Yap – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Sat, 06 Jul 2024 09:04:03 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Kozlu faciasında üst düzey yöneticilere beraat talebi https://www.foxhaber.com.tr/kozlu-faciasinda-ust-duzey-yoneticilere-beraat-talebi/ https://www.foxhaber.com.tr/kozlu-faciasinda-ust-duzey-yoneticilere-beraat-talebi/#respond Sat, 06 Jul 2024 09:04:03 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8645 Zonguldak’ta 11 yıl önce Türkiye Taşkömürü Kurumu’na (TTK) ait kömür ocağında metan gazı püskürmesi sonucu 8 madencinin ölümüyle ilgili yargılanan, içlerinde TTK’nin üst düzey yöneticilerinin de olduğu 9 sanık hakkında savcı mütalaasını açıkladı.

Savcı, şirket yetkilisi Şafak Sırrı Demirel, şirket görevlisi Ersin Koparan ve TTK Şube Müdürü Ahmet Aktaş hakkında ‘Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne veya yaralanmasına neden olmak’ suçundan ayrı ayrı 22,5 yıla kadar hapisle cezalandırılmalarını talep etti. Mütalaada TTK’nin dönemin üst düzey yöneticileri olan 6 sanığın bilinçli taksir suçlamasından beraati istendi.

YERİN 630 METRE ALTINDA

TTK Kozlu Müessese Müdürlüğü’ne ait maden ocağında 7 Ocak 2013’te yerin 630 metre altında ani metan gazı püskürmesi sonucu taşeron olarak çalışan Star İnşaat A.Ş.’nin 8 işçisi hayatını kaybetti, 8 işçi yaralandı.

Kazanın meydana geldiği dönemde TTK Kozlu Müessese Müdürü olan Kazım Eroğlu, TTK Kozlu Müessese Müdür Yardımcısı Nurettin Yılmaz, Şube Müdürü Ahmet Aktaş, taşeron firma Star İnşaat Genel Müdürü Şafak Sırrı Demirel, şirket ortağı İlal Köksal, şirket görevlileri Ersin Koparan, Mustafa Ünlü ile firma mühendisleri Yüksel Keskin, Murat Çınar ve Uğur Öztürk hakkında ‘Bilinçli taksirle ölüme sebebiyet vermek’ten, Zonguldak 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı.

YENİ İDDİANAME HAZIRLANDI

Dava sürerken dönemin TTK üst düzey yöneticilerinden Rıfat Dağdelen, Burhan İnan, Mahmut Yılmaz, Mehmet Açıkel, Mustafa Şimşek ve Çetin Onur hakkında Anayasa Mahkemesi’nin kararıyla yeni iddianame yazıldı. Yöneticilerin yargılaması ana davadan bağımsız olarak devam etti. Ana davada, Star İnşaat Genel Müdürü Şafak Sırrı Demirel, şirket ortağı İlal Köksal, şirket görevlisi Ersin Koparan’a ‘iyi hal’ indirimi uygulayarak ‘Basit taksirle ölüme neden olma’ suçundan 8 yıl 4 ay hapis cezası verildi.

Dönemin Kozlu Müessese Müdürü Kazım Eroğlu ile Müessese Müdür Yardımcısı Nurettin Yılmaz ‘tali kusurlu’ oldukları gerekçesiyle 3 yıl 4’er ay hapis cezasına çarptırıldı. Eroğlu ile Yılmaz’ın cezaları para cezasına çevrilirken, ana davadaki şube müdürü Ahmet Aktaş ve firma çalışanları Mustafa Ünlü, Murat Çınar, Uğur Öztürk ve Yücel Keskin beraat etti.

DAVALAR BİRLEŞTİRİLDİ

Yargıtay 12’nci Ceza Dairesi ana davadaki kararı, “Bilinçli taksir’ uygulanmalı” diyerek bozdu. Ardından üst düzey yöneticilerin de yargılandığı dava ile bozulan dosya birleştirildi. Birleştirilen dosya ile 9 sanığın bu kez ‘Bilinçli taksirle öldürme’ suçundan TTK üst düzey yöneticilerinden Rıfat Dağdelen, Burhan İnan, Mahmut Yılmaz, Mehmet Açıkel, Mustafa Şimşek ve Çetin Onur ile TTK Kozlu Müessese Müdürlüğü Yapı Denetim Grup Başkanı ve Hizmet Alım Şube Müdürü Ahmet Aktaş, Star İnşaat Genel Müdürü Şafak Sırrı Demirel, şirket görevlisi Ersin Koparan hakkında 22,5 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılama devam etti.

Bozma kararının ardından yeniden görülen davanın 2’nci duruşması yapıldı. Duruşmaya tutuksuz sanıklar Rıfat Dağdelen, Ersin Koparan, Mehmet Açıkel, ölen madencilerin yakınları ile taraf avukatları katıldı.

SAVUNMALARINI YAPTILAR

Bozma kararına karşı söz verilen şirket görevlisi Ersin Koparan, “Ben talimatla çalışırım, idarenin yap dediğini yaparım, yapma dediğini yapmam” dedi.

Yaşanan degaj olayının yönetmelikleri ve yönergeleri değiştirdiğini, dünyada yaşanan en büyük 2’nci degaj olayı olduğunu belirten Koparan, “Bu yaşanan olaydan sonra yönergeler değişti. Tedbirlerin seviyesi arttırıldı. Yönerge ve yönetmeliklerin bile öngörmediği bir kaza yaşandı. Türkiye’de yaşanan en büyük degaj olayıydı. Dünyada ise 2’nci en büyük degaj olayıydı. Ayrıca bu olay yönetmelikleri değiştiren bir olay olduğu için bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmamasını talep ederim” diye konuştu.

Mehmet Açıkel de “İhalenin tüm aşamaları Sayıştay denetçileri tarafından her yıl inceliyor. İhaleyi alan firmanın yetersiz olduğuna dair hiçbir tespit yapılmamış. Eğer bu kaza olmasaydı firmanın yetkin olmadığına dair bir konu gündeme gelmeyecekti. Firmanın yetkin olmadığını söylemek, suç üretmek gibi oluyor. Beraatimi talep ederim” dedi.

“BEN EMEKLİYDİM”

TTK’nin eski genel müdürü Rıfat Dağdelen, “Ben emekli olalı 15 sene oluyor. Ben emekli olduktan 3 sene sonra bu hadise oluyor. Ben bununla suçlanmaya karşıyım” diyerek kendini savundu.

Madencilerin ve hayatını kaybedenlerin ailelerinin avukatları, sanıkların bilinçli taksir suçundan cezalandırılmalarını talep etti. Avukatlardan Murat Kemal Gündüz, Yargıtay kararı ile ana dava ve birleşen dosyadaki bilirkişi raporlarının çeliştiğini ve birleşen dosya açısından yeni bilirkişi raporu alınmasını talep etti. Mahkeme heyeti, dosyanın geldiği aşama gereği yeniden bilirkişi raporu alınmasına gerek olmadığını belirterek bu talepleri reddetti.

MAHKEME ERTELENDİ

Savcı duruşmada mütalaasını açıkladı. Sanıklardan Ersin Koparan, Şafak Sırrı Demirel ve Ahmet Aktaş hakkında ‘Bilinçli taksirle birden çok kişinin ölümüne neden olmak’ suçundan ayrı ayrı 22,5 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep edilen mütalaada, diğer sanıkların bilinçli taksir suçundan beraati istendi.

Buna göre Yargıtay’ın bozduğu ana dava dosyasının 3 sanığına ceza istenirken, TTK’nin üst düzey yöneticilerinin yargılandığı birleştirilen dava sanığı 6 kişiye beraat talep edildi. Mahkeme, mütalaaya karşı avukatların savunma hazırlamaları için ertelendi. 

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/kozlu-faciasinda-ust-duzey-yoneticilere-beraat-talebi/feed/ 0
Murat Sancak’tan olay açıklamalar: İstediklerini şampiyon yapıyorlar! https://www.foxhaber.com.tr/murat-sancaktan-olay-aciklamalar-istediklerini-sampiyon-yapiyorlar/ https://www.foxhaber.com.tr/murat-sancaktan-olay-aciklamalar-istediklerini-sampiyon-yapiyorlar/#respond Tue, 21 May 2024 21:27:46 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7537 Adana Demirspor Kulübü’nün eski başkanı Murat Sancak, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Mehmet Büyükekşi’yi en kısa zamanda seçim yapılması yönünde çağrıda bulunarak Türk futbolunun geleceği adına önemli bir adım atılmasını istedi.

Basın toplantısında konuşan Sancak, TFF’nin olağanüstü seçimli genel kurula gitme kararını desteklediğini ifade etti ve bu süreçte noter onaylı imza toplama işlemine destek verdiğini belirtti.

Sancak, “Ben başkan değilim. Mehmet Büyükekşi, beni ekranda görecek ve rahatsız olacak. Geçen gün katıldığım bir Kulüpler Birliği Vakfı toplantısından sonra bir başkanımızı arıyor ve ‘Murat Sancak Adana Demirspor Kulübü Başkanı değil. Sizin toplantınızda ne işi var? Niye alıyorsunuz toplantıya?’ diyor. Sayın Mehmet Büyükekşi. Kimin Kulüpler Birliği Vakfı toplantılarına katıldığına bakma. Tek tek arama. Kulüpleri baskı altına alma. Türk futbolu için ne gerekiyorsa yap ve hangi adımlar atılması gerekiyorsa onu at.” şeklinde konuştu.

“İNSANLARI TEHDİTLE TERBİYE ETME”

Murat Sancak, Mehmet Büyükekşi’nin 18 Temmuz’da genel kurul yapma kararını eleştirerek, Türk futbolunun iyileştirilmesi adına daha erken bir tarihte seçim yapılması gerektiğini vurguladı:

Sen TFF Başkanı olduğunda sana tüm kulüplere istediğin kadar olanak sağla ama çöreklenmiş çeteleri temizlemekle uğraşmazsan sen de diğer federasyon başkanları gibi tarih sahnesinde yerini alacaksın demiştim. Onun için senden rica ediyorum. Öyle 18 Temmuz’a filan bırakma. Türk futbolunun geleceğini düşünüyorsan, en erken zamanda lig bitmeden bir karar al ve seçimli genel kurula git. Aday olmak istiyorsan da aday ol. Sana aday olma diyen de yok. Eğer o seçimde de delegelerin bir fazlası seni tercih ederlerse saygı duyarız. Başımızı eğer çıkarız. Ama senden ricam hiçbir kulübü baskı altına alma. İnsanları böyle tehditle terbiye etmeye de kalkmayın.

“ÖYLE BİLGİLER AKIYOR Kİ, AKLINIZ DURUR”

Mehmet Büyükekşi’nin Türk futboluna zarar veren yapılarla mücadele edemediğini anlatan Murat Sancak, şu ifadeleri kullandı:

“Kulüpler Birliği’nin WhatsApp grubunda sana gelen bilgileri de biliyoruz. Ama yapma Sayın Başkan. O çetelerle uğraşamadın, o çeteleri bitiremedin. Ulusal medyaya da seslenmiş olayım. 10-15 gündür Varan 1, 2, 3, ve 4 diye paylaştığım herkesin bildiği ama korkusundan kimsenin dile getiremediği o bilgiler, o çete başları, elebaşları… Herkes bildiği halde gündeme getirmeyip de ben gündeme getirdiğimden dolayı tüm spor medyası korkaklık içerisinde ve bunları yayınlamaktan kendini imtina ediyor. Acaba o federasyon başkanını getiren medya kuruluş patronları mı var? Onun için mi gündeme almıyorsunuz. Kimseden korkmayın. Kimsenin adamı olmayın. Türk futbolu için çalışın. Spor yorumcularına sesleniyorum. Bağlantılarınızı bırakın. Öyle bilgiler akıyor ki aklınız hayaliniz durur. Kimin eli kimin cebinde olduğu belli değil.”

“TFF BAŞKANI OLMA DERDİM YOK”

“Bana federasyon başkanı olacak mısın diye soruyorlar. Hayır olmayacağım. Öyle bir derdim yok. Öyle bir amacım da yok. Şu anda hiçbir kulüp başkanının aday diye dile getirdiği hiç kimse yok. Yani bu son 6 aydır gelişen olaylara baktığınız zaman Türk futbolunda neler yaşadığını hep birlikte gördük. Hakem dövüldü, uluslararası arenaya bütün dünya futbol otoritelerine karşı rezil olduk. Dünkü oynanmayan bir Süper Kupa maçı… Bu halde mi olmamız lazım? Burada istenilen kulüp düşürülebiliyor, istenilen kulüp de şampiyon yapılabiliyor arkadaşlar. Bir talimatla VAR’daki kayıtların açıklandığı zaman oradaki rezaleti görüyorsunuz.”

“DÜŞÜRMESİNLER DİYE SES ÇIKARMIYORLAR”

Bir futbol takımın taraftarı olan birisini siz nasıl kalkıp o maçın VAR’ına veriyorsunuz. Milleti oradan terbiye ediyorsunuz. VAR’daki çizilen çizgilerden tutun, yarı otomatik ofsayt sisteminde çizilen çizgilere bakın. 7 dakika sonra nasıl ekrana getiriliyor? Yarım dakika, 1 dakika içerisinde getirilmesi lazım. Adaleti sağlayın. İnsanların canı yanıyor. Ama korkuyorlar. Çünkü elinizde kırbaçla bekliyorsunuz, tepelerinde duruyorsunuz. Beni düşürmesinler diye sesini çıkaramayan başkanlarımız var maalesef. TFF Başkanı, sanki bütün suçlular kulüpler diye açıklamıştı ve ‘Yeter artık yeter’ demişti. Ben de Sayın Büyükekşi sana söylüyorum, ‘Yeter, yeter, yeter.’ En erken bir şekilde TFF’yi seçimli genel kurula götür. 18 Temmuz deyip aklımızla oynama.

“BU ORTAMI SİZ YARATTINIZ”

“Bu adam Adana Demirspor Kulübü başkanlığını niye bıraktı? Yani bir kulüp zarar gördüğü, mağdur olduğu ve çıkıp açıklamalar yaptığı zaman siz cezalarla terbiye etmeye çalıştığınız için kaçtı. Bu kulüpler haklarını nasıl arayacak? Nasıl koruyacak? Haksızlık yapılsın. Oturun ve bekleyin diyorsunuz. Yok öyle bir dünya. Ben Adana Demirspor başkanlığını sizlerle mücadele etmek için bıraktım. Bir vatandaş olarak da sizlerle mücadele edeceğime sonuna kadar da söz veriyorum. Bunu da herkes bilsin. Sayın Mehmet Abi, seçimli genel kurula nasıl götürebiliyorsan ve hangi yetkiye sahipsen, en erken şekilde karar al. Bu futbol içindeki çatışmayı da ortadan kaldır. Şu anda kulüpler birbirlerine düşman hale geldiler. Bu ortamı siz yarattınız. Bunu da ortadan kaldıracak olan sizlersiniz.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/murat-sancaktan-olay-aciklamalar-istediklerini-sampiyon-yapiyorlar/feed/ 0
İnsanımız açken başka yere para harcayamam https://www.foxhaber.com.tr/insanimiz-acken-baska-yere-para-harcayamam/ https://www.foxhaber.com.tr/insanimiz-acken-baska-yere-para-harcayamam/#respond Wed, 15 May 2024 21:33:44 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7322 Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, sosyal belediyecilik açısından hem büyük ilgi gören hem de takdir edilen bir isim. Röportajımız sırasında AKP’nin “eser belediyeciliği” çıkışlarını eleştiren Yavaş, şunları kaydetti:

İkide bir ‘eser belediyeciliği yapıyoruz’ diyerek halkın kullanmayacağı, sadece görüntü veren tesislere milyarlarca lira harcandı. Bunlardan biri de Keçiören Kulesi’dir. Şentepe’deki herhangi bir apartman, kuleden daha yüksektir, şu anda kullanılamaz duruma geldi. 2 günde harcanan para bir milyar lira.

MAHZUN OLMASINLAR

Ben diyorum ki daha güzel işler yapılabilirdi oraya harcanacak parayla. İçinde insan olan, insana yarayan işler yapılabilir benim mantığım bu. Önce insanlara fırsat eşitliği vereceksiniz. Nedir? Destek alan ailelerin çocuklarını diğer yaşıtları gibi okur hale getireceksiniz. Onların beslenmesine destek olacaksınız, sağlığına destek olacaksınız ki onlar hiçbir şeyden mahrum kalmasın. Sadece fakirlikten dolayı mağduriyet ve mahzunluk yaşamasın, bu çok önemli bir hadisedir.

Çünkü öbür türlü sadece yoksulluğu yönetmiş oluyorsunuz, yoksulluğu ortadan kaldırmanın çaresi budur. Bu yönde çok çalışmalarımız oldu ve çok şaşırdılar. Düşünebiliyor musunuz çocuğa karne hediyesi gönderdik, bayram harçlığı gönderdik. Çocuk gitti annesine dedi ki ‘Para benim anne, harcama. Mansur amca bana para göndermiş’ dedi. Bu neyi gösteriyor o çocukların daha küçük yaşta bir birey olarak görüldüğünü gösteriyor. Asıl belediyecilik buradan başlar.

Bunların yanında elbette ki asfaltı yapacaksınız kültürü, sanatı, tarımda turizmde gelişmeler yapacaksınız. Ama bizim destek olduğumuz aile son ay 208 bindir. Emeklilerle sayısı arttı. 2 milyon ailede  %10’a tekabül ediyor. Önce bu eşitsizliği ortadan kaldırıp daha sonra diğer şeylerin yapılması lazım.

ASFALTI ZATEN YAPIYORUZ

Çok acil, can kaybına yol açan durum yoksa bir kavşak eksik olabilir, bir yıl sonra da yapılabilir. Ama şurada aç insanlar varsa önce onları doyurmak lazım. 10 bin lira alan bir emekli aç dururken ben gidip başka bir yere para harcamam. İmkan varsa önceliğimiz odur. Bunu anlamadılar dediler ki ‘Onu da yap bunu da yap…’ Asfaltı, kaldırımı zaten yapıyoruz. Yeşil alan derseniz geçmiş 25 yılda yapılandan fazlasını yapmışız, zaten yapıyoruz ama ben onları rutin hizmet görüyorum. Benim için önce insan. Aramızda anlaşamadığımız şey o. Onlar da gidip görmüyorlar. Turgut Altınok, ‘Bir tane park yapmadı’ diyor ya. 18 milyon metrekare park yapmışız. Bunun duyulmaması görülmemesi mümkün değil.

AKP, kendisine oy vereni pişman etti

AKP’nin oy oranının düşmesi, CHP’nin oy oranın artmasının nedenini sorduğumda Mansur Bey şunları anlattı:

Ekonomik krizin çok etkili olduğunu düşünüyorum. Genel seçimden sonra gelen zamlar özellikle AKP’ye oy verenleri çok pişman etti ve kızdırdı. O kızgınlığı saha da sosyal medyada da görüyoruz. Bir yandan korkarken, bir yandan da ‘İçeriye atacaklarsa atsınlar, öldük bittik” gibi isyanlar çoğalmaya başladı.

Bir kısmı oy tercihini değiştirdi, bir kısmı oy kullanmadı. Ama zaten biliyorsunuz tüm yerel seçimlerde iktidar daima genel seçimde aldığının altında oy almıştı. Bu da yerel aktörlerin biraz daha etken olduğunu gösteriyor.

Biz inşallah eski dönem gibi ‘önce insan’ diyerek hem şeffaf olacağız hem vatandaşın parasını boşa götürmeden israf etmeden çalışmalarımıza devam edeceğiz. Ankara halkının da daima yanında olacağız.

Siyasette plan kurulamaz

Yerel seçimde en yakın rakibine fark atarak zafer kazanan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın, siyasi süreçteki yol haritası sık sık gündeme getiriliyor. Mansur Bey’le görüşmemizde bu konuyu sorduğumda cevabı şöyle oldu:

Şimdiden hiçbir şey konuşulmaz. Bunu böyle söylerken bir şey planlayarak söylemiyorum. Benim hayatta böyle planlarım veya bu yönde düşüncem olmadı ama o günkü şartlarda hayat bizi nereye getirecek bilmiyoruz. Mesela ben 2019’da neredeyse bir anda siyaseti bırakmış gibiydim. Öyle oldu, böyle oldu biz kendimizi yine siyasetin içinde bulduk. Siyaset böyle gidiyor veya birileri çok istiyor ‘Ben ille de şu makamı istiyorum’ diyor ama o da olmuyor. Onun için ben siyasette süreç içerisinde plan kurulabileceğine inanmıyorum.

Bu geçtiğimiz belediye seçimlerinden önce siyasette böyle garip şeyler oldu ya o zaman ben bu yazıyı gördüm. ABD eski Başkanı Franklin D. Roosevelt  “Siyasette hiçbir şey tesadüf değildir. Bir şey vuku buluyorsa o şeyin önceden planlandığından emin olabilirsiniz” diyor. Dolayısıyla bizim dışımızdaki siyasetçiler neyi planlıyorlar, biz bilmiyoruz. Bunu yaşadık yani bir isim vererek konuşmak istemiyorum ama olması gereken 2 kere 2’nin 4 edeceği bir ortam varken ve bunlar konuşulmuş iken birdenbire bakıyorsunuz başka tür tavırlar ortaya çıkıyor.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/insanimiz-acken-baska-yere-para-harcayamam/feed/ 0
İmamoğlu’ndan Kurum’a sert sözler: Tepetaklak gidiyorsun https://www.foxhaber.com.tr/imamoglundan-kuruma-sert-sozler-tepetaklak-gidiyorsun/ https://www.foxhaber.com.tr/imamoglundan-kuruma-sert-sozler-tepetaklak-gidiyorsun/#respond Tue, 09 Apr 2024 21:57:23 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5897 İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve CHP’nin İstanbul Adayı Ekrem İmamoğlu, CHP’nin Ümraniye Belediye Başkanı Adayı Aykut Erdoğdu ile halk buluşmasına katıldı.

İmamoğlu “Bu meydanda kızlarımız, çocuklarımız, oğullarımız var. Bu meydanda hanımefendiler, duaları benimle olan güzel annelerimiz var. Onun için milletim meydanında konuşurken dilimize dikkat edeceğiz. Çünkü bizi çocuklarımız, annelerimiz dinliyor. Şu; sözünü dinletemeyen, dinletmek isterken parmak gösteren, bağıran, çağıran, küfür eden, şunu söyleyen, bunu söyleyen var ya Allah onlardan esirgesin çocuklarımızı” dedi. Ramazan’ı anımsatan İmamoğlu “Allah kötülüklerden yalandan, iftiradan korusun” diye dua etti.

“NE YAPACAĞINIZI BİLİYORDUM”

2019 İstanbul seçiminin Ramazan ayının ilk günü iptal edildiğini ve haberi iftar sofrasında aldığını anlatan İmamoğlu “İçime hiçbir kötü his gelmedi. Niye biliyor musunuz? Ben sizin ne yapacağınızı biliyordum. O bilmiyor ama ben biliyorum siz ne yapacağınızı. O, ‘13 bin oyla seçim mi alırsın’ diye sordu.Halbuki seçim bir oyla da alınır. Bu millet ‘madem 13 bin oyla alınmaz diyorsun, al sana 806 bin oy’ dedi. Seçimi iptal ettiler, zannettiler ki Ekrem’in gardı düşer, yüzü asılır. Benim milletime baktıkça yüzüm gülümsüyor, içim moral doluyor. Atom karınca olacağım dedim, ben artık atom karıncayı da geçeceğim. İşte 5 yıldır bu tempoyla çalışıyoruz” diye konuştu.

“TEPETAKLAK GİDİYORSUN”

İmamoğlu konuşmasında Cumhur İttifakı’nın İstanbul Adayı Murat Kurum’a tepki gösterdi. İmamoğlu şunları söyledi:

* “Belediyecilikte rakip olabilecek birini bulamadıkları için şimdi bu seçimi, yerel seçim alanından çıkarmaya çalışıyorlar. Her seçimden önce yaptıkları gibi ne yapıyorlar? Hemen milli duygular, inançları istismar ediyorlar. Geçen dersine çalışmayan rakibimin bir konuşmasını dinledim. Dersine hiç çalışmıyor. Diyor ki; ‘seçimde öyle bir zafer kazanacağız ki şehit aileleri bayram edecek.’ Bak, bak, bak, bak, bak. Sanki biz düşman ordusuyuz. Bir savaş ilan etti. Allah akıl versin sana.

* Hatırlayın ‘İstanbul’u alınca Filistin Gazze’ diyordu. Şimdi de şehitlerimizi ve gazilerimizi sürecin içerisine dahil etmeye kalkıyor. Ben sana bir şey söyleyeyim buradan dersine çalışmayan ithal aday; tepetaklak gidiyorsun. 31 Mart’ı çıkartabilir misin, emin değilim. Tavsiyede bulunayım; bir kere seçim kazanmak zafer kazanmak değildir. Zafer birilerine karşı kurulan üstünlüktür. Birilerini teslim almak, onlara hakim olmaktır. Belli ki seçimleri, İstanbulluları teslim almak gibi görüyorsun.

* Ama olgun bir insan, demokrat bir insan bu ifadeleri kullanmaz. Ama demokratlığı bilmiyor. Demokratlıkla ilgileri yok zaten. Seçilmek bir gün, yönetmek 5 yıl. Yönetirken de kimseyi kimseden ayırt etmezsin. İnsanları kucaklarsın. Ne kökenine bakabilirsin, ne siyasi görüşüne. İnancı nedeniyle ayrımcılık asla yapamazsın. Demokratlık budur. İstanbul’da belediye başkanlığı yapmak budur. Diğerini bu millet kabul etmez. Vatandaşın bir bölümünü kendinden görüp diğerlerini düşmanlaştıramazsın. Başta belediye başkanları ve hiçbir kamu yöneticisinin böyle bir yetkisi asla yoktur, hakkı da yoktur. Bu sözleri söyleyen ne muhafazakardır, ne demokrattır. Tavsiyem kendini daha fazla küçük düşürme.”

“NİYETİ BETON İSTANBUL’A ŞANTİYE ŞEFİ OLMAK”

İmamoğlu, Kanal İstanbul güzergahında yapılacak lüks konut projesi için yeni imzalanan 6.2 milyar liralık sözleşmeye dikkat çekerek Kurum’u eleştirmeye devam etti. İmamoğlu şunları belirtti:

* “Bu aday geldiği günden beri ‘milletin gündeminde olmayan benim gündeminde yok.’ Hayatımda gördüğüm en yuvarlak cümle. ‘Evet destekliyorum’ da demiyor, ‘hayır asla yapılmamalıdır’ da demiyor. Eveliyor, geveliyor. ‘Kanal İstanbul mutlaka yapılmalı’ dese biliyor millet ağzının payını verecek. ‘Kanal İstanbul yanlıştır asla yapılmamalı’ dese bu sefer onu buraya gönderen kişi ağzının payını verecek. İşi zor. O yüzden cesaretle, öz güvenle cümle kuramıyor.

* Kendini bu hale düşüren, Allah muhafaza İstanbul’u ne hale düşürür? İstanbul’u Allah korusun. Bu seçim, ‘kanal mı, İstanbul mu?’ seçimi. Gizli gizli de değil yine yangından mal kaçırır gibi 6.5 milyar liralık Dursunköy’de tam beton kanal güzergahında ihale yaptılar. İthal aday diyor ki; ‘ beni şantiyelerde göreceksiniz.’ Doğru, ama İstanbulluların şantiyelerinde değil senin niyetin beton kanalın şantiyelerinde şantiye şefi olmak. Ama seni biz oraya şantiye şefi de yapmayacağız. Çünkü biz İstanbul’a o ihanet projesini, Kanal İstanbul projesini yaptırmayacağız.”

“ÖNÜMÜZDE 2 SEÇENEK VAR”

İmamoğlu ş ifadeleri kullandı:

* “Bunların bakışı ‘şak diye emretti tak diye yaptım’ bakışıdır. Bunlar bir şey yapacağı zaman hemen yukarı bakarlar, ne diyecek acaba diye. Ankara’dan bir ses gelecek mi? Yap derse yapar, yapma derse elini kıpırdatamaz. Ama biz fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür, neslinin temsilcileriyiz. İstanbul bu akla 31 Mart’ta hak ettiği yanıtı verecek. İstanbul özgüvenli bir yönetim ister. İstanbul’u yönetecek olanın gözü de kulağı da Ankara’da değil vatandaşta olacak. Saraylarda değil.

* Siyasi hesaplarla, kurgularla, kumpaslarla hareket edenlere, size masallar anlatanlara itibar etmeyin. Önünüzde sadece iki seçenek var. İstanbul ya ihmal, israf, ihanet devrine dönecek ya da icraat, hizmet, yatırım yolunda yürüyecek. Önünüzde iki seçenek var. İstanbul ya yeniden ayrımcılığın, partizanlığın pençesine düşecek ya da adalet ve kardeşlik yolunda ilerleyecek. İstanbul ya tam gaz geri ya da tam yol ileri diyecek.”

AVUKATLARA ÇAĞRI

İmamoğlu, avukatları da seçim günü sandıklarda görev almaya çağırarak “31 Mart günü hiçbir gücün sandığı ele geçirmesine fırsat vermediniz, yine vermeyin. İstanbul’da seçim güvenliğini sağlamak için görev alın” çağrısı yaptı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/imamoglundan-kuruma-sert-sozler-tepetaklak-gidiyorsun/feed/ 0
Mansur Yavaş’tan Altınok’a fotoğraf yanıtı https://www.foxhaber.com.tr/mansur-yavastan-altinoka-fotograf-yaniti/ https://www.foxhaber.com.tr/mansur-yavastan-altinoka-fotograf-yaniti/#respond Sun, 10 Mar 2024 21:06:13 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4469 Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, Kalecik’te Seçim Koordinasyon Merkezi’nin (SKM) açılışına katıldı. Kalecik Belediye Başkan Adayı Satılmış Karakoç ile vatandaşa seslenen Yavaş, şunları söyledi:

“RAKİBİM 600 KİŞİYİ GELİR GELMEZ İŞTEN ATTI”

Beş yıldır belediye başkanlığı yapıyoruz. Söz verdiğimiz gibi rozetimizi çıkarttık, nereden, ne kadar oy çıkmış, hiç bakmadan bütün ilçeleri gezdik. Pandemi döneminde köy köy gezdik, bütün sorunları yerinde tespit ettik.

Çözmeye çalıştık. İşte işçileri işten çıkarıyorlar diye sahte liste yayınlıyorlardı televizyonlardan. Ben de dedim ki; bir Allah’ın kulunu işten çıkarmayacağım. Zaman zaman meclisi ileri geri konuştular. ‘Çıkarın bakayım. Kim çıkmış? Çıkarılan adama altına yazın ismini’ dedim.

Emeğiyle çalışan hiç kimseyi işten çıkartmadık. Bunu iddia eden mecliste benim yerime vekillik eden şahıstı, kendi belediyesinden, kendi partilileri, AK Partilileri, MHP’lileri işten atan, şu andaki benim rakibimle ilgili tek kelime söylemedi. Ağzını açmadı. Rakibim 600 kişiyi gelir gelmez işten attı. Oraya bakmıyor, geliyor ‘Ankara Büyükşehir’de adam attınız’ diye.

Hakkıyla çalışıp atılan bir Allah’ın kulunu da bulamadılar. Burada da bulamayacaklar. Kimsenin emeğiyle oynamayız. Ekmeğiyle oynamayız. İşleri güçleri mevcut düzen devam etsin diye korkutarak oy istiyorlar.

Ben de her zaman dedim ki icraatınızla oy isteyin. Biz geçen seçim vaatlerimizde geldik. Şimdi karşınıza Allah’a bin şükür hiç kimseyi ayırmadan, ayrımcılık yapmadan herkesi kucakladığımızı bütün Ankara Kalecik biliyor. Önceliğimiz, insan sağlığı dedik.

Çalışmalara başladık. Bakın Ankara’da 232 köyde açıktan akan kanalizasyon var. Kim nereye oy veriyorsa oraya öncelikli hizmet diye bir felsefe asla yapmadık. Biz insanları ayıramayız. Vicdan sahibiyiz.

“SİYASETİN ÇÖPLÜĞÜNE GÖMÜLDÜLER”

Ankara içinde de görüyorsunuz. Bir minibüs bir şoför bir koruma. Kimseye kötülük etmedim ki kimden korkacağım? Ne çakarlı araç ne konvoy. Beş yıl boyunca benim bir tek fotoğrafımı görmediniz. Kendi reklamını yapmadım.

Şimdi diyor ki rakibim; beş yıldır hiçbir yerde fotoğrafı yoktur diyor. Evet, Ankara halkının parasını ben reklamını kullanmıyorum. Bazı belediye başkanları bulunduğu ilçeleri kendi kafalarının fotoğrafıyla donattılar. Ne oldu? Siyasetin çöplüğüne gömüldüler. Demek ki fotoğraf asmakla iş olmuyor. Kendini o şekilde tanıtamazsın. İnsanların gönlüne girmek önemli. İşte insanların gönlüne girdiğimiz de bu kalabalıktan belli.

Hep kendileri yönettikleri için biz belediye başkanlığına aday olduğumuzda şu sözlüğünü duyduk; ‘Ya küçücük bir ilçede belediye başkanlığı yaptı. Burayı yönetemez.’ Kendileri çünkü annelerinden belediye başkanı sıfatıyla doğdu. Öyle mi? Elde neler var? Ankaralı ne Mansur Yavaşlar var. Yeter ki önünü açın. İnsanları korkutup oy vermelerinin önüne geçmeyin.

Yönetemez dedikleri Mansur Yavaş İngiltere’den dünya başkent belediyeleri belediye başkanı ödülünü aldı. Dünya Şeffaflık Derneği’nden şeffaflık ödülü aldı. Yaptığımız bir çok çalışma uluslararası kuruluşlarla ödüllendirildi.

Şimdi ezbere konuşuyorlar. Kendi internet sitelerinde mali durumlarına ait hiçbir şey bulamazsınız. Bizimki yayınlanıyor. Geçenlerde demiş ki; ‘Belediyeyi batırdı.’ Oradan vatandaşın biri de ‘Sen bu söylediğine kendin inanıyor musun’ demiş.

Doğru söylüyor vatandaşımız. Çünkü uluslararası kredi kuruluşları var. Türkiye’nin ekonomisi hakkında da bunlar zaman zaman raporu yayınlarlar. Bu raporlara göre Türkiye’deki 30 büyükşehir içerisinde kredisi en yüksek belediye Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak ilan edildi. Bu raporları parayla falan da yazdıramazsınız.

BİZ ÜÇ YILDIR YAPIYORUZ RAKİBİM PROJE OLARAK ANLATMAYA BAŞLADI

Rakibim bir ay önce ‘Ben Başkent Kart çıkaracağım. İçine para yükleyeceğim’ diye bunu proje olarak anlatmaya başladı. Üç yıldır yapıyoruz halbuki. Şimdi de proje tanıtımında adını Ank Kart olarak değiştirmiş. Ben Başkent ismiyle gurur duyuyorum. Başkent ismini Allah’ın izniyle hiçbirisi değiştiremeyecek. Ve şimdi işi nereye getirdi? Onlar ne veriyorsa biri fazla. Ben de derim ki; kardeşim 1 Nisan’dan sonra demeyi bırak. Sen belediye başkanısın. Belediye meclisinde çoğunluk var. Geçmiş altı aya yönelik bir meclis kararı al bu ay kendi ilçende 50 bin tane bizim destek olduğumuz aile var. O arkadaşın beş bin tane kaydı varmış. Tamam razıyım. Diğerleri biz zaten hallediyoruz. O beş binle geriye dönük bir et yardımı yap doğal gaz yardımı yap. Yapmıyor.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/mansur-yavastan-altinoka-fotograf-yaniti/feed/ 0
Adnan Oktar Suç Örgütü dosyasında dikkat çeken AKP detayı! Furkan Sezer, SÖZCÜ TV’de açıkladı https://www.foxhaber.com.tr/adnan-oktar-suc-orgutu-dosyasinda-dikkat-ceken-akp-detayi-furkan-sezer-sozcu-tvde-acikladi/ https://www.foxhaber.com.tr/adnan-oktar-suc-orgutu-dosyasinda-dikkat-ceken-akp-detayi-furkan-sezer-sozcu-tvde-acikladi/#respond Tue, 13 Feb 2024 21:30:29 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3345 Adnan Oktar dosyası bir kez daha SÖZCÜ TV ekranlarında masaya yatırıldı. İpek Özbey’in sunduğu Nokta Atışı programına katılan Adnan Oktar Silahlı Suç Örgütü soruşturmasını yürüten eski Mali Suçlarla Mücadele Şube Başkanı Furkan Sezer, örgütün siyasi ayağıyla ilgili çarpıcı bir isim verdi.

İşte Sezer’in AKP MKYK üyesi Hayati İnanç’a dikkat çektiği o diyalog;

İpek Özbey: Siyasi ayak nerede?

Furkan Sezer: Belgeselde finans ayağı neden yok, ilk belgeselde şu yok bu yok… 40 yıllık bir örgütten bahsediyoruz, 1 saat 40 dakikaya sığdırabilir misiniz? Şimdi siyasi ayağa geliyorum. Siyasi ayak zaten ortalığa saçıldı. Bir sürü isim var ortada, konuşuluyor, yazılıyor. Bu soruların ne yazık ki muhatabı biz oluyoruz.

İpek Özbey: Yazılıyor çiziliyor dediğiniz hep 90’larda kalıyor. Ama siz diyorsunuz ki bugün muhalefetin içinde de, iktidarın içinde de… Bir tweet attınız mesela değil mi? Hala bu örgütü içeriden çıkarmaya çalışan insanlar olduğunu iddia ettiniz.

Furkan Sezer: Evet. AK Parti MKYK üyesinin örgütle ilgili skandal istinaf kararını veren hakimler hakkında HSK’nın yürüttüğü soruşturmayı akamete uğratmak için bir AK Parti MKYK üyesi can hıraş şekilde koşturuyor dedim.

İpek Özbey: İsim verdiniz mi?

Furkan Sezer: Vermedim. Bekledim. Bir baktım ki benim bu tweetime… İsim yok, zaman yok, ima yok. Birisi üzerine alınmış, gidip adliyeden mahkemeden benim bu tweetime erişim engeli kararı aldırmış.

İpek Özbey: Doğru kişi mi üzerine mi alınmış?

Furkan Sezer: Tabii ki.

İpek Özbey: İsim verecek misiniz?

Furkan Sezer: Tabii ki. Hayati İnanç. Avukatları vasıtasıyla gitmiş, benim bu tweetime erişim engeli kararı aldırmış. Siyasi ayak nerede? Hiçbir şey yapmanıza gerek yok ki, kendi kendini tutamıyor. Siyasi ayak kendini tutamıyor.

İpek Özbey: niye tutamıyor?

Furkan Sezer: İsim vermediğim, ima yok… Üzerine alınacağı hiçbir şey yok. Gidip buna niye erişim engeli kararı alırsın sen? Hadi sen talep ettin, ilgili mahkeme nasıl veriyor bunu? Bu kadar kolay mı erişim engeli kararı almak, vermek. İtiraz ettik. Tabii ki haklı bulundu benim itirazım. Erişim engeli kararı kalktı. Sadece benim tweetimle ilgili kalkmadı, konuyla ilgili haberlerle erişim engeli kararı kalktı.

*Ben şuna dayanamıyorum. Şimdi bunu acayip bir şekilde parayı, gücü, şöhreti kovalayan bir avukat yapsa ya da başka biri yapsa anlarım. Sen din diyeceksin, sen İslam diyeceksin, peygamber diyeceksin, bununla ilgili konferans konferans, kanal kanal dolaşacaksın, ondan sonra 12 yaşında kız çocuğunu bir yetişkin kadın gibi giydirip, makyaj yapıp o Dragos’un içinde gezdirip taciz eden adamları dışarı çıkartmak için karar veren insanları kurtarmak için gidip kapı kapı dolaşacaksın. Ve ağzında da din olacak.

*Ya onu yapma, ya bunu yapma. Dosya takipçiliği yapabilirsin, yap kardeşim ama gidip insanların gözünün içine baka baka Allah, kitap, peygamber deme yahu. Bıktı bu insanlar bundan. Aynı şeyi Adnan Oktar da, Fethullah Gülen de yapıyor. Senin farkın ne? Derdin ne senin? O skandal kararı açıp bir kere okumuş mu?

*O skandal kararın içinde bu çocuklar kendi rızalarıyla bu adamla birlikte olmuş, kendini taciz ettirmiş, istismar ettirmiş diyor. Açıp okusana o kadarı. Avukatsın sen. Sen bu kararı nasıl verdin de ya. Kararı gören bütün hukukçular skandal diyor.

*İstinaf kararını alın, bugün hukuk fakültesinde yeni kaydolmuş öğrenciye verin, bakalım ne diyecek size. Ona da gerek yok, okuma yazma bilen birine verin. Sen bu dosyayı bu kadar delil varken bu kadar mağdur, müşteki varken… Sadece ifadelere dayalı değil dosya, ağzına kadar delil dolu. Bu dosyada gizli tanık yok. Akamete uğramasın diye yok.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/adnan-oktar-suc-orgutu-dosyasinda-dikkat-ceken-akp-detayi-furkan-sezer-sozcu-tvde-acikladi/feed/ 0
Martı TAG sürücüsünü rehin alıp video çeken taksicilere 18 yıl isteniyor https://www.foxhaber.com.tr/marti-tag-surucusunu-rehin-alip-video-ceken-taksicilere-18-yil-isteniyor/ https://www.foxhaber.com.tr/marti-tag-surucusunu-rehin-alip-video-ceken-taksicilere-18-yil-isteniyor/#respond Mon, 29 Jan 2024 09:24:14 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2749 Antalya’da bir uygulama üzerinden ‘korsan taksicilik’ yapan Habip Aslan’ı (52) durdurup, aracına binerek, “Seni bu arabanın içine gömerim” diye tehdit eden ve bu anlara ait görüntüleri sosyal medyada paylaşan taksiciler K.A. (26) ile Ş.C. (61) ve Ü.A.T. (30) hakkında ayrı ayrı 18’er yıl hapis istendi.

“PLAKANI KAFAMA YAZDIM”

Antalya’da geçen yıl aralık ayında taksi şoförleri K.A., Ş.C. ve Ü.A.T., araç taşıma uygulaması üzerinden ‘korsan taksicilik’ yaptığı öne sürülen Habip Aslan’ın aracını durdurup, tehdit ettiği anları kayda alarak sosyal medyada paylaştı. Görüntülerde; K.A., Habip Aslan’ın aracının anahtarını alarak “Bir arkadaş geldi, dokunmadık ona. Bak bu iki. Fabrikalar Mahallesi’nde taksiciyim. Ev geçindiriyorum, ekmek kazanıyorum. Seni mahallemde bir daha görürsem yaş, baş, dayı, dede, amca, baba fark etmez. Senin plakanı şimdi aldım, göndereceğim de. Plakanı kafama da yazdım. Seni yolda da görürüm, denk düşeriz, o zaman senin arabanda bir tane müşteri görürsem, nereden aldığının bir önemi yok. İçeri de girecek olsam, bu sana son uyarım. Bu iş çok büyüyecek, ekmeğimi kimse alamaz. Ekmeğime kimse mani olamaz, yukarıdakinden başka. Senin de mani olmaya çalıştığını görürsem seni bu arabanın içine gömerim” diyerek tehdit etti.

ARAÇ TRAFİKTEN MEN EDİLDİ

Sosyal medyada paylaşılan görüntülerle ilgili Antalya Emniyet Müdürlüğü ekipleri, çalışma başlattı. Polis ekiplerince yakalanan Habip Aslan, bir firmaya ait uygulama üzerinden 2 aydır korsan taksicilik faaliyetini yürüttüğünü, olay sırasında da araçtaki müşteriyle uygulama üzerinden anlaştıklarını beyan etti. Bunun üzerine ekipler, Habip Aslan’ın aracını 60 gün süreyle trafikten men etti.

Uygulama üzerinden aracı çağırdığı tespit edilen Ü.A.T., K.A. ve görüntüleri çeken Ş.C. polis ekiplerince gözaltına alındı. Taksi şoförleri olduğu belirlenen K.A., Ü.A.T. ve Ş.C. hakkında savcının talimatı üzerine adli işlem başlatıldı. Antalya Adliyesi’ne sevk edilen K.A. tutuklanırken, Ü.A.T. ve Ş.C. ise tutuksuz yargılanmak üzere bırakıldı.

İDDİANAME HAZIRLANDI

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianame, 11. Asliye Ceza Mahkemesi’nde kabul edildi. Sanıklar K.A., Ş.C. ve Ü.A.T. hakkında ‘kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçundan 10’ar yıl, ‘kişisel verilerin izinsiz yayılması’ suçundan 6’şar yıl ve ‘tehdit’ suçundan 2’şer yıl olmak üzere toplam 18’er yıl hapis istendi.

Antalya 11. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki davanın ilk duruşması, 26 Ocak günü görüldü. Duruşmaya tutuklu sanık K.A., tutuksuz sanıklar Ş.C. ve Ü.A.T. katıldı. Şikayetçi Habip Aslan ve taraf avukatları da duruşma salonunda hazır bulundu. Hakim karşısında ilk savunmasını yapan K.A., olay nedeniyle pişman olduğunu anlattı. K.A., “Müştekinin aracının anahtarını almadım. Video kayıtlarında gözüken anahtar, kendi aracımındır. Video çekeceğimizi ve bunu şoförler cemiyetine atacağımızı müştekiye söyledik. Müşteki de bunu onayladı. Videoyu çektikten sonra Antalya Şoförler ve Otomobilciler Odası’na attık. Olay nedeniyle pişmanım” dedi.

“EVİME GELECEĞİNİ SÖYLEDİ, ŞİKAYETÇİYİM”

Tutuksuz sanık Ş.C., olayın çok ani geliştiğini belirterek, “Amacımız; müştekinin korsan taksicilik yaptığını ispat etmekti. Pişmanım, beraatimi talep ederim” diye konuştu. Diğer tutuksuz sanık Ü.A.T. de “K.A.’nın elindeki anahtar, bizim araca ait anahtardır. Müşteki korsan taksicilik yaptığı için kendisini uyarmaya çalıştık. Pişmanım” dedi.

Şikayetçi Habip Aslan ise K.A.’nın araca biner binmez kontağın anahtarını aldığını belirterek, “Sonra konuşmaları bitince kontağı yerine taktı. Video çeken arkadaş da (sanık Ş.C.’yi eliyle gösterdi) evime gideceğimi söyleyince ‘Bir daha bu işi yap da göreyim’ dedi. Daha önce bu yere hiç yolcu almaya gitmedim. Sanıklardan şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum” diye konuştu.

Taraf avukatlarının savunmalarının ardından duruşma savcısı, esas hakkında mütalaasını açıkladı. Mütalaada K.A., Ş.C. ve Ü.A.T. hakkında ‘kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’, ‘kişisel verilerin izinsiz yayılması’ ve ‘tehdit’ suçundan toplam 18’er yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi. Mahkeme heyeti, sanık K.A.’nın tutuksuz yargılanmasına karar verip, duruşmayı erteledi.

“UYGULAMANIN YASAK OLDUĞUNU BİLMİYORDUM”

Duruşma sonrası Antalya Adliyesi önünde açıklama yapan Habip Aslan, sanıkların uygulama üzerinden kendisini çağırdığını belirterek, şöyle konuştu:

– Arabaya biner binmez biri kontağımdaki anahtarı aldı, biri arkaya bindi. Diğeri ise video çekti. Orada çok korktum. Arkaya oturandan daha çok korktum. Çünkü onun ne yapacağı belli değildi. Can güvenliğimden endişelendim. Orada can güvenliğim yoktu. Her dediklerine ‘Evet’ dedim, ‘Bu uygulamayı kapatıp, evime gidiyorum’ dedim. Aralarından biri çıkıp, ‘Bir daha yap da görelim seni’ dedi. Öyle bırakıp, eve gittim. Beni tehdit ettiler.

– Sanıklardan birini serbest bıraktılar. Korkuyorum. Ne yapacağı belli değil. Bu uygulamanın yasak olduğunu bilmiyordum. Yasak bir uygulama olsaydı, bunu nasıl indirirdim. 2 öğrenci çocuğum var, 1 oğlum askerdi. O yüzden uygulamayı indirmiştim, yasak olduğunu da bilmiyordum. Sanıkların ceza almasını istiyorum. Görüntüler yayıldıktan sonra çocukların, eşin, dostun yüzüne bakamaz hale geldim. Üzgünüm.

“MÜVEKKİLİM ÖLÜMLE TEHDİT EDİLDİ”

Habip Aslan’ın avukatı Neslihan Çan Türkmen de olayın bir taksici terörü olduğunu savundu. Türkmen, şöyle devam etti:

– Aracına biner binmez, aracın anahtarı kendisinden alınıyor. Sonrasında tehdit ediliyor. Hakaretlerde bulunuluyor. ‘Seni bu arabanın içine gömerim’ şeklinde ölümle tehdit ediliyor. Sonrasında görüntü kayıtlarının Antalya Şoförler ve Otomobilciler Odası’na gönderildiği söyleniyor, daha sonra da bütün sosyal medyada görüntüler yayılıyor. Müvekkil, şikayetçi oluyor. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede 3 sanık için 18’er yıl hapis cezası talep edildi.

– Bugün de iddianameye uygun şekilde mütalaa verildi. Fakat duruşma 1 hafta ertelendi. Bu süreçte sanıklardan 1’i tutuklu yargılanıyordu. 2 aylık gibi bir sürede ona tahliye kararı verildi. Bu tahliye, hukuksuz bir karardır. Müvekkilin can güvenliği yoktur. Kendilerini müşteri gibi gizleyen bu kişiler, bütün bu işi yapmaya çalışan herkes için bir tehdittir.

“ADALETİ SAĞLAYACAK BİRİM TAKSİCİLER OLAMAZ”

Tüm sanıkların en üst sınırdan ceza almalarını talep ettiklerini belirten Türkmen “Bu konuda odaların daha yapıcı olmalarını diliyoruz. Çünkü odalar, taksicilerin yaptıkları suçu gizliyor. Bunun önüne geçilmesini istiyoruz. Müvekkilin işlediği iddia edilen suç, herhangi bir ceza kanununda yer alan bir suç değildir. Bu idari bir işlemdir. Müvekkilime bu konuda devlet tarafından ceza verilecektir. Bu konuda adaleti sağlayacak birim, dışarıda gezen sade bir vatandaş ya da taksiciler olamaz. Bu yüzden sanıkların en üst hadden ceza almasını istiyoruz” dedi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/marti-tag-surucusunu-rehin-alip-video-ceken-taksicilere-18-yil-isteniyor/feed/ 0