Yapay Zeka – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Mon, 02 Dec 2024 09:58:26 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Medya Emperyalizmine Dikkat! https://www.foxhaber.com.tr/medya-emperyalizmine-dikkat/ https://www.foxhaber.com.tr/medya-emperyalizmine-dikkat/#respond Mon, 02 Dec 2024 09:58:26 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/medya-emperyalizmine-dikkat/ Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, “Bugün insanlık, küresel düzlemde bir adalet sorunuyla pençeleşmekte ve bu adalet krizini derinleştiren başlıca dinamiklerinden biri de bütün dünyanın muhatap olduğu medya emperyalizmi ve dijital faşizmdir.” dedi.

Altun, Anadolu Ajansı (AA) ve Boğaziçi Üniversitesi işbirliğinde, Kültür ve Turizm Bakanlığının katkılarıyla Boğaziçi Üniversitesi Güney Kampüs’te “Albert Long Hall”da düzenlenen “II. Haberin Telifi ve Medyada Yapay Zeka Sempozyumu’nda konuştu.

Dünyanın en köklü haber ajanslarından AA ile ülkenin en itibarlı yükseköğretim öğretim kurumlarından biri olan Boğaziçi Üniversitesi işbirliğinde, Kültür ve Turizm Bakanlığının katkılarıyla 2’ncisi düzenlenen Haberin Telifi ve Medyada Yapay Zeka Sempozyumu’nda olmaktan memnuniyet ve şeref duyduğunu belirtti.

Altun, her şeyden önce medyada üretilen bilgi, haber ve eserlerin, bunların arkasındaki fikir işçilerinin haklarını ve hukuklarını korumak amacıyla bir araya geldiklerini söyledi.

Amaçları ve hedeflerinin belli olduğunu ifade eden Altun, “Muhabirlerin, gazetecilerin, basın emekçilerinin büyük emek ve özveriyle hazırladıkları özgün içeriklerin, bedeli ödenmeden ticari amaçla kullanılmasının önüne geçmek. Yayıncıların ürettiği içeriklerin bedelsizce kullanımıyla oluşan haksız rekabeti ortadan kaldırmak. Bu doğrultuda bir an önce basın haber içeriklerinin telifinin koruması için gerekli mevzuat çalışmalarının yapılması için gerekli ortamın hazırlanmasına katkıda bulunmak.” diye konuştu.

Altun, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın, “On Dokuzuncu Asır Türk Edebiyatı Tarihi” isimli abidevi eserinde gazeteciliğin doğuşuna bir yer ayırarak, burada modernleşme tarihinin içinde “Gazetelerin sadece haber üreten, ileten araçlar olmadığını, aynı zamanda kültürel ve sanatsal değerler taşıyan içerikler ürettiğini” ortaya koyduğunu anlattı.

İletişim Başkanı Altun, şöyle devam etti:

“Nitekim geriye dönüp baktığımızda edebiyatımızın pek çok nadide eserinin ilk kez gazetelerde tefrika edildiğini, gazetelerin kültür, düşünce tarihimiz açısından muhteşem bir araştırma vasatı teşkil ettiğini görürüz. Yine tarihsel olarak gazetelerde üretilen içeriklerin, velev ki bunlar doğrudan edebi içerikler olsun, dergiler ve kitaplar gibi hukuk nazarında korunması gereken fikir ve sanat ürünleri olarak telakki edilmediklerini görürüz. Elbette bunun bir nedeni gazete içeriklerinin ‘güncel’, ‘aktüel’, bugüne dair konularla ilgili ‘hızlı üretilmiş, olgusal aktarımlarda bulunan içerikler’ olarak ele alınması. Bir diğer nedeni de gazetelerin, haber ajanslarının edebiyat eserlerine günden güne daha az yer ayırması olmuştur. Ne var ki durum böyle olsa da haber üretimi yalın bir olgusal veri paylaşımı etkinliği olarak ele alınmaz.”

“Haber metni telif hakkı kapsamına alınarak korunması gereken eserdir”

Haber üretiminin bir yandan muhabirin emeğine, araştırma, soyutlama ve analizine öte yandan yayın kuruluşunun editöryal tercih, çaba, cesaret, imkan ve kabiliyetlerine muhtaç olduğuna dikkati çeken Altun, gerçek haber üretiminin zahmetli, maliyetli, emek isteyen, çetrefilli bir iş olduğunu vurguladı.

Fahrettin Altun, “Örneğin, Anadolu Ajansının pandemi döneminde yaptığı gazetecilik, yine Rusya- Ukrayna Savaşı’nda sergilediği habercilik performansı, yahut 7 Ekim’den bu yana İsrail’in Gazze’de soykırım uyguladığı dönemden bu yana verdiği hakikat mücadelesi ‘yalın birer olgusal veri paylaşımı etkinliği’ olarak ele alınamaz. Çok açık ve net bir şekilde vurgulamak istiyorum. Haber metni, mutlak surette telif hakkı kapsamına alınarak korunması gereken bir eserdir. Bu analog medya dönemi için de dijital medya dönemi için de geçerli olan bir gerçekliktir. Hatta ve hatta içinde bulunduğumuz şu dijital medya-iletişim ekosistemi içinde haberin telif hakkıyla korunması meselesi, analog medya döneminden çok daha önemli ve acil bir hal almıştır. Zira bugün orijinal haber içeriklerinin izinsiz bir şekilde kolaylıkla ve hızla dolaşıma sokulabildiğini görüyoruz.” diye konuştu.

“Bu gidişe bir dur denmesi gerektiği açıktır”

Bu durumun orijinal içerik üreten medya kuruluşlarının gelirlerinin azalmasına neden olduğu, dolayısıyla da medyanın iş modellerine zarar verdiğini kaydeden Altun, şunları söyledi:

“Ne yazık ki Batılı dijital medya şirketleri, sosyal medya platformları, teknoloji devleri bu durumdan haksız kazanç elde etmekte, dahası açık ve net şekilde medya sektöründe haksız rekabet ortamı oluşturulmakta. Bu gidişe bir ‘dur’ denmesi gerektiği açıktır. Bizler her platformda dilimiz döndüğünce şu gerçeği dillendirmeye çalışıyoruz: Bugün insanlık, küresel düzlemde bir adalet sorunuyla pençeleşmekte ve bu adalet krizini derinleştiren başlıca dinamiklerinden biri de bütün dünyanın muhatap olduğu medya emperyalizmi ve dijital faşizmdir. Batılı medya şirketleri küresel adaletsizliği yaymakta, kurumsallaştırmaya çalışmaktadır. Tam da bu nedenle toplumlararası iletişim, asimetrik şekilde cereyan etmekte, eşitler arası bir ilişki olarak karşımıza çıkmamaktadır. Sözünü ettiğimiz Batılı medya şirketleri, sosyal medya platformları, orijinal haber içerikleri başta olmak üzere dünya üzerindeki bilgi kaynaklarını sömürmekte, bu içerikleri istedikleri formatlarda dağıtarak büyük gelirler elde etmekte.”

Türkiye’de haberciliği de içine alacak şekilde telif haklarının 1952 yılında yürürlüğe giren “5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu” kapsamında korunduğunu aktaran Altun, gerçek haberin korunması kadar, haberciliğin geleceği açısından da bu kanunun bir an önce güncellenmesi, modern bir “Dijital Telif Yasası”nın yürürlüğe girmesinin elzem olduğunu bildirdi.

Altun, dijitalleşen medya sektöründe faaliyet gösteren yayıncıların bu faaliyetleri karşılığında gelir elde etmesine imkan tanıyacak, Avrupa Birliği müktesebatına da uyumlu şekilde telif haklarını düzenleyecek bir yasa yapılmasının gündemde olduğunu söyledi.

“Batılı sosyal medya şirketleri tarafından sömürülmesi sona erecek”

Söz konusu düzenleme için teknik çalışmaların Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, AA, Rekabet Kurumu ve Basın İlan Kurumu gibi paydaşların katkılarıyla sürdürüldüğünün altını çizen Altun, “Umudum odur ki yüce Meclis’imizin gündemine bu çalışmalar çok hızlı şekilde girer ve Dijital Telif Yasası hayata geçer. Sözünü ettiğimiz bu süreçte emek hırsızlığının önüne geçilir. Haber içeriklerinin telifinin korunması için gereken adımların atılması, her şeyden önce gerçek haberciliğin gelişmesine, kökleşmesine, gazetecilik mesleğinin güçlenmesine hizmet edecek. Medya kuruluşlarımızın, haber ajanslarımızın, Batılı sosyal medya şirketleri tarafından sömürülmesi böylelikle sona erecek. Karşımızda bir sömürü var ve bu sömürüyü gerçekleştirenler Batılı sosyal medya platformları ve büyük teknoloji şirketleri. Sömürülense bizim haber ajanslarımızdır, bizim gerçek haber üreten medya kuruluşlarımızdır. Haberin telif hakları korunursa bu medyada etik davranış kodlarının daha da güçlenmesine hizmet edecektir. Dahası her bir vatandaşımızın, toplumumuzun, devletimizin, ülkemizin verdiği yalan haberle, dezenformasyonla mücadele sürecinde önemli bir kazanım elde edilmiş olacak.” ifadelerini kullandı.

Altun, toplumsal, siyasal, askeri ve teknolojik gelişmelerin yeni hukuki düzenlemeleri zorunlu kıldığını, içinde bulunulduğu çağın, baş döndürücü bir hızla ilerleyen teknolojik dönüşüm, medya ve iletişim dünyasını yeniden şekillendirdiğini söyledi.

Dijital çağın getirdiği yeniliklerin, iletişim dünyasında köklü değişimlere yol açtığını, medyanın yapısı ve işleyişinin radikal biçimde dönüştüğünü dile getiren Altun, bu dönüşümün en önemli bileşenlerinden birinin de şüphesiz yapay zeka olduğunu kaydetti.

“Karşımızda yeni imkanlar kadar yeni riskler de var”

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Altun, yapay zekanın medya üzerinde oynadığı etkin rolün, bilgiye erişimden, içerik üretimine kadar geniş bir yelpazeyi kapsadığına dikkati çekerek, şunları belirtti:

“Günümüzde yapay zeka, haberlerin otomatikleştirilmesi, içeriklerin kişiselleştirilmesi ve hatta hedef kitlelere yönelik reklamların belirlenmesi gibi birçok alanda kullanılıyor. Ancak bu teknolojinin etkileri, sadece iş süreçlerini kolaylaştırmakla kalmıyor. Karşımızda yeni imkanlar kadar yeni riskler, meydan okumalar, tehditler de var. Yapay zeka araçları bir yandan, verimlilik, zaman tasarrufu, maliyet, pazarlama ve yenilikçi reklam pazarları gibi imkan ve fırsatlar sunarken, diğer yandan mahremiyet, gözetim, deepfake ve dezenformasyon gibi risk ve meydan okumaları da beraberinde getiriyor. Biz, yapay zeka teknolojilerine ihtiyatlı bir iyimserlikle yaklaşıyor ve şunun altını çiziyoruz: Esas olan yapay zekanın hakikat namına kullanılmasıdır. Bizim gayretimiz bu yöndedir. Yapay zekayla evrime uğrayan yeni medya düzenindeki en önemli risk, tıklama odaklı haber metinlerinin birer referansa dönüşmesi ve özgün metinler yerine sansasyon yaratan ya da dezenformasyon içeren haberlerin kontrolsüzce dolaşıma sokulması, bir diğer deyişle sahtenin gerçeğin önüne geçmesidir.”

Buna karşılık, yapay zeka teknolojilerinin medya üzerindeki etkisinin sadece içerik üretimi ve yayılımıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Altun, bu teknolojilerin aynı zamanda kimin sesinin daha çok duyulduğunu ve hangi içeriklerin ön plana çıkarıldığını da belirlediğini kaydetti.

Altun, “Benzer şekilde, kişisel verilerin izinsiz şekilde kopyalanması ve dağıtılması, yine kişisel verilerde tahrifat yapılması, genel ahlaka aykırı içeriklerin yayılması ve veri madenciliği gibi hususlar da masamızdaki sorunlar yumağından öne çıkanlardır. Hepimizin bildiği gibi medya, toplumu bilgilendirme ve kamuoyu oluşturma işleviyle demokrasi adına vazgeçilmez bir unsurdur. İşte tam da bu nedenle yapay zeka teknolojilerinin medya alanında kullanılması toplumsal adalet ve şeffaflık ilkelerine uygun olmak zorunda. Altını özellikle çizmek isterim ki İletişim Başkanlığımızın tüm birimleri, yapay zekanın toplum üzerindeki etkilerini göz ardı etmenin büyük bir hata olacağı bilinciyle toplumsal faydayı gözeten insan odaklı bir perspektifi öncelemekte.” değerlendirmesini yaptı.

“Yapay zeka üretimi olan içerikleri ayırt etmek daha da güçleşecek”

Bu çerçevede, birçok uluslararası aktörün dijital dünyada hesap verilebilirliği sağlamaya çalıştığı günümüzde İletişim Başkanlığı olarak her bir çalışan ile birimin profesyonel ve kaliteli gazeteciliği sürdürmesi, toplumun nitelikli ve doğru bilgiye erişim sağlaması ve dijital medyada haksız rekabetin önlenmesi amacıyla yürütülen çabaları en güçlü şekilde desteklemeyi sürdüreceklerine işaret eden Altun, şu ifadeleri kullandı:

“Yapay zeka teknolojileriyle birlikte haber içeriklerinin telifi konusunun günden güne daha ciddi bir meydan okumaya dönüştüğü de izahtan varestedir. Mevcut yasalar eser sahiplerinin maddi haklarını korumaya gayret etse de yapay zekanın aynı yazarın metninden hareketle oluşturduğu ürünün telifinin kimde olacağı dahi henüz muammadır. Sorun maalesef müzikten, sinemaya, senaryodan, fotoğrafa kadar çok çeşitli alanları da kapsıyor. Korsan yayın, izinsiz paylaşım, kişilik hakları ve mahremiyet ihlali gibi riskler de günden güne büyüyor. Kesin olan şu ki yapay zeka araçları gelişmeye devam ettikçe insan ve yapay zeka üretimi olan içerikleri ayırt etmek de güçleşecek. Bu güçlüğü aşmanın yolu ise telif başlığı altındaki yeni sorulara karşı her an teyakkuzda olmaktır. Söz konusu teknolojilere yönelik kendi stratejilerimizi geliştirmemiz bu yüzden önemli.Bu sempozyum da bu bağlamda inanıyorum ki önemli içerikler üretecektir. “

İletişim Başkanı Altun, bunun hem haber ve eser sahiplerinin haklarını korumak hem de küresel hegemonyanın tek taraflı ve yanlı tutumlarla yeni teknolojileri araçsallaştırmasını engellemek için elzem olduğunu anlattı.

“Küresel meydan okumalar küresel çözüm üretmeyi gerektirir”

Dijitalleşmenin neden olduğu sorunlara karşı hukuki ve etik bilinç uyanmış olsa da bu kaygıların henüz tümüyle hukuki çerçeveye büründürülmediğini aktaran Altun, “Mevcut telif hakkı yasalarının güncellenmesi sürecinde uluslararası bir işbirliğine gereksinim duyulduğunu da somut şekilde müşahede ediyoruz. İletişim Başkanlığı olarak 22 farklı ülkeyle iletişim ve medya alanında yaptığımız anlaşmalar, bu sorunların çözümünde benimsediğimiz uluslararası işbirliği yaklaşımımızın somut bir tezahürüdür. Zira dijitalleşme, fırsatları ve sorunları itibarıyla küresel bir meydan okumadır. Küresel meydan okumalar küresel çözüm üretmeyi gerektirir. Haberin Telifi ve Medyada Yapay Zeka Sempozyumu’nun yeni medya teknolojileri ile temel iletişim ilkelerimiz arasında nasıl bir köprü kuracağımız konusunda yol gösterici olacağına tüm kalbimle inanıyorum.” ifadelerini kullandı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/medya-emperyalizmine-dikkat/feed/ 0
Yapay Zeka Eğitime Kolaylık Sağlıyor https://www.foxhaber.com.tr/yapay-zeka-egitime-kolaylik-sagliyor/ https://www.foxhaber.com.tr/yapay-zeka-egitime-kolaylik-sagliyor/#respond Tue, 26 Nov 2024 11:43:08 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/yapay-zeka-egitime-kolaylik-sagliyor/ Kullanım sıklığı ve alanı artan yapay zeka araçlarının araştırmayı azaltmasına rağmen verimliliği artırdığını ifade eden uzmanlar, bu teknolojinin iyi kullanılması halinde eğitime ve bilgiye ulaşmayı kolaylaştırdığını bildirdi.

Teknolojiyle beraber gelişerek son yıllarda insanların hayatına giren yapay zeka, eğitim alanında birçok kolaylık sağlıyor.

Geçmiş yıllarda kütüphanelerde indeksler kullanılarak yürütülen araştırmalar, yapay zeka aracılığıyla kısa sürede zamandan tasarruf edilerek yapılabiliyor.

Araştırmaları için vakit bulamayan kişiler, yapay zeka desteğiyle geliştirilen çeşitli uygulamalarla bilgiyi kısa sürede ve kolayca buluyor.

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Bilişim Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kemal Bıçakcı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, son yıllarda yapay zeka araçlarının iyiden iyiye günlük hayata girdiğini söyledi.

Prof. Dr. Bıçakcı, yapay zekayı artık öğrencilerin ve akademisyenlerin de kullandığını dile getirerek, “Devrim niteliğinde, eğitim ve istihdam da dahil, her şeyi değiştirme potansiyeline sahip yeni bir teknoloji olduğunu çok rahat söyleyebiliriz. Eskiden biz bir konuyu araştırırken kütüphanelere gidiyorduk.” dedi.

Kütüphanelerde indekslerin yer aldığını anlatan Bıçakcı, şöyle devam etti:

“Bayağı bir zaman kaybı da yaşanıyordu. Şimdi İTÜ’de kütüphanemiz var. Eski günleri anıp, orada kitap karıştırmayı ve araştırmayı çok seviyorum. Ancak kütüphanelerimiz günümüzde daha çok ders çalışma mekanları olarak kullanılıyor. Bir taraftan bu eleştirilebilir ama öbür taraftan da bir kütüphanede edinilecek bilgilerin tamamı yapay zeka araçlarıyla daha öncesinde de internet teknolojisi yardımıyla her öğrencinin, her araştırmacının elinin altında. Dolayısıyla ‘Yapay zeka araştırmayı azaltıyor, araştırma ihtiyacını azaltıyor.’ demekten daha çok ‘Araştırmayı kolaylaştırıyor ve verimliliğini artırıyor.’ demek çok daha doğru olacaktır diye düşünüyorum.”

“Öğrenci bilinçliyse tabii ki olumsuz etkilenmez”

Prof. Dr. Bıçakcı, yapay zekanın büyük bir ilerlemeyi kaydetmek ve araştırmayı tetiklemek için büyük fırsat olduğunu dile getirdi.

Geçmişte kişiler arasında coğrafi konumlardan dolayı kütüphane kaynaklarına erişme konusunda adaletsizlikler yaşanabildiğini ifade eden Bıçakçı, “Artık internete bağlı cihaza sahipseniz, bir cep telefonunuz veya bilgisayarınız varsa yapay zeka araçlarına, internet kaynaklarına erişebiliyorsunuz. Araştırma yapmanız eskisine göre çok daha kolay oluyor. O yüzden bu işin birazcık fırsat boyutuna belki vurgu yapmak gerekiyor.” diye konuştu.

Bıçakcı, öğrencilerin araştırmalarında yapay zekadan faydalandığını fark edebildiklerini anlattı.

Yapay zeka araçlarının da bir üslubu olduğuna değinen Bıçakcı, “O üslubu kendi gözümle, okumamla tespit ediyorsam elbette bu araçların kullanılıp kullanılmadığını tespit eden araçlar geliştirebilir. Bu araçların varlığını kabul edip öğrencilerin erişiminin olacağını her zaman için kabul edip, ‘Biz eğitimi nasıl şekillendireceğiz, ölçme ve değerlendirmeyi nasıl yapacağız?’ konusunu düşünmemiz gerekir.” ifadelerini kullandı.

Öğrencilerin bilinçli oldukları takdirde yapay zekadan olumsuz etkilenmeyeceklerini ifade eden Bıçakcı, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Çok muazzam bir tehlike var tabii. Sen bunu ölçümlemezsen, dersen ki ‘Al sana ödev, bunu nasıl yaparsan yap getir, ben de sonuçlarını değerlendireyim. Netice de sonuçlar doğruysa, cevapları doğru verdiysen sen bu dersten geçersin.’ mantığıyla biz eğitimciler olarak konuya yaklaşırsak öğrencileri de tembelliğe itmiş oluruz. Dolayısıyla iş birazcık eğitimcilerde. Öğrenci bilinçliyse tabii ki olumsuz etkilenmez. Öğrenci bilinçli değilse bu araçları kullanıp kısa vadeli düşünüyorsa, öğretim üyeleri de üniversitede eski geleneksel klasik yöntemlerle eğitime devam ediyorsa o zaman olumsuz etkilenme kaçınılmazdır.”

“Yapay zeka da aslında standart işlerin daha kolay yapılmasını sağlıyor”

İTÜ Bilişim Enstitüsü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ömer Melih Gül ise yapay zekanın tüm dünyada çok fazla etki oluşturduğunu söyledi.

Özellikle tüm dünyada ChatGPT’nin etkisiyle beraber çok fazla ses getirmeye başladığına değinen Gül, “Aslında yapay zekaya baktığımız zaman meta sezgisel algoritmalardan itibaren hayatımızda on yıllarca kullanılmaktaydı. Fakat insanların son yıllarda sorduğu esas soru şu: Biz yapay zekayı insan yerine kullanabilir miyiz, yani insanların yerini alabilir mi? İşte bu insanları çok daha fazla heyecanlandırıyor.” dedi.

Doç. Dr. Gül, yapay zekanın her yeni popüler oluşum gibi dikkatle kullanılması ve değerlendirilmesi gereken bir kavram olduğunu dile getirdi.

Dikkatle kullanıldığında ülkenin gelişimi için verimli bir kaynak olabileceğine dikkati çeken Gül, şöyle devam etti:

“Eskiden insanların elinde hesap makinesi yoktu. Hesapları kendileri yapıyorlardı. Hesap makinesi çıkınca hesaplama kapasitesi olmayan öğrenciler de bunu yapabilmeye başladı. Baktığımız zaman yapay zeka da aslında standart işlerin daha kolay yapılmasını sağlıyor. Bizim ülkemizde de dünyada da insanlar eğitime aynı ölçekte erişemiyorlar. Bu, her zaman bir sorun. İşte yapay zeka bazen eğitim ve bazı yetileri elde etmede bazen eğitime ulaşmada bazen de yeteneklerinden dolayı sıkıntı yaşayan öğrencilerin bazı görevleri daha rahat yapabilmesine imkan sağlıyor.”

Akademisyenlerin de yapay zekadan faydalandığını aktaran Gül, bu teknolojinin iyi yönde kullanılmadığı takdirde öğrencileri ve akademisyenleri tembelliğe iteceğini anlattı.

Gül, yapay zekanın insanların çok temel fonksiyonları yapmasına engel olacağını vurgulayarak, “Bence neyin, nereden geldiğini insanların bilmesi lazım. Zamandan kazanmak ve hızlı sonuç alabilmek için işleri yapay zekaya aktarmak bana biraz daha verimli gibi geliyor.” diye konuştu.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/yapay-zeka-egitime-kolaylik-sagliyor/feed/ 0
Allianz Türkiye HackZone Programı Başlıyor https://www.foxhaber.com.tr/allianz-turkiye-hackzone-programi-basliyor/ https://www.foxhaber.com.tr/allianz-turkiye-hackzone-programi-basliyor/#respond Tue, 26 Nov 2024 11:42:53 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/allianz-turkiye-hackzone-programi-basliyor/ Allianz Türkiye, 5 yıldır devam eden HackZone Programı’nın yeni döneminde, startuplarla yeni işbirlikleri kurmaya hazırlanıyor.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, her yıl, HackZone Open Insurance ve Hackzone Scale Up Accelerator isimli açık inovasyon programlarını geliştirmeye devam eden Allianz Türkiye, bu yıl itibarıyla iki programını birleştirerek, HackZone markası altında 6 aylık hızlandırma program formatıyla devam edecek.

Program ortağı Tenity ile birlikte düzenlenen ve startuplarla birlikte sigorta sektöründe yenilikçi iş modelleri geliştirerek, girişimleri hızlandırmaya odaklanan programın yeni dönemi için başvurular başladı.

Programın 5. döneminde yerini almak isteyen startuplar, Üretken Yapay Zeka ve Makine Öğrenmesi, Dijital Sağlık Çözümleri, Finansal Danışmanlık ve Küresel İklim Kriziyle Mücadele kategorilerinde başvuru yapabilecek.

Programa katılacak startuplar, bu alanlarda sigorta çözümleri geliştirerek, sektöre yenilikçi ürün ve hizmetler kazandırmayı hedefleyecek.

Sigorta sektöründe yenilikçi gelişmelere öncülük etmek isteyen startuplar için son başvuru tarihi ise 12 Aralık olarak belirlendi.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Allianz Türkiye Pazarlama ve Dijital Sigortalar Genel Müdür Yardımcısı Onur Kırcı, programın önemli bir ilerleme kaydettiğini belirterek, sektöre pek çok yenilikçi çözüm kazandırıldığını aktardı.

2020’den bu yana Tenity ile işbirliğiyle 450’den fazla startupı değerlendirdiklerini kaydeden Kırcı, “35’ten fazla girişimle işbirliği yaparak girişimlerinin hızlanmasına katkıda bulunduk. Programda yer alan startupların ekosistemden şimdiye kadar aldığı yatırım tutarı ise 12 milyon doları geçti. Startupların kurumsal işbirlikleri gerçekleştirerek büyümelerini hedefleyen Hackzone programımızla dört yılda 34 farklı PoC çalışmasına imza attık. Programımıza olan ilginin her geçen yıl artarak devam ettiğini görmekten ve sigorta sektörüne odaklanan startup sayısının artmasından memnuniyet duyuyoruz.” ifadelerini kullandı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/allianz-turkiye-hackzone-programi-basliyor/feed/ 0
Yapay Zeka ile Dönüşen İstihdam Piyasası https://www.foxhaber.com.tr/yapay-zeka-ile-donusen-istihdam-piyasasi/ https://www.foxhaber.com.tr/yapay-zeka-ile-donusen-istihdam-piyasasi/#respond Thu, 19 Sep 2024 09:26:41 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/yapay-zeka-ile-donusen-istihdam-piyasasi/ Kariyer.net Üst Yöneticisi (CEO) Fatih Uysal, teknolojinin sektörlere entegrasyonunun arttığını belirterek, “Mesleklerin dönüşüm içerisinde olması, çalışanların sürekli olarak yeni beceriler kazanma ve adapte olma ihtiyacını ortaya çıkarıyor.” dedi.

AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Uysal, Kariyer.net’in verilerinden yola çıkarak analizler gerçekleştirdiklerini, bunlardan birinin de “Global Yeteneklerin Şifresi” araştırmaları olduğunu söyledi.

Yaptıkları araştırmalarla Türkiye’de istihdam piyasasının çeyrek asrını ve geleceğini mercek altına aldıklarını belirten Uysal, “Son 10 yılın verilerini analiz ettiğimizde, teknoloji sektörü en hızlı ve belirgin değişimi yaşayan alanlardan biri olarak öne çıkıyor.” ifadelerini kullandı.

2013-2015 döneminde pozisyonlar, yazılım geliştirici, web mobil geliştirici gibi genel ve geniş kapsamlı olurken bugün çok daha spesifik ve uzmanlık gerektiren pozisyonların oluştuğuna işaret eden Uysal, 2022-2024 aralığında, MongoDB Geliştirici, React Native Geliştirici, Robotik Proses Otomasyonu Geliştiricisi gibi uzmanlık alanı daha net rollerin karşılarına çıktığını aktardı.

Uysal, araştırma sonuçlarına göre, işverenlerin daha net beklentilere sahip olduğunu ve adayların daha özelleşmiş becerilere ihtiyaç duyduğunu dile getirdi.

“‘Çok yönlülük’ işverenlerin önemli beklentileri arasında”

Global Yeteneklerin Şifresi araştırmalarına göre Türkiye’deki yeteneklerin yüzde 45’inin ayda birden fazla kez üretken yapay zeka araçlarını kullandığını ve yüksek eğitimli kesimde bu oranın yüzde 65’e çıktığını vurgulayan Uysal, şu bilgileri verdi:

“Profesyonellerin neredeyse yarısı üretimsel yapay zekayı çalışma, öğrenme ve araştırma için kullanırken her 3 kişiden biri ise yaratıcı görevlerde üretimsel yapay zekadan faydalanıyor. Üretimsel yapay zekayı kullananların yarısı, yapay zeka tarafından verilen öneride küçük değişiklikler yaparak kullandığını belirtirken, dörtte biri sadece girdi olarak kullandığını ve hala işin çoğunu kendisinin yaptığını belirtiyor.”

Uysal, 2013-2015 döneminde açılan ilanlara bakıldığında, bayi satış şefi, satış elemanı, bölge satış şefi gibi genel ve geleneksel pozisyonların karşılarına çıktığını, bugün daha stratejik, analitik ve koordinasyon odaklı rollere ihtiyaç duyulduğunu aktardı.

Satış pazarlama koordinatörü, kıdemli satış geliştirme yöneticisi, satış raporlama birim yönetmeni gibi pozisyonlar için ilanların arttığına dikkati çeken Uysal, bu değişimin, satış ve pazarlama alanlarının daha veri odaklı ve stratejik bir yaklaşıma doğru evrildiğini gösterdiğini anlattı.

“Çok yönlülük” ilkesinin işverenlerin önemli beklentileri arasında yer aldığının bilgisini paylaşan Uysal, “Yapay zeka entegrasyonunun geleneksel roller için de otomasyon, dijitalleşme ve veri gibi kavramları iş süreçlerine dahil ettiğini söyleyebiliriz. Aynı zamanda spesifik alanlarda uzmanlaşmanın bir ihtiyaç haline geldiğini görüyoruz.” şeklinde konuştu.

İstihdam piyasasının dönüşmesine öncülük eden yapay zeka teknolojilerinin, sadece dönüşüm ve değişime yol açmakla kalmadığını aynı zamanda yeni meslek gruplarının doğmasını sağladığını dile getiren Uysal, “2023’ten önce Kariyer.net’te yayınlanan iş ilanları arasında yapay zeka odağındaki pozisyonlar daha genel ve yaygın şekilde bilinen rollerdi. 2023 sonrasında ise üretken yapay zekanın da daha güçlü şekilde istihdam piyasasına etki etmesiyle beraber yeni ve özelleşmiş pozisyonlar görmeye başladık. Hayatımıza yeni giren bu pozisyonlar arasında ‘Yapay Zeka Ürün Müdürü’ ve ‘Prompt Engineer’, son dönemde en fazla ilan açılan ve en fazla adayın başvuru yaptığı roller oldu. Eğilimin bu iki pozisyon özelinde daha net olduğunu söylemek mümkün.” değerlendirmesinde bulundu.

“Eğitimde ya da sağlıkta yapay zeka teknolojilerini kullanmayı bilen profesyoneller tercih nedeni olacak”

Yenibiriş Yönetici Ortağı Uğur Karaboğa da iş hayatını doğrudan etkileyen alanlarda büyük değişimlerin yaşandığını kaydetti.

Teknolojiyle direkt bağlantılı meslek gruplarında yaşanan farklılıkların öne çıktığının altını çizen Karaboğa, şunları söyledi:

“Üretim ve lojistik hizmetleri de yine önemli gelişmelere sahne oldu. Bu sektörlerde robotik otomasyon ve yapay zeka tabanlı süreç optimizasyonu arttı. Ancak tüm bu değişimleri yapay zeka ve teknoloji alanında değerlendirmek çok yeterli olmayabilir. Yaşanan pandemi süreci, müşteri hizmetlerinden, finans sektörüne, inşaat sektöründen ulaşıma kadar pek çok işi ve mesleği değiştirdi. Gelişmeleri yakalamanın ve değişime uyum sağlayabilmenin sürdürülebilir bir iş hayatı için vazgeçilmez olduğu tüm unsurlarıyla ortaya çıktı.”

Karaboğa, yapay zeka teknolojilerinin çok büyük aşamalar kaydettiğini, özellikle de otonom teknolojilerin çoğalması, böylece rutin ve tekrarlayan işlerin otomatikleşerek verimliliğin artmasının işgücü piyasasının öncelikli hedefleri arasında yer aldığına dikkati çekti.

Müşteri hizmetleri alanında kullanılan sistemlerin önemli bir gelişme olarak karşılarına çıktığından söz eden Karaboğa, “Aynı zamanda, perakende sektöründe, yapay zeka stok yönetimi, müşteri analizleri ve kişiselleştirilmiş alışveriş deneyimleri sağlamak için kullanılan sistemler alışveriş deneyimlerini bambaşka bir noktaya taşımaya hazırlanıyor. Öte yandan finans sektöründe yapay zeka risk analizi, dolandırıcılık tespiti ve otomatik ticaret sistemleri her geçen gün yoğunluğunu artırıyor.” açıklamalarında bulundu.

Karaboğa, rutin işlerde verimlilik artarken yapay zeka teknolojisini kullanacak insan gücüne ihtiyacın olacağını ve bazı hizmet alanlarında makinelerin yapamayacağını, insan unsurlarının olduğu gerçeğini de göz ardı edemeyeceklerinin altını çizdi.

Kişiselleştirilmiş hizmet sunmak, müşteri ihtiyaçlarını anlamak, karmaşık durumları yönetmek için iletişim becerilerini geliştirmenin her zaman gerekli olacağını dile getiren Karaboğa, “Bugünkü tabloda henüz yapay zeka nedeniyle büyük bir iş gücü kaybından söz edemeyiz. Ancak işgücü piyasasının her iki tarafı için yani hem işverenler hem çalışanlar için bu sürece hazırlanmak zorunluluğunu geri plana atamayız. Özellikle çalışanlar için uzmanlaşmanın öneminin bir kez daha altını çizmek gerekiyor. Belirli bir alanda uzmanlaşmak ve bu konudaki tüm gelişmeleri yakından takip etmek günümüz iş hayatının en önemli becerilerinden biri olarak öne çıkıyor.” ifadelerini kullandı.

Bilgiye ve veriye dayalı birçok işte yeni kavramlar ortaya çıktığını söyleyen Karaboğa, veri madenciliği kavramına dikkati çekerek sözlerini şöyle tamamladı:

“Verinin ve bilginin bu kadar önemli olduğu bir dünyada onun doğru kullanımı iş süreçlerinin de doğru yönetimi anlamına geliyor. Veri ve özellikle kişisel veri bu kadar önemli oldukça etik ve yönetişim uzmanlığı da yine önemli alanların başında gelecek. Örneğin duygu analizi yakın dönemde yepyeni bir meslek olarak karşımıza çıkacak. ve tüm bunlarla birlikte şirketlerde yapay zeka uyumluluk uzmanları, yapay zeka eğitmenleri gibi yeni pozisyonlar göreceğiz. Elbette öğretmenlik ya da doktorluk gibi bireysel işlerin önemi azalmayacak ancak eğitimde ya da sağlıkta yapay zeka teknolojilerini kullanmayı bilen profesyoneller tercih nedeni olacak.”

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/yapay-zeka-ile-donusen-istihdam-piyasasi/feed/ 0
Teknoloji Yatırımcısı ve Yapay Zeka Uzmanı Ömer Asım Öztürk – Yeni Meslekler ve Fırsatlar Kapıda! https://www.foxhaber.com.tr/teknoloji-yatirimcisi-ve-yapay-zeka-uzmani-omer-asim-ozturk-yeni-meslekler-ve-firsatlar-kapida/ https://www.foxhaber.com.tr/teknoloji-yatirimcisi-ve-yapay-zeka-uzmani-omer-asim-ozturk-yeni-meslekler-ve-firsatlar-kapida/#respond Mon, 05 Aug 2024 07:24:00 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/teknoloji-yatirimcisi-ve-yapay-zeka-uzmani-omer-asim-ozturk-yeni-meslekler-ve-firsatlar-kapida/ Yapay zeka teknolojilerinin hızla gelişmesi, yeni mesleklerin doğuşuna zemin hazırlıyor. Türkiye'nin önde gelen yapay zeka uzmanı Ömer Asım Öztürk, bu dönüşümün detaylarını ve gelecek öngörülerini paylaştı.

Yapay Zeka, İş Dünyasını Yeniden Şekillendiriyor : Yapay zeka teknolojilerinin hızla gelişmesi, iş dünyasını derinden etkilerken, yeni mesleklerin doğuşuna da zemin hazırlıyor. Türkiye'nin önde gelen yapay zeka uzmanlarından ve teknoloji yatırımcılarından Ömer Asım Öztürk, bu dönüşümün detaylarını ve gelecek öngörülerini paylaştı. Öztürk: "Yapay Zeka, İş Dünyasını Yeniden Şekillendiriyor" Ömer Asım Öztürk, yapay zekanın sadece mevcut meslekleri dönüştürmekle kalmayıp, tamamen yeni iş kolları yaratacağını vurguluyor. "Önümüzdeki on yıl içinde, bugün adını bile duymadığımız meslekler ortaya çıkacak," diyen Öztürk, eğitim çağındaki gençlerin de bu anlamda ümitsiz olmamalarına dikkat çekiyor.

Yeni Nesil Meslekler : Öztürk'ün öngördüğü bazı yeni meslek alanları şunlar:

Yapay Zeka Etik Uzmanı AI sistemlerinin etik kullanımını denetleyecek ve düzenleyecek profesyoneller.

Veri Dedektifi : Büyük veri setlerinde gizli kalmış değerli bilgileri keşfeden uzmanlar.

Dijital Bellek Yöneticisi : Kişisel ve kurumsal dijital verileri organize eden ve koruyan profesyoneller.

Robot-İnsan İş Birliği Danışmanı : İnsan çalışanlar ile AI sistemleri arasındaki iş akışını optimize eden uzmanlar.

Quantum Makine Öğrenmesi Analisti : Quantum bilgisayarlar üzerinde çalışan AI sistemlerini geliştiren ve analiz eden uzmanlar.
"Bu yeni meslekler, teknoloji ile insani değerlerin kesişiminde ortaya çıkacak," diyor Öztürk. "Örneğin, Yapay Zeka Etik Uzmanları, teknolojinin etik sınırlar içinde kalmasını sağlarken, insan haklarını ve toplumsal değerleri de gözetecek."

Eğitim Sisteminde Üniversiteler Başrolde : Eğitim konusuna da değinen Ömer Asım Öztürk: “Şu anda Türkiye'de bu yıl itibarıyla toplam 20 üniversitede yapay zeka bölümü bulunmaktadır. Bu üniversiteler arasında Hacettepe Üniversitesi, Bahçeşehir Üniversitesi, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi gibi çeşitli devlet ve vakıf üniversiteleri bulunuyor.
Ayrıca önümüzdeki yıl için yapay zeka, dijitalleşme ve büyük veri alanlarında lisans ve önlisans programları açılıyor. Bu oldukça mutluluk verici bir tablo. Yeni açılan bölümler arasında yapay zeka operatörlüğü, büyük veri analistliği, otonom sistemler teknikerliği gibi çeşitli programlar mevcut.”

Değişime Hazır Olun : Ömer Asım Öztürk, son olarak bireylere ve kurumlara şu tavsiyede bulunuyor: "Değişim kaçınılmaz. Sürekli öğrenmeye açık olun, teknolojik gelişmeleri yakından takip edin ve adaptasyon yeteneğinizi geliştirin. Yapay zeka, korkulması gereken değil, fırsata çevrilmesi gereken bir güç."

Ömer Asım Öztürk kimdir? Aslen Gaziantepli olan Ömer Asım Öztürk, yazılım dünyasında birçok alanda yatırımları ile tanınır. Teknoloji yatırımcısı ve yapay zeka uzmanıdır.

Erken Yaşlarda Yazılım ile Tanışma : Ömer Asım Öztürk, küçük yaşlarda yazılım dünyasıyla tanışarak teknoloji alanında hızlı bir başlangıç yaptı. 18 yaşına girer girmez, kendi şirketini kurarak yazılım alanındaki faaliyetlerini kurumsal alana taşıdı. Genç yaşlarda birçok seri girişimde bulunan Öztürk, başarısızlıkla sonuçlanan bu girişimlerini "başarısız girişimler koleksiyonu" olarak nitelendiriyor. Bu deneyimler, daha sonra uluslararası başarıya ulaşan projelerine zemin hazırladı.

Yazılım ve Danışmanlık Kariyeri : Öztürk, kariyerine Pattern Design ve Software Architect olarak başladı. Daha sonra Business Analyst ve Yönetim Danışmanı olarak Türkiye'nin genç ve dinamik finans kuruluşlarına ve holdinglerine yönetim danışmanlığı yaptı. Halen kurumsallaşma, yönetim organizasyonu ve dijital dönüşüm alanında danışmanlık hizmeti veriyor.

Derin Öğrenme ve Yapay Zeka : 2006 yılında yayınlanan derin öğrenme makalelerinden etkilenerek, bu alana yönelen Öztürk, 2008 yılında "Moongles" isimli bulma motorunu geliştirdi. Bu motor, farklı arama motorlarının sonuçlarını analiz ederek daha etkili bir web arama deneyimi sundu. Açık kaynak kodun gelişmesi amacıyla Mambo, Joomla ve WordPress projelerine katkılarda bulundu ve çeşitli Linux ve Ubuntu dağıtımlarına destek verdi. 2009 yılında yapay zeka, big data ve machine learning üzerine yoğunlaştı ve MapReduce ile Apache Hadoop projelerinde danışman olarak yer aldı.

Teknoloji Girişimciliği ve Soctag : 2012 yılında Soctag'ı kuran Öztürk, teknoloji geliştirmelerine odaklandı. Aynı yıl, çok boyutlu ilişkisel veritabanı mimarisi ve 2013 yılında yapay duygusal zeka mimarisini geliştirdi. Soctag’de üretilen Pilot, Revula ve CodeCon uygulamaları, yurtdışında büyük beğeni topladı. Özellikle Revula, No-code yapısı ile kolay uyarlanabilirliği, esnek yapısı ve kolay entegrasyonu sayesinde birçok profesyonel tarafından tercih edilmektedir. Pilot için geliştirilen güvenli ve performans odaklı Pilot-Service ve P-Kule altyapısı ise hala birçok web ve mobil uygulamada kullanılmaktadır.

Yatırımcı ve Yapay Zeka Uzmanı : Şu anda yatırımcı olarak birçok alanda yatırımları bulunan Ömer Asım Öztürk, yapay zekanın geliştirilmesi, iş süreçlerine entegre edilmesi ve daha etkin kullanılması için girişimlerine devam ediyor. Yapay zekanın gelecekteki potansiyelini ve iş dünyasındaki etkisini öngören Öztürk, bu alanda yaptığı yatırımlar ve geliştirdiği projeler ile sektörde öncü bir isim olmayı sürdürüyor.

Web sitesini ziyaret etmek için lütfen ilgili bağlantıya tıklayınız!

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/teknoloji-yatirimcisi-ve-yapay-zeka-uzmani-omer-asim-ozturk-yeni-meslekler-ve-firsatlar-kapida/feed/ 0
Yöneticiler umudu kesti… Çalışanların ofise dönmesini artık beklemiyorlar https://www.foxhaber.com.tr/yoneticiler-umudu-kesti-calisanlarin-ofise-donmesini-artik-beklemiyorlar/ https://www.foxhaber.com.tr/yoneticiler-umudu-kesti-calisanlarin-ofise-donmesini-artik-beklemiyorlar/#respond Mon, 27 May 2024 21:15:35 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7735 2019 sonunda ortaya çıkan COVID-19 salgınıyla birlikte her şey değişti özellikle de iş dünyası… Pandemiyle birlikte evler, odalar birer ofise dönüştü ve uzaktan çalışma hızla tüm dünyada yayıldı.

Salgını geride bırakmış olsak da uzaktan çalışma sistemini benimseyen çalışanlar, yeniden tam zamanlı ofise dönmek istemedi. Google, Apple, Microsoft gibi büyük teknoloji şirketlerinde bile ofise çağırılan çalışanlar şirketlerine tepki gösterdi. Sonunda bazı şirketler çözümü, haftanın ya da ayın belirli günlerinde ofiste geriye kalan günler uzaktan çalışılan hibrit modelde buldu, bazıları da uzaktan çalışmanın getirdiği verimden ve çalışan motivasyonundan vazgeçmedi.

Hâlâ ofise dönüş ile ilgili tartışmalar sürerken uluslararası denetim, vergi ve danışmanlık hizmetleri şirketi KPMG’nin araştırması artık şirket yöneticilerinin de bu konuya yaklaşımlarının değiştiğini gösteriyor.

BİR YILDA DEĞİŞTİ… OFİSE GELMELERİNİ BEKLEMİYORLAR

KPMG’nin yaptığı ankete göre ABD’li CEO’ların yalnızca yüzde 34’ü, ofis bazlı rollerin yakın gelecekte yeniden ofise dönmesini bekliyor; bu oranın 2023’teki yüzde 62’den oldukça düşük olması dikkat çekti.

KPMG ABD Başkanı ve CEO’su Paul Knopp, “Hibrit muhtemelen artık kalıcı” dedi.

ABD’deki büyük şirketlerin 100 CEO’su arasında yapılan anket, 2023’te ofis rollerinin hibrit olmasını bekleyenlerin yüzde 34’ten yüzde 46’ya çıktığını ortaya çıkardı. 

Ayrıca ankette yer alan bazı sonuçlar özellikle tükenmişlik yaşayan çalışanları sevindirebilir. Örneğin; 10 CEO’dan üçü, dört günlük çalışma haftası gibi yeni sistemleri araştırıyor. 

Geçen yıl İngiltere’de yapılan bir araştırma da dört günlük çalışma haftasını denemeye katılan şirketlerin çoğunun beş günlük standarda geri dönmediğini ortaya çıkarmıştı. Ayrıca, Almanya’da da bazı şirketler işgücü kriziyle mücadele etmek için kısa çalışma haftasını test etmeye başladı. Yaklaşık 45 şirketin katıldığı ve 1 Şubat’ta başlayan altı aylık bir programla yüzlerce çalışana tam ücret ödenirken her hafta bir gün ekstra izin veriliyor.

Milyarder Steve Cohen de geçtiğimiz haftalarda yaptığı açıklamada, daha fazla işletmenin ‘haftada dört gün çalışma’ uygulamasına geçebileceğini söylemişti.

YENİ KURTARICI: YAPAY ZEKÂ

KPMG’nin anket sonuçlarında dikkat çeken bir diğer detay da ihtiyaç duyulan bazı çalışanların işe alınmasında zorlanıldığı. Belki de neredeyse 10 CEO’dan sekizinin çalışanların becerilerini artırmaya odaklandıklarını söylemesinin bir nedeni de budur.

10 CEO’dan neredeyse yedisi, personel açığını kapatmak için üretken yapay zekâyı kullanmaya çalıştıklarını söyledi.

Bazı çalışanlar ve iş yeri uzmanları, yapay zekânın işlerini ellerinden alacağı konusundaki endişelerini dile getirdi ve bu gerilimin iş yerinde de hissedildiği belirtiliyor. Ankete katılan yaklaşık dört CEO’dan biri, çalışanların direnişinin, teknolojiyi kendi şirketlerinde kullanıma sunma konusunda en büyük zorluk olduğunu söyledi. 

Yaklaşık 10 CEO’dan dördü, şirketlerinin önümüzdeki 12 ila 18 ay içinde yapay zekâ pilot uygulamalarından organizasyonlarında daha geniş kullanıma geçmesini bekliyor.

Knopp, CEO’ların teknolojiyi daha geniş çapta benimsemenin yollarını aradıklarını çünkü önemini anladıklarını söyledi: “Konuştuğum her CEO neredeyse bir kişi için üretken yapay zekânın dönüştürücü olduğuna inanıyor. Uzun vadede bunu gerçekte nasıl kullanacaklarını belirlemek istiyorlar.”

Tabii yapay zekâ kullanımı beraberinde soruları da getiriyor. Örneğin; şirketlerin, tüketicilerin içeriğin insan yapımı olmadığını bilmesini sağlamak için “Yüzde 81 üretken yapay zekânın yardımıyla yapıldı” gibi filigranlar aracılığıyla açıklayıp açıklamayacağı sık sık tartışılıyordu. Ancak araştırma CEO’ların yüzde 81’inin, yapay zekânın dahil olup olmadığını işaretlemeyi planlıyor; bu oran 2023’te sadece yüzde 19’du.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/yoneticiler-umudu-kesti-calisanlarin-ofise-donmesini-artik-beklemiyorlar/feed/ 0
Yapay zeka sayesinde milyarder oldular https://www.foxhaber.com.tr/yapay-zeka-sayesinde-milyarder-oldular/ https://www.foxhaber.com.tr/yapay-zeka-sayesinde-milyarder-oldular/#respond Fri, 24 May 2024 21:18:41 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7633 ChatGPT öncülüğünde tüm dünyayı kasıp yapay zeka çılgınlığı teknoloji firmalarının hisse senetlerini yükseltirken Forbes’un ‘Dünya Milyarderler Listesi’ne bir çok yeni yapay zeka milyarderi girdi.

Yapay zeka sayesinde servetini en çok artıran isim Nvidia’nın kurucu ortağı ve CEO’su Jensen Huang oldu. Nvidia’nın hisse senedi fiyatı geçtiğimiz yıl yaklaşık yüzde 300 artarken Huang da ilk kez dünyanın en zengin 20 kişisi arasına girdi. 

Diğer şirketler de bu yükselişten nasibini aldı. Yapay zeka uygulamalarını yöneten sunucular üreten Super Micro Computer’ın hisseleri Nvidia’dan bile daha iyi bir performans göstererdi ve geçen yıl S&P 500’deki tüm şirketlerden 10 kat fazla arttı. Şirketin kurucuları Charles Liang ve Sara Liu da ‘Dünya Milyarderler Listesi’ne girdi.

Yarı iletken firması Advanced Micro Devices’ın CEO’su Lisa Su da şirketin hisse fiyatındaki yüzde 120’lik artış sayesinde bu yıl yeni milyarderler arasına girdi. Büyük ölçüde yapay zekaya dayanan bir siber güvenlik şirketi olan Cloudflare hisseleri de yüzde 86 arttı. Bu şirketin ortakları da milyarder listelerine adını yazdırdı.

İşte yapay zeka işiyle bağlantılı sekiz yeni milyarder:

CHARLES LİANG

Net Servet: 6,1 Milyar dolar, Servet Kaynağı: Bilgisayar donanımı, Ülke: ABD

Liang, 1993 yılında Amerikan bilgi teknolojisi şirketi Super Micro Computer’ın kurucu ortağı oldu.

Sunucuları ve depolama sistemleri şu anda yapay zeka ve bulut bilişim firmaları arasında talep gören şirketin gelirleri 2023’te 7 milyar dolara ulaşarak rekor kırdı.

Şirket hisseleri son 12 ayda yüzde 100’den fazla artış göstererek Nvidia, Intel ve AMD gibi çip üreticilerini geride bıraktı.

Liang’ın eşi Sara Liu da Super Micro’da kıdemli başkan yardımcısı ve aynı zamanda yeni bir milyarder.

KWAK DONG SHİN

Net Servet: 2,9 Milyar dolar, Servet Kaynağı: Yarı İletkenler, Ülke: Güney Kore

Shin, babasının 1980 yılında kurduğu Hanmi Semiconductor’ı yönetiyor.

Hanmi, çip üretiminin son aşamalarından biri olan ‘yarı iletken paketleme’de kullanılan ekipmanları üretiyor. 

Şirketin en önemli müşterileri ise Samsung ve SK Hynix. Yapay zeka çılgınlığı sayesinde şirketin işleri hızla büyürken firmanın hisseleri geçtiğimiz yıl yüzde 560’tan fazla artış gösterdi.

SHUNSAKU SAGAMİ

Net Servet: 1,9 Milyar Dolar, Servet Kaynağı: Birleşme komisyonculuğu, Ülke: Japonya

Sagami’nin sahibi olduğu 33 yıllık bir şirket olan M&A (Şirket Birleşmesi) Araştırma Enstitüsü, küçük ve orta ölçekli işletmelerin satıcıları için aracılık yapıyor.

Genellikle mirasla boğuşan veya şirketleri nakde çevirmek isteyen yaşlı insanlara ait olan kuruluşlara potansiyel alıcılar bulmak için yapay zeka kullanan firma 2022 yılında Tokyo’da borsaya kote olmuştu.

BRETT ADCOCK

Net Servet: 1,4 Milyar Dolar, Servet Kaynağı: Robotlar, Ülke: ABD

Adcock’un 2022 yılında kurduğu Figure, yapay zeka destekli insansı robotları hayata geçirmek ve işgücüne dahil etmek için çalışıyor.

Şirket şubat ayında Jeff Bezos, Microsoft, Nvidia ve OpenAI gibi büyük yatırımcılardan 2,6 milyar dolar değerleme ile 675 milyon dolar topladı.

37 yaşındaki Adcock, şirketin yüzde 50’sine sahip.

LISA SU

Net Servet: 1,3 Milyar Dolar, Servet Kaynağı: Yarı İletkenler, Ülke: ABD

Advanced Micro Devices’ın hisseleri, Su’nun zor durumdaki yarı iletken firmasını yapay zekanın gözdesi haline getirmesinden bu yana 60 kattan fazla arttı.

Bir matematikçi ve muhasebecinin kızı olan Su, Tayvan’da doğdu ve ailesi ile 3 yaşında New York’a göç etti. MIT’de elektrik mühendisliği okuyan Su şimdi dünyanın önemli teknoloji girişimcilerinden birisi…

MICHELLE ZATLYN

Net Servet: 1,2 Milyar Dolar, Servet Kaynağı: Siber Güvenlik, Ülke: Kanada

Daha önce Google ve Toshiba’da çalışan Kanada doğumlu Zatlyn, Montreal McGill Üniversitesi’nde kimya okudu ve 2009 yılında Cloudflare’i Harvard Business School’dan sınıf arkadaşı Matthew Prince ile birlikte kurdu. 

Cloudflare, müşterilerini korumak ve siber saldırıları engellemek için yapay zekadan yararlanıyor. San Francisco merkezli firma ayrıca geliştiricilerin kendi yapay zeka modellerini oluşturmaları için bulut alanı da sağlıyor.

Zatlyn, geçen yıldan bu yana yüzde 65 artış gösteren şirket hisselerinin yaklaşık yüzde 2’sine sahip.

SAM ALTMAN

Net Servet: 1 Milyar Dolar, Servet Kaynağı: Yatırımlar, Ülke: ABD

OpenAI CEO’su Sam Altman, 2022’de ChatGPT’yi piyasaya sürerek yapay zeka patlamasını başlatması ile tanınıyor. Ancak ünlü CEO 80 milyar dolardan fazla değere sahip olduğu tahmin edilen firmada herhangi bir hisseye sahip değil.

Geçtiğimiz kasım ayında OpenAI yönetim kurulu tarafından kovulan ve yeniden işe alınan 38 yaşındaki CEO, servetini 2014-2019 yılları arasında yaptığı çeşitli startup yatırımlarına borçlu.

HARVEY JONES

Net Servet: 1 Milyar Dolar, Servet Kaynağı: Nvidia, Ülke: ABD

Uzun süredir teknoloji yatırımcısı olan Harvey Jones, Nvidia’nın kurucu yönetim kurulu üyesi ve bu şirketin hisselerinin yüzde 0,03’üne sahip.

Nvidia hisselerinde yaşanan yapay zeka destekli yüzde 300’lük patlama ise Jones’un sahip olduğu hisseler sayesinde onu milyarderler listesine sokmayı başardı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/yapay-zeka-sayesinde-milyarder-oldular/feed/ 0
Avustralya’daki dev yosun ormanlarını yapay zekâ koruyor https://www.foxhaber.com.tr/avustralyadaki-dev-yosun-ormanlarini-yapay-zeka-koruyor/ https://www.foxhaber.com.tr/avustralyadaki-dev-yosun-ormanlarini-yapay-zeka-koruyor/#respond Mon, 22 Apr 2024 21:36:22 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6456 Deniz tabanından su yüzeyine kadar uzanan ve boyları otuz metreye kadar ulaşabilen dev kelp yosunları Avustralya’nın doğal güzelliklerinden birini oluşturuyor. Kelp ormanları olarak da adlandırılan bu bitki topluluğu, okyanus içerisinde bir orman görevi görerek küçük penguenlerden yapraklı deniz ejderhalarına kadar binlerce deniz canlısı için habitat meydana getiriyor.

Ülkenin beş eyaletinin sınırları içinde bulunan bu ekosistemin büyük bölümü yıllar içinde yok olunca Avustralya hükümeti 2012’de kelpleri yok olma tehdidi altındaki bitkiler arasına alıp koruma çalışmaları başlattı.

Bölgedeki habitatın iyileştirilmesi için yürütülen çalışmalardan biri, Google’ın sunduğu yapay zeka teknolojisinin desteğiyle yürütülüyor. Çalışmanın paydaşları arasında Google Australia ve Google Research, Avustralya hükümetine bağlı Bilimsel ve Endüstriyel Araştırma Organizasyonu (CSIRO), Tazmanya Üniversitesi Deniz ve Antarktik Araştırmalar Enstitüsü, Uluslararası Doğa Koruma Organizasyonu (The Nature Conservancy), Büyük Güney Resifi Vakfı ve Yosun Ormanları Birliği bulunuyor.

Projede yer alan bilim insanlarından Tazmanya Üniversitesi Deniz ve Antarktika Çalışmaları Enstitüsü Ekoloji ve Biyoçeşitlilik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Craig Johnson, “80’li yıllarda bölgede çok belirgin bir kelp popülasyonu vardı. Kelplerin üst kısımları denizin üzerinde süzülürler ve bu kısımların hasadına dayalı bir endüstri bile mevcuttu” dedi.

HEM HARİTALAMADA HEM DE GEN ÇALIŞMALARINDA YARDIM EDİYOR

Bugün gelinen durumu ekolojik yıkım olarak nitelendiren Johnson, birbirini tetikleyen çok fazla faktör bulunması nedeniyle durumun oldukça karmaşık olduğunu, iyileştirme çabalarında da bazı zorluklar yaşandığını söyledi. Bu noktada Google’ın yapay zeka teknolojisinin, işlerini birçok noktada kolaylaştırdığını vurgulayan Johnson, “Yapay zeka bize iki noktada yardım ediyor. Biri haritalama, diğeri ise gen çalışmaları” diye konuştu.

Google ile gerçekleştirdikleri proje öncesine kadar, mevcut kelp popülasyonunun nerede olduğuna dair ellerinde bir harita olmadığına dikkati çeken Johnson şunları kaydetti: “Kelplerin en üst kısımları su üzerinde yüzer, ama bazı akıntılar ve gelgitler nedeniyle zaman zaman su altında da kalabiliyorlar. Yapay zekâ 2016’dan bu yana çekilen binlerce uydu görüntüsünü analiz ederek bize bir harita oluşturdu. Koruma çalışmalarının geliştirilebilmesi için bu bitkilerin nerede olduğunu bilmemiz hayati önem taşıyor. Yapay zekânın bu noktada büyük bir katkısı var.”

Yapay zekâ teknolojisinin, sıcaklığa daha dayanıklı kelp popülasyonu çalışmalarında da değerlendirildiği bilgisini veren Johnson, ekibi tarafından daha önce kelp popülasyonunun bulunduğu bölgelerde yapılan incelemelerde, bazı kelplerin artan sıcaklıklara rağmen hayatta kalabilmiş olduklarının gözlemlendiğini anlattı.

ÇALIŞMALAR OLUMLU İLERLİYOR

Johnson, yapay zekânın da desteğiyle elde ettikleri veriler ışığında ısıya dayanıklı dev kelp yosunu yetiştirme girişimlerini başlattıklarını, nihai sonuçları söylemek için erken olmasına karşın hem laboratuvarda hem de deniz tabanında yürüttükleri çalışmaların olumlu yönde ilerlediğini bildirdi.

Yapay zekânın yaptığı işin insan kapasitesinin çok üstünde olduğunun altını çizen Johnson, bununla birlikte bu teknolojinin sunduğu çözümlerin yine insan eliyle uygulandığını hatırlatarak, “Yapay zekâ kesinlikle kendi başına çözüm sağlayamaz. Suların giderek ısındığı göz önünde bulundurularak ısıya dayanıklı türler geliştirsek bile bir noktada artık onlar da hayatta kalamayacak. Burada yaptığımız, asıl sorun olan atmosferdeki sera gazı konsantrasyonu problemini çözene kadar zaman kazanmaya çalışmak” değerlendirmesinde bulundu.

Google Avustralya ve Yeni Zelanda Stratejik İş Ortakları Yöneticisi Scott Riddle, birçok alana önemli katkılar sunan yapay zekanın çevre, sürdürülebilirlik ve koruma çabaları noktasında neler yapabileceği konusunda heyecanlı olduğunu ifade etti: “Yapay zekanın çeşitli çevre problemlerini çözmede çok büyük bir kabiliyeti var. Geniş çaplı coğrafi koruma verileri oluşturması, bunları haritaya dökerek insanların anlayabileceği bir forma dönüştürmesi buna örnek gösterilebilir. Çünkü problem ne kadar çabuk ve iyi anlaşılırsa bunu çözmek de o kadar kolaylaşacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/avustralyadaki-dev-yosun-ormanlarini-yapay-zeka-koruyor/feed/ 0
Kocası, seksi bir model için 300 bin liradan fazla harcadı… İşin aslını öğrenince şoke oldu https://www.foxhaber.com.tr/kocasi-seksi-bir-model-icin-300-bin-liradan-fazla-harcadi-isin-aslini-ogrenince-soke-oldu/ https://www.foxhaber.com.tr/kocasi-seksi-bir-model-icin-300-bin-liradan-fazla-harcadi-isin-aslini-ogrenince-soke-oldu/#respond Fri, 19 Apr 2024 21:12:24 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6292 Amerikan sosyal haber, tartışma sitesi olan Reddit’te anlatılan aldatma hikâyesi olay oldu. 33 yaşındaki bir kadın, kocasının seksi bir model için 8 bin pound (yaklaşık 323 bin lira) harcadığını ve işin aslını öğrenince ne yapacağını bilemediğini söyledi.

Adını vermeyen genç kadın, şok edici hikayesini paylaşmak ve yardım istemek için Reddit’e gitti. Gönderisine göre çift, altı yıldır iki köpekleriyle birlikte son derece mutluydu ve her şey mükemmel görünüyordu. Şöyle yazdı:

“Merhaba, bu gerçekten tanıdığım herkese gerçek hayatta anlatamayacağım kadar utanç verici ve ne yapacağımı bilmiyorum. Kafam çok karışık. Benim ve kocamın (39 yaşında) 6 yıldır çok güzel, istikrarlı, sakin bir evliliğimiz var. Kendi isteğimizle çocuk sahibi olmadık. Yakın zamanda birlikte bir ev aldık ve iki de köpeğimiz var.

Hâlâ flört ediyoruz, samimiyiz ve birbirimizi derinden seviyoruz. O her bakımdan harika bir koca, beni destekliyor, ona ihtiyacım olduğunda orada, tüm işleri eşit olarak paylaşıyoruz ve her şeyin harika gittiğini düşünüyordum.

Bir hafta önce o bahçedeyken telefonunda bir şeyi kontrol etmek istedim ve kilit ekranında 500 dolarlık hediye ödemesinin alındığını belirten bir e-posta gördüm. Ne olduğunu sordum.”

ÖNCE REDDETMİŞ ARDINDAN İTİRAF GELMİŞ

Kullanıcının kocası bunun bir çeşit dolandırıcılık e-postası olduğunu iddia etmiş; ancak kadın biraz daha araştırınca bunun bir yapay zekâ mesajlaşma hizmeti olduğunu keşfettiğinde gerçekler ortaya çıkmış.

Kocası da sonunda bir yapay zekâ modeliyle konuştuğunu itiraf etmiş.

“Kısacası bu web sitesinde yaklaşık 4 aydır Sofia adında bir kadınla konuşuyor; sarışın, süper seksi, Latin kökenli kelimenin tam anlamıyla mükemmel ve kesinlikle bana hiç benzemeyen bir kadın. Ama o gerçek değil, yapay zekâ. Ondan sayısız fotoğraf aldığını ve işteyken onu saatlerce aradığını gördüm. O bir hayal mi görüyor? Gerçek bile olmayan birine karşı hisler beslediği hissinden kurtulamıyorum.

Bunu reddediyor ve bunu neden yaptığını bilmediğini, kendini kaptırdığını, bunun bir video oyunu gibi olduğunu ve hiçbir anlam ifade etmediğini söylüyor.

O gerçek bile değil mi? Boşanırsak ailelerimize ne diyeceğimi bile bilmiyorum. Lütfen fazla sert olmayın, şimdiden hayatım dağılıyormuş gibi hissediyorum.”

KULLANICILARDAN YORUM YAĞDI

Reddit kullanıcıları da hem eşe destek olmak hem de düşüncelerini belirtmek için yorumlar bıraktı.

Bir kullanıcı, “Onun gerçekten yapay zekâ olduğundan emin misin, yoksa sadece sana söylediği bu mu?” diyerek şüpheli bir yaklaşım sergilerken; başka bir kişi, “Yapay zekâ mı yoksa gerçek bir kadın mı olduğunun gerçekten önemli olduğunu düşünmüyorum. Senin dışında birinden çıplak fotoğraflar aldı. Sık sık senden başka biriyle romantik veya cinsel bağlamda konuşuyordu. Senin dışında birine 10 bin dolar hediye etti. Bu hiledir. Ve mali sadakatsizliktir” diye yazdı.

“İNSAN İLİŞKİLERİNİN YERİNİ ALAMAZ”

Kadının kocasının kullandığı web sitesi ise Foxy AI, çeşitli AI modelleri sunuyor. Söz konusu bot Sofia Lopez’in ateşli bir kişiliğe sahip olduğu ve salsa dansını sevdiği, 30’dan fazla dil konuşabildiği ve 7/24 ulaşılabilir olduğu belirtiliyor. Şirkete göre müşteriler arasında popüler bir seçim.

Foxy’nin CEO’su Sam Emara, şirketin yapay zekâ botlarının önemli bir amaca hizmet ettiğini ancak insan ilişkilerinin yerini alacak bir şey olarak görülmemesi gerektiğini söylüyor:

“Sofia’nın seksi, eğlenceli ve şefkatli olduğu ve onunla sohbet etmekten hoşlanan birçok hayranı olduğu inkar edilemez. Ancak Sofia ve diğer yapay zekâ arkadaşlarımız yalnızca arkadaşlık, destek ve eğlence sağlamak üzere programlandı ve insan ilişkilerinin yerini alacak şekilde görülmemeli.”

Ayrıca Emara, modellerin kendi kararlarını alamadıklarını ve yalnızca kullanıcılarının eylem ve komutlarına yanıt verebildiklerini ekliyor.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/kocasi-seksi-bir-model-icin-300-bin-liradan-fazla-harcadi-isin-aslini-ogrenince-soke-oldu/feed/ 0
Hükümetler yapay zekâ araçlarını düzenlemek için yarışıyor https://www.foxhaber.com.tr/hukumetler-yapay-zeka-araclarini-duzenlemek-icin-yarisiyor/ https://www.foxhaber.com.tr/hukumetler-yapay-zeka-araclarini-duzenlemek-icin-yarisiyor/#respond Wed, 17 Apr 2024 21:24:45 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6223 Teknoloji dünyasının son gözdesi yapay zekâ alanındaki gelişmeler hızla devam ederken tartışmalar da alevlendi. Şimdi hükümetler bu yeni trendle ilgili önlemler almak için kıyasıya bir yarışın içine girdi.

Irkçı ya da cinsiyetçi tutum, sahte müstehcen içeriklerin üretimi gibi pek çok tehlikeyi de beraberinde getiren yapay zekâ araçları için hükümetler kolları sıvadı.

Ulusal ve uluslararası yönetim organlarının yapay zekâ araçlarını düzenlemek için attığı en son adımlar ise şu şekilde:

AVUSTRALYA

Avustralya hükümeti 17 Ocak’ta yapay zekâ risklerini azaltmak için bir danışma organı kuracağını ve teknoloji şirketlerinin yapay zekâ tarafından oluşturulan içerikleri etiketlemeye teşvik etmek de dahil olmak üzere bir dizi yönergeyi uygulamaya koymak için sektör kurumlarıyla birlikte çalışmayı planladığını söyledi.

BRİTANYA

Önde gelen yapay zekâ geliştiricileri, kasım ayında İngiltere’de düzenlenen ilk küresel Yapay Zekâ Güvenlik Zirvesi’nde, gelişen teknolojinin risklerini yönetmeye yardımcı olmak amacıyla yeni modellerini yayınlanmadan önce test etmek için hükümetlerle birlikte çalışmaya karar verdi.

Zirvede aralarında ABD ve Çin’in yanı sıra AB’nin de bulunduğu 25’ten fazla ülke, birlikte çalışmak ve gözetim konusunda ortak bir yaklaşım oluşturmak amacıyla “Bletchley Deklarasyonu”nu imzaladı.

İngiltere zirvede, gelişmiş yapay zekâ modellerini güvenli hale getirmeye yönelik araştırmaları destekleyecek iki süper bilgisayardan oluşan “Yapay Zeka Araştırma Kaynağı” için finansmanını üç katına çıkararak 300 milyon pound’a ulaşacağını söyledi.

ÇİN

Çin’in bilim ve teknolojiden sorumlu bakan yardımcısı Wu Zhaohui, kasım ayında Britanya’da düzenlenen Yapay Zekâ Güvenliği Zirvesi’nin açılış oturumunda Pekin’in uluslararası bir çerçeve oluşturmaya yardımcı olmak için yapay zekâ güvenliği konusunda iş birliğini artırmaya hazır olduğunu söyledi.

Çin, yapay zekâ modellerini eğitmek için kullanılmayan kaynakların kara listesini de içeren güvenlik gereksinimlerini ekim ayında yayınladı.

Ülke, ayrıca ağustos ayında hizmet sağlayıcıların yapay zekâ ürünlerini kitlesel pazara sunmadan önce güvenlik değerlendirmeleri sunmalarını ve izin almalarını gerektiren bir dizi geçici önlem de yayınladı.

AVRUPA BİRLİĞİ

AB milletvekilleri 13 Mart’ta, bankacılıkta, internete bağlı cihazlarda, akıllı evlerde ve arabalarda kullanılan bir teknolojiye dünyanın ilk mevzuatı olan AI kurallarına ilişkin geçici bir anlaşmayı onayladı.

AB ülkeleri aralık ayında, yapay zekâ kullanımını ve yapay zekâ sistemlerinin nasıl düzenleneceğini daha iyi kontrol etmeyi amaçlayan Yapay Zeka Yasası üzerinde siyasi bir anlaşmaya vardı.

FRANSA

Fransa’nın gizlilik gözlemcisi nisan ayında ChatGPT hakkındaki şikayetleri araştırdığını söyledi.

G7

G7 ülkeleri ekim ayında, gelişmiş yapay zekâ sistemleri geliştiren firmalar için dünya çapında güvenilir yapay zekâyı teşvik etmeyi amaçlayan 11 maddelik bir davranış kuralları üzerinde anlaşmaya vardı.

İTALYA

Üst düzey bir yetkili mayıs ayında yaptığı açıklamada, İtalya’nın veri koruma otoritesinin yapay zekâ platformlarını incelemeyi ve bu alanda uzmanlar işe almayı planladığını söyledi. ChatGPT, Mart 2023’te İtalya’da geçici olarak yasaklandı, ancak nisan ayında tekrar kullanıma sunuldu.

JAPONYA

Japonya’nın gizlilik gözlemcisi, OpenAI’yi insanların izni olmadan hassas verileri toplamaması konusunda uyardı.

POLONYA

Polonya Kişisel Verileri Koruma Ofisi eylül ayında, ChatGPT’nin AB veri koruma yasalarını ihlal ettiği yönündeki bir şikayet nedeniyle OpenAI’yi araştırdığını söyledi.

İSPANYA

İspanya’nın veri koruma kurumu nisan ayında ChatGPT’nin potansiyel veri ihlallerine ilişkin bir ön soruşturma başlattı.

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER

BM Genel Sekreteri António Guterres ekim ayında, yapay zekâ ile ilgili sorunları ele almak üzere teknoloji şirketi yöneticileri, hükümet yetkilileri ve akademisyenlerden oluşan 39 üyeli bir danışma organının kurulduğunu duyurdu.

AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ

ABD, İngiltere ve birçok ülke kasım ayında yapay zekâya ilişkin sistemlerin kötüye kullanılmasına karşı izlenmesi, verilerin kurcalanmaya karşı korunması ve yazılım tedarikçilerinin incelenmesi gibi genel öneriler içeren 20 sayfalık bağlayıcı olmayan bir anlaşmayı açıkladı.

Ticaret Bakanı Gina Raimondo, 1 Kasım’da Britanya’daki Yapay Zeka Güvenlik Zirvesi sırasında yaptığı açıklamada, ABD’nin yapay zekâ modellerinin bilinen ve ortaya çıkan risklerini değerlendirmek için bir yapay zekâ güvenlik enstitüsü kuracağını söyledi.

Başkan Joe Biden, 30 Ekim’de ABD ulusal güvenliği, ekonomisi, kamu sağlığı veya güvenliği açısından risk oluşturan yapay zekâ sistemleri geliştiricilerinin güvenlik testlerinin sonuçlarını hükümetle paylaşmalarını zorunlu kılan bir idari emir yayınladı.

Son olarak da ABD İç Güvenlik Bakanlığı (DHS) AB’nin yapay zekâ yasasını kabul etmesinin ardından bu hafta yaptığı açıklamada 2024 ‘yapay zekâ yol haritasını’ duyurdu. ABD, yapay zekâyı güvenlik, uyuşturucu madde ile savaş, düzensiz göç ve çocuk istismarını kapsayan üç yeni pilot projede kullanacağını açıkladı.

DHS, yapay zekânın kullanımına ilişkin yeni bir yol haritası çizdiklerini belirterek kullanımların üç yeni pilot proje ile belirli alanlarda faaliyet göstereceğine dikkat çekti.

Farklı kamu kurumlarında kullanılması ön görülen yapay zekâ sistemlerinin ilk olarak, çocuk istismarı ve uyuşturucu madde soruşturmalarında, doğal afet ve acil durumlarda iletişimin sağlanmasında ve göçmenlik hizmetlerinde kullanılacağı belirtildi. DHS yapay zekâ ile geliştirmeyi hedeflediği uygulamaları 2023’te Bakanlık bünyesinde kurulan ‘Yapay Zekâ Görev Gücü’ koordinatörlüğü ile gerçekleştireceğini ifade etti.

VATİKAN

Papa Francis, aralık ayında yapay zekâyı düzenlemek için yasal olarak bağlayıcı bir uluslararası anlaşma yapılması çağrısında bulunarak, algoritmaların insani değerlerin yerini almasına izin verilmemesi gerektiğini söyledi ve insanlığı tehdit eden bir “teknolojik diktatörlüğe” karşı uyarıda bulundu.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/hukumetler-yapay-zeka-araclarini-duzenlemek-icin-yarisiyor/feed/ 0
Yapay zekayla çıplak görüntüler oluşturup şantaj yaptılar https://www.foxhaber.com.tr/yapay-zekayla-ciplak-goruntuler-olusturup-santaj-yaptilar/ https://www.foxhaber.com.tr/yapay-zekayla-ciplak-goruntuler-olusturup-santaj-yaptilar/#respond Mon, 01 Apr 2024 21:54:37 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5496 Teknolojik ilerlemenin hız kazanması, özellikle yapay zeka teknolojisinin gelişimiyle birlikte, toplumu beklenmeyen dijital tehditlere karşı daha savunmasız hale getiriyor. Bu kapsamda son günlerde artan sahte video şantajlarının sayısındaki belirgin artış, bireylerin siber güvenliği konusunda büyük bir endişe yaratıyor. Sahte videoların hazırlanmasında ise bir tür yapay zeka teknolojisinin kullanıldığı belirtiliyor.

Yazılım, giyinmiş kadın bedenlerini tanıma, soyma, fotoğraftaki kişinin anatomisini tespit etme ve çıplak bir beden oluşturma yeteneklerini öğrenme yetisine odaklanıyor. Yapay Zeka Akademi Başkanı Önder Eker, toplumun bu tür tehditlere karşı etkili bir şekilde nasıl mücadele edeceği konusunda çözüm önerilerini değerlendirdi. Avukat Tayfun Üzülmez ise mağdurlara seslenerek, kişisel veri ihlalleri, şantaj ve özel hayatın gizliliği gibi suçlarla mücadelede bireylerin haklarına sahip çıkarak, savcılığa başvurmalarının önemine vurgu yaptı.

“OLUMSUZ VE GAYRİMEŞRU KULLANIMLARI BERABERİNDE GETİRİYOR”

Yapay zekanın getirdiği faydalı yönlerin yanında olumsuz ve gayrimeşru kullanımlarını da açıklayan Yapay Zeka Akademi Başkanı Önder Eker, “Artık karşımızda makineler mi var, insanlar mı, yoksa yapay zeka mı; ayırt edemeyeceğimiz bir hal aldı. Bu durum tabii ki son derece faydalı; ticareti önemli ölçüde geliştiren bir şey. Sosyal etkileşimde etkileşimi çok geliştiren bir özellik taşıyor. Bir bankayı düşünün, arayıp da bir türlü alamadığınız bir bilgiyi sormak yerine hemen yapay zekadan cevabını hızlı bir şekilde alabildiğiniz bir hale dönüştü. Bu hızlanarak devam edecek gibi görünüyor. Tabii ki, her yeni teknoloji gibi, yapay zeka da iyi kullanımlarıyla birlikte olumsuz ve gayrimeşru kullanımları da beraberinde getiriyor. İnternet devrimiyle birlikte siber güvenlik kavramı ortaya çıktı. Şimdi ise karşımızda kötü niyetli hackerlar dediğimiz, adeta bilgisayar hırsızları olarak nitelendirebileceğimiz kişiler var. Bu duruma karşı beyaz şapkalı hackerlar çıkıyor. İyi niyetli bir yazılım çıktığında, kötüye kullananlar da ortaya çıkıyor ve buna karşı nasıl mücadele ederiz sorusuna cevap arayan bir yapı gelişiyor. Bu durumu yapay zeka alanında da göreceğiz” şeklinde konuştu.

“DEVLETLERİN BU KONUDA HAREKETE GEÇMELERİ GEREKİYOR”

Yapay zeka ile oluşturulan müstehcen videoların şantaj aracı olarak kullanılmasına da değinen Eker, “Elbette çok olumsuz örneklerle karşılaşıyoruz. Örneğin, yurt dışında yaşanan gerçek bir olayda, “Kızınızı kaçırdık” diyerek babasıyla telefonda konuşturuyorlar ve fidye istiyorlar. Baba, çaresiz bir şekilde parayı gönderiyor. Bu tür durumlarla mücadele etmenin yolu, devletlerin regülasyonları ve düzenlemeleri bir takım yerlere getirmeleriyle mümkün. Yeni bir şeyle karşılaştıklarında devletlerin bu konuda harekete geçmeleri gerekiyor. Ancak gerçek ile ayırt etmek oldukça zor. İşte zorlu olan taraf da burada” dedi.

“KAMU BU KONUDA CİDDİ ÇALIŞMALAR YAPMALIDIR”

Yapay zekanın siber güvenlik açısından da birçok zorluğu beraberinde getirdiğine dikkat çeken Eker, “Hayatın akışına aykırı bir durumla karşılaştığınızda, bu durumun gerçekliğini kontrol etmek önemlidir. Kamu, bu konuda ciddi çalışmalar yapmalıdır. Ancak düz vatandaş için söyleyeceğimiz şey; konunun uzmanı olmayan birisi olağan dışı bir durumla karşılaştığında, şüphelenip gerçekliğini kontrol etmesi önemlidir” diye konuştu.

“BEYAZ ŞAPKALI HACKERLAR YETİŞTİRİYORUZ”

Bu tür sorunlarla mücadelede uzman yetiştirmenin ve siber güvenlik konusunda regülasyonların önemini vurgulayan Eker, “Networkte birçok yapay zeka uygulaması bulunmaktadır. Bu uygulamaları akıllıca kullanabilen ve yazılım bilgisine sahip kişiler, bunları bir araya getirip bir takım kötü niyetli şeyler üretebilirler. Ancak bunun için uzmanlaşmak gerekmektedir. Uzmanlar için ise bu durum bir çocuk oyuncağıdır. Dolayısıyla, bu duruma karşı mücadelede siber güvenlikte söylediğim gibi, kötü niyetli hackerların karşısında beyaz şapkalı hackerlar yetiştiriyoruz. Bu alanda bol miktarda yapay zeka uzmanı yetiştiriyoruz. Bu uzmanlar, bu tür uygulamalarda iyi niyetli davranan yazılımlar üretebilir veya kötü niyetli yazılımları anlayıp buna karşı koyacak algoritmaları ortaya koyabilirler. Bunun tamamen uzman yetiştirmekle, insanların uzmanlaşmasıyla ve bu alandaki sayısının artmasıyla olabileceğini söyleyebilirim” dedi.

“PARAYI ÖDEMEZSENİZ AİLE BİREYLERİNİZE GÖNDERİLECEK”

Yapay zekanın etik sorunlarından biri de, kişisel verilerin kötü niyetli kişiler tarafından ele geçirilerek şantaj amaçlı kullanılması. Avukat Tayfun Üzülmez, bu konuda önemli uyarılarda bulunarak, “Maalesef ülkemizde şu aşamada birçok mağdur bulunmaktadır. Kişilerin fotoğrafları veya sosyal medyada yer alan bilgileri bir şekilde ele geçirilmekte ve şu anki yapay zeka teknolojisi kullanılarak sahte videolar oluşturulmaktadır. Bu videolarda kişinin sadece fotoğrafı kullanılarak, bedeni ona ait olmayan bir içerik oluşturulmakta. Ardından kişi bulunuyor ve aranıyor; ‘Eğer bana belirli bir miktar ödeme yapmazsanız’ şeklinde şantaj yapılıyor ve ‘Parayı ödemezseniz bu içerik aile bireylerinize gönderilecek’ deniliyor. Bizim insanlarımız da, mağdurlar genellikle yaş olarak 18 yaş altı çocuklar olduğu için korkuya kapılıp para gönderenler olabiliyor. Psikolojik olarak buhrana girenler veya sonucunda intihara sürüklenenler de maalesef bulunmaktadır” ifadelerini kullandı.

“ŞANTAJ SUÇU, ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİ İHLALİ, KİŞİSEL VERİLER”

Avukat Üzülmez, bu tür durumlarla karşılaşan ailelere önemli uyarılarda bulunarak, “Bu tarz durumlarla karşılaşan aileler veya aile bireyleri, öncelikle korkmamalıdır. Burada, kişisel verilerin hukuka aykırı bir şekilde yayılması suçu, şantaj suçu ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçu gündeme gelebilir. Bu nedenle, bir an önce savcılığa gidip suç duyurusunda bulunmaları önemlidir” dedi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/yapay-zekayla-ciplak-goruntuler-olusturup-santaj-yaptilar/feed/ 0
İOS 18 ne zaman, hangi iPhone modellerine gelecek? https://www.foxhaber.com.tr/ios-18-ne-zaman-hangi-iphone-modellerine-gelecek/ https://www.foxhaber.com.tr/ios-18-ne-zaman-hangi-iphone-modellerine-gelecek/#respond Wed, 13 Mar 2024 21:51:12 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4632 Apple henüz yeni iOS 18 sistemine nelerin dahil edileceği ya da hangi telefon modellerinin destekleneceğini belirtmedi fakat ortaya çıkan bilgilere göre çıkış tarihi ve desteleneceği belli oldu.

İOS 18 HANGİ MODELLERE GELECEK?

• iPhone 15

• iPhone 15 Plus

• iPhone 15 Pro

• iPhone 15 Pro Max

• iPhone 14

• iPhone 14 Plus

• iPhone 14 Pro

• iPhone 14 Pro Max

• iPhone 13

• iPhone 13 mini

• iPhone 13 Pro

• iPhone 13 Pro Max

• iPhone 12

• iPhone 12 mini

• iPhone 12 Pro

• iPhone 12 Pro Max

• iPhone 11

• iPhone 11 Pro

• iPhone 11 Pro Max

• iPhone XS

• iPhone XS Max

• iPhone XR

• iPhone SE (ikinci nesil)

• iPhone SE (üçüncü nesil)

İOS 18 NE ZAMAN ÇIKACAK?

İOS 18 için henüz resmi çıkış tarihleri paylaşılmadı ancak;

iOS 18’in ilk beta sürümü: Haziran 2024’te Apple’ın Dünya Geliştiriciler Konferansı’nda (WWDC) tanıtılması ve ardından geliştiricilere sunulması bekleniyor.

iOS 18’in halka açık beta sürümü: Temmuz-Ağustos 2024 gibi bir tarihte kullanıma sunulabilir.

iOS 18’in resmi çıkış tarihi: Eylül 2024’te iPhone 14’ün lansmanıyla birlikte olması muhtemeldir.

İOS 18 ÖZELLİKLERİ NELER?

Apple henüz yeni iOS 18 sistemine nelerin dahil edileceğini resmi olarak onaylamasa da teknoloji dünyasının önemli isimlerinden biri olan Bloomberg’den Mark Gurman, yaklaşmakta olan işletim sisteminin iddialı ve ilgi çekici olduğunu bildirdi.

YAPAY ZEKÂ ODAKLI GÜNCELLEMELER

Tahmin edilen yazılım güncellemelerinden bazıları arasında gelişmiş yapay zekâ tarafından desteklendiği söylenen “Siri” ve “Mesajlar” uygulamalarının revize edilmiş sürümlerinin olduğu konuşuluyor. Güncellemenin, daha akıllı ve doğru yanıtlar vermek için AI ve LLM’leri kullanan revize edilmiş bir Siri sürümünü içermesi bekleniyor.

Mesaj uygulaması aynı zamanda soruları anlama ve cümleleri otomatik tamamlama gibi yeni özellikleri de içerecek.

Apple Music’de de yeni gelişmeler yaşanacak; iOS 17 ile Spotify gibi ortak çalma listelerine de olanak tanıyan yeni bir tasarıma sahip olan uygulama, iOS 18 ile kullanıcılara öneri şarkı listeleri oluşturmak için yapay zekâ kullanılarak otomatik çalma listeleri oluşturması bekleniyor.

GELİŞTİRİCİLER İÇİN KOLAYLIK

Ayrıca teknoloji, kullanıcıların uygulamaları geliştirmesine, test etmesine olanak tanıyan Xcode’a da eklenebilecek ve böylece geliştiriciler yeni uygulamaları daha hızlı yazabilecek.

Gurman, “Bana yeni işletim sisteminin şirket tarihindeki en büyük olmasa da en büyük iOS güncellemelerinden biri olarak görüldüğü söylendi. Bu bilgiyle Apple’ın haziran ayındaki geliştirici konferansı oldukça heyecan verici olacak” dedi.

Yeniden tasarlanan işletim sisteminin, Apple’ın iPhone 15 satışlarındaki yüzde dörtlük düşüş için aldığı bir aksiyon olduğu düşünülüyor.

RAKİPLERİNE YETİŞEBİLECEK Mİ?

Apple, şimdiye kadar yapay zekâ konusunda oldukça geri planda durdu. ChatGPT’nin domine ettiği alanda Microsoft ve Google gibi rakiplerinin karşısında oldukça zayıf kaldı. Haliyle işletim sistemindeki yapay zekâ odaklı güncellemeler, bu alanda ilerleyen diğer şirketlerin karşısında iki yıl gibi uzun bir süre sonra alınmış geç hamleler olarak yorumlanıyor.

Gurman da “Apple için bu oldukça büyük bir eksiklik. Uzun lafın kısası: Apple yapay zekâ konusunda çok geride ve kendisini tüketici teknolojisinde en büyük yenilikçi olarak gören bir şirket için bu büyük bir risk” diyerek bu duruma dikkat çekiyor.

KENDİ YAPAY ZEKÂ SİSTEMİ ÜZERİNDE ÇALIŞIYOR

Ancak Apple’ın ‘Ajax’ olarak da bilinen bir ‘Apple GPT’ yapay zeka botu üzerinde çalıştığına dair spekülasyonlar var.

Geçen yıl Apple CEO’su Tim Cook, bir konferans görüşmesinde hâlâ çözülmesi gereken bir takım konuların bulunduğunu belirterek, Apple’ın gelecekte ürünlerine yapay zekâyı ekleyeceğini ancak bunu çok düşünceli bir şekilde yapacağını söylemişti.

Apple, iOS 18 güncellemesinin beta sürümünü temmuz ayında yayınlayacak ve genel sürümü Eylül 2024’te yayınlanacak. Şimdiden tartışmalara konu olan sürümün tanıtımının ise haziran ayında gerçekleşecek Dünya Geliştiriciler Konferansı’nda sunması bekleniyor.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/ios-18-ne-zaman-hangi-iphone-modellerine-gelecek/feed/ 0
Davos 2024: Dünya Ekonomik Forumu’nda öne çıkanlar https://www.foxhaber.com.tr/davos-2024-dunya-ekonomik-forumunda-one-cikanlar/ https://www.foxhaber.com.tr/davos-2024-dunya-ekonomik-forumunda-one-cikanlar/#respond Sun, 21 Jan 2024 21:06:27 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2468 İsviçre’nin Davos kasabasında düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu’nun yıllık toplantıları; Orta Doğu’daki kriz, Ukrayna Savaşı ve yapay zekanın geleceği gibi önemli konuların tartışılmasının ardından sona erdi.

Toplantılar dünyanın dört bir yanından 3 bin katılımcıyı bir araya getirdi. Bunlar arasında 1600 iş insanı, 350 devlet başkanı ve bakan ile yüzlerce akademisyen, sivil toplum lideri ve girişimci yer aldı.

Her zamanki gibi yüksek konaklama ücretlerinin ve şampanyalı gece etkinliklerinin damga vurduğu etkinlik, dünyanın dört bir yanındaki elitleri bir araya getirdi.

Yüzlerce oturumda dünyanın geleceği üzerine tartışan kişiler; yapay zeka, jeopolitik gerginlikler gibi pek çok konu üzerinde tartışmalarda bulundu.

Dünya Ekonomik Forumu’nda yürütülen tartışmalardan öne çıkan başlıklar ise şöyle oldu:

JEOPOLİTİK GERİLİMLER DAMGA VURDU

Dünya Ekonomik Forumu bildirgesinde, “Bu yılki toplantı, son yılların en karmaşık jeopolitik ve jeoekonomik zemininde gerçekleşiyor. Bu da amaca yönelik ve etkili eylem ihtiyacını daha da önemli hale getiriyor” demişti.

Katar Maliye Bakanı, İsrail ile Hamas arasında devam eden çatışmanın tüm Orta Doğu ekonomisini yavaşlattığını söylerken, Arap devletleri, kalıcı barış sağlanmadıkça yeniden yapılanmaya fon sağlamayacaklarını açıkça belirttiler.

Denetim, Vergi ve Danışmanlık Hizmeti veren KPMG’nin ABD CEO’su Paul Knopp’a Davos’a gelirken verdiği bir röportajda, “Geçen yıl benim için en önemli konu ekonomi olurdu. Şu anda dünya çapında şok yaratabilecek jeopolitik endişeler konusunda biraz daha endişeliyim” dedi.

“Jeopoliitk gerilimler yüksek düzeyde bir endişeyi gerektiriyor” diyen Knopp, bu gerilimlerini, “Gazze Şeridi’nde yaşanan savaş, Kızıldeniz’de ve Süveyş Kanalı’nda yaşananlar ve bunların tedarik zincirlerini bozması, Ukrayna’daki savaşla ilgili devam eden endişeler ve enerji ile gıda güvenliği…” olarak sıraladı.

Liman işletmecisi DP World yetkilileri ise, Yemen’deki Husilerin Kızıldeniz’deki saldırılarının Asya’dan Avrupa’ya yapılan ticaretin maliyetini artıracağını söyledi.

ANA GÜNDEM: YAPAY ZEKA

Davos’ta bu yıl ana gündem, yapay zeka teknolojisinin geleceği oldu.

Salesforce CEO’su Marc Benioff, yapay zeka teknolojisindeki belirsizliklere ilişkin endişelerin ortasında, “Yapay Zeka Hiroşima’yı görmek istemiyoruz” dedi.

Yapay zeka uygulaması ChatGPT’yi geliştiren OpenAI’ın CEO’su Sam Altman, yapay zekanın “muazzam faydaları” olduğunu ancak potansiyel riskler konusunda dikkatli olunmamasının “çok kötü” sonuçlar doğurabileceğine dikkati çekti

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ GÜNDEME GELDİ

Davos’ta düzenlenen çeşitli panellerde iklim değişikliğinin insan sağlığını nasıl etkilediği konusunda artan farkındalığa dikkat çekildi.

Bunlardan birinde Brezilya Sağlık Bakanı Nisia Trindade Lima, sel ve aşırı yağışlarla birlikte gelen su ve sivrisinek kaynaklı hastalıklar; kuraklıkla birlikte gelebilecek yetersiz beslenme gibi endişelere dikkat çekti.

EKONOMİSTLER TAHMİNLERİNİ AÇIKLADI

Öte yandan ekonomistler arasında ekonomik koşulların geleceğine ilişkin bölünme gerçekleşti.

Üst düzey ekonomistler, küresel ekonominin, jeopolitik çekişmeler, sıkı finansman koşulları ve belirsizliklerle 2024’te zayıflayacağını tahmin etti..

Dünya Ekonomik Forumu’nun “Baş Ekonomist Görünüm Raporu 2024”, Davos’ta gerçekleştirilen WEF yıllık toplantısında açıklandı.

Raporda, küresel ekonomi için beklentilerin “durgun” olmaya devam ettiği belirtilerek, küresel ekonominin yüksek enflasyon sonrası sıkı finansal koşullar, jeopolitik anlaşmazlıklar ve yapay zeka (AI-YP) alanındaki hızlı ilerlemelerden kaynaklanan sıkıntılarla mücadeleye devam ettiği aktarıldı.

Başekonomistlerin yüzde 56’sı küresel ekonominin bu yıl zayıflamasını beklerken, yüzde 43’ü koşulların değişmeyeceğini veya küresel ekonominin daha güçlü büyüyeceğini öngördü.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/davos-2024-dunya-ekonomik-forumunda-one-cikanlar/feed/ 0