Verdi – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Fri, 07 Jun 2024 21:30:37 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 İbrahim Tatlıses ve oğlu arasında sular durulmuyor https://www.foxhaber.com.tr/ibrahim-tatlises-ve-oglu-arasinda-sular-durulmuyor/ https://www.foxhaber.com.tr/ibrahim-tatlises-ve-oglu-arasinda-sular-durulmuyor/#respond Fri, 07 Jun 2024 21:30:37 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8041 İbrahim Tatlıses geçen günlerde torunu Mert Tatlıses’e dava açmıştı. Mahkeme, torununun Sarıyer’deki dairesinde kira ödemeden oturduğunu öne süren İbrahim Tatlıses’i haklı bulmuştu ve Mert Tatlıses’i 370 bin 346 TL haksız işgal tazminatı ödemesine hükmetmişti. 

İbrahim Tatlıses konuyla ilgili “Benim evim varken ben evimi kızıma veremiyorum. Böyle bir şey olabilir mi? Şimdi vereceğim ama… Babası ev tutmayacak mı? Göreyim bakayım nasıl baba! Torunumla aramda bir sorun yok ama bu saatten sonra olabilir. Ben onlara sahip çıktım. O babalığı öğrenecek önce. Benim çocuğum kiradayken onun çocuğuna ev veremem. Babalık nasıl yapılır onu öğrensin” demişti.

Bu olayın ardından İbrahim Tatlıses ile büyük oğlu Ahmet Tatlıses arasındaki gerilim iyice tırmandı.

“OĞLUMUN AĞIRINA GİTTİ”

Ahmet Tatlıses, oğlu Mert’i evinden çıkaran babasına adeta ateş püskürdü. Tatlıses, “Ramazan ayı ve bayram dâhi dinlemeyen İbrahim Bey’in asılsız ithamlarından sonra ben de birkaç şey söylemek istiyorum. Oğlum Mert’e yıllar önce kendi isteği ve rızasıyla sahip olduğu evlerden birini verdi, verdi derken tapusunu değil tabii ki de… Zaten aynı sitede bulunan diğer evlerinde de rahmetli babaannem ve amcam yaşıyordu. Oğlum 6 yıl önce evlendi ve orada ailesiyle yaşamaya devam etti. Sonra kendisi bunu yeni fark etmiş gibi dava açtı. Oğlumun evi terk etmesini ve geriye dönük kiraları faiziyle istedi. Düşünün bir eviniz var ve siz yıllar sonra fark ediyorsunuz ki, evinizi torununuzu işgal etmiş ve siz yıllarca bunu fark etmemişsiniz. Ne kadar enteresan değil mi? Ben alışkınım elbette… Oğlumun ağrına gitti ama asıl sebebini İbrahim Tatlıses’in yaşadığı gelgitler ve bana olan tepkisinden olduğunu biliyoruz” dedi.

“AHMET ŞİMDİ GÖRECEK”

İbrahim Tatlıses de oğlunun açıklamalarının ardından ”Ahmet, bana ‘aklı melaikeleri yerinde değildir’ diyerek iftira attı. ‘Sağlamdır’ raporu almak için beş tane hastane dolaştım.Hepsi, ‘akıl sağlığı yerindedir’ raporu verdi. Yetinmedim, bir de adli tıptan rapor aldım. Hakim, ‘Akıl sağlığı yerinde değilse, bin 500 şarkıyı nasıl ezbere okuyor?’ dedi. Ahmet şimdi görecek! Baba-oğul ilişkisi nasılmış, görecek.Bodrum’da verdiğim dört evi de kendisinden alacağım. Evlatlıktan reddedemiyorum, ama reddi miras yapacağım. Ona verdiğim yedi dükkanı da daha önce batırdı, başkalarına devretti. Ben çocuklarıma ve torunlarıma bugüne kadar hep baktım. Hepsinin evleri, arabaları alındı, maaşları ödeniyor. Şimdi yeni bir site evler yaptırıyorum, o dairelerden de evlatlarıma vereceğim. Ama Ahmet adam olmaz! Kardeşlerinin de malına çökmüş. Artık yok öyle beleşten bir hayat! Bundan sonra babalık neymiş, görecek gününü!” diye konuştu.

Tüm bunların ardından Ahmet Tatlıses, İbrahim Tatlıses’in ‘Akıl sağlığım yerinde’ sözlerine avukatı aracılığıyla yanıt verdi:

“Son günlerde Sayın Ahmet Tatlıses ve İbrahim Tatlıses arasında devam eden hukuki süreçlerle ilgili basına yansımış gelişmeler üzerine tarafımızca açıklama yapmak ve devam eden hukuki süreçler ile ilgili kamuoyunu doğru bilgilendirmek gereği hasıl olmuştur” şeklinde başlayan paylaşımda; şu ifadeler yer aldı: Müvekkil Sayın Ahmet Tatlıses tarafından babası İbrahim Tatlıses’e vasi atanması talebi içeren dava dosyasında, İbrahim Tatlıses’in akıl sağlığı durumu ile ilgili birbiriyle çelişen üç adet sağlık raporu bulunmaktadır. Ancak iş bu sağlık raporlarının düzenlenmesine vesile olan tıbbi muayenelerin en kapsamlısı Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Ana Bilim Dalı tarafından yapılmış ve kapsamlı muayene neticesinde İbrahim Tatlıses’in akli dengesinin tam olarak yerinde olmadığına dair rapor tanzim edilmiştir. Sürecin devamında İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce İbrahim Tatlıses’in adli tip kurumuna sevkine karar verilmiş, ancak İbrahim Tatlıses adli tıp kurumunca verilmiş olan randevu günlerine iki kez uymayıp yargılama sürecini yavaşlatmış ve neticeten yine kendisi için verilmiş randevu günlerinden farklı bir tarihte adli tıp kurumuna gitmiştir.

“KÖTÜ NİYETLİ VE GERÇEK DIŞIDIR”

“Bahse konu davanın, taraflar için öneminin son derece yüksek olmasına rağmen İstanbul Adli Tıp Kurumu’nca İbrahim Tatlıses üzerinde oldukça kapsamsız bir muayene sonucunda rapor tanzim edilmiş olup iş bu rapora karşı da itiraz haklarımızı kullanıp, İbrahim Tatlıses hakkında kapsamlı bir sağlık durumu raporu aldırılmasını talep edeceğimizi duyurmak isteriz. Bununla beraber İbrahim Tatlıses, 29 Haziran 2022 tarihinden beri devam eden yargılama sürecinde yapılmış olan duruşmaların hiçbirine katılmamış ve dolayısıyla hâkim karşısına çıkmamıştır. Anlaşılacağı üzere İbrahim Tatlıses’in basın organlarında yer alan ‘Ahmet, bana akli dengeleri yerinde değil diyerek iftira attı. Sağlamdır raporu almak için beş tane hastane dolaştık. Hepsi akıl sağlığı yerindedir raporu verdi. Yetinmedim, bir de adli tıptan rapor aldım. Hâkim, akıl sağlığı yerinde değilse 1500 şarkıyı nasıl ezbere okuyor dedi’ şeklindeki beyanlarının tümü kötü niyetli ve gerçek dışı beyanlardır.”

“Ek olarak bahse konu davanın başından itibaren yalnızca Sayın İbrahim Tatlıses’in akıl sağlığı sebebiyle değil, ekonomik irade biçiminin, alkolle kumar bağımlılığının kendisini yoksulluğa düşürme tehlikesi olduğunu ve bu sebeple kendisinin, çevresinde bulunan art niyetli şahıslardan korunması amaçlı açıldığı gerek müvekkil gerekse tarafımızca defalarca ifade edilmiştir.”

“RAPOR TANZİM EDİLDİ”

“Nitekim tahkikat aşamasında Sayın İbrahim Tatlıses’in kendisinin ve şirketlerinin mali gelir – gider tabloları, tarafı oldukları icra ve vergi dosyaları, banka hesap giriş – çıkışları, taşınır ve taşınmaz mal varlıklarındaki artma ve azalma durumları ve bir çok benzer hususun değerlendirildiği bir bilirkişi raporu aldırılmasına, alkol ve kumar bağımlılığı iddialarının doğru olup olmadığının tespiti amacıyla tanık dinlenmesine karar verilmiş ve Sayın Mahkemece belirlenen bilirkişi heyeti tüm bu durumları detaylıca araştırıp, ‘sonuç olarak kısıtlı adayının banka nezdindeki bireysel hesaplarında çok büyük tutarlarda giriş-çıkışların olmadığı, Türkiye’nin önemli sanatçılarından biri olarak kabul görmüş birisi olması, müzik etkinliklerinde tercih edilen ve müzik çalışmalarında yüksek gelir elde ettiği varsayılan bir sanatçının banka hesaplarındaki bakiye tutarlarının müzik piyasasında sözü geçen bir sanatçı kazancı ile uyumlu bir görüntü sergilemediği, kısıtlı adayı adına kayıtlı hesaplar üzerinde icra dairlerine ait haciz blokelerinin olduğu, banka hesaplarına girişlerin daha çok telif ücretleri ve emekli maaş tutarlarının yatırıldığı ve bu tutarların talimat ile üçüncü kişiler tarafından nakit olarak para çekme işlemlerinden oluştuğu, inceleme dönemi içerisinde bankalardan kullandığı kredilerin düzenli olarak ödenmediği, gecikmeli ödendiği, kredilerindeki gecikmeler nedeniyle bankada takip borç aşamasına geçerek banka kredibilitesini büyük ölçüde olumsuz olarak etkilemesine neden olduğu, kısıtlı adayı adına kayıtlı gayrimenkullerin üzerinde çok fazla haciz Şerhlerinin olduğu, tüm bu hususlar neticesinde kısıtlı adayı İbrahim Tatlıses’in gerek şahsının ve şirketlerinin finansal durumunu gerekse buna bağlı olarak mal varlığını iyi yönetemediği ve mali durum bozulmasının 2020 yılı sonrası giderek arttığı özellikle gözlemlenmiştir’ şeklinde rapor tanzim etmiştir.”

“KUMAR VE ALKOL BAĞIMLILIĞININ KENDİSİNE VERDİĞİ ZARAR DOĞRULANDI”

Ayrıca davada tanık olarak dinlenen şahıslarla kısıtlı adayı İbrahim Tatlıses’in alkol ve kumar bağımlılığının ve bu durumların kendisine verdiği zararları doğrulamışlardır. İş bu rapor da müvekkil Sayın Ahmet Tatlıses’in, babası İbrahim Tatlıses için ekonomik durum iradesinin kendisini yoksulluğa düşüreceği yönündeki iddiasının ispatı niteliğindedir.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/ibrahim-tatlises-ve-oglu-arasinda-sular-durulmuyor/feed/ 0
Ekrem İmamoğlu: Milleti anlamayan kaybeder https://www.foxhaber.com.tr/ekrem-imamoglu-milleti-anlamayan-kaybeder/ https://www.foxhaber.com.tr/ekrem-imamoglu-milleti-anlamayan-kaybeder/#respond Wed, 08 May 2024 21:00:30 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7049 İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, seçim sonucuyla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı;

*Öncelikle ifade etmek isterim, en son sizlerle paylaştığım süreçten bu yana artık seçimin son anlarına yaklaşmış durumdayız. 

*Şu anda bizim sistemimizde teknolojiyle birlikte elde ettiğimiz farklı veri akışlarının bir arada değerlendirilmiş haliyle yüzde 96’nın sonuçları elimizde var. Ve 1 milyonun üzerinde biraz daha farkla birinci durumdayız.

*İBB seçimleri bu an itibarıyla artık yeni dönemdeki yetkiyi İstanbul halkı, 16 milyon insanımızla birlikte bize vermiş diyebiliriz. 

*Elbette resmi açıklamaları YSK rakamlarıyla birlikte mazbata anıdır esas olan ama şu an itibarıyla 1 milyonun üzerinde bir oyla hemen hemen sonuçlar belli olmuştur diyebilirim. Milleti anlamayan kaybeder.

11 İLÇE DAHA KAZANILDI

*Yüzde 52’ye yakın bir oy oranımızla yüzde 39,5 oy oranı, iki rakip arasındaki farkı tariflemekte. Bunun yanı sıra bizi mutlu eden ilçeler noktasında da büyük oranda gerçekleşti.

*14 belediyemiz bize daha önceki dönemde de yönettiğimiz 14 belediyemizin tamamı görevimize devam edeceğimiz belediyeler.

*Bunun yanı sıra 11 belediyede de elde ettiğimiz verilerle, neredeyse sonuçlar belli olmuş belediyeler.

*Bu ilçeler, Beyoğlu, Bayrampaşa, Beykoz, Çatalca, Silivri, Çekmeköy, Eyüpsultan, Sancaktepe, Tuzla, Üsküdar ve Şile.

*Şu anda Gaziosmapaşa ve Pendik gibi ilçelerimizde rekabetin devam ettiğini ifade etmek isterim.

*İlçelerdeki oy sayımı ve sürecin takibinde yoğun emek gösteren arkadaşlarıma çok ama çok teşekkür ediyorum ve süreçler henüz bitmediğini, ilçe belediye meclis üyeliklerinin ve ilçe belediye başkanlıklarının sonuçlanmadığını bu noktada tutanaklara net olarak toparlanıp ıslan imzalı tutanakların, il başkanlığımızın belirlediği şekilde ulaştırılacak ana kadar takibin en sıkı şekilde yapılmasını yol arkadaşlarımıza iletmeyi borç biliyoruz.

*Seçimi kazanmış bulunuyoruz. Bu başarının elbette paydaşları var. Çok saygıdeğer CHP Genel Başkanımız Özgür Özel, MYK üyelerimize, PM üyelerimize, milletvekillerimize çok çok teşekkür ediyorum.

*İstanbul’da olağanüstü bir örgütsel mücadeleyi veren il başkanımız nezdinde bütün örgüt üyelerimize, kadın kollarımıza, gençlik kollarımıza, üyelerimize yürekten teşekkür ediyoruz.

*Bu seçimler önemli tabii, İstanbul ittifakına, İstanbul’un 16 milyon muhafızına şunu söylemek istiyorum… Millet sadece seçimlerde kimin yöneteceğine karar vermez, aynı zamanda seçime giren herkese görevler verir.

“MİLLETİN VERDİĞİ GÖREVİ YOK SAYANLAR…”

*Seçmen ne mesaj verdi, millet ne görev verdi diye anlamakla yükümlüyüz. Milletin sandıkta verdiği görevleri yok sayanlar, doğru anlamayanlar eninde sonunda milletin gönlündeki yerlerini kaybederler.

*Onun için milletin sandıkta verdikleri görevleri herkesin doğru anlamakla ilgili yükümlülükleri vardır. Bugün gerçekleşen iradesiyle İstanbullular bana icraatçi, halkçı, insanını ayırmayan, dayanışmacı belediyecilikte tam yol ileri görevini vermiştir.

*Daha fazla hizmet, daha çok yatırım, milletin parasını millete verme yönünde daha güçlü adımlar atma görevi vermiştir.

“16 MİLYON İSTANBULLU CUMHURBAŞKANI’NA DA MESAJ VERDİ”

*16 milyon vatandaşımızla birlikte partizanlığı tarihe gömdük. İstanbulluların bütün bana verdiği görevi, anlayışı emir kabul ediyorum. Yerine getirmeyi onurlu ve büyük bir sorumluluk olarak görüyorum.

*16 milyon İstanbullu sadece bana değil elbette iktidara, rakiplerimize, sayın Cumhurbaşkanı’na ve hükümet yetkililerine de mesajlar vermiştir. İktidara milletin söylediği şudur: Hükümet-belediye ilişkileri açısından yeni bir dönemin ele alınması sorumluluğunu yüklemiştir.

*İstanbulluların iradesiyle karşısında yeni metrolar başta olmak üzere nedensizle bekletilen tüm imzaların bir an önce tamamlanması, atılması ve İstanbul’un yatırımlarının geciktirilmemesi, engellenmemesi görevini vermişlerdir.

*Depreme hazırlık konusunda iş birliği hususunun en önemli konu olduğunu, merkezi idarenin yerel yönetimleri yok sayarak hareket etmemesi, başta İstanbul olmak üzere Marmara Bölgesi ekseninde güçlü bir iş birliğinin kurulmasıyla ilgili bir sürecin başlatılması görevini vermiştir.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/ekrem-imamoglu-milleti-anlamayan-kaybeder/feed/ 0
Muhabbet bağının bülbülü: Hafız Sadettin Kaynak https://www.foxhaber.com.tr/muhabbet-baginin-bulbulu-hafiz-sadettin-kaynak/ https://www.foxhaber.com.tr/muhabbet-baginin-bulbulu-hafiz-sadettin-kaynak/#respond Fri, 02 Feb 2024 21:18:37 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2863 Türk sanat müziğinde kendine özgü bir form geliştiren usta sanatçı, Rize’den İstanbul’a gelen, Fatih Camisi hocalarından Ali Alaeddin Efendi ile Havva Hanım’ın oğlu olarak 15 Nisan 1895’te İstanbul Fatih’te dünyaya geldi.

Sanatçı, ilk ve ortaöğrenimini İstanbul Aksaray’da tamamladı. Kur’an’ı Kerim’i 9 yaşında ezberleyen Kaynak, küçük yaşlarda sesinin güzelliğiyle çevresinin dikkatini çekti.

Usta sanatçı, ilk musiki derslerini henüz 10 yaşlarındayken Hafız Melek Efendi’den aldı.

Darüşşafaka Cemiyetinde, musiki öğretmeni Kazım Uz’dan nota ve usul eğitimi alan sanatçı, ilahi ve fasıl konularında Şeyh Cemal Efendi’den yararlanarak kendini geliştirdi.

Mercan İdadisi’ni bitiren Kaynak, Balkan Harbi zamanında Darülfünun İlahiyat Fakültesine girdi.

Sanatçı, 1. Dünya Savaşı’nda öğrenim çağındaki gençlerin askere çağrılması üzerine, 1917’de vatani göreve başladı. Diyarbakır’da başladığı askerlik dolayısıyla Mardin, Elazığ ve Harput’ta da görev yaptı.

İlk bestesini 1926’da kaleme aldı

Sadettin Kaynak, Cumhuriyet’in kurulmasının ardından Ukrayna’ya sefer yapan gemilerde bir süre katip olarak çalıştı.

Hüzzam makamındaki “Hicran-ı Elem” adlı ilk bestesini 1926’da kaleme alan usta sanatçı, aynı yıl plak doldurmak üzere Berlin’e gitti.

Aynı yıl Zehra Hanım’la evlenen sanatçının, Cavidan, Yavuz, Feyyaz ve Günaydın adını verdiği dört çocuğu oldu.

Bir süre sonra Yavuz Sultan Camii imamlığına başlayan sanatçı, 1928’de caminin başimamı oldu.

Sanatçı Kaynak, bestekar ve icracı kimliğinin zaman zaman ön plana çıkması nedeniyle bir tercih yapmak zorunda kaldı. İmamlık görevinden istifa ederek, kendini tamamen musiki çalışmalarına verdi.

Viyana, Paris ve Milano’ya da giden Kaynak, yazar İbnülemin Mahmut Kemal İnal’a verdiği mektubunda, yerli ve yabancı filmlere müzik yapmasına ilişkin şunları aktarmıştı:

“İstanbul’a döndükten sonra film musikisi bestelemeye heves ettim, Mısır’dan getirilen 85 adet filmin müziklerini. Her filmde 10 ila 20 eser vardı. Beş yıl süreyle İpekçi Kardeşler film şirketine bağlı kaldım.

Bu esnada yerli filmler için eserler de besteledim. Yerli filmlerden ‘Allah’ın Cenneti’nde, Arap filmlerinden ‘Leyla ile Mecnun’da film sahasında ilk bestelerimi verdim.

Bu esnada rahmetli Atatürk beni çağırttı. Bir Kur’an-ı Kerim verdi. İmzasını koydu. Kur’an-ı Kerim’de muharebeye müteallik ayetlerin tercümelerini tespit ederek, ordu kumandanlarına bir nutuk vermemi emretti. Hazırlandım.

Atatürk’ün karşısında, ordu kumandanlarının hazır bulunduğu bir mecliste bu emri yerine getirdim. Atatürk, ‘Kuran’da neler varmış da bizim haberimiz yok.’ dedi. Müteaddit defalar birçok vesilelerle Atatürk’ün huzuruna kabul olundum”

Halk müziğinin bölgesel motiflerini derinlemesine inceledi

Sadettin Kaynak, 1953’te Sultanahmet Camisi’nin ikinci imamlığına getirildi. “Yavuz Sultan Selim Ağlıyor” filminin müzik çalışmaları sırasında felç oldu. 14 Ağustos 1954’te yapılan jübilesinin ardından Kadıköy Koşuyolu’ndaki evine çekildi.

Usta sanatçı, 3 Şubat 1961’de Haydarpaşa Numune Hastahanesinde vefat etti ve Merkezefendi’deki aile kabristanına defnedildi.

Eserlerinde çok zengin bir folklor yapısı göze çarpan sanatçı, halk müziğinin bölgesel motiflerini derinlemesine inceledi. Şarkı ile türkü arası bir özellik taşıyan üslup kullanarak kendine has bir form oluşturdu.

Kaynak, gezdiği yörelerin özelliği olan uzun havalar ve hoyrat ezgilerin yapısından da etkilenerek hüseyni, gerdaniye ve muhayyer makamlarında da eserler besteledi. Halk ozanları Yunus Emre, Karacaoğlan ve Erzurumlu Emrah’ın şiirlerine ve anonim halk ezgilerine de beste yaptı.

Çile Bülbülüm Çile’nin telifini Safiye Ayla’ya verdi

Eserleriyle Türk sanat müziğinde özel bir yeri olan Kaynak, 1932’de bestelediği ve Safiye Ayla’nın yorumuyla ünlenen “Çile Bülbülüm Çile” şarkısının plak, radyo ve konserlerdeki telif haklarını Safiye Ayla’ya verdi ve bu şarkı ile anılır oldu. Muhayyer makamdaki şarkının güftesini Vecdi Bingöl kaleme aldı.

Usul, ritim, tempo değişiklikleri ve makam geçişleri yönünden zengin eserler ortaya koyan Kaynak, binin üzerinde besteye imza attı.

Sadettin Kaynak’ın bestelerinin çoğu, dönemin ünlü sanatçıları Münir Nurettin Selçuk, Müzeyyen Senar, Safiye Ayla, Hamiyet Yüceses, Şükran Özer ve Mualla Mukadder tarafından seslendirildi ve plakları satış rekorları kırdı.

İstiklal Marşı’nı besteleyenler arasında da bulunan Kaynak, aynı zamanda ezanı Türkçe seslendiren ilk kişi oldu.

Kendi ifadesiyle binin üzerinde besteye imza atan Kaynak’ın unutulmayan eserlerinden bazıları şöyle:

“Benim Yarim Gelişinden Bellidir”, “Tel Tel Taradım”, “Kara Bulutları Kaldır Aradan”, “Muhabbet Bağına Girdim Bu Gece”, “Dertliyim Ruhuma Hicranını”, “İncecikten Bir Kar Yağar”, “Çile Bülbülüm Çile”, “Ben Güzele Güzel Demem”, “Enginde Yavaş Yavaş”, “Gönül Nedir Bilene Gönül Veresim Gelir”, “Leyla Bir Özge Candır”, “Niçin Baktın Bana Öyle”, “Leylakların Hayali”, “Bir Rüzgardır Gelir Geçer Sanmıştım”, “Ela Gözlerine Kurban Olduğum”, “Yanık Ömer”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/muhabbet-baginin-bulbulu-hafiz-sadettin-kaynak/feed/ 0