Koca, ayrıca 27 bin olan sözleşmeli personel sayısına 9 bin kişi daha ilave edilerek 36 bin sözleşmeli personel alımının söz konusu olacağını belirtti.
Teklifte, Anayasa Mahkemesi tarafından daha önce karar verilen üç hususla ilgili de düzenlemenin yer aldığını aktaran Koca, sözlerini şöyle sürdürdü:
*Bunlardan bir tanesi disiplinle, bir tanesi birlikte kullanımla, diğeri de malpraktisle ilgili olan konu. Malpraktisle ilgili düzenleme, kasıt olmadıkça rücunun olmadığı, kastın da mahkeme kararına bağlandığı bir düzenlemeydi.
*Anayasa Mahkemesi bu anlamda üniversitelerimizdeki öğretim üyelerimizi bu düzenlemeden çıkarmış oldu, daha doğrusu boşlukta kaldı. Teklifle, öğretim üyesi arkadaşlarımızın da, Sağlık Bakanlığındakine benzer şekilde, rücunun kasıt olmadıkça uygulanmayacağını belirleyen düzenlemeden faydalanması sağlanmış olacak.
“TABAN ÜCRET AÇIKLAMASI”
Koca, yan dal uzmanlığıyla ilgili daha önce taban ücreti arttıran bir düzenleme yapıldığını anımsatarak, “Taban ücretin arttırılmasıyla ilgili düzenlemeyle birlikte tavanın da benzer oranda arttırılması gerekiyordu. Düzenlemeyle tavan ücretinin de şu an ödeme yaptığımız taban kadar yani yaklaşık 200 puan kadar arttırılması sağlanarak bu anlamda daha verimli ve de teşvik boyutuyla rahatlatılmış olacak.” dedi.
Teklifte, acil tıp uzmanlığı, sosyal pediatri ile ebelerin görev tanımlarına yönelik de düzenleme yapıldığını dile getiren Koca, Meclisin iradesiyle kanun teklifinin bir kaç gün içerisinde yasalaşmasını ümit ettiklerini kaydetti.
“BİR SUÇA İKİ CEZA VERİLME DURUMU SÖZ KONUSU DEĞİL”
Teklifin içeriğinde yer alan disiplin hükümleri bağlamında hekimlerin endişe yaşadığı belirtilerek, değerlendirmesinin sorulduğu Koca, bu konunun yönetmelikle yer aldığını ancak Anayasa Mahkemesinin, kanunla düzenlenmesi gerektiği yönünde karar verdiğini anlattı. Koca, sözlerini şöyle sürdürdü:
*Bir suça, iki ceza verilme durumu söz konusu değil, zaten verilemez. Ama bildiğiniz gibi bizim ödüllendirme adı altında, motive etmek amaçlı verdiğimiz bir taban ücret var. Herhangi bir emeğe karşı verilen bir ödemeden bahsetmiyorum.
*Teşvik veya performans adını verdiğimiz, bakılan hastaya göre verilen ücretin eksilme durumu söz konusu değil. Motivasyon ve ödüllendirme amaçlı verilen taban ödeme, bir disiplin durumu olmamasına bağlandı.
*Bu zaten vardı yönetmelikte, kanunla bu düzenleme yapılmış oluyor. Bugüne kadar uygulamada da, bir yılı geçti, bir yılı geçen zaman diliminde toplamda binde 6 uygulama durumu söz konusu oldu.
*Yoğun uygulanan bir durum olmadığını, sadece disiplin durumu olmadığında ödüllendirme ve motivasyon amaçlı verilen taban ücretin, Koordinasyon Kurulunca verilip verilmemesine karar verilmiş oluyor. Bir suça iki ceza değil.
İLAÇ RUHSATLARI
Bakan Koca, “Sağlık Bakanlığının ilaçların ruhsatlandırma süreci uzun olduğu için ilaçları analiz etmeden piyasaya süreceği” iddialarının sorulması üzerine, “Önemli düzenlenmelerden bir tanesi. Burada özellikle ruhsat ve denetim süreci, iyileştirilerek sağlanmış oluyor. Burada Avrupa Birliği ve dünya standartlarına göre yapılan birtakım analizlerimizin mükerrerliği söz konusuydu. Bu mükerrerlik ortadan kaldırılıyor, analizlerin ortadan kaldırılma durumu söz konusu değil. Dünya standartlarına uyumlu hale getirilerek ve mükerrerliği kaldırılarak ruhsatlandırma süreci bu anlamda daha da kolaylaştırılmış oluyor.” yanıtını verdi.
]]>135 SANIK İÇİN KARAR DEĞİŞTİ
Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesi, Yargıtay’ın bozma ilamından sonra yapılan yargılamada 135 sanık hakkında ilk davada verilen hükümleri değiştirdi.
3 Ocak’ta görülen davanın karar duruşmasında “Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım etme” suçundan 12 yıl altışar ay hapis cezasına çarptırılan 52 sanık ile beraat eden 21 sanığa, “Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme” suçundan müebbet hapis cezası verildi. Bozma ilamından önce haklarında beraat hükmü verilen 61 sanığın ise “Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım etme” suçundan 12 yıl 6’şar ay hapisle cezalandırılmasına hükmedildi.
Daha önce beraati kararlaştırılan 1 sanığa “silahlı terör örgütü üyeliği” suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası verilirken, beraat eden 4 sanık hakkındaki hüküm ise değişmedi. Hakkında yakalama kararı bulunan 6 sanığın da dosyalarının ayrılmasına hükmedildi.
“DARBECİLER KISMEN BAŞARILI OLDU”
Mahkemece açıklanan 959 sayfalık gerekçeli kararda, 15 Temmuz’da yaşanan olayların tespiti için Çark Kışlası ve Sakarya Valiliği, Seymen ve Kandıra kışlaları ile İl Jandarma Komutanlığı’na ilişkin ayrı ayrı değerlendirme yapıldığı, sanıklar hakkında tespit edilen delillerin de ayrı ayrı değerlendirildiği kaydedildi.
Gerekçede, ‘sanıkların darbe girişiminde başarılı olamamışlarsa da vatandaşların müdahalesi öncesinde kısmen başarılı oldukları aktarılarak’ verilen emir doğrultusunda kampüsün etrafını kuşattıkları ve polisleri etkisiz hale getirdikleri, yolları kapattıkları ve Valiliği ele geçirdiklerinin sabit olduğu anlatıldı.
“KANUNSUZ EMİRE KARŞI DURMADILAR”
Valilik Kampüsü etrafında yaşanan olaylarda sanıkların katkısının bulunduğu, kendilerine verilen emir doğrultusunda hareket ettiklerinin anlaşıldığı belirtilen gerekçede, şunlara yer verildi:
– Yaşanan olayların vahamet derecesine bakıldığında sanıkların konumları ve rütbeleri göz önüne alındığında hiçbirisinin aksi davranışta bulunmadıkları, verilen kanunsuz emirlere karşı durmadıkları, vatandaşların canları pahasına karşı koymalarına rağmen asker olan sanıkların tam aksine verilen emirlere koşulsuz olarak uydukları, bu durumun da her bir sanığın darbe girişimini benimsediğini gösterdiği kanaatine varılmıştır.
‘TANKLARA ESKORTLUK ETMEK: ANAYASAL DÜZENİ KALDIRMAYA YARDIM’
Kararda, kamera kayıtlarını destekler nitelikte ve sanıkların darbe teşebbüsüne iştirak etme iradesiyle hareket ettiklerine dair sanık, tanık ve mağdur beyanlarının bulunduğu aktarılarak, ele geçirilen silahlar, araçlar, olayların şekli, çok sayıda yaralananın olması ve olay yerinde ele geçirilen kovanların, 15 Temmuz gecesi yaşananların vahamet derecesini gösterdiği ifade edildi.
Kararda, 73 sanığın fiil üzerinde ortak hakimiyet kurduklarının kabulüyle “müşterek fail” olarak “Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme” suçundan ayrı ayrı mahkumiyetlerine karar vermenin gerektiği bildirildi.
Seymen ve Kandıra kışlalarından askeri personelin Valilik’te bulunan ekibe destek olmak amacıyla yola çıktıkları fakat vatandaşların engellemesiyle ulaşamadıkları, jandarma personelinin de Seymen Kışlası’ndan tanklarla gelenlere eskortluk etme şeklindeki eylemlerde bulunduğunun anlaşıldığı kaydedilerek, bu 3 gruptaki sanıkların eylemlerinin darbenin icrasını kolaylaştırmaya yönelik olduğu gerekçesiyle sanıklara “Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım etme” suçundan mahkumiyet kararı vermenin gerektiği tespitinde bulunuldu.
]]>