“HER KESİMDEN VATANDAŞIMIZIN TAMAMINI KUCAKLADIK, TAMAMINA HİZMET ETTİK”
*Muğla’ya yapılan her hizmette mührümüz var, damgamız var. Kendimi fahri Muğlalı olarak da görüyorum. Bu vesileyle geçtiğimiz mayıs ayındaki seçimlerde yüzde 34,5 ve milletvekilliğinde aldığımız yüzde 32 oy oranı için tüm Muğlalılara teşekkür ediyorum. Biliyorum ki bu oy oranları Muğla’yla aramızdaki sevginin derinliğini göstermekten çok uzaktır. Biz bugüne kadar sadece eser ve hizmet siyaseti yaptık.
*Ülkemizin asırlık ihmallerin sonucu olan altyapı eksiklerini gidermek için çalıştık, milletimizin anasından emdiği ak süt kadar helali olan hak ve özgürlüklerini geliştirmenin mücadelesini verdik. Demokrasi ve kalkınma atılımlarımızın meyvesini de ülkemizi 21 yılda 3 kat büyüterek, insanımızın özgüvenini artırarak aldık.
*Başbakanlığımız ve Cumhurbaşkanlığımız sürecinde ne şahsen ne hükümet uygulamalarıyla ne parti politikalarıyla hiç kimseyi, hiçbir zaman ötekileştirmedik. Her kökenden, her meşrepten her kesimden vatandaşımızın tamamını kucakladık, tamamına hizmet ettik. Muğla yörüklerinin ve Türkmenlerinin mağduriyetlerini de biz ortadan kaldırdık.
*Kürt kardeşlerimizin hakkını da biz savunduk. Karadeniz’in Akdeniz’in geçit vermez dağlarına hangi yatırımları yaptıysak, Ege’nin Doğu Anadolu’nun Güneydoğu Anadolu’nun her karışına aynı yatırımları biz götürdük. Biz bu ülkeyi 81 vilayetinin tamamıyla kucakladık. Hiçbir şehrimizi hiçbir insanımızı dışlamayan bir anlayışla, Türkiye’yi önce 2023 hedefleriyle sonra da ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonuyla biz buluşturduk.
“MUĞLA HAK ETTİĞİ YERDE DEĞİLDİR”
*Bir çeyrek asır öncesinin Muğlasını gözlerinizin önüne getirin, yanına da bugünkü Muğla’yı koyun. Arada asırlık fark göreceksiniz. Muğla şimdi dünyanın gözbebeği, dünyanın çekim merkezi haline gelmiş bir şehre dönüşüyor.
*Yine de Muğla hak ettiği yerde değildir. Muğla’nın potansiyelini tam anlamıyla kullanmasının önündeki en büyük engel ise şehrin Büyükşehir Belediyesi’ni 25 yıldır yöneten zihniyettir. Kendisi şehir için hiçbir şey üretmeyip köy görünümünde tutanlar, Bakanlıklarımızın ve girişimcilerimizin hayata geçirmek istediği projeleri engellemek için de ellerinden geleni yapmışlardır.
*Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin idari tasarrufla ya da yargı yoluyla engellediği projeleri üst üste koysanız bir Muğla daha çıkar. Bugün Muğla, turizmde ve tarımda Antalya’nın gerisinde kalmışsa tek sebebi bu zihniyettir. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı için Aydın Hoca’mızı aday gösterdik. Kendisi akademide, bürokraside, siyasette tecrübeli, en saygın, en çözüm odaklı isimleri arasında yer alan bir hocamızdır. Sadece bu tercih bile hak ettiği eserlere ve hizmetlere kavuşturma konusundaki kararlılığımızın açık ifadesidir.
“31 MART’I MİLLİ İRADENİN BAYRAMI İLAN EDECEĞİZ”
*Şu anda karşımdaki katılımı görüyorum, rakam 50 bin. Ramazan ayının rahmetli ve bereketli iklimine yaklaşıyoruz. İnşallah beraberce 31 Mart’ta milli iradenin bayramını ilan edeceğiz. Cumhuriyetimizin ikinci asrına yakışır yeni bir kalkınma hamlesinin startını inşallah sizlerle birlikte sandıkta vereceğiz.
*Türkiye’yi 21 yıldır eser ve hizmet siyasetiyle yönetirken, her şehrimiz gibi Muğlamıza verdiğimiz sözü tutmak için de gece gündüz çalıştık. İktidara geldiğimiz günden bugüne Muğla’ya 122 milyar liralık kamu yatırımı yaptık. Eğitimde 3 bin 375 adet yeni derslik kazandırdık. Gençlik ve sporda 11 bin 157 kişi kapasiteli yüksek öğrenim yurt binaları açtık. 71 adet spor tesisi inşa ettik.
*Şimdi de Muğla-Bodrum ve Fethiye’ye yeni spor tesisleri, Marmaris’e gençlik merkezleri kazandırmak için çalışıyoruz. Şehrimizdeki ihtiyaç sahibi vatandaşlara yaklaşık 4 milyar lira tutarında kaynakla destek olduk. Sağlıkta toplam bin 291 yataklı 15 hastanenin de aralarında olduğu 40 sağlık tesisi inşa ettik.
*Halen 150 yataklı Marmaris Hastanesi’nin de içinde yer aldığı 4 sağlık tesisinin yapımı sürüyor. Muğla’da 3 bin 375 konutun yapımını tamamlayıp, hak sahiplerine teslim ettik. 2 bin 303 konutun yapımına devam ediyoruz. 2021 yılının yaz ayında yaşadığımız orman yargınlarının ardından 20 bin köy evi inşa ederek, hak sahiplerine teslim ettik.
*Muğla’da 4 bin 455 bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdik. Hükümete geldiğimizde şehrimizde 8 adet atıksu arıtma tesisiyle belediye nüfusunun yüzde 25’ine hizmet veriyordu. Byugün ise 33 adet atıksu arıtma tesisiyle nüfusun yüzde 94’üne hizmet veriyoruz. Muğla’daki 6 millet bahçesi projemizden birini tamamladık, diğerleriyle ilgili çalışmaları sürdürüyoruz.
“4 MİLYON YOLCU KAPASİTESİNE ULAŞAN MİLAS-BODRUM HAVALİMANI’NI YENİLEDİK”
*Ulaştırmada 90 kilometreden aldığımız yolu 463 kilometreye çıkardık. Geçen yıl 5,5 milyon kapasitesine ulaşan Dalaman Havalimanı’nı ve 4 milyon yolcu kapasitesine ulaşan Milas-Bodrum Havalimanı’nı yeniledik. Fethiye ve Marmaris Körfezi’nin balçıktan temizlenmesi için gönderdiğimiz 2 adet tarama ve dip temizleme gemisi dün itibarıyla bölgeye ulaştı, çalışmalarına bu hafta başlıyor.
*Tarım ve ormanda Muğla’ya 8 baraj, 7 içme suyu tesisi, 20 sulama tesisi, 1 araziyi toplulaştırma projesi, 70 taşkın koruma tesisi, 8 gölet ve 10 hidroelektrik santrali kazandırdık. Muğla’nın içme suyunu garanti altına aldık. 145 bin dekar zirai araziyi sulamaya açtık, arıcılığı desteklemek için 18 bal ormanı kurduk. Muğla’da toplam 60 bin dekar arazinin daha sulanmasına hizmet edecek 5 yeni baraj daha inşa ediyoruz.
*Muğlalı çiftçilerimize 34 milyar liralık tarımsal hibe desteği verdik. İstihdamı desteklemek için Muğla’daki işverenlere 6,5 milyarlık prim teşviki verdik. Enerjide Menteşe, Yatağan, Ula ve Bayır’a doğal gaz arzı sağladık. Önümüzdeki dönemde de Bodrum, Dalaman, Datça, Fethiye, Köyceğiz, Marmaris, Milas, Ortaca ve Seydikemer’e doğal gaz arzını sağlamayı planlıyoruz.
“BİZE GÜVENİNİ ORTAYA KOYACAKTIR”
*Muğla’nın her biri diğerinden güzel körfezlerinin temizliğinden altyapı ve Büyükşehir kaynaklı imar sorunlarına kadar tüm meselelerin çözümü için projelerimiz hazır. Yerel yönetimlerde de 31 Mart akşamı Cumhur İttifakı güven alırsa bizi tutana aşkolsun. Biz de tüm gücümüzle Muğla’yı her bakımdan daha güzel ve huzurlu bir geleceğe hazırlayacağız. Muğla sandıkları patlatarak gerçek belediyecilik konusunda bize güvenini ortaya koyacaktır.
*Her şeyin başı huzur. Muğla bir asır önce işgal yaşamış, ardından Milli Mücadele’yle istiklalini kazanmış bir şehir olarak bunun anlamını çok iyi biliyor. Muğla, terör örgütü PKK yüzünden yüzlerce evladını şehit olarak toprağa verdi. Türkiye’nin istikrarı bozmak isteyen emperyalistlerin ilk harekete geçirdikleri araçlar terör örgütleridir.
*15 Temmuz’un ardından terörle mücadelemizi artık kendi topraklarımızda değil, terörün kaynağında yürüteceğimizi ilan ettik. Bütün bu teröristleri Gabar’da, Tendürek’te, Cudi’de mağaralara gömdük. Milletimizin huzuruna kimse kast edemez. Irak ve Suriye’de bunları yaptık. Yola aynı kararlılıkla devam edeceğiz.
FAHİŞ FİYAT AÇIKLAMASI
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Muğla mitinginin ardından Marmaris ilçesindeki bir otelde Sivil Toplum Kuruluşları’nın temsilcileri ve kanaat önderleri ile bir araya geldi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’yi yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari yatırımla büyütme stratejilerini kararlılıkla sürdürdüklerini belirterek, “Şubat ayında ihracatımız 21 milyar doları aştı, bölgemizde çatışmalar durulup istikrar arttıkça inşallah daha iyi yerlere geleceğiz, enflasyon ve hayat pahalılığı tüm dünya gibi bizim de başımızı ağrıtıyor. Fahiş fiyat ile insanımızın lokmasına göz dikenlerle mücadelemiz aralıksız sürecek. Yıl sonuna doğru uyguladığımız politikaların olumlu sonuçlarını göreceğiz. Ortak değer ve prensipler yerine şahsi çıkarları üzerinden ittifak yapanlar, esen ilk rüzgar ile darmadağın oldular, milletimizin verilmiş sadakası varmış. Milletimiz 14-28 Mayıs’ta kazanımlarına sahip çıkmıştır” dedi.
]]>İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, “İhmal edilen bu işlerin kaybettirdiği çok şey var. O bakımdan çevre duyarlılığını yitirmiş yönetimler ne yazık ki etkileri nesiller boyu sürecek çok acı kayıplara yol açıyor. Bu vesileyle bunu ülkemizin dört bir yanında gördüğümüzü ve çevre facialarından sonra ne yazık ki mercekle arasak sorumlu yönetici bulamadığımızı da görüyoruz. Bu çok acı bir durum. İnsana, doğaya değer vermeyen uzmanların uyarılarını dikkate almayan yönetim anlayışı ölüm getiriyor, felaket getiriyor. Doğayı sadece kendilerine ait bir kazanç kapısı gibi görenler sadece gösterişli projelerle özellikle de rant getiren projelerle ilgileniyorlar. Sadece seçim sonrası süreçleri hesaba katıyorlar. Seçimi kazanalım. Seçimi kazandıktan sonra biz işimize bakalım diyenler ne yapıyorlar? Aslında geleceğimizi yok ediyorlar” ifadelerini kullandı.
“MİLLETİMİZİN 31 MART’I İPLE ÇEKTİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM”
İliç’te yaşananları hatırlatan İmamoğlu sözlerini şöyle sürdürdü:
“Son günlerde saha da gözü yaşlı insanların Erzincan İliç’te ki meseleyi benimle paylaşmalarının duygusallığı içerisindeyim. Bizim insanımız o kadar değerli ki bazen tahmin edemeyeceğiniz noktada tahmin edemeyeceğiniz duyarlılıkta insanlarla karşılaşıyorsunuz. Örneğin, dün Esenler de semt pazarında 4-5 teyzemizin gözü nemli nemli İliç’i sormasından bunu anlıyorum.
Hiçbir şey olmamış gibi davrananlar ve bunun sorumluluğunu üstlenmeyenler bu sürece dair açık ve net konuşmayıp ortadan kaybolanlar sadece seçim sürecine dair seçmeni tehdit edenler, o gözü yaşlı, gözü nemli annelerimizin hakkı hukuku adına bu sandıkta milletimizden hak ettiği cevabı alacak, dersi alacaktır diye düşünüyorum. 31 Martı milletimizin bu anlamda iple çektiğini düşünüyorum”
“ÇÖPTEN ELEKTRİK ÜRETİM KAPASİTESİNİ 3 KATINA ÇIKARDIK”
Çevre yatırımlarına tam 945 milyon dolar bütçe ayırarak İstanbul’u çevre felaketlerine karşı güçlendirdiklerini ifade eden İmamoğlu, sözlerini şunları kaydetti:
“Avrupa’nın en büyük atık yakma ve enerji üretim tesisini açtık ve özellikle yeni açtığımız dört tesisle birlikte İstanbul’un çöpten elektrik üretim kapasitesini tam 3 katına çıkardık, sadece 4.5 yılda. Avrupa Yakası’nda açmış olduğumuz atık yakma tesisinin aynı kapasitede olanını her aşamasını bitirdik.
Yine sizlerin, özellikle bizi dinleyen vatandaşlarımızın şaşırmayacağı gibi ülkemizin yatırım planına alınmasını bekleyen bu projemiz 2024 yatırım planına alınmadı.
Yani İstanbul’da çöp yığını oluşmasını değil, çöpten enerji üretme tesisini hızlıca başlatıp bitirme hedefinde olduğumuz kredisini hazırladığımız, ihaleye hazır olan bir tesisin, yatırım planına alınmaması yine görüyorsunuz ki az önce çevre felaketi oluştuğunda ortadan kayboldukları gibi Ekrem İmamoğlu’ndan ya da İstanbul Büyükşehir Belediyesi yönetiminden faydalı bir iş geldiğinde yine ortadan kayboluyorlar”
‘Yapılan hizmetler bizim dönemde başlamıştı’ eleştirilerine de cevap veren İmamoğlu, “Tabii ki tamamladığımız projeler vardır; tamamlayacağız da bunda hiçbir tuhaflık yok. Acaba başlattıkları projeleri biz ne safhada aldık veya nasıl o projeleri bitirdik hangi aşamada projeler niçin durdu? İşin bu boyutuyla ilgili hiç sesleri çıkmıyor. Örneğin geçen sene açılışını yaptığımız Silivri Seymen Çöp Sızıntı Arıtma Suyu Projesi bizden önceki dönemde başlatılmış bir projeydi. Sözleşmeye göre 32 ay içerisinde bitirilmesi gereken bir projeydi. Fakat biz göreve geldiğimizde sözleşme süresinin yarısı bitmiş olmasına rağmen ne kadar yapılmıştı işin biliyor musunuz? Yüzde 1’i yapılmıştı, yüzde 3’ü ben yaptım demek oraya bir konteyner koymak ya da şantiyeyi kurmak anlamına geliyor” ifadelerini kullandı.
]]>
EMİNE ERDOĞAN’IN RİYASETİNDE YAPILDI
AKP’li Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu’nun “Sayın Cumhurbaşkanımızın kıymetli eşi Emine Erdoğan Hanımefendi riyasetinde ‘Sıfır Atık’ mottosu ile yola çıkıldı” diyerek tanıttığı çöp tesisi Araklı ve çevre ilçelere yayılan pis koku nedeniyle bölge halkının defalarca eylemlerine neden olmuştu.
ÇÖP TESİSİNİN ATIK SULARINI KARADENİZ’E BOŞALTTILAR
Rize ve Trabzon’un çöplerinin boşaltıldığı katı atık tesisinin, atık suları kaçak şekilde Trabzon’un Değirmendere mahallesinden doğrudan Karadeniz’e deşarj ettiği anlaşıldı.
CHP Trabzon eski Milletvekili Ahmet Kaya, gece geç saatlerde üzerinde ‘Katı Atık Belediyeler Birliği’ yazan kamyonu takip etti ve çöp tesisinin atık sularını taşıyan kamyonun ormanlık alana girerek buradan atık suyu kanalizasyon logarına boşalttığı anlara tanıklık etti.

GECE KARANLIĞINDAN FAYDALANIP SUÇ İŞLENİYOR
Olay yerinden açıklama yapan Kaya, şöyle konuştu:
-Şu an saat gece 01.36. Trabzon’u geziyoruz ve neresinde ne sıkıntı var tespit etmeye çalışıyoruz.
-Sahil yolundan geçerken çok pis bir koku burnumuzu sardı. ‘Bu koku nedir?’ dediğimde önümdeki bir kamyonun dere kenarındaki ormanlık alana indiğini gördüm. Arkası tanker şeklindeki TIR’ın Araklı Katı Atık Tesisi’nden geldiğini öğrendik.
-İçinde ne var diye sorduk, ‘Araklı katı atık tesisinden akan sular var’ dediler. O sularla dolu tanker hortumlarını getiriyor, kanalizasyon logarından Değirmendere’ye oradan da denize deşarj ediyor.
-Hiçbir arıtmaya tabi tutmadan, zehirli sular maalesef deremize akıtılıyor. Deredeki, denizdeki canlı yaşamı hiçe sayılıyor.
-Yetkilileri göreve çağırıyorum. Gecenin karanlığından faydalanıp bu suçu işleyen firmayla ilgili gerekeni yapın. Trabzon sahipsiz değil. O denizde yaşayan canlılar sahipsiz değil.
“BU BİR İNSANLIK SUÇUDUR”
Araklı’daki çöp tesisinin bulunduğu alanda insanların nefes alamaz duruma geldiğine dikkat çeken Kaya, şöyle konuştu:
-Orada çöpler vahşi biçimde depolanıyor. O çöplerden sızan sular oradaki dereye akıyordu.
-Güya bir çözüm ürettiler, çöplerden sızan suları bir havuzda topluyorlar. Şimdi bu vidanjör şeklindeki araçlarla kirli suları toplayıp akıllarınca getirip burada Trabzon’un göbeğinde Değirmendere’ye akıtıyorlar.
-Oradaki kokuyu güya bu şekilde gidermeye çalışıyorlar. Orayla ilgili çok sayıda şikayet var. Araklı yaşanmaz hale geldi. Vatandaş orada ‘Ben evimde yemek yiyemez hale geldim, her gün kusuyorum’ diyordu.
-Rize’nin ve Trabzon’un çöpünden sızan atık suları, tıbbi atıkların olduğu suları getirip buradan acımasızca logar vasıtasıyla önce dereye oradan da denize gönderiyorlar. Böyle vicdansızlık olamaz. Bu bir insanlık suçudur.
DERİN DEŞARJ HATTINDA BİYOLOJİK ARITMA YAPILMIYOR
Öte yandan, atık suların boşaltıldığı kanalizasyon logarının yakınında denize derin deşarj hattı var ancak Trabzon Büyükşehir Belediyesi sınırları dahilindeki sahil şeridinin tamamında biyolojik arıtma yapılmadan kanalizasyon suları denize deşarj ediliyor.
]]>