Savcılığın nöbetçi sulh ceza hakimliğine gönderdiği sevk yazısında, 10 şüphelinin terör örgütü PKK ile irtibatına ilişkin tespitler yer aldı.
“DEĞER AİLESİ”
Yazıda, terör örgütü PKK/KCK’nın siyasi alan yapılanmasında faaliyette bulundukları değerlendirilen şüphelilerin, örgüt adına faaliyet yürütmekteyken ölen kişilerin “Değer ailesi” olarak adlandırdıkları ailelerini ziyaret ediyor olabileceklerine dair haklarında istihbari bilgi elde edilmesi üzerine soruşturmaya başlandığı ifade edildi.
“YANLIŞ HABERLER İLE KAMUOYUNU ETKİLEMEYE ÇALIŞTI”
Polis ekiplerinin, 20 Eylül 2022’de Yavuz Genç isimli kişiyi aracının hacizli olduğunun anlaşılması üzerine durdurduğu, Genç’in aracını yakıp polis memurlarına saldırdığı, ekipler tarafından silahla etkisiz hale getirilen Genç’in hastanede yaşamını yitirdiği aktarılan yazıda, gözaltına alınan şüphelilerden Alamettin Demir’in konuyla ilgili yanlış haberler yaptığı, kamuoyunu etkilemeye çalıştığı ve görüşmelerinin incelenmesi sonucu suç unsuru içeren 88 görüşme tespit edildiği belirtildi.
ASILSIZ KİMYASAL SİLAH İDDİASI
Yazıda, şüphelilerden Çetin Demir’in suç unsuru içeren 61 görüşmesinin tespit edildiği, cep telefonu incelemesinde, DEM Parti Bağcılar ilçe binasında gerçekleştirilen etkinlikte duvarda terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’ın fotoğrafının asılı olduğunun belirlendiği bilgisi verildi.
Şüpheli Çetin’in, Türk Silahlı Kuvvetlerinin Kuzey Irak’a düzenlediği operasyonlarda kimyasal silah kullandığına ilişkin asılsız iddialarla ilgili uluslararası kamuoyunda olumsuz algı oluşturmak amacıyla düzenlenen etkinliklere katıldığı ifade edilen yazıda, şüpheli Enes Ayaz’ın ise örgütün kırsal alanına eleman kazandırma faaliyeti yürüttüğünün tespit edildiği belirtildi.
Yazıda, şüphelilerden İbrahim Elban’a ait dijital materyal incelemesinde, “HDP Eyüp İlçe Dayanışma” isimli WhatsApp grubunda örgüt elebaşı Öcalan ve örgütün sözde kurucularından Sakine Cansız, Mazlum Doğan, Fidan Doğan ve Leyla Söylemez’in fotoğraflarının asılı olduğu etkinliğe ait görseller ile örgüt adına gerçekleştirilen eylemlere çağrılarla ilgili yazışmaların bulunduğu ifade edildi.
“YARGI MERCİ GİBİ DAVRANDI”
Şüpheli Yaşar Gökdemir’in ise örgütün sözde anayasası kabul edilen KCK sözleşmesinde “Halk Mahkemeleri” olarak bilinen yapı kapsamında, parti çatısı altında yasal görünüm kazandırılmaya çalışılan sözde Halk Komisyonu’nda aralarında alacak-verecek veya farklı anlaşmazlıklar bulunan tarafları bir araya getirdiği ve yargı merci gibi davrandığı belirtilen yazıda, Gökdemir’in taraflar arasındaki anlaşmazlıkları çözmeye yönelik sözde kararlar vermeye çalıştığı kaydedildi.
Sevk yazısında, diğer şüphelilerin de terör örgütüyle bağlantılarına yer verilirken, 10 şüphelinin “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan tutuklanmaları talep edildi.
Şüphelilerin nöbetçi sulh ceza hakimliğindeki işlemleri sürüyor.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturma kapsamında, terör örgütü PKK/KCK içinde faaliyet yürüttüğü tespit edilen 25 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmişti.
Bunun üzerine harekete geçen emniyet güçleri, 25 adrese düzenledikleri operasyonda 21 şüpheliyi yakalamıştı.
]]>Genel Müdürlükten yapılan yazılı açıklamada, Avrupa Birliğine (AB) ihraç edilen ve geri dönen ürünlerle ilgili medyada yer alan haberler üzerine açıklama yapılması ihtiyacı doğduğu belirtildi.
AB üye ülkeleri tarafından yapılan resmi kontroller sonucunda tespit edilen olumsuzlukların Gıda ve Yemde Hızlı Alarm Sistemi (RASFF) üzerinden ilan edildiği aktarılarak, sistemin erişime açık olup herkes tarafından görülebildiği ifade edildi.
ÜRETİCİ VE İHRACATÇIYA SORUŞTURMA
Türkiye’nin itibarı ile Türk malının imajının korunması, güvenilir ürünlerin piyasaya sunulması ve ihraç edilmesi için RASFF bildirimlerinin kurumca ivedilikle incelendiği ve hata kaynağının tespitine yönelik resmi kontrollerin başlatıldığına yer verilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Bildirim alan üretici, ihracatçı ve bildirime konu ürünlere yönelik resmi kontroller yapılmakta, tedbirler alınmakta, ihracatçı firmalara 1 yıl süreyle yüzde 100 analiz sıklığı uygulanmaktadır. Son günlerde haberlere konu olan, RASFF bildirimlerinde tespit edildiği belirtilen, chlorpyrifos-ethyl aktif maddesinin 21 Mayıs 2020’de, propiconazole aktif maddesinin 31 Aralık 2020’de, chlorpyrifos-methyl aktif maddesinin 31 Aralık 2021’de, Avrupa Birliğinde alınan kararlar, çevre ve insan sağlığı dikkate alınarak ülkemizdeki kullanımları sonlandırılmıştır.
Ayrıca ülkemizde AB uyum çerçevesinde çevre ve insan sağlığı açısından olumsuz etkileri tespit edilen 223 aktif madde daha yasaklanmıştır. Belirtilen tarihlerden sonra yasaklı aktif maddeleri içeren bitki koruma ürünlerinin üretimine ve ithalatına izin verilmemektedir. Mevzuata aykırı hareket eden bütün kişi ve firmalara olduğu gibi, son olarak haberlere konu olan, Bulgaristan’dan dönen ve yasaklı madde kullanıldığı tespit edilen limonlarla ilgili de üretici ve ihracatçı firmalarla ilgili soruşturma başlatılmıştır.”
Açıklamada, bitki koruma ürünlerinin kaçak veya tavsiye dışı kullanımının önlenebilmesi amacıyla kolluk kuvvetleri ile işbirliği yapılarak ilaç üreticilerin, dağıtıcıların, bayilerin ve çiftçilerin denetlendiği aktarılarak, yasaklı veya tavsiye dışı aktif maddeli bitki koruma ürünlerinin kullanımının engellenmesi amacıyla “hasat öncesi pestisit denetimi” yapıldığı belirtildi.
Denetimlerde pestisit kullanımına alternatif yöntemlerden biyolojik ve biyoteknik mücadele yöntemlerinin kullanılmasının teşvik edildiği ve maddi olarak da desteklendiği vurgulanan açıklamada, “Ülkemizde yetiştirilen ürünlerin tarladan çatala gelene kadar bütün süreçlerde pestisit kontrolleri aralıksız gerçekleştirilmektedir. Yetiştirilen ürünlerin ülkemiz mevzuatına uygun olmadığı tespit edilen ürünler nedeniyle, gıda işletmesine ve birincil üreticiye 5996 sayılı Kanuna uygun yasal işlem uygulanmaktadır” ifadelerine yer verildi.
‘UYGUNSUZ ÜRÜNLER İMHA EDİLİYOR’
Uygunsuz ürünlerin tüketime sunulmasına izin verilmeyerek imha edildiği aktarılan açıklamada, şunlar kaydedildi:
“RASFF’a konu olan veya herhangi bir nedenle ülkemize geri dönen tüm gıda ve yem ürünleri, 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunumuz ve yönetmeliklerimiz gereği yüzde 100 analize alınarak resmi kontrole tabi tutulmakta olup, analiz sonucu ülkemiz mevzuatına uygun olmayan ürünlerin girişine katiyen izin verilmemektedir. Bu tür haberler, ülkemizin uluslararası itibarını zedelemekte ve ihracatını da riskli hale getirmektedir. Halkımızın sağlıklı gıdaya erişebilmesi için resmi kontrollerimiz aralıksız devam etmektedir.”
]]>
Yüksek oranlı ürün teslim ettiği halde düşük oranlı KDV kesen işletmelere yönelik Beşiktaş, Şişli, Fatih, Beyoğlu ve Kadıköy’de gerçekleştirilen saha denetimlerine 200 gelir uzmanı katıldı. Denetimlerde yaklaşık 1600 mükellef denetlendi.
Yapılan incelemelerde usulsüzlük tespit edilen işletmeler hakkında tutanak tutularak cezai işlem uygulandı.
İstanbul Vergi Dairesi Başkanı Rıza Bilgiç, vergi denetimi öncesi İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığında gazetecilere, bugün 45 araç ve 200 gelir uzmanının katılımıyla Beşiktaş, Şişli, Fatih, Beyoğlu ve Kadıköy’de restoran, pastane, fırın, kafe ve eczane işletmek suretiyle faaliyet gösteren mükelleflere yönelik vergi denetimlerinin gerçekleştirildiğini söyledi.

Yapılan denetimlere ilişkin detayları paylaşan Bilgiç, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu kapsamda KDV oranlarına ilişkin denetim, ödeme kaydedici cihaz ve pos cihazı denetimi, kira ödemeleri, iş yeri kiralıksa ödemelerin bankadan mı elden mi yapıldığına ilişkin tespit, bankadan yapılıyorsa banka dekontlarının tespiti, pos cihazları işletmeye ait mi değil mi işletmeye ait olmayan pos cihazları kullanıyorsa bunların tespiti, kayıt dışı istihdam bulunması durumunda bunun tespiti ve IBAN numarasına hesaben ödeme alan işletmeler varsa bu IBAN numaralarının tespiti işletmeye ait olup olmadıkları konularının tespitiyle alakalı vergi denetimi gerçekleştireceğiz. Yaklaşık 1600 mükellef denetleniyor.”

Rıza Bilgiç, İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı olarak vergi denetimlerinde en önemli amaçlarının “kayıt dışılığı ve kayıt dışı faaliyetleri engellemek” olduğunun altını çizerek, “Bu kapsamda özellikle KDV oranlarını yanlış uygulamak suretiyle yüksek oranlı ürün teslim ettiği halde, düşük oranlı KDV kesen ve belge düzenleyen mükelleflerle alakalı denetimlerimiz artarak devam edecek.” diye konuştu.
Denetimlerde hem mükelleflere hem de vatandaşlara vergi konusunda rehberlik etmeye çalıştıklarını da anlatan Bilgiç, uyumlu olmayan mükelleflere cezai müeyyideleri uygulamak suretiyle kayıt dışılığı önlemek için çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi.
VATANDAŞLARA ÇAĞRI
İstanbul Vergi Dairesi Başkanı Bilgiç, son günlerde özellikle KDV oranlarını yanlış ve hatalı uygulayan işletmeler ve mükelleflerle ilgili denetimlerin artarak devam ettiğini kaydederek, şu ifadeleri kullandı:
“Vatandaşlarımızdan yaptıkları alışverişlerde aldıkları ürün ve hizmetin belgeye intikal edip etmediğini tespit etmelerini ve bunu kontrol etmelerini istiyoruz. Aksi bir durumda karşılaşmaları halinde de gerek CİMER gerek VİMER vasıtasıyla bunları bizlere, Gelir İdaresi Başkanlığımıza intikal ettirmeleri durumunda gerekli incelemeler ivedilikle yapılacaktır. Hem vatandaşlarımıza hem de kurum olarak mükelleflerimize şu ana kadar yaptıkları olumlu faaliyetlerden ve katkılardan ötürü teşekkür ediyorum. Amacımız; vergi bilincini topluma yaymaya çalışmak ve kayıt dışılığı önlemektir. Kayıt dışılığı önlemek birinci vazifemizdir.”

Rıza Bilgiç, gerek fiş ya da fatura düzenlemeyen gerekse de KDV oranlarını hatalı olarak uygulayan mükelleflere ceza kesileceğini belirterek, vergi mevzuatı uyarınca fiş vermeyen işletmelere her bir fiş için 3 bin 400 lira, fatura vermeyen işletmelere ise her fatura için 3 bin 400 liradan az olmamak üzere belgede yer alması gereken tutarın yüzde 10’u oranında özel usulsüzlük cezası kesildiğini anlattı.
Yapılan denetimlerde yeni nesil ödeme kaydedici cihaz kullanması gereken mükelleflerin bu cihazları kullanıp kullanmadığını ve bu cihazlarla satış yazılımları arasında entegrasyon yapılıp yapılmadığının da kontrol ettiklerini dile getiren Bilgiç, şu bilgileri verdi:
“Yeni nesil ödeme kaydedici cihaz kullanması gerektiği halde kullanmayan işletmelerle, bu cihazlarla satış yazılımları arasında entegrasyon sağlamayan işletmelere 11 bin 800 lira özel usulsüzlük cezası kesiliyor. Ayrıca denetlenen iş yerlerinde kayıt dışı işçi çalışıp çalışmadığı da kontrol edilen konular arasında yer alıyor. Kayıt dışı çalıştığı tespit edilenlere ilişkin bilgiler Sosyal Güvenlik Kurumu ile paylaşılacak. Bu denetimler önümüzdeki günlerde diğer illerde de artırılarak devam edecek.” şeklinde konuştu.

Bu yıl KDV oranlarına yönelik yapılanlar dahil olmak üzere belge düzenine yönelik 33 bin 360 denetim yapıldığını kaydeden Bilgiç, 2024 yılında yapılan saha denetimlerinde uyumsuzluk gösteren mükelleflere yaklaşık 1,5 milyar lira ceza kesildiği bilgisini verdi.
Bilgiç, belge düzenine uymayan işletmeler ile ilgili bu yıl alınan ihbar sayısının 9 bin 546 olduğunu ve bu ihbarlar hakkında gerekli işlemlerin yapıldığını belirterek, kayıt dışılıkla mücadele kapsamında gerek saha denetimlerinin gerekse risk analizine dayalı denetimlerin artarak devam edeceğini ve saha denetimlerinin konu bazlı sürekli değişebileceğini sözlerine ekledi.
]]>İhbarla olay yerine AFAD, polis, sağlık ve Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü’ne bağlı ekipler, sevk edildi. Kısa sürede olay yerine ulaşan ekipler, Memiş Enes Gümüş’ün (54) yaşamını yitirdiğini belirledi. Kazada yaralanan Özlem Şahin, Kaan Akgün, Fatih Gümüş, Keziban Çapar Gümüş, Lütfullah Kerim Gümüş, Herdem Eyüpoğlu ve Akmaral Abdyldaeva, helikopterlerle bulundukları yerden alınarak, hastanelere götürüldü.
MAHSUR KALANLARIN TAMAMI 22,5 SAATTE KURTARILDI
Kazanın ardından durdurulan teleferik hattı üzerindeki kabinlerde mahsur kalanların kurtarılması için çalışma başlatıldı. Bu amaçla yurdun birçok bölgesinden uzman ekipler kente yönlendirilirken; kurtarma çalışmalarına gece görüşlü helikopter de katıldı. AFAD, AKUT, UMKE, itfaiye ve çok sayıda arama-kurtarma ekibi, gece boyu çalışma yaptı. Kurtarma çalışmaları bazı noktalarda halatla yapıldı. AKUT, AFAD ve UMKE ekipleri, kabinlerin üzerine çıkarak içeridekileri halatlarla indirip, güvenli bölgeye aldı. Helikopterlerin ve 2 bin 202 kişilik ekibin aralıksız çabası sonrasında 22,5 saatin sonunda, kabinlerdeki 174 kişi tahliye edildi.

13 GÖZALTI KARARI
Kazaya ilişkin başlatılan adli soruşturma kapsamında, 13 şüpheli hakkında gözaltı kararı alındı. ANET firması genel müdür vekili B.S., mekanik mühendisi O.E., taşeron bakım şirketi bakım ve otomasyon amiri S.Y., taşeron bakım şirketi sahibi S.T. ve R.T., bakım firması günlük otomasyon operasyonu sorumlusu S.K., mekanik bakım sorumluları O.K., Ö.E., K.K., bakım firması iş güvenliği uzmanı T.Ü.A., ANET iş güvenliği uzmanı M.A., bakım firması makine teknisyeni H.A. gözaltına alındı. Hakkında gözaltı kararı bulunan makine teknisyeni A.A.’nın yurt dışında olduğu, Türkiye’ye dönüşünde ifadesinin alınacağı kaydedildi. Gözaltındaki 12 şüpheli, bugün sabah erken saatlerde adliyeye sevk edildi.
ÖN RAPORDAN DETAYLAR
İş güvenlik uzmanları, elektrik ve makine mühendisleri tarafından kazaya ilişkin hazırlanan bilirkişi ön raporu da açıklandı. Raporda, denetim ve bakım-onarımda kusurların bulunduğuna dikkat çekildi. Kazanın, deformasyona uğrayan cıvataların kopmasından kaynaklandığı bilgisinin yer aldığı raporda, bakım sözleşmesinde yer almasına rağmen bağlama elemanlarının kontrolünün yapılmadığına dikkat çekildiği görüldü.

‘DEFORME OLDUKLARI TESPİT EDİLMİŞTİR’
Raporda, şu ifadeler yer aldı:
“Tesisin işletmeye alındığı tarihten bugüne kadar 7 yıl sürenin geçmiş olduğu anlaşılmıştır. 5 nolu teleferik direğinin flanş bağlantılarını sağlayan cıvataların koptuğu, sebebinin ise direk üzerindeki kabin taşıyıcı halat sisteminin üzerinden geçtiği makaralardaki nedeni anlaşılamayan deformasyonlardan dolayı makaranın metal aksamına sıkışması sonucu sistemin hareket yükünden dolayı meydana gelen kuvvetli çekme yüküne dayanamayıp direk üzerindeki flanşların bağlı olduğu cıvataların kopması sonucu direğin üst bölümünün çekme kuvveti sonucu kabinin alt kısmına çarparak çelik konstrüksiyonu koparttığı, dolayısıyla kabin içerisindeki insanların aşağıya düştüğü keşif esnasındaki incelemelerimizden anlaşılmıştır. 5 nolu direğin toplam 7 adet flanştan ve toplam 10 parça boru direkten oluştuğu, alttan üçayak yükseldiği, üstteki yedinci flanşta üçayağın birleşerek tek sütun olarak devam ettiği tespit edilmiştir. Flanş bağlantılarını oluşturan 22 mm, 8.8 BOLT marka cıvataların yerlere saçıldığı ve deforme oldukları tespit edilmiştir. Cıvatalardaki deformasyonun çekme-kesmeye bağlı deformasyon olduğu anlaşılmıştır. Direği oluşturan parçaları birleştiren flanşlarda deformasyon görülmemiştir. Devrilmiş olan direk yanına gidildiğinde taşıyıcı-çekici halatları tutan makaralardan birisinin halatın etkisiyle deforme olduğu, halatın makaranın içerisine girdiği (sıyırdığı) tespit edilmiştir.”

‘CIVATALAR YÜKÜ KALDIRAMADI’
Olaya neden olan faktörlerin iki grupta incelendiği kaydedilen raporda, “Devrilmiş direğin çekici ya da taşıyıcı halatların makara içerisine sıkışması ile kesici anahtarın (emniyet sivici) görevini yapamaması sonucu halatın çekmeye bağlı olarak direğe moment uyguladığı ve direğin alttan ikinci katındaki flanşların cıvatalarının kopması ile birlikte direğin devrildiği tespit edilmiştir. Devrilmiş olan direğin devrilme aşamasında makaranın arasına halatın girmesiyle makaranın deforme olduğu, dolayısıyla halatın sıkışması ile değil cıvataların yükü taşıyamayıp kopması yüzünden direğin devrilmiş olduğu tespit edilmiştir” denildi.
‘TUTANAK VE KONTROL FORMLARI EKSİK’
2017 yılından itibaren tesise ait iş emri formlarının günlük tutulduğu, 2024 yılına ait ocak, şubat, mart aylarına ait iş emri form belgelerinde yapılan işlemler görüldüğü belirtilen raporda, “Ancak direklere ait cıvataların torkunda boşluk olup olmadığının kontrolü, cıvataların korozyona uğrayıp uğramadığının tespiti ve kontrolü, malzeme yorulmasının dikkate alınarak belli zaman aralıklarında cıvata, rondela, rulman vs. gibi makine elemanlarının değişimlerinin yapılmadığının tespit edildiği, tesiste bulunan dokuz adet 2 teleferik direklerinin üzerindeki traverslerde çalışan lastikli makara gruplarının hangi periyotlarda değiştirildiğine dair tutanak ve kontrol formlarının bulunmadığı görülmüştür” denildi.

‘MESLEKİ YETERLİLİK BELGELERİ YOK’
Bakım personelinden bazılarının mesleki yeterlilik belgelerinin bulunmadığının görüldüğü kaydedilen raporda, şu ifadeler de yer aldı: “Anet A.Ş. ile Megatower A.Ş. ile yapılan tesisin bakım ve işletme sözleşmesi incelenmiş olup sözleşmede birçok bakım işi Megatower firmasına Anet A.Ş. tarafından yapılması için verilmiştir. Sözleşme içeriğinde maddeler halinde yapılacak işler listelenmiştir. Ancak Anet A.Ş. firmasında çalışan kontrol ve kesin kabul mühendislerinin kesin kabulleri ve kontrolleri nasıl yaptıklarına ilişkin herhangi bir evraka dosyalarda rastlanmamıştır. Keşif esnasında kaza mahallinde bulunan kopmuş olan cıvatalar ve somunlar teknik olarak incelenmiş olup detaylı fotoğrafları rapor sonuna eklenmiştir.”
EKSİKLER, TESPİTLER SIRALANDI
Raporun sonuç bölümünde ise şöyle denildi:
“Yapılan incelemeler ve değerlendirmeler neticesinde; 5 numaralı teleferik direğinin devrildiği, direğin devrilmesiyle bir adet teleferik kabininin zarar gördüğü ve kabin alt platformunun çıktığı, devrilmiş olan direğin çekici ya da taşıyıcı halatların taşıyıcı makara içine sıkıştığı kesici emniyet sivicinin görevini yapamaması ile birlikte çekmeye bağlı olarak direğe moment uyguladığı ve direğin devrildiği, direk üzerindeki flanşlarda bulunan cıvataların üzerindeki yükü taşıyamayıp koptukları, cıvatalarda çekme-kesme kuvvetlerine bağlı deformasyon tespit edildiği, bağlama elemanlarının kontrolünün yapılmadığı, eski ve eksikliklerin tespit edildiği, sözleşmeye uyulmadığı görülmüştür.”
]]>Çalınan ürünlerin ikinci el eşya satışı yapılan sitelerde satışa sunulduğu belirtilirken o sitelerden biriyle yapılan yazışmalarda ürün satışı yapan kişilerden birinin Galatasaray Futbol Kulübü’nde şoför olarak çalışan sanık Ahmet Kör’ün eşi Ergül Kör, diğer satış yapan kişinin ise Buğra Fatih Ünsal olduğuna yer verildi.
Galatasaray kulübü yetkililerince alıcı gibi hareket ettirilen Murat Kabaş, Buğra Fatih Ünsal ile iletişime geçti. Kabaş’a kulübe ait formaları satmaya çalışan Ünsal’ın, kulüpte malzeme sorumlusu olarak çalışan Gürsel Polat, çamaşırhane-temizlik sorumlusu sanık Turgut Uygun ve masör olarak görev yapan sanık Sedat Peker ile irtibatının olduğu tespit edildi.
“ÇALINAN ÜRÜNLERLE 2 YIL HAKSIZ KAZANÇ SAĞLANDI”
Ünsal’ın evinde 6 koli özel ürünün olduğu, ele geçirilen ürünlerin bazılarının orijinal ve piyasada temininin mümkün olmadığı da mütalaada belirtildi. Sanıkların savunmalarında belirttikleri gibi “Ürünlerin kullanılmış olup maç sonrası hediye edilen, soyunma odasında bırakılan veya unutulan ürünlerden” olmadığı, bu ürünlerin sayımda eksik olduğu tespit edilen 2 bin 443 adet üründen olduğuna yer verildi. Sanıkların 2 yıl içinde haksız kazanç sağlamak maksadıyla Galatasaray Kulübü’nün deposundan çaldıkları ürünleri satışa sundukları kaydedildi.
Yılmaz Yanık, Ahmet Kör, Gürsel Polat ve Turgut Uygun’un ‘iştirak halinde zincirleme şekilde bina ve eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık’ suçundan ayrı ayrı 6 yıl 3 aydan 17 yıldan 6 aya kadar, Buğra Fatih Ünsal’ın ‘suç eşyası satın almak’ suçundan 7 ay 15 günden 5 yıl 3 ay kadar hapis cezası istendi.
Sedat Peker’in ise atılı suçu işlediğine ilişkin cezalandırılmasına yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından beraati talep edildi.
İDDİANAMEDEN
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan İddianamede, soruşturmanın piyasada satışı yasak bu ürünlerin, ikinci el eşya satışı yapılan bir internet platformunda pazarlandığının tespit edilmesi üzerine, Galatasaray Kulübü tarafından 2021 yılı Eylül ayında yapılan suç duyurusuyla başladığı bildirildi.
Galatasaray futbol A takımının futbol müsabakaları sayısı kadar sponsor firma tarafından sağlanan ürünlerin, futbolcuların terlemesini önlemek gibi birçok özelliğe sahip olduğu belirtilen iddianamede, söz konusu ürünlerin öngörülen süreden önce tükendiğinin anlaşılması üzerine araştırma yapıldığı anlatıldı. Florya Metin Oktay Tesisleri’nde yapılan aramada ürünlerin bir kısmının bulunduğu ancak, tesiste bulunması gereken 2 bin 443 ürünün haksız şekilde kulüp dışına çıkarıldığı tespit edildi. Piyasada satışa sunulan ürünlerden daha üstün özelliklere sahip olan ürünleri, Trendyol bünyesinde yer alan ikinci el satış platformu ‘Dolap’ isimli uygulama üzerinden, kulüpte şoför olarak çalışan Ahmet Kör ve tesis çalışanları ile irtibatı olduğu tespit edilen Buğra Fatih Ünsal’ın ‘Kelepir Marketi’ kullanıcı ismiyle ürünleri satışa sunduğu tespit edildi.
İddianamede, Galatasaray futbolcuları ve heyet tarafından kullanılmış olmasının bu ürünlerin, taraftar tarafından yoğun ilgisine neden olduğu, ürünlere kolayca erişim sağlayan kişilerle, temin eden kişilerin bir araya gelerek yasa dışı bir piyasa oluşturdukları belirtildi. Şüpheliler, Gürsel Polat, Turgut Uygun, Sedat Peker ve Yılmaz Yanık’ın ürünleri Buğra Fatih Ünsal’a sattıkları, böylece piyasaya arz edildiği, Ahmet Kör’ün de internette satışa sunduğu bildirildi. İddianamede şüphelilerin ‘Zincirleme şekilde bina ve eklentileri içerisinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık’ suçunu işledikleri gerekçesiyle, her bir şüphelinin ayrı ayrı 6 yıl 3 aydan 17 yıl 6 aya kadar hapsi talep ediliyor.
]]>Tekin, avukatı aracılığıyla mahkemeye sunduğu dilekçede, dava dosyasındaki Karadeniz Teknik Üniversitesi’nin nihai bilirkişi raporunda statik projede yer alan C ve F aksları arasında yer alan perde betonun yapılmadığı ve bu nedenle kendisine asli kusur isnat edildiğini ancak perde betonun gerçekte yapıldığını ve daha sonra kesildiğini öne sürdü.
Mehmet Tekin, dilekçesinin devamında, binanın zemin enkazının yerinde olduğunu, delil tespiti için de ilk olarak davanın açıldığı 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ne müracaat ettiklerini belirterek, şunları kaydetti:
“Mahkeme, Ceza Muhakemeleri Kanunu gereği savunmalar alınmadan delil toplama aşamasına mahkemece geçilemediği gerekçesi ile talebimizi reddetti.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Valilik ve Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi ile yapmış olduğumuz görüşmelerde Ezgi Apartmanı enkazı için herhangi bir izinli ruhsatlı çalışma olmadığını öğrenmemize rağmen ceza dosyasına keşif talebimizi sunduktan 2 gün sonra enkaz alanına plakasız bir kepçe operatörünün gelmesi somut bir delil karartılma şüphesini ortaya koymaktadır.
Perde betonun filizlerinin mevcut olduğunun tespit edilmesi bana atfedilen kusuru ortadan kaldıracağı gibi, bu tespitin yapılmaması diğer yargılanan kişiler açısından da haksız menfaat temin edilmesine, kusurun bertaraf edilmesine sebep olacaktır.
Bu nedenle delil karartılması, perde duvarın filizlerinin köklerinin kaldırılması an meselesi olduğundan dolayı ivedilikle enkazda delil tespiti yapılmasını talep ediyorum.”
BİLİRKİŞİ GÖREVLENDİRİLDİ
Mahkeme, Mehmet Tekin’in talebini kabul edip, 3 inşaat mühendisini bilirkişi olarak görevlendirdi. Enkazda yapılan inceleme sonunda bilirkişi tarafından hazırlanan raporda perde betonun kesildiği tespit edildiği belirtilerek, şöyle denildi:
“Taşınmazın keşif esnasında yapılan incelemesinde tespite konu perde duvarın yerinde yapılmış olduğu, söz konusu perdenin projede -2,70 metreden + 0,30 metreye kadar 3,00 uzunluğunda olması gerekirken, yerinde perde duvarın tıraşlandığı, kesilen Q20’lik demirlerden anlaşılmaktadır.”
Rapor, yargılamanın devam ettiği Kahramanmaraş 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki dava dosyasına da girdi. Betonun hangi tarihte ve kimler tarafından kesildiği yargılama sürecinde ortaya çıkacak.
2’Sİ FİRARİ 5 SANIK YARGILANIYOR
Zemin katındaki pastanede kolon kesildiğinin tespit edilmesi nedeniyle 6 Şubat depremlerinin simgelerinden biri haline gelen Ezgi Apartmanı davasının ilk duruşması 29 Şubat’ta görüldü. İlk duruşması 2 oturum halinde 28 saat süren davada pastane işletmecileri firari Sami Kervancıoğlu (58) ve Mustafa Pekel (48) ile pastanenin tutuklu iç mekan tasarımcısı Ertan Danacı’nın (52), ‘Olası kastla kesten öldürme ve yaralama’ suçundan 876 yıl 6’şar aya kadar, tutuklu fenni mesul Mehmet Tekin (60) ve tutuksuz müteahhit Yakup Aktaş’ın (82), ‘Bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma’ suçundan 22,5 yıla kadar hapis istemiyle yargılanıyor.
]]>AYDIN’DA FERDİ KAYHANLI VE TEOMAN AVCI
Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Aydın İl Jandarma Komutanlığınca yapılan 5 aylık takip neticesinde; Aydın merkezli Ankara, İzmir ve Muğla’da düzenlenen operasyonlarda araç satış işlemlerinde hileli eylemler yapıp, vatandaşlarımızı zarara uğratarak “Nitelikli Dolandırıcılık” suçunu örgütlü olarak işledikleri tespit edilen örgüt elebaşıları Teoman Avcı ve Ferdi Kayhanlı’nın da içerisinde bulunduğu 35 şüpheli yakalandı.
MASAK ile koordineli olarak yapılan analizler sonucu şüphelilere ait banka hesaplarında toplam 46 Milyon TL para hareketliliğinin olduğu tespit edildi.
KASTAMONU’DA ÖMER ÇINAR
Kastamonu Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde; Kastamonu İl Jandarma Komutanlığınca yürütülen 4 aylık takip neticesinde Kastamonu merkezli İstanbul, Ankara, İzmir, Gaziantep, Diyarbakır, Şanlıurfa, Samsun, Karabük ve Zonguldak’ta düzenlenen operasyonlarda Organize Suç Örgütü Üyelerinin; Sözde kuyumculuk adı altında faaliyet gösterdikleri fark edildi.
Kredi kartı borcunu ödeyemeyen ve nakit para talebi olan mağdurlardan belirli bir komisyon karşılığı, farklı şirketlere ait POS cihazlarını da kullanarak halk arasında “kredi kartına takla attırmak” tabiri ile bilinen yöntemle ödemelerini sağladıkları, Paravan şirketler kurarak bankalardan POS cihazları temin ettikleri ve Suç örgütü elebaşı ile örgüt üyeleri arasında, suçta kullanılan POS cihazlarını karşılıklı kargo ile gönderdikleri tespit edilen örgüt elebaşı Ömer Çınar’ın da içerisinde olduğu 21 şüpheli yakalandı.
MASAK ve Gelir İdaresi Başkanlığı ile yapılan ortak analizler sonucu 14 paravan şirkete ait banka hesaplarında 980 Milyon TL’lik işlem hacmi ve 105 Milyon TL’lik haksız kazanç elde edildiği tespit edildi.
BALIKESİR’DE SALİH BABAYİĞİT
Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Balıkesir İl Jandarma Komutanlığınca Gömeç, Burhaniye ve Ayvalık ilçelerinde yapılan 4 aylık takipli KOM Faaliyeti kapsamında MASAK ile yürütülen teknik ve fiziki takip neticesinde;
Maddi açıdan zor durumdaki şahıslara boş senet imzalatarak yüksek faizle borç para verdikleri, vadesi geldiği halde borçlarını ödemek isteyen şahısların faizlerini arttırarak borçlarının bitirilmesini engelledikleri sistematik şekilde daha fazla borçlandırdıkları tespit edildi.
Borcunu ödeyemeyen şahısları tehdit ve şiddet yoluyla baskı altına aldıkları, mağdurların, borçlarını ödemek amacıyla traktör ve arsalarını, düşük fiyata satışa çıkardıkları ve satışa çıkarılan mal varlıklarını şüphelilerin yakınları tarafından satın alınmasını sağladıkları tespit edilen örgüt elebaşı Salih Babayiğit’in de içinde bulunduğu 7 şüpheli yakalandı.
Örgüt tarafından, Çanakkale ve Balıkesir illerinde ikamet eden yaklaşık 37 vatandaşımızın mağdur edilerek 45 Milyon TL haksız kazanç elde edildiği tespit edildi.
Operasyonlar sonucu;
-132 adet kredi kartı,
-12 adet pos cihazı,
-121 adet araç satış sözleşmesi,
-2 Milyon 685 Bin TL tutarlı düzenlenmiş çek, senet ve dekont,
-Tabanca,
-Av tüfekleri,
-14 adet açık çek,
-Çok miktarda Türk Lirası ile çok sayıda dijital materyal ve dokümana ele konuldu.
Toplantı sonrası Vali Şahin, 3 ayda yağacak yağmurun 24 saatte ve dar bir alana yağdığını, özellikle Kepez ve Muratpaşa ilçelerinin bazı mahallelerinde taşkın ve su baskınlarına sebebiyet verdiğini söyledi.
1 ÖLÜ, 3 YARALI
Su baskınında 1 kişinin hayatını kaybettiğini, 3 kişinin yaralandığını ve taburcu olduklarını hatırlatan Vali Şahin, “İlk andan itibaren Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatları ile ve İçişleri Bakanımızın yakından takibiyle devletimizin tüm imkanları seferber edildi. İçişleri Bakan Yardımcımız Sayın Münir Karaloğlu da bütün çalışmaları koordine etmek üzere ilimize geldi ve Antalya merkezdeki bütün kamu kuruluşları, civar illerden gelen desteklerle 2 bin 783 personel, 442 araç, 7 bot, 20 vidanjör ve 60 arazöze ulaştık. Selden ve su baskınından zarar gören vatandaşlarımızın yardımına koştuk” dedi.
SU BASKINI İHBARLARI 5 BİNİ AŞTI
112’ye 5 bin 300’ün üzerinde ihbar geldiğini belirten Vali Şahin, çok büyük bölümünün evler ve iş yerlerine meydana gelen su baskınlarından oluştuğunu kaydetti.
Şahin, “Kamu binaları da sudan zarar görmüştü. Belediyelerimizce 2 bin 459, AFAD ekiplerimizle 228 olmak üzere toplam 2 bin 687 konumda su tahliyesi yaptık. Ve su tahliye işlemleri 14 Şubat saat 21.00 itibarıyla tamamlandı. Tahliyelerini yaptığımız bu konut ve iş yerlerinde tabii çamur birikmeleri olmuştu. Biz bu çamur birikmeleri konusunda da vatandaşlarımıza yardımcı olabilmek için AFAD gönüllülerimiz başta olmak üzere kamu kuruluşlarından, belediyelerimizden, jandarmamızdan, polisimizden ve diğer tüm paydaşlarımızdan destek alarak yer yer 1500’lere kadar çıkan sayılarda ekipler oluşturduk” diye konuştu.
129 OKUL, 4 YURT, 32 CAMİ SELDEN ETKİLENDİ
Toplamda 983 ev ve iş yerindeki temizliğin neredeyse bittiğini anlatan Vali Şahin, yeni taleplere de bakıldığını söyledi.
Kamu binaları Kepez Devlet Hastanesi, Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde laboratuvarlar ve bir semt polikliniğinin sular altında kaldığını kaydeden Şahin, sözlerini şöyle sürdürdü;
*Bunların tamamının faaliyetleri şu an itibarıyla normale dönmüştür. Muratpaşa Nüfus Müdürlüğü ilk anda su baskını hizmet veremiyor durumdaydı, aynı gün sorun çözülerek hizmet vermeye devam etti.
*129 okulumuz selden etkilenmişti, 2 gün okulları tatil ettik. Bu 129 okulumuz ve bir pansiyonumuzun şu an itibarıyla 3’ü hariç tamamının sorunlarını giderdik. Üç okulumuzda trafo yanmasıyla alakalı problem devam ediyor. Onları da inşallah pazartesi halledeceğiz. Bugün okullarımız açık durumdadır.
*Gençlik Spor Bakanlığımıza bağlı 5 KYK yurdumuzda problem oldu. Bunlarla ilgili de süreci çok hızlı bir şekilde arkadaşlarımız çözdüler. Ayrıca 32 camimiz ve 24 Kur’an kursumuzda yine su baskınları nedeniyle sıkıntı oluştu.
*Bunlardan da sadece 3 yeraltı mescidinde ve bir Kur’an kursunda problem devam ediyor. Onları da cuma namazına müftülük personelimiz yetiştirecek.
AĞIR HASARLI BİNALARDAKİ 66 KİŞİ TSK’DA MİSAFİR EDİLİYOR
*Şu an itibarıyla tespitleri hemen hemen bitirmiş durumdayız. Ancak gelen yeni taleplerin değerlendirilmesi sürecini yarın öğlene kadar tamamlayacağız. Aynı zamanda hasar tespit faaliyetleri de yapıyoruz.
*Zarar tespit, eşya ve ticari mallarla ilgili, hasar tespit ise Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından binanın yapısal durumuna göre yapılıyor. Hasar tespitlerde toplam 78 binada çevre şehircilik ekiplerimiz çalışma yaptı. 54 binamız hasarsız, 15 binamız az hasarlı, 7 binamız ise orta hasarlı çıktı.
*2 binamız ise ağır hasarlı olarak tespit edildi. Orta ve ağır hasarlı binalarda ikamet mümkün değil. Bu 2 binamızda 16 aile 66 kişi mevcut. Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait Karpuz Kaldıran tesislerini bu iş için tahsis ettik. Vatandaşlarımızı orada misafir ediyoruz.
1343 DEKAR TARIM ALANI SULAR ALTINDA KALDI
Şahin, “Ayrıca tarım zararında tespitlere göre 299 üreticimizin toplam 1343 dekar örtülü ve 605 dekar açık olmak üzere 1948 dekar alanda su baskını olmuştur. Aksu ve Kepez ilçelerimizde 10 çiftçimizin toplam 7 büyükbaş, 70 küçükbaş hayvanı, 70 tavuk, 10 arı kovanı, 4 bin kilo kaba yem, 11 bin 300 kilo kesif yem ve bir adet süt sağım makinesi telef olmuştur. Tarım zararlarıyla ilgili de tespitlerimizin hemen sonrasında Cumhurbaşkanlığımıza zararların tazmini için başvuruda bulunacağız” dedi.
NAKDİ VE AYNİ YARDIMLAR DAĞITILIYOR
İçişleri Bakanlığı’nın gönderdiği 20 milyon TL’lik acil yardım ödeneğini hatırlatan Şahin, “Vefat eden vatandaşımızın ailesine 100 bin TL nakdi yardım yaptık. Sosyal yardımlaşma ilk etapta 273 aileye toplam 1 milyon 70 bin TL nakdi, 86 kişiye de giyim yardımı yaptı. Büyükşehir Belediyemiz 1600 aileye, Kepez Belediyemiz 349 aileye, Muratpaşa Belediyemiz de 1000’e yakın aileye nakdi ve ayni yardımlarda bulundu. Bu yardımlarımız devam edecek. Tespitlerden sonra eşya yardımlarını Aile Bakanlığımız üzerinden destekleyeceğiz. İş yerlerimizin zararlarıyla ilgili yardımları da belli bir barem sistemi var. O sisteme uygun olarak AFAD tarafından desteklenecek. Ayrıca KOSGEB destek paketleri hazırlıyor. Onları da iş yerlerimizin hizmetine sunacağız” dedi.
Vali Şahin ayrıca, şu ana kadarki hesaplamalara göre sel sebebiyle oluşan hasarın 300 milyon TL olduğunu, çalışmalar devam ettiği için bu rakamın artacağını da belirtti.
]]>