Tuvalet eksikliği yüzünden sokağa idrar yaptıkları için para cezasına çarptırılanların yıllarca süren baskısı, 4 milyon avroluk planlarla karşılığını verdi.
Geerte Piening’in 2015’te bir gece bardan eve dönerken tuvalete gitmesi gerekti. Amsterdam’ın hareketli Leidseplein bölgesinde kapanış saatinden sonra olduğu için bir bara giremedi, bu yüzden en yakın umumi tuvalete baktı ve 2 kilometre uzakta olduğunu gördü.
Bir ara sokakta çömeldi ve bunu yaparken arkadaşlarını da onu korumaya ikna etti. Kısa süre sonra polis geldi ve halka açık alanda idrar yapma nedeniyle 140 Euro para cezası verdi.
YARGIÇ PİSUVAR KULLANMASINI ÖNERDİ
O zamanlar 21 yaşında olan Piening, aldığı cezaya itiraz eden bir mektup yazarak Amsterdam’da erkekler için 35, kadınlar için ise yalnızca 3 umumi tuvalet bulunduğunu belirtti: “Sadece kadınları değil, tekerlekli sandalye kullananları da etkiliyor. Herkese uygun yerlerin olması gerçekten önemli.”
İki yılın ardından Piening, ödenmemiş para cezasıyla ilgili olarak mahkemeye çağırıldı. Yargıç ayrıca konuyla ilgili kendi görüşünü de sunarak Piening’e kadınlara yönelik olanaklar olmasa da erkeklere ait pisuvardan faydalanması gerektiğini söyledi ve “Hoş olmayabilir ama mümkün” dedi.

Piening, hakimin önerisi için “Hepimiz buna güldük çünkü çok saçmaydı. Bunun kesinlikle mümkün olmadığını düşünüyorum” dedi ve ülkenin çeşitli yerlerinden kadınlar pisuvardan ilginç görüntülerini internette paylaşarak bu öneriyi tiye aldılar.
Bu olay hiç beklenmedik bir şekilde büyümeye başladı ve binlerce kişinin Hollanda sokaklarına dökülüp dokuz yıl “idrara çıkma eşitliği” mücadelesi vermesine neden oldu.
“ŞEHİRLER ERKEKLER İÇİN İNŞA EDİLİYOR”
Harekete katılanlar arasında o zamanlar Amsterdam belediye meclis üyesi olan Ilana Rooderkerk de vardı. Şu anda Hollanda parlamentosunun bir üyesi olan Rooderkerk ve Piening, Amsterdam’a erişilebilir umumi tuvaletlerin sayısını artırma çağrısında bulunan belediye yasasını öne sürmek için birlikte çalıştı.
Rooderkerk konuyla ilgili şunları söyledi: “İlk başta insanlar neden bu kadar önemli diye düşündüler ya da bunun hakkında konuşmayı biraz tuhaf buldular. Fakat her zaman şunu vurguladım: Bu kadar basit bir şey söz konusu olduğunda neden bunu çözmüyoruz? Özellikle de şehir nüfusunun yarısı için çözülüp diğer yarısı için çözülmemişken.”

Diğer kadın meclis üyeleriyle bir araya gelerek, konuya halkın desteğini toplamaya başladılar. Şehirde yavaş yavaş değişiklikler yapılmaya başlandı; yaz aylarında büyük parklara ve yeşil alanlara seyyar tuvaletler yerleştirildi ve halka polis karakolları ve itfaiye gibi yerlerdeki tesisleri kullanabilecekleri bildirildi.
Bu ay ise Amsterdam, tekerlekli sandalye erişimine uygun yeni umumi tuvaletlerin ekim ayından itibaren kullanıma sunulacağını söyledi. Kesin sayı doğrulanmadı ancak belediye toplam yatırımın 4 milyon avro olacağını söyledi.
Piening yeni kararları mutlulukla karşılarken şunları söyledi: “Şehrin çoğunlukla erkekler tarafından ve erkekler için inşa edildiğini düşünüyorum. Yani bu açıdan bakarsam, sadece erkeklere ait pisvuarların olması şaşırtıcı değil.”
]]>Evde aynı zamanda torunlarına da bakan Kılıç çifti, ev sahibinin binanın kanalizasyon giderini binanın giriş katındaki daireden bilinçli olarak tıkadığını öne sürdü.

Yaklaşık 20 gündür tuvaletlerini kullanamayan Kılıç ailesi, ev sahibi ile konuşup sorunun giderilmesini istedi fakat olumlu sonuç alamadı. İddiaya göre ev sahibi sorunu gidermedi ayrıca kiracılarının evinden çıkmasını istedi.
Kiracıların ihbarı üzerine binaya İSKİ ekipleri geldi ancak kanalizasyonda herhangi bir sorun olmadığını, problemin ev sahibinin oturduğu daireden kaynaklandığı cevabını verdi. Bunun üzerine Kılıç ailesi ev sahibinden şikayetçi oldu. Kiracıları ile görüşmek istemeyen ev sahibi ise iddialara cevap vermedi.

“2 AYDIR EV ARIYORUM, BÜTÇEME UYGUN BULAMADIM”
Yaklaşık 20 gündür evdeki kötü kokudan duramadıklarını ve tuvalet ihtiyaçlarını caminin tuvaletinde giderdiklerini söyleyen kiracı Musa Kılıç, şu ifadeleri kullandı:
“20 günden beri ne yaşadığımızı biz de bilmiyoruz artık. Yani konu komşuda böyle çoluk çocuk tuvalete gidiyoruz. Çocuk rahatsız ateşi var. Ne yapacağımı bilmiyorum. Bizi evden çıkarmak için tuvaletin giderini tıkadı. Kendi tuvaleti de benim tuvaletimden yukarı çıkıyor, yukarıdan basınca.
Eve girme şansımız yok 15-20 günden beri. Seçimden bu yana böyle sokaklarda uğraşıp duruyoruz. Torunlarıma da biz bakıyoruz. Anneleri çalışıyor. Babaları yok. Ev sahibi kimseyle görüşmüyor. Karakola gittim 2 sefer karakoldan bir aracı gönderdi polis memuru.
Aracı geldi. Aracıyla bir gün akşama kadar bizi burada dolandırdı. Evdeydi, evden dışarı çıkmıyor. Polis memuru telefon ediyor. Telefonda diyor ki ‘Ben evde yokum.’ Evden telefonla konuşuyor. Dinliyoruz. Böyle bir görevli geldi mi evi terk edip kaçıp gidiyor. Ne yapacağımızı bilmiyorum. “
“SAĞLIK SORUNLARIMIZ VAR”
İSKİ ekiplerinin de sorunun ev sahibinin oturduğu daireden kaynaklandığını doğruladığını belirten Musa Kılıç, “Sağlık sorunumuz var en büyük derdimiz o. İSKİ, ‘bizim işimiz değil’ dedi. Siz artık Sağlık Bakanlığına müracaat edeceksiniz ya da gidip adliyeye şikâyette bulunacaksınız. Arıza değil kesinlikle. Kendi gideri benim giderime bağlı olduğu için onun tuvaleti üstünde. Ben orta katta oturduğum için alt katın kapısını kilitledi. Hiç kimseye baktırmıyor. Kapıyı açmıyor. 2 aydan beri ev arıyorum. Bütçemize uygun ev bulamadım. Birkaç tane eve bakmaya gittim. ‘Ne iş yapıyorsun’ dediler. Emekliyim dedim. ‘Emekliye göre ev veremem’ dedi. Döndü gitti adam” diye konuştu.

“NORMAL KANALİZASYON GİDERİNDE BİRŞEY YOK”
Musa Kılıç’ın kızı Elif Kılıç ise, şöyle konuştu:
“Benim oğlum ve ablamın oğullarına annemler bakıyorlar burada. Biz çalışıyoruz çünkü. Burada yaklaşık 3 senedir oturuyorlar. Eve girerken annemler konuşmuşlardı ‘bir sene sonra, iki sene sonra çık diyeceksen hiç girmeyelim, tutmayalım’ diye.
Bir sene sonrasında ama kiralar artınca muhtemelen evden çıkarmak için çıkın evimden diye diretti. İhtar gönderdi kızım oturacak diye. Sonrasında annemler de kabul etmedi haliyle. Kiralarını düzenli olarak ödüyorlar şube üzerinden. Düzenli olarak da artışlarını yapıyorlar. Ama buna rağmen ‘çıkın evimden istemiyorum’ diyor.
Zaten çıkacak durumları yok. Babam emekli maaşıyla çalışıyor. Bir erkek kardeşimin maaşı geçindiriyor evi. Daha önce yine böyle bir tıkanma olayı olmuştu ama o kazaydı. Bilerek yapılmış bir şey olduğunu düşünmüyorum. Üst katla alakalıydı. Orada da kiracı vardı. Onu da zorla çıkardı. Sonra kendisi geldi oturuyormuş gibi yapıyor şu anda. Kattan tıkanıyor, normal kanalizasyon giderinde bir şey yok.
Ara kat var altta. Onu tıkıyor sanırım. Ondan dolayı burası taşıyor. Daha önce tıkandığında yine alt kattan açmışlardı çünkü. Ya siz yaptırın ya da biz yaptıralım diyoruz. Adam kendisi muhatap olmuyor. Telefonlara çıkmıyor. Kapıya çıkmıyor. Eşi çıkıyor kapıya, ‘Çıkın evimden. Ben para falan istemiyorum. Hiçbir şey istemiyorum. Yaptırmıyorum’ diyor. Gördüğünüz gibi bu şekilde yaşıyoruz. Evde kokudan duramıyoruz.
Maskeyle çocuklarla biz de bu şekilde mağduruz. Ablamın büyük çocuğu astım hastası gibi bir şey oldu hastaneden çıkamıyorlar. Her hafta hastanedeler. İyileşemiyorlar. Bu sene okula bile doğru düzgün gidemedi çocuk. İSKİ’den de çağırdık.
Alttan kaynaklanmadığını kanalizasyonla ilgisi olmadığını söyledi. Ara katta bir problem olduğunu, oranın açılması gerektiğini söylediler. Fakat ev sahibi anahtar da vermiyor, açtırmıyor da daireyi.
Biz de bir şey yapamıyoruz. 2021 yılında girdiler buraya. Şu anda 4 bin lira veriyorlar. Normalde 1200 ile girmişlerdi. Her sene otomatik artırdılar. Devletin istediğinin de üstünde yaptılar ama yine de daha fazlasını istiyor sanırım çıksın diye. “
]]>