Uygulama – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Fri, 05 Jul 2024 21:30:00 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Tüketici Konfederasyonu uyardı ‘servis ücreti’ yasal değil https://www.foxhaber.com.tr/tuketici-konfederasyonu-uyardi-servis-ucreti-yasal-degil/ https://www.foxhaber.com.tr/tuketici-konfederasyonu-uyardi-servis-ucreti-yasal-degil/#respond Fri, 05 Jul 2024 21:30:00 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8625 Restoran ve kafeler kuver ücretine “Servis ücreti” de ekledi. Müşteriler bahşiş vermediği gerekçesiyle adisyonlara eklenen servis ücreti kişi başına olarak gösterilmeye başladı. Hem kuver hem servis ücretinin birlikte alınmaya başlaması tüketicilerin tepkisine neden oldu. Gittikçe artan uygulamaya sosyal medyadan adisyon ve fişlerini paylaşarak tepki gösteren tüketicilere  Tüketici Federasyonu Hukuk Komisyonu (TUKONFED) Başkan Yardımcısı Mücahit Saraçlı tavsiye ve uyarıda bulundu.

Saraçlı istenen bu ücretin yasal olmadığını ve vatandaşların ödemeyebileceğini söyledi. Ödemek zorunda kalan vatandaşların ise şikayet haklarını kullanmalarını isteyen Saraçlı, işletmeleri de yeni çıkacak genelge ile ticaretten men edilebilecekleri yönünde uyardı.

“BÖYLE BİR TALEBİ İSTEMEYE KESİNLİKLE HAKLARI YOK”

Müşteriden istenen servis ücretinin yasal olmadığını söyleyen TUKONFED Hukuk Komisyonu Başkan Yardımcısı Mücahit Saraçlı, “Adisyonların altında yüzde 15, yüzde 20, yüzde 10 artık işletmeye göre değişen tabii ki tamamında olan bir şey değil. Ama servis ücreti diye bir ilave bir ücret koyuyorlar. Böylesine bir ücret talebinde bulunmaya hakları yok. Bu tamamen yasaya aykırı bir taleptir. Bir de bilsinler ki bu tür uygulamalar yapan işletmeler Maliye Bakanlığı tarafından da geriye dönük denetlenmekte. Bu servis ücreti gibi bir isimden adlandırılmış olan ekstradan bir taleptir. Böyle bir talebi istemeye kesinlikle hakları yok. Tüketiciler de böyle bir talep karşısında ödeme yapmasınlar. Çünkü bu talepleri yasaya aykırıdır” dedi.

“VERGİ USUL KANUNUNA GÖRE HAKSIZ İŞLEM YAPIYORLAR”

Tüketicilerin şikayet etme haklarını sonuna kadar kullanmaları gerektiğini söyleyen Mücahit Saraçlı, “Adisyonun altında böyle bir şey gördüğünüzde mecbur kalınırsa tabii ki yani tartışma ortamı restoran içerisinde bir noktaya derdinizi anlatabiliyorsunuz ama sizden bunu gerçekten direterek bu tahsilatı yaparlarsa bu ödediğiniz fişi yanınızda bulunduracaksınız. Alo 175 tüketici hattına da bildirdiğinizde veya Ticaret Bakanlığı’nın kendi portalı üzerinden haksız rekabet kurulunun portalına girildiğinde bu işletmenin adını verdiklerinde ve bu ödemiş oldukları fişi de buraya fotoğrafını gönderdiklerinde bu işletmelerin geriye dönük incelemesi yapılacak.” ifadelerini kullandı.

Saraçlı “Burada sadece aslında tüketicileri uyarmanın dışında bu işletmeleri de uyarmamız gerekiyor. Vergi usul kanununa göre haksız işlem yapıyorlar. Haksız kazanç elde etme yolunu seçiyorlar. Burada da bu tür işlem yapan işletmeler çok ciddi denetlenecektir. Özellikle Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğü nezdinde birçok denetçisinden fazla mesailer yaparak bu denetimleri yapmaktalar. Çünkü burada servis ücreti dedikleri olay satmış oldukları ürünlerin haricinde bir hizmet bedeli talebindeler. Bu hizmete dayalı ücretlerin KDV oranı da farklıdır. Ayrı fiş kesmeleri gerekir” dedi. 

“İŞLETMELER BU UYGULAMALARDAN BİR AN EVVEL VAZGEÇSİNLER”

İşletme sahiplerini uyaran Saraçlı, “Bu tür uygulamalarla ilgili olarak Ticaret Bakanlığı bir genelge yayınlayacak. Bu genelge içeriği hazırlandı. Her türlü haksız ticari işlemler adı altında yapılan her türlü işlemler kapatma cezaları, hapis cezaları hatta ve hatta ticaretten men cezalarına kadar boyutlara ulaşacak. Bunun da Resmi Gazete de yayınlanmasıyla birlikte aslında var olan bir genelgenin genişletilmiş şekliyle yayınlanmış olacak ve bu konuda Ticaret Bakanlığı, Maliye Bakanlığıyla birlikte senkronize bir şekilde çalışıyorlar. İşletmeler bu uygulamalardan bir an evvel vazgeçsinler. Çünkü denetimlere girdiklerinde geriye dönük incelemelerde çok ciddi cezai boyutlara ulaşacaktır” diye konuştu. 

“ÜRÜNDEN 3 DEĞİL, 3,50 AL AMA O ÜCRETİ AYRICA YANSITMA”

Müşterilerden servis ücreti alınmasının doğru olmadığını söyleyen restoran sahibi Murat Sakin, “Vatandaşın durumu zaten zorda, dışarda yemek yemeye zorlanıyorlar. Bizim müessesemizde öyle bir şey yok. Büyük restoranlar yapıyorsa onu da bilmiyorum ama bence yanlış bir uygulama. Müşteri ne yediyse zaten parasını alıyorsun. Onun altında birde servis ücreti şahsen bence yanlış. Son zamanlarda mı personel ücreti servis ücretinden çıkıyor onu bilemem. İşletme sahibinin kendi görüşüdür. Üründen 3 değil, 3,50 al ama o ücreti ayrıca yansıtma. 20 lira üstüne koy, ‘Beni kurtarmıyor’ de ama o ücret vatandaşın zoruna gider. Ne kadar lahmacun, bende 110 lira. Ben yüzde 20’de servis ücreti dersem geldi 130 liraya. 115 liraya satarım ama servis ücreti yazmam” ifadelerini kullandı. 

“YEMEĞİ EVİME Mİ GETİRİYORLAR, MASAYA GETİRİYORLAR”

Restoranda yemek yiyen Mahmut Ayaz, “Böyle bir hizmet bedeli olmaması gerekiyor. Öyle bir mekana gitmem de kimseye tavsiye de etmem.  Böyle bir şeyle karşılaşmadım, saçmalık. Yemeği evime mi getiriyorlar, masaya getiriyorlar. Şuradan şuraya getiriyor. Resmen insanlarla alay etmektir, başka bir şey değil” dedi. Bir diğer müşteri Nurhan Güler ise, “Ben böyle bir uygulama ile karşılaşmadım, karşılaşsaydım da kesinlikle tepkimi gösterirdim. Servis ücretini ne için istiyorlar, ben kabul etmem. Restoranlar, her şey çok pahalı o yüzden ödemem bunu dile getiririm” diye konuştu. 

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/tuketici-konfederasyonu-uyardi-servis-ucreti-yasal-degil/feed/ 0
Çalışanlar hevesli, sonuçlar olumlu… 4 günlük çalışma haftası nasıl uygulanır? https://www.foxhaber.com.tr/calisanlar-hevesli-sonuclar-olumlu-4-gunluk-calisma-haftasi-nasil-uygulanir/ https://www.foxhaber.com.tr/calisanlar-hevesli-sonuclar-olumlu-4-gunluk-calisma-haftasi-nasil-uygulanir/#respond Mon, 10 Jun 2024 21:42:50 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8132 Dört günlük çalışma haftası artık bir hayal değil. Dünyada pek çok şirket dört günlük çalışma sistemi için denemelere çoktan başladı hatta bazısı geçişi bile tamamladı.

ABD’de çoğu eyalet dört günlük çalışma haftası denemelerini ve bu sisteme geçen şirketleri destekleme sözü veriyor. Geçtiğimiz haftalarda da Türkiye’den bir şirket, dört günlük çalışma haftasına geçerek dikkat çekmişti.

Dünyaca ünlü bir yazılım şirketi olan Quickbase’in CEO’su Ed Jennings de dört günlük çalışma haftasının çok daha yararlı olduğuna inananlardan. Jennings, “Yoğunlaştırılmış, daha üretken bir haftanın çok büyük ekonomik ve sosyal faydaları olduğuna inanıyorum. Yine de, iş gücünün büyük bir kısmı işlerini beş günde bitirmek için çabalarken, dört günlük çalışma haftasının gerçekçi olup olmadığını merak etme içgüdüsünü anlıyorum” diyor.

Peki çalışanlar için adeta bir hayal, yöneticiler için çoğu zaman şüpheyle yaklaşılan bu sistemin ne gibi yararları var? Uygulamak için hangi adımları takip etmeli?

TÜKENMİŞLİĞE ÇARE OLURKEN ÜRETKENLİK ARTTI

Çoğu iş kolunda 5 gün hatta bazılarında 6 günlük çalışma haftası görülürken, çalışma günü sayısının 4 güne inmesiyle aslında çalışanların zihinsel sağlıklarında iyileşme, üretkenliklerinde artış gibi pek çok olumlu etkiler görülüyor.

Cambridge Üniversitesi’nde yapılan son araştırmalar, 40 saatlik çalışma haftasını 32 saate yoğunlaştırmanın stres düzeylerini yüzde 39, tükenmişlik vakalarını ise yüzde 71 azalttığını, aynı zamanda uyku kalitesi ve fiziksel sağlık üzerinde de olumlu bir etkiye sahip olduğunu buldu.

DAHA İYİ PERFORMANS GÖSTERİYORLAR, DAHA AZ HASTA OLUYORLAR

Araştırma, daha mutlu ve daha iyi dinlenmiş çalışanların daha iyi performans gösterme ve daha az hasta olduğunu da ortaya çıkardı.

Birleşik Krallık’taki 4 günlük çalışma haftasını deneyen işletmelerin yüzde 95’i, pilot uygulama boyunca üretkenliğin istikrar kazandığını ve gelirin 200 kat arttığını gördü.

BU ŞİRKETLER DAHA CAZİP

Ayrıca çalışanlar arasında yankı uyandıran popülaritesi nedeniyle, dört günlük çalışma haftası uygulayan şirketlerin, personeli elinde tutma ve ilk etapta üst düzey yetenekleri çekme olasılığının daha yüksek olduğu da görüldü. Yani bu yeni çalışma sistemiyle sadece üretkenlik artmıyor; aynı zamanda bu ilerici iş yeri trendinin ön saflarında yer almak, kuruluşlar için harika bir tanıtım yöntemi haline de geliyor.

Peki 4 günlük çalışma haftasına geçmek için neler yapılmalı?

1. HEDEFLERİN TANIMLANMASI

Çalışma saatlerini başarılı bir şekilde azaltan çoğu şirket, bunu belirli hedefleri göz önünde bulundurarak yaptı. İşletme için başarı ne anlama geliyorsa, ister çalışan mutluluğu, ister üretkenlik, isterse personeli elde tutma olsun, hedefler bu önceliklere uygun olmalı.

Stratejinin geri kalanı da bu hedeflere bağlı olacaktır; bu nedenle  zamana dayalı, spesifik ve ölçülebilir hedefler kullanılmalı.

2. UYGUN PROGRAMI BELİRLEMEK

Dört günlük çalışma haftasına geçmenin doğru ya da yanlış bir yolu yok. Programı hazırlamak aslında işin ihtiyaçlarına ve çalışanların tercihlerine bağlı. Cuma veya pazartesinin tatil olması, esnek izin günleri gibi yaygın yöntemlerden iş akışına uygun olanla ilerlenebilir.

3. PİLOT PROGRAM BAŞLATMAK

4 günlük çalışma haftası için gerekli tüm hazırlıklardan sonra işletmenin deneme süreci olacak pilot program uygulamaya alınmalı.

Philadelphia merkezli JB Motor Works’ün sahibi John Lin, işletmesi için dört günlük pilot programı uygulamaya koyarken iş döngüsünün yavaş bir dönemini seçti. Lin, “Bu, çok fazla risk olmadan etkinin ölçülmesine yardımcı oldu” diye açıkladı. 

Bu dönem boyunca mutlaka sorunların ortaya çıkacağını ve bunun tamamen normal olduğunu unutmamak son derece önemli. Bu sorunları ortaya çıktıkça ele almak ve onlardan ders almak, planı gerçek anlamda uygulamaya koymadan önce güçlendirmeye yardımcı olacaktır.

4. UYGULAMA ZAMANI

Pilot programın sonuçları da son derece tatmin ediciyse artık uygulamaya geçilebilir. Ancak bu süreç burada bitmiyor. Bu geçişin uzun vadede başarılı olmasını sağlamak için anketler, yüz yüze görüşmeler veya odak grupları aracılığıyla çalışanlardan geri bildirim toplamak şart.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/calisanlar-hevesli-sonuclar-olumlu-4-gunluk-calisma-haftasi-nasil-uygulanir/feed/ 0
TRT’deki kamera koydu, mahkeme ‘kaldırın’ dedi https://www.foxhaber.com.tr/trtdeki-kamera-koydu-mahkeme-kaldirin-dedi/ https://www.foxhaber.com.tr/trtdeki-kamera-koydu-mahkeme-kaldirin-dedi/#respond Sat, 06 Jan 2024 21:12:33 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1960 Türkiye Radyo Televizyon Kurumu (TRT) Ankara Oran’daki stüdyoların reji bölümlerine kameralı takip sistemi kurdu.

Haber Sen, 10 Ocak 2023’te; kameraların kaldırılması için idareye başvurdu. TRT yönetimi, 10 Şubat 2023’te sendikanın başvurusunu reddetti. Haber Sen, bunun üzerine; işlemin iptali için idare mahkemesine dava açtı.

Sendika, iptal başvurusunda; “kameralarla çalışanların özel hayatına müdahale edildiğini, yayın denetiminin başka yollarla yapılmasının da mümkün olduğunu, çalışanların mesai saatlerinde sürekli izlendiğini” belirtti.

TRT: “KAMERALARIN 360 DERECE VE SES KAYIT ÖZELLİĞİ KULLANILMIYOR”

TRT ise sistemin “canlı yayın kazalarını önlemek” amacıyla kurulduğunu savundu. Kurum, mahkemeye gönderdiği savunmasında; “Teçhizatın yüksek maliyetli olması nedeniyle korunmasının amaçlandığını, çalışanların kameranın açısında olmadığını, kameraların 360 derece ve ses kayıt özelliğinin kullanılmadığını, video kayıt alındığına ilişkin uyarı levhalarının asıldığını” belirtti

Ankara 14. İdare Mahkemesi, Haber Sen’in TRT rejilerindeki kameralı takip sisteminin kaldırılmasını talebini 29 Kasım 2023’te karara bağladı. Mahkeme, sendikanın kameraların kaldırılması talebinin reddi yönündeki TRT kararını iptal etti.

Mahkeme iptal kararını; Anayasanın “Özel Hayatın Gizliliği” ile ilgili 20. maddesine, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin “Özel Hayatın ve Aile Hayatının Korunması” başlıklı 8. maddesine, Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasal Haklar Sözleşmesi’nin “Mahremiyet Hakkı” başlıklı 17. maddesine, Türk Ceza Kanunu’nun “Özel Hayatın Gizliliği” başlıklı 134. maddesine, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “İletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması” başlıklı 135. maddesine, aynı kanunun teknik araçlarla izleme” başlıklı 140. maddesine dayandırdı.

Mahkeme, Anayasa, uluslararası sözleşmeler ve kanunlara atıfla verdiği kararında şu değerlendirmeleri yaptı:

“Özel hayat kavramı eksiksiz bir tanımı bulunmayan geniş bir kavramdır. Bu kapsamda korunan hukuki değer esasen kişisel bağımsızlıktır… Özel hayata saygı hakkı kapsamında korunan hukuksal çıkarlardan biri de bireyin mahremiyet hakkıdır… Kişilerin mesleki hayatı, özel hayatlarıyla sıkı bir irtibat içindedir.

Teknoloji kullanılarak kişisel görüntülerin kayıt altına alınmasında özel hayatın gizliliği ve kişilerin mahremiyet hakkı da dikkate alınarak uygulama yapılması gerektiğinde kuşku ve duraksamaya yer bulunmamaktadır…

“SUÇA YÖNELİK KUVVETLİ ŞÜPHE HALİNDE BİLE EN SON ÇARE…”

Türk Ceza Kanunu’nun 134. ve 135. maddeleri ile Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 135. maddesindeki düzenlemeler, suça yönelik kuvvetli şüphe halinde bile en son çare olarak ses ve görüntü kaydına başvurulması gerektiğini ortaya koymaktadır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları da dikkate alındığında, hakların korunması başka şeklide sağlanamıyorsa kamera sistemlerinin çalışanların çalışma alanlarını görecek şekilde kurulmasının mümkün olduğu, ancak bunun bir son çare olarak değerlendirildiği ve düzenlemenin içeriğini ayrıntılı olarak ortaya koyan özel bir düzenleyici işlem olması gerektiği, kamera sistemlerinin çalışma alanlarını çekmesinin özel hayatın gizliliğini ihlal ettiği…

“ÇALIŞANLARIN İŞ YAPIŞ ŞEKİLLERİNİ DENETLEYECEK VEYA SÜREKLİ OLARAK BELLİ KİŞİLERİ ÇEKECEK ŞEKİLDE KURULMAMASI GEREKTİĞİ”

Sınırlı bir izleme sağlayacak şekilde güvenlik amacıyla giriş çıkışları izlemek üzere veya vatandaşlara da açık olan ortak alanlar ve iş sahiplerinin de giriş çıkışına açık, yoğun bir alışveriş trafiği olan alanlarda kurulabileceği, ancak bu kameraların da çalışanların iş yapış şekillerini denetleyecek veya sürekli olarak belli kişileri çekecek şekilde kurulmaması gerektiği; dava konusu uyuşmazlıkta kameralı takip sistemi ile kurumca belirlenen amacın gerçekleştirilmesinde elverişli sınırlı ve ölçülü olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Günlük iş ve işlemleri yürüten kamu çalışanlarının çalışma odalarını ve servisleri görüntüleyecek şekilde kamera yerleştirilmesi durumunda, kamu düzeni ve güvenlik amacını aşan uygulamanın kamusal alanda da olsa ‘özel hayatın gizliliği’ni ihlal edici nitelikte olduğu, uygulamanın sınırlarını, usul ve esaslarını gösteren bir kanuni dayanağın bulunmaması, toplanan görüntülerin ileride başka bir şekilde kullanılamayacağına dair bir güvencenin mevcut olmaması ve bu haliyle temel haklar ve anayasal ilkelerle bağdaşmaması nedeniyle dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.”

İptal kararı oybirliği ile verildi. TRT yönetimi, iptal kararına 30 gün içinde Ankara Bölge İdare Mahkemesi’nde itiraz edebilir.

USTAOĞLU: “İŞYERLERİNİ AÇIKÇA BBG EVİNE ÇEVİRMEYE ÇALIŞTI”

KESK Haber Sen Ankara 1 Nolu Şube Başkanı Burak Ustaoğlu, mahkeme kararını şöyle değerlendirdi:

“Başta Oran yerleşkesi devamlılık stüdyoları olmak üzere tüm rejilere ve ana kumanda gibi teknik birimlere 360 derece dönen, ses kaydetme özelliği olan kameralar yerleştirilmeye başlandı. Kamu kuruluşlarını babalarının çiftliği gibi yönetmeyi alışkanlık haline getiren iktidar, bu uygulama ile işyerlerini açıkça BBG evine çevirmeye çalıştı.

Bizce neyi hedeflediği gayet açık olan bu uygulama; başta Anayasanın 2. maddesine, özel hayatın ve aile hayatının korunmasına; Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasal Haklar Sözleşmesine ve AHİM kararlarına karşı gelmek oluyordu. Yargı ‘dur’ dese de iktidar tüm itiraz yollarını kullanarak uygulamayı sürdürmeyi denedi, ama sonuç alamadı. Kazanılan davaya karşı yapılan itirazlar sonuç vermedi ve nihai karar ile o kameralar sökülecek dendi.

“KARAR SADECE TRT’Yİ BAĞLAMIYOR”

Tabii ki TRT kamu hizmeti, yayıncılık ilkelerini ne kadar uygulamak zorunda ise mahkeme kararlarında uygulamak zorundadır ve bundan da imtina edeceklerini düşünmüyoruz. Bu karar sadece TRT’yi bağlamıyor. TRT ve benzeri kurumlarda da bu tür uygulamaların önüne geçecek ve idarecilere sınırsız yetki alanı açılımına da izin vermeyecektir.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/trtdeki-kamera-koydu-mahkeme-kaldirin-dedi/feed/ 0