Yapı – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Sat, 27 Jul 2024 21:52:20 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Çağdaş Atan ve Bülent Uygun’a ceza https://www.foxhaber.com.tr/cagdas-atan-ve-bulent-uyguna-ceza/ https://www.foxhaber.com.tr/cagdas-atan-ve-bulent-uyguna-ceza/#respond Sat, 27 Jul 2024 21:52:20 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=9201 Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK), Başakşehir FK Teknik Direktörü Çağdaş Atan ve Sivasspor Teknik Direktörü Bülent Uygun’a 1’er maç ceza verdi. Adana Demirspor forması giyen Mario Balotelli  ise 3 maç ceza aldı.

Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’nun 16.05.2024 tarih ve 82 sayılı toplantısında almış olduğu kararlar belli oldu.

Kurulun almış olduğu kararlar şu şekilde:

1- VAVACARS FATİH KARAGÜMRÜK Kulübünün, 12.05.2024 tarihinde oynanan VAVACARS FATİH KARAGÜMRÜK–GALATASARAY A.Ş. Trendyol Süper Lig müsabakasında, çim saha sorumlusunun stadyum denetimi ile müsabaka organizasyon toplantısına katılmamasından dolayı talimatlara aykırılık nedeniyle 112.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,
Aynı müsabakada VAVACARS FATİH KARAGÜMRÜK Kulübünün, taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle ve bu eylemin aynı sezon içinde ev sahibi kulüp olduğu müsabakada 5. kez gerçekleştirilmesinden dolayı 650.000-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına, FDT’nin 53/3. maddesi uyarınca çirkin ve kötü tezahüratta bulunan BATI ALT TRİBÜN 207 numaralı blokta yer alan seyircilerin elektronik bilet kapsamındaki kartlarının bloke edilmesi suretiyle bir sonraki ev sahibi kulüp olduğu müsabakaya girişlerinin engellenmesine,

2- GALATASARAY A.Ş.’nin, 12.05.2024 tarihinde oynanan VAVACARS FATİH KARAGÜMRÜK–GALATASARAY A.Ş. Trendyol Süper Lig müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu saha olayları nedeniyle 112.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,

Aynı müsabakada GALATASARAY A.Ş.’nin, taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle ve bu eylemin aynı sezon içinde misafir kulüp olduğu müsabakada 10. kez gerçekleştirilmesinden dolayı 560.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına, FDT’nin 53/3. maddesi uyarınca çirkin ve kötü tezahüratta bulunan DOĞU ALT TRİBÜN 313, 314, 315, 316, 317, 318, 319, DOĞU ÜST TRİBÜN 710, 711, 712, 713 numaralı bloklarda yer alan seyircilerin elektronik bilet kapsamındaki kartlarının bloke edilmesi suretiyle bir sonraki misafir kulüp olduğu müsabakaya girişlerinin engellenmesine,

Aynı müsabakada GALATASARAY A.Ş.’nin, merdiven boşluklarının boş bırakılmamasından dolayı ve bu eylemin aynı sezon içinde 5. kez gerçekleştirilmesi nedeniyle 240.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,

3- YUKATEL ADANA DEMİRSPOR A.Ş. sporcusu MARIO BARWUAH BALOTELLI’nin, 12.05.2024 tarihinde oynanan YUKATEL ADANA DEMİRSPOR A.Ş.–GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. Trendyol Süper Lig müsabakasında, rakip takım sporcusuna yönelik şiddetli hareketi nedeniyle 3 RESMİ MÜSABAKADAN MEN ve 39.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,

4- GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş.’nin, 12.05.2024 tarihinde oynanan YUKATEL ADANA DEMİRSPOR A.Ş.–GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. Trendyol Süper Lig müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu saha olayları nedeniyle 112.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,

Aynı müsabakada GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş.’nin, taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle ve bu eylemin aynı sezon içinde misafir kulüp olduğu müsabakada 3. kez gerçekleştirilmesinden dolayı 140.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına, FDT’nin 53/3. maddesi uyarınca çirkin ve kötü tezahüratta bulunan MİSAFİR TRİBÜN 234-235 numaralı bloklarda yer alan seyircilerin elektronik bilet kapsamındaki kartlarının bloke edilmesi suretiyle bir sonraki misafir kulüp olduğu müsabakaya girişlerinin engellenmesine,

5- EMS YAPI SİVASSPOR Kulübünün, 12.05.2024 tarihinde oynanan EMS YAPI SİVASSPOR–RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ Trendyol Süper Lig müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle FDT’nin 53/3. maddesi uyarınca çirkin ve kötü tezahüratta GÜNEY ÜST TRİBÜN D-E, MARATON ÜST TRİBÜN F bloklarda yer alan seyircilerin elektronik bilet kapsamındaki kartlarının bloke edilmesi suretiyle bir sonraki ev sahibi kulüp olduğu müsabakaya girişlerinin engellenmesine,

EMS YAPI SİVASSPOR Kulübünün, Hakem ve Diğer Müsabaka Görevlileri Hakkındaki açıklamalar nedeniyle FDT’nin 38/3. maddesi uyarınca ve FDT’nin 13. maddesinin uygulanması suretiyle 200.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,

EMS YAPI SİVASSPOR Kulübü idarecisi GÖKHAN KARAGÖL’ün, Hakem ve Diğer Müsabaka Görevlileri Hakkındaki açıklamaları nedeniyle FDT’nin 38/2. maddesi uyarınca ve FDT’nin 13. maddesinin uygulanması suretiyle 200.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,
Aynı müsabakada EMS YAPI SİVASSPOR Kulübü idarecisi GÖKHAN KARAGÖL’ün, müsabaka devre arasında akredite edilmediği alanda bulunmasından dolayı talimatlara aykırılık nedeniyle İHTAR CEZASI ile cezalandırılmasına,

Aynı müsabakada EMS YAPI SİVASSPOR Kulübü idarecisi GÖKHAN KARAGÖL’ün, hakem soyunma odası koridorlarında müsabaka hakemlerine yönelik hakareti nedeniyle 3 AY HAK MAHRUMİYETİ ve 300.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,
Aynı müsabakada EMS YAPI SİVASSPOR Kulübü teknik sorumlusu BÜLENT UYGUN’un, müsabaka hakemlerine yönelik sportmenliğe aykırı hareketi nedeniyle 1 RESMİ MÜSABAKADA SOYUNMA ODASINA VE YEDEK KULÜBESİNE GİRİŞ YASAĞI ve 39.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,

Aynı müsabakada EMS YAPI SİVASSPOR Kulübü sporcusu İBRAHİM AKDAĞ’ın, rakip takım mensubunayönelik hakareti nedeniyle FDT’nin 41/1-a ve 35/4. maddesi uyarınca ve FDT’nin 12. maddesinin uygulanması suretiyle 1 RESMİ MÜSABAKADAN MEN ve 19.500.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,

6- RAMS BAŞAKŞEHİR FK teknik sorumlusu ÇAĞDAŞ ATAN’ın, 12.05.2024 tarihinde oynanan EMS YAPI SİVASSPOR–RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ Trendyol Süper Lig müsabakasında, rakip takım mensubuna yönelik sportmenliğe aykırı hareketi nedeniyle 1 RESMİ MÜSABAKADA SOYUNMA ODASINA VE YEDEK KULÜBESİNE GİRİŞ YASAĞI ve 39.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,

7- BEŞİKTAŞ A.Ş.’nin, 12.05.2024 tarihinde oynanan CORENDON ALANYASPOR-BEŞİKTAŞ A.Ş. Trendyol Süper Lig müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle ve bu eylemin aynı sezon içinde misafir kulüp olduğu müsabakada 13. kez gerçekleştirilmesinden dolayı 620.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına, FDT’nin 53/3. maddesi uyarınca çirkin ve kötü tezahüratta bulunan ROOF LOUNGE MİSAFİR TRİBÜN A numaralı blokta yer alan seyircilerin elektronik bilet kapsamındaki kartlarının bloke edilmesi suretiyle bir sonraki misafir kulüp olduğu müsabakaya girişlerinin engellenmesine,
Aynı müsabakada BEŞİKTAŞ A.Ş.’nin, taraftarlarının neden olduğu saha olayları nedeniyle 112.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,

8- ATAKAŞ HATAYSPOR Kulübünün, 12.05.2024 tarihinde oynanan ATAKAŞ HATAYSPOR-MKE ANKARAGÜCÜ Trendyol Süper Lig müsabakasında, takım halinde sportmenliğe aykırı hareketi nedeniyle 27.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,

9- MKE ANKARAGÜCÜ Kulübünün, 10.05.2024 tarihinde kulüp resmi sosyal medya hesabından (X) yapılan paylaşımdaki açıklamalarda yer alan sportmenliğe aykırı hareket nedeniyle FDT’nin 36/1-d maddesi uyarınca ve FDT’nin 13. maddesinin uygulanması suretiyle 200.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,
MKE ANKARAGÜCÜ Kulübü Başkanı İSMAİL MERT FIRAT’ın, 10.05.2024 tarihinde kulüp resmi sosyal medya hesabından (X) yapılan paylaşımdaki açıklamalarda yer alan sportmenliğe aykırı hareket nedeniyle FDT’nin 36/1-d ve 36/1-b maddeleri uyarınca ve FDT’nin 13. maddesinin uygulanması suretiyle 11 GÜN HAK MAHRUMİYETİ ve 50.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,

10- SİLTAŞ YAPI PENDİKSPOR FUTBOL A.Ş.’nin, 12.05.2024 tarihinde oynanan SİLTAŞ YAPI PENDİKSPOR FUTBOL A.Ş.-ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. Trendyol Süper Lig müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu saha olayları nedeniyle 112.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,

11- ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. görevlisi MUSTAFA DEMİRCİ’nin, 12.05.2024 tarihinde oynanan SİLTAŞ YAPI PENDİKSPOR FUTBOL A.Ş.-ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. Trendyol Süper Lig müsabakasında, müsabaka sonrasında akredite edilmediği alanda bulunmasından dolayı talimatlara aykırılık nedeniyle İHTAR CEZASI ile cezalandırılmasına,
Aynı müsabakada ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. görevlisi MUSTAFA DEMİRCİ’nin, sportmenliğe aykırı hareketi nedeniyle 15 GÜN HAK MAHRUMİYETİ CEZASI ile cezalandırılmasına, 
Karar verilmiştir.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/cagdas-atan-ve-bulent-uyguna-ceza/feed/ 0
Fatih Sultan Mehmet’in şahsi eşyaları Topkapı Sarayı’nda sergileniyor https://www.foxhaber.com.tr/fatih-sultan-mehmetin-sahsi-esyalari-topkapi-sarayinda-sergileniyor/ https://www.foxhaber.com.tr/fatih-sultan-mehmetin-sahsi-esyalari-topkapi-sarayinda-sergileniyor/#respond Sat, 06 Jul 2024 09:00:45 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8642 Henüz 21 yaşındayken, dünya siyaset tarihinin en önemli devletleri arasında gösterilen Bizans İmparatorluğu’nun başkenti İstanbul’u fetheden Fatih Sultan Mehmet, şehre kazandırdığı eserlerle de asırlar boyu isminden söz ettiriyor. 

Dünyanın en büyük saray müzelerinden biri olan ve mimarisiyle dikkatleri üzerine çeken Topkapı Sarayı, Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’a kazandırdığı en önemli yapı olarak gösteriliyor.

Saray, Sultan Abdülmecit’in Dolmabahçe Sarayı’nı yaptırmasına kadar devletin idari merkezi konumundayken 1924’ten itibaren ise müze olarak kullanılıyor.

Marmara Denizi, İstanbul Boğazı ve Haliç arasında bulunan ve İstanbul’un sembolik yapılarından biri olan Topkapı Sarayı’nda, Osmanlı dönemine ait koleksiyonlar, mimari yapılar ile yaklaşık 300 bin arşiv belge bulunuyor. 

Askeri dehası ve devlet adamlığı kimliği ile bilinen Fatih Sultan Mehmet bilim, kültür ve sanat alanında da şehre pek çok eser kazandırdı.

Bunların başında ise İstanbul’daki ilk külliye olma özelliğine sahip Fatih Camisi ve Külliyesi geliyor. İstanbul’un fethinden sonra Sultan Mehmet tarafından inşa ettirilen külliyede medrese, kütüphane, darüşşifa, hamam, çarşı ve türbeler yer alıyor. 

Fatih Sultan Mehmet’in yaptırdığı eserlerden 20 kapısı, 65 caddesi, 17’den fazla han ve 4 bin dükkanıyla Osmanlı’dan bugüne miras kalan Kapalıçarşı, kente gelen yerli ve yabancı turistlerin en sık ziyaret ettiği yerler arasında bulunuyor. 

Fatih’in ünlü portresi 2020’de İstanbul’a getirildi 

İstanbul’u fethettikten sonra adeta yeniden imar eden Fatih Sultan Mehmet, 3 Mayıs 1481’deki vefatının ardından adını taşıyan Fatih Camisi’ndeki türbeye defnedildi.

Fatih’in kılıçları, kaftanları, zırhları ve yüzükleri gibi şahsi eşyaları günümüze kadar özenle korunarak Topkapı Sarayı’nda sergileniyor. 

Sanata ilgisiyle bilinen Fatih Sultan Mehmet, 1480 yılında diplomatik bir görev için İstanbul’da bulunan Venedikli ressam Gentile Bellini’ye portresini çizdirdi.

Uzun yıllar Birleşik Krallık’ın başkenti Londra’daki National Gallery’de sergilenen portre, 2020’de İstanbul Belediye Sarayı’na getirildi. 

Yine Bellini tarafından çizilen ve Fatih Sultan Mehmet ile oğlu Cem Sultan’ın resmedildiği varsayılan tablo da İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından 2020’de Londra’daki bir müzayededen satın alınarak İstanbul Belediye Sarayı’nda sergilenmeye başladı. 

Ayrıca Fatih Sultan Mehmet’in İtalyan sanatçı Costanzo de Ferrara’ya yaptırdığı, ön yüzeyinde “Bizans İmparatoru Muhammed” yazan ve dünyada sadece 4 adet bulunan madalyon da 2023’te İBB tarafından satın alınıp İstanbul Belediye Sarayı’na getirildi. 

Kılıçları ve kaftanları Topkapı Sarayı’nda sergileniyor 

Milli Saraylar Topkapı Sarayı Daire Başkanı İlhan Kocaman, sarayın Fatih Sultan Mehmet döneminde kullanılmaya başlandığını söyledi. 

Fatih Sultan Mehmet’in 1457’den itibaren fiilen Topkapı Sarayı’nı kullandığı belirten Kocaman, bu sebeple o dönemden kalma Fatih’e ait özel eşyaların da arasında olduğu birçok eserin envanterlerinde bulunduğunu dile getirdi. 

Bu eserlerin başında Fatih Sultan Mehmet’in tahta çıkarken ve kılıç kuşanma törenlerinde kullandığı kılıçların olduğunu aktaran Kocaman, şöyle devam etti: 

“Biz bunların birini Fatih Köşkü dediğimiz mekanda, bir tanesini de silahlar bölümünde sergilemekteyiz. Onun ötesinde kaftanlar arasındaki en önemli eserlerin başında da zırhlı kaftan gelmektedir. 2 tane zırhlı kaftanı var ve bu kaftanlar da ipek olmasına ve içinde zırh olmasına rağmen günümüze kadar çok fazla bir bozulmaya uğramadan gelmiştir. Onun ötesinde yine Fatih Sultan Mehmet’in vefat ettiği zaman üzerindeki kıyafetler de çıkarılmış ve onu da yine biz bu depoda muhafaza etmekteyiz.” 

Eserlerin bugüne kadar gelme sürecini hakkında bilgi veren Kocaman, “Sarayda padişahların bizzat kullanmış oldukları eserler hemen vefatıyla birlikte belli bir düzen içerisinde, örneğin kıyafet ise bohçaya sarılır, üzerine damgası vurulur, envanteri belirlenir ve hazinenin saklanmış olduğu yere konarak muhafaza edilirdi” dedi. 

Söz konusu eserlerin Cumhuriyet döneminde de kayıt altına alındığını, defterlere işlendiğini ve muhafazasının yapıldığını ifade eden Kocaman, “Günümüzde de Milli Saraylar Başkanlığına ait uzmanlarımız tarafından onların kondisyonlarına bakılıyor. Eğer bir bozulma görülürse atölyelerimiz var, atölyedeki uzmanlarımız tarafından restorasyonları ve konservasyonları yapılmaktadır” diye konuştu. 

Topkapı Sarayı’nın genel yapısı Fatih döneminde belirlendi 

Tarihi eserlerin muhafazasının kolay olmadığına dikkati çeken Kocaman, şöyle devam etti: 

“Gerek restorasyonu, gerek konservasyonu, gerekse muhafazası, depoda olsun, tefrişte olsun, vitrinde olsun elbette ki belli kuralar içerisinde yapılması gerekiyor. Bunların çağdaş anlamda muhafazası ve sergilenmesi, Milli Saraylar Başkanlığı olarak biz bunların nasıl yapılacağını çok iyi biliyoruz. Tarihi bir eserin gerek sergilenmesi gerekse muhafazası için çağdaş önlemler ne ise onların tamamı alınmıştır. Vitrinlerin iklimlendirilmesi, güvenliği gerek kamera ile gerekse alarmlar ile muhafazası sağlanmaktadır. Günümüzde biz bunları bu şekilde muhafaza ediyoruz.” 

Topkapı Sarayı’nda Fatih Sultan Mehmet’e ait eşyalar arasında en dikkat çekenlerin kılıçları olduğunu söyleyen Kocaman, “Topkapı Sarayı’nın Seferlik Koğuşu’nda ‘Elbise-i Hümayun’ diye belirlediğimiz bölümde sergilemiş olduğumuz zırhlı kaftanları öne çıkıyor” dedi. 

Bunların ötesinde birçok eserin sarayın mutfaklarında, silahlar bölümünde ve diğer bölümlerde sergilendiğini belirten Kocaman, Topkapı Sarayı’nda Fatih döneminin en önemli eserinin saraydaki yapılar olduğunu, sarayın genel yapısının Fatih döneminde belirlendiğini belirtti.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/fatih-sultan-mehmetin-sahsi-esyalari-topkapi-sarayinda-sergileniyor/feed/ 0
Sivasspor’un hocası Bülent Uygun: O paraları sokak köpeklerine, kimsesiz çocuklar ve yaşlılar yurduna bağışlıyorum https://www.foxhaber.com.tr/sivassporun-hocasi-bulent-uygun-o-paralari-sokak-kopeklerine-kimsesiz-cocuklar-ve-yaslilar-yurduna-bagisliyorum/ https://www.foxhaber.com.tr/sivassporun-hocasi-bulent-uygun-o-paralari-sokak-kopeklerine-kimsesiz-cocuklar-ve-yaslilar-yurduna-bagisliyorum/#respond Fri, 14 Jun 2024 21:19:42 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8203 Trendyol Süper Lig’in 33. haftasında evinde Fenerbahçe ile 2-2 berabere kalan EMS Yapı Sivasspor’da teknik direktör Bülent Uygun, izleyenlerin keyif aldığı bir maç olduğunu söyledi.

Uygun, karşılaşmanın ardından düzenlenen basın toplantısında, ligde kalan kritik haftalarda alacakları puanların Avrupa’ya gitme açısından önemli olduğunu belirtti.

Fenerbahçe’nin güçlü bir takım olduğunu vurgulayan Uygun, “Rakibimizin de gücünü anlatmaya gerek yok, bu ligde hemen hemen bütün takımları yendiğini düşünüyorum. Hatta Konferans Kupası’nı bile kazanabilecek bir kadro yapılanması vardı. Fakat yaşadıkları talihsizlik sonucunda Olimpiakos maçından elenmişlerdi.” dedi.

Uygun, rakipleri üzerinde oluşan baskıyı kendi lehlerine ve avantaja çevirdiklerini anlatarak, “Elimizdeki kadro malum, Türkiye liginin en az bütçeli ikinci takımıyız. Yaş ortalamamız ortada. Sistemsel olarak rakibimizi, analizlerimizi yaparak oyun planlarında onların istediğini değil de bizim istediğimiz gibi oyun yönlendirmesi yaptık. Bununla beraber pozisyon üretmede fazlasıyla güzel pozisyonlar ürettik. Rakibimiz de çok güzel pozisyonlar üretti. Gelenlerin, izleyenlerin keyif aldığı bir maç oldu.” diye konuştu.

“ÇOK İYİ MÜCADELE ETTİK”

Sosyal medyadaki eleştirilere tepki gösteren Uygun, şöyle devam etti:

“Sosyal medyadakiler, onlar önce aynaya baksınlar. Artık ülkede sevgi, saygı, insanlara karşı olmayan bir yapının aldığı bir durum. Velhasıl ona rağmen bütün herkes elinden geldiği kadar kendi işini en güzel şekilde yapmaya çalışıyor. Sivasspor olarak çok iyi mücadele ettik, 1 puan kazandık. Bundan önceki maçta Trabzonspor’u yenmiştik. Galatasaray ile berabere kalmıştık. Beşiktaş’ı yenmiştik. Dolayısıyla futbolcu kardeşlerimi bu kadar kısıtlı imkanlarla gösterdikleri performanstan dolayı tebrik ediyorum.”

Uygun, şampiyonun kimin olacağının kendilerini ilgilendirmediğini dile getirerek, “Bugün bilmiyorum Fenerbahçe şampiyon olur ya da olmaz, dolayısıyla şampiyonun kim olduğu beni ilgilendirmez. Kendi takımımla ne yaparım konusuna bakarım.” ifadelerini kullandı.

“HERKES KENDİ CAMİASINA YAKIŞANI YAPIYOR”

Sosyal medyadaki hakaretlere karşı tazminat davası açtığını da anlatan Uygun, şunları kaydetti:

“Sadece sosyal medyadan ailemize küfür edenlere söylenecek söz yok. Nasıl bir şekil aldık, sevgiyi, saygıyı, inancımızı kaybettik onu anlamış değilim. Bu kadar iftiranın atıldığı ve bu kadar şeyin yaşandığı… Herkes kendi camiasına yakışanı yapıyor. Dolayısıyla biz Sivaslılar, Yiğidolar, 7 milyon Sivaslı aslan gibi duruyor. Sosyal medyada bizi linç edenlere karşı Sivasspor taraftarlarından bize sahip çıkmalarını özellikle rica ediyorum. Onlar gereğini onlara söylesinler. Çünkü her birinden artık 100’er bin lira tazminat davası, benim kim olduğumu görecekler. İnsanların eleştirilerinden hiçbir zaman sıkıntı duymuyoruz ama bazı gazeteci gözüken tetikçiler var. Para alanlar, onların yaptığı yalan haberler, o yalan haberlere inanan bir sürü salak var. Sonra tazminat öderken de ‘ben yapmadım, çocuğum yaptı’ diyenler var. Ben de o paraları sokak köpeklerine, kimsesiz çocuklar ve yaşlılar yurduna bağışlıyorum, bağışlamaya da devam edeceğim.”

Fenerbahçe’de birbirinden yetenekli futbolcuların olduğunu söyleyen Uygun, “Şampiyonlukta ümitleri devam ediyor. Onların bu yorgunluğu bizim için avantaj oldu. Dinlenmeden bize geldiler, o yorgunluk da bize avantaj oldu.” şeklinde konuştu.

Uygun, golcü oyuncu Fode Koita’nın yükselen performansından da memnun olduklarını dile getirdi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/sivassporun-hocasi-bulent-uygun-o-paralari-sokak-kopeklerine-kimsesiz-cocuklar-ve-yaslilar-yurduna-bagisliyorum/feed/ 0
51 kişi öldüğü Furkan Apartmanı’yla ilgili yeni bilirkişi raporu https://www.foxhaber.com.tr/51-kisi-oldugu-furkan-apartmaniyla-ilgili-yeni-bilirkisi-raporu/ https://www.foxhaber.com.tr/51-kisi-oldugu-furkan-apartmaniyla-ilgili-yeni-bilirkisi-raporu/#respond Tue, 11 Jun 2024 21:46:26 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8155 Kahramanmaraş merkezli depremlerde, Gaziantep’in Nizip ilçesinde yalnızca Furkan Apartmanı yıkılmıştı. Nizip Cumhuriyet Başsavcılığı, iddianamede tutuklu sanıklar Eyüp Öğüt, Faik Öğüt, Nejdet Alpay, Yılmaz Şahin Yurtyapan, tutuksuz sanıklar Abdullah Devrim Sever, Hasan Hüseyin Sever hakkında “taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçundan 15’er yıla kadar hapis cezası talep etmişti.

Son duruşmada mahkeme, firari sanıklar ve binanın müteahhitleri Abdullah Devrim Sever ve Hasan Hüseyin Sever hakkında kırmızı bültenle arama kararı çıkartılmasına karar vermişti. Mahkeme, ayrıca bilirkişi raporunun yetersizliği nedeniyle Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden yeni bilirkişi raporu talep etmişti. 

ASLİ VE TALİ KUSURLULAR…

Karadeniz Teknik Üniversitesi’nin 7 kişilik akademisyen heyeti tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda; ”Statik Proje Müellifi’nin, Yapım Sorumlusu Müteahhidin, Teknik Uygulama Sorumlusu (TUS), Fenni Mesul, Şantiye Şefi’nin, Projesiz ve ruhsatsız olarak yapılan teras kat ilavesi ile zemin ve asma katlarda yapılan tadilat ve değişikliklerden sorumlu olan kişi veya kişilerin, belediyenin ilgili birimindeki yapı ruhsatlarında proje kontrollerinden sorumlu kişilerin asli kusurlu olduğu” kaydedildi. Raporda, belediyenin yapı kontrol ile diğer ilgili birimlerin tali kusurlu olduğu belirtildi.

ZEMİN ETÜT RAPORU YOKMUŞ!

Bilirkişi raporunda, ”Furkan Apartmanı’nın proje aşamasında zemin raporunun olmadığı, statik proje içeriğinin yeterli olmadığı, temel boyutlarının yetersizliği, temel zemin emniyet gerilmesi yetersizliği ve kolon donatı alanı yetersizliğinin tespit edildiği” belirtildi. Raporda, apartmanın yapım aşamasında ise rölöve ve projedeki taşıyıcı sistem eleman sayısı ve boyut uyumsuzluğu ve donatı detaylandırması yetersizliğine işaret edildi. Ayrıca, Furkan Apartmanı’nın iş bitim aşamasında da proje ile uygulama arasında farklılık olduğuna vurgu yapıldı.

KOLONLAR KESİLMİŞ!

Raporda, şu tespitler yer aldı:

”Dosya kapsamında heyete gönderilen bütün raporlar ve kanıtları dikkate alındığında; taşıyıcı sistem elemanlarının bazılarının inşasında statik projeye göre kesit ve yerleşim aksı farklılıklarının olduğu, binanın taşıyıcı sistem elemanlarının inşasında donatı detaylandırma (entriye sıklaştırması, kanca, gönye vb.) yetersizliklerin olduğu kanaatine varılmıştır.

Dosya kapsamındaki heyete gönderilen bütün raporlar dikkate alındığında, binanın inşası tamamlandıktan ve kullanıma başlandıktan sonra zemin, asma ve teras katlarda projesiz ve izinsiz bir şekilde eklentilerin yapıldığı tespit edilmiştir. Heyete gelen bütün raporlar ve kanıtları ortak bir şekilde değerlendirildiğinde, S11 kolonunun bina inşası tamamlandıktan sonra kesildiği, bodrum katta bulunan S4A ve S5A kolonların inşa edilmediği, bu kolonların yan kısımlarında bulunan S3A ve S4A kolonlarının ise kaydırılarak inşa edildiği değerlendirilmiştir.”

“BİR ADET KOLONUN KESİLDİĞİ AÇIKKEN…”

Konuya ilişkin ANKA Haber Ajansı’na konuşan mağdurların avukatı Mehmet Aykut Başderici, “Sürecin başından itibaren kusur durumu belli olmayan sanıklar hakkında en azından yurt dışı çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol talebimiz reddedildiği için şu anda sanıkların savunması mahkemece alınamamakta. Savunması alınmayan sanıklarla ilgili cezalandırmaya yönelik hüküm verilemeyeceği için kuvvetle muhtemeldir ki yakalama emri olanların dosyası tefrik edilecek ve diğer savunması alınanlarla ilgili karar verilecektir. Ancak firari kişilerin savunmasının alınmadan da diğer sanıklar hakkında hakkında karar verilmesinin uygun olmadığını düşünüyoruz.” dedi.

Kahramanmaraş’ta Ezgi Apartmanı’nda kolon kesen kişilere karşı “olası kast ile adam öldürme suçu”na yönelik iddianame düzenlendiğini hatırlatan Başderici, “Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden gelen bilirkişi raporlarında Furkan Apartmanı’nda bir adet kolunun kesildiği açık bir şekilde meydanda iken bilinçli taksirle adam öldürmeye yönelik cezalandırma istemek bizce usul ve yasaya aykırı olacak.” diye konuştu.

Davanın bir sonraki duruşması 26 Nisan’da görülecek.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/51-kisi-oldugu-furkan-apartmaniyla-ilgili-yeni-bilirkisi-raporu/feed/ 0
İstanbul’da 29 kişinin öldüğü yangının detayları: İzinsiz tadilat faciaya döndü… https://www.foxhaber.com.tr/istanbulda-29-kisinin-oldugu-yanginin-detaylari-izinsiz-tadilat-faciaya-dondu/ https://www.foxhaber.com.tr/istanbulda-29-kisinin-oldugu-yanginin-detaylari-izinsiz-tadilat-faciaya-dondu/#respond Sun, 12 May 2024 21:03:35 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7200 Gayrettepe Yıldız Posta Caddesi Gönenoğlu Sokak’ta saat 12.47’de 16 katlı binanın eksi 1 ve eksi 2. katında faaliyet gösteren eğlence merkezinde tadilat kaynaklı yangın çıktı. Yangına itfaiye ekipleri 31 araç ve 86 personelle müdahale etti. Ekiplerin çalışması sonucu yangın söndürüldü.

Yangında 29 kişi hayatını kaybetti, 1 kişi yaralandı. İşletme müdürü ve iş yerinin ortaklarının da aralarında bulunduğu 8 şüpheli gözaltına alındı. Yangınla ilgili idari soruşturma başlatılırken, 2 mülkiye müfettişi görevlendirildi.

KİMLİKLERİ BELLİ OLDU

Yappılan otopsi işlemlerinin ardından yangında ölenlerin kimlikleri belirlendi.

Üzerinden kimlik çıkmayan, yabancı uyruklu olduğu tespit edilen bir kişi dışında yangında hayatını kaybedenlerin isimleri şöyle:

“Ahmet Sever (52), Ahmet Uzun (36), Alparslan Salih Derelioğlu (64), Atanur Aladağ (43), Barış Güngör (21), Emrah Demiroğlu (40), Fahrettin Korkut (42), Gökhan Yıldırım (37), Kadir Orhonoğlu (41), Kadir Orhanoğlu (41), Mehmet Okumuş (39), Özkan Baş (45), Sinan Yılmaz (55), Adem Özçelik (50), Ahmet Kartal (25), Ahmet Mehduş (28), Akın Kıhri (36), Binali Çayır, Cengiz Aksoy (47), Efe Demir (17), Gökay Tevlek (47), Gökhan Akbulut (40), Hüseyin Ak (21), Muhammet Ali Yıldırım (43), Ramazan Altan (43), Shir Agha Bigzade, Şivan Dolu (44) ve Yılmaz Kıhri (59).”

İşlemleri tamamlanan birçok cenaze ailelerine teslim edildi, bazı ailelerin ise Adli Tıp Kurumu önündeki bekleyişi sürüyor.

UZMANLAR KONUŞTU: TEDBİR ALINMAMIŞ

Türkiye Yangından Korunma ve Eğitim Vakfı (TÜYAK) Başkanı Dr. Kazım Beceren yangına ilişkin “İnşa aşamasında, özellikle ateşli çalışmalar sırasında alınması gereken tedbirler vardır. Bu yangının ölümle sonuçlanması, bu tedbirlerin alınmadığını gösteriyor.” dedi.

Yangın güvenlik uzmanı Levent Yasa da “İtfaiyenin müdahalesi yerinde ve doğrudur, fakat yangın büyük olduğundan ve içeride yanıcı madde çok fazla olduğundan dolayı böyle bir can kaybıyla karşı karşıyayız.” ifadelerini kullandı.

Yangına ilişkin İçmimarlar Odası İstanbul Şubesi Başkanı Herdem Süer ise “Burada bir iç mimar olsaydı, iç mimarlık projesi kullanılsaydı bu yangın belki gerçekleşmeyecekti.” diye konuştu.

İŞLETMECİLERİN SUÇ KAYITLARI DİKKAT ÇEKTİ

Ekiplerce, iş yerinin mesul müdürü İ.Ş. (65), iş yerinin ortakları M.M.C. (45) ve Ş.Ş. (50), muhasebeci S.A. (39), işletme müdürü A.A.P. (26), tadilatla ilgili metal işleri sorumlusu K.E. (47), metal işleri firma sahibi Ç.A. (43) ve mobilyacı E.E’nin (40) olduğu 8 kişi gözaltına alındı.

Yapılan çalışmada, İ.Ş, Ş.Ş. ve E.E’nin “kasten yaralama”, S.A’nın “cinsel taciz”, A.A.P’nin ise “kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, bulundurmak ya da uyuşturucu madde kullanmak”, “Ateşli Silahlar Kanunu’na muhalefet” ve “kasten yaralama” suçlarından kayıtları olduğu belirlendi.

RUHSAT 1987’DE ALINMIŞ

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu da yangının yaşandığı yerde incelemelerde bulundu.

İmamoğlu, binanın 1987’de ruhsat verilen bir gece kulübü olduğunu vurgulayarak, “En son itfaiye raporu 2016’da veriliyor. 2018’de bir ruhsat yenilenmesi yapılmış ilçe belediyesi tarafından. Bunlar incelenecek, savcılık da gereken süreci başlatmış durumda. Yapının statik güvenliği ile ilgili arkadaşlarım da burada inceleme yapıyor. Ona göre gerekirse komşuların tahliyesi gibi konularda destek olacağız. Yapı eski bir yapı.” ifadelerini kullandı.

“GİYSİ ODASINA GİDİN HERKES ORADA TOPLANSIN”

Görgü tanıklarından Sema Soğancı olay hakkında şunları kaydetti:

“5-6 dakika geçmeden hemen itfaiye geldi. Patlamalar, çatlamalar, öyle sesler duydum. İçeride insanlar var mı diye merak ettim. İtfaiye geldikten sonra cesetler çıkmaya başladı. İnsanlar bağırış, çağırış gidiyordu. O kadar ani oluştu ki her şey. Deli gibi alevler vardı, ağlamaya başladım, sinirlerim bozuldu. Kimsenin bir şeyden haberi yok çünkü herkes bir yerlere koşturuyordu. Dışarı çıkmakta çok zorlanmışlardır. Daire kapısından çıktıktan sonra birisi ‘hemen giysi odasına gidin, herkes orada toplansın’ demiş çünkü ön kapıdan giriş yokmuş ya da kapı mı kilitliymiş bilmiyorum.”

“İÇERİ GİRENLERİ SİMSİYAH ÇIKARDILAR”

Binanın diğer tarafının otopark olduğunu ve bütün gazın oraya dolduğunu kaydeden Cengiz, “Otoparkın boşaltılması sağlandı. İçeride yaklaşık 60-70 kişinin olduğundan bahsedildi. Sedye üzerinde olan arkadaşları, ekipler sağlam bir şekilde çıkarttı, sonrası daha kötüydü. İçeriye giren arkadaşları, itfaiye ekiplerini simsiyah çıkarken gördük. Gaz inanılmaz derecede yoğundu. Burada ciddi şekilde bir duman akışı vardı. Alevleri burada çok az bir noktada gördük, onun dışında içeriye dolan gazla zehirlenme başladı.” ifadelerini kullandı.

Tadilatta olan işletme yangından önce böyle görünüyordu

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/istanbulda-29-kisinin-oldugu-yanginin-detaylari-izinsiz-tadilat-faciaya-dondu/feed/ 0
İmamoğlu’ndan Kurum’a bir ‘8 adım’ yanıtı daha https://www.foxhaber.com.tr/imamoglundan-kuruma-bir-8-adim-yaniti-daha/ https://www.foxhaber.com.tr/imamoglundan-kuruma-bir-8-adim-yaniti-daha/#respond Sun, 05 May 2024 21:48:27 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6973 İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve CHP İstanbul Adayı Ekrem İmamoğlu, Göztepe-Ataşehir-Ümraniye metro hattında çalışan 300’den fazla işçiyle iftar sofrasında buluştu. CHP milletvekili Ali Gökçek ve CHP Ataşehir Belediye Başkan Adayı Onursal Adıgüzel de hattın Ataşehir şantiyesinde, yer altında düzenlenen iftar programında İmamoğlu’na eşlik etti.

Konuşmasına, hatta emeği geçen herkese teşekkür ederek başlayan İmamoğlu, “Bugün biz burada sizin çalışma ortamınızı hissetmeye ve sizlerin sofrasında bulunmayı kendimize seçtik. Ne mutlu bize. Çok özel bir hizmet yapıyorsunuz. İstanbul’umuza belki de tarihinin en önemli hizmetlerini sunan projelerin başında, metro yapıları geliyor. Metro yapıları yapmak teknolojisiyle, mühendisliğiyle, maliyetiyle her aşaması ayrı bir titizlik gerektiriyor. Bu manada topyekun, bütüncül yapı için emeği geçen herkesin ortaya koyduğu performans İstanbul ve İstanbul halkı için önemli” dedi.

“METRO KONUSUNDA MUAZZAM BİR 5 YIL GEÇİRDİK”

İmamoğlu, şunları söyledi:

* “Metro konusunda muazzam bir 5 yıl geçirdik. Sizin gibi dostlarımızın emekleriyle, 65 kilometre metroyu hizmete sunduk. Şimdi önümüzde sağlam bir hedef daha var. Zira, devam eden 8 metro hattımız var. 8 metro hattımızı 2025’te açmayı tasarlıyoruz. Ki bu konuda iddialıyız. Birisi inşallah bu hattımız olacak; Göztepe-Ataşehir-Ümraniye hattı. Diğeri Samandıra-Sultanbeyli bölümü olacak. O da çok önemli. Bir diğeri de inşallah Yıldız-Kabataş bölümü olacak. Bunları üst üste koyduğumuzda, seneye 28 kilometre civarında bir metro hattını, yine İstanbullularla buluşturuyor olacağız.

* Şu anda biz, yerin altında açtığımız 65 kilometrenin yanı sıra tam gaz -bulunduğumuz metro hattı da dahil- 73 kilometre metro yapıyor durumdayız, devam ediyoruz. ‘Tam yol ileri’ diyerek devam ediyoruz. Yerin altında, binlerce insanımızın verdiği bu emeği görmeyip, ‘8 kilometre metro yaptı’ diyerek, bir dezenformasyon yaratmak adına, siyaset yapmak adına, bu kadar insanların emeğinin küçümsenmesi konusunda belki de tarihe geçecek bir iddia oldu bu. Ama boşa çıktı. Sonuçta açtığımız metrolar ortada. Öyle adımlanmayla dolaşılacak gibi değil. Bir gün inşallah adımlayarak dolaştırırız o arkadaşı buralarda.”

“PROJENİN SAHİBİ DE MİLLETTİR; O PARTİ, BU PARTİ DEĞİLDİR”

“Sofranızda bulunmaktan büyük onur duydum” diyen İmamoğlu, şu ifadeleri kullandı:

* “Bu yaptığınız işler, İstanbul’a hizmet. Sizler, ekmeğinizi kazanıyorsunuz. Yüklenici firmalar, deneyimleriyle bu işlerin yapılmasına vesile oluyor. Bizler, bu süreci iyi yöneterek nitelikli, kimlikli işlerin var olmasını ortaya koyuyoruz. Amacımız; milletimize ait bu projelerin layıkıyla insanlarımızın hizmetine sunulabilmesi. Bu manada burada kazanç sağlayan, ekmeğini evine götüren her kardeşimin, her hemşehrimin de evine bolluk, bereket diliyorum. Çocuklarına, gençlerine, evde yaşayan her insanına güzel bir gelecek diliyorum.

* Biz de inşallah, o geleceği sağlama konusunda, sizlere layık birer yönetici olma gayreti içerisindeyiz. Burada ben ve benim gibi siyasi yol arkadaşlarım, aynı zamanda bürokrasiden idareci yol arkadaşlarım var. Gerçekten bu önemli bir temennidir. Sizlere layık olmak, iyi yönetici olmak, devletine, milletine iyi hizmetler sunabilmek… Bir şeyin de altını çizeyim. Bu kıymetli proje, değerli bir projedir. Bu projenin sahibi de millettir; o parti, bu parti değildir. Biz milletimiz adına, İstanbul halkı adına bir proje ürettik. Yapıyoruz, bitireceğiz ve insanlarımızın hizmetine açacağız. Ve İstanbullunun projesi olacak. Şimdiden hayırlı uğurlu olsun. Allah tamamına erdirsin.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/imamoglundan-kuruma-bir-8-adim-yaniti-daha/feed/ 0
Babacan: Sandıktan çıkanın hükümete ‘sarı kart’ mesajı olması lazım https://www.foxhaber.com.tr/babacan-sandiktan-cikanin-hukumete-sari-kart-mesaji-olmasi-lazim/ https://www.foxhaber.com.tr/babacan-sandiktan-cikanin-hukumete-sari-kart-mesaji-olmasi-lazim/#respond Sun, 05 May 2024 21:27:46 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6959 DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, 31 Mart’ta yapılacak yerel seçimler kapsamında bir dizi ziyaretlerde bulunmak üzere Bingöl’e geldi. Genç Caddesi’nde vatandaşları selamlayarak sorunlarını dinleyen Babacan, daha sonra bir otelde düzenlenen basın toplantısına katıldı.

Babacan, burada yaptığı konuşmada, İsrail’in saldırısı altındaki Gazze ile ilgili somut bir adım atılmadığını söyleyerek, “Türkiye’de gerçekten şu anda sıkıntılı bir dönem yaşıyoruz. Başta emeklilerimiz olmak üzere, çiftçilerimiz olmak üzere halkımız büyük bir feryat içerisinde. Ancak bu feryat, bu haykırış Ankara Beştepe’den duyulmuyor. Onu da görüyor maalesef. Evet Türkiye’de sıkıntılar çok ama asıl büyük bir sorunu yaşayan, büyük bir zulüm altında yaşayan şu anda Gazze’deki Filistinli kardeşlerimiz. Oradaki feryat çok daha büyük. 32 binin üzerinde Filistinli kardeşimiz hayatını kaybetti. Bunların üçte ikisi kadın ya da çocuk. Ve olaylar başladığından bu yana iktidarın Gazze’yle ilgili somut olarak attığı hiçbir adım yok. Sadece laf üretmek var. Sadece hamaset üretmek var. Sadece Gazze’deki durumun istismarı var” dedi.

‘SANDIKTAN ÇIKACAK MESAJIN, UYARI MESAJI OLMASI LAZIM’

Babacan, “Bu sandıktan çıkacak mesaj da çok önemli. Biz diyoruz ki; bu sandıktan çıkacak mesajın mutlaka ve mutlaka iktidara bir uyarı mesajı olması lazım. Yani iktidara ‘Yanlış yoldasın, hata yapıyorsun, faul yapıyorsun, hukuku çiğniyorsun, adaletli hareket etmiyorsun’ mesajı olması lazım. Bu sandıktan çıkan mesajın, hep beraber vatandaşlarımızın hükümete bir sarı kart mesajı olması lazım. Yani vatandaşlarımızın sandıkta kullanacağı oyun, iktidardakilere bir uyarı mesajı olması lazım. Kırmızı kart cebinizde bekliyor. O ne zaman? Bir sonraki seçim iktidar değişikliği zamanı geldiğinde kırmızı kartla gösterip, inşallah Türkiye’nin dürüst ve ehil kadrolarla yöneteceği bir süreci önünde hep beraber açmış olacağız” diye konuştu.

‘YAPI STOKUMUZUN DERHAL YENİLENMESİ GEREK’

Konuşmasında Bingöl’ün deprem riski yüksek iller arasında olduğunu belirten Babacan, şöyle konuştu:

“Burada benim vurgulamak istediğim çok önemli bir konu var. O da deprem riski şu anda bir deprem coğrafyasındayız. Naci Görür hocamız başta olmak üzere pek çok jeoloji bilim insanının da Türkiye’deki en riskli bölgelerden bir tanesi olarak sürekli Bingöl’ü işaret ettiğinde, farkında olmamız lazım. İşte bu sebeple Bingöl’ün depreme hazırlanması çok çok önemli bir konu.

Belediye başkanı olacak arkadaşlarımızın her ilçede, özellikle de merkezde en önemli projeleri arasında ‘Bingöl’ün depreme hazırlanması’ olması lazım. Tabii deprem anında o kriz yönetmek, depremden sonra vatandaşlarımızın her türlü ihtiyacını karşılamak, deprem olmadan önce tedbir almak en önemlisidir. Çünkü halk arasında bir söz vardır, ‘kaza geliyorum demez’ ama arkadaşlar, deprem ‘geliyorum’ diyor.

Bakın ben buna benzer bir konuşmayı 2022 yılında Kahramanmaraş’ta aynı böyle bir otelde, Allah benzetmesin, demiştim ki uzmanlar uyarıyor. Kahramanmaraş depremi geliyor. Ve ‘bununla ilgili hiçbir hazırlık yok’ demiştim. Ve 6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli deprem oldu. Benim o açıklamayı yaptığım otel yıkıldı. 84 kişi hayatını kaybetti. Bir kişi kurtulmadı.

Deprem ‘geliyorum’ diyor, dolayısıyla hem mevcut yapı stokumuzun gözden geçirilmesi ve sağlamlaştırılması hem de deprem anında hasar göreceği, ağır hasar ya da yıkılacağı şimdiden belli olan yapı stokumuzun derhal ama derhal yenilenmeyle beraber Bingöl’ümüzün vatandaşlarımızın çok daha emniyetli, çok daha yaşanabilir bir şehir haline getirmesi en önemli konudur.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/babacan-sandiktan-cikanin-hukumete-sari-kart-mesaji-olmasi-lazim/feed/ 0
İzmir’de AKP’li üç aday için 1.8 trilyonluk vurgun iddiası https://www.foxhaber.com.tr/izmirde-akpli-uc-aday-icin-1-8-trilyonluk-vurgun-iddiasi/ https://www.foxhaber.com.tr/izmirde-akpli-uc-aday-icin-1-8-trilyonluk-vurgun-iddiasi/#respond Sun, 21 Apr 2024 21:39:30 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6398 CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat; AKP’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Hamza Dağ, Bayraklı Belediye Başkan adayı Bilal Kırkpınar ve Karşıyaka Belediye Başkan adayı İsmail Çiftçioğlu’nun dahil olduğunu öne sürdüğü, Kemalpaşa’da ‘geçen bir yolsuzluk ve usulsüzlük dosyasıyla ilgili iddialarda bulundu.

CHP İzmir İl Başkanlığında basın toplantısı düzenleyen Polat, AKP’li üç belediye başkan adayı ile ilgili yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarını içeren dosyaları kamuoyuyla paylaştı.

TAVUK ÇİFTLİĞİNE VİLLALAR

Polat, ”İzmir organize işler sarmalı” olarak tanımladığı olayda, Kemalpaşa Örnekköy’de tavuk çiftliği olan ve kümeslerin bulunduğu alanın yalan beyanlarla yapı kayıt belgesi alınarak villa köye çevrildiğini ifade etti. Polat ”Ben buna ‘İzmir organize işler sarmalı’ diyebilirim. İzmir’e talip olan üç arkadaşımızın imar konusunda nasıl bir rant sarmalı içinde olduğunu anlatacağım. Hikayenin başlangıcı 1977’de Kemalpaşa Örnekköy’de bir tavuk çiftliği hikayesinden başlıyor. 1977’de yapılmış, adını andığım ada ve parseldeki harabe haldeki tavuk çiftliği görüntüleri, bu inşaat yapılmaya başlandığı andaki hafriyat çalışmaları ve meydan düzenlemesi şeklinde gidiyor” dedi.

2018’DE İMAR AFFINA BAŞVURUYORLAR

Polat, şöyle devam etti:

– Burada bazı renkler var görsellerde. Bunlar aslında olmayan ancak varmış gibi gösterilen yerler. Burada Kırkpınar’lar Süt ürünleri ve Hayvancılık Tic. Ve Ltd. Şti. Bu şirket, AKP Bayraklı Belediye Başkan adayı Bilal Kırkpınar ve babasına ait. 2018’de Bilal Kırkpınar’ın babasının T.C numarası üzerinden devlete bir başvuruda bulunuyor, imar affı üzerinden. 12 tane yapı kayıt belgesi alınıyor. 13. de Bilal Kırkpınar üzerine alınıyor. Buralarda ‘insanlar yaşıyor, bağımsız bina’ diyorlar. ‘Burası artık tavuk çiftliği değil, 91 adet bağımsız yapıdır’ diyorlar. Yalan söylüyorlar.

BİR YIL SONRA ‘GÜÇLENDİRME’ RUHSATI

– 2019 tarihinde bir ruhsat başvurusunda bulunuyorlar. Onun adı da güçlendirme ruhsatı. Arkasından biz, CHP’li belediye seçimi kazandığında var olan şikayetleri değerlendirmeye başlıyor. Kırkpınar’ın yapısı üzerine çok fazla şikayet gelince Belediye Başkanımız Rıdvan Karakayalı çalışmalara başlıyorlar. İzmir Büyükşehir Belediyesi İmar Dairesi’ni göreve çağırıp denetim yapmalarını istiyorlar. Kırkpınar’lara ihtarda bulunuyorlar ve bir sürü işlem yapıyorlar. Büyükşehir yaptığı denetimler sonucunda Kemalpaşa Belediyesi’ne bir yazı yazıyor. ‘binanın son hali için yapı kayıt belgesi verilmesi mümkün değil’ diyorlar. Ayrıca yalan ve yanlış belgeyle yapı kayıt belgesi alındığı tespit ediliyor ve Büyükşehir, Kemalpaşa Belediyesi’ne ‘Suç duyurusunda bulun’ diyor.

SUÇ DUYURUSUNDA BULUNULDU

– Kemalpaşa Belediye Başkanlığı su duyurusunda bulunuyor, bunun yanında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İzmir İl müdürlüğüne yazı yazıyor. Gerekli belgeleri de ekleyerek yapı kayıt belgesinin iptalini istiyor. Ayrıca imar yapılan yer de korunması gereken tarım alanında yer alıyor.

2021’DE İPTAL EDİLDİ

– İl müdürlüğüne yapılan müracaat sonrası bakanlığın İzmir Şube Müdürlüğü 2021’de bir karar veriyor. Karar verildiğinde Bilal, AK Parti Genel Merkezi’nde bir arkadaşıyla sohbet ediyor. Eşinin araması üzerine tebligattan haberi oluyor. Bakanlık, yapı kayıt belgelerini iptal ettiğini söylüyor. Kasım 2021’de belgeler iptal ediliyor. ‘Yıkın burayı’ diyor.”

”BEKÇİ KULÜBESİ MALİKANEYE DÖNÜYOR”

”Yalan beyan” vurgusu yapan Polat, ”Yalan beyanla yapı kayıt belgesi almışlar. Bunun geçerli olması için de bir şey gerekiyor. CHP’li belediye göreve gelmeden güçlendirme ruhsatı almışlardı ya. Bölge İdare Mahkemesi’ne giderek iptal edilen ruhsatların yeniden verilmesini istiyor. Yapıların 2017’de yapıldığı tespit edilmiş. Bu nedenle mahkeme de talebi reddediyor. Yani siz benden yapı kayıt belgesi aldığınız yere, bekçi için yapıldı denen yere Bilal için ev yapılıyor. Yani köhne yapının döndüğü hal ibretlik bir tablo. ‘Organize işler İzmir Sarmalı’ tam olarak. Bilal’in evi yani bekçi kulübesi, malikaneye dönüyor” dedi.

İL MÜDÜRÜNE TELEFON

”Bugünün hesabı ile 1.8 trilyon vurgun yapıldığını” ileri süren Polat, şöyle devam etti:

– Söylemiştim. Tebligat geldiğinde o arkadaş AK Parti Genel Merkezi’ndeydi. 89. ve 90. bağımsız bölümün pazarlığını yapıyordu. Gerçek değeri 14 milyon olan yer için 6 milyona anlaştılar. Bilal’in koruyucu bir meleğine satıldı. Tebligat gelince hemen dönemin ÇŞB İl Müdürü Ömer Albayrak’ı arıyorlar.

– Telefonun ardından müdür, mahkemenin iptal ettiği ruhsatı tekrar canlı hale getiriyor. Burada bahse konu vurgun, bugünün hesabıyla 1.8 trilyon. 90+1 villa. Eskinin parasıyla 1 katrilyon 800 trilyon. Bu vurgun yalanla, dolanla, devletin arkasından dönerek yapılan bir vurgun.

Hamza Dağ

“BENİ DAVA ETSİNLER”

”Tüm iddiaların belgeli ve devlet kayıtlarında olduğunu, pazarlığa konu taşınmazın Hamza Dağ’a satıldığını” önü süren Polat, şunları söyledi:

– Biz buna bir sarmal dedik ama nasıl yapıldığını da açıklamak lazım arkadaşlar at binmişler, kılıç kuşanmışlar. Bayraklı’dan aday olan Bilal Kırkpınar. Kendisi eski gençlik kolları başkanı. Dönemin Valisi Yavuz Selim Köşger, Bornova Kaymakamı. Cağ kebap partisi sonrasında ok atıyorlar, at biniyorlar. Bu inşaat alanında yüzlerce insan mağdur. Paralarını alamamış taşeronlar, peyzajı ödemedikleri için evine giremeyen insanlar. Bu mevzunun muhatabı da tanıdık. O da Karşıyaka AK Parti adayı. Kendisi de bu alanın yapı kayıt belgesini veren şirketinin sahibi. İsmail Çiftçioğlu. Bu söylediklerimi duyacaklar. Ben söyleyeyim. Beni dava etsinler.

“KÜMESTE VİLLA OLMASI DOLANDIRICILIK”

– Devletimiz bu kişilerin arama kayıtlarına, hesap hareketlerine ve SMS’lerine baktıklarında bu dava çok hareketli bir hale gelecek… Bir bilirkişi raporu hazırlanıyor. Onu beğenmiyorlar yenisini istiyorlar. Bilirkişi bulgularında Tarım İl Müdürlüğü’nün ‘korunsun’ denilen tarım alanlarında imar olmasına şaşıyor. Ayrıca ‘Kümes denilen yerde villa olması nitelikli dolandırıcılıktır’ diyor.

Bilal Kırkpınar (solda) / Yavuz Selim Köşger (At üzerinde)

DOLANDIRICILIK SUÇLAMASI

Cumhuriyet savcılarına ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na çağrıda bulunan Polat, sözlerini şöyle tamamladı:

– ‘Ben buradan açık çağrıda bulunuyorum. Savcılara, buradaki rant projesine, Büyükova’nın katledilmemesine, İzmir’in insanının gözü dönmüş rant çetelerine geçit vermemeleri konusunda çağrıda bulunuyorum. Bu kente şehri emin olmak isteyen insanların nasıl dolandırıcılık yaptığına dikkat etmelerini istiyorum. Bu gösterdiğim belge ve fotoğrafların pek çoğu devletin kayıtlarında vardır. Gördüğümüz proje bir rant projesidir. Büyükova’ya karşı suç işleyen, sahte belge ve beyanlarla adli suç işleyen bir projedir.

“HAMZA DAĞ BU EVİ ALDI MI?”

– Bırakın belediye başkan adayı olmayı, bu projenin içindeki insanların yargılanıyor olması gerekiyordu. Ama biz bugün bu insanların bu kenti yönetmeye talip olduğunu görüyoruz. Ben ‘burası böyle yetmez’ denilip evin önüne bir de havuz yapıldığını ve Hamza Dağ’ın bu evi alıp almadığını sormak istiyorum.

– Ben bir kişiyle konuşup söylemiyorum bunları. Kepçe operatöründen boyacısına kadar hepsiyle konuştuk.Gösterdiğim ve söylediğim her şey tespitli. Ruhsat iptal olduğu için yapı kayıt izin belgelerinin de iptal edilmesi gerekiyor. Ben buradan Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nü de göreve çağırıyorum.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/izmirde-akpli-uc-aday-icin-1-8-trilyonluk-vurgun-iddiasi/feed/ 0
Akdeniz foklarının barınma alanında yat limanı projesi tepki çekti https://www.foxhaber.com.tr/akdeniz-foklarinin-barinma-alaninda-yat-limani-projesi-tepki-cekti/ https://www.foxhaber.com.tr/akdeniz-foklarinin-barinma-alaninda-yat-limani-projesi-tepki-cekti/#respond Fri, 19 Apr 2024 21:24:31 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6298 Muğla’nın Bodrum ilçesine bağlı Gökçebel Mahallesi Tilkicik Koyu’nda Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından 485 dönümlük araziyi satın alan United Bodrum Turizm AŞ’ye bölgede ÇED ruhsatı almadan marina , otel ve konut projesine başladı.

ÇED raporu alınmadan mavi bayraklı koyda deniz doldurularak marina, dağın doğal yapısı yok edilerek otel ve konut yapımına başlanması üzerine bugün TMMOB Bodrum İlçe Koordinasyon Kurulu üyeleri eylem ve basın açıklaması yaptı. Eylem ve basın açıklamasına CHP; DEM partililerle, MUÇEP (Muğla Çevre Platformu) ve Kent Konseyi üyeleri de destek verdi.

“AKDENİZ FOKLARININ BARINMA ALANINDE İŞ MAKİNALARI DENİZİN İÇİNDE”

ÇED raporu alınmadan Akdeniz foklarının barınma alanına iş makinelerinin girerek dolgu yaptığı belirtildi.
TMMOB Bodrum İlçi Koordinasyon Kurulu temsilcisisi Mustafa Erdoğan yaptığı açıklamada “Proje alanını kıyı kenar çizgisinin deniz tarafında kaldığını belirterek “ Yat limanı alanında ÇED süreci tamamlanmadan ve belediyeden yapı ruhsatları alınmadan faaliyete başlanıldığını, hatta 3621 sayılı Kıyı Kanunu’na muhalefet edilerek denizin içerisi iş makinaları aracılığı ile doldurulduğunu basın-yayın organları ile öğrenmiş bulunmaktayız. Bu alanın geri sahasında aynı şirket tarafından yapımı devam eden projede kümülatif etkiler göz ardı edilerek ÇED Yönetmeliği’nin 25. maddesi ihlal edilmiş, her bir parsel ayrı ayrı ve birbirinden farklı projelermiş gibi değerlendirilerek ÇED Yönetmeliğinin EK-1 VE EK-2 eşik değerlerinin altında gösterilerek ÇED kapsam dışı yazısı alınmıştır. ÇED kapsam dışı alınan parsellere de belediye tarafından yapı ruhsatları düzenlenmiştir” ifadelerini kullandı.

“ÇED OLUMLU RAPORU ALINMADAN İNŞAAT RUHSATI DÜZENLENEMEZ”

Erdoğan açıklamasında Gökçebel Yat Limanı projesi 779 ada 1 parsel ve bu parselin önünde deniz yüzeyinde olduğunu belirterek;

“Bu alanda kara ve deniz kısmında plan Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından bütün olarak onaylanmıştır. Ama yat limanı projesi için Kıyı Kanunu, ilgili yönetmelikleri ve “Kıyı Yapılarında Uygulanacak İş ve İşlemlere İlişkin Genelge” gereği zemin etüt raporu, uygulama mühendislik projeleri, ÇED raporu işlemleri tamamlanmalı ve inşaat ruhsatı alınmalıdır. ÇED yönetmeliğinin “EK-1 e)maddesine göre yat limanlarında ÇED olumlu kararı alınmadıkça yapı ruhsatı düzenlenemez. “ÇED süreci tamamlanmadan, yapı ruhsatı alınmadan bu işletme kırıcı ve kazıcı iş makinaları ile kıyı bandında fiziki uygulamalar yapmaktadır. Deniz içerisine hafriyat ve kayalar doldurularak ekolojik flora ve fauna yok edilmektedir. Kıyının doğal yapısı bozularak geri dönüşümü mümkün olmayacak tahribatlara neden olmaktadır. Görülen olay 3194 sayılı İmar Kanun’u, 3621 sayılı Kıyı Kanunu’nu ve ÇED Yönetmeliği’nin 25. maddesini ihlal etmektedir. Yukarıda detaylıca anlattığımız süreçte sorumlulukları olan kurumları görevlerini yerine getirmeye davet ediyoruz. Akıl ve bilimden yana kentin yaşayanı değil sahibiyiz anlayışı ile canlıların yaşam alanlarına vahşice müdahalelerin yakın takipçisi olmaya devam edeceğiz.” Diyerek sözlerini tamamladı.

Eylemciler marina, otel ve konut projesini alkışlarla protesto ederek dağıldı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/akdeniz-foklarinin-barinma-alaninda-yat-limani-projesi-tepki-cekti/feed/ 0
43 kişi ölmüştü! Saidbey Sitesi ile ilgili bilirkişi raporunu açıkladı https://www.foxhaber.com.tr/43-kisi-olmustu-saidbey-sitesi-ile-ilgili-bilirkisi-raporunu-acikladi/ https://www.foxhaber.com.tr/43-kisi-olmustu-saidbey-sitesi-ile-ilgili-bilirkisi-raporunu-acikladi/#respond Mon, 15 Apr 2024 21:42:16 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6152 İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Ankara Şubesi, 6 Şubat depremlerinde yıkılan Kahramanmaraş’taki Saidbey Sitesi’ndeki binalarla ilgili bilirkişi raporunu tamamladı.

Rapor, İMO’da düzenlenen basın toplantısında açıklandı. Saidbey Sitesi’nde 4 yakınını kaybeden Tuba Erdemoğlu da katıldığı basın toplantısında, hazırlanan basın açıklamasını Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Cem Çetin okudu.

Tuba Erdemoğlu, “Ben kasım ayında Ankara İMO Şubesi’ne, ‘hiçbir konuda bilgim olmadığını, bana yardım eder misiniz’ diye kısa bir mail atmıştım. Birçok yerden talepte bulundum ama bir tek İMO bize kucak açıp, acımızı paylaşıp, destek olmuşlardı. Kendilerine hepinizin huzurunda bir kez daha teşekkür ediyorum, iyi ki varlar.” diye konuştu.

“KİM GÖZ YUMDU”

İMO tarafından yapılan açıklamada, şu konulara dikkat çekildi:

“Ruhsat üzerindeki temel vizesi tarihine dikkat çekmek istiyoruz. 14 Temmuz 2016 tarihinde temel vizesi yapılmış görülmektedir. Temel vizesi temel betonu dökülmeden önce kontrollerin yapıldığı anlamı taşımaktadır. Oysa dava dosyasındaki yapı denetim evrakı incelendiğinde tam 4 gün sonra yani 18 Temmuz 2016’da temel, 1. kat tabliyesi ve 2. kat tabliyesinin kontrollerinin yapıldığı görülmektedir. Böyle bir hız mümkün değildir. Dolayısıyla bu kontrollerin hiçbirinin yapılmadığını düşünmekteyiz.

Aslında Google Earth üzerindeki 15 Nisan 2016 ve 29 Nisan 2016 tarihlerindeki uydu görüntüleri incelendiğinde bırakın inşaat ruhsatını, henüz mimari ve statik proje onaylanmadan kat çıkıldığını görebiliyoruz. Bu durumda ‘Bu imalatlar nasıl ve hangi projeler ile yapıldı, ruhsat öncesi bu çalışmalara kim göz yumdu’ diye sormamız gerekiyor.”

“ASLINDA KAÇAK BİR YAPIDAN BAHSEDİYORUZ”

İnşaat Mühendisleri Odası Ankara Şubesi olarak bu dosyanın kabul edilerek incelenmesine ülkede yaşanan birçok olaya benzerliği ve birçok hataya örnek olabileceği düşünülerek karar verildiği vurgulanan açıklamada, şöyle denildi:

“Söylemesi garip ama kentsel dönüşümden faydalanmış, yapı denetim hizmetinden faydalanmış, süreç içerisinde taşıyıcı sistemine müdahale edilmiş, sözde ruhsatlı aslında kaçak bir yapıdan bahsediyoruz. Bu işin başından itibaren her şey görmezden gelinmiştir. Bırakın ruhsatı, projeye dahi ihtiyaç duyulmadan imalata başlanmış olması ve idarelerin imalatı aylarca görmezden gelmesi, 6 Şubat depreminde yapının 43 kişiye mezar olmasının sebebidir. Maalesef ülkemizde birçok yerde bazen ahbap-çavuş, bazen siyasi, bazen de çıkar ilişkileri ile bu ve benzer kuralsızlıklar yaşanıyor. Bu sadece bizim tespit edebildiğimiz çarpıcı bir örnek ancak bu gibi durumlar için idarelerin de hukukun minderine çekilmesi gerektiğini düşünmekteyiz.”

“BETON KALİTESİZDİ”

İnşaat Mühendisleri Odası, Saidbey Sitesi’nin yıkımına etki eden ana unsurları şöyle açıkladı:

“-Yapımı esnasında uygulama yanlışlıkları

-Yapım ruhsatı alınmadan inşaata başlanmasına izin verilmesi / engel olunmaması

-Denetim eksiklikleri. Dökülen betonun tasarım dayanımına göre kabul edilemeyecek düzeyde kalması (Yapı malzemelerinin kalitesiz olması)

-Yapıda sonradan statik projesine uygun olmayan ve yapı davranışını olumsuz etkileyen imalatların yapılması.

Yapının ilave yüklere maruz bırakılmasının yıkıma yol açan ana unsurlar olduğu düşülmektedir.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/43-kisi-olmustu-saidbey-sitesi-ile-ilgili-bilirkisi-raporunu-acikladi/feed/ 0
Hataylı depremzedelerin ‘rezerv alan’ endişesi büyüyor https://www.foxhaber.com.tr/hatayli-depremzedelerin-rezerv-alan-endisesi-buyuyor/ https://www.foxhaber.com.tr/hatayli-depremzedelerin-rezerv-alan-endisesi-buyuyor/#respond Mon, 15 Apr 2024 21:27:18 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6143 Hataylı depremzedeler belirsizlikler içeren ‘rezerv alan’ uygulamasında mülklerinin akıbeti için tedirgin bekleyişte.

Türkiye tarihinin en yıkıcı depreminde evi sağlam kaldığı için kendini şanslı hisseden Samandağlı Habip Yapar (61), yaşanan felaketten aylar sonra cep telefonuna gelen bir mesajla büyük şok yaşayan depremzedelerden yalnızca biri

Samandağ çarşısındaki evinin Hazine’ye devredilmekte olduğunu belirten SMS’in ardından önce tapu idaresine, ardından belediyeye koşan ancak doyurucu bilgi alamayan Yapar, mesajın gönderildiği ekim ayından bu yana evinin akıbeti konusunda hâlâ çaresiz bir bekleyiş içerisinde.

Ancak 61 yaşındaki emekli inşaat mühendisi Yapar yaşadıklarında yalnız değil. Samandağ’da rezerv yapı alanı ilan edilen 1.6 hektar alanın yanı sıra, Hatay’ın Antakya ve Defne ilçelerinde de rezerv yapı alanı ilan edilen 207 hektarlık alandaki binlerce mülk sahibi de belirsiz bir bekleyişte.

REZERV ALAN KARARI NEDİR?

Söz konusu bölgelerin rezerv yapı alanı ilan edilmesi kararı, 9 Kasım’da Resmi Gazete’de yayımlanan ve kentsel dönüşüme yönelik düzenlemeler içeren Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’da değişiklik yapılmasına dair kanuna dayandırılıyor.

Kanun kapsamında “rezerv yapı alanı” tanımında değişikliğe gidilirken; “yeni yerleşim alanı olarak” ibaresi metinden çıkarılmıştı. Böylece sadece boş alanların değil, meskun mahallerin de rezerv yapı alanı ilan edilebilmesinin önü açılmıştı.

Söz konusu düzenlemeyle, 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremler nedeniyle afet bölgesi olarak kabul edilen yerlerde, hasarlarla bağlantılı yargı süreçlerinin hızlandırılması amaçlanıyor.

Ancak maliklerin rızası aranmadan mülklerinin rezerv yapı alanı kapsamına alınmasını mümkün kılması, kanuna yönelik eleştirilerin temel noktalarından birini oluşturuyor. Çünkü rezerv alan sınırları içinde kalan yapıların yıkılıp yerlerine yenilerinin yapılması için mülk sahiplerinin rızası aranmıyor ancak oluşacak inşa maliyetini üstlenmeleri isteniyor.

MALİYETİ BELİRSİZ

Öte yandan ülk sahipleri, yeniden inşa sürecinde ne kadar maliyetle karşılaşacaklarını bilmiyor. Ancak bu maliyeti üstlenmek istemeyen ya da istese dahi mali durumu el vermeği için ödeyemeyecek kişilerin tapularının ne olacağı belirsiz.

Ayrıca bir mülk sahibinin borcunu ödemeden ölmesi halinde, tapu Hazine’ye geçmiş olduğu için varislerin herhangi bir hak kaybına uğrayıp uğramayacağı; malikler borçlarının tamamını ödeyene kadar tapu sahibi Hazine olacağı için insanların kendi mülklerini satamayacak ya da kiraya veremeyecek olması nedeniyle uğrayacağı kayıplar gibi çok sayıda soru işareti ve belirsizlik bulunuyor.

SMS’LE BİLGİ VERİLDİ

Samandağ’daki mülkleri rezerv yapı alanı içerisinde kalan 56 yaşındaki doktor Hasan Fehmi Cilli de, mülklerinin akıbeti konusunda endişe taşıyanlardan biri:

“Bir gün mülkümüzün Hazine’ye devredileceğine iliskin SMS ile bilgi geldi. Hemen dava açtık. Rezerv alan diyerek tapulu malımızı alıyorlar. Hiçbir şekilde rızamız yok. Hangi şartlarda mülkümüzü alyorlar, herşey belirsiz” dedi ve ekledi:

“Bizim mülkümüzü yıktıktan sonra bana yine aynı yerde, aynı parselde aynı büyüklükte mülk verilecek mi? Belli değil. Çevre Bakanlığı’na bile gittik, cevap alamıyoruz.”

Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, 3 Şubat’ta Hatay’da deprem konutlarının anahtar teslmi töreninde yaptığı konuşmada rezerv yapı alanı uygulamasının afet bölgesinin yeniden imarını hızlandırmayı amaçladığını söylemişti.

Özhaseki, “Devlet kimsenin malına çökmez, devlet kimsenin evini elinden almaz. Ne yapacak alıp da evi devlet? Bizim yasa olarak o bölgelerde iş yapabilmemizin tek yolu rezerv alan ilan etmek, sonra da gelip evler yapmak. Sonra da orada yıkılan ev kiminse o mahallede kim oturuyorsa o alanda kimin hakkı varsa bunu kendisine teslim etmek” diye konuşmuştu.

HATAY’DA 50 BİN KİŞİNİN ETKİLENECEĞİ TAHMİN EDİLİYOR

Rezerv alan ilan edilen bölgelerde kaç adet mülk sahibinin etkilendiğine dair açıklanmış resmi bir veri olmasa da, Hatay Barosu Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu Başkanı Ecevit Alkan’ın Reuters’a yaptığı değerlendirmeye göre, söz konusu alandaki nüfustan hareketle 50,000 civarında kişinin düzenlemeden etkilenmesi bekleniyor.

Hatay Valiliği’nin internet sitesinde Şubat ayı sonunda yayınlanan afet projelerine göre, rezerv alan kapsamında 44,723 konut yapımı planlandığı görülüyor. Ancak kaç mülk sahibinin tapusunun Hazine’ye devredildiği ile ilgili bir bilgi yer almıyor.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Reuters’ın rezerv alan uygulamasından kaç mülk sahibinin etkilendiği ve kaç kişinin tapusunun Hazine’ye devredildiği ya da devredileceği ile ilgili sorularına yanıt vermedi. Reuters konuya ilişkin diğer sorularına da yanıt alamadı.

Muhalefet partilerinden çeşitli milletvekillerinin konu ile ilgili TBMM’ye verdiği çeşitli soru önergeleri de yanıtsız kaldı.

EVLER BOŞALTILMAYA BAŞLANDI

Öte yandan, evleri rezerv alan sınırları içinde kalanlar, çaresizce evlerini boşatmaya başlamış bile.

Antakya’da yaşayan Hatice Altınöz ve oğlu Ahmet Altınöz, iki kez “az hasarlı” raporu verilen evlerini tamir edip yeniden oturmayı planlarken, bölgenin rezerv yapı ilan edilmesi ile evlerini tahliye etmiş.

Eşyalarını da evden taşıyan Hatice Altınöz, “Evimize iki defa az hasarlı raporu verildi. Tadilat yaptırıp oturma şansımız vardı. Ama şu saatten sonra artık oturamayız” dedi ve ekledi:

“Bize konteyner de zaten verilmiyor, evimiz az hasarlı diye. Kızımın yanında konteynerde yaşıyorum.”

Evi rezerv yapı alanı içinde kalan ve şu anda eşi ve iki çocuğu ile birlikte çadırda yaşayan Samandağlı Yapar da, evinin yıkılıp yeniden yapılmayı gerektirecek bir hasarı olmadığını ve evini kendisinin sağlamlaştırabileceğini belirtti:

“Bizim evlerimizde bir sıkıntı varsa biz yıkıp en sağlam şekilde kendimiz yeniden yaparız. Devletten de 1 kuruş istemiyoruz. Ama mülkümüzü elimizden almasınlar.”

“ÖNÜNÜZE NE FATURA GELİRSE ÖDEMEK ZORUNDASINIZ”

Hatay Barosu’ndan Alkan, mülk sahiplerinin planlama ve onay süreçlerinin hiçbir aşamasına dahil edilmediğini, ancak önlerine konulacak tüm faturayı üstlenmelerinin istendiğine dikkat çekti.

Alkan, “Rezerv alanda yapılacak olan bütün planlama, uygulama ve imalatı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı kendisi yapıyor. O yapılan bütün harcamalar üst üste toplanacak ve vatandaşa bir fatura çıkacak. Şu an o faturanın ne olduğunu bilmiyoruz” dedi ve ekledi:

“Yani bir restorana gidiyorsunuz, çok iyi bir yemek getirecekler ama siz fiyatını bilmiyorsunuz. Hesap ne gelirse onu ödemeniz gerekiyor.”

Devletin önce vatandaşın rızasını alması, hak sahipleri ile iletişime geçerek gerekli bilgilendirmeleri yapması gerektiğini belirten Alkan, “Biz dava açarak aslında devletin kendiliğinden vermesi gereken bu bilgileri edinmeye çalışıyoruz. Yani aslında dava açmadan devletin görevini yapması gerekirken ancak dava yoluyla bu tür bilgilere ulaşabiliyoruz” diye konuştu.

MÜLK SAHİPLERİ DAVA YOLUNA GİDİYOR

Müvekkilleri adına rezerv alan uygulamasına yönelik yürütmeyi durdurma talebiyle dava açan Samandağlı avukat Orhan Özen de, yasanın mülkiyet haklarını ihlal ettiğini belirterek; yeniden inşa vaadine rağmen, mülkleri Hazine’ye devredildikten sonra maliklerin nasıl korunacaklarının belirtilmediğine dikkat çekti.

Samandağ’da rezerv alan ilan edilen bölgenin ilçenin en değerli yeri olduğunu belirten Özen, “Kamu yararı ile vatandaşlar arasındaki denge gözardı ediliyor” dedi.

Öte yandan, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın Hatay İdare Mahkemesi’ne sunduğu ve Reuters tarafından görülen savunma metnine göre; bakanlık, davacıların yalnızca kendi bireysel taşınmazları üzerinde hak sahibi olduğuna işaret ederek, rezerv alanın tamamı üzerinde hak sahibi olmadıkları, dolayısıyla da rezerv yapı alanı kararının yürütmesinin durdurulması talebinin reddedilmesi gerektiğini savundu.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/hatayli-depremzedelerin-rezerv-alan-endisesi-buyuyor/feed/ 0
‘Patara’da imar planı iptal edilsin’ https://www.foxhaber.com.tr/patarada-imar-plani-iptal-edilsin/ https://www.foxhaber.com.tr/patarada-imar-plani-iptal-edilsin/#respond Wed, 10 Apr 2024 21:45:35 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5930 Kaş Çevre ve Kültür Derneği, Patara Antik Kenti’nin nekropol ve deniz kaplumbağası yuvalama alanlarını içerdiği belirtilen, üzerinde 800’ü aşkın kaçak villa ve yazlık bulunan alanda yapılaşmayı yasallaştıracağı ve yeni yapılara yol açacağı aktarılan 1/25 binlik imar planının iptal edilmesi çağrısında bulundu.

Kaş Çevre ve Kültür Derneği Başkanı Ahmet Murat Aksoy, Likya Uygarlığı’nın başkenti Patara’nın, barındırdığı tarihi, kültürel ve doğal değerler nedeniyle arkeolojik ve doğal sit olarak tanımlandığını, 1990 yılında da Özel Çevre Koruma Bölgesi ilan edildiğini söyledi.

Aksoy, Patara’nın aynı zamanda nesli tükenme tehlikesi altında olan caretta caretta deniz kaplumbağalarının da Akdeniz’deki en önemli yuvalama ve yumurtlama alanlarından biri olduğunu vurguladı.

TÜRKİYE KORUMA SÖZLEŞMELERİNİN TARAFI

Bu alandaki biyoçeşitliliğin korunması için Türkiye’nin, BM Çevre Programı kapsamında, Akdeniz Özel Koruma Alanları ve Biyolojik Çeşitliliğe ilişkin Barselona Sözleşmesi’ne imza atan 21 Akdeniz ülkesi arasında olduğunu aktaran Aksoy, deniz kaplumbağalarının korunması için Avrupa Yaban Hayatı ve Yaşama Ortamlarının Korunması (BERN) sözleşmesine de tarafı olduğunu kaydetti.

TARİHİN ÜZERİNE 800 KONUT

Aksoy, kazı çalışmaları sırasında nekropol alanı olduğu anlaşılan araziler korunması gerektiğini ancak 2008 yılında düşük yoğunluklu yapı izni verilmesi ile Patara’nın ikinci konut/villaların inşaat alanına dönüştüğünü söyledi. Aksoy, “2023’e geldiğimizde 800’ün üzerinde ikinci konut inşaatı ile antik kent alanının içinde tarihin üzeri betonla örtülmüştü” dedi.

PLANIN İPTALİ İÇİN DAVA AÇILDI

Patara 1/25 binlik Özel Çevre Koruma Bölgesi Planı’nın Kaş’ta 18 Mart 2022 ve 25 Ocak 2023 tarihlerinde askıya çıkartıldığını, itirazlar sonucu indirildiğini belirten Aksoy, “En son 12 Mayıs 2023 tarihinde ‘OLUR’ ile onaylanan 5 Haziran 2023 tarihinde askıya çıkarılan plan, Doğal Hayatı Koruma Vakfı’nın da desteği ile Kaş Çevre ve Kültür Derneği, TMMOB Mimarlar Odası Antalya Şubesi, TMMOB Peyzaj Mimarları Odası tarafından dava edilmişti” diye konuştu.

“VİLLALARI YASALLAŞTIRACAK PLANDAN VAZGEÇİN”

Aksoy, planda ikinci konut alanına dönüştürülecek Patara Antik Kenti’nin Gelemiş Mahallesi 3’üncü derecede arkeolojik sit alanındaki ‘nekropol’ alanlarının, 1’inci ve 2’nci derecede arkeokolojik sit alanı ilan edilmesi gerektiğini söyledi.

Bu alanla ilgili Koruma Kurulu üyeleri Prof. Dr. Orhan Kuntay ve Prof. Dr. Haluk Abbasoğlu’nun ‘muhalefet şerhi’ bulunduğuna da dikkati çeken Aksoy, şöyle devam etti:

-Bu şerhte, Patara’nın bu bölgesinin de hassas bir sit olduğu ve korumanın önem taşıdığı, birinci veya ikinci derece Arkeolojik Doğal Sit ilan edilmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Kaçak yapılaşmalar tasfiye edilmeli, 7 yıl süren bir çalışmanın sonucu ortaya çıkarılan Gelemiş Koruma Amaçlı İmar Planı uygulanmalıdır. Üç farklı koruma statüsü olan bu özel ekosistem üzerinde yükselen villaları yasallaştıracak ve bir o kadarının inşa edilmesine sebep olacak bu planlama yanlışından kesinlikle vazgeçilmelidir.

KAMU YARARI VE VİCDANINA AYKIRI

Aksoy, yıllarca dava konusu olan, mevzuata aykırı ve yıkım kararı bulunan kooperatif villalarının, hakkaniyet ilkesine aykırı olarak ödüllendirildiğini, ‘Ticaret-Turizm- Konut Karma Kullanım Alanı (TTKKKA)’ olarak planlanmasının bilimsel ve çağdaş planlama anlayışına, şehircilik ilkeleri ve planlama esasları ile kamu yararı ve vicdanına aykırı olduğunu kaydetti.

DÜNYA MİRASI LİSTESİNE ADAY

Daha fazla yapılaşmaya yönelik çevresel sorunları artıracak şekilde planlanan alanların ‘ekolojik etkilenme bölgesi’ olduğuna da vurgu yapan Aksoy, “Bu alanların ikinci konut/villa yapımına dönük planlanması, biyolojik, ekolojik, tarihi ve tarımsal değerlerin üzerinde baskı yaratacak, eşsiz ekosistemin geri dönüşü olamayacak şekilde beton altına alınıp, tahrip edilmesine neden olacaktır. Bu durum, Türkiye Cumhuriyeti’nin Patara’nın Dünya Mirası Listesi’ne alınması yönündeki çabalarına zıtlık teşkil etmektedir” diye konuştu.

‘MEVCUT PLAN İPTAL EDİLSİN’ ÇAĞRISI

Patara ÖÇKB için hazırlanmış ve kapsamlı bir bilimsel çalışma olan ‘Yönetim Planı’ önerilerinin acilen hayata geçirilmesi gerektiğine de işaret eden Aksoy, şu çağrıda bulundu:

– 30 yıl önce yapılmış Yönetim Planı’nın hızla güncellenmesi, Çevresel Etki Raporu’nun (ÇED) hazırlanması ve Patara’nın taşıma kapasitesinin hesaplanması gerekir. İkinci konut/villa üretmeyi hedefleyen mevcut planın iptal edilerek Patara’nın ‘Özel Çevre’ ve SİT ilan edilme sebepleri olan ekolojik, biyolojik, doğal, tarihsel, arkeolojik, kültürel ve tarımsal değerlerini ve nesli tükenme tehlikesi altında olan caretta carettaları güvence altına alan, koruma amaçlı planlama yapılmasını önemle arz ediyoruz.

KEŞİF 16 NİSAN’A ERTELENDİ

Diğer yandan planın iptaline yönelik açılan dava kapsamında mahkeme tarafından atanan bilirkişi heyetinin bugün bölgede yapacağı keşif ertelendi. Patara 1/25 binlik ÖÇKB Nazım İmar Panı keşfinin 16 Nisan’a ertelendiğini dile getiren Aksoy, Limanağzı bölgesini yapılaşmaya açan plan için olumlu raporlama yazan heyetin aynı heyet olduğunu da açıkladı.

Aksoy, şunları söyledi:

– 2015 yılından günümüze Limanağzı bölgesi önce Turizm Alanı, daha sonra Ekoturizm Alanı olarak üç kez imara açılmak istenmiş, ODTÜ, Dokuz Eylül ve Akdeniz üniversitelerinden atanan bilirkişilerce hazırlanmış üç rapora istinaden bu planlar iptal edilmişti. Atanan dördüncü heyetin ilk üç heyetten farklı görüş bildirmesine anlam veremediğimizi ve bu durumun takipçisi olacağımızı kamuoyuna duyuruyoruz.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/patarada-imar-plani-iptal-edilsin/feed/ 0
Türkiye Futbol Federasyonu PFDK sevklerini açıkladı https://www.foxhaber.com.tr/turkiye-futbol-federasyonu-pfdk-sevklerini-acikladi/ https://www.foxhaber.com.tr/turkiye-futbol-federasyonu-pfdk-sevklerini-acikladi/#respond Sat, 06 Apr 2024 21:51:32 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5752 TFF Hukuk Kurulu, Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’na yapılan sevkleri açıkladı.

Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek, “hakem ve diğer müsabaka görevlileri hakkında açıklamalar” nedeniyle PFDK’ya sevk edildi.

İşte TFF’den yapılan o açıklama;

1- GALATASARAY A.Ş. Kulübü’nün 08.03.2024 tarihinde oynanan GALATASARAY A.Ş.-ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. Trendyol Süper Lig müsabakasındaki “çirkin ve kötü tezahüratı” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir.

2- YUKATEL ADANA DEMİRSPOR A.Ş. Kulübü’nün 09.03.2024 tarihinde oynanan TÜMOSAN KONYASPOR-YUKATEL ADANA DEMİRSPOR A.Ş. Trendyol Süper Lig müsabakasındaki “saha olayları” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 52. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir.

3- BITEXEN ANTALYASPOR Kulübü’nün 09.03.2024 tarihinde oynanan RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ-BITEXEN ANTALYASPOR Trendyol Süper Lig müsabakasındaki “çirkin ve kötü tezahüratı” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir.

4- MONDİHOME KAYSERİSPOR Kulübü futbolcusu ARİF KOCAMAN’ın 10.03.2024 tarihinde oynanan MONDİHOME KAYSERİSPOR-ATAKAŞ HATAYSPOR Trendyol Süper Lig müsabakasındaki “kural dışı hareketi” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 43. maddesi uyarınca 11.03.2024 tarihinden itibaren tedbirli olarak PFDK’ya sevkine karar verilmiştir.

5- ATAKAŞ HATAYSPOR Kulübü’nün 10.03.2024 tarihinde oynanan MONDİHOME KAYSERİSPOR-ATAKAŞ HATAYSPOR Trendyol Süper Lig müsabakasındaki “saha olayları” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 52. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir.

6- KASIMPAŞA A.Ş. Kulübü’nün 10.03.2024 tarihinde oynanan İSTANBULSPOR A.Ş.-KASIMPAŞA A.Ş. Trendyol Süper Lig müsabakasındaki “çirkin ve kötü tezahüratı” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir.

7- FENERBAHÇE A.Ş. Kulübü’nün 10.03.2024 tarihinde oynanan FENERBAHÇE A.Ş.-SİLTAŞ YAPI PENDİKSPOR FUTBOL A.Ş. Trendyol Süper Lig müsabakasındaki “çirkin ve kötü tezahüratı” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca, “saha olayları” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 52. maddesi uyarınca, “talimatlara aykırı hareketi” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 46. maddesi ile Sportif Ekipman Talimatı’nın 22/1 maddesi uyarınca ve “6 futbolcusunun sarı kart görmesi nedeniyle takım halinde sportmenliğe aykırı hareketi” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 40. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir.

8- SİLTAŞ YAPI PENDİKSPOR FUTBOL A.Ş. Kulübü’nün 10.03.2024 tarihinde oynanan FENERBAHÇE A.Ş.-SİLTAŞ YAPI PENDİKSPOR FUTBOL A.Ş. Trendyol Süper Lig müsabakasındaki “4 futbolcusunun sarı kart ve 2 futbolcusunun kırmızı kart görmesi nedeniyle takım halinde sportmenliğe aykırı hareketi” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 40. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine,

SİLTAŞ YAPI PENDİKSPOR FUTBOL A.Ş. Kulübü teknik sorumlusu İBRAHİM ÜZÜLMEZ’in aynı müsabakadaki “sportmenliğe aykırı hareketi” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 36. maddesi uyarınca 11.03.2024 tarihinden itibaren tedbirli olarak PFDK’ya sevkine karar verilmiştir.

9- GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş.’nin 11.03.2024 tarihinde oynanan GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş.-BEŞİKTAŞ A.Ş. Trendyol Süper Lig müsabakasındaki “çirkin ve kötü tezahüratı” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir.

GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. Başkanı MEMİK YILMAZ’ın aynı müsabakadaki “talimatlara aykırı hareketi” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 46. maddesi ile Akreditasyon Talimatı’nın 7/1 maddesi uyarınca tedbirsiz olarak PFDK’ya sevkine,

GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. görevlisi SEZER BARAN KULUĞ’un aynı müsabakadaki “talimatlara aykırı hareketi” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 46. maddesi ile Akreditasyon Talimatı’nın 7/1 maddesi uyarınca tedbirsiz olarak PFDK’ya sevkine karar verilmiştir.

10- BEŞİKTAŞ A.Ş. Kulübü’nün 11.03.2024 tarihinde oynanan GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş.-BEŞİKTAŞ A.Ş. Trendyol Süper Lig müsabakasındaki “çirkin ve kötü tezahüratı” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca ve “saha olayları” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 52. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir.

11- GALATASARAY A.Ş. Kulübünün 11.03.2024 tarihinde kulüp resmi internet sitesinde yayınlanan açıklamalarda yer alan “hakem ve diğer müsabaka görevlileri hakkında açıklamalar” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 38. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine,

DURSUN AYDIN ÖZBEK’in (Galatasaray A.Ş. Kulübü Başkanı) 11.03.2024 tarihinde kulüp resmi internet sitesinde yayınlanan açıklamalarda yer alan “hakem ve diğer müsabaka görevlileri hakkında açıklamalar” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 38. maddesi uyarınca tedbirsiz olarak PFDK’ya sevk edildi.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/turkiye-futbol-federasyonu-pfdk-sevklerini-acikladi/feed/ 0
Marmara depremi uyarısı: Eli kulağında https://www.foxhaber.com.tr/marmara-depremi-uyarisi-eli-kulaginda/ https://www.foxhaber.com.tr/marmara-depremi-uyarisi-eli-kulaginda/#respond Fri, 05 Apr 2024 21:21:29 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5677 Hacettepe Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Candan Gökçeoğlu, olası Marmara depreminde her zaman İstanbul’un gündeme geldiğini ancak depremin bölge illerinin tamamını etkileme potansiyeline sahip olduğunu söyledi.

Gökçeoğlu, zarar verme potansiyeline sahip doğa olaylarının, yapılaşma ve planlamadaki yanlışlar, mühendislik prensiplerinin yeterince veya hiç dikkate alınmaması sonucu afete dönüştüğünü vurguladı.

Özellikle depremlerin, afete karşı hazırlıklarını tamamlamayan, yoğun yerleşik nüfus ve ekonomik aktiviteye sahip bölgelerde gerçekleşmesi sonucu kayıp ve zararların arttığına dikkati çeken Gökçeoğlu, nerede hangi doğal tehlikenin gelişebileceğinin farkında olunması gerektiğini söyledi.

PLAN OLURSA AFETE DÖNÜŞMEZ

Gökçeoğlu, “Bu farkındalığa göre yapacağımız planlamalarla, seçeceğimiz yerleşimlerle, yapacağımız binalarımızla, kamu ve hizmet binalarımızla, demir yolu, kara yolu, otoyol gibi ulaştırma yapılarımızla; bunların altyapı sistemlerini, elektrik, kanalizasyon, su sistemlerini buna göre planlar, projelendirir ve yaparsak hiçbir doğal tehlike bizim için afete dönüşmez. Ufak tefek kayıplarımız olabilir ama afete dönüşmez” dedi.

Karlıova’dan başlayıp Saros Körfezi’ne kadar giden Kuzey Anadolu Fay Zonu’nun birçok segmentten oluştuğuna değinen Gökçeoğlu, bu segmentlerin neredeyse tamamının son yüzyılda kırıldığını dile getirdi.

Gökçeoğlu, kırılmayan iki segmentten birinin Marmara Denizi, diğerinin Bingöl-Erzincan arasındaki Yedisu segmenti olduğunu anlatarak, şöyle devam etti:

– Dolayısıyla bu ikisi üzerinde bilimsel olarak da teknik olarak da deprem beklentisi var. Depremin, Marmara Denizi’nde daha yakın zamanda olması muhtemel çünkü 1999 depreminden 3 ay sonra Düzce Depremi gerçekleşti. Oradaki segment de kırıldı. 1912’de Saros Depremi var. 1912 ile 1999 depremleri arasındaki bölge şu anda depreme hazır biçimde bekliyor. Halk arasındaki deyimle artık eli kulağında bekliyoruz. Kimilerine göre bu iki parçada kırılır 7’yi bulmaz, kimilerine göre tek parçada kırılır 7,4’e ulaşır.

MARMARA’NIN TAMAMINI ETKİLER

Gökçeoğlu, Marmara Denizi’nde sismik çalışmalardan yola çıkılarak elde edilen verilerin olduğunu ancak deniz dibini karadaki kadar net göremediklerine değinerek, “Bu deprem ister 6,9 ister 7,2 olsun öyle ya da böyle İstanbul’u, Kocaeli’yi, Yalova’yı, Bursa’yı, Bandırma’yı hatta Tekirdağ’ı ciddi biçimde etkileme potansiyeline sahip. Yani Marmara Bölgesi’ne hep ‘İstanbul İstanbul’ deniyor ama o bölgenin neredeyse tamamını ciddi biçimde etkileme potansiyeline sahip” değerlendirmesinde bulundu.

Depremi üretecek aktif fay Marmara Denizi içinde kaldığından kıyısı bulunan kentlerin etkileneceğine işaret eden Gökçeoğlu, İstanbul’a dikkati çekerken diğer şehirleri de gözden kaçırmamak gerektiğini çünkü fayın diğer illere de oldukça yakın konumda bulunduğunu söyledi.

TSUNAMİ UYARISI

Gökçeoğlu, Marmara Denizi’ndeki fayın kuzey bölgesinde olan ciddi boyuttaki deniz altı heyelanlarının depremin ardından tetiklenmesinin söz konusu olduğunu, bu nedenle tsunami etkisinin görülebileceğini kaydetti.

Bu kapsamda Anadolu yakasının Avrupa yakasına göre jeolojik açıdan biraz daha şanslı olduğunu belirten Gökçeoğlu, yine de yapı kalitesi, ulaşım ve altyapı ağının, yaşanması muhtemel depremdeki kayıpların boyutunu etkileyecek parametreler olduğunu anlattı.

İstanbul’daki yeni yapıların birçoğunun iyi mühendislik hizmeti aldığını ifade eden Gökçeoğlu, olası depremde İstanbul’daki köprü, tünel ve metro sistemlerinde hasar oluşmasını beklemediklerini, eski, birbirine girmiş, planlama ve mühendislik hizmeti doğru olmayan eski yapılarda ise hasarın kaçınılmaz olduğunu sözlerine ekledi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/marmara-depremi-uyarisi-eli-kulaginda/feed/ 0
Naci Görür’den 3 kente 7 büyüklüğünde deprem uyarısı https://www.foxhaber.com.tr/naci-gorurden-3-kente-7-buyuklugunde-deprem-uyarisi/ https://www.foxhaber.com.tr/naci-gorurden-3-kente-7-buyuklugunde-deprem-uyarisi/#respond Thu, 04 Apr 2024 21:42:19 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5637 İzmir Büyükşehir Belediyesi, Ahmet Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde ‘Deprem ve Dirençli Kentler’ isimli konferans düzenledi.

Konferansta konuşan Bilim Akademisi Üyesi Prof. Dr. Naci Görür, şunları söyledi;

*Depremler, bu coğrafyada yaklaşık 13,6 milyon seneden beri süregelmekte ve hiç kuşkusuz milyonlarca sene daha devam edecektir. Böyle bir coğrafyada topraklarımız var. Topraklarımızın yüzde 90’ına yakını canlı faylarla kesilmiş vaziyette.

*Bu fayların her birinin kendine özgü karakterleri var. Her biri ne kadar büyüklükte, nasıl ve ne zaman deprem üretir? Nereyi, nasıl etkiler? O bölgede depremin şiddeti ne olur? Bunların hepsi, bu fayların özelliklerine bağlı.

*Yapılanmamızla hiç ilgisi yok. Yeryuvarın altındaki dinamikler, yeryüzünde kim yaşıyor bilmez; evleri bilmez. Faylar deprem ürettiği zaman kendi güçleri ile ve o bölgenin karakteristiğiyle etki eder. Üstündeki yapılar eğer uyumluysa; onu belli ölçüde tolere eder, yıkmaz.

*Ama eğer yanlış, ters şeyler yapılmışsa; gözünün yaşına bakmadan yıkar. O bölgede insanları öldürür. Depremlerin hiçbir toleransı, seçeneği yoktur. Yapacağımız her yapıyı, yolu, tüneli, barajı, tüm mühendislik yapılarını yer altının dinamikleri ile uygun, barışık yapmak zorundayız.

“BUNDAN UTANIYORUM”

“Deprem dirençli kent, deprem geldiği zaman depremi minimum hasarla atlatan kent demektir” diyen Prof. Dr. Görür, sözlerini şöyle sürdürdü;

*Her büyük depremde kentlerde birtakım hasarlar görülür ama bu hasarların afet boyutuna çıkması; bizim hatamızdır, yaptığımız yanlıştır. Bu da bizim açımızdan utanılacak bir şeydir.

*Her büyük depremde 10 binler, 50 binler veremeyiz. Aydın, bilimle yönetilen ülkelerde depremlerde bu kadar hasar olmamalıdır. Bir deprem sonucu 10 binleri, 50 binleri toprağa veren bir ülkeye bakışlar hoş değildir. Bundan utanıyorum.

*Bir ülke büyük bir depremde bu kadar insanı, bir gecede toprağa gömüyorsa; o ülke kokuşmuş bir ülkedir, tefessüh etmiş bir ülkedir. Depremleri durduramayız. Kentlerimizi deprem dirençli yapabiliriz. Deprem dirençli yerler, bugünkü bilimle, teknoloji ile yapılabilir.

*Bunu yapabilecek her şeyimiz var. Olmayan, siyasetin iradesidir, halkın gözetim ve denetim görevidir. Eğer insanlarımız talep etmezse, siyaseti zorlamazsa siyasetçi bu işe girmez. Biz de her depremde binlerce insanımızı toprağa veririz. Bu iş böyle gitmez. Bu deprem işini halletmemiz lazım; aksi halde tarihin çöplüğüne atılır, gideriz.

3 KENTE UYARI

Depremin asla zamanla ölçülmeyeceğini aktaran Prof. Dr. Görür, şunları söyledi;

*Zamanı deprem ile karıştırırsanız; en büyük hatayı yaparsınız. Deprem ne zaman olursa olsun, eğer hazırlıklı olmazsak; insanımız ölecek demektir.

*İzmir, bir deprem kenti. M.S. 175-1864 yılları arasında 6-7 şiddetinde depremler var. İzmir’de deprem kaynağı çok ve özellikle İzmir yarımadası üzerinde çok sayıda fay var. Manisa ve Aydın çevresinde faylar mevcut. Burada görülen her fay, 7 ve üzerinde büyüklükte deprem üretebilir ve İzmir’i felç eder.

“DÜŞMANIMIZI TANIMALIYIZ”

İnsanları tehdit eden fayların özelliklerinin bilinmediğini söyleyen Prof. Dr. Görür, “Şimdiye kadar bu özellikleri bilmeden geldik ve çok şanslıyız. Her fay hattının kendine özgü özellikleri var. İlk önce geometrisine bakılmalı. Fayın uzunluğu tespit edilmeli. Ayrıca fayın bazıları dallı budaklı olurken, bazıları paralel olarak yan yana dizilmiş olabiliyor. Bir diğeri derinliğinin tespit edilmesi. Sığ olan fay daha küçük deprem üretirken, derin olan fay büyük depremler üretebiliyor. Ayrıca fay hattının en son ne zaman deprem ürettiği de bilinmeli ki tekrar ne zaman deprem üreteceği öngörülecek. Bu nedenle düşmanımızı tanımalıyız. Bu düşman soteye yatmış ve ne zaman uyanacağı belli değil. Deprem olacağı zaman 100 binlerce insanımızı kaybetmek istemiyorsak; bu fay özelliklerini bilip, önlem almalıyız” diye konuştu.

“İZMİR’DE FAY ANALİZİ ÇALIŞMALARINA BAŞLANDI”

İzmir’de önce fay analizinin yapılması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Görür, “Bugün İzmir’de bu çalışma başladı. ODTÜ’deki arkadaşlarla analizler yapıyor. Fay analizi tespitinden sonra İzmir’in topografyasına bakmak lazım. İzmir’de bazı yerler yüksek, bazı yerler ova ya da çukur. Yüksek olan yerlerin depreme daha dayanıklı olduğuna işaret edilir. Aynı bölgede bazı yerler alçak olurken, bazı yerlerin yüksek olması o bölgede depremlerin meydana geldiğini gösterir. Üçüncüsü; jeolojisini incelemek. Çeşitli üniversiteler, İzmir’in jeolojisini çalışmışlar. ‘Hidrojeoloji’ denilen İzmir’in altındaki su rezervleri, bize problem çıkaran şeylerdir. Eğer zemin altında su varsa, deprem sırasında problem var demektir. Bu su akışların nerelerde kalınlaştıkları, nerede azaldığı ve akış yönleri önemlidir. Killi, sulu zeminler yapılan yollar, binalar ve üst yapılar depremde yıkılmaya mahkumdur. Bugün İzmir’de bunlar da yapılıyor. Jeofizikte özellikle sismoloji parametreleri yapıyoruz” dedi.

“KENT YÖNETİMİNDEKİ YAPILANMA DEĞİŞTİRİLMELİ’

Mikro bölgeleme çalışmalarının İzmir’de yapılan bir hazırlık olduğunu söyleyen Prof. Dr. Görür, sözlerini şöyle sürdürdü;

*Dirençli kent haline gelebilmek için kent yönetimi mikro bölgeleme esaslarına göre yapılmalı. Kent yönetimi ve kent yönetimindeki yapılanma değiştirilmeli. İzmirlileri eğiteceksin. İzmir halkı deprem direncine karşı bilgili olmadığı sürece, İzmir’i deprem dirençli kent yapmazsınız.

*İzmirliler, 30 tane kaçak kat çıkabilir. Bunu bilinçsiz yapıyorlar hatta kaçak katları affedenleri omuzlarında taşıyor. Yapı stoku çok önemli ve sihirli bir kelime.

*Tüm siyasiler; kentsel dönüşüm adı altında yapı stokunu halledersek, depreme hazırlarız sanıyorlar. Kentsel dönüşüm sanki yapı stoku ile hal olurmuş gibi sanıyorlar.

*Sadece yapı stokuna yönelirsen; deprem problemini gelecek nesillere ihraç etmiş olursunuz. Bunun için bütün kentin bileşenlerini deprem dirençli yapmak lazım; sadece bina ile olmaz.

“94 BİN 773 YAPININ ENVANTERİNİ ÇIKARDIK”

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ise 94 bin 773 yapının envanterini çıkardıklarını belirterek sunları söyledi;

*Sadece İzmir değil, Türkiye’nin tüm kentlerinin en temel meselesi; depreme dirençli kentler yaratmak. Bundan daha önemli bir şey olamaz. 14 üniversite, 25 kamu kurumu, 38 sivil toplum kuruluşu, meslek odası ve 29 belediyeden oluşan katılımcılarımızla aldığımız kararlar neticesinde Deprem Eylem Planımızı şekillendirdik.

*Büyük bir kararlılıkla uyguladığımız Deprem Eylem Planımız, şu başlıklar üzerinde ilerledi; yapı stoku envanteri çalışmaları, depremsellik ve mikro bölge araştırmaları ve elbette kentsel dönüşüm.

*İnşaat Mühendisleri Odası ile hayata geçirdiğimiz yapı envanteri ve bina kimlik çalışmaları sayesinde İzmirliler, yaşadıkları binalar hakkında detaylı bilgiye sahip olabilmelerini mümkün kıldık. Bu çalışmaya depremden en çok etkilenen Bayraklı ve Bornova başta olmak üzere toplamda 94 bin 773 yapının envanterini çıkardık.

*Diğer yandan mikro bölgeleme yöntemi ile Bayraklı, Bornova ve Konak ilçelerinde zemin çalışmalarına başladık. Kentimizdeki yapıların güvenliğini sağlayacak bu projemizi de 2024 içinde tamamlıyoruz. İzmir’le, Aydın ve Manisa’nın bir bölümünü de içine alan büyük bir alanın deprem riskini modelliyoruz. Elde edilen veriler, kentimizin afetlere karşı dirençli yapısını güçlendirmek için temel oluşturacak.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/naci-gorurden-3-kente-7-buyuklugunde-deprem-uyarisi/feed/ 0
İğneada’da selde 6 kişi hayatını kaybetmişti: 4 sanığın yargılanması başladı https://www.foxhaber.com.tr/igneadada-selde-6-kisi-hayatini-kaybetmisti-4-sanigin-yargilanmasi-basladi/ https://www.foxhaber.com.tr/igneadada-selde-6-kisi-hayatini-kaybetmisti-4-sanigin-yargilanmasi-basladi/#respond Thu, 28 Mar 2024 21:57:20 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5319 Kırklareli’nin Demirköy ilçesine bağlı İğneada beldesinde geçen yıl meydana gelen selde yıkılan ve ruhsatsız işletildiği tespit edilen kamp alanının işletmecisinin aralarında bulunduğu 4 sanığın yargılanması başladı.

Demirköy ilçesi İğneada beldesinde 5 Eylül 2023’te kuvvetli yağış nedeniyle ‘Longoz Ormanları’ndaki Sisli Vadi’deki turistik bungalov evlerin olduğu bölgede sel oluştu.

Dere içinde kurulan bungalov evlerde tatil yapan Dr. Selman Bağışlar ve eşi Mihriban Bağışlar, Suna Duman, emekli öğretmen Raile Şimşek, eşi Ahmet Baki Şimşek ile tesis müdürü Ümit Solmaz, sel sularına kapılarak yaşamını yitirdi.

Olayla ilgili yürütülen soruşturmada, ‘Sisli Vadi’ adıyla kurulan ve sele kapılan 18 bungalov evin, ruhsata aykırı olarak inşa edildiği ortaya çıktı.

Özel İdare tarafından mühürlenen işletme hakkında da yıkım kararı verildi. Ancak yıkım kararına rağmen ‘Sisli Vadi’ adı altında sosyal medyada tanıtımı yapılan bungalov evlerin, vergi levhasında faaliyet alanı olarak ‘karma çiftlik’ olarak gösterildiği tespit edildi.

‘Bitkisel veya hayvansal üretim konusunda uzmanlaşma olmaksızın üretim’ adıyla faaliyet yürüttüğü belirlenen tesislerin tanıtımının, sosyal medya hesaplarından, ‘Doğada uyanmak, doğaya uyanmak’, ‘Oksijeni bol, stresi az’ ifadeleriyle yapıldığı saptandı.

Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın sürdürdüğü soruşturmada firmanın sahibi Bülent Bayrak hakkında, ‘Taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma’ suçundan gözaltı kararı verildi.

Keşan’da yakalanan Bayrak ile firma yöneticileri Sevcan Ulutürk ile Cenan Aydın tutuklandı. Ulutürk ile Aydın, daha sonra avukatlarının itirazı üzerine tahliye edildi.

Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın olaya ilişkin hazırladığı iddianame Kırklareli 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

İddianamede, tutuklu Bayrak ile Büşra Gökgöz, Cenan Aydın ve Sevcan Ulutürk hakkında, ‘Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümü ve yaralanmaya sebep olma’ suçundan 3 yıldan 22 yıl 6’şar aya kadar hapis cezası istendi.

REDDİ HAKİM TALEBİ REDDEDİLDİ

Sanıkların yargılanmasına bugün Kırklareli 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlandı. Duruşmada tutuklu sanık Bülent Bayrak ve tutuksuz yargılanan Büşra Gökgöz hazır bulunurken, Cenan Aydın SEGBİS ile katıldı.

Sevcan Ulutürk ise sağlık sebebiyle mazeret gösterdi. Yaklaşık 14 saat süren duruşmada, sanık ve müşteki avukatları arasında gerginlik yaşanırken, mahkeme heyeti 6 kez ara verdi. İlk aranın ardından heyet, reddi hakim talebinin reddine karar verip, sanık Bülent Bayrak’ın savunmasına geçti. Bayrak, araziyi 2014 yılında babası ile birlikte şirketleri adına satın aldıklarını belirterek, gittiği İsviçre, Avusturya ve ABD’de gördüğü organik tarım modelini Türkiye’ye uyarlamak ve turistik tesis kurmayı amaçladığını söyledi.

Bayrak, yıllar içinde ‘Sisli Vadi’ adını verdikleri bölgeye 18 yapı kurduklarını ve ruhsat için ilgili kurumlara başvurduklarını belirtirken, dere üzerinde de ıslah çalışması yaptırıldığını söyledi.

‘SEL UYARISI YAPILMADI’

Sel felaketinden önce kendisinin uyarılmadığını öne süren Bayrak, kendisinin de çocukları ile hafta sonlarında gelip, kendisine ait beton evde kaldığını belirterek, “Tahmin edilemez bir afet oldu. Ben de orada olsaydım hayatımı kaybedecektim. Sel, sabaha doğru oldu. Sel uyarısı konusunda bana herhangi bir bilgi verilmedi. Valiliğin sel uyarısından da haberdar değilim. Sonradan duydum. Eğer cami veya jandarma megafonu ile anons yapılsaydı daha dikkat çekerdi. Daha önce böyle uyarılar yapılmış ama böyle sel olmamıştı” dedi.

‘KUZU BİLE SU BİRİKİNTİSİNDEN KURTULURDU’ SÖZÜ TARTIŞMA YARATTI

Tesisin bulunduğu bölgenin alt tarafından yol geçtiğini ve yolun yanlış yapılması nedeniyle bazen yağış sonrası suların geri teptiğini ve kuzularının boğulduğunu söyleyen Bayrak, “Yüzme bilen herkes, kuzu bile su birikintisinden kurtulurdu” demesi üzerine selde kızı Mihriban Bağışlar ile damadı Selman Bağışlar’ı kaybeden Safiye Yaşa, “Benim kızım yüzme biliyordu. Yüzme bilmeyen kuzu değildi. Benim çocuğum kuzu mu hadsiz?” diyerek tepki gösterdi. Yaşanan gerginlik üzerine duruşmaya ara verildi.

‘KİMSEYE RÜŞVET VERMEDİM’

Aranın ardından müşteki avukatı Mehtap Kaya’nın, “Tesisi kurarken sizi kimler destekledi” sorusu üzerine Bayrak, “Ben kimseye rüşvet vermedim” dedi. Avukat Kaya, “Ben rüşvet sormadım, kim destekledi diye sordum” demesi üzerine Bayrak, kendisinin bu konuda ifadesinin alındığını belirterek, “Dönemin Valisi Osman Bilgin bana, ‘Aslanım harika bir proje. Bu proje yaygınlaşacak Türkiye’de’ dedi. Herkes projeyi çok beğendi” diye konuştu.

Sisli Vadi’nin üzerine olduğu şirketin yöneticileri olarak gözüken Büşra Gökgöz ile Cenan Aydın ise Bülent Bayrak’ın boşanma aşamasında olduğu ve ekonomik zorluk nedeniyle haciz geldiği için kendilerinin kağıt üzerinde şirket yöneticisi olarak gösterildiklerini ancak hiçbir yetkilerinin olmadığını savundu.

‘SULARA KAPILIP GÖZDEN KAYBOLDULAR’

Sel felaketinde eşi Suna Duman ile komşuları Raile ve Ahmet Baki Şimşek’in hayatını kaybettiği, sele kapılan 5 yaşındaki kızının da 8 saat sonra yaralı olarak bulunduğunu belirten Hüseyin Duman, sanık Bülent Bayrak’ın tesise müşteri çekmek için ilan vermediklerini söylemesine tepki gösterdi.

Kendilerinin ilandan görüp tesise geldiklerini anlatan Hüseyin Duman, gece yağışın olmadığını selin sabah saat 07.00 gibi geldiğini söyleyerek, “Bir gece önce tanıştığımız Mihriban Bağışlar ile Selman Bağışlar’a seslendim. Sesimi duyuramayınca yüzerek onların olduğu eve gittim ve uyandırdım. Onlar bulundukları yerden kaçmaya çalıştılar ancak suyun debisi yükselince sulara kapılarak gözden kayboldular. Bizim de kaçma ihtimalimiz yoktu. Çocukları alıp bungalovun ikinci katına çıktık. Su evin ikinci katında olmamıza rağmen boğazımıza kadar yükselmişti. Bungalov devrildi hepimiz ayrı yere savrulduk. Hepimiz akıntıya kapıldık” dedi.

Suya kapılmadan önce yakınlarına iş makinesinin geldiğini ve kendilerini kurtaracaklarını sandığını aktaran Duman, “Bizim videomuzu çektiler ama kurtarmadılar” diye konuştu.

‘DERE YATAĞINI DEĞİŞTİRİP TESİS KURDU’

Olayda kızı ve damadını kaybeden Safiye Yaşa, 6 kişinin ölümünden sanıkların hepsinin sorumlu olduğunu söyledi. Bülent Bayrak’ın mühürlenen tesisi çalıştırdığını, yıkım kararını yerine getirmediğini ve evlere müşteri almayı sürdürdüğünü belirten Yaşa, “Dere yatağını değiştirip tesis kuruldu. Büyük afet oldu diyor. Ama onun tesisinden başka yerde ölen yok. Delillerin bir kısmı ortaya konmadı. Kendisi burada bir kayıp olacağını biliyordu. Sanıklardan şikayetçiyim, en ağır cezayı almaları için mücadele edeceğim. Benim evladım geri gelmeyecek ama bu örnek bir dava olsun ki başka insanların da canları yanmasın” ifadesini kullandı.

Duruşmada 8 tanık dinlendikten sonra sanık avukatları, bölgede son yılların en büyük yağışının meydana geldiğini ve bulunan afet olarak değerlendirildiğini belirterek, Bayrak’ın tek başına sorumlu olamayacağını savundu. Sanık avukatları buna göre Bayrak’ın tutuksuz ya da adli kontrol şartları uygulanarak serbest bırakılmasını talep etti.

Müşteki avukatları da Bayrak’ın yurt dışına kaçarken yakalandığını ve kaçma şüphesi bulunduğu gerekçesiyle tutukluluk halinin devamını istedi.

Cumhuriyet savcısı mütalaasında, sanık Bülent Bayrak’ın tutuklu halinin devamını diğer sanıkların adli kontrol şartı ile tutuksuz yargılanmalarına devam edilmesini talep etti.

Verilen aranın ardından mahkeme heyeti, Bayrak’ın tutukluluk haline devamına, diğer sanıklar hakkında yurt dışı çıkış yasağı getirilip, adli kontrol hükümlerinin kaldırılıp tutuksuz yargılanmalarına karar verdi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/igneadada-selde-6-kisi-hayatini-kaybetmisti-4-sanigin-yargilanmasi-basladi/feed/ 0
Bakan Ersoy: Myra ve Andriake için 500 milyon lira ödenek ayırıyoruz https://www.foxhaber.com.tr/bakan-ersoy-myra-ve-andriake-icin-500-milyon-lira-odenek-ayiriyoruz/ https://www.foxhaber.com.tr/bakan-ersoy-myra-ve-andriake-icin-500-milyon-lira-odenek-ayiriyoruz/#respond Thu, 28 Mar 2024 21:30:22 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5295 Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Antalya’nın Demre ilçesindeki Myra Antik Kenti’nde ‘Geleceğe Miras Myra ve Limanı Andriake Projesi’ni tanıttı.

‘Geleceğe Miras Projesi’ni geçen yıl başlattıklarını hatırlatan Ersoy, “Proje kapsamında 5 ayda 7 farklı alanı içeren 5 büyük arkeoloji projesini başlatarak detaylarını paylaşmıştık. Şimdi altıncı ayımızda Myra ve Limanı Andriake ile altıncı projemizin tanıtımını yapıyoruz” dedi.

Myra Antik Kenti’nin kalkolitik dönemden bugüne 6 bin yıldır kesintisiz yerleşim gördüğünü anlatan Ersoy, şöyle devam etti:

“Bu kadim kent klasik dönemde Likya’nın büyük önem taşıyan yerleşim birimlerinden biriydi. Milattan önce 1. yüzyılın başlarında Metropolis unvanını almış, Roma İmparatorluk döneminde de önemini fazlasıyla korumuştur. Kentteki imar faaliyetlerinin yoğunlaştığı Hadrianus dönemi ise Myra’nın altın çağı olmuştur. Myra’nın dinler tarihi noktasındaki değeri de gerçekten istisnadır. Burası Aziz Nikolas’ın kilisesini kurduğu, öğretisini yayarak tüm yaşamını tamamladığı yerdir. Milattan önce 5 ila 4. yüzyılda yapılan ve ahşap mimariyi taklit eden cepheleriyle kentin simgesi olan kaya mezarları ise Myra klasik çağının en görkemli yapı grubunu oluşturmaktadır.”

“ROMA TİYATROSUNUN RESTORASYONUNA YOĞUNLAŞACAĞIZ”

Kentin 10 bin kişi kapasitesiyle bölgenin en büyük ve iyi korumuş Roma tiyatrosuna sahip olduğunu da aktaran Ersoy, antik kentin milattan önce 13. yüzyılın ortalarında büyük bir sel afeti yaşadığını vurguladı.

Ersoy, antik kentin 4 ila 10 metre derinliğinde alüvyonlarla kaplandığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu afetten sonra kent Anadolu’nun Pompeisi diye anılmaya başlanmıştır. 1960’larda yüzey araştırmaları gerçekleşmiştir. Kazı ve restorasyon çalışmaları ise ilk kez 2009’da Akdeniz Üniversitesinden Prof. Dr. Nevzat Çevik başkanlığında başlamış olup bu süreç halen devam etmektedir. Akropol yapıları, devasa tiyatrosu, hamamı, Aziz Nikolas Kilisesi ve kaya mezarları Myra’yı Anadolu’nun en özel medeniyet miraslarından biri yapmaktadır. Bu alanda kazıları büyük oranda tamamlanmış olan Roma tiyatrosunun restorasyonuna yoğunlaşacağız. Acil koruma müdahaleleri dışında asıl büyük adımı projemiz kapsamında atacak ve Roma tiyatrosunun muhteşem sahne binasını orijinal malzemesiyle ayağa kaldırmak için çalışmaları bu yeni dönemde başlatmış oluyoruz.”

Ersoy, sütunların ve diğer mimari unsurların restorasyonla asıl yerine konulacağını ve tiyatronun hayata döndürüleceğini kaydetti.

SİNAGOG ALANINDA KAZI ÇALIŞMALARI YAPILACAK

Projenin ikinci kısmının yürütüleceği Andriake Limanı’nın ise uluslararası ticaret ve ulaşım merkezi olarak özel fonksiyonlarla düzenlenen yerleşim yapısına sahip olduğuna dikkati çeken Ersoy, Myra’nın zenginliğini Akdeniz’in en önemli uğrak noktası olan bu ünlü limana borçlu olduğunu anlattı.

Ersoy, limanın bronz çağından itibaren gemicilerin vazgeçilmez bir uğrak noktası olduğunu ifade ederek, “Projemiz kapsamında Andriake Antik Limanı’ndaki Gümrük bölgesi ve Likya Müzemizin çevresinde henüz kazı çalışmaları yapılmamış alanlardaki kazıları tamamlamayı hedefliyoruz. Likya Uygarlıkları Müzesi teşhir, tanzim ve yenileme uygulamalarını başlatıyoruz. 168 kuş çeşidini barındıran Andriake Kuş Cenneti üzerinde yayalar için bir gezi köprüsü inşa edeceğiz. Andriake Batı Hamamı’nda kazı çalışmalarını tamamladık. Şimdi ise projelerini hazırlayarak hamam restorasyonunu yapacağız. Andriake, Doğu Hamamı, Roma ve Doğu Roma evrelerini çok iyi yansıtan, özellikle duvar içi ısıtma sistemlerinin tahrip edilmemiş ve yeri değiştirilmemiş durumda bulunduğu çok özel bir yapı. Bu hamamın da projelerini titizlikle hazırlayarak restorasyonunu bu dönemde gerçekleştirmiş olacağız” diye konuştu.

Anadolu Akdeniz’indeki ilk sinagogun Andriake’de keşfedildiğini hatırlatan Ersoy, tarihe ışık tutan önemli eser ve kalıntıların ele geçirildiği bölgenin kuzeyinde kazı çalışmalarının devam edeceğini bildirdi.

Ersoy, “Bu antik kenti ve limanını Türk arkeolojisine, kültür ve turizm hayatımıza mümkün olan en kısa sürede eksiksiz, korunmuş ve ihya edilmiş bir şekilde kazandıracağız. Hedefimize ulaşmak için bakanlık olarak Myra ve Andriake kazı ve restorasyon çalışmalarına 500 milyon lira ödenek ayırıyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/bakan-ersoy-myra-ve-andriake-icin-500-milyon-lira-odenek-ayiriyoruz/feed/ 0
İbrahim Üzülmez: Fenerbahçe’ye teslim olmayacağız https://www.foxhaber.com.tr/ibrahim-uzulmez-fenerbahceye-teslim-olmayacagiz/ https://www.foxhaber.com.tr/ibrahim-uzulmez-fenerbahceye-teslim-olmayacagiz/#respond Wed, 20 Mar 2024 21:12:33 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4933 Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında TÜMOSAN Konyaspor’a sahasında 2-0 mağlup olan Siltaş Yapı Pendikspor’da teknik direktör İbrahim Üzülmez, maçta çok basit hatalar yaptıklarını söyledi.

İbrahim Üzülmez, müsabakanın ardından Pendik Stadı’nda basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Kaybettikleri için üzgün olduğunu belirten İbrahim Üzülmez, şu ifadeleri kullandı: “İyi bir başlangıç yapmak istiyorduk. İyi oynamadık. Çok fazla basit hata yaptık. Hücum anlamında kaliteli oyunculara sahip olmamıza rağmen ileride iyi iş çıkartamadık. Rakibi gözlemlediğimizde özellikle Ndao ile arka tarafa çok fazla koşu yapan bir takım olduğunu oyuncularımıza söyledik. Çok basit bir penaltıyla geriye düştük. Böylece rakibin direnci arttı, bizimki azaldı. Çok fazla temas oyununun da içinde olamadık. Konyaspor çok iyi oynamasa da iyi organize oldular. Deplasman takımının yapması gereken her şeyi yaptılar. Bu seviyede hatalar yapınca cezası da kesiliyor. Pes etmeyeceğiz, etmemiz gerekiyor. Önümüzdeki maçlar zor. O maçlara odaklanmamız gerekiyor. Süper Lig seviyesinde olmaması gereken hatalar vardı bugün. Biz bunları değiştirmeye çalıştık. Bugün başarılı olmadık ama bundan sonraki süreçte başarılı olmaktan başkada yapacak bir şey yok.”

“Alpaslan adım attı, bizlerden özür diledi”

Pendikspor’un defans oyuncusu Alpaslan Öztürk’le geçmişte problem yaşayan Üzülmez, “Biz, profesyonel insanlarız. Konuştuk ve kendi aramızda problemi çözdük. O geldi yanıma ve konuşmak istedi. Konuşulmaması ve yapılmaması gereken şeyler olduğunu söyledik. Benim çok kinci bir yapım yok. Sonuçta aynı gemideyiz. Alpaslan’ın benim yanıma gelmesi, benimle konuşmak istemesi benim için yeterlidir. Alpaslan’ın bana geçmişte söylediklerinden dolayı onu oynatmamak bana yakışmaz. Alpaslan adım attı, bizlerden özür diledi. Alpaslan bu takımın önemli oyuncusu, bugün de ona görev verdik. İyi oynadı. Ondan da performans anlamında önümüzdeki haftalarda beklentilerimiz var. Biz, bundan sonraki süreçte nasıl başarılı oluruz düşüncesinde olacağız.” diye konuştu.

“Mevcut oyunculardan verim almaya çalışacağım”

Ofansif anlamda çok yetenekli oyunculara sahip olduğunu belirten İbrahim Üzülmez, “Bugün orta saha ve hücum arasında kopukluk vardı. Daha iyi planlama yapabilirdik. Planlamanın daha doğru yapıldığı bölgeler var. Yanlış yapılan yerler de var. Topu 2. bölgeden 3. bölgeye geçirecek daha yetenekli bir oyuncu olabilirdi. Bunları bu dönemde konuşmak bize çok fazla bir şey kazandırmaz. Mevcut oyunculardan verim almaya çalışacağım. Thiam, Erencan ve Umut gibi önemli oyuncularımız var. Bunları beslememiz lazım. Bugün kanatlara da inemedik. Dün akşam oyuncularla konuştuğumuzda hepsinin isteği ve arzusu üst seviyedeydi. Bazen isteyip sahaya yansıtamayabilirsiniz. Kalan haftalarda bu camiayı en iyi şekilde temsil etmeye çalışacağız.” değerlendirmesinde bulundu.

“Büyük karakterler, teslim olmayan karakterlerdir”

Sıradaki rakibi Fenerbahçe hakkında da konuşan Üzülmez, şunları kaydetti: “Fenerbahçe çok iyi bir takım. Hedefe odaklanmış bir takım. Onlara saygı duyuyoruz ama biz kendimize bakarız. Fenerbahçe maçın favorisidir ama biz de teslim olmak istemiyoruz. Bugün rakibimize kaybettik ama Fenerbahçe maçında gidip mücadelede etmemiz gerekiyor. Fenerbahçe’nin şampiyonluk için galibiyete ihtiyacı var ama bizim de puan veya puanlara ihtiyacımız var. Biz, pes etmemeliyiz. Oyuncularımın da bizimle beraber bu duyguları yaşaması gerekiyor. Büyük karakterler, teslim olmayan karakterlerdir. Biz oyunculara en iyi şekilde yardımcı olmaya çalışıyoruz. Fenerbahçe deplasmanı da zordur. Yetenekli oyuncuları var ama biz de oradan puan ya da puanlar almak istiyoruz.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/ibrahim-uzulmez-fenerbahceye-teslim-olmayacagiz/feed/ 0
Depremde 82 kişiye mezar oldu… Müteahhit ve mühendisi birbirini suçladı https://www.foxhaber.com.tr/depremde-82-kisiye-mezar-oldu-muteahhit-ve-muhendisi-birbirini-sucladi/ https://www.foxhaber.com.tr/depremde-82-kisiye-mezar-oldu-muteahhit-ve-muhendisi-birbirini-sucladi/#respond Sat, 16 Mar 2024 21:24:33 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4760 Adana’da, Kahramanmaraş merkezli depremlerde bir blokunun yıkılması sonucu 82 kişinin hayatını kaybettiği, 6 kişinin yaralandığı İhsan Bayram Apartmanı’nın tutuklu müteahhidi ve inşaat mühendisinin yargılanmasına devam edildi.

14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, tutuklu sanıklar inşaat mühendisi Ferit Işık ve müteahhit Celal Gül, bulundukları cezaevlerinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Taraf avukatları, müştekiler ve tanıklar mahkemede hazır bulundu.

Duruşmada tanık olarak beyanı alınan İhsan Bayram Apartmanı C Bloku 6. kattaki dairede tadilatı kontrol ettiği öne sürülen Çukurova Belediyesi’nde görevli memur H.C, kendisinin harita teknikeri olduğunu söyledi.

Belediyedeki görevinin, daire tadilatı yaptıranlardan kayıt dilekçesini teslim almak olduğunu belirten H.C. “Ben herhangi bir tadilat kontrolü yapmadım. Tadilat kontrolü benim görev alanımda olan bir konu değildir. Tadilat kontrolünü mimar ve mühendisler yapar. Biz binanın imar ve iskanı varsa basit tadilat izni veriyoruz. Kontrol için kimlerin o daireye gidip gitmediğini bilmiyorum.” dedi.

İhsan Bayram Apartmanı’nın 2010 yılında yapılan ruhsat yenileme işleminde imzası bulunduğu gerekçesiyle beyanı alınan diğer tanık F.S.T. de Çukurova Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü’nde görevli inşaat mühendisi olduğunu bildirerek, şunları ifade etti:

-Ruhsat yenileme işleminde teknik uygulama sorumlusu olan kişi bizzat gelerek kendisinin bizzat teknik uygulama sorumlusu olduğunu belirtip imzasını atar ve biz de kontrolünü yaparız.

-Proje kontrolü yaptıktan sonra ruhsat yenileme şubesine geçilir, orada da gerekli kontroller yapıldıktan sonra ruhsat yenileme işlemi gerçekleştirilir. Basit tamir ve tadilat yönetmeliği bellidir.

-Bu tadilat kapsamında boya, yalıtım gibi basit işlemler yapılır. İzin veren yetkililer yönetmeliğin öngördüğü çerçevede izin veriyorlar. Basit tamir ve tadilatın dışında bir işlem yapılmışsa o işlem durdurulup mühürlenir.

-Teknik uygulama sorumlusu görevinden ayrılmışsa bunu belediyenin ilgili makamlarına bildirir. Fakat bu yapıyla ilgili teknik uygulama sorumlusu olarak görevden ayrılmaya ilişkin bir bildirimde bulunulmadı.

-Ruhsat yenileme işlemi, bahsettiğim gibi kanuni bir haktır. Biz taraflara ‘Neden ruhsat yeniliyorsunuz?’ sorusunu sormuyoruz.

SANIKLAR SAVUNMA YAPTI

Hakkındaki iddialar hatırlatılarak savunması alınan tutuklu sanık Ferit Işık, binanın inşaatını kendisinin yapmadığını ileri sürerek, “Binanın müteahhidi ben değilim. Herhangi bir sorumluluğum yoktur. Celal Gül yaptığı inşaata iskan alamamıştır. Kendisinin şantiyesinden sorumlu bir mühendisi dahi yoktur. Bu yapı 2000 yılında Celal Gül’e devredilmiştir. Devir işlemi yapılırken ‘Ben buranın sorumlu inşaat mühendisiyim’ diye bir sözleşme maddesi konulmamıştır. Celal Gül hukuki olarak sona ermiş bir şirket adına işlemlerine devam etmiştir. Ben bu yapının teknik uygulama sorumlusu değilim. Tahliyemi ve beraatımı talep ediyorum.” ifadelerini kullandı.

Diğer tutuklu sanık Celal Gül de aleyhindeki hususları kabul etmediğini bildirerek, “Ferit Işık’ın beyanlarını kabul etmiyorum. Onun inşaat şirketi adına bir biz işlem yürütmedik. Tahliyemi ve beraatımı talep ederim.” dedi.

Mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk halinin devamına, ruhsat yenileme işlemindeki imzalar üzerinde Kriminal Polis Laboratuvarında inceleme yapılması ve bu konuda rapor alınmasına, giriş kattaki iş yerinde yürütülen tadilat işlemlerinin fotoğraflarının ilgili kurumsal firmadan istenilmesine ve diğer eksikliklerin giderilmesine karar vererek duruşmayı erteledi.

NE OLMUŞTU?

İhsan Bayram Apartmanı C Bloku’nun depremde yıkılmasıyla ilgili 16 Şubat 2023’te tutuklanan Işık ve Gül, savcılık ifadelerinde suçu birbirlerinin üzerine atmıştı.

Işık, 1997’de arsa sahiplerinden muvafakatname alarak inşaata başlamak üzere proje hazırladığını ancak ekonomik nedenlerle bunu gerçekleştiremediğini, arsa sahiplerinin zorlaması üzerine projeyi Celal Gül’e devrettiğini ileri sürmüştü.

Gül de yıkılan blokun inşaatını 4. kat seviyesinde devraldığını iddia etmişti.

İnşaat mühendisi Ferit Işık ve müteahhit Celal Gül hakkında “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma” suçundan 22 yıl 6’şar aya kadar hapis cezası istemiyle dava açılmıştı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/depremde-82-kisiye-mezar-oldu-muteahhit-ve-muhendisi-birbirini-sucladi/feed/ 0
Dünyanın yedi harikasından biri: Giza Piramitleri https://www.foxhaber.com.tr/dunyanin-yedi-harikasindan-biri-giza-piramitleri/ https://www.foxhaber.com.tr/dunyanin-yedi-harikasindan-biri-giza-piramitleri/#respond Thu, 29 Feb 2024 21:09:41 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4030 Mısır’daki yaklaşık 160 piramitten en büyükleri olan Keops, Kefren ve Mikerinos piramitleri, 4. Firavun Hanedanlığı (MÖ 3494- MÖ 2613) döneminde yaşayan krallar için mezarlık olarak inşa edildi.

İsimlerini dönemin krallarından alan piramitler, en büyüğü Keops (Kral Khufu), ortanca piramit Kefren (Kral Khafre) ve küçük piramit Mikerinos (Kral Mnkaure) olmak üzere baba, oğul ve torun mezarı olarak, başkent Kahire’nin güney batısındaki Giza kentinde yer alıyor.

Yapımının ardından Eyfel Kulesi inşa edilene kadar yaklaşık 4 bin yıl boyunca dünyadaki en yüksek yapı unvanını koruyan Keops, 230 metre genişliğinde ve 146,4 metre uzunluğundayken, zaman içinde erozyon sebebiyle yaklaşık 10 metre kısaldı.

Keops, Mısır’da bulunan piramitlerin arasında en büyük ve en eskisi olarak kabul ediliyor.

Dünyanın Yedi Harikası arasında bulunan Keops, bu eserler arasında günümüze ulaşan tek yapı konumunda bulunuyor.

Yapımı yaklaşık 20 yıl sürdü

4. Firavun Hanedanlığına mensup Kral Khufu’nun kendisi için yaptırdığı Keops piramidi, her biri binlerce kilo ağırlığında kireç taşlarından inşa edildi. Yaklaşık 2,3 milyon taş bloktan oluşan Keops’un inşaatının, her gün 800 ton taşın yerleştirilmesiyle 20 yıl sürdüğü değerlendiriliyor.

Keops piramidinin içindeki kralın mezar odası ise Mısır’ın Asvan kentinden gemilerle Nil Nehri üzerinden getirildiği tahmin edilen granit taşlarından yapıldı.

Giza’daki ikinci büyük piramit olan Kefren piramidinin, Kefren’in oğlu Mikerinos tarafından yaptırıldığı tahmin ediliyor.

Boyu 143,5 metre olan Kefren’in tepesindeki koruyucu kaplamanın bozulmadan günümüze kadar geldiği görülüyor. Piramit, bu yönüyle diğerlerinden ayrılıyor.

İki girişi bulunan piramidin içinde yerin altında kral odası, en üstte ise kraliçe odası yer alıyor. Piramidin en üstünde 36 ton ağırlığında koruyucu taş bulunuyor.

Giza piramitlerinin en küçüğü olan Mikerinos, 65,5 metre yüksekliğinde. Bu piramit, Mikerinos öldükten sonra oğlu Shepseskaf tarafından bitirtildi.

Aynı bölgede bulunan ve piramitleri korumak için yapıldığı düşünülen Giza Sfenksi de dünyanın en büyük tek taş heykeli olarak biliniyor. Sfenksin yüzünün kral Kefren’e ait olduğu değerlendiriliyor.

Sırrını korumaya devam ediyor

Baba, oğul ve torun için yapılan yüzlerce yıllık piramitlerin etrafında kraliçeler ve ailenin geri kalan fertlerinin de mumyalanarak gömülmesi için küçük piramitler yer alıyor. Piramitlerin çevresinde cenaze törenleri ve ayinler için yapılmış iki tapınak da mevcut.

Öldükten sonra tekrar dirilme inancının hakim olduğu antik Mısır’da krallar, öldükten sonra vücutlarının çürümemesi için mumyalanıp, ziynet eşyalarıyla gömülürdü.

Ölümlerinin üzerinden yüzlerce yıl geçmesine rağmen kralların vücutlarının çürümesini engelleyen mumyalama yöntemi ise sırrını korumaya devam ediyor.

17. yüzyılın ünlü seyyahı Evliya Çelebi de Seyahatname’sinde Mısır piramitlerinden bahsediyor.

Ülke ekonomisine önemli katkı sağlıyor

Geçen yıl 14,9 milyon turist tarafından ziyaret edilen Mısır, turizm gelirlerinin büyük kısmını piramitleri ziyaret eden turistlerden kazanıyor. Piramitler her yıl çok sayıda turisti çekerek, ülke ekonomisine önemli katkı sağlıyor.

Giza mezar kentindeki piramitlerin bulunduğu alan 07.00-17.00 arasında gezilebiliyor. Keops piramidi ise 12.00-13.00 saatleri arasında ziyarete kapalı oluyor.

Girişteki bilet ofisi ise 16.00’ya kadar hizmet veriyor. Piramitleri gezmenin bedeli ise kişi başı 540 Mısır lirası, uluslararası öğrenci kartına sahip kişilerin ise 270 Mısır lirası ödemesi gerekiyor.

Ayrıca piramitlerin içini gezmek isterseniz bu ücret tam bilet için 900 Mısır lirası, öğrenci bileti için 450 Mısır lirasını buluyor.

Ödemeler, bilet ofisinde sadece banka kartıyla yapılabiliyor. 6 yaşın altındaki çocuklar ise geziden ücretsiz faydalanabiliyor.

Piramitlerin dışı cep telefonuyla çekilebiliyor ancak içlerinde fotoğraf çekilmesine izin verilmiyor.

Atlı fayton ve develerle gezmek mümkün

Piramitlerin bulunduğu alanın girişinde ziyaretçiler için atlı fayton ve develer bulunuyor.

Kişi başı saati 500 Mısır lirası olan atlı faytonlarla bir ya da iki saatlik gezinti yapılabiliyor.

Böylece Keops, Kefren ve Mikerinos piramitlerinin dış manzarası en güzel açılardan görülebiliyor.

Piramitlerle simgesel hale gelen deve turlarının saati ise kişi başı 1000 Mısır lirasını buluyor.

Sadece fotoğraf çektirmek için binmenin ücreti ise 300 Mısır lirasından başlıyor.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/dunyanin-yedi-harikasindan-biri-giza-piramitleri/feed/ 0
Bergama Antik Kenti’ne 1 milyar TL ödenek ayrıldı https://www.foxhaber.com.tr/bergama-antik-kentine-1-milyar-tl-odenek-ayrildi/ https://www.foxhaber.com.tr/bergama-antik-kentine-1-milyar-tl-odenek-ayrildi/#respond Mon, 26 Feb 2024 21:51:23 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3944 Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Bakan Ersoy, Pergamon Antik Kenti tanıtım toplantısında ‘Geleceğe Miras Bergama’ projesini anlattı.

Arkeolojik kazıların 12 aya yayılması projesini, 2019’da başlattıklarını hatırlatan Mehmet Nuri Ersoy, 2023 sonu itibarıyla 133 kazı alanında hayat geçirilen uygulamadan ciddi kazanımlar elde edildiğini, bu yıl 144 kazı çalışmasının 12 ay esasına göre yürütüldüğünü ifade etti.

“YENİ VE MİLLİ BİR SAYFA AÇTIK”

‘Geleceğe Miras’ projesi kapsamında yabancı heyetlerce yürütülen kazı çalışmalarının başına Türk bilim insanlarından koordinatör görevlendirme işlemlerini tamamladıklarını dile getiren Ersoy “Böylece Türk arkeoloji tarihinde, 163 yıl sonra yeni ve milli bir sayfa açtık” dedi.

Arkeolojik kazıların hem bütçelerini hem de lojistiklerini daha önce görülmemiş oranlarda arttırarak kapsamlarını genişlettiklerini, sonuç alma sürelerini mümkün olduğunca kısalttıklarını belirten Mehmet Nuri Ersoy “Türk arkeolojisinde 60 yılda yapılanlara eş değer işi 4 yılda yapma hedefimize ulaşmak için bütün imkanları seferber ediyoruz ki başta antik kentlerimiz olmak üzere sahip olduğumuz kültür varlıkları en kısa sürede gün yüzüne çıkarılsın, ayağa kaldırılsın ve ülkemiz için bir katma değere dönüşsün” diye konuştu.

“BERGAMA’NIN YÜZDE 60’I KAZILMIŞ DURUMDA”

Bergama’nın da söz konusu antik kentlerden biri olduğunu belirten Mehmet Nuri Ersoy, şöyle devam etti:

“Bergama, Helenistik ve Roma Dönemi’nin yanı sıra Doğu Roma ile Türk-İslam Dönemi için de büyük önem taşımaktadır. Osmanlı kent mimarisinin bütün önemli ögelerini burada bir arada bulmak mümkündür. Zaten söz konusu dört medeniyete ait katmanları barındırması sebebiyle bu antik kent, 2014’te ‘Bergama Çok Katmanlı Kültürel Peyzaj Alanı’ olarak UNESCO Dünya Miras Listesi’ne dahil edilmiştir. Bergama’da 146 yıl önce başlayan kazı çalışmalarında dönem dönem farklı yabancı bilim insanları görev almış olup, 1957’den bu yana çalışmalar Alman bilim heyetlerince yürütülmektedir. Bütün bu süreç neticesinde, Asklepion dâhil olmak üzere Bergama’nın yüzde 60’ı kazılmış durumdadır. Şimdi bu istisnai antik kentimizi ‘kazıların 12 aya yayılması’ uygulamamıza dahil ediyor ve ‘Geleceğe Miras Bergama’ projemizle çok kapsamlı ve yoğun bir mesai başlatarak işleri hızlandırıyoruz.”

Bergama’nın anıtsal mimarisiyle Helenistik Dönem şehir planlamacılığının en iyi örneği olduğunu kaydeden Mehmet Nuri Ersoy, Athena Tapınağı, tiyatro, kütüphane, Zeus ve Dionysos tapınakları, agora ile gymnasium gibi yapıların, dönem mimarisinin en seçkin örnekleri olduğunu vurguladı.

“ANLAŞILIR KILACAĞIZ”

‘Geleceğe Miras Bergama’ projesi kapsamında Bergama Akropolü’nde, kuzey sur duvarları restorasyonunun ikinci etap çalışmalarını başlatacaklarını ifade eden Mehmet Nuri Ersoy, şöyle devam etti:

“Helenistik Dönem tiyatro terasında bulunan ve tiyatro ile birlikte milattan önce 2’nci yüzyılda tasarlanan Dionysos Tapınağı, Roma Dönemi’nde tadilata uğramış ve Doğu Roma döneminde kiliseye çevrilmiştir. Projeyle bu yapıyı ayağa kaldıracağız. Bergama’nın en önemli yapılarından Zeus Sunağı’na yönelik olarak, arazide korunan mimari blokların orijinal yerlerine yerleştirilmesi ve kısmi tamamlama çalışmalarını gerçekleştireceğiz. Tiyatroda, geçmiş yıllarda beton ile yapılan tamamlamalar sökülerek orijinalindeki aynı tür taşlarla yeni tamamlamalar yapılacak. Böylece tiyatroyu hem orijinal görünümüne kavuşturmuş hem de sağlamlaştırmış olacağız. Akropoldeki gezi güzergahında yer alan mevcut travers döşemelerini iyileştireceğiz. Ayrıca antik yapılara ilişkin bilgilendirme ve yönlendirme levhalarını da yenileyerek, sunulan bilgilerle alanı anlaşılır kılacağız.”

Kızılavlu çevre düzenleme projelerinin uygulamasına hızlıca başlayacaklarını belirten Mehmet Nuri Ersoy, Kızılavlu’nun güneydoğusunda önceki yıllarda ortaya çıkarılan, büyük boyutlu, önemli kısmı mozaiklerle süslü odalara sahip olan yapının bulunduğu bölgede kazı çalışmaları yapacaklarını, bu yapı ve etrafındaki anıtsal yapıların açığa çıkarılmasının ardından koruma çalışmaları yaparak alanın üstünü bir çatı ile örteceklerini söyledi.

“BERGAMA AMFİTİYATROSU, YÜKSEK TURİZM POTANSİYELİNE SAHİP”

Mehmet Nuri Ersoy, Antik Dönem’in ünlü şifa merkezi Asklepion’u ve sütunlu caddesini, daha görünür hale getirebilmek için restorasyon ve uygulama projelerini hayata geçireceklerini belirtti. Bergama Amfitiyatrosu’nun da Roma mimarisinin bir simgesi olarak yüksek turizm potansiyeline sahip olduğunu aktaran Ersoy, bu alanı da konservasyon ve çevre düzenleme projesi ile turizme kazandıracaklarını dile getirdi.

Mehmet Nuri Ersoy, Bergama Arkeoloji Müzesi bina onarımı, teşhir ve tanzimi için de ayrıca bir bütçe ayırdıklarını ifade ederek, buradaki çalışmalara da hemen başlamayı planladıklarını söyledi.

Projelere yoğunlaştıklarını vurgulayan Ersoy, “Bu projeleri de son derece yoğun bir mesai harcayarak tamamlayacağız. Neticede Bergama Antik Kenti’nin, ulusal ve uluslararası kültür-turizm vitrininde hak ettiği öncelikli yeri almasını sağlayacağız. Bu süreç için öngördüğümüz bütçe ise 1 milyar TL’dir” dedi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/bergama-antik-kentine-1-milyar-tl-odenek-ayrildi/feed/ 0
Kentsel dönüşümle yapılan sitedeki binalar çürük çıktı https://www.foxhaber.com.tr/kentsel-donusumle-yapilan-sitedeki-binalar-curuk-cikti/ https://www.foxhaber.com.tr/kentsel-donusumle-yapilan-sitedeki-binalar-curuk-cikti/#respond Wed, 21 Feb 2024 21:45:39 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3766 Bahçelievler Merkez Mahallesi’nde 2019 yılında bir sitede oturan vatandaşlar, binalarının eski ve depreme dayanıksız olduğunu düşünerek Bahçelievler Belediyesi’ne dayanaklılık testi yaptırmak için başvuruda bulundu. Belediye ekiplerinin incelemesi sonucunda binalardan karot örneği alınarak test yapıldı. Testin sonucunda sitedeki binaların depreme dayanıksız olduğu belirlendi. Bunun üzerine site sakinleri kentsel dönüşüm için bir firmaya başvurdu.

Site sakinleri, bir firmayla ücret ödemeden binalarının kat karşılığında yeniden yapılması için anlaştı. İddiaya göre, inşaat firması ile ev sahipleri arasında 2023 Haziran ayında dairelerin teslim edileceği yönünde bir sözleşme imzalandı. 2022 yılında inşaatın belli bir bölümü tamamlandığında hak sahipleri inşaatın ne durumda olduğunu görmek ve incelemek için inşaat alanına geldi.

Bloğun bodrum katını gezdiklerinde hak sahiplerinden inşaat mühendisi olan Özgür Gökkaya betondaki çatlakları görünce şüphelenerek, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na incelemede bulunmaları için başvuruda bulundu.

YTÜ RAPORU: GÖÇME DURUMU BELİRLENMİŞTİR

İnşaata gelen bakanlık yetkilileri, farklı bölümlerde belirledikleri çatlaklıklar üzerine incelemek için betonun kırılmasını istedi. Beton kırıldığında projede olması gereken demir sayısından daha az demir kullanıldığı belirlendi. Bunun üzerine yetkililer inşaatı durdurma kararı aldı. Bina sakinleri belediyeye ve Yıldız Teknik Üniversitesi’nden rapor alınması için başvuruda bulundu.

Yıldız Teknik Üniversitesi’nin hazırladığı raporun sonuç kısmında, “Yapılan analizler sonucu, deprem yüklerinden oluşan ortalama kesme kuvveti taleplerinin, tüm perdelerdeki kesme kuvveti kapasitelerini aşmasından dolayı, söz konusu yapının performans seviyesi, Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği (TBDY) 2018 esaslarına göre ‘göçme durumu’ olarak belirlenmiştir. Tekniğine uygun yöntemler kullanılarak mevcut yapının TBDY 2018’de öngörülen performans seviyesini sağlayacak şekilde güçlendirilmesi tercih edilebilir” ifadelerine yer verildi.

YIKIM KARARINA İNŞAAT FİRMASI İTİRAZ ETMİŞ

Bina sakinleri bunun üzerine hukuk mücadelesi başlatarak inşaat firmasına dava açtı. Raporlar doğrultusunda inşaatın yıkılmasına karar verildi. Ancak inşaat firması yıkım kararını mahkemeye taşıyarak itirazda bulundu. Hak sahipleri şimdi mahkemeden çıkacak olası yıkım kararını bekliyor.

Binanın yıkılmasının ardından hak sahipleri daha güvenli ve depreme dayanıklı bir inşaat sürecinin başlamasını bekliyor. Hak sahipleri 2 yılı aşkındır kirada olduklarını belirterek maddi açıdan da zor durumda olduklarını dile getirdi. Öte yandan mağdur olan ev sahipleri belediyelerin, yapı denetim firmalarını sıkı denetlemesini ve bu gibi durumların önüne geçilmesi için caydırıcı cezalar verilmesini istiyor.

“PROJEDE 54 TANE DEMİR OLMASI GEREKİRKEN BUNLARIN YARISI YOK”

Hak sahiplerinden emekli öğretmen Burhan Gümüş, “İnşaat bu halindeyken biz kat sahipleri olarak kendi dairelerimizi görmeye geldiğimizde, bodrum katta bir takım çatlaklıklar gördük. Tesadüfen ki kat sahipleri arasında inşaat mühendisi olan bir arkadaşımız o çatlaklıkların normal olmadığını, hatta o çatlaklıkların üzerine beton atılarak kapatılmaya çalışıldığını belirledi. Biz de Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na dilekçeler verdik. Bakanlıktan mühendis arkadaşlar geldiler. Bu çatlaklıkların normal olmadığını söylediler. Ve betonun kırılmasını istediler, inceleme için. Kırılınca, binanın normal projesinde 54 tane demir olması gerekirken, bunların yarı yarıya olmadığı görüldü. Farklı bölgelerde kırıldığında yine eksik demirlerin olduğu görüldü. Alt kata inildiğinde oralarda da kirişlerin olmadığı tespit edildi. Komik ama gerçek şey şu; alelacele, ucuz bir şey yapacağım diye hem beton kalitesinden hem de demirlerinden çalınan bir bina ortaya çıktı” dedi.

“ESKİ BİNAMIZI ÇÜRÜK DİYE YIKTIRDIK, YENİ BİNA ESKİSİNDEN DAHA ÇÜRÜK ÇIKTI”

Gümüş, üniversitelerden de inşaat halindeki yapı için rapor istediklerini belirterek, “Yıldız Teknik Üniversitesi’nden alınan rapora göre ‘Göçme tehlikesi olabilir, güçlendirilmesi tavsiye edilir’ şeklinde rapor geldi. Mahkemeler halen sürüyor. Şimdi yeni yapılan bir binanın güçlendirilmesi için uğraştılar. Yan tarafımızda komşularımızın binası var. O bina da 40 yıllık bir bina, bizim binamız da yaklaşık 40 yıllıktı. Madem bina güçlendirilecekti, biz eski binamızı güçlendirirdik. Yeni yapılan bir binanın güçlendirilmesini nasıl içimize sindirelim. Eylül 2022 yılından beri bina böyle duruyor. Müteahhit insanları cezbetmek için 2023 Haziran ayında binayı teslim etme sözü verdi. Bina yapımına 2022 Ocak ayında başlandı. 2023 Haziran ayından bu yana bize kira yardımı da yapmıyor. Sözleşmede vaat ettiği tarihte bitiremez ise sonraki 6 ayda 2 asgari ücret tutarında kira yardımı yapacağı söyleniyordu ama bunların hiçbiri gerçekleşmedi. Eski binamızı çürük diye yıktırdık, yeni bina eskisinden daha çürük halde çıktı” şeklinde konuştu.

“BURASI ŞU AN İNŞAAT DEĞİL TABUTTUR”

Mağdur olduklarını dile getiren Ali Özdemir, “Bakın burada görülen komşumuzun binası 1974 deprem yönetmeliğine göre yapılmış. Bizim binamızda aynı şekildeydi. 2018 yılı deprem yönetmeliğine göre yapılan binanın daha çürük olduğunu tespit etti raporlar. Haklı olarak biz bu durumdan şikayetçiyiz. Kesinlikle buranın yıkılmasını ve burada kimsenin oturmamasını istiyoruz. Burada kesinlikte oturmayız, hiçbir insanoğlu oturmaz, oturmamalı. Burası şu an inşaat değil tabuttur. Bizim eski binamız çürüktü ve bu sebeple yıkıldı. Yeni yapılan bina ondan daha çürük. Eski binamız keşke yıkılmasaymış. Onda oturmaya, hatta onu belki güçlendirmeye gitseymişiz. Emin olun bundan daha güvenli şekilde otururmuşuz” diye konuştu.

“BU FİRMANIN YAPMIŞ OLDUĞU BÜTÜN BİNALARIN İNCELENMESİNİ İSTİYORUM”

Gülten Özdemir ise, “Binamız yapıldı ama eskisinden daha çürük oldu. Bu binada ben oturamam. Ama bu firmanın yapmış olduğu bütün binaların incelenmesini istiyorum. Bunu bakanlarımız ve Cumhurbaşkanımızdan rica ediyorum. Biz buranın yıkılıp yeniden yapılmasını istiyoruz” dedi. Yılmaz Balcı da geçen yıl yaşanan deprem felaketiyle korkularının daha da arttığını belirterek, “Böyle bir binada oturulmaz. Zaten 6 Şubat depremlerinden dolayı korkumuz var. Benim gibi diğer hak sahipleri de korkuyor. Bina kesinlikle yıkılmalı. Mahkeme süreci olduğu için belediye yıkma kararını uygulayamıyor” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/kentsel-donusumle-yapilan-sitedeki-binalar-curuk-cikti/feed/ 0
Deprem bölgesiyle ilgili çarpıcı rapor https://www.foxhaber.com.tr/deprem-bolgesiyle-ilgili-carpici-rapor/ https://www.foxhaber.com.tr/deprem-bolgesiyle-ilgili-carpici-rapor/#respond Wed, 21 Feb 2024 21:00:32 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3741 Hatay Depremzede Derneği, 6 Şubat’taki Kahramanmaraş depremlerinin üzerinden geçen 1 yılın ardından Hatay’a ilişkin yaşanılanlara dair bir rapor hazırladı. Hataylı depremzedeler, bölgenin sorunlarına ve ihtiyaçlarına dair hazırlanan raporu kamuoyuyla paylaştı.

Raporda dikkat çekilen sorunlar ve çözümlerine ilişkin sunulan öneriler şöyle:

*Resmi rakamlara göre 50 bini aşkın insanımız hayatını kaybetti. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının 24 Şubat 2023 tarihli raporuna göre, depremin yaşandığı bölgedeki toplam bina sayısı 717 bin 614 olarak açıklandı.

*Yaşanan afetin ardından tarihi yapılarla birlikte 35 bin bina yıkıldı, 300 bine yakın bina ağır hasar aldı, 2 milyon kişi barınma sorunu yaşıyor. 5 milyona yakın kişi farklı bölgelere göç etti, 700 bine yakın insan geçim olanaklarını kaybetti. Hatay ise en büyük yıkımın meydana geldiği şehir oldu.

*AKP, 20 yıllık iktidarı boyunca kamu kurumlarının özelleştirilmesine, halkın doğal varlıklarının talanına, mülksüzleştirme ve el koyarak birikime dayanan neo-liberal ekonomi politikaları uyguladı. Büyük bir kısmı inşaat sektörü üzerinden işleyen bu sermaye birikim rejimi, denetimsiz ve kontrolsüzce yapılan otoyol, köprü, tünel, havaalanı, şehir hastaneleri vb. mega sabit sermaye yatırımlarına dayanmakla birlikte, müşteri garantili ihalelerle yandaş, asalak sermaye gruplarına peşkeş çekildi.

*Üstelik deprem vergisi gibi kamu için harcanması gereken paraların buralara harcandığı, insanların gözlerinin içine baka baka alay edercesine bir kibirle itiraf edildi.

“KRİZ DİNAMİĞİNE DÖNÜŞTÜ”

*Bu vahşi sermaye birikim rejiminin sürekliliği, halkın müşterek varlıklarının üzerine çöken sermayeyi, toplumsal kesimlerden koruyacak merkeziyetçi otoriter bir rejimle mümkün olabilirdi. Kuvvetler ayrılığının ortadan kalktığı, parlamentonun rafa kaldırıldığı, yetkilerin tek adamda toplandığı rejim bu ihtiyaç üzerine inşa edildi.

*Kamusal tüm kurum ve mekanizmaların dağıtılarak tek adama bağlandığı sistem halkın can ve mal güvenliği söz konusu olduğunda hareket edemez bir niteliğe büründü.

*En ufak kararlarda bile gözlerin tek adama çevrilmesi, en ufak bir planlamaya, akla sahip olamayan kurum ve kadroların (AFAD, TSK, vb.) yaraları sarmak yerine yaralarını sarmaya çalışan toplumsal kesimlerin önünde engele ve kriz dinamiğine dönüştü. Bu ekonomik ve siyasal durum 6 Şubat depremini bir felakete dönüştürdü.

“HATAY, HALA SAĞLIK LİMİT DEĞERİNİN DÖRT KATI TOZ SOLUYOR”

*Depremden etkilenen toplumsal kesimler ise depremin ilk gününden bugüne, yaşanan felaketin yaralarını dayanışmayla sarmaya devam ediyor.

*Hatay Depremzede Derneği olarak, bu dayanışma ve hak mücadelesini Hatay’da sürdürmeye devam ediyoruz. Depremin yaralarını sarması gereken siyasal iktidar ve devlet kurumları o günden bugüne sorunları çözecek köklü adımlar atmadığı için yaşanan bir yıllık süreçte barınma hakkından, eğitim hakkına, sağlık hakkından çevre ve mülkiyet hakkına, ekonomik, sosyal, siyasal ve demografik sorun ve hak ihlallerini Hatay halkı yaşamaya devam ediyor.

*Çocukların ve gençlerin yaşamış olduğu psikolojik yıkımlarının yanı sıra eğitime dair yaşadıkları derin eşitsizlik sürüyor. Deprem bölgesinde eğitime dair sorunların hızlıca çözülmesi gerekmektedir.

*Anayasal bir hak olan sağlık hakkına erişemeyenler olarak tam teşekküllü hastane talebimizde ısrarcıyız. Hali hazırda var olan yönetmelikler, mevzuatlar ya da kanunlar deprem koşullarına göre revize edilerek halkın ihtiyaçları karşılanmalıdır.

*Mahallelerde nüfusu gözetilmeksizin Aile Sağlık Merkezlerinin oluşturulması gerekmektedir. Enkaz kaldırma süresince özensiz davranılmıştır. TTB’nin son raporuna göre Hatay, hala sağlık limit değerinin dört katı toz soluyor.

*Sağır sultan bile depremin yaşanabileceğini biliyorken ne iktidar ne de yerel yönetimler bu konuda önlem almamışlardır.

*Zemin sıvılaşmasının yoğun olduğu, altından fay hattının geçtiği Amik Ovası’na tüm uyarılara rağmen hastanenin, havaalanının, stadyumun yapılmasında ve bu yapılarla birlikte barınma amacıyla inşa edilen yapıların artmasında, kentin o bölgeye doğru yönelmesinde depremle birlikte yaşamını yitiren insanların sorumlularının bu yaşanılanlardan sonra özeleştiri vermemesini, istifa etmemesini yetmezmiş gibi bizleri tehdit etmesini Hatay halkı olarak unutmayacağız affetmeyeceğiz.

“ATILMASI GEREKEN ADIMLAR HIZLICA ATILMALIDIR”

*Kentteki demografik yapı, kültürel ve tarihsel dokunun önemi Hatay halkı için çok önemli bir yerde duruyor. Kentin yeniden inşasında atılacak tüm adımların kentin bu hassasiyeti gözetilerek atılması gerekmektedir.

*Rezerv alan ile endişelenen bu halk, komşusunu, mahallesini ve tarihsel hafızasını korumak istiyor. Deprem sonrası yaşlılar, engelli bireyler gibi ampüte bireyler ve kimsesiz kalmış çocuklar gibi vatandaşlardan oluşan devasa dezavantajlı gruplar meydana geldi.

*Bu vatandaşlarımızın yaşamış olduğu sorunlar görülmüyor, duyulmuyor. Deprem sonrası yakınlarının hayatını kaybedip kaybetmediğini dahi bilemeyen kayıp aileleri aylardır seslerini duyurmaya çalışıyor. Demak Derneği, yakınları için hayatlarını kaybetmiş olsalar da buna dair küçük bir ipucu istiyor.

*Bunca mağduriyet yaşayan bir halk, maalesef hak arama konusunda başını kaldırıp haklarıyla uğraşabilecek bir noktaya dahi gelemedi. Riskli alan, rezerv alan, yerinde dönüşüm, hak sahipliği gibi kavramların tartışıldığı ama halkın ihtiyaçlarını ne denli karşıladığının tam bir muamma haline geldiği kavramlar, halkı belirsizliğe ve kargaşaya sürüklüyor.

*Tüm bu muğlaklara ve hak kayıplarına rağmen sorularına yanıt alamayacağını düşünen bu yüzden dava açmaktan geri duran bir halkın çaresiz bırakılmasına izin vermeyeceğiz.

*Sanayi, ticaret, tarım, inşaat, turizm gibi alanlarda yaşanan sorunlar; daha önce kendi ekonomik döngüsüyle yaşamını sürdürmeye çalışan, yıkık bir kent sonrası ağır ekonomik sorunlarla karşı karşıya kalan bir halkın bu kentte yaşamasının önünde büyük bir engel teşkil ediyor. Kentin üretime dayalı ve kamucu bir ekonomik döngüye yeniden kavuşturulması için atılması gereken adımlar hızlıca atılmalıdır.

“DEVLETİN BU KENTE ÖZEL BİR BÜTÇE AYIRMASI ELZEMDİR”

*Depremin ilk günlerinde yalnız ve çaresiz bırakılan, ölüme terk edilen bu halk kendisine yaşatılanları asla unutmayacak, asla affetmeyecek. Alınması gereken tüm önlemler alınmış olsaydı bu kadar bina yıkılmayacaktı, afete hazırlıklı olunsaydı ve gelen yardım ekiplerinin kente girişi engelenmemiş olsaydı bu kadar insanımız yaşamını yitirmeyecekti.

*Hatay halkı olarak, bundan sonra nerede olursa olsun yaşanabilecek tüm depremler için uyarıyoruz; Önlem alınsın, bir daha insanlar ölmesin, hayatlar ve geleceğimiz kararmasın. Evlerinden, sokaklarından, komşularından, topraklarından, memleketlerinden uzaklaşıp göç etmek zorunda kalan vatandaşlarımızın yanı sıra bu ağır koşullara dayanamayıp bu belirsizlik yumağı içinde kalanlarımız da göçe zorlanıyor.

*Kentte yaşanan elektrik, su, internet, kanalizasyon, yol, ulaşım gibi alt yapı ve üst yapı temelli sorunlar kurumlar tarafından sahiplenilmiyor ve ‘başka kurumların sorumluluğunda’ denilerek halk çaresiz bırakılıyor.

*Bu denli devasa sorunlar ortada dururken halen bu kent için Özel Afet Bölgesi ilan edilmemesinin özel bir sebebi var mı? Eğitimin, sağlığın, ulaşımın ve daha birçok alanın nitelikli, ulaşılabilir ve ücretsiz olması; üreticilerin ekonomik anlamda desteklenmesi; istihdamın sağlanması ve işsizliğin giderilmesi; kalıcı konutların hızlıca ama güvenli bir şekilde ücretsiz teslim edilmesi, esnafların desteklenmesi, kamu çalışanlarının maaşlarında iyileştirme yapılması gibi taleplerimizin karşılanması için devletin bu kente özel bir bütçe ayırması elzemdir.

*Bu kapsamda Hatay halkı olarak, Hatay’da yıkımın en ağır yaşandığı; Antakya, Defne, Samandağ, Kırıkhan, İskenderun ve Arsuz ilçeleri için Özel Afet Bölgesi ilan edilmesini talep ediyoruz.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/deprem-bolgesiyle-ilgili-carpici-rapor/feed/ 0
Özel okullarda yeni dönem https://www.foxhaber.com.tr/ozel-okullarda-yeni-donem/ https://www.foxhaber.com.tr/ozel-okullarda-yeni-donem/#respond Sun, 18 Feb 2024 21:33:25 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3584 Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, Resmi Gazete’de yayımlandı.

Buna göre, ortaokul öğrencilerinin ilgi, istek ve yetenekleri doğrultusunda sosyal, kültürel, sanatsal ve sportif faaliyetlerle birlikte akademik gelişimlerine yönelik çalışmaların yapılacağı “sosyal etkinlik ve gelişim merkezi” adıyla yeni bir kurum türü tanımlandı.

Özel öğretim kurumlarının açılışı, devri ve nakli gibi iş ve işlemlerinde ibrazı zorunlu olan bina tapu senedi ile yapı kullanım izin belgesiyle ilgili değişikliğe gidildi. Söz konusu belgelerin temin edilmesine yönelik güçlük göz önüne alınarak bu işlemlerde “bina tapu senedi” yerine “tapu senedi” istenecek ve yapı kullanım izninin aranmamasına yönelik düzenleme yapıldı.

HER TÜRLÜ MATERYAL ONAYLANACAK

Kısmen veya tamamen Hazine ve özel bütçeli idarelerin mülkiyetindeki taşınmazlar ile Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmazlar üzerinde özel öğretim kurumu açılmasına imkan tanındı.

Düzenlemeyle ayrıca Türk programı uygulayanlar hariç olmak üzere milletlerarası özel öğretim kurumlarının uyguladıkları öğretim programları ve bu programların uygulanmasında kullandıkları her türlü öğretim materyalinin Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı tarafından onaylanması gerekecek.

MİLLİ DEĞERLERE AYKIRI ETKİNLİKLER

Okulların yıllık çalışma takvimi ve çalışma saatlerine yönelik olarak yapılan değişiklikle, ayrı bir çalışma takvimin uygulanmasında merkezi sınavlar gibi eğitim ve öğretimin genel işleyişine dair hususların dikkate alınacağı ve ayrıca kurumlarda milli ve kültürel değerlere aykırı, öğrencilerin psikososyal gelişimlerine katkı sağlayamayacak etkinliklerin yapılamayacağı hüküm altına alındı.

Kurum dönüşüm işlemlerinde idari soruşturması bulunan ancak soruşturma konusu kapatmayı gerektirmeyen kurumların dönüşüm işlemlerini tamamlayabilmelerine imkan sağlandı.

Yabancı uyruklu eğitim personeline ön izin belgesi düzenlenebilmesi için istenen denklik belgesinin temin işlemlerinin uzun sürmesinden kaynaklanabilecek mağduriyetlerin önlenmesi amacıyla, denklik belgesini ibraz edemeyenlerin en fazla iki yıl boyunca denklik için başvuru yapıldığına ilişkin belge ile ön izin işlemlerinin gerçekleştirilebilmesine yönelik düzenleme yapıldı.

Resmi okullardan farklı uygulama yapmak için yönetmelik hazırlayan okulların, yönetmeliklerinde başarı notu gibi hususlarda farklı uygulama yapmalarına yönelik sınırlamalar getirildi.

DEVLET KİTATPLARI OKUTULACAK

Okullarda bakanlıkça onaylanan ders kitaplarının okutulması esas kılınarak, bu konuda kurucu ya da kurucu temsilcisi ile kurum müdürünün de görev tanımı düzenlendi.

5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu’nda ücretsiz okutmada öncelik sağlanan, harp veya vazife malulü sayılanların ilk ve orta öğretim çağındaki çocukları ile haklarında korunma, bakım veya barınma kararı verilen çocukların yerleştirme işlemlerinin merkezi olarak gerçekleştirilmesine ilişkin değişiklik yapıldı.

Organize sanayi bölgelerinde açılan meslek liselerinden teşvik kapsamında olmayan alanlara öğrenci kabul etmek isteyen kurumların bu öğrencilerden ücret alabilmeleri sağlandı.

Özel çeşitli kursların özel öğretim kurslarına dönüşümlerinin teşvik edilmesi amacıyla, bu işlemlerde kurucu öğrenim şartı aranmaması, dönüşüm işlemleri sonunda da programları devam eden kursiyerlerin programları tamamlanana kadar aynı kurumda eğitim almaya devam edebilmelerine imkan tanındı.

Ayrıca, özel öğretim kurslarında aranan bağımsız giriş şartı kaldırıldı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/ozel-okullarda-yeni-donem/feed/ 0
Müzik Müzesi, 300 çalgı aletiyle kapılarını açtı https://www.foxhaber.com.tr/muzik-muzesi-300-calgi-aletiyle-kapilarini-acti/ https://www.foxhaber.com.tr/muzik-muzesi-300-calgi-aletiyle-kapilarini-acti/#respond Sun, 18 Feb 2024 21:15:36 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3574 Atatürk’ün direktifleriyle kurulan ve Türkiye’nin pek çok sanatçısını yetiştiren Musiki Muallim Mektebi restore edilerek sanat kurslarına ev sahipliği yapıyor.

Müzik araştırmacısı ve yazar Oğuz Elbaş tarafından tarihi binada kurulan Müzik Müzesi ise sanatseverleri müzik tarihinde yolculuğa çıkarıyor.

Müze hakkında açıklamada bulunan Elbaş, uzun yıllar yüksek kimya mühendisi olarak çalıştığını, bu sürede müzik tarihi araştırmalarını da sürdürdüğünü söyledi.

Elbaş 1990’lı yılların başından itibaren müzik araştırmalarına yoğunluk verdiğini anlatarak, 1992’den sonra Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde danışman olarak görev yaptığı yıllarda 40 bin kilometre yol giderek Anadolu müzelerindeki müzikal değerleri fotoğraflayarak 2 bin fotoğraflık arşiv oluşturduğunu ifade etti.

Müzenin oluşturulması ve enstrümanların sınıflandırılmasının bu arşiv ve belgelere dayandığını belirten Elbaş, “Belgeniz yoksa sözünüz yoktur. Tevatüre dayalı anlatım dünyanın hiçbir yerinde değer bulmaz. Birinci öncelik olarak belge bulmanız gerekiyor. Bunun için çok çalışmanız gerekiyor” dedi.

Oğuz Elbaş arşiv araştırması yaparken, 7 yıl çalıştığı Alman müzik arkeoloğu Werner Bachmann’dan ders aldığını söyledi.

“ANADOLU’NUN MÜZİK TARİHİNİ ANLATMAMIZ GEREKİYOR”

Anadolu’nun 12 bin yıllık müzikal geçmişi olduğunu aktaran Elbaş, Türkiye’nin bu zenginliğine sahip çıkması gerektiğini vurguladı.

Elbaş, “Müzik tarihimizi anlatan büyük bir müzik müzemiz yok, müzik tarihimize yönelik nitelikli yayın ve kitap yok. Yazılı dünya müzik tarihinde yer edinmemiş Anadolu’nun müzik tarihini artık anlatmamız, yayınlar yapmamız gerekiyor. Batı dünyasına kendi değerlerinizi anlatmak istiyorsanız belgelerinizin olması gerekiyor, müzik müzelerinizin olması gerekiyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Elbaş, müzenin Çamlıdere Belediye Başkanı Hazım Caner Can’ın çalgı koleksiyonu ile kendisinin arkeolojik dönem enstrümanlarından yaptırdığı bire bir replikasyonlardan oluştuğunu bildirdi.

Oğuz Elbaş, şu bilgileri verdi:

“Hindistan, Uzak Doğu, Avrupa, Afrika ve Anadolu’dan 100, 150 yıllık 300’e yakın enstrüman müzemizde sergileniyor. Çalgılar Çamlıdere’den geldiği zaman durumları hiç iyi değildi. Müzeden önce burada bir atölye kuruldu, 2 restöratör çalıştı ve tek tek tüm enstrümanlar onarıldı, cilalandı, restore edildi ve en sonunda sergilenebilir hale getirildi. Sonra çalgıları teşhir ve tanzim çalışmaları yaptık. Yer dar olduğundan bazılarını sunamadık, depomuzda sunulmayı bekliyor. Müziği anlamak için çalgılar yapı taşıdır. Müziği anlatmanız, sunmanız çalgılar sayesinde oluyor. Müzede çalgısal anlamda iki bölüm var. Biri bizim topraklarımızdan çıkan enstrümanları kapsıyor, diğeri de dünya çalgılarından oluşuyor.”

“DÜNYANIN EN İYİ ZİLLERİ TÜRKİYE’DE YAPILIYOR”

Müzenin ilk teşhir alanında arkeolojik çalgıların yer aldığını belirten Elbaş, “Bu bölümde dünyanın en eski zilleri var. Çalpara ismi verilmiş. Bunların bire bir imitasyonlarını getirdik müzeye. Dünyanın en iyi zilleri halen Türkiye’de yapılıyor. Türkiye, 5 bin yıldır zil üretiyor. Müzenin ilk bölümünde raspa, Hitit dönemine ait darbuka, Hitit arpı ve Hitit dönemine ait bir de bağlamamız var” diye konuştu.

Her enstrümanın da müze için uygun olmadığını belirten Elbaş, şunları kaydetti:

“Çalgının, yapımcısı, çalan kişi, dönemi anlatan yapım tekniklerini üzerinde taşıyor olması ve eskiliği ile pek çok kriter eseri müzelik hale getiriyor. Mesela İstanbul’da Zeki Bülent Ağcabay’ın elindeki eserler müzelik, son derece harika. Kıymetli sanatçıların çalgıları var. O eserler burada görünebilirse çok güzel olur. Bizim zengin müzik tarihimizi, Cumhuriyet’in ilk konservatuvarında göstermemiz çok kıymetli. Saraylarımızdaki enstrümanlara da bakım yapmamız, değer vermemiz gerekiyor. Dünyadaki müzik müzelerinin tamamı şatolardan, saraylardaki çalgıların toplanması ile yapılmıştır. Çalgı bakmak çok zordur, özel ihtisas ister. Çalgı bilimi diye bir alan var ve çok detaylı çalışma istiyor. Hava, iklim koşulları enstrümanın yaşamasını etkiliyor.”

Müzede, kaval, kemane, kemençe, bağlama, cura, koltuk davulu, darbuka, çıngırak, zilli tef, çömlek darbuka, klasik kemençe, ut, lavta, kanun gibi Anadolu çalgıları ile flüt, org, ağız orgu, melodika, armonika, ağaç flütü, marakas, conga, düdük, tef ve gitar, zither, akordiyon gibi farklı materyallerden yapılmış yabancı menşeli enstrümanlar bulunuyor.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/muzik-muzesi-300-calgi-aletiyle-kapilarini-acti/feed/ 0
Kolon kesen bina sahiplerine ‘olası kasıt’tan 850 yıl istendi https://www.foxhaber.com.tr/kolon-kesen-bina-sahiplerine-olasi-kasittan-850-yil-istendi/ https://www.foxhaber.com.tr/kolon-kesen-bina-sahiplerine-olasi-kasittan-850-yil-istendi/#respond Tue, 13 Feb 2024 21:06:36 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3329 Hatay’da 6 Şubat 2023’teki ilk depremde 34 kişinin yaşamını yitirdiği Bedi Uçar Apartmanı’nın yıkılmasına ilişkin kolon kestikleri iddia edilen binanın sahibi 3 kardeş hakkında 34 kez “olası kastla öldürme” suçundan 850 yıla kadar, diğer 4 sanık için de “bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçundan 22 yıl 6’şar aya kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.

Merkez Antakya ilçesi Güzelburç Mahallesi Uğur Mumcu Bulvarı’ndaki 6 katlı Bedi Uçar Apartmanı’nın 6 Şubat 2023’teki ilk depremde yıkılması ve 34 kişinin enkazda yaşamını yitirmesiyle ilgili Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı Deprem Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturma tamamlandı.

ÇEVRESİNDEKİ BİNALAR YIKILMADI

Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede, binanın sahibi 3 kardeş F.U, O.U. ve S.U. hakkında 34 kez “olası kastla öldürme” suçundan 850 yıla kadar, binanın sorumlu müteahhidi H.F, yapı denetim firmasının ortağı ve statik yapı denetçisi N.A, yapı denetim firması yetkilisi N.G. ve etüt sorumlusu N.T. için ise “bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçundan 22 yıl 6’şar aya kadar hapis cezası istendi.

İddianamede, sanıkların binanın yıkımını “kötü zemin ve ivmesi büyük depreme” bağlasa da çevredeki yapılarda yıkım görülmediği belirtildi.

Tanık olarak iddianamede ifadesi yer alan Y.Ş, deprem günü saat 14.00 civarında Bedi Uçar Apartmanı’nın bulunduğu yere gittiğini ve enkazda kalanları kurtarmaya çalıştığını anlattı.

“KOLON KESTİM AMA GÜÇLENDİRDİM…”

Sanıklardan binanın sahibi O.U’nun depremin 4. günü gittiği apartmanın bulunduğu bölgede enkazda kalanların yakınları tarafından kolon kestiği iddiasıyla tepki aldığını gördüğünü vurgulayan Y.Ş, “Kendisi bana bir kaybım olup olmadığını sorduğunda ben bu binada bir insanın sağ çıkamayacağını söyledim. İnsanlar tepki göstermeye başlayınca ‘kolon kestim ancak güçlendirme yaptım’ dedi ve kaçtı. Bu beyanından dolayı da O.U’nun kolon kestiğine kanaat getirdim. Zaten başka kişilerden de O.U’nun binanın altında bulunan iş yerinde kolon kestiğini duymuştum.” ifadelerini kullandı.

İKİ KOLON KIRILDI

Binadaki dairelerden birinde depremden önce kiracı olarak yaşayan ve iddianamede tanık sıfatıyla ifadesine yer verilen M.B, birinci katı sanık O.U’dan kiraladığını kaydetti.

Kiracı olarak oturduğu birinci katın altında bir mobilya dükkanın bulunduğunu bildiren M.B, şunları anlattı:

“O.U. iş yerini genişletmek için 2022’nin 4. ayında beni oturduğum daireden çıkartmak istedi. Ben evde ikamet ederken dahi oturduğum daireye inşaat ekipleri getirerek daireyi alt kattaki dükkana nasıl birleştireceklerine dair çalışma yaptı. Beni zorla evden çıkardılar. Ben evden çıktıktan sonra da bu binada bulunan arkadaşımın yanına gelirdim. Geldiğim zaman çıkartılmış olduğum evin içerisinde tadilat çalışmaları yapılıyordu. En son gördüğümde ise benim eski oturduğum daireyle mobilya dükkanını birleştirmişlerdi. Arkadaşımın evine giderken eski oturduğum dairenin kapıları açık olduğundan bütün duvarlar ve 2 kolonun kırıldığını gördüm. Duvarlar kırıldığı ve yerine cam çekildiği için zaten dairenin içi rahatlıkla görülüyordu.”

KUSURLAR SIRALANDI

İddianamede yer verilen bilirkişi raporunda ise donatı detaylandırması ve malzeme kalitesi yetersizliği anlatıldı.

Raporda, çatı katının sonradan kapatılarak mesken olarak kullanıldığı, 2008 tarihli statik hesap raporunda belirtilen 1. ve 2. normal kat yüksekliklerinin, 2005 tarihli statik hesap raporunda verilen kat yükseklikleriyle uyuşmadığı, proje ve uygulama arasında farklılıklar bulunduğu kaydedildi.

Zemin etüt raporunda belediye onayı bulunmadığı, zeminin alüvyonlu ve dere yatağında olduğu kaydedilen bilirkişi raporunda, binaya tadilat ruhsatı olmadan ilk ruhsat projesinden farklı şekilde asma kat yapıldığı bildirildi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/kolon-kesen-bina-sahiplerine-olasi-kasittan-850-yil-istendi/feed/ 0
İzmir’de binalara uzman merceği: Çoğunlukla kalfalar yapmış https://www.foxhaber.com.tr/izmirde-binalara-uzman-mercegi-cogunlukla-kalfalar-yapmis/ https://www.foxhaber.com.tr/izmirde-binalara-uzman-mercegi-cogunlukla-kalfalar-yapmis/#respond Sat, 10 Feb 2024 09:18:31 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3152 Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) İnşaat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Afet Komisyonu Üyesi, İnşaat Mühendisi Ali Güngör, Türkiye’nin en kapsamlı deprem araştırmaları ve risk azaltma projelerinin başlatıldığı İzmir’in Bornova ve Bayraklı ilçelerinde envanter çalışmalarının tamamlandığını söyledi. Çalışmanın İzmir geneline yayılması gerektiğini belirten Güngör, elde edilen bulguları anlattı, uyarılarını sıraladı.

İzmir’de 30 Ekim depreminden en fazla etkilenen Bayraklı ve Bornova ilçelerinde yapı envanteri çalışmalarının tamamlandığını ve sıranın Konak’a geldiğini anlatan TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Afet Komisyonu üyesi inşaat mühendisi Ali Güngör, projenin İzmir geneline yayılması gerektiğini söyledi.

İnşaat Mühendisi Ali Güngör

HAYATİ OTOPARK UYARISI

Sahada çalışan inşaat mühendisleri olarak ikişer kişilik gruplar halinde doneleri topladıklarını anlatan Güngör, Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde (ODTÜ) 6-7 kişilik akademisyen kadronun verileri değerlendirip binaları risk sıralamasına soktuğunu açıkladı.

Güngör, şunları söyledi:

– Bu çalışmalar tüm İzmir’de yapılması gereken, geç kalınmış bir çalışmaydı. Biz binanın önüne gidip tabletlerin üzerindeki sorulara göre kriterleri ortaya çıkardık. Binanın fotoğraflarını çekip, kritik soruları yanıtladık. Bir binada olmaması ve olması gereken seçenekleri işaretledik. Bazılarında, projeye uygun ama olmasa daha iyi, diyebileceğimiz hususlar var. Mesela binanın zemin katında yalnızca kolonların olduğu, duvarların bulunmadığı ve otopark olarak kullanılan bölümler vardı.

– Otoparklar bodrum katında olmalı, birinci katta olmamalı. Bu eksi puan alan bir kriterdir. Binanın puanını düşürür. Balkonlara açık çıkma denir, giriş katının daha içerde olduğu bir üst kattaki çıkıntıya ise kapalı çıkma adını veririz. Kapalı çıkma dezavantaj yaratır, bu nedenle eksidir. Bu bilgiler ışığında binanın risk analizini yapmış olduk.

“HANGİ BİNALARDA OTURABİLECEĞİMİZ ORTAYA ÇIKACAK”

Çalışma gruplarının aldığı anlık verilerin tabletler vasıtasıyla değerlendirildiğini kaydeden Güngör, sahadan toplanan verilerin ilçe belediyelerden alınan projelerle karşılaştırıldığını dile getirip şöyle devam etti:

– Zemin parametrelerine paralel karşılaştırma yapıldı. Topografik parametrelere göre binanın doğru yapılıp yapılmadığı tespit edildi. Dik arazide yapılan binaların diğerlerinden farklı olması gerektiği değerlendirildi. Binaların risk durumu sıraya sokuldu. Bununla ilgili ODTÜ’deki hocalar bize brifing verdi. Hangi arazi koşullarında olan binaların daha riskli olduğu konusunda karmaşık sonuçlar ortaya çıktı. Kentsel dönüşüm hangi binalarda yapılmalı ciddi bir done oluşturuldu. Tüm ilçelerde bu çalışmalar tamamladıktan sonra hangi binalarda gönül rahatlığıyla oturabileceğimiz ortaya çıkacak.

“ÇOĞUNLUKLA KALFALAR İNŞAAT YAPMIŞ”

Yapılan çalışmaların ışığında sık rastladıkları bir yanlışlığa dikkat çeken Güngör, projelerin mimar ve mühendislerden oluşan teknik kadroların elinden çıkmadığını ifade ederek, “Binaları mimar ve mühendise projelendirip denetlettirmek gerekir. Gördüğümüz kadarıyla inşaatı çoğunlukla kalfalar yapmış. Kalfa da inşaatın önemli bir elemanıdır ama tek elemanı değildir” diye konuştu.

İzmir’de yaşanabilecek olası bir depremde hangi binaların yıkılıp yıkılmayacağını tespit etmenin zor olduğunu anlatan Ali Güngör, şöyle devam etti:

– Yeni bir depremde binaların ne kadar hasar alabileceğini tespit etmek çok zor. Depremin nereden, hangi periyodla, nasıl geleceğini bilmiyoruz. Betonarme hesapları yaparken depremden alacağımız verileri kullanıyoruz. Seferihisar depremi farklıydı. Bize yakın olan Midilli’den bir deprem gelebilir. Edremit Körfezi ve Gediz çevresi de faylarla dolu.

– Geliş yönü ve depremin büyüklüğü de önemli. Kentimizde tsunami tehlikesi de var. Binalar sadece depremde yıkılmaz. Tsunamiden de yıkılabilir. Bilim her zaman kendini yeniliyor. Binalarımızın işin ehli kadrolar tarafından kontrol edilmesini sağlamalıyız. Oturduğumuz binalar üzerinde performans analizleri yaptırabiliriz.

“YIKILMAYAN BİNA DA ÖLDÜREBİLİR”

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nın (AFAD) afet bilinci konusundaki eğitimcilerden biri olduğunu ifade eden Güngör, talep eden kurum ve kuruluş çalışanlarına ücretsiz eğitimler verdiklerini belirterek “Binamızın sağlamlığına güvenip, burası yıkılmaz, deriz ama yine de yaralanabiliriz. Yıkılmayan bina da öldürebilir. Eğitim almalı ve bunu uygulamalıyız. Ara ara tatbikatlar yapmalı ve deprem anında ne yapılması gerektiğini tekrarlamalıyız. Binaların doğru yapılmasıyla iş bitmiyor. Deprem anında binadan çıkmaya çalışanlar ya da balkondan atlayanlar var. Bunların yanlış olduğunu görüyoruz” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/izmirde-binalara-uzman-mercegi-cogunlukla-kalfalar-yapmis/feed/ 0
Amik Ovası’nı imara Tarım Bakanlığı açtı https://www.foxhaber.com.tr/amik-ovasini-imara-tarim-bakanligi-acti/ https://www.foxhaber.com.tr/amik-ovasini-imara-tarim-bakanligi-acti/#respond Sat, 10 Feb 2024 09:00:34 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3145 Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş, depremin vurduğu Hatay’da can ve mal kaybının fazla olmasında, belediye olarak başvurularının zamanında dikkate alınmamasının etkili olduğunu belirtti. Birçok alanda mahkeme kararlarının bile uygulanmadığını öne sürdü.

Lütfü Savaş, 46 mahalleyi kapsayan Kentsel Dönüşüm Strateji Belgesini 17 Kasım 2021’de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na teslim etmelerine rağmen bakanlığın kendilerine hiçbir dönüş yapmadığını söyledi. Savaş, başvurularının üzerinden 1,5 yıl geçtikten sonra depremin meydana geldiğini, belgelerinde “Yıkılacak” dedikleri binaların yüzde 62’sinin yıkıldığını açıkladı. Savaş, Hatay’da kentsel dönüşümün iptalini istediğine ilişkin iddiayı şöyle cevaplandırdı:

“İPTALİNİ BEN İSTESEYDİM…”

“Eğer kentsel dönüşümün iptalini isteseydim Antakya Belediye Başkanlığı dönemimde bu alanı riskli alan ilan etmek için Çevre ve Şehircilik Bakanlığına başvuruda bulunmazdım. Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı olduktan sonra, Riskli Alanın (Kentsel dönüşüm alanının) yetkisi Antakya Belediyesi’ne verildi. Daha da vahim olan, ne Antakya Belediyesi ne Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ne de TOKİ, alanın dönüşümü ile ilgili 2014 yılından buyana geçen 9 yıl içerisinde süreci tamamlayamadı. İskenderun’da meydan, Cumhuriyet, Modernevler, Numune, Pınarbaşı ve Esentepe mahallelerini kapsayan alanı 16 Eylül 2013 tarihinde riskli ilan ettik. Burası 5 Şubat 2022 tarihinde yayınlanan Cumhurbaşkanı Kararnamesiyle riski alan olmaktan çıkarıldı. Buralarda çok kayıp oldu.

RİSKE KARŞI NE YAPILDI?

Antakya ve Defne’yi kapsayan 1440 hektarlık alanda Kentsel Dönüşüm Strateji Belgemizi 2020-2021 yılları içerisinde büyük bir titizlikle hazırladık. Çevre Bakanlığı’na gönderdik. Kentsel dönüşüm yol haritasını ortaya koyduk. Yaptığımız bu çalışma Antakya ve Defne ilçelerinde yer alan 46 mahalleyi kapsıyordu. 46 Mahalle içerisinde yer alan 25 bin 20 adet yapıyı tek tek analiz edip inceledik. Yapıların yaklaşık %53‘ünü riskli olarak tanımladık. Deprem sonrası 25 bin 20 adet yapının, 13 bin 786 tanesi Yıkık/Acil Yıkılacak/Ağır Hasarlı olarak tespit edildi. Yani yapıların yaklaşık %55’i kullanılamaz hale geldi. Sadece bu kadar değil, müdahale edilmesi gereken 13 bin 420 adet yapıyı 26 bölge olarak gruplandırdık.

PROJEMİZ DE BALTALANDI

Yaptığımız tüm çalışmaları 17 Kasım 2021’de Bakanlığa teslim ettik. Alanımızın odak noktasına Eğitim Tesis alanı yapıldı. Kentsel Dönüşüm Projemiz de baltalanmış oldu. 6 Şubat’ta deprem felaketiyle karşılaştık. Tespitini yaptığımız yapıların %62’si yani 8 bin 390 adet yapı maalesef artık yok. Cumhurbaşkanı, Amik Ovası’nın yapılaşmaya açıldığını söyledi. Tarım alanlarında vasıf değişikliği yapma konusunda yetki Tarım ve Orman Bakanlığı’nda. Planlama döneminde bize yapılaşma için olur vermediği alanlarda, bireysel olarak başvuru yapan müteahhitlere yapılaşma için olur verdiği yazılar belgeleriyle beraber elimizde mevcut. Bu alan amik gölet aynasının bulunduğu alan. Buraya depremde büyük hasar gören, hizmet veremeyen Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi yapılmıştı. Bunun kararını kim verdi? Depremde hasar gören kamu kuruluşlarından biri olan bu hastane Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın söylediği gibi 2013 yılında inşa edilmiştir. 2016’da hizmete açıldı. Mimarı da TOKİ’ydi. Orada onlarca insan, bebek hayatını kaybetti. Bunları onaylayanları sorgulamak gerekiyor önce.”

Hükümet bize her konuda engel oldu

Savaş, iktidarın, birçok konuda engel olduğunu şöyle anlattı: “Antakya’nın Gökçegöz Mahallesi’nde 127 bin metrekarelik alan ile ilgili ÇED başvurusu 2017’de bakanlığa yapıldı. 2 yıl sonra ÇED Nihai Kararı alındı. Belediye olarak 6 Şubat 2020’de Bakanlık’tan “ÇED Olumlu Kararı” belgesi talep ettik. Yine yaklaşık bir yıl sonra 5 Mart 2020’de Bakanlık bize ÇED sürecinin devam ettiğini bildirdi. 24 Mart’ta da Bakanlık ÇED Sonlandırma kararı verdi.”

Hukuka aykırı kararlar aldılar!

31 Mart 2020’de verilen kararın hukuka aykırı olduğu için gözden geçirilmesini talep ettiklerini söyleyen Lütfü Savaş şöyle konuştu: “Talebimiz 14 Nisan’da reddedildi. Hatay 2. İdare Mahkemesi dava konusu işlemin iptaline karar verdi. Davayı Danıştay’da da kazandık. Biz de yeniden 2021’de ÇED Olumlu Kararı Belgesini talep ettik. Bu defa Bakanlık ÇED sürecinin devam ettiğini bildirdi. 6 Şubat 2023’te yaşadığımız deprem sonrasında OHAL Valiliği ile yapılan toplantıda Gökçegöz Katı Atık ve Bertaraf Tesisi ile ilgili süreci ilgililere aktardık. Bu defa OHAL Valiliğince ÇED sürecindeki proje alanına çöp dökülmesi izni verildi. Yargı kararının uygulanması için deprem mi olması gerekiyordu?”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/amik-ovasini-imara-tarim-bakanligi-acti/feed/ 0
85 milyar dolarlık rant gerçeği! İstanbul 4 kez dönüştürüldü https://www.foxhaber.com.tr/85-milyar-dolarlik-rant-gercegi-istanbul-4-kez-donusturuldu/ https://www.foxhaber.com.tr/85-milyar-dolarlik-rant-gercegi-istanbul-4-kez-donusturuldu/#respond Tue, 06 Feb 2024 21:18:26 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2977 İBB’ye bağlı İstanbul Planlama Ajansı (İPA), “6 Şubat Depreminin 1. Yıldönümünde İstanbul’un Güçlendirilmesi ve Dayanıklılık Çalışması” raporu yayımladı.

Raporda Türkiye’de meydana gelen her deprem felaketinden sonra hatta yıkıcı bir etki yaratmayan depremlerden sonra bile depremin gündemin önde gelen başlığı haline gelmesine rağmen, deprem riskinin azaltılmasına yönelik atılan adımlar hem yetersiz kaldığı hem de hem de uygulamalar açısından çelişkiler oluşturduğu vurgulandı.

Önleme ve risk azaltım kapsamında riskli yapıların dönüşümü için bugüne kadar pek çok yasal düzenleme hayata geçirilmiş, pek çok çalışma tamamlanmış olsa da gelinen noktada gerek İstanbul’un gerekse de diğer deprem riski yüksek kentlerin depreme dirençli kentler haline getirilemediğine dikkat çekildi.

“İSTANBUL 4 KERE DÖNÜŞTÜRÜLÜRDÜ”

İPA tarafından daha önce yapılan başka bir araştırmaya göre İstanbul’da donatı alanları, orman alanları ve askeri alanlar imara açılarak, mevcut imar parsellerine emsal artışı verilerek, toplam 85 milyar dolarlık bir kazanç sağlandığı hatırlatıldı.

Bu kazancın İstanbul’daki orta ve üzeri riskli yapıların tamamını 4 kere dönüştürebileceğinin altı çizildi.

GİZLİ HİZMET GİDERLERİ VE DÖNÜŞÜM

Raporda Cumhurbaşkanlığına ait 2011-2022 yılları arasında “Gizli Hizmet Giderleri” toplamı ile İstanbul’daki orta ve üzeri riskli yapıların yüzde 26,9’unun vatandaşlara herhangi bir yük olmadan dönüştürülebileceğine de vurgu yapılarak “Bu durum ülkemizde merkezi yönetimin deprem riskine bakış açısını ortaya koymaktadır” denildi.

“KENTSEL DÖNÜMÜŞÜN YÜKÜ VATANDAŞ VE BELEDİYELERDE”

İBB’nin 2019 yılından bu yana depreme hazır olma kapsamında pek çok çalışma yürüttüğü, geçtiğimiz yıl yaşanan Kahramanmaraş depremleri sonrasında da bu çalışmalara daha da hız verildiği anlatılarak “Konunun uzmanları ve paydaşları ile birlikte hazırladığı Deprem Seferberlik Planı çerçevesinde, İstanbul’u depreme karşı dirençli bir kent yapma konusunda çalışmalarına devam etmektedir. Ancak, Türkiye’de afete hazırlıklı olma durumuna yönelik faaliyetleri yürümekte olan AFAD tarafından hazırlanan İl Afet Risk Azaltma Planı’nda afet risk azaltımında sorumluluğu büyükşehir ve ilçe belediyeleri ile vatandaşlara yönlendiren yaklaşım, İstanbul’un depreme dirençli bir kent haline getirilmesi konusunda İBB, ilçe belediyeleri ve İstanbulluları kentin fiziksel olarak hasar görebilirliğinin azaltılması yönündeki en temel çalışmalardan biri olan kentsel dönüşüm ve güçlendirme çalışmalarında ciddi bir yük altında bırakmış durumdadır. Bu durum, İstanbul’un beklenen Marmara depremine ve diğer tüm olası risklere karşı hazırlıklı olması için önünde uzun bir yol olduğuna işaret etmektedir” denildi.

İSTANBUL’UN DEPREME HAZIRLIK ÇALIŞMALARI

Raporda 17 Ağustos 1999 depreminin üzerinden geçen 25 yılda İstanbul’un depreme karşı dayanıklı bir kent haline getirilemediği belirtildi.

Olası senaryolara göre İstanbul’da 7,5 büyüklüğünde bir deprem meydana gelmesi halinde, gece olduğu takdirde 14 bin 150, gündüz olduğu takdirde ise 12 bin 400 can kaybı yaşanacağının tahmin edildiği aktarıldı.

İstanbul’daki binaların ortalama yüzde 17’sinin (yaklaşık 194 bin bina) orta ve üstü seviyede hasarlı, yaklaşık 972 bin binanın ise hasarsız veya hafif hasarlı olmasının beklendiği kaydedildi. İBB’nin depreme hazırlık için hız verdiği çalışmalar şöyle özetlendi:

-Kahramanmaraş Depremi’nin ardından “İstanbul Deprem Bilim Üst Kurulu” toplandı ve “Deprem Seferberlik Eylem Planı” hazırlandı.

-İstanbul Deprem Seferberlik Planı, olası afete yönelik çalışmaları 14 başlık altında topladı. 2019’dan bu yana olası afet riskine karşı dayanıklılığı arttıracak toplam 18,8 milyar TL bütçeli 52 proje tamamlandı.

-Devam etmekte olan metro inşaatlarını da içeren 15,5 milyarı metro projesi olmak üzere 45,5 milyar TL’lik 66 proje halen devam ediyor.

-2019’dan bu yana 91 adet nazım imar planı güncellendi, 36 ilçede müktesep (kazanılmış) hak plan notları onaylandı.

35 BİN BİNA İNCELENDİ

-2019 yılından bu yana 35 bin binanın hızlı risk taraması tamamlandı. Toplam bin 454 farkındalık eğitimiyle 210 bin 599 kişiye ulaşıldı.

-2024 yılı Şubat ayında tamamlanmak üzere 257 kilometrekarelik alanda depreme yönelik mikrobölgeleme çalışması sürüyor. Eyüpsultan ve Sultangazi ilçelerinde yeni konut alanlarında bin 226 bağımsız birimin inşasına devam ediliyor.

-Önümüzdeki dönemde 115 bin binanın hızlı taraması, 127 kilometrekarelik alanda depreme yönelik “Mikrobölgeleme Rapor ve Haritalama Çalışması”, “Deprem Erken Uyarı ve Acil Müdahale Sistemi” ve “Afet Sonrası Acil İletişim Ağı” yapılması planlanıyor.

-KİPTAŞ, 2019’dan itibaren Silivri’de 1966, Tuzla’da 500 ve Pendik’te 331 bağımsız birimden oluşan beş sosyal konut projesi tamamladı. Bayrampaşa’da 2473, Zeytinburnu’da 1339, Beyoğlu’da 130 ve Kadıköy’de 1134 daire olmak üzere dört kentsel dönüşüm projesi hayata geçirildi.

6 MİLYONLUK KİRA DESTEĞİ

-2019 yılından bu yana 220 bağımsız birime toplam 6 milyon TL’lik kira desteği verildi.

-2019’dan bu yana kamusal kullanımda ve anıt eser olan 62 tarihi yapı güçlendirilerek restore edildi. İstanbul genelinde 3 bin 500 metruk tarihi yapı tespit edilerek 985 yapı özelinde işlem başlatıldı.

-Acil ulaşım için kullanılacak ulaşım sisteminin afetlere karşı dayanıklı hale getirilmesi amacıyla 2019’dan bu yana 93 adet yaya üst ve alt geçit, 8 adet araç alt ve üst geçit köprü güçlendirme, 16 adet deniz yapısı, 40 adet karayolu sanat yapısı güçlendirme projesi ve Büyük İstanbul Otogarı Viyadük Güçlendirme projeleri tamamlandı.

-2019’dan bu yana Park Bahçe ve Yeşil Alanlar Daire Başkanlığı tarafından afet anında ve sonrasında kullanılma potansiyeli olan 7 milyon 730 bin metrekare büyüklüğünde açık ve yeşil alan düzenlemesi yapıldı.

-33 adet deprem dirençli park ile 17 adet güneş enerji sistemli tuvalet ünitesinin yapımı halen devam ediyor. 70 adet daha deprem dirençli parkın projelendirilerek yapılması planlanıyor.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/85-milyar-dolarlik-rant-gercegi-istanbul-4-kez-donusturuldu/feed/ 0
Sel felaketi soruşturması tamamlandı: Ölüme davetiye çıkardılar https://www.foxhaber.com.tr/sel-felaketi-sorusturmasi-tamamlandi-olume-davetiye-cikardilar/ https://www.foxhaber.com.tr/sel-felaketi-sorusturmasi-tamamlandi-olume-davetiye-cikardilar/#respond Thu, 01 Feb 2024 21:21:30 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2833 Kırklareli’ye bağlı Demirköy İlçesinin Avcılar Köyündeki Sisli Vadi İğneada isimli işletmenin bulunduğu yerde 5 Eylül 2023 günü yaşanan sel felaketinde Ahmet Baki Şimşek, Rahile Şimşek, Mihriban Bağışlar, Selman Bağışlar, Suna Duman ve Ümit Solmaz’ın öldüğü, Hüseyin Duman, Mila Duman ve Kerem Şimşek’in ise yaralandığı olayla ilgili Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma tamamlandı.

İddianamede, 6 kişinin suda boğulmaya bağlı beden travması sonucu öldükleri bildirildi. İnşaat bilirkişiden alınan rapora göre, imar kanununa göre bir inşaatın yapılabilmesi için makul şartların değil, tarih boyunca tecrübe edilmiş tüm şartların sağlanması gerektiği, hiçbir surette can kaybı riski bulunduğu halde bir yapıya izin verilmediği, bu nedenle dere yataklarına yapılan inşaatların sel sularıyla yıkılabileceği hususunun her zaman öngörülebilir bir durum olduğuna vurgu yapıldı.

İşyeri sahibi ile yapı müteahhidinin olayla ihmali olduğu belirtilen iddianamede, inşaat bilirkişilerinden alınan rapora göre, bu işletmede çalışan Ümit Solmaz’ın iş kazası sonucu öldüğü bilgisi yer aldı.

Meteoroloji bilirkişisinden alınan rapora göre de bu işletmede insan hayatının korunması için herhangi bir önlem alınmadığı gibi, işverenin iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmediği ifade edildi. Alınan bilirkişi raporları ve toplanan delillere göre, dere yatağına kurulan işyerinde hayatını kaybeden 6 kişinin ölümüyle ilgili sel felaketi olsa da, can güvenliğine dair önlem alınmadığı için iş kazası olduğu kaydedildi.

Olayla ilgili işletmenin yönetim kurulu başkanı Büşra Gökgöz’ün tali kusurlu, işyeri yöneticisi Bülent Bayrak’ın asli kusurlu oldukları belirtildi.

MÜHÜRLENMİŞ YIKIM KARARI ALINMIŞ KAÇAK YAPI

İddianamede, uydu görüntüleri incelendiğinde işyerinde 4 bina ile tamamlanmış yapay gölet olduğu, önceki uydu görüntülerinde herhangi bir tesise rastlanılmadığı, sonrasında konaklamalı yapıların sayısının daha da artırılarak müşteri kabulü yapıldığı, buna rağmen tesisin herhangi bir yapı ruhsatının olmadığına dikkat çekildi.

26 Nisan 2021 günü yerinde tespit yapılan işletmenin kaçak olduğunun belirlenmesi üzerine önce mühürleme işlemi devamında yıkım kararı alınmış olmasına rağmen işletmenin faaliyetini sonlandırmayıp fiilen devam ederek müşteri kabulü yapmayı 6 kişinin öldüğü sel felaketinin olduğu güne kadar da sürdürdüğü bildirildi.

12 BİN DOLARLA SINIRDAN KAÇARKEN YAKALANDI

İddianamede, bahse konu ruhsatsız ve kaçak işletmenin zamanında yıkılmış olması veya faaliyetini sonlandırması halinde soruşturmaya konu olayın da hiç yaşanmamış olacağına dikkat çekildi. İşletmeci Bülent Bayrak’ın yakalama kararı üzerine İstanbul’da saklandığı evden kaçmayı başardığı, ardından Edirne Keşan’da 12 bin dolar ve birden fazla cep telefonuyla sınıra doğru kaçarken yakalandığı kaydedildi.

Sanık Bülent Bayrak’ın kamu kararı olduğu gerekçesiyle mühürlenip yıkım kararı alınan işyeriyle ilgili kendisine tebliğ edilmesine rağmen imara aykırılığı gidermeyip ticari faaliyetine devam ettiği bildirildi. Sanıklar Büşra Gökgöz, Cenan Aydın ve Sevdan Ulutürk’ün bahse konu mühürlenmiş kaçak ve yıkım kararı alınan işletmeyi Bülent Bayrak’tan devraldıkları için olaydan sorumlu oldukları belirtildi.

KARDEŞİM ‘SEL UYARISI VAR PARALARI İADE EDELİM’ DEDİ

İddianamede, işletmenin çalışanı olup selde hayatını kaybeden Ümit Solmaz’ın ablası Yasemin Demir’in de tanık olarak ifadesine yer verildi. Demir savcıya verdiği ifadesinde, “Sel felaketinden birkaç gün önce kardeşimle telefonda konuştuk.

Bana resmi makamlarca sel uyarısı yapıldığını, işletmedeki müşterilerin paralarını iade edip geri göndermek istediğini, ancak işletmeci Bülent Bayrak’ın kendisini çağırıp; ‘Kesinlikle kimseye para iadesi yapmıyorsun. Kimseyi de geri göndermiyorsun. Şimdiye kadar bir şey olmadı’ dediğini bana anlattı” dedi. İddianamede, sel felaketinden 1 gün önce 4 Eylül 2023 günü Kırklareli valiliğince sel uyarısı yapıldığı, üstelik bu uyarının bir defaya mahsus olmadığı halde her sağanak yağış uyarısı sonrasında sanıkların, “Olursa olsun” düşüncesiyle hareket ettiklerine vurgu yapıldı.

İZİN BAŞVURULARINA OLUMSUZ YANITA RAĞMEN TESİSİ AÇTILAR

İddianamede, dere yatağındaki işletmenin birinci sınıf tarım arazisi olduğu, buna rağmen konaklamalı tesis olarak kaçak yapılan inşaatın ruhsatsız ve kayıt dışı olduğu, resmi makamların öncesindeki tüm uyarılarının dikkate alınmadığı belirtildi.

Profesyonel mühendislik veya mimari destek almaksızın üstelik tüm izin başvurularına olumsuz yanıt verilmesine rağmen ruhsatsız olarak dere yatağına inşa edilen bu tesisin yıkılmayarak 6 kişinin ölümüne bizzat işletmecilerin neden olduğu ifade edildi.

4 sanığın da “Bilinçli taksirde birden fazla kişinin ölümüne neden olmak” suçundan 10’ar yıl hapisle cezalandırılmaları istendi. Sanıkların yargılanmalarına önümüzdeki günlerde Kırklareli 2. Ağır Ceza Mahkemesinde başlanacak.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/sel-felaketi-sorusturmasi-tamamlandi-olume-davetiye-cikardilar/feed/ 0
Şehrin en prestijli sitesiydi! 115 kişi öldü, istenen ceza 22,5 yıl https://www.foxhaber.com.tr/sehrin-en-prestijli-sitesiydi-115-kisi-oldu-istenen-ceza-225-yil/ https://www.foxhaber.com.tr/sehrin-en-prestijli-sitesiydi-115-kisi-oldu-istenen-ceza-225-yil/#respond Sun, 28 Jan 2024 21:21:14 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2726 Kahramanmaraş’ın Şehit Abdullah Çavuş Mahallesi’ndeki 3 bloklu Penta Park Sitesi’nin 2 bloğu 6 Şubat’ta meydana gelen depremin ilk saniyelerinde yıkıldı.

Şehrin en prestijli konutları arasında gösterilen sitenin 1’inci bloğunda 65, 2’nci bloğunda da 50 kişi olmak üzere toplam 115 kişi yaşamını yitirdi.

7 kişinin de yaralandığı yıkımla ilgili başlatılan soruşturmada siteyi inşa eden şirketin yetkilileri Mesut Başkır (77), kardeşi Metin Başkır (61) ile Statik Proje müellifi Özcan Çakmak (60) gözaltına alındı.

Sorgularında suçlamaları kabul etmeyen şüphelilerden Mesut Başkır ile Özcan Çakmak tutuklanırken, Metin Başkır serbest bırakıldı.

“KOLONLAR TIRAŞLANARAK KABLO ÇEKİLDİ”

Soruşturmada ölenlerin yakınları ve sağ kurtulanların da ifadelerine başvuruldu. İfadesi alınanlardan bina görevlisinin oğlu Bekir Demir, 3’üncü blokun zemin katındaki bankada tadilat işlemi yapıldığını belirterek, “Binanın altında bulunan banka, orayı şube olarak kullanmadan önce tadilat yaptı. Banka, kolonlarda tıraşlama yaparak kablo tesisatı çekti” dedi.

Soruşturmayı yürüten savcı, binalarla ilgili tüm proje, belge, fotoğraf ve videoları nihai rapor için Karadeniz Teknik Üniversitesine (KTÜ) gönderdi.

İncelemelerini tamamlayan KTÜ Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümünden 7 kişilik bilirkişi, 50 sayfalık bir rapor hazırladı. Raporda; bankanın bodrum kat ile zemin kat bağlantısını sağlayan merdivenin yerinin değiştirildiği, yeni merdivenin galeri boşluğuna konumlandırıldığından döşemede herhangi bir yıkım yapılmadığının tespit edildiği belirtilerek şöyle denildi:

“Soruşturma dosyası üzerinden yapılan inceleme, değerlendirme ve elde edilen bulgular neticesinde, söz konusu binada projelendirme, yapım ve iş bitimi aşamalarında Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik ve İmar Kanunu esaslarına yeterince uyulmadığı görülmüştür.

Deprem nedeniyle yıkılan binanın projelendirme, yapım ve iş bitimi aşamalarındaki mevcut durumuna göre yapım sorumlusu müteahhit, teknik uygulama sorumlusu/fenni mesul, statik proje müellifi, Ziraat Bankası’nda yapılan izinsiz veya projesiz tadilatlardan sorumlu kişiler asli kusurlu, belediyenin ilgili birimindeki yapı ruhsatlarında proje kontrollerinden sorumlu kişiler ile belediyenin yapı kontrol birimi tali kusurludur.”

“GEREKLİ DİKKAT VE ÖZENİ GÖSTERMEDİLER”

Soruşturma sonunda savcı, şüpheliler Mesut Başkır, Metin Başkır ve Özcan Çakmak hakkında Bilinçli taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma suçundan 22,.5ar yıla kadar hapisle cezalandırılmaları için iddianame düzenledi.

İddianamede; Kahramanmaraşın 1’inci derecede deprem kuşağında olduğunun herkes tarafından bilinebilir durum olduğunu, şüphelilerin üstlendikleri görev nedeniyle bunu bilmemelerinin mümkün olmadığı belirtilerek, Şüphelilerin kanuna, yönetmeliğe ve projelere uygun olarak yapılmayan, gerekli dayanıklı malzeme ile inşa edilmeyen, teknik özenin gösterilmediği binaların deprem sırasında yıkılabileceğini öngörmelerinin gerektiği, bunu öngörmelerine rağmen gerekli dikkat ve özeni göstermemek suretiyle binanın yapımında kendisine kusur olarak atfedilebilecek işlemleri gerçekleştirdikleri, bu haliyle şüphelilerin bilinçli taksirle hareket ettiklerinin kabulünün gerektiği denildi.

EK RAPOR İSTENDİ

İddianamede; merdiven yerinin değiştirilmesi sebebiyle bilirkişi raporunda asli kusurlu bulunan zemin kattaki bankadaki tadilat işlemlerinden sorumlu olan kişiler ile tali kusurlu olan belediye görevlilerin dosyalarının ayrıldığı, ayrıca zemin katta bulunan kasaların ağırlıklarının binanın statiğini bozup bozmadığı, taşıyıcı sisteme yakın olarak konumlandırılmış olması nedeniyle binanın deprem esnasında salınımını engelleyip engellemediği yönünde bilirkişi raporunda bir değerlendirme yapılmadığından dolayı kasaların ağırlıkları ile konumlarının ilgili bankalardan alınarak ek bilirkişi raporu için bilirkişi heyetine gönderildiği belirtildi.

Savcılık tevzi bürosuna gönderilen 13 sayfalık iddianamenin kabul edilmesinin ardından sanıkların yargılanmasına başlanacak.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/sehrin-en-prestijli-sitesiydi-115-kisi-oldu-istenen-ceza-225-yil/feed/ 0
Fethiye Camii’nin 13. yüzyıla ait kalıntıları gün yüzüne çıktı https://www.foxhaber.com.tr/fethiye-camiinin-13-yuzyila-ait-kalintilari-gun-yuzune-cikti/ https://www.foxhaber.com.tr/fethiye-camiinin-13-yuzyila-ait-kalintilari-gun-yuzune-cikti/#respond Fri, 26 Jan 2024 21:18:28 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2659 Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore edilen Fethiye Camisi’nin önündeki kazı alanı, bu yıl arkeopark olarak hizmete girecek.

Fatih ilçesinin Balat semtinde bulunan caminin hemen yanındaki şapel ise müze olarak yeniden faaliyete geçirilecek.

Yapıya ilişkin açıklamada bulunan arkeolog Murat Sav, Bizans dönemindeki adı Pammakaristos Manastırı olan yapının önündeki kazıların 2018’de başladığını söyledi.

“3 büyük kubbeden oluşan ve çok farklı bir plana sahip bir sarnıç daha ortaya çıktı”

Sav, kazılar kapsamındaki kot çalışmaları esnasında 1890’lı yıllarda krokisi çizilen sarnıcın yanı sıra farklı bir sarnıca da rastladıklarını belirterek, “Kazı sırasında hem bahsettiğim sarnıcı bulduk hem de yapının doğu cephesinde yani apsisinin olduğu noktanın hemen önünde art arda 3 tane büyük kubbeden oluşan ve çok farklı bir plana sahip bir sarnıç daha ortaya çıktı” dedi.

Kazı alanında orta Bizans döneminde inşa edilmiş çeşitli su yollarının da yer aldığını aktaran Sav, şöyle devam etti:

“Genellikle buradaki kalıntılar ağırlıklı olarak aslında son Bizans dönemin yapılaşmaları. Küçük bir hamam kalıntısına da ulaşıldı. Buradaki bu kalıntıların tümü projelendirildi, röleveleri yapıldı. Ardından da bu alan arkeopark olarak hizmete açılacak.

Bence bu, İstanbul için çok önemli bir konu. Çünkü bu tür bir yapının avlusunda, yapıyla beraber arkeolojik buluntuların ortaya çıktığı alanın yaşaması, turizme açılması, insanların kenti daha farklı bir perspektifle değerlendirmesi açısından da çok önemli.”

“Yaklaşık 3 bin 500 metreküplük kazı hafriyat çıkarıldı”

Murat Sav, tüm çalışmaların bilim kurulunun takibinde gerçekleştirildiğini söyleyerek, Bakanlığın yanı sıra ihtiyaç duyulan noktalarda Fatih Belediyesi, İSKİ ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin de aralarında olduğu birçok kurum ve vakıfın kendilerine destek verdiğini kaydetti.

Çalışmaların 2018’den itibaren kısa aralıklar dışında, bugüne kadar devam ettiğini belirten Sav, “Bir taraftan kazı, bir taraftan da konservasyon çalışmaları yapılıyor. Bulunan altyapı kalıntılarını sağlamlaştırma çalışmaları yürütülüyor. Aynı zamanda buradan yaklaşık 3 bin 500 metreküplük kazı hafriyatı çıkarıldı. Yapının doğu avlusunda ve güney doğu tarafında çok kapsamlı bir çalışma yapıldı” diye konuştu.

Sav, caminin doğu tarafında yer alan yaklaşık 1100 metre büyüklüğündeki sarnıcın devşirme 14 sütundan oluştuğunu ifade ederek, şu bilgileri verdi:

“Sütunlar bu yapının inşa edildiği dönemden çok daha eskiye ait. Genellikle malzemeler burada 5. ve 6. yüzyıldan kalma. Burası her ne kadar sarnıç olarak kullanılmış olsa da bazen insanlar ufak da olsa iz bırakabiliyorlar, mesela duvarda bence son derece güzel (haç) grafitileri var.

Aynı zamanda burada birkaç tane sütun başlıklarında monogram var. Dönemsel bilgi verdiği için değerli. İkincisi bu yapı inşa edilirken, inşaatlarda ahşap kalıplar kullanılır. Burada tüm o kemerlerde o kalıpların izlerini göreceksiniz. Bu izlere özellikle dokunulmadı.

Çünkü bunlar bir dönemin inşaat teknolojisine dair önemli verilerdi. Burada kemerlerde de gizli tuğla tekniği kullanılmış. Bunlar genellikle 11. yüzyıldan itibaren yapılmaya başlanır ama bu yapı bana göre biraz daha geç bir dönem.

Döşemelerimiz de Bizans dönemimizden kalma kare tuğla döşemeler. Burada gelen insanların bütün detayları görebilmesi için ve aynı zamanda özgün zemine basmamaları için yürüme platformları oluşturuluyor.”

Yapıda şapel kısmı müze olarak ziyarete açılacak

Murat Sav, manastırı inşa eden Mikhael Glabas Tarchaneiotes’un vefatının ardından eşi Maria’nın yapının güney cephesine şapel inşa ettirdiğini aktardı. Ayrıca, onun ağzından olduğu bilinen bir manzumenin, 14. yüzyılın başlarında Bizans’ın önemli şairlerinden Manuel Philes tarafından cephenin kat silmesine yazıldığını dile getirdi.

Şapelin iç mekanının zamanla kutsal bir nokta ve ritüel mekanı olduğunu söyleyen Sav, Hz. İsa’nın vaftiz sahnesinin ve 12 havarisinin yer aldığı değerli mozaiklerin de yapıda görülebileceğini ifade etti.

Arkeolog Sav, yapının 16 ve 17. yüzyılda yaşanan yangınlar ve depremlerden etkilendiğine işaret ederek, Osmanlı döneminde devrin üslubuna uygun yeniden yapıldığını dile getirdi.

Bu müdahalelerin, 1950’li yıllarda Amerikan Bizans Enstitüsü tarafından kaldırılarak, Bizans döneminin görünümüne geçilmeye çalışıldığını kaydetti.

Yapının 1204-1262’de Latin istilası sırasında da hor kullanıldığına dikkati çeken Sav, şu bilgileri verdi:

“Burayla ilgili çok bilinmeyen bir detay var. 16. yüzyıl seyahatnameleri yazan bazı seyyahlar anlatıyor. Bunların arasında çok önemli bir isim vardır Salomon Schweigger. 1570’li yılların sonları, burayı ziyaret ediyor ve kendisine bir sütun parçası gösteriliyor. Aslında beyaz bir mermer, zaman içerisinde griye dönmüş.

Patrikhane görevlileri bu mermer parçasının Hz. İsa’nın işkence gördüğü sütunun bir parçası olarak burada sergilendiğini anlatır. 16. yüzyılda patrikhaneyken o parça burada korunmaktaydı. Tüm bu alan daha önceden de müze olarak işletilmekteydi. Yine açılıştan itibaren arkeoparkla birlikte müze olarak kullanılmaya devam edecek.”

“Fethiye Cami’nde siyasi dönüşümden söz etmek mümkün”

Sav, yapının 1590’ların başında Sultan 3. Murad tarafından camiye dönüştürüldüğüne dikkati çekerek, “Sultan 3. Murad, Doğu seferinde Revan Seferi yapar, orada kazandığı başarılar ve fetihlerden sonra da bu yapının Fethiye adıyla camiye dönüştürülmesi kararı alınır. Burada bir siyasi dönüşümden söz etmek mümkün. Normalde diğer camilere baktığımızda böyle bir dönüşümden bahsetmek çok mümkün değil” dedi.

2022’de yeniden hizmete açılan Fethiye Cami’nin restorasyon sürecinden önce oldukça yıprandığını söyleyen Sav, şu değerlendirmelerde bulundu:

“20. yüzyılda yapılan onarımlarda tercih edilen çimento sıvalarla her yer sıvalı olduğu için pek fazla özgün bir şey algılanır değildi. Haliyle o sıvalar alındıktan sonra bazı detaylar da ortaya çıktı. Duvar sistematiğini okuma şansımız oldu.

Rahatlıkla okuyabildiğimiz şeylerden bir tanesi taşıyıcı ayakların Osmanlı döneminde yapılmış olması. Kemerler tümüyle Osmanlı döneminde yapıldı. Burada Bizans yapısı kadar Osmanlı’dan da önemli katkılar görüyoruz. Bir Osmanlı dönemi eki de mihrap bölümü.

Mihrap bölümü hiçbir camide böyle bağımsız değil. Burası güneye kayık olacak şekilde yapılmış. Aslında orijinal apsistir. Yapı 16. yüzyılda camiye dönüştürüldüğü sırada dönemin baş mimarı Dalgıç Ahmet Ağa tarafından yapılmış bir eklenti ve tamamen klasik Osmanlı formatında bir yapı, içerisinde kalem işleri de var.”

Sav, camide yine Osmanlı döneminde mermer bir minber yapıldığını aktararak, “Çok kötü bir durumda idi. Tüm parçaları onarılarak rölevesi yapıldı ve tekrar birleştirildi. Özgün duvar sistematiğinin gösterilmesi için de duvar sistematiği sıvanmadı ve açıkta bırakıldı. Böylelikle yapının hem Osmanlı hem Bizans dönemindeki duvar özelliklerinin, inşaat teknolojisi itibarıyla rahatlıkla algılanması sağlandı” dedi.

Caminin alt tarafında yine devşirme malzemelerle küçük bir sarnıcın yer aldığını vurgulayan Sav, “Sarnıçtan ziyade büyük bir ihtimalle daha evvel şapel gibi bir görünüme sahip. Bu tür mekanları Bizans döneminde genellikle işlev değişikliği yaparak, ihtiyaca paralel kullanabilme söz konusu oluyor.

Aynı zamanda hem kuzey taraftaki nefin altı hem de batı bölümünde yer altında da çeşitli mekanlar bulunuyor. Bu mekanların da mezar odası olarak kullanıldığını kuvvetle tahmin ediyoruz” dedi.

Sav, camide mimarlık tarihinin önemli detaylarından birisinin minare olduğunun altını çizerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Çünkü minaresi farklı dönemlerde şerefeye kadar yıkımlar yaşamış. En son 1894 dönemi başta olmak üzere çok büyük zararlar var. Tahrip olduğu için 1990’lı yılların başında Bakırköy Taşı adı verilen, İstanbul’da Güngören, Esenler ve Bakırköy arasındaki hattan çıkarılan son küfeki taşlarıyla buradaki minare yapılmış.

Dolayısıyla pek çok açıdan çok değerli bir yapı ama burayı bir de sosyolojik, tarihsel açıdan önemli kılan bir detay var. Fatih Sultan Mehmet geçmişte çok meşhur dinsel bir tartışma yapmıştır. Bu tartışmayı 1462,1464 arasındaki bir dönemde burada yaptığını biliyoruz.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/fethiye-camiinin-13-yuzyila-ait-kalintilari-gun-yuzune-cikti/feed/ 0
Siyasetçiyi sahneye getiremedim ben siyaset sahnesine çıkıyorum https://www.foxhaber.com.tr/siyasetciyi-sahneye-getiremedim-ben-siyaset-sahnesine-cikiyorum/ https://www.foxhaber.com.tr/siyasetciyi-sahneye-getiremedim-ben-siyaset-sahnesine-cikiyorum/#respond Mon, 22 Jan 2024 09:15:27 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2497 Baba tarafından Ordulu. Ankara’da doğdu, büyüdü. 54 yaşında. Gençlerbirliği Spor Kulübü eski Başkanı rahmetli İlhan Cavcav’ın öz yeğeni. Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nı 4 yılda bitirdi. Zorunlu hizmetini gönüllü olarak Diyarbakır’da, askerliğini de terörün yaygın olduğu dönemde Hakkari’nin Yüksekova ve Çukurca ilçelerinde yaptı. Tiyatro için “Siyasetin içinde, insana dokunan, insanın sistemle arasındaki iletişimini kurmaya çalışan bir yapı. Tiyatronun repertuarını oluşturmak, kendi içerisindeki o ülkede o şehirde ya da o mahallede yaşayan sosyo-kültürü irdelemekle ancak mümkün” diyor.

Sohbet ederken, Erdal Beşikçioğlu ile ya da dizideki adıyla “Komiser Behzat Ç.”yle birden siyasete daldık. O, eşiyle birlikte Prag’da dolaşırken telefonu çaldı. Arayan CHP Ankara İl Başkanı Dr. Ümit Erkol’du. “Erdal Bey sizinle görüşmek istiyoruz” dediğinde, nasıl bir teklifle karşılaşacağını anladı, “Eyvah… Eyvah” dedi. Ümit Bey: “Etimesgut belediye başkan adaylığı için sizi düşünüyoruz” dedi. Erdal Bey, siyasete uzak bir isim değildi. Buna rağmen “Düşüneyim” yanıtını verdi.

SAHNEYE ÇIKTIM

Başkan adaylığı önerisi üzerine Erdal Bey “Ben sanatçıyım. Belediye başkanlığı anlamam” deyince CHP İl Başkanı Erkol “Erdalcığım şu anki belediye başkanının mesleği muhasebeci. Yani doktorumuz var, müteahhidimiz var, berberimiz var. Belediye başkanı hizmet başkanlığıdır. Senin hizmetine, bilgi birikimine ihtiyacımız var” karşılığını verdi.

Ümit Bey konuştukça Erdal Bey’in ikna olacağını anlamıştı. Bir büroda, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve İl Başkanı Ümit Erkol’la buluştu. İki siyasetçi oradan-buradan derken Beşikçioğlu’nu razı eder gibi oldular. Erdal Bey’in son sözü, “On yıldır tiyatro yapıyorum; tek bir siyasetçiyi ben sahneme getiremedim. Madem öyle, ben de siyaset sahnesine çıkıyorum” dedi ve görüşme “Hayırlı olsun” sözcükleriyle son buldu.

HİZMETE ADIM ATTIM

Beşikçioğlu’na, geçmişteki “Vali Recep Yazıcıoğlu” rolü nedeniyle CHP il Başkanı Erkol; “Sayın Valim” diyor. Yolda görenler “Hoş geldiniz Komiser Behzat Ç.” ya da “Amirim adaylığınız hayırlı olsun” diyordu. Kendisine ben de “Hayırlı olsun” dediğimde şunları söyledi:

“Siyasete değil hizmete adım attım diyelim. Bir şey vaat etmeyeceğim. İhtiyaçlar dahilinde toplumsal barışı kucaklayabilecek bir yapı yaratmaya çalışacağım. Ülkede partiler arasında fanatizm doğmaya başladı. Bu hizmeti de etkiliyor. Ben biraz daha kucaklayıcı, partilerine bakmadan sadece hizmet odaklı eylemler gerçekleştirmeye çalışacağım. 15 gündür bu işin içerisindeyim. Çok gezmek, çok sohbet etmek istiyorum. Sosyal desteklerde bulunmak en büyük arzum ve isteğim.

Açıkçası ben rantı anlamam, rant siyasetinden de hiç hoşlanmam. Ben biraz daha sosyo- kültürü, kendi içerisinde entelektüel seviyesini yükselten ama katılımcı bir belediyecilikle aslında halkın kendini yönettiği bir yapıyı kurmaya çalışacağım.

Bu bir ütopya gibi görünüyor ama insan ilişkisidir. Eğer onların kalbine girebilirsem söylediğim sözlere inandırabilirsem arzu ettiğim o mahallede mutluluğa ulaşabiliriz diye düşünüyorum. Belediye başkanımız sağ olsun elinden gelen her şeyi yapmış. Yaptıkları tabii bizim için büyük bir değer ama bazı yapılarda binayı yapabilirsiniz ama içindeki işletme boş kaldığı zaman o binanın gerçekten hiçbir manası kalmıyor. Şimdi bakıyorum kültür merkezi yapılmış. Kültür Merkezi’ nin içi boş. Devlet tiyatrolarıyla beraber ortaklaşa hareket edilmek istenmiş ki bu çok tuhaf geliyor bana. Eğer Devlet Tiyatrosu orada olacaksa o kültür merkezini belediyenin yapmasına gerek yoktu. Zaten devlet de yapabilirdi kültür merkezini.

AMA İNSANI BİLİRİM

Etimesgut’un sosyolojik yapısını irdeleyen, insana dokunabilen oyunları ön plana çıkartıp kendi mahallemize uygun bir hale getirmeye çalışacağız. Sosyal yardımlar keza öyle. Çok genç aileler var yani 30 yaşında 35 yaşında 3 kişilik aileler var ama bir de babaanne eklendiği zaman bu iki genç bireyin ailesini devam ettirmek için büyük zorluklar çektiğini gördük. Ailenin genç bireylerini rahatlatacağız.

Biz yardım ettiğimiz sürece insanların yüzü gülmeye başladığı zaman asıl üretime o zaman başlayacağımıza inanıyorum. Benim işim insan. Evet rant bilmem ama insanı, onun kalbini, arzusunu, isteğini çok iyi bilirim. Benim seyircim şimdi seçmen olarak adlandırılacak. Açıkçası en ağrıma giden taraf da bu. Oysa her bir seyircim devlet tiyatrosundan beri biriktirdiğim bir hazinedir.”

KOŞA KOŞA GİDERİM

Beşikçioğlu, Diyarbakır’da görev yaptığı dönemde repertuarlarında dini sömüren sözde din adamını anlatıyordu. Bu yüzden tiyatro bombalandı. Askerliğini Hakkari 2. Jandarma Sınır Tabur Komutanlığı’nda yaptı. Operasyon bölgesiydi. Beşikçioğlu o günleri anlatırken, “Oralarda kendimi buldum. Orada benim için çok keyifliydi” diyor.

Gelelim Mansur Yavaş’la ilişkisine: Vallahi Mansur Başkan, Büyükşehir Belediye Başkanımız bir telefon etse ‘Erdal gel buraya’ dese koşa koşa giderim. Bu enerjimi de seyircimden alıyorum. Mansur Başkan’la benim hiçbir problemim olamaz. Mansur Başkan’ın da inanın ki benimle ilgili hiçbir problemi olamaz. Behzat Ç.’yi çekmeye gittiğimiz zaman oturup saatlerce konuşmuşluğumuz var. İkimiz de birbirimizi iyi tanıyoruz. İdealler ortak olduğu zaman gerisi teferruat oluyor.”

Vali, Behzat Ç. dizilerini kabul etme sebebinin empatik bir yapıda olmasına bağlayan Beşikçioğlu “Benim dışarıda söylediğim lafların hepsini 85 milyona ilettiğim aslında aracı diziler bunların hepsi. Vali Yazıcıoğlu rolünü kabul etmeden önce kitaplar okudum. O toplumun çok önünde bir insandı. Hayatının bitmesinin tek sebebi de o kıskançlıktı aslında. Toplumsal bir valiydi, halkı için mücadele eden bir valiydi.

Behzat Ç.’ de adalet duygusunun arayışı, vicdani adaleti vurgulamaya çalıştık. Yani hesapların, çıkarlar üzerinden yapılmaması gerektiğini anlatmaya çalıştık.Bizim değindiğimiz hassas konulardı. Behzat Ç’de biz FETÖ terör örgütünün yapılanmasını emniyet içerisinde cesurca anlattığımız zaman biz çok ceza yedik. Ama bir anda konjonktür değişti” dedi.

BÜYÜKERŞEN ÖRNEK

Eskişehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen’i örnek aldığını anlatan “Behzat Ç.” O’nun Eskişehir’in entelektüel seviyesini yükselttiğini, bilinçli yurttaşlar haline çevirdiğini belirtiyor. Mansur Yavaş ve Murat Karayalçın’ın da sosyal belediyeciliğini örnek aldığını anlatıyor. Beşikçioğlu sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Etimesgut belediye başkanı adayları da takdirlerini benden yana kullanırlarsa sanırım bu izlekte ben de devam edeceğim. Çünkü 35-40 yaş arası bir genç aile yapısı, 14-19 yaş arasında çok genç bir kitle var ve bu kitlelere de ben sanırım dokunabileceğimi düşünüyorum.

Devlet tiyatrolarına Erdoğan; ‘yav bu sanatçılar çok ileri gittiler. Parasını biz veriyoruz, istediğimizi yapacaklar’ dedi. Kendi içinde devlet tiyatrolarının özerk yapısı vardı. Hangi görüşe ait olursa olsun o çeşitlilikte oyunlar oynanmak zorundaydı. O konuşmadan sonra değişim başladı ve bu yüzden istifa ettim. İyi ki o lafı etmiş.”

Etimesgut halkının rahat olmasını isteyen sanatçı “Burayı marka yapacağız, İnsanlar mutlu olacak. Hedefim ve özlediğim bu” diyor.

Beşikçioğlu, SÖZCÜ Medya Grubu Ankara Temsilcisi Saygı Öztürk’e konuştu.

MANSUR BEY’LE İKİ ANGARALIYIZ

Adaylığı açıklanmadan önce Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın ne düşündüğünü öğrenmek istedi Beşikçioğlu. “Sanırım beni kırmamak için çok iyi olduğunu söyledi” diyor. Yavaş hakkında şöyle konuştu: “Mansur Başkan benim için gerçekten çok değerli. Hem belediyecilik anlayışı hem sosyal hizmetleri hem de insanlığı başka. 2 dakika sohbet ettiğiniz zaman kendisiyle gerçekten bir ömür sohbet etmek istiyorsunuz. Adaylığımın Mansur Bey’e hiçbir zaman sıkıntı olmayacağına inanıyorum. İki Angaralıyız! Ki o benim ağabeyimdir zaten. Ben de elimden gelen tüm kardeşliği yapmaya hazırım.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/siyasetciyi-sahneye-getiremedim-ben-siyaset-sahnesine-cikiyorum/feed/ 0
Kentsel dönüşümde kanı hızı: 11 yılda yenileme oranı yüzde 4 https://www.foxhaber.com.tr/kentsel-donusumde-kani-hizi-11-yilda-yenileme-orani-yuzde-4/ https://www.foxhaber.com.tr/kentsel-donusumde-kani-hizi-11-yilda-yenileme-orani-yuzde-4/#respond Fri, 19 Jan 2024 21:06:33 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2392 Kahramanmaraş merkezli depremlerde yıkımların yaşandığı Adana’da, ‘Şubat 2023 Depremleri Sempozyumu’ düzenlendi. İnşaat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Taner Yüzgeç “TBMM’nin 6 Şubat depremlerine ilişkin çıkardığı Mayıs 2023 tarihli raporundan anlaşıldığı üzere son 11 yıl içerisinde ülke genelinde sadece 238 bin civarında riskli yapıya ‘kentsel dönüşüm’ adı altında müdahale edilerek yenilenmesi sağlanmıştır. Yani 2012 yılından bu yana riskli olduğu var sayılan yapı miktarının sadece yüzde 3, yüzde 4 civarında kısmı yenilenebilmiştir” dedi.

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Adana Şubesi tarafından kentte, bir otelde düzenlenen ve üç gün sürecek sempozyuma Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürü Banu Aslan, İMO Yönetim Kurulu Başkanı Taner Yüzgeç, İMO Adana Şube Başkanı Hasan Aksungur, bakanlık yetkilileri, akademisyenler ve çok sayıda inşaat mühendisi katıldı.

Sempozyumun ilk gününde gerçekleştirilen oturumlarda Kahramanmaraş merkezli büyük depremlerin 1’inci yılında, depremlerin yeniden gündeme getirdiği mühendislik, mimarlık ve müteahhitlik sorunları, deprem yer hareketi ile zemin davranışı konuları ele alındı.

200 BİNDEN FAZLA BİNA AĞIR HASAR ALDI

6 Şubat’ta 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremlerin, sadece büyüklükleri açısından değil, şiddeti, yıkıcılığı ve ivmeleri açısından da yer bilimcilerin, sismologların beklentilerini aşan nitelikte olduğunu belirten İMO Yönetim Kurulu Başkanı Taner Yüzgeç, şunları söyledi:

– Bu derece büyük depremler karşısında kayıpları sıfıra indirmek belki mümkün olmayabilirdi ama böylesi dehşet verici bir tabloyla karşılaşmak elbette önlenebilirdi. Resmi rakamlara göre 50 binden fazla insanımız hayatını kaybetti. Yaklaşık 40 bin bina yıkıldı, 200 binden fazla bina ağır hasar aldı.

– Cumhurbaşkanlığı verilerine göre, maddi kaybın 100 milyar doların üzerinde olduğu tahmin ediliyor. Siyasi karar vericilerin deprem bölgesine daha fazla kaynak ve imkan sağlaması, yasal düzenlemeleri bir an önce yapmaları, hayat pahalılığının etkilerini hiç değilse bu iller için gidermeleri gerekmektedir.

İnşaat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Taner Yüzgeç

RİSKLİ YAPININ VARLIĞI BİLE TESPİT EDİLEMİYORSA…

Ülkedeki yapı stoku ile ilgili bilgileri aktaran Yüzgeç, sözlerine şöyle devam etti:

– Ülkemizde var olan yapı stokunun büyük çoğunluğu deprem yönetmelikleri dikkate alınarak yapılmamıştır. Yapı ya mühendislik hizmeti almadan üretilmiş ya da bu hizmeti yeterli düzeyde almamıştır. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin İzmir depremi sonrası kurduğu araştırma komisyonunun Temmuz 2001 tarihli raporuna göre, Türkiye’de 10 milyon civarında olan yapı stokunun 6-7 milyon civarında olan kısmı riskli yapı statüsündedir. Bu risk ortadan kaldırılmadığı ya da azaltılmadığı sürece ülkemiz büyük yıkımlarla defalarca yüzleşeceği gibi depremler sonrası mücadelede de yetersiz kalmaya mahkum kalacaktır.

– Bu riskli yapılara bırakın müdahale etmeyi, varlıkları dahi tespit edilemiyorsa sorunumuz çok daha büyük demektir. Bu söylediklerime itiraz gelebilir, 12 yıldır yapılan kentsel dönüşüm çalışmaları örnek gösterilebilir. Fakat TBMM’nin 6 Şubat depremlerine ilişkin çıkardığı Mayıs 2023 tarihli raporundan anlaşıldığı üzere son 11 yıl içerisinde ülke genelinde sadece 238 bin civarında riskli yapıya kentsel dönüşüm adı altında müdahale edilerek yenilenmesi sağlanmıştır. Yani 2012 yılından bu yana riskli olduğu var sayılan yapı miktarının sadece yüzde 3, yüzde 4 civarında kısmı yenilenebilmiştir.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/kentsel-donusumde-kani-hizi-11-yilda-yenileme-orani-yuzde-4/feed/ 0
Dursun Özbek Erden Timur ve Selahattin Baki PFDK’ye sevk edildi https://www.foxhaber.com.tr/dursun-ozbek-erden-timur-ve-selahattin-baki-pfdkye-sevk-edildi/ https://www.foxhaber.com.tr/dursun-ozbek-erden-timur-ve-selahattin-baki-pfdkye-sevk-edildi/#respond Tue, 26 Dec 2023 21:45:04 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1567 Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Hukuk Müşavirliğince 26.12.2023 tarihinde Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’na (PFDK) yapılan sevkler belli oldu.

Galatasaray Başkanı Dursun Özbek, Galatasaray Sportif A.Ş. Başkanvekili Erden Timur ve Fenerbahçe Yönetim Kurulu Üyesi Selahattin Baki, PFDK’ye sevk edildi.

Kurula yapılan sevkler şu şekilde:

1- GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş.nin 23.12.2023 tarihinde oynanan VAVACARS FATİH KARAGÜMRÜK-GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. Trendyol Süper Lig müsabakasındaki çirkin ve kötü tezahüratı nedeniyle Futbol Disiplin Talimatının 53. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir.

2- MONDİHOME KAYSERİSPOR Kulübünün 24.12.2023 tarihinde oynanan TÜMOSAN KONYASPOR-MONDİHOME KAYSERİSPOR Trendyol Süper Lig müsabakasındaki çirkin ve kötü tezahüratı nedeniyle Futbol Disiplin Talimatının 53. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir.

3- FENERBAHÇE A.Ş. Kulübünün 24.12.2023 tarihinde oynanan FENERBAHÇE A.Ş.-GALATASARAY A.Ş. Trendyol Süper Lig müsabakasındaki çirkin ve kötü tezahüratı nedeniyle Futbol Disiplin Talimatının 53. maddesi uyarınca, saha olayları nedeniyle Futbol Disiplin Talimatının 52. maddesi uyarınca, talimatlara aykırı hareketi nedeniyle Futbol Disiplin Talimatının 46. maddesi ile Sportif Ekipman Talimatının 16. maddesi uyarınca ve 23.12.2023 tarihinde kulüp resmi internet sitesinde yayınlanan beyanlarda yer alan hakem ve diğer müsabaka görevlileri hakkında açıklamalar nedeniyle Futbol Disiplin Talimatının 38. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine,

FENERBAHÇE A.Ş. Kulübü idarecisi CAN GEBETAŞ ın 23.12.2023 tarihinde kulüp resmi internet sitesinde yayınlanan beyanlarında yer alan hakem ve diğer müsabaka görevlileri hakkında açıklamalar nedeniyle Futbol Disiplin Talimatının 38. maddesi uyarınca tedbirsiz olarak PFDK’ya sevkine,

FENERBAHÇE A.Ş. Kulübü idarecisi SELAHATTİN BAKİ nin 25.12.2023 tarihinde sosyal medyada (youtube) yapmış olduğu beyanlarında yer alan hakem ve diğer müsabaka görevlileri hakkında açıklamalar nedeniyle Futbol Disiplin Talimatının 38. maddesi uyarınca tedbirsiz olarak PFDK’ya sevkine karar verilmiştir.

4- GALATASARAY A.Ş. Kulübünün 24.12.2023 tarihinde oynanan FENERBAHÇE A.Ş.-GALATASARAY A.Ş. Trendyol Süper Lig müsabakasındaki çirkin ve kötü tezahüratı nedeniyle Futbol Disiplin Talimatının 53. maddesi uyarınca, talimatlara aykırı hareketi nedeniyle Futbol Disiplin Talimatının 46. maddesi ile Akreditasyon talimatının 5. maddesi uyarınca ve 25.12.2023 tarihinde kulüp resmi sosyal medya hesaplarından (X ve youtube) yapılan paylaşımda ve beyanlarda yer alan hakem ve diğer müsabaka görevlileri hakkında açıklamalar nedeniyle Futbol Disiplin Talimatının 38. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine,

GALATASARAY A.Ş. Kulübü Başkanı DURSUN AYDIN ÖZBEK in 25.12.2023 tarihinde kulüp resmi sosyal medya hesabından yapılan (X) paylaşımda yer alan hakem ve diğer müsabaka görevlileri hakkında açıklamalar nedeniyle Futbol Disiplin Talimatının 38. maddesi uyarınca tedbirsiz olarak PFDK’ya sevkine,

GALATASARAY A.Ş. Kulübü idarecisi ERDEN TİMUR un 25.12.2023 tarihinde kulüp resmi sosyal medya hesabından (youtube) yayınlanan beyanlarında yer alan yer alan hakem ve diğer müsabaka görevlileri hakkında açıklamalar nedeniyle Futbol Disiplin Talimatının 38. maddesi uyarınca tedbirsiz olarak PFDK’ya sevkine karar verilmiştir.

5- BEŞİKTAŞ A.Ş. Kulübünün 25.12.2023 tarihinde oynanan ATAKAŞ HATAYSPOR-BEŞİKTAŞ A.Ş. Trendyol Süper Lig müsabakasındaki saha olayları nedeniyle Futbol Disiplin Talimatının 52. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir.

6- SİLTAŞ YAPI PENDİKSPOR FUTBOL A.Ş. Kulübünün 25.12.2023 tarihinde oynanan SİLTAŞ YAPI PENDİKSPOR FUTBOL A.Ş.-MKE ANKARAGÜCÜ Trendyol Süper Lig müsabakasındaki çirkin ve kötü tezahüratı nedeniyle Futbol Disiplin Talimatının 53. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir.

7- MKE ANKARAGÜCÜ Kulübünün 25.12.2023 tarihinde oynanan SİLTAŞ YAPI PENDİKSPOR FUTBOL A.Ş.-MKE ANKARAGÜCÜ Trendyol Süper Lig müsabakasındaki çirkin ve kötü tezahüratı nedeniyle Futbol Disiplin Talimatının 53. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/dursun-ozbek-erden-timur-ve-selahattin-baki-pfdkye-sevk-edildi/feed/ 0
Said Bey Sitesi soruşturması: Proje eksik, malzeme yetersiz, işçilik hatalı https://www.foxhaber.com.tr/said-bey-sitesi-sorusturmasi-proje-eksik-malzeme-yetersiz-iscilik-hatali/ https://www.foxhaber.com.tr/said-bey-sitesi-sorusturmasi-proje-eksik-malzeme-yetersiz-iscilik-hatali/#respond Tue, 26 Dec 2023 09:15:36 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1528 Kahramanmaraş’ta 6 Şubat’taki depremde Said Bey Sitesi A Blok’un yıkılması ve 16 kişinin hayatını kaybetmesine ilişkin 5 sanık hakkında 22 yıl 6’şar aya kadar hapis istemiyle dava açıldı.

Merkez Dulkadiroğlu ilçesi Yahya Kemal Mahallesi Vezir Hoca Bulvarı’nda yıkılan 8 katlı binanın müteahhidi H.Ç, şantiye şefi H.İ.U, statik proje ve uygulama denetim görevlisi Y.K, yapı denetim şirketi yetkilisi H.Y. ve kontrol elemanı M.Y. hakkında Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığınca “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma” suçundan 22 yıl 6’şar aya kadar hapis talebiyle hazırlanan iddianame, 4. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.

DÖRT KEZ RUHSAT DÜZENLENDİ

Enkazda yapılan bilirkişi incelemesine ait raporlar, karot ve demir numune analizleri ile tutanaklarının yer aldığı iddianamede, yıkılan binada 16 kişinin hayatını kaybettiği hatırlatıldı. Said Bey Sitesi A Blok enkazından yeteri kadar beton numunesi ve demir donatı örneği alındığı belirtilen iddianamede, söz konusu binada 13 Haziran 2016’da yeni yapı, 4 Ağustos 2016’da isim değişikliği, 16 Kasım 2016’da mimari tadilat ve 25 Aralık 2017’de mimari tadilat ve isim değişikliği olmak üzere 4 yapı ruhsatının düzenlendiği bilgisi verildi.

YÖNETMELİKLERE AYKIRI

Yıkılan binanın mevcut taşıyıcı elemanlarının donatı detaylandırmasında etriye kanca özellikleri bakımından yetersizlikler olduğu vurgulanan iddianamede, şunlar kaydedildi:

– Yapının temeli ile 2. tablası arasında kalan katların kontrollerinin binanın inşası devam ederken değil de binanın inşası tamamlandıktan sonra yapıldığı, bina tamamlandıktan sonra binanın asma kat bölmesinin çelik konstrüksiyon ve betonlarla tamamlanarak bir kat haline getirildiği belirlenmiştir. Döşeme kirişleri arasında dolgu malzemesi olarak köpük kullanıldığı, binada dökülen betonların basınç dayanımının birbirine yakın olmadığı, kolon kiriş ve temellerden alınan numunelerin basınç dayanım sonucunun düşük olduğu tespit edilmiştir.

– 3 kiriş ve 2 döşemede zemin emniyet gerilemesinin sınır değerlere yakın ancak yetersiz olduğu, bazı kolonlarda kullanılan enine donatı alanı ile güçlü kolon-zayıf kiriş koşulunun sınır değerlere yakın ancak yetersiz olduğu belirlenmiştir. Yapılan inceleme, değerlendirme ve elde edilen bulgular neticesinde, söz konusu binada projelendirme, yapım ve iş bitimi aşamalarında Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik ve İmar Kanunu esaslarına yeterince uyulmadığı anlaşılmıştır.

MALZEME KALİTESİZ

İddianamede, bilirkişi raporunda yapı müteahhidi H.Ç’nin iş bitimi aşamasında proje ve uygulama arasında farklılık yarattığından, yapım aşamasında donatı detaylandırması eksikliği ve malzeme kalitesi yetersizliğinden, şantiye şefi H.İ.U, statik proje ve uygulama denetim görevlisi Y.K, yapı denetim şirketi yetkilisi H.Y. ve kontrol elemanı M.Y’nin yapım aşamasında donatı detaylandırması eksikliği ve malzeme kalitesi yetersizliğinden asli kusurlu olarak kabul edildiği bildirildi.

Yıkım sonucu yaşanan ölümlerden sanıkların sorumlu olduğu belirtilen iddianamede, “Projelendirilmesindeki eksiklikler, binanın yapı malzeme özelliklerindeki yetersizlikler, uygulama ve işçilik hataları, şüphelilerin mesleğinin ve kanunun yüklediği sorumlulukları yerine getirmemiş olmaları sebebiyle Said Bey Sitesi A Blok deprem sırasında yıkılmıştır.” değerlendirmesinde bulunuldu.

İddianamede, Kahramanmaraş’ın deprem kuşağında yer aldığı ve deprem tehlikesi altında bulunduğunun herkes tarafından bilinen bir gerçek olduğu, sanıkların da yaptıkları meslek ve üstlendikleri görev doğrultusunda deprem tehlikesini bilmesi ve öngörmesi gerektiği ifade edildi. İddianamede ayrıca, Ş.G, S.A, A.B.Ç. ve Z.B.K. hakkında “Taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçundan kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar verildiği aktarıldı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/said-bey-sitesi-sorusturmasi-proje-eksik-malzeme-yetersiz-iscilik-hatali/feed/ 0
Medler’e ait 2 bin 600 yıllık yapılar ortaya çıktı https://www.foxhaber.com.tr/medlere-ait-2-bin-600-yillik-yapilar-ortaya-cikti/ https://www.foxhaber.com.tr/medlere-ait-2-bin-600-yillik-yapilar-ortaya-cikti/#respond Mon, 25 Dec 2023 09:42:25 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1477 Amasya’nın Göynücek ilçesindeki Oluz Höyük kazılarında, milattan önce 600 yıllarında hüküm sürmüş Medler’e ait 2 bin 600 yıllık yapılar ortaya çıkarıldı.

Daha önceki yıllarda yapılan kazılarda Medler’e ait olduğu tespit edilen çanak ve çömlek parçaları ile seramikler ortaya çıkarılırken bu yıl yapılan kazılarda Medler’e ait olduğu belirlenen sunak ve mimari yapılar bulundu.

Kazı sorumlusu, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şevket Dönmez, Oluz Höyük’te 17 yıldır kazı çalışmaları yürüttüklerini söyledi.

Bugüne kadar Oluz Höyük’ten Amasya Müzesi’ne teslim edilen eserlerin sayısının 2 bine yaklaştığını belirten Dönmez, “Tabii bunların içinde gündelik kullanım eşyalarından dinsel objelere, mezar eşyalarından tapınakta kullanılan envanterlere kadar çok sayıda eser bulunuyor ve bunların pek çoğu da ünlü eserler.” dedi.

Dönmez, 2022’deki kazılarda buldukları seramik türünün Med seramiği olduğunu belirlediklerinde bu yılki kazılara yön verdiklerine işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

– Medlere ait dinsel bulgulara, mimari kalıntılara ilk defa Anadolu arkeolojisinde burada rastlandı. Kubaba Sunağı’nın doğuya doğru olan genişleme çalışmalarında çok ilginç buluntularla karşılaştık. 2022 döneminde ilk defa Anadolu’da yeni bilinmeyen bir tür seramiği tanımlayarak bunun Med seramiği olduğunu biz anladığımızda aslında 2023ün de stratejisini oluşturmuştuk.

– 2023 dönemi çalışmalarında da yine aynı bölgede Kubaba Sunağı’nın doğusunda yaptığımız çalışmalarda bu kez diğer eserlerin yanında Medler’e ait dinsel bulgulara, mimari kalıntılara ilk defa Anadolu arkeolojisinde rastladık. Bunların özelliği salt Med buluntuları olmaması, bu durum bizi çok heyecanlandırdı. Geç Frig dönemi. Yani aslında Frigler’in siyasi dönemi değil de onların daha çok kültürel etkileriyle şekillenen bir Kubaba dini, Kubaba kültürüne, Medler’in ateş kültüyle bir katkı vermiş olmaları, bir sentez yapmış olmaları.

Kazılarda Medler’e ait daha çok kalıntının ortaya çıkacağını ifade eden Dönmez, “Kare biçimli bu yeni sunağımızın hemen kuzeyine ateş kültüyle ilgili bir ocak yapmışlar ve burada bu ateş kültünün ocakla beraber onlarca yıl yaşadığını anlayabiliyoruz. Yuvarlak planlı bir ocak ve hemen yanı başına da kutsal külleri biriktikleri alanı da buradan saptamış bulunduk ve hemen de güneydoğusuna da bir kulemsi bir yapı oluşturmuşlar ki bunun da Med döneminde yapıldığını görüyoruz. Bunun da zannediyoruz ki burada bir ateş kültünün varlığıyla ilgili bir haberleşme kulesinin temeli olabileceği noktasında düşüncelerimiz var.” diye konuştu.

Medler’in milattan önce 600 yıllarında en güçlü dönemlerini yaşadıklarını anlatan Prof. Dr. Sönmez, şunları kaydetti:

– Doğuda Urartular yıkılmak üzereler ve bu arada Medler Doğu Anadolu, Van Gölü ve özellikle Erzincan koridorunu kullanarak Orta Anadolu’ya giriyorlar. Milattan önce 590 yılında Lidya Kralı ve Med kralı Kızılırmak Savaşı’nı gerçekleştiriyor. Beş yıl süren bu savaş Kızılırmak barışıyla sona eriyor ve milattan önce 585 yılında Kızılırmak’ın batısı Lidyalılara, doğusu da Medler’e ait olmak üzere bir anlaşma yapılıyor ve Oluz Höyük, Kuzey Orta Anadolu, Amasya bölgesi de bu tarihten itibaren bir Med toprağı ve Oluz Höyük de bir Med yerleşkesi haline geliyor.

Dönmez, Oluz Höyük’teki kazı çalışmalarına 2 arkeolog ve 1 restoratörle devam ettiklerini ve yeni buluntulara ulaşmaya çalıştıklarını sözlerine ekledi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/medlere-ait-2-bin-600-yillik-yapilar-ortaya-cikti/feed/ 0