Yılında – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Fri, 05 Apr 2024 21:39:20 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Ayakapı Hamamı’nın durumu içler acısı: Tarihe çuvallı ‘önlem’ https://www.foxhaber.com.tr/ayakapi-hamaminin-durumu-icler-acisi-tarihe-cuvalli-onlem/ https://www.foxhaber.com.tr/ayakapi-hamaminin-durumu-icler-acisi-tarihe-cuvalli-onlem/#respond Fri, 05 Apr 2024 21:39:20 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5692 Fatih’te 2. Selim’in eşi Nurbanu Valide Sultan tarafından 1582 yılında Mimar Sinan’a yaptırılan Ayakapı Hamamı, 2 milyon dolara satışa çıkarıldı. Ana kapısı kum çuvallarıyla 1 aydır kapalı olan ve çürümeye yüz tutan hamamı yerinde inceleyen tarihçi-yazar Mehmet Dilbaz “Bu yapının acilen restore edilmesi veya bir kültür merkezine dönüştürülmesi gerekmekte. Bu yapı tamir edilmezse en fazla 20-25 yıl içerisinde çökecek ve bu yapı çöktükten sonra ayağa kaldırma şansınız olmayacak” dedi.

2 MİLYON DOLAR DEĞERİNDE

Mimar Sinan’ın 1582 yılında inşa ettiği Ayakapı Hamamı, bakımsızlıkla gündemde. Haliç manzarasına hakim bir konumda bulunan Ayakapı Hamamı, 67 yıl önce özel mülk haline getirildikten sonra kaderine terk edilmiş durumda. 2. Selim’in eşi Nurbanu Valide Sultan’ın Mimar Sinan’a yaptırdığı Balat’taki Ayakapı Hamamı’nın duvarları tabela ve ilanlarla doldu.

Hamamın üst bölümünde çalılar, ağaçlar ve çatısındaki tahribatın yanında alt bölümde biriken çöplerle iç karartıcı bir manzara göze çarpıyor. Hamamın ana giriş kapısı ise kum çuvallarıyla kapatılmış durumda. 442 yıllık eser, 2 yıl önce 33 milyon liraya satışa çıkarılırken, bugünki fiyatı ise 2 milyon dolar olarak belirlendi. Tarihçi Mehmet Dilbaz, özel mülk statüsündeki bu eserin sahipsiz bırakılmasını eleştirirken, kültürel mirasın somut adımlarla korunması gerektiğini vurguladı.

SİNAN’IN SON ESERİ

Dilbaz, şöyle konuştu:

– Bu hamam, son derece önemli çünkü Mimar Sinan, 1588 yılında vefat etti ve bu yapı, onun vefatından önce inşa ettiği son eserdir. Tarihsel açıdan büyük bir öneme sahiptir çünkü oldukça sanatsal bir eser olduğunu biliyoruz. Ne yazık ki, Cumhuriyet döneminden sonra, yaklaşık olarak 1940’lara kadar bu hamam, hamam olarak kullanılmaya devam etmiş. Henri Prost tarafından 1930’lu yıllarda çizilen İstanbul’un yeni nazım planı çerçevesinde, şu an bulunduğumuz Ayakapı-Balat-Haliç hattı, İstanbul’un yeni sanayi bölgesi olarak ilan edilmiştir” dedi.

“ADNAN MENDERES TARAFINDAN SATILMIŞ”

Hamamın geçmişi hakkında bilgi veren Mehmet Dilbaz “Tam bulunduğumuz alan bu Ayakapı civarına da keresteciler yerleştirilmiş. Bu hamamı da o zamanlar depo yapılmak üzere kiralanmıştır vakıflar tarafından. Ancak çok enteresan bir şekilde, 1957 yılında bu yapı, Adnan Menderes tarafından gerçekleştirilen yeni imar planı çerçevesinde, bu bölgedeki bazı eserler satışa çıkarılmış ve bu yapı şu anki sahibinin atalarına satılmıştır. Bu yapı 1960’larda ve 1970’lerde Kereste Deposu olarak kullanılmıştır” diye konuştu.

“20-25 YIL İÇERİSİNDE ÇÖKECEK”

Dilbaz, “Ünlü tarihçimiz Reşat Ekrem Koçu, 1960 yılında bu yapı kereste deposu olarak kullanılırken, buraya gelip ziyaret ettiğinde içinde orijinal, Sultan III. Murad döneminde Mimar Sinan tarafından yaptırılan bütün fresklerin ve süslemelerin parça parça durduğunu söylüyor. 1960 yılında bile bu hamamın içindeki pek çok kıymetli parça o zamanki sahipleri tarafından satılmıştır. Daha sonra tabii ki günümüzde o fresklerden ve süslemelerden hiçbir iz kalmamıştır” dedi.

Dilbaz, yapının çökebileceğini belirterek şunları söyledi:

– Daha sonra bu yapı özellikle yakın dönemde, yani son 10 yıl içinde, şimdiki sahipleri tarafından defalarca satışa çıkarılmıştır ve çok yüksek meblağlar doğal olarak talep edilmiştir. Burada şu anki sahiplerine kızacak bir durum yok. Neticede bu adamın şahsi mülküdür. Ancak bu yapının acilen restore edilmesi veya bir kültür merkezine dönüştürülmesi gerekmektedir. Bu yapı tamir edilmezse en fazla 20-25 yıl içerisinde çökecek ve bu yapı çöktükten sonra ayağa kaldırma şansınız olmayacak.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/ayakapi-hamaminin-durumu-icler-acisi-tarihe-cuvalli-onlem/feed/ 0
Ertuğrul Akbay’ı özlemle anıyoruz https://www.foxhaber.com.tr/ertugrul-akbayi-ozlemle-aniyoruz/ https://www.foxhaber.com.tr/ertugrul-akbayi-ozlemle-aniyoruz/#respond Tue, 26 Mar 2024 21:39:25 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5230 Basın dünyasının duayen, efsane isimlerinden biri olan Ertuğrul Akbay 7 Mart 2019 günü hayata gözlerini yumdu. Gazetemizin sahibi Burak Akbay’ın babası Ertuğrul Akbay ölümünün 5’inci yılında da sonsuz saygı ve özlemle anılıyor. Unutulmaz isim 1939 yılında dünyaya geldi. Galatasaray Lisesi’nden mezun olduktan sonra üniversite eğitimini tamamladı. Mesleğe 1965 yılında Hürriyet Gazetesi spor servisinde başladı. Ardından Günaydın Gazetesi’nde yurt dışı muhabiri olarak görev yaptı.

İMKANSIZ NEDİR BİLMEZDİ

Akbay mesleğine tutkuyla bağlıydı. Gece gündüz demeden çalışarak Türk Basını’nın unutulmaz isimleri arasında yer aldı. 1985 yılında Gölge Adam adıyla kendi gazetesini çıkararak iş dünyasındaki yolsuzlukları ortaya çıkardı. 1989 yılında Gırgır ve Fırt dergilerini satın aldı. Ertuğrul Akbay, “24 saat çalışan gazeteci” unvanıyla akıllara kazındı. Ulaşılması güç insanlara ulaştı. Onun için imkansız diye bir şey yoktu. Sayısız gazetecilik ödülü alarak ününe ün kattı.

Spor vazgeçilmeziydi


Ertuğrul Akbay hayatı boyunca spor yaptı. Spor onun yaşamının vazgeçilmez bir parçasıydı. Fit vücut yapısıyla hep dikkat çekti. Tenise tutkuyla bağlıydı. Katıldığı televizyon programlarında sağlıklı yaşamın yollarını anlattı. “Yaş 75 Yolun Yarısı” kitabıyla okurlarıyla buluşmanın heyecanını yaşadı. Akbay, genç ve sağlıklı kalmanın sırlarını anlattığı kitabında yarım asra yaklaşan gazetecilik anılarına da geniş yer verdi. “Ben ne doktorum, ne diyetisyen, ne de spor hocasıyım… Ben bir kobayım” önsözüyle başlayan kitapta efsane isim tamamen kendi deneyimlerini okurlarıyla paylaştı.

Yazdığı kitapla ilham verdi


Spor tutkusuyla da örnek olan Ertuğrul Akbay 2013 yılında ‘Yaş 75 Yolun Yarısı’ kitabını çıkardı. Bu kitapla okurlarına sağlıklı, genç ve zinde kalmanın sırlarını verdi. Efsane isim, konferanslar ve röportajlarıyla herkese rehberlik yaptı. Akbay yazdığı kitapta okurlarına şu sözlerle ilham vermişti: Ben yaptım, başardım, faydasını gördüm. Siz de yapabilirsiniz, bunun için özel bir yetenek gerekmiyor.

Tecrübelerini hep paylaştı


Ayak basmadığı kıta kalmadı. Kongo’daki Pigmeler’le ilgili yaptığı yazı dizisi çok ses getirdi. Hint Fakirleriyle aylarca birlikte yaşayıp izlenimlerini okurlarla paylaştı. Akbay, “Duyduğum sosyal sorumluluk nedeniyle tecrübelerimle elde ettiğim bilgileri herkes yararlansın diye yazılı ve görsel medyada fırsat buldukça anlatmaya çalışıyorum” diyordu.

İyi bir hayvanseverdi


Gazeteciliğin her dalında spordan magazine, siyasete kadar yaptığı haberler ve röportajlarla dikkati çeken Ertuğrul Akbay hayvan sevgisiyle de takdir topluyordu. Hayvanlara karşı duyarlılığı ile bilinen duayen isim Akbay, barınaklara yardımda bulunuyordu ve kendisinin de bir köpeği vardı.

Yaptığı haberler büyük ses getirdi


Röportaj denilince akla ilk gelen isim Ertuğrul Akbay’dı. Bir açıklamasında şu sözleri kullanmıştı: “Gazeteci olmam sayesinde ayak basmadığım kıta kalmadı, her gittiğim coğrafyanın bilinmeyenlerini keşfedip okurlarıma eksiksiz aktarmaya çalıştım.”1980’li yıllarda “Gölge Adam” adıyla yaptığı haberler büyük yankı uyandırdı. Hollywood starlarından dünya liderlerine kadar birçok isme ulaştı. Gündem yaratan röportajlarda her zaman onun imzası vardı.

Bilinmeyenlerini hep ona anlattılar


Meslek hayatı boyunca Celal Bayar’dan Süleyman Demirel’e, Bülent Ecevit’ten, Necmettin Erbakan ve Turgut Özal’a kadar siyasilerle gündeme damga vuran söyleşiler yaptı. Siyasi isimler bilinmeyenlerini hep ona açıkladı. Meslektaşları tarafından “olmazı olur yapan gazeteci” olarak tanımlanan Ertuğrul Akbay’ın dilinde ‘imkansız’ kelimesinin karşılığı yoktu.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/ertugrul-akbayi-ozlemle-aniyoruz/feed/ 0
Cezaevlerinde 60 bine yakın uyuşturucu suçlusu var https://www.foxhaber.com.tr/cezaevlerinde-60-bine-yakin-uyusturucu-suclusu-var/ https://www.foxhaber.com.tr/cezaevlerinde-60-bine-yakin-uyusturucu-suclusu-var/#respond Mon, 04 Mar 2024 21:09:29 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4197 Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, bir vakıf üniversitesinin ‘Uyuşturucu Madde Sempozyumu’na katıldı. Programda Tunç’un yanı sıra Yargıtay Ceza Genel Kurulu Başkanı Eyüp Yeşil, öğretim görevlileri ve çok sayıda öğrenci de yer aldı.

Uyuşturucu ile mücadeleye değinen Tunç, atılan adımları anlattı. Tunç, şunları söyledi:

– 2005 öncesinde uyuşturucu kullanma suçu ile ilgili denetimli serbestlik uygulaması bulunmamaktaydı. 2005 yılında yeni Türk Ceza Kanunuyla, uyuşturucu madde kullanan kişi hakkında, infaz aşamasında tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine hükmolunacağını düzenledik. 2006 yılında yaptığımız düzenlemeyle uyuşturucu madde kullanma suçundan dava açıldığında, tedavi ve denetimli serbestlik uygulanabileceğini düzenledik.

– 2014 yılında 6545 sayılı Kanunla ise, uyuşturucu madde kullanan kişiler hakkında denetimli serbestlik kararının soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı tarafından verilmesi imkanı getirdik. Böylece tedavi uygulamasını infaz evresinden önce kovuşturma evresine, daha sonraki düzenleme ile de soruşturma evresine çekerek derhal tedaviye başlanmasını amaçladık.

YENİDEN SUÇ ORANI DÜŞTÜ

Uygulamanın denetimli serbestlik müdürlükleri ile alkol ve madde bağımlılığı tedavi merkezleri aracılığıyla yürütüldüğünü söyleyen Tunç şöyle devam etti:

– Denetimli serbestlik sisteminin kurulduğu 2005 yılından bu yana denetimli serbestlik müdürlüklerine toplam 1 milyon 593 bin 756 tedavi ve denetimli serbestlik kararı gelmiş olup halen 71 bin 478 kararın infazına devam edilmektedir. Denetimli serbestlik sisteminin kurulduğu 2005 yılından bu yana ise toplam 1 milyon 303 bin 640 kişiyle bireysel görüşme, grup çalışması, seminer ve benzeri eğitim ve iyileştirme çalışmaları gerçekleştirilmiştir.

– 2023 yılında yapılan çalışmalarda 10 bin 366 aileye ulaştık. Denetimli serbestlik kapsamında yapılan faaliyetlerin sonuçlarını sürekli takip ediyoruz. Bu kapsamda, denetimli serbestlik uygulanan kişilerin 5 yıl içerisinde yeniden uyuşturucu kaynaklı suç oranı, 2018 yılında yüzde 33,50 iken; 2023 yılında yüzde 19,50’ye düşmüştür.

CEZA 20 YILDAN 30 YILA ÇIKARILDI

2014 yılında değiştirilen kanunlar ile uyuşturucu ticareti suçuyla ilgili de birçok düzenlemenin hayata geçirildiğini aktaran Yılmaz Tunç “Uyuşturucuyu kaynağında kurutmak lazım, bunu ithal edenler, imal edenler, ihraç edenlerle ilgili cezaların arttırılması gerekiyordu” diyerek şunları kaydetti:

– Uyuşturucu ithal, imal ve ihraç suçu 10 yıldan 20 yıla kadar hapis cezasını gerektiriyordu. Bu suç 20 yıldan 30 yıla kadar çıkarıldı. Uyuşturucu maddenin çocuğa verilmesi veya satılması, bu suçun 3 veya daha fazla kişi tarafından ya da örgütün faaliyeti kapsamında işlenmesi durumunu, cezayı artırıcı nitelikli hal olarak kabul edildi. Bu suçtan koşullu salıverilme için ceza infaz kurumlarında koşullu salıverme süresini toplam cezanın 3’de 2’den, 4’de 3’e çıkardık.

– 2015 yılında suçun konusunun bazı uyuşturucu veya uyarıcı madde türlerinden olması halini cezayı artırıcı neden olarak düzenledik. Ayrıca uyuşturucu madde ticareti suçundan hükümlü olanları 2016 yılında yapılan lehe infaz düzenlemelerinde kapsam dışında bıraktık. 2017 yılında yapılan düzenlemelerle, Uyuşturucu madde suçlarında para cezalarının alt sınırını yükselttik.

47 BİNDEN FAZLA HÜKÜMLÜ

Uyuşturucu ve uyarıcı madde suçlarından ceza ve infaz kurumlarında tutukluların verilerini de açıklayan Bakan Tunç, şu bilgileri paylaştı:

– Ceza İnfaz Kurumlarımızda şu anda uyuşturucu ticareti suçundan 47 bin 255 kişi hükümlü, 12 bin 229 kişi tutuklu olmak üzere toplam 59 bin 485 kişi bulunmaktadır. Uyuşturucu bulundurmak veya satın almak suçundan, 5 bin 527 kişi hükümlü kişi bulunmaktadır.

– Cumhuriyet Başsavcılıklarımızca; uyuşturucu ve uyarıcı madde imal ve ticareti, kullanılmasının kolaylaştırılması, kullanmak için satın almak, bulundurmak suçlarıyla ilgili olarak; 2024 yılında şu ana kadar; 77 bin 793 soruşturma açılmış, 81 bin 339 şüpheli hakkında işlem yapılmış, 121 bin 221 derdest dosya bulunmaktadır.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/cezaevlerinde-60-bine-yakin-uyusturucu-suclusu-var/feed/ 0
Önce babası, sonra eşi böbreğini verdi https://www.foxhaber.com.tr/once-babasi-sonra-esi-bobregini-verdi/ https://www.foxhaber.com.tr/once-babasi-sonra-esi-bobregini-verdi/#respond Sat, 03 Feb 2024 09:12:35 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2879 Burdur’da böbrek yetmezliği teşhisi koyulan Adil Bedir (34), 2008 yılında babasından aldığı böbrekle yaşama tutundu. 2011’de vücudunun böbreği reddetmesi üzerinde 13 yıldır diyaliz tedavisi gören Adil Bedir, 2021 yılında evlendiği eşinin verdiği böbrekle ikinci kez hayat buldu.

İLK OPERASYON 2008’DE

Burdur’da çiftçilik yapan Bahattin-Ümmühan Bedir çiftinin çocukları Adil ile kendisinden 2 yaş büyük olan kardeşi Seda’nın, 2008’de böbreklerinin doğuştan normalden çok küçük olduğu belirlendi. Kardeşlerin sağlığına kavuşması için böbrek aranırken, bu sırada anne ve babadan alınan kan ve doku örneklerinin onlara uyduğu tespit edildi. Testlerin olumlu çıkmasıyla 2008 yılında Akdeniz Üniversitesi Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli Enstitüsü’nde Ümmühan Bedir’in böbreği kızı Seda’ya, Bahattin Bedir’in böbreği de oğlu Adil’e nakledildi.

2011 yılında Adil Bedir’in böbreği vücudunu reddedince Burdur Devlet Hastanesi’nde diyalize girdi. 2021 yılında Süreyyo Mamarsulova Bedir ile evlenen Adil Bedir, Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli Enstitüsü’nde eşinin verdiği böbrek nakledilip, ikinci kez yeniden yaşama tutundu.

ABLASI SAYESİNDE TEŞHİS KONULDU

Adil Bedir, ilk kez ablası Seda Bedir sayesinde tesadüfen böbrek hastası olduğunu öğrendiğini anlattı. Ablasının 2008’de böbreklerinin rahatsızlandığını, Burdur Devlet Hastanesi’nden Akdeniz Üniversitesi’ne yönlendirildiğini söyleyen Adil Bedir, “Doktorlarımız ablamın tahlillerini aldı ve böbrek yetmezliği tanısını koydu. Doktorumuz ablama ‘Kardeşin var mı? Onda da sıkıntı var mı bakalım’ demiş. Beni hastaneye çağırdılar. Kan tahlili verdim ve benim de böbrek yetmezliği tanım konmuş oldu. Annemden böbrek alacaktım, ablam da babamdan nakil olacaktı. Fakat bende kan uyuşmazlığı olduğu için donörleri değiştik. 2008 yılında babamdan nakil oldum. Annem de böbreğini ablama verdi” dedi.

13 YIL DİYALİZ TEDAVİSİ GÖRDÜ

Sağlık kontrollerini ve ilaçlarını aksatmadan yeni hayatına devam ettiğini anlatan Adil Bedir, “Babamda Hepatit B varmış. Böbrek nakli sonrası bana geçti ve tedavi uygulanmaya başlandı. Bu süreçte yoğun ilaç kullanımı böbreğe baskı yapmış, böbreğimi kaybettim. 2011 yılında da Burdur Devlet Hastanesi’nde diyalize başladım. 2024’e kadar diyalize devam ettim” diye konuştu.

2021 yılında Özbek asıllı Süreyyo Mamarsulova Bedir ile evlenen Adil Bedir “2023 Haziran ayında kızımız doğdu. Bir gün evde otururken, eşim bana, ‘Sana böbreğimi verirsem düzelebilirsin’ dedi. Sağ olsun bana böbreğini verdi. Akdeniz Üniversitesi’ne gelerek ikinci naklimi oldum. Çok mutluyum. Çok güzel bir duygu. Yeniden hayat buldum. İkinci kez hayatım oldu. Her şeyim düzeldi çok şükür. Buradan çıktıktan sonra kızıma kavuşmak istiyorum” dedi.

Diyaliz nedeniyle zor zamanlar yaşadığını hatırlatan Adil Bedir “13 yıldır su içmiyordum. Şu anda doya doya su içiyorum. Tamamen iyileştikten sonra her istediğimi yapabileceğim. Herkes organlarını bağışlasın, herkes hayat bulsun. Yeniden küllerinden doğsun” diye konuştu.

‘HASTALIKTA VE SAĞLIKTA SÖZ VERDİK, SÖZÜMÜZDE DURDUK’

Süreyyo Mamarsulova Bedir (32) ise 3 yıldır evli olduğu eşine böbreğini verdiğini belirterek, şunları söyledi:

– 8 aylık bir kızımız var. Eşimle sohbet ediyorduk. ‘Sana böbreğimi verirsem iyileşir misin?’ dedim. ‘Belki iyi olur’ dedi. Tahlil yaptırdık. Nakil ameliyatımız da iyi geçti. İnşallah buradan çıkıp kızımıza kavuşmak istiyoruz. Evlenirken hastalıkta, sağlıkta beraber geçireceğimize söz verdik. Sözümüzde durduk. Organ bağışı ameliyatından korkmayın herkesin yaşamaya hakkı var. Ümidinizi kaybetmeyin, ümit verin. Organ bağışlayın hayat kurtarın, hiç korkmayın. Ben de başta korkmuştum ama çok şükür iyileştim.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/once-babasi-sonra-esi-bobregini-verdi/feed/ 0