Yargıtay – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Tue, 03 Sep 2024 01:20:58 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Yargıtay’da Yeni Adli Yıl Açılışı ve Anayasa Tartışmaları https://www.foxhaber.com.tr/yargitayda-yeni-adli-yil-acilisi-ve-anayasa-tartismalari/ https://www.foxhaber.com.tr/yargitayda-yeni-adli-yil-acilisi-ve-anayasa-tartismalari/#respond Tue, 03 Sep 2024 01:20:58 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/yargitayda-yeni-adli-yil-acilisi-ve-anayasa-tartismalari/ HABER: ESRA TOKAT

(ANKARA) – Yargıtay’da yeni adli yıl açılış resepsiyonu yapıldı. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Tunç, yeni anayasa tartışmaları, Can Atalay, Dilruba Kayserilioğlu, teğmenler ve Diyarbakır’da kaybolan Narin’e ilişkin açıklamalarda bulundu.

Yargıtay’da yeni adli yıl açılış resepsiyonu yapıldı. Resepsiyona Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, AYM Başkanı Kadir Özkaya, AYM üyeleri, Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez, Yargıtay Üyeleri ve çok sayıda davetli katıldı. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, resepsiyonda basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

Bakan Tunç, yeni anayasa sorusuna ilişkin “Katılımcı kapsayıcı bir anayasayı bu ülke yapabilir, bu meclis yapabilir ve ön yargıları bırakarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde siyasi partilerimiz, milletvekillerimiz büyük bir uzlaşmayla bir toplumsal sözleşmeyi ortaya çıkarırlarsa milletimize olan borcu ödemiş oluruz” dedi. Tunç şöyle devam etti:

“Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bir uzlaşma sağlandığında inşallah yeni anayasa olur. Bu milletimizin hakkıdır ve anayasa yapıcı olan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin millete olan borcudur. Bu borcu yerine getirmek milletvekillerimizin ve siyasi partilerimizin görevidir. İnşallah bu borcu yerine getiririz. Darbe anayasasıyla Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına başlamak ülkemiz açısından maalesef çok olumsuz bir durum. Bu olumsuzluğu düzeltmek de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin elinde, geniş bir kesimin görüşleri alınır, uzlaşmacı, katılımcı kapsayıcı bir anayasayı bu ülke yapabilir, bu meclis yapabilir ve ön yargıları bırakarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde siyasi partilerimiz, milletvekillerimiz büyük bir uzlaşmayla bir toplumsal sözleşmeyi ortaya çıkarırlarsa milletimize olan borcu ödemiş oluruz. Çünkü Anayasamız bizim bir darbe anayasası, vesayetçi ruha hala sahip. İçerisinde reform sayılabilecek çok önemli düzenlemeler yapıldı, değişiklikler yapıldı. Yargıyla ilgili yapıldı. Hükümet sistemiyle ilgili yapıldı. Hak arama yollarının genişletilmesiyle ilgili yapıldı. Temel hak özgürlüklerin genişletilmesi ile ilgili çok önemli reformlara sahne oldu anayasamız. Ama tabii bu çok sayıdaki değişiklik de mesela 2012 yılında yaptığımız bireysel başvuru düzenlemesi 82 Anayasasıyla bazı çelişen maddeleri iki yüksek yargı kurumumuz, Anayasa mmahkememiz ve Yargıtayımız arasında bir tartışmaya neden oldu. Tüm bu tartışmaları ortadan kaldırmanın yegane yolu Türkiye Büyük Millet Meclisi’dir.”

Can Atalay konusu

Bakan Tunç, milletvekilliği düşürülen Can Atalay’a ilişkin şu açıklamalarda bulundu:

“Özellikle meclisteki Can Atalay’la ilgili genel görüşmeyi sorduklarında, genel görüşme neticesinde ne olacak diye gazeteciler sorduğunda, genel görüşmede milletvekilleri görüşlerini açıklayacak ve kamuoyu da öğrenecek. Ama ortada bir Yargıtayca onanmış bir kesin hüküm varken ve yeniden yargılama yapılmamışken kesin hüküm ortadan kalkmadığı sürece bu hükümle ilgili meclisin yaptığı bir oylama yok, işlem yok. Dolayısıyla ‘Meclisin bu konuda yapacağı bir işlem yok sözünü’ meclis çözüm yeri değildir şeklinde değiştirdiler. Halbuki Meclis her şeyi yapabilir. Türkiye Büyük Millet Meclisi milli iradenin tecelligahıdır ve anayasayı da değiştirebilir, yeni anayasa yapabilir, yargı kurumlarımızın fonksiyonunu da değiştirebilir. Her şeye gücü yeter. Yani Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden daha kudretli bir kurum olamaz. Maalesef birileri hemen o genel görüşmede ne yapılabilirin cevabını alıp ‘meclis çözüm yeri değildir’ şeklinde çarpıtmaya çalıştılar. Maalesef siyasette bunlar da oluyor. Tabii biz görüşlerimizi doğru bir şekilde açıklamaya devam ediyoruz.”

“Dağı taşı arıyorlar, her yeri arıyorlar ama maalesef bulamadılar”

Diyarbakır’da kaybolan Narin Güran soruşturmasına değinen Bakan Tunç, “Asıl temennimiz Narin kızımıza sağ salim ulaşılabilmesi” diyerek şöyle konuştu:

“Narin kızımızın kaybolması bizi çok derinden sarstı. Hala on beş gündür bulunamadı. İnşallah sağ salim bulunur. Tabii devletin tüm imkanları oradaki güvenlik güçlerimiz, AFAD’ımız hepsi seferber oldular. Dağı taşı arıyorlar, her yeri arıyorlar ama maalesef bulamadılar. Tabi soruşturma devam ediyor. Soruşturma ile ilgili yayın yasağı alındı. Çünkü soruşturma ile alakalı orada televizyonlar canlı yayın yapmaya başladılar. Yani soruşturmanın selameti açısından da bu doğru değildi. Çünkü oradaki özellikle soruşturmanın selametini de korumak ve daha sağlıklı veriye ulaşabilmek gerekiyordu. O nedenle bir yayın yasağı alındı. Ama diğer taraftan aramalar devam etti. Çok sayıda kişinin ifadesi alındı. Yine orada özellikle şüpheli görülen kişilerle ilgili bir takım ifadelerden yola çıkarılarak tespitler yapıldı. İşte abisinin üzerinde bir inceleme yapıldı. Adli tıp raporu geldi. O izlerin ona ait olmadığına ilişkin bir rapor kime ait olduğunun tespit edilemediğine ilişkin bir rapor verildi. Sonrasında amcasıyla ilgili bir tutuklama kararı verildi. Orada tabii soruşturma devam ediyor. Bizim burada soruşturmanın gidişatıyla ilgili teferruatlı bilgi vermemiz mümkün değil soruşturma açısından. Ama adli tıpın bir takım tespitleri var. DNA tespitleri var. Annesi ve babasıyla kan örnekleri alındı. ve o araçta amcasının aracındaki DNA’nın uyuştuğu görüldü. Bu yönde bir rapor var ve bu kuvvetli bir şüphe. Bu şüphe nedeniyle de bugün Suç Ceza Hakimliği bir tutuklama kararı verdi. Neticede burada soruşturmanın sağlıklı bir şekilde sürmesi önemli. Mahremiyet ilkesini de koruyarak bunu yapmak lazım. Dolayısıyla hep beraber soruşturmayı da bekleyeceğiz ama asıl temennimiz Narin kızımıza sağ salim ulaşılabilmesi. bütün temennimiz bu.”

“Siyasetçilerimizin sorumlu davranması lazım”

İzmir’de yaptığı sokak röportajı sonrası tutuklanan ve geçtiğimiz günlerde tahliye edilen Dilruba Kayserioğlu’nun devam eden yargı süreci hakkında konuşan Bakan Tunç, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i eleştirdi. Bakan Tunç, “Milletin yüzde 52 oyuyla Cumhurbaşkanı seçilen Cumhurbaşkanımıza yönelik kabul edilemeyecek ifadeler kullanması, kabul edilemeyecek ifadeler kullanması kullanan bir kişiyi ve bu yönde bir soruşturması devam eden bir kişiyi yanına oturtması, onu baş tacı etmesi milletimizi rahatsız eder” dedi. Tunç şöyle konuştu:

“Yargı süreci devam ediyor. Yani burada neticede sosyal medya aracılığıyla yayılan bir sokak röportajı var. Sokak röportajı yasak mı Türkiye’de? Değil. Herkes düşüncesini özgürce ifade edebilir, bunda hiçbir sınırlama olamaz diyebilir miyiz? Özgürce ifade ederken düşünce ve ifade özgürlüğünün de anayasamızda kanunlarımızda sınırı var. Dolayısıyla burada soruşturma konusu olan kişinin söylediği ifadelere baktığımız zaman millete yönelik bir hakareti söz konusu. Yani millete gerizekalı diyor affedersiniz yani söylemeye bile insan utanıyor ve farklı şeyler de söylüyor daha devamında. Ben buradan söyleyemiyorum onu. O milletimize söylediği hakaretlerin halkı kin ve düşmanlığa tahrik teşkil edeceğine yönelik savcılarımızın tespiti oldu. ve o süreçte tutuklama kararı verildi. Şimdi bir kişiye size karşı birisi gerizekalı dediğinde siz ne yaparsınız? Teşekkür etmezsiniz, bana hakaret etti dersiniz, dava açarsınız. Ama millete birisi gerizekalı dediğinde milletin o hakkını kim savunacak? Kamu adına Cumhuriyet Savcıları savunacak. Dolayısıyla sosyal medya da bir özgürlük alanı evet bunu kabul ediyoruz ama gerçek hayatta suç teşkil eden bir konu gerçek hayatta hakaretse halkı kin ve düşmanlığa tahrik edecek bir cümle ise bu sanal medyada da sosyal medyada da yapıldığında suç teşkil eder. Dolayısıyla o yayınları yaparken ona dikkat etmek lazım. Yani orada bir talihsizlik, Sayın Özel’in hemen onu yanına oturtması, millete hakaret eden bir kişiyi baş tacı etmesi, milletin yüzde 52 oyuyla Cumhurbaşkanı seçilen Cumhurbaşkanımıza yönelik kabul edilemeyecek ifadeler kullanması, bunları kullanan bir kişiyi ve bu yönde bir soruşturması devam eden bir kişiyi yanına oturtması, onu baş tacı etmesi milletimizi rahatsız eder. Dolayısıyla siyasi partilerimiz, genel başkanların özellikle bu konuda dikkat etmesi lazım. Yani buradan onlar bir puan kazanmaz. Onlar buradan puan kaybeder. Siz millete geri zekalı diyeni yanınıza oturtup ona kürsüde methiyeler düzerseniz yarın bir gün onu milletvekili de yaparsınız. O zaman ne olacak? Milletvekili adayı da yaparsınız. Bu olmaz. Bu kamu düzeninin ihlali aslında. Bu anlamda siyasetçilerimizin sorumlu davranması lazım. Bu sorumlu bir davranış olmadı.”

“Okulu bitiren subayların nasıl yemin edecekleri kanunda belli”

Teğmenlerin yemin törenine ilişkin konuşan Bakan Tunç açıklamasını şu cümlelerle tamamladı:

“Kanunlarımız var. Yani okulu bitiren subayların nasıl yemin edecekleri kanunda belli. Zaten Cumhurbaşkanımızın huzurunda o tören yapıldı ve yemin edildi. Burada özellikle toplum kesimlerini milletimizi rahatsız edecek eylem ve söylemlerden kaçınmak lazım. Bu anlamda bir rahatsızlık oluşturdu birçok geniş kesimlerde. Bu anlamda tabii bunun disiplin hükümleri bakımından neye tekabül eder? Tüm bunların değerlendirilmesini yapacak olan ilgili kurumdur. Dolayısıyla yanlış yorumlanacak, kamuoyunu rahatsız edecek bir takım davranışlara fırsat vermemek lazım. Bu anlamda özellikle daha hassas olunması gereken bir yer orası. Bu anlamda milletimizi rahatsız edecek eylem, davranış ve tutumdan kaçınmak lazım. O nedenle asıl yemin kanunen yapılan yemindir. Dolayısıyla bizim o yöndeki görüşümüz eğer kanuna aykırı bir durum varsa ilgili merciler zaten onun çalışmasını yapar.”

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/yargitayda-yeni-adli-yil-acilisi-ve-anayasa-tartismalari/feed/ 0
Soma Davası’nda yargıya görünmez bir el müdahale etti https://www.foxhaber.com.tr/soma-davasinda-yargiya-gorunmez-bir-el-mudahale-etti/ https://www.foxhaber.com.tr/soma-davasinda-yargiya-gorunmez-bir-el-mudahale-etti/#respond Fri, 19 Jul 2024 21:55:44 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8993 Soma Holding’e ait madende yaşanan facia, 301 işçinin ölümüyle sonuçlandığında takvimler 13 Mayıs 2014’ü gösteriyordu. Faciadan tam 11 ay sonra, 13 Nisan 2015’te Soma davası başladı. Dava, Soma’da ağır ceza mahkemesi olmadığı için Akhisar’da başladı. Madenin patronu Can Gürkan ve genel müdür Ramazan Doğru’nun da aralarında bulunduğu 8 kişi tutuklandı. 11 Temmuz 2018’de Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi kararını açıkladı. Patron Can Gürkan’a 15 yıl, Soma Kömür İşletmeleri AŞ Genel Müdürü Ramazan Doğru, 22 yıl 6 ay, İşletme Müdür Yardımcısı İsmail Adalı, 22 yıl 6 ay, İşletme Müdürü Akın Çelik, 18 yıl 9 ay, Maden Mühendisi Ertan Ersoy, 18 yıl 9 ay hapis cezası aldı.

PATRON TAHLİYE OLDU

Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği karar istinaf mahkemesi tarafından da onandı. 19 Nisan 2019’da verilen onama kararıyla birlikte, Can Gürkan’ı yurt dışına çıkış yasağı koyarak tahliye edildi. Somalı madencilerin avukatları dosyayı Yargıtay’a taşıdı. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, cezaları az buldu. Sanıklar Can Gürkan, Haluk Evinç, Adem Ormanoğlu ve Efkan Kurt’un 301 kez olası kastla öldürme suçundan, 162 kez de yaralama suçundan cezalandırılmasını istedi. Yargıtay’ın kararından hemen sonra, davanın görüldüğü Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi’nin yeni duruşma günü verip davaya yeniden başlaması bekleniyordu ancak öyle olmadı…

Yargıtay 12. Dairesi heyeti değiştirildi

Ölen ve yaralanan her bir madenci için ayrı ayrı ceza verilmesi gerektiğine hükmeden Yargıtay 12. Ceza Dairesi heyeti, davanın yeniden başlamasının beklediği sırada değiştirildi. Yeni gelen heyet, siyaset ve bürokrasi kökenliydi. 12. Ceza Dairesi Başkanı Ahmet Er ve üye hakim Nadir Güngündeş koltuğunu korurken, sanıkların 301 kez olası kastla öldürme ve 162 kez yaralama suçundan cezalandırılması gerektiğine yönelik karara imza atan üyelerin yerine eski Adalet Bakanı ve Müsteşarı Kenan İpek, eski HSK Genel Sekreteri Fuzuli Aydoğdu ve eski Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Mustafa Yapıcı getirildi.

LEHE OY KULLANILDI

Heyet değişikliğinden 8 gün sonra, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan itiraz geldi. İtirazda Daire’nin bozma kararındaki ‘olası kastla öldürme’ suçundan ceza istemi fazla bulundu, sanıkların ‘bilinçli taksirle öldürme’ suçundan cezalandırılması istendi. Sanıkların ‘bilinçli taksirle öldürme’den cezalandırılmaları yönünde karar verildi. Karar 3’e karşı 2 oyla çıktı. Yeni üyeler, kararda sanıkların ‘lehine’ oy kullandı.

YAŞAM HAKLARI İHLAL EDİLMEMİŞ

2021’de başlayan yeniden yargılama sonunda Can Gürkan, 20 yıl, Adem Ormanoğlu ve Efkan Kurt, 12 yıl 6 ay hapisle  cezalandırıldı. Haluk Evinç ise beraat etti. Madencilerin avukatları, Yargıtay’ın onama kararından sonra Soma Davası’nı Anayasa Mahkemesi’ne taşıdı. Başvuruda madencilerin yaşam haklarının ihlal edildiği belirtildi, yeniden yargılama ve tazminat talep edildi. Yüksek mahkeme, avukatların başvurusunu reddetti. Kararda, olası kast ile bilinçli taksir arasındaki ayrımın ceza hukukundaki en tartışmalı konulardan biri olduğu öne sürüldü ve hayatını kaybeden madencilerin yaşam hakkının ihlal edilmediği belirtildi.

 

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/soma-davasinda-yargiya-gorunmez-bir-el-mudahale-etti/feed/ 0
6 aylık hamile eşini canice katletmişti… Yine haksız tahrik indirimi verildi! https://www.foxhaber.com.tr/6-aylik-hamile-esini-canice-katletmisti-yine-haksiz-tahrik-indirimi-verildi/ https://www.foxhaber.com.tr/6-aylik-hamile-esini-canice-katletmisti-yine-haksiz-tahrik-indirimi-verildi/#respond Wed, 14 Feb 2024 21:27:30 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3394 Konya’nın Çumra ilçesi Dineksaray Mahallesi’nde çiftçilik yapan 12 yıllık evli Ali Rıza Yüzer, 16 Aralık 2020’de, 3 çocuğunun annesi 6 aylık hamile eşi Sadife Yüzer’i, karnındaki bebeğin kendisinden olmadığı iddiasıyla çıkan tartışmada tüfekle 5 el ateş ederek vurdu.

Sadife Yüzer, kanlar içinde yere yığılırken, Ali Rıza Yüzer ise sağlık ekiplerine haber verdi. Sadife Yüzer, gelen sağlık ekiplerinin çabasına rağmen kurtarılamadı.

Jandarma tarafından gözaltına alınan Ali Rıza Yüzer, tutuklandı. Yapılan DNA testinde Yüzer’in ölen bebeğin babası olduğu ortaya çıktı.

HAMİLE EŞİNİ ÖLDÜREN SANIĞA ‘HAKSIZ TAHRİK’ İNDİRİMİ

Konya 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde ‘Gebe olduğunu bildiği eşine karşı kasten öldürmek’ suçundan yargılanan Ali Rıza Yüzer, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı.

Mahkeme heyeti, Yüzer’in suçu ‘haksız tahrik’ altında gerçekleştirdiğine kanaat getirip cezayı müebbet hapse indirdi.

KARARA İTİRAZ EDİLDİ

Sadife Yüzer’in ailesinin avukatı, bir üst mahkeme olan Konya Bölge Adliye Mahkemesi’ne başvurup, karara itirazda bulundu.

Bölge Adliye Mahkemesi 1’inci Ceza Dairesi, cezayı fazla bulup, kararı bozarak dosyayı yeniden 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderdi.

Yerel mahkeme yine aynı kararı verdi. Dosya, tekrar Konya Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderildi.

Bölge Adliye Mahkemesi 1’inci Ceza Dairesi’nde geçen yıl 8 Haziran’da görülen duruşmada Ali Rıza Yüzer’e önce müebbet hapis cezası verildi. Heyet, ”Maktulenin olayın hemen öncesinde sanığa ‘Efe sadece senin çocuğun, diğerleri senden değil, karnımda olan çocuk da senden değil’ sözünü söyleyip söylemediğinin olay anında, olay mahallinde sanık ve maktule dışında başkaca kimsenin bulunmaması karşısında bu sözün maktule tarafından söylendiği yönündeki sanık savunmasının aksinin ispatının mümkün olmadığı gerekçesiyle suçun ‘haksız tahrik’ altında işlendiğini” belirtti. Heyet, ayrıca Yüzer’in ‘yargılama sürecindeki davranışlarını’ göz önünde bulundurarak ‘iyi hal’ indirimi uygulayıp cezayı 23 yıla düşürdü.

YARGITAY BOZDU, İSTİNAF YİNE AYNI KARARI VERDİ

Bu kararın ardından dosya temyiz için Yargıtay’a gönderildi. Yargıtay 1’inci Ceza Dairesi, Ali Rıza Yüzer’in cinayeti ‘haksız tahrik’ hükümleri olmadan işlediğine kanaat getirerek oy çokluğuyla yeniden yargılanması talebiyle dosyayı bölge mahkemesine gönderdi. Bölge Adliye Mahkemesi 1’inci Ceza Dairesi’nde bugün yeniden görülen duruşmada, önce ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi.

Ardından suçun ‘haksız tahrik’ altında işlendiğine kanaat getiren heyet, müebbet hapis cezasına indirdi. Heyet, Yüzer’in yargılama sürecindeki davranışlarını göz önünde bulundurarak ‘iyi hal’ indirimi uygulayarak cezayı 23 yıla düşürerek, aynı cezayı yeniledi.

“BİZİM İÇİN ACI BİR SÜREÇ”

Verilen 23 yıl hapis cezasını kabul etmediklerini söyleyen Sadife Yüzer’in kardeşi Rıfat Yıldız, şunları söyledi:

-Ablam, eşi tarafından 7 aylık hamileyken pompalı tüfekle göğsünden vurularak vahşice katledildi.

-İstinaf mahkemesi, ‘haksız tahrik’ ve ‘iyi hal’ hükümlerini uygulayarak 23 yıl hapis cezası verdi. Yargıtay’da verilen cezayı bozup ‘haksız tahrik’ hükümlerinin uygulanmadan yeniden yargılama yapılmasını istedi.

-Bugün Bölge Adliye Mahkemesi yine aynı 23 yıl hapis cezası kararını verdi. Devletin adaletine güveniyoruz, ama bu süreç bizim için çok acı bir süreç. Şu an da annemin mahkemeden dahi haberi yok.

-Biz perişan durumdayız. Bu 23 yıl ceza verilmesi konusunda neden ısrar ediliyor. Yargıtay’a yeniden müracaat edeceğiz. İnşallah oradan doğru karar gelecek.”

Sadife Yüzer’in ailesinin avukatı Buğra Büyükağaçcı, karar için yeniden Yargıtay’a itirazda bulunacaklarını ve dosyanın da Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nda görüşülüp, nihai karara bağlanacağını söyledi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/6-aylik-hamile-esini-canice-katletmisti-yine-haksiz-tahrik-indirimi-verildi/feed/ 0
Yargıtay onayladı: Boş taahhütname ile kiracıya tahliye https://www.foxhaber.com.tr/yargitay-onayladi-bos-taahhutname-ile-kiraciya-tahliye/ https://www.foxhaber.com.tr/yargitay-onayladi-bos-taahhutname-ile-kiraciya-tahliye/#respond Tue, 30 Jan 2024 21:21:17 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2795 Ankara’da F.T., kira sözleşmesi yaparken imzalattığı ‘tahliye taahhütnamesi’ ile kiracısı K.Y.’ye tahliye davası açtı. Kiracı K.Y., tahliye taahhütnamesinin boş olduğunu, sonradan ev sahibi tarafından doldurulduğunu iddia ederek, davanın reddini istedi. Mahkeme, tahliye taahhütnamesini geçerli sayarak, tahliyeye karar verdi. Karar, Yargıtay 3’üncü Hukuk Dairesi tarafından da onandı.

YARGITAY YEREL MAHKEMENİN KARARINI ONAYLADI

F.T, evden çıkması talebini kabul etmeyen kiracısı K.Y.’ye, kira sözleşmesini imzalarken imzaladığı ‘tahliye taahhütnamesi’ ile tahliye davası açtı. Kiracı K.Y, tahliye taahhütnamesinin kendisi tarafından boş verildiğini; sonradan ev sahibi tarafından doldurulduğunu iddia ederek, davanın reddini istedi.

Ankara 5’inci Sulh Hukuk Mahkemesi’nde görülen davada tahliye taahhütnamesi geçerli sayılarak, kiracı hakkında tahliye kararı verildi. Karar, Yargıtay 3’üncü Hukuk Dairesi tarafından da onandı. Yargıtay kararının gerekçesinde; davalı kiracının tarih bölümü boş olan taahhütnameye imza atarak, davacı ev sahibine istediği tarihi yazma yetkisi verdiği ve sonucuna katlanmak zorunda olduğunu belirtildi. Ayrıca söz konusu taahhüdün kiralanan mülkün tesliminden önce verildiği veya taahhütnamede yazılı tarihin sonradan ev sahibi tarafından doldurulduğu iddiasını ispat yükümlülüğünün de davalı kiracıda olduğuna hükmetti.

YARGITAY İÇTİHAT OLUŞTURDU”

Avukat Senem Yılmazel, tahliye davalarında ciddi bir artış olduğunu söyleyerek, şöyle devam etti:

– Tahliye taahhüdü ile ilgili yerleşmiş Yargıtay kararı oluştu. Tahliye taahhütnamesinde kira kontratı ile aynı tarih yazıyorsa bu geçersizdir. Ama kiracı boş bir tahliye taahhüdü verdi ise bu ev sahibi lehine bir belgedir. Şu an Yargıtay bu konuda yerleşmiş bir içtihat oluşturmuştur. İmzalanan bomboş bir tahliye taahhütnamesi de olabilir. Yalnızca tahliye tarihi de boş bırakılmış olabilir. Yargıtay kararları gereğince bu geçerli bir tahliye taahhüdüdür.

– Ancak kiracının bunun aksini ispatlaması gerekir. Bu da çok zor bir ispat yoludur. Dolayısıyla bu tip tahliye taahhütnameleri ev sahipliği lehine bir belgedir. Sözleşmeler, karşılıklı yapılır. Her iki tarafın sözleşme özgürlüğü vardır. İki taraf da ister sözleşmeyi imzalar ister imzalamaz. Borçlar kanunu ve icra iflas kanunu kiracı lehinedir. Dolayısıyla aslında ev sahiplerinin daha çok dikkat etmesi gerekiyor bu konuda.

EV SAHİBİ DE KİRA TESPİT DAVASI AÇABİLİR

Kiralara yapılacak zammın yüzde 25 ile sınırlı tutulmasının kiracıyı koruyan bir madde olduğunu belirten Yılmazel, şunları söyledi:

– Ancak ev sahiplerinin de hakları bulunmakta. 5 yıla kadar süreli olan kira sözleşmeleri için ‘kira uyarlama davası’ açılabiliyor. 5 yıldan uzun süreli sözleşmeler için ise ‘kira tespit davası’ açılabilir. Aslında bu iki dava da her ne kadar hukuki düzenlemeleri farklı olsa da aynı amaca hizmet ediyor. İkisi de değişen piyasa koşullarına göre kiranın rayiç bedele uyarlanmasını sağlayan davalardır.

– Ev sahipleri, eğer kira sözleşmesi süresi 5 yıla kadarsa ‘kira uyarlama davası’ açıp, bedel çok altta kaldıysa kiranın artırılmasını isteyebilir. Eğer 5 yıldan uzun süreli bir kira sözleşmesi ise ‘kira tespit davası’ açabilir. Yüzde 25’ten daha fazla bir kira artışını dava yoluyla alabilirler.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/yargitay-onayladi-bos-taahhutname-ile-kiraciya-tahliye/feed/ 0
Yargıtay’ın Can Atalay kararına siyasilerden sert tepki https://www.foxhaber.com.tr/yargitayin-can-atalay-kararina-siyasilerden-sert-tepki/ https://www.foxhaber.com.tr/yargitayin-can-atalay-kararina-siyasilerden-sert-tepki/#respond Wed, 03 Jan 2024 21:42:22 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1864 Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Anayasa Mahkemesi’nin tutuklu TİP milletvekili Can Atalay hakkında verdiği ikinci ihlal kararının hukuki değeri olmadığını belirterek, karara uymadı. Bu karara siyasilerden art arda tepkiler geldi.

ART ARDA AÇIKLAMALAR

CHP lideri Özgür Özel: Bu işbilmez hükümet, ülkemizi hukukun işlemediği, anayasanın tanınmadığı bir muz cumhuriyetine çevirdi. Yargıtay’ın kararına karşı anayasayı savunmayı ısrarla sürdüreceğiz. Yarın toplanacak Parti Meclisimizde konuyu özel gündem olarak ele alacak ve bundan sonraki mücadele hattımızı belirleyeceğiz.

Türkiye İşçi Partisi:Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin Hatay Mv. Can Atalay hakkındaki kararı, Anayasa’yı değiştirecek çoğunluğu sandıkla sağlayamayan Saray Rejimi’nin Anayasa’yı fiilen ortadan kaldırdığının ilanıdır. Bu bir yargı kararı değildir. Darbedir! Darbeye ve darbecilere geçit vermeyeceğiz!”

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu: Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, AYM’nin Hatay Milletvekili Can Atalay hakkında verdiği kararı yok sayması, ülkemizin temel direği olan anayasal düzeni ilga etmeye yönelik bir darbedir. Bizler, “Her koşulda ve herkes için adalet.” diyoruz. Siyasi olarak düşüncelerimiz farklı olsa da, Yargıtay’ın Can Atalay’a karşı kararını tasvip etmiyoruz. Yasalar, kişilere göre şekillenemezler ve herkese karşı eşit olmak zorundadırlar. Hukuku siyasete alet eden siyasiler ve onların kullanışlı aparatı haline gelen hukuk insanları; toplumların ve devletlerin temeli olan adaleti kökünden sarsmakla ülkemizin bekasını tehlikeye atmaktadır. Ölçü, birilerinin keyfi tutumları değil; adaletin kendisidir. Bugün kendilerini ölçü olarak görenler, er veya geç bozdukları kantarla tartılacaklardır.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan: Türkiye’nin ​hukuk devleti olma vasfını ​yitirmesi, Yargıtay üyelerinin eliyle gerçekleşmektedir. İktidarı bu skandala karşı çıkmaya, sorumluluk almaya davet ediyorum.

Gelecek Partisi lideri Ahmet Davutoğlu: Bir yüksek mahkemenin diğer yüksek mahkemeyi mahkemeye vermesi hukuk tarihine geçecek trajikomik bir nitelik taşımaktadır. AYM ile Yargıtay 3.Ceza Mahkemesi arasındaki kriz hangi açıdan bakılırsa bakılsın herhangi bir hukuk yorum farklılığının çok ötesinde boyutlar taşımakta ve yaşanan devlet krizini derinleştirmektedir. Önce hukuksuzlaşma sonra da anayasasızlaşma sürçeleri ile otoriterleşme tahkim edilmek istenmektedir. Başta yargı mensupları ve siyaset kurumu olmak üzere herkesi şu gerçek konusunda uyarıyorum: Hukuk kaosu toplumsal kaosu tetikler. Toplumu daha fazla germeyin.

CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır: Yargıtay’ın gerekçeli kararı akıl ve izandan yoksundur! 16’ncı sayfada skandal ifadeler yer alıyor! Maalesef bu kararda, Anayasa Mahkemesi’nin söylemleriyle terör örgütlerinin söylemlerini eşdeğer tutan kirli bir zihniyetle karşı karşıyayız. Bu kararı veren Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Anayasa Mahkemesi’ni terör örgütüyle eş tutarak nereye varmak istemektedir?

TBMM Başkanvekili Gülizar Biçer Karaca: Bu ülkede adalet ‘yok’ değil, artık ‘hiç’ hükmünde! Yargıtay’ın Can Atalay kararı antidemokratik ligde Türkiye’yi zirveye taşıyor. Üstelik yine kritik bir kararı, ‘yan’daş gazetelerden öğreniyoruz. İktidar blokuyla bütünleşen yargının siyasal ajitasyon içeren kararı, kriz anında bir kez daha ‘son çare’ olarak yine özgürlüğü, siyasal temsili kısıtlamaya giden yola tevessül ederek hukukun bütünlüklü çöküşünün önünü açıyor. Bir kez daha söylüyoruz. Can’ın yeri bizim yanımız.

CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu: Bir insanı silah zoruyla zorla özgürlüğünden mahrum etmekle Anayasa Mahkemesi kararına rağmen tahliye etmeyerek özgürlüğünden mahrum bırakmak arasında büyük fark var. Birincisi ‘hürriyeti tahdit’ suçu, ikincisi ‘anayasal düzene karşı’ suçtur. Gelinen durum; yargı erkleri arasında görüş ayrılığı değil, Anayasa’yı korumak ve uygulamak zorunda olan yargı kurumunun Anayasa’yı açıkça, bilerek, isteyerek ihlal etmesi ve bunda ısrar etmesidir. Yapılacak tek iş TBMM’nin olağanüstü toplanması ve Anayasa’yı koruyacak bir düzenleme yapmasıdır.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer: Anayasa Mahkemesi’nin Can Atalay kararının uygulanmaması yargıya yapılan çok açık bir darbedir. Anayasamız, Türkiye Cumhuriyeti’nin temelidir. Devletimizin temellerini korumak ve halkımızın iradesine sahip çıkmak için Can Atalay’ın yanındayız.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/yargitayin-can-atalay-kararina-siyasilerden-sert-tepki/feed/ 0
‘Rüya’dan ceza alan generalin hükmünü Yargıtay bozdu https://www.foxhaber.com.tr/ruyadan-ceza-alan-generalin-hukmunu-yargitay-bozdu/ https://www.foxhaber.com.tr/ruyadan-ceza-alan-generalin-hukmunu-yargitay-bozdu/#respond Sat, 30 Dec 2023 21:03:42 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1696 FETÖ’nün 15 Temmuz’daki darbe girişiminde Sıkıyönetim Komutan Yardımcısı olarak adı listede geçtiği iddiasıyla 7 yıl 6 ay hapisle cezalandırılan Diyarbakır 16. Zırhlı Tugay Komutanı Tuğgeneral Savaş Beyribey ile ilgili mahkûmiyet kararını Yargıtay 3. Ceza Dairesi esastan bozdu. Yargıtay sanığın beraat etmesi gerekirken mahkûmiyetine tek delil gösterilen bir rüyanın örgüt üyeliği gibi ağır bir ceza için yeterli ve inandırıcı delil olmadığından kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna dikkat çekti.

FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişiminde Yurtta Sulh Konseyi tarafından Sıkıyönetim Komutan Yardımcısı olarak listede adı geçtiği iddiasıyla yargılandığı Ağır Ceza Mahkemesi tarafından silahlı terör örgütü üyesi olmak suçundan 7.5 yıl hapisle cezalandırılan 16. Zırhlı Tugay Komutanı Tuğgeneral Savaş Beyribey ile ilgili mahkûmiyet kararını Yargıtay 3. Ceza Dairesi inceledi. Yargıtay sanığa anayasal düzeni bozmak suçundan verilen beraat kararının usul ve yasaya uygun olup kararda isabetsizlik görülmediğinin altını çizdi. Yargıtay örgüt üyesi olmak suçundan verilen mahkûmiyet karanının ise usul ve yasaya aykırı olduğuna dikkat çekti.

İZİNLİYKEN ASKERLERE ENGEL OLMAYA ÇALIŞTI

Yargıtay delillerin incelenmesinde, sanık Savaş Beyribey’in Tuğgeneral rütbesiyle görev yaptığı 16. Zırhlı Mekanize Piyade Tugay Komutanı iken 15 Temmuz gecesi Antalya’da yıllık izinde olduğunu, her ne kadar Yurtta Sulh Konseyi tarafından Diyarbakır Sıkıyönetim Komutan Yardımcısı olarak atama listesinde adı geçmiş olsa da olay günü birliğindeki askerlere Whatsapp üzerinden “Arkadaşlar kimse emir ve komuta dışında harekete kesinlikle katılmasın. Benim emrim dışında hareket etmesin Tugay nizamiyesinden hiçbir hareket olmayacak” şeklinde mesajlar attığına dikkat çekti.

‘DUYUMA DAYALI RÜYA İLE CEZA OLMAZ’

Yargıtay, münhasıran sözde sıkıyönetim atama listesinde yer almanın tek başına terör örgütü üyeliği için yeterli delil oluşturmayacağını, tanığın sanık aleyhine rüya görüldüğü ifadelerinin duyuma dayalı olduğunu belirtti. Duyumun kaynağı olarak gösterilen iki generalin de alınan ifadelerinde bu duyumları doğrulamadıkları ifade edildi.

Yargıtay, Savaş Beyribey’in terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk içeren eylemlerinin tespit edilemediğini, her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken mahkumiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğu belirtildi.

OY BİRLİĞİYLE BOZMA KARARI

Yargıtay, Anayasal düzeni bozmak suçundan verilen beraat kararına karşı temyiz başvurusunda bulunan Cumhurbaşkanlığı’nın temyiz itirazlarının esastan reddine, örgüt üyeliğinden verilen mahkûmiyetin ise esastan bozularak yerel mahkemeye iadesine oy birliğiyle karar verildi.

NE OLMUŞTU?

Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 7 yıl 6 ay hapisle cezalandırılan Beyribey’le ilgili mahkeme, sanığın Harekât Yıldırım Amiral–1 dosya numaralı mesaj formunda Diyarbakır Sıkıyönetim Komutan Yardımcısı olarak görevlendirildiğine dikkat çekti. Mahkeme sanığın darbe girişimi sırasında aktif veya pasif bir eylemi bulunmadığını, ancak 8. Ana Jet Üssünde Pilot Yüzbaşı olarak görev yapan tanık Ali Osman Uzun’un Savaş Beyribey’le ilgili itirafları bulunduğunun altını çizdi. Pilot Yüzbaşı, Beyribey’in hastanede tedavi olmak için beklediği sırada görevli bir hemşirenin gördüğü rüyasını kendisine anlattığını kaydetti.

‘DARBECİLERİN TUTUKLANMASI PEYGAMBERE EZİYET’

Hemşirenin, “Peygamber efendimizin rüyasında darbeye teşebbüs girişiminde bulunulması nedeniyle tutuklananların vekilinin kendisi olduğunu, bu kişilere yapılan eziyetin peygambere yapılmış kabul edileceğini ve bu kişilerin çok yakında bu eziyetten kurtulacakları” şeklinde rüyasını Savaş Beyribey’e anlattığını ifade etti.

Pilot Yüzbaşı, Beyribey’in de bu rüyayı aynı koğuşta tutuklu bulunan 2. Taktik Hava Kuvvetleri Komutanlığı Hava Harekât Merkez Amiri Kurmay Albay Bülent Gürdoğan ile Hava Kuvvetleri Komutanlığı Genel Sekreter Yardımcısı Ali Durmuş’a anlattığını, Ali Durmuş’un bu rüyayı koğuşta, Gürdoğan’ın ise diğer tutuklu FETÖ’cülerin duyacağı biçimde koğuşun havalandırmasında yüksek sesle anlattığına şahit olduğunu kaydetti.

‘RÜYA İLE ÖRGÜTÜN DAĞILMASINI ÖNLEDİ’ SUÇLAMASI

Gerekçeli kararda, Pilot Yüzbaşı Ali Osman Uzun’un, Savaş Beyribey’in hastanedeki hemşirenin anlattığı rüyayı cezaevinde koğuştaki diğer tutukluların içinde anlatmasıyla ilgili Beyribey’e iftira atması için herhangi bir neden bulunmadığı savunuldu. Her ne kadar sıkıyönetim listesinde yer almak tek başına örgüt üyeliği için yeterli delil oluşturmamış olsa da, sanığın tutukluluk sürecinde FETÖ yapılanmasının çözülmesinin önlenmesine yönelik rüya gibi birtakım anlatımlarla diğer FETÖ’cülerin itirafçı olmalarına engel olmaya çalışmakla silahlı terör örgütü üyeliği suçunu işlediğine vurgu yapmıştı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/ruyadan-ceza-alan-generalin-hukmunu-yargitay-bozdu/feed/ 0
Ümit Özdağ: Yargıtay suç işliyor https://www.foxhaber.com.tr/umit-ozdag-yargitay-suc-isliyor/ https://www.foxhaber.com.tr/umit-ozdag-yargitay-suc-isliyor/#respond Fri, 22 Dec 2023 21:21:32 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1342 Karadeniz gezisinin ardından karayoluyla Erzurum’a gelen Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, kentin girişinde partililer tarafından karşılandı. Özdağ, konvoyla gittiği asri mezarlığın karşısındaki Karskapı Şehitliği’ni ziyaret etti.

Özdağ, 21 Temmuz 1922’de Türkiye’ye dönme hazırlığı içindeyken Tiflis’te Karakin Lalayan ve Sergo Vartanyan tarafından şehit edilen, cenazesi önce Tiflis’e daha sonra Erzurum’a getirilip Karskapı Şehitliği’ne defnedilen 4’üncü Ordu Komutanı Cemal Paşa’nın mezarı başında tüm şehitler için dua etti ve Cemal Paşa ile ilgili bilgiler verdi.

Şehitlikten ayrılan Özdağ, partililerle kent merkezinde bir süre yürüyüp esnafı ziyaret etti. Atatürk’ün 1919’da 52 gün konakladığı evi gezen Ümit Özdağ, burada basın mensuplarının sorularını cevapladı.

Samsun, Ordu, Giresun, Rize, Trabzon, Artvin’in bulunduğu Doğu Karadeniz’i kapsayan geziyi tamamladığını belirten Özdağ, Erzurum, Bayburt, Gümüşhane, Erzincan, Sivas üzerinden Ankara’ya döneceğini, 13 günde 11 ili ziyaret edip halkla, esnaf ve gençlerle bir araya gelmiş olacağını söyledi. Gittiği her yerde tüm bölge halkının nazik ilgi ve sevgisiyle karşılaştığını belirten Özdağ, aralık ayı sonuna doğru yerel seçimler için hemen her yerde adayların belli olacağını bildirdi.

“MİLLİ EĞİTİM BAKANI BİR GÜVENLİK SORUNU HALİNE GELMİŞTİR”

TBMM’de devam eden bütçe görüşmeleri sırasında Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in cemaatlerle ilgili açıklamasını değerlendiren Ümit Özdağ, şöyle konuştu:

* “Milli Eğitim Bakanı bir milli güvenlik sorunu haline gelmiştir. Biz çocuklarımızı okullara, 21’inci yüzyılda Alman, Fransız, İngiliz, Japon, Güney Kore ve Rus yaşıtlarıyla yarışabilecek bilgi donanımına sahip olsun, daha güzel daha güçlü bir Türkiye için üretimde bulunsunlar, üretebilecek teknolojiyi öğrensinler diye yolluyoruz ama Milli Eğitim Bakanı, bakanlığın görevlerini yerine getirmeyip aksine okulları medreseleştiriyor.

* Nasıl bir eğitim aldığı belli olmayan tarikat, cemaat mensuplarını okullara sokuyor. Bu faaliyetler, çocuklarımızı deizm ve ateizme itecektir. Diyor ki Milli Eğitim Bakanı, ‘Biz onların dağa çıkmasını bu sayede engelliyoruz.’ Milli Eğitim Bakanlığı’nın devletin görevi zaten çocukların iyi yetişmesi ve kimsenin dağa çıkmamasıdır. Bu tarikat ve cemaatlerin Milli Eğitim Bakanı tarafından verilen görevi olamaz. Ayrıca, aynı çalışmayı, iş birliğini FETÖ’yle de yaptılar. FETÖ, dağa çıkmadı ama teslim ettikleri ne yazık ki silahlı kuvvetlerin karargahlarından çıkarak Türk halkına ateş açtı, parlamentoyu bombaladı.”

“YARGITAY SUÇ İŞLİYOR”

Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay arasında yaşananlarla ilgili konuşan Özdağ, “Anayasa Mahkemesi’nin kararı hoşumuza gitse de gitmese de Anayasa diyor ki, ‘Anayasa Mahkemesi’nin kararı geçerlidir.’ Yargıtay suç işliyor. Yargıtay bilerek suç işliyor, hiçbir yolu yok. Eğer Yargıtay bu tutumunda devam eder, Anayasa’yı çiğnemeye devam ederse yarın vatandaşlardan da yasalara uymasını ve Anayasa’ya uymalarını bekleyemezler. Bu bir akıl tutulmasıdır. Bazı yasalar yanlış olsa bile yasa oldukları için kaldırılana kadar uygulanmak zorundadır. Biz de Anayasa Mahkemesi’nin birçok kararını beğenmiyoruz ama her beğenmediğimiz karara karşı çıkar ve uygulamıyoruz dersek devlet nasıl yürür” dedi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/umit-ozdag-yargitay-suc-isliyor/feed/ 0