Bakan Kurum, TRT’nin bu yıl 8’incisini düzenlediği TRT World Forum 2024’te “Yarını Dönüştürmek: Eko-Rejenerasyonun Gücü” başlıklı oturumun açılış konuşmasını yaptı.
Dünyanın yaradılışından bugüne belki de en meşakkatli dönemlerinden birini yaşadığını kaydeden Kurum, bir yanda İsrail eliyle Gazze’de sürdürülen korkunç bir soykırım olduğunu, diğer yanda ise Rusya- Ukrayna Savaşı’nın neden olduğu acılarla boğuşulduğunu söyledi.
İnsanların iklim krizinin getirdiği sorunlarla küresel bir yıkımın tam eşiğinde hatta ortasında durduğunu ifade eden Kurum, şöyle konuştu:
“Bu noktada doğamızın kendi kendini yenileyebilme kapasitesini konuşmamız bu konferansta gerçekten çok kıymetli. Bu salondaki tüm katılımcılarla, iklim krizinin insan eliyle oluştuğu konusunda hemfikir olduğumuzu düşünüyorum. Zira tüm bilimsel çalışmalar, iklim değişiminin başlangıç noktası olarak sanayi devrimini işaret etmektedir. Ben de bu ortak kanaati paylaşıyorum ama sanayi devrimiyle başlayan kirlenmenin sadece bir sebep olduğunu değil, insanlığın çarpık doğa anlayışının bir sonucu olduğunu düşünüyorum. İklim değişikliği konusunda mevzubahis doğadır, insandır, ortak evimiz dünyamızdır. Doğa ve insan arasındaki ilişkiyi doğru tanımlamadan atacağımız her adımın parçalı olacağını ve bütünü kapsamayacağını düşünüyoruz.”
Doğa ve insan uyumu söz konusu olduğunda başvuru kaynağının Türk-İslam medeniyeti olduğuna dikkati çeken Kurum, “Bizim medeniyetimiz, dört mevsimin gereklerine en uygun şekilde yurt tutmayı emreden; dağların, ormanların, denizlerin, hayvanların ve bitkilerin doğal durumuna müdahale etmeyen, tek bir dalı bile incitmeyi suç sayan bir medeniyettir.” ifadelerini kullandı.
“Bu adil dünya bir gün mutlaka kurulacaktır”
İstanbul’dan bütün dünyaya Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu adil gelecek vizyonunu ifade etmekten şeref duyduğunu kaydeden Kurum, “Doğasıyla, çevresiyle, ekonomisiyle, demokrasisiyle, insan haklarına saygısıyla daha adil bir dünya mümkündür. ve bu adil dünya bir gün mutlaka kurulacaktır.” dedi.
Kurum, Türkiye’nin Akdeniz Havzası’nda yer alan ve iklim krizinden en çok etkilenen ülkelerden biri olduğunu, buna da yaşanan afetlerle şahitlik edildiğini belirterek, Türkiye’de her yıl 1500’e yakın sel, orman yangını, su taşkını ve kuraklık gibi iklim kaynaklı doğal afetler yaşandığına işaret etti.
Türkiye’de geçen 10 yıllık süreçte yenilenebilir enerji kapasitesini iki katına çıkardıklarını vurgulayan Kurum, “Önümüzdeki 10 yıl içinde güneş ve rüzgar enerjisi kapasitemizi 4 kat daha arttıracağız. Emisyonların yaklaşık üçte ikisi çevremizde gerçekleşiyor. Bu nedenle ulaştırma ve yapılaşma konularında da yenilikçi çözümler bulmaya devam ediyoruz.” diye konuştu.
Kurum, 6 Şubat depremlerini anımsatarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“11 ilimizi, 14 milyon vatandaşımızı etkileyen ve 6 Şubat sabahı tüm Türkiye’yi derin acılara götüren o afette binlerce canımızı yitirdik ama tek yürek olduk. 11 ilimizde asrın birlikteliğini göstererek 453 bin konutun inşa ve yapım faaliyetlerini sıfır atık uyumlu ve enerji verimli uygulamalarla inşa etmeye devam ediyoruz. İnşallah yarın da Sayın Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle Kahramanmaraş’ımızda 155 bininci konutumuzun anahtarlarını söz verdiğimiz gibi vatandaşlarımıza teslim edeceğiz. Tabii ki şehirlerimizi ihya ederken, konutlarımızın dönüşümünü gerçekleştirirken bu konutların iklim değişikliğine uyumlu ve duyarlı olmasını da önemsiyoruz. Sıfır atık anlayışıyla binalarımızı inşa ediyor, gerek yenilenebilir enerjilerden faydalanmak gerekse yağmur sularının toplanmasıyla birlikte tüketimi azaltacak, bize emanet edilen o doğanın suyunu, havasını, yeşilini koruyacak adımları atmaya gayret gösteriyoruz. Kentsel ulaşımda metro, hafif raylı ve tramvay sistemlerimizi de iki katına çıkarmak için yoğun gayret gösteriyoruz.”
Sıfır Atık projesi
Sıfır atık hareketini çok önemsediklerini belirten Kurum, “Sıfır atığın önemini daha iyi anlayabilmeniz için çarpıcı bir gerçeği sizlerle paylaşmak istiyorum. Konuşmama başlayalı 10 dakika oldu. Bu 10 dakikada dünyamızda toplam 5 bin 900 ton plastik atık oluştu ve 370 ton atık da okyanuslara karıştı. 20 deniz kuşu ve 2 kaplumbağa maalesef şu 10 dakika içerisinde öldü ve yine bu 10 dakikada 77 hektar ormanlık alan yok olmuştur. Şu geçen 10 dakikada çöpe attığımız 25 bin ton gıdayla tam 2,2 milyon Gazzeli kardeşimizin bir haftalık gıda ihtiyacını çöpe atmış oluyoruz.” değerlendirmesini yaptı.
Kurum, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayesinde yürütülen Sıfır Atık projesinin insanlığı küresel israf uçurumundan kurtarmanın en önemli adımı olduğunu söyleyerek, “Türkiye de bu kapsamda 193 bin binada sıfır atık yönetim sistemini kurmuş ve toplamda 60 milyon ton atığı geri kazandırmış, bu çerçevede tam 498 milyon ağacın kesilmesinin önüne geçilmiştir. Yeni dönemde Sıfır Atık hareketimizi tüm ülke geneline yaygınlaştıracağız. 7 bölgemizde Sıfır Atık pilot ilçeleri belirleyecek ve depozito yönetim sistemimizin kurulumunu ülke genelinde 2025 yılı sonuna kadar uygulamaya geçireceğiz.” diye konuştu.
İklim Kanunu bu yıl yasalaşıp yürürlüğe girecek
İklim Kanunu’nun bu yıl içerisinde yasalaşıp yürürlüğe girerek, iklim değişikliği konusunda atılacak adımlara kolaylık sağlayacağını vurgulayan Kurum, şöyle devam etti:
“İki hafta boyunca can Azerbaycan’da COP29 toplantılarına katıldık. Sayın Cumhurbaşkanı’mızın liderliğiyle 2053’e ilişkin stratejilerimizi, hedeflerimizi tüm dünyayla paylaştık. Türkiye olarak, iklim krizinin maliyetini bu krizin oluşmasında en ufak katkısı olmayan devletlere yüklemenin adaletsizlik, vicdansızlık ve insafsızlık olduğunu en yüksek sesle dile getirdik. Dünyanın en zengin yüzde 1’lik kesiminin en yoksul yüzde 66’lık kesiminden daha fazla karbon salınımına neden olduğu bir ortamda bu adaletsizliğin devam etmemesi gerektiğini de en gür sesle tüm dünyaya ilettik ve bu tezimizi savunduk. İnsanlık doğanın yeniden kendisini toparlamasını istiyorsa finansal destek meselesini süratle çözmelidir ve herkes verdiği sözü acilen yerine getirmelidir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin tarihsel sorumluluğu yok denecek kadar azdır. Yani dünyanın kirletilmesinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin suçu neredeyse yoktur. Ama bugün uğraştığımız, 1,5 santigrat derecede tutmaya çalıştığımız ortalama sıcaklığımız için bu mücadeleyi veriyoruz.”
Kurum, Filistin meselesine değinerek konuşmasını, “Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğiyle tüm Türkiye adil bir dünya için, Filistin’in özgürlüğü için, Filistinli kardeşlerimizin gür sesi olmaya devam ediyor. Bugün Türkiye Cumhuriyeti Devleti, İsrail’le ilişkisini tamamen dondurmuş ve tüm dünya ülkelerine baktığımızda Filistin’e en çok yardım yapan ülkedir. Bu kararlılığımız ve duruşumuzdan asla ödün vermeyeceğiz. Ne pahasına olursa olsun Filistinli kardeşlerimizin yanında durmaya devam edeceğiz. Filistin’in özgürlüğünü, dünyanın 5’ten büyük olduğunu Sayın Cumhurbaşkanımız her yerde dile getirmeye devam edecek.” şeklinde tamamladı.
Oturumda, Absolute Foods Kurucusu ve Üst Yöneticisi (CEO) Agam Khare, EKI Enerji Hizmetleri, Uluslararası İşletmeler Kıdemli Genel Müdürü Bhuwan Shukla, Çevre Savunma Fonu Küresel İklim İş Birliği Müdürü Christopher Dekki, E+ Enerji Geçiş Enstitüsü İcra Direktörü Dr. Rosana Rodrigues dos Santos ve Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı Türkiye Ülke Ofisi Temsilcisi ve Ülke Direktörü Stephen John Cahill konuşma yaptı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Atatürk Anıtı önünde düzenlenen törene Türkiye’nin Bakü Büyükelçisi Cahit Bağcı, Askeri Ataşe Tuğgeneral Gaffar Gören, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) Bakü Temsilcisi Ufuk Turganer, Büyükelçilik çalışanları, Türk kurumlarının temsilcileri ve Türk eğitim kurumlarının öğrencileri katıldı.
Saat 09.05’teki saygı duruşunun ardından anıtın yakınında bulunan Büyükelçilik’teki Türk bayrağı yarıya indirildi. Büyükelçi Bağcı, anıta çelenk bıraktı, törende İstiklal Marşı okundu.
Törende konuşan Bağcı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve ebediyete intikal etmiş tüm kahramanları, gazileri ve şehitleri rahmet ve şükranla andığını belirtti.
Bağcı, hayatını ülkesine ve milletine adayan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ülkenin içinde bulunduğu zorluklara ve sahip olduğu kısıtlı imkanlara rağmen milletinden aldığı güç ve destekle Türk milletinin kaderini ve tarihin akışını değiştirdiğini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini kurduğunu söyledi.
Atatürk’ün “Yurtta sulh, cihanda sulh” sözlerinin bugün de Türk dış politikasının temel yol gösterici ilkesi olmayı sürdürdüğünü dile getiren Bağcı, “Atatürk, döneminin çok ötesindeki devlet anlayışı, ileri görüşlülüğü ve milletine olan inancıyla sadece Türk milletine değil tüm dünyaya örnek olmuş bir devlet adamıdır. Fikir ve eserleriyle yaşadığı dönemin çok ötesine damgasını vurmuş bir liderdir.” dedi.
Bağcı, devlet, millet, vatan ve bayrağın en büyük değer ve Türk toplumunu birbirine bağlayan ortak paydalar olduğunu vurgulayarak, “Atatürk’ün bizlere vasiyeti, çağdaş uygarlık düzeyinde olmak, bayrağımızı şanla, şerefle ve başarıyla tüm dünyada dalgalandırmak, milletimizi ve vatanımızı karşılıksız sevmektir. Bu tarihi sorumluluklarımızı yerine getirmek bakımından usanmadan, yılgınlığa kapılmadan ve şikayet etmeden çalışmak ise gelecek nesillere karşı en büyük sorumluluğumuz ve ödevimizdir.” ifadelerini kullandı.
Atatürk’ün “Azerbaycan’ın sevinci sevincimiz, kederi kederimizdir.” sözlerinin Türkiye’nin Azerbaycan’la kardeşlik ilişkilerine ışık tuttuğuna ve yol gösterdiğine işaret eden Bağcı, “Bugün de tıpkı tarihte olduğu gibi, Ulu Önder Atatürk’ün bizlere gösterdiği hedef doğrultusunda Sayın Cumhurbaşkanlarımız Recep Tayyip Erdoğan ve İlham Aliyev’in güçlü liderlikleri ve iradelerinin açtığı müstesna yolda, Azerbaycan ile kardeşlik ilişkilerimizi geliştirerek daha da derinleştirmeye ve köklerini tarihin derinliklerinden alan ulu bir çınara dönüştürmeye çalışmaktayız.” şeklinde konuştu.
Bağcı, dünya tarihine damga vuran Atatürk gibi bir lidere sahip oldukları için her zaman büyük gurur duyduklarını vurgulayarak, şunları kaydetti:
“Bundan bir asır önce İstiklal Harbi’ni başlatarak Anadolu topraklarına gömülmeye çalışılan milletimizin önünde yeni bir ufuk açan Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bu milletin en önemli değerlerinden birisidir. Atatürk’e ve Cumhuriyetimize yapılacak en büyük katkı, ülkemizin içinden geçtiği şu kritik dönemde birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize, özellikle de ‘Türkiye Yüzyılı’ hedeflerimize sıkı sıkıya sahip çıkmaktır. Türkiye’nin asıl gücü, insanımızın birliği, beraberliği, kardeşliğidir ve bundan kaynaklanan cesaretidir. Akıl ve alın teriyle geleceğimizi birlikte inşa edeceğiz. Güçlenen Türkiye’nin yükselen yıldızı, amiral gemisi, yerli ve milli savunma sanayimiz ile tam bağımsız, ‘Lider Ülke, Güçlü Türkiye’ hedefimize emin adımlarla yürüyoruz. Güçlü ordumuzla dosta güven, düşmana korku veriyor, mazlumlara umut oluyoruz. Dış politikamızı ‘Yurtta sulh, dünyada sulh’ ilkesi doğrultusunda sürdürüyoruz. Bugün sahada ve masada güçlü Türkiye vardır.”
Bakü Türk Anadolu Lisesi’nde anma programı düzenlendi
Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Bakü Türk Anadolu Lisesi’nde Büyük Önder Atatürk’ün vefatının 86. yılı dolayısıyla anma programı düzenlendi.
Atatürk ve silah arkadaşlarıyla Türkiye ve Azerbaycan’ın bağımsızlığı için canlarını feda eden şehitlerin anısına bir dakikalık saygı duruşuyla başlayan programda iki ülkenin milli marşları okundu.
Programda öğrenciler, Cumhuriyet Oratoryosu ve Atatürk’le ilgili şiirler seslendirdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
ATATÜRK MOZOLESİNE ÇELENK BIRAKTI
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anıtkabir‘deki Atatürk mozolesine çelenk bıraktı. Ardından saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu.

“TÜRKİYE CUMHURİYETİ’Nİ GÜÇLENDİRMEK İÇİN VAR GÜCÜMÜZLE ÇALIŞIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Anıtkabir özel defterine şunları yazdı: “Aziz Atatürk, sizi bir kez daha rahmetle yad ediyoruz. Türkiye Cumhuriyeti’ni güçlendirmek, istikrar içinde büyütmek için var gücümüzle çalışıyoruz. Türkiye Yüzyılı vizyonu ile 85 milyon tek yürek olarak kutlu yolculuğumuzu emin adımlarla sürdürüyoruz. Barışın, adaletin egemen olduğu Türkiye inşa edene kadar durmadan, dinlenmeden yürüyeceğiz. Ruhun şad olsun.”

SÜRÜCÜLER ARAÇLARINDAN İNEREK SAYGI DURUŞUNA KATILDI
Atatürk’ün hayata gözlerini yumduğu 09.05’te tüm yurtta sirenlerin çalmasıyla cadde ve sokaklarında vatandaşlar saygı duruşunda bulundu. Sürücüler araçlarından inerek saygı duruşuna katıldı. Bazı sürücüler de kornaya basarak sirenlere eşlik etti.

Erdem AksoyHaberler.com – PolitikaMustafa Kemal AtatürkTürkiye CumhuriyetiAnıtkabirPolitikaTürkiye3-sayfaGündemYaşam
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bu pislik, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme… Silahlı terör örgütü kurma ve yönetme. Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs etme… Gizli kalması gereken bilgileri, siyasal veya askeri casusluk maksadıyla temin etme… Dolandırıcılık vs. birçok suçtan toplam 45 davada “1” numaralı sanık olarak yargılanıyordu.
Türk ordusuna kumpas kurdu, suçsuz birçok komutanın cezaevine girmesine ve bazılarının hayatlarını kaybetmesine neden oldu.

Kurduğu yapıyı deşifre eden gazeteci ve yazarlara suikast düzenletti, kendine bağlı savcı ve hakimlerin yardımıyla hapse attırdı. ABD’NİN MAŞASI!
En şeytani planı ise 15 Temmuz Darbe Girişimi’ydi. Bu girişime karşı Türk halkı gereken yanıtı verdi. 251 şehit verildi ama bu darbe girişimi şeytani örgütünün devletin tüm kademelerinde kökünün kazınmasını hızlandırdı.
Bu şerefsiz, Türkiye’nin en köklü takımlarından biri olan Fenerbahçe’yi ele geçirmeyince şike kumpası bile kurdu!
Gülen’in Türk halkına yaşattığı en büyük kötülüklerden birisi de üniversite, askeriye, polis ve KPSS sınav sorularını çalıp kendi elemanlarına vermek oldu. Yıllarca sınav sorularını çalarak milyonlarca gencin kaderiyle oynadı!
Elbette Gülen, bu şeytani planları tek başına kuracak zeka ve bilgiye de sahip değildi. Deli saçması konuşmalarına sadece çocukluktan itibaren beyni yıkanan elemanları inandı. Gülen, ABD’nin ülkemize yönelik karanlık planlarının bir maşasıydı. Yaptığı kötülüklerin cezasını öbür tarafta çeker inşallah. Ateşi bol olsun!
***
3 DAKİKADANFAZLAKUCAKLAŞMAKYASAK
Yeni Zelanda’daki Dunedin Havaalanı’nda veda kucaklaşmalarının üç dakikayla sınırlı olduğunu belirten bir tabela asıldı. Tabelada şu uyarı yer alıyor: “Maksimum sarılma süresi 3 dakika. Daha sevgi dolu vedalar için lütfen otoparkı kullanın!”

“Can sıkıntısında kural çıkarmak buna denir” diyebilirsiniz. Ayrıca üç dakika zaten uzun bir süre ve bu süreyi güvenlik görevlileri kronometre tutarak hesaplayacaklarsa komik görüntüler oluşur. Öte yandan Dunedin Havalimanı Yönetimi ise bazen yolcuların son dakika aşk maceralarına atılmak için iniş bölgesini kullandığını söyleyerek, “Havaalanları duyguların merkezidir… Çalışanlarımız yıllar içinde ilginç şeyler gördüler” diye bir açıklama yaptı. Meseleye bu açıdan yaklaşınca “Kibarca uyarmışlar” da diyebiliriz. Yeni Zelanda’da bizdeki gibi futbolcu karşılamaları ve asker uğurlamaları olsaydı ne yaparlardı acaba?
***
İLK ‘FETÖ’ DİYENLER
En güçlü olduğu zamanda terör örgütü lideri Gülen’e destek verenler, 17-25 Aralık Kumpası ve 15 Temmuz’dan sonra dümen kıranlar şimdilerde Gülen’i en çok lanetleyenler arasında yer alıyorlar.
Ancak asıl hatırlanması gerekenler Gülen’i en güçlü zamanında eleştirenler, yaklaşan tehlikeyi deşifre edenler ve ona “FETÖ”, “Fetuş” benzetmesi yapma yürekliliği gösterenler.

Bir suikast sonucu 18 Aralık 2002 tarihinde hayatını kaybeden akademisyen ve yazar Necip Hablemitoğlu, öldürüldüğü için tamamlayamadığı ‘Köstebek’ isimli araştırma kitabında Gülen hareketinin örgütlenme biçimini yazıyordu.
Tehlikeyi en erken fark edenlerden biri de eski DGM savcısı Nuh Mete Yüksel idi. 2002 yılında Cemaat üyelerine dava açan Yüksel, dava düşmesine rağmen FETÖ’nün hedefinde kalmıştı.
Emekli Hakim Albay Ahmet Zeki Üçok ise 2009 yılında TSK içinde Gülen cemaati hakkında soruşturma yürütürken görevinden uzaklaştırıldı ve sonrasında dört yıl dokuz ay cezaevinde yattı.

FETÖ’yü anlattığı ‘İmamın Ordusu’ isimli kitabı daha basılmadan toplatılan Ahmet Şık da soluğu cezaevinde almıştı.
Ergenekon Davası kapsamında tutuklanan gazeteci Nedim Şener de FETÖ üzerine araştıran isimlerdendi.
Emniyet Teşkilatının önemli isimlerinden biri olan Hanefi Avcı ‘Haliç’te Yaşayan Simonlar’ isimli kitabını yazdıktan sonra ‘Devrimci Karargah Davası’ndan tutuklanmış ve uzun süre hapishanede kalmıştı.
‘ODA TV Davası’ kapsamında tutuklanan Soner Yalçın da FETÖ üzerine kararlılıkla giden gazetecilerden biriydi. Bu durum onun da yolunun ceza evinden geçmesine neden oldu.
FETÖ’nün emniyet ve yargı içindeki illegal faaliyetleri hakkında araştırma yapan Doğan Yurdakul da ODA TV Davası kapsamında tutuklanan gazetecilerdendi.
Meclisin renkli simalarından merhum Kamer Genç de FETÖ konusunda kamuoyunu uyaran isimlerden biriydi.
Gülen’in ölüm gününün Ergenekon Davası’nın ilk duruşmasıyla denk gelmesi de ilahi adalet olsa gerek.
İlk FETÖ diyen Defne Joy Foster olmuştu ve o da şüpheli bir ölümle aramızdan ayrıldı. Rahmetli İlhan İrem, 1999 yılında Gülen’e yazdığı ‘Mektup’ başlıklı köşe yazısında ona ‘Fetuş’ deme yürekliliği göstermişti ve yüklüce bir tazminat cezası ödemek zorunda kalmıştı.
Bu cesur insanların listesi Türkan Saylan’dan Uğur Mumcu’ya kadar uzanır.
***
DOLGU YAŞLANDIRIYOR
Estetik dünyasında şimdi de yüz yapısını bozan dolguların çıkarılması trend oldu.
Konuyla ilgili İngiltere’nin ünlü estetiği cerrahı Dr. Julian De Silva şu açıklamayı yaptı:
“30’lu yaşlardaki kadınlar giderek daha fazla yüz yaşlanması şikayetiyle bana geliyor. Bunun nedeni yoğun dolgu yaptırmış olmaları. Dolgu maddesi birikebilir, her zaman doğal olarak tamamen çözünmez ve çıkarılması gerçekten zor olabilir.” Bu şikayetle gelenler de genelde genç kadınlar!

Dolguların ve botoksun genç kadınların yüz yapısını bozarak erken yaşlanmalarına neden oluyormuş.
Botoks en fazla altı ayda geçiyor ama dolgular uzun yıllar yok olmadığı için yüzlerden operasyonla çıkarılması gerekiyormuş.
Genç yaşta dudaklarını şişirenlere şaşırıyorum. Bu işlemi yaptığınızda genelde altı ayda bir tekrarlamanız gerekiyor.
Sonuç ise erken yaşlanma!
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İmza töreninde, “Irak Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Su Alanında İşbirliği Çerçeve Anlaşması” ile “Stratejik Çerçeveye İlişkin Mutabakat Zaptı”, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Irak Başbakanı Sudani tarafından imzalandı.
Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Nuh Yılmaz ile Irak Dışişleri Bakanlığı Dış Hizmetler Enstitüsü Dekanı Hussein Mansour Al-Safi, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanlığı ile Irak Dışişleri Bakanlığı Dış Hizmetler Enstitüsü arasında İşbirliği Mutabakat Zaptını imzaladı.
Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak ile Irak Ticaret Odaları Federasyonu Başkanı Abdulrazaq Al-Zuheere, DEİK ile Irak Ticaret Odaları Birliği Arasında Mutabakat Zaptı’na imza attı.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı ile Irak Cumhuriyeti Kültür, Turizm ve Eski Eserler Bakanlığı Milli Kütüphanesi ve Arşivi arasındaki Mutabakat Zaptı, Devlet Arşivleri Başkanı Uğur Ünal ile Irak Cumhuriyeti Kültür, Turizm ve Eski Eserler Bakanlığı Milli Kütüphanesi ve Arşivi Kültürel İşler Genel Müdürü Prof. Dr. Alaa Abo Alhassan Esmaıl tarafından imzalandı.
Türkiye Cumhuriyeti Diyanet İşleri Başkanlığı ile Irak Cumhuriyeti Sünni Vakfı Divanı Arasında İslami İşler Alanında İşbirliği Mutabakat Zaptı, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş ve Sünni Vakfı Divanı Başkanı Prof. Dr. Mişan Muhyi Alwan tarafından imza altına alındı.
MEDYA VE İLETİŞİM ALANINDA İŞBİRLİĞİNE İLİŞKİN MUTABAKAT ZAPTI İMZALANDI
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun ile Irak Cumhuriyeti İletişim ve Medya Komisyonu Başkanı Dr. Ali Hussein Al-Moayyed, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Irak Cumhuriyeti Hükümeti arasında, Medya ve İletişim Alanında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı’na imza attı.
Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün ile Irak Savunma Sanayii Komisyonu Başkanı Mustafa Ati Hassan, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) ile Irak Cumhuriyeti Savunma Sanayii Komisyonu (DIC) arasında Savunma Sanayii Alanında Stratejik İşbirliği Mutabakat Zaptı’nı imzaladı.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Irak Çalışma ve Sosyal İşler Bakanı Ahmed Jasim Al-Asadi, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Irak Cumhuriyeti Çalışma ve Sosyal İşler Bakanlığı arasında “İstihdam ve Sosyal Güvenlik Alanlarda Mutabakat Zaptı”na imza attı.
Fidan ve Al-Asadi ayrıca Türkiye Cumhuriyeti Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Irak Cumhuriyeti Çalışma ve Sosyal İşler Bakanlığı arasında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zabıtları’nı da imzaladı.
“ENERJİ ALANINDA İŞBİRLİĞİNE İLİŞKİN MUTABAKAT ZAPTI” İMZALANDI
İki ülkenin Milli Eğitim Bakanlıkları arasındaki “Eğitim Alanında İşbirliği Mutabakat Zaptı” Dışişleri Bakanı Fidan ve Irak Eğitim Bakanı Dr. İbrahim Namis El Cuburi arasında imzalandı.
Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Irak Cumhuriyeti Kültür, Turizm ve Tarihi Eserler Bakanlığı arasındaki “Turizm Alanında Mutabakat Zaptı”, Dışişleri Bakanı Fidan ve Irak Kültür, Turizm ve Eski Eserler Bakanı Prof. Dr. Ahmed Fakak Ahmed tarafından imzalandı.
İki ülke arasındaki “Enerji Alanında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı”, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ile Irak Elektrik Bakanı Zeyad Ali Fadhil Al-Rzage arasında imza altına alındı.
İki ülkenin İçişleri Bakanlıkları arasındaki “Güvenlik İşbirliği Mutabakat Zaptı”, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ve Irak İçişleri Bakanı Abdulameer K. Alshimary tarafından imzalandı.
Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Irak Cumhuriyeti Hükümeti arasındaki Sağlık ve Tıp Bilimleri Alanında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptına, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ve Irak Sağlık Bakanı Dr. Salih Mahdi Al-Hasnawi imza attı.
Türkiye Cumhuriyeti Milli Savunma Bakanlığı ile Irak Cumhuriyeti Savunma Bakanlığı Arasında Askeri Eğitim İşbirliği Mutabakat Muhtırası, Milli Savunma Bakanı Sayın Yaşar Güler ile Irak Savunma Bakanı Sabit Muhammed Said El-Abbasi tarafından imza altına alındı.
Güler ve El-Abbasi ayrıca, Türkiye Cumhuriyeti Milli Savunma Bakanlığı ile Irak Cumhuriyeti Savunma Bakanlığı arasında “Askeri Sağlık Alanında Eğitim ve İşbirliği Protokolü”nü imzaladı.
“YATIRIMLARIN KARŞILIKLI TEŞVİKİ VE KORUNMASI ANLAŞMASI” İMZALANDI
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile Irak Ulusal Yatırım Komisyonu Başkanı Dr. Haider Mohammed Makkiyah, iki ülke arasında Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması Anlaşması’nı imzaladı.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır ile Irak Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Ahmed Muhammed Al-Mubarka tarafından iki ülkenin gençlik ve spor bakanlıkları arasında Gençlik ve Spor Alanlarında İşbirliği Mutabakat Zaptı imzalandı.
Türkiye Cumhuriyeti Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı ve Irak Cumhuriyeti Sanayi ve Maden Bakanlığı Sınai Kalkınma Genel Müdürlüğü arasındaki Mutabakat Zaptı’na, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır ile Irak Sanayi ve Madenler Bakanı Prof. Dr. Khalid B. Al-Najim imza attı.
Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) ile Irak Cumhuriyeti Yükseköğretim ve Bilimsel Araştırma Bakanlığı (MOHESR) arasındaki Bilim, Teknoloji ve Yenilik Alanlarında İşbirliği Mutabakat Zaptı’nı, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile Irak Cumhuriyeti Yükseköğretim ve Bilimsel Araştırma Bakanı Dr. Naim Al-Aboudi imzaladı.
TÜRKİYE-IRAK TARIM ÇALIŞMA GRUBU 2024-2025 DÖNEMİ EYLEM PLANI’NI İMZA ATILDI
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile Irak Tarım Bakanı Abbas Jabr Al-Ali Al-Maliki, Türkiye-Irak Tarım Çalışma Grubu 2024-2025 Dönemi Eylem Planı’nı imzaladı.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile Irak Ticaret Bakanı Atheer Dawood Salman Al Ghurairi tarafından iki ülkenin ticaret bakanlıkları arasında Ekonomik ve Ticaret Ortak Komitesi Kurulmasına Dair Mutabakat Zaptı imzalandı.
Ticaret Bakanı Bolat ile Irak Başbakan Yardımcısı ve Planlama Bakanı Prof. Dr. Muhammad Ali Tamim, iki ülke arasında Ürün Güvenliği ve Ticarette Teknik Engeller Alanlarında Danışma ve İşbirliği Mekanizması Tesis Edilmesine Dair Protokol’e imza attı.
Türkiye Adalet Akademisi ile Irak Cumhuriyeti Yüksek Yargı Konseyi Adalet Enstitüsü arasında Türkiye Adalet Akademisi ve Irak Adalet Enstitüsü Öğrencilerinin, Hakim ve Savcı Yardımcılarının Yargısal Eğitimine Yönelik İşbirliği Hakkında Mutabakat Zaptı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ile Irak Adalet Enstitüsü Genel Müdürü Faten Mohsen Hadi tarafından imzalandı.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu ile Irak Ulaştırma Bakanı Razzaq Muhaibis Al-Saadawi, Türkiye Cumhuriyeti Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Irak Cumhuriyeti Ulaştırma Bakanlığı arasındaki Kalkınma Yolu Hakkında Mutabakat Zaptı’na imza attı.
]]>“SİYASİ İTHAMLARA CEVAP OLARAK YAZDIM”
Rahmi Kurt, adalet.org sitesinde yaptığı paylaşımın suç olmadığını belirterek “Diyarbakır Adliyesi’nde hakim olarak görevliydim. O tarihte HSYK üyelik seçimleri yapılmaktaydı. Kızılcahamam’da görev yapan savcı F.M bir paylaşımda bulunmuştu. Bu paylaşımın içeriği hakim ve savcılara yönelik olmasına rağmen tamamen siyasi ithamlardan oluşuyordu. Ben bu meslektaşın siyasi ithamlar içeren paylaşımına cevaben yazı yazdım. Yazıda Türkiye Cumhuriyeti Devletinin hiçbir organının adı geçmemektedir. Paylaşım Anayasa ile teminat altına alınmış ifade hürriyeti kapsamında değerlendirilmesi gerekirken birden fazla kez aleyhime olacak şekilde hakkımda dava açılmıştır. Beraatımı istiyorum” dedi.
Hakim Fahrettin Kaya ise “Yapmış olduğum yorum TCK’nın 301.maddesinde düzenlenen suça vücut vermediği açıktır. Suçun maddi ve manevi unsurları oluşmamıştır. Yaptığım yorum eleştiridir. Beraatımı istiyorum” ifadesini kullandı.
İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ SAYILMADI
Mahkeme, hakim Rahmi Kurt’un adalet.org sayfasında şu paylaşımda bulunduğunu hatırlattı:
– Attığınız iftiralara alfabenin yetmediğini biliyoruz ama çalıp çırptığınız paralara kamyon yetmediğini de biliyoruz. Ahlaken sıfırlananların çalıp çırptıklarını sıfırlayamadıklarını da biliyoruz. Üç beş hırsızı kollamak için yargı ve emniyet teşkilatının haram lokma yemeyen binlerce mensubuna nasıl kıydığınızı da biliyoruz. Üç beş kuruşluk, üç beş müteahhidin cebinden birkaç kuruş çıkmasın diye 300 masum madenciyi diri diri nasıl yaktığınızı da biliyoruz. Sağ kalan yakınlarına nasıl tekmeler savurduğunuzu da biliyoruz.
– Bu milletin … diyen leş kargası müteahhitlerinize tarihi yakarak yıkarak İstanbul’u nasıl parsellediğinize ve karşılığı olarak aldığınız haraçla nasıl bir içi kir ve intikam dolusu havuz medyasını oluşturduğunuzu da biliyoruz. IŞİD’e tırlarla silah taşıdığınızı da Acem Reza’nın önüne nasıl yattığınızı da biliyoruz. Biz değil dünya biliyor. Sizin pisliklerinizi saymak için harf değil rakam yetmez.
AŞAĞILAMA SUÇU SAYILDI
Mahkeme bu paylaşımın, Türkiye Cumhuriyeti hükümetine yönelik olarak; düşünce özgürlüğü ve eleştiri kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmayan, aşağılayıcı ifadeler olduğunu vurguladı. adalet.org sosyal paylaşım sitesinde paylaşılan cümlelerin Türkiye Cumhuriyeti hükümetini alenen aşağılamak, Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ve Devletin Yargı Organlarını Alenen Aşağılama suçunu oluşturduğu için Rahmi Kurt’un 5 ay hapisle cezalandırılmasına karar veridi. Mahkeme cezayı 5 yıl süreyle erteledi.
BU CÜMLELER SUÇ SAYILMADI
Mahkeme, Fahrettin Kaya’nın da adalet.org sitesinde “Hakim-Savcıları kararname ile uslandırmak” başlığıyla yazdığı yazıda, “HSYK elindeki tüm yetki ve argümanları hakim-savcıları pasif, itaatkâr, korkak ve güdümlü hâle getirmek için kullanmaktadır” cümlesini alarak altına “Korkak bir güruh yaratırsanız bir gün o korkaklar daha güçlü birini gördüğünde önceki efendilerine aynı muameleyi yapmaktan kaçınmazlar. Korkarak hayat sürenler ise bir ömür boyu alnında bu leke ile dolaşırlar” yorumuyla paylaşımlar yaptığını belirtti.
Mahkeme bu paylaşımdan dolayı her ne kadar dava açılmış ise de paylaşımda genel ifadeler kullanıldığı, Türkiye Cumhuriyeti yargı organlarına yönelik olarak aşağılama içeren ifadeler bulunmadığı, bu nedenle yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmaması nedeniyle beraatına karar verilmesi gerektiğinin altını çizdi.
]]>Suudi Arabis’tan da yaşanan rezalet üzerinden başlayan tartışmalara işaret eden Bahçeli “Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Türk milletinin ortak değeri, onur simgesi, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilelebet banisidir. Onun muazzam bir mücadeleyle inşa ve ihya ettiği kalıcı eserleri ve emanetleri daha güçlü bir şekilde yaşatılacak, istismarcılara elbette fırsat tanınmayacaktır” dedi.
“ACI TATLI PEK ÇOK HADİSE VUKU BULDU”
“Onun adı ve anıları üzerinden kamplaşma üretmeye gayret edenler 2024 yılında da hayal kırıklığına uğrayacaktır” diyen Bahçeli paylaşımlarında şu ifadelere yer verdi:
* Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü yıl dönümü olan, Türk tarihinde muhkem ve müstesna bir mevkii bulunan 2023 yılını bugün itibariyle noktalıyor; taze umutlarla, tertemiz heyecanlarla yeni bir yıla giriyoruz. Geride kalan 365 günlük sürede acı-tatlı pek çok hadise vuku buldu. Yeri geldi felaketlerle sınandık, yeri geldi yeni yüzyılın kutlu hedefleriyle sıçradık. Yeri geldi kara kampanyalarla uğraştık, yeri geldi zillet ve zulmetin oyunlarını akamete uğrattık.
* Türk milleti ve Türkiye Cumhuriyeti nice zorluk ve çetin engelleri aşarak bugünlere ulaştı. Cumhuriyet’in kuruluş felsefesi, devletimizin kurucu ilke ve esasları çok şükür hiçbir sapma göstermeden, hiçbir yara almadan, hiçbir tahrip ve tahrik kapanına sıkışmadan 100 yıl öncenin ilham ve iradesiyle yeni bir Türk yüzyılının temelini oluşturdu.
“ATATÜRK TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN İLELEBET BANİSİDİR”
* Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Türk milletinin ortak değeri, onur simgesi, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilelebet banisidir. Onun muazzam bir mücadeleyle inşa ve ihya ettiği kalıcı eserleri ve emanetleri daha güçlü bir şekilde yaşatılacak, istismarcılara elbette fırsat tanınmayacaktır. Aziz Atatürk Türk milletine ve Türk tarihine mal olmuş yüksek bir şahsiyettir. Onun adı ve anıları üzerinden kamplaşma üretmeye gayret edenler 2024 yılında da hayal kırıklığına uğrayacaktır.
* Türkiye Cumhuriyeti, milli ve üniter bir devlettir. Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü her türlü siyasi mütalaa ve mülahazanın önünde ve üstündedir. Nihai hüküm 29 Ekim 1923 tarihinde verilmiş, 29 Ekim 2023 tarihinde de teyit edilmiştir. Bu karardan geri dönüş diye bir şey söz konusu değildir. Bu nedenle makûs ve menhus emel sahipleri karanlık hesaplarını tekrar gözden geçirmek durumundadır. Aksi halde ödenecek bedellerin ağırlığı da doğrudan doğruya artacaktır.
“ALAYININ KARŞISINDA SAPA SAĞLAM DURMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
* Hayatın her alanına provokasyon yatırımı yapan, milli ve manevi hassasiyetlerimizi kanatmak pahasına kaşıyan, bilhassa Türk sporunu kirli amaç ve arzularına alet etmek için sürekli faal halde bulunan kim ya da kimler varsa, bu kapsamda hangi çevreler hamle üstüne hamle peşinde koşuyorsa, bilinmesini özellikle isterim ki, alayının karşısında sapasağlam durmaya 2024 yılında da azimle devam edeceğiz.
* Bu duygu ve düşüncelerle, gerek depremde, gerek terörle mücadelede, gerek Gazze’de, gerekse de her türlü hastalık ve afet sonucunda hayatlarını kaybeden kardeşlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmetler niyaz ediyor, başımız sağ olsun diyorum. Aziz milletimizin, Türk-İslam aleminin, barış, huzur ve istikrara susamış tüm insanlığın yeni yılını kutluyor, Türk ve Türkiye Yüzyılı yürüyüşünün 2024 yılında hız ve derinlik kazanmasını gönülden diliyorum.
]]>