Üniversite – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Sun, 01 Dec 2024 09:10:18 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Mahmut Özer Üniversitelilerle Bir Araya Geldi: Gençlerden Gelen Sorulara Net Cevaplar https://www.foxhaber.com.tr/mahmut-ozer-universitelilerle-bir-araya-geldi-genclerden-gelen-sorulara-net-cevaplar/ https://www.foxhaber.com.tr/mahmut-ozer-universitelilerle-bir-araya-geldi-genclerden-gelen-sorulara-net-cevaplar/#respond Sat, 30 Nov 2024 22:47:00 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/mahmut-ozer-universitelilerle-bir-araya-geldi-genclerden-gelen-sorulara-net-cevaplar/ 66. Hükümet Milli Eğitim Bakanı ve TBMM Milli Eğitim Kültür Gençlik ve Spor Komisyonu Başkanı, Ordu Milletvekili Prof. Dr. Mahmut Özer, Yerli Düşünce Derneği tarafından düzenlenen "Kardeş Buluşmaları" kahvaltı programında üniversite öğrencileriyle buluştu. Programda, Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen öğrencilerin yanı sıra Azerbaycan, Sudan, İran, Pakistan, Afganistan ve Kırgızistan’dan yükseköğrenim öğrencileri de yer aldı.

“Kardeş Buluşmaları” 10 Yıldır Devam Ediyor

Yerli Düşünce Derneği Başkanı ve 26-27. Dönem Ordu Milletvekili Metin Gündoğdu, programda yaptığı konuşmada, "Kardeş Buluşmaları'nı 10 yıldır dernek merkezimizde ve büyük salonlarda sürdürüyoruz. Her ay ülkemizin kıymetli isimlerini öğrencilerimizle buluşturduğumuz kahvaltı programlarımızda bu hafta değerli konuğumuz Mahmut Özer’i ağırlıyoruz" dedi.

“Yabancı Öğrenci Tabirini Kullanmayız”

Programda konuşan Prof. Dr. Mahmut Özer, gönül coğrafyasından gelen öğrencilerle bir arada olmaktan mutluluk duyduğunu belirtti. Özer, “Biz yabancı öğrenci tabiri kullanmıyoruz. Sizler, gönül coğrafyamızdan gelen kardeşlerimizsiniz. Burada yükseköğrenim görüp ülkelerinizin kalkınmasına katkı sağlayacak ve ülkelerinizle Türkiye arasındaki diyaloğu güçlendireceksiniz” ifadelerini kullandı.

Gençlere Güven Vurgusu

Türkiye’nin dört bir yanından gelen gençlere güvenlerinin tam olduğunu ifade eden Özer, “Sizler ülkemizin geleceği için sabırla çalışacak ve Türkiye’yi büyütmeye devam edeceksiniz. Gençlere olan güvenimiz tam. Son 20 yılda eğitim alanında elde edilen kazanımlar, özellikle kız çocuklarının okullaşma oranındaki artış, bu güveni daha da pekiştiriyor” dedi.

Çıraklık Eğitimine Dikkat Çekti

Konuşmasında çıraklık eğitiminin önemine de değinen Özer, “Çıraklık eğitimi sayesinde birçok meslek grubuna büyük bir destek veriliyor. Gençlerimizin hem meslek edinmesi hem de üretken bireyler olarak topluma katkı sağlaması bizim için çok önemli” diyerek sözlerini tamamladı.

Programa ayrıca Pakistan Büyükelçiliği Konsolosu Adeel Ahmet de katıldı. "Kardeş Buluşmaları" kahvaltısı, Türkiye ile gönül coğrafyasındaki ülkeler arasındaki kardeşlik bağlarını güçlendirme adına önemli bir buluşma oldu.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/mahmut-ozer-universitelilerle-bir-araya-geldi-genclerden-gelen-sorulara-net-cevaplar/feed/ 0
ABD üniversitelerindeki protestolarda en az 2 bin kişi gözaltına alındı https://www.foxhaber.com.tr/abd-universitelerindeki-protestolarda-en-az-2-bin-kisi-gozaltina-alindi/ https://www.foxhaber.com.tr/abd-universitelerindeki-protestolarda-en-az-2-bin-kisi-gozaltina-alindi/#respond Fri, 05 Jul 2024 09:40:30 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8613 ABD’nin en prestijli yüksek öğrenim kurumları dahil onlarca üniversite kampüsünde 18 Nisan’dan bu yana İsrail’in Gazze’deki sivillere yönelik saldırıları protesto ediliyor.

Associated Press’in (AP) kendi kaynaklarını kullanarak elde ettiği bilgilere göre, bu protestolarda aralarında birçok öğretim görevlisi ve profesörün de bulunduğu en az 2 bin gösterici gözaltına alındı.

UCLA’DA POLİS MÜDAHALESİ

Ülkenin dört bir tarafındaki üniversite kampüslerinde kurulan Gazze ile dayanışma kampları, üniversite yönetimlerinin baskısı ve polisin sert müdahalesiyle dağıtılırken, California eyaletindeki üniversite kampüsleri, son 24 saatte en çok hareketliliğin yaşandığı protesto alanlarından oldu.

Los Angeles California Üniversitesi’nde (UCLA), günün erken saatlerinde özel polis birliklerinin öğrencilere müdahalesinde “kaotik sahneler” yaşandı.

Eyalet polisi, UCLA’daki polis baskınında en az 200 kişinin gözaltına alındığını ve bu kişilerin Los Angeles merkezindeki ilçe hapishanesinde tutulduğunu açıkladı.

New Hampshire, Kuzey Arizona ve Tulane üniversitelerinde de protesto kampları dağıtıldı, öğrenciler gözaltına alındı.

Gazze ile dayanışma kamplarının öncüsü olan New York’ta, Columbia Üniversitesinden sonra City College, Stony Brook, Buffalo ve Fordham üniversitelerindeki protestolarda da eylemciler polisin sert müdahalesiyle dağıtıldı.

ÖĞRENCİLER POLİSE “DÜN GECE NEREDEYDİNİZ?” DİYE SORDU

Polis, Gazze ile dayanışma kampını dağıtmaya çalışırken UCLA öğrencileri, İsrail yanlısı bir grubun kendilerine yaptığı saldırıyı hatırlatarak güvenlik güçlerine, “Dün gece neredeydiniz?” diye sordu.

Filistin destekçisi öğrenciler, polise, kesici alet, çekiç ve taşlarla saldıran İsrail yanlılarına karşı neden korunmadıkları ve saldırganların neden gözaltına alınmadığı sorularını yöneltti.

UCLA’da dün gece İsrail yanlısı maskeli grubun kampüsteki çadır alanına saldırmasıyla tansiyon yükselmiş, polisin olaya müdahale etmesi saatler almıştı.

Müslüman Halkla İlişkiler Konseyi yetkilisi Rebecca Husaini, düzenlediği basın toplantısında, “Toplumun, polisin kendilerini koruduğunu, başkalarının onlara zarar vermesine izin vermediğini hissetmesi gerekiyor.” ifadesini kullanmıştı.

Amerikan Üniversite Profesörleri Birliğinin Columbia Üniversitesi şubesi de sosyal medyadan paylaştığı basın açıklamasıyla, kampüste Filistin’e destek veren öğrencilerin dağıtılması için New York Polis Departmanını müdahaleye çağıran okul yönetimini kınamıştı.

COLUMBIA ÜNİVERSİTESİ’NDE BASKI ARTIYOR

New York’ta, Columbia Üniversitesindeki Gazze dayanışma kampının dağıtılmasından bir gün sonra, Fordham Üniversitesinde kurulan kamp da 24 saat geçmeden polis zoruyla kaldırıldı.

ABD’nin batı yakasındaki California Üniversitesinde ise Filistin destekçisi öğrenciler, hem polisin hem de İsrail destekçisi protestocuların saldırısına uğradı.

İsrail destekçisi grubun, çekiç, kesici alet ve göz yaşartıcı sprey gazıyla saldırdığı öğrencilerin kampı, daha sonra California eyalet polisinin sert müdahalesiyle sonlandırıldı.

İsrail yanlısı grubun kampa saldırısından saatler sonra olay yerine gelen ve hiç kimseyi gözaltına almayan polis, Filistin destekçisi öğrencilerin tepkisiyle karşılaştı.

Diğer taraftan başkent Washington’da ise bazı Kongre üyeleri, Filistin’e destek gösterisi düzenlenen üniversite kampüslerini ziyaret ederek, okul yönetimlerine, protestoların sonlandırılması için baskı yapmaya devam ediyor.

ABD’nin birçok üniversite kampüslerine sıçrayan gösteriler, her türlü siyasi ve polis baskısına rağmen büyümeye devam ediyor.

ABD ÜNİVERSİTELERİNDE FİLİSTİN’E DESTEK EYLEMLERİ

Columbia Üniversitesinde Filistin destekçisi öğrenciler, 16 Nisan’da okulun, İsrail’in Gazze’deki saldırılarını ve işgalini destekleyen şirketlere devam eden finansal yatırımlarını protesto amacıyla kampüsün bahçesinde oturma eylemi başlatmıştı.

Rektörlük, eylemlerin 2. gününde, New York polisinden göstericilerin dağıtılması için yardım talebinde bulunmuş, kampüse giren polis 108 öğrenciyi gözaltına almıştı.

Columbia Üniversitesindeki olay, 7 Ekim 2023’ten sonra ABD’deki üniversitelerde Filistinli öğrencilere karşı başlayan “ifade özgürlüğü kısıtlaması” tartışmalarını alevlendirirken, gözaltına almalara tepki olarak öğrenci protestoları ülke genelindeki diğer üniversitelere de yayılmıştı.

En son 29 Nisan’da okul yönetimi ile öğrenciler arasında devam eden müzakerelerin çıkmaza girmesi üzerine o gece öğrenciler okulun tarihi Hamilton Hall binasını işgal etmişti.

Okul yönetiminin talebi üzerine 30 Nisan gecesi New York Polisi’ne bağlı çevik kuvvet ekipleri, öğrencilere müdahale ederek binayı boşaltmış, bahçedeki Filistin ile dayanışma kampını da dağıtmıştı.

Aynı gece Columbia Üniversitesinin yakınındaki City College okulundaki öğrencilere de müdahale eden polis, yaklaşık 300 kişiyi gözaltına almıştı.

ABD genelindeki birçok büyük üniversitede, Filistin’e destek için öğrenci eylemleri hala devam ediyor.

Polis, son 2 haftada aralarında bazı öğretim görevlilerinin de bulunduğu 2 binden fazla öğrenciyi gözaltına aldı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/abd-universitelerindeki-protestolarda-en-az-2-bin-kisi-gozaltina-alindi/feed/ 0
ABD’de üniversite öğrencileri Filistin için ayakta: Ülke karıştı https://www.foxhaber.com.tr/abdde-universite-ogrencileri-filistin-icin-ayakta-ulke-karisti/ https://www.foxhaber.com.tr/abdde-universite-ogrencileri-filistin-icin-ayakta-ulke-karisti/#respond Sat, 22 Jun 2024 21:18:33 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8447 ABD genelinde birçok farklı eyalet ve üniversitede öğrencilerin düzenlediği Filistin’e destek gösterileri hafta sonu da devam etti.

Öğrenciler hafta sonunu üniversite kampüslerindeki açık alanda kurdukları çadırlarda geçirirken, yetkililer, Gazze’ye destek gösterilerinin, yaklaşan mezuniyet törenlerine gölge düşürmesinden endişe ediyor.

Gösterilere katılan öğrenciler, ABD’nin İsrail’e maddi desteği kesmesi çağrılarını yinelerken, ABD’den dünya üniversitelerine yayılan gösterilerde gözaltı sayısının 900’ü geçtiği belirtildi.

ABD’deki kampüs gösterilerinin ilk başladığı New York’taki Columbia Üniversitesi’nde öğrenciler ile yönetim arasında cumartesi günü görüşmelerin başladığı duyuruldu.

Üniversite yönetimi, gösterilerle birlikte derslerde yaşanan aksaklıkların giderilmesini talep ederken, öğrenciler dün renkli çadırlarını mezuniyet tören hazırlıklarının yapıldığı kütüphane binası önüne taşıdı.

GÖSTERİCİLER KARŞI KARŞIYA GELDİ

Los Angeles kentinde yer alan California Üniversitesi (UCLA) Rektör Yardımcısı Mary Osako, dün İsrail destekçileri ile Filistin destekçilerinin karşı karşıya geldiğini ifade ederek, gözaltı veya yaralanma olaylarının yaşanmadığını belirtti.

UCLA’daki gösteride polis barikat kurarken, İsrail destekçileri ellerinde “Yahudi öğrenciler için destek” yazılı dövizler açtı.

İsrail-Amerikan Konseyi tarafından organize edilen karşıt gösteride konuşan Elan Carr, şiddet istemediklerini söyledi.

Güney California Üniversitesi’nde (USC) Filistin’e destek veren öğrenciler günler sonra kampüse geri döndü.

Pazar günü gerçekleşen gösteri olaysız sona ererken, üniversite yönetimi “bir kargaşa nedeniyle” üniversite kampüsünün kampüste yaşayanlar hariç herkese geçici olarak kapatıldığını duyurdu.

USC’den yapılan açıklamada, kampüsün yeniden açıldığı ifade edilerek, öğrenci, personel ve kayıtlı misafir girişlerinin 2 kapıdan yapılacağı kaydedildi.

BİR ÜNİVERSİTE DAHA KAPATMA KARARI ALDI

California Politeknik Eyalet Üniversitesi’nde ise Filistin’e destek veren öğrenciler cumartesi günü 2 okul salonunu kapattı. 

Yaşanan olay üzerine üniversite yönetimi “zorunlu kapatma” kararı aldığını duyurdu ve öğrencilerin okula milyon dolarlık zarar verdiğini savundu.

Üniversite yönetimi ayrıca, mezuniyet törenlerinin de ertelendiğini açıkladı.

Missouri eyaletinin St. Louis kentindeki Washington Üniversitesi’nde yönetim cumartesi günkü gösterilerde bazı kampüs binalarını kilitlerken, gözaltılar yaşandı.

ABD’de 2024’teki başkanlık seçimleri için Yeşil Partiden aday olan Jill Stein, üniversitede düzenlenen Filistin’e destek gösterisinde gözaltına alındı.

Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde zırhlı polisin, Stein’ın üzerine bisikletle yürüdüğü ve başkan aday adayını engellemeye çalıştığı görüldü.

Sert müdahalede bulunan polisin, göstericileri yere yatırarak ters kelepçe takması da kayıtlarda yer aldı.

Washington Üniversitesi’nden yapılan açıklamada, olaylı gösteride aralarında 23 üniversite öğrencisi ve 4 çalışanın yer aldığı 100 kişinin gözaltına alındığı belirtilirken, göstericilerin “iyi niyetli” olmadığı savunuldu. 

POLİS ÖĞRENCİLERİN ÇADIRLARINI TOPLADI

Northwestern Üniversitesinin Boston kampüsünde ise cumartesi günü çevik kuvvet, göstericilerin kamp alanındaki çadırlarını topladı.

Massachusetts Polisinden yapılan açıklamada, uygunsuz davranış sergiledikleri gerekçesiyle 102 kişinin gözaltına alındığı belirtildi.

Üniversiteden yapılan açıklamada ise hafta sonu devam eden gösterilere “profesyonellerin” sızdığı iddia edilirken, öğrenciler gösterilerinin barışçıl olduğunu aktardı.

Bu arada, Bloomington ve Arizona üniversitelerinde de gözaltılar yaşandı. 

ÖĞRENCİLERE CEZA VERİLİYOR

Öte yandan, Gazze’ye destek gösterilerine katılan öğrencilere “ceza” olarak okuldan uzaklaştırma veya yasal işlem uygulanmaya devam ederken, California, Georgia ve Texas üniversitelerindeki akademisyenler sembolik de olsa “üniversite yönetimine güvensizlik oylaması” düzenledi.

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik İletişim Danışmanı John Kirby ise bir televizyon kanalında yaptığı açıklamada, insanların görüşlerini belirtme hakkına sahip olduklarını, ancak bunun barışçıl olması gerektiğini söyledi.

ABD Senato Azınlık Lideri Mitch McConnell de hafta sonu yayımlanan açıklamasında, sorumluluğun üniversite yönetiminde olduğuna işaret ederek, “Kabul edilebilir olmayan antisemitizm de mevcut. Böyle şeylerin bu ülkede yaşanmasından şaşkınım” ifadesini kullandı. 

Columbia Üniversitesinde öğrencilerin, Gazze’deki soykırımı destekleyen şirketlere sağladığı mali yatırımlara tepki göstermek için kampüsün bahçesinde başlattıkları oturma eylemi, dünyanın dört bir yanındaki öğrenciler için ilham kaynağı olmuştu.

ABD’den Avustralya’ya, Fransa’dan Mısır’a kadar birçok ülkede binlerce öğrenci, Filistin’le dayanışma amacıyla kendi üniversitelerinde gösteriler başlatmıştı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/abdde-universite-ogrencileri-filistin-icin-ayakta-ulke-karisti/feed/ 0
Muğla’da kriz yaratan atama! Ensar Vakfı şube başkanı dekan oldu https://www.foxhaber.com.tr/muglada-kriz-yaratan-atama-ensar-vakfi-sube-baskani-dekan-oldu/ https://www.foxhaber.com.tr/muglada-kriz-yaratan-atama-ensar-vakfi-sube-baskani-dekan-oldu/#respond Mon, 17 Jun 2024 21:10:08 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8289 Ensar Vakfı eski Muğla Şube Başkanı Osman Raşit Işık, geçtiğimiz haftalarda Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim Fakültesi’ne Dekan olarak atandı. Işık’ın atanmasına üniversite öğrencileri ve Eğitim-Sen Muğla Şubesi’nden tepki geldi. 
 
SINIRSIZLIK MEYDANINDA BASIN AÇIKLAMASI YAPTILAR
 
Eğitim-Sen Muğla Şubesi’nin Menteşe İlçesi’nde bulunan Sınırsızlık Meydanı’nda yaptığı basın açıklamasına bazı siyasi parti temsilcileri de destek verdi. Şube Başkanı Nilüfer Enginsu, konuyla ilgili görüşmek için Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Rektörü Turhan Kaçar’dan randevu talep ettiklerini ancak taleplerine bir dönüş olmadığını belirterek şunları söyledi: 
 
“Siyasi iktidarın, YÖK’ün ve üniversite yönetimlerinin keyfi, hukuksuz ve siyasi saiklerle yürüttüğü politikalar neticesinde Türkiye’nin dört yanında üniversitelerin adı skandal haberlerle, haksız ve hukuksuz uygulamalarla anılır oldu.
 
Üniversitelerimizde yıllarca emek vermiş öğretim elemanları, hak ettikleri kadrolara atanabilmek için yıllarca bekletiliyor. Profesörlüğü hak etmesine rağmen ataması yapılmayan ve kadro verilmeyen doçentler, doçentliği hak etmesine rağmen bırakın Dr. Öğretim üyesi kadrosuna atanmayı hala araştırma görevlisi olarak istihdam edilen akademisyenler bulunuyor.
 
Akademik yetkinliğe ve liyakate değil, rektörlüğün, siyasi iktidarın, gerici dernek ve vakıfların, tarikatların istek ve inisiyatifine göre yapılan atamalar; akademinin ve akademisyenlerin baskı altında tutulması ve üniversitelerde yandaş kadrolaşma sonucunu doğurmuştur.
 
Bunun bir örneği 1 Nisan Pazartesi günü Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesinde yaşandı. Muğla Ensar Vakfı Eski şube başkanı ve halen organik bağı olan Prof. Dr. Osman Raşit Işık, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanlığına atandı”
 
 
5-6 YILDIR KADRO BEKLEYEN ÖĞRETKİM ELEMANI VARKEN
 
Üniversitede 5-6 yıldır kadro bekleyen çok sayıda öğretim elemanı olduğunu hatırlatan Enginsu açıklamasının devamında şunları kaydetti: 
 
“Laik ve bilimsel eğitimle bağdaşmayan bir vakfın şube başkanlığını yapmış olan Osman Raşit Işık, sırf tarikat-cemaat bağlantısı nedeniyle şimdi de öğretmen yetiştirmek gibi yüce bir amacı olan eğitim fakültesinde dekanlık görevine atandı.
 
Üstelik adı çocuk tacizleriyle gündeme gelen ve ‘bir kereden bir şey olmaz diye savunulan’ bu vakfın bir üyesinin, öğretmen yetiştiren bir kurumun başına dekan olarak atanması da akıl tutulmasıdır ve kabul edilemez bir durumdur.
 
Eğitim Sen Muğla şubesi olarak Eğitim fakültesine adı taciz ve tecavüzlerle anılan Ensar Vakfına başkanlık yapmış birinin Dekan atamasının sakıncalarını anlatmak ve liyakati esas almadan akraba olduğu için atama yapılan var mıdır? Varsa bunlar kimdir? Diye sormak üzere Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi rektörü Turhan Kaçar’dan randevu talep ettik ancak talebimize bir dönüş olmadı.”
 
KEYFİ ATAMALARIN KARŞISINDAYIZ
 
“Üniversitede adrese teslim kadro uygulaması var mıdır? Akraba kayırmacı kadro verilmekte midir? Adı taciz ve tecavüzlerle anılan Ensar vakfının başkanlığını yapmış birinin geleceğimiz olan çocuklarımızı emanet edeceğimiz öğretmenleri yetiştiren Eğitim fakültesine Dekan olarak atanması uygun mudur?” diye soran Enginsu açıklamasını şöyle sonladırdı:
 
“Üniversiteler dogmayı reddeden, bilimi, sanatı ve felsefeyi temel alan, eleştirinin ve düşünce özgürlüğünün merkezi olması gereken kurumlardır. Modernleşmenin ve aydınlanmanın öncüsü olmuş bu kurumların, liyakatsiz atamalarla tarikat ve cemaatlere teslim edilmesi kabullenilemez.
 
Muğla halkının katkı sunduğu üniversitemizi itibarsızlaştıran, bilim emekçilerinin katkılarını yok sayan, iş barışına engel olan ve çalışanlarının motivasyonunu olumsuz etkileyen, üniversitenin şehirle bağını koparan bu keyfi atamalar hepimizi derinden üzmektedir.
 
Eğitim Sen olarak Sıtkı Koçman üniversitesinde yaşanan laik bilimsel eğitime aykırı bu liyakatsız, akraba kayırmacı atamaların takipçisi olacağız. Özgür düşüncenin, eleştirel aklın üzerine çöreklenen bu karanlığın son bulması için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi ilan ediyor; insan, toplum, doğa yararına üniversite, demokratik bir ülke ve eşit, özgür bir yaşam için herkesi birlikte mücadeleye çağırıyoruz.”
]]>
https://www.foxhaber.com.tr/muglada-kriz-yaratan-atama-ensar-vakfi-sube-baskani-dekan-oldu/feed/ 0
Üniversite mezunları cezalandırılıyor https://www.foxhaber.com.tr/universite-mezunlari-cezalandiriliyor/ https://www.foxhaber.com.tr/universite-mezunlari-cezalandiriliyor/#respond Fri, 07 Jun 2024 21:13:15 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8027 Makinist Halil, ev kadını Hünkar Duran çiftinin oğlu olarak doğdu. Bayburtlu. İstanbul’un ilk ‘Büyükşehir Belediye’ başkanı. 8 çocuktan üniversite okuyan tek çocuk. Mühendis, siyasi parti kurucusu, milletvekili, eğitimci. İSTEK Vakfı ve Yeditepe Üniversitesi Kurucu Onursal Başkanı Bedrettin Dalan, eğitim sisteminin hallerini ve özel hayatının bilinmeyenlerini SÖZCÜ’ye anlattı. 

“MEZUNLARA SINAV KONMALI”

“Üniversite eğitimi yaygınlaştırıldı ama kalite çok aşağı indi. Bu, büyük bir risk. Hukuk, tıp, diş hekimliği, inşaat gibi bazı mühendislik mezunlarına, mezuniyet sonrası sınav konulmalı. Adamın yaptığı inşaat, ilk depremde çöküyor. Yüzlerce insan ölüyor. Türkiye’de yükseköğretim standardını artırmalıyız. Herkesin üniversite mezunu olması gerekmiyor. Ama herkesin bir meslek sahibi olması gerekiyor. Türkiye’de teknik elemanlar, mühendisten çok daha fazla para kazanıyor.”

“DİPLOMALI İŞSİZLER YETİŞTİRİYORUZ”

“Üniversite mezunları, mecburen bir işe giriyor. Asgari ücret alıyor. Bu çok acı. Diplomalı işsizler yetiştiriyoruz. Bazı üniversiteler, teknisyen yetiştiren okullara çevrilip, güçlü laboratuvarlar kurulup, ara kademe insan yetiştirilmeli. Piramit terse döndü. Sistem, üniversite mezunlarını, hayatta cezalı bir hale düşürdü. ”

“SEÇMELİ SINAV İHANETTİR”

“Çoktan seçmeli sınav, 1953’te ABD’den Türkiye’ye geldi. İlkokul 5. sınıftaydım. ‘Birinci oldum’ diye çok sevindim. Türkiye’de eğitimi, bu sistem mahvetti. Çoktan seçmeli sınav, insanlığa ihanettir. Düşünmeyi kaldırıp, ezberi besleyip, insanları robotlaştırıyor. Dünyada karar vericiler, düşünen insan istemiyor. Ne kadar mümkünse, o kadar aptallaştırmak istiyorlar.”

KADINLAR KURTARACAK

“Türkler, bütün kıtalarda devlet kurup, kültür öğreten 20 bin yıllık bir millet. Türkleri çıkarırsan, dünya tarihi çöker. Coğrafyamızdaki, ‘Batılılar ne yaparsa çok daha iyi yapar’ kompleksini kaldırmak için Atatürk, ‘Ey Türk, öğün, çalış, güven’ dedi. Biz Atatürkçüler, kadın erkek eşitliğini yüzde 100 sağlamalıyız ki, Türkiye kurtulsun. İBB Başkanı olduğumda yüzde 2 olan kadın oranını, 5 yılda yüzde 50’ye çıkardım. Yeditepe’de de kadın yönetici oranı yüzde 50’yi geçti.”

GENÇLERE ALTIN ÖĞÜTLER

“Nobel Ödüllü İva Andirç’in Dirina Köprüsü romanını 15 yaşında okuduğumda, vakıf kurma kararı aldım. Gençler; istediğiniz filmi seyredip, dünyayı görün. Ama mutlaka klasik roman okuyun. Klasikler, sizi okul hayatından daha fazla eğitir. Coğrafyamızı, zamanınızı ve sınırlarınızı aşın.”

TORPİL YOK

Yeditepe Hukuk’ta okurken az bir farkla sınıfta kalan torunu Mustafa Kemal Dalan (25), “Dede bu kadar da olmaz” çıkışına, “Ayrıcalık yok” dedi. Dalan’ın torunu, üniversiteyi 6 yılda bitirdi.

Bedrettin Dalan oturanlar alt solda…

TÜRKİYE’DE ÜNİVERSİTE OKUYUP ABD ONAYLI DİPLOMA ALACAKLAR

Amerika Diş Hekimliği Birliği Akreditasyon Komisyonu (CODA), Avrupa’da ilk ve dünyada ikinci üniversite olarak Yeditepe Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi diplomasını akredite etti. ABD ve ABD diplomasının geçerli olduğu tüm ülkelerde, Yeditepe Diş Hekimliği diploması da geçerli oldu. Yeditepe Üniversitesi Kurucu Başkanı Bedrettin Dalan, “Bu akreditasyon Türkiye’de, diş hekimliği eğitiminde önemli bir mihenk taşı” dedi.  Rektör Prof. Dr. Canan Aykut Bingöl, dünya standartlarında eğitim verdiklerinin tescillediğini söyledi. Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bahar Eren Kuru, fakültenin 6 ana ve 86 alt standartta incelendiğini bildirdi. Amerika’da diş hekimliği yapmak isteyenler, Ulusal Diş Hekimliği ve EPT gibi zorlu sınavları geçip, 100 bin dolar (3.2 milyon TL) gibi paralar ödeyerek ancak akreditasyon alabiliyordu.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/universite-mezunlari-cezalandiriliyor/feed/ 0
Üniversiteler araştırma için bütçeden bir kuruş ayırmamış https://www.foxhaber.com.tr/universiteler-arastirma-icin-butceden-bir-kurus-ayirmamis/ https://www.foxhaber.com.tr/universiteler-arastirma-icin-butceden-bir-kurus-ayirmamis/#respond Sun, 26 May 2024 21:21:47 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7712 Yükseköğretim Kurulu (YÖK), 2023 Yılı Üniversite İzleme ve Değerlendirme Raporu yayınlandı. Üniversiteler; bilimsel üretim, akademik performans,  üniversite-sektör işbirliği, Ar-Ge, bilimsel yayın, topluma hizmet, sosyal sorumluluk gibi 52 kategoride incelendi.

1 KİTAP 1 DİPLOMA

YÖK, 3’ü devlet ve 1’i vakıf, 4 üniversitede öğrenci başına 1 basılı kitap düştüğünü raporlasa da üniversite adlarını gizleyerek sansürledi. Prof. Dr. Erol Arcaklıoğlu başkanlığında hazırlanan raporda; öğrenci başına üniversitelerde düşen ortalama kitap sayısı 6.98 oldu. 208 üniversite içinde öğrenci başına 10’dan fazla basılı kitabı olan üniversite sayısı 33’te kaldı. Devlet ve vakıf tüm üniversitelerde öğrenci başına ortalama 5.23 kitap düştü.

Türkiye’deki 208 üniversitenin 89’unda öğrenci başına düşen kitap sayısı 1-4 arasında kaldı. 79 üniversitede öğrenci başına 5 ile 9 kitap düşüyor. İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi öğrenci başına 45.5 kitap sayısıyla birinci oldu. Öğrenci başına düşen basılı kitap sayısının en yüksek olduğu ilk 5 üniversite ve kitap sayıları şöyle: İstanbul 29 Mayıs (45.5), Bilkent (42.25), Galatasaray (37.25), Boğaziçi (35.93), İstanbul (34.92).

ARAŞTIRMAYA PARA YOK

Araştırma-Geliştirme (Ar-Ge) için bütçesinden yüzde 15 ve üzeri pay ayıran üniversite sayısı 208 üniversite içinde sadece 5 oldu. Üniversiteler, Ar-Ge için bütçelerinin ortalama 3.4’ünü ayırdı. AR-Ge için 12’si devlet 22 üniversite, bütçesinden sadece 0.01 oranında yani hiç para pay ayırmadı. 47 üniversite ise bütçesinin yüzde 1’ini ayırdı. Ar-Ge’ye en çok bütçe ayıran ilk 5 üniversite ve bütçedeki yüzdelik dilimler Gazi (33.1), Ankara Bilim (26), İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (25.1), Sabancı (24.8) ve ODTÜ (19.2).

İTÜ DÜNYANIN EN İYİ İLK 100 ÜNİVERSİTESİ ARASINA GİRDİ

Yükseköğretim derecelendirme kuruluşu QS 2024 Alan Bazlı Üniversite Sıralama Sonuçları’nı açıkladı. İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ), mühendislik ve teknoloji alanında, dünyanın en iyi üniversiteleri sıralamasında 1 yılda 13 basamak ilerleyerek ilk 100’e 95’inci sıradan girdi.

İLK 100’DE TEK ÜNİVERSİTE

Amerika’dan Çin’e, 2 bin 963 yükseköğretim kuruluşu, alan bazlı sıralandı. İTÜ Maden ve Mineral Mühendisliği’nde ilk 51-70, Petrol Mühendisliği’nde ilk 51-100 aralığında yer alarak Türkiye’den ilk 100’e giren ilk ve tek üniversite oldu. İTÜ’de 26 bölüm de dünyanın en iyi ilk 500’ü içine girdi. Mimarlık (101-150), İnşaat Yapı Mühendisliği (101-150), Elektrik Elektronik Mühendisliği (122), Makine Havacılık İmalat Mühendisliği (138), Kimya Mühendisliği (151-200), Malzeme Bilimleri (151-200), Bilgisayar Bilimi Bilişim Sistemleri (196) sırada yer aldı.

YÖK, araştırma bütçesi hatta kitabı bile olmayan üniversitelerin adını raporda gizledi

Öğrenci başına düşen basılı kitap ortalaması.

En çok yabancı öğrencisi olan ilk 5 üniversite

Anadolu Üniversitesi: 15 bin 755

Karabük  Üniversitesi: 11 bin 931

İstanbul Üniversitesi: 8 bin 281

Kütahya Dumlupınar: 8 bin 281

Atatürk Üniversitesi: 6 bin 692

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/universiteler-arastirma-icin-butceden-bir-kurus-ayirmamis/feed/ 0
Dünya sıralamasına giremeyen 197 üniversite kapatılacak mı? https://www.foxhaber.com.tr/dunya-siralamasina-giremeyen-197-universite-kapatilacak-mi/ https://www.foxhaber.com.tr/dunya-siralamasina-giremeyen-197-universite-kapatilacak-mi/#respond Sat, 04 May 2024 21:03:25 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6911 YÖK’ün, yeni yurt dışı denklik kriterleri yurt dışında burslu okuyan on binlerce Türk öğrencinin üniversite diplomasını riske attı. YKS’ye 2 ay kala yurt dışı diploma denkliği için ‘uluslararası sıralamalarda ilk bin’ ve ‘Türkiye’de YKS’ ye girme şartı’ getirildi. İlk 50 bin ile 300 binden öğrenci alan tıp, diş hekimliği, eczacılık, mühendislik, eğitim fakültelerini yurt dışında okuyacaklara diploma denkliği için önce Türkiye’de bu bölümleri kazanması istendi. Dünya sıralamalarında en az 3’ünde ilk 400’e giren üniversitelerdekilere ise Seviye Yeterlilik ve Belirleme Sistemi uygulanıp denklik verileceği belirtilse de garanti edilmedi.

TÜRKLERE DENKLİK SOPASI

Dünya başarı sıralamalarında ARWO, QS World, CWTS Leiden ve THE Word’ü ölçü alan YÖK’ün listesindeki 4 sıralamaya sadece İTÜ ve Hacettepe girebiliyor. ‘İlk binde en az 2 uluslararası araştırma sıralamasına girme’ şartını ise 11 üniversite tutturdu. Türkiye’deki 208 üniversiteden 197’si dünya sıralamalarında ilk binde yok. YÖK’ün yurt dışındaki öğrencilerden istediği ilk bin şartını, Türkiye’deki üniversiteler taşımıyor. Buna rağmen yurt dışındaki Türk öğrencilerin diploması, Türkiye’de geçersiz sayılabilecek.

ÇANKAYA’YA DENKLİK VAR GAZİ, DOKUZ EYLÜL’E YOK!

İlk bin üniversite için ‘akademik yayın sayısı’ kriteri var. THE 2024’te Çankaya Üniversitesi, yılda 349 makale yazıp, 25 bin 482 atıf alan Prof. Dr. Dumitru Baleanu sayesinde dünya sıralamasında ilk bine girdi. Marmara, Ege, Dokuz Eylül, Gazi, İÜ, Çukurova gibi birçok köklü üniversite, ilk binde yok. Diploma denkliği için YÖK’ün aradığı, ‘dünya sıralaması’ şartının güvenilirliği tartışmalı.

SAHTECİLİK ÜÇGENİNE ÖDÜL!

Çin Yangzhou Üniversitesi, 2 yıl önce THE sıralamasında ilk bine giremezken, THE 2024’te 501-600’e girdi. ABD’deki dünyanın en iyi müzik okulu New York Juilliard School ilk binde yok. THE sıralamasına girmek için yılda 200 makale şartını, Hindistan-Türkiye-Pakistan üçgeninde bazı üniversiteler sahte yayınlarla aşıp, ilk bine girdi.

“STANFORD MEZUNUNA DENKLİK VERİLMEYEBİLİR”

Prof. Dr. Erhan Erkut: “YÖK’ün denklik için dünya üniversiteleri sıralamasında ilk binde yer alma şartını İstanbul, Çukurova, Ege, Gazi, Ankara, Marmara gibi en köklü üniversitelerimiz taşımıyor. Dünya sıralamaları, sürekli değiştiği için diploma denkliğinde sıralama kullanılması sorundur. Türkiye’deki lise diplomaları yurt dışında geçerli sayılmadığı için öğrenciler IB, ABİTUR gibi sınavlara hazırlanıp kabul aldı. Türkiye’deki üniversite sınavında derece yapmayı bırakın, sınava girmeyi bile planlamadılar. IB’den yüksek not alıp Stanford’da mühendislik bitiren bir Türk öğrenciye, ‘Sen zamanında bizim yaptığımız üniversite sınavına girmemişin. Biz de senin diplomanı geçerli saymıyoruz. Denklik yok’ mu denilecek?”

“ÇOCUKLARIMIZIN ÜLKESİNE DÖNMESİ ENGELLENEMEZ”

“Türkiye’de bir kesim, yurt dışında okuyanları zengin çocukları sanıyor. Büyük oğlum, LGS’de derece yaparak Robert Koleji burslu okudu. Dünya sıralamasında ilk 400’deki ABD Dartmouth College’de burslu okuyor. Yine Robert Koleji 11. sınıftaki küçük oğlum burslu okuyor. 12. sınıf derslerini seçip, uluslararası sınavların bir kısmına girdi, diğerlerine hazırlanıyor. Yurt dışında iyi bir üniversite hedefleyen özel ve devlet okulundaki bu çocuklar şu an SAT, AP, IB, ABİTUR gibi zorlu eğitimlerden geçip, sınavlara girerek dünyadaki akranlarıyla yarışıyor. O kadar donanımlı olmak zorundalar ki, ulusal ve uluslararası yarışmalardan, toplum hizmetine birçok konuda çalışıp projeler yaptılar. YÖK’ün bu kararı on binlerce başarılı Türk gencine ‘Gidersen dönme’ demektir. Çocuklarımızın okulu bitince ülkesine dönüp hizmet etme hakkı engellenemez.”

ODTÜ’YE DENK DİPLOMA ARIYORLAR!

Türkiye’deki 208 üniversiteden yüzde 95’i, YÖK’ün ilk bin kriterini taşımıyor. QS 2024’te ilk 400’e giren tek Türk üniversitesi ODTÜ iken, THE 2024 sıralamasında ilk 400’e Koç, ODTÜ ve Sabancı girdi. ARWU 2023 ve CWTS 2023 dünya sıralamalarında ilk 400’deki Türk üniversite sayısı sıfır!

SURİYELİ DOKTORLAR İLK BİNDE Mİ?

Suriye’den gelen doktorların mezun olduğu üniversitenin dünyada ilk binde olup olmadığı bilinmiyor. YÖK denkliği alıp, Türkiye’deki hastanelerde çalışıyorlar. Yurt dışında tıp, mühendislik, mimarlık, eczacılık okuyan Türkler ise diploma denkliği zorlamasıyla okulları bitince ülkelerine dönemeyecek.

5.5 ASIRLIK İÜ BİLE YOK: THE 2024 Dünya Sıralaması’nda ilk binde ODTÜ, Koç, İTÜ, Sabancı, Bilkent, Boğaziçi, Çankaya, Hacettepe, Bahçeşehir, Özyeğin, YTÜ var. THE 2024’te 5.5 asırlık İÜ ilk 1001-1200 arasında kalıp, YÖK’ün ilk bin şartını yakalayamadı.

YKS SIRALAMALARI

Tıp:……………………… 50 bin

Diş Hekimliği:…………. 80 bin

Eczacılık::………………. 100 bin

Hukuk:…………………. 125 bin

Mimarlık:………………. 250 bin

Mühendislik:………….. 300 bin

Öğretmenlik:………….. 300 bin

DÜNYA SIRALAMALARI

QS 2024 Dünya Sıralaması ilk bin 9 üniversite: ODTÜ, İTÜ, Koç, Boğaziçi, Sabancı, İÜ, Hacettepe, YTÜ, Ankara.

THE 2024 Dünya Sıralaması ilk bin 11 üniversite: Koç, ODTÜ, Sabancı, İTÜ, Bilkent, Boğaziçi, Çankaya, Hacettepe, Bahçeşehir, Özyeğin, YTÜ.

ARWU 2023 DÜNYA SIRALAMASI İLK BİN 7 ÜNİVERSİTE: İÜ, Sağlık Bilimleri, İTÜ, Hacettepe, Ankara, Ege, Gazi.

CWTS 2023 Dünya Sıralamasında ilk bin 18 üniversite: Hacettepe, Sağlık Bilimleri, İTÜ, İÜ, Ege, Ankara, Gazi, ODTÜ, YTÜ, Dokuz Eylül, Erciyes, Atatürk, Çukurova, Fırat, İstanbul Cerrahpaşa, Akdeniz, KTÜ, Koç.

SIRALAMALAR BOZULACAK!

Sınav barajıyla öğrenci alan bölümlerden yurt dışından kabul alanların, Türkiye’de diploma denkliği için üniversite sınavına girmeye zorlanması YKS 2024’te sıralamaları bozacak. Tıp, mühendislik ve hukukta boş kontenjan artacak.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/dunya-siralamasina-giremeyen-197-universite-kapatilacak-mi/feed/ 0
KKTC’de sahte diploma skandalı: Her diplomaya barkod verilecek https://www.foxhaber.com.tr/kktcde-sahte-diploma-skandali-her-diplomaya-barkod-verilecek/ https://www.foxhaber.com.tr/kktcde-sahte-diploma-skandali-her-diplomaya-barkod-verilecek/#respond Tue, 30 Apr 2024 21:18:32 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6759 Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, sahte üniversite diploması skandalıyla ilgili “Çok iyi eğitim veren üniversitelerimiz var. Eğitim sektörümüzü korumamız lazım. Yükseköğretim Kurulu’ndan (YÖK) destek talep ettik. YÖK’ün Yükseköğretim Planlama, Denetleme ve Akreditasyon Kurumu (YÖDAK) ile çalışmasıyla sıkıntılar giderilecek. Gereği neyse yapılacak” dedi.

ÜST DÜZEY İSİMLER TUTUKLANDI

KKTC’nin Güzelyurt ilçesindeki Kıbrıs Sağlık ve Toplum Bilimleri Üniversitesi’nde başlayan sahte diploma krizi gündemdeki yerini koruyor. KKTC’de üniversiteleri denetlemekle sorumlu YÖDAK Başkanı Prof. Dr. Turgay Avcı ve yolsuzluğun yaşandığı dönemdeki Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Hasgüler ile çok sayıda üst düzey bürokrat ve yetkili bu kapsamda tutuklandı.

KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, Lefkoşa’da bir grup gazeteciye yaptığı değerlendirmede; “Bu skandala ilişkin KKTC’de bunun genel bir tecrübe olduğunu kabul edemem. Çok iyi eğitim veren üniversitelerimiz var. Eğitim sektörümüzü korumamız lazım. YÖK’ten destek talep ettik. YÖK’ün YÖDAK ile çalışmasıyla sıkıntılar giderilecek. Gereği neyse yapılacak. Yıpratıcı söylemler de sona erecek” ifadelerini kullandı.

“ÇÜRÜME SADECE SİYASAL DEĞİL”

Muhalefet partilerinden Halkın Partisi Genel Başkanı Kudret Özersay ise konuya ilişkin şunları kaydetti:

– Sadece bu diplomayı verenler açısından değil, yozlaşma toplumun her düzeyine sirayet etmiş durumda. Yani müdür, müsteşar, milletvekili, eski bakan, üniversitelerden sorumlu kurum başkanı, bu bir kategori. İkinci kategori öğretmen, polis, asker aldığı diplomayı da devlete verip kademe derece ilerlemesi, makam-mevki maaş artışı. Şimdi bütün bunları biz gördük şu ana kadar. Toplumdan bağımsız bir şey değil bu. Çürüme, sadece siyasal bir çürüme değil.

– Toplumun bazı kesimleri de buna ortak olmuş durumda. Bir şeye karar vermemiz lazım, bu sorunu nasıl çözeceğiz? YÖK heyeti geldi, YÖDAK ile birlikte çalışarak sorunu çözecek. Evet bunu konuşmamız lazım, doğrudur. Ama eğer biz mevcutların üzerini örterek ‘Yeni bir sistem yaratalım. Geçmişe bakmayalım’ dersek, bu çuval içerisinde kalan o çürümüş patatesler hepsini çürütecek ve bu koku gitmeyecek.

“BU İŞ FARKLI BOYUTLARA GİDECEK”

Bu durumun eğitime büyük zarar verdiğini kaydeden eski Başbakan ve Ulusal Birlik Partisi (UBP) Lefkoşa Milletvekili Faiz Sucuoğlu, “Çok fazla ve denetimsiz üniversite izni verildi ve bazıları tabela üniversitesi şeklinde kaldı. Bir nevi ticari açıdan olaya bakıldı” dedi.

Sucuoğlu “Bu diplomayı kötü niyetle kullanan, terfi için kullananlar ayrı ama bir de hiç bir yerde kullanılmamış diplomalar için ayrı bir şey yapmak lazım. Çünkü iş farklı boyutlara gidecek gibi görünüyor ve bu büyük bir zarar verecektir. Kuzey Kıbrıs’ın iki önemli hususu var, biri turizm biri de eğitim. Siz eğitimi böyle yaralarsanız yarın öbür gün inanılmaz ekonomik sıkıntılar yaratacaktır” diye konuştu.

YÖK HEYETİ ADA’DA

25 Mart itibariyle KKTC talebiyle Ada’ya gelen YÖK heyetinin çalışmalarına başladığını söyleyen, Türkiye ve KKTC’den bir grup gazeteciyle bir araya gelen Lefkoşa Büyükelçisi Metin Feyzioğlu, KKTC’deki 17 üniversitenin YÖK’e akredite olduğunu, 5 üniversitenin olmadığını ifade etti.

Akredite olan üniversitelerin tüm bölüm ve kontenjanlarıyla YÖK tarafından denkliklerinin kabul edildiği anlamına gelmediğinin altını çizen Feyzioğlu, şöyle konuştu:

– Türkiye’de ÖSYM kılavuzunda hangi üniversite ve bölümleri, kaç kontenjanla yer alıyorsa o sayıda bölüm ve öğrenci diploması denk kabul ediliyor. Örneğin A üniversitesinin hukuk fakültesinden 5 kontenjan ÖSYM kılavuzunda yer alıyorsa sadece o yıl, bu şekilde giren 5 öğrencinin diploması Türkiye’de geçerli oluyor. Oysa o üniversite ve o fakülte 90 öğrenciyi sınavsız, kapıdan aldıysa onların diplomaları denk kabul edilmeyen diğer 5 üniversite ile aynı muameleyi görüyor. Yani denk kabul edilmesi için onların da başka prosedürleri yerine getirmesi gerekiyor.

DİPLOMALARA BARKOD GELİYOR

– Yaşananlar üzerine KKTC Başbakanı Türkiye’ye, Cumhurbaşkanımıza yazı yazdı ve YÖK’ün burada sistem kurmasını istedi. YÖK heyeti de görüşmek üzere buraya geldi. YÖK, YÖDAK’a bu sistemi kurduğunda tek bir ekrandan, her bir öğrencinin ders seçiminden derslere devam edip etmediğine; ödevden teze tüm bilgileri görülecek ve her bir diplomaya da barkod verilecek.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/kktcde-sahte-diploma-skandali-her-diplomaya-barkod-verilecek/feed/ 0
‘Öğrenmenin yaşı olmaz’ diyerek 60 yaşında üniversiteli oldular https://www.foxhaber.com.tr/ogrenmenin-yasi-olmaz-diyerek-60-yasinda-universiteli-oldular/ https://www.foxhaber.com.tr/ogrenmenin-yasi-olmaz-diyerek-60-yasinda-universiteli-oldular/#respond Wed, 24 Apr 2024 21:48:18 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6548 Muş Alparslan Üniversitesi bünyesinde sağlıklı ve başarılı yaşlanmayı, kuşaklararası iletişimi sağlamak amacıyla kurulan “60+ Tazelenme Üniversitesi” 4 Mart’ta eğitim hayatına başladı.

Çocuk ve torunları yaşındakilerle aynı sıraları paylaşan 60 yaş ve üzeri 24 üniversiteli, haftanın 3 günü insan anatomisi ve fizyolojisi, ağız ve diş sağlığı, iktisat, kadın çalışmaları, fiziksel egzersiz, hukuk, tarih, ziraat ve aşçılık dersleri alıyor.

“DERSLERİNİ HİÇ KAÇIRMIYORLAR”

Muş Alparslan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Alican, AA muhabirine, dünyanın birçok yerinde hızlı bir gelişme gösteren “60+ Tazelenme Üniversitesi”ni Muş’ta kurdukları için kendilerini şanslı hissettiklerini söyledi.

Bu çalışmanın kent ile üniversitenin bütünleşmesi açısından önemli bir proje olduğunu belirten Alican, “Üniversitemizde şehrimizin yaşlılarını ağırlıyoruz ve onlarla haftanın 3 günü ders yapıyoruz. Tazeleme Üniversitesi bir anlamda daha kaliteli yaşlanma süreci geçirilmesi amacını taşıyan bir uygulama. Yaşlılar üniversite sıralarında oturup torunlarının gittiği okulda ders işliyorlar. Yaşlılarımızı üniversitemize getirmek, sınıflarımızda ağırlamak, çay içmek ve sohbet etmek istiyoruz. Onların deneyimlerinden istifade ederek kayıt altına almak istiyoruz. Tazelenme Üniversitesinin birçok anlamı var. Hem yaşlılarımızın buluşması hem de yaşlı insanlarımızın gençlerle bir araya gelmesi.” diye konuştu.

Alican, böylece güzel bir sinerji yakaladıklarını dile getirerek, “İlkokul, ortaokul ve liseye gitmemiş ya da gitmiş ama üniversite okuyamamış birçok yaşlı insanımızı üniversiteyle buluşturmuş olmanın keyfini yaşıyoruz. Yaşlılarımız, ‘Biz üniversite okuyamadık, Tazelenme Üniversitesi ile bir anlamda üniversite öğrencisi gibi eğitim alma imkanına kavuşmuş olmak bizim için çok heyecan verici.’ diyorlar. Derslerini de hiç kaçırmıyorlar, yoklamalarda her zaman varlar. Kendilerini çok seviyoruz.” ifadelerini kullandı.

“BÖYLE BİR ORTAMI GÖRMEK GERÇEKTEN GÜZEL”

Lise mezunu öğrencilerden Burhan Sayılgan ise imkansızlıklardan dolayı hayali olan üniversiteyi okuyamadığını belirtti. Okumanın, öğrenmenin yaşının olmadığını vurgulayan Sayılgan, şunları kaydetti:

“Bize böyle bir imkan tanındı ve kayıtlarımızı yaptık. Çok memnunuz. İnşallah mezun olacağım. 4 yıllık üniversite hayalimiz var, o da gerçekleşecek inşallah. Ömrümüz yeterse diplomamızı alacağız. Bu ortamı görmek, yeni arkadaşlar ve çevre edinmek güzel. Kentte esnafım. Uzun yıllar sonra, böyle bir ortamı görmek gerçekten güzel. Haftanın üç günü geliyoruz. Ondan sonra tekrar işimize dönüyoruz. Önceden böyle imkanlar olmadığı için biz üniversiteyi okuyamadık ama şimdi 81 ilde üniversite var.”

Birçok alanda eğitim gördüklerini anlatan Sayılgan, “Derslerin faydasını şimdiden görmeye başladık. Eve gittiğimde derste ne işlediğimi eşime ve çocuklarıma anlatıyorum. Çocuklar da ‘Baba üniversiteli oluyor’ diyorlar. 4 çocuğum var hepsi üniversite mezunu. Onların arasına katılmak istiyorum. Beşinci üniversiteli olarak eve gireceğim inşallah.” dedi.

63 yaşındaki Mehmet Sait Çağlayan da Muş’ta yaşadığını ve 5 çocuk babası olduğunu belirterek, “Bu yaştan sonra biz de üniversiteli olduk. Çok güzel bir duygu. Lise mezunuyum. Bilginin sınırı yok. Elbette her yaşta bilgi edinmek güzel bir şey. Üniversite hayalim vardı, o dönemde bu kadar imkan yoktu. Çocuklarımı okutmaya çalıştım. Çok şükür 5 çocuğumdan 4’ü üniversite mezunu. Emekli memurum. İkinci baharımızda üniversite okuyoruz. Burada bilgilerimizi tazeliyoruz. Güzel bir şey. Ayrıca terzilik mesleğim de var. Onu da yapıyorum. Boş zamanlarımda kitap okuyorum.” diye konuştu.

“AMACIMIZ KUŞAKLARARASI İLETİŞİMİ SAĞLAMAK”

60+ Tazelenme Üniversitesi Koordinatörü Dr. Öğretim Üyesi Mehmet Efe ise 24 kişinin kayıt yaptırarak eğitime başladığını bildirerek, “Birinci gayemiz yaşlılarımızın aktif ve başarılı bir yaşlanma dönemiyle yaşamlarını devam ettirmek, kuşaklararası iletişimi sağlamak ve sosyalleşmelerini artırmak. Çok güzel dönüşler alıyoruz. Eğitime, 4 Mart’ta başladık. Eğitim sürecimiz 4 yıl devam edecek.” dedi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/ogrenmenin-yasi-olmaz-diyerek-60-yasinda-universiteli-oldular/feed/ 0
70 yıldır demir bir kafeste yaşıyordu… Paul Alexander hayatını kaybetti https://www.foxhaber.com.tr/70-yildir-demir-bir-kafeste-yasiyordu-paul-alexander-hayatini-kaybetti/ https://www.foxhaber.com.tr/70-yildir-demir-bir-kafeste-yasiyordu-paul-alexander-hayatini-kaybetti/#respond Sun, 07 Apr 2024 21:36:35 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5805 Paul Alexander, 1952’de altı yaşındayken çocuk felci geçirdi. Alexander’ın boyundan aşağısı felç kaldı ve kendi başına nefes alamayınca yetmiş yılı aşkın bir süre boyunca, yeni teknolojiler ortaya çıksa bile, nefes almak için demir bir makineye güvendi.

Demir akciğer makinesi adı verilen bir çeşit demir bir kapsül Alexander’ın hayatta kalmasını sağladı.

Organizatör ve engelli hakları aktivisti Christopher Ulmer, Alexander’ın GoFundMe sayfasında yazarak şunları söyledi: ”Paul Alexander dün vefat etti. Çocukken çocuk felcini atlattıktan sonra 70 yıldan fazla bir süre demirden bir akciğerin içinde yaşadı. Bu süre zarfında Paul üniversiteye gitti, avukat ve bir yazar oldu. Hikâyesi çok uzaklara yayıldı ve dünyanın her yerindeki insanları olumlu bir şekilde etkiledi. Paul, hatırlanmaya devam edecek inanılmaz bir rol modeldi.”

ÜNİVERSİTE BİTİRDİ, AVUKAT OLDU, KİTAP YAZDI

Ulmer’in de belirttiği gibi Alexander’ın kararlılığı onun bir dizi dikkate değer başarıya imza atmasını sağladı. 21 yaşındayken Dallas’ta bir liseden derslere bizzat katılmadan mezun olan ilk kişi oldu.

Üniversite yönetiminde yaşadığı birçok zorluktan sonra Dallas’taki Southern Methodist Üniversitesi’ne kabul edildi ve ardından Austin’deki Texas Üniversitesi’nde hukuk fakültesine girdi.

Bir duruşma avukatı olma hayallerinin peşinden gitti ve mahkemede müvekkillerini üç parçalı bir takım elbise ve felçli vücudunu dik tutan değiştirilmiş bir tekerlekli sandalye ile temsil etti.

Ayrıca engelli hakları için bir oturma eylemi düzenledi ve kendi anı kitabını yayınladı.

155 sayfalık kitabın tamamlanması beş yıl sürdü; Alexander her kelimeyi bir sopaya iliştirilmiş bir kalemle yazdı.

DEMİR KAPSÜLDEN VAZGEÇMEDİ

Alexander, anne ve babasından, erkek kardeşinden ve hatta 2015’te hava sızdırmaya başlayan orijinal demir akciğerinden daha uzun yaşadı, ancak YouTube’da yardım için yalvardığı bir videonun ardından tamirci Brady Richards tarafından onarıldı.

Büyük sarı metal bir kutu olan ventilatör, hastaların boyunlarına sıkıca tutturulmuş bir şekilde içeride uzanmalarını gerektiriyor.

Hastanedeyken doktorlar, makineyi kapatıp onu dışarı çıkmaya zorlayarak Paul’ün kendi başına nefes almasını sağlamaya çalıştı, daha modern ventilatörler önerildi ancak Alexander, alıştığı için demir akciğer makinesini kullanmaya devam etti.

Alexander üniversitedeyken daha sonra nişanlandığı Claire ile tanıştı. Annesinin kızıyla konuşmasını nasıl yasakladığını anlattı. Daha sonra ise bakıcısı, yani kendi deyimiyle ‘kolları ve bacakları’ olan Kathy Gaines ile yakın bir ilişki kurdu. Gaines, Alexander hukuk fakültesinden mezun olduktan sonra yardım etmeye başlamış ve onu otuz yıldan fazla bir süre desteklemişti.

Çocuk felci, merkezi sinir sisteminin solunum fonksiyonunu etkileyen ve kas güçsüzlüğüne ve felce neden olabilen bulaşıcı bir viral hastalıktır. Kirlenmiş su ve yiyecekler yoluyla veya enfekte bir kişiyle temas yoluyla bulaşır.

1950’li yıllarda kullanılmaya başlanan aşının yaygınlaşmasıyla birlikte dünya genelinde büyük ölçüde önüne geçildi. Hastalık bugün sadece dört ülkede endemik olmaya devam ediyor: Nijerya, Pakistan ve Afganistan.

Yaklaşık 20 yıllık kapsamlı bir kampanyanın ardından yakın zamanda Hindistan’da da çocuk felci yok edildi ve sürekli ağızdan ve enjekte edilen aşılarla salgın başarılı bir şekilde sona erdi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/70-yildir-demir-bir-kafeste-yasiyordu-paul-alexander-hayatini-kaybetti/feed/ 0
Görmeye bile tahammül edemezsiniz, onlar foseptikten elleriyle topluyor https://www.foxhaber.com.tr/gormeye-bile-tahammul-edemezsiniz-onlar-foseptikten-elleriyle-topluyor/ https://www.foxhaber.com.tr/gormeye-bile-tahammul-edemezsiniz-onlar-foseptikten-elleriyle-topluyor/#respond Wed, 13 Mar 2024 21:12:28 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4596 Evde, sokakta, işletmelerde görüldüğünde iğrenilen hamam böcekleri, üniversite öğrencilerinin araştırma konusu oldu.

Akdeniz Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü öğrencileri, cadde ve sokaklardan, foseptik ve rögar kapaklarından topladıkları hamam böcekleriyle laboratuvar ortamında çalışma yürütüyor.

Üniversite öğrenimi öncesi gördüklerindeki korktukları hamam böcekleriyle deneysel araştırma yürüten öğrenciler, elde ettikleri sonuçla hamam böceğinin popülasyonunun azalması amacıyla çalışmalar gerçekleştiriyor.

KADINLARIN KORKUSUZ ÇALIŞMASI

Saha çalışmalarında topladıkları hamam böceklerini bulundukları alan ve türlerine göre sınıflandıran öğrenciler, daha sonra üremesi ve kısırlaştırılmasına yönelik çalışmaları ile ilaçlamada kullanılacak kimyasalları belirleyip, etkisini artırmayı hedefliyor.

Akdeniz Üniversitesi’nden Prof. Dr. Hüseyin Çetin, “Laboratuvarda belediyenin kullandığı ilaçlar, Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar test ediliyor. Hamam böceği, karasinek, sivrisinek gibi birçok haşereye yönelik ilaçların dayanıklılığı ve direnç seviyelerini ölçüyoruz. Ekibimiz 10 kişiden oluşuyor. Bilim insanı olarak cinsiyet ayrımı olmayan ekibimiz var. Ekibimiz kadın, erkek öğrencilerden oluşuyor. Arkadaşlarımız birçok insanın korktuğu, iğrendiği böceklerle rahatlıkla çalışıyor” diye konuştu.

HAMAM BÖCEĞİNİ ELLERİYLE TOPLUYORLAR

Biyoloji bölümünde yüksek lisans öğrencisi Zeynep Nur Gültekin, üniversite öğrenimi öncesi korktuğu hamam böceklerini deneysel çalışmalar için rögar ya da foseptikten toplayıp, araştırmalar yaptığını anlattı.

Gültekin, “Rögarda, foseptikte bulunan hamam böceklerini elimizle ya da elektrikli süpürgeyle toplayıp, laboratuvara getiriyoruz, deneylerde kullanıyoruz. Başlarda tedirgin oluyordum, laboratuvardaki hamam böceği odasına giremiyordum. Bilimsel çalışmalar için korkumun üzerine gittim ve deneylerde, çalışmalarda yer alıyorum” dedi.

KİMYASALLARA DİRENCİ ARAŞTIRILIYOR

Üniversitede araştırma görevlisi ve doktora öğrencisi olan Ayşegül Cengiz, laboratuvarda hamam böceklerine yönelik çalışmalar yürüten ekibin çoğunluğunun kadınlardan oluştuğunu belirtti. Cengiz, şunları söyledi:

“Toplanan hamam böceklerini laboratuvarda çoğaltıp, yumurta verimini sağlıyoruz. Nesil atladıkça aynı yaş grubundaki hamam böceklerinde deney yapıyoruz.

Kapalı alan ya da konutlarda kullanılan kimyasalların etkileri, farklı alanlarda topladığımız hamam böceklerinin kimyasallara direnç çalışmalarını yürütüyoruz.

Hamam böceklerinin ve kimyasalların insan sağlığına etkisini araştırıyoruz. Haftanın 7 günü laboratuvarda çalışmalarımızı yürütüyoruz.

Çoğunluğu kadınlardan oluşan ekibimizle özveriyle deneysel çalışmalarımızı yapıyoruz.”

5 YILDIR HAMAM BÖCEĞİ İNCELİYOR

Yüksek lisans öğrencisi Şevval Kahraman, 5 yıldır laboratuvar ekibinde yer aldığını anlattı. Hamam böceği korkusunu zamanla yendiğini anlatan Kahraman, “Hamam böcekleriyle çalışma yürütüyorum. Laboratuvarda ilaçları hamam böceklerine enjekte edip, etkilerini gözlemliyoruz. Hamam böceklerini karbondioksitle bayıltıp, enjeksiyonla farklı ilaçları uygulayıp, sonuçlarını analiz ediyoruz” diye konuştu.

KORKUSU İLHAM VERDİ

Üniversite bitirme tezini hamam böceklerinin kısırlaştırılmasına yönelik çalışmayla gerçekleştirdiğini anlatan Cansu Çalışkan, korkusunun kendisine ilham olduğunu anlattı.

Eskiden hamam böceğinden çok korktuğunu vurgulayan Çalışkan, “Evde gördüğümde yanından geçemiyor, odayı değiştiriyor, dokunamıyordum. Laboratuvarda çalışmalara başladıktan sonra korkumu atlattım. Şu an birçok insanın korktuğu hamam böceklerinde kısırlaştırma üzerine çalışma yapıyorum. Hamam böcekleri birçok hastalık taşıyor, itici bir haşere, insanlar korkuyor. Çalışmalarımla hamam böceklerinin kısırlaştırılması, popülasyonunun çoğalmaması için araştırma yapıyorum” dedi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/gormeye-bile-tahammul-edemezsiniz-onlar-foseptikten-elleriyle-topluyor/feed/ 0
Ortaokul diplomasıyla girdiği cezaevinde üç üniversite bitirdi https://www.foxhaber.com.tr/ortaokul-diplomasiyla-girdigi-cezaevinde-uc-universite-bitirdi/ https://www.foxhaber.com.tr/ortaokul-diplomasiyla-girdigi-cezaevinde-uc-universite-bitirdi/#respond Tue, 05 Mar 2024 21:27:24 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4271 Atakan Darendelioğlu 2005 yılında gittiği restoranda garson İsmail Ünal’ın öldüğü kavga sonrası tutuklandı. Evli ve 1 çocuk babası Darendelioğlu, Bursa 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada müebbet hapis cezasına çarptırıldı. İnfaz süresi ömür boyu olan ancak “iyi hal” dikkate alınarak koşullu salıverilme hükümlerinden yararlandırılan ve 24 yıllık cezası Yargıtay tarafından onanan Atakan Darandelioğlu, hükümlü olarak kaldığı Bursa H Tipi Cezaevi’nde eğitim hayatına devam etti.

Ortaokul mezunu olan Atakan Darendelioğlu, liseyi dışarıdan sınavlara girerek bitirdi. Daha sonra üniversite sınavına giren Darendelioğlu, Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi’nin 2 yıllık Adalet Bölümü’nü kazandı. Bu bölümde onur belgesi alan Darandelioğlu, dikey geçiş yapıp aldığı ek derslerle, aynı üniversitenin 4 yıllık İşletme Bölümü’nden de mezun oldu. Bu diplomayla da yetinmeyen Atakan Darendelioğlu, Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi’nin 2 yıllık Toptan ve Perakende Satış Bölümü Emlak ve Emlak Yönetimi Programı’ndan 2016 yılında mezun oldu.

YÜKSEK LİSANS YAPIYOR

Cezaevinde geçirdiği 19 yılda 3 üniversite bitiren ve Bilecik Bozüyük Açık Ceza İnfaz Kurumu’na geçiş yapan Darendelioğlu aynı zamanda Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı (ALES) ile Anadolu Üniversitesi Otelcilik Konaklama İşletmeciliği Bölümü’nde de yüksek lisans yapmaya başladı.

Atakan Darendelioğlu hayatının cezaevi eğitim birimi öğretmeni ile Ceza İnfaz Kurumu Müdürü sayesinde değiştiğini söyledi. Darendelioğlu, “O dönem seferberlik başlatılmıştı. Adalet Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ile koordineli çalışmasına hız vermişti. Sürekli eğitime önem veriliyordu. Topluma kazandırılma üzerine çalışma yapılıyordu. Bununla ilgili eğitimden sorumlu müdürümüz etkin çalışmasıyla, kurum öğretmenimizin de desteğiyle beraber, ben ve benim gibi birçok mahkumun rehabilitasyon ve eğitim süreci başladı” ifadelerini kullandı.

Suçun kaynağının eğitimsizlik olduğunu söyleyen Darendelioğlu, “Cezaevindeyken suç dediğimiz olayın tamamen eğitimsizlikten kaynaklandığını öğrendim. Eğitimden kastım, illaki okul okumak değil. Ailede başlayan bir eğitimden bahsediyorum. Psikologların, psikiyatristlerin dediği gibi 0-6 yaştan itibaren başlayan bir süreç olduğunu gözlemledim. Ailenin çok önemli olduğunu gördüm. Aile içi şiddet varsa, aile içinde seni yönlendirecek kişiler seni düzgün bir yere kanalize edemiyorsa bir şekilde suça bulaşabiliyorsun. Arkadaş ortamı da büyük bir faktör oluyor” dedi.

“ELİMDEN TUTMASALARDI EĞİTİMDEN BAHSETMİYOR OLACAKTIM”

Kendi durumundaki kişilere örnek olmak için çabaladığını belirten Atakan Darendelioğlu, şunları söyledi:

“Bütün çabam diğer insanlara örnek teşkil edebilmek. Ben suç dünyasına çok küçük yaşlarda girdim. 12-13 yaşlarındaydım. Daha sonra 17 yaşında cezaevine girdim. Ardından suçlar devam etti. 1997 yılında yapılan operasyonla Bayrampaşa Cezaevinde 3 sene yattım. 2005 yılına kadar suçla bir yerlerde var olmak devam etti. Cezaevindeki insanlar, suçu içselleştirebiliyor. Suç hayatını devam ettirenler oluyor. Bizler suça bulaşmış insanlardık. Bizim elimizden tutulmaması, bizim görmemezlikten gelinmesi, bananecilikten kaynaklanan sıkıntılar, suç potansiyelini arttırıyor. Kurum müdürü ve öğretmenimiz elimden tutmasaydı, çok kötü durumda olurdum. Cezaevlerinde eğitime yönlendirilmemiş kitleler var. Hayattan umudunu kesen kitleler var. Benim elimden tutmasalardı yine gece alemi, kulüp, barlarda hayatım devam edecekti. Bugün eğitimlerden bahsetmiyor, suç dünyasının bir parçası olarak hayatımı devam ettiriyor olacaktım.”

“AVUKAT OLUP SUÇTAN ZARAR GÖRENLERE YARDIM EDECEĞİM”

Önce ailesine ve henüz 7 aylık olan torununa örnek olmak istediğini söyleyen Darendelioğlu, “Ardından elini tutabildiğim herkese, suçtan zarar görenlere örnek olmak istiyorum. Bu mağdur da olabiliyor suçlu da olabiliyor. Hukuk fakültesini bitirdikten sonra avukat olup, suçtan kim zarar gördüyse onların yardımlarına koşabilmek. Ben yandım, başkaları yanmasın. Hiç kimsenin evladı yanmasın. Kimse babasız kalmasın. Kimse babasız çocuk büyütmek zorunda kalmasın. Benim kızım babasız büyüdü. Cezaevine girdiğimde kızım 3-4 yaşındaydı. Cezaevinden çıktığımda, torunumu onun yaşında kucağıma alacağım” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/ortaokul-diplomasiyla-girdigi-cezaevinde-uc-universite-bitirdi/feed/ 0
Sağlık alanındaki düzenlemelerin 17 maddesi kabul edildi https://www.foxhaber.com.tr/saglik-alanindaki-duzenlemelerin-17-maddesi-kabul-edildi/ https://www.foxhaber.com.tr/saglik-alanindaki-duzenlemelerin-17-maddesi-kabul-edildi/#respond Sun, 25 Feb 2024 09:00:30 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3883 Kabul edilen maddelere göre, Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun’da yapılan değişiklikle, bu kapsamda istihdam edilen personele ek ödemenin usul ve esasları Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenecek.

Düzenlemeyle yan dal uzmanlığının teşvik edilmesi amacıyla uzman tabipler için öngörülen ek ödeme, yan dal uzmanları için 200 puan artırılarak ödenecek. Ek ödemenin yapılabilmesi için disiplin cezası almamış veya sözleşmede belirtilen yükümlülüklerin haklı bir nedene dayanmaksızın ihlali nedeniyle ikaz edilmemiş olmak gerekecek.

Ödüllendirilerek motivasyonunun artırılması amacıyla yapılan ek ödeme, uyarma cezası alanlara bir ek ödeme dönemi, kınama cezası alanlara iki ek ödeme dönemi, aylıktan kesme ya da kademe ilerlemesinin durdurulması cezası alanlara üç ek ödeme dönemi süresince yapılmayacak.

Bu düzenleme öğretim elemanları ve diğer personel için sözleşmedeki yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle savunması alınmak kaydıyla, bir sözleşme döneminde yazılı olarak hastane koordinasyon kurulu tarafından bir kez ikaz edilenlere bir ek ödeme dönemi, iki kez ikaz edilenlere iki ek ödeme dönemi, üç kez ikaz edilenlere üç ek ödeme dönemi ödeme yapılmaması şeklinde uygulanacak.

YÖK TARAFINDAN TESPİT EDİLECEK

İlaç analizlerinin ruhsatlandırmadan sonra yapılacağı düzenlendiğinden, Harçlar Kanunu’nda uyum düzenlemesi yapılacak. Bu kapsamda ilaçların ticarete çıkarılması için Sağlık Bakanlığınca verilecek ruhsatnamelerin tarifesinde değişikliğe gidilecek.

Üniversiteler, Sağlık Bakanlığına bağlı eğitim ve araştırma hastaneleriyle kullanım protokolleri yaparak sağlık uygulama ve araştırma faaliyetlerini yürütebilecek.

Üniversitenin birlikte kullanım protokolü imzaladığı eğitim ve araştırma hastaneleri, aynı zamanda üniversitenin uygulama ve araştırma merkezi statüsü kazanacak.

Üniversite öğretim elemanı kadrolarından birlikte kullanılan eğitim ve araştırma hastanelerine tahsis edilecek akademik kadroların dağılımı ve nitelikleri Sağlık Bakanlığınca belirlenecek.

Bu kadrolara öğretim üyelerinin atamaları üniversite tarafından Sağlık Bakanlığının uygun görüşü alınarak yapılacak.

Öğretim elemanları ile eğitim ve araştırma faaliyetlerinin yürütülmesi ile sağlık hizmeti sunumu için sözleşme imzalanabilecek. Üniversitenin birimlerine tahsis edilecek öğretim üyesi norm kadro sayısı, rektörün önerisi ile Yükseköğretim Kurulu tarafından tespit edilecek.

PARTİLERİN AÇIKLAMALARI

Saadet Partisi Grup Başkanvekili İsa Mesih Şahin, Türkiye’nin, kişi başına düşen hekim sayısı açısından OECD ülkeleri arasında son sırada bulunduğunu belirterek, “Hekim az, hasta sayısı çok. Dolayısıyla, ne oluyor? 1 hekimin 1 hastaya ayırdığı ortalama süre, çok kısıtlı bir süre oluyor.” dedi.

Doktorların stratejik personel olarak ilan edildiğini anlatan Şahin, “Stratejik personel oldukları için eşi özel sektörde çalışan doktorlarımız ve o stratejik personele göre daha alt seviyede olan, eşi kamu görevlisi olan doktorlarımız mazeret tayin hakkından yararlanamıyor. Sonra ne oluyor? Aile birlikleri bozuluyor.” diye konuştu.

İYİ Parti Tekirdağ Milletvekili Selcan Hamşıoğlu, Tekirdağ’da SMA TİP-1 hastası Yağız Batu Demirtaş ve Güney Elmacı’nın fotoğraflarını göstererek, “Şimdi sorsam, ‘Türkiye SMA tedavisini karşılayan ülkeler arasında’ diyecekler. Öyleyse bu çocuklar neden iyileşemiyorlar? Bu çocuklar tedavi olabildikleri için mi ölüyorlar?” diye sordu.

MHP Adana Milletvekili Ayşe Sibel Ersoy, hastaların ilaca kolay erişimi için yerli ilaç politikalarının uygulanması, yerli ilaç sanayi desteklenerek ilaçta dışa bağımlılığın azaltılması gerektiğini söyledi.

DEM Parti Muş Milletvekili Sümeyye Boz, özgürlüğün olmadığı yerde toplumsal sağlıktan bahsedilemeyeceğini belirterek, “Sadece ana dilde sağlık hizmetinde değil, yaşamın her alanında, baskılayıcı zihniyetin olduğu her yerde toplum sağlığının iyileşmesi mümkün olmaz.” dedi.

CHP Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı, ilaç sektörünü bağımsızlaştırmak için acilen bir seferberlik ilan edilmesi gerektiğini söyleyerek, “‘İlaçların ruhsatlandırma sürecini hızlandıracağız’ diyerek, halk sağlığını tehlikeye atacak düzenlemeler yapıyorsunuz.” ifadelerini kullandı.

Sarı, hastaların denetimsiz ilaç kullanmaya itildiğini savundu.

Kanun teklifinin 17. maddesinin kabul edilmesinin ardından TBMM Başkanvekili Celal Adan, birleşime ara verdi. Adan, aradan sonra Komisyonun yerini almaması üzerine birleşimi, yarın saat 14.00’te toplanmak üzere kapattı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/saglik-alanindaki-duzenlemelerin-17-maddesi-kabul-edildi/feed/ 0
Elektronik seçim için ilk adım atıldı https://www.foxhaber.com.tr/elektronik-secim-icin-ilk-adim-atildi/ https://www.foxhaber.com.tr/elektronik-secim-icin-ilk-adim-atildi/#respond Mon, 12 Feb 2024 09:30:32 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3259 Türkiye’de, elektronik seçim sistemine geçilebilmesi için Yüksek Seçim Kurulundan (YSK) uzmanların da yer aldığı Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi tarafından oluşturulan çalışma grubu, teknik çalışmalara başladı.

Türkiye’de elektronik oylama, 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkındaki Kanun gereği, sadece yurt dışındaki seçmenler için kullanılabiliyor. Yasada bu konuda düzenleme var ancak bugüne kadar elektronik oylama yurt dışı seçmen kütüğüne kayıtlı seçmenler için henüz uygulanmadı.

Bunun dışında, yurt içinde, milletvekili, cumhurbaşkanlığı ve mahalli idareleri seçimleri için elektronik oylama ile oy kullanmaya imkan veren bir yasal düzenleme bulunmuyor.

YURT DIŞINDA ÖRNEKLER İNCELENİYOR

Yüksek Seçim Kurulu Başkanı Ahmet Yener’in, Türkiye’de de elektronik oylamaya yönelik çalışma yapılabileceği yönündeki açıklamalarının ardından Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler, Hukuk ve Mühendislik Fakülteleri ile YSK’den uzmanlardan oluşan çalışma grubu oluşturuldu.

Grup şu anda, yurt dışındaki elektronik oylama örneklerini inceleyerek, bilgisayar ve yazılım altyapısına ilişkin hazırlıkları yapıyor.

31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nin ardından ağırlık verilecek çalışma sonucu oluşturulacak sistemin, ilk olarak meslek örgütleri, kooperatifler, üniversitelerdeki öğrenci temsilcisi seçimlerinde kullanılması planlanıyor.

Projenin tamamlanması ve eksiklerin giderilmesinin ardından sistemin, milletvekili, cumhurbaşkanlığı ve mahalli idareleri seçimlerine de entegre edilmesi hedefleniyor.

ÖN ÇALIŞMA BAŞLATILDI

Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar, 28 Mayıs’ta yapılan Cumhurbaşkanı Seçimi’nin ardından YSK Başkanı Ahmet Yener’in, seçimlerin elektronik ortamlarda yapılabilmesi için çağrıda bulunduğunu, bunun üzerine kendisinin Yener ile görüşme yaptığını söyledi.

YSK Başkanı Yener’e, üniversite olarak bir çalışma başlatabileceklerini aktardığını belirten Ünüvar, ardından oluşturulan çalışma grubu tarafından hazırlıkların başladığını, sürecin yürütücüsünün YSK olduğunu anlattı. Ünüvar, “Biz kendimizi, onlara gereken bilimsel ve teknik destek veren kurum niteliğinde görüyoruz. Ön çalışma başlatıldı. seçimlerin güvenilirliği, yazılım ve hukuk konuları çok önemli, bu 3 alanda görüşmeler devam ediyor” dedi.

Ankara Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Siyasal Bilgiler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Orhan Çelik de teknik çalışmalara ilişkin bilgi verdi.

Çalışma grubunun 3 boyuttan oluştuğunu, bunlardan birinin, seçim sistemleri ve seçim matematiği üzerine çalışan teknik kısım olduğunu aktaran Çelik, şöyle konuştu:

– Bu grup içinde Siyasal Bilgiler Fakültesinden ve YSK’den uzmanlar yer alıyor. İkinci çalışma grubumuz hukuk konusunda çalışmalar yürütüyor, elektronik ortamda seçim uygulayan ülkelerdeki mevzuatı tarıyor, Türkiye’deki mevzuatla karşılaştırıyoruz. Mevzuat bakımından yasal düzenlemeler olsun, diğer mevzuat düzenlemeleri bakımından neler yapılabileceği, hangi süreçte yapılabileceği konusunda çalışma yapılıyor. Üçüncü çalışma grubumuz da yazılım boyutu, bilgisayar ve yazılım altyapısının oluşturulmasına yönelik çalışma grubu. Bu üç farklı komite hedefe ulaşmak için çalışıyor.

ÜNİVERSİTELERDEKİ SEÇİMLERDE KULLANILABİLİR

Çelik, çalışmaların seçimden sonra daha da yoğunlaşacağını, çalışma grubunun birtakım raporlamalar yaptığı ve dokümanlar üretmeye başladığını dile getirdi.

Türkiye’deki milletvekili, cumhurbaşkanlığı ve mahalli idareleri seçimlerinin elektronik ortama taşınması hedefiyle çalışmaya başladıklarını aktaran Çelik, “Ama bu hedef ulaşılacak en son nokta. Ondan önce her seviyede meslek örgütlerinin, kooperatiflerin seçimlerinde kademeli olarak bu hedefe ulaşmayı hedefliyoruz.” diye konuştu.

Bu kademelendirme sayesinde sistemin test edilebileceğini, eksikliklerinin giderileceğini ifade eden Orhan Çelik, projenin tamamlanması, eksiklerinin giderilmesi bakımından sürecin uzun süreceğini ama üniversitelerdeki öğrenci temsilcileri seçimlerinde bu sisteme hemen başlayabilecekleri aşamada olduklarını bildirdi.

Prof. Dr. Orhan Çelik, elektronik seçimin, zaman maliyeti, güvenlik altyapısı, sonuçlara hemen ulaşmak, seçimin her aşamasının kontrol edilmesi ve güvenilir kılınması bakımından önemli avantajlar sağlayacağını söyledi.

Eş zamanlı olarak hukuki altyapının da hazırlanması gerektiğini vurgulayan Çelik, “Hukuksal yapının nasıl oluşturulacağı konusunda da YSK’nin veya TBMM’nin adım atması gerekecek.” dedi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/elektronik-secim-icin-ilk-adim-atildi/feed/ 0
Kadavradan nakille hayata tutunan genç kız öğretmenlik hayali kuruyor https://www.foxhaber.com.tr/kadavradan-nakille-hayata-tutunan-genc-kiz-ogretmenlik-hayali-kuruyor/ https://www.foxhaber.com.tr/kadavradan-nakille-hayata-tutunan-genc-kiz-ogretmenlik-hayali-kuruyor/#respond Tue, 23 Jan 2024 21:27:37 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2559 Diyarbakır’da yaşayan Zeynep Yalınkaya’ya, 16 yaşındayken mide bulantısı ve kusma şikayetiyle kaldırıldığı hastanede böbrek yetmezliği tanısı konuldu.

Her iki böbreği yüzde 30 çalışan Yalınkaya, hastalığıyla mücadele ederken 2019’da Muş Alparsan Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sosyal Bilgiler Öğretmenliği Bölümünü kazandı.

Yalınkaya, ilk dönemde gösterdiği başarıyla aynı üniversitenin Sınıf Öğretmenliği Bölümünü okumaya da hak kazandı.

Üniversitede iki bölümü birlikte okuyan Yalınkaya, 3. sınıfta böbreklerinin tam anlamıyla fonksiyonlarını kaybetmesi ve hastalığının son evrelerinde durumunun ağırlaşması üzerine diyaliz tedavisi görmeye başladı.

Yalınkaya, hastalığına rağmen geçen yıl üniversiteden mezun olmayı başardı.

Nakil haberini gece yarısı öğrendi

Bu süreçte böbrek yetmezliği için organ nakli listesine yazılan Yalınkaya’ya, sevindiren haber yaklaşık 1 ay önce gece yarısı Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Organ Nakli Merkezi ekibi tarafından verildi.

Ekip, Antalya’da trafik kazası geçirerek beyin ölümü gerçekleşen 47 yaşındaki bir erkeğin böbreğinin Yalınkaya’ya nakledileceğini bildirdi.

Yapılan operasyonla kadavradan alınan böbrek, Organ Nakli Merkezi ekibi tarafından Yalınkaya’ya başarılı bir şekilde nakledildi.

“Böbreğin bulunduğunu öğrenince gözyaşlarıma hakim olamadım”

Yalınkaya, hastalığı sürecinde okula devam ettiği için çok zorlandığını belirterek, üniversite sınavına adeta hastanede hazırlandığını söyledi.

Üniversitede okuduğu sırada böbrek fonksiyonlarını tamamen yitirdiğini ifade eden Yalınkaya, şöyle konuştu:

“Hayatımdan umudumu yitirdiğim dönem diyaliz zamanıydı. O süreçte su içmeye hasret kaldım. Su için gözyaşı döküyordum. Diyaliz süreci beni çok yordu. Hayatıma diyalizle devam edeceğimi sandım. Bu süreçte tamamen pes ettim. Hiç kimseden beklentim olmadı.

Bir yerden böbrek geleceği aklımın ucundan bile geçmiyordu. Diyalizden sonra sürekli bayılmalar oluyordu. Hastalık beni çok yıprattı. Böbreğin kadavradan geleceği aklımın ucundan geçmiyordu. Bir gece ansızın gece yarısı koordinatör aradı.

Böbreğin bulunduğunu öğrenince gözyaşlarıma hakim olamadım. Çok heyecanlandım, mutlu oldum. Böbrek çıkmıştı bana, ama bir yandan bir hayat yitirilmişti. Bir can toprağa verilmişti. Toprağa verilmesine rağmen başka bir cana hayat vermeleri, umut olmaları beni çok mutlu etti.

Bir yandan ölen kişinin ailesine çok üzüldüm. Ben her gece onlara dua ediyorum. Bana böbreği nakledilen kişinin ailesiyle mutlaka tanışmak istiyorum. O kişin ailesine ulaşmaya çalışacağım. Onlara minnettarım. Onları ömür boyu unutmayacağım.”

Kadavradan çıkan organların 4 hastaya can verdiğini, bunlardan birinin de kendisi olduğunu anlatan Yalınkaya, hastaların umutlarını kaybetmemelerini istedi.

Ailesi ve kendisinin de organ bağışında bulunacağını dile getiren Yalınkaya, şöyle dedi:

“Beni arayan soran herkese öldükten sonra, canları toprağa gittikten sonra, bir başkasına umut olmalarını, organlarını bağışlamalarını istiyorum. Organ bağışı çok önemli. Toprağın değil sağlığını kaybeden insanların organa ihtiyacı var. Bu nedenle herkesin organ bağışında bulunmalarını istiyorum. Antalya’dan gelen böbrek bana can oldu. Şu an sosyal hayatıma rahat devam ediyorum. En azından su içebiliyorum. Ailemle zaman geçirebiliyorum. Rahat nefes alabiliyorum. En kısa sürede atanıp öğrencilerime kavuşmak ve onların yollarına ışık olmak istiyorum. Öğrencilerimi hasretle bekliyorum. İnşallah onlara kavuşacağım.”

Yalınkaya, hastalığı sürecinde kendisine destek olan ailesine, öğretmenlerine ve sağlık çalışanlarına teşekkür etti.

“Mutluluktan ağlayarak geldik hastaneye”

Baba Gafur Yalınkaya (55) ise kızının böbrek nakli sayesinde hayata tutunduğunu belirterek, “Çocuğum çok zor bir süreçten geçti. Durumu şu an çok güzel. Sağlığına kavuştu. Yüksek lisans yapacak. Gece gelen telefonla hayatı değişti. Mutluluktan ağlayarak geldik hastaneye.” ifadelerini kullandı.

“Türkiye’de yapılan organ bağışların yüzde 80’i canlıdan”

Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Organ Nakli Merkezi Mesul Müdürü Doç. Dr. Ramazan Danış ise yapılan nakil ile hastasının hayata tutunduğunu söyleyerek,” Zeynep şanslıydı, bir gece aniden Antalya’da 47 yaşında beyin ölümü gerçekleşen bir hastanın 6’da 6 doku uyumu olduğu için böbreği Zeynep’e naklettik. Eğer bu böbrek gelmeseydi Zeynep hayatını bir üniversite mezunu olarak diyalizde geçirecekti.”

Türkiye’de yapılan organ bağışlarının yüzde 80’inin canlıdan olduğunu aktaran Danış, “Avrupa’da tam tersi yüzde 80’i beyin ölümü gerçekleşmiş kişilerden. Türkiye’de bu sayının artması lazım. Şu an sadece Diyarbakır’da 700 kişi böbrek nakli bekliyor. Bu sayı Türkiye’de 40 bine yakın. Onun için organ bağışına mutlaka halkın büyük bir önem vermesi lazım” sözlerine yer verdi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/kadavradan-nakille-hayata-tutunan-genc-kiz-ogretmenlik-hayali-kuruyor/feed/ 0