer, Bakan Yumaklı’ya şu soruları yöneltmişti:

“Ülkemizdeki çiftçi sayısı kaçtır? Sözleşmeli üretim yapan çiftçi sayısı kaçtır? Sözleşmeli şeker pancarı ve haşhaş üretimi yapan çiftçi üretici sayısı kaçtır? Serbest piyasada sözleşmeli tarım yapan çiftçi sayısı kaçtır? Organik tarım yapan çiftçi sayısı kaçtır? Ülkemizde kaç organik pazar kurulmaktadır? Ülkemizde her hafta açılan semt pazar sayısı kaçtır?”

Gürer, Yumaklı’nın verdiği yanıtla ilgili açıklama yaptı. Gürer’in açıklamasına göre; Yumaklı, 2022 yılında ÇKS’ye kayıtlı çiftçi sayısının 2 milyon 177 bin 880 kişi olduğunu, bunlardan 167 bin 547 çiftçininsözleşmeli bitkisel üretim yaptığını belirtti.

2022 yılında 77 bin 000 çiftçinin şeker pancarı üretimi gerçekleştirdiğini belirten Yumaklı, “Türkşeker tarafından 2022 yılında 1.241 köyde 28.427 üretici ile 1.037.470 dekar alanda, pancar ekimi gerçekleştirilmiştir” dedi.

ORGANİK TARIMDAN VAZGEÇEN ÇİFTÇİ SAYISI ARTTI

Yumaklı, Türkiye’de 21 adet organik pazar bulunduğunu da belirterek, 2022 yılında organik tarım yapan çiftçi sayısı 48 bin 244 olarak açıkladı.

Eski Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin soru önergesine verdiği yanıtta “2020 yılında iyi tarım uygulamaları yapan çiftçi sayısı 14 bin 051’dir. 2020 üretim yılı organik tarım yapan çiftçi sayısı 52 bin 590, organik yem bitkisi üretimi yapan çiftçi sayısı ise 7 bin 672’dir” dediğini anımsatan Gürer, “Görünen o ki organik tarımdan vazgeçen çiftçi sayısı da 4 bin geçmiş durumda. Tarım ülkesi olan 85 milyonluk Türkiye’de çiftçi sayısı 2 milyon 177 bine düştü” diye konuştu.

Gürer, bir tarım ülkesi konumundaki Türkiye’de AKP hükümetleri döneminde uygulanan yanlış tarım politikaları nedeniyle çiftçi sayısında belirgin bir azalmanın görüldüğünü belirtti.

Ziraat odalarına kayıtlı çitçi sayısının 5 milyon civarında olduğuna işaret eden Gürer, ÇKS’ye kaydını yaptıranların ise 2 milyona kadar düştüğünün görüldüğünü vurguladı.

Destekleme alabilmek için ÇKS’ye dahil olmak gerektiğini söyleyen Gürer, başta ithalat ve girdi maliyetleri düşürülmesi gerektiğini ve çiftçi tarım kanuna uygun desteklenmesi gerektiği ifade etti.

‘TEK NEDEN AKP’NİN HATALI TARIM POLİTİKALARIDIR’

AKP hükümetleri döneminde hem tarım alanlarının hem de çiftçi sayısının belirgin bir şekilde azaldığını belirten Gürer, “Bunun tek nedeni AKP’nin iş bilmez yöneticilerinin hatalı tarım politikalarıdır” dedi.

Gürer şöyle dedi:

“Üretici başta gübre ve yem olmak üzere girdi maliyetlerindeki artış karşısında tarım yapamaz duruma gelirken, siyasi iktidar çözümü ithalatta bulmaya çalıştı ama bu kez de artan ürün fiyatları tüketiciyi mağdur etti. Böylece bir tarım ülkesi olan Türkiye, ne yazık ki tarımsal ürünlerde de ithalatçı konusuna düştü. Ürününe değer bulamayan üretici ise üretimden uzaklaşmak zorunda kaldı.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/turkiyede-ciftci-sayisi-2-milyon-177-bine-dustu/feed/ 0
İklim krizi fındığı da vurdu: Rekoltede sert düşüş https://www.foxhaber.com.tr/iklim-krizi-findigi-da-vurdu-rekoltede-sert-dusus/ https://www.foxhaber.com.tr/iklim-krizi-findigi-da-vurdu-rekoltede-sert-dusus/#respond Sun, 18 Feb 2024 21:42:23 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3593 Karadeniz Bölgesi’nde, istilacı böcek türleri kaynaklı hasarın yanı sıra küresel iklim değişikliğinin etkileri, fındık tarımını olumsuz etkiledi. 2022’de 765 bin 287 ton olarak belirlenen fındık rekoltesi, 2023’te 717 bin 931 tona geriledi.

Ulusal Fındık Konseyi (UFK) Yönetim Kurulu Üyesi Sebahattin Arslantürk, “Son 3 yıldır iklim değişikliğine bağlı ciddi oranda rekolte kaybı olduğunu çok net. Son 30 yılın en sıcak kışını yaşıyoruz; böyle sürerse fındık üretimimiz yüzde 50 oranında azalabilir” dedi.

‘Türkiye’nin fındık ambarı’ Karadeniz Bölgesi’nde, küresel iklim değişikliği kaynaklı kuraklık ve hava sıcaklıklarındaki ani değişimler, fındık tarımını olumsuz etkiliyor.

Baharda gündüz sıcaklarının ani yükselmesi sonucu aldanıp, çiçek açan ağaçlar, gece sıcaklıkların düşük seyretmesiyle dona maruz kalıyor. Zararlı istilacı böcek türlerinin tehdidi altında da olan fındıkta, son yıllarda ciddi rekolte kayıpları yaşanıyor.

2022’de 765 bin 287 ton olarak belirlenen fındık rekoltesinin, 2023’te 717 bin 931 tona geriledi. Bölgede son 30 yılın en sıcak kış mevsiminin yaşandığını belirten uzmanlar, olumsuzlukların sürmesi halinde fındık üretiminde ciddi azalmalar yaşanabileceğine dikkati çekip, üreticilerin modern tarıma yönlenmesini öneriyor.

‘ZARAR 500 MİLYON DOLARA ÇIKACAK’

UFK Yönetim Kurulu Üyesi Sebahattin Arslantürk, ‘Drakula’ olarak bilinen ‘Turunçgil Uzun Antenli Teke Böceği’ ve ‘kahverengi kokarca’ istilasının artacağını öngördüklerini belirterek, “Son yıllarda istilacı türlerin verdiği zararlardan ötürü fındıkta ciddi bir rekolte kaybı var. Bu zararlar artmaya da başladı. İstilacı türlerin verdiği zararlar her yıl yüzde 10 civarında olurken bu zararın önümüzdeki yıllarda artarak 500 milyon dolara kadar çıkacağını öngörüyoruz. Bu anlamda üretimde her geçen yıl daha fazla şekilde yaşadığımız kayıp ihracat gelirlerimizi de doğal olarak azaltacaktır” diye konuştu.

İklim değişikliğinin fındık üretiminde olumsuz etkilerini anlatan Arslantürk şöyle devam etti:

“2023 yılı fındık üretim miktarı 600 bin ton civarında idi. Bu da son yılların en düşük üretim miktarı. 2024 mahsul yılını da iklim açısından incelediğimizde maalesef bu yıl son 30 yılın en sıcak kışını yaşıyoruz. Elimizde bölgemizin iklim koşullarına ilişkin 30 yıllık bir veri var ve bu verilerden yola çıkıldığında son 3 yıldan beri iklim değişikliğine bağlı ciddi oranda bir rekolte kaybı olduğunu net olarak görebiliyoruz. Geçen yıl bunu çok daha belirgin bir şekilde yaşamış olduk. Bunun da ürüne olumsuz bir yansıması olacağını düşünüyoruz.”

‘FINDIK ÜRETİMİ YÜZDE 50 ORANINDA AZALABİLİR’

Modern tarım uygulamaları ve damla sulama sistemlerine geçilmesi gerektiğini de söyleyen Arslantürk, “Acil önlem alınması gerekiyor. Zaten yaşlı olan fındık bahçelerinin yenilenmesi gerekiyor. Bu önlemler kapsamında yaşlı bahçelerin iklim koşullarına uygun türler seçilerek kanun doğrultusunda her yıl belli bir oranda yenilenmesi gerekiyor. Bunun bir an önce yapılması lazım” dedi.

Aslantürk, sözlerini şöyle tamamlandı:

“Sıcaklıklar arttığı için de toprağı soğutmak adına artık damla sulama sistemlerine geçmemiz gerekiyor. Modern tarım uygulamalarını yapmamız lazım ki sürdürülebilir üretimi sağlayıp, 5 milyar dolarlık ihracat hedefimize kısa zamanda ulaşabilelim.

İklim değişikliğinin etkileri her geçen yıl hissedilir düzeyde kendini gösteriyor. Böyle devam ederse fındık üretimimiz yüzde 50 oranında azalabilir. Bu azalma da üreticinin alternatif tarım ürünlerine yönelmesine ve gelirlerimizin ciddi oranda azalmasına neden olacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/iklim-krizi-findigi-da-vurdu-rekoltede-sert-dusus/feed/ 0
Avrupa’da çiftçiler neden yürüyor? https://www.foxhaber.com.tr/avrupada-ciftciler-neden-yuruyor/ https://www.foxhaber.com.tr/avrupada-ciftciler-neden-yuruyor/#respond Wed, 07 Feb 2024 09:39:35 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3014

Çiftçilerin tarım sektöründe artan sorunlara dikkati çekmek için başlattığı traktörlü eylemler Avrupa’nın birçok ülkesine yayıldı.

Başta Almanya, Fransa, İspanya, Belçika, Hollanda, Polonya, İtalya ve Macaristan’da olmak üzere çiftçiler Avrupa Birliği’nin (AB) tarım politikalarını traktörleriyle protesto ediyor.

Çiftçiler, Avrupa Birliği’nin aşırı düzeydeki yönetmeliklerinin kendilerini ithalata karşı zayıf bıraktığını ve vergilerle dolu karmaşık bürokratik kurallardan bıktıklarını belirtiyor.

Paris Advanced Research Center (PARC) Direktörü Dr. Nevzet Çelik, ulusal hükümetlerin ve AB’nin ekonomik zorluklara etkin çözümler getirememesi nedeniyle başlatılan Avrupa’daki çiftçi protestolarını 3 soruda kaleme aldı.

1- GREVLERİN ARKA PLANI NEDİR?

Avrupa’da birçok şehirde, tarım protestoları yapılıyor. Bu şehirlerden biri olan Brüksel’de, çiftçiler Avrupa Parlamentosunun (AP) önünde seslerini duyurmak için kamu binalarını basıyor. Aynı şekilde Fransa’daki protestolarda 79 kişi gözaltına alındı. Çiftçiler, ulusal hükümetlerin ve Avrupa Birliği’nin (AB) ekonomik zorluklara etkin çözümler getirememesinden dolayı oldukça öfkeli.

Bu öfke Ukrayna savaşıyla birlikte daha da karmaşık hale geldi. Ukrayna-Rusya savaşının ardından yükselen enerji fiyatları ve mazot fiyatları nakliye maliyetlerinin artmasına neden oldu. AB’nin Ukrayna’dan gelen tarım ürünlerine gümrüksüz izin vermesi önce Doğu Avrupa ülkelerinde, ardından diğer üye devletlerde çiftçileri zor durumda bıraktı.

Geçen yıl, bu durumu protesto eden Polonyalı çiftçiler sokağa dökülerek sınır geçişlerini engellemeye çalıştı ve bu gösteriler Almanya, Fransa, Belçika ve İtalya gibi ülkelere de yayıldı.

Arjantin, Brezilya, Paraguay ve Uruguay tarafından oluşturulan ekonomik ve siyasi bir blok Güney Amerika Ortak Pazarı (MERCOSUR) ile AB’nin imzaladığı anlaşma, tarımsal ve hayvansal ürünlerin bu ülkelerden daha ucuza gelmesine neden oldu. Bu durum ise AB çiftçilerini olumsuz etkiledi.

Çiftçiler, AB’nin aşırı düzeydeki yönetmeliklerinin kendilerini ithalata karşı zayıf bıraktığını, her alanda var olan vergilerden ve karmaşık bürokratik kurallardan bıktıklarını ifade ediyor.

AB, çiftçilerden daha sürdürülebilir bir tarım yapmalarını ve iklim kriziyle mücadelede adım atmalarını isterken, diğer yandan daha ucuz ürünler üretmelerini de talep ediyor. Bu durum, çiftçileri daha zorlu ve karmaşık bir konumda bırakıyor.

Öbür taraftan tarımdaki her türlü kimyevi ve zararlı maddeler içeren pestisit kullanımıyla ilgili artan endişelere rağmen dev kimya şirketlerinin liderliğindeki pestisit lobisi AB politikalarını etkilemek için yoğun bir lobi faaliyeti yürütüyor.

Çiftçiler, borç içinde olmalarına rağmen, Brüksel merkezli çiftçi birliği Copa-Cogeca lobisinin AB’nin tarım politikasında etkili olması, büyük tarım şirketlerini temsil eden kurumların bu politikaları şekillendirmede daha etkin olduğunu gösteriyor.

2 – AB NE TEPKİ VERDİ?

AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, çiftçilerin Brüksel’deki protestolarından sonra acil bir toplantı düzenleyerek Avrupa çiftçilerine destek olacaklarını, işbirliği yaparak idari yükü azaltacaklarını ve sektörün yapısal zorluklarını ele alacaklarını belirtti.

Brüksel’de düzenlenen protestoların ardından Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise Avrupa’nın tarım sektörünün büyük bir krizle karşı karşıya olduğunu kabul etti. Hedefte olan gıda devleri ile süpermarketlerin çiftçilere adil fiyatlar ödemesini sağlamak için AB’nin “köklü” bir tarım reformu yapması gerektiğini vurguladı.

Fransa’nın yeni seçilen Başbakanı Gabriel Attal ise protestoların bitmesi halinde yaklaşık 100 milyon Euro’luk bir fonu çiftçilere vereceğini söylese de bunun çok yetersiz olduğu biliniyor. Bununla beraber Attal hem çiftçi hem de tüm Fransızların hayat kalitesini düşüren bürokrasiyi azaltmak için reform yapılması gerektiğini belirterek “Günlük hayatımızdaki prosedürler ve karmaşıklıklar nedeniyle her yıl 60 milyar Euro kaybettiğimiz tahmin ediliyor” ifadelerini kullandı.

AB ise çevre emisyonu konusunda çiftçiler için belirlenen uygulamaları gevşetebileceğini açıklayarak, 400 milyon Euro’luk bir paket ile desteklenmelerini öngördü. Bununla birlikte AB’nin 2021-2027 dönemini kapsayan bütçesinin üçte biri, yani vergi mükelleflerinin ödediği 386,7 milyar Euro, çiftçilere ayrılsa da sübvansiyonlarda hektar başına ödeme yapılıyor ve bu nedenle AB tarım bütçesinin yaklaşık yüzde 80’i, en büyük ve en zengin şirket veya ailelere gidiyor. Bu durum da çiftçi sayısını azaltıyor. Örneğin 1946’da Fransa’da nüfusunun yüzde 46’sı çiftçiyken, bugün bu oran sadece yüzde 2.

AB’nin Ortak Tarım Politikası (OTP), AB çiftçilerini korumak amacıyla kurulmasına rağmen, küçük çiftliklerin azalmasının temel nedenlerinden biri haline geldi. 2005 ile 2020 yılları arasında AB’deki çiftçi sayısı neredeyse yüzde 40 oranında azaldı ve yaklaşık 5,3 milyon çiftçi işsiz kaldı.

AB Komisyonu, çiftçilere AB tarım destek ödemelerinin devam edeceğini, çevresel nedenlerle arazilerinin bir kısmını nadasa bırakma zorunluluğundan 2024 yılı için muaf tutulacaklarını ancak bu alanlarda çiftçilerin pestisit kullanmadan ürün yetiştirmeleri gerekeceğini belirtti.

Almanya ve Fransa gibi Avrupa’nın en büyük iki tarım ülkesinde çiftçilerin protestolarının ardından mazota yönelik sübvansiyonların ve vergi indirimlerinin sona erdirilmesi planının askıya alınması gündemde. Avrupa Komisyonu protestolardan sonra kümes hayvanları, yumurta ve şeker için bir ithalat kısıtlaması ve Ukrayna’dan tarımsal ithalata sınırlamayı önerse de çiftçiler kısıtlamanın yeterli olamayacağı görüşündeler.

3 – PROTESTOLAR BÜYÜR MÜ?

İklim değişikliği, çiftçiler üzerinde en çok etki yapan faktörlerden biridir. Çiftçiler, su kıtlığı, toprak erozyonu ve aşırı hava olayları gibi zorluklarla mücadele etmek zorundadır. Ancak tarım, sadece bir ekonomik sektör olmaktan öte ulusal yeterlilik ve sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağlayan bir sektördür. Gıda ve beslenme güvenliği, ekosistem sağlığı, çevre koruması ve su yönetimi gibi konuları kapsayan bütüncül bir yaklaşımla hareket edilmelidir.

Hem Covid-19 salgını hem de Ukrayna-Rusya savaşı; jeopolitik durumların, gıda güvenliği, tarımda sürdürülebilirlik ve direnç gibi stratejik konuların ulusal güvenlik meselelerine dönüşebileceğini gösterdi. Ukrayna savaşı, başta tahıl olmak üzere yem ve tarım için önemli olan enerji tedarikini riske atabilecek bir potansiyeli ortaya koydu.

Protestolar haziranda yapılacak AP seçimlerinde daha fazla vaatlerde bulunan aşırı milliyetçi partilerin sıçrama yapmasına katkı sağlayabilir. Muhafazakar ve aşırı sağcı politikacılar çiftçilerin güvenliğini ve istikrarını yeniden tesis etme sözü veriyorlar. Ancak, Ukrayna-Rusya savaşıyla birlikte ortaya çıkan jeopolitik gelişmeler ve artan enerji fiyatları, Brüksel’deki lobilerin etkisi, artan bürokratik prosedürler ortadan kalkmadan protestolar son bulmayacak gibi gözüküyor.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/avrupada-ciftciler-neden-yuruyor/feed/ 0