Yardım – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Wed, 17 Jul 2024 21:35:45 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Depremzedeler için 133 milyar toplandı, 83 milyar harcandı https://www.foxhaber.com.tr/depremzedeler-icin-133-milyar-toplandi-83-milyar-harcandi/ https://www.foxhaber.com.tr/depremzedeler-icin-133-milyar-toplandi-83-milyar-harcandi/#respond Wed, 17 Jul 2024 21:35:45 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8940 6 Şubat 2023 depremlerinden sekiz gün sonra 15 Şubat’ta televizyonların ortak yayını ile ünlü isimlerin katıldığı ‘Türkiye Tek Yürek’ kampanyası düzenlenmişti. 

213 televizyon kanalı ile 562 radyoda yayınlanan kampanyada 115.1 milyar liralık bağış rakamına ulaşılırken, 9 milyon adedi aşkın SMS gönderilmişti.

‘Türkiye Tek Yürek’ kampanyasına kulüp başkanları, sporcular, iş insanları ve oyuncular katılmıştı.

Spor, sanat ve iş dünyasından önde gelen isimlerin yer aldığı etkinlikte toplanan paranın akıbeti, program sonrası sık sık gündeme geldi.

Söz konusu programda yardım taahhüdünde bulunup uzun süre sözünün yerine getirmeyen kişi ve kurumların isimlerinin açıklanması yönünde kamuoyunda beklenti oluşmuştu.

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in toplanan paralarla ilgili soru önergesini yanıtlayan İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, toplam yardım tutarının 133 milyar 216 milyon 444 bin 143 TL olduğunu açıkladı.

Yerlikaya’nın yanıtına göre bu paranın 83 milyar 784 milyon 910 bin 635 TL’si harcandı. Yapılan harcamaların 48 milyar 975 milyon 698 bin 500 TL’sinin afetzedelere yönelik nakdi ödemeler olduğu belirtildi.

Yerlikaya “Bağış hesabında 133.216.444.143 TL toplanmış olup 83.784.910.635 TL’si harcanmıştır. Harcanan tutarın 48.975.698.500 TL’sini afetzedelere yapılan nakdi yardım ödemeleri (hasar hane ödemesi, taşınma yardımı, vefat edenlerin yakınlarına ödeme, kira ödemesi ve tahliye ödemesi) ve 34.809.212.135 TL’sini barınma giderleri (çadır-konteyner ahır ve konteyner altyapısı, gıda-hijyen seti alımı ve Esenkart ödemeleri) oluşturmaktadır” dedi.

Yerlikaya, aradan bir yılı aşkın süre geçmesine rağmen “Türkiye Tek Yürek Kampanyası” kapsamında toplanan ve kampanya hesaplarında bulunan 49.431.533.508TL’nin afetzedelere yapılacak nakdi yardım ödemeleri, konteyner kent kurulumu ve sosyal donatı için kullanılacağını belirtti.

“AFAD HESAPLARINDA DEĞERLENDİRİLİYOR”

Yerlikaya, Gürer’in paraların nasıl değerlendirildiğine ilişkin sorusuna da “Kampanya hesaplarında bulunan 49.975.698.500 TL’nin tutarın kamu bankalarında AFAD adına açılan hesaplarda değerlendirilmekte olup afetzedelere yapılacak nakdi yardım ödemeleri, konteyner kent kurulumu ve sosyal donatı çalışmaları kapsamında kullanılacaktır” yanıtını verdi.

“YARDIMLAR BİR YILDIR NEDEN ULAŞMADI?”

CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede; bağış kampanyasında toplanan yardımların bölgeye bir an önce yansıtılması gerektiğini bildirdi.

Gürer, şunları söyledi:

– Bir yardım kampanyası dahi depremin ardından geçen süreçte tamamı bölgeye ulaşmaması, bu bağlamda planlama sorununun göstergesidir. Bir yılı geçmiş kampanya yapılalı ve yardımlar toplanıp AFAD hesabına yatmış ve de halen tamamı bölgeye ulaşmamış. Orada sorun yaşayan mağdur olan binlerce yurttaşımız var. Deprem bağışları bir yıldır tamamı yerine neden ulaşmadı?

– Deprem sonrası yaşanan sorunlar ve eksiklikler kamuoyuna sıkça yansımıştır. Deprem acısı yürekleri dağlamış ve unutulmamıştır. Depremi o dönem milletvekillerimiz ile bölgede bizzat yaşamış ve tanıklık etmiş bir milletvekili olarak, deprem bölgesinin bir an önce tüm sorunlardan arındırılmasının önemini bir kez daha altını çizmek isterim. Hesapta bulunan toplanan yardımlar bir an önce bölgeye ulaşmalıdır.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/depremzedeler-icin-133-milyar-toplandi-83-milyar-harcandi/feed/ 0
BM: İsrail’i engelleyin https://www.foxhaber.com.tr/bm-israili-engelleyin/ https://www.foxhaber.com.tr/bm-israili-engelleyin/#respond Tue, 25 Jun 2024 21:55:15 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8522 BM Genel Sekreteri Guterres, New York’taki BM binasında Orta Doğu’daki gelişmeler hakkında basına açıklama yaptı.

7 Ekim’in ardından Gazze’de durumun her gün kötüleştiğine dikkati çeken Guterres, insani ateşkes, esirlerin acilen ve koşulsuz serbest bırakılması ve insani yardımın artırılması için çok kez çağrıda bulunduğunu anımsatarak, henüz bunun gerçekleşmediğini ancak müzakerelerin tekrar başlatıldığını kaydetti.

Guterres, “Gazze’deki halk, esirler ve İsrail’deki aileleri, bölge ve dünya için İsrail ve Hamas liderlerini anlaşma sağlamaları için güçlü bir şekilde teşvik ediyorum. Eğer anlaşma sağlanmazsa, Gazze ve bölgedeki durum çok daha hızlı bir şekilde kötüleşir.” uyarısında bulundu.

REFAH’A SALDIRIYA KARŞI GÜÇLÜ İKAZ

Refah’a yönelik hava saldırılarının arttığına işaret eden Guterres, “Refah’a yönelik bir askeri saldırı dayanılmaz bir şekilde gerginliği arttırır, binlerce sivilin ölümüne yol açar ve yüz binlerce kişiyi yerinden eder. Bunun, Gazze’deki Filistinliler, işgal altındaki Batı Şeria ve bölge için korkunç sonuçları olur.” ifadesini kullandı.

Hem BM Güvenlik Konseyi üyeleri, hem de diğer ülkelerin Refah operasyonuna açık bir şekilde karşı çıktığının altını çizen Guterres, “İsrail üzerinde nüfuzu olan ülkelerin var gücüyle Refah’a operasyonu engellemeleri için çağrıda bulunuyorum.” vurgusunu yaptı.

Gazze’nin kuzeyinde çocuklar ve engelli kişilerin açlık ve hastalıktan öldüğünü ifade eden Guterres, “İnsan eliyle oluşturulan ve engellenebilen kıtlığın önüne geçmek için her şeyi yapmalıyız.” dedi.

Korkunç bir trajediyi engellemek için her türlü baskıyı uygulamanın önemli olduğuna işaret eden ​​​​​​​Guterres, Gazze’ye yardım önündeki en büyük engelin insani yardım çalışanlarının güvende olmaması olduğunu, insani yardım konvoyları, tesisleri, personeli ve ihtiyaç sahiplerinin hedef olmaması gerektiğini kaydetti.

Hava ve denizden yardımı da memnuniyetle karşıladıklarını ancak bunların kara yoluna alternatif teşkil etmediğini ifade eden Guterres, İsrailli yetkililerin güvenli, hızlı ve engelsiz yardıma izin vermeleri çağrısını yineledi.

TOPLU MEZARLARA ULUSLARARASI SORUŞTURMA ÇAĞRISI

Gazze’de sağlık sisteminin yok edildiğini ve “bazı hastanelerin mezarlığa dönüştüğünü” vurgulayan Guterres, Gazze’nin farklı yerlerinde bulunan toplu mezarlara ilişkin haberleri derin endişeyle takip ettiğini, sadece Nasir Hastanesi’nde 390 cesedin çıkarıldığına dikkati çekti.

Toplu mezarlara ilişkin farklı iddiaların bulunduğunu, bazı kişilerin yasa dışı yollarla öldürülerek gömüldüklerinin iddia edildiğini anımsatan Guterres, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Adli tıp uzmanlığı bulunan, bağımsız, uluslararası soruşturmacılara bu alanlara acilen giriş izni verilmesi şart. Yüzlerce Filistinlinin hangi koşullar altında hayatlarını kaybettikleri ve gömüldüklerinin bilinmesi gerekiyor. Yakınlarını kaybeden ailelerin buna hakkı var. Dünyanın uluslararası hukuk ihlallerinin cezalandırıldığını görmeye hakkı var.”

UNRWA’YA DESTEK ÇAĞRISI

BM Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı’nın (UNRWA) tarafsızlığına ilişkin Bağımsız İnceleme Grubu’nun raporunun ardından tavsiyeleri uygulamak için eylem planı oluşturulduğunu dile getiren Guterres, UNRWA’ya fonlarını askıya alan birçok ülkenin tekrar fon sağlamaya başladığını bildirdi.

Guterres, bazı üye ülkelerin ise ilk kez UNRWA’ya destek olmaya başladığını belirterek, özel donörlerin de cömertliğine karşın hala fon açığı olduğu bilgisini paylaştı.

“UNRWA’nın operasyonlarını sürdürebilmesi için tüm üye ülkelere, geleneksel ve yeni donörlere cömertçe katkı sağlama çağrısında bulunuyorum.” diyen Guterres, UNRWA’nın varlığının bölge için umut ve istikrar kaynağı olduğunu bildirdi.

İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜME VURGU

Antonio Guterres, “Şimdi iki devletli çözüm için umut ve katkılarımızı sunma zamanı.” diyerek, bunun sürdürülebilir barış ve güvenlik için tek yol olduğunu ifade etti.

BM Genel Sekreteri, BM’nin işgalin sonlandığı, Gazze’nin de parçası olduğu tamamen bağımsız, demokratik ve egemen Filistin devletinin kurulduğu barış sürecini desteklediğini sözlerine ekledi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/bm-israili-engelleyin/feed/ 0
ABD: Toplu mezar görüntüleri derin şekilde endişe verici https://www.foxhaber.com.tr/abd-toplu-mezar-goruntuleri-derin-sekilde-endise-verici/ https://www.foxhaber.com.tr/abd-toplu-mezar-goruntuleri-derin-sekilde-endise-verici/#respond Sat, 15 Jun 2024 21:34:00 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8246 ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcü Yardımcısı Vedant Patel, günlük basın brifinginde Gazze’deki son durum ve Han Yunus’ta ortaya çıkan toplu mezarlar konusunda değerlendirmelerde bulundu.

Patel, 300’den fazla Filistinlinin bulunduğu toplu mezarla ilgili olarak ABD’nin İsrail’le nasıl bir süreç yürüttüğü konusunda Tel Aviv’le yakın irtibat halinde olduklarını söyledi.

“Bu konudaki haberleri gördük ve İsrail hükümetinden de daha fazla bilgi ve detay istedik.” diyen Patel, “İsrail hükümetinin güvenilir bir kaynak olduğuna ve bizi bu konuda aydınlatacağına inanıyor musunuz?” şeklindeki soruya da, “Evet güveniyoruz.” yanıtını verdi.

KIRBY: İSRAİL İLE HEMEN İRTİBATA GEÇTİK

Aynı konuyla ilgili açıklama yapan Beyaz Saray Ulusal Güvenlik İletişim Danışmanı John Kirby de söz konusu haberleri yeni gördüğünü ve konuyla ilgili hemen İsrail tarafıyla irtibata geçtiklerini söyledi.

Kirby, “Tabi ki genel anlamda toplu mezar görüntüleri derin şekilde endişe verici, ancak şu anda bu haberleri onaylayacak herhangi bir şey yok elimde” değerlendirmesini yaptı.

Söz konusu toplu mezarlarla ilgili ABD’nin soruşturma başlatması veya dahil olmasının mümkün olmadığını belirten Kirby, İsrail’in yapacağı soruşturmayı takip edeceklerini söyledi.

İsrail ordusunun aylar süren saldırı ve işgalinin ardından çekildiği Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus kentinde toplu mezarlar ortaya çıkarılmıştı.

İsrail’e koşulsuz desteğini sürdüren ABD yönetimi, söz konusu toplu mezarlarla ilgili bağımsız soruşturma yapılmasına karşı çıkmış ve bu konuda İsrail yönetiminin yürüteceği soruşturmaları kabul edeceğini belirtmişti.

“GAZETECİLER KORUNMALI”

Öte yandan Patel, Gazze’de çok sayıda gazetecinin İsrail tarafından öldürüldüğü ya da darbedildiği ve bu durumun ABD Dışişleri Bakanlığının 2023 İnsan Hakları Raporu’na da aynı şekilde yansıdığı şeklindeki bir soruya şu cevabı verdi:

“Aslında tüm ülkelere aynı mesajı iletiyoruz, gazeteciler korunmalı. Onlar önemli bir görev icra ediyor, özellikle kamuoyuna bilgi ulaştırabilmek için zorlu (savaşın olduğu) sahalarda neler olduğuna onlar ışık tutuyor. Mesela Gazze gibi, insanları bilgilendirmek için kritik bir iş yapıyorlar. Dolayısıyla tüm gazeteciler ve basın mensupları kesinlikle korunmalı.”

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, insan hakları raporuyla ilgili dünkü açıklamasında, Gazze’de “eşi görülmemiş sayıda” gazetecinin öldürüldüğünü veya darbedildiğini ve bu konudaki endişelerini İsrail tarafına sıklıkla ilettiklerini belirtmişti.

Kudüs’te görev yapan AA foto muhabiri Mustafa Haruf, geçen aralık ayında İsrail askerlerince şiddetli şekilde darbedilmiş, hastaneye kaldırılan Haruf ile ilgili çeşitli uluslararası medya ve basın yayın birlikleri kınama yayımlamıştı.

“YARDIMLAR ARTIYOR”

Öte yandan brifinge katılan ABD’nin Orta Doğu İnsani İşler Özel Temsilcisi David Satterfield, ABD’nin son birkaç haftada İsrail’in Gazze’ye giren yardımların önünü açması konusunda ciddi çaba gösterdiğini söyledi.

Satterfield, son haftalarda Gazze’nin hangi bölgelerine ve ne şekilde daha fazla insani yardım ulaştırıldığını anlatırken, “Gazze’ye üç hafta öncesine göre daha fazla yardım ulaşıyor mu, ulaşıyor. Peki yeterli mi değil. Bunları artırmalıyız” şeklinde konuştu.

“İsrail sivil kayıplarını minimize etmek için gereken tüm adımları atmalı. Sivilleri korumak sadece ahlaki bir yükümlülük değil aynı zamanda stratejik bir önceliktir” diye konuşan Satterfield, halen uzlaşılamayan ateşkes anlaşması konusunda ise Hamas’ı suçladı.

Gazze’ye daha fazla yardım ulaştırılabilmesi konusunda bir çatışmasızlık mekanizması üzerinde çalıştıklarını anlatan Satterfield, bu mekanizmanın şu an ne aşamada olduğu sorusuna, “Bu, şu an devam eden bir süreç, burada kalkıp buna bir puan veremem ama devam eden bir süreçten bahsediyoruz” yanıtını verdi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/abd-toplu-mezar-goruntuleri-derin-sekilde-endise-verici/feed/ 0
Futbolcuların psikolojik yardım arayışı: Sektörde bir tabu kırılıyor https://www.foxhaber.com.tr/futbolcularin-psikolojik-yardim-arayisi-sektorde-bir-tabu-kiriliyor/ https://www.foxhaber.com.tr/futbolcularin-psikolojik-yardim-arayisi-sektorde-bir-tabu-kiriliyor/#respond Sat, 04 May 2024 21:01:09 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6908 Tottenham’ın Brezilyalı forveti Richarlison, birkaç gün önce ESPN’e verdiği bir röportajda, psikoloğa gitmesi gerektiğini itiraf eden son futbolcu oldu… Ancak son dönemde, giderek daha fazla oyuncu psikolojik yardıma başvuruyor.

İspanyol gazetesi Marca, son dönemde psikolojik destek aldığını açıklayan futbolcuları ve yaşadıklarını gündeme getirdi.

Benjamin Pavard, bir süre önce, futbolcuların içinde bulunduğu psikolojik buhranı mükemmel şekilde açıkladı. Şu anda Inter’de oynayan Fransız oyuncu, “İyi para kazanıyor olmanız mutlu olduğunuz anlamına gelmez” demişti.

Mental sorunlarla boğuşan bir diğer oyuncu Niklas Schmidt ise, “Yapılması gereken şey bununla açıkça yüzleşmek. Ve böyle bir şeyin toplumda özel bir rol oynayan biz futbolcuların da başına gelebileceğini göstermek” sözleriyle durumu özetledi.

Richarlison, ESPN’e verdiği bir röportajda, Katar’daki Dünya Kupası’ndan sonra bir psikoloğun yardımına ihtiyaç duyduğunu açıklayan son kişi oldu. Anlattıkları yaşadığı acıyı gözler önüne serdi. Öyle ki her şeyden vazgeçmenin eşiğine gelmişti.

Dünya Kupası’ndan sonra antrenmana gidiyordum ve evime, odama gitmek istedim. Aklımdan neler geçiyordu bilmiyorum. Hatta babama futbolu bırakacağımı bile söyledim. Zihinsel olarak güçlü görünen ben, Dünya Kupası’ndan sonra sanki her şey dağılıyor gibiydi.

“ÖLÜMLE İLGİLİ ŞEYLER…”

“Psikoloğumla yaptığım bir seans hayatımı kurtardı. Garip şeyler düşünüyordum, Google’da saçma sapan şeyler arıyordum, sadece ve ölümle ilgili şeylere bakıyordum. Bugün size ihtiyacınız varsa bir psikolog bulmanızı söyleyebilirim, çünkü içinizi dökmek ve insanlarla konuşmak iyidir.”

RAPHINHA: DELİLER İÇİN DİYE DÜŞÜNÜYORDUM

Richarlison’un Brezilya’dan takım arkadaşı ve Barcelona oyuncusu Raphinha da psikolojik yardımın faydaları hakkında korkusuzca konuşanlardan biri.

Bir süre önce Katalonya’da radyo programına katılan Raphinha, “Önceleri bunu deli insanlar için bir şey olarak görüyordum ama insanlar ve bir futbolcu için ne kadar önemli olduğunu bildiğim için bu adımı attım. Bazı insanlar bunun sadece akıl sağlığı sorunları olan insanlar için olduğunu düşünüyor ve bence artık size neler olduğunu bilmek çok önemli. Yıllardır bir psikoloğa gidiyorum ve bu bana çok yardımcı oldu.” ifadelerini kullandı.

SCHMIDT: HAYATA KARŞI HEVESİM YOKTU

Şu anda Toulouse’da oynayan Nikal Schmidt, Werder Bremen’de oynadığı dönemde zor zamanlar geçirdi.

25 yaşındaydı ve depresyondaydı. Geçtiğimiz sene, yaşadığı mental sorunları anlatan Schmidt, “Futbol artık o kadar da önemli değildi. Hayata karşı hiç hevesim yoktu ama yakınlarınız sizin için endişeleniyorsa onların tavsiyelerine uymalı ve yardım aramalısınız. Ben de öyle yaptım.” dedi:

En önemli şey bu sorunları dile getirmek. Zihnimi boşaltmak ve hayatın zevklerini yeniden hissetmek istiyorum. Herkes bunlara sahip olmalı ve ben bunları geri kazanmak istiyorum Bir tetikleyici yoktu, her şeyin çöktüğü bir an yoktu. Bu yıllar içinde gelişti.

INIESTA’NIN ACILARI

Yardım arayanlardan biri de, İspanya’ya tarihinin tek Dünya Kupasını kazandıran golün sahibi Andres Iniesta’ydı.

Barcelona ve milli takımdaki başarılarına rağmen, korkunç depresyonun ağına düştü. Futbol tarihinin en iyi orta saha oyuncularından biri olan Iniesta, 2009 yılında kalp krizinden ölen arkadaşı Dani Jarque’nin ani ölümünden sonra kendini iyi hissetmemeye başladı. Güney Afrika’da attığı ve İspanyol futbol tarihinin en önemli golünü ona ithaf etti.

DELE ALLI’NİN TRAVMALARI

Dele Alli’nin iniş ve çıkışlarla dolu bir hayatı oldu. Altı yaşında cinsel istismara uğradı, sekiz yaşında uyuşturucuyla tanıştı, alkol sorunlarıyla mücadele etti…

Türkiye’deki Beşiktaş macerasından döndükten sonra dibe vurdu. İçki içti ve uyku hapları aldı. Ta ki bir gün doğru yolda olmadığını anlayıp bir rehabilitasyon merkezinden yardım isteyene kadar:

Bu konuda konuşmaya korkuyorum. Türkiye’den döndüğümde ve ameliyat olmam gerektiğini öğrendiğimde zihinsel olarak çok kötüydüm ve bir ruh sağlığı rehabilitasyon merkezine gitmeye karar verdim. Bağımlılık ve travma tedavisi yapıyorlar. Benim zamanımın geldiğini hissettim. Size gitmeniz söylenemez, bunu bilmeli ve kararı kendiniz vermelisiniz yoksa işe yaramaz.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/futbolcularin-psikolojik-yardim-arayisi-sektorde-bir-tabu-kiriliyor/feed/ 0
Şirketler evden çalışmayı bitirmek için konut yardımı yapacak https://www.foxhaber.com.tr/sirketler-evden-calismayi-bitirmek-icin-konut-yardimi-yapacak/ https://www.foxhaber.com.tr/sirketler-evden-calismayi-bitirmek-icin-konut-yardimi-yapacak/#respond Tue, 23 Apr 2024 21:00:50 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6468 Şirketler, çalışanlarını yeniden ofise döndürmek adına artan barınma maliyetlerine yardımcı olmayı planlıyor. Çalışanlar ise barınma yardımları kaşılığında ofise dönüş planına sıcak bakıyor.

Sigorta şirketi JW Surety Bonds tarafından ABD’de gerçekleştirilen ve 1.020 işveren ve çalışanla yapılan bir ankette, katılımcıların yüzde 47’si konut yardımları karşılığında ofise dönmeye istekli olduklarını söyledi.

Ayrıca, katılımcıların yüzde 69’u işveren temelli konut yardımları için işlerini veya kariyerlerini değiştirmeye istekli olduklarını da belirtti.

Çalışanlar konut yardımının diğer birçok tekliften daha avantajlı olduğunu söyledi. Çalışanların yüzde 43’ü barınma yardımı karşılığında daha az tatil yapabileceklerini söylerken yüzde 30’u ise konut yardımını maaş zammına tercih edeceğini söyledi.

’10 YILDA İŞ PİYASASINDA ÖNEMLİ BİR GÜÇ OLACAK’

JW Surety Bonds’dan Ricardo Rodriguez, konut yardımının önümüzdeki on yıl içinde iş piyasasında önemli bir güç haline gelebileceğine inandığını söyledi.

Rodriguez Business Insider’a yaptığı açıklamada “Konut maliyetleri arttıkça, bu bulgular işveren temelli konut yardımlarının ivme kazanma eğilimine açıkça işaret ediyor. İşveren temelli konut yardımlarına yönelik güçlü ilgi, önümüzdeki 5 ila 10 yıl içinde çalışanların geleneksel ücret anlaşmalarındaki beklentilerini yeniden tanımlayabilir” dedi.

YÜZDE 25’İ BARINMA YARDIMI YAPMAYI DÜŞÜNÜYOR

JW Surety Bonds anketine katılan işverenlerin yüzde 25’i, 2024 yılında çalışan başına ortalama 6 bin 200 dolar konut yardımı yapmayı düşündüklerini söyledi.

Buna ek olarak, barınma yardımı yapmayı planlayanların yaklaşık yüzde 70’i bunun çalışanları ofise geri çekmek için kullanılacağını söyledi.

Anket, halihazırda işveren temelli barınma yardımı alanların yüzde 77’sinin yüksek iş memnuniyeti bildirdiğini, yardım almayanlarda ise bu oranın yüzde 60 olduğunu ortaya koydu.

BAZI BÜYÜK FİRMALAR YARDIMA BAŞLADI

Bazı büyük şirketler şimdiden konut yardımını bir teşvik unsuru olarak eklemeye başladı.

Milyarder Elon Musk’ın sahibi olduğu altyapı ve tünel inşaat şirketi The Boring Company, Teksas’taki Bastrop şehri yakınlarında çalışanları için 110 evlik bir bölge inşa etme planı olduğunu açıkladı.

Evlerin piyasa fiyatının altında ve Boring ile Musk’ın diğer şirketleri Tesla ve SpaceX’in tesislerine yakın bir yerde olması bekleniyor.

Halihazırda yardım sunan şirketlerden biri ise gıda firması JBS Foods.

JBS, ABD genelinde 8 şehirde barınma masraflarına yardımcı olmak için 20 milyon dolardan fazla harcama yapıyor. Şirket, işçilerin kiralaması için apartman binalarına sahipken diğer bir yandan ise çalışanlar adına daha iyi konut fiyatları ya da kredi koşulları için pazarlık yapıyor.

Dünya’nın en büyük ikinci yazılım şirketi Oracle ile müzakerelerine devam eden Tennessee Ekonomik ve Toplumsal Kalkınma Departmanı ise Oracle’ın çalışanlarının ofise 15 dakika mesafede olmasını istediğini söyledi.

Oracle’ın planı doğrudan konut masraflarına yardımcı olmasa da, çalışanların benzinden tasarruf etmelerine, kişisel zamanlarını boşa harcamalarına ve araç sahibi olma ihtiyacını azaltmalarına yardımcı olabilir.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/sirketler-evden-calismayi-bitirmek-icin-konut-yardimi-yapacak/feed/ 0
Ülkeyi kıtlık vurdu: Yiyecek ağaç yaprağı bile bulamıyorlar https://www.foxhaber.com.tr/ulkeyi-kitlik-vurdu-yiyecek-agac-yapragi-bile-bulamiyorlar/ https://www.foxhaber.com.tr/ulkeyi-kitlik-vurdu-yiyecek-agac-yapragi-bile-bulamiyorlar/#respond Wed, 10 Apr 2024 09:00:48 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5902 Sudan Darfur’daki Sığınmacı ve Mülteci Kampları Genel Koordinatörü Yakup Muhammed Abdullah Fevri, yaptığı açıklamada, uluslararası yardımların ulaşmaması ve kadınların tecavüze uğrama korkusuyla yiyecek getirmek için kamplardan ayrılamaması yüzünden çocukların açlıktan ölme tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirtti.

Güney Darfur Eyaletine bağlı Nyala kentinde bulunan Kalma Kampında yaşayan Fevri, “Darfur’daki mülteci kamplarında yaşayan çocukların açlığını giderecek ağaç yaprakları ve çekirge bile kalmadı.” dedi.

ÇEKİRGE VE AĞAÇ YAPRAĞI DA KALMADI

Çocukların meşe palamudu yaprakları ile çekirgeden yapılan çorbayla beslendiğine dikkati çeken Ferzi, “Kadınlar çocuklara çorba hazırlamak için meşe palamudu olmak üzere ağaç yapraklarını getirip ateşin üzerine koyarlardı, ayrıca yemeleri için çekirge tutarlardı, artık bunların hiçbiri kalmadı.” ifadelerini kullandı.

Fevri, Birleşmiş Milletler-Afrika Birliği Darfur Ortak Barış Gücünün (UNAMID) Darfur’dan çekilmesiyle birlikte öldürme ve tecavüz olaylarının bölgede kol gezmeye başladığına dikkati çekerek, kadınların tecavüz, erkeklerin de öldürülme korkusuyla kamplardan artık ayrılamadığını, bu nedenle de artık ağaç yaprakları ya da çekirge toplayamadıklarını vurguladı.

İnsanların açlıktan ölmeye başladıklarına işaret eden Fevri, “Birleşmiş Milletler de artık Darfur’da yok. UNAMID güçlerinin de Darfur’dan çıkmasına karşı çıktık. Ancak kimse bizi dinlemedi ne dünya devletleri ne uluslararası kuruluşlar ne de insan hakları kuruluşları.” ifadelerini kullandı.

“DÜNYA BİZİ, BİZİ ÖLDÜRENLERLE BAŞ BAŞA BIRAKTI”

Uluslararası toplumu Darfur’daki sığınmacı kamplarındaki trajik koşulları görmezden gelmekle eleştiren Fevri, “Dünya bizi, bizi öldürenlerle baş başa bıraktı ve kimse de yanımızda olmadı.” dedi.

Fevri, “Ancak biz pes etmedik ve hâlâ dünyaya bize yardım etmesi çağrısında bulunuyoruz.” ifadelerini kullandı.

Darfur’a yardım ulaşmaması konusunda öne sürülen gerekçelerin kabul edilemez olduğuna vurgu yapan Fevri, “Yardım ulaştırmak için yolların ve koridorların savaş nedeniyle güvensiz olduğunu belirten argümanları öne süren hiç kimse haklı değildir. İnsani yardımın ulaştırılabilmesi için mutlaka yollar vardır.” dedi.

Fevri, “20 yılı aşkın süredir bu acıları yaşıyoruz. Tüm dünya bizi ölüme terk etti. Biz insanız, bizi böyle bırakamazlar. Biz insanız ve dünyanın bizi kurtarması gerekiyor. Başta çocuklar, kadınlar ve yaşlılara olmak üzere bize yardım edilmesini istiyoruz.” dedi.

Hamile kadınların durumunu ifade edecek söz bulamadığını, durumun tam bir felaket olduğunu belirten Fevri, bölgeye yardım ulaşmazsa ölümü beklemekten başka bir seçenekleri olmadığını belirtti.

Yaklaşık bir yıldır hiç yardım almadıklarını ifade eden Fevri, kamplarda daha önce alınmış uluslararası yardımlarla yetinilmeye çalışıldığını söyledi.

Seslerini duyan ve vicdanı olan herkesten hayatta kalabilmeleri için harekete geçmelerini, kendilerine yardım eli uzatmalarını isteyen Fevri, şu ifadeleri kullandı:

“Kadınlar, çocuklar ve yaşlılar ölüyor. Elimizden hiçbir şey gelmiyor. Durum felaket, güvenlik yok. Kamplardan dışarı çıkamıyoruz. BM ve dünya Darfur kamplarındaki durumu biliyor. Aslında bir uyarıya ihtiyaçları da yok.”

Sudan hükümeti geçen hafta BM’ye, insani yardım girişi için Çad’dan el-Faşer’e açılan sınır kapısının kullanılmasına ve ihtiyaç halinde Mısır ile Güney Sudan’dan uçuşlar gerçekleştirilebileceğine onay verildiğini bildirmişti.

BM-Afrika Birliği Darfur Ortak Barış Gücünün (UNAMID) 13 yıldır görev yaptığı ve 2021 yılında çekildiği bölgeye hükümet, ortak askeri güç sevk etmeye başlamış ancak sorun çözülmemişti.

Darfur’daki beş eyaletin başkentlerinden dördü, Kuzey Darfur eyaleti ile başkenti el-Faşer’i kontrol eden ordu güçleriyle yaklaşık bir yıldır savaş yürüten Hızlı Destek Güçlerinin kontrolü altında bulunuyor.

HDK tarafından kontrol edilen Nyala kentinde bulunan Kalma Kampı, iç savaşın başlamasıyla birlikte sayısı 90 binden fazla olduğu tahmin edilen sığınmacılarla dolu en büyük kamplardan biri.

DÜNYADAKİ EN BÜYÜK AÇLIK KRİZİNİN YAŞANABİLECEĞİ UYARISI

Sudan’ın Darfur bölgesindeki açlık oranına ilişkin uluslararası ve yerel düzeyde herhangi bir veri ya da rapor bulunmuyor. Ancak Dünya Gıda Programı, 6 Mart’ta yaptığı açıklamada, Sudan’da yaklaşık 11 aydır devam eden çatışmalar nedeniyle dünyadaki en büyük açlık krizinin yaşanabileceği uyarısında bulunmuştu.

Dünya Gıda Programı’nın 5 Şubat’taki son raporuna göre, yaklaşık 18 milyon Sudanlı akut gıda güvensizliği yaşıyor ve bunların 5 milyonu açlığın eşiğinde.

ÇATIŞMALAR SÜRÜYOR

Ordu ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasında Nisan 2023 ortasında çatışmaların başladığı Sudan’da, uluslararası toplumdan gelen ateşkes çağrılarına rağmen taraflar arasında ramazan ayının ilk günlerinde birçok kentte çatışmalar yaşanmıştı.

Birleşmiş Milletlerin (BM) ramazanda ateşkes çağrısına rağmen Sudan Ordu Komutan Yardımcısı Korgeneral Yasir el-Ata, ramazanda ateşkes olmayacağını açıklamıştı.

HDK’nin başkent Hartum’un yanı sıra batıdaki Darfur ve Kurdufan eyaletleri ile ülkenin orta kesimindeki Beyaz Nil’de kontrol ettiği yerlerden çekilmesi durumunda bir ateşkes ya da müzakereden bahsedilebileceğini ifade eden Ata, Egemenlik Konseyi Başkanı ve Ordu Komutanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan’ın kendisiyle bu konuda iletişim kuran taraflara “değeri, ahlakı ve dini olmayan bir grupla ateşkes olmayacağını” söylediğini kaydetmişti.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde (BMGK) 10 Mart’ta, Sudan’da ramazan boyunca ateşkes yapılmasına ilişkin karar tasarısı kabul edilmişti.

HDK’den yapılan açıklamada da “Kutsal ramazan ayı boyunca Sudan’daki düşmanlıkların durdurulması çağrısında bulunan BMGK’nin kararını memnuniyetle karşılıyoruz.” ifadesi kullanılmıştı.

Sudan Dışişleri Bakanlığı da BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in ramazan ayı boyunca ülkedeki “düşmanlıkları” durdurma çağrısını memnuniyetle karşıladığını açıklamıştı.

SUDAN’DAKİ İÇ SAVAŞ

Sudan’da Egemenlik Konseyi Başkanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan komutasındaki ordu ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK), Aralık 2018’deki halk ayaklanması sonrasında yönetimi ele geçirip, yaklaşık 30 yıl iktidarda kalan Cumhurbaşkanı Ömer el-Beşir’in Nisan 2019’da devrilmesinin ardından sivillerin katılımıyla oluşturulan hükümette yer almış, 2021’de ise sivil hükümete karşı birlikte darbe düzenlemişti.

Ordu ve HDK’nin, askeri ve güvenlik reformu kapsamında HDK’nin orduya entegrasyonu meselesinde anlaşmazlığa düşmesinin ardından 2023’ün nisan ayı ortasında iç savaş patlak vermişti.

Ülke o tarihten bu yana taraflar arasında şiddetli çatışmalara sahne oluyor.

BM’ye göre, dünyanın en büyük yerinden edilme krizinin yaşandığı Sudan’daki çatışmalar sonucu 13 binden fazla kişi hayatını kaybetti, 6 milyon kişi ülke içinde başka şehirlere, 1,7 milyon kişi çevre ülkelere kaçtı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/ulkeyi-kitlik-vurdu-yiyecek-agac-yapragi-bile-bulamiyorlar/feed/ 0
Erbakan’dan iktidara: Hikaye karın doyurmuyor, dolar 38 olursa şaşırmayın https://www.foxhaber.com.tr/erbakandan-iktidara-hikaye-karin-doyurmuyor-dolar-38-olursa-sasirmayin/ https://www.foxhaber.com.tr/erbakandan-iktidara-hikaye-karin-doyurmuyor-dolar-38-olursa-sasirmayin/#respond Sun, 07 Apr 2024 21:54:26 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5819 Son dönemde bizzat Erdoğan’ın isim vermeden hedef aldığı Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, iktidara yüklenmeyi sürdürüyor.

Ordu’nun Ünye, Fatsa ve Çamaş ilçelerinde Seçim Koordinasyon Merkezlerinin açılışına katılan Erbakan, günfdr 2 bin 500 üy kaydı yaptıklarını, üye sayılarının 470 bini aştığını anlattı.

Partisinin yüzde 20’nin üzerinde oy alacağını savunan Erbakan, ekonomi üzerinden iktidara yüklendi:

– Sözün bittiği yerdeyiz. Hiçbir anlatılan hikaye karın doyurmuyor, derde derman olmuyor. Sadece oyalama, sadece zaman kaybı. ‘Bir seçimi daha atlatabilir miyiz’ kaygısı ile anlatılan hikayeler. Peki, gerçekler ne Türkiye’de? Halkın yüzde 85’i yoksul, yüzde 45’i açlık sınırının altında gelire sahip. Açlık sınırı 20 bine dayanmış. Bu ne demek; 10 milyon asgari ücretli ve milyonlarca emekli, açlık sınırının altında.

“FAKİRLİK 4.5 KAT ARTTI”

– 10 bin TL alan emekli açlık sınırının yarısı kadar maaş alıyor demek. Yoksulluk sınırı, bu ülkede aylık 53 bin TL’ye gelmiş. Bu fiyatlarla, bu enflasyonla 4 kişilik ailenin aylık 53 bin TL geliri yoksa; o aile bu ülkede fakir konumunda. İşte bu matematikle baktığınızda halkın yüzde 85’i yoksul, yüzde 45’i aç. Zaten sosyal yardımlar, dağıtılan erzaklar, gıda yardımları, çok övünerek söyledikleri aslında Türkiye’nin nasıl fakirleştiğinin bir ispatı.

– 2002’de 1 milyon haneye sosyal yardım yapılırken, bugün 4,5 milyon haneye sosyal yardım yapılıyor. Nüfusumuz 2002’den bu yana 4,5 kat mı arttı? Hayır. Ama fakirlik 4,5 kat arttı. 1 milyon hane sosyal yardıma muhtaçken, bugün 4,5 milyon hane yardıma muhtaç hale gelmiş. 20 sene önce vatandaşın bankalara borcu 6 milyar TL iken; bugün 2,5 trilyon TL’ye fırlamış. Bir insan, bankaya, kredi kartına keyfinden borçlanır mı?

“85 MİLYONUN BANKAYA BORCU 400 KAT ARTTI”

– Gelir seviyesi, maaşı yeterli olsa, imkanı olsa gidip de kredi çeker mi, kredi kartı kullanmak zorunda kalır mı? 85 milyon vatandaşın bankaya borcu, son 20 senede 400 misli artmış. Çiftçinin, köylünün borçları 20 senede 2,5 milyar TL’den 530 milyar TL’ye geldi. 220 misli artmış. Dar gelirli milyonlar, işçi, memur, esnaf, emekli, köylü, boğazına kadar borca batıyor. Neden? Çünkü gelir seviyesi yeterli değil. Çünkü açlık ve yoksulluk sınırının altında gelir ile hayatta kalmak mecburiyetinde kalıyor.

“KENDİSİ ‘DOLAR 45 TL OLACAK’ DİYOR”

Doların iki seçim arasında 19 liradan 34 liraya çıktığını ifade eden Erbakan, şöyle devam etti:

– Nisan ayında, geçen seçimden önce dolar 19 TL’ydi. Bu hafta 34 TL’ye dayandı. Şimdi 33 TL seviyesinde. ‘Düşüreceğiz’ diye ne yapacaklarını şaşırıyorlar. Bu gidişle seçime kadar 38 TL olursa hiç şaşırmayın. Orta vadeli programda; devlet, kendi ekonomi programında yazmış. ‘2024 sonu döviz kuru 45 TL olacak’ diyor. 45 TL olacak diye kendisi söylüyor.

Sonra çıkıyor ‘Enflasyon düşecek’ diyorlar. Kendileri ile çelişiyorlar. Doların 45 TL olacağı ülkede enflasyon düşer mi, düşmez. Hikaye bunlar. Enflasyonun düşmesi için denk bütçe lazım. İsrafın önlenmesi lazım. Milli kaynak paketlerinin hayata geçirilmesi lazım. Üretim ve ihracatla dış ticaret açığının önlenmesi lazım. Dış borçlanmadan kurtulması lazım. Bütün bunları olması için de Milli Görüş ruhu lazım.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/erbakandan-iktidara-hikaye-karin-doyurmuyor-dolar-38-olursa-sasirmayin/feed/ 0
Herkes trafik kazası sanıyordu gerçek dehşete düşürdü https://www.foxhaber.com.tr/herkes-trafik-kazasi-saniyordu-gercek-dehsete-dusurdu/ https://www.foxhaber.com.tr/herkes-trafik-kazasi-saniyordu-gercek-dehsete-dusurdu/#respond Tue, 02 Apr 2024 21:00:17 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5505 Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının ve İl Emniyet Müdürlüğünün 12 Ekim 2023’te Hacılar ilçesi Erenler Caddesi’nde 50 SF 514 plakalı otomobille geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybettiği zannedilen Eyüp Arslantürk’ün (57) ölümüyle ilgili şüphe üzerine başlattığı ve yaklaşık 5 ay süren detaylı soruşturma sonucu 4’ü tutuklu 6 sanık hakkında iddianame hazırlandı.

Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, tutuklu sanıklar B.E, K.S.Y, F.P. ve B.G’nin, “tasarlayarak öldürme”, “cebir kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya azmettirme”, “kamu hizmetine tahsis edilmiş eşyaya zarar vermeye azmettirme” ve “gece vakti konut dokunulmazlığını ihlal etmeye azmettirme” suçlarından cezalandırılmaları istendi.

Tutuksuz sanıklar M.T. ve A.T. için de “tasarlayarak öldürmeye yardım etme”, “cebir kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya yardım etme”, “kamu hizmetine tahsis edilmiş eşyaya zarar vermeye yardım etme” ve “gece vakti konut dokunulmazlığını ihlal etmeye yardım etme” suçlarından ceza istenen iddianame, Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.

Sanık, müşteki ve tanık beyanlarına yer verilen iddianamede, Eyüp Arslantürk’ün ölümüne ilişkin detaylar yer aldı.

EŞİNİ VE KIZINI MİSAFİRLİĞE ÇAĞIRIP KAÇIRMIŞLAR

Soyadını değiştiren iki kardeşten sanık B.E’nin, annesi sanık M.T. hakkında çirkin ithamlarda bulunduğu iddiasıyla, daha önce ikamet ettikleri Develi ilçesinden ailece tanıştıkları Arslantürk’ü kaçırmak için kardeşi K.S.Y, bacanağı F.P. ve arkadaşı B.G’yi azmettirdiği belirtilen iddianamede, sanıkların B.E’nin iş yerinde toplanıp plan, maktulün evinin yakınlarında ise keşif yaptıkları belirtildi.

Önce maktulü camiye giderken araçla önünü keserek kaçırmayı düşünen, sonra bu plandan vazgeçen sanıklardan B.E’nin, maktulün evde yalnız kalmasını sağlamak için annesinden yardım istediği bilgisi de iddianamede yer aldı.

İddianamede, sanık M.T’nin maktulün eşi ve kızını evinde misafir ettiği 12 Ekim 2023 akşamı, diğer sanıklar B.E, K.S.Y, F.P. ve B.G’nin eylemi gerçekleştirmek üzere harekete geçtiği kaydedildi.

AĞZINI BEZ VE KOLİ BANDIYLA BAĞLADILAR

B.E’nin kar maskeleri, fenerler, plastik kelepçeler, bez ve koli bandını, F.P’nin ise maktulün evinin elektriğini kesmede kullandığı makası temin ettiği belirtilen iddianamede, şu bilgilere yer verildi:

“4 sanığın B.E’nin kullandığı araçla, güvenlik kameralarına yakalanmamak için arka yollardan maktulün evinin bulunduğu yere gittiği, plan doğrultusunda sanıklardan K.S.Y’nin evin elektriğinin bağlı olduğu trafonun kablosunu kestiği tespit edilmiştir.

3 sanığı evin arka kapı tarafına bırakan B.E’nin aracıyla iş yerine geri döndüğü, evin kapısını açan maktulü darbeden kar maskeli 3 sanığın, maktulün ağzını bez ve koli bandıyla, ellerini de plastik kelepçeyle bağladığı belirlenmiştir.

Daha sonra maktulü kendi aracına bindiren 3 sanığın, B.E’nin nişanlısının üzerine kayıtlı parselde bulunan bağ evine gitmek üzere yola çıktığı, yolda sanıklardan B.E’nin de aracıyla kendilerine katıldığı, sanıkların maktulü bağ evinin kömürlük olarak kullanılan deposuna götürdüğü tespit edilmiştir.

İŞKENCEYLE ÖLDÜRÜP KAZA SÜSÜ VERDİLER

Sanıkların sandalyeye oturttukları maktulü ağzı bağlı olarak darbettikleri, göğsünde kaburga kırıkları oluşacak şekilde darbedilen maktulün olay yerinde hayatını kaybettiği belirlenmiştir.

Sanıkların, olaya trafik kazası süsü vermek amacıyla, maktulü öldürdükten sonra aracının şoför koltuğuna taşıdığı, F.P’nin maktulün kucağına, yan koltuğa da K.S.Y’nin oturduğu, B.E’nin aracıyla takip ettiği, F.P’nin vitesi boşa alarak araçtan indiği ve aracı iterek su kanalına doğru yönlendirdiği tespit edilmiştir. Aracın çok fazla ilerlemeden durduğu, sanıkların diğer araç ile olay yerinden ayrıldığı belirlenmiştir.”

“ANNEM HAKKINDA ÇİRKİN SÖZLER SÖYLEDİ”

Sanık B.E. ise iddianamede yer alan ifadesinde, annesi hakkında asılsız ve çirkin sözler sarf ettiğini öne sürdüğü maktulü evinden alıp, korkutup bırakmayı amaçladığını iddia etti.

B.E, “Maktul beni tanıdığı için aracımdan inmedim, yüzümü görmesini istemedim. B.G. veya F.P. maktulün nefes almadığını söyledi.” dedi.

Maktulü aracıyla yolda bıraktıklarını belirten B.E, “Biz şehir merkezine döndük. Maktulün aracının hareket edip su kanalına girdiğini görmedim.” ifadesini kullandı.

Sanıklardan M.T. ve kocası A.T. de olay hakkında bilgileri olmadığını iddia etti.

Diğer sanıklar da maktulün ölümüne sebep olacak herhangi bir şey yapmadıklarını öne sürdü.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/herkes-trafik-kazasi-saniyordu-gercek-dehsete-dusurdu/feed/ 0
Erdoğan: Hamas bir direniş hareketidir https://www.foxhaber.com.tr/erdogan-hamas-bir-direnis-hareketidir/ https://www.foxhaber.com.tr/erdogan-hamas-bir-direnis-hareketidir/#respond Sun, 31 Mar 2024 09:03:12 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5407 Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) tarafından Sinan Erdem Spor Salonu’nda ‘Bizim Kahramanımız!’ başlığıyla düzenlenen TÜGVA 7.Gençlik Buluşması’na katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan burada yaptığı konuşmasında İsrail’i hedef aldı.

“İSRAİL YÖNETİMİ KORKAKTIR”

İsrail yönetiminin bir tehdit olduğunu vurgulayan Erdoğan şunları söyledi:

– “Netenyahu’nun başında bulunduğu İsrail yönetimi tehdittir. Tarih bize göstermektedir ki önüne geçilmeyen, kınanmayan, engellenmeyen her zulüm ve katliam farklı bahanelerle pusuda bekleyen yenilerin yolunu açar. İsrail yönetiminin pervasızca yürüttüğü cinayetler, zulümler, hırsızlıklar ve diğer tüm arızalı politikanın bu zincirleme reaksiyonu başlatma riski giderek artmaktadır. Netenyahu’nun başında bulunduğu İsrail yönetimi korkaktır tüm büyük zalimler gibi korkaktır. Siyanonizm adına kadın ve çocuk katliamı yapan kendilerini savuma imkanı olmayan masumlara zulmeden İsrail yönetimi korkaktır. Güçlü olduğunda ceberrut kesilen korktuğunda hayvandan aşağı bir konuma inen bu güruh insanlığın kalbinde kendisi için var olan son merhamet kırıntılarını da yok etme yolunda ilerlemektedir.”

“HAMAS’A TERÖR ÖRGÜTÜ İFTİRASI ATAN İSRAİL MUHİPLERİNE ALDIRMAYIN”

Erdoğan, şöyle devam etti:

– “Sevgili gençler, şunu çok iyi bilmenizi isterim içimizdeki kimi kendini bilmezlerin söylemlerine bakarak devletimize ve milletimize karşı asla tereddüte kapılmayın. Bu ülkede siyaset yaptığı halde çıkıp utanmadan Hamas’a terör örgütü iftirası atan, İsrail muhiplerine asla ve asla aldırmayın. Bunlar katil İsrail’e selam çakarak siyasi ikballerini garantiye alacaklarını düşünen kifayetsiz muhterislerdir. Pusulasını emperyalistlere çevirmiş, selefleri gibi. Bunlar da yakında, tarihin tozlu raflarında kaybolup gideceklerdir.

– Şayet onların iddia ettiği gibi Hamas bir terör örgütü olsaydı emin olun herkesten önce kendileri savunur, işbirliği yapar, muhabbet beslerlerdi. Eğer, Hamas bunların dediği gibi bir örgüt olsaydı, milletvekilleri her yıl dönümünde kurulduğu köyü ziyaret eder, atlamak için kırk dereden su getirirler, reklamını en çok kendileri yapardı. Gerçekten de Hamas dedikleri gibi olsaydı şüpheniz olmasın Hamas’ın hamiliğini, avukatlığını bunlar kimseye bırakmazdı. Hamas bunların iddia ettiği gibi bir örgüt kesinlikle değildir. Bilakis canları pahasına vatanlarını ve topraklarını savunan bir direniş hareketidir. Müfterileri asıl rahatsız eden de Hamas’ın bu özelliğidir. Biz bunlara aldırmıyoruz, itibar etmiyoruz, kesinlikle prim vermiyoruz.”

“37 BİN TONDAN FAZLA İNSANİ YARDIM MALZEMESİNİ ULAŞTIRDIK”

Erdoğan, “Türkiye olarak hiçbir tehdide ve baskıya boyun eğmeden, Gazze’de yaşanan katliamın Filistin’de yaşanan zulmün sona ermesi için kalbimizle dilimizle ve elimizle her türlü çabayı gösteriyoruz” ifadelerini kullandı ve şunları kaydetti:

– “Dualarımızda hep Filistinli kardeşlerimizin özgürlüğüne kavuşması yakarışı var. Bu meseleyi uluslararası gündemde tutmak ve somut kararlar çıkması için yoğun diplomasi yürütüyoruz. Mısır ve ürdün üzerinden bölgeye yardım ulaştırmak için yoğun gayret göteriyoruz.

– Bugüne kadar 37 bin tondan fazla insani yardım malzemesini uçaklar ve gemilerle bölgeye ulaştırdık. Kızılay’ımızın sivil yardım gemisi 3 bin tonluk malzemeyle dün yola çıktı. Gaze’nin Refah sınır kapısından her gün Kızılay tırlarımız Gazze’ye giriyor. Ramazan ayında yardımlarımızı inşallah daha da artıracağız.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/erdogan-hamas-bir-direnis-hareketidir/feed/ 0
BM uyardı: Gıda krizi büyüyecek https://www.foxhaber.com.tr/bm-uyardi-gida-krizi-buyuyecek/ https://www.foxhaber.com.tr/bm-uyardi-gida-krizi-buyuyecek/#respond Tue, 26 Mar 2024 21:21:15 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5221 Birleşmiş Milletler’in (BM) İşgal Altındaki Filistin Toprakları için Geçici İnsani Koordinatörü James McGoldrick, Gazze’nin kuzeyindeki durum, hijyen ve sağlık koşulları ile gıda eksikliğinin toplumun en kırılgan kesimini vurduğunu belirterek, “Bu bölgelerde gıda krizinin büyüyeceğini tahmin etmek mümkün” dedi.

McGoldrick, “Açlık tehdidine karşı uyardınız ve açlık nedeniyle ölümler gerçekleştiğini dile getirdiniz. Gazze Sağlık Bakanlığına göre açlıktan ölen kişilerin sayısı 20’ye ulaştı. Bunların arasında 14 günlük bir bebek de var. Sizin sahadaki deneyiminize göre, bu ölümlerden kim sorumlu? Yakın zamanda açlık ve susuzluk nedeniyle ölümlerin artmasından endişe duyuyor musunuz?” sorusunu yanıtladı.

McGoldrick, farklı kaynaklar ve raporlardan söz konusu ölümleri takip ettiğini belirterek, 14 günlük bebeğin açlık nedeniyle hayatını kaybedenlerin ilki olduğunu belirtti.

Özellikle Gazze’nin kuzeyindeki durum, hijyen ve sağlık koşulları ile gıda eksikliğinin toplumun en kırılgan kesimini vurduğunu belirten McGoldrick, “Bu bölgelerde gıda krizinin büyüyeceğini tahmin etmek mümkün.” dedi.

McGoldrick, BM Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) ve diğer BM örgütlerinin raporlarında da buna işaret edildiğini kaydederek, ölümlerin engellenebileceğinin altını çizdi.

“DEHŞET VERİCİ”

Ayrıca “ABD’li yetkililer ramazan ayında geçici ateşkes üzerinde duruyorlar. Kutsal ramazan ayı, aynı imkanlara sahip olmayan insanlarla dayanışma göstermeyi amaçlar. Gazze’deki insanların ramazan ayı ya da sonrasında bayramı kutlayacak durumu var mı? Görünen, yaşam için temel ihtiyaçlardan yoksun oldukları yönünde. Ramazanı beklemek, hususi olarak bu ay için çağrıda bulunmak sizce ne kadar mantıklı?” sorusunu da yanıtlayan McGoldrick şunları söyledi:

“Ramazan konusunda dikkati çektiğiniz nokta önemli. Ziyaret ettiğim kamplardan birinde, bir kadın ramazan yaklaşırken ne kadar strese girdiklerini ve mutsuz olduklarını anlattı. Bu koşullarda ramazanı düzgün bir şekilde kutlayamayacaklarından yakındı. Gerekli ürün, gıda ve hatta yemek pişirmek için gazları bile yok. Ramazanı normal bir şekilde icra etmek birçok aile için mümkün olmayacak, bu da dehşet verici.”

“YAŞAM KOŞULLARI KORKUNÇ”

Gazze’deki 2,3 milyon kişi için yaşam koşullarının korkunç olduğunun altını çizen McGoldrick, bir taraftan ateşkese hazırlık yaparken, diğer taraftan Refah’a olası bir askeri operasyon durumunda ne yapacaklarını planlamaları gerektiğini söyledi.

McGoldrick, kronik hastalıkların yaygınlaştığını, sağlık sisteminin diz çöktüğünü ve temiz su ile hijyen yoksunluğunun çok büyük sorun teşkil ettiğini dile getirdi.

“Gazze’de kadınlar, çocuklar, kırılgan gruplar ve diğerleri için birçok şeyi yoluna koymamız gerekiyor” diyen McGoldrick, özellikle Gazze’nin kuzeyinde açlığın çok büyük boyutlara ulaştığı konusunda uyardı.

McGoldrick, insani yardımların artırılması gerektiğini, günde en az 300 yardım tırına ihtiyaç olduğunu belirterek, halihazırda 150 yardım tırının bile Gazze’ye zor girdiğini ifade etti.

“HAVADAN YARDIM ALTERNATİF OLAMAZ”

Havadan atılan insani yardımlarla ilgili ise McGoldrick, bunların faydalı olduğunu ancak çok büyük ihtiyaçları karşılama konusunda yetersiz olduğunu dile getirdi.

McGoldrick, “Havadan yardım fırlatma kara yoluyla gelen gıda yardımının alternatifi olamaz. Çok büyük ihtiyaçlardan bahsediyoruz” dedi.

Yardım tırlarının havadan fırlatmaya göre yaklaşık 10 kat daha fazla yardım sağladığını aktaran McGoldrick, aynı zamanda havadan fırlatmanın aksine ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldığını söyledi.

McGoldrick, havadan atılan yardımların bazılarının denize düştüğünü ve gerçekten ihtiyacı olanların aksine güçlü olanlar tarafından ele geçirildiğini kaydetti.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/bm-uyardi-gida-krizi-buyuyecek/feed/ 0
İsrail 13 bin 430 çocuğu öldürdü https://www.foxhaber.com.tr/israil-13-bin-430-cocugu-oldurdu/ https://www.foxhaber.com.tr/israil-13-bin-430-cocugu-oldurdu/#respond Fri, 22 Mar 2024 21:30:56 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5049 Gazze’deki hükümetin Medya Ofisinden yapılan açıklamada, İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze’ye düzenlediği ve 151’inci gününe varan saldırılara ilişkin son bilgiler paylaşıldı.

İsrail ordusunun 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’nde “savunmasız Filistin halkına, sivillere, çocuklara ve kadınlara” yönelik 2 bin 675 katliam gerçekleştirdiği belirtildi.

Gazze Şeridi’nde 151 gündür düzenlenen saldırılarda 13 bin 430 çocuk ve 8 bin 900 kadının öldürüldüğü kaydedildi.

Saldırıların beş ayı geride bırakarak altıncı aya girdiğine işaret edilen açıklamada, yüzde 70’i kadın ve çocuk olmak üzere 7 bin kişinin halen enkaz altında veya kayıp olduğu belirtilirken, hastanelere getirilen ölü sayısının 30 bin 534, yaralı sayısının ise 71 bin 920 olduğu bildirildi.

Sağlık sektörünü de hedef alan İsrail’in, Gazze’de 364 sağlık çalışanı ve 48 sivil savunma görevlisini öldürdüğü aktarıldı.

Gazze’de 132 gazetecinin İsrail saldırılarında öldürüldüğüne dikkati çekildi.

Abluka altındaki bölgede Filistinlilerin maruz bırakıldığı kıtlığa işaret edilen açıklamada, un, pirinç ve tahılın yanı sıra halkın yemek zorunda kaldığı hayvan yemlerinin de tükenmesinin ardından özellikle Kuzey Gazze ve Gazze’de kıtlığın daha da kötü bir hal aldığı uyarısında bulunuldu.

İsrail’in gıda ve yardım malzemesi girişini engellediği, hatta bölgeye ulaşmaya çalışan yardım araçlarını hedef alarak çocuklarına ve ailelerine yiyecek arayan onlarca kişinin ölümüne yol açtığı ifade edilen açıklamada, aç bırakma politikası; sivillere, çocuklara ve kadınlara yönelik baskılar; gıda, su ve ilaç güvensizliği sonucu bu iki vilayette hayatını kaybeden 700 binden fazla kişinin sorumluluğunun İsrail ile başta ABD ve uluslararası toplum olmak üzere müttefiklerini sorumlu tuttuğu vurgulandı.

İnsani yardımın havadan ulaştırılmasının en iyi yollardan biri olmadığı kaydedilen açıklamada, “tüm dünyanın da bildiği gibi” kara yoluyla günde 1000 yardım tırının Gazze Şeridi’nin kuzeyi başta olmak üzere tüm bölgeye ulaştırılmasının en kesin çözüm yolu olduğu ifade edildi.

İsrail ordusunun, yaşanılan kıtlığın gölgesinde dağıtılan yardım malzemesi ve unu almak isteyen binlerce kişiye yönelik katliamlar gerçekleştirdiği belirtilen açıklamada, İsrail’in Gazze’de un almak için bekleyenleri hedef aldığı saldırıda 116 kişinin öldürüldüğü; 700’den fazla kişinin yaralandığı, ayrıca Deyr Belah’ta Kuveytli bir hayır kurumuna ait yardım aracının vurulması sonucu 8 kişinin öldürüldüğü; yine Gazze’deki Kuveyt Kavşağındaki saldırıda onlarca kişinin hayatını kaybettiği ve yaralandığı bildirildi.

İsrail’in ayrıca Filistinlilere karşı uluslararası hukuku ihlal eden 19 savaş suçu işlediği, bunların aynı zamanda Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılar sırasında işlediği soykırım suçunun unsurlarını da oluşturduğu aktarıldı.

Birleşmiş Milletler’in, Gazze’nin kuzeyine yardım malzemelerinin teslimini durdurma kararının şaşkınlıkla karşılandığı kaydedilen açıklamada, bu kararın 700 bin insanın ölüme terk edilmesi ve insani koşulların katlanarak ağırlaştırılması anlamına geldiği ifade edildi.

İsrail’in Nasır ve Emel hastanelerini tank ve insansız hava aracıyla yıktığı, sağlık personeline ve yerlerinden edilerek hastaneye sığınanlara ateş açtığı, çok sayıda Filistinliyi öldürerek hastaneyi toplu mezara ve kışlaya çevirdiği kaydedilen açıklamada bunun da açık şekilde bir savaş suçu olduğu, benzerlerinin bölgedeki 32 hastaneye de uygulandığı aktarıldı.

Yerinden edilmiş 2 milyon insanın hâlâ yüzlerce barınma merkezinde çetin, zor ve trajik bir hayat yaşadığı kaydedilen açıklamada, yerinden edilenlerin yiyecek, su ve ilaç bulamadığı, yerinden edilmenin zorlu koşulları ve uluslararası kuruluşların mültecilere ve yerinden edilenlere tahsis ettiği hizmetlerin yokluğu nedeniyle 700 binden fazlasının bulaşıcı hastalıklara yakalandığı belirtildi.

Saldırılar altıncı ayına girerken İsrail’in 1000’den fazla okulu, üniversiteyi, eğitim kurumunu, camiyi, kiliseyi ve hastaneyi hedef alarak yıktığı ifade edilen açıklamada,

İsrail’in Filistin tarihini ve coğrafyasını haritadan silmek amacıyla yaklaşık 200 arkeolojik ve miras alanını yok ettiği ifade edilen açıklamada, ilk belirlemelere göre Gazze Şeridi’ndeki soykırım savaşının doğrudan verdiği zararın 15 milyar doları aştığı, dolaylı zararların ise bunun çok üzerinde olduğuna işaret edildi.

Açıklamada, İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik sürdürdüğü soykırım savaşından ve bu savaşın durdurulamamasından “işgalcilerin ortağı” ABD yönetiminin yanı sıra BM Güvenlik Konseyi ve uluslararası toplum da sorumlu tutuldu.

Ofisin açıklamasında, dünyanın tüm ülkelerine, tüm uluslararası kuruluşlara, tüm Arap ve İslam ülkelerine, Gazze Şeridi’nde sivillere, çocuklara ve kadınlara karşı yürüttüğü soykırım savaşını durdurması için İsrail’e baskı yapmaları ve işlediği korkunç suçlardan dolayı İsrail’i kınamaları ve tüm uluslararası mahkemelerde takipçisi olmaları çağrısında bulunuldu.

Arap Birliği ve İslam İşbirliği Teşkilatına, Refah Sınır Kapısının kalıcı olarak ve derhal açılması, her gün 24 saat boyunca kısıtlama olmaksızın açık bir insani koridor haline getirilmesi ve yüzbinlerce ton yardımın mülteciye ulaştırılması için azami çaba göstermeleri çağrısı yapılan açıklamada, Gazze’deki 11 bin yaralının tedavi için yurt dışına gönderilmesi ve Gazze Şeridi’ndeki hayati tesislerin yeniden çalıştırılması için Refah Sınır Kapısından yakıt girdirilmesi talep edildi.

Tüm insani yardım ve uluslararası kuruluşlarına Gazze şehri ve kuzeyindeki çalışmalarına yeniden dönmeleri ve özellikle insani durumun kötüleşmesi ve çatışmaların derinleşmesiyle birlikte bu iki kentteki tüm vatandaşlara yardım, un, gıda dağıtmaları çağrısı yapılan açıklamada, diğer kentlerdeki çalışmaların güçlendirilmesi ve tüm vatandaşlara gıda sağlanması istendi.

Açıklamada, Körfez İşbirliği Konseyi, İslam İşbirliği Teşkilatı, Arap Birliği ve dünyanın tüm ülkelerine Gazze Şeridi’nin yeniden inşasına çözüm bulmak için derhal ve acilen bir araya gelmeleri çağrısında bulunuldu.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/israil-13-bin-430-cocugu-oldurdu/feed/ 0
İmamoğlu’ndan Kurum’a tepki: Acemi aday, farkında olmadan Erdoğan’ı eleştiriyor https://www.foxhaber.com.tr/imamoglundan-kuruma-tepki-acemi-aday-farkinda-olmadan-erdogani-elestiriyor/ https://www.foxhaber.com.tr/imamoglundan-kuruma-tepki-acemi-aday-farkinda-olmadan-erdogani-elestiriyor/#respond Mon, 18 Mar 2024 21:51:22 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4867 İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP Zeytinburnu Belediye Başkan Adayı Onur Soytürk ile birlikte Zeytinburnu’nda halk buluşması gerçekleştirdi. İmamoğlu konuşmasında rakibi Murat Kurum’un “31 Mart’ta Gazze’deki mazlumlar sevinecek. Gazze’nin özgürlüğü için İBB olarak Gazze’ye yapacağımız yardımlar için 31 Mart’ta milletimiz gerçek belediyecilikten yana tavrını koyacaktır” açıklamasına çok sert tepki gösterdi.

“MEKKE DE DÜŞMEDİ ESENYURT DA”

2019 yerel seçim sürecinde çok tartışılan “Esenyurt düşerse Mekke düşer” söylemine atıf yapan İmamoğlu şunları söyledi:

* “Böyle bir söz desem ben, bu milletin huzuruna vallahi çıkamam. Bu yüz müdür, meşin midir anlamadım. Nasıl bir yüz var bunlarda ben anlamadım. Esenyurt düşerse… Bak bak lafa bak. Lafın ağırlığına bak. Neymiş efendim Mekke düşermiş. Allah sizi ıslah etsin. Mekke’yle Esenyurt ne alaka? Milletin arasına nifak sokacaklar ya, milletin o masum inancını kullanacaklar ya…Binde bir sokakta bana kızgın bakıyorlar.

* Niye? Bu yalan ifadeleri dinledikleri için. Şu 12-13 kanal var ya bizim paramızla bile reklamımızı almıyor. Senin benim paramla yayın yapan TRT bile reklamımızı almıyor. O yöneticiler, 86 milyonun kul hakkını yiyorlar. Zehir zıkkım olsun onlara. Sanıyorlar ki bu millet bu ucuz numaraları yutacak, yutmaz. İşte onun için inançları mesele ediyorlar. Neymiş? Esenyurt düşerse Mekke düşermiş. Ne oldu? Esenyurt’u da kazandık. Mekke de Esenyurt da düştü mü? Düşmedi. Her şey yerinde kardeşim.”

“FARKINDA OLMADAN ERDOĞAN’I ELEŞTİRİYOR”

İmamoğlu tepkisini şöyle dile getirdi:

* “Şimdi bu Mekke- Esenyurt meselesini alet ettiler ya o zaman, sanki işe yaramış gibi bu acemi aday dayanamadı dün bir laf yetiştirdi. Neymiş efendim? Bak lafa bak Allah’ınızı severseniz ya;’31 Mart’ta Gazze’deki mazlumlar sevinecek.’ İBB’yi o kazanırsa ‘Gazze’ye yardım edeceğim’ demiş. Neresinden tutarsan eline geliyor. Bir; ey Allah’ın adamı, ey güzel adam. Ne diyeyim sana? Daha ne diyeyim yani? Allah seni ailene bağışlasın. Git ailenle yaşa. Ama bu şehri sen bilmiyorsun. Bu şehrin insanı ne hiç bilmiyorsun. Ben bu laftan ne anlarım biliyor musun? Aslında farkında değil. Hükümeti eleştiriyor burada hükümeti. Yani koca Türkiye Cumhuriyeti Gazze’ye yardım edemedi. O gelince edecekmiş. Acemi adayın dengesi o kadar bozuk ki, farkında olmadan aramızda kalsın Erdoğan’ı eleştiriyor.

* Sayın Cumhurbaşkanı’na diyor ki, ‘Gazze’ye yardım et. Bak sen etmedin, ben gelirsem ben edeceğim’ diyor. ‘İBB başkan olursam yardım edeceğim’ diyor. Bak daha yeni başladık. Kavga etmeyin. Yan yana afişleriniz var. Sonra makası alıp kesmeye başlarlar. Bak Sayın Erdoğan’ın sağı solu belli olmaz. Resimlerinden bir gün sonra seni pat diye çıkarıverir ha. Tek kendi resimleriyle seçime girer İstanbul’da. Yapar vallahi yapar. Ben zaten bekliyorum. Bir hafta bilemedin, iki hafta sonra meydanlarda söyleyeyim. Gene dayanamayacak. Keşke memleketin gerçek sorunlarına eğilse ama hani bir laf vardır ya; ‘Boynun eğri demişler, nerem doğru ki’ demiş. Şimdi bunların işi böyle. Ben bunlara boşuna su kaynattı demiyorum. Boşuna kayış attılar demiyorum. Vallahi Allah’a yardımcıları olsun. Ama neyse. Bu zor zamanlarda, emeklilerimizin yüzünün gülmediği zamanlarda, dar gelirlilerin sıkıntılarını had safhada olduğu zamanlarda , enflasyonun tavan yaptığı zamanlarda Allah razı olsun İstanbul’da yüzümüzü güldüren bir acemi aday var.”

KURUM’U DAVET ETTİ

Yardım konusunun istismar edilmemesi gereken hassas konular olduğunu vurgulayan İmamoğlu, Kurum’a şu çağrıyı yaptı:

* “İsrail’in insanlık dışı Gazze saldırısı başlayınca hemen yönetici ekibimizle hemen o gün oturduk. İBB Meclisi’nin önergemizi verdik. Gazze yardımı için karar çıkarttık. Bölgeye yardım ulaştırılması zor şartlarda oluyor. Onun için bu süreci bir tek ülkemiz adına da AFAD planlıyor. Sonuçta izin çıktı, hazırlıklarımızı bitirdik. 2 gün sonra bu milletimiz adına yardımlarınız Gazze’ye gidiyor. Buradan sayın adaya yeni bir davette bulunuyorum. Bu davet işi olunca başı dönüyor ama 5 Mart salı günü sabah 11.30’da seni Sultangazi’deki tesislerimize lojistik sahaya davet ediyorum. Gel orada beraber İstanbulluların yardımlarını hep beraber Gazze’ye yollayalım. Çekinme gel.

* Biz sana benzemeyiz. Davetimiz de asildir. Misafirperverliğinizde asildir. Senin gibi misafire kaba saba sözler etmeyiz, ettirmeyiz. Gel birlikte Gazze’ye, el ele yardımları İstanbul halkı adına uğurlayarak. Hayat boyu en çok sevdiğim sözlerden birisi. Atamızın güzel sözü; ‘Fikri hür, vicdanı hür nesiller…’ Akıl da vicdan da hür olmayınca insan böyle mekanikleşiyor. Ne diyeceğini bilmiyor. Çünkü bunlar talimat alarak iş yapmaya alışmışlar. İnşallah 31 Mart’ta, 16 milyon insanımızla birlikte bu fikri hür, vicdanı hür olmayanları bile özgürleştireceğiz. Hani bir parmak eksilterek el sallıyorlar ya, 31 Mart’tan sonra o parmaklarını da özgürleştireceğiz.”

“ONLARA BENZEMEM”

İmamoğlu, İstanbul’un yanında hissettiğini bunun kendisine güç verdiğini belirterek “Zaten 24 saat dolmadan söylediklerini yolda giderken bile döndüren, 24 saat dolmadan kendi söylediklerini çeviren ve yalanlayanlara benzemem. Bu kardeşiniz size verdiği her sözü yapmak için gecesini gündüzüne katar. Bu kardeşiniz sizi aldatmaz. Zaten siz aldananı da sevmezsiniz, aldatanı da sevmezsiniz” dedi.

KURUM’A “TORNİSTAN” GÖNDERMESİ

İmamoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

* “Bakın onlar ne yapıyor? Bir gün ‘onu davet etmedik, kendi kendine davet uyduruyor’ diyorlar. Ertesi gün, ‘koltukta ismi vardı, niye gelmedi?’ diyorlar. Yani sözleri bir gün. Ya da bu milletin parasıyla, bu milletin vergisiyle çalışan ama bizim adımızı bile anamayan TRT’ye çıkar, ‘benimle yayına çıkamaz benimle proje tartışamaz’ der. Bir gün geçer, ‘İstanbul’u konuşacağımız her alanda olmaktan zevk duyarım’ diye ben söylediğimde hemen geri adım atıp ‘samimi değil’ der benim için. Bu bu arkadaşı ve ekibini tarifleyen bir söz; hani milletimiz biliyor, tornistan… Ama bizdeki ses, bizdeki yol ne biliyor musunuz sevgili hemşehrilerim? Tam yol ileri.”

“KIVIR KIVIR BİR HALDELER”

Kanal İstanbul projesi üzerinden eleştirilerini sürdüren İmamoğlu şöyle konuştu:

* “Tornistana bir örnek daha söyleyeyim mi? Felaket projesi. Allah’ın izniyle yaptırmadık, yaptırmayacağız Kanal İstanbul’u. Bu milletin geleceğini çalamayacaklar. Bu memleketin topraklarını bu milletten alamayacaklar. Yaptırmayacağız. Kanal İstanbul için bağıra bağıra ‘ya-pa-ca-ğız’ diyorlardı. Şimdi de ona soru soran gazetecilere de fırça atıyor; ‘Neden devamlı bana bunu soruyorsunuz’ diyor. Bunların seçimler gelince büründüğü hallere inanın, acı acı gülüyorum.

* Hani kullandıkları parola vardı ya ‘Dik dur eğilme’. Vallahi şimdi eğri büğrü değil, bunlar büklüm büklüm. Kıvır kıvır bir haldeler. Tuhaf halleri var. Bu hallere düşmelerine vallahi billahi üzülüyorum. Fikirleri ve vicdanları hür olmadığı için üzülüyorum. Onlar sadece bir kişiden buyruğunda, boyunduruğunda ya da tensipleriyle iş yaptıkları için üzülüyorum.”

“SİSİ’Yİ SEVGİLİLER GÜNÜ’NDE ZİYARET ETTİ”

2019 yerel seçimlerinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Binali’ye mi Sisi’ye mi oy vereceksiniz” söylemini hatırlatan İmamoğlu “Kötü dedikleri Sisi’nin 15-20 gün önce ayağına gittiler. Allah insana öyle bir günde bunu yaptırıyor ki, Sevgililer Günü’nde yaptırıyor. Bakın çıt yok. Kimse hayırdır demiyor. O gün onu alkışlayanlar çıkıp da ‘Hayırdır, nedir bu U dönüşü’ demiyor?” ifadelerini kullandı.

“16 MİLYON HEMŞEHRİM DAĞ GİBİ YANIMDA”

İmamoğlu “Bana diyorlar ki bu seçimde tek kaldın. ‘52 aday var, işin zor’ diyorlar. Ama Allah’ıma bin şükür, kul hakkı yemedim kardeşim. Eş, dost, akraba kollamadım. Ayrımcılık yapmadım. 5 yılın sonunda milletin parasını millete verdim, vermeye devam ediyorum. O yüzden tek değilim. 16 milyon hemşehrim dağ gibi yanında. 52 değil, 152 rakip de 31 Mart akşamı biz İstanbul’la birlikte oluruz. İstanbullularla birlikte olur ve anlaşırız. Hem de öyle güzel anlaşırız ki hayal kuranlar şaşa kalır” dedi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/imamoglundan-kuruma-tepki-acemi-aday-farkinda-olmadan-erdogani-elestiriyor/feed/ 0
Yeter sayı bulunamadı, genel kurul kapandı https://www.foxhaber.com.tr/yeter-sayi-bulunamadi-genel-kurul-kapandi/ https://www.foxhaber.com.tr/yeter-sayi-bulunamadi-genel-kurul-kapandi/#respond Mon, 11 Mar 2024 09:03:15 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4510 TBMM Genel Kurulu’nda, Saadet Partisi’nin “Gazze” ile ilgili araştırma komisyonu kurulmasına dair önergesinin bugün ele alınması önerisi görüşüldü.

Öneri üzerinde söz alan Saadet Partisi Bursa Milletvekili Cemalettin Kani Torun, Gazze’de insanların açlıktan ölümle karşı karşıya kaldığını söyledi.

Gazze’ye yardım için kullanılabilecek 3 sınır kapısından 2’sinin İsrail’in kontrolünde olduğunu dile getiren Torun, “Bugüne kadar yardımlar Refah Sınır Kapısı üzerinden ulaştırılmaya çalışıldı ancak burada da İsrail’in yapmış olduğu baskı ve Mısır ile aralarındaki mevcut anlaşmalar yüzünden süreçler çok uzun sürmekte ve yapılan yardımların önüne geçilmektedir” diye konuştu.

“TÜRKİYE AKSİYON ALMAK ZORUNDA”

Türkiye’nin bu insani krize karşı hemen bir aksiyon almak zorunda olduğunu vurgulayan Torun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, İslam İşbirliği Teşkilatı ve Birleşmiş Milletler nezdinde girişimde bulunarak Refah Sınır Kapısı’ndan yardımların geçişinin koordinasyonunda öncü rol üstlenmesini talep etti.

İYİ Parti Konya Milletvekili Ünal Karaman, Gazze’de çocukların açlıkla ölüme sürüklendiğini belirterek, “Acil yardımın ulaştırılamaması durumunda 335 bin çocuğun daha hayatını kaybetme tehlikesi yaşadığı bilinmektedir. Hiçbir gerekçe, sebep, hırs 21’inci yüzyıldaki bu düşmanlığı meşrulaştıramaz. Bu insanlık dramına son vermek adına uluslararası organizasyonların samimi, gerçekçi ve sonuç odaklı hareket ederek, insanlık onurunu yerle bir eden bu vahşete ‘dur’ demesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

“ÜRDÜN BÜTÜN DÜNYAYA GÖSTERDİ”

DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Mehmet Kamaç, Gazze’de açlıkla, susuzlukla, ölüme terk edilmiş yaklaşık 2 milyon insan bulunduğunu kaydederek, “Ürdün Hava Kuvvetleri Gazze’ye havadan gıda atmaya başladı. İhtiyaç sahiplerine ulaştı mı bilmiyoruz ama her şeye rağmen yapılabilecek bir şey olduğunu Ürdün bütün dünyaya göstermiş oldu” diye konuştu.

CHP Grubu adına konuşan İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, TBMM’nin, dünyanın ikiyüzlü davrandığı bu konuda, kafasını kuma gömmemesi ve görüşmesi gerektiğini söyledi.

AKP Grubu adına konuşan TBMM Adalet Komisyonu Başkanı ve İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel, İsrail’in, Uluslararası Adalet Divanı’nda soykırım suçuyla yargılandığını hatırlattı.

Türkiye’nin, Gazze’de savaş suçu işleyen İsrailli yetkililerin uluslararası mahkemelerde hesap vermesi için tüm uluslararası süreçlerin işletilmesine destek verdiğini vurgulayan Yüksel, Güney Afrika’nın açtığı soykırım davasını, deliller başta olmak üzere desteklediklerini anlattı. Uluslararası Ceza Mahkemesinde, İsrailli yetkililerin cezalandırılması için çabalarının devam ettiğini de dile getiren Yüksel, öte yandan İsrail’in, Doğu Kudüs de dahil olmak üzere Filistin topraklarındaki işgal ve ilhakına ilişkin Uluslararası Adalet Divanı nezdindeki diğer bir süreç olan danışma görüşü yargılaması çerçevesinde Türkiye’nin, dün Divan nezdinde bir sunum yaptığını belirtti.

AKP’li Yüksel, şunları kaydetti:

“Filistinlileri dünya kamuoyunda savunan ülkelerin başında gelen Türkiye, Batılı ülkeler İsrail barbarlığını meşru müdafaa bahanesiyle gizlemeye, savunmaya çalışırken Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan tüm dünyada Filistin’in, insanlığın, mazlumların sesi olmuştur. Filistinli sivilleri hedef alan barbarca saldırılar devam ederken Gazze’deki insani durumun vahameti karşısında Filistinli kardeşlerimize yönelik yardımlarımız da Mısır ile eş güdüm içerisinde devam etmektedir. Bütün bu yardımlarımız devam ederken yine bu kapsamda 10 milyon dolar gönüllü katkıda bulunmuş olduğumuz BM Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansına son gelişmeler ışığında ilave 1 milyon dolar destekte bulunduk. Gazze halkının topraklarından sürgün ettirilmesi yönündeki girişimler bizler için yok hükmündedir, Gazze’nin insansızlaştırılması hiçbir şekilde kabul edeceğimiz bir durum değildir.”

Görüşmelerin ardından yapılan oylamada, Saadet Partisi’nin grup önerisi kabul edilmedi.

İYİ Parti’nin “pahalılık”; DEM Parti’nin “Bitlis” ile ilgili araştırma komisyonu kurulmasına dair önergelerinin bugün ele alınması önerileri de ayrı ayrı görüşüldü. Yapılan oylamada, İYİ Parti’nin grup önerisi kabul edilmedi.

Genel kurulda, DEM Parti’nin grup önerisinin oylanmasından önce iki kez toplantı yeter sayısı bulunamadı.

TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ, bunun üzerine birleşimi yarın saat 14.00’te toplanmak üzere kapattı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/yeter-sayi-bulunamadi-genel-kurul-kapandi/feed/ 0
Marmara’da batan geminin enkazına dalış https://www.foxhaber.com.tr/marmarada-batan-geminin-enkazina-dalis/ https://www.foxhaber.com.tr/marmarada-batan-geminin-enkazina-dalis/#respond Mon, 19 Feb 2024 21:51:28 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3663 Marmara Denizi’nde, İmralı Adası’nın güneybatısında su alarak batan “Batuhan A” adlı kargo gemisinin enkazına yapılan dalışta kayıp 6 kişiden birinin cesedine ulaşıldı.

Bursa Valisi Mahmut Demirtaş, Karacabey ilçesi açıklarında 51 metre derinlikteki geminin enkazında Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na bağlı dalgıçların çalışma yapmaya başladığını söyledi.

Geminin enkazında bir personelin cesedine ulaşıldığını belirten Demirtaş, kimlik tespiti için çalışmanın sürdüğünü ifade etti. Demirtaş, 700’den fazla kişinin katılımıyla bölgede çalışmalara devam edildiğini bildirdi.

51 METRE DERİNLİKTE

Marmara Denizi açıklarında seyir halindeyken Karacabey ilçesinin 4 mil açığında, İmralı Adası’nın güneybatısında batan ‘BATUHAN A’ isimli gemiye ve 6 mürettebata ulaşmak için planlanan dalış, arama çalışmalarının 3’üncü gününde, saat 10.30’da gerçekleştirildi. Deniz Kuvvetleri personeli, denizin 51 metre derinliğinde tespit edilip görüntülenen gemiye, Karadeniz açıklarından bölgeye gelen arama-kurtarma gemisi TCG AKIN’a kurulan asansörle denize inerek daldı.

Kriz merkezinin kurulduğu ve çalışmaların koordinasyonunun sağlandığı Karacabey ilçesi Kurşunlu Mahallesi sahiline 7 kilometre mesafede gerçekleştirilen dalış, kamerayla da kayıt altına alındı.

VALİLİK: GÖRÜNTÜLERDEKİ SAATLER UYUŞMUYOR

Marmara Denizi açıklarında seyir halindeyken Karacabey ilçesinin 4 mil açığında, İmralı Adası’nın güneybatısında batan ‘BATUHAN A’ isimli gemiye ve 6 mürettebata ulaşmak için çalışmalar sürerken, batan gemide yağcı olarak bulunan Hüseyin Tutuk isimli gemicinin eşine gönderdiği ve geminin batma anlarının yer aldığı görüntülerle ilgili Bursa Valiliği’nden açıklama geldi. ‘5’inci, 6’ncı elbisem bu gece saat 01.00’den bu yana. Allah’ım sen yardım et ya Rabb’im. 6 saattir aynı yerdeyiz. Gemi batıyor. Ya Rabb’im gemi batıyor’ diyen Tutuk’un paylaştığı görüntülerde işaret edilen saatin, ilk yardım sinyalinin geldiği saatle örtüşmediği ve saat 06.28’e kadar yardım çağrısından bulunulmadığı belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:

– İçerisinde 6 personel bulunan ‘Batuhan A’ isimli ticari geminin Marmara Adası Badalan Limanı’ndan yaklaşık 1250 ton mermer tozu yükü ile 14 Şubat 2024 saat 20.30’da çıkış yaparak Gemlik Limanı’na intikali esnasında planlı rotasında ilerlerken yaklaşık saat 01.30 sularında rotasını önce kuzeye daha sonra güneye doğru çevirdiği ve devamında da saat 06.28’de Türk Radyo’ya yardım çağrısında bulunduğu tespit edilmiştir. Bu yardım çağrısı alınana kadar geçen süre zarfında ‘Batuhan A’ isimli ticari gemiden herhangi bir tehlike ve yardım çağrısında bulunulmamıştır.

– Müteakiben Deniz Arama Kurtarma Koordinasyon Merkezi tarafından saat 06.32’de EPIRB sinyali alınması üzerine bölgeye en yakın konuş yerinde bulunan Sahil Güvenlik unsuru olan TCSG 313 saat 06.50’de avara ederek olay yerine intikale geçmiştir. TCSG 313 tarafından EPIRB sinyalinin geldiği noktaya saat 07.30’da varılmış olup bahse konu mevkisinde icra edilen su üstü yüzey araması sonucu herhangi bir yüzer unsur veya ‘Batuhan A’ isimli ticari gemiye rastlanmamış olup ivedilikle tespit ve teşhis faaliyetlerine devam ederek diğer Sahil Güvenlik unsurlarının bölgeye sevk edilmesi sağlanmıştır.”

EŞİNE 06.09’DA MESAJ YAZMIŞ

Hüseyin Tutuk’un mesaj ve video paylaşımında bulunduğu belirtilen açıklamada şöyle devam edildi:

– Ticari geminin içinde bulunan 6 personelden biri olan Hüseyin Tutuk’un eşi ile saat 06.09’da internet üzerinden içinde bulundukları durum hakkında mesaj yazdığı ve saat 06.19’da video paylaşımında bulunduğu ancak geminin seyrüsefer bilgilerinin örtüşmediği tespit edilmiştir.

– Bahse konu gemiden ilk yardım talebinin ve geminin battığına dair ilk bilginin saat 06.28’de Türk Radyo’ya iletildiği müteakiben de saat 06.32’de EPIRB sinyalinin geldiği tespit edilerek en yakın konuş yerinde bulunan Sahil Güvenlik unsuru olan TCSG 313 saat 06.50’de EPIRB sinyalinin geldiği bölgeye derhal intikale başlamıştır. Bu süre zarfından itibaren gemi mürettebatına ulaşmak üzere arama kurtarma faaliyetlerine aralıksız olarak devam edilmekte olup tüm imkan/kabiliyetler seferber edilmektedir.

NE OLMUŞTU?

Balıkesir’in Marmara Adası’ndan 14 Şubat saat 20.30’da Bursa’nın Gemlik ilçesindeki Roda Limanı’na gitmek üzere 6 kişilik mürettebat ve 1250 ton mermer tozu yüküyle hareket eden 69 metre uzunluktaki “Batuhan A” adlı kargo gemisi, kötü hava ve deniz şartları nedeniyle 15 Şubat’ta saat 06.20’de Karacabey ilçesi açıklarında batmıştı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/marmarada-batan-geminin-enkazina-dalis/feed/ 0
Antalya’daki sel felaketinin faturası belli oldu https://www.foxhaber.com.tr/antalyadaki-sel-felaketinin-faturasi-belli-oldu/ https://www.foxhaber.com.tr/antalyadaki-sel-felaketinin-faturasi-belli-oldu/#respond Sat, 17 Feb 2024 21:15:31 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3509 Antalya’daki sel felaketiyle ilgili Vali Hulusi Şahin başkanlığında, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, vali yardımcıları, kaymakamlar, AFAD yetkilileri ve ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının yöneticilerinin katılımıyla genel değerlendirme toplantısı yapıldı.

Toplantı sonrası Vali Şahin, 3 ayda yağacak yağmurun 24 saatte ve dar bir alana yağdığını, özellikle Kepez ve Muratpaşa ilçelerinin bazı mahallelerinde taşkın ve su baskınlarına sebebiyet verdiğini söyledi.

1 ÖLÜ, 3 YARALI

Su baskınında 1 kişinin hayatını kaybettiğini, 3 kişinin yaralandığını ve taburcu olduklarını hatırlatan Vali Şahin, “İlk andan itibaren Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatları ile ve İçişleri Bakanımızın yakından takibiyle devletimizin tüm imkanları seferber edildi. İçişleri Bakan Yardımcımız Sayın Münir Karaloğlu da bütün çalışmaları koordine etmek üzere ilimize geldi ve Antalya merkezdeki bütün kamu kuruluşları, civar illerden gelen desteklerle 2 bin 783 personel, 442 araç, 7 bot, 20 vidanjör ve 60 arazöze ulaştık. Selden ve su baskınından zarar gören vatandaşlarımızın yardımına koştuk” dedi.

SU BASKINI İHBARLARI 5 BİNİ AŞTI

112’ye 5 bin 300’ün üzerinde ihbar geldiğini belirten Vali Şahin, çok büyük bölümünün evler ve iş yerlerine meydana gelen su baskınlarından oluştuğunu kaydetti.

Şahin, “Kamu binaları da sudan zarar görmüştü. Belediyelerimizce 2 bin 459, AFAD ekiplerimizle 228 olmak üzere toplam 2 bin 687 konumda su tahliyesi yaptık. Ve su tahliye işlemleri 14 Şubat saat 21.00 itibarıyla tamamlandı. Tahliyelerini yaptığımız bu konut ve iş yerlerinde tabii çamur birikmeleri olmuştu. Biz bu çamur birikmeleri konusunda da vatandaşlarımıza yardımcı olabilmek için AFAD gönüllülerimiz başta olmak üzere kamu kuruluşlarından, belediyelerimizden, jandarmamızdan, polisimizden ve diğer tüm paydaşlarımızdan destek alarak yer yer 1500’lere kadar çıkan sayılarda ekipler oluşturduk” diye konuştu.

129 OKUL, 4 YURT, 32 CAMİ SELDEN ETKİLENDİ

Toplamda 983 ev ve iş yerindeki temizliğin neredeyse bittiğini anlatan Vali Şahin, yeni taleplere de bakıldığını söyledi.

Kamu binaları Kepez Devlet Hastanesi, Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde laboratuvarlar ve bir semt polikliniğinin sular altında kaldığını kaydeden Şahin, sözlerini şöyle sürdürdü;

*Bunların tamamının faaliyetleri şu an itibarıyla normale dönmüştür. Muratpaşa Nüfus Müdürlüğü ilk anda su baskını hizmet veremiyor durumdaydı, aynı gün sorun çözülerek hizmet vermeye devam etti.

*129 okulumuz selden etkilenmişti, 2 gün okulları tatil ettik. Bu 129 okulumuz ve bir pansiyonumuzun şu an itibarıyla 3’ü hariç tamamının sorunlarını giderdik. Üç okulumuzda trafo yanmasıyla alakalı problem devam ediyor. Onları da inşallah pazartesi halledeceğiz. Bugün okullarımız açık durumdadır.

*Gençlik Spor Bakanlığımıza bağlı 5 KYK yurdumuzda problem oldu. Bunlarla ilgili de süreci çok hızlı bir şekilde arkadaşlarımız çözdüler. Ayrıca 32 camimiz ve 24 Kur’an kursumuzda yine su baskınları nedeniyle sıkıntı oluştu.

*Bunlardan da sadece 3 yeraltı mescidinde ve bir Kur’an kursunda problem devam ediyor. Onları da cuma namazına müftülük personelimiz yetiştirecek.

AĞIR HASARLI BİNALARDAKİ 66 KİŞİ TSK’DA MİSAFİR EDİLİYOR

*Şu an itibarıyla tespitleri hemen hemen bitirmiş durumdayız. Ancak gelen yeni taleplerin değerlendirilmesi sürecini yarın öğlene kadar tamamlayacağız. Aynı zamanda hasar tespit faaliyetleri de yapıyoruz.

*Zarar tespit, eşya ve ticari mallarla ilgili, hasar tespit ise Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından binanın yapısal durumuna göre yapılıyor. Hasar tespitlerde toplam 78 binada çevre şehircilik ekiplerimiz çalışma yaptı. 54 binamız hasarsız, 15 binamız az hasarlı, 7 binamız ise orta hasarlı çıktı.

*2 binamız ise ağır hasarlı olarak tespit edildi. Orta ve ağır hasarlı binalarda ikamet mümkün değil. Bu 2 binamızda 16 aile 66 kişi mevcut. Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait Karpuz Kaldıran tesislerini bu iş için tahsis ettik. Vatandaşlarımızı orada misafir ediyoruz.

1343 DEKAR TARIM ALANI SULAR ALTINDA KALDI

Şahin, “Ayrıca tarım zararında tespitlere göre 299 üreticimizin toplam 1343 dekar örtülü ve 605 dekar açık olmak üzere 1948 dekar alanda su baskını olmuştur. Aksu ve Kepez ilçelerimizde 10 çiftçimizin toplam 7 büyükbaş, 70 küçükbaş hayvanı, 70 tavuk, 10 arı kovanı, 4 bin kilo kaba yem, 11 bin 300 kilo kesif yem ve bir adet süt sağım makinesi telef olmuştur. Tarım zararlarıyla ilgili de tespitlerimizin hemen sonrasında Cumhurbaşkanlığımıza zararların tazmini için başvuruda bulunacağız” dedi.

NAKDİ VE AYNİ YARDIMLAR DAĞITILIYOR

İçişleri Bakanlığı’nın gönderdiği 20 milyon TL’lik acil yardım ödeneğini hatırlatan Şahin, “Vefat eden vatandaşımızın ailesine 100 bin TL nakdi yardım yaptık. Sosyal yardımlaşma ilk etapta 273 aileye toplam 1 milyon 70 bin TL nakdi, 86 kişiye de giyim yardımı yaptı. Büyükşehir Belediyemiz 1600 aileye, Kepez Belediyemiz 349 aileye, Muratpaşa Belediyemiz de 1000’e yakın aileye nakdi ve ayni yardımlarda bulundu. Bu yardımlarımız devam edecek. Tespitlerden sonra eşya yardımlarını Aile Bakanlığımız üzerinden destekleyeceğiz. İş yerlerimizin zararlarıyla ilgili yardımları da belli bir barem sistemi var. O sisteme uygun olarak AFAD tarafından desteklenecek. Ayrıca KOSGEB destek paketleri hazırlıyor. Onları da iş yerlerimizin hizmetine sunacağız” dedi.

Vali Şahin ayrıca, şu ana kadarki hesaplamalara göre sel sebebiyle oluşan hasarın 300 milyon TL olduğunu, çalışmalar devam ettiği için bu rakamın artacağını da belirtti.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/antalyadaki-sel-felaketinin-faturasi-belli-oldu/feed/ 0
Birleşmiş Milletler’de kriz: Ülkeler fon musluğunu kapattı https://www.foxhaber.com.tr/birlesmis-milletlerde-kriz-ulkeler-fon-muslugunu-kapatti/ https://www.foxhaber.com.tr/birlesmis-milletlerde-kriz-ulkeler-fon-muslugunu-kapatti/#respond Sun, 28 Jan 2024 09:06:24 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2704 İsrail Dışişleri Bakanı Yisrael Katz, daha fazla ülkenin Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansına (UNRWA) yardımlarını kesmesini istedi.

Katz, X sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, UNRWA’yı “silahlı Hamas mensuplarına sığınak sağlamakla” suçladı.

İsrailli bakan, “ABD, Kanada, Finlandiya, Avustralya, İtalya ve İngiltere, personelinin 7 Ekim olaylarına karışması nedeniyle UNRWA’ya fon sağlamayı durdurdu. Daha fazla ülkeyi bu çabalara katılmaya çağırıyorum” ifadelerini kullandı.

UNRWA’nın yönetiminin görevden alınması ve faaliyetlerine ilişkin kapsamlı soruşturma yapılması gerektiğini savunan Katz, “Gazze’nin yeniden inşası sürecinde, UNRWA’nın yerini gerçek anlamda barış ve kalkınmaya adanmış kuruluşların alması gerektiğini” iddia etti.

İsrail’in, UNRWA’nın bazı çalışanlarının Hamas’ın 7 Ekim 2023’te düzenlediği saldırıya iştirak ettiği yönündeki suçlamalarının ardından ABD, Kanada, Finlandiya, Avustralya, İtalya ve İngiltere ajansa sağlanan yeni fonun geçici olarak askıya alındığını açıklamıştı.

UNRWA, 26 Ocak’ta, bazı çalışanlarının 7 Ekim saldırılarına karıştığı iddiaları üzerine soruşturma başlattığını bildirmişti.

Filistin ise UNRWA’ya fon sağlamayı geçici olarak durduran ülkeleri bundan vazgeçmeye çağırmış, bunun Filistinli mülteciler meselesinin tasfiyesi anlamına geldiğini belirtmişti.

ALMANYA DA FONLARI ONAYLAMAYI DURDURDU

Almanya, İsrailli yetkililerin Birleşmiş Milletler (BM) Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansının (UNRWA) bazı çalışanlarının Hamas’a destek verdiği iddiası üzerine, Gazze’deki UNRWA’ya geçici olarak yeni fonların onaylanmayacağını duyurdu.

Almanya Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, UNRWA’nın rolünün Filistin halkına temel hizmetlerin sağlanması bakımından hayati önem taşıdığı belirtildi.

Açıklamada, bundan dolayı UNRWA’nın çalışanları hakkındaki iddialar karşısında hemen harekete geçmesinin ve UNRWA Genel Komiseri Philippe Lazzarin’in derhal önlemler almasının doğru olduğu aktarıldı.

“Almanya, soruşturma bitene kadar diğer donör ülkelerle koordinasyon içinde Gazze’deki UNRWA için geçici olarak yeni fonlar onaylamayacak. Zaten şu an için yeni taahhütlerde bulunmuyor.” ifadesi kullanılan açıklamada, insani yardımlara devam edileceği, birkaç gün önce Uluslararası Kızılhaç Komitesi’ne ve BM Çocuklara Yardım Fonu’na (UNICEF) yapılan desteğin 7 milyon euro arttırıldığı bilgisi paylaşıldı.

Açıklamada, 7 Ekim’den bu yana UNRWA üzerinden sağlanan insani yardımlarla ve kalkınma işbirliği fonlarıyla Gazze Şeridi’ndeki insanlara ve özellikle güneye kaçan ailelere su, gıda, acil barınma, hijyen gibi temel ihtiyaçlar ile tıbbi malzemelerin finanse edildiği kaydedildi.

Daha önce Finlandiya, Avustralya, İngiltere ve ABD, UNRWA’ya yönelik finansal desteğini durdurma kararı aldıklarını açıklamıştı.

HOLLANDA ASKIYA ALDI

Hollanda, İsrailli yetkililerin Birleşmiş Milletler (BM) Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansının (UNRWA) bazı çalışanlarının Hamas’a destek verdiği iddiası üzerine, UNRWA’ya yönelik finansal desteği askıya aldı.

Dış Ticaret ve Kalkınma İşbirliği Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, UNRWA çalışanlarının Hamas’a destek verdiği iddialarına ilişkin araştırmanın sonucunun beklendiği belirtildi.

Açıklamada, suçlamaların ciddi olduğu ve araştırma sürecinde UNRWA’ya finansal desteğin askıya alındığı ifade edildi.

İRLANDA’DAN DESTEK VERME KARARI

İrlanda Başbakan Yardımcısı, Dışişleri ve Savunma Bakanı Micheal Martin ise İsrail’in bazı UNRWA çalışanlarının Hamas’a destek verdiği yönündeki iddialarına rağmen UNRWA’ya destek vermeye devam edeceklerini belirtmişti.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, İsrail yetkililerinin UNRWA personelinin 7 Ekim saldırılarına karıştığına ilişkin iddialarının acilen soruşturulmasını istemişti.

UNRWA, İsrail’in iddialarının ardından harekete geçerek, bazı çalışanlarını işten çıkarmış ve iddialara yönelik soruşturma başlatmıştı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/birlesmis-milletlerde-kriz-ulkeler-fon-muslugunu-kapatti/feed/ 0