Türkiye Futbol Federasyonu, Avrupa’da mücadele eden temsilcilerimiz hakkında yeni bir karara imza attı.
Federasyon, UEFA organizasyonlarında Play-Off turunda mücadele eden Galatasaray, Trabzonspor ve Başakşehir’in Süper Lig’in 3. haftasında oynayacağı maçları ileri bir tarihe erteledi.
Böylelikle Süper Lig’in 3. haftasında oynanması gereken Galatasaray – Gaziantep FK, Trabzonspor – Kayserispor ve Samsunspor – Başakşehir müsabakaları ertelendi.
“AVRUPA KUPALARINDA MÜCADELE EDEN KULÜPLERİMİZE BAŞARILAR DİLERİZ”
TFF’den yapılan açıklamada şöyle denildi:
Bu sezon ülkemizi Avrupa kupalarında temsil eden kulüplerimizden Galatasaray UEFA Şampiyonlar Ligi Play-Off Turu, Beşiktaş UEFA Avrupa Ligi Play-Off Turu, Fenerbahçe UEFA Avrupa Ligi Lig Aşaması, Trabzonspor ve RAMS Başakşehir FK kulüplerimiz ise UEFA Konferans Ligi Play-Off Turu’nda mücadele etmektedir.
Play-off müsabakaları, Avrupa kupalarında lig aşamasına kalmadan önceki son aşama olması sebebiyle özellikle ülke puanı açısından oldukça önemlidir. Bu sebeple, play-off aşamasında maç yapacak olan kulüplerimiz ile yapılan istişareler sonucunda, Trendyol Süper Lig’in 3. haftasında oynanması gereken Galatasaray – Gaziantep FK, Trabzonspor – Bellona Kayserispor ve Samsunspor – RAMS Başakşehir FK müsabakaları federasyonumuz tarafından ertelenmiştir. UEFA Avrupa Ligi Play-Off müsabakası oynayacak olan Beşiktaş kulübümüz ise fikstür gereği 3. haftayı bay geçmektedir.
Ertelenen Galatasaray – Gaziantep FK müsabakası 24, 25, 26 Eylül tarihlerinden birinde, Trabzonspor – Bellona Kayserispor ve Samsunspor – RAMS Başakşehir FK müsabakaları ise 17, 18 veya 19 Eylül tarihlerinde oynanacaktır. Nihai program daha sonra ilan edilecektir.
Avrupa kupalarında mücadele eden kulüplerimize başarılar dileriz.
BEŞİKTAŞ VE FENERBAHÇE’NİN MAÇLARI ERTELENMEDİ
Diğer iki temsilcimiz olan Beşiktaş ve Fenerbahçe’nin maçlarında değişikliğe gidilmedi.
Siyah-beyazlılar, UEFA Avrupa Ligi Play-Off Turu’nda İsviçre ekibi Lugano ile karşılaşırken, ligde 3. haftayı bay geçecek.
Sarı-lacivertliler ise Play-Off maçı oynamayacak ve doğrudan UEFA Avrupa Ligi’nde mücadele edecek.
3 TEMSİLCİMİZİN OYNAYACAĞI MAÇLARIN TARİHLERİ
Galatasaray – Young Boys (İsviçre) 21 ve 27 Ağustos
Trabzonspor – St.Gallen (İsviçre) 22 ve 29 Ağustos
Başakşehir – St.Patricks (İrlanda) 22 ve 29 Ağustos
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sayın Başkanlarım, İstanbulspor olarak hukuki işlemin ilk etabı olan ihtarnamemizi bugün gönderdim. Ekte noter onaylı halini görebilirsiniz. Bu bugünkü son duruma göre hazırlanmış halidir. Sizlere ekte bu metnin örneğini gönderiyorum. İmzası olan Başkanlarımız aynısını gönderebilir. Ancak yeni gelen imzalar olursa diye çekmeden önce bizimle irtibata geçerlerse listenin güncel olup olmadığını kendileri ile paylaşabiliriz. Hayırlara vesile olması dileğiyle…
Konu : TFF Statüsü 29. Madde uyarınca TFF Genel Kurul Delegeleri tarafından yapılan “Olağanüstü Seçimli Genel Kurul” çağrısına uyulması talebinin ve uyulmadığı takdirde hukuki yollara başvurulacağının ihtarıdır.
Açıklamalar :
Sayın Muhatap,
Türk Futbolunun içinde bulunduğu durum nedeniyle, TFF Genel Kurul Delegesi olan ekli 147 kişi tarafından TFF Statüsünün 29/2. Maddesi uyarınca noter aracılığıyla “Olağanüstü Seçimli Genel Kurul” çağrısı yapılmıştır. (Ekli Noter Detaylı Delege Çağrı Listesi)
Söz konusu çağrı, TFF Statüsünün 22. maddesi uyarınca delege olan 325 kişinin (TFF tarafından 324 olarak açıklanmıştır) %40’ına denk gelen 130 kişiden daha fazla delege tarafından talep edildiğinden; TFF Yönetim Kurulu tarafından TFF Statüsünün 29/2. Maddesi uyarınca en geç 30 gün içerisinde “Olağanüstü Genel Kurul”un toplanması zorunludur.
TFF internet sitesinde yapılan açıklamalarda, TFF’nin kendisine gönderilen ihtarnamelerdeki delegelerin “yetkisine” ve “imzalarını geri çekmelerine” yönelik ifadeler yer almaktadır. Bununla birlikte, TFF Statüsü’nün 22/2. Maddesi ve TFF Genel Kurul İç Tüzüğünün 9. Maddesi hükümleri uyarınca TFF Yönetim Kurulu’nun delege yetkisine ya da imzalarının geri çekilmesine yönelik herhangi bir karar verme hakkı olmadığı gibi, TFF internet sitesindeki açıklamalar uyarınca TFF Yönetim Kurulu tarafından, TFF’nin en üst karar organı olan Genel Kurul’un karar yetkisine ve görevine ilişkin yetki gaspı yapılmaktadır.
Kaldı ki hiçbir hukuk normu, kendisi hakkında karar verilmesine yönelik talepler bulunan bir organın, bu taleplere yönelik karar verme hakkına yönelik hukuki koruma sağlamamaktadır. Aksinin kabulü halinde, TFF Yönetim Kurulu, aleyhinde talepte bulunan delegelerin hiçbir talebini kendi keyfiyeti doğrultusunda değerlendirmeye almayacaktır. Bu husus, TFF Genel Kurul Delegelerinin demokratik ve yasal haklarının kullanımının doğrudan engellenmesi olacağından; TFF Yönetim Kurulu’nun bu yetki ve görev gaspından vazgeçmesi zorunludur.
Bu doğrultuda; 5894 Sayılı Kanun, TFF Statüsü ve TFF Genel Kurul İç Tüzüğüne ayrı ayrı bağlı olan TFF Yönetim Kurulu’nun, ekli 147 Delegenin “Olağanüstü Seçimli Genel Kurul” talebi uyarınca, TFF Statüsünün 29. Maddesine uygun şekilde çağrı yaparak ihtarname tarihinden itibaren en geç 30 gün içinde “Olağanüstü Genel Kurul”u toplamak zorundadır.
Aksine davranışta bulunulması halinde, “Olağanüstü Genel Kurul” çağrısı ile ihtarname tarihinden sonra en geç 30 gün içinde TFF Genel Kurulunun toplanmaması nedeniyle hukuki varlığı tartışmalı hale gelen TFF Yönetim Kurulu tarafından alınacak olan “liglerin tescili” dahil hiçbir kararın hukuki koruması olmadığı gibi hukuken geçerliliği de bulunmayacaktır.
Dolayısıyla, TFF Yönetim Kurulu’nun aksine davranışta bulunması durumunda FIFA’ya yapılacak olan başvuruya ek olarak; mahkemeler nezdinde TFF Yönetiminin görev ve yetki gaspına ilişkin taleplerde bulunulacağı ve TFF Kanunu, TFF Statüsü ile TFF Genel Kurul İç Tüzüğüne aykırı davranma iradesi gösteren TFF Yönetim Kurulu üyeleri ve profesyonelleri hakkında görevi suiistimal başvurusu yapılacağını ihtaren ve ihbaren tarafınıza bildiririz.
“Durup dururken imza süreci başlamadı. Herkes memnun mesut, dünya toz pembe, kimse şikayet etmiyor, boş vaktimiz var gidip imza toplayalım denmedi. Olağanüstü bir kişiyle muhatap oluyoruz. Milyonların maç skorlarına, hafta sonu skorlarına bütün haftasını etkilediği futbol sektörünün nasıl son derece ilginç, garip, kindar, son derece kolay günü anı kurtarmak için yalan söyleyen bir insanın elinde olduğunu anlatmaya çalışacağım. Biz artık bıktık devamlı kendimizi müdafaa etmekten. Riyad’da ihaleyi bize çıkardılar. Yine aynı şeyi yapıyorlar. En son sert cevabı mecburen, istemeyerek, üzülerek vermek zorundayım. Onlar siyaseti karıştırdıkları için siyasete değinmek zorundayım.”
“RAHATÇA YALAN SÖYLEYEN BİR İNSAN…”
“MHK Başkanı’na ‘omurgasız’ derken bunu ifade etmek istiyorum. İmzasını koyduruyor ve açıklamayı yaptırıyor. Yaşanan bunca skandal ve kriz var, bunları yönetemedi. Mesela hakem olayı… Talihsiz olaydan önce TFF’deydik. Devre arasında MHK’yi ve hakemlerin yüzde 40’ını değiştireceğini söyledi. Yumruk olayı oldu, bizim başkan 180 derece değişti. Riyad olayı zaten malumunuz. Bir sürü başkan çıktı ‘Bana şike teklif edildi’ dedi, bahis olayları diz boyu… Bunlar soruşturuldu mu? Hiçbirine cesaret edemedi. Bizim futbolcularımıza Trabzonspor maçından dolayı dörder beşer maç ceza verilecekti, cesaret edemedi. Liyakatsiz kadrolar… Kurumsal hafıza silindi silinecek. Futbolla alakası olmayan danışmanlarla kurumu yönetmeyi çalıştı. Ama esas sıkıntı şu; doğruları söylememek, gerçekleri çarpıtmak. Olağanüstü şekilde rahatça yalan söyleyen bir insandan söz ediyoruz.”
“TELEFONUNUZDA BYLOCK ÇIKTI”
”Sayın başkan beni iyi dinleyin! Söz konusu milli değerler ise bizi en son sorgulayacak kişilerden biri sizsiniz. 2 telefonunuzda Bylock çıktı. Bize milli değerler hakkında konuşamazsınız.”
“Bu ülkeyi de anlamıyorum artık! Bu örgütün kenarından köşesinden geçenlerin futbolun içinde yer almaması lazım. Adam mı kalmadı bu ülkede? Bu FETÖ unsuru hala futbolun içerisinde. Daha fazla o günlere dönme adımları atılmaktadır.”
“BEŞİKTAŞ OLAYINDA GÖRDÜK Kİ KİNDAR BİRİ”
“21 ayda hakemlik müessesinde ne kadar çok format denenip vazgeçildi. Kişilere ve kurumlara özel düzenlemelere gidildi. TFF statüsü madde 3, tarafsız davranmak ve ayrımcılık yapmamak diyor. Bize göre tamamen ters bir yönetim anlayışı var. Bunu anlamamız zaman aldı. Kindar bir başkan var. Sayın Ahmet Nur Çebi ile ilgili girdiği polemikte olayı kişiselleştirdi. Birçok kez arayı bulmaya çalıştım, olmadı. Beşiktaş’a gösterdiği muamele… Amirimiz TFF. Seviyorum sevmiyorumla futbolu yönetemez. Standart içinde muamele göstermesi lazım. Beşiktaş olayında gördük ki kindar biri.”
“GALATASARAY’LA ARASINDA GARİP BİR İLİŞKİ VAR”
“Galatasaray ile arasında garip bir ilişki var. Kendilerine söylüyorum. Galatasaray Başkanı ve TFF Başkanı’na ‘Sizin kavganız kayıkçı kavgası’ diyorum.”
“DERHAL SEÇİME GİDELİM DİYEN DURSUN ÖZBEK…”
“4 Nisan’da 8 takım, Galatasaray ve Trabzonspor da dahil buna, imza vereceklerini söylüyorlar. Pazartesi lafı geçiyor, pazartesi geç diyenler de var. 5 Nisan’da 4 takım daha sürece dahil oluyor, bunlardan biri Fenerbahçe. Süper Kupa’yla ilgili TFF’den bize zehir zemberek bir yazı geldi. Biz de ‘Yeter’ dedik ve katıldık. Sonrasında Beşiktaş da katıldı. Beşiktaş da suçlanıyor ya. Bu işin farkına varan Büyükekşi, dayanamayacağını anlayıp Şanlıurfa’da zaman kazanmak için bir açıklama yaptı. Hala yönetim kurulu kararı var mı yok mu bilmiyoruz. Bu açıklama gelince, orada da Dursun Özbek ile istişare yapıyorlar. Derhal seçime gidelim diyen Dursun Özbek ne olacak 15-20 günden noktasına geliyor. İmza vereceğinden üçü, 18 Temmuz hedefimize ulaştık, imzaya gerek yok diyorlar. 18 Temmuz’da yeni bir TFF seçileceğini düşünerek bunu söylüyorlar.””
]]>Yapılan açıklamada; “Şimdi TFF Başkanının Genel Kurul tarihini Haziran ayı başına almaması nedeniyle SENİN SÖZÜN DE YERE DÜŞMÜŞKEN; bizlere verdiğin imza sözünü tutmanı bekliyor ve artık sana verdiği sözlerin dahi arkasında durmayan ve zavallı bahanelere sığınan TFF Başkanını hiçbir ortamda sahiplenmeni istemiyoruz Dursun Abi.” denildi.
İşte İstanbulspor’un o açıklaması:
“HATIRLA DURSUN ABİ!
16.04.2024 tarihli Süper Lig Kulüpler Birliği Vakfı toplantısındaki ifadelerini hatırlıyor musun Dursun Abi?
Bize olan ifadelerini hatırlamıyorsan da; en azından TFF Yönetimine ilişkin, birebir görüşmelerin öncesindeki açıklamalarını unutmamışsındır Abi.
Mevcut TFF Yönetimine “gelmiş geçmiş en kötü federasyon” dediğin günler de üzerinden çok geçmiş değil Abi.
“BUNLARI HATIRLATMAK İSTERİZ”
Ama halen bir büyüğümüz olduğun, “Abi” dediğimiz ve temsil ettiğin Türkiye’nin en büyük kulüplerinden Galatasaray Camiasına duyduğumuz saygıdan ötürü aşağıdaki hususları yeniden hatırlatmak isteriz Dursun Abi.
16.04.2024 tarihli toplantıda “mevcut TFF Yönetimi’nin kesinlikle değişmesi gerektiğini ve bunun en geç Haziran ayı başında yapılacak genel kurul ile yapılmasının zaruri olduğunu” Kulüpler Birliği Vakfı tarafından yapılan sunumda ve Kulübümüzün 23.04.2024 tarihli açıklamasında yer alan detaylar nedeniyle TFF’nin belirlediği Temmuz ayının kesinlikle kabul edilemez bir tarih olduğu hususunda, sizin de dahil olduğunuz şekliyle, katılan 16 Kulüp olarak nasıl ortak bir fikre vardığımızı hatırlıyorsundur Dursun Abi.
Söz aldığında “Ben kendisiyle görüşüyorum, merak etmeyin. Seçimi Haziran başına alacaktır” diyerek “imza vermeyi bu görüşme sonrasına bırakalım” diyen de, “18 Temmuz çok geç bir tarih, en geç Haziranın ilk haftası olması gerekli” diyen de sen değil miydin Dursun Abi?
Toplantıya katılan 16 Kulübümüzün temsilcileri önünde “en azından imzayla gitmesin, saygısızlık olmasın, diyalog kapımız açık kalsın” diye bizleri ikna etmeye çalışırken; “merak etmeyin, bu seçim Haziran başında yapılacak.” dedin diye sözüne itimat ettiğimiz Başkan da sendin Dursun Abi.
“İMZA VERECEĞİZ DEMİŞTİN”
“Eğer seçimi öne almazlarsa biz de imza vereceğiz.” diyen de sendin Abi.
Kulüplerimizle yapılan müzakerede, TFF ile yapılacak görüşmeleri yürütecek İstişare Heyetine seçilen ve TFF ile olan toplantıya Galatasaray Spor Kulübü Başkanı olarak değil, Süper Lig Kulüpler Birliği Vakfının yetkilendirdiği İstişare Heyeti olarak katılacağını söyleyen de sendin Abi.
Vakfımıza yapılan terbiyesizliğe ve alaycı tavra karşı, istişare heyetinin diğer üyeleri olan güzide Kulüplerimizin Başkanları gibi tepki koymak yerine; kameralara “Bu ne güzel soru Serhan” diye cevap vermen doğru oldu mu Dursun Abi ?
“SANA YAKIŞTI MI?”
Türk futbolunu her gün bataklığın içine çekenler için “İmzayla giderse saygısızlık olur” hassasiyetine sahipken; katıldığın toplantıda Vakfımıza saygısızlık yapılmasına müsaade etmen yakıştı mı Dursun Abi ?
Kameralara “Kulüpler Birliği içerisinde bölünme var.” derken, son istişare toplantısında senin taleplerine istinaden “bölünme var” dediğin Kulüplerin TAMAMININ ittifakıyla diyalog kapısının açık bırakıldığını unuttun mu Dursun Abi ?
Şimdi TFF Başkanının Genel Kurul tarihini Haziran ayı başına almaması nedeniyle SENİN SÖZÜN DE YERE DÜŞMÜŞKEN; bizlere verdiğin imza sözünü tutmanı bekliyor ve artık sana verdiği sözlerin dahi arkasında durmayan ve zavallı bahanelere sığınan TFF Başkanını hiçbir ortamda sahiplenmeni istemiyoruz Dursun Abi.
Temsil ettiğin Milyonlarca onurlu Galatasaray Taraftarına ve Galatasaray Spor Kulübü Camiasına olan saygımızdan ötürü sen bizim ABİMİZ kalmaya devam edeceksin. Ama tüm konuştuklarımızı iyi hatırlamanı ve Türk Futbolu’nun geleceği için bizlere verdiğin imza sözünü tutarak gereğini yapmanı bekliyoruz Dursun Abi.”
]]>Servet Yardımcı, “Türk futbolunun içinde bulunduğu türbülanstan çıkması için TFF Başkanlığı’na adayım.” sözlerini aktardı.
Türk futbolunun ciddi bir yönetsel krizle karşı karşıya olduğunu belirten Yardımcı, “Dünyanın en büyük 20 ekonomisinden biri olan Türkiye’nin futbolda hak ettiği yerlerin çok gerisinde kalmış olması ülkemizin vizyonuna ters düşmektedir. 40 yıldır iş hayatının içindeyim, 20 yıldır da ulusal/uluslararası düzeyde yönetsel görevler üstlenmiş bir futbol adamı olarak yetkin liyakatli ekibimle birlikte birikim ve ilişkilerimi Türk futbolunun istifadesine sunma kararı almış bulunuyorum.” değerlendirmesini yaptı.
Yardımcı, 5 kavramı öncelik olarak gündemde tutmak istediğini vurgulayarak, bunları şöyle sıraladı:
Türk futbolunu UEFA/FIFA’da belirlenen uluslararası kriterlere uyumlu ve uygun hale getirerek, futbol ailesi ve paydaşlarıyla birlikte katılımcı, paylaşımcı, şeffaf ve hesap verebilir şekilde yöneteceğiz.
Ülke ekonomisi ve milli menfaatlerimiz gereği futbolun Türkiye’ye döviz kaybettiren değil katma değer yaratan, markalaşma ve altyapıya önem veren çağdaş bir düzene geçmesini sağlayacağız.
Ülkemizin doğusuyla batısıyla her metrekaresinin futbol aşkıyla dolu olduğu bilinciyle; Anadolu futbolu ve alt liglerimizi en verimli ve destekleyici şekilde yeniden ele alıp, maddi kaynakları futbolun gelişimine odaklı biçimde adil ve doğru paylaştıracağız.
TFF’nin belirli bir ekibin ve zümrenin değil, kulüplerimizin ve paydaşlarımızın federasyonu olduğu bilinciyle, kulüplerimizin Avrupa ve dünyadaki temsiline önem veren, destekleyen bir yaklaşım içinde olacağız. TFF çatısında uluslararası turnuvaların ev sahipliğini yapmaya namzet bir organizasyonu oluşturtarak rekabetçi ve uluslararası nitelikte bir kurumsal yapıyı tesis edeceğiz.
Maalesef yıpranan Türk hakemliğini, Türk futbolunun hak ettiği standartlarda, uluslararası seviye ve saygınlığa yeniden kavuşturmak için, futbol kamuoyunu tatmin edecek şekilde reorganize edeceğiz, kurumsal tarafsız koşulların oluşumunu sağlayacağız.
Servet Yardımcı, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) seçimlerinin, Türk futbolunun ilerlemesi adına projelerin ve stratejilerin değerlendirildiği, rekabetçi bir platformda gerçekleşmesinin önemini vurguladı. Bu bağlamda, kendisinin de projelerini ve gelecek vizyonunu ilan edeceği bir basın toplantısı düzenleyeceğini ifade etti.
Diğer yandan, TFF Başkanı Mehmet Büyükekşi, 18 Temmuz’da yapılacak olan TFF Mali Genel Kurulu’nun seçimli genel kurul olarak düzenleneceğini duyurmuştu.

SERVET YARDIMCI KİMDİR?
Rize doğumlu olan Servet Yardımcı, eğitimini Londra Metropolitan Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nde tamamladı.
Yardımcı, iş hayatında 40 yıldır armatörlük ve tersanecilik sektörlerinde faaliyet gösteriyor ve aile şirketlerinde yönetim kurulu başkanı olarak görev alıyor. 2008 yılından bu yana Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) yönetimlerinde çeşitli görevler üstlenen Yardımcı, bir dönem TFF Başkanlığı görevini de yürüttü.
Şenes Erzik’ten sonra UEFA’da en üst düzeyde görev alan ilk Türk olarak bilinen Servet Yardımcı, son 7 yıldır UEFA İcra Kurulu Üyeliği görevini sürdürmektedir.
Bu süre zarfında Türkiye’nin 1 Şampiyonlar Ligi ve 1 UEFA Süper Kupa Finali’ne ev sahipliği yapmasını sağladı. Ayrıca, Monte Carlo’dan sonra UEFA Şampiyonlar Ligi, Avrupa Ligi ve Konferans Ligi kura çekimlerinin 2 yıl üst üste Türkiye’de düzenlenmesine öncülük etti.
Servet Yardımcı, 2032 UEFA Avrupa Futbol Şampiyonası’nın İtalya ile ortak olarak Türkiye’de gerçekleştirilmesi için de öncü rol oynadı.
]]>6 kulübün toplantıya katılamadığını söyleyen Ali Koç, tüm kulüplerin 18 Temmuz’da yapılacak TFF başkanlık seçimi tarihinin erkene alınması konusunda fikirbirliğine vardığını söyledi.
Bu konuda farklı yöntemlerin dile getirildiğini ve iki seçenekleri olduğunu söyleyen Ali Koç, TFF’nin başkanlık seçimini haziran ayı başında yapması için federasyon ile görüşmek üzere heyet oluşturduklarını dile getirdi.
TFF’nin kendi iradesiyle seçimi haziran başında yapabileceğinin altını çizen Ali Koç, bu konuda gelişme olmazsa ikinci alternatifi devreye sokacaklarını belirtti.
Ali Koç’un açıklamaları şu şekilde:
“Birkaç saattir toplantı halindeyiz, tek bir gündemimiz vardı. O da, TFF’nin seçim tarihi. Hemfikir olduğumuz bir konu, Türk futbolunun menfaati için seçimlerin en kısa zamanda yapılması. Bunun için muhtelif yöntemler var. Yöntemler konusunda değişik görüşler oldu. Hukuken bunun iki yöntemi var. İmza toplamayla yaptığımız zaman tarih haziranın üçüncü haftasına geliyor. Ama en en erken, bizim istediğimiz, haziranın başı olması gereken tarih ise, TFF’nin kendi iradesiyle alacağı karar sonucunda mümkün olduğu ifade edildi.”
“HAZİRAN BAŞINI TALEP EDİYORUZ”
“18 Temmuz’un yeni sezon yapılanması açısından ve yeni gelecek federasyonun bir sürü konuda elini kolunu bağlaması açısından uygun olmayacağı için haziran başını talep ediyoruz. Bu konuda fikirbirliği var. Diyalogla yapalım, diyalog ve imzayla yapalım, imzayla zaten yapmak zorundalar gibi değişik düşünceler var. Mutabık olunan konu, federasyon seçimlerinin haziran başında yapılması. TFF’nin iradesiyle yapılacak bir seçimin en çabuk yapılma takvimi 22 gün.
Bugünden hareket edersek, mevcut sezonun bitimi sonrası bu seçimin yapılması söz konusu. Böylece yeni gelecek federasyonun önünün daha açık olacağını düşünüyoruz.
“HEYET TFF İLE GÖRÜŞECEK”
“Kulüpler Birliği olarak bu konuda ortak hareket etme kararı aldık. Haziran için seçim isteyeceğiz, heyete oluşturduk. Kimin olduğu önemli değil. TFF’yi ziyaret ederek aldığımız kararları, duygu ve düşünceleri aktarıp, erken seçimin niye Türk futbolu menfaatleri için olduğunu ve niyetimizi aktaracaklar.”
“KULÜPLERİ ARAYAN TFF YÖNETİCİSİ İSTİFA ETMELİ”
“O arada imza sürecimiz devam edecek. Zaten ciddi bir rakama geldik. Bayram olmasa imzalar toplanmıştı. Aramızda bir konuda rahatsız olan bazı kulüpler var. İsim vermeyeceğim ama TFF yöneticilerinin alt liglerdeki kulüpleri arayarak, ‘Size şöyle yapacağız, böyle yapacağız’ menfaat açısından söylüyorum. Maddi açıdan söylüyorum, ‘destek olacağız’ gibi konuşmalar yapmasını yadırgıyoruz. TFF yöneticisinin kulüpleri arayarak menfaat sağlayarak imza vermeyin yaklaşımında olmasını kamuoyuna açıklamak istedik. Doğru olan bu arkadaşın istifa etmesi.”
“TFF KABUL ETMEZSE, İKİNCİ ALTERNATİF…”
“Burada 14 kulüp var, 6 kulüp katılamadı ama hepimizin yek vücut olduğu konu haziran başında seçimin yapılması. Bu hedefe ulaşmak için muhtelif yöntemler var, tüm yöntemleri deneyeceğiz. Doğru olanın bu olduğunu düşünüyoruz. Ama TFF bu yönde hareket etmezse, elimizde kalan ikinci alternatifi kullanmak üzere hazır bulunduracağız.”
YAYIN İHALESİNİN DURUMU
“9 kişilik heyet var. Orada Dursun Özbek, Göksel Gümüşdağ ve şahsım var. Ana parametreleri onaylamıştık. Detay pazarlıklar kalmıştı, sonra da Rekabet Kurulu’nun onayına yollanacaktı. Son yaptığımız sorgulamada imzalandığı ve Rekabet Kurulu’na da onay için yollandığı ifade edildi.”
]]>Sportmen ekibi de yoğun gündemi masaya yatırdı, çarpıcı tespitler yaptı.
– TFF’nin 18 Temmuz’daki seçim kararını nasıl değer lendiriyorsunuz?
ERCAN TANER: Çok geç bir tarih. Türk futbolunun kaybedecek bence bir günü bile yok. Umarım kongre erken olur. Kulüpler de bunun için uğraşıyorlar. Çoklu aday olması en büyük dileğim. Futbol federasyonunun 18 Temmuz’a kadar futbolumuza fayda getireceğine inanmayanlardanım.
BAHADIR ÇOKİŞLER: Mehmet Büyükekşi terör örgütü Fetö’nün bylock uygulamasını kullandığı iddiasını yalanlamaması nedeniyle başından beri benim için soru işaretiydi. Hele ki tek adayla seçime girmesi kusura bakmayın ama siyasetin atadığı isim olarak tescillendi. Halbuki Ahmet Nur Çebi, eğer kaypak kulüp yöneticileri olmasaydı, şimdi TFF’nin başındaydı. “Ahmet Abi” modeli ile bu krizler yaşanmayacaktı. Benim için mevcut TFF yönetimi fiilen görevini tamamlamıştır. En kısa sürede seçime gitmelidir. Milli Takımımız önemli bir turnuvaya yenilenmiş, arınmış bir yönetimle gitmelidir
YASİN YILDIRIM: Seçimler bitti, TFF gitti. Bu işin Türkçesi bu. Çok geç kalınmış bir karar. Riyad krizi yaşandığı gün istifa gelmeliydi. Bugün imzalar toplansa bile seçim süreci 2 ayı bulacak. Asıl önemli olan artık herkesin saygı duyacağı güçlü bir figürü TFF Başkanı seçip, kurullarda köklü değişikliğe gidilmesi. Yoksa Mehmet gider Ahmet gelir, değişen hiçbir şey olmaz.

“NASİP İLE HASİP GİBİ”
– Galatasaray’ın Süper Kupa’daki sevincini eleştirenler var.
BAHADIR ÇOKİŞLER: Galatasaray ile Fenerbahçe otobüsleri yan yana gelse gidecekleri yere kadar yarışırlar. Zeki Alasya ile Metin Akpınar’ın Hasip ile Nasip filmi vardır. Aslında biz futbolseverler onların arasındaki tatlı rekabeti özledik. Genel kurulda Galatasaray’ın kurucusuna küfür edilince Icardi’nin gol attıktan sonra sevinmesine şaşırmıyorum. Tek taraflı centilmenlik olmaz. Artık bir sulh sağlanmalı.
ERCAN TANER: Eleştirenler de haklı ‘Futboldur gol olur’ diyenler de… Maç başladıktan sonra hiçbir şey belli olmaz. İnsanlar gazozuna maç yapsalar bile gol atmak isterler mahallede.
YASİN YILDIRIM: Fenerbahçe yapacağı protestoyu Galatasaray’a bir şekilde anlatsaydı bu görüntüler yaşanmazdı. Karşısında size karşı mücadele etmeye çıkmışça maça başlayan U19 takımı olursa siz de gider golü atarsınız.

“HER ŞEY DİPTE ÇÖZÜM ZOR”
– Fenerbahçe, Süper Kupa protestosunda haklı mıydı?
BAHADIR ÇOKİŞLER: Süper Kupa maçına çıkmayan Fenerbahçe için “Urfalı futbolseverler cezalandırıldı” diyenler acaba sarsılan adalet duygusu ile futbolumuzun ne kadar yara alacağının farkında mı? Başkan Ali Koç’a katılmadığım nokta mağduriyetlerin sorumlusu olarak Galatasaray’ı da ilişkilendirerek ezeli dostluğa büyük zarar vermesidir.
ERCAN TANER: Fenerbahçe kongreden yetkiyi aldı. Özellikle Rize dönüşü 9 yıl önce yapılan terörist saldırı hala camia olarak unutulmamış durumda. Ben de bir kez daha soruyorum: Fail ya da failler nerede? Haklı ya da haksızlık dışında bundan sonraki adımları merak ediyorum. Türk futbolunda bu sene kadar problemli bir sezonu hatırlamıyorum. Şu anda her şey dipte, çözüm zor.
YASİN YILDIRIM: Fenerbahçe protestoyu da beceremedi. Faydadan çok zarar ve prestij kaybı getirdiğini düşünüyorum. Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş bu ligde TFF’den şikayet edecek son üç kulüp. Fenerbahçe son 20 senenin hesaplaşmasını Süper Kupa Finali’ne çıkmayarak yapamaz. Daha önce de Beşiktaş çıkmadı, ne düzeldi? Ali Koç ligden çekilme resti çekip, daha sonra bunu tabiri caizse eline yüzüne bulaştırdı.

“O GÖRÜNTÜLER FENERBAHÇE’Yİ MOTİVE EDER”
– Süper Kupa finali Galatasaray-Fenerbahçe gerilimini nasıl etkiler?
ERCAN TANER: Açıklamalar bakınca gerilim azalmış değil. Yöneticilere, futbolculara, hakemlere biz medya çalışanlarına büyük görevler düşüyor. Toplumu germenin hiçbir anlamı yok. Ortada sadece bir şampiyonluk var.
YASİN YILDIRIM: Fenerbahçeli futbolculara Galatasaray’ın Urfa’daki sevinci büyük motivasyon olacaktır diye düşünüyorum. Gerilim devreye girilmezse daha da artacaktır. İş derbiye kalırsa Trabzonspor maçı sonrasında yaşananların daha geniş çaplısını yaşarız diye düşünüyorum.
BAHADIR ÇOKİŞLER: Fenerbahçe yaptığı propaganda ile “Şampiyon kim olur?” diye kimse konuşmuyor. Fenerbahçeli futbolcuların mevcut durumda geriden gelmesi ama bunun yanı sıra kenetlenmesi bir motivasyon kaynağı olabilir.
]]>Futbolu yönetenlerin, başkanların ve sporcuların üzerine düşen görevler olduğunun altını çizen Özbek, şunları kaydetti:
“Gerginliği tırmandırıcı faaliyetlerden kaçınmamız lazım. Galatasaray, 500 yıllık bir gelenekten gelen bir kulüp. Galatasaray Kulübünün hami başkanı Tevfik Fikret, söylemleriyle Mustafa Kemal Atatürk’ü etkileyebilen, Cumhuriyet’in kuruluşuna katkı veren bir isim. Böyle bir camiayı, hiç ilişkisi olmadığı, adını dahi anmak istemediğimiz yapılarla bir araya getirmenin son derece yanlış olduğunu düşünüyorum. Söyleyen kişilerin de böyle bir haddi olduğunu düşünmüyorum. Bu gerginlik artık son bulmalı. Bunun için herkes elinden geleni yapmak zorundadır. Pazar günü Trabzon’da cereyan eden olayların detaylı incelemesinin yapılması lazım. Bu olaylara sebebiyet veren yönetici, taraftar, sporcu kim varsa, adilane şekilde değerlendirilip gerekli cezaların verileceğine eminim. Böyle yapılması gerekiyor. Bir milat olması lazım. Olayların bu güne nasıl geldiğinin, gelişini hazırlayan sebeplerin incelenmesi lazım. Sadece sahada oluşmuş günlük bir olay olduğunu değerlendirmiyoruz. Sezon boyu bir akışı var. Türkiye Futbol Federasyonunun (TFF) buna sebep olanlara, bu olaylara karışanlara adil bir yargılamayla gereken cezaları mutlaka vermesi lazım. Geçmişte çok iyi örnek olmayan, bugünleri hazırlayan olaylar var. Aynı hataya düşmemek lazım. Türk futbolunun geleceği önemliyse, bu olaylarla ilgili PFDK’nin alacağı kararlar da o derece önemlidir. TFF’ye çok büyük iş düşüyor. Türk futbolunu bu kaostan çıkarması lazım.”
ALİ KOÇ’UN İSTİFASI
Ali Koç’un Kulüpler Birliği Vakfındaki başkanlık görevinden istifa etmesinin kişisel bir karar olduğunu, Kulüpler Birliği Vakfının da önemli bir kurum olduğunu dile getiren Özbek, çok önemli isimlerin bulunduğuna dikkati çekerek, vakfı en iyi şekilde temsil edecek bir kişiyi başkan seçeceklerini söyledi.
Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Koç’un, düzenlediği basın toplantısında Dursun Özbek’in ortak tanıdıkları aracılığıyla görüşme talebinde bulunduğunu ifade etmesi hakkında konuşan Özbek, konunun 4-5 ay önce yaşandığını belirterek, “Ali Bey’in söylediğinden farklı olarak, kendisi Türk futbolundaki gergin ortamın ortadan kalkması için bana çağrıda bulundu. Ali Bey’le bu konuyu görüşebileceğimizi, kendi düzenlediği mekanda buluşabileceğimizi, Türk sporundaki gergin ortamın son bulması için bir araya gelebileceğimizi söyledim. İşin başından beri Türk sporuna hakim olan bu gerginliğin ortadan kalkması, daha güzel günlerde bu sportif yarışı yapabilmemiz için bu görüşmeyi ben de Ali Bey de kabul etti. Daha sonra kendisi bir açıklamaya istinaden görüşmeyi iptal etti. Olayın özeti budur. Gerginliğin sona ermesini istedik fakat rakibimiz bu görüşmeyi iptal etti. Keşke görüşebilseydik, bugünlere gelmeseydik. Türk sporundaki bu gerginliğin önemle incelenmesi gerektiğini düşünüyorum. Geçmişten bugüne yaptıklarımızı göz önüne almamız lazım. Bunların ne kadar faydası, ne kadar zararı olmuştur, bu muhasebenin yapılması gerekiyor” açıklamasını yaptı.
“TFF’DEN KONUYLA İLGİLİ BİR ÇAĞRI YOKTUR”
7 Nisan’da Şanlıurfa’da oynanması planlanan Süper Kupa finaliyle ilgili olarak Fenerbahçe Kulübünün erteleme başvurusunda bulunmak istemesi de hatırlatılan Özbek, konuyla ilgili şunları söyledi:
“TFF bir tarih açıkladı. 7 Nisan’da Şanlıurfa’da oynanacak. Urfalı kardeşlerimiz bizi devamlı arıyor. İki büyük kulübün buradaki maçını izlemek için hazırlıklarını yapıyorlar, son derece heyecanlılar. Bundan sonraki gelişmeler TFF’nin inisiyatifindedir. TFF’den konuyla ilgili bana ya da kulübe iletilen herhangi bir çağrı yoktur. Bize iletilmiş olan 7 Nisan’da maçın oynanacağı şeklindedir. Erteleme konusu, gündemimize geldiğinde cevaplamamız gereken bir konudur. Bize gelen herhangi bir talep ya da bilgi yoktur. Galatasaray’ın bir yönetimi var. Konu gündemimize gelirse değerlendiririz. Böyle bir soru Galatasaray’a sorulmamışken, herhangi bir fikir beyan etmek yanlıştır. TFF bunu Galatasaray’a sorarken, gerekçesiyle soracaktır. Bu gerekçe de önemlidir. Galatasaray, bunun ne kadar uygun, ne kadar adil olduğunu değerlendirecektir. Ama böyle bir talep yokken fikir beyan etmemiz doğru değil. Karar mekanizması TFF’dir. Galatasaray, Türk futbolunun hayrı için, Türk futboluna faydası olacak her türlü kararın arkasında durur.”
]]>TFF Riva Hasan Doğan Kamp ve Eğitim Tesisleri Orhan Saka Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen organizasyona TFF Başkanı Mehmet Büyükekşi, TFF Hukuk, Kadın Futbolu ve Sürdürülebilirlikten Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Şafak Müderrisgil, A Milli Kadın Futbol Takımı Teknik Direktörü Necla Güngör Kıragası, TFF Yönetim Kurulu üyeleri ve A Milli Kadın Futbol Takımı oyuncuları ile davetliler katıldı.
Toplantıda konuşan TFF Başkanı Mehmet Büyükekşi, “Toplumsal olarak gelişmemizi sürdürmek için toplumda her kesimin eşit haklardan faydalanması ve fırsat eşitliği olması gerekir. Ülkemizde istihdama katılan kadın sayısı 10 milyonu aştı. Bu sayıyı arttırmak için hepimize sorumluluk düşmektedir. Devletimizin ve sivil toplum kuruluşlarının, toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik farkındalığı arttıran çalışmaları sayesinde eğitim imkanları artan kadınlar, uzmanlıklarını da geliştirerek iş hayatında başarıyla yer almaya başladı. Futbolda da kadınların futbolcu, antrenör, teknik direktör, hakem, profesyonel futbol yöneticisi ve çalışanı olarak istihdama katılımlarını önemsiyor ve destekliyoruz.” ifadelerini kullandı.
“Futbol sadece erkek oyunu değildir.” diyen Büyükekşi, “Toplumsal fırsat eşitliğini futbolda da sağlamamız gerektiğinin bilincindeyiz. Tribünde de sahada da kadınların futbolun ana aktörleri olması için çalışmalar yapıyoruz. ‘Kız gibi topa vuruyor’ ezberini de bozacağız. Biz buna karşı çıkıyoruz. Erken yaşta futbol topu ile tanışan ve topa vurma alışkanlığı kazanan kız çocuklarının futbola da ilgi duyarlarsa nasıl topa vurdukları ortadadır.” şeklinde konuştu.
TFF tarihinde ilk kez kadın futbol komitesi ve kadın futbolu direktörlüğünü kuran yönetim olmanın gururunu yaşadıklarının altını çizen başkan Büyükekşi, şunları kaydetti:
“TFF tarihinde ilk kez kadın yönetim kurulu üyelerimiz, başkanlığını yaptığım yönetim kurullarımızda görev aldı ve görev almaya devam ediyor. Yeri gelmişken özverili çalışmalarından dolayı ilk kadın yönetim kurulu üyelerimiz Nükhet Hanım’a, İdil Hanım’a ve Şafak Hanım’a teşekkür ederim. 23 Yaş Altı Kadın Milli Futbol Takımı, Futsal Kadın A Milli Takımı kurulması kararı aldık. A Milli Kadın Futbol Takımı’mızın ilk kadın teknik direktörü Necla hocamızı göreve getirdik. A Milli Kadın Futbol Takımı’mızla ilk defa düzenlenen Milletler Ligi’nde hiç gol yemeden, namağlup ve grup lideri olarak C Ligi’nden B Ligi’ne yükseldik. Geçtiğimiz ay A Milli Kadın Futbol Takımı’mızın orta saha oyuncularından Birgül Sadıkoğlu, Ankara Büyükşehir Belediyesi FOMGET’ten İspanya’nın en üst liginde mücadele eden UD Tenerife Kulübüne transfer oldu. Birgül’ü de tebrik ediyor, yurt dışında futbol oynayan kadın futbolcu sayımızın da artacağına yürekten inanıyorum.”
TFF olarak Milli Eğitim Bakanlığı ve Gençlik ve Spor Bakanlığı ile protokol imzaladıklarını hatırlatan Mehmet Büyükekşi, “Bu protokol ile futbol gelişim projemiz kapsamında 6-14 yaş grubu çocuklarımıza yönelik 16 pilot ilde başlattığımız ‘Dersimiz Futbol’ isimli projemiz, kız ve erkek 500 bin çocuğumuza ulaştı. Dersimiz Futbol isimli projemiz ile 6-14 yaş grubunda kız ve erkek çocuklarımızı futbol oyunu ile tanıştırıyor ve onlara futbol sevgisi aşılıyoruz. Dersimiz Futbol projemiz kapsamında 19 Mart tarihinde büyük bir organizasyon daha yapmaya hazırlanıyoruz.” açıklamasında bulundu.
Kulüplerin de kadın futboluna ilgisinin arttığını aktaran Büyükekşi, şöyle konuştu:
“Bugün 4 büyük kulübümüzün de kadın futbol takımlarının olması kadın futboluna olan ilgiyi arttırıyor. Altyapı akademilerinde ve A takımlarda kadın futboluna yatırım yapan tüm kulüplerimize özellikle teşekkür ederim. Unutmayalım ki sahada kadın futbolcuların, tribünde kadın taraftarların artması ülkemizde futbolun toplumun tüm kesimlerine ulaşmasını sağlayacak ve futbolun iyileştirici gücünü arttıracak. Bugün burada, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde FIFA ve UEFA ile paylaşacağımız kadın futbolu strateji planımızı kamuoyu ile paylaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Kadın futbolu strateji planımızın hazırlanmasında emeği olan başta yönetim kurulu üyemiz Şafak Hanım olmak üzere tüm emeği geçenlere teşekkür ediyorum.”
ŞAFAK MÜDERRİSGİL: EYLEME GEÇİYORUZ
Türk futbol tarihinde bir ilk olan Kadın Futbolu Strateji Belgesi’ni açıklamanın mutluluğunu yaşadığını belirten TFF Kadın Futbolu ve Sürdürülebilirlikten Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Şafak Müderrisgil, şu ifadeleri kullandı:
“TFF olarak, Türkiye kadın futbol tarihi için bir kilometre taşı niteliğinde olan kadın futbolu strateji belgemizi Dünya Kadınlar Günü’nde açıklamamızın da ayrı bir anlamı var. Kadın futbolunun Türkiye’de daha da sağlam bir zemine oturması ve etkisinin izlenmesi için stratejik önceliklerimizi ve eylem planımızı paylaşıyoruz. Türkiye’de kadın futbolunu geliştirme yolunda taahhütlerimizin ve birlikte neler yapacağımızın ilk işaretlerini veriyoruz. Kısacası düşünceden eyleme geçiyoruz. Dönüp kadın futbol tarihimize baktığımızda Türkiye’de, ilk kadın futbol maçı 25 Mayıs 1954 yılında İzmir’de oynandı. Bu ilk başlangıç düdüğünün çalınmasından sonra geçen yetmiş yıl içinde, Türkiye’de kadın futbolu önemli bir noktaya ulaştı. Liglerinden milli takımlarına kadar farklı yaş grupları ve kategorilerinde, Türkiye’de kadın futbolunun giderek yükseldiğini görüyoruz. Bu sebeple bugün kadın futbol stratejimizi kamuoyuna sunarken Türkiye’de ‘Kadın Futbolu İçin Tam Zamanı’ sloganını kullanmayı tercih ettik.”

Türkiye’de kadın futbolunun gelişimi için birçok ismin önemli payının olduğunu aktaran Şafak Müderrisgil, kadın milli takımlarının da son dönemde yükselen grafiğinden gurur duyduklarını dile getirdi.
TFF olarak 23 Yaş Altı Kadın Milli Futbol Takımı ve Futsal Kadın A Milli Takımı’nın kurulması yönünde karar aldıklarını duyuran Müderrisgil, “TFF’de, kadın futbolunun gelişiminde önemli bir rol oynamaya kararlıyız. Bu bağlamda, Türkiye’de isteyen tüm kız çocukları ve kadınların futbola katılma fırsatını sağlamak istiyoruz. Türkiye’de ilk kez hayata geçirilecek olan Kadın Futbolu Strateji Belgesi ile sosyal etkiye odaklı, iddialı ve gerçekçi hedefler belirledik. Bu hedefler içinde 5 tane stratejik önceliğimiz var, yarı-profesyonelleşme, katılım, görünürlük ve imaj, nitelikli eğitim ve sportif başarı. Bu yıl, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün teması ‘Kadınlara Yatırım Yap: İlerlemeyi Hızlandır’ başlığını taşıyor. Bu tam olarak şu anlama geliyor; kadınların gelişimine yapılan her yatırım, aslında topluma yapılan bir yatırım anlamına geliyor. Kadın futbolu yoluyla bir ülkede sürdürülebilir kalkınma ve toplumsal gelişme hızlanıyor.” ifadelerini kullandı.
“Strateji belgemiz, kadın futbolunu TFF bünyesinde temel bir alan olarak gördüğümüzü ve uzun vadeli planlama ve projeksiyon yaptığımızı açıkça gösteriyor.” diyen Şafak Müderrisgil, şöyle konuştu:
“Bu strateji, ulusal ve uluslararası sportif başarıyı hedeflemekle birlikte aynı zamanda kadın futbolunu toplumsal fayda sağlayacak bir sosyal yatırım olarak da konumlandırmakta. Kadın futbolunun toplumun gelişmesi ve kalkınması için pozitif sosyal etki yarattığı, araştırma ve verilerle ortaya konulmuş durumda. Biz de TFF olarak kadın futbolu ile toplumumuzda gerçekleşecek bu sosyal etkiyi yaygınlaştırmak istiyoruz. Kadın futbolu için bugünden itibaren aktif olarak yer almak ve kadınların spora katılımında değişimin öncüsü olmak istiyoruz. Kadın futbolunun gücüne ve potansiyeline inanıyoruz; kız çocuklarını ve kadınları, oynamak istedikleri rol ne olursa olsun, futbol dünyasına fırsatlara eşit olarak erişebilen katılımcılar olarak entegre etmeyi istiyoruz. Bu strateji belgesinin hayata geçmesinde ve kadın futbolunun gelişimi sürecinde hep birlikte sorumluluk almalıyız ki bu alanda olumlu yönde değişimi ve dönüşümü mümkün kılabilelim. TFF, bu hedef doğrultusunda ilk adımı atmış bulunmaktadır. ‘Kadın Futbolu İçin Tam Zamanı’ sloganıyla duyurduğumuz Kadın Futbolu Strateji Belgesi, elbette ki tüm paydaşlarımızın katılımı ile hayata geçecektir.”
]]>Türkiye Futbol Federasyonu ve kurullarının standart dışı uygulamalar olduğunu söyleyen Koç, sarı lacivertli camiaya yapılan saldırılardan bahsetti.
Konuşmasının son bölümünde, haziran ayında gerçekleştirilecek başkanlık seçimine değinen Ali Koç, aday olmayı düşünmediğini ve Sadettin Saran’ın adaylık sürecine ilişkin çarpıcı ifadeler kullandı.
Ali Koç’un açıklamaları:
“Çağlar Söyüncü’nün transfer sürecine değinmek istiyorum. Kendisiyle ve kulübüyle görüştüğümüzde aramızda kapatılması imkansız ekonomik fark vardı. Öyle bir noktaya geldi ki, masadan çekildik. Sonrasında futbolda daha evvel rastlamadığımız bir olayla karşılaştık.”
“Çağlar, sadece 4 ay Fenerbahçe’de oynayabilmek için, Atletico’dan alacağı olan imza parasının büyük bölümünden fedakarlık etti. Kendisine sormadığım için rakamları telaffuz etmiyorum ama milyon Euro seviyesinde bir bedelden vazgeçti. Ve bu transfer böyle gerçekleşti. Bu ekonomik fedakarlık için kendisine teşekkür etmek istiyorum.”
“LİGİN KADERİNİ ETKİLİYORLAR”
“Bu kadar kısa sürede bu kadar çok olağanüstü olayların yaşandığı ülkemizde, futbol hiçbir şey olmamış gibi devam ediyor. Futbol takımımızın inancı, ruhu, doğru kadro mühendisliği, yatırımlar, emin adımlarla ilerliyoruz dedim. Ama kadro mühendisliğindeki başarı, camianın kenetlenmesi, şampiyonluk mücadelesi için ülkemizde yeterli olmuyor. TFF’nin, kurullarının, hakemlerinin saha içi ve saha dışında aldıkları kararlar, yarışın kaderini etkilemektedir.”
“KURALLAR RENKLERE GÖRE FARKLI MI”
“Saha içinde tartışmalar her hafta devam etmektedir. Standartsız hakem performansları norm haline gelmiştir. Futbolda kurallar renkler üzerinde farklı mı uygulanıyor sorusunu sorma mecburiyetinde kalıyoruz. Her puanın, her golün, her kararın kritik öneme sahip olduğu dönemeçte, sorumlu olanlar bu durumu nasıl düzeltecekler merakla bekliyoruz.”

PFDK’NİN VERDİĞİ CEZALAR
“Saha dışında söz konusu Fenerbahçe olunca kurulların nasıl çelişkili kararlara imza attığını görüyoruz. Fenerbahçe, sezon başından bu yana PFDK’den 7 milyon 379 bin TL ceza almış. Bu federasyonun geçmiş federasyonlara nazaran bizleri ceza keserek disipline edeceğini düşünmesi de çok talihsiz bir gerçek. Tahkim’e başvurmuşuz, 6 milyon 549 bin TL’ye inmiş. Rakibimiz de bu sezon başından beri 4 milyon 934 bin TL ceza almış, onlar da Tahkim’e başvurmuş, 3 milyon 591 bin TL’ye inmiş. Geçen sezon da bir sürü, hatta MHK Başkanı’na ağza alınmayacak sözlerin söylendiği statta, sevk yapılmadığını biliyoruz.”
7 sezonda 3 kez, 2’si kendi sahamızda olmak üzere son maçta şampiyonluğu kaybettik. Bu dünyada hiçbir takımın başına gelmeyecek istatistiktir. 2005-06 sezonunu hatırlayalım. Dönemin federasyon başkanı Haluk Ulusoy’un kurgularını, rakiplerimizin ‘kupa senin, lig benim’ ittifakını unutmamız mümkün mü?
“SİZCE BU TESADÜF MÜ?”
“Bu sezon bir tanesi çıkıp ‘Fenerbahçe devletle anlaştı, bu sezon şampiyon olacaklar’ dedi. Bu niye sadece Fenerbahçe’ye oluyor? Türk spor tarihinde, sportif ve ekonomik anlamda, rakiplerimizden fersah fersah önde olduğumuz dönemde, her alanda şampiyon olduğumuz, kulübümüz FETÖ kumpasına maruz bırakılarak maddi, manevi zarar gördü. Bu kumpas Fenerbahçe’ye öyle zarar verdi ki, aslında biz son 10 senede değil, son 13 senede 1 kere şampiyon olduk. Sizce bu tesadüf mü? Sportif rekabetle açıklanabilecek bir tablo mu?”
“CANIMIZA KAST EDİLDİ”
“Fenerbahçe’nin maddi manevi hasar yediği ortamda kim bize yardım eli uzattı? Kim bunun hesabının sorulması için vesile oldu? Kim olabilir? Olursa, devlet olur. Yeri geldiği zaman Fenerbahçe’nin mücadelesini takdire şayan sözlerle ifade etmek iyi güzel de, bu camianın uğradığı maddi, manevi zararlar ne olacak? Fenerbahçe şampiyonluğa giderken, yine İsmail hoca döneminde takım otobüsümüz kurşunlandı. Canımıza kast edildi.”
“SORUMLULARIN EN BÜYÜK AYIBI”
“Fenerbahçe’nin mevcudiyetine kast edilip, bu olayın hala faili meçhul olması tüm sorumluların en büyük ayıbı. Bu dosya emniyet seviyesinde çok iyi araştırılmasına rağmen, sonrasında tamamen savsaklanmıştır. Arzu edildiği takdirde, hedefe ulaşmanın çok kolay olduğu bir dosya. Ama niye arzu edilmiyor? Bunların dışında yakın zamana gelelim.”
“CUMHURBAŞKANINA MÜTEŞEKKİRİZ AMA…”
“Bu salonda 26 Ekim 2019 yılında, Sayın Cumhurbaşkanımız toplantımıza teşrif etti. O gün yaptığı konuşmada, hem tarihimizi, hem duruşumuzu hem de FETÖ’ye karşı mücadelesini övgü dolu cümlelerle anlattı. Konuşmayı biz yazsaydık, bu kadar iyi yazamazdık. Bu konuda kendisine müteşekkiriz. Ancak bu ziyaretten sonra ne olduysa, ziyaret tarihini takip eden 110 gün içinde, bugün de bize saldıran bazı yapılar, şahsımı 33 defa negatif biçimde sosyal medyada trend topic yaptılar. Yani 3-4 günde bir saldırıya uğramışız.”
“O DÖNEMİN BAŞKANINI HATIRLARSINIZ”
“Harcama limitlerinin ilk defa uygulandığı 2019-20 sezonunda, hatırlayacağınız gibi çok ihtiyacımız olan sol bek transferimiz, keyfi biçimde engellendi. Her şekilde limitlerin içinde kalmamıza rağmen, daha evvel kabul gören finansal hesaplarımız değiştirilerek bu transfer engellenmişti. O dönemin federasyon başkanını hatırlarsınız.”
“DAVALAR SÜRÜNCEMEDE BIRAKILIYOR”
“3 Temmuz süreciyle ilgili açtığımız tazminat davaları sürüncemede bırakılıyor. Hain terör örgütüne karşı kazandığımız hukuk zaferlerinin sonrasında manevi zararlarımız karşılanamaz, maddi zararlarımızın bir nebze olsun telafi edilmesini bekledik, istedik, helalleşmemiz gerekiyor dedik. Ama bu uzlaşı talebimiz karşılık bulmayınca tazminat davalarını açtık. Davamızı açalı 2,5 sene olmasına rağmen, davayı sürüncemede bırakma çabaları karşısında 21 Aralık 2023 tarihinde esas yargılama aşamasına nihayet geçilebildi.”
“GALATASARAY KULÜBÜ’NÜN YERİNDE OLSAM…”
“Son 6 sezondur muhtelif konularda pek çok kez tanık olduğumuz gibi, Süper Kupa mevzusunda da Fenerbahçe’ye ve özellikle şahsıma organize, sistematik, planlı şekilde saldırılar oldu. Olmaya da devam ediyor. Vallahi ben Galatasaray Kulübü olsam, ‘beni niye unuttunuz’ derdim. ‘Ben de bu kararın alınmasındaki ana faktörlerdenim’ derdim. Sporla ilgisi olmayan, genelde siyasetle meşgul olan bazı yapılar, troller devreye sokularak şizofrence senaryolarla kulübümüz ve şahsım hedef gösterildi. Şunu net şekilde söyleyebilirim ki, bu yapılan saldırılar, daha evvel ki saldırılarda olduğu gibi birilerinin düğmeye basmasıyla gerçekleşmektedir. Kendiliğinden olan konular değildir.”

“BUNLARIN ORTAK YANI…”
“Bu troll hesaplarının kimlere hizmet ettiği herkesin bildiği gerçeklerdir. Bu yapıların hedef aldığı başka kulüp veya başkan var mıdır? Sadece Fenerbahçe’dir. O yüzden tehlikenin farkında olun deme ihtiyacı duyuyorum. Bunlar yoruyor insanı. Bunlar gibilerin ortak yanı, Fenerbahçe’mizin sıkı sıkıya bağlı olduğu ilke ve değerlerle ilgili sıkıntıları mıdır? Bu kişilerin bazıları, terör örgütüne hizmet etmekteydi. Bu kişiler niye bizleri hedef almaktadır?”
“ESAS HATIRLAYACAĞIM DOSTLARIN SESSİZLİĞİ”
“Şu sözlerimi hatırlamanızı istiyorum. Başkanınız olarak, 6 sezondur yaşadıklarımızda esas hatırlayacağım, düşmanlarımızın sözleri ve saldırıları değil. Dost bildiklerimizin sessizliğidir.”
“SÜPER KUPA SÜRECİ ARAŞTIRILSIN”
“Dönelim Arabistan konusuna. Süper Kupa finaliyle ilgili TFF ve TFF’den aldığı bilgilerle Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nin yaptığı açıklamalar ile bizim yaptığımız açıklamalar siyahla beyaz kadar birbirinden farklı. Ya biz ya da TFF gerçekleri tam olarak yansıtmıyor. Fenerbahçe Spor Kulübü olarak, devletimizin bu süreçte yaşananları etraflıca soruşturmasını talep ve rica ediyoruz.”
“MAÇIN İPTALİ KASITLI MIYDI?”
“Yapılacak kapsamlı soruşturma sonunda, neler yaşandığını, kimlerin sorumlu olduğunu, TFF’nin söylediğinin aksine, milli değerlerimiz ve Atatürk ilkelerimizin tartışma konusu olup olmadığını, maçın iptaline TFF’nin organizasyon beceriksizliği mi, kulüplerin taleplerinin mi sebep olduğu ortaya çıkacaktır. Hatta maçın iptaline giden süreçte kasıt olup olmadığı da netleşecektir. Kasıt şüphesi üzerinde durulmasını özellikle rica ediyoruz.”
BAŞKAN ADAYLIĞI AÇIKLAMASI
“İnşallah haziran ayında yeni bir başkanımız, yeni bir yönetimimiz olacak. Bu kararımın Fenerbahçe’nin hayrına olduğuna inanın. Fenerbahçe Spor Kulübü’ne başkan olacak çok değerli kongre üyelerimiz her zaman vardır, ortaya çıkacaktır.”
]]>Sarı lacivertli kulübün yeni transferi Çağlar Söyüncü’nün transferinde, milli oyuncunun fedakarlığına değinen Ali Koç, gündemdeki konularla ilgili önemli ifadeler kullandı.
Türkiye Futbol Federasyonu ve kurullarının standart dışı uygulamalar olduğunu söyleyen Koç, sarı lacivertli camiaya yapılan saldırılardan bahsetti.
Ali Koç’un açıklamaları:
“Çağlar Söyüncü’nün transfer sürecine değinmek istiyorum. Kendisiyle ve kulübüyle görüştüğümüzde aramızda kapatılması imkansız ekonomik fark vardı. Öyle bir noktaya geldi ki, masadan çekildik. Sonrasında futbolda daha evvel rastlamadığımız bir olayla karşılaştık.”
“Çağlar, sadece 4 ay Fenerbahçe’de oynayabilmek için, Atletico’dan alacağı olan imza parasının büyük bölümünden fedakarlık etti. Kendisine sormadığım için rakamları telaffuz etmiyorum ama milyon Euro seviyesinde bir bedelden vazgeçti. Ve bu transfer böyle gerçekleşti. Bu ekonomik fedakarlık için kendisine teşekkür etmek istiyorum.”
“LİGİN KADERİNİ ETKİLİYORLAR”
“Bu kadar kısa sürede bu kadar çok olağanüstü olayların yaşandığı ülkemizde, futbol hiçbir şey olmamış gibi devam ediyor. Futbol takımımızın inancı, ruhu, doğru kadro mühendisliği, yatırımlar, emin adımlarla ilerliyoruz dedim. Ama kadro mühendisliğindeki başarı, camianın kenetlenmesi, şampiyonluk mücadelesi için ülkemizde yeterli olmuyor. TFF’nin, kurullarının, hakemlerinin saha içi ve saha dışında aldıkları kararlar, yarışın kaderini etkilemektedir.”
“KURALLAR RENKLERE GÖRE FARKLI MI”
“Saha içinde tartışmalar her hafta devam etmektedir. Standartsız hakem performansları norm haline gelmiştir. Futbolda kurallar renkler üzerinde farklı mı uygulanıyor sorusunu sorma mecburiyetinde kalıyoruz. Her puanın, her golün, her kararın kritik öneme sahip olduğu dönemeçte, sorumlu olanlar bu durumu nasıl düzeltecekler merakla bekliyoruz.”

PFDK’NİN VERDİĞİ CEZALAR
“Saha dışında söz konusu Fenerbahçe olunca kurulların nasıl çelişkili kararlara imza attığını görüyoruz. Fenerbahçe, sezon başından bu yana PFDK’den 7 milyon 379 bin TL ceza almış. Bu federasyonun geçmiş federasyonlara nazaran bizleri ceza keserek disipline edeceğini düşünmesi de çok talihsiz bir gerçek. Tahkim’e başvurmuşuz, 6 milyon 549 bin TL’ye inmiş. Rakibimiz de bu sezon başından beri 4 milyon 934 bin TL ceza almış, onlar da Tahkim’e başvurmuş, 3 milyon 591 bin TL’ye inmiş. Geçen sezon da bir sürü, hatta MHK Başkanı’na ağza alınmayacak sözlerin söylendiği statta, sevk yapılmadığını biliyoruz.”
7 sezonda 3 kez, 2’si kendi sahamızda olmak üzere son maçta şampiyonluğu kaybettik. Bu dünyada hiçbir takımın başına gelmeyecek istatistiktir. 2005-06 sezonunu hatırlayalım. Dönemin federasyon başkanı Haluk Ulusoy’un kurgularını, rakiplerimizin ‘kupa senin, lig benim’ ittifakını unutmamız mümkün mü?
“SİZCE BU TESADÜF MÜ?”
“Bu sezon bir tanesi çıkıp ‘Fenerbahçe devletle anlaştı, bu sezon şampiyon olacaklar’ dedi. Bu niye sadece Fenerbahçe’ye oluyor? Türk spor tarihinde, sportif ve ekonomik anlamda, rakiplerimizden fersah fersah önde olduğumuz dönemde, her alanda şampiyon olduğumuz, kulübümüz FETÖ kumpasına maruz bırakılarak maddi, manevi zarar gördü. Bu kumpas Fenerbahçe’ye öyle zarar verdi ki, aslında biz son 10 senede değil, son 13 senede 1 kere şampiyon olduk. Sizce bu tesadüf mü? Sportif rekabetle açıklanabilecek bir tablo mu?”
“CANIMIZA KAST EDİLDİ”
“Fenerbahçe’nin maddi manevi hasar yediği ortamda kim bize yardım eli uzattı? Kim bunun hesabının sorulması için vesile oldu? Kim olabilir? Olursa, devlet olur. Yeri geldiği zaman Fenerbahçe’nin mücadelesini takdire şayan sözlerle ifade etmek iyi güzel de, bu camianın uğradığı maddi, manevi zararlar ne olacak? Fenerbahçe şampiyonluğa giderken, yine İsmail hoca döneminde takım otobüsümüz kurşunlandı. Canımıza kast edildi.”
“SORUMLULARIN EN BÜYÜK AYIBI”
“Fenerbahçe’nin mevcudiyetine kast edilip, bu olayın hala faili meçhul olması tüm sorumluların en büyük ayıbı. Bu dosya emniyet seviyesinde çok iyi araştırılmasına rağmen, sonrasında tamamen savsaklanmıştır. Arzu edildiği takdirde, hedefe ulaşmanın çok kolay olduğu bir dosya. Ama niye arzu edilmiyor? Bunların dışında yakın zamana gelelim.”
“CUMHURBAŞKANINA MÜTEŞEKKİRİZ AMA…”
“Bu salonda 26 Ekim 2019 yılında, Sayın Cumhurbaşkanımız toplantımıza teşrif etti. O gün yaptığı konuşmada, hem tarihimizi, hem duruşumuzu hem de FETÖ’ye karşı mücadelesini övgü dolu cümlelerle anlattı. Konuşmayı biz yazsaydık, bu kadar iyi yazamazdık. Bu konuda kendisine müteşekkiriz. Ancak bu ziyaretten sonra ne olduysa, ziyaret tarihini takip eden 110 gün içinde, bugün de bize saldıran bazı yapılar, şahsımı 33 defa negatif biçimde sosyal medyada trend topic yaptılar. Yani 3-4 günde bir saldırıya uğramışız.”
“O DÖNEMİN BAŞKANINI HATIRLARSINIZ”
“Harcama limitlerinin ilk defa uygulandığı 2019-20 sezonunda, hatırlayacağınız gibi çok ihtiyacımız olan sol bek transferimiz, keyfi biçimde engellendi. Her şekilde limitlerin içinde kalmamıza rağmen, daha evvel kabul gören finansal hesaplarımız değiştirilerek bu transfer engellenmişti. O dönemin federasyon başkanını hatırlarsınız.”
“DAVALAR SÜRÜNCEMEDE BIRAKILIYOR”
“3 Temmuz süreciyle ilgili açtığımız tazminat davaları sürüncemede bırakılıyor. Hain terör örgütüne karşı kazandığımız hukuk zaferlerinin sonrasında manevi zararlarımız karşılanamaz, maddi zararlarımızın bir nebze olsun telafi edilmesini bekledik, istedik, helalleşmemiz gerekiyor dedik. Ama bu uzlaşı talebimiz karşılık bulmayınca tazminat davalarını açtık. Davamızı açalı 2,5 sene olmasına rağmen, davayı sürüncemede bırakma çabaları karşısında 21 Aralık 2023 tarihinde esas yargılama aşamasına nihayet geçilebildi.”
“GALATASARAY KULÜBÜ’NÜN YERİNDE OLSAM…”
“Son 6 sezondur muhtelif konularda pek çok kez tanık olduğumuz gibi, Süper Kupa mevzusunda da Fenerbahçe’ye ve özellikle şahsıma organize, sistematik, planlı şekilde saldırılar oldu. Olmaya da devam ediyor. Vallahi ben Galatasaray Kulübü olsam, ‘beni niye unuttunuz’ derdim. ‘Ben de bu kararın alınmasındaki ana faktörlerdenim’ derdim. Sporla ilgisi olmayan, genelde siyasetle meşgul olan bazı yapılar, troller devreye sokularak şizofrence senaryolarla kulübümüz ve şahsım hedef gösterildi. Şunu net şekilde söyleyebilirim ki, bu yapılan saldırılar, daha evvel ki saldırılarda olduğu gibi birilerinin düğmeye basmasıyla gerçekleşmektedir. Kendiliğinden olan konular değildir.”

“BUNLARIN ORTAK YANI…”
“Bu troll hesaplarının kimlere hizmet ettiği herkesin bildiği gerçeklerdir. Bu yapıların hedef aldığı başka kulüp veya başkan var mıdır? Sadece Fenerbahçe’dir. O yüzden tehlikenin farkında olun deme ihtiyacı duyuyorum. Bunlar yoruyor insanı. Bunlar gibilerin ortak yanı, Fenerbahçe’mizin sıkı sıkıya bağlı olduğu ilke ve değerlerle ilgili sıkıntıları mıdır? Bu kişilerin bazıları, terör örgütüne hizmet etmekteydi. Bu kişiler niye bizleri hedef almaktadır?”
“ESAS HATIRLAYACAĞIM DOSTLARIN SESSİZLİĞİ”
“Şu sözlerimi hatırlamanızı istiyorum. Başkanınız olarak, 6 sezondur yaşadıklarımızda esas hatırlayacağım, düşmanlarımızın sözleri ve saldırıları değil. Dost bildiklerimizin sessizliğidir.”
“SÜPER KUPA SÜRECİ ARAŞTIRILSIN”
“Dönelim Arabistan konusuna. Süper Kupa finaliyle ilgili TFF ve TFF’den aldığı bilgilerle Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nin yaptığı açıklamalar ile bizim yaptığımız açıklamalar siyahla beyaz kadar birbirinden farklı. Ya biz ya da TFF gerçekleri tam olarak yansıtmıyor. Fenerbahçe Spor Kulübü olarak, devletimizin bu süreçte yaşananları etraflıca soruşturmasını talep ve rica ediyoruz.”
“MAÇIN İPTALİ KASITLI MIYDI?”
“Yapılacak kapsamlı soruşturma sonunda, neler yaşandığını, kimlerin sorumlu olduğunu, TFF’nin söylediğinin aksine, milli değerlerimiz ve Atatürk ilkelerimizin tartışma konusu olup olmadığını, maçın iptaline TFF’nin organizasyon beceriksizliği mi, kulüplerin taleplerinin mi sebep olduğu ortaya çıkacaktır. Hatta maçın iptaline giden süreçte kasıt olup olmadığı da netleşecektir. Kasıt şüphesi üzerinde durulmasını özellikle rica ediyoruz.”
]]>