IŞİD LİDERİ BURSA’DAN ÇIKTI
Ülkemizdeki cezaevlerinde çoğu terör, organize suç, uyuşturucu kaçakçılığı suçlarından 11 bin 500 yabancı uyruklu bulunduğunu belirten Bağcı, şunları söyledi: “Resmi olarak 11 bin 500 ama bu sayı daha da fazladır. IŞİD’in liderlerinden birisi Bursa’da çıktı. Tamirci olarak çalışıyor. Olayları çok çabuk unutmaya meyilli bir toplumuz. Bizim 2 güzel askerimizi IŞİD’ciler yaktı. Süleyman Şah’ın sandukasını da apar topar kaçırmak zorunda kalmamız bizim tarihimizin en acı olaylarından birisidir. Daha somut örnek vereyim: Avrupa’dan kafayı yemiş bir sürü adam özellikle 2012-2014 yıllarında Türkiye’ye geldi ve daha sonra Suriye’ye geçtiler. Öyle bir coğrafya ki herkesin rahatlıkla gelip- geçebileceği bir alan olarak görülüyoruz. Daha önceki, AKP hükümetlerinin öngörememelerinden kaynaklanan bir durumdu. Bugün geldiğimiz noktada büyük problemler var. Sınır güvenliğimiz artırılmalı, giren-çıkan kontrol edilmeli. Vatandaşlık konusunda çok daha temkinli olunmalı.”
Yabancı ülkelerde katıldığı toplantıda, Türkiye’nin teröristler için “üs”, “merkez” şeklinde algılandığını kaydeden Prof. Bağcı, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Ülkemizin, ‘teröristlerin vatanı’ olma algısının kırılması lazım. Devlet dışı silahlı gruplara biz genelde terörist diyoruz. Çünkü silah kullanmak devletlerin hakkıdır ve onun dışında olan bütün grupların silah kullanma hakkı olmadığı için uluslararası ilişkilerde bu gibi eylemlerde bulunan gruplar terörist olarak tanımlanıyor ama dediğim gibi Birleşmiş Milletler’in halen bir terör tanımı yok.”

Prof. Dr. Hüseyin Bağcı SÖZCÜ Medya Grubu Ankara Temsilcisi Saygı Öztürk’ün sorularını yanıtladı.
IRAK VE SURİYE İLE İŞBİRLİĞİ
Ege ve Akdeniz’deki insan kaçakçılığına değinen Bağcı, binlerce kişini başka bir ülkeye geçişte hayatlarını kaybettiğini hatırlattı, Rusya Devlet Başkanı Putin’in “Akdeniz şu anda dünyanın en büyük mezarlığıdır” sözüne dikkat çekti. Bağcı, “Türkiye, Mısır lideri Sisi ile ve İran’la konuştuğuna göre yakın zamanda da Suriye ile görüşmek durumunda kalacak. Çünkü biz Suriye ile konuşmadığımız müddetçe bize gelen veyahut da buradan oraya gidenleri engellemek mümkün olmayacak. Halen hava sahası batıda Rusya’nın kontrolünde, doğuda Amerika’nın kontrolünde. Cumhurbaşkanı’nın Irak’a ziyareti olacak. Bu coğrafyadaki ekonomik gelişmeler eğer söz konusu olacaksa, o zaman hem Irak’a hem de Suriye’de Türkiye’nin yoğun bir güvenlik ve ekonomik işbirliği sürecine girmesi gerekiyor” dedi.
BİR NESİL SONRASI DEĞİŞİR
Türk vatandaşlığının ucuza verilmesini de eleştiren Bağcı, şunları söyledi: “Almanya’da üç gündür sığınmacılar tartışılıyor. Türkiye’de bu pek tartışılmıyor. Çünkü hükümet ‘kontrolümüzde’ dediği için Türkiye oldukça iyi gibi gözüküyor. Bir tek Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan büyük bir tartışma yaratmıştı. Suriyelilerin en iyileri başka Kanada’ya, Amerika’ya, Almanya’ya gitti. Bize ne yazık ki üzülerek ifade ediyorum kalanlar, belli olanaklara sahip olmayanlardı. Yine de Türk ekonomisine büyük bir katkı sağladıkları kesin. Suriye’den gelenlerin çoğunluğunun eğitiminin zayıf olması, Türkiye’ye yük olarak görülmesi bir nesil devam eder ama ikinci nesilden sonra durumlar değişebilir ki öyle de olacak gibi gözüküyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin dini, ekonomik veya savaş nedeniyle Türkiye’ye gelmek zorunda kalanlara kucak açması doğru bir karardır. Ama bu kararı alırken bunun önümüzdeki dönemde yaratacağı sorunları da göz önüne alarak o komşularla problem içine girmemek gerekiyor. bizde tam tersi oldu.”
Sınırlarımızdan geçiş çok büyük, bu yanlış
DEAŞ’lı teröristin eylem için Türkiye’den Rusya’ya gittiği belirlendi. 1 Haziran 2023’den 25 Mart 2024 tarihine kadar DEAŞ terör örgütüne yönelik toplam bin 329 operasyon yapıldı. Yakalanan 919 şüpheliden 692’si tutuklandı, 531’i hakkında adli kontrol kararı verildi. Bağcı, “Bir önceki içişleri Bakanı Süleyman Soylu döneminden farklı olarak şimdi 10 ayda, bin 329 operasyon yapılması önemli. Yani şimdi ne oldu da böyle bir hareketlenme yaşanıyor? Sınırlarımızdan çok büyük oranda geçiş var. Bir ülkeye eğer bu kadar kısa süre içerisinde bu kadar insan gelebiliyorsa o zaman burada bir yanlışlık var. Bunu da hükümetin düşünmesi lazım” dedi.
]]>İHA ve SİHA’ların verdiği güçle teröristlere ağır darbeler vurulduğunun altını çizen Yerlikaya, şunları kaydetti:
“İHA ve SİHA’larımızın verdiği güçle kırsalda operasyon sayımız 17 bin 757. Büyük, orta çaplı, küçük operasyon dağılımı bu polislerimizle. Yine jandarmamızın bölgesinde ise 3 bin 396. Toplam 21 bin 153 operasyon. Peki bu operasyonlarda ne olmuş, 782 terörist etkisiz hale getirildi. Bunun 60’ı ölü. 601 sağ, 4 yaralı 117 teslim. Şimdi 2016 yılında bir yılda hain terör örgütü Türkiye’de 2 bin 322 eylem yapmış, geçen sene 88, bu yıl 8. Yanlış anlamayın ama duvara herhangi bir terör örgütünü övücü yazı yazsalar biz bunu ‘eylem’ diye yazıyoruz. Yani bu 88 eylemin içerisinde en az 20 tane duvara yazı eylemi var. Hepsini en hassas şekilde takip ediyoruz.”
“SAYILARINI BİLİYORUZ”
Teröristlerin sayılarını da bildiklerini anlatan Yerlikaya, “PKK’yı kastederek söylüyorum, sayılarını biliyoruz ama beni izleyenler bilir, bizim sınırlarımız içerisinde kaç terörist kaldığını ben hiç vermiyorum ama şunu söyleyeyim, artık son evreleri olduğunu söyleyebilirim. Çünkü Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi güçlü bir sistem. Liderimiz Recep Tayyip Erdoğan dünya lideri. Onun kararlılığı azmi, onun cesareti, aynı zamanda Cumhur İttifakımızın da destek ve kararlılığını altını çizmemiz lazım” dedi.
FETÖ VE IŞİD OPERASYONLARI
FETÖ ve terör örgütü IŞİD’e yönelik operasyonlar hakkında da bilgi veren Bakan Yerlikaya, şöyle devam etti:
– “Son 9 ayda FETÖ’ye yönelik 4 bin 278 operasyon düzenlendi 6 bin 521 gözaltı 1350 tutuklu, 1353 adli kontrol. DEAŞ operasyonun sayısı 2 bin 599, 656 tutuklu, 481 adli kontrol, son terör örgütlerinin her birini tek çatı altında verdik. 407 operasyon, 734 gözaltı tutuklu ve adli kontrol.
– Bir de bunları biliyorsunuz biz sözde lider takımlarıyla ilgili bunların kategori olarak ayırıyoruz. Bu süre içerisinde değerli arkadaşlar tüm terör örgütlerinde 46 sözde üst düzey terörist etkisiz hale getirilmiştir. 5’i kırmızı, 7 yeşil, turuncu ve 30’u gri.”
“128 TERÖR EYLEMİ ENGELLENDİ”
Yerlikaya, son 9 ayda bir çok terör eyleminin engellendiğini belirtti.
Terörle mücadelenin etkin bir şekilde devam ettiğini vurgulayan Yerlikaya, şunları kaydetti:
“9 ayda engellenen terör eylemleri bakın 94’ü bombalı eylem olmak üzere 128 terör eylemini Allah’a hamdolsun engelledik. Bunun 107’si PKK, 19’u DEAŞ, 2’si sol. Maalesef engelleyemediğimiz, sizin de bildiğiniz üç eylem var. 1 Ekim İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü binasına saldırı girişimi, biliyorsunuz iki terörist orada etkisiz hale getirilmişti. 28 Ocak Santa Maria Kilisesi saldırısı iki terörist sadece ama sadece Cumhurbaşkanı’mız 24 saat demişti onu mahcup etmedik. 10 saat içerisinde bunları yakalayıp adalete teslim ettik. Yine menfur bir saldırı 6 Şubat Çağlayan Adliyesi saldırı girişimi. Ne oldu onlar? İki terörist orada kahraman polislerimizce etkisiz hale getirildi.”
]]>Bingöl M Tipi Kapalı Cezaevinden 25 Eylül 2013 günü tünel kazarak firar eden terörist Osman Kılıç, birkaç gün sonra merkez Ortaçanak bölgesinde birlikte firar ettiği 18 teröristle bitkin halde yakalandı. Firar eden teröristler farklı illerdeki cezaevlerine gönderildi. Osman Kılıç ise Diyarbakır D Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na sevk edildi. Terörist Kılıç, 6 Mart 2016 günü bu kez nevresim örtülerini birbirine bağlayarak havanın da sisli olması nedeniyle kuledeki askerlerin görüş mesafesinin düşüklüğünden istifade ederek 6 teröristle birlikte ikinci kez firar etti.
Sırra kadem basan terörist her yerde aranırken, istihbarat birimleri tümünün terör örgütü PKK’nın dağ kadrosuna geri katıldıklarını belirledi. 8 yıldan beri her yerde aranan terörist Osman Kılıç’ın Pençe Kilit harekâtının sürdürüldüğü Avaşin-Basyan bölgesinde sözde cephe komutanlığı yaparken düzenlenen nokta hava harekâtıyla öldürüldüğü tespit edildi.

İSTANBUL’DA C-4’LÜ EYLEM HAZIRLIĞINDAYKEN YAKALANDI
2003 yılında terör örgütü PKK’ya katılan terörist Osman Kılıç, Bingöl-Erzurum kırsalında çok sayıda kanlı eylemde yer aldı.
İstanbul’da C-4 tipi patlayıcı ile kamu binalarına eylem hazırlığı içindeyken birlikte cezaevinden firar ettiği Devrim Kavak adlı teröristle yakalanan terörist Kılıç, Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanıp 6 kez ağırlaştırılmış müebbet ve 137 yıl hapisle cezalandırıldı. Bu cezası Yargıtay tarafından onanarak kesinleşti.
Birlikte firar ettiği terörist Devrim Kavak’da iki yıl önce Irak’ın kuzeyinde düzenlenen operasyonda öldürülmüştü. Firar eden 4 hükümlü teröristin ise halen dağ kadrosunda oldukları öğrenildi.

6 VATANDAŞI İNFAZ ETMİŞTİ
Almanya’da uyuşturucu ticareti yaparken terör örgütüne katılan ve uyuşturucu bağımlısı olan Osman Kılıç, yakalandıktan sonra polise verdiği ifadesinde, “Sahte pasaportla Çanakkale’den İtalya’ya, buradan İsviçre’ye geçtim. İsviçre polisi sahte pasaportla girdiğimi anlayınca beni geri gönderdi. Bu kez Sabiha Gökçen havaalanından Bosna-Hersek’e gittim. Karayoluyla Almanya’ya geçtim. Alman polisi beni gözaltına aldı ve cezaevinde kaldım. Tahliye olunca havayoluyla Ermenistan’a geçtim. Nahçıvan’dan İran’a buradan da Kandil dağına giderek örgüte katıldım. Askeri eğitimin ardından Bingöl kırsalına geldim. Bingöl Ortaçanak Köyü’nde Osman Koca adlı köylüyü devletle işbirliği yaptığı için evinden kaçırıp infaz ettikten sonra elektrik direğine astık. Bu kişi bize 2004 yerel seçimlerinde kapatılan DEHAP’ın sandık görevlisi olduğunu, ancak devlet ajanı olduğunu itiraf etmişti. Cezaevlerinde 6 yıl gardiyanlık yapan Muhittin Karaca’yı da infaz ettik. Kartal yaylasında Orman kesimi yapan Hamza Çakar, Cevdet Çakar ile Sıdık Çağatay, Ramazan Çağatay adlı işçileri de bizden izinsiz ağaç kestikleri için öldürdük” dedi.
]]>Merve Nur D. Bölge İstinaf Mahkemesine yaptığı itirazı da yerel mahkeme kararında bir isabetsizlik görülmediğinden esastan reddedilerek Yargıtay’a gönderildi. Yargıtay 3. Ceza Dairesi ise kadın avukata verilen hapis cezasını fazla bularak hükmün esastan bozulmasına karar verdi.

Müzeyyen Aydınlı ve Merve Nur D.
Öldürülen kadın teröristin üzerindeki örgütsel dokümanların incelenmesinde sanık avukatın örgüte verdiği sicil bilgilerinin bulunduğu, bu bilgilere göre kadın avukatın örgüt içinde Bese, Doğa ve Dilşa adıyla üç ayrı kod isim kullandığına dikkat çekildi.
Sanığın kullandığı cep telefonunun geriye dönük sinyal baz bilgileri de incelendiğinde örgüte katıldığı tarihle baz bilgilerinin uyumlu olduğunu belirten Yargıtay, sanığa ait telefonun gelen ve giden arama, mesaj alma ve mesaj gönderme şeklinde aktif sinyal bilgisi bulunduğunu, ancak örgüte katıldığı tarih olan 17 Mayıs 2018 günü akşam saat 22.09 ile 18 Mayıs akşamı 20.58 saatleri arasında arama, aranma, mesaj alma ve gönderme şeklinde hiçbir iletişim kaydının bulunmayıp telefonun pasif konumda olduğuna vurgu yaptı.
Yine öldürülen kadın teröristin üzerinden çıkan notlarda Merve Nur D.’nin örgüte 18 Mayıs 2018’de katıldığına dair bilgi ile karşılaştırılan sinyal bilgilerinin birbiriyle uyumlu olduğu bildirildi.

ÜST DÜZEY MİLİS OLDUĞU YÖNÜNDE KUŞKU YOK
Sanığa ait kişisel verilerin ölen teröristin üzerinden çıktığının altını çizen Yargıtay, baro levhasında görünen cep telefonu numarası ile teröristin üzerinde ele geçen cep telefonu numarasının bile öldürülen terörist Müzeyyen Aydınlı’nın üzerinden çıkan bilgilerle aynı olduğu kaydedildi.
Fotoğraflarda elinde ABD yapımı M-16 uzun namlulu tüfek ve örgüt kıyafetleriyle çekilen fotoğrafları da dikkate alındığında sanığın örgüt üyesi olduğu yönünde kuşku bulunmadığı ifade edildi.
Sanığın kırsal alanda eğitim aldığı, örgüt içi iletişimin sağlanması için kırsal alan ile cezaevi arasında avukat olması nedeniyle kuryelik yaptığı, sıradan bir örgüt üyesi olmayıp gizliliği sağlamak için avukatlık kimliğini kullanarak üst düzey bir milis olduğuna işaret edildi.

KARAR İSABETLİ ANCAK HAKKANİYETLİ DEĞİL
Yargıtay, teslim olan terörist E.B’nin kadın avukatı teşhis ederek, “Lice kırsalında Ape Musa bölgesindeyken Botan kod adlı Veli Taşkıran isimli terörist konuşurken ‘O avukat kız gelecek’ dediler. Avukatın neden geleceğini sorduğumda bizden bazı bilgileri cezaevine götürmek için geleceğini söylediler. Avukat bir jeep’le geldi ve beni görünce el sıkışıp ‘Heval nasılsın’ diye sordu. Elinde rulo halinde bantlanmış üzerinde bazı yazılar bulunan çok sayıda kâğıt vardı. Sonra Birlik köyündeki bir evde örgüt yöneticisi Nevin Güngörmüş ile görüştüler” şeklindeki İfadeleri de dikkate alındığında delillerin hukuken geçerli ve elverişli olduğu bildirildi.
Hukuka uygun ve yasal açıklanan gerekçelere göre sanığa terör örgütü üyeliği suçundan verilen temel cezada alt sınırdan uzaklaşılmasında bir isabetsizlik olmadığı, ancak alt sınırdan fazlaca uzaklaşılıp 10 yıl 6 ay hapis cezası verilmesinin de hakkaniyete uygun olmadığının altını çizdi.
ORTAYI BULUN DAHA UYGUN BİR CEZA VERİN
Yargıtay, Anayasa’nın 138/1 maddesine göre orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, konusunun önem ve değeri, sanığın örgütsel konumu ile faaliyetleri göz önünde bulundurularak işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde sanık hakkında hakkaniyete uygun makul bir cezaya hükmedilmesi gerekirken artırım derecesinde yanılgıya düşüldüğünün altını çizdi.
Yargıtay, alt sınırdan verilmesinin hakkaniyetli olmadığı gibi, üst sınırdan da fazla ceza verilmesinin de hakkaniyetli olmadığını belirterek daha uygun bir ceza ile dosyanın yeniden ele alınması gerektiğine kanaat getirip kararı esastan bozarak yerel mahkemeye tekrardan yargılama yapmak üzere iade etti.
]]>Terörist ifadesinde, şöyle konuştu:
-Kuzey Irak’taki Gara Dağında barınırken Murat Karayılan’ın benimde içinde bulunduğum bir grubu Suriye’ye YPG saflarına gönderdi. Şehir savaşını öğrenmemiz gerektiğini söyledi.
-Orada da Mazlum Kobani kod adlı Ferhat Abdi Şahin’in talimatıyla tim komutanı olarak çatışmalara katıldım.
-IŞİD’e karşı burada başarı elde edince örgütün talimatıyla bu kez taburumla birlikte IŞİD’in ele geçirdiği Musul’a bağlı Sincar’a geçtim.
-Burada da uzun süre savaştım. Buradan kaçmak imkânsız olduğu için tekrar Kuzey Irak’a geri döndüm. Pençe Kilit operasyon bölgesinde birlik sorumlusuydum.
-Teslim olmak istediğim için emrimdeki 9 kişilik grubu koordine tepesindeki çatışmaya sokmadım. Türk askeriyle çatışmalardan kaçındığım için örgüt silahımı alıp beni sorguya çekti.
-Sonra tekrar keşif için araziye çıktık, askerleri yakın mesafeden gördüğüm halde ateş etmedim. Keri silsilesi denilen noktaya füze taşıyarak gittim.

-Füzeci Ali kod adlı terörist füzeyi bana taşıttı. Kabul etmeseydim kafama sıkabilirdi.
-Füzeyi iki kez ateşleyip askerleri vurduğunu söyledi, bana da bu saldırıyı kamera ile kayıt ettirdi. Sonra araziye yerleştirilen havan mermileri uzaktan kumanda ile patlatıldı.
-Bulduğum ilk fırsatta kaçıp peşmerge karakoluna teslim oldum. Bana Türkiye’ye gitmek istiyor musun diye sordular.
-Kalmak isteseydim beni iade etmezlerdi. Ancak ben Türkiye’ye teslim olmak istediğimi söyledim. 1 ay tutuklu kaldıktan sonra Türk görevlilere teslim edildim, çok pişmanım
MİLLİ SAVUNMA VE KARA KUVVETLERİ DE DOĞRULADI
Mahkeme, Milli Savunma Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı Kara Kuvvetleri Komutanlığı ile yazışma yaparak teröristin füzeli saldırı başta olmak üzere itiraf ettiği 7 ayrı eylemin bahse konu tarihlerde gerçekleştirilip gerçekleşmediğini sordu.
Gelen cevapta, teröristin ifadesinde geçen saldırıların belirtilen gün ve saatte Pençe Kilit ve Pençe Kaplan operasyon bölgelerinde pusu ve dinleme yapan güvenlik güçlerine karşı gerçekleştirildiği, bazı askerlerin yaralandığı doğrulandı.
2 nolu fotoğraf terörist Gebat Yılmaz
AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET VE 48 YIL 6 AY HAPİS
Mahkeme, teröristin aldığı eğitimler sonucunda, 3 farklı eylemde çatışmalara girdiğini, güvenlik güçlerine karşı füzeli saldırıyı kayda aldığını, yine bölgedeki askerlere karşı havan mermisiyle saldırıda bulunduğunu belirtti.
Sanığın bu eylemi gerçekleştirme niyeti, saldırı sonucunun toplumda meydana getirdiği etki, ortaya çıkan zarar ve tehlikenin ağırlığı dikkate alındığında sanığın gerçekleşen her bir olay için ayrı ayrı 3 kamu görevlisinin öldürmeye teşebbüs suçunu işlediğinin sabit olduğuna kanaat getirildi.
Mahkeme ilgili kurumlarla yapılan yazışmalara göre teröristin itiraf ettiği saldırıların doğru olduğunun bildirilmesi nedeniyle Gebat Yılmaz’ı “Devletin birliğini ve bütünlüğünü bozmak” suçundan ağırlaştırılmış müebbet ve 48 yıl 6 ay hapisle cezalandırılmasına karar verdi.
Teröristin teslim olduktan sonra Irak’ın kuzeyindeki Pençe Kilit harekatı bölgesindeki tüm barınma alanları ve eğitim kamplarının bulunduğu noktalar uydu üzerinden belirlenen koordinatlarla tespit edilerek vurularak yerle bir edildi.
]]>SON OLARAK ABD’LİLERİN YANINDAYDI
Suriye’nin Haseki vilayetinde Kamışlı İlçesinden Nusaybin sınırındaki hudut birliklerine yönelik saldırı hazırlığı içinde olduğu tespit edilen PKK-YPG’nin Haseki bölge komutanı Hasan Cihad Bekir, Milli İstihbarat Teşkilatı’nın düzenlediği nokta operasyonla öldürüldü. Haseki’de barındığı tespit edilen teröristin bulunduğu PKK-YPG’ye ait binaya düzenlenen operasyonda öldürülen teröristin son olarak IŞİD’li teröristlerin ve ailelerinin rehin tutulduğu ABD Özel Kuvvetler Komutanlığı’na bağlı birliklerin de ziyaret ettiği Hol
Kampı’nda ABD’lilerin yanında görüntülenmişti.
TERÖRİSTBAŞINDAN İDEOLOJİK EĞİTİM ALDI
Suriye uyruklu terörist 30 yıldan beri terör örgütü PKK’nın Suriye, Irak’ın kuzeyi ve Türkiye sınırları içinde birçok bölgede kanlı saldırıların planlamasını yapmaktan aranıyordu. Hasan Cihad Bekir, 1993 yılında da Abdullah Öcalan’ın barındığı Şam’daki sözde Mahsun Korkmaz Akademisi’nde bizzat teröristbaşından ideolojik eğitim almış ve bir dönem yakın korumalığını yapmıştı. Bekir’in, Şırnak ve Siirt kırsalındaki Kato, Gabar, Cudi, Kel Mehmed, Çırav, Herekol, Bestler-Dereler bölgelerinde güvenlik güçlerine karşı çok sayıda saldırıda yer aldığı yakalanan ve teslim olan teröristlerin teşhis ve ifadelerinde yer alıyor.
ÜST DÜZEY SORUMLUYDU
Terörist, 2008-2012 yıllarında Tunceli, Bingöl, Erzincan kırsalı ile buradan açılım grubu içinde yer alarak Karadeniz kırsalına sızma yaparak çok sayıda asker ve polisin şehit edildiği saldırıların da başındaki isimlerden biriydi. Bekir, ‘Dersim Sahası’ diye adlandırılan Tunceli’ye Ovacık, Günbeyi, Geyiksuyu, Çiçekli, Pertek, Bali Deresi, Gari Kuşağı, Hozat, Çemişgezek kırsalını içine alan Batı karargahı ile Pülümür, Kocatepe, Pokus, Nazimiye, Bezik Ormanları, Kıl Deresi, Dokuzkayalar ve Şişik ormanları ile Batı il merkez gücü diye adlandırılan Aliboğazı kırsalında üst bölge sorumlusu düzeyinde faaliyet yürütüyordu.
Terörist Bekir, Tunceli kırsalındayken Mercan Dağları üzerinden açılım grubu adı altında Erzincan Refahiye-Kızıldağ üzerinden Zigana geçidi, Gümüşhane üzerinden Tokat ve Karadeniz’in iç kesimlerine kadar sızan grupların başında yer alıyordu.
11 ŞEHİDİN FAİLİ
Terörist Bekir’in, Tunceli’ye bağlı Nazımiye İlçesindeki Sarıyayla Jandarma Karakolu’na saldırıda karakol komutanı Hasan Özürberk ile askerler Kemal Koçyiğit, Adem Şimşek, Erman Aydın ve Ahmet Eyce’nin şehit edilmesi, Sivas Suşehri’nde uzman çavuş Şükrü Özyol, Giresun Dereli İlçesinde Astsubay Ahmet Eryılmaz, Ordu’nun Akkuş İlçesinde uzman çavuş Hacı Emin Pişkin, Bingöl’ün Kığı İlçesinde er Eyüp Gürsoy’un şehit edilmesi, Samsun’un Ladik İlçesinde devriye gezen polis aracına saldırıda Malik Soykal ile Hüseyin Koç adlı polislerin şehit edildiği saldırıları bizzat gerçekleştirmekten aranıyordu.
Terörist Bekir’in, 2013 yılında Tunceli kırsalından beraberindeki bir grupla Irak’ın kuzeyindeki barınma alanlarına buradan da Arap Baharı sonrasında oluşan yönetim ve otoride boşluğundan istifade ederek Suriye’nin kuzeyini işgal eden PKK-YPG saflarında 2018’den bu yana sorumlu düzeyde faaliyet yürütüyordu. Terörist Deyri Zor bölgesinden Haseki’ye saha sorumlusu olarak geçince MİT’in sıkı takibiyle düzenlenen nokta operasyonla öldürüldüğü ortaya çıktı.
]]>AYNI TEPEYE SIZMA GİRİŞİMİ
SÖZCÜ’nün güvenlik kaynaklarından edindiği bilgilere göre, 23 Aralık 2023 günü 12 askerimizin şehit olduğu Duhok’un Amediye İlçesine bağlı Dereluk kasabasındaki Sergeli Köyü kırsalındaki Metina Vadisi içinde yer alan 1740 rakımlı tepede konuşlu bulunan Şırnak 23. Jandarma Sınır Tümen Komutanlığı emrindeki Kırklareli 41. Komando Tugay Komutanlığına bağlı uzak emniyet timini hedef aldı.

Dün akşam saat 17.15’te kalabalık bir grup terörist tarafından üzerleri arazi yapısıyla uyumlu askeri kamuflaj kaplı uzun namlulu M-15 ve M-16 piyade tüfekleri, Dragunov keskin nişancı tüfeği, biksi ağır makineli tüfek, Konkurs ve yeni nesil AT-4 füzeleri ve roketatarlarla saldırı üç ayrı noktadan düzenlendi.
Son iki günden beri bölgede devam eden yoğun sağanak yağış sonrası oluşan sis ve puslu hava nedeniyle bölgede görüş mesafesinin iki metrenin altına düşmesi ve havanın da kararmasından istifade eden hainler, üs bölgesindeki uzak emniyet timlerini hedef aldı.

TEKNOLOJİK HAVA AYGITLARINA SİS ENGELİ
Görüş mesafesinin düşüklüğü, havanın sis ve pustan dolayı kapalı olmasından kaynaklı hava ve teknolojik görüntü aygıtlarının çalışmayıp sağlıklı görüntü kaydedemeyişini fırsat bilen hainlerin İnsansız Keşif Uçakları ile Silahlı İnsansız Hava Aracı, Drone ve Atak taarruz helikopterlerinin de bölgede uçuş yapamamasından yararlandı.
5-10 metre yakın mesafede sağlanan sıcak temasta 9 askerimiz şehit olurken, 4 askerimiz de yaralandı.
7. VE 8. ANA JET ÜSSÜ BOMBA YAĞDIRDI
Hava muhalefeti nedeniyle şehit ve yaralı askerlerimiz Irak’ın kuzeyindeki Duhok Vilayetine bağlı Amediye kasabasından ambulanslarla Zaho İlçesine, buradan da Habur Sınır Kapısı üzerinden Şırnak’ın Silopi İlçesine nakledildi.
Saldırının gerçekleştirildiği bölge yoğun ateş altına alınırken, 15 terörist de silah ve teçhizatlarıyla birlikte ölü olarak ele geçirildi. Öldürülen teröristler arasında Metina Eyalet sorumlusu ve aynı zamanda saldırının planlamasını yapan Piling kod adlı teröristin de bulunduğu öğrenildi.
Bölgede çatışmaların 5-10 metre mesafeden yer yer devam ettiği bildirilirken, Diyarbakır 2. Taktik Hava Kuvvetleri Komutanlığı 8. Ana Jet Üssü’ndeki Pars ve Atmaca Filoları ile Malatya’daki Erhaç 7. Ana Jet Üssü’ndeki 173. Şafak filosundan havalanan F-16’lar teröristlerin muhtemel kaçış noktaları ile çatışma bölgesine yakın noktadaki barınma alanları olan Çarçel, Segire, Şiva, Karadağ ve Elhu bölgelerini lazer güdümlü akıllı mühimmatlarla vurdu.
PKK’lı teröristler bu bölgelerde yeraltına kazdıkları tünellerde barınıyordu. Lazerle işaretlenen hedefler nüfus edici akıllı mühimmatlarla vurularak yerle bir edildi.
PENÇE KİLİTTE 141 ŞEHİDİMİZ VAR
Teröristlerin, yağışsız açık havalarda 7/24 keşif/dinleme/gözetleme faaliyeti yürüten İnsansız Keşif Uçakları, Silahlı İnsansız Hava Aracı, üs bölgelerinde yüksek çözünürlüğe sahip gece görüşlü termal cihazlarla bölgenin kontrol altında tutulduğunu bildikleri için sağanak yağış; sis ve puslu bir hava oluşması için fırsat kolladıkları belirlendi.
Öldürülen teröristlerin üzerlerinde kafalarına takılı gece görüşle yüksek çözünürlüğe sahip tepe kameralar ile rüzgâr ölçer, yön gösteren pusula cihazları, güneş panelleri, telsizler, karakol ve üs bölgelerine saldırı planlarını gösteren basit krokiler de ele geçirildi.
805 TERÖRİST ETKİSİZ 141 ŞEHİDİMİZ VAR
Pençe Kilit harekâtının başlamasından bu yana kadar toplam 805 teröristin etkisiz hale getirildiği bildirildi.
Harekatın başladığı 17 Nisan 2022 tarihinden bugüne kadar aynı bölgede aralarında Binbaşı, Üsteğmen, Teğmen, Astsubay, Uzman Çavuş, sözleşmeli er ve güvenlik korucularının da bulunduğu 141 kahraman güvenlik görevlimiz ise şehit oldu.
]]>Milli İstihbarat Teşkilatı ile Türk Silahlı Kuvvetlerinin Irak ile Suriye’nin kuzeyinde gerçekleştirdiği nokta istihbarata dayalı operasyonlar ile jandarma ve polisin Türkiye sınırları dahilinde gerçekleştirdiği iç güvenlik operasyonlarında 2023 yılında 5 ayrı renk kategorisinde aranan terör örgütü PKK başta olmak üzere FETÖ, MLKP, DHKP-C ve IŞİD gibi terörden arananların yer aldığı 81 teröristin etkisiz hale getirildiği belirlendi.
10 MİLYONLUK KIRMIZIDAN 11 TERÖRİST
SÖZCÜ’nün güvenlik kaynaklarından derlediği istatistik verilere göre, İçişleri Bakanlığının en çok aranan teröristler listesinin 10 milyon lira para ödüllü Kırmızı listesinde aranan 11 terörist Irak, Suriye ve yurt içinde etkisiz hale getirildi.
Terör örgütü MLKP’nin sözde Merkez Komite üyesi olan ve Bursa’da cezaevi servis aracına yönelik bombalı saldırının azmettiricisi olan Zeki Gürbüz MİT’in sıkı takibiyle Suriye’nin kuzeyindeki Haseki vilayetinde SİHA ile öldürüldü.
PKK’nın Siirt-Şırnak kırsalını içine alan ve 37 güvenlik görevlisinin şehit edildiği saldırılar da bizzat yer aldığı tespit edilen sözde Botan saha sorumlusu Hamiyet Yalçınkaya Şırnak’ın Bestler-Dereler bölgesinde JÖH taburlarıyla girdiği çatışmada 8 teröristle öldürüldü.
MLKP’nin merkez komite üyesi İbrahim Çiçek MİT’in Irak’ın Kuzeyindeki Süleymaniye kenti yakınlarındaki Asos Dağında düzenlediği operasyonla öldürüldü. KCK Yürütme Konseyi üyesi Azime Arsun tedavi amaçlı Fransa’ya kaçmak isterken Erbil havaalanında yakalandı.
MLKP askeri kanat sorumlusu Osman Nuri Ocaklı Suriye’nin Ayn El Arab (Kobani) kentinde MİT tarafından öldürüldü. PKK’nın sözde Zap Batı Karargahı sorumlusu Serhat Öğmen Pençe Kilit harekatında öldürüldü.
PKK’nın kurucu kadroları arasında yer alan eski Avrupa sorumlusu ve merkez komite üyesi Abdurrahman Çadırcı Suriye’nin kuzeyindeki Kamışlı’da MİT’in düzenlediği nokta operasyonla öldürüldü.
PKK’nın sözde orta saha diye adlandırdığı Diyarbakır, Bingöl, Elazığ, Muş, Batman, Bitlis, Erzurum kırsalını içine alan bölgenin genel sorumlusu 19 güvenlik görevlisini şehit etmekten aranan Hülya Demirer Lice’de JÖH taburları tarafından öldürüldü.
Demirer, İstanbul Beşiktaş’ta 36’sı polis, 8’i sivil 44 kişinin şehit edilmesi, 150 kişinin yaralanması, İstanbul Fatih-Vezneciler’de 5’i polis, 7’si sivil 12 kişinin şehit edilmesi, 36 kişinin yaralanması, İstanbul Sancaktepe’de askeri araca saldırı, Diyarbakır’ın Dicle, Hani, Lice ilçelerinde 8 askerin şehit edilmesi, Kulp İlçesinde odun toplamaya giden köylülere iki ayrı bombalı saldırıda 12 vatandaşın öldürülmesi talimatlarını vermekten aranıyordu.
Şırnak’ın Güçlükonak İlçesinde Jandarmanın gerçekleştirdiği operasyonda PKK’nın sözde Gabar Cephe yönetiminde yer alan Reis Gülturan sağ yakalandı. Irak’ın kuzeyindeki Süleymaniye’de MİT’in düzenlediği nokta operasyonda Diyarbakır kırsalında 27 güvenlik görevlisini şehit etmekten aranan Remzi Avcı öldürüldü.
Mardin’in Dargeçit İlçesinde de terörist Orhan Elma Jandarmanın gerçekleştirdiği operasyonda öldürüldü.
MAVİ LİSTEYE 5 ÇİZİK ATILDI
3 Milyon lira para ödüllü Mavi kategoride aranan teröristlerden Sait Ergül TSK’nın Kandil’e düzenlenen hava harekâtıyla öldürüldü. Ergül, Hatay-Osmaniye kırsalını içine alan sözde Amanoslar eyalet sorumlusuydu.
Van’ın Erciş İlçesinde ise sözde Serhat eyaleti sorumlusu Sevilay Akyıldırım öldürüldü. Irak’ın kuzeyindeki Gara Dağında ise terör örgütünün sözde Halk Savunma Merkez Komutanlığı üyesi Ahmet Gümüş öldürüldü. Suriye’nin Tel Rifat bölgesinde MİT’in SİHA ile gerçekleştirdiği operasyonda Rıdvan Ulugan öldürüldü.
Suriye’de Münbiç genel sorumlusu olan ve Türkiye’de bombalı saldırılar gerçekleştirmek için özel suikast birimi kuran Uman Derwiş MİTtarafından öldürüldü.
Derwiş, ABD’li üst düzey yetkililerle sıklıkla görüşenisimlerden biriydi ve Suriye genel sorumlusu Mazlum Kobani kod adlı Ferhad Abdi Şahin’in sekretaryasında yer alıyordu.
YEŞİL LİSTEDEN 8 KİŞİ ÖLDÜRÜLDÜ
2 milyonluk Yeşil listeden Karadeniz bölgesi ile Sivas, Tunceli kırsalını içine alan sözde Dersim saha sorumlusu Yaşar kod adlı Osman Manak Jandarmanın düzenlediği operasyonla sözde Batı karargâhı diye adlandırılan Geyiksuyu bölgesinde öldürüldü.
Irak’ta sürdürülen Pençe Kilit harekâtında sözde Avaşin eyalet sorumlusu Özgür Alparslan öldürüldü. Terör örgütünün sözde özel güçsorumlusu olan ve şehir merkezlerinde bombalı saldırıların talimatlarını veren Demhat kod adlı Eyüp Çelik Bitlis’teki Kalemis Dağında öldürüldü.
Suriye Kamışlı’da MİT’in operasyonuyla PKK’nın Suriye’deki kadın yapılanması YPJ’nin tepe isimlerinden Zülfiye Binbir öldürüldü. Bitlis’te Jandarmanın düzenlediği operasyonda ise sözde Garzan eyaleti sorumlusu Suriye uyruklu Leyla Şeyho öldürüldü.
Erzincan Kemah kırsalında Yunus Babayiğit, Mardin’de Delil Bal, Suriye’de ise Sebahat Ormanlı etkisiz hale getirildi.
TURUNCU LİSTEDEN 15 TERÖRİST ETKİSİZ
1 milyon lira para ödüllü Turuncu listeden de 15 terörist etkisiz hale getirildi. PKK’nın bölge sorumluları Hamdiye Tekbudak, Mirza Sezek, Kahraman Karataş, Mehmet Şakir Alıcı ile Raife Kutlak Şırnak’ın Bestler-Dereler bölgesinde öldürüldü.
Cihan Nazlıer ile Cahit Aktay Irak’ın kuzeyinde hava harekâtıyla öldürüldü. Emrah Arpak Hakkâri Cilo Dağında, Serhat Yalçın ile Nazım Hikmet Ülgen Lice’de, Cihat Ay Kulp kırsalında, Veysi Aydemir Bitlis Tatvan’da, Ramazan Temel Mardin’de öldürüldü. FETÖ’den aranan Mehmet
Çetinkaya Muğla Köyceğiz’de yakalandı. FETÖ’cü Koray Vural’da MİT tarafından Tacikistan’da yakalanıp Türkiye’ye getirildi.
GRİ LİSTEDEN 42 TERÖRİST ETKİSİZ HALE GETİRİLDİ
500 bin lira para ödüllü gri listeden de 2’si FETÖ olmak üzere 42 terörist etkisiz hale getirildi. Etkisiz hale getirilen teröristlerin Medya Gök, Mustafa Bayındır, Menice Özkan, Ömer Sungur, Yakup Aslan, Leyla Sain, Evin Encü, Mesut Tekin, Ramazan Güneş, Selim Adıyaman, Kemal Turgut, Belgin Güven, Eyvaz Beyaz, Dicle Yemen, Vedat Ayhan, Fehmi Öğmen, Abdulkahar Karasaç, Ümit Korkmaz, Salih Dayan, Mazlum Akman, Güven Özcan, Sultan Oruç, Muhterem
Koç, İsa Temel, Habip Karakoç, Çetin Temel, Deniz Cevdet Bülbün, Ramazan Eliçümüş, Bilal Şahin, Esin Yalçın, Berjin Arşimet; Hüseyin Değirmenci, Onur Kamiloğlu, Muhammed Gönyeli, Onur Kapar, Derviş İnan, Mazlum Şener, İslam Ölçay. Ajda Çetin, Zekeriya Cerit (FETÖ Ankara’da yakalandı), Serkan Alpertonga (FETÖ Giresun’da yakalandı) Selma Şavluğ oldukları bildirildi.
Pençe Kilit Harekâtı’nın sürdürüldüğü Irak’ın kuzeyindeki Duhok vilayetine bağlı Amediye İlçesinin Dereluk Kasabasına bağlı Sergeli Köyü yakınlarındaki 1740 ve 1754 rakımlı tepelerdeki üs bölgelerine 22-23 Aralık tarihlerinde düzenlenen iki ayrı saldırıda 12 askerimiz şehit edildi, biri ağır 13 askerimiz de yaralandı. Olumsuz hava şartları nedeniyle ilk saldırıda şehit olan 6 askerimizin naaşları dün Hakkâri Dağ ve Komando Tugayı’nda düzenlenen törenle memleketlerine uğurlanırken, hain saldırıyı gerçekleştiren teröristlerden dördünün kimlikleri tespit edildi.
Teröristlerin Hakkari nüfusuna kayıtlı Memyan Armanç kod adlı Hakim Tekin, Erzurum nüfusuna kayıtlı Serhat kod adlı Velat Sönmez, Muş nüfusuna kayıtlı Hüseyin Azad kod adlı Elyesa Çiftçi ile Irak uyruklu Helmet kod adlı Kawa Takor oldukları belirlendi.
SİLAHLARI ABD ÜÇ AY ÖNCE GÖNDERDİ
Hain saldırıyı gerçekleştiren bu teröristlerin ellerindeki ABD menşeli silahlar ise dikkat çekti. Bu 4 teröristin üs bölgelerine saldıran öncü grup içinde yer aldıkları ve yoğun sisi fırsat bilerek mevzilerin içine kadar sızmayı planlayarak şehit askerlerin silahlarını gasp etme girişiminde bulundukları sırada öldürüldükleri öğrenildi.

Terörist Hakim Tekin
Teröristlerden Hakim Tekin’in elindeki silahın, askeri kamuflaj kaplı termal gece görüş dürbünlü ABD yapımı yeni nesil M-16 hafif piyade tüfeği olduğu ve bu silahların geçtiğimiz Eylül ayında 8 TIR’la Suriye’nin Deyrizor bölgesine gönderilen silahlarla aynı seri ve kafileden olduğu belirlendi.

Terörist Velat Sönmez
Terörist Velat Sönmez’in elindeki silahın da yine ABD yapımı ve bir süre önce Suriye’ye gönderilen sözde yardım silahları arasında yer alan Carbine M-4 otomatik tüfek olması dikkat çekti.

Terörist Kawa Takor
Terörist Kawa Takor’un elinde görülen silahın ise NATO silahı olarak bilinen ABD menşeli uzun namlulu dürbünlü M-16 piyade tüfeği olması dikkatlerden kaçmadı.

Terörist Elyesa Çiftçi
Terörist Elyesa Çiftçi’nin taşıdığı silahın ise Rus menşeli Biksi makineli tüfek olduğu görüldü.
YÜKSEKOVA’DA SON ANDA KAÇMIŞTI
Hain saldırıda öldürülen terörist Hakim Tekin’in 2015 yılında Hakkari’nin Yüksekova İlçesinde özerklik ilanıyla başlatılan çukur ve hendek olaylarında da üçü özel harekat polisi 7 güvenlik görevlisinin şehit edildiği saldırılara bizzat katılmak suçundan hakkında arama kararı olduğu belirlendi. Teröristin daha sonra İlçede kontrolün sağlanmasıyla sivil kıyafetlerle Irak’ın kuzeyine kaçtığı ve Hakurk bölgesine geçerek burada bomba ve silah eğitimi aldığı, son olarak Pençe Kilit Harekâtı bölgesinde hava harekatlarından etkilenmemek için yeraltına kazılan tünel ve deliklerde uzun süreden beri barındığı belirlendi.
SURİYEDE DE MEHMETÇİĞE KARŞI SALDIRILARDA YER ALMIŞ
Saldırıda öldürülen terörist Velat Sönmez’in de Şırnak’ın Silopi İlçesindeki Cudi Dağı kırsalında 2019 yılında yaralandıktan sonra tedavi için Irak’ın kuzeyine gönderildiği ve buradan Suriye’nin kuzeyine geçerek PKK-YPG saflarında yer alıp Resulayn ve Tel Abyad’da TSK’nın gerçekleştirdiği Barış Pınarı harekatlarında da Mehmetçiğe karşı mayınlı ve roketli saldırılarda yer aldığı bildirildi. Teröristin tekrar Irak’ın kuzeyine geçerek Pençe Kilit Harekâtı bölgesindeki Metina ve Zap Vadisinde son iki yıldan beri Mehmetçiğe karşı birçok taciz ve sızma girişiminde bulunduğu tespit edildi.
ABD DESTEĞİYLE MUSUL VE KERKÜK’TE ÇATIŞMALARA KATILDI
Terörist Elyesa Çiftçi’nin ise 10 yıldan beri terör örgütünün dağ kadrosunda faaliyet yürüttüğü ve hakkında, terör örgütü üyesi olmak suçundan Muş Başsavcılığınca daimi arama kararı bulunduğu öğrenildi. Teröristin ABD desteğiyle IŞİD’e karşı Musul ve Kerkük’teki çatışmalarda yer aldıktan sonra Pençe Kilit harekatı bölgesine gönderildiği, Hakkari kırsalındaki Cilo Dağı ile Zap Vadisinde uzun süreden beri güvenlik güçlerine yönelik taciz ve saldırıların başındaki isimlerden olduğu ve örgüt içinde sözde takım sorumluluğu yaptığı bildirildi.
]]>
ÜS BÖLGESİNE SALDIRI HAZIRLIĞI
Teröristlerin üzerlerinde ele geçirilen dokümanların incelenmesinde, Hakkâri-Irak sınırını birbirinden ayıran bölgedeki iki ayrı geçici üs bölgesine saldırı hazırlığı içinde olduklarına dair üs bölgesine ait yerleşkelerin basit krokileri de çıktı. Öldürülen teröristler arasında, Mardin’in Nusaybin İlçesinde 2016 yılında sözde özerklik ilanıyla çukur ve hendekler kazarak güvenlik güçlerine yönelik bombalı ve silahlı saldırıların başında yer alan Mahir Binevş kod adlı İdris Erkol’un da olduğu tespit edildi.

Binbaşı Ahmet Karaman, Nusaybin’deki hendeklerde şehit olmuştu.
NUSAYBİN’DEKİ SALDIRILARIN BAŞINDAKİ İSİMDİ
Terörist Erkol, terör örgütünün silahlı kanat yapılanmasında sözde Özel güç suikast ve sabotaj saldırılarından sorumluydu. Kandil’de uzun zaman terörist elebaşı Murat Karayılan’ın da yanında yer alan terörist İdris Erkol, sözde özerklik ilanından sonra Mardin’in Nusaybin İlçesi kırsalındaki Bagok Dağı Ömeryan bölgesinden İlçe merkezine sızarak buradaki 350 teröristten sorumlu olup eylemlerin başında yer alarak planlamasını yapmaktan aranıyordu.
Binbaşı Turgay Çelik, Nusaybin’deki hendeklerde şehit olmuştu.
İKİ BİNBAŞI, EMNİYET MÜDÜRÜ VE EMNİYET AMİRİNİ ŞEHİT ETTİ
Nusaybin Dibek Köyünde öldürülen terör örgütünün üst düzey yöneticilerinden Soro kod adlı Salih Kaplan ile birlikte Nusaybin İlçe merkezindeki bombalı ve silahlı saldırılara katılan terörist İdris Erkol, İlçede kontrolün sağlanmasından sonra sivil kıyafetlerle Suriye’ye kaçmayı başarmıştı.
Terörist bu tarihten itibaren hakkında yakalama kararı çıkarılarak her yerde aranıyordu. Suriye’den Irak’ın kuzeyindeki Zap Vadisine geçen terörist, burada da şehir merkezlerindeki bombalı saldırıları organize eden PKK’nın sözde gençlik yapılanması Komalen Ciwan içerisinde uzmanlık eğitimi verip sorumlu düzeyde faaliyet yürüttü.
Terörist İdris Erkol, 4 Nisan 2016’da Nusaybin Dicle Mahallesi Menekşe sokakta hareket halindeki askeri time RPG-7 roketatarıyla saldırı düzenledi. Hain saldırıda Bingöl’den geçici görevle ilçeye gelen Piyade Kurmay Binbaşı Turgay Çelik ile Astsubay Selçuk Karabakla şehit oldu. 7 Nisan 2016 günü yine Dicle Mahallesinde bu kez 600 kiloluk el yapımı uzaktan kumandalı bombayı güvenlik güçlerinin geçişi sırasında infilak ettirdi.
Olayda Jandarma Özel Harekât Tabur Komutanı Binbaşı Ahmet Karaman ile Bingöl’den geçici görevle ilçeye gelen polis Özel Harekât Müdürü Zafer Kurt ile iki özel harekat polisi şehit oldu. Aynı gün Dicle Mahallesinde çatışmaların yoğunlaşması üzerine bir evin tuvalet duvarından açılan mazgaldan Kannas keskin nişancı suikast silahıyla ateş açan terörist Erkol, Emniyet Amiri Doğan Sakarya’yı şehit etti. Sakarya da İzmir’den geçici görevle Nusaybin’e gitmişti.

Emniyet Amir’i Doğan Sakarya ve Zafer Kurt ile Binbaşı Ahmet Karaman, Nusaybin’deki hendeklerde şehit olmuştu.
YARBAYIN FOTOĞRAFI HAFIZALARA KAZINMIŞTI
1 Haziran 2016 günü Nusaybin’de terk edilmiş metruk bir binaya arama için giren güvenlik güçlerine terörist Erkol’un da içinde yer aldığı bir grup terörist tarafından el yapımı kumandalı bombayla saldırı düzenlendi. Olayda aralarında Yarbay Necmettin Tetik’in de bulunduğu 11 asker yaralandı, 1 Uzman Çavuş şehit oldu. Bir gözünü kaybeden Yarbay Tetik, emekli olduktan sonra Jandarma Özel Asayiş Komutanlığı’nda Eğitim Öğretim Başkanı olarak askerlere eğitim vermeye devam etti.
Yarbay Necmettin Tetik’in Silopi’de kış ortası üşüyen bir çocuğun ellerini kendi avuçlarının içine alarak nefesiyle ısıtmaya çalıştığı fotoğrafı hafızalara kazınmıştı. Tetik de emrindeki taburuyla birlikte Adıyaman’dan geçici görevle Nusaybin’e gelmişti. Yarbay Tetik, sol gözünün tamamını, sağ gözünün görüş kabiliyetinin yüzde 70’ini, işitme kabiliyetinin yüzde 60’ını kaybetmişti.
