Prof. Dr. Bush, ergenler, çocuklar, hatta hamileler arasında dahi kullanımı çok artan ve elektronik sigara, iqos, puff bar gibi farklı form ve adlarla piyasada satılan ‘alternatif’ tütün ürünlerinin tehlikelerine dikkat çekti.
Prof. Dr. Bush, evdeki e-sigara sıvılarını içme sonucu 2-3 yaşındaki bebeklerde dahi e-sigara zehirlenmelerine rastladıklarını kaydetti. Gerçekleştirilen bilimsel oturumda endüstrinin esrar dahi içeren bazı ürünleri artık “astımlı hastaların kullandığı inhaler (fısfıs)” formunda satışa sunduğuna da dikkat çekildi.
“BİN 200’DEN FAZLA GENDE DEĞİŞİKLİĞE NEDEN OLUYOR”
E-sigaraların sanıldığı gibi masum olmadığını anlatan Prof. Dr. Bush, bu cihazlar yüzünden tütün ürünü kullanımının 10-11 yaşa kadar düştüğünü vurguladı. Prof. Dr. Bush’un sunumundaki en dikkat çeken verilerden biri de yapılan araştırmalara göre e-sigaranın bin 200’den fazla gende değişikliğe neden olduğuydu.
Prof. Dr. Bush tütün ürünü kullanma yaşının bu kadar düşmesinin, ileride akciğer kanseri görülme yaşını da çok daha erkene çekme endişesi doğurduğuna dikkat çekti.
Doç. Dr. Pelin Duru Çetinkaya da ülkemizde 10 yaşından itibaren elektronik sigara kullananlara şahit olduklarını anlattı:
“16 yaşın altında yapılmış bir araştırmaya göre çocukların yüzde 5’i düzenli, yüzde 20’si ise ara sıra olmak üzere elektronik sigara ve ürünlerini kullanıyor. Çocuklarımızdan önce ne yazık ki ebeveynler, eğitimciler ve sağlıkçılar tehlikeyi bilmiyor. Yapılan araştırmalarda görülmüş ki bu ürünlerin neredeyse üçte birinde Cannabis yani esrar var. Bir sürü kanserojen madde var. Elektronik sigara kullanmasa bile bir çocuk bunun sıvılarını içerek toksik zehirlenmeler yaşayabiliyor. 6 yaşında bu şekilde zehirlenme vakalarımız oldu.”
“EBEVEYNLER SESİNİ ÇIKARMIYOR”
Bu ürünlerin zararlı olmadığı ve her yerde kullanılabileceği algısıyla ebeveynlerin, çocuklarının yanında dahi kullandığına işaret eden Doç. Dr. Çetinkaya, şöyle devam etti:
“Yine ülkemizde yapılan bir çalışmada gördük ki yüzde 70’i evlerinde, yüzde 40’ı iş yerinde bu ürünleri kullanıyor. Adına istediğiniz kadar buhar deyin, bunlar da duman çıkarıyor. Eğitimcilerimizin farkına varamadığı durumlar da var. Çocuk okulda flash bellek şeklinde avucunun içerisinde saklıyor ve bunları soluyor. Ama ortama dumanı saldığında sigaradaki gibi kötü bir koku olmuyor. Çünkü içinde aromalar var, çilek, meyve aroması gibi. Öğretmenler de bunun aslında bir tütün ürünü olduğunun farkına varmıyor. Ebeveynler bir ilaç kullanması gerektiğinde her şeyi sorgularken bunları koşulsuz şartsız sorgulamadan çocuklarının kullanmasına sesini çıkarmıyor. Gebeler bile kullanıyor. Ülkemizde yapılmış bir çalışmada gebelerde elektronik sigara kullanımının yüzde 5’lerde olduğu ortaya çıkmıştı 5 yıl önce. Şu an bu oran eminim daha yüksektir.”
“AYNI AĞIZLIKLA 5-6 ÇOCUK KULLANIYOR”
İki çocuğunun olduğunu ve her ikisinin okullarında yaygın bir şekilde bu ürünlerin kullanıldığını vurgulayan Doç. Dr. Çetinkaya, sözlerini şöyle noktaladı:
“Bir de Puff Bar dedikleri tek kullanımlık ürünler var. Bir çocuk alıyor, 5-6 çocuk aynı ürünü aynı ağızlıkla kullanıyor. Akciğer, kalp damar sistemi, kanser, bulaşıcı hastalıklara zemin hazırlıyor. Sigara bırakma polikliniklerinde sadece 5 hekimden birisi elektronik sigara ve yeni nesil tütün ürünleri hakkında hastadan sorgu alıyor. Meslektaşlarımız da bunu bilmiyor. Örneğin son zamanlarda çocuk yaş hastalarda çok sık duyduğumuz pnömotoraks yani akciğer sönmesi tablosunda, altta yatan neden elektronik sigara ürünleri olabilir mi, bunun sorgulanması lazım.”
“CİDDİ ÖNLEMLER ALINMALI”
Prof. Dr. Andrew Bush ise “Çocuk hekimleri bu ürünlerin tehlikelerini biraz daha iyi biliyor. Ama yetişkin hekimleri sigaranın zararlarına daha çok odaklandıkları için daha az zararlı olan bir şeye yönlendirmek istiyor hastalarını. Ama e-sigaraların daha az zararlı olduğuna dair elimizde herhangi bir kanıt yok. Hatta acaba daha fazla zararlı olabilir mi? Bununla ilgili kanıtlar konuşuluyor artık. Dolayısıyla bu sıcak kimyasalların ciğerlerimize çekilmesi hiç de güvenli değil ve tehlikeli. Ergenlik döneminde sigara içildiği zaman yetişkinlik hayatında akciğer kanseri geliştirme riski kat kat artıyor. Kanser görülme yaşını ileride çok daha genç nüfusta görebiliriz. Bu beni çok kaygılandırıyor. Bir felaketin olmasını beklemeden bu ürünlerin tüketilmesine yönelik ciddi önlemler alınmalı” diye konuştu.
İngiltere ve Avrupa’nın pek çok ülkesinde satışı serbest olan ve bu ürünlerin özel mağazalarının bulunduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Bush, Türkiye’de elektronik sigara satışının yasak olmasının önemli bir avantaj ve başarı olduğunu da vurguladı. Ancak sadece kağıt üzerindeki yasakların etkili olamayacağını ifade eden Bush, özellikle çocuklara bu ürünlerin satışını yapanlara hapis cezasına varan ciddi yaptırımlar getirilmesi gerektiğini kaydetti.
]]>
Araştırmada abur cubur tüketiminin katkıda bulunan önemli faktörlerden biri olduğu belirtiliyor. Ancak giderek artan stresli yaşam tarzlarımız, zayıf zihinsel sağlığımız, obezite ve hareket eksikliğimiz de bunda rol oynuyor.
Michigan Üniversitesi’nin 2021’de yaptığı başka bir araştırma, tek bir sosisli sandviçin yaşam beklentinizi 38 dakika azaltabildiğini, ancak bir parça somonun yaşam sürenizi 70 dakika uzatabildiğini ortaya çıkardı.
Tüm bunlarla birlikte bilim insanları, yaşlanma sürecinizi nasıl yavaşlatabileceğinizi, biyolojik yaşınızı nasıl düşürebileceğinizi ve aslında ömrünüze sağlıklı, sağlıklı yıllar nasıl ekleyebileceğinizi görmek için dikkat edebileceğiniz önerilerde bulunuyor.
Yaşamı kısaltan faktörlerin de yer aldığı bu listede siz hangilerini yapıp yapmadığınızı biliyor musunuz?
İşte yaşamı uzatan ve kısaltan faktörler…
İYİ UYUMAK +4,7 YIL
Harvard Tıp Fakültesi tarafından 2023 yılında yapılan bir araştırma, her gece 7-9 saat uyumanın erkeklerin yaşam beklentisini 4,7 yıl, kadınların ise 2,4 yıl artırabildiğini ortaya çıkardı.

KARARINDA İÇMEK +1 YIL
Yapılan araştırmalar ara sıra içilen bir kadeh şarap veya biranın potansiyel ömrünüze bir yıl ekleyebileceğini (veya biyolojik yaşınızı bir yıl kısaltabileceği) söylüyor. Ancak önerilen limitleri aşan her içki (haftada 14 birim veya altı bardak şarap veya altı litre bira) hastalık riskinizi artırır ve ömrünüzü kısaltır.
DÜZENLİ CİNSEL HAYAT + 4-7 YIL
Royal Edinburgh Hastanesi’nden klinik nöropsikolog Dr. David Weeks, “Süper Gençlerin Sırları” kitabında yayınlanan uzun vadeli bir çalışmada, düzenli seksle gelen stres azalması, artan tatmin düzeyi ve daha iyi uykunun, yaşam sürenizi 4 ila 7 yıl arasında iyileştirebileceğini söyledi.

AKTİF OLMAK +4 YIL
Birçoğumuz her hafta 150 dakikalık aerobik egzersizi gibi önerilen aktivite hedeflerine ulaşmakta zorlanıyoruz, ancak iyi haber şu ki, her türlü aktivite hayatınıza yıllar katıyor. 2012’de Journal of Aging Research’te yayınlanan büyük bir incelemeye göre, düzenli fiziksel aktivite yaşam beklentinizi 4 yıla kadar artırabilir.
BOL SU İÇMEK +15 YIL
Doktorlar dehidrasyonun kandaki tuz düzeylerini artırdığını, bunun da yaşlanma sürecini hızlandırabileceğini ve kronik hastalıkları hızlandırabileceğini biliyor. Fareler üzerinde yapılan çalışmalarda hafif dehidrasyon, yaşam beklentisini altı ay kısaltmak için yeterliydi, bu da insan açısından 15 yıla eşdeğerdi.
BOL MEYVE, CEVİZ VE TOHUM TÜKETMEK +10,8 YIL
İyi bir beslenmenin sağlığımız üzerindeki etkisine şüphe yok ve 2023 yılında Nature dergisinde yayınlanan Birleşik Krallık Biobank’ın bir araştırmasına göre, sağlıksız bir beslenmeden tam tahıllar, kuruyemişler, meyveler açısından zengin sağlıklı bir beslenmeye geçiş yapan erkekler ve kadınlar için sırasıyla 10,9 ve 10,4 yıllık yaşam beklentisi artıyor.
SİGARAYI BIRAKMA +10 YIL
ABD Hastalık Önleme Merkezlerine göre, sigarayı bıraktıktan 5 ila 10 yıl sonra kanser riskiniz yarı yarıya azalıyor ve sigarayı bıraktıktan 20 yıl sonra bu risk, hiç sigara içmeyen birininkine yakın oluyor. Yani sigarayı bırakmak potansiyel olarak yaşamınıza 10 yıl katabilir.

İYİ BİR İLİŞKİ +BİRLİKTE GEÇİRDİĞİNİZ HER ON YILDA 1,5 YIL
Yeni Zelanda’daki çiftler üzerinde 2020 yılında yapılan bir analiz, romantik bir ilişkiye dahil olmanın biyolojik yaşlanma sürecini ne ölçüde yavaşlattığını ve toksik bir ilişkinin bunu ne ölçüde hızlandırdığını ölçtü. Araştırmacılar, olumlu ilişkiler içinde olan kişilerin yüzde beş daha yavaş yaşlandığını, zayıf bir ilişkisi olan (veya ilişkisi olmayan) kişilerin ise yüzde 20 daha hızlı yaşlanma eğiliminde olduğunu buldu.
Genel olarak araştırmacılar, bekar olmakla karşılaştırıldığında bir ilişki içinde olmanın, birlikte olduğunuz her on yıl için (bu süre boyunca her şeyin uyumlu olup olmadığına bakılmaksızın) ömrünüzde fazladan 1,5 yıl anlamına gelebileceğini tespit etti.
EĞİTİM +1,4 YIL
Eğitim, daha iyi bir sağlıkla ilişkilendiriliyor; çalışmalar, ne kadar çok eğitime sahip olursanız, daha iyi bir işe (iyi maaş veren ve sağlığınızı riske atmayan bir işe) sahip olma ve sağlıklı bir yaşam tarzı benimseme olasılığınızın da o kadar yüksek olduğunu gösteriyor. Araştırmalar, iyi eğitim ve diploma alan kişilerin yaklaşık 1,4 yıl daha uzun yaşama eğiliminde olduğunu gösteriyor.
İNCE BEL ÇEVRESİ +3-5 YIL
Mayo Clinical Proceedings dergisinde 2014 yılında yayınlanan bir inceleme, beli 109 cm olan erkeklerin 40 yaşından sonra yaşam beklentisinin üç yıl daha düşük olduğunu ve bel ölçüsü 94 cm veya daha yüksek olan kadınların yaşam beklentisinin 3 yıl daha düşük olduğunu buldu.
İNANÇLI OLMAK +4 YIL
Ohio Eyalet Üniversitesi’ndeki bilim insanlarının 2018’de yaptığı bir araştırma, dini inançlara sahip insanların, dini inançlara sahip olmayanlardan yaklaşık dört yıl daha uzun yaşadığını ortaya çıkardı.

GÖNÜLLÜ OLMAK +1 YIL
Gönüllü olma nedeniniz kendinizden ziyade başkalarına yardım etmek olduğu sürece, çöp toplamak veya bir hayır kurumu dükkanında yardım etmek için harcadığınız zaman ömrünüzü uzatabilir çünkü gönüllülük eyleminin zihinsel ve fiziksel sağlığı iyileştirdiği ve hastalıkları önlediği biliniyor.
BULMACA ÇÖZMEK +10 YIL
Beyni zorlamak Alzheimer gibi demansa neden olan hastalıkları önleyemese de doktorlar bunun bir tampon (“bilişsel rezerv” adı verilen) oluşturmaya yardımcı olabileceğine inanıyorlar; bu da zihinsel yetilerinizi daha uzun süre koruyacağınız ve sonuçta daha uzun yaşayacağınız anlamına geliyor.
2020 yılında Exeter Üniversitesi ve Kings College London’dan araştırmacılar 50 yaşın üzerindeki 20.000 kişiyi test etti ve düzenli olarak kelime ve sayı bulmacalarına katılanların, gerçek yaşlarından 10 yıl daha genç bir beyin fonksiyonuna ve daha keskin beyinlere sahip olma eğiliminde olduklarını buldu.
ŞEHİRDE EMEKLİLİK +1 YIL
Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’ndeki araştırmacılar, 65 yaşınızın üzerinde olduğunuzda kırsal bir ortamdan kentsel bir ortama geçmenizin, muhtemelen daha kolay ulaşılabilir tıbbi bakım nedeniyle, size fazladan bir yıllık yaşam sağladığını tespit etti.
Uzmanlar bu faktörler dışında ömrü kısaltan maddeleri de şu şekilde sıralıyor…
ÇOCUK SAHİBİ OLMAK -ÇOCUK BAŞINA 7 YIL
Yakın zamanda yapılan bir araştırma, hamileliğin vücuda verdiği zararın kadınların yaşlanma sürecini yaklaşık üç ay hızlandırabildiğini buldu, ancak bu, bebek doğmadan önceydi. 2021’de yapılan başka bir araştırma da, bir bebeğin hayatının ilk altı ayındaki uyku eksikliğinin, yeni annelerin biyolojik yaşını yedi yıla kadar kısaltabileceğini buldu.

STRESLİ BİR HAYAT YAŞAMAK -2,8 YIL
Finlandiya’daki araştırmacılar, ağır stres altında olmanın yaşam beklentisini erkeklerde 2,8 yıl, kadınlarda ise 2,3 yıl kısaltabildiğini buldu. Bağışıklık sistemini düşüren ve kalp sağlığını etkileyerek yüksek tansiyon, mide ülseri ve kalp-damar hastalıklarına yol açan stres hormonu kortizolün sürekli yüksek seviyelerinin olduğu biliniyor.
TÜM GÜN OTURMAK -8 YIL
Hareketsiz bir yaşamın sağlığınız için sigara içmek kadar kötü olduğu bulundu ve Kaliforniya Üniversitesi tarafından yapılan araştırmalar, her gün on saat veya daha fazla oturmanın sizi sekiz yıla kadar yaşlandırabileceğini ortaya çıkardı.

YÜKSEK TANSİYON -6 AY İLE 3 YIL ARASI
Yüksek tansiyon böbrek hastalığı, kalp krizi, felç ve kalp yetmezliği riskini artırır. Çalışmalar, üst hedef olan 140/90’ın üzerine düzenli olarak çıkmanın, yaşınıza bağlı olarak yaşam beklentisinde 6 ay ile 3 yıl arasında bir azalma anlamına gelebileceğini gösteriyor.
]]>