Yasak – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Tue, 17 Sep 2024 17:12:00 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Meta, Rus medya kuruluşlarını platformlarında yasakladı https://www.foxhaber.com.tr/meta-rus-medya-kuruluslarini-platformlarinda-yasakladi/ https://www.foxhaber.com.tr/meta-rus-medya-kuruluslarini-platformlarinda-yasakladi/#respond Tue, 17 Sep 2024 17:12:00 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/meta-rus-medya-kuruluslarini-platformlarinda-yasakladi/ Meta, Rus medya kuruluşlarını platformlarında yasakladı

Meta’dan Rusya’yı kızdıran karar…

Milyonlarca kullanıcıya sahip uygulamaları tek çatı altında toplayan Meta, Rus medyasına ait bazı kuuluşları ve haber ajanslarını platformlarında yasakladı.

Yasağın duyurulmasının ardından tepki gören Meta, konuya ilişkin açıklama yaptı.

“RUS MEDYA KURULUŞLARI KÜRESEL OLARAK YASAKLANDI”

Açıklamada, “Dikkatli bir değerlendirmenin ardından Rus devlet medya kuruluşlarına karşı devam eden yaptırımlarımızı genişlettik. Rossiya Segodnya, RT ve bunlarla bağlantılı kuruluşlar, dış müdahale faaliyetleri nedeniyle uygulamalarımızdan küresel olarak yasaklanmıştır.” ifadesi kullanıldı.

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, başkent Moskova’da gündemdeki konulara dair yaptığı açıklamada, Meta’nın aldığı karara da değindi.

“BU KARAR OLUMSUZ VE KABUL EDİLEMEZ”

Peskov, Facebook ve Instagram’ın sahibi Meta’nın Rus medya kuruluşlarını yasaklama kararının olumsuz ve kabul edilemez olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:

Meta bu eylemlerle kendisini itibarsızlaştırıyor. Rus medyasına yönelik bu tür seçici eylemler kabul edilemez. Bunu son derece olumsuz bir karar olarak değerlendiriyoruz. Elbette bu, Meta ile ilişkilerimizi iyileştirme ihtimalini zorlaştırıyor.

RUS MEDYASI VE ABD

ABD Adalet Bakanlığı, 4 Eylül’de yaptığı açıklamada, aralarında RT’nin de olduğu Rusya’ya bağlı bazı medya kuruluşları ile sosyal medya platformlarını, 5 Kasım’da yapılacak başkanlık seçimlerine müdahale etmeye çalışmakla suçlamış ve bu kapsamda yaptırımlar açıklamıştı.

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken da 13 Eylül’de yabancı ülkelerde “istikrarsızlaştırıcı” faaliyetlerde bulunduğu ve Ukrayna’daki savaşında Moskova yönetimine önemli ölçüde destek sağladığı gerekçesiyle Rus devlet kanalı RT ile bağlantılı 3 kurum ile 2 kişiye yönelik yaptırım kararı alındığını açıklamıştı.

SEÇİMLERE MÜDAHALE İDDİALARINI REDDETTİLER

ABD istihbaratı, ülkede 2016 yılında düzenlenen başkanlık seçimlerine Rusya’nın RT ve diğer medya kurumları üzerinden müdahale etmeye çalıştığı sonucuna varmış, Moskova ise seçimlere müdahale iddialarını reddetmişti.

Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)ensonhaber iconBüşra Yıldız
Editör

Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/meta-rus-medya-kuruluslarini-platformlarinda-yasakladi/feed/ 0
Çalışma Bakanı başka ülkede mi yaşıyor? https://www.foxhaber.com.tr/calisma-bakani-baska-ulkede-mi-yasiyor/ https://www.foxhaber.com.tr/calisma-bakani-baska-ulkede-mi-yasiyor/#respond Sun, 16 Jun 2024 09:09:46 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8266 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, örgütlenme özgürlüğünün önünde, kökü darbeler ve baskıcı dönemlerde olan tüm engelleri kaldırdıklarını belirtti. Ancak AKP döneminde sendikal haklara yönelik ihlaller “Çalışma Bakanı başka bir ülkede mi yaşıyor?” sorusunu sordurttu.

Bakan Işıkhan 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Konuşmasında, “1 Mayıs’ın dayanışma ruhunu zedeleyen, 1 Mayıs’ı istismar eden bu eylemlere sıcak bakmamız elbette mümkün değildir” diyen Işıkhan, örgütlenme özgürlüğünün önünde, kökü darbeler ve baskıcı dönemlerde olan tüm engelleri kaldırdıklarını belirtti.

Işıkhan, tüm sendikalara hakkın ve adaletin peşinde özgürce faaliyet gösterebilecekleri zemini sağlayacak düzenlemeleri hayata geçirdiklerini söyledi.

Memurların toplu sözleşme yapma hakkına anayasal güvence getirdiklerini, özellikle kamu sendikacılığında çok iyi durumda olunduğunu ifade eden Işıkhan, kamuda sendikalaşma oranını yüzde 50’den yüzde 75’lere kadar çıkardıklarını belirtti.

Ancak Türkiye’de AKP döneminde sendikal haklara ilişkin yaşanan ihlaller Bakan Işıkhan’ın söylemlerinin tam tersine işaret ediyor. 

ÖRGÜTLENME ORANI YERLERDE

Çalışma Bakanlığı’nın mart verilerine göre Türkiye’de toplam 16,3 milyon kayıtlı işçiden sadece 2,5 milyonu sendikalı. Öte yandan bu işçilerin de bir kısmı çeşitli yasal kısıtlar nedeniyle toplu iş sözleşmesi (TİS) kapsamında değil. 

Bakanlık verilerine göre işçilerin yalnızca yüzde 10,1’i bir toplu iş sözleşmesi kapsamında çalışıyor. Diğer bir değişle her 100 işçiden 85’i sendikaya üye olmadan 90’ı ise TİS imzalamadan çalışıyor.

AKP DÖNEMİNDE ERTELENEN GREVLER

AKP’nin sendikal haklara karşı yaptığı icraatlerden biri de grev yasağı. Türkiye’de AKP’nin iktidarda olduğu son 22 yılda 20 grev yasaklandı, bu yasaklardan 195 bin civarında işçi etkilendi.

AKP döneminde en çok grev yasağı metal sektöründe gerçekleşirken grevi en çok yasaklanan sendika ise Birleşik Metal İş.

2002 yılından 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununun yürürlüğe girdiği 2012 yılına kadarki 10 yıllık süre zarfında 5 grev yasaklandı. 2014’te yasaklanan Şişecam grevinden 5 bin 800 işçi etkilendi.

Aynı yıl Çöllolar Kömür Sahası ve Çayırhan Kömür’de alınan grev kararı da genel sağlığı ve milli güvenliği bozucu olduğu iddiasıyla yasakladı. 2015’te ise Birleşik Metal-İş’in toplam 38 iş yerinde yaklaşık 15 bin işçiyi kapsayan grevi yasaklandı.

2016 başlayıp 2018 yılında sona eren Olağanüstü Hal döneminde toplam 7 grev yasaklandı. Akbank çalışanlarının aldığı grev kararı da  ‘ekonomik ve finansal istikrarı bozucu’ nitelikte olduğu gerekçesiyle yasaklandı.

2017’nin mayıs ayında Şişecam işçilerinin ikinci kez grevi yasaklanırken, Mefar İlaç fabrikasındaki greve ilişkin de yasak kararı verildi.

2018’de metal sektöründe 130 bin işçiyi kapsayan toplu iş sözleşmesi dönemindeki anlaşmazlıklar gerekçesiyle alınan grev kararı Bakanlar Kurulu kararıyla yasaklandı. 2018’de  Adana ve Mersin’de Soda Kromsan işçilerinin aldığı grev kararına da yasak getirildi.

2019’da İZBAN (İzmir Banliyö Taşımacılığı Sistemi) işçilerinin grevi yasaklandı.

2020’de ise Şişecam’a bağlı Soda Sanayii AŞ’de, 2022’de ise Birleşik Metal-İş ve Özçelik-İş’in örgütlü olduğu Kocaeli’deki bulunan Bekaert’ta grevler yasaklandı.

AKP döneminde ertelenen grevler


ERTELEME ‘FİİLİ YASAK’ DEMEK

Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanunu’na göre, karar verilmiş veya başlanmış olan kanuni bir grev veya lokavt genel sağlığı veya milli güvenliği bozucu nitelikte ise grev, cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile 60 gün ertelenebiliyor.

Ancak kanuna göre ertelenen grevler 60 günlük erteleme süresi sonunda yeniden başlatılamıyor. Taraflar erteleme süresi içinde anlaşamazlarsa uyuşmazlık Yüksek Hakem Kurulu (YHK) tarafından çözülüyor. Bu nedenle grev ertelemesi fiilen grev yasağı anlamına geliyor.

SENDİKALAŞAN İŞTEN ATILIYOR

Öte yandan AKP döneminde sendika ve örgütlenme özgürlüğü önündeki engeller grev yasaklarıyla sınırlı değil. Son yıllarda irili ufaklı pek çok işyerinde sendikalaşmaya çalışan işçiler işten atılmalarla karşı karşıya kalıyor.

Son dönemde işçileri sendikalaştıkları için işten çıkartan bazı işletmeler şöyle:

Urfa’da 2018’de sendikalı oldukları için işten atılan TÜVTÜRK Polçak Taşıt Muayene İstasyonu işçileri o tarihten beri direnişte. Urfa’da 2018 yılında Araç Muayene İstasyonu’nda çalışan 45 işçi, (DİSK) bağlı Nakliyat İş Sendikası’na üye olduktan sonra işten çıkarıldı. İşten çıkarıldıktan sonra taşıt muayene istasyonu önünde direnişe başlatan işçiler hem sendikal hakları için hem de işe dönebilmek için direnişlerini sürdürüyor.

İzmir’in Bergama ilçesindeki Agrobay Seracılık’ta çalışırken Tarım İşçileri Sendikası’na (Tarım-Sen) üye oldukları geçtiğimiz ağustos ayında 39 işçi işten çıkartıldı. Bu işçilerin 31’i tazminatsız işten atıldı.

İzmir’in Kemalpaşa ilçesinde bulunan Abalıoğlu Grup’a Lezita’da işçiler greve giderken Lezita, sendikanın yetki aldığı tarihten itibaren fabrikada sendikal örgütlenme yapan 30 işçiyi işten çıkardı.

Grev ilanından sonra işçi alımı ve işten çıkarmalar yasak olmasına rağmen, Lezita fabrikasında grevden önceki haftalarda yaklaşık 10 işçi işten çıkarıldı ve grevdeki işçilerin yerine göçmen işçiler alındı.

Şanlıurfa’da Özak Tekstil işçileri 2023 Kasım ayı başından itibaren, Öz İplik-İş’ten istifa ederek BİRTEK-SEN’de örgütlenmeye başladı. Sendika, üyelerinin tehdit edildiğini açıklarken bir kadın işçi, bu tehdit ve baskılar sonucunda sendikadan istifa etmeyince işten atıldı. Bunun üzerine 450’den fazla işçi iş bırakarak direnişe geçti. Eylemler şubat ayında sona erdi.

Adıyaman Besni’de bu yılın başında iki ay boyunca ödenmeyen ücretleri nedeniyle eylemlere başlayan işçiler işten atıldı. Geçtiğimiz günlerde işçilerin işe iade edilmesi ve elden verilen ücretlerin hesaplara yatırılmasını talep eden Mega Polietilen işçilerinin eylemi sürerken, eylem çadırına taşlı sopalı saldırı gerçekleştirildi.

Son olarak Manisa’da PilenPak Ambalaj’da çalışan 149 işçi Basın-İş Sendikası’na üye oldukları gerekçesiyle işten çıkarıldı. İşçiler işten çıkarmaların ardından direnişe başladı. İşçilerin başlattıkları grev 35 gündür sürüyor.

 

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/calisma-bakani-baska-ulkede-mi-yasiyor/feed/ 0
Ege Denizi’nde av yasağı başlıyor: 200 bin liraya varan ceza… https://www.foxhaber.com.tr/ege-denizinde-av-yasagi-basliyor-200-bin-liraya-varan-ceza/ https://www.foxhaber.com.tr/ege-denizinde-av-yasagi-basliyor-200-bin-liraya-varan-ceza/#respond Tue, 28 May 2024 21:54:42 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7783 Su ürünleri üretimi bakımından önemli bir potansiyele sahip Ege Denizi’nde av yasakları yarın başlıyor. Yasak döneminde avcılık yapılmamasının sürdürülebilir balıkçılığın sağlanması bakımından önemli olduğunu belirten İzmir İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Şahin, İzmir’i balıkçılık potansiyeliyle ilgili değerlendirmelerde bulundu. 

İzmir’in Türkiye’deki en önemli deniz avcılığının yapılan bölgelerden biri olduğunu belirten Şahin, “Ege Denizi birçok balık türünün avlandığı, yıllık 5 bin ton civarında avcılık yapılan bir bölge. İzmir, avcılık ekipmanlarıyla ilgili de güçlü bir il. 1700 civarında geleneksel avcılık yapan küçük teknemiz var. Yaklaşık 28 trol, 55 gırgır teknesiyle bu bölgede avcılık faaliyetleri devam ediyor” dedi.

‘YASAK BÜYÜK TEKNELERİ KAPSIYOR’

Ege Denizi’nde av yasağının 15 Nisan-31 Ağustos tarihleri arasında yaklaşık 4,5 aylık süreyi kapsadığını ifade eden Şahin, “Bu dönemde profesyonel anlamda yapılan avcılık faaliyetlerini durduruyoruz. Geleneksel kıyı balıkçılığı kısmında yasal sınırlara uymak kaydıyla avcılığa devam edilebiliyor. Yasak, büyük tekneleri kapsıyor. Özellikle kıyı avcılığı dediğimiz küçük teknelerimizde amatör avcılar için herhangi bir problem yok. Yasak dönemi içinde gırgır ve troller ava çıkamıyor” diye konuştu.

‘REİS BEY TÜRKİYE’DEKİ KONTROL TEKNELERİNİN EN ÖNEMLİLERİNDEN’

Yasa dışı avcılıkla mücadelenin sadece İzmir’de değil tüm Türkiye’de aralıksız devam ettiğini söyleyen Şahin, “İzmir’deki su ürünleri kontrol teknemiz ‘Reis Bey’ Türkiye’deki kontrol teknelerinin en önemlilerinden. Sadece kendi teknemizle değil beraberinde Deniz Polisi, Sahil Güvenlik ve diğer unsurların desteğiyle 24 saat denetim faaliyetlerimize devam ediyoruz. Reis Bey dışında bir teknemiz daha var. Vardiyalı şekilde kontrollerimizi yapıyoruz” dedi.

‘SÜRDÜRÜLEBİLİR BALIKÇILIK İÇİN YASAK DÖNEMLERE UYULMALI’

Cezaların yapılan faaliyetin durumuna göre değiştiğini dile getiren Şahin, yasağın ihlali durumunda 8 bin TL’den 200 bin TL’ye varan idari para cezalarının uygulandığını belirtti. Sürdürülebilir balıkçılığın yapılması için yasak dönemlere uyulması gerektiğini aktaran Şahin, “Avcılık, yasak dönemler içinde izin verilen av aletleriyle yapılırsa bir sonraki nesle, çocuklarımıza ve torunlarımıza bizim gördüğümüz balıkları görme şansı tanınacak. Eğer hoyrat bir avcılık yapılırsa çocuklarımız bile balık türlerini zor görür. Bakanlık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü Türkiye’nin dört bir tarafında gerekli denetimleri yapıyor. Mümkün olduğu kadar denetim sıklığımızı artırarak ve beraberinde rehberlik hizmeti yaparak faaliyetlerimize devam edeceğiz” diye konuştu.

‘YASAK DÖNEMİNDE ALAN OLMAZSA, TUTAN DA OLMAYACAK’

Yasaklı dönemlerde satış yapan noktalarda kıyı balıkçılığı çerçevesinde gelen ürünlerin satışında herhangi bir problem olmadığını dile getiren Şahin, şunları söyledi:

“Satış noktasında eğer doğru kontrolü yapabilirsek, avcılık kısmında da gayri yasal şekilde yapılacak avcılığın önüne geçmiş oluyoruz. Bizim için tutan da satan da paydaşlarımız. Yasak döneminde alan olmazsa, tutan da olmayacak. Tüketiciler hangi sezonda hangi balığın yenileceğini, hangi balığın yasaklı dönemde olduğunu sitemiz üzerinden görebiliyorlar. Tüketiciler bu konuda bilgi sahibi olurlarsa, yasaklı balığın satılmaması gerektiğini öğrenecekler. Onlar da bireysel tepkileri göstererek bir sonraki nesle balıkların aktarılmasına katkı sağlayacaklar.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/ege-denizinde-av-yasagi-basliyor-200-bin-liraya-varan-ceza/feed/ 0
İstanbul Boğazı’nda ’24 metre’ tartışması https://www.foxhaber.com.tr/istanbul-bogazinda-24-metre-tartismasi/ https://www.foxhaber.com.tr/istanbul-bogazinda-24-metre-tartismasi/#respond Sun, 28 Jan 2024 09:12:23 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2710 İstanbul Boğazı’nda özellikle Sarıyer açıklarında kıyıya yakın ve sığ bölgelerde avlanan gırgır teknelerinin, 24 metre derinliğindeki avlanma şartını ihlal ederek; balık popülasyonunu olumsuz şekilde etkilediği yönündeki iddialar tartışmalara neden oldu. İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Saadet Karakulak, konu ile ilgili açıklamalarda bulundu.

“BALIK STOKLARINI OLUMSUZ ETKİLEYECEK”

Prof. Dr. Saadet Karakulak, “İstanbul Boğazı’nın özellikle kuzey bölgesinde gırgır avcılığı yapılabiliyor. Yasal olarak da bu uygun çünkü 24 metreden derin sahada gırgır balıkçılığına, balıkçılık yönetiminde müsaade edilmekte. Fakat bunu bilimsel olarak değerlendirdiğimizde aslında boğazlar balıkların geçiş noktaları. Biz biyolojik koridor olarak nitelendiriyoruz. Farklı iki deniz bölgesinde göç eden balıklar, bu noktalardan geçerken boğazlarda, özellikle durarak vücut adaptasyonunu geliştirdikleri sahalardır. Bu sahalarda yoğun avcılık faaliyetinin olması balık stoklarını olumsuz etkileyecektir. Balık stoklarımıza baktığımızda her yıl av miktarımızın git gide düştüğünü görmekteyiz” diye konuştu.

“ENDÜSTRİYEL BALIKÇILAR SIĞ ALANLARDA AVCILIK YAPAMAZ”

İstanbul Boğazı’nda geçmişten günümüze her zaman balıkçılık faaliyetinin yapıldığını hatırlatan Karakulak, “Yapılan faaliyet genellikle geleneksel, küçük ölçekli balıkçılık düzeyinde kalmıştır. Fakat son yıllarda teknolojinin gelişmesi ile balıkçılık faaliyetlerinin daha da büyümesine yol açıldı. Önemli olan aşırı avcılığın yapılmaması lazım. Endüstriyel teknelerin avcılık kotası olmadığı için fazla avcılık yapabilmekte. Hem deniz çayırlarını korumak hem de küçük ölçekli balıkçıya avcılık yapabilecek alanı bırakmak için endüstriyel balıkçılar 24 metreden sığ alanlarda avcılık yapamazlar” dedi.

“BALIĞA İSTANBUL BOĞAZI’NDAN GEÇME ŞANSI TANINMALI”

Gırgır avcılarının kıyı şeridinde avlanmasının balıkçılığı olumsuz etkilediğini belirten Karakulak, “Balıklar, dar bir koridordan geçince ister istemez balıkçılarımız da kıyılarda daha fazla avlanma eğiliminde olmakta. Daha geniş alanda avcılığın yapılması lazım. Bu balığa en azından İstanbul Boğazı’ndan geçme şansı tanınmalı. Marmara Denizi’nin diğer sahalarında avcılık yapılabilir” ifadelerini kullandı.

“KOMŞUMUZDA OLMAYAN YASAK BİZDE NİYE VAR”

İstanbul Boğazı’nda balıkçılık yapan gırgır teknesi sahibi Mustafa Nursu, “Yasak için 24 metre dendiği zaman, 24 metrenin içini yasaklamak isteniyorsa bütün herkese yasak olması lazım. Küçük balıkçıya, büyük balıkçıya herkese yasak olmalı. Bize zaten yasak, endüstriyel balıkçı olarak bize yasak. Bulgaristan, Yunanistan, hiç birinde böyle bir yasak yok. Komşumuzda olmayan yasak bizde niye var” şeklinde konuştu.

“BİZ KIYIYA GELMİYORUZ, KIYI BİZE DOĞRU GELİYOR”

Sosyal medyada yayınlanan ‘Gırgır tekneleri kıyı sularında balık avlıyor’ şikayetlerini değerlendiren balıkçı Mustafa Nursu, “Kıyılarda ağ atılmıyor, kıyı şeritleri denize doğru uzadı. Biz kıyıya gelmiyoruz, kıyı bize doğru geliyor. Belediyeler yol yaptılar, arkamda kazıklı yol var. Kıyıdan 100 metre denizde, kıyı bize doğru geliyor. Kimse ağını kıyı şeridine, yani yasak olan bir yere ağ atmak ister mi? Zaten biz şu anda boğazın, Marmara Denizi’nin yüzde 30’unu kullanıyoruz. Yüzde 70’i zaten yasak edilmiş vaziyette” dedi. 24 metre kuralının denenmek için konulduğunu söyleyen Nursu, “Bize, ‘Bir yapalım, deneyelim. Eğer işimize yaramazsa kaldırırız’ dediler. Bu zamana kadar hiçbir şeyi de kaldırdıklarını görmedim” ifadelerini kullandı.

“BAŞTAN AŞAĞIYA ENDÜSTRİYEL BALIKÇILARA OYNANAN BİR OYUN”

24 metre yasağına uyulmadan yapılan avcılığın balık popülasyonunu etkilediği yönündeki açıklamalara katılmadığını belirten Nursu, “Koydukları yasağın hiçbir faydası yok. Baştan aşağıya endüstriyel balıkçılara oynanan bir oyun. Başka hiçbir şey değil. Biz de hocayız, diplomasız hocayız. Dededen babaya, babadan oğula, şimdi oğuldan toruna kaldı. Yaptıkları ayıptır” dedi. Yasağa uymayan balıkçıların tekne plakalarının iptal edildiğini hatırlatan Mustafa Nursu, “Bizim plakamızı iptal ediyorlar. Neymiş, az bir şey yasak alana girmişiz. Olabilir bu, teknelerin el freni yok ki. Ağın altını attıktan sonra biraz içeri girmiş olabiliriz veya girmemiş olabiliriz. Plaka iptal olduğu zaman benim avcılığım, balıkçılığım biter. Siz balıkçılığa bu kadar zarar verdiğimizi düşünüyorsanız, gelin buyurun. Motorlarımızı alın elimizden, verelim gönüllü olarak. Değerini verin, balıkçılığı da iptal edin olsun bitsin” diye konuştu.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/istanbul-bogazinda-24-metre-tartismasi/feed/ 0