Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de geçtiğimiz aylarda kredi kartı borçlarıyla ilgili yaptığı bir açıklamada yeni bir düzenlemenin sinyalini vermiş, kredi kartı kullanımına ve kredilere sınırlama getirileceğinin mesajını vermişti.
Önceki haftalarda da Merkez Bankası Başkanı Karahan “Kredi kartlarında düzenleme yapılması gerektiğini düşünüyoruz. Bu konuda birkaç fikrimiz var, çalışmalarımız sürüyor. Belirli bir aşamaya geldiğinde kamuoyuyla paylaşacağız” ifadelerini kullanmıştı.
Kredi kartı harcamaları geçen yıl 2,5 katına çıkmıştı.
Ekonomi kurmaylarından gelen mesajlar iş dünyasında farklı tepkilere neden oldu.
BOYNER: KISITLAMALAR HAYATI ZORLAŞTIRIR
Boyner Group Yönetim Kurulu Başkanı Cem Boyner, kredi kartı kullanımının kısıtlanmasına yönelik görüşlere karşı çıktı.
Boyner Holding Yönetim Kurulu Başkanı Cem Boyner, Linkedin’deki paylaşımında açık bir çağrıda bulunarak kayıt dışıyla mücadelenin en etkili yolunun alışverişte nakiti ortadan kaldırmak olduğunu söyledi.
“Çok açıkça ifade etmek isterim ki, kredi kart kullanımına kısıtlama getirmek, esas meseleyi gözden kaçırmak demektir” diyen Boyner, “Önerim açık; limitlerle taksitleri kısarak vatandaşın hayatını zorlaştırmak yerine, ödemelerde nakit yerine kredi kartının kullanılmasına odaklanmak! Bu, vergi gelirlerini artırmanın da en çabuk ve pratik yollarından biridir” dedi.
ATO BAŞKANI: BİREYSEL TİCARİ KARTLAR AYRI ELE ALINMALI
Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, enflasyonla mücadele sürecinde, parasal sıkılaştırma önlemleri kapsamında kredi kartlarına yönelik sınırlandırmaların gündeme geldiğini ifade etti.
Bireysel ve ticari kredi kartlarının ayrı ele alınması gerektiğine dikkati çeken Baran, iş dünyasının finansman kaynağı olarak vadeli çeki kullandığını ancak zaman içerisinde yaşanan olumsuzluklar nedeniyle çekin itibarının azaldığını ve kullanımının gerilediğini bildirdi.
Piyasalarda çekin yerini ticari kredi kartlarının aldığına işaret eden Baran, şunları kaydetti:
“Ticari kredi kartları şirketlere sürdürülebilir ve vadeli finansman imkanı sağlarken ödeme zincirinde ve ticari hayatın sürdürülebilirliğinde kritik önem taşıyor. Güvenilirliği konusunda şüphe oluşturmadığı için de herkes tarafından kabul ediliyor. Ticari kredi kartlarında taksit sayısının artırılması, üretime ve ticarete olumlu yansıyacaktır.”
ARAN’DAN LÜKS TÜKETİME SINIRLAMA ÇAĞRISI
İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, geçen hafta yaptığı açıklamasında, kredi kartlarıyla yapılan lüks tüketimin sınırlandırılması gerektiğini söylemişti.
Bloomberg HT’nin sorularını yanıtlayan İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, son dönemde çok dillendirilen kredi kartları ve bireysel kredilere limit konusunda, kredi kartlarında 20 bin, bireysel tüketici kredilerinde de 100 bin liranın altına limit gelmemesi gerektiğini, yüksek limitli kartlara, lüks tüketime dönük, ithal tüketime dönük harcamalara ve kredilere limit gelmesinin anlamlı olacağının altını çizdi.
Aran son dönemde sıkça konuşulan kredi kartları ile bireysel kredilere getirilecek önlemler konusunda, “Bireysel kredilerde 70-100 bin liraya kadar, kredi kartlarında da asgari ücrete kadar yani 20 bin liraya kadar olan kredi kartlarında limit ve harcamaları bu önlemlerin dışında tutmak gerekiyor. Bu artık hayatın bir parçası. Bu limitlere kısıt getirmek akıldan bile geçmemeli. Bir limit getirilecekse bu lüks tüketime yönelik kredilere gelmeli, 100 bin liraya kadar limiti olan kartları bu tartışmanın dışında tutmak gerekiyor” değerlendirmesini yaptı.
Türkiye Bankalar Birliği Başkanı Alpaslan Çakar ise faiz oranı, taksit sınırlaması ya da kişinin harcayabileceği tutar konularında adımlar atılabileceğini belirtmişti.
ANADOLU’DA BİREYSEL KREDİ KARTLARI İLE İŞ YAPILIYOR
TÜSİAD Baş Ekonomisti Gizem Öztok Altınsaç da konu ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.
Bloomberg HT’de konuşan Öztok Altınsaç “Her bankadan limit artışı mesajları geldiğini görüyoruz. Düşünüldüğü kadar sınırlayıcı bir adım gelir mi emin değilim. Dizaynı zor, sabit gelirliyi ezmeden halledilmesi gereken bir konu” dedi.
Öztok Altınsaç, “Anadolu’da kredi bulamadığı için limitleri yüksek bireysel kredi kartlarıyla iş yapan bir kitle var. Orayı nasıl çözerler bilmiyorum. Bir kredi kartının bir kısmı harcama maksatlı, bir kısmı kredi maksatlı kullanılıyor. Merkez bu limitin borçlanma maksatlı kullanılmasını istemiyor. Düşük limitlilerde bu tamamen harcama maksatlı kullanılıyor. Var olan sürece zarar vermeden bu düzenleme nasıl dizayn edilir bilmiyorum” dedi.
]]>Reuters’a konuşan konuyla ilgili bilgi sahibi dört İranlı kaynak ve bir diplomat, Kızıldeniz’deki saldırılarla Çin ile İran arasındaki ticari ilişkilere dair değerlendirmelerin Pekin ve Tahran’da yakın zamanda düzenlenen birkaç toplantıda yapıldığını ifade ettiler, fakat bu toplantıların ne zaman yapıldığı ya da kimlerin bu toplantılara katıldığı konusunda ayrıntı vermediler.
Görüşmeler hakkında bilgi sahibi İranlı bir yetkili şunları söyledi:
“Esasında Çin şöyle diyor: ‘Eğer çıkarlarımız herhangi bir şekilde zarar görürse, bu (durum) Tahran’la olan ticaretimizi etkileyecektir. Bu yüzden Husilere itidalli olmalarını söyleyin'”
Yemen’in büyük bölümünü kontrol eden İran destekli Husiler, Filistinlilere destek olmak için Kızıldeniz’den geçen gemilere Kasım 2023’ten beri saldırıyor. Kızıldeniz’deki saldırılar, küresel ticari geçişlerin yaklaşık yüzde 12’sinin yapıldığı Süveyş Kanalı’ndan gemilerin geçmesini engelledi. Süveyş Kanalı, Asya ile Avrupa arasındaki ticari taşımacılık için hayati öneme sahip.
Husilerin Kızıldeniz’in girişindeki Babülmendep Boğazı’ndan geçen gemilere saldırması küresel ticareti sekteye uğratmış ve birçok deniz taşımacılığı şirketinin gemilerini Ümit Burnu rotasına yönlendirmesine yol açmıştı. Gemilerin Afrika’nın etrafından dolaşması sevkiyat süresini yaklaşık 10 ila 14 gün uzatabiliyor. Bu da navlun ve sigorta maliyetlerini keskin bir şekilde artırıyor.
Kızıldeniz’deki gemilere yönelik saldırıların sebep olduğu ticari aksamalar nedeniyle ABD’li elektrikli araç üreticisi Tesla, Berlin fabrikasındaki otomobil üretimini geçici olarak durduracağını, çoğunluk hissesi Çinli Geely’e 0175.HK ait otomobil üreticisi Volvo Cars ise Belçika’daki fabrikasında üretimi üç günlüğüne durduracağını açıklamıştı.
Bunun üzerine ABD ve İngiltere, Yemen’deki Husilere karşı deniz ve havadan misilleme saldırıları düzenlemişti. İran ise bu saldırılardan ötürü ABD ve İngiltere’yi kınamıştı.
ÇİN İLE İRAN’IN TİCARİ İLİŞKİLERİ
Çin son on yıldır İran’ın en büyük ticari ortağı olsa da iki ülke arasındaki ticari ilişki orantısız bir durumda.
Ticaret analiz şirketi Kpler’in tanker takip verilerine göre, Çinli petrol rafinerileri geçen yıl İran’ın ihraç ettiği ham petrolün yüzde 90’ından fazlasını satın aldı. ABD’nin İran’a yönelik yaptırımları nedeniyle ABD’li ve Avrupalı şirketler İran petrolünü alamazken, bu durumu fırsat bilen Çinli şirketler İran petrolünü yüksek iskontolu olarak satın aldı.
Buna karşın, İran petrolü Çin’in ham petrol ithalatının yalnızca yüzde 10’unu oluşturuyor. Çin’in enerji ihtiyacını karşılamak için başka ülkelerden birçok tedarikçisi var.
İranlı kaynakların verdikleri bilgiye göre, Çinli yetkililer Çin ile bağlantılı herhangi bir geminin saldırıya uğraması ya da Çin’in çıkarlarının herhangi bir şekilde etkilenmesi durumunda İran’ın Çin’i büyük bir hayal kırıklığına uğratacağını belirttiler. İranlı kaynaklardan biri, Çin’in İran için önemli olduğunu fakat İran’ın Yemen’deki Husilerin yanı sıra Gazze, Lübnan, Suriye ve Irak’ta da vekilleri bulunduğunu ve bölgesel ittifaklarının karar alma sürecinde önemli bir rol oynadığını ifade etti.
İranlı kaynaklar, İran’ın Husiler, Lübnan Hizbullah’ı, Hamas ve Irak ile Suriye’deki milisleri içeren “Mukavemet Mihveri” ittifakının lideri olarak oynadığı rolün, Gazze yüzünden bölgesel bir savaşın içine çekilmemek için başka bir güvenceyle dengelenmesinin gerektiğini belirttiler.
]]>