Milliyetçi Hareket Partisi, yeni çalıştaya hazırlanıyor…
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin talimatıyla düzenlenecek çalıştay, “Güçlü Türk aile yapısı, sağlıklı toplum ve lider ülke Türkiye” vizyonu çerçevesinde, 14-15 Eylül günlerinde yapılacak.
MHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Selim Yurdakul, çalıştayın amacı ve ele alacağı konulara ilişkin açıklamada bulundu.
TALİMAT BAHÇELİ’DEN GELDİ
Türk milletinin temel taşı ailenin, birçok tehdit ve sınamayla karşı karşıya olduğunu, kültürel erozyon, ekonomik zorluklar toplumsal değerlerin aşınması gibi risk ve tehdidin, aile kurumunu derinden etkilediğini söyleyen Yurdakul, bu kapsamda, MHP Kadın Aile Çocuk ve Engelli Politikalarından (KAÇEP) sorumlu il başkanları ve parti kurullarının bir süredir çalışma yaptığını belirtti.
Genel Başkan Yardımcısı Yurdakul, bu çalışmalara ilişkin ön raporu sundukları Genel Başkan Bahçeli’nin de “aile kurumunun muhafaza edilmesi, güçlendirilmesi ve geleceğe hazırlanması” amacıyla çalıştay yapılması talimatını verdiğini bildirdi.
Bu çerçevede, öncelikle 81 ilin KAÇEP il başkanıyla konuyu detaylı istişare ettiklerini anlatan Yurdakul, çalıştayın içeriğinin hem ülke çapında hem de yerel boyutta yapılan anketler, gözlemler, bilim insanlarıyla yapılan görüşmeler ve değerlendirmeler sonucunda belirlendiğini aktardı.
KONU BAŞLIKLARI BELLİ OLDU
Yurdakul, çalıştayda aile kurumunun, “Toplumsal ve Demografik Değişimlerin Getirdiği Riskler ve Aile, Küresel Tehditler Karşısında Aile ve Çocuklar-Gençler, Dijital Bağımlılık, Madde Bağımlılığı ve Aile, Bireyselleşme ve Modernleşmenin Demografik, Sosyolojik Etkileri (Yaşlılar-Yalnızlar), Ekonomi ve Aile, Eğitim ve Rehberlik Danışmanlık Hizmetleri ve Aile, Sağlık ve Aile, Din ve Aile, Aile ve Sosyal Hizmetler, Aile, Çevre ve İklim, Anayasal Güvence, Hukuk ve Aile, Kültür, Medeniyet ve Aile” alt başlıklarıyla masaya yatırılacağını kaydetti.
Akademisyen, bilim insanı, STK, dernek temsilcileri, siyasetçi ve iş insanlarının katılacağı çalıştayda öncelikle durum tespiti yapılacağını, daha sonra ortaya konulacak risk ve tehditler ile çözüm önerilerinin birleştirileceğini anlatan Yurdakul, rapor haline getirilecek çalıştay sonuç bildirgesinin, Genel Başkan Bahçeli’ye sunulduktan sonra kamuoyuyla paylaşılacağını dile getirdi.
“TÜRK MİLLETİ NEZDİNDE FARKINDALIK MEYDANA GETİRMEK İSTİYORUZ”
MHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Selim Yurdakul, şöyle konuştu:
Çalıştayımızın amacı, Türk aile yapısını korumak, aile kurumunun muhafaza edilmesi, güçlendirilmesi ve geleceğe hazırlanması olacaktır. Aynı zamanda MHP olarak aile politikalarıyla ilgili bilimsel ve detaylı bir yol haritasını oluşturmaktır. MHP olarak çalıştayın sonunda oluşturulacak rapor sayesinde, ‘küresel tehditler ve nüfus değişikliklerine karşı ailenin korunması, ailelerin yaşam kalitesinin artırılması, aile merkezli sosyal politikaların kapsam ve verimliliğinin artırılması, dijitalleşme döneminde aile dinamiklerinin korunması ve geliştirilmesi ile ailelerin ani ve kapsamlı tehditler karşısında direnç geliştirme kapasitesinin artırılması’ amacıyla yasama organı çerçevesinde kanuni değişiklikleri gündeme getirmek ve Türk milleti nezdinde farkındalık meydana getirmek istiyoruz.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Furkan Can
Editör
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“KOŞULSUZ BİAT EDECEKSİN”
“… Seçimden hemen önce tarafıma İl Başkanlığı içerisindeki toplantıda MHP İl Başkanı Selçuk Alıç, İlçe Başkanı Ayhan Toy kendilerine koşulsuz biat etmem yönünde telkinde bulundular.
Seçimlerden sonra 15.04.2024 günü Ayhan Toy ve diğer 10 meclis üyesinin bulunduğu toplantıda istifa etmemiz yönünde belge imzalattılar. Benimle birlikte birkaç meclis üyesi bu evrakı imzaladık. İmza atmayanlar da oldu.
Toplantı halindeyken istifa etmemiz yönünde sunulan evrakın eksik olduğu, tarih kısmının boş olduğunu söyledik. Ayhan Toy da ‘Tarih kısmı boş kalacak, biz daha sonra dolduracağız’ dedi.
Ben neden olduğunu sorduğumda da ‘Burada demokrasi yok, teşkilatımız ne yönde karar verirse siz de bu karara uymak zorundasınız’ dedi.
“BELEDİYEDEN ARANINCA İSTİFA ETTİĞİMİ ÖĞRENDİM”
18 Nisan 2024 günü 14.00 sıralarında MHP İl Başkanlığında toplantı halindeydik. Ben toplantıdan çıktıktan sonra imzalamış olduğum istifa dilekçesi grup vekili Aziz Gündüz tarafından belediyeye götürülüp teslim edilmiştir.
Benim belediyeye evrakın götürüldüğünden haberim yoktu. Eksik bilgi olması sebebi ile belediye personelinin beni araması sonrası evrakın belediyeye götürüldüğünü öğrendim.
Belediyeye gittiğimde buradaki dilekçemi alarak yırttım. Şu an elimde durmaktadır. Kendi rızam ile yırtık vaziyette olan dilekçeyi sizlere dosyaya sunmak için teslim ediyorum.
Ben belediyede bulunduğum esnada Ayhan Toy, Yazı İşleri Müdürü olan Efraim beyi arayarak ‘Nasıl olur da dilekçesini geri teslim edersiniz ve yürürlüğe koymazsınız’ şeklinde telefon aracılığı ile görüşmeleri oldu. Ben de görüşmeye şahit oldum.
“CAN GÜVENLİĞİMDEN ENDİŞELİYİM”
Benim istifam konusunda herhangi bir gerekçe belirtmediler. Beni meclis üyesi olarak almak isteyenler de kendileriydi. Benim elimden seçilme hakkımı almaya çalışmaktadırlar.
Ayhan Toy ile yapmış olduğumuz telefon görüşmesinde bana ısrarla ‘Neredesin sen, çabuk buraya gel, neredesin ben oraya geliyorum’ diyordu.
Selçuk Alıç ve Ayhan Toy isimli kişiler benim seçilmiş bir kişi olmama rağmen bana karşı mobbing uygulayarak istifa etmem yönünde baskı bulunmaktadırlar.
Bana baskı kuran Selçuk Alıç ve Ayhan Toy isimli şahıslardan davacı ve şikayetçiyim. Can güvenliğinden endişe duymaktayım. Çağrı üzerine koruma talep ediyorum.”
“FAZİLET KARA, KENDİSİ ÇALIŞMAK İSTEMEDİ”
MHP Merkez İlçe Başkanı Ayhan Toy da konuya ilişkin yaptığı açıklamada Fazilet Kara’nın MHP İl Teşkilatı fikirlerinin kendisine uymadığını belirterek çalışmak istemediğini söylediğini savundu. Toy, “Kimseyi bizle çalışmaya zorlamayız. Kara’ya istemediği takdirde istifa edebileceğini söyledik” dedi.
Durumdan MHP Genel Merkezi’nin de haberinin olduğunu ifaden eden Toy, Fazilet Kara’nın bugün yada yarın partiden istifa edeceğini belirtti.
]]>Toplantının ana gündeminde temmuzda Washington’da yapılacak zirvenin hazırlıkları, Ukrayna’ya desteğin artırılması ve NATO’nun 75’inci kuruluş yıl dönümü kutlaması yer alıyor.
NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, toplantı öncesinde basına yaptığı açıklamada, “NATO tek bir ciddi taahhüt üzerine kurulmuştur, bu da bir müttefike yapılan saldırı, tüm müttefiklere yapılmış demektir. Bu temelden yola çıkarak tarihin en güçlü ve başarılı ittifakını kurduk. Geçen 75 yılda NATO’nun açık kapısı demokrasinin Avrupa çapında yayılmasına yardımcı oldu” ifadesini kullandı.
Stoltenberg, Ukrayna’daki duruma değinerek, “Ukrayna’nın acil ihtiyaçları var. Destek sağlamadaki herhangi bir gecikmenin savaş alanında sonuçları olacaktır. Bu nedenle desteğimizin dinamiklerini değiştirmemiz gerekiyor” diye konuştu.
Bu nedenle bakanların Ukrayna’ya askeri desteği güvenilir ve öngörülebilir hale getirmeyi ele alacaklarını belirten Stoltenberg, “Desteğimizi sürdürmek için çok yıllı bir mali taahhüdü de tartışacağız. Bu toplantı Washington Zirvesi’ne hazırlanırken, bu konularda fikir birliğine varılması için zemin hazırlayacak” değerlendirmesini yaptı.
100 MİLYAR DOLARLIK UKRAYNA FONU
Stoltenberg basına yansıyan, müttefiklere 100 milyar dolarlık Ukrayna fonu oluşturulmasını teklif edeceği yönündeki haberlerle ilgili yorum yapmayacağını vurgulayarak, şunları kaydetti:
“Teklifin ayrıntılarına girmeyeceğim. Desteği daha sağlam, daha öngörülebilir hale getirmek amacıyla NATO çerçevesinde desteğimizi kurumsallaştırmanın yollarını tartışıyoruz. Bugün ve yarın yapılacak toplantıda nihai karar alınmayacak. Umarız fikir birliğine doğru ilerleyeceğiz ve ardından zirveye kadar bir anlaşmaya varacağız.”
Bu teklifin Donald Trump’ın ABD’de başkan seçilmesi olasılığına karşı önlem olup olmadığı sorusuna Stoltenberg, “Bu teklifi tartışmamızın nedeni, savaş alanındaki durumu görmemizdir. Ukrayna’da durumun ne kadar zorlu olduğunu görüyoruz. Bu nedenle NATO müttefiklerinin yaptığı her şeyi memnuniyetle karşılıyoruz. Aynı zamanda daha fazlasını yapmamız gerektiğini de görüyoruz. Ukraynalıların daha fazla desteğe ihtiyaçları var ama aynı zamanda daha öngörülebilir ve uzun vadeli desteğe de ihtiyaçları var” yanıtını verdi.
Stoltenberg, ABD Kongresinin Ukrayna’ya destek üzerinde bir an önce anlaşmaya varmasını beklediğini vurgulayarak, bunun ABD’nin çıkarına olacağının altını çizdi.
İlk günkü toplantıların ardından bakanlar, yarın NATO’nun kuruluşunun 75’inci yıl dönümü için yapılacak törene katılacak. Bakanlar, ikinci günde ayrıca NATO-Ukrayna Konseyi Toplantısı’nda buluşacak, Ukraynalı mevkidaşları Dmitro Kuleba’dan sahadaki son durumla ilgili bilgi alacak.
Bakanlar son oturumda Asya-Pasifik bölgesindeki ortakları Avustralya, Japonya, Yeni Zelanda, Güney Koreli mevkidaşlarıyla bir araya gelecek. Bu toplantıda, Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell de hazır bulunacak.
Toplantılara, İsveç Dışişleri Bakanı Tobias Billström de ittifakın en son üyesini temsilen katılacak. Finlandiya 4 Nisan 2023’te üye olmuş, İsveç ise 7 Mart’ta NATO’ya 32’nci üye olarak katılmıştı.
]]>BİTLİS
Valilikten yapılan açıklamada; olası olayların önüne geçmek, halkın can ve mal güvenliğini sağlamak için 03-17 Nisan’da yapılacak basın açıklaması, oturma eylemi ve anket yapılması, çadır ve stant kurulması/açılması, imza kampanyası düzenlenmesi, bildiri, broşür ve el ilanı dağıtılmasının yasaklandığı bildirildi.
Valilikten yapılan açıklamada şöyle denildi:
-Eylemler ile saldırı olaylarının önüne geçmek, vatandaşlarımızın can ve mal güvenliklerini sağlamak, terör örgütlerinin planlarını bertaraf etmek ve bu bağlamda, milli güvenliğin sağlanması, kamu düzeni ve genel sağlığın korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, temel hak ve özgürlükler ile başkalarının hak ve özgürlüklerinin ve genel asayişin devamının temini ile şiddet olaylarının yaygınlaşmasının önlenmesi amacıyla; Bitlis coğrafi sınırları içerisinde 03/04/2024 tarihini saat:00.01’den 17/04/2024 tarihi saat:23.59’a kadar 15 gün süre ile; Valilik ve Kaymakamlık makamlarınca uygun görülenler hariç olmak üzere, 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu hükümlerine göre düzenlenecek gösteri yürüyüşü, açık hava toplantıları ve kapalı yer toplantılarının 2911 Sayılı Kanun’un ilgili hükümlerine istinaden yasaklanması, Valilik ve Kaymakamlık makamlarınca uygun görülenler hariç olmak üzere, basın açıklaması, oturma eylemi ve anket yapılması, çadır ve stant kurulması/açılması, imza kampanyası düzenlenmesi, bildiri, broşür ve el ilanı dağıtılması ve her türlü protesto eylemi şeklindeki faaliyetlerin de 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’nun 11. Maddesinin (a) ve (c) fıkra hükümleri gereğince belirtilen tarihler arasında yasaklanması, yine yukarıda belirtilen tarihler arasında, ilçelerimizden veya çevre illerden bireysel veya toplu olarak veya ilimiz güzergâhını kullanarak, başta yukarıda belirtilen örgütsel çağrılarda bahsedilen konu ve benzer konulara ilişkin her türlü kanuna aykırı eylem/etkinliklere katılım sağlanmasının önlenmesi amacıyla, kanuna aykırı eylem/etkinliklere katılması muhtemel şahıs/şahıslar/grup/grupların 5442 sayılı İl İdaresi Kanununun 11. Maddesinin (c) fıkra hükümleri gereğince, ilimiz ve ilçelerimize girişlerine, buralardan bireysel veya toplu olarak çıkışlarına izin verilmemesine karar verilmiştir.
SİİRT
Siirt Valiliği’nden yapılan açıklamada, Pervari ilçesi ve bağlı tüm köylerde 3 Nisan Çarşamba günü saat 01.00’den itibaren ikinci bir emre kadar sokağa çıkma yasağının ilan edildiği duyuruldu.
Açıklamada, “İlimize bağlı Pervari ilçe merkezi ve bağlı tüm köylerde, 5442 Sayılı İl İdaresi Kanunun ilgili maddeleri gereğince; 3 Nisan 2024 tarih ve saat: 01.00’den geçerli olmak üzere ikinci bir duyuruya kadar sokağa çıkma yasağı ilan edilmiştir. Söz konusu yasağa vatandaşlarımızın uyması kendi can ve mal güvenlikleri açısından önem arz etmektedir” denildi.
VAN
Valilikten yapılan açıklamada, kent genelinde 3 Nisan’dan geçerli, 17 Nisan da dahil olmak üzere 15 gün süreyle Valilik ve Kaymakamlık makamlarınca uygun görülenler hariç olmak üzere, 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu hükümlerine göre düzenlenecek gösteri yürüyüşü, açık hava toplantıları ve kapalı yer toplantılarının yasaklandığı belirtildi.
]]>Toplantı öncesinde AA’ya açıklamalarda bulunan TFF Başkanı Büyükekşi, “Bugün İstanbul’da Avrupa Kulüpler Birliği toplantısına ev sahipliği yapıyoruz. Bundan da büyük memnuniyet duyuyoruz. Avrupa kupalarının formatı önümüzdeki sezondan itibaren değişti. UEFA’nın genel sekreter vekili, Avrupa’daki ve Türkiye’deki kulüplerin yöneticileri burada. Onlara sunum yapılacak ve formatı detaylı olarak anlatacaklar” ifadelerini kullandı.
Türk futbolunun son 2 yılda UEFA ülke puanı sıralamasında 20.’likten 9.’luğa yükseldiğini hatırlatan Mehmet Büyükekşi, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Gelecek sezon 5 takımla Avrupa kupalarında mücadele edeceğiz. Beş takımımızın olması ülke puanı için çok daha önemli olacak. Ülke puanı sıralamasında 6, 7 ve 8. takımlar arasında çok büyük puan farkı yok. Onları yakalayabiliriz. Türkiye’nin burada alacağı pozisyon son derece önemli. Bu toplantı, bundan sonra alacağımız pozisyon için de aydınlatıcı olacak. Futbolda en önemli şeylerden biri de yeni ilişkiler geliştirmek. Bu toplantıları, UEFA ve Avrupa kulüplerinin yöneticileriyle ikili ilişkileri sağlamlaştırmak adına son derece faydalı görüyoruz.”
“Türkiye Kupası formatını değiştirdik”
TFF Başkanı Mehmet Büyükekşi, Süper Lig’de şampiyonluk için play-off sisteminin gündemlerinde olmadığını belirterek, şunları kaydetti: “Şu anda lig şampiyonumuz Şampiyonlar Ligi’ne, Türkiye Kupası’nı kazanan takım da Avrupa Ligi’ne katılıyor. Gelecek sezondan itibaren Türkiye Kupası’nın formatını değiştirdik. Kupayı daha heyecanlı bir hale getiriyoruz. Hypercube şirketine Süper Lig’de play-off olup olmaması konusunda bir çalışma yaptırmıştık. Kulüplerimiz çıkan play-off şartlarını uygun görmedikleri için de şu an gündemimizde play-off yok. Hedeflerimizden biri de Süper Ligi 18 takıma düşürmek. 18 takıma düştükten sonra da play-off olmadan yolumuza devam edeceğiz. Bu yıl 4 takım, önümüzdeki sezon 4 takım, bir sonraki sezon da 3 takım düşecek ve Süper Lig ideal halini alacak.”
Marchetti: “Artık grup aşamasında takımlar daha fazla maç yapacak”
UEFA Genel Sekreter Vekili Giorgio Marchetti de bugün İstanbul’da önemli bir toplantı gerçekleştireceklerini belirterek, “Gelecek sezondan itibaren UEFA kulüpler müsabakalarında format değişikliğine gidiyoruz. Şampiyonlar Ligi, Avrupa Ligi ve Konferans Ligi’nde yeni bir formatımız olacak. Bu toplantıda formatın neden değiştiğini, yapılacak değişikliklerle kulüplerimizin ne gibi faydalar elde edeceğini anlatacağız. İşin arka planını anlatacağız ve detaylarına ineceğiz. Artık grup aşamasında takımlar daha fazla maç yapacak.” ifadelerini kullandı.
Marchetti, yeni formatın kulüplerin oynayacakları maç sayısını arttırıp arttırmayacağı yönündeki soruya, “Bildiğiniz gibi bütün değişiklik kararlarını, atacağımız adımların hepsini kulüplerin bilgisi dahilinde yapıyoruz. Kulüpler bizim en önemli paydaşlarımız. Böyle bir değişikliğin olacağını biliyorlardı, hatta talep de onlardan geldi. İster büyük olsun ister küçük olsun Avrupa’daki bütün kulüplerin Avrupa kupalarında daha fazla maç oynama ihtiyacı var. Onlar tamamen bu değişikliklerimizin arkasında. Bu değişiklikler bizim için de önemli bir çizgi değişikliği olacak.” yanıtını verdi.
Türk takımlarının son dönemde Avrupa kupalarındaki başarılı performansına da değinen Marchetti, “Türk takımlarının performanslarını takip ettik. İyi performanslar gösterdiklerini gördük. Rakamlar da bunları söylüyor. Yaptığımız değişikliklerle daha fazla takımın katılım listesine etki edeceğini göreceğiz. Ne kadar başarılı olursanız o kadar fazla takımla Avrupa kupalarına katılma şansınız olacak. Sistemde, hesaplamalarda bazı değişiklikler yaptık. Bu başarı devam ettiği müddetçe, gelecek sezonlarda Türk kulüplerinin fayda görmesi muhtemel. Bunun ülkelerine de katkısı olacak.” değerlendirmesinde bulundu.
]]>Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile Birleşik Krallık Uluslararası İş ve Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Kemi Badenoch, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Merkez Ofisinde 7. Dönem Türkiye-Birleşik Krallık Ekonomik ve Ticaret Ortak Komitesi (JETCO) toplantısında bir araya geldi.
İmza töreninin ardından bir konuşma yapan Bolat, 7. Dönem JETCO toplantısının verimli geçtiğini belirterek, önce mevkidaşı ile ikili görüştüğünü, ardından yuvarlak masa toplantısında iş insanlarının da katılımıyla iki ülke arasındaki ticari konuları ele aldıklarını bildirdi.
Birleşik Krallık’ın Türkiye’nin en önemli ticaret ortakları arasında yer aldığını belirten Bolat, “İki ülke arasında 2022 yılındaki ticaret hacmi yaklaşık 19 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmiş ve 2023 yılında da aynı seviye korunmuştur. Nitekim Birleşik Krallık, yaklaşık 12,5 milyar dolar düzeyinde ihracat ile ülkemizin en önemli dördüncü ihracat partneri konumundadır” ifadelerini kullandı.
Bolat, Birleşik Krallık’ın karşılıklı yatırımlar alanında da Türkiye’nin önemli bir partneri olduğunu, 8,3 milyar dolarlık doğrudan yatırım ile Türkiye’de en çok yatırımı bulunan 5. ülke konumunda olduğunu söyledi.
TOPLANTI DEĞERLENDİRMESİ
JETCO toplantısının olumlu bir atmosferde gerçekleştiğini aktaran Bolat, şöyle devam etti:
“Toplantının sonunda, Birleşik Krallık ile Türkiye arasında birçok önemli alanda işbirliğini güçlendirecek protokol metni ve eylem planı imzalandı. Söz konusu protokol ve eylem planı, iki dost ve yakın ülke arasındaki ticaret, yatırım, müteahhitlik, teknik müşavirlik hizmetleri, bilim, teknoloji, gümrük gibi alanların yanı sıra kültür, çevre, enerji ve ulaştırma gibi alanları da kapsamaktadır. Toplam 26 maddeden oluşan eylem planı, 7. Dönem JETCO toplantısında ele alınan kararların eyleme dönüştürüldüğü maddeleri içermektedir. Alınan 26 maddelik karar, uygulanabilirliği açısından somut hedeflerin belli bir sürede gerçekleştirilmesini hedeflemektedir. Bu anlamda da kararlar, iki ülke arasındaki ilişkileri daha ileri götürme açısından çok önemli bir adımı teşkil edecektir.”
JETCO kapsamında Türk ve İngiliz iş insanları ve yatırımcılarının katılımlarıyla Yuvarlak Masa Toplantısını gerçekleştirdiklerini belirten Bolat, toplantıda iki ülke ilişkilerinde önde gelen ihracatçı firma ve yatırımcıların bir araya geldiğini söyledi.
Bolat, toplantıların iki ülke ekonomisi, ikili ticaretin geliştirilmesi ile ilave yatırım artırılması noktasında çok önemli ilerlemeler sağlayacağına işaret ederek, “7. Dönem JETCO toplantısının çok verimli geçtiğini ve iki ülke ilişkilerine çok büyük bir ivme katacağına inanıyorum. 2020 yılında imzalanan Türkiye-Birleşik Krallık Serbest Ticaret Anlaşması, iki ülkenin ilişkilerinde mükemmel bir ivme kazandırdı. İki ülke bakanlıkları serbest ticaret anlaşmasının geliştirilmesi ve yeni alanlara genişletilmesi konusunda kendi iç müzakerelerini şuanda yapmaktadır. 2024 yılı içerisinde Türkiye-Birleşik Krallık Serbest Ticaret Anlaşması’nı daha yeni alanlara da geliştirme konusunda müzakereleri başlatmayı ümit ediyoruz.”
]]>ASGARİ ÜCRET NE ZAMAN BELLİ OLACAK?
AKP’li Muhammed Emin Akbaşoğlu asgari ücretin açıklanacağı tarihe ilişkin açıklamalarda bulundu.
“Asgari ücrette iki görüşme yapıldı. Geçtiğimiz dönemde pandeminin olumsuz şartları nedeniyle asgari ücret iki kez belirlendi. Bu süreçte yıllık olarak belirleneceği Çalışma Bakanlığımız tarafından paylaşıldı. 3. görüşme önümüzdeki hafta yapılacak. İşçi ve İşveren sendikaları asgari ücreti belirleme noktasında ana unsurlar olarak karşımıza çıkıyor. Burada Çalışma Bakanlığı bir hakem gibi görev yapıyor. Bu hafta cumaya kadar belli olacaktır. Asgari ücretliyi hiçbir zaman enflasyona ezdirmedik ezdirmeyeceğiz. Biz işverenlerimizi de desteklemek durumundayız. Şuan 500 TL prim desteği veriyoruz”
ASGARİ ÜCRETTE İKİNCİ RANDEVU GERÇEKLEŞTİ
Toplantıya Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Burak Akkol ve Türk-İş Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Ağar katıldı.
Toplantının ardından açıklama yapan Türk-İş Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Ağar şunları söyledi:
“Rakam belli olmadığından dolayı bir şey söyleme imkanımız yok. Geçim şartları belli. Asgari ücretle çalışan insanların geçinemediği belli. Bilhassa büyükşehirlerde 10 bin TL’den aşağıya ev kirası yok. Bunları iyi değerlendirmek lazım. Bu insanların alım gücünü düşünerek hareket etmek gerekir.
Bu hafta içi tekrar bir araya gelerek bu işin sona erdirilmesini istiyoruz. Asgari ücretin insanımızı mutlu edecek bir şekilde sonuçlanmasını biliyoruz.
İşveren tarafından ya da hükümet tarafından rakam gelecek ki biz de ‘evet’ ya da ‘hayır’ diyelim.”

İŞÇİLERDEN ÇARPICI AÇIKLAMALAR
Komisyon toplantılarına katılan Adana Şehir Hastanesi’nde temizlik işçisi olarak çalışan Hatice Akgedik ve karayollarında 9 yıldır taşeron olarak çalışan Durmuş Öztürk ikinci asgari ücret görüşmesinden sonra soruları yanıtladı.
Öztürk toplantı sonrasında yaptığı açıklamada “Bizim çocuklarımız da var. İster istemez bizim çocuklarımız da meyve yemek istiyor. Bizim çocuklarımız da peynir yemek istiyor. Bunları yiyemiyor. Gelişimleri zayıf oluyor. Biz neden yaşam şartlarına uygun yaşamıyoruz? Çocuklarımız okula gidiyor, 10 lira para istiyor veremiyoruz. Bundan daha önce çocukların Öğretmenler Günü vardı. Oğlum geldi dedi ki; ‘Baba, Öğretmenler Günü kutlayacağız. Bana 10 lira para verir misin’ dedi. Ben de dedim ki; ‘Oğlum 10 lira param yok’, ‘Herkes Öğretmenler Günü’nü kutlayacak, bizde neden para olmuyor’ dedi. Şöyle düşündüm, o akşam da sabaha kadar da uyuyamadım. Bir yerlerden, çocuğuma 10 lira verebilmek için borç aldım” ifadelerine yer vermişti.
Asgari ücret tespit komisyonunda kadın işçileri temsil eden Hatice Akgedik ise şunları söylemişti:
“İşçiler beslenemiyor. En azından pazara gittiğimiz zaman temel ihtiyaçlarımızı almak zorundayız ama alamıyoruz. Yarısını alıyoruz, yarısını alamıyoruz. Bir markete gittiğimiz zaman temel ihtiyaçlarımızı alamıyoruz. Asgari ücretli insanlar gerçekten zor durumda.
Alım gücümüz bitti. İnanın ben bunu sayın işverenlerime de başkanlarıma da bakanlarıma da söyledim ilk toplantıda. Alım gücü bitti insanların. ‘Semt pazarlarında insanlar yerlerden çürük meyve toplayıp evlerine götürmek için nasıl mücadele ettiklerini bir görün’ dedim.”
AĞAR: RAKAM TELAFUZ EDİLMEDİ
Geçen hafta gerçekleşen ikinci toplantının ardından açıklama yapan Türk-İş Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Ağar ise toplandıda rakam konuşulmadığını belirterek şunları söylemişti:
“Rakam belli olmadığından dolayı bir şey söyleme imkanımız yok. Geçim şartları belli. Asgari ücretle çalışan insanların geçinemediği belli. Bilhassa büyükşehirlerde 10 bin TL’den aşağıya ev kirası yok. Bunları iyi değerlendirmek lazım. Bu insanların alım gücünü düşünerek hareket etmek gerekir.
Bu hafta içi tekrar bir araya gelerek bu işin sona erdirilmesini istiyoruz. Asgari ücretin insanımızı mutlu edecek bir şekilde sonuçlanmasını biliyoruz.
İşveren tarafından ya da hükümet tarafından rakam gelecek ki biz de ‘evet’ ya da ‘hayır’ diyelim.”
MOODY’S DE DEVREYE GİRDİ
Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nda görüşmeler sürerken Türkiye’nin kredi notunda ve görünümünde bir artışa gitmeyen kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s, bunun nedenlerini açıklarken gündemdeki asgari ücret zammına dair dikkat çeken bir uyarıda bulundu.
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s tarafından açıklanan Türkiye raporunda asgari ücrete ilişkin “Yakın vadeli temel risk, talep yönlü enflasyon baskılarını daha da artırabilecek aşırı ücret artışları. Diğer ücretler için de gösterge olan asgari ücret, her yıl ocak ayında artırılıyor” ifadelerine yer verildi.
‘AÇLIK SINIRI ALTINDA PAZARLIĞA KAPALIYIZ’
Asgari ücret pazarlığında taraflardan henüz bir rakam duyulmasa da işçi tarafı açlık sınırının altında bir rakamın pazarlık konusu olmayacağını belirtti. Açlık sınırı kasım ayı itibariyle 14 bin 500 TL seviyesinde bulunuyor.
Öte yandan işçi ve işveren tarafı asgari ücretteki görüş farklılığına rağmen vergi indirimi konusunda mutabık. Her iki taraf, ücretler üzerindeki vergilerin kademeli olarak azaltılmasında hemfikir.
Merkez Bankası’nın (TCMB) enflasyon tahminlerinin tutması durumunda açlık sınırı Temmuz 2024’te 18 bin 500 TL’yi, Aralık 2024’te ise 21 bin TL’yi aşacak.
TCMB 2024 sonunda resmi enflasyonun yüzde 36 olmasını bekliyor. Asgari ücrete tek zam olması durumunda yıl sonuna kadar asgari ücrette en az yüzde 36’lık kayıp olacak.
]]>