Özel ve Yavaş 31 Mart seçimlerinin ardından ilk kez bir araya geldi.
Özel, ziyarette Yavaş’ı seçim başarısından dolayı tebrik etti. Özel, görüşmeye geçerken Yavaş’ın ve eşinin 2019 ve 2024 yılına ait mal varlığı listesini gösteren duvardaki tabelayı inceledi.
Ziyarette Yavaş, Özel’e Ankara’nın 5 beyazı olan Ankara tavşanı, Ankara balı, Ankara keçisi, Ankara kedisi ve Ankara güvercinini simgeleyen bir plaket takdim ederken, Özel de Yavaş’a seçimlerdeki başarısı adına Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’ne yaptığı bağışın sertifikasını hediye etti.
Özel ve Yavaş’ın görüşmesinin ardından ikili belediye meclisi üyeleri ve ilçe belediyeleriyle meclis salonunda bir araya geldi. Ardından yapılan açıklamada Özel, şunları söyledi:
‘-Mansur Başkan bana Ankara’nın 5 beyazını temsil eden çok güzel hediye verdi. Biz de kendisine hem ADD’ye he de ÇYDD’ye bağış yaparak kız öğrencilerin bursları için onun adına bağış yaptık ona sunduk.
”İSRAFI BİTİREN, HİZMETİ GETİREN BELEDİYECİLİK ANLAYIŞINA SAHİBİZ”
-Bu belediye tasarrufun başkenti. Önümüzdeki günlerde bütün belediyelere göndereceğimiz tasarruf genelgesi titizlikle hazırlanıyor. Tasarruf nedir israf nedir diye tartışan, israf nedir diye bakacaklarsa 7 kere tasarruf belgesi çıkarıp uymayıp 8’incisini hazırlayanlara baksınlar.
-Tasarruf nedir diye bakacaklarsa başta ABB olmak üzere yönettiğimiz belediyelere baksınlar. Biz tasarrufu ön plana alan, israfı bitiren, hizmeti getiren belediyecilik anlayışına sahibiz.
-Bu anlayış çakarlı arabalarla, uzun konvoylarla, korumalarla değil bir minibüsle, sokakta yürümesiyle, vatandaşın derdini bizzat dinlemesiyle, halkın içinde belediye başkanının neler yapabileceğini gösterdi.
”CHP’Lİ BELEDİYELERİN ÇOK DAHA ÖNEMLİ İŞLERİ YAPTIĞINI GÖRECEKSİNİZ”
-Ankaralılara Mansur Yavaş’ı anlatacak değilim. Mansur Yavaş’ın elde ettiği başarı tek başına elde dilmiş başarı değildir.
-Biz gücü elimize geçirdiğimizde şımaranlardan, kibre kapılanlardan değiliz. Belediye meclisine eşimizi, dostumuzu işe sokmak, onun bunun işini takip etmek için değil, kimsesizlerin kimsesi olarak girdik.
-CHP’nin geçen dönem Meclis’te azınlıkken birçok kararı alamazken bir destan yazdılar ve CHP belediyeciliği tescillendi.
-Bir 5 yıl daha görev aldılar. Ama bu 5 yılın seçimlerin yapılacağı güne kadar ki kısmı, bu sefer CHP’liler kamu yönetiminde çok iyiler, dürüstler, tutumlular dedirtip bundan sonraki süreçte genel iktidarın anahtarı da bu arkadaki ABB Meclis grubunun uyumlu, emek yoğun icraatlarıyla gerçekleşecek. Bundan sonraki süreçte CHP’li belediyelerin çok daha önemli işleri yaptığını göreceksiniz.
Açıklamanın ardından Özgür Özel, gazetecilerin sorularını yanıtladı.
-Erdoğan’la görüşmede gündeme gelen Gezi tutukluları, Osman Kavala ile ilgili yeniden yargılama, atılacak olumlu bir adım bekliyor musunuz” sorusuna Özel, şu açıklamayı yaptı:
”TÜRKİYE BU CENDEREDEN KURTULSUN”
‘-Bu konuda en yoğun beklenti Türkiye’nin ekonomisi iyiye gitsin isteyen herkesin beklentisidir. Gezi Davası, bu konudaki AİHM ve AYM karaları ayrı ayrı uygulanmadığı için Türkiye’de hukukun üstünlüğü olmadığını, insanların önünü göremediğini böyle bir ülkeye yatırım yapılamayacağını, kredi verilemeyeceğini doğrudan ekonomiye dahi olumsuz etkisi olan durum olduğunu anımsatalım.
-Erdoğan’a özellikle Tayfun Kahraman’ın Bülent Arınç’la ve kendisi ile yaptığı konuşmayı hatırlattım belgeleri bıraktım.
-AİHM kararına karşın inatlaşılmamalı. Türkiye’de yargı talimat alıyor tartışmasına ben girmeyeyim, yargı da talimat almasın. Yeniden yargılamam mı yargılamanın yenilenmesi mi en doğrusunu hukukçular bilir ama bir yol bulunsun, Türkiye bu cendereden kurtulsun.”
”CUMHURBAŞKANI’NIN DÜŞÜNCELERİNİ İFADE ETMEK BANA DÜŞMEZ”
”Erdoğan ile ilgili görüşmede hasta tutuklular konusunun gündeme geldiği ve Erdoğan’ın bu konuda talimat verdiği doğru mu” sorusuna Özel, ”Kamuoyuna mal olmuş konularda kendi düşüncelerimi söyleyebilirim ama Cumhurbaşkanı’nın düşüncelerini ifade etmek bana düşmez. Bu sorunun muhatabı kendisi. Ben büyük dramı anlattım, gerekenin yapılmasını kendisinden talep ettim” yanıtını verdi.
Ahlatlıbel’de Kemal Kılıçdaroğlu ile dünkü görüşmede 31 Mart sonuçlarını ve Erdoğan görüşmesini nasıl değerlendirdikleri ile ilgili soruya Özel, şu yanıtı verdi:
‘-Genel Başkanımızla en çok faydalı hem bugüne kadar en rahat ve en keyifli yemeğimizi yedik. İki taraf da kazanan tarafta sonuçta. Tabii ki hem Meclis Başkanı hem de Cumhurbaşkanı’yla yaptığım görüşmeyle ile ilgili kendisine bilgi verdim. Detayların önemli bir kısmını paylaştım. Kendisinin görüşlerini aldım.
-O Twitter meselesiyle ilgili ben onu hiç üstüme almamıştım, almamakla da doğru yapmışım. Genel başkanlar her tweeti üstüne almazlar.
-Dün de kendisinin son derece yapıcı, son derece katkı verici, geleceğe dönük ve ışık tutucu bir yaklaşımı vardı.
-Öyle bir sorun alanımız yok Genel Başkan’la. Bundan sonra partiyle ilgili, partinin geleceğiyle ilgili, partinin iktidara gelmesiyle ilgili umutlarımız var. Bu konuları konuştuk. Genel Başkanla 8,5 yıl çok defa yemek yedik, bu kadar keyifli bir yemek hiç yememiştik.”
]]>
Burada konuşan Yavaş, rakiplerinin karalama dışında bir şey bilmediğini kaydederek, “Ancak işleri adam karalamak. Niye? Düzen devam etsin diye. Bunu 2019 seçimlerinde yapmadılar mı? Ne oldu? Utanmıyorlar da. Karalamak yerine vaatlerinizle ortaya çıkacaksınız ve anlatacaksınız. O karalamalara Ankara inansaydı bugün Ankara’da bu yönetimin yaptığı çoğu şey olmayacaktı. ‘Başkent Kart’ olmayacaktı, kırsal kalkınma destekleri olmayacaktı. Açık ihaleler olmayacaktı” dedi.
“HARCANAN PARA 350- 400 MİLYON BUGÜNÜN PARASIYLA”
Yavaş, “Şehre girerken, çıkarken kapılar var ya. Harcanan para 350- 400 milyon bugünün parasıyla. Neymiş? Eser yapmışlar. Ankapark’ı görüyoruz gene onarması bize düştü. Bunlar eser falan değil. Belediyecilik, doğumundan ölümüne kadar insanların her şeyiyle, ihtiyaçlarıyla uğraşmak diye tarif edilir. Siz onların eğitimiyle, yemesiyle, içmesiyle, sağlığıyla, rahat etmesiyle, konforuyla ilgileneceksiniz ki o kentte, o beldede yaşayan insanlar yaşadığı yerden keyif alacak, üretecek, başka bir yere göçme ihtiyacı hissetmeyecekler. Belediyecilik budur” diye konuştu.
Beypazarı’nda belediye başkanlığı yaptığı dönemde Beypazarı’nı turizm beldesi yapmak için inat ettiğini ve öncelikle buna kendisinin inandığını aktaran Yavaş, “Allah’a şükür, ben oradan ayrılalı 15 seneyi geçti. Hala oraya 500- 600 bin turist geliyor. İşte belediyecilik budur, önünü açmaktadır. Yol göstermektir, halka liderlik yapmaktır” dedi.
“MANSUR YAVAŞ BELEDİYECİLİĞİ TÜM ÜLKEYE YAYILSIN”
Artık Ankara’da seçimi kimin kazanacağının konuşulmadığını vurgulayan Yavaş, şunları söyledi:
*Ankara’da tarihi bir fark olacak. Benim elimi tutacak belediye başkanına ihtiyacım var ki mecliste de çoğunluğu sağlayalım. Bana yarın soracaklar; sen 10 yıl Ankara’da Allah ömür verdiyse tabii, 10 yıl belediye başkanlığı yaptın ne bıraktın derlerse, bakın eserimi size anlatacağım.
*Ben 4 binin üzerinde ihaleyi canlı yayınladım, hesap verdim, şeffaf davrandım. Ankara’da okuyan 400 bin öğrencinin 250- 300 bini dışarıdan gelme. Onlar kendi şehirlerine gittikleri zaman, kendi beldelerine gittikleri zaman oradaki belediye başkanlarına sorsun istiyorum.
*’Ankara’da büyükşehir belediye başkanı açık ihaleler yapıyor. Canlı yayınlarda yayınlıyor. Siz niye yapmıyorsunuz?’ diye sorsun. İnşallah Mansur Yavaş belediyeciliği bütün ülkeye bu şekilde yayılsın. Benim eserim bu olsun. Artık toplumda yaşayan zengin- fakir arasındaki bu ayrım, ortadan israf ve yolsuzluk kalmadıktan sonra bitmez.
“ÇIKART NEYİN VARSA AÇIKLA”
Belediye başkanlarının, kamu yöneticilerinin hesap vermesi gerektiğine işaret eden Yavaş, 2019’da da 2014’te de mal beyanını açıkladığını anımsattı.
Yavaş, “Noktası noktasına açıkladık. Rakibim açıklamadı uzun süre, sonra açıkladı, eksik açıkladı. Antalya’da bir şeyler çıktı, değil dedi, tapusunu televizyonda gösterdi. Ziynet eşyası hiç yok zannedersiniz ki 3-5 ton altını var da saklıyor. Çıkart neyin varsa ziyneti de açıkla dövizin varsa da açıkla. Bankada da hesap yok, o kadar dairenin kira geliri de görünmüyor. Beş kuruş vergi de vermemiş. Nasıl bir anlayış böyle? Öğreniyoruz ki o kadar mala göz koymuşlar ki kız kardeşinden aldığı vekaleti kötüye kullanarak, babasından, kız kardeşinden gelen malları da üstüne geçirmiş ve onun mahkemesini görüyorlar. Bu nedir Allah aşkına?” diye konuştu.
“KREDİ ÇEKTİM, HER ŞEYİ MAL BEYANIMDA AÇIKLADIM”
Bu tartışmanın olumlu bir tartışma olduğunu ve televizyonlarda ‘bundan sonra çok malı olup, zengin olup da aday olan birileri olursa benim de mal beyanımı birileri ister’ diye çekineceklerini ve kendisine güveniyorlarsa açıklayacaklarını belirten Yavaş, kızı hakkındaki tartışmalara ilişkin ise şöyle dedi:
*Benim kızım 2014’te evlendi. Doğum yaptıktan sonra 1 yıl müddetle iş aradık. Babası Mansur Yavaş ya nereye gittiyse kapılar kapandı ve çocuk, eşiyle birlikte şöyle bir karar aldı ‘Baba ben yurtdışına gideceğim’ dedi.
*Yurt dışında sizin çalışmanız için ya bir firmanın davet etmesi lazım ya da internet üzerinden 10 sterlin gibi bir para yatırarak şirket kuruyorsunuz. Bunun adı Ankara anlaşması.
*Bu anlaşmayla gitti. 6 yıldır kirada otuyor, ben belediye başkanı olduktan sonra kredi çektim, her şeyim açık. Bunu da mal beyanımda yayınladım. Oraya bir miktar para gönderdim.
“ALTINOK’UN 2 KIZI KPSS SINAVINA GİRMEDEN KADROYLA MEMUR YAPILMIŞ”
32 yıl sürecek şekilde, emeğinin hakkıyla ödeyeceği kredisinin olduğunu bildiren Yavaş, ayrıca kızı hakkında ‘İngiliz vatandaşı’ olduğuna dair çıkan iddiaların yalan olduğunu söyledi.
Yavaş, “Niye böyle yapıyorlar? Kendi açıkları ortaya çıkmasın diye. Dün Elmadağ’da da sordum. Sayın Altınok’un 2 kızı KPSS sınavına girmeden kadroyla memur yapılmış. Bu kadar servet var, ihtiyacınız mı var? KPSS’siz işe giriyorsun. Peki şu Kalecik’teki işsizler bir elini kaldırsın bunlar fasulye sırığı mı? Bu kul hakkı değil mi? Olmaz böyle şey. İhtiyacınız da yok sizin. Keçiören Belediye Başkanı olmasaydınız onları işe de sokamazdınız. Ben malınızdaki şaibeyi falan bilmem ama siz bu kul hakkını ödeyemezsiniz bu gençlere. Bu da berbat bir konudur. Torpille mülakatsız, sınavsız işe sokmak kendi çocuklarını, daha beterdir bence, daha ayıp bir husustur” diye konuştu.
“HİÇ MAAŞ ÖDEMEZSEN, GELEN PARAYI AKTARSAN GENE ÖDEYEMEZSİN”
Yavaş, rekor bir oyla seçildiklerini kaydederek, “Onu da gördü insanlar, bir 5 yıl beni de gördüler. ‘Ben şunu yapacağım, bunu yapacağım’ sen belediye başkanısın. Dediklerinin bir kısmını yapsana. Emekliye 5 bin lira verecekmiş. Geç, Turgut Bey verse hükümet verir o 5 bini. 1 milyon 100 bin emekli var Ankara’da, aylık 6 katrilyon eder. Bir yılda 70 milyar yapar. Hiç maaş ödemezsen gelen parayı aktarsan gene ödeyemezsin” dedi.
“ANKARA PATLATACAK O SANDIKLARI”
Şu anda 34 bin emekliye en azından hükümetin verdiğinin dörtte birine yakın 6-7 aydır destek olduğunu ve insanların evlerinde üşümemelerini, kursaklarından et girmesini, başkalarına muhtaç olmamalarını sağladığını aktaran Yavaş, “İşte belediyecilik benim anlayışıma göre budur. Bir kavşak var, yapılacak bir tarafta da ekonomi gidişi belli. Kiraların artması nedeniyle insanlar son derece mağdur oldular. O kavşak gerekirse 2 sene bekleyecek. Ben bu tarafta işsiz kalan, mağdur kalanları aç ve açıkta bırakmayacağım. Benim önceliğim budur. Şöyle bir belediyecilik anlayışımız var ve bunun ne kadar geçerli olduğunu 31 Mart akşamı göreceksiniz. Ankara halkının ne kadar benimsediğini ne kadar doğru iş yaptığımızı Ankara halkı sandık sonuçlarıyla inşallah gösterecek. Patlatacak o sandıkları. 31 Mart akşamı hepinizden müjdeler bekliyorum” ifadelerini kullandı.
“ARKAMIZDAN GÜZEL KONUŞTURACAĞIZ”
Seçimi kazanması halinde bu dönemin son dönemi olacağını belirten Yavaş, “Arkamızdan güzel konuşturacağız. Bugüne kadar sizin başınızı eğdirecek hiçbir şeyin içinde olmadık, olmayacağız” dedi.
]]>Yavaş, artık televizyonlarda Ankara’nın konuşulmadığını, farkın ne kadar olacağının konuşulduğunu belirterek, rekor bir oyla seçileceğini söyledi.
Kendisi hakkında ‘seçimden önce yardımları kesecek’ şeklinde propaganda yapıldığını aktaran Yavaş, aksine insani ve İslami bir şekilde bir elin verdiğini hiç kimse görmeden ve esnafı ayakta tutacak şekilde yardımların yapıldığını söyledi.
Yavaş, AKP’nin adayı Turgut Altınok’un, kendisinin senelerdir gerçekleştirdiği ‘Başkent Kart’, ‘Kantin Desteği’ gibi projeleri taklit ettiğini belirterek, “Hem ‘projeleri yok’ dediler, araştırma yapıp Mansur Yavaş’ın niye sevildiğini anlayınca da Mansur Yavaş’ın projelerini taklit etmeye başladılar. Ben 200 bin aileye doğal gaz veriyorum, 200 bin aileye protein desteği veriyorum. Siz de belediye başkanısınız. Eskiden ‘kim ne verirse 5 fazla’ derlerdi ya akılları şimdi başlarına geldi. ‘Bütün emeklilere 5 bin lira vereceğim’ diyor. Ankara’da 1 milyon 100 bin emekli var. Aylık 6 katrilyon tutuyor. Peki şimdi halen de belediye başkanısınız; ben Keçiören’de 50 bin aileye destekte bulunuyorum, onun bulunduğu destek sayısı 5 bin” ifadelerini kullandı.
‘7-8 AYDIR EMEKLİLERE DESTEK OLUYORUZ’
1 Nisan’dan sonra büyük zamlar geleceğini öne süren Yavaş, “Ama bu büyük zamlar onların kendi iş adamlarına değil, maalesef esnafa, memura ve dar gelirliye yüklenecek. Bunu da önlemenin yolu işte sandıkta bu müdahaleyi gösterip yanlış yaptıklarını göstermekten başka çare yok. Yoksa ‘nasıl olsa oy veriyorlar’ diye gene dar gelirliye sabit gelirliye yüklenecekler” dedi.
7-8 aydır emeklilere düzenli olarak destekte bulunduğunu söyleyen Yavaş, açlık sınırının 16 bin TL olarak belirlendiğini hatırlatarak, “Emeklilere destek olmayalım da iyice hükümete düşman olsunlar mantığıyla hareket edebilirdim. Asla böyle bir şey yapmadık. Hemen duruma el koyduk. Düzenli şekilde 7-8 aydır emeklilere destek oluyoruz. Yine desteğimiz olacak. O insanların en azından soğukta üşümemelerini, aç kalmamalarını sağlıyoruz. Keçiören’de de 5 bin emekliye destekte bulunuyorum. 7-8 aydır emeklilerin mağduriyeti belli. Daha bu arkadaşımız 5 emekliye ödeme yapmadı. Ondan sonra baktı ki seçim gidiyor, salladıkça sallıyor. İşin gerçeği bu, boş vaatlere gerek yok” diye konuştu.
‘İKİNCİ DEFA ADAY OLUYORUM VE BIRAKIYORUM’
Türkiye’deki adaletsiz gelir dağılımının en büyük sebebinin yolsuzluk ve israf olduğunu kaydeden Yavaş, artık büyük kentlerin, büyük ilçelerin de çalınmadan yönetilebileceğini göstermek istediklerini ve bugüne kadar tek bir çalışanının bile savcılığa gitmediğini söyledi. Belediye Meclisi’nde çoğunluğun alınması gerektiğini vurgulayan Yavaş, “2019’da seçimi kazanmamıza rağmen Belediye Meclis üyesi sayımız 148’de 40 kişiydi. Yani 108’e 40 kişi çalıştık. Allah’a şükür tüm engellemelere rağmen de alnımız açık bir şekilde karşınıza çıktık. Hiçbir faaliyeti de durdurmalarına izin vermedik. Ankara’da bizim işimiz tamam, Allah nasip ederse yüzde 60’a yakın merkezden oy alıyorum zaten. Ancak Belediye Meclisi’nde eksiğimiz var. Bu eksiğimizi ancak Ertunç Başkanı seçerek sizler tamamlayabilirsiniz. Ben ikinci defa aday oluyorum ve bırakıyorum. Beypazarı’nda da 2 dönem yapmıştım. Benim prensibim bu. Bu nedenle son 5 yılı inşallah benimle el ele tutuşacak bir belediye başkanıyla birlikte geçirelim. Nallıhan’ı da inşallah birlikte ayağa kaldıralım. 31 Mart akşamı iyi haberlerinizi bekliyoruz” ifadelerini kullandı.
]]>Programda konuşan Yavaş, “Geçen seçimleri yapılıyor. Bizim önümüzü kırmak için atmadıkları iftiralar kalmadı. Sosyal yardımları kesecekler, işçileri çıkaracaklar diye uyumdular. Neden? Mevcut durumda devam etmek istiyorlar. Kendileri icraatleriyle ortaya çıkamayıp ancak insanlar karalayarak orada oturmak istiyorlar. İnsanları kutuplaştırarak orada oturmak istiyorlar. Ve 5 yıl geçti.Allah’a şükür bunların hiçbirisi olmadı.Ama Ankara’da çok şey değişti.Bir ihaleler canlı yayınlanmaya başladı.Herkes kim hangi şirketler ihaleye girdi?Bunları hepsini gördü.Aldığımız kararlar ortak akılla alarak sizden ayrılanları harcamaya başladı. Eskiden kimse sizlere bir şey soruyordu. İhtiyaçlarınızı sormuyorlar” diye konuştu.
“YAPILAN HİZMETİ İNSANLAR GÖRÜYOR”
Yakın zamanda Çubuk ilçesini ziyaret ettiğini ifade eden Yavaş, şunları söyledi;
*Geçen gün Çubuk’taydım. Çubuk halkına sordum. Yıllardır böyle oy veriyorsunuz. En fazla hizmetin boyutunun gelmesi gerekiyor. Gelmiş olsaydım benim bu işlerim ne? Dağı taşı asfalt yaptım. Bütün köyleri abat ettik dedim.
*Ve Allah’ın izniyle anketlerde yüzde 50’nin üzerinde çıkıyoruz Çubuk’ta. Bu sayede yapılan hizmet insanları görüyor. Ayrım yapmadığını insanlar görüyor. Seçildiğinin akşam ertesi günü ilk meclis toplantısında söylemiştim.
*Sayın belediye başkanları dedim. Ankara halkı beni seçti. İlçelerde de sizi seçti. Seçmenin iradesine saygı duruşunda bulunulur. Ama ne ayrılması gerekiyor? Bundan sonra yan yana gelip Ankara için beraber çalışmamız bütün hemşerilerimizin bolluğunu yerine getirmemiz ve bu şekilde Ankara’yı kalkındırmamız gerektiğini söyledim.
*Örneğin Gölbaşı Belediye Başkanı bir gün telefon edilmediği gibi daha benim odamı görmedi. Sadece o değil. Bir ikisi dışında hiçbiri benim odamı görmedi” dedi.
“BENİM İŞ ANKARA’DA GARANTİLEŞTİ”
Belediye meclisi üyelerinin ne olduğunu belirten Yavaş, “Haymana’da söyledimi burada söylemeyeceğim, onu bitiriyorum; çünkü merkezden bütün ilçelerimizde rakibimden fazla oy almak istiyorum. Haymana’da şunu söyledim. Benim iş Ankara’da garanti oldu. Allah’a çok şükür tekrar televizyonlara artık Ankara konuşulmuyorsa yoksa İstanbul. Haymana Belediye Başkanı olarak bizim adayımızı seçin. Bana da oy vermemek önemli değil” dedi.
Ankara’da uyguladıkları yeni nesil belediyeciliği dile getiren Yavaş, şunları söyledi:
*Ankara’da uyguladığımız yeni nesil belediyecilik; hesap iptali, şeffaf olmayı artık Türkiye’nin onun yerine yamayacağız. Ankara’dan bakmıyoruz.
*Ankara’daki adres kendi içiline, ilçesine gideceğiniz zamanları biz Ankara’da okuduk. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı ihaleleri canlı yayınlanıyordu. Siz şimdi yayınlıyorsunuz diye oradaki belediye başkanlarına soracak. Ankara’daki belediyelerin ihalelerinin tamamı açık, şeffaf bir şekilde yayınlanıyordu.
*Siz hayır yapmıyorsunuz diye onlara da soracak ve umarım bu yol olacak. Eskiden paket paket dağıtımı gözüne soka fotoğraf çekimi yapılıyordu. Şimdi bir elinle hiç kimse görmüyor.
ALTINOK’A EMEKLİ ELEŞTİRİSİ
Rakibi AKP’li Turgut Altınok’a da göndermede bulunan Yavaş, şu ifadeleri kullandı;
*Projesi yok diyorlar bize. Ondan sonra da bizim işimizi projeye dahil ediyorlar. ‘Ben başkent kart çıkaracağım. İçine para yükleyeceğim’ diyor. 3 yıldır oranlarız zaten. Nerede yaşıyorsunuz? Asla olmazsa olmazını söyle; Ankara’da başkent kart var. Ben devam ettireceğim. Daha fazla para değiştirebilirsiniz. Çünkü bol keseden veriyor.
*Emeklilere 5 bin verecekmiş. Bir milyon 100 bin emekli Ankara’da var. Ben de diyorum ki siz şu anda belediye ekranısınız. Emekliler 7 kesinti yaşadı. Yedi kuruş verdiniz mi bir tanesine? Biz düzenli olarak iki yüz bin kişiye doğal gaz ve et yardımı sağlıyoruz.
]]>Yavaş, Ulus’un Antik ve Osmanlı dönemlerinin izlerini taşıdığını belirterek, “Ulus’un bizler için en değerli tarihi ise Cumhuriyet dönemiyle başlamıştır. Cumhuriyet tarihimizin en kıymetli merkezleri Ulus’ta yer almaktadır. Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet dönemimizde Ulus ülkemizin dört bin yanından gelen farklı sosyal dişlilere ait insanları buluşturmuş, birbirinden farklı görüşleri olan bu insanlar tek bir hedef için harekete geçmiştir. O hedefin adı ‘Vatan Sevdası’dır. Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk öncülüğünde kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisi de Ulus’u aynı zamanda millet iradesinin vesikası haline getirmiştir. Bu bölge çok uzun yıllar Ankara’nın politik, bürokratik, finansal, kültürel ve ticari merkezi olmuştur. İşte Ulus dünyadaki örneklerin de olduğu gibi bizim için çok önemlidir. Tarihimiz, kültürümüz ve zenginliğimizdir. Son birkaç yılda yaşanan gerilemeyi durdurup burayı turizm kenti haline getirmek bizim en büyük projelerimizden birisidir” dedi.
“ŞEFFAF BELEDİYECİLİĞİN TÜRKİYE’DEKİ ÖNCÜSÜYÜZ”
Açılışını yaptıkları 100’üncü Yıl Meydanı’nın tarihi yapıların tam kalbinde ve Ankara halkına nefes aldıracak bir proje olduğunu söyleyen Yavaş, şu ifadeleri kullandı;
*Toplam alanı 8 bin metrekare olan bu alanda 2 bin metrekare büyüklüğünde ana meydan, peyzaj alanları ve toplam 214 araç kapasiteli iki katlı otopark yer alıyor. Ankara’nın iklim ve dokusana uygun olarak farklı türde 300 tane ağaç dikildi.
*Otomasyon sistemiyle hizmet verecek otopark alanında kapasite durumunu online olarak takip etmek de mümkün olacak. Ayrıca projede tüm alana hizmet edecek kafeteryada yer almaktadır.
*100’üncü Yıl Meydanı, Ankara’nın tarihsel dokusunun tam kalbinde kültürlerin buluşma noktası olacak. Biliyorsunuz şeffaf belediyeciliğinin Türkiye’deki öncüsüyüz. Bu projeyi 161 milyon lira maliyetle tamamladık.
MAL VARLIĞI AÇIKLAMASI
En marka projelerinden birisinin Ulus düzenlemesi olacağını vurgulayan Yavaş, şunları söyledi;
*Güncel tutarlarıyla 1 milyar 200 milyon lira civarında para harcandı. Ulus’u ayağa kaldırmak için inşallah söylediğim gibi burası marka bir proje olacak ve dünya başkentlerine yakışır bir şekilde, onlarla yarışan, Mustafa Kemal Atatürk’ün bize emanet ettiği Ankara’yı inşallah hep birlikte gerçekleştireceğiz.
*Değerli hemşehrilerim, yaptığımız bütün çalışmalar şeffaftır. Halka hesap vermek bir zorunluluktur. Mal beyanımı ben açıkladım. Rakiplerimiz de açıklamaya başladılar ama bugünkü basına düşen yazıları gördüğünüz zaman bir sürü spekülasyon var.
*Ben de dün bir televizyon yayınında şunu söyledim; 1999 yılında Beypazarı’nda ilk belediye başkanlığı yaptığımdan bugüne kadar bütün banka hesaplarım incelemeye açıktır. Hiç kimseden sakladığım hiçbir şeyim yoktur.
*Kamu yöneticileri böyle olmalıdır. Göreve başladığıyla bıraktığı zamanki mal varlığını açıklamalıdır. Bu sadece Mansur Yavaş için değil, Türkiye’deki görev yapan bütün belediye başkanlarını kapsar. Ancak bu şekilde yolsuzluk ve israf ortadan kalkacaktır. Biz de Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak bunun öncülüğünü yapmaktan gurur duyuyoruz.
]]>Yavaş, 2019’daki seçim öncesinde 25 yıl boyunca Çankaya’nın, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nden hizmet alamadığını söyleyerek, şu ifadeleri kullandı:
* “Çankaya’nın Ankara Büyükşehir’den 25 yıllık alacağı vardı. 25 yıldır, ‘Çankaya onlara oy vermiyor’ diye hizmet gelmiyordu. İşte bu zihniyet yönetti, 25 yıl boyunca. ‘Az oy verene az hizmet, çok oy verene çok hizmet’ diye milleti aldattı. ‘Niye aldattı’ diyorum, zannedersiniz ki, çok oy aldığı yerlere çok hizmet etmiş. Geçen Çubuk’taydım. Çok kalabalık ziyaretçimiz vardı. Hepsini anlattım. Siz hep yüzde 70-80 oy verdiniz.
* Onlar da dediler ki; ‘Çok oy aldığımız yere çok hizmet ediyoruz.’ Onlar hizmet ettiyse bizim bu 5 yılda yaptığımız hizmet neyin nesi? Dağa taşa asfalt yaptık. Kanalizasyon suyu olmayan köy bırakmadık Çubuk’ta. Dolayısıyla değerli hemşehrilerim, böyle belediye başkanlığı olmaz. Seçildikten sonra parti rozetini çıkarırsanız, nerenin neye ihtiyacı varsa, ‘Önce insan sağlığı, insan hayatı’ diyerek göreve başlarsınız. Çöp projeler yapıp ‘Eser bırakıyorum’ demezsiniz.”

“HAK SAHİPLERİNİN FERYADINI KİMSE DUYMADI”
Dikmen Vadisi’nde kentsel dönüşüm kapsamında evleri yıkılmış pek çok hak sahibinin geçmiş dönemlerde mağdur edildiğini belirten Yavaş, şunları belirtti:
* “10-15 yıl beklediler. Hem belediye çok kira ödedi. Ödediğimiz kiralar da onlara yaramadı. Belediyeden de 6 katrilyona yakın para çıktı. Öncelikleri başka şey oldu. Yurt dışından getirdikleri bitkilere para verdiler, plastiklere para verdiler, çöp projelere para verdiler. Çünkü onlar görünüyor. Burada yapmadıkları konutların hak sahiplerinin feryadını kimse duymadı. Biz gelir gelmez baktık, belediyemizin 14 bin hak sahibine borcu var.
* ‘Eski dönemden kalma’ deyip bakamazdık. Devlette devamlılık esastır ve derhal bunların çalışmasına başladık. Mamak’ta 4 bin konutun temelini attık. Fakat ekonomik sıkıntı nedeniyle hükümet müteahhitlere vazgeçme hakkı tanıyınca, maalesef müteahhitler vazgeçti ama bin kadarını inşallah dönemimizde tamamlamış olacağız.”
“BELEDİYECİLİĞİ ÖĞRENECEK”
Yavaş, görev süresi boyunca şeffaf ihaleler yaptıklarını ve halka hesap verdiklerini kaydederek şöyle konuştu:
* “Web sayfamızdan kuruşuna kadar bütün harcamalarımız görünüyor. Herkes, kime kaç para verdiysek bunu görüyor. Bazı büyük projelerin pankartını asarak vatandaşı bilgilendiriyoruz. Bunu bir borç olarak görüyoruz. Çünkü benim aldığım maaş, sizden geliyor. O yatırımlara harcadığınız para da sizden çıkıyor. Madem parasını siz veriyorsunuz, hesap vermek boynumun borcu değil mi?
* Nereye harcadığını göstermek boynumun borcu değil mi? Bunlar belediyeciliği öğrenecek. Hesap vermeyi de öğrenecek. Bu nedenle ilk iş olarak Türkiye’de ilk defa, 2019’daki mal varlığım nedir, 2023’teki mal varlığım nedir, açıkladım kamuoyuna. Rakiplerimizden hala ses yok. Niye açıklamıyorsunuz? Siz de uzun süredir kamu görevi yapıyorsunuz. Belediye başkanlığı yapıyorsunuz. Belediye başkanı olmadan önceki servetinizle, şimdiki servetinizi neden açıklamayasınız? Halkın bunu bilmek en doğal hakkıdır. Eğer açıklamazsanız, şaibe altında kalacaksınız.”
“HEPİMİZİ AŞIRI ZAMLAR BEKLİYOR”
31 Mart 2024 sonrasına ilişkin öngörülerini anlatan Yavaş, şöyle konuştu:
* “31 Mart’tan sonra ne olacağını ben size söyleyeyim. Simit parasını 15 liraya çıkarttı, zam yaptı ya Fırıncılar Odası. Bakanlığa çağırdılar. ‘Hemen indirin. Zammı şimdi uygulamayın. 1 Nisan’dan sonra uygulayın.’ Bu neyi gösteriyor? Hepimizi 1 Nisan’dan sonra aşırı zamlar bekliyor. İşte bunun önüne geçmenin bir tek yolu, hükümeti ikaz etmektir. Ankara çapında ikaz etmektir. Yanlış yaptıklarını sandıkta göstermektir. Belediye meclisinin çoğunluğu bize vermektir. Başka türlü olmaz. Nasıl olsa, ‘Ne yazsak oy veriyorlar’ deyip, fakir fukaranın üstüne o zamları bindirmekten hiç çekinmeyeceklerdir. Belli firmaların milyarlar tutan vergilerini silerken emekliden parayı esirgeyip, yine zamları garibanın üstüne yükleyecekler. Başkent Kart çıkarttık, projem yok ya. Utanıyorduk, paket dağıtılırken. Böyle paketleri verirken resim çektirip bunları yayınlıyor, ‘Şu kadar destekte bulunduk’ diye. İnsan onuruna aykırı.
* Başkent Kart’ı çıkarttık. 3 yıldır düzenli şekilde destek oluyoruz. Hem esnafı da ayakta tutuyoruz. Kırtasiye desteğinde bulunuyoruz, kırtasiyeciler kazanıyor. Et desteğinde bulunuyoruz, kasaplar kazanıyor. Bu kartlardan gelen komisyonun yüzde 100’ü belediyeye geri dönüyor. Şu ana kadar 33 milyon lira geri döndü. Değerli hemşehrilerim, pandemi döneminde devraldık belediyeyi. Zaten ekonomik sıkıntı vardı. Herkese el uzattık. Dediler ki; ‘Yardımları kesecek.’ Biz de söz verdik, ‘Hayır artıracağız’ diye. Dolayısıyla pandemi etkisiyle insanlar işsiz kaldı. İnsanlar aç kaldı. Büyük bir dayanışmayla hiçbirisinin aç kalmasına müsaade etmedik. Baktık ki, insanların cebinde para yok. İş yerleri kapanmış. O günden beri Ankara’da 200 bin aileye düzenli şekilde 3’er ay müddetle doğal gaz ücreti yatırıyoruz, üşümesinler, diye. 200 bin aileye aynı şekilde et desteğinde bulunuyoruz. O ailelerin çocukları, sadece makarnayla beslenmesin diye.”
“REKOR OYLA GELECEĞİZ”
Büyükşehir Belediyesi bütçesine merkezi bütçeden metro inşaatları için 3 bin lira ayrıldığını söyleyen Yavaş, “Çeyrek altın alamazsınız. Ondan sonra pankart asmışlar, ‘Keçiören-Havaalanı metrosunu biz yapacağız’ diye. Elinizden tutan mı var? Çıkmış şikayet ediyor televizyonda, ‘Dünyada havaalanına metro olmayan tek kent Ankara’ diye. Sanki ben yönetiyorum, hükümeti ben mi yönetiyorum? Ulaştırma Bakanı ben miyim? Niye söylemiyorsunuz bakanlara? Niye yaptırmıyorsunuz, madem utanılacak bir durum? Ben mi utanacağım, siz mi utanacaksınız? Değerli hemşehrilerim, görünen o ki, kendi anketleri bile büyük bir arayla seçimi kazanacağımızı gösteriyor. Evet, büyük bir rekor oyla geleceğiz; ama eksiğimiz meclis üyeliği, bir tek meclis üyeliği eksik gelmemeli. Çok üzülürüz sonra” dedi.
“SİZLERİN TALEBİ DOĞRULTUSUNDA ÇALIŞACAĞIZ”
Mansur Yavaş, Yenimahalle Belediyesi tarafından hayata geçirilen Cumhuriyet Akademisi’nin açılış törenine katıldı. Açılış töreninde Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar, sivil toplum kuruluşları temsilcileri ve çok sayıda vatandaş yer aldı.
Alandaki vatandaşlara seslenen Yavaş, “Bize düzen Fethi Başkanım ile beraber önümüzdeki 5 yıllık dönemde el ele vererek Ankara’nın Cumhuriyet’in başkenti olması kimliğini daha da ileriye götürerek, hem tarihimize, ulusa sahip çıkarak hem de yeni yapılacak eserlerle Mustafa Kemal Atatürk’ün bize emanet ettiği Başkent’i ona layık olacak halde dünyanın bütün başkentleriyle yarışır hale getirmek boynumuzun borcudur” dedi.
Fethi Yaşar ile aynı heyecanla bir 5 yıl daha el ele vereceklerini söyleyen Yavaş, “Ankara’da yaşayan herkesin daha mutlu, daha konforlu hizmet alması, yaşadığı kentten mutlu olması için elimizden gelen çalışmaları yapacağız. Bu çalışmaları yaparken; elbette paranın sahibi sizsiniz, sizlerin talepleri doğrultusunda yatırımlar yapıp, çalışmaya devam edeceğiz. Fethi Başkanımın görevi süresinde açtığı birçok tesisin yanında anlamlı olarak bu en güzel tesisinin de Ankara’mıza, Yenimahalle’ye, ülkemize hayırlı olmasını diliyor, Fethi Başkanımdan da yenilerini bekliyoruz. Tekrar hayırlı uğurlu olsun, tebrik ediyorum” ifadelerini kullandı.
]]>Anadolu Türk birliğinin sağlanması için çalışan ve birçok beyliği Osmanlı Devleti’ne katarak sınırlarını genişleten Bayezid, 1396’da “Orta Çağ’ın sonuncu büyük Haçlı Seferi” olarak da anılan Niğbolu Savaşı’nda, Avrupa devletlerinin ordularından oluşan Haçlı Ordusu’nu yenerek önemli bir zafer kazandı.
En büyük ideali İstanbul’u fethetmek olan ve Boğaz’a, öncelikle deniz yardımının kesilmesi gerektiği düşüncesiyle Anadolu Hisarı’nı inşa ettiren Yıldırım Bayezid, şehri defalarca kuşatmasına rağmen bu hedefine ulaşamadı.
Timur İmparatorluğu’nun kurucusu ve ilk hükümdarı Timur’la 1402’de karşılaştığı Ankara Savaşı’nda yenilerek esir düşen Yıldırım Bayezid, 8 Mart 1403’te 49 yaşındayken vefat etti.
Ulu Cami başta olmak üzere zaviye, medrese, imaret, han, köprü, darüşşifa gibi yapılarla kentin Bursa’nın silüetini oluşturan Sultan Bayezid’in türbesi, Yıldırım ilçesindeki Yıldırım Külliyesi’nde bulunuyor.
Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Doğan Yavaş, AA muhabirine, Yıldırım Bayezid’in askeri idare gücü yüksek, cesur ve hareketli bir kişiliğe sahip olduğunu söyledi.
Yavaş, padişahın tahta geçmesinin ardından 1. Bayezid olarak adlandırıldığını belirterek, “Daha sonra da özellikle Niğbolu Muharebesi’nde kale komutanı Doğan Bey’e yardıma gidip ‘Doğan’ diye seslenmesi, yıldırım gibi gidip gelmesi, ‘Yıldırım’ unvanı, mahlasını almasına birçok sebepten sadece biridir” dedi.
Kısa ömrüne pek çok eser sığdırdı
Yıldırım Bayezid’in çok heyecanlı, atak ve ileri görüşlü olduğunu aktaran Yavaş, onun en büyük hayalinin İstanbul’u fethetmek olduğunu vurguladı.
Akçahisar olarak da bilinen Anadolu Hisarı’nı Yıldırım Bayezid’in inşa ettirdiğini, daha sonra Fatih Sultan Mehmed’in Rumeli Hisarı’nı yaptırdığını dile getiren Yavaş, şöyle devam etti:
“Bunlar bir plan, bir stratejinin devamı. Parça parça değil yani. Bursa’nın gelişimi de aynı bu şekilde. Onun planlarına bakıyoruz, inşa faaliyetlerine, daha şehzadeyken Mudurnu Külliyesi’ni yaptırarak başlıyor. Mudurnu Hamamı’na, Mudurnu Camisi’ne 20 metre çapında kubbe yaptırıyor. O dönem için 14. yüzyıl ortaları için çok büyük bir rakam. Zaten o zaman ‘Bu şehzade, ele avuca sığmaz’ diye söylemler başlıyor.”
Yavaş, Yıldırım Bayezid’in Anadolu ve Balkanlar’da önemli eserlerinin bulunduğunu, döneminde sadece Bursa’ya 47 yapı kazandırdığını bildirdi.
Atak, her tarafa koşturan, müdahale eden, devleti ayağa kaldırmaya çalışan sultanın bu eserleri bir araya getirmiş olmasına dikkati çeken Yavaş, “Önü arkası sağı solu Bizans ve surlarla çevrili bir coğrafyada sultanlık yapmak kolay değil. Bunca gaile arasında bu kadar eseri ortaya koyması hakikaten çok önemli” ifadesini kullandı.
Osmanlı Devleti’ne mimari, sosyolojik ve ekonomik olarak pek çok şey katan Sultan’ın, 14’üncü yüzyılın son çeyreğinde muhteşem bir yapı olan Yıldırım Külliyesi’ni, daha sonra Ulu Cami’yi inşa ettirmesinin, eşsiz benzersiz bu eserleri ortaya koymasının hep en iyisini, en büyüğünü, en güzelini yapma idealinin birer yansıması olduğunu anlattı.
Yıldırım Bayezid’in özellikle eğitime büyük önem verdiğine değinen Yavaş, “Yazarlara, şairlere, bilim adamlarına çok büyük imkanlar tanıyor ve kendisinden sonra da zaten Tebriz’den büyük ustalar, bilim adamları gelip, gelişmekte olan Osmanlı Devleti’ne her türlü katkıyı sunuyorlar. Dolayısıyla Yıldırım Bayezid kendinden önce çizilen stratejiyi kendi yaradılışındaki o heyecan, o hareketlilikle biraz daha hızlandırıyor. Kısa ömrüne bu kadar eser sığdırması, devlete yaklaşık 4’te birden fazla toprak kazandırması zaman zaman bizi ‘Bu kadar erken vefat etmeseydi kim bilir daha neler yapardı?’ diye düşünmeye zorluyor” diye konuştu.
]]>‘HIZIR GİBİ YETİŞECEKSİN’
Bir asfalt atarsın, bir alt geçit yaparsın üç ay sonra herkes unutur. Belediye demek, doğumdan ölüme kadar kentte yaşayan her insanın her derdi ile ilgilenmek demektir. Eğitim, sağlık, esnaf, iş dünyası, işsizler, işçiler hepsi bunun içine girer. Benim belediyecilik anlayışım darda kim varsa hızır gibi yetişip yanında olmaktır, gerisi boş.
32 BİN EMEKLİYE YARDIM
Bugüne kadar bir Allah’ın kuluna partizanlık yapmadık, herkes kardeşim. Oy versin vermesin her iradeye saygılıyım. Beş yıldır herkesi kucakladık. Az laf, çok iş… 32 bin emekliye düzenli destek oluyorum. Emeklilerimizin bir çoğunun 2. iş yapma imkanı yok. Aç kalmalarına elbette izin veremeyiz. Rakibimin belediye başkanı olduğu Keçiören’de 50 bin aileye 5 bin emekliye, 60 bin öğrenciye destek veriyoruz. 16 bin çocuğun servis ücretini biz ödüyoruz.
‘AÇ KALSINLAR SİZ YAPMAYIN’
Okul kantinlerinde öğrencilere alışveriş hakkı tanıyoruz. Kırtasiye ve sınav ücreti veriyoruz. Kantin yardımı yapmamızı engellemek istiyorlar ‘Aç kalsınlar, siz yapmayın’ diyorlar. Ülkemiz maalesef bu hale geldi. Hukuk olmayan bir ülkede insan hakları gelişmez. En önemlisi bir belediye başkanının kafasına göre para harcamasının önüne geçilmesi lazım. Bizim makam mevki isteyecek halimiz yok. Seçildim her şeyi yaparım anlayışımız da yok.
ÜÇ BİN LİRALIK METRO
Keçiören-Ovacık metro projesini bitirdim. Fakat Ovacık’ta bakım istasyonu için yer lazım. Keçiören Belediyesi’nden istedik vermediler. ‘Metro yapacağız’ diyorlar ama ben yapmasam elinde proje bile yok. Bir de ‘Havaalanına metrosu olmayan tek şehir Ankara’ diye şikayet ediyorlar. Benden önce 25 yıllık dönemde yapılmadı. Bu yılki bütçeye de 2024 bütçesine üç bin lira koymuşlar sonra da ‘Keçiören metrosu yapılacak’ diye pankart açıyorlar. Büyükşehir başarısız olsun diye kendi ilçelerine eziyet ettiler.
Vatandaş pahalılıktan krizden dert yanıyor!
Semt pazarları ile çarşıları da dolaşan Yavaş, esnaf ve vatandaşlarla sohbet ediyor. Vatandaşlar fiyatların pahalılığından yakınırken esnaf da maliyetlerin her geçen gün yükselmesinden ve akaryakıta gelen zamlardan dolayı ulaşım maliyetlerinden şikayet ediyor. İlçe belediye başkan adaylarını da vatandaşlara tanıtan Yavaş, kendisine iletilen sorunları da not ettiriyor. Yavaş her gittiği yerde sloganların yanı sıra “Son Dinazor Bükücü… Domates Alacaksan Ayaş, Başkan Seçeceksen Yavaş… Tatlı mısın, Şeker misin Bal mısın?… Yavaş Gardaşım Yavaş’’ gibi esprili pankartlar ile de karşılanıyor. Apartmanların pencerelerinden kendisine seslenip, evlerine çaya davet edenler de oluyor.
Çakarlara son verdi “Az laf, çok iş” dedi
ABB Başkanı Mansur Yavaş hergün en az iki miting yapıyor, Sivil Toplum Kuruluşları ile derneklerin toplantılarına katılıyor, her gittiği yerde de hem geçen 5 yıldaki çalışmalarını anlatıyor, hem de bundan sonra yapmayı planladığı projelerini gündeme getiriyor. Ankara’nın tüm ilçelerine birden fazla giden ve Seçim Koordinasyon Merkezleri açan Mansur Yavaş sadece bir koruma ve bir şoför ile birlikte ve “Az laf, çok iş” sloganı ile başkenti dolaşıyor. Göreve geldiğinden bu yana çakarlı araç da kullanmayan Yavaş, 5 yıl önce koltuğa oturduktan hemen sonra belediye araçlarından çakar lambaları söktürmüş, belediye binalarındaki odaların duvarlarına kendi fotoğrafının asılmasını da yasaklamıştı.
ÇILGIN PROJE NE İŞE YARAR?
Yavaş’a yöneltilen sorulardan biri de “Çılgın projeniz var mı?” oluyor. Yavaş ise “Benim en büyük projem Ankaralıyı zengin etmek. Kimse aç ve açıkta kalmasın dedik. Destek alan ailelerin çocukları da yaşıtları gibi aynı şartlarla hayata başlasın istedik. Belediyecilik budur, yoksa iki asfalt iki beton atmak, çılgın proje değil. Bütün Türkiye gördü onların çılgın projelerini, ikide bir her şeye zam geliyor. İnsanlar iktidarın kapısına gidemiyor, ‘Mansur baba’ diye bana geliyor.’’ cevabını veriyor.
HESAP BU DÜNYADA VERİLİR
Yavaş belediye başkanları arasında mal beyanını açıklayan ilk isim oldu. Yavaş bu konuda da “Benim gibi herkes de açıklamalı, göreve geldiğinde neymiş, görevden sonra ne olmuş, vatandaş görsün. Biz görev süremiz boyunca her şeyin hesabını vererek çalıştık. Ankara’nın gerçek ihtiyaçlarını tespit edip iş yaptık, kaça yaptığımızı da açıkladık. Ama ‘Ben öbür dünyada Allah’a hesap veririm’ deyip sıyrılanlar var. Bu dünyada hesabını vermeyen öbür dünyada hiç veremez.” diyor.
İşte pankartların dili



Açılışta Yavaş’ın yanı sıra CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol ve CHP Sincan Belediye Başkan Adayı Veysel Alkan yer aldı.

Oldukça kalabalık bir kitleye seslenen Başkan Yavaş, 5 yıl hiç kimseyi ayırmadan adil bir şekilde hizmet ettiklerini ve bunun sonucunda burada coşkulu bir kalabalıkla karşılandıklarını belirterek, “Ankara halkının tümü para veriyor, vergiler veriyor. Biz de bunlardan maaşımızı alıyoruz. O zaman hiç kimseyi ayırmadan hizmet etmemiz gerekiyordu. Şuradan bu oy çıkmış, buradan bu oy çıkmış; bunu yapmak için vicdansız olmak lazım. Seçime kadar rekabet yaparsınız, seçimden sonra artık herkesin başkanı olursunuz” dedi.
Bütün ihaleleri canlı yayınladıklarını belirten Başkan Yavaş, “Bütün başkanlara şunu söyleyin; ‘Yaptığınız ihalelerde verdiğiniz para bizim paramız, siz de canlı yapın’ diyeceksiniz. 5 yıldır defalarca Sincan’a geldim. Hiçbirine çakarlarla, konvoylu araçlarla gelmedim. Bir minibüs, bir şoför, bir koruma. Çünkü hiçbir Sincanlıya, hiçbir Ankaralıya kötülük yapmadım ki kimden kötülük göreyim? Çakarlı araçlarla gezenler var ya sizlerin parası ile geziyor. Bunu bilin” diye konuştu.

’30 BÜYÜKŞEHİR İÇİNDE KREDİSİ EN YÜKSEK BELEDİYEYİZ’
Hiçbir reklam yapmadığını söyleyen Yavaş, şu ifadeleri kullandı:
“5 yıl boyunca fotoğrafımı hiçbir yerde görmediniz. Belediyenin parasını kendi reklamamızda kullanmadık. Yılda bir defa televizyona çıkarım. Böyle sade yaşadığınız için bir rekor oy ile seçilirken onlar siyasetin çöplüğüne gidiyorlar. ‘Küçük bir yerin belediye başkanı kalkıp da Ankara’yı mı idare edecek’ dediler.
Kendileri annelerinden büyükşehir belediye başkanı olarak doğdular ya herkesi küçümserler. Yönetemez dedikleri Mansur Yavaş’ın belediyesi, Türkiye’deki 30 büyükşehir belediyesi içerisinde kredisi en yüksek belediye olarak ilan edildi. Bu Mansur Yavaş, uluslararası şeffaflık ödülünü aldı.

Biz en az onlar kadar kavşak yaptık, Hiç reklam yaptığımızı gördünüz mü? En az eski dönem kadar asfalt attık. Ama ben bunları belediyecilik olarak saymıyorum. Asıl belediyecilik nedir biliyor musunuz? Bir, dürüst olacaksın; iki, şeffaf olacaksın; üç, hesap verecek. Buralardan başlar. Benim anlayışıma göre bir belediye başkanı bir kentin hem annesi hem babasıdır.
Ankara’da dara düşen kim varsa belediye hızır gibi yanında olmuştur. 200 bin aileye 3 yıldır doğal gaz veriyorum, onları evinde üşütmüyorum. 200 bin aileye düzenli bir şekilde et yardımı yapıyorum ki çocuklar gelişme güçlüğü çekmesin diye.
Ben Keçiören’de 50 bin aileye destekte bulunuyorum. Rakibim şimdiye kadar Keçiören’de bir emekliye destek olmuş mu? Hiç kimse kimin ne aldığını bilmiyor. Bir elin verdiğini diğer el görmüyor. Bizim inancımıza en uygu şekil budur.
50-60 bin ortaokul, lise öğrencisine kart veriyoruz. Okula ücretsiz gelip gidiyorlar. Birçok küçük çocuğun servis ücretini ödüyoruz. 13 bin küsur öğrencinin kantinden alışveriş yapmasını sağlıyoruz”

“BENİM ARTIK SON DÖNEMİM”
Ardından Keçiören ilçesine geçen Yavaş, CHP Keçiören Belediye Başkan Adayı Mesut Özarslan ile birlikte Atapark Mahallesi’ndeki seçim koordinasyon merkezini açılışını yaptı. Burada halka hitap eden Yavaş, “Benim artık son dönemim. Bu hizmetleri bir dönem daha yapıp, Türkiye’yi Mansur Yavaş belediyeciliğini öğretip bırakacağım. Herkes bizim peşimizden gelecek. Onun için bir 5 yıl inşallah Mesut başkanla el ele vererek Keçiören’in bütün problemlerini ortadan kaldırmak, sırt sırta vererek çalışmak istiyoruz” dedi.
]]>“BEYPAZARI’NDAYKEN RAHATSIZ OLURDUM”
Mansur Yavaş, seçim çalışmaları kapsamında Yenimahalle ilçesinde esnafı ziyaret etti. Yavaş, ardından aynı bölgede salonda esnafla buluştu. Yavaş, ülkede korku siyaseti yapıldığını belirterek şunları söyledi:
– Kimseyi işten atmadık. ‘Çalışan herkes mesai arkadaşımızdır’ dedik. Allah’a çok şükür daha bugüne kadar ne bir üst düzey personelim savcılığa gitti, ne de hakkımızda bir soruşturma getirecek bir konu bulunamadı. Eskiden Beypazarı’ndayken müfettiş geldiğinde rahatsız olurdum.
– Küçük yer; ‘belediyeye müfettiş geldi’ deyince yerin dibine girerdik utancımızdan, millet yanlış anlayacak diye. Şimdi müfettişten rahatsız olmuyorum. Çünkü gelen müfettiş, varsa yanlış bir şeyi çıkartsın. Yoksa da iftira atanların yüzlerine vurulsun istiyoruz. Allah’a çok şükür, dediğimiz gibi, bugüne kadar hiçbir evrakımızla ilgili açılan bir soruşturma yok.
“GELİRLERİMİZDE BÜYÜK DÜŞÜŞ OLDU”
Yavaş, 2010-2019 yılları ortalaması belediye bütçesinin 2 milyar 20 milyon dolar olduğunu belirterek, şöyle konuştu:
-Bizim ki 1 milyar 140 milyon dolar. Son yılın rakamıdır bu da. Yani gelirlerimizde çok büyük düşüşler oldu. Ayrıca eskiden ASKİ’den halka 1,6 dolara su satılırken, yani 50 liraya su satılırken şu anda 0,70 cent’e satıyoruz suyu. Sosyal yardım alanlar tonu 1 liradan alıyor, depremzedeler 1 liradan alıyor, öğrenci evleri de yarı fiyatına suyu kullanıyor.

– ASKİ’nin bütçesi de 550 milyon dolardan 225 milyon dolara düştü. Ve ilk defa geçen 2023 yılında eksi 5 milyarlık bütçe yaptık ASKİ’ye. Çünkü yıllardır Çevre Bakanlığı’nın, Devlet Su İşleri’nin bize bildirdiği taşkın sahalarıyla ilgili hiçbir şey yapılmamış. Her tarafı sel basıyor. Ama bir şey yapılmamış.
“İHTİYAÇ NEYSE BELEDİYE ONU YAPACAK”
Yavaş, görev süreleri içerisinde israfı ortadan kaldırdıklarını vurgulayarak, “Ben belediyeciliği ‘ben çok asfalt attım, ben çok beton diktim’ diye görmüyorum. İhtiyaç neyse belediye önce onu yapacak. 220 köyde kanalizasyon açıktan akıyor. Hiçbir ilçeye giderken ‘buradan bana ne oy çıkmış’ diye bakmadım. Köyün birinde kanalizasyon açıktan akıyor, orada çocuklar oynuyor, o köyde salgın tehlikesi varsa, bunların nereye oy verdiğinin ne önemi var?” dedi.
“KİMSEYE KÖTÜLÜK YAPMADIK”
Yavaş, sözlerini şöyle tamamladı:
– Belediye olarak siz öncelikle bu işi yapacaksınız. İnsanların sağlığını koruyacaksınız. 200-300 tane köyde hiç su yok. Hep tankerle gidiyor. Biz seçimden önce 1 köyde yok zannediyorduk. Bunların da büyük çoğunluğunu yerine getirdik. Bir şoför, bir koruma, bir minibüsle geziyorum. Çünkü hiçbir Allah’ın kuluna kötülük yapmadık. Kasti bir şey yapmadık. 5 yıl boyunca insanların verdiği oydan dolayı küçümseyen veya onlara laf atan bir tane benim sosyal medya açıklamam olmamıştır.
]]>Yavaş, 5 yıldır görevde olduklarını hatırlatarak, şunları söyledi:
“Eski dönemden farkı ihalelerimizi açık yapıyoruz, canlı yapıyoruz. Kendi başımıza hiçbir karar almıyoruz. Kent Konseyi, sivil toplum kuruluşları ile birlikte çalışıyoruz. Yaptığımız işlerin maliyetini her tarafa asıyoruz.
Web sayfamıza giren herkes bütün harcamalarımızı görüyor. Sayıştay raporlarımızı da yayınlıyoruz. Belediyede ne var ne yok herkesin görmesini sağlıyoruz.
Belediye meclis toplantılarımızı da canlı yayınlıyoruz. Dolayısıyla bütün dünyada paranızı emanet ettiğiniz yöneticilerden hesap sormak sizin hakkınız.
Biz de bu hesabı her vesile ile veriyoruz. Zaman zaman duyarsınız; ‘Biz hesabı öbür dünyada Allah’a veririz’ der geçerler, bu dünyada hesabı vermezler. Bu dünyada hesabını vermeyen öbür dünyada hiç veremez”
“KENDİ BELEDİYELERİNİZE BAKIN”
AKP adayı Turgut Altınok’un, ‘Belediye şirketleri battı’ iddiasına ilişkin de konuşan Yavaş sözlerini şöyşe sürdürdü:
“Uluslararası kredi kuruluşları yaptıkları incelemede kredisi en büyük belediye olarak Ankara Büyükşehir Belediyesi’ni seçti. Batan bir belediye arıyorsanız kendi belediyelerinize bakın. Alacağınız, borcunuz nedir çıkarın açıklayın. Bunlar belediyeciliği bilmiyorlar.
Çöp projelere Ankara halkının tertemiz parasını yatırıp işlemez projelerle milletin parasını hiç ettiler. Şu kapıların kime ne faydası var Bugün için 350, 400 milyon lira maliyeti. 350, 400 milyon liraya Ayaş 2 defa kalkınır.
Ama bunu görecek göz lazım. Bunu görecek yönetici lazım. Biz de gelir gelmez iki şey yaptık; hiç kimseyi açta açıkta bırakmayacağız diye Başkent Kartı çıkardık.
Şu anda bizim kartlara yatırdığımız paradan, Ayaş dahil en ücra köylerdeki kadar marketler, bakkallar kazanıyor.”
Yavaş, emeklilere verilen paraların herkesin içini acıttığını belirterek, şöyle konuştu:
“Şu anda 10 bin lira alıyorlar. Ve biraz da biz gündeme getirdik. 70, 80 yaşındaki insanlar, emeklerini vermişler, primlerini yatırmışlar, emeklerinin karşılığını almak istiyorlar. Ama reva görülen miktar maalesef 10 bin lira.
Bu benim rakibime sorulduğu zaman verdiği cevap, ‘Bu hükümet olmasa onu da alamazdınız’ deyip geçiştiriyor. Babanızın parasını vermiyorsunuz. Bu insanlar primlerini ödediler. Siz bu paraları aldınız, onların karşılığını vereceksiniz.
Kaldı ki 2002 yılında bu hükümet gelmeden önce emeklinin en aşağı aldığı maaş asgari ücretin 1,5 katıymış. Şimdi ne oldu Asgari ücretin yarısına indirdiniz.
Biz 6 aydır destek oluyoruz. Zam gelmediği müddetçe de emeklilerimize destek olmaya devam edeceğiz. Bizim belediyecilik anlayışımız bu. Nerede, kimin ne derdi varsa Ankara Büyükşehir Belediyesi hızır gibi oradadır”
“BU KADAR MI PARTİCİLİK OLUR”
İstanbul’a özellikle Uzak Doğu’dan gelen turistleri Adapazarı üzerinden Beypazarı, Göynük, Mudurnu, Nallıhan, Beypazarı, Ayaş üzerinden Ankara’ya getirme projesi olduğunu söyleyen Yavaş sözlerini şöyle noktaladı:
“Bu projeyi gerçekleştireceğim. Şimdi herkes bizden, ‘Mansur Yavaş Ayaş’ı da, Beypazarı’nı, Nallıhan’ı da ayağa kaldıracak’ diye bekledi.
Bu belediye başkanlarının çoğu daha benim odamı görmedi haberiniz var mı Gelip ‘hayırlı olsun’ demedi. Bu kadar mı particilik olur Allah nasip ederse rekor oyla seçiliyoruz. Elinizde son fırsat. Benimle el ele tutuşacak belediye başkanlarına ihtiyacım var.
Allah nasip ederse sizler İzzet Başkanımızı seçeceksiniz. El ele vermek sureti ile Ayaş’ın alamadığı bütün hizmeti alacaksınız. Ayaş’ın bütün köylerini asfalt yapıyoruz. En fazla asfalt döktüğümüz yerlerden birisi Ayaş. Ama bizden bunları talep edecek belediye başkanlarına ihtiyacım var.
Ben her pazartesi Cumhurbaşkanı İstanbul’dan gelirken karşılamaya gittim. Bir yerim eksilmedi. Görevim olarak baktım. Gün geldi Sayın Cumhurbaşkanına gittim, Ankara için bir şeyler istedim, dertlerimizi anlattım.
Gün geldi bakanlara gittim. Fakat bunlara gelince, ‘biz senin makamına gelip biat etmeyiz’ diyorlar. Ne biatı, gelirseniz kendi ilçeniz için geleceksiniz. Ve çıktım Cumhurbaşkanına; ‘Ankara Çayı’ndan Sakarya’ya, oradan da İstanbul Ömerli Barajı’na su gidiyor.
İstanbul’un Anadolu yakasının suyu 3 yıl kokmuş. Bunun acil yapılması gerekiyor’ dedim. O da talimat verdi, yatırım programına aldı. Biz gittik krediyi bulduk, belediye meclisine getirdik. Beyefendiler reddettiler. İ
nsanların sağlığı ile oynadılar. Halbuki eğer oradan sebze sulaması yapılıyorsa, oradan sizin çoluğunuz, çocuğunuz da yiyor. Bu nasıl siyaset”
]]>Yavaş, Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne seçildikten sonra ihaleleri canlı yayınladıklarını söyleyerek, “Meclis toplantılarını canlı yayınladık. Herkes, olan biteni görsün istedik. Web sayfamızda tüm harcamalarımızı kuruşuna kadar açıklıyoruz. Sayıştay raporlarını da açıklıyoruz ki ‘İnsanlar hatamızı, sevabımızı görsün’ diye. Çünkü saklayacak hiçbir şeyimiz yok. Kimseyi ayırmadık. Seçildik, söz verdiğimiz gibi rozetimizi çıkarıp Ankara’yı ilçe ilçe dolaşıp, muhtarlarımızla toplantı yapıp, nerede, nereye ihtiyaç var, onlarla ilgilendik” diye konuştu.
Kendisinden önce görev yapan belediye başkanlarının seçimden seçime veya festivallerde Çubuk’a geldiğini aktaran Yavaş şöyle konuştu:
“Muhtarlarla toplantı yaptıktan sonra, ayrıca pandemi dönemini fırsat bilip bayram tatilini fırsat bilip hemen hemen Ankara’nın bütün köylerini dolaştım ve yerinde tespit ettim sorunları. Hiç bakmadım, ‘Nereden ne kadar oy çıkmış’ diye.
Bir köyde açıkta kanalizasyon var ve etrafında çocukların oynayıp da hasta olma tehlikesi varsa, oranın kime oy verdiğinin ne önemi var? Önemli olan oradaki mağduriyeti gidermektir. Pandemide gezdim, Çubuk’un birçok yerinde su yoktu. Bayram günü su yoktu, tankerleri taşımak zorunda kaldık.
Büyükşehir’e girdikten sonra kaç yıl geçti, neden yapılmadı bunlar şimdiye kadar? Altyapılar neden yapılmadı? Hiç sormuyor musunuz? Kimden nereye çok çıktığına bakmadan geldik. Buradaki problemleri çözmeye başladık.
Benim belediyecilik anlayışıma göre sizlerden alınan paraları ‘Proje yapıyorum’ diye çöp projelere yatırmak yok. Ankara halkının tümünün öncelikle ihtiyaçları nedir? Asfalt, kanalizasyon, su. Kimi ihtiyaçlardan başlamak üzere hepsine el attık. Bunlar çok daha acil”
‘BURADA DEĞİŞİMİ SAĞLAYACAKSINIZ’
Görev süresince Çubuk’a sağladıkları hizmetleri anlatan Yavaş, şunları dile getirdi:
“Bizden önceki dönem başlayan Çubuk Aile Yaşam Merkezi’ni bitirdik, içinde e-spor ve kreş açtık. 78 mahallede asbestli su borularını yeniledik. 74 köye ücretsiz internet verdik. Çubuk Soğuk Hava Deposu, 27 Mart’ta kapasitesi 1400 ton olacak şekilde ihaleye açıldı. İnşallah vişnelerinizi orada saklayıp, gelir elde edeceksiniz.
Yine 12 tane mahallenin kanalizasyon sorununu çözdük. 5 mahallede çalışmalar devam ediyor. Akkuzulu ve Karataş’ın kanalizasyon çalışması da önümüzdeki hafta başlanıyor. Yine Çubuk’ta 60 dönümlük bir alanımızı da inşallah gençlerimizin istediği şekilde spor alanı yapacağız.
Bakın şimdi 460 bin ton asfalt attık; Ağılcık Mahallesi bağlantıyı yolu, Aktepe Alibeyli Akkuzulu grup yolu, Aşağı Emirler bağlantı yolu, Adnan Menderes Bulvarı, Çavundur grup yolu, Avcıova grup yolu Şeyh Şamil Bulvarı, Binali Yıldırım Bulvarı, Ankara Bulvarı onlarca cadde ve bağlantı yolu. Şimdi sormayacak mısınız siz, 25 yıldır oy verdiğiniz insanlar bunları neden yapmadı? Belli, nasıl olsa oy alıyorlar.
Korkutuyorlar, ‘Bunlar gelirse şöyle olur, böyle olur’ diyorlar. Ankaralı gördü, bir değişim yaptı. Ankara halkı, hizmetlerimizden mutlu, memnun. İnşallah bunu siz de burada belirleyeceksiniz, değerlendireceksiniz. Bu değişimi inşallah sağlayacaksınız”
‘ÇOĞU ODAMI GÖRMEDİ BİLE’
Yavaş, rakiplerinin kendi projelerini taklit ettiğini söyleyip şunları kaydetti:
“Betonla, plastikle bu işler olmaz. Mal varlığımı açıkladım. 2019 yılında göreve geldiğimde verdiğim mal varlığıyla şimdiki arasındaki farkı insanlarımız görsün istedim. Bütün belediye başkanlarından bekliyorum.
Uzun süredir belediye başkanlığı yaptınız, kamuda çalıştınız. Hepiniz neden mal varlıklarınızı açıklamıyorsunuz detaylarıyla? Yetmedi mi artık belediyelerin üzerine yapışan bu kötü iftiralar? Bir an evvel inşallah yaparlar. Seçildiğim hafta şöyle söyledim; ‘Değerli meclis üyeleri 60, 70 yıl sonra Ankaralı bir belediye başkanı seçildi.
Ankara’nın bizden beklentisi çok. Ankara’nın kenarda kalmış ilçelerinin pek çok sorunu var. Ankara halkı tercihini benden yana kullandı; ama ilçelerde sizden yana kullandı. Bu takdire saygımız sonsuz.
Fırsat bu fırsat, ben hiç kimseyi ayırmıyorum. Amacımız Ankara’ya hizmet etmek. Belediye başkanlarımız bana istihdam sağlayacak proje getirirlerse, onun temelini beraber atalım. Gerekirse de siz işletin, yeter ki o ilçeler de biraz kalkınsın’ dedim.
Tık yok, belediye başkanlarının birçoğu benim odamı görmedi bile. Biz düşman mıyız kardeşim? Niye talep etmiyorsunuz? Anlaşıldı ki ‘Her şey Çubuk için’ derler; ama bunlar partilerini ilçelerinden daha çok seviyorlar. Şimdi de belli ki anketlere göre rekor oyla kazanıyoruz. Benim 2’nci ve son dönemim olacak.
Bu 5 yılı iyi değerlendirin. Eğer Çubuk’a hizmet gelmesini istiyorsanız, benim elimden tutacak belediye başkanlarına ihtiyacımız var, o da burada Can Başkanım. Halkının iradesini hiçe sayıp, bizim yanımıza gelip bir şey talep etmeyenlerle ancak ilçeleri kaybederler. Diyorum ki inşallah 5 yıl boyunca kimseyi ayırmadığımı gördünüz.
Hatta şöyle bir gazetede haber yaptılar. ‘Biz köy olarak tümden Mansur Yavaş’a oy verdik; ama bizim asfaltımızı hala yapmadı’ diye şikayet edenler oldu. Adaletli davrandık, sıradan gittik. Onlarınkini de yaptık. Allah’ın izniyle hepsini yaptık ve yapmaya da devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
]]>Yavaş, sosyal medya hesabından “Temiz ve şeffaf siyaset adına açıklıyorum” başlığıyla yaptığı paylaşımda kendisine ait mal varlığını paylaştı.
2019 YILI MANSUR YAVAŞ MAL VARLIĞI
Beypazarı ilçesi İnözü mevkiinde bağ evi (2171m2) (Aralık 2020’de 320.000 TL’ye satıldı). Beypazarı ilçesi Akyazı mevkiinde arsa (600m2) Beypazarı ilçesi Başağaç Mahallesi’nde hisseli arsa (3907/5007m2) (Kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapılmış olup henüz inşaat başlamamıştır.)
Beypazarı ilçesi Başağaç Mahallesi’nde hisseli arsa (2855/7305m2) Nursen Yavaş ile müşterek Çankaya ilçesinde daire (Nisan 2020’de 1.300.000 TL’ye satıldı). 240.000 TL Nakit Avukatlık ortaklığının 1/3 hissedarlığından vekalet ücreti alacakları (Tahsil edildikçe bildirilecektir.)
NURSEN YAVAŞ MAL VARLIĞI
Beypazarı ilçesi Başağaç Mahallesi’nde mirastan intikal hisseli bahçe (204/544m2) Beypazarı ilçesi Başağaç Mahallesi’nde hisseli arsa (45/3522m2) İzmir Bayraklı’da devam eden kooperatif hissesi (Haziran 2022’de 1.830.000 TL’ye satıldı). 400.000 TL değerinde çeşitli ziynet eşyası
2024 YILI MANSUR YAVAŞ MAL VARLIĞI
Beypazarı Ayvaşık Mh.de 600 m2 arsa Beypazarı Başağaç Mh.de 7305 m2 arsa içinde 5373 m2 hisse (Belediye hissesi Haziran 2022’de 4.500.018 TL’ye alındı).
Beypazarı’nda 2018 yılında Ankara 63. Noterinin 29559 yevmiye nolu arsa payı karşılığı sözleşmesi gereğince elde edilen 10 adet konuttan 8 adedinin ve 1 adet bağın satışından, ayrıca kayınvalidesi Nevin Kıvanç’a ait dairenin Haziran 2022’de satışından elde edilen 765.000 TL dâhil yaklaşık 9.000.000 TL değerinde menkul kıymet ve altın Beypazarı’nda 2019 mal beyanında bildirilen kat karşılığı sözleşme ile verilen arsadan elde edilen 11 adet tam, 1 adet ½ hisse işyeri
Çankaya Alacaatlı Mh.de konut ½ hisse (2.077.849 TL’ye Nisan 2020’de alındı). Beypazarı’nda 2019 mal beyanında bildirilen kat karşılığı sözleşme ile verilen arsadan elde edilen 2 daire Aylık yaklaşık 100.000 TL kira geliri Bankada 120.000 TL nakit.
NURSEN YAVAŞ MAL VARLIĞI
Beypazarı Başağaç Mh.de veraseten intikal 544 m2 bahçe içinde 3/8 oranında hisse Beypazarı Beytepe Mh.de veraseten intikal 36 m2 işyeri içinde 3/8 oranında hisse Beypazarı Başağaç Mh.de veraseten intikal 4946 m2 arsa içinde 1/10 oranında hisse
Beypazarı Başağaç Mh.de veraseten intikal 3522 m2 arsa içinde 12/1000 oranında hisse 2019 yılında beyan edilmiş olan çeşitli ziynet eşyası (2019 yılında 400 bin TL olarak bildirilmiştir.)
İzmir Bayraklı’da Haziran 2022’de konut yapı kooperatif hissesi satışından yaklaşık 1.830.000 TL elde edildi. Önceki beyanda kızı Çağlayan Yavaş Sezgin’e ait olan ve satışı annesi Nursen Yavaş’a yapılan 2015 model Audi A3 markalı araç 920.000 TL’ye satıldı. Çankaya Alacaatlı Mh.de konut ½ hisse 2023 model Audi A3 otomobil (2.175.985 TL’ye alındı).
MEVCUT BORÇLAR
Denizbank’tan 2020 Mayıs ayında çekilen 1.250.000 TL kredinin 45 taksidi ödenmiş olup 15 taksidi aylık 28.144 TL olarak ödenmeye devam etmektedir. Alınan krediden 100.000 pound kızı Çağlayan Yavaş Sezgin’e mortgage yoluyla ev alması için hibe ve havale edildi.
]]>“EN BÜYÜK GÖREVLERİMİZDEN BİRİ…”
Burada halka seslenen Yavaş, bir belediye başkanının kentin hem annesi hem babası olduğunu belirterek, “Biz de gençlerimize ‘evladımız’ diye hitap ediyoruz. Dolayısıyla bir anne, bir baba evladının üzerine nasıl titrerse biz de üstünüze aynı şekilde titredik. Hiç kimseyi ayırmadık. Bir Allah’ın kulu, ‘Oy vermedi diye bizi ayırdı’ diyemez. Ankara’ya huzur geldi; bu çok önemli, bütün projelerden daha önemli. Bereket geldi. Proje yapıyorum diye Ankara halkının tertemiz parasını çöp projelere yatırmak yerine dara düşen herkesin yanında olmak, esnafın daha iyi çalışmasını sağlamak, sanayicinin daha çok üretmesini sağlamak en büyük görevlerimizden birisidir” dedi.
“PROJELERE ENGEL OLDULAR”
Ardından Altındağ’da yapılan hizmetleri anlatan Yavaş, “İsterdik ki Altındağ Belediye Başkanı da bizim elimizden tutsun, Altındağ için ihtiyaçları bildirsin. Beraber daha fazla hizmet yapalım. Hayırlı olsuna dahi gelmediler. Bir günden bir güne telefon açıp şöyle bir derdimiz var demediler. Ankara’nın büyük projelerine maalesef engel oldular” diye konuştu.
“ÜRETMEK İSTEYEN KİM VARSA YANINDAYIZ”
Çakarlı araçlarla, makam araçlarıyla konvoylar halinde gezmediğini ve kimseye kötülük yapmadığı için korkacak bir şeyi olmadığını kaydeden Yavaş, verdikleri Başkentkart ile esnafın kazandığını, Ankara’da destek alan ailelere her ay birer kilo et yardım parası verildiğini ve hükümet dahil 3 yıldır hemşehrileri üşümesin diye doğalgaz yardımı yapan başka bir kuruluşun dahi olmadığını söyledi.
Yavaş, pandemi döneminde yapılan icraatleriyle de ilgili olarak “918 köye internet götürdük. Pandemi döneminde 60 bin öğrenciye 10 GB internet verdik ki derslerinden kalmasınlar, diye. Dara düşen kim varsa her zaman yanındayız. Üretmek isteyen kim varsa onların yanındayız” dedi.
31 BİN EMEKLİYE DESTEK
İktidar partisinin adaylarının, kendisinin zaten senelerdir yaptığı çorba yardımı ve Başkentkart gibi projeleri tekrar ettiklerine işaret eden Yavaş, belediyenin 31 bin emekliye düzenli bir şekilde destek olduğunu söyledi.
“ABB, HIZIR GİBİ YETİŞİR”
Her çocuğun eşit eğitim almasını istediklerini aktaran Yavaş, hiçbir çocuğun yatağa aç girmesine izin vermediklerini, bütün çocukların okumalarını istediklerini ve ihtiyaçlar konusunda bunu yaparken de kimdir, necidir diye bakmadıklarını belirterek, “Ankara Büyükşehir Belediyesi ihtiyacı olan herkesin yanında; adeta hızır gibi yetişir. Altındağda 1000 Hakkarili varmış. Dediler ki; ‘Biz Mansur Başkana desteğiz’. Hiç kimseyi ayırmadığımızın en büyük göstergesi bu değil mi? Allah’ın yarattığı herkesi biz kutsal bir varlık olarak görür, başımızın üstünde tutarız. Hiç kimseyi ayırmayız; ‘oy verdi, vermedi’ demeyiz. ‘Şuradan oy aldık oraya destek olalım, buradan çok oy aldık oraya destek olalım’ diye bir felsefemiz yok. Herkes bizim gözümüzde azizdir” ifadelerini kullandı.
SON ANKET SONUCUNU AÇIKLADI
Son yayımlanan anketlere de değinen Yavaş, “Görünen o ki dün yayımlanan ankete göre yüzde 14 öndeyiz. Asla rehavete kapılmayacağız. Geçen seçimde kazandık. Ama Belediye Meclis Üyemiz 148 kişi içinde 40 kişide kaldı; civar ilçelerdeki Meclis üyelerinden dolayı. Şimdi benim artık Meclis’te daha fazla Belediye Meclis üyesine ihtiyacım var ki rahat edelim. Ankara halkına daha fazla hizmet edelim. Bunun için bana hayırlı olsuna gelmeyen değil, benim elimi tutacak belediye başkanına ihtiyacım var. Bu nedenle Ramazan Başkanımı mutlaka seçeceksiniz. Belediye Meclisi’yle beraber, Cumhuriyetin kalbi Ankaranın, Cumhuriyetin kurulduğu yerin Altındağ Belediye Başkanını ve Ankara’nın tamamını Mustafa Kemal Atatürk’ün bize emanet ettiği, dünyayla yarışan bir başkent yapmak için el ele tutuşmamız gerekiyor. Bunun için de sizlerin desteğine ihtiyacımız var. Ramazan Başkanla beraber 1 Nisan’da Ankara Büyükşehir Belediyesi önünde hep beraber buluşacağız” diye konuştu.
]]>