Yenidoğan – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Wed, 20 Nov 2024 15:02:46 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Yenidoğan Çetesi Davası Devam Ediyor https://www.foxhaber.com.tr/yenidogan-cetesi-davasi-devam-ediyor/ https://www.foxhaber.com.tr/yenidogan-cetesi-davasi-devam-ediyor/#respond Wed, 20 Nov 2024 15:02:46 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/yenidogan-cetesi-davasi-devam-ediyor/ Haber: Gaye Şeyma CAN

(İSTANBUL)Yenidoğan Çetesi Davası’nın duruşması 3’üncü gününde Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde sanıkların savunmalarıyla devam ediyor. Telefon görüşmelerinde Kaya bebek için, “Fişi çek” dediği ileri sürülen sanık doktor Rıza Keykubad’ın baba olduğunu, çocukları olduğunu söylemesi üzerine Mehmet Hanifi Kaya’nın avukatı, “Benim müvekkilim çocuğunu morgtan bisküvi kutusunda almış bir babadır” diyerek sanığın savunmasını kabul edemediğini söyledi.

Yenidoğan Çetesi Davası’nda 22’si tutuklu 47 sanığın yargılandığı duruşma 3’üncü gününde Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam ediyor. 22 tutuklu sanık cezaevinden getirilirken 20 tutuksuz sanık ve taraf avukatları duruşmada hazır bulundu. Duruşmaya, 2 sanık ise SEGBİS yöntemiyle bağlandı. Duruşmayı, çok sayıda avukat ve basın mensubu takip ediyor.

Kaya bebek için “Fişini çek” dediği öne sürülmüştü

Kaya bebek hakkında, “Fişini çek” dediği ileri sürülen tutuklu sanık doktor Rıza Keykubad, mahkemedeki savunmasında, “Dosyadaki olaylarla alakam olmamasına rağmen sanık olarak karşısınızda bulunmam beni kahretmektedir. Aylardır tutukluyum. Soruşturma aşamasında beni dinlemediler. Hiç görmediğim bir bebeğin ölümünden sorumlu tutuluyorum. Türk adaletine güveniyorum, haksız tutukluluğumun sonlanacağına inanıyorum. Benim Kaya bebeğin vefatıyla ilgili hiçbir alakam yoktur. Maddi veya manevi hiçbir menfaatim yoktur. İki aydan fazladır tutukluyum haksız yere” dedi. Keykubad savunmasının devamında şunları söyledi:

“Ben hiçbir zaman Güney Hastanesi’nde çalışmadım. Doktoru olmadım. Diplomam Güney Hastanesi’ne kayıtlı değil. Kaya bebeği hiç görmedim. Müdahale yapmadım. Tedavi yapmadım. 2023 yılının Kasım ayının ikinci haftasında benimle iletişime geçerek part time çocuk doktoruna ihtiyacı olduğunu söyledi. Eşim Duygu Hastanesi’nde çalışıyordu. ‘Süreç sürüncemede kalınca size haber vereceğim. Sizin için uygunsa Hilda hanım işe başlayabilir’ dedi.

“Bizim bebek Kaya’dan haberimiz bile yoktu”

Kaya bebeğin vefatından sonra denetim olacağını düşündükleri için doktor arayışındalarmış meğerse. Eşim bu tarihte Güney Hastanesi’nde çalışmıyordu. Ben hiçbir delil olmaksızın suçlu ilan edildim. Kaya bebeğin vefat edeceğini düşündükleri için denetimler öncesi doktor aradıklarını konuştukları tapelerde mevcuttur. ‘Çözeceğiz, halledeceğiz’ diye kendi aralarında konuşuyorlar. 13 Kasım 2023 tarihinde konuşuyorlar kendi aralarında. Mert Özddemir, ‘çözeceğiz’ diyor. Bebek Kaya’nın değerleri çok yüksek olması sebebiyle vefat ediyor. Denetimlerden kurtılmak için doktor arıyorlar. Birkaç kişiyle görüşüyorlar. En son eşimin orada başlamasını kararlaştırıyorlar. Bebek 15 kasım da ex oluyor. (ölüyor) Başhekim ’17’sinde başlayabilirsin’ diyor. Bizim bebeğin ölümünden haberimiz bile yok. Bebek kaya ex olmadan birkaç saat önce eşimin sigorta kaydı yapılmıştır. Part time olarak eşimin çalışacağı konusunda anlaştılar. Yenidoğan doktoru diye anlaşmadık biz. Benim yenidoğanla ilgili hiçbir anlaşmamız olmadı. Bizim part time anlaşmamız 1 saatti. 1 saatte nasıl yenidoğana bakalım bunu sorarım.

“Bebek tedavi görürken biz çalışmaya başlamamıştık zaten”

Kaya bebekten sonra iyi ki de denetim gelmiş. Denetimde her şeyi açık bir şekilde yazmışlar. Ne benim ne de eşimin adı geçiyor o raporda. ‘Hilda da geldi müdahale etti’ diyeceğim ben orada diyor halbuki böyle bir şey yok. Ne eşim ne de ben bu bebeği görmedik. Hiçbir bilgimiz yoktur. Bebek tedavi görürken biz çalışmaya başlamamıştık zaten.

“Tüm işlemler Şehmus Çelik adınadır”

Denetim raporunda bizim üstümüze oyun oynandı. Ayın 15’inde doktor Şehmus Çelik’in 3 yıldır sorumlu olduğu yazıyor. Benim eşim ise 19-20 arası sorumlu ifadeleri geçiyor. Sağlık Bakanlığı resmi sisteminden de görebilirsiniz. Yukarıda Allah var bize oynadılar bu oyunu. Biz yabancı olduğumuz için mi bu oyun oynandı bilmiyorum onu. Bebeğin epikirizi dosyada mevcuttur. Tüm işlemler Şehmus Çelik adınadır. Ben 4 aydır tutukluyum. Tek sebebi 3 hemşirenin kendi aralarında benim hakkımda dedikodu yapması. Ben sadece bunun üzerine tutuklandım. Fırat Sarı ve İlker Gönen’le hiçbir zaman çalışmadım.”

“Müvekkilim çocuğunun cenazesini bisküvi kutusunda almış bir babadır”

Sanığın baba olduğunu, çocukları olduğunu söylemesi üzerine Mehmet Hanifi Kaya’nın avukatı, “Benim müvekkilim çocuğunu morgtan bisküvi kutusunda almış bir babadır” diyerek sanığın evladından bahsettiği savunmasını kabul edemediğini söyledi.

SÜRECEK

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/yenidogan-cetesi-davasi-devam-ediyor/feed/ 0
TTB: 2025 Sağlık Bütçesi Kabul Edilemez https://www.foxhaber.com.tr/ttb-2025-saglik-butcesi-kabul-edilemez/ https://www.foxhaber.com.tr/ttb-2025-saglik-butcesi-kabul-edilemez/#respond Wed, 20 Nov 2024 15:02:17 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/ttb-2025-saglik-butcesi-kabul-edilemez/ (ANKARA) –Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi Başkanı Dr. Alpay Azap, Sağlık Bakanlığı’nın TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülen 2025 yılı bütçesine ilişkin,”Maalesef kötü bir sağlık bütçesi ile karşı karşıya olduğumuzu rahatlıkla söyleyebiliriz. Bunun tabii sağlık alanında yine kötü sonuçları olacaktır. Üstelik de bu az miktardaki kaynağın nerelere ayrıldığına baktığımızda da işlemekte olan sistemin daha da kötüleşerek devam edeceği görebiliyoruz rahatlıkla. Bu bütçe ‘Yenidoğan çeteleri’ne, yeni sağlık çetelerine yol açacak bir bütçedir. O yüzden  kabul edilemez buluyoruz” dedi.

ATO Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Mine Coşkun, Yönetim Kurulu Üyesi Alpertan Açar ve TTB Merkez Konseyi Başkanı Dr. Alpay Azap, Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülen Sağlık Bakanlığı’nın 2025 yılı bütçesiyle ilgili Ankara Tabip Odası’nda (ATO) basın toplantısı düzenledi.

ATO Yönetim Kurulu Başkanı Coşkun şunları kaydetti:

“Sağlık Bakanlığı 2025 bütçe teklifini incelediğimizde kamu yararı doğrultusunda Türkiye sağlık ortamını gözeten bir anlayış yerine, ‘Sağlıkta Dönüşüm Programı’na ve neoliberal sağlık politikalarına dayalı bir bütçenin hazırlandığını görmekteyiz. Uygulanan sağlık modelinin ve finansman sisteminin yıllardır hekim emeğine, halk sağlığına ve kamu bütçesine verdiği zararlar bilinmesine rağmen, hükümet ve Sağlık Bakanlığı söz konusu modelde ısrarını sürdürmektedir. Sağlık Bakanlığı’nın bütçelendirme anlayışı, sorunların çözümünden uzak, mevcut sorunlara yenilerini ekler niteliktedir.

“Sağlığa ayrılan kaynak resmi enflasyonun da altında kalırken, yüzde 10’u bulmamaktadır

14,7 trilyon liralık Merkezi İdare Bütçesinin yüzde 6,9’u sağlık hizmetlerine ayrılarak, Sağlık Bakanlığı’nın 2025 yılı bütçesi 1 trilyon 20 milyar 317 milyon 291 bin lira olarak teklif edilmektedir. 2024 yılı bütçe teklifi ile kıyasladığımızda sağlığa ayrılan kaynakta ciddi bir artışın olmadığı görülmektedir. Bir önceki yıl da Merkezi İdare Bütçesinin yüzde 6,6’sı yani 732 milyar 562 milyon 378 bin lirası sağlığa ayrılmıştı. Sağlığa ayrılan kaynak resmi enflasyonun da altında kalırken, yüzde 10’u bulmamaktadır.  Sağlık harcamalarının GSYH’ya oranı düşmektedir. 2002 yılında kamu ve özel sağlık harcamaları toplamının GSYH’ya oranı yüzde 5.2 iken, 2022 yılında yüzde 4’e gerilemiştir. OECD’ye üye ülkeler ortalaması 9.2 iken Türkiye sondan üçüncü sırada yer almaktadır.”

“Toplum sağlığını korumaya yönelik birinci basamak planlamasına yeterince kaynak ayrılmamaktadır”

Yönetim Kurulu Üyesi Açar ise şöyle konuştu:

“Sağlık Bakanlığı toplam bütçesinden koruyucu sağlık hizmetlerine 273 milyar 585 milyon 813 bin lira, tedavi edici sağlık hizmetlerine 733 milyar 273 milyon 977 bin lira ayrılmıştır.

2025 yılı toplam bütçesinde tedavi edici sağlık hizmetlerine ayrılan kaynak yüzde 72’yi bulurken, sadece yüzde 28’i birinci basamak koruyucu sağlık hizmetlerine tahsis edilmiştir. Bir önceki yılın bütçe teklifine kıyasla birinci basamağa ayrılan kaynak 71 milyar lira, tedavi edici sağlığa ayrılan kaynak ise 215 milyar lira artmıştır. Koruyucu sağlık hizmetleri, halk sağlığının yapı taşlarından biridir. Sadece hastalıkla mücadeleye değil, hastalığa neden olan risk etkenlerini tespit ederek bunların bertaraf edilmesine, halk sağlığını doğrudan ve dolaylı olarak etkileyen toplumsal etkenlerin saptanmasına, buradan hareketle de sağlığın yalnızca bireysel düzlemde ele alınmaksızın toplumsal düzlemde de korunmasına ve geliştirilmesine odaklanır.

“‘Eziyet Yönetmeliği’ ile aile hekimlerinin üzerlerindeki baskıyı artıyor”

Sağlık Bakanlığı, birinci basamak koruyucu sağlık hizmeti sunumunun asli özneleri olan Aile Hekimliği ve Aile Sağlığı Merkezi (ASM) emekçilerinin haklarını ve çalışma koşullarını iyileştirmek yerine ‘Eziyet Yönetmeliği’ ile üzerlerindeki baskıyı artırmayı tercih etmektedir.

2023 yılında Aile Hekimliği Birim Başına Düşen Nüfus sayısı 2 bin 700 olarak planlanmasına karşılık aynı yılın gerçekleşmesi 3 bin 65 olmuştur. Benzer bir projeksiyon yaptığımızda 2025 yılı için hedeflenen 2 bin 800 nüfusun gerçekleme sayısının en az 3 bin 100 nüfus olacağı tahmin edilebilir. Sağlık Bakanlığı, Aile Hekimliği Birim sayısını artıramadığı gibi, sanal ASM ile de bu sorunu çözememektedir. Yeni AHB’lerin faaliyete geçmemesinin palyatif çözümü kendi içinde birim başına düşen nüfusu artırmakta görülmektedir. Bu çözüm değil, çözümsüzlüktür.”

“Hekime başvuru sayılarında olağan dışı artış sistemi kilitlemekte”

ATO Yönetim Kurulu Başkanı Coşkun ise şunları söyledi:

Sağlık Bakanlığı kışkırtılmış sağlık talebini kontrol altına almaya yönelik önlemler ve düzenlemeler yerine kişi başı hekime müracaatı 2025 yılında 11,9, 2026 yılında 12,2, 2027 yılında 12,6 olarak tahmin etmektedir.

Hekime başvuru sayılarında olağan dışı artış sistemi kilitlemekte, muayene sürelerini 5 dakikaya ve altına çekmekte, bazı branşlarda randevu krizine neden olmaktadır. Sağlık çalışanlarını daha fazla, daha esnek ve güvencesiz çalıştırma, angarya görev dayatma stratejisiyle bu sorunları çözme girişimleri ise yeni sorunlara yol açmaktadır.

“Şehir Hastaneleri’ne ayrılan ödenek bütçenin yüzde 10’una karşılık geliyor”

37 milyar 420 milyon 717 bini hizmet alımı, 67 milyar 181 milyon 365 bini kullanım bedeli olmak üzere şehir hastanelerine ayrılan ödenek Sağlık Bakanlığı bütçesinin yüzde 10’una karşılık gelmektedir.

2024 yılı bütçesinde yer alan 57 milyar 554 milyon liralık kullanım bedeli teklifi, 2024 yılı tamamlanmadan ilk altı ayda 33 milyar lirayı geçmiştir. 2024 yılında Şehir Hastaneleri için ayrılan ödeneğin aşıldığı rakamlardan anlaşılabilir. Yüksek enflasyon ve bundan kaynaklı maliyetlerin artışı göz önüne alındığında 2025 yılı için de benzer bir projeksiyon yapılabilir. Kamu bütçesinin özel şirketlerin çıkarlarına göre yapılandırılmasının en net göstergelerinden birisi, Şehir Hastanelerine ayrılan ödenekler ve kira bedelleridir.

“Sağlık Bakanı suçluları ‘çürük elma’ olarak nitelese de ağacı kurtçuklar sarmıştır”

Bebeklerimizi öldüren ‘Yenidoğan çetesi’ olayında gördüğümüz üzere sağlık planlamasında özel sektörü daha çok büyütmeyi hedefleyen piyasacı anlayış, suç ve suçlu üreten bir yapıya dönüşmüştür. Sağlık Bakanlığı’nın ‘Türkiye’de Bebek Ölümleri Durum Raporu’na göre yenidoğan yoğun bakım yataklarının yüzde 56’sının özel hastanelerin kontrolünde olması bu skandalın altındaki somut nedenlerden birisidir. Sağlık Bakanı suçluları ‘çürük elma’ olarak nitelese de ağacı kurtçuklar sarmıştır.

Özel sektörün sağlıktaki hacmini büyütmek amacıyla kamudan özele daha yoğun kaynak aktarımı yapılmaktadır. 2002 yılında 774 kamu hastanesi, 50 üniversite hastanesi, 271 özel hastane varken; 2023 yılı itibariyle 933 kamu hastanesi, 68 üniversite hastanesi, 565 özel hastane faaliyet göstermektedir. Özel sektör, kamu sektörüne göre 20 yılda 2 kattan fazla büyürken, sağlık sektörünün üçte birini kontrol etmektedir. Buna paralel şekilde özel sektör sağlık harcamaları da neredeyse yüzde yüze ulaşmış durumda.”

“2025 yılı için öngörülen bütçe yine istenilenin çok altında kalmış durumda”

TTB Merkez Konseyi Başkanı Azap ise şu değerlendirmeyi yaptı:

“Komisyonda umarız ki, halkın yararına hekimlerin yararına sağlık çalışanlarının yararına bir takım değişiklikler olur. Bu konuda da takipteyiz. Genel kurula geldiği zaman Sağlık Bakanlığı bütçesi TTB olarak biz de halkı ve sağlık kamuoyunu hekim arkadaşlarımızı bilgilendirecek bir açıklama yapacağız ama şimdiden Ankara Tabip Odamızın açıkladığı verilerle maalesef kötü bir sağlık bütçesi ile karşı karşıya olduğumuzu rahatlıkla söyleyebiliriz. Bunun tabii sağlık alanında yine kötü sonuçları olacaktır. Üstelik de bu az miktardaki kaynağın nerelere ayrıldığına baktığımızda da işlemekte olan sistemin daha da kötüleşerek devam edeceği görebiliyoruz rahatlıkla. Bu bütçe ‘yenidoğan çeteleri’ne yeni sağlık çetelerine yol açacak bir bütçedir o yüzden  kabul edilemez buluyoruz.”

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/ttb-2025-saglik-butcesi-kabul-edilemez/feed/ 0
Sağlık Bakanı’ndan Yenidoğan Çetesi Açıklaması ve Şiddete Sıfır Tolerans https://www.foxhaber.com.tr/saglik-bakanindan-yenidogan-cetesi-aciklamasi-ve-siddete-sifir-tolerans/ https://www.foxhaber.com.tr/saglik-bakanindan-yenidogan-cetesi-aciklamasi-ve-siddete-sifir-tolerans/#respond Sun, 17 Nov 2024 15:03:55 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/saglik-bakanindan-yenidogan-cetesi-aciklamasi-ve-siddete-sifir-tolerans/

SAĞLIK Bakanı Kemal Memişoğlu, İstanbul’daki ‘Yenidoğan çetesi’ soruşturmasına ilişkin, “Her meslek grubunda maalesef insani duygulardan nasibini almamış insanlar çıkabiliyor. Bizlerin görevi bu çürük elmaları, bu yanlış insanları ayıklamaktır. Bu tür çetelerle mücadelemizi yaptık, yapmaya da devam edeceğiz” dedi.

Türk Neonatoloji Derneği, ’17 Kasım Dünya Prematüre Günü’ nedeniyle Ankara’daki CerModern Sanat Galerisi’nde çeşitli etkinlikler düzenlendi. Etkinliklere katılan Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Türkiye’nin, dünyanın en iyi sağlık hizmetlerini sunan ülkelerden biri olduğunu belirterek, “Ulaşılabilir, ücretsiz, üstelik de çok kaliteli ve bilgili sağlık çalışanları ve sağlık altyapısıyla dünyaya örnek olan sağlık hizmeti sunan bir ülkeyiz. 2023 senesinde 958 bin doğumdan 123 bini 37 haftanın altında. Yani toplam doğumun yüzde 13’ü prematüre. Bunların içinden 28 haftanın altında olan, yani çok küçük dediğimiz prematürelerde, bunları yaşatma oranlarının yüzde 95’in üstünde olduğunu ve bunları sağlık sistemindeki özverili, çok başarılı hemşirelerimiz, hekimimiz ve altyapımızla, annelerin desteğiyle, ailelerin desteğiyle yaşattığımızı düşünürseniz bu dünya standartlarının üstünde bir başarı oranı” diye konuştu.

‘SAĞLIKTA ŞİDDETE SIFIR TOLERANS’

Ardından sağlıkta şiddet olaylarına değinen Bakan Memişoğlu, “Sağlıkta şiddete anlam veremiyoruz ve üzülüyoruz. Onun için biz Sağlık Bakanlığı olarak hep şunu söylüyoruz; sağlıkta şiddete sıfır tolerans. Çünkü bizim sağlık çalışanlarımız, bizim hekimlerimiz, bizim hemşirelerimiz dünyanın en özverili ve en çalışkan insanları” ifadelerini kullandı.

Bakan Memişoğlu, ‘Yenidoğan çetesi’ soruşturmasına ilişkin de “Özellikle son zamanlarda malum üzüntü verici yenidoğanla ilgili olaylar oldu. Burada özellikle bir şey ifade etmeyi istiyorum. Her meslek grubunda maalesef insani duygulardan nasibini almamış insanlar çıkabiliyor. Sağlık çalışanları arasında da bu çok az da olsa çıkabiliyor. Bizlerin görevi bu çürük elmaları, bu yanlış insanları ayıklamaktır. Bu tür çetelerle, bu tür yanlış davranışlar içinde olan insanlarla mücadelemizi yaptık, yapmaya da devam edeceğiz. Bu yolda bu kadar iyi sağlık hizmeti sunan, toplumu sağlıklı kılmak için gecesini gündüzüne katan sağlık çalışanlarımızı bu tür çürük elmalarla birleştirmeyi ve eşleştirmeyi kabul etmiyoruz. Bunlarla mücadeleye devam ediyoruz. Bunu unutmamanızı istiyorum” diye konuştu.

‘TOPLUMUN SAĞLIK ÇALIŞANLARINA SAHİP ÇIKMASINI İSTİYORUM’

Toplumun sağlık çalışanına sahip çıkması gerektiğini vurgulayan Bakan Memişoğlu, “Özellikle prematüre bebeklerin aileleri, bu insanların nasıl çalıştığını hepimizden daha iyi biliyor. O küçücük bebekleri yaşatmak için neler yaşadıklarını, nasıl özveriyle hareket ettiklerini hepimiz biliyoruz. Bu sadece sağlıkçıların değil, bütün toplumun bilmesi gereken bir husustur. O nedenle bizim hekimimizi, sağlık çalışanımızı, hemşiremizi el üstüne tutmamız lazım” ifadelerini kullandı.

Bakan Memişoğlu, Dünya Prematüre Günü’nü kutlayarak konuşmasını tamamladı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/saglik-bakanindan-yenidogan-cetesi-aciklamasi-ve-siddete-sifir-tolerans/feed/ 0