Üretici – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Mon, 22 Jul 2024 21:14:45 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Yaş çay fiyatına tepkiler sürüyor: Ulusal Çay Konseyi’nden istifa ettiler https://www.foxhaber.com.tr/yas-cay-fiyatina-tepkiler-suruyor-ulusal-cay-konseyinden-istifa-ettiler/ https://www.foxhaber.com.tr/yas-cay-fiyatina-tepkiler-suruyor-ulusal-cay-konseyinden-istifa-ettiler/#respond Mon, 22 Jul 2024 21:14:45 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=9055 Tarım Bakanlığı’nın 19 TL olarak açıkladığı yaş çay fiyatına tepkiler sürüyor. Rize merkez, İyidere, Derepazarı, İkizdere, Kalkandere Oda Başkanları ve  Artvin merkez, Hopa, Kemalpaşa, Borçka, Arhavi Ziraat Odası Başkanları ortak bir basın açıklaması yaptı.

Başkanlar, Tarım Bakanlığı’ndan önce çay fiyatını açıklayan Rize Ticaret Borsası (RTB) ve Ulusal Çay Konseyi (UÇK) Başkanı olan özel sektör Orçay fabrikasının sahibi Mehmet Erdoğan’a da tepki gösterirken, kendilerini temsil etmediklerini belirterek Ulusal Çay Konseyi’nden istifa ettiklerini duyurdu.

‘İSTİFA EDİYORUZ’

Oda başkanları adına açıklamayı yapan Fındıklı Ziraat Odası Başkanı Mehmet Özsoy şunları söyledi:

“Biz çay bölgesi Ziraat Odaları olarak maliyet çalışması yaptık, neredeyse bütün odalarımızdan çıkan ortak maliyet 17 buçuk – 18 TL arası iken bugün görüyoruz ki Tarım ve Orman Bakanlığı, Ulusal Çay Konseyi ve Borsanın görüşleriyle hareket ederek bir fiyat çalışması yapmış ve gece yarısı Tarım ve Orman Bakanlığı’nın resmi sayfasında 17 TL’lik bir fiyat açıklandı. Bu fiyatı kesinlikle kabul etmiyoruz ve Ulusal Çay Konseyi’nin üreticiyi temsil etmediğine inanarak topluca Ulusal Çay Konseyi’nden istifa ediyoruz. Ulusal Çay Konseyi bizim için, sanayicileri temsil ediyor bu saatten sonra. Üretici temsilcisi olarak Ulusal Çay Konseyi’nden istifa ederek ilk tepkimizi gösteriyoruz.

Bundan sonra ki süreçte bu fiyatın kesinlikle revize edilmesi ile ilgili çalışmalarımız olacak. Orman Bakanlığı’na Sayın Cumhurbaşkanımıza mesajlarımız olacak. Çünkü bu maliyet fiyatıdır. Çiftçimizin günün sonunda sattığı çaydan alacağı para 17 TL’dir. Eklenen 2 TL’lik destekleme yılın sonunda alınacak bir fiyattır ve bunun çay taban fiyatı ile alakası yoktur. Yüzde 69 enflasyonun olduğu bir ülkede, çiftçinin cebine yansıyan gerçek enflasyonun yüzde 125 olduğu bir ülkede, çay üreticisinin emeğine ekmeğine yüzde 54 zammı kesinlikle kabul etmiyoruz ve tekrar açıkladığımız 25 TL’lik fiyatı talep ediyoruz.”

Özsoy, Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan açıklanan çay taban fiyatının belirlenmesinde dikkate aldıkları maliyet çalışmasını açıklamalarını talep etti. 

‘ANKARA’DA MAKAM ODALARINDA BELİRLENMEMELİ’

Artvin, Kemalpaşa Ziraat Odası Başkanı Olcay Muti “Çay fiyatı aslında bence Ankara’da makam odalarında belirlenmemeli. Çay fiyatı Aslında Rize’de, Trabzon’da, Hopa’da, Borçka’da, Artvin’de gelip yerinde incelenmeli, çiftçilerle temasa girilmeli, çiftçilerin sorunları dile getirmeli o günün enflasyon koşulları, o ayın enflasyon sonuçları dile alınmalı, diye düşünüyoruz. Bir gece yarısı operasyonuyla belirlenen 17 TL çay fiyatı, çay üretici açısından kabul edilebilir bir fiyat değil. Net 16.629 lira elimize geçecek” dedi.

Arhavi Ziraat Odası Başkanı Sadık Yıldırım Bayrak ise, “Ülkemizin en çok göç veren bölgesinde ikamet ediyoruz. 210 bin ruhsatlı üreticinin çay tarımı yaptığı bakan ve Çaykur verilere karşı belirlenmiştir. Biz doğduğumuz topraklarda yaptığımız tarımdan doymak istiyoruz. Yani hak ettiğimizi, emek ettiğimiz çayın karşılığı olarak alacağımız parayla doğduğumuz topraklarda hayatımızı idame etmek istiyoruz” diye konuştu.

‘FİYATIN REVİZE EDİLMESİNİ TALEP EDİYORUZ’

Artvin Borçka Ziraat Odası Başkanı ve Bölge Koordinatörü Tolga İskenderoğlu, şu şekilde konuştu:

“Karadeniz için ciddi anlamı olan hayatımızı idame ettirdiğimiz bir tarım ürünü çay. Ve Tirebolu’dan, Borçka’ya kadar çay üretimi yapılıyor ve bütün Karadeniz halkının doğrudan ve dolaylı olarak geçimini sağladıkları bir ürün çay. Aynı zamanda ülkemiz için de stratejik bir ürün çay, o yüzden devlet yetkililerimiz çay maliyetlerini ve sahadaki talepleri dikkate alarak tekrar konuyu değerlendirerek üreticinin memnun olacağı, STK’nın memnun olacağı, sektörün memnun olacağı bir fiyatın açıklanmasına ihtiyaç vardır.

Bu bir zincir halkası üretici işleyecek. Üretici üretecek, sanayi işleyecek. Dolayısıyla birbirinden ayrılmaz bir sektör. Dünyada üretimde beşinci olduğumuz, tüketimde de birinci olduğumuz bir ürünün hem kanuna hem taban fiyata hem de sanayinin, üretenin ve tüketenin memnun olduğu bir ortama ihtiyaç vardır. Bu açıklanan fiyat bu ortamı sağlamakta özellikle üreticinin mağduriyeti bu anlamda ciddi olmakta. O yüzden tekrar devlet yetkililerimizden bir Ziraat Odaları olarak üreticilerin temsilcileri olarak devlet yetkililerimiz maliyetlerin tekrar incelenerek bu fiyatın revize edilmesini talep ediyoruz.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/yas-cay-fiyatina-tepkiler-suruyor-ulusal-cay-konseyinden-istifa-ettiler/feed/ 0
Bulgaristan geri çevirmişti: Firmalara soruşturma başlatıldı https://www.foxhaber.com.tr/bulgaristan-geri-cevirmisti-firmalara-sorusturma-baslatildi/ https://www.foxhaber.com.tr/bulgaristan-geri-cevirmisti-firmalara-sorusturma-baslatildi/#respond Fri, 05 Jul 2024 21:45:35 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8632 Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü, yasaklı madde kullanıldığı için Bulgaristan tarafından geri çevrilen limonlarla ilgili üretici ve ihracatçı firmalar hakkında soruşturma başlatıldığını açıkladı.

Genel Müdürlükten yapılan yazılı açıklamada, Avrupa Birliğine (AB) ihraç edilen ve geri dönen ürünlerle ilgili medyada yer alan haberler üzerine açıklama yapılması ihtiyacı doğduğu belirtildi.

AB üye ülkeleri tarafından yapılan resmi kontroller sonucunda tespit edilen olumsuzlukların Gıda ve Yemde Hızlı Alarm Sistemi (RASFF) üzerinden ilan edildiği aktarılarak, sistemin erişime açık olup herkes tarafından görülebildiği ifade edildi.

ÜRETİCİ VE İHRACATÇIYA SORUŞTURMA

Türkiye’nin itibarı ile Türk malının imajının korunması, güvenilir ürünlerin piyasaya sunulması ve ihraç edilmesi için RASFF bildirimlerinin kurumca ivedilikle incelendiği ve hata kaynağının tespitine yönelik resmi kontrollerin başlatıldığına yer verilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Bildirim alan üretici, ihracatçı ve bildirime konu ürünlere yönelik resmi kontroller yapılmakta, tedbirler alınmakta, ihracatçı firmalara 1 yıl süreyle yüzde 100 analiz sıklığı uygulanmaktadır. Son günlerde haberlere konu olan, RASFF bildirimlerinde tespit edildiği belirtilen, chlorpyrifos-ethyl aktif maddesinin 21 Mayıs 2020’de, propiconazole aktif maddesinin 31 Aralık 2020’de, chlorpyrifos-methyl aktif maddesinin 31 Aralık 2021’de, Avrupa Birliğinde alınan kararlar, çevre ve insan sağlığı dikkate alınarak ülkemizdeki kullanımları sonlandırılmıştır.

Ayrıca ülkemizde AB uyum çerçevesinde çevre ve insan sağlığı açısından olumsuz etkileri tespit edilen 223 aktif madde daha yasaklanmıştır. Belirtilen tarihlerden sonra yasaklı aktif maddeleri içeren bitki koruma ürünlerinin üretimine ve ithalatına izin verilmemektedir. Mevzuata aykırı hareket eden bütün kişi ve firmalara olduğu gibi, son olarak haberlere konu olan, Bulgaristan’dan dönen ve yasaklı madde kullanıldığı tespit edilen limonlarla ilgili de üretici ve ihracatçı firmalarla ilgili soruşturma başlatılmıştır.”

Açıklamada, bitki koruma ürünlerinin kaçak veya tavsiye dışı kullanımının önlenebilmesi amacıyla kolluk kuvvetleri ile işbirliği yapılarak ilaç üreticilerin, dağıtıcıların, bayilerin ve çiftçilerin denetlendiği aktarılarak, yasaklı veya tavsiye dışı aktif maddeli bitki koruma ürünlerinin kullanımının engellenmesi amacıyla “hasat öncesi pestisit denetimi” yapıldığı belirtildi.

Denetimlerde pestisit kullanımına alternatif yöntemlerden biyolojik ve biyoteknik mücadele yöntemlerinin kullanılmasının teşvik edildiği ve maddi olarak da desteklendiği vurgulanan açıklamada, “Ülkemizde yetiştirilen ürünlerin tarladan çatala gelene kadar bütün süreçlerde pestisit kontrolleri aralıksız gerçekleştirilmektedir. Yetiştirilen ürünlerin ülkemiz mevzuatına uygun olmadığı tespit edilen ürünler nedeniyle, gıda işletmesine ve birincil üreticiye 5996 sayılı Kanuna uygun yasal işlem uygulanmaktadır” ifadelerine yer verildi.

‘UYGUNSUZ ÜRÜNLER İMHA EDİLİYOR’

Uygunsuz ürünlerin tüketime sunulmasına izin verilmeyerek imha edildiği aktarılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

“RASFF’a konu olan veya herhangi bir nedenle ülkemize geri dönen tüm gıda ve yem ürünleri, 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunumuz ve yönetmeliklerimiz gereği yüzde 100 analize alınarak resmi kontrole tabi tutulmakta olup, analiz sonucu ülkemiz mevzuatına uygun olmayan ürünlerin girişine katiyen izin verilmemektedir. Bu tür haberler, ülkemizin uluslararası itibarını zedelemekte ve ihracatını da riskli hale getirmektedir. Halkımızın sağlıklı gıdaya erişebilmesi için resmi kontrollerimiz aralıksız devam etmektedir.”

 

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/bulgaristan-geri-cevirmisti-firmalara-sorusturma-baslatildi/feed/ 0
TÜSEDAD: Çiğ süt zammı kabul edilebilir değil https://www.foxhaber.com.tr/tusedad-cig-sut-zammi-kabul-edilebilir-degil/ https://www.foxhaber.com.tr/tusedad-cig-sut-zammi-kabul-edilebilir-degil/#respond Sun, 23 Jun 2024 09:03:20 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8461 Ulusal Süt Konseyi (USK), çiğ süt tavsiye fiyatını 1 Mayıs’tan itibaren geçerli olmak üzere yüzde 8,52 zam ile üreticinin eline litre başına net 14,65 lira geçecek şekilde belirledi.

Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği (TÜSEDAD) yaptığı yazılı açıklamada çiğ süt fiyatına gelen zammı hayvancılığına vurulan bir darbe olarak niteledi.

TÜSEDAD’tan yapılan açıklamada, “Enflasyonun yüzde 68,50 (TÜİK) olarak açıklandığı, yem ham maddelerinin yüzde 50’den fazlasının ithal edildiği ve tüm üretim girdilerinin hızla yükseldiği bir ortamda çiğ süt fiyatına yüzde 8,51’lik bir artış yapılmış olması USK’nın ülke hayvancılığına vurduğu bir darbedir”” denildi.

Dernek ayrıca sanayicilerin üreticilerden düşük fiyatla çiğ sür satın almaya çalışıldığına yönelik şikayet gelirse Rekabet Kurumu ve Ticaret Bakanlığı Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu’na şikayette bulunacağını açıkladı.

Dernekten yapılan açıklamada şu ifadelere yer verdi:

“Ülke hayvancılığımızın süregelen sorunlarını defaten dile getiren; et fiyatlarındaki yükselişin sebebinin çiğ süt fiyatları olduğunu, dişi hayvanların kesiminin hızlanacağını son 4 yıldır her mecrada dile getiren derneğimiz, gelinen noktada Ulusal Süt Konseyi (USK) tarafından 15 Nisan 2024 tarihinde 13,50 TL/litre olan çiğ süt tavsiye fiyatını yüzde 8,51’lik artışla üstelik de 1 Mayıs’tan geçerli olacak şekilde 14,65 TL/litre olarak ilan etmesi üreticilerimiz için kabul edilebilir değildir.

Enflasyonun yüzde 68,50 (TÜİK) olarak açıklandığı, yem ham maddelerinin yüzde 50’den fazlasının ithal edildiği ve tüm üretim girdilerinin hızla yükseldiği bir ortamda çiğ süt fiyatına yüzde 8,51’lik bir artış yapılmış olması USK’nın ülke hayvancılığına vurduğu bir darbedir. 

Yıllardır yaptığımız tüm uyarılara, bilimsel ve çiftlik gerçeklerine göre açıkladığımız çiğ süt maliyetine rağmen hem USK hem de çiğ sütü işleyen sanayicilerimiz, dişi hayvan kesimlerinden kaynaklı kırmızı et fiyatlarındaki yükselişi göz ardı etmektedir. Halbuki süt ve et üretimi birbirine bağlı 2 üretim koludur. Maliyetinin altında veya maliyet sınırında satış yapan üreticilerimiz hayvanlarını kestirerek üretimden çıkmaktadır. Bu durum herkesçe algılanmış net bir durumdur.

‘KIRMIZI ET FİYATLARININ YÜKSELMESİ KAÇINILMAZ’

Çiğ sütü işleyen ve süt üreticisinin tek alıcısı konumunda olan sanayicilerin ise, USK tarafından açıklanan tavsiye fiyatını da dikkate almayarak geriye dönük; Mart, Nisan ayları ve hatta Mayıs ayı için, kendi aralarında oluşturdukları fiyat düşürme politikası ile üretici fiyatını baskılama çabalarının olması ise oldukça üzücüdür. Üreticilerimiz ise sanayicinin bu baskısı altında ezilmekte ve zararına satış yapmak yerine dişi hayvanlarını keserek üretimden çıkmaktadır. Bu durumda da kırmızı et fiyatlarının yükselmesi kaçınılmaz olmakta ve bu kısır döngüden çıkılamamaktadır.

1 Mayıs 2024 tarihinden itibaren, açıklanan çiğ süt tavsiye fiyatının altında alım yapmak isteyen ve bu konuda kartel oluşturmaya çalışan sanayicilerimiz olmayacağı inancıyla, üreticilerimiz tarafından böyle bir durum bildirildiğinde; Rekabet Kurumu ve Ticaret Bakanlığı Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu’na resmi şikâyette bulunacağımızı belirtir, saygılarımızı sunarız.”

 

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/tusedad-cig-sut-zammi-kabul-edilebilir-degil/feed/ 0
Üretici ve market arasındaki en yüksek fiyat farkı yüzde 378’le limonda https://www.foxhaber.com.tr/uretici-ve-market-arasindaki-en-yuksek-fiyat-farki-yuzde-378le-limonda/ https://www.foxhaber.com.tr/uretici-ve-market-arasindaki-en-yuksek-fiyat-farki-yuzde-378le-limonda/#respond Sat, 04 May 2024 21:42:36 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6934 Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, mart ayında üretici ve market arasında en fazla fiyat farkının yüzde 378 ile limonda görüldüğünü bildirdi.

Bayraktar, yaptığı açıklamada, martta üretici ile market fiyatları arasında oluşan farklara ilişkin değerlendirmede bulundu.

Söz konusu aydaki üretici ve market arasındaki fiyat farklarına dikkati çeken Bayraktar, “Martta üretici ve market arasındaki fiyat farkı en fazla yüzde 378 ile limonda görüldü. Limondaki fiyat farkını yüzde 255,2 ile kuru incir, yüzde 245,9 ile patlıcan, yüzde 232,4 ile yeşil soğan, yüzde 184,3 ile maydanoz takip etti” ifadesini kullandı.

Bayraktar, limonun 4,8 kat, kuru incirin 3,6 kat, patlıcanın 3,5 kat, yeşil soğanın 3,3 kat, maydanozun 2,8 kat fazlaya satıldığını işaret ederek, üreticide 3 lira 50 kuruş olan limonun markette 16 lira 73 kuruşa, 115 lira olan kuru incirin 408 lira 48 kuruşa, 15 lira 88 kuruş olan patlıcanın 54 lira 93 kuruşa, 10 lira 17 kuruş olan yeşil soğanın 33 lira 81 kuruşa, 4 lira 33 kuruş olan maydanozun 12 lira 31 kuruşa satıldığını kaydetti.

EN YÜKSEK FİYAT ARTIŞI HAVUÇTA

Martta üreticide 31 ürününün 10’unda fiyat artışı, 12’sinde fiyat düşüşü görüldüğü, 9 üründe ise fiyat değişimi olmadığını aktaran Bayraktar, şöyle devam etti:

“Üreticide en çok fiyat düşüşü yüzde 46,4 ile yeşil soğanda görüldü. Yeşil soğandaki fiyat düşüşünü yüzde 29,4 ile domates, yüzde 26,6 ile salatalık, yüzde 24,9 ile patlıcan, yüzde 23,3 ile marul, yüzde 18,7 ile patates izledi. Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 55,5 ile havuçta görüldü. Havuçtaki fiyat artışını yüzde 40 ile limon, yüzde 17,6 ile kuru soğan, yüzde 17,4 ile sivri biber, yüzde 12,5 ile kabak takip etti.”

YÜKSEK FİYAT DENETİMLERİ ARTIRILMALI

Bayraktar, üretici fiyat değişimlerinin nedenlerine ilişkin tespitlerini de paylaştı.

Bu ay marketlerde 23 üründe fiyat düşüşü yaşandığına dikkati çeken Bayraktar, “Ramazan ayı başından itibaren artan denetimler ve Birliğimizce yapılan uyarıların da etkisiyle, marketler çeşitli kampanyalarla ürün fiyatlarında indirime gitti ya da fiyatları çok fazla artırmadı. Üreticilerimiz ekim, dikim döneminin başından itibaren doğal afet riskleri başta olmak birçok sorunla üretim yapıyor. Çiftçilerimizin ürettiği üründen bazı kesimlerin fazla kar beklentileri ortadan kalkmalı. Enflasyonla mücadele ederken gıda fiyatları üzerinden fırsatçılık yapılmamalı. Her kesim üzerine düşenin daha fazlasını yapmalı. Son bir ayda marketlerde gerileyen fiyatlar ramazanla sınırlı kalmamalı.” değerlendirmesinde bulundu.

Bayraktar, tüketicilerin market ve pazarlar arasındaki değişen fiyatları göz önünde bulundurmaları ve alışverişlerde fiyat araştırması yapmaları önerisinde bulundu.

Yüksek fiyat farklarının önüne geçmek için “Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun”‘un da değişiklik yapılarak üreticiden doğrudan alınan ürünlerde kar marjının sınırlandırılması gerektiğini ifade eden Bayraktar, “Yüksek fiyat konusunda yapılan denetimlerin sayısı arttırılmalı, vatandaşlarımızda karşılaştıkları yüksek fiyatları gerekli mercilere şikayet etmelidir.” ifadesini kullandı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/uretici-ve-market-arasindaki-en-yuksek-fiyat-farki-yuzde-378le-limonda/feed/ 0
Yalancı bahar buğdayı etkiledi… Fazladan azot gübresi yaramadı https://www.foxhaber.com.tr/yalanci-bahar-bugdayi-etkiledi-fazladan-azot-gubresi-yaramadi/ https://www.foxhaber.com.tr/yalanci-bahar-bugdayi-etkiledi-fazladan-azot-gubresi-yaramadi/#respond Thu, 11 Apr 2024 09:00:15 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5938 Geçtiğimiz yaz ayının oldukça kurak geçtiği Edirne’de, üretici buğdayını kuru toprağa ekti. Ekimin hemen ardından gelen mevsimsel yağışlarla yüzü gülen çiftçi, kış ayının kurak ve mevsim normallerinin üstünde sıcaklıklarla geçmesiyle tedirginlik yaşadı. Üretici, büyümeyi desteklemek adına ürününe önlem amaçlı fazla azot gübresi atınca, sıcak havanın da etkisiyle buğdaylar bu kez erken gelişim dönemine girdi ve daha başaklanmadan aşırı büyüdü. Normalinden erken dönemde büyüyüp boylanan buğdayda Edirne’deki bazı tarlalarda hem yatma hem de kökboğaz hastalığı baş gösterdi.

‘HAVALARIN ILIMAN GİTMESİ VE ERKEN GÜBRE ATILMASI TETİKLEDİ’

Edirne Ziraat Odası Genel Sekreteri, Yüksek Ziraat Mühendisi Cengiz Küçükduvan, havaların ılıman gitmesi ve aşırı azotlu gübre kullanımının bugünkü durumu tetiklediğini söyledi. Küçükduvan, “Son günlerde yağışların ardından kök boğaz hastalığı ortaya çıktı. Bunun dışında erken ekilen ve sık tohum kullanılan tarlalar ile aralık sonu ocak başı yüksek miktarda azotlu gübre atılan bitkiler, havaların da ılıman gitmesi, kışın olmamasından dolayı çok büyüdü ve aşırı boya gittiği için yatmalar meydana geldi. Buna kökboğaz da eşlik edince yatmalar artmış oluyor. Kökboğaz dediğimiz şey aslında bir bakteriyel hastalık. Toprakta bulunan patojenlerin bitkiye nüfus etmesi ve bunların yağışla, nemle ve sıcakla birlikte ortaya çıkmasıyla bitkinin kök bölgesinde siyah noktalanma göz oluşumu yaparak bitkinin o kısmını çürütmesine yol açar” diye konuştu.

‘ÜRÜNÜN ÇÜRÜME RİSKİ VAR’

Buğdayda genel durumun kötü olmadığını kaydeden Küçükduvan, üreticinin yatma durumu ve kökboğazla mücadele etmesi gerektiğinin altını çizdi. Küçükduvan, “Şu an için buğdaylarımız iklim şartlarında aşırı yağışlı bir yıl geçirmiyor, kurak bir kış geçirdik. Buğdaylarımızın durumu genel anlamıyla kötü değil ama dediğimiz gibi erken gübre atılan ve ılıman havayla birlikte buğdaylarımız biraz fazla büyüdü. O yüzden şu anda bazı bölgelerimizde yatmalar mevcut. Eğer yatmalar artarsa, bitki kendisini kaldıramazsa, toprağa değdiği için çürüme riski de var ileriki dönemde” dedi.

‘ÖNÜNE GEÇİLMEZSE VERİMİ YÜZDE 50 ETKİLER’

Küçükduvan, üreticinin mutlaka kök boğaz ilaçlamalarını ihmal etmemesi gerektiğini belirterek, “Çiftçilerin özellikle böyle yıllarda kök boğaz ilaçlamalarını ihmal etmemesi gerekiyor. Üreticimiz hastalığı gördükten sonra ilaç atmayı daha çok tercih ediyor. Biz mühendisler olarak koruyucu amaçlı ilaçlamanın yapılmasından yanayız. Eğer hastalık erken dönemde yakalanırsa ve ilaçlama yapılırsa başarılı olunur. Eğer yoğun değilse verimi az etkiler. Eğer çok yoğun şekilde görülür ve önüne geçilmezse, yüzde 50’ye veren verim kayıplarına yol açabilir” diye konuştu. Buğdayın kalsiyum ve silisyum içerikli ürünlerle desteklenmesi gerektiğini de söyleyen Küçükduvan, “Eğer bitki yatma yaptıysa, bitki besleme ürünlerinden özellikle kalsiyum ve silisyumun bitkilere uygulanması gerek. Burada da üreticimiz azot içeriği olmayan ürünlerle tercih edip de uygulama yapması lazım. Zaten bizim bitkimizi yatıran fazla azotlu gübreleme. Biz kalsiyumu da azot içerikli bir kalsiyum atarsak daha çok yatmayı tetikleriz. Yani üreticimiz bu dönemde kök boğaz ilaçlamasını ihmal etmesin, aynı zamanda da kalsiyum ve silisyum içerikli bitki besleme içeriklerini tercih edebilir” ifadelerini kullandı.

‘HAVALARIN SICAK GİTMESİ YATMALARA YOL AÇIYOR’

Edirne merkeze bağlı Değirmenyeni köyünde üreticilik yapan Emre Çalış, kış aylarında az yağış aldıkları için hastalıkların görünmeye başladığını söyledi. Çalış, “Ürün şu an için güzel dursa da bazı yerlerde erken dönem hastalıklar görünmeye başladı. Bu durumun önüne geçmek için ilaçlarımızı atıyoruz. Bunun dışında gübrelemelere dikkat etmeye çalışıyoruz. Erken ekim de bu durumlara etki ediyor. Ekim ayında ekilen ile Kasım ayında ekilen buğday arasında büyük fark var şu an. Bunun yanında aralık ve ocak sonunda aşırı gübreleme yapıyor bazı üreticiler, bu sefer aşırı büyümeye neden oluyor üründe. Havalar da sıcak gidince bu sefer yatmalara yol açıyor. Artık önümüzdeki yağışlara bakıyoruz, nisan ayında güzel yağış yaparsa ürün iyi olacaktır diye düşünüyorum” şeklinde konuştu.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/yalanci-bahar-bugdayi-etkiledi-fazladan-azot-gubresi-yaramadi/feed/ 0
Üreticide 2,50 TL olan limon, markette 18,36 TL’ye satıldı https://www.foxhaber.com.tr/ureticide-250-tl-olan-limon-markette-1836-tlye-satildi/ https://www.foxhaber.com.tr/ureticide-250-tl-olan-limon-markette-1836-tlye-satildi/#respond Fri, 15 Mar 2024 21:57:27 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4736 Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, şubat ayında üretici ve market arasında en fazla fiyat farkının yüzde 634,4 ile limonda görüldüğünü bildirdi.

Bayraktar, yaptığı açıklamada, şubatta üretici ile market fiyatları arasında oluşan farklara ve değişim nedenlerine ilişkin değerlendirmede bulundu.

Liste başında yer alan ürünleri paylaşan Bayraktar, “Şubatta üretici ile market arasındaki fiyat farkı en fazla yüzde 634,4 ile limonda görüldü. Limondaki fiyat farkını yüzde 572,2 ile portakal, yüzde 340,1 ile kuru incir, yüzde 259,3 ile kabak takip etti” dedi.

ÜRETİCİDE 2,5 MARKETTE 18,36 LİRA

Bayraktar, üretici fiyatına göre markette limonun 7,3 kat, portakalın 6,7 kat, kuru incirin 4,4 kat, kabağın 3,6 kat fazlaya satıldığına dikkati çekerek, üreticide 2 lira 50 kuruş olan limonun 18 lira 36 kuruşa, 3 lira 50 kuruş olan portakalın 23 lira 53 kuruşa, 115 lira olan kuru incirin 506 lira 20 kuruşa, 13 lira 33 kuruş olan kabağın 47 lira 90 kuruşa markette satıldığını söyledi.

Şubatta üreticide 32 ürününün 17’sinde fiyat artışı 8’inde düşüşü görüldüğü, 7 üründe ise fiyat değişimi olmadığını aktaran Bayraktar, şöyle konuştu:

“Üreticide en fazla fiyat düşüşü yüzde 41,4 ile kabakta görüldü. Kabaktaki fiyat düşüşünü yüzde 34,7 ile limon, yüzde 18,4 ile yumurta, yüzde 18,1 ile havuç, yüzde 17,2 ile salatalık izledi. Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 67,3 ile kuru soğanda görüldü. Kuru soğandaki fiyat artışını yüzde 39,5 ile sivri biber, yüzde 29,7 ile kuzu eti, yüzde 21,9 ile yeşil soğan, yüzde 20,6 ile patlıcan takip etti.”

ÜRETİCİ FİYAT DEĞİŞİMLERİNİN NEDENLERİ

Şemsi Bayraktar, üretici fiyat değişimlerinin nedenlerine ilişkin tespitlerini de paylaştı.

Kuru soğanda İç Anadolu Bölgesi’nde sezonun sona ermesi nedeniyle fiyatlarda artış yaşandığına dikkati çeken Bayraktar, “Kuzu etindeki fiyat artışı arz ve talep değişiminden kaynaklandı. Sivri biber, yeşil soğan, patlıcan, ıspanak ve marulda dönemsel arzda yaşanan azalma fiyatların yükselmesine neden oldu. Kabak ve salatalıkta havaların sıcak gitmesi nedeniyle arzda yaşanan artış fiyatlarda düşüşe yol açtı. Havuçta talep azalmasıyla üretici fiyatları geriledi. Yumurtadaki fiyat düşüşünün sebebi arz ve talepteki değişimden kaynaklandı” dedi.

Bayraktar, şubat ayında girdilerde yıllık değişimde en fazla fiyat artışının mazotta görüldüğünü aktardı. Son 15 günde mazot fiyatının 2 kez değiştiğini dile getiren Bayraktar, şubat sonunda mazotun litresinin 42 lira 77 kuruş olduğunu ifade etti.

Bayraktar, mazot fiyatının artışı dolayısıyla tarımsal üretimin sekteye uğramaması için buradan alınan vergilerin kaldırılması talebinde bulundu.

Bu sayede girdi maliyeti düşen üreticilerin düşük maliyetle üretime daha rahat devam edebileceğini vurgulayan Bayraktar, şunları kaydetti:

“Üreticilerimiz son yıllarda artan üretim maliyetleriyle gerçekleştirilen üretimde beklediği geliri elde edemediğinde üretmekten kaçınıyor, zaman zaman kullandığı gübreyi de azaltıyor. Birbirinden farklı yüksek fiyatlardan çiftçilerimizi korumak gerekiyor. Yaşanan yüksek fiyat farkının önüne geçmek amacıyla gübrelerde tavan fiyat uygulanmalı.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/ureticide-250-tl-olan-limon-markette-1836-tlye-satildi/feed/ 0
TMO’nun borçları 3 yılda 20 kat arttı https://www.foxhaber.com.tr/tmonun-borclari-3-yilda-20-kat-artti/ https://www.foxhaber.com.tr/tmonun-borclari-3-yilda-20-kat-artti/#respond Mon, 22 Jan 2024 21:15:41 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2509 CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO), mali borçlarının son 3 yılda 20 kat arttığını belirtti.

Gürer, TMO tarafından üreticilere yapılan ürün alım bedeli ödemelerinde, finansman ihtiyacı nedeniyle gecikme yaşanmasının nedenlerinin altında, kurumun mali borçlarındaki artışın olduğunun verilerdeki bilgiler ile ortaya çıktığını söyledi.

TMO’nun mali tablosundaki büyük sorunun, Sayıştay’ın 2022 yılına ait denetim raporlarına da yansıdığını belirten Gürer, TMO tarafından üreticilerden alınan çeşitli tarım ürünlerine ilişkin alım bedeli ödemelerinde finansman ihtiyacından kaynaklı olarak alım fiyat ve politikalarında belirlenen süreleri aşan gecikmelerin olduğunun tespit edildiğine dikkat çekti.

BORÇ 40 MİLYAR LİRAYA DAYANDI, ÖDEMELER GECİKTİ

Ürünün TMO işyerlerine teslim edildiği tarihten itibaren buğday, arpa, çavdar, yulaf, haşhaş ve kırmızı mercimek alımlarında 10 gün; çeltik, kabuklu fındık ve çekirdeksiz üzüm alımlarında ise 21 gün içerisinde ödeme yapılması gerektiğine ifade eden Gürer, uygulamada kurumun finansman ihtiyacı nedeniyle ödemelerde ciddi anlamda gecikmelerin olduğunun tespit edildiğine işaret etti.

Söz konusu ürün alım bedellerinde gecikme yaşanmasının en önemli nedeninin kurumun artan finansman ihtiyacı olduğunun Sayıştay tarafından tespit edildiğine vurgu yapan CHP’li Gürer, “Kurumun mali borçları 2020 yılında 1 milyar 901 milyon 442 bin lira, 2021 yılında 5 milyar 534 milyon 570 bin lira iken, bu rakam 2022 yılında 39 milyar 690 milyon 70 bin lira seviyesine ulaşmıştır. Diğer bir ifade ile, son 3 yılda mali borçlar yaklaşık 20 katına çıkarak bu alanda ciddi bir artış yaşanmıştır” değerlendirmesinde bulundu.

‘FİNANSAL GİDERLERİ 3 YILDA 43 KAT ARTTI’

Gürer, kurumun finansman giderlerinin 2020 yılında 76 milyon 753 bin 398 TL, 2021 yılında 453 milyon 577 bin 616 TL, 2022 yılında ise 3 milyar 328 milyon 349 bin 679 TL olarak gerçekleşerek son 3 yıl içerisinde yaklaşık 43 kat arttığının ortaya çıkarıldığını kaydetti.

Sayıştay raporuna yansıyan bir başka soruna göre, kurumun son yıllardan itibaren ürün alım faaliyetlerindeki artışa paralel olarak, öz kaynakların yetersiz kalmaya başlaması ve sermaye artışının geç olması nedeniyle, gereken finansman ihtiyacının banka kredileri yoluyla karşılandığının anlaşıldı.

Gürer, “ Rapora göre, teşekkülün önceki yıldan devreden, vadesi uzatılan, rotatif ve yeni çekilen olmak üzere 383 adet güncel kredi ödemesi bulunmakta, bu kredilerin faiz oranları yüzde 12,78 ile yüzde 28,75 arasında, vadeleri ise 7 ile 186 gün arasında değişmekte olup, çoğunlukla kısa vadeli kredilerden oluşmaktadır” dedi.

5 YILDA 4 MİLLAR 66 MİLYON LİRALIK FAİZ ÖDEMESİ

Sayıştay tarafından mali tabloyla ilgili belirlenen bir başka soruna da dikkat çeken Gürer şöyle konuştu:

“Rapora göre 2022 yılında 10 milyar TL sermaye artırımı sağlanması ve ürün alım miktarındaki artış doğrultusunda yüksek miktarda görevlendirme bedeli aktarılmasına rağmen, ürün alım bedeli ve ithalat ödemelerine yönelik finansman ihtiyacının öncelikle kredi kullanımıyla karşılanması, sonrasında görevlendirme bedelinin talep edilmesi nedeniyle önemli oranda bir faiz yükü ortaya çıkmıştır. Banka kredisi kullanılan son beş yıl boyunca kuruluşun ödediği faiz gideri 4 milyar 66 milyon 410 bin TL’dir.”

Bir zamanlar çiftçilerin kara gün dostu olarak bilinen TMO’nun yanlış yönetim sonucu, borç içinde bir kurum haline geldiğine dikkat çeken Gürer, “TMO üreticiden randevulu sistemle ürün alırken ithal ürün ile depoları dolu olması süreci sorunlu kılmıştı. Ödeme sürecinde de çiftçi mağdur oldu Tüccar düşük fiyatına rağmen TMO da sorun yaşayan çiftçi hububatını tüccara vermek zorunda kaldı” dedi.

Kurumda yaşanan sorunlar bir an önce çözülmesi ve üreticilere alım ödemeleri belirlenen süre içerisinde yapılması gerektiğini belirten Gürer “TMO sorunları üreticiyi tüccar eline bırakmayacak planlama sağlanmalıdır. O nedenle TMO kurumsal yapısı ithalatçı olmaktan çıkarılıp yerli üretici yanında duracak noktaya erdirilmelidir. Üretici verdiği ürünün bedeli en kısa sürede alabilmelidir “ şeklinde konuştu.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/tmonun-borclari-3-yilda-20-kat-artti/feed/ 0
TZOB: 2023’te bütün ürünlerde fiyat artışı oldu https://www.foxhaber.com.tr/tzob-2023te-butun-urunlerde-fiyat-artisi-oldu/ https://www.foxhaber.com.tr/tzob-2023te-butun-urunlerde-fiyat-artisi-oldu/#respond Wed, 03 Jan 2024 09:21:33 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1839 Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, “2023 yılı aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre markette takip edilen 41 ürünün tamamında fiyat artışı oldu.” ifadesini kullandı.

Bayraktar, 2023 yılında ve aralıkta üretici ile market arasındaki fiyat farklılıklarını değerlendirdi.

EN FAZLA FİYAT ARTIŞI YÜZDE 156,3’LE KABAKTA

“2023 yılı aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre markette takip edilen 41 ürünün tamamında fiyat artışı oldu.” değerlendirmesinde bulunan Bayraktar, şöyle devam etti:

“Fiyatı en fazla artan ürün markette yüzde 156,3 ile kabak oldu. Kabaktaki fiyat artışını yüzde 152,5 ile yeşil soğan, yüzde 146,4 ile maydanoz, yüzde 141,9 ile zeytinyağı ve yüzde 138,5 ile patlıcan izledi. Üretimi bir önceki yıla göre azalan kabak, zeytinyağı, elma, salatalık, sivri biber ve kuru üzüm fiyatı en fazla artan ürünler oldu.”

Bayraktar, 2023’te üreticide en fazla fiyat artışının yüzde 365,9 ile kabakta görüldüğünü aktararak, kabaktaki fiyat artışını yüzde 263,1 ile zeytinyağı, yüzde 200 ile elma, yüzde 159 ile salatalık, yüzde 152,2 ile sivri biberin izlediğini belirtti.

Mandalina, limon, portakal ve kuru soğanda üretici fiyatlarında düşüş görüldüğüne değinen Bayraktar, “Üreticide mandalinanın yüzde 63, limonun yüzde 57,1, kuru soğanın yüzde 31,9, portakalın yüzde 2,3 oranında fiyatları düştü. Bu düşüşlere rağmen markette portakalın yüzde 29,5, mandalinanın yüzde 20,8, kuru soğanın yüzde 15,8, limonun yüzde 0,5 oranında fiyatının artması dikkati çekti.” değerlendirmesinde bulundu.

AYLIK FİYAT DEĞİŞİMLERİ

Bayraktar, aralıkta bir önceki aya göre üretici ve market arasındaki fiyat farkının en fazla yüzde 408,5 ile mandalinada görüldüğünü, bunu yüzde 407,4 ile limon, yüzde 277,8 ile portakal, yüzde 243 ile kuru soğanın takip ettiğini belirterek, “Mandalina ve limon 5 kat, portakal 4 kat, kuru soğan ve marul 3,5 kat, yeşil soğan 3 kat fazlaya satıldı.” ifadesini kullandı.

Aralık ayında marketlerde takip edilen 42 ürünün 30’unda fiyat artışı, 12’sinde fiyat azalışı görüldüğünü aktaran Bayraktar, şunları kaydetti:

“Markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 54,5 ile patlıcan oldu. Patlıcandaki fiyat artışını yüzde 54 ile yeşil fasulye, yüzde 46,7 ile marul, yüzde 30,1 ile salatalık, yüzde 27,3 ile ıspanak takip etti. Markette fiyatı en çok azalan ürün yüzde 16 ile mısırözü yağı oldu. Mısırözü yağındaki fiyat düşüşünü yüzde 11,8 ile portakal, yüzde 9,1 ile nohut, yüzde 7,3 ile pırasa, yüzde 4,2 ile ayçiçek yağı, yüzde 3,5 ile patates izledi.”

Bayraktar, aralık ayında üretici fiyatlarında takip edilen 34 ürünün 23’ünde fiyat artışı olurken, 3’ünde fiyat düşüşü görüldüğünü. 8 üründe ise fiyat değişimi olmadığına işaret ederek, üreticide en çok fiyat düşüşünün yüzde 20,5 ile beyaz lahanada, en fazla fiyat artışının ise yüzde 58,5 ile marulda görüldüğünü belirtti.

Girdi fiyatlarındaki değişimleri de değerlendiren Bayraktar, gübre, yem, elektrik, zirai ilaç gibi girdilerin üreticilere makul fiyatlardan sağlanmasını istedi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/tzob-2023te-butun-urunlerde-fiyat-artisi-oldu/feed/ 0