Tüketici – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Mon, 24 Jun 2024 21:44:21 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Tüketiciler ‘cayma bedeli’ne itiraz edebiliyor https://www.foxhaber.com.tr/tuketiciler-cayma-bedeline-itiraz-edebiliyor/ https://www.foxhaber.com.tr/tuketiciler-cayma-bedeline-itiraz-edebiliyor/#respond Mon, 24 Jun 2024 21:44:21 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8486 Tüketici Konfederasyonu (TÜKONFED) Başkan Vekili İbrahim Güllü iletişim hizmetlerine yönelik aboneliğini sonlandırmak isteyen tüketiciye işletmeler tarafından “cayma bedeli dayatması” uygulandığını belirterek, tüketicilerin ‘cayma bedeli’ adı altında kesilen faturalara itiraz edebildiğini söyledi.

Güllü, “Abonelik sözleşmesinin tüketici tarafından sonlandırması halinde Abonelik Sözleşmesi Yönetmeliği’nin 8’inci maddesinde yer alan ‘Sağlayıcı, sunmadığı hizmetin bedelini tüketiciden talep edemez’ hükmü gereği sözleşme süresinin ne kadar olduğuna bakılmaksızın kalan aylar için sağlayıcı, tüketiciden bedel talep edemez” dedi.

Güllü, birçok insanın gerek internetten gerekse satıcıdan temin ettiği ürün veya hizmeti aldıktan hemen sonra çeşitli sebeplerle iade etmek durumunda kaldığını belirtti.

“Bununla ilgili tüketiciler birçok sorun yaşıyor, tüketici şikayetleri içerisinde abonelikten kaynaklananların sayısı tüm şikayetler içinde çok önemli bir bölümü oluşturuyor” diyen Güllü, aboneliğini sonlandırmak isteyenlere, tüketiciye istisnasız denilecek şekilde işletmeler tarafından “cayma bedeli dayatması” uygulandığını söyledi.

‘TÜKETİCİ ALDATILIYOR’

Abonelik sözleşmelerinde, kanun koyucu tarafından tüketicinin uzun dönem bağlayıcı sözleşmelerle mağdur olmaması adına birtakım süre sınırlamaları getirildiğini hatırlatan Güllü, şunları kaydetti:

“Sağlayıcılar ve müşteri hizmetleri, tüketiciyi abonelik iptalinden caydırmak için fesih halinde kalan ayların ücretlerini ödemek zorunda olduklarını söylemekte ve tüketici aldatılmaktadır. Abonelik Sözleşmeleri Yönetmeliği’nin 8’inci maddesinde de belirtildiği üzere tüketici almadığı/almayacağı ayların bedelini ödemek zorunda değildir.

Esasen herhangi bir ek menfaat söz konusu değilse hiçbir tüketici, kendisini taahhüt altına sokacak bir sözleşmenin tarafı olmaz dolayısıyla belirsiz süreli abonelik tesis eder. Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 52’inci maddesinde abonelik sözleşmesinin tanımı, dördüncü fıkrasında ise abonelik sözleşmelerinin tüketici tarafından feshedilmesi düzenlenmiştir.”

‘TALEP EDEMEZ’

TÜKONFED Başkan Vekili Güllü, 6502 sayılı yasanın 52’inci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince “Taahhütlü Aboneliklerin” süresinin 1 yıldan uzun olduğu durumlarda cayma bedeli yansıtılamayacağına dikkati çekti.

Kanun yapıcının bu maddeyi düzenlerken kanun gerekçesi olarak tüketicilere belirsiz süreli veya süresi bir yıldan daha uzun olan belirli süreli abonelik sözleşmelerini diledikleri zaman feshetme hakkı verdiğini hatırlatan Güllü, “Kanunun bu maddesinde kanun koyucunun asıl amacının satıcı ve sağlayıcının, tüketiciyi uzun süre kendisine bağlamasını engellemeyi amaçladığı açıktır.” dedi.

Yasaların, satıcı ve sağlayıcılardan, tüketicileri uzun süreli taahhütlerin vereceği zararlara karşı koruduğunu dile getiren Güllü, şöyle devam etti:

“Satıcı, sağlayıcı işletmeler, taahhütlü abonelik sözleşme sürelerini ve aynı sözleşme içeriğindeki birçok hususu tüketici ile müzakere yolu kapalı olarak matbu şekilde sunuyor. Tüketicinin içeriğine etki edemediği ve tüketici ile müzakere edilmeden hazırlanan matbu sözleşme hükümleri haksız şart olarak kabul edilmektedir. Firmalar 24 ay olarak belirli bir paket halinde sunulan sözleşmenin tüketici tarafından 10 veya 12 ay olarak uygulanmasını talep etmesi halinde satıştan kaçınma yoluna başvurmaktadır.”

Güllü, tüketiciyi sözleşmeyi kabule zorlayan bu durumun, 6502 sayılı kanunun haksız şart başlıklı 5’inci maddesi ile satıştan kaçınma başlıklı 6’ıncı maddesinin firmalar tarafından açıkça ihlal edilmesi anlamına geldiğini vurgulayarak, “Abonelik sözleşmesinin tüketici tarafından sonlandırması halinde Abonelik Sözleşmesi Yönetmeliği’nin 8’inci maddesinde yer alan ‘Sağlayıcı, sunmadığı hizmetin bedelini tüketiciden talep edemez’ hükmü gereği sözleşme süresinin ne kadar olduğuna bakılmaksızın kalan aylar için sağlayıcı, tüketiciden bedel talep edemez.” ifadelerini kullandı.

‘TÜKETİCİ HAKEM HEYETİNE BAŞVURABİLİR’

Güllü, satıcı veya sağlayıcıların tüketicilerin faturalarına cayma bedeli yansıtmaları durumunda tüketicilerin cayma bedelinin haksız ve fazla hesaplandığını düşünüyorsa bu konuda haklarını arayabileceklerini belirterek, sözlerini şöyle tamamladı:

“Uyuşmazlığın parasal değerine göre İllerde Ticaret İl Müdürlüğü ilçelerde kaymakamlık bünyesinde oluşturulan tüketici hakem heyetine” (THH) veya arabulucuda mutabakat sağlanamadığı durumda tüketici mahkemesine başvuru yaparak haklarımızı kullanmamız mümkündür. 2024 yılı için tüketici hakem heyetlerine yapılacak başvurularda değeri 104 bin lira altında bulunan uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetlerine başvurulabilecektir.

THH kararlarına karşı taraflar tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde tüketici mahkemesinde itiraz için dava açabilirler. Bu davanın açılması ayrıca tedbir kararı verilmediği sürece THH kararının icrasını durdurmayacaktır. 104 bin lira ve üzerindeki uyuşmazlıklarda ise tüketici mahkemesinde dava açılabilecektir. Bu davanın açılmasından önce zorunlu dava şartı kapsamında Arabulucuya başvurulmuş olması gerekmektedir.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/tuketiciler-cayma-bedeline-itiraz-edebiliyor/feed/ 0
Promosyon savaşları sürüyor https://www.foxhaber.com.tr/promosyon-savaslari-suruyor/ https://www.foxhaber.com.tr/promosyon-savaslari-suruyor/#respond Fri, 21 Jun 2024 21:36:32 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8423 Hanehalkı bütçesinin en büyük harcama kalemlerinden biri olan gıda enflasyonu manşet enflasyon üzerindeki artış seyrini sürdürürken, tüketici, sepetleri küçültüp ürün takibini sıklaştırdı. Özellikle maliyet tarafında başta kira ve işçilik olmak üzere pek çok kalemde yüksek artışlarla karşı karşıya kalan gıda perakendesi sektörü, fiyat ve maliyet arasındaki makasın da oldukça daraldığına dikkat çekiyor. Gıda Perakendecileri Derneği (GPD) Yönetim Kurulu Başkanı Alp Önder Özpamukçu, 2024 yılının enflasyonla mücadele çalışmalarına her zaman olduğu gibi devam edecekleri bir yıl olacağını belirterek, bu noktada devletin ve tedarikçilerin atacağı adımların sektörü önemli ölçüde etkileyeceğini kaydetti.

DARALMA BEKLENİYOR

Türk tüketicisinin enflasyonla yaşamayı bilen bir toplum olduğunu 2023 yılında alınan önlemlerle iç ticarette bir sıkıntı yaşanmadığını kaydeden Özpamukçu 2024 trendlerine ilişkin ise şu değerlendirmeyi yaptı: “2024 yılında bir miktar daralmayı bekliyoruz. Tüketicimiz de temel ihtiyaçlarını karşılama noktasında bilinçli. Hem market harcamalarında hem de yeme içme harcamalarında promosyon ve indirim hassasiyeti yoğun bir şekilde sürüyor. Özellikle hızlı servis restoranları kısmında yoğun rekabet ve tüketici talebi karşısında, fiyatlar ile maliyetler arasındaki makas çok daralmış durumda. Genel eğilim olarak alışveriş sepetlerinin küçüldüğünü, maliyet enflasyonu bazlı fiyatlar neticesinde ciroların artışta olduğunu, tüketici ve rakip işletmeler arasında promosyon savaşlarının sürdüğünü söyleyebiliriz.”

Komisyon oranları tahsilatı engelliyor

Türkiye’deki mevcut ekonomik koşullarla birlikte tedarikçilerin finansal kaynaklara erişim ve tahsilatlarda sorunlar yaşadığını kaydeden Alp Önder Özpamukçu, kredi kartı ile alışveriş oranlarının ise çok yüksek boyutlara ulaştığına dikkat çekti. Özpamukçu, “Kredi kartı ödemelerinin bankalardan tahsil edilmesi konusunda da yüksek maliyetler nedeniyle sıkıntı yaşanıyor. Bununla bağlantılı olarak hem ödeme sistemlerinde, hem de harcama noktaları konusunda maalesef kayıt dışına doğru bir kayma gözlemliyoruz. Enflasyonla mücadelenin yanı sıra kayıt dışı ile mücadelenin de önemli bir gündem olacağını görüyoruz” değerlendirmesini yaptı.

İstihdamda sirkülasyon yaşanıyor

Türkiye’nin döviz bazında pahalı bir ülke haline gelmesi ile birlikte turist ilgisini ve yabancılara ürün ve hizmet satışlarını zorladığını vurgulayan Özpamukçu, bugünlerde sakin seyretmesine rağmen yüksek döviz kurlarının ilave maliyet baskısı yarattığını söyledi. Diğer taraftan sektörün istihdamda  yüksek sirkülasyon nedeni ile sıkıntı yaşadığını aktaran Özpamukçu, “Gençlerimize buradan da bir çağrı yaparak, perakendeyi kısa dönemli bir iş değil önemli kariyer hedefleri sağlayan ve bireysel gelişime önemli katkı sunan bir sektör olarak görmelerini bekliyoruz” dedi.

PERAKENDE SEKTÖRÜNE İLİŞKİN ÖNGÖRÜLERİNİ PAYLAŞTILAR

Metro Türkiye Satın Almadan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Deniz Alkaç: Marka ve ürünlerde tüketici ucuza yöneliyor

Yüksek enflasyon ve aralıksız olarak artan gıda fiyatları alışveriş tercihlerini temelden değiştirirken, pazarda trendler ucuz ürün ve markalara doğru kayışa işaret ediyor. Türkiye’de son 3 yıldır gıda fiyatlarının arttığını ve baz etkisinin devreye gireceği hazirana kadar yükselişin sürmesini beklediklerini kaydeden Metro Türkiye Satın Almadan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Deniz Alkaç, “Daha ucuza doğru markalar arası, ürünler arası kaymalar görülüyor. Marketlerin kendi özel markalı ürünlerine de bir kayış olduğunu görüyoruz. Ekonomik etkenler ve azalan alım gücüyle birlikte tüketici alışkanlıklarındaki değişimlere baktığımızda, kuruyemiş talebi azalırken bisküvi tercihinde artış yaşandığını görüyoruz. Pirinçte talep düşerken makarna satışları artıyor. Kırmızı et, beyaz et ya da balık seçiminde daha uygun fiyatlı çeşitler tercih edilebiliyor” değerlendirmesini yaptı.

FİYATLAR YÜZDE 60 ARTTI

Ramazan’da gıda fiyatlarının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 60 artış gösterdiğini açıklayan Alkaç, şöyle devam etti: “Özellikle mayıs ayından sonra sıkılaşmış para politikalarının etkisiyle ve meyve-sebzede tarla sezonunun başlamasıyla birlikte enflasyonda ciddi bir düşüşün başlayacağını öngörüyoruz. Gıda fiyatlarındaki yükselişin ortaya çıkardığı en büyük risk ise tüketicilerin daha ekonomik ürün arayışına girmesini  fırsat bilenlerin taklit ve tağşiş ürüne yönelmesi, yani gıdada sahteciliğin artırması.”

20 bin üründe süreli değil sürekli iyi fiyat

Metro Türkiye olarak 2024’teki hedeflerini de aktaran Alkaç, bu yıl yeni fiyatlandırma politikalarıyla 20 bine yakın üründe süreli değil sürekli çok iyi fiyat sunduklarını kaydetti. “Çok Al Az Öde’ uygulamamız ile de profesyonel müşterilerimizin en çok talep gösterdiği ve ana ihtiyaçlarının tamamını karşılayan 4 bine yakın ürünümüzde yüzde 20, yüzde 30 hatta yüzde 50’lere varan fiyat avantajı sunuyoruz. Yeni müşterilere de ulaşmamızı sağlayacak bu strateji doğrultusunda satış ekibimizi iki katına çıkardık” diye konuşan Alkaç, bu sayede pazar paylarını da artırmayı planladıklarını dile getirdi.

Türkiye Perakendeciler Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Düzgün: Vatandaşın ana gündemi fiyatlar

Alışverişlerin temel belirleyicisi haline gelen fiyat hassasiyeti, ev dışı tüketimi hane içine kaydırırken, gıda perakendesinde bu yıl durgunluk bekliyor. Türkiye Perakendeciler Federasyonu Başkanı Ömer Düzgün, 2024’te sektörün pek çok zorlukla karşı karşıya kaldığına dikkat çekti.

TENCERE EVDE KAYNIYOR

Düzgün, “Sektör, enflasyon, maliyet artışları ve üretimdeki dalgalanmalar nedeniyle belirsizliklerle mücadele ediyor.  Tüketicilerin alım gücündeki düşüş ve fiyat odaklı olmaları perakende satışları üzerinde değişime neden oluyor. Tüketicinin ana gündemi fiyatlar. Raflardaki tüm fiyatlar inceleniyor, kıyaslanıyor, market arabasına içerik ve gramaj değerlendirilerek ekleniyor” değerlendirmesini yaptı. 

Son iki yılda fiyat hassasiyeti artan tüketicinin önce fiyat karşılaştırması yaptığını aktaran Düzgün, şöyle devam etti: “Ancak market arabalarında geçen yıla kıyasla daha fazla ürün yer alıyor. Çünkü artan maliyetler nedeniyle tüketiciler artık evde yemek yapma ve yeme eğiliminde. Bu da hafta içi ve hafta sonu dışarıda yeme içmeye ayrılan paranın kesildiğini, yeme-içme fiyatlarının gerekenin üzerinde olmasından dolayı vatandaşların tencereyi evde kaynattığına işaret ediyor.” Düzgün, gıda perakendesinin genelinde bir durgunluk gözlemlediklerini, fiyat artışlarındaki yavaşlamaya rağmen başta et grubu olmak üzere vatandaşların gıdaya erişimde zorlandığını kaydetti.

Üreticinin fiyat eğilimi belirsizlik yaratıyor

Üreticilerin döviz ve enerji maliyetlerindeki artışlar karşısında fiyatlarını ayarlama eğilimlerinin sektörde bir takım belirsizlikler yarattığını da aktaran Düzgün, daha cazip fiyatlar nedeni ile ihracata yöneldiklerini kaydetti. Düzgün, “Bu yanlış eğilim, yanlış fiyat politikalarının denetimi maalesef bizim raflarda gerçekleşiyor. Vatandaşlarımızla bizler karşı karşıya kalıyoruz” dedi.

Market ve AVM’lerde kart harcamaları yüzde 161 arttı

Yüksek enflasyon nedeniyle alım gücü, artan fiyatları karşılayamayan vatandaşın market ve alışveriş merkezlerinde (AVM) kartlı harcamaları arttı. Marketlerde geçmişte yüzde 60 olan kartlı alışverişler bu yıl yüzde 85’lere ulaştı. Bankalararası Kart Merkezi’nin Mart 2024 verilerine göre vatandaşların market ve alışveriş merkezlerindeki kredi kartı harcamaları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 161.5 artış gösterdi.

163 MİLYARA DAYANDI

Mart 2023’te kredi kartı ile yapılan harcama tutarı 62 milyar 327 milyon 980 bin TL iken, Mart 2024’te bu tutar 162 milyar 977 milyon 490 bin TL’ye ulaştı. İşlem adedi de aynı dönemde 63 milyon artarak 272 milyon oldu. Mart 2024’te kredi kartı ile işlem başına yapılan ortalama ödeme bir önceki yılın aynı ayına göre iki katına çıktı. Mart 2023’te market ve alışveriş merkezlerinde kredi kartı ile yapılan işlem başına ortalama ödeme 298 lira iken Mart 2024’te bu tutar 599 liraya çıktı.

Market sayısı 52 bini aştı

Türkiye’de marketlerin sayısı geçen yıl sonu itibarıyla 52 bini aştı. Ülkede 400 kişiye 1 market düşerken, yerel market zincirleri de 7 bin 700’e ulaştı. Söz konusu büyümenin büyük kısmı bir önceki yıllarda olduğu gibi yine indirim (discount) marketlerinden geldi. 2019’da 25 bin 493, 2020’de 27 bin 660, 2021’de 30 bin 955 ve 2022’de 38 bin 122 şubeye ulaşan indirim marketler, 2023’te 3 bine yakın yeni şube açarak toplam mağaza sayısında yaklaşık 41 bini aştı. Böylece discount marketlerin pazardan aldığı pay yüzde 80’e yaklaştı. Ortakalan Perakende Raporu’na göre ise 2022’de 5 bin yeni market açılışıyla organize gıda perakendeciliğinde toplam market sayısı 48 bin 660 market ile kapatmıştı.

Atıştırmalıklar ana öğün oldu

Tüm kriz dönemleri tüketim alanında kendi trendlerini oluştururken, 63 aydır kesintisiz artan enflasyon, tüketiciyi gıdada farklı öğünlere ve yüksek maliyetlere maruz bıraktı. Araştırma şirketi Ipsos’un 2023 yılına dair gerçekleştirdiği analizde krizsiz dönemlerde keyif olarak tüketilen atıştırmalıkların artık ana öğün haline geldiğini ortaya koyuyor. “Öğün geçiştirmek eskiden belki sadece zaman kısıtıyla ilişkilendirilen bir davranıştı ancak şimdi ekonomik faydası ile de ön plana çıkıyor: 2023 yılında tüketicilerin yüzde 13’ü atıştırmalık ürünleri ana öğün niyetine tükettiğini söylüyor” tespitinin yapıldığı araştırma, uygun fiyatlı atıştırmalıkların temel gıda ürünlerinin yerine geçtiğini gösteriyor.  Diğer taraftan hane halkının geçen yıl gıda harcaması yüzde 67 artarken, et v et ürünlerinde yüzde 84, süt ve süt ürünlerinde yüzde 62, içecekte yüzde 74’lük artış görüldü.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/promosyon-savaslari-suruyor/feed/ 0
E-Ticaret 33 trilyon TL’ye koşuyor https://www.foxhaber.com.tr/e-ticaret-33-trilyon-tlye-kosuyor/ https://www.foxhaber.com.tr/e-ticaret-33-trilyon-tlye-kosuyor/#respond Sun, 14 Apr 2024 21:21:32 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6090 Pandeminin yarattığı çarpan etkisi ile tüm yaş ve gelir gruplarının hayatında vazgeçilmez bir noktaya ulaşan e-ticaret sektörü, ihracat ve sosyal medyanın yaratacağı domino etkisi ile 2024’te hızlı bir büyüme hedefliyor. Kozmetikten elektronik ürünlere, giyimden yemek siparişlerine kadar her alanda hızlı bir büyüme kaydeden sektör, özellikle enflasyon baskısı altındaki tüketicilerin fiyat performans odaklı alışverişlerinde önemli bir adres olarak öne çıktı. Ekonomide kaldıraç görevini üstlenen e-ticaret sektörünün 2023 yılını yüzde 100 artışla 1.6 trilyon TL işlem hacmi ve 5.3 milyar adet sipariş ile kapattığını açıklayan Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği (ETİD) Başkanı Hakan Çevikoğlu “Aynı şekilde 2022 yılında e-ticaretin genel ticaret içindeki payı yüzde 19.1 iken 2023’te bu oran yüzde 20’lere yükseldi. Geçtiğimiz sene yapılan her 5 alışverişten biri internet üzerinden gerçekleşti. Sektör olarak 2024’ün sonunda 3.3 trilyon liralık ciroya ulaşmayı hedefliyoruz ve e-ihracatın bu rakamlara ulaşılmasında oldukça etkili olacağını düşünüyoruz” değerlendirmesini yaptı.

ÇİN’DEN SONRA İKİNCİYİZ

Sektörle ilgili yorumlarında e-ihracata dikkat çeken Hakan Çevikoğlu, 2028 yılında da bu alanda 37.5 milyar dolarlık bir hedef belirlediklerini kaydetti. Şu anda e-ihracatın genel ihracat içindeki payının yüzde 2.1 olduğunu belirten Çevikoğlu, şöyle devam etti: “Ticaret Bakanlığı da bu oranı 2028 yılında yüzde 10’a çıkarmak için destekler veriyor. Dünya çapında her 4 e-ticaret paketinden biri yurt dışına gidiyor ve ülkemizde ise bu oran 20’nin üzerinde. Hindistan, Latin Amerika ve Çin gibi ülkelerde büyük fırsatlar bulunuyor. Çin’den sonra en çok e-ihracat ürünü olan ülkenin Türkiye olduğunu düşünüyorum.”

Sektörü 5 kategori sürükledi

Sektör verilerine göre tüketicinin online alışverişlerinde 5 kategori öne çıkarken, 2024’te de sektörün yine 5 kategorinin sürükleyici gücü ile büyümesi bekleniyor. Moda ve aksesuar, elektronik ve teknoloji, kozmetik ve kişisel bakım, hizmet, turizm ve seyahat’in en çok işlem gören sektörler arasında yer aldığını kaydeden Hakan Çevikoğlu, “Hatta bu beş sektör, 2022 yılında satış hacmi bakımından e-ticaret sektörün yüzde 63’ünü ve işlemlerin yüzde 66’sını oluşturdu. 2024 yılında da e-ticaret alışverişlerinin bu 5 sektör üzerinde yoğunlaşacağını söyleyebiliriz” dedi.

E-TİCARET SEKTÖRÜNÜN GELECEĞiNi YORUMLADILAR

Trendyol Grubu Ceo’su Erdem İnan: Türkiye için en önemli kırılma e-ihracatta olacak

Pandemiyle birlikte büyük bir sıçrama yaşayan e-ticaret sektörünün Türkiye’de önemli bir büyüme potansiyeli taşıdığını kaydeden Trendyol Grubu CEO’su Erdem İnan, dünyada perakende sektörü içinde yüzde 19.5 pay alan e-ticaretin, Türkiye’de ise yüzde 16 pay aldığını aktardı. Türkiye’nin coğrafi olarak 4 saatlik uçuş mesafesinde 4.2 trilyon dolarlık perakende sektörüne ve 500 milyonluk nüfusa kolaylıkla erişebildiğini anlatan İnan, “Ülkemizde e-ihracatın toplam ihracat içinden aldığı pay yaklaşık olarak yüzde 1 olarak hesaplanıyor. Ticaret Bakanlığımızın bu rakamı 2030 yılında yüzde 10’a çıkarma hedefi var. Dolayısıyla Türkiye için bu yıl en önemli kırılma e-ihracatta olacak.

Küresel olarak e-ticarette en büyük dönüşüm tedarik zincirinde yaşanıyor. Trendyol olarak bizim de e-ihracatta hedeflerimiz büyük. 300 binden fazla satıcımızın tamamının e-ihracatçı, çevremizdeki 500 milyonluk nüfusun da müşterimiz olmasını hedefliyoruz” değerlendirmesini yaptı. 2023’ü satıcıları aracılığıyla 650 milyon dolarlık bir ihracat hacmi ile tamamladıklarını kaydeden İnan “Bu yıl 2.5 milyar dolar, önümüzdeki üç yılda ise yaklaşık 10 milyar dolarlık e-ihracat hacmine ulaşmayı hedefliyoruz. E-ihracat için 2028 yılına kadar 5 milyar dolarlık bir yatırım gerçekleştireceğiz” dedi.

Hepsiburada CEO’su Nilhan Onal Gökçetekin: E-ticarette en önemli değişim online ödemelerde yaşanacak

E-ticarette satış hacmi, sepet büyüklükleri ve işlem sayılarının son 3 yılda keskin bir yükseliş gösterdiğini anlatan Hepsiburada CEO’su Nilhan Onal Gökçetekin, 2024 yılında en önemli değişimin online ödemelerde yaşanacağını kaydetti. “Türkiye’de online ödeme çözümleri, e-ticaret hacminin artmasıyla birlikte giderek daha önemli hale geliyor. Hepsiburada olarak Hepsipay ödeme çözümlerimizi 2023 yılında tüm perakende sektörü oyuncularının kullanımına açtık. 2024 yılı için bu alanı önemli bir gelişim ve büyüme alanı olarak değerlendiriyoruz” diye konuşan Gökçetekin, tüketici tarafındaki trendleri ise şöyle yorumladı: “Tüketicilerin fiyat hassasiyetlerinin arttığını gözlemliyoruz. Bu dönemde e-ticarette doğmuş büyümüş yerli kozmetik markalarına olan talep çok fazla. Tüketicilerin fiyat artış beklentisi, özellikle cep telefonu, güneş gözlüğü gibi yüksek fiyatlı ürünlere olan talebi artırıyor. Tüketiciler fiyat artışlarından etkilenmemek için başta teknoloji ürünleri olmak üzere, üst segment ürünlere yöneldiler.” 2024 yılında en büyük önceliklerinin “tavsiye” olduğunu aktaran Gökçetekin, “2024 Hepsiburada için tavsiye yılı olacak. Link Gelir programımızla C2C iletişimini destekleyerek, aldıkları ürünleri tavsiye eden kullanıcılara aylık 20 bin TL’ye kadar ek gelir kazanma imkanı sağlıyoruz” dedi.

Yemeksepeti CEO’su Mert Baki: Alım gücü tüketicinin en önemli gündem maddesi

Alışveriş alışkanlıklarını değiştiren pandemi sonrasında tüketici için bir alternatif niteliğinde olan ‘mekanda tüketim’in en büyük sektörel rakipleri olduğunu kaydeden Yemeksepeti CEO’su Mert Baki, artan mobilite penetrasyonu ve akıllı cihaz kullanımının ise büyük bir fırsat olduğunu kaydetti. Yaptıkları araştırmalarda tüketicilerin gündemlerini en meşgul eden konulardan birinin alım gücü olduğunu gördüklerini aktaran Baki, “Uygun fiyatlı alternatifler arayan tüketicilerimiz için 2023 yılında hayata geçirdiğimiz kampanyalarımıza bu sene de devam edeceğiz. Sağlıklı yiyeceklerin popülaritesinde belirgin bir artış var. Tüketiciler artık daha bilinçli seçimler yapıyorlar. Restoran sektöründe, ‘mahalle lokantaları ve ev yemekleri’ kategorisi dikkat çekici bir büyüme gösteriyor. Yine bu sektörde lokantaları büyüme oranlarıyla pizza ve tavuk zincirleri takip ediyor. Tüketicilerin kebap ve pide tercihlerinin farklı alternatiflere kaydığını gözlemliyoruz” değerlendirmesini yaptı. 2024’te sektörün büyümeye devam edeceğini aktaran Baki, “Vaktinde teslimat deneyimini en iyi seçenek haline getirme konusuna odaklanacağız. Yemeksepeti Express hizmetlerimizi genişleterek, sipariş süreçlerimizi daha da geliştireceğiz ve kullanıcı memnuniyetini artıracağız” dedi.

Dünyada sosyal ticaret pazarı hızlı büyüyor

OnlIne alışveriş kanalları kullanıcı trendleri ile birlikte her geçen gün genişlerken, sosyal medya tüketici siparişleri için en önemli kanallardan biri haline geliyor. Doğrudan sosyal medya platformlarında gezinerek alışveriş yapmanın artık e-ticaretin yeni normallerinden biri olduğunu ortaya koyan Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği açıklamalarına göre, ABD’de sosyal ticaret kanalları aracılığıyla 37 milyar dolarlık mal ve hizmet satın alınırken, 2025 yılına kadar bu rakamın yaklaşık 80 milyar dolara çıkması bekleniyor. Küresel olarak bakıldığında ise sosyal ticaret pazarının 2025 yılına kadar 2 trilyon doların üzerine çıkması öngörülüyor. Markaların yeni odak alanı olan sosyal medya üzerinden alışverişlerde 2024’te de hızlı bir büyüme bekleniyor.

Sepetler katlandı tüketiciler beş kategoriye ayrıldı

Enflasyon etkisi ve artan talep ile birlikte online alışveriş sepetleri katlanırken, tüketiciler alışveriş motivasyonlarına göre 5 farklı gruba ayrıldı. Ipsos tarafından yapılan araştırmada, son 2.5 yılda hanehalkı harcamalarında 3 katlık bir artış yaşandığına işaret edilerek, “Alışverişçiler online alışveriş motivasyon ve tutumlarına göre 5 farklı gruba ayrılıyor. Kaşifler, minimalistler, indirim takipçileri, araştırmacılar ve seçiciler adını verdiğimiz beş benzersiz alışverişçi personası farklı duygusal ve fonksiyonel ihtiyaçlarla hareket ederek online alışveriş çatısında buluşuyor” tespitleri yapıldı.

Sosyal medyadan alışveriş tüketiciyi mağdur ediyor

Tüketiciler en çok online alışverişlerde, GSM ve internet aboneliklerinde, özel okul fiyatları ile mobilya siparişlerinde sorun yaşıyor. Tüketiciler Konfederasyonu Başkanı Aziz Koçal, online alışverişlerdeki şikayetlerin sosyal medya platformları üzerinden yapılan alışverişlerde yoğunlaştığını kaydetti. Koçal, bu platformlardan verilen siparişlerde ürünün teslim edilmemesi, verilen sipariş harici ürün teslimi şikayetleri olduğunu ifade etti. Tüketici Birliği Federasyonu Başkanı Mehmet Bülent Deniz de tüketicilere, mağduriyet durumunda tüketici hakem heyetlerine başvurmaları çağrısında bulundu.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/e-ticaret-33-trilyon-tlye-kosuyor/feed/ 0
Online alışveriş şikayetleri zirve yaptı https://www.foxhaber.com.tr/online-alisveris-sikayetleri-zirve-yapti/ https://www.foxhaber.com.tr/online-alisveris-sikayetleri-zirve-yapti/#respond Mon, 08 Apr 2024 21:42:31 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5852 Tüketiciler en çok online alışverişlerde yaşanan sorunlar nedeniyle şikayette bulunurken, bunu GSM ve internet abonelikleri, özel okul fiyatları ve mobilya siparişlerinde yaşanan sorunlar izliyor.

Her yıl 15 Mart Dünya Tüketiciler Günü’nün içinde bulunduğu hafta “Tüketiciyi Koruma Haftası” olarak kutlanıyor.

Tüketiciler Konfederasyonu (TÜKON) Genel Başkanı Aziz Koçal, Tüketiciyi Koruma Haftası kapsamındayaptığı açıklamada, tüketicilerin en çok online alışverişler, GSM ve internet abonelikleri, özel okul fiyatları ve mobilya siparişleriyle ilgili sorun yaşadığını anlattı.

ÜRÜN TESLİM EDİLMİYOR

Koçal, online alışverişlerde genellikle ürünün teslim edilmemesi yönünde şikayetlerin öne çıktığını kaydederek, “Sosyal medya platformlarından verilen siparişlerde ürünün teslim edilmemesi, teslim edilenlerin de verilen siparişlerle alakasının bulunmaması, ödenen ücret talep edildiğinde ücretin iade edilmemesi ve muhatap bulunamaması gibi durumlarla karşılaşıyoruz. Tüm uyarılarımıza rağmen maalesef sosyal medya üzerinden sipariş verilmeye devam ediliyor” diye konuştu.

Online satış platformlarından sipariş edilen elektronik ürünlerde ürün kalmadığı yönünde bilgi verilerek ürününün gönderilmemesi, para iadesinin ise 5-6 aylık bir süreçte gerçekleştiği yönde ciddi şikayetler olduğunu dile getiren Koçal, online alışverişlerde 14 günlük cayma süresini bazı satıcıların kabul etmediğini bildirdi.

ÖZEL OKUL FİYATLARINA YÖNELİK ŞİKAYETLER ARTTI

Aziz Koçal, GSM ve internet aboneliklerine yönelik şikayetlere ilişkin, “Firmalar taahhüt süresi bitmeden tüketiciye aldatıcı bilgi verebiliyor. Böylece, tüketicinin 2-3 ay önceden zamlı tarifeye geçmesi sağlanıyor. Ayrıca, taahhütlü abonelikler kapsamında tüketiciye yanıltıcı bilgi verildiğini görüyoruz. Bu durumda, tüketiciler abonelikten vazgeçmek istediğinde cayma bedeli adı altında yüklü fatura ödemesi ile karşı karşıya kalıyor” diye konuştu.

Son aylarda özel okulların fiyatlarıyla ilgili şikayetlerin de zirve yaptığını ifade eden Koçal, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Mobilya türü siparişlerde eksik ve kusurlu teslimatlar, ölçülere uygun olmaması, verilen özel siparişlerin taahhüt edilen sürede teslim edilmemesi, sürekli tüketicinin oyalanması gibi şikayetler yer alıyor. Bu arada finansal kuruluşlara yönelik kredi kartı aidatları, işlem komisyonları gibi şikayetler artmaya başladı.

Bir başka şikayet türü ise kredisini veya kredi kartı borçlarını ödeyemeyen vatandaşların bankalar tarafından varlık şirketlerine devir olan borçları nedeniyle sürekli aranarak taciz edilmeleri, yüklü ödemelerin çıkması, bu şikayetlerin önümüzdeki aylarda yükseleceğini tahmin ediyoruz.”

ŞİKAYETLER ZAMANLA DEĞİŞTİ

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz de tüketicilerin karşılaştıkları sorunların zamanla değiştiğini belirterek, “Örneğin, 25 yıl önce tüketicileri en çok kapıya gelen pazarlamacıların yol açtığı sorun mağdur ederken, günümüzde özellikle internet üzerinden yapılan alışverişlerde şikayetler öne çıkıyor” dedi.

Türkiye’nin, mevcut tüketici hukukunun getirdiği koruma mekanizmasıyla dünyadaki birçok ülkenin yasalarından daha üst standart sağladığını vurgulayan Deniz, “Ancak bir yasa ne denli mükemmel olursa olsun, yasanın koruması ancak tüketicinin hakkını aramasıyla mümkün. Bu nedenle uğradığı mağduriyet konusunda hak arama süreçleri tüketici tarafından işletilmeli” ifadelerini kullandı.

Deniz, tüketicilere, mağduriyet yaşadıklarında mutlaka haklarını aramaları çağrısında bulunarak, şu uyarıları yaptı:

“Mevcut hukuk düzeni tüketicilerin haklarını ararken başvuru yapacakları tüketici hakem heyeti, tüketici mahkemeleri gibi mercilerde ücretsiz ve hızlı şekilde karar çıkması ilkesine dayanıyor. Yani tüketici hakkını ararken, yapacağı hukuki girişimler için herhangi bir ücret ödemiyor. Yine illerde ve birçok ilçedeki ticaret il müdürlüklerinde bulunan tüketici hakem heyetlerine şahsen başvuru yapılabildiği gibi e-devlet üzerinden de Tüketici Hakem Heyetlerine başvuru olanağı bulunuyor.”

Deniz, tüketicilerin hakkını aramaları konusunda yıllar içinde olumlu ve büyük değişimler gözlemlendiğini belirterek, bu değişimde tüketici örgütlerinin büyük payının olduğunu sözlerine ekledi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/online-alisveris-sikayetleri-zirve-yapti/feed/ 0
Ünlü marka tuzağına düşmeyin! Boş arsayı görünce dünyası başına yıkıldı https://www.foxhaber.com.tr/unlu-marka-tuzagina-dusmeyin-bos-arsayi-gorunce-dunyasi-basina-yikildi/ https://www.foxhaber.com.tr/unlu-marka-tuzagina-dusmeyin-bos-arsayi-gorunce-dunyasi-basina-yikildi/#respond Fri, 22 Mar 2024 21:40:06 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5058 Ünlü markaların adlarını kullanarak açılan internet siteleri üzerinden dolandırıcılık yapılıyor.

Adana’da yaşayan Bülent Özdemir de bu dolandırıcılık yönteminin en son mağdurlarından biri oldu.

İstanbul’dan Adana’ya 9 bin 307 liraya televizyon siparişi veren Özdemir, uzun bir süre boyunca satın alma işlemiyle ilgili herhangi bir geri dönüş alamadı.

Firma tarafından Beylikdüzü’nde gösterilen depo ve ofis adresinin aslında boş bir arazi olduğunu fark edince dolandırıldığını anladı.

Türkiye Tüketici Hakları Federasyonu (TUKONFED) Hukuk Kurulu Başkan Yardımcısı Dr. Mücahit Saraçlı, bu profesyonel dolandırıcıların bu tür yöntemlerle birçok vatandaşı mağdur ettiğine dikkat çekerek uyarılarda bulundu.

Saraçlı, tüketicilere, alışveriş yapmadan önce şüpheli durumları dikkatlice değerlendirmelerini ve güvenilir kaynakları kullanmalarını tavsiye etti.

“PROFESYONELCE HAZIRLANMIŞ BİR SİTE”

İnternet sitesinden yaptığı alışveriş nedeniyle mağdur olan Bülent Özdemir, “Geçtiğimiz günlerde internet üzerinden bir televizyon almaya karar verdim. Fiyat araştırması yaparken bir siteye rastladım. Fiyatları ölçülü bir şekilde makuldu. Site aynı zamanda profesyonelce hazırlanmış bir site. Ardından dolandırılmamak için Google üzerinden yapılan yorumları okudum; şikayet sitelerinde muhtemelen kendileri tarafından oluşturulmuş şikayetler vardı. Bu şikayetlerin giderildiğine dair yorumlar da yapılmıştı. Dolayısıyla olumlu bir imaj oluşturulmuştu. Ben de güvenerek televizyonu almaya karar verdim” dedi.

“GOOGLE HARİTALARDAN ARAŞTIRDIM…”

Verilen adreste iş yerinin olmadığını öğrenen Bülent Özdemir, “Sipariş verip ödemeyi yaptıktan sonra bir dönüş olmayınca siteye mesaj gönderdim. Bunlardan sonuç alamayınca dolandırılmış olabileceğimi düşündüm. Siteyi Google haritalar üzerinden araştırdım, verdikleri adreste böyle bir iş yeri olmadığını fark ettim. İnternet sitesi sahibi şirketin bilgilerini almıştım, fotoğraflarını çekmiştim. Vergi numarası olan, vergi levhası olan, ticari faaliyet yürüten bir şirket ama sonuç alamıyorum” şeklinde konuştu.

GÜVENLİ SİTELERDE YER ALAN DETAYLAR

TUKONFED Hukuk Kurulu Başkan Yardımcısı Dr. Mücahit Saraçlı vatandaşları uyararak, “Tüketicilerin çok dikkatli olması gerek. Dikkat etmesi gerekenler neler? Sosyal medya üzerinden reklam veren firmaların, isterseniz şirket olsun, dürüst bir satıcıysa eğer kendi web sitesine yönlendirecektir. Sadece beyaz eşya değil, elektronik eşyada da görülmekte. Bu siteler her tür bilgiyi açık ve net şekilde yazmalı. Şirketin ismi, vergi numarası, ticaret sicil kaydı, açık adresi, telefon numaraları belirtmeli. Diğer yandan cayma hakkı net bir şekilde yazılmış mı ona bakmak gerek. Bunların açık ve net yazıldığı siteler güvenilir” diye konuştu.

“SUÇ DUYURUSUNDA BULUNANCAKLAR”

Saraçlı, “Maalesef fiyatı çok ucuz gösteriyorlar. Böylesine bir ürünün piyasadan o fiyata alınmayacağı da bilinmeli. Birçok vatandaş ve tüketici mağdur olmuş durumda. Yapmaları gereken çok önemli bir nokta var. 6502 sayılı Tüketicileri Koruma Yasası’nın 48. maddesi çok açık ve net. Savcılığa suç duyurusunda bulunacaklar. O sitenin fotoğrafını çekecekler ya da ekran kaydını alacaklar. Göndermiş oldukları ödemenin banka dekontunu da ekleyerek suç duyurusunda bulunacaklar. Savcılık zaten soruşturmasını açarak konuyu devam ettiriyor. Ayrıca Ticaret Bakanlığı’nın 81 ilde il ticaret müdürlükleri var. Buraya da müracaat ederek, bu sitelerin kapatılması, diğer başka vatandaşların da mağdur edilmemesi için yazılı dilekçe ile başvuru yapsınlar. Biraz profesyonelce taktik. Kendi haklarında şikayette bulunup sonra tekrar çözüldü diyerek yazarak güven kazanıyorlar” dedi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/unlu-marka-tuzagina-dusmeyin-bos-arsayi-gorunce-dunyasi-basina-yikildi/feed/ 0