DEM PARTİ TERÖRİSTLERİ SAVUNDU, TSK’YI HEDEF ALDI
Terör örgütü PKK üyesi sözde gazeteciler Nazım Daştan ve Cihan Bilgin gerçekleştirilen SİHA operasyonu ile Suriye’nin Münbiç bölgesinde etkisiz hale getirildi.
YAYMAN’DAN TARİHİ AYAR: KÜRT DÜŞMANI ARIYORSANIZ PKK’YA BAKIN!
AK Parti Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman, DEM Parti’nin terör savunuculuğuna dayanamayarak söz aldı. Yayman, DEM grubuna dönerek, “Eğer bir Kürt düşmanı arıyorsanız, PKK terör örgütüne bakacaksınız” ifadelerini kullandı.
“BU DİLİ ASLA KABUL ETMİYORUZ”
Yayman, sözlerine şöyle devam etti:
AK Parti kurulduğundan beri, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde bir Kürt sorunu varsa bu benim sorunum demiştir. Sizin grubunuz her defasında bu Meclis’i Kürt düşmanı olmakla suçluyor. Bu dili kınıyoruz, asla kabul etmiyoruz.
Türk Silahlı Kuvvetleri’ne asla bunu söyleyemezsiniz.
Cumhur İttifakı olarak söylüyoruz, bu ülkede dün olduğu gibi bugün de bu ülkede yaşayan herkes eşittir. Birinci sınıf vatandaştır.
Bu konu istismara kapalıdır. En azından Sayın Devlet Bahçeli’nin başlattığı sürece bir hürmetkar tavrınız olsun.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TBMM Genel Kurulu’nda, 2025 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ve 2023 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi görüşmelerinde TBMM, Anayasa Mahkemesi, Adalet Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı’nın 2025 yılı bütçeleri kabul edildi.

DHA’nın haberine göre; Genel Kurul’da bugün saat 11.00’de, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı bütçeleri görüşülecek.
*Haberin fotoğrafları AA tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>REKLAM“HATİP, BAŞTAN AŞAĞI YALANLARLA SEVİYESİNİ DÜŞÜRMÜŞTÜR”
Saadet Partisi İstanbul Milletvekili Birol Aydın’ın açıklamaları üzerine AK Parti sıralarından, ‘Yalan söylüyorsun, yalan’ diyerek tepkiler yükseldi. Genel Kurul’da tartışmalar sürerken söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, “Biraz evvel kürsüde konuşan hatip baştan aşağı iftiralarla, yalan ve dolanlarla kendi seviyesini aşağıya düşürmüştür. Yani bu konuşmacılara, bu tür yaklaşımlara Filistin Ulusal Ekonomi Bakanı El-Amur, ‘Asılsız iddialar ancak İsrail hükümetine hizmet eder’ diye en güzel cevabı vermiştir. Bunun dışında bir şey söylenmesi gerçekten zaittir, gereksizdir” diye konuştu.
“SİYONİST İSRAİL’E SİLAH TAŞIYAN GEMİLERİ İFŞA ETTİK”
AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu’nun açıklamaları üzerine söz alan Saadet Partisi Grup Başkanvekili Bülent Kaya ise “Bundan tam bir sene önce Kocaeli Milletvekilimiz Hasan Bitmez bu kürsüde konuşurken bir kısım arkadaşlarımız, ‘yalan söylüyorsunuz’ diyerek sıra kapaklarına vuruyorlardı. 31 Mart seçimlerinden sonra Sayın Cumhurbaşkanımız, ‘İsrail’le ticareti kesiyoruz’ diyerek burada, ‘yalan söylüyorsunuz’ diyenlerin aslında yalan ve iftira attığını net bir şekilde tescil etmiş oldu. Dolayısıyla buradan, ‘yalan söylüyorsunuz’ diye bağırmakla, dost acı söyler. Bakın, biz iktidar partisinin avcı kahvehanelerinde ne anlattığına bakmıyoruz ne yaptıklarına bakıyoruz. Bakın, daha iki gün önce Haydarpaşa Limanı’nda Siyonist İsrail’e silah taşıyan geminin demirlediğini kamuoyuna ifşa ettik. Ya, çıkın bunun cevabını verin” dedi.
REKLAM“SİYONİST İSRAİL AĞZIDIR”
Saadet Partisi Grup Başkanvekili Bülent Kaya’nın sözleri üzerine söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, “Bir sene önce de yalan söyleniyordu, şimdi de yalan söyleniyor. Bunda değişiklik yok. Sayın Cumhurbaşkanımızın işaret ettiği, mefhumu muhalifinden çıkarılmaya çalışıldığı anlam tam manasıyla bir çarpık zihniyetin yansıması olarak karşımıza çıkıyor. Şunu söylüyorum, bakınız o zaman da ‘İsrail’e silah sevkiyatı yapılıyor’ deniyordu. Bunlar, bu ülkeye, bu millete, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne ömrü Filistin davasıyla Gazze’yle Kudüs’ün özgürlüğüyle geçmiş Recep Tayyip Erdoğan’a ve onun dava arkadaşlarına atılmış en büyük iftiradır ve ancak Siyonist İsrail ağzıdır” değerlendirmesinde bulundu.
“SAYIN AKBAŞOĞLU, HAYDARPAŞA’DAKİ GEMİYİ AÇIKLA”
AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu’nun açıklamaları üzerine yeniden söz alan Saadet Partisi Grup Başkanvekili Bülent Kaya, “Ben Sayın Akbaşoğlu’na, ‘Siyonizm ağzıyla konuşuyorsun’ demeyi kendime zül addediyorum. Ama Sayın Akbaşoğlu’na tavsiyem şu, Haydarpaşa’daki gemiyi açıkla, gemiyi. Ben Sayın Akbaşoğlu’nu muhatap almayacağım, Genel Kurula hitap edeceğim. Bakın, bağırarak çağırarak suçluluğunuzu örtemezsiniz. Biz Sayın Erdoğan’ın Filistin’le ilgili yürek yangınına bir şey demiyoruz. Kalbi Ali söyleyenlerin dilinin Muaviye söylememesini tavsiye ediyoruz sadece, başka bir şey söylemiyoruz. Kalple ilgilenmiyoruz, yaptığınız icraatlarla ilgileniyoruz. İsrail’in OECD üyesi olmasına kim onay verdi? NATO’da daimi gözlemci olmasına kim onay verdi? Mavi Marmara gemisindeki katil İsraillilerin Türkiye’de ve uluslararası mahkemelerde yargılanmamasına dair kanunu kim buradan geçirdi?” ifadelerini kullandı.
REKLAM“İDDİASINI İSPATLAMAYAN MÜFTERİDİR”
AK Parti ve Saadet Partili milletvekilleri arasında sataşmalar yaşanırken söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, “Her şey milletimizin ve dünyanın gözü önünde cereyan ediyor. İsrail’e, ‘one minute’ diyen ve bütün dünyanın gözü önünde, Birleşmiş Milletler’de İsrail’in soykırımını lanetleyen ve bütün insanlığı bunu kınamaya, İsrail’e karşı durmaya davet eden ve Berlin’de, Brüksel’de, Washington’da, bütün dünyanın dört bir yanında halkların İsrail’in vahşetine, soykırımına karşı ayaklanmasına vesile olan liderin adı Recep Tayyip Erdoğan’dır. Şunu ifade edeceğim: Sayın Erdoğan’ın geçmişi de şu anı da herkesin malumudur. Bu konuda Gazze’nin, Filistin’in, Kudüs’ün yanında yer aldığı gerçeğini şehit İsmail Haniye de Sinvar da bütün Filistin davasının liderleri de Erdoğan’a teşekkürle ortaya koymuşlardır. Müddei, iddiasını ispatla mükelleftir. İspat etmeyen de hukuk önünde çok açık bir şekilde müfteridir. İspat yükü, iddia edene aittir, dünyanın genel kuralı da budur” diye konuştu.
“UTANACAĞINIZ İŞLER YAPMAYIN”
Saadet Partisi Grup Başkanı Selçuk Özdağ ise “Filistin’e gönderilen ve İsrail’e giden bütün malzemeler ne kadar artmış biliyor musunuz? Yüzde 100 mü? Yüzde 200 mü? Yüzde 300 mü? Yüzde 400 mü? Yok, yok, yüzde 1 milyon 200 artmış, yüzde 1 milyon 200. Bu Filistinlerin ne kadar çok parası varmış be. Bu demirler için para ödüyorlar Türkiye’ye, bu çimentolar için ödüyorlar, bu dikenli teller için ödüyorlar. Doğru, Gazze’nin sınırlarını yeniden çizecekler; doğru, 1967 sınırlarına çekilecek İsrail doğru, böyle bir ateşkes. Onun için böyle şeyler yok. Lütfen, sözlerinize dikkat edin, en azından susun ve sukut edin çünkü sukut etmek bir erdemdir, aksi takdirde, ‘yalancı’ demeyin, bunu bakanlarınız söyledi. Ve göreceksiniz 2 ay sonra, 3 ay sonra orada bir anlaşma olacak ve ardından da utanacaksınız, lütfen utanacağınız işler yapmayın” dedi.
REKLAM“RECEP TAYYİP ERDOĞAN’A ASILSIZ İFTİRALARLA SALDIRMAK, İSRAİL’E YARAR”
Saadet Partisi Grup Başkanı Selçuk Özdağ’ın açıklamaları Genel Kurul’da tartışmaların artmasına neden olurken, söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, “Burada zikredilen Haydarpaşa Limanı’ndaki gemiyle ilgili kamuoyunu da Mecliste bilgilendirmek istiyorum, bu konuda birçok yalan ve iftira atıldığı da bu şekliyle ortaya çıkmış olacaktır. Katrin isimli Almanya bayraklı, Alman Lubeca Marine şirketinin işlettiği yük konteyner gemisi, Mısır El-İskenderiye Limanı’ndan kalkıp 3 Kasım 2024 günü saat 13.55’te Haydarpaşa Limanı 6 nolu rıhtıma yanaşmıştır. Gemi limana Enka şirketinin ithalat yükünü boşaltmıştır. Haydarpaşa Limanı’ndan Derince’ye trafo yükü yüklemek için liman çıkış belgesi beklemektedir. Gemi acente beyanına göre Derince’den yükleme sonrası Antalya’dan yük alacak, gemi Derince’den yüklediği yükü Kamerun’a, Antalya’dan yüklediği yükü Angola’ya götürecektir. Gemide 2 Rusya Federasyonu vatandaşı, 1 Ukrayna vatandaşı, 10 Filipinler vatandaşı olmak üzere toplam 13 personel bulunmaktadır. Hakikat bu iken, Filistin’in yanında soykırımcı, katil İsrail’in, Netanyahu’nun karşısında bütün dünyayı ayağa kaldıran Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin tüzel kişiliğine, bu aziz ve asil milletin 85 milyonuyla tamamına ve onun seçilmiş lideri Recep Tayyip Erdoğan’a iftira, yalan dolanlarla ve siyasi saiklerle saldırmak, asılsız iddialar İsrail hükumetine hizmet etmekten başka hiçbir netice doğurmaz” değerlendirmesinde bulundu.
“UTANÇ VERİCİ OLAYIN SEBEBİ BU İKTİDARDIR”
AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu’nun açıklamaları üzerine söz alan CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, “Beşiktaş- Maccabi takımları arasındaki maçın İstanbul’da oynanması gerekirken, UEFA İstanbul’da bu maçın oynanabileceğine karar vermişken Türkiye, ‘Biz güvenliği sağlayamıyoruz, yabancı bir ülkede oynansın’ dedi. Bunu eleştirdik, bir kez daha eleştiriyoruz. Ama şimdi aldığımız duyumlara göre, yabancı bir sahada, ülkede oynanacak bu maç seyircisiz oynanacakmış. Bakın, bu utanç verici olayın sebebi bu iktidardır. Eğer İsrail’in güvenliğini düşünüyorsan, o takımın güvenliğini düşünüyorsan ve ‘güvenliği sağlayamayacağım, benim takımım başka bir ülkeye gitsin’ diyorsan bu koltukta oturmayın, bu koltukta oturmayın” ifadelerini kullandı.
REKLAM“BU GEMİNİN ORADA NE İŞİ VAR”
Genel Kurul’da tartışmalar sürerken söz alan Saadet Partisi Grup Başkanvekili Bülent Kaya, “Gerçekler yüzüne haykırıldığı zaman hala, ‘yalan söylüyorsunuz’ diyen yalancıya laf anlatmak dünyanın en zor şeyidir. Onun için, bu gemi İskenderiye Limanı’na gittiği zaman ilgili gazeteler manşet atmıştı, ‘Bu geminin orada ne işi var?’ diye. Almanya da izin verenler hakkında suç duyurusunda bulunmuştu. Bu suça karışmış geminin Türkiye karasularına girmesine niçin engel olamıyoruz? Hadi onu da geçtim, bu savaş suçunu işlemiş gemiyi Mavi Marmara gemisinin dışında başka bir yer yoktu da oraya mı demirliyorsunuz? Çıkın, bunu anlatın. Bu cevabı vermek için niçin üç gün bekliyorsunuz? Bir diğeri de iktidar partileri devlet değildir, hükümettir. Dolayısıyla her dış politik tercih aynı zamanda siyasal bir tercihtir” diye konuştu.
“FİLİSTİN’E İHA- SİHA NEDEN GÖNDERMEDİNİZ?”
İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez ise İsrail’in insanlık suçu işlediğini ve soykırımcı bir devlet olduğunu belirterek, “Bakın, şu anda Türkiye’den İsrail’in TÜİK’ine girme şansımız yok, çünkü yasakladınız. İsrail’in datalarının, verilerinin verildiği, ticari detaylarının verildiği sisteme Türkiye’den girme yasağı var. VPN’yle girdiğinizde, yurt dışından girdiğinizde, İngiltere’den veya bir başka ülkeden girdiğinizde bütün raporlar ortaya çıkıyor. Eylül ayında da ekim ayında da İsrail’e dünya kadar mal gitmiş. Sizin Filistin diye buraya koyduğunuz, TÜİK’in detaylarına koyduğunuz ürünlerin hepsinin kayıtları burada var ve İsrail’in sisteminde, ‘Bize geldi’ diyor. Allah aşkına, siz engellediniz de biz size mani mi olduk? Siz İsrail’e tavır koydunuz da engel mi olduk? Sadece istiyoruz ki samimi olun ve Gazzelilere yapılan bu zulüm karşısında hakikatin yanında olun. Son bir şey daha Ukrayna’ya gönderdiğiniz SİHA’ları İHA’ları Allah aşkına madem bu kadar Filistin’e ticaret yapabiliyorsunuz neden bir tane İHA’yı, SİHA’yı Filistin’e göndermediniz? Bunun cevabını verin de hepimiz öğrenelim” dedi.
“TÜRKİYE’YE GÜVENMEYENLERE FİLİSTİN DEVLETİNİN İKRARINI OKUYORUM”
AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu ise eleştiriler ile ilgili Filistin Ulusal Ekonomi Bakanı El Amur’un açıklamalarını Genel Kurul’da okudu. Akbaşoğlu, “Türkiye’den Filistin’e ithalatımızın bir kısmı İsrail pazarından ve İsrailli tüccarlar üzerinden yapılıyordu. Bunun yasaklanmasının ardından Filistin pazarındaki tüm işlemler Filistinli tüccarlar aracılığıyla yapılmaya başlandı ve dolayısıyla rakamlar arttı. Bu nedenle de Türkiye ile Filistin arasındaki ticari ilişkilerde gözle görülür bir yükseliş oldu. El Amur, bugün de Ticaret Bakanı Ömer Bolat’la tüm detayları etraflıca ele alma fırsatı bulduklarını kaydederek, hayata geçirilen yeni mekanizmaları teyit ettiklerini, Türk ürünlerinin Filistin pazarında sadece Filistinli tüketiciye ulaşması için söz konusu mekanizmaların caydırıcılığını ele aldıklarını aktardı. ‘Bu ürünler sıkı ve kesin prosedürler çerçevesinde Filistin pazarına ulaşıyor’ dedi. Kendi devletinin bakanlarına, kendi devletinin Cumhurbaşkanına inanmayanlar için Filistin devletinin bizzat kendi ikrarını okumak durumunda kalıyorum” değerlendirmesinde bulundu.
“BAŞKA ÜLKELER ÜZERİNDEN İSRAİL İLE TİCARET DEVAM EDİYOR”
CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır ise Türkiye’nin farklı ülkeler üzerinden İsrail ile ticareti sürdürdüğünü belirterek, “Bana diyorsun ki, ‘bu ülkede Cumhurbaşkanına, bakanlara inanmayan birileri varsa’ inanmıyorum. Dün Sisi’ye hakaret edip onunla seçimlerde, ‘Sisi ile Ekrem Bey arasında tercih yapacaksın’ diyenler, sonra Sisi’ye sarılıyorsa ben inanmıyorum. Siz de biliyorsunuz ki İsrail’le ticaret yapılıyor; Yunanistan üzerinden İsrail’e gidiyor, Ürdün üzerinden gidiyor, ben belgeleriyle açıkladım, Star cam da açıkladı, sizin eski il başkanınız da açıkladı. İsterseniz vereyim evrakları. Yani burada inkar etmeyin bunu, bununla ilgili çıkın, topluma izah verin” ifadelerini kullandı.
“ALLAH AŞKINA, BİR TANE SİZDEN BELGE İSTİYORUM, BİR TANE GÖRÜNTÜ İSTİYORUM”
İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez ise AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu’na inanmak istediklerini ancak soru işaretlerinin sürdüğünü söyledi. Çömez, “Coğrafyayı çok iyi bilen, Gazze’ye, Batı Şeria’ya gitmiş, Golan Tepelerinde bulunmuş, İsrail’i karış karış bilen, Lübnan’ı karış karış bilen, Orta Doğu’yu karış karış bilen biri olarak söylüyorum: Bu ticaret Filistin’e nereden yapılıyor? 2 bölümü var Filistin’in; Gazze ve Batı Şeria. Refah sınırı kapalı, Refah’a zaten ancak uçakla gidiliyor. Peki, Türkiye’den kalkan gemiler yani Filistin’e gittiğini iddia ettiğiniz gemiler nereye gidiyor, Allah’ınızı severseniz? İsrail limanlarına gidiyor. Peki, İsrail limanlarından bu gemilerle inmiş olan dikenli teller, mermerler, çelikler savaş halindeki Filistin’e nasıl gitti? Allah aşkına, bir tane sizden belge istiyorum, bir tane görüntü istiyorum bunların Filistinliler tarafından kullanıldığına dair” diye konuştu.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kurtulmuş, Türk milleti ve milli iradenin tecelligahı olan TBMM olarak ilk andan itibaren Gazze’de yaşanan insanlık suçlarına karşı bir duruş gösterdiklerini, bu meselenin karşısında insani olarak yardımlaşma ve dayanışma duygularıyla Filistinlilerin yanında olduklarını ortaya koyduklarını söyledi. Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:
“9 Ekim’de TBMM’de bütün siyasi partiler bir araya gelerek Filistin’de yaşanan insanlık dışı katliamın lanetlendiği bir metin ortaya koydular. Yine daha sonra El-Ehli Baptist Hastanesi’nin bombalandığı akşam Meclisimizde devam eden Genel Kurul yarıda kesildi ve yine partiler ortak bir bildiriyle bu insanlık suçunu, bu katliam boyutlarını çok aşmış, soykırım boyutlarına gelmiş olan savaş suçlarını lanetleyen bir bildiri yayınladı. Devlet ve hükümet olarak gösterdiğimiz bu tavrın yanında, milletimiz de her alanda Gazzeli Müslümanların, kardeşlerimizin yanında yer aldı. Dualarıyla yardımlarıyla ellerinden ne geliyorsa oraya ulaştırabilmek için milletimiz adeta seferber oldu.”
MECLİS ÇALIŞANLARINA TEŞEKKÜR
TBMM’nin, milli iradenin tecelligahı, Türkiye demokrasisinin kalbi olduğunu ifade eden Kurtulmuş, Meclis personelinin bu kurumda fedakarca, gayretle, başarıyla çalıştığını belirterek, şunları kaydetti:
*Burası profesyonelliğin çok yüksek düzeyde olduğu, insanların işlerini en iyi şekilde yapmak için yarış içerisinde olduğu bir kamu kurumudur. Burada bir kamu görevi yerine getiriyor olmakla birlikte milli iradenin tecelli etmesi için de yardımcı oluyoruz, destek oluyoruz.
*Her ne kadar sizler Meclisimizin çalışanları olarak Genel Kurul salonunda bulunup yasaların çıkması için el kaldırıyor ya da oylamaya katılıyor olmasanız da komisyonlarda görevli bir şekilde reylerini ortaya koymuyorsanız da Meclisin çalışmalarının bütün safahatlarında katkılarınızla, desteklerinizle, özverili çalışmalarınızla hem Genel Kurulun hem komisyonların hem de bütün süreçlerinin eksiksiz bir şekilde çalışmasına vesile oluyorsunuz. Bundan dolayı hepinizi tebrik ediyorum.
ÇALIŞMA HAYATINA DEĞİNDİ
Numan Kurtulmuş, kendilerinin de ellerinden geldiği kadar TBMM çalışanlarının haklarının iyileştirilmesi, daha iyi imkanlarda çalışmalarının temini için gayret sarf ettiklerini dile getirerek, “Ümit ediyorum ki çalışma hayatınıza ilişkin içinde bulunduğunuz durum, giderek daha da iyi bir noktaya gelir hem fiziki hem maddi-manevi anlamda çok daha iyi şartlarda çalışmayı sürdürürsünüz.” diye konuştu.
Meclisin, demokrasinin kalbi, milli iradenin tecelligahı olduğunu belirten Kurtulmuş, TBMM’nin gazilik sıfatını iki kez almış olan tek meclis olduğunu söyledi.
TBMM’nin, ilk olarak çok zor şartlar altında İstiklal Harbi mücadelesinin merkezi olduğunu ve Cumhuriyetin kuruluşunu gerçekleştirdiğini ifade eden Kurtulmuş, “Bu özelliği ile Gazi’dir. İkinci sefer Gaziliği ise, çoğunuz belki o gece buradaydınız, bombaların düştüğü yer, yabancı misafirleri ziyarete getirdiğimizde orayı da gösteriyoruz, 15 Temmuz gecesinde de bu Meclis Gazi olmuştur.” dedi.
YEREL SEÇİM AÇIKLAMASI
TBMM Başkanı Kurtulmuş, demokraside, milletin iradesinin üstünde hiçbir söz ve iradenin geçerli olmadığına işaret ederek, şunları söyledi:
“Türkiye, dünyada bedeli en ağır şekilde ödenmiş demokrasiye sahip olan bir ülkedir. Bunu, belli aralıklarla yapmış olduğu seçimlerle ortaya koymuş bir ülkeyiz. En sonuncusunu, ilk yaptığımız seçimleri, belki bugünkü anlamda değilse bile, Birinci Meşrutiyet öncesinden itibaren bir şekilde demokrasiye girmiş olan bu millet, 1950’den sonra tam manasıyla bir demokrasiye kavuşmuş ve bu demokrasinin bedelini de sürekli ödemiştir. En sonuncusu 15 Temmuz gecesi; bir hikaye, bir destan değil aynı zamanda milletimizin canıyla kanıyla bedelini ödediği demokrasiye sahip çıkma gecesiydi.”
Kurtulmuş, bu anlamda Türkiye demokrasisinin, dünyadaki bütün eşdeğerlerinden fevkalade güçlü bir yapıya sahip olduğunu ve bunu, her seçim vesilesiyle ortaya koyduğunu vurgulayarak, “İşte dün gerçekleştirilen yerel seçimleriyle ilgili de millet sözünü söylemiş, seçim kampanyasındaki olgun bir demokratik yarışın sonunda seçim sonuçları hemen hemen Türkiye’nin her yerinde problemsiz, eksiksiz bir şekilde yansımış ve milletimiz tercihini yapmıştır.” değerlendirmelerinde bulundu.
“HERKES SEÇİM SONUÇLARINI KABUL ETMİŞTİR”
TBMM Başkanı Kurtulmuş, yerel seçim sonuçlarının, millete ve ülkenin geleceğine hayırlar getirmesi temennisinde bulunarak, sözlerini şöyle sürdürdü:
*Milletimiz 5 yıllık süre için kendisini yönetecek olan yerel yöneticilerini seçmiş ve onlar eliyle kendilerine belediye hizmetlerinin gelmesi için kararını vermiştir.
*Milletimizin bu kararına, herkesin büyük bir olgunlukla saygı gösterdiğini görmek, Türkiye’nin demokratik teamüller bakımından da ne kadar olgun bir demokrasiye sahip olduğunun en güzel işaretlerinden birisidir.
*Birkaç sandıktaki ufak tefek itirazların dışında hemen hemen Türkiye’nin hiçbir yerinde, yapılan itirazların sonucunda kimsenin seçim sonucuna ilişkin bir tane ‘ama, acaba, şöyle, fakat’ diyerek bir eleştirisi olmamış ve herkes seçim sonuçlarını kabul etmiştir.
*Bu, büyük olgunluğu dolayısıyla Türkiye’nin demokrasisinin ana unsurları olan siyasi partilerimize de burada bir kere daha TBMM’den şükranlarımızı ifade ediyorum. Türkiye demokrasisi, Meclisimizin güçlü çalışmalarıyla bundan sonraki süreçlerde de güçlü ve muktedir yol yürüyüşüyle birlikte inşallah çok daha ileriye gidecektir.
]]>