Tsunami – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Sat, 13 Jul 2024 21:29:38 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Marmara için yeni hazırlık: 19 tsunami erken uyarı istasyonu kuruldu https://www.foxhaber.com.tr/marmara-icin-yeni-hazirlik-19-tsunami-erken-uyari-istasyonu-kuruldu/ https://www.foxhaber.com.tr/marmara-icin-yeni-hazirlik-19-tsunami-erken-uyari-istasyonu-kuruldu/#respond Sat, 13 Jul 2024 21:29:38 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8836 Beklenen İstanbul depreminin yıkıcı etkisi kadar Marmara Denizi kıyılarında oluşturacağı tsunami ihtimali de endişe yaratıyor. 

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü, İl Afet Risk Azaltma Planı (İRAP) kapsamında yerleştirilmesi planlanan 20 adet yeni ‘Çok Disiplinli Tsunami Erken Uyarı’ istasyonlarından 19’unu devreye aldı. 

Yapımı devam eden İmralı istasyonunun devreye alınmasıyla birlikte daha önce yapılan 28 istasyonla birlikte toplam erken uyarı sistemi sayısı 48’e ulaşılmış olacak. 

Türkiye genelinde faaliyet gösteren istasyonlar sayesinde depremin ardından 7 dakika içerisinde tsunami olup olmayacağı yönünde vatandaşların uyarılabileceğini belirten Kandilli Rasathanesi Müdürü Haluk Özener, istasyon sayısını arttırarak süreyi 4 dakika seviyesine indirmeyi planladıklarını söyledi.

“13 FARKLI ÜLKEDE 19 TANE KURUMA TSUNAMİ UYARI MESAJI YOLLUYORUZ”

Tsunami Erken Uyarı Sistemi hakkında bilgi veren Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Haluk Özener, şöyle konuştu:

– Hepimizin bildiği gibi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü sadece Türkiye’de değil, Ege, Akdeniz, Karadeniz ve bağlantılı denizlerde tsunami uyarı merkezi. Bu merkezin görevi sadece Türkiye’ye değil bize abone olan 13 farklı ülkede 19 tane farklı kuruma biz tsunami uyarı mesajı yolluyoruz.

-Bir denizde bahsetmiş olduğum denizlerde veya karadan 100 kilometre içeride, 5 buçuğun üzerinde bir deprem olduktan sonra bu depremlerin tsunami yaratma riski bulunuyor.

-Enstitümüzde bu konuda bir depremden sonra arkadaşlarımız bir algoritma çalıştırdıktan sonra bunun bir tsunami yaratma imkanı varsa bunu Türkiye’de AFAD aracılığıyla kamuoyuyla paylaşılıyor. Onun dışında dediğim gibi farklı ülkelere gönderiliyor” ifadelerini kullandı.

“MARMARA DENİZİ’NDE TSUNAMİ OLMA RİSKİ VAR”

Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü’nün 10 yılı aşkın süredir bu konuda yetkili olduğunu söyleyen Haluk Özener, şöyle konuştu: 

-Sadece Türkiye içinde değil, bakın şu ana kadar Harita Genel Müdürlüğü’nün kurmuş olduğu 20 tane deniz seviyesi istasyonlarının verileri Kandilli’ye geliyor. Bizim kurmuş olduğumuz 8 tane daha öncesinde deniz seviyesi istasyonları var.

-Tsunami istasyonları diyoruz, mareograf diyoruz. Fakat önceki 8 tanenin farklılıkları, içinde sismik gözlem yapan cihazların da olmasıydı. Bununla birlikte İl Afet Risk Azaltma Planı (İRAP) kapsamında, tabii ki bunun büyük ölçekteki organizasyonda TARAP, Türkiye Afet Risk Azaltma planı.

-Marmara Denizi çevresinde yakın alan tsunamisini belirlemek için Kandilli’ye verilmiş bir görev var. Yani hepiniz biliyorsunuz olası bir Marmara depremi, Marmara Denizi içinde olacak ve özellikle meydana gelecek heyelanlardan dolayı tsunami olma riski var.

-Biz de mümkün olan en kısa sürede vatandaşlarımıza tsunami riskine karşı haberdar etmek için bu istasyonları kuruyoruz. Bu görev bize verildi.

“TARAP KAPSAMINDA 50 TANE İSTASYONU TAMAMLAMAYI DÜŞÜNÜYORUZ”

Projenin bütçesinin Cumhurbaşkanlığı Strateji Bütçe Başkanlığı tarafından tahsis edildiğini belirten Özener, şu ifadeleri kullandı:

-Marmara Denizi çevresinde 20 tane ilk etapta tsunami istasyonu kurmaya başladık. Bunların 19 tanesini hayata geçirdik. Bu istasyonlar sadece deniz seviyesi gözlem istasyonu değil, aynı zamanda içinde sismik gözlem cihazlarının olduğu, meteorolojik parametrelerin gözlemlendiği istasyonlar, bu istasyonların bazılarında da GNSS alıcıları var. Yani yer kabuğu hareketlerini belirleyen istasyonlar var.

-Ekranda da gördüğünüz üzere Marmara Denizi’nin çevresine yani farklı illerde Yalova, Bursa’ya bağlı, Balıkesir’e bağlı istasyonlarımız var. Tekirdağ’da var, Edirne’nin sahil kesimlerinde var.

-Denizin içine İstanbul’da, Büyükada’da, Demokrasi ve Özgürlükler Adası’nda, aynı zamanda en son istasyon da İmralı Adası’na kurulacak. Bunlarla ilgili gerekli bütün izinler kurumlardan alınmış vaziyette.

-Dediğim gibi son bir tanesi kaldı. İstasyon sayısı 47 oldu, 48 olacak ve bundan sonraki aşamada da bu istasyona biz sadece Marmara özelinde değil, tüm kıyı şeridinde, Türkiye’nin etrafında sayılarına 30 tane daha ilave etmeyi düşünüyoruz.

-Toplam İRAP dolayısıyla TARAP kapsamında 50 tane istasyonu tamamlamayı düşünüyoruz.

“4-5 DAKİKA CİVARLARINA İNDİRMEYİ PLANLIYORUZ”

Sistemin ne kadar süre önce uyarı vereceğini de açıklayan Özener, şöyle konuştu:

-Uluslararası standartlarda biz bir deprem olduktan sonra 7 dakika içerisinde bir tsunaminin olup olmayacağını AFAD üzerinden vatandaşlarla paylaşacağız. Dolayısıyla uluslararası standartlar 7 dakika, Marmara Denizi için istasyon sayımızı ne kadar arttırırsak bu uyarı mesajını daha erken verme şansımız var.

-Biz bunu 4-5 dakika civarlarına indirmeyi planlıyoruz. Yine enstitümüzün İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile birlikte yürütmüş olduğu projeler kapsamında, tüm Marmara Denizi içindeki İstanbul’a bağlı ilçelerde tsunami tahliye tabelaları kuruldu.

-Dolayısıyla tsunami konusunda gerçekten İstanbul üzerinde özellikle çok ciddi çalışmalar yapılıyor. Bununla birlikte özellikle vatandaşları bir konuda uyarmak istiyorum. Yani bizden uyarı beklemelerine de gerek yok aslında.

-Olası bir Marmara depreminde, deniz kıyısındaysanız yani kıyıya yakın yerlerdeyseniz deprem olduktan sonra meraklı gözlerle deniz kenarına gidip de denizin çekildiğini seyretmektense mümkün olan en hızlı sürede kendinizi güvende hissedeceğiniz ve yüksek rakımlı yerlere doğru kendinizi tahliye etmenizde fayda var.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/marmara-icin-yeni-hazirlik-19-tsunami-erken-uyari-istasyonu-kuruldu/feed/ 0
Her yıl yaklaşık 500 bin deprem meydana geliyor https://www.foxhaber.com.tr/her-yil-yaklasik-500-bin-deprem-meydana-geliyor/ https://www.foxhaber.com.tr/her-yil-yaklasik-500-bin-deprem-meydana-geliyor/#respond Sat, 16 Mar 2024 09:00:28 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4739 ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezine (USGS) göre, dünyada her yıl yaklaşık 500 bin deprem meydana geliyor. Sismologlar, dünyadaki sarsıntıların sadece yüzde 20’sinin insanlar tarafından hissedildiğini ve her yıl yaklaşık 100 depremin hasara yol açtığını belirtiyor.

NASA’ya göre ise büyük depremler dünyanın eksenini kaydırabilir ve böylece bir günün uzunluğu değişebilir.
Bilim insanları, 2004’te meydana gelen 9,1 büyüklüğündeki Sumatra depreminin, günün uzunluğunu 6,8 mikrosaniye kısalttığını düşünüyor.

Dünyada son yüzyılda yaşanan yıkıcı depremlerde yüz binlerce kişi hayatını kaybetti ve milyonlarca kişi evsiz kaldı.
USGS’de yer alan bilgilere göre, dünya tarihinin en şiddetli 10 depremi, Güney Amerika ve Asya-Pasifik ülkelerinde yaşandı.

EN ŞİDDETLİ DEPREM 9,5 BÜYÜKLÜĞÜNDE

Dünya tarihindeki en şiddetli deprem, Şili’de 22 Mayıs 1960’ta meydana geldi. Yaklaşık 1000 kilometrelik alanda hissedilen 9,5 büyüklüğündeki deprem sonucunda 1655 kişi hayatını kaybetti, 3 bin kişi yaralandı, 2 milyon kişi evsiz kaldı.

Ülkede 550 milyon dolarlık hasara neden olan deprem sonucu oluşan tsunami, 10 bin kilometrelik alana yayılarak Hawaii, Japonya ve Filipinler’e kadar ulaştı. Dev dalgalar sonucu Hawaii’de 61, Japonya’da 138, Filipinler’de 32 kişi yaşamını yitirdi.

En şiddetli ikinci sarsıntı olarak kayıtlara geçen Alaska depremi, 28 Mart 1964’te meydana geldi.

Üç dakika süren 9,2 büyüklüğündeki deprem, tsunamiyi tetikledi. Sarsıntı ve ardından oluşan dev dalgalar, 128 kişinin hayatını kaybetmesine neden olurken, yaklaşık 310 milyon dolarlık hasar oluşturdu.

14 ÜLKEYİ ETKİLEDİ

Bugüne kadar en uzun süren deprem Sumatra’da 26 Aralık 2004’te meydana geldi. 9,1 büyüklüğündeki deprem, yaklaşık 10 dakika sürdü. Sarsıntı sonucunda oluşan metrelerce yükseklikteki dev dalgalar, Endonezya’nın yanı sıra Asya’nın kuzeyi ve Afrika’nın doğusunda 14 ülkeyi etkiledi.

En çok ölüme neden olan doğal afetlerden biri olarak kabul edilen depremde yaklaşık 230 bin kişi hayatını kaybetti. Deprem ve tsunami nedeniyle 1 milyon 700 bin kişi evsiz kaldı.

Japonya’nın Tohoku bölgesinde 11 Mart 2011’de yaşanan deprem, ülkede bugüne kadarki en şiddetli deprem olarak kayıtlara geçti. 9 büyüklüğündeki deprem, okyanus tabanında 1 kilometrelik kırık oluşturdu, bunun sonucunda ülkenin kuzeydoğu kıyılarında tsunami yaşandı.

Deprem ve sonrasında yaşanan tsunaminin neden olduğu 19 bin can kaybının yanı sıra Fukuşima nükleer santralinde sızıntı meydana geldi.

RUSYA’DA 9 BÜYÜKLÜĞÜNDE DEPREM

Rusya’nın kuzeydoğusundaki Kamçatka’da 4 Kasım 1952’de meydana gelen 9 büyüklüğündeki deprem, Hawaii kıyılarında yüksek dalgaların oluşmasına neden oldu.

Şili’de 27 Şubat 2010’da meydana gelen 8,8 büyüklüğündeki depremde 500’den fazla kişi hayatını kaybetti, binlerce kişi yaralandı.

Şili’nin yanı sıra Peru, Ekvador, Kolombiya, Kosta Rika ve Panama gibi Latin Amerika ülkeleri, deprem sonrası oluşan tsunamiden etkilendi.

30 milyar dolarlık hasara neden olan depremde 1,8 milyon kişi mağdur olurken, 500 binden fazla ev, tadilat edilemeyecek şekilde hasar gördü.

Ekvador ve Kolombiya kıyıları yakınlarında 31 Ocak 1906’da meydana gelen 8,8 büyüklüğündeki depremde, yaklaşık 1000 kişi yaşamını yitirdi. Depremin ardından oluşan tsunami, okyanusu geçerek Japonya’ya kadar ulaştı.
Alaska’nın Rat Adaları açıklarında 4 Şubat 1965’te görülen 8,7 büyüklüğündeki deprem, dalga boylarının 10 metreyi bulduğu tsunamiye neden oldu.

ÜÇ AY ARAYLA İKİNCİ YIKICI DEPREM

Endonezya’nın kuzeybatısında bulunan Sumatra Adası’nda Aralık 2004’te gerçekleşen 9,1 büyüklüğündeki yıkıcı depremin yaraları sarılırken, yaklaşık 3 ay sonra 28 Mart 2005’te yerin 30 kilometre altında 8,6 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.

Afette 1400’den fazla kişi hayatını kaybederken, depremin tetiklediği tsunami nedeniyle yüzlerce kişi yaralandı.
Tibet’te 15 Ağustos 1950’de yaşanan 8,6 büyüklüğündeki depremde en az 1500 kişi öldü. Çin ve Hindistan’da birçok şehri de etkileyen deprem, heyelanlara yol açtı. Bunun sonucunda yüzlerce yapı zarar gördü.

ATEŞ ÇEMBERİ

“Ateş Çemberi” olarak adlandırılan Pasifik Deprem Kuşağı, dünyadaki tüm depremlerin yüzde 90’ına, büyük sarsıntıların ise yaklaşık yüzde 80’ine kaynaklık ediyor.

Büyük Okyanus havzasını çevreleyen deprem kuşağı, “Pasifik Ateş Çemberi” olarak biliniyor. Yaklaşık 40 bin kilometre uzunluğundaki kuşak, Şili’den kuzeye doğru Güney Amerika kıyıları, Orta Amerika, Meksika, ABD’nin batı kıyıları ve Alaska’nın güneyinden Aleut Adaları, Japonya, Filipinler, Yeni Gine, Güney Pasifik Adaları ve Yeni Zelanda’ya kadar uzanıyor.

“Alp-Himalaya Deprem Kuşağı” adıyla bilinen ikinci büyük deprem kuşağı, Endonezya’dan başlayarak Himalayalar ve Akdeniz üzerinden Atlas Okyanusu’na kadar ilerliyor.

Türkiye’nin büyük bir bölümü de bu deprem kuşağında yer alıyor.

KUZEY AMERİKA

Kuzey Amerika’da birkaç büyük deprem bölgesi bulunuyor. Alaska’nın orta sahilinde, kuzeyden Anchorage ve Fairbanks’e uzanan bölgenin yanı sıra Pasifik levhası ile Kuzey Amerika levhasının birbirine sürttüğü, Britanya Kolumbiyası’ndan Baja Meksika’ya kıyı şeridi boyunca uzanan bölgede deprem faaliyetleri görülüyor.

Meksika’daki aktif deprem bölgesi, Puerto Vallarta kenti yakınından Guatemala sınırındaki Pasifik kıyılarına kadar uzanıyor.

Orta Amerika’nın batı sahillerinin çoğu, Kokos ve Karayip levhaları sınırı, sismik açıdan aktif durumda bulunuyor.

Kıtadaki diğer bir faaliyet bölgesini ise Jamaika’dan Güneydoğu Küba’ya ve Haiti ile Dominik Cumhuriyeti arasında bir yay (Karayip levhası) oluşturuyor.

GÜNEY AMERİKA VE ASYA

Kolombiya ve Venezuela’nın Karayip kıyıları da dahil Güney Amerika’daki en aktif deprem bölgeleri, kıtanın Pasifik sınırı boyunca uzanıyor.

Asya’daki depremler yoğun olarak Endonezya takımadalarının etrafını saran Avustralya levhası ve üç kıtasal levhanın arasında uzanan Japonya’da görülüyor. Dünyanın büyük deprem bölgelerinden bir diğeri olan Orta Asya’da fay hareketliliği, Karadeniz’in doğu kıyılarından güneye doğru İran ve Pakistan’a, Hazar Denizi’nin güney kıyıları boyunca uzanan bir alanda gerçekleşiyor.

AVRUPA VE AFRİKA

Kuzey Avrupa, İzlanda’nın aktif volkanik faaliyet bölgesi hariç, büyük deprem bölgelerinden uzakta bulunuyor.
Türkiye ve Akdeniz kıyılarına doğru, güneydoğuya uzanan kuşakta (Alp-Himalaya kuşağı) deprem riski artıyor.
Yaşlı bir kütle olduğu için diğer kıtalara kıyasla çok daha az deprem bölgesine sahip Afrika’da deprem faaliyetleri, Sahra’da, kıtanın orta kesiminde kaydediliyor.

Doğu Akdeniz kıyıları, özellikle Arap levhasının Avrasya ve Afrika levhaları ile sınır oluşturduğu Lübnan, en aktif bölgeler olarak öne çıkıyor.

Afrika Boynuzu (Aden Körfezi çevresi) yakınındaki bölge de kıtadaki bir başka aktif alanı oluşturuyor.

AVUSTRALYA, YENİ ZELANDA VE ANTARKTİKA

Avustralya kıtasında genel olarak deprem riski düşük veya orta derecedeyken, küçük ada komşusu Yeni Zelanda, dünyadaki aktif deprem bölgelerinden birinin üstünde yer alıyor.

Diğer 6 kıtayla karşılaştırıldığında Antarktika, sismik hareketin en az olduğu kıta konumunda bulunuyor. Bunun nedeni, kıtadaki kara kütlelerinin çok azının, kıta levhalarıyla sınır oluşturması veya yakınında yer alması olarak görülüyor.

Güney Amerika’daki Antarktik (Güney Kutbu) levhasının Skotya levhasıyla karşılaştığı Tierra del Fuego civarındaki bölge ise bunun tek istisnası durumunda bulunuyor.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/her-yil-yaklasik-500-bin-deprem-meydana-geliyor/feed/ 0