Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan tutuklu sanık B.K. olay günü uyuşturucu temini için tutuklu sanık G.H.A’nın evine gittiğini, evden çıktıkları sırada polislerin eve operasyon düzenlediğini belirtti.
“KOKAİN KARŞILIĞI ESRAR”
Evde ele geçirilen uyuşturucuyu G.H.A’dan aldığını belirten sanık, diğer sanıklardan S.S’nin olayın içinde olup olmadığını bilmediğini, G.H.A’nın olmadığı zamanlarda Ö.Ö’nün evinden uyuşturucu madde aldığını iddia eden B.K. “2022-2023 yıllarında G.H.A. ve Ö.Ö’ye gönderdiğim paralar uyuşturucu karşılığında gönderilen paralardır. Bitcoinden kazanç sağlamak için alınan paralar değildir. Uyuşturucu madde kullanıyorum. G.H.A’dan aldığım uyuşturucuyu K.G’ye veriyordum. K.G’de parayı bana veriyor, ben de G.H.A’ya veriyordum. G.H.A. ile K.G. arasında kokain karşılığında esrar alışverişi oluyordu. Adli emanette kaybolan 6 kilo kokain hakkında bilgim yok.” dedi.
“BAZEN DEPONUN KAPISI AÇIK BIRAKILIYORDU”
Sanık G.H.A. ise iddianamede isimleri geçen K.G, E.B. ve S.Ç’yi tanımadığını, ilk defa duruşma salonunda gördüğünü savundu.
Olay günü, B.K. ile kendi evine gittiğini, evde üstünü değiştirdiği sırada B.K’nin uyuşturucuları mutfak terazisinde tartarken gördüğünü iddia eden G.H.A, “Polisler kapıyı açarak eve girdi. Üzerimde, evimin içerisinde ve bahçede arama yaptılar ama uyuşturucu çıkmadı. Sonra polisler B.K’yi bir odaya götürdü. Zannediyorum B.K’yi darbettiler. Odadan çıktıklarında B.K’nin gözünde darp izi vardı. Polis uyuşturucuyu kimden temin ettiğini sorduğunda beni işaret edip gösterdi ve ‘Bundan aldım.’ dedi. Polislerin aramasında evden hiç para çıkmadı. Ancak kullanmak amacıyla aldığım esrar maddesini polise teslim ettim. Sonra tutuklandım.” diye konuştu.
B.K. ile yazışmalarının kozmetik ürünleri üzerine olduğunu ve onun banka hesabından gelen paralar kozmetik ürünleriyle ilgili olduğunu iddia eden G.H.A. B.K. ve E.Y. ile ticaret yaptıkları savundu.
G.H.A, Kovid-19 salgını çıktığında cins kedi yetiştiriciliği ve kozmetik ürün ticareti yaptığını, kazandığı paraları bitcoin olarak değerlendirmesi için B.K’ye verdiğini öne sürerek, “B.K’nin ilk etapta polislerin yönlendirmesiyle, sonra ise etkin pişmanlıktan yararlanmak için uyuşturucu satışı yaptığımızı söylediğini düşünüyorum” diye konuştu.
Antalya Adliyesi emanetinden çalınan 6 kilogram uyuşturucu ile alakasının olmadığını savunan G.H.A. kamera kayıtlarında ve bilirkişi raporunda bunun görüleceğini savundu.
G.H.A. uyuşturucu madde kullandığını ve sanıklardan S.S’nin de imam nikahlı eşi olduğunu iddia ederek, “Düğün hazırlığı yaptığım S.S. kardeşinden borç aldı, kredi çekti. Bu paraları toplayıp B.K’ye bitcoinde değerlendirmesi için verdim. Örgütle alakalı hiçbir şeyi kabul etmiyorum.
Emanetin anahtarı sorumludadır. Depoya herkes kapıyı çaldığında girebiliyor. Bazen deponun kapısı havalansın diye açık bırakılıyordu.” dedi.
SAFLIK DERECESİ FARKLI İDDİASI
G.H.A’nın avukatları ise sanığın evinde uyuşturucuyla yakalanan B.K’nin üzerinde uyuşturucu maddenin saflık oranının yüzde 76 , Antalya Adliyesi emanetinden eksik çıkan 6 kilo uyuşturucunun saflık oranının ise yüzde 52 olduğunu, bunun da evde ele geçirilen uyuşturucu maddenin adli emanetten çalınan uyuşturucu madde ile alakasının olmadığını kanıtı olduğunu savundular.
Emanet memuru sanık Ö.Ö ise B.K’nin kendisinden uyuşturucu temin ettiği yönündeki ifadesinin doğru olmadığını, “Suçtan kurtulmaya yönelik böyle ifade vermiştir. Bu beyanlara dayanarak duyuma dayalı ifadelerle dava açılmıştır. Emanette kaybolan uyuşturucu ile alakam yoktur.” dedi.
G.H.A. tutuklandıktan sonra adli emanette yapılan sayımda bulunduğunu aktaran Ö.Ö, “Sabah erkenden gittim. Her yer kargaşa halindeydi. İlk sayımda herhangi bir eksik yoktu. Kendi aralarında ‘tekrar sayalım’ dediler. Önce bir çuvalda yırtık olduğunu tespit ettiler. Bunu savcıya anlattım. Uyuşturucunun olduğu bölüme sayım günü hiç girmedim. Daha önce de görevliyle girmiştim. Tek başıma yetki olmadan girmedim.” diye konuştu.
Zabıt katibi sanık S.S. de adli emanetin uyuşturucu muhafaza edilen bölümüne hiç girmediğini savunarak, “Zimmetle ilgili ifadem alınmadı. Uyuşturucu ticaretine yönelik beyanlarım alındı. Suçlamaları reddediyorum.” dedi.
Tutuksuz sanıkların ve tanıkların dinlenmesinin ardından, mahkeme heyeti tutuklu sanıkların tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.
OLAY
Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerinin, sanıklar G.H.A. ve B.K’nin üniversite öğrencilerine uyuşturucu satışı yaptıkları bilgisine ulaşması üzerine Ahatlı Mahallesi’ndeki bir eve 28 Nisan 2023’te operasyon düzenlenmişti.
Operasyonda B.K’nin üzerinde 117 gram uyuşturucu ele geçirilirken, evde yapılan aramada ise 10 gram esrar ve hassas terazi bulunmuştu.
Sanıklar çıkarıldıkları sulh ceza hakimliğince tutuklanırken, sanık B.K’nin uyuşturucuları zabıt katibi G.H.A’dan adlığını itiraf etmesinin ardından 30 Nisan 2023’te adliye emanet deposunda yapılan sayımda 6 kilogram uyuşturucunun eksik olduğu tespit edilmişti.
Yapılan operasyonlar sonucunda gözaltına alınan 9 kişi hakkında hazırlanan iddianamede, tutuklu sanıklardan G.H.A’nin “nitelikli zimmet”, “suç örgütü kurup, yönetmek” ve “uyuşturucu madde satma”, Ö.Ö. ve S.S’nin ise “nitelikli zimmet”, “suç örgütü üyeliği” ile “uyuşturucu madde satma” suçundan, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak için yeniden ifade veren tutuklu sanıklar B.K, K.G. ile tutuksuz sanıklar E.Y’nin “uyuşturucu madde satma” ve “suç örgütü üyeliği”nden, E.B, S.Ç. ve T.P’nin de “uyuşturucu madde satma” suçundan cezalandırılmaları talep edilmişti.
]]>Kazada otomobilde bulunan arkadaşı 20 yaşındaki Şimel Zerda Mençik olay yerinde hayatını kaybederken araç sürücüsü Ali Ordueri ise yaralandı. Kaza sonrası Şabanözü Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı.
Tedavisi tamamlandıktan sonra gözaltına alınarak adliye sevk edilen Muhammet Ali Ordueri işlemlerinin ardından imza atma şeklinde adli kontrol hükümleriyle serbest bırakıldı.
Muhammet Ali Ordueri hakkında savcılık tarafından hazırlanan iddianamede ‘Taksirle ölüme neden olma’ suçundan 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması istendi. İddianame Şabanözü Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderildi.

KAZA ANI GÜVENLİK KAMERASINA YANSIDI
Olay anı güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Görüntülerde düz olan cadde üzerine aracın hızla ilerlediği sırada kontrolünü kaybetmesiyle önce sağa sola savrulduğu, ardından ise aydınlatma direğine çarptığı görülüyor. Çarpma sonrası aydınlatma direğinin ışığının söndüğü de kameraya yansıdı.
ARAÇ İÇİNDE UYUŞTURUCU MADDE ÇIKTI
Kaza sonrası olay yeri inceleme ekiplerinin araç içinden çıkan maddeleri Emniyet Genel Müdürlüğü Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’ne gönderdi.
Çıkan rapora göre sürücü Muhammet Ali Ordueri’nin araç içinde bulunan ilaç benzeri maddelerin uyuşturucu madde türevlerinden olan metamfetamin olduğu vurgulandı.

ATK RAPORUNDA KANINDA UYUŞTURUCU MADDE ÇIKTI
Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı Kimya İhtisas Dairesi’nce hazırlanan raporda sürücü Muhammet Ali Ordueri’nin kanında, saçında ve alınan kıl örneklerinde uyuşturucu maddelerden olan metamfetamin ile amfetamin bulunduğu belirtildi. Raporda kanda alkol olmadığı da açıklandı.
ARAÇ SÜRÜCÜSÜ HAKKINDA İDDİANAME HAZIRLANDI
Kazayla ilgili savcılıkça başlatılan soruşturma tamamlanarak iddianame hazırlandı. İddianamede, şüpheli Muhammet Ali Ordueri’nin sevk ve idaresinde olan otomobilin Kanlıca Mahallesinde cadde üzerinde direksiyon hakimiyetini kaybederek kaza yaptığı anlatıldı.
Kazada, 20 yaşındaki Şimel Zerda Mençik’in olay yeri inceleme ve ölü muayene tutanağına göre kafa kemiklerinin kırılması neticesinde beyin dokusunun zarar görmesiyle hayatını kaybettiği belirtildi.
KAZA TESPİT TUTANAĞINDA TRAFİK KURALLARINI İHLAL ETMİŞ
Kaza tespit tutanağında şüpheli Muhammet Ali Ordueri’nin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre “Aracın hızını, kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere girerken azaltmamak” ve “Sol şerit ihlali” kurallarını ihlal ettiği aktarıldı.
İFADESİNDE SUÇLAMALARI KABUL ETMİŞ
İddianamede şüpheli Ali Ordueri’nin soruşturma aşamasında alınan ifadesinde, olay günü saat 00.30 sıralarında aracıyla seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybettiği, yanında yolcu olarak bulunan Şimel Zerda Mençik’in kazanın şiddetiyle araç içinden savrulduğunu anlatarak suçlamaları kabul ettiğini söylediği ifade edildi.
Kazaya ait Görüntü İnceleme tutanağında aracın Orta ilçesine doğru ters istikamette ilerlediği vurgulandı.
AİLE AVUKATI İDDİANAMENİN İADESİNİ TALEP ETTİ
Mençik’in ailesinin avukatı Doğan Eriş araç sürücü Muhammet Ali Ordueri’nin en ağır cezayı alması için hukuk mücadelesi başlattı. Avukat Eriş, iddianamede sürücü Ordueri’nin kanında çıkan uyuşturucu madde raporuna hiç değinilmemesine tepki göstererek yazılı açıklama yaptı. Avukat Doğan Eriş, “Şüphelinin hızının yavaşlatmaması, fren tedbirine başvurmaması, bir çaba içine girmemesi taksirden öte bir duruma işaret etmektedir. Olası kastla öldürme suçu kapsamında yargılamanın yapılması gerekir. İddianamede, araçta bulunan uyuşturucu maddeden, ATK raporundan hiç bahsedilmedi. İddianamenin iadesini talep ettik. Bu hususta olayın takipçisi olacağız ve gerekli birimlere şikayetlerimizi yapacağız” dedi.
Kazada ölen Şimel Zerda Mençik’in babası Hıdır Mençik savcılık tarafından hazırlanan iddianameye tepki gösterdi.
“ŞU ANDA ELİNİ KOLUNU SALLAYA SALLAYA GEZİYOR”
Kazada hayatını kaybeden Şimel Mençik’in babası Hıdır Mençik ise, “8 Ekim 2023 tarihinde kızım trafik kazasında vefat etti. Her kazada olduğu gibi acıydı. Önemli olan aracı kullanan kişinin uyuşturucu kullanması. Bizde uyuşturucu kullandığını bilmiyorduk. Adli tıp raporlarında kanında, saçında, teninde uyuşturucu madde örnekleri çıktı. Cumhuriyet savcılığının hazırladığı iddianamede ‘Taksirli ölüme neden olma’ ile ilgili dava açıldı. Bizim talebimiz ‘Bilinçli taksirli adam öldürmeye neden olma’ ile ilgili dava açılmasını istiyoruz. Çok fazla söyleyecek bir şey yok. Kızım tanıyordu. Arkadaşıydı. Kamera görüntülerinde çok hızlı araç kullanıyormuş ters yönden. Bundan 2 yıl önce de bir kişinin ölümüne sebebiyet vermiş. Hiç tutuklanmadı. Ceza almadı. Şu anda elini kolunu sallaya sallaya geziyor” dedi.
“BU BİR CİNAYET”
Kızının nasıl bir insan olduğunu anlatırken gözleri dolan baba Hıdır Mençik, “İkinci sınıf Üniversite öğrencisiydi. Sağlık bölümünü okuyordu. Melek gibi çocuktu. Ne diyeceksin ki? 20 yaşındaki çocuklar nasılsa o da öyleydi. Hayat doluydu. Neşeliydi. Arkadaşı olduğunu biliyordum ama detaylı tanımıyordum. Savcılık, iddianameyi hazırlarken, uyuşturucu madde çıktığını bildiği halde bu şekilde hazırlanmış. Adaletsiz bir sistem içinde yürüyoruz. Bunun için gerek neyse sonuna kadar götüreceğiz. Davamızı takip edeceğiz. Kesinlikle bu bir cinayet. Başka bir şey değil. Ters yönden 180 – 200 km hızla gidiyor bu araç şehir içinde. Kızım olay yerinde ölüyor. Kafa kemikleri kırılıyor. Diyecek başka bir şey yok” ifadelerini kullandı.
