Enflasyonun etkisiyle Avrupa’da işten çıkarma dalgası büyümeye devam etti. İşten çıakrma dalgası otomotiv, bankacılık, tekoloji gibi pek çok sektöre sıçradı.
İşte aralık ayından bu yana işten çıkarma planı açıklayan şirketler…
OTOMOTİV SEKTÖRÜ
BOSCH
Otomotiv tedarikçisi 18 Ocak’ta yazılım geliştirme bölümünde 2026 sonuna kadar 1200 kişiyi işten çıkaracağını açıkladı. 23 Şubat’ta da ev aletleri bölümünde 3 bin 500 kişiyi işten çıkaracağını açıkladı.
Bosch ayrıca otomobil sektöründeki değişen talep ve teknolojilere uyum sağlamak için 2025 sonuna kadar Almanya’daki iki tesisinde 1500 kişiyi işten çıkarmaya hazırlandığını da bildirildi.
CONTINENTAL
Alman menşeli lastik ve otomobil parçaları üreticisi Continental, 14 Şubat’ta yaptığı açıklamada, otomotiv bölümündeki araştırma ve geliştirme personelini 2025 yılı sonuna kadar 1750 kişi azaltacağını söyledi.
Kasım ayında da bu birimde binlerce kişinin işten çıkarılacağı belirtilmişti.
FORVIA
Fransız otomobil parçaları üreticisi 19 Şubat’ta yaptığı açıklamada, 2028 yılına kadar Avrupa’da doğal yıpranma ve işe alımların azaltılması yoluyla 10 bine kadar işten çıkarma yapacağını söyledi.
POLESTAR
Elektrikli araç üreticisi Polestar 26 Ocak’ta küresel çapta yaklaşık 450 kişiyi ya da işgücünün yaklaşık yüzde 15’ini işten çıkaracağını açıkladı.
STELLANTIS
Hollanda merkezli otomotiv devi Stellantis, 27 Mart’ta İtalya’da toplam 3 binden fazla kişiyi işten çıkarabileceği anlamına gelen bir anlaşma imzaladı. Şirket aynı zamanda ABD ve Fransa’daki işlerini de azalttı.
VOLVO
İsveçli kamyon üreticisi Volvo, Göteborg Tuve’de bulunan Volvo kamyonları fabrikasından 250 kişiyi işten çıkarmayı planlıyor.
BANKACILIK SEKTÖRÜ
BANCO
İspanya’nın en büyük bankası olarak bilinen Banco Santander, 12 Aralık’ta 1.600 çalışanını işten çıkaracağını açıklarken, 800 genci işe alma sözü verdi.
BARCLAYS
Konu hakkında bilgi sahibi kaynakların 20 Mart’ta Reuters’a verdiği bilgiye göre İngiliz bankacılık devi Barclays, yüzlerce yatırım bankası çalışanını işten çıkarmaya hazırlanıyor.
BNP PARIBAS
Polonya bankası Aralık ayında sendikalarla 2024-2026 yıllarında 800 kadar çalışanın işten çıkarılması konusunda anlaştı.
DEUTSCHE BANK
Almanya’nın en büyük bankalarından Deutsche Bank, 1 Şubat’ta işgücünün yüzde 4’ünden biraz azını oluşturan 3 bin 500 arka ofis çalışanını işten çıkaracağını açıkladı.
LLOYDS
İngiltere’nin en büyük yerel bankası 25 Ocak’ta yaptığı açıklamada şubelerinde yaklaşık 1600 kişiyi işten çıkaracağını duyurdu.
SOCIETE GENERALE
Fransız bankası 5 Şubat’ta Paris’teki genel merkezinde gönüllü işten ayrılmalar yoluyla yaklaşık 900 kişiyi işten çıkaracağını açıkladı.
PERAKENDE VE TÜKETİM MALLARI
BARRY CALLEBAUT
İsviçreli çikolata üreticisi 26 Şubat’ta basına yaptığı açıklamada yaklaşık 2.500 kişiyi işten çıkarmaya hazırlandığını söyledi.
H&M
İsveçli moda perakendecisi, 26 Ocak’ta yaptığı açıklamada, İspanya’daki mağazalarının beşte birinden fazlasını kapatmayı ve 588 işçiyi işten çıkarmayı planladığını söyledi.
SAINSBURY
İngiltere’nin en büyük ikinci zincir marketi 29 Şubat’ta yaklaşık 1500 kişiyi işten çıkarmayı planladığını açıkladı.
UNILEVER
Merkezi İngiltere’de bulunan Unilever, 19 Mart’ta dünya genelinde ağırlıkla ofis bazlı olmak üzere 7 bin 500 kişinin işine son vereceğini duyurdu.
TEKNOLOJİ ŞİRKETLERİ
ERICSSON
İsveçli telekom firması 25 Mart’ta İsveç’te yaklaşık 1200 kişilik bir personel azaltımı planladığını açıkladı.
SAP
Alman yazılım şirketi 24 Ocak’ta yaptığı açıklamada yapay zekaya geçiş için 8 bin kişiyi yeniden yapılandıracağını belirtti.
TELEFONICA
Telekom operatörü 3 Ocak’ta İspanya’da 2026 yılına kadar 3 bin 421 çalışanı işten çıkarmak için sendikalarla bir anlaşmaya vardı.
VODAFONE
Vodafone Almanya 26 Mart’ta yaptığı açıklamada dönüşüm programının yaklaşık 2 bin kişiyi etkileyeceğini belirtti.
DİĞER SEKTÖRLER
BAYER
Alman ilaç üreticisi 17 Ocak’ta işçi temsilcileriyle 2025 sonuna kadar yönetici istihdamında önemli bir azalma konusunda anlaştığını söyledi.
DELIVERY HERO (YEMEKSEPETİ)
Paket yemek şirketi 18 Aralık’ta Türkiye ve Tayvan’daki teknoloji merkezlerini kapatacağını ve sayı belirtmeden Berlin merkezindeki personel sayısının düzenleneceğini söyledi.
SHELL
Bloomberg News’in 21 Aralık’ta bildirdiğine göre, petrol devi düşük karbon bölümünde daha önce açıklanan yüzde 15’lik azaltmanın ötesinde işten çıkarmalara başladı.
UNIVERSAL MUSIC
Plak şirketi 12 Ocak’ta yaptığı açıklamada sayı belirtmeksizin 2024 yılında bazı çalışanlarını işten çıkaracağını söyledi.
SKY
ABD merkezli Comcast’in sahibi olduğu İngiliz medya grubu, konuyla ilgili kaynakların 30 Ocak’ta yaptığı açıklamaya göre 2024 yılında 1000 kişiyi işten çıkaracak.
]]>NASA’ya göre ise büyük depremler dünyanın eksenini kaydırabilir ve böylece bir günün uzunluğu değişebilir.
Bilim insanları, 2004’te meydana gelen 9,1 büyüklüğündeki Sumatra depreminin, günün uzunluğunu 6,8 mikrosaniye kısalttığını düşünüyor.
Dünyada son yüzyılda yaşanan yıkıcı depremlerde yüz binlerce kişi hayatını kaybetti ve milyonlarca kişi evsiz kaldı.
USGS’de yer alan bilgilere göre, dünya tarihinin en şiddetli 10 depremi, Güney Amerika ve Asya-Pasifik ülkelerinde yaşandı.
EN ŞİDDETLİ DEPREM 9,5 BÜYÜKLÜĞÜNDE
Dünya tarihindeki en şiddetli deprem, Şili’de 22 Mayıs 1960’ta meydana geldi. Yaklaşık 1000 kilometrelik alanda hissedilen 9,5 büyüklüğündeki deprem sonucunda 1655 kişi hayatını kaybetti, 3 bin kişi yaralandı, 2 milyon kişi evsiz kaldı.
Ülkede 550 milyon dolarlık hasara neden olan deprem sonucu oluşan tsunami, 10 bin kilometrelik alana yayılarak Hawaii, Japonya ve Filipinler’e kadar ulaştı. Dev dalgalar sonucu Hawaii’de 61, Japonya’da 138, Filipinler’de 32 kişi yaşamını yitirdi.
En şiddetli ikinci sarsıntı olarak kayıtlara geçen Alaska depremi, 28 Mart 1964’te meydana geldi.
Üç dakika süren 9,2 büyüklüğündeki deprem, tsunamiyi tetikledi. Sarsıntı ve ardından oluşan dev dalgalar, 128 kişinin hayatını kaybetmesine neden olurken, yaklaşık 310 milyon dolarlık hasar oluşturdu.
14 ÜLKEYİ ETKİLEDİ
Bugüne kadar en uzun süren deprem Sumatra’da 26 Aralık 2004’te meydana geldi. 9,1 büyüklüğündeki deprem, yaklaşık 10 dakika sürdü. Sarsıntı sonucunda oluşan metrelerce yükseklikteki dev dalgalar, Endonezya’nın yanı sıra Asya’nın kuzeyi ve Afrika’nın doğusunda 14 ülkeyi etkiledi.
En çok ölüme neden olan doğal afetlerden biri olarak kabul edilen depremde yaklaşık 230 bin kişi hayatını kaybetti. Deprem ve tsunami nedeniyle 1 milyon 700 bin kişi evsiz kaldı.
Japonya’nın Tohoku bölgesinde 11 Mart 2011’de yaşanan deprem, ülkede bugüne kadarki en şiddetli deprem olarak kayıtlara geçti. 9 büyüklüğündeki deprem, okyanus tabanında 1 kilometrelik kırık oluşturdu, bunun sonucunda ülkenin kuzeydoğu kıyılarında tsunami yaşandı.
Deprem ve sonrasında yaşanan tsunaminin neden olduğu 19 bin can kaybının yanı sıra Fukuşima nükleer santralinde sızıntı meydana geldi.
RUSYA’DA 9 BÜYÜKLÜĞÜNDE DEPREM
Rusya’nın kuzeydoğusundaki Kamçatka’da 4 Kasım 1952’de meydana gelen 9 büyüklüğündeki deprem, Hawaii kıyılarında yüksek dalgaların oluşmasına neden oldu.
Şili’de 27 Şubat 2010’da meydana gelen 8,8 büyüklüğündeki depremde 500’den fazla kişi hayatını kaybetti, binlerce kişi yaralandı.
Şili’nin yanı sıra Peru, Ekvador, Kolombiya, Kosta Rika ve Panama gibi Latin Amerika ülkeleri, deprem sonrası oluşan tsunamiden etkilendi.
30 milyar dolarlık hasara neden olan depremde 1,8 milyon kişi mağdur olurken, 500 binden fazla ev, tadilat edilemeyecek şekilde hasar gördü.
Ekvador ve Kolombiya kıyıları yakınlarında 31 Ocak 1906’da meydana gelen 8,8 büyüklüğündeki depremde, yaklaşık 1000 kişi yaşamını yitirdi. Depremin ardından oluşan tsunami, okyanusu geçerek Japonya’ya kadar ulaştı.
Alaska’nın Rat Adaları açıklarında 4 Şubat 1965’te görülen 8,7 büyüklüğündeki deprem, dalga boylarının 10 metreyi bulduğu tsunamiye neden oldu.
ÜÇ AY ARAYLA İKİNCİ YIKICI DEPREM
Endonezya’nın kuzeybatısında bulunan Sumatra Adası’nda Aralık 2004’te gerçekleşen 9,1 büyüklüğündeki yıkıcı depremin yaraları sarılırken, yaklaşık 3 ay sonra 28 Mart 2005’te yerin 30 kilometre altında 8,6 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.
Afette 1400’den fazla kişi hayatını kaybederken, depremin tetiklediği tsunami nedeniyle yüzlerce kişi yaralandı.
Tibet’te 15 Ağustos 1950’de yaşanan 8,6 büyüklüğündeki depremde en az 1500 kişi öldü. Çin ve Hindistan’da birçok şehri de etkileyen deprem, heyelanlara yol açtı. Bunun sonucunda yüzlerce yapı zarar gördü.
ATEŞ ÇEMBERİ
“Ateş Çemberi” olarak adlandırılan Pasifik Deprem Kuşağı, dünyadaki tüm depremlerin yüzde 90’ına, büyük sarsıntıların ise yaklaşık yüzde 80’ine kaynaklık ediyor.
Büyük Okyanus havzasını çevreleyen deprem kuşağı, “Pasifik Ateş Çemberi” olarak biliniyor. Yaklaşık 40 bin kilometre uzunluğundaki kuşak, Şili’den kuzeye doğru Güney Amerika kıyıları, Orta Amerika, Meksika, ABD’nin batı kıyıları ve Alaska’nın güneyinden Aleut Adaları, Japonya, Filipinler, Yeni Gine, Güney Pasifik Adaları ve Yeni Zelanda’ya kadar uzanıyor.
“Alp-Himalaya Deprem Kuşağı” adıyla bilinen ikinci büyük deprem kuşağı, Endonezya’dan başlayarak Himalayalar ve Akdeniz üzerinden Atlas Okyanusu’na kadar ilerliyor.
Türkiye’nin büyük bir bölümü de bu deprem kuşağında yer alıyor.
KUZEY AMERİKA
Kuzey Amerika’da birkaç büyük deprem bölgesi bulunuyor. Alaska’nın orta sahilinde, kuzeyden Anchorage ve Fairbanks’e uzanan bölgenin yanı sıra Pasifik levhası ile Kuzey Amerika levhasının birbirine sürttüğü, Britanya Kolumbiyası’ndan Baja Meksika’ya kıyı şeridi boyunca uzanan bölgede deprem faaliyetleri görülüyor.
Meksika’daki aktif deprem bölgesi, Puerto Vallarta kenti yakınından Guatemala sınırındaki Pasifik kıyılarına kadar uzanıyor.
Orta Amerika’nın batı sahillerinin çoğu, Kokos ve Karayip levhaları sınırı, sismik açıdan aktif durumda bulunuyor.
Kıtadaki diğer bir faaliyet bölgesini ise Jamaika’dan Güneydoğu Küba’ya ve Haiti ile Dominik Cumhuriyeti arasında bir yay (Karayip levhası) oluşturuyor.
GÜNEY AMERİKA VE ASYA
Kolombiya ve Venezuela’nın Karayip kıyıları da dahil Güney Amerika’daki en aktif deprem bölgeleri, kıtanın Pasifik sınırı boyunca uzanıyor.
Asya’daki depremler yoğun olarak Endonezya takımadalarının etrafını saran Avustralya levhası ve üç kıtasal levhanın arasında uzanan Japonya’da görülüyor. Dünyanın büyük deprem bölgelerinden bir diğeri olan Orta Asya’da fay hareketliliği, Karadeniz’in doğu kıyılarından güneye doğru İran ve Pakistan’a, Hazar Denizi’nin güney kıyıları boyunca uzanan bir alanda gerçekleşiyor.
AVRUPA VE AFRİKA
Kuzey Avrupa, İzlanda’nın aktif volkanik faaliyet bölgesi hariç, büyük deprem bölgelerinden uzakta bulunuyor.
Türkiye ve Akdeniz kıyılarına doğru, güneydoğuya uzanan kuşakta (Alp-Himalaya kuşağı) deprem riski artıyor.
Yaşlı bir kütle olduğu için diğer kıtalara kıyasla çok daha az deprem bölgesine sahip Afrika’da deprem faaliyetleri, Sahra’da, kıtanın orta kesiminde kaydediliyor.
Doğu Akdeniz kıyıları, özellikle Arap levhasının Avrasya ve Afrika levhaları ile sınır oluşturduğu Lübnan, en aktif bölgeler olarak öne çıkıyor.
Afrika Boynuzu (Aden Körfezi çevresi) yakınındaki bölge de kıtadaki bir başka aktif alanı oluşturuyor.
AVUSTRALYA, YENİ ZELANDA VE ANTARKTİKA
Avustralya kıtasında genel olarak deprem riski düşük veya orta derecedeyken, küçük ada komşusu Yeni Zelanda, dünyadaki aktif deprem bölgelerinden birinin üstünde yer alıyor.
Diğer 6 kıtayla karşılaştırıldığında Antarktika, sismik hareketin en az olduğu kıta konumunda bulunuyor. Bunun nedeni, kıtadaki kara kütlelerinin çok azının, kıta levhalarıyla sınır oluşturması veya yakınında yer alması olarak görülüyor.
Güney Amerika’daki Antarktik (Güney Kutbu) levhasının Skotya levhasıyla karşılaştığı Tierra del Fuego civarındaki bölge ise bunun tek istisnası durumunda bulunuyor.
]]>31 Aralık 2023 itibarıyla Berkshire hisseleri, Buffett’ın 1965’te kontrolü ele geçirmesinden bu yana yaklaşık yüzde 4 milyon 400 bin artış gösterdi. Böylelikle Berkshire hisseleri, S&P 500’ün aynı dönemdeki yüzde 31 binlik kazancının yaklaşık 140 katı kazanç sağladı.
Ünlü yatırımcının son mektubu ilginç bilgilerle doluydu. İşte Buffett’ın mektubundan 6 önemli bilgi:
1. PİYASAYI GERİDE BIRAKTI
Berkshire hisseleri bu yıl yüzde 16 artarak S&P’nin yüzde 7’lik ilerlemesini geride bıraktı ve endeksteki liderliğini genişletti.
Berkshire’a Buffet’ın görev süresinin başında 100 dolar yatıran bir kişi şu anda 400 milyon doların üzerinde birikime sahip olabilirdi.
2. 651 MİLYAR DOLAR VARLIK
Berkshire, aralık sonu itibarıyla bir önceki yıla göre yüzde 19 artışla 561 milyar dolarlık net varlığa sahip oldu.
Buffett, bunun herhangi bir Amerikan işletmesi için kaydedilen en büyük net varlık rakamı olduğunu ve 2022 yılında S&P 500’ün toplam değeri olan 9,5 trilyon doların yüzde 6’sına denk geldiğini söyledi.
Berkshire’ın 1 trilyon doları aşan varlıkları arasında 354 milyar dolarlık hisse senedi, 178 milyar dolarlık mülk ve ekipman, 130 milyar dolarlık Hazine bonosu bulunuyor.
Şirketin yaklaşık 500 milyar dolarlık yükümlülükleri arasında ise ödenmemiş zararlar, kazanılmamış primler ve sigorta ve diğer işletmelerindeki sağlık yardımları yer alıyor.
3. REKOR NAKİT VARLIK
Berkshire’ın nakit varlığı, 31 Aralık itibariyle 168 milyar dolara ulaşarak rekor kırdı ve sadece 15 ayda yaklaşık 60 milyar dolar arttı.
Bu rakam; General Electric (167 milyar dolar), Comcast (166 milyar dolar), Uber (162 milyar dolar), Nike (160 milyar dolar), Walmart (159 milyar dolar), American Express (156 milyar dolar) ve Pfizer’i (155 milyar dolar) geride bıraktı.
4. HİSSE SENEDİ VARLIKLARI
Buffett ve meslektaşları, hisse senetlerinin rekor seviyelere tırmanmasının ardından son yıllarda fırsatlar bulmakta zorlanıyor. Berkshire’ın yükselen hisse fiyatı geri alımları daha az çekici kılıyor.
31 Aralık itibarıyla Berkshire, 354 milyar dolarlık hisse senedi ve 168 milyar dolarlık nakit ile diğer kısa vadeli yatırımlara sahip.
Buffett uzun zamandır dolar ya da tahviller yerine hisse senetleri ve işletmeler gibi üretken varlıklara sahip olmayı tercih ettiğini söylüyor. Bu nedenle nakit ve Hazine tahvillerinin Berkshire portföyünün neredeyse üçte birini oluşturması şaşırtıcı karşılanıyor.
5. 6,1 MİLYAR DOLARLIK FAİZ VE YATIRIM GELİRİ
Berkshire geçen yıl yaklaşık 6,1 milyar dolar faiz ve diğer yatırım geliri elde ederek 2021’de topladığı 589 milyon doların yaklaşık 10 katına ulaştı.
Berkshire daha önce nakit ve tahvillerinden ihmal edilebilir miktarda faiz elde ediyordu ancak bu durum değişti. Buffett ve ekibi bu büyük artışı öncelikle yüksek faiz oranlarına bağladı. Tarihi enflasyona yanıt olarak Fed’in gösterge faiz oranını yüzde 5’in üzerine çıkarması devlet tahvillerinin getirilerini artırdı.
6. KÜÇÜK MERKEZ
Berkshire’ın toplam işgücü geçen yıl yaklaşık 400 bin kişiye ulaştı, ancak bunların sadece 26’sı şirketin Omaha, Nebraska’daki merkezinde çalıştı. Geico’dan (30 bin 584 çalışan) Pampered Chef’e (309) kadar Berkshire’ın sahip olduğu işletmeler etkin bir şekilde bağımsız olarak faaliyet gösteriyor.
Bu sistemle Buffett şirket içinde ve dışında sermaye tahsisi yapıyor ve günlük yönetimi başkalarına bırakıyor.
]]>Belgelerde birçok metresi olduğu bilinen ve bu metreslerinden de çocukları olan Prens Albert’in milyonlarca euro harcama yaptığı ortaya çıktı. Prens Albert’in ayrı bir banka hesabı üzerinden metreslerine ve metreslerinin çocuklarına ödemeler yaptığı kayıtlara geçti. 20 yılı aşkın bir süredir muhasebeci olarak görev yapan Claude Palmero’nun geçen yıl kovulduğu da belirtildi. Palmero’nun 5 büyük hesap defteri tuttuğu ve bunları da Fransız medyasıyla paylaştığı kaydedildi. Prens Albert’in eşi ve iki çocuğunun annesi Charlene’in çok müsrif olduğu ve çok ciddi harcamalar yaptığı da kayıtlara geçti.
Palmero’nun notlarına göre, Prens’ten 20 yaş küçük olan ve 2021 ve 2022’de ‘derin yorgunluk’ nedeniyle dört ay hastanede kalan 45 yaşındaki Prenses Charlene’e rutin olarak yılda yaklaşık 1.5 milyon euro ödenek verildiği öğrenildi. Fakat kayıtlarda Charlene’nin yine de bu miktarı aşarak harcama yaptığı kayıtlara geçti.
(Muhasebeci Palmero, Albert’in Coste (solda) ile olan oğlu 20 yaşındaki Alexandre (ortada) için kaçırılma ve fidye sigortası ödediğini de söyledi. Prens, 2005 yılında Alexandre’ın babalığını kabul etmişti)
2017 yılında, önemli bir kredili mevduat hesabını ödemek için yaklaşık 600 bin eurodan fazlasına ihtiyacı olduğu belirtildi. İki yıl sonra ise Prenses Charlene’in görünüşe göre parayı tüketme hızı Prens’in muhasebecisini çok endişelendirdi. Palmero o dönemde notlarına, “Bu çılgınlık! Prenses’in harcamaları üzerinde hiçbir kontrolüm yok” dedi.
KARDEŞİNE DE PARA YAĞDIRMIŞ
Palmero, fotokopi makinesi satıcısı babası ve yüzme antrenörü annesi tarafından Johannesburg dışında yetiştirilen eski bir yüzme şampiyonu olan Charlene’in Korsika’daki bir tatil evini yenilemek ve ofisini yeniden dekore etmek için yaklaşık 2.5 milyon euro harcadığını söyledi. Palmero ayrıca Charlene’nin Fransız adasında Albert’ten ayrı zaman geçirdiği başka bir ev kiraladığını da iddia etti.
Palmero’nun notları ayrıca Nisan 2016’da bir gün Charlene’in yaklaşık 70.000 euro istediğini gösteriyor. Palermo, 2020’de başka bir seferinde Albert’in Charlene’e bir defaya mahsus olmak üzere yaklaşık 180 bin euro ve 5000 euro nakit ödeme yaptığını kaydetti.
(Muhasebecinin belgelerinde Albert’in her yıl gizli bir Fransız banka hesabından eski metreslerine ve “aşk çocuklarına” ödeme yapmak için milyonlar harcadığı iddia ediliyor. 31 yaşındaki Jazmin Grimaldi ve 20 yaşındaki Alexandre Coste-Grimaldi’nin her biri yılda 344.000 dolar harçlık alıyor. Albert, Jazmin ve Alexandre bu fotoğrafta New York’ta görülüyor.)
Bu arada, Charlene’in ailesi, özellikle de birlikte bir hayır kurumu işlettiği kardeşi Sean da kocası Albert’in olağanüstü cömertliğinden yararlanıyordu… Belgelerde Sean’un 2022’de bir ev satın almak için yaklaşık 800 bin euro aldığı öğrenildi. Sean’un şimdi Monako’da bir kahve dükkânı işlettiğini İngiliz medyası aktardı.
SERVETİ ERİMİŞ
Palermo’nun defterlerindeki kayıtlar, Prens Albert’in yaşam tarzının servetini tükettiğini gösteriyor.
2005’ten beri Monako’nun iktidardaki Grimaldi hanedanının başı olan Albert, Prens Rainier III ve eski Hollywood yıldızı Grace Kelly’nin tek oğlu. Albert’in iki metresinden çocuğu da var… Bunlardan biri eski hostes Nicole Coste’den 2003 doğumlu Alexandre ve ABD’li emlakçı Tamara Rotolo’dan 1993 doğumlu Jazmin.
Eylül 2020’de bir başka sözde aşk çocuğu bir mektup gönderdi. O sırada 15 yaşında olan genç Brezilya’da yetiştiriliyor ve el yazısıyla yazdığı notta 2004 yılında dünya çapında bir aşk ilişkisi sırasında gebe kaldığını iddia ediyordu.
Konu Milano’da mahkemeye taşınacaktı ancak dava düştü. Prens’in sözcüsü bunun bir ‘aldatmaca’ olduğunu söyledi.
Le Monde’a göre, Albert’in Rotolo’dan olan aşk çocuğu 31 yaşındaki Jazmin Grace Grimaldi, kraliyet ailesinin bir parçası olmamasına rağmen her üç ayda bir yaklaşık 75.000 euro alıyor. Palmero, 18. yaşı için kendisine 5000 euro ve yedi yıl sonra New York’ta yaklaşık 3 milyon euro değerinde bir daire verildiğini belirtti.
Ayrıca sarayın, Albert’in Coste’den olan oğlu 20 yaşındaki Alexandre için kaçırılma ve fidye sigortası ödediğini de kaydetti. Prens 2005 yılında Alexandre’ın babalığını kabul etmişti.
AG ADINDA GİZLİ BANKA HESABI VAR
Palmero’nun konuştuğu Fransız gazetelerinden bir diğeri olan Libération, Prens’in Fransız bankası BNP’de ‘Albert Grimaldi’ için AG adı altında bir hesabı olduğunu söyledi.
Gazete bu hesabın Albert’in eski metreslerine ve onların çocuklarına Charlene’in haberi olmadan ödeme yapmak için kullanıldığını söyledi.
Prens Albert 2011 yılında Charlene ile evlendi. Ancak Palermo, Coste’un Prens Albert’in ölümü üzerine Prenses Charlene’in rahat mali düzenlemelerine ne yapabileceğinden ‘korktuğunu’ ve bu nedenle Londra’daki bir daireyi oğulları Alexandre’ın adına yaptırdığını belirtiyor.
EN BÜYÜK ZARAR CHARLENE’İN ÇALIŞANLARINDAN
Ancak Palmero’nun not defterlerindeki en potansiyel zarar verici yorumlardan bazıları Charlene’in personeliyle ilgilidir. Yasadışı göçmen olan ya da Monako’da yasadışı olarak yaşayan dadıları ve diğer ev personelini istihdam ettiğini belirtiyor.
Bay Palmero, Albert’i “Prenses Hazretleri, kendisine itaat etmeyen insanları çalıştırıyor” diye uyarıyor. Ayrıca ‘duşta köpekleri bağlayan ek iş yapan Filipinli bir kadından’ da bahsetti.
Ocak 2017’de yazdığı bir mektupta, Filipinli bir başka çalışanın bir aylık turist vizesine sahip olmasına rağmen ‘beş yıldır yasadışı’ olduğunu söyledi. Bay Palmero, “Günde 100 euro alıyor ki bu çok düşük bir rakam” diye yazdı.
Aralık 2014’te Charlene ikizleri Prens Jacques ve Prenses Gabriella’yı dünyaya getirmiş ve hemen ardından onları Palmero’nun da yasadışı göçmen olduklarını iddia ettiği dadıların bakımına vermiştir.
‘Dadıların işe alınmasıyla ilgili güncelleme … Biz tamamen yasa dışıyız (turist vizeleri bile 7 Ocak’ta sona erdi),’ diye yazdı Palmero o yılın 15 Ocak’ında.
‘Sadece yasadışı bir durumda değiller, aynı zamanda sahte bir pasaportla girmiş durumdalar’ diye ekledi.
PRENS PALMERO’YU SUÇLUYOR
Prens’in avukatları Le Monde’a yaptıkları açıklamada, yasadışı göçmenlere para ödenmişse, bu harcamaya izin verenin Palmero olduğunu iddia etti.
Palmero geçen yıl Albert’in en güvendiği yardımcılarından biri olarak görevden alındı ve şimdi de zimmetine para geçirmekle suçlanıyor.
Palmero ise bu iddiayı yalanlıyor. Palmero, “Tek bir kuruş bile almadım” ifadesini kullandı.
]]>