Karavan İmalatçıları ve Tedarikçileri Derneği Başkanı Ahmet Fazlıoğlu, bayram tatilinin de uzamasıyla son dönemde karavanlara talepte artış olduğunu ifade etti.
Özellikle Covid-19 salgını sonrası karavanların daha popüler hale geldiğine dikkati çeken Fazlıoğlu, 2020 sonrasında 500’ün üzerinde üretici firmanın kurulduğunu dile getirdi.
OTEL FİYATLARI KARAVANA YÖNLENDİRİYOR
Fazlıoğlu, karavan tatilinin diğerlerine oranla daha az maliyetli olması sebebiyle tercih edildiğini anlattı.
Fazlıoğlu, “Maalesef turizm bölgelerimizdeki konaklama tesis fiyatlarının çok yüksek olması nedeniyle vatandaşların bir kısmı otel yerine karavanda konaklamayı tercih ediyor. Yakın dönemde gerçekleşen fuar organizasyonlarında, bayram tatilini de düşünerek aldığını belirten çok fazla karavan müşterisi olduğunu gözlemliyoruz.” dedi.
Karavan ücretlerine ilişkin de bilgi veren Fazlıoğlu, şunları kaydetti:
“Kiralama ücretleri çekme karavanda 2 bin ila 2 bin 500 lira, motokaravanda 2 bin 500 ila 3 bin lira civarında. Parklardaki konaklama ücretleri de 700 ila 1000 lira arasında değişiyor. Karavanın daha az maliyetli olmasının yanında, sınırsız konaklama alanı sağlaması, konforlu ve avantajlı bir tatil seçeneği sunuyor. Bu sebeple tercih ediliyor.”
Karavan sektörünün hedef kitlesinin 20’li yaşlara kadar gerilediğini ancak ekosistemin nüfus yoğunluğuna göre pazar payının yüzde 15’lik dilimine yeni ulaştığını vurgulayan Fazlıoğlu, Türkiye’deki üreticilerin dış pazarda yer edinme potansiyelinin ciddi boyutta olduğunu sözlerine ekledi.
‘TALEPTE GEÇEN YILA GÖRE ARTIŞ VAR’
İzmir’in Menderes ilçesindeki bir çadır kampı alanında işletme müdürü olarak görev yapan Uğur Burhan da Ramazan Bayramı tatili nedeniyle konaklama hizmetlerine yönelik şahsen ve telefonla rezervasyon yaptırmak isteyenlerin geçmişe nazaran fazla olduğunu söyledi.
Bayram için daha çok kapalı konaklama alanları ve karavan hizmeti için talep geldiğini belirten Burhan, çadırda konaklamak isteyenlerin de özellikle yaz sezonunu tercih ettiğini bildirdi.
Burhan, sezonluk karavan hizmeti almak isteyenlerin sayısının da oldukça fazla olduğuna dikkati çekerek, şöyle konuştu:
“Geçen yıla göre talepte artış var. Kamp alanında aynı anda ortalama 60-70 karavan misafir alabiliyoruz. Böylece günlük ortalama 250 kişiyi misafir etmiş oluyoruz. Çadır kapasitemiz aynı anda 350-400, kişi sayısı ortalama 700-800 civarında olup, yazın tam kapasite hizmet verilmektedir.”
Günübirlik gelen misafirleri de dikkate alarak, hafta içi günlük ortalama 2 bin kişiye hizmet verdiklerini vurgulayan Burhan, hafta sonu da bu sayının 3 bin 500 ila 4 bine çıktığı bilgisini verdi.
Burhan, mart sonuna kadar karavan kampı için günlük 500, çadır kampı için de günlük 350 lira ücret alındığını, yeni sezon fiyatlarının ay sonunda belirleneceğini kaydetti.
BÜTÇESİNE UYGUN TATİL İSTEYEN ÇADIRA YÖNELDİ
OSTİM’de çadır üreten firmanın işletmecisi Serkan Yazıcı, otelleri tercih etmeyip doğayla iç içe, bütçesine daha uygun tatil yapmak isteyenlerin ilgisinin çadırlara yöneldiğini söyledi. Yazıcı, “Bayram tatilinin 9 güne çıkarılmasıyla bu süreyi çadır kampında geçirmek isteyenlerden yoğun talep alıyoruz” dedi.
Yaz aylarının yaklaştığına dikkati çeken Yazıcı, şu anda şişme kamp çadırlarının daha popüler olduğunu, insanların genellikle küçük çadırlarda konaklamayı tercih ettiklerini belirtti.
Yazıcı, sadece tatilcilerin değil, doğada kamp yapmak isteyenlerin de çadırlara yoğun talebi olduğunu dile getirdi.
]]>İmamoğlu’na CHP milletvekili Turan Taşkın Özer, CHP PM üyeleri Cem Aydın, Turgay Özcan, Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi ve Avcılar Belediye Başkanı Turan Hançerli de eşlik etti.
İmamoğlu açılışta yaptığı konuşmada İstanbul’un bir spor şehri olduğunu belirterek “100 yılı aşmış kulüpleri bu şehri dünyada ayrı bir yere koyar. İstanbul şampiyonların, rekortmenlerin şehri. Sporun bu şehrin hayatında, ruhunda çok önemli yeri var. Türkiye’nin spor tarihi biraz da İstanbul’un spor tarihi gibidir. Bütün bu köklü geçmişine rağmen ne yazık ki sporda İstanbul için hak ettiği yere ulaşamadı” dedi.
“KAMU ARAZİLERİ SPORA DEĞİL İMARA AÇILDI”
İstanbul’da sporun ihmal edildiğini vurgulayan İmamoğlu, şöyle konuştu:
-Özellikle kamu arazilerini, spor alanlarına dönüştürüp işte burada gördüğümüz çocukların, gençlerin daha sıhhatli bir geleceğe erişmesini sağlamak yerine ne yazık ki çoğunlukla imara açılması tercih edildi.
-Kamu kaynaklarını, spor yapma imkanlarını arttırmaya kullanmak yerine ne yazık ki bir kısım insanın mutluluğuna aktarıldı.
-Bu anlayış, İstanbul’u spor tesisi ve imkanları açısından da çeşitlenmesinde, farklı branşların zenginleşmesinde eksik kaldı. Görevi devraldığımızda ne yazık ki 13 ilçemizde İBB’ye ait bir spor tesisi bile yoktu.
-İstanbul gibi bir şehirde su sporları merkezi yoktu. Mahalleler, spor sahalarından, okullar spor salonlarından büyük oranda yoksundu.
-Spor meselesi gerçekten yine akılla, bilimle, teknikle bu süreci dert etme meselesidir. Çocuklarımızın, gençlerimizin mutlaka ve mutlaka dert eden insanların kabiliyetleriyle spor imkanlarından daha fazla yoksun kalmasını engelleyebilir.
“TÜRKİYE’NİN İLK SPOR MASTER PLANINI YAPTIK”
İmamoğlu 2019’da göreve geldikten sonra spor alanında da bir değişim başlattıklarını anlatarak şöyle konuştu:
-Öncelikle uzman spor insanlarıyla birlikte İstanbul’un çok önemli bir master planını hazırladık. Aynı zamanda, Türkiye’nin ilk master planı oldu bu çalışmamız.
-Bu planla birlikte ortaya çıkan ihtiyaçlar ve hedefler doğrultusunda yatırımlarımızı planlı bir şekilde hayata geçirmeye başladık. 4.5 yılda 7’si futbol stadı toplam 19 spor tesisini İstanbul’un yaşamına kazandırdık.
-Çok sayıda semt stadlarımızın eksiklerini tamamladık. Engelsiz spor parklarıyla İstanbul’da bir ilki gerçekleştirdik.
-Toplam 35 okulumuzda spor salonu kazandırdık. Haliç Su Sporları Merkezini açtık. İstanbul’da 9 mini spor merkezi oluşturduk, 5’ini açılışa hazırladık. 4’ü de yaz aylarında insanlarımızın hizmetinde olacak.
Vatandaşların spor tesislerinde yararlanma düzeyini yüzde 30’un üzerine çıkardıklarını söyledi.
3 BİN 500 SPORCU YARARLANACAK
İmamoğlu, açılışı yapılan stadyumun FİFA standartlarına uygun hale getirilerek yenilendiğini ve 39 adet amatör futbol takımının ve 3 bin 500 sporcunun yararlanacağını söyledi.
Stadın aynı zamanda spor organizasyonları ve resmi törenlerde de kullanılacağını, vatandaşlar için açık alan aktivitelerine de ev sahipliği yapacağını kaydetti.
“2019’DA MERTÇE KAYBETMEYİ BAŞARAMADILAR”
Eski bir sporcu ve spor yöneticisi olarak sporun dinamizmini, ahlakını, kültürünü çok önemsediğini vurgulayan İmamoğlu, şu ifadeleri kullandı:
-Sporun özünde yatan iyi değerleri, yaygınlaştırmak ve yüceltmek gerektiğine inanıyorum. Örneğin mertçe ve centilmence yarışma kültürünü sporda olduğu kadar siyasette de hakim olmasını sağlamalıyız.
-Bir maç ya da seçim kazanılacaksa, mertlikle kazanılmalı. Kaybedilecekse mertlikle kaybedilmelidir. Çok önemli bir kavram bu. 2019 seçimlerini kaybedenler, mertçe kaybetmeyi başaramadılar.
-Dilerim ki bu defa mertçe kaybetmeyi başarırlar. Biz bunu onlara göstereceğiz. Umarım geçen sefer milletten gördükleri kırmızı kartın, bu sefer görmelerini yaşamazlar.
-Sportmenliğin, sportif ahlakın, başta siyaset olmak üzere hayatın her alanında hakim olmasını diliyorum.
-İstanbul Büyükşehir Belediyemizin bu alanda insanımıza sonsuz hizmet etmeye devam edeceğini ve bu güzel güzide şehre İstanbul’umuza hem Avrupa oyunlarını 2027’de ve 2036 Olimpiyat Oyunlarını da İstanbul’a getirerek İstanbul’un spor tarihini şahlandıracağımızı ve taçlandıracağımızı buradan bütün İstanbul’a duyuruyorum.
